Yetiştirme Yurdundan avrupa`Ya
Transkript
Yetiştirme Yurdundan avrupa`Ya
HDP ve DBP’ye oPeraSyon ‘Stratejimiz Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 25 il ve ilçede HDP ve DBP’ye yönelik yapılan eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda aralarında il ve ilçe başkanlarının da bulunduğu 55 kişi gözaltına alındı. Aramaların sürdüğü bildirilirken, gözaltı sayısının artabileceği belirtildi. Operasyonları protesto için bir grup partili DBP Diyarbakır İl binası önünde oturma eylemi yaptı. 6’Da ve Renkli reklamlarınız için bizi arayın. 451808 772148 9 2148-4511 H ISSN farklı olacak’ 12 ekim 2016 çarşamba Sayı: 20575 www.tigrishaber.com Fiyatı: 50 krş isTanbul'da düzenlenen Avrasya İslam Şurası'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ Stratejimiz bundan sonra aynı olmayacak. Daha farklı bir stratejiyle terörle mücadelenin üzerine gideceğiz. Çünkü bu ülkede günahsız insanları, Kürt olmaktan başka günahı olmayan ama onların istemediği bir siyasi partide görev yaptığı için öldürmeye teşebbüs edenler bunun bedelini ağır ödeyecek" dedi. 7’DE 1990’lı yıllarda Kürt siyasetçiler cinayetlere kurban giderken, son dönemlerde ise AK Partililer PKK’nin hedefi haline geldi. SiyaSi cinayetler 90’lı yıllara Davetiye çıkarıyor Geçtiğimiz gün AK Parti Van Özalp ilçesi başkan yardımcısı Aydın muştu'nun PKK'liler tarafından öldürülmesinin ardından AK Parti Diyarbakır Dicle ilçe başkanı Deryan Aktert silahlı saldırıyla öldürüldü. 5 çocuk babası Aktert, yeşilsırt köyünde zazaca ağıtlarla toprağa verilirken, saldırıyı PKK üstlendi. Mehdi eker'den açıklaMa yEnicami’de kılınan cenaze namazının ardından konuşan ak Parti Genel başkan yardımcısı mehmet mehdi Eker, Pkk’nin kürtlere dönük hiçbir hayırlı adımı ve düşüncesi olmadığını belirterek, "Pkk en büyük zararı, tahribatı, kini, nefreti, ölümü kürt vatandaşlarımızın üzerine kusmuştur. Hala da kürtlere en büyük zararı veren örgüt Pkk’dır. Çünkü Pkk’nın hiçbir kutsalı yoktur. kürtlerin değerleriyle, inancıyla, adetiyle, örf adet anlayışıyla hiçbir ilişkisi yoktur. biz bu kardeşlerimizin şahadeti ile ak Partililer olarak diyoruz ki; bizi siz öldürerek tüketemezsiniz. biz tıpkı Deryan kardeşim gibi şerefli ölümü zulme rıza göstermeye yeğ tutmuşuz”dedi. AK PArti DiyArbAKır Dicle ilçe bAşKAnı DeryAn AKtert "BeniM kocaM Bunu hak etMeMişti" morG önünde gözyaşları içerisinde bekleyen aktert'in yakınları, Pkk'ye tepki göstererek, saldırıyı kınadı. aktert'in eşi Zuhal aktert, "benim kocam bunu hak etmemişti, kimseye zararı yoktu. benim kocam akşama kadar yardım dağıtıyordu" dedi. 4’TE Haber: İlyas AKENGİN 42 dönümlük meyve bahçesi oluşturuluyor bu taşlık alan meyve bahçesine dönüştürülecek Jandarma cephanelik buldu! Diyarbakır’ın Sur İlçesi’ne bağlı Ağaçlıdere Mahallesi’nde bir eve yapılan ihbarı değerlendiren Jandarma ekipleri, olası bir faciayı önledi. 3’TE Naci SAPAN Sayfa 3’TE Barış mı, kan davası mı? Bedros DAĞLAYAN Sayfa sarı POşa 12’de Özdemir : Doğu ve Güneydoğu takımlarına süper lig yolu açılmalı TrT Kurdi’de yayınlanan ‘Futbola Hereme Taybet’ (Bölge Futbolu Özel) ve ‘Dema Futbole (Futbol Zamanı) programları için özel röportaj veren Futbol Federasyonu Başkan Vekili Nihat HABer Özdemir,Doğu ve Güneydoğu takımlarının zel Ö Süper Lig’de temsil edilmesinin önünün açılması gerektiğini söyledi. Özdemir,” Eğer Ha Y böyle bir şey yaparsak k i m A Z BA bölge halkına hem ticari hem de sosyal açıdan ve aynı zamanda ülke ile bütünleşme Haber: Özcan YILDIZ adına çok önemli bir Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Doğduğum ufuk açmış Yerde Doymak İstiyorum Projesi kapsamında oluruz.” 42 dönümlük arazide meyve bahçesi oluşturuyor. dedi. 4-5 yaşlarında 2 bin 35 adet meyve ağacının 14’TE dikileceği araziden çok sayıda ailenin faydalanması amaçlanıyor. 5’TE Her türlü, kayıp ilanı, otomobil ilanları, emlak (alım-satım ilanları) Siyah-Beyaz ve Renkli reklamlarınız için bizi arayın. 2 12 Ekim 2016 Çarşamba Reklam 14 Ağustos 2016 Pazar www.tigrishaber.com Tigris >> Bu bir reklamdır. Güncel >> 12 Ekim 2016 Çarşamba www.tigrishaber.com evde cephanelik çıktı Diyarbakır’ın Sur İlçesi’ne bağlı Ağaçlıdere Mahallesi’nde bir eve yapılan ihbarı değerlendiren Jandarma ekipleri, olası bir faciayı önledi. Diyarbakır Valiliği’nden konu ile ilgili yapılan yazılı açıklamada, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığınca; karayollarına mayın ve EYP döşeyen, yol kesen, vatandaşların canına ve malına kasteden, vatandaşların seyahat özgürlüğünü kısıtlayan, adam kaçıran, araçlarını gasp eden ve yakan, askeri birlik ve asker personel ile emniyet ve kamu personeline saldırı yapan ve yapma hazırlığında olan BTÖ mensuplarının faaliyetlerinin tespiti, yakalanması, etkisiz hale getirilmesi maksadıyla çalışmalara devam edildiği belirtildi. Devam eden bu çalışmalar neticesinde, Diyarbakır İli Sur İlçesi Ağaçlıdere Mahallesi Yağmurlu sokak mülki sınırları içerisindeki bir eve (2) BTÖ mensubunun geldiğine yönelik bir ihbarı değerlendiren İl Jandarma Komutanlığı birimleri, söz konusu BTÖ mensuplarını etkisiz hale getirmek, silah ve malzemelerin ele geçirmek maksadıyla anılan eve operasyon gerçekleştirildiğine işaret edilen açıklamada, “İcra edilen operas- Silvan'da 27 köyde sokağa çıkma yasağı Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde 1 askerin şehit olduğu, 6 askerin de yaralandığı bölgedeki 27 köyde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. yon sonucunda, evin önünde park halinde bulunan beyaz renkli araç (kamyonet) ele geçirilmiş, araç ile ilgili yapılan araştırmada İstanbul’dan bombalı araç eylemlerinde kullanmak amacıyla çalındığı, çalıntı ve terör nitelikli ikiz plaka kaydı bulunduğu, şase numarası ile plakasının uyuşmadığı tespit edilmiştir. Evin yanında bulunan depoda yapılan aramada ise bombalı araç eylemlerinde kullanılacağı değerlendirilen yaklaşık 20 ton civarında Amonyum Nitrat ile son dönemde BTÖ mensuplarınca Bombalı araç ve mayın/EYP patlatma türü eylemlerde sıklıkla kullanıldığı tespit edilen Jelikan türü bidonlar ele geçirilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığınca, icra edilen operasyonla ilgili adli işlemlere devam edilmektedir. Bölgemizde yaşayan vatandaşların huzur ve güvenliğinin sağlanması ve teröristle mücadele kapsamında yürütülen çalışmalara artan bir azim ve kararlılıkla devam edilmektedir” denildi. HABEr MErKEZİ Silvan Kaymakamlığı'ndan yapılan açıklamada, "Silvan Kaymakamlığı'nın 5442 Sayılı İl İdaresi Kanunu'nun ilgili maddeleri gereğince 10.10.2016 günü saat 16.00 itibariyle Diyarbakır Bölge Komutanlığı'nca BTÖ mensuplarını etkisiz hale getirmek amacıyla bölgede operasyonel faaliyet yapılabilmesi ve vatandaşlarımızın can güvenliğinin sağlanması için Silvan ilçesinin Kazandağı, Demirkuyu, Özlüce, Esenyol, Darıseven, Çatakköprü, Usluca, Boğazönü, Toklar, Bahçe, Kalemli, Taraklı, Mirenge, Eskiocak, Başkaya, Çavuşdamı, Arı, Taşpınar, Çiğdemli, Gürpınar, Dönenkaya, Kayadere, Ormandışı, Babakaya, Altınkum, Çalönü ve Tarımova mahalle/mezralarında ikinci bir duyuruya kadar sokağa çıkma yasağı ilan edilmiştir" denildi. 3 Barış mı, kan davası mı? Naci Sapan Tigris 7 Haziran seçim süreci ile birlikte AKP ve PKK sivil siyaset alanının giderek daralmasına neden olabilecek bir ‘savaş’ ortamı ile şiddete dayalı bir siyasetin varlığını topluma dayatıyor, kabul ettirmeye çalışıyor. AKP ve PKK’nin bu yöntemi benimsemiş olmaları doğal olarak HDP’nin sivil siyaset yapma olanağını boşa çıkarmış, varlık nedenini tıkama noktasına getirmiştir. Parlamentonun zaten işlevsiz bir hale geldiği/getirildiği mevcut ortamda PKK’nin, bölgede sivil siyaset kurumlarında görev alan kişilere yönelik suikast eylemlerini yoğunlaştırması sivil siyasette ısrarcı olan kesimlerin de önünü ciddi anlamda tıkamaya başladı. Sorunların çözümü için sivil siyaset yolunu sonuna kadar denemeye çalışan kesimlere de bir mesaj niteliğinde algılanması gereken suikastlar, Kürtlerin sorunlarının çözümüne katkı sunmadığı gibi, giderek içinden çıkılmaz bir duruma dönüşmesine neden olmaktadır. Bireylerin hedef alınması insani, vicdani toplumsal bakış açımızın varlığını kabul etmediği, ‘Kan dava’ larının yeniden gündemleşmesine zemin oluşturmaya başlaması son derece sıkıntılı bir durumdur. Kişisel kan davalarının sona ermesi için verilen çabalar bölgede ciddi anlamda karşılık bulmuşken, şimdi toplumsal kan davalarına zemin hazırlamak son derece tehlikeli ve içinden çıkılmaz bir stratejik hatadır. PKK’nin sivil siyaset kurumlarında görev alan kişilere yönelik ‘ortadan kaldırma’ eylemleri son derece tehlikeli bir durum olmakla birlikte, kabul edilemez, tartışmaya açık, mutlaka karşı çıkılması gereken bir sonuç olarak karşımızda duruyor. ‘Bize başka yol bırakmadılar’ gibi bir anlayış, ‘ortadan kaldırma’ eylemlerini meşru bir zemine oturtmaz. Meşru zemin, bütün eksikliğine, tıkanmışlığına rağmen sivil siyasettir, demokratik parlamenter zemindir. ARŞİV ‘Barış’ gibi anlamlı bir sonucun mutlak egemenliğinin hâkim kılınması gereken bir zeminden kayıp ‘kan davası’ gibi anlamsız bir davanın zemininde patinaj yapmak, anlamsız bir savaşın devamından başka da bir işe yaramayacaktır. Soru; Şehit asker için tören Barış mı, kan davası mı? Toplumsal gerçekliğin karşılığı elbette ki Barıştır. Kan davasının toplumsal bir karşılığı yoktur, dayatmadır. Vali Aksoy’dan yaralı askerlere ziyaret Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde askeri üsse PKK'lilerin saldırısı sonucu şehit olan Jandarma Üsteğmen Murat Taylan Öncel için tören düzenlendi. Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde bulunan askeri üs bölgesine önceki gün PKK’lilerce saldırı düzenlenmiş, olayda Jandarma Üsteğmen Murat Taylan Öncel şehit olmuş, 6 asker de yaralanmıştı. Şehit Öncel için Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığında tören gerçekleştirildi. Törene, Vali Hü- seyin Aksoy, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Ebubekir Bal, 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Ali Sivri, 8. Ana Jet Üssü Komutanı Hava Pilot Tuğgeneral Kadircan Kottaş, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre ile askerler katıldı. Şehidin cenazesinin ambulanstan alınması ile başlayan tören Öncel’in öz geçmişinin okunması ile devam etti. Duaların okunmasının ardından katafalktan alınan şehidin naaşı Ankara’ya uğurlandı. Tokat ilinde göreve başlayan Öncel, 2015 yılında Silvan Jandarma Tabur Komutanlığı emrine atanmış, burada Jandarma Komando Bölük Komutanı olarak göreve başlamıştı. ve Garnizon Komutanı Korgeneral Ali Sivri, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Demir, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Vali Yardımcısı Taner Bircan ve kurum müdürle- Okula katkı yapan öğrencisine plaket verdi Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Diyarbakır’ın Silvan İlçesi, Kazandağ bölgesinde, örgüt mensuplarıyla güvenlik kuvvetleri arasında çıkan çatışmada yaralanan ve Selahattin Eyyubi Hastanesi ek hizmet binasında tedavi altına alınan askerleri ziyaret etti. Ziyarette Vali Aksoy’a, 7. Kolordu ri eşlik etti. Hastane görevlilerinden yaralı askerler hakkında bilgi alan Vali Aksoy, yaralı askerler ile yakından ilgilendi. Daha sonra beraberindekiler ile birlikte hastaneden ayrıldı. Diyarbakır’da mezun olduğu okula katkı yapan iş adamı Özcan Kızılbağ’a plaket verildi. Diyarbakır’ın en köklü liselerinden biri olan Ziya Gökalp Lisesinin mezunları okullarına yardım etmeye devam ediyor. 1999-2000 yılları arasında mezun olan iş adamı Özcan Kızılbağ’a okula yaptığı katkılar nedeniyle okul müdürü Ayten Ekmekçi plaket verdi. Haber: Mehmet ÇAKAN ZAYİİ İLANI Harran Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü 2.Öğretim öğrenci kimlik belgemi kaybettim. Hükümsüzdür. Mustafa ÖZDEMİr 4 12 Ekim 2016 Çarşamba Gündem www.tigrishaber.com Tigris >> AK PArti Dicle ilçe bAşKAnı ölDürülDü Geçtiğimiz gün AK Parti Van Özalp ilçesi Başkan Yardımcısı Aydın Muştu’nun PKK’liler tarafından öldürülmesinin ardından AK Parti Diyarbakır Dicle ilçe başkanı Deryan Aktert silahlı saldırıyla öldürüldü. 5 çocuk babası Aktert, Yeşilsırt köyünde Zazaca ağıtlarla toprağa verildi. Haber: İlyas AKENGİN AK Parti Dicle İlçe Başkanı Deryan Aktert, ilçenin Hani yolu çıkışında bulunan kendisine ait akaryakıt istasyonunda, dün gece saat 23.00 sıralarında silahlı saldırıya uğradı. Otomobillerle akaryakıt istasyonuna gelen yaklaşık 7-8 kişilik PKK’li bir grubun otomatik silahlarla gerçekleştirdiği saldırı sonucu Deryan Aktert, olay yerinde yaşamını yitirdi. Saldırıyı gerçekleştiren PKK’li grubun ormanlık ve dağlık alana kaçtığı öğrenilirken, yakalanmaları amacıyla geniş çaplı operasyon başlatıldı. AK Parti Dicle İlçe Başkanı Deryan AKtert “Benim kocam Bunu hak etmemişti” Morg önünde gözyaşları içerisinde bekleyen Aktert’in yakınları, PKK’ye tepki göstererek, saldırıyı kınadı. Aktert’in eşi Zuhal Aktert, “Benim kocam bunu hak etmemişti, kimseye zararı yoktu. Benim kocam akşama kadar yardım dağıtıyordu. Kocam kahpelerin kurşunuyla öldü” dedi. ilçe Binası önünde tören yapıldı Selahaddin eyyubi Devlet Hastanesindeki otopsi işlemlerinin ardından Aktert’in cenazesi, ambulansla türk bayrağı asılan araçların oluşturduğu konvoy eşliğinde Dicle ilçesine götürüldü. Aktert için Ak parti Dicle İlçe binası önünde tören düzenlendi. Cenaze törenine Gümrük ve ticaret Bakanı Bülent tüfekçi, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi eker, Cevdet Yılmaz, Milletvekilleri Galip ensarioğlu, ebubekir Bal, Vali Hüseyin Aksoy, emniyet Müdürü Adnan taşdan, İl Başkanı Muhammed Akar’ın yanı sıra çok sayıda partili katıldı. mehdi eker’den açıklama Yenicami’de kılınan cenaze namazının ardından konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mehdi eker, PKK’nin Kürtlere dönük hiçbir hayırlı adımı ve düşüncesi olmadığını belirterek, “PKK en büyük zararı, tahribatı, kini, nefreti, ölümü Kürt vatandaşlarımızın üzerine kusmuştur. Hala da Kürtlere en büyük zararı veren örgüt PKK’dır. Çünkü PKK’nın hiçbir kutsalı yoktur. Kürtlerin değerleriyle, inancıyla, adetiyle, örf adet anlayışıyla hiçbir ilişkisi yoktur. Biz bu kardeşlerimizin şahadeti ile AK Partililer olarak diyoruz ki; bizi siz öldürerek tüketemezsiniz. Biz tıpkı Deryan kardeşim gibi şerefli ölümü zulme rıza göstermeye yeğ tutmuşuz. Ama PKK zannetmesin ki AK Parti’ye dönük bu kanlı eylemleri gerçekleştirerek bizi doğrula- rı söylemekten, bizi doğruları haykırmaktan, bizi türkiye’nin türk ve Kürt soylu vatandaşlarına hizmet etmekten asla alıkoyamaz. Biz mücadelemizi devam ettireceğiz. AK Parti, türkiye’nin birlik ve beraberliği için vardır. Başkalarının hesabına taşeronluk yapan bir parti değildir” dedi. “sandıkta yenemediler, şehit ettiler” Gümrük ve ticaret Bakanı Bülent tüfenkci, sivil inisiyatife, sivil siyasete tahammül edemeyen, tehditle şantajla halkın iradesini gasp etmeyi siyaset sayan ve yalan üzerine illerde, ilçelerde siyaset yapanların, yeri geldiğinde terörden veya silahların susmasından bahsettiğine dikkat çekerek, “Sandıkta yenemediler, halkın gönlüne giremediklerini görünce bu toprakların yetiştirdiği bir kardeşimizi şehit ettiler. Ondan sonra kalkıp birilerine mesaj vermeye çalışabiliyorlar. Hiç utanmadan sıkılmadan birilerinin maşası olabilirler. Deryan kardeşimiz bu topraklarda yetişen ve bu topraklarda siyaset yapan, buradaki insanlara iş bulmak için, buradaki insanların refah düzeyini yükseklere götürebilmek adına siyaset yapıyordu. Onun siyaset sahnesinde susturamadılar ama kalleşçe, haince gidip iş yerinde katlettiler. Biz inanıyoruz ki bu davanın mensupları şahadetle büyüyorlar. Bu dava şehit verdikçe büyüyen bir dava ve herkes şehitleri haberlerde duydukça biraz daha davasına sahip çıkıyor. Unutmayın ki bu davanın lideri, bu davanın başbakanı kefen giyerek meydanlara çıkan ve o şekilde siyaset yapan bir liderdir. Dolayısıyla şehit ederek hiçbir AK Partiliyi korkutamazlar. Biz buna asla izin veremeyiz. Bunu gerçekleştirenler de buna alkış tutanlar da elbette ki hem bu millet huzurunda hem de yargı huzurunda hesap verecekler. Kimse tehditle veya silahları konuşturarak bir yere varılmayacağını görüyorlar. Biz bu halkla beraberiz. Bu halkın içinden çıkan insanlar olarak halkımıza sahip çıkacağız” diye konuştu. “aktert’i hedef alanlar Bu ülkenin huzurunu Bozmaya çalışıyor” AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, Deryan Aktert’i hedef alanların aslında kişisel bir hedeften öte bu ülkenin huzurunu bozmaya çalıştıklarını söyledi. Yılmaz, “Bu ülkenin birliğini kardeşliğini yok etmeye çalışıyorlar. Fakat hiçbir zaman başa- rılı olamayacaklar. Korkunun ortadan kalkmasından korkan bir örgütle karşı karşıyayız. Bu örgüt korku yayarak insanları sindirmeye ve siyaseti ortadan kaldırmaya, demokratik siyaset alanlarını yok etmeye çalışıyor. Çünkü özgürlüğü olduğu yerde, demokrasinin, siyasetin olduğu yerde kendisine bir yaşam alanı olmadığını gayet iyi biliyor. Dolayısıyla insanları susturmaya, korkutmaya, dehşete düşürmeye, yıldırmaya çalışıyor. Ama hiçbir zaman başarılı olamayacak. Bugüne kadar nasıl ki bu terör saldırılarından yılmadıysak ve siyasetimizi sürdürdüysek bundan AK Parti’nin neferleri olarak siyasetimize devam edeceğiz” dedi. Hayatını kaybeden 5 çocuk babası AK Parti Dicle İlçe Başkanı Deryan Aktert’in cenazesi gözyaşları arasında aile kabristanına defnedildi. Baro’dan kınama Baro adına yapılan yazılı açıklamada, temmuz 2015 tarihinden itibaren başlayan çatışmalı süreçle birlikte her gün ölüm, gözaltı, operasyon ve hak ihlalleri haberleri ile uyandıkları belirtilerek, şöyle denildi: “Diyarbakır Barosu olarak, başlayan bu çatışmalı sürecin sorunları daha da büyütüp, toplumsal ayrışmaya sebebiyet vereceğine yönelik endişelerimizi her fırsatta dile getirmiştik. Son olarak, Yüksekova ve Şemdinli’de meydana gelen saldırılarda aralarında sivillerin de bulunduğu 22 kişinin yaşamını yitirmiş olmasını, AKP Van Özalp ve Diyarbakır Dicle İlçe Başkanlarının silahlı saldırı sonucu öldürülmelerini, sivil siyasete yönelik saldırı ve gözaltılarını kabul edilemez buluyor, başta yaşam hakkına yönelik bu saldırılar olmak üzere demokratik kazanımlara ve sivil siyaset alanına yönelik her saldırıyı kınıyoruz. Başta Kürt meselesi olmak üzere, toplumun tüm kesimlerinin yaşadığı sorunların demokratik zeminde, şiddetten uzak yol ve yöntemlerle çözüleceğine inanmaktayız. Sorunlara, siyasal kanallar dışında çözüm arayışlarının sorunları büyüteceği ve toplumda derin ayrışmalara sebebiyet vereceği kanaatindeyiz. Nitekim yaşadığımız acı tecrübeler bunu bize göstermiştir. Bu sebeple, şiddetin devre dışı bırakıldığı, siyasetin ve demokratik kitle örgütlerin devreye girdiği, diyalog ve müzakerenin esas alındığı çözüm yöntemlerine acil ihtiyaç duyulmaktadır.” Tigris Toplum-Yaşam >> 12 Ekim 2016 Çarşamba www.tigrishaber.com Büyükşehir 42 dönümlük meyve Bahçesi oluşturuyor Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Yerel Ekonomiyi Güçlendirme Daire Başkanlığı, Doğduğum Yerde Doymak İstiyorum Projesi kapsamında meyve bahçesi oluşturuyor. Mega Sanayi Sitesi (Urfa yolu) önünde bulunan 42 dönümlük arazide oluşturulacak meyve bahçesine 4-5 yaşlarında 2 bin 35 adet meyve ağacı dikilmesi planlanıyor. Temmuz ayında başlayan çalışmalar kapsamında araziyi taşlardan temizleyen ekipler, çevre düzenlemesi ve duvar örme işleminin ardından araziye 550 adet böğürtlen, 200 adet incir, 300 adet nar, 550 adet dut, 210 adet kayısı ve 225 adet Urmiye dutunun (karadut) dikimine başlayacak. Kasım ayı sonunda tamamlanması hedeflenen projeyle 10 ailenin istihdamı sağlanacak. arazi 9 parsele bölündü Haber: Özcan YILDIZ Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Doğduğum Yerde Doymak İstiyorum Projesi kapsamında 42 dönümlük arazide meyve bahçesi oluşturuyor. 4-5 yaşlarında 2 bin 35 adet meyve ağacının dikileceği araziden çok sayıda ailenin faydalanması amaçlanıyor. Proje Koordinatörü Orhan Kan, 42 dönüm arazinin 9 parsele ayrıldığını belirterek, “ Ağaçlarımızı diktikten sonra ihtiyacı ve çalışma isteği olan aileleri bir araya getireceğiz. Özellikle seçeceğimiz aileler, daha önce Batı illerinde tarım alanında çalışan ailelerden oluşacak. Belirlenecek 10 aile Büyükşehir Belediyesi gözetiminde üretim yapıp ekonomik verim elde edecek.” şeklinde konuştu. 5 büyükşehir rehberlik yapacak Projede farklı meyve ağaçlarına yer vermelerinin sebebinin sürekli üretim sağlamak olduğunu dile getiren Kan, Yerel Ekonomiyi Güçlendirme Daire Başkanlığı’nın ailelere üretim konusunda rehberlik yapacağını ifade etti. organik Ve daha ucuz meyVeler Daha iyi ürün ve ekonomik verim elde etmek amacıyla istihdam edilen aileler arasında kooperatifleşmeye gidileceğini kaydeden Kan, “Kooperatifleşmedeki amacın üretilen ürünlerin pazarlanması veya herhangi bir resmi kuruma başvuruda işlerin daha hızlı ilerlemesidir. Bu sebepten dolayı bizler, kooperatifleşmeyi önemsedik.” diye konuştu. Kan, yapılacak çalışmayla kente sağlıklı, taze, organik, zirai ilaçlardan, kimyasal gübrelerden arındırılmış, daha ucuz meyvelerin girişinin sağlanacağına dikkat çekti. Kan, projenin bölgede ve kentte ürün yetiştirme özelliğini arttıracağını sözlerine ekledi. Katliamda yaşamını yitirenler için fidan dikildi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ile Fırat Anlı, Ankara Gar Katliamı’nda yaşamını yitirenler anısına Tahir Elçi Kent Ormanı’nda oluşturulan bölüme fidan diktiler. Eş Başkanlar, fidanlar büyüdükçe barış umutlarının büyüyeceğini, bu topraklara mutlaka barışın getirileceğini belirttiler. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ile Fırat Anlı, 10 Ekim 2015'te Ankara'da Barış Mitingi'nde katledilen 101 kişi anısına Tahir Elçi Kent Ormanı’na fidan dikti. Fidan dikimine Anka- Haber: Ali VURANEL ra katliamında yaşamını yitiren HDP Giresun milletvekili adayı Abdullah Erol'un kardeşi Fırat Erol ve yeğenleri de katıldı. Fidan dikiminin ardından konuşan Eş Başkan Fırat Anlı, 10 Ekim'de Ankara Garı'nda yaşamını yitirenleri anarak, “Biz failleri çok iyi tanıyoruz, halkımızda bu faillerin beyninin nerede olduğunu çok iyi biliyor. Abdullah Erol arkadaşımızın şahsında 101 Ankara şehidini rahmetle anıyoruz. Bugün birçok yerde anmalar vardı, bu anmaların engellenmesi içler acısı. Bizde bu olayın anısına bu ormanda bir köşe yapıyoruz." dedi. 'Fidanlar büyüdükçe barış umutlarımız büyüyecek' Eş Başkan Gültan Kışanak ise bir yıl önce Türkiye'deki bütün vicdanlı yüreklerin, barış isteyen bütün barışseverlerin Ankara’da bir araya geldiğini hatırlatarak, “Bombalarla barış meydanını ölüm meydanına çevirenler aslında barış umutlarımızı ve çözüm umudumuzu katletmek istediler. Kardeşçe; ama demokrasi ve özgürlük içerisinde yaşabileceğimize olan umudu katletmek istediler. Abdullah Erol ve arkadaşlarının şahsında lenici firmaya düzeltme talimatı verdi. Belediyenin proje sorumlularından işin takibinin yapılmasını istedi. Park denetiminden, Molla Polat ve Beşpınar köylerinde çocuk ve gençlere yönelik yapımı süren oyun alanları ile aynı köylerde yapılan kilitli parke döşeme çalışmasını denetleyen Cengiz, çalışmalara ilişkin uyarılarını sürdürdü. Köylüler yapılan çalışmalar için Belediye Eşbaşkanı Cengiz’e memnuniyetlerini iletti. ‘Vatandaşlarımız sağlıklı bir ortama kaVuşacak’ Haber: Hakim AZBAY Çınar Belediyesi’nden hizmet atağı Çınar Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Cengiz, ilçe genelinde 14 projenin hayata geçmesi için çalışmaların sürdüğünü söyledi. Çınar Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Cengiz, yapımı devam eden Atatürk Ortaokulu çevre düzenleme çalışmasını, Gazi Mahallesi’ndeki park yapım çalışmasını, kırsal mahallelerdeki çocuk ve gençlik oyun alanlarını inşa etme çalışması ile Merpolat Molla Polat) ve Beşpınar köyünde kilitli parke döşeme çalışmaları- nı denetledi. Eşbaşkan Cengiz’in ilk durağı, çevre düzenlenmesi, çocuk oyun grubu, basketbol, voleybol saha çalışması ile öğrencilere dışarıda ders görme olanağı sağlayan mini amfinin yapımın sürdüğü Atatürk Ortaokulu oldu. Okulda yapılan çalışmaları proje asıllarına uygunluğu açısından denetleyen Cengiz, proje sorumlularından asıllarından sapma gösteren yerlerin düzeltilmesini istedi. Oradan mahalle aralarında park yapma projesi kapsamında yapımı süren 4’üncü park olan Gazi Mahallesi’ndeki parkı denetleyen Cengiz, burada proje asıllarına uygun yapılmayan bazı yerlerin sökülüp yeniden yapılması için yük- Yapılan çalışmaları değerlendiren Çınar Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Cengiz, yol yapım çalışması sırasında yaşanan tozlanmaya ilişkin şikayetleri değerlendirdi. “Büyükşehir Belediyesi ile koordinasyon için de önümüzdeki yıl temel malzeme çalışmasının yanında sathı kaplama çalışmamız başlayacak. Bu çalışmalar kapsamından doğal olarak çalışmadan kaynaklanan rahatsızlıklar olur. Bunlardan biri yol yapım çalışması sırasında ve sonrasında araçların geçişinin neden olduğu tozlanmadır. Bunlar geçici rahatsızlıklardır. Dolayısıyla bunlar işin doğasından kaynaklanan durumlardır. Bu çalışmalar bittiğinde vatandaşlarımız daha sağlıklı ulaşım ve yaşam alanlarına kavuşacaklar” diye konuştu. ‘altyapı projesi iller bankası müdürlüğünde bekletilmektedir’ Çınar ilçe merkezinde üstyapı çalışmalarının yenilenmesine ilişkin açıklamalarda bulunan Eşbaşkan Cengiz, “Yerel Yönetimler Yasası’nın değişmesiyle bu çalışma ilçe belediyesinden alınarak DİSKİ (Diyarbakır Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü)’ye devredil- bu suikastı barışa düzenlediler. Buradan Ankara Garı önündeki bu vahşi saldırıda yaşamını yitiren herkesi saygıyla, minnetle yad ediyoruz. Size sözümüz bu mücadelenin takipçisi olmak, bu yolu bırakmamak, sizin uğruna yaşamınızı yitirdiğiniz barışı bu topraklara mutlaka getirmek olacak." diye konuştu. Fidanlar büyüdükçe barış umutlarının büyüyeceğini ifade eden Kışanak, Ankara Garı önünde yaşamını yitirenlerin anılarını geleceğe taşımak için Tahir Elçi Kent Ormanı'nda bir bölüm oluşturulup fidan dikildiğini açıkladı. di. Ancak DİSKİ’nin konuya ilişkin projesi hazırlanmasına rağmen İller Bankası tarafından işin ihalesi yapılmamakta, iş bekletilmektedir. İller Bankası Genel Müdürlüğü’nün bu konuda yeteri kadar çaba içinde olduğunu söyleyemeyiz. Su ve kanalizasyon projesi ihaleye hazır halde İller Bankası Genel Müdürlüğü’nde bekletilmektedir. Su ve kanalizasyon şebekesi yenilenmediği için dolayısıyla biz de ilçe merkezinde asfalt, refüj, parke, yol yapım gibi çalışmalarımızı ertelemek zorunda kalmaktayız. Su ve Kanalizasyon ihalesinin yapılmasının ardından DİSKİ’nin çalışmasının ardından biz de Çınar Belediyesi olarak ilçe merkezimizde yol, refüj, kaldırım yenilenmemizi en kısa sürede yapacağız” diye konuştu. ‘idari engeller nedeniyle bazı çalışmalarımız gecikiyor’ İdari engellemeler nedeniyle bazı çalışmalarını bekletmek zorunda kaldıklarını vurgulayan, Cengiz, “Bazı çalışmalarımızı bekletiyoruz ama diğer yandan başta rutin çalışmalar olmak üzere kırsal mahallelerde, kent merkezinde toplamda 14 projemizin çalışmalarını da sürdürüyoruz. Olimpik yüzme havuzu, Gazi Mahallesi Parkı, Merpolat ve Beşpınar köylerine parke döşenmesi, bir bütün olarak, yol kaldırım, refüj çalışmasının yapılması, 21 köyde çocuk ve gençler için oyun alanlarının yapılması, ilçe merkezinde taşkın kanal yaya geçiş köprüsünün yapılması, Kent Meydanı Projesi kapsamında kanal boyu yapılması planlanan park yapımın dolgu çalışması, Küçük Sanayii Sitesi’ne ilave işyerinin yapılması çalışması, köy içi temizlik ve çöp konteynırların bırakılması bu projelerimizden bazılarıdır” şeklinde konuştu. 6 Politika 31 Ağustos 2016 Çarşamba 12 Ekim 2016 Çarşamba www.tigrishaber.com 55 kişi gözaltına alındı, aramalar devam ediyor: 25 il ve ilçede HdP ve dBP’ye oPerasyon yola çıkmışlardı, barışın ve umudun yoluydu. Ama bu ülkede bu kavramlardan ürkenler var. Tam da buna inat, barış umudunun yaşadığını ifade etmek için toplanmışlardı. Bizler bir yıldan bu yana o umudun peşindeyiz" diye konuştu. "davamıza SaHiP ÇıkaCaĞız" Figen Yüksekdağ Yüksekdağ’dan ‘operasyon’ açıklaması Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında konuştu. Konuşmasına 10 ekim Ankara Katliamı'nda yaşamını yitirenleri anarak başlayan Yüksekdağ, "Bundan bir gün önce katledilen canlarımızın ölüm yıldönümüydü. Bir yıl boyunca bizler bir taraftan yas tuttuk, onlar için kanadık ama diğer taraftan da onların özlemlerini bir mücadele gücünü dönüştürmek için ısrarla yürümeye devam ettik. Bir Ankara'daki katliamı gerçekleştirenlerin Suruç, Adana, Mersin, Gaziantep ve Diyarbakır'daki saldırılarla doğrudan ilişkisinin olduğunu dile getiren Yüksekdağ, AKP'nin "katliamın arkasındaki" siyası sorumlularla ilgilenmediğini söyledi. "Bugün nasıl darbenin siyasi boyutlarının üzerine gitmiyorlarsa, bütün bu katliamlarda siyasi sorumluların hiçbirini açığa çıkarmamak için direndiler" diyen Yüksekdağ, "Katiller yerine bizleri cezalandırmalarına karşı davamıza sahip çıkacağız" ifadelerini kullandı. "Her ölÜmÜn ardından oylarının ne kadar arttıĞına Bakıyorlar" Ankara'da 'barış olanağının' bombalandığını söyleyen Yüksekdağ, Cumhuriyet tarihinin en büyük terör saldırısının gerçekleştirildiği miting öncesinde 'ateşkes' için ciddi açıklamaların kamuoyu ile paylaşıldığını hatırlattı. "Barış isteyen halklar yeni bir sürecin ve barışın anahtarı olarak kendilerini ortaya koymuşlardı. Tam da böyle bir ortamda miting meydanında o alçak bomba patlatıldı. O günden bu yana barış adına atılan her adımı sabote etmek için bir iktidar ile yüz yüzeyiz. O günden sonra da bizler barış demekten, barış için yürümekten vazgeçmedik. Ama siyasi iktidar çatışma siyasetinden yana tavır aldı. O günden bu yana barış olanaklarını çiğneyen bir iktidar politikası ile karşı karşıyayız. Tigris >> Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 25 il ve ilçede HDP ve DBP’ye yönelik yapılan eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda aralarında il ve ilçe başkanlarının da bulunduğu 55 kişi gözaltına alındı. Aramaların sürdüğü bildirilirken, gözaltı sayısının artabileceği belirtildi. Operasyonları protesto için bir grup partili DBP il binası önünde oturma eylemi yaptı. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen PKK/KCK soruşturması kapsamında, 25 il ve ilçede Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticilerine yönelik sabah saatlerinden eş zamanlı operasyon başlatıldı. Düzenlenen operasyonlarda haklarında gözaltı kararı verilen 55 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında HDP Diyarbakır il eşbaşkanları, Cebbar Leygara ile Gülşen Özer ve DBP Diyarbakır il eşbaşkanı Hafize ipek’te bulunuyor. Sürdürülen operasyon kapsamında aramaların devam ettiği bildirilirken, gözaltı sayısının artabileceği belirtildi. (Ajanslar) 'Askeri görevi ölmektir, ölmek için maaş alıyor' diyen AKP'liler var. Bir yıl boyunca ölen Kürt gençleri asker, polis hiçbir zaman gündemlerinde olmadı. Bu ölümleri durdurmak için bir siyasetleri olmadı. Bu vatan için daha çok kan akması gerekiyor açıklaması yapıyorlar. Kendilerini, çıkıp toplumu bütün bileşenleri ölüm kaderine mahkum eden bir muktedir yerine koyuyorlar. Daha çok bedel ödeyeceğiz diyorlar, kim ödüyor bu bedeli? AKP yöneticilerinin saraydakilerin çevredekilerden birisinin tırnağına taş değdiğini duydunuz mu? Askere giden dağa da giden bu ülkenin yoksul ailelerinin evladı." "aklımızla alay ediyorlar" Figen Yüksekdağ, Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde zırhlı araçtan açılan ateş sonucu 4 kişinin ölümüyle sonuçlanan olay hakkında da konuştu. Yüksekdağ, "Bu ölümlerin bir mesajı var. Yüksekova halkına 'bu şehirde yaşamınıza izin vermeyeceğiz.' diyorlar. Yüksekova kısa bir süre önce çok büyük bir yıkımın içerisinden çıktı. Panzerden ateş açılıyor, yapılan açıklama yüz kararası. Bizleri aptal yerine koyuyorlar, aklımızla alay ediyorlar. Teknik arıza olmuşmuş. Kamera görüntüleri ortaya çıkıyor, yaralılar bile taranmış. Arızanın nerede olduğunu biliyoruz, zihniyetlerinde. Yalanlar her gün ortaya çıkıyor ama yalan söylemekten de vazgeçmiyorlar" ifadelerini kullandı. "oPeraSyonU BaşlatSalar, alt ÜSt olaCaklar" Darbe girişimi sonrası başlatılan operasyonlara da değinen Yüksekdağ, darbe girişiminin siyasi ayağının ortaya çıkarılmaması noktasında hükümetin çaba sarf ettiğini söyledi. yÜkSekdaĞ şUnları Söyledi: "Bir darbe girişimi yaşandı, darbe girişimini kendi iktidarını büyütmek için bir fırsata dönüştürdüler. insanlar işinden ekmeğinden oldu. Hala kendileri gibi düşünmeyen bütün kesimlere yönelik operasyonları devam ediyor. Siz hiç siyasi liderliği olmayan bir darbe girişimi duydunuz mu? Tarihte yok böyle bir şey. Ama ne hikmetse Türkiye'deki fason darbe girişiminin siyasi sorumlusu hala yok ortada." "Bunu sorduğumuz için bize saldırıyorlar. istediğiniz kadar saldırabilirsiniz doğruları söylemekten vazgeçmeyeceğiz. Kendi içlerine yönelik bir darbeci operasyonu başlatırlarsa alt üst olacaklarını, dengelerini yitireceklerini biliyorlar. Darbe girişiminden önce darbecilerle can ciğerdiler. Darbe girişimden sonra da, kendi içlerindeki darbecilerle yürümeye devam ediyorlar. Bu çok açık bir suçtur. Gerçeklerin üstünü yalanlarla, televizyonları kapatarak örteceğinizi sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz. Yalanlarını uzun süre gizlemeye başaramayacaklar. Güç bela bir darbeyi araştırma komisyonu kuruldu ama işin ilginç yanı, AKP'li üyeler Gülen'i öven milletvekilleri. Dün Gülen'in öven AKP milletvekili, bugün eş Genel Başkanımız Selahattin Demirtaş hakkında hakaretamiz ifadeler kullanıyor. Yaranmak için, kendisini pazarlamak için. Bu AKP içerisindeki siyasi seviyenin sıfırın altında olduğunu gösteriyor. Küfürle hakaretle bizim üzerimizden kendini pazarlamaya çalışan bu zihniyetle asla uzlaşmayacağız. Bu küfürbazlıklarıyla, bu seviyesizlikleriyle kendilerini ifşa ediyorlar." (kaynak: Cumhurriyet) HDP, Dicle saldırısını kınadı HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş, AK Parti Dicle İlçe Başkanı Deryan Aktert'in öldürülmesini kınadı: "Siyasi cinayetlerin hiçbir meşru gerekçesi olamaz." HDP eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ile Selahattin Demirtaş, AK Parti Dicle ilçe Başkanı Deryan Aktert’in öldürülmesini kınadı. HDP Basın Bürosu’unda konuya ilişkin yapılan açıklamada şöyle denildi: “Siyasi cinayetleri en sert biçimde kınıyo- ruz. AKP’nin çeşitli düzeylerdeki yöneticilerini hedef alan siyasi cinayetleri işleyenler hiçbir meşru gerekçeyi ileri süremezler. Bir siyasi partinin yöneticisi olmak hiçbir insan için suçlanma ve hedef alınma nedeni olamaz. AKP Dicle ilçe Başkanı Deryan Aktert’in ve ondan önceki siyasilerin katledilmesini kınıyor, kendisine Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.” AK Parti Dilce ilçe Başkanı Deryan Aktert, ilçenin Hani yolu çıkışında bulunan kendisine ait akaryakıt istasyonunda, dün saat 23.00 sıralarında silahlı saldırıya uğradı. Aktert, olay yerinde yaşamını yitirirken, saldırıyı PKK’nin gerçekleştirdiği açıklandı. HABeR MeRKezi HÜDA-PAR: siyasetçilere yönelik cinayetleri kınadı HÜDA PAR Genel Merkezi, PKK’nin AK Partili siyasetçilere yönelik cinayetlerini sert bir dille kınadı. HÜDA PAR Genel Merkezi tarafından yayımlanan yazılı bir açıklama ile PKK’nin son aylarda AK Partili siyasetçilere yönelik başlattığı siyasi cinayetler sert bir dille kınanırken, işlenen cinayetlerin emperyalist küresel güçlerin emellerine hizmet ettiğine dikkat çekildi. PKK’nin, emperyalist küresel güçlerin ajandalarına uygun olarak Kürt coğrafyasında kaosu tırmandırmaya devam ettiğine dikkat çekilen açıklamada, örgütün bu doğrultuda hız verdiği siyasi cinayetlerle baskı ve sindirme ortamı oluşturmaya çalıştığı ifade edildi. “Bu korkakça saldırıları lanetliyoruz” Açıklamada devamla; “Silahlı örgüt, Kürt halkının reddettiği çukur ve barikat siyaseti ile adeta intihar etmiş ve kendi mezarını kendisi kazmıştı. Bu son saldırılarla siyasi uzantısını da bu mezara çekmeye çalışmaktadır. Bu kapsamda art arda AK Parti teşkilatlarını hedef almış ve son birkaç hafta içinde Hakkâri ili ile Şemdinli, Özalp ve Dicle ilçelerinde dört AK Partili siyasetçiyi katletmiştir. Siyasi kurum ve kişilikleri hedef alan bu korkakça saldırıları lanetliyor, siyaset kurumunu hedef alan bu saldırıları kabul edilemez buluyoruz.” ifadeleri kullanıldı. Açıklamanın sonunda, katledilen siyasetçilere Allah’tan rahmet, aileleri ve AK Parti camiasına taziye dileklerinde bulunuldu. HABeR MeRKezi DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDEN (DHMİ) KONU: SÜT/SÜT ÜRÜNLERİ VE BAL/BAL ÜRÜNLERİ SATIŞ MAHALLİ İHALE İLANI 1. Diyarbakır Havalimanı yeni terminal binası iç-dış hatlar giden yolcu salonunda yer alan 30,87 m2' lik 15 nolu mahal (hediyelik ve kapalı ambalajlarda hijyenik olacak şekilde) süt/süt ürünleri ve bal/bal ürünleri satış yeri olarak kullanılmak üzere KDV hariç aylık 4.250,00 TL (DörtBinİkiYüzElliTürkLirası) muhammen kira bedeli üzerinden açık ihale usulü ile ihale edilerek 31.12.2017 tarihine kadar kiraya verilecektir. 2. Söz konusu mahalle ait sözleşme ve ihaleye katılma şartları DHMİ Genel Müdürlüğü Pazarlama ve Ticaret Dairesi Başkanlığı veya Diyarbakır Havalimanı Müdürlüğünden KDV dâhil 100.-TL (YüzTürkLirası) karşılığında temin edilebilir. 3. İhaleye katılmak isteyenler 20.000.-TL (YirmiBinTürkLirası) geçici teminat vereceklerdir. 4. Kiralanacak mahalle talip olanlar 27/10/2016 günü saat 14:00’ e kadar ihaleye katılma şartlarında belirtilen evrakları tamamlayıp DHMİ Genel Müdürlüğü Genel Evrak Müdürlüğüne vereceklerdir. Belirtilen tarih ve saatten sonra yapılacak başvurular ile posta ile yapılacak başvurular kabul edilmeyecektir. 5. İstenilen belgeleri eksik, yanlış veya saatinde getirmeyenlerin müracaatları yapılmamış sayılacaktır. 6. Söz konusu mahal ile ilgili olarak daha önce İdaremize verilen dilekçeler geçersizdir. 7. İhale 27/10/2016 günü saat 14:30’ da DHMİ Genel Müdürlüğünde yapılacaktır. 8. İdaremiz yapılan bu ihalede 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi olmayıp ihaleyi yapıp yapmamakta serbesttir. MEVLANA BULVARI NO:32 06560 ETİLER/ANKARA TEL: (312) 212 39 70 FAX: (312) 212 54 22 Basın: 448583 www.bik.gov.tr Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de Politika Tigris >> www.tigrishaber.com Erdoğan'dan ibadi'yE: Haddini bil erdoğan'ın, ibadi'ye yÖnelik sÖzleri şu şekilde: "Şu anda Irak'ta, yakında da Musul'da yapılacak operasyonlara aynı anlayışla, nasıl Cerablus'ta katıldıysak, nasıl Rai'de katıldıysak, evet şimdi yine söylüyorum. Şahsıma hakaretler ediyor, sen benim zaten muhatabım değilsin, seviyemde değilsin, kıratımda değilsin, kalitemde değilsin, Irak'tan senin bağırman çağırman bizim için hiç de önemli değil, biz bildiğimizi okuyacağız, bunu böyle bilesin. Kim bu? Irak'ın Başbakanı. Önce haddini bil... Şu anda kendileri Başika üssünü kurmamız için Sayın Davutoğlu döneminde bizlere talepleri var, bunların hepsinin canlı kayıtları var ve bugün yarın bunların hepsi televizyonlarda yayınlanacak. Buna rağmen Başika üssüne girilmiştir, şimdi diyor ki; 'Buradan çekilin.' Türkiye Cumhuriyeti'nin ordusu sizlerden talimat alacak kadar kalitesini kaybetmiş değildir. Gereği neyse bunu biz gerektiği şekilde bugüne kadar nasıl yaptıysak yapmaya devam edeceğiz." abd'ye: sÖz vermelerine rağmen tutmadılar Erdoğan, Menbiç'teki YPG'lilerin kentten çekilmemesine de tepki gösterdi, ABD'yi eleştirdi: "Menbiç’te PYD, YPG olmayacak dedik. Bizzat başkan bana dedi ki 'Olmayacak.' Burasının yüzde 90 – 95’i Arap. Buraları temizlemek gerekirse beraber temizleriz. Niye bunları buraya sokuyorsunuz? Bunlar buraya gelmeyecek. Bu sözü vermelerine rağmen tutmadılar. Şu anda kendi planımızı kendimiz uyguluyoruz." CHP liderinden gündeme ilişkin açıklamalar Chp Lideri kılıçdaroğlu, grup toplantısında akp dicle ilçe başkanı deryan akdert'e yapılan suikastı kınayarak başladı. Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle: Teröre karşıyız, kimden gelirse gelsin, kime yönelirse yönelirse. AK Parti'nin Lice ilçe başkanının hayatını kaybetmesi hepimizin acısıdır. Bu sabah erken saatlerde bir gazetecinin evi basıldı. DHA'nn Tunceli'de görev yapan muhabirin evi basıldı. Tunceli'deki protestoları haber yaptı diye evi basılıyor. Ne zamandan beri bir gösteriyi izlemek gazeteci için suç oldu. Öyle isteniyor ki hiç bir şey haber yapılmasın. kuruluş tarihi: 11 kasım 1954 yıl: 62 sayı: 20575 12 ekim 2016 çarşamba İMTİYAZ SAHİBİ EKOL BASIN YAYIN.LTD.ŞTİ Genel Yayın Yönetmeni Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İlyas AKENGİN Yayın Danışmanı Şeyhmus DİKEN - Naci SAPAN Sayfa Sekreteri Ali VurANEl Muhabir Özcan YIlDIZ Dilek SEZEr Spor Hakim AZBAY Hukuk Bürosu Bilge Hukuk Danışmanlık Reklam Direktörlüğü GSM: (0538) 334 53 75 yönetim yeri ali emiri 2. sok. yılmaz 5 ap. no:3 yenişehir- diyarbakır tel Faks: (0.412) 229 20 03 e-mail - [email protected] yayın türü: bölgesel günlük süreli yayın Köşe yazılarının sorumlulukları yazarların kendisine aittir. tigris Haber gazetesi basın meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir. @tigrishaber facebook.com/tigrishaber 0538-3345375 basım yeri : ihlas gazetecilik a.ş /adana abd’deki 11 eylül tasarısı için suudi arabistan’a destek mektubu Erdoğan, ABD’de kabul edilen ve 11 Eylül kurbanlarının yakınlarına Suudi Arabistan’a dava açma hakkı tanıyan yasayı eleştirdi ve bu yasanın geri çekilmesi için İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelere iletilmek üzere bir mektup yazdığını söyledi: “Dolmabahçe Sarayımızdan sizlerin de şahsında tüm dünyaya sesleniyorum. İslam İşbirliği Teşkilatı dönem başkanı olarak, 56 ülkenin hepsinin devlet başkanlarına bir mektup gönderiyorum. 12 Ekim 2016 Çarşamba istanbul'da düzenlenen avrasya islam şurası'nda konuşan Cumhurbaşkanı erdoğan, Türk askerinin ırak topraklarını terk etmesini isteyen ırak başbakanı ibadi'yi sert sözlerle eleştirdi, "ırak’ın başbakanı, istediğin kadar bağır, çağır. biz bildiğimizi okuyacağız. Önce haddini bil" dedi. 7 Cumhurbaşkanı reCep TaYYip erdoğan valar açılmaya başlandı, Suudi Arabistan’a. Açılan davalarla para alınacak. Obama tek kaldı, bir kişi daha ona katıldı. O da bakın yarın bu size döner diye şerhinde ifade etmiş." Başkan sıfatımla en kalbi selamlarımı sunarak, ABD Kongresi’nde kabul edilmiş bulunan, terörizme destek verenlere karşı... Ülkem tarafından 23 Eylül 2016 tarihinde yayınlanan ve bilahere tüm üye ülkelere dağıtılmış açıklamada vurgulandığı üzere, bu yasanın uluslararası hukuka, devlet egemenliği, eşitliği ve suçun şahsiliği ilkesi başta olmak üzere, BM şartlarında yer alan temel ilkelere ugun olmadığı inancındayız. Bu çifte standartlı yasanın uluslararası ilişkilere ciddi hasar verme potansiyeli taşıdığını düşünüyoruz. Bu endişenin İslam işbirliği teşkilatının tüm üyelerince paylaşılacağından kuşku duy- muyorum. Nitekim bu hatalı yaklaşıma karşı ilk tepkilerden biri, 14 eylül açıklamasıyla, sayın genel sekreterden geldi. Bu çerçevede islam ülkeleri olarak aramızdaki dayanışmayı pekiştirmemiz, bu yasanın uluslşararası terörle mücadeleye olası tehdidine karşı ortak tutum geliştirmemiz gerektiğini belirtmek istiyorum. 56 ülke, hep birlikte tavrımızı koyacağız ve ABD kongresinin kararını gözden geçirmesini isteyeceğiz. Neden? Hep sessiz kalınmıştır. Bir yanağa vurulunca öbür yanak çevrilmiştir. Bizler artık haklarımıza sahip çıkmayı öğrenmeliyiz. Bir terörist Müslüman halktan çıkmış olabilir. Peki Benim ülkemde ABD’li terörist bir yeri bombalarsa, biz de çıkaracağımız kongre kararıyla ABD’yi mahkûm etme yoluna gidebilir miyiz? Aynı şekilde gideriz. Bu, bu demektir. Şimdi bunun yolunu bunlar açmış oluyorlar. Suçların uluslararası hukukta şahsiliği ilkesi vardır. Suçu işleyen kimse bedelini öder. Siz onu bir devlete ödetemezsiniz, böyle hakkınız yok. Ama kişi halkı Müslüman ülkedense oyun bu. Bakın şimdi hemen bireysel da- - 10 Ekim 2015 Ankara Garı'nda iki canlı bomba 101 vatandaşımızın hayatına mal olan bir terör saldırısını düzenledi. Rakam kesin değil, kimisi 107 diyor, kimisi 102 diyor. Ama biz rakamı savcıdan alınan iddianameden aldık. Gar'da güle oynaya barış isteyen insanlar. Bu ülkenin gençleri huzurla yaşamak istiyorlar, terörsüz bir Türkiye istiyorlar. Bütün partiler gittiler. Ankara'daki bütün büyükelçiler terörün olduğu yere karanfiller bıraktı. Dün bunun yıl dönümü, aileler gelmiş, yine anmak istiyor. Biber gazı jop... Türkiye'ye yakışmıyor! Bir annenin çocuğunun öldü yere karanfil bırakması suç mu? Biz bu ayıbı ortadan kaldırmak için daha ne kadar bekleyeceğiz. - Önlemi almayan hükümet kemaL ama terörü gerçekleştirenler IŞİD kıLıÇdarOĞLU terör örgütünün üyeleri. Yani İrak Şam İslam Devleti militanları. Koktely terör demeye başlamışlardı o dönem. Şimdi IŞİD terör örgütünden dert yanmaya başladılar. IŞİD 70 ilden eleman devşirirken bu ülkenin yönetiminde kim vardı. - Musul operasyonu ne demek? IŞİD operasyonu sonrası bölgedeki yeni senaryoları hayata geçirmek. Türkiye'nin burada çok dikkatli bir dil kullanması gerekeiyor. Sayın Erdoğan, Dubai TV'ye verdiği bir demeçle meshebi bir gerilime neden oldu. Bunun üzerine Irak Türkiye'ye Başika'yı terk et dedi. Kullanacağınız dil çok önemli. Merkezi Irak Yönetimi'ne seslenmek isterim: Irak'ın kaderini Irak halkının belirlemesi gerektiğini savunuyoruz. Ortak kültürümüz tarihimiz var. Başika'da bizim askerlerimizin bulunması sıradan bir olay değildir. Irak halkının güvenliği için orada duruyor. Burada size yönelik sözler üyüznden Başika'daki askerlerle ilgili çıkışlarda bulunmayınız. Biz Musul'da Kerkük'te, ve diğer Irak bölgelerinde terörün çıkmasını istiyoruz. Bize bir görev düştü. Sizin isteğiniz üzerine geldik ve dolayısıyla görevimizi yapmamıza izin verin. Biz Irak halkıyla dostluğumuzu sürdürmeye kararlıyız. Burada önemli bir olayla karşı karşıyayız. - Dışişleri'yle ilgili bir konu varsa Dışişleri Bakanı konuşur. Cumhurbaşkanı hangi yetki ve sorumlulukla konuşuyor? Enerji Kongresi yapılıyor orada iki tane başbakan var. Berat Albayrak Başbakan'dan rol çalıyor. - İstanbul'da bir Laleli esnafı vardı! Bunlar bir tarih yazıyorlardı. Avrasya'dan ağırlıklı olarak Rusya'dan gelenler Laleli'den alışveriş yapıyordu. Kapalıçarşı'da bir dükkanın hava parası bile bir servetti. İstanbul'da Bağdat Caddesi'nin hava pa- rası dudak uçuklardı. Şimdi dükkanlar kapanıyor. Bütün bunlara baktığımızda Türkiye iyi yönetilmiyor. Otellerde eskiden yer bulamazdınız. Turizm bölgelerini saymıyorum İstanbul gibi turizm şehrinden söz ediyorum. - Korkularından bir şey söyleyemiyorlar. Acaba bir şey söylersek bizi de hapse atarlar mı diye korkuyorlar. Ben şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy verenlere sesleniyorum. 14 yıl boyunca ne istedilerse yaptılar. Ama bütün başarısızlıklarını belli gruplara yükleme konusunda ciddi bir başarı eld ettiler. - Efendim biz bunu yapmayacaktık ama PKK bizi kandırdı, efendim bizi cemaat kandırdı. Ama siz şunu sormadınız: Yav kardeşim size oy verdik de her gelen sizi kandırsın diye mi oy verdik! Herkesin oyuncak haline getirdiği bir iktidar Türkye'yi yönetebilir mi? Elinizi vicdanınıza koyun ona göre karar verin. Türkiye artık bu kadar ağır yükü taşıyamıyor. - Korkularından bir şey söyleyemiyorlar. Acaba bir şey söylersek bizi de hapse atarlar mı diye korkuyorlar. Ben şimdi Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy verenlere sesleniyorum. 14 yıl boyunca ne istedilerse yaptılar. Ama bütün başarısızlıklarını belli gruplara yükleme konusunda ciddi bir başarı elde ettiler. - Benim hakkımda da 2 yıl 8 ay hapis istemiyle dava açılmış. Değil 2 yıl 8 ay, 2 bin 800 yıl dava açmazsanız adam değilsiniz. (Kaynak: Ajanslar) mektubun metinini burada okuyaCağım. birkaç güne kendilerine ulaşır. Yıldırım'dan Clinton'a 'PYD' tepkisi Başbakan Yıldırım, ABD Başkan adayı Hillary Clinton'ın "Seçilirsem Suriye'deki Kürtleri silahlandırırım" şeklindeki açıklamasına tepki gösterdi. Yıldırım; "Bu açıklamayla, endişelerimizin ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı" dedi. AK Parti grup toplantısında konuşan Başbakan Binali Yıldırım, 'seçilmesi hâlinde Suriye'deki Kürtlere silah vereceğini' açıklayan ABD Başkan adayı Hillary Clinton'a tepki gösterdi. Yıldırım, "Clinton bu açıklamasıyla endişelerimizin ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı" dedi. Yıldırım'ın sözleri şu şekilde: "ABD'de seçimler yaklaşıyor. Demokratların adayı Hillary Clinton seçilirse bölgedeki Kürtleri, terör örgütlerini silah dağıtarak destekleyeceğini söyledi. ABD bizim müttefikimiz değil mi? Silahla desteklemek ne demek oluyor? Zaten uzun süredir PKK’nın uzantısı PYD/YPG’ye silah vererek sözde DEAŞ’la mücadele ediyor. Dünyanın neresinde görülmüş bir terör örgütüyle başka terör örgütüyle mücadele etmek? Ne kadar ahlâki, etik ve doğrudur? Bu açıklamasıyla endişelerimizin ne kadar haklı olduğu ortaya çıktı." Yıldırım ayrıca, Suriye'de 24 Ağustos'tan beri yürütülen Fırat Kalkanı Harekâtı'na da değindi. "Fırat'ın batısı diyoruz ama, eğer terör eylemleri Fırat'ın doğusunda da devam ederse orası için de gereğini yaparız" dedi. CHP'ye 'mağduriyet' tePkisi 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Gülen örgütüne yönelik soruşturmalarda mağduriyet olduğu iddialarına değinen Yıldırım, "Tek bir vatandaşımızın bile mağdur edilmesine asla rıza gösteremeyiz" dedi. Ancak, "Mağdur edebiyatının tehlikeyi gölgelemesine asla izin vermeyelim" diye de ekledi. Başbakan Yıldırım'ın ana muhalefet partisi CHP'ye BaşBakan BİnaLİ eleştirileri de vardı. "FetÖ konusunda ana muHaleFetin Faturası şişkin" YıLdırım "Bugünlerde ana muhalefet partisinin özellikle dikkatli olması gerekiyor. Bir süredir bakıyoruz, ülkemizin 15 Temmuz'da atlattığı badireyi es geçmeye başladılar. Ülkenin içinde bulunduğu tehlikeyi es geçiyor ana muhalefet. Sabah akşam, mağduriyet üzerinden kafa karıştırmaya devam ediyorlar. 15 Temmuz'un asıl mağduru şehitlerimizin aileleri, gâzilerimiz; istiklâli, istikbâli, bayrağı tehdit edilen 79 milyon vatan evladıdır. Eğer siz bütün bunları bir kenara bırakıp yüzde 1’i bile bulmayann tasfiye edilenleri dilinize dolarsanız bunun iyi niyetle, insafla hiçbir alâkası olmaz. Kimse kusura bakmasın. Bu tutum, bu söylem, bilerek ya da bilmeyerek FETÖ’ye destektir. CHP 17-25 Aralık’tan sonra zaten FETÖ’ye destek vererek büyük bir yanlış yapmıştır. FETÖ konusunda ana muhalefetin faturası şişkindir. Şimdi pişkin pişkin mağdur edebiyatı yapacağına ülkeyi uçurumdan döndüren Yenikapı ruhuna sahip çıkması gerekir. Mağdurları savunuyor görüntüsü al- ‘stratejimiz Farklı olaCak’ Erdoğan, PKK ile mücadelede yeni ve farklı bir strateji izleyeceklerni belirtti. “Kurucusu olduğum partimin ilçe başkan yardımcısını bölücü terör örgütü PKK evini basarak şehit etti. Aynı şekilde Dicle ilçe başkanını da işyerini basma suretiyle şehit ettiler. Şimdi bunlara sorduğun zaman ‘Bizim sivillerle işimiz yok’ diyorlar. 2013’te sokağa halkı çağırarak, Yasin Börü’yü şehit edenler kimdi? Yine aynı örgüt mensupları. Şimdi de yine aynısını yapmaya çalışıyorlar. Stratejimiz bundan sonra aynı olmayacak. Daha farklı bir stratejiyle terörle mücadelenin üzerine gideceğiz. Çünkü bu ülkede günahsız insanları, Kürt olmaktan başka günahı olmayan ama onların istemediği bir siyasi partide görev yaptığı için öldürmeye teşebbüs edenler bunun bedelini ağır ödeyecek." (Kaynak: Aljezire) tında sabah akşam FETÖ’nün sözcülüğünü yapanlar nasıl 15 Temmuz’da mahcup oldularsa bugün de yarın da mahcup olmaya mahkûm olacaklar. Terörle mücadelenin yıpratılmasına izin vermeyeceğiz. Zaman mağdur edebiyatı yapma değil, ülkenin geleceğini inşa etme, hesap sorma zamanıdır. "ak Parti içinde Hiçbir Hâin, terÖrist barındırmaz" Kendilerini hesaba çekemeyenler AK Parti’yi sorgulayarak sözde bulanık suda balık avlamaya çalışıyorlar. AK Parti, içinde hiçbir hâin, hiçbir terörist barındırmaz. Diğerleri, FETÖ ile AK Parti mücadele ederken aynı şeyleri söylüyorlardı, onların avukatlığını yapıyorlardı. 15 Temmuz gibi alçak bir darbe girişiminin bile hâlâ bazılarının aklını başına getirmediğini görüyoruz. Biz Türkiye genelinde olduğu gibi AK Parti içerisinde de aynı mücadeleyi verdik, veriyoruz. Dedikodulara kulak asıp fitneye asla fırsat verilmesin. Hiç kimse FETÖ'nün değirmenine su taşıyan duruma düşmesin." "ak Parti size Pabuç bırakaCak bir Parti değil" "PKK terör örgütü bugünlerde AK Parti teşkilâtlarına yöneldi. Özalp ilçe başkan yardımcımız evinde, çocuklarının önünde katledildi, şehit edildi. Dün gece Dicle ilçe başkanımız kendi iş yerinde alçakça şehit edildi. Hâinler şunu iyi bilmelidir; AK Parti sizin yaptıklarınıza pabuç bırakacak bir parti değildir. Tehditleriniz bize, bu millete sökmez. Türkiye'yi bütün bu terör örgütlerinden temizlemek için hükümetimiz tüm kararlılığıyla olayların üzerine gidecek." (Kaynak: Aljezire) 8 12 Ekim 2016 Çarşamba Bölge 142 BİN 298 'çOcuK ANNE' Dün 11 Ekim ‘Dünya Kız Çocukları Günü’. Amaç, kız çocuklarına karşı ayrımcılığı önlemek, onların insan haklarından tam ve etkili bir şekilde yararlanmalarını sağlamak. Son 6 yılın resmi rakamlarına bakıldığında Türkiye'de kız çocuklarının zorla evlendirilmelerinde düşüş var ama yine de 232 bin 313 kız çocuğu evlenmek zorunda bırakıldı. Aynı sürede 142 bin 298 çocuk da anne oldu. Bugün 11 Ekim ‘Dünya Kız Çocukları Günü'. Birleşmiş Milletler tarafından dört yıl önce ilan edildi. Amaç, kız çocuklarının uğradığı ayrımcılığı önlemek ve insan haklarından tam anlamıyla yararlanmalarını sağlamak. Türkiye’deki duruma gözatacak olursak, nüfusun yüzde 29’unu çocuklar oluşturuyor. 23 milyona yakın çocuk var. Bunun da yaklaşık 12 buçuk milyonu kız çocuğu. Türkiye’de kız çocuklarının uğradığı ayrımcılığa karşı yürütülen mücadelede iki önemli başlık öne çıkıyor: Kapsayıcı, kaliteli eğitim ve çocuk yaşta evlilikler. Son 6 yıllık rakamlara bakıldığında kız çocuklarının zorla evlendirilmesinde bir düşüş var ama yine de yeterli değil. Bu süre içinde evlenmek zorunda bırakılan kız çocuğu sayısı TÜİK verilerine göre 232 bin 313. Bunlar devletin tespit edebildiği ‘resmi’ rakamlar. Yani, devletin izin verdiği sınırlarda yapılan evlilikler. Bir de tespit edilemeyenler var. Zira Türk medeni kanununun 124. maddesine göre evlenmek için 17 yaşını doldurmak gerekiyor. Ancak hâkim olağanüstü durumlarda 16 yaşını dolduranların evlenmesine izin verebiliyor. Zorla evlendirmelerin en fazla olduğu kent Kilis. Oran, yüzde 15,3. Kilis’in ardından Kars ve Ağrı geliyor. En az Tunceli, Rize ve Trabzon’da. TÜİK’in elinde ‘doğum yapan çocuk anne’ sayısı da mevcut. 2015 yılında 244 kız çocuğu, henüz çocukluğuna doyamadan anne oldu. Üstelik bu rakam, 15 yaşından küçük kız çocuklarını kapsıyor. Bu yaş aralığında son 6 yılda anne olanların sayısı 2833. 15-17 yaş aralığındaki kız çocuklarını da eklersek son 6 yılda 142 bin 298 çocuk anne oldu. Türkiye’de okullulaşma oranlarında son 15 yılda artış var. İlkokul ve ortaokulda neredeyse yüzde 100. Yalnız kritik eşik, lise. 20152016 verilerine göre, Türkiye genelinde kız çocuklarının liseye gitme oranı yaklaşık yüzde 80. Bu oran, doğuya gittikçe düşüyor. Okullaşma oranının en düşük olduğu kent Muş. Muş’u, Ağrı ve Bitlis takip ediyor. Okullaşma en fazla Rize, Isparta ve Amasya’da. İstanbul'da konferans UNICEF, UN Women, UNFPA ve Aydın Doğan Vakfı tarafından 11 Ekim 2016 tarihinde Dünya Kız Çocukları Günü'ne dikkat çekmek amacıyla bir konferans düzenleniyor. Konferansta kız çocuklarının güçlenmesi konularında farkındalığı arttırmak, çocuk yaştaki evliliklerin sonlandırılması ve eğitimde cinsiyet eşitliği hedefine ulaşılmasının önündeki temel engeller ele alınacak. Slogan: Güçlü Kızlar, Güçlü Yarınlar: Kapsayıcı ve Kaliteli Eğitim ile Çocuk Yaşta Evliliğe Son 4 yıl önce İlân edİldİ BM Genel Kurulu'nda, 2012 yılından itibaren 11 Ekim'in ‘Dünya Kız Çocukları Günü’ olarak kabul edilmesine ilişkin Türkiye, Kanada ve Peru tarafından hazırlanan karar tasarısı bütün ülkelerin onayıyla kabul edildi. Kararda, kız çocuklarının desteklenmesinin, güçlendirilmesinin ve onlara yatırım yapılmasının son derece önemli olduğu, ayrıca bunun başarılmasının kız çocuklarına karşı ayrımcılık ve şiddet sarmalını kıracağı, onların insan haklarından tam ve etkili bir şekilde yararlanmalarını sağlayacağı belirtildi. (Kaynak: Aljezire) Su geldi, gençler evlenmeye başladı! Muş’un Varto ilçesinin Yurttutan köyüne bağlı 30 hane,168 nüfuslu Toklu mezrasında içme suyu sıkıntısı nedeniyle evlenemeyen gençler, sorunun çözülmesi ile birlikte yuva kurmaya başladı. Mezrada su olmadığı için kadınların at ve eşeklerle yaklaşık 4 kilometre uzaklıktaki dereden evlere su taşıdığını belirten muhtar Hüseyin Bingöl, kaymakamlık projesi ile su getirildiğini ifade ederek, "Bu çileyi hiçbir genç kız yaşamak istemediği için mezrada Tigris www.tigrishaber.com oturan gençlerle evlenmek istemiyordu. Ama su gelince mezraya gelin de gelmeye başladı. İlk düğünü oğlum Baki’ye yapıyorum. Çalan davul- zurna sayesinde kulağımızın pası da silindi" diye konuştu. Alparslan 1 Barajı yapılınca mezradaki ev ve arazilerin su altında kaldığını ve evlerini üst taraftaki başka bir araziye yaptıklarında uzun bir süre susuz kaldıklarını söyleyen damat Baki Bingöl ise şunları söyledi: "Mezraya komşu köyler su vermek istemedi. Döşenen su borularını defalarca tahrip ederek bizleri susuz bıraktılar. Mecburen köydeki kadınlar yaz, kış demeden her gün evlere dereden eşek veya at sırında su taşımak zorunda kaldı. Kadınların bu zorluğu kısa sürede bölgede yayıldı ve susuz mezraya hiçbir kız gelin olarak gelmemeye başladı. Mezrada yaşayan gençler düğün yapamaz oldu. Kaymakamlığın getirdiği su sayesinde hem kadınlarımızın hem de biz bekar gençlerin çilesi bitmiş oldu. Mezraya su geldikten sonra ilk düğünü ben yapıyorum. Sırada çok düğün var. Gençler sevda çekmeyecek." (Kaynak: Ajanslar) >> EÜAŞ KARAKAYA HES İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜNDE KULLANILMAK ÜZERE 64 PARÇA MUHTELİF MİKTARDA BEYAZ EŞYA ALIMI ELEKTRİK ÜRETİM A.Ş GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (EÜAŞ) KARAKAYA HES İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ EÜAŞ Karakaya HES İşletme Müdürlüğünde kullanılmak üzere 64 Parça muhtelif miktarda beyaz eşya alımı alımı 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 19 uncu maddesine göre açık ihale usulü ile ihale edilecektir. İhaleye ilişkin ayrıntılı bilgiler aşağıda yer almaktadır: İhale Kayıt Numarası : 2016/409223 1-İdarenin a) Adresi : HINDIBABA KÖYÜ SEKIBAGLARI MEVKII 1 21870 SEKİBAĞLARI ÇÜNGÜŞ/DİYARBAKIR b) Telefon ve faks numarası : 4125442047 - 4125442046 c) Elektronik Posta Adresi : [email protected] ç) İhale dokümanının görülebileceği internet adresi (varsa) : https://ekap.kik.gov.tr/EKAP/ 2-İhale konusu malın a) Niteliği, türü ve miktarı : EÜAŞ Karakaya HES İşletme Müdürlüğünde kullanılmak üzere 64 Parça muhtelif miktarda beyaz eşya alımı Ayrıntılı bilgiye EKAP’ta yer alan ihale dokümanı içinde bulunan idari şartnameden ulaşılabilir. b) Teslim yeri : EÜAŞ KARAKAYA HES İŞLETME MÜDÜRLÜĞÜ ÇÜNGÜŞ DİYARBAKIR c) Teslim tarihi : Malzemelerin teknik şartnameye uygunluğu kontrol edilerek geçici kabulü yapılacaktır. Kesin kabul garanti süresi bitiminde yapılacaktır. 3- İhalenin a) Yapılacağı yer : EÜAŞ Karakaya HES İşletme Müdürlüğü Toplantı Salonu Çüngüş/DİYARBAKIR b) Tarihi ve saati : 24.10.2016 - 10:30 4. İhaleye katılabilme şartları ve istenilen belgeler ile yeterlik değerlendirmesinde uygulanacak kriterler: 4.1. İhaleye katılma şartları ve istenilen belgeler: 4.1.1. Mevzuatı gereği kayıtlı olduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odası ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odası belgesi; 4.1.1.1. Gerçek kişi olması halinde, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, ilgisine göre Ticaret ve/veya Sanayi Odasına ya da ilgili Esnaf ve Sanatkarlar Odasına kayıtlı olduğunu gösterir belge, 4.1.1.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgili mevzuatı gereği kayıtlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, ilk ilan veya ihale tarihinin içinde bulunduğu yılda alınmış, tüzel kişiliğin odaya kayıtlı olduğunu gösterir belge, 4.1.1.3. İhale konusu malın satış faaliyetinin yerine getirilebilmesi için ilgili mevzuat gereğince alınması zorunlu izin, ruhsat veya faaliyet belgesi veya belgeler: YETKİLİ SATICI BELGESİ 4.1.2. Teklif vermeye yetkili olduğunu gösteren imza beyannamesi veya imza sirküleri; 4.1.2.1. Gerçek kişi olması halinde, noter tasdikli imza beyannamesi, 4.1.2.2. Tüzel kişi olması halinde, ilgisine göre tüzel kişiliğin ortakları, üyeleri veya kurucuları ile tüzel kişiliğin yönetimindeki görevlileri belirten son durumu gösterir Ticaret Sicil Gazetesi, bu bilgilerin tamamının bir Ticaret Sicil Gazetesinde bulunmaması halinde, bu bilgilerin tümünü göstermek üzere ilgili Ticaret Sicil Gazeteleri veya bu hususları gösteren belgeler ile tüzel kişiliğin noter tasdikli imza sirküleri, 4.1.3. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen teklif mektubu. 4.1.4. Şekli ve içeriği İdari Şartnamede belirlenen geçici teminat. 4.1.5. İhale konusu alımın tamamı veya bir kısmı alt yüklenicilere yaptırılamaz. 4.2. Ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: İdare tarafından ekonomik ve mali yeterliğe ilişkin kriter belirtilmemiştir. 4.3. Mesleki ve Teknik yeterliğe ilişkin belgeler ve bu belgelerin taşıması gereken kriterler: 4.3.1. Yetkili satıcılığı veya imalatçılığı gösteren belgeler: a) İmalatçı ise imalatçı olduğunu gösteren belge veya belgeler, b) Yetkili satıcı veya yetkili temsilci ise yetkili satıcı ya da yetkili temsilci olduğunu gösteren belge veya belgeler, c) Türkiye’de serbest bölgelerde faaliyet gösteriyor ise yukarıdaki belgelerden biriyle birlikte sunduğu serbest bölge faaliyet belgesi. İsteklilerin yukarıda sayılan belgelerden, kendi durumuna uygun belge veya belgeleri sunması yeterli kabul edilir. İsteklinin imalatçı olduğu aşağıdaki belgeler ile tevsik edilir. İsteklinin imalatçı olduğunu gösteren belge veya belgeler ise şunlardır: a) İstekli adına düzenlenen Sanayi Sicil Belgesi, b) İsteklinin üyesi olduğu meslek odası tarafından istekli adına düzenlenen Kapasite Raporu, c) İsteklinin kayıtlı olduğu meslek odası tarafından istekli adına düzenlenen İmalat Yeterlik Belgesi, ç) İsteklinin adına veya ünvanına düzenlenmiş olan teklif ettiği mala ilişkin Yerli Malı Belgesi veya Teknolojik Ürün Deneyim Belgesi, 5. Ekonomik açıdan en avantajlı teklif sadece fiyat esasına göre belirlenecektir. 6. Bu ihaleye sadece yerli istekliler katılabilecek olup yerli malı teklif eden yerli istekliye ihalenin tamamında % 1 (bir) oranında fiyat avantajı uygulanacaktır. 7. İhale dokümanının görülmesi ve satın alınması: 7.1. İhale dokümanı, idarenin adresinde görülebilir ve 50 TRY (Türk Lirası) karşılığı EÜAŞ Karakaya HES İşletme Müdürlüğü Ticaret Servisi (döküman Bedeli TC Ziraat Bankası TR17 0001 0006 5337 7120 4354 82 Nolu Hesaba Yatırılması Gerekmektedir) adresinden satın alınabilir. İhale dokümanının posta yoluyla da satın alınması mümkündür. Posta yoluyla ihale dokümanı almak isteyenler, posta masrafı dahil 60 TRY (Türk Lirası) doküman bedelini karşılığı EÜAŞ Karakaya HES İşletme Müdürlüğü Ticaret Servisi(döküman Bedeli TC Ziraat Bankası TR17 0001 0006 5337 7120 4354 82 Nolu Hesaba Yatırılması Gerekmektedir) yatırmak zorundadır. Posta yoluyla ihale dokümanı satın almak isteyenler, ihale doküman bedeline ilişkin ödeme dekontu ve adına ihale dokümanı satın alınacak gerçek/tüzel kişiye ait TC Kimlik/Vergi Kimlik numarası bilgisi ile ihale dokümanının gönderileceği adresin de belirtildiği ihale dokümanı talep başvurularını yukarıda yer alan faks numarasına veya yazılı olarak idareye ihale tarihinden en az beş gün önce göndermek zorundadır. İhale dokümanı iki iş günü içinde bildirilen adrese posta yoluyla gönderilecektir. İhale dokümanının posta yoluyla gönderilmesi halinde, postanın ulaşmamasından veya geç ulaşmasından ya da dokümanın eksik olmasından dolayı idaremiz hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz. Dokümanın postaya verildiği tarih, dokümanın satın alma tarihi olarak kabul edilecektir. 7.2. İhaleye teklif verecek olanların ihale dokümanını satın almaları veya EKAP üzerinden e-imza kullanarak indirmeleri zorunludur. 8. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar EÜAŞ Karakaya HES İşletme Müdürlüğü Muhaberat Servisi adresine elden teslim edilebileceği gibi, aynı adrese iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilir. 9. İstekliler tekliflerini, mal kalem-kalemleri için teklif birim fiyatlar üzerinden vereceklerdir. İhale sonucu, üzerine ihale yapılan istekliyle her bir mal kalemi miktarı ile bu mal kalemleri için teklif edilen birim fiyatların çarpımı sonucu bulunan toplam bedel üzerinden birim fiyat sözleşme imzalanacaktır. Bu ihalede, kısmı teklif verilebilir. 10. İstekliler teklif ettikleri bedelin %3’ünden az olmamak üzere kendi belirleyecekleri tutarda geçici teminat vereceklerdir. 11. Verilen tekliflerin geçerlilik süresi, ihale tarihinden itibaren 60 (altmış) takvim günüdür. 12. Konsorsiyum olarak ihaleye teklif verilemez. Basın: 449049 www.bik.gov.tr Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr’de SAHİBİNDEN SAHİBİNDEN SATILIK SATILIK BÜRO ve KİRALIK DEPO Lise caddesinde sahibinden daire satılıktır. GSM: 0530 880 61 43 Diyarbakır Yenişehir ilçesi Aliemiri 2. sokak Yılmaz-5 Apt. altında bulunan 500 metrekarelik faal depo satılık & kiralıktır. Her türlü kullanıma uygun olan depo, alıcıların gereksiz komisyon ödememeleri için sahibi tarafından satılacaktır. GSM: 0.530 880 61 43 Tigris Bölge >> 12 Ekim 2016 Çarşamba www.tigrishaber.com 5 çocuk annesi kadın, 9 yıldır gönüllü koruculuk yapıyor PKK’nin son dönemlerde başta korucular olmak üzere güvenlik güçlerine yönelik arttırdığı saldırılar korucuları teyakkuza geçirdi. Asker ve polisle birlikte yoğun çaba gösteren korucular, köylerini korumak için her an tetikte bekliyor. Siirt merkeze bağlı Sağırsı köyünde ikamet eden 5 çocuk annesi ev hanımı Nazire Timurtaş, bir çatışmada yaralanan geçici köy korucusu eşi Abdullah Timurtaş'ı kaybedince devlete başvurarak gönüllü korucu oldu. Hem ev işleriyle uğraşan Timurtaş, hem de köyde kurulan şehit ve gazi derneği vasıtasıyla eşinin emanet bıraktığı gönüllü koruculuğu yapıyor. Maddi durumunun iyi olmadığını ve tüm çocuklarının okula gittiğini dile getiren Timurtaş, eşinin yıllarca devlete hizmet etmesine rağmen bir emekli veya şehit maaşının olmadığını söyledi. Timurtaş, "Sağırsu köyünde ikamet ediyorum, eşim 1994 yılında yaralandı ve bir müddet sonra vefat etti. 8-9 yıldır gönüllü köy koruculuğu yaparak eşimden sonra devletime, vatanıma hizmet ediyorum. Eşimin bıraktığı yerden devam ettirmek istiyorum. 5 çocuğum var, onlara da ben bakıyorum. Yardım dayanağım ve gelirim yok. Cumhurbaşkanımıza sesleniyorum, bana ve çocuklarıma sahip çıksınlar" dedi. 9 yıldır hiçbir karşılık almadan devletine hizmet ettiğini aktaran Timurtaş, en azından bundan sonra kendisine bir maaş bağlanmasını istiyor. 15 Temmuz'da köydeki korucularla şehre indiler Sağırsı köyünde geçici köy korucusu olan Ahmet Altun ise bir şehit çocuğu. Aynı zamanda Sağırsu Köyü Güneydoğu Anadolu Köy Korucuları Şehit ve Gazi Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanlığı'nı yapıyor. 1994 yılında bir çatışmada babası şehit düşen Altun, kendisi gibi 7 kardeşiyle korucu olarak köylerini koruyorlar. Terörle mücadelede güvenlik güçleriyle omuz omuza mücadele ettiklerini aktaran Altun, "2013 yılında kendi derneğimizi kurduk ve o Cizre’de suikast hazırlığında olan 2 PKK’li öldürüldü Şırnak’ın Cizre ilçesinde güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonda, suikast hazırlığında olduğu belirtilen 2 PKK’li öldürüldü. Şırnak’ın Cizre ilçesinde güvenlik güçleri tarafından bir eve operasyon düzenlendi. Operasyonda canlı bomba oldukları ve suikast hazırlığında bulundukları değerlendirilen 2 kişi öldürüldü. Cizre Belediyesine kayyum olarak atanan Kaymakam Ahmet Adanur ve AK Parti İlçe Başkanına suikast hazırlığı için geldikleri değerlendirilen 2 PKK'li etkisiz hale getirildi. Olayla ilgili yapılan çalışmalar çerçevesinde 5 kişi de gözaltına alındı. (İHA) Batman'da 4 ayrı noktaya ses bombası atıldı Batman'da gece saatlerinde 4 ayrı noktaya ses bombası atıldı. Karşıyaka Mahallesi'nde bulunan TPAO 100. Yıl İlköğretim Okulu ve Petrolkent Mahallesi'ndeki Hürriyet İlköğretim Okulu bahçesine gece 23.00 sıralarında atılan ses bombası büyük bir gürültüyle patladı. Okulun camlarının kırıldığı patlama sonrası iki bomba da yine Karşıyaka Mahallesi'nde sokak aralarına atıldı. Polis ekipleri, olay yerinde ve çevrede geniş güvenlik önlemi aldı. Olay sonrası kaçan saldırganların yakalanması için çalışma başlatan polis ekipleri mahalleyi ablukaya alarak saldırganların izini sürdü. Olay yeri inceleme ekipleri okul ve sokağa atılan bombalar üzerinde inceleme yaptı. İki kişi olduğu değerlendirilen saldırganların yakalanması için çalışma başlatıldı. (İHA) Bitlis parke döşeme çalışmaları Bitlis Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü bünyesinde hazırlanan ‘Ana Arterler, Ara Sokaklara Parke’ projesi kapsamında yol yapım ve düzenleme ekipleri tarafından başlatılan çalışmalar aralıksız devam ediyor. Birçok mahallenin en ücra köşelerine kadar kilitli parke taşı döşeme çalışması devam ederken, çalışmaları yerinde inceleyen Belediye Eş Başkanı Hüseyin Olan, “Fen İşleri Müdürlüğümüze bağlı yol yapım ve düzenle ekipleri Hakkari’de PKK/KCK operasyonu Siirt'te yaşayan 5 çocuk annesi, 1994 yılında geçici köy korucusu olan eşi ölünce devlete başvurarak gönüllü korucu oldu. Silah alarak o günden bu yana akrabası olan erkek korucularla nöbete giden kadın, köyünü koruyor. tarafından devam eden çalışmalar kapsamında İnönü Mahallesi, cadde ve sokaklarında kaldırım ve bordür döşeme çalışmaları ile parke döşeme çalışmaları devam ediyor. Sezon sonuna gelmekle birlikte çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Bu çalışmanın hemen hemen sonuna geldik. İş sezonu bitmeden çalışmalarımız bitecek. Birçok sokakta bugüne kadar yapılmayan yol, kanalizasyon, kilitli parke taşı döşeme, kaldırım çalışması yaptık. Hemen hemen her mahallemizin en ücra köşesine kadar çalışma yaptık” dedi. (İHA) zamandan beri mücadelemizi veriyoruz. Biz kendimiz her zaman ve her yerde devletimizin yanındayız ve olmaya da devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı çok sevdiği için dernek binasına büyük bir fotoğrafını astıran Altun, 15 Temmuz darbe girişiminde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'sokaklara çıkın' çağrısına destek için köyün korucularıyla şehre indiğini aktardı. Altun, "15 Temmuz akşamı köy korucuları olarak meydanlara inerek sayın cumhurbaşkanımızın yanında durduğumuzu gösterdik. Sayın cumhurbaşkanımızı çok sevdiğimiz için bizzat dernek binamızın her tarafına resimlerini astık. Biz sonuna kadar devletimizin ve başkomutanımızın yanındayız. Ancak devletimiz de bize sahip çıksın ve özlük haklarımızı versin istiyoruz. Bizim sigortamız yok hastanelere gittiğimiz zaman ne yapacağımızı bilmiyoruz. Çatışmaya gittiğimizde acaba çocuklarımıza ne olacak diye düşünüyoruz. Çocuklarımızı mı düşünelim kendimizi mi düşünelim bilmiyoruz. Sosyal güvencelerimiz verilsin. Kendimizi korumak amacıyla beylik tabancalarımız verilsin. Askerimizle birlikte uzun operasyonlara dahi katılıyoruz" diye konuştu. Son dönemde korucuları hedef alan saldı- Çok miktarda mühimmat ele geçirilirken 7 kişi gözaltına alındı Hakkari’de düzenlenen PKK/KCK operasyonunda çok miktarda mühimmat ele geçirilirken, 7 kişi ise gözaltına alındı. Hakkari Valiliğinden yapılan açıklamada, “İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerimizce PKK/KCK terör örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve engellenmesine yönelik olarak yürütülen çalışmalar kapsamında, ilimiz merkezi ile ilçelerimiz ve kırsal alanda gerçekleştirilen başarılı operasyonlarla eleman, silah rılar karşısında teyakkuzda olduklarını aktaran Altun, Güneydoğu'da birçok ilde derneğine kayıtlı şehit yakını, gazi ve korucu olduğunu, bunlar arasındaki koordinasyonu dernek vasıtasıyla yaptığını söyledi. (İHA) gücü, lojistik destek ve terörize ederek sağlayan halk desteğini ciddi seviyelerde yitiren örgütün başta güvenlik güçlerimiz olmak üzere stratejik ve ekonomik hedeflere yönelerek ses getirici eylemler planladığı şeklinde istihbari bilgiler alınmaktadır. Bu kapsamda, 31.08.201609.10.2016 tarihleri arasında yapılan operasyonların da etkisiyle sağlanan güven ve huzur ortamının devamını isteyen duyarlı vatandaşlarımız tarafından yapılan ihbarlar neticesinde, 1 adet roket atar, 6 adet el bombası, 23 adet patlamaya hazır EYP, 6 adet anti tank roket başlığı, 1 adet anti personel roket başlığı, Şehit korucu toprağa verildi Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde, dün akşam PKK’lilerin silahlı saldırısı sonucu şehit olan korucu Ahmet Adıyaman, toprağa verildi. 9 4 adet sevk fişeği, 4 adet eldiven ele geçirilmiştir. 09.10.2016 tarihinde ilimiz merkez Dağgöl Mahallesinde düzenlenen operasyonda, 7 şahıs yakalanarak gözaltına alınmış, bunlardan biri çıkarıldığı mahkemece tutuklanmış, 6 şahsın ise gözaltı hali devam etmektedir. Belirtilen operasyonların tamamlanmış tahkikat aşamasından edinilen bilgilerle teyit edildiği üzere, il merkezinde başta güvenlik güçlerimize ait bina, sabit nokta, ekip ve uygulamaları olmak üzere sansasyonel tarzda gerçekleştirilebilecek silahlı eylemlerin engellenmesi mümkün olmuştur” denildi. (İHA) Beytüşşebap ilçesine bağlı Ayvalık köyünde PKK’lilerin silahlı saldırısına uğrayan köy korucusu Ahmet Adıyaman, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit düşmüştü. Adıyaman için Şırnak’ta tören düzenlendi. Yapılan törenin ardından askeri helikopterle Ayvalık köyüne getirilen Adıyaman’ın naaşı, kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi. Törende bulunan askerler, sinir krizi geçiren Adıyaman’ın yakınlarını sakinleştirmeye çalıştı. 10 Ekonomi www.tigrishaber.com Gram Altın 12 Ekim 2016 Çarşamba Alış: 125,94 Satış: 125,99 Tigris Alış: 3,4252 Satış: 3,4255 Alış : 3,0821 Satış : 3,0824 >> Motoru ortak üretelim, satış hakları Türkiye’nin olsun! 11 bin sağlıkçı alınıyor Geçen hafta Türkiye’ye gelen İngiliz dev Rolls Royce’un yetkililerinden ‘Milli Jet TF-X’e önemli teklif: Milli Jet’in motor tasarımını ve üretimini ortak yapalım, motorun ‘üçüncü ülkelere satış’ dahil tüm hakları Türkiye’de olsun... tor bloğunun bazı parçalarının Washington’da sertifikalandırılmış olması nedeniyle, üçüncü ülkelere satışta ABD’den kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmıştı. Washington sertifikalı olması, ATAK helikopterlerinin üçüncü ülkelere satışında ABD kongresinin onayı gerekmişti. Türkiye hali hazırda Azerbaycan, Pakistan, Katar başta olmak üzere birçok ülkeyle ATAK helikopterlerinin satışı konusunda çeşitli görüşmeler yürütüyor. İngiliz motor devi Rolls Royce’nin üst düzey yetkililerinin, önceki hafta gerçekleştirdiği Türkiye ziyaretinin ayrıntıları netleşmeye başladı. CEO’su Warren East başkanlığındaki heyetle Ankara’da temaslarda bulunan Rolls Royce’nin, ilk Milli Jet TFX’in motor tasarımı ve üretimine talip olduğu kamuoyuna sızmıştı. Akşam’dan Mahmut Gürer’in haberine göre CEO East, önce Başbakan Binali Yıldırım’la, ardından da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la basına kapalı birer görüşme gerçekleştirmişti. YENİ GÖRÜŞMELER YOLDA Edinilen bilgiye göre Rolls Royce, Milli Jet’in motor üretimine talip olurken, Ankara’nın üzerinde hassasiyetle durduğu, ‘ortak üretim’, ‘bilgi-teknoloji transferi’ ve ‘üçüncü ülkelere satış’ dahil tüm hakların Türkiye’de bulunmasını içeren bir teklif önerdi. Rolls Royce’un bu teklifi, önümüzdeki süreçte yapılacak yeni görüşmelerde karşılıklı olarak değerlendirilecek. 2023 YILINDA İLK UÇUŞ Ankara, teklife ‘evet’ derse, Milli Jet’in motor tasarımı, üretimi, teknoloji transferi ortaklaşa ONAY ALMAK YOK! geliştirilecek. Türkiye, 2020 yılında seri üretim aşamasına geçilmesi, 2023 yılında ise ilk uçuşunu yapması hedeflenen Milli Jet TF-X’i, İngiltere’nin onayı aranmaksızın istediği üçüncü ülkeye satabilecek. Milli Jet’in, yazılım ve silah sistemleri de tümüyle yerli olacak. bu ortaklık uçağın motorunu birlikte tasarlayacak. Tasarımın ardından motorun geliştirilmesi ve üretimi de yine bu ortaklık tarafından gerçekleştirilecek. Tamamlanan motora ait tüm bilgi ve teknoloji eksiksiz olarak Türkiye’ye transfer edilecek. Türkiye, Rolls Rolce tarafından yapılan teklife yeşil ışık yakarsa, İngiliz devi önce Türkiye’deki bir firmayla ortaklık anlaşması imzalayacak. Kurulacak Türkiye daha önce, Milli Helikopter ATAK’ın üçüncü ülkelere satışında sıkıntı yaşamıştı. ATAK helikopterlerin motoru İtalyan Agusto’dan sağlanmış, ancak mo- ÖNCE BİR TÜRK FİRMAYLA ANLAŞACAK ‘ATAK’TAKİ SIKINTILAR YAŞANMAYACAK Teklif edilen anlaşmanın en önemli maddesini ise Milli Jet TF-X’in üçüncü ülkelere satışında, motor aksamının ortaklaşa üretilmesinden kaynaklanan bir engelin bulunmaması oluşturacak. Ankara üretilecek uçağı, herhangi bir ülke, şirket veya kuruluştan ‘onay’ almadan satabilecek. Türkiye’nin Rolls Royce tarafından yapılan bu teklifi değerlendirmeye aldığı ve konunun önümüzdeki haftalarda gerçekleştirilmesi planlanan Savunma Sanayi İcra Komitesi’nde görüşüleceği ifade ediliyor. (Kaynak: Millliyet) Tarihi fırsatı kaçırmayın yapılandırmanın öncekilerden daha fazla avantaj sağladığını belirten Ertürk, “Başvurular, ilgi düzeyinin iyi olduğunu gösteriyor. Biz, kanun kapsamına giren tüm mükelleflerin bu avantajdan yararlanmasını bekliyoruz. Kesinleşmiş borçları olanlar bir an önce başvursun, yapılandırmanın avantajlarından yararlansın” dedi. 473 YERİNE 182 TL Vergi, prim, trafik cezası, öğrenim kredisi, su gibi borçlarını yapılandırmak isteyenler için sadece 3 hafta kaldı. Yetkililer, ‘Bir an önce başvurun. Gücünüz varsa peşini seçin, borçtan kurtulun’ Milyonlarca kişinin kamuya olan borçları için getirilen yapılandırma imkanı büyük ilgi gördü. Vatandaş; vergi, prim, trafik cezası, öğrenim kredisi, su gibi borçlarını kolayca kapatma fırsatı elde etti. İşte bu önemli imkandan yararlanmak için tanınan sürenin sonuna yaklaşıldı. Yapılandırma başvuruları için sadece 3 hafta kaldı. 31 Ekim günü mesai bitimine kadar başvuranlar, borçlarını yapılandırabilecek. BİR İLKE İMZA ATILDI Yapılandırmada ana paranın Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bu yıl doktorlar hariç 11 bin sağlık personeli alacaklarını açıkladı. FETÖ soruşturmaları kapsamında bakanlık içerisinde 2 bin 18 kişinin ihraç edildiğini belirten Akdağ, “Ama çok önemli sayıdaki kişiyi açığa almıştık, görevlerine iade ettik. Önümüzde de ihraç için Başbakanlık’la görüştüğümüz bir liste var. Oldukça önemli sayıda da iadesini düşündüğümüz kişiler mevcut” dedi. Bu yıl içinde 11 bin personel alacaklarını ifade eden Akdağ, şöyle konuştu: “Ekim ve Kasım aylarında 3’er bine yakon sağlık personelin alacağız. Bu arada peyderpey doktorlarımızı da kuralarla atama yapıyoruz.” (Kaynak: Takvim) tahsilinden vazgeçilmiyor. Ancak gecikme faizi ve cezası silinip, bunun yerine enflasyona (Yİ-ÜFE) göre güncelleme yapıldığı için, ödenmesi gereken toplam tutar düşüyor. Ayrıca peşin ödemeyi tercih edenlere ekstra indirim yapılıyor. İlk kez bu yapılandırma yasasında sağlanan imkan ile peşin ödemeyi tercih edenler, enflasyon tutarının da yarısını ödüyor. İsteyene taksit seçeneği de var. 6, 9, 12, 18 taksitten biri tercih ediliyor ve 2 ayda bir ödeme yapılıyor. Yani 36 aya varan vade imkanı bulunuyor. Taksitli ödemelerde ana para + enflasyona göre yeniden hesaplanan borca, belirlenen katsayılar ilave ediliyor. Gelir İdaresi Başkanı Adnan Ertürk, yapılandırmadan yararlanmak isteyenlere “Gücü olan peşin ödesin” tavsiyesinde bulundu. Bu Sahte ilaca dikkat! Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre; bu yıl 1 milyondan fazla kaçak ve sahte ilaç yakalandı, insan hayatıyla oynayan sahtekarlar, 5-6 liralık ağrı kesiciye kadar her türlü ilacın sahtesini piyasaya sürmeye çalışıyor. Önlem almak ise çok basit! Sağlık Bakanlığı’nın son açıkladığı veriler, ilaçta sahteciliğin boyutunu gözler önüne serdi. Verilere göre; bu yıl yapılan operasyonlarda 316 bin adet cinsel içerikli, 626 bin 755 adet zayıflama ürünleriyle ilgili, 107 bin 577 adet beşeri olmak üzere toplamda 1 milyonu aşan sahte ve kaçak ilaç ele geçirildi. Tüm önlemlere rağmen sahte ilaçların piyasalarda dolaşması dikkat çekiyor. Hatta bu ilaçlar insan hayatı için büyük risk taşıyor. NEREDEN ALINMAMALI? Kanser ilacından tutun da 5-6 liralık ağrı kesicilere kadar sahte ve kaçak ilaçların olduğu belirtiliyor. Bu uyarıyı yapanlar eczacılar. Sahte ilaçlar ise genelde internetten, marketlerde, bakkallarda ve aktarlarda satılıyor. Eczanelerde bu tür ilaçların satılamayacağı belirtiliyor. Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı Ayşe Dilbay da peşin ödemenin avantajını 2 örnekle anlattı. Dilbay, “2013’ten bu yana ödenmeyen 15 bin liralık gelir vergisi borcuna 8 bin lira gecikme zammı ve faiz işler. Bu mükellef yapılandırmadan yararlanırsa, 8 bin liralık gecikme zammı ve faiz, kafadan 2 bin 900 liraya iniyor. Yani toplam borç, 23 bin liradan 17 bin 900 liraya düşüyor. Peşin ödeme halinde toplam borç 16 bin 450 liraya çekiliyor. 2013’te yazılan 166 liralık trafik cezası ödenmeyince bugün gecikme faiziyle birlikte 473 lirayı bulur. Çünkü, 307 lira faiz eklenir. Yapılandırmaya başvurulursa, borç 196 liraya iniyor, taksit de yapılıyor. Peşin ödeme halinde borç 182 liraya düşüyor.” Yapılandırma yasası ile vergi cezası olanlara da önemli fırsat tanınıyor. Dava açma süresi geçmemiş ya da vergi mahkemesinde dava açılmış ama henüz sonuçlanmamış mükellef için cazip bir imkan sağlanıyor. Buna göre; vergi ceza ihbarnamesi alan mükellef; dava açmazsa ya da açılmış davayı geri çekerse, kesilmiş olan bütün cezaları silinecek ve vergi aslının da sadece yüzde 50’sini ödeyecek. Kişi, yarısı silinen vergi borcunun kalan yüzde 50’sini ve hesaplanan enflasyon tutarını, 18 taksitte, 36 ay vadeyle ödeme imkanına da sahip olacak. YARARLANMAYAN HACİZLE KARŞI KARŞIYA KALIR İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Bekir Bayrakdar da borç yapılandırmanın sıkıntılı olan şirketlere ve iş sahiplerine nefes aldıracağını söyledi. Bayrakdar, “Yeniden yapılandırma, sıkıntıda olan şirkete en azından Maliye cephesinde zaman kazandırır. ‘Zaten ödeme gücüm yok’ deyip, bu kanunun getirdiği kolaylıktan yararlanmayan, daha sonra kanuni takip ve hacizlerle karşı karşıya kalır” dedi. (Kaynak: Takvim) Çünkü denetim üst seviyede. Ayrıca Sağlık Bakanlığı ilaçların ve diğer ürünlerin takip ve kontrolünü çok hassas yapıyor. CEPTEN ANINDA KONTROL Sahte ilaçlara karşı alınacak önlem çok basit. Eczanelerde satılan her bir ilacın üstünde TC kimlik numarası gibi kod var. Buna ‘karekod’ deniyor. Sağlık Bakanlığı, ‘Haç Takip Sistemi’ isminde bir uygulama geliştirdi. Bu uygulama cep telefonlarına kolayca indirilebiliyor. Uygulamayı açıp, ilacın karekodunu okutup veya barkod numarasını girip sahte olup olmadığını, son kullanma tarihinin geçip geçmediğini, piyasadan toplatılıp toplatılmadığmı anında öğreniyorsunuz. ‘ECZANE DIŞINDA BAŞKA YERDEN ALMAYIN’ Sahte ve kaçak ilaçlar konusunda vatandaşın dikkatli olmaları ve ilaçlarını eczanelerden almaları gerektiğini söyle- Altının gram fiyatı 125 lirayı aştı Altının gram fiyatı, dünkü kapanışa göre yüzde 0,5 artışla 125 liranın üzerine yükseldi. Küresel piyasalarda doların diğer para birimlerine karşı değer kazanması ve altının ons fiyatındaki tepki yükselişinin etkisiyle değer kazanan gram altın 125,1 liraya çıktı. Altının gram fiyatı saat 09.50 itibarıyla dünkü kapanışa göre yüzde 0,5 artışla 125 liradan işlem görürken, Kapalıçarşı’da çeyrek altın 205, Cumhuriyet altını ise 837 liradan satılıyor. Altının ons fiyatı da şu dakikalarda yüzde 0,1 yükselişle 1.261 dolar seviyesinden alıcı buluyor. Altının onsu geçen hafta cuma günü 1.241 dolara kadar gerilemesinin ardından gelen tepki alımları ile toparlamaya başlamış ve sınırlı da olsa alıcılı seyrini bu haftaya taşımıştı. (Kaynak: Milliyet) Dolar yükselişte Dolar, güne yükselişle başlayarak 3,0811’i görürken, saat 09.30 itibarıyla 3,0780 seviyesinde dengelendi. Yeni haftaya 3,05’ün üzerinde yatay başlayan ve dün gün içinde 3,0779’a kadar yükselen dolar/TL, günü 3,0714 seviyesinden tamamladı. Dünkü kapanışa kıyasla bugüne yükselişle başlayan dolar/TL, en yüksek 3,0811’i görmesinin ardından saat 09.30 itibarıyla dünkü kapanışa göre yüzde 0,20 artışla 3,0780’den alıcı buluyor. Şu dakikalarda sterlin/TL yüzde 0,12 düşüşle 3,7939, avro/TL ise yüzde 0,11 artışla 3,4268’den işlem görüyor. Analistler, yurt içinde veri akışının zayıf olduğunu, yurt dışında ise ABD’de bugünden itibaren açıklanmaya başlanacak 3’üncü çeyrek bilançoların ve hafta sonuna kadar devam edecek ABD Merkez Bankası (Fed) üyelerinin konuşmalarının takip edileceğini belirtti. Teknik açıdan dolar/TL’de 3,0550 seviyesinin destek konumunda bulunduğunu ifade eden analistler, yükseliş trendinin sürmesi durumunda 3,0850 seviyesinin ise direnç olarak izleneceğini kaydetti. (Kaynak: Milliyet) yen Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Başkanı Nurten Saydan şöyle dedi: “Eczane dışında satılan bu ürünler merdiven altında, sağlıksız koşullarda üretilmiş sahte ilaçlardır. İlaçlar için istenildiği kadar ‘bitkiseldir, doğaldır, zararsızdır, gıda takviyesidir’ denilsin. İlaç, ilaçtır ve kimyasal maddedir. Yasal olarak ilaç sadece eczanede satılabilir. Aman başka bir yerden ilaç almayın.” İlaçların sahte olup olmadığını Sağlık Bakanlığı’nın ‘ilaç Takip Sistemi’yle cepten hemen kontrol edebilirsiniz. ÜRETİMDEN SATIŞA KADAR TAKİP VAR İlaç takibi için Tübitak ve Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ortaklığıyla ‘Ürün Takip Sistemi’ adında bir sistem de var. Bu sitemle; ülkemizde üretilen veya ithal edilen tüm tıbbi cihazların ve kozmetik ürünlerin üretim bandından satılıp kullanılması ve son kullanıcıya kadar ürünü izlemek mümkün oluyor. Kozmetik ürünler de ‘İlaç Takip Sistemi’nde olduğu gibi karekodla takip edilebiliyor. (Kaynak: Milliyet) Tigris Musul’a ilerliyorlar >> Dünyanın gözü Musul’a çevrildi. ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyon ve Irak ordusunun Musul’u IŞİD’den temizlemek için başlatacağı operasyon, yaklaşıyor. Irak ordusuna bağlı 76’ncı Tugay Komutanlığı, ağır silah ve zırhlı araçlarla ülkenin batısındaki Enbar vilayetinden Musul’un güney ve doğu cephelerine doğru hareket ediyor. Tugay Komutanlığında görevli Yüzbaşı Muhammed Gati, ülkenin orta ve batı bölgelerinde IŞİD’in varlığına son verdiklerini belirterek, “Güçlerimiz şu anda Musul’un güneybatı cephesindeki Şırgat kasabası ve doğusundaki Musul Barajı cephesine doğru hareket ediyor” dedi. Musul’un kurtarılması için ordunun tüm hazırlıklarının ivedi bir şekilde sürdüğü bilgisini veren Gati, Irak asker- lerinin morallerinin yüksek olduğunu vurguladı. Dünya 12 Ekim 2016 Çarşamba www.tigrishaber.com Kenti IŞİD’den kurtarmak için geri sayıma geçildi, Irak ordu birlikleri güneyden asker, ağır silah ve zırhlı araç sevkıyatı yapıyor. Musul eski valisi Nuceyfi, operasyona Türkiye’nin Başika’da eğittiği Haşdi Vatani birliklerinin de katılacağını söyledi. 11 TÜRKİYE’NİN EĞİTTİĞİ 3 BİN KİŞİ CEPHEDE OLACAK Terör örgütü IŞİD, 10 Haziran 2014’te Musul’u ele geçirmişti. Irak’ın en büyük ikinci kentinin IŞİD’den kurtarılması için düğmeye önümüzdeki günlerde basılacak. Al Jazeera Türk’e bilgi veren Iraklı kaynaklar, Türkiye’nin Başika askeri kampında eğittiği yerel Sünni grup Haşdi Vatani’nin de operasyonda yer alacağını aktarıyor. Eski Musul Valisi Esil Nuceyfi, yaklaşık üç bin kişilik yerel Sünni birliklerden oluşan Haşdi Vatani güçlerinin cephede Irak ordusu komu- tası altında savaşacağını söyledi. Haşdi Vatani grubu sözcüsü Haysam El Enizi ise, Bağdat, Erbil, Ankara ve Washington arasında prensipte anlaşma sağlandığını ancak henüz imzaların atılmadığını ifade etti. Irak ordusuna bağlı askerler, 24 Mart tarihinde kenti geri alabilmek için güneyindeki Mahmur ilçesinden operasyona başlamış ancak aradan geçen altı ayda sadece 30 kilometre katederek El Kayyara kasabasını kurtarmıştı. (Kaynak:Milliyet) Çöken bina 22 can aldı Haiti’de kıtlık tehlikesi Birleşmiş Milletler, geçtiğimiz hafta Matthew Kasırgası’nın vurduğu Haiti’ye yardım için harekete geçti. Genel Sekreter Ban Ki-mun’un ofisinden yapılan açıklamada binin üzerinde can kaybına yol açan afetin yaralarını sarması için bu ülkeye 119 milyon dolar yardım toplanacağı bildirildi. Haiti’nin BM Temsilcisi Andre Dunbar, New York’ta düzenlediği basın toplantısında kasırgadan en çok ülkenin gıda deposu olarak bilinen yerlerinin etkilendiğini kaydetti: “Jeremy şeh- ri sistematik bir yıkıma uğradı ve konutların yüzde 80’i tahrip oldu. Tarım arazileri kullanılamaz duruma geldi. Haiti’nin tahıl ambarı şeklinde adlandırılan güneybatı kesimlerindeki yıkım nedeniyle ülke ciddi bir kıtlıkla karşı karşıya kalacak.” Euronews’in haberine göre Matthew Kasırgası Karayipler’de en büyük yıkımı Haiti’de bıraktı. Evlerini ve ekinlerini kaybeden onbinlerce kişi afet sonrası zorlu koşullar altında yaşam savaşı veriyor. 750 bin nüfuslü ülkenin alt yapıdan yoksun ve yoksul güneybatısında salgın hastalık tehdidi baş gösterdi. Bölgeye uluslararası yardım kuruluşları aracılığıyla gıda, ilaç ve barınma malzemeleri ulaşmaya başladı. Çin’in doğusundaki Cıciang eyaletinde birbirine bitişik dört binanın çökmesi sonucu yaşamını yitirenlerin sayısı 22’ye çıktı. Şinhua haber ajansı, Vincou kentinde dün Sabah erken saatlerde çöken binaların enkazı altından 5 kişinin daha cesedinin çıkarıldığını, ölü sayısının 22’ye yüksel- İran’da askeri uçak düştü: 2 pilot öldü diğini duyurdu. Yaralı kurtarılan 6 kişi hastaneye kaldırıldı. Enkaz altında kimse kalmadığı için arama kurtarma çalışmalarına son verildi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. 1970’lerde yapılan binaların sonradan eklenen katlar nedeniyle dengesini kaybettiği sanılıyor. (Kaynak: Milliyet) İran Devrim Muhafızları tarafından kullanılan keşif uçağı Pakistan sınırında düştü. 2 pilot hayatını kaybetti. İran Devrim Muhafızları tarafından kullanılan “Gyroplane” tipi keşif uçağının Pakistan sınırındaki Sistan ve Belucistan eyaletine bağlı İranşehr kentinde düşmesi sonucu 2 pilotun hayatını kaybet- tiği bildirildi. İran’ın yarı resmi haber ajansı Tesnim’in haberine göre, Devrim Muhafızları Kara Kuvvetleri’ne ait uçak bölgedeki keşif uçuşunu tamamladıktan sonra üsse dönerken bilinmeyen bir nedenle düştü. Kaza sonucu uçaktaki iki pilotun yaşamını yitirdiği belirtildi. (Kaynak: Milliyet) ‘Esad yönetimi 300 bin cana mal oldu’ DW’nin Conflict Zone programına katılan BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Beşar Esad yönetiminin Suriye’de 300 binden fazla kişinin ölümüne neden olduğunu söyledi. Deutsche Welle’nin (DW) Conflict Zone programına katılan BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, “Elbette daha önce dâhil olmalıydık, Srebrenitsa’nın olmasını engellemeliydik, Ruanda’daki soykırımı engellemeliydik. Halep’te tüm çabaları gösteriyoruz” diye konuştu. “Devlet Başkanı Esad gibi tek bir insanın geleceği bu süreci durdurmamalı” diyen Ban Ki Moon “Bunca insanın, onun yönetiminin başarısızlığı nedeniyle öldüğü doğrudur. 300 binden fazla insanın hayatına mal oldu” ifadelerinde bulundu. Programın moderatörü Michel Friedman’ın gerçekleştirdiği söyleşide Ban, Birleşmiş Milletler, ABD ve Rusya’nın Suriye’deki durumu düzeltmek için “çok yoğun” bir çalışma içinde olduğunu ifade etti. Ban, “ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve Rus tarafın- dan, hayat kurtarıcı insani tedbirleri alabilmemiz için ateşkesi yeniden tesis etmelerini rica ettim. İşgal altındaki ve zorlukla ulaşılabilen bölgelerde bulunan 5 milyon insana asgari olanı temin etmek zorundayız” dedi. BM OLMASAYDI... “Rusya’nın sorunun mu yoksa çözümün mü bir parçası olduğu” sorusuna Ban Ki Moon, “bir genel sekreter olarak kimin haklı kimin haksız olduğuna hükmedecek durumda olmadığını” söyledi. “BM olmasaydı daha trajik ve kanlı olurdu” Birleşmiş Milletler’in kimi alanlarda “etkinliğini ve kapasitesini” iyileştirmesi gerektiğini kabul eden Ban Ki Moon, BM’nin olma- ması halinde Srebrenitsa, Darfur, Ruanda ve Halep gibi çatışma ve kriz bölgelerinde durumun daha da kötü bir hal alacağını sözlerine ekledi. Ban Ki Moon, “Birleşmiş Milletler olmasaydı, (Halep’teki) durum şu anda çok daha trajik çok daha kanlı olurdu” diye konuştu. Ban Ki Moon, BM Güvenlik Konseyi’nin geleceği ile ilgili olarak da eleştirel açıklamalarda bulundu: “Dünyadaki muazzam değişiklikler bakımından üye devletlerin öncelikle uluslararası güvenlik ve barıştan sorumlu bir güvenlik konseyi talep etmeleri eşyanın tabiatına uygundur. Uluslararası barış ve güvenlik konularına daha etkin bir biçimde ele alabilmek için, daha demokratik, daha şeffaf, daha çok temsiliyet kabiliyeti olan bir güvenlik konseyi… Maalesef üye ülkeler şimdiye kadar, üye sayısı ya da bileşim de dâhil olmak üzere herhangi bir noktada uzlaşmış değiller.” 2017’de görevi devredecek 1944 yılında Güney Kore’de doğan Ban Ki Moon 2007 yılından beri Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği görevini sürdürüyor. 2017 yılında emekliye ayrılacak olan Ban’ın yerine Portekiz eski başbakanı ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevini yapan Antonio Guterres aday gösterilmişti. Guterres’in adaylığının 193 ülkenin üye olduğu BM Genel Kurulu tarafından onaylanması gerekiyor. Kararın onaylanacağına kesin gözüyle bakılıyor. Kaynak: Deutsche Welle Türkçe 12 Ekim 2016 Çarşamba 12 Yorum Bedros Dağlıyan SARI POŞA Tahta köprüsüyle ırmak güzel bir şırıltıyla akıyor. Hemen kenarında küçük teneke evler yoksulluğun habercisi gibi… Elimde bir parça üstü şekerli sanalı ekmekle suyun başında durmuşum… Suda yavrularıyla yüzen, arada başlarını suya sokan ördeklere bakıyorum. Kuyruklarını titreterek sallayışlarına bakıp bakıp kıkırdıyorum. Bu eve yenice geldik. Eğlenceli Çocuk Esirgeme Yurdunun evinden çıkıp Sivas’ın hemen dışındaki bu şirin eve taşındık. Yeni evimizin daha çok odası, büyükçe bir salonu var. En alt katta olan evimizin bir de büyük uzunca bir balkonu var. Eve oradan girip çıkıyorum. Evin önü bahçe; bahçedeki elma ve armut ağaçları bana göz kırpıyor durmadan… Yemyeşil otlar arasında küçük şirin çilekler çimenliği masal parkına çeviriyor; sanki köşeden yedi cüceler çıkacakmış gibi hissediyorum. Daha okula başlamadım. Annem bu yıl gideceğimi müjdeledi ya, gün sayıyorum. Kimseyi tanımıyorum daha. Hemen evin önünde kocaman cüsseli kavak ağaçlarından oluşan minik bir ormancık… Sağda solda çocuk gülüşmeleri geliyor ancak oyunlara girmeye çekiniyorum. Birileri çağırsın diye etraflarında dolanıyorum; ya görmezden geliyorlar ya da… Neyse ki hayallerim var! O tahta köprüsüyle dibi görülmeden akan dere sihirli gibi duruyor. Şu yüzen ördekler var ya diyorum; mutlaka şu karşı tepedeki şatodan gelen haberciler olsa gerek. Bana mahalleyi anlatıyorlar. Dinliyorum. Vırak Kültür-Sanat Tigris www.tigrishaber.com sesleri bana sanki az bekle çok arkadaş edineceksin burada der gibi geliyor. Kavaklığa gidiyorum. Gövdesinde kıvrım kıvrım gezen kırmızı gözlü tırtılları arkadaş ediniyorum. Elime aldığımda başlarını kaldırıp bana bakıyorlar gibi… Bence gülüyorlar, hissediyorum. Her gün gidip tırtılları izliyorum. Yaprakları nasıl da yiyorlar. Diyarbakır’dayken dut yapraklarını yiyen bir tırtılım olmuştu. Kendisine kozadan bir ev yaptığını gördüğümde nasıl da şaşırmıştım. Yayam az sabret gör bak nasıl çıkacak o kozadan arkadaşın sayın tırtıl… Çıkmıştı da; o ipek kanatlı kelebeği gördüğümde nasıl şaşırmıştım. Yayam sevgiyle başımı okşamıştı. Bunlar da kozadan ev yapar mıydı acaba? Babam seyahatten dönüşünde bana minik kırmızı bir kayık getirmişti. Arkasındaki bir haznede ispirto yaktığında ne güzel yüzerdi. Çoğun evdeki çamaşır leğeninde yüzdürürdük onu. Beni uzaklara, ırmakların, denizlerin ötesine götürmesini, yeni yerler, yeni insanlar ve yeni dilleri tanıtmasını isterdim. Hayallerimde giderdim de… Babamın aldığı resimli dergilerdeki yerleri, şehirleri düşünüp duruyorum boyuna… Bir gün elimde teknem çıkıp derenin üzerinde ahşap köprünün üzerine oturdum. Annemin uzunca ip bağladığı teknemi dereye indirdim. Yüzmesini izliyorum. Kendimi o teknenin kaptanı sayıyorum. Koca bir taş aniden teknenin üzerine bindi. O minicik tekne suyla dolarak kaşla göz arasında batıverdi. Başımı kaldırdığımda sarı saçlı çipil gözlü ben yaşlarda bir çocuğun gülerek bana baktığını gördüm. Kahkahalar atarak, karnını tuta tuta gülüyordu. Nasıl kızmışım güzel teknem, hayallerimle birlikte mundar ırmağın dibini boylamıştı. Teknenin ipini bıraktım onu kovaladım. Kaçarak dere kenarındaki o teneke evlerden birine girdi; bende peşinden. O evin arkasına doğru koştu, bende… Birden güleç yüzlü bir kadın bağırıverdi “ Yavaş oğlum evi yıkacağınız. Burhan oğlum arkadaşını al gel size kavurga vereyim.” Durdum, kadına baktım. Tombulca, başı çitli, çitin ardında görülen saçı kınalı… Kadın tekrar sordu: “Yeni arkadaşın mı Burhan bu çocuk.” Adının Burhan olduğunu öğrendiğim çocuk omzunu silkti “Tanımıyom” Derenin kenarında oynuyordu beni kovaladı. Bana doğru dönüp dilini çıkarıp güldü. “Sen kimin çocuğusun yavrum, eviniz nerede? Fırının yanındaki evin altına taşındık, dedim. Kadın “İyi ya arkadaş olursunuz işte.” Yanımıza gelip ceplerime kavurga koydu. Bir de küçük kırmızı elma verdi. Sonra Burhan dereye girip kayığımı çıkardı. Elini omzuma attı; sekerek yan yana koşmaya başladık arsaya doğru… Burhanla böyle arkadaş olduk. Sonra da diğerleriyle… Ne çok oyun bilir, ne çok şaka yapardı. Yaramaz, haşarı kelimeleri kifayetsiz kalırdı onun için… En güzel topu o oynardı. En güzel cıncığı da… Kocabaş kabaralı topaç onun elinde sonsuza dek dönerdi, sanki… Herkes ona ‘Sarı Poşa’ derdi. Kimse onunla arkadaşlık etmez, hatta kaçarlardı. Benim oynamamı da istemezlerdi. Bir gün birine sordum “Niye Burhanla oynamıyorsunuz?” Güldüler. “ Çingen oolum onlar!” Çingen ne demekti acaba. Anneme o akşam sordum. Annem gülerek “Sen Burhan’ı sevdin mi?” Sahi sevmiş miydim? Evet diye cevapladı iç sesim. Beni sarıp sarmaladı annem.” Bak oğlum hepimiz farklı olabiliriz. Ancak hepimiz bu dünyada bu şehirde yaşayan kendi halinde insanlarız. Aynı olmamak, farklı olmak dünyaya özgüdür. Hayvanlara, ağaçlara hatta çiçeklere bak hepsi farklı değil mi? Zaten aynı olsaydık hiç de güzel olmazdı zaten… O seninle, hatta tüm diğerleriyle oynamak istiyor onun için >> de size yaklaşmak için yaramazlık yapıyor. Bak göreceksin sen oynadıkça diğerleri de oynayacak onunla…” Ben ona artık sadece sarı diyorum. Oyunların tümünü biz kazanıyoruz. Dereye girip çimiyoruz. Ondan öğrendim ya külotlarımızı ıslanmasın diye çıkarıyoruz. Suya yatmış leylakların kokusu ne güzel geliyor dere kıyısında… Akşama toplayıp annelerimize götürüyoruz. Eylül ortalarında ben okula başladım, sarı da… Aynı okulda, ayrı sınıflardayız. Teneffüslerde yine beraberiz. Ya o bizde ya da ben onlardayım. Hayatımızın en güzel zamanlarını yaşıyoruz birlikte… Gülüyoruz… Gülüyoruz… Annem de annesiyle görüşüyor, hatta birlikte derenin aşağısındaki çayırlığa gidip biz oynarken onlar da madımak toplayıp, bir taraftan çay içiyorlar. Kış geldi. Karlar boyumuzu aştı. Büyüklerin açtığı patikadan etrafımızı görmeden gidiyoruz. Kartopu, kızak; oyunlar sonsuz… Sarı bir gün okula gelmedi. Eve gidip sordum annesi hasta dedi. İyileşsin yine oynarsınız diye de ardımdan bağırdı. Sarı birkaç gün gözükmedi. Bir gün öğretmenimiz tüm sınıfı topladı. “Çocuklar arkadaşınız Burhan çok ağır bir hastalığa yakalanmış. Biliyor musunuz? O artık cennette. Allah onu yanına aldı.” Dondum kaldım. Eve koşup anneme sarıldım. Annem de ağlıyordu.” Biliyor musun nasıl da seviniyordum güzel arkadaşlığınıza… O da senin birkaç yıl önce tutulduğun kuşpalazına yakalanmış. Allah seni bize bağışladı. Onuysa yanına cennetine aldı. Kurtaramamış doktorlar” Sen Fadime teyzenin de oğlusun artık. Her gün ona uğra, oğul diye sana sarılsın, seni koklasın.” Gökten pamuklar gibi kar yağıyordu teneke mahallesinin üzerine… Derenin suları hazince çağlıyordu. Erzurum’da Kadınlar “Ehram”a sahip çıktı Geçmişte kadınların örtünmek amacıyla kullandığı ehrama genç kızların artık rağbet göstermemesi sebebiyle harekete geçen bir grup kadın, koyun yününden dokunan ehramı çeşitli nakış teknikleriyle süsleyerek, ayakkabıdan cüzdana, kravattan cekete, masa örtüsünden anahtarlığa farklı ürünler üretmeye başladı. Erzurum’da Kadınlar Geçmişte kadınların örtünmek amacıyla kullandığı ehrama genç kızların artık rağbet göstermemesi sebebiyle harekete geçen bir grup kadın, koyun yününden dokunan ehramı çeşitli nakış teknikleriyle süsleyerek, ayakkabıdan cüzdana, kravattan cekete, masa örtüsünden anahtarlığa farklı ürünler üretmeye başladı. Geçmişte özellikle Erzurum, Bayburt, Erzincan, Elazığ, Ağrı, Van ve Kayseri gibi illerde kadınlar tarafından örtünmek amacıyla kullanılan ve koyun yününden üretilen kumaşlardan yapılan ehram, halen söz konusu iller başta olmak üzere birçok kentteki kadınlarca geleneksel giysi olarak kullanılıyor. Modern kumaşların yaygınlaşmasının da etkisiyle eskiden kadınların yaygın olarak kullandığı ve gelinlik kızlarının çeyizinin olmazsa olmaz kıyafetleri arasında olan ehrama, son yıllarda rağbet azaldı. Bu geleneksel kıyafetin yok olmaya yüz tutması üzerine, Erzurum’da bir süre önce Kuzeydoğu Kalkınma Ajansının (KUDAKA) desteğiyle “Dünya Turizmi Erzurum Ehramı ile Tanışıyor” projesi başlatıldı. Ehramın tanıtılması ve kullanımının artırılması amaçlanan proje çerçevesinde halk eğitim kurslarında eğitim alan kadınlar, yine proje kapsamında kentte faaliyet gösteren Erzurum Aktif İş Kadınları Dostluk ve Dayanışma Derneği (ERAKDAY) bünyesinde kurulan atölyede ehram üretmeye başladı. Valilik, Atatürk Üniversitesi, Aziziye Belediyesi ve Aziziye Kaymakamlığının destekleriyle kurulan atölyede ehram üreten kadınlar, koyun yününün işlenmesiyle elde edilen iplikleri dokuyarak elde ettikleri ehram kumaşından perde, yatak örtüsü, bohça, masasehpa örtüsü, pano, telefon kılıfının yanı sıra erkekler için yelek, atkı, anahtarlıktan, bayanlar için panço, pelerin, yelek, şal, küpe, tokaya varıncaya kadar pek çok ürün üretiyor. Piyasaya sürülen bu ürünlerle ehrama adeta yeniden can veren kadınlar ehram kumaşları çeşitli nakış teknikleriyle süsleyerek, ayakkabıdan cüzdana, kravattan cekete, masa örtüsünden anahtarlığa kadar pek çok alanda kullanımını sağlayarak gelecek kuşaklara aktarıyor. ERAKDAY Derneği Başkanlığını da yürüten el sanatları öğretmeni Hülya Saltuklu, ehramın tamamen yünden dokunan yöresel bir kumaş olduğunu belirtti. “Yazın sErin, Kışın sıcaK tutuYor” Saltuklu, genellikle el tezgahlarında üretilen ehramı kadınların dışarıda örtünmek için kullandıklarını ifade ederek, ehramın, bünyesindeki yünün özelliği sebebiyle yazın serin kışın da sıcak tuttuğunu anlattı. Koyunların belli sürelerde kırkıldığını ardından bu yünlerin tokaçlarla yıkanarak temizlendiğini dile getiren Saltuklu, “Lif boyları 20 santimetreye yakın olan yünler tarak- “Emel Sayın ile makam zamanı” CRR’de başlıyor Emel Sayın, “Beyâti ve Uşşak Makamları”nın en güzel eserlerini İstanbullu sanatseverler için Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda seslendirecek. “BEYâti vE uşşaK maKamları” İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanlığı Kültürel Etkinlikler Müdürlüğü bünyesinde çalışmalarını sürdüren Cemal Reşit Rey Konser Salonu (CRR), yeni sezonda yepyeni bir projeyi sanatseverlerle buluşturuyor. Usta sanatçı Emel Sayın, Türk Sanat Müziği tutkunlarını “Makam Zamanı” başlığı altında her ay makam gezintilerine çıkartacak. İBB Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda larda taranarak, lifler düzgün hale getirilir. Bükülerek iplik haline getirilen yün daha sonra dokunarak ehram yapılır.” dedi. Saltuklu, ehramın 18. yüzyıldan itibaren Erzurum ve çevresinde örtünmek amacıyla kullanıldığını hatırlatarak, şunları kaydetti: “Şu an ehram çok yaygın kullanılmıyor. Biz de bu sanatın unutulmaması için çalışma yaptık. Örtünmek için değilse de günün isteklerine uygun yeni ürünler tasarladık. Ehramı el dokuması bir kumaş olarak değerlendiriyoruz. Erkek, bayan giyimi, ev dekorasyonları, hediyelik eşyalar, süslemeler yapıyoruz. Yüne fazla rağbet olmadı. Biz saf yünü alıyoruz, kendimiz iplik ve ehram yapıyoruz. gerçekleşecek “Emel Sayın ile Makam Zamanı” adlı konser serisi ile İstanbullu sanatseverler, Türk Sanat Müziği’ndeki eserleri makamlarına göre Emel Sayın’ın sesinden dinleme şansına erişecek. Her ay farklı bir makamdan eserleri seslendirecek olan Türk müziğinin kadife sesli sanatçısı Emel Sayın, yeni projenin ilk konserini 14 Ekim Cuma günü verecek. Konserde “Beyâti ve Uşşak Makamları”nın en güzel eserlerini yorumlayacak olan altın sesli sanatçı, 20.00’de CRR sahnesinde olacak. istanBullular sEs KraliçEsi EmEl saYın ilE maKam Yolculuğuna çıKacaK İBB’nin “Makam Zamanı” projesinde her ay müzikseverlere tadına doyulmaz bir makam ziyafeti sunacak olan Emel Sayın, kökeni Üsküp’e dayanan Selanikli bir babanın ve Mardinli bir annenin dört kız çocuğundan en büyüğüdür. Küçük yaşlarda müziğe başlayan sanatçı, Arif Sami Toker ve Münir Nurettin Selçuk’tan müzik eğitimi aldı. Keşan Ortaokulu ve Çapa Lisesi’nden mezun olduktan sonra üç yıl süresince İs- Bir ehramın maliyeti 150-200 lira. Ehramın üzerine de nakış ve el sanatı teknikleri uyguluyoruz.” Saltuklu, bir süre önce KUDAKA desteğiyle “Dünya Turizmi Erzurum Ehramı ile Tanışıyor” projesi kapsamında ehram atölyesi açtıklarını ifade etti. Bu atölyede bir meslek lisesinde olması gereken tüm makinelerin olduğunu dile getiren Saltuklu, halk eğitim kurslarında eğitilen kadınların atölyede çalışarak hem gelir sağladığını hem de ehramı gelecek kuşaklara aktardığını sözlerine ekledi. (Kaynak: sondakika) tanbul Belediyesi Konservatuvarı Şan Bölümü’nde hocası matmazel Alice Rosenthal’dan dersler aldı. Hürriyet haber ajansının açtığı yarışmada Münir Nurettin Selçuk’a ait ağır bir klasik eser okudu ve ses kraliçesi seçildi. Henüz 17 yaşındayken Ankara Gençlik Parkı’nda ilk defa sahneye çıktı. 1963 yılında Ankara Radyosu’na sınavla solist olarak girdi ve yaklaşık yedi yıl hizmet verdi. Ankara seyircisi karşısında sahne tecrübesi kazanan sanatçı, Egemen Bostancı’nın teklifiyle İstanbul müzik piyasasına transfer oldu ve Lalezar gazinosunda assolist olarak sahne almaya başladı. Bu arada İstanbul Radyosu’na geçti ve İstanbul’a yerleşti. İstanbul’a gidişiyle yoğun bir çalışma dönemine girdi. On beş sinema filminde başrol oyuncusu olarak rol aldı. Sayın, 1970 ve 80’li yıllarda on üç kez Dışişleri Bakanlığı ve Kültür Bakanlığı tarafından yurt dışında sanat elçisi olarak görevlendirildi. 1983-84 yıllarında Egemen Bostancı’nın projesi olan Türkiye’nin ilk Türk Sanat Müziği müzikali olan “Neşe-i Muhabbet”in baş rolünde yer alan sanatçı, on dokuz kez yılın sanatçısı seçilerek Altın Kelebek ödülünü aldı. Otuzu aşkın long play, 45’lik ve CD’lere imza atan Sayın, çeşitli vakıf ve derneklerin gönüllü temsilcisi olarak konserler verdi. (Kaynak:kültürservisi) Tigris >> B U L M AC A www.tigrishaber.com 12 Ekim 2016 Çarşamba 13 Dünkü Bulmacanın Cevabı 14 SP 12 Ekim 2016 Çarşamba R www.tigrishaber.com Tigris >> FUTbOL FEDERASYONU bAşKAN VEKİLİ NİhAT ÖzDEMİR : “DOĞU VE GÜNEYDOĞU TAKIMLARINA SÜPER LİG YOLU AÇILMALI” TRT Kurdi’de yayınlanan ‘Futbola Hereme Taybet’ (Bölge Futbolu Özel) ve ‘Dema Futbole (Futbol Zamanı) programları için özel röportaj veren Futbol Federasyonu Başkan Vekili Nihat Özdemir,Doğu ve Güneydoğu takımlarının Süper Lig’de temsil edilmesinin önünün açılması gerektiğini söyledi. Özdemir,” Eğer böyle bir şey yaparsak bölge halkına hem ticari hem de sosyal açıdan ve aynı zamanda ülke ile bütünleşme adına çok önemli bir ufuk açmış oluruz.” dedi. birisiyim.Çocuklarımız önce okullarına gidecek,ülkemize faydalı insanlar olacak. Ben de onlar gibi Diyarbakır’da büyüdüm,Diyarbakır’da okudum,Ziya Gökalp Lisesi’ni bitirdim. O zaman Diyarbakır’da üniversite yoktu,belli şehirlerde üniversiteler vardı. Mecburen geldim Ankara’da okudum ve hayata atıldım. Ama bölgemle hiçbir zaman iletişimi koparmadım. Diyarbakırlı olmakla her zaman övündüm. Elimden geldiğince bölgeye yatırım yapmaya,iş hacmini artırmaya çalıştım. Yapmaya da devam edeceğim. Beklediğimiz tek şey bölgeye huzurun gelmesidir.” diye konuştu. ‘SPORU BÖLGEDE YAYGINLAŞTIRMALIYIZ’ ‘DİYARBAKIRESPOR BÖLGE İÇİN DENGEYDİ’ TRT Kurdi’de yayınlanan ‘Futbola Hereme Taybet’ (Bölge Futbolu Özel) ve ‘Dema Futbole (Futbol Zamanı) programları,bu haftaki bölümlerinde çok önemli bir röportaja yer verdi. Program ekibini Ankara’da kabul eden Doğu ve Güneydoğu takımlarının Süper Lig’de temsil edilmesinin önünün açılması gerektiğini söyledi.Diyarbakırspor ve bölgedeki bir çok tarihi kulübün çöktüğünü belirten Özdemir,”Diyarbakırspor,Süper Lig’de uzun yıllar mücadele etti. Sadece bölgemizdeki iş adamları değil,Türkiye’deki bir çok iş adamı Diyarbakırspor’un başarılı olması için destek oldu. Süper Lig’de olmasını çok istedik. ‘YENİ BİR LİG MODELİ OLUŞTURULABİLİR’ Çünkü biz bölgedeki bir takımımızı Süper Lig’de tutmayı başarırsak oradaki halkın düşünce tarzı değişiyor. Ticari olarak çok Özdemir,nüfüsün büyük bölümü genç olan Doğu ve Güneydoğu’da sporu yaygınlaştırmaları gerektiğini de anlattı. Tüm federasyonların bölgeye özel önem vermesini isteyen Özdemir,” Bölgedeki gençlerin okul dışındaki zamanlarını HABer l e sokakta geçirmemeleri lazım.Faydalı Öz bireyler olmalarını istiyorsak okul dışındaki zamanlarını mutlaka sporla geçirmelerini sağlamalıyız. Bölgedeki Ha Y çocukları ilk okuldan itibaren sporla k i m A Z B A buluşturmamız lazım. Spora önem veren katkısı var. Takımlar geliyor,başka kentlerden bir gençlik yetiştirmemiz lazım. Sadece taraftarlar ve insanlar geliyor. Haliyle Futbol Federasyonu değil tüm ekonomik bir döngü oluşuyor. Maalesef federasyonların bölgeye özel önem vermesi Diyarbakırspor tutunamadı. Bölgedeki bir gerekir. Bölgedeki kulüplere elimizden çok tarihi kulüp de ne yazık ki gelen yardımları yapıyoruz. Batman’da çok Diyarbakırspor gibi çöktü. Gerekirse statü güzel tenis tesisleri yapıldı. Bölgede çok değişikliğine giderek o bölgedeki takımları daha fazla tesis yapabiliriz. İstanbul’daki Süper Lig’in altında bir ligde toplamamız golf tesislerinde Diyarbakır,Batman ve bir gerektiğini düşünüyorum. Bu zor bir olay çok ilimizden gençler var. Hepsi İngilizce değil. Dünyada örnekleri var. Eğer böyle bir öğrenmişler. “ ifadelerini kullandı. şey yaparsak bölge halkına hem ticari hem de sosyal açıdan ve aynı zamanda ülke ile bütünleşme adına çok önemli bir ufuk açmış oluruz.” dedi. ‘DİYARBAKIRLA BAĞIMI HİÇ KOPARMADIM’ Diyarbakır’lı olmakla her zaman övündüğünü ve hiçbir zaman bağını koparmadığını da kaydeden Özdemir,”Ben sporun doğu ve güneydoğu için çok önemli olduğuna inananlardan ‘BÖLGEDE AVRUPA’DA OLMAYAN STATLAR YAPILIYOR’ Federasyon olarak bölge konusunda hassas olduklarının altını çizen Özdemir,devletin de yeni stat ve tesisler yaparak bu konuda önemli bir hamle gerçekleştirdiğini söyledi. Özdemir,şunları söyledi,”Spor batıya entegre olmamız için önemli bir araçtır. Futbol Federasyonu olarak konu Doğu ve Güneydoğu olunca çok daha hassas davranıyoruz. Başta başkanımız Yıldırım Demirören olmak üzere tüm arkadaşlarımız bu konuda hemfikir. Tek devlet,tek bayrak,tek vatan,tek millet ışığı altında yürümemiz gerektiğine inanıyorum. Spor bunun için en önemli çimentodur. Hepimizi birleştiren olgu spordur,bu yüzden bölgede sporu yaygınlaştırmalıyız.Cizre’de yaşanan olaylardan dolayı Cizrespor’u ligde tuttuk. Maddi ve manevi olarak gerekli desteği sunduk. Bir takımın ligde olması demek o il veya ilçenin ligde olması ile eşdeğerdir. Devlet,bölgenin sporda gelişmesine önem veriyor. Diyarbakır’da,Batman’da ve bölgenin bir çok kentinde yeni modern statlar yapılıyor. Bu statlar,modern yapıları ve kapasiteleri ile Avrupa’da olmayan statlardır.” ‘TRT KURDİ’NİN SPOR YAYINLARI İLGİ ÇEKİCİ’ Özdemir,TRT Kurdi’nin spora verdiği önemi de övdü. Özdemir,”TRT Kurdi çok önemli bir işlev görüyor. Bu sayede insanlar dillerini öğreniyor. Diğer dilleri konuşan vatandaşlarımız için de sempatik oluyor. Kürtçe spor terimleri çok hoş. Kürt olmama rağmen bilmediğim bir çok kelimeyi bu sayede ilk kez öğrenmiş oluyorum. Hele ki canlı maç yayınları çok daha ilgi çekici hal alıyor. Spor programları da ilgi ile takip ediliyor. Gittiğimiz yerlerde,görüştüğümüz insanlardan çok güzel şeyler duyuyoruz. Hem ilgi çekici hem sempatik. Batıdaki insanlar Kürtçe’yi bilmese ve anlamasa da programları takip ederek bundan hoşnut oluyor. Bir çok kelimeyi öğrenmiş oluyorlar. TRT Kurdi, Kürtçe’nin batı insanı tarafından da sempati toplamasına neden oluyor. Ülkemiz için hem avantaj hem de büyük bir katkıdır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Tigris >> Reklam 12 Ekim 2016 Çarşamba www.tigrishaber.com 15 İmplant öncesİ ve sonrasına aman dİkkat! İmplant tedavisinde hekimin bilgi ve tecrübesi önemli İmplant uygulamalarında merak edilen soruları Dr. Emre Çimen yanıtladı. İmplant diş tedavisini uygulamayı ne zaman hastalarınıza öneriyorsunuz? İmplant tedavisinin, 18 yaşını doldurmuş ve diş eksikliği olan tüm kişiler için uygulanabilecek bir tedavi şekli İster tek diş eksikliği olsun, ister çoklu diş eksiklikleri olsun, isterse de ağızda hiç bulunmasın dental implant uygulamaları bu diş eksikliklerinin telafi edilmesinde güvenilir ve sağlıklı bir tedavi yöntemidir. Dental implant uygulamaları, yüksek başarı oranıyla sadece diş hekimliğinin değil, modern tıpta uygulanan tedaviler arasında da yer edinmiştir. İmplant uygulamasından sonra daimi dişlere ne zaman kavuşabilirim? İmplant uygulandıktan sonra, implant ve kemiğin birbirlerine kaynaması anlamına gelen, "osseointegrasyon" sürecine girilir. Bu süreç, yapılan işleme, kemiğin kalitesi gibi faktörlere göre 2 ay ile 6 ay arasında değişmektedir. Bu süreçte dişsiz kalmak, özellikle ağzında hiç dişi bulunmayan hastalar ve ön bölgede diş eksikliği olan hastalarımız için estetik ve fonksiyonel kaygılar ortaya çıkarmaktadır. Günümüzde bu tip hastalarımızda, implantın yapıldığı gün, implantlardan destek alan sabit bir protez uygulayarak bu kaygıları ortadan kaldırıyoruz ve hastalarımızın bu süreci çok daha konforlu geçirmelerini sağlayabiliyoruz. İmplant tedavisinin riskleri nelerdir? Tüm tıbbi tedaviler gibi implant uygulamalarının da riskleri mevcuttur. Bu risklerin başında, işlem sonrası oluşabilecek konforsuzluklar ve işlem sırasında anatomik yapılara zarar verilmesi sayılabilir. İşlem sonrası oluşabilecek konforsuzluklar olarak ağrı, şişlik ve kanamayı sayabiliriz. Neticede implant uygulaması Kadınlarda şeker hastalığı daha riskli Diyabetli kadınlarda kalp krizi ve ölüm riski erkeklerden fazla…Kadınlarda şeker hastalığı daha riskli Kadınlarda şeKer hastalığı daha risKli Kadınlarda koroner arter hastalığı erken yaşlarda erkeklerden az görülüyor. Östrojen hormonunun koruyucu etkisi kadınlar için büyük şans. Fakat kadınlar yaşlandıkça azalan östrojen düzeyi ile birlikte kalp hastalıkları ve inmeye karşı olan direnç azalmaktadır. Altmış yaşına kadar 5 erkekten biri bir koroner kalp hastalığı ile karşılaşırken bu oran kadınlar için 1/17 olarak saptanmıştır. Altmış yaş üzerinde ise hastalığın görülme riski her iki cins için de eşitlenmektedir. Kalp ve Damar Cerrahı Prof. Dr. Mustafa GÜLER konu ile ilgili sorularımızı cevapladı. implant yaptırırKen nelere diKKat etmeliyim? Dikkat edilmesi gereken en önemli hususlar olarak, tedaviyi uygulayacak hekimin bilgi ve tecrübe yeterliliği olması ve implantın uygulanacağı klinikteki hijyen ve sterilizasyon kurallarına riayet edilmesidir. Hastaların kendilerine uygulanacak implantlar hakkında bilgi almalarının en doğal haklarıdır ve işlem sonrası kendilerine verilecek implant sertifikalarını saklamaları ileri dönemde oluşabilecek sıkıntıların çözümünü kolaylaştıracaktır. İmplant tedavisi sonrası hijyen önemli cerrahi bir uygulamadır ve bu tür şikayetler işlem sonrası ilk birkaç gün olabilmektedir. Eğer hekimin işlem sonrası direktiflerine uyulur ve reçete edilen ilaçlar doğru bir şekilde kullanılırsa bu süreç sıkıntısız bir şekilde kolaylıkla atlatılabilir. İmplantın anatomik yapılara zarar vermesi ise ciddi bir komplikasyondur. Bu durumda kalıcı ya da geçici hasarlar meydana gelebilir. Bu tür durumların oluşmasını engellemek için detaylı bir muayene ve doğru bir planlama yapılması şarttır. Riskli bölgelerde gerek görüldüğü takdirde 3 boyutlu görüntüleme yöntemlerinden de faydalanılabilir. Günümüzde 3 boyutlu görüntüleme yöntemlerinden alınan veriler kullanılarak hazırlanan cerrahi şablonlar sayesinde (navigasyonlu implant, cerrahi stent) implantlar güvenli ve hızlı bir şekilde uygulanabilmektedir. Bu sayede işlem sonrası konforsuzluklar ve anatomik yapılara zarar verme riski sıfıra inmektedir. implant tedavisi sonrası ağız hijyeninde diKKat etmemiz gereKen noKtalar nelerdir? İmplant tedavisi sonrası, ağzı hijyenine dikkat edilmesi çok önemlidir. Rutin diş fırçalamanın haricinde, hekimin tavsiye ettiği özel ipler, arayüz fırçaları ve ağız duşları kullanılarak implant uygulanmış bölgenin temizliği sağlanmalıdır. Diğer bir önemli nokta da düzenli olarak kontrollere gidilmesidir. Önerilen kontrol süreci ilk iki yıl 6 ayda bir, daha sonrasında da senelik kontrollere gitmektir. Böylelikle bölgede oluşabilecek sıkıntılar, başlangıç safhasındayken hasta tarafından fark edilemeyebilir ancak hekim tarafından yapılan muayenede saptanabilir ve böylelikle önlem alınarak oluşabilecek daha büyük sıkıntıların önüne geçilmiş olunur. implant diş tedavileri uzun ömürlü müdür? Doğru uygulanmış bir implant, doğru bakım ve düzenli kontrollerin yapılması şartı ile, uzun yıllar ağızda kalabilir. -Haber Merkezi- Kadınlarda erKen teşhis daha zor! Kadınlarda östrojen hormonunun koruyucu etkisi bilinmektedir ve koroner arter hastalığı yıllarca bir erkek hastalığı gibi değerlendirilmiştir. Fakat kadınlarda koroner arter hastalığı bazı farklılıklar göstermektedir. Öncelikle şikayetler belirsiz olabilmektedir. Çabuk yorulma halsizlik ve çarpıntı şikayetleri göğüs ağrısının önüne geçebilmektedir. Yine tanı açısından özellikle efor testi gibi ön testlerde yanıltıcı sonuçlar olabilmektedir. Böylece erken teşhis erkeklere oranla daha zor olmaktadır. Bu konuda yapılan son çalışmalarda yeni bilgilere ulaşılmıştır. risK faKtörlerine diKKat! Elbette koroner arter hastalığı için kabul edilen risk faktörleri kadınlar için de geçerlidir. Kalp ve damar hastalıklarının en az %80 oranında sigara, hipertansiyon, yüksek kan yağları, ailede kalp hastalığına yatkınlık, obezite, hareketsiz yaşantı, diyabet gibi klasik risk faktörlerine bağlı olarak geliştiği bilinmektedir. BURÇ Ş.Urfa Yolu 3.km No:131 Bağlar/Diyarbakır Tel: 0-412 252 06 00 Bu yüzden kadınlar günümüzün en ölümcül hastalığı olan koroner kalp hastalığı açısından çok dikkatli olmalılar, hele Tip II diyabeti olanlar koroner arter hastalığı açısından erkeklerden daha fazla risk altında görünüyor. Şikayetlerin ortaya çıkmasında erken teşhiş için vakit kaybetmemeliler. Hastalığın ortaya çıkmasından önce de erken yaşta risk faktörlerinin azaltılması hedeflenmelidir. --Haber Merkezi- Kültür Mh. TPAO Bulvarı No:164 Batman Tel: 0-488 212 90 21 Bu bir reklamdır. 16 12 Ekim 2016 Çarşamba Reklam 8 Ağustos 2016 Pazartesi www.tigrishaber.com Tigris >> Bu bir reklamdır.
Benzer belgeler
Gazete veya internet haberi
gasp etmeyi siyaset sayan ve yalan üzerine illerde, ilçelerde siyaset yapanların, yeri geldiğinde terörden veya silahların susmasından
bahsettiğine dikkat çekerek, “Sandıkta yenemediler, halkın gön...