Delhi Cuma mescidi ve Chandi Chowk Sabahın erken saatlerinde
Transkript
Delhi Cuma mescidi ve Chandi Chowk Sabahın erken saatlerinde
Delhi Cuma mescidi ve Chandi Chowk Sabahın erken saatlerinde uçuşan güvercinlerin eşliğinde Cuma Mescidinin , turistlerin oturup etrafı gözlediği, 25 basamaklı merdivenlerini tırmanarak Eski Delhi’yi keşfetmeye başlayabilirsiniz. Hemen yakınındaki tarihi pazar Chandi Chowk’u dükkanlar henüz açılmadan, kalabalıklar doldurmadan gezebilirsiniz. Şah Cihan zamanından bu yana pek bir değişikliğin olmadığına şahit olacaksınız. İsterseniz gelmişken lal kale’yi de ziyaret edebilirsiniz. Hindistan’ın Topkapısıni kim görmek istemez? Milli Müze 5000 yıllık bir tarihi miras ve 200.000’i aşkın sanat eserinin hepsi bir arada. Çola heykellerinden, Harappa oyuncaklarına, Kuşan sikkelerinden Pahari minyatürlerine, oradana Babürlü mücevherlerine kadar çok sayıda ve çeşitte eserler sizi şaşırtmak ve hayranlığınızı uyandırmak için bekliyor bulacaksınız. Lodi garden Yeni Delhi’nin en güzel mekanlarından Lodi Garden’ı gezerek 1450-1525 yılları arasında Hindistan’da hüküm sürmüş Lodi sultanlarının kümbetlerini görme, hem papağan dahil 35 çeşit kuşları kafes dışında sereserpe uçtuklarına şahit olma ve envai çeşit ağaç ve çiçekleri müşahede etme şansına sahip olacaksınız. Humayun Tomb Babür şah’ın oğlu Hümayün Şah’ın anıt mezarı Lodiler’den devralınan mimarinin nasıl gelişip Taç Mahal öncesi en mükemmel şeklini aldığını görmekte fayda var. Bir nevi Kanuni Sultan Süleyman’ın Kaptan-ı Derysı Seydi Ali Reis’in gözlemlediği mimariyi siz de görmüş olacaksınız. Evresindeki kümbetlere bakarak bir sultanla vezirin istirahatgahının arasındaki afrkı da görmüş olacaksınız. Dilli Haat Daha gelir gelmez eve hediyelik ne götürebilirim sorusuna Dilli Haat’ı gezerek cevap bulabilirsiniz. Hindistan’ın değişik şehir ve köylerinden getirilmiş Hint işi el sanatları, şallar, inciler, ipekli kumaşlardan bolca bulabileceğiniz Delhi pazarı alış veriş yapabileceğiniz en güzel noktalardan birisi. Qutb Minar Gurlu Muhammed’in komutanı Kutbeddin Aybek tarafından inşa edilen Kutup Minar sizi alıp 800 yıl öncesine götürecek. Dünyanın en yüksek tarihi kulesi özelliğini taşıyan minare size Selçuklu dönemi yapılarını hatırlatacak. Delhi’ye gelip de Kutup Minar’ı görmeden gitmek abes olurdu. Siz de İbn Batuda’nın izinden gidip minarenin hemen yanıbaşındaki Kuvvet-ül İslam Mescidi’ni ve Alaiye medreselerini, akabinde Kubeddin Aybek’in halefi, İltutmuş’un kabrini ziyaret edip bir Fatiha gönderiverin artık. India Gate ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı Üzerinde Çanakkale Savaşı dahil, Birinci ve İkinci Dünya savaşları’nda İnglizler’le maceraya atılan ve ölen Hintli askerlerin isimlerinin kazılı bulunduğu Hindistan Kapısı tarihi olmasa da turistik bir yer. Aynı mekanda bulunan Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na kadar altınızda arabanızla bir tur atmak İngilizler’in bu şehre verdikleri emeği ve niyetlerini görme hususunda bir fikir verebilir. Connaught Place ve Jantar Mantar İngilizler’in Yeni Delhi’yi kurarken alışveriş merkezi olarak düşündükleri bu mekan kurulduğu günden bu yana işliyor. Mimarisi için gezilebilecek bir yer. Buraya yakın tarihi bir güneş saati Jantar Mantar kızıl rengiyle dikkatinizi çekebilir. Janpath Hindistan’dan elim boş gütmesin düşündesindeyseniz yüzlerce Hint işi eşya sizi bekliyor. Masa örtüsünden, ipek şala, Keşmir işi halılardan tahta ev eşyalarına kadar bir çok hediyelik eşyayı burada bulma şansınız var. Ancak pazarlık yapmadan herhangi bir şeyi almanız tavsiye edilmez. Alışveriş yaparken zamanın nasıl aktığını anlayamayacaksınız bile. Taj Mahal Tac Mahal, Babür İmparatorluğu'nun 6. hükümdarı Şah Cihan (Şah-ı Cihan:Dünyanın Şahı) (1593-1666) tarafından, o zamanki imparatorluğun başkenti olan Hindistan'ın Agra şehrinde, Jumna (Yamuna) Nehri'nin kıyısında yaptırılmıştır. (Babür Şah'ın Hindistan da kurduğu Türk İmparatorluğu, Hindistan'da 332 yıl (1526-1858) egemen oldu.) Efsaneye göre yapımı bittikten sonra, türbe işçilerinin kolları aynı yapıttan bir tane daha yapılmaması için kesilmiştir. Bugün Hindistan'ın en fazla turist çeken bölgesi. Ancak çevresinde oluşan çarpık yapılaşma, bu tarihi yapıtın geleceğini tehdit ediyor. Bulunduğu şehrin bir çok noktasından açıkça görülebilen Tac Mahal, Türk-İslam Mimarisi'nin en önemli yapıtları arasında yer almaktadır. Dünyada aşk için dikilmiş en büyük ve en güzel anıt olarak kabul edilen bu türbe, Şah Cihan'ın büyük bir aşkla sevdiği eşi Ercümend Banu Begüm'ün doğum sırasında ölümü üzerine, onun anısına yaptırılmıştır.(Çocuk doğururken ölen kadınların kutsal olduğuna inanılır.) Yapının mimarları; Mimar Sinan'ın talebelerinden Mehmet İsa Efendi ve Mehmet İsmail Efendi ile yapıdaki yazıları yazan Hattat Serdar Efendi, eserin yapımı için Şah Cihan tarafından İstanbul'dan davet edilmişlerdi. 1632'de inşasına başlanan eser, 20 yıl sonra 1652'de tamamlanmıştır.[2] Tac Mahal'in yapımında parlak, ince mavi damarları olan beyaz mermer kullanılmıştır. Aynı mermerden yapılan ve yerden yüksekliği 82 metre olan kubbe,Mimar İsmail Efendi tarafından yapılmış ve 1648 yılında tamamlanmıştır. Babür İmparatoru Şah Cihan'ın, doğum sırasında ölen eşi Mümtaz Mahal'in anısına Agra'da yaptırdığı Tac Mahalanıt mezarının 1863-1869 yılları arasında Samuel Bournetarafından çekilen fotoğrafı. Tac Mahal'in yandan görünüşü. Kubbe üzerinde altınlı bir alem vardır. Türbenin beyaz mermerden 4 minaresi vardır. Anıtın dört yanına Hattat Serdar Efendi tarafından Yasin suresinin tamamı yazılmıştır. İnşaatta çok sayıda ustanın da yanı sıra, günde 20 bin işçinin çalışmasıyla türbe 1643'te, çevresindeki avlu ve yapılar 1649'da bitirildi. Tac Mahal, 20 yılda 1652'de bütünüyle tamamlandı. Agra ilinin dışında Yamuna Irmağı'nın kıyısında, 305x580 metre ölçülerinde dikdörtgen avluda yer alan Tac Mahal, dört cephesinin ortalarında 33 metre yüksekliğindeki taç kapılarıyla 75 metre yüksekliğindeki anıt kubbeyi çevreliyor. İç mekanı örten 30 metre yüksekliğindeki alt kubbeyle üst kubbe arasında türbe mekanı kadar ölü hacim var. Mümtaz Mahal ve Şah Cihan'in sandukaları üst katta, kubbenin altındadır. Sandukaların bulunduğu yerdeki kubbede insan ağzından çıkan her ses 7 kez yankılanacak şekilde bir akustiğe sahiptir. Şah'ın ve eşinin asıl lahitleri ise, en alt katta bulunmaktadır. Tac Mahal'in yüz binlerce akik, sedef ve firuze gömülü olan duvarlarında ayrıca 42 zümrüt, 142 yakut, 625 pırlanta ve 50 adet çok iri inci vardır. Romantik görünüşü ile herkesi büyüleyen, Doğulu Batılı birçok ünlü yazar ve şaire ilham kaynağı olan Tac Mahal, mehtaplı gecelerde bile aydan daha parlak görünür. Tac Mahal, 1983’ten bu yana UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'nde yer almaktadır. Imam Rabbani Hazretleri İmam Rabbani Kimdir ? Asıl İsmi, Ahmed bin Abdulehad bin Zeynel'abidin'dir. Lakabı Bedreddin, künyesi Ebu'l-Berekat'dır. 1563 (H.971) senesinde Hindistan'ın Serhend (Sihrind) şehrinde doğdu. olan İmam-ı Rabbani Hazretlerin Hz. Ömer'in (r.a.) neslinden gelmektedir. 1563'de Hindistan'ın Serhend şehrinde dünyaya gelmiş ve aynı yerde 1624 tarihinde vefat etmiştir. Hazret-i Ömer'in soyundan olduğu için , "Faruki" nesebiyle anılmış, Serhend şehrinden olduğu için de oraya nisbetle, "Serhendi" denilmiştir. Zamânının âlimleri, İmâm-ı Rabbânî Hazretlerine "Sıla" ismi ile hitâb ettiler. Sıla, birleştirici demektir. Çünkü, o, tasavvufun İslâmiyetten ayrı bir şey olmadığını İslâmiyete uygun bir şey olduğunu isbatlamaya çalışmış, ahkâm-ı İslâmiye ile tasavvufu birleştirmek istemiştir. İmam-ı Rabbani Hazretleri 1615 (H.1024) senesinde, elli üç yaşlarında iken, talebelerinden çok sevdiklerine; "Benim ömrüm ve hayatım hakkındaki kaza-yı mübremin altmış üç sene olduğunu ilham ile bana bildirdiler." buyurdu. Ve buna çok sevindi. Çünkü Peygamber Efendimize (asv) tabi olmasının çokluğu, yaş bakımından da uymakla belli oluyordu. Aynı zamanda bu hususta Hazret-i Ebu Bekr'e, Hazret-i Ömer'e ve Hazret-i Ali'ye de uymuş oluyordu. 1623 (H.1032) senesinde Ecmir'de iken; "Vefat etmemin yakın olduğuna dair işaretler, alametler görülmeğe başladı." buyurdu. Serhend'de bulunan kıymetli oğullarına mektup yazıp; "Ömrümüzün sona ermesi yakındır." buyurdu. Babalarının hasreti ve ayrılığı ile yanan, evliyanın gözlerinin nuru kıymetli oğulları, bu mektubu alınca, babalarının bulunduğu yere hareket ettiler. Huzuruna kavuşunca, bir gün, bu yüksek oğullarını hususi odaya çağırdı. Buyurdu ki: "Kıymetli oğullarım, bu dünyaya hiçbir şekilde nazarım ve bağlılığım kalmadı. Öbür dünyaya gitmek icab ediyor, gitme ve yolculuk alametleri görünmeğe başladı." Vefatı 1624 (H.1034) senesi, Safer ayının yirmi sekizi, kuşluk vakti vaki oldu. Eserleri: 1) Mektubat: 2) Redd-i Revafıd: 3) İsbatün-Nübüvve: 4) Mebde' ve Me'ad, 5) Adab-ül-Müridin, 6) Ta'likat-ül-Avarif, 7) Risale-i Tehliliyye, 8) Şerh-i Ruba'ıyyat-ı Abd-il-Baki, 9) Mearif-i Ledünniye, 10) Mükaşefat-ı Gaybiyye, 11) Cezbe ve Süluk Risalesi
Benzer belgeler
4.Gün-DELHİ
kısa bir mola ve saat 21.00 gibi Delhi’deyiz. Akşam yemeğinin ( misafirlerimiz isterse Türk
mutfağı ) ardından konaklama.
Hindistan`da T rk Egemenli i Zaman T rk Mimari
yazıları yazan Hattat Serdar Efendi, eserin yapımı için Şah Cihan tarafından İstanbul'dan davet
edilmişlerdi. 1632'de inşasına başlanan eser, 20 yıl sonra 1652'de tamamlanmıştır.[2]
Tac Mahal'in ya...
DELHİ-JAİPUR-AGRA
Otelde alınan sabah kahvaltısı sonrası Cuma mescidine hareket ediyoruz Babürlüler tarafından 16. yüzyılda kurulan Delhi’nin eski kısmında Şah Cihan tarafından yaptırılan
Hindistan’ın en büyük Camii...