ÖRGÜT KÜLTÜRÜ
Transkript
ÖRGÜT KÜLTÜRÜ HAZIRLAYANLAR Türkay OK Kenan ÜSTÜNYER Enes AKKAHVE Emrullah KALE BARTIN-2016 1 İÇİNDEKİLER ÖRGÜT KÜLTÜRÜ ......................................................................................... 4 ÖRGÜT KÜLTÜRÜ NEDİR? .......................................................................... 4 ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ ......................................... 4 ÖRGÜT KÜLTÜRÜ İLE İLİŞKİSİ OLAN KAVRAMLAR .......................... 6 1.Örgüt Kültürü ve Örgüt İklimi .............................................................................. 6 2.Örgüt Kültürü ve Örgüt Kimliği ........................................................................... 6 3.Örgüt Kültürü ve Örgüt İmajı ............................................................................... 7 4.Örgüt Kültürü ve İletişim ...................................................................................... 8 ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜN ÖNEMİ .................................................................. 9 ÖRGÜT KÜLTÜRÜN YARARLARI .............................................................. 9 ÖRGÜT KÜLTÜNÜN ÖZELLİKLERİ ......................................................... 10 ÖRGÜT KÜLTÜRÜ İLE İLGİLİ YAKLAŞIMLAR ..................................... 11 1.Rasyonel Temelli Kültür ..................................................................................... 11 2.Asli Faktörler Temelli Kültür ............................................................................. 11 3.Gelişim Temelli Kültür ....................................................................................... 12 4.Metafizik Temelli Kültür .................................................................................... 12 ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜN MODELLERİ ...................................................... 13 1.Parsons ve “AGIL” Modeli ................................................................................. 13 2.Ouchi Modeli ...................................................................................................... 14 3.Peters ve Waterman Modeli ................................................................................ 16 ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜN FONKSİYONLARI ............................................. 17 1.Koordinasyon ...................................................................................................... 17 2 2.Farklılaşma ve Bütünleşme ................................................................................. 18 3.Motivasyon.......................................................................................................... 18 4.Dolaylı Fonksiyonlar........................................................................................... 19 ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜN ELEMANLARI ................................................... 19 1.Seromoniler ......................................................................................................... 19 2.Törenler ............................................................................................................... 19 3.Ayinler ................................................................................................................ 20 4. Hikâyeler ve Mitler ............................................................................................ 20 5. Kahramanlar ve Süperstarlar .............................................................................. 21 6.Semboller ve Dil ................................................................................................. 21 ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜ ÖĞRENME VE GELİŞTİRME ............................. 22 1.İşgören Seçimi..................................................................................................... 22 2.Üst Yönetimin Tutum ve Davranışları ................................................................ 22 3.Örgütsel Toplumsallaşma ................................................................................... 22 ÖRGÜT KÜLTÜRÜ VE ETKİLERİ.............................................................. 23 1.Örgüt Kültürü ve Örgütsel Etkililik .................................................................... 23 2.Örgüt Kültürünün Uyum Üzerinde Etkisi ........................................................... 24 3.Örgüt Kültürünün Üretim Üzerindeki Etkisi ...................................................... 25 4.Örgüt Kültürünün Güdülenmeye Etkisi .............................................................. 25 ÖRNEK OLAY ............................................................................................... 29 KAYNAKÇA .................................................................................................. 31 3 ÖRGÜT KÜLTÜRÜ ÖRGÜT KÜLTÜRÜ NEDİR? Örgüt kültürü yöneticilerin içinde bulundukları ortamı nasıl gördüklerini ve buradaki değişimlere nasıl karşılık verdiklerini belirleyen bir paylaşılan inançlar bütünüdür. Başka bir ifadeye göre; Edger Schein örgüt kültürünü , “bir grubun dışa uyum sağlama ve iç bütünleşme sorunlarını çözmek için geliştirdiği belirli düzendeki temel varsayımlar” olarak tanımlamıştır. ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜN TARİHSEL GELİŞİMİ Yönetim düşüncesinin gelişiminde ilk kez neo-klasik dönemde fark edilip etkileri görülmüş olan ve bugün için durumsallıktan öte “mükemmeliyetçi yaklaşım”ın bir uzantısı olan örgüt kültürü, aslında örgütlerin faaliyete başladıkları ilk günden bu yana var olmuştur. Örgüt kültürü kavramını gerçekte ön saflara iten şey, Amerikan şirketlerinin, özellikle Japonya gibi, diğer toplumlardaki eş değer şirketler kadar iyi performans gösterememelerinin nedenini açıklamaya çalışan son zamanlardaki vurgusudur. ABD ve Batı Avrupalı bilim adamları, kendi ülkelerinde ve dünya pazarında gittikçe artan Japon rekabeti ve Japon işletmelerinin dinamizmi karşışında dikkatlerini önce Japonların bu başarısının temelleri 4 üzerine çevirmişler, elde ettikleri bilgilerden kendi ülkelerine aktarabilecek yönler aramışlardır. Örgütlerde kültürel araştırmalar, yeni bir gelişme değildir. Kültürel araştırmalar popüler kitaplar olan “Mükemmeli Arayış” ve “Z Teorisi” kitaplarının yayımını izleyen 1980’lerde meşhur olurken, 1930’lardaki örgütlerde kültürel araştırmaların istikrarlı dağılımı vardı. Kültürel terimlerde modern çalışma örgütlerini anlamada ilk sistematik teşebbüsler Illinois Chicago’daki Western Elektrik Şirketi’nde 1930’larda, iyi bilinen Hawthorne çalışmalarının son evresi esnasında meydana gelmiştir. Bu çalışmalar, örgütlerde insan davranışlarını anlamada temel olmuştur. Hawtorne çalışmalarından biri olan “Seri Bağlama Gözlem Odası” çalışmaları antropolojik alanın unsurlarını sunmuştur. Araştırmacılar; gözlem ve mülakat teknikleriyle test odasında meydana gelen sosyal ilişkilerin üç çeşidini tanımlamayı amaçlamışlardır. Bunlar teknik, sosyal ve ideolojiktir. Teknik ilişkiler makinelerde materyalin akış, aletler ve onların çıktılarını, sosyal yapı biçimsel olmayan ilişkileri, üçüncü çeşit ideolojik ilişkilerde çalışanların çalışma yeri hakkında paylaştıkları anlayış ve inançları, onların kültürlerini içermiştir. Örgütsel kültür araştırmalarının, insan ilişkileri yaklaşımıyla yapılan araştırmalarla ortak yönü, her ikisinin de daha çok biçimsel olamayan örgüt ve sosyal yapı üzerinde yoğunlaşmaları yönündedir. Bu durumda örgütsel kültür üzerinde yapılan bir çalışma, bir bakıma örgütsel yaşamın daha çok biçimsel olmayan, sosyal ve sembolik yönü üzerinde yapılan bir çalışma olmaktadır. 5 ÖRGÜT KÜLTÜRÜ İLE İLİŞKİSİ OLAN KAVRAMLAR 1.Örgüt Kültürü ve Örgüt İklimi Örgüt İklimi, örgüt kültürü kavramıyla yakından ilgili bir kavram olarak 1960’lı yıllardan itibaren örgüt kuramcıları, yönetim bilimciler, uygulamacılar ve davranış bilimciler arasında oldukça ilgi görmeye başlamış bir araştırma konusudur. Oysa örgüt kültürü kavramı, nispeten daha yeni bir kavram olarak yönetim biliminde yaygınlaşmıştır. Örgüt iklimini, örgüt kültürünün örgütte yarattığı hava veya ortam olarak tanımlayabiliriz. Bu hava veya ortam, örgüt çalışanları için çalışanların nasıl olması gerektiğine beklentileri ile bu beklentilerin ne ölçüde gerçekleştiğine dair algıların sonucunda oluşur. Eğer çalışanlar örgütün kültürünü benimsemişlerse örgüt iklimi iyidir; aksi halde örgüt iklimi de kötü ve zayıf olacaktır. 2.Örgüt Kültürü ve Örgüt Kimliği Örgüt kültürü, ortak değer ve normlardan meydana gelirken örgüt kimliği, hakim örgüt kültürünü göz önünde bulundurmak durumunda olan ve bilinçli bir şekilde oluşturulmuş strateji niteliği taşımaktadır. Örgüt kimliği imaj yaratmaya yönelik olarak ortaya çıkar. Örgüt kimliği tanımlarda, örgütte kimliğin özdeşleşmesi olarak kabul edilebilir. Örgütün tavrını ve kişiliğini, örgütün ilişkide bulunduğu iç ve dış ilan etmesidir, denebilir. 6 3.Örgüt Kültürü ve Örgüt İmajı Toplumsal bir sitem olarak örgütler, çevreleriyle olan etkileşim sürecinde bazı etkiler ve bu etkiler sonucu oluşan bazı görüntüler bırakırlar. Zihinlerde oluşan ve imaj olarak tanımlanan bu görüntü, günümüzde örgütün amaçlarını gerçekleştirme mücadelesine önemli katkılar sağlayan bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. İmaj, reklam ve halkla ilişkilerin etkili bir jargonu olarak tanımlanabilir. Kuşkusuz imaj, gerçeğin yaklaşık olarak görsel sunumudur. Bu sunum, fotoğraf ve resimdeki gibi fiziksel veya edebiyat ve müzikteki gibi hayali de olabilir. Kurumsal imaj konseptinin geliştirilmesinde en iyi görüş, oldukça karışmış bu durumu çözme çalışmalarının sonucunda oluşmuştur. Abratt ve Shee, yönetim sürecinde kurumsal imajın geliştirilmesinin merkezinde üç temel eleman üzerinde durulmuştur. Kültürün etkisi, örgüt içerisinde kullanılan dil, tutum ve davranışlarda, sosyal ilişkilerde kolaylıkla gözlenebilir. Çevre, örgüt kültürünün yansımasını örgütle olan tüm ilişkilerde algılayacaktır. Bu nedenle örgütle ilgili oluşacak yargılarda, kültürün önemli etkisi olacaktır. 7 4.Örgüt Kültürü ve İletişim Örgüt iletişimi, örgütün amaçları doğrultusunda işleyişini sağlamak için gerek örgütü meydana getiren çeşitli bölüm ya da grup, gerekse örgüt ile çevresi arasında sürekli bilgi ve düşünce alışverişine olanak sağlayan toplumsal bir süreç olarak tanımlanabilir. Örgütün iletişim sistemi, örgütün biçimsel yapısından etkilendiği gibi iletişim sistemi de örgütün yapısını etkiler. Örgütün biçimsel yapısı, önceden belirlenmiş resmi kural ve düzenlemelere göre işleyen bir biçimsel iletişim sisteminin ortaya çıkmasına yol açar. Bu sistem içinde üyeler kendi kişisel isteklerine göre değil planlanan ve öngörülen şekilde davranmak ve iletişim kurmak durumundadır. Örgütte beş türlü iletişim akımından söz edilebilir. 1.Yukarıdan aşağıya; üstlerden astlara doğru, 2.Aşağıdan yukarıya; astardan üstlere doğru, 3.Yatay; aynı bölüm ve aynı düzeylerde ki / konumdaki bireyler arasında, 4.Yatay; aynı düzeylerde bulunan bölümler veya alt sistemler arasında, 5.Çapraz; hiyerarşik yapılanmada birbirleriyle doğrudan bağlantısı olmayan ve hiyerarşinin farklı düzeylerinde farklı bölümlerdeki bireyler arasında. Örgütsel kültür ile iletişim arasında çok yakın bir ilişki vardır. İletişim yoluyla örgütsel kültürün temel ögeleri olan değerler, normlar, hikayeler, tarih ve gelenekler, diğer bir deyişle 8 örgütün sembolik dünyasını yorumlanabilir. Örgüt kültürü, bireyin örgüt içinde davranışını ve dolayısıyla iletişimini etkilemesi ve belirlemesi bakımından son derece önemlidir. İletişim, örgüt üyelerinin aralarındaki etkileşimini sağlaması açısından da örgütteki eş güdümleme sürecine katkıda bulunmaktadır. ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜN ÖNEMİ Güçlü örgüt kültürüne sahip olan işletmelerde, iş görenlerin nasıl davranmaları gerektiğini belirten yerleşmiş davranışsal parametreler oluşur. Fakat zayıf örgütsel kültüre sahip bir kuruluşta iş görenler ne yapmaları ve bunu nasıl yapmaları gerektiğini belirlemeye çalışarak zaman kaybederler. Kısacası paylaşılan ortak değer, inanış ve davranışlara sahip olmayan zayıf kültürler, belirlenen örgüt stratejisini yürütme aşamasında güçlü kültüre sahip organizasyona kıyasla örgüt içi ve çevresel ilişkilerinde davranış çabukluğu ve ataklığı gösteremedikleri için güçlü kültüre sahip rakiplerin gerisinde kalırlar. Organizasyon kültürünü etkileyen birçok faktör vardır. İşletmenin içinde bulunduğu sektörün belirgin özelliklerinden olan, ürünleri, müşterileri, büyüklüğü, yerleşim yeri, rekabet şartları, finans ve insan kaynakları, biçimsel örgüt yapısı, yönetim sistemleri, bilgi sistemleri, karar verme biçimleri, haberleşme sistemleri, fonksiyonel politikalar, ahlaksal faktörler gibi hususlar kültürlerin oluşması için gerekli olan inançlar, değerler ve varsayımlar bütününü oluştururlar. Değer inanç ve varsayımların bir araya gelmesi ile davranış kalıplarını oluşturan kültür ortaya çıkar. ÖRGÜT KÜLTÜRÜN YARARLARI Bunları altı ana başlık altında incelemek mümkündür. 1.Örgüt kültürü, çalışanların belirli standartları, normları ve değerleri anlamalarına ve böylece kendilerinden beklenen başarıya ulaşma konusunda daha kararlı ve daha tutarlı olmalarına, yöneticileri ile daha kararlı ve tutarlı olmalarına, yöneticileri ile daha uyum içinde çalışmalarına yardımcı olur. Örgüt kültürü iş yapma yöntem ve süreçlerine standart uygulamalar getirerek örgütsel verimliliği artırır. 2.Örgüt kültürü, yeni yöneticilerin bilgi, beceri ve davranışlar kazanmalarına yardımcı olarak yetişme ve gelişmelerine olumlu katkıda bulunur. Böylece yöneticileri organizasyonun temel değer ve dinamiklerine uygun biçimde geliştirilir. 9 3.Örgüt içi haberleşme ve bireyler arası ilişkilerde örgüt kültürünün oldukça önemli rolü vardır. Kültür, personel arasında birliktelik sağlar, biz duygusunu ve takım ruhunu geliştirir. Bireyleri birbirine ve işletmeye bağlar, bununla birlikte örgüt iklimini de olumlu yönde geliştirir. Örgüt kültürünün geniş bir fikir birliği oluşturması durumunda ise örgüt içi gruplaşmalar ve ikilikler de önlenebilir. 4. Örgütlerde çeşitli nedenlerle ortaya çıkan çatışmalar örgüt kültürünün geliştiği bazı standart uygulamalar ve süreçler yardımı ile azaltılarak yumuşatabilir. 5. Örgüt kültürü sembollerle, seremonilerle, kahramanlarla, sloganlarla, hikâyelerle nesilden nesille aktarılarak örgütsel yaşamı sürekli kılar. Hatta bazı durumlarda işletmenin sahibi olan yönetici ölse de kültür ve buna bağlı inanç ve değerler devam eder. 6. Kültür, tanıtıcı bir kimlik gibidir. Bir örgüt hakkında değerlendirmeler o kurumun kültürüyle yapılır. Davranış, tutum, örgüt içi ve örgüt dışı ilişkilerde kurum kültürünün izlerine rastlanır. ÖRGÜT KÜLTÜNÜN ÖZELLİKLERİ Örgüt kültürünün farklı tanımlardan ortaya çıkan ortak özellikler vardır. Bunlardan birisi, örgüt içinde bireyler tarafından paylaşılan değerlerdir. Yani çalışanların neyin iyi neyin kötü, hangi davranışların istenen veya istenmeyen olduğuna ilişkin olarak değerleri mevcuttur. Örgütsel kültür, her örgüt için bir nitelik taşıyan, örgütün kendi özelliklerinin ortak ürünüdür. İkinci ortak özellik, örgüt kültürünü oluşturan değerlerin, olduğu gibi kabul edilmesidir. Anlatılmaya çalışılan, bu değerlerin herhangi bir kitapta yazılı olmayıp, çalışanlara verilen eğitim programlarında yansıtılmayıp, çalışanların kendi geliştirdikleri fikir ve inançlardan oluşmasıdır. Bu nedenle de örgüt kadar çalışan insanlar tarafından da zor anlaşılabilir. Üçüncü ortak özellik ise, bu değerlerin çalışanlar için taşıdıkları sembolik anlamlardır. Bu anlamlar, örgüt içinde çalışan insanların birbiriyle kurmuş oldukları etkileşim ile öğrenilir. Örneğin örgüt içinde anlatılan hikâyeler, masallar, belirli bir kimsenin yaptığı bir davranış, nesilden nesile efsane olarak geçer. Çalışanlar bunları duyarak örgütün değerini öğrenirler. Bu şekilde öğrenilen değerler, bir kitapta yazılı olan bilgileri veya değerleri, çalışma prensiplerini okuyup anlamaktan daha etkilidir ve daha çabuk öğrenilir. 10 Bu üç ortak özellikten ortaya çıkan tanım; örgüt kültürü, bir takım değerlerden oluşmuş, bu değerlerin olduğu gibi kabul edildiği ve örgüt içinde çalışanlar tarafından ortaya atılmış bir kavramdır. ÖRGÜT KÜLTÜRÜ İLE İLGİLİ YAKLAŞIMLAR 1.Rasyonel Temelli Kültür Rasyonel anlayışta, kültür, firma içi ve dışı dengeyi sağlayacak uygun davranışları, sosyal güçleri, formel ve informel yapıyı karar süreçleri içermektedir. Rasyonel temelli kültür yaklaşımı genel olarak şu özelliklere sahiptir. 1. Firma, iş alanı ile tanımlanır. 2. Hâkim tavır, değer ve inançlar oluşturulur. 3. Formel ve informel yapılar şeklindedir. 4. Faaliyetler bilgi temellidir. Bu yaklaşımda kültür, değersel bir dünya olarak ele alınmaktadır ancak, rasyonalite, hiyerarşi ve prosedür takip etme gibi klasik yönetime özgü araç ve anlayışlarda önemli bir değişim görülmektedir. Örgüt kültürüne rasyonel yaklaşım, organizasyondaki kültürel dünyayı büyük ölçüde yönetimin kontrolünde görmekte ve formel araçlarla yönetilebileceği kabul etmektedir. 2.Asli Faktörler Temelli Kültür Bu yaklaşımlarda, başarıda asli faktörler olarak gösterilen değerler, kültürü örgütsel iklimde, örgütsel bir fonksiyondan ya da sadece davranışsal bir boyuttan farklı algılamayı gerektirmektedir. Asli faktörler temelli kültür yaklaşımı, şu özelliklere sahiptir. 1. Öyküleşmiş olaylar, değerler önemli bir iletişim aracı ve paylaşma yönetimidir. 2. Ürün ve hizmet kalitesine ilişkin somut hedefler ve açık misyon tanımları vardır. 3. Başarının getirdiği taklit edilme, kültürel kahramanlar yaratır. 4. Yönetim, organizasyonun her yanında vardır ve eylemlerde bu varlık ( öncülük ) kendini gösterir. 11 3.Gelişim Temelli Kültür Japon rekabetinin Avrupa ve Amerika pazarını sarsmasıyla birlikte bu başarının nedenleri araştırılmış ve işletme yönetimini sonuçta da yönetim ve organizasyonun kültürel boyutuna yeni yaklaşımlar getirilmiştir. Araştırmalar sonucunda, Japon yönetiminin geleneksel Batı tarzında farklı özellikler taşıdığı bulgulanmış ve bu özelliklerin Japonların toplumsal, tarihsel ve jeopolitik koşullarından temellenen kültürel yapılarına özgü olduğu ortaya konmuştur. Bu yapısal özelliklerden hareketle, gelişim temelli kültür, şu şekilde tanımlanmaktadır. 1. Örgütün geçmişi, gelişimi ve geleceği insanları ile birlikte düşünülür. 2. Gelişim sosyal, kültürel ve ekonomik alanlarda eş zamanlı olarak yürütülür. 3. Ürün ve hizmetlerde kalite en büyük anlam ve değerdir. 4. Çalışma ortamının dizaynı da kaliteli yaşam anlayışı doğrultusunda yapılır. 4.Metafizik Temelli Kültür Bu yaklaşımda, kültürel ruh olarak adlandırılan bir kavramla, yönetimde dinlere özgü mitlerin, törenlerin ve ortak bir vizyonun kullanılması gerektiği belirtilmektedir. Bu anlayışta, ortak vizyon geliştirmek, bu vizyonu destekleyen değerler yaratmak ve bunları içeren kültürün, çalışanları örgüte bağlayacağını kabul etmek esastır. Bu anlamda örgüt kültürü daha çok metafizik, soyut ve sezgisel unsurları ile algılanmaktadır. Nihai olarak, örgüt kültürü yetki ve sorumluluğa her düzeyde süreçleri ve çıktıyı belirleyen bilgiye sahip insan kaynağını yönetip kontrol etmek için bir araç olarak sunulmaktadır. Metafizik temelli kültür, şu özellikleriyle tanımlanmaktadır. 1.Örgüt içinde törenler ve söylemler ile kendini sürekli meşrulaştıran öyküler yaratır. 2.Yapılan tüm işlerin ardında, bir vizyonu gerçekleştirme duygusu ve dürtüsü vardır. 3.Ürün ve hizmetler teknoloji ve kültürü birlikte içeren tüm dünyada şekillenir. 4.İşe ilişkin faaliyetlerin altında hem sanatsal hem bilimsel bir yaklaşım yatar. 12 ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜN MODELLERİ 1.Parsons ve “AGIL” Modeli Parsons 1940-1960 yıllarında düşünceleri ile sosyoloji tarihinde önemli bir yeri olan kuramcıdır. Çalışmaları karmaşık bir yapıya sahiptir. Ancak 1960’lı yıllardan sonra çalışmaları azalmıştır. Parsons belki örgüt kültürü konusunda değerler üzerinde ilk duran ve bu konuda bir model geliştiren sosyologlardan biridir. Parsons geliştirdiği “AGIL” modelinde her sosyal sistemde sistemin devamlılığını sağlamak için belirli fonksiyonların karşılanması gerektiğini ileri sürer. Bu fonksiyonların baş halflerinin alınması ile “AGIL” modeli oluşur. Bu modelde adı geçen dört fonksiyon: Adaptasyon veya uyum, Amaç edinme ve amaca ulaşma, Bütünleşme ve meşruluktur. Uyum ve amaca ulaşma bir şeye başarılı bir biçimde uyum sağlamak için sosyal sistem çevresini tanımalı, çevrenin nasıl değiştiğini anlamalı ve buna göre gerekli uyumu göstermelidir. Bütünleşme ve meşruluk bütünleşme sosyal sistemin kendini oluşturan parçaları bir arada tutma ihtiyacından kaynaklanır. Meşruluk sosyal sistemin yaşadığı çevre içinde devamlılığını sürdürme ihtiyacından doğar. Yani sosyal sistemin meşru olması demek, toplumun bütün olarak onu kabul etmesi ve uygun görmesi demektir. Bu model görüldüğü gibi zor anlaşılır bir yaklaşımdır. Bu modele göre örgüt içindeki kültürel değerler “AGIL” fonksiyonlarının tamamlanmasını sağlayan en önemli araçlardır. Yani örgütün kültürel değerleri organizasyonun çevresindeki değişimlere nasıl uyum sağlayacağını tayin etmektedir. Şimdi bu dört fonksiyonu bir tablo ile görmeye çalışalım. 13 Parsons’ın “AGIL Modeli” Uyum: Amaca Ulaşma: Sistemin değişen çevreye uyum Sistemin amaca ulaşma ve amaç belirleme yeteneği yeteneği Bütünleşme: Meşruluk: Sistemin parçalarını bir araya getirme yeteneği Sistemin yaşamda kalabilme hakkı ve kabulü 2.Ouchi Modeli W. Ouchi teorisinin temelini oluşturan tipik bir Z şirketini tanımlarken, Japon işletme modelini oluşturan dört temel faktörün ( güdülenme-kalite-verimlilik-işgücünün devamlılığı ) büyük şirketlerin başarısında ana unsurları oluşturduğunu hep göz önünde bulundurmuştur. Ouchi analizlerinde yedi temel nokta üzerinde durmuş ve üç şirket grubunu bu unsurlara göre karşılaştırmıştır. Ouchi’ye göre tipik Japon şirketlerinin Amerikan Z şirketlerinin kültürel yapısı tipik Amerikan şirketlerinden büyük farklılık göstermektedir. Bu nedenle Japon ve Amerikan Z tipi şirketler, tipik Amerikan şirketlerinden çok daha başarılıdır. Bu yedi unsur aşağıdaki tabloda gösterilmektedir. 14 Bu yedi unsur şunlardır: 1.İşgörenlere bağlılık 2.Değerlendirme 3.Kariyer gelişimi 4.Kontrol veya denetim 5.Karar verme 6.Sorumluluk 7.Çalışanlara ilgi Ouchi Modeli Kültürel Değerler Japon Şirketlerindeki Amerikan Z Tipi Tipik Amerikan Görünüm Şirketlerindeki Şirketlerindeki Görünüm Görünüm İş görenlere bağlılık Yaşam boyu istihdam Uzun dönem istihdam Kısa dönem istihdam Değerlendirme Yavaş ve nicel Yavaş ve nicel Hızlı ve istatiksel Kariyer gelişimi Çok geniş zamanlı Orta genişlikte Çok dar Kontrol Gizli ve informel Gizli ve informel Açık ve formel Karar verme Gruba bağlı ve Gruba bağlı ve Bireysel sorumluluğa katılımcı katılımcı dayalı Sorumluluk Grup Bireysel Bireysel Çalışanlara ilgi Bütüncül ve geniş Bütüncül ve geniş İş ile sınırlı ve kapsamlı kapsamlı dar 15 3.Peters ve Waterman Modeli Peters ve Waterman Amerika’da başarılı olan şirketlerden seçtikleri örneklem üzerinde bu şirketlerin başarı nedenlerini araştırmışlardır. Bu iki araştırmacı analizleri sırasında örgütü başarıya götüren temel kültürel değerleri sekiz faktöre bağlı olarak açıklamışlardır. Bu sekiz temel değer şunlardır: 1.Peşin Hükümle Eylemden Yana Olmak Bu şirketlerdeki yöneticiler karar verirken çok çabuk davranmak zorundadırlar. Yani daha ellerine somut kanıtlar geçmeden karar verirler. 2.Müşterilerle Yakın İlişki Peters ve Waterman’a göre müşterilerine yakın olan ve onlara değer veren şirketler, bu değere sahip olmayan şirketlere kıyasla büyük bir başarıya sahiptirler. Çünkü müşteriler üretilen ürün kalitesi, yeni ürünler, gelecekte neler üretebileceğine ilişkin en iyi fikirleri getiren ve ortaya koyan kaynaktırlar. Bu nedenle müşteriyi tatmin örgüt kültürünün temelini oluşturur. 3.Özgür Düşünce ve Girişimciliği Destekleme Başarılı şirketler yaratıcılığı destekleyip bürokrasiyi mümkün olduğunca azaltan şirketlerdir. Bunu yaparken şirketi küçük parçalara bölüp, bağımsızlığı pekiştirip, yaratıcılığı, riske girme eğilimini desteklemektedir. 4.Üretimi İnsan Faktörünü İyi Kullanarak Yapma Ouchi gibi, Peters ve Waterman da insan faktörünün iyi bir biçimde kullanılması yolunda aynı fikirdedirler. Çünkü gerek yöneticiler gerekse de iş görenler örgütün en önemli ve değerli unsuru olarak görülürler. Bu şirketlerde bir örgüt kültürü olarak temek değer “insanları onurlu ve saygılı bir biçimde görmek, işin başarısı için sadece gerekli değil, aynı zamanda zorunlu bir davranıştır” düşüncesidir. 5.Yöneticilerin İşin Yapılışıyla Bölümlere Yakın İlgisi Peters ve Waterman birçok şirkette üst yöneticilerin şirketin diğer bölümleriyle ilişkili olmadıklarını, sadece örneğin finans konusuyla ilgilendiklerini görmüşlerdir. 16 6.Sadece En İyi Yapılan İşe Bağlı Kalıp Onunla İlgilenmek Peters ve Waterman’ın bir diğer ise şirketin kendi iş alanı dışındaki örgütlerle ilgilenmemesi, sadece kendi işleri ve üretimleriyle ilgilenmeleridir. Bu şirketler çeşitlilik kavramını benimseyen örgütlerdir. 7.Yalın Biçim, Az Kurmay Peters ve Waterman’a göre başarılı şirketler çok yönetici veya karar alma organı olmayan, ancak az sayıda ve kaliteli yöneticilerle çalışan organizasyonlardır. 8.Hem Gevşek Hem de Birbirine Bağlı Sıkı Bir Organizasyon Peters ve Waterman’ın bu son başarı değeri ilk bakıldığında pek bir anlam taşımamaktadır. Yani bir işletme hem gevşek hem de nasıl sıkı bir biçimde organize olur? Bunun çözümü örgütün kültürel değerlerinde yatmaktadır. Şirketin sıkı bir biçimde organize olması demek örgüt içinde çalışanların birbirini anlaması ve şirketin değerine inanması demektir. İşte bu bağ bir arada tutan ortak kültürü oluşturur. ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜN FONKSİYONLARI 1.Koordinasyon Koordinasyon, insanların çabalarını birleştirmeyi zaman bakımından ayarlamayı, ortaklaşa amaca varmak için faaliyetlerin birbiri ardı sıra gelmelerini ve iç içe geçip kenetlenerek birbirlerini bütünlemelerini sağlar. Örgütün bütünlüğünü ve sürekliliğinin sağlayabilmesi için iş bölümü ve uzmanlaşma sonucunda ortaya çıkan hiyerarşik yapıda koordinasyonun gerçekleştirilmesi zorunludur. 17 2.Farklılaşma ve Bütünleşme Farklılaşma, örgütü meydana getiren farklı fonksiyonel bölümlerin yöneticilerinin zihinsel ve duygusal yönleri arasındaki farklılıklarla, bu bölümler arasındaki resmi yapı farklılıklarını ifade eder. Bütünleşme ise, örgütün faaliyetlerini sürdürürken çevreye uyum sağlamak amacıyla bölümler arasında gerçekleştirdikleri işbirliği ve koordinasyonun seviyesi olarak tanımlanabilir. 3.Motivasyon Motivasyon, örgütün ve bireylerin gereksinimlerini sağlayacak bir iş ortamı yaratarak, etkilenmesi ve isteklenebilmesi sürecidir. 18 Örgüt kültürünün çalışanların motivasyonunu olumlu yönde etkilediği tartışılmaz bir gerçektir. Çalışanların sadece ekonomik ödüllendirme sonucunda etkin ve verimli çalışmayacakları, örgüt içindeki bireyin sosyal ihtiyaçlarının da tatmin edilmesi gerektiği bilinmektedir. Motivasyon açısından önemli olan, kişilerin uygun ortamda kendileri için anlamlı ve değerli işleri yapmalarıdır. 4.Dolaylı Fonksiyonlar Dolaylı fonksiyonlar olarak adlandırılan fonksiyonların en önemli özelliği, bunların direkt olarak kültürü meydana getiren değer, norm ve davranışlar sonucunda oluşmamalarıdır. Dolaylı fonksiyonlar ortak değer, norm ve davranışların dolaylı bir sonucu niteliğini taşır. Örgütün amaçları doğrultusunda birleşme, çalışanların bağlılık duygusunun artması, düşük işgücü, devir, plan, program ve projelerin hızlı bir biçimde uygulanabilmesi, tüm örgüt kademelerinde problemlerin etkin çözümlere bağlanabilmesi, büyüme yeteneği gibi faktörlerin her biri örgüt kültürünün dolaylı fonksiyonları arasında yer alır. ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜN ELEMANLARI 1.Seromoniler Seremoniler özel olaylardır. Bu özel olay sırasında işletmenin çalışanları örgütsel kültürün bir parçası olan kahramanlara, mitlere ve sembollere ait kutlamalar yaparlar. Bu nedenle seremoniler, önemli kültürel normların ve değerlerin anıldığı ve sağlamlaştırıldığı olaylara örnek teşkil ederler. 2.Törenler Çoğunlukla örgütsel seremoniler birçok değişik töreni de kapsar. Seremoni faaliyetlerinin esas anlamı belli bir mesajı iletmek veya spesifik bir amacı gerçekleştirmektir. Bunları açıkladıktan sonra biraz da örgütsel törenlerin en genel olanlarına bir bakalım. 1.Geçiş töreni: Bu tören örgüte yeni katılan üyelere örgüt kültürünü nakletmek için kullanılır. Buna en iyi örnek askeri eğitim kamplarıdır. Her şey yeni katılanlara askeri kültürü aşılayabilmek için dizayn edilmiştir. 2.Değer düşürme töreni: Eğer iş görenler düşük verim, değerlere uyum sağlayamama ve herhangi bir kişisel sebepten dolayı başka bir bölüme transfer edilirse, pozisyonları 19 düşürülürse veya işten çıkartılırsa buna değer düşürme töreni denir. Bu tören örgütün iş gören tutum ve davranışlarında kabul edebileceği sınırlı tüm çalışanlara göstermek açısından çok önem taşır. Bu tip törenler günümüzde artık sessiz sedasız yürütülse de zaman zaman son derece dramatik olabilmektedir. 3.Geliştirme, Yüceltme töreni: Bu tören ise Amvay ve Mary Kay örneğinde anlatıldığı gibi şirketin kabul edilebilir limitlerini göstermeye yönelik özel bir olaydır. Ancak bu limitler başarının değerlendirilmesi ve ödüllendirme gibi pozitif anlamlıdır. 4.Bütünleşme töreni: Bu törenlerde amaç, tüm örgüt üyelerinin onları birbirine bağlayan ortak örgütsel duygulardan haberdar olmasını sağlamaktadır. Bu tip törenlerde kişiler arası hiyerarşik farklılıklar ve makam ayrıcalıkları amaçlı olarak göz ardı edilir ki iş görenler birbirlerini pozisyonları ile değil de kişi olarak tanıyabilsinler. Şirket piknikleri, golf partileri, softball maçları ile tatil ve bayram tatilleri ile de bu bütünleşme törenlerine örnektir. 3.Ayinler Eğer normlar ve değerleri sağlamlaştırmak ve yerleştirmek amacına yönelik seremoni olaylar ve törenler düzenli olarak tekrar edilirse bunlar ayinlere dönüşürler. Burada ayini her zaman kesinlikle dinsel anlamda değil de düzenli toplantılar şeklinde algılamak gerekir. Sözgelimi, sabah ve öğlen kahve molaları iş ortamındaki sosyal ilişkileri güçlendirici bir ayin niteliği taşır. Aynı şekilde hissedarlarla yapılan yıllık toplantılar, yönetimin kültürel normların ve değerlerin hissedarlara aktardığı bir çeşit ayindir. 4. Hikâyeler ve Mitler Hikâyeler, iş görenlerin daha evvel dinlediği veya tanık olduğu geçmişteki olaylardır ve kültürel değerleri hatırlatıcı bir görev üstlenmişlerdir. Bill Hewlet ve Dave Packard Hewlet-Packard çalışanları için bir efsanedirler. Hikâyelere karşın mitler ise daha masalcı bir yaklaşımdır. Ancak birçok olay vardır ki bu masal tipi hikâyeler sayesinde bulmaca gibi karışık olmaktan kurtulup açıklanabilmektedir. Çok eski medeniyetlerde tabiat olayları ve doğal afetler Tanrılar ve doğaüstü güçlerle ilgili mitler yaratılarak açıklanmaya çalışılmışlardır. Ancak günümüzde örgütsel kültüründe yaratılan mitler, içinde gerçeği yansıtan bölümlerde taşıyan masallardır. 20 5. Kahramanlar ve Süperstarlar Kahramanlar örgütün değerlerini ve kültürünü kişiliklerinde somutlaştıran insanlardır. Örgüt içinde her üyenin kişisel performansını ve başarısını örnek aldığı kişiler olan kahramanlar aynı zamanda ulaşılabilir bir kişiliği de temsil ederler. Tüm iş görenler kahraman olmayı sadece arzulamakla kalmayıp bir gün bu payeye ulaşılabileceklerin de bilincindedirler. Yani kahramanlık iş görenlerin yeteneklerinin ve kapasitelerinin ilerisinde bir şey değildir. Buna karşı örgütsel Süperstarlar o kadar sıradışılardırlar ki, kendileriyle aynı seviyedeki insanlar arasından bir anda parlar ve sıyrılırlar ve hatta tüm endüstri için sembol haline bile gelebilirler. 6.Semboller ve Dil Semboller, insanlara özel bir anlam ifade eden objeler, olaylar ve hareketlerdir. Şirket logoları, bayrakların ve ticari unvanları kolayca hatırlanıp akılda kalabilecek sembollerdir. Örneğin Mercedes’in üç köşeli yıldız logosu kaliteyle eş anlamlı bir semboldür ve akılda bir şeydir. Aynı şekilde McDonald’sın sarı yay şeklindeki işareti en ufak çocuğa bile McDonald fast foodun nerede olduğunu işaret edebilir. Sembolleri çok önemli ve gerekli yapan şey onların karmaşık mesajları etkin ve ekonomik bir şekilde aktarabilme yetenekleridir. Bu nedenle sembollere her zaman ihtiyaç duyarız. Örgüt lisanı da semboller gibi kültürel fikirlerin algılanmasına ve paylaşılmasına yardımcı olur. Birçok örgütte, üyelerin kullandığı lisan örgütü kültürünün de bir aynasıdır. Örneğin Microsoft ‘un kurucusu Bill Gates ve onun genç çalışma arkadaşları kendilerine yeni ve teknik bir dil geliştirmişlerdir. Bu dile örgüt içinde karmaşık olan bir durum tesadüfi olarak nitelendirilmektedir. Dil bir diğer anlamıyla kültürün paylaşılan değer ve fikirlerini ifade eder. Birçok örgütte çalışanlar kullandıkları dil ile örgütün kültürünü ifade ederler. Bu dil aynı zamanda örgüt üyelerini birleştirici bir rol oynar. 21 ÖRGÜT KÜLTÜRÜNÜ ÖĞRENME VE GELİŞTİRME Kültür yerleştikten sonra örgüt içinde olan çeşitli pratikler, eylem ve davranışlar onun benimsenmesine ve devamına yöneliktir. Ancak üç temel nokta kültürün varlığını sürdürmesinde önem taşır. Bunlar iş gören sayısı, üst yöneticilerin tutum ve davranışları ve örgütsel toplumsallaşmadır. 1.İşgören Seçimi İş gören seçiminin temel amacı örgütün başarıya ulaştıracak bilgili, yetenekli insanları istihdam etmektir. Ancak, çoğunlukla işin yapısına ve gereklerine uygun birden fazla aday çıkabilir. İşte bu noktada kimin seçileceği çok önem taşır. Burada seçim kriteri, bireyin değerlerinin örgütün değerlerine uygun olup olmadığını anlamaktır. 2.Üst Yönetimin Tutum ve Davranışları Üst yönetimin eylemleri de kültürün korunmasında önemli etki yapar. Yöneticilerin söyledikleri sözler, davranışları, normları koyuş biçimleri örneğin ne ölçüde riske girileceği, ne derece özgürlüğün iş görenler tanınacağı: en uygun giyim biçimi, ödüllendirme terfi kararları ve bunların nasıl yapılıp uygulandığı kültürün korunmasında önem taşır. 3.Örgütsel Toplumsallaşma Toplumsallaşma bilindiği gibi bireyin bir toplum içinde geçerli değer ve davranış kalıplarını öğrendiği ve sosyal bir varlık olduğu bir süreçtir. Yöneticiler iş gören seçiminde ne kadar dikkatli davranırlarsa davransınlar, yeni işe girenler örgütün kültürü konusunda tam bilgili değildirler. Bu bakımdan yeni işe alınanlar örgütün 22 değer ve norm sistemlerini bilmediklerinden, buna ters düşen davranışlarda bulunabilirler. İşte örgütler bu nedenle yeni işe alınan personele kültürü öğretmek ve onların uyumlarını sağlamak için yardımcı olmak isterler. İşte örgüt içindeki çalışanları bu kültürü öğrenip diğerlerine aktarılması sürecine veya uyum sağlaması sürecine örgütsel toplumsallaşma adı verilir. Örgütsel toplumsallaşma genelde üç aşamalı olarak görülmektedir. Bu aşamalar: 1.Örgüte girmeden önce 2.Örgütle karşılaşma 3.Başkalaşım veya değişme Birinci aşama bireyin örgüte girmeden önceki bütün öğrenme öğrenme süreçlerini, değerlerini, tutumlarını ve beklentilerini kapsar. Yani bireyin bir işe girmeden önceki çeşitli tutumları, eğitim süreci içinde öğrendiği değerleri bulunur. İkinci aşama karşılaşma aşamasıdır. Burada birey kendi değerleri ile örgütün değerlerini keşfedip anlar ve kendininkilerle olan ikilemleri gidermeye çalışır. Üçüncü aşama değişme aşamasıdır. Burada daha uygun değişmeler söz konusudur. Artık, işini en iyi biçimde nasıl yapılacağını, yeni rollerin altından nasıl başarı ile kalkacağını, üye olduğu yeni grubun değer ve normlarını nasıl uyum sağlayacağını öğrenir. Artık örgüt içinde ve grubun içindeki değer ve normları içselleştirmiş ve onlarla bütünleşmiştir. Kendine güveni artmış ve arkadaşları tarafından güvenilir bir insan olarak kabul edilmiştir. Hem kendinden bekleneni bilmekte ve bu bekleneni en iyi şekilde yapmaya çaba göstermektedir. ÖRGÜT KÜLTÜRÜ VE ETKİLERİ 1.Örgüt Kültürü ve Örgütsel Etkililik Chung ve Megginson’a göre örgütsel etkililik, “Bir kuruluşun, amaçlarının farkına varma ve değişen koşullara uyum sağlama kabiliyetidir.” Aslında örgütsel kültür, 1980’lerde tüm iş problemlerine genel bir çözüm olarak sunulmuştur. 23 Örgütsel kültürün fonksiyonları literatür taramasında geniş olarak incelenmiştir. Schein’a göre örgütsel kültürün fonksiyonları değişmektedir. Dahası Schein kültürün “(1) dış ortamlarda hayatta kalma ve uyum sağlama ve (2) hayatta kalmayı ve uyumu sürdürme kapasitesini sağlama ve iç süreçlerini entegrasyonu problemlerini ”çözmede yararlı olabileceğini belirtmektedir. Derison’un belirttiğine göre eğer kültür güçlü ise kuruluş daha verimli olacaktır. Ne kadar güçlü ise kuruluş tutumlarında o kadar etkilidir. Deal ve Kennedy’ye göre kültür, kuruluşlarda çalışan insanlara yol göstermede yardımcı olur ve çalışanlara iki şekilde işlerini biraz daha iyi yapmaları için yol göstermektedir: 1. Güçlü bir kültür, insanların nasıl davrandıklarını telaffuz eden resmi olmayan kurallar bütünüdür. 2. Güçlü bir kültür, iş görenlere işverenin nasıl yapmaları gerektiğini net olarak belirttiği için daha iyi hissetmelerini sağlar, böylece daha sıkı çalışılır. Ayrıca bazı araştırmacılar örgütsel kültür ve etkililik arasında sıkı bir ilişki bulmuşlardır. Örgütsel kültür kuruluşta önemli bir rol oynar. Yazar ve araştırmacıların çoğu örgütsel kültürün organizasyon çıktılarının nasıl etkilediğini araştırmışlardır. 2.Örgüt Kültürünün Uyum Üzerinde Etkisi II. Dünya Savaşının sonuna doğru, madenciliği daha verimli kılmak maksadı ile İngiltere kömür madenlerine kitle imalatı teknolojisi getirilmiştir. Fakat yeni metot beklenmedik sonuçlar vermiştir. Mesela işçiler arasında, salgın şekilde ruhi rahatsızlıklar baş göstermiş ve işçinin maneviyatı son derece bozulmuştur. İş doyumsuzluğunun belirtileri olan devamsızlıklar ve gerginlikler süratle artmış ve verim seviyesi, gereken şekilde yükselmemiştir. Bunun sebebi de bazı sosyal ve psikolojik hakikatlerin hesaba katmamış olan yeni teknolojidir. Teknoloji örgüt bireylerinin oluşturduğu sosyal grubun fonksiyonlarını gözetmemişti. Yeni teknoloji ile grup ilişkilerin kesin bir şekilde değişmiştir. Endüstri sahasında, devamsızlık ve işten ayrılmalarda örgüt kültürünün önemi ortaya çıkmaktadır. Trist ve Banfirth’in İngiliz madencileri üzerinde yaptıkları incelemeler örgüt kültürünün maneviyat ve devamsızlık üzerinde yapılabilecekleri etkiye işaret etmektedir. 24 Yapılan araştırmalarda da görüldüğü gibi örgüt kültürünün, üyelerinin örgüte uyum sağlaması üzerinde büyük rolü vardır. Çoğu durumda örgütüne bağlı iş görenler bu informel irtibatları olmayanlara nazaran “daha iyi uyum” sağlamış durumdadır. 3.Örgüt Kültürünün Üretim Üzerindeki Etkisi Hawthorne araştırmasında, muntazam artan üretimin, parça montaj jest odasında sosyalleşme ve dayanışma boyutu yüksek bir grubun kurulması sayesinde sağlandığı gözlemlenmiştir. Fakat artan üretim her zaman, grup bağlılığının bir sonucu değildir. Bilakis, örgüte karşı bağlı gruplar oluştuğu zaman verim düşmektedir. Olumsuz şebekeleşmiş örgüt kültürlerinde bu yapının mevcut olması üretim üzerinde çok olumsuz etki edebilmektedir. Örgüt içerisinde bireylerin birbirleriyle kurmuş oldukları informel ilişkilerde kontrol, aralarında kararlaştırmış oldukları normlarla sağlanmaktadır. Normlar belirlenen seviyenin altına düşen ve üzerine çıkanlara derhal uygulanmaktadır. Hawthorne araştırmalarında test odasında ortaya çıkan manzara; düşük seviyede imalat yapanlara “uyuşuk” denilmekte ve elinden geleni yapmadıkları için azarlanmaktadır. Fakat grup, daha çok, gayet tehlikeli yüksek seviyelerde imalat yapan ve “gösterişçi” veya “köle” diye adlandırdıkları ile uğraşılmıştır. 4.Örgüt Kültürünün Güdülenmeye Etkisi Endüstri ve örgüt psikolojisinde, çalışanların güdülenmesi konusunda sıklıkla kullanılan üç önemli teori Vroom tarafından ortaya atılan beklenti teorisi, McCleland’ın üç güdü teorisi ve Herzberg’in güdülenme hijyen teorisidir. Bu teoriler yine Amerika’da doğduğu için Amerikan toplum ve kültür yapısını yansıtmışlardır. Güdülenmenin temelinde, ihtiyaç duyulan şeylerin 25 tatmini yatmaktadır. İhtiyaç duyulan şeyler her toplumda değiştiği için, kişileri güdüleyen unsurlarında buna bağlı olarak değişmesi beklenir. Vroom’un teorisinde çalışanların beklentilerinin yerine geldiği oranda güdülenebilecekleri ileri sürülmüştür. McCleland’a göre işletmeler, çalışanların üç ana ihtiyacını dikkate almalıdır; başarı ihtiyacı, bir grubun üyesi olma ihtiyacı ve güç ihtiyacı. 26 ÖZET Örgüt kültürü örgütsel davranış disiplini içinde 1980’lerden sonra en çok konuşulan ve tartışılan konulardan birini oluşturmaktadır. Ouchi, Peters ve Waterman ve diğer yazarların çalışmaları bu konunun önemini daha da arttırmış, ayrıca örgüt kültürünün başarı üzerindeki etkileri ortaya çıkınca bu konu pratik olarak yöneticilerin de ilgi odağı haline gelmiştir. Kültür konusunda kesin ve herkesin paylaştığı bir tanıma ulaşmak çok zordur. Buna rağmen örgüt kültürünü bir takım değerlerden oluşan, olduğu gibi benimsenen, çalışanlar tarafından paylaşılan ve onlar tarafından geliştirilmiş bir kavram olarak tanımlamak mümkündür. Bu konuyla tarih içerisinde önce antropologlar ilgilenmiş ancak, daha sonra hem sosyologlar, hem sosyal psikologlar ve ekonomistler tarafından ele alınmıştır. Örgüt kültürünü tek bir model içerisinde ele almak zor olduğu için bu konuda geliştirilen üç yaygın modeli yansıtmaya çalıştık. Bunlardan birincisi Amerikalı ünlü sosyolog T.Parsons tarafından ortaya atılan “AGIL” modelidir. Bu model dört İngilizce sözcüğün baş halflerinin yanyana getirilmesiyle tanımlanır. Burada bu modelin İngilizce adını Türkçeleştirmeden kullandık. Bunu yazarın kullandığı isme bağlı kalmak içindir. Bu modelde Parsons’ın kullandığı dört kavram uyum, amaca ulaşma, bütünleşme ve meşruluk adlarını taşır. Daha güncel iki yaklaşım ise Ouchi ve Peters ve Waterman tarafından geliştirilmişlerdir. Bilindiği gibi Japon bilim adamı Ouchi Z teorisinin yaratıcısıdır. Kendisi tipik Japon işletmeleri, Z modeli Amerikan işletmeleri ve tipik Amerikan işletmelerini karşılaştırarak aralarındaki kültürel farklılıkları vurgulamıştır. Peters ve Waterman ise başarılı Amerikan şirketleri üzerinde yaptıkları araştırmada bu şirketlerin başarılarının nedenini araştırmışlar ve bunu sekiz önemli nedene bağlamışlardır. Bu sekiz faktör ayrıca bu başarılı şirketlerin temel kültürel özelliklerinin bir parçasıdır. Bu sekiz faktör; eylemden yana olmak, müşteriye yakın olmak, özerklik ve girişimcilik, insanlar aracılığıyla verimlilik, işin içinde olmak ve değerlere yöneltmek, en iyi becerilen işe bağlı kalmak, yalın biçim, az kurmay ve gevşek ve sıkı yapı özelliklerinin bir arada bulunmasıdır. Kültürün nasıl kazanıldığı ve korunduğu da önem taşır. Örgüt kültürünün kazanılmasında en önemli süreç örgütsel toplumsallaşmadır. Bir toplumda yaşayan bireyler toplum içinde geçerli olan kültürü nasıl kazanıyorlarsa, örgüt içerisinde çalışan insanlarda örgütün değerlerini veya kültürünü benimseyerek toplumsallaşmaktadırlar. Bu da üç aşamalı olarak gerçekleşmektedir. 27 Bu aşamalar, örgüte girmeden önceki durum, örgütte karşılaşma, uyum ve değişim basamaklarıdır. Örgütsel kültür belirli norm ve kültürlerin bir araya getirilip belirli biçimlerde ifadesiyle mümkündür. İşte örgüt kültürünü ifade eden elementler vardır. Bunlar Seremoniler, Tören veya Ayinler, Hikâyeler, Mitler, Kahramanlar, Süperstarlar, Sembol ve Kullanılan dildir. 28 ÖRNEK OLAY Plant World Şirketi Plant World Şirketi on sene içinde bir kişinin yatırımından, bölgenin en büyük çiçekçilik ve seracılık şirketi olmuştu. Şirketin kurucusu olan, Myta Ong ’un çiçeklere karşı doğuştan bir ilgisi vardı. Botanik bölümünden mezun olarak küçük bir işletme ile tek başına işe başlamış ancak, müşterilerine sunduğu iyi hizmetle on sene içinde büyük bir işletme haline gelmişti. Ong, iyi bir girişimci olduğu kadar yöneticilik boyutu da farklı bir kişiydi. Yanında 20 kişi sabah 8 akşam 6 çalışmaktaydı. Örgüt kültürü de açık, arkadaşça ve bireyin yeni dostlar ve ilişkiler geliştirmesine olanak verecek bir biçimdeydi. Çalışanların hepsi birbirine yakın arkadaştı ve birbirlerine yardımcı oluyorlardı. Ong bu dost atmosferin gelişmesi için daha az zamanını bitkilere, daha çok zamanını ise yanında çalışanlara ayırarak şirketin gelişmesine katkıda bulunuyordu. Yüzlerce müşteri ve onların işleriyle de meşgul olurken, kendisi yorucu bir mücadele veriyordu. Belki her bitki ile veya müşteriyle tam anlamıyla ilgilenemiyordu, ama çalışanlardan birinin çocuğu hasta olduğu için sabaha kadar uyuyamadığını veya bir başka birisi işe geç kaldığı zaman onun hasta olan babasını ziyarete gittiği veya bir başka işçisi eğer o gün içine dönük ve üzgün ise onun nedeninin o kızın erkek arkadaşından kaynaklandığını bile biliyordu. Hatta her memurunun ve onların çocuklarının yaş günlerini hatırlayıp kutluyordu. Her sabah saat 5.30’da kalkıyor ve yoğun bir tempo ile çalışıyordu. Ong ’un yanında çalışanlara olan ilgisi, iş hayatında verdiği yanlış bir kararla batmasına bile neden oluyordu. Çünkü o dolu bir anında yeni açılan bir alışveriş merkezine para yatırmış, ancak şirket battığı ve parasını da geri alamadığı için kendisi de çok kötü bir duruma düşmüştü. Şirketin faturaları ödeyecek gücü kalmamıştı. Bir cuma Ong yanında çalışanları çağırarak bir toplantı düzenledi ve durumu onlara açıkladı. Ya bir ay müddetle para alamayacaklardı veya şirket batacaktı. Bu durum şirkette çalışanları kötü sarstı. Çünkü hiç biri zengin değildi, hepsi hafta sonu çeklerini dört gözle bekliyorlardı. Bölgede işsizlik oranı yüksek olmadığı için yeni bir iş bulabilirlerdi. Ancak, acaba böyle çalışma ortamının olduğu iş bulabilirler miydi? Belki aldıkları ücret çok yüksek değildi, ancak onlar Ong’dan ve ilişkilerden memnundular. Patronlarını hiçbir zaman bir yönetici olarak görmemişlerdi, o onlar için sadece Myta adında sevdikleri biriydi. Gruptan ayrılmak ise sadece işyerini terk etmek anlamında değildi. Çünkü bu kişiler pazar günü yaptıkları beyzbol 29 maçlarıyla, beraber yedikleri yemeklerle bir bütündüler. Myta’dan başka kim onlara, ben öğleden sonra doktora gitmek için değil, çok sıkıldığım için işe gelmeyeceğim dediği zaman anlayış gösterebilirdi. Ong onlara o hafta sonunu düşünmeleri için vermişti. Ya ücretlerini alıp, başka bir iş arayacaklar veya biriktirdikleri ile bir müddet idare edeceklerdi. Ancak Şirket bu sayede yaşamaya devam edecekti. Myta Ong onların yüzlerini görmek istemiyordu çünkü onlarında ayrılmak istemediklerini biliyordu. Onlara eğer pazartesi işe gelmezlerse çeklerini ev adreslerine göndereceğini söyledi. Çünkü yüz yüze temas işi daha da zorlaştırabilirdi. Pazartesi saat 7.40’da işe giden Myta bütün personelin iş yerinde olduğunu ve daha hırslı bir biçimde çalışıp şirketi kurtarmak için çabaladıklarını gördü. Adeta işleri yapmakta yarış ediyorlardı. 30 KAYNAKÇA Örgütsel Davranış ve Yönetim Psikolojisi Prof. Dr. Erol EREN Beta yayınları genişletilmiş yedinci baskı Eylül 2001 www.betakitap.com Örgütsel Davranış Prof. Dr. Enver ÖZKALP, Yrd. Doç. Dr. Çiğdem KAREL Eskişehir 2001 Örgütsel Psikoloji Prof. Dr. Zeyyat SABUNCUOĞLU, Prof. Dr. Melek TÜZ Alfa Aktüel Basım Yay. Dağ. Ltd. Şti. dördüncü baskı Bursa 2008 www.alfaaktuel.com, [email protected] Örgüt Kültürü ve İş Tatmini Yrd. Doç. Dr. M. Sezai TÜRK Özkan Matbaacılık Ağustos 2007 www.gazikitabevi.com.tr, [email protected] 31 32
Benzer belgeler
ÖRGÜT KÜLTÜRÜ ve İLETİŞİM SÜRECİNİN ÖRGÜT İÇİNDEKİ
nesille aktarılarak örgütsel yaşamı sürekli kılar. Hatta bazı durumlarda işletmenin sahibi olan
yönetici ölse de kültür ve buna bağlı inanç ve değerler devam eder.
6. Kültür, tanıtıcı bir kimlik gi...
Örgüt Kültürü - bartın meslek yüksekokulu
ilişkiler, davranış ve değerler geliştirmeleri,
Amaçların belirlenmesinde ya da gerçekleştirilmesinde hayati önem
taşıyan veya örgütün değişik birimlerinin genel hedeflere mümkün
olduğu kadar uygun...
örgüt kültürü tiplerinin örgütsel sinizm algısına etkisi
nesille aktarılarak örgütsel yaşamı sürekli kılar. Hatta bazı durumlarda işletmenin sahibi olan
yönetici ölse de kültür ve buna bağlı inanç ve değerler devam eder.
6. Kültür, tanıtıcı bir kimlik gi...
PDF ( 2 ) - Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi
nesille aktarılarak örgütsel yaşamı sürekli kılar. Hatta bazı durumlarda işletmenin sahibi olan
yönetici ölse de kültür ve buna bağlı inanç ve değerler devam eder.
6. Kültür, tanıtıcı bir kimlik gi...