Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu 14
Transkript
Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu 14
Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu 14-16 Kasım 2013 Konya, s.XX-XXX ISBN: XXXXXX BAKLAGİL VE BAKLAGİL ÜRÜNLERİNİN GIDA ENDÜSTRİSİNDE KULLANIMI Nilgün Ertaş* ÖZET Ekonomik önemi açısından tahıllardan sonra ikinci sırada yer alan baklagiller, yüksek protein içeriği (~%30) ve diğer bitkisel proteinlere göre daha dengeli aminoasit kompozisyonu ile dikkat çekmektedir. Beslenmedeki öneminin yanı sıra toprağın biyolojik ve fiziksel yapısının iyileştirilmesine sağladığı katkı da dikkate alındığında baklagil ekim alanlarının artırılmasının gerekliliği öne çıkmaktadır. Fasulye, nohut, mercimek ve soya ticari değeri en yüksek baklagillerdir. Baklagillerden kuru fasulye hemen hemen her bölgede yetiştirilmekle birlikte en fazla Konya, Karaman, Niğde, Erzincan, Nevşehir, Kahramanmaraş, Aksaray, Balıkesir’de yetiştirilmektedir. Baklagiller tanenin öğütülerek un haline getirilmesi ile hammadde olarak, yerfıstığı ve soya fasulyesi gibi yüksek yağ içeren türlerinde yağının ekstrakte edilmesi ile, diyet lifi, lesitin, iso-flavonlar ve protein konsantresi üretiminde, salam sosis gibi yağ oranı yüksek emülsiye ürünlerde, hazır çorbalarda, şekerlemelerde, bebek mamalarının üretiminde, haşlanarak ya da çimlendirilerek salatalarda, farklı yöntemlerle kavrulup çeşnilendirilerek çerez olarak, fıstık ezmesi, soya peyniri (tofu), soya sütü olarak, alerji yapmayan süt ürünlerinde, özel diyet ürünlerinde katkı maddesi olarak gıda endüstrisinde kullanılabilmektedir. Baklagiller kullanıldığı ürünün proteince zenginleştirilmesinde, hamura güçlü bir yapı kazandırılmasında, kek gibi ürünlerde yumurta ve süt tozu ikame maddesi olarak, et sektöründe etin pişirme sırasında saldığı suyun absorbe edilmesinde, yağ oranı yüksek gıdaların kalorisinin düşürülmesinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada baklagil ve baklagil ürünlerinin gıda endüstrisinde kullanım alanları irdelenmiştir. Ülkemizin kalkınması için önemli bölgesel projelerden biri olan KOP projesinin hayata geçirilmesi ile baklagil üretiminde meydana gelecek olan artış, baklagile dayalı yeni ürünlerin geliştirilmesi çalışmalarını da hızlandıracaktır. Anahtar kelimeler: Baklagil, Gıda Endüstrisi, Soya, Fasulye, Protein 1. GİRİŞ Baklagiller Leguminaseae familyasından yenilebilir olgunlaşmış bitkilerinin tohumlarıdır. Bakla terimi, botanikte tohum kabuğu anlamına gelmesine rağmen, genellikle meyve ya da tohum için kullanılmaktadır (Isely, 1982). Islah edilmiş baklaların tamamı Papilionoideae’nin üyesidir. Mercimek, bezelye ve nohutun içinde bulunduğuVicieae takımı, yerfıstığını içine alan Hedysareae takımı, soya, börülce, ve fasulyeyi içine alan Phaseolaeae takımı olmak üzere aile içinde üç takıma ayrılırlar. Olgunlaşmış baklagil taneleri; protein, nişasta, selüloz ve minerallerce zengin kaynaklardır. Baklagiller tahılların iki-üç katı fazla (% 18 - 31,6 oranında) protein içermesinden ötürü, insan beslenmesinde özel bir yeri vardır.Kuru baklagiller ve baklagil ürünleri bitkilerdeki gıda proteininin en zengin kaynaklarındandır (Sathe ve ark., 1984; Şehirali 1988). Baklagiller batı ülkelerinde çok az miktarda tüketilmelerine rağmen Afrika, Asya, Latin Amerika ve Yakın Doğuda birçok insan tarafından tahıllar ve kabuklu yemişler ile birlikte kalori ve proteinin başlıca kaynağı olarak tüketilmektedir. Geleneksel Çin mutfağında soya fasulyesi ve ürünleri özel bir yere sahiptir. Bunun yanı sıra baklagil taneleri Hindistan’da Orta ve Güney Amerika’da olduğu kadar beslenmenin vazgeçilmez bir parçasıdır (Aykroyd ve ark., 1982). 2. BAKLAGİLLERİN GIDA ÜRETİMİNDE KULLANIM ALANLARI Baklagil tanelerinin ununun yeni gıda ürünlerinin formülasyonlarında; geleneksel gıdalardaki hayvansal proteinin yerine kullanımı bir çok araştırmada dikkati çeken bir noktadır (Idouraine ve ark., 1991; Eke ve Akobundu, 1993; Gujska ve ark., 1994; Aluko ve Yada, 1995). Yrd. Doç. Dr.,Necmettin Erbakan Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, [email protected] Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu 14-16 Kasım 2013 Konya, s.XX-XXX ISBN: XXXXXX Duyusal kalite ve besin değerine ilaveten baklagil tohumlarının unu ve proteininin gıda formülasyonlarındaki kabul edilebilirliği, gıda sistemlerindeki fonksiyonel özelliklerden kaynaklanmaktadır (Naczk ve ark., 1986). Sonuç olarak baklagil unu ve proteininin fonksiyonel özelliklerinin değerlendirilmesi bunların gıda katkı maddesi olarak kullanılmasında önem arz etmektedir. Baklagil unu ve proteinin fonksiyonelliği; onların pH ve iyonik direnç gibi çevre şartlarından sorumlu olmalarındandır (Myers, 1988). Baklagil un ve proteinlerinin özellikle soya proteininin formülasyonlara eklenmesi; genel olarak görünüş, tekstür, viskozite, emülsifiye etme ve köpük oluşturma gibi birleştirici özellikleri ve besinsel özellikleri iyileştirmektedir.Gıda endüstrisinde baklagil proteinleri özellikle soya protein izolatları ve konsantratları; mantı etleri ve sosislerde yağ ve suyu tutması için emülsüfiyer bağlayıcı ajan ve stabilizatör olarak kullanılmaktadır (Pomeranz, 1991). Baklagillerde bulunan diyet lifi sağlıklı bir katkı maddesi olarak fonksiyonel gıda ingrediyentidir (Lo, 1989). Baklagillerdeki diyet lifleri çözünebilirlik, su ve yağ tutma kapasitesi, iyon değiştirme kapasitesi gibi bir çok önemli fizikokimyasal özelliklere sahiptir (Gordon, 1989). Lo, (1989) veLo ve ark.,(1991) soya fasulyesi ve bezelyelerdeki diyet lifinin fizikokimyasal özellikleri ve fizyolojik özellikleri üzerine çalışmalar yapmışlardır. Soya fasulyesi ve bezelye diyet lifi fırın ürünleri, makarna, şekerleme, çorba, sosis ve içecek üretiminde ingrediyent olarak kullanılmaktadır (Duxbury, 1993). Genellikle bu diyet liflerinin su kaldırma kapasitesi ve kabarma özellikleri başlıca fizikokimyasal özellikleri arasındadır(Lebuza, 1989; Duxbury, 1993). Noivikul ve ark., (1978) baklagil unlarının kimyasal içeriğinin buğday ununa kıyasla; daha az nişasta, nişasta zedelenmesi ve pentozan miktarına sahip olduğunu, fakat daha fazla protein, yağ, kül ve life sahip olduğunu, ayrıca toplam şeker miktarının da bütün baklagil unlarında buğday unundan daha fazla miktarda olduğunu belirtmiştir. Fasulye, nohut, mercimek ve soya ticari değeri en yüksek baklagiller arasında olup, aşağıda bu baklagillere ilaveten bezelye, lüpen, yer fıstığı gibi baklagillerin de kullanım alanları hakkında bilgi verilmiştir. Çölyak hastalarının diyetleri için, gluten ve gluten benzeri proteinleri içeren tahıllar (buğday, çavdar, arpa ve yulaf) tüketilmesinde sakıncalı bulunan grupta yer alırken (Lai, 2001), mısır ve pirinç gibi tahıllar, karabuğday, amarant ve quinoa gibi tahıl benzerleriile, soya, nohut, mercimek ve lüpen gibi baklagiller güvenilir hammaddeler arasında yer almaktadır. Diğer baklagil unları gibi fasulye unu da gluten içermemekte, glutensiz ürün formülasyonlarında katkı olarak kullanılabilmektedir. Hazır baklagil unları geleneksel erişte, unlu mamüller, un içeren çeşitli çerezlerde ve hazır yiyeceklerde katkı maddesi olarak kullanılmaktadır. Fasulyeçeşitli gıda ürünlerin besinsel özelliklerini iyileştirmek amacı ile fonksiyonel bir katkı maddesi olarak öğütülerek unu kullanılmaktadır. Birçok teknolojik proses baklagilleri gıda katkısı olarak kullanılma imkanlarını arttırmıştır. Hazır fasulye unları üç basit işlem sisteminden oluşmaktadır (Copley, 1974). İlk aşamada bütün fasulyeler suya bastırılıp, pişirilmekte ve davul kurutucuda kurutulmakta ikinci aşamada ise bütün fasulyeler değirmende ince bir toz haline getirilmekte, üçüncü aşamada ise baklagil ununun acı tat vermesine neden olan enzimler deaktive edilmektedir. Uygulanan işlemler besinsel içeriği arttırırken anti besinsel içeriği azaltmakta, fonksiyonel özellikleri değiştirerek katkı maddesi olarak kullanımını çeşitlendirmektedir (Siddig ve ark., 2009). Anton ve ark., (2007) fasulye ununu buğday ununa % 15, 25 ve 35 oranında ikame etmişler, pizzanın besinsel ve fiziksel özellikleri üzerine etkisini incelemişlerdir. Besinsel açıdan bütün fasulye unlu pizzaların özellikleri incelenmiştir. % 35 fasulye unu ikameli pizzaların toplam fenol içeriği, antioksidan aktivite içeriğinin diğer katkılama oranlarına göre daha yüksek olduğu, % 25 fasulye unu ilavesinin kabul edilebilir tekstür ve yüksek besinsel içerikte olduğu belirtilmiştir. Nohutyemekyapımındakullanıldığıgibi, ekmek mayası ve şalgam suyu yapımında da kullanılmaktadır. Nohut unu ekmek, bisküvi gibi ürünlerde, gıda karışımlarında ve birçok yemekte katkı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca, GüneyveDoğu bölgelerimizdekavrulup öğütülerek kahve benzeri bir ürün olarak da tüketilmektedir.Mısır’ da çiğ yeşil halde ve daha ileriki aşamada ‘Malana’ adıyla veya olgunlaştıktan sonra kavrularak aperatif bir ürün olarak tüketilmektedir. OrtaDoğu,Orta Asya ve Afrika ülkelerinden nohuttan çeşitli fermente ürünler üretildiği bilinmektedir. Özellikle Hindistan’da, nohuttanyapılan dhokla,dosaveidli olarak bilinen yiyecekler yaygın olarak tüketilmektedir Çerezlik bir ürün olan leblebi, nohutların sınıflandırılması, tavlanması, ısıtılması, kavrulması ve elenmesi gibi işlem aşamalarından geçirilerek elde edilmekte, Ülkemizde başlıca Çorum, Denizli (Serinhisar) ve Tavşanlı yörelerinde Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu 14-16 Kasım 2013 Konya, s.XX-XXX ISBN: XXXXXX üretilmektedir(Sıkılı,2003, Arab ve ark., 2010, Anon, 2013a). Ertaş (2010) tarafından yapılan çalışmada, fasulye, nohut ve soya fasulyesinden farklı ıslatma uygulamaları ve farklı ıslatma süreleri uygulanmış ve bulgur üretimi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen baklagil bulgurlarının fiziksel, kimyasal ve besinsel özellikleri araştırılmış, uygulanan bulgur prosesleri ile fitik asit miktarının düştüğü, anti besinsel faktörlerden tripsin inhibitörünün ise tamamen elimine edildiği belirtilmiştir. Mercimek Ülkemizde kurutulduktan sonra çorba, mercimekli köfte ve başlıca yemeklerde kullanılmaktadır. Mercimek unu ise hazır çorbalarda ve katkı maddesi olarak gıda sistemlerinde kullanılmaktadır. Hindistan’da mercimek kaynatılarak ya da kızartılarak çorba benzeri bir yemek şeklinde tüketilmektedir. Mercimekte lif içerdiğinin yüksek olması sebebiyle, şeker hastalarına, mide ve bağırsak rahatsızlığı olan hastalara önerilmektedir. Ayrıca içerdiği demir ve folik asit ile kansızlığı önlemekte, tansiyon ve kolesterol üzerinde de olumlu etkilerde bulunmaktadır (Williams ve ark., 1993; Coşkuner ve Karababa, 1998). Soya fasulyesinden doğal olarak yararlanıldığı gibi soya filizi, soya sütü, soya eti, soya yağı, soya unu ve tofu olarak da tüketimi vardır. Bunların dışında tempeh, miso, soya kepeği ve soya sosu dünya mutfaklarında kullanılan diğer soya ürünleri arasındadır (Haskınacı, 2004). En önemli soya ürünlerinden biri olan soya sütü Uzakdoğu’da özellikle Çin’de yıllardır bilinen, soya fasulyesinden su ekstraksiyonu yolu ile elde edilen ve besleyici nitelikleri üstün olan bir gıda maddesidir (Ötleş, 1998; Gürsoy ve ark., 1999). Ülkemizde değeri yeni anlaşılmaya başlayan ve sağlık açısından daha fazla tercih edilen soya yağı, istatistiklere göre dünyada en çok üretilen ve tüketilen bitkisel yağ konumundadır. Soya üretiminin büyük bir kısmı yağ üretiminde kullanılmakta olup, soya yağı yüksek oranlarda oleik asit, linoleik asit ve linolenik asit gibi çoklu doymamış yağ asitlerini içermektedir (Liu, 2004; Nilüfer ve Boyacıoğlu, 2007). “Soya sütü” içme sütü olarak kullanılmasının yanında fermente ve fermente olmayan çeşitli süt mamullerinin üretiminde de kullanılabilmektedir. Bu ürünlerin başında da soya yoğurdu gelmektedir. Geleneksel yöntemle üretilen yoğurtlarda yapı, kıvam ve aroma kusurları görülmektedir. Soya sütünde asit oluşumunu kısıtlayan faktör, soya fasulyesindeki sakkaroz, rafinoz ve stakiyoz gibi oligosakkaritler ile araban ve arabinogalaktan gibi hemiselulozlardan oluşmasından kaynaklanmaktadır (Kınık, 1992; Gürsoy ve ark., 1999). “Tofu” Çin ve Tayvan’da soya fasulyesinden elde edilen bir fermantasyon ürünüdür. Tofu soya fasulyesinin yıkanması, ıslatılması ve bir gece oda sıcaklığında tutulması, daha sonra karıştırılıp ezilen ürünün sıkılması ve suda erimeyen proteinlerin ayrılması ile elde edilen soya sütü, kalsiyum veya sodyum sülfat ile çöktürülmekte, sıkılarak kek halinde bir ürün elde edilmekte, elde edilen kek küçük dilimler haline getirilmektedir. Uzakdoğu’da elde edilen bu kek dilimlerine “tofu” adı verilmektedir (Artık, 1985). Soya fasulyesi ürünlerinden olan soya lesitini ilaç sanayi, fırıncılık sektörü, beslenme sanayi, köpük giderici ajan, maya, insektisit (böcek zehiri) ve yapay inek sütü üretimi ve kozmetik sanayi gibi birçok alanda kullanılmakta olup, ticari lesitin, soya unu ve yağı üretimi esnasında yan ürün olarak elde edilmektedir (Artık, 1985). Fırıncılık ürünlerinde nem tutma, ekmek içini beyazlatma, ekmek kabuğunu koyulaştırma, raf ömrünü uzatma, pişirme süresini kısaltma ve yağ absorpsiyonunu azaltma gibi etkileri sağlamak için “soya unu” kullanılmaktadır. Enzimce aktif soya unu hiçbir ısıl işlem görmeden öğütülmüş halidir ve ekmeğin beyazlamasını sağlayan lipoksijenaz enzimi ve soya yağının hamurda gevrekleştirici etki yapması nedeniyle ekmek katkı maddeleri içerisinde kullanılabilen bir soya unu tipidir. Yağsız beyaz soya ununda yağ % 1 seviyesine indirilerek hafif bir ısıtma işlemi yapılmaktadır. Soyaunu ve türevlerinin makarna üretiminde kullanımları giderek yaygınlaşmaktadır. Soyanın makarnanın protein içeriği yükselttiği, renk ve görünüş özelliklerinde belirgin bir iyileşme sağladığı Koyuncu (2003) tarafından bildirilmiştir. Endonezya’da soya fasulyesinden üretilen bir fermantasyon ürünü olan “tempeh” oldukça sağlıklı ve lezzetli bir besindir. Kimi yerlerde etin alternatifi olarak da kullanılmaktadır. Dondurulmuş gıda olarak aylarca saklanabilen tempehin, tütsülenmiş ve fındıksı bir tadı vardır. Çiğnemeyi gerektiren yapısından dolayı ızgara yapılmış hali sandviçlerde veya çorba ve salatalarda kullanılmaktadır (Artık, 1985; Öner, 2006). Fermente bir soya ürünü olan Miso, Uzakdoğu’daki insanlar tarafından fazla miktarda üretilmekte ve tüketilmektedir. Miso soya fasulyesi, pirinç veya arpa, tuz ve mikroorganizma kültürü (Aspergillusoryzae) kullanılarak elde edilmektedir (Ayhan ve ark. 1991). Yrd. Doç. Dr.,Necmettin Erbakan Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, [email protected] Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu 14-16 Kasım 2013 Konya, s.XX-XXX ISBN: XXXXXX Soya proteinleri dünyada ve Ülkemizde hem ürün kalitesini iyileştirme amaçlı olarak sosis, salam, köfte, hamburger, sucuk gibi et ürünlerinin hazırlanması sırasında, hem de ürün maliyetlerini azaltıcı yönde et ikamesi olarak kullanılmakta ve et proteinleri ile fonksiyonel açıdan aynı özellikleri göstermektedir. Hayvansal kaynaklı ete oranla kolesterol ve yağ içermeyen yapısı sayesinde daha sağlıklı ve biyoyararlılığı yüksek ürünler olarak kabul edilmektedirler (Öner, 2006). Bayram ve ark.(2002), yaptıkları bir çalışmada soya fasulyesinden bulgur üretimi ve proses işlemlerinden ıslatma işleminin etkilerini araştırmışlar, tane suyunun sıcaklık ve sürenin etkisi ile artmakta olduğunu, bu artışla birlikte suda çözünen madde miktarında da artış gözlendiğini, buna göre, ıslatma işleminde tane, nem artışına uğrarken, madde kaybına (pigment, vitamin, vs.) maruz kaldığını bildirmişlerdir. Bayram (2003)’de yaptığı bir başka çalışmasında soya fasulyesi ve çavdardan bulgur üretilmiş ve ıslatma, pişirme, kurutma faktörlerinin bulgur üzerine etkileri incelenmiştir. Buna göre; basınçlı pişirme metodunun, atmosferik pişirme ve mikrodalga pişirme işlemlerine göre, kısa proses süresi, daha iyi enerji ekonomisi, kurutma öncesi düşük su seviyesi (%40), daha iyi sistem kontrolü ve yüksek ürün kalitesinden dolayı en iyi pişirme işlemi olduğu belirtilmiştir. Bayram ve ark. (2004), soya fasulyesinden yaptıkları bulgurlarda renk intensiteleriincelenmiş ve ıslatma suyunun bulgurlarda (L*) parlaklığı ve (b*) sarılığı, kırmızılığın (a*) aksine arttırdığı belirtilmiştir. Nilüfer ve Boyacıoğlu (2008) soya proteini ve diğer soya esaslı fonksiyonel bileşenlerin (diyet lifi, fenolik maddeler, izoflavon, antioksidan özellik) miktarlarının ekmek formülasyonlarında arttırılmasının yalnızca soya unu ilavesi ile kabul edilebilir ekmek kalitesinde olmayacağını, bu sebeple ekmek kalite özelliklerini de iyileştirici etkiye sahip ve aynı fonksiyonel bileşenleri içeren soya sütü tozunun da ilave edilmesi gerektiğini belirtmişlerdir. Özbey ve ark. (2007) yaptıkları bir çalışmada; inek sütü ve soya sütü belirli oranda karıştırılarak probiyotik yoğurt üretilmiştir. Araştırma sonucunda probiyotik yoğurtların proteoliz düzeylerinin standart yoğurt starterleri kullanılarak üretilen yoğurtlara göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Yoğurt örnekleri duyusal özellikleri açısından değerlendirildiğinde ise soya sütlü probiyotik yoğurtların toplam puanlarının inek sütünden üretilen probiyotik yoğurt örneklerinin puanlarına yakın olduğu tespit edilmiştir. Bezelye; hasat edildikten sonra kuru ve yaş olmasına bağlı olarak farklı ürünlere işlenebilmektedir. Taze bezelyeler konserve sanayinde değerlendirilme potansiyeline sahip olmakla birlikte, kurutulmuş bezelyelerden bezelye unu elde edilmektedir. Bezelye unu yüksek oranda protein (%30’u), diyet lifi, dirençli nişasta ve demir içermekte ve özellikle çölyak hastalarının beslenmesinde, kahvaltılık ürünlerde kullanılmaktadır (Periago ve ark., 1994, Periago ve ark., 1996a, 1996b).Ekstrüzyon teknolojisi ile elde edilen bezelye ununda protein ve lisin miktarı hem buğday hem de yulaf unundan daha fazla olduğu, gluten içermediği, ekstrüzyon teknolojisi ile işlendiği için pişirmeden sonra gelişmiş bir tekstür ve aroma sergilediği tespit edilmiştir.Bu sebeple bezelye unuglutensiz ürünlerin yapımında alternatif ürün kullanılabilmektedir(Gallagher ve ark., 2004). Lüpen(LupinusalbusL.) Türkiye'de acı bakla, delice bakla, gavur baklası, kurt baklası, mısır baklası, yahudi baklası, termiye gibi değişik isimlerle bilinmekte olup, zengin protein, lif, vitamin ve mineral madde içeriği ile önemli bir baklagildir(Yorgancılar, 1996).Lüpen unu yüksek protein içeriğinin yanı sıra, yüksek su ve yağ tutma kapasitesi ve iyi bir emülsifiye edici ajan olması nedeni ile hububat ürünleri için önemli bir katkı maddesidir (Leterme ve Fenart, 1997). Ayrıca gluten içermemesi ve yüksek besinsel değere sahip olması ile glutensiz ürünler için alternatif bir hammadde haline gelmiştir. Lüpen, dünyada soyaya alternatif olarak ekmek, bisküvi, kek, makarna, şekerleme, soya sosu gibi ürünlerde, antioksidan içeriği yüksek kaliteli bitkisel yağüretiminde, glutensiz un, emilsüfiyer madde, süte alternatif ürünler ve çerez olarak kullanılmaktadır (Mülayim ve Acar, 2008). Yerfıstığı, insan gıdası olarak tüketilmesinin yanı sıra sanayinin çeşitli alanlarında büyük miktarlarda kullanılmaktadır. Yerfıstığı yağı yemeklik olarak katı ve sıvı halde kullanıldığı gibi, balık konserveciliğinde, bisküvi, pasta, şekerleme ve sabun yapımında da kullanılmaktadır. Yerfıstığından yağ çıkarıldıktan sonra geriye kalan küspe ise yem sanayinde çok değerli bir yan üründür (Anon. 2013b). Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu 14-16 Kasım 2013 Konya, s.XX-XXX ISBN: XXXXXX 3.SONUÇ İnsanoğlu tarafından yetiştirilen ve gıda maddesi olarak kullanılan ilk bitkiler kuru baklagillerdir. Baklagiller yüksek protein içeriği, kalın bağırsak florasını olumlu yönde etkileyen çözünür diyet lifi içeriği, kalsiyum, demir, çinko, magnezyum gibi mineraller ile tiamin, riboflavin, niasin, folik asit ve E vitamini bakımından zengin olması dolayısı ile tüm dünyada üretilen ve tüketilen temel besin maddeleridir. Baklagil üretimi uzun yıllar desteklerle teşvik edilmesine rağmen, destekleme politikasındaki değişimlerle birlikteüretimde azalmalargözlenmiş, bu da dış ticarette kayıplara neden olmuştur. KOP projesinin hayata geçirilmesi ile birlikte baklagil üretiminin artırılması ve gıda endüstrisindeki kullanım alanlarının genişletilmesi, dış ticaretin artırılması sağlanacaktır. KAYNAKLAR Aluko, R., Yada, R.Y., “Structure-functionrelationships of cowpea (Vignaunguiculata) globulinisolate: influence of pHandNaCl on physicochemicalandfunctionalproperties”FoodChem. 53, 1995, 259-265. Anonymous, http://www.yoreseltatlarimiz.com/Kocabas-Nohut-2Kg,PR-387.html, 2013a. Anonymous, http://www.gap.gov.tr 2013b. Anton, A.,A., Ross, K., Lukoww, O.,M., Fulcher, R.,G., Arntfield, S.,D.“Influence of AddedBeanFlour (Phaselousvulgaris L.) On SomePhysicalandNutritionalProperties of WheatFlourTortillas”,FoodChemistry, 109, 1, 2007, 33-41. Arab, E.A.,Helmy, I.M.F., Bareh, G.F. “Nutritional Evaluation andFunctionalProperties of Chickpea (Cicerarietnum) FlourandtheImprovement of SpaghettiProcudedfromIts”. Journal of AmericanScience. 6(10), 2010, 1055-1070. Artık N., Soya Fasulyesinden Konsantre Protein Üretimi ve Soya Ürünlerinin Bileşim Unsurları,Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Gıda Bilimi ve Teknolojisi Bölümü, Ankara, 1985. Ayhan K., Artık N., Gürgün V., Fermente Bir Soya Ürünü “Miso”, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Gıda Bilimi ve Teknolojisi Bölümü, Ankara, 1991. Aykroyd, W. R.,Doughty. J. Legumes İn Human Nutrition. FaoNutritionalStudies No. 19. FoodAndAgricultureOrganization, Rome. Italy, 1964. Bayram, M. ve Öner, M.D.,“Thenewoldwheat: convenienceandnutritiondrivingdemandfor bulgur” World Grain, November, 2002, 51-53 Bayram, M., Production of bulgur-like foods from soybean and rye. Food Engineering University of Gaziantep Ph. D. Thesis, Gaziantep, 2003. Bayram, M., Kaya, A. Öner, M.D. “Changes in properties of soakingwaterduringproduction of soy-bulgur”. Journal of FoodEngineering, 2004. Copley, M.J.,DryBeanResearch: SomeAccomplishmentsAndUnsolvedProblems. Page 53 İn: Proc. BeanImprovementCooperativeAndNatl. DryBeanRes. Assoc. Conferance. M. N. Dickson, Ed. N. Y. Agric. Exp. Stn. Geneva, New York, 1974. Coşkuner, E., Karababa, E.“Türkiye’de mercimek Üretim Potansiyeli ve İşleme Teknolojisi”, Gıda 23 (3), 1998, 201-209. Duxbury, D. D.,“Fiber: form followsfunction”. FoodProcess. 3, 1993, 44-54. Eke, O.S.Akobundu,N.T.,“Functionalproperties of Americanyambean (Sphenostylisstenocarpa) seedflour as affectedbyprocessing.”FoodChem. ,48, 1993, 337-340. Ertaş, N. “Nohut (Cicerarientinum L.),fasulye (Phaseolusvulgaris L.) vesoyafasulyesinden (Glycine Max L.) üretilenbaklagilbulgurlarinüretimmetotlarininstandardizasyonuilebazikalitatifvebesinselöz elliklerinbelirlenmesi“ SelçukÜniversitesi, FenBilimleriEnstitüsü, DoktoraTezi, 2010, Konya. Gallagher, E.;Gormley, T.R.; Arent, E.K., “RecentAdvances in theFormulation of GlutenfreeCereal-basedProducts”. TrendsFoodSci&Tech, 15, 2004, 143-152. Gordon, D.T.,“Functionalpropertiesvsphysiologicalaction of total dietary fiber”. CerealFoods World, 34, 1989, 517- 525. Yrd. Doç. Dr.,Necmettin Erbakan Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, [email protected] Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu 14-16 Kasım 2013 Konya, s.XX-XXX ISBN: XXXXXX E.D.,Khan, K., “Feedmoistureeffects on functionalproperties, trypsininhibitorandhemagglutinatingactivities of extrudedbeanhighstarchfractions”. Journal of FoodSci.,56, 1991,443-447. Gürsoy, O., Gökçe, R., Kınık, Ö., “Beslenmede Yeni Yaklaşımlar: Soya Sütü ve Ürünleri.” Pamukkale Üniversitesi Mühendislik Bilimleri Dergisi5(2-3),1999,1123-1130 Haskınacı Ş.,“Soya Ürün Profili” İstanbul Ticaret Odası Etüt ve Araştırma Şubesi, 2004. Idouraine, A. Yensen, S.B.,Weber, C.W. “Teparybeanflouralbuminandglobulinfractionsfunctionalpropertiescomparedwith soy protein isolate”. J. FoodSci., 56, 1991,1316-1318, 1326. Isely, D. “LeguminosaeAndHomosapiens”. Econ Bot.36: 1982, 46-70. Kınık, Ö. “Bazı Süt Mamullerinin Üretiminde Soya Sütünden Yararlanma Olanakları Üzerinde Araştırmalar”. Doktora Tezi. Ege Üniv. Fen Bil. Enst. Süt Tek. A.B.D., Bornova, İzmir 1992. Koyuncu, Ö. “Makarna Üretim Teknolojisi” Selçuk Üniv. Fen Bil. Ens. Doktora Semineri, Konya, 2003. Lai, H.M.“Effects of ricepropertiesandemulsifiers on thequality of rice pasta”, Journal of theScience of FoodandAgriculture, 82, 2001, 203-216. Lebuza, T.P.,“Fiber’swaterbindingcapacity”. CerealFoods World. 34, 1989, 566-567. Leterme, P.,Fenart, E., “New outlets in thefoodindustry”, GrainlegumesEuropeanGrain International Lupin Conference LegumeAssociation, Lupins.org: www.lupins.org1997, 15- 24. Liu K. “Soybeans as a Powerhouse of NutrientsandPhytochemicalsandEdibleSoybeanProducts in theCurrent Market”. InSoybean as FunctionalFoodsandIngredients, K. Liu, (ed). pp.1-51, AOCS Press, Champaign, IL, USA, 2004. Lo, G.S.,“Nutritionalandphysicalproperties of dietary fiber fromsoybeans”. CerealFoods World, 34, 1989,530-534. Lo, G.S., Gordon, D.T., Moore, W.R.“Physiologicaleffectsandfunctionalproperties of dietary fiber sources.”InBiotechnologyandFoodIngredients; Goldberg I., Williams, R., Eds.;Van NonstrandReinhold: NewYork, 1991,153-191. Mülayim, M. Acar, R.“Konya’nın yöresel değeri ak acıbakla (Lüpen = Termiye) bitkisi ve kullanımı”Konya Ticaret Borsası Dergisi, 11 (30), 2008, 44-49. Myers, C.,“Functionalattiributes of protein isolates. InCharacterization of Proteins”: Franks, F. Ed.;HumannaPress: Clifton, NJ. USA, 1988,491-549. Naczk, M.,Rubin, L.J., Shahidi, F.“Functionalpropertiesandphytatecontent of pea protein prepatations.” J. FoodSci., 51, 1986, 1245-1247. Naivikul O.,Appolonia. D. “Comparison of legumeandwheatflourcarbohydrates”. TheAmericanAssociation of CerealChemists, 1978. Nilüfer D.,Boyacıoğlu D., “Soya Esaslı Bileşenlerin Soya Ekmeği Özelliklerine Etkilerinin İncelenmesi”, İTÜ Dergisi, 7, 2008, 4. Öner T.,“Soya Sektör Raporu”, İstatistik Şubesi, 2006.. Ötleş, S. “Tofunun Bileşimi ve Önemi”. Gıda ve Teknol. 3(1),1998, 86-90. Özbey F., Topçu A., Saldamlı İ., Prebiyotik Yoğurt Üretiminde Soya Sütü Kullanımının Yoğurdun Kimyasal ve Duyusal Özellikleri Üzerine Etkisi, Gıda, 32(1), 2007, 3-11. Periago, M.J.,Englyst, H.N. and Hudson, G.J., “Theinfluence of thermalprocessing on thenonstarchpolysaccharides (NSP) contentand in vitrodigestibility of starch in peas”. LebensmittelWissenschafundTechnolgy 29, 1996b. 33-40. Periago, M.J.,Ros, G., Englyst, H.N. andRincon, F., “Variation in thedietary fiber content of peas (Pisumsativum, L.) as fonction of variety, size andanalyticalmethod.”RevistaEspanola de Ciencia y Tecnologia de Alimentos 34, 1994. 565-575. Periago, M.J.,Ros, G., Martinez, M.C., Rincon, F., Lopez, G., Ortuno, J. andRos, F., “Invitroestimation of protein and mineral availability in gren peas as afeectedbyantinutritivefactorsandmaturity”. LebensmittelWissenschafundTechnolgy 29, 1996a. 481-488. Pomeranz, Y.,“Functionalproperties of Food Components”, AcademizPress, Inc., ISBN 0-12561281-8., San Diego, California,1991. Sathe, S. K.,Salunkhe, D. K. “Technology of removal of unwantedcomponents of beans”. CRC Crit. Rev, FoodSci. Nutr. 21,1984,263-287. Gujska, Ulusal Kop Bölgesel Kalkınma Sempozyumu 14-16 Kasım 2013 Konya, s.XX-XXX ISBN: XXXXXX Sıkılı,Ö.H.“NohutMayasınınMikrobiyolojikve LezzetKarakteristiklerinin Araştırılması”.(DoktoraTezi)E.Ü.Fen BilimleriEnstitüsüGıda MühendisliğiAnaBilimDalı,İzmir, 2003. Siddiq, M, Ravi, R.,Harte, J.B, Dolan, K.,D., “PhysicalandFunctionalCharacteristics of SelectedDryBean (Phaseleousvulgaris L.) flours”, FoodScienceandTechnology, Volume 43, Issue 2,2010, 232-237. Şehirali, S. “Yemeklik Dane Baklagiller”. Ankara Üniv. Ziraat Fak. Yayınları,1988. Williams, P.C.,Erskine, W., Singh, U., “LentilProcessing”, LENS Newsletter, 20(1), 1993,3-13. Yorgancılar, M.,“Doğanhisar’da lüpenziraati”, Lisans semineri, Selçuk Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, Konya, 1996. Yrd. Doç. Dr.,Necmettin Erbakan Üniversitesi, Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi, [email protected]
Benzer belgeler
Baklagil Tohum Böceği
Bu çalışmada baklagil ve baklagil ürünlerinin gıda endüstrisinde kullanım alanları irdelenmiştir.
Ülkemizin kalkınması için önemli bölgesel projelerden biri olan KOP projesinin hayata
geçirilmesi i...