Kendimi Umutsuzluğu çalışmakta
Transkript
Kendimi Umutsuzluğu çalışmakta
Türkiye’nin Kruvaziyer Haber Dergisi Başaran Ulusoy: Kendimi Türk turizminin bir neferi gibi Erkunt Öner: Acaba biz bu gemilerle Türkiye’de tur düzenleyebilir miyiz? görüyorum Ekrem Demirtaş: Umutsuzluğu bir kenara bırakıp çalışmakta fayda var ROTALAR THE CRUISE LIFE 1 İÇİNDEKİLER 10 14 28 32 2 THE CRUISE LIFE 36 20 4 Editör 6 Araştırma 24 The Cruise Life yayın hayatına “Merhaba” diyor! Kruvaziyer karnemiz: “Pire için “limanlarımız” yandı! 10 TÜRSAB’dan Haberler 14 Röportaj 20 STK Günlüğü 24 Kruvaziyer Dünyası 28 Su Sporları 32 Kruvaziyerde Yaşam “Kendimi Türk turizminin bir neferi gibi görüyorum” “Acaba biz bu gemilerle Türkiye’de tur düzenleyebilir miyiz” “Umutsuzluğu bir kenara bırakıp çalışmakta fayda var” “50 milyonluk dataya sahip bir şirketiz” Hedef; Zaferin 100’üncü yılında 100 metre rekoru MSC Türkiye olarak işimizi şevkle yapıyoruz İÇİNDEKİLER 40 36 Acenteler 40 Acenteler 44 44 “Pronto olarak avantajlıyız çünkü…” ARKAS’ın yeni projeleri yakın zamanda hayat bulacak! Nehir Turları “2015’i geçen seneye kıyasla yüzde 50 daha iyi kapatacağız” 48 Firmalardan 54 Nehir Turları 56 Butik Hizmet 58 Online Satış 60 Destinasyon “2015 hedefimizi 15 binden 30 bine çıkardık” Cruisera için “güvenirlilik” imajı önemli Balayı düğünden çok daha önemli! Kruvaziyerin online kapısı: gemiturlari.com Bir haftada neler yaşayacağız? 48 60 Yönetim 7 Deniz Basın Yayın Reklam, Danışmanlık, Turizm ve Org. Tic. Ltd. Şti. adına İmtiyaz Sahibi: İbrahim Kocamış Genel Yayın Koordinatörü İbrahim Kocamış • [email protected] Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Derya Altuntepe Editör Derya Altuntepe Görsel Yönetmen Polat Sarıgül Muhabirler Cengiz Tepebaş, Gamze Kahraman, Çilem Kocamış Yayın Kurulu / Katkıda Bulunanlar: TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy, İZTO Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, TURA Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Erkunt Öner, Royal Caribbean Türkiye Genel Müdürü Bülent Tatlav, MSC Cruises Türkiye Genel Müdürü Necla Tuncer, Karavan Cruises Direktörü Özgü Alnıtemiz, Pronto Tour Cruise Departman Müdürü Hakan Aksungur, Golden Bay Genel Müdürü Zafer Alten. Temsilcilikler ABD Temsilcisi: Kapt. Kubilay Ulucan, İngiltere Temsilcisi: Tahsin Özalan Fransa Temsilcisi: Onur Koyuncuoğlu Reklam ve Abone Reklam ve Halkla İlişkiler Md. Ebru İşcan • [email protected] İletişim adresi Osmanağa Mah. Reşit Efendi Sok. No: 66/22 Kadıköy / İstanbul Tel: 0216 550 55 46 • e-mail: [email protected] TheCruiseLife CTP ve Baskı Özkan Basım Tanıtım Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. Yayın: Yerel - Süreli Yayın THE CRUISE LIFE’ta yayınlanan tüm yazı ve fotoğrafların hakları, logosu ve isim hakkı 7 Deniz Basın Yayın Reklam, Danışmanlık, Turizm ve Org. Tic. Ltd. Şti.’ye aittir. İzinsiz hiçbiryerde kullanılamaz. Yayımlanan ilanların sorumluluğu sahibine aittir. THE CRUISE LIFE 3 EDİTÖR H er yayın bin bir uğraşla hazırlanır lakin ilk sayı bambaşkadır, koşuşturmasından telaşına, heyecanından tedirginliğine kadar farklı duygular yaratır insanda. Ama tadı da başkadır tabi. Sektörün her zaman gözü, kulağı, dili olacağını bilerek koyulursun yola, yek vücut olduğunda aşılamayacak engelin, üstesinden gelinemeyecek sıkıntının olmadığına eminsindir. Sadece bir an değildir paylaşmak istediğin, bu yalnızca uzun bir yolculuğun ilk adımıdır… The Cruise Life yayın hayatına “Merhaba” diyor! İstedik ki “Merhaba” dediğimiz ilk sayımızda sektörün tüm paydaşlarını bir araya toplayalım. Hep beraber sektörü değerlendirelim, sorunlarımızı konuşalım ve çözüm yollarını tartışalım. Biliyoruz ki sektörün gelişimi için birlikte düşünmek, ortak bir karar alıp, o karar doğrultusunda adımlar atmak önemli. Ve inanıyoruz ki bu doğrultuda ilerlediğimiz sürece çok daha kısa zamanda çok daha fazla yol kat edeceğiz. Bu sebeple satırlarımızda sektöre kendini adamış TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy’dan, İZTO Başkanı Ekrem Demirtaş’a, sektörün duayeni Erkunt Öner’den kruvaziyer gemi şirketleri ile tur operatörlerine kadar pek çok konuğumuz bulunmakta. The Cruise Life’ın tüm satırlarına sizlerin de emeği var. Bu vesileyle ifade etmeliyiz ki değerli görüşlerinizi bizlerle paylaşarak derginin hamuruna katkıda bulunduğunuz için sonsuz teşekkürlerimizi ve şükranlarımızı sunuyoruz. Dileriz ki önümüzdeki süreçte de fikirlerinizle yolumuzu aydınlatmaya ve ufkumuzu genişletmeye devam edersiniz. Bugün ve gelecek günlerdeki en büyük amacımız, kruvaziyer sektörünün tek yayın organı olan The Cruise Life’ı keyifle okuyacağınız bir yayın olarak hazırlayabilmek. İnanıyoruz ki tüm enerjimizi ve emeğimizi bu doğrultuda harcayarak çok daha güzel işler ortaya çıkaracak çok daha başarılı projelere imza atacağız. Yanımızda olduğunuza, bizlere güvendiğinize ve verdiğiniz desteğe müteşekkiriz… Derya Altuntepe 4 THE CRUISE LIFE 10. Yılımızı Türkiye Çıkışlı ROTALAR İki Gemi ile Kutluyoruz EGE & ADRİYATİK / 16 NİSAN 2015 - 19 KASIM 2015 HER HAFTA MSC MAGNIFICA TÜRKİYE, HIRVATİSTAN,YUNANİSTAN, İTALYA VENICE Croatia Italy DUBROVNIK ISTANBUL BARI Greece Turkey IZMIR KATAKOLON (Olympia) Mediterranean Sea Kişi başı 558 € itibaren GÜN 1. İSTANBUL, Turkiye LİMAN 2. Denizde seyir 3. Dubrovnik, Hırvatistan 4. Venedik, İtalya 5. Brindisi, İtalya 6. Katakolon, Olimpiya/Yunanistan 7. İzmir, Türkiye 8. İstanbul, Türkiye KARADENİZ - EGE & ADRİYATİK / 15-29 TEMMUZ, 12-26 AĞUSTOS 9 EYLÜL 2015 MSC OPERA TÜRKİYE, YUNANİSTAN, HIRVATİSTAN, İTALYA, ROMANYA, RUSYA VENICE Italy Russian SOCHI Romanie Croatia CONSTANTA DUBROVNIK BARI Greece PIRAEUS CEFALONIA (Athens) (Argostoli) Black Sea ISTANBUL Turkey MYKONOS SANTORINI Mediterranean Sea Kişi başı 1528 € Her Çarşamba İzmir, Her Perşembe İstanbul’dan Hareketle itibaren GÜN 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. 13. 14. 15. LİMAN İSTANBUL, Türkiye Mikanos, Yunanistan Santorini, Yunanistan Kefalonya, Yunanistan Dubrovnik, Hırvatistan Venedik, İtalya Bari, İtalya Denizde seyir Pire (Atina), Yunanistan Denizde seyir Köstence, Romanya Denizde seyir Sochi, Rusya Denizde seyir İstanbul, Türkiye MSC MAGNIFICA ve MSC OPERA’daki Ayrıcalıklı Türkçe Hizmetler * Türkçe rehberlik hizmeti * Türk personel * Günlük Türkçe bültenler * Türkçe menüler * Türkçe canlı müzik * Türk kahvaltısı * Türk kahvesi * Tavla ve Okey Belirtilen fiyatlar, iki kişilik kabinde kişi başı ve Euro cinsindendir. Gemide tam pansiyon konaklama, yolcu sayısı gözetmeksizin Türkçe rehberlik hizmeti, liman vergileri, bahşişler, gemide eğlence, animasyon ve şovlar, Kaptan’ın Hoş Geldin Partisi, Gala Yemeği ve fitness dahildir. Banka kredi kartlarına vade farksız taksit imkanı. Detaylı bilgi için: www.msccruises.com.tr THE CRUISE LIFE 5 ARAŞTIRMA Kruvaziyer karnemiz: “Pire için “limanlarımız” yandı! Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Türkiye Kruvaziyer Turizmi Raporu’nu yayınladı. Raporda öne çıkan başlıklar şöyle; 2 013’te 2.2 milyon kruvaziyer turisti Türkiye’ye ziyaret ederken, bu rakam 2014’te 2.3 milyona çıkacak. Türkiye’nin önceki yıllarda yüzde 30’ları aşan oranlarda yakaladığı büyüme oranının bu yıl yüzde 2-3’lere takılı kalmasının başlıca nedeni Yunanistan’daki kriz ve grevlerin etkisi ile kruvaziyer şirketlerinin Batı Akdeniz turlarına yönelmesi. • Dünyadaki tüm kruvaziyer turistlerinin yüzde 11’inin yolu Türkiye’den geçiyor. • Bir kruvaziyer turistinin 7 günlük gemi harcaması ortalama bin 719 dolar. • Türkiye’de günlük turist harcaması (konaklama ve ulaştırma hariç) ortalama 50 dolar, kruvaziyer turistinin limanlarda 6 THE CRUISE LIFE yaptığı günlük harcama ise ortalama 120150 dolar. • Türkiye’ye gelen turistlerin yüzde 30’unun durağı İstanbul oluyor. Onu Kuşadası ve İzmir izliyor. • Dünya genelindeki 20.9 milyon kruvaziyer turistin yüzde 84’ü ABD’li. • En çok tercih edilen rota yüzde 37.3 ile Karayipler ve Bahamalar. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Bölgesi yüzde 19.1 ile ikinci sırada yer alıyor. • Türkiye’yi bu yaz ziyaret edecek en ilginç kruvaziyer gemilerinden biri de Kuşadası’na gelecek olan Disney gemisi. Sadece çocuklar ve çocuklu ailelerin bulunduğu gemi, bu yaz 3 seferle Kuşadası’na demirleyecek. 11 yılda Türkiye’ye gelen kruvaziyer turisti yüzde 285 arttı: Dünya ekonomisinde 2008-2009 krizinin yaralarını sarmasıyla birlikte yeniden büyümeye başlayan kruvaziyer turizminde Türkiye’nin de yükselişi sürüyor. Son 11 yıla bakıldığında sadece 2009 yılında gerileme yaşayan Türkiye’ye gelen kruvaziyer turisti sayısı 2013 yılında 2.2 milyonu geçerek, dünyadan aldığı pay yüzde 11’e çıktı. Son 10 yılda TÜRKİYE’YE 2.2 MİLYON KRUVAZİYER YOLCUSU GELDİ Yıl Gemi sayısı Yolcu sayısı 2003 887 581.840 2004 927 645.264 2005 1.048 757.563 2006 1.317 1.016.314 2007 1.421 1.368.400 2008 1.612 1.605.372 2009 1.328 1.484.194 2010 1.368 1.719.098 2011 1.623 2.191.420 2012 1.587 2.095.673 2013 1.572 2.240.776 ARAŞTIRMA büyüme oranı yüzde 285 olarak gerçekleşti. Kesinleşen rezervasyonlar ve ön talepler dikkate alındığında Türkiye’ye gelen kruvaziyer turisti sayısının 2014 yılında da yüzde 2-3 seviyesinde artması ve 2.3 milyona çıkması bekleniyor. Kruvaziyer turistinin yüzde 30’u İstanbul’a geliyor: Türkiye’ye gelen kruvaziyer turistlerinin yüzde 30’unun durağı İstanbul oldu. Bunu yüzde 25.7 ile Kuşadası ve yüzde 21.7 ile İzmir takip etti. Bu yıl için beklenti oranların Kuşadası lehine değişeceği yönünde. Çünkü kruvaziyer turizminin en büyük firmalarından Norwegian Cruise gemilerini 27 Nisan tarihinden itibaren İzmir yerine Kuşadası’na yönlendirme kararı almış durumda. Kuşadası’na geçen yıl 427 gemi yanaşmışken, 2014 yılı için şu an kesinleşmiş rezervasyonların sayısı 480’i geçti. Yılsonu için beklenti bu rakamın 500’ü geçeceği şeklinde. İzmir Limanı için ise daha yılın başında kesinleşen rezervasyon sayısı 121. İzmir Limanı’na 2013 yılında 187 gemi yanaşmıştı. Yunanistan grevi Türkiye limanlarını etkiledi: Türkiye’ye gelen kruvaziyer turistinin bu yıl geçen yıla göre yüzde 2-3 artması bekleniyor. Son 10 yıldaki performansa bakıldığında en az yüzde 10 olan Türkiye’deki büyüme oranının yüzde 2-3’lerde kalacak olmasının en büyük nedeni Yunanistan’daki ekonomik kriz ve buna bağlı yaşanan grevler. Akdeniz kruvaziyer turlarının yaklaşık yüzde 30’unun çıkış yaptığı Pire Limanı’nda yaşanan grevlere global kruvaziyer şirketleri tepki göstermeye başladı. 2014 ve hatta 2015-2016 programlarını da Batı Akdeniz’e kaydırma eğilimi gösteren şirketlerin bu kararı Türkiye’deki büyümenin de önünde engel. Çünkü Türkiye’ye gelen kruvaziyer gemilerinin yüzde 40’ına yakını Pire Limanı’nda çıkış yapıp Yunan Adaları ve Türkiye limanlarını kapsayan turları gerçekleştiriyor. Disney gemisi üç kez gelecek: Bu yaz Türkiye’yi ziyaret edecek kruvaziyerler arasında dikkat çekici olanlardan biri de Disney gemisi. Sadece çocuk ve THE CRUISE LIFE 7 ARAŞTIRMA çocuklu ailelerin yer aldığı kruvaziyer bu yaz Kuşadası Limanı’nı 3 kez ziyaret edecek. Yine Kuşadası Limanı’nın ilginç ziyaretçilerinden biri de sürekli dünya turu yapan The World adlı gemi olacak. Önceki yıllarda yaptığı ziyaret büyük ilgi çeken ve eşcinsellerin bulunduğu kruvaziyerin de yine Türkiye’yi ziyaret edebileceği gelen bilgiler arasında. 2023 hedefi ve yeni limanlar: Gelir düzeyi yüksek bir turizm kitlesi demek olan kruvaziyer turizm, Türkiye için de büyük önem taşıyor. Bunun için kuşkusuz ilk etapta gerekli olan şey ise liman sayısını artırmak. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Türkiye Turizm Stratejisi 2023 hedefinde’de de yeni limanlar yer alıyor. Buna göre, Samandağı Kruvaziyer Limanı, Antalya Kruvaziyer Limanı, Kuşadası Kruvaziyer Limanı, Çeşme Kruvaziyer Limanı, Çanakkale Kruvaziyer Limanı, İstanbul Galata Kruvaziyer Limanı, İstanbul Ataköy Kruvaziyer Limanı, İstanbul Zeytinburnu Kruvaziyer Limanı, Samsun Kruvaziyer Limanı, Trabzon Kruvaziyer Limanı, programa alınmış durumda. Çanakkale 2015’e yetişecek: Çanakkale Kruvaziyer Limanı için çalışmalar tamamlanmış durumda. Troya Barış Kenti Projesi kapsamında her biri 6 bin 500 yolcu taşıyabilecek 6 adet Okyanus tipi yeni gemilere aynı anda ev sahipliği yapacak bu limanın 2015 Çanakkale Savaşları’nın 100. Yıldönümü’ne yetiştirilmesi planlanıyor. 8 THE CRUISE LIFE Liman Yolcu sayısı Alanya Antalya Bartın Bodrum Çanakkale Çeşme Dikili Fethiye Göcek Güllük İstanbul İzmir Kaş Kuşadası Marmaris Mersin Mudanya Samsun Sinop Trabzon Tuzla TOPLAM 40.843 163.575 2.071 28.546 7.467 62.741 7.655 1.067 252 476 689.417 486.493 1.152 577.685 152.685 1.381 414 1.281 7.460 8.115 0 2.240.776 Aldığı pay (%) 1,82 7,30 0,09 1,27 0,33 2,80 0,34 0,05 0,01 0,02 30,77 21,71 0,05 25,70 6,81 0,06 0,02 0,06 0,33 0,36 0,00 100,00% ARAŞTIRMA THE CRUISE LIFE 9 TÜRSAB’DAN HABERLER Türkiye Seyahat Acentaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Başaran Ulusoy 10 THE CRUISE LIFE TÜRSAB’DAN HABERLER Kendimi Türk turizminin bir neferi gibi görüyorum T ürkiye’nin kruvaziyer turizminde gösterdiği performansı ve ivmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Türkiye doğal güzellikleri, eşsiz tarihi mekanları, arkeolojik ören yerleri, gelişmekte olan turistik altyapısı ve misafirperverlik geleneği ile dünyanın en çok tercih edilen turizm destinasyonlarından biri konumunda bulunuyor. Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) verilerine göre 2013 yılında Türkiye turist girişleri itibariyle altıncı sırada ve turizm gelirleri itibariyle 12’inci sırada yer almıştır. Türk turizmindeki yükselişe olumlu yönde etki eden turizm çeşitlerinden biri de kruvaziyer turizmi olmuştur. Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü istatistik bilgilerine göre 2004 yılında gelen yolcu sayısı 645 bin 264 iken bu rakam 10 yılda yüzde 347,3 oranında artmıştır ve kruvaziyer gemilerle 2013 yılında ülkemize gelen turist sayısı 2 milyon 240 bin 776 kişiye ulaşmıştır. deniyle rezervasyonlarını batı Akdeniz’e kaydırma eğilimi gösteren dev kruvaziyer şirketlerin bu stratejisi Türkiye’nin bu alanda büyüme oranını da yarıya düşürmüş durumda. Yunanistan’ın yarattığı olumsuz etkiyi atmak ve Türkiye’nin kruvaziyer turizminde ‘başlangıç noktası’ olabilmesi için daha çok limana ihtiyacımız var. Türkiye’nin kruvaziyer turizmde hedeflediği başarıya ulaşabilmesi için bu alandaki yatırımların mutlaka artırılması, yeni liman yaratma amacı ile yatırımların teşvik edilmesi, bürokrasinin asgari seviyeye indirilmesi gerekmektedir. Nitekim Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Türkiye Turizm Stratejisi 2023 Hedefi’nde de Türkiye’deki kruvaziyer limanlarının arttırılmasına yer verilmiştir. Özellikle İstanbul’da kruvaziyer limanı konusunda acil bir ihtiyaç bulunduğu dikkate alınmalıdır. Büyük kruvaziyer gemileri için Yenikapı’da yeni yapılan Elimden geldiğince, fırsat bulduğum her platformda hem sorunları dile getirmeye hem de çözüm bulunması için yol göstermeye çalışıyorum Ülkemizin kruvaziyer turizmindeki potansiyeli hakkındaki görüşlerinizi alabilir miyiz? Türkiye kruvaziyer turizminde son on yılda ciddi gelişme kaydetmiş olsa da ülkemizin potansiyeli dikkate alındığında kruvaziyer turizminde arzuladığımız seviyeyi henüz yakalayamadığımız bir gerçek. Türkiye’ye gelen kruvaziyer gemilerinin yüzde 40’a yakını Yunanistan’daki Pire Limanı’ndan hareket ettiği için bu ülkedeki negatif gelişmeler direkt Türkiye’yi de etkiler hale geldi. Pire Limanı’nda yaşanan olumsuzluklar ne- THE CRUISE LIFE 11 TÜRSAB’DAN HABERLER miting alanının hemen yanında bir kruvaziyer limanı oluşturulabilir. Bu konuyu resmi makamlara da ilettik. Tarihi yarımadaya ulaşım kolaylığı da sağlayacak olan bu noktanın limana dönüştürülmesi ile ülke turizmine önemli bir katkı da sağlanmış olacaktır. Kruvaziyer turizminde istenilen portreye ulaşmak için kamunun, özel sektörün ve STK’ların atması gereken adımlar nelerdir? Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Gümrük Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı arasında tam bir koordinasyon sağlanması gerekir. Kruvaziyer gemilerinin liman masrafları -özellikle doğrudan Devlet kurumları tarafından alınan “Fener ve Tahlisiye ücreti” ile “Sağlık Resmi (Rüsum) harcı” gibi ücretler, kruvaziyer şirketleri üzerinde ciddi yük oluşturarak maliyetleri artırıyor. Bunların asgari düzeye indirilmesi ile Türkiye kruvaziyer tur şirketleri için cazip hale getirilebilir. Gemilerin büyüklüklerine göre römorkör hazır bulundurma zorunluluğu da maliyetleri artıran unsurlardan birisi olarak ön plana çıkıyor. Römork yatırımı yapmak zorunda kalan limanlar bu ma- 12 THE CRUISE LIFE liyetlerini liman ücretlerine yansıtınca kruvaziyer şirketlerinin artan maliyetler nedeniyle yönünü farklı limanlara çevirdiğini gözlemliyoruz. Bu durum, özellikle römork yatırımı bulunmayan nispeten küçük limanlarımızı olumsuz yönde etkiliyor. Tüm bu sorunları çözüme kavuşturduğumuzda Türkiye’nin kruvaziyer turizminde istenen seviye geleceği kanaatindeyiz. Türk halkının kruvaziyer turizmine bakış açısı hakkındaki fikirleriniz nelerdir? Kruvaziyer turizminin müşteri profiline baktığımızda gelir seviyesi yüksek bir müşteri grubu ile karşılaşıyoruz. Yapılan araştırmalar yolcuların ortalama yıllık gelirinin 100-110 bin dolar seviyesinde olduğunu ortaya koyuyor. İstatistiklere göre; kruvaziyer turizminin yüzde 84 gibi önemli bir kısmı ABD’li turistlerden oluşuyor. 2013 yılında 17.6 milyon ABD’li kruvaziyer yolculuğuna çıkarken, bunların 11.7 milyonunun yolculuğunun başlangıç noktası da ABD’deki limanlar oldu. Türkiye’de kişi başına düşen milli gelirin artması ile birlikte kruvaziyer turlara ilginin artmaya başladığını gözlemliyoruz. Son yıllarda uygun fiyatlı kruvaziyer turların sayısında artış yaşanması ile bir- likte Türk vatandaşlarının daha çok kruvaziyer turuna çıktığını gözlemliyoruz. Bu trendin önümüzdeki yıllarda artarak devam edeceği kanaatindeyiz. 2014 yılı kruvaziyer turizmi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? 2015 yönelik beklentiniz paylaşır mısınız? Deniz Ticareti Genel Müdürlüğü Planlama ve İstatistik Dairesi Başkanlığı 2014 yılı ilk ilk 11 aylık verilerine göre ülkemiz limanlarına kruvaziyer gemilerle gelen yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde -20,3 oranında gerileyerek 1 milyon 770 bin 938 kişiye inmiştir. Bu düşüşte kruvaziyer şirketlerinin turlarını Batı Akdeniz’e kaydırmaları etken olduğu söylenebilir. Kruvaziyer şirketlerinin planlamaları genellikle orta ve uzun vadeli olduğundan Akdeniz’deki kruvaziyer turların 2015 yılında da Batı Akdeniz’de yoğunlaşacağı öngörülebilir. Ancak yine de Türkiye için kruvaziyer turizminde 2015 yılının 2014’ten daha iyi geçeceği kanısındayız. TÜRSAB’ın kruvaziyer turizmin gelişimin konusunda yürütmüş olduğu çalışmalar nelerdir? Önümüzdeki süreçte TÜRSAB olarak nasıl bir program izleyeceksiniz? Kruvaziyer turizmi ile ilgili olarak Seyahat acenteciliği faaliyetinin geliştirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren TÜRSAB’DAN HABERLER “TÜRSAB Kruvaziyer Turizmi Komitesi”, kruvaziyer turizmi alanında faaliyet gösteren veya göstermek isteyen seyahat acentelerinden oluşmakta olup, çalışmalarını yürütmektedir. Kruvaziyer turizminin gelişmesi için birlik olarak üzerimize düşen görev ve sorumluluğu yerine getirdiğimiz kanaatindeyiz. Hem turizm hem de kruvaziyer turizmi konusunda her fırsatta görüşlerinizi dile getirmektesiniz. Bu konuda bitmeyen bir enerjiniz de söz konusu… Ben kendimi Türk turizminin bir neferi gibi görüyorum. Dolayısıyla Türk turizminin gelişimi için gece gündüz demeden çalışmaya gayret sarf ediyorum. Kruvaziyer turizminin yüksek gelir getiren, katma değeri yüksek bir turizm çeşidi olması nedeniyle geliştirilmesi gereken elzem bir turizm çeşidi olarak görüyorum. Bu uğurda elimden geldiğince, fırsat bulduğum her platformda hem sorunları dile getirmeye hem de çözüm bulunması için yol göstermeye çalışıyorum. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, Gümrük Bakanlığı, Maliye Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı arasında tam bir koordinasyon sağlanması gerekir THE CRUISE LIFE 13 RÖPORTAJ Gemiyi Büyükdere’de karşılardık. Bir arkadaşımız sandalla gemiye yanaşır, gerekli bilgileri edinir, geminin yanaşmasına 20-30 metre kala topun içine kağıdı koyar ve karada hazır halde bekleyen bize atardı. O kağıt bazen suya düşse de çoğu kez yakalanırdı “Acaba biz bu gemilerle Türkiye’de tur düzenleyebilir miyiz” “Acaba…” merakıyla başlayan ve neredeyse yarım asırlık geçmişe sahip olan Tura Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Erkunt Öner’i taşıdık satırlarımıza. Konuğumuz sektörün duayeni olunca sohbetimize geçmişin güzel anılarını dinleyerek başladık. Şüphesiz bugünü de sorguladık, neler yapabileceğimizi de konuştuk, niçin yapamayacağımızı da… S Tura Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Erkunt Öner 14 THE CRUISE LIFE adece kruvaziyer sektörünün değil turizm sektörünün de en eski firması Tura Turizm, bu yüzden kim bilir tarihinde ne hatıralar saklıdır… Yıl 1966’ydı ve henüz 21 yaşındaydım Tura Turizm’i kurduğumda. O zamanlar Ro- manya – Bulgaristan-İstanbul arası kruvaziyer turları düzenleniyordu, şayet kruvaziyer denilebilirse tabi! O zamanki gemilerin en büyüğü 400 kişilikti, eski Transilvanya gemileri. Düzenlenen turlar 3 günlüktü, tabi mesafe kısa olunca pek bir şey katamıyor yolcuya. Bu yüzden RÖPORTAJ programlarında Türkiye’de yer alıyordu. Biz, onların İstanbul’daki organizasyonlarını yaparak başladık. O yıllarda iletişim denilen bir şeyden bahsetmek imkansız. Telefon bağlatmak istersiniz, lakin 5-10 saatte bağlanmaz, ne kaç kişinin geleceğinden ne de nerden geleceğinden haberiniz olmazdı. Malumat sahibi olamadan Büyükdere’de karşılardık gemiyi. Bir arkadaşımız sandalla gemiye biner, gerekli bilgileri edinir, geminin yanaşmasına 2030 metre kala topun içine kağıdı koyar ve karada hazır halde bekleyen bizlere atardı. O kağıt ya suya düşer ya da yakalanır. Eğer yakaladıysak içini açar kaç tane rehber ve kaç otobüs gerektiğini öğrenir, gemi yanaşıncaya kadar da organizasyonu yapardık. Sonra teleks çıktı. Faks makinesinin çıkmasını hiç unutmuyorum, inanamamıştık, “Nasıl yani, olur mu öyle şey. Bir yerden kağıdı koyacaksın başka yerden alacaksın” demiştik. Çok da pahalıydı. “Biz bir görelim önce” dedik, gittik, denedik de, baktık ki oluyor aldık hemen. Biz böyle devrelerden geliyoruz çocuklar. Bir de bugünün imkanlarına bakın, bunları yaşayanlar için muazzam bir durum. Bugün, iletişim, turizm sektörünün en büyük gereksinimi ve artık o olmadan hiçbir yere gidilemiyor. O günlerde bir yandan Romanya – Bulgaristan turunun İstanbul ayağını yaparken diğer bir yandan da “Acaba biz bu gemilerle Türkiye’de seyahat düzenleyebilir miyiz” dedik. Önce araştırdık tabi, yapabileceğimizi öğrendikten sonra o gemileri kiraladık ve böylece ilk gemi turlarımızı da düzenlemiş olduk. İlk seyahatimiz küçük bir gemiyleydi, bu bizim için çok büyük bir tecrübesizlikti; programımız İstanbul’dan Napoli’ye, Napoli’den Beyrut’a, Beyrut’tan tekrar İstanbul’aydı. Aralarda hiçbir durak yok, haliyle insanlar perişan oldu. “Biz ne yapmışız” dedik ve kendimizi geliştirip daha güzel programlar yapmaya başladık. O dönemin en gözde sanatçılarını davet ettik, ağırladık. Müzeyyen Senar ve Zeki Müren gemilerimizdeki en önde gelen sanatçılarımızdı. 1967’de yurt dışına giden 200 kişilik programla başladığımız ilk seferimiz - bu Türklerin çıktığı ilk charter kruvaziyer yolculuğudur- bugün 70-80 binlere doğru gidiyor. Bu sayı hep çarparak artıyor, bu sayı arttıkça gelen gemi sayısı da artacak ve Türkiye sadece gidilen bir yer olmaktan çıkıp gözde bir pazar haline gelecek, ancak “biz” engel oluyoruz, yoksa da daha ilerleyecek. İstanbul o kadar önemli bir yer ki! Karadeniz yedi ülkeye hizmet veriyor ve bunun anahtarı İstanbul. Böyle bir ülke düşünün ve bu ülkeye 2017 itibarıyla kruvaziyer gemisi gelmeyecek! Çünkü liman yok, gemi nereye yanaşacak? Galata ya da başka bir limana gidemiyor, açıkta duramıyor, İstanbul’a gelmezse Kuşadası’na neden gitsin. “2015’te liman olacak dedik, olmadı. 2016’da olacak mı? THE CRUISE LIFE 15 RÖPORTAJ Hayır, işte o zaman kruvaziyer firmalarının 2017 planlamasına dahil değiliz!” Denizci ülke olmayı bir türlü başaramadık değil mi? Biz deniz ülkesi olmamıza rağmen gemi denilince İstanbul – Bandırma arasını anlıyoruz. Biraz eskiye döneceğim; Atatürk’ün öyle büyük vizyonu varmış ki, 1934 senesinde gemilerden sağlık sıhhiye, pilot gibi vergilerin alınmaması için kanun çıkarılmış. Bu kanun 1998’e kadar geçerliymiş ama uygulanmamış ve kanuna rağmen 64 sene vergi alınmış. Günün birinde bu süreç fark edilirse neler olacak hep birlikte göreceğiz. Gelelim 50’li yılların Türkiye’sine… Akdeniz’in en büyük kruvaziyer filosuna sahibiz. Ak- 16 THE CRUISE LIFE deniz, Karadeniz, Samsun, Ankara başta olmak üzere sanıyorum 8 veya 10 gemi Barselona’ya kadar gidiyor, geliyor. Bayrağımız oralarda dalgalanıyor. O tarihlerde Yunanlılar ortalarda bile yok! Sonra Amerikalılar İkinci Dünya Harbi’nden kalan gemileri Yunanlılara veriyor ve onlar bu gemileri kruvaziyer gemisi haline getirip piyasanın hakimi oluyorlar. Biz ne yaptık, elimizdeki gemileri yavaş yavaş çürüttük. O dönemin gemilerinden Akdeniz’in macerası biz de ayrıdır. Biz 1984’lü yıllarda ilk küçük kruvaziyer gemisini yaptık; Tura Gemisi. 30 kabinli bir gemi ama bizim mevzuatımıza göre 30 kabin için 32 mürettebat gerekli. Üç uzun yol kaptanı, üç uzun yol mühendisi, doktor gibi şart- RÖPORTAJ O dönemin çok gözde sanatçılarını davet ettik, ağırladık. Müzeyyen Senar ve Zeki Müren gemilerimizde, konukları mutlu eden en önde gelen sanatçılarımızdı ları ekleyince işin içinden çıkmak mümkün değil! O dönemde Yunanlılar aynı ebat gemiyi dokuz kişiyle yüzdürüyorlar. Bizdeki yakıt gümrüklü yakıt, Yunanlılar 200 dolara alırken biz alıyoruz 650 dolara. Dört sene, yapabilir miyiz diye, çabaladık ama baktık ki altından kalkmak mümkün değildi. Daha sonra gemiyi İngilizler istedi, bizde onlara kiraladık. O sıralarda rahmetli Turgut Özal sanırım bir sendika toplantısının düzenlendiği Akdeniz Gemisi’ne gelmiş. Toplantı sonrasında gemiden ayrılırken tesadüfen bizim gemimiz Tura’da limandaymış. Gemiye çıkmak istemiş, bende yoktum kaptanımız karşılamış, gemi hakkında bilgi vermiş, mevzuat sebebiyle yaşadığımız sıkıntıyı da dile getirmiş. Turgut Özal, orada ayaküstü fizibilite yapıp, yanında o zamanın Denizyolları Genel Müdürü Mustafa Açıkalın’a “Bu arkadaşları bulun, gelsinler Akdeniz Gemisi’ni alsınlar ve ekonomiye kazandırsınlar” diye talimat vermiş. Tabi haberi aldık, aradık, gittik, konuştuk. Anlaşmayı, zarar edersek bizim, kar edersek de ortak olma koşulunu kabul ederek yaptık. O zamanın parası dört milyon dolarlık bir yatırıma giriştik. Gemiyi inanılmaz şekilde yedi ayda sekiz kabinden 140 kabin haline getirdik, klimasını taktık, içini dizayn ettik ve Almanlara kiraladık. Fakat Türkiye Denizcilik İşletmeleri (TDİ) ile yaptığımız sözleşme gereği personel teminini belirli bir rakam üzerinden onlardan sağlıyorduk. Personel maliyeti belirlenmişti ve bizde ona göre adım atmıştık. Sonra bir toplu sözleşme oldu ve personele %230 zam verildi. Bu zammı bize de uyguladılar. Bu arada Turgut Özal Cumhurbaşkanı, Süleyman Demirel’de Başbakan oldu. Ulaştırma bakanı değişti ve biz “Bu gemi bunlara peşkeş çekilmiş” ithamıyla baş başa kaldık. Bunun üzerine Uğur Dündar telefonla beni aradı, pek bir şaşırarak “Siz telefona çıktınız” dedi. Ben “Niye çıkmayayım Uğur Bey” deyince “Her aradığım kaçar da” diye cevap verdi. Neyse davet ettik ofise, geldiler çekim yaptılar, bende yaşadığımız durumu anlattım ve habere“İster inanın ister inanmayın bu sefer devlet işadamını kazıkladı” başlığını THE CRUISE LIFE 17 RÖPORTAJ Turgut Özal, orada ayaküstü fizibilite yapıyor, yanında o zamanın Denizyolları Genel Müdürü Mustafa Açıkalın’a ‘Bu arkadaşları bulun, gelsinler Akdeniz Gemisi’ni alsınlar ve ekonomiye kazandırsınlar’ diye talimat veriyor attı. Sonuçta biz o zararı karşılayamadık ve gemiyi bizden aldılar. Gemi şu an Heybeliada’da deniz yüksek okulunun eğitim gemisi ve bildiğim kadarıyla durumu da hayli kötü. Aşamadığımız setlerden bir tanesi de Türk halkının kruvaziyer turizmine olan algısı… Evet, doğrudur bizim halkımızın kruvaziyere karşı bir çekingenliği var. Çok mu pahalı, sallanır mıyız, her akşam resmi mi giyinmem lazım diye hala sorguluyor Türk halkı. Halbuki yok böyle bir şey artık. Ama biz bu algıyı kaldıramıyoruz. Bir kere pahalı değiliz, “Freestyle” konseptinin olduğu gemiler var (Norwegian) ve elbette gemideyiz sallanacağız azıcık. Ama bir yandan hepimiz yatımız olsun istiyoruz… Ben bu kadar senedir denizle iç içeyim, kendi gemim de oldu ama hiçbir zaman yat sahibi olmayı düşünmedim. Bence mantıklı ve karlı bir durum değil. Bir yandan kaptan, makinist, mürettebat, marina ücretin var diğer yandan da kaç gün gezebilirsin ki! En iyi gemiyi istediğim zaman bir hafta tutup gezebilecek- 18 THE CRUISE LIFE ken neden böylesi bir işe girişeyim. Kruvaziyer turist sayısında lider ülke Amerika hem bu durumu nasıl değerlendirdiğinizi hem de Türk kruvaziyer yolcularının profilini anlatır mısınız? Günümüzde Amerika, kruvaziyer turist sayısında lider ülke. Birinci etken, kruvaziyer turizminde ileri seviyede olmaları ve gemilerin de Amerikan menşeli olması. Ayrıca Karayipler vesilesiyle büyük kruvaziyer bilincine de sahipler. Karayipler’de gezen ve gemiden mutlu olan turistler “Bir de Avrupa’ya gideyim” diyebiliyor. Bu sebeple son 4-5 senedir Avrupa’ya doğru bir kayma söz konusu. Açıkçası Amerikalı turisti biz de tercih ediyoruz. Alışverişleri, harcamaları iyi ve daha kolay insanlar. Siz her şeyinizi düzgün yaparsanız en ufak bir sorun çıkarmıyorlar. Ancak bir Fransız ya da İtalyan’a her şeyinizi düzgün yapsanız da illaki bir yerden kapris yapar. Türklerin hem gemi içindeki hem de limandaki harcamaları iyi olmasına iyi de “Geminin onların emrinde olması lazım” diye bir düşünceye sahipler. Erkut Öner’le yaptığımız söyleşinin devamı bir sonraki sayımızda yayınlanacaktır. THE CRUISE LIFE 19 STK GÜNLÜĞÜ “Umutsuzluğu bir kenara bırakıp çalışmakta fayda var” Kruvaziyer denilince akla gelen ilk isimlerden biridir İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu ve Cruise Türkiye Başkanı Ekrem Demirtaş. Kendisiyle yaptığımız söyleşide hem ülkemizin kruvaziyer turizmini hem İzmir’in bu konudaki avantajlarını ve sahip olduğu potansiyeli hem de sektörün gelişimi için bir an önce atılması gereken adımları konuştuk. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu ve Cruise Türkiye Başkanı Ekrem Demirtaş Türkler denizi sevdi, ben öyle görüyorum. Ancak gemilere bindikçe, yeme-içmede Türk ürünleri ve Türk personel sayısı da artmalı. Bir de maalesef vize problemi çözülmeli 20 THE CRUISE LIFE Türkiye’nin kruvaziyer turizminde gösterdiği performansı nasıl değerlendiriyorsunuz? Küreselleşme ile birlikte dünya ticareti son 30 yılda çok önemli bir gelişim gösterdi. Ticari taşımaların büyük oranda deniz yolu ile yapılması nedeniyle de deniz ticaretindeki gelişim, gemi ve liman işletmecileri için önemli fırsatlar yarattı. Aynı dönemde denizyoluyla yolcu taşımacılığı da kabuk değiştirdi. ABD’de ve Avrupa’da 60 yıldır var olan denizyoluyla yolcu taşımacılığı, bugün kruvaziyer turizmde yeni bir boyut kazandı. Türkiye ise üç tarafı denizlerle çevrili ve eşsiz bir coğrafyaya, tarihe ve kültüre sahip. Ayrıca Avrupa, Asya ve Afrika arasında geçiş noktası olmakla birlikte Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz’e kıyısı olması sebebiyle de kruvaziyer turizmi için adeta biçilmiş bir kaftan. Şu anda Türkiye’de iskele, yanaşma ve demirleme yeri, liman ve kruvaziyer liman statüsünde olan tam 28 yerimiz var. Ancak mevcut durumda çok az limanımız kruvaziyer turizmi ve endüstrisinin gerekliliklerini anlayacak ölçüde yeterli ve çoğu liman altyapısındaki fonksiyonellik yerine, destinasyonun ilginçliği açısından önemli. 1970’lerde Denizcilik İşletmele- rinin Samsun, Ankara feribotları ile yurt içi ve yurt dışında ufak çalışmalar yapılsa dahi, hala Türk piyasasında kruvaziyer gemi sahibi yok. Bugün kruvaziyer sektörü gidilen destinasyonun yanı sıra armatöründen, tedarikçisinden, yolcu bulacağı kaynak pazardan besleniyor. Bu yüzden sektörü anlamak için derinlemesine incelemek önemli. 2004 yılında Türkiye’de 918 sefer ile 818 bin 496 yolcu vardı. 2013 yılı sonunda ise ülkemize 1.572 sefer ile 2 milyon 240 bin 776 yolcu geldi. Sefer sayısında yaklaşık iki kat, yolcu sayısında üç kat artış var. Dünyada şu anda 23 milyon civarında kruvaziyer yolcusu bulunuyor. Bu yolcuların iki milyonu geçen yıl ülkemizin de içinde bulunduğu Doğu Akdeniz’i ziyaret etti. Demek ki Doğu Akdeniz’e gelen Türkiye’yi es geçmiyor. Bizim tek ihtiyacımız, bu sayının artırılması için uygun turizm ve denizcilik politikalarının belirlenmesi. Kruvaziyer turizminin arzu edilen seviyeye ulaşması için en hızlı şekilde atmamız gereken adımlarımız neler? Akdeniz’de bazı limanlar büyüme ve gelişme için kendi kapasitelerini zorlamakta, bunun için kap- STK GÜNLÜĞÜ Mevcut durumda çok az limanımız kruvaziyer turizmi ve endüstrisinin gerekliliklerini anlayacak ölçüde yeterli ve çoğu liman altyapısındaki fonksiyonellik yerine, destinasyonun ilginçliği açısından önemli samlı altyapıya ihtiyaç duyuyorlar. Avrupa Birliği’nin tüm Avrupa ülkelerini kapsayan entegre bir denizcilik politikasının düzenlenmeye başlanması da Avrupa ve çevresinde bulunan ülke ve şehirlerin kruvaziyer endüstrisinde gelişmesi açısından önem teşkil ediyor. Kruvaziyer turizmine hizmet eden bir liman, sadece ekonomik faaliyetler bakımından değil kültürel zenginliğin artması ve kentimizin dünya ile kuracağı bir başka kültürel köprüyü oluşturacaktır. Bu nedenle sadece İzmir için değil, ülkemizde kruvaziyer limanların yapılması bakanlığımız ve stratejik hedeflerde belirtilmiş kentlerde kruvaziyer liman çalışmaları tamamlanmalı, kruvaziyer amaçlı kullanılan limanlarımız modern işletme ve kullanım fonksiyonlarına sahip olmalıdır. Ayrıca ülkemizde uygulanmakta olan romörkör, pilotaj, sahil sağlık ve fener paralarında mutlak surette indirime gidilmesi lazım. Kış tarifelerinin düzenlenmesi lazım ki uygun iklim olanaklarına sahip ülkemiz kış aylarında da kruvaziyerden avantajlı çıksın. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve Cumhurbaşkanımız ile de bu konuda iletişim halindeyim. Kruvaziyer turizminde ABD’li turist sayısının fazla olmasını göz önünde bulundurduğumuzda kruvaziyer turizminde sosyo-kültürel yapının etkilerinin olduğunu söyleyebilir miyiz? Mutlaka etkisi var. Amerikan toplumunu Amerikan toplumu yapan kıtalardan yapılan göçler. Bu nedenle kruvaziyerin atası olan ve yüzyıllarca köle, asker, farklı sınıflardan insan taşıyan transatlantiklerle başlıyor Amerikan toplumunun hikayesi. Onun için bu sektör önemli. Bir de 1970’lerde Aşk Gemisi (Love Boat) dizisinin ön plana çıkmasıyla tanınan yolcu gemileri var, bu da toplumun tatil ve denize bakış anlayışını önemli ölçüde değiştirmiş. 1970’lerde yine uçak endüstrisinin hızlanması ile gemiler insanlar için hızlı ulaşım aracı olmaktan çıkmış ve yavaş tatil ve rahatlama kavramlarını ön plana getirmiş. Kruvaziyer Hatları Uluslararası Birliği’nin (CLIA) araştırmalarına göre en fazla payı alan müşteri türü 45-65 yaş arası hiç kruvaziyer seyahatine çıkmamış kişilerden oluşuyor. Daha sonra gelen müşteri türü ise düzenli olarak seyahate çıkan 45-65 yaş arası kişilerden oluşuyor. Lüksü seven grubun pazar payı ise yüzde 14 civarında. Kruvaziyer seyahatine en az çıkan grup ise bağımsız deniz araçları ile yola çıkan seyir tutkunları. Bildiğim kadarı ile şu anda ABD nüfusunun yüzde 17’si kruvaziyer ile seyahate çıkmış durumda, yüzde 83 potansiyel henüz duruyor. Avrupa’nın yüzde 10’u ise düzenli olarak kruvaziyer seyahatine çıkıyor, yüzde 90’ı henüz potansiyel. Amerikalı turist profili, genellikle 45 yaş ve üstü, yıllık gelirleri 79.000-109.000 dolar arasında, yüzde 62’si kolej, yüzde 69’u üniversite mezunu, yani çoğunlukla yükseköğrenim söz konusu. Sık olarak eşleri, aileleri, 18 yaşın altındaki çocuklar ve arkadaşları kendilerine eşlik ediyor. Seyir esnasında, havayolu ve tüm gemi üstü giderleri için kişi başı harcama miktarları 1.880 dolar civarında. Bu profildekiler genelde her tip seyahate gitmeye yatkınlar, yüzde 39’u bir yılda kruvaziyer yolundan başka diğer tatil seçeneklerini de değerlendiriyor. Lüks, premium ya da çağdaş kruvaziyer anlayışlarına göre tatillerini geçiriyorlar. Ancak son yıllarda gemi yolcu profilinde bir gençleşme var. 25 yaş ortalamasında olup yıllık geliri 40.000 dolar civarında yolcular da var. 25 yaş ve üstü civarındaki genç nesil segmenti Amerikan toplumunun yüzde 43’ünü oluşturuyor. THE CRUISE LIFE 21 STK GÜNLÜĞÜ Yine bu bağlamda Türkiye menşeli turist sayısının az olmasının veya Türk halkının kruvaziyer turizmine bakış açısının istenilen seviyede olmamasının nedenleri sizce neler? Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olsa dahi Türk halkı için deniz turizmi, gemi turizmi yeni kavramlar. Şu anda MSC şirketinin Türkiye için güzel çalışmaları var. En çok Türk yolcu ve Türk personel onlarda ama ABD kıyılarındaki gemilerde de Türk personel çalıştığını görüyoruz. Türklerin yüzde 6’sı düzenli olarak seyahate çıkıyor. 76 milyonluk Türkiye nüfusu ve hinterlandında bulunan 250 milyonluk nüfusu ile Türkiye kapıları önemli bir kaynak pazara öncülük ediyor. Türkler denizi sevdi, ben öyle görüyorum. Ancak gemilere bindikçe, yeme-içmede Türk ürünleri ve Türk personel sayısı da artmalı. Bir de maalesef vize problemi çözülmeli. Bir haftalık kruvaziyer seyahatlerinde vizesiz tur satışı imkanı yeniden gelmeli. Bu sektörün gelişimini son derece olumsuz bir şekilde etkiliyor. Hem ülkemiz hem de İzmir için 2014 yılını kruvaziyer turizmi açısından nasıl değerlendiriyorsunuz? Elbette bölgede genel istikrarsızlık hatları olumsuz yönde etkiliyor. Ortadoğu ve Karadeniz’de yaşanan karışıklıklar, bunun dışında Pire’de liman grevleri var. Kimse karışık bir ortama girmek istemez. Hal böyle olunca gemiler 2014 yılında çoğunlukla Batı Akdeniz’de sıkıştı kaldı. Bu anlamda 2015 riskli bir yıl. Her liman kentimizde olduğu gibi İzmir’de de düşüş yaşayacağımız aşikar. Ancak 2015’te çalışmazsak 2016 ve 2017’yi de olumsuzluklarla karşılarız. Onun için umutsuzluğu bir kenara bırakıp çalışmakta fayda var. Dünyada 252 gemi var. Bu gemilerin bir kısmı Akdeniz’de gezerken daha farklı bir kültüre kapılarını açma imkanı buldular: Çin, Asya ve Latin Amerika pazarı. Asya ve Latin Amerika’ya gönderdikleri gemilerle gelişmeyi planlıyorlar. Asya pazarı çok yavaş büyüyor ama o pazardan da umutlular. Ancak 15 yıl içinde gelişeceğini umuyorlar. Fakat o bölgedeki turistlerin harcamaları çok iyi olduğu için kruvaziyer şirketleri için iyi bir kaynak pazar. 22 THE CRUISE LIFE Bir başka konu ise Avrupa’da bazı önemli limanların büyük gemi kabul etmek istememesi. Bu limanlardan biri Venedik. Venedik olmayınca Trieste’ye kaydılar. Bazı limanlar büyük boy gemi kabul etmeyince bizim bölgeye gelişlerde sayıca azalma var gibi oluyor. İlerleyen yıllarda gemi şirketleri büyük boy gemi inşa etmeye devam edecekler ancak sektörde orta yolu bulmak için orta ölçekli gemiler de inşa edecekler. Aslında bu durum bizim limanlarımız için de avantaj olabilir. Örneğin İzmir önemli bir üs haline gelebilir. Homeport için doğu Akdeniz’de bir Türk limanı olarak gerçekten uygunuz. 2015 Türkiye için önemli, çünkü Anzak Yılı ve ilk kez Bozcaada’da bile kruvaziyer gemi göreceğiz. İzmir açısından biraz düşük bir yıl olacak çünkü Costa Crociere Akdeniz’de gemi sayısını azaltıp Asya’ya yönelecek. Ancak Msc Crociere 2015 yılında İzmir’e farklı dönemlerde dört gemi koyarak ilk sırayı alacak. Bunun dışında üst segmentlerde olan Cyristal ve Regent Seven Seas şirketleri İzmir’e ilk kez sefer koyacaklar. Bir de 2015 ve 2016 yıllarında sürpriz turnaround’larımız olabilir. İzmir’in kruvaziyer turizmi için sahip olduğu potansiyele gelirsek nasıl bir tablo karşımıza çıkmakta? İzmir, sahip olduğu olanaklar ile Ege’nin ve Akdeniz’in yıldızı. Bölgede istikrarımız olsa her şey yoluna girecek. Bizim çalışmalarımızı bu durgun dönem biraz sıkıntıya itti. Ancak umutsuz değiliz. Biz oda olarak, 2008 yılından bu yana kentimizi kruvaziyer dünyasına tanıtmak için ulusal ve uluslararası düzeyde 30 etkinliğe katıldık. 2008 yılından bu yana 116.954 deniz mili yol yaptık. İzmir, 2014 yılı ilk 10 aylık verilere göre Türkiye kruvaziyer trafiğinin yüzde 17,5’ini yönetiyor. 2011, 2012 ve 2013 yıllarında üst üste üç kez “Avrupa’nın Lider Kruvaziyer Destinasyonu” seçildik. İzmir, 512 dünya limanı arasında 2012 yılı verileri ile ilk 50 transit liman arasına girdi. Ancak bunlar kentin hızına yetmiyor. Gelinen noktada İzmir’in yeni kruvaziyer liman çalışmalarının aksaması kentteki sektörün gelişimini bir parça yavaşlatsa da, limanın tamamlanmasından önce önemli altyapı çalışmalarının hayata geçi- STK GÜNLÜĞÜ Dünyada şu anda 23 milyon civarında kruvaziyer yolcusu bulunuyor. Bu yolcuların iki milyonu geçen yıl ülkemizin de içinde bulunduğu Doğu Akdeniz’i ziyaret etti. Demek ki Doğu Akdeniz’e gelen Türkiye’yi es geçmiyor rilmesi gerekiyor. Burada sadece İzmir Ticaret Odası’na değil pek çok yerel kurum kuruluşa da iş düşüyor. Kruvaziyer şirketleri kendi büyük gemilerini kabul edebilecek köklü tarihe sahip önemli limanlarla da işbirliği yapmak istiyorlar. İşte bu noktada 8500 yıllık tarihi ve eski bir liman kenti olması ile İzmir ön plana çıkıyor. Oda ve Türkiye Kruvaziyer Platformu olarak katıldığımız CLIA Limanlar Forumu ve Seatrade Med Barcelona Fuarı’nda ülkemizde sahil sağlık, römorkör, pilotaj ve fener ücretlerinin halen yüksek bulunduğu kruvaziyer şirketlerince dile getirildi. Kruvaziyer şirketleri kış aylarında ülkemiz limanlarının ve özellikle İzmir Limanı’nın yeterli kullanılamadığını, kapasitesini artırmak için ise kruvaziyer şirketlerine kış indirimi sunulmasını beklediklerini ifade ediyorlar. İzmir’in homeport olanaklarını kullanamadığını belirten şirket yetkilileri, liman ve havaalanı bağlantısının doğru kurulması halinde yolcu ve sefer sayılarının artacağını; bunun için havalimanında dış uçuşların artırılması ve aynı zamanda limanda biniş iniş işlemleri için uygun alan yaratılması gerektiğini belirtiyorlar. Geçtiğimiz ay bir geminin suya indiriliş töreni için İtalya’ya gittim. Costa’nın CEO’su Michael Thamm ile yaptığım görüşmelerde çözüm sürecinin mümkün olduğu kadar hızlanması gerektiğini konuştuk. Ülkemiz için yabancı turist profilinde oluşabilen olumsuz algının kırılması gerektiğini de görüştük. Türkiye turizm arzı bakımından başka ülkeler ile kıyaslanamayacak kadar zengin. İzmir Akdeniz Çanağı, Ege Denizi, Yakın Doğu, Orta Doğu, Karadeniz’de gelişen kruvaziyer turizminde oldukça avantajlı. Biz de İzmir başlangıçlı Ege Adaları, Doğu Akdeniz ve Karadeniz gemi turları ile ilgili çalışmalar yapıyoruz. Şimdi İzmir’i 2015’e değil 2016’ya hazırlıyoruz. Havayolu şirketleri ile görüşüyoruz. Pazarlama çalışmalarımıza devam ediyoruz. İzmir’in kruvaziyer turizmindeki yeri ve konumu Akdeniz’in yıldızı olmasını destekliyor. Kentimiz Kuzey Ege, Merkez Ege ve Doğu Akdeniz havzasının önemli bir merkezi. Yakın gelecekte bölgesel karmaşa ortamı değiştikten sonra da konumumuzun daha da güçleneceğine inanıyoruz. Bu anlamda rota planlamalarımıza devam ediyoruz. Ancak bugün de sadece gemilerin limana gelmesini beklemekle olmaz. Geçmişte de beklemedik. Tek beklentimiz İzmir’in modern fonksiyonlu bir limana kavuşması. Havalimanımız da yenilendi. İzmir’in homeport fonksiyonlu bir kruvaziyer destinasyonu olması için tek eksik kruvaziyer limanımız. Değinmek istediğimiz bir diğer noktada iki yıllık süreci geride bırakan Türkiye Kruvaziyer Platformu… Biz, İzmir Ticaret Odası öncülüğünde Türkiye Kruvaziyer Platformu’nu 3 Temmuz 2012 tarihinde kurduk. Platformun kruvaziyer turizmi ile ilgili gerçekleştirmekte olduğu çalışmalar sektörün ülkemizde gelişmesi için önemli bir dönüm noktasını oluşturacak. Platform, limanları, liman kentlerinin ticaret odalarını, acentalarını, operatör şirketleri, kruvaziyer şirketleri, kumanyacıları ve diğer tüm tedarikçileri, hatta il turizm müdürlükleri, belediyeler, valilikleri de bünyesine alabilen geniş katılımlı bir yapıda. Halihazırda T.C Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ve T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı ile koordineli çalışıyoruz. 2012 yılından bu yana uluslararası fuarlarda standlar açıyor ve toplantılar düzenliyoruz. Şimdi tüm dünyadaki birlik ve platformların birleşerek üst bir birlik yapısı ile gelişiyor. Artık Türkiye’nin de bu kamarada olması çok önemli. THE CRUISE LIFE 23 KRUVAZİYER DÜNYASI “50 milyonluk dataya sahip bir şirketiz” Royal Caribbean Türkiye Genel Müdürü Bülent Tatlav 24 THE CRUISE LIFE Royal Caribbean Türkiye Genel Müdürü Bülent Tatlav ile yaptığımız söyleşide kruvaziyerin Türk halkı için ne anlam ifade ettiğinden hangi anlamları ifade edebileceğine, sektörün hedef kitleye seslenirken yaptığı doğru ve yanlışlardan hangi zincirleri kırması gerektiğine, Royal Caribbean Internationlain global hizmet anlayışından Türkiye yapısına kadar pek çok konuyu konuştuk… KRUVAZİYER DÜNYASI Şirketimizin 2024’e kadar nerede olacağını, kaç milyon müşteriye ulaşacağını, hangi destinasyonları öne çıkaracağını ve bizim hangi satış rakamlarını yakalayacağımızı çok iyi biliyoruz Türkiye ve kruvaziyer dediğimizde nasıl bir görünüm ortaya çıkmakta? Ülkemizde kruvaziyer sektörünün şu an için çok küçük olduğunu ama çok hızlı büyüdüğünü söyleyebilirim. Lakin Türkiye’de kruvaziyerin istikrarlı büyümesi için yeterli olanak, kaynak ve ilginin olmadığı da görünen gerçekler arasında. Öncelikle insanların alışkanlıklarını kırmamız gerekiyor. Bunun için de doğru pazarlama faaliyeti gerekli. Örneğin Paris’teki bir otelin veya otel zincirinin tek başına pazarlamasını yaparsanız başarı yakalayamazsınız. Önce Paris şehrinin pazarlamasını yaparsanız işte o zaman başarıyı yakalarsınız. Kruvaziyerde öyle. Gemi şirketleri ya da seyahat acenteleri tek başlarına bir rotayı veya şirketini öne çıkaramaz. Burada önemli olan bütünleşik pazarlama faaliyetini yürütebilmektir. Ülkemizde bunu yapmayı başarabildiğimizde kruvaziyerin çok daha fazla sevileceğine eminim. Fakat gemi şirketleri veya seyahat acenteleri kendi başlarına yaptıkları çok klasik gazete ilanlarıyla pazarlama faaliyeti yapmakta. Dünya geneli için düşündüğümüzde bunun bir pazarlama faaliyeti olmadığı gerçeği de gözümüzün önünde durmakta. Bunun için nasıl bir pazarlama faaliyeti yürütülmesi gerekiyor? Arzu ettiğimiz gelişim için televizyonun tam anlamıyla yeterli bir araç olduğunu düşünmüyorum. Bu araç gazete de değil, ne kadar gazete okuyoruz veya kaç milyon tirajlı gazetemiz var! Ama geniş bir genç nüfus kitlemiz mevcut ve yaş ortalaması 27. 75 milyonu aşkın nüfusa sahip ülkemizde internet kullanan bireylerin oranı yüzde 54 civarında. Bu veri bize gösteriyor ki nüfusumuzun yarıdan fazlası internet kullanmakta, bir de bu oran hızla artmakta. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine bakarsak 38 milyonu aşkın internet kullanıcımızın yüzde 67’sinden fazlasının interneti mal ve hizmetler hakkında bilgi almak amacıyla kullandığını görürüz. Bu, mükemmel bir kaynak. Zaten Türk insanı kalacağı otel rezervasyonunu veya uçacağı havayolu şirketi biletini internet üzerinden almakta. Yurt dışına giderken turizmin profesyonelleri dahi booking, experia gibi siteleri kullanıyorsa, diğer taraftan da Türkiye’de hala kruvaziyerin online pazarlandığı bir site bulunmuyorsa, bence kruvaziyerden bahsedemeyiz. Peki, bunu bir sivil toplum kuruluşu öncülüğünde yapmayı düşünsek… Türkiye’de bizleri bir araya getiren bir kuruluş yok. Bir örgüt var fakat onun da yeterince aktif olmadığını, bizleri bir araya getirmede henüz başarılı olamadığını düşünüyorum. Royal Caribbean olarak, 2024’e kadar ki planlamamızı yaptık. Şirketimizin 2024’e kadar nerede olacağını, kaç milyon müşteriye ulaşacağını, hangi destinasyonları öne çıkaracağını ve bizim hangi satış rakamlarını yakalayacağımızı çok iyi biliyoruz. Bu çalışmamızı dört segmente ayırarak gerçekleştirdik; anadili İngilizce olan ülkeler, Premium class dediğimiz çok para harcayan ülkeler, kişi sayısı – satma oranı yüksek ülkeler ve büyümeye açık olan ülkeler. Bu dört segmente farklı bütçelerle farklı pazarlama faaliyetleri yürütüyoruz. Bu bizim şirketimizin global ölçüde yürüttüğü bir çalışma sadece, ancak ülkemiz için böyle bir çalışmanın yapıldığını düşünmüyorum. Türkiye’de yıllık geliri 120 bin euro olan THE CRUISE LIFE 25 KRUVAZİYER DÜNYASI kesimin nüfusa oranı yüzde 5. Bu, çok çok büyük bir rakam, yaklaşık olarak 3,5 milyon kişi demek. Bu rakam, Avrupa ortalamasının üç katı, Belçika nüfusunun yarısı… Ülkemizde çok büyük bir potansiyel var ama insanlara ulaşmayı bilmiyoruz veya bunu başaramıyoruz. Bize o insanlara ulaşmada yol gösterecek bir teşkilatımız, komitemiz ya da herhangi bir yapımız olsa, Türkiye için kruvaziyer bambaşka bir anlam ifade edecek. O zaman biz, rekabet edebilir seviyeye geleceğiz ancak şimdi rekabet edecek bir sebebimiz yok. Biraz da Royal Caribbean’dan ve geride bıraktığımız yılın sizler için nasıl bir yıl olduğundan bahsedelim mi? Biz 2006 yılından beri Royal Caribbean’ın Türkiye temsilciliğini yapıyoruz ve sadece seyahat acentelerine çalışıyoruz. Direkt şekilde hedef kitleye ulaşmıyoruz. Bizim müşterilerimiz seyahat acenteleri ve onlara aynı zamanda eğitim, pazarlama, satış ve mali konularda eğitimler veriyoruz. Yaklaşık 100 tane acentemiz bulunuyor. Biz ülkemizdeki bütün acentelere partnerlerimiz ve çalışma arkadaşlarımız olarak bakıyoruz. Dünyanın en bilinen kruvaziyer markasıyız, 38 gemiyi bünyemizde barındırıyoruz. 2013 yılında toplam 5 milyon turist Royal Caribbean’a bağlı gemilerle 26 THE CRUISE LIFE seyahatini gerçekleştirdi. Dünyanın hemen hemen her destinasyonunda gemimiz mevcut. Akdeniz’deki en büyük filoya sahibiz. Akdeniz’de 14 gemimiz var ki bu rakam Avrupa’daki gemi firmalarının toplam gemisinden fazla. Aynı zamanda hisselerimiz dünya borsalarında işlem görmekte, bireysel bir patronumuz bulunmuyor. Pek çok avantaja sahip bir firmayız ve bu avantajlarımızla müşterilerimize üst düzey hizmet verebilmekteyiz. Hedef kitleye nasıl bir pazarlama anlayışıyla ulaşmaktasınız? Biz, daha önce Royal Caribbean ile seyahat etmiş 50 milyon kişilik bir dataya sahibiz. Bu, gemilerimizi doldurmakla ilgili bir sıkıntı yaşamadığımızın göstergesi. Her zaman doluyuz ve çok erken satıyoruz. Tüm bunlar sebebiyle bizim için önemli olan servis ve hizmet kalitesi. Biz müşterilerimize, kruvaziyerin farklı bir kültür ve güzel bir tatil olduğunu anlatmaya ve pazarlamaya çalışıyoruz. Aslında dünyada da kruvaziyer sektörü çok büyük bir sektör değil. Bundan 15 sene önce dünyadaki tatilci sayısının yüzde 3’ünü kapsıyormuş, bugün yüzde 4’ünü kapsıyor, yüzde 5’ini kapsaması için yeteri kadar gemi de yok. Biz gemi yatırımına önem veren bir firmayız, bu alandaki yatırımlarımız süreklilik arz ediyor. KRUVAZİYER DÜNYASI Gemi şirketlerinin iddiası, bütün gemileri Çin’e göndersek hepsini doldurur, şeklinde. Bu yüzden en yeni ve en teknolojik gemimiz Quantum of the Seas, 2015 Nisan ayı itibarıyla Çin programına başlayacak Hali hazırda dört gemi projemiz var. Bunlardan ikisi 2016’da, diğerleri de 2017 ve 2018’de inecek. Dünyanın en büyük gemi filosuna sahip şirketiz ve bu filoyu sürekli büyütme çabasındayız. Bizim için en önemli husus; yenilikçi hizmet ve son teknolojiyle donatılmış gemiler. Dünyadaki en büyük 10 gemiden yedisi filomuza ait. Müşterileriniz hangi destinasyonları diğerlerine nazaran daha fazla tercih ediyor, Karayipler mi? Hayır, bizde bambaşka bir durum söz konusu. İsmimiz Royal Caribbean International ama Akdeniz ve Avrupa’nın en büyük filosuna sahibiz. Biz uluslararası bir şirketiz. Böyle bir şirket olmamızın da üç nedeni var; Birincisi dünyadaki tüm destinasyonlarda varız ve tüm destinasyonlarda olan tek gemi şirketiyiz. İkincisi her ülkeden misafirimiz var ve üçüncüsü de her bir gemimizde çalışan 65 personelimiz farklı farklı ülkelerden. Toplam 38 bin personelimiz var ve bunların 300’ü Türk. Gurur duyduğumuz bir diğer noktamız da personel kalitemiz. Tüm bunlar çerçevesinde bizim için “her yer” ama müşterilerimiz Karayipleri oldukça fazla tercih etmekte. En popüler rotamız ise Uzakdoğu, Çin pazarı. Gemi şirketlerinin iddiası, bütün gemileri Çin’e göndersek hepsini doldurur, şeklinde. Bu yüzden en yeni ve en teknolojik gemimiz Quantum of the Seas, 2015 Nisan ayı itibarıyla Çin programına başlayacak. Öngördüğümüz bir diğer nokta ise önümüzdeki yıllarda Çin çıkışlı daha fazla programın olacağı. THE CRUISE LIFE 27 SU SPORLARI Hedef; Zaferin 100’üncü yılında 100 metre rekoru “Benim için hayat ilk nefes aldığımda değil, ilk nefesimi tuttuğumda başladı” diyecek kadar “mavi”ye aşık Şahika Ercümen. Bu yüzden olsa gerek onun için bir rekora imza atmak “Büyülü bir yolculuğun ve beraberinde çok fazla özveri gerektiren bir dönemin başlangıcı” demek. Milli sporcumuz dünya dalış rekortmeni Ercümen’in bir büyülü yolculuğu da Çanakkale Zaferi’nin 100’üncü yılı. 28 THE CRUISE LIFE Şahika Ercümen SU SPORLARI Şahika Ercümen’in suya olan tutkusu gün yüzüne çıkaran kırılma noktası neydi? Küçüklüğümde geçirdiğim astım rahatsızlığımdan ötürü spora uzak duran bir çocuktum. Bir okul gezisi sırasında Çanakkale Su Sporları’yla tanıştım, çok başarılı buldukları için hemen takıma istediler beni. Doktorlar, suyun bağışıklık sistemime iyi geldiğini görünce de bir şey demedi. Başarıya giden yolda nasıl çalıştığınızı, hangi fedakarlıkları yaptığınızı ve bu yolda nasıl bir ruh haline büründüğünüzü anlatır mısınız? Özellikle yoğun antrenman dönemlerinde ve kamplarında tüm hayatım bu oluveriyor. Arkadaşlarımı göremiyor, kendimi yormamak adına çok fazla dışarı çıkmamam gerekebiliyor. Başarıya giden yol çalışma, özveri ve fedakarlıktan geçiyor. Bu her şeyde böyle. Çalışınca bir şekilde oluyor. Ben ve ekibim de çok çalışıyoruz, çok istiyoruz ve çok inanıyoruz. Sonunda da bir şekilde başarı geliyor. Başarıya giden yol çalışma, özveri ve fedakarlıktan geçiyor. Bu her şeyde böyle Sualtı ile ilgili birçok sosyal sorumluluk projesini gönüllü olarak yürütmektesiniz… En vakitsiz anlarımda bile sosyal sorumluluk projelerine bir şekilde vakit ayırmayı becerebiliyorum. Herkes bir projenin bir yerinden tutsa, ya da ufakta olsa bir yardım yapsa şu an birçok şey çok daha farklı olabilirdi. Sadece sualtı değil, su üstünde de elimden geldiğince sosyal sorumluluk projelerinde yer almaya çalışıyorum. Deneyimlerinizi ve bilginizi paylaşma konusunda oldukça samimi ve bu konuda hevesli bir yapınız bulunmakta. Bu sizde nasıl bir etki yaratıyor? Benim hikayem astım hastalığından dünya rekoruna giden ve pes etmeyen bir kızın hikayesi olduğu için ilgi çekiyor. İnsanlardan aldığım geri dönüşlerin hepsinin olumlu olması ve onlara ne kadar ilham verdiğimi duyunca daha da çok paylaşmak istiyorum. THE CRUISE LIFE 29 SU SPORLARI Peki, ya diğer uzmanlık alanlarınız? Benim serbest dalış dışındaki asıl mesleğim diyetisyenlik. Beslenme ve sporu aynı anda yapıyor olmam çok büyük şans. Çünkü ikisi de birbirini tamamlayan unsurlar. Profesyonel spor yapanlar aynı zamanda sağlıklı beslenmelidir. Ben bu dengeyi kendi kendime yeterek sağlayabiliyorum. Sizin gözünüzle ülkemizin öncelikle denizlerimize ve deniz sporlarına ve de özellikle sualtı sporlarına olan yaklaşımı nasıl? Bizim ülkede başta futbol olmak üzere, basketbol ve voleybol daha takip edilen sporlar. Dolayısıyla yüzme, kürek, sutopu, dalış, su altı hokeyi gibi su sporları çok fazla ilgi görmeyebiliyor. Bizler de aldığımız ulusal dereceler ve kırdığımız rekorlarla sesimizi duyurmaya, bu sporlara daha çok ilgi çekmeye çalışıyoruz. Denizlerimiz, artan nüfus ve beraberinde getirdiği atıklarla gün geçtikçe daha da bozluyor. İnşaatlar, çöpler derken olan denizlerimize ve doğamıza oluyor… En yalın tabiriyle bir dünya rekoru kırmak ne ifade etmekte? Bir dünya rekoru kırmak yeni, büyülü bir yolculuğun ve beraberinde çok fazla özveri gerektiren bir dönemin başlangıcı demek. Özel hayatınızda size keyif veren farklı hobileriniz, sizi motive eden farklı uğraşlarınız var mı? Sinemaya gitmek, bol bol kitap okumak ve nefes çalışmaları yapmak olmazsa olmazlarım arasında. Önümüzdeki döneme yönelik projelerinizden bahseder misiniz? Bu yıl 91 metre ile kırdığımız dünya rekorunu Çanakkale Zaferi’nin 100’üncü yılında 100 metre ile kırmak istiyoruz. Şahika’nın Mavi Dünyası Belgeseli’ne devam etme projemiz var. Aynı zamanda öğrenciler ile bir araya gelip söyleşiler düzenliyoruz ve ilham vermeye çalışıyoruz. Bu projelere destek ve sponsor arayışındayız. 30 THE CRUISE LIFE Bir dünya rekoru kırmak yeni, büyülü bir yolculuğun ve beraberinde çok fazla özveri gerektiren bir dönemin başlangıcı demek THE CRUISE LIFE 31 KRUVAZİYERDE YAŞAM MSC Türkiye olarak işimizi şevkle yapıyoruz Türk kruvaziyer yolcusunun tercih listesinin ilk sıralarında yer alıyor MSC. Kuşkusuz bunda Türk misafirlere sunulan hizmet oldukça önemli. Gemide yapılan anonslara Türkçenin eklenmesinden Türk kahve makinelerinin gemilere konulmasına, menüler ve günlük programların Türkçe de olmasından televizyonda Türk bir kanalın bulunmasına kadar uzuyor liste. “Artık MSC’de Türk yolcunun varlığı bariz bir şekilde anlaşılıyor” diyen MSC Cruises Türkiye Genel Müdürü Necla Tuncel, bu durumun işlerini daha bir şevkle yapmalarını beraberinde getirdiğini vurguluyor. MSC Cruises Türkiye için 2014 yılı nasıl geçti? Kurulduğumuz 2005 yılından bu yana her seneyi büyüyerek kapattık fakat 2014 yılında planladığımız bütçenin altında kaldık. Malesef yaşanan siyasi olaylar, seçimler ve Euro’nun 3.20’lere ulaşması gibi nedenler bizleri olumsuz etkiledi. Seçimlerden sonra hareket kazansak da esas satış dönemimizde düşüş oldu, çünkü bizim erken rezervasyon dönemimiz kasım, aralık ve ocak ayları. Yine de çok kötü değil tabi, toplamda 25 bin yolcu planlamıştık, yılı 19 bin yolcu ile kapadık. 2015 yılı için hedefler neler? 2015 için gayet iyi başladık. Aslında talep oldukça güzel, Türk misafirler gemiyi gerçekten çok beğendi. Fakat dediğim gibi siyasal veya sosyal dalgalanmalar bizi çok etkiliyor. Ortalık durulunca tekrar normale dönüyoruz. Demek ki bu geçici bir talep değil. Şartlar uygun olduğu müddetçe sürekliliği olan bir talep. Bunu tekrar yolcularımızdan da anlayabiliyoruz. Bu yıl, MSC tarafından Türkiye’ye daha fazla gemi gönderilecek olması bizi daha da heyecanlandırdı. Türkiye uğraklı gemilerimizden özellikle 32 THE CRUISE LIFE MSC Magnifica ve MSC Opera’da, Türk yolcularımız için, birçok hizmetin Türkçe sunulacak olması açıkcası işimizi daha şevkle yapmamızı beraberinde getiriyor. Türk yolcular için ne gibi avantajlar sunuyorsunuz? Türkiye’ye ait bir gemi firması olmadığından ve İstanbul’a gelen gemilerin Türkiye’den yolcu almamasından dolayı, gemi yolculuğu Türk yolcular için bir bilinmezdi.10 yıl önce MSC Cruises Türkiye seferlerini başlatma kararı aldığında, Arkas Holding ile İstanbul’da ofis kurarak, Türk yolcularına da İzmir ve İstanbul’dan bu gemi seyahatine katılma imkanı sağladı. Bu da yolcu sayımızın kısa süre de ciddi rakamlara ulaşmasını beraberinde getirdi. Öncelikle Türkiye çıkışı olması ekonomik açıdan uygun oluyor. Uçak yok, transfer yok ve bununla birlikte birçok yan harcama da ortadan kalkıyor. Karaköy’den direkt biniyorsunuz.. İstanbul çıkışlı gemiyi daha çok tanıtım gemisi gibi kullanıyoruz. İzmir ve İstanbul’dan binen yolcularımızın genellikle ilk gemi seyahati oluyor ve bu seyahatinde, gemi yolculuğunun rahatlığını ve konforunu MSC Cruises Türkiye Genel Müdürü Necla Tuncel KRUVAZİYERDE YAŞAM keşfedince, genellikle tekrar yolcumuz oluyorlar ve diğer 11 gemimiz ile Akdeniz, Kuzey Avrupa, Kanarya Adaları, Karayipler, Güney Amerika gibi değişik programlara katılıyorlar... Yolcularımızın kendilerini daha rahat hissetmeleri için mümkün olduğunca fazla Türk eleman çalıştırmaya çalışıyoruz. Ayrıca gemi içinde yazılı veya anons sistemi ile sunulan bilgileri mümkün olduğu kadar Türkçe veriyoruz. Amerikan gemilerinde sadece İngilizce, Avrupa gemilerinde ise bir kaç dilde olan bu bilgilere, MSC olarak Türkçeyi de ilave etmiş bulunuyoruz. Yolcularımız bilgileri Türkçe temin ederek, kendilerini evlerinde hissetsinler istiyoruz. Türk yolcularımız için 12 gemimize Türk kahvesi makinesi koydurduk. Tüm menüler, günlük programlar Türkçe. Tüm turlarımız Türkçe rehberli. Ayrıca televizyonda Türkçe bir kanalda var. Artık MSC’de Türk yolcunun varlığı bariz bir şekilde anlaşılıyor. Bu yılın programı nasıl? Son yıllarda, Türkiye‘ye çok talep olduğundan, filomuzdaki en büyük gemiler bu hat da kullanılıyordu ancak Venedik’te şehrin alt yapısına zarar verdiği gerekçesiyle bir süredir Venedik halkı büyük gemileri protesto ediyordu ve sonunda kazandılar. Bu yüzden belli bir tonajın üzerindeki gemiler Venedik’in içindeki limana giremeyecekler. Dolayısıyla, daha önceki yıllarda, bu hatta kullanılan 4.300 yolcu kapasiteli gemi yerine, 3.200 yolcu kapasiteli gemi Türkiye’ye planlandı. Ancak bu kapasite talebi karşılamadığı için, MSC Cruises, Türkiye’ye düzenli sefer yapacak olan gemi sayısını ikiye çıkardı, dolayısıyla da Türkiye’ye getireceği turist sayısını yüzde 50 artırmış oldu. 10 yıldır, düzenli olarak her sezon yapılan Ege&Adriyatik seferine ilaveten, MSC Cruises, Türkiye’deki 10’uncu yılında üçüncü gemisini de Türkiye hattında planlayarak, Türk yolcusuna, İstanbul’dan katılabileceği alternatif rota getirdi. Ağırlıklı olarak Türk ve Rus yolcusuna THE CRUISE LIFE 33 KRUVAZİYERDE YAŞAM hizmet verecek olan MSC Opera gemisi, İstanbul çıkışlı olacak ve Mikanos- Santorini-Kefalonya-Pire gibi Yunanistan limanlarından sonra Dubrovnik, Venedik, Bari, Köstence ve Soçi limanlarına da uğrayarak, İstanbul’a dönecek. Gelişen kruvaziyer pazarları arasında, Türkiye ve Rusya ön planda ve MSC Cruises’da bu ülkelerden gelen talebi karşılamak adına, bu iki ülke yolcularının kendi limanlarından binerek gemi yolculuğu yapabilmeleri için, ayrı bir gemi planladı. Bu program, Avrupa ve diğer ülke turistleri arasında zaten popüler olan Türkiye ve Rusya’ya ise turist sayısında artış demektir. MSC Cruises merkez ofisimiz tarafından 2014 yılında tüm yolcuları arasında yapılan ankette, 12 gemisinin yaptığı 202 farklı rotadan en çok talep gören rota, İzmir- İstanbul limanlarından dolayı, Ege&Adriyatik rotası olmuştur. Neden İzmir ve İstanbul? Çünkü bu iki şehrimiz gerçekten dünya mirası. Örneğin Efes’i gören yabancılar “Üzerine bir çatı koyun müze olsun, böyle tarihi bir yer 34 THE CRUISE LIFE görmedik” diyorlar. Gemimizde her hafta yaklaşık 18 ayrı ülkeden yolcu oluyor ve gemi buraya hep dolu geliyor Dolu gelmesinin sebebi İzmir ve İstanbul. İstanbul’a gelince zaten Ayasofya, Topkapı, Kapalı Çarşı var, bunlar dünyada eşi benzeri olmayan yerler. Biz de yabancıların Türkiye’ye olan talebi dolayısıyla Türkiye limanlarına gelen gemilerimizden kontenjan alarak, yolcularımızın bu seyahatlere Türkiye’den katılımlarını sağlıyoruz. Geminin Türkiye’ye gelmesi, hem Türkiye’ye gelen turist sayısının artmasına, hem de Türk yolcularımızın gemilere Türkiye’den binmesine olanak veriyor… Tüm bunlar müşteri talebini de beraberinde getirir elbette… Türkiye limanlarından binmek kolaylığının yanısıra, MSC Cruises gemilerinde, 18 yas altı cocuklar aileleri ile aynı kabinde konakladıklarında, seyahat için herhangi bir ücret ödemiyor, sadece liman vergilerini ödüyorlar. Tabi ki bu da bizi çocuklu yolcuların tercih etmesini sağlıyor. Gemi, değişik yaş grubundaki çocuklar için farklı aktiviteler sunuyor . Şu anda mesela kiko ve lego diye iki grup var. Kiko KRUVAZİYERDE YAŞAM 0-3 yaş arası. 3-6 yaş arası mini club hizmeti. Onun bir üst yaş grubu için çeşitli spor ve bilgisayar oyunları gibi aktivite alanları var. Bunun da bir üst yaş grubu için, Formula 1 simülatör, 4d sinema, aqua park gibi çocukların katılacağı bir çok aktiviteler var. Tüm bunlar kruvaziyere olan algıyı değiştirdi; daha önceleri sadece belli bir yaş grubunun seyahat şekli olarak düşünülen gemi seyahatleri, artık her yaş grubuna hitap edebiliyor. Türkiye, Amerika ve Avrupa’ya göre, gemi seyahati ile çok daha sonra tanışmasına rağmen, gemi seyahatinin rahatlığı ve konforunu çok sevdi. MSC Cruises olarak bizde yolcularımızın keyifli bir seyahat etmeleri için, mümkün olan hizmetleri Türkçe sunuyoruz. Tabii ki eksiklerimiz var ama Türk yolcu sayımız arttıkça, biz de bu hizmetleri arttırıyoruz. Mesela şu anda, Türk yemek çeşitleri sunabilmek için gemide çalışacak Türk aşçı arıyoruz. Madem Türk yolcuları konuşuyoruz, o zaman sohbetimize Türkiye’nin kruvaziyer yolcu potansiyelini konuşarak devam edelim mi? Tabi ki gelişmeler memnuniyet verici ancak 2014 yılında, dünya çapında toplamda yaklaşık 22 milyon kişi gemi seyahatine katılırken, bu sayı Türkiye’de toplam 60 bin civarında. Yolcu sayısının yaklaşık 13 milyonu Amerikalı ve yaklaşık beş milyonu Avrupalı (belirli Avrupa ülkelerinin her birinde yolcu sayısı 500.000–1.500.000 kişi civarı ). Ülkemizi, Avrupa ülkelerinin nüfusu ve seyahat eden kişi sayısı ile kıyaslarsak tabi ki sayımızın çok daha yukarılarda olması gerekiyor. ta bir oteldeki her şey var. Tüm bunların yanında Türkiye’deki yolcu potansiyeline baktığımızda daha işin başında sayılırız. Hele limanlarımız! Limanlarımız teknik olarak uygun hale getirilirse çok daha büyük işler yapılabilir. Çünkü gidenler mutlu, gelenler mutlu, talep iyi, iyi işler yapmaya çalışıyoruz… Son yıllarda, münferit yolcularımızın MSC olarak bizim en büyük şansımız, dışında, gemilerimizle şirket toplantıları- 25 bin yoluyla en fazla Türk kruvaziyer na ev sahipliği yapıyoruz. Bunlar genelde turistine sahip olmamız. Yolcumuz direkt distribütor toplantıları veya şirketlerin yıl İstanbul’dan biniyor, bu çok büyük avansonu toplantıları oluyor ve çeşitli sektör- taj. Türk yolcu sayısı arttıkça bizde Türkçe lerden talep alıyoruz. Geminin toplantı hizmetleri artırıyoruz, Türkçe hizmetlesalonları dışında, teknik ekipman gibi rimiz arttırdıkça toplantı grupları onlarında ilgisi ariçin gerekli olan ‘‘Türk yolcular için ağırlıklı tıyor. Bunu devam alt yapı da mevcut hizmetin olacağı bir geminin ettirmemiz gerekiolduğundan, gemiyor. Diğer taraftan bize sunulması açıkçası işiler otel gibi kulla18 ülkeden misafirmizi daha şevkle yapmamızı nılarak toplantılar lerimiz var ve onlar çok rahatlıkla ya- beraberinde getiriyor’’ içinde bir şeyler pılıyor. Otele göre yapmaya çalışıyoruz. Örneğin, geminin geminin avantajı ise, her sabah başka bir İstanbul’ d a gecelemesini istedik ancak limanda/ülkede uyanmak ve iş ile tatili en liman vergilerinin yüksekliğinden dolakeyifli bir şekilde birleştirebilmek. 10 yıl yı, ticari olarak armatöre cazip gelmiyor. kadar önce gemilerimizden biri G-8 zirvesi için kullanılmıştı. 2015 senesinde ise Halbuki gemi ile gelen turist, İstanbul’da Çanakkale’de yapılacak Anzak Günü için daha fazla kalabilseydi, önce şehir olarak iki gemimiz kiralandı ve otel gibi kullanı- sonra da ülke olarak, hem tanıtım açısınlacak. Rusya Soçi Olimpiyatları’nda gemi- dan, hem maddi olarak cok daha fazla kamiz yine otel olarak kullanılmıştı. Sonuç- zancımız olurdu. THE CRUISE LIFE 35 ACENTELER “ Pronto olarak avantajlıyız çünkü…” 2013’te bir önceki yıla göre neredeyse yüzde 70 büyümüştük ki bu 2014 beklentimizin yüksek olmasını beraberinde getirmişti, ancak 17 Aralık olayları gündeme gelince bizde durduk Pronto Tour Cruise Departman Müdürü Hakan Aksungur “Avantajlıyız çünkü Pronto’nun uçak gücü fazla, kuzeyde oldukça güçlüyüz; Kopenhang, Hamburg, Amsterdam, Baltık, Fiyortlar ağırlık verdiğimiz programlarımız. Akdeniz biraz yavaş gidiyor ama zaten bu dönemlerde kuzeyler daha fazla satar, Akdeniz şubat, mart gibi aylarda hızlanıyor, insanlar daha çok denizi düşünmeye başladığında ise bitmeye başlıyor” diyen Pronto Tour Cruise Departman Müdürü Hakan Aksungur, 2015’ten bir önceki yıla kıyasla daha umutlu olduklarını belirtiyor. Pronto için geride bıraktığımız yıl nasıldı ve 2015’e nasıl girdiniz? 2014’ün satışlarına Kasım 2013 itibariyle başlamıştık. Başladığımızda senaryo çok güzeldi, yüzde 30-35’lik bir büyüme yakalamıştık, 2013’te bir önceki yıla göre neredeyse yüzde 70 büyümüştük ki bu 2014 beklentimizin yüksek olmasını beraberinde getirmişti, ancak 17 Aralık olayları gündeme gelince, kurlar 3,20, 3,30’ları görmeye başlayınca bizde durduk. Ocak, şubat ve mart aylarında yüzde 50’ye va- 36 THE CRUISE LIFE ran sert düşüşler yaşadık. Daha sonra biraz toparlansak da tabi ki seneyi güzel kapatamadık. Açıkçası yinede şanslı olduğumuz kanaatindeyim, bizim için kendi paketlerimizin olması bir avantaj, hem fiyatlarla oynayabildik hem de kendi paketlerimizle alternatif yaratabildik. Tüm bu artılarımıza rağmen satışta seneyi yüzde 10 civarında eksiyle kapadık ancak ciroda bir önceki yıla kıyasla hemen hemen aynı seviyede durduk. Böyle olunca 2015 bizim için önemli bir sene haline geldi. 2015’in daha iyi olacağını düşünüyoruz, şuan içinde gidişat iyi. Uçak olarak gemiye satmam gereken sekiz bin koltuk var elimde, buna İstanbul ve Türkiye çıkışları da hariç. Bunu satabilirsek sektörde yer alan ve kendi paket turlarını yapan gemi firmaları ile kafa kafaya gelmiş olacağız. Bizim haricimizde tur operatörü olarak bu rakamlara ulaşabilen bir firma zaten yok. Avantajlıyız çünkü Pronto’nun hem uçak hem satış ağı gücü fazla, kuzeyde oldukça güçlüyüz; Kopenhang, Hamburg, Amsterdam, Baltık, Fiyortlar ağırlık verdiğimiz programlarımız. Akdeniz biraz yavaş gidiyor ama zaten bu dönemlerde kuzeyler daha fazla satar, Akdeniz şubat, mart gibi aylarda hızlanıyor, insanlar daha çok denizi düşünmeye başladığında ise bitmeye başlıyor. Müşterilerinizin en çok talep ettiği rota hangisi? İlk sıranın sahibi Akdeniz, çünkü Akdeniz’de çok daha fazla seçenek var ve ACENTELER Firmalar arası fiyat rekabeti makul seviyelerde olduğu sürece hepimizin bu sektörde orta ve uzun vadede büyüyeceği kanaatindeyim fiyatlar daha uygun. Akdeniz’de 900 veya bin Euro’ya kruvaziyer yapabiliyorken, kuzeylere 1100-1200’lerin altında hiçbir şekilde gidemiyorsunuz. Kuzeyin sezonu kısa; 15 mayıs-15 ağustos. Akdeniz’de sezon nisanda başlıyor, ekim-kasım sonuna kadar alternatifler bulunuyor. Nisan ve kasım dönemlerinde çok çok ucuz. Ocak ayındayız ve Akdeniz’e 600 Euro’ya ürün satıyoruz; bu ürüne uçağınız, transferleriniz, vergilerinizde dahil! Bu gerçekten komik bir rakam. Rakamlar komik ama yolcu sayısı neden az? 2014’te bence en büyük problemimiz kara turlarındaki sert rekabetti. Fiyatlar inanılmaz düştü. Şuan 299 Euro ya büyük İtalya, Benelüks, İspanya, Budapeşte – Viyana – Prag yapabiliyorsunuz. 300 Euro’ya yedi gece sekiz gün, uçak ve otelde dahil. Piyasadaki herkes bu fiyatlara indi, 299399 aralığında bütün Avrupa’yı görebiliyorsunuz. 399 ile 799’u karşılaştırdığınız zaman arada çok fark var, insanlar, o kadar da fark verilir mi, diye düşünüyor. Ayrıca birçok insanımız hala gemi çok mu sallar, batar mıyız, Tinanic mi oluruz, hala hafıza oralarda kalmış. İç kabini bilmiyor, motor dairesine yakınlık uzaklık arıyor, koku olur mu diye soruyor. Hala, 30 sene önceki Akdeniz gemisini hayal ediyorlar, onu hafızalarından silememişler. Eskiden gazetelerde 4-5 sayfalık turizm ilanı olurdu, bunun sadece çeyrek veya yarım sayfası kruvaziyere ayrılırdı, şimdi neredeyse yarı yarıya hatta bazen kruvaziyer ilanları daha fazla, o zamanlar 40 bin kişi gidiyorsa şimdide 100 bin kişi gitsin, bu şunu gösteriyor müşteriye ulaşmak için ilan veriyoruz ama ulaşamıyoruz. Bir yerde tıkanıyoruz, o da insanların bilmemesi. Onu aşamadan ilerleyebilmemiz mümkün değil. Türkiye’de kruvaziyer yolcu potansiyeli yüksek deniliyor da ülkemiz buna ne kadar hazır? Açıkçası Türkiye’nin kruvaziyer anlamında yüksek kapasiteyi kaldıracak altyapısı yok. Öncelikle liman sıkıntısı var, bu sıkıntının ortadan kaldırılması lazım. Diğer taraftan da limanlarımız neredeyse dünyanın en pahalı limanı, bağlama ücretlerinin düşürülmesi gerekli, program- ların ayarlanması gerekli. Şimdi İstanbul için konuşursak, evet İstanbul çok güzel bir şehir, ancak Avrupa’da da çok güzel şehirler var. Mesela Roma, liman ücretine bakıyoruz bizim üçte birimiz hem de liman ulaşımları rahat, liman içi büyük. Bizim bir limanımız var, o da inşaat halinde, elbet bitecek ama bittiğinde de yetmeyecek ki! Bizim kruvaziyer turist sayısında bir milyona ulaşabilmemiz için homeport limanlarımızın olması gerekiyor. Türk Hava Yolları (THY) son yıllarda inanılmaz büyüdü, bu büyüme kruvaziyeri çok yakından ilgilendiriyor. THY’nin artan uçuş ağıyla birlikte bu sene İstanbul çıkışlı gemi sayısı da artış yaşadı. Türkiye için inanılmaz bir avantaj, dünyanın nerdeyse her bir şehrinden İstanbul’a turist getirebiliyoruz, şayet bir milyon turisti getirebilir ve burada gemiye bindirebilirsek ülkemiz inanılmaz bir kaynağa sahip olacak. Ancak biz İstanbul’a üç gemiyi zar zor bağlayabiliyoruz, açıkta gemi tutamıyoruz, ulaşım sistemimiz hızlı değil, otobüsle bu iş olmaz raylı sisteme ihtiyaç var. Tüm bunların çok ciddi bir planlama THE CRUISE LIFE 37 ACENTELER dahilinde yapılması gerekir, böyle bir planlamada bence yok. İstanbul büyük bir isim, aynı zamanda da Karadeniz’in kapısı. Bu sene birçok geminin Karadeniz programı vardı fakat Ukrayna olayları sebebiyle iyi satış rakamlarına ulaşılamadı. İstanbul’u dışarıda tutarsak İzmir limanına kavuştu, Kuşadası geliştirildi ama yeterli mi, değil tabi ki! Limanlar dışında atılması gereken adımlar hangileri? Liman önemli lakin tek başına yeterli mi, hayır. Yolcuyu limana indirdikten sonra şehrimizi düzgün bir şekilde gezdirebilmemiz gerekiyor. Burada da yine ihtiyacımız altyapı. Trafik bizim başlı başına problemimiz. Kabataş’tan Sultanahmet’e gitmek için 1-1,5 saat harcıyor, bir bu kadar da geri dönerken heba oluyor. Biz müşterilerimizi üç saat trafikte tuttuktan sonra nereyi, ne kadar süre gezdirebileceğiz. Zaten yarım günlük şehir turu dört saat sürüyor. Biz neler yapmalıyız diye bakarsak, daha fazla Türk yolcuya ulaşmalıyız. Kruvaziyeri daha iyi anlatmamız lazım. Pek çok avantaja sahibiz aslına bakılırsa; çocuklar ücretsiz, çocuk kulüplerine çocuklarınızı bırakıp şehri gezebiliyorsunuz 38 THE CRUISE LIFE –anne babalar için muhteşem bir avantaj hem çocuk eğlenceli vakit geçiriyor hem de anne babalar rahat ediyor- birden fazla şehri çok uygun fiyatla konforlu bir şekilde gezebilmenizde söz konusu. İşin aslı bizler, çok keyifli bir tatil olanağını hedef kitleye gerçekten çok çok uygun fiyatla sunuyoruz. Türk kruvaziyer turisti nasıl değerlendiriyorsunuz? Türk insanının gemi içindeki harcama oranı yüksek, gemide içeceğini içen, turlara katılan, arzu ederse casinoyu kullanan turist. Bu sebeple gemi firmaları Türklerden memnun. Bizlerde memnunuz. Sadece seyahat anlamında çok mutlu bir ırk olmadığımızı söyleyebilirim. Rehberlik yaptığımdan dolayı bunu bizzat gördüğüm için ifade ediyorum, bizim insanımız tatiline çok mutlu gelmiyor, halbuki biraz daha mutlu baksalar çok daha keyif alacaklar. Avrupalılara kıyasla daha farklıyız, belki biraz tedirginlik, belki ülkenin atmosferi, belki de yeni bir şey deneme konusunda pek istekli değiliz. Fakat bu bakış açısının yavaş yavaş kırıldığını söyleyebilirim, kruvaziyer kültürümüz yavaşta olsa oluşmaya başlıyor ki bu da çok sevindirici bir durum. Bir de geçmişten bugüne Pronto için kruvaziyer sektörünün gelişimini değerlendirir misiniz? Pronto olarak sekiz senedir kruvaziyer sektöründeyiz. Ben de dört sene önce katıldım. Türkiye’de charter yapan ilk firmayız. Bunu iki sene yaptık. Sonrasında malum Türkiye’nin geçmiş dönemlerdeki kriz serüvenlerinde birine denk gelince bırakmak durumunda kaldık. Benim firmaya katılımımla da daha çok paket tur operatörlüğü alanına yöneldik. Böylece, kendi kabinlerimiz, kendi uçaklarımız ve kendi rehberlerimizle daha fazla avantaj sunarak iş yapmaya başladık. Bu faaliyetler sonucunda da çok hızlı büyüdük. 2012’de neredeyse yüzde 100 büyüme yakaladık, 2013’te yüzde 70’di. Bu yıl ki hedefimiz yüzde 40. Diyebilirim ki Pronto piyasadaki en güçlü firma. Sektörün gelişimi ve dolayısıyla da bizlerin gelişimi için en önemli husus; fiyat rekabeti. Firmalar arası fiyat rekabeti makul seviyelerde olduğu sürece hepimizin bu sektörde orta ve uzun vadede büyüyeceği kanaatindeyim. THE CRUISE LIFE 39 ACENTELER ARKAS’ın yeni projeleri yakın zamanda hayat bulacak! “Kruvaziyer pazarının büyük bir pazar olduğunu biliyoruz. Tatillerini farklı şekilde değerlendiren misafirlere ulaşabilmek adına bazı yenilikler ve çalışmalar yapmaktayız” diyen Arkas Turizm Cruise Departmanı Yöneticisi Yücel Gökgöz ile bir araya geldik ve hem kruvaziyeri hem de Arkas’ı konuştuk. Arkas Turizm Cruise Departmanı Yöneticisi Yücel Gökgöz Arkas Turizm’in kruvaziyer satışları 2014 yılında nasıldı? Siyasi gelişmeler ve dövizin dalgalanması her ne kadar olumsuz yönde etkiledi diye düşünülse de yoğun bir yılı geride bıraktık. Yeni rotaların ilave edilmesi Transatlantik, Uzakdoğu gibi uzun turları tercih eden yolcu sayısındaki artış yeni yılın planlamasında bize yol gösterdi. 2015’e nasıl girdiniz? 2015 satışları için erken re- 40 THE CRUISE LIFE zervasyon dönemine önceki yıllara göre daha geç girildi. Rezervasyonlarını yaptırmak için sabırsızlanan yolcularla sık sık karşılaştık. Erken rezervasyonun başlamasının ardından firmalar arası rekabetin artması fiyatlara yansıdığı için hazırlanan paket turlar arka arkaya dolmaya başladı. Tabi bu dönemde fiyat avantajları olduğu için kruvaziyer yolcularının hızlı karar verip, rezervasyonlarını yaptırdığı bir dönem. Yılın sadece üç ayında daha keyifli olan kuzey bölge- ACENTELER leri satışlarda ilk sırayı aldı. Akdeniz bölgesindeki farklı liman seçenekleri, hemen hemen her hafta birçok bölgeye rehberli ve uçaklı paketlerin olması yolcuların taleplerini artırmaktadır. Münferit satışlara ilave olarak, Arkas Turizm’i tercih eden kapalı gruplarımız için özel turlar hazırladık. Uzakdoğu, Afrika ve Transatlantik gibi konaklama ve seyahat süresinin asgari 15 gün olduğu programların da satışa açılması her sene olduğu gibi piyasaya hareket getirecektir. Yeni rotaların ilave edilmesi Transatlantik, Uzakdoğu gibi uzun turları tercih eden yolcu sayısındaki artış yeni yılın planlamasında bize yol gösterdi Yeni müşteri oranınız nedir? Arkas Turizm, yeni yolculara ulaşabilmek için tüm altyapısını ve çalışmalarını tamamladı. Yolcuların tercihlerine göre ürünler sunmaya devam ettiği, üstün hizmet kalitesi ve donanımlı personeli ile tüm soruların cevaplarını doğru ve hızlı bir şekilde verdiği sürece yolcu oranı yükselmeye devam edecektir. Her yıl turlarımıza yeni kayıt yaptıran yolcuların oranı yüzde 30 civarındadır. Türkiye’de yeni yolcu oranının düşük olmasının sizce sebepleri nelerdir? Gemi seyahatlerinin genelde yaş ortalaması ve gelir seviyesi yüksek kişiler tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Fakat çocuklu aileler için çok iyi bir fırsat olduğunu, çiftlerin birbirlerine daha çok zaman ayırabildikleri ve gemi içinde bulunan aktiviteler, eğlence alanları, barlar her yaş grubu için mükemmelliği sunuyor. Müşterileriniz hangi destinasyonları daha çok tercih ediyor? Türkiye’de en çok tercih edilen destinasyonlar diğer yıllara göre değişiklik göstermeye başladı. Bu iyi bir gelişme. Akdeniz limanları açık ara farkta iken hava şartları sebebi ile yılda sadece üç ay seyahat etmeye elverişli olan; Baltık başkentleri ve Norveç Fiyortları gibi kuzey bölgeleri paket programları Akdeniz bölgesine yaklaşıyor. 2014 yılında İstanbul kalkışlı Karadeniz ve EgeAdriyatik turlarının satışı yılsonuna kadar devam etti. Yılbaşını gemide geçirmek isteyen yolculara bu imkanın sunulması oldukça talep gördü. Bu programlar 2015 yılı içinde İstanbul ve İzmir kalkışlı olarak devam edecektir. Akdeniz ve kuzey bölgelerine olan talep sebebi ile birçok gemi firması rota ağırlığını bu bölgelere yöneltiyor bu da kapasitedeki artışa bağlı olarak rekabeti artırıyor. Sektörün önemli bir parçası olarak yolcuları bu bölgeler haricinde Uzakdoğu, Güney Amerika THE CRUISE LIFE 41 ACENTELER Türkiye’de en çok tercih edilen destinasyonlar diğer yıllara göre değişiklik göstermeye başladı. Bu iyi bir gelişme Karayipler, Avustralya, Yeni Zellanda, Alaska, Kanada gibi bölgelere yönlendiriyoruz. Dünyada görülmesi gereken birçok yeri, deniz ve nehirler üzerinde yolcularımıza sunuyoruz. Ya yakın destinasyonlar? Türk yolcular en yakın destinasyon olarak, Yunan Adaları, Ege-Adriyatik ve Karadeniz Adriyatik turlarını tercih ediyorlar. Bu turların İstanbul, İzmir kalkışlı ve nisan ayı itibari ile ekim sonuna kadar devam etmesi, tarih esnekliği ve seyahat özgürlüğü veriyor. Bu dönem içinde iki veya üç defa gemi seyahati yapan yolcu sayısı gün geçtikçe artıyor. Bu rotaları batı Akdeniz turları takip ediyor. Türk müşterileri nasıl değerlendiriyorsunuz? Kruvaziyer yolcuları tavsiye ve deneme kanalı ile sayısını artırmaktadır. Kruvaziyer seyahati yapanların sadece gelir seviyesi yüksek kişiler tarafından tercih edildiği düşüncesi gün geçtikçe yerini bu yargıyı kıran düşüncelere bırakmaktadır. Tatil kültürü olan ve buna bütçe ayıran her fert gemi ile kolaylıkla seyahat edebilir ve tatilini değerlendirebilir. Önümüzdeki döneme yönelik yenilikler var mı? Kruvaziyer pazarının büyük bir pazar olduğunu biliyoruz. Tatillerini farklı şekilde değerlendiren misafirlere ulaşabilmek adına bazı yenilikler ve çalışmalar yapmaktayız. Arkas Turizm yeni dönemde, yeni yolcular sağlamak, daha önce gemi seyahati yapan yolculara farklı alternatifler yaratmak, şirketi daha iyi tanıtmak, satış kanallarını artırmak gibi yeni projelerini hayata geçmek üzere. En kısa sürede tüm bunları hep birlikte göreceğiz. Kruvaziyer seyahati yapanların sadece gelir seviyesi yüksek kişiler tarafından tercih edildiği düşüncesi gün geçtikçe yerini bu yargıyı kıran düşüncelere bırakmaktadır 42 THE CRUISE LIFE THE CRUISE LIFE 43 NEHİR TURLARI “2015’i geçen seneye kıyasla yüzde 50 daha iyi kapatacağız” Golden Bay Tour Cruise Direktörü Zafer Alten Golden Bay Tour Cruise Direktörü Zafer Alten ile yaptığımız söyleşide hem nehir turlarını hem de kruvaziyer sektörünün geçmiş yılları ile önümüzdeki sürecini konuşup Golden Bay açısından ilerleyen sürecin nasıl olacağını değerlendirdik. Ayrıca bir yandan Türkiye’yi inceledik diğer yandan yurt dışı örnekleri çerçevesinde sektörü bir bütün olarak algılayan ülkelerin çok kısa sürede neleri başarabildiklerini tartıştık. S ektörün 2014’ünü nasıl değerlendiriyor ve 2015’i nasıl görüyorsunuz? Kruvaziyer sektörü 2014’te biraz duraksadı. Bunun aksine 2013 ise en verimli yıl olarak değerlendirildi. Hatta Türkiye’de sektörün son beş yılı incelendiğinde en tepe noktasına çıktığı yıl olarak da görebiliriz. Tabi bunda Türkiye koşulları etkiliydi; birincisi ekonomikti, o dönemde kurların biraz daha sabit gibi görünmesiydi. İkincisi ise 44 THE CRUISE LIFE sosyo-politikti, 2014’teki hem siyasi hem de sosyal olaylar yaşanmamıştı. Bunlar kruvaziyer sektörünün 2013’ü başarılı bir yıl olarak kaydetmesini beraberinde getirdi. 2014 ise biraz bunun tersi durumların söz konusu olduğu bir yıldı. Türkiye’de yaşanan siyasi olayların etkileşimi ekonomiye yansıdı, kurlar hızla yükseldi, bu da sadece kruvaziyer sektörü için değil turizm sektörünün NEHİR TURLARI genelinde Türk yolcunun yurt dışına yapacağı seyahati azaltmasına veya ötelemesine yol açtı. Doğal olarak 2014 yılı 2013’ün kazanımlarının korunmaya çalışıldığı bir sene olarak geride kaldı, karlılık oranları biraz azaldı. Ülkemizin üç tarafı denizlerle kaplıdır ama gemi sektörüyle taşımacılık gelişmemiştir, ne Antalya’ya ne Bodrum'a ne de İzmir’e gemiyle gidilemiyor 2014 yılında Türkiye de üç seçim yaşanması ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin Ağustos ayında yapılması tüm sektörü olumsuz etkiledi. Bunun yanısıra atlanmaması gereken bir diğer faktörde Ramazan’ın son seneler de yaz dönemine denk gelmesi ve sürekli öne kayması. 2015’ten 2014’e kıyasla daha umutluyuz. Önümüzdeki süreçte bir seçim daha var ama seçimlerin öne alınmasıyla ilgili beklentiler söz konusu, çünkü seçimin yapılmasının planlandığı gün üniversite sınavı da var. Sektörde birçok şirketinde bu konuda çabaları var, onlarda sektör adına seçimin öne alınması için yetkilere çağrıda bulunuyorlardı… Eğer öne alınırsa bu biraz daha bizim beklentilerimizi pozitif yönde etkileyecektir. Geçen seneden beri devam eden ve Türkiye ile beraber yakın bölgedeki tüm ülkeleri etkileyen Ukrayna krizini de dikkatle takip edilmesi gereken konuların başında geliyor. Karadeniz’de Rusya’nın Ukrayna’yı işgali birçok seferin iptal edilmesine yol açtı, özellikle Amerikan menşeili gemi şirketlerin çoğu 2014’te ve aynı şekilde 2015’te pek çok Karadeniz programı planlamıştı. Fakat tüm gemi şirketleri Karadeniz programlarındaki içerikleri değiştirip ya Ukrayna yı programlarından çıkardılar ya da Karadeniz programlarını tüm den iptal etmeyi yeğlediler. Ukrayna aslında çok önemli bir destinasyon; limanların bulunduğu şehirleri, tarihi ve kültürüyle Karadeniz de görülmesi gereken yerler arasında tartışmasız en popüler ülkelerin en başında geliyor. Tabi ki programlardan burası çıkarılınca ilgi, alaka ve satışlar azaldı. Bu durumun 2015’e de tesir edeceği şimdiden görünüyor. Bu konuyla yine bağlantılı olarak beklenmeyen bir şey de daha oldu ve çok hızlı bir şekilde petrol fiyatları geriledi. Bu belki önümüzdeki günlerde biraz fiyatlara da etki edecek gibi gözüküyor. Neticede gemi şirketlerinin maliyetlerindeki azalma çoğu zaman fiyatlara promosyon şeklinde yansıyabiliyor. Bu sene içinde özellikle Akdeniz programlarında biz şirket olarak fiyatlarda sürpriz indirimler bekliyoruz. Bununda 2015’e olumlu yansıyacağını düşünüyorum. Sadece gemi anlamında değil, havayolu şirketler ininde de uçtukları bazı destinasyonlarında da fiyat indirimine yönelik hamlelerini görebiliriz. Golden Bay açısından durum nasıldı? 2014 yılında ilk defa bütün yaz kiraladığımız nehir gemisinin operasyonunu büyük bir başarıyla tamamlamış bulunuyoruz. 2015’te de aynı şekilde sezonluk kiralama işini devam ettiriyoruz. Bu seneki verilere göre geçen seneden yüzde 50 daha iyi satış performansı bekliyoruz. Geçen sene Aralık ayında başladığımız satışlarda Ocak sonuna geldiğimizdeki rakamları, bu sene çok daha erken bir süre zarfı olan Aralık ayının ortasında yakaladık. Bu bize nehir gemisi turlarının oldukça erken biteceğinin işaretini veriyor. Bu arada farklı ürünlerle de piyasada yer aldığımızdan dolayı kruvaziyer gemilerimizde satışlar geçen seneyle paralel hatta belki bir miktar daha iyi gittiğini söyleyebilirim. Bu sene Baltıklar, Büyük Britanya gibi destinasyonlarda Princess Cruises’in en büyük gemileri olan Royal Princess ve Regal Princess yer alıyor. Bu sebeple bu gemilere ilgi çok fazla olduğunu görüyoruz. İstanbul çıkışlı turlarda Akdeniz, Yunan adaları gibi destinasyonlara ilgi alakanın fazla olacağının işaretleri şimdiden kendini bellşi etti sayılır. Genel anlamda 2015’in 2014’ten bir miktar daha iyi geçmesini bekliyorum ama çok çok iyi geçip geçmeyeceğini biraz da ekonomik koşullar belirleyecek. İlerleyen dönemlerde yıldızı parlayacak destinasyonlar neler? Kesinlikle Nehir turlarında ki potansiyel daha da artacak ve yıldızı parlayacak diyebiliriz. 90’lı yıllardan itibaren, 2000’li yıllarda artarak ve şu anda 2015’e geldiğimizde, orta Avrupa daki ülkelerin bir çoğu THE CRUISE LIFE 45 NEHİR TURLARI kara turları tabir ettiğimiz uçak ve otobüs bağlantılı turlarla gezildi. Çok fazla rağbet gören bu turların eksik yanları da oldu. Günümüzde bu eksiklerin giderilmesinde Nehir turlarının Tuna nehri üzerindeki parkurları artık çok cazip ve talebin artmasında önemli bir etken olarak görebiliriz. şünüyorum. Tüm o bölgede kültürümüzü ve Osmanlı’nın tarihini içeren çok önemli yerler var. Kara turlarında hem o dönemde hem de şuan ki dönemde daha az gezilen bölgelerinin başında Ren bölgesi geliyordu. Bu sebeple nehir gemilerinde ilk tercih edilen bölge, Türkiye’de az bilinen veya az gezilen biraz da Almanya’nın güneyinde kalan Alsaz-Loren, Strazburg ve Ren Deltası üzerindeki ülkeler, ve ortaçağdan kalan mirası günümüze kadar çok iyi korumuş şehirler oldukça ilgi çektiğini gözlemledik. Nehir gemisi şirketleri bu iki ana nehir dışında Uzakdoğu da Mekong ve Yangzte , Portekiz de Douro, İspanya da Guadalquivir, Fransa da Seine turlarını biraz daha ön planda tutuyorlar. Türkiye deki Nehir turlarına olan talep için bahsettiğimiz yeni bölgeler gibi görünüyor olsa da, Türk müşteriler yeni bölgeler gezmek istediği zaman daha çok buraları ziyaret edecektir. Önümüzdeki yıllarda Uzakdoğu bölgesinin revaçta olacağını düşünüyorum. Özellikle Burma Myanmar gemi şirketlerinin yatırım yaptıkları en yeni bölgeler arasında yer alıyor. İşte bu sebeple nehir turlarında ilk tercih genelde Ren Nehri oluyor. Daha sonra ikinci tercihte Tuna Nehrindeki turlar ve güzergâh geliyor. Bizde bu seneki programımızda Ren bölgesine daha fazla yer verdik, Tuna bölgesi biraz daha az yer aldı. Bu kararımızda geçen sene yapılan müşteri anketlerimiz ve onların beklentileri etkili oldu. Aslında Tuna Nehri’nin sadece Macaristan dan ibaret olmadığını, Sırbistan, Hırvatistan, Romanya’ya kadar inen bölgelerin ilerleyen yıllarda ilgi göreceğini dü- Volga Volga turu olarak adlandırılan ve daha çok Rusya’nın içerisini kapsayan programlarında popülaritesi geçmeyecektir ancak gemi kalitesi daha artacaktır. Artık insanlar daha kaliteli gemilerle seyahat etmeyi istiyorlar. Çünkü beklenti eskiye nazaran daha fazla yükseldi. Bundan sonra kalite, hizmet, serviste tercih sebebi olacaktır. Özellikle de nehir turlarında eskiden kalma kanaatkar yaklaşımın artık yavaş yavaş terkedildiğini ve beklentinin yükseldiği de gözlemlerimiz arasında. Bu doğrultuda 46 THE CRUISE LIFE biz firma olarak kalite çıtasını hep yukarı doğru çekmeye karar verdik.. Ülkemizi kruvaziyer pazarı olarak nasıl görüyorsunuz? Türkiye’de nüfusun genç oluşu, ekonomik seviyedeki ilerleme ve kişi başına düşen milli gelirdeki artış ülkemizdeki potansiyelin yüksek olacağı sinyalini veriyor, gemi şirketlerinin yaptığı yatırımlarda bunu gösteriyor, tabi bunların hepsi kısa vadeli değil, uzun vadeli. Şirketler, devlet politikalarını da takip ediyorlar, bu yapılan yatırım sadece gemi şirketleri tarafından karşılanması pek mümkün değil, ülkenin de kruvaziyer sektörüne yatırım yapması lazım. Bir örnek verecek olursak Meksika Cozumel Adası’nda yıllar önce Kaptan Cousteau’nun yaptığı dalışlarla meşhur oldu ve orada Palancar mercanını bulduktan sonra dünyanın en güzel dalış merkezlerinden biri olarak lanse edildi. NEHİR TURLARI Günümüzde neredeyse 11 geminin aynı anda yanaşabildiği küçücük bir ada turizm cenneti oldu. Ada içerisinde ziyaret eden turistlere gösterebilecekleri tek şey Maya harabelerinin günümüze kadar ulaşmış çok az kalan kalıntıları, bunun dışında da hiçbir şey yok adada. Ama bu adayı kruvaziyer endüstrisine dönüştürmüş durumdalar. Ortalama her beş senede bir Karayipler’deki büyük kasırgalardan da nasibini almakta. Buna rağmen kruvaziyer bilincinin oluşmuş olması, yolcularının çok güzel bir şekilde ağırlanması, ada içindeki tüm faaliyetlerin kruvaziyer yolcularına göre düzenlenmesi çok büyük bir etken. Bugün biz olanaklarımızı sonuna kadar kullansak da İstanbul’a üç gemiyi ancak yanaştırabiliyoruz, bir üç tane daha geldiğinde ikisini açıkta birini de Dolmabahçe ya da Sarayburnu’na sıkıştırmaya çalışıyorlar. İstanbul için sadece eksik olan liman mı? Sadece liman değil tabi ki. Kruvaziyeri bir bütün olarak düşünmek gerekiyor. Hatırlarsanız yıllar önce Sabiha Gökçen Havalimanı yapıldığında fotoğraflarını çekiyorlardı, oradan günde bazen bir uçak kalkıyor, bir uçak da iniyordu, havalimanı personeli sıkıntıdan patlıyordu. Şu anda gidip bakın, Pegasus Havayolları’nın yaptığı yatırımla neredeyse park yeri bulunamaya- cak durumda. Bu birazda ekip işi, tek başına sektörün üstleneceği bir olay değil, altyapıya muhakkak yatırım yapılması lazım. Bir örnekte Saint Petersburg… Yaklaşık 10-12 sene öncesinde Saint Petersburg’a Baltık programlarında bütün gemi şirketleri uğramak istiyordu. Bizim İstanbul Karaköy’deki benzer bir limana sahiptiler. Aslında, burası ticari bir limandı, içerisinde hammadde gemilerinin yanaştığı, vinçler, görebileceğiniz her türlü hurda atıkları, çeşitli madenlerinde depolandığı bir yerdi. İndikten sonra pasaport kontrolü adı altında iki tane konteynerın içinden geçiyordunuz, limanın içerisine hiçbir sivil aracın girmesine de izin verilmiyordu gümrüklü bir sahaydı. Görüntü tek kelimeyle çok kötüydü, hatta berbattı, gelen turistleri oyalayabilmek ve ilk şoku atlatabilmeleri için belediye bando-mızıka ekibi tutuyordu. sinde güzel dükkanları da var. Bu devlet politikasıyla beraber özel şirketlerinde işin içine dahil olduğu bütün halinde düşünülmeli ve hızlı adım atılmalı. Çünkü Saint Petersburg’daki yetersizlik o kadar şikayet konusu olmuştu ki çok hızlı bir şekilde Rusya buna el attı ve şimdi inanılmaz sayıda gemi ziyareti gerçekleşiyor ve müthiş bir gelir elde ediliyor. Kruvaziyerin devlet politikası olmasında başta Devlet başkanı Vladimir Putin in büyük katkıları oldu. Kamuya ait Vasili Adası’na yaklaşık 10 geminin üzerinde yanaşma sahası olan limanı iki sene içerisinde inşa ettirdi. Hizmete açılan bu ultra modern limanda, yatırımlar hala devam ediyor. Şu anda gemiler burada rahatça geceleyebiliyorlar, yeni liman oldukça konforlu, her türlü hizmeti verebiliyor, içeriBu sene içinde özellikle Akdeniz programlarında promosyonlar bekliyorum. Bunun da 2015’e olumlu yansıyacağını düşünüyorum THE CRUISE LIFE 47 FİRMALARDAN “2015 hedefimizi 15 binden 30 bine çıkardık” Louis firması 27 sene sonra ismini Celestyal Cruises olarak değiştirme kararını aldı. Bu, firmanın globalleşme hamlesiydi “2014 yılının ilk aylarında yaşadığımız başarı ve yıl sonunu büyümeyle kapatmamız 2015 hedefimizi 15 bine yükseltmişti ancak tüm bu yenilikler çerçevesinde artık 30 bine yakın müşteriyi Celestyal Cruises ile gezdirmeyi planlıyoruz” diyen Karavan Cruises Direktörü Özgü Alnıtemiz, 1.500 kişilik Olympia, 1.200 kişilik Crystal ve 836 kişilik Odyssey ile 2015’te ciddi farklılıklar yaratacaklarını söylüyor. 48 THE CRUISE LIFE Karavan Cruises Direktörü Özgü Alnıtemiz Hem sektör hem de firmanız açısından geride bıraktığımız yılın değerlendirmesini alabilir miyiz? 2013 yılı Louis açısından oldukça verimli bir yıldı. Geçmiş yıllarda aşağı yukarı yedi bin gezgini Yunan adalarına götürürken 2013’te bu rakam yüzde 40 civarında büyüme yaşayarak 10 binlere çıktı. Biz 2020’ye kadar ki planlamalarımızı yapmıştık, bu planlama çerçevesinde 2014’te yüzde 10-15’lik büyüme daha hedefliyorduk. Aslında 2014 yılı tam da bizim planladığımız gibi başladı. Kasım ayı civarında ürünlerimizi çıkardık ve nisan ayına kadar ciddi bir satış rakamı yakaladık, yıllık kapasitemizin yüzde 20’sini nisana kadar yaptık. Ancak satışlarımızda seçim süreciyle beraber ciddi bir düşüş yaşandı. 2013 ile 2014’ü kıyaslarsak ayların birbirini takip etmediğini söyleyebilirim. Buna rağmen yılın sonuna geldiğimizde ilk aylarda yaptığımız satış, yılı yüzde 10 büyümeyle kapatmamızı sağladı. Geride bıraktığımız sene 11 bin 500 yolcu taşıdık. Aslına bakılırsa arzu ettiğimiz büyümeyi yakalayamasak bile bu rakamdan memnunuz çünkü sektör için 2014 başa baş bir yıldı. FİRMALARDAN Bu sene Çanakkale Zaferi’nin ve dolayısıyla da Anzak Günü’nün 100’üncü yılı olmasının ilgiyi daha artıracağını düşünerek hem Celestyal hem de Karavan olarak özel bir 100’üncü yıl Anzak kruvaziyer programı hazırladık Sizin için değişim ve dönüşümde söz konusuydu… Evet, bizim için 2014 değişim ve gelişimin yılıydı da; Louis firması 27 sene sonra ismini Celestyal Cruises olarak değiştirme kararını aldı. Bu, firmanın globalleşme hamlesiydi. Louis, uzun yıllardır var olan bir şirket ancak tanınırlılığı daha çok “Yunan adaları yapan gemi firması” şeklindeydi. Türkiye’deki kruvaziyer şirketleri, yeni yeni markalaşıyor diyebiliriz. Bu sebeple zamanlama olarak gayet uygun bir hamle. Çünkü insanların zihninde ürün kadar belirleyici olan bir diğer alanda marka yani firmanızın adı. Bu zamana kadar kendimize has Louis müşterisi yaratmaya çalıştık, globalleşme adına da böyle bir hamle yaptık. Her gemimizin adı değişmedi; Aura gemimizin adı hala Louis Aura, fakat Olimpia ve Cristal gemilerimiz Celestyal oldu. Louis Grubu farklı kulvarlarda hizmet veren bir şirket, çatı kuruluşumuz hala Louis. Bir diğer yeniliğimizde şirketin üç yıldır beklediği yatırımı yapma fırsatını yakalamış olmasıydı. Açıkçası bu yatırım için hem uygun piyasa koşulları oluşmamıştı hem de makul fiyatlı bir gemi bulunamamıştı. Bu yatırım da gerçekleşti, Olimpia Explorer gemisi üç yıllığına kiralandı. Bu gemi yeni adı Celestyal Odyssey olarak vizesiz Yunan adaları yapacak. 2015’i nasıl planlıyorsunuz? 2014 yılının ilk aylarında yaşadığımız başarı ve yıl sonunu büyümeyle kapatmamız 2015 hedefimizi 15 bine yükseltmişti ancak tüm bu yenilikler çerçevesinde artık 30 bine yakın müşteriyi Celestyal Cruises ile gezdirmeyi planlıyoruz. 1.500 kişilik Olimpia, 1.200 kişilik Cristal ve 836 kişilik Odyssey ile hizmet vereceğiz ve bu üç gemiyle çok ciddi farklılıklar yaratmayı hedefledik. 16 farklı program yapıyor, 18 değişik limana uğruyoruz ve 66 tane temalı turumuz bulunuyor. Programlarda nasıl bir yenilik söz konusu? 2015’te müşterilerimize sadece Yunan adalarıyla alakalı değil, farklı programlarda sunmaya çalıştık. Bizim niyetimiz Celestyal olarak tabi ki yeni müşteriler kazanmak – kruvaziyer sektörü Türkiye’de bebek bir sektör- fakat diğer tarafta Yunan adalarını gezmiş pek çok insanda söz konusu. Bu sebeple, mevcut müşterilerimize daha zengin, daha farklı ürünler sunmak gibi misyonumuzda var. Geçen sene başladığımız Idyllic programlarımızla daha farklı seyirler ekledik, daha ufak Yunan adalarını da programlarımız içine dahil ettik. Yunan adalarının yalnızca Santorini, Mikonos, Rodos’tan ibaret olmadığını bizler biliyoruz. Tabi ki onlar yıldız adalar ama bunların yanı sıra Milos, İos, Kos, Siroz, Samos gibi 150 ye yakın yaşamın olduğu adalarda var. Celestyal Odyssey diğer gemilerden farklı olarak İzmir çıkışlı programlar yapacak. Dolayısıyla, İstanbul, Kuşadası, İzmir, Çeşme çıkışlı alternatiflerimiz olacak. Mümkün olduğu kadar her limanda iş yaratmaya çalışıyoruz, İzmir’in kendine göre avantajlı olduğu noktalar var, Kuşadası ve Çeşme’nin de öyle. Turlarımızın vizesiz olması sebebiyle hitap ettiğimiz kitlenin çok geniş olmasını istiyoruz. Kasım ayında Antalya çıkışlı program yapmak istiyoruz. Bu dönemde Yunan adalarının kuzeyi mevsimsel olarak pek uygun olmasa da Kıbrıs’ı ve büyük Yunan adalarını programa dahil edip cazip hale getirmeye çalışıyoruz. Bunu biraz piyasa koşulları belirleyecek. Diğer THE CRUISE LIFE 49 FİRMALARDAN taraftan bu sene Yunan Adalarının dışında Celestyal Cruises olarak Bari ve Atina çıkışlı İyon ve Adriyatik programlarımız da var, bunları sürekli değil ama belirli tarih aralıklarında yapmayı düşünüyoruz. Bu sene Çanakkale Zaferi’nin ve dolayısıyla da Anzak Günü’nün 100’üncü olmasının ilgiyi daha artıracağını düşünerek hem Celestyal hem de Karavan Cruises olarak özel bir 100’üncü yıl Anzak kruvaziyer programı hazırladık. Burada Karavan olarak üstümüze biraz daha fazla yük aldık, Louis ile ortak bir projede diyebiliriz. Biz, işin kara tarafındaki destinasyonla ilgili bilgimizi ortaya koyduk. Sadece bu organizasyonla ilgili 11-12 ve 7-8 gecelik programlar oluşturduk; Avustralya ve Yeni Zelanda’dan ister Atina, ister İstanbul binişli. Avustralya’dan gelen misafirlerimiz 22-23 saatlik yolculuk yapacaklar, bu kadar saat yolculuk sonrasında sadece Anzak Günü’nü kutlayıp dönmemeleri gerektiği kanaatindeyiz, ülkemizin güzelliklerini de onlara yansıtma gayesindeyiz. Misafirlerimize kruvaziyerin öncesi ve sonrası için bir takım paketler hazırladık; Kapadokya, Konya ve Pamukkale’yi de gezme imkanına sahip olacaklar. Avustralya’da birçok pazarlama faaliyeti yürüttük. Water Diviner filmini Sidney’deki galasında acenteleri davet ettik, hem programımızı hem ülkemizi anlattık. Satışlarımız gayet iyi, programı Türk yolcularımıza açsak mı, diye düşünüyoruz. Bizde, Türkleri böyle bir kruvaziyer deneyiminde neden mahrum bırakalım, şeklinde bir düşünce belirdi. Sonuç olarak Anzak Günü her iki taraf içinde önemli bir gün, aynı hisler paylaşılıyor. 2014’ten farklı olarak Türk yolcularımıza özel bir değişiklik yaptık; bütün gemilerimizi her şey dahil konseptine çevirdik ve bu değişikliğin fiyatlarımıza nerdeyse yansımadığını söyleyebilirim. Bunu hem yeni markamızın hem de yeni gemimizin bir nevi reklamı gibi düşündük. Lakin önümüzdeki yıllarda da her şey dahil konseptini devam ettirmek istiyoruz. Bu müşteri açısından düşünüldüğünde önemli bir tercih sebebi… Elbette, gemi lüks bir seyahat konsepti, diye düşünülüyor ama gemideki yaşam sanıldığı kadar pahalı değil. Bunu yalnızca 50 THE CRUISE LIFE Celestyal özelinde söylemiyorum, genel olarak bahsediyorum. Alkollü içki bazında düşünürsek, bu ürün zaten Türkiye’de pahalı, gemi de bu rakamlardan pahalı değil ki, hatta pek çok ürün İstanbul’da çok daha pahalı! Yolcularımız, gemide zaten bu sene her şey dahil hizmet alacaklar. Bir otelle kıyaslandığımızda çok daha fazlasını müşterilerimize sunuyoruz. Bizim sıkıntımız da bu, tüketiciyi bilinçlendirebilmek. Ne kadar ilan da verseniz, her şeye o ilanlarda yer vermeniz mümkün olmuyor. Bizim için en önemlisi müşterinin deneyimi. En büyük artıyı müşteri deneyiminden kazanıyoruz. Biz, ülkemizdeki müşterilerimize üçdört ve yedi gecelik paketlerimizle ilk defa kruvaziyer deneyimini sunuyoruz. İlk defa kruvaziyer tatiline çıkacaklara hem bütçesel hem de zaman açısından en uygun programları yaratmaya çalışıyoruz. Bir anlamda potansiyel kruvaziyer yolcuları yetiştiriyoruz. Tur programlarımızda çok çeşit bulunuyor; Olympia ile yapmış oldu- ğumuz üç gecelik programlarda, 5-6 ada ve Atina seyahati var, bir keşif seyahati gibi; hem gemiyi yaşama hem de Yunan adalarını çok kısa zamanda görme imkanı veriyoruz. Yedi gecelik programlarımızda keşif süresi biraz daha uzun. Odyssey gemimizle Türk yolcularına özgün vizesiz ve adalarda daha fazla zamana yer ayıran programlar yapmaya çalıştık. Üç gecelik programımız Midilli’den hareket ediyor, ertesi gün sabah saatlerinde Mikonos’a gidiyor ve gece üçe kadar da orada kalıyor, misafirlerimiz gündüzüyle gecesiyle Mikonos’u görmüş oluyorlar, ertesi gün Santorini’ye gidiyor ve orada da 12 saat kalıyor. Bizde şöyle bir sıkıntı vardı; insanlar özellikle Yunan adalarına gittiklerinde, acaba denize girebilecek miyiz, diye düşünüyorlardı. Hem denize girip hem gezmek için yeteri kadar zamanı sunamıyorduk. Şimdi, özellikle vizesiz programlarımızda, gezmek, denize girmek, akşam yemeği yemek ve gece hayatını görmek için zaman yaratıyoruz. THE CRUISE LIFE 51 SEKTÖRDEN “Her uyandığında başka bir limanda yeni bir rüyaya dalmak” The Cruise Life’nin konuklarından bir tanesi de“Bizim için kruvaziyer tatili “Her uyandığında başka bir limanda yeni bir rüyaya dalmaktır”. Bu sebeple ETS olarak en temel amaçlarımızdan bir tanesi, müşterilerimizin bu eşsiz deneyimi yaşaması ve bundan maksimum oranda keyif almasıdır” diyen ETS Tur Cruise Turlar Müdürü Ahmet Yazıcı oldu. S ETS Tur Cruise Turlar Müdürü Ahmet Yazıcı 52 THE CRUISE LIFE ektör firmalarından bir tanesi olarak Türkiye açısından kruvaziyer turizmini nasıl değerlendiriyorsunuz? Son 10 yılda yoğun bir şekilde artan kruvaziyer turizmi yaklaşık 6.000 kişi rakamlarından 65 bin kişi rakamlarına ulaştığını görmekteyiz. Bunun başlıca nedenleri kruvaziyer turlarına olan ilginin ve ülkemize uğrayan gemi sayılarının artmasıdır. Böylece hem kruvaziyer turlarının bilinirliliği hem de bu turlara talep aynı oranda artmıştır. Ülkemizde ulaşılan bu rakamla, olması gereken rakamların çok gerisinde ancak artış hızı olarak dünyada ön sıralarda olduğumuzu görmekteyiz. Kruvaziyer seyahatine katılan bir misafirin tekrar tercih etme oranının yüzde 96 civarı olması talebin ne denli artığını gösteren önemli bir etkendir. Özellikle özel- leştirilen limanlar ile birlikte ülkemize gelen kruvaziyerlerin yoğun bir şekilde artması ülkemizi “Home Port” başlangıç limanı olarak kullanan kruvaziyer firmaların artmasını sağlamakta bu da Türkiye çıkışlı kruvaziyer seyahatleri ile uygun fiyata kolay ve kaliteli seyahat etmeyi sağlamaktadır. Ülkemiz için kruvaziyer turları ile tanışmamış misafirler için bir avantaj olarak karşımıza çıkmaktadır. Yakın gelecekte kruvaziyer turlarına olan talep Türkiye çıkışlı turların artmasıyla daha da artacağı kanısındayım. Türkiye limanları önemli bir yer teşkil etmektedir. Kruvaziyer turlarında misafir tercihleri belirleyen ana unsurlar; fiyat, hizmet, destinasyon, geminin özellikleridir. Destinasyon kaleminde özellikle Türk limanları turun tercihinde önemli SEKTÖRDEN bir etmendir. Türkiye’nin kruvaziyer pazarının yüzde 57’lik kısmı tarafımızca gerçekleşmektedir. 2014 değerlendirmeniz, 2015 beklentiniz nasıl? 2014 yılı Türkiye kruvaziyer turizmi açısında çok verimli geçti. 2015 yılı erken rezervasyon satış rakamlarımıza bakılırsa 2014 yılından daha iyi bir yıl olacağı kanısındayım. Özellikle Euro kurundaki düşüş zaten ekonomik olan kruvaziyer turlarını daha da ekonomik hale getirdi. Bu da taleplerde yoğun bir artışa neden oldu. Eken rezervasyon verileri baz alınır ise 2015 yılında daha büyük oranda bir artış olacağı gözükmektedir. Ülkemiz açısından kruvaziyer turizminde artışı hangi kalemler sağlayacaktır? Kruvaziyer turizminin artmasını farklı boyutlardan değerlendirmenin daha yararlı olacağı kanısındayım. Türkiye ye gelen gemiler açısından artış liman yatırımlarının daha da artması ile mümkündür. Özelleştirilen limanlar kruvaziyer turizmi açısından olumlu sonuçlar vermektedir. Liman ücretlerinde yapılacak düzenlemeler ile daha çok geminin gelmesi sağlanabileceği gibi gelen gemilere yeterli hizmeti verilecek altyapının artırılması gerekmektedir. Türkiye coğrafi konumu tarihi itibariyle önemli bir yerdedir. Dünyanın sayılı dev gemi firmaları için vazgeçilmez bir destinasyon olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle limanları ile her yıl artan sayıda geminin gelmesi daha çok kişinin gemileri tanımasına neden olmakta bu da kruvaziyer turlarına olan talebi artırmaktadır. ETS için genel bir değerlendirme alabilir miyiz? ETS olarak 2014 yılında misafirlerimize ETS gemisi ile Yunan adaları programı ve diğer sahip olduğumuz temsilcilikler ile dünyanın farklı liman ve şehirlerini görme imkanı sunduk. Özellikle direkt çalıştığımız kruvaziyer firmalar ile (Norwegian Cruise Line, Disney Cruise, Carnival Cruise Line, Silver Sea. , Costa Cruise, Uniworld, A-Rosa … gibi) misafirlerimize uygun fiyat ile kruvaziyer seyahati yapmalarını sağladık. 2014 yılında MSC firmasının en çok münferit satış yapan acente ödülünü aldık. 2015 yılında da erken rezervasyondaki rakamlar gösteriyor ki 2015 yılında da önemli bir oranda artış göstericeğiz. ETS’nin müşterilerine sunduğu avantajlar neler? ETS olarak kruvaziyer turlarında banka ödeme avantajının yanı sıra Türkiye’nin en kapsamlı kruvaziyer sigortası olan Cruise Plus sigortasını misafirlerimize sunmaktayız. Misafirlerimiz memnuniyet odaklı hizmetimizden faydalanarak turlarını gerçekleştirmektedirler. Bizim için kruvaziyer tatili “Her uyandığında başka bir limanda yeni bir rüyaya dalmaktır”. Bu sebeple ETS olarak en temel amaçlarımızdan bir tanesi, müşterilerimizin bu eşsiz deneyimi yaşaması ve bundan maksimum oranda keyif almasıdır. Kruvaziyer turlarında misafir tercihlerini belirleyen ana unsurlar; fiyat, hizmet, destinasyon, geminin özellikleridir ETS olarak kruvaziyer turlarında banka ödeme avantajının yanı sıra Türkiye’nin en kapsamlı kruvaziyer sigortası olan Cruise Plus sigortasını misafirlerimize sunmaktayız THE CRUISE LIFE 53 NEHİR TURLARI Cruisera için “güvenirlilik” imajı önemli Cruisera’nın sektördeki geçmişi üç yıllık olmasına rağmen, bizlerin sektör deneyimi 15 yılı aşkın. MSC, Royal Caribbean, Azamara, Costa gibi pek çok şirketin temsilciliğini yapıyoruz. Bunların dışında İspanyol ortağımız Crucemundo’nun ürünlerini müşterilerimize sunmaktayız. Ayrıca, Rus Vodohod, Fransız Croiserope, Avusturyalı Lüftner, Alman Euroasia ve Danimarkalı Qualty Tour’un temsilcisiyiz. Bu şirketlerin hepsiyle yıllardır çalışmaktayız” diyen Cruisera Genel Müdürü Hamza Şahin, müşterilerine sundukları en önemli hususun güvenilirlik olduğunu vurguluyor. Cruisera Genel Müdürü Hamza Şahin 54 THE CRUISE LIFE “Siyasi ve ekonomik istikrar çok çok önemli” Sözlerine, “Geride bıraktığımız yılı, Rusya-Ukrayna krizi sebebiyle çok parlak bitiremedik. Volga-Rusya, Dinyeper-Ukrayna seferlerimizde sorunlar oldu ve Ukrayna’ya olan ikinci turumuzu iptal etmek zorunda kaldık. Tüm bunlara rağmen 2014 hedefimize yaklaştık ama tabi ki çok daha iyi olabilirdi. İyi olması için siyasi ve ekonomik istikrar çok çok önemli” diyerek devam eden Şahin, “17 Aralık operasyonuna kadar satışlarımız çok iyiydi fakat operasyonla birlikte bıçak gibi kesildi. Kurlarda yaşanan dengesizlik, Euro’nun hızlı yükselişinin de bu sonuçta etkisi oldu. Halbuki biz tüm kontenjanımızı 2014’ün Şubat ayında bitirmeyi planlıyorduk” diyor. ta” “2015’te Ren Nehri revaç“2015 için iyimser bir hava NEHİR TURLARI hakim ancak şimdiye kadar bunu görebilmiş değiliz. Erken rezervasyonların bir kısmı bitti ama bazı turların erken rezervasyon sürelerini uzattık. Tam olarak öngöremiyoruz. Önümüzde seçim süreci var, bunun haziran ayında olacağı konuşuluyor, bizim için haziran ayı oldukça önemli. Eğer bu tarihte olacaksa üç turumuzu iptal etmek durumundayız. Bu konuda da belirsizlik hakim” diyen Şahin, bu sene Amsterdam-Basel arası Ren Nehri turuna çok ağırlık verdiklerini söylüyor ve ekliyor “Ren için kontenjanımızın yüzde 90’ı dolmuş durumda. Tuna Nehri’nde iki ayrı programımızda var. Bunlardan biri Sen Nehri, bir diğeri de Guadalquivir. Diğer taraftan bu sene Yunan Adaları da iyi satıyor diyebilirim”. çıkmışsa kolay kolay da vazgeçemez. Farklı bir bağlılık yaratıyor nehir turları. Kendi müşterilerimiz içerisinden örnek vermek gerekirse, geçen sene bizimle Volga’ya gelmiş konuğumuz, bu sene Ren’e veya Tuna’ya gitmek istiyor. Bu tür yolcularımızın tüm yolcularımız içerisindeki payı yüzde 25’ler civarında. Bunun dışında bizimle nehir turuna çıkmış yolcumuz bir sonraki seferde deniz yolculuğunu seçebiliyor. Bunları da eklersek bu oranın yüzde 40’ın üzerinde olduğunu söyleyebilirim” diyor. “Nehir turu farklı bir bağlılık yaratıyor” Nehir turlarının daha samimi bir ortamda gerçekleştiğini ifade eden Şahin, “Butik bir iş yapıyoruz ve burada müşteriyi cezbeden faktör samimiyet. Bu sıcak ortam insanları etkiliyor. Tabi çok koşuşturma olmaması, nehir turlarının daha kolay ve dinlendirici olması da diğer etkenler. Bu sebeple olsa gerek genç yolcularımız olsa dahi misafirlerimizin çoğunluğu emekliler. Gemiyle ilk defa yolculuk yapacak kişiler içerisinden nehir turlarını tercih edenlerde çok fazla değildir. Genelde kruvaziyerle uzak yerleri gezmiş, birçok yeri görmüş kişiler farklılık yaratmak için nehir turlarına yönelmektedir. Bir kere nehir turuna “Eksik olan, yapılması gereken şey tanıtım” “İlk izlenim olarak nehir turları, kara turlarına kıyasla daha pahalı gibi görünse bile bizim sunduğumuz avantajlarla kara turlarının sunduğu avantajlar kıyaslandığında bizlerin çok daha uygun olduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Çok ucuza kara turu ilanları var fakat kahvaltı dışında hiçbir şey vermiyor, bu yüzden müşteriye ekstra maliyeti çok. Halbuki bizde durum böyle değil” diyen Şahin sözlerine şöyle devam ediyor, “Tüm bunlara, sunduğumuz tüm avantajlara rağmen Türklerin nehir turlarından pek haberdar olmadıklarını belirtmeliyim. Bunda bizim coğrafyamızda yurt dışı örneklerinde olduğu gibi büyük nehir- lerin olmaması da bir faktör. Bir diğer faktörde tanıtım eksikliği. Diğer taraftan görüyoruz ki bir kere nehir turuna çıkan kişiler, nehir turlarından vazgeçemiyorlar. Bu da bizlere şunu gösteriyor, sunduğumuz ürün hem güzel hem insanların beklentilerine uygun hem de fiyat olarak iyi, kısaca talep edilebilir bir şeyi piyasaya vermekteyiz. Demek ki eksik olan, yapılması gereken şey tanıtım. Burada dile getirilmesi gereken bir diğer konuda bence vize sorunu. Vize almanın yorgunluğu bile insanlarımızı caydırıyor. Bence bu konuda bazı adımlar atılmalı, bir takım değişiklikler yapılmalı”. Şahin, “Cruisera olarak hizmet kalitemizi müşterini beklentileriyle orantılı götürmeye çalışıyoruz. Bizim için güvenilirlik çok önemli. Mesela güvence paketi ve sigorta gibi ürünler birçok şirkette dahil olmadığı halde biz dahil ediyoruz. Müşterimize hangi fiyat verildiyse cebinden çıkacak meblağ da odur. İnsanlar, yolculuğa çıktıklarında daha önce bilgi sahibi edilmedikleri ödemelerle karşılaştıklarında rahatsız oluyorlar. Bunun da bizlere geri dönüşümü kötü oluyor. Ayrıca ekibimiz konusunda uzman, rehberlerimizde keza öyle. Müşteri profilimize uygun personeli gemilerde istihdam etmekteyiz” diyor. THE CRUISE LIFE 55 BUTİK HİZMET Balayı düğünden çok daha önemli! HATKO A.Ş., 1973 yılında Ertuğrul Hataylı tarafından kurulmuş olup, önceleri demir-çelik, mümessillik ve kömürle başlayan şirket, zaman içerisinde gelişerek Hatko Şirketler grubuna dönüşmüştür. Halen bünyesinde Hatko Teknik, Hatko Mümessillik, Hatko Elektronik, Hatba ve bunlardan bağımsız olarak Hatsail Turizm’le devam etmektedir. K ruvaziyer sektörüne girişimiz ise; 2005 yılında ilk olarak Royal Caribbean’ın Türkiye mümesilliğini alarak gerçekleşmiş olup, firmamızda yaşanan bazı değişiklikler sebebiyle Royal Caribbean mümessilliği yerini Silversea Türkiye temsilciliğine bırakmıştır. Benim İngiltere’de üniversiteyi bitirip 2006 yılında şirkete katılmamla birlikte işler değişmeye başladı. Acenteliklerimize Jolly ve beş firmayı daha dahil ettik ayrıca başka kruvaziyer gemilerine de yolcu göndermeye başladık. Bir süre sonra şirketimize yurt içi ve yurt dışı kültür turlarını ekledik, Hataylı olmamız sebebiyle kültür turlarına “Hataylılar’la Hatay” sloganıyla Hatay’dan başladık. Yaklaşık 2.000 kişiyi Hatay’a götürmüş ve Doğu’nun Prensesi Antakya’yı tanıtmışız. Yaptığımız tüm yatırımlar ve gösterdiğimiz çaba sonrasında tam kapsamlı turizm hizmeti veren firma haline geldik. Şuanda; tekne kiralama, mavi yolculuk, boğaz turları, kültür turları, okullara derneklere, normal gruplara yönelik geziler, uçak biletleri, transferler, 56 THE CRUISE LIFE Hatsail Genel Müdürü Emine Hataylı Han otel rezervasyonları ve münferit turlar gibi aklınıza gelebilecek pek çok alanda hizmet sunuyoruz. Butik hizmet veriyoruz Biz butik hizmet veren bir acenteyiz. Müşterilerimiz arasında çok seçkin insanlar bulunmaktadır. Sabancı Ailesi, Sandallı Ailesi, Evyap Ailesi, Ramazanoğulları Ailesi, Sökmen Ailesi, Mısırlı Ailesi, Göktaş Ailesi, Kıral Ailesi, Bahçıvan Ailesi, Erciyas Ailesi, Yöneyman Ailesi ve Şen Ailesi gibi… Daha isimleri aklıma gelmeyen pek çok değerli müşterimizi, turlarımızda ve yatlarımızda ağırlamaktan büyük zevk duyuyoruz. Almanya ve Dubai gözbebeğimiz Yurt dışında Almanya! Çünkü genelde Almanya’ya iş için gidilip geliniyor ve Almanya’nın tarihi ve kültürüne fazla vakit kalmıyor. Oysa tanımak, yaşamak gerek. Müziği ve tüm sanatlarıyla birlikte Avusturya gibi, Almanya başlı başına bir kültür memleketidir. Özellikle de Alman BUTİK HİZMET ekollü dostlarımız çok fazla. İşte bu nedenle senede bir kez, mutlaka bir Almanya turumuz vardır. Hamburg – Lübeck, Berlin ve Münih gibi… Bunun dışında kış ortasında yaz yaşamak herkesin çok hoşuna gidiyor. Yılbaşı döneminde tatil varsa, ya da sömestr tatilinde dostlarımız Karayip Adaları’nı tercih ediyorlar. Ancak yol biraz uzun. Dubai ise kışın gidilebilecek en sıcak ve yakın yerlerden biri. Bu nedenle konuklarımızla yılbaşı üstü Münih turu yaptıktan sonra, aklımıza Dubai geldi. Dubai sonradan inşa edildiği ve tarihi de olmadığı gibi, lüks otellerden başka gezilecek çok fazla yeri yok. Buna karşın alışveriş cenneti. Misafirlerimiz alışveriş yapmayı tercih ediyorlar, o yüzden Dubai şu anda çok ilgi gören bir noktada. Kısacası Dubai’de çok güçlüyüz, bunu vurgulamak isterim! Dostlarımız da Atatürkçü oldukları için, bundan sonraki hedefimizde ve baharda Selanik ve Manastır turla- rımız var. Selanik turu bizim için çok önemli. Özellikle 19 Mayıs, 29 Ekim gibi belli başlı tarihlerde bu turları düzenlemeyi planlıyoruz ve tabii gemiyle de Akdeniz turları… Özellikle de İstanbul çıkışlı ve uçaksız bir haftalık gemi turları. Asıl tatil bizce o! Balayı… Balayı… Balayı… Biz artık evlilik listelerine girmiş bulunuyoruz. Şöyle ki; evlenecek olan gençler, düğün telaşı içindeyken, artık bir de balayı için kafa yormuyorlar. İstedikleri gemi turunu ya da gidecekleri ülkeyi bize bildiriyorlar. Biz de hediye almak isteyenlere bunu bildiriyoruz. Düğüne gelenler, gümüş, çiçek ya da gereksiz bir hediye yerine, evlilik listelerine katılarak, bütçeleri kadar bir para yatıyorlar. Bu, para birikerek bazen tamamı ödenmiş oluyor. Bazen de üste pek az ödeyerek bu balayı rezervasyon stresinden kurtuluyorlar. Çünkü biliyoruz ki; balayı düğünden çok daha önemli! THE CRUISE LIFE 57 ONLINE SATIŞ Kruvaziyerin online kapısı: gemiturlari.com Anker Turizm Gemi Turları Satış Müdürü Alper Taşkıran Şirket organizasyonlarındaki farkındalık kruvaziyer Gemiturlari.com olarak ana konumuz kruvaziyer olduğu için, münferit ve gruplara özel kruvaziyer rezervasyonları konusunda profesyonel olarak hizmet vermekteyiz. Gemilerde, motivasyon toplantıları, sempozyum ve özel organizasyonlar düzenliyoruz. Daha evvel otellerde yapılması alışkanlık haline gelen bu organizasyonlar gemilerde çok başarılı bir şekilde gerçekleştirilmekte ve farkındalık yaratmaktadır. THY yetkili ve IATA belgeli acente olduğumuz için yolcularımıza iç ve dış hat uçak biletleri, yurt içi ve yurt dışında otel rezervasyonları, kiralık araç talepleri, havaalanı - liman transferleri ve isteğe bağlı özel turlar konularında hızlı ve güvenilir hizmetler sunmaktayız. Vizesiz Yunan Adaları yolcu sayımızdaki artışın kaynağı Kruvaziyer alanında hizmet vermeye başladığımız ilk yıllarda yolcu sayıları çok düşüktü. Bizim yolcu sayımızdaki artış ilk olarak Orient Queen gemisi ile Kuşadası 58 THE CRUISE LIFE hareketli vizesiz olarak düzenlenen Yunan Adaları ve Doğu Akdeniz programı ile başladı ve artarak devam etti. Şu an yılda ortalama üç bin kruvaziyer yolcumuza hizmet vermekteyiz. Müşterilerimize anında güncel bilgi veriyoruz Gemi şirketlerinin tamamı ile çalışıyoruz: MSC, Costa, NCL, Royal Caribbean International, Princess, Holland America Line, Carnival, Celebrity, Azamara, Oceania, Silver Sea, Regent Seves Seas, Celestyal Cruises gibi tüm bu şirketlerin online rezervasyon sistemlerini kullanarak yolcularımıza anında güncel müsaitlik ve fiyat bilgisini sunabiliyoruz. Türk insanı kruvaziyerde online rezervasyona hızla alışıyor Son dönemde internet günlük hayatın bir parçası olmaktan çıktı, olmazsa olmazlar arasında yerini aldı. İnternet kullanımının yaygınlaşması tabi ki bizim için çok olumlu sonuçları beraberinde getirdi; site ziyaretçi 1995 yılında faaliyetlerine başlayan Kuşadası merkezli, TÜRSAB, Asta ve IATA üyesi Anker Turizm, ilk yıllarda ağırlıklı olarak uçak biletleri konusunda hizmet vermekteydi. İlerleyen yıllarda incoming ve outgoing faaliyetleri ile büyümesini sürdürerek 2005 yılından itibaren gemiturlari.com markası ile kruvaziyer sektöründe kendine yer edindi. sayımız arttı, internet üzerinden verdiğimiz reklamlar çok daha kısa sürede çok daha fazla potansiyel yolcuya ulaşmamızı sağladı. Online alışveriş yapan kişi sayısının da tıpkı internet kullanımında olduğu gibi artarak devam edeceği inancını taşıyoruz. Kendi sektörümüzden örnek vermek gerekirse, ilk önce sadece uçak bileti, otel rezervasyonları için rezervasyonlar gelirken son dönemde sık sık kruvaziyer rezervasyonları da gelmeye başladı. Türk insanı her ne kadar online alışveriş de yapsa karşısında her zaman bir muhatap arayışı içerisinde, o yüzden telefonla ulaşılabilir olmak da çok önemli diye düşünüyorum. Yurt dışındaki kruvaziyer sitelerinden rezervasyon yaptıran yolcular zaman zaman bizleri arayıp seyahat hakkında ve satın aldıkları site hakkında detaylı bilgi talebinde bulunuyorlar. ONLINE SATIŞ Online hizmette hata lüksünüz yok! Online hizmet sunmanın en büyük avantajı binlerce km uzaklığınızdaki potansiyel yolculara ulaşabiliyorsunuz. Online hizmette hata yapma lüksünüz yok. Sisteme girdiğiniz ve web sitenizde yayınladığınız tüm detayların ve fiyatların arkasında durma yükümlülüğünüz var. Sor-sat satışlar ile karşılaştırma yaptığınız zaman bu bir dezavantaj olarak yorumlanabilir. Sürekli olarak güncel, eksiksiz ve en doğru bilgiyi sunmak zorundasınız. Bunun için yeterli bir ekibe ve teknolojik imkanlara ve gerekli alt yapıya sahip olmak oldukça önemli. Müşterilerimize geniş yelpazede hizmet veriyoruz Gemiturları.com satış ve operasyon ekibi olarak, yolcularımıza çok geniş bir yelpazede hizmet vermekteyiz. Yolcuların seyahate karar verme aşamalarından başlayıp, seyahat öncesi hazırlıklarında, seyahat sırasında ve sonrasında her an yanlarında olduğumuzu hissetmelerini sağlıyoruz. Örneğin, valiz hazırlarken dahi yolcularımız bizlere rahatlıkla ulaşarak, seyahat edecekleri bölgeye ya da gemiye göre yanlarına neler almaları gerektiğini bizlere danışabiliyorlar. Veya seyahat sırasında üzücü bir olay ile karşılaşan, cüzdanını çaldıran bir yolcumuza hemen çözüm üreterek, gemi şirketi ile görüşüp yolcuların gemideki hesaplarına on board kredi yükleterek onların mağduriyetini giderebiliyoruz. Bu Yaz Hayallerinizi Ertelemeyin Akdeniz, Yunan Adaları ve Adriyatik revaçta En çok tercih edilenler arasında Türkiye çıkışlı olarak adlandırdığımız; İstanbul, İzmir, Kuşadası ve Çeşme limanlarından hareketli Akdeniz, Yunan Adaları ve Adriyatik turları bulunmaktadır. Yolcularımızın tercihlerinin bu yönde olmasının sebepleri arasında bu turların daha konforlu (valiz taşıma derdi yok) ve daha ekonomik (uçak bileti maliyeti yok) olması rol oynamaktadır. Ancak daha evvel bu turlara katılan yolcularımızın gemide tatil yapmanın diğer tatil seçenekleri ile kıyaslandığında ne kadar cazip olduğunun farkına vardıklarında daha uzak destinasyonları da Norveç Fiyortları, Karayipler, Uzak Doğu, Güney Amerika- tercih ettiklerini gözlemliyoruz. Sektör adına 2015’ten umutluyuz 2014 yılında ülke olarak maalesef çok fazla üzüntü yaşadık. Benzer üzüntülerin yaşanmayacağı; doğal afetlerden, siyasi ve ekonomik krizlerden uzak, millet olarak huzurlu, sağlıklı, mutlu ve barış içerisinde yeni bir yıl geçirmeyi diliyoruz. Sektörel olarak beklentimiz kruvaziyer seyahatlerinin daha popüler hale gelmesi ve bunun neticesinde yolcu sayılarında artış yaşanması olacaktır. Önceki yıllara kıyasla Türkiye çıkışlı turlar gerçekleştiren gemilerin daha fazla olması, farklı rota alternatiflerinin sunulması bu konudaki beklentilerimizin gerçekleşeceğine olan inancımızı arttırmaktadır. Türkiye’nin En Popüler Cruise Sitesi www.gemiturlari.com Zengin İçeriği, Avantajlı Fiyatları ve Ödeme Seçenekleriyle cazip fırsatlar sunuyor. 444 43 64 444 GEMİ THE CRUISE LIFE 59 DESTİNASYON Bir haf ta da ne ler ya şa ya ca ğız? 60 THE CRUISE LIFE Hazırlayan: Pronto Tour Cruise Departman Müdürü Hakan Aksungur DESTİNASYON G emiye adım attığınız an itibari ile sizi bekleyen aktivite, eğlence ve güzel yemekler olacak. Gemilerde nerdeyse 24 saat süren ve her yaş grubuna yönelik aktiviteler var. Bir inancın aksine gemi turlarında yaş ortalaması çok yüksek değil. Yandaki grafikte de görülebildiği gibi gemilerdeki aktivitelerin artması ve fiyatların ucuzlaması yaş ortalamasını çok hızlı bir şekilde düşürdü. Şu an özellikle Akdeniz turlarında yaş ortalaması 40. Gemiye bindiğiniz anda sizi bekleyen ilk aktivite güvenlik tatbikatı. Son yıllarda gemilerdeki yolcu güvenlik önlemleri üst düzeye ulaştı. Tüm misafirlerin güvenli bir seyahat yapabilmesi açısından gemideki önlemler anlatılacak. Bu gösteri sonrasında geminin keyfini çıkarmaya başlayabilirsiniz. Gemimiz limandan ayrılınca, karada kapalı olmak zorunda olan vergisiz alışveriş dükkanları ve kumarhane artık servise başlıyor. Gemide alışveriş yaparken çeşitli günlerde birçok üründe yapılan özel indirimleri ve kurulan pazarları atlamayın derim. Bunlarda Türkiye’nin yarı fiyatına marka çantalar, gözlükler veya parfümeri alabilirsiniz. Yaş Grafiği Her akşam ana restoranda size ayrılan masada arkadaşlarınızla alakart menü ile enfes bir yemek alabilir veya açık büfeyi tercih edebilir ya da birçok gemide bulunan temalı restoranlarda (American Steak House, Japon, Çin, İtalyan vs.) ufak bir kuver parası veya menü ücreti ile güzel bir gece geçirebilirsiniz. Yemek sonrası oturmak yok. İlk durağımız ana tiyatro. Burada her akşam yeni bir gösteri ile klasik müzik konserlerinden sihirbaz gösterilerine, New York Broadway şovlarından komedi şovlarına değişen muhteşem gösteriler sizleri bekliyor. Normalde en az 50-80 € arası ücret ödemeniz gereken bir göste- ri size gemide ücretsiz olacak. Bitti mi? Hayır… Tiyatro sonrası gemide bulunan birçok bölümde canlı müzik var. Arzu ederseniz Latin dansları yapabilir veya diskoda günümüz hit şarkıları ile dans edebilirsiniz. Gece geç saatlere kadar devam ediyor. Sabah uyandığımızda yeni bir liman, keşfedilecek yeni kültürler sizleri bekliyor. İster rehberinizin düzenlediği tur ile şehri tam kapsamlı görebilir, isterseniz şehri kendi adımlarınızla keşfedebilirsiniz. Genelde sabah yanaşıp akşama kadar bütün günü size verdikten sonra akşamüstü limanımızdan yeni bir keşif için demir alıyoruz. THE CRUISE LIFE 61 DESTİNASYON Peki, nereye gidelim? Çocuklarla seyahat edeceksek Akdeniz ve Yunan Adaları uygun tercihler. Daha sıcak hava, havuz ve deniz imkanı çocuklar için daha cazip. Tabi gençlerden bahsediyorsak yelpazenin içersine Baltık ve Norveç Fiyortlarını da katabiliriz. Bana göre Norveç Fiyortlarına gidilecekse tek seçenek gemi turudur. O bölgeyi yaşamak için en ideal ve ucuz tur biçimi gemi turları. Oda-kahvaltı konaklama ile Norveç’te sadece yemeklere tur parası kadar bütçe ayırmak gerekmekte. Gemide tam pansiyon olduğu için ilk etapta cebinizden fazla çıksa da toplamda daha karlı olursunuz. Nereye gidersek gidelim muhakkak erken rezervasyonda kararımızı verip turumuz alalım. Tüm paket turlarımızda iptal sigortası dahil olduğundan her türlü sağlık ve hukuki problemde turunuz iptal edebileceğinizi de hatırlatalım. Yeni keşifler Denizin olduğu her yerde size uygun bir gemi seyahati bulabiliriz. Eğer macera arıyorsanız kışın yapacağınız Norveç Fiyortları, Antarktikalı bir Güney Amerika seyahati veya Avustralya kıyıları, ruhunuzu dinlendirmek için uzun süreli bir Asya veya Transatlantik gezisi, kısa kaçamaklar için Akdeniz limanları, kültür ve doğa güzelliği için hem Akdeniz hem de İskandinavya&Fiyortlar sizin için uygun olabilir. 62 THE CRUISE LIFE Gözde destinasyonlar Akdeniz programları: Özellikle çocuklu ailelerin ilk tercihi olan Akdeniz destinasyonu kısa sürede bir çok limanı keşfetme imkanı verdiği için seyyahların birinci tercihi. Her sabah başka bir limanda uyanmak, 3.000 senelik şehirleri gezmek, Roma’nın kuruluşu, Rönesans’ın başlangıcı, modern şehir planlamaları, Michelangelo, Gaudi, Dali ve Picasso’yu yaşamak için doğru adres. Akdeniz turları genelde doğu ve batı Akdeniz olarak ikiye ayrılıyor. Haritada İtalya’yı orta kabul edersek sol tarafı yani İspanya’ya doğru uzanan bölgeye batı, Malta’nın alt kısmı ile Ege Denizi arası kalan kısmı Doğu Akdeniz olarak adlandırıyoruz. Türk misafirler için ilk tercih ağırlıklı olarak batı Akdeniz oluyor. Gezginlerin tercih sıralamasında ilk sırada bulunan İtalya, İspanya, Fransa ve Tunus bu turlar ile görülebilir. Doğu Akdeniz turlarında ağırlıklı olarak İtalya, Malta, Yunanistan, İsrail ve Türk limanları bulunmakta. DESTİNASYON Yunan Adaları: Bir yaz klasiği Yunan Adaları. Dünyanın en önemli plaj ve eğlence merkezlerine ev sahipliği yapan bu güzide adalarda aradığınız tatili bulacaksınız. 3-4 ve 7 gece olarak Türkiye çıkışlı olmasının avantajı ile ister bir hafta sonu kaçamağı ister haftalık bir yaz tatili için ideal seçim. Özellikle vizesiz olarak sunulan Yunan Adaları, adalardaki uzun kalma saatleri ile size muhteşem kumsallarda denize girme, Yunan tarihini keşfetme ve deniz ürünleri seviyorsanız çok çok makul fiyatlara muhteşem bir gastronomi imkanı sunuyor. Yunan Adalarında yiyeceğiniz bir yemek sonrası porsiyon miktarlarının büyüklüğüne karşın ödediğiniz cüzi rakamlar ile Türkiye’de vermiş olduğunuz rakamlara hayıflanmamak elde değil. Norveç Fiyortları: Fiyortlar, denizin kara içersine kilometrelerce uzanması olduğuna göre, bu muhteşem girintileri bir gemi seyahatinden daha güzel nasıl görebilirsiniz. Bir kuğu gibi masmavi sularda süzülürken her iki yanınızda 1.000 metrelik dağlar, şelaleler, inanılmaz bir yeşillik, foklar ve deniz yaşamı sizlere eşlik edecek. Dünyanın en zengin ülkelerinden biri olan Norveç, dünyadaki dört önemli fiyorttan birisi olmasına rağmen en bilinenidir. Doğa güzellikleri ile özellikle mayısağustos arasında binlerce turisti kendine çeker. Özellikle Geiranger, Flaam ve Bergen Norveç’in en önemli fiyort bölgeleridir. Sanılanın aksine Gulf stream akıntısı sayesinde kış aylarında deniz çok sakin ve gezintiye müsait olur. Tüm tabiatın bembeyaz olduğu bir dönemde Kuzey Işıkları altında sadece üç saat gün ışığı görerek yapılacak bir keşif, gezgin hayatınızın en farklı rotası olmayı garanti eder. Üç krallığın kalıntıları, Vikingler, Haakon Hanedanlığı, denizcilik ve açıkhava müzeleri sizleri bekliyor olacak. Haziran-temmuzda etrafınızda Norveçliden çok turist bulacaksınız, keza nerdeyse tüm Norveç bu dönemde Antalya gibi sıcak yerlerde tatilde olur. Alışveriş yapalım diyenlere yanlış ülkedesiniz demek istiyoruz. Ünlü bir Norveç sözü; “Bir Norveçlinin en pahalı tatili, evinde kaldığı tatildir” Hayat inanılmaz pahalı. İskandinavya&Baltık: Kuzeyin güzel şehirlerini hiç yorulmadan gezmek istemez misiniz? Bu zor coğrafyada her gün başka bir şehrin keyfini çıkarın. Stockholm’ün denizden muhteşem girişini ve archipelago’larını, kendi de bir fiyort olan Oslo’yu, Baltıkların önemli şehirleri tarihi Tallinn ve Helsinki’yi, Rusya’nın en güzel ve önemli kentlerinden biri olan St. Petersburg, Almanya’nın önemli kentleri, Hamburg, Warnemünde ve Rostok, Polonya’dan Gdansk ve Gdynia, Litvanya’da Klapedia, Riga ve diğer birçok şehir seçtiğiniz program ile sizleri bekliyor. Çoğu ilk kurulduğu senelerin tarihi ve güzelliğini barındıran Baltık şehirlerinde tarihte 5-6 yy. geri gittiğinizi düşüneceksiniz. Sovyet yönetiminin baskısı ile geç açılan bölgede nerdeyse her şey orijinal olarak kalmış bir tiyatro sahnesi gibi. Bölgedeki şehirlerde yapacağınız yarım günlük bir tur ile şehrin nerdeyse tamamını görme şansını buluyorsunuz. Kanarya Adaları: Kış döneminin vazgeçilmez programları Fas&Portekiz ve Kanarya Adaları. Uçak ve otel kombineleriyle gezilmesi çok zor olan bu bölgeleri 9-12 günlük bir tur ile görebilirsiniz. Atlantik Okyanusunun yalnız adası Funchal, Avrupa’nın tatil cennetleri Las Palmas ve Tenerife, gizemli şehir Casablanca, Portekiz’den Lizbon, İspanya’dan Cadiz, Malaga, Barselona ve diğer Avrupa limanları sizleri bekliyor… THE CRUISE LIFE 63 s n a j A i ma başka gileri n çiz ı r a l a y ün d r e l r i k i f ı c ı t a r a y a d n ı k k a h m ı r a tas İLER K Ş İ L İ LKLA A ERİ H L E M V L İ F N BASI LAM K E R E MV TANITI KİMLİK L A S LOG A KURUM T A K R VE Ü Ş O R B ON Y S A Z İ ORGAN F ÇEKİMİ RA FOTOĞ . endi Sok f E it ş e R ğa Mah. bul Osmana Kadıköy / İstan 2 No: 66/2 50 55 46 65 Tel: 021 496 62 51 32 .com Cep: 05 @gmail 4 3 s n ja maia z ı m ı r a l yayın Yunan Adaları’nda 3 Gemi ile 16 Farklı Program, 18 Liman, 66 Temalı Tur 3, 4 ve 7 Gece Konaklama,199 €’dan Başlayan Fiyatlarla... VİZES İZ HER ŞE DAHİ Y L YUNAN ADALA RI İstanbul, İzmir, Kuşadası ve Çeşme Çıkışlı TÜRKÇ E REH BE HİZME RLİK TLERİ Santorini Milos Mikonos Atina Siros Midilli ICONIC AEGEAN Rotanızı Ege'nin ikonlaşmış duraklarına çevirin ve unutulmaz bir maceraya "Kalimera" deyin. VİZESİZ YUNAN ADALARI Yunan Adaları'nı vizesiz ve daha uzun gezmenin avantajını yaşayın. Siz sadece tatilinize odaklanın, gerisini bize bırakın. Rodos Girit Santorini Simi Sakız Mikonos Atina Patmos Sisam Milos Atina Siros Kos Ios Santorini Mikonos IDYLLIC AEGEAN Mavi sularda saklı yeryüzü cennetlerini keşfedin. El değmemiş koylar, sıcacık Ege güneşi ve huzur... Vizesiz Yunan Adaları programlarımızda geçerli Schengen vizesi olmayan misafirlerimizden vizesiz işlem bedeli olarak 30 € alınır. Diğer Idyllic Aegean ve Iconic Aegean programlarımız için Schengen vizesi gerekmektedir. www.celestyalcruises.com.tr 0212 291 02 82 - 83 Türkiye Genel Satış Acentası
Benzer belgeler
İstanbul Salıpazarı Kruvaziyer Limanı
ve ivmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye doğal güzellikleri, eşsiz tarihi
mekanları, arkeolojik ören yerleri, gelişmekte olan turistik altyapısı ve misafirperverlik geleneği ile dünyanın en ço...