bizimşifa dergisi - KadıköyŞifa Sağlık Grubu
Transkript
bizimşifa dergisi - KadıköyŞifa Sağlık Grubu
sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:17 Page 1 içindekiler BASINDA KADIKÖYŞİFA ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ ÜROLOJİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ KALİTELİ YAŞAM POLİKLİNİĞİ KALİTELİ YAŞAM POLİKLİNİĞİ AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI İÇ HASTALIKLARI NÖROLOJİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI GÖĞÜS HASTALIKLARI HABER KadıköyŞifa Sağlık Grubu Bakü’de... Dermaroller ve PRP yöntemi... EMG Nedir? Doğuştan çarpık ayak ameliyatsız tedavi edilebiliyor. PRP ile kendi kanınızla gençleşin Çocuklarda bağışıklık sistemi Cinsel hayat kalitesinde yeni yaklaşım. Çiğnemekte zorluk çekiyorsanız çene eklem.. KOAH ölüme neden olan hastalıklar... En sıkıntılı el bileği kırığı skafoid kırığıdır. Diyabet hastaları dikkat! S i z den Gelenler KÜLTÜR SANAT Kitap Kurucumuz DR. AHMET EMİNOĞLU Yönetim Kurulu Başkanı BUKET PİLAVCI KÜLTÜR SANAT Sinema Bülteni Hazırlayanlar AYŞEN ÖZKUL ŞENAY EKİZOĞLU GÖKÇE BABAYİĞİT FARUK GÜR BİZDEN HABERLER Bowling turnuvası, futbol... İletişim Bilgileri Işıklar Cad. No: 31 Ataşehir, İstanbul 444 2 574 www.kadikoysifa.com [email protected] SİZDEN GELENLER Baskı Form-Ar Matbaacılık ve Ambalaj San. Tel: 0212 512 16 31 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:17 Page 2 " , + %+ $ " , $ %) ! " % . ." & *) ") + (%- . $ + . !" * ! & "( " '+" !+ + % %+ , % ,# %+ !) ) !" & % $ % + +& " "+ " "+ ! . + ) % & " "" % $ ! + & , " #. #!#& ! ,+ #" # # $ . + " ! % # $ &% sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:17 Page 3 ! ! "! Basında KadıköyŞifa 12 08.11.20 12 VATAN 10.11.20 3 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:17 Page 4 14.09.2012 GÜNEŞ 14.09.20 12 21.11.2012 4 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:17 Page 5 ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ ! ! "! DOĞUŞTAN ÇARPIK AYAK AMELİYATSIZ TEDAVİ EDİLEBİLİYOR Çocuklarda sıkça görülen ortopedik sorunlardan biri çarpık ayaktır. Günümüz teknolojisi ile artık anne karnında dahi teşhis edilebilen çarpık ayak sorunu, genellikle doğumdan sonra fark ediliyor. Çarpık ayak sorunu mutlaka erken dönemde tedavi edilmeli. Erken dönemde ameliyatsız tedavi edilebilen çarpık ayak sorununun tedavisi geciktirildiği takdirde zorlaşıp kemiklerde şekil bozukluğuna, hatta sakatlıklara yol açabiliyor. KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Şeref Aktaş, çarpık ayak sorunu hakkında bilgi veriyor. Pediatrik Ortopedi Prof. Dr. Şeref Aktaş sonrasında klinik olarak koymak mümkün. Ayrıca çekilen radyografilerde de kemikler arası ilişkiler değerlendirilebiliyor. Doğuştan çarpık ayak deformiteli hastaların mutlaka doğuştan (gelişimsel) kalça çıkığı açısından da değerlendirilmesi gerekmektedir. Doğuştan çarpık ayak (pes equinovarus) deformitesi ne demektir? Latincesi “konjenital pes equinovarus deformitesi” olarak bilinen doğuştan çarpık ayak deformasyonu, çocuklarda ayakta içe doğru çarpıklık olarak tanımlanır. 1000’de 1 oranında görülen bu deformasyon erkeklerde daha sık rastlanıyor. Olguların bir kısmında diğer aile bireylerinde de bu sorunun varlığı tespit ediliyor. Çarpık ayak vakalarında her 3 vakadan birinde sorun çift taraflı görülür, her 3 vakadan ikisi erkektir ve ailede çarpık ayak sorunu varsa bebekte görülme riski iki katına çıkar. Çarpık ayak erken dönemde ameliyatsız tedavi edilebiliyor! Çarpık ayak tedavisi nasıl uygulanır? Hastalığın tedavisinde hemen doğumu takiben haftalık alçı değişimleri tedavisine başlamak son derece önemli. Tedaviyi uygulayan hekim çocuğun ayağını olması gereken pozisyona getirip alçılama işlemini yapar. Bu işlem ayak tam olarak düzelinceye kadar her hafta devam ettirilir. Ayağın tam olarak düzelmesi haftalar hatta aylar sürebilir. Genellikle 6 – 12 hafta içinde iyileşme görülür. İyileşmenin hangi aşamada olduğu röntgenle de takip edilir. Alçılama tedavisi bitip ayak iyileştikten sonra çocuğa yürüme yaşına gelinceye kadar özel ayakkabı giydirilir. Kaslar 7 yaşına kadar eski pozisyonuna dönmeye çalışacağı için çocuk mutlaka bu yaşa kadar düzenli kontrol altında olmalı. Çarpık ayak sorunu görülen çocuklarda erken yapılan tedavi sayesinde cerrahiye duyulan ihtiyaç azalır. Çarpık ayak erkek çocuklarda daha çok görülüyor! Çarpık ayak nasıl bir sorun? Bu deformasyon ayağın ön tarafında içe doğru dönme, topukta yumuşama ve beraberinde içe dönme ile birlikte ayağın orta kısmından içe doğru sapma olduğu görülüyor. Deformasyon olan ayak diğer ayağa göre daha küçük olup aynı taraftaki baldır daha incedir. Hastalığın en çok bilinen nedeni olarak genetik ve çevresel faktörlerin kombinasyonu gösteriliyor. Çarpık ayak tanısı nasıl konulur? Doğuştan çarpık ayak deformasyonunun tanısını hemen doğum 5 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:17 Page 6 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:17 Page 7 ÜROLOJİ ! ! "! CİNSEL HAYAT KALİTESİNDE YENİ YAKLAŞIM (EDSWT) Ülkemizde cinsel güçsüzlük (iktidarsızlık) görülme oranı küçümsenmeyecek kadar yüksek. Geniş çaplı araştırmalara göre ülkemizde iktidarsızlık görülme oranı %69.2 dir. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı pek çok erkek bir uzmana başvurmak yerine derdi ile başbaşa kalıyor. Oysa günümüzde iktidarsızlık tedavisi artık çok daha kolay. KadıköyŞifa Sağlık Grubu ürologları Op. Dr. Levent Gürkan ve Op. Dr. Mustafa Günhan yeni ve başarılı tedavi yöntemi EDSWT ile ilgili en önemli soruları yanıtlıyor. Cinsel güçsüzlük (İktidarsızlık) nedir? Esasında 1992 yılından beri bilimsel ortamda “iktidarsızlık” kelimesini kullanmıyoruz çünkü erkeğin cinsel “iktidarını” kaybetmesi sadece cinsel organının sertleşmemesini değil, bunun yanında erken boşalma sonucu eşini tatmin edememesini veya stresli yaşamı yüzünden isteğini kaybetmesi gibi farklı nedenlere de bağlı olabilecek karmaşık bir ikili ilişki sorununa işaret etmekte. Bu yüzden “memnun edici seksüel performansa izin verecek yeterli ereksiyonu sağlamak ve devam ettirmedeki kalıcı yetersizlik” tanımlanabilecek bu durumu “sertleşme bozukluğu” veya “erektil disfonksiyon” olarak tanımlamak daha doğru olacaktır. Son dönemde neden bu kadar çok iktidarsızlık konuşmaya ve duymaya başladık? Daha fazla sertleşme sorunu olan insan ile karşılaştığımız doğru fakat bu birden fazla nedenle oluyor bizce. En başta erektil disfonksiyon yaş ile artan bir sorun. 1950’lerde 46 olan yaşam beklentisi 2000'li yıllarda 66’ya ulaşmıştır ve 2050’lerde 76’ya ulaşması öngörülmekte. Yaşlanan bu nüfus ile beraber serleşme sorunlarının daha sık karşımıza çıkması doğal. Bunun yanında “acısız” tedavi seçeneklerinin de kullanıma girmesi ve bilinçlendirme kampanyalarının artması insanları sorunlarını dile getirmeleri konusuna cesaretlendiriyor. Böylece eskiden “kol kırılır yen içinde kalır” yaklaşımı ile saklanan sorunlar dile getirilmeye ve tedavi aranmaya başlıyor. 7 Üroloji Op. Dr. Levent Gürkan Üroloji Op. Dr.Mustafa Günhan Sertleşme sorununun yaş ile beraber artar mı? 90’lı yılların sonunda ve 2000’li yılların başında dünyada büyük çaplı sıklık (prevalans) çalışmaları yapıldı. Toplumsal algıdaki farklılıklar nedeniyle farklı sonuçlar elde edilmiş olsa da yaklaşık olarak 40 yaşında %10 ila 40 arasında görülen sertleşme sorunu 70’li yaşlarda %50 ila 80 oranına ulaştığı bildirilmektedir. Türkiye’de kurumsal olarak yapılmış geniş ölçekli çalışmada sertleşme bozukluğu sıklığı %69,2 olarak tespit edilmiştir. Kimler daha fazla risk altında? En başta yüksek kolesterol, yüksek tansiyon, şişmanlık, sigara tüketimi, hareketsizlik gibi kardiyovasküler risk faktörü taşıyan kişiler gelir. Bunu takiben şeker hastalığı olanlar gelir. Bunun dışında nörolojik hastalığı olanlar, hormonsal bozukluğu olan ve sinirlerin zarar görebileceği ameliyatlar geçirenler de daha yüksek risk altındadırlar. Sayısal söylemek gerekirse hastalığı olmayan yaşıtları ile karşılaştırıldığında diyabetik hastalar 4,1 periferik damar hastalığı olanlar 2,6 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 8 kardiyak problemi olanlar 1,8 hiperlipidemisi olanlar 1,7 yüksek tansiyonu olanlar 1,6 kat daha fazla sertleşeme bozukluğu geliştirme riski altındadırlar. Sertleşme sorunu yaşayan bir kimse kime başvurmalı? Bu konu ile ülkemizde temelde ürologlar ve onların bir özel grubu olan androloglar ilgilenmektedir. Sertleşme sorunu olan hasta doktora başvurduğunda ne gibi testlerden geçmekte? Sertleşme sorunu olan hastayı değerlendirirken ilk önce hastayı dinlemek gerekir. Birçok hastada sorunun organik değil psikolojik veya ikili ilişki kaynaklı olduğu görülmekte. Bunu takiben yapılacak kapsamlı bir muayene ikincil olarak sertleşme bozukluğuna neden olabilecek hastalıkların ipucunu verecektir. Bunun yanında son 12 ay içinde ölçülmediyse açlık kan şekeri, kolesterol ve erkeklik hormonu olan testosteron seviyelerinin ölçülmesi gerekmektedir. Bu temel değerlendirmeden sonra eğer gerek görülüyorsa ileri testlere geçilebilir. Bunların arasında en çok kullanılan penise yapılan ve yapay sertleşme sağlayan bir iğneyi takiben penis ana damarlarındaki kan akımını ölçen Doppler ultrasonografidir. olarak ağızdan ilaç tedavisine alınmaktadır. İlaçlardan genel olarak %50-80 oranında başarı beklenmelidir. Oral tedaviye cevap vermeyenlerde nasıl bir yol izleniyor? Oral tedaviye cevabı olmayanları önünde birde fazla ikinci basamak tedavi seçeneği vardır. Bunların başında penise yapılan enjeksiyonlar gelir. Bu tedavi seçenekleri pek çok hasta tarafından uzun vadede zahmetli ve uygulanamaz bulunmaktadır. İkinci basamak tedavileri başarısız veya kabul edilemez bulan hastalar ise mutluluk çubuğu / balonu cerrahisine yönlendirilmektedir. EDSWT yöntemi nedir ve hastalara neden kolaylık sağlıyor? Tabii ki hastalar doğal ereksiyonlarını ilaç veya mekanik cihazlar gibi suni destekler olmadan sürdürmeyi tercih etmekteler. Bu noktada bilim dünyasında gen tedavilerine kadar uzanan geniş bir spektrumda Sertleşme bozukluğu nasıl tedavi edilir? Sertleşme bozukluğunun tedavisinde ilaçlara geçmeden önce düzeltilebilir risk faktörlerinin ele alınması gerekir. Sigara içmenin bırakılması, düzenli egzersize başlama, kilo verme birçok hastada dramatik düzelmeler sağlayabilir. Bu değişiklikleri orta yaşta gerçekleştirmiş kişiler dahi 2 yıl gibi kısa bir sürede bu değişiklikleri gerçekleştirmemiş olanlara oranla risklerini %70 düzeyinde azaltmaktadırlar. Yaşam şekillerini olumlu bir şekilde iyileştirmelerine rağmen sertleşme sorunları devam eden hastalar ilk basamak semptomları değil, hastalığın kaynağını tedavi etme yönündeki araştırmalar sürdürülmekte. Çok yakın zamanda bu deneysel tedavilerden biri sağlık düzenleyici mekanizmalar tarafından onaylanıp rutin hasta tedavisinde kullanılabilir hale geldi: Low Intensity Shock Wave Therapy for Erectile Dysfunction (Düşük Yoğunluklu Şok Dalgaları ile Sertleşme Bozukluğunun Tedavisi) veya kısaltması ile EDSWT. Bu tedavide amaç odaklanmış ses dalgaları ile peniste yeni damar oluşumunu desteklemek ve bu yolla vasküler kaynaklı sertleşme bozukluklarını kalıcı olarak tedavi etmek. Her biri yaklaşık olarak 30 dakika süren toplam 12 seanstan oluşan bu tedavi herhangi bir anestezi veya ağrı kesiciye ihtiyaç duyulmadan ayaktan gerçekleştirilmekte. Henüz yeni bir tedavi olması nedeniyle hasta datası kısıtlı olan bu tedavinin ilk sonuçları çok yüz güldürücü. Türkiye’de kurumsal olarak yapılmış geniş ölçekli çalışmada sertleşme bozukluğu sıklığı %69,2 olarak tespit edilmiştir. 8 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 9 ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ ! ! "! EN SIKINTILI EL BİLEĞİ KIRIĞI SKAFOİD KIRIĞIDIR! Skafoid, el bileğindeki 8 küçük kemikten en önemlisi ve en sık kırık gözleneni. Tedavi edilmediği takdirde ciddi sorunlara yol açabilen Skafoid kırığı hakkında KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Gündeş bilgi veriyor! Ortopedi ve Travmatoloji Prof. Dr. Hakan Gündeş Skafoid kemiği nedir ve işlevi nedir? El bileği; karmaşık hareketleri yapabilme kapasitesi ile vücudumuzun en yetenekli eklemidir. 8 küçük kemik basit bir hareket sırasında dahi kendi arasında birçok pozisyon değişikliği gösterir. Tüm bu organizasyonun temel yapı taşı skafoid adı verilen kemiktir. Yani hemen tüm hareket ve pozisyon değişiklikleri skafoid kemiği üzerinden oluşur. Bu durum kırık sonrası ortaya çıkan ağrı ve fonksiyon kaybının boyutlarının neden bu derece fazla olduğunu açıklar Skafoid kırıklarının hem tanısının konması, hem de tedavisi sıkıntılı bir süreçtir. Yaşanabilecek zorlukları özetlersek: 1- Skafoid kırığı oluştuktan sonra tanı konamayabilir veya tanı atlanabilir. Kırık oluştuktan sonra yapılan fizik muayenenin ardından çekilen filmlerde (direkt grafi) kırık gözlenemeyebilir. Bu skafoid kemiğe özgü bir durumdur. Ayrıca Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans (MR) inceleme tetkikleri ile daha detaylı bilgi alınabilir. Bu aşamada yapılabilecek en iyi yaklaşım kırık varmış gibi davranmak ve 2-3 hafta süre ile el bileğini hareketsiz tutacak bir atel uygulamaktır. Bu sürenin sonunda tekrar grafiler elde edilir. Kırık gözlenmeye başlamış ise atel ile hareketsiz geçirilen zaman tedavi süresine ekleneceği için hasta tedavide vakit kaybetmemiş olur. 2-Skafoid kırığı genellikle zor kaynar. Bu durumun çeşitli nedenleri mevcuttur: a- Bir kırığın kaynayabilmesi için kemiğe ulaşan kan miktarının normal sınırlarda olması gerekir. Skafoid kemik yapısı itibari ile damarlanması ve kanlanması iyi olan bir kemik değildir. Kırık sonrası bu durum daha da belirgin hale gelir. 9 b- Daha önce de değinildiği gibi skafoid devamlı hareket eden ve yer değiştiren bir kemiktir. Kırık sonrası alçı, atel vb gibi tedavi yöntemleri ile hareketsiz tutulmaya çalışılsa da küçük hareketlerin engellenmesi genellikle mümkün olamamaktadır. c- Skafoid kemikte oluşan kırık eklemin içerisinde kalmaktadır. Bu durum kırık yüzeyinin eklem sıvısı ile temas halinde olmasına ve kırığı iyileştirecek pıhtının oluşamamasına neden olmaktadır. 3- Skafoid kemik kırıldıktan sonra kırık parçalarından birisi ölebilir. Bu duruma avasküler nekroz veya aseptik nekroz adı verilmektedir. Kemiğin ölümü skafoid kemik kırıkları sonrası diğer sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 10 kemik kırıklarından çok daha sık gözlenmektedir. Buradaki faktörler genellikle az önce değinilenler ile aynıdır: a- Skafoid kemiğin kanlanmasının sorunlu olması, b- Eklemin içinde kalan bir kırık olması, c- Kırık hareketinin engellenememesi, d- Bir diğer faktör kırık sonrası oluşan parçaların büyüklüğü ile ilişkilidir. Kemik nispeten iki eşit parçaya ayrılmış ise parçalardan birinde kemik ölümü olması olasılığı daha düşüktür. Eğer parçalardan birisi çok küçük ise ve ekleme komşu ise kemik ölümü riski çok daha fazladır. Skafoid kemiği kırığı tanısı nasıl konur? Tanı konulması aşamasında hastanın hikâyesi, fizik muayene bulguları ve direkt grafiler temel bilgi kaynaklarıdır. Bu kaynaklar ile tanı koyma veya tedaviyi planlamada sıkıntı yaşanması durumunda BT ve MR inceleme gibi ileri tetkiklere başvurulabilir. Skafoid kemiği kırığı tedavisi nasıl uygulanır? Alçı tedavisi: Anlatılan tüm olumsuzluklara karşın bazı skafoid kırıkları konservatif adı verdiğimiz ameliyatsız tedaviye olumlu yanıt vermektedir. Bu tip kırıklar genellikle skafoid kemiğin ortasına yakın bölümden ve enlemesine oluşan kırıklardır ve alçı tedavisi uygulanması olasılık dâhilindedir. Alçının en az 12 hafta (altıncı haftada kontrol kaydı ile) uygulanması gerekliliği günlük yaşam kalitesi ve hijyen gibi birçok sıkıntıyı beraberinde getirmektedir. Yukarıda belirtilen olası olumsuzluklara tahammülsüzlük de gerçekçi bir cerrahi girişim nedenidir. Skafoid kırıklarının çok az bir kısmının alçı ile tedaviye uygun olduğunu belirtmek gerekir. Cerrahi tedavi: Cerrahi tedavi ile kırılmış kemik eski anatomik pozisyonuna (kırık öncesi haline) getirilir ve kaynayana kadar bu pozisyonda kalması için bir takım cihazlar ile sabitlenir. Bu girişime ‘açık redüksiyon- internal fiksasyon’ adı verilmektedir. Bu kırık türü için özel olarak geliştirilmiş vidalar en sık kullanılan sabitleme cihazlarıdır. Geç tanı tedavi sürecini zorlaştırır ve iyileşme süresini uzatır! Tanısı konamamış veya geç başvuruda bulunmuş hastalarda tedavi süreci çok daha sıkıntılıdır. Daha önce belirtildiği gibi skafoid kemik el bileği ekleminin tüm hareketleri esnasında görev alan bir yapıdır. Kırık sonrası kemiğin bütünlüğünün bozulması tüm el bileği biyomekaniğini olumsuz yönde etkiler. Kemikler zaman içerisinde kendiliğinden yer değiştirmeye başlar ve el bileği ekleminde çökme oluşur. Bu tip durumlar genelde ‘kireçlenme’ olarak adlandırılmaktadır. Tüm bu süreç genellikle zamana yayılır, bu nedenle uygulanabilecek cerrahi tedavi türleri farklıdır. 1- Sabitleme ve aşılama: Kırık tespit edilir, kaynamasını teşvik etmek amacı ile aşılama (greft) uygulanır. Bu aşamada kaynama sağlansa ve skafoid kemiğin normal boyutları korunmuş olsa bile, geçen zaman içerisinde oluşmuş tahribatın geri dönmesi sağlanamaz. Hastanın ağrısının azalması beklenir. El bileği hareketindeki kaybın ne oranda geri döneceğini ise önceden kestirmek güçtür. 2-Kurtarıcı girişimler: Skafoid kırığı sonrası kaynamama, kemik ölümü (avasküler nekroz), aşınma (kireçlenme) gibi bulguların birisinin veya tümünün gözlendiği geç tanı konmuş vakalarda uygulanabilecek yöntemlerdir. Bu yöntemler ile el bileği ekleminin normal anatomisi ve biyomekaniğinin korunmaz. 10 Skafoidin tümü ve komşuluğundaki iki kemik çıkartılarak eklem hareketlerinin nispeten ağrısız olarak korunması amaçlanır. Cerrahi tedavi süreci nasıl gelişir? Ortopedi veya El Cerrahisi uzmanı muayenesi sonrası tetkikleriniz istenecektir. Burada hedeflenen sadece tanı değil kırığın evrelemesinin de yapılabilmesidir. Hastalığın evresi uygulanacak cerrahi yöntemin seçiminde büyük önem taşımaktadır. Skafoid kemik ile ilgili cerrahilerin büyük kısmı bölgesel anestezi altında uygulanabilir. Cerrahi sonrası çoğunlukla dirsek eklemine kadar uzanan bir alçı veya atel uygulanacaktır. Alçı veya atelin süresi uygulanan cerrahi yönteme göre 3 hafta ile 3 ay arasında değişebilmektedir. Bu sürenin sonunda fizik tedavi ve rehabilitasyon uygulamasına geçilir. Amaç el, el bileği ve kolun güç kazanımını sağlamak ve hareket kaybını en aza indirgemektir. Hangi sorunlar ortaya çıkabilir? Cerrahi yara bölgesinde kan birikmesi (hematom), enfeksiyon (iltihap) oluşumu, doku yapışıklığı nedeni ile parmak hareketlerinde kısıtlılık, kronik ağrı (RSD), beklenen sonuçların geç veya hiç alınamaması akla ilk gelen tersliklerdir. Skafoid kırığı tedavisinin zahmetli ve aylar sürecek uzun bir dönem olduğu unutulmamalıdır. Bazen kaynamanın sağlanamaması nedeni ile ikinci bir cerrahi girişimin gerekliliği ortaya çıkabilir. Skafoid kırığı tanısının konması sıkıntılı bir süreçtir! sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 11 ! ! "! DERMAROLLER VE PRP YÖNTEMİ İLE CİLT UYgULAMALARINDA BAŞARILI SONUÇLAR Geleneksel cilt beslenme ve onarım yöntemleri sadece derimizin üst tabakası olan epidermise etki etmektedir. Oysa genellikle cilt sorunları daha altta olan dermis tabakasında oluşmaktadır. Dermaroller yöntemi ile, cilt yüzeyine temas eden iğneler alt tabakada yer alan ve genellikle cilt sorunlarının görüldüğü dermise mikro kanallar açar. KadıköyŞifa Kadıköy Hastanesi Estetik Merkezi'nden Medikal Estetik Uzmanı Dr. Okan Yücel, dermaroller yöntemi hakkında bilgiler veriyor. D K aliteli Ya ş a m Polikliniği Medikal Estetik Dr. Okan Yücel ermaroller yöntemiyle, der- mektedir. Kişinin kendi kanından elde edi- miste açılan mikro kanalları len PRP pek çok büyüme faktörü ve sito- yara gibi algılayan vücut kinleri içermektedir ve bu faktörler hasarlı kendi kendini yenilemeye dokuların iyileşmesini sağlar. Yaşlanma ne- başlar. Bu tedavi yöntemiyle deniyle oluşan hasarları gidermek için PRP vücudun kendi tamir mekanizması uyarıl- enjekte edildiği gibi dermarollerla açılan makta ve deri hücrelerinin, cildi sıkılaştıran, kanallar aracılığıyla etki etmesi sağlanmak- yenileyip gençleştiren kolajen ve elastin tadır. Dermaroller Kullanılan Alanlar: 1.Se- üretimini arttırmaktadır. Deriye açılan delik- lülit tedavisi ve incelme 2.Akne ve sivilce izi leri yara gibi algılayan vücut oraya yolladığı tedavisi 3.Kellik ve saç kaybı tedavisi yeni hücrelerle, o bölgede iyileşme ve 4.Göz altı morlukları ve torbaları 5.Çatlak canlanma sağlamaktadır. tedavisi 6.Kırışıklık tedavisi 7.Yara ve yanık izleri 8.Anti-aging Ayrıca bu açılan kanallar yardımıyla kullanılan kozmetiklerin ve serumların büyük oranda emilimi sağlanır. Silindir 5-10 dakikalık bir süre içinde aktif bileşenlerin nüfuz etmesinin önündeki asıl engel olan epidermise derinlemesine 500,000'den fazla kanal açar. Cilt bakım ürünlerindeki aktif bileşenler, ürünleri sadece lokal olarak uygulamaya göre cildin derinliklerine daha etkin biçimde ulaşabilirler . Eski yöntemlerde sü- rülen kozmetikler cilde %3 oranında nüfuz ederken Dermaroller ile birlikte kullanıldıklarında bu oran %400'e kadar çıkmaktadır. Son günlerde popülerliği artan bir tedavi tekniği olan PRP(Platelet Rich Plasmatrmobositten zengin plazma) enjeksiyonu da dermaroller tekniği ile de uygulanabil- 11 Dermaroller Kullanılan Alanlar: 1.Selülit tedavisi ve incelme 2.Akne ve sivilce izi tedavisi 3.Kellik ve saç kaybı tedavisi 4.Göz altı morlukları ve torbaları 5.Çatlak tedavisi 6.Kırışıklık tedavisi 7.Yara ve yanık izleri 8.Anti-aging sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 12 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 13 ! ! "! PRP İLE KENDİ KANINIZLA gENÇLEŞİN Daha genç, daha bakımlı ve daha güzel görünmek kuşkusuz tüm kadınların ortak isteği. Pek çok farklı yöntemle güzelliklerine güzellik katmaya çalışan kadınlar artık kendi kanları ile daha genç ve güzel görünebilecek. KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Gülden Avcı, PRP yöntemi hakkında en çok merak edilen soruları yanıtladı. Damarlarımızda dolaşan hayati sıvı olan kan vücut ağırlığımızın 1/3’ünü oluşturur. Kanın hücresel elemanları dışında kalan sıvı kısmına “plazma” denir ve plazma, aminoasitler, karbonhidratlar, elementler gibi önemli maddelerin dokulara taşınmasını sağlar. Kandaki önemli hücrelerden biri trombosittir (platelet). Tromboistlerin temel görevi; damar bütünlüğü bozulduğunda kanamayı durdurmak ve iyileşmeyi başlatmaktır. Trombositler içinde pek çok büyüme faktörleri ve sitokinler içerir. Trombositler bu özellikleri nedeniyle yaraların iyileşmesini sağlar. Trombositlerin bu faydaları fark edildiğinden bu yana tıp alanında pek çok şekilde kullanılmaya başlanmıştır. Hasarlı dokuların normale dönmesini sağlamak için kullanılmış ve başarılı sonuçlar elde edilmiştir. PRP nedir ve nasıl uygulanır? FDA onaylı bir tedavi protokolü olan PRP ile, hastanın kendisinden alınan bir miktar kan (8 10 cc) özel bir işlemden geçirilerek hastanın hasarlı bölgelerine enjekte edilir. Kana uygulanan işlem ile elde edilen plazmadaki trombosit yoğunluğu 2 - 8 kat arttırılarak hasarlı olan dokuların iyileşmesi sağlanır. PRP hangi alanlarda kullanılır? PRP, iyileşmeyen yaralarda, ortopedik sorunlarda, vasküler problemlerde, diş hekimliğinde ve estetik amaçlı kullanılır. dökülmesinde, cilt tonunu sıkılaştırmada, dekolte, kol, el yaşlanma izlerini azaltmada kullanılabilen bir yöntemdir. PRP estetik amaçla tek başına kullanıldığı gibi, eş zamanlı olarak kimyasal peeling, dermabrazyon, lazer peelingle beraber iyileşmeyi desteklemek ve daha iyi sonuç almak için de kullanılabilir. PRP nasıl uygulanır? PRP 2 hafta arayla 3 - 4 seans olarak uygulanır. 10 - 12 ayda bir tekrarlanabilir. Uygulama seansları ortalama 30 dakika kadar sürer. PRP dolgu maddesi gibi derin kırışıklıklara verilebildiği gibi, mezoterapi olarak veya maske olarak da kullanılabilir. Kimlere uygulanır? Her yaş grubuna ve cinsiyete uygulanabilir. Kanser hastalarında, trombosit sayısı düşüklüğü olduğunda uygulanamaz. PRP'nin yan etkileri var mıdır? Otolog yani hastanın kendisine ait olduğundan bir yan etki görülmez. Yabancı bir madde kullanılmadan kişinin kendi kanından olduğu için alerji ve diğer reaksiyonların görülme olasılığı yoktur. Sadece uygulama bölgesinde enjeksiyona bağlı hafif bir ağrı ve morluk olabilir. Estetik amaçla; yüzde ince ve derin kırışıklıkların olduğu bölgelerde, izlerde, çatlaklarda, saç 13 Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Op. Dr. Gülden Avcı sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 14 K aliteli Ya ş a m Polikliniği 14 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 15 AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI ! ! "! ÇİĞNEMEKTE ZORLUK ÇEKİYORSANIZ ÇENE EKLEMİNİZDE SORUN OLABİLİR! Ağız ve Diş Sağlığı Dt. Ceren Saruhanoğlu Çiğnemekte zorluk çekiyorsanız, çenenizden olmaması gereken sesler geliyorsa çene eklemi rahatsızlığınız olabilir. Diş kaybı, çeneye alınan darbe gibi fiziksel nedenlerin yanı sıra stres gibi faktörlerde çene eklemi rahatsızlıklarına yol açabilir. KadıköyŞifa Kadıköy Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Ceren Saruhanoğlu çene eklemi rahatsızlıklarının nedenleri ve tedavi şekilleri hakkında bilgi veriyor. Çene eklemi (Temporomandibuler eklem) rahatsızlıkları toplumda azımsanmayacak ölçüde sık görülen ve neden olduğu ağrı ve disfonksiyon sebebiyle hastaların yaşam kalitesi ve günlük aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen komplike bir hastalıktır. maktadır. Yarım tona ulaşan bir sıkma gücü vardır ve günde 1500 - 2000 defa hareket ederek organizmanın en çok kullanılan eklemlerinden birini oluşturur. Alt çenenin hareketleri, boyun ve çene kaslarının ortak hareketi ile oluşur. “Stres ve üzüntü çene eklemi rahatsızlıklarına yol açabilir!” Çene ekleminin yapısı Çene eklemi, dış kulak yolunun hemen önünde yer alır. Kafa kemiklerinden oluşan eklem çukurcuğu ile alt çene kemiğinin uzantısı olan kondil’in arasındaki eklemleşmeden oluşur. Bu eklemleşmede papyon şeklindeki eklem yastıkçığının (disk) özel bir yeri vardır. Bu yastıkçık ağız hareket ederken iki eklem yüzeyinin uyumunu sağlar. Bu eklemi kaslar ve bağlar çevreler. Birinin bozukluğu diğerini etkileyebilir. Alt çene kemiği aşağı, yukarı, öne ve yanlara doğru hareket edebilmektedir. Bu düzenin bozulması yolunda gitmeyen bir şeylerin habercisi olabilir. Çene eklemimiz nasıl çalışır? Çene eklemi oldukça karışık fakat uyumlu çalışan yapısıyla ısırmadan çiğnemeye, yutkunmadan soluk alıp vermeye, konuşmadan ıslık çalmaya kadar pek çok işlevde rol al- Çene eklemini bozan nedenler nelerdir? 1. Normal istirahat halinde üst ve alt dişler arasında temas olmamalı ve dil üst çenede istirahat halinde olmalıdır. Bu durum çene civarındaki kasların gevşek olduğu ve eklemi en az zorlayan konumdur. Dişleri sürekli sıkmak bu kasları zorlamakta ve ağrıya neden olmaktadır. Bu sıkma gündüz istemli olabildiği gibi, gece irade dışı olarak da ortaya çıkabilir (diş gıcırdatma = Bruksizm). 2. En büyük nedenlerden biri de çenenin kapanış bozuklukları ve dişlerle ilgili sorunlardır. Bir tek eksik diş ve 15 yüksek bir dolgu bile çene eklemindeki normal düzeni değiştirebilmekte, çevredeki kasları yormakta ve şikayetlere neden olabilmektedir. 3. Tek taraflı çiğneme eklemi bozan bir başka nedendir. Hastalar bir tarafın daha çok ağrıdığı durumlarda haklı olarak diğer taraf ile çiğnemeyi tercih edeceklerdir. Bu çiğnenen taraftaki kasların aşırı gelişmesine, çiğnenmeyen taraftaki kasların zayıflamasına yol açar. Çene ekleminin düzeni bozulduğu gibi, hastanın yüzünün asimetrik görünmesine de sebep olabilir. 4. Stres ve üzüntülerin, çene eklemi ağrısının oluşmasında büyük bir yer işgal ettiğini görürüz. Bu durum çene civarı ve boyundaki kaslarda yüklenmelere sebep olarak dengesiz bir yük dağılımı oluşturmaktadır. 5. Baş, boyun ve çene ile ilgili travmalar (darbeler) çene sorununu başlatıcı bir faktör olabilir. 6. Tırnak yeme, sakız çiğneme, devamlı ağızdan nefes alıp verme, çekirdek yeme, pipo içme, uzun süre telefonla konuşma, keman çalma vb çene eklemi hastalıklarını kolaylaştıran diğer sebeplerdendir. 7. Tabii ki neden her zaman böyle masum olmaz. Bazen çene şikayetleri vücuttaki ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Bunlar tümör, enfeksiyon ve iltihaplı romatizma gibi hastalıklardır. sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 16 KARDİYOLOJİ ANİ KALP ÖLüMLERİ NASIL gELİŞİR? Son dönemde ani kalp ölümleri Türkiye'nin gündemine damgasını vuruyor. Rating rekorları kıran dizilerin senaristi Metin Açıkgöz ve Eskişehirspor'lu 25 yaşındaki futbolcu Ediz Bahtiyaroğlu ani kalp ölümü sonucu hayatını kaybedip sevenlerini üzüntüye boğan ünlülerden ikisi. Peki ani kalp ölümü nedir, nedenleri nelerdir ve kalp krizi geçiren kişilere nasıl müdahale edilmeli? Bu soruların cevaplarını KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Dr. Güven Caner veriyor! Kardiyoloji Uzm. Dr. Güven Caner Kalp hastalıklarından ölüm tüm ölümler içinde ilk sıradaki yerini korumaktadır. Kalp ölümleri nedenleri içinde de ilk sırayı halk arasına kalp krizi olarak bilinen “akut miyokard infarktüsü” almaktadır. Akut miyokard infarktüsüne bağlı ölümlerin büyük çoğunluğu ilk 8 saat içinde olmakta, bunların yarıdan fazlası hastaneye dahi yetiştirilemeden evde, sokakta vs. olmaktadır. “Sapasağlamdı evde ölüsünü buldular” ya da” aniden fenalaştı, hastaneye bile yetiştirilemedi” gibi lafları sık sık duyarız. Kulak çınlaması, baş dönmesi çene eklemi rahatsızlığı belirtisi olabilir! Eklem hastalıklarının belirtileri nelerdir? 1. Kas hassasiyeti ve ağrıları 2. Çene hareketlerinde değişiklik, kısıtlılık veya kilitlenme 3. Eklem sesleri 4. Ağızda kayma 5. Çiğneme düzeninin bozulması 6. Ağzı açamama 7. Sıkıntı, karamsarlık ve diğer psikoljik bozukluklar 8. Kulak çınlaması, baş dönmesi, halsizlik gibi şikayetler Çene eklemi rahatsızlıklarında teşhis Muayene yanında röntgen incelemelerinin de teşhiste önemini vurgulamak gerekir. Kemiklerle ilgili bozukluğu en iyi direkt filmler ve bilgisayarlı tomografi, yumuşak dokularla ve diskle ilgili bozukluğu en iyi Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) gösterir. Çene eklemi rahatsızlıkları nasıl tedavi edilir? Uyguladığımız tedavi yöntemlerini kısaca özetlersek; amaç her şeyden önce hastanın bu konuda eğitilmesi ve buna sebep olan faktörlerin ortadan kaldırılmasıdır. Eklem tedavisi ağırlıklı olarak ağız içine yapılacak bir plak (splint) tedavisi ile başlar sonrasında gerekli görülürse fizik tedavi, ilaç tedavisi, eklem cerrahisi ve psikiyatrik destek tedavileri ile desteklenir. Kalp krizinin nedeninin en önemli nedeni tıkalı damarlar Akut miyokard infarktüsü sonucu olan ölümlerin tamamına yakın bölümü “ventriküler fibrilasyon” denen son derece ciddi ve son derecede ölümcül bir ritm bozukluğu sonucu olmaktadır. Ventriküler fibrilasyon kalbin gelişigüzel elektrik deşarjları ile gelişigüzel etkin olmayan kasılmalarıdır. Ortaya çıkış nedeni de büyük sıklıkla kalbi besleyen koroner damarlardan birinin ya da bir kaçının tıkanması sonucu kalp kasının hasar görmesidir. Etkin olmayan bu gelişigüzel kasılmalar nedeniyle kalp vücudun ve özelliklede kansızlığa karşı diğer organlardan çok daha duyarlı olan beyine yeterli kan gönderemeyeceği için öncelikle beyin fonksiyonları bozulur. Hastada şuur kaybı oluşur. Beyinin kansızlığa tahammülü en fazla 5 dakikadır. 5 dakika içinde beyine ihtiyacı olan kanın gitmesi temin edilemezse beyinde irrevesibl (geri dönüşü olmayan) hasar oluşur. Başka bir deyişle beyin ölümü gerçekleşir. Bu durumda kalp tekrar normale döndürülse bile hasta bitkisel hayata girer. Beyin ölümünün gerçekleşmemesi için kalp masajı şart! İşte beyin ölümünün gerçekleşmemesi için hastaya hemen etkin kalp masajı yapılması gerekir. Etkin kalp masajı için hekimler başta olmak üzere tüm acil personeli eğitilir. Ancak herkesin etkin kalp masajı yapmayı öğrenmesi bazen hayat kurtarıcı olabilir. Burada asıl sorun venriküler fibrilasyonun normal ritme döndürülmesidir ki bunun da tek yolu hastayı defibrile etmektir. Yani halk arasın16 daki bilinen adıyla elektrik şokuyla kalbin ritmini düzeltmektir. Bunun içinde mutlak gerekli olan “defibrilatör” denen elektroetidir. Bu alet hastanelerde, polikliniklerde ambulanslarda kullanıma hazır vaziyette bulunmaktadır. Ancak bunların sadece bu alanlarda değil insanların toplu halde bulunduğu her yerde bulundurulması şarttır. Hele de spor yapılan yerlerde, yaşlı kişilerin fazla olduğu yerlerde mutlak bulundurulmalı ve mümkün olduğunca herkesin gereğinde bu aleti kullanma konusunda eğitilmesi gerekir. Yukarda da belirttiğim gibi beyini ve dolayısıyla hastayı kurtarabilmemiz için sadece 4 - 5 dakika gibi bir zamanımız vardır. Bu süre içinde her zaman sağlık elemanı bulunması mümkün olmayabilir. Daha şanslı olup hastaneye yetiştirilen hastalar için son derece ölümcül bir kalp ritm bozukluğu olan ventriküler fibrilasyonu habercisi olan ritm bozukluklarını önceden tanımak ve önlem alarak hastanın ventriküler fibrilasyona girmesine engel olmak için hemen tüm hastanelerde “koroner yoğun bakım ünitesi” denen bölümler açılmıştır. Bu bölümler sayesinde kalp krizinden ölümler (tabiî ki yoğun bakıma yetiştirilebilenler) arasında çok azalmıştır. Beyinin kansızlığa tahammülü en fazla 5 dakikadır. 5 dakika içinde beyine ihtiyacı olan kanın gitmesi temin edilemezse beyinde irrevesibl (geri dönüşü olmayan) hasar oluşur. sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 17 İÇ HASTALIKLARI ! ! "! Dİyabet Hastaları Dİkkat! HANgİ BELİRTİLER ACİL MüDAHALE gEREKTİRİR? İç Hastalıkları Uzm. Dr. Arzu Yalçın Rastlanma sıklığı oldukça yüksek olan ve halk arasında “şeker hastalığı” olarak tanımlanan diyabet, kontrol altında tutulduğu sürece hastanın kaliteli bir yaşam sürmesi mümkün olur. Hastalığın önemine dikkat çekmek için 14 Kasım Dünya Diyabet Günü olarak belirlenmiştir. Burada hastalığın oluşumu ve tedavisinin yanı sıra, bazı hastalıklar ve enfeksiyonların diyabet hastaları için hayati tehlike yarattığı ve acil müdahale gerektirdiği de unutulmamalıdır. KadıköyŞifa Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Arzu Yalçın hangi hastalıkların ve belirtilerin diyabetlilerde acil müdahala gerektirdiğini anlattı. Diyabetik hastalarda özel dikkat gerektiren c) Akut pankreatit: Alkol, safra kesesinde Diyabetin en önemli acil durumlar vardır ve tüm hastaların bunlar taş, aşırı yüksek kan yağları gibi nedenlerle komplikasyonudur. Bu durumda eğer en hakkında bilgisi olması gerekir. Özellikle üç meydana gelen pankreas iltihabı etken yakın sağlık kuruluşuna başvurulamıyorsa, acil durum vardır : olabilir. ulaşana kadar bol su içilmelidir. Hasta, şekeri enerjiye dönüştüremediği için yağlar 1. Diyabetik ketoasidoz: d) Kronik böbrek yetersizliğine bağlı üremi yakılacak ve yağların aşırı yakılmasına Özellikle tip 1 diyabette %25 çocuk tablosu bağlı, ortaya çıkan son ürün olan keton hastada ilk belirti olarak ortaya cisimleri üretilecektir. Bunlar arasında, en çıkabilmektedir. İnsülin eksikliğinin belirdiği e) Digoksin zehirlenmesi: Kalp yetmezliği iyi bilineni asetondur. Bunun çok fazla tip 2 diyabetli hastalarda da görülebilen bir nedeniyle Digoksin kullanan hastalarda üretilmesi, vücudun asit-baz dengesini, tablodur. dozun fazla gelmesi ketoasidoz komasını asit yönüne kaydırarak komaya neden olur. tetikleyebilir. Sebepler: a) İnsülin dozunun azaltılması veya Her hastanın evinde idrarda aseton ve f) Bilinmeyen nedenler kesilmesi: Hastanın bilerek ya da şeker ölçüm çubukları bulunmalıdır. İdrarda şeker ve aseton ölçümü çok pratik yanlışlıkla insülini kesmesi, kalem ve Belirtiler: ve yararlı bir yöntemdir. Bu belirtileri enjektördeki bozukluklar Çok su içme, çok idrara çıkma, kendinde hisseden hasta idrarında şeker güçsüzlük, kas ağrısı, bulantı, kusma, ve aseton pozitifliği saptandığında, en kısa b) Enfeksiyon: Solunum yolu iştahsızlık, karın ağrısı, baş ağrısı, şuur zamanda bir hastaneye başvurmalıdır. 300 enfeksiyonları, ishaller, idrar yolu bulanıklığı bulunabilir. mg'ın üzerinde şeker bulunup, idrarında da enfeksiyonları, diğer aseton varsa ulaşması zaman alacaksa 17 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 18 bol su içip 4 - 10 ünite kadar kristalize Belirtiler: insülin ( Actrapid, Humulin R, Humalog Terleme, titreme, sinirlilik, çarpıntı, veya Novo Rapid) yapılmalıdır. bayılacak gibi olma, açlık hissi, kesiklik, huzursuzluk, daha ileri dönemde ise görme bozuklukları, dalgınlık, koma ve nöbet 2. Hiperozmolar Nonketotik Koma: geçirme görülebilir. Diyabetik ketoasidozdan daha az sıklıkta karşılaşılır. Şeker düzeyi 500 mg/dlt'nin Nedenler: üstüne çıkar, idrarda aseton (keton) pek a) İlaçlar: İnsülin, sülfonilüre grubu bulunmaz. Daha ileri yaşlardaki antidiabetik ilaçların dozlarının fazla diyabetiklerde görülür. Tam bir insülin gelmesi, hastanın ara öğünlerini ihmal eksikliği yoktur. Sıvı ve elektrolit kaybı daha etmesi, alkol, seyrek olarak diğer ilaçlar.. belirgindir. Hastaların böbrek fonksiyonları b) Pankreasın bazı iyi ve kötü huylu çok iyi değildir. tümörleri c) Ağır karaciğer hastalıkları Sebepler: d) Ağır böbrek yetersizliği a) Enfeksiyonlar e) Diğer b) Akut pankreatit c) Pankreas kanseri Ağızdan gıda alabilen hastalarda şeker d) Kusma ile birlikte üremi verilmelidir. Elde hazır bulunuyorsa tip 1 e) Endokrinolojik (hormonal) hastalıklar diyabetli ve insülin kullanan tip 2 f) İlaçlar diyabetlilere glukagon (glukogen) ampul IM g) Sıcak çarpması yapılabilir. Bunlara yanıt yoksa, hastaya h) Yanıklar acilen hastaneye götürülüp %20-30 Dextroz taktırılmalıdır. Hasta sıklıkla nörolojik bir hastalığa sahip olduğu düşünülüp yanlışlıkla Nöroloji kliniğine sevk edilebilir. Çünkü belirtiler daha çok şuurda kapanma, ajitasyon vs. gibidir. Sıvı - elektrolit tedavisi önceliklidir. En yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Her hastanın evinde idrarda aseton ve şeker ölçüm çubukları bulunmalıdır. İdrarda şeker ve aseton ölçümü çok pratik ve yararlı bir yöntemdir. Bu belirtileri kendinde hisseden hasta idrarında şeker ve aseton pozitifliği saptandığında, en kısa zamanda bir hastaneye başvurmalıdır. 3. Hipoglisemi Koması: Kan şeker düzeyinin 50 mg/dl'nin altına inmesiyle gelişir. Bundan daha yüksek şeker düzeylerinde de belirti hisseden hastalar, hiç de nadir değildir. Ancak bu değerin üzerindeki hipoglisemilerde ciddi bir merkezi sinir sistemi hasarı beklenmez. 18 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 19 NÖROLOJİ ! ! "! EMg NEDİR? EMg İNCELEMSİ ÖNCESİNDE NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?. Elektronöromiyografi (ENMG) veya daha yerleşmiş adı ile Elektromiyografi (EMG), elektro (elektriksel), nöro (sinir), miyo (kas) ve grafi (yazı) sözcüklerinden oluşan bileşik bir sözcük olup sinirler ve kasların elektriksel sinyallerinin yazdırılması anlamını taşır. EMG çevresel sinirleri etkileyen hastalıklarda tanı koymak, tanıyı doğrulamak, çevresel sinirlerde ortaya çıkan işlev bozukluklarını ya da yapısal hasarların şiddetini belirlemek, hastalık sürecini izlemek ve uygulanan tedavinin etkisini değerlendirmek için başvurulan bir inceleme yöntemidir. Bir EMG incelemesinde hastaya farklı testler uygulanabilir. En çok uygulanan testler “sinir ileti çalışmaları” ve “iğne elektromiyografisi” testleridir. EMG Hangi durumlarda yapılır? Polinöropatiler: Diabet, B12 eksikliği veya böbrek yetmezliği gibi periferik sinirlerde yaygın hasara neden olan hastalıklar. Fokal nöropatiler: Tuzak nöropatiler (ör. Karpal, Kubital , Tarsal Tünel sendomları) başta olmak üzere genellikle tek sinirde hasara neden olan hastalıklar. Motor Nöron Hastalıkları: Çocuk felci veya ALS gibi omurilikteki motor sinir hücrelerinde hasara neden olan hastalıklar. Nöromüsküler hastalıklar Myastenia Gravis gibi sinir-kas iletisini bozan hastalıklar. EMG incelemesi öncesinde nelere dikkat etmelisiniz? • EMG incelemesi uzun zaman gerekti- Radikülopatiler: Bel veya boyun fıtığı gibi omurilikten çıkan sinir köklerinin hasarına sebep olan hastalıklar. ren hassas bir inceleme olduğundan acil Miyopatiler: Kas liflerinde hasara neden olan hastalıklar. randevu verilerek yapılır. EMG incele- 19 durumlar dışında genellikle hasta ve hekim için uygun zaman belirlenir ve mesi genellikle yarım saat ile 1 saat ara- sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 20 sında zaman alan bir işlemdir. Ancak ince- incelemeleri ve önceki EMG incelemeleri- lemenin planlanandan daha fazla işlem ge- nin sonuçlarını) yanınızda getiriniz. rektirmesi, hastanın hareket kısıtlılığı ya da kooperasyon eksikliği gibi nedenlerle nöro- • Hepatit, AIDS gibi kan yolu ile bulaşan fizyolog incelemeyi planladığı süreden bir hastalığınız varsa ya da taşıyıcı iseniz, daha uzun sürede sonuçlandırabilir. Böy- size EMG incelemesini yapacak nörofizyo- lesi durumlarda sizden önceki hastanın iş- loğa inceleme öncesinde durumunuzu bil- lemleri beklenenden daha uzun zaman diriniz. alabileceği için size verilen randevu saatinden yaklaşık yarım saat kadar daha uzun • Kullanmakta olduğunuz ilaçları yanınızda süre beklemeniz gerekebilir. Yapılacak in- getirin ya da isimlerini bir kağıda not alınız. celemenin 1 ila 1.5 saat sürebileceğini dikkate alıp, EMG laboratuarında yaklaşık 1.5 • Pace maker (kalp pili) taşıyorsanız ya da ila 2 saat geçirebileceğinizi planlayarak kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız, bu du- gelmeniz yararlı olacaktır. rumu incelemeyi yapacak olan nörofizyoloğa bildirin. Bu durumlar incelemenin • İncelemeye kolayca çıkarıp giyebileceği- yapılmasına engel değildir, ancak hekimin niz, olabildiğince bol giysilerle gelmeniz bu konularda bilgi sahibi olması önemlidir. uygun olur. Yüzük, bilezik, saat gibi takıla- İnceleme sırasında size küçük elektrik uya- rın incelemeden önce çıkarılması incele- rıları verilecektir. Bu uyarılar kesinlikle za- menin rahat yapılabilmesini sağlayacaktır. rarsızdır. Ayrıca kaslarınıza tek kullanımlık steril iğne elektrodlar batırılacaktır. Bu elek- • Bu incelemeler sırasında vücudunuzun trodlar tamamen sinyal kaydı amacına yö- çeşitli bölgelerinde deriniz üzerine yapıştı- neliktir ve bunlardan ilaç verilmeyecektir. rılan elektrodlardan çok küçük voltajlı elek- İğne elektrod batırılan yerlerde inceleme trik sinyalleri kayıtları yapılacaktır. sonrasında birkaç saat süren ağrı olabilir. Yapılacak işlemlerde derinizin elektriksel Nadir olarak iğne elektrod batırılan yerlerde iletkenliği önemlidir. Cildinizin üzerinde bu- küçük ve kısa sürede düzelen cilt altı kana- lunan kir ve yağ katmanları bu sinyallerin malar olabilir. EMG ağrı ve nadiren olabilen iletilmesinde güçlüğe neden olup, ince- küçük cilt altı kanamaları dışında tümüyle leme süresinin gereksiz uzamasına yol zararsız bir inceleme yöntemidir. açabilir. Bu nedenle bu incelemelerden önce zamanınız varsa ve durumunuz • Çocuklarda inceleme sırasında tepki ve uygun ise banyo yapmanız ve banyodan kooperasyon eksikliği olabilir. Bu nedenle sonra cildinizin üzerine krem, losyon gibi EMG incelemesi bir çocuğa yapılacaksa, maddeler sürmemeniz uygun olur. incelemeden önce uygun bir biçimde ço- • EMG incelemesini yapacak nörofizyolo- cuğun bilgilendirilmesi, korkusunun azaltıl- ğun incelemeyi planlayabilmesi için duru- ması için güler yüzlü ve anlayışlı bir tavırla munuz ile ilgili bilgilere ihtiyacı olacaktır. olabildiğince güven verilmesi uygun olur. Bu nedenle doktorunuzun size verdiği EMG istek formunu ve durumunuzla ilişkili ön- • Tetkik öncesi aç kalmanız gerekmez. ceden yapılmış olan incelemelerin raporlarını (radyolojik incelemeler, laboratuar 20 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 21 ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ! ! "! ÇOCUKLARDA BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ Bağışıklık sistemi vücudun savunma sistemidir. Öncelikle ağız –burun- deri yoluyla dışarıdan mikroorganizmaların vücuda girişini engellerken; aynı zamanda vücuda bir şekilde girmiş olan mikroorganizmaların hastalık yapmasını ve diğer organlara ilerlemesini de önlemektedir. Bağışıklık sistemi dalak, lenf bezleri, akyuvarlar, makrofajlar, yok edici hücreler ve hafıza hücreleri gibi birçok sistemin bir arada çalıştığı karmaşık bir sistemdir. ÇOCUK SAĞLIĞI HASTALIKLARI Uzm. Dr. Merve Başkan Bağışık sisteminin gelişimi anne karnında Son yıllarda astım- alerjik otoimmun has- şıklığını güçlendirir. başlar. İlk aylarda zayıftır ve zamanla ge- talıkların ve enfeksiyonların özellikle sos- Bu bağlamda kreşe giden çocuklar eğer çirilen enfeksiyonlar ile hafıza fonksiyonu yoekonomik olarak gelişmiş ülkelerde evde çok korumacı ve steril ortamda bü- gelişerek olgunlaşır ve vücudumuzu ko- daha sık görülmeye başlanması hijyen yütülmüşler ise doğal olarak kreşin ilk yıl- rumaya başlar. Annenin gebelikteki bes- hipotezi ile açıklanmaktadır. Hijyen Hipo- larında birçok mikroorganizma ile lenmesi, stresi, gebelikte geçirilen tezine göre ortam sterilliği arttıkça bağı- karşılaştıkları için sık enfeksiyon geçire- enfeksiyonlar ile bağışık sistemi oluş- şıklık sistemi kendine doğru çalışır ve ceklerdir. Bu enfeksiyonların %80 viral maya başlar. Bebek doğduktan sonra da kendine zarar vermeye başlar. Bazı oto- enfeksiyonlardır ve bu durumlarda gerek- çocuğun beslenmesi, yaşadığı ortamın immun hastalıkların temelinde bu yat- siz antibiyotik kullanımı ile çocuğun cilt- fiziksel durumu, çocukluk döneminde ge- maktadır. Öz çamaşır suyu gibi barsak ve boğaz florası bozularak bakteri çirilen enfeksiyonlar, kullanılan ilaçlar ve maddelerle evin sık sık temizlenmesi ço- direnci artar ve çocukta alerji- astım – aşılar ile bağışıklık sistemini etkileyen cuğun bağışıklık sisteminin gelişmesini atopi riski artar. Yapılan en büyük hata faktörlerdir. engeller. Çocuk ne kadar çok yaşadığı çocukların sık geçirdikleri ÜSYE ötürü ço- Aynı ortamda aynı ailede yaşayan ikiz- çevreyle ilişkide ise, yaşıtları ile oynuyor, cuğu kreşten alarak kişisel gelişimine lerde bile bağışıklık sistemi farklılıklar toprakla oynuyor ise o kadar bağışıklık engel olmaktır. Unutulmamalıdır ki eninde gösterebilmektedir. Fazla korumacı ailele- sistemi güçlenir. Ailenin tek çocuğu olup sonunda çocuk okula başlayınca yine rin çocuklarında bağışıklık sistemi yete- steril çevrede yaşayan çocuklarda bağı- aynı mikroorganizmaları içeren toplumsal rince gelişemediği için daha sık ve daha şıklık sistemini gelişemez ve bunun so- floraya girecek ve yine bu enfeksiyonları ağır enfeksiyonlar geçirme riskleri vardır. nucunda çocuk sık sık hasta olurlar. Çok ilk yıllarında geçirecektir. Çocuk bu flo- Bir çocuğun her yıl aşağı yukarı 7-10 kardeşli kalabalık evlerde büyüyen ço- rayla ne kadar erken karşılaşırsa o kadar kez ÜSYE geçirmesi son derece normal cuklar ise daha güçlü bağışıklık sistemine güçlü bağışıklık sistemi olur. ve bağışıklık sistemini güçlendiren bir du- sahiptirler. Toplumsal bir flora vardır ve Beslenme bağışıklık sistemini en çok et- rumdur. çocuk bu flora ile iç içe yaşayarak bağı- kileyen çevresel faktörlerden biridir. Bağı- 21 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 22 şıklık sisteminde en önemli besin kaynağı birlikte pişirilerek tüketilmeleri önerilir. lendirmede etkili bir meyvelerdir. Elma tabi ki anne sütüdür. Anne sütü içeriğin- Balık içerdiği omega 3 yağları ile bağışık- hem çiğ hem de zencefil ve zerdeçal ile deki immunglobulin ler ve koruyucu diğer lığı destekler haftada en az 1 öğün balık haşlanarak kullanılabilir. faktörleri bebeğe direk olarak geçmekte tüketimi çok önemlidir. Mayalı ürünler yoğurt- kefir vb içerdikleri ve bireyin ömür boyu onu koruyacak Meyvelere geçersek: öz turunçgiller por- probiyotikler ve prebiyotikler ile bağışıklık olan bağışıklığının ilk temellerini atmakta- takal –mandalina ve limon tüketilmelidir. sistemimizi güçlendirirler. Yoğurt- ayran- dır. Kışın çocuklarımıza hazırlayacağımız li- kefir gibi besinlerde bulunan probiyotik Çocukların yaşlarına uygun kaloriyi sağ- monata hem çok sevecekleri bir içecek ve prebiyotikler açısından mutlaka tüketil- layan 5-6 öğünden oluşan dengeli bes- yerine geçecek hem de C vitamini içeriği mesi gereken gıdalar içindedir. lenme bağışıklık sistemini olumlu yönde ile çocuklarımızı enfeksiyonlara karşı ko- Unutulmamalıdır ki; çocukların piyasada etkiler. Beslenme yetersizliği kadar obezite de kan yağları arttığı için bağışıklık sistemi negatif olarak etkileyen bir faktördür. Sebze ve meyveler içerdikleri vitaminler yoluyla özellikle de D ve C vitaminleri ile bağışıklığımızı güçlendiren besinlerden biridir. Sebzelerden brokoli- lahana-kereviz-pazı-turp-ıs- Çocuk ne kadar çok yaşadığı çevreyle ilişkide ise, yaşıtları ile oynuyor, toprakla oynuyor ise o kadar bağışıklık sistemi güçlenir. Ailenin tek çocuğu olup steril çevrede yaşayan çocuklarda bağışıklık sistemini gelişemez ve bunun sonucunda çocuk sık sık hasta olurlar. panak gibi yeşil yapraklı sebzeler özellikle kış aylarında mutlaka tüketilmesi gereken bağışıklığı güçlendiren sebzeler- ruyacaktır. Günde en az 1 portakal ya da bulunan vitamin ve bağışıklık sistemi dir. Çiğ ya da özellikle soğan ve sarımsa- 2 mandalina tüketilmesini çocuğa günlük güçlendirici ürünleri almak yerine sağlıklı ğın da bağışıklığı güçlendirici ve ihtiyacı olan C vitaminini sağlar. ve dengeli beslenerek bu vitaminleri antimikrobiyal etkileri olduğu için bunlarla Elma ve kivi de kışın bağışıklığımı güç- doğal yoldan almaları en güzel yoldur. 22 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 23 GÖĞÜS HASTALIKLARI ! ! "! KOAH ÖLüME NEDEN OLAN HASTALIKLAR ARASINDA 5. SIRADA! Göğüs Hastalıkları Uzm. Dr. Hakan Solak Dünyada her yıl ortalama 3 milyona yakın insan KOAH [Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) nedeniyle ölmektedir. Ölüme neden olan hastalıklar sıralamasında KOAH, şu an 5. sırada olmasına rağmen 2030 yılında 3. ölüm nedeni olması öngörülmektedir. KadıköyŞifa Kadıköy Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan Solak KOAH hakkında bilinmesi gereken en önemli bilgileri veriyor. KOAH NEDİR? KadıköyŞifa Kadıköy Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Hakan Solak, Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığının [KOAH]; tam olarak geri dönüşümlü olmayan ve genellikle ilerleyici olan hava yolu tıkanıklığı ile karakterize, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirtiyor ve şu bilgileri veriyor; “Uzun süre solunum yolu ile alınan sigara dumanı ve zararlı gazlara karşı akciğerlerde oluşan iltihabi yanıtla ilişkilidir. Yıllar geçtikçe bronşların ve hava keseciklerinin yapısı bozulmaya başlar, bunun sonucunda da bronşların hastalanmasıyla TIKAYICI BRONŞİT, hava keseciklerinin harabiyeti ve parçalanmasıyla AMFİZEM ortaya çıkar.” KOAH GELİŞİMİNDE EN ÖNEMLİ RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR? En önemli risk faktörünün sigara içilmesi olduğunu belirten Dr. Hakan Solak, sigara içen her 4–5 kişiden birinde KOAH ortaya çıktığını, ülkemizde en az 5 milyon KOAH hastası olduğunun tahmin edildiğini ve hastaların önemli bir kısmının hastalıklarının farkında olmadıklarını sözlerine ekliyor. Dr. Hakan Solak ; “ Kişiler şikâyetleri çok rahatsız edici olmadıkça doktora gitmemektedir. Oysa ki KOAH, ilerleyici bir hastalıktır ve sigarayı bıraktıktan sonra bile hasarların tamamen ortadan kaybolması çok zordur. Ancak sigaranın bırakılması ile hastalığın ilerlemesi yavaşlar, sigara bırakılmaz ise hastalık hızla ilerlemektedir.” KOAH’IN BELRTİLERİ NELERDİR? Başlangıçta öksürük ve balgam çıkarma önceleri sadece sabah görülür, az miktardadır ve sigara içmenin doğal bir sonucu olarak kabul edildiğinden genellikle önemsenmez. Aslında öksürük ve az miktarda balgam çıkarma KOAH’ın erken habercisi olabilir. Sigara içmeye devam edilirse, hastalık ilerler, öksürük şiddetlenir ve balgam miktarı artar. Nefes darlığı hastalığın erken dönemlerinde hızlı yürümede ve merdiven çıkarken ortaya çıkarken, hastalığın ilerlemesiyle istirahat de dahi nefes darlığı ortaya çıkar. Sigara içen kişilerde bu şikâyetler ortaya çıktığında hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulması gereklidir. Çünkü erken teşhis ve sigaranın bırakılması ile bu ilerleyici ve akciğerleri harap eden hastalıktan kurtulmak mümkün olabilir. Bu dikkate alınmaz ise ilerleyen dönemlerde kandaki oksijen miktarının azalmasına bağlı olarak başka önemli rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu rahatsızlıklar; • Aşırı terleme • Dilde, dudaklarda ve parmak uçlarında morarma • Şiddetli baş ağrıları • Geceleri uykusuzluk ve gündüz uyuklama 23 • Unutkanlık, dikkatsizlik, aşırı sinirlilik • Cinsel güçte azalma • Hazımsızlık, karında şişkinlik ve kabızlık • Eller ve ayaklarda uyuşma, yanma hissi, ellerde titreme Hastalığın daha da ilerlemesi ile kalp yetmezliği gelişir ve ayaklarda ödem (su toplanması) başlar. Kalp yetmezliği gelişen hastalarda nefes darlığı çok şiddetlenir ve hastalar günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelirler. Bu aşamadaki hastalar genellikle sürekli oksijen makinesi kullanma ihtiyacı hissederler. KOAH NASIL TEŞHİS VE TEDAVİ EDİLİR? Sıklıkla 40 yaş üstü erişkinlerde nefes darlığı, öksürük ve balgam şikâyetleri olanlarda ve uzun süreli sigara içimi, tozlu, dumanlı işyerlerinde çalışma öyküsü bulunanlarda KOAH’tan şüphe edilmelidir. Teşhis için SOLUNUM FONKSİYON TESTLERİ kullanılarak hava akımı kısıtlılığının varlığı saptanmalıdır. Tedavinin başarılı olması için; 1. SİGARANIN BIRAKILMASI 2. Kirli havalı ortamlardan kaçınılması, 3. Düzenli ilaç kullanılması gerekir. Tedavinin temelini sigaranın bırakılması oluşturmaktadır. İlaçlar bronşları genişletip nefes darlığını azaltır ve uzun süreli kullanımda akciğerdeki hasarları önlerler. Sigarayı bırakmayan kişilerde ilaçların fazla bir yararı olmamaktadır. Sigara içmeye devam edenlerde, hastalığa bağlı belirtiler her geçen yıl bir önceki yıldan daha da kötüye giderek, yaşam konforunu bozar ve hayatı ciddi olarak tehdit eder bir hal alır. sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 24 KADIKÖYŞİFA 9.KADIN SAĞLIĞI PANELİ gERÇEKLEŞTİRİLDİ Geleneksel olarak her yıl düzenlenen KadıköyŞifa Geleneksel Kadın Sağlığı Paneli'nin bu yılki ana başlığı İlk Üç Ay Obsterik Ultrasonografi ve Prenatal Tanıda Güncel Yaklaşımlardı. İstanbul Fenerbahçe, Faruk Ilgaz Tesisleri'nde, 16 Kasım 2012 tarihinde, gerçekleştirilen 9. KadıköyŞifa Kadın Sağlığı Paneli'nde, birbirinden değerli katılımcılar, Gebelikte Enfeksiyon Taramaları, Çoğul Gebelik – Prenatal Tanı, Çoğul Gebeliklere Özgü Anomaliler başta olmak üzere, İlk Üç Ay Obsterik Ultrasonografi ve Prenatal Tanıda Güncel Yaklaşımlar konusunda yeni gelişmeleri ele alıp fikir alışverişinde bulundular. Her yıl olduğu gibi yoğun bir katılımla gerçekleşen panele, devlet hastanelerinden ve özel hastanelerden kadın sağlığı alanında çok sayıda sağlık profesyoneli katıldı. 24 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 25 ! ! "! KadıköyŞifa Sağlık grubu Bakü’de Oksigen Klinik ile Know How anlaşması yaptı. 35 yıllık bilgi birikimi ve tecrübesini Bakü’ye taşıyan KadıköyŞifa Sağlık Grubu, Oksigen Göz Cerrahi Merkezi ve Medikal Estetik bölümleri hizmetlerinin standartlarının belirlenmesi KLİNİK XƏSTƏXANASI ,sunulması, hizmet kalitesinin arttırılması yönünde bilgi birikimini Azerbaycan halkı ile paylaşıyor. 15 Aralık 2012 tarihinde, Oksigen Klinik Hastanesi ‘nin Göz Cerrahi Merkezi ve Medikal Estetik bölümlerinin açılışı Bakü Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. KadıköyŞifa Sağlık Grubu ve Oksigen Klinik Yönetimleri ile hekimlerin hazır bulunduğu açılışta, verilecek hizmetler ile ilgili bilgiler verildi. Know How anlaşması kapsamında, Göz Cerrahi Merkezi’nde, genel göz sorunlarının tanı ve tedavilerinin yanı sıra, kapsamlı göz testleri, katarakt,glokom, şaşılık, kornea ve retina problemlerinin tanı ve cerrahi tedavileri ile, excimer laser (lasik) ve oküloplastik cerrahi gibi uygulamalar, ileri teknolojik donanımlar eşliğinde verilen eğitimler ve kurulan uzman hekim ekibi ile ortak yapılan değerlendirmeler ışığında gerçekleştiriliyor. Cilt uygulamaları; (ben, çil, güneş lekeleri, yaşlılık lekeleri, hormonal lekeMedikal Estetik Merkezi’nde ise, kişilerin yüz, vücut, saç sağlığına ve gü- ler, akne, geniş gözenek, yağlı, kuru cilt, yüz gençleştirme, kırışıklık, yüzde zelliğine yönelik sorunların kişiye özel sunulması, ileri teknolojik olanakla- sarkma, gözaltı torbaları ve morlukları, migren ve terleme tedavileri, dövme rın kullanımı, uzman hekimlerden oluşturulmuş ekibin Medikal Estetik silme, cilde özel cilt bakımları ve maskeler), Vücut uygulamaları; (selülit, alanındaki güncel yaklaşımlar konusunda bilgi donanımının sağlanması ve sarkma, çatlak, lokal yağlanma ve zayıflama tedavileri ) Lazer uygulama- uygun çözümler sunulması için eğitimler planlanması yapılan anlaşma ları; (Fraksiyonel karbondioksit kapsamında yer alıyor. lazer, Karbonpeeling (spektra), Merkezde gerçekleştirilen başlıca medikal estetik tedavi ve uygulamalar ; Diode lazer ile epilasyon, Alexandrate lazer ile epilasyon, lazerle cilt gençleştirme) Saç uygulamaları ve saç ekimi ; (Saç dökülmesinde mezoterapi & PRP ve saç ekimi ) Diğer işlemler ; Botox, Dolgu, Işık dolgusu, Mezolifting, Göz çevresi mezoterapisi, PRP, Karbon peeling, Altın iğne ve Radyofrekans, Gençlik aşısı, AWT, CRYOLİPOLİZ, Mezoterapi, Lipoliz. 25 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 26 Göz Cerrahi Merkezi ve Medikal Estetik bölümlerinin açılışı için Türkiye’den gelen ekibin içerisinde manken, oyuncu Tuba Altıntop da vardı. Bu vesileyle bir araya geldiğimiz Tuba Hanım’la sağlıklı yaşam üzerine kısa bir söyleşi yaptık. Keyifle okumanız dileğiyle.. 1. Önce mankenlik ardından şarkıcılık şimdi de oyunculuğa 4. Düzenli Check-up yaptırıyor musunuz? Sağlığınızı koru- adım attınız. On parmağınızda, on marifet var. Bundan mak için ne gibi önlemler alırsınız? sonra kariyerinizi hangi alanda sürdürmek istiyorsunuz? Düzenli check-up yaptırırım. Kadınların menopoz ve göğüs Gelecek için ne gibi planlarınız var? kanseri, rahim kanseri gibi konuları doktorlarıma danışır ve Öncelikle teşekkürler,KadıköyŞifa gibi büyük bir aileyle be- testlerimi yaptırırım. Sağlık geniş kapsamlı bir durum.Spor raber çalıştığımız ve sağlıkla alakalı her türlü sorunda bir- sonrası ya da gün içerisinde saunada biraz vakit geçirip likte çözüm yolları ürettiğimiz için. Evet çalışmalarım toksinleri elimden geldiği kadar bu şekilde atmaya çalışı- sunuculuk, oyunculuk ve sanatçılık dallarında devam edi- rım. Ara mevsimleri sevmem sadece; üşütüp hasta olma yor. Şubat ayında siz sevenlerimle buluşacağım bir maxi ya da alerjik olarak bazı istemediğim durumlar yaratabili- single projem var. Bir yandan stüdyo ve sahne çalışmala- yor. Geçişli havalarda daha fazla dikkat ederim kendime. rım da devam ediyor. 5. Pek çok kadın size gıpta ile bakıyor. Hayranlarınıza gü2. İki çocuk annesi olarak son derece formda görünüyorsu- zelliklerini korumaları ve sağlıklı bir yaşam sürdürmeleri için nuz. Formunuzu korumayı nasıl başarıyorsunuz? neler tavsiye ediyorsunuz? Spor şart tabi ki ancak yoğun tempoda çalışan biri olarak Stressiz bir hayat !! Olması ya da başarabilmek ne kadar spora ayıracağım vakit darlığından yürümeyi tercih edenler- gerçek veya olası diye düşünebilirsiniz. Ancak her şey be- denim. yinde bitiyor. Tabi ki bu fikirlerim hayatımda yaşadığım bir çok anektodlarla birleşti. Yaşanmışlıklar da diyebiliriz. So- 3. Çok yorucu bir mesleğiniz var. Bir yandan stres, öte yan- runları pek fazla kafama takmam. Sorunları çözerim tabi ki dan çok fazla efor sarf etmeniz gerekiyor. Sağlıklı kalabil- ama hemen o saniyede çözülecek gibi değilse zamana ya- mek için beslenmenizde nelere dikkat ediyorsunuz? yarım ve sonunda o işi çözerim. Ancak sağlığım her şey- Zararlı içecek ve yiyeceklerden kaçınırım. Örneğin kola ve den önemli olduğu için dikkat ederim bedenimi ve ruh fazla katı yağdan. Bol meyve, sebze ve su tüketirim. Yoğurt sağlığımı bozmamaya. Kremlerimi kullanırım ve vitaminle- ve ayran elimin altındadır. Uyku düzenim bozulduğunda bir rimi ihmal etmem. bardak ılık süt uykumu getirir örneğin. Tükettiğim şeylerin ne çok sıcak ne de çok soğuk olmamasına dikkat ederim. Yemeklerimi yavaş yerim. 26 sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 27 ! ! "! kitap Yedinci Gün YEDİCİ GÜN Yazar : İhsan Oktay Anar Sayfa Sayısı : 240 Yayın Evi : İletişim Dili : Türkçe Çizgilerin kürelere, zamanın sonsuzluğa, sonsuzlukların da hayâllere dönüştüğü bir hikâyedir bu. Sıradan insanların sıra dışılığı, bilinen hikâyelerin düşlere dönüşümü, zaafların asîlleşmesi, erdemlerin ardındaki günâhkârlık tüm içtenliğiyle akacak zihinlere. İnsan olmanın en zayıf ve en yüce yanları, bir hikâyenin dokunuşuyla bir kez daha bilinebilir olacak. İhsan Oktay Anar, bu yeni düşüyle sizleri bir kez daha şaşırtacak. Çizgilerde değil kürelerde gezinecek, bilinen zamanların bilinmeyen anlarına yolculuk edeceksiniz. Alışık olmadığınız bu dünyanın kapısından girdiğinizde âşinalık hissedecek, sadeliğin ihtişâmına teslim olmanın rahatlığıyla kendinizi akışta yolculuk ederken bulacaksınız. Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı Düş Hırkası DÜŞ HIRKASI Yazar : Filiz Özdem Sayfa Sayısı : 132 Yayın Evi : YKY CUMHURİYET’İN İLK YÜZYILI Yazar : İsmail Küçükkaya Sayfa Sayısı : 336 Yayın Evi : Timaş Basım Dili : Türkçe Filiz Özdem’in Korku Benim Sahibim’den sonraki romanı Düş Hırkası aklın öteki yüzüne düşüşü anlatıyor. Bir geçitten geçen onlarca insanın, geçidin ortasında du¨kkân camekânlarıyla birkaç eski binanın çevrelediği avlunun, birbirinin yanından geçerken farkında olmadan birbirine değen hayatların kitabı... Bir tabağa doldurulmuş bir avuç cam bilyenin birine dokunmak nasıl hepsini döndu¨ru¨r, her dokunuşta bu¨tu¨n renkler nasıl yeniden değişirse, ustaca bir araya getirilen kişilerin her birinin romana katılışıyla bütün metin de farklı bir renge bürünüyor. “Onun arkasında, suyun üstünde, bilincinin dışında kalan zaman, her biri yıllarca süren yirmi adım uzunluğundaki yolculuğunun zamanından koptu. (...) Cumhuriyet'in İlk Yüzyılı, İlber Ortaylı'nın kaleminden 1923'ten günümüze, günümüzden 2023'e uzanan, bir geçmiş ve gelecek muhasebesi... İsmail Küçükkaya sordu, İlber Ortaylı tüm içtenliğiyle cevapladı ve ortaya Türkiye'nin geçmiş ve geleceğiyle ilgilenen her okurun mutlak okuması gereken bir başucu kitabı ortaya çıktı... CUMHURİYET'İN İLK YÜZYILI'na yeni devletimizin yapı taşlarının döşendiği Osmanlı İmparatorluğu'nun modernleşme döneminden başladık. Atatürk ve silah arkadaşlarının yetiştiği II. Abdülhamid'in modernlik arayışı içinde geçen yıllarını, ama aynı zamanda istibdad günlerini ve buna karşı isyan edip hürriyet arayan genç Osmanlı subaylarının maceraları hayatları... Millî Mücadele dönemini, özgürlük havasının egemen olduğu Cumhuriyet'in ilk iki yılını ve tek partili zorlu zamanları, ardından gelen çok partili siyasal yaşamın başladığı 1950'li yılları... 27 Yediklerinizin İçinde Ne Var? YEDİKLERİNİZİN İÇİNDE NE VAR? Corci Zeydan, hazırlayan: Muhammed Harb, çeviren: Mustafa Özcan, Ark Kitapları, seyahat, 224 sayfa Beslenme, şefkatli anne ellerinden market raflarını 'süsleyen' sentetik gıdaların insafına terk edildiğinden beri sağlığımız da bozuldu. Gıda sektörü son derece rasyonel: Daha çok kazanmak için ne gerekiyorsa yapıyor. Yiyeceklerin tabiî hallerine tahammül edemiyorlar! Çünkü bizim için sağlık demek olan bu tabiîlik onlar nezdinde 'para' etmiyor. Büyük üreticiler ve onların emrindeki mühendisler, gıdaların raf ömrünü mümkün olduğunca uzatmak, rengini cazip kılmak, tadını değiştirmek, hacmini artırmak için gece gündüz çalışıyorlar. Bu 'yapay' değişimi sağlamak için de 'katkı maddeleri' kullanıyorlar. Ama 'küçük' bir sorun var: Bu katkı maddeleri hem sağlığımızı, hem de insanlığın geleceğini çok ciddi şekilde tehdit ediyor. İçerikler Radikal Kitap’tan alınmıştır. http://www.kitap.radikal.com.tr sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 28 sinema Hobbit: Beklenmedik Yolculuk Tolkien'in, Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin öncül kitabı olarak da görülen Hobbit'ten, üçlemenin yönetmeni Peter Jackson tarafından sinemaya uyarlanan iki filmlik Hobbit macerasının ilk bölümü olan Hobbit: Beklenmedik Yolculuk/The Hobbit: An Unexpected Journey ile bu sefer Bilbo Baggins'in gençliğine gidiyoruz. Bilbo huzurlu Hobbit toprakları olan The Shire'da yaşarken bir gün büyücü Gandalf aniden ortaya çıkar ve baş kahramanımız Bilbo kendisini efsanevi savaşçı Thorin tarafından yönetilen 13 cücelik maceracı bir grupta buluverir. Ejder Smaug’dan Erebor’un kayıp Cüce Krallığı’nı geri almak için çıktıkları bu yolculukta Goblinler, Orklar, öldürücü Warglar, Dev Örümcekler, Şekil Değiştirenler ve Büyücülerle dolu yollardan geçeceklerdir... Yüzüklerin Efendisi üçlemesinden tanıdığımız Ian McKellen, Cate Blanchett, Ian Holm, Christopher Lee, Hugo Weaving, Elijah Wood, Orlando Bloom ve Andy Serkis'i yeniden seyredeceğimiz filmde Richard Armitage, John Bell, Luke Evans, Ryan Gage, Evangeline Lilly, Bret McKenzie, Graham McTavish, Mike Mizrahi, Jeffrey Thomas ve Aidan Turner gibi kalabalık bir oyuncu kadrosu da eşlik ediyor. Filmin senaryosunda ise yönetmen Peter Jackson'ın yanı sıra Fran Walsh, Philippa Boyens ve Guillermo del Toro'nun imzası var. CM101MMXI Fundamentals Yakın zamanda daha ziyade yazdığı ve yönettiği filmlerle öne çıkan Cem Yılmaz'ın 2010 yılında gerçekleştirdiği stand-up şov gösterilerinin derlemesinden oluşan film, ünlü oyuncunun bu sefer komedyenlik yönünü olduğu gibi beyazperdeye taşıyan bir yapım. "CM101MMXI Fundamentals" adıyla sergilenen gösterilerle aynı adı taşıyan filmin Ocak 2013'te sinemalarda olması planlanıyor. Hansel ve Gretel: Cadı Avcıları Lincoln Film, Amerika Birleşik Devletleri'nin 16. Başkanı olan ve kuzey eyaletlerinde 1861-1865 yılları arasında yaşanan iç savaşa öncülük eden Lincoln'un son dönemlerine ışık tutuyor. İç Savaş'ın hararetli günleri geride kalınca, Abraham Lincoln ile kabinesi arasında fikir ayrılıkları da su yüzüne çıkacaktır. En ciddi görüş ayrılığı ise kölelik konusunda yaşanacaktır... Senaryosunu Pulitzer Ödüllü tarihçi Doris Kearns Goodwin'in çok satan kitabından ödüllü senarist Tony Kushner'in (Münih (Munich)) uyarladığı yapımın baş rolünde Daniel Day-Lewis yer alırken, yönetmen koltuğundaysa Steven Spielberg oturuyor. Filmin adı gelecek Oscar sezonu için şimdiden kulislerde dolaşıyor. Onlar klasik bir çocuk masalının baş kahramanı olan Hansel ve Gretel kardeşler. Ormanda yollarını kaybettikten sonra şeker ve çikolata kaplı cadının evinde tuzağa düşen kardeşler, akşam yemeği olmaktan son anda kurtulurlar ve işbirliği yaparak cadıyı kendi tuzağına düşürürler. Bu ilk avlarından sonra hiç ayrılmadan beraber yola devam eden Hansel ve Gretel, gittikleri her kasabada, her orman derinliğinde acımasız cadıları avlamakta ustalaşırlar. Norveçli sinemacı Tommy Wirkola'nın yönetmenliğinde hayata geçirilen filmde Hansel ve Gretel kardeşleri ise Jeremy Renner ve Gemma Arterton canlandırıyor. Klasik masalın elden geçirilmiş senaryosu ise yönetmen Wirloka ile Dante Harper'a ait. 28 Celal ile Ceren Başrollerini ünlü komedyen Şahan Gökbakar ve Ezgi Mola'nın paylaştığı Celal ile Ceren, Recep İvedik serisinde beraber çalışan yönetmen Togan Gökbakar ve Şahan Gökbakar Kardeşler'in yeni komedi projeleri.Filmin vizyon tarihi 18 Ocak 2013 İçerikler http://www.beyazperde.com sitesinden alınmıştır. sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 29 ! ! "! insan kaynakları bizden haberler Atananlar BOWLING TURNUVASI Bu yıl 8.sini düzenlediğimiz turnuvamız yine çok çekişmeli geçti. 25 grupta 105 kişinin katılımı ile gerçekleşen turnuvada renkli görüntüler vardı. Efsane Grubu (Anıl Doruk,Erhan Palamutçu, Hayreddin Sarı, Hüseyin Turan, Şenay Ekizoğlu) 678 puan ile Grup birinciliğini alırken 105 kişi içerisinde bireysel birinciliği 148 puan ile Dr.Bora Dericioğlu aldı. Birincilerimize ödülleri Genel Müdür Yardımcımız İlker Üçüncüoğlu tarafından verildi. KADIKÖYŞİFA SAĞLIK GRUBU çalışanlarımıza yeni görevlerinde başarılar diliyoruz. FUNDA ÇAĞDAŞ POLİKLİNİK SORUMLUSU KŞH > HASTA HİZMETLERİ SORUMLUSU AH SİBEL ŞAYAN EKİP LİDERİ - KŞH > POLİKLİNİK SORUMLUSU - KŞH HÜLYA AKGÜN HASTA KABUL YETKİLİSİ>AH POLİKLİNİK SORUMLUSU-AH SEDA ATAY HASTA DANIŞMANI> YATIŞ DANIŞMANI ZAFER SANCAKTAR SERVİS ELEMANI > DEPO ELEMANI Sifalı Miniklerimiz FUTBOL TURNUVASI Çocuklarınızla birlikte sağlıklı ve şifalı bir ömür dileriz 4.Şifa Cup Futbol Turnuvası kıran kıran bir mücadeleye ev sahipliği yaptı. Çok iyi hazırlanan takımlar finale kalabilmek için oldukça uğraş Mesut Gündoğdu Ensar Gündoğdu verdi. Geçen sene yine Finale kalan iki takım finalde büyük mücadele Özlem Tarhan Bahar Tarhan FATMA UÇAR SERİN - ELA ZEYNEP SERİN İLHAN DEMİRCİ-BETÜL DEMİRCİ ALPER SOYSAL-ALYA MELİS SOYSAL NADİDE-ORHAN COŞKUN-BATUHAN COŞKUN etti ve bu senenin galibi Emmisiler Grubu oldu. Evlenenler... FACEBOOK’TA PAYLAŞIM YARIŞMASI SONUÇLANDI. Facebook’ta en çok paylaşımı yaparak Ipad2 kazanan KadıköyŞifa Tanıtım Gönüllümüz İşe Alım Sorumlumuz Sevgi Yaylalı ödülünü Genel Müdürümüz Buket Pilavcı’dan aldı. 2.En çok paylaşımı yapan KadıköyŞifa Tanıtım Gönüllümüz Laboratuvar Teknisyeni Sorumlumuz Vedat Turunca’da ayrıca ödüllendirildi. 29 KADIKÖYŞİFA SAĞLIK GRUBU çalışanlarımıza bir ömür boyu mutluluklar diliyoruz. İBRAHİM KABAKÇI/ÖZLEM GÜLER DUYGU ÇÖNT GÜNAY KAYA GİZEM YAZGAN SUZAN ERYILMAZ EBRU DUMAN DİLEK ÇİÇEK MELİKE CEREN KIZILOCAK HİLAL YILDIZ TURAN DÜZGÜN BEYTULLAH AÇIKGÖZ ŞÜKRÜ ÖZCAN sayi4:BİZİMŞİFA DERGİSİ 24.01.2013 11:18 Page 30 sizden gelenler S i z d e n Ge le n ler 30
Benzer belgeler
Çene eklemi - Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon
Kemiklerle ilgili bozukluğu en iyi direkt filmler ve bilgisayarlı tomografi, yumuşak dokularla
ve diskle ilgili bozukluğu en iyi Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI) gösterir.
Tedavi: Uyguladığımız ...