Kırgızistan`ın Gizemli Türk Boyu Türk atalar (Barlaslar) Tarih
Transkript
Kırgızistan`ın Gizemli Türk Boyu Türk atalar (Barlaslar) Tarih
I. Türklük Hakkında Genel Bilgiler 1. Türk Adı Neredeyse on gündür Tanrı Dağlarına bakarak sabahlıyorum. Kitabın giriĢi olan ‗Türk adı‘ bahsine nereden baĢlayacağımı bilemedim. Kaynaklarda bir çok Ģey söyleniyordu. Hangisi doğruydu veya hangisi doğruya en yakındı. Yazılıp söylenenlerin bir kısmı hamasi söylemlerdi, bunlar duygularımızı okĢayan güzel izahlardı. Ancak, bilimlik esere ne kadarını alabilir, hangisini kaynak gösterebilirdim. Nihayet, 7 Aralık 2012 sabahı Tanrı Dağlarına bakarak, Türk‘e ad veren Tanrı‘nın adıyla baĢladım. Kanıma ad veren Tanrı‘nın yüreğime ıĢık, düĢüncelerime sağlık, kalemime (bilgisayarıma) güç vermesi duasıyla. Osman Nedim Tuna, A. Vάmbéry‘in Türk adını töre- fiiliyle ilgili tuttuğunu, türemiĢ ~ yaratılmıĢ anlamına gelen bir kavram olarak ifade ettiğini, J. Nemeth‘in ise, Eski Türkçe metinlerde geçen erk türk ikilemesinden hareketle güç ~ kudret anlamlarında düĢündüğünü söyler1. Birçok kaynakta benzeri görüĢler paylaĢılmıĢtır. "Türk" adının tarihte ilk defa ne zaman ve hangi kaynaklarda ne Ģekilde kaydedilmiĢ olduğu, tarihi süreç içindeki telaffuzları ve anlamı meselelerine de pek tabii olarak, ortaya atılmıĢ bir hayli görüĢ söz konusudur. Ancak umumiyetle Çin, Hind, Ġran, Grek, Musevi, Ön Asya yazıtları, Bizans ve Arap kaynaklarında yer alan bazı kayıtlara göre, en geç Gök-Türk çağından, M.Ö. 2. bin ortalarına kadar geri götürülebilen "Türk" adının, "kuvvet" anlamına geldiği ve Türkçe konuĢan kavimlerin bu ad ile tesmiye edildiği kabul edilmektedir2. Benzeri görüĢler daha çok, Ġbrahim Kafesoğlu3, Zeki Velidi Togan4, Bahattin Ögel5, Aydın Taneri6 vb kaynaklara müracaat edilerek yazılmıĢlardır. Bugün gerek elektronik, gerek yazılı kaynaklara müracaat ettiğimizde Türk adı hakkında genel bilgilendirilme aĢağı yukarı aynıdır. Tuna, ‗millet adlarının aynı zamanda kiĢi~insan manasına da geldiğini söyler ve yakı = insan (Kızılderili kabilesi), vogul=insan (Ural halklarından) Türk kelimesinin de türe- fiilinden türemiĢ~ yaratılmıĢ anlamında türük = insan manasıyla ilgili olduğunu ifade etmiĢti7. Tuna‘nın bu görüĢü aslında Çin kaynaklarında da destek bulmaktadır. 1 Tuna, Prof. Dr. Osman Nedim, 1988-1989 Doktora Dersleri Ders Notları (YayınlanmamıĢ), Ġnönü Üni. Sosyal Bilimler Enstitüsü, Malatya, 1989 2 Hunkan, Ömer Soner, Orta Asya‘da X-XIII Yüzyıllarda ‗Türk‘ Adı Üzerine Bazı Kayıtlar, Türkiyat AraĢtırmaları, Hacettepe Üniversitesi, Sayı 2, Bahar 5, 3 Kafesoğlu, Prof. Dr. Ġbrahim, ‗Tarite Türk Adı‘, ReĢit Rahmeti Arat Armağanı, Ankara, 1966, 306-311.s 4 Togan, Prof. Dr. Zeki Velidi, Umumi Türk Tarihine GiriĢ, Ġstanbul, 1981, 36-37.s 5 Ögel, Prof. Dr. Bahattin, Türk Kültürünün GeliĢme Çağları, Ġstanbul, 2001, 6-12. s 6 Taneri, Prof. Dr. Aydın, Türk Kavramının GeliĢmesi, Ankara, 1993, 63-69.s 7 Tuna, Prof. Dr. Osman Nedim, a.g.e. 7 1 Ankara, 20055-12 s 2. s Tayvanlı Türkolog Liu Yi-tang‘a göre, ―Hu‖ ve ―Xiong‖ Hunca ―Qun‖, ―Khun‖, ―Kun‖, ―Hun‖ kelimelerinin Çincedeki değiĢik tercüme biçimleri olup, ―insan‖, ―halk‖, ―ahali‖ anlamlamındadır. Hunlar baĢlangıçta Diu 狄 kabile birliği içerisinde yer alan bir kabile olup, M. Ö. 8. yüzyılda güçlenerek birlik içerisinde önemli siyasi güç hâline gelmiĢlerdir Türkler ve Uygurların Hunlardan geldiğine dair kayıtlar ise Çin tarih kaynaklarında bolca bulunmaktadır. Mesela: ―Türkler, Hunların baĢka bir ırkındandır‘, ―Uygurların ataları Hunların soyundandır‖ gibi8. Çin kaynaklarında Türk adı üzerine farklı bilgiler de bulunmaktadır9. Erol Güngör, ‗Türk adı çeĢitli Türk boylarından birinin adı idi‘ , ‗milattan sonra 6.yy.da ana dili Türkçe olan bütün boyların her biri değiĢik bir isimle anılmakla birlikte,bunların hepsine birden Türk denilmeye baĢlanmıĢtır10‘ ifadesi ile Türk adının önceleri bir boy adı olduğunu sonra diğer boyları da içine alan bir üst kimlik adı olduğunu söyler. Hatipoğlu, ‗Türkler bugün olduğu gibi, eski çağlarda da ayrı ayrı boy adlarıyla tanınıyorlardı. Bugünkü, Kırgızlar, Özbekler, Yakutlar, ÇuvaĢlar gibi, eski çağlarda da Subarlar (Subariler, Subirler), Gudlar ya da Guzlar (KaĢlar) vardı. Kısaca M.Ö.3500 yıllarında yaĢamıĢ olan Sümerler de, i.ö.2500 yıllarında hükümran olan Gudlar (Kutlar) ve yine i.ö.1700 yıllarında hâkimiyet kuran KaĢlar (Guzlar) arasındaki zaman farkı hükümranlık zamanlarının farkıdır. Yoksa Türkler bu yörelerde aralıksız, uzun yüzyıllar yaĢamıĢlardır, Suriye'deki KaĢ'lardan tarihçi Strabon Kos adıyla söz ettiği gibi Hazreti Muhammed zamanında da Türklerin bu yörelerdeki varlığından ve güçlerinden hadislerde de önemli kayıtlar vardır. Kaldı ki, Hazreti Muhammed'den önce, Mekke'nin anahtarının muhafızı olan Huza'a kabilesinin Türk asıllı olduğu Emir Kuzay gibi adlardan esinlenerek söylenebilir‘ (bkz. Ġslam Ansiklopedisi Huza'a)11 diyerek hemen hemen aynı görüĢü destekler. Sümer, ‗abidelerdeki ‗Türk‘ adı kavmî bir isim olup, bu adı Türkçe konuĢan bütün kavimlerin değil, onlardan yalnız birinin taĢıdığı hususu vâzıhtır. Hanedan bu kavme mensup bulunmakta ve devlet de en baĢta bu kavme dayanmaktadır12‘ der. Ercilasun, ‗Hiç Ģüphe yok ki Türkler milattan önceki üçüncü, ikinci binlerden beri mevcuttur. Çivi yazılı Sümer metinlerinde bulunan di (demek), dingir (tanrı), dug (dökmek), uĢ (iĢ), zag (sağ taraf), Ģurim (yarım), kabkagak (kap kacak) vb. 330‘dan fazla Sümerce-Türkçe ortak kelime ile bu durum apaçık ortadadır. Ancak o zamanlar Türk adı yoktu. Büyük bir ihtimalle elimizdeki kaynaklarda bulunmuyor. Göktürklere gelinceye kadar Hun, Kırgız, Usun, Toba, Tabgaç, Ogur, Sabir, Töles gibi adlar taĢımıĢız. Altıncı yüzyılda ortaya çıkan 8 Ġnayet, Prof. Dr. Alimcan, Divanü Lûğat-it-Türk‘te Geçen ―Çin‖ ve ―Maçin‖ Adı Üzerine, Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic 9 Enver Baytur, Heyrinisa Sıdık, age., s. 22-23 Volume 2/4 Fall 2007, 1175. s 9 Bu konuda geniĢ bilgi için bkz. Ġnayet, Prof. Dr. Alimcan, age. 10 KiriĢçioğlu, Prof. Dr., Fatih, Prof.Dr.Erol Güngör ve Türk Dili‖, Prof. Dr. Erol Güngör‟ü Anma Paneli,G.Ü.KırĢehir Eğitim Fak.,24.04.2003, KırĢehir 11 Hatipoğlu, Prof. Dr. Vecihe, Türk Tarihinin BaĢlangıcı, Türkoloji Dergisi, C VIII, AÜ. DTCF Yay. Ankara, 1979, 29-52. s, 33. s 12 Sümer, Prof. Dr. Faruk, Oğuzlar, Türkler Ansiklopedisi, 2. Cilt, 2002, Ankara, 291.s 2 Göktürklerden beri de Türk adını kesintisiz olarak bugüne dek getirdik. Çinliler, r sesini söyleyemedikleri ve hece sonunu da kapatamadıkları için Türk diyememiĢler; Tu-kyu demiĢlerdir. Türk kelimesi, Köktürkler çağına ait Soğdak (bir Doğu Ġran kavmi), Orta Fars ve Arap kaynaklarında Turk, Süryani kaynaklarında Turkaye, Yunan kaynaklarında Turkos, Sanskrit kaynaklarında TuruĢka, Tibet kaynaklarında Drug olarak geçer‘13. ―Türk‖ adı VI. yüzyıl ortalarında doğru tanınmakla beraber, bu isim altında ancak mahdut bir iki zümre veya siyasî birliğin kastedildiği muhakkak gibi görülüyor. Muhtelif yerlerde ve ayrı ―kavimler‖ halinde yaĢayan ve ―Türk‖ ırkından gelen urukların kendilerine has adları olduğu biliniyor; ―Türk‖ adının umumileĢmesi, etnik mana alması ise daha sonraki bir devire aittir; belki de Araplarla, yani Ġslamiyet‘le temasın neticesidir. VIII. yüzyıl baĢlarında Araplar Mavera-ün-nehre gelince Türklerle temas etmiĢler ve Türkçe konuĢan bütün Türk kavimlerine ayrı adlarına bakmaksızın umumi olarak ―Türk‖ adını vermiĢlerdi. Ġslamiyeti kabulden Türkler de kendilerini bundan böyle ―Türk‖ diye atlamıĢlar ve bu suretle ―Türk‖ adı gittikçe geniĢ bir mana, yani Türk ırkından gelen bütün kavimlerin adını ifade eder olmuĢtur14. Herodot Tarihinde, Ġskit ülkesinde yaĢayan Tyrkae‘nin Türk olduğu sanılıyor. Hint kaynaklarında, Türkler, Turukha Perslerin ġahnamesi‘nde (Ġran ile kafiyeli) Turan asıllı savaĢçı Türkler‘den söz ediliyor. 1090 yılına ait Ansbert günlüğünde Turchia ya da Türkhia adına yer verilmiĢtir. Diğer milletler Türk adını Ģu Ģekillerde seslendirirler: Çinliler. Tuku, Tukyu, Tukuye, Toukiue, Tuchüeh, Tures, Tucüe, Tik; Hintliler, Turuha; Araplar, Etrak-Terakime; Makedonlar, Trak-Thrace; Ġran-Farslar, TuranTürkan; Ġtalyanlar, Turco, Turchetto, Turcica; Kafkas Halkları. Turuk-Turukki; Almanlar, Turken, Türck, TürkeiTurkay; Ġngilizler, Turks, Türkei, Türkischen; Çeçen, Türko; Fransızlar, Turquie; Estonlar, Turgi; Macar, Török; Yunan,Turco-Türco15. Umumiyetle, Çin, Hind, Ġran, Grek, Musevi, Ön Asya yazıtları, Bizans ve Arap kaynaklarında yer alan bazı kayıtlara göre, en geç Gök-Türk çağından, M.Ö. 2. bin ortalarına kadar geri götürülebilen "Türk" adının, "kuvvet" anlamına geldiği ve Türkçe konuĢan kavimlerin bu ad ile tesmiye edildiği kabul edilmektedir16. ġu bilgiler bizim için ayrı bir önem taĢımaktadır: X. Yüzyılın ikinci yarısında Orta Asya'da yeni Müslüman kimliği ile Seyhun ötesinde siyasi birliğini tesis etmiĢ olan "Türk hakanlığı" (Karahanlılar), öteden beri Samanilere son vererek Maveraünnehri ele geçirmek ve böylece Ġslam coğrafyasına fiilen girmek için önüne gelen fırsatları değerlendirmeye çalıĢmakta idi. Nihayet, hakanlığın batısını yöneten Buğra Han Ebu Musa Harun, 13 Ercilasun, Prof. Dr. Ahmet Bican, Ne Zamandan Beri Türk‘üz, 29 Haziran 2011, Yeniçağ Gazetesi 14 Kurat, Prof. Dr. Aktes Nimet, Göktürk Kağanlığı IV, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, Dün/Bugün/Yarın, Sayı 105-106-107, Ekim-Kasım-Aralık 2005, TTK Yayınları, 2005, Ankara, 63.s 15 Yüksek, Özcan, Atlas Dergisi, Temmuz, 2005 16 Hunkan, Ömer Soner, age., 6.s 3 Maveraünnehr'e yönelerek, Fergana'yı ele geçirdi ve burada kendi adına para bastırdı. Türk hakanlığına ait bugün mevcut olan en erken tarihli (381 / 991-992) bu Fergana dirheminde Buğra Han Ebu Musa Harun kendini "Türk Hakan" Ģeklinde tavsif etmektedir. "Türk" adını, hanedanın doğu koluna mensup baĢka üyelerinde de görmek mümkündür. Yer ve tarihleri silik ya da net okunamayan ' 44 "? / 1049-? tarihli ve yeri belirsiz bir dirhemde "Buğra Kara Hakan" unvanı ile zikredilen Buğra Han Muhammed (449 / 1057-lü58)'in tabii, "Yağan Türk Tegin" unvanlarım taĢıyan bir hanedan mensubu idi. "Türk" adına bir de 450 / 1058-1059 tarihli Kuz Ordu (Balasagun) yazı üslubuna uygun dirhemlerde" "Tonga Kara Hakan'a tabi olan ve sadece "Türk" unvanının okunabildiği bir hanedan mensubunda rastlanmaktadır. XII. Yüzyılın ikinci yarısında Özkendde Hüseyn b. Hasan türbesindeki Rebiülahir 547 / Temmuz-Ağustos 1152 tarihli kitabede Alp Kılıç Tonga Bilge Türk Tuğrul Hakan unvanları ile zikredilen Hüseyn b. Hasan'ın unvanları arasında da "Türk" adına tesadüf edilir17. Kırgızistan OĢ vilayeti Özgen ilçesinde bulunan üzerindeki kitabelerinde Türk adı geçen Hüseyin bin Hasan türbesi (1152) Bizim araĢtırmamıza konu olan Türklerin yoğun olarak bulundukları bölgede tarih içerisinde de ‗Türk‘ adını kullanan yönetici sınıfın bulunması dikkate değerdir. 17 Hunkan, Ömer Soner, a.g.e., 6-7 s 4 Bölgede basılan paralarda ve Özkent kitabesinde yer alan "Türk" adının, "kuvvetli" anlamında kullanılan bir unvan olarak değil, hanedanın bağlı olduğu soyu ifade etmek için kullanıldığını düĢünmek mümkündür. Bilindiği üzere Türk hakanlığından önce kendilerini "Türk" olarak vasıflandıran tek hanedan Gök-Türk hanedanı yani, tarihi AĢina sülalesi idi. Nitekim Ġslam kaynaklarında Türk hakanlığının menĢei kabul edilen "Türk Afrasyab (Cüzcani i 1363: 140)"ın, Mesûdi'nin bir kaydına göre AĢina'nın bir kolundan geldiği anlaĢılmaktadır (Mesüdi i 1985: 134). Bu nedenle olmalıdır ki, Türk hakanlığı hanedanı mensupları Ġslami metinlerde "Kadır Han Türk (Yüsuf b, Harün)" (Cüzcani i 1363: 230), "Togan Han Türk (Ahmed b. Ali)" (Curfadekani 1374: 294), "Ġlig Han Türk (Nasr h. Ali)" (ġebankarei 1376: 48) ve "SubaĢı Tegin Türk (Ali Tegin)" (Gerdizi 1363: 388) Ģeklinde "Türk" adı ile birlikte zikredilmektedir18. X. yüzyılın sonlarına doğru Ġslam coğrafyasına siyasi bir güç olarak girmeye baĢlayan Türk hakanlığında hakim sınıf, "Türk" adını kullanarak, Ġslam öncesi Gök-Türklere kadar uzanan soyağaçlarına bağlı kalmayı sürdürmüĢler ve bunu, kendileri gibi Türk kabul ettikleri komĢu devletlerle dostluğa bir vesile saymıĢlardır19. 2. Orhun Yazıtlarında Türk ―Tanrı gibi gökte olmuĢ Türk Bilge Kağan‖ diyor ki: ―Üstte mavi gök, altta kara yer yaratıldığı zaman ikisi arasında kiĢioğlu yaratılmıĢ. KiĢioğlunun üzerine de atalarım Bumın Kağan, Ġstemi Kağan hükümdar olarak oturmuĢ. Oturup Türk milletinin ilini töresini tutmuĢ, düzenlemiĢ.‖ Bu sözler taĢa yazılıdır ve tarihi de günü gününe bellidir: 21 Ağustos 732. Göktürklerin ―bengü taĢ‖ dediği anıt bugün de Moğolistan‘ın ortasında, Orhun ırmağı kıyısında durmaktadır 20. Muharrem Ergin, Orhun Yazıtları için Ģöyle diyor : ‗Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin.. Ġlk Türk tarihi.. TaĢlar üzerine yazılmıĢ tarih.. Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaĢması.. Devlet ve milletin karĢılıklı vazifeleri.. Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikası.. Türk askerî dehasının, Türk askerlik san'atının esasları.. Türk gururunun ilahî yüksekliği.. Türk feragat ve faziletinin büyük örneği.. Türk içtimaî hayatının ulvî tablosu.. Türk edebiyatının ilk Ģaheseri.. Türk hitabet san'atının eriĢilmez Ģaheseri.. Hükümdarâne eda ve ihtiĢamlı hitap tarzı.. Yalın ve keskin üslubun ĢaĢırtıcı numunesi.. Türk milliyetçiliğinin temel kitabı.. Bir kavmi bir millet yapabilecek eser.. Asırlar içinden millî istikameti aydınlatan ıĢık.. Türk dilinin mübarek kaynağı.. Türk yazı dilinin ilk, fakat harikulade iĢlek örneği.. Türk yazı dilinin baĢlangıcını miladın ilk asırlarına çıkartan delil.. Türk ordusunun kuruluĢunu en az 1250 sene öteye götüren vesika.. Türklüğün en büyük iftihar vesilesi olan eser., insanlık aleminin sosyal muhteva 18 Hunkan, Ömer Soner, a.g.e., 8. s 19 Hunkan, Ömer Soner, a.g.e., 11. s 20 Ercilasun, Prof. Dr. Ahmet Bican, Ne Zamandan Beri Türk‘üz, 29 Haziran 2011, Yeniçağ gazetesi 5 bakımından en manalı mezar taĢları.. Dünyanın bugün belki de en büyük meselesi olan Çin hakkında 1250 sene evvelki Türk ikâzı.21 Yukarıdaki ifadelerde açıkça anlatıldığı gibi Orhun Yazıtları Türk için ayrı bir önem taĢımaktadır. Orhun Yazıtlarında Türk adı, diğer boy ve millet adları aĢağıda tabloda verdiğimiz hallerde geçmektedir. 1. BK1D41-1 TÜRÜK: BİLGE:KaGaN , TÜRÜK: BİLGE:, TÜRÜK: TeÑRİ 2. BK1D41-2 TÜRÜK: BeGLeR: BODuN: 3. BK1D41-3 TÜRÜK: BODuNıÑ: İLİN: TÖRÜSÜN 4. BK1D41-4 KÖK: TÜRÜK 5. BK1D41-7 TÜRÜK: BODuN: İLLeDÜK: İLİN:, TÜRÜK: BeGLeR: TÜRÜK: ATIN: ITI 6. BK1D41-8 TÜRÜK: KaRA: KaMaG: BODuN 7. BK1D41-9 TÜRÜK: BODuN: ÖLÜReYİN: 8. BK1D41-10 TÜRÜK: TeÑRİSİ:,TÜRÜK:IDUK: YİRİ:, TÜRÜK: BODuN: YOK 9. BK1D41-11 TÜRÜK: TÖRÜSÜN: IÇGıNMıŞ: 10. BK1D41-14 TÜRÜK: BODuNıG: 11. BK1D41-16 TÜRGiŞ: KAGaN: TÜRÜKüM: BUDuNIM: eRTİ 12. BK1D41-18 TÜRÜK: BODuNıG:,TÜRÜK: OGuZ: BeGLeRİ: BODuN 13. BK1D41-19 TÜRÜK: BODuN:, TÜRÜK: BODuN: 14. BK1D41-20 TÜRÜK: BODuN: aTI: KÜSİ: 15. BK1D41-21 TÜRÜK: BODuN: aTI: KÜSİ 16. BK1D41-22 TÜRÜK: BODuN: 17. BK1D41-26 ÇİK: BODuN: KIRKıZ: BİRLE: YaGI: BOLTI:, ÇİK:TaPA:SÜLeDiM:, KIRKıZ: TaPA:SÜLeDiM 18. BK1D41-27 KIRKıZ: BODuNuG: UDA: BaSDıM:, TÜRGiŞ: TaPA:,TÜRGiŞ:BODuNuG:UDA: BaSDıM:, TÜRGiŞ: KaGaN: SÜSİ: OTÇA: BORÇA: KeLTİ: 19. BK1D41-29 KARLUK: BODUNUG: ÖLÜRTÜM:, BASMIL: KARA: ----DÜD----:, KARLUK: BODUN: TİRİLİP:, TOKUZ: OGUZ: MENİÑ: BODUNUM: 20. BK1D41-30 TÜRÜK: BODuN 21. BK1D41-32 OGuZ: TaPA: SÜLeDiM:, OGuZ: SÜSİ: BaSA: KeLTİ 22. BK1D41-33 TÜRÜK: BODuN: KaZGaNMıŞ:, TÜRÜK: BODuN: ÖLTeÇİ:, TÜRÜK: BeGLeR: BODuN OGuZ: BODuN 23. BK1D41-34 OGuZ: BODuN:, OKuZ: TaTaR: BİRLE: TİRİLiP: KeLTİ 24. BK1D41-35 TOKUZ: OGuZ: BODuN:, TaBGaÇGaRU: BaRDI:, TaBGaÇ: ----: BODuN 25. BK1D41-36 TaBGaÇDA: aTI: KÜSİ:, TÜRÜK: BODuNuG 26. BK1D41-37 UYGuR: iLTeBeR: YÜZÇE: eRiG: 27. BK1D41-38 TÜRÜK: BODuN:, OGuZ: TeZiP:, TaBGaÇKA: KİRTİ:, iLTeBeRLiG: BODuN: ----: 21 Ergin, Prof. Dr. Muharrem, Orhun Yazıtları, Boğaziçi Yayınları, 2001, Ġstanbul 6 28. BK1D41-39 TaTaBI: BODuN:, TaBGaÇ: KaGaNKA: KÖRTİ 29. BK1D41-40 KaRLuK: BODuN: TaPA:, KaRLuK: iLTeBeR: YoK: BOLMıŞ 30. BK1D41-41 KaRA: BODuN 31. BK3G15-1 TaBGaÇ: aTLıG 32. BK3G15-2 KITaNY: TaPA: SÜLeDiM:, TaTaBI: TaPA: SÜLeDiM 33. BK3G15-7 TaTaBI: BODuN:, KITaNYDA: aDKıG 34. BK3G15-8 TaTaBI: ----: 35. BK3G15-10 TÜRÜKüME: BODuNuMA: 36. BK3G15-13 TÜRÜK: BİLGE:KaGaN:, TÜRÜK: BİLGE: KaGaN:, TÜRÜK:, TaRDUŞ: BeGLeR:, KÖL: ÇOR: BaŞLaYU: ULaYU:, ŞaDPIT: BeGLeR:, ÖÑRE: TÖLiS: BeGLeR: 37. BK3G15-14 ŞaDPIT:BeGLeR: 38. BK3G15-15 TÜRÜK: BeGLeRİN:, TÜRÜK: BeGLeR: BODuN 39. BK4K15-1 TÜRÜK: BİLGE:KaGaN:, OTuZ:TaTaR:, TOKUZ: OGuZ: 40. BK4K15-3 TaBGaÇ: BODuN: BİRLE 41. BK4K15-4 TaBGaÇ: BODuN: SaBI: SÜÇİG 42. BK4K15-5 TÜRÜK: BODuN:ÖLTüG:, TÜRÜK: BODuN: ÖLSiKiÑ:, TÜRÜK: BODuN: ÖLSiKiG: 43. BK4K15-6 TÜRÜK: BODuN: ÖLTeÇİ:, TÜRÜK: BODuN: TOKuRKaK: SeN: 44. BK4K15-8 TÜRÜK: BeGLeR: BODuN:, TÜRÜK: aMTI 45. BK4K15-9 TÜRGiŞ: KaGaNKA: KıZıMIN:, TÜRGiŞ: KaGaN 46. BK4K15-13 TÜRÜK: BeGLeR:, TÜRÜK: BODuNuM:, TÜRÜK: BODuN:, TÜRÜK: BODuNuNTA 47. KT1G13-1 TÜRÜK: BİLGE:KaGaN:, OTuZ: TaTaR: 48. KT1G13-2 TOKUZ: OGuZ: BeGLeRİ 49. KT1G13-3 TÜRÜK: KaGaN 50. KT1G13-4 TaBGaÇ: KaGaN 51. KT1G13-5 TaBGaÇ:BODuN: 52. KT1G13-6 TÜRÜK: BODuN: ÖLTüG:, TÜRÜK: BODuN: ÖLSiKiÑ: 53. KT1G13-7 TÜRÜK: BODuN: ÖLSiKiG: 54. KT1G13-8 TÜRÜK: BODuN: ÖLTeÇİ: SeN 55. KT1G13-10 TÜRÜK: BeGLeR:, TÜRÜK: BODuN 56. KT1G13-11 TÜRÜK: aMTI:, TaBGaÇ: KaGaNDA 57. KT1G13-12 TaBGaÇ: KaGaNıÑ: 58. KT2D40-1 TÜRÜK: BODuNıÑ 59. KT2D40-4 TaBGaÇ:, TÜPÜT:, aPaR:, PURuM:, KIRKıZ: ÜÇKURIKaN:, OTuZTaTaR:, KITaNY:, TaTaBI 60. KT2D40-7 TÜRÜK: BeGLeR: TÜRÜK:ATIN: ITI:, TaBGaÇGI:BeGLeR: TaBGaÇ: ATIN:TUTuPaN:, TaBGaÇ:KaGaNKA:, 61. KT2D40-8 TaBGaÇ: KaGaNKA: İLİN: TÖRÜSİN:, TÜRÜK: KaRA: KaMaG: BODuN: 7 62. KT2D40-10 TÜRÜK: BODuN: ÖLÜReYİN:, TÜRÜK:TeÑRİSİ:, TÜRÜK: IDUK: YİRİ 63. KT2D40-11 TÜRÜK: BODuN: YOK: BOLMaZUN: 64. KT2D40-13 TÜRÜK: TÖRÜSÜN:, TÖLİS:, TaRDUŞ: BODuNıG 65. KT2D40-14 TaBGaÇ: BODuN: YaGI: eRMiŞ 66. KT2D40-16 TÜRÜK: BODuNıG: 67. KT2D40-17 TaRDUŞ: BODuN:, KIRKıZ: YİRİÑE: TeGİ 68. KT2D40-18 TÜRGiŞ: KAGaN: TÜRÜKüMiZ: BUDuNIMıZ: eRTİ:BİLMeDÜKiN: 69. KT2D40-20 KIRKıZ: BODuNıG 70. KT2D40-21 TÜRÜK: BODuNıG: 71. KT2D40-22 TÜRÜK: OGuZ: BeGLeRİ:, TÜRÜK: BODuN 72. KT2D40-25 TÜRÜK:BODuNuG: aTI: KÜSİ:, TÜRÜK:BODuN: aTI: KÜSİ: 73. KT2D40-27 TÜRÜK: BODuN: ÜÇÜN: 74. KT2D40-28 YIRıGaRU: OGuZ:BODuN: TaPA:, İLGeRÜ:KITaNY: TaTaBI: BODuN:TaPA:, BİRiGeRÜ: TaBGaÇ: TaPA 75. KT2D40-31 TaBGaÇ: OÑ: TUTUK 76. KT2D40-34 TÜRÜK: BeGLeR: KOP: BİLİRSİZ: 77. KT2D40-35 KIRKıZ: TaPA:SÜLeDiMiZ:, KIRKıZ: BODuNuG: UDA: BaSDıMıZ 78. KT2D40-36 KIRKıZ: KaGaNıN: ÖLüRTüMüZ:, TÜRGiŞ: TaPA: 79. KT2D40-37 TÜRGiŞ:BODuNuG: UDA: BaSDıMıZ:, TÜRGiŞ: KaGaN 80. KT2D40-38 TÜRGiŞ: KaGaN: BUYRUKI:, TÜRGiŞ: BODuN: KOP: İÇiKDİ: 81. KT2D40-39 SOGDaK: BODuN: İTeYİN:, KaRA: TÜRGiŞ: BODuN:YaGI: BOLMuŞ 82. KT2D40-40 KaRA: TÜRGiŞ: BODuNuG: aNDA: ÖlüRMüŞ 83. KT3K13-1 KaRLUK:BODuN: eRÜR 84. KT3K13-4 TOKUZ: OGuZ: BODuN: iKiNTİ: BODuNuM: eRTİ 85. KT3K13-6 TÜRÜK: 86. KT3K13-7 OGuZ: BİRLE: SÜÑüŞDüMüZ: 87. KT3K13-8 OguZGaRU:, OGuZ: YaGI: ORDUG 88. KT3K13-11 KITaNY: TaTaBI: BODuN 89. KT3K13-12 TaBGaÇ: KaGaNDA:, TÜPÜT: KaGaNDA: BÖLüN: KeLTİ:, SOGD: BeRÇiK: eR:, BUKaRaK: ULuŞ: BODuNDA 90. KT3K13-13 ON OK: OGLuM: TÜRGiŞ:KaGaNDAMaKaRaÇ:TaMGaÇI:, OGuZ: BİLGE:TaMGaÇI: KeLTİ:, KIRKıZ:KaGaNDA: TaMGaÇI:INaNÇU: ÇOR: KeLTİ:, TaBGaÇ:KaGaN: ÇIKaNI: ÇaÑ: SeÑÜN: KeLTİ: 91. TY1T1B7-1 TaBGaÇ: İliÑE:, TÜRK: BODuN:, TaBGaÇKA: KÖRüR 92. TY1T1B7-2 TÜRK: BODuN:, TaBGaÇDA: aDRıLDI:, TaBGaÇKA: 93. TY1T1B7-3 TÜRK:BODuN:, TÜRK: SİR: BODuN:YiRİNTE: 94. TY1T1B7-7 BiRiYE: TaBGaÇıG:, ÖÑRE: KITaNYıG:, YIRıYA:OGuZuG: ÖKüŞ: ÖK:, KaRA: KUMuG: 8 OLuRUR: eRTiMiZ: 95. TY1T2G10-2 TOKuZ: OGuZ: BODuN:, TaBGaÇGaRU:, TÜRK: BODuN 96. TY1T2G10-3 TaBGaÇıG: ÖLÜRTeÇİ: TİR:, MeN: ÖÑRE: KITaNYıG:ÖLüRTeÇİ: TİR:, MeN: BİNİ: OGuZuG: 97. TY1T2G10-4 TaBGaÇ: BiRiDiN:, KITaNY: ÖÑDiN:, TÜRK: SİR:BODuN: 98. TY1T2G10-5 TaBGaÇ: OGuZ: KITaNY: BU: üÇKÜ 99. TY1T2G10-7 KITANYDA: BİRİYE:, TABGAÇDA: KURıYA:, OGuZDA: 100. TY1T2G10-8 OGuZ: KeLTİ 101. TY1T2G10-9 OGuZ: KOPıN: KeLTİ: 102. TY1T2G10-10 TÜRK: BODuNuG: 103. TY1T3D7-1 TÜRK: BODuN:OLuRGaLI:, TÜRK: KaGaN:OluRGalI 104. TY1T3D7-2 TaBGaÇ:KaGaN: YaGıMıZ:, ON:OK: KaGaNI: YaGıMıZ 105. TY1T3D7-3 KIRKıZ: KÜÇLüG:KaGaN: 106. TY1T3D7-3 TÜRK: KaGaNGaRU 107. TY1T3D7-4 TÜRGiŞ: KaGaN: aNÇA: TiMiŞ 108. TY1T3D7-5 TÜRK: BODuN:, OGuZI:YiME: 109. TY1T3D7-6 iLK: KIRKıZKA: SÜLeLiM 110. TY1T4K11-3 KIRKıZıG: UKA: 111. TY1T4K11-4 KIRKıZ: BODuNI: iÇiKDİ: 112. TY1T4K11-5 KIRKıZDA: YaNDıMıZ:, TÜRGiŞ: KaGaNDA 113. TY1T4K11-6 TÜRGİŞ: KaGaNI:, ON: OK:BODuNI:, TaBGaÇ: SÜSİ: BaR 114. TY2T1B9-6 TaRDUŞ: ŞaDRA: UDI: 115. TY2T2G6-2 TÜRÜK: BODuN 116. TY2T2G6-5 TaBGaÇKA: YiTİ:YiGİRMİ: SÜÑüŞDİ:, KITaNYKA: YiTİ: SÜÑüŞDİ:, OGuZKA: BeŞ: SÜÑüŞDİ 117. TY2T2G6-6 TÜRÜK: BöGİ:KaGaNKA:, TÜRÜK: BİLGE:KaGaNKA: 118. TY2T3D8-4 TÜRÜK: BODuNKA 119. TY2T3D8-8 TÜRÜK: BİLGE: KaGaN: İLiÑE: 120. TY2T4K4-2 TÜRÜK: SİR: BODuN: YiRİNTE 121. TY2T4K4-3 TÜRÜK: SİR: BODuN 122. TY2T4K4-4 TÜRÜK: BİLGE: KaGaN:, TÜRÜK: SİR: BODuNuG:, OGuZ: BODuNuG: İGiDÜ:OLuRUR: Orhun yazıtlarında boy ve millet ismi 235 kez kullanılmıĢtır. Bunlardan Türük adı 84 kez geçer. Türük adı, Türük Bodun biçiminde 41, Türük Begler 9, Türük Bilge Kagan 8, Türük Tenrisi 2, Türük Oguz ise 2 kez kullanılmıĢtır. 2 defa da Türük Kara Kamag Bodun ifadesi kullanılır. Kök Türük ĢaĢırtıcıdır ki 1 kez kullanılmıĢtır. 9 Türük kelimesi dıĢında en çok kullanılanlar: TürkiĢ 18 defa kullanılırken yanında Kagan ya da bodun kelimeleri birlikte geçer. Kara TürkiĢ olarak 2 defa kullanılırken (KT2D40-18 TürkiĢ Kagan Türükümiz Budunumuz erti bilmedükin… ) ifadesi ile TürkiĢ‘in Türklerden bir parça olduğu açıkça gösterilmektedir. Bunun dıĢında, Türk kelimesi çoğunlukla sıfat olarak kullanılmıĢtır. ‗Türük Tenrisi, Türük Oguz ve Türük Kara Kamag Bodun‘ kullanımlarında açıkça bir kavim adı olarak belirtilmiĢtir. TürkiĢ adı yanında Oğuz da sık kullanılan isimdir. 27 defa Oguz kelimesi kullanılırken bunlardan 6 sı Tokuz Oguz diye geçer. Yani Oguz‘un dıĢında bir de Tokuz Oguz vardır. Aynı TürkiĢ de olduğu gibi Türük Oguz diye 2 kez belirtilmektedir. Bu kullanımda Oguz olarak belirtilen boyun diğerlerinden ayrıcalıklı Türk‘ten bir parça olduğu belirtilmektedir. Yazıtlarda Kırkız kelimesi de 15 kez kullanılmıĢtır. Ama bu kullanımda TürkiĢ ve Oğuz‘da olduğu gibi kendinden olduğu ayrıca belirtilmemiĢtir. Bunların dıĢında Karluk 5, On Ok 2, Tölis 2, TarduĢ 4, Otuz Tatar 2, Kara kumug 1, Uygur 1, Apar 122 ve Basmıl 23, 1 Purum 1, Sogd 1, Sogdak 1, Çik 1, Tatabı 7, Kıtay 11, Tabgaç ise 36 kez kullanılmaktadır. Türk tarihindeki geliĢmeleri daha iyi izleyebilmek için Göktürkler döneminde Orta Asya‘daki Türk topluluklarından da söz etmek yerinde olacaktır. Bu dönemde Orta Asya‘da varlığı bilinen Türk toplulukları Ģunlardır: a) Oğuzlar: Oğuz adının menĢei hakkında birçok fikirler ileri sürülmüĢtür. Ünlü Macar bilginlerinden J. Nemeth, Oğuz sözünü ok+uz Ģeklinde tahlil etmiĢtir. Ona göre ok, boy (kabile), ‗z‘ de cemi edatıdır24. I. Göktürk Kağanlığı zamanında yukarı Kem (Yenisey)‘de Barlık çayı boylarında oturan Oğuzlar; 630‘dan sonra Tula Nehri boylarına inmiĢlerdir. II. Göktürk Kağanlığı kurulmadan önce burada bir devlet kurmuĢlar, daha sonra Kutluk Kağan‘a yenilerek yeniden Göktürk hâkimiyetine girmiĢlerdir. II. Göktürk Kağanlığı‘nın yıkılmasından sonra Uygur hâkimiyetine giren Oğuzlar, IX. yüzyıl sonlarında Ġnci Nehri (PiĢon/ ZerefĢan/ Seyhun/ Sirderya) boylarında görünmüĢler; bundan sonra Türk ve dünya tarihinde önemli yer tutmuĢtur. b) TarduĢlar ve Tölisler: II. Göktürk Devleti‘nin kuruluĢu esnasında Töles ve TarduĢların adından bahsedilmektedir. Milletin yeniden bir araya getirilip teĢkilatlanması anlatılırken TarduĢ ve Töles adlarından 22 Aparların, Heftalitlerle birlikte Kafkasya Avarlarını iĢaret ettiği yolunda görüĢler de bulunmaktadır. GeniĢ bilgi için bkz Tezcan, Dr. Mehmet, The Ethnonym Apar in the Turkish Inscriptions of the VIII. Century and Armenian Manuscripts (http://www.transoxiana.org/Eran/Articles/Tezcan_Apar.pdf) 23 Basmıllar (Çince'de Pa-si-mi). Ġdi-kut'unun (hükümdar) Türk olduğu belirtilen bu kavmin aslen yabancı olup Türklerle karıĢtığı ileri sürülmüĢtür. Daha ziyade Ġç Asya'da BeĢ-balık havalisinde görünmektedirler (http://www.maxihayat.net/maxiforum/tarih/96993-gok-turk-hakanligi-gokturkler-gokturk-devleti-gokturkler-hakkinda-bilgiler.html) 24 Sümer, Prof. Dr., Faruk, age., 289.s 10 zikredilmesi onların 552-630 yılları arasında oynadıkları tarihî rolün öneminden dolayıdır. II. Göktürk Devleti döneminde 682‘den sonra Tölesler doğuda TarduĢlar batıdadır25. c) Edizler: Çin kaynaklarında yazılıĢı A-tie Ģeklindedir. Adı geçen boy Töles boylarının arasında zikredilmez Ancak, sadece bir kaynakta Semerkand‘ın kuzeyinde He-sshih boyu ile A-tie‘ler aynileĢtirilmektedir. Bu bilgiden hareketle 603 yılından önce Ediz (A-tie) boyunun Sir Derya ırmağının kuzeyinde yaĢadığı sonucuna varılabilinir. Dolayısıyla Batı Göktürk ülkesi sınırları içerisinde yaĢıyorlardı26. Göktürk döneminde Oğuzların yakın komĢuları olan ve iki boydan oluĢan bu Türk boyu siyasî bir varlık gösterememiĢtir. d) Uygurlar: Yurtları Selenge boyları olan ve 10 boydan oluĢan Uygurlar, Göktürk hâkimiyeti döneminde Ġltabar unvanlı baĢbuğlarının yönetiminde kalmıĢlar; Göktürk Kağanlığı‘nın yıkılmasından sonra Orta Asya tarihinde önemli rol oynamıĢlardır. e) Basmıllar: Basmılların Çince transkripsiyonu Pa-hsi-mi‘dir. YaĢadıkları toprakların bir diğer adı Pi-la Ülkesi idi27. Ġdi Kut unvanlı baĢbuğlarının yönetiminde BeĢbalık bölgesinde yaĢayan Basmıllar, Uygurlar ve Karluklar ile birlikte Göktürk Kağanlığı‘nın yıkılıĢına yol açmıĢlardır. Göktürklerin yerine kurdukları kağanlık bir yıl sonra Uygurlar tarafından yıkılınca BeĢbalık bölgesindeki yurtlarından batıya göçmüĢler; Karlukların da baskısıyla kuzeye itilmiĢler, XI. yüzyılın sonlarında Zaysan Gölü‘nün kuzeyinde görülmüĢlerdir. Bundan sonraki tarihleri hakkında kesin bilgi bulunmamaktadır. f) Yir-Bayırkular: Göktürkler zamanında Baykal Gölü‘nün doğu kıyılarında oturdukları sanılan YirBayırkuların tarihleri hakkında bilgi ve belgeye ulaĢılamamıĢtır. KâĢgarlı Mahmudun XI. yüzyıl Türk toplulukları arasında saydığı Yabakuların (< Yir-Bayırku) olması muhtemeldir. g) Karluklar: Ana yurtları Kara ĠrtiĢ‘in doğu yanında, Urungu-Zaysan-Alagöl arasındaki bölge olan Karluklar, üç boydan oluĢmakta ve Üç Karluk olarak adlandırılmaktaydı. Bu üç boydan Çigiller ve Tuhsılar, Karahanlı Devleti‘ni meydana getiren Türk toplulukları arasında yer almıĢlardır. Önceleri Göktürklere bağlı olan Karluklar, Göktürk Kağanlığı‘nın yıkılmasından sonra Uygurlarla hâkimiyet mücadelesine girmiĢlerse de bu mücadeleyi kaybederek eski yurtlarından daha batıya çekilmiĢlerdir. Çinlilerin Karluk yurdu da dâhil Orta Asya‘da hâkimiyet kurma çabaları, 751 yılında Araplarla Çinliler arasındaki Talas SavaĢı‘yla sona ermiĢ; bu savaĢta Müslüman Arapların yanını tutan Karluklar Çin‘in ağır bir yenilgiye uğramasına yol açmıĢlardır. Talas SavaĢı‘nın Orta Asya üzerinde iki önemli etkisi bulunmaktadır. Bunlardan birincisi, Çin istilâsının sona ermesi; ikincisi ise Türklerin Ġslâm ile tanıĢmalarına zemin hazırlamasıdır. 766 yılından baĢlayarak batı Göktürk ilinin 25 TaĢağıl, Prof. Dr., Ahmet, Ġslam Öncesi Devirde Orta Asya‘da YaĢayan Türk Boyları‖, Türkler, Cilt 2, 2002, Ankara, 323-368,. s 26 TaĢağıl, Prof. Dr., Ahmet, age., 331. s 27 TaĢağıl, Prof. Dr., Ahmet, age., 333. s 11 bütününü ele geçiren Karluklar, 840 yılından sonra Karahanlı Devleti‘nin yönetimine girmiĢlerdir. XII. yüzyılda Karahanlı egemenliğinin zayıflamasıyla birlikte Karahıtaylarla iĢbirliği yapan Karluklar, Ġli‘nin doğusundaki Kayalık‘ta küçük bir devlet kurmuĢlar, XIII. yüzyılda (1221‘de) Moğol hâkimiyetine girmiĢlerdir h) Kırgızlar: Göktürkler devrinde Kögmen Dağlarının kuzeyinde, Yukarı Kem (Yenisey)‘in Abakan Irmağı bölgesinde yaĢıyorlardı. Güçlü bir devletleri vardı. Kırgız Kağanlığı olarak adlandırılan bu devletin kurucuları olarak kendi Kağanlarının yönetiminde yaĢayan Kırgızlar, Göktürk ve Uygur kağanlıkları döneminde güçlü bir yapıya sahip olmuĢlar; 840 yılında Uygur Kağanlığı‘nı yıkarak Orhun bölgesini ele geçirmiĢlerdir. 924 yılında Çin‘den kovulan Karahıtayların hücumları üzerine Yukarı Kem (Yenisey)‘deki yurtlarına dönen Kırgızlar, 1207 yılında Çingis Kağan (1206-1227)‘ın buyruğu altına girmiĢlerdir. 1217 yılında Moğollara karĢı baĢlattıkları ayaklanma Çingis Kağan (1206-1227)‘ın büyük oğlu Coçi tarafından bastırılmıĢtır. Kırgızlardan bir kısmının daha X. yüzyılda (belki Karahıtay baskısı sonunda) bugünkü yurtlarına göç ettikleri bilinmektedir. Yukarı Kem (Yenisey)‘de kalanların bugünkü Kırgızistan‘a ne zaman geldikleri konusunda ise henüz kesin bilgimiz yoktur. Kırgızlar büyük ihtimalle Büyük Moğol Devleti‘nin (Çingis Kağan (1206-1227) Devleti) bölünmesi döneminde ya da ondan sonra bugünkü Kırgızistan‘a göç etmiĢlerdir. Bu göçün Altaylar yoluyla olduğu ve bir kısmının da Altaylar bölgesinde kalarak orada yaĢamayı sürdürdükleri bilinmektedir. Meselâ Kakas (Hakas) adının, Kırgız adının eski bir yazılıĢ ya da söyleyiĢ biçimi olduğu ve dolayısıyla bugünkü Hakasların Kırgızların bir bölümü olduğu bilinmektedir. Kırgızlar, XIX. yüzyıl sonu ile XX. yüzyılda Rus hâkimiyeti altına girmiĢlerdir. Önce Çarlık Rusyası‘nın sonra da Sovyetler Birliği‘nin yönetiminde yaĢayan Kırgızlar 1991 yılında bağımsızlıklarına kavuĢmuĢlardır. Bugün Kırgızistan baĢta olmak üzere Hakasya, Altay, Tacikistan, Özbekistan, Afganistan, DıĢ Moğolistan ve Doğu Türkistan‘da yaĢamaktadırlar. i) Azlar: Azların, TürgiĢlerin kuzeyinde, Kırgızların aralarında yaĢadıkları tahmin edilmektedir. Göktürkler zamanında Kırgızlara yakın komĢu olarak yaĢamıĢlardır. 715 yılında Azlar, II. Göktürk devletine karĢı isyan etmiĢlerdi. Kültekin, Karlukları mağlup ettikten sonra, Az boyunun üzerine yürüdü, Karagöl‘de yapılan savaĢta Azların Ġlteberini yakalayıp halkını da mahvetmiĢtir28. j) Çikler: Göktürkler zamanında Kem (Yenisey) ırmağının kuzeybatısında Kırgızlara ve Azlara komĢu olarak yaĢayan Çikler, daha sonra Uygurlara tâbi olmuĢlardır. Kitabelerde 709 yılında ilk defa adlarından bahsedilen Çikler, Kırgızlara yakın bölgede Yenisey civarında yaĢıyorlardı. Bilge Kağan, onlar üzerine sefer 28 TaĢağıl, Prof. Dr., Ahmet, age.,332. s 12 tertiplemiĢ ve Örpen adlı mevkiide savaĢmıĢtı. Neticede devlete bağlanmıĢlardı. X. Asırda ortaya çıkan ĠrtiĢ Irmağı yakınlarındaki Kimeklerin, Çiklerin devamı olduğu düĢünülmüĢtür29. k) Ġzgiller: Göktürkler devrinde yaĢadıkları bilinen Ġzgillerin daha sonraki tarihleri hakkında bilgi bulunmamaktadır. l) On Oklar: 552 yılında Göktürk Kağanlığı‘nı kuran Bumın Kağan, kardeĢi ĠĢtemi Kağan‘ın emrine 10 Türk beyi ve bu beylere bağlı boyları vermiĢ, onları batı ülkelerinin fethi ile görevlendirmiĢtir. Bu on boya On Oklar denilmektedir. On Oklar aynı zamanda Batı Göktürkleri olarak da anılmıĢtır. Doğu Göktürkleri On Okları hâkimiyetleri altına aldılar30. TürgiĢlerin ve Peçeneklerin, On Oklardan olduğu bilinmektedir31. X. yüzyılda Talas vadisinde ‗Türkmen‘ adını taĢıyan bir kavim vardı ki, bunun Ġslâmiyeti kabul eden ilk Türk kavmi olduğu anlaĢılıyor. Oğuzlardan ayrı olan bu Türkmenlerin de On Okların kalıntılarından olması muhtemeldir32. Bunun gibi, TürkiĢlerin yani On okların bugünkü Türkmenlerin dayandığı boy olarak düĢünenler33 de bulunmaktadır. Yazıtlarda doğal olarak daha çok kendi çevresi ve temasta olduğu halklar geçmektedir. Ancak, Uygur adının 1 kez geçmesine rağmen bazı kayıtlarda Çin kavmi olarak bildirilen Tabgaç‘ın 36, Kıtay‘ın ise 11 kez geçmesi bizi düĢündürmüĢtür. Ancak, KaĢgarlının ‗Tawgaç‘ izahı bize Uygur = Tawgaç olduğunu açıkça göstermektedir: ―Tawgaç: ‗Maçin‘in adıdır. Burası, Çinden dört ay uzaktadır. Çin, aslında üç bölüktür: Birincisi ‗Yukarı Çin‘dir ki, doğudadır; buna ‗Tawgaç‘ derler. Ġkincisi ‗Orta Çin‘dir; burası ‗Xıtay‘ adını alır. Üçüncüsü ‗AĢağı Çin‘dir, ‗Barxan‘ adı verilir; bu, KaĢgardadır. Lakin Ģimdi ‗Maçin‘, ‗Tawgaç‘ diye tanınmıĢtır. ‗Xıtay‘ ülkesine de ‗Çin‘ denilmiĢtir. Tawgaç: Türklerden bir bölüktür. Burada otururlar; bu sözden alınarak, bunlara ‗Tat Tawgaç‘ denir, ‗Uygur‘ demektir; ‗Tat‘tır, ‗Çinli‘dir. Bu ‗Tawgaç‘tır. Tat Tawgaç: Bu sözdeki ‗Tat‘ kelimesinden ‗Farslılar‘, ‗Tawgaç‘ kelimesinden de ‗Türkler‘ murat edilir‖34. Yazıtlarda Uygur yerine eĢ kullanımı olan Tawgaç kelimesinin tercih edildiği anlaĢılmaktadır. 29 TaĢağıl, Prof. Dr., Ahmet, age., 335.s 30 Sümer, Prof. Dr., Faruk, age., 293.s 31 Baykara, Prof. Dr., Tuncer, Türk Kültür Tarihine BakıĢlar, Atattürk Kültür Merkezi Yay., Ankara, 2001, 234.s 32 TaĢağıl, Prof. Dr., Ahmet, age., 294.s 33 Gündoğdu, Prof. Dr., Abdullah, Türkmenler TürgiĢler miydi?, Orta Asya‟da Ġslâm Medeniyeti, II. Uluslar arası Sempozyumu, 12-15 Ekim 2012 BiĢkek, Kırgızistan 34 Ġnayet, Prof. Dr. Alimcan, a.g.e., 1175. s 13 Netice itibarıyla Orhun Yazıtlarında geçen ‗Türk‘ kelimesi aynı genetik hafızaya sahip boylardan birinin doğrudan adı olarak kullanılmaktadır. Her ne kadar doğrudan bir boy adı olarak geçmekte ise de özellikle, TürkiĢ, Oğuz, Kıpçak vb. boyların da Türk‘ten oldukları belirtilmektedir. O dönemde doğrudan bir boy adı olarak kullanılan Türk adı o dönem itibarıyla üst kimlik adı olarak kullanılmaya baĢlanmıĢtır düĢüncesindeyiz. 3. KaĢgarlıya Göre Türk KaĢgarlı Mahmud, 9 Ocak 1071‘de Divân-ı Lûġat-it Türk adlı eserini bitirip Bağdat halifesi el-Muktedî biEmrillah‘a sunar. ‗bu kitabın 177. sayfasında, Ġbni Ebiddünya‘nın kitabından nakledilen kudsi hadiste ne deniyor: ―Benim bir ordum vardır; onları Türk diye adlandırdım ve doğuya yerleĢtirdim...‖ Anlamayanlar için Arapçasını yazıyorum: ―Liye cunden semmeytuhum et-turk ve eskentuhum el-maĢrık...‖ Hadisi aktardıktan sonra KâĢgarlı Mahmud Ģöyle diyor: ―Bu, diğer bütün insanlara karĢı, onlar için bir üstünlüktür; çünkü onların adını bizzat O (celle ve azze) vermiĢtir.‖ BaĢka hiçbir kavme Allah tarafından isim verilmediğini söyledikten ve Türklerin birçok meziyetini saydıktan sonra KâĢgarlı Ģöyle devam eder: ―Onlardan biri için de Türk denir; hepsi için de. ‗Kimsin‘ anlamında kim sen denir; ‗Türküm‘ anlamında Türk men diye cevap verilir‘.35 Orhun Yazıtlarında, Türk boylarının zikrediliĢleri nasılsa KaĢgarlı‘da da benzeri bir ifade tarzını görmek mümkündür. Ancak, KaĢgarlı bazı kelimeleri örneklendirirken mukayese sırasında ‗Oğuzlar-Kıpçaklar… Böyle kullanır, Türkler-öbür Türkler… ġöyle der‘ ifadeleriyle ‗Türkleri‘ diğerlerinden ayırt eder. Diğer bir deyiĢle ‗Beçenek, Basmıl, Bulak, Çaruk, Çomul, EdhgiĢ, Karluk, Kay, Kıfçak, Kırkız, Küçet, Oğrak, Oğuz, Uygur, Tarbın, Tengüt, Yabaku, Yağma nasıl bir boy ise ‗asıl Türkler- öbür Türkler‘ de bir müstakil boydur. Ancak, KaĢgarlı bu Türkleri diğerlerinden ayırt eder. TürkiĢ ve Oğuz‘u Türk‘ten sayan Orhun Yazıtlarındaki anlayıĢ Türk‘ü farklı gören ifade tarzını KaĢgarlı‘da da görmekteyiz. Yukarı satırlarda da bahsettiğimiz gibi KaĢkarlının ‗Türk Yarlıgayası Nuh‘un oğlunun adıdır. Bu Tanrı‘nın Nuh oğlu Türk‘ün oğullarına verdiği bir addır36‘ ifadesinde de görülmektedir. . KaĢgarlı Türk ülkesini ‗… Rum diyarından ve Özçent‘ten Çin‘e kadar uzanır. Uzunluğu beĢbin fersah eder, eni üçbin fersahtır; hepsi sekizbin fersah eder37‘ diye tanımlar. Yani bugünkü tabirle Anadolu‘dan Çin‘e kadar olan bir ülkeyi tarif eder. 35 Ercilasun, Prof. Dr. Ahmet Bican, Ne zamandan beri Türk‘üz, 29 Haziran 2011, Yeni Çağ Gazetesi 36 Atalay, Besim, Divân-ı Lûġat-it Türk Tercümesi, TDK Yayınları, C.I, 1986, Ankara, 350.s 37 Atalay, Besim, age., C.III. 150.s 14 Burada dikkat çeken bir husus vardır o da Özçent Ģehridir. Tarifte merkez olarak alınmıĢtır. Bugün Türkiye topraklarını tanımlayacak olsak ‗Edirne‘den Ankara‘ya, Ankara‘dan Kars‘a kadar‘ diye söyleyebiliriz. Burada nasıl Ankara merkez ise KaĢgarlı‘da da Özçent merkez alınarak tanımlanmıĢtır. ‗Özçent ~ Özkent: EdgiĢ boyunun yerleĢtiği bir Ģehirdir. Özkent ile KaĢgar arasında Kavak-art diye bir yer vardır. Yabaku Suyu da Özkent ile Fergana‘yı böler. Ayrıca Divan‘da bir not daha düĢülmüĢtür ki, ġaĢ‘a yani TaĢkent‘e de Özkent deniliyor. Yine Divanü Lûgat-it-Türk‘ün bir Özkend maddesi daha vardır ve Fergana için kullanıldığından bahsedilir. Fergana ve ġıknı ahalisinin sık sık ‗bukuk‘ denilen bir hastalığa yakalandığı da vurgulanır. Diğer Ġslam kaynaklarına baktığımızda da büyük Ģehrin yanında bir dağ olduğunu ve burada toplanan pek çok suyun aktığını, surlarının mevcut olduğu anlaĢılıyor. Öyle görünüyor ki, birbirine çok yakın bulunan Fergana ve TaĢkent bölgesi zaman zaman ortak adlarla anılmıĢlardır. Burası, bugünkü Kırgızistan‘ın Karasu ilinin hemen doğusundaki Özgen‘e karĢılık gelmektedir38. Bu yerleĢim alanı bizim çalıĢmamıza konu olan Türklerin yoğun olarak yaĢadıkları daha doğrusu merkezleridir diyebiliriz. KaĢgarlı‘nın Divan‘da bazı kelimeleri örnek verirken ‗asıl Türkler, öbür Türkler‘ diye ayırt etmeye çalıĢtığını görmekteyiz. Tahsin Banguoğlu39 ve Agop Dilaçar40 bu delilleri kullanarak ‗Halis Türkçe‘, ‗Asıl Türkçe‘ gibi terimlerin neler olabileceği hakkında fikir yürütmüĢlerdir. KaĢgarlı‘nın ‗asıl Türkler‘ olarak ayırt ederek fonetik farklılıkları gösterdiği örnekler Ģunlardır: # y sesi: KaĢgarlı asıl Türkler ‗yetti, yigde, yundum, yogdu, yincü, yelkin, yılık41‘, Oğuzlar ‗çetti, cigde, çundum, cogdu, çincü, elkin, ılık42‘ derler diye ifade eder. Bu ifadeden asıl Türkler / öbür Türkler # y Oğuzlarda ise # y yerine # ç, # c, #ø olur hükmü çıkar. d / sesi: KaĢgarlı, ‗Türkler bedrem43, adrık44, Oğuzlar, beyrem, ayrık derler, Bulgar, Suvar, Kıfçak boyları z söyler, öbür Türkler adak, bunlar azak derler45 ifadesiyle Eski Türkçe kelime kökü d/ sesinin Türklerde d /, Oğuzlarda y /, diğerlerinde z / olduğunu anlatır. 38 Gömeç, Sadettin, Divanü Lûgat-it Türk‘de Geçen Yer Adları (Location Names in Divanü Lugat-it Türk), H.Ü. II. Türkiyat AraĢtırmaları Sempozyumu. KaĢgarlı Mahmud ve Dönemi, 28-30. Mayıs, Ankara 2008 39 Banguoğlu, Prof. Dr. Tahsin, Uygurlar ve Uygurca Üzerine, TDAY Belleten 1958, TDK Yayını, Ankara, 87-113.s: Oğuz Lehçesi Üzerine, TDAY Belleten 1960, TDK yayını, Ankara, 23-48.s 40 Dilaçar, Agop, Türk Lehçelerinin Meydana GeliĢinde genel Temayüllerin KoyulaĢması ve Körlenmesi, TDAY Belleten 1999, TDK Yayını, Ankara, 83-93. s 41 Atalay, Besim, age., C.I, 31.s, C. II, 314.s, C.III. 30.s 42 Atalay, Besim, age., C.I, 32.s, C. I, 417.s, C.II. 314.s 43 Atalay, Besim, age., C.I, 484.s 44 Atalay, Besim, age., C.I, 98.s 45 Atalay, Besim, age., C.I, 32. s 15 Orta Türkçe‘de, Karahanlı ve Harezm yazı dillerinde Eski Türkçe d/ sesi (interdendal d/) olarak korunmuĢtur. Bu korunma Oğuz Kağan Destanında ve karıĢık dilli eserlerde de (bilinmeyen Orta Asya Türk yazı dili) bulunmaktadır, Çağatay ve Eski Azeri Türkçesinde d / > y / olmuĢtur. YaĢayan Türk lehçelerinde Eski Türkçe d/ sesi Yakut t/, ÇuvaĢ r/, Tuva d/, Hakas d/-, z/ diğer Türk lehçelerinde ise y/ 'dir. -g -, g :KaĢgarlı Mahmud, D.L.T'de kelime ortası - g - ve ek baĢı g sesinin Oğuzlarda düĢtüğünü Ø çomguk / çomuk, kulgak / kulak, kazgan / kazan, kergek / kerek, tamgak / tamak kelimelerinin mukayesesini yaparken gösterir. Orta Türkçede - g - sesi Eski Anadolu Türkçesi hariç diğerlerinde korunur. YaĢayan Türk lehçelerinde umumiyetle Kuzey-Batı Kıpçak grubunda ve ek baĢlarında Hakas Türkçesinde görülür. # t :KaĢgarlı Mahmud, Türkler takı, tewey / tiwiy derler Oğuzlar dakı, deve derler, ifadesiyle Eski Türkçe # t sesinin Oğuzlarda #d olduğunu göstermekle birlikte, diğer #t sesi ile baĢlayan kelimelerin tamamında Oğuzca'da #t'nin muhafaza edildiğini görürüz. Orta Türkçe'de, Eski Anadolu Türkçesinde ve Çağatay Türkçesinde #t > #d değiĢikliği görülür. Karahanlı ve bilinmeyen Orta Asya Türk lehçesinde #t sesi muhafaza edilmektedir. YaĢayan Türk lehçelerinde Eski Türkçe #t sesi, Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Gagauz Türkçesi gibi Oğuz grubu Türk Lehçeleri ile Tuva Türkçesinde #t> #d olur, Yeni Uygur Türkçesinde ince dar vokal yanında #t > ç olur. Diğer Türk lehçelerinin tamamında korunmaktadır. D.L.T'de, KaĢgarlı Mahmud'un mukayese yapmak için vermiĢ olduğu kelimeler arasında morfolojik açıdan en önemli örnek ise fıilden isim yapan - gııÇI ekidir. KaĢgarlı Mahmud ‗Türkler tutguçı 'tutucu', satguçı 'satıcı', suwgarguçı 'sulavıcı' derler, Oğuzlar suwgardaçı derler46‘ diye ifade etmektedir. -guÇI, fiilden isim yapım eki bugün yaĢayan Türk lehçeleri arasında Kırgız ve Uygur Türkçelerinde mevcuttur. D.L.T'de KaĢgarlı Mahmut'un öbür Türkler / Türkler veya baĢka Türklerde kullanılır diye verdiği kelimeler Ģunlardır. KaĢgarlı burada özellikle leksikolojik farklılıkları göstermekte ‗Türkleri‘ ayrı bir yere koymakta, Türklerin dıĢında ama Türklerle bağlantılı olan Oğuzları ve diğer boyları farklı bir yere koymaktadır. Verdiği örnekler leksikolojik ayrım ölçütleridir. 46 Atalay, Besim, age., C. II, 256. s, 259. s 16 Türklerde / Öbür Türklerde Oğuzlarda arı yagı 'bal' bal ayak tabak, kap kacak ____ bardım 'vardım' bardam beçkem 'alamet, iĢaret' perçem bi 'kısrak' ____ böğ 'bir çeĢit örümcek‘ ____ çaçır 'çadır' çaĢır çığla- ‗ölçmek' ____ çık- 'çıkınak' taĢık- eke 'büyük kız kardeĢ' eze emgen- 'zahmet çekmek' ____ epmek 'ekmek' ekmek erik 'yaban koyunu' ____ izlik 'çarık' ____ kata- ‗çevirmek' kaytar- kayır 'kaba topraklı yer' kum kıl- 'kılmak' et- kémi 'gemi' kemi merdek 'ayı/ domuz yavrusu' —— nelük 'niçin' ____ öḏleg 'öğle vakti' öyle sırt 'kalın kıl' ____ 17 Ģük tur- 'sakin durmak' ____ tarıg 'darı' darı tengelgün 'dölengeç kuĢu' tengelgüç tılak 'kadınlık organı' ____ tın 'sus' tın ‗konuĢ-‗ tevey 'deve' devey/deve ügi 'baykuĢ' ügi ügür 'darı' ____ üstem 'kemer tokası' saḫt yemet 'evet' evet yıḏıg 'üzerlik otu' yüzerlik yilik 'ilik' ilik yok 'yok' degül D.L.T'de KaĢgarlı Mahmud, Oğuzca, Türkmence, Yabakuca, Çiğilce, Hakanice, Kençekçe gibi diyalektlere ait söyleniĢ özelliklerini verirken Türkler, öbür Türkler, baĢka Türkler söyleyiĢini de kullanılmıĢtır. KaĢgarlı Mahmut'un ifade ettiği Türk boylarının yanında, doğrudan Türk adıyla anılan bir boyun da olduğunu düĢünebiliriz47 4. Türk tipolojisi Ġnsan tiplerini belirleme ve ayırt etme yöntemi de diyebileceğimiz bu bölümde Türk tipolojisi hakkında bilgi vermeye gayret edeceğiz. Ancak, bundan önce genel olarak ırk, insan ırkları ve tiplendirmeleri hakkında durmak istiyoruz. Irk tiplemelerinde değiĢik ölçütler kullanılmaktadır. Biri, insanların deri ve saç yapısına göre, öteki de kafatası yapısına bakılarak ırk guruplarına ayrılmasıdır. Kafatasına göre gruplandırmada, kafanın tepeden bakıldığında görülüĢü esas alınır. Kafatası yapısı esas tutularak yapılan gruplandırma üç sınıftan oluĢur: 47 Doğan, Doç. Dr. Ġsmail, age., 237 s. 18 1 ) Dolikosefal (uzun kafa) 2) Brakisefal (kısa kafa) 3) Mezosefal (orta kafa) Kafatasının uzunluğu 100 cm ise geniĢliğe oranı 75 cm‘den aĢağı olan tipteki kafalara ―dolikosefal‖ (yâni uzun kafa), oran 80 cm‘den yukarı ise ―brakisefal‖ (yâni kısa kafa), bunların ortalaması olan gruba da ―mezosefal‖ (orta kafa) adı verilir. Irklara göre ayrılıklar, kafa yapısı, yüz, dudaklar ve gözler, boy, saç ve deri rengi karakteristikleriyle kendini belli eder. Dünyada yaĢayan belirli insan tipleri aĢağı yukarı aĢağıdaki gibi sıralanmaktadır. 1. Australoid -Avustralya yerlileri ve Hindistan‘ın güney kesimlerinde yaĢayanlar bu guruba girerler. Saçlar dalgalı, burun düz, ten rengi koyudur. Çene yapısı çıkıktır. 2. Negroid -Negro (zenci) ırkın en belirgin karakteristiği tenin rengi, saçın kıvırcıklığı, burnun yassılığıdır. 3. Mongoloid -Moğollar, Çinliler, Japonlar, Eskimolar ve Kırmızıderililer bu ırk gurubuna girerler. Saçları siyah, elmacık kemikleri çıkık, göz kapakları ĢiĢkincedir. 4. Nordik -Uzun boylu, sarıĢın, genellikle mavi gözlü olurlar. Kuzey Avrupa kökenlidir. Sonradan bütün dünyaya yayılmıĢlardır. 5. Akdeniz Gurubu -Ġskoçya‘dan Ġtalya‘ya Kuzey Afrika‘dan Hindistan‘a kadar olan çevrelerde yaĢayanların büyük bir kısmı bu guruba girer. Orta boylu, uzun baĢlı, dar yüzlü ve koyu renk gözlü olurlar. 6. Alpin Tip - Kısa boylu, geniĢ baĢlı ve düz saçlıdırlar. Fransa‘da, Orta Avrupa‘da ve Rusya‘da yaĢayanların büyük bir bölümü bu tipe dahildir Bu tasnifin dıĢında aĢağıdaki örneklemede olduğu gibi iskelet yapılarına göre de bir tipleĢtirme söz konusudur. 1. Kafkas ırkı (Caucasoid): Kafkasya, Akdeniz, Kuzey ve Doğu Avrupa, Kuzey Afrika, Anadolu ve Hindistan bölgesini kapsıyor. Karakteristik özellikler arasında düz yüz, yüksek alın, ince dudaklar, dar ve öne çıkık burun, dalgalı saç, yüz ve vücutta yüksek kıl oranı, beyaz-kahverengi arası cilt rengi sayılıyor. 2. Moğol ırkı (Mongoloid): Çin, Japon, Eskimo, Ainu ve Amerika yerlilerini (kızılderilileri) kapsıyor. Karakteristik özellikler arasında sarı deri rengi, yüz ve vücut kıllarında seyreklik, yuvarlak yüz, çıkık çene kemikleri, az geliĢmiĢ kaĢ kemerleri, basık burun ve yüz, kısık gözler, ĢiĢkin göz kapakları, düz siyah saçlar sayılıyor. Bir diğer belirgin özellik, erkek ve kadınların dıĢ görünüĢlerinin, diğer ırklara kıyasla daha fazla birbirine benzemesi. 19 3. Kongo ırkı (Congoid): Zencileri ve Afrika pigmelerini (kısa boylu ırkları) kapsıyor. Karakteristik özellikleri çok koyu deri rengi, kıvırcık saçlar, seyrek kıllılık, dar bir baĢ, ileriye çıkık üst çene, geniĢ burun, kalın dudaklar, az geliĢmiĢ çene ve dar kalça kemeri. 4. Capoid ırk: Congoidler dıĢındaki Afrika ırklarını kapsıyor. Çok uzun boy, kahverengi-siyah arası deri rengi ve özellikle kadınların kalçalarında yüksek oranda yağ toplanmasıyla karakterizeler. Bu ırkın en tipik örneği de BuĢmanlar. 5. Avustralya ırkı (Australoid): Avustralya baĢta olmak üzere çevre adalarda yaĢayan ırkları kapsıyor. Çok farklı coğrafyalarda yaĢamaları nedeniyle ortak özelliklerini saymak diğer ırklara göre daha zor. Ancak, açık deri rengi ve geniĢ burun, en temel tanımlayıcı özellikleri. Bu araĢtırmalar Atatürk zamanında da Türk tipini ortaya çıkarmak maksadıyla yapılmıĢtır. Mehmet Tevfik, Samih Rifat, Yusuf Akçura ve arkadaĢları tarafından hazırlanan ‗Türk Tarihinin Ana Hatları48 adlı eserde de bazı tespitler yapılmıĢtır. Kitabın o tarihlerde Türk kimliği ve ırkı hakkındaki dünya milletlerinin görüĢleri gerçekler arasındaki farklılıkları ortaya koymak için zaruretten kaleme alındığı anlaĢılmaktadır. Eserin giriĢ kısmında yazılan ‗Bu Kitap Niçin Yazıldı‘ baĢlıklı açıklamadan bazı bölümleri burada vermek istiyoruz.. Bu kitap, muayyen bir maksat gözetilerek yazılmıĢtır. ġimdiye kadar memleketimizde neĢrolunan tarih kitaplarının çoğunda ve onlara mehaz (kaynak) olan fransızca tarih kitaplarında Türklerin dünya tarihindeki rolleri Ģuurlu veya Ģuursuz olarak küçültülmüĢtür. Türklerin, ecdat hakkında böyle yanlıĢ malûmat alması, Türklüğün kendini tanımasında, benliğini inkiĢaf (geliĢtirmesinde) ettirmesinde zararlı olmuĢtur. Bu kitapla istihdaf (hedef) olunan asıl gaye, bugün bütün dünyada tabiî mevkiini istirdat (ele geçiren) eden ve bu Ģuurla yaĢayan milliyetimiz için zararlı olan bu hataların tashihine (düzeltilmesine) çalıĢmaktır, aynı zamanda bu, son büyük hadiselerle ruhunda benlik ve birlik duygusu uyanan Türk milleti için millî bir tarih yazmak ihtiyacı önünde atılmıĢ ilk adımdır. Bununla, milletimizin yaratıcı kabiliyetinin derinliklerine giden yolu açmak, Türk deha ve seciyesinin esrarını meydana çıkarmak, Türkün hususiyet ve kuvvetini kendine göstermek ve millî inkiĢafımızın derin ırkî köklere bağlı olduğunu anlatmak istiyoruz: Bu tecrübe ile muhtaç olduğumuz o büyük millî tarihi yazdığımızı iddia etmiyoruz, yalnız bu hususta çalıĢacaklara umumî bir istikamet ve hedef gösteriyoruz. 48 Afet Hf., Megmet Tevfik, Samih Rifat, Akçura, Yusuf, vd., Türk Tarihinin Ana Hatları, (Latin Alfabesi ve Türkiye Türkçesine aktaran Sefer yavuz Aslan) Devlet Matbaası, 1930, Ġstanbul 20 Ġkinci bir maksadımız da kâinatın teĢekkülüne, beĢerin zuhuruna ve beĢer hayatının tarihî devirlerden evvelki mazisine dair, yakın zamanlara kadar itibarda bulunan yanlıĢ telâkkilerin (bilgilendirmeler, anlayıĢlar) önüne geçmektir. Yahudilerin mukaddes saydıkları efsanelerden çıkan bu telâkkiler membalarının tenkidi ile ve son zamanların ilmî keĢifler ile artık tamamen kıymetini kaybetmiĢtir. Tenkidi tarihe ve tabiî ilimlere dayanılarak kurulan faraziyeler elbette uydurma haberlerinden daha ilmîdir, iĢte bunun içindir ki, kitabımızda beĢerin tarihine girmeden önce kâinat, dünya ve insan hakkında zamanımızın ilme müstenit (dayanan) nazariyelerini nakil ve izah ettik ve bunu yaparken, batıl fikirlerden sıyrılarak, tarihî Ģeniyeti (gerçekliği) kavramaya çalıĢtık. Bu kitap, halkımız ve bilhassa gençliğimiz için yazıldı ve buna binaen Türklerin dünya tarihindeki rolleri ve hilkat nazariyatı (yaratılıĢları) ile iktifa (yetinilmedi) olunmadı; okuyanlara umumî bir levha halinde beĢer tarihinin ırkımızla yakından alâkalı bazı kısımları da muhtasar (özet) olarak gösterildi; fakat, Türk âleminden uzak kalan kavimlerin tarihlerinden bahse lüzum görülmedi. Gaye ve plân böyle olunca, asıl maksadımızı teĢkil eden Türklerin beĢer (insanlık) tarihindeki, özellikle bu tarihin en eski ve eski devirlerindeki rollerinden gayri mevzularda ayrıca tetkiklere giriĢilmedi. Türklerin cihan tarihinde rolleri mevzuuna gelince, cihan tarihine dair en son zamanlarda garpta yazılıp neĢrolunmuĢ sentetik ‗tabii olmayan, uydurma) kitapların verdikleri mutalarla bazı lisanı tetkikler karĢılaĢtırılıp muhakeme olunarak vasıl olunan neticeler tespit olundu. Mehaz (kaynak) olarak bilhassa fransızca kitaplar alınmıĢtır. Zira memleketimizde münteĢir (yaygın) tarihî nazariyelerin hemen cümlesi fransızca mehazlerden muktebes (tamamına yakını Fransızca kaynaklardan alıntılar) olduğu cihetle bu yanlıĢ telâkkilerin yine Fransız âlimlerinin bize verdikleri ilmî mutalar (veriler) ve delillerle tashihi (düzeltilmesi) tercih olundu. Bu kitapla, doğru görmeye, eyi düĢünmeye alıĢtırmak istediğimiz insanlar Türklerdir. Türklerin yanlıĢ görüĢlerden, hatalı düĢünüĢlerden bir an evvel kurtulması baĢlıca emelimizdir. Bunun içindir ki, esas fikirlerimizi biran evvel yaymak istedik. Muhtelif lisanlarda yazılmıĢ mütenevvi vesikaların (çeĢitli belgelerin) ve baĢka türlü membaların (kaynakların) araĢtırılmasını atideki mesaiye (gelecekteki çalıĢmalara) bıraktık.‘ Bahsi geçen eserde ırkların tasnifi hakkında Ģu görüĢlere yer verilir: ‗Ġptidaî (ilkel) ırklar zamanla birbirleriyle çok karıĢmıĢ, yeni yeni bir takım mürekkep (birleĢmiĢ) ırklar vücuda gelmiĢtir. Bununla beraber, bütün uzviyet (organizmalar) âleminde olduğu gibi insan zümreleri arasındaki ihtilât ve tesalüpler (karıĢmalar ve zıtlıklar) ne kadar kuvvetli olursa olsun, aynı iklimin daima ayni evsafı (özelliği) meydana çıkarmaktaki tesiri, belli baĢlı bazı ırk gruplarının ve gruplar arasında mutavassıt (aracı) bazı küçük zümrelerin seçilmesini (ayırt edilmesini) icap ettirmiĢtir. 21 a) Baykal gölü havalisinden baĢlayarak Altaylar ve Orta Asya‘dan itibaren Hazar denizi ve Karadeniz havzaları ile Adalar denizi ve Tuna boylarına kadar olan geniĢ sahalar, binlerce ve binlerce senelerden beri alelûmum (genellikle) beyaz renkli olan Türklerle meskûndu (yerleĢikti). ġimalî Asya ve Avrupa kıtalarında da beyaz insanlar sakindir. Fakat bu beyazlık derecesinin kutuplara yaklaĢtıkça ve Asya‘nın Ģarkına ve cenubuna indikçe beyaz ve esmere doğru değiĢtiği yerler vardır; binaenaleyh beyaz ırk ikinci derecede iki veya üç ırka daha inkısam (bölünebilir) edebilir. Sarı saçlı, mavi gözlü, uzun boylu insanlar, ekseriyetle bu ırkta görülür. b) ġarkî Asya‘da baĢka bir grup hâkim görülmektedir. Bu grubu teĢkil eden insanların ekseriya derisi sarı, saçları siyah ve sert, boyları kısadır; bu gruba Avrupalılar, Mongol ve Mongoloit ırkı diyorlar. Bugünkü Moğolistan, Çin, Hindi Çinî ve onun cenubundaki Adalar, Japonya sekenesi (yerlileri, sakinleri) bu ırktan addolunuyor. Mongoloit ırktan insanlar Amerikaya da geçmiĢlerdir. c) Afrika‘da siyah ırk hâkimdir. Hindin otokton (yerli) ahalisi de siyah renkli idi. d) Amerika‘da kırmızı renkli insanlar vardır. BeĢeriyeti bu veçhile, mahza renk esası üzerine ırklara ayırmak doğru değildir. Çünkü insanlarda renk ancak hali hayatta bulunmuĢ olması ile müĢahede olunur; hâlbuki insan ırklarının mazisini ve ırkların tahavvülât (değiĢmeleri) ve tekemmülâtını (olgunlaĢmasını) meydana çıkarabilmek için yaĢayanlardan ziyade, arzın tabakaları altında bulduğumuz insan fosilleri üzerinde tetkikat yapmak lâzımdır. Ġnsanın tabiî tarihinin tetkikine mevzu olan bu bakiyeler ise, bittabi renkten mahrumdur. Irkların dünya yüzünde her mıntıkada, karma karıĢık bir halde yerleĢmiĢ oldukları görülmektedir. Binaenaleyh ırkî hakikatler beĢer grupları arasındaki iskeletlerden çıkarılan fizikî farklarla meydana çıkar. Bu farklar Ģunlarda aranır: 1 — Kafatasının ve çehrenin Ģekli; 2 — Boy. Mühim olan ırkî "farika ‗farklılık‘, kafatasının Ģekli, hassaten uzunluğu ile geniĢliği arasındaki nispettir. Aynı asıldan gelmiĢ olmaktan doğan bu irsî farika (farklılık) her türlü tesire en çok mukavemet (direnç gösterir) eder ve yalnız ırkların ihtilâfı neticesinde, yine irsî olarak, tadile uğrar. Bu farikadır ki dünya üzerinde birbirini takiben gelmiĢ ve tarihi yapmıĢ olan insanlar arasında esaslı bir fark tesis etmiĢtir. Burada bir nokta hatıra gelir: Aralarında bugün esaslı farklar bulunan muhtelif ırklardan her biri ayrı ayrı menĢelerden mi gelmiĢtir, yoksa hepsinin menĢei ayni bir ırk mıdır? Bu farklar sonra mı hâsıl (ortaya çıktı) oldu? 22 Gerçi bu mesele henüz hallolunmamıĢtır. Ancak, Ģunu beyan etmeliyiz ki, ırklar arasında bugün görülen farkların, tarih nokta-i nazarından ehemmiyeti pek azdır. Filhakika (gerçekten), kafatasının Ģekli ırkların tasnifi için, tamamen esasî bir farika olduğu halde içtimaî hiçbir manası yoktur. Bunun sebebi Ģudur: kafatası değiĢmiyor yahut güç ve geç değiĢebiliyor. Fakat onun içindeki en asıl uzuv, dimağ değiĢiyor. Kafatasları baĢlıca iki esaslı Ģekil arz eder brakisefal ve dolikosefal. Türk ırkının kafatasları Ģekli ekseriyetle brakisefal'dir. Kafatasının, yanında, yüz, burun ve çehrenin Ģekilleri de nazarı dikkate alınır. Bazı insanların, yüzleri uzun, bazıları kısa olur. Bu iki tip yüz hem brakisefal ve hem de dolikosefalde bulunabilir. Ġnsan yüzleri: kısa-geniĢ ve dar-uzun olabilir. Uzun bir yüz geniĢ bir kafatası ile birleĢmiĢ olursa, veyahut kısa bir yüz uzun bir kafatası ile birleĢirse biçimsiz olur; ahenksizlik göze çarpar. Çehrenin, daha iki hususiyeti dikkati caliptir (çekicidir): Burnun ve çenenin Ģekilleri. Burnun sivri, uzun, yassı, büyük, küçük, doğru, kıvrık bir takım Ģekilleri vardır. Çenenin Ģekli de diĢlerle beraber çehrenin cephesine nazaran düz veya ileri doğru çıkık olabilir: düzgün çene ve çıkık çene. Ġnsanlar, boylarının uzunluklarına, kısalıklarına göre de ırklarına, nispetlerini ifade ederler: yüksek boylu, orta boylu ve kısa boylu ırklar vardır. Ġnsanlarda ve iskeletlerinde, görülebilen ve ölçülebilen daha birçok Ģey vardır ki, bunların kâffesi insanın tabiî tarihini tetkik eden âlimler tarafından nazarı dikkate alınır. Meselâ, gözlerin Ģekli, yüzdeki vaziyeti, muhtelif ırklar arasında mühim farika teĢkil ederBu son esaslara göre ırkın tarifi Ģöyle olabilir: Irk aynı kandan gelen ve cismen birbirine benzeyen insanların gösterdiği birliktir.‟ Türk ırkı hakkındaki bilgiler ise Ģöyledir: „Türk ırkı, dünyada insan cemiyetlerinin tahavvüllerini (değiĢimlerini), terakkilerini (ilerlemelerini), milletlerin sureti teĢekküllerini tetkik ederken coğrafî muhitin ehemmiyetinin yanında ırk meselesi de bazı noktalardan oldukça ehemmiyetli bir surette dikkati celbeder. Irk mefhum ve tarifi bugüne kadar birçok münakaĢalara (tartıĢma) ve birbirine zıt mütealalara (hükümlere, kanaatlere) mevzu (konu) olmuĢtur. Bazı müellifler ırkları lisanlara veyahut renklere göre tasnif etmiĢlerdir. Hâlbuki muhtelif ırkların tesalübünden (çarpmazından, karıĢımından) hâsıl olan bazı kavimlerin müĢterek lisanları olduğu gibi aynı ırka mensup olan bazı kavimler de baĢka baĢka lisanlarla konuĢmaktadırlar. Renk taksimine gelince bunun zamanla ve muhit değiĢtikçe nasıl ehemmiyetini kaybettiğini ırklar bahsinde izah etmiĢtik. Avrupa âlimlerinin beĢeriyet'(insanlık) ve beĢer (insan) ırkları hakkında verdikleri malûmat hep 23 kendi nokta-i nazarlarındandır. Bunlar çok defa ırkları takip ettikleri gayelere nazaran (olmasını istedikleri Ģekilde) tasnif ediyorlar. Filhakika (doğrusu) bugünkü Avrupa‘nın büyük millet kütleleri doğrudan doğruya bir ırka mensup olmadıkları gibi, bu cemiyetlerin ekserisinde bariz vasıflarını muhafaza etmiĢ hâkim bir ırk da mevcut değildir. Bu milletler birbirleriyle aynı kemiyet (nicelik) ve keyfiyette (nitelikte) tesalüp (karıĢmamıĢ) etmemiĢ muhtelif ırkların husule getirdiği (ortaya çıkardığı) yepyeni birer heyettirler. Umumî olarak denilebilir ki inkiĢaf (geliĢme) ve itilâ (yükselme) ile beĢeriyetin (insanlığın) mukadderatına (geleceğine) hâkim olan dimağdır (bilinçtir). Dimağdan murat onun uzvî mahiyeti değil, her nevi tecellileridir. Dimağ üzerinde coğrafî muhitin, bu coğrafî muhitteki içtimaî Ģartların ve irsî vasıfların hiç Ģüphesiz büyük ve ehemmiyetli tesirleri vardır. Bu noktai nazardan (bu bakıĢ açısından), aynı asıldan gelen ve bünyevî vasıflaryla birbirine benzeyen insanlar kütlesidir diye tarif edilen ırkların ehemmiyeti (önemi) bir derece tebarüz eder (ortaya çıkar). Tarihin en büyük cereyanlarını yaratmıĢ olan Türk ırkı en çok benliğini muhafaza etmiĢ bir ırktır. Tarihten evvel ve tarihî devirlerde bu ırk da, iĢgal ettiği vâsi mıntıkalardaki (geniĢ bölgelerdeki) ve yurtlarının hudutlarındaki komĢu ırklarla tesalüp (karıĢmıĢ) etmiĢtir. Bu tesalüplerin (karıĢıklıkların) ekserisinde (çoğunda) Türk ırkının bariz (belirgin) ve uzvî dimağ (beynin) eseri olan harsî (kültür) vasıfları hâkim kaldığından bu karıĢmalar Türk ırkına kendi hususiyetini kaybettirmemiĢtir. Ancak uzun devirlerde ve büyük ekseriyetler içinde ihtilâtlara (karıĢıklığa) maruz kalanları temessül (karıĢıp) edip isimlerini ve dillerini muhafaza edememiĢlerdir. Dimağın en kıymetli mahsulü olan lisan bilhassa Türk ırkının büyük ekseriyetinde tarihî devirlerin husule getirdiği tekâmül silsilesi dahilinde daima ana hatlarını muhafaza etmiĢtir. Tarihten evvelki zamanlarda ve tarihî devirlerde ayrı ayrı cemiyetler, medeniyetler, devletler vücuda getirmiĢ olan bu büyük ırk mensupları, kuvvetli dimağlarının muhtelif muhitlerde yarattıkları müĢterek lisan ve harslarla ve irsî vasıfları ile uzun veya kısa müddetler zarfında yekdiğerine daima müteeesir olmuĢlardır. Görüyoruz ki tarihte daima göze çarpan bir birlik arz eden Türk ırkı daima hâkim kalan bariz uzvî vasıflarıyla dimağın en kuvvetli mahsulü olan müĢterek lisanlarıyla ve bu lisanla nakledilmiĢ olan harsları ile, tarihî müĢterek hatıratı ile aynı zamanda bugünkü millet tarifine de uyan büyük bir cemiyettir. Bütün tarihte böyle büyük bir ırkı, bir millet halinde görmek bilhassa zamanımızdaki insan heyetlerinin pek çoğuna nasip olmayan büyük bir kuvvet ve büyük bir Ģereftir49. Özetle her ne kadar, kafatası, boy, kulak, burun ya da iskeletten hareketle ırk tiplemeleri yapılabilmekteyse de asıl olan kafatası içerisinde olan beyin ve onun ürünü olan dil, kültür, ırkların esasını oluĢturur. Bugünkü 49 Afet Hf., Megmet Tevfik, Samih Rifat, Akçura, Yusuf, vd., age., 32-38.s 24 deyiĢle renk, boy, kafatası yapısı, kulak, çene ölçüleri ne olursa olsun (kısmi olarak mukayese ölçütü olmakla birlikte) ırkını ayırt eden asli özellik değildir. Irkları ayırt eden dil, kültür ve kan bağıdır yani genetik özelliklerdir. Afet Ġnan‘ın yapmıĢ olduğu doktora tezinde, Türklerin yalnız kafatası ölçüleri üzerine değil, boy ortalamaları, cilt-göz-saç renkleri ve göz kapağı çekikliği gibi yirmi kadar fiziksel antropolojik özellikleri üzerine çalıĢmalara dair bilgiler yayınlandı50. Cumhuriyet döneminde benzeri çalıĢmalar yapıla gelmiĢtir51. Eskiden beri Türk tarihçileri veya bilim adamları, kendi zevklerine ve hayallerine göre Türk‘ü tarif etmiĢlerdir. Üniversitelerin Tıp Fakültelerinin Morfoloji bölümlerindeki çalıĢmaların gazetelere yansıyan yönleri ile Türk tipinin ortak bir özelliği olmadığı anlaĢılmaktadır. Sonuç olarak Türk, belirli ve kesin bir fizik özelliğine sahip değildir52. Türk‘ü fiziki ölçütlerle sınırlamak, rengine, boyuna, kulağına göre tanımlamak mümkün değildir. Türk, genetik vasıflarını dil, kültür, medeniyet ölçülerinde taĢıyan, temasta bulunduğu bütün ırklara bu yönlerde önderlik eden bir genetik, kan bağı olan topluluktur diyebiliriz. Önemli olan hissetmek ve hizmet etmektir. 5. Türklerin ana vatanı Türklerin Ana vatanı neresi idi? Sibirya ormanları mı idi? Altay dağları Ergenekon mu idi? Türklerin ana vatanları konusunda muhtelif görüĢler bulunmaktadır. Tarihçiler, umumiyetle Çin kaynaklarından hareketle Türklerin ilk yurdunu Altay dağlarının etekleri olarak göstermektedirler. Sanki Altay Dağlarının eteklerinde bir Türk kaynağı var burada ‗bir at bir Türk‘ çıkıyor ve bu kaynak hiç kesilmeden Asya‘nın ve Avrupa‘nın değiĢik bölgelerine göç gönderiyor. Böyle bir Ģey mümkün mü? Tek kaynaktan dünyanın dört bir yerine giden Türkler? Kimi araĢtırmacılar Tüklerin anavatanı olarak, iç Asya‘nın kuzey bölgelerini, Kingan dağlarını, AltayKırgız bozkırlarını göstermektedirler. Bu Türklerin MÖ. 3000-3500 yıllarında Mezopotamya‘da yaĢayan Sümerlerlerle iç içe veya komĢu olarak yaĢamaları gerekmekte; eldeki veriler onu gösteriyor53. Yine bu Türkler, MÖ 2000-2500 yıllarında Ġtalya‘nın kuzeyinde Etrüsk medeniyetini kuran halkla yakın olmalılar54. Avar, Saka ve Hunlarla Avrupa kıtasında olmalılar, Tuna, Dinyepr arası otlaklarda kıĢlakları, Kiev‘den, Kafkasya‘da Sarkel‘e uzanan topraklarda yaylakları olmalı. Hazarın dört bir yanı yurtları olmalı. 50 Ġnan, Prof. Dr. Afet, Recherches sur les caractères anthropologiques des populations de la Turquie, 1939, Geneve 51 GeniĢ bilgi için bkz: Gültekin, T. Koca, B (2003). ―Cumhuriyet Döneminden Günümüze Ülkemizde GerçekleĢtirilen Irk ÇalıĢmaları‖, Antropoloji Dergisi 14. AÜ. DTCF Yay. Ankara, 2002 52 Baykara, Prof. Dr. Tuncer, Türk Kültür Tarihine BakıĢlar, Atatürk Kültür Merkezi Yay., 2001, Ankara 53 Tuna, Prof. Dr. Osman Nedim, Sümer ve Türk Dillerinin Târihî Ġlgisi ve Türk Dilinin YaĢı Meselesi, Türk Dili Kurumu Yayın., Ankara 1990, IV+57 s. 54 GeniĢ bilgiiçin bkz., Tarihten Bir Kesit, Etrüskler, 2-4 Haziran 2007 Bodrum Sempozyumu Tebliğleri, TTK Yay., 2007, Ankara 25 Anadolu‘da en az beĢ bin yıllık varlıkları olmalı bu Türklerin, Tipet‘e az gitmemiĢler, Temir Kapıya az varmamıĢ bu Türkler, Ġspanya‘da Basklar arasında, Ġsveç‘te Scanlar içinde olmuĢlar. YetmemiĢ Ġskandinav kavimlerine destanlarını vermiĢler Türk‘ün memuru Odin, Vikinklere Tanrı olmuĢ okuma yazmayı öğretmiĢ. Bu Türkler, ana kıta dıĢında yeni kıtada Siyu, Torahumara, Keçua, Maya olmuĢ. Fransa‘nın sınırları bellidir. Bu sınırlar dıĢına Fransız sömürge olarak bakar. Fransız‘ın ana vatanı Fransa‘dır. Üzerinden güneĢ batmayan imparatorluğun, Ġngiltere‘nin sınırları da bellidir, Britanya adası. Hatta Ġrlanda bile Ġngilizlerin vatanı sayılmaz. Ruslar Moskova merkezli, Japonlar adalar halkı, Çinliler kendilerine set çekmiĢlerdir. Peki, Türklerin ana vatanı neresidir? Ana kıtanın Asya olduğunu dikkate alırsak ve eldeki yazılı yazısız bütün bilgileri topladığımızda Türklerin Ana vatanın da Asya kıtası olduğunu söylemek mümkün olacaktır. Fakat sınırları biraz geniĢ olarak düĢünmeliyiz, Altay Dağlarının etekleri ya da iç Asya gibi dar sınırlar düĢünülmemelidir. Fiziki olarak, Türklerin ana yurdunu tanımlayacak olursak kanaatimizce Ģöyle demeliyiz: Türklerin anayurdu Asya‘dır, Asya Ege denizinden, Japon denizine kadar, Hint denizinden kuzey buz denizine kadar olan büyük bir kara parçasıdır. Batıda, Karadeniz ve Akdeniz arasında uzanan Anadolu, Asya‘nın bir uzantısıdır. Avrupa neresi? Asya neresi? Ya da Avrupa nerede sona erer? Asya nereden baĢlar? Türkiye bir Asya ülkesi midir, yoksa Avrupa'nın bir parçası mıdır? Daha da önemlisi, Avrupa bir kıta mıdır? Sözlüklere baktığımızda "etrafı okyanuslarla çevrili büyük kara parçalarına kıta" denmektedir. O halde Avrupa ile Asya arasındaki deniz nerededir? Yine aynı kaynaklarda Avrupa'nın fiziki manada bir kıta olmadığı, fakat bir kültür kıtası olduğu belirtilmektedir55. Yani Avrupa aslında müstakil bir kıta değil yapay olarak kıta olarak adlandırılan Asya kıtasının devamı olan kara parçasıdır. Diğer bir deyiĢle Asya‘nın batıya uzanan bir parçasıdır. Asya‘da doğudan batıya doğru inen yaylalar, Kadırgan‘dan Baykal‘a uzanan havza, Altay‘dan Ġdil‘e uzanan, Hazar Denizi havzasında, Pamir‘e ve daha ilerilerine uzanan suyolları, otlaklar insan hayatı için gerekli gıda merkezleri iĢte buralar Türk‘ün anavatanı olarak tanımlanabilinir. Tabii, Kafkaslar ile Dinyeper arası ile Dinyeper, Tuna arasındaki bereketli topraklar, Karpat havzası da Asya ana kıtası içerisinde düĢünülmelidir. Fizikî olarak tanımlayabileceğimiz bu ana kara parçası dıĢında Türk‘ü diğer milletlerden ayırt eden bir anavatan anlayıĢı da bulunmaktadır. 55 Yiğit,Yard. Doç. Ali, Avrupa‘nın Sınırları ve Türkiye‘nin Avrupa‘ya Göre Konumu, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Fırat University Journal of Social Science Cilt: 10, Sayı: 2, 2000, Elazığ, 35-50. s 26 Bilge Kağan, ‗altta yağız yer, üstte mavi gök, ikin ara insanoğlu kılınmıĢ…. Tanrı kut verdiği için ecdadım insanoğlu üzerine hakan kılınmıĢ.‘ diye aslında Türk‘ün anavatan anlayıĢını da söylemektedir. Aynı, düĢünce tarzını Dede Korkut‘ta görmekteyiz ‗ oğul yer yatağın, gök çadırın olsun..‘ diye dua ederken vatan sınırlarını da çizmektedir. Bu anlayıĢ Türklerin, cihan Ģümul bir anlayıĢa sahip devlet yönetimlerinin de temelinde bulunmaktadır. Diğer milletlerde Çinliler baĢta olmak üzere kendi vatanları dıĢındaki ülkeleri sömürge ülkesi olarak görüp yönetimlerini o tarzda planlamaktadırlar. Fransa için kendisi dıĢındaki ülkeler Fransa‘nın dominyonudur, Avusturalya, Yeni Zelenda, Belize vb. ülkeler Ġngiltere‘nin sömürgeleridir. Tarihte hiçbir zaman Türk devletinin sömürge ülkesi olmamıĢtır. Galiçya‘dan Kore‘ye, Balkanlar‘dan Mısır‘a, Ġsveç‘ten Gürcistan‘a, Fransa‘dan Hindistan‘a uzanan Türk varlığı daima bu anlayıĢ çerçevesinde olmuĢtur. 6. Türklerin dili Türk Dilinin dünya dilleri arasında yeri tanımlanırken kalıplaĢmıĢ cümle Ģudur: ‗ġekil açısından eklemeli diller arasında yer alan Türkçe kaynakları bakımından, Ural Altay Dil Ailesinin Altay koluna mensuptur, en yakın akrabası Moğol dilidir.‘ Bu cümle adeta tarihe mal olmuĢ yanlıĢlardan biridir. Hâlbuki Strahlanberg‘in esaret yılları sırasında Avrupa‘ya gönderdiği bazı bilimlik notlar ve kendisinin Ģahsi kanaati olan Doğu Avrupa ve Asya halklarından 36‘sının birbiriyle akraba olduğunu iddia eden meĢhur 56 yazısı ile baĢlayan bu Ural Altay teorisi aslında birçok bilim adamı tarafından da olumsuz karĢılanmıĢ, iddianın doğru olmadığı zaman zaman dile getirilmiĢtir. Bilindiği gibi K. H. Menges, N. Poppe, M. Räsänen ve G. J. Ramstedt bu teorinin doğruluğu üzerinde durmuĢlar; Moğolca ve Türkçede bulunan ortak kelimeleri de teoremlerine örnek göstermiĢlerdir. Ancak, W. Bang, Sir. G. Clauson, G. Doerfer ve Gy. Németh gibi bilginler ise verilen örneklerin ancak dillerin etkileĢmesi sonucu olan örnekler olduklarını söyleyerek akrabalığı ret ederler. Bu konuda G. Doerfer‘in Türkçeye de çevrilmiĢ olan A Lexicostatistical Appraisal of the Altaic Theory, (Türkçesi, Altay Teorisinin Leksikoistatistiksel Bir Değerlendirmesi 57) adlı makalesidir ki burada örnek verilen kelimelerin tamamı ele alınıp incelenmiĢtir. KarĢıt görüĢlüler arasına en son ġçerbak da girmiĢtir58. Dil akrabalığı, dillerin ses dizgesi, biçim, yapı, söz dizimi bakımından kesinliği ortaya çıkan iliĢkileri, yakınlıkları sonucunda beliren bağlılıklardır. Dil akrabalıklarını ortaya koyan iliĢkiler arasında, özellikle biçim ve 56 Strahlanberg, J. Von., Das nord- und östliche Theil von Europa und Asia, Stocholm, 1730 57 UlutaĢ, Ġsmail, Altay Teorisinin Leksikoistatistiksel Bir Değerlendirmesi, Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilim Dergisi, Isparta, 2004, S. 10, 153-174.s 58 ġçerbak, Prof. Dr. A. , Voprosı Yazıkoznaniya , Nauka, Moskova, 1980, (Türkçeye Çeviren, Babatürk, Leyla, Türk Moğol Dil ĠliĢkileri) 27 yapı yakınlıkları önemlidir. Ayrıca söz hazinesi arasındaki benzerlikleri de değerlidir; etimolojileri, tarihsel geliĢmeleri aydınlık olan öğeler, akrabalık için sağlam dayanaklar, tanıklar durumundadır59. Diğer bir deyiĢle dil akrabalıkları tespit edilirken dillerin sesleri, bunların oluĢumları, ses anlam iliĢkileri baĢta olmak üzere; biçimi, kökleri, türeme yolları bunları oluĢtururken izledikleri yollar ile cümle yapısı, kelime hazinesi dikkate alınır. Etimoloji ile kelime hazinesindeki kelimelerin mukayeseleri yapılarak kaynakları tespit edilir. Bunların dıĢında da baĢka unsurlar da dikkate alınabilir. Dili kullanan milletlerin akrabalık bağları, kültür iliĢkileri, arkeolojik ve antropolojik malzemeler de kullanılabilinir. Dil akrabalıkları arasındaki ilk çalıĢmalar Hint Avrupa (ya da Ġndogermen) Dil Ailesi hakkında yapılmıĢtır. XVI. yüzyılın sonlarında Ġtalyan F. Sassetti‘nin Sanskrit ve Ġtalyanca arasındaki benzerlik ve eĢitlikleri göstermesi60 ile ilk Hint Avrupa çalıĢmalarına da bilimlik ölçütlerde baĢlanmıĢtır diyebiliriz. 1861‘de Franz Bopp‘un ‗Über das Konjugationssytem der Sanskritsprache in Vergleichung mit jenem der griechischen, lateinischen, persischen und germenischen Sprache‘ adlı eseriyle Hint-Avrupa Dil Ailesinin akrabalığını da ortaya koymuĢtur61. Hint-Avrupa Dil Ailesinin akrabalığı üzerine Bopp‘tan sonra da birçok çalıĢma yapılmıĢ nitekim bugün aksi yönde tartıĢma bulunmamaktadır. Dil akrabalıklarında ya da herhangi bir mukayesede örnek alınan ölçütlerin eĢ değerliliği ve geçerliliği söz konusu olur. Bu, dilin kendi içindeki incelemelerinde de böyledir. Yani eĢ zamanlı ya da art zamanlı inceleme yapıyor isek ele aldığımız konuların verileri de eĢ değerde olmalıdır. Eski Türkçe bir metni eĢzamanlı inceliyorsak karĢılığında verdiğimiz örnekler de muadili olmalıdır ki bu art zamanlı çalıĢmalarda da böyledir. Eğer inceleme ya da karĢılaĢtırma yaptığımız farklı diller ise bunlarda kullandığımız ölçütlerin de güvenirliği/geçerliliği aynı değere sahip olmalıdır. Dolayısıyla biz Moğolca ile Türkçenin akrabalığını ileri sürmeye kalkarsak verdiğimiz örneklerin eĢ değer olduğunu söylemiĢ oluruz. Bu iki dilin birkaç bin yıl önce birbirinden kopmuĢ ve ayrı bir geliĢim yaĢamıĢ oldukları düĢünülüyor ise örneklerin de aynı zaman dilimleri içerisinden seçilmiĢ öğelerden oluĢmaları gerekmektedir. Eğer Moğolca ile Türkçe dil olarak akraba ise Türk genetik yapısının da Moğollarla akraba olması yani ırken de bir akrabalık olması gerekir. Genetik akrabalığı olmayan ırkların dil akrabalığı yoktur. Hami-Sami Dil Ailesi adıyla anılan teori de, Tevrat‘ta geçen Nuh Peygamber‘in iki oğlunun adına (Ham ve Sam) dayanır62 Bu dil ailesinin de akrabalığı üzerine bilginler hemfikirdirler. 59 Aksan, Prof. Dr. Doğan, Her Yönüyle Dil Ana Çizgileriyle Dilbilim, TDK Yayınları, Ankara, 2007, 101.s 60 Aksan, Prof. Dr. Doğan, age., 123 61 Aksan, Prof. Dr.Doğan, age., 123. s 62 Aksan, Prof. Dr.Doğan, age., 134. s 28 Ancak, Ġsveçli subay Johann Philipp Tabbert (von Strachlanberg)‘in esaret hayatı bitip Ġsveç‘e döndükten sonra 1730‘da yayınladığı ünlü kitabı ‗Das Nord und Östliche Teil von Europa und Asia‘63 ile baĢlayan Ural Altay Dil Ailesi teorisi hakkında o günden bu yana tartıĢmalar devam etmektedir. Strahlanberg‘den sonra, Fransız J. P. Abel-Remusat (1820) ve Alman W. Schott (1836) da, Ural-Altay grubu için umumiyetle "Tatar Dilleri" (les langues Tartares; Tatarische Sprachen) tabirini kullanmıĢlardır. Bu dillerden birçoğunu yerinde araĢtıran Finlandiyalı M. A. Castren (1813-1852) ise, Ural-Altay filolojisinin esas kurucusu sayılmaktadır. O. Böhtlingk (1851), Macar J. Budenz ve Danimarkalı V. Thomsen de bu diller arasındaki akrabalığı muhtemel görmüĢlerdir64. Bu dillerin bir ‗aile‘ teĢkil ettiğine dair, ilk fikirler ortaya atıldığı zaman, henüz bugünkü anlamı ile Türkoloji diye bir çalıĢma alanı bile yoktu. Bu bakımdan, karĢılaĢtırmalarda gerekli malzemenin noksanlığı, hatta yokluğu daha elveriĢli bir ortam yaratılıncaya kadar bu fikirlerin geliĢmesi için en büyük engel olarak kalmıĢtır65. Teori, diğer bir Ģekilde Ģunu diyordu: ‗Türkler, Altay dağı çevresinde tarih sahnesine çıkmıĢ buradan göçler vasıtası ile dünyaya dağılmıĢ Asya‘nın barbar bir kavmidir.‘ En yakın akrabalarımız ise ilk yazılı eserleri M.S 1225‘ten kalmıĢ olan Yesunke Merke TaĢı Moğolca ile ilk yazılı belgeleri M.S. 1413 Çuçen dili ve 1599‘dan kalan Mançuların dili olan Mançu Tunguz Dili gösterilmiĢtir. En yakın akrabamız kabul edilen Moğolca aslında temeli Çincenin bir diyalekti olan dilin üzerine Türkçenin tesiri ile yeniden ihsas edilen yeni bir dil ‗creole‘ karma bir dil olduğu görüĢü66, Tunguzca dahil olmak üzere bugün yavaĢ yavaĢ kabul görmektedir. Aslen sarı ırk olan Moğol ve Mançuların, beyaz ırk olan Türklerle akrabalığı etnik olarak değil ancak bunların Türkçenin tesiri ile karma bir dil olarak oluĢtuğu üst kısmın filolojik olarak yakınlığı söz konusu olabilir. ‗Türkçe ile Moğolcanın akrabalığı konusunda benim farklı bir görüĢüm var‘ diyen, Ercilasun, Ģöyle devam eder: ‗Bence 13. yüzyıla ait ilk metinlerinden bugüne dek bütün lehçeleriyle Moğolca ―creole‖ (karma) bir dildir. Karma diller genellikle iki dilin karıĢmasından oluĢur. Karma dilin baĢlangıç safhası ―pidgin‖ (melez) dildir. Ġlk nesillerin melez dili onların çocuklarında tabiî dil hâline gelir; tabiileĢen melez dil ―creole‖ (karma dil) adını alır. Karma dilin iki katmanı vardır. Yerlilerin eski dili alt katman, onun üstüne gelen dil üst katmandır. Karma diller Avrupalıların sömürgecilik döneminde Amerika, Afrika ve Hindistan kıyılarıyla Güney-Doğu Asya ve Avustralya‘da oluĢmuĢ dillerdir. Ben, uzun süre Türklerle birlikte yaĢayan Moğolların dilinin de bilinen yazılı metinlerinden çok önce, Türkçe ile etkileĢerek karma bir dil hâline geldiğini düĢünüyorum. Karma dilden önce 63 Ercilasun, Prof. Dr. Ahmet Bican, BaĢlangıçtan Yirminci Yüzyıla Türk Dili Tarihi, Akçağ Yayınları, 2007, Ankara, 29. s 64 Temir, Ahmet Ural Altay Dilleri Teorisi, Türk Dünyası El Kitabı, Ġkinci Cilt, Dil Kültür Sanat, Ankara, 2002, 2.s 65 Tuna, Prof. Dr. Osman Nedim, Altay Dilleri Teorisi, Türk Dünyası El Kitabı, Ġkinci Cilt, Dil Kültür Sanat, Ankara, 2002, 10. s 66 Arıkoğlu, Ekrem (2007). Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun Makaleler Dil Destan Tarih Edebiyat (Türk Dünyası ve Türk Dili GeçmiĢ ve Hedefleri 391-398 s.), Akçağ Yayınları, Ankara, 391. s , 29 Moğolların atalarının baĢka bir dilleri vardı ve bu Türkçe ile akraba değildi. Tarihî metinleriyle birlikte bugün Moğolca olarak bildiğimiz dil ise Türkçeyle melezleĢip ―creole‖ (karma) dil hâline gelen bir dildir. Bu dilde Moğolların eski dili alt katman, Türkçeye ait gramer unsurları ve kelimeler üst katmandır. Akrabalık üst katman için söz konusudur. Bu görüĢ Altay teorisinin iki çıkmazına cevap verir: 1) Moğollar sarı, Türkler beyaz ırktan olduğu hâlde nasıl akraba oldukları sorusu cevaplanmıĢ olur. 2) Bu diller akraba ise niçin temel kelimeler ortak değil sorusu cevaplanmıĢ olur. Bunların dıĢında Türkçenin, Moğolcadan bağımsız olarak daha eski bir tarihi olduğu da ortaya çıkar67. Aslında bizim Ģimdi geldiğimiz yer olarak söyleyebileceğimiz bu durum hakkında 1930‘da da benzeri görüĢler bulunmaktaydı. ‗Avrupalılar Türk lisanını Ural - Altay namı altında Mongolca ile bir sayarlar, bu telâkki tamamen yanlıĢtır. Hakikat Ģudur: Moğolca, Türkçeden, Çinceden, Tibetçeden alınmıĢ bir takım kelimelerin Mogollara has bir tarzda birleĢtirilmesinden teĢekkül etmiĢtir. Bugün yanlıĢ olarak Tatar denilen meselâ Kırım, Kazan, Azerbaycan Türkleri ile, Kırgız - Kazaklar ve BaĢkurtlar gibi Türk kabilelerinin kullandıkları lisan da, az veya çok bir takım lehçe farkları ile Türkçedir. Bu dil esasî (orijinal), baĢlıbaĢına müstakil bir dildir. Türk dili bugün Tuna havzasından ġarkta Lena nehri ve Kingan dağlarına kadar ve ġimal Buzdenizinden Umman denizine kadar uzanan geniĢ sahadaki insanlar tarafından konuĢulan, bunlar arasında anlaĢma vasıtası olarak kullanılan umumî bir dildir68. Türk dili kelime kökü ailelerinden fiil, sonraları fiil ve isim köklerine gelen eklerle kök kelime ailenin kavram alanı çerçevesinde kelimeler türetebilen bir morfolojik yapıya sahiptir. Türk dilinin sözlüğünde bulunan her madde baĢı kelime müstakil bir kelime değildir, tek heceye kadar indirildiğindeki kök aileden türetilmiĢ kelimelerdir. Kelime kök aileleri ünlü ve ünsüz+ünlü seslerden oluĢur, kelime köküne gelen anlam ayırt edici seslerle kavram alanı geniĢleterek (ama yine de anlam açısından köke bağlı) kelimeler türetilir. Bu teori, Prof. Dr. Necmeddin Hacıeminoğlu‘na aittir69. Bir kısım bilim adamı, ünlü+ünsüz kelime kök ailelerinin de olduğu görüĢündedir. Ancak, bize göre kelime köküne gelen ünsüzler daima anlam ayırt edici görevindedir. 67 Ercilasun, Prof. Dr. Ahmet Bican, Türkçe Hakkında, 2 ġubat 2012, Yeniçağ Gazetesi 68 Afet Hf., Megmet Tevfik, Samih Rifat, Akçura, Yusuf, vd., age., 35-36.s 69 GeniĢ bilgi için bkz. Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Necmeddin, Hacıeminoğlu, N. , Eski Türkçenin Gramer Yapısı ve Örnek Olarak Fiilden Ġsim Yapan –l Eki, Edirne, 1990; Türk Dilinin Mantık Sistemi ve Kelime Aileleri, Cilt: XXVIII (Prof. Dr. Muharrem Ergin‟e Armağan), S. 1-2 (1990), s. 179-196; Yapı ve Mana Bakımından Türk Dilinde Kelime Aileleri, Ankara, 1989, s. 24. 30 Ünlü ile baĢlayan kök kelime ailelere örnekler70. a: „UzaklaĢma, mesafe, sınırlama kavramı veren kelimeler‟ a+v, a+vuç, a+ç+mak, a+dım, aya, a+yır-, é: (açık e): „yakınlık, temas, organ adı kavramı veren kelimeler‟ e+ğ+mek, e+ğ+le+mek, e+k+mek, e+l, e+m+mek, e+z+mek, ı: „nem, mesafe, ısı kavramı veren kelimeler‟ ı+ğ ‗duman‘, ı+ga+l ‗nem‘, +sı‘sıcaklık‘ i: „ince, sivri, köĢe, mesafe kavramı veren kelimeler‟ i+r+i, i+s, i+Ģ, i+ç, i+ç+mek, i+ğ+ne, i+n+ce, Diğer vokallerle baĢlayan benzeri kelime kökü aileler mevcuttur. Ünsüz+ünlü ile baĢlayan kök kelime ailelere örnekler Kök Kök Kök Kök Kök bü+k+mek, bü+r+ü+mek, bü+z+mek vb. di+k+mek, dil+mek, di+t+mek, diz+mek vb. ka+B+mak (kavramak, kapmak), ka+t+mak, ka+l+mak, ka+r+ı+mak, ka+z+ı+mak vb sa+ç+ık, sa+k+ık, sa+l+ık, sa+n+ık, sa+r+ık, sa+z+lık, sa+t+ık vb. ya+k+ın, ya+l+ın, ya+m+a, ya+n+ık, ya+t+ık ya+r+ık, ya+z+ık, vb. Özetle fiil, isim kök veya gövdelerine getirilen eklerle kök ailenin kavram alanı içerisinde türetilen kelimeler fiil ve isim çekimleriyle iĢlek haline getirilir. Bu basit gibi görülen sistem yüz binlerce kelime üretebilmektedir. Türk dilinin bu ve kendine mahsus diğer özellikleri tek baĢına bir aile olarak değerlendirilmesini de gerektirmektedir. Türk dili baĢlı baĢına müstakil bir dildir. Tarih öncesi devirleri içine alan Sümer, Etrüsk, Maya, Bask, Scan dilleri Türkçenin bu yapısı dikkate alınarak yeniden incelenmeli, geçmiĢte ve günümüzdeki diyalektler tespit edilmeli, Türkçe tesiriyle geliĢen karma diller ayırt edilmeli akrabalık ölçütleri yeni baĢtan incelenerek günümüzdeki diyalektleri de ilgili ölçütlerle tasnif edilmelidir. Türk dilinin yaĢı hususunda Tuna, Sümerce ile mukayese ederek en az 8500 yıllık bir süreç olması gerektiğini söylerken71, Aksan, ‗Türk Dilinin YaĢı Sorunu‘ adlı incelemesinde72 Tuna‘ya katılır. Türk Dilinin bugün için genel kabul gören tarihi seyri, dönemleri, yazı dilleri ve belli baĢlı eserleri hakkında Ģunları söyleyebiliriz: Altay Çağı: Ana Altayca diye de adlandırılan bu farazî çağ karanlık bir dönemdir. Türk-Moğol dil birliği olarak da söylenir73. Bu, Türkçenin, Moğolcanın ve öteki akraba dillerin henüz teĢekkül etmeden bir Ana Altayca 70 Bu bölüm öenekleri Serap Karademir, Güneybatı (Oğuz) Grubu Lehçelerinde Vokal Köklü Kelimelerin Sınıflandırılması, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü TDE Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, 2012 Ordu (BasılmamıĢ YL Tezi) adlı eserden alınmıĢtır. 71 Tuna, Prof. Dr. Osman Nedim, Sümer ve Türk Dillerinin Tarihi Ġlgisi ile Türk Dilinin YaĢı Meselesi, TTK Yayınları, Ankara, 1990 72 Aksan, Prof. Dr., Doğan, Türkçenin söz varlığı: Türk dilinin sözcükbilimiyle ilgili gözlemler, saptamalar, Engin Yayınevi, Ankara, 2000 73 Biz bu görüĢe katılmıyoruz. Ana Türk Dili ve onun tesirinde geliĢen diller olarak düĢünmek gerektiğine inanıyoruz. 31 içinde bulunduğu tasarlanan bir devirdir74. Tarihin karanlık devirlerinde farz edilen bu dönemden zamanla Ana Altayca, Ana Doğu Altayca ve Ana Batı Altayca diye ayrılmıĢ olmalıdır. Ana Doğu Altayca, zamanla bugünkü çağdaĢ Moğolcayı oluĢturacak Ana Moğolcaya ve bugünkü Tunguzca ile Kore, Japon, Ryu Kyu dillerini meydana getirecek olan, Ana Tunguz dili ile Yarım Ada ve Adalar dilini meydana getirmiĢ olmalıdır diye farz edilir. Bu görüĢler elde bulunan yazılı metinlerden bilinenden bilinmeyene hareket metoduyla ortaya konulmaktadır. Ana Batı Altayca ise bugünkü modern Türk lehçelerini oluĢturan tarihi bilinmeyen devirlere giden Ana Türk dilini diğer bir deyiĢle Proto-Türkçeyi meydana getirmiĢtir. Bu döneme Hun Türkçesi de denir. Tarihî delillere göre Türklerin ataları M.Ö. ve M.S. zaman zaman bütün Kuzey Asya ve Doğu Avrupa‘yı hükümleri altına almıĢ olan Hunlardır. Batı, Kuzey ve Doğu Hun Türkçesi diye üç kola ayrılan Hunca bugünkü Türk lehçelerinin de temeli farz edilir75. Eski Batı Türkçesi diye adlandırdığımız bugünkü ÇuvaĢçayı meydana getiren Türkçe, Eski Kuzey Türkçesi veya Kuzey Huncası adını verdiğimiz ve bugünkü Yakut Türkçesini oluĢturan Türkçe ile bugünkü Yakut ve ÇuvaĢ Türkçesi dıĢındaki Türk lehçelerini oluĢturan Eski Doğu Türkçesi, Proto-Türkçe veya Ana Türkçenin devamı mahiyetindedir. Türkçenin kaynağı ve akraba olduğu diller meselesinden baĢka, dilciler arasında tartıĢılan Türkçenin eskiliği yani ne zaman oluĢtuğu konusudur. Osman Nedim Tuna‘nın Sümercedeki Türkçe kelimeleri de esas alarak Türkçenin ilk yazılı metinlerinden yola çıkıp dilin geliĢmesini göz önüne alarak yaptığı hesaba göre Türk dilinin tarihini en az 8.500 yıl öncesine kadar götürmemiz mümkündür76. Osman Nedim Tuna, Türk dilinin en eski vesikaları ile Altay dilleri ve diğer dillerle yaptığı mukayesede Ģu sonuçları verir77. Türkçenin Altay Dilleri ile mukayesesi: Türk Dili : M.S.687–692 Çoyren (veya Çoyrın) yazıtı. Bu Tarihi bilinen en eski vesikamızdır. Japonca : M.S. 712 Nihon ġoki Moğolca : M.S.1225 Yesunke Mergen TaĢı Tunguzca : M.S.1413 (Çuçen diline ait bir vesika) Korece : M.S.1443‘ten baĢlayan 15. yüzyıla ait vesikalar. Türkçenin Avrupa Dilleriyle Mukayesesi: 74 Karamanlıoğlu, Ali Fehmi, Türk Dili, Dergah Yayınları, Ġstanbul, 1978, 2.s 75 Banguoğlu, Tahsin, Türkçe‟nin Grameri, Ġstanbul, 1974, 13-14.s 76 Tuna, Osman Nedim, Türk Dilbilgisi (Fonetik ve Morfoloji), Ġnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi TDE Bölümü Ders Notları 3, Malatya, 1986, 1.s 77 Tuna, Osman Nedim, a.g.e., 1-2. s 32 Ġngilizce : M.S. 8. yüzyıla ait kısa bir vesika Fransızca-Almanca : M.S. 843 yılında iki kardeĢ arasında yapılan Serment de Strasbourg anlaĢması. Macarca : En eski vesikası 1057 tarihli Tihanyi Vakıfnamesidir. Fince : En eski vesikaları tarihi bilinmeyen bir Ġncil tercümesidir. Latince ve Yunanca dıĢında Avrupa‘da bugün konuĢulan diller yazılı vesika yönünden de Türkçeden oldukça yenidirler. ESKĠ TÜRKÇE ÇAĞI Ana Altaycadan ayrılmıĢ olan Türkçenin artık bağımsız olarak oluĢmaya baĢlandığı düĢünülen nazarî bir devredir. Bir tarih söylemenin mümkün olmadığı bu çağ hakkında yukarıda zikrettiğimiz Türkçenin eskiliği üzerindeki görüĢlerin kuvvetlenmesi ile ancak netlik kazanabilir. Eski Batı Türkçesi: Ġlk Türkçe çağı dönemi olarak da adlandırabileceğimiz dönemdir. Varlığı bilinen Türk boylarının veya Türklüklerinde ittifak edilen bazı kavimlerin dillerini içine alan bir devredir 78. Avar, Hazar ve Bulgar Türkçesi ilk Türkçe veya Eski Türkçe çağı adını verebileceğimiz dönemde Eski Batı Türkçesi sahasında ele alabileceğimiz Türk lehçeleridir. Avarlar ve Avar Türkçesi: Avarlar denildiğinde ilk akla gelen, ilk ve orta çağlarda yaĢamıĢ olan bir Türk boyu ve hanedanı olur. Avarlar, Hunlar gibi Asya ve Avrupa Avarları olarak ikiye ayrılırlar. III-IX. yüzyıllar arasında Asya ve Avrupa‘da önemli rol almıĢ olan eski Türk boyu, çeĢitli kaynaklarda birbirinden çok değiĢik adlarla anılırlar. Çin kaynaklarında Juan-Juan diye geçen Avarlar, Bizans kaynaklarında Avaroi, Avareis, Avares, Gramantler, Hunnor, Khunni, Kohegeroi, Ombroi, Psedavasoi, Skalavoi, Uar, Zabender diye geçmektedir. Avarlar, Latin kaynaklarında Avari, Avares diye geçerken, Süryani kaynaklarında Abher diye adlandırılmakta, Slav kaynaklarında ise Avari, Avare, Obri, Obre diye geçmektedir 79. III-VI. yüzyıllar arasında Asya‘da hüküm süren Asya Avarları Moğollarla iĢbirliği yaparak Türk Ġmparatorluğunu yönettiler. Moğolların yönetime katılmasına karĢı olan Köktürklerin iktidara hâkim olmasından sonra Avrupa‘ya göç eden Avar Türkleri M.S. 565–835 yılları arasında Doğu Avrupa‘da Hunlara halef olarak bir Türk hakanlığı kurdular. Avrupa Avarları diye anılan bu Avarlar VI-IX. yüzyıllarda Avrupa‘da hüküm sürmüĢtür 80 . 78 Karamanlıoğlu, Ali Fehmi, a.g.e., 22.s 79 Avar Maddesi, Büyük Larousse, GeliĢim Yayınları,2.C., Ġstanbul 1986, 1031-1032.s 80 Avar Maddesi, Yeni Türk Ansiklopedisi, Ötüken Yayınları, Ġstanbul 1985, 2.C., 249-250.s 33 799‘da Avarların içinde rütbece ―Hakan‖dan sonra gelen ve ―Tudun‖ unvanını taĢıyan kuzeybatı ülkesi genel valisi imparator Charlemegne‘nin baskısıyla da Hıristiyanlığı kabul ederek Frenk himayesine sığındı. 803‘de ise Avar devleti büsbütün ortadan kalktı 81. Avar Türkçesiyle ilgili yazılı kaynaklar elimizde oldukça azdır. Avarlardan kalma Kağan, Katun, Tarkan, Tudun, YuğuruĢ gibi ünvanlarla Bayan, Kamsavçi, Kök, Solak gibi Ģahıs adlarını bilmekteyiz 82. Avarlardan kalma, bir kaç kitabe ve eĢya kalıntıları üzerinde Köktürk iĢaretleriyle yazılmıĢ oyma yazılar mevcuttur83. Ancak, parça parça olan bu eserlerden sadece bol- ―olmak‖, bögtag ―ahiret mutluluğu‖, eb ―ev‖, içe ―büyük kız kardeĢ‖, ıduk ―kutsal‖, küg ―Ģöhret‖, ol ―o‖, kıl- ―kılmak‖, kız ―kız‖, tengri ―Tanrı‖ 84 gibi bir kaç kelime ile yukarıda zikrettiğimiz unvan ve Ģahıs isimlerini öğrenmekteyiz. Yüzyıllar boyu çok geniĢ bir coğrafyada hüküm sürmüĢ Avarların devlet olarak yıkılmasından sonra, hiç bir iz bırakmadan tarih sahnesinden silinmiĢ olması mümkün değildir. Günümüzde Kuzey Kafkasya‘da, Rusya Federasyonuna bağlı Dağıstan Özerk Bölgesinde Avar adıyla bir kavim yaĢamaktadır. ġeyh ġamil‘in de mensup olduğu bu kavmin Kafkas halklarından olduğu ifade edilmektedir. Dağıstan Avarcasındaki Türkçe unsurlar ve bazı ses denkliklilerinin Eski Batı Türkçesi ile paralellik göstermesi, bizde Dağıstan Avarlarının tarihteki Avarların devamı olduğu kanaatini oluĢturmuĢtur85. Avarcanın izlerini Kafkasya‘daki Dağıstan Avarları gibi kavimlerle, Ġspanya ile Fransa arasındaki bölgede yaĢayan Baskların dilinde, Doğu Avrupa‘da bazı kavimlerde ve Macarcada aramanın yanlıĢ olmayacağını zannediyoruz. Bu düĢünceyle Avarcanın devamı olarak Dağıstan Avarcasını göstermede bir sakınca görmüyoruz. Hazarlar ve Hazar Türkçesi: Arapçada el-Hazar; Ġbranicede Hazar, Kozar; Latince‘de Chazari, Gaari; Grekçe‘de Khazaroi; Rusça‘da Kozar; Gürcücede Hazeri, Çincede Ko-sa ve Ko-sat Ģekillerinde kullanılan 86 Hazar kelimesinin gezgin, göçebe veya çekik gözlü manalarına geldiği ifade edilmektedir 87. Ancak, koz+er > hazar ―mağrur, gururlu er, kiĢi‖88 manasına geldiğini de düĢünmenin doğru olacağını zannediyoruz. Hazarların tarih sahnesine net olarak çıkmaları M.S. I. yüzyılın sonlarına doğru olmuĢtur. 560‘tan sonra Köktürklere bağlı olarak Don-Ġdil-Kafkasya üçgeninde devlet kuran Hazarlar, Köktürk devletinin çökmesinden 81 Tabgaçlar-Avarlar, Büyük Türk Klasikleri, Ötüken Yayınları, Ġstanbul 1985, 1. C., 4.s 82Harmatta, Janos, Avarların Dili Sorununa Dair, (Çeviren: Hicran Akın), Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, TTK Basımevi, Ankara 1988, 3.s 83 Harmatta, Janos, a.g.e., 1-43.s 84 Harmatta, Janos, age., 17.s 85 Doğan, Ġsmail, age. 11-15.s 86 Kuzgun, ġaban, Hazar ve Karay Türkleri, 2. Baskı, Ankara, 1993, 4.s 87 Kuzgun, ġaban, age., 41.s 88 Bu izah Prof. Dr. Alisa ġükürlü ye aittir. Birlikte yaptığımız ilmî sohbetlerde ileri sürmüĢtür. ‘ 34 sonra Hazar Kağanı Bulan Han 630‘da bağımsızlığını ilan etti. Kuzey Kafkaslar, aĢağı ve orta Ġdil boyu ile Azak denizi kıyılarına kadar egemen kılarak kağanlığını Köktürk Ġmparatorluğu‘nun mirasçısı saydı. VI.-X. yüzyıllar arasında bölgede önemli bir güç olan Hazarların resmî dini Musevîlik idi. Bununla birlikte Eski Türk dinine inanan ve Hıristiyan olan Hazarlar da vardı. Hazarların baĢĢehri Bilencer, ikinci önemli Ģehirleri Semender ve daha sonraki baĢĢehirleri Serkel Ģehri olmuĢtur. Hazarlardan kalma önemli eserler bugün maalesef elimizde mevcut değildir. Yapılan arkeolojik kazılarda bulunan seramik kap parçaları ve üzerindeki yazılar ile Ġbranice kaleme alınmıĢ iki mektup bugüne kadar ulaĢmıĢtır89. Ayrıca, XIX. yüzyılda Kırım ve Kafkasya bölgesindeki eski Hazar yerleĢim yerlerini gezerek oralardaki Hazarlara ait el yazması eserleri, Mezar kitabelerini toplayan Kırım Karay Türklerinden Abraham Firkowich bir koleksiyon meydana getirmiĢtir. Awne Zikkaron 1872 yılında ―TaĢların Dillleri‖ adıyla Vilno‘da Ġbranice neĢretmiĢtir90. Eldeki bu eserlerden Hazarların Köktürk, Grek ve Ġbranî yazısını kullandıklarını öğreniyoruz. Hazar Türkçesinden elimizde aynı Avar Türkçesinde olduğu gibi kabile, Ģahıs, kale isimleriyle birlikte 12 yılı gösteren hayvan isimleri kalmıĢtır. VI-XI. yüzyıllar arasında yaĢamıĢ ve imparatorluk kurmuĢ bir Türk boyu olan Hazarlar, daha sonraları yavaĢ yavaĢ yok olmuĢ ve tarih sahnesinden çekilmiĢlerdir. Hazarların, hiç bir iz ve eser bırakmadan tarih sahnesinden silinmiĢ olması mantıken mümkün görülmemektedir. Dolayısıyla onların devamı ve mirasçıları sayılacak bir topluluğun dünyada var olması gerekir. Yapılan araĢtırmalar sonucu ―Karaylar‖ veya ―Karaimler‖ olarak bilinen Musevî Türklerin Hazarların devamı olduğu fikri hüsnü kabul görmektedir. Karaim Türkçesinin gramer özelliklerinin Eski Doğu Türkçesinin devamı olan Türk lehçelerin farklılıklar göstermesi de bu fikri pekiĢtirmektedir. Netice itibarıyla Eski Batı Türkçesinin bir lehçesi olan Hazar Türkçesinin, Modern Türkçedeki devamı olarak Karaim Türkçesidir diyebiliriz. Eski Bulgarlar ve Bulgar Türkçesi: Eski Batı Türkçesini oluĢturan Hazar ve Avar Türkçeleriyle birlikte Eski Bulgarcadır. Bunlardan Hazar ve Avar Türkçelerinin öldüğü farz edilmektedir. Hazarların devamı farz edilen Karaimler ve Avarların devamı olarak düĢünülen Dağıstan Avarları hakkında kesinleĢmiĢ bir hüküm yoktur. Ancak, bugün Modern Türkçede ÇuvaĢçanın Eski Bulgarcanın devamı olduğu fikri yaygındır. 89 Mektuplar için bakınız, Kuzgun, ġaban age, 26-33.s 90 Kuzgun, ġaban, age., 29.s 35 453‘te Hun Ġmparatoru Atilla‘nın (Aybat) ölümü üzerine Don-Dinyeper nehirlerinin kıyılarında, bugünkü Ukrayna topraklarında Kara Bulgar devletinin kurulmasıyla Bulgar Türkleri tarih sahnesinde görülürler. Bulgar kelimesi hakkında, Hasan Eren bulga- ‖kaynamak, karıĢmak‖ fiilinden geldiğini kaynamıĢ karıĢmıĢ anlamındaki ―bulgar‖ manasının oluĢtuğunu söyler. Nizamî Gencevî ise XII. yüzyılda bulgar kelimesi hakkında ―mağaralarda yaĢayan insan‖ manasına geldiğini ifade eder. Alisa ġükürlü bölüg er > bulgar ―bölünmüĢ er‖ etimolojisini savunur. Volga-Ġdil ve Tuna Bulgarları olarak bilinen Bulgar Türklerinden kalma pek fazla eser yoktur. Volga-Ġdil Bulgarlarından XIII. ve XIV. yüzyıla ait mezar taĢları 91 ve Tuna Bulgarlarına ait M.S. 803, IX. yüzyıldan kalma 42 küçük parça abide 92 mevcuttur. Ayrıca 882‘de Mikail BaĢtu adlı Bulgar Ģairinin kaleme aldığı ġan Kızı adlı bir destan vardır. Ancak, 1932‘de bu eserin aslı maalesef kaybolmuĢtur. Arap alfabesiyle kaleme alınmıĢ eseri Ġ.M. - K. Nigmatulin Rusçaya çevirmiĢtir. ġan Kızı destanının bugün elimizde Rusça çevirisi mevcuttur. Eseri Rusçadan Avidan Aydın 1991‘de Türkçeye çevirmiĢtir93. Bulgarlar Hıristiyanlığı kabul etmelerinden sonra SlavlaĢmaya baĢlarlar. Bulgar devleti 1236‘da yıkılır. Bulgar Türkçesi, Eski Batı Türkçesinin özelliklerini göstermesi itibarıyla Ortak Türkçeden büyük farklılıklar gösterir. Eski Batı Türkçenin lehçesi olan Bulgar Türkçesinin Modern Türkçedeki devamı ÇuvaĢ Türkçesidir. Eski Doğu Türkçesi: Daha çok Eski Türkçe terimiyle anılan bu devre VII-XI. yüzyıl arasındadır. Ġslamiyet‘ten önce, Türklerin Moğolistan ve Tarım bölgesi ile bu bölgelerin civarında kullandıkları dildir. Eski Türkçe içinde iki ana diyalekt vardır. Bunlardan biri Köktürk, diğeri ise Eski Uygur Türkçesidir. Köktürk Türkçesi, Talas, Yenisey ve Köktürk diyalektlerinden oluĢmuĢtur. Talas VI-IX. yüzyıllar, Yenisey X. yüzyıl Köktürk VII-XIII. yüzyıllar arasında devam etmiĢtir. VIII-XI. yüzyıllar arasında devam eden Eski Uygur Türkçesi Budist, Maniheist ve Lamaist Uygur dönemleri olarak karĢımıza çıkar. Eski Türkçeyi (Eski Doğu Türkçesi), Köktürk ve Eski Uygur Türkçesi dönemleri olarak ele alacağız. Eski Türkçenin Modern Türkçedeki devamı ise baĢlangıcı bilinmeyen Halaç Türkçesidir. Köktürkler ve Köktürkçe: Eski Türkçe kelime baĢındaki k sesinin Türkiye Türkçesinin g‟ye dönüĢmesi sebebiyle çoğu kaynakta Göktürk olarak geçen kelimenin aslına uygun olarak Köktürk olarak kullanılmasının doğru olacağı kanaatindeyiz. 91 Tekin, Talat, Volga Bulgar Kitabeleri ve Volga Bulgarcası, TDK Yayınları, Ankara, 1988, 1-21291.s 92 Tekin, Talat, Tuna Bulgarları ve Dilleri, TDK Yayınları, Ankara 1987, 1-7012.s 93 Mikail-BaĢtu Ġbn ġems Tebir, ġan Kızı Destanı (Çeviren:Avidan Aydın, Redaktör, Ferhat.A-H Nurutdinov), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1991, I-X1-419.s 36 Köktürkler: Çin kaynaklarının verdiği bilgilere göre M.S. 450 yıllarına doğru Tukyular Altay dağlarının eteklerinde göçebe olarak yaĢamaktadır. Bu kaynaklar Tukyuları, Hiung-Nu‘ların (Asya Hunları) AĢina boyuna mensup olarak gösterirler. VI. yüzyılın baĢlarında Köktürkler Avarların (Juan-Juan veya Ruan-Ruan) yönetimi altındaydılar. 545 yılında Avarlarla bir Türk boyu olan Tie-le (ToliĢ)lerin savaĢları sırasında Köktürkler Avarlara yardım ederler ve bir kuvvet olarak ortaya çıkarlar. 552 yılında Bumin Kağan‘ın baĢkanlığında Avarlara karĢı savaĢan Köktürkler, Avar hâkimiyetine son vererek Köktürk Devletini kurarlar. Bumin adı Çin kaynaklarında ―Tümen‖ olarak geçer. Köktürk Devleti, daha önce Orta Asya Bozkır Kağanlıklarından kalma bir gelenekle baĢlangıçta Doğu ve Batı olmak üzere iki bölgeli olarak kurulmuĢtur. Asıl güç baĢında Bumin Kağan‘ın bulunduğu Doğu Kağanlığındaydı. Bumin Kağan‘dan sonra üç oğlu sırasıyla Kağan oldu. Bunlardan 553–572 arasında Kağan olan ikinci oğlu Mukan devrinde Köktürkler çok kuvvetlendi. 576 yılında Batı Köktürk Kağanlığının baĢında bulunan Ġstemi Kağan‘ın ölümünden sonra Doğu ve Batı Köktürkleri arasında anlaĢmazlıklar baĢ gösterdi. 581‘de Kağan olmak için Köktürk Tiginleri arasında savaĢlar baĢladı. Parçalanan Köktürk Devletini Çinliler 630 yılında hâkimiyetleri altına aldılar. Çin esareti 50 yıl sürer. Bu 50 yıl içinde çeĢitli ayaklanmalar olursa da baĢarılı olamazlar. Bazıları Çin‘e tâbi olurlar, adlarını değiĢtirirler. Çin Ġmparatoru‘nun verdiği unvanları taĢırlar. 681–682 yıllarında Kutluğ adlı bir Türk beyi 17 kiĢiyle isyan eder. Daha sonra bu sayı 70‘e ve 700‘e çıkar. Çin hâkimiyetine son verilir. Türk soyundan gelen ve Türkçe konuĢan boylar birleĢtirilir. Kutluğ Kağan ―ĠlteriĢ‖ ünvanını alarak Doğu Köktürk Kağanlığını yeniden kurar. ĠlteriĢ‘in yerine geçen Kapgan Kağan döneminde devlet çok güçlenerek Çin‘e her istediğini yaptıracak duruma gelmiĢti. ĠlteriĢ Çin‘e yaptığı seferlerin birinde Bayırkular tarafından pusuya düĢürülerek öldürüldü. Yerine ĠlteriĢ‘in oğlu Bilge geçti. KardeĢi Kültigin ile Türk boylarını yeniden derleyip toparladı. Bilge Kagan 734 yılında bir veziri tarafından zehirlenerek öldürülür. Yerine Tenri kağan hükümdar olur. 744 yılında Karluk ve Basmıllarla birleĢen Uygurlar Köktürk Devletine son verirler. Köktürk ĠĢaretleri: Köktürk iĢaretlerinin kaynağı hakkında muhtelif görüĢler vardır. Ġskandinavya‘nın güneyinde Milad sırasında kullanılan Runik yazı ile benzerliğinden dolayı son zamanlara kadar Köktürk yazısına Runik yazı denmiĢtir. 37 Köktürk yazısının, Likya ve Karya iĢaretleriyle benzer olduğu, Ġran veya Samî (Aramî) alfabesinden Türk tasarruffuyla geliĢtiği gibi görüĢler vardır. Bunların yanında Köktürk yazısının Türk damgalarından geliĢtiği fikri de yaygındır. A.Cevat Emre, ideogram ―fikir yazısı‖, piktogram ―resim yazısı‖ geliĢimini tamamlayarak hece yazısı aĢamasına gelmiĢ henüz alfabeleĢmemiĢ Türk kaynaklı yazı sistemidir der. Köktürk ĠĢaretli Yazıların Yayılma Sahası: Eldeki bulgulardan Köktürk yazısının uzun dönem ve oldukça geniĢ bir coğrafî sahada yaygın olduğunu anlıyoruz. Doğu‘da, Mançurya‘da 14. yüzyılda Pohai Hanlığının kurulduğu ve baĢkentinin Suyupi olduğu bilinmektedir. Bu bölgede Mançuryalılar tarafından bulunan bir damga üzerinde Köktürk iĢaretleriyle kazılmıĢ Suyupi kelimesi vardır. Kuzey‘de, Baykal Gölü içinde Olohon adasında taĢ kömüründen yapılmıĢ bir ağırçak üzerinde Köktürk iĢaretleriyle kazılmıĢ ve ―kadırık agırçak‖ diye okunan bir parça bulunmuĢtur. Güney‘de, Türkiye‘de Doğu Anadolu‘da Bitlis‘in Mutki mevkiînde bir mağarada Köktürk karakterli iki satır yazı bulunmuĢtur. Batı‘da, Ġtalya‘da Ravenna Ģehrinde ―Nikolsburg ġatosu‖ denilen Ģatoda, bir konta ait kitaplar arasında bulunan bir parçada Köktürk yazısının bir varyantına rastlanmıĢtır94. Köktürkçe Dönemi Eserleri: Orhun Abideleri, Köktürk Yazıtları adlarıyla da bildiğimiz, Bengü taĢ edebiyatı olarak adlandırdığımız Türklerin ilk yazılı edebî eserleri bu dönemden kalmadır. Köktürkler çağına ait olan bengü taĢlar Ģunlardır95. 1. Bugut (Mahan Kağan) 580 2. Çoyrın 687–692 3. Hoytu Tamir 717–720 4.Ongin (ĠĢbara Tamgan Tarkan)719–720 5. Ġhe-HuĢotu (Köl Ġç Çor) 723–725 6. Ġhe-AĢete (Altun Tamgan Tarkan) 724 7. Bayın Çokto (Tonyukuk) 724–726 8. I.Orhun (Köl Tigin)21 Ağustos 732 9. II. Orhun (Bilge Kağan) 735 10. Nalahya 730 11. Ġhe-Nur 730 12. Hangiday 13. Talas Umumî olarak “Orhun Abideleri” diye adlandırılan Tonyukuk, Köl Tigin ve Bilge Kagan Bengü TaĢları, Bengü TaĢ Edebiyatının en uzun ve en mükemmel örnekleridir. 94 Köktürk yazısının yayılma sahasıyla ilgili bilgiler Prof.Dr. Osman Nedim Tuna tarafından 1988-1989 öğretim yılında Ġnönü Üni. Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora derslerindeki tutulan notlardan alınmıĢtır. 95 Ercilasun, Ahmet Bican, Bengü TaĢ Edebiyatı, Büyük Türk Klasikleri, Ötüken Söğüt Yayınları, 1.C., Ġstanbul 1985, 57.s 38 Bu kitabelerle birlikte muhtelif zamanlarda bulunan Köktürk dönemi eserleri 162 parça kadardır. Tekrar edilenlerle birlikte 10.000 civarında kelime hazinesi vardır. Muharrem Ergin, Orhun Abidelerini ―Türk adının, Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin. Ġlk Türk tarihi... Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaĢması.... Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikası... Türk milliyetçiliğinin temel kitabı... Türk dilinin mubarek kaynağı...‖ gibi ifadelerle tanımlamaktadır. Eski Uygurca: Eski Doğu Türkçesi veya Eski Türkçe dönemi adıyla andığımız devre Köktürkçe ile birlikte Eski Uygurcayı da ihtiva eder. Uygurlar: Uygur Türkleri, baĢlangıçta Çin‘in Huang Ho (Sarı Irmak) nehrinin kuzey kesimlerinde kalan Kansu Çinghay ve ġnasi ülkelerinden itibaren Tarım nehrinin kuzey kesimlerine kadar olan geniĢ sahalarda yaĢamaktaydılar.96 Çinlilerin devamlı baskıları neticesinde M.Ö. III. yüzyılda Moğolistan‘ın Ordus Ģehriyle Orhun ve Selenge nehirleri arasında kalan sahaya çekilmiĢlerdir. M.Ö. 220‘de Hun Türkleri bu bölgede kudretli bir devlet kurmuĢlardır. Uygur Türkleri de Hun Ġmparatorluğuna dâhil olmuĢlardır. Hun Ġmparatorluğunun dağılıp parçalanmasından sonra 386–534 yılları arasında bu bölge Tabgaçların eline geçmiĢtir. Uygur Türkleri de 7 boyla Tabgaç Devletine iĢtirak etmiĢlerdir. Tabgaçlardan sonra bu bölgede iktidar Köktürklerin eline geçti. 552–630 ve 681–745 yılları arasında iki kez Köktürk devleti kuruldu. Uygur Türkleri hem Tabgaçlar hem de Hunlar arasına Tie-le adıyla anılan bir konfederasyon Ģekliyle katılarak tâbi olmuĢlardı. Köktürklerin güçlü olduğu dönemlerde Köktürklere tâbi olmakla birlikte zaman zaman iktidar mücadelesi için çatıĢmalar da olmuĢtur. 742–743 yıllarında Uygurlar, Basmıl ve Karluklarla birleĢerek Köktürk devletine son vermiĢlerdir. 744 yılında Uygur Bozkır Kağanlığı adı verilen bir devlet kurmuĢlardır. Uygurlar, Çin ve Sogutlularla iliĢkiler sonucunda konargöçer kültürlerini önemli ölçüde değiĢtirerek ĢehirleĢmeye, tarıma, küçük iĢletmeciliğe ve ticarete yönelmiĢlerdir. Çinlileri ve Sogutluları çalıĢtırarak Ģehirler kurdurmuĢlardır. Uygurlar, Tibetlilerle çarpıĢarak BeĢbalık, Turfan, Kuça ve KaraĢar bölgelerini tamamen ele geçirip Doğu Türkistan‘a hâkim oldular. Ancak, 832 yılından itibaren Uygun Bozkır Kağanlığında taht kavgaları baĢlar ve 842 yılında Kırgızlar 100.000 kiĢilik bir orduyla Uygur Devletinin Ģehirlerini yerle bir eder. 96 Parmaksızoğlu, Ġsmet-YaĢar Çağlayan, Genel Tarih I, Ankara, 1976, 326.s 39 Uygurların bir bölümü 840‘dan sonra BeĢbalık merkez olmak üzere Tanrı Dağlarının eteklerine Tarım Havzasına yerleĢmiĢlerdir. 1132 yılına kadar bağımsız olan bu devlet Koço Uygur Devleti adıyla anılmaktadır. Yüzyıllar boyunca Moğol-Mançu ve Çin‘in hâkimiyeti altında yaĢarlar. 1865 yılında Yakup Bey yönetiminde Çin‘e karĢı ayaklanan Uygur Türkleri Çiti-ġahar (Yedi ġehir) adıyla Doğu Türkistanda bağımsız bir devlet kurarlar. 1877‘de Yakup Bey‘in öldürülmesi ile 14 yıl süren bağımsız devlet yıkılmıĢtır. 1911–1944 yılları arasında Yang-Zing-ġin (1911–1928), Çing-ġu-Rin (1928–1933), ġing-ġi-Sey (1933– 1943), Wu-Cung-ġin (1943–1944) isimlerin-deki zalim Çinli valiler yönetmiĢlerdir 97. Yapılan zulüm ve haksızlıklara karĢı dayanamayan Uygur Türkleri Doğu Türkistandaki diğer Türk boylarının da iĢtirakiyle Çing ġu Rin ve Wu Çung ġin idarelerine karĢı iki defa baĢ kaldırmıĢlardır. 12 Kasım 1933 diğeri 7 Kasım 1944‘de iki kez ―Müstakil Doğu Türkistan Cumhuriyeti‖ni kurmuĢlarsa da, Sovyet-Çin iĢbirliği neticesinde bu milli hükümetler kısa zamanda devrilmiĢlerdir 98. Uygur Türkçesi Eserleri: VI-VII. yüzyıllar arasında Eski Türkçe devrinde Köktürkçe ile birlikte kullanılan Eski Uygur Türkçesi o devir yazılı Türk edebiyatının da Ģaheserlerini vücuda getirmiĢtir. Eski Uygur Türkçesi döneminden kalma Köktürk yazısı ile abideler olduğu gibi Budizmin ve Maniheizmin usullerini öğreten didaktik eserler baĢta olmak üzere Soğd yazısıyla kaleme alınmıĢ birçok edebî eser günümüze kadar gelebilmiĢtir. Uygurlardan Kalan Köktürk ĠĢaretleri ile YazılmıĢ Belgeler: 1. Taryat (Terhin)Yazıtı: 753 yılında 2.Uygur Kağanı Moyun Çor tarafından diktirilmiĢtir. Asahangay aymağının Sumon Taryat bölgesinde 1970 yılında bulunmuĢ ve Taryat yazıtı olarak anılmaya baĢlayan bu yazıt taĢtan yapılmıĢ bir kaplumbağanın sırtına yerleĢtirilmiĢtir. Bu yazıtta Uygurlarla Köktürklerin savaĢları ve Uygur Kağanlığının kuruluĢu anlatılmaktadır. 2. ġine Usu Yazıtı: 760 yılında Moyun Çor‘un mezarı için dikilmiĢtir. Uygur Kağanlığının kuruluĢu hakkında bilgi verilir. 3. Sevrey Yazıtı: Gobi Çölünün güneyinde Sevrey Dağı eteğinde bulunan bu yazıt Soğdca-Türkçe‘dir. Bögü Kağan‘ın 762 yılında Çin‘e karĢı yaptığı seferini anlatır. 4. Kara Balgasun Yazıtı: Muhtemelen 820 yılında yazılmıĢtır. Türkçe-Çince-Soğdca‘dır. Mani dininin kabulü ve Uygurların tarihi hakkında bilgi verilir. 97 Alptekin, Erkin, Uygur Türkleri, Boğaziçi Yayınları, Ġstanbul, 1978, 30.s 98 Alptekin, Erkin, age., 30.s 40 5. Hoytu Tamir ve Gurbalçin Yazıtları: Uygurlardan kalma kayalar üzerine yazılmıĢ 10 parça kısa yazıttır. Bu eserlerin yanında Uygur yazısıyla (Eski Soğd yazısı) yazılmıĢ Mani ve Budist dininin konularını anlatan birçok eser bulunmuĢtur. Bunların bir kısmı W. Bang ve Annemarie von Gabain tarafından Türkische Turfan-Texte adıyla bölümler halinde muhtelif yerlerde neĢredilmiĢtir99. Altın Yaruk, Sekiz Yükmek, Kalyanamkara ve Papamkara, Maytrısimit, KuanĢi im Pusar vb. bilinen birçok Uygurca eseri saymamız mümkündür. Eski Uygur Türkçesi, Orta Türkçe döneminde de kullanılmıĢ, günümüzde Modern Türkçe devrinde YaĢayan Uygur Türkçesi olarak devam etmektedir. Modern Uygur Türkçesi diyalektlerini Ģu Ģekilde gösterebiliriz. Modern Uygur Türkçesi Asıl Yeni Uygur Yeni Uygur Sarı Uygur Diyalektleri Diyalektleri Türkçesi Güney Kuzey Salar KaĢgar Ağzı Kuça-TaĢ Malık Lob-Nor Yarkent Ağzı Turfan-Kara Hoto Hoten Karija Ağzı Hami-Lütçün Aksu Ağzı Tarançi ORTA TÜRKÇE ÇAĞI Türk dili tarihinde Eski Türkçeyi (Köktürk-Uygur devrini) takip eden veya daha doğrusu devam eden Uygur medeniyeti ve yazı dilinin yanı sıra, ayrı bir coğrafî bölgede, baĢka bir medeniyetin etkisi altında geliĢen Türk yazı diline Orta Türkçe çağı diyoruz100. Bu dönem XI-XVI. yüzyıllar arası zamanı kapsar. Tarihin bu sınırlaması kesin bir çizgi değildir. Orta Türkçe‘nin Kuman-Kıpçak, Harezm, Karahanlı, Eski Anadolu ve Eski Azerî, Çağatay, Uygur ve Bilinmeyen Orta Asya Türk yazı dili olmak üzere 7 yazı diline dayanan Ģiveleri bulunmaktadır. 99 GeniĢ bilgi için bkz Çağatay, Saadet, Türk Lehçeleri Örnekleri I.C, AÜ.DTCF Yay. Ankara 1977, 3-78.s 100 Karamanlıoğlu, Ali Fehmi, age., 51.s 41 1. Kuman-Kıpçak Türkçesi: Oldukça geniĢ bir coğrafî alana yayılmıĢ olan Kuman-Kıpçak Türkçesi, Ermeni Kıpçakçası, Mısır-Suriye Kıpçakçası ve Altın Ordu Kıpçakçası olmak üzere üç diyalekti ihtiva eder. Kuman-Kıpçak Türkçesinin en önemli eseri Codex Cumanicus’ dur. ―Kuman Kitabı‖ anlamına gelen bu eseri Ġtalyan tüccarları ve Alman rahipleri Kumanlara Hıristiyanlığı öğretmek gayesiyle Gotik yazısı ile kaleme almıĢlardır. Latince ve Almancadır. 1294 yılında yazıldığı tahmin edilen Codex Cumanicus iki ana bölümden meydana gelmiĢtir. Ġtalyanca Codex adı verilen birinci bölümde, Latince, Farsça ve Kıpçak Türkçesi kelime grupları ile bazı dilbilgisi kuralları yer alır. Ġtalyanca Codex 55 varaktan ibarettir. Almanca Codex denilen ikinci bölümde bazı dua ve ilâhîler, kırk yedi bilmece, baĢ ve son kısımlarında Kıpçakça-Almanca sözlükler bulunmaktadır. Bu bölüm 27 varaktır. Ermeni yazılı Kıpçak Eserleri: Ermeni Kıpçakçası olarak da anılır. ‗VI. yüzyılda Ermeni devleti yıkıldıktan sonra Kırım‘a göçen Ermenilerin orada Kıpçak Türkçesini resmî ve dinî olarak benimsemelerinden meydana gelmiĢtir‘ gibi genel bir hüküm olarak tanımlansa da bu tartıĢılır bir durumdur. Ermeni Yazılı Kıpçak Türkçesi ile meydana getirilen eserler ise Ģunlardır. 1559–1664 yıllarına ait Kamenets-Podolsk Ermeni cemaatine ait bazı dosyalar. Bunların dıĢında Paris, Venedik, Viyana ve Kratow kütüphanelerinde bulunan yirmi sekiz yazma bulunmaktadır 101. Mısır-Suriye Kıpçakçası: Altın-Ordu devleti zamanında onlara bağlanmayan bir kısım Kıpçaklar eski yurtlarına dönerken bir kısmı da köle olarak Mısır‘a götürülmüĢlerdir. Abbasîler zamanında olduğu gibi, Kıpçaklar Mısır‘a daha önceden gelen diğer Türk unsurlarıyla birleĢerek burada Memlûklular (Kölemenler) devletini kurarlar. Memlûklu devletinde, Türk sultanlarının baĢta bulunmaları ve hâkimiyetin Türklerin elinde bulunması sebebiyle, Türkçe‘ye karĢı ilgi artmıĢ ve Araplara Türkçe‘yi öğretmek maksadıyla kitaplar yazılmıĢtır. Ayrıca baĢka sahalarda yazılan Türkçe eserler de istinsah (kopya) ettirilmiĢ ve Arapça, Farsça‘dan tercümeler yaptırılmıĢtır102. Tercümanû Türkî ve Arabî, Kitabû‘l-idrak li Lisanû‘l-etrak, Et-tuhfetû‘z-zekiyye fi‘l-Lügati‘t-Türkiyye, Kitabı Bulgati‘t-müĢtak fi Lügati‘t-türk ve‘l-Kıfçak, El-Karaninü‘l külliyye li zabti‘l-Lügati‘t-Türkiyye gibi muhtelif eserler günümüze kadar gelmiĢtir. Altın-Ordu Kıpçakçası: Orta Türkçe dönemindeki yazı dillerinden olan Kuman-Kıpçak Türkçesinin bugün Modern Türkçe'de de devamı olan Kuzey-Batı grubu Türk lehçelerinin temeli sayılır. 101 Karamanlıoğlu, Ali Fehmi, age., 63.s 102 Paçacıoğlu, Burhan, Orta Türkçe, Sivas, 1995, 157-158.s 42 Cengiz Han‘ın büyük oğlu Cuci tarafından 1223‘te kurulan Altın-Ordu 1502‘ye kadar 283 yıl 45 hakan yönetiminde Doğu Avrupa‘dan Kazakistan‘a kadar olan geniĢ bir coğrafyada yaĢamıĢ Türk devletidir. Altın Ordu Ġmparatorluğu, evvelce Türklerin yaĢadığı Karadeniz‘in kuzeyi ve Volga bölgesinde kurulduğu için gerçekte Moğol olan Cuci Ulusu hanları derhal TürkleĢtiler ve bunlardan Cuci‘nin oğlu Berke Han (1257– 1266) müslüman olarak devletin TürkleĢmesini tamamladı103. Altın Ordu‘nun etnik unsurlar bakımından Oğuz-Kıpçak Türklerine dayanmaktaydı. Bu bölgeye Harezm‘den birçok âlim ve edibin gelmesi Altın Ordu Kıpçak Türkçesinin edebî dil olarak geliĢmesinde Harezm Türkçesini tesirli kılmıĢtır. Altın Ordu Kıpçakçası gerek Mısır-Suriye Kıpçakçası ile yazılan eserlerde gerek Harezm bölgesinin kuzey-batısında yazılan eserlerde önemli ölçüde tesir etmiĢtir. Harezm‘e bağlı Altın Ordu sahasında Kıpçak Türkçesiyle Kutb‘un Husrev ü ġirin, Seyfî-i Sarayî‘nin Gülistan Tercümesi gibi eserleri o dönemin eserlerinden sayabiliriz. Modern Türk lehçelerinden Kuzey-Batı Kıpçak sahası diyalektlerine (Tatar Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Kumuk Türkçesi vb.) Altın Ordu Kıpçakçası esas olmuĢtur. 2. Harezm Türkçesi: Orta Türkçenin yazı dillerinden birisi de Harezm Türkçesidir. Harezm Türkçesi teriminden XIII. yüzyılda Harezm ile ona bağlı AĢağı Sirderya bölgesinde Oğuz ve Kıpçak Türkçelerinin etkisi ile Karahanlı Türkçesinden geliĢen Orta Asya, Türk yazı dili anlaĢılır. Harezm‘in asıl halkı Ġran asıllı Soğdlar vb. unsurlardan oluĢmaktaydı. Sirderya‘nın kuzeyinde bulunan steplerdeki göçebe Türk boylarının Aral gölü çevresinden güneye ve güney-batıya doğru sürekli akınlarla bu bölgeye yerleĢmeleri Harezm bölgesini bir iki yüzyıl zarfında TürkleĢtirmiĢtir. XIII. yüzyılda buraya Moğollar geldikleri zaman bölge tamamen TürkleĢmiĢti. Aral gölü çevresinde özellikle Hive merkez olan Harezm Türkçesi, lehçe itibarıyla daha çok Kanklı Kıpçak ve Oğuz unsurlarına dayanır. Harezm Türkçesi yazı dili Harezm‘in kuzeyindeki Altın Ordu bölgesinde de edebî dil olarak kabul edilmiĢtir. Harezm Türkçesi Eserleri: XII. yüzyıldan itibaren Harezm bölgesinde yazılmıĢ eserlere rastlamak mümkündür. Fakat bu eserlerin bugün Harezm Türkçesinin bütün özelliklerini taĢıdığını söylememiz mümkün değildir. Harezm bölgesinde yazılmıĢ ancak doğrudan Harezm Türkçesi eseridir diyemeyeceğimiz eserlerin bazıları Ģunlardır. 103 Altın Ordu Maddesi, Yeni Türk Ansiklopedisi, Ötüken Yayınları, I.C., Ġstanbul, 1985, 106.s 43 Divân-ı Hikmet: Aslan Baba adlı bir Türk evliyasının halefi olan ve Yese doğumlu 1166 yılında ölmüĢ Ahmed Yesevî‘nin hikmetlerinin toplandığı eserdir. Fakat onun Hikmetler Divânı kendi devrinde veya kendisine çok yakın olan bir devirde tespit edilemediği ve günümüze kadar sözlü rivayetlerle uzana geldiği için bugün Harezm Türkçesi dil özelliklerini kaybetmiĢ durumdadır. Mukaddimet’l-edeb: Harezm sahasında Moğol yönetiminin etkili olduğu dönemlerde Türkçeyi ilgilendiren Arapça-Farsça eserler de kaleme alınmıĢtır. Dönemin bilginlerinden ZemahĢeri tarafından Arapça yazılmıĢ olan Arapça-Türkçe, Farsça-Türkçe, Moğolca-Türkçe sözlüktür. Daha sonra HarezmĢah Atsız‘ın emriyle Türkçe‘ye de çevrilmiĢtir. Tıbyan al-Lûgat at Türkî a’la Lisan-al Kanklı: HarezmĢah, Celâleddin için Muhammed bin Kays tarafından kaleme alınmıĢtır. Muhtemelen, Arapça yazılmıĢ bir sözlüktür. Eser günümüze kadar ulaĢmamıĢtır. Bu eserler yukarıda da zikrettiğimiz gibi Harezm sahasında yazılmıĢ fakat doğrudan doğruya Harezm Türkçesi özelliklerini taĢımazlar. Bununla birlikte doğrudan Harezm Türkçesi ile kaleme alınmıĢ eserler de mevcuttur. Bunlardan bazıları Ģunlardır: Kısasu’l Enbiya: KaĢgar Türkçesini Harezm Türkçesine bağlayan önemli bir eserdir. Nasreddin bin Burhaneddin tarafından 1310 yılında kaleme alınmıĢ. Rabguzî mahlasıyla da ün yapmıĢ olan Nasreddin bin Burhaneddin eserinde peygamberlere ait rivayetlerden ve hikâyelerden bahseder. Anonim Kur'an Tefsiri: Adından da anlaĢılacağı üzere belli bir yazarı olmayıp anonim olarak vücuda getirilmiĢ bir eserdir. Eserin baĢ kısımları bozuktur. Arapça satırlara tekabül eden Türkçe çeviriler verilmiĢtir. Bazı yerlerde sadece Arapça metin, bazı yerlerde de Kur‘an ayetleri arasına Türkçe Ģerhler konmuĢtur. Mevcut yazmada istinsah tarihi yoktur. Ancak, eserin dilinden Timur devrine ait olduğu tahmin edilmektedir. Nehcü’l Ferâdis: UĢtmahların Açuk Yolu adıyla bilinir. Mahmut bin Ali es-Sarayî ve‘l Kerderî‘nin eserin yazarı olduğu zannedilmektedir. 1357–1358 yılında Altın Ordu‘nun merkezi Saray‘da yazılmıĢtır. Eser onar kısımlık dört bölümden oluĢmuĢtur. Hz. Muhammed‘den Dört Halife‘den, Ehl-i Beyt‘ten, Dört Ġmamın faziletlerinden, Tanrı‘ya hoĢ gelen ve gelmeyen amellerden bahseden dinî bir eserdir. Sade bir dille kaleme alınmıĢ Nehcü‘l Feradis‘in hacimli mensur bir eser olması dil araĢtırmaları açısından önemlidir. Miraçnâme: Nehçü‘l Feradis adlı bir eserden Türkçe‘ye çevrilmiĢtir. Eldeki nüshası Uygur yazısı iledir. 1436‘da Herat‘ta Malik BakĢı tarafından istinsah edilmiĢtir. XIV. yüzyıl eseri olarak kabul edilmektedir. Muinü’l Mürid: 1313 yılında göçebe Türkmenler için molla bir zat tarafından yazılmıĢ bir ilmihal kitabıdır. Kutadgu Bilig‘i taklid yoluyla yazılmıĢ olduğu zannedilen Muinü‘l Mürid manzum bir eserdir. Muinü‘l Mürid‘de Oğuzca‘nın Harezm Türkçesine olan etkisi açıkça görülmektedir. 44 Muhabbet-nâme: 1352’de Hüseyin Harezmî tarafından kaleme alınmıĢtır. Eserin biri Uygur diğeri Arap harfleriyle yazılmıĢ iki nüshası vardır. Harezm sahası yazı diliyle kaleme alınmıĢ olmasına rağmen Kıpçak Türkçesi özelliklerini de gösterir. Kutb’un Hüsrev ü ġirin’i: Altın Ordu hükümdarı Tını Bey ile karısı Han Melek‘e ithafen yazılmıĢtır. Harezm sahasında yazılmıĢ olmasına rağmen Kıpçak Türkçesi özelliklerini de gösterir. Aslen Harezmli olduğu sanılan Kutb tarafından 1341-1342‘de kaleme alınmıĢtır. 1383 yılında Mısır‘da Kıpçak Türklerinden Berke Fakih tarafından kopye edilmiĢtir. Gülistan Tercümesi: Seyfi Sarayî tarafından kaleme alınmıĢ Harezm Türkçesi eserlerindendir. Bahtiyar-nâme: 1432‘de Malik BakĢı tarafından yazılmıĢ Harezm Türkçesi eserlerindendir. Revnakü’l Ġslâm: Türkmenler arasında Muinü‘l Mürid gibi pek rağbet görmüĢ bir eserdir. M.1464–1465 yıllarında ġeyh ġeref tarafından manzum olarak kaleme alınmıĢtır. Orta asya edebî Türkçesinin, Batı Türkistan kolunu teĢkil etmekte olan Harezm Türkçesi, Doğu Türkistan kolunu oluĢturan Karahanlı Türkçesinden pek farklı değildir. Bazı etnik, fonetik ve morfolojik farklılıklar dıĢında bir nevi Karahanlı Türkçesinin devamı gibidir. Harezm Türkçesinin, Yeni Türkçe devrinde Eski Türkmence, Modern Türkçe devrinde de Türkmen Türkçesi devamı mahiyetindedir. 3. Karahanlı Türkçesi: Kırgızların hücumları ile Uygur devleti 840 yılında dağıtıldıktan sonra, Uygurların büyük bir çoğunluğu BeĢbalık, Turfan, Bargöl ve Hami havzalarına yerleĢtiler. Böylece eski Uygur devleti diğer Türk kabilelerine terkedilmiĢ oldu. Bu dönemde Karluk Türkleri Tarbagatay‘dan inerek Ġli ile Issıkköl civarında yeleĢtiler. Kırgızlar ise Moğolistan ile Orhun havzasında oturuyorlardı. Karluklarla yakınlık dereceleri henüz tespit edilmeyen Karahanlılar KaĢgar ile Çu nehri üzerindeki Karabalasagun‘u iĢgal ettiler. X. yüzyılın ilk yıllarında müstakil bir devlet kuran Karahanlılar buradaki Türk unsurlarını kendi idareleri altına aldıktan sonra 950–960 yılları arasında Karahanlı hükümdarı Abdülkerim Saltuk Buğra Han‘ın Ġslâmiyeti kabul etmesiyle ilk Türk-Ġslâm devleti de kurulmuĢ oldu. BaĢlayan bu yeni dönem Türk yazı dili açısından da önem arzetmektedir. Türk yazı dilinin devrelerinin incelenmesinde Orta Türkçe‘nin bu yazı diline Karahanlı veya Hakaniye Türkçesi adı verilmektedir. Orta Asya Müslüman Türkleri tarafından XI-XVI. yüzyıllar arasındaki tarihî devrede meydana getirilmiĢ olan dinî, edebî vb. eserlerin ilk halkasını oluĢturan Karahanlı devri ürünleridir. Karahanlı Türkçesi, genel çizgileri ile Eski Uygur Türkçesinin Ġslâmî Ģekil altındaki devamıdır. Yalnız ayrıntılara girdiğimiz zaman bazı farklar görülmektedir. Çünkü bu iki devleti oluĢturan etnik unsurlar arasında az 45 çok ayrılıklar vardır. Bu durum dilde de bazı ayrıntıları ortaya çıkarır. Ayrıca, Karahanlı Türkçesi az da olsa Arapça ve Farsça‘nın etkisi altındadır. Karahanlı devrindeki fikir ve sanat hayatıyla ilgili bilgi veren hemen hemen hiç bir esere sahip değiliz. Ancak, Ġslâmi Türk Edebiyatının ilk eserleri olarak da bilinen Karahanlı Türkçesi eserlerinden fikir yürütmekteyiz. Karahanlı Türkçesi devresinin en önemli eserleri Ģunlardır: Kutadgu Bilig: Kutluluk Bilgisi, Mesut Olma Bilgisi olarak adlandırabiliriz. H.462-M.1067–1070 yıllarında Balasagunlu Yusuf adında o devrin hakîm, düĢünür ve âlim bir zatı tarafından kaleme alınmıĢtır. Kutadgu Bilig manzum bir eser olup aruz vezniyle tertip edilmiĢtir. Devrin KaĢgar hükümdarı Tabgaç Ulug Buğra Karahan‘a sunulmuĢtur. Bu hükümdarın devri ve faaliyeti hakkında bilgilerimiz sınırlıdır. Balasagunlu Yusuf hükümdarın Ģahsî sevgisini kazanmıĢ kendisine Has Haciplik rütbesi verilmiĢtir. Yusuf Has Hacip, eserini önce Balasagun‘da yazmaya baĢlamıĢ sonra KaĢgar‘a giderek orada tamamlamıĢ ve Tabgaç Ulug Buğra Karahan‘ın huzurunda okumuĢtur. ġairin tam bir biyografisini ortaya koyma imkânı yoktur. Ancak, eserini H.462‘de bitirdiğini, 18 ayda tamamladığını ve yazmaya baĢladığı yıllarda 50 yaĢlarında bulunduğu gibi kayıtlar gözönünde bulundurulursa Ģairin aĢağı yukarı 1019 yıllarında doğmuĢ olduğu söylenebilir. Kutadgu Bilig, insana her iki dünyada da mutlu olmak üzere gerçekleri göstermek gayesiyle kaleme alınmıĢ, öğretici bir eserdir. Aynı zamanda hükümdarlar ve devlet büyükleri için yazılmıĢ bir siyasetname değerindedir. Birbirine çok yakın bağları olan kiĢi, toplum ve devlet arasındaki münasebetlerin yine aynı Ģekilde düzenlenebilmesi için gerekli yolu gösterir. Ayrıca, bu düzenlemede ihtiyaç duyulan bilgi ve faziletlerin neler olduğunu, nasıl elde edilebileceklerini göstermeye çalıĢan Ģair, bir düĢünür vasfı göstererek bu eseriyle kendi devrinde gündelik hayatın üstüne yükselen düĢüncelere tercüman olmuĢtur. Dolayısıyla o, insan hayatının toplum içindeki anlamını tahlil ve tayin eden bir hayat felsefesi kurmuĢtur. Yusuf, daha çok ideal bir toplum düĢünmüĢ ve geçmiĢ günlerdeki ideal bir toplumun tasviri yoluyla kendi devrini tenkit etmiĢtir. Eser, adaleti temsil eden Küntogdı Ġliğ ―Hükümdar‖, devleti temsil eden Aytoldı ―Vezir‖, aklı temsil eden ÖgdülmiĢ ―Vezirin oğlu‖ ve bir de kanaati temsil eden OdgurmuĢ ―Vezirin akrabası‖ bu dört Ģahıs arasında geçen konuĢmalara dayanmaktadır104. Eserin Herat (Viyana), Fergana ve Mısır nüshaları olmak üzere bugün üç nüshası bulunmaktadır. 104 Bu bölüm Prof.Dr. Zeynep Korkmaz‘ın 1982-1983 öğretim yılında AÜ. DTCF Türk Dili Kürsüsünde verdiği ‗Karahanlı Türkçesi Dersi‘ notlarından aktarılmıĢtır. 46 Divân-ı Lûgat-it Türk: Mahmut bin Hüseyin bin Muhammed veya KaĢgarlı Mahmud olarak bilinen Ģahıs tarafından 1074 yılında yazılmıĢ sözlüktür. X. yüzyıldan baĢlayarak Türkler Ġslâm dünyasında komutan ve yönetici olarak önemli mevkileri ele geçirdikleri gibi doğrudan doğruya kendi kurdukları devletler de Ġslâm âleminin en güçlü devletleri durumuna geldiler. XI. yüzyılda doğuda Karahanlılar, batıda Selçuklular bütün Ġslâm âlemini nüfuzları altında tutmaktaydılar. Abbasî Halifeleri de Selçuklu‘ya tâbi idiler. Türklerin bu gücü öteki Müslüman halklar arasında Türkçe‘ye ilgi duyulmasına ve bu dilin öğrenilmesine yol açmıĢtır. KaĢgarlı Mahmud bu gaye ile yazdığı eserini Abbasî Halifesi El-Muktedi Billah‘a sunmuĢtur. KaĢgarlı Mahmud‘un henüz ele geçmemiĢ ancak Divân-ı Lûgat-it Türk‘ten öğrendiğimiz ―Kitâbu Cevahirü'n Nahv fî Lûgati‘t-Türk‖ adlı bir gramer kitabı da vardır. Divân-ı Lûgat-it Türk, Türkçe-Arapça bir sözlüktür. Bu sözlük Arap bilginlerinin geliĢtirdiği ve Arapça‘ya uygun bir yönteme göre düzenlenmiĢtir. Kelimeleri tek tek açıklarken örnek cümleler, atasözleri, manzum parçalar da verir. Bazen kiĢi adları, yer adları bunlarla ilgili açıklama ve hikâyelere de yer verilmiĢtir. KaĢgarlı Mahmud, kitabında Türkçe‘de kullanılmakla birlikte, Türkçe kaynaklı olmayan kelimeleri eserine almadığını belirtir. Bu tutumu onun bilinçli olarak Türkçe‘nin savunucusu olduğunu gösterir. Divân-ı Lügat-it Türk‘te, gramer açıklamaları, etimolojiler, lehçeler arasındaki ayrılıklar ve benzeĢmeler gibi konulara da yer verilir. Eserin asıl nüshası günümüze kadar ulaĢamamıĢtır. Eserin yazılıĢından 190 yıl sonra 1266‘da Mehmed bin Ebi Bekr Ġbni Ebi‘l-Feth tarafından kopya edilmiĢ tek nüshası Ġstanbul Millet Kütüphanesinde bulunmaktadır. Atabetü’l Hakayık: Edib Ahmet Yüknekî tarafından kaleme alınan ve ―Hakikatlerin EĢiği‖ anlamına gelen bu eser Muhammed Dad Ġspehsalar Beg‘e sunulmuĢtur. Eldeki nüshalardaki farklı yazılardan dolayı eserin adı Hibetü‘l Hakayık, Gaybetü‘l Hakayık ve Atebetü‘l Hakayık Ģekillerinde okunmuĢtur. XII. yüzyılın ilk yarısında TaĢkent dolaylarında yazıldığı sanılan eserin bugün elimizde 4 nüshası mevcuttur. Atabetü‘l Hakayık, Türk-Ġslâm muhitinin kültür çerçevesinde, fertlerin terbiyesi için tanzim edilmiĢ olan esasları, manzum olarak Türkçe anlatan bir ahlak kitabıdır. 4. Eski Anadolu Türkçesi: Orta Türkçe‘nin yazı dillerindendir. Orta Asya‘dan güney batıya göç eden Oğuz boylarının teĢekkül ettirdikleri yazı dili olarak bilinmektedir. Bu yazı dili zamanla kullanım sahası bakımından iki daire oluĢturmuĢtur. Bunlardan birisi Azerî ve Doğu Anadolu sahasını içine alan Doğu Oğuzcası veya Eski Azerî Türkçesi, diğeri ise Osmanlı sahasını içine alan Batı Oğuzcasıdır. XVII. yüzyılda meydana gelen ayrılık, sadece konuĢma dilinde kalmıĢ, yazı dili ise bundan çok az etkilenmiĢtir. Bu Ģive ayrılığının sebebi ise 47 kuzeyden gelen Kıpçak unsurları ile Ġlhanlılardan kalan bazı Moğol izlerinin Azerî Türkçesinde etkili olmasındandır. Eski Anadolu Türkçesi hem Eski Türkçenin devamı mahiyetinde olup hem de Karahanlı Türkçesinin izlerini taĢımaktadır. TeĢekkül açısından Karahanlı Türkçesinden sonraki dönemdir. Türkiye Türkçesinin Anadolu Selçuklu Devleti‘nin kuruluĢundan sonra XIII-XV. yüzyıllar arasında geliĢme kaydeden ilk dönemdeki yazı dilinin adıdır. Eski Anadolu Türkçesi için Osmanlı Devleti‘nin kuruluĢundan önceki Anadolu Selçukluları ve Beylikler dönemlerini de içine aldığından, Eski Osmanlıca terimi de kullanılmıĢtır105. Anadolu Selçuklularının son devirlerini Beylikler dönemini ve imparatorluk haline gelmeden önceki Osmanlı devrini içine alan Eski Anadolu Türkçesi devresinde yabancı unsurların fazla karıĢmadığı sade bir Türkçe kullanılmıĢtır. Bu devrede meydana getirilen eserlerde de Arapça-Farsça unsurlar yer almaktaydı, ancak bunların oranı pek fazla değildi. Yabancı kelimelerin nispeti XIII. yüzyıldan XV. yüzyıla doğru gittikçe çoğaldı ve XV. yüzyıldan sonra dildeki sadelik kayboldu. Yazı dili konuĢma dilinden uzaklaĢarak bir aydın zümre dili halini almaya baĢladı106. Eski Anadolu Türkçesini coğrafiî, tarihî ve sosyal olaylar içerisinde önce Azerî ve Anadolu sahası, daha sonra da Anadolu sahasını Selçuklular dönemi, Anadolu Beylikleri dönemi ve Ġstanbul'un fethine kadar olan Osmanlı Türkçesi Dönemi Ģeklinde tasnif etmemiz mümkündür. XVII. yüzyılda iyice netleĢmeye baĢlayan Eski Azerî ve Eski Anadolu Türkçesindeki ayrılık aslında XIII. yüzyıldan itibaren farklı sahalardaki eserlerle kendini göstermeye baĢlar. Eski Azerî Türkçesi sahasında XIII. yüzyıldan itibaren verilen sözlük, gramer ve edebî eserler bu sahanın da Orta Türkçe döneminde ayrı bir yazı dili gibi telâkki edilmesine sebep olur XIII. yüzyılda Azerbaycanlı Ģair Hüsameddin‘in yazdığı Tuhveyi Hüsam adlı manzum Türkçe-Farsça sözlük, Muhammed HinduĢah Nahçivanî'nin Sıhahü‘l Acemiyye gramer ve sözlüğüne benzer eserlerin yanında, Nizamî Gencevî gibi Farsça divan yazan edipler Eski Azerî Türkçesinin Orta Türkçe devrinde ayrı bir yazı dili olarak geliĢmesine zemin hazırlamıĢlardır. Eski Anadolu Türkçesinin Anadolu sahasındaki belli baĢlı edip ve eserlerini ise aĢağıdaki gibi göstermemiz mümkündür Eski Anadolu Türkçesi Edip ve Eserleri: 105 Paçacıoğlu, Burhan, age., 193.s 106 Özkan, Prof. Dr. Mustafa, Türk Dilinin GeliĢme Alanları ve Eski Anadolu Türkçesi, Ġstanbul, 1995, 34.s 48 Ahmed Fakih: XIII. yüzyılda Konya‘da yaĢadığı bilinen Ahmed Fakih‘in, kaside Ģeklinde yazılmıĢ 100 beyitlik manzum Çarhnâme ve mesnevi tarzında yazılmıĢ ġam, Kudüs, Mekke, Medine ve buralardaki kutsal yerleri anlattığı Kitâbu Evsâfı Mesâcidi‘Ģ-Ģerîfe adlı 339 beyitli eseri bilinmektedir. ġeyyad Hamza: XIII. yüzyılın son çeyreği ile XIV. yüzyılın ilk yarısında yaĢadığı kabul edilen ġeyyad Hamza Eski Anadolu Türkçesinin önde gelen Ģairlerindendir. ġeyyad Hamza‘nın Dastân-ı Sultan Mahmud adlı mesnevîsi, Yusuf u Züleyha adlı manzum hikâyesi ve muhtelif mecmualarda tespit edilmiĢ münferit Ģiirleri bilinmektedir. Yunus Emre: Türk milletinin yetiĢtirdiği en büyük mutasavvıf Ģairlerden biri olmasına rağmen hayatı hakkında teferruatlı bilgi mevcut değildir. Bu durum biraz da hayatının efsaneleĢmiĢ olmasından kaynaklanmaktadır. Yunus‘un doğum tarihi ve yaĢadığı dönemle ilgili olarak kaynaklarda farklı görüĢler ileri sürülmüĢtür. Ancak Yunus Emre‘nin 1240–1241 yılında doğduğu ve 82 yaĢında öldüğü fikri kabul edilmektedir107. Yunus Emre‘nin nereli olduğu, nelerle uğraĢtığı, nerelerde bulunduğu hususları da aydınlatılmıĢ değildir. Bu konularda rivayetlere dayanan görüĢler ise tutarsızdır. Bu sebeple Yunus Emre‘nin ölüm yeri ve mezarı da hala tam olarak açıklığı kavuĢmuĢ değildir. Anadolu‘nun birçok yerinde Yunus‘a ait olduğu söylenen türbe ve mezarlar vardır. Yunus Emre hakkında ümmî olduğu gibi yanlıĢ bir kanaat yaygındır. Yunus Emre‘nin eserlerinden Arapça ve Farsça‘yı bildiği, tefsir, hadis, Ġslâm tarihi gibi dinî ilimleri okuduğu anlaĢılmaktadır. Eski Anadolu Türkçesi safhasının en önemli temsilcilerinden olan Yunus Emre, son derece güzel kullanıp iĢlediği sade Türkçesiyle Türkçe‘nin bir yazı dili halinde teĢekkül etmesinde büyük rol oynamıĢtır. Yunus Emre‘nin bilinen eserleri Ģunlardır: Risaletün-nushiyye: 1307–1308 yılında aruz vezniyle yazılmıĢ didaktik bir mesnevidir. Eserin giriĢ kısmından sonra bir bölüm mensurdur daha sonra tekrar manzum mesnevi devam eder. Yunus Emre Divânı: Yunus Emre‘nin kendinden sonra Yunus mahlaslı baĢka kimselerin de Ģiirlerinin bulunduğu divanda 400 kadar Ģiir bulunmaktadır. Bu divanda hangi Ģiirlerin Yunus Emre‘nin kendisine ait olduğunu kesin olarak tespit etmek oldukça güçtür. GülĢehrî: XIII. yüzyılın sonu ile XIV. yüzyılın ilk yarısında KırĢehir‘de yaĢamıĢ olduğu bilinmektedir. KırĢehir‘de zaviye sahibi, bütün Ģehir halkınca tanınan, birçok müridi bulunan bir Ģeyh olduğu hakkında da bilgiler mevcuttur. Eserlerinden GülĢehrî‘nin Ġslamî ilimlere vâkıf, özellikle matematik, mantık ve felsefede maharet sahibi olduğu anlaĢılmaktadır. Ayrıca birçok seyahatlerde bulunduğunu, kendinden önceki ve kendi zamanındaki 107 Özkan, Mustafa., age, 125. s 49 Ģairlerin kitaplarını okuduğunu söyleyen GülĢehrî, en çok Mevlâna, Attar, Sa‘di-i ġirazî Senaî ve Nizamî‘nin tesirinde kalmıĢtır108. GülĢehrî‘nin bilinen eserleri Ģunlardır: Feleknâme: Ġlhanlı Hükümdarı Gazan Han adına 1301‘de Farsça olarak yazılmıĢ, mesnevî tarzında manzum bir eserdir. Feleknâme tasavvufî bir eser olmakla birlikte didaktik ve ahlâki özellikler de taĢımaktadır. Keramât-ı Ahi Evran: 1301‘de yazıldığı anlaĢılan 167 beyitlik küçük bir mesnevîdir. Eserde bir fütüvvet ehli olan Ahi Evran ile cömertliliğiyle tanınan Hatim-i Taî mukayese edilmiĢtir. Kudirî Tercümesi: GülĢehrî bu eserinden, Mantıku't-tayr adlı eserinde bahsetmektedir. Ancak bugüne kadar ele geçmemiĢtir. Aruz-ı GülĢehrî: 16 varaklık Farsça kaleme alınmıĢ küçük bir risaledir. Mantıku't-tayr: 1317 yılında bitirilmiĢ 4300 beyitlik vahdet-i vücûd inancını iĢleyen sembolik bir eserdir. Ġran Ģairi Feridûddin-i Attar‘ın aynı isimli eseri esas alınarak meydana getirilmiĢtir. ġiirleri: GülĢehrî‘nin muhtelif mecmua ve kitaplarda bulunan Ģiirleri de mevcuttur. ÂĢık PaĢa: Asıl adı Ali olan ÂĢık PaĢa 1272‘de KırĢehir‘de doğdu. XIII. yüzyılda Anadolu‘ya Horasan‘dan gelmiĢ bir derviĢ ailesine mensuptur. Dedesi, Baba Ġlyas bin Ali el-Horasanî, Ebü‘l Vefa Harizmî‘nin tarikatına bağlı bir Ģeyhtir. Anadolu‘da geliĢen Türk Tasavvuf Edebiyatının en büyük temsilcilerinden kabul edilen ÂĢık PaĢa zengin, itibarlı ve kültür seviyesi yüksek bir Ģahsiyettir. CoĢkun ve duygulu bir ruhî derinliğe sahip bulunmamakla birlikte, sade ve yalın anlatımıyla halk kitlelerine hitap etmede büyük baĢarı gösterdiğinden, devrinin en önde gelen Ģairi sayılmıĢtır. 109 ÂĢık PaĢa‘nın bilinen eserleri Ģunlardır: Garip-nâme:1330 yılında yazılmıĢ 12.000 beyitlik ahlâkî ve tasavvufî bir mesnevîdir. Aruz vezniyle yazılmıĢtır. Fakr-nâme: Tasavvufî konulu 160 beyitlik bir mesnevîdir. Vasf-ı Hâl: 30 beyitlik küçük bir mesnevîdir. Hikâye: Biri Müslüman, biri Hristiyan, biri de Yahudi olan üç kiĢinin baĢından geçenleri anlatan 59 beyitlik bir mesnevîdir. ġiirleri: ÂĢık PaĢa‘nın Garipnâme‘de ve muhtelif mecmualarda geçen Ģiirleri de mevcuttur. Bu eserlerin yanında ÂĢık PaĢa‘ya ait olduğu zannedilen fakat kesinleĢmeyen Kimya Risalesi ve Risale fi beyani’s-sema adlı eserler de vardır. Bunların yanında Eski Anadolu Türkçesi devresine ait olduğu bilinen Ģu edip ve Ģairleri saymamız mümkündür. Hoca Mesud, Sühely ü Nevbahar, Ferhengnâme-i Sa‘di Tercümesi adlı eserleri. Kemaloğlu, Ferahnâme adlı eseri, Ahmedî, Divân, Ġskendernâme, CemĢid ü HurĢid, Tervihü‘l-ervah, Bedayi‘u‘s-sihr fi sanayi‘i‘s- 108 Özkan, Mustafa, age., 141.s 109 Özkan, Mustafa, age., 153.s 50 Ģir, Mırkatü‘l edeb, Mizânü‘l-edeb, Mi‘yarü‘l-edeb adlı eserleri. Ahmedî Daî, Türkçe Divânı, Farsça Divânı, Çengnâme, Uküdü‘l-Cevahir, Vasiyyet-i NüĢirevan, Camasbnâme Tercümesi, Tercüme-i Tefsir-i Ebü‘l-leys esSemerkandî, Tercüme-i EĢkal-i Nasir-i Tusî, Ta‘birnâme Tercümesi, Tezkiretü‘l-evliya, Teressül, Miftahu‘lcenne, Tıbb-ı Nebevî Tercümesi, Vesiletü‘l-mülûk li-ehli‘s-sülûk adlı eserleri. Hatipoğlu, Bahrü‘l-hakâyık, Letayif-nâme, Ferah-nâme adlı eserleri. ġeyhî, Divân, Hüsrev ü ġirin, Harnâme adlı eserleri ve Hatipoğlu, Abdülvasi Çelebi, Devletoğlu Yusuf, Musa Abdi, Bedr-i DilĢad, Halilî gibi birçok ismi ve eseri saymamız mümkündür. 5. Çağatay Türkçesi: Orta Türkçe‘nin edebî dillerinden birisidir. XII. yüzyılın sonlarından itibaren doğudan batıya, Buhara ve Semerkant‘a kadar uzanan topraklar üzerinde yaĢayan Türklerin meydana getirdikleri ve XIX. yüzyıla kadar devam eden Orta Asya Türk yazı diline, Cengiz Han‘ın ikinci oğlu Çağatay‘a izafeten ―Çağatay Türkçesi‖ denilmektedir. Çağatay Türkçesi, kelimenin en geniĢ manası ile Moğol istilâsından sonra Cengiz‘in çocukları tarafından kurulan Çağatay, Ġlhanlı ve Altın Ordu imparatorluklarının medenî merkezlerinde XIII-XIV. asırlarda inkiĢaf eder ve Timurlular devrinde ve bilhassa XV. asırda klasik bir mahiyet alarak, zengin bir edebiyat yaratan edebî Orta Asya lehçesidir110. XIX. yüzyıla kadar devam etmiĢtir. Çağatay Türkçesi 1. Ġlk Çağatay Devri, 2. Klasik Çağatay Devrinin baĢlangıcı 3. Klasik Çağatay Devri, 4. Klasik Devrin Devamı ve 5. Duraklama ve Gerileme Devri olarak ele alınmaktadır111. 1. Ġlk Çağatay Devri: XII ve XIV. yüzyıllar arasında Çağatay edebî dilinin ve edebiyatının kuruluĢ devridir. Bu devir Moğol istilasından sonraki zamanlara denk gelmektedir. Ġlk Çağatay devrinin edebiyat ve kültür merkezleri Harezm ve Altın Ordu sahalarıdır. Moğol istilasından baĢlayarak Timur‘un ölümüne kadar devam eden Ġlk Çağatay Devrinde geniĢ topraklar üzerinde değiĢik kültür seviyesine mensup topluluklar tarafından meydana getirilen bu devrin dili ve edebiyatı da birbirinden oldukça farklılıklar gösterir. Bu devirde siyasî ve edebî muhtelif merkezlerin bulunması, Ģair ve muharrirlerin, konuĢma diyalektleri birbirinden farklı etnik gruplara ve coğrafî sahalara mensup olmaları bu farklılığın temel sebeplerindendir. 2. Klasik Devrin BaĢlangıcı: XV. yüzyılın ilk yarısındaki dönemdir. Bu dönemde Fars dilinin, Türk dili üzerindeki etkisi çok açık bir Ģekilde görülmektedir. Farsça, edebî dil olarak yalnız Farslar tarafından değil, Türkler, hatta birçok Türk prensler ve emirler tarafından da Türkçe‘den fazla kullanılmıĢtır. 110 Köprülü, Mehmet Fuat, Çağatay Edebiyatı, Ġslam Ansiklopedisi, 3.C, 270.s 111 Köprülü, Mehmet Fuat, agm., 270.s 51 Bu dönemde Timurlular arasında Ģehir kültürü hızla geliĢmekte ve aynı paralellikte Acem kültürü gün geçtikçe ağırlığını hissettirmektedir. Buna karĢılık millî dil ve kültürün mücadelesi yapılması gerekirken Ġran kültürünün Türkler arasında kuvvetle yerleĢtiği görülmektedir. 3. Klasik Çağatay Devri: XV. yüzyılın son yarısıdır. Bu devreye Nevaî devri de denilir. Cengiz Han zamanında yıkımdan nasibini alan Semerkant, Timur zamanında yeniden yapılanmıĢ ve kültür tarihinde yerini almaya baĢlamıĢtır. Horasan, Sicistan, Belh, Curcan, Tuharistan ve Astarabad gibi önemli merkezleri egemenliği altına alan Hüseyin Baykara 1469 tarihinde Herat‘ı paytaht ilan ederek Türk dili ve edebiyatının yeni bir merkezini oluĢturmuĢtur. Hüseyin Baykara‘nın idaresi bu coğrafyada 40 yıl kadar nisbî bir sükûn ve asayiĢ sağlamıĢtır ki bu Timurlular tarihinin son parlak safhasını teĢkil etmektedir112. O dönemde Türkçe‘nin Farsça‘dan çok zengin olduğunu ilk defa söyleyerek Türk Ģairlerini Türkçe yazmaya teĢvik eden Ali ġir Nevaî Klasik Çağatay Devrine Hüseyin Baykara ile birlikte mührünü vurmuĢtur. 4. Klasik Devrin Devamı: XVI. yüzyıl dönemidir. Bu döneme Babür ve ġeybanlılar Devri de denilir. XVI. yüzyılda ġeybanlıların hâkimiyetindeki Maveraünnehir ve Harezm sahalarında hatta Buhara ve Semerkant‘ta oldukça iyi bir fikir ve sanat hareketi vardı. Herat ve Horasan‘dan ayrılan sünnî sanatkârlar, birer birer bu merkezlere gelerek yerleĢiyorlar, sanat ve edebiyat çalıĢmalarına oralarda devam ediyorlardı. XVI. yüzyıl Klasik Devrin Devamı, olarak adlandırılan devrede Hindistan‘da bir Türk devleti kuran Babür ġah da önemli Ģahsiyetlerdendir. Babür ġah Çağatay edebiyatında Ali ġir Nevaî‘den sonra baĢta gelen edebî Ģahsiyetlerden telakki edilir. Bu devir, Çağatay edebiyatının klasik devri kadar kuvvetli sanatkârlar yetiĢtirmesine rağmen, XVI. yüzyılın ikinci yarısında sönükleĢmiĢ, Hindistan‘da doğup büyüyen sanatkârlar Çağatayca‘dan ziyade Farsça‘ya önem vermeye baĢlamıĢlardır. 5. Gerileme ve Sona Erme Devri: XVI. yüzyıldan sonra Orta Asya Türkleri, her yönden bir gerileme ve çökme devrinin içerisine girmiĢlerdir. XVII. ve XVIII. yüzyıllar gerek iktisadî, gerek kültürel, gerekse siyasî yönden gerilemelere sahne olmuĢtur. Buna paralel olarak edebî sahada da Çağatay Edebiyatı gerilemiĢ ve çökmüĢtür. Türklerin meskûn bulunduğu bazı yerlerde Farsça ön plâna geçerken, Harezm gibi KaĢgar ve Fergana gibi merkezlerde ise Çağatayca‘nın daha üstün tutulduğunu görmekteyiz113. XIX. yüzyılın sonunda Osmanlı edebiyatında görülen batılılaĢma hareketi, Anadolu dıĢı Türk edebiyatlarına da tesir ederek onların da yavaĢ yavaĢ eski klasik Türk edebiyatını bırakarak değiĢikliğe 112 Köprülü, Mehmet Fuat, agm., 297.s 113 Ekiz, Osman Nuri, Çağatay Edebiyatı ve Ali ġir Nevaî, Toker Yayınları, Ġstanbul, 1986, 23.s 52 uğramasına sebep olmuĢtur. XIX. yüzyıldan sonra artık Çağatay Edebiyatının yerini Özbek Edebiyatına bıraktığını görüyoruz. Çağatay edebiyatının belli baĢlı Ģahsiyetleri ve eserleri Ģunlardır: Sekkakî: XIV. yüzyılın sonu ile XV. yüzyılın ilk yarısında yaĢamıĢtır. Sekkakî‘nin elimize ulaĢmıĢ bir Divânı vardır. Haydar Tilbe: Türkî-gûy 'Türkçe söyleyen' lâkabı ile Ģöhret bulan Mîr Haydar Tilbe XIV. yüzyılın sonu ile XV. yüzyılın baĢlarında yaĢamıĢtır. Haydar Tilbe‘nin Mahzenü‘l-esrâr adlı Nizamî‘nin aynı adlı mesnevîsine nazire olarak yazdığı mesnevisi günümüze kadar ulaĢmıĢtır. Mevlana Lutfî: 1482 veya 1492 yılında öldüğü zannedilen Mevlana Lutfî‘nin elimizde Gül ü Nevruz adlı mesnevîsi bulunmaktadır. Yusuf Emirî: 1433‘te Herat‘ta vefat ettiği bilinen Yusuf Emirî‘nin Türkçe ve Farsça Ģiirlerini yazdığı Divânı, Deh-nâme adlı mesnevîsi ve Beng-ü Çağır adlı münazarası vardır. Seydi Ahmed Mirza: XV. yüzyıl Ģairlerinden olup, Timur‘un torunlarından MiranĢah‘ın oğludur. Ta‘aĢĢuk-nâme isimli 320 beyitten oluĢan mesnevîsi ile tanınmıĢtır. Eseri 1435 yılında ġahruh‘a sunmuĢtur. Geda’î: 1404–1405 yıllarında doğmuĢ olduğu tahmin edilen Geda‘î XV. yüzyılın Çağatay Ģairlerindendir. Geda‘î‘nin elimizde mevcut bir divânı bulunmaktadır. Hüseyn-i Baykara: Tam adı Hüseyin bin Mansur bin Baykara‘dır, ünvanı Ebu‘l Gazi‘dir. 1438 yılında Herat‘ta dünyaya geldi. Timur hanedanına mensuptur. 1469 yılında Horasan tahtına oturdu 1506 yılına kadar saltanat sürdü. Hüseynî mahlasıyla Ģiirler yazan Hüseyn-i Baykara‘nın Divânı ve otobiyografi tarzında küçük bir risalesi bulunmaktadır. Babûr: Gazi Zahirü‘d-din Muhammed Babur bin Ömer ġeyh Mirza, Türk-Hint Ġmparatorluğunun kurucusudur. Timur‘un torunlarından Ömer ġeyh Mirza‘nın büyük oğludur. 1483 yılında Fergana‘da dünyaya geldi, 1530 yılında vefat etti. Vasiyeti üzerine na‘Ģı Kabil‘e nakledilip defnedildi. Babûr devlet adamlığı yanında Ģair ve hattat idi. Hatta Babûrî denilen bir yazı çeĢidi de icat etmiĢti. Babûrnâme adlı eseriyle tanınmıĢtır. 53 Ali ġir Nevaî: Timur‘un oğulları zamanında Orta Asya‘da geliĢen Türk Çağatay edebiyatının en büyük Ģairlerinden biridir. Yalnız Çağatay edebiyatının değil, Ģair, âlim ve büyük devlet adamı olarak, bütün Türk edebiyatı ve medeniyetinin de en mühim simalarındandır. Nevaî, 9 ġubat 1441‘de Herat‘ta doğmuĢtur. Nevaî, Herat sarayında, büyük bir itibar görerek önce Mühürdârlık mevkiîne getirilmiĢ, kendisine vezirlik ve bir müddet sonra da emir ünvanı verilmiĢtir. Nevaî, Ģair, âlim, sanatkâr ve devlet adamı olarak, yaĢadığı dönemde kendisinin ve Hüseyin Baykara‘nın üstün gayretleriyle Herat ve çevresini bir ilim, kültür ve edebiyat merkezi haline getirmiĢtir, 3 Ocak 1501‘de Herat‘ta vefat etmiĢtir. Nevaî, Farsça‘dan çok Türkçe‘ye rağbet etmesine rağmen Arapça ve Farsça‘yı da bilmekteydi. Ali ġir Nevaî‘nin eserleri Ģunlardır: Divânları: Ali ġir Nevai‘nin dördü Türkçe, biri Farsça olmak üzere beĢ divanı vardır. Türkçe divanlarında ―Nevaî‖, Farsça divanında ―Fani‖ mahlasını kullanmıĢtır. Türkçe divânları Garaibu‘s Sıgar, Nevadiru‘s ġebab, Bedayiü‘l Vasat, Fevaidü‘l Kiber isimlerindedir. Farsça divanı 12.000 beyittir. Hamsesi: Hayretü‘l Ebrar, Ferhad ü ġirin, Leyla ü Mecnun, Seb‘a-i Sayyare ve Sedd-i Ġskenderî adlı mesnevilerinden oluĢmuĢtur. Hamsesi 46.000 beyittir. Muhakemetü’l-lûgateyn: Ali ġir Nevaî‘nin Ģuurlu Türkçülüğüne en büyük delil teĢkil eden bu eser nesir halinde kaleme alınmıĢtır. Muhakemetü‘l Lûgateyn, Ġran kültür ve edebiyatının tesiri altında kalarak ya tamamen Farsça yazan veya lüzumundan fazla Farsça kullanan Türk Ģair ve ediplerine karĢı millî bir tepki olarak vücuda getirmiĢtir. Eserde, Türklerin Ġranlılardan daha üstün bir millet olduğu ve Türkçe‘nin Farsça‘dan daha zengin bir dil olduğunu ileri sürerek ispata çalıĢır 114. Ali ġir Nevaî‘nin Mecalisü‘n-nefais, Nesaibü‘l Muhabbe, Mizanü‘l Evzan, Mahbubü‘l Kulub, MüĢeat, Münacaat, Çihil hadis, Vakfiyye, Tarih-i Enbiya ve Hükema, Tarih-i Mülûk-i Acem, Hal'at-ı Seyyid Hasan ErdeĢir Risale-i Muamma, Hamsetü‘l-mütehayyiri, Hal'at-ı Pehlivan Muhammed, Lisanü‘t Tayr ve Zübdetü‘tTevarih gibi eserleri bilinmektedir. Bunlardan baĢka, Çağatay Türkçesi edipleri olarak, Ata‟i, Ahmedi, Hamidi, Ubeydu‟llah Han, Muhammed Salih, Kamran Mirza ve Bayram Han gibi Ģahsiyetler de bilinmektedir. 114 Ekiz, Osman Nuri, age., 112.s 54 6. Uygur Türkçesi: Orta Türkçe‘nin yazı dillerindendir. Aslında Orta Türkçe‘nin yedi yazı dili olmakla birlikte bunların hepsi de birbiriyle iç içedir. Orta Türkçe dönemi Uygur Türkçesi de bu iç içeliğin bir göstergesidir. Uygur Türkçesi, Eski Uygur Türkçesi özelliklerini doğrudan taĢımakla birlikte yine Eski Doğu Türkçesinin devamı olan Karahanlı, Çağatay Türkçelerinin de tesirinde kalmıĢtır. Karahanlı Türkçesinin en önemli edip ve yazarlarının eserlerinin doğrudan Orta Türkçe Uygur yazı dilinin mahsulü olarak da sayıldığı görülür. Uygur Türkçesini Ġslamdan önce, Ġslâm tesiri altında ve Batı tesirinde doğan Ģeklinde ele alırsak, Orta Türkçe Uygur devresi Ġslâm tesiri altındaki dönemi içine alır. Bu dönemde Uygur Türkçesiyle verilmiĢ sayısız eserler mevcuttur. Bunların bir kısmı aĢağıdaki gibidir. Abdülfazıl Muhammed, 1282‘de KaĢgar‘da Uygur Türkçesiyle yazdığı Essurah Minel-sıhah adlı lûgati vardır. Mirza Mahmud Çurasî, 1670–1682 tarihleri arasında yazdığı Altı ġehir Hanlarının Tarihi adlı eseriyle tanınmıĢtır. Mevlâna Muhammed Avaz Sadrettin KarakaĢî, Mücmetü‘l Ehkam, Risale-i KuraĢiye, Mikiyasu Asaalat ve Arrekam Nücûm adlı eserleri bilinmektedir. Hirketî, 1634–1724 yıllarında KaĢgar‘da yaĢamıĢ Ģairin Muhabbetnâme ve Mehnetkam adı eserleri bilinmektedir. Zelilî, Nöbetî, Abdurrahim Nizarî, Seyid Muhammed KaĢî, Turdî Garibî, Molla ġakir, Bilal Nazım, ġemseddin vb. bir çok edip Uygur Türkçesiyle eserler vermiĢtir. Uygur Türkçesi, Modern Türkçe devrinde Doğu Türkistan‘daki Uygur Türkleri içinde yazı dili olarak devam etmektedir. YENĠ TÜRKÇE ÇAĞI Orta Türkçe‘nin Modern Türkçe‘ye geçiĢ aĢamasındaki Türkçe‘ye, Yeni Türkçe denilmektedir. XVII. yüzyıl ile XX. yüzyıl arasındaki sınırlarını kesin olarak ayıramayacağımız dönemdir. Orta Türkçe‘nin yazı dillerinden Harezm Türkçesinin Modern Türkmence‘ye geçmeden önceki Türkmence‘nin baĢlangıç dönemini yani Eski Türkmenceyi, Eski Anadolu Türkçesinin Türkiye Türkçesi devresine geçiĢ dönemi olan Selçuklu veya Osmanlı Türkçesini, Yeni Türkçe‘nin dönemi içinde göstermemiz mümkündür. 55 Çağatay Türkçesinin, Özbek Türkçesine geçmeden önceki Hive ve Hokant diyalektlerini de Yeni Türkçe‘nin içinde düĢünebiliriz. Esasen Orta Türkçe ile Yeni Türkçeyi, Yeni Türkçe ile Modern Türkçe‘yi kesin olarak birbirinden ayırmamız mümkün değildir. Orta Türkçe‘nin yazı dillerinin inkiĢafında Modern Türkçe‘ye geçmeden önceki geçiĢ devrine Yeni Türkçe denilmektedir. MODERN TÜRKÇE ÇağdaĢ Türkçe veya Modern Türkçe tabiri XX. yüzyılda konuĢulan ve yazılan Türk lehçe, Ģive ve yazı dilleri için kullanılmaktadır. Modern Türkçe devresini Eski Batı Türkçesinin veya Batı Huncasının devamı sayılan ÇuvaĢ Türkçesi ve Karaim Türkçesi, Eski Kuzey Türkçe‘sinin veya Kuzey Huncasının devamı sayılan Yakut Türkçesi ve Eski Doğu Türkçesinin devamı olan Ortak Türk Lehçeleri olarak tasnif etmek mümkündür. Eski Doğu Türkçesinin devamı olan Türk lehçelerini de Kuzey-Batı 'Kıpçak', Batı 'Oğuz', Doğu 'ÖzbekUygur' ve Kuzey-Güney Sibirya Türk Lehçeleri olarak ele alınmaktadır. ÇuvaĢ Türkçesi: MenĢeleri hakkında muhtelif görüĢler ileri sürülen ÇuvaĢlar dört grup halinde Rusya‘nın güneyinde Kazan, Simbirsk, Osenburg ve Sarotov bölgelerinde yaĢarlar. XIII. yüzyılın ilk yarısında Moğollar tarafından Bulgar devleti yıkılınca, Türk-Bulgar adıyla kuzey-batı ve kuzey-doğuya dağılmıĢlardır. Hristiyan olan ÇuvaĢ Türkleri yaklaĢık 1.300.000 nüfusa sahiptir. ÇuvaĢlar XVII. yüzyıla kadar Eski Türk dinine inanmaktaydılar. XVII. yüzyılda Rusların iĢgaliyle birlikte HristiyanlaĢtırılmıĢlardır. ÇuvaĢ Türkçesi son devirlere kadar yazı dili olarak eser verememiĢtir. Yakut Türkçesi: Eski Sovyetler Birliğinin en kuzeyinde, kuzeyde Kuzey Buz Denizi, batıda da Büyük Okyanusla çevrili topraklarda yaĢayan Yakut Türkleri Türk dilinin tarihî geliĢimi içerisinde Eski Kuzey Türklerinin veya Kuzey Hunlarının devamıdır. Yakut Türkçesi de Kuzey Huncanın Modern Türkçede devamı sayılmaktadır. 27 Nisan 1922‘de kurulmuĢ baĢkentleri Lena nehri üzerindeki Yakutsk Ģehri olan Yakut Otonom Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti bugün Rusya Fedarasyonuna dâhildir. 3.062.100 km yüzölçüme sahip olan toprakları vardır. Yakut Türkleri, Rusların tesiriyle resmiyette Hristiyan görülmekle birlikte hala Eski Türk Dinine mensupturlar. Yakut Türkçesi, Ortak Türkçeden çok büyük farklılıklar arz eder. 56 Kuzey Batı Kıpçak Grubu: Orta Türkçe‘deki Kuman-Kıpçak Türkçesinin özellikle Altın Ordu lehçesinin devamı mahiyetindedir. Modern Türkçe devrinde Kuzey-Batı Kıpçak grubunu Batı (Kuzey Kafkas), Kuzey Batı ve Doğu Kıpçakçası olarak ele almak gerekir. Kuzey-Batı Kıpçak Türkçesinin, Kuzey Kafkas grubunda Nogay, Kumuk, Karaçay-Malkar ve Kuzey Kırım Türkçelerini, Kuzey-Batı grubunda BaĢkurt ve Kazan Tatar Türkçelerini, Doğu grubunda ise Kazak Türkçesi ile Kırgız Türkçesi bulunmaktadır. Güney-Batı Oğuz Grubu: Oğuz Türkçesi denilince Orta Türkçe‘deki yazı dillerinden Harezm Türkçesinin devamı mahiyetinde olan Türkmen Türkçesi ile Eski Anadolu ve Eski Azerî Türkçesinin devamı olan Modern Türk lehçeleri akla gelir. Bunlar Güney Kırım, Moldovya sınırlarında yaĢayan Gagauz, Ġran‘da yaĢayan KaĢkay Türkleri, Türkmenler ile Horasan ve Güney Azerbaycan Türklerinin Türkçeleri, Kuzey Azerbaycan Türkçesi ve Türkiye Türkçesi, Batı Trakya Türkçesi, Balkan Türkçeleridir. Doğu Türkçesi: Orta Türkçe‘nin yazı dillerinden Çağatay ve Uygur Türkçelerinin devamıdır. Özbek ve Uygur Türkçeleri Modern Türkçe‘de Doğu Türkçesi olarak anılmaktadır. Özbek Türkçesi, ġehir Özbekçesi ve kırsal alan Özbekçesi diyalektlerinden oluĢur. Uygur Türkçesinin de Sarı Uygur, Lob-Nor gibi muhtelif diyalektleri bulunmaktadır. Kuzey-Güney Sibirya Türkçesi: Bir kısmı Eski Doğu Türkçesinden doğrudan gelen bir kısmı da Orta Türkçe devrinde değiĢik coğrafyalara göçler sebebiyle teĢekkül etmiĢ Modern Türk lehçeleridir. Ġran‘da yaĢayan Halaç Türklerinin konuĢtukları Halaç Türkçesi hala Köktürkçe özellikler arzetmektedir. Bunların dıĢında Altay bölgesinde yaĢayan Altay, Teleüt, Oyrot, ġor Türklerinin Türkçeleri de Modern Türkçenin Ģivelerindendir. Bu saydıklarımızın dıĢında dilbilimin fonetik, siyasî, coğrafî veya tarihî tasnifleri içerisinde muhtelif gruplandırmalara dâhil edilen Modern Türk Lehçeleri bulunmaktadır. Bunları Modern Türk halkları olarak da isimlendirebiliriz. Güney Sibirya Türkleri, Karagaslar, Kamasinler, Abakan Türkleri ki Abakan Türklerinin alt grubu olarak Kızıllar, Kaçlar, Koyballar, Sagaylar, Beltirler, Çulım Türkleri de bu gruba dâhil edilirler. Kuzey Altay Türkleri arasında Kumandiler, Ku Kijiler, Tuba (Tuva) Türkleri, Batı Mogolistan‟daki Türkler, Soyonlar; Batı Sibirya Türkleri, Barabalar, ĠrtiĢ ve Tobollar; Doğu Türkistan‟daki Tarançi, KaĢkarlık, Hami(Komul); Batı Türkistan‘daki Sartlar, Kuramalar, KaraKalpaklar; Ġdil-Ural Türkleri, MiĢerler, Tepterler ve konuĢtukları Türkçeler Modern Türkçenin Ģivelerindendir. 57 Türkiye Türkçesi Bugün devam etmekte olan bu devre 1908 MeĢrutiyet‘inden sonra baĢlar. Bu yeni devrenin 1908 MeĢrutiyet‘inden sonra baĢlayan ve Cumhuriyet‘e kadar devam eden ilk safhası Türkiye Türkçesinin baĢlangıç devri mahiyetindedir 115. Osmanlıca‘dan Türkiye Türkçesine geçiĢ yazı dilini konuĢma diline yaklaĢtırmak suretiyle olmuĢtur. Türkiye Türkçesi, son yüzyıl içinde önemli geliĢmeler sağlamıĢ ve bütün kavramları karĢılayan modern bir dil olma yolunu tutmuĢtur.116 Türkiye Türkçesi bugünkü durumuna gelinceye kadar bazı evreler geçirmiĢtir. Bunlar; Tanzimat Dönemi, Servet-i Fünûn ve Fecr-i Âti Dönemi, Millî Edebiyat Dönemi; Cumhuriyet Dönemi, Harf Ġnkılâbı, Dilde YenileĢme Hareketi ve günümüzde kullanılan YaĢayan Türkiye Türkçesi devresidir. Geçirdiğimiz her dönem Türkiye Türkçesinin Ģekillenmesinde, olgunlaĢmasında önemli roller oynamıĢtır. 7. Orta Türkçe Dönemi Bilinmeyen Orta Asya Türk Lehçesi Kitabımıza konu olan Fergana Türkleri diğer bir söyleyiĢle Türk‘e Ad veren Türklerin dilleri ile ilgili olduğunu düĢündüğümüz Orta Türkçe Dönemine ait bazı eserler ‗KarıĢık Dilli Eserler olarak adlandırılmıĢtır. Bu eserlere ‗Bilinmeyen Orta Asya Türk lehçesi‘ olarak da adlandırılır. Son zamanlara kadar Orta Türkçe‘nin yazı dilleri arasında böyle bir terim kullanılmamıĢtır. Eski Anadolu Türkçesi eserleri arasında sayılan bazı eserlerin dillerindeki karıĢıklık Türkolojiyle uğraĢanların dikkatini çekmiĢti. Orta Türkçe dönemine ait eserlerdeki fonetik ve morfolojik farklılıklar, karıĢıklıklar veya alternans kullanımlar bu eserlere ―KarıĢık Dilli Eserler‖ adının verilmesine sebep olmuĢtur. Bahsi geçen eserlerde hem olmak hem bolmak fiilinin, kelime baĢında hem t hem de d seslerinin aynı anda bulunmasına bir anlam verilememiĢ ve ―olga bolga sorunu‖ ya da ―KarıĢık Dilli Eserler‖ adlarıyla bunlar incelenmiĢtir. KarıĢık dilli eserlerin ses özellikleri: 1. ol- / bol – fiilinin birlikte kullanılması: Karahanlı Türkçesine özgü olan bol- fiili, Oğuzcada ol- biçimindedir. Ol/bol- biçimlerinin karıĢık dilli eserlerdeki kullanımları birbirinden farklıdır. Kudurî Tercümesi (=KT) ve Ferāiz 115 Ergin, Muharrem, Türk Dil Bilgisi, Boğaziçi Yayınları, 5.Baskı, Ġstanbul 1980, 23.s 116 Zülfikar, Hamza, Yüksek Öğretimde Türkçe Yazım ve Anlatım, 2. Baskı, Ankara, 1981, 19.s 58 Kitābı‟nda (=FK) bol- sabittir. Behcetü'l-Hadâ'ik‟de (=BH) her iki biçim de geçer; ama bol- biçimi baskındır. ġerhü‘l-Menâr‟da (=ġM) ise hem bol- hem de ol- biçimleri sık kullanılır117. 2. #b > #v ses değiĢikliği: Doğu Türkçesi metinleri b- ünsüzünü taĢırlar: bar „var‟, bar- „var-‟, bir- „ver-‟. Korkmaz118 bu konuda 12, 13. asırlarda Oğuzcada b->v- değiĢiminin baĢlamadığına hükmeder ve Oğuz Türkçesini bu açıdan Karahanlı Türkçesiyle birleĢtirir. KarıĢık dilli eserler, bu özellik açısından incelendiğinde BH ve KT ‟de söz baĢı b-„li kullanımların, FK‟de ise v-„li kullanımların baskın olduğu görülür. Bu açıdan bakıldığında eserlerde bir birliktelik görülmez119. 3. d/ > y/ ses değiĢikliği: Eski Türkçedeki /d/ sesi bazı istisnalar dıĢında düzenli olarak /y/‟ye dönüĢmüĢtür. BH, FK ve KT‟de geçen konuyla ilgili bazı örnekler Ģunlardır: ayruḳlar „baĢkaları‟, eygü „iyi‟ (BH, KT), ḳayġu „kaygı‟ (BH, KT, FK), uyı- „uyumak‟ (BH, FK), yıyıla-, yıyla- „kokla-„ (BH, KT), iyi „sahip‟ (KT). Aynı eserlerde bazı kelimelerde söz konusu değiĢim gerçekleĢmemiĢtir: idi, iḏi, iẕi „sahip‟ (BH, FK), bodak „boya‟ (BH)120. 4. – ġ / – g > ø ses değiĢikliği: Eski Türkçenin hece ve ek baĢlarında –ġ/-g ünsüzleri ile birden fazla heceli kelimelerin sonseslerinde bulunan –ġ/ -g ünsüzleri, XIII. yüzyıl sonlarına doğru Oğuz-Türkmen lehçelerine dayanan Güneybatı Türkçesinde artık kurallı olarak eriyip kaybolmuĢtur: ḳapıġ > ḳapu, sevig > sevü, belgür- > belür. Bu konuda karıĢık dilli eserlerde özellikle BH, FK ve KT‟de Oğuzca eğilimler baskındır: belür- (FK), ölü (FK), ḳamu (FK, KT), arı „temiz‟ (FK, BH), aru (ġM), görklü (ġM). Ancak bu kuralın dıĢında kalan örnekler de oldukça fazladır. apuġ (BH), uluġ (BH), ölüg (KT), bolġan „olduğu‟ (ġM) gibi121. 5. # t ~ # d alternans kullanımı: Yukarıda anlatılan /ġ/, /g/ seslerinin kelimelerde sergiledikleri ikili kullanımlar, söz baĢı /d-/ ~ /t-/ için de söylenebilir. Bu konuda Divanu Lügati‟t-Türk‟te Oğuzların söz baĢı ötümsüz /t/‟yi ötümlü olarak kullandıkları bilgisi yer alır: d‟yi t‟ye ve t‟yi de d‟ye çevirmek Oguzların bir uygulamasıdır ve diğer Türk lehçelerine ters düĢen bir tutumdur. Türkler tewe, Oguzlar deve der. Türkler „dahi, üstelik‟ anlamında taqı, Oguzlar daqı der . KarıĢık dilli eserler /d-/ ~ /t-/ konusunda benzer özellikler gösterirler. Eserlerde hakim olan özellik Eski Türkçedeki söz baĢı ötümsüz /t-/‟lerin ötümlüleĢmesidir: düne- „gecelemek‟ (BH, KT), dünin „geceleyin‟ (KT), dütün „duman‟ (BH), depren- (BH). Fakat eserlerde ikili kullanımlar da oldukça yaygındır: taḳı ~ daḳı (BH), ṭoġ- ~ doġ- (BH, FK), tört ~ dört (KT), tė- ~ de- „demek‟ (ġM). Bazı 117 Erdem, Yard. Doç. Dr. Mevlüt- Sarı, Doç. Dr. Mustafa, KarıĢık Dilli Eserlere Farklı Bir BakıĢ, Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 5/1 Winter 2010 118 Korkmaz, Prof. Dr. Zeynep, Selçuklular Çağının Genel Yapısı, Türk Dili Üzerine AraĢtırmalar I, TDK Yay., 1995, Ankara, 274-286 119 Erdem, Yard. Doç. Dr. Mevlüt- Sarı, Doç. Dr. Mustafa, age, 392. s 120 Erdem, Yard. Doç. Dr. Mevlüt- Sarı, Doç. Dr. Mustafa, age, 392. s 121 Erdem, Yard. Doç. Dr. Mevlüt- Sarı, Doç. Dr. Mustafa, age, 393. s 59 kelimelerin eser boyunca tek biçimlerinin kullanılmasına da bazı metinlerde rastlanır: takı, turur, taĢ, Teñri (KT)122. 6. é (kapalı e) meselesi: Yazımlar dikkate alındığında karıĢık dilli eserlerin i‘li yazımları tercih ettiği söylenebilir. BH, FK ve KT‟de i‟li biçimler oldukça yaygındır: bir- „vermek„, biĢ „beĢ‟, di- „demek‟, irte „sabah‟, it„etmek‟, yir „yer‟; yi-, di-, yiñ, irte, yit-, biĢ bir- „vermek‟, biĢ „beĢ‟, biĢinç „beĢinci‟, di- „demek‟, it- „etmek ‟. KarıĢık dilli eserlerin Doğu Türkçesiyle olan bağlantıları düĢünüldüğünde, /i/‟li yazımların tercih edilmesi olağan bir durum olarak karĢılanmalıdır. Karahanlı Türkçesinin güçlü bir devamı olan Çağatay Türkçesinde /e/, /i/ farklılaĢması görülmez. Çağatay Türkçesi kök hecedeki açık ve kapalı e seslerinin i‟ye değiĢtirmiĢ, açık ve kapalı e karĢıtlığı da kaybolmuĢtur: sen > sin, sew- > siv-, eĢid- > iĢit, beĢ > biĢ vb123. KarıĢık dilli eserlerin Ģekil özellikleri124 : 1. GeniĢ zaman olumsuzluk: Oğuzlarla öbür Türkler arasında ayrılık yoktur." (II, 65) KâĢgarlı, geniĢ zaman kipinin baĢka çekimleri için de olar barmaslar, bular barmaslar, biz barmasmız gibi örnekler vermiĢtir (Korkmaz 1995c:250).‖ KâĢgarlı Mahmut‟un belirttiği geniĢ zamanın olumsuz biçimi -mAs bazı karıĢık dilli eserlerde son derece yaygındır: bolmas, ḳomas, sevmes (BH), bulmas, sınmas (FK), oḳumas erse (KT), olunmaslar (ġM) gibi. Az da olsa –mAz‟lı biçimler FK‟de ve ġM‟de kullanılır: gilmez bolsa, geçmez (FK); bolmaz, eylemez (ġM). GeniĢ zaman ekinde görülen –z > -s değiĢmesi sadece bu ekle sınırlı kalmamıĢ; BH‟de yüklemdeki kiĢi eklerine de sıçramıĢtır: kurtıla-vus, dedemüs, baravus. ġunu da belirtmek gerekir ki –mAs biçimi sadece karıĢık dilli eserlere görülmez, Karahanlı Türkçesinde sıklıkla (bolmas „olmaz‟, körmes „görmez‟ ) (Demir ve Yılmaz 2009:71); Eski Anadolu Türkçesinde seyrek görülür: görinmes „görünmez‟, gelmes „gelmez ‟ (Mansuroğlu 2. Ġlgi hal eki: Ġlgi durum ekinin taĢıdığı ünlü ve ekin kelimeye ekleniĢ biçiminde karıĢık dilli eserlerde bazı farklılıklar görülür. Ekin ünlüsü FK de ve ġM de düzdür: atanıng, anıng, oġlınıng, atasınıng (FK); anlarnıñ, ācizligiñ, siziñ (ġM). BH‟de az da olsa ünsüzle biten kelimelere eklenen –nıñ yanında, baskın kullanım Eski Anadolu Türkçesinde olduğu gibi –(n)Uñ Ģeklindedir: ayınuñ anınçı güni, ḫurmā aġaçınuñ fāyidesi, Alīnuñ oġlı. 3. Belirtme durum ekiyle ilgili en önemli özellik, ekin –(y)I veya –nI olarak gerçekleĢip gerçekleĢmediği ile ilgilidir. Çoğu eserde –nI belirtme eki yanında baskın biçim –(y)Idır. Sadece ġM‟de her durumda belirtme durum eki –nI‟dır: ḳadaĢnı (kardeĢi), yigirmini (yirmiyi), nemeni (nesneyi), munlanı (bunları). 122 Erdem, Yard. Doç. Dr. Mevlüt- Sarı, Doç. Dr. Mustafa, age, 393. s 123 Erdem, Yard. Doç. Dr. Mevlüt- Sarı, Doç. Dr. Mustafa, age, 393. s 124 GeniĢ bilgi ve kaynakça için bkz. Erdem, Yard. Doç. Dr. Mevlüt- Sarı, Doç. Dr. Mustafa, age. 60 4. Ayrılma hal eki : yaygın biçim -dAn‟dır. Az da olsa özellikle yer yön adlarında ve zamir çekimlerinde –dIn biçimi eserlerde yer alır: yañadın, saġdın, ṣoldın (BH), daĢdın, daĢdınḳı (FK), mundın, anlardın (ġM). Bu tür kalıplaĢmıĢ biçimler Eski Anadolu Türkçesi eserlerinde de yaygındır: saġdın yaña „sağ tarafa‟, buñardın yaña „pınardan yana‟ . ‗ReĢit Rahmeti Arat, Mecdut Mansuroğlu, Saadettin Buluç, Muharrem Ergin, Zeynep Korkmaz ve Mustafa Canpolat gibi araĢtırmacılar, bu özelliklerden yola çıkarak, Oğuzcaya dayalı Batı Türk yazı dilinin oluĢumunun, XIII. yüzyıl öncesinde XI. yüzyıla kadar gittiğini belirtmektedirler. Bu görüĢe göre, karıĢık dilli eserler de Eski Türkçeden Batı Türkçesine geçiĢ döneminin eserleridir‘ derler.. ġinasi Tekin, bu değerlendirmenin ispatının mümkün olmadığını, bu tür özelliklerin, iddia edildiği gibi Eski Türkçe ile Oğuzca arasındaki bir geçiĢ dönemine ait olamayacağını, böyle bir geçiĢ döneminin var olmadığını, bunların tek tek kiĢilere ait dil özellikleri olması gerektiğini belirtmiĢtir. ―KarıĢık dilli eserler‖ ya da ―olga-bolga sorunu‖ diye bilinen bu tartıĢmalar, erken Oğuzcaya ait sayılabilecek eserlerin dil özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Behcetü‘l- Hadā‘ik fi Mev‘izeti‘l-Halā‘ik, Kudûri Tercümesi, Ali‘nin Kıssa-i Yusuf‘u Kitab-ı Güzide, Kitab-ı Ferāiz gibi eserler, hem Doğu Türkçesinin hem de Batı Türkçesinin dil özelliklerini taĢımaktadır125. Osman Nedim Tuna gibi bazı Türkologlar bu eserlerin çokluğu ve karıĢık kullanım zannedilen alternans kullanımların belli kurallar içinde kullanıldığına dikkat çekerek Orta Türkçe döneminde adını net olarak koyamayacakları ―Bilinmeyen Orta Asya Türk Lehçeleri‖ adıyla andıkları bir yazı dilinin de var olduğunu kabul etmiĢlerdir. Divân-ı Lûgat-it Türk‘te, KaĢgarlı Mahmud bazı kelimelerin mukayeselerini yaparken ―asıl Türkler‖ ―öbür Türkler‖ diye bahsederek verdiği örneklerdeki gramer özelliklerinin, bahsedilen KarıĢık Dilli Eserlerin gramer özellikleriyle benzerlik göstermesi de126 bu yazı dilinin varlığına delil teĢkil etmiĢtir. Bilinmeyen Orta Asya Yazı dilinin en önemli eseri Oğuz Kağan Destanı'dır. Oğuz Kağan destanı dil özellikleriyle Orta Türkçenin diğer yazı dillerinden hiç birisine aynen uymaz. Yine Kutadgu Bilig‟in GiriĢ kısmı bu özellikleri gösteren bir baĢka eserdir. Henüz iĢlenmemiĢ Ongut Mezar TaĢları üzerindeki kitabeler de bu yazı dilinin mahsullerindendir. 125 Sarı, Doç. Dr. Mustafa, KarıĢık Dilli Eserlerde Kelime>Enklitik>Ek Sürecinde Bir Biçim Birimi: -dAvUK / -dAyUK, Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 5/1 Winter 2010 126 Doğan, Ġsmail, Divan-ı Lûgat-it Türk‘te KaĢgarlı Mahmud‘a Göre Türk Kimdir?, I.Türk Tarihi ve Edebiyatı Kongresi, Celal Bayar Üniversitesi, 11-13 Eylül 1996 Manisa 61 KarıĢık dilli eserler olarak sayılan Ali‟nin Kıssa-i Yusufu, Kuduri Tercümesi, ġerhü‟l Menar, Kitab el Feraiz, Behçetü‟l Hadaik fi mevizeti‟l Halaik, Kitab-ı Güzide gibi eserlerin de bu yazı dilinin mahsülleri arasında sayılan bu eserlerin özelliklerine baktığımızda Ģu sonuçları çıkarmak mümkündür. 1. KarıĢık dilli eserler olarak adlandırılan bu eserlerin ses ve Ģekil özellikleri incelendiğinde karıĢıklık gösteren unsurların eĢ değerde olamamasına rağmen bir yazı dili oluĢturacak kadar sıklıkta olduğu görülür. 2. Ses ve Ģekil unsurları düzenli bir gösterimde bulunmamasına rağmen, Ģahsi farklılık dıĢında genel bir yazı dili oluĢturacak ölçütlerde, diğer bir deyiĢle edebi eser üretecek derecede olduğu da görülür. 3. KarıĢık dilli eserlere Ģimdiye kadar Eski Anadolu Türkçesinin oluĢması (Oğuzca) sürecindeki geçiĢ dönemi olarak düĢünülüp değerlendirmeler bu bakıĢ açısından yapılmıĢtır. 4. Orta Türkçe dönemimde siyasi olarak netleĢemeyen buna rağmen, mevcut Türk yazı dillerinden farklılık gösteren bir geliĢme sürecinde bir yazı dili ile karĢı karĢıyayız. 5. Çevresinde hem siyasi teĢekkül olarak teĢkilatlı hem de edebi yönden devlet dili de olmuĢ Karahanlı, Çağatay, Harezm yazı dilleri arasında kalmıĢ, bir tarafı Karluk, Kıpçak diğer tarafı Oğuz teĢekkülleri bulunan aynı coğrafya içerisinde içiçe bir baĢka yazı dili görülmektedir. Peki bu yazı dilinin sahipleri kimlerdi? Siyasi teĢekkülleri var mı idi? O dönem siyasi teĢekküller içerisinde dağınık olarak bulunan fakat diğer yandan da yazı dili oluĢturacak kadar güçlü bir direniĢ gösteren bir kavim, boy, urug var mı idi? Var idi ise adı neydi veya adına ne diyebiliriz? Bu yazı dilinin sahbi olanlar bugün yaĢayorlar mı? YaĢıyorlar ise nerede ne adla? Bugün bu yazı dilini kullanıyorlar mı? Türk‟e Ad Veren Türkler II. 1. Daha önce kimler bahsetmiĢ? Bölge tarihine yönelik eski Sovyet tarihçilerinin araĢtırmalarında söz konusu yörenin Türklerinden bahsedildiğini görmekteyiz. 20.yy. baĢlarında, Tarihi Etnografik Bilgiler baĢlığı altındaki, Vinnikov, Y.R127. ile KarmıĢeva, B.H.128‘nın araĢtırmalarında bahisleri geçmektedir. 127 Vinnikov, Y.R. Trudı Kirgizskoy Arheologo-Etnografiçeskoy Ekspeditsii I: Rodoplemennoy sostav i Rasseleniye Kirgizov na Territorii Yujnoy Kirgizii, Ġzdatelstvo Akademii Nauk SSSR, Moskva 1956 128 KarmıĢeva, B. HEtnografiçeskaya Gruppa Tyurk v Sostave Uzbekov, Materialı i isledovaniya po Etnografii i Antropologii SSSR, Moskva, 1960, s. 3-13 62 , Sovyet kaynaklarında daha çok Özbek etnografyası çerçevesinde ele alınmaktadırlar 129. Bu çalıĢmalardan sonra adeta unutulma süreci yaĢayan Fergana Türkleri Türkistan‘a Türkiye‘den gelenlerle yeniden hatırlanmaya baĢlanır. Ahmet Yesevi Üniversitesinde görev yaptığı sıralarda üniversiteye Türk Dünyası kontenjanından gelen Kırgızistan‘ın OĢ Bölgesi öğrencilerini tanıyan Yard. Doç. Dr. Yakup Deliömeroğlu, Ülkü Ocakları Dergisinde, ‗Bilinmeyen bir Türk Topluluğu: Fergana Türkleri‘ baĢlığı ile bu Türk boyundan birkaç sayfa ile 2005 yılında bahseder130. 2005 yılında BiĢkek‘te görev yapan Prof. Dr. Ahmet Buran, IĢın Bilge Kağan Selçuk‘a, ‗OĢ Ġli Özgön Ġlçesi Köylerinde YaĢayan Türklerin Ağızları (Ġnceleme-Metin-Sözlük)‘ adıyla131 sadece OĢ Bölgesinde derlemeler yapılarak bir yüksek lisans tezi yaptırmıĢtır. Buran, 2006 yılında bu çalıĢmayı esas alan bir de tebliğ sunmuĢtur132. Bu çalıĢmaların yanında tarafımızdan, 2006 yılında Mehmet Ali Arslan‘a ‗Türkata Ağzının Gramer Unsurları‘133 adıyla bitirme tezi hazırlatılmıĢtır. Bu çalıĢmadan hareketle Arslan, ‗Bilinmeyen Türkatalar‘ adıyla daha çok elektronik ortamda birkaç sayfalık makale yayınlamıĢtır. Yine Ahmet Yesevi‘den öğrencilerimden olan Saida Buhaneddinova134 ve Erdal AydoğmuĢ135, 136 bu konuyu folklorik olarak iĢleyen yüksek lisans tezi yapmıĢlardır. Bu çalıĢmaların tamamı tarafımızdan görülmüĢtür. Yüksek Lisans seviyesinde olmasına rağmen maalesef konuyu esastan ele alan araĢtırma ve değerlendirmeler niteliğinde değildirler. Ancak, sahada yapılan derlemeler olması sebebi ve genel bilgiler açısından kendileri hakkında pek fazla bilgi olmamasına rağmen konuya dikkat çekmiĢlerdir. Biz de zaman zaman bu çalıĢmalara atıflarda bulunacağız. Seyfullah Türksoy‘un hazırlayıp sunduğu Ġpekyolu (2007) programında bu Türk boyundan bu bahsedilir. Ercilasun, Salur Kazan ile TürgiĢ Kağanı Su-lu Kağan arasında bağlantı kurarak aynı Ģahıslar olabileceğini söyler. Sulu Kağan‘ın yaĢadığı bölge ve dayandığı, hükmettiği boylar bugünkü Fergana vadisi boylarıdır. Bu bilgi bize üzerinde çalıĢtığımız Türkler ile TürgiĢ bağlantısı kurmamıza da yardımcı olur. Aslında, Salur Kazan ile Sulu 129 Sovyet kaynaklarıyla ilgili geniĢ bibliyografya için bkz. Selçuk, IĢın Bilge Kağan, OĢ Ġli Özgön Ġlçesi Köylerinde YaĢayan Türklerin Ağızları (Ġnceleme-Metin-Sözlük), Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, (BasılmamıĢ Yüksek Lisans Tezi) BiĢkek, Kırgızistan , 2005 130 Deliömeroğlu, Yard. Doç. Dr. Yakup, Bilinmeyen bir Türk Topluluğu: Fergana Türkleri, Ülkü Ocakları Dergisi, 2005 /, Ankara. ( Yazıyı görme imkanımız olmadı. Yakup Deliömeroğlu‘nun kendisinde de bugün bulunmayan yazı dergi arĢivinde de bulunmamıĢtır. Ancak, ana hatlarıyla bilgi sahibi olduk) 131 Selçuk, IĢın Bilge Kağan, a.g.e. 132 Buran, Prof. Dr. Ahmet, OĢ Ġlinin Özgön Ġlçesinde (Kırgızistan) YaĢayan Türkler ve Ağızları, Uluslar arası Büyük Türk Dili Kurultayı, Bilkent Üniversitesi (26-28 Eylül 2006, Ankara). 133 Arslan, Mehmet Ali, Türkata Ağzının Gramer Unsurları, Ahmet Yesevi Üniversitesi, Türkoloji Fakültesi Bitirme Tezi, 2.6.2006, Türkistan, Kazakistan 134 Burhaneddinova, Saida, Fergana Türklerinin Doğum, Sünnet, Düğün ve Ölüm Merasimleri, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ÇağdaĢ Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı, Ankara, 2009 135 AydoğmuĢ, Erdal, Kırgızistandın OĢ Oblastında CaĢagan Türktördün Tili, (Yüksek Lisans Tezi) BUGU, 2009, BiĢkek 136 AydoğmuĢ, Erdal, Kırgızistan‟ın Güneyinde Bir Türk Boyu Türkatalarda Düğün, Ordu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslar arası, Sosyal Bilimler, Lisansüstü Öğrenci Sempozyumu, Ordu, 2011 63 Kağan bağlantısı kurmakla adını tam olarak koymasa da Fergana vadisi Türk boyunun da tarihine ıĢık tutmuĢtur137. Yine Ercilasun, Ötüken NeĢriyat tarafından 1998‘de Ankara‘da neĢredilen ‗Gülnar‘ romanında Barlas adıyla da bilinen Fergana vadisi Türklerinden bahseder. Esere adını veren Gülnar ise gerçekleri arayan yeĢil gözlü, beyaz tenli138 genç kızımızdır139. Romanda ‗Gülnar‘ tipi ile anlatılan Türk boyu, çalıĢmamıza esas olan boydur. -Aslında bin yıl içinde zaman zaman temaslarımız oldu, diyordu. Bizim Sırderya boylarından ayrılıĢımız aĢağı yukarı bin yıllarına rastlar. Fakat ilk 250 yılda alâkalarımızın tamamen koptuğunu söyleyemeyiz. Hatta sonra da kültür ve ilim alıĢ veriĢlerimiz devam etmiĢtir. Nevayi‘nin birçok yazmasının Ġstanbul kütüphanelerinde oluĢu bunun somut kanıtıdır.‖ (s.36) Romanda Kıpçak‘ı temsil eden Gülnar Barlaslardandır. ―Makalede Barlas diye bilinen kabilelerin Özbekistan‘da yaĢadığı yerler sayılıyor ve onların Emir Timur zamanından kaldığı yazılıyordu. Emir Timur‘un babası da Barlas boyunun beyi imiĢ. Barlaslar kendilerine Türk diyorlarmıĢ. Bunu Gülnar da biliyordu, fakat nedense bu bilgisini bugüne kadar Ģuur üstüne çıkarmayı reddetmiĢti.(s.52)140 Yine aynı romanda ‗Gülnar‘ tiplemesinin ağzından, Barlas ve Türk soyu bağlantısı kurulmuĢtur. ‚…Gülnar‘ın en çok takıldığı noktalardan biri ‗Türk‘ idi. ‗Özbek‘ ve ‗Türk‘ sözleri nasıl yan yana gelebilirdi…‛ (s. 44). ‚…Bugün dahi Barlaslar kendilerine Türk diyorlarmıĢ. Bunu Gülnar da biliyordu, fakat nedense bugüne kadar bu bilgisini Ģuur üstüne çıkarmayı reddetmiĢti. Türk deyince onun aklına Mesketliler geliyordu. Kimse birileri Mesketlilerden nefret etmek hissini onun kalbinde uyandırmıĢtı…‛ (s. 52) ‚…-Aslında Türk kimliğimizi unutan biz değiliz Gülnar. Birileri bilerek ve isteyerek soyadımızı bize unutturdu… Dilimizin Farsçadan üstün olduğunu söylüyordu Nevayî babamız. Ama dilimizin adından Türk dili diye bahsediyordu. Biz Ģimdi eski Özbekçe diyoruz. Bu bana biraz tuhaf gelmiĢti…141 ÇalıĢma konumuza esas olan Fergana vadisi Türk boyundan doğrudan veya dolaylı bahseden ulaĢabildiğimiz önceki çalıĢmalar bunlardır. 2. Haklarındaki teoriler ve kendilerine göre kimler? 137 Ercilasun, Prof. Dr., Ahmet Bican, Salur Kazan Kimdir ?, Millî Folklor, C. 7, S.56, KıĢ, Ankara, 2002, 22-34.s 138 ÇalıĢmanın tipoloji bölümünde tanımlanan tiplemenin benzerleri verilmektedir. 139 Arıkoğlu, Prof. Dr. Ekrem, „Gülnar‟ Romanında Ahmet Bican Ercilasun, Türkiyat AraĢtırmaları Enstitüsü Dergisi, Bahar 2003, Selçuk Üniversitesi, Konya, 2003, 389-399.s 140 Arıkoğlu, Prof. Dr. Ekrem, a.g.e., 396. s 141 GüneĢ, ArĢ. Gör., Bahadır, Ahmet Bican Ercilasun Gülnar‟da Ne Diyor ?, A.Ü. Türkiyat AraĢtırmaları Dergisi, Erzurum, 2010, 345-352. s. 64 Fergana vadisi Türkleri hakkında Sovyet kaynakları daha çok Özbek halkının temelini oluĢturanlar arasında görmektedirler. Karluklar, Barlaslar, Kalta-taylar, Musa-bazarîler ve Mugullar (Mugal, Mogol) gibi etnik gruplar içerisinde Türkler de sayılamaktadır. Ancak, bunların hepsinin genel literatürde ve bazı halk arasında Türk olarak sayıldıkları belirtilmektedir142. Aynı kaynakta verilen dipnotta (Yukarıda belirtilen kavimlerin arasında biri ―Türk‖ adını kendi kavminin adı olarak kabul etmekte ve baĢka bir ad kullanmamaktadır.) açıklaması verilmektedir. Türkler bütün yerleĢtikleri topraklarda azınlıktı. 20. yy‘ın ilk çeyreğinde halkların yerleĢtikleri yerler muhafaza edilmekteydi. Türk kavmi ġeybani Han‘ın Özbekleri tarafından ovalardan ve dağ eteklerinden kovulmuĢ, böylece daha yükseklere, dağlara yerleĢmiĢlerdi. Türklerin yerleĢtikleri yer Taciklerin yaĢadıkları yerlere denk gelmekteydi. Dağlarda yaĢayan Türkler Taciklerle beraber yaĢadıkları için onlara karıĢmıĢlardı. Dağ eteklerinde yaĢayanlar ise hem Tacik hem de yerleĢik Türk dilli diğer kavimler (soy-kavim bölünmesi olmayan Özbekler) arasında yaĢamaktaydılar. Daha da aĢağılarda yaĢayanlar DeĢt-i Kıpçak Özbekleri arasında kalmıĢlar, fakat buna rağmen günümüze kadar onlara karıĢmamıĢlar. Çünkü onlarla evlenmiyorlardı. Türklerin Tacikler arasında yaĢadıkları topraklar ve onlara karıĢması, onların bu topraklarda çok eskiden yaĢadıklarının göstergesidir. Fergana vadisi Türkleri hakkında net olmayan bir kısmı da kendileri tarafından bir yerlere tutunmak amacıyla üretilmiĢ teoriler vardır. ‗Enver PaĢa‘nın Ġstanbul‘dan getirdiği Türkleriz‘ bile denilmektedir. Türk kelimesinin Anadolu ile bütünleĢmesi Fergana Türklerinin de kendilerini Anadoluya bağlama arzuları Enver PaĢa‘nın getirdiği Türkleriz söyleminin dıĢında Timur‘un Anadolu‘dan getirdikleri Kara Tatarlar olduğu gibi söylentiler de bulunmaktadır. Bu söylentileri sahada araĢtırma yapanlar, kaynak kiĢilerden de tespit etmiĢlerdir. Göktürk, Türkata, Timur‘un Anadolu‘dan getirdiği Türkler, Enver PaĢa‘nın askerleri Türkler, Afganistan veya Tacikistan‘ın Ora Tepe mevkiinden gelen Türkler gibi teorilerinin dıĢında, bazı kaynaklarca TürkleĢmiĢ Moğol ya da MoğollaĢmıĢ Türk Boyu olduğu iddia edilen Barlasların devamı oldukları yolunda görüĢler de bulunmaktadır. A. Enver PaĢa‟nın Anadolu‟dan getirdiği Türkler görüĢü, sadece Enver PaĢa‘nın Fergana Türklerinin yaĢadıkları coğrafya yakınlarında Celalabad‘a bağlı bugün Arslan Bap (Arslan Baba) makamının da bulunduğu dağlık kesimde Enver PaĢa‘nın karargâh kurması ve bölge halkını teĢkilatlandırması bilgileri ki, bunlar da resmi kaynaklara dayanmamaktadır. Enver PaĢa‘nın bölgede yaptığı çalıĢmalardan kaynaklanan bir sahiplenme söz konusudur. Ne konuĢup yazdıkları Türkçe, Ġstanbul Türkçesidir ne de genel kültür kelime hazinesi Ġstanbul ya da Anadolu‘nun bir baĢka bölgesi ile tamamen örtüĢmemektedir. B. Timur‟un Anadolu‟dan getirdikleri Kara Tatarlar iddiasına gelince bu tamamen isnatsız bir görüĢtür. Kendilerine dayanak arayan bu insanlar hem Timur ögesini hem de Türk adıyla birleĢen Anadolu 142 KarmıĢeva, B. H. a.g.e. s. 2 65 unsurunu birleĢtirerek kendilerine bir geçmiĢ yaratma ihtiyaçları duymuĢlardır. Bu söylemleri de hiçbir yazılı ya da sözlü sağlam kaynağa dayanmamaktadır. C. Göktürk ve Türkata teorisine gelince, bu konu çok ilgi çekici ve oldukça yakın tarihlerde geliĢmiĢtir. Sayın Namık Kemal Zeybek, Ahmet Yesevi Üniversitesi Mütevelli Heyet BaĢkanı iken, üniversiteye alınacak öğrenci kontenjanlarından bir kısmı da Türk Dünyasına ayrılmıĢtı. Fergana Vadisi Türkleri arasından bir kısım öğrenci, önceleri Kırgızistan kontenjanından daha sonraları doğrudan Türk kontenjanından Ahmet Yesevi Üniversitesine burslu öğrenci olarak girmiĢtir. Özellikle, Özgen havalisi Türklerinin teĢkilatlı oluĢları bu kontenjan sayısını artırma ve tanınma iĢini de ileri seviyelere götürmüĢtür. Hatta, bu bölgede üniversitenin ortakları bulunarak Türkçe eğitimi konusunda 50‘yi aĢkın ilköğretim okulunda seçmeli ders olarak Türkiye Türkçesi konmuĢtu. ĠĢte bu çalıĢmalar sırasında önce Seyfullah Türksoy tarafından yayınlanan Göktürlerin Torunları Türkatalar belgeseli daha sonra da bizzat Sayın Zeybek‘in 143 ifadesiyle Göktürkleri hedef göstermesi halk tarafından da kabullenerek, kendilerini Göktürklere dayandırma teorisi güçlenmiĢ ve kabul de görmüĢtür. Aslında önceleri romantik bir yaklaĢımla yapılan bu köken bilgisinin bugün bu yolda bir kanaat oluĢturacak ciddi delillere rast gelinmektedir. Yaptığımız bu çalıĢmada ileriki bölümlerde görüleceği üzere, doğrudan Göktürk boyu olmasa da kanatimizce, aynı dönem ve coğrafyada birlikte yaĢamıĢ bir baĢka Türk boyu olan ve Türk adıyla anılan boyun, bugün bahsi geçen Fergana Vadisi Türklerini iĢaret ettiğini düĢünmekteyiz. D. Ora Tepe Teorisi: Semerkant Bölgesinde ise Türkleri KarmıĢeva‘ya göre, Nur-Ata köyünün Güneyinde Ak Dağların ve Kara Dağların Kuzey tarafında daha önceleri bulunmuĢlardır. Gavrilov, ise Türklerin daha önceleri Ura-Tübin (Ora Tepe) Bölgesinde yaĢadıkları hakkında bilgiler olduğunu söyler. Daha çok TürkKarluklar adıyla anılan urug hakkındaki bu teori bir efsanaye dayanmaktadır. Efsaneye göre ―Türk-Karlukların‖ büyük bir kısmı Uran-Tübe Bölgesinden gelmiĢtir. Bunun delili, Lolaki‘nin alt grubu olan Tohçion kıĢlağının Karluklara ait olmasıdır. (Türkçe ―togçi‖ – ―dağlarda yaĢayan‖ ve Tacikçe çoğul ekinden meydana gelmiĢtir) Söz konusu adın Ura-Tübe Bölgesinde yaĢayan Türklerde kullanıldığı Gavrilov tarafından kaydedilmiĢtir. Ayrıca Ġhtilalden önceki zamanlarda Ura-Tübe ve Semerkant‘tan pir ve iĢanların (iĢan: Orta Asya‘da kullanılan terim, ―Sufî Ģeyhi‖ anlamına gelmektedir) ―Türk-Karluklara‖ geldikleri bilinmektedir. ―Türk-Karluklar‖ yaĢadıkları bölgelere göre birçok gruba ayrılmaktadır. ġargun Derya civarındaki kıĢlıklarda yaĢayanlar Tohçihon Karluklar olarak adlandırılmaktadır. Bu grup Ģu alt gruplara bölünmektedir: 143 Sayın Zeybek ile yaptığım telefon görüĢmesinde Ģöyle ifade etmiĢtir ( Hocam, ortada kendilerine Türk diyen bir topluluk vardı. Ama biz bunları hiçbir tasnif altında gösteremiyor idik. Bana sordular ben de Türk soy ağacına bakarak siz Göktürksünüz dedim. Onların da hoĢuna gitti ve benimseyip kullandılar dedi. Bundan hareketle Seyfullah Türksoy programında Türkatalar, Göktürklerin Torunları tabirlerini kullandılar, dedi‘. AnlaĢılıyor ki, Prof. Dr. Turan Yazgan‘ın Gagauzlar hakkındaki ‗Gök Oğuz‘ etimolojisi gibi sayın Zeybek ve Seyfullah Türksoy‘un Türkata terminolojileri ciddiyet görüp kabul edilmiĢtir. 66 Lolaki, Mazor-çonti, Sulton-Mahmudî, Kora-yasok, Kora-buyun, Pir-Mahmudî, Acirgoni. Kafirnigan yükseklerinde yaĢayan Karluklar ise Yagnibazar Karlukları olarak bilinmektedir. (Yagnibazar, meĢhur pazarı olan büyük bir kıĢlak idi). Varzoba adalı küçük nehri boyunca yer alan dört kıĢlakta yaĢayan Karluklar ise Varzob Karlukları olarak bilinmektedir. Ayrıca Tacikistan‘ın Gissar, ġahrinaus ve Regar Bölgelerinde birkaç Karluk kıĢlığı bulunmaktadır. Tacikistan‘ın Gissar ovasının Güney-Doğu tarafında yaĢayan Karluklar Kendilerine ―Türk‖ dememektedir. Türkler ise onları ―Galça-Karluk‖ olarak adlandırılmaktadır. (galça/ garça eski yerleĢik halkın dilinde ―dağlarda yaĢayanlar‖ anlamına gelmektedir) Coğrafik açıdan yakın olmalarına rağmen diğer Karluk grubu ile iliĢki kurmamakta ve evlilikler yapmamaktadırlar144. Bu efsane günümüzde de anlaĢılan farklı söyleyiĢleri ile devam etmektedir. Arslan‘ın yaptığı derlemelerde de benzeri söylemlerden bahsedilmektedir145. Bugün Fergana vadisinde Özbekistan ve Kırgızistan sınırlarında çoğunlukla mukim Fergana vadisi Türkleri tarihi bağları sebebiyle Tacikistan ve Afganistan sınırları arasında da az da olsa yaĢadıkları anlaĢılmaktadır. 3. YaĢadıkları coğrafya ve nüfusları – geçim kaynakları : 144 KarmıĢeva, B., H., Özbeklerin Ġçindeki „Türk‟ Adlı Etnografik Bir Grup Tarihi-Etnografik Veriler, SSCB Bilimler Akademisi, SSCB Etnografya ve Antropolojisi Materyaller Ġle AraĢtırmalar, 1960 Ocak ġubat Sayısı, 7-13. s 145 Arslan, Mehmet Ali, a.g.e., 2. s 67 KarmıĢeva, ana hatları ile Ģu bilgileri vermektedir: ‗Orta Asya‘ya çok eski zamanlarda yerleĢen Türk halkının torunları, kendi kavimlerinin adını ―Türk‖ olarak bilenler olsa gerek. Söz konusu Türkler 1924-1925 nüfus sayımı sırasında Yah-su ve Kızıl-su nehirleri ovalarında, Hanaka Derya ovasında, Kafirnigan‘ın üst bölgelerinde ve ZeravĢan dağ zincirinin ġahrud dağ geçidinde ve Buhara civarlarında 6845 kiĢi olarak kayda geçmiĢtir. Makale yazarı, Urya derya ve Kiçik Urya Derya kenarlarında, KaĢka Derya ovasında, ġirabad Derya ve kolları boyunca yaĢayan Türkleri kaydetmiĢtir. Gavrilov ise 1928‘de Ura-Tübin Bölgesinde yaĢayan 1500 kiĢi kaydetmiĢtir. Fergana ovasının genelde Güney-Doğu tarafında Andican Bölgesinin Marhamat kasabasında ve OĢ Bölgesinin Aravan kasabasında oturan Türklerin sayısı 24 279 kiĢidir. (1926 nüfus sayımı) Güney Tacikistan‘da Yah-su ve Kızıl-su ovalarında yaĢayan Türkler, Taciklere karıĢmıĢ, hatta kendi aralarında bile Tacikçe konuĢmaktadırlar. Fakat kendileri, atalarının Özbekçe konuĢtuklarını söylemektedir. Günümüzde ise bu grubun Türkleri kendini Türk kökenli Tacikler olarak görmektedir. Yakınlarda yaĢayan Lokay, Samir ve Semiz Özbekler ile Karluklarla evlilikler yapmamaktadır. Kulyab yakınlarında bulunan Kipçak adlı köy sakinleri dıĢında soy- kavim isimlerini bilmemektedir. Kipçak köyü sakinleri ise kendini Türk-tügyön soyu mensupları olarak görmektedirler. 1924-1925 yıllarında Kafirnigan nehrinin üst taraflarında ―Romiti‖ (Romit dağ geçidinde oturduklarından dolayı) olarak adlandırılan 635 Türk yaĢamaktaydı. Onlar Tacikçe bildikleri halde kendi aralarında Özbekçe konuĢmaktadır. Günümüze kadar Taciklerle yapılan evliliklerin sayısı azdı, genelde kendi grupları içinde ya da Türk-Karluklarla evlilikler yapılırdı. Fakat Marka ve Lokay Özbeklerle ve Kafirnigan‘ın alt bölgelerinde yaĢayan Barlaslarla (onları Türk olarak kabul etmelerine rağmen) hala evlilikler yapmamaktadırlar. Bu Türkler de kendilerini Türk-Tügyön soyu mensupları olarak kabul etmektedirler fakat Yah-su ve Kızıl-su ovasında yaĢayan Türklerle iliĢkileri mevcut değildir / görüĢmüyorlar) ve Ģu alt gruplara bölünmektedirler: Alakuzi (Ola kuzi), Çil-kal, BeĢ- kal‘tak, Vargoni. 68 Hanaka Derya üst kısımlarında yaĢayan ve 1924-1925 nüfus sayımı sırasında kayda geçen Türkler, Musabazarîler olarak kabul edilmektedir. Günümüzde bir kısmı Surhan Derya ovasında yaĢamaktadır. Kendilerine ―Türk‖ demelerine rağmen mevcut alt grupları adlarına göre Barlas kavmi mensuplarıdır. Taciklere karıĢtılar, iki dilliler. KarmıĢeva‘nın, geçim kaynakları ve hayat tarzları hakkında yaptıkları tespitler ise Ģöyledir: ‗Türkler genelde koyunculukla uğraĢmaktaydı. Büyük baĢ hayvan (at veya deve) yetiĢtirenlerin sayısı azdı. Toprak iĢlemiyorlardı. Bahçe kültürü pek yoktu. DeĢt-i Kıpçak Özbekleri de hayvancılıkla uğraĢmaktaydı. Fakat farklı gruplar farklı hayvanlar yetiĢtirmekteydi. Türklerdeki gibi bahçe kültürü yoktu. Türkler, Özbekler gibi deri iĢlememekteydi ve renkli nakıĢ ve halı dokuma yapmamaktaydı. Hem Türkler hem de DeĢt-i Kıpçak Özbekleri pamuk ile ipek kumaĢları dokuma ve çanak çömlek üretimi ile uğraĢmıyorlardı. YaĢadıkları çadırlar da farklıydı. DeĢt-i Kıpçak Özbekleri eskiden göçebe Türk-Moğol halklarının (Kazak, Kırgız, Türkmen, Karakalpak vb.) kullandıkları taĢınabilir çadırlara benzeyenlerde yaĢıyorlardı. Türkler, Barlaslar ve Karluklar 19.yy sonu- 20. yy baĢlarında yer evleri yapmaya baĢlamıĢlar. Musa-bazrîlerin ise kıĢlaklarda sadece kıĢın kullandıkları yer evleri çok eskiden beri yapılıyordu. DeĢt-i Kıpçak Özbeklerinin yaĢadıkları çadırların kullanımına hala Horezm, KaĢka Derya ve Surhan Derya civarlarında rastlamak mümkündür. Fakat Türklerin yaĢadıkları çadırlara (loçig) rastlamak güçtür. Ev eĢyaları arasında genelde iĢlenmiĢ deri, el yapımı halı ve keçe kullanılıyordu; mutfakta kullanılan eĢyalar ise genelde ağaçtan veya deriden yapılıyordu. Yiyecekler genelde ekmek ve süt ürünleri idi. Eti günlük yemek olarak herkes yiyemiyordu. Yaz aylarında ekmekleri (mayalı veya mayasız hamurdan lepyoĢka Ģeklinde) levha Ģeklinde olan ve ateĢin ortasına konulan bir taĢ üzerinde piĢiriyorlardı. KıĢ aylarında ise ekmekleri tandırda Tacikler gibi piĢiriyorlardı. Günlük yiyecekler ise, arpa ve buğday taneleriyle hazırlanmıĢ ve içine kurut ve yoğurt katılmıĢ çorbalardı. Pilav ve koyun eti genelde misafirler için veya bir kutlama için yapılırdı. Yoğurttan tereyağı yaparlardı, kalan kısmından ise kurut yaparlardı. Kımız içmiyorlardı. Et olarak sadece koyun ve keçi eti, kavurmaları deriden ya da kuzu iĢkembesinden yapılmıĢ torbalarda saklarlardı. Meyve ve sebze nadiren yiyorlardı. Kuru yemiĢler sadece misafirler için alınırdı. Soğan, biber ve yeĢillik kullanırlardı, fakat yetiĢtirmemekte, ama Taciklerden satın almaktaydılar. Yemeklerde yabani bitkiler kullanırlardı.‘ Türklerin nüfusları hakkında Soyuz Gazetesi 1990 Nu. 12 sayısında Sovyet nüfus sayımı sonuçlarında da bilgi bulunmaktadır. Bu sayım 1979 ve 1989 sayımlarını mukayeseli olarak vermektedir. Buna göre Türklerin 1979‘daki nüfusları 92.689, 1989‘da ise 262.199 kiĢidir. Tabi bu sayım zamanın siyasi durumu göz önüne alındığına sağlam bir bilgi olarak görülmez. Son dönem Özbek devletinin siyasi politikası da yine Türklerin nüfuslarının gerçek sayısı hakkında bilgi edinmemizi engellemektedir. Bugün Özbekistan‘da zorla pasaportlarına Özbek yazdırılmaktadırlar. 69 Her Ģeye rağmen Fergane vadisi Türklerinin özellikle Kırgızistan‘daki dernekçilik faaliyetleri sonucunda bazı rakamlara ulaĢmak mümkün olmaktadır. OĢ Türkleri Derneği tarafından çıkarılan kitapta146 1994 yılı Mayıs ayı itibarıyla OĢ ve Celalabat bölgelerinde 217.000 Türk yaĢadığı ifade edilmektedir. Aynı kaynak her ne kadar sayı 217.000 olsa da gerçekte Türk olmalarına rağmen pasaportlarına Özbek ve Kırgız yazdıranlarında olduğu belirtilmektedir. Nüfusa baĢka açıdan bakan Türk Atalar Derneği Ģöyle ifade etmektedirler : ‗Aravan‘ın Çek-Abad, Tepe-Korgon, Türk-Abad köylerinde, Kara-Suu mahallesinden Ak-TaĢ, Kurbankara köyleri, Özgen‘in Dümbulak, Zerger, Kayrat, Boston, ÖzgörüĢ köylerinde, Suzak‘ın Cangı Dıygan, Türk-Abad, Ak-BaĢ yerleĢim birimlerinde Bazar-Korgon‘un Akman, BeĢ-Badam köylerinde yaĢayan nüfusun % 98-99‘unun Türk oldukları tespit edilmiĢtir.‘ Görüldüğü gibi tutarsız bir nüfus bilgisine sahip olduğumuz Fergana vadisi Türklerinin asıl nüfuslarının Özbekistan‘da olduğu ve 7 milyonun üzerinde sayıya sahip oldukları da zaman zaman ifade edilmektedir. Bizim gerek sahadaki tespitlerimiz gerek sözlü kaynaklardan öğrendiğimiz kadarı ile Kırgızistan sınırları içerisinde 350.000 civarında Özbekistan‘da ise Türk olarak kayıtlı 180.000 nüfusun dıĢında, Özbek kayıtlı olmasına rağmen Fergana vadisi Türklerinin muhtemel nüfuslarının 2 milyon civarında olduğunu söyleyebiliriz. Geçim kaynakları bugün de hayvancılıktır. Daha çok koyun besiciliği yapmaktadırlar büyük baĢ hayvan besiciliği az sayıdadır. Sovyet döneminde okuma oranları düĢürülmüĢ üniversite seviyesinde okuma imkanlarını ise ancak pasaportlarında Türk yazdırmayanlar bulabilmiĢleridir. Ġçlerinden daha çok kolhoz müdürü ya da en fazla ilköğretim müdürü çıkabilmiĢtir 4. Tipolojileri „ġirabad Derya, Maçay derya, Urya Derya ve Kiçik Urya Derya civarlarında yaĢayan Türkler 7-8 nesil önce Surhan Derya bölgesinden geldiklerini söylemektedir, fakat soy-kavim adlarını bilmemektedirler. Harduri Tacikleri arasında yaĢamaktadır. Onlara karıĢmalarına rağmen kendi dillerini korumuĢlar. Tip olarak da söz konusu Taciklere benzemektedirler. Yine KarmıĢeva Fergana vadisi Türkleri hakkında Ģu hükmü ifade eder : Fizikî özellikleri açısından incelemeye alınan Türkler, soy-kavim bölünmesi olmayan yerleĢik Özbeklere ve Taciklere benzemektedir. Bu onların Orta Asya‘da çok eskiden beri yaĢadıklarının göstergesidir. 146 Mamataliyev, A., Halbekov, M., Türk Ata Urpaktarı, 2007, 0Ģ 70 Fergana vadisi Türkleri kesin çizgilerle ayırt edilmemektedir. Aynı ana babanın -kaldı ki yedi göbeklerine kadar soylarını saymaktadırlar- hem siyah saçlı hem de sarı saçlı çocukları olmaktadır. AĢağıda Celalaabad‘ın Türk Abad köyünde yaĢayan Ġsrail Mamacanov‘un iki erkek çocuğu bir siyah saçlı diğeri sarı saçlıdır. Hem erkekleri hem de kadınları beyaz tenli ortanın üzerinde boyları vardır. Erkekler 1.75 cm üzerinde kadınlar da 1.70 cm üzerinde boya sahiptirler. Celalabat‘ın Türk-Abad köyünden Ġsrail Mamacanov çocukları ile birlikte. Açık alın, sakallı yüz, elmacık kemikleri belirli olacak derecede çıkık, kulak yapıları kafaya göre iri, dudaklar belirgin, boyun kısmı omuzdan çene altına kadar olan kısmı net Ģekilde belirli, kaĢ yapıları ise hem erkek hem de kadında ortadan Ģekilde göz çevresinde çift hilal olacak Ģekildedir. Çene hafif çıkık belirgindir. Erkek ve kadında geniĢ omuz, kol ve bacaklarda simetrik düzgünlük açıkça görülür. Gözler umumiyetle açık ela, yeĢile yakın çakır ve kahverengidir. Asya tipi çekik göz değil badem göz diyebileceğimiz iriliktedir. 71 Bugün yaĢamakta olan Fergana vadisi Türklerinin resimleri ile özellikle Yenisey kalıntıları arasındaki balbalları yan yana koyduğumuzda benzerlikler açıkça görülmektedir. Fergana vadisi Türklerinin urugları farklı olsa bile genel tipolojileri farklılık arz etmemektedir. Moğol olarak bilinen Barlas uruğuna mensup Türklerin tipleri de erkek ve kadınlarda boylar 1.78 cm üzerinde ve hepsi istinasız beyaz tenli, açık renkli saç sarıya yakın, ela ya da yeĢile yakın renkli göz, iri kulak, belirgin çene ve çıkık elmacık kemiklerden oluĢan bir vücuda sahiptirler. Kadır Umarov Kayrat Köyü boyu1.80 Balasagun Balbalları 72 Balasagun Balbalları Rahımberdi buvahanov, Aravan/Türk Mahallesi boyu - 1,82 Bэhrıhån Ķambarova OĢ / Özgen-Kayrat Balasagun Balbalları 9-12 yüzyıllara ait Balasagun, Çuy ve Tokmak civarındaki balballar ile bugün Fergana Vadisi Türkleri olarak adlandırılan Türklerin tipleri birebir örtüĢmektedir. Bunun ne anlamı vardır? Balballar hayali yontular değildir. Birilerine bakılarak yontulmuĢ Türk heykel sanatının ilk örnekleridir. Aslında bunları Balbal olarak adlandırmak da tartıĢılır. Alelade yontularak sağa sola diklilen taĢlar değildir. Ölen kahramanın hayatta ya da savaĢta öldürdüğü düĢman sayısı olarak mezarının çevresine dikilen andıçlar ise hiç olamaz. O zaman Türklerin yaĢadığı coğrafya taĢlardan geçilmez olurdu. Halkın toplandığı ya da yol güzargahları üzerine dikilen yazılı veya yazısız anıtların yakınlarında, tarihi yerleĢim yerlerine yakın mekânlarda umumiyetle dini ritüellerin yapıldığı yerlerde karĢımıza çıkan bu heykeller, bazen Ģekil 73 olarak soyut sanat göstergesini andırır yapılmıĢ, bazen de birebir tiplendirmeler taĢtan yontulmuĢ veya taĢa kazılarak ĢekillendirilmiĢtir. Dolayısı ile Balasagun Balbaları olarak anılan bu taĢ heykellerin tipleri o zaman yaĢayan o toprakların sahipleri olan halkın kendini tasvir eden, kendi heykelleridir. Bu coğrafyaya heykellerini diken halk yok olup gitmedi. Yok, olup gitmediğinin delili ise bu heykellerle birebir tipolojisi örtüĢen ve adına Türk denilen urugdur. Bir halkın, ırkı bir özellikleri olarak nesilden nesile taĢıyan birinci dereceden unsur kafatasının içindeki beyin ve kan hafızasıdır. Diğer bir deyiĢle genetik hafızadır. Genetik hafıza sosyolojik olarak o halkın ortak noktalarını ortaya koyar. Ahlak anlayıĢı, güzel çirkin, iyi kötü anlayıĢı genetik hafızanın taĢımasıyla oluĢur. Bu hafıza aynı zamanda sosyal hayattaki yapılanmayı, aile anlayıĢını, hayat biçimini de Ģekillendirir. Kültürel ve etnografik değerler de genetik hafıza ile devam eder. Yaptıkları evler, ehilleĢtirdikleri hayvanlar, dokudukları halı kilim ve onlara vurdukları motifler de genetik hafızanın taĢımasıyla süreklilik gösterir. Bunların yanında fizyolojik yapı da önemlidir. Fizyolojik yapı her ne kadar farklı ırkların birleĢmeleriyle değiĢik Ģekillenmelere girse de önemli derece bir ırkın ortak noktalarını ortaya koyan dayanaklardan hala birisidir. Yukarıdaki fotoğrafla verdiğimiz örnekte yedi göbek hiç karıĢmamıĢ anne ve babadan doğmuĢ çocuklardan biri sarı saçlı renkli gözlü diğerinin siyah saçlı kara gözlü olması bize sarıĢın Kuman ile siyah saçlı Kıpçak (Kazak-Kırgız vb), siyah saçlı beyaz tenli renkli gözlü Oğuz ile karakaĢ karagöz Türkmeni, beyaz tenli renkli gözlü Özbek ile karakaĢ karagöz Uygur‘un nasıl Karluk olduğunu ve bunların hepsinin Türk olarak nasıl adlandırıldığını da göstermektedir. Balasagun heykelleri ile Fergana Vadisi Türklerinin tipoloji olarak aynı olması bize Türk adı verilen kavmin en az dokuzuncu yüzyıldan beri bu coğrafyada hayat sürdüğünü de göstermektedir. 5. Dilleri 5. 1. Yazılı eserleri Fergana Vadisi Türklerinin doğrudan yazılı eseri olarak kabul edebileceğimiz XII. Yüzyılın ikinci yarısında Özkent‘te Hüseyn bin Hasan türbesindeki Rebiülahir 547 / Temmuz-Ağustos 1152 tarihli kitabededir diyebiliriz. Bu kitabenin dıĢında kendilerinin ifadelerine göre Ali ġir Nevayi, Babur ve bunların muhitinde kaleme alınan eserler de Fergane Vadisi Türklerinin dillerinin ürünleridir. 74 Fergane Vadisi Türklerinin dillerinin yazılı örnekleri olarak Orta Türkçe dönemi yazı dili olarak bilinen Karahanlı, Harezm, Çağatay, Uygur, Kıpçak, Eski Azeri ve Eski Anadolu Türkçelerinin dıĢında aynı döneme ait bir takım eserlerin dıĢında bazı eserler bulunmaktadır. Bu eserler dil özelliği açısından Kıpçak ve Karluk hem de Oğuz özelliklerini birlikte yansıtmaktadırlar. Bu özelliklerinden dolayı ‗KarıĢık Dilli Eserler‘ adıyla anılmıĢlardır. Aynı eserlere ‗Bilinmeyen Orta Asya Türk Yazı Dili‘ de denilmektedir. ĠĢte bu eserleri de Fergana Vadisi Türklerinin yazılı eserleri arasında saymak da mümkündür diye düĢünmekteyiz. Saha çalıĢmasında Celalabat Vilayetinin Türkabat köyünde Ķåsım Håcı Rözıvåyoğlı‘nda bulunan TaĢkent‘te yayınlanmıĢ H. 1320 tarihli taĢ baskı ‗Nur Name Risaleleri‘ adlı 132 sayfa olan eser bulunmaktadır. Eserin yazarının Muhammed Zafer Bek Muhammed Oğlu olduğu anlaĢılmaktadır147. Ķåsım Håcı Rözıvåyoğlı‘nın temiz Türki dille yazılmıĢtır, Özbekçe değildir diye özellikle vurguladığı bu eserde Nurname, Kadehname, Mahlukatname , Fenn-i besmele-yi Ģerif, Cin yeri ve defi belli, Nazar-ı nüfüsu haller, Dua-yı Farsi, Dua-yı Türki, Risale-yi Çarvadar, Risale-yi Depkani, Tefesat-ı Bednazar, Dua-yı Ġsmi Azam, Salavatunnecina, Dua-yı Kasrıha, Dua-yı Bazubend, Risale-yi Devradegerlik gibi bölümler bulunmaktadır. Ayrıca eserde âlemin yaratılıĢı, ilk insanın yaratılması, peygamberlerin yaratılması ve dört büyük melek olan Cebrail, Ġsrafil, Mikail ve Azrail‘in yaratılması gibi birçok bilgi yer almaktadır. Bu eserden hareketle Orta Türkçe döneminden itibaren bu yazı dili ile eserlerin yakın döneme kadar verildiğini düĢünmekteyiz. 147 Eserle ilgili ‗Transkripsiyon, Ġnceleme ve Metin‘ çalıĢması Manas Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü bünyesinde Yüksek Lisans çalıĢması balatılmıĢtır. 75 OĢ vilayetine bağlı Aravan Çekabat‘ta yaĢayan Osman TaĢtemir adlı 1940 doğumlu gazetecilik de yapan yazar ve Ģair de kendi iddiasına göre ‗temiz Türki dille‘ eserler vermektedir. Yüksek öğrenimini TaĢkent‘te yapması sebebiyle her ne kadar Özbek Türkçesi ağırlıklı eserler vermekte ise de bu eserler Fergana Vadisi Türklerinin yazılı örnekleri arasında saymamız mümkündür. Osman TaĢtemirin aĢağıda fotoğrafını verdiğimiz eseri dıĢında yayıma hazır üç ciltlik Ģiirleri de el yazısı olarak hazırlanmıĢ henüz yayımlanmamıĢtır. Bu çalıĢmadan da bir sayfa örnek veriyoruz. 5. 2. Sözlü Kaynakları: Fergnana Vadisi Türklerinin sözlü kaynakları baĢta kendilerinin tarihi ve kökeni hakkındaki söylentiler, efsanelerdir. Bunların dıĢında son zamanlarda oluĢmuĢ Polat Destanı ile Köroğlu, Yusuf u Züleyha gibi diğer Türk dünyası ile ortak destanlar halk arasında bilinmektedir. Derlemeler sırasında bu destanların varyantlarına rastlamadık. Fergana Vadisi Türklerinin sözlü kaynakları daha çok ‗ölen‘, ‗koĢak‘ ve ‗yar yar‘ diye adlandırdıkları manzumlardır. Saha çalıĢması sırasında bu örneklerden derlemelerimiz oldu. Bu örnekler ‗Metinler‘ bahsinde transkripsiyonlu yazı ile okuyuculara sunulmuĢtur. 76 5. 3. Ses Bilgisi a. Ünlüler Ġncelememize esas olan Fergana Vadisi Türklerinin diyalektlerinde Ortak Türkçedeki ünlülerden faklı olarak å, э ünlüleri bulunur. ı ve i ünlülerinin bu diyalektte ı ~ i (adeta tek bir ses gibi) olarak kullanıldığı açıkça görülmektedir. Diğer Türk lehçelerinin bir kısmında görülen bu é (kapalı e) sesi ise ya açık e ya da i ünlüsü olarak kullanılmaktadır. Alternans kullanım sadece ı ~ i de değil o~ ö ve u ~ ü seslerinde de görülmektedir. Eski Türkçede genellikle Köktürk yazısında ı ~i sesini karĢılayan tek iĢaretle gösterilmiĢtir. Orta Türkçe metinlerde de Arap Alfabesindeki y sesi altına iki nokta iĢaretiyle verilmiĢtir. Türkiye Türkolojisinde kapalı é‘nin varlığı é mi, i mi diye tartıĢılırken, Sovyet Türkolojisinde olaya açık ve kapalı é açısından bakılmıĢ ve açık e sesinin Ġran asıllı olduğu ileri sürülmüĢtür. Bu sesin Türk lehçelerine Ġrani dillerin etkisiyle girmiĢ olduğu, Ana Türk dilinde bir tane e sesinin var olduğu ve Türkiye Türkçesindeki e‘lerin açık olmadığı gibi görüĢler ortaya atılmıĢtır. Kapalı é, Türk dilinin yazılı dönemlerinden beri açık e ve i sesleri ile beraber takip edilebilen bir ses olmasına rağmen hem imla hem de fonetik varlığı üzerinde farklı görüĢler ortaya çıkmıĢtır. Diğer ünlülerin çıkıĢ, boğumlanma ve oluĢturdukları kavram alanları, diğer Türk lehçelerindeki benzerleri ile aynıdır. Biz burada ortak Türkçeden farklılık gösteren ünlüler olan å ve ȝ seslerinin kullanımları üzerinde duracağız. 1. Ortak Türkçeden Farklılık Gösteren Ünlüler å ünlüsü: Bu ünlü aslında kalın düz ve geniĢ bir ünlü olmasına rağmen bu diyalektte yuvarlaklaĢma eğilimi gösterir. Muhtemelen Özbek Türkçesindeki yuvarlaklaĢma etkisi bu diyalekti de etkilemektedir. Bu ses kelime baĢı ve içinde kullanılmaktadır. Kelime sonunda bulunmaz. å ünlüsünün kullanımına örnekler : kelime başında kelime içinde ålıp 20 båķamız 2 åltı 5 bålэn 0 åltınçı 31 bår 9 åt 14 båĢķa39 åtэ 2 ķåçıp 23 77 kelime sonunda э ünlüsü: a ve e sesleri arasında ne art damak ne de ön damak olarak net tınısı olmayan yandaki ünsüzün incelik ya da kalınlığına göre tonda hafif kayma olan bir ünlüdür. Göktürk yazısında a ve e seslerinin tek iĢaretle gösterilmesinin de Türk dilinin arkaik dönemlerindeki vokal yapısının bir göstergesi olabileceğini de düĢündürmektedir. э ünlüsünün kullanımlarına örnekler : 2. kelime baĢında kelime içinde kelime sonunda эdэĢkın 711 bittэsı 58 ayıldэ 67 эkemdı 268 kesэdı 58 yanэ 58 эllэrgэ 518 mэndey 58 mэnэ 55 эmır temır 72 bömэsэ 58 öyımçэ 53 эytkэn 72 orэtepэdэn 83 yergэ 58 Uzun Ünlüler Fergana Vadisi Türklerinde yaptığımız derlemeler sırasında ve derleme metinlerini fonetik transkripsiyonla yazıya geçirdiğimizde asli uzun ünlü olarak adlandırdığımız uzun ünlü bulunmamaktadır. Sadece bээrı 105 ‗hepsi, tamamı‘ kelimesinde diftong olarak uzun ünlüye rastlanmıĢtır. Bunun dıĢında Kırgız Türkçesinden alıntı eköö 537 ‗ikisi‘, küyöögэ ‗güveyiğe‘536, toorı ‗doğru‘ 665 tuuğan 419 ‗kardeĢ‘ gibi kelimelerde diftonglu uzun ünlüler bulunmaktadır. Bunlar da Kırgız Türkçesinin özelliklerindendir. Fergana Vadisi Türklerinde Arapça ve Farsça‘dan alıntı kelimelerde de uzunluk telaffuz edilmemektedir. 3. Ünlü Uyumları Türk Dilinin temel karakteristik özelliği olarak sayılan ünlü uyumları Fergana Vadisi Türklerinin dilinde bir kural olarak vardır diyemeyiz. Özellikle a-e arası olarak kullanılan э vokalinin bulunduğu kelimeler ile ı-i seslerinin alternans kullanıldığı kelimelerde büyük ünlü uyumu bulunmamaktadır. Bu kuralsızlık aĢağıdaki örneklerde görüldüğü üzere hem büyük hem de küçük ünlü uyumlarında aynıdır. åķtэĢtэ 460, ålэmэn 90, atķardım 349, bılgэnlэrım 609, bılmeymэn 65, bılэmız 105, bögэnmız 5, bölek 563, bэngılэrdэn 87,ciyanıdэn 13, dånıĢmэnlikkэ 795, dehķånçılikkэ 1, eĢıtkэnımızdı 456, görıstэngэ 908, 78 içkэndey 737, ilgэrkılэr 1278, iĢlэnmeydı 572, ķandeydır 444, ķåzåğlэrdэ 204, kelgэnmız 172, ketmåķdэmэn 1071, köliglik 166, körınıĢıdэ 116, ķoĢkэnlэriŋ 773, kötэrıp 583, ķutılmeysэn 906, maķsэtlэringэ 458, mehrıbånım 1047, olagende 682, örik 136, örıslэr 280, öĢındey 1381, ötik kiyadı 1232, öyımçэ 53, özgэrıĢtı 279, såğliğim 92, siynısıdэn 14, temuriylэrdı 604, teŋgenı 668, tılıdэ 177, tırıkçıligimız 1, tırıkçılik 307, tuğılgэnmэn 317, tuğıĢkэn 268, türkiyadэ 34, türkmız degэnmız 811, türktı 1301, türsınåy 454, tüĢıntırıp 393, tüĢıntırэlmeydı 709, tüĢmeydı 706, tüyaçı 70, tэnımeydıkэn 1421, uruğım 354, üyımgэ 407, yåĢligımdэ 1428, yåzılgэndэ 176, yetkızdım 461, yeyiĢэdı 213, yigırmэnçı 204, yümэlaķ 597, yürgэnmız 236. 4. Ünlülerde alternans kullanımlar Fergana Vadisi Türklerinin dilinde özellikle kelime içinde ı~i sesleri ve o~ö sesleri standart diyebileceğimiz oranda alternans kullanımdır. ı~i seslerinin alternans kullanımlarına örnekler: berılmeydı 381, bittэsı 594, cåniŋ bölsın 466, çımkenttı 288, ekkı kıĢılik 553, hökmэtıkı 303, içıgэ 439, ķıyınçılik 352, ķıynэldik 348, ķızingэ 514, kiyardı 316, ötıp kettı 265, yigırmэ 263. o~ö seslerinin alternans kullanımlarına örnekler: bol- ~ böl- / bo-~bö- yardımcı fiili baĢta olmak üzere oturmak ~ötürmek ve ottız~öttız ile oyun ~ öyün kelimelerinde neredeyse eĢ değer ölçülerde kullanılmaktadır. 5. 6. Belli baĢlı ünlü değiĢiklikleri a˃ å algandan 662 ~ ålэmız 1293 a˃ u baba ˃ buvэ 373 a˃ o kavurma ˃ ķoğırmэ 1379, kavun ˃ ķovun 1427 e ˃ü ev ˃ üy 1187, o˃ u soğuk ˃ suvuķ 1379, kovmak ˃ ķuv alэp 596 ö˃ i öğütmek ˃ ivıtgэn 173 Ünlü düĢme ve türemeleri : Fergana Vadisi Türklerinin dilinde Ortak Türkçede bulunan vurgusuz orta hece ünlü düĢmelerinin dıĢında farklı bir ünlü düĢmesi görülmemiĢtir. Ünlü türemesi de ‗örıslэrdэn 266‘ örneğinde olduğu gibi Rus kelimesi baĢında bir ö sesinin türemesi sözkonusudur 79 b. Ünsüzler Resmi yazı dilleri olmayan Fergana Vadisi Türklerinin dillerinde tespit ettiğimiz ünsüzler b, c, d, f, g, ğ, h, k, ķ, l, m, n, ng, ŋ, p, r, s, Ģ, t, y, z ünsüzleri bulunmaktadır. b ünsüzü kelime baĢında Ortak Türkçede olduğu gibi oldukça iĢlek kullanılmıĢtır. Kelime içinde ‗båbålэrım‘ 2 örneğinde olduğu gibi çocuk diĢi olarak da adlandırabileceğimiz Türkçe kelimelerde ve ‗yapэlэķbåĢ‘ 76 gibi birleĢik Türkçe kelimelerde kullanılmıĢtır. Bunların dıĢında b sesi kelime içinde kelimelerde ‗özbegistэndı‘ 70, ‗oblэsı‘ 100, ‗respublika‘ 101, ‗sэbэbı‘ 79, ‗vıbor‘ 96 örneklerinde olduğu gibi yabancı dillerden alıntı kelimelerde bulunmaktadır. b ünsüzü kelime sonunda kullanılmaz. c ünsüzü ile baĢlayan kelimeler ya Kırgız veya Kazak Türkçesinden alıntı kelimeler ya da Farsça baĢta olmak üzere yabancı dillerden alıntı kelimelerde kullanılmıĢtır. Fergana Vadisi Türklerinin dilinde c ünsüzü ile baĢlayan Türkçe kelime bulunmamaktadır. d ünsüzü ile de- fiili ve dıl ‗dil‘ (bu kelime daha çok til ~ tıl Ģeklinde geçmektedir) kelimelerinin dıĢında kullanılan ünsüzle baĢta Farsça olmak üzere yabancı dillerden alıntı kelimelerde kullanılmıĢtır. f ünsüzü ile baĢlayan hiç bir Türkçe kelime kullanılmamıĢ, f ünsüzü ile kullanılan kelimelerin tamamı yabancı dillerden alıntı kelimelerdir. g ve k ön damak ünsüzleri bu ünsüzlerle kelimenin hem k ˃ g dönüĢmüĢ gelmek, görmek gibi Ģekilleri hem de kelmek, körmek gibi eskicil Ģekilleri birlikte kullanılmıĢtır. h ünsüzü, ile kan ˃ han, kagan ˃ hakan kelimeleri gibi eskicil k ile baĢlayan kelimelerden h ya dönmüĢ olanları dıĢında diğer kullanımların tamamı yabancı dillerden alıntı kelimlerdir. ķ art damak ve k öndamak ünsüzleri kelime baĢında Ortak Türkçe‘de olduğu gibi iĢlek olarak kullanılmıĢtır. 80 l ünsüzü yalnızca yabancı dillerden alıntı kelimeler için ol az kullanılmıĢtır. m ünsüzü, b ˃ m ses değiĢikliği sebebiyle ben ˃ men, bin ˃ miŋ, boncuk ˃ monçak, ben ˃ men, bun ˃ muŋ, bayram ˃ mэyrэm kelimeleri dıĢında Arapça, Farsça baĢta olmak üzere yabancı dillerden alıntı kelimler için kelime baĢında kullanılĢmıĢtır. n ünsüzü, ne soru kelimesi ve türevleri dıĢında yabancı dillerden alıntı kelimeler için kelime baĢında kullanılmıĢtır. p ünsüzü, b ˃ p ses değiĢikliği olan kelimeler ile yabancı dillerden alıntı f sesi baĢlayan kelimelerin f ˃ p değiĢimi sebebiyle kelime baĢında kullanılmıĢtır. r ünsüzü yalnızca yabancı dillerden alıntı kelimeler için kelime baĢında kullanılmıĢtır. s ünsüzü kelime baĢında Ortak Türkçe‘de olduğu gibi iĢlek olarak kullanılmıĢtır. Ģ ünsüzü çatı ˃ Ģatı kelimesi ve Ģemik, Ģıpırgı ve Ģu kelimesi dıĢında yabancı dillerden alıntı kelimeler için kelime baĢında kullanılmıĢtır. t sesi Fergana Vadisi Türklerinin dilinde kelime baĢında Eski Türkçe kelime baĢı sesi olarak korunmuĢ ve t ˃ d değiĢikliği birkaç kelimenin dıĢında görülmemiĢtir. Kelime baĢı d li Ģekillerin de diğer Türk Lehçelerinden alıntı olması muhtemeldir. v ünsüzü yalnızca yabancı dillerden alıntı kelimeler için kullanılmıĢtır. y ünsüzü Fergana Vadisi Türklerinin dilinde kelime baĢında y ünsüzü iĢlek olarak kullanılmıĢtır. Diğer bir deyiĢle Fergana Vadisi Türklerinin dili y lehçesidir diyebiliriz. z ünsüzü yalnızca yabancı dillerden alıntı kelimeler için kelime baĢında kullanılmıĢtır. 7. Belli baĢlı ünsüz değiĢiklikleri 81 a. Eski Türkçe kidin kelimesindeki d/ sesi Fergana Vadisi Türklerinin dilinde kegin 25, keyıngı 170, kiin 674, kiyinki 674 Ģekillerinde kullanılmaktadır. Eski Türkçe kelime kökü d/ sesi bu kelimede d/ ˃g, d/˃y ve d/˃ii diftong olarak birlikte kullanılmaktadır. b. Fergana Vadisi Türklerinin dilinde diğer ünsüz olayları aĢağıdaki örneklerde verildiği gibidir: #b ˃ #m değiĢmesi munçэ ‗bu kadar‘ 242, mэn ‗ben‘913, mэngü ‗ölümsüz‘ 1155 b/ ˃ v åĢķåvåķ ‗yemek kabağı‘1439, ķåvåķ ‗kabak‘ 1514, ķåvığ ‗kabuk‘ 1307 ç ˃ Ģ değiĢmesi åĢıķçэ ‗açıkça‘ 571, çåtı ‗merdiven‘ 1621 #f ˃ #p değiĢmesi pålэnçı ‗falancı, zamir‘ 535, påydэ ‗fayda‘ 1399, -k- ˃ -h- değiĢmesi ohĢэgэn ‗benzeyen‘ 1384, tohlı ‗toklu‘ 1712, tohmэh ‗tokmak‘ 1308 -l – düĢmesi kegэn gelmek fiili 25 -r - ˃ -l- metatezi bållэs ‗barlas‘ 76, yalpız ‗yarpız‘ 1381 -r- düĢmesi bittэ ‗birtek‘ 36, töt ‗dört‘ 767 t# düĢmesi tör ‗dört‘ 1717 #y düĢmesi enэsåydэn ‗yenisey‘ 14 5. 4. ġekil Bilgisi ġekilbilgisi bölümünde Fergana Vadisi Türklerinin dilindeki tüm ekler ve yapı gösterilmemiĢ yalnızca Ortak Türkçe dıĢındaki örnekler verilmiĢtir. A.Yapım (Türetme) Ekleri Fergana Vadisi Türklerinin yapım ekleri Ortak Türkçenin yapım eklerinden pek farklı değildir. Ancak hem Kıpçak hem Oğuz ve Karluk karakteristiği gösteren bu diyalekte has diyebileceğimiz örnekler aĢağıda örnekleriyle gösterilmiĢtir. l. Ġsimden isim türeten ekler Ġsim kök ve gövdelerine gelerek isim, sıfat ve zarf türeten eklerdir. Türkiye Türkçesinde iĢletilen isimden isim yapımı ekleriyle paralellik gösterirler. Farklılık gösteren ekler Ģunlardır. +kız eki: Ġsimlere gelerek düzlük, yükseklik kavramları verir. Az kullanılan bir ektir. tek- kız, ‗düz, düzlük tekkız 1566 82 + påk/ påpig/ påpik/ våķ eki: Ġsimlere gelerek alet adı yapar. Az kullanılan bir ektir. çåç- påk toka 1267, çåç- påpig toka ‗ç.+ dı 1237, çåç- påpik toka. 1250, çåç- våķ toka 256 örneklerinde görülür. 2. Ġsimden fiil türeten ekler Ġsimden fiil türeten eklerde Ortak Türkçeden farklılık gösteren ek bulunmamaktadır. 3. Fiilden Ġsim Türeten Ekler Fiil kök ve gövdelerine gelerek isim yapan eklerdir. ĠĢleyiĢ tarzı ve Ģekilleri umumiyetle Türkiye Türkçesi ekleriyle paralellik gösterir. - eg : Fiillere gelerek isim yapar. böl- eg - gı : Fiillere gelerek isim yapar Ģıpır- gı b.+ ı 384 parça, baĢka, böl-ekçe 1294, süpürge 1673 4. Fiilden Fiil Türeten Ekler Fiilden fiil yapım ekleri edilgen, dönüĢlü, iĢdeĢ ve ettirgen olmak üzere dört ana fonksiyonda kullanılırlar. Ortak Türkçe‘de olduğu gibi Fergana Vadisi Türklerinde de - n -, - l -, - Ģ -, - t -, - r - ve - dır - ekleri asıldır. Bu ekler geldikleri kelimelere göre ünlü alırlar. - d - ve - t - eki ile - dır - ve - tır - ekleri ünsüz uyumuna göre d 'li ya da t 'li Ģekli kullanılır. B. Ġsim 1. Ġsimlerde Çokluk Ġsimlerin çokluk Ģekillerini yapan iĢletme eki, Ortak Türkçe‘de çokluk eki +lAr Ģeklindedir. Fergana Vadisi Türklerinde + lAr yerine daima +lэr Ģeklindedir. ġimdiki Zaman Eki: ġimdiki zaman eki Fergana Vadisi Türklerinin dilinde „yap-‟ Ģeklindedir. Kullanımı aĢağıdaki örneklerde olduğu gibidir. men sen u kelyapmэn/ kelyappэn kelyapsэn kelyaptı bız sız/ sılэr ulэr ġimdiki zaman ekinin olumsuz kullanılıĢına örnekler : 83 kelyapmız kelyappız kelyapsız/ kelyapsıŋэr kelyaptı körmэyapmэn/ körmэyappэn körmэyapsэn sız/ sılar körmэyaptı men sen u bız körmэyapsız ulэr körmэyapmız körmэyappız körmэyapsıŋэr körmэyaptı Gelecek Zaman Eki: Gelecek zaman eki Fergana Vadisi Türklerinde Э – Ģeklindedir. men sen u körэmэn körэsэn körэdı bız sız/ sılar ulэr körэmız körэsız /körэsıŋэr körэdı bız sız/ sılar ulэr körmэymız körmэysız körmэysıŋэr körmэydı Gelecek Zaman Olumsuzluk Durumu men sen u körmэymэn körmэysэn körmэydı Gereklilik Kipi: Gereklilik kipinde Fergana Vadisi Türklerinde yeyıĢ kerek, yürüĢ kerek kelimeleriyle yapılır. Gereklilik Kipinin Olumsuz KullanılıĢı : yürmэs kerek Ģeklindedir. Ġstek Kipi: Ġstek kipi Fergana Vadisi Türklerinde yürgım kelэdı biçimindedir. 6. Genel Kültür Örnekleri Rus etnograf, V. R. Vinnikov, Fergana vadisi Türkleri hakkında, ―Onlar ayrı bir millet olarak nüfusa geçme hukukundan mahrum bırakılsalar da kendi aralarında Türklük Ģuurunu kaybetmemiĢlerdir. Dolayısıyla, tam olarak asimile olmuĢtur diyemeyiz.‖ demektedir148. Türklük Ģuurunu kaybetmeyiĢin temelinde genel kültür yani doğum, ölüm ile önemli merasimler, ortak hukuk baĢta olmak üzere inanıĢ sisteminin ortaklığı da önemlidir. Zaman zaman diğer Türk dünyası ile ortak yönlerine dikkat çekerek Fergana vadisi Türklerinin inanıĢları, törenleri, hayat tarzları, günlük hayatın içinde kullanılanm giyim kuĢam, dokuma ve mimari örneklerini burada vermeye gayret edeceğiz. Aslında iĢin folklorik yönü daha öce yapılan Burhaneddinova149 , Selçuk150, Aslan151 ile AydoğmuĢ‘un152 çalıĢmalarında ele alınmıĢ Kalafat da153 daha çok bu eserlerden alıntılar yaparak konuyu ele alıp bazı yorum ve değerlendirmelerde bulunmuĢtur. 148 Burhanedinova, Saida, a.g.e. 149 Burhaneddinova, Saida, a.g.e. 150 Selçuk, Bilge Kağan, a.g.e. 151 Aslan, Mehmet Ali, a.g.e. 152 AydoğmuĢ, Erdal, a.g.e. 84 Biz de hem sahada kendi yaptığımız derlemelere dayanan hem de daha önce yapılan çalıĢmalara atıflar yaparak konu hakkında okuyucuya belli baĢlı bilgiler vermeye gayret edeceğiz. 6. 1. ĠnanıĢları : Önemli geçim kaynakları arasında hayvancılık hala önemli yer tutan Fergana vadisi Türklerinin tamamı Müslümandır. Aslında yaĢadıkları bölge de Türklerin Ġslamiyeti genel olarak kabul ettikleri coğrafya içerisinde yer alır. Yesevi tarzı Ġslami inanç ve uygulamaları kabul görmüĢ Sünnidirler. Her ne kadar diğer Türk boylarında olduğu gibi Ġslamiyete sıkı sıkıya bağlı olsalar da eski Türk dini ‗Tanrı Dini‘nin bazı inanıĢ ve uygulamalrını da bulunmaktadır. Bu uygulamaları hayatın en önemli doğum, evlilik ve ölüm aĢamaları baĢta olmak üzere bazı inanmalarında görmekteyiz. 6. 2. Törenleri 6.2.1. Doğumla ilgili olan belli baĢlı inanıĢ ve uygulamalar Ģunlardır: Çocuk sahibi olmak için yapılanlar a) Vücuda sıcaklık vereceği düĢüncesiyle karatavuğun yumurtası yenir. b) Kırlangıcın yavrusu yoğurda karıĢtırılarak kadına yedirilir. c) Karı ve koca, kartalın safra kesesini yalar. Çocukları dünyaya geldikten sonra ona da yalatır. d) Kendi Ģalvarını meyveli ağacın dibine silkeler. Ağaçtaki bereketin kendisine bulaĢacağına inanılır. e) Çocuklu aileyi kendi ağzına tükürttürür. Çocuklu ailedeki çocuk sevincinin kendisine bulaĢacağına inanılır154. 6.2.2. Hamile iken yapılan uygulama ve inanıĢlar. Diğer Türk boylarında fazla görülmeyen ama Fergana vadisi Türklerinde görülen belli baĢlı uygulama ve inanıĢlar Ģunlardır: a) Köpeğe yemek vermek ve onun doğumuna bakmak, hâmile kadın için yararlıdır. Çünkü köpek bir batımda birkaç yavru doğurmaktadır. Onu gören hâmilenin doğumunun da ne az onun kadar kolay olacağı inancı vardır. b) Sığırın doğumuna bakılmaz, çünkü sığırın sancısı ağır olur. c) Deve sütü içirilmez, peyniri de yedirilmez. Çünkü deve on iki ayda doğum yapan bir hayvandır. Eğer hâmile kadının doğumu gecikirse kadın üç kez devenin altından geçirilir155. 153 Kalafat, YaĢar, - Yelis, Derya, Türkatalar ve KarĢılaĢtırmalı Halk Ġnanmaları, Avrasya Etüdler Dergisi, TĠKA Yayınları, Yıl 18, Sayı 42 (2012/2), Ankara, 2012, 169-206 .s 154 Burhanedinova, Saida, a.g.e., 9. s 155 Burhanedinova, Saida, a.g.e., 11. s 85 d) Ayı dolmadan doğan sığır yavrusunun dili haĢlanıp hâmile kadına yedirilirse, düĢük olmayacağı inancı vardır. e) Bir köpek besleyip ona çok iyi bakılır156. Fergana vadisi Türklerinde doğum öncesi, doğum sonrası ve çocuğun cinsiyeti ile göbek bağı ve sünnet gibi belirli günlerinde de muhtelif uygulamalar yapılmaktadır. Bu uygulamalar genellikle diğer Türk boylarındaki uygulamalarla örtüĢmektedir157. Fergana vadisi Türklerinde doğum sonrası çocuğun yetiĢtirilmesinde layla olarak adlandırılan ninni de oldukça yaygındır. AĢağıdaki ninni örneği Gayrat köyünden Såyıpcэmål Abduvaliyeva‘dan derlenmiĢtir. эllэ эllэ yüldüzüm эllэ årэm ål ķunduzım эllэ yå åyımsэn yå künımsэn ğэzэl muhэbbэtımsэn cånımgэ pэyvэntımsэn эllэ yüldüzüm эllэ эllэ эytıp ötırsэm yumılmэydı heç köziŋ uzэķ tünlэr ånэŋgэ yöldэĢ bögэn yåruķ yüldüzüm эllэ bålэm эllэ yöv årэm ål ķunduzım эllэ hurmэ örik dånэsısэn эllэ эytsın ånэsı yöv cånım bålэm эllэ158 6.2.3. Düğünle ilgili uygulamalar. A. Düğün Öncesi Gelenekler ve Pratikleri159 a. Savçilik: 156 Konuyla ilgili geniĢ bilgi için bkz Burhanedinova, Saida, a.g.e. 1-32. s 157 Bu konuda mukayeseler için bkz Kalafat, YaĢar, - Yelis, Derya, a.g.m. 158 Metinler Bölümü, 1022-1038 159 Bu bölüm Erdal AydoğmuĢ‘un, Kırgızistan‘ın Güneyinde Bir Türk Boyu Türk Atalarda Düğün adlı çalmasından alınmıĢtır. 86 Türkatalar‘da düğün ilk önce kız istemeyle baĢlar. Buna “Savçilik” (kız isteme) denir. Kız istemeye erkeğin aile büyüklerinden (dede, nine, anne, baba, teyze, hala gibi) bazıları gider. Geleneğe göre kız istemeye giderken sevat (sepet) hazırlanır. Sepetin içinde ekmek, Ģeker, tatlı v.b yiyecekler bulunur. Kız evine gidildiğinde erkek tarafından gelen büyükler kızın anne babasına “EĢigizi ĢpriĢke keldik!” (Avlunuzu süpürmeye geldik) ya da “Sılardı boglariñda gül bor ekan, bizdi bogimizda bülbül bor. Ekalasını koĢeylik” (Sizin bağınızda bir gül, bizim bağımızda bir bülbül var. Ġkisini kavuĢturalım) derler. Kızın ailesi kızı verecek olsa da vermeyecek olsa da kesin cevap vermeden nasip kısmet, nasipte varsa olur, biz biraz düĢünelim der. Eğer erkek ile kız birbirini tanımıyorsa “UçraĢu” (kızla erkeğin görüĢtürülmesi) olur. Kız ile erkeği kızın yengesi görüĢtürür. GörüĢmeden sonra kızla erkek birbirini beğenip beğenmediklerini aile büyüklerine bildirirler. Eğer kız ile erkek razı olurlarsa aradan belli bir zaman geçtikten sonra erkek evi tekrar kız evine gider. Kız evine giderken yine sepet hazırlanır. Ayrıca kıza hediye etmek üzere bir adet tülbent ile kumaĢ alınır. Eğer kız tarafı kızını vermek istiyorsa erkek evinden gelen sepeti açarlar ve öncelikle ekmeği bölerler. Ekmeği bölmek kızı vereceğiz anlamına gelir. Eğer sepeti açmazlarsa kızı vermeyecekleri anlamına gelir ve erkek tarafı sepeti geri alır ve gider. Kız isteme iĢlemi bittikten sonra düğünün ikinci aĢaması olan Maslahat (düğünün nasıl yapılacağı hakkında aile büyükleri arasında fikir alıĢveriĢidir) için tarih belirlenir. Hayırlı iĢin uzatılmamsı anlayıĢıyla hareket ederek en kısa sürede görüĢmek üzere erkek evi kız evinden ayrılır. Maslahat günü, kalın (baĢlık parası), kız evine nelerin alınacağı, düğün tarihi gibi konular görüĢülüp karara bağlanır ve niĢan için gün belirlenir. b.Isırga TakıĢ (Küpe Takma): Sade bir Ģekilde gerçekleĢtirilen küpe takma töreninde erkekler bulunmaz. Erkek evinden ve kız evinden az kiĢi katılır. Erkek evi sepet ve küpeyle kız evine gelir. Kızın kulağına kayın anası küpe takar. Küpe takma Anadolu‘daki yüzük takma töreniyle eĢ değerdir. Küpe takıldıktan sonra erkek evinin getirdiği sepet açılır ve getirilen yiyecekler yenilir. Yiyecekler yenildikten sonra erkek evinden gelenler kız evinden ayrılır. Erkek evi kız evinden ayrılırken erkek evinin getirdiği sepetin içine kız evi tarafından yiyecekler konulur. c.Kalın (BaĢlık Parası) ve Pamuk Götürme: Erkek tarafı kız tarafına baĢlık parası ve yorgan, döĢek, yastık hazırlamaları için bir miktar pamuk götürür. BaĢlık parası miktarı ailenin maddi durumuna göre değiĢir. BaĢlık parasında belli bir miktar yoktur. BaĢlık parasını kız tarafı düğün masrafları için kullanır ve baĢlık parası yetmediği durumda kız tarafı çıkan masrafı karĢılar. d.Bazar ÜĢti (Geline Elbise Alımı): 87 Geline elbise almak için erkek tarafından damadın annesi, babası, kız kardeĢi, kız tarafından ise gelin, gelinin annesi, yengesi gider. Geline dört mevsimlik çeĢitli elbiseler alınır. Öncelikle alınması gereken bazı elbiseler Ģunlardır: En kalitelisinden kıĢlık palto, telpek (deri kıĢlık Ģapka) alınır. Geleneklere göre geline alınan kıĢlık palto ve Ģapka çok önemlidir. Gelinle birlikte gelinin annesi ve yengesine de erkek evi tarafından birkaç giysi alınır. Düğünden üç gün önce erkek evi kız evine maslahat günündeki anlaĢmalarına göre düğünde yapılacak olan yemekler için, koyun, pirinç, havuç, soğan, yemeklik yağ götürürler. B. Düğün Sırası Gelenekler ve Pratikleri 1. Kız Evinde Yapılan Düğün: Düğün önce kız evinde baĢlar. Bu düğüne ―Pota Toy” adı verilir. Düğünden bir gün önce kız evinde düğün yemeği için mahalle erkekleri tarafından havuç soyulur (saviz arçti). Düğün günü sabahleyin erkenden yemek hazırlanmaya baĢlanır. Sabah namazından sonra yaĢlı erkekler (aksakallar) düğün evine gelirler ve yemek yerler. Buna “Nan UĢta” denir. Yemek sofrası sabah ezanıyla kurulur ve düğün bitene kadar sofra kalkmaz. Gelen her misafire yemek ikram edilir. Yemek yenildikten sonra yaĢlı erkekler tarafından dua (pata) edilir ve duayla birlikte düğün baĢlar. Gelen davetliler hediyenin yanı sıra çeĢitli yiyeceklerin bulunduğu sepet getirirler. a. Sep Yoydı (Çeyizin Sergilenmesi): Gelinin evinde bir odada gelinin tüm çeyizi, gelen misafirlerin görmesi için sergilenir. Gelinin elbiseleri, yastık, yorgan, döĢek ve mobilyalar sergiye çıkar. Öğleyin erkek evinden dünürler (kudalar) kız evine gelirler. Dünürler yanlarında yedi tane sepet getirirler. Kız evinde dünürler için özel sofra kurulur. Sofrada, koydı kallası (koyun kellesi), koydı kuyrugı (koyun kuyruğu), kazı kartan (at ve koyun etinden bağırsağın içine doldurulan sucuk Ģeklinde), ĢaĢlık (et ĢiĢ), kogırma (kavurma) mantı gibi yiyecekler ikram edilir. Et ikram edilirken etin en güzel yeri sofrada oturan en büyük kiĢiye verilir. Yemek yenildikten sonra sofrada artan yiyecekler uygun bir kaba konularak dünürlere verilir. Ayrıca dünürlerin getirmiĢ olduğu yedi tane sepetin içine de kız evi tarafından çeĢitli yiyecekler konularak dünürlere verilir ve dünürler kız evinden ayrılırlar. Kız evinde düğün akĢama kadar devam eder. Oyunlar oynanır, Ģarkılar söylenir, eğlenilir. b. Kız Toplanma (Düğünden Bir gün Önce Gelinin Bekar Kız ArkadaĢlarının Düğün Evinde Toplanıp O Gece Gelinle Birlikte Kalmaları): 88 Kız toplanma kız evinde akĢamleyin gerçekleĢtirilir. Gelinin yakın arkadaĢları kız evine gelir. Her biri hediye getirir. Gelinin çeyizinin olduğu odada oturularak yemekler yenir,oyunlar oynanır sabaha kadar eğlenilir. Ertesi gün saat 09.00- 10.00 sularında erkek evi gelin almaya gelir. Damat için yere payandoz (5-10 metre uzunluğunda kumaĢ parçası) serilir. Damat payandoza basarak eve girer. Damatla beraber damadın arkadaĢları da eve girer. Fakat damadın arkadaĢları eve girerken payandoza basmazlar. Damat eve girerken evin kapısının önünde gelinin yengesi durur ve damattan bahĢiĢ alır. Damat ve arkadaĢları eve girdikten sonra payandoz damadın yengesi tarafından toplanarak gelin alındıktan sonra erkek evine götürülür. Damat ve arkadaĢları için önceden hazırlanmıĢ olan odada oturulur. Damat ve arkadaĢları için önceden kesilen koyunun etinden yemekler yapılır ve çeĢitli zengin yemeklerin olduğu sofra kurulur. Damat baĢ köĢeye oturur. Sonra oda kötü gözlerden ve nazardan korunmak amacıyla gelinin ablası ya da yengesi tarafından tütsülenir. Oda tütsülendikten sonra damat odayı tütsüleyen kiĢiye bahĢiĢ verir. Bundan sonra yemekler gelir. Koyunun baĢı damada verilir. Damat koyunun baĢının yarısını kendisi alır diğer yarısını da arkadaĢlarına verir, arkadaĢları da kendi aralarında paylaĢırlar. Damat ve arkadaĢları yemek yerken kız evi tarafından yedi tane sepet hazırlanır. Bu sepetlerden bir tanesini kızın annesi hazırlar. Bu sepetin içine koyun kesilip et konulur. Diğer sepetleri kızın akrabaları hazırlar ve çeĢitli yiyecekler koyarlar. Bu sepetlerdeki yiyecekler gelin alınıp erkek evine götürüldükten sonra damat ve arkadaĢları tarafından yenilir. Kalan yiyecekleri damadın arkadaĢları paylaĢarak evlerine götürürler. Kız evinde damat ve arkadaĢları yemeklerini yerken gelin baĢka bir odada hazırlanır. Gelinliğini giyer, süslenir ve yakın bir komĢusunun evine saklanır. Yemek yenildikten sonra damadın arkadaĢları evin önünde oyun oynarlar. Oyun oynanırken oynayanların beline kız evindekiler tarafından yağlık bağlanır ve bellerine para kıstırılır. Oyun bittikten sonra damat gelini aramaya baĢlar. Eğer gelini bulursa gelinin saklandığı evin sahibine bahĢiĢ verir. Eğer bulamazsa gelinin yengelerine bahĢiĢ verir ve gelinin yerini öğrenir. c. Kız UzatıĢ (Gelini Uğurlama): Gelinin evden ayrılacağı vakit gelmiĢ ve kız evindekiler üzülmeye baĢlamıĢlardır. Kız artık baba evinden ayrılacağı için geleneklere göre hıçkıra hıçkıra ağlaması gerekmeketedir. Gelin evdekilerle bir bir vedalaĢır. Kızın annesi ve babası kıza “Borgan coyinda toĢ bol!” (Gittiğin yerde taĢ gibi ol.), “KoĢkañiñ bilan koĢa karı.” (eĢinle birlikte bir yastıkta kocayın) gibi nasihatta bulunurlar. Daha sonra herkes kapının önüne çıkar ve dua edilir. Dua edildikten sonra kız babasının ve ağabeyinin koluna girerek gelin arabasına bindirilir böylelikle kız evinden ayrılınır. d. Mozorga BoriĢ (Mezar Ziyareti) ve Zaks (Resmi Nikah): 89 Kız evinden ayrılırken erkek evi tarafından getirilmiĢ olan arabalara kız evindeki akrabalarda binerler. Kız evinden arabalar konvoy halinde hareket edince mahallede ki komĢular yola ip çekerek gelin arabasının önünü keserler. Damadın erkek ya da kız kardeĢleri gelin arabasının önünü kesenlere mendil, para gibi Ģeyler vererek yolu açtırırlar. Aynı Ģekilde damadın evine yaklaĢılırken de mahalleliler tarafından gelin arabasının önü kesilir. Daha sonra erkek evine mensup gençler ile kız evine mensup gençler konvoyla mezar ziyaretinde bulunurlar. Mezar ziyaretinde dua edildikten sonra mezardan ayrılırlar. Mezardan ayrıldıktan sonra geziye çıkılır. Arabalarla gezilirken mağazaların olduğu bir yerde durulur ve erkek tarafındaki bekar erkekler kız tarafındaki bekar kızlara gönüllerinden ne kopan hediyeyi alıp kızlara verirler. Resmi nikah için önceden belirlenen saatte resmi nikah yapmaya gidilir. Resmi nikahı kıyan kiĢiye ve orada çalıĢan kiĢilere bahĢiĢ ve yiyecekler verilir. Mezar ziyareti ve resmi nikahın ardından erkek evine gidilir. 2. Erkek Evinde Yapılan Düğün Erkek evine gelindiğinde, gelin arabasının içinde oturan gelinin arkadaĢı ve yengesi arabadan inerler ve gelin arabasının kapılarını tutarak kapıyı açmak için gelinin kayın babasından bahĢiĢ isterler. BahĢiĢi aldıktan sonra gelin arabadan indirilir. Ġndikten sonra gelinin önünde al koyun kesilir. Koyun kesildikten sonra bir ateĢ yakılır ve ateĢin etrafında gelin ile damat üç defa döner. Gelin ile damadın aralarındaki sevgi, muhabbet ve saygının sıcak olması, kötü gözlerden ve nazardan korunması için ateĢ yakılır ve etrafında dönülür. Gelinin çeyizleri, gelin evinden alınmadan önce erkek evi tarafından gelen akrabalar çeyizi alıp erkek evine götürürler. Gelin kendi evinden ayrılıp mezar ziyareti ve resmi nikah iĢleri yapılırken gelinin çeyizi damadın evine getirilmiĢ ve bir odaya konulmuĢ olur. Erkek evinde de sep yoydı (çeyiz sergisi) yapılır. Gelin erkek evine gelmeden önce çeyizinin konulduğu kendisi için hazırlanmıĢ olan odaya girer. Çeyizlerinin de bulunduğu odanın son derece düzenli ve tertipli olması gerekmektedir. Gelin o odada akĢama kadar dinlenir. a. Nikoh OkıĢ(Dini Nikah): Gelin dinlendikten sonra odaya imam gelir ve dini nikah yapılır. Dini nikaha Ökül Ata (damada ve geline düğün boyunca babalık görevi yapan tanıdık erkek), Ökül Ene (damada ve geline düğün boyunca annelik görevi yapan tanıdık bayan), kızın ve damadın yengeleri ve arkadaĢlarından bazıları katılır. Ökül Ata nikahta “güvah“ (Ģahit) olur. Böylelikle dini nihah yapılmıĢ olur. b. OkĢom Bazmı (AkĢam Eğlencesi): AkĢam olduğunda damadın evinin önünde masa ve sandalyeler kurulur. Her masaya yemekler, içecekler, kuruyemiĢler ve meyveler konur. Gelin ve damat için bir masa hazırlanır. Masada yiyecekler olur. Gelinin ve 90 damadın yanlarına sağdıçlık yapmak üzere bekar bir kız ve bekar bir erkek arkadaĢı oturur. Gelin ve damadın oturduğu masanın bir tarafına erkek tarafının misafirleri diğer bir tarafına ise kız evinden gelen misafirler oturur. Gelen misafirler yerlerini aldıktan sonra gelin ve damat yanlarındaki sağdıçlarla birlikte düğün alanına gelirler. Düğün alanına geldikten sonra misafirlere eğilerek üç defa selam verirler ve yerlerini alırlar. Düğünde hitabeti güçlü bir kiĢi sunuculuk yapar.Düğünün açılıĢını damadın babası ve annesi yapar. Kayın ana ve kayın baba söz alarak gelen misafirlere teĢekkür ederler. Gelin ve damada mutluluk dileyerek iyi dileklerde bulunurlar. Sonra kızın anne ve babası söz alarak aynı Ģekilde gelen misafirlere teĢekkür ederek gelin ve damada iyi dileklerde bulunurlar. Daha sonra dünürler müzik eĢliğinde dans ederler. Geleneklere göre düğünden önce damat tarafından seçilen ve bir nevi ikinci baba ve ikinci anne olarak kabul edilen Ökül Ata ve Ökül Ene damat ve geline yüzük takarlar. Bunlarda dileklerde bulunup gelin ve damada hediye verirler. Hediyeler verildikten sonra Ökül Ata ve Ökül Ene dans ederler. Dans ederlerken damat, damadın babası ve annesi Ökül Ata ve Ökül Ene‘nin cebine para koyarlar. Bunlar yerlerine oturduktan sonra gelin ve damadın yakın akrabaları sırayla söz alarak dileklerde bulunurlar. Yakın akrabalar sözlerini bitirdikten sonra gelen misafirler getirdikleri takı, para ve elbiseleri takdim ederler. Ayrıca her gelen misafir içinde ekmek, tatlı gibi çeĢitli yiyeceklerin ve kumaĢ gömlek tülbent gibi hediyelerin bulunduğu sepeti de verirler. Aynı Ģekilde sepet getiren misafirlerin sepetleri düğün sahipleri tarafından geleneklere göre sepetin boĢ verilmesi uygun görülmediği için doldurularak verilir. Geç saatlere kadar Ģarkılar söylenir, danslar edilir, oyunlar oynanır. c. Gül Bazım: Gece saat on ikiye doğru düğün evinde bulunan misafirler evden ayrılırlar. Düğün evinde sadece sadece bekar erkek ve kızlar kalır. On ikiden sonra gençler kendi aralarında eğlenirler. Bir genç eline bir gül alır ve orada bulunan kızlardan birisi için bir dörtlük söyler ve söyledikten sonra elindeki gülü o kıza verir. Kız da aynı Ģekilde bir erkek için dörtlük söyleyerek elindeki gülü o erkeğe verir. “Gül Bazım” adı verilen bu eğlence dönüĢümlü olarak saat ikilere kadar devam eder. d. Çımıldıkka KiriĢ(Gerdeğe Girmek): Gençler eğlenirlerken ailenin en yaĢlı bayanları gelinin çeyizinde bulunan yorgan ve döĢeklerle yatak hazırlarlar. DöĢekler üst üste konur ve yatağın yüksek olmasına dikkat edilir. Hazırlanan yatağın gözükmemesi için etrafına perde çekilir. Eğlence bittikten sonra gelin odasına girer. Gelin odasına girdiğinde odada yaĢlı bayanlar olur. YaĢlı bayanlar odanın bir kenarında otururlar. Odanın ortasına sofra da serilmiĢ olur. Gelin yaĢlı bayanlarla beraber sofrada oturup bir Ģeyler yer. Daha sonra gelin, gelinliğini çıkarır ve elbise giyer baĢını beyaz renk tülbentle kapatır. BaĢına Doppı adı verilen (milli Ģapka) bir Ģapka takar. Sonra Ökül Ene‘yle baĢbaĢa görüĢürler. Damat dıĢarıda Ökül Ata‘yla görüĢür. GörüĢme bittikten sonra damat odaya girer. Bu sırada damadın 91 yengeleri parmaklarıyla gelin ve damada bal yedirirler. Daha sonra aynı “Piyaleden” (küçük kaseden) “ġarbat” (Ģerbet) içirirler. ġerbet içtikten sonra kadınlar odadan çıkmazlar. Kadınların odadan çıkmaları için damat her birine bahĢiĢ verir. Kadınlar bahĢiĢi aldıktan sonra odadan çıkarlar baĢka bir odaya geçerek gelin ve damadın odasından çıkacak olan çarĢafı beklerler. Damadın yengesi ise kapıda damadın çarĢafı vermesini bekler. Damadın yengesi çarĢafı aldıktan sonra damadın babasına göstermek için götürür ve bahĢiĢ alır. Sonra çarĢafı kadınların odasına götürüp gösterir. Kadınlar çarĢafı gördükten sonra damadın babasına ve annesine “Kullık bolsin, kız silardiki boldı!” (Hayırlı olsun, artık kız sizin oldu) derler. Ertesi gün erkek evinden bir akraba sabahın ilk ıĢıklarıyla kız evine gider. Kız evinde kızın annesine ve babasına ―Kullık bolsın!‖ (Hayırlı olsun) der. Kızın ailesi gelen kiĢiye bahĢiĢ ve hediyeler verir. Düğünün ertesi günü, kız evine, erkek evinden gelen kiĢi tarafından verilen haber çok önemli olup her Ģeyin normal olduğunun hiçbir problem olmadığının iĢareti olarak algılanır. C. Düğün Sonrası Gelenekler ve Pratikleri a.Yüz Açtı( Duvak Açma): Duvak açma töreni düğünden bir gün sonra yapılır. Erkek evinde toplanılır. Kız evinden ve dıĢarıdan misafirler gelir. Sofra hazırlanır. Erkekler de bu törene katılabilirler. b. Gelin Kördı (Gelin Ziyareti): Akraba ve komĢular yaklaĢık bir ay süren gelin ziyaretinde bulunurlar. Her gelen misafir geline hediye getirir. Gelin gelen misafirlerin önünde eğilerek selam verir. c. Ota Kördı(Kızın Babasının Düğün Sonrası Kızını Ġlk Ziyareti): Düğünden bitip aradan biraz zaman geçtikten sonra kızın babası kızını ziyarete gider. Bu da oldukça önemli bir gelenektir. Kızın babası kızını ziyarete giderken kızına beyaz eĢya ya da mobilyalardan ne eksiği var ise o eĢyayı alıp kızının evine gider. Kızın babası eve geldiğinde dünürleri koyun keser ve özel bir sofra hazırlarlar. d. Çakırdı (Kızın Anne ve Babasının Kızlarını Evlendikten Sonra Ġlk Defa Eve Davet Etmeleri): Düğünden sonra anne ve baba eve kızlarını davet etmedikleri sürece kız babasının evine gelemez. Kızın ailesi kızlarını eve davet ettikten sonra istediği zaman gidip gelebilir. Kızın davet edildiği gün kızın babasının evine, damat, kayın anası, kayın babası giderler. Gelen misafirler için özel bir sofra hazırlanır. 6.2.3. Ölümle ilgili uygulamalar160. ‗Yasın antropolojik temelini bir daha geri gelmeyecek bir acı teĢkil eder. Ġnsanlar için önemli olanın kaybı karĢısında duyulan acıların bir takım uygulamalarla anlatılması olarak tanımlanabilir. 160 Konuyla ilgili geniĢ bilgi için bkz. Burhanedinova, Saida, age, 67-82. s 92 Yasın süresini ölen kimsenin yaĢı, ölüĢ Ģekli, yakınlık derecesi, bıraktığı boĢluk belir. Bazı yasların süreleri geride kalanların yaĢamları kadardır. Türk Atalarda bu süre çoğunlukla 40 gündür. Bir noktada ölüden bulaĢmıĢlıktan arınmak olarak da algılanır. Ġlk perĢembe günü ve kırkında helva yapılır. Ayrıca kuru kayısı haĢlaması ikram edilir. Ancak kayısının çekirdeği kırılmaz. Kırılması halinde ölünün kafasının kırılmıĢ olunacağına inanılır. Yılında yapılanlar arasında sadece ‗ak kıydı‘ uygulaması farklıdır. Bu uygulamada kadınların yas elbiseleri çıkarılıp yakınları tarafından ak elbiseler giydirilir. Artık yas sona ermiĢtir, normal hayatlarına dönerler. Buna rağmen yaslı kimseler 3. dini bayram geçinceye kadar yaslı olurlar. Yaslı kadınların yakınları tarafından kendi evlerine götürülmeleri münasebetiyle yapılan merasime ise ‗maraka‘ denir. Koyun kesilip aĢ verilir. Tekrar ağıtlarla kendi evine döndüğünde yaslı kadın mavi elbisesini giyer. Yaslı kimselerin muayyen veya gayri muayyen günlerde ziyaret edilmelerine ise ‗yahlama, yohlandı‘ denir. Fergana vadisi Türklerinde yas rengi ‗mavi‘dir. Kadınlar yasta genelde mavi giysi ve mavi baĢörtüsü kullanmakla birlikte az da olsa yeĢil renge de rastlanmaktadır. Erkekler cenaze evden çıkıncaya kadar 3 gün boyunca çapangiyerler. Ayrıca erkekler için ―doppi/takke ton/kaftan‖ ve bel bağı olan ‗çarĢi‘ hazırlanır. Cenaze yakını olan erkekler traĢ olmaz, cenazenin kırkına kadar bu kıyafetle dolaĢmaya gayret ederler. Diğer yandan cenaze sertleĢinceye kadar ölünün çenesi bir süreliğine ‗çârĢı‘ veya ‗dürre‘ olarak bilinen bezle bağlanır. Türk kültür coğrafyasında ölümü duyurmanın çeĢitli uygulama Ģekilleri vardır. Türk Atalarda ölü veya ölüm bayrağı mahiyetinde sokağa mavi bayrak asılır.161‘ 7. Dokuma ve Mimari Örnekleri Dokuma üzerine yapılan arkeolojik ya da sanat tarihi araĢtırmaları, dokumanın, özellikle de halı ve düz dokumaları (kilim, zili, cicim, sumak) ilk dokuyanlarının, kökleri çok eskilere giden Türkler olduğunu ve dünyaya hediye ettiklerini göstermektedir. Dokumaların türleri, dokumada kullanılan elyaflara göre ve teknik özelliklere göre çeĢitlilik kazanmaktadır. Hayvancılık kültürünün ağırlıkta olduğu bir coğrafyada hayvan yünlerinden yararlanılarak yapılan 161 Kalafat, YaĢar, - Yelis, Derya, a.g.m. 193-194. s 93 dokumalar ağırlıktayken; pamuk, keten gibi bitki tarımının yapıldığı bölgelerde de bitkisel elyaflardan oluĢan dokumaların daha da yoğun olarak kullanıldığı görülmektedir. Türk kültürünün vazgeçilmez unsurlarından biri olan hayvancılık Türk dokuma kültürünü de etkilemiĢ, böylelikle düğümlü halının ilk kez Türkler tarafından dokunmasına da zemin hazırlamıĢtır. OĢ Ģehri Ayuu, Akkorgan köyü, ―Terme‖ tekniğinde yatay tezgahta dokunmuĢ düz dokuma örneği 1.50X3. Türk ‗Düz El Dokumaları‘, Türklerin asırlardır devam ettirdiği dokuma türlerindendir. Özellikle yaylak-kıĢlak hayatının getirdiği özel koĢullar ve bu hayat tarzının Ģekillendirdiği kültürel zenginlik içinde, maddi kültür elemanlarının süreklilik açısından bakıldığında en önemlilerinden biri dokumalardır. Halılarla birlikte bütün Türk dünyasının her coğrafyasında canlılığını korumuĢ ve devam ettirmiĢtir. Kilim, Zili, Cicim, Sumak gibi farklı desen ve teknik özellikleriyle bilinen düz dokumlar yanında heybe, torba, kolon, çarpana gibi dokuma türleri de Türk dokuma zenginliğinin diğer parçalarıdır. ―Tezgah‖, ―ıstar‖ türlerine göre de çeĢitlenen ve farklı amaç ve ihtiyaçlar için üretilen dokuma türleri de mevcuttur. Orta Asya, Anadolu ve diğer Türk coğrafyasındaki halı ve düz dokumaların tamamında görülen benzer özellikler, Türk insanının ortak bir inanç ve düĢünce sistematiği içinde hareket ettiğini ve estetik algısının da buna paralel seyrettiğine bir delildir. Bu benzerlikler içinde köklü yanıĢların ‗örneklerin‘, (damga) tamgaların olması, farklı sembollerin kullanılmıĢ olması ve kompozisyon anlamında da biçim ve renk bütünlüğünün görülmesi de dikkat çeken bir özelliktir. Dokumalar daha çok yün, pamuk, tiftik ve keten gibi hammaddelerden elde edilmektedir. Dokumalarda tamamen doğal boya ile boyanmıĢ iplikler kullanılmaktadır. Günümüzde bu doğallık her ne kadar sanayi ürünleriyle bozulmuĢ olsa da, birçok yerde organik olan yöntemleri kullanan dokuyuculara rastlamak mümkündür. 94 Bugün Kırgızistan‘ın çoğu köylerinde ve yaylalarında dokunmakta olan düz dokuma ve keçe yapımı devam etmektedir. Gerçi ĢehirleĢmenin ve teknolojik ürünlerin çoğalmasıyla bir azalma söz konusu olsa da geçmiĢten gelen bu köklü geleneğin az da olsa devam ettirildiğini söylemek mümkündür. Kırgızistan‘ın Celalabat ve OĢ Ģehirlerine bağlı köylerde yaĢayan Fergana Vadisi Türklerinde karĢılaĢılan dokuma ürünleri ağırlıklı olarak terme, kolon ve çarpana dokumacılığı olsa da kilim ve diğer düz dokuma örneklerine de rastlanmıĢtır. OĢ Aravan Türk Mahallesinde yaklaĢık 200 yıllık olduğu söylenen ve yolluk olarak dokunmuĢ bir kilim örneği tespit edilmiĢtir. ―Karsgülü‖ desenli yolluk olarak dokunmuĢ kilim‘den bir kesit. Türk düz dokuma tekniklerinden kilim tekniğinde dokunmuĢ olan bu örnek, geometrik desenleriyle oldukça zengin bir kompozisyon olduğu kadar, Türk dünyasının ortak dokuma bilincine de anlam olarak bir değer katacak özellikler içermektedir. Dokuma sahipleri tarafından atalarından bir miras olarak saklanırken, bu dokumanın bizzat ataları tarafından dokunduğu ifade edilmiĢtir. Türk düz dokumalarından kilim tekniğinde dokunan bu yolluk, bir natürmort kompozisyona (vazo içinde güller) sahip olmakla adeta bir ressamın fırçasından çıkmıĢ gibi tasarlanmıĢtır. Yolluğun su yollarında tomurcukların, dalların boydan boya tekrarlanarak kullanılması dokuyucunun tabiatı ne kadar içselleĢtirdiğinin de bir kanıtı olarak görülebilir. Geometrik bir formla adeta teknik 95 zorlamaların ötesine geçerek, ruhtaki yumuĢaklığı oval bir algıya dönüĢtüren bir kompozisyondur. Dokumada kullanılan çözgü ve atkı ipliklerinin inceliği, doğal boyaların günümüze kadar olan canlılığı ve renklerin seçimindeki estetik tercih ince ve bilinçli bir Türk zevkinin dıĢavurumu olduğu kadar, geleneksel bir sanatın da (halı ve düz dokuma) her Türk coğrafyasında olduğu gibi buradaki en renkli ve köklü kanıtıdır. Yolluk olarak dokunmuĢ bu kilim örneğinde kompozisyon dört büyük ―vazo içinde güller‖ natürmortlu desenle tasarlanmıĢ olup, su yollarında tomurcuk, dal ve yapraklarla dizayn edilmiĢtir. Renkler siyah, hardal sarısı, turuncu ve kahverengi olarak ve adeta bir ressamı kıskandıracak biçimde kullanılmıĢtır. Dokumada çözgü iplikleri hardal sarısı olarak tespit edilirken, atkı ipliklerinde hardal sarısı da dâhil olmak üzere diğer renkler de uygulanmıĢtır. ―Karsgül‖ desenli, natürmort kompozisyonlu yolluk olarak dokunmuĢ kilimden ana desen ve suyolu desenleri (tomurcuk gül, dal ve yaprak) Kırgızistan‘ın Celalabat ve OĢ Ģehirlerinde bulunan Fergana Vadisi Türkleri arasındaki köylerde yapılan saha araĢtırmasında, özellikle düz dokumalardan kilim, kolon ve çarpana dokumalarına da rastlanmıĢtır. Eskisi kadar sık dokunmamakla birlikte evlerde bu dokuma örneklerine rastlandığı gibi ―cicim‖ tekniğinde dokunmuĢ düz dokuma örnekleri de kayıtlar arasındadır. ―Türk‘e Ad Veren Türkler‖ projesi için yürütülen çalıĢmalarda elde 96 edilen dokuma örnekleri üzerinde yapılan ilk incelemelerde, Türk dünyasının neredeyse tamamında kullanılan yanıĢların ‗motiflerin‘ bulunması, ortak bir estetiğin, düĢüncenin ve de tarihin varlığını da ispat etmektedir. Yatay tezgâhta dokunmuĢ ve daha sonra örülerek desenleri oluĢturulmuĢ bir kilim örneğinden ―güneĢ ve dört yön‖ desenli detay. Daha çok ―gül‖, ―al gül‖, ―ak gül‖, ―kaykalak, koç muyuz‖, ―it kayruk‖, ―koçkor muyuz‖, ―keklik kaĢ‖, ―alma gül‖ Ģeklinde anlamlar yüklenen yanıĢlar dikkat çekmektedir. Kırgızlar bu yanıĢlara ―desen‖ adı verirken orijinal adlandırmaların, çok daha teferruatlı bir çalıĢmayı gerekli kıldığını da söylemek gerekmektedir. Derleme yapılan köylerde rastladığımız dokumalar farklı amaçlarla kullanılmaktadır. Daha çok yere sermek ve Bozüy denilen çadırları süslemek için dokunmuĢtur. Kırgızistan dokumaları arasında ve çalıĢmalar esnasında rastladığımız ve literatür de adına ―örme‖ denilen düz dokuma türleri de mevcuttur. Bu dokumalar sade bir kompozisyonla dokunurken kırmızı, turuncu, sarı, lacivert, yeĢil, kahverengi, beyaz, mavi renkleri yoğun olarak kullanılmıĢtır. Celalabat TöĢ köyü Terme dokumasında kullanılan tezgah parçaları; yay, kılıç, tarak. 97 Terme adı verilen dokumalar yay, kılıç, tarak adı verilen parçalardan oluĢan bir tür yatay tezgahta dokunmaktadır. Bu tezgahta enleri 25-30 cm ve boyları farklı uzunluklarda olan yaygılar dokunmaktadır. Ede edilen dokumalar, yedili sekizli Ģaklar halinde yan yana getirilip dikilmek suretiyle, yaygıya dönüĢtürülmektedir. Yaygılar genellikle saçaksız olup, yatay Ģeritlerden ve dolgu desenlerinden oluĢan bir kompozisyona sahiptir. Çözgü ipliklerinin arasından geçirilen renkli desen iplikleriyle elde edilen dokumalarda farklı renk ve desen örnekleri mevcuttur. OluĢturulan kompozisyonlar genel Türk coğrafyasından benzerlikler taĢımakla birlikte kendine özgü biçim ve anlamları da içermektedir. Doğal renklendiricilerle(bitkisel ve diğer) renklendirilmiĢ eski örneklerle birlikte, sanayi boyası ile elde edilmiĢ yeni ürünler de mevcuttur. Solda Celalabat TöĢ Köyü,Terme dokuma yapmak için yün iplik eğiren bir Türk kadını Çözgü ipliklerinin arasından geçirilen renkli desen iplikleriyle elde edilen dokumalarda farklı renk ve desen örnekleri mevcuttur. OluĢturulan kompozisyonlar genel Türk coğrafyasından benzerlikler taĢımakla birlikte kendine özgü biçim ve anlamları da içermektedir. Doğal renklendiricilerle (bitkisel ve diğer) renklendirilmiĢ eski örneklerle birlikte, sanayi boyası ile elde edilmiĢ yeni ürünler de mevcuttur. Celalabat TöĢ Köyü bir Terme Dokuma Örneği Kompozisyon Özellikleri: 200X300 ebatlarında olan bu Terme dokuma, 9 ayrı 20, 25 cm ya da 30 cm eninde dokumanın (ġak) dikilerek birleĢtirilmesinden meydana gelmiĢtir. Mavi, kahverengi, turuncu, kırmızı renklerin kullanıldığı, doğal boyalarla renklendirilmiĢ ipliklerden dokunmuĢtur. Çözgü iplikleri kompozisyona göre farklı renkler kullanılarak oluĢturulmaktadır. Dokumanın tüm çevresi dikilerek sınırlandırılmıĢ olup desenler, yatay 98 kuĢaklar (Ģeritler) içine yerleĢtirilmiĢtir. Dokuyuculardan alınan bilgiye göre, kompozisyonun tamamında kullanılan desene ―gül‖, ―dört gül‖ gibi isimler verilmektedir. Yine Ģeritler içerisinde dolgu yanıĢları da yerleĢtirilmiĢtir. Terme dokuma Örneği‘nden bir detay Celalabat TöĢ Köyü‘nde Yolluk olarak kullanılan Terme dokuma örneği Dokumalarda kullanılan desenlerin (yanıĢlar) anadan kızına, torununa direk ya da dokumalar üzerinden aktarılması suretiyle oluĢturulduğu söylenmektedir. Dokumaların su yollarında zikzak desenlerinin kullanıldığı görülmektedir. 99 Ayrıca tüm Terme dokumalarında dikkat çeken bir özellikte desenlerin geometrik biçimli olması ve sadece dokuma üzerine dokuma sonrası örmelerle elde edilen desenlerin bu geometrik formun dıĢında daha da oval bir görünüme dönüĢmesidir. Özgen Akkorgan Köyü Terme Dokuması örneği ―Türk‘e Ad Veren Türk‘ler‖ projesi kapsamında örneklerine rastladığımız çok sayıda dokumalar arasında ―Terme‖ denilen dokuma türünün, küçük ve pratik bir tezgahta dokunmuĢ ve dokunuyor olması, yaylak-kıĢlak hayatının en pratik ve kullanıĢlı geleneksel unsurlarından birisidir. Günümüzde hala, Kırgızistan‘ın yüksek ve dağlık bölgeleri baĢta olmak üzere, birçok bölgesinde az da olsa dokunuyor olması önemlidir. Önemlidir çünkü, çok eski bir geleneksel dokuma türü olan ―Terme‖ dokumacılığının tekrar hayata geçirilmesi ve yaygın olarak devam ettirilmesi, bu örnekler ve uygulamalar sayesinde ve yürütülebilecektir. Mimari Yapı Derleme yapılan Celal Abad ve OĢ‘a ait Türk köylerinde mimari yapı daha çok kerpiç ve ahĢap malzemelerden oluĢan tekniklerle yapılmıĢtır. Kendileri için yaptıkları evlerle birlikte hayvanlar için yapılan ahırlarla bir arada, yan yana kümelenirken, geniĢ bir avluya da sahiptir. Bu durum daha çok çetin kıĢ Ģartları içerisinde daha kolay ve 100 rahat bir yaĢam alanı oluĢturma düĢüncesinden kaynaklanmaktadır. Ġnsanlar hayvancılık ve tarım ile uğraĢırken, sürekli olarak bunlarla da ilgilenme ihtiyacı hissettiklerinden, ulaĢması ve bakımı kolay olsun düĢüncesiyle de böyle bir anlayıĢa gitmiĢtir denilebilir. Bu köy mimari anlayıĢını Fergana Vadisi Türklerinin bütün yerleĢim yerlerinde görmek mümkündür. Bina süslemelerdeki değiĢiklikler derin bir estetik ve inanıĢ kültürünün etkilerini taĢımaktadır. Ġncelenen köylerde karĢılaĢılan mimari anlayıĢ içerisinde özellikle, ahĢap süslemeler oldukça dikkat çekicidir. AhĢap iĢçiliğindeki oyma tekniği ve süslemelerdeki zenginlik tüm Türkistan evlerinde ve bugün de bazı Anadolu köy mimarisinde görülen benzerlikleri de taĢımaktadır. Celalabat TöĢ Köyü‘nde aynı avluda bulunan ev ve sıralı ahır yapısından panaromik bir görünüm Celalabat‘ta bir Türk Köyü ev mimarisinden örnek Celalabat Türk Köyü ev mimarisi ahĢap süslemelerinden ve oymacılığından örnek bir detay Türk Abad Köyü‘nde bir ev mimarisi 101 Türk Abad Köyü‘nde ev mimarisi ahĢap tavan süslemesinden bir detay OĢ, Özgen‘de bir ev mimarisinin çatı ahĢap süslemesinden detay OĢ, Özgen‘de bir ev mimarisinde uygulanan ahĢap iĢçiliğinden bir kesit Özgen‘de bir ev mimarisinin ahĢap sütun süslemesinden bir detay Türk Abad Köyü avlu içinde klasik ev mimarisine örnek ahĢap tavan süslemeli tek katlı bir yapı Türk Abad‘taki ev mimarisinde uygulanan teknik diğer köylerdekilerle büyük benzerlikler içermekle birlikte, farklılıklar genellikle tavan geçiĢlerinde kullanılan süslemelerde görülmektedir. Süslemeler daha çok oyma tekniği kullanılarak oluĢturulmuĢtur. Kullanılan ahĢap malzeme ise yörede yetiĢen ağaçlardan elde edilmektedir. Daha çok çam ve kayın türü ağaçlar bu mimari yapılarda kerpiçle birlikte ana malzeme olarak kullanılmıĢtır. Ayrıca köy evlerinde ve ahır yapılarında yüksek çatılı bir mimari anlayıĢ mevcuttur. Bu mimari anlayıĢ daha çok ahır yapılarında saman ve diğer zirai ürünleri koymak ve saklamak amacıyla alan kazanmak için yapılmıĢ olup, yoğun kıĢ Ģarlarında hayvanlarına kolay bir Ģekilde ulaĢabilecekleri kuru ve sağlıklı yem sağlamak amacına da hizmet etmektedir. Daha çok yüksek ağır çatılarında depolanan saman ve benzeri ürünlerin hemen altında hayvanlar için de bir mekân mevcuttur. Bunun yanı sıra ahırın hemen yanında, genellikle atlar için ayrı bir yapının da olduğu dikkati çeken bir husustur. Arslanbab yolu üzerinde bir köy manzarası: Evler ve Ahırlar Özgen Ayuu Köyünde bir ahırdan iç görünüm Don Bulak Köyü ev mimarisinden bir ev cephesi görünümü 102 SONUÇ 1. Bugün Azeri, BaĢkurt, ÇuvaĢ, Duha, Gagauz, Hakas, Kazak, Kırgız, Oyrot, Saha, ġor, Tatar, Uygur vb adlarla anılan Türk adının üst kimlik olarak kullanıldığı boyların neredeyse tamamının yaĢadıkları yurtlar bellidir. Bunları tanımlamak da pek zor değildir. Ancak, hem Orhun yazıtlarında hem KaĢgarlıda, Türk diğer boylardan tefrik edilerek anılmaktadır. Tatar‘ın nasıl Otuz Tatar, BaĢkurt, Nogay alt boyları var ise, Oğuz‘un Ġç Oğuz, DıĢ Oğuz, Tokuz Oğuz alt boyları gibi TürkiĢ, Türkmen, Köktürk‘ün de bir üst adı Türk olmalıdır. Öyle ise bunlar kim? Nerede yaĢıyorlar? Yazılı dilleri var mı? Devletleri nerede? 2. KaĢgarlı‘nın ‗asıl Türkler‘ olarak ayırt ederek fonetik farklılıkları gösterdiği örnekler Ģunlardır: # y sesi: KaĢgarlı asıl Türkler ‗yetti, yigde, yincü yundum, yogdu, , Oğuzlar ‗çetti, cigde, çundum, cogdu, çincü, elkin, ılık‘ derler diye ifade eder. Bu ifadeden asıl Türkler / öbür Türkler # y Oğuzlarda ise # y yerine # ç, # c, #ø olur hükmü çıkar. Fergana Vadisi Türklerinin dili #y olan bir diyalekttir. 103 d / sesi: KaĢgarlı, ‗Türkler bedrem162, adrık163, Oğuzlar, beyrem, ayrık derler, Bulgar, Suvar, Kıfçak boyları z söyler, öbür Türkler adak, bunlar azak derler164 ifadesiyle Eski Türkçe kelime kökü d/ sesinin Türklerde d /, Oğuzlarda y /, diğerlerinde z / olduğunu anlatır. Fergana Vadisi Türklerinin dili d / ˃ y/ olan bir diyalekttir. # t :KaĢgarlı Mahmud, Türkler takı, tewey / tiwiy derler Oğuzlar dakı, deve derler, ifadesiyle Türklerin kelime baĢında # t sesini koruduğunu söyler. Fergana Vadisi Türklerinde de Kıpçak grubu bir lehçe olmamasına karĢın kelime baĢı # t sesi muhafaza edilmektedir. KaĢgarlının Türkler Ģöyle der diye ifade ettiği kelimelerden bal/bal, ayak (idiĢ ayak) ‗tabak, kap kacak‘, bardım/bardım ‗vardım‘, bi/bi-be 'kısrak', çık-/çık- , 'çıkmak', kıl-/kıl 'kılmak' , tarıg/tarıg 'darı', tılak/tılak 'kadınlık organı', tın /tın 'sus', yok /yok 'yok' 3. KarıĢık dilli eserlerin ses özellikleri ile Fergana Vadisi Türklerinin lehçelerinin özellikleri. ol- / bol – fiilinin birlikte kullanılması #b > #v ses değiĢikliği d/ > y/ ses değiĢikliği 4. KarıĢık dilli eserlerin Ģekil özellikleri ile Fergana Vadisi Türklerinin lehçelerindeki benzerlikleri GeniĢ zaman olumsuzluk : –mAs biçiminin kullanılması. 5. KarıĢık Dilli eserlerin sahipleri için ‗Orta Türkçe dönemimde siyasi olarak netleĢemeyen buna rağmen, mevcut Türk yazı dillerinden farklılık gösteren bir geliĢme sürecinde bir yazı dili ile karĢı karĢıyayız‘ denilmektedir. Peki karĢı karĢıya kaldığımız bu yazı dilinin sahipleri Fergana Vadisi Türkleri olamaz mı? 6. Yine KarıĢık Dilli Eserler için yapılan ‗Çevresinde hem siyasi teĢekkül olarak teĢkilatlı hem de edebi yönden devlet dili de olmuĢ Karahanlı, Çağatay, Harezm yazı dilleri arasında kalmıĢ, bir tarafı Karluk, Kıpçak diğer tarafı Oğuz teĢekkülleri bulunan aynı coğrafya içerisinde içiçe bir baĢka yazı dili görülmektedir‘ bu tanım tam da Fergana Vadisi Türklerinin yaĢadıkları coğrafya değil mi . 162 Atalay, Besim, age., C.I, 484.s 163 Atalay, Besim, age., C.I, 98.s 164 Atalay, Besim, age., C.I, 32. s 104 Sonuç cümlesi olarak, Orhun Yazıtlarında adı geçen Türk bodun, KaĢgarlı‘daki Türkler/Öbür Türkler ile KarıĢık Dilli eserlerin (diğer bir deyiĢle Bilinmeyen Orta Asya Türk Yazı Dilinin) sahipleri bugün Kırgızistan‘nın güneyinde ve Özbekistan‘da yaĢayan Fergana Vadisi Türkleridir. Bu Türkler aynı zamanda Türk Milletine adını veren Türklerdir. BĠBLĠYOGRAFYA Afet Hf., Megmet Tevfik, Samih Rifat, Akçura, Yusuf, vd., Türk Tarihinin Ana Hatları, (Latin Alfabesi ve Türkiye Türkçesine aktaran Sefer yavuz Aslan) Devlet Matbaası, 1930, Ġstanbul Aksan, Prof. Dr. Doğan, Her Yönüyle Dil Ana Çizgileriyle Dilbilim, TDK Yayınları, Ankara, 2007, 101.s Aksan, Prof. Dr., Doğan, Türkçenin söz varlığı: Türk dilinin sözcükbilimiyle ilgili gözlemler, saptamalar, Engin Yayınevi, Ankara, 2000 Alptekin, Erkin, Uygur Türkleri, Boğaziçi Yayınları, Ġstanbul, 1978, 30.s Altın Ordu Maddesi, Yeni Türk Ansiklopedisi, Ötüken Yayınları, I.C., Ġstanbul, 1985, 106.s Arıkoğlu, Ekrem (2007). Prof. Dr. Ahmet Bican Ercilasun Makaleler Dil Destan Tarih Edebiyat (Türk Dünyası ve Türk Dili GeçmiĢ ve Hedefleri 391-398 s.), Akçağ Yayınları, Ankara, 391. S Arıkoğlu, Prof. Dr. Ekrem, „Gülnar‟ Romanında Ahmet Bican Ercilasun, Türkiyat AraĢtırmaları Enstitüsü Dergisi, Bahar 2003, Selçuk Üniversitesi, Konya, 2003, 389-399.s Arslan, Mehmet Ali, Türkata Ağzının Gramer Unsurları, Ahmet Yesevi Üniversitesi, Türkoloji Fakültesi Bitirme Tezi, 2.6.2006, Türkistan, Kazakistan 105 Atalay, Besim, Divân-ı Lûġat-it Türk Tercümesi, TDK Yayınları, C.I, 1986, Ankara, 350.s Avar Maddesi, Büyük Larousse, GeliĢim Yayınları, 2.C., Ġstanbul 1986, 1031-1032.s Avar Maddesi, Yeni Türk Ansiklopedisi, Ötüken Yayınları, Ġstanbul 1985, 2.C., 249-250.s AydoğmuĢ, Erdal, Kırgızistan‟ın Güneyinde Bir Türk Boyu Türkatalarda Düğün, Ordu Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslar arası, Sosyal Bilimler, Lisansüstü Öğrenci Sempozyumu, Ordu, 2011 AydoğmuĢ, Erdal, Kırgızistandın OĢ Oblastında CaĢagan Türktördün Tili, (Yüksek Lisans Tezi) BUGU, 2009, BiĢkek Banguoğlu, Prof. Dr. Tahsin, Uygurlar ve Uygurca Üzerine, TDAY Belleten 1958, TDK Yayını, Ankara, 87113.s: Oğuz Lehçesi Üzerine, TDAY Belleten 1960, TDK yayını, Ankara, 23-48.s Banguoğlu, Tahsin, Türkçe‟nin Grameri, Ġstanbul, 1974, 13-14.s Baykara, Prof. Dr., Tuncer, Türk Kültür Tarihine BakıĢlar, Atattürk Kültür merkezi Yay., Ankara, 2001, 234.s Buran, Prof. Dr. Ahmet, OĢ Ġlinin Özgön Ġlçesinde (Kırgızistan) YaĢayan Türkler ve Ağızları, Uluslar arası Büyük Türk Dili Kurultayı, Bilkent Üniversitesi (2628 Eylül 2006, Ankara) Burhaneddinova, Saida, Fergana Türklerinin Doğum, Sünnet, Düğün ve Ölüm Merasimleri, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ÇağdaĢ Türk Lehçeleri ve Edebiyatları Anabilim Dalı, Ankara, 2009 Çağatay, Saadet, Türk Lehçeleri Örnekleri I.C, AÜ.DTCF Yay. Ankara 1977 Deliömeroğlu, Yard.Doç.Dr.Yakup, Bilinmeyen bir Türk Topluluğu: Fergana Türkleri, Ülkü Ocakları Dergisi, 2005 /, Ankara.1 Dilaçar, Agop, Türk Lehçelerinin Meydana GeliĢinde genel Temayüllerin KoyulaĢması ve Körlenmesi, TDAY Belleten 1999, TDK Yayını, Ankara, 83-93. S Doğan, Ġsmail, Divan-ı Lûgat-it Türk‟te KaĢgarlı Mahmud‟a Göre Türk Kimdir?, I.Türk Tarihi ve Edebiyatı Kongresi, Celal Bayar Üniversitesi, 11-13 Eylül 1996 Manisa Ekiz, Osman Nuri, Çağatay Edebiyatı ve Ali ġir Nevaî, Toker Yayınları, Ġstanbul, 1986, 23.s Ercilasun, Prof. Dr. Ahmet Bican, Ne zamandan beri Türk‟üz, 29 Haziran 2011, Yeni Çağ Gazetesi Ercilasun, Ahmet Bican, Bengü TaĢ Edebiyatı, Büyük Türk Klasikleri, Ötüken Söğüt Yayınları, 1.C., Ġstanbul 1985, 57.s Ercilasun, Prof. Dr. Ahmet Bican, BaĢlangıçtan Yirminci Yüzyıla Türk Dili Tarihi, Akçağ Yayınları, 2007, Ankara 106 Ercilasun, Prof. Dr. Ahmet Bican, Türkçe Hakkında, 2 ġubat 2012, Yeniçağ Gazetesi Ercilasun, Prof. Dr., Ahmet Bican, Salur Kazan Kimdir ?, Millî Folklor, C. 7, S.56, KıĢ, Ankara, 2002, 22-34.s Erdem, Yard. Doç. Dr. Mevlüt- Sarı, Doç. Dr. Mustafa, KarıĢık Dilli Eserlere Farklı Bir BakıĢ, Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 5/1 Winter 2010 Ergin, Muharrem, Türk Dil Bilgisi, Boğaziçi Yayınları, 5.Baskı, Ġstanbul 1980, 23.s Ergin, Prof. Dr. Muharrem, Orhun Yazıtları, Boğaziçi Yayınları, 2001, Ġstanbul Etrüskler, Tarihten Bir Kesit, Etrüskler, 2-4 Haziran 2007 Bodrum Sempozyumu Tebliğleri, TTK Yay., 2007, Ankara Gömeç, Sadettin, Divanü Lûgat-it Türk‟de Geçen Yer Adları (Location Names in Divanü Lugat-it Türk), H.Ü. II. Türkiyat AraĢtırmaları Sempozyumu. KaĢgarlı Mahmud ve Dönemi, 28-30. Mayıs, Ankara 2008 Gültekin, T. Koca, B (2003). “Cumhuriyet Döneminden Günümüze Ülkemizde GerçekleĢtirilen Irk ÇalıĢmaları”, Antropoloji Dergisi 14. AÜ. DTCF Yay. Ankara, 2002 Gündoğdu, Prof. Dr., Abdullah, Türkmenler TürgiĢler miydi?, Orta Asya‘da Ġslâm Medeniyeti, II. Uluslar arası Sempozyumu, 12-15 Ekim 2012 BiĢkek, Kırgızistan GüneĢ, ArĢ. Gör., Bahadır, Ahmet Bican Ercilasun Gülnar‟da Ne Diyor ?, A.Ü. Türkiyat AraĢtırmaları Dergisi, Erzurum, 2010, 345-352. s. Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Necmeddin, Eski Türkçenin Gramer Yapısı ve Örnek Olarak Fiilden Ġsim Yapan –l Eki, Edirne, 1990; Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Necmeddin, Türk Dilinin Mantık Sistemi ve Kelime Aileleri, Cilt: XXVIII (Prof. Dr. Muharrem Ergin‘e Armağan), S. 1-2 (1990 Hacıeminoğlu, Prof. Dr. Necmeddin,Yapı ve Mana Bakımından Türk Dilinde Kelime Aileleri, Ankara, 1989, s. 24. Harmatta, Janos, Avarların Dili Sorununa Dair, (Çeviren: Hicran Akın), Atatürk Kültür Merkezi Yayınları, TTK Basımevi, Ankara 1988, 3.s Hatipoğlu, Prof. Dr. Vecihe, Türk Tarihinin BaĢlangıcı, Türkoloji Dergisi, C VIII, AÜ. DTCF Yay. Ankara, 1979, 29-52. s, 33. S Hunkan, Ömer Soner, Orta Asya‟da X-XIII Yüzyıllarda „Türk‟ Adı Üzerine Bazı Kayıtlar, Türkiyat AraĢtırmaları, Hacettepe Üniversitesi, Sayı 2, Bahar 5, 5-12 s 2. S 107 Ġnan, Prof. Dr. Afet, Recherches sur les caractères anthropologiques des populations de la Turquie, 1939, Geneve Ġnayet, Prof. Dr. Alimcan, Divanü Lûğat-it-Türk‟te Geçen “Çin” ve “Maçin” Adı Üzerine, Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic 9 Enver Baytur, Heyrinisa Sıdık, age., s. 22-23 Volume 2/4 Fall 2007, 1175. S Kafesoğlu, Prof. Dr. Ġbrahim, „Tarihte Türk Adı‟, ReĢit Rahmeti Arat Armağanı, Ankara, 1966, 306-311.s Kalafat, YaĢar, - Yelis, Derya, Türkatalar ve KarĢılaĢtırmalı Halk Ġnanmaları, Avrasya Etüdler Dergisi, TĠKA Yayınları, Yıl 18, Sayı 42 (2012/2), Ankara, 2012, 169-206 .s Karademir, Serap, Güneybatı (Oğuz) Grubu Lehçelerinde Vokal Köklü Kelimelerin Sınıflandırılması, Ordu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü TDE Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, 2012 Ordu (BasılmamıĢ YL Tezi) Karamanlıoğlu, Ali Fehmi, Türk Dili, Dergah Yayınları, Ġstanbul, 1978, 2.s KarmıĢeva, B. H Etnografiçeskaya Gruppa Tyurk v Sostave Uzbekov, Materialı i isledovaniya po Etnografii i Antropologii SSSR, Moskva, 1960, s. 3-13 , KiriĢçioğlu, Prof. Dr., Fatih, Prof. Dr. Erol Güngör ve Türk Dili‖, Prof. Dr. Erol Güngör‘ü Anma Paneli,G.Ü.KırĢehir Eğitim Fak.,24.04.2003, KırĢehir Korkmaz, Prof. Dr. Zeynep, Selçuklular Çağının Genel Yapısı, Türk Dili Üzerine AraĢtırmalar I, TDK Yay., 1995, Ankara, 274-286 Köprülü, Mehmet Fuat, Çağatay Edebiyatı, 3.C Ġslam Ansiklopedisi, 270.s Kurat, Prof. Dr. Aktes Nimet, Göktürk Kağanlığı IV, Belgelerle Türk Tarihi Dergisi, Dün/Bugün/Yarın, Sayı 105-106-107, Ekim-Kasım-Aralık 2005, TTK Yayınları, 2005, Ankara, 63.s Kuzgun, ġaban, Hazar ve Karay Türkleri, 2. Baskı, Ankara, 1993, 4.s Mamataliyev, A., Halbekov, M., Türk Ata Urpaktarı, 2007, 0Ģ Mikail-BaĢtu Ġbn ġems Tebir, ġan Kızı Destanı (Çeviren:Avidan Aydın, Redaktör, Ferhat.A-H Nurutdinov), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1991, I-X1-419.s Ögel, Prof. Dr. Bahattin, Türk Kültürünün GeliĢme Çağları, Ġstanbul, 2001, 6-12. S Özkan, Prof. Dr. Mustafa, Türk Dilinin GeliĢme Alanları ve Eski Anadolu Türkçesi, Ġstanbul, 1995, 34.s Paçacıoğlu, Burhan, Orta Türkçe, Sivas, 1995, 157-158.s Parmaksızoğlu, Ġsmet-YaĢar Çağlayan, Genel Tarih I, Ankara, 1976, 326.s 108 Sarı, Doç. Dr. Mustafa, KarıĢık Dilli Eserlerde Kelime>Enklitik>Ek Sürecinde Bir Biçim Birimi: dAvUK / -dAyUK, Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 5/1 Winter 2010 Selçuk, IĢın Bilge Kağan, OĢ Ġli Özgön Ġlçesi Köylerinde YaĢayan Türklerin Ağızları (Ġnceleme-Metin-Sözlük), Kırgızistan Türkiye Manas Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, (BasılmamıĢ Yüksek Lisans Tezi) BiĢkek, Kırgızistan , 2005 Strahlanberg, J. Von., Das nord- und östliche Theil von Europa und Asia, Stocholm, 1730 Sümer, Prof. Dr. Faruk, Oğuzlar, Türkler Ansiklopedisi, 2. Cilt, 2002, Ankara, 291.s ġçerbak, Prof. Dr. A. , Voprosı Yazıkoznaniya , Nauka, Moskova, 1980, (Türkçeye Çeviren, Babatürk, Leyla, Türk Moğol Dil ĠliĢkileri) Tabgaçlar-Avarlar, Büyük Türk Klasikleri, Ötüken Yayınları, Ġstanbul 1985, 1. C., Taneri, Prof. Dr. Aydın, Türk Kavramının GeliĢmesi, Ankara, 1993, 63-69.s TaĢağıl, Prof. Dr., Ahmet, Ġslam Öncesi Devirde Orta Asya‟da YaĢayan Türk Boyları‖, Türkler, Cilt 2, 2002, Ankara, 323-368,. S Tekin, Talat, Tuna Bulgarları ve Dilleri, TDK Yayınları, Ankara 1987, 1-7012.s Tekin, Talat, Volga Bulgar Kitabeleri ve Volga Bulgarcası, TDK Yayınları, Ankara, 1988, 1-21291.s Temir, Ahmet, Ural Altay Dilleri Teorisi, Türk Dünyası El Kitabı, Ġkinci Cilt, Dil Kültür Sanat, Ankara, 2002, 2.s Tezcan, Dr. Mehmet, The Ethnonym Apar in the Turkish Inscriptions of the VIII. Century and Armenian Manuscripts http://www.transoxiana.org/Eran/Articles/ Tezcan_Apar.pdf Togan, Prof. Dr. Zeki Velidi, Umumi Türk Tarihine GiriĢ, Ġstanbul, 1981, 36-37.s Tuna, Osman Nedim, Türk Dilbilgisi (Fonetik ve Morfoloji), Ġnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi TDE Bölümü Ders Notları 3, Malatya, 1986, 1.s Tuna, Prof. Dr. Osman Nedim, Altay Dilleri Teorisi, Türk Dünyası El Kitabı, Ġkinci Cilt, Dil Kültür Sanat, Ankara, 2002, 10. S Tuna, Prof. Dr. Osman Nedim, Sümer ve Türk Dillerinin Târihî Ġlgisi ve Türk Dilinin YaĢı Meselesi, Türk Dili Kurumu Yayın., Ankara 1990, IV+57 s. UlutaĢ, Ġsmail, Altay Teorisinin Leksikoistatistiksel Bir Değerlendirmesi, Süleyman Demirel Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilim Dergisi, Isparta, 2004, S. 10, 153-174.s 109 Vinnikov, Y.R. Trudı Kirgizskoy Arheologo-Etnografiçeskoy Ekspeditsii I: Rodoplemennoy sostav i Rasseleniye Kirgizov na Territorii Yujnoy Kirgizii, Ġzdatelstvo Akademii Nauk SSSR, Moskva 1956 , Yiğit, Yard. Doç. Ali, Avrupa‟nın Sınırları ve Türkiye‟nin Avrupa‟ya Göre Konumu, Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi Fırat University Journal of Social Science Cilt: 10, Sayı: 2, 2000, Elazığ, 35-50. S Zülfikar, Hamza, Yüksek Öğretimde Türkçe Yazım ve Anlatım, 2. Baskı, Ankara, 1981, 19.s METĠNLER I TÜRKLER HAKKINDA GENEL BĠLGĠLER (AK-AktaĢ/79) : tırıkçıligimız mål çårvэçılik bılэn yahĢı endı. unçэlik dehķånçılikkэ yoğmız. mål båķamız, ķoy båķamız, eplэp Ģünı arķasıdan tırıkçılik ķılэmız. emı menı åtэ båbålэrım bээrı Ģü yerdэ ötkэn. åtэmdэn, bız ķaysı yilı biyergэ kegэnmız dep sörэgэnımdэ åtэmэm bılmeymэn degэn. bız Ģü yergэ kelıp ķågэn ekэnmız. 5. (AM- Bostэn/82) : åltı эsırdэn burun bız türk bэllэsı bögэnmız, undэn keyın osmэniya, osmanskaya degэn nımэ osmэndı uruğu bölgэnmız bız. osmэnlıdэn huķuķ ketkэndэ, эkэ bırdı uruğını sürgün ķılıp hэydэgэn. öĢэ эkэ bırdı uruğı bızmız. Özbekistan‟da ne kadar Türk var? unı unçэ bılmeymэn, bıroķ özbekistэndı pådıĢåhı öĢэ ķaysınısıydı? özbek mınэn bır bösın dep bütün özbekistэndı türkını pasbortunu bээrı özbek. türk degэn bızdэ bår. 10. Emir Timuru biliyor musunuz? эmır temırэm türktı uruğı, bıroķ unu эytэlmeymэn. bıroķ negızı türk. Kırgızla Türkün ne farkı var? ķırğız yarэtılıĢıdэ türktı ciyanı bölэdı . ķırğızdı negızgı yarэtılıĢıdэ tåğası türktэn çıķķan halil degэn båhådır bögэn. båhådır degэn ådэm pålvån ådэm bögэn . эĢı halildı ciyanıdэn ķırğız tэrэgэn, siynısıdэn halildı siynısıdэn ķırğız tэrэgэn. ķırğız tuğılgэn, ķırğız bösın åtiŋ dep halil åt ķoyıp ketkэn ķırğızgэ. enэsåy dep эtэlэdı, ķırğızlэr enэsåydэn berı çıķadı (ıstoriya-tarih). 15. ķırğız elını yarэtkэndэ enэsını bэhtıgэ ållå åķızıp ķoygэn såydı. öĢэnçün unı åtı enэsåy bösın dep ķoygэn ekэn. Özbekle Kırgızın ne farkı var? o bэrэkэllэ, türk özbegdı özbek türktı ciyanı bölэdı. bıroķ çınığı ciyanımэs. Neden gerçek yeğeni değil? türktэn çıķķan göroğlı degэn bögэn. türk elıdэ cэmbıldэ, cэmbıl 110 elıdэ, cэmbıl degэn nımэ эhmэt sэrdår degэn ådэm bögэn. эhmэt degэndı siynısı håmılэdår mэhэlıdэ ölıp ķågэn. öĢındэ ållånı mэrhэmэtıdэn öĢэ эyal gördэ tuķķan bålэsı tırılıp 20. çıķķan. öĢэ bålэnı åtını göroğlı ķoygэn. göroğlını эhmэt sэrdår tэrbiyalэgэn. undэn keyın u yarэlıp çıķķandэn keyın göroğlı bölıp, nåmdår bölıp båhådır dep ķoyadı türktı tılıdэ, uluğ kıĢı bögэn bungэ ållå pэrzэnt bergэnmэs. эlıgı эhmэt sэrdår degən tåğasını эyalını håzırgı gürcı stalindı elı, gurziya, gurcistэn bögэn. gurcistэndэn çıkkan pålvån kelıp tåğasını эyalını ålıp ķåçıp ketıp ķågэn. keyın göroğlı öĢэ эyaldэn tuğılgэn эvэz degэndı bårıp ålıp ķåçıp kelgэn, gürcistэndэn, gürcistэn, håzır stalindı elı. 25. keyın pэrzэntı yoğligıdэn эvэzdı bır eldэn эĢı gürcistэndэn ålıp kegэn . kegın båĢķa bır yerdэn hэsэn degэn yanэ bır bålэnı ålıp kegэn. ekkönı bålэm dep tэrbiyalэgэn. yanэ bır eldэn nımэdэn bırouvdı ålıp kelıp bu menı ükэm dep tэrbiyalэgэn. mэnэ Ģü üç bır tuuğandэn tэrķagэn özbek elı. håzır göroğlını gürcistэn tэlэĢэdı bızdэn dep, türk tэlэĢэdı bızdэn dep, özbek tэlэĢэdı bızdэn dep. özbegdı tэlэĢkэnı båyagı эvэzdı tэrbiya ķıgэn åtэsı göroğlı. türk tэlэĢэdı, türk эhmэt sэrdår degэn ådэmdı siynısıdэn bu bålэ . gurziya tэlэĢэdı, эlıgı эvэz gürcistэndэn ålıp kegэn. öĢünçün эvэz gruziyadэn dep tэlэĢэdı. öĢı göroğlını båķma bålэsı эvэz, hэsэn, bırını åtı kımıdı , üç bålэdэn tэrķagэn özbek tuuğanlэr. 30. (BB- AķtåĢ/65 : Türlerin tarihi hakkında bilgi verebilir misiniz ? mэnэ endı menı bır özbegistэndэ tåğam bår dэ, åtı köçkэnbåyev türsınbåy degэn bu öttız åltınçı yilı tuğılgэn, endı Ģü эpэmdı uruğlэrı bölэdı menı ånэmdı uruğlэrı. Hangi boydan? bu uruķ ånэmdı uruğı bэngılэr deydı, menı ånэm bэngı, åtэm ķuvaķalmaķ, endı Ģü kıĢıdэn mэndey sэncırэsı bår, özı ålıp yürэ türgэn, öĢı kıĢı эytkэndэ bu dedı, öĢı türkiyadэ dep эytkэn türkiyadэ åltınçı эsırlэrdэ degэn dэ bu, åltınçı эsırlэrdэ deydı 35. Ģü bır nımэgэ deydı, bır çopэn ķoy båķıp yürıp bır ķarıĢķır beĢtэ bålэnı erçıtvågэnmıĢ, beĢtэ bålэsını. öĢındэ bır ådэmdı bålэsı yam erçıp yürgэnmıĢ. Ģünı eney keyın u çopэn bålэnı üĢlэvågэn, ķarıĢķırdı erçıgэn bålэnı, bålэ undэ tıl bılmeydıkэn dэ. erçıp yürgэndэ ķoyçı unı üĢlэp ålıp, ķıĢlэķķa åp kegэn. båķıp u bålэnı kåttэ ķıgэn, keyın u bålэsı bır mэndey bır pålvэn yahĢı çıķķan dэ, öĢэ ådэmdэn tэrķagэn ådэmlэr mэndey cэngэrı bögэn dэ, urıĢķaķ bögэn, öĢэ yerdэ ķısķası båsmэgэn dэ, bu yerdэgı båĢķa 40. ellэrdı töplэp türıp, öĢı ådэmdэn tэrķagэn uruğdı ålıp kelıp eney keyın, Ģü örэ tepэgэ vısэdkэ ķılıp tэĢlэgэn. Onun adı neydi? åtını bılmeymэn, Ģündey dep эytılэdı. endı öĢını uruğı åltınçı эsır diyaptı. bu örэ tepэgэ kegэndэn keyın örэ tepэdэ, bu yer emı tağli yer dэ, öĢerdэ yaĢэĢıp, öĢındэn biyaķķa ķarэp pэskэ ķarэp tüĢkэn. örэ tepэmız monou tåcigistэn. undэn pэslэp, hocэ öĢılэrgэ kegın, hocэvåttэn eney keyın bulэr hocэvåttэ ulэr çårvэ bögэn, ķoy mål, çårvэdэ, ķoy mınэn mål, yılķı Ģülэr mınэn zanimatsa 111 45. ķıgэn ulэr, dıyķançılik kэm ķılэdı. bu yergэ kegэndэn kegın hocэvåt, bulэğ båĢıgэ kegэndэn keyın, bulэr undэ monou yerlэr bээrı bır bögэn dэ, monou pэrğэnэ vådiysı bölıp, bulэr oo özgen tэrэpkэ ötıp ketэdı, özgen tэrэpkэ mål, ķoyını ålıp yaylougэ bårэdı. håzır endı özgendэ yam türklэr bår, özgengэ bu yerdэn bårıp, yaylэp, ķıĢlэp, öĢındey ķılıp kålıp ketэvergэn öĢerdэ. Tacikistan‟dan kimlerin geldiğini biliyor musunuz? yoķ, bızэm öĢı yağdan kegэnmız dэ. ungэ çeyın bu yerdэ türk degэn bögэnmэs dэ. Barlaslar 50. kimler? endı bэrlэslэr Ģü эmır temırdı эytэdı bэrlэs dep, эmır temırdэn tэrķagэnlэr öĢılэr bээrı türk uruğı bэrlэsı, mэsэlэn endı bu monou soyuzdэn burun özbek degэn nımэ bögэnmэs, millэt bögэnmэs, mısål üçın båyэgı bız эliĢer nåvåyi deymız, beruniylэr deymız Ģülэrэm türk bögэn, özbek degэn kegın çıķtı dэ bu, sart degэn millэt bögэn, öĢı menı öyımçэ öĢı sartlэr keyın özbek böp kettı. Barlaslara neden Moğol deniliyor? nımэgэdır Ģü bэrlэs Ģü yerdэ yoğ dэ bızdэ, men bэrlэsmэn deyэlmeydı dэ eç kım, 55. menıkı ķuvaķalmaķ, kэl degэnı bår, cüdэ köp bu. Kaç tanesini biliyorsunuz? mэnэ mэsэlэn kэllэr bår, kэlkэç, bэngı, elçıbek, elэmэn, ķårэķunnэs, nu köptэ, tüyaçı, yåmэn. Tamgalarınız var mı ? bızdэ en bår, mэndey ķulэğdı kesıp ķoyэmız, men özımdı ķoyımdı mэndey ķılıp kesıp ķoyamэn, oŋ yağıdэn, bittэsı çэp yağıdэn kesэdı, yanэ bittэsı bömэsэ mэndey yergэ küydırıp, tåmğэ båsıp ķoyadı bızdэ. Her boyun tamgası var mı? yoķ, yoo yoķ, undey yoķ. bızdэ yåzuv yoķ. emı bızdэ bız mэndey kiçınэlik mэhэlımızdэ 60. ölэn эytılэrdı, emı öĢı yam bızdı estэn çıķıp kettı. Genelde Türkler ne iĢ yaparlar? mэsэlэn, menı håzır çårvэm bår. beĢ yüz ķoyım bår, üç oğlım bår, bittэ ķız. (BH- Dumbulak/86) : emı biyerdэ yaĢэgэn türklэr ilgэrı bızdı åtэlэrımız, Ģü yerdэ tuğılıp, Ģü yerdэ ösıp, Ģü yerdэ yürıp, köçmэn hэlķ bögэn. bızdı uruğlэr ķırğızlэr mınэn yürgэn, ķayaķa köçıp bårsэ, sэltı bır bögэn, emı men åtэmdı эytkэnı böyıçэ, (voobĢe) hэmmэsı bır bölıb, bır ötıp, bır yürıp, bır yaĢэgэn. emı 65. kegın ķandey bölıĢını bılmeymэn bız emı ķarıp ķåldik. menı åtэm, hudэyэr håndı, kэttэ åtэm hudэyэr hångэ yigıt bögэn bır mэhэllэr. hudэyэr hån ķançэ pålvэnlэr mınэn, båĢķalэr mınэn sålıĢıp monou ķurbancan datķanı erını åtını bılmэyappэn. Bu köyde hangi boylar yaĢıyor? Ģü yerdэ bızdı ayıldэ håzır bэllэstэn bır ekkı-üç üy bår. ķısэköz degэn uruğlэr köp, kegın tüyaçı degэn uruğ köp. ekkı uruğ köp. (ZB-Dumbulak/56) : men bektemirov zahrıdınbek. 1954 yilı mэĢı yerdэ tuğılgэnmэn. åtэ- båbålэrımız 70. özbegistэndı bulэķ båĢısıdэn bu yergэ köçıp kelıĢkэn. uruğım tüyaçı, millэtım türk. türkiyadэgı türklэr özı mэĢı yerdэn ketıĢkэn. mэĢı ķıĢlэķ burun döŋ bölgэnэkэn. måzэr bölgэnэkэn, bэhmэl båzэr bölgэnэkэn. эmır temır, эliĢer nэvåiy bızdı türklэrdэn bölэdı. эliĢer nэvåiy kımgэdır эrэp tılı yahĢı, kımgэdır fårs tılı 112 yahĢı, mengэ özımdı türk tılım yahĢı dep эytkэn. emı yaĢэyapmız. tılımız özbekçэdэn, ķırğızçэdэn pэrķli. åtэ- båbålэrımız özbegistэndэn inķılэp mэhэlıdэ mэĢı dumbulэķķa 75. köçıp kelıĢkэn. özımdı uruğım tüyaçı. türklэrdэ, ķırğızlэrdaķķa uruķ uruķķa bölınэdı. özbeglэrdэ uruķķa bölınmeydı. bızdэ tüyaçı, båyhålvэ, ķısıķköz, bållэs, kэllэr, yapэlэķbåĢ degэn uruğlэrgэ bölınэdı. mэsэlэn itķaynэtэrlэr degэn uruķ bår. bulэr båy ötıĢkэn ekэn. bır künı yaylougэ çıķıĢıp ķurıt ķaynэtıĢyэtsэ ekkıtэ it ålıĢıp ketıp ķaynэyэtkэn ķurıtkэ tüĢıp ketэr ekэn. Ģündэn keyın itķaynэtэrlэr uruğı bölıp ķåptı. tüyaçılэrdı burun tüyalэrı köp ekэn. soudэgэr ötıĢıptı ekkı yaķķa çıķķandэ tüyasını mınıp çıķarkэn. sэbэbı soudэgэr 80. Ģündey bölıp tüyaçılэr uruğı bölıp ķåptı. (TS-AktaĢ/69) : men süyünıp tэkir. 1940 yilı mэĢı åktåĢ ķıĢlåğıdэ tuğılgэnmэn. båĢķa hiç yergэ bårgэnım yoķ. kåttэ buvэmız süyün, undэn ekkınçısı ğåyıp, ğåyıptı åtэsı islåm sэrkэr. mэktэp körgэnım yoğmэn. közım körmэgэn, menı mэktэpkэ åmэgэn. bızdı åtэ buvэmız türktı yarэlıp çıķķan yerı orэtepэdэn, bu эylэnıp kelıp yürıp bulэğ båĢı, kulэ degэn cåygэ kelıĢkэn. u yerdэn tэrэp özgэngэ 85. ketyatkэndэ mэĢı åktåĢ ķıĢlåğını yåyıtı keŋgır ekэn, dep yaĢэp ķålgэn ekэn. türklэr çåçķın el, orэtepэden özbegistэngэ kelıĢkэn. özbegistэndэn cэlэvåtkэ biyağı özgэngэ, åktåĢ ķıĢlåğıgэ kelıp cåylэĢıĢkэn. menı enэ uruğım, эsэkэdэ, u yerdэ tåğalэrım bår. åtэ uruğım biyağdэ.uruğımız bэngılэrdэn bölэdı. bэngılэr degэnını sэbэbı, ekkıtэ åtçэn ötıp ketyatsэ bır çılımdı çekıp ötırsэ våy ķıstalaķ bu bэngı ekэnэ çılımdı çekıptı dep ķoygэn ekэn. menı bır ķız bır oğlım bår. öĢэndэn bırıdэ åltıtэ nevэrэm bår, bırıdэn üç nэvэrэm 90. bår. men bırınçı gruppэ invэlitmэn. pensэ ålэmэn. ķırğızdı pulıgэ 980 som ålэmэn. kэmpırım 1060 som ålэdı. köp desэ unı burouv berıp ķoymeydı. åzıgэ yam Ģükür emı, ekkömızdıkı yetyaptı. mэnэĢını ålıp yeymız. nэsıp bösэ yeysэn, nэsıp bömэsэ yemeysэn. såğliğim yahĢı åmэ közımdı energyası yåmэn. enэdэn tuğılgэnımdэn berı körmeydı. men bır yerdэ otırэmэn. båy bållэriŋ bэdэvlэt böllэriŋ, bu yahĢı iĢlэrdэ bösэŋiz bundэnэm yahĢı iĢlэrdэ iĢlэgılэ, åmin ålåhu эkbэr. 95. (EM- Эrэvэn/69) : Pasaportunuza niçin Türk yazmadılar? bızdэ Ģэylou böldı, prezidentskiy Ģэylou, Ģэyloudэ mıllэtımızdı sörэdı, Ģэyloudэ mıllэtım türk dedım, prezdentskiy vıbor böldı, deputatskiy vıbor böldı, öĢındэ mıllэtımı türk yåzgılэ desэm, türk yåzmeymız bızdэ ķırğızstэndэ türk yoķ dedı, nımэgэ yoķ dedım, bız tåzэ türkmız dedım. haroĢo dep kettı, keyın bbc‘dэn mengэ üyımgэ ekkı yigıt keldı, körsэttım dokumentlarımdı, metırkalardı, nevэrэlэrdı, åtэmdı metırkalarını körsэttım türk yåzılgэn. 100. türkmız dep эytıĢtэn ķorķmeysımı dep, ķorķmeymэn dedım, menı mekenım эrэvэn ayılı, oblэsı oĢ, respublika ķırğızıstэn menı respublikam mekenım. ulutım türk Aravanda ne kadar Türk var? эrэvэndэ 113 primerno sэksэn påyızı türk, özı эrэvэndэ yetmıĢ ekkı påyızı özbek yåzılgэn, yigırmэ sэkkız påyızı ķırğız, orıs, эzerbэycэn, tåcik. Ģü yetmıĢ ekkı påyız özbegdı içıdэ toķsэn påyızı türk. Özbekistan‟da da Türkler var mı? bår. hı, mэrhэmэt rayonı эndıcån oblastı, toķsэn påyızı türk, bээrı 105. özbek yåzılgэn, bээrı türk. nэmэngэndı bılэmız, эndıcån, fэrğånэ, ķaĢķadaryå, sürhэndaryå hэmmэsı türk. Pasaportlarında Özbek yazılmıĢ Türk olduklarını biliyorlar mı? bılэdı. Özbekistan‟da ne kadar Türk var biliyor musunuz? özbekstэn böyıçэ öttız milyon эhålısı bösэ, poçti undэnэm åltmıĢ, yetmıĢ påyız türk bår, bız mэndey tüĢınэmızdэ istoriyadэ yåzıĢı böyıçэ, ķırğız, özbek, tåcik ķoĢılmeydı, tåcik fårsi bu, fårs tılıgэ kırэdı, tэtэr bulэr hэmmэsı mэydэ mэydэ bır ellэt bogэn, keyın mэnэ sэkızınçı, 110. toķķızınçı эsırlэrgэ kelıp türıp ellэtlэr keŋgэyıp, keŋgэyıp, bårэ bårэ hэr bırı özıgэ ulut bolıp kelıp çıķtı. Ģündey bolıp, türk эvlåttэn toķsэn ekkıttэ elэt, toķsэn ekkıtэ mıllэt bögэn. Onların adlarını biliyor musunuz? toķsэn ekkı türk эvlåttэn toķsэn ekkı ulut kelıp çıķķan. håzırgı özbek, ķırğız, ķåzåķ, tэtэr, türkmen, эzerbэycэn, hэmmэsını åtэsı åtэtürk deydılэr. Özbek ile Türk‟ün ne farkı var? kitэplэrdэ yåzıĢı böyıçэ, özbek degэn sözdı mэnåsı özıgэ özı bek, özıgэ özı Ģåh, hэr nэrsэnı özı yeçэdıgэn ådэmlэr 115. gruppэsı bögэn dэ. Ģülэr özigэ özbek degэn nåm ķoygэn, bızı oķıĢımızgэ ķarэgэndэ kitэplэrdэ yåzılэdı. körınıĢıdэ vneĢniy viddan эyırıp bömeydı. tılıdэn bılıp ķålıĢı mümkün. gэpıdэn bılınэdı, Ģivэlэrdэn bılınэdı. burnı ķırğэğrэķ bölэdı degın, sэl ķåĢlэrı yam båĢķaçaraķ mэndey bölэdı. ķåĢlэrı Ģü köpэm mэndey yåymэ, burnı sэl ķırğэğrэķ bölэdı… hıtэy tılı bögэn, fårs tılı bögэn, эrэp tılı, båĢķa ulut bömэgэn üçınçı, törtınçı эsırlэrdэ. mэnэ türklэrdэn bız åtэtürktэn kelıp çıķķanmız bız, Ģülэrgэ endı bız 120. kırэmız, ķırğız, ķåzåķ, tэtэr kırэdı. Ne zaman ortaya çıkmıĢ? sэkkızınçı, toķķızınçı эsırlэrdэn keyın kelıp çıķķan. türkiyadэgılэr bır miŋ toķķız yüz yigırmэnçı yilı böldımı dэvlэt. yigırmэnçı yilı boldı toğrı mı? cıyırma üçüncü cılı. yigırmэ törtınçı yilı ķårэ ķırğız avtonom oblastı bögэn, üç yıldэn kegın ķårэ ķırğız degэn sözını ålıp tэĢэp türıp, ķırğız avtonom oblastı bögэn, ottız åltınçı yilı ķırğız respublikası bögэn, toğrı mı? bızdэ Ģündey ķılıp oķıgэnmızdэ. Özgen‟deki Türklerle bir farkınız var mı? yoķ bırmız 125. ulэr bılэn, bırmız oo… bu ķırğız, özbek, ķåzåķ degэnı bu yaķındэ kelıp çıķķan bu, åzır mэtbåådэ teskэrısını эytıyэptı, bır radyodэ, özbeglэr ķırğızlэrdэn kelıp çıķķan, åtэŋız ķırğız bölэdı diyaptı, eç ķaçэn undey bömэgэn, istoriyanı bılıĢ kerek. bızdı эvlådımız åtэtürk. ķırğızdı эvlådı yam åtэtürk toğrı mı? Siz Ģu an hangi dilden konuĢuyorsunuz? bız özımızdı türk tılımızdэ Ģü. Özbekçe değil mi? özbek sözlэrı yam bår. özgэrıp ketkэn naprımer, bız эpэ deymız, åtэ deymız, ulэr dэdэ, büvэ deydı, åpåķı deydı, 130. bız åtэ, эpэ deymız…Neden barlas boyu diğer boylardan daha önemli diye düĢünüyorlar ? bэllэs türklэrdэn эmır temır çıķķan, uluğbek, båbur. Aravanda ne kadar Türk köyü var? menı bılıĢımçэ lenin tolıķ türk, lenin kalhozı bår, kamunizm, çekåbэd tolıķ türk, yangıköl degэn bår, bu yam ottız prosent, эmå 114 sånını bılmeymızdэ. osmэniy türk sılэr, türkiyanı türklэrı, bız köktürklэrgэ kırэmız. Siz Göktürk olduğunuzu nereden biliyorsunuz? u mэdэniyэt, bız gэzetэlэrdı oķıymız dэ. 135. Gazetelerden mi okudunuz ya da atalarınızdan mı duydunuz ? yoo, yoķ. gэzetэlэrdэ yåzэdı, oķıgэnmэn, liçno özım oķıgэnmэn. türklэr üç gruppэgэ bölınэdı: osmэniy, sэcdüvı, köktürklэr. köktürklэrgэ bız kırэmız. köktürklэrdı içıdэ barlas uruğıdэn bölэmız bız. Barlas boyundan bahsedebilir misiniz? barlaslar эmır temır эvlådı dэ, bız эcdådımız örэ tepэlik, men yettı åtэmdı bılэmэn, yettı åtэm Ģü yerdэ, yettı åtэdэn dalĢe ketsek, dalĢe uruğlэrımız tåcigistэn mınэn özbegistэndı ortэsıdэ örэ tepэ 140. degэn cåy bår, örэ tepэliglэrgэ ķoĢılэmız bız. Orası nasıl bir yer? yooķ, bılmeymэn. VermiĢ olduğunuz bilgileri nereden duydunuz? men kitэptэn oķıdım. kitэplэr bår üyımdэ yam, türk hэķıdэgı, türk mıllэtını kelıp çıķıĢı hэķıdэ kitэplэr üyımdэ bår. (ġK-BlagoveĢenka/53) : menı åtım Ģэmэyev ķådırbek. bır miŋ toķķız yüz elik toķķızınçı yilı tığılgэnmэn. blagoveĢenka ķıĢlэğıdэ, suzaķ rayonı, cэllэbэd oblısı. orıslэr bızdı bır miŋ toķķız yüz on ekkınçı yilı 145. båsıp ågэndэn keyın, öĢı on yetınçı yilgэ çeyın ķırgэn türklэrdı. türklэr türk dep эtэlıĢkэ mümkünmэs bölıp ķågэn. bızdı åtэlэrımız båyagı urıĢtэ nэyzэ, mэndey ķålķan bölэdı, Ģülэrdı bээrını såygэ tэĢtэtkэn. uruĢ mэhэlıdэ mıllэtı, pasportıdэ türk bösэ, uruĢkэ åmэgэn. mэsэlэn, menı pasportım türk partiyagэ åmэgэn, komunistiçeskiy partiyagэ. (imenno) ķırğız böl yå özbek böl, bömэsэ åmeymız degэn. aspiranturagэ åmэgэn. ķırķ åltınçı yilgэ deyın türklэrdı åtıp türgэn ekэn, åzэytıp türgэn. sэbэbı türk 150. bömэsın degэn. эgэr rэssiya imperiyası ķırğızstэndэ bır asır türgэndэ elэ bızdı türk yöķalıp ketэrdı. Türkata Derneğini anlatabilir misiniz? türk åtэ ķoomı bır miŋ toķķız yüz toķsэn törtınçı yilı tüzılgэn. öĢındэ men, türsınbåy bэkır oğlı, håzırgı deputat, dösımız bölэdı, men mınэn teŋ, iĢenbэyev ķådırbek, hålmırzэ nımэ degэn... eĢmэtov hålmırzэ degэn, hålmergэn degэn kıĢı bår, håzır эm iĢlэyaptı. umэr, hэmzэ umэr degэn, håzır özgэndэ mэktэptı direktırı. Ģü beĢ ådэm, yanэ åltı ådэmdı familyası ķågэn 155. tэrıhtэ. toķsэn törtıncı yilı üyüĢtürgэnmız. üyüĢtürgэndэn keyın ķırğızstэn yustitsya ministrlıgıgэ men mınэn türsınbåy bэkır oğlı kırgэnmız. ministrlik özlэrı yårdэm berıĢkэn. bızdı öĢı bårgэn künımız såhэt törtkэ deyın elэ, ķattoodэn ötkızıp bergэn. keyın bız türk elçıligigэ kirdik. türk elçıligidэ öĢı bızdı ustab bölэt tэ. ustab bütkэndэn keyın ustapdı öĢı (perevod) ķılıp türk tılıgэ. keyın bızdı öĢı ķırğız türk elçıliginı båĢçısı, keyın эdэbiyat bölım båĢçısı, tэrıh bölım båĢçısı, din båĢķarmэsını bölım båĢçısı, bээrı 160. ķoĢılıp bızdı kütıp åldı. eney keyın bızdı türsınbåy bэkır oğlı eköömızdэn sürэdı, türklэrdı türmıĢı ķandey, ķandey böldıŋэr, tэrıh ķandey böldı, ķandey yürэsıŋэr. türsınbåy mengэ söz berdı. emı türsınbåy bэkır oğlı bızgэ ķoĢılgэnını ådэmlэr hэr hıl tüĢınэdı. bıroulэr türsınbåy bэkır oğlını türk deydı. yoķ, türsınbåy bэkır 115 oğlı türkmэs, türsınbåy bэkır oğlı hэr bır mıllэttı teŋ körgэn ådэm. unı kåttэ enэsı türk. Tursunbay Bakir kimdir? kåttэ enэsı gınэ türk bögэn. Celalabat ve OĢ‟ta yaĢayan Türklerin toplam 165. nüfusu ne kadar? ķırğızstэn böyıçэ bır miŋ toķsэn åltınçı yilı, bır yüz sэkkız miŋ türk bår ıdı. unı içıdэ bır yüz sэkkız miŋdэn öĢı yetmıĢ miŋı, båĢķa mıllэt yåzılgэn. Hangi sebepten? öttız miŋı pasportıgэ türk yåzılgэn. türklэrdı eŋ köpı эrэvэn rayonıdэ, эrэvэn rayonıdэgı türklэr. (paĢti) toķsэn beĢ pratsentı båĢķa yåzılgэn. (imenna) öĢı özbegistэngэ yaķın bölıp, båĢķa mıllэtkэ ötıp ketkэn. (ġK- BlagoveĢenka/53): mэsэlэn milyon yıl milyart yıl bölэdı, dünyånı yarэlgэnıgэ deyıĢэdı, bıroķ 170. hesэplэp kelgэndэ on miŋ yıldэn nэrı-berı dep эytılэdı (faktiçeski), nuh эleyhisэlэmdэn keyıngı ådэmlэrdı, on miŋ yıl bölэdı yarэlgэnıgэ. öĢını içıdэ, öĢı türk åtэnı bır bålэsı türk bölэdı. bız türklэr öĢı yarэlıp båĢlэgэnımızdэ sibirdэn kelgэnmız. sibirdэ közımız kök, özımız åķ sэrıķ bölgэnkэnmız. sibirdэ türklэr. bırınçı båĢlэnıĢı türklэrdı öĢı yerdэn kegэn. emı åtэlэrımız (pastyanna) oķıĢtı, keyın oķımэgılэ mэndeydı, bömeydı dep эytıĢtı, emı håzır sılэr bılım ådэmısıŋэr, sılэrgэ эytıĢım kerek. öĢındэ uraltåğdı bır 175. yağıdэ orıslэr yaĢэgэn, bır yağıdэ türklэr yaĢэgэn dep эytılэdı. eney keyın Ģü maskvada yåzıp çıķıĢtı, tэtэr din ådэmı. öĢındэ yåzılgэndэ sibir degэn ―Ģıvırdı‖, yåmğırli yer degэndı bıldırэdı türkçэsı dэ. Ģıvırli sibir degэn. sibir degэn türk sözı bu. sibirdı эtэlıĢı türk, orıslэrdэn sürэsэŋэr эytıp berэdı. bu orıs tılıdэ emэs, türk tılıdэ. bır, ekkı mэnåsı bår sibirdı. sibir, sibir dep orısçэgэ (perevod) ķılıp ålıngэn (―balota‖) dep эytılэdı. yanэ bır yerı, menı åtэm oķıgэndey sibir Ģıbırli yåmğırli yer, ķayerdэ bu yer dep 180. orıslэr sürэgэndэ, Ģıvırli yer dep, Ģıvırdı Ģıvırэp yåğa türgэn yer degэn dэ, эytэlmey sibir dep ķågэn. Ģıvır degэn sibir bölıp ketkэn. orıslэrdı türklэr ķoydэn yuvэĢ dep эytэrdı. orıslэr eç ķaçэn bırougэ tegmэgэn ekэn, türklэr orıslэrgэ üç miŋ yıl tegmэgэn ekэn. orıs dep türklэr ķoygэn orıs åtını. orıs degэn türkçэ söz. orıs rus bölıp ķåldı. üç miŋ yıldэn keyın türklэr toğrımэs yöldэ ketkэn. öĢэndэ orhon yåzuvıdэ эytkэn ―ey,türk közıŋdı åç, sılэr toğrımэs yöldэ ketyapsıŋэr‖ dep yåzılgэn. bız toğrımэs yöldэ yürıp yoķ 185. böldik. öĢın üçın çåçılmey, bırlik bölıp, eliŋdı, yeriŋdı sэķlэp ķålıĢ kerek. türklэr bırıkkэn emэs. hэr bırı özıçэ çıķıp. osmэn imperiyası u yağdэ yoķ böldı. orıs tılını içıdэ yüz (prasent) bösэ, yettı (prasent) türk tılı rus tılı bölıp ķålıp kettı. Rusçaya Türkçe kelime çok mu geçmiĢ? bız orıslэr mınэn ķoĢnı yaĢэgэnmız, öĢı sibirdэ. emı ådэmlэrgэ håzır эytseŋ hэyrån ķålэdı, tåm sålıĢtı, yer hэydэgэndı, åt minıĢtı türktэn örgэngэn. bız karandaĢtı ķalэmķåĢ desek, orıslэr эytэlmey karandaĢ dep, u ķålıp kettı orısçэdэ. 190. balkon bu nımэ desэ, bålэhånэ degэn, bålэhånэ deyэlmey orıslэr balkon dep эytılıp ketkэn. öĢını bээrı elэ türk tılıdэn ķålıp ketkэn. håzır sibirdэ bızdey türklэr bår ekэn, bårıp kördım men, bızgэ oķĢэp gэpırgэn türklэr bår ekэn. türkçэ sözlэr köp. ekkı yüz ottız yıl böldı sibirdı ekaterina (vtoroygo) osmэnlı imperiyası 116 padarka ķılgэnıgэ, padarka ķılıp bergэn öĢını süyıp ķålıp. Sizin ananız da babanız da türk mü? hэ. Melez değil misiniz,? yoo, yo yoķ. åtэmızэm türk, ånэmızэm türk, bız Ģü barlas degэn türkmız. bulэrэm Ģü 195. türk, hэmmэsı bi yerdэ özbek yoķ, hэmmэsı türk bulэr. Barlaslara Moğol diyorlar doğru mu? yooğ, Ģündey dep yürıĢэr ıdı, u nåtoğrı, monğol barlastan tэrķagэn özı. barlas degэn bogэn, ådэm bogэn, türktı bittэ nevэrэsı. öĢını åtı barlas bogэn. barlas degэnı küĢli, bэrdэm, cэsür degэnı dэ bu bızdэ. Moğollarla iliĢkisi yok mu? yoo, yoķ. Kim Mongol diyor?emı эĢı özbeglэr эytэdı dэ. özbegistэn åzır özbek bogэn hэmmэsı bulэr türk özı, türkåtэdэn tэrķagэn türklэrdı bållэrı, nэvåyi türk, båbır türk, hэmmэsı türk bulэr. mэnэ yigırmэ törtınçı yildэ bu lenin ölgür 200. эytkэn ekэn, bır mэķålэsıdэ ―turkistan eta türkmeni, uzbeki i tak daleye‘‘, degэn ekэn. yigırmэ törtınçı yilı samarķanda topэlэŋ bogэn, öĢı эcrэtkэn köp dэvlэtlэr tüzılgэn. orıslэr türk yoğ degэn, türk bomeydı degэn. nımэgэ bomeydı, sen lenindı yå stalindı çэmэsı åtэ – båbэsını türklэr enэsını emdırgэn ekэn Ģekilli deymэn dэ men, çünkı öĢэ pэyıttэ, kım maskvada armanilэr köp ıdı dэ, öĢэ armanilэrdı türklэr soygэn åltınçı yilı, on beĢınçı yilı bır yarım milyon elэ sılэr türkiyalэr… yigırmэnçı yildэ monou ķåzåğlэrdэ bır turar rısķılov degэn iĢmerı 205. bogэn, gosudarstvenıy deyatel deydı, u Ģü leningэ bårgэn bız türkistэnэm bomeymız, bız türk bolэmız, türk degэn hэlķ bår ortэ åsiyådэ degэn. u kıĢını eney keyın stalin mınэn lenin эldэp, yoo yo yoķ, åzır endı båĢlэnyaptı bu gэp bolmeymız dep эldэgэn unı. Özbek ile Türk nasıl ayırdedilir? tıldı эyırmэsı bår, türklэr süydım deydı, mэnэ ķırğızlэrэm süydüm deydı, özbeglэr sevdım deydı, süydım diyalmeydı ulэr. türklэr süydım deydı. åtэ dep bız эytэmız, ulэr åtэ demeydı dэdэ deyiĢэdı, эpэ deymız bız ånэmızdı, ķırğızlэrэm эpэ deydı, köp undey nэrsэlэr. bızdэ 210. egэçı deydı ecэlэrdı kåttэsını, ulэr undey deyiĢmeydı, bız yangэ deymız, ulэrdэ эya deydı, cezdэ deymız, ulэr påççэ deydı. ulэr uyğurlэrdэn ålgэn köp nэrsэnı. Yemekleriniz farklı mı? yooğ, åzgınэ farķ bår, bız mэsэlэn töy ķılsek, ķoydı soyıp, Ģörvэnı ķılıp, Ģörvэ tårtэmız, mэnçэ mэnçэ göĢı bılэn ulэr båĢķa oķat ķılıĢэdı, mastava mı, bır nэrsэ oķat ķılıĢэdı, göĢ åz ketэr ekэn, bız göĢtı mэndey yeymız, ulэr yeyiĢmeydı köplэrı, türklэr åz yeyiĢэdı, plovdı ķılıĢэdı, bızэm plov ķılэmız, bızdэ beĢbэrmэķ bår, mэnэ ķırğızlэrdэ, bızdэ özı türklэrdэ yam bår dэ, åzır endı yoğ bop kettı, 215. özbeglэrdэ beĢbэrmэķ yoķ. ulэr narın mı, bır bэlэ degэnı bår ulэrdэ. Türkler buna ne diyor? burun (özbeglэr – burun), ķåĢ (özbeglэr – ķåĢ), ķåvåķ, köz (özbeglэr – köz), bet (özbeglэr – yüz). bız эligı betmэ bet deymız u, betmэ bet kegэndэ, ulэr yüzmэ yüz deydı. cэğ (özbeglэr – cэğ), lэb, erın. bız mэnэ oķat ķılэdıgэndı kåsэ deymız, эligı çaĢka bår u, öĢını çını deydı, çını, çin hıtэydэn kegэn çaĢka. nån (özbeglэr – 117 nån), pэtır deydı kåttэsı bolэdı, nånlэr bır hıl. endı bızdэn эyırmэlэrı bår, bız yupķa Ģörvэ degэnımız bår, yupķanı yåyıp, Ģörvэgэ sålıp içэrdik. Özbekler? 220. ulэr unı bılmeydı. Özbeklerle Türklerin fiziksel olarak nasıl ayırdedilir? farķı bomeydı, farķı yoķ. faķat endı burun, ķåĢtэn farķ ķılэrdı. egırmэ ķåĢ bolэr ıdı, nåvåyilэr yåzgэndэ egmэ ķåĢ dep эytэr ıdı, türklэr egmэ ķåĢ. hål deydı, meŋ deydı, meŋэm deydı türkçэdэ. Türkçe de be sen o nasıl deniyor? men, sen, u. Özbekçe de? men, sen, u. biz, siz, onlar? bız, sız, ulэr. ulэrэm Ģündey deydı. ben size geleceğim. – men sılэrdıkıgэ båraman. 225. ben size geldim. – men sılэrdıkıgэ keldım. boyınbåğ – kravat. Türklere ait destan var mı? hэmmэ dåstэn türklэrdıkı dэ, эlpåmıĢ эm türklэrdıkı, rэvĢэnэm, göroğlı yam. RavĢanı biliyor musunuz? yooķ, men yahĢı bılmeymэn unı, rэvĢэn degэn göroğlını oğlı bogэn. pålvэn, ķılıçı bår, håtın izlэp, ķız izlэp, yahĢı körэmэn dep, Ģэhэrlэrdэ yürgэn. dåstэn tåpkэn, keyın üylэngэn öĢıŋgэ bålэli – 230. çэķali bogэn. ġiir yazıyor musunuz? hı, bır nэrsэgэ ķaramasam esımgэ kemэyaptı. kımlэr dermıĢ kütkэn ķızdey özıgэ aʼrå berıp, kün sэyın özgэrtэdı sэhiy åsmån åptånı türkistån eŋ bırınçı büyük kasmanavtını. bızdэ türkiståndэn kasmanavt çıķsın dep, åltmıĢ ekkınçı yilı yåzgэn Ģeʼrım bu. åltmıĢ ekknçı yilı ötkэn эsırdэ. kasmanavtımız çıķtı. II GÜNLÜK HAYAT, GENEL BĠLGĠLER HAKKINDA SOHBET (BK-Ttürkåbэt /75) : - yåĢlik vэhtımızdэ ķıyınçıliglэr körgэnmız, ķattıķ nånlэrdı yegэnmız, pэhtэlэrdı 235. tergэnmız, yığlэp yürgэnmız, nımэ ķıleylik endı, åtэmız ölgэn, enэmız ölgэn. yetım ķågэnmız. kэmbэğэlçılik bögэn, эĢındey ķılıp yürgэnmız, mэnэ håzır yahĢı endı sekın sekın håzır zåmэn yahĢı, undэn kegın kiygız ķıldik, undэn kegın , Ģålı ektik, mэkkэ ektik, mэkkэ ķayırdik. endı sekın sekın håzırgı zåmэngэ keldik. mэnэ håzırgı zåmэndэ endı , pэhtэ terdım, ķudэlik böldım, mat geroy böldım, paçotnıy gramotam bår, medэllэrım bår, brigэdэ bölıp iĢlэdım, endı håzır ķarıp ķåldım, pensyagэ çıķtım bålэm. 240. Hangi boydansınız?urığım kэllэrdэn. urığlэr köp endı. yapэlэğbåĢ, kэllэr, ķårэķunnэs, kölgэbåtmэs, tüyaçı deydı (BK-Ğğэyrэt/78) : millэtım türk. men ilgэrı åtэ enэmız bızdı süyıp ergэ bermэgэn. tör håtın ågэn ådэmgэ bergэn ön yettı yåĢımdэ. unçэ munçэ эĢıllэ эytэrdım. rэķc öynэrdım, åtэm dåmlleydı, bu эrtis bölıp ketэdı 118 dep menı özımdэn yigırmэ ekkı yåĢkэ kэttэ bır dåmllэgэ berıp ķoygэn. Hangi boydansınız? uruğım ķuvaķalmaķ. 245. Temizlik için sabun yaparmıĢsınız nasıl yaparsınız? souvındı bız bålэ pэytımızdэ dэlэdэ bır öt bölэrdı, souvın degэn. öttı yülıp kelıp, ķåzэngэ sålıp, ķaynэtıp, küldı ķåzэngэ sålıp ķaynэtsэ kir yümĢэr ıdı. souvın yoğıdı ķımmэtçılik ıdı. öĢэndэ iĢķэlэp yüvэrdik. Adına ne diyorsunuz? souvın gül. (HD-Ayu/76) : men yetmıĢ åltıgэ çıķtım. mэktэptэ oķıgэnım yoķ. Ģündey elэ öskэnmэn. åtэmdı åtэsı özbegistэndэ tuğılgэn. üç oğlım, ekkı ķızım bår. üç oğlımdэn kåttэsı åltı bålэlik. undэn kiçıgını yam åltıtэ ķızı bår. cэnnэt ķızımdı tör oğıl bır ķızı bår. kåttэ ķızımdı emı erı ölıp ķågэn. tör oğıl üç ķızı bår. 250. åtэ enэm yoķ, ölıp ķågэn, ançэ yıl böldı. bålэm emı såğligim yahĢı. yånımdэ kiçik oğlım, kelınım bår. emı kiçik oğlım båķyaptı, öĢını ķolıdэmэn. men özı эyudэ tuğılgэnmэn, özgэrıĢkэ kelın bölıp tüĢkэnmэn. özımız yettı ķız, ekkı oğıl toķķız bır tuuğanmız. yettıtэ ķızdэn ekkıtэsı öldı, bållэrı ķåldı. эyugэ yahĢı yåmэn künlэrdэ bårıp türıppэn. burın Ģålçэ toķırdım.pэhtэnı yigırıp türıp yigırırdım. håzır u iĢlэr yoķ. kiçkinэligımızdэ töp tåĢ öynэrdik. men yütэrdım. yanımdэgı yütэrdı. höcэyınımdı yahĢı körgэnım üçin 255. ön beĢımdэ elэ tegıp ketkэnmэn.ilgэrı эpэlэrımız uzun köynek kiyardı, yeŋgını keŋ ķılıp köynek kiyardı. çåçımızgэ çåçvåķ tэķardik. özgэrıĢkэ kelın bölıp tüĢkэndэn keyın tåmэkı ektım, pэhtэ terdım. dэlэdэ elэ iĢlэp yürdım. håzırэm tåmэkı ķılэmız. håzırэm hudågэ Ģükür emı. (RS- ÖzgörüĢ/89) : menı åtım razaķ pэmilyam såtvåldiyep. miŋ toķķız yüz yigırmэnçı yilı mэnэ Ģü özgэrıĢ ķıĢlэğıdэ tuğılgэnmэn. millэtımız türk, bızdı uruğımız yapэlэķ båĢ. men öĢtэ instituti 260. butırgэnmэn. åtэ- enэmэm Ģü yerdэ tuğılgэn. kåttэ åtэlэrэmız эrэvэndэ tuğılgэn. эrэvэndэ çekåbåtdэgı türklэrdэn bölэmız. bızdı tåğamız gåyıp özgэngэ pånsэt bölıp kep ķågэn. kelıp özgэndэgı munэrэnı tåmıdэn råmıgэçэ oŋlэgэn. keyın bızdı åtэlэrımız özgэngэ köçıp kelıĢkэn. öttız tör yıl muğalım bölıp iĢlэdım. unı içıdэ yigırmэ yettı yıl mэktэptэ dırıktır bölıp iĢlэdım. emı menı sınıfdåĢımı tuğanı dırıktır bölıp iĢlэyaptı. keyın selsövıt bölıp iĢl эdım. mэktэptэ tör yıl zэvuçэm böldım. menı sэkkız oğıl bır ķızım 265. bår. sэkkız oğıldэn ekkıtэsı ötıp kettı, håzır emı åltıtэ oğıl, bır ķızım ķåldı. men håcıgэ bårıp keldım. öĢı töpэlэn bögэn mэhэllэrdэ özgэndı sörэp türgэn köliglik cålål ķåzı degэn bögэn. özgэndı håkımı böp türgэn. pånsэt degэn söz melisэnı nэçэlnigı. keyın örıslэrdэn özını sэķlэĢ üçın ulэr hitэygэ ötıp ketıĢэdı. menı tuğıĢkэn ekkı эkэmdı yanıgэ ålıp hıtэygэ ötıp ketэdı. hıtэygэ bårgэndэn keyın hıtэydэ yam töpэlэn bölıp, gåyıp pånsэttı эyalı, åysэnэm yangэmızdı hıtэyliglэr åtvårıĢэdı . åtvårgэndэn keyın töpэlэn 270. bölıp ulэr åvğэngэ ötıp ketıĢэdı. åvğэndэ bır ekkı türıĢэdı. keyın åvğэndэn påkistэngэ ketıĢэdı. påkistэndı gilit degэn cåyıgэ bårıĢэdı. keyın mэĢı zåmånımız yahĢı bögэndэn keyın men kåttэ oğlım mınэn toķsэnınçı 119 yilı hıtэygэ bårdik, tuuğanlэrdı tåptik. эkэmızdı kåttэ oğlı hıtэydı ķuna degэn cåyıdэ. undэn tört oğıl ekkız ķız bår. keyın påkistэndэgı эkэmızdı oğlıdэn tört ķız bır oğıl bår. bu yıl mэmэcэyıttı oğlı ölgэnını eĢıtıp påkitэndэn on yettıtэsı kelıp påtэ ķılıp ketıĢtı. bızdı kelınlэr bållэr ulэrgэ ķoy söyıp 275. mehmэn ķılıĢtı. ekkı üydэ bır hэptэ türıp ketıĢtı. bızdı eĢıtıĢımız böyıçэ bızdı türklэr özbegistэndı örэtepэ degэn cåyıdэn kelıĢkэn ekэn. pэspırtımdэ türk dep yåzılgэn. bızdı tılımız özbeglэrdı ķırğızlэrdı tılıdэn pэrķli. bızdı sэltlэrımız ķırğızlэrdı sэltı mınэn эrэlэĢıp ketkэn. men bultur ekkı mэttэ hıtэygэ bårdım. menı ekkıtэ tuuğanım ålıp bårıp keldı. tuuğ anlэr mınэn körıĢtım. hıtэydэ ekkı hэptэ türdik. hıtэydэgı tuuğanlэrımız ķåzåķ tılıdэ gэplэĢэdı. yapэlэķ båĢlэrdı båĢı yapэlэķ bölэdı. özgэrıĢtı burungı åtı 280. båĢtepэ bölgэn. sэbэbı özgэrıĢtэ burın tepэlik cэrliglэr bögэn. örıslэr kegэndэn keyın kэlhoz, sэvhozlэr, yöllэr ķurılıp, ķıĢlэğdэ özgэrıĢ bögэni üçın ķıĢlэķķa özgэrıĢ nåʼmı ķoyılgэn. (NK-Ayu/93) :men bır miŋ toķķız yüz on åltınçı yilı tuğılgэnmэn. åtım nэzırbåy, pэmilyam ķorğэnbåyev yettı åtэmız istэnbuldэn kegэn ekэn. istэnbuldэn эncэndı эsэkэsıgэ kelıp yerlэĢıp, u yerdэ inķılэp bölıp åtэlэrımız haķsız ķulэğ bölıp ķamэlıp ketıĢkэn. endı bızdı u yerdэn hэydэĢıp, bız endı bu yergэ kelıp 285. yerlэĢıp yaĢэyappız. menı åtэm эsэkэnı külэ degэn yerıdэ tuğılgэn. men Ģü эyu ķıĢlэğıdэ tuğılgэnmэn. inķılэptэ türklэr hэr ķayaķķa tırķırap ketıĢkэn. unısı u yaķķa kettı, bunısı bu yaķķa kettı. kegın kэlhoz, sэphozlэr bölıp, kэlhoz sэphozlэrdэ iĢlэp mэĢerlэrdэ üyıĢıp ķålgэnmız. ökmэt åtэlэrımızdı mål ķoylэrını töplэp ķolıdэn åp ķoygэn. endı bålэm, ökmэt mållэrdı töplэp çımkenttı türkistэn degэn yerıgэ åbэrıp sэphoz ķurgэn. öĢındey bölıp türklэrdı bээrını 34- 35 yilı mэĢergэ töplэp sэphoz bölıp ķågэn. bızdэn bittэ 290. selsovit, bittэ birigэt, bittэ rayıs bögэn. kэlhoz, sэphozdэ iĢlэp mehnэt ķılıp kåttэ bögэnmız. bızdı tэgımız istanbuldэn ķaçэn kegэnımızdı bılmeymız.millэtımız türk, ķuvaķalmaķ. ķuvaķalmaķ nåʼmı bögэnı, burun uruĢ bölıp ķalmağlar kelıp åtэlэrımız ķalmağlar mınэn uruĢıp türklэr zör bölıp ķalmağlardı ķuvıp çıķķan ekэn. Ģündэ ķalmağlar эytkэnkэn bız ķalmağ desek bulэr bızdэnэm ötkэn ķuvaķalmağlar ekэn degэnkэn. öĢındэ bızgэ Ģündэķa nåʼm berıp ketkэnkэn. yapэlэğbåĢ, ķuvaķalmaķ bээrı bır türk. bır üydэ öntэ bålэ 295. bösэ önını pehlı ön hıl bölэrkэn. bålэ bээrı bırdey ösmэsэkэndэ bırını båĢı yapэlэğ bölэrkэn, bırı göĢ yemэsэkэn, bırı Ģoķ bölıp cındı bölэrkэn, Ģündey bölıp bээrı uruğ uruğ bölıp bölınıp ketkэnэkэn. kэllэr degэnı bår, båyhålvэ degэnı bår, göĢ yemэslэr degэnı bår. endı bålэm эytsэm köp. bээrımızdı tэgımız türk. türk tэgı ösıp ösıp Ģündey ķoyılıp ķågэndэ. эlhэmdililэ musılmэnmız, tэgımız türk. ķırğızlэrэm ķırğızlэrdey yaĢeydı, lekın ulэrэm türklэrdэn yarэlıp çıķķan. keyın эcrэp ketkэn. ķırğızlэrэm uruķķa 300. bölınэdı. burun mэĢerlэr bээrı toķay bögэnэkэn. ådэmlэr bittэ эyıķ körgэnэkэn. Ģündэn keyın mэĢerdı åtı эyu böp ķålgэnэkэn. men tuğılgэndэn berı ķıĢlэğdı åtı эyu, türklэr bu ķıĢlэķķa 1917- 1918 yillэrdэ 120 kelıĢkэn. menı åltı ķızım, ekkıtэ oğlım bår. bızdı zåmэnımızdэ mэktэplэr yoğ bölıp, sovet ökmэtı yangı mэktэp åçıp bız örtэdэ ķålıp oķımэy ķågэnmız. tıĢım bittэ yam yoķ. hэmmэsı hökmэtıkı (ЭB-Dumbulak/64) : men эhmэtcån båybåbåyev. 1945 yilı mэĢı dumbulэğdэ tuğılgэnmэn. bız 305. kэmbэğэlçılik bılэn kåttэ bölgэnmız. bız ozımız toķķıstэ hånэmız. ozımdı yam toķķıstэ bålэm bår. diyķançılik mınэn kün kördik. bittэ nån tåpsэm yarımını yep, yarımını bålэ çaķagэ berdım. bållэr endı tırıkçılik dep dэlэdэ yürıptı. dumbulэğdэ tüyaçılэr bår, ķısэ közlэr bår, kэllэr bår. endı tüyaçılэr köprэķ. bızdı uruğэm tüyaçı. men dumbulэğdэ tuğılgэnmэn. åtэ båbålэrımız özbegistэndэn bu yergэ köçıp kelıĢkэn. måzэrlэrı Ģü yerdэ pэspırtımızdэ türk. 310. bızdэ ulэķ oynэlэdı, köpınçэ töylэrdэ oynэlэdı. bittэ ulэğdı soyıp åttı minıp u yağdэn bu yaķķa çåpıĢэdı. yütkэngэ söuvrın berılэdı. yanэ arķan tårtıĢmэ bolэdı. undэ ekkı, yaķķa ontэ ontэdэn bolıp bölınıp arķandı tårtıĢэdı. bızdэ bålэ tuğılgэndэ ķızdı enэsı beĢ åltıdэ kэmpırdı, bittэ beĢik, mэydэ- çüydэ, sevэt ålıp ķudэlэrdikkıgэ bårэdı. u yerdэ kэmpırlэr bålэnı beĢikkэ yåtķızıĢэdı, üstıdэn ķant-ķurs çåçıĢэdı unı bålэ çaķa terıp ålэdı. oyın külgı bolэdı, эllэ эytıĢэdı. Ģündэķa endı bızı sэltlэr, piççэ kåtэygэndэ sünnэt toy 315. ķılınэdı. sünnэt toydэ soyıĢ soyılэdı, el çэķırılэdı, artis çaķırılэdı. eskıdэ эyallэr pэrэncı kiyardı. erkeglэr åķ iĢtэn mınэn åķ köynek kiyardı. эyağıgэ çoķa , mэhsı kiyardı. (AĠ- Nurabat/81) : bålэm men 1928 yilı tuğılgэnmэn. åtэm ölgэndэ ekkı yaĢэr ekэnmэn. bızdı buvэlэrımız эĢı эmır temır tэgımız tügımız türk. bu yerdэ burun hıtэylэr yaĢэgэn, ķåzэğlэr yaĢэgэn, uyğurlэr yaĢэgэn, orıslэr yaĢэgэn emэs. mэnov peĢэnэmızdэgı tåğdı kerme tåğ deydı. burun bu yerlэr yayloukэn 320. bålэm, mэĢı såydı tentek såy deydıkэn. bızdэ endı эnçэylэ urf- эdэtlэrımız özgэrıp kettı. ķoçķarbåy öz tılını yoķatmэ dep köp эytэdı. öz tılımızdı håzır yoķatıp vårdik. 1500 yillэrı ķoķan hånligı bögэn. hudэyarhån bogэn. эĢı pэyıtэ yam hån bogэn. bız 70 yıl hånsız yaĢэdik. musurmэn hiç yoķalmэydı. men biyergэ 1932 yilı kegэnmэn. эĢı pэyıtlэrdэ biyerdэ sэkkıztэ üy bogэn. men endı ontэ bålэnı kåttэ ķıldım. bållэrımdı oķıttım, üylэdım, cåylэdım. on ekkıtэ çevэrэm bår, nэvэrэmdэn. эnэ hudågэ Ģükür mэĢı men 325. tэm berıp ķålэmэn. hudågэ hэr dåyım Ģükür ķılэmэn. håzırgı zåmåndı hэr bır ķadэmıgэ Ģükür ķılıĢımız kerek. Ģündey tınç Ģündey zåmån. bu dünyånı kelınçek diydı. ķåçэsэn ķuvэdı, ķuvэsэn ķåçэdı. insåptэ gэp köp, insåpli bolıĢ kerek. yåĢligımdэ eĢıtıp ķågэnmэn. эĢı bızdı yam åtэmız ķulэķ bogэn. dünyådэ eŋ ķımmэt su, undэn keyın yer. su bılэn yer boseylэ boldı. эĢındэ bızdı ķarnımız toķ bolэdı. bızdı buvэlэrımız 300 yıl burun Ģırmånbulэķķa ötıp ketıp, keyın ķaytıp kelıĢkэn. nevэrэlэrım mınэn hesåplэsэm 330. menı özım yetmıĢkэ yetkэnmэn. mэ yerdэ mэyrэm эpэm bår. эĢı åtэmız ķulэķ bolıp ķuvılgэndэ mэyrэm эyam yettı yaĢэr bogэn эkэn. unı yam közı körmэy mengэ ohĢэp otırıp ķåldı. эĢı maçıttı mэmэtyaķıp 121 ķurdırgэn. mэĢetэ beĢtэ maçıt bår ıdı, endı bittэ ķåldı. mэktэptэ bır yıl oķıdım. u vэhıttэ dэptэr, ķalэm yoğıdı. kömırdэn ålıp köçэdэ ķåğåz körsek ålıp çöntegımızgэ såvэlэrdik. men uruĢkэ bårmэdım. millэtım türk, påspırtımızdэ özbek. bızı buvэlэrımız ķaĢķadэryå, sürhэndэryå, orэtepэdэn kelıĢkэn. эnэ bızı yam 335. hэr bır uruğımız bolэdı, adelna - adelna bår dэ bız bэlэsmız, çållэr diydı, süpэli diydı, gэcırlэr diydı. gэcırlэr endı bızı uruķ, özı uzıķara bolэdı. biyerdэ on bittэ rэyıs öttı. burun bu yer lenin bogэn. 1990 yildэn keyın türkåbåt boldı. endı håzır nuråbåt. burun ķonэķ ekэrdik, tэrığ ekэrdik, эrpэ ekэrdik, ulэr endı buğdэydэn ertэ piĢэrdı. håzır bållэr ķånэķ, tэrığ desэ bılmeydı. bız burun yarmэ içэrdik, berıgı dånlэr ekkı yüztэ dån ålsэ ķånэķ miŋtэ dån ålэrdı. men ittıfåğdэn keyın ķåsåplik ķıgэnmэn. menı åtэmэm 340. ķåsåplik ķıgэn. mэĢı ådэmlэr hэyrån ķålэrdı. bır kılэ Ģålı ekıp yüz kılэ Ģålı ålэrdım yerdэ mehnэt ķılsэ berэdı. yerdı tılı yoķ, yer mınэn tıllэĢıĢ kerek, yahĢı yerdik bålэm. men 1950 yilı mэskvэ‘dэ slujbэ ķıldım. ölэn burun Ģü bızdı ķoyçılэrdı эĢıllэsiydı, bålэm. åmin zåmэnımız tınç bosın, påĢэlэrımızgэ insåp bersın, iĢlэringэ rıvåc bersın, эldiŋı bålэ arķeŋı mål båssın, toy ķılıp esån- åmån yüriŋlэr. hudåyım özı hэmmэmızgэ insåp bersın, iymån bersın, ķoĢkэnlэriŋ mınэn ķoĢэ ķariŋlэr, bållэrdı årzu hэvэsını 345. köriŋlэr, åmin. (HY - Akkogon/84 ) : men yüsüpbэyıp hålıķ. mэnэĢı yerdэ 1925 yilı tuğılgэnmэn. Ģü yerdэ tuğılıp östik. 35 yilı kэlhoz böldik, undэn burun yakkэ hocэlikdik özımızçэ. men 1943 yilı bэtэlyondэ böldım. 1944 yilı bэtэlyondэn keldım. ötэ ķıynэldik oķat yoķ. bэtэlyondэn kelıp Ģü yerdэ kэlhozdэ iĢlэdım. Ģü mınэn örэķ ördik, ketmэn çåptik, köpçılik ķoymey menı Ģü эyugэ 1955 yilı birigэt ķılıĢtı. hökmэttı plэnını atķardım. 350. u vэķıtlэr iĢ åğırıdı. buğdэydı ķol mınэn örэrdik. tåĢ mınэn yançэrdik. men Ģü öttız beĢ yil bittэ töçkэdэ iĢlэdım. håzır sэksэn törgэ çıķtım, pensэdэmэn. pensэm mэnэ håzır yahĢı. bır yarım miŋ som berэdı. yaĢэĢımız yahĢı burun köp ķıyınçılik kördik. mэktэptэ sэkızınçı klэstı butırdım. ķıĢlэğımızdı nåʼmı åķķorğэn. burun endı el bölınmэs эkэn. keyın kэlhoz pэytıdэ yuķarı yaķ toķ ķorğэn, sudı biyağı åķ ķorğэn bölıp bölınıp ketkэn. uruğım cındılэr. åtэm 1923 yilı båsmэçı çıķķan pэyıttэ özbegistэndı bulэķ 355. båĢısını nэymэn ķıĢlэğıdэn bu yergэ köçıp kelıĢkэn. sэbэbı båylэrdı ķamэĢkэn. emı båylэrdı ķoylэrı üyı yahĢıydıdэ Ģünçün ķamэĢkэn. bız yetım öskэnmız. enэmız, men on beĢtэligımdэ ölgэn. åtэm 1950 yilı öldı. menı åltıtэ ķızım, bır oğlım bår. эyalımэm türk. burun örıslэr pэytıdэ rözэnı oğıllikçэ tütэrdik. ķurэn yoğıdı, maçıt yoğıdı. håzır emı yahĢı ķarĢılik yoķ. emı yahĢı yürıĢlэringэ tılэkdåĢmэn. (UM-Ayu/84) : ilgэrtэn men 1925 yilı, özbegistэndэ tuğılgэnmэn. ilgэrı eney nikэlэy urıĢı bölıp ketıp bız 122 360. tougэ çıķķanmız. toudэ ķålıp ketkэnmız. toudэ ķålıp ketıp Ģü yağdэ åtэmlэr mınэn yaĢэp, kåttэydik. kåttэyıp türmüĢkэ çıķıp, bålэli- çэķali bölıp, bållэrdı töyını ķılıp yaĢэp yürıppız. yigırmэ bittэ nevэrэ, öttız bittэ çevэrэ kördım. emı Ģülэrdı künını körıp ötırıppэn. bållэrdı üylэp, ķızlэrdı çıķardım. bээrı özı mınэn özı bölyaptı, men ķarıp ötırıppэndэ. bız özbegistэndэn эyugэ kegэnımdэ bır on ekkı yåĢteydımdэ. nikэlэy urıĢıdэ åtэmlэr ķamэlıp çıķıĢkэn Ģünэķa bölıp bız mэĢerdэ yaĢэp ķågэnmız. bız mınэn råssэ köp 365. ådэm kegэn. mэĢerdэ yaĢэgэnlэrdı bээrını åtэlэrı эĢı özbegistэndэn kelıĢkэn. öĢı nikэlэy urıĢıdэ yöl tösılıp, bız mэĢı toudэ ķålıp ketigdэ. toudэn Ģü yergэ kelıp elэ yaĢэp ķågэnmız. ulutım türk, uruğımızdı cındılэr dep ķoyadı endı, båylэr endı hэzıllэĢıp cındılэr bölıp ķågэn ekэn. u vэhıttэ hэmmэ båyıttэ, hэmэ tougэ çıķardı, gırıllэgэn pэyıtıdıdэ. Ģündэ nikэlэy urıĢı bölıp kettı. örıslэr mınэn musurmэnlэr urıĢıp ketıĢtıdэ. öĢın üçın bız toudэ ķålıp ketigdэ. köp hэlķ ķåldik. köpi özbegistэngэ ketıp ķåldı. mэktэptэ 370. yettınçı klэskэçэ elэ oķıgэnmэn. yettı åtэmdı åtını bılэmэn. bırınçı özımdı åtэmdı åtı åçıl, åçıl åtэmdı åtэsını åtı эhmэt, эhmэt åtэmdı åtэsını åtı mэhэmэt, mэhэmэt åtэmdı åtэsını åtı törэķulbåy båyэkэn u, törэķulbåy åtэmdı åtэsını åtı hudeynэzэr, hudeynэzэr åtэmdı åtэsını åtı åķnэzэr buvэ, åķnэzэr buvэmdı åtэmdı åtэsını åtı ğåyıpnэzэr buvэ. yettı åtэmdı bılэmэn. özımdı åtэ- enэmdı måzэrı özbegistэndэ. III GELENEK GÖRENEK VE ÖRF ADETLER 375. (BB- AķtåĢ/65) : Oğlunuzu evlendirdiniz mi? oğıldı öĢı bittэsı ķoydı båķadı, öĢı çårvэ mınэn nımэ ķılэdı. mэndey yılķı bår, mål bår, ķår mål, endı åz, bır on beĢtэ mål bår. Gelin aldınız mı? kelın özımızdı millэttэn åldım bittэsını. kelın ålgэndэ bızdэ ķalın berэdı, mэsэlэn men åltı ķoy berdım, endı bır miŋ toķķız yüz toķsэn sэkkızınçı yilı üylэdım. öĢındэ åltı ķoy berdım, öttız miŋ pul berdım. båĢķa endı 380. båyagı halķa tårtэdı ķırķ kilэ gürüç, öĢıngэ yarэĢэ on beĢ kilэ yåğ, sэvız berılэdı, piyaz aççıķ dep berılmeydı. yåĢlэrdı zakskэ çıķarıp, zaks ķılıp, ungэ bır ontэ måĢinэ, video sideo ķılıp, eney keyın men özım, elgэ töy berэmэn. Düğüne gelenler ne tür hediyeler getirir ? töygэ kegэn men mэsэlэn ķoy åbårgэnmэn, ķoy åbårsэm öĢı ķoydı kegın åp kelэdı, pul bergэnlэr pul ålıp kelэdı, mэndey kavyor, gılэm pılэm, mэndey åbэrэdı. Nikah ne demek? zaks bu yэm bır töydı bır bölegı dэ. mэndey bır ķısmı, эligı 385. nımэgэ bårэdı, dokument ågэnı. Ģэhэrdı эylэnэmız, restarangэ kırdı. Ģülэrgэ bårıp эylэnıp kelэdı. u yerdэ öyın, külgı bölэdı. mэndey estэlikkэ rэsımgэ tüĢэdı, videogэ ålэdı. u töydэn bır kün burun bölэdı, yå ekkı kün burun bölэdı. ekkınçı künı elgэ töy bergэndэn kegın эligı kelındı nımэgэ köçırıp kelэdı, üygэ köçırıp 123 kelэdı. kegın kegэnlэrdı mэndey sıyleymız. Gelinle damat ne yaparlar? nu, unı özını yangэlэrı bölэdı, yangэlэr ķız tэrэptэnэm kelэdı, oğıl tэrэptэnэm kelэdı. эyal kıĢı bölэdı, erkek kıĢı эrэlэĢmeydı bu yergэ. 390. yangэlэr kelэdı, cåylэrdı såladı ekkönı mэndey gэpırıĢtırэdı, эytэdı mэndey mэndey bölэdı dep. endı ķandey bölэdı, u эytэdı ķåydэsını эytıp mэndey bölэdı, yuvınıĢ kerek, båĢķa ķılıĢ kerek, hэmmэ ķåydэsını эytэdı, tüĢıntırэdı. kızgэ tüĢıntırэdı yuvınэsэn, båĢķa ķılэsэn, Ģэriyattэn nımэlэrdı эytэdı. tåvrэttı эytэdı. nikэ bölэdı, nikэdэ yam эytэdı. kegın yangэlэrı tüĢıntırıp yåtķızıp, köp ådэmlэr kelэdı, ķızdı эpэsı kelэdı, эpэsı abyazatelno kelэdı, endı bu yerdэ ķızlıgını tekĢırэdı. åķ çэyĢэp ķoyılэdı, yåtkэndэn keyın, yangэsı 395. ekkıtэ dэ bırı bålэ tэrэp, bırı ķız tэrэp bår, ekkösı öĢını tekĢırэdı ķısķası ķızligını, ķız bömэsэ bömeydı, åķ çэyĢэptэ ķån bölэdı. eney эytэdı öĢı ķızdı эpэsıyэm ötırэdı öĢı yerdэ. ķızdı эpэsıyэm båĢķa komnatada ötırэdı, u kırmeydı. эgэr öĢındэ ķız çıķmэgэn bösэ enэsıgэ bår yoğını эytıp, nåråzıçılik bölэdı, bömэsэ åp ketkın deydı. Onlara o gece için yemek verilir mi? bår, emı mэsэlэn öĢı bålэgэ küçli küçli oķat berэdı. tuķum berıĢı mümkın , åĢ, içımlik içırmeydı, araķ paraķ, bözэ mozэ degэndı undey içmeydı. Gelin 400. kayınanası ve kayınbabasıyla konuĢuyor mu? yok, gэplэĢmeydı. gэplэĢmeydı, gэpırsэ toğrı cåvэp berıp ķoyadı. nu iĢı bölsэ, bır nэrsэsı bölsэ, nımэ ķılэdı dэ mэndey åtэsıdэn üyэlıp yürэdı. bır åy, undэn keyın cön elэ yürэdı, römэldı örэp, eĢikkэ båĢı yalэŋ çıķmeydı, ķaynэtэ ķaynэnэnı ruhsatısız bır yaķķa bårmeydı, ķoĢnısıgэ yam çıķmeydı, çıķyatkэn bösэ эytэdı. Ana ve babasına gitmek olamaz mı? endı bızdэ эligı mэndey degэn bår dэ, çıllэ deydı, çıllэ degэndэ bålэ mınэn эligı эyal ķırķ kün közımızgэ 405. çıķmэĢ kerek, eney keyın, bålэ yam bır yaķķa bårgэn bösэ, ertэ kelıĢ kerek. bålэ bır yerdэ yåtıp ķålıĢ kerek emэs. ķırķ kün eney öĢэnı çıllэ deydı bızdэ, undэn kegın bålэ båĢķa cåygэ ketsэ bölэdı, lekın kelın ketmeydı, üyımgэ bårэmэn dısэ, эligı bållэrı bår dэ, ükэlэrı bår, båĢķası bår öĢını bittэsını ķoĢıp berэdı, bårıp bügün bårэsэn, ertэgэ ķaytıp kelэsэn, yå bügün bårıp, keçkэ ķaytıp kel. Günümüzde de kızlığa bakılıyor mu? ķareydı, bızdэ abyazatelno, mэndey bır nımэlэr bölıĢı mümkün, mısål üçın menı oğlım 410. moskvэgэ kettı, iĢlэyaptı, öĢı yerdэ munı ålıp ålgэn bösэ, ålıp ålıp bålэ öĢını körgэn bösэ, bittэ güvåsı bölıĢ kerek, öĢı ķız çıķķan ķız ålgэn desэ, eney keyın kelörэdı, undэ bölэdı. endı u yağdэ ålэdı dэ bu özı, özı körэdı, kelэdı, эytэdı, åtэ deydı, enэ deydı Ģünı ķız ekэn ågэnmэn, güvåm bår deydı, pålэnçэ deydı, körgэn deydı, Ģü moskvэdэn üylэnıp ålıp bålэlik bölıp kegэnlэrэm bår dэ. (BA-Ayu(74) : töydı ertэsı ķudэlэrdı çaķırıp yüz åĢtı ķılэmız. dåstırhångэ nån ķoyıp, meyvэ- çeyvэ ķoyıp, 415. såmså ķılıp, süyuğåĢ, ķoyığåĢ, mэydэ- çüydэ ķılэmız, ķoy söyэmız. ertэmэn ķızdı yangэsı ķızdı åp çıķadı . keyın sålэm bölэdı. keyın sürpэ åçılэdı. ķaynэsı un håvıçlэtıp on ķoliŋdэ un çэp ķoliŋdэ måy bösın deydı. 124 keyın kelın ķuymэķ ķuyadı, undэn keyın kelındı yüzını ķaynэsı åçэdı. yangэsı kelındı undэn keyın çımıldıķķa åp kırıp ketэdı. (UM-Ayu/84) : bålэ piççэ kåttэ bölgэndэ sünnэt töy ķılınэdı. tuuğan uruķ sэrpэ ķılıp kelэdı. tåy ålıp 420. kelэdı. söyıĢ ålıp kelэdı. tåpkэnını ålıp kelэdı. eney keyın bålэnı yåtķızэdı, yåtķızdırıp ķolını hålål ķılэdı. bittэ tåvåķķa åhlığdı såvålıp kötэrэdı hэmmэ pul tэĢteydı. Ģü mınэn dåmlэlэr çıķıp ketэdı. yåtķızdırıp ķoyıp, ekkı üç kündэ bålэ türıp yürıp ketourэdı. Ģü tuuğanlэrdı ķaytэrэdı. bızdэ mэsэlэn ekkı ådэmdэ ekkı fэrzэnt tuğılsэ yåķtırsэ ekkö ķudэ bölэmız dep niyэt ķılıp ķoyadı. ķızdı ķulэğını teĢıp ķulэğıgэ ısırğa taķıp ķoyadı. Ģü vэhtıgэ yetıp hudå yetkızsэ ķudэ bölэdı. ķoĢmэsэ ķız båĢķasıgэ oğıl båĢķasıgэ ķoĢılэdı, 425. tэğdırgэ ķareydı. endı ådэm ölsэ, unı kömэdı. kömgэndэn keyın unı dåmlэ üstıdэ piççэ ötırıp oķiydı. kömıp kegэndэn keyın üçını ķılэdı. el kelэdı. üçıdэn keyın pэyĢэnbı deydı, pэyĢэnbılıgı ķoy söyэdı. yettıtэ pэyĢэmbısı bölэdıdэ, hэr pэyĢэmbı ķılıp türэdı .undэn keyın ķırķı bölэdı, ķırķıdэ kåttэrэķ söyıĢ söyadı. el köp kelэdı. eldı ķaytэrgэndэn keyın yilıgэ ķarap ķålэdı. yilıdэ kåttэ söyıĢ söyadı. eldı bээrı kelэdı. эyallэr åķ kiyadı. tuuğanlэr kiydırэdı . dös- yår, uruķ tuuğan sevэt ķılıp kelэdı. yilıdэn keyın endı 430. ölgэnэm tåmåmdэ, eskэ sågэndэ ķurэn oķıp türэdı. эrvэğlэr yilıgэçэ kelıp türэrkэn. ümit ķılıp, keyın åtэlэrını эrvэğlэrıgэ ķoĢılıp ketэrkэn ilgэrı türklэr ķudэ tüĢıp bårgэndэ tüya åbårэrэkэn. ķırķtэ ķoy åbårэrэkэn. Ģü mınэn töylэĢıp, kelıĢıp ålэrэkэn. håzır emı yengılэkэn. ilgэrı åğırэkэn. töydэn burun ķızgэ kiyım ålэdı. küyövgэ kiyım ålэdı, söyıĢ söyıp elgэ åĢ berэdı, Ģü mınэn töy bölэdı. bålэlik bösэ yoķlэp bårэdı. beĢik ķılэdı. emı sэltımızdı yoķatmeylik, unutmeylik. ilgэrı bızdэ, åt yэsэp kelındı åtkэ mindırıp 435. yår yår эytıp kelındı tüĢırэrdı. öyın bölэdı külgı bölэdı. måĢinэ yöğıdı. эĢındey ķılıp ķız berıp ķız ålıĢэrdı. bızdэ bålэgэ åzэn эytıp åt ķoyadı. eskıdэ bålэgэ åttı ķaynэtэ ķaynэnэ ķoyardı. endı özlэrı elэ süygэn åtını ķoyıĢyaptı. endı bålэ tåy türgэndэ эyağını bэylэp özı bılэn teŋ kiçınэ bållэrdı çaķırıp, ķant çåçэdı. Ģü sılэrgэ oķĢэp yürıp ketsın dep. rэsım Ģüdэ, beĢik töydэ эpэsı mınэn åtэsı bittэ söyıĢ mınэn beĢik åbэrэdı. ķaynэnıkıgэ keyın eney bızgэ oķĢэgэn kэmpırlэr bålэnı yetegleymız. beĢigdı içıgэ külçэnı ķoyıp 440. beleymız. (BA-Ayu/80) : men åķtэyev bözyıgıt mэĢı yerdэ tuğılgэnmэn. åtэlэrımızэm, kåttэ åtэlэrımızэm, mэĢı yerdэ tuğılgэn. emı åtэlэrımızэm Ģü yerdэ yürıp, ösıp, mэĢerdэ ötıp ketıĢtı. bızэm Ģü yerdэ tuğılıp ösıp bålэlik böldik. emı bızэm yaĢэyappız. ilgэrı kåttэ åtэlэrımız özbegistэndı bulэķ båĢı degэn yerıdэ yaĢэĢkэn. emı ķandeydır mэĢergэ kep ķålıĢkэn. ontэ bålэm bår. millэtımız türk, uruğımız ķuvaķalmaķ. 125 445. bediyardı beĢ mırzэsı deydı. bız beĢ oğıldэn tэrэgэnmız . bızdı bediyar buvэmız bögэn, undэn keyın hocэviy bögэn, undэn keyın båtır buvэmız bögэn, undэn keyın künbötэ bögэn, künbötэnı oğlı ķårэçål bögэn, ķårэçэldı oğlı åķtåy, åķtåydı bållэrı mэnэ bızmız. bediyardı beĢ mırzэsıdэn tэrэgэn bållэr эyudэ, özbegistэndi bulэķ båĢi degэn yerıdэ yaĢэĢэdı. åtэlэrımız istэnbuldэn kegэnımız yanэ öĢergэ ķaytıp ketıp ķålэmızmı dep эytıp ķålэrdı. åtэlэrımız bızdı tэgımız istэnbuldэn deyıĢэrdı. эyudэ, ķuvaķalmağlar, 450. cındılэr, yapэlэğbåĢlэr itķaynэtэr degэn uruğlэr эrэlэĢ yaĢeydı. ilgэrı musulmэnçэ kiyınэrdı. yaltek kiyardı, telpek kiyardı, эyallэr yengı uzun köynek kiyıĢэrdı. türklэr kåttэ oğıllэrını üylэp çıķarıp, ķudrэtı yetkэnı sep ķılıp ķız berэdı, kencэ oğıl åtэsını yanıdэ ķålэdı. bu bızdı türklэrdı sэltı. menı yam kencэ oğlım menı ķolımdэ menı emı ķarэp båķadı. türklэrdı irımlэrı yam bår. bır ådэmdı oğlı türmэsэ åtını türsınbåy ķoyadı. ķız bösэ türsınåy ķoyadı. ķızı bölıp oğlı bömэsэ ķızıdэn keyıngısı oğıl bösın dep oğılåy 455. bömэsэm oğılhån ķoyadı. åtэlэrımız эytıĢıgэ ķarэgэndэ, istanbuldэ ekkı åğэinı bögэn ekэn. ekkö yer urıĢıp tэlэĢıp bırı biyaķķa keptı, bırı u yağda ķåptı. bız yålğan gэpırmeymız eĢıtkэnımızdı töğrı gэpırэmız. bız ķırğızlэrdэn ķız ålıp ķız berэmız. menı эyalımэm ķırğız. åmin ķoĢkэnlэriŋ mınэn ķoĢэ ķarıgılэ, rısķlэringэ rısķ ķoĢılsın mэrtэbэlэriŋ bэlэnt bösın, tılek maķsэtlэringэ yetkılэ. bızdı yoķlэp kegэnlэringэ rэhmэt. 460. (AA-AktaĢ/84) : 1925 yilı Ģü åķtэĢtэ tuğılgэnmэn. åtэ- enэmэm Ģü yerlik. bölek yerdэn kegэnımız yoķ. men kэlhozdэ pэhtэ terıp, ğozэ çåpıp iĢlэdım. yettıtэ bålэ tuğdım, våyagэ yetkızdım, üylэdım, cåylэdım. üydı iĢını ķıldım, bålэ båķtım. hudågэ Ģükür pensyagэ çıķtım. tıĢım yoķ, mulkım bår. türklэrdэ ķızdı bölэdı, kэlın berэdı, töylэrdı ķılıp berэdı, sep berэdı, Ģünэ ķılıp yüz åĢtı bölэdı, ķarındåĢ uruğı mınэn Ģündэķa. töylэrdэ eney yår yårlэr эytэmız. 465. yår yår hэy hэy ölэn cån cåniŋ bölsın yår yår pэyğэmbэrdı ķızıdey bэhtiŋ bölsın yår yår dep yår yårlэr эytэmız. ertэsı yüz åĢtı bölэdı. sürpэ yåyılэdı, kelındı ķolıgэ un sålınэdı. eney kelıngэ ķuymэķ ķuydırэdı. 470. (Oġ-Aksu/73) : türklэrdэ beĢik toy bolэdı. ķudэ tåmэngэ beĢik, gılэm, mэydэ- çüydэ ķız tåmэn åbэrэdı. soyıĢı mınэn kelэdı beĢ ontэ håtın yetэlэp, eney bålэgэ sэrpэy ķılэdı. ķızgэ sэrpey ķılэdı. ķaynэtэ ķaynэnэgэ sэrpэy ķılэdı, bulэrэm öĢındey ķılıp ķaytэrэdı ķuda эndэlэrdı. bålэnı beĢikkэ sålyatkэndэ, önıpössın, yahĢı bosın ozıdэn kökэrsın, båy-bэdэvlэt bosın, oķımıĢli bosın, bızэm bulэrdı körgınçэ yaĢeylik dep beĢikkэ beleydı. 126 475. burouvdı bålэsıgэ Ģırınlik bersэŋэm ketэr öziŋdı båleŋı ursэŋэm ketmэs. (OY- Dumbulak/73) : men 1936 yilı mэnэĢı dumbulåğdэ tuğılgэnmэn. özı tэgım tügım türk. endı bız yahĢı yürdik, yåmэn yürgэn emэsmız. men emı kэlhozdэ iĢlэdım. mэĢı kэlhoz keyın sэvhoz boldı. bızdэ bålэ tuğılgэndэ uruķ tuuğanlэr bålэnı yoğlэp kelıĢэdı. üç kündэ åt ķoyıĢ kerek. åzэn çaķırıp, åt ķoyılэdı. 480. åzэnsız åt ķoyılmэydı. öĢэndэ tuğılgэn bålэnı ķulэğı åçılэdı. bålэnı ķırķı çıķķandэ ķız tåmэn beĢik ålıp bårэdı. ķızdı enэsı bålэgэ sэrpэy ķılэdı, ķaynэtэ ķaynэnэgэ sэrpэy ķılэdı, ķızgэ sэrpэy ķılэdı. ķudэlэr söyıĢ söyadı. bålэnı beĢikkэ sålyatkэndэ,özıdэn kökэrsın, båy bэdэvlэt bösın, bel båğı berk bösın, aķılliy bösın, ekkı yağıdэ ekkı эyal nån tıĢtэp türэdı, bunı emı bålэ çöçmэsın, yahĢı yåtsın dep tıĢteymız, ısırığdı sålэmız. menı uruğım tüyaçı, mэĢerdı bэriylэ tüyaçı. emı burun özgэn båzår bögэn. tör tåmэndэn 485. souvdэgэrlэr kelıp dumbulэğdı bulэğını båĢıdэ dэmэlıĢэrdı. ertэ mınэn özgэndı båzårıgэ ketıĢэrdı. öĢı dumbulэķķa kelıĢkэndэ ådэmlэr tüyaçılэr kelıĢtı dep tüyaçı nåmı berılıp ķågэnkэn. türklэrdэ ķısıķ közlэr dıgэn uruğэm bår. bır ådэmdı ontэ ökızı bårэkэn. bır ökızıgэ minıp ålэrkэn. ökızlэrını sэnэsэ toķıstэ çıķarkэn. yanэ sэnэsэ yam toķıstэ çıķarkэn. bır ķarэsэ, bır ökızıgэ özı minıp åptı. öĢındэ ey bırını özım minıp ålıpэnu dep külıp ķoygэnkэn. bızdэ ådэm ölgэndэ murdэgэ kэpэn pıçэmız . murdэnı bırınçı 490. yüvэmız. эyal ölsэ эyal, erkek ölsэ erkek murdэnı yüvıĢı kerek. keyın murdэnı kэpэngэ öreydı. Ģü mınэn ambэrgэ murdэnı sålэdı. ambэrdı måzårgэ erkeklэr åbårэdı. kömıp kegэndэn keyın üçını ķılэmız, üçıdэn keyın pэyĢэnbılıgı bolэdı. ķoy söyılэdı, emı ķolımızdэ bårıçэ ķılэmız. yettıtэ pэyĢэnbısını ķılэmız. hэr bır pэyĢэnbısıdэ el kelэdı. undэn keyın ķırķı bölэdı. ķırķıdэ kåttэrэķ söyıĢ söyamız. elэm pэyĢэnbılıgıgэ nısbэtэn köp kelэdı. bır yildэn keyın yilı bölэdı. yilıdэ yam kåttэ söyıĢ söyamı, el kelэdı. yilıdэ эyallэr åķ 495. kiyadı, tuğanlэr åķ kiydırэdı. uruķ tuuğan sevэt ķıp kelэdı. ölgэnlэrgэ ķoĢıp эytэmız. bızdэ ķızdı üyıgэ bır ekkıtэ эyal, erkek ķızdı üyıgэ bårıĢэdı. emı mэndeyçэ эytkэndэ bızdэ ķızdı soudэlэĢэdı. sızdэ bır ķız bår, bızdэ bır oğıl bår emı öĢı ekkı yåĢtı båĢını ķoĢeylik deyıĢэdı. ķudэlэr råzı bolıĢsэ töy bölэdı. kэlın berэmız, emı ķoy berэmız. piyaz berэmız, gürüç berэmız, måy berэmız, ķızgэ üstı båĢ ķılэmız. ķaynэsı ķızdı erçıtıp båzårgэ åbэrэdı. эyaķ kiyımıgэçэ bээrını åberэdı. ķudэlэrgэ yam bır siyrэ üstı båĢ ķılэmız, 500. emı bızdэ sэlt Ģündэķa. töydэ söyıĢ söyamız. elgэ åĢ berэmız, Ģörvэ berэmız, töydэn burun hэltэmэ pıĢırэmız, boğırsэķ ķılэmız, pэtır yåpэmız. båzårdэn ķant- ķurs, pıstэ bådэm, meyvэ- çeyvэ, mэydэçüydэnı bээrını emı ålэmız. ķurbımız yetkэnıçэ el ķåtэrı ķılэmız. kelındı эstэnэdэn çıķargэndэ påtэ berılэdı. ķudэnı üyıgэ ķızdı åbэrgэndэ putıgэ ķoy söyamız. putını üçıgэ ķoydı ķånını teygızdırэdı. undэn keyın ķaynэnэsı kelındı betını åçэdı, betını öpэdı, kelındı ķoltığıdэn yölэp üygэ åp kırэdı. emı menı 127 505. niyatım bızdı türk ķızlэr burungıdэķa uzun köynek kiyıĢsın, römэl örэĢsın, kåttэlэrdı siylэĢsın, yahĢı yürıp yahĢı türıĢsın, içıdэ yahĢılэrı yam yoğmэs, bår emı. bız burun Ģündey yürdig dэ. uzun köynek kiyardik, mэndeyçэ båĢımızgэ römэldı örэrdik. burövdı эytkэnnını ekkı ķımэsdik, åtэ enэmız kımgэ berэmız desэ gэpını ekkı ķılmэstэn tegэrdik. bızdı emı tэrbiyamız öĢındэy bögэn. emı zåmэn özgэrdı. yåĢlэr özı körıp, gэplэĢıp tegıĢyaptı. 510. (OY- Dumbulak /73) : men öttız ekkınçı yilı tuğılgэnmэn. öĢındэ öttız ekkınçı yilı tuğılgэn bösэm ķançэ bölэmэn sэksэn yåĢ, endı öĢındэn biyağıgэ körgэn bılgэnım, türktı rэsım rüsımı ilgэrı bır ekkıtэ åķsåķal bårıp ķızlэrdı, bittэ bır römэldı mэndey ķoltıķķa tıķardı dэ, bårıp åmin ållåhu эkbэr ķıp kelэrdı, yåĢlэr men süydım küydım yoğıdı. öĢı ekıttэ åķsåķal mınэn åtэ – enэnı gэpını ålıp, åķsåķal bütürэr ıdı. bırbırını bårıp sendэ ķız bår ekэn, mendэ oğıl bår, senı ķızingэ keldım, э böptı desэ, åmin ållåhu эkbэr ķoltığıdegı römэldı 515. Ģündey tэĢtэp ķoyıp çıķıp kelourэrdı. endı håzır ķızэm yetэlэĢyaptı. endı öĢındэn kegın eney keyın töy berıp, ķoy berıp, sэrpey berıp, töy ķılıp, üstöl tüzэp, ekkıtэ, törttэ, beĢtэ эyal mınэn beĢ åltı örtэğlэrı mınэn yår yår эytıp åp kelıp, påyэndэzdı sålıp üygэ kırgızıp ķoyar ıdı. eney keyın çımıldığdı icıgэ kırgızıp ķoyar ıdı. çımıldığdı tэĢıdэ türıp, küyöö bålэ ķızdı kötэrıp körpэnı üstıgэ tэĢtэr ıdı. eskı zakon Ģundaķa bålэm. Onun anlamı ne? türktün rэsmı Ģunaķa. tэĢtэrdı, keyın eney çımıldığdэ yangэsı bu yånıdэ ötırэdı. kegın 520. dåstırhån sålıp küyöö kelın çэydı içıp bölıp, eney kegın körpэsını sålıp türıp kэmpır åğэneydı, ekkıtэ kэmpır åğэnэr ıdı, эligılэrgэ bittэdэn römэl berıp köynek berıp, kэmpırlэr türıp ketэrdı. eney kegın küyöo mınэn kelın ķålэrdı ilgэrı Ģündeydı. håzırэm bår öĢındey rэsım. eney kegın, yår yår эytıp kelyatkэndэ küyöö tåmånэm yår yår эytэrdı. Damat tarafı da söyler mi? küyöödэnэm эytэrdı, ķız tåmåndэn эytэrdı. küyöö tåmån эytэrdı: 525. eĢigını åldıdэ bır tüp эncır bır tüp эncır Ģåhlэrı tıllэ zancır zэrgэr ķıgэn zancırdı üzıp bölmэz hudå ķoĢkэn tağdırdı büzıp bölmэz ķızlэr tåmåndэnэm yår yår ķılıp эytıp kelэdı: 530. bårgэysэmı bårgэysэn kelmэgэysэn yår yår kelsэŋэm burungıdey bölmэgэysэn yår yår u ķız tåmåndı yår yårı. Kızlar evlenirken ne giyerledi ? yelek. mэndey pэrэncıgэ oķĢэgэn tolka mэndey yengı bölэdı. Hangi renkti? barķıttan bölэdı bålэm, ğıçımdэn. ķızıl. kök ķılmeydı ķızıl ķılэdı. Her zaman kırmızı mı? 128 535. çaķırgэndэ üygэ mehmån ķılıp töĢek sålıp dåstırhåndı sågэndэn keyın, ķız kelyatkэndэ påyэndэz sålэdı, ķız mınэn küyöögэ påyэndэzdı ålıp üygэ kırıp dåstırhångэ ötırэdı, ötırgэndэn keyın oķat yemeydı küyöö bålэ eköö yam oķat yemey ötırэdı, ey moulэr oķat yemey çэy içmэyaptı dep eĢigdegılэr ķaynэtэnı çaķırэdı, ķaynэtэ kırıp kelıp, ķaynэ eköövı böptı bålэm sengэ pålэnçı ençı åmin ållåhu эkbэr deydı dэ, endı küyöö bålэ mınэn ķız oķat içэrdı, åtэnıkıdэ, ķızdı åtэsınıkıdэ öĢnэ ķılэdı. Bu adetin adına ne denir? çaķırıķ. Bu 540. düğünden sonra mı oluyor? töydэn keyın åtэ çaķırıķ ķılэdı ķızdı çaķırıĢ Ģü. babası ölse åtэsı ölsэ: эytэlmэdım åtıŋı tårtэlmэdım dэrdıŋı, åtэsıgэ. tıkılıp kegэn bэlэgэ tüĢэlmэdım эrэgэ. enэsıgэ yığleydı: çåçımdı sılэp östırgэn 545. sırtımdı sılэp båstırgэn çåçımdı sılэp östırgэn, enэsıgэ. uzэğdэ bösэ izlэgэn yaķındэ bösэ közlэgэn, enэgэ. kårgэ gılэm ķåķıĢkэn 550. bållэrımı båķıĢkэn sэrэl gılэm ķåķıĢkэn ķızlэrımdı båķıĢkэn, Ģündey. burungı töĢeglэr ķuraķ töĢek bögэn. bålıĢ tikkэn båĢıgэ ķoygэnı uzunıgэ, ekkı kıĢılik unı bittэ bålıĢ ķılıĢkэn, ekkı bölek ķımэstэn bittэ ķılıp tikkıp yürgэn, unı ķoyıp yürgэn. küyöödı эyağını tэyıgэ kэĢtэlik påyэndэz 555. sålıp yürgэn эligıgэ oķĢэgэn güllik. O neden yapılıyordu? tåzэ bölэdı, yå ğıçım bölıĢ kerek barķıt, yå bömэsэ hålı gılэm bölıĢ kerek. håzır hålı gılэm bölyaptı. Ġnsan öldüğünde akrabaları ne giyiyor? ådэm ölgэndэ üydэgılэrı kök köynek kiyadı. Onu kaç yıl giyiyorlar? bır yıl. bır yıldэn keyın åķ kiyadı. Ölüyü neyle taĢırsınız? håzır kelavat bår, kelavatkэ ķoyaptı. ilgэrı sandalgэ ķoyardı, Ģåtıgэ ķoyıp kötэrıp çıķardı. håzırgıdey kövleydı, ķoyadı. ålıp kelэdı, åķ sürpэnı, murdanı on miŋ dэråmэt tåpsэŋэm, miliyon dэråmэtiŋ 560. bögэndэ yam tolka ådэm ölgэndэn kegın beĢ metr åķ sürp ketэdı. Ģü tэyınleydı dэ unı, köynek ķılэdı, iĢtэn ķılэdı, эyalgэ römэl ķılэdı, erkekkэ römэl ķımeydı. эyalgэ römэl ķılэdı, iç köynek, rubaĢka, patkalitka hэmmэsını ķılэdı. Onu kim yapıyor? kåttэlэr ķılэdı, tuuğanlэr ötırэdı, kåttэlэr körsэtıp berэdı. mısålı men эyaldıkını pıçэmэn erkegdıkını emэs, erkegdıkını erkeglэr pıçэdı, tэgıgэ çådır dep ķoyadı, tэgıgэ bır эstэr åķ sürp mэĢındey kåttэ sålınэdı, murda örэlgıdey ķılıp, undэn keyın köynek, iç köynek låzım. Onların hepsini 129 565. giydiriyor mu? hı, öreydı, murdanı yåtķızэdı yåtķızgэndэn keyın köynegdı, keyın köynegdı yåķasını mэndey ķılıp, Ģımэlэp, yuķarıgэ çıķarıp ķoygэn ekэn murdanı yåtķızgэndэ, murdanı köynegını ålıp kelıp kiydırэdı, kiydırıp römэldı örэtэdı, hэmmэ yoğını kiydırıp, iç köynekkэ dourı bölэdı, emçegını tårtэ türgэn bölэdı, iĢtэnını kiydırэdı. Kara evle boz evin farkı nedir? özı böz üy dep ķırğız эytэdı, ķårэ üy dep türk эytэdı. bırou ölsэ ķırğız üy tikıp ķoyaptı. bız ķırğız üy dep ķoyamız, ilgэrı åtэ båbэmız ķollэnıp kegэn üy 570. özı. Sandal neden yapılır? yåğaç. O yanmıyor mu? küymeydı,yerdı çuķur ķılıp türıp åzgınэ öt såp ķoyadı, åĢıķçэ sålmeydı åĢıķçэ sålsэ. Eski eĢyalar hakkında ne biliyorsunuz? u mэhэldegı büyımlэr håzır iĢlэnmeydı, yåğaçtэn åĢ sålıp yey türgэn ķårэ tåvåķ degэn tåvåķ bölэrdı, ķurut ezэ türgэn. bızı türktэ ķuruttı köp ķılэdı. V ÇOCUK OYUNLARI (AK-AktaĢ/79) : Küçükken ne tür oyunlar oynardınız ? bålэligımızdэ emı, çikэldek öynэrdik. Nasıl 575. oynanıyordu? çikэldek bır dэrэhttı üçını kiçınэ ekkı ķarıĢtэn kesıp åĢıķ ķoyıp öynэlэdı, köpınçэ örigdэn it burun yiğaçıdэn ķattıķ bölэdıdэ emı, öĢını öynэrdik. töp çopmэy degэn öyınımız bår . bekınmэçэķ degэn öyınımızэm bår. bekınıp, bırbırını ķuvıp öyneydı. (BB-AktaĢ/65) : Türklere ait oyunları biliyor musunuz? a türklэrdэ nımэ bögэn, mэndey çikэldek deydı, bızdэ åzır u ķåp kettı. mэndey palka, yåğэç mэndey yigırmэ santimetrlik yåğэç, unu kötэrıp türıp 580. urэdı, çikэldek deydı. O uzun ağaca ne dersiniz? bunı pэllek deydı, ķısķası bålэsı deydı, öĢını mэndey ķılıp türıp åtэdı. u yam åtэdı, kımdıkı nэr yaķķa ketkэn bösэ, öĢэ båyagı yerdэn ekkınçı yergэ unı kötэrıp bårэdı. tåĢ öyınlэr bår, tåĢtı men mэndey ķoyamэn mı, ķoygэndэn keyın u tåĢtı men urэmэn u tåĢ tegıp ķayergэ bårgэn bösэ, menı ekkınçı u öĢerdэn kötэrıp bårэdı, bızdэ yanэ lэktek degэn öyın bår. (EM-Türk Mahalle/69) : Eskiden ne tür oyunlar vardı? çillek, tåĢ töptåĢ. kürэĢ, bekinmэçэķ. BaĢka 585. ne tür oyunlar var? bår ıdı. töy-tåmэĢэdэ ķoĢıķ эytэrdik, yılķı söyardik, töylэrımız yahĢı ötэrdı. Küçük çocukların oynadığı ne tür oyunlar var ? ķårэ ķoyan duppıldэķ dep, ekkıtэ bålэnı, ekkıtэ ådэmdı mэyergэ orэp ķoyıp, mэndey ķıp ķoyıp, töĢekkэ orэp, eney keyın mэndey ķıp duppıldэtıp urıp, tэyaķ 130 mınэn urıp oyın oynэgıç ıdık. Oyunun adına ne dersiniz? ķårэ ķoyan duppıldэķ degıç ıdı. BaĢka ne tür oyunlar var? åĢıķ öyını, ķız ķumэy, köz bэylэmэ. Köz baylama nasıl bir oyun? bittэsını közını bэylэp 590. ķoyıp, öĢı bır nэrsэnı bekıtıp öĢını tåpıp ålıĢ kerek. köp kıĢı öyneydı. (MC-Gayrat/73) : Türklere ait ne tür çocuk oyunları vardı? ķårэ ķoyan duppıldэķ dıgэn öyınlэr bår ıdı, sümэlэgdэ öynэlэr ıdı, eney keyın ʻʻ åķ terek kök terek sızdэn bızgэ kım kerek‖ dıgэn öyınlэr bår ıdı, bekınmэçэķ dıgэn öyınllэr bår ıdı. Bekimçak nasıl oynanıyordu? mэsэlэn, ontэ bålэ Ģэrt, yügırıp ketэdı, bekınэdı, bittэsı ķålıp öĢэ ķågэnlэrını tåpэr ıdı. urıp эylэntırıp öynэgэn, mэnэ hэyzэn deydı, håzır yoķ 595. bölıp kettı bulэr. yoğaçtı, tåzэ yågaçtı üĢэlgэn, üç tåmэnını yergэ ķoyadı, mэnyağını ursэŋiz эylэnэdı. lэptэ deydı, töp öyınu bår, kiçkınэ töp åtıp, urıp öyneydı ķuvalэp. Topu neden yapıyordunuz? töptı måldı yünıdэn yaseydı, ķoydı yünıdэn yaseydı, yumэlэğlэs yümэlaķ bölэdı, öĢı bılэn nımэ ķılэrdı, ķattığrak bölэdı, håzır endı rezinkэ töp çıķtı, bunı ķımey rezinkэ töp öyneydı, ilgэrı öĢı yündэn töp ķılıp öynэr ıdık. Bu türklere ait bir oyun mu? türklэrdı öynэgэn öyını. Bu oyunu nereden öğrendiniz? ээ, 600. kåttэlэrэm öynэgэn. ulaķ bår, yeŋiĢ bår. YeŋiĢ nasıl bir oyun? ekkı åttэgı ådэm bır bırını tårtıp özını åtkэ mindırıp ålэdı. kürэĢ bölэdı, endı håzır özbegistэndэ bu rэsım rıvåclэnıp kettı, öĢı эslı özı türklэrdı öyını. bu ―özbek‖ sözı on åltınçı эsırdэ kelıp çıķķan söz, Ģэybåni håndan keyın ―özbek‖ sözı kelıp çıķķan. Ne anlama geliyor? Ģэybåni håndı uruğı özbek bögэn, öĢı Ģэybåni hån ortэ åsyånı egэlэp ålgэndэn keyın temuriylэrdı эvlådını öldırıp, erkeglэrını öldırıp, эyallэrı ķåldı. öĢındэn keyın özbek nåʼmı kelıp çıķķan, 605. ―özbek‖ sözı håzır rэsımlэĢıp ķåldı. VI DESTANLAR, MASALLAR (DC-Gayrat/57) : Adınız soyadınız milletiniz ve boyunuz nedir? åtım dåstån. colboldiyev dåstån . millэtım türk. uruğım bэllэs Kaç yaĢındasın? men håzır bır miŋ toķķız yüz ellik törtınçı yilı tuğılgэnmэn. baban türk mü? åtэm türk bögэn. эpэm nımэlэrdэn båyhålvэ uruğıdэn bögэn. Sizde destan var mı söylenir mi biliyor musunuz? bılgэnlэrım nımэ göroğlını oķıgэnmэn. kiçınэligimdэ 610. oķıgэnmэn endı on yåĢımgэ çeyın men köp nэrsэlэrdı oķıgэnmэn, ķızıķķanmэn, åtam mengэ åtэm özı muğalım bögэn . selsovet bölıp yürgэn. Bu Köroğlu kim? göroğlı bır båtır. türklэrdı bır båtırı nımэlэrı эĢı mэhэllэrdэ türk dep эtэlıp yürgэn u bэllэs bölэdı göroğlı yam bэllэs türkıdэn. эĢılэr endı håzırgı zåmåndэ nımэdэ nımэnı tэsэvür ķılıĢ kerek dэ özbegistэndэ dэ. özbegistэndэn çıķķan dэ endı ulэr håzır endı, ķırğızstэndэ emэs, özbek nımэsıdэ yåzılgэn dэ. köp yerlэrdı båsıp ötkэn, köp yerlэrdı 131 615. båskэn. эĢı nımэ ķıp türklэrdı köp эytkэn. göroğlı håzır esımdэn çıķıp ķåldı. nımэdэ özbegistэndэ ķaĢķadэryå nımэlэrdэn, özbegistэn mэnэ mo (krasnodar oblası) эrэlığıdэ tuğılgэn dэ bu. эnэĢı yerdэn tэnımэl bögэn. эĢı yerdэn tэsэvür ķılıĢ kerek. u mэhэldэ hэmmэ yoķ türk bögэn dэ. ulэr båy bölıĢıp, köp эskэrlэrı bögэn, özı hэmmэ yoķ bögэn dэ u mэhэldэ, özlэrıgэ berk bögэn bэllэslэr. эĢı båtır bögэn. båtır bölıp köp cåylэrdı båsıp ålıp, köp cåylэrdэn yahĢılikkэ (tolka) yahĢılikkэ ålıp kegэn ådэmlэrdı. эligı tålэn 620. tэlэĢlэrdэn nımэlэrdэn эcrэtıp, özlэrıçэ mэndey bır ķarэm ķarэm ķılıp, özlэrıgэ oblas oblas ķılıp, rayon rayon ķılıp bırıktırıp ķoygэn dэ men эĢı mэhэllэrdэgı эŋlэĢım böyıçэ öĢındey. göroğlı bu on törtınçı эsırdэgı nımэlэrdэ yåzılgэn dэ ulэr on törtınçı, on beĢınçı эsırgэ yetmэstэn эĢı on törtınçı эsır içıdэgı bögэn nımэlэr. BaĢka destan biliyor musunuz? göroğlını nımэ hэsэndı bılэmэn. hэsэn u göroğlını эligı hэmmэsı bır tuuğanlэr, hэmmэsı эkэsını bålэsı bır uruğdэn çıķķan эĢı bэllэs uruğıdэn çıķķan nımэlэr. 625. göroğlı çıķķan, åhırıdэ rэvĢэn dıgэn çıķķan. rэvĢэn mэĢı göroğlıdэķa båtır bögэn. hэsэn göroğlıdэn keyıngı, a rэvĢэn undэn eŋ åhırıdэgı nımэ rэvĢэn kэttэ bэķuvэt ådэm bögэn. ulэr mэndey, mэsэlэn bır cåydэ yåv kelyatkэn bösэ, эĢı yåvdэn ķaytэrıp, yoķ ķılıp, özıgэ ķarэtıp эĢındey ķılıp ålıĢkэ közlэrı yetkэn, эĢındey ķılıĢkэn ulэr. Hasan hakkında malumatın var mı? hэsэndэn mэlumåtım bår, эĢı mэhэldэ yåzılgэnı böyıçэ u kэttэ bır ķalэnı båĢlığı bögэn. kэttэ lэĢkэr båĢı bögэn. lэĢkэr båĢı bölıp bu эĢı mэhэldэ 630. Ģü özıgэ bır ekkı miŋ üç miŋ åtçэnlэrdı bэķuvэt ådэmlэrdı tэllэp özıgэ эskэr ķıgэn. эĢı pэyıttэ (tolko) åt minıp ķılıç mınэn ķålķэn mınэn эĢındey ķılıp yürıp, эĢındэ mıltıķ sıltıķ hiç nımэlэr bömэgэn dэ on törtınçı эsırlэrdэ. эĢınçün båtır göroğlıgэ oķĢэgэn göroğlını uruğı dэ. bэllэslэrdэn çıķķan nımэlэr. håzır endı bılmeymэn håzır özbegistэndэ эytyaptı mэnэ båbır endı bızdэn çıķķan. bэllэslэrdэn bölэdı. aliĢer nåvåiy bэllэslэrdэn bölэdı. ulэrdı håzır endı bız ortэ aziyadэ kэm uruğmız dэ. türklэr kəm bögэnı üçın biyerdэ 635. bızı mэndey çıķarmeydı, çıķarmeydı mэndey tepэgэ, bız kötэrılmeymız bız özımızı bэllэsmэn dep bız эytmeymız hiç ķaçэn. sэbэbı ķırğızstэndэ yaĢэgэndэn kegın endı ķırğızlэr båsımdılik ķılэdı. эĢındey bız mэndey bızı åtımız hiç çıķmeydı dэ ķırğızstэndэ. mэsэlэn özbegistэndэ mэnэ эytyaptı bızı nımэmızı эvlådımızı özbegdэn diyaptı dэ. эslıdэ özbek emэs. türktэn çıķķan. türktı bэllэsıdэn. (MC-Gayrat/57) : Size atalarınızda kalan hikayeler ya da kitaplar var mı? uķķanmız, ilgэrı göroğlı, 640. эlpåmıĢ, küntuğmıĢ, эvэzhån dıgэn kıtэplэrdı oķıgэnmız, hэsэn pålvэn dıgэn kıtэplэrdı oķıgэnmız. ulэr öĢэ bızdı åtэ båbэlэrımız ķåtэrı bızdı, bızdэn burungı ötkэn ådэmlэr ķåtэrı эytılıp kegэn ertek. KüntoğmuĢ kimdir? küntuğmıĢ pålvэn bögэn, pålvэn bölıp, özını elıdэ. bittэ ķızdı sevıp ķålıp, båĢķa mэmlэkэtkэ bårıp öĢэnı åp kegэn. эvэzhåndı bılэmэn, эvэzhån nımэnı izlэp, öĢı bır ķızdı yahĢı körıp ķålıp, öĢını izlэp, nımэgэ çeyın çэmbılbelgэ çeyın bårıp öĢını åp kegэn. BaĢka bildiğiniz destan var mı ? polat bar. polat 132 645. ilgaru uĢastkovıy milisya boğǝn, uĢastkovıy milisadan kegin negin uzgǝnda naçalnik aligii uvyezdin naçalnigi bolup turgan uvyezdin naçalnigi bop turgǝnda bır gayı bogan kırgız yigit, bu gaydı üyünön gılǝmdı oğurdagan baĢkalǝr bunu polat izlep rozıska koyot tåpken, tåpkǝnda prukurordun bålası oğuldagan bolot men prukuror mungǝ karĢı barıp iĢ kozgagǝn polatkǝ, polatkǝ iĢ kozgǝgǝndan kiyin polat koy degǝn koymagan, nekiin polat oĢ menen barıp geplǝĢadı, geplǝĢkenden kiyin polattı kısımga ala bergen da 650. prukuror. bul delodon hammasını kılgǝn iĢlerin bekitken polattıkin, bekitip koygǝndan kiyin polat açıkka çıkǝrgǝn, çıkǝrgǝndan kiyin polat ana kiyin uvyezdin naçalnigi bolup turup, vüt bar yokko abyevlenie kılat, abyevlenie kılgandan kiyin polat anakiin bomaydı bomagandan kiyin polattı kamayturgǝn bolup kamayt özgöna kamagandan kiyin polat türmödö yatkǝnda dostları bogǝn endi baarı bir koĢa iĢlegenda, dostlarına aytadı meni koyuvar, men açıkka çıkayıın, men oĢko barıp, iĢti bütürüp keleyin dese kovermaydı, onu 655. legin atat polat. atıp turup cåtkan zaklüçönıy baarın koyverıveradı, ne za Ģto yattı bular dep koyveradı, koyvergandan kiyin prukuror üygö barat. menge coop ber men neme iĢ kıgammın sen nemadan menge asılgǝnsın deyt, o anda håtını çıkat, polat nema deysin dep anan kiyin caĢ bålası bolat, bålası menen kep çıkadı, çıkkanda coop bermeyt, ondan kiyin polat eerip özü oĢo prukuror çıkkanda atadı mına Ģu közdün ortasıga atadı, oĢondo baar prukuror ölöt. kiyin polat kaçat türmödan, kaçkandan kiyin kayratkǝ barat, 660. kayratkǝ barıp kayrattan tooğo barıp kaçadı, toodo yüradı yoŋdan neŋ kelip, men maskvaga barıp, oĢoerde coop beriĢim kerek deyt, maskvaga barganda kiyin kolgo tüĢadı, kgb‘lar kolgo tüĢüradı, okruceniyege alıp, marakvoz menen barat da bugünküdöy, okrujenyege alıp algandan kiyin emi kolgo tüĢkönda polat oĢo yerden emi ata menin atımdı polat koygǝn ekǝnz, endi menden kalgan bålanı atın temir koyup koyuŋ deyt. toçna polat deyt men deyt temirdey bolup iĢlǝsın menden kalgan avlǝt deyt, tooru 665. aytıp, toorı süylöp, åçıktı aytıp kılıp yürsün, kılmıĢkerlerdi uĢu uĢlap kamasın deydı. men kılmıĢker emas, onege kettim kılmıĢker bolup dep coop beret. Ģu menen polat kamalıp ketip atıp öküm bop ketat. munu vertalyot menen izlǝp toolǝrga baradı baĢka kıladı kolgo tüĢmeydı, Ģu menen polat ketti. polattın yüregi bitta oğan emas, yüregi ekita oğan beĢ tıyın teŋgenı åsmanga ırgıtıp turup, mına Ģunday åtkǝnda teŋge yerge tüĢkön emas, pırpırap uçup ketken. mona Ģunday kılgan adamdı seni dep mınakey pistoletti koyup 670. turup ma Ģunday atkanda polat oŋgo ok tiygen emes pıtınday eken Ģunday ma Ģunday kılıp turup atat eken Ģu menen polat Ģunday yahĢi ådam bogan, yahĢi mergen bogǝn yetmiĢ törtünçü yılı bala bogǝn, Ģu menen atıp öküm bolup yok boldu, Ģu bogan. Polat hakkında baĢka ne biliyorsunuz? akǝm turalımı endi uu, akǝm anda Ģu aldın bır miŋ tokuz elli törtünçü yılı tuulgǝn, ğayratta tuulgǝn özü, ösüp pıĢman okup, kiyinki yıllarda avtodorojnıy termiyanı bütürüp, anan kiin organ iĢigǝ kirgen organ iĢige kirgenden kiyin 133 675. iĢlǝp yahĢi gramotada ålıp onu akǝm ozi modey çakkan, ådamlǝrgǝ köp yardam bergǝn, enǝ kii bir bomagǝn nersege le bir çoçko torasa båhana kılıp, onu kamǝymız degenda Ģu iĢ bop ketken Ģu onu hamma bilir. buyerde upaytta maskva bütün sayuz mahalda sayuzdan keğen buyerde küç yetmegen karmaĢkǝ, sayuzdan keğen sayuzdu zamministrı kelip özbekstandan baarı nemalǝrı çakırgǝnda milisyaları baarı kegen Ģu endi, peĢenesige Ģu yåzılgǝn eken ama bıröögo yåmanı yog onun. kamagandan keğin keğin aĢi 680. prukuror kelip oĢentkende ayagında monı körsötüp, åĢ tisip teep bargan eken keyin çıkıp turup prukuror åtıp tåĢtagǝn Ģunu, a septeği nemalǝr dakumentter prukurordun özün kolu çıkkan kiyin özü a septeği dakımentter olagende moynuŋa koyamın degen eken ekspertizge karaganda prukuror ölgöndön keyin atpeçatka prukurorduku çıkkan uĢu. Yakalandığında kendisi mi kaçtı ? emi nemada bogǝnda özgöndö ROVD‘a bogǝn. a dakimentler baarı yågolgan dakimentler moynuŋa koyamın degǝn yogolgan 685. dakimentler septen aĢü prukurordun kolu çıkkan özü. Hangi yıl ? seksen törtünçü yılı bolgǝn. Onun çocukları, eĢi var mıydı? bår bitta kırgız ayalından bitta oğlu bar, özümüz türk åyalından bitta kızı bar. eki ayalı bogǝn. balları bittası almatada azır boygo tüĢüyaptı. biz tarapka kegin dedim Ģu, kelip turat. bittası gayratta. VII DUALAR, BEDDUALAR, ATASÖZLERĠ (BK-ÖzgörüĢ/75) : oğıl ķızlэrımızı insåfını imånını bergın, mэhэllэ эhlı bılэn tuuğan-uruķ, el-yürt bılэn 690. tınç böleylik dåyımå, yahĢı künlэrdэ körıĢeylik, emı Ģü pådıĢålэrımızэm hudå tåålå insåfını imånını bergın, Ģülэrэm bır elgэ, hэlķa burulэ türgэn yahĢı pådıĢålэrdэn bölıĢını nэsip etkın Ģülэrgэ ey pэrvэrdıgэr, åmin ållåhu эkbэr. (AK-Özgön/79) : sılэrэm toķsэngэ sэksэngэ çıķķılэ. uzåķ umır körgılэ. rısķingэ rısķ ķoĢılsın mэrtэbeŋ bэlэnt bösın, yöliŋ åçıķ bölsın. åmin ålåhu эkbэr. 695. (BA-Özgön/74) : åmin ķoĢkэnlэriŋ mınэn ķoĢэ ķarıgılэ, åtэ- ånэlэringэ mehır åķıbэtli bögılэ, umırlэriŋ uzэğ bösın, hэmmэgэ rısķ bersın, huzur hålэvэt bersın, yürtımız tınç bösın, zåmэnımız mundэnэm yahĢı bösın. åmin ållåhu эkbэr. bızdı yoķlэp kegэnlэringэ yam rэhmэt. (UM-Özgön/84) : hudå, åtэ- ånэlэringэ mehır åķıbэtli bögılэ, umırlэriŋ uzэğ bösın, ekkı dünyådэ kэm bömэgılэ, özlэriŋdэn özlэriŋ köpэygılэ, müĢküllэriŋ åsэn bölsın, iĢlэriŋ ilgэrı bösın, ållåhu эkbэr. 134 700. (AA-AktaĢ/84) : endı duå ķıleyın. åmin umırlэriŋ uzэğ bösın, rısķlэringэ rısķ ķoĢılsın, ķoĢkэnlэriŋ mınэn ķoĢэ ķarıgılэ, åtэ- ånэlэringэ mehır åķıbэtli bögılэ, hэmmэgэ hudэyım es- aķıl bersın, hэmmэgэ rısķ bersın, zåmэnımız yahĢı bösın, åmin ålåhu эkbэr. yoķlэp kegэnlэringэ yam rэhmэt. (MC-Ğэyrэt/73) : Atasözü biliyor musunuz? endı åtэ-båbэdэn ķågэn mэķållэr bår, köplэrı estэn çıķıp kettı. lekın ―bırlэĢkэn özэr, bırlэĢmэgэn tözэr‖ dıgэn gэplэr bår ıdı. mısål üçın ʻʻåtэ bålэgэ yaķın bölэdı, 705. bålэ åtэdэn tэrbiya ålэdı, åtэnı körıp öskэn yahĢı bölэdı‖ dıgэn gэplэr bår ―ålmэ özını tэgıdэn båĢķa yaķķa tüĢmeydı, yaķın yergэ tüĢэdı‖ dıgэn gэplэr bår ıdı ilgэrı. mundэķa gэplэr köp ıdı, endı håzır estэn çıķıp kettı hэmmэsı. Dil hakkında atasözü biliyor musunuz? emı ―tıl bılgэn dıl bılgэn‖ deydı, dıl degэn söz ådэmdı içıdэ. tıl bılgэn dıl bılgэn. eη keregı tıl. tıl bömэsэ ådэmlэr bırı mınэn måmlэ ķılэlmeydı, bırıgэ bırı öyını, mэķsэtını tüĢıntırэlmeydı, iĢını yürgızэlmeydı, åldıgэ mэķsэt ķoyэlmeydı, bırınçı tıl bılıĢ 710. kerek, tıldı ķançэlik köp tıl bılsэ öĢınçэlik yahĢı bölэdı. BaĢka var mı bildiğiniz ? ―yahĢıgэ yåndэĢkın, yåmэndэn эdэĢkın‖ deydı, toğrı mı…ʻʻyåmэngэ yürseŋ, ķårэsı yuķadı‖ degэn gэpэm bår. ―yahĢıgэ yåndэĢ, yåmэndэn ķåç‖. ―öziŋnı er bılsэŋ, özgэnı Ģer bıl‖ degэn mэķål bår. ―egılgэn båĢnı ķılıç kesmэz‖. VIII TÜRKÜLER, AĞITLAR, NĠNNĠLER (AK-AktaĢ/79) : Türkçe Ģarkı söyleyebilir misiniz? emı yåĢligımdэn эytıp yürgэnmэn . uluğ tåğdı эylэnıp köç kelэdı, 715. ķårэ åtım sılkıllэp boĢ kelэdı. ķarındåĢtan эyrılgэn yåmэn ekэn eeey, ķåra közdэn tomçılэp yåĢ kelэdı. yuķarı yağdэn kelэmэn åt oynэtıp, ķılıç mıltıķ yånımdэ ķuyan эhtэrıp. 720. (AM-Bostan/82) : Bayatı biliyor musunuz? bızdı tılımızdэ bэyıtlэr köp endı. ķoyimdi hэydэp yürэrmэn yayöv båsıp ooou dåvэn yölı ķaydэdür zåmэn ĢåĢıp eng yahĢısı ķarıya berэr cåvåp 135 dåvэn yölı hэlı yam nэrı deydı 725. er yıgıtnı Ģü dünyålik cэnnэtı pэri deydı pэri degэn yårıgэ yåv deydı ooou kelıĢmэs ıķbэlı yåv vэyrånэ ekэn bu dünyå håzır bır mэrtэ эytıp berdım, tэğı kereg mı? åltındэn kэmэr belıdэ, 730. håkım bögэn elıgэ. çımıldэn kэmэr belıdэ, küyımli bögэn elıgэ. (BK- Bostan/78) : Ölen biliyor musunuz? unı åtı ånэr degэndэ eeeey 735. åtım ånэr ooo, åtım ånэr ooou ånэrdey bögэn betiŋdэn bır öpsэm ooou ånэr suvın içkэndey mehrım ķånэr oooou oooou mehrım ķånэr oooou 740. ķandey båyniŋ oğlıgэ eeeey åĢığ bögэn eeey, ooo åĢığ bögэn eeey åĢığ böseŋ ooo åĢığ böseŋ ooo yånэr cånım oou küydı cånım ooou (AK-ÖzgörüĢ/79): endı men bır ölэn эytıp berey. 745. åtэm båzэrgэ bårgэndэ ööö, mengэ ålıp kelэdı tıllэ cåvdı. tıllэ cåvdı çekkэsı yaltılleydı öööv, menı åtэm hökэngэ åtlэnэdı ööö. ekkı közım båy åtэmdı yölıdэdır öööv, 750. ölэn эytsэm ölэnçı deydı menı ööö. yöldэ yürsэm åç börılэr yeydı menı öööv, menı åtэm hökэngэ åtlэnэdı ööö. hökэnligdı üzügı ķolımdэdır öööv. 136 bålэm, bålэm tåğdэn åĢtımı öööv, mingэn åtım bэlэnt tågdı åĢtımı öööv. 755. ķarımэsэm menэm sendey bårıdım ööö, köp düĢmэngэ åç börıdey dэrıdım öööv. (HD-Ayu76) : yår yår hэy hэy ölэn cån ölэnå, 760. ölэnçı ķız yår yår å å å. hэy keskэnım yår yår å å å, bır håvlıdэ teŋ öskэnım yår yår å å å. teŋ öskэnım yår yår å å å, Ģåķķa ķoçķar bэylэmэ yår yår å å å. 765. sünnэt ekэn yår yår å å å, kэlın berıp ķız åmэgın döölэt ekэn yår yår å å å. döölэtiŋı bårıdэyöv töy ķıl ekэn, yår yår å å å töy ķıl ekэn. 770. töylэrımızdэ yår yår эytıp özımızdı elэ sэltımızdı ķılэmız. bızdı milliy kiyımlэrımız yoķ. böĢ ötırmeymэn, åltıtэ målım bår. öĢılэrgэ ķareymэn. bållэrımdэn råzımэn. keçэ yaķındэ oğlım töttэ nevэrэm rэssiyadэn keldı. yaĢэĢımız yahĢı hudågэ Ģükür.hudåyöv ķoĢkэnlэriŋ mınэn ķoĢå ķarıp, önıp ösıp, tılek maķsэtlэringэ yetkılэ. 775. (TT-Dumbulak/95) : rэmэzэn yarэmэzэn эytıp keldım eĢigingэ, hudåyım oğıl bersın beĢigingэ. devэldı kэvegıdэ pıstэ pöçэķ, 780. hudåyım oğıl bersın tıllэ çöçэķ. (MS-ÖzgörüĢ/65) : töydэ bızdэ yår yår эytılэdı. yår yår 137 yår эytseŋ berı kel, эytıĢeylik yår yår. 785. åķ mıltıķ ķårэ mıltıķ, åtıĢэylik yår yår. ölэn cån ölэn, ölэn эytkэn tılıŋdan. mengэ öptır yår yår , 790. iynэ üçı singэndэ yö. urgэn эkeŋ yår yår, endı kımı urэrkın . ğarip эkeŋiz yår yår. dep ķızdı çaķıryaptı, öĢэndey ķılıp bızdэ yår yår эytılэdı. bızdэ maķållэr cüdэ köp. maķållэr 795. dånıĢmэnlikkэ yåtэdı. ilgэrdэn åtэlэrımız bunı ķollэp kelıĢkэn. körpэngэ ķarэp эyaķ üzэt. åteŋı öldırgэngэ, eneŋı ber. üyını körıp, ķızını ål, эnэsını körıp, bözını ål. 800. degэn maķållэrımız bår. böptı emı kegэnlэringэ rэhmэt,ilэyim ķoĢkэnlэriŋ mınэn ķoĢa ķarıgılэ , umırlэriŋ uzэğ bösın, tılek maķsэtlэringэ yetkılэ. (NK-Ayu/93) : bır pэyıtlэr bır ölэn çıķķan: ölэn ölэn эytsэm ölэnçı deydı menı, 805. yöldэ yürsэm åç börılэr yeydı menı. åç börı ålэy ekэn э э э, Ģü vэhtımızdı ķızlэrı bэlэ ekэn. zebå hэydэ ķoyiŋdı båķay såmån yaķķa, ķoyiŋ töyıp kelэr kåvэnэkkэ. 810. men beĢtэ åtэmdı bılэmэn. eĢэt, eĢэttı bålэsı pirэt, pirэttэn tэrķagэnlэr dåtķaçı, эlэvåy, ķorğэnvåy emı Ģünı elэ bılэmız. bız türkmız. nåʼmımızdı yoķatkэn yoğmız, sovit pэyıtıdэyэm türkmız degэnmız. sılэrgэ göroğlıdэn tört ķåtэr эytıp berey: 138 åt çåpsэm gumbıreydı båydı dэlэsı, kelgэn bösэ ķoŋırэt eldı törэsı. 815. yår yår uzun uzun эrğэmçı hэlınçekkэ yår yår. yuķarı yağdэn kelэmэn åt öynэtıp yår yår, töyhånэgэ tüĢэmэn yår yoķatıp yår yår. (BA-Ayu/74) : bızdı sэltımızdэ yår yår эytэmız. 820. yår yår bårgэysэnэ bårgэysэn, kelmэgэysэn yår yår kelsэŋэm endı båyagıdэy bölmэgэysэn yår yår, yiğlэmэ ķız yiğlэmэ töy senıkı yår yår. 825. åstэnэsı tıllэdэn üy senıkı yår yår. Ģåķķa ķoçķar bэylэmэ sünnэt ekэn yår yår. kэlın berıp ķız ålıĢ döölэt ekэn yår yår, bårgэysэnэ bårgэysэn. kelmэgэysэn yår yår, 830. kelsэŋэm endı båyagıdэy bölmэgэysэn yår yår. çımıldığdı båĢıdэ çıçķan ķåçtı yår yår, çэrçэmэgın sэpэrdэ küyöv ķåçtı yår yår. kerılmэstэn bittэ üy åsэŋçı yår yår, hurcıniŋnı åsvålıp tılэnsэŋçı yår yår. 835. (BA-Ayu/74) : эllэ эllэ bålэm эllэ yö эhtı bårım эllэ, hэr nэrsэnı bu dunyådэ vэhtı bårэ эllэ. эllэ эllэ эytэyın 840. ķulэķ sågın эllэ, эllэ yö kåttэ bögın cånım bålэm эllэ. 139 эllэ эllэ öpэyın üstingэ tönım yöpэyın, üstingэ tönım yetmэsэ bэhmэl ålıp yåpэyın. эllэ bålэm эllэ yö эhtı bårım эllэ, 845. hэr nэrsэnı bu dunyådэ vэhti bårэ эllэ. эllэ bålэm эllэ yö uhlэp ķågın эllэ, uhlэp ķågın cånım bålэm ээ эllэ. ölgэndı arķasıdan ķoĢıp эytэmız. çålım ölgэndэ mэndey ķoĢıp эytkэnmэn. ķoĢэķ 850. ķarısэm hålım sörэgэn, ķaydэsэn menı beldårım. bårgэysэnэ bårgэysэn ķaytıp kэmэs böldiŋmı, ķaydэsэn menı beldårım. tåŋ åtmэgıçэ bulbulэr ķaydэn sэyrэsın, 855. yaniŋdэ yåriŋ bömэsэ begэnэ ķandey yiğlэsın. åy çıķķandэ kördiŋmı, båylэrdı közı töydımı, sэrэlıp görbözэgэ. såğınıp kesэm üydэ yoķ. ķårэli körpэ tэgdэ yoķ. 860. ålıp kesэm üydэ yoķ, ķaydэsэn menı beldårım. åy çıķķandэ kördiŋmı, båylэrdı közı töydımı, kün çıķķandэ turdiŋmı ķullэrdı közı töydımı. bız emı Ģündey ķılıp yiğleymız. 865. (UM-Ayu84) : emı bır yår yår эytıp berey. men åtэmdı üyıdэ mehmэnıdım yår yår tıllэ sandıķ üstıdэ öynэrıdım yår yår tıllэ sandıķ üstıdэn tåydэn tüĢtım yår yår Ģıldır Ģıldır ķamıĢkэ siŋlım tüĢtı yår yår 870. sınэmэgэn yıgıtkэ siŋlım kettı yår yår ķolımdэgı ķoĢ üzük mэyıĢэdı yår yår 140 menı åtэmdı üyıdэn ķuvdırıĢtı yår yår burövlэrdı üyıgэ bårıp tüĢtım yår yår ölэn 875. gülım Ģэydå gülım Ģэydå dünyågэ bır kelэsэn ekkı ķayda uzun uzun såylэrdэ kiĢnэĢэdı tåylэr båĢingэ müĢkıl iĢ tüĢsэ åteŋ bılэn eneŋdэn nımэ påydэ. Ninni biliyor musunuz ? 880. эllэ эllэ ķozım эllэ uhlэp ķågın эllэ tål içıdэ tэlэp ålgэn tåley kuçıgım эllэ gül içıdэ iskэp ålgэn güliy rэyhånım эllэ uhlэp ķålgın эllэ ķozım эllэ. 885. kåttэ bögın эllэ Ölenlere koĢak söyler misiniz ? ķoĢэķ büzılgэn toudı Ģåmэlı bölэdı ölım эmэlı 890. ķårэ toudı Ģåmэlı ķaķĢэtıp ölım эmэlı köpıdıgэm åzэydik bu ölgэndı dэstıdэn dэrıyådэnэm sэyåz 895. bu ölgэndı dэstıdэn åltındı cezgэ bürэrmэn åtıŋı эytıp yürэrmэn kümüĢtı cezgэ bürэrmэn küyıtını tårtıp yürэrmэn 900. bu dünyå ğamhånэdür ğamını yegэn devånэdür ķırķ kün ķılgэn imårэtiŋ 141 ķırğınçı kün vэyrånэdür ölımdı elçısı keldı 905. ķåçiŋlэr båğu böstэngэ ķåçkэniŋ mınэn ķutılmeysэn tåmэĢэ ķıl görıstэngэ görıstэngэ bårıp keldım ķårэnğıdır yoğdır çıraķ 910. içı tölэ yåtıptı sen sen dünyåsэn dünyå kımgэ våfå ķıldiŋ sen mэn mэn degэn bэndэŋnı yer bağrıgэ åldiŋ sen. 915. (BT-Ayu/79) :yår yår hэy hэy ölэn cån ölen hэlınçэkkэ yår yår çэkэn köynэk yarэĢэr kelınçэkkэ yår yår çэkэn köynэk yengıgэ tüt ķåķaylik yår yår kelın åyım yölıgэ ot yåķaylik yår yår 920. yår yår å ot yåķaylik yår yår men åtэmdı üyıdэ mehmэnıdım yår yår tıllэ sandıķ üstıdэ öynэrdım yår yår tıllэ sandıķ üstıdэn tåydэn tüĢtım yår yår ķolımgэ ķayçı ålıp bэhmэl piçtım yår yår 925. bэhmэl piçkэn ķolımdı bэndı båĢķa yår yår ketэ türgэn siŋlımdı yöv köŋlı båĢķa yår yår yår yår köŋlı båĢķa yår yår эllэ 930. эllэ bålэm эllэ cånım bålэm эllэ kåttэ bögın эllэ sen ķaçan kåttэ bölэsэn cånım bålэm эllэ ķaçan cånımgэ mэlhэm bölэsэn эllэ 142 эllэ эytэyın yööv uhlэp ķågın эllэ cånım bålэm эllэ, эllэ yöv эllэ 935. törэlэr yigıt bålэsı эllэ cånım bålэm эllэ, эllэ yööv эllэ uhlэp ķågın эllэ yööv эllэ. ķoĢэķ enэcånım bår ıdı, эtэŋ enэm körgэnım 940. dövırlэr sürıp yürgэnmэn ooov enэm cån enэm yakkэ bır yakkэ båskэnım esımdэ menı cån enэm yakkэ bır yakkэ öskэnım эtэŋ menı cån enэm yakkэ bır yakkэ båskэnım yakkэndэzdэ öskэnım эtэŋ enэm körgэnım ådå böldım ölımdэn 945. ådå böldım ölımdэn ķanday ķılэy bu kündэ (BM-Gayrat/73) : ķız mınэn yıgıttı эytıĢı: ey åğэcån gül ķadrıgэ yetэlmэy güldı uvэl ķılıpsэn ehe hey kelэrmı yår gül kötэrıp menı ızlэmэsэŋ köyniŋ ķålmeydımı yår yüzıdэn iskэmэsэŋ åğэcån 950. ehe hey körgэndэ körsın hur pэri kım kötэrэr erkэligiŋ Ģohligiŋ bılэlmeymэn sendэ köŋıl bår yoğlıgın bårıp эytkın tåğdэ öskэn dölэnэgэ cån çığmэsэŋ yetэlmэysэn cэnånэgэ 955. u hålıdэ ohĢэp türэr begэnэgэ yånıp yånıp yürэgıdэn cåy ålmэsэm hэy hэy båğ эrэlэp nıĢån güllэr terıpsэn gül ķadrıgэ yetэlmэy güldı uvэl ķılıpsэn vэfå ķılэy egrı niyэt ķımэsэŋ åğэcån. 960. endı bır yåĢligıdэ ķız mınэn yıgıt bır bırını sevıĢıptı, eney ķarıgэndэ ekkövı bır bırını körıp ķålıĢэdı. eney çål эytэdı: yanэ senı körıp ķåldım 143 yanэ köŋlım boldı hırэ yanэ seni körip kåldim 965. bır vэķıtlэr edı yüldüzım endı kımgэ yüldüzsэn cånım öylэr edım öĢэndэ senı эsrэr edım begэnэlэrdэn kım öylэptı öĢэndэ menı 970. эyrılэr dep sendey yüldüzdэn эcэbå sengэ yåzgэn hэtlэrım sendey ķıznı sevgэnım ķåldı eslэsэm kötэrıp fэryåt эlэm ķılıp yångэnım ķåldı 975. ķaysı tåğlэrgэ ķår böldiŋ men yaĢэymэn kım bılэn ķaysı tåğlэrgэ ķår böldiŋ sevgım yaĢэr sen bılэn (AA-AktaĢ/84) : ölэn 980. åltındэn kэmэr belıdэ håkım bögэn elıgэ çımıldэn kэmэr belıdэ küyımli bögэn elıgэ (HT-AktaĢ/76) : yår yår 985. hэy hэy ölэn cån ölэn tэhtiŋ bolsın yår yår yår yårэ tэhtiŋ bolsın yår yår pэyğэmbэrdı ķızını эli ålgэn yår yår yår yår эytıp ķız berıĢ Ģündэn ķågэn yår yår endı bız bållэrdı yår yår эytıp kåttэ ķıldik: 990. эllэ tålmıdım terэkmıdım эllэ yöv эllэ 144 hэr cåydэ kökэrgэn эllэ эllэ pэyğэmbэr ķızımıdım åv эllэ yöv эllэ åhım hudågэ bårgэnå эllэ 995. эllэ эytэyın cånım bålэm cånım bålэm åråm ålgınэ эllэ эllэ эytэyın cånım bålэm uhlэp ķålgınэ эllэ men senı kåttэ ķılэyın åv cånım bålэmэ эllэ hudåyım umrıŋı bersэ oķıtıp mullэ ķılэyın åv эllэ bızdı türklэrdэ bırouv ölsэ ķoĢэķ эytэmız. ķoĢэķ enэgэ, bålэgэ, kım ölsэ öĢıngэ эytэmız: 1000. ķoĢэķ åķ buluttı årэsı åy tölıp åydı bålэsı kök buluttı årэsı körkэmli båydı bålэsı 1005. mэsэlэn bır momın ölsэ, håtını Ģündey deydı: ölım эcэl эkэndэ våfåsız bållэr ķåldı åtэsız nımэ ķılэy hэtåsız Ģündey ķåldik bız endı. 1010. (Oġ-Aksu/73) : ölen yömğır yöğıp kelэdı Ģırэ boylэp båydı ķızı ķarэydı çığdı boylэp ķoy såğ dısэ såğmэgэn båydı ķızı 1015. ķandey sıgır såğadı båĢtı bэylэp yåmğır yåğıp kelэdı muz эrэlэĢ эldımdэn bır top çıķtı cuvån ķız эrэlэĢ åyılıgэ kırıp bårsэm tålķan çåyıp berэdı tuz эrэlэĢ tålķandı tэtıp körsэm tэhır ekэn 1020. åyılıgэ kırıp ķız cuvån mınэn öynэsэm 145 el yürptı bэhıl ekэn (SA-Gayrat/69) : men emı nevэrэgэ эytılgэn bır эllэ эytıp bereyın. эllэ эllэ yüldüzüm эllэ 1025. årэm ål ķunduzım эllэ yå åyımsэn yå künımsэn ğэzэl muhэbbэtımsэn cånımgэ pэyvэntımsэn эllэ yüldüzüm эllэ 1030. эllэ эytıp ötırsэm yumılmэydı heç köziŋ uzэķ tünlэr ånэŋgэ yöldэĢ bögэn yåruķ yüldüzüm эllэ bålэm эllэ yöv 1035. årэm ål ķunduzım эllэ hurmэ örik dånэsısэn эllэ эytsın ånэsı yöv cånım bålэm эllэ (SSA-Gayrat/63) : ķoĢэķ 1040. båğu bostånlэrdэ mэrt åtэm ötkэndэn söŋ çıråğlэrэm öçtımı bэğrım ķåndek teĢıldı åh bu ölım dэstıdэn dådleymэn åh bu rэvĢэn degэn fэrzэntım öttımı åbå bu yåĢlэr dэstıdэn küydigü 1045. küyıp küyıp tэnım ķåldıkü åh bu yåĢlэrdı dэstıdэn эbdınэzэr degэn ükэm öttımı mehrıbånım båğu bostэnım iĢэngэn tåğımdı bız эbdınэzэr bögэndэ bu hållэrgэ tüĢmэs ıdık rэvĢэn oğlım ölmэgэndэ bu эzåplэrdı çekmэs ıdık 146 1050. küyıp küyıp tэnım ķåldıkü mэylı ållånı büyrığı ållågэ Ģükür hэ mэylı ölgэnlэrdı dünyåligı åbåt bölsın hudåyım ķågэnlэrdı umrı uzåķ bölsın bır bırımızgэ mehrıbån böleylik ķålgэn umrımız yahĢı ötsın. 1055. (OY-Dumbulak/73) : åĢıķlэr Ģeʼrı ey yürэgım hэyrånmэn sengэ Ģü yıgıtnı körsэtiŋ mengэ sevmэy endı ilэcım ķançэ yıgıt ķızgэ ķarэp sıznı sevэmэn deydı 1060. ķız esэ yergэ ķarэp ıhtıyårsız hэ deydı endı Ģırın lэblэrgэ lэb yår båĢķasın yår sevıp ķålıpsэn yanэ ķançэ såddэ dıllэrnı yürэgıgэ åtэĢ sålıpsэn sen Ģünı yahĢı bılgınki 1065. u sendэgı muhэbbэt emэs åddiygınэ yürэgdэ yåtkэn åddiy bır ķız åddiy bır hэvэs Ģünı bılki Ģüniŋ üçın sevgı nåʼmını tılgэ ålmэ ekkınçı kэrrэ 1070. yöllэr ålıs yöllэr hılmэ hıl ketmåķdэmэn senı sorэğlэp hэyåt yölı Ģündэy mürrэkэp bårmåğdэmэn iĢķım ardåķlэp gözэl közlэringэ Ģırın sözlэringэ 1075. lэtåfэt boylэringэ ğunçэ lэblэringэ boldım mэftun közlэringэ dünyådэ bırgınэ senı deymэn sensız yoğdır hэyåtımnı mэnåsı sensız hэzåndırmэn yernı ķaråsıdırmэn 1080. hånım araznı ķoy nåz etmэ 147 menı intızår etmэ cånım sensız bu dünyå mengэ ķårånğu. (ĠO-Dumbulak/93) : mэķål эytıp bersэm bızdı türklэr…. ķoĢэķ эĢıllэ эytıp berey mı? yılķı minsэm yarэĢэdı 1085. åķ ķålpэğım båĢımgэ yarэĢэdı åķ ķålpэğım ķaydэn åldım bu båĢım nımэ ķılsın bır båĢımdı toķķız ķız tэlэĢэdı BaĢka koĢuk biliyor musunuz ? aaa bılэmэn. 1090. çılvırdey ķårэ çåçingэ çırmэlэyın nåzik cån çındэp hudå büyırsэ sızdı ålэyın nåzik cån эrķendэgı ķårэ çåçingэ 1095. orэlэyın nazik cån çındэp hudå büyırsэ sızdı åleyın nazik cån ķoĢıķ эytıp bereyın mı? yår yår эytsэŋ berı kel 1100. эytıĢeylik yår yår arğэmçını sen çålıp tårtıĢeylik yår yår‖ dep kegın ķoĢıķ эytэrdik. yår yår эytэrdik. tэhtэ tэhtэ köpürgı tэhtiŋ bolsın pэyğэmbэrnı ķızıdey o bэhtiŋ bolsın 1105. yår yår a bэhtiŋ bolsın pэyğэmbэrnı ķızını yå kım körıptı yår yår a kım körıptı åtэ ånэ diydårıgэ kım toyıptı yår yår a kım toyıptı 1110. dэlэdэ tåyçåķ kiĢnэydı yå åt boldım dep yår yår a åt boldım dep 148 üydэ kelın yığlэydı yå yåt boldım dep yår yår a yåt boldım dep hэy hэy ölэn cån ölэnå ölэnçı ķız 1115. yår yår a ölэnçı ķız åstånэsı tıllådэn ey yålğэnçı ķız yår yår a yålğэnçı ķız dэlэdэ tåyçåķ kıĢnэydı yå åt boldım dep yår yår a åt boldım dep 1120. üydэ kelın yığlэydı yå yåt boldım dep yår yår a yåt boldım dep Ģıldır Ģıldır ķamıĢkэ yå ısırğэm tüĢtı yår yår a ısırğэm tüĢtı sınэlmэgэn yigıtkэ yå siŋlım tüĢtı 1125. yår yår a siŋlım tüĢtı yår yår (MG-Türkabad2/88) : a yår yår mı, yår yårdı эytıp bereyın mı? ölэnnı эvvэl båĢı ya bısmıllэ yår yår bısmıllэ ey yår yår Ģэytånnı belı sınsın эståpıllэ 1130. yår yår эståpıllэ yår yår toudэ ķulın kıĢneydı yå åt boldım dıp yår yår åt boldım dıp yår yår üydэ kelın yığleydı ye yåt boldım dıp yår yår yåt boldım dıp yår yår 1135. yığlэmэ ķız yığlэmэ ķız toy senıkı yår yår toy senıkı yår yår åstånэsı tıllådэn ou üy senıkı yår yår a üy senıkı yår yår ķaynэtэmızgэ эtэgэn Ģeriŋız bår kü? 1140. sen armiya sэpıdэ neçı yıl hızmэt ķılıpsэn. körsэtkэn cэsårэtiŋgэ 149 köksiŋgэ orden tэķıpsэn oŋgэ solgэ ķarэmey 1145. yougэ hucım ķılıpsэn yougэ bermэgın åmэn kэttэ tosıķ bolıpsэn (OT-Çekåbэt/73) : siz eskiden Ģarkı koĢuk duydunuz değil mi ata? bızı åtэmız ķoyçı bogэn, ölэn эytkэn, bızdı åtэmızdı (pomoĢnigi-yardımcı) bår ıdı, yårdэmçısı. u kıĢı ķurmancan datķa hэķıdэ dåstэn эytэrdı. 1150. bız Ģülэrdı eĢıtıp kэttэ bogэnmız. Ģüniŋ üçın bızı estэ ķågэn. menı åtэm эytkэn ölэnlэrdı bээrını magnitafongэ yåzıp ågэnmэn. bu Ģarkılar türkçe yazıldı değil mi? türk tılı. bu türktэn båĢķadэ ölэn yoķ. Ģarkı söyleyebilir misiniz? ålэmdэ tåğ ådэm zåtniŋ huĢroyligı yaĢэr arçэ miη yıl, sэbэb huĢboyligı 1155. undэn yüz bår uzåķ, mэngü yaĢэy ålgэy el yürt degэn yahĢılэrniŋ huĢ oyligı bu bır kuplet bır kuplet bolэdı dэ bu, termэ deydı bunu. yanэ bittэsı : ötmıĢdэn ruh ålmåķniη kelsэ pэytı duå oķıp sэlåvэtlэr ķıliŋ, эytiŋ 1160. uluğ tåķķå uzåķ båķıb oĢэndэn soη oĢkэ båriη, åķ üynı körıp ķэytiŋ båbåm deydı : ―büyük ölkэ ķåldı nåmsız..‖ åtэm deydı : ―pэhlэvån u ammå cånsız..‖ men deymэn : ―yoķ båğ ekэn üçmэs åtı, 1165. endı öĢэ büyük türkistån, türkistånsız‖ endı iηrэr dutårı tår, såtэdurmız, båĢı egik, ķåmэtlэrnı bükэdurmız türkistånnı båy berdik bırlik bolmэy köp yıl ķullik эzåbını tåtэdurmız 1170. orıslэr yeŋgэndэ åtэlэrımız эytkэn ölэnlэr bulэr. ådэm bår tåbı felı yåtkэ ohĢэr yaĢэĢ kımgэ tэhır kımgэ tåtgэ ohĢэr ådåb bılэn aķıl aslı hэsэn husэn 150 ådåbsızlэr yügэnı yoķ åtkэ ohĢэr 1175. bılıb åliη gözэlikniŋ nåyåb sırrın u bolэdı gåhå åçıķ gåhå yaĢırın pardoz andåz ålmэsın hiç aķıl huĢnı boyalgэn tuhum ķaçån bolgэn Ģırın эnэ Ģü åtэmdı эytkэn ölэnlэrı. bi yerdэ üç yüz (strok) ölэn bår, mэĢı yerdэ. keyıngı kıtåptэ yanэ bår. tört 1180. yüz yigırmэ strok ekэn mэnэ. bolэr э? (TY-BlogoveĢ’enko/61): hэy hэy ölэn cån ölэnå ölэnçı ķız yår yår эy ölэnçı ķız vэdэsıdэ türmэgэn å 1185. yålğånçı ķız yår yår эy yålğånçı ķız hэy hэy ölэn cån ölэn å ölэn bosın yår yår эy ölэn bosın 1190. pэyğэmbэrdı ķızıdey oo bэhtiŋ bosın yår yår эy bэhtiη bosın toudэ ķulın kıĢneydı yå åt boldım dep yår yår эy åt boldım dep 1195. üydэ kelın yığlэydı yå yåt boldım dep yår yår эy yåt boldım dep yığlэmэ ķız yığlэmэ yå üy senıkı 1200. yår yår эy üy senıkı åstånэsı kümıĢtэn åå cåy senıkı yår yår эy cåy senıkı BaĢka var mı? endı bår ıdı ya, esımdэn çıķıp ķålyaptı dэ. 151 1205. båhår kelsэ gül bolэdı bu tåğlэr bülbüllэrdэn egılэdı bu tållэr båhår boyı эdırlэrnı kezgэndэ cэnэttэ hэm tåpılmэydı bu çåğlэr, bu çåğlэr cэnэttэ hэm tåpılmэydı bu çåğlэr, bu çåğlэr 1210. Bu söylediğiniz nedir? bu Ģeʼr. Bir koĢok daha söyler misiniz? çırısın tülpэrdı tüyağı ķurısın ķızdı yam yırэğı эylэnэyın oo ulэĢım yetıb эm körmэdım közıŋdı 1215. kelıb эm uhmэdım söziŋdı эylэnэyın oo ulэĢım эrķa çåçımdı örэrmэn эrķamdэn yoķlэp ooo bårэrdiŋ эylэnэyın ooo ulэĢım 1220. ķıymэlik böldı ooo yürэgım muŋlэĢımdэn oo эyrılıp öylэrgэ töldı ooo köŋılım эylэnsэm эpэm ooo dэvlэtım dэvlэtım emэs sэvlэtım 1225. эylэnsэm эpэm ooo muŋlэĢım muŋlэĢkэngэ ooo bır yahĢım. IX GĠYĠM KUġAM, HALI KĠLĠM HAKKINDA 152 (BK-Gayrat/78) : bızdэ sэllэ hiç örэmeydı, Ķırğızlэr öreydı sэllэ ķılıp. Salla ne demek ? sэllэ mэnэ lэttэnı båĢıgэ öreydı, bız undey ķımeymız. Bız römэl öreymız, эnэ menı portretım türıptı эĢındey römэl. Kolunuza ve kulağınıza taktığınıza ne dersiniz? bэrgэk. bız sırğэ deymız. mэndey peĢэnэsıgэ tэķadı 1230. Ģåldür Ģüldür ķılıp, kelınçэglэr. ķolgэ mэndey bılek üzük, üzügdı tэķıĢэr ıdı. men yåĢ sendeylıgımdэ tэķķanmэn. håzır ķålyaptı. üzük. bilek üzük. zэrgэrlэr tüĢırэdı. çekıp tüĢırэdı dэ. Ayağa giydiğiniz giyimlere ne dersiniz? mэhsı, kэlэç. ötik kiyadı. tэpıçkэ kiyadı. tåvэnı bэlэnt kiyadı. bız endı ķarıp ķåldik mэhĢı kэlэç kiyamız. (EM- Эrэvэn Türk mэhэllэ/69) : Sizde keçe ya da halı var mı? ķırğızdэ yam türklэrdэ yam kiygız bår, 1235. gilэmэm bår. gilэm ķoldэ toķırdı måmэlэrımız, menı эpэmэm toķıgэn ķoldэ. Nasıl dokunuyordu? yündэnэm ķılınэrdı u. Pэhtэdэn yigırıp türıp, hэr hıl rэŋdэ böyэp türıp, uzuun tårtıp ålıp türıp, ellik santimetrçэ bölэrdı mı? (ĠO- Dumbulak/93) : Kadınlar halı dokurlar mıydı? eee gılэmdı mэnэndey ķılıp, cündı çıķarıp, mэnэndey ķılıp iyik dıgэnı bår. Ġyigdı mэndey ķılıp yigırıp yigırıp, mendэ eskılэrı bår ıdı. Halı 1240. dokuyanlar var mı? bår ıdı. Halı dokumada motif kullanırlar mıydı? gılэmgэ эĢı belgını mэndey neçınçı yilı mэnday ķıgэn, åtını yåzıp türıp toķırdı. Gülden baĢka hayvan ya da insan resimleri motifte kullanılır mıydı? (KHR- Türkåbэd/72) : Ne tür baĢlıklar kullandınız? ķålpåķ, tevetey, tegerek tevetey. ķoydı yünıdэn bölэdı özı, hэmmэsı ķoydıkı, boyåķķa sålınэdı, rэŋgı tütılэdı, o ķızıl, kök, rэŋgı çırэyli bösэ, Ģünçэ çırэyli 1245. bölэdı dэ. Adını söyleyebilir misiniz? bu termэ Ģålçэ deydı, termэ gılэm. Terme kelimesi ne demek? termэnı mэnåsı sekın bu güllэrdı çıķarэdı mэndey terıp çıķarэdı mэndey, mэndey ķılıp toķıydı dэ bunı, termэ terэdı bunı. эvvэl bittэ güldı çıķarэdı, güldı çıķarıp ketourэsэn toķıp… Hepsinde mana aynı mı? köpını bır mэnåsı. Resimlerin anlamını biliyor musunuz? ånэm bılэrdı, sürэttı mэnåsını öĢı bır nımэdэn ålgэn dэ endı bır. 1250. (GE-TöĢ/52) : bunı çåçpåpik dep эtэlэdı ilgэrı enэlэrımız çåçpåpigdı, mэndey mэyrэmlэrdэ taķınıĢkэn. monou kümüĢ çåçpåpik bölэdı, bunı kelınlэr taķıngэn, monou åtэlэrımız tevetey dep ķoyэdı åtэlэrımız kiygэn. bu çåçpåpik dep ķoyadı. monou teveteydı mэndey suvur tevetey degэnlэrı bögэn, yåĢ ķızlэr, yåĢ kelınlэr kiygэn, åzır erkek, mujskoy dэ emı erkeglэr kiyadıgэn tevetey. ilgэrı enэlэrımız mэndey Ģålçэ toķıĢkэn, termэ Ģålçэlэrdı toķıĢkэn, yigırıĢkэn, Ģålçэ yasэĢkэndэ ilgэrı. Boncuk hakkında baĢka neler 153 1255. söyleniyor? monçağdı, monousını Ģurı dep ķoyamız ilgэrı… Marcan ne demek biliyor musunuz? monou mэrcån, monou Ģurısı, monou kümüĢtэn bögэn monou ilgэrı sэrıķ tåĢtэn yasэlgэn. Marcan ile monçokton ve Ģurudan ne farkı var? monou mэrcån tåzэ tåĢtэn yasэlgэn, eney kegın åppåķ tåĢtэn yasэlэdı. bunı özıgэ yarэĢэ özını rэŋgı båĢķa ķızıl, bunı Ģurı dep ķoyadı. monoulэrdı monçaķ deydı. Monou plэstik. Adlarını biliyor musunuz? åtını bılэmэn. monounı ķılıç dep ķoyadı, monou iymegı, monou öĢı 1260. эcırэtıp berэdı adırgэ dep ķoyadı, monou iyik dep ķoyadı. iyikdi monou iplэr mınэn yigırэdı. Ġp yigırıp keyın Ģålçэ ķılэdı. monou Ģü åtэlэrımız yayloudэ yürэrdı arķar dep ķoyadı, arķar åtıĢıp, Ģü müyüzını estэlik ålıp yürüppız, monoulэr öĢı enэlэrımızdэn ķågэn monçağlar, håcı monçağlar. (OY-Sadda/80) : missek dep ķoyardı, missek degэn tön bölэdı. Neden yapılırdı? missek unı kåttэ enэlэr kiyar ıdı, båy kэmpırlэr, ötэ ķarı kэmpırlэr, mısålı båydı håtını bölэdı yå båydı håtınlэrı missek kıyıp 1265. töygэ özıçэ mэndey kerılıp bårэdı. yahĢı kıyıngэn båydı håtınlэrını båyçэ dep ķoyadı. missek u monou villürgэ oķĢэgэndı ķattığı bölэdı. Hanımlar baĢalrını neyle örterlerdi? эpэlэr båĢıgэ döppı kiyardı. emı unı hэr hılı bölэrdı, üydэ ötırıp döppı tikkэn håtınlэrэm bölэrdı emı u… çåçpåk taķar ıdı, bıroķ ķız bålэ taķmeydı, kelın bögэndэn keyın taķadı. hı, yelegı ķızıl. Ġçindekiler hangi renkti? içıgэ unçэ nımэ ķoymeydı, yelkэ tåmåndэn elэ эstэr ķoyıp tikэdı unı, etegıgэ эstэr kiymeydı. yåpınçıķ dэ kiymeydı unı 1270. yåpınıp elэ yürэ türgэn эstэr, kelınlr köçэgэ çıķķandэ öĢı yelegdı yåpınmэgıçэ köçэgэ çıķmэs ıdı ilgэrı. kelındı tüĢürıp, eney kegın kelın kirgэndэn kegın kördik ķılэdı, ķaynэtэ ķaynэnэsı kördik ķılэdı. tåpkэnını ålıp kelэdı, köynek åp kelэdı yå bömэsэ, gılэm åp kelэdı yå bömэsэ, ķaynэ yahĢı materyaldэn köynek åp kelэdı. håzır yüz åĢtı, ilgэrı bızdıkı ötkэ çaķırdı bölэrdı. ötkэ çaķırdını kelındı yelegını yåpındırıp, yår yårdı эytıp, eĢikkэ åp çıķıp, öçağdagı ķåzэngэ yåğdı ķuyıp, ķåzэndэgı yåğdэn kelın öçağda ķuyıp bır 1275. ķåĢığdэn, undэn kegın tuuğan ķarındåĢ uruğlэr ķuyıp, öngın, öskın, kökэrgın, köpeygin, bålэli bögın, dэvlэtlik bögın dep, yåğdı öçaķķa ķuyıĢэrdı hэmmэ türgэnlэr, ķarındåĢ uruķ. эligılэr ötırıp, çэy pэyını içıp ketourэdı, kelın ķåzэn tåvåķķa urunourэdı, türktэ Ģündey. özbegdэ beĢ åltı kün iĢlэtmey dэm åldırıp ķoyadı, bızdэ iĢleydı. Evde kilimden baĢka ne yapardınız ? ķol gılэm degэn bölэdı, öĢındэn ķılıp berэdı ķızgэ, burun hålı gılэm yoğ ıdı, ķol gılэm. bu Ģålçэ bu ķoldэ toķıgэn ilgэrkılэr Ģünı ķoldэ toķıgэn, menı 1280. эpэmэm toķır ıdı çırэylik ķılıp. Kol kilim ile salçanın ne farkı var? ķol gılэm güllik bölэdı. ķol gılэmdı mehmэnhånэgэ sålgэn. monou gılэmdı эligı köçkэndэ nımэnı öreydıyu tüyagэ årtıp, köçkэndэ monou Ģålçэ kerek. 154 (RT- TöĢ /60) : bızdэ mэndey dэ ķızım, monou Ģålçэnı åtэ båbэlэrımız özlэrı эteylэp, çırэyli ķılıp gül sålıp toķıydı. hэligı uruğdэn uruķķa ölgэn ådэmlэrdı öreydı. zambargэ sålgэndэ örэp bårıp kelэdı. yåhĢı bu, büt 1285. bålэ – çэķasıgэ çeyın ķålourэdı öĢını sэhlĢ kerek, mэsэlэn kåttэ åtэmız ölgэn bösэ öĢını örэgэn Ģålçэnı keyiŋgı bålэ nımэ ķılıĢ kerek, yahĢı sэhlэp bır nımэgэ yegızmэstэn tåzэlэp tütsэ, bålэdэn çэķagэ, çэķadэn çэķagэ ketourэdı. Çaka ne demek? bålэnı bålэsı. bållэrdı bålэsı, bållэrdı bålэsı. nevэrэ – çevэrэ öĢılэrgэ ketourэdı. ÖlmüĢ insana buna sarıldıktan sonra mı yapılır? ålınэdı, sэbэbı, nımэdэ u åppåķ, özını kэpэnıdэ ketэdı, bunı prosta mэndey örэp bårэdı, örэgnэdэn kegın üstıdэn bır körpэ öreydı eney keyın åp 1290. kelэdı ķaytэrıp, åp kelıp bır kün keçэsı mınэn yüldüz körsın dep, eĢikkэ tэĢtэp ķoyadı, bээrı åp kegэn nэrsэlэrdı. Yüldüz körıp ertэsı hesэplэp bır sutkadan keyın eney ålэdı. (TY-- BlogoveĢ’enko/61) : bızэm mэnэ kэmpır bop ķåldik, bızdэn burıngılэr çåçını örıp, bız håzır mэndey ķılıp türmэlэp ålэmız, ulэr örıp tэĢlэp Ģökılэ ķadэp ålıĢэr ıdı çåçını üçıgэ. tэngэlэr, monçağlэr yasэp, burıngılэrdıkı bölэkçэ kümüĢtэn bögэn, undэn keyıngılэrdıkı bız körgэn kэmpırlэrdэ öĢı tэngэ, 1295. monçaķ ķılıp Ģökılэ ķılıp ilıp ålıĢэrdı. båĢ kiyımdэ mэndey Ģökılэ bölэdı, mэndey båĢ kiyımgэ tэķķandımı, u yam Ģökılэ bu yam Ģökılэ, åsılıp türэdı. monou üstı , åķ nımэsı bår u, eleçek deydı unı. ķırğızlэrdэ yam eleçek deydı. эpэlэr kiyadı. Genç yaĢlı ayrımı var mı herkes mi giyer : endı bızdэ burıngılэrdэ bögэn bölsэ kerek, men Ģü tuğılıp össıp, Ģünçэ yåĢkэ çıķķanımdan berı buroudan eĢıtmэdım özgэçэsını, eĢıtmэdım. X MUTFAK KÜLTÜRÜ, KAP KACAK ADLARI 1300. (AB-Bostan/82) : bэllı, küçэtэylэķ bår. ķåzэngэ göĢtı pıĢırıp, göĢtı ålıp türıp, Ģörvэsıgэ hэmırdı sålэdı. Ģörvэdэ pıĢэdı, küçэtэylэķ türktı tılı. ķırğızlэr beĢbэrmэķ deydı. türk öĢэ küçэtэylэķ yegэn. (BK –Türkåbэt/75 ) : Sabun yapar mıydınız? küldэn ķılэrdik, tåmırdı tüyıp türıp, ķåzэngэ sålıp ķaynэtıp, эligı pıĢkэn bölэrdı yüvэr ıdık, эynэ bölэrdı, küldэn ķåzэngэ sålıp tügıp ålıp ķåzэngэ sålıp ķoyэr ıdık, öĢı mınэn kır yüvэrdik öĢı mınэn kır çıķardı. Ne tür et yemekleriniz var? beĢbarmaķ, çücvэrэ, måntı, 1305. külçэtåy, lэğmэn, hэmmэsı göĢtэn, åĢ. a yupķa Ģörvэ, yupķa hэmırdı yåyvålıp çırэyli ķılıp ķuruķ kåzэngэ sålıp pıĢırэmız, ķuruķ pıĢırıp türıp, Ģörvэnı ķılıp, göĢ sålıp, yupķanı sålıp içэrdik. burun åķ cügэrı ekэrdik, åķ cügэrını ålıp türıp, ķåvığını ålıp tэĢlэp süt mınэn pıĢırıp içэrdik, sümэlek ķılэrdik. Sümeleği nasıl 155 yapardınız? buğdeydı ålıp ivıtэmız, ivıgэndэn keyın sekın stolgэ tökэmız, stolgэ tökэndэn keyın üç kün, tört kün su ķuyıp türэmız önэdı, öngэndэn kegın эligını myasorobkada çıķarıp tårtэmız, süzэmız, süzıp 1310. türıp elek mınэn süzıp türıp, эligını üç mэrtэ süzıp türıp, bır bэlэgэ ķuyıp türıp, su mınэn pıĢırorэmız. Sizde güğüm var mı ? bızdэ yoķ. bızdэ mis bår. ilgэrı sudı ķolımızdэ kötörmэsdik. hэlıgı bittэ yåğэçtэn pэķır ķılэrdik. ilmэķ ķılıp ålэrdik. yåğэçtэn biyağıgэ bittэ ilmэķ biyağıgэ bittэ ilmэķ ķılıp kötэrэrdik. bittэ pэķırdı åsıp kötэrэrdik. ekkıtэ pэķır bittэ ķoldэ ketэrdı. tåĢ kåsэ bölэrdı. såpэldэn kåttэ çırэyli közэlэr bölэrdı. эĢı közэlэrdэ tэĢırdik. 1315. (BK-Türkabat/75) : buğdeydı tårtэrdik, yargılçek ķılıp yarmэ ķılıp içэrdik, mэndey buğdeydı tüyıp koça ķılıp içэrdik. yargılçek tårtıp, ķol yargılçegı bår öĢını tårtıp, undı mэydэlэĢ üçın yarmэ ķılıp içэrdik. Ne tür içecekler var? u mэhэllэrdэ ķımız kэm ıdı, эyrэn köprэķ bölэrdı, süt ķatıķ içэrdik. çэlэp ķılıp içэrdik, эtэlэ köp ķılıp, ķatıķ ķoĢıp içvålэrdik bålэm, zåğэrэ nån ķılэrdik. Buğdaydan ne tür yemekler yaparsınız? buğdeydэn mı? buğdeydэn bırınçı nån yaseymız, lэğmэn yaseymız, ķatlэmэ yaseymız, boğırsåķ yaseymız, 1320. çözmэ yaseymız, undэn hэr ķandey oķat yasэsэ bölэdı bålэm. bözэ ķılэrdik, bözэ ķılэrdik tэrığdэn, tэrıķ bözэgэ ketэr ıdı u, bözэ içэrdik bålэm. burun buğdeydı nımэ, tehnikэlэr yoğıdı dэ, ķoldэ tohmэhlэrdik, yançıp keyın yerdik. undэn kegın åttэ yançэdıgэn böldik, undэn keyın åttı arķasıda kåttэ tåĢ bölэr ıdı, tåĢtı åtkэ ķoĢvålıp, эylэntırıp yançır ıdık. åtkэ эrэvэ yasэĢıp, åt эrэvэ köryapsэn öĢıngэ oķĢэtıp arķasıgэ ķoyıp tåĢtэ yançırdik. Sütten ne tür yemekler yapardınız? süttэn ķatıķ sålэrdik, sэrı yåğdı ķılэrdik, süttэn endı 1325. mэstэvэ ķılıp içэrdik, эtэlэ ķılıp içэrdik, süttэn Ģırın gürıç ķılıp yerdik. sэrı yåğdı mэskэ ķılıp ķarıngэ tikэrdik süzıp türıp ķaymэğdı, эĢnэ ķılıp yerdik bålэm. Peynir va mı? ilgэrı sır yoğ ıdı. sır yaķındэ böldı bålэm. tvorog yoğ ıdı. tvorog bılmэdik. Akciğeri yiyor musunuz? öpkэsıgэ süttı ķuyıp çırэyli ķılıp, içэmız, yeymız. Ġçıgэ süt ķuyılэdı, pıĢırılıp, bır çelek süt bittэ öpkэgэ båtэdı, on litr süt. süttı ķuyıp, eney åğzını bэylэp pıĢırэdı, eney keyın kesıp yeydı. Bu eskiden kalma mı? Nasıl hazırlanıyor söyleyebilir 1330. misiniz? öĢılэrdэn ķågэn bu. öpkэnı yüvэmız, çэyķeymız, süttı ısıtıp åp kelıp, tüzdı sålıp, çırэyli ķılıp türıp kegın öpkэgэ sekın çэynegdэ ķuyourэmız. öpkэnı sılэp sılэp türэmız, ösı bээrını yütkıçэ sıleymız, åppåķ cıgэr bögэndэ sekın ålıp bårıp, ķåzэngэ sålıp pıĢırэmız, öĢı özı ķatıp türıp ķuyruķ sıŋэrı tüĢıp ķålэdı. åppåķ ķuyruķ böp ķålэdı. Tereyağını nerede saklarsınız? mэskэ, måldı såğıp türıp, ķaymэķ ķılıp türıp, ķaymэğdı çåyıp türıp, tüzdı rэssэ sålıp mıcıp türıp eney keyın, ķoydı ķarnını yuvıp çэyķap türıp, ķoydı 1335. ķarnıgэ tıķamız, rэssэ båsıp, åğzını örэp türıp, örэp tıķıp bır yergэ bekıtıp ķoyamız dэ. ķıĢtэ yeymız mэskэnı. 156 (BA-Ayu/74) : yanэ bız burun hэltэmэ ķılэrdik, botķa ķılэrdik, tэrıķ botķa ķılэrdik, åĢ ķılэrdik, Ģålı keyın çıķtı, ķurut ķılэrdik, yэylougэ çıķıp mål ķılıp süt sålıp ķurut ķılэrdik. hэltэmэ ķılэmız, hэmır ķılэmız. hэmırdı yuğırэmız, yåyэmız üstıgэ ķaymэķ sürtэmız, ķåzэngэ yåğ ķuyıp pıĢırэmız. tэrıķ botķanı 1340. pıĢırgэnımızdэ göĢtı ķoğırэmız. bır zuvэlэ hэmırdı yåyıp, sudı ķaynэtэmız. ķayntıp tåvэķķ ķuyıp yeymız. bulэrdı håzır ķısэ bår ķılıĢmeydıdэ. håzırgı kelınlэr bılэdı ķımeydı. håzırgı kelınlэr erkэ kelın. men burun mэkkэ çåpэrdım, pıstэ çåpэrdım, tэrıķ çåpэrdım, buğdэy örэrdım. Ģü ķılэrdik. håzırgı yåĢlэr ķımeydı. (RT-TöĢ/60) : åĢ ķılэmız, bızdэ külçэtåy dep ķoyadı, beĢbэrmэğdı. ķırğızçэ beĢbэrmэķ bızdэ külçэtåy, sэbэbı ulэr külçэtåy ķılэdı, sэbэbı oķatımız nımэ bırınçı, ķoydı göĢı yå yılķını göĢını ķaynэtэsız, ķaynэtıp 1345. göĢtı ålıp, suvını ķuyıp Ģörvэsı türıp türэdı, eney keyın suvıgэ nımэnı hэmır ķılıp kiçınэ külçэ yasэp eney keyın unı pıĢırэsız, Ģörvэsıgэ pıĢırıp türıp, mэydэlэp ķırķılэdı, ķırķılgэndэn keyın Ģörvэ mınэn göĢtı mэydэleysız piyazdı törğeysız, priyatnıy bölıĢ üçın prepravalardı sålıp türıp, eney keyın hэmırdı sålıp mэydэlэngэn hэmırdı Ģörvэdэn ķuyıp türıp эrэlэĢtırıp, eney keyın tåvåķķa sålınıp berılэdı, beĢbэrmэķ kak budtэçı, eköö bırdey Ģündey oķat, eney keyın åĢ plov, bızdэ åĢ dep ķoyamız plovdı. plovdı nastoyaĢiy 1350. türkler özı yasэgэn, eney keyın ķuruttı ezıp, eney keyın sэryåğdı nımэ mэskэnı, ķarın måydı ķuyıp içэdı, eney keyın nånımız öĢı nångэ, yupķa dep ķoyadı yåyıp türıp, ķåzэngэ sålıp pıĢırэmız yuuupķa yåyıp türıp, eney keyın öĢını ķurutkэ sålıp yeydı, Ģörvэgэ sålıp yeydı, Ģündey oķatlэr bår. Bızdэ ķåtırma degэn bår, ķatırmanı çızıķ, cızıķ yå mэnэ ķoy yåğdı ķızdırıp türıp, öĢını nımэsını çızığını sålıp türıp, hэmır ķılэsız, hэmırdı yuğırıp türıp nån yaseysız, eney keyın çekıp türıp, eney ķåzэndı tåptэp öçaķķa ķåzэn ķızgэndэn 1355. keyın sålэsız, betı ķızэrgэngэ çeyın öttэ türэdı, eney keyın biyağını åŋtarıp, arķasını yam ķızэrtırıp, eney keyın öçaķķa mэnэndey nımэ ķılıp pıĢırэdı, vot nån, burun öĢındey ķılıp, tıriglik körgэn bızdıkılэr, åzır emı tэndır bölıp ķålgэn sэyuz mэhэldэ. Bu yemeğin adı ne? bu nımэ ķoğırmэ. ķoğırmэ dep ķoyadı türklэrdэ. kuurdak dep ķırğızlэrdэ эytэdı. Farklı ne yemekleriniz var? köpraķ bızdэ Ģörvэ, türkçэ Ģörvэ deyılэdı, ķırğızlэrdэ Ģörvэ deyılэdı, ķoydı etıdэn, touķ soyıp, ğulğul hэligı nımэ indük. Ğulğul ne demek? Ondan 1360. ne yemeği yapılır? ğulğuldan Ģörvэ sålınэdı. BaĢka ne tür milli yemekleriniz var? lэğmэn, çüçvэrэ, måntı, såmsэ ķırğızlэrdэ beĢbэrmэķ deydı, bız unı köpэm ķılэlmeymız, ķırğızlэrdıkını unı bız ķılэlmeymız. men, bız måntı, çüçvэrэ, såmsэ, håvэ nån, ķatlэmэ. Katlama nasıl olur? ķatlэmэ mэndey yåyılэdı ķaymэķ içıgэ ķaymэķ sürkэlэdı, sэrı yåķķa pıĢırılэdı, yahĢı bolэdı, ķahlэmэ. ķahlэmэ mэndey hэmırdı yåyэsız эrэsıgэ kööp ķaymağdı tıķıp, yanэ yåķķa pıĢırэsız. эĢındey torğamэstэn, ķaymağdı tıķsэyэm bolэdı, 1365. ine içıgэ ķıymэ ķılıp pıĢırıp türıp, ķıymэnı pıĢırıp türıp, Ģındey ķısayam bolэdı. mınçэ mınçэ bolэdı hэmırı, mэnэ mınçэ bolıp, kiçkınэ ohlouda yåyэdı naķĢ bolэdı Ģındey bolıp yåyılэdı. Yemek yaparken kullanılan 157 araç gereçler nelerdir? tэhtэ ohlou, undэ ķatlэmэ yåyэmız, såmsэ yåyэmız, ine kegın nımэ yåyэmız håvэ nån yåyэmız. O nasıl oluyor? håvэ nån rэssэ napıs ķıp türıp içıgэ ķıymэnı orэp, ine mэndey mэndey ķılıp türıp, måntı ķåsķåndэ pıĢırılэdı, ine mэnçэ mэnçэ ķılıp kesılэdı, kesılgэndэn keyın üstıgэ yanэ sэrı yåķ, 1370 murç sepıp, ine yeyılэdı. ķıymэ эĢı göĢtı mэydlэp myasarupkadan çıķarılgэn kıymэ deydı. sandıķķa эĢı nån sålэmız. eskı menı, meŋgэ kelınçegligımdэgı sandıķ ķırķ yettı yıl bolэdı. ķutı. ķutı dep эytılэdı. Bu her geline verilir mi ? kelın körgэndэ burungı zåmэndэ эĢnэķalэr kegэndэ, kelın körgэn. (TY- BlogoveĢ‟enko/61) : Günlük iĢleriniz nelerdir? künımlik iĢlэrdэn bızdэ, bız endı mål ķareymız, såğamız, ķatıķ ķılэmız, künımlik iĢtэ yam separatordı håzır emı hэmmэsı yam ķılэdı, bız ķatığdı üyıtıp, 1375. эyrэndı üyıtıp, hэltэgэ sålıp bız türklэr köpraķ ķurut ķılэmız dэ,ķurıtıp ķurut yaseymız ķurut ķılэmız, ķaynэtmэ ķurut ķılэmız unı özbeglэr bılmeydı, ķırğızlэr bılэdı. ķaynэtmэnı, süzmэnı ķılıp türıp unı pıĢırgэn süttэn ķılıngэn süzmэnı, süzmэ hэltэ tölgэndэn keyın ķåzэngэ sålıp ķaynэtıĢ kerek dэ, ķaynэtıp ålıp keyın yanэ hэltэgэ süzıĢ kerek, suvı sılķıp mэndey tüĢkэndэn keyın sэl ilэĢэ türgэn bögэndэn keyın tümэlэtıp ķoyamız, bızdэ tümэlэtıp deydı, özbeglэrdэ dümэlэtıp deydı. bızdэ эtэlэnı köp iĢlэtэmız. эtэlэ, ķoğırmэ 1380. эtэlэ. ķoy yåğıgэ, sэrı yåķķa ķoğırıp türıp эtэlэnı köp iĢlэtэmız. ådэmdı toķ tütэdı, ådэm küçlik yürэdı. Ģünэ köp iĢlэtэmız. bız öĢındey ķılэmız, süt ķoĢıp ķılıp ķoysэ tåcik эtэlэ bop ķålэdı tåciklэr köpraķ süt ķoĢэdı. tåcik эtэlэ deydı unı. eney keyın öĢıngэ kiçınэ gürüçtэn ķoĢıp ålэmız mэrcån эtэlэ bölэdı. (BK- Ğэyrэt /78) : Kap kacağa ne adlar verirsiniz? idıĢ-эyaķ, åĢ tåvåķ, çını, piyalэ, beĢlikkэ ohĢэgэn nımeydı vilkэ, hэmırcэm Ģülэr bålэm. Håmırcam nasıl bir kap? hэmır ķılэ türgэn cåm bölэdı 1385. hэmır ķılэdı, nån yåpэdı tэndırgэ, эĢını hэmır cåm deymız. XI MÜZĠK ALETLERĠ (KHR- Türkåbэd /72) : Müzik aletleriniz var mı? håzır özbegistэn ķollэnıyaptı kэrney bögэn, çıldırmэ bögэn, håzır özbeglэr dåyra deydı, türklэr çıldırmэ dep эtэgэn ilgэrı. dütår bögэn. eney keyın åğızdэ çålэ türgэn bögэn, åğız ķomız bögэn. nэy bögэn, dombıra bögэn, çoor bögэn. ķırğızlэrdэ ekkıtэ sımlik båru öĢını ķomız deydı, bızdэ dütår deydı. du degэnı ekkı degэnı, эrэp tılıdэ yэm, tåcik tılıdэ yam 158 1390. du degэnı ekkı degэnı, ekkıtэ tårli degэn söz. eköu oķĢэĢ, unı ķırğızlэrdэ ķomız dep эytılэdı, эspåbı båĢķaça, türklэrdэ båĢķaça uzunraķ kelэdı. XII HALK TABABETĠ (BK- Türkåbэt/75) : Eskiden hastalıklara karĢı ne yapardınız? burun doktur yoķ bögэn, özımız çöptı oķat ķılıp içэrdik, эnçэ mınçэ kökэtlэrdэn oķat ķılıp içэrdik, enэlэrımız sovuķ hordэ sålıp berэr ıdı, süyıķ эtэlэlэr ķılıp berэrdı, öĢılэrdı içıp tüzэlэrdik. håzır doktur kelsэ tüzэlmэyappız. O bitkilerin adlarını biliyor musunuz? otlэr åtını yalpız, kökmerэn, kiyik öt degэnlr bölэr ıdı. håzırэm bår kiyik ötlэr ķaynэtıp 1395. berэr ıdı enэlэrımız. (BK- Ğэyrэt /78) : Türklerin kullandığı hangi bitkilerin adını biliyorsunuz? sэrıķ çåy, çåy çöp deydı, ermэn deydı, keyın tэğı bır båĢı kök gül bår, (davleniyege) içэ türgэn. kiyik öt bår, kiyik öttı (davleniyege) içэdı. Kiyik ot nasıl olur? kiyik öt tэlэlэrdэ bölэdı, hidlig bölэdı, tåmэķķa yam ķoĢıp içэdı. (ĠO-Dumbulak(93) : Halk hekimliği hakkında neler biliyorsunuz? mэnэ bu çöptı tåmırını 1400. ålıp, ķaynэtıp içэsэn, eney keyın mэndey tåmır üĢtэgıç ıdı. tåmır ķarmэgıç ıdı. tåmırdı ķarmэp türıp mэnэ bunı içэsэn, mэndey ķılэsэn degıç ıdı. Bu bitki adlarını biliyor musunuz? эrķar otı digэn bår, eney keyın gülbotэ digэnı bår, eney keyın yanэ nımэ degэn çöpı bår, håzır esımdэ yoķ, åltın tåmır degэnı bår unı bээrı bılэdı. Ģü çöplэrdı dårı ķılıp ådэmlэrdı эligı içırэr ıdı. BaĢka neler yapılırdı: kэsэl bösэ (psihologiçeski) menı özımdı (mineniyam) (psihologiçeski ) dåvålэgэn öĢı эligındey deymı bэhĢı deydı tэbıp deydı. bэhĢı, 1405. tэbıpkэ bårıp yürgэn. (MC-Gayrat-73) : Eskiden doktor yoktu hastaları kim iyileĢtiriyordu? emı dэmçılэr bår ıdı, mэndey tэbıplэr bår ıdı. ulэr endı men bılэmэn, åtэmız эytkэn, o bır mэmэy dıgэn emçı bår ıdı, ķån ålэrkэn dэ, ådэmlэrdı tåmırlэrıdэn kesıp, mэĢı yerıdэn kesıp, ķollэrıdэn kesıp, tåmırıdэn ķån çıķarıp, yahĢı ķılэrkэn, (davleniya- tansiyon) bögэn vэhtıdэ. Ġlaç Ġçin bitkilerden faydalanırlar mı? a çöp dårılэrdı 1410. påydэlэnэrdı. Bitkilerin adları neler? kiyık öt bår, bızdэ eĢэn çåy bår, eney keyın nımэnı kökmeren tåmırı bår yayloulэrdэ, miŋ tåmır, sэrımsэķ piyazlэr bår yayloulэrdэ, ķarağatlэr bår yayloulэrdэ Ģülэrdı påydэlэnılэdı, bu ilgэrtэn эyıķçåç bår, ķotır böp ketsэ çömıltırэrdı u mınэn, çıçıratķı dıgэn bår, unı yam 159 çömıltırэrdı ådэmlэrdı, eney keyın åtэlэrımız эytэr ıdı eçkını yåğıdэn souvın ķılэmız dır ıdı. Souvın çıķarıĢэrkэn. XIII TARIM, MEYVE, SEBZE 1415. (KHR- Türkåbэd /72) : Bu bitkini adı nedir? bunı åtı cuhårı deydı munı, bu oo ķadım ķadım zåmэnlэrdэn berı bundэn ådэmlэr tålķan ķılıp, ķurıtıp tålķan ķılıĢэdı. bu köçэ degэn åĢ bölэdı, mэstэvэ deymız öĢı mэstэvэnı türkçэsı köçэ deydı, köçэ degэn åĢ bölэdı. bunı tüyıp, ķåzэngэ sålıp, pıĢırıp türıp, eney keyın süt ķoĢэdı, ķatıķ ķoĢıp içэrdik. bu cüdэ dårı nэrsэ. Bunu nerede yetiĢtiriyorsunuz? bunı Ģü agarottэ östırэmэn, emı bunı håzırgı Ģü momenttэ håzır çımçığlэr åzır bunı estэn çıķarıp ķoyıptı, Ģü çımçıķ kördımı 1420. Ģünı, ķandey ķoyadı, men ektım Ģünı. çımçığdı oķatı bu, çımçıķ yep ķoyadı bunı, bızı çımçığlэr bunı tэnımeydıkэn, unıtıp ķoyıĢkэndэ. unıtıp ķoygэnı üçın Ģünçэ türdı pıĢıp, çımçığlэr yemэdı bunı. bömэsэ eŋ zör cımçıķ oķatı bu. Bundan ne tür yemekler yapılır? bunı ķoğırıp türıp, tegırmэndэ tårtıp tэlķan ķılsэ bölэdı, un ķılsэ yam bölэdı. keyın bunı köçэ degэn oķat bår ilgэrı bız köçэ ķılэrdik bunı. Mısır ne zaman ekersiniz? båhårdэ ekэmız. Ne zaman yetiĢiyor? bu mэkkэ mınэn teŋ elэ pıĢэdı, küzdэ pıĢэdı. Bu bir 1425. tane tohumdan mı yetiĢiyor? hı, bittэ dåndэn mэĢındey tör beĢtэ bölэdı, bittэ tüptэn çıķķandэ. bızdэ tэrığ, tэrıķ deydı. Kaysıya ne dersiniz? örik. BaĢka neler ekip biçersiniz? bızdэ mэkkэ, Ģålı, sэvız degэndey. mэnэ håzır emı åhırgı kün kegэndэ pэhtэ hэydэp ķåldik, buğdey, эrpэ, tэrvuz ķovun. tэrığ ekılgэn. ķonэķ ekılgэn bızdэ Ķonэķ, tэrığın bır türü mü: men ķonэğdı botķэsını yegэnmэn yåĢligımdэ. neçınçı yıl desэm bölэdı, ellik yettınçı yıllэrı. botķasını. özımız ķılıp yerdik. XIV HAYVANCILIK 1430. (AK-AktaĢ/79) : Atın türlerini sayabalir misiniz? emı bız Türklэr mål çårvэçıligidэ iĢlэgэnımızdэn kegın bızdı transportımız åt, yılķı. åt yåpķıçlэrı, mэnэ bırınçı ķarэsэŋız cügэn, ķuyuĢķan, egэr, zэngı, çılvır, tızgın yanэ båĢķa köp bår. Kaç çeĢit koyun var? ķoy emı bırınçı tuķķanda ķozı bölэdı, tohtı bölэdı undэn keyın solıķ . erkek ķoydı eŋ kiçkınэsı ķozı, undэn kegın tohtı deydı. ķozı kåtэygэndэn keyın ķoçķar bölэdı. tohtını keyın pıçmэl deydı endı pıçıp ķoyadıdэ, (kastratsiya) ķılıp ķoygэndэn keyın 160 1435. erik bölэdıdэ. Bunlar nasıl atlar : iliglэr bırınçı måldıkı yam bölsэ, ķoydıkı yam bölsэ, bırınçı båĢ, boyın, yelkэ dep ķoyadı. bel, çıçaŋ (kristovıy otdel) keyın (hvostovıy otdel) dep ķoyadı. ķuyruķ. iliglэrdı emı eŋ kåttэ iligı, bızdэ emı eŋ kåttэ iligdı yåmbэĢ deydı. ekkınçısını ķaĢķa deymız. emı berkı nımэdэn эytэ türgэn bölsek, ķoydı iligıdэn bırınçı dэlı, ekkınçı kürek deymız. undэn keyın nımэlэrdı kэllэ påççэsını эytıĢtı fåydэsı yoķ. XIV KELĠME LĠSTESĠ 1440. åğız: ağız 1455. åt ķaĢlэğıç : kaĢağı åhır: ahır åtıyoķ: sansız parmak åķ sэdэp:inci boncuk türü åttı tэķasını: at nalı åķ yåğ: pamuk yağı åvэ: amca åķ yåmğır : hafif yağan yağmur båcэ : bacanak 1445. ålmэ : alma 1460. bådэm: badem åltı: altı sayı adı baķa terek: kavak ağacının türü am: kadının cinsel organı bålэ – çэķali bölsın : çoluk çocuk sahibi olsun ånэr: nar båĢ bэrmэķ: baĢ parmak åĢ: pilav båyçiçek: nergiz çiçeği 1450. åĢıķ : aĢık kemiği 1465. båytэl: genç at yavrusu asıy : beĢ yaĢ behı : ayva åĢķåvåķ: yemek kabağı bel: bel åĢkåzån: mide belbåğı : çocuk bel bağı åt : atın erkeği 161 belэnçek : demirden yapılmıĢ beĢiğe benzer, çevэrэ: torunun çocuğu çocuk uyutmak için yapılmıĢ eĢya çıçķan: sıçan berı: bu tarafa 1475. cigэrэŋ ķoy: kahverengi renkli koyun beĢ: beĢ sayı adı çıkэldek : çocuk oyunu beĢbэrmåķ: bei parmak çıldırmэ : tef, çalgı aleti bır: bir sayı adı çillэ: kıĢın en sert geçen günleri biya :atın diĢisi çimek эrı: yaban arısı biyэ: diĢi at 1480. çımıldıķ: gerdeğe girmek borıbåsķaķ: hayvanların sıcak kapalı bir yerde çıpэlaķ; en küçük parmak kalıp bunalmıĢ hali çıpэlэķ : serçe parmak burun : öncei eskiden çöçķa : domuz burun: burun cöcэ – çöcэ: civciv buvэ : büyük baba 1485. cöcэ horэzhoroz civcivi büyrek: böbrek çöçэķ : sünnet olmamıĢ erkeklik organı büyüm: eĢya çolpэn yüldız: çoban yıldız bэhmэl: kumaĢ çeĢidi çuçuķ: at bağırsağı içinde yapılan sucuk bэldız: baldız çüçvэrэ: sulu mantı bэlıķ : balık 1490. cügэn: gem bэlэtlik: yüksek cün : yüni kıl bэrk :yaprak cэğ; çene bэrmåķ: parmak çэlmэ tezzek: tezek bэylэnıĢ: bağlantı, ilgi cэnnэt ålmэ : elma cinsi cennet elması bэyrэm sэyrэm: bayram seyran 1495. darvåza: kapı çådır: çadır derэzэ: pencer çål: yaĢlı erkek devэl: duvar çårsı : belbağı, döl yåğadı : yağmur çeĢidi çårsı: kemer dömlik : tepe çårvэ: hayvancılık dümbıl: süt mısır tüt : dut ağacı 1470. cåvэn : dolap cåvэn: sandıķ, dэstэ: demet cåydэrı ķoy: egэr ķåĢı: eyerin ön ucu 162 egэrdı arķası: eyerin arka ucu ķarmэp: tutup ekkı: iki sayı adı 1505. ķårэ kiyik: domuz ekkıtэ ķuĢ : sevgililer ekkı ķårэ: siyah ellik эyağı: eldiven bilmiyorum ķåĢ: kaĢ enэ : ana ķåĢık: kaĢık erıtmek: eritmek ķaĢķa: alnında akıtması bulunan ata denir evэrэlэr : torunun torunu 1510. kåttэ : büyük iri gılэm : kilim kåttэ åtэ: büyük baba gilэs: kiraz kåttэ yüldız: büyük yıldız ğıĢ : kerpiç kåttэ эpэ: büyük abla göĢ : et ķåvåķ: su kabağı, göz kapağı gül : çiçek 1515. ķaymэğ: kaymak ğulğul: hindi ķaynэğa : kaynana hål : ben ķaynэtmэ Ģörvэ: haĢlama yemeği hınэ : kına ķåzэn: kazan horэz: horoz kekırtek: kıkırdak 1520. kesmэ: eriĢte hurmэ : hurma hэmmэ: hepsi, tamamı ketmэn: çapa hэssэ / beĢlik : yaba keyın : sonra hэydэgэmak : haydalamak, hayvanın hızlı kiçik : küçük gitmesini sağlamak için dürtmek, vurmak kiçkınэ tıl: küçük dil hэyıt: dini bayram günü 1525. ķılıç: kılıç ilgэri : önceden, eskiden kiprik: kirpik ilэn : yılan kiyım keçek: elbise, giyim eĢyaları ip: ip ķız köçırmek: kız gelin etmek ķåķ : et kurusu ķoçķar: koç ķåp: kap kacak ķoğırmэ: kavurma yemeği 1500. ķåp: torba kök: mavi ķaramey : bakmıyor ķoķan gilэs:kiraz ķarın yåğ : iç yağı ķol эrrэ : testere, ķarın: iĢkembe könıp ket: bir yere-Ģeye alıĢmak 163 ķonэķ: buğday türü 1535. kэlэç : kara lastik ķopal: kaba, kibarın zıt anlamı kэm köpçük: eyer üstüne konulan kalın kumaĢ parçası yaklaĢmak köpэysın: çoğalmak kэmpır: yaĢlı kadı ķora: avlu kэptэr :güvercin ķorğэl : çocuk oyunu sэksэn: yetmiĢ dokuz, seksene 1540. kэrney-sürney: zurnadan büyük müzik aleti körsэtkıç bэrmåķ: iĢaret parmağı kэrэm: lahana ķoĢэķ : ağıt lэb: dudak ķotaķ : sünnetten sonar erkeklik organına verilen lэğmэn: yemek türü ad lэttэ lüttэ: kumaĢ mumaĢ ķoy :koyu 1545. lэttэ: kumaĢ ķoy Ģörvэsı: koyun etinden çorba mål büyük baĢ hayvan köynek: gömlek måntı: mantı köz : göz måĢ: yeĢil küçük bakliyat yeĢil mercimeğin küçüğü köz tikэn: üzerlik otu mehrэb: ev içinde yüklük köz tıkэn:diken türü 1550. merdiven :Ģåtı, ķozı: kuzu mırza terek: kavak ağacı ķulaķ pэrdэ: kulak zarı mitıs ķoy: açık renkli koyunlar külçэtåy: beĢparmak yemeği monçэk : boncuk ķumğan: testi möyın: boyun kümüĢ çåçpåpik : gümüĢ saç tokası 1555. muzlэķ : soğuk ķunan : üç yaĢındaki at yavrusu mэķål: ata sözü kündэ: hergün mэkkэ: mısır kürek: kürek mэrdek: mısırı yedikten sonar kalan kısmı kürk touķ: yumurtlamaya gelen tavuk mэstэvэ: pirinç çorbası ķurut : yoğurttan yapılan yiyecek mэydэ : ufak 1530. ķuyan : tavĢan mэymun : maymun küyöö bållэrgэ : damat nåzik bögэnı üçın: nazik olduğu için ķuyruķ : kuyruk nevэrэ : torun kэltek: değnek nohtэ: at kuĢamı kэltэ tåy : iki yaĢındaki at yavrusu nöhэt: nohut 164 nэrı : ileri såp : sapi tutulacak yer nэrı- berı: ileri geri sel: sel nэy : ney, çalgı aleti Ģemik: ayak bileği kemiği (Ģemik) nэyzэ: ok sıķmak: sıkmak öçaķ: ocak 1570. sılıķ : deüerli, kıymetli oķat : yemek Ģıpırgı: süpürge ökız: öküz Ģırdэmэl: halı çeĢidi on: on sayı adı Ģırdэmэl: halının küçüğü önıp össın : ilerleyip, büyüsün siηgıl : kız kardeĢ oozduk: suluķ 1575. soķa : kamçı öpkэ: ak ciğer soŋ åt : altı yaĢındaki at örik: kayısı Ģörvэ: çorba ortэ bэrmåķ: orta parmak sövçı : kız istemeye giden, dünürcü örэķ : orak su ķår : karla karıĢık yağmur ösmэ : kaĢ boyamak için kullanlan bitki 1580. sümmek: bebeğin çiĢinin lazımlığa ötkınçı yåmğır : bulutsuz havada yağan yağmur yapmasını sağlayan çubuk påççэ : eniĢte Ģünçlik : bu kadar pålэn: falan süt: süt pıĢtı : dört yaĢındaki at yavrusu sэkkız: sekiz sayı adı pıĢtı åt :üç yaĢındaki at 1585. sэl båĢķa: biraz farklı, baĢkaca put båğı: çocukların ayaklarını bağladıkları bağ sэlt: örf adet put : ayak sэrığgül (darıçöp) pэhtэ : pamuk sэvız: havuç pэķır : bakırdan yapılmıĢ kap kacak Ģэvlэ: pirinçten yapılan yemek pэlэs; kara koyundun yününden yapılmıĢ 1 1590. 1560. rezinka ötik: lastik ayakkabı tåmğэ: yazı, alfabe rэssэ: çok 1565. tåğa: dayı tåĢ: taĢ Ģaça: saçı tåvåķ: tabak Ģålçэ : kilim çeĢidi tåvэn: tavan Ģålı: pirincin ekilmeden önceki hali tåy: bir yaĢındaki at yavrusu pirinç tohumu tåzэ : temiz 165 tekkız: orta yükseklikte dağ tэğney: damak tektır : dağın zirvesindeki düzlük tэlэ : tarla telpek : kuzuya da derisinden yapılan kadın tэndır: ocak tandır giysisi 1600. tэrıķ : darı telpek :Ģapka çeĢidi tэĢlэmэy yåğåç: hezen ağacı terek : ağaç tэsmэ :kemer, tergэr :gelinlik yapmak, saygılı davranmak tэĢэķ : sünnet olmuĢ erkeklik organı teĢэ : keser, båltэ, tэyaķ: değnek tıl: dil 1605. üç: üç sayı adı tırgek: direk ükэ: kardeĢ tırnaķ: tırnak ulэķ çåpэdı: gök böri oyunu oynamak, tırsek: dirsek (cirite benzeyen oyun) tiĢ: diĢ urgaaçı: yılķı, at tızgın:bilmiyor 1610. urıĢ : savaĢ tızzэ: diz üyэt : ayıp tohlı: toklu üzüm :üzüm toķķız: dokuz sayı adı üzэŋgı: eyer tölgэçı: taĢlardan fala bakan falcı yahĢı: iyi, güzel tön: giyim, don 1615. yaķın: yakın, benzer töp yüldız: toplu duran yıldız yåmbåĢ: kalça, göt tör: dört sayı adı yånğåķ : ceviz, töĢek: döĢek yår yår эytmak: türkü söylemek tosın: tosun yårıķ yüldız: çoban yıldızı touķ : tavuk 1620. yåy : yay touķ çöcэsı: tavuk cücüğü yaytek: umumiyetle yaĢlıların giydiği touķhånэ: kümes yakasız gömlek töy pöy: toy düğün yelkэ: omuz, kürek, arķa kürek, 1595. tuğar ķoy: doğuracak olan koyun yemıĢ: yiyecek tüvegı: ağaçtan yapılmıĢ milli beĢikte yettı: yedi sayı adı bulunan lazımlık yığaç: ağaç tuyaķ: atın ayağı yirik : iri, büyük 166 yölbэrs : kaplan yürek: yürek, kalp yuvmak: yıkamak yэsemek: yapma yэylo: yayla zinэpåyэ :merdiven zэrgэr : kuyumcu эbdэstэ: ibriki abdest suyu konan kap, testi эllэs : atlas kumaĢ эncır: Ġncir эnçэ-mınçэ : Ģöyle böyle эpэ: abla эrı üyэsı: arı yuvası, arı kovanı эrpэ : arpa эsǝl: bal эsэl эrı: arı kovanı эyaķ : tabak эyğır: erkek at эyıķ: ayı эyırmak: ayırmak, fark эynek :cam ayna 167 KAYNAK KĠġĠLER 1. (AA-AktaĢ/84) : Ånэr Abdurahmanova 84 yaĢında AktaĢ (Karasu, OĢ) 2. (AĠ-Nurabat/81) : Åmånbåy Ġsakov 81 yaĢında Nurabat (Aravan, OĢ) 3. (AK-AktaĢ/79) : Årtıkbåy Ķåntöröyev 79 yaĢında ÅķtåĢ (Karasu, OĢ) 4. (AK-Özgön/79) : Ånэr Ķozıbayeva 79 yaĢında ÖzgörüĢ (Özgen, OĢ) 5. (AM- Bostэn/82) : Åtэbålэ Mэmıt 82 yaĢında Bostэn (Özgen, OĢ) 6. (BA-Ayu(74) : Büzeynэ Alıkulova 74 yaĢında Ayu (Özgen, OĢ) 7. (BA-Ayu/80) : Bözyıgıt Åktayev 80 yaĢında Ayu (Özgön, OĢ) 8. (BB- ÅķtåĢ /65) : Båzårbåy Börıyev 65 yaĢında ÅķtåĢ (Karasu, OĢ) 9. (BH- Dumbulaķ /86): Börıbåy Hэsэnov 86 yaĢında Dumbulaķ (Özgen, OĢ) 10. (BK- Ğэyrэt/78) 78 yaĢında Ğэyrэt ( Özgen, OĢ) 75 yaĢında Türkåbэt (Celalabad ) : Båyçэhån Kэrimova 11. (BK- Türkåbэt /75) : Bэhrıhån Ķambarova 12. (BK-Gayrat/78) : Båyçэhån Kэrimova 78 yaĢında Ğэyrэt ( Özgen, OĢ) 13. (BK-ÖzgörüĢ/75) : Begı Ķambarov 75 yaĢında ÖzgörüĢ (Özgen, OĢ) 14. (BM-Gayrat/73) : Bэhrınsэ Mirzэyeva 73 yaĢında Gayrat (Özgen, OĢ) 15. (BT-Ayu/79) : Bэsэ Teэbэyeva 79 yaĢında Ayu (Özgen, OĢ) 16. (DC- Gayrat/57) : Dåstån Colboldiyev 57 yaĢında Gayrat (Özgen, OĢ) 69 yaĢında Türk mэhэllэ (Aravan, OĢ) 17. (EM- Türk mэhэllэ/69): ErgэĢ Mırzэyev 18. (GE-TöĢ/52) :Gülnårэ EĢmurэtova 52 yaĢında TöĢ (Celalabad) 19. (HD-Ayu/76) : Hådisэ Daniyarova 76 yaĢında Ayu ( Özgen, OĢ) 20. (HT-AktaĢ/76) : Håsiyat Tåhirova 76 yaĢında AktaĢ (Karasu, OĢ) 21. (HY-Akkogon/84 ) : Hålıķ Yüsüpbэyev 84 yaĢında Akkogon (Özgen, OĢ) 22. (ĠO- Dumbulak/93) : Ġbrэyım Osmэnov 93 yaĢında Dumbulak (Özgen, OĢ) 23. (KHR- Türkåbэd /72) : Ķåsım Håcı Rözıvåyoğlı 72 yaĢında Türkåbэd (Celalabad) 73 yaĢında Gayrat (Özgen, OĢ) 88 yaĢında Türkabad (Celalabad) 65 yaĢında ÖzgörüĢ (Özgen, OĢ) 24. (MC-Gayrat/73) : Mэmэtsultэn Cэnıbekov 25. (MG-Türkabad2/88) : Mörtåchån Ğåppэrova 26. (MS-ÖzgörüĢ/65) : Muhtэr Sultanov 168 27. (NK-Ayu/93) : Nэzırbåy Ķorganbayev 93 yaĢında Ayu (Özgen, OĢ) 28. (Oġ-Aksu/73) : Oğılhån ġerķulova 73 yaĢında Aksu (Karasu, OĢ) 29. (OT- Çekåbэt/73) : Osmэn TåĢtemirov 73 yaĢında Çekåbэt (Aravan, OĢ) 73 yaĢında Dumbulak (Özgen, OĢ) 30. (OY-Dumbulak/73) : Oğıl Yangıbåyeva 31. (OY-Sadda/80) : Oğılhån Yangıbåyva 80 yaĢında Sadda (Celalabat) 32. (RS- ÖzgörüĢ/89) : Razaķ Satvaldiyev 89 yaĢında ÖzgörüĢ (Özgen, OĢ) 33. (RT- TöĢ /60) : Rэhimэ Tüleyeva 60 yaĢında TöĢ (Celalabat) 34. (SA-Gayrat/69) : Såyıpcэmål Abduvaliyeva 69 yaĢında Gayrat (Özgen, OĢ) 35. (SSA-Gayrat/63) : Sэlimэ Sultэn Ķızı Åtэhånova 63 yaĢında Gayrat (Özgen, OĢ) 36. (TS-AktaĢ/69) : Tэkir Süyünov 69 yaĢında ÅķtåĢ (Karasu, OĢ) 37. (TT-Dumbulak/95) : Tåcıhån TölэĢeva 95 yaĢında Dumbulak (Özgen, OĢ) 38. (TY- BlogoveĢ‘enko/61): Türsınåy Yunusova 61 yaĢında BlogoveĢ‘enko (Celalabat) 39. (UM-Ayu/84) 84 yaĢında Ayu (Özgen, OĢ) 40. (ZB-Dumbulak/56) : Zahrıdınbek Bektemirov 56 yaĢında Dumbulaķ (Özgen, OĢ) 41. (ЭB-Dumbulak/64) : Эhmэtcån Baybabayev 64 yaĢında Dumbulak (Özgen, OĢ) : Unsun Musurmenkuluova 169 GRAMATĠKAL DĠZĠN SÖZLÜK å.- måķniη 1158 å.- mэ 1059 å.- mэsın 1177 å.- mэsэm 947 å.- sэ 339 al ön -1- [Tr] a.+ dın 670 aligii önceki -1- [Tr] a. 642 aliĢer Özel Ad-1- [Ar.-Far.] a. 633 almata Özel Ad -1- [Tr] a.+ da 687 am diĢilik organı -1- [Tr] a. 1447 ama bağlaç -1- [Ar.] a. 676 ambэr -2- [Far.] a.+ dı 491 a.+ gэ 491 ammå bağlaç -1- [Ar.] a. 1163 ana kiin ondan sonra -1- [Tr] a. 651 ança o kadar -1- [Tr] a. 250 anan kiin ondan sonra -2- [Tr] a. 657, 674 anda o zamanda -2- [Tr] a. 654 a.+ da 673 pardoz andåz makyaj-1- [Tr] a. 1177 ar çam ağacı-1- [Tr] a.+ çэ 1154 araķ paraķ rakı Ģarap -1- [Tr] a. 399 araz küsmek-1- [Tr] a.+ nı 1080 ardåķ değer vermek-1- [Tr] a.- lэp 1073 arğэmçı oyun oynamak için ip-1- [Tr] a.+ nı 1102 -A– a nida, ünlem -11- [Tr] a. 1105, 1107 dahil 12 kez kullanılmıĢtır aʼrå kendine bakmak, dinlenmek aaa -1- [Tr] a. 1079 abyazatelno kesin olarak -1- [Ru] -1 [Tr] a. 230 a. 394, 409 abyavlenie ilan -2- [Tr] a. 651, 652 açık açık olan, açılmıĢ -3- [Tr] 378 a.+ ka 647, 651 adam adelna adıragarot akǝ aķıl adam, insan -1- [Ar] a.+ dı 666 ayrı -1- [Tr] a.- adelna 335 ayırmak -1- [Tr] a.+ gэ 1260 bostan -1- [Ru.] a. + ta 1418 ağabey -3- [Tr] a.+ m 672, 673, 675 düĢünme, anlama ve kavrama gücü, us [Ar.] -3- a. 1173, 1177 a.+ liy 479 al - (ål -) bir Ģeyi elle veya baĢka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak -5- [Tr] a.- a 649 a.- gandan 662 a.- ıp 556, 658, 659 almak fiili -105- [Tr] å.- эdı 91, 314, 386, 411, 433, 601, 1291 å.- эmız 1293, 1383 å.- эmэn 90, 91 å.- эrdı 339 å.- эrdım 340 å.- эrdik 1312 å.- эrkэn 432, 486, 1407 å.- эrэkэn 430 å.- эyın 1083 å.- dı 159 å.- dım 376, 1086 å.- dırıp 1277 å.- diŋ 905, 914 å.- eyın 1096 å.- gэn 1236, 211, 411, 884, 887 409, 874, 875, 978 å.- gэn 1249 å.- gэndэ 378 å.- gэndэn 600 å.- gэy 1144 å.- gınэ 986 å.- ınэdı 1275 å.- ıngэn 178 å.-ıp 23, 25, 28 dahil 44 kez kullanılmıĢtır. å.- ıpэnu 489 å.- ıĢ 590, 827 å.- ıĢıp 78 å.- ıĢkэ 627 å.- ıĢэrdı 435, 1293, 1295 å.- iη 1175 arķa arķan arķar sırt, arka -5- [Tr] a.+ ŋı 343 a.+ sıda 1309 a.+ sıdan 02, 848 a.+ sıgэ 1322 a.+ sını 1355 urgan-2- [Tr] a. 311 a.+ dı 311 halı tezgahında kullanılan ip, argıç -2- [Tr] a. 1262, 1516 armani Ermeni -2- [Tr] a.+ lэr 202 a.+ lэrdı 202 armiya ordu -1- [Ru.] a. 1140 artis şarkıcı -1- [Fr.] a. 315 asılmusallat olmak, uğraşmak -1- [Tr] a.+ gǝnsın 657 asır yüzyıl -1- [Ar.] a. 150 asıy beş yaşındaki at -1- [Tr] a. 1438 asl esas, asıl -1- [Ar.] a.+ ı 1173 aspirantura doktora öğrencisi -1- [Ruç] a.+ gэ 148 aĢi iĢte bu -2- [Tr] a.+ i 679 a.+ ü 685 at - atmak, fırlatmak, kurĢun sıkmak -7- [Tr] a.- adı 655, 656 a.- at 655, 667 a.- ıp 652, 663, 669 a.- kanda 668 at 170 ad, isim -2- [Tr] a.+ ımdı 663 a.+ ın 663 ata atķar atpeçat ata, ecdat -1- [Tr] a. 663 yerine getirmek, yapmak-1- [Tr] a.- dım 349 эldэ - cevap vermek, karĢılamak -1- [Ru.] a.+ ka 683 avlǝt -1- [Ar..] a. 664 avtodorojnıy sürücü kursu-1- [Ru.] a. 674 avtonom özerk bölge -2- [Tr] a. 121, 122 ayag ayal ayıl ayt azır aziya эleyhisэlэm Allah‟ın selamı onun üzerine dэn 169 эlhэmdililэ Allah‟a Ģükürler olsun-1- [Ar] э. 298 son, bitmek üzere olan -1- [Tr] эl a.+ ında 677 kadın, sevgili -2- [Tr] a.+ ı 684 a.+ ından 684 köy -2- [Tr] a.+ dэ 67 a.+ ı 100 söylemek -3- [Tr] a.- adı 654 a.- ıp 665 hazır, Ģimdi -1- [Ar.] a. 687 asya -1- [Tr] a.+ dэ 634 ünlem, nida -6- [Tr] э. 514, 806, эmэl ulaĢılması zamana bağlı istek эn эncır -2- [Ar] э.+ ı 888, 891 -1- [Tr] э.+ dэlэrdı 472 incir, meyve adı-3- [Far] э. 525, 526, 1607 ibrik, abdest suyu konan kap, testi -1- [Far] э. 1605 ecdat, soy -1- [Fr] э.+ ımız 138 ayırmak-1- [Tr] э.- эtıp 1260 boĢanmak-1- [Tr] э.- p 299 ayırmak-2- [Tr] э.- ıp 617 эncэn э.+ dı 283 э.- 1393 эnçэylэ эndıcån эnэ (1) Ģüphe, kuĢku -1- [Ar] э. 971 ölüm, hayatın sonu -1- [Ar] tepe -1- [Tr] э.+ lэrnı 1207 yazın, edebiyat -1- [Ar] э. 159 ayrı durmak -1- [Tr] э.+ kın 711 bağlaç -2- [Fr] э. 150, 397 halk -1- [Ar] э.+ sı 106 ahali -1- [Tr] э.+ ı 689 Özel isim -7- [Ar] эnэ (2) эŋlэ эpэ э. 18, 20, 22, 29, 371 эhmэtcån эht эhtэr эkbэr эke эl Andican, yerleĢim adı -1- [Tr] эnçэ Ģöyle -1- [Tr] э. 1379 эnçэ-mınçэ Ģöyle böyle ikileme-1- [Tr] э. 1006 эdır эdэbiyat эdэĢ эgэr эhålı эhl эhmэt üzüntü, dert, keder -1- [Ar] э. 974 Özel ad -1- [Tr] э. 810 fakat -13- [Tr] э. 1214, 1215, bağlaç -1- [Ar] э. 132 Özel ad (Emir Timur) -7- [Ar-Tr] э. 10, 50, 72, 131, 138, 317, э.- kэn 200 эcэbå эcэl Ali ġir Nevayi -3- [Ar-Far] э. 52 Allah -75- [Ar] э. 1022, 1023, 1024, atlas kumaĢ-1- [Tr] э. 1764 Türk destan kahramanı -2- [Tr] э. 227, 640 эlэm эlэvåy эm эmå эmır э.+ Ģı 327 эbdınэzэr Özel isim -2- [Far] э. 1046, 1048 эbdэstэ эcdåd эcır эcrэ эcrэt - il, memleket -9- [Tr]э.+i 978 э.+ lэrgэ 518 эliĢer эllэ эllэs эlpåmıĢ Э э э.- igılэr 1277 э.+dımdэn 1017 э.+ gındey 1404 э.+ gını 1308, 1310 aldatmak -1- [Tr] э.- gэn 207 э.- dэp 206 Özel isim -1- [Ar-Far] э. 304 söz vermek, yemin etmek-2- [Tr] э. 836, 844 aramak -1- [Tr] э.- ıp 719 büyük, ulu -9- [Ar] эr эrğэmçı эrı эrķa э. 94, 512, 514, 538, 692, 694, 697, 699, 702, ağabey -1- [Tr] э.+ 06, 07 э.+ mdı 268 э.+ mızdı 272, 273 э.+ ŋiz 793 э.+ sını 624 ön -4- [Tr]э.+ diŋı 343 э.+ ıgı 22, 28, 216 382, 385, 403, 407, 616, 620, 1281, 1303, 1403, э.+ gıgэ 555 эrķar эrpэ эrrэ 171 öylece, zarf-1- [Tr] э. 320 Ģehir adı -2- [Far,r] э. 104, 105 aha, iĢte böyle, edat-6- [Tr] э. 324, 334, 1179, 1228, э.+ Ģı 616 anne э.+ sını 799 anlamak-1- [Tr] э.+ lэĢım 621 abla -21- [Tr] э. 129, 130, 209, 1513, 1609, э.+ lэr 1266, 1297 э.+ lэrımız 255 э.+ m 330, 608, 1223, 1225, э.+ mdı 31 э.+ mэm 1235, 1280 э.+ sı 393, 394, 438 э.+ sıyэm 396 -1- [Tr] э.+ эgэ 542 ip, urgan -1- [Tr] э.+ 816 arı -1- [Tr] э. 1614, arka, sırt -2- [Tr] э. 1217 э.+ mdэn 1218 э.+ ndэgı 1094 yabani ot -1- [Tr] э. 1388 arpa -3- [Tr] э. 337, 1427, 1611, el testersi -1- [Tr] э. 1502 olsun -1- [Ar] э.+ эrtis эrvэğ э.- эlэdı 14, 1250 artist, Ģarkıcı -1- [Fr] э. 242 ruh -2- [Ar] э.+ lэr 430 эtээtэ эt- э.+ lэrıgэ 431 эrэ эrэlэ эrэlэĢ эrэlэĢ эrэp эrэvэ эrэvэn эsǝl эsır эskэr эsl ara, mesafe -3- [Tr] э.+ lэĢ 450, 1016, 1017 э.+ lığ ıdэ 616 э.+ sıgэ 1364 aralamak -1- [Tr] э.- p 957 uzaklaĢmak -3- [Tr] э.- ıp 277 э.- meydı 389 э.- tırıp 1348 aralıklı -2- [Tr] э. 450, 1016 Arap -3- [Ar] э. 72, 118, 1389 araba -2- [Tr] э. 1323 э.+ эlэ 1317, 1325, 1379, 1380, 1393 э.+ lэr 1380 э.+ nı 1380 эvlåd эvvэl эvэz Özel ad, yerleĢim yeri -7- [Far] эvэzhån эyt- Orduda görev yapan erden generale kadar herkes -2- [Ar] э. 630 э.+ lэrı 618 asıl, esas olan -2- [Tr] э.+ ı 601 eskimiĢ giysi -1- [Ar] э.+ ı 1390 esirgemek-1- [Tr] э.+ r 960 estağfurullah-2- [Tr] э.+ ıllэ 1129, 1130 kapı giriĢi-1- [Tr] э.+ dэn 502 giysilerin içine geçirilen ince kumaĢ -4- [Far] э. 563, Özel ad, yerleĢim yeri -1- [Tr] э.+ dэ 97 э.+ nı 285 э.+ sıgэ 283 эĢı iĢte bu. edat -16- [Tr] э.+ ı Ģekliyle 21 kez kullanılmıĢtır э.+ ındey 236, 335, 627, 628, 630, э.+ ındэ 328 э.+ ını 1381 э.+ lэr 612 э. + nçün 632 э.+ ndey 1216 э.+ ndэ 631 эĢıl Ģarkı-2- [Tr] эĢnэ эĢnэķa эt eylэp эt э.+ lэ 242, 1083 э.+ lэsiydı 342 böylece-1- [Tr] э. 1326 böyle-1- [Tr] э.+ lэr 1372 mahsus-4- [Tr]э.- 1283 ad, isim -4- [Tr] э.- ıp 612 э.- ıĢkэ 145 э.- lıĢı 177 önce, zarf -2- [Ar] э. 1127, 1247 Ayvaz, Özel isim -6- [Tr]э. 24, 30 э.+ dı 25, 28 э. 100, 167 э.+ dэ 101, 102, 260 bal -1- [Far]э. 1614 yüzyıl -13- [Ar] э. 41, 620 э.+ dэ 231, 602 э.+ dэgı 622 э.+ dэn 05 э.+ gэ 622 э.+ lэrdэ 34, 119, 633 э.+ lэrdэn 120 э.+ lэrgэ 110 1269, 1270, эsэkэ kız ya da erkek çocuk -7- [Ar] э.+ ı 127, 138 э.+ ımız 127 э.+ ımızı 638 э.+ ını 604 э.+ tэn 110, 111 э.+ ıdэ 637 эspåb эsrээståp эstэnэ эstэr adamak -4- [Tr] э.+ gэn 1129 baba -1- [Tr] э.+ ŋ 939, 933, 935 etmek -10- [Tr] эy Ayvaz Han, Özel isim -3- [Tr] э. 637, 640 э.+ dı 643 söylemek, konuĢmak -114- [Tr] э.- amız 819, 848 э.- эdı 568 э.- ılgэn 1012 э.- ılıp 190, 641 э.- ılэdı 41, 170 175, 178, 781, 794, 1371, 1390 э.- ılэrdı 60 э.- ıp zarf fiili 149, 391 dahil 26 kez kullanılmıĢtır э.- ıĢeylik 784, 1100 э.- ıĢı 946 э.- ıĢıgэ 455 э.- ıĢım 174 э.- ıĢtı 174, 1439 э.- ıĢtэn 100 э.- ıĢэdı 314 э.- ıyэptı 126 э.- iŋ 1159 э.- kın 953 э.- kэn 34, 73 183, 200, 615, 788, 1148, 1179, 1407 э.- kэndэ 33, 496 э.- kэnı 64 э.- kэnkэn 294 э.- kэnmэn 849 э.- kэnnını 506 э.- meymız 636 э.- seŋ 188, 783, 1099 э.- sın 1037 э.- sэm 297, 750, 804 э.- yaptı 633, 637 э.- э 1437 э.- эdı Ģekliyle 393, 404 dahil 14 kez kullanılmıĢtır э.- эlmey 180, 189 э.- эlmeymэn 10 э.- эlmэdım 541 э.- эmız 209, 464, 468, 495, 999 э.- эr 221, 1413 э.- эrdı 181, 1149 э.- эrdım 243 э.- эrdik 585, 1102 э.- эyın 839, 933, 995, 996 nida edat -9- [Tr] э. 1194, 1197, 2000, 172 э.+ gılэ 696 эya эyağ anne -2- [Tr] э. 209э.+ m 331 ayak -3- [Tr] э.+ ı 1476 э.+ ıgэ 316, 497 э.+ ını 437, 554 эyal эyğır эyıķ эyıķçåç эyır - karı, eĢ -22- [Ar] э. 19, 389, 428, 483, 490, 496, 516 э.+ dıkını 563 э.+ dэn 23 э.+ gэ 561 э.+ ı 269 э.+ ımэm 357, 457 э.+ ını 22, 23 э.+ lэr 315, 441, 449, 494 э.+ lэrı 604 damızlık erkek at -1- [Tr] э. 1616 ayı -2- [Tr] э. 300, 1617 yaban otu -1- [Tr] э. 1412 åbå åbåt åç- ådå bolådam bir birinden uzaklaĢtırmak bölmek -5- [Tr] э.- ıp 116 э.- lэr 970 э.-ılgэn 716, 1022 э.-ılıp 1221 э.-mak 1618 эyırmэ ådåb åddiy bir birinden uzaklaĢtırma bölme -2- [Tr] э.+ lэrı ådэm 219 э.+ sı 207 эylэn - gezmek, dolaĢmak -12- [Tr] э.- эmız 383 э.- эyın 1214, 1216 э.+ эyın 1219 э.- ıp 84, 385, 714, э.- nэdı 595 э.- sэm 1223, 1225 э.- tırıp 594, 1324, эynek эynэ эyrэn åğır э.+ lэrdı 1049 åğэ å. 1388, 1440 å.+ dэ 1388 å.+ ını 1329, 1355 ağabey-5- [Tr] å. 517 å.- inı 453 å.+ cån 938, 940 å.+ nэr 521 åğэcån ağabey can -3- [Tr-Far.] å. 947, 949, 959 э. 103, 113 åh ünlem, edat-2- [Tr] э. 599, 847 iç çekme, ilenme -4- [Tr] å. 1042, 1043, 1046 å.+ ım 994 åhır son, sonuncu -4- [Ar] å. 1428 å.+ gı 1427 å.+ ıdэ 625 å.+ ıdэgı 625 Å å- ağır, hafifin zıttı -2- [Tr] vücut organı ağız -5- [Tr] azap, eziyet -2- [Ar] э.+ ını 1169 эzerbэycэn ülke adı. Özel ad -2- [Tr] ээ å. 184, 751, 757, 805, 806 å.- ıl å. 370 å.- ılэdı 414, 480 å.- ıp 303 å.- эdı 417, 504 å.+ tı 665 bitmek, tükenmek 944, 945 adam, insan -2- [Ar] å. 671 å.+ lǝrgǝ 675 töre, terbiye -2- [Ar] å. 1173 å.+ sızlэr 1174 değersiz, kötü -3- [Ar] å. 1065 å.+ gınэ 1066 insan -44- [Ar] yalın halde 12 kez kullanılmıĢtır å.+ dэ 422 å.+ dı 38, 40, 154, 487, 586, 708, 1380 å.+ gэ 241 å.+ ı 176 å.+ lэr 40, 113, 1403, 161, 300, 340, 391, 483, 638, 705 å.+ lэrdı 170, 619, 630, 1284, 1403, 1408, 1413 å.+ dэn 18, 29, 30, 453 å.+ lэrgэ 187 åğız yerleĢim yeri. Özel ad -9- [Tr] э. 285, 301 э.+ dэ 251, 447, 449 э.+ gэ 252, 349, 363 эzåb açmak fiili -5- [Tr] å.+ ıdı 350 å.+ эkэn 432 cam ayna -1- [Tr] э. 1619 deterjan-1- [Tr] э. 1303 ayran -2- [Tr]э. 1317 э.+ dı 1375 эyu å.- gэn 242 å.- gэndэn 145 å.- gэnı 385 å.- gэnmэn 412, 1151 å.- meymız 148 å.- mэgın 767 å.- mэgэn 83, 149 å.- p zarf fiili ile 1259, 640 dahil 14 kez kullanılmıĢtır å.- ptı 488 of, tüh,vah-1- [Tr] å. 1044 bayındır -1- [Far] å. 1052 åhlığ åktåĢ yoğurt mayası-1- [Tr] å.+ dı 421 yerleĢim yeri adı -3- [Tr] å. 81, 85, 86 almak fiili -32- [Tr] å.- bårgэnmэn 383 å.- bårsэm 383 å.- bэrэdı 384 åķ beyaz -25- [Tr] å. Yalın halde 491, 1293 dahil 22 kez kullanılmıĢtır åķıbэt 173 bir iĢin ya da durumun sonu, sonuç -3- [Ar] å.+ li 695, 698, 702 åsvål åsэn åsэŋ åĢ åķķorğэn yerleĢim yeri adı -1- [Tr] å. 353 åķnэzэr Özel isim, Ģahıs adı -2- [Tr] å. 372 åķsåķal yaĢlı, tecrübeli erkek, evliya -2-[Tr] å. 511, 513 åķtåy Özel isim, Ģahıs adı -2- [Tr] å. 447 åķtэĢ yerleĢim yeri, özel ad -1- [Tr] åĢ - å.+ dı 447 åĢığ åĢıķ å.+ tэ 460 åķtэyev ål Özel isim, Ģahıs adı -1- [Tr] å. 441 ön -2- [Tr] å.+ dэ 525 åĢıķ å.+ gэ 709 ålıs ålmэ uzak -1- [Tr] å. 1070 elma -2- [Tr] åĢkåzån åĢķåvåķ åĢ- å. 705, 1445, 1494 åltı åltın åltmıĢ beĢten sonra gelen sayı adı -25- [Tr] åmэ åmэn ånэ ånэr åpå åppåķ åptå årå årt årzu ås åsıl åsiyå å. Yalın halde 516, 1277 dahil 9 kez kullanılmıĢtır å.+ dэ 312 å.+ gэ 247 å.+ nçı 31, 34, 41, 123, 149, 165, 203, 282, 603 å.+ tэ 248, 265, 357, 772, 89 altın -4- [Tr] å. 1402 å.+ dı 896 å.+ dэn 729, 980 ellidokuzdan sonra gelen sayının adı -3- [Tr] å. åt - dünya, evren -1- [Ar] å.+ dэ 1153 böyle -1- [Tr] å. 806 Allah kabul etsin -13- [Ar] åtçэn åtıyoķ å. Yalın halde 94, 342 dahil 14 kez kullanılmıĢtır kör -1- [Ar] å. 92 yardım dilemek -1- [Ar] å. 1146 anne -11- [Tr] å. 1098 å.+ lэringэ 695, 698, 701 å.+ m 34, 1248 å.+ mdı 32 å.+ mız 194 å.+ mızdı 209 å.+ ŋgэ 1022 å.+ sı 1037 åtэ å. 575, 589, 1450 mide -1- [Tr] å. 1453 yemek kabağı -1- [Tr] å. 1439 açmak -3- [Tr] ad, isim -73- [Tr] atmak, fırlatmak -4- [Tr] å.- ıp 596, 681 å.- mэgıçэ 854 å.- эdı 581 atlı-1- [Tr] å. 88 sansız parmak, küçük parmak -1- [Tr] å. 1456 baba, ata -105- [Tr] å. Yalın halde 507, 540 dahil 18 kez kullanılmıĢtır å.+ dэn 139, 705 å.+ lэrı 365 å.+ lэrımız 62, 146, 173, 262, 284, 292, 443, 448, 449, 455, 795, 1170, 1251, 1261, 1413 å.+ lэrımızdı 287 å.+ lэrımızэm 441, 442 å.+ lэrını 431 å.+ lэrэmız 260 å.+ m birinci Ģahıs iyelik ekiyle 608, 745 dahil 15 kez kullanılmıĢtır å.+ mdı birinci Ģahıs belirli geçmiĢ zaman ekiyle 749, 810 dahil 16 kez kullanılmıĢtır å.+ mdэn 3 å.+ mэm 4 å.+ mız 194, 235, 283, 327, 330, 335, 1148, 1285, 1407 å.+ mızdı 1149 å.+ mlэr 360, 364 å.+ mэm 3, 339 å.+ nı 171, 705 å.+ nıkıdэ 539 å.+ ŋız 126 å.+ sı 27, 82, 113, 247, 338, 540, å.+ sıdэn 401 å.+ sıgэ 541 å.+ sını 371, 372, 373, 452 å.+ sınıkıdэ 539 nar-6- [Tr] å. 734, 735, 737, 1448 å.+ dey 736 baba -1- [Tr] å.+ ķı 129 ağ pak, tertemiz -4- [Tr- Far] å. 1257, 1288, 1331, 1332 hafta -1- [Far] å.+ nı 230 kendine bakmak, dinlenmek-1- [Tr] å.+ m 995 yüklemek-1- [Tr] å.- ıp 1281 dilek, heves-1- [Far] å. 344 sarkıtmak -1- [Tr] å.- ıp 1300 asılmak-1- [Tr] å.- ıp 1296 asya kıtası -2- [Tr] å.+ dэ 206 gök yüzü -2- [Far] å. 231 å.+ ga 668 åstånэ aĢık kemiği [Tr] å. 13, 436, 479, 480 å.+ ı belirtme haliyle 14 kez kullanılmıĢtır å.+ ım 143, 258, 282, 606, 735, 755 å.+ ımız 637 å.+ ını 20, 41, 67, 182, 436, 453, 1241, 1259, 1394, å.+ ıŋı 541, 897 å.+ iŋ 13 å.+ tı 436, å.+ nı 603 åsmån å. yalın halde 399, 433 dahil 13 kez kullanılmıĢtır aĢmak, geçmek -3- [Tr] å.- tı 414 å.- tı mı 754, 755 aĢık -2- [Ar] å. 741, 742 aĢık -5- [Tr] å.+ çэ 568 å.+ lэr 1055 å.- tı, 463, 468, 1273 åt 107, 232 ålэm ålэy åmin asıvermek-1- [Tr] å.- ıp 834 kolay, rahat -1- [Far] å. 699 almak-1- [Tr] å.+ çı 833 yemek -13- [Tr] kapı giriĢi-3- [Tr] å.+ sı 825, 1116, 1137, 1201 174 åtэ-ånэ å.+ sız 1007 ana baba, ikileme -2- [Tr] å.+ lэringэ 695, 698, 701 åtэ-båbå ecdat, soy sop -3- [Tr] åtэ-båbэ åtэ-enэ åtэĢ åtэtürk å.+ lэrımız 79, 74, 308 soy sop -2- [Tr] å.+ dэn 703 å.+ sını 202 ana baba -4- [Tr] å.+ mdı 373 å.+ mэm 260, 460 å.+ nı 513 ateĢ, od -1- [Far] å. 1063 båbå båbur nida, sesleniĢ, manzum söyleyiĢlerde ara nida -3å. 993, 997, 998 Afganistan -3- [Tr] å.+ dэ 270 å.+ dэn 270 å.+ gэ 270 amca -1- [Tr] å. 1458 otuz gün -3- [Tr] å. 401, dünyanın uydusu -4- [Tr] köy, yerleĢim birimi -2- [Tr] Ģahıs adı, Özel ad -1- [Tr- Far] å. 269 åz çok olmayan -5- [Tr] å. 213, 376 å.+ gınэ 211, 570 å.+ ıgэ 91 åzır hazır, mevcut -8- [Tr] bålэ å. 125, 198, 206, 1253, 1240, 1342, åzэn namaz vaktini bildiren çağrı -3- [Ar] å. 436, 476 å.+ sız 480 åzэy azalmak-1- [Tr] å.- dik 892 å.- tıp 149 B baar baba bağrı baķa bala balkon bar hepsi, tamamı -5- [Tr] b.+ ı 653, 678, 684 b.+ ın 655 baba -1- [Tr] b.+ sı 540 bağır, döĢ -1- [Tr] b.+ gэ 905 kavak ağacının bir türü -1- [Tr] b. 1461 çocuk -1- [Tr] b. 672 balkon -1- [Fr] b. 189 var, yok anlamının zıttı -3- [Tr] b. 644, 651, 686 bar - bağlamak fiili -1- [Tr] uydurma sebep-1- [Far] b. 676 kahraman -3- [Far] b. 12, 21 bahar -3- [Far] b. 1205, 1207 b.+ dэ 1424 båķ - å.+ ıgэ 1018, 1020 åysэnэm bacanak -1- [Tr] b. 1459 badem -2- [Far] b. 501, 1460 meyve bahçesi -4- [Far] b.-ı 482, 1441, 1555 båhana båhådır båhår å.+ 856, 862, 1002 å.+ dı 1002 åyıl Babür, Özel ad -3- [Tr] b. 905, 956, 1040, 1046, 1164 båğ- å.+ ım 910 å.+ ımsэn 1026 åy b. 136, 193, 195, 196 b.+ lar 137 b.+ tan 195 baĢka, ayrı -1- [Tr] b.+ 667 b.+ lǝr 646 baba -6- [Tr] b.+ lэrım 2 b.+ lэrımız 69, 74, 307 b.+ m 1162, 1151 b. 131199, 633 båcэ bådэm båğ [Tr] åvэ åy urug adı -7- [Tr] Türk‟ün atası, Türk soyunun türediği kimse -4å.+ tэn 119 åvğэn barlas baĢka [Tr] å. 113, 127 åv barķıt b.- ganda 661 b.- ıp 648, 649, 654, 660 kumaĢ türü-2- [Tr] b. 555 b.+ tan 534 varmak fiili -11- [Tr] b.- adı 667 b.- at 656, 659, 662 b.+ gan 680 bålıĢ 175 bakmak fiili -13- [Tr] b.- adı 375, 443 b.- amız 1, 2 b.- ay 808 b.- ıb 1160 b.- ıp 35, 37 b.- ıĢkэn 550, 552 b.- ma 28 b.- tım 462 b.- yaptı 251 çocuk -136- [Tr] b. Yalın halde 1267, 1285 dahil 30 kez kullanılmıĢ b.+ dэn 29 , 1286 b.+ gэ 398, 436, 471, 481, 704, 999 b.+ li- 229, 1275 b.+ li-çэķa.li 361 b.+ ligımızdэ 574 b.+ lik 249, 413, 433, 443 b.+ lэr 274, 305, 338, 306, 447, 1006 b.+ lэrımı 550 b.+ lэriŋ 93 b.+ lэrdı 1274, 344, 361, 362, 436, b.+ lэrgэ1531 b.+ lэrı 199, 252, 407, 447 b.+ lэrımdэn 772 b.+ lэrımdı 323 b.+ m birinci Ģahıs iyelikle 35 kez kuıllanılmıĢtır. b.+ mınэn 402 b.+ mэ 988 b.+ nı Ģekliyle 16 kez kullanılmıĢtır b.+ ŋı 476 b.+ sı Ģekliyle 15 kez kullanılmıĢtır b.+ sıgэ 475 b.+ sını 35 -2- [Tr] b. 550 bållэs bålэ-çэķa bålэhånэ bår bår - bås - Barlas, urug adı -1- [Tr] b. 76 çoluk çocuk -1- [Tr] b.+ sıgэ 1272 çocuk odası, balkon-2- [Tr] b. 190 var, yok kelimesinin tersi -151- [Tr] b. yalın halde 146 kez kullanılmıĢtır b.+ ıçэ 489 b.+ ıdэ 764 b.+ ım 830, 837 b.+ эkэn 492 varmak fiili -58- [Tr] b.- эdı 47 b.- aman 223 b.- dım 277 b.- dik 273 b.- gэn 156, 205, 405, 583 b.- gэnå 985 b.- gэndэ 431, 745 b.- gэndэn 267, 994 b.- gэnım 81 b.- gэysэmı 530 b.- gэysэn 530, 828, 852 b.- gэysэnэ 821, 828, 853 b.- ıdım 756 b.- ıp zarf fiili ile 16 kez kullanılmıĢtır b.- ıĢэdı 261, 496 b.- iη 1161 b.- måğdэmэn 1073 b.- meydı 403 b.- mэdım 333 b.- sэ 63 b.- sэm 1118 b.- э 838 b.- эdı 49, 313, 385, 434, 481, 582, 1265 b.- эsэn 408 b.- эrdiŋ 1118 båĢçı båĢķa båĢ değiĢik, farklı -28- [Tr] b. yalın halde 21 kez kullanılmıĢtır b.+ ça 1391 b.+ çaraķ 117 b.+ dэ 1151 b.+ lэr 66 b.+ sı 407 b.+ sıgэ 424 b.+ sın 1062 båĢķarmэ bir kuruluĢun baĢı -1- [Tr] b.+ sını 159 båĢtepэ båtır yerleĢim yeri adı -1- [Tr] b. 280 bahadır kahraman -6- [Far] b. 446, 611, 618, 625, 632 b.+ ı 611 båt sığmak, girmek -1- [Tr] b. - эdı 1315 båy zengin, bey -21- [Tr] b. 77, 93, 473, 482, 617, 749, 1068, 1264 b.+ çэ 1265 b.+ dı 813, 1004, 1013, 1014, 1264, b.+ lэr 367 b.+ lэrdı 355, 856, 862 b.+ niŋ 740 b.+ эkэn 371 båyag önce -3- [Tr] b.+ ı 27, 52, 146, 380, 581 b.+ gıdэy 823 båybåbåyev Özel isim -1- [Tr] b. 304 båyçiçek nergis çiçeği -1- [Tr] b. 1464 basmak, sıkıĢtırmak -13- [Tr] b.- ımdılik 636 b.- ıp 145, 58, 614, 619, 721 b.- kэnım 941, 934 b.- mэgэn 39 b.- sın 343 b.- tırgэn 545 båsmэçı b.+ lэgэnımızdэ 172 b.+ lэnıĢı 173 b.+lэnyaptı 206 b.+ lэrdı 279 b.+ nı 712 b.+ tı 1015 önder -2- [Tr] b.+ sı 159 båyhålvэ båyıt båylэ - urug adı, özel ad -3- [Tr] b. 76, 297, 608 beyit-1- [Tr] b.+ tэ 367 bağlamak -2- [Tr] b.- rdı 856, 862 Rus yönetimine karĢı Orta Asya'da 1917'de baĢlayan ve aralıklı olarak 1931'e değin süren ayaklanma hareketi båytэl båzår genç at yavrusu -1- [Tr] b. 1465 pazar -4- [Far] b. 484 b.+ dэn 501 b.+ gэ 499 b.+ ıgэ 485 -1- [Tr] b. 354 baĢ -35- [Tr] b. 259, 498, 499, 1295, 1436, 1463 b.+ ı 84, 279, 295, 402, 443, 448, 629, 1127, 1167, 1397 b.+ ıdэ 485, 831 b.+ ıgэ 45, 543, 1228, 1266 b.+ ım 1087 b.+ ımdı 1088 b.+ ımgэ 1085 b.+ ımızgэ 507 b.+ ını 497 b.+ ısıdan 70 b.+ ısını 355 b.+i 448 b.+ ingэ 878 b.+ lığı 629 båzэr pazar -2- [Far] b. 71 b.+ gэ 745 begэnэ ilgisiz -1- [Far]b.- 855 b.+ gэ 955 b.+ lэrdэn 968 bediyar behı bek 176 urug adı -3- [Far] b. 445 b.+ dı 444, 447 ayva -1- [Far] b. 1466 sıkı, sağlam -4- [Tr] b. 114 b.+ itip 590, 650, 1335 b.+ itken 650 b. + ınıp 577 b.- эdı 594 bekınmэçэķ a. b.+ tэ 35, 154, 332, 516, 810, 1425 b.+ tэligımdэ 356 çocuk oyunu -3- [Tr] 576, 584, 593 bektemirov Ģahıs adı bel bel 6- [Tr] beĢbэrmэķ -1- [Tr] b. 69 b. 1436, 1440, 1441 b.+ ı 729, 731, 980, 982, 1129, b.+ ıdэ 726, 728 belbåğ beĢik belbağı, kuĢak -1- [Tr] b.+ ı 482, 1441 beldår erkeklerin beline bağladığı kumaĢ, erkeğim-3[Tr] beĢlik b.+ ım 853, 861 bele - belemek, sarmak -2- [Tr] b.- ydı 474 b.- ymız 440 belgı belэnçek ber - bet iĢaret, im -1- [Tr] b.+ nı 1240 demir beĢik -1- [Tr] b. 1442 vermek fiili -85- [Tr] b.- 656 bıl- b.- dı 161 b.- dım 306, 378, 379, 728 b.- dik 1168 b.- et 666 b.- ey 806 b.- ey 744, 812, 865 1083, b.- eyın 1022, 1098, 1126 b.- gın 689, 691 b.- gэn 157, 193, 243, 675, 649 b.- gэndэn 387 b.- gэnlэr 383 b.- gэnmэs 22 b.- ıgı 338 b.- ılıp 486 b.- ılmeydı 381 b.- ılэdı 311, 388, 503, 1348 b.- ıp zarf fiili ile 93, 231 dahil 13 kez kullanılmıĢtır b.- ıĢ 988 b.- ıĢı 399 b.- ıĢkэn 156 b.- iĢim 661 b.- kı 1424 b.- meyt 655 b.- mэgın 1146 b.- mэgэn 242 b.- sın 342, 343, 344, 696, 701, 702, b.- sэm 1083 b.- sэŋэm 475 b.- эdı 177, 341, 351, 378, 398, 407, 433, 452, 463, 562, 1018, 1260, b.- эmız 457, 497, 498, 500, 507 b.- эmэn 382 b.- эr 723, 1395 b.- эrdı 1392, 1393 berı berk beruni Tahta veya demirden yapılmıĢ sallanır bir tür küçük karyola -12- [Tr] b. 312, 434, 438, 470, 481 b.+ dı 439 b.+ kэ 313, 469, 472, 474, 482 b.+ ingэ 778 yaba -2- [Tr] b. 1492 b.+ kэ 1383 yüz, çehre -7- [Tr] b. 216, 217 b.+ ı 1355 b.+ ını 504 b.+ iŋdэn 736 Bir Ģeyi anlamıĢ veya öğrenmiĢ bulunmak, bilmek fiili. -39- [Tr] b . -эdı 106, 1341, 1376, 1403, b . -эlmeymэn 952 b . -эmız 105 b.- эmэn, 138, 643, 1089, 1259, 140 b . -эmız 811 b . -эn 888, 1173 b . -эrdı 1248 b . -gэn 708 b . -gэnlэrım 609 b . -gınki 1064 b . -ınэdı 117 b . -ıp 116, 1175 b . -ıĢ 127, 709 b . -ıĢımçэ131 b . -ki 1068 b . -mэdik 1327 b . - meydı 220, 338, 1376 b . -meydıkэn 37 b . - meymэn 3, 7, 41, 65, 140 b . -meymızdэ 133 b.- mэyappэn 67 bılek Elle kolun, ayakla bacağın birleĢtiği bölüm -1[Tr] b. 1230 bılım bılэn bır kendisine yakın olan, -den bu yana -8- [Tr] b. yalın halde 301, 783 dahil 9 kez kullanılmıĢtır sert, katı -2- [Tr] b. 482, 618 Biruni, astronomi alimi -1- [Tr] b. + ylэr 54 beĢ yemek adı -9- [Tr] b. yalın halde 1301, 1343 dahil 8 kez kullanılmıĢtır b.+ dı 1343 dörtten sonra gelen sayı adı, beĢ -26- [Tr] b. 154, 313 dahil 11 kez kullanılmıĢ b.+ ımdэ 255 b.+ ınçı 203, 622 177 bilim, ilim -1- [Tr] b. 174 ile, birlikte. Bağlaç -12- [Tr] b. yalın halde 1, 125 dahil 12 kez kullanılmıĢtır bir, tek, aynı, benzer -181- [Tr] b. yalın halde 126, 143 dahil 124 kez geçmiĢtir. b.+ dey 295, 1349 b.+ gınэ 1077 b.+ ı 110, 185, 295, 296, 395, 456, b.+ ıdэ 89 b.+ ıdэn 89 b.+ ıktırıp 621 b.+ ımızgэ 1054 b.+ ınçı Ģekliyle 173, 231 dahil 11 kez kullanılmıĢtır b.+ ını 29, 295, 485, 513, 577, 600, b.+ lik 185, 1168 b.+ lэĢkэn 704 b.+ lэĢmэgэn 704 b.+ mız 124, 125 b.+ oķ 08, 10, 16, 169, 1267 b.+ ou 569 b.+ oulэr 162 b.+ ougэ 181 b.+ ouv 999 b.+ ouvdı 26 bırık bısmıllэ bız birikmek fiili -1- [Tr] b.- kэn 185 besmele -2- [Ar] b. 1127, 1129, (bö -) -226- [Tr] b. yalın halde 245, 284 dahil 78 kez kullanılmıĢtır b.+. dэ bulunma hali 310, 320 dahil 56 kez kullanılmıĢtır b.+ dey 190 b.+dı belirtme hali 327, 445 dahil 49 kez kullanılmıĢ b.+ dıkı 1260 b.+ dıkılэr 1342 b.+ dэ bulunma hali 478, 489 dahil 49 kullanılmıĢtır b.+ dэn ayrılma hali 633, 641 dahil 6 kez kullanılmıĢ b.+ gэ yönelme hali 163, 294 dahil 9 kez kullanılmıĢ b.+ ı belirtme hali 314, 334 dahil 9 kez kullanılmıĢ b.+ эm 49, 214, 442, 473, 1292 b.- yaķķa 44 birigэt ekip-2- [Ru] b. 290, 349 bittэ bir tek, bir tane -36- [Tr] biya biyaķ b. yalın halde 337, 350 dahil 27 kez kullanılmıĢtır b.+ dэn 521 b.+ sı 57, 58, 375, 594, 1157 b.+ sını 377, 407, 589 erkek at -1- [Tr] b. 1449 bu taraf, buraya doğru -14- [Tr] b.+ dэ 87 b.+ı 86, 353 b.+ ıgэ 511,1312 b.+ ını 1355 b.+ ka 42, 456 biyer bu yer, burası -2- [Tr] (böl -) biyэ blagoveĢen yerleĢim yeri, özel ad -1- [Tr] b.+ ka 144 yemek adı -2- [Tr] b. 501, 1319 olmak yardımcı fiili -64- [Tr] b.- эdı Ģekliyle 470, 1157 dahil 20 kez kullanılmıĢtır b.- эmız 205 b.- эr 221, 1180 b.- dı 478 b.- dım belirli geçmiĢ zaman birinci Ģahıs 1193, 1197 dahil 17 kez kullanılmıĢtır b.- gǝn 685, 1178 b.- ıp zarf fiili ile 110, 1366 dahil 10 kez kullanılmıĢ b.- ıpsэn 1152 b.- ıĢsэ 497 b.- mэy 1168 b.- meymız 207 b.- ot 648 b.- sın 985, 986, 1103, 1104, 1105 (bo -) olmak yardımcı fiili -289- [Tr] b.- эdı 386, 390 dahil 66 kez kullanılmıĢtır b.- эdıdэ 576, 1435 b.- эmız 423 b.- эr 1384 b.- эrdı 1267, 1273, 1310, 1311 b.- эrdı 245, 572, 1317 b.- эrkэn 295 b.- эsэn 931 b.- эt 158 b.- dı 95, 96, 97, 161, 186, 192, 250, 1220, 1326 b.- dik 185, 347, 443, 1322 b.- dım 243, 264, 347, 944, 945 b.- dımı 121 b.- diŋ 973, 975 b.- dıŋэr 161 b.- diŋmı 852 b.- egı 384 b.- eylik 690 b.- gэn 280 b.- gэndэ 419 b.- gэnkэnmız 172 b.- gэnmız 6, 305 b.- gэnэkэn 71 b.- ıb 64 b.- ınıp 296, 311 b.- ınmэs 353 b.- ınэdı 300 b.- ıp 413, 444 dahil 42 kez kullanılmıĢtır b.- ıĢ 411, 555, 1342 b.- ıĢı 409, b.- ıĢını 65, 691 b.- ıĢıp 617 b.- mэgэysэn 531, 823, 830 b.- mэz 527, 528 b.+ dэ 62, 323, 336, 634, b.+ gэ 3, 322 erkek at -1- [Tr] b. 1462 boğırsåķ bol - b.- maydı 652 b.- meydı 201, 202, 220, b.- meymız 205 b.- p 66, 214, 646, 676, 1292, 1381 b.- seylэ 328 b.- sın 342, 473, 1188, 1189, 1190, olmak yardımcı fiili -122- [Tr] b.- gэn 730, 736 dahil 51 kez kullanılmıĢtır b.- gэndэ 560, 1048, 1332 b.- gэndэn 271, 1378 b.- gэni 281, 291 b.- gэnmız 5, 290 b.- gэnmэs 51, 54 b.- gэnэkэn 300 b.- gılэ 695, 698, 701 b.- gın 841, 930, 1275, 1276 b.- meydı 395, b.- mэgılэ 699 b.- mэgэn 119, 127, 631 b.- mэsın 150 b.- mэsэ 58, 92, 148, 398, 556, 855, 1272, 1422 b.- mэsэm 455 b.- p 53, 266, 301, 1325, 1412 b.- ptı 514, 538, 800 b.- sın Ģekliyle 9, 801 dahil 13 kez kullanılmıĢtır b.- sэ Ģart ekiyle 93, 295 dahil 18 kez kullanılmıĢtır b.- sэŋiz 94 olmak yardımcı fiili -43- [Tr] b.- gan 646, 671, 672, b.-gǝn partisibiyle 653, 683 dahil 18 kez kullanılmıĢ b.- gǝnda 683 b.- magǝn 676 178 b.- sek 1438 b.- sın 466, 694, 699, 1053 b.- sэ 400, 1435 b.- yaptı 363, 555 borıbåsķaķ hayvanların sıcak bunalmıĢ hali kapalı bulut bulэğ b.+ ını 485 bir yerde bulэğbåĢı yer adı, özel ad -2- [Tr] kalıp b. 70 b.+ gэ 47 bulэķ -1- [Tr] b. 1450 bostån sebze bahçesi -1- [Far] b.+ gэ 905 burın burun hamile-5- [Tr] b.+ go 687 uzunluk, yükseklik b.+ ı 1195 b.+ lэp 1012, 1013 b.+ lэringэ 1075, 1207 yol, o doğrultuda, tamamında burung but - b.+ ıçэ 64, 107, 108, 114, 165, 275, 621, 629, boya - b.- lgэn 1178 b.- p 1236 boya -1- [Tr] b.+ ķa 1244 gövdenin baĢla omuz arasında kalan bölgesi -1- boyınbåğ böl- [Tr] b. 1435 kravat 1- [Tr] b.- 226 bölmek fiili -5- [Tr] b. 147 böleg bölekçe börı buvэ bügün bür- b.+ ınэdı 75, 76, 136, 300 parça -1- [Tr] b.+ ı 384 büt - hızma -1- [Tr] 1294 bozkurt -4- [Tr] b. 800 büt bütün boĢ, dolu olmayan -1- [Tr] b. 771 açık toprak rengi, gri -2- [Tr] brigэdэ bu budtэçı buğdey bulbul bultur bitirmek -2- [Tr] büyük baba -11- [Tr] b. 372, 373 b.+ lэrımız 317, 328, 334 b.+ mdı 372 b.+ mız 82, 83, 445, 446, 1454, bugün -2- [Tr] b. 408 bürümek, sarmak -2- [Tr] b.- эrmэn 896, 898 bitirmek -3- [Tr] bütün, tüm-1- [Tr] b. 1284 eksiksiz, tam -2- [Tr] b. 09, 677 b. 567 bez b.+ ını 799 bözyıgıt bözэ b. yalın halde 1321, 1341 dahil 29 kez kullanılmıĢ b.+ gı 279, 553, 641, b.+ gıdey 531 b.+ gıdэķa 505 ön, önceki -1- [Tr] b.+ ı 1372 b.- kэndэn 158 b.- ürüp 654 b.- ürэr 513 b.+ dey 757 b.+ lэr 751, 850 böĢ böz ön, önceki -40- [Tr] b.- ırdım 352 b.- ırgэnmэn 260 boyamak fiili -1- [Tr] boyåķ boyın ön, önceki -5- [Tr] b. 253, 280 b.+ gılэr 1292 b.+ gılэrdıkı 1294 b.+ gılэrdэ 1297 dolu olmayan, boĢ -1- [Tr] b. 715 bir yemek adı -4- [Tr] b. 1337 b.+ nı 1339 b.+ sını 1429 boy bulak, çeĢme -3- [Tr] b. 354, 444, 448 b.+ ım 1047 b.+ lэrdэ 1040 boĢ botķa bulut -2- [Tr] b.+ tı 1001, 1003 bulak, çeĢme -1- [Tr] 45, 84 büvэ büyım büyrek büyrığ büyük büyüm büz - özel ad -1- [Tr] b. 441 boza, tahıldan yapılan içecek -5- [Ar] b. 399, 1320, 1321 b.+ gэ 1321 ekip-1- [Ru] b. 239 iĢaret sıfatı, bu -126- [Tr] dede, baba -1- [Tr] b. 129 kap kacak -1- [Tr] b.+ lэr 571 böbrek -1- [Tr] b. 1455 emir, ferman -1- [Tr] b.+ ı 1051 -3- [Tr] b. 1151, 1154, 230 eĢya -1- [Tr] b. 1456 büzmek fiili -2- [Tr] b.- ılgэn 888 b.- ıp 528 b. 518, 601 dahil 91 kez yalın halde kullanılmıĢ b.+ lar 655 b.+ lэr 43, 45, 46, 77, 109, 195, 199, 293, 595, 1170 b.+ lэrdı 473, 1341 b.+ ndэnэm 94 b.+ ngэ 21 b.+ nı Ģekliyle 795, 1250 dahil 18 kez kullanılmıĢtır b.+ nısı 286 b.+ nu 647, 1157 yemek adı -1- [Tr]b. 1349 buğday -5- [Tr] b. 1426 b.+ dı 1308, 1315, 1321 b.+ dэn 1318 bülbül-1- [Far] b.+ эr 854 bıldır, geçen yıl -1- [Tr] b. 277 bэdэvlэt devletli, varlıklı -2- [Far] b. 93, 473 bэğr bэhıl bэhmэl bэhĢı bэht göğüs -1- [Tr] b.+ ım 1041 çekemez-1- [Tr] b. 1021 kumaĢ çeĢidi -5- [Tr] b. 71, 843, 924, 925 1457 bahĢı, Ģaman -2- [Tr] b. 1404 kader, talih -4- [Far] b.+ gэ 15 b.+ iŋ 467, 1104, 1105, 1190, 1191 179 bэkır Bekir, özel ad -7- [Tr] bэķuvэt b. 152, 156, 160, 161, 162, 163 çok kuvvetli -2- [Tr] b. 626, 630 bэldız bэlıķ bэllэs karının kız kardeĢi -1- [Tr] b.1458 balık -1- [Tr] b. 1459 Barlas, boy adı özel isim -13- [Tr] c. 1470, 1471 cåy parmak -3- [Tr] c. 140, 1202, 1203 c.+ dэ 627, 992, c.+ gэ 84, 406 c.+ ıdэ 272, 390 c.+ ıdэn 276 c.+ ıgэ 271 c.+ lэdım 324, 461 c.+ lэrdı 388, 619 c.+ lэrdэn 619 c.+ lэĢıĢkэn 86 cez bakır-2- [Tr] c.+ gэ 897, 898 cezdэ eniĢte-1- [Tr] c. 210 cıgэr ciğer -1- [Far] c. 1319 cıl yıl -1- [Tr] c.+ ı 122 cındı cinli, deli -5- [Ar]c.+ dı 296 c.+ lэr 354, 366, 367, 450 cıyırma yirmi sayısı -1- [Tr] c. 122 cigэrэŋ kahverengi -1- [Tr]c. 1475 ciyan yeğen -3- [Tr] c.+ ı 11, 16 c.- ıdэn 12 c.+ ımэs 17 colboldiyev özel ad 1- [Tr]c. 606 b. 1446, 1462, 1510, 1547 coop b. 130, 607, 612, 624 b.+ ı 5 b.+ ıdэn 638 b.+ lэr 618 b.+ lэrdэn 632, 633, 634 b.+ mэn 635 b.+ tэn 68 b.+ gэ 1297, 539 bэlэnt bэlэtlik bэn bэndэ bэngı bэrgэk bэrk bэrmåķ bэtэlyon yüksek -4- [Far] b. 459, 694, 755, 1332 yükseklik-1- [Far] b. 1460 ben, Ģahıs zamiri -1- [Tr] b.+ dı 917 köle-1- [Far] .+ ŋnı 9013 boy adı, özel ad -6- [Tr] b. 32, 56, 88 b.+ lэr 32, 87 b.+ lэrdэn 87 küpe -1- [Tr]b. 1229 yaprak -1- [ Far] b. 1461 tabur-3- [Fr] bağlamak fiili -6- [Tr] b.- lэp 589, 1015, 1329 b.- mэ 765, 826 b.- p 437 bэylэnıĢ c. 656, 658, 666, 661 civciv-1- [Tr] c.- çöcэ 1496 yön, taraf -1- [Tr] c. 400 bitki adı -1- [Tr] c. 1415 genç delikanlı -2- [Tr] c. 1017,1020 memleketine uzak kalmıĢ insan -3- [Far] c. 55, 794, 1418 ilgi, bağlanıĢ -1- [Tr] cügэn cügэr b. 1463 bэyıt bэyrэm bээr cevap -4- [Tr] cöcэ cön cuhårı cuvån cüdэ b.+ dэ 347 b.+ dэn 348 bэylэ - yer, mevkii -17- [Tr] beyit, türkü -1- [Tr]b.+ lэr 720 bayram -1- [Tr] b. 1464 hepsi, tamamaı -23- [Tr] hayvan gemi -2- [Tr] c. 1431, 1490 ciğer -2- [Tr] c.+ ı 1306, c.+ ını 1307 cün yün -2- [Tr] c. 1491 c.+ dı 1238 b.+ı belirtme ekiyle 9, 1402 dahil 18 kez kullanılmıĢ b.+ ımızdı 297 b.+ ını 146, 365, 502, 1130 cэğ cэllэbэd cэlэvåt cэmbıl C cэn gэrı cэnån cэnnэt çene -2- [Tr] c. 217, 1492 Celalabat -1- [Tr]c. 144 Celalabat -1- [Tr] c.+ kэ 86 cambul, Taraz -3- [Tr]c. 17, 18 c.+ dэ 17 caĢ cålål cåm cån cåt cåv cåvåp cåvэn genç, delikanlı -1- [Tr] c. 657 özel isim 1- [Ar] c. 266 leğen-2- [Tr] c. 1384, 1385 can, nefes -35- [Far] savaĢçı-1- [Tr]c.+ 39 canan-1- [Tr] c.+ эgэ 954 cennet -3- [Ar] c. 249, 1494 c.+ ı 725 cэnэt cэrlig cэsårэt cэsür c. yalın halde 466, 760 dahil 16 kez kullanılmıĢtır c.+ım iyelik ekliyle 841, 930 dahil 14 kez kullanılmıĢ c.+ ımgэ 932, 1128 c.+ iŋ 466 c.+ sız 1163 yatmak fiili -1- [Tr] c.- kan 655 cennet -2- [Ar] c.+ tэ 1208, 1209 tepelik-1- [Tr] c.+ lэr 280 gözü pek -1- [Ar] c.+ iŋgэ 1142 gözü pek -1- [Ar] c. 196 ç değerli taĢ türü-2- [Tr] c.+ dı 746, 747 yanıt -1- [Ar] c. 723 çakkan dolap, sandık -2- [Far] 180 hareketli-1- [Tr] ç. 675 çakır - çağırmak, seslenmek -1- [Tr] çekkэ ç.- gǝnda 678 çaķır - ç.+ sı 747 çağırmak, seslenmek -10- [Tr] çelek ç.- dı 1270 ç.- dını 1273 ç.- gэndэ 535 ç.- ıķ 537 ç.- ılэdı 315 ç.- ıp 414, 437, 479 ç.- yaptı 794 ç.- эdı 539, 540 çaķırıķ çaķırıĢ çaĢka çåç çåç - çåçpåk çåçpåpig çåçpåpik çåçvåķ çådır çål çål - çeyın çıçķan çıçıratķı çığçık - çıkэldek belbağı, kemer -2- [Far] ç. 1466, 1467 hayvan, hayvancılık -6- [Tr] ç. 44, 375, 1469 ç.+ çılik 01 ç.+ dэ 44 ç.+ m 61 ç.+ çıligidэ 1430 çåy - çay-2- [Tr] ç.- ıp 1018, 1434 çåy çay -3- [Tr] ç. 1396, 1397, 1410 çek - çekmek fiili -5- [Tr] ç.- ıp 88, 1231, 1354, ç.- ıptı 88 çekåbåt çıkmak, peyda olmak, ayrılmak -13- [Tr] ç. - at 657 oyun türü-1- [Tr] çıkmak, peyda olmak, ayrılmak [Tr] ç. ķanmız118 ç.- adı 14, 415 ç.- ardı 368, 558, ç.- ardım 362 ç.- argэndэ 502 ç.- arılgэn 1356 ç.- arıp 381, 451, 1338, 1419 ç.- arkэn 79, 488 ç. - armeydı 632, 635 ç.- armeydı 632 ç.- arэdı 1233, 1234, 1247 ç.- ıp 60, 186, 361, 421, 515, 566, 615, 703 ç.- ıĢı 142 ç.- ıĢıp 78 ç.- ıĢkэn 364 ç.- ıĢtı 175 ç.- ıĢэrkэn 1414 ç.- ķan 12, 17, 20 dahil 24 kez kullanılmıĢtır ç.- ķandэ 79, 480, 856, 862, 1425 ç.- ķandэn 21 ç.- ķanımdan 1285, 1298 ç.- ķanmız 119, 360 ç.- ķılэ 693 ç.- meydı 402, 403, 637 ç.- mэgэn 397 ç.- mэs 1257 ç.- sın 231 ç.- tı 52, 110, 232, 518 ç.- tım 239, 248, 351, 462 ç.+ ķan 12 ç.+ meydı 400, 401 ç.+ mэĢ 403, 1270 ç.+ tı 1007 ç.+ yatkэn 403 ç.- ıp 461 ç.- ıĢэdı 310 ç.- sэm 813 ç.- tik 349 ç.- эdı 1607 ç.- эrdım 1343 çårvэ çıkmak-1- [Tr] ç. 575, 578, 580 çıķ ç.- э 1388 çårsı ç. 49, 145, 610, 644, 1285, 1355, sıçan, fare -1- [Tr] ç.- 831, 1474 bitki türü-1- [Tr] ç. 1412 ç. - kan 681, 683, 685 ç.- adı 658 ç.- ayın 654 ç.- ǝrgǝn 651 ç.- ǝrgǝndan 651 ç.- ıp 680 ç.- kan 23, 678, 680 ç.- kanda 658 ç.- ıp 1101 boy adı -1- [Tr] ç. 335 koĢmak -5- [Tr] değin, kadar -6- [Tr] ç. + mэsэŋ 954 ç.+ dı 1013 vurmak, çalmak -2- [Tr] çållэr çåp - torunun çocuğu -3- [Far] ç. 362, 1287, 1473 ç.+ m 324 ç.+ ını 1292, 1293 ç.+ ımdı 544, 546, 1216 ç.+ ımızgэ 256 ç.+ ingэ 1090, 1094 saçmak fiili -1- [Tr] ç.- эdı 437 ç.+ ķın 85 ç.+ ılmey 185 ç.+ ıĢэdı 314 baĢörtüsü -1- [Tr] ç. 1267 baĢörtüsü -1- [Tr] ç.+ dı 1237 saç bağı -4- [Tr]ç. 1250, 1251, 1252, baĢ örtüsü -1- [Tr]ç. 256 çadır -2- [Fr] ç. 563, 1464 yaĢlı erkek -3- [Tr] ç. 961, ç.+ ım 848 üflemek, enstrüman çalmak kova -1- [Far] ç. 1328 çevэrэ sesleniĢ, davetiye -1- [Tr] ç. 540 sesleniĢ, davetiye -1- [Tr] ç. 540 fincan -2- [Far]ç. 218 saç -8- [Tr] çål - kenar-1- [Tr] yerleĢim birimi adı -1- [Far] ç. 132 ç.+ dэgı 260 181 çıldırmэ müzik aletinin adı -3- [Tr] ç. 1387, 1477 çılım çıllэ çılvır çımçıķ çönte çöp nargile-2- [Tr] ç.+ dı 88 yeni evli kızın gelinlik etmesi, yeni doğan çocukla bir müddet sokağa çıkmaması -3- [Tr] ç. 404, 406 at koĢumu parçası -2- [Tr] ç. 1432 serçe-2- [Tr] çözmэ çuçuķ çuķur çüçvэrэ ç. 1419, 1420 ç.+ dey 1090 ç.+ dı 1420, ç.+ lэr 1407, 1408, 1421 çımıldıķ çünkı çэkэn çэķa zifaf, gerdeğe girmek-2- [Tr] ç. 1480 ç.+ dı 517, 518, 831 ç.+ dэ 519 ç.+ dэn 731, 982 ç.+ ķa 418 çımkent çın çэķır - yerleĢim yeri adı -1- [Tr] ç.+ tı 288 gerçek, doğru -3- [Tr] çini -3- [Tr] ç. 218, 1383 çıpэlaķ serçe parmağı, en küçük parmak -1- [Tr]ç. 1481, 1494 çıraķ ıĢık, lamba -1- [Tr] ç. 909 ç.+ lэrэm 1041 çırı - tezek -1- [Tr] ç. 1493 ayran -1- [Tr] ç. 1317 yer adı -1- [Tr] ç.+ gэ 644 tahminen, yaklaĢık çэp çэrçэmэg çэy -1- [Tr]ç.+ sı 202 sol taraf -2- [Tr]ç. 57, 416 yorulmak-1- [Tr] ç.- ın 832 çay -3- [Tr] ç. 537, 1276 çэyneg güzel, süslü -6- [Far-Tr] ç. 1244, 1283, 1305, 1313, çaydanlık -1- [Tr] ç.+ dэ 1332 çэyĢэp -1- [Tr] çarĢaf-2- [Tr] ç. 394 ç.+ tэ 396 ç. 1280 çızıķ yıkayıp temizlemek -2- [Tr] ç.- p 1334 ç.- ymız 1330 sarmak-1- [Tr] 1327, 1330 çırэylik çağırmak, davet etmek -1- [Tr] çэlmэ çэlэp çэmbılbel çэmэ çэyķa - ç.+ lэyın 1091 çırэyli ç. 1304, 1360, 1362, 1489 edat, çünkü -1- [Tr] ç. 202 kumaĢ türü -2- [Tr] ç.- 917, 918 çocuk -7- [Tr] ç.+ dэn 1286 ç.+gэ 1286, 1287 ç.+sıgэ 285 ç.+ li 230, 361, 1462 ç.+ dı 520 çürümek-1- [Tr] ç.- sın 2011 çırmэ at bağırsağından yapılan sucuk 1- [Tr] ç. 1488 çukur -1- [Tr] ç. 570 yemek türü -4- [Tr] ç.- ılэdı 316 ç.+ dэp 1092, 1096 ç.+ ığı 16 çını ç.- ıltırэrdı 1411, 1412 cep -1- [Tr] ç.+ gımızgэ 333 çöp, ot -6- [Tr] ç. 1396, 1409 ç.+ ı 1402 ç.+ lэrdı 1403 ç.+ tı 1391, 1399 yemek türü -1- [Tr] ç.- 1320 çizik -1- [Tr] ç. 1353 D ç.+ ını 1353 çikэldek çillek çillэ çimek çin çoçko çoķa çolpэn çoor çopmэy çopэn çöcэ çöç - çocuk oyunu -5- [Tr] ç. 574, 575, 578, 580, 1476 çocuk oyunu -1- [Tr] ç. 584 dakıment doküman, belge -1- [Frn] d. + ter 682 d.+ ler 681, 682 kıĢın çetin geçen günleri -1- [Tr] ç. 1478 yaban arısı -1- [Tr] ç. 1479 Çin -1- [Çn] ç. 217 domuz -1- [Tr] ç. 676 daleye dalĢe darvåza datķa mes altına giyilen lastik ayakkabı -1- [Tr] ç. 316 çoban yıldızı -1- [Tr] ç. 1487 musiki aleti -1- [Tr] ç. 1388 çocuk oyun adı -1- [Tr] ç. 576 çoban -2- [Tr] ç. 35, 36 tavuk cücüğü -1- [Tr] 1484 ç. sı, 1590 ditmek, saçmak -1- [Tr] d.+ nı 67 davleniya tansiyon -3- [Ru] d. 1409 d. + ge 1397, 1398 dåd feryat-1- [Far] dåm ç.- mэsın 483 çöçķa çöçэķ çöm - ve daha, diğerleri -1- [Ru] d.+ 200 tekrar, yeniden -2- [Ru] d. 139 kapı -1- [Far] d. + 1495 özel isim -2- [Tr] d. 1149 dån domuz -1- [Tr] ç. 1483 sünnet olmamıĢ erkeklik organı -2- [Tr] ç. 780, 1486 çimmek-2- [Tr] 182 d.+ leymэn 1042 molla-4- [Tr]d. + le 425 d. +leydı 243 d.+ legэ 243 d.+ lэlэr 421 tahıl türü-4- [Tr]d. 339 d.+ dэn 1425 d.+ lэr 338 dånıĢmэn akıllı-1- [Tr] d.+ likkэ 795 dånэ tane -1- [Far] d.+ sısэn 1036 dårı ilaç, derman -3- [Far] d. 1403, 1418 d.+ lэrdı 1409 dåstån özel isim -2- [Far] d. 606 dåstırhån yemek sofrası -4- [Far] d. 520 d.+ dı 535 d.+ gэ 414, 536 dåstэn dåvå dehķån deputat derэzэ devånэ devэl destan -3- [Far] d. 227, 229, 1149, tedavi etmek-1- [Tr] d.+ lэgэn 1404 dåvэn tünel-2- [Tr] d. 722, 724 dåyım dåyımå dåyra de- deyatel dıl sürekli, daima -1- [Ar] d. 325 sürekli, daima -1- [Ar] d. 690 müzik aleti -1- [Far] d. 1373 demek, söylemek fiili -331- [Tr] dırıktır din diydår d.- dı 36, 97 d.- dım 100, 96, 98 d.- dim 684 d.- gən 22 d.- gǝn 645, 681 d.- gen 679 d.- genda 673 d.- gıç 1388 d.- gın 116 d.- gэn 1352, 1390, 1403,1406, d.- gэn partisibi ile 03, 05, 709 dahil 66 kez kullanılmıĢtır d.- gэndey 1413 d.- gэndey 1426 d.- gэndı 175, 18, 24, 397 d.- gэndэ 402, 730 d.- gэnı 124, 1375, 1376, 1389, 196, 214, 297, 57 d.- gэnı 1389, 1390, 1402 d.- gэnımız 218 d.- gэnını 88 d.- gэnkэn 293 d.- gэnler 1394 d.- gэnlr 1381 d.- gэnlэrı 1239 d.- gэnmız 805 d.- meydı 208 d.- p zarf fiili ile 95 kez kullanılmıĢtır d.- se 651 d.- sek 188, 293 d.- sэ 189, 338, 409, 504, 511, 92 d.- sэm 1416, 97 d.- sэm 1426 d.- ydı Ģekliyle 55 kez kullanılmıĢtır d.- ydılэr 112 d.- yılэdı 1358 d.- yılэdı 1344, 1345 d.- yın 148 d.- yıĢэdı 168, 494 d.- yıĢэrdı 447 d.- yiĢmeydı 209 d.- yiĢэdı 208 d.- ymı 1391 d.- ymız 1217, 128, 1371, 1403, 1424, 208, 209, 215 d.- ymız 1416, 1436, 1437 d.- ymız… 129, 1425 d.- ymэn 1067, 1153, 201 d.- ysin 654 d.- yt 654, 658, 660, 661 d.- yэlmey 189 d.- yэlmeydı 56 d.-p 1243, 1349, 1351, 1357, 1358, d.-ydı 1361, 1370, 1371, 1382, 1387, çiftçilik -1- [Far]d.+ çılikkэ 01 milletvekili -1- [Rur]d. 151 pencere -1- [Far]d. 1496 divane -1- [Far] d.+ dür 901 duvar -2- [Far]d. 1597 d.+ dı 779 Ģahıs-1- [Rur]d. 205 dil, lisan -4- [Tr] d. 707, 708 d.+ lэrnı 1063 direktör, yönetici -2- [Fr]d. 263 din, inanıĢ -2- [Ar] d. 159, 176 hasret-1- [Tr] d.+ ıgэ 1108 dombıra dost müzik aleti -1- [Tr] d. 1388 arkadaĢ, dost -2- [Far] d.+ ları 653 d.+ larına 653 döl dölэnэ yağmur çeĢidi -1- [Tr] d. 167 meyve türü-1- [Tr] d.+ gэ 953 dömlik döŋ döölэt tepe -1- [Tr] d. 1468 yükseklik-1- [Tr] d. 71 devlet -3- [Ar] d. 768, 827 d.+ iŋı 769 döppı dös Ģapka -2- [Tr] d. 1266, 1267 dost, -2- [Far] d.+ ımız 152 d.- yår 429 dövır devir, zaman dilimi -1- [Ar] d.+ lэr 940 duå dua, yakarıĢ -2- [Ar] d. 700, 1559 dumbulэķ yerleĢim yeri -7- [Tr] d.+ dı 485 d.+ dэ 304, 307, 308, 477 d.+ ķa 74, 486 duppıldэķ oyun türü-3- [Tr] d.+ 586, 585, 588, 591 duppıldэ - tıkırdatmak-1- [Tr] d.-tıp 587 183 dutår dümbıl dünyå çalgı aleti -1- [Far] d. 1166 süt mısır -1- [Tr] d. 1469 yer küre -15- [Ar] düĢmэn d. 727, 900, 1082 d.+ dэ 327, 668, 838, 845, 1076 d.+ gэ 876 d.+ ligı 1052 d.+ lik 725 d.+ nı 169, 326 d.+ sэn 911 yağı, düĢman -1- [Far] d.+ gэ 757 dütår e.+ ı 210 müzik aleti -2- [Far] egэr d. 1387, 1389 dэ dэdэ dэlэ dэm dэmçı dэmэldэptэr dэråmэt dэrd dэrıyå dэrэht d. bağlaç 68 kez kullanılmıĢtır baba, ata -2- [Tr] d. 129, 209 ehe ek - dэstэ dэvlэt d.+ dэ 245, 256, 307, 1110, 1118 d.+ sı 813 dinlenme -1- [Far] d. 1277 tabip -1- [Tr] d.+ lэr 1408 dinlenmek-1- [Tr] d.- ıĢэrdı 485 defter, -1- [Ar] d. 332 gelir, kazanç-2- [Tr] d. 559 d.+ iŋ 559 dert, sıkıntı -1- [Far] d.+ ıŋı 541 deniz -1- [Far] d.+ эm 894 ekaterina Çariçe II. Katerina -1- [Ru]e. 192 ekkı iki, sayı adı -68- [Tr] e. 67, 79, 98 dahil yalın halde 39 kez kullanılmıĢtır e.+ nçı 82, 387 e.+ nçısını 1437 e.+ tэ 77, 88, 111 e.+ tэsı 252, 265 e.+nçı 144, 232, 510, 581, 583, 1069, 1438 e.+nçısı 83 e. tэ 278, 302, 324, 395, 496, 511, 516, 520, 586, 1313, 1388, 1390 ağaç parçası -1- [Far] su kabı -3- Far] d.+ ıdэn 893, 895, 1042, 1044, 1066 demet -1- [Tr] d. 1471 siyasi teĢkilat -5- [Ar] d. 121 d.+ ım 1223, 1224 d.+ lik 1276 d.+ lэr 201 ekkız (э -) ecэ eç eçkı eer eg - imek yardımcı fiili -59- [Tr] ekspertiz el e.- dı 965 e.- dım 967, 968 e.- ken 670, 679, 680, 682 e.- kэn Ģekliyle 36 kez kullanılmıĢtır e.- kэnmız 4 e.- mas 662, 665, 666 e.- mes 667 e.- mэs 1055, 176, 184, 319, 404, 560, 611, 635 e.- mэsmız 475 e.- sэ 1050 imek fiili -4- [Tr] э.- keŋ 791 э.- kэn 331, 353 э.- kэndэ 1006 abla -1- [Tr] e.+ lэrdı 210 hiç -3- [Tr] e. 54, 126, 181 keçi -1- [Tr]e.+ nı 1413 -1- [Tr] e.- ip 658 ele el - yurt egэç il-memleket, ikileme-1- [Tr] elçi -1- [Tr] yer adı -1- [Tr] e. 56 elçılig sefaret -3- [Tr]e.+ idэ 157 e.+ inı 158 e.+igэ 157 eleçek elek ellik -1- [Tr] e. 221 -1- [Tr] e.+ p 603 abla -1- [Tr] e.+ dı 814 e.+ dэn 25, 26 e.+ gэ 380, 385, 431, 497, 688 e.+ ı 22, 26, 27 e.+ ıdэ 17, 18, 639 e.+ ıgэ 727, 729, 972, 974, 98, 983 e.+ ını 15 e.+ iŋdı 185 e.+ lэrdı 40 e.+ э 255, 400 iĢte, öyle e.+ 150, 157, 190, 204, 771, 881, 1269, 1424 e.+ sı 904 elçıbek değirmi -1- [Tr] e. 221 eğik -1- [Tr] e. 1167 bükük, hilal Ģeklinde doğru olmayan -1- [Tr] e. 959 haksız toprak sahibi olmak bilirkiĢi incelemesi -1- [Fr] il, memleket -34- [Tr] e. 85 e.- yürt 1156 elçı eğmek, bükmek -2- [Tr] egrı egэlэ- iki, sayı adı -11- [Tr] e. 423, 455 e. 537, 1349 e.+ mızdıkı 91 e.+ mızdэn 160 e.+ nı 26, 390 e.+ sı 395 e.+vı 535 e.+vı 538 e.- ılgэn 712 e.- ılэdı 1206 egırmэ egik egmэ ikiz -1- [Tr] e. 272 ekkö E e- belirtme edatı -2- [Tr] e. 948, 950 ekmek fiili -7- [Tr]e.- ıp 340 e.- tım 256, 1420, e.- tik 235 e.- эmız 1424 e.- эrdik 337, 1306 tarla -6- [Tr] d.+ tı 575 dэstı at koĢumu -3- [Tr] e. 1432, 1472, e. dı 1473 -63- [Tr] kadınlarda bai giyimi -2- [Tr] e. 1296, 1297 elek -1- [Tr] e. 1310 elli, sayı adı -3- [Tr] e. 607, 1236, 1429, ellэt hastalık, illet -2- [Ar] e. 109 e.+ lэr 110 184 elэ elэm elэmэn emçeg emçı em emı böyle, iĢte böyle -16- [Tr] e. 348, 405, 485 e.+ gэ 408 e.+ mэn 416 e.+ sı 414, 468, 1291 e. 150, 157, 190, 204, 248, 255, 256, 366, 370, 402, 436, 771, 811, 1269, 1270, 1424, alem, herkes -1- [Ar] e. 493 uruğ adı -1- [Tr] e. 56 meme -1- [Tr] e.+ ını 568 doktor -1- [Tr] e. 1407 emmek -1- [Tr] e.- dırgэn 202 es Ģimdi, Ģu halde -68- [Tr] e. 249, 250, 257 dahil yalın halde 65 kez kullanılmıĢtır endı Ģimdi -80- [Tr] e.+ 284, 288, 297 dahil 80 kez kullanılmıĢtır ençı elçi-1- [Tr] es - aķıl esån eskı e. 538 ene ana, anne -2- [Tr] e.+ ŋdэn 878 e.+ ŋı 797 energya eney eng enэ enэsåy ep enerji -1- [Frn] e.+ sı 92 ondan (ondan sonra)-52- [Tr] estэlik e. 160, 175 dahil 47 kez kullanılmıĢtır en, üstünlük bildiren zarf -1- [Tr] e. 723 eĢıt - e. 86, 92, 412, 1477 e.+ dэn 93 e.+ gэ 548, 999 e.+ lэr 1264 e.+ lэrımız 1392, 1395 e.+ lэrımızdэn 1249 e.+ m 250, 939, 940, 941, 942 e.+ mız 235, 241, 356, 507 e.+ sı 163, 164, 312, 478, 481 e.+ sıgэ 397, 540, 543, 546 e.+ sını 15, 202 yenisey ırmağı -3- [Tr] e. 14, 15 e.+ dэn 14 eĢig eĢik erkэ ermэn et - iĢitmek, duymak -7- [Tr] kapı eĢiği -3- [Tr] kapı eĢiği -3- [Tr] Ģahıs adı, özel ad -1- [Tr] e. 153 özel bir çay adı -1- [Tr] e. 1410 ReĢat, özel ad -2- [Tr] e. 804 etmek yardımcı fiil -3- [Tr] e.- kın 692 e.- mэ 1080, 1081 erken -5- [tr] eta iĢte, bu -1-( Rus) e. 199 eteg elbisenin uç kısmı, etek -1- [Tr] e.+ ıgэ 1269 erkek -1- [Tr] evэrэlэr ez - koyunun belirli bir yaĢa gelmiĢ hali -1- [Tr] 1435 erkek -1- [Tr] e. 490, 496, 1253, 1433, 1435 e.+ dıkını 563 e.+ kэ 561 e.+ lэr 315, 563, 1253 e.+ lэr 491 e.+ lэrını 604 olgun, eke -2- [Tr] e. 1341 e.+ ligiŋ 9951 torunun torunu -1- [Far] e. 1479 ezmek fiili -1- [Tr] e.- ıp 1350 F faktiçeski faķat familya farķ hiç, delil-1- [Ru] f. 170 bağlaç -1- [Ar] f. 220 aile -1- [Ġtl]f.+ sı 154 ayrım -3- [Ar] f. 211, 221 f.+ ı 2220 -1- [Tr] fårs Ġranlı -3- [Far] f. 72, 109, 118 f.+ 108 -1- [Tr] fåydэ fэrğånэ e.+ э 482 ertэ 1261 e.+ tı 804 becermek-1- [Tr] e. 1392 ert e. 518, 1371 e.+ dэ 315, 442, 1402 e.+ lэrı 1239 hatıralık -1- [Tr] e.+ e.+ kэ 386 e.+ kэ 402, 1274, 1290, eĢmэtov eĢэn eĢэt e. + tek 641 erik erkek yeni olmayan, eski -5- [Tr] e.+ degılэr 537 e.+ ını 525 e.+ ingэ 771, 777 e. 712, 725 e.+ gэ 241 e.+ ı 249 e.+ tэ 403 er e.+ э 1060 e.+ ımdэ 941 e.+ ımdэn 615, 1204 e.+ ımgэ 230 e.+ kэ 430 e.+ lэsэm 073 e.+ tэ 1050 e.+ tэn 60, 703, 706, 1419 akıl-us -1- [Tr] e. + 701 sağ-sağlim -1- [Tr] e.- åmån 343 e.- ıp 273, 327, 1150 e.- ıĢımız 275 e.- kэnımızdı 457 e.- mэdım 1298, 1299 ana, anne -30- [Tr] e.+ lэp 02 er akıl, us -12- [Tr] erte, sonra -6- [Tr] 185 çıkar -1- [Ar] f.+ sı 1439 yerleĢim yeri -1- [Far] f. 105 fэryåt fэrzэnt çığlık -1- Far] f. 973 çocuk -2- [Far] f. 423 g.+ iy 884 g.+ lik 555, 1280 g.+ lэr 957 g.+ lэrdı 1246 f.+ ım 1043 gülbotэ gül dikeni -1- [Far] g. 1402 gürcistэn gay G gürüç yol polisi kısaltması -2- [Rr] güvå g.+ dı 646 g.+ ı 646 gayrat gэcırlэr gэp yerleĢim yeri, özel ad -1- [Tr] ara sıra -2- [Far] g. 1176 gåyıp gep Ģahıs adı -2- [Far] g.- ıp 261, 269 söz, laf -2- [Far] g.+ lǝĢadı 649 g.+ lǝĢkenden 649 geroy gılǝm gınэ gırıl - kahraman -1- [Ry]g. 238 kilim -1- [Far] g. 1235, 1245, 1272, 1278, 1279, 1280, 1480 g.+ dı 647, 1280,1281 g.+ gэ 1240 gine, edat-1- [Tr]g. 164 gэzetэ kırılmak, ölmek -1- [Tr] gilit mevkii adı -1- [Tr] g. 271 gilэs kiraz -2- [Rum,] g. 1481 gosudarstvenıy vergi dairesi -1- [Ru.] g. 205 göroğlı Köroğlu, özel ad -21- [Tr] gözэl gözэlik gramota ğam gam mekanı -1- [Far] ğ.+ dür 900 ğ.+ ımdэn 534 ğıĢ ğozэ ğulğul kerpiç -1- [Far] ğ. 1525 pamuk sapı-1- [Tr] ğ. 461 hindi -3- [Tr] ğ. 1359, 1485 ğ.+ dan 1360 ğunçэ ğэzэl gonca -1- [Far] ğ. 1075 gazel-1- [Far] ğ. 1026 takdirname-2- [Tr] H küme, grup -3- [Fr] g. 90 haķ halil adalet -1- [Ar] h.+ sız 284 Ģahıs adı -4- [Ar] h. 12, 13 h.+ dı 12, 13 halķ hamma Gürcistan -1- [Far]g. 22 Gürcistan -1- [Far -3- [Tr] insan topluluğu -1- [Ar] h.+ a 378 hepsi, tamamı -2- [Tr]h. 676 h.+ sını 650 g. 27, 29 g.+ dэn 30 gül gam, üzüntü -1- [Far] ğarip kimsesiz, garip -1- [Far] ğ. 794 ğåyıpnэzэr Ģahıs adı -1- [Far] ğ. 373 ğıç kumaĢ türü-1- [Tr] g. 17, 20 dahil yalın halde 10 kez kullanılmıĢtır 622 g.+ dэn 622, 806 g.+ gэ 629 g.+ nı 20, et -16- [Far] g. 295, 297, 1306, 1383 g.+ ı 212, 1344 g.+ ını 1330, 1344 g.+ tı 213, 1300, 1340, 1345 g.+ tэn 1305 güzel -1- [Tr]g. 1074 güzellik -1- [Tr]g.+ niŋ 1174 g.+ gэ 136 g.+ sı 115 g.+ tэndэn 23 gurcistэn gurziya gazete -2- [Ġtl] ğ.+ ını 901 ğamhånэ g.+ da 675 g.+m 23 gruppэ söz, laf -17- [Far] g.+ lэrdı 134 g.+ lэrdэ 135 g.- lэgэn 368 göĢ g.+ dэn 24, 25, 26 pirinç -3- [Far] g. 380, 498 g.+ tэn 1382 güveyi, damat -2- [Tr]g.+ sı 410 g.+ m 412 urug adı -2- [Tr] g. 335, 336 g. 206, 326 g. + ıdэn 116 g. + ırsэ 400 g. + lэĢmeydı 400 g.- ırgэn 191 g.- ırıĢtırэdı 390 g.- ırmeymız 456 g.- ırэmız 456 g.+ ını 508, 513 g.+ lэr 704,705, 706 g.+ lэĢıp 509 g.+ lэĢэdı 279 g.+ эm 711 g.+ ta 688 gåhå Gürcistan -4- [Gür]g. 24 haroĢo håc çiçek, gül -18- [Far] iyi, güzel -1- [Rus]h. 98 hacc -2- [Ar]h+ ı 1262 h.+ ıgэ 265 g. 246, 883 dahil yalın halde 9 kez kullanılmıĢtır g.+ dı 943, 958, 1247 g.+ ım 875 håkım mahkeme baĢkanı-3- [Ar] h. 730, 981 186 h.+ ı 266 hålål hålı hålıķ hål hålmergэn hålmırzэ hålэvэt håmı hån hordэ horэz hökmэt haram olmayan -1- [Ar] h. 420 halı -3- [Tr] h. 556, 1279 halk -1- [Ar] h. 346 durum -1- [Ar]h.+ lэrgэ 1048 Ģahıs adı -1- [Ar-Tr]h. 153 Ģahıs adı -2- [Ar] h. 153 huzur -1- [Ar]h. 696 hepsi, tamamı -1- [Tr] h.+ lэdår 18 han, hakan -9- [Tr]h. 65, 66, 323, h.+ tı 349 hökэn hucım hudå huķuķ hur hurcın hurmэ husэn huĢ huzur hэķ hanlık -1- [Tr] h.+ ı 320 ev, ev halkı -1- [Far] h.+ mız 305 hanım -9- [Tr]h. 228, 241, 471 h.+ ı 657, 1005, 1264 h.+ lэrı 1264 h.+ lэrını 1265 h.+ lэrэm 1267 håvıç Hokant yer adı -3- [Tr] h.+ gэ 748, 752 h.+ ligdı 753 h.+ dan 602 h.+ dı 65, 603 h.+ gэ 66 h.+ ım 1080 h.+ sız 322 hånlig hånэ håtın yemek adı -1- [Tr] h. 1392 horoz -2- [Tr] h. 1485, 1488 hükümet -2- [Ar] h.+ ıkı 303 saldırı -1- [Ar] h. 1145 Allah -14- [Far] h. 324, 528, 690, 698 h.+ gэ 257, 324, 325, 462, 773, 994 h.+ yım 778, 998, 1053 yazılı töre -1- [Ar] h. 06 huri -1- [Ar] h. 956 cep -1- [Far] h.+ iŋnı 834 hurma -2- [Ar] h. 1036, 11489 Hüseyin -1- [Ar]h. 1173 -2- [Tr] huzur -1- [Ar]h. 696 zarf, onunla ilgili -1- [Ar] h.+ dэgı 141 h.+ ıdэ 141, 142, 1145 avuç -1- [Tr] h.+ lэtıp 416 hэlig halk -2- [Ar] håvlı håvэ avlu -1- [Rum] h.+ dэ 763 hamurdan yapılan yiyecek hэlķ h.+ ı 1284, 1311 halk -4- [Ar] h. 63, 369, 1206, h.+ a 691 håzır -3- [Far] h. 1362, 1367, 1368 mevcut, hemen -65- [Ar] hэlt -2- [Tr] h.+ э 1363 h.+ эgэ 1364 h. 24 dahil yalın halde 48 kez kullanılmıĢtır h.+ gı 1419 dahil 10 kez kullanılmıĢ heç hesэp h.+ эm 1394 hiç -1- [Far] h. 1031 hesap -2- [Ar] h.+ lэp 170, 1291 h.+ lэsэm 329 hıl tür, çeĢit -5- [Far] hınэ hırэ hıtэy hэltэmэ hэmır hэmmэ h. 163, 219, 295, 1236, h. +mэ 1070 h. +ı 1267 kına -1- [Ar] h. 1487 hэmzэ hэptэ net görememek-1- [Tr] h. 963 Çin -12- [Tr] h. 118 hidlig hocэ hocэlik hocэvåt hocэviy h.+ dı 1300, 1305, 1339, 1340 h.+ ı 1351 hepsi, tamamı -29- [Tr] h. 1490 h.+ gэ 693, 698 h.+ mızgэ 344 h.+ sı 1374 h.+ sını 112, 559 Hamza -1- [Ar]h. 153 yedi gün, hafta -2- [Fr] h. 275, 278 hэr h.+ dı 272 h.+ dэ 268, 278 h.+ dэgı 278 h.+ dэn 218 h.+ gэ 267, 268 h.+ liglэr 269 h.+ lэr 318 hızmэt hiç düğün yemeği -1- [Far] h. 500 hamur -15- [Ar]h. 1338 hэssэ hэsэn hэt -17- [Far] h. 285 dail 17 kez kullanılmıĢtır yaba -1- [Far]h. 191 hasan özel ad -8- [Ar] h. 25 h.+ dı 623 h.+ dэn 628 mektup -1- [Ar] h.+ lэrım 972 görev, iĢ -1- [Ar] h. 1141 yokluk bildiren edat -7- [Far] hэtå hэvэs h. 81, 322, 631, 636, 1177, 1227 yabani ot adı -1- [Tr] h. 1398 imam -1- [Far]h. 43 yer adı -1- [Tr] h.+ dik 347 yerleĢim yeri -3- [Tr] h. 45 h.+ tэ 44 h.+ tэn 43 Ģahıs adı -1- [Tr] h. 446 yanlıĢ -1- [Ar] h.+ sız 1008 arzu -1- [Far] h. 1067 h.+ ını 344 hэyåt yaĢama -2- [Ar]h. 1072 h.+ ımnı 1078 hэydэ hareketlenmek, hareket ettirmek -4- [Tr] h. 808 h. + gэndı 188 h. + p 721, 1426 h. +-gэn 6 h+ gэmak 1492 187 hэyıt dini bayram günü -1- [Far] ilgэrı h. 1494 hэyrån çok beğenen -3- [Ar] ilgэrkılэr ilgэrtэn ilmэķ ilig h. 188, 340 h.+ mэn 1056 hэyzэn hэzån hэzıllэĢ hål çocuk oyunu -1- [Far] h. 594 hazan -1- [Far] h.+ dırmэn 1079 hazırlaĢmak -1- [Ar] h.- ıp 367 durum -4- [Ar] h. 220 hål h.+ lэrgэ h.+ ıdэ 955 h.+ ım 850 ben [Ar]h. 1529 ilэc ilэn ilэĢэ imån imårэt imperiya I ı- indük ine imek yardımcı fiili -58- [Tr] ı.- dı 165, 197 dahil belirli geçmiĢ zaman Ģekli 44 kez kullanılmıĢtır ı.- dık 587, 598, 1048, 1099, 1303 ı.- dım 756, 866 ıhtıyår itirazsız, elinde olmadan ıķbэl ırgıt ısıt ısırğa ıstoriya -1- [Ar] ı.+ sız 1060 gelecek -1- [Ar] ı.+ ı 727 fırlatmak -1- [Tr]ı.- ıp 668 ısıtmak fiili-1- [Tr] ı.- ıp 1330 küpe -1- [Tr] ı. + 423 tarih -1- [Rus]ı. 14 imparatorluk -3- [Tr] i.+ sı 150, 186, 192 hindi -1- [Tr]i. 1359 yine, tekerrür edatı -5- [Tr] -3- [Ar] mahalle adı i. 74 devrim i. 283 i.+ tэ 286 insåf vicdan, merhamet -2- [Ar] i.+ ını 689, 690 insåp insaf -4- [Ar] i. 342, 344 i.+ li 327 i.+ tэ 326 instituti intızår ip enstitü-1- [Fr] i. 259 intizar, beddua -1- [Far] i. 1081 ip -2- [Tr]i. 1260 i.+ lэr 1269 irım iskэp islåm istanbul dıĢ karĢıtı, dahil -19- [Tr] i. 561, 563, 567 i.+ ı 910 i.+ ıdэ 137, 165, 171, 186, 263, 506, 708, 882, 883 i.+ ıdэgı 522, i.+ ıgэ 439, 1268, 1363, 1365, 1368 i.+ vålэrdik 1318 iç - i.+ 1250, 1253 dahil bu Ģekilde 27 kez kullanılmıĢtır öncekiler i.+ 1279 önceden, eskiden i.+ 359, 1412 ilmek, düğüm -2- [Tr] i. +1312 kemik iliği -5- [Tr]i.+ dı 1437 i.+ ı 1437 i.+ ıdэn 1438 i.+ lэr 1435 i.+ lэrdı 1436 em, deva -1- [Ar] i.+ ım 1058 yılan-1- [Tr]i. 1496 iliĢmek, bulaĢmak-1- [Tr] i. 1378 inanç -2- [TAr] i.+ ını 689, bakım evi -1- [Ar] i.+ iŋ 902 i. 1365, 1367, 1368, 1369 inķılэp Ġ iç önceleri iĢ içmek fiili -30- [Tr] i.- ıp 520, 1276, 1393 i.- ırmeydı i.- ırэr 1403 i.- kэndey 737 i.- meydı 399 i.- mэyaptı 537 i.- э 1397 i.- эdı 1350, 1398 i.- эmız 1328 i.- эrdı 539 i.- эrdik 219, 238, 1306, 1307, 1315, 1316, 1317, 1321, 1325, 1392 i.- эsэn 1400, 1401 içımlik içmek için olan-1- [Tr] i.+ 399 idıĢ - эyaķ tabak çeĢidi -1- [Tr] i.- 1383 ilgaru önceleri -33- [Tr] i.+ 645 ilgэrdэn önceki zamanlardan i.+ 795 188 batıl inanç-1- [Tr] i.+ lэrı 453 koklamak-1- [Tr] i. 883 Ģahıs adı -1- [Ar] i. 82 Ġstanbul, Ģehir adı -2- [Tr] i.+ dэ 455 i.+ dэn 291 iĢ -46- [Tr] i. 350, 648, 656, 676, i.+ эmız 1367 i.+ ı 401 i.+ ını 463, 709 i.+ ige 671, 674 i.+ ķэlэp 247 i.+ legenda 653 i.+ lǝp 257, 675 i.+ lerin 647 i.+ lǝsın 664 i.+ leydı 1265 i.+ lэ yaptı 153, 264, 410 i.+ lэdım 239, 263, 264, 348, 351, 461, 478 i.+ lэgılэ 94 i.+ lэgэnımızdэn 1431 i.+ lэnmeydı 572 i.+ lэp 287, 290 i.+ lэr 253 i.+ lэrdэ 93, 94 i.+ lэrdэn 1373 i.+ lэringэ 343 i.+ lэriŋ 650, 699 i.+ lэtmey 1277 i.+ lэtэmız 1365, 1379, 1380, 1381 i.+ ti 654 iĢэn inanmak -1- [Tr]i.- gэn 1047 iĢenbэyev Ģahıs adı -1- [Tr]i. 152 iĢtэn iç gömlek -3- [Tr] i. 316, 560 i.+ ını 568 it köpek -2- [Tr] i. 78 itķaynэtэr uruğ adı -1- [Tr] i. 450 i. +lэr -2- [Tr] 77, 78 ittıfåğ kåzэn ke - k.- gэn 25, 26, 28, 37, 173, 283, 365, 569, 641, 643, 644, 678, 1290 k.- gэndэ 218 k.- gэndэn 42, 45, 280, 426, 491 k.- gэnımdэ 363 k.- gэnımız 448 k.- gэnımızdı 293 k.- gэnlэrdı 386 k.- gэnlэringэ 697, 702, 800 k.- gэnlэrэm 413 k.- gэnmız 3, 49, 460 k.- gэnmэn 323 k.- p 261, 444, 657 k.- ptı 456 k.- sэm 858, 860 anlaĢarak birleĢme -1- [ar] i.+ dэn 339 ivıt iyik iymån iynэ öğütmek -1- [Tr] i.- эmız 1308 i.- gэndэn 1308 hafta -5- [Tr] i. 1239, 1260 i.+ di 1239, 1247, 1260 iman -1- [Ar] i. 344 kel – -1- [Tr] i. 784 izlэ - takip etmek -4- [Tr] i.- gэn 547 iηrэ - i.- p 228, 229, 643 inlemek -1- [Tr] i.- r 1166 K ka - kalmak fiili -2- [Tr] k.- masın 665 k.- mayturgǝn 652 kaç - kaçmak fiili -3- [Tr] k.- adı 657 k.- at 659 k.- kandan 659 kak kurutulmuĢ meyve, et -1- [Tr] k. 1348 kara bakmak -1- [Tr] k.- ganda 682 karandaĢ kalem -2- [Tr] k. 189 k.+ tı 189 karmaĢ kayrat tutmak -1- [Tr] k.+ kǝ 677 yerleĢim yeri -3- [Tr] k.+ kǝ 659, 660 k.+ tan 660 kåsэ keçkэ keçek keçэ derince çanak -2- [Far] k. 217, 1313 kåttэ kåtэygэn kazan -1- [Tr] k.+ gэ 1305 gelmek fiili -37- [Tr] büyük, iri -41- [Far] kegin k. yalın haklde 38, 82 dahil 29 kez kullanılmıĢtır k.+ lэr 562 k.+ lэrdı 505 k.+ lэrэm 600 k.+ rэķ 426, 493 k.+ sı 218, 248 k.+ sını 210 k.+ ydik 360 k.+ yıp 361 büyümek-1- [Tr] k.+ dэ 314 k.+ dэn 1433 kekırtek kelavat kelın gelmek fiili -37- [Tr] kel 783, 1099 k.- gэn 24, 814 k.- ip 26, 40, dahil 30 kez kullanılmıĢtır k.- iĢken 70, 75, 84, 86, 262, 276, k.- di 98, 278, 772, 904 k.- dim 265, 348, 777, 908 k.- inler 274 k.- gэndэ 170 k.- gэnmız 172 k.- dım 225, 514 k.- dik 238 k.- edi 384, 387, 413 dahil 23 kez kullanılmıĢtır k.- iĢ 485 k.- örэdı 411 k.- ıĢkэndэ 486 k.- эrdı 513 k.- ourэrdı. 515 k.- yatkэndэ 522, 535 k.- mэgэysэn 530, 822, 829 k.- sэŋэm 531, 823, 830 k.- yatkэn 628 k.- eyin654 k.- эmэn 718, 817 k.- эr 809 k.- эsэn 876 k.- эrmı 948 k.- sэ 1158, 1205, 1393 gece -1- [Tr] k.+ 408 giyim -1- [Tr]k. 1527 gece -2- [Tr] k. 7772 k.+ sı 1290 sonra -1- [Tr] k. 25, 43 dahil 34 kez kullanılmıĢtıri kıkırdak -1- [Tr] k. 1519 tabut -2- [Far] k. 555 k.+ kэ 555 -40- [Tr] k. 919, 112 dahil yalın halde 17 kez kullanılmıĢtır k.+ ım 250 k.+ çegligımdэgı 1371 k.+ çek 326 k.+ çэglэr 1230 k.+ çэkkэ 917 k.+ dı 1271, 1273 189 kencэ keŋgэkeŋgır kerek k.+ gэ 466 k.+ ler 1251, 1253, 1270, 1341 Ģahıs adı -2- [Tr] k. 452 geniĢlemek -3- [Tr] k. 255 k.- yıp 109 geniĢ -1- [Tr] k. 85 k.- gan 652 k.- gandan 652 k.- gǝn 647 k.- ıp 665, 670, 676, k.- mıĢ 662 k.- mıĢker 665, 666 kım -28- [Tr] k. 1283, 1285 dahil yalın halde 25 kez kullanılmıĢtır kerıl - gerilerek gezmek-2- [Tr] k.- ıp 1265 k.- mэstэn 833 kerme kes - kesmэ ket - dağ adı, özel ad -1- [Tr] k. 319 kesmek fiili -11- [Tr] k.- ılgэndэn 1369 k.- ılэdı 1369 k.- ıp 57, 575, 1329, 1418 k.- mэz 712 k.- эdı 60 k.+ kэnım 762 eriĢte -1- [Tr] k. 1520 kırgız kısım kıĢ kıĢne kıtåp kıtэp gitmek fiili -84- [Tr] k.- at 666 k.- ıp 23, 78, 329, 448, 666 k.- ıĢkэn 71, 284, 286 k.- ıĢtı 274, 275, 442 k.- ıĢэdı 270 k.- ıĢэrdı 485 k.- kэn 14, 129, 168, 181, 183, 191, k.- kэndэ 6 k.- kэnkэn 296 k.- kэnmэn 255 k.- kэnэkэn 296 k.- måķdэmэn 1071 k.- meydı 407 k.- mэs 476 k.- ourэdı 421, 1277, 1287, 1288 k.- ourэsэn 1247 k.- sek 149 k.- sın 438 k.- sэ 406, 1412 k.- tı Ģekliyle 53, 60 dahil 16 kez kullanılmıĢtır k.- ti 187, 189 k.- tim 666 k.- yapsıŋэr 184 k.- yatkэndэ 85 k.- yatsэ 88 k.- э 927 k.- эdı 46, 243, 418, 421, 560, 593 k.- эr 78, 213, 475, 1321 k.- эrdı 150, 521, 1313 k.- эrkэn 431 k.- эvergэn 48 keyın kəm kıl - kız kim soru edatı -22- [Tr] k. yalın halde 951, 969 dahil 11 kez kullanılmıĢtır k.+ dıkı 581 k.+ gэ 507, 912, 966, 1172 k.+ gэdır 72 k.+ ı 792 k.+ ıdı 29 k.+ lэr 230 Kırgız -2- [Tr] k. 651, 686 bölüm-1- [Tr] k.+ ga 649 kıĢ mevsimi -2- [Tr] k.+ ı 21, kiĢnemek fiili -2- [Tr] k.- ydı 1131, 1192 kitap -1- [Ar] k.+ tэ 1179 kitap -2- [Ar] k.+ tэn k.+ lэr 142 k.+ lэrdэ 113 k.+ lэrdı 640 kız -2- [Tr] k.+ gэ 392 k.+ ı 686 ki - giymek fiili -2- [Tr] kiçıg kiçınэlig kiin k.- yadı 429, 1232, 1297 küçük -1- [Tr] k.+ ını 248 çocukluk -1- [Tr] k.+ imdэ 609 sonra -1- [Tr] k. 674 kilэ kiprik kiĢnэ - ölçek -2- [Ar] k. 340 kirpik -1- [Tr] k. 1526 kiĢnemek -2- [Tr] k.- Ģэdı 877 k.- ydı 1110 kiygız kiyım halı, kilim -2- [Tr] k. 237, 1234 giyim -7- [Tr] k. 433 k.+ dэ 1295 k.+ gэ 1295 k.+ ıgэçэ 499 k.+ lэrımız 771 kiyik kiyin klэs koça koĢa koy - sonra -143- [Tr] yabani -6- [Tr] k. 1394, 1397, 1398 sonra -18- [Tr] k. yalın halde 648, 649 dahil 14 kez kullanılmıĢtır k.+ ki 674 sınıf -2- [Rur] k.+ kэçэ 370 k.+ tı 352 içecek adı -1- [Tr] k. 1315 çift -1- [Tr] k. 653 koymak fiili -12- [Tr] k.- amın 682, 684 k.- gǝn 663 k.- gǝndan 650 k.- magan 649 k.- uŋ 663 k.- up 663, 669 k.- uvar 654 k.- veradı 655 k.- vergandan 656 k. yalın halde 5, 20 dahil 120 kez kullanılmıĢtır k.+ gı 170, 626, 1179, 1297 k.+ gılэrdıkı 1294 k.+ gısı 454 az -1- [Tr] k. 634 kılmak yardımcı fiili -11- [Tr] k.- adı 677 k.- at 651 190 k.- vermaydı 654 koz köp köç köçmэn köç - k.- mэy 331 k.- sek 333 k.- sın 950, k.- sötüp 680 k.- sэtıp 562 k.- sэtiŋ 1057 k.- yapsэn 1323 k.- эdı 412 k.- эmэn 229 birden parlamak-2- [Tr] k.- gagǝn 649 k.- gǝgǝndan 649 çok -1- [Tr] k. + p 675, 706 göç -2- [Tr] k. 714 göçmen 1 [Tr] k.+ 63 göçmek fiili -10- [Tr] k.- ıp 63, 70, 75 k.- ırıp 387 k.- kэndэ 1281 körkэm körpэ k. 859, 1289 k.+ gэ 796 k.+ nı 518 k.+ sını 520 köçkэnbåyev Ģahıs adı -1- [Tr] k. 31 köçэ sokak -8- [Far] k. 1416, 1417, 1424 k.+ dэ 333 k.+ gэ 1270 kötэr - kök mavi renk -8- [Tr] k. 534, 557 kökmeren yabani bitki -1- [Tr] k. 1410 köktürk Göktürk -4- [Tr] k.+ lэr 135 k.+ lэrdı 136 k.+ lэrgэ 133, 136, 137 kökэr yeĢermek -4- [Tr] k.- gın 1262, 1275 k.- gэn 992 k.- sın 473, 482, kökэt kök, ot -1- [Tr] k.+ lэrdэn 1392 kölgэbåtmэs uruğ adı -1- [Tr] k. 240 köliglik lakap adı -1- [Tr] k.+ 261 köm gömmek -4- [Tr] k.- gэndэn 425 k.- ıp 488 k.- эdı 425 kömır kömür -1- [Tr] k.+ dэn 333 köŋıl gönül -2- [Tr]n k. 952 k.+ ım 1222 köp köpür kör - görkem -1- [Tr] k.+ li 1004 yorgan-4- [Tr] kövle köy köyneg köynek kaldırmak -11- [Tr] k.- ılmeymız 635 k.- ıp 518, 558, 581, 583, 949, 973 k.- эdı 421 k.- эr 951 k.- эrdik 1312, 1313 kazımak-1- [Tr] k.+ ydı 559 köy -1- [Tr] k.+ niŋ 949 gömlek -3- [Tr] k.+ dı 565 k.+ ını 566 gömlek -16- [Tr] k. yalın halde 560, 561 dahil 12 kez kullanılmıĢtır k.+ kэ 567 köz göz -26- [Tr] k. 216, 589, 1517 k.+ dün 658 k.+ dэn 717 k.+ ı 331, 856, 862, 863 k.+ ım 83, 749 k.+ ımdı 92 k.+ ımız 172 k.+ ımızgэ 404 k.+ ını 589 k.+ ıŋdı 184, 1214 k.+ iŋ1031 k.+ lэgэn 548 k.+ lэr 307, 486 k.+ lэrı 627 k.+ lэringэ 1074, 1076 kulэ yerleĢim yeri adı -1- [Tr] k. 85 küçэtэylэķ yemek türü-3- [Tr] k. 1300, 1301 kül kül -4- [Tr] k.+ dı 246 k.+ dэn 1302 kümüĢ gümüĢ -4- [Tr] k. 1251, 1524 k.+ tı 888 k.+ tэn 1256 çok -54- [Tr] k. yalın hal 55, 68 dahil 39 kez kullanılmıĢtır k.+ ı 167, 369 k.+ ınçэ 310, 575 k.+ ını 1235, 1248 k.+ i 369 k.+ lэrı 213, 703 k.+ rэķ 307, 1317, 1358, 1375, 1381 k.+ tэ 56 k.+ эm 1361 köprü -1- [Tr] k.+ gı 1103 görmek fiili -53- [Tr] k.- dım 191, 363 k.- dik 306, 353 k.- diŋmı 856 k.- gılэ 693 k.- gınçэ 473 k.- gэn 163, 410, 412, 511 k.- gэndэ 950 k.- gэnım 82, 254, 939, 944 k.- gэnmız 234 k.- gэnэkэn 300 K.- ınıĢıdэ 116 k.- ip 363, 508, 643, 1161 k.- meydı 93 k.- mэdım 1214 k.- mэgэn 83 kün künbötэ 191 gün -24- [Tr] k. yalın halde 231, 306 dahil 14 kez kullanılmıĢtır k.+ dэ 422, 479, 645 k.+ ı 77 k.+ ımız 156 k.+ ımsэn 1025 k.+ ını 362 k.+ lэrdэ 253, 690 bitki türü-2- [Tr] k. 446 k.+ nı 446 küntuğmıĢ destan kahramanının adı -2- [Tr] k. 640, 642 kürek 1. koyun kemiği -2- [Tr] k. 1438, 2. kürek k. 1526 kürэĢ güreĢ -2- [Tr] k. 584, 601 küy yanmak -9- [Tr] küz kэlın ķaĢlэğıç ķatıķ ķ. 1317, 1318, 1324 k.- dı 743 k.- dım 513 k.- dırıp 58 k.- digü 1043 k.- ıp 1045, 1050 K.- meydı 570 köz -1- [Tr] k.+ dэ 1424 kэltek kэlэç kэm kэmpır kэmэr kэmэs kэptэr kэpэn kэttэ ķatırma ķatlэmэ ķaydэ hamurdan yapılan yiyecek-1- [Tr] ķ.+ nı 1353 katmer -1- [Tr] ķ.- 1362 nerede -4- [Tr]ķ.+ dür 722 ķaydэn ķayer ķ.+ sэn 851, 853 nerden -2- [Tr]ķ. 854, 1086 nere -2- [Tr] ķ.+ dэ 179 ķ.+ gэ 583 ķayır - yığmak, toplamak-1- [Tr] ķ.- dik 237 baĢlık -4- [Tr] ķaymэķ k. 463, 497, 827 kэlkэç kэllэr ķaynэnэ ķaynэt - lastik, lastik ayaykkabı -3- [Tr] ķaynэtэ kaynata -8- [Tr] ķ. 402, 436 ķ.+ mızgэ 1129 ķ.+ nı 534 ķayt - gömmek -8- [Tr] ķ.- ıp 852 ķ.- эrgэndэn 426 ķ.- эrıp 1290 ķ.- эrэdı 469 ķå - büyük, iri -7- [Far] nasıl -1- [Tr] ķ.+ ndey 65 ne tarafa -1- [Tr] ķ.+ 63 ne zaman -2- [Tr] ķ. 931, 932 kalmuk -5- [Tr] ķ.+ lar 292, 293 ķåç - ķ.+ lardı 292 ķådırbek ķågэn ķåğåz ķål - ķ.+ 66, 510 kalmak fiili -32- [Tr] ķ.- gın 839, 840, 873, 924, 928 ķ.- gэn 1140, 1249, 145, 153, 179, ķ.- gэndэ 298 ķ.- gэnkэn 483 ķ.- gэnlэrdı 1043 ķ.- gэnmız 233, 303, 364, 366 ķ.- gэnmэn 327 ķ.- lıpsэn 1052 ķ.- p 576 ķ.- ptı 454, 79, 81 kaçmak fiili -5- [Tr] ķ.- ıp 409 ķ.- iŋlэr 896 ķ.- эdı 326 Ķ.- эsэn 326 Ģahıs adı -2- [Tr] ķ. 143, 151 hakan-2- [Tr]ķ. 04 154, 1380 kağıt-1- [Ar]ķ. 333 -59- [Tr] ķ.- dı 183, 252, 265, 331, 332, 369 ķ.- dıkü 1045, 1050 ķ.- dım 139, 962 ķ.- dik 65, 369, 1009 ķ.- gın 884 ķ.- gınэ 996 ķ.- gэn 85, 1054, 1357 ķ.- gэnmız 287 ķ.- gэnэkэn 301 ķ.- ıp 187, 189, 191, 193, 303, 360, ķ.- ıĢ 185, 405, yaban otu -1- [Tr] ķ.+ lэr 1411 dua etmek -4- [Tr] ķ.- gılэ 458, 695 ķ.- gэndэ 960 ķ.- mэsэm 752 ķ.- sэm 843 kardeĢ -4- [Tr] ķ. 463, 1275, 1276, tutunmak-1- [Tr] ķ. 1400 alnı akıtmalı at -2- [Tr] ķ. 1437, 1509 ķaĢķadaryå kaynatmak fiili -3- [Tr] ķ.- ıp 246 ķ.- ıĢ 1363 ķ.- ıĢyэtsэ 77 ķ.+ mэ 1362 ķ.+ mэnı 1362 k. 1535, 1232, 1234 az -5- [Tr]k. 45,634, 698, 1317 yaĢlı kadın -12- [Tr]k. 520, 1292, k.+ dı 312 k.+ ım 90 k.+ lэr 520, 439, 1264, k.+ lэrdэ 1294 kemer -4- Ar] k. 729, 731, 980, 982 -1- [Tr] k. 852 güvercin -1- [Ar] k. 1539 kefen -2- [Ar] k.+ gэ 490 k.+ ıdэ 1239 ķalэmķåĢ kalem -1- [Ar] ķ. 189 ķamıĢ kamıĢ -2- [Tr] ķ.+ kэ 869, 1222 ķançэ ne kadar -4- [Tr] ķarındåĢ ķarmэgıç ķaĢķa kaynana -5- [Tr] ķ. 434 ķ.+ gэ 472, 482 ķ.+ nı 402 ķ.+ sı 504 k. 76, 240, 296, 307 k.+ dэn 240 değnek -1- [Tr]k. 1433 Ķ ķarağat ķarı - süt, yoğurttan yapılan kaymak -4- [Tr] ķ. 1333, 1339, 1363 urug adı -1- [Tr] k. 56 urug adı -6- [Tr] k. 65, 243, 626, 629, 1047 ķandey ķayaķa ķaçan ķalmağ kaĢağı -1- [Tr] ķ. 1455 yoğurt, ayran -5- [Tr] coğrafi ad -1- [Tr] ķ. 105, 334 192 ķ.- ıĢı 116 ķ.- ıĢkэn 444 ķ.- ıĢэdı 960 ķ.- ķan ķ.- meydımı 949 ķ.- mızmı 449 ķ.- yaptı 1204, 1234 ķ.- эdı 188, 428, 452, 1332, 1333, ķ.- эmэn 325 ķ.- эrdı 340, 449, 522 ķålķэn ķ.- gэn 902 ķ.- gэnıgэ 194 ķ.- ıngэn 1377 ķ.- ınэdı 315, 419 ķ.- ınэrdı 1236 ķ.- ıp zarf fiiliyle 6, 40, dahil 96 kez kullanılmıĢtır ķ.- ıpsэn 947, 958, 1141, 1145 ķ.- ıĢ 391, 613, 617 ķ.- ıĢkэn 553, 628 ķ.- ıĢmeydıdэ 1341 ķ.- ıĢtı 275, 349 ķ.- ıĢэdı 212, 213, 1413 ķ.- iŋ 1159 ķ.- meydı 534 ķ.- mэstэn 507 ķ.- sın 1087 ķ.- sэ 340, 1422, 1423 ķ.- э 1384 ķ.- эdı 45, 375, 401, 420, 471 ķ.- эdıgэndı 217 ķ.- эlmeydı 708 ķ.- эlmeymız 1361 ķ.- эmız 2, 214, 257, 414, 415, 491, ķ.- эrkэn 1409 ķ.- эsız ķ.- эsэn 392, 1401 ķ.- эy 945, 959, 1008 ķ.- эyın 700, 997, 998 kalkan -1- [Tr] ķ. 146 ķålpåķ kalpak -1- [Tr] ķ. 1243 ķåmэt ķån boy -1- [Ar]ķ.+ lэrnı 1167 kan -7- [Tr] ķ. 396, 1407, 1408 ķ.+ dek 1041 ķ.+ ını 503 ķ.+ эr 738, 739 ķånэķ ķåp ķår ķårånğu ķårэ tahıl türü-2- [Tr] ķ. 338, 339 kap, torba -2- [Tr] ķ. 1499, 1500 kar -3- [Tr] ķ. 975, 977, 1579 karanlık -1- [Tr] ķ. 1082 siyah -16- [Tr] ķ. 1090, 1094, 1505, ķ.+ li 859 ķ.+ sı 711 ķårэçål yağız -1- [Tr] ķ. 446 ķårэķunnэs urug adı -2- [Tr] ķ. 56, 240 ķåĢ kaĢ -8- [Tr] ķ. 216, 1507 ķılıç ķ. 712, 719, 1259, 1525 ķ.+ ı 228 ķ.+ lэrı 117 ķ.+ tэn 221 ķåĢık ķåtırma ķåtэr ķılıĢ - ķåzı ķåzэn ķı - ķ.+ 1508 ķ.+ dэn 1275 ķımız ķımmэt yiyecek adı -1- [Tr] ķ. 1352 katar, araç konvoyu -4- [Tr] ķırğız kımız -1- [Tr] ķ. 1317 pahalı, değerli -2- [Tr] ķ. 328 ķ.+ çılik 246 Kırgız Türk boyu -52- [Tr] ķ. 11, 13, 15, 112, 120 ķ.+ çэ 1343 ķ.+ çэdэn 73 ķ.+ dı 11, 90, 127 ķ.+ gэ 14 ķ.+ lэr 14, 63, 636, 1227, 1301 ķ.+ lэrdaķķa 75 ķ.+ lэrdey 298 ķ.+ lэrdı 276, 277 ķ.+ lэrdıkını 1361 ķ.+ lэrdэ 214, 1296, 1358, 1359 ķ.+ lэrdэn 126, 458 ķ.+ lэrэm 208, 209, 298, 299 ķırğızstэn Kırgızistan -7- [Tr] ķ. 101, 155, 165 ķ.+ dэ 97, 150, 614, 637 ķırğэğ kenar -2- [Tr] ķ.+ rэķ 116, 117 kabak -2- [Tr] ķ. 1514 kabuk -1- [Tr] ķ.+ ını 1307 kaide, kural -1- [Ar] ķ.+ sını 391 Kazak Türkleri -4- [Tr] ķ. 112, 120, 125, 279 özel ad -1- [Tr] ķ. 266 kazan -17- [Tr] ķ. 1277 ķ.+ dı 1354 ķ.+ dэgı 1274 ķ.+ gэ 1274, 1300, 1302, 1304 kılmak yardımcı fiili -22- [Tr] ķ.- gэn 27, 37, 45, 340, 527, 630, ķ.- gэnmэn 339 ķ.- mey 558 ķ.- meydı 561, 1341, 1342 ķ.- meymız 1228 ķ.- mэstэn 554 ķ.- p 495, 512, 587, 615, 1368 ķıl - -1- [Tr] ķ.- ımız kaĢık-1- [Tr] ķ. 812 ķ.+ ı 502, 641 ķåvåķ ķåvığ ķåydэ ķåzåķ -6- [Tr] ķırķ kırk sayı adı -10- [Tr] ķ. 149, 380, 404, 406, 902 ķ.+ ı 427, 480, 493 ķ.+ ıdэ 427 ķ.+ tэ 431 kılmak yardımcı fiili -206- [Tr] ķırķ - ķ.- dım 323, 341, 462 ķ.- dik 237, 989 ķ.- diŋ 912 kırkmak fiili -2- [Tr] ķ.- ılgэndэn 1347 ķ.- ılэdı 1347 193 ķısķa kısa -3- [Tr] ķısm ķısэköz ķıĢ ķ.+ sı 395, 580, 1341 bölüm -1- [Ar] ķ.+ ı 384 urug adı -1- [Tr] ķ. 307, 486 kıĢ mevsimi -3- [Tr] ķ.+ lэğıdэ 301 ķ.+ tэ ķıĢlåğ kıĢlak -1- [Tr] ķıĢlэ ķıĢlэķ ķıyın ķıynэ ķız ķız ķ.+ gэ 1218, 1230 ķ.+ ıdэmэn 251 ķ.+ ıdэn 288 ķ.+ ıgэ 468 ķ.+ ımdı 916, 925 ķ.+ ımdэ 453 ķ.+ ımdэdır 754 ķ.+ ımdэgı 864, 871 ķ.+ ımgэ 915, 924 ķ.+ ımızdэ 492, 1311 ķ.+ lэnıp 566 ķ.+ lэp 795 ķ.+ lэrıdэn 1395 ķ.+ dэ 81, 259, 281, 285 ķ.+ ıdэ 144 ķ.+ ıdэn 355 ķ.+ ıgэ 86 ķ.+ ımızdı 352 ķ.+ nı 85 kıĢlamak -1- [Tr] ķ.- p 48 kıĢlak -4- [Tr] ķ. 571 ķ.+ ķa 281, 301 eziyet -2- [Tr] ķ.+ çıliglэr 234 ķ.+ çılik 352 eziyet çekmek -1- [Tr] ķ.- ldik 348 kızmak fiili -2- [Tr] ķ.- dı 421 ķ.- gэndэn 1355 ķ.- ıp 15 ķoltıķ ķ.+ ıdegı 514 ķ.+ ıdэn 504 ķ.+ ķa 512 ķomız ķonэķ ķopal ķora ķorğэl ķorķ - kız, bakire -107- [Tr] ķoĢ - ķoĢå ķoĢıķ ķoĢnı güzel, hoĢlanmak -1- [Tr] ķoĢэķ ķ.+ ķanmэn 607 ķızıl ķotaķ ķotır ķovun ķoy kızarmak fiili -1- [Tr] ķ.- gэngэ 1355 ķ.- tırıp 1341 ķoçķarbåy özel ad -1- [Tr] ķ. 320 ķoğır kavurmak fiili -3- [Tr] kavurma -4- [Tr] ķ. 1357, 1379 ķoķan ķol ķ.- a 344 ķ.- eylik 497 ķ.- ılgэnını 162 ķ.- ılıp 159, 429 ķ.- ılmeydı 108 ķ.- ılsın 458, 693, 700 ķ.- ılэdı 424 ķ.- ılэmız 140 ķ.- ıp 407, 431, 495, 1318 ķ.- kэn 528 ķ.- kэnlэriŋ 344, 458, 695, 700 ķ.- mэsэ 424 ķ.- vålıp 1323 ķ.- э 458, 695, 701 ķ.- эdı 1367, 1405 eĢit -1- [Tr] ķ. 768 türkü -3- [Tr] ķ. 585, 1098, 1102 komĢu -2- [Tr] ķ. 187 ķ.+ sıgэ 404 koĢma, ağıt -9- [Tr] sünnet sonrası erkeklik organı adı -1- [Tr] ķ. 1512 yaban otu -1- [Tr] ķ. 1412 kavun -1- [Tr] ķ. 1427 koyun -52- [Tr] ķ. Yalın halde 2, 35 dahil 26 kez kullanılmıĢtır ķ.+ dı 212, 375, 383 ķ.+ dıkı 1244, 1435 ķ.+ dэn 181 ķ.+ ım 61 ķ.+ ımdı 57 ķ.+ imdi 721 ķ.+ iŋ 809 ķ.+ iŋdı 808 ķ.- ıp 1380 ķ.- эmız 1326 ķoğırmэ eĢ tutmak -27- [Tr] ķ. 849, 999, 1000, 1039, 1511 kızıl renk -5- [Tr] ķ. 534, 1244, 1258, 1268 ķızэr - müzik aleti -3- [Tr] ķ. 1388, 1390 bir tahıl çeĢidi -3- [Tr] ķ. 1427 kaba, kibarın tersi -1- [Tr] ķ. 1505 avlu -1- [Tr] ķ. 1508 çocuk oyunu -1- [Tr] ķ. 1509 korkmak fiili -2- [Tr] ķ.- meymэn 100 ķ.- meysı 100 ķ. Yalın halde 61, 89 dahil 48 kez kullanılmıĢtır ķ.+ dey 230 ķ.+ dı Ģekliyle 312, 642 dahil 17 kez kullanılmıĢtır ķ.+ dэn 257 ķ.+ gэ 432, 471, 481, 1279 ķ.+ ı 249, 454, 1013 ķ.+ ıdey 467, 1104, 1190 ķ.+ ıdэn 454 ķ.+ ım 248, 264, 265, 1383 ķ.+ ımdı 249 ķ.+ ımıdım 993 ķ.+ lэr 502 ķ.+ lэrdı 362 ķ.+ ını 798, 987, 1106 ķ.+ lэr 505, 529, 1252 ķ.+ lэrdı 362, 512 ķ.+ lэrı 801, 807 ķ.+ lэrımdı 552 ķ.+ lэrımızı 689 ķ.+ nı 963 ķ.+ эm 515 ķızıķ koltuk -3- [Tr] hokant Ģehri -2- [Tr] ķ. 321 el, kol -27- [Tr] ķ. 1278, 1280 ķ.+ dэ 1223, 1235 194 ķ.+ lэrı 355 ķ.+ lэrını 287 ķoy - ķurb ķurbancan ķurı ķurıt - koymak fiili -88- [Tr] ķ.- adı Ģekliyle 26 kez kullanılmıĢtır Ķ.- adı 21, 58, 367, 401 ķ.- adıdэ 1424 ķ.- amız 569, 1259, 1335 ķ.- amэn 582 ķ.- aptı 558, 569 ķ.- ar 517, 1303 ķ.- ardı 436, 1263 ķ.- gэn 15, 20, 89, 115, 566 ķ.- gэndэn 582, 1434 ķ.- gэnı 553, 1421 ķ.- gэnkэn 489 ķ.- ılgэn 281 ķ.- ılıp 298 ķ.- ılmэydı 480 ķ.- ılэdı 394, 479 ķ.- ıp 14, 414, 422 ķ.- ıptı 1419 ķ.- ıĢ 479 ķ.- ıĢkэndэ 1421 ķ.- mey 349 ķ.- meydı 91, 1269 ķ.- sэ 1381 ķ.- эlmeydı 709 ķ.- эmız 57 ķoyçı ķuruķ ķurut ķurэn ķutı ķutıl ķuv - ķuda ķudэ ķuy - çoban -1- [Tr] ķuyan ķuymэķ ķuyruķ kuzu, yavru, çocuk -5- [Tr] ķ. 1432, 1433, 1520 ķ.+ m 881, 884 akraba -1- [Far] ķ. 472 kovmak fiili -6- [Tr] urug adı -7- [Tr] -15- [Tr] ķ.- dırэdı 469 ķ.- ılэdı 1328 ķ.- ıp zarf fiili ile 1274, 1275 dahil 12 kez kullanılmıĢtır ķ.- ıĢэrdı 1276 ķ - uĢkan1411 tavĢan -2- [Tr] ķ. 1530 kaymak -2- [Tr] ķ. 417, 469 kuyruk -4- [Tr] ķ. 1332, 1333, 1336, 1532 akraba -10- [Far] L låzım lekın lenin litr lэb kulak -5- [Tr] ķuraķ ķ.- dırgэn 332 ķ.- gэn 289 kuru -1- [Tr] ķ. 553 yemek türü -4- [Tr] l. 1305, 1319, 13060 lэktek lэĢkэr lэtåfэt ķ. 1131, 1192 kulak -3- [Tr] ķ. 327, 330, 840 testi -1- [Tr] ķ. 1523 kunduz -2- [Tr] ķ.+ ım 1026, 1035 kurmak fiili -3- [Tr] sıvı ölçme birimi -1- [Yu.] l. 1328 dudak -4- [Tr] l. 217, 1061, 1542 l.+ lэringэ 1061, 1075 lэğmэn eĢek -2- [Tr] ķulэķ ķumğan ķunduz ķur - gerekli -1- [Ar] l. 564 ama -3- [Ar] l. 299, 406, 704 Lenin, özel ad-7- [Tr] l. 131, 132, 199, l.+ dı 202 l.+ gэ 205 kul, yaratılmıĢ -2- [Ar] ķ. 284, 1593 ķ.+ dı 57 ķ.+ ı 480 ķ.+ ıgэ 423 ķ.+ ını 423 ķulın ķ. 572, 1338, 1375 ķ.+ kэ 78ü 1357 ķ.+ tı 572, 1350 kur‟an -2- [Ar] ķ. 337, 430 kutu -2- [Tr] ķ. 1371 kurtulmak fiili -1- [Tr] ķ.- meysэn 906 ķ. 33, 55, 244, 291, 424 ķ.+ lar 293, 449 ķ.+ lik 1169 ķ.+ lэrdı 863 ķulaķ kurutulmuĢ yiyecek -11- [Tr] ķuvaķalmaķ ķ. 423, 431, 470 ķ.+ lik 238 ķ.+ lэr 481, 497 ķ.+ lэrdı 414 ķ.+ lэrgэ 499 ķ.+ nı 503 ķ.+ lэrdikkıgэ 313 ķul ķ.- ıp 1375, 1516 kuru -2- [Tr] ķ. 1305, 1306 ķ.- alэp 596 ķ.- dırıĢtı 872 ķ.- ılgэndэ 330 ķ.- ıp 292, 574, 577 ķ.- эdı 326 ķ.- эsэn 326 ķ.+ 37, 1148 ķ.+ lэrdı 342 ķozı güç -1- [Ar] ķ.+ ımız 502 Ģahıs adı -1- [Tr] ķ. 67, 1149 korumak fiili -1- [Tr] ķ.- sın 1212 kurutmak fiili -2- [Tr] 195 çocuk oyunu -1- [Tr] l. 583 asker -2- [Far] l. 629 hoĢluk, güzellik -1- [Ar] l. 1075 m.+ tı 163 M maçıt mırzэ m.+ sıdэn 447 mescit -3- [Ar] m. 332, 358 mısål m.+ tı 331 milisa m.+ lэrımız 800 min - maskva materyal mål måĢinэ måy måzэr medэl amaç -3- [Ar] m.+ lэringэ 459, 733, 801 Moskova -5- [Ru] m. 677 m.+ da 175, 203 m.+ ga 660, 661 malzeme -1- [Frn] m.+ dэn 1272 ministr büyük baĢ hayvan -19- [Ar] miŋ missek momın monçaķ monğol moskvэ m. 1361, 1369, 1547 makine -2- [Alm] m. 381, yağ -3- [Tr] m. 416, 498 m.+ dı 1350 kabir -3- [Far] m. 71 m.+ ı 373 m.+ lэrı 309 mujskoy munçэ munэrэ muŋ Ġslami akit -3- [Ar] misafir -3- [Far] mümin -1- [Ar] m. 1005 boncuk -2- [Tr] m. 1258, 1295 Moğol -1- Moğ] m. 196 Moskova -2- [Ru] m.+ dэn 413 m.+ımsэn 1027 erkek -1- [Ru] m. 1253 bu kadar -1- [Tr] m. 242 minare -1- [Ar] m.+ nı 261 -3- [Tr] m.+ lэĢım 1225 m.+ lэĢımdэn 1221 m.+ lэĢkэngэ 1226 murç baharat -1- [Tr] m. 1370 murda ceset -5- [Ar] m. 564 m.+ nı 559, 565, 566 murdэ ceset -5- [Ar]m.+ gэ 489 m.+ nı 489, 489, 491 musurmэn Müslüman -2- [Ar] m. 322 m.+ lэr 368 muz buz, dolu -1- [Tr] m. 1015 muzlэķ soğuk -1- [Tr] m. 1555 mümkün olabilir -3- [Ar] m. 116, 409 m.+ mэs 145 müyüz boynuz -1- [Tr] m.+ ını 1261 mэhэl çevre -14- [Ar] m.+ degı 571 m.+ dэ 617,1357 m.+ ıdэ 18, 74, 147 m.+ ımızdэ 59 m.+ lэr 66 m.+ lэrdэ 266, 612 m.+ lэrdэgı 618 mэkkэ tahıl türü -6- [Fr]m. 237, 1342, mэktэp okul -11- [Ar] m. 82 m.+ kэ 83 m.+ lэr 302 misafirhane -1- [Tr] m.+ эgэ 1281 mehrıbån sevgili -2- [Far] m. 1054 mıllэt zengin yaĢlı kadınların giydiği elbise -5- [Tr]m. m.+ gэ 410 m. 275 m.+ ıdım 866, 921 mehrэb meken men bin sayı adı -25- [Tr] muğalım öğretmen -1- [Ar] m. 262, 611 muhэbbэt sevgili -1- [Ar] m. 1065 madalyon -1- [Frn] mehmэnhån m.- gэn 755 m.- ıp, 79, 487, 488, 489, 631 m.- ıĢtı 187 m.- sэm 1074 bakan -2- [Ru] m.+ lıgıgэ 155 m.+ lik 156 1263, 1264 yemek adı -5- [Çin] m. 695, 698, 701 mehmэn binmek fiili -10- [Tr] m.- dırıp 601 m. yalın halde 673, 1411 dahil 18 kez kullanılmıĢtır m.+ dэn 166 m.+ ı 166 m.+ lэrım 239 mehır polis -1- [Frn] m.+ dan 645 m. yalın halde 1338, 1374 dahil 10 kez kullanılmıĢtır m.+ dı 596, 1333 m.+ dıkı 1435 m.+ ım 772 m.+ lэrdı 288 måntı örnek -3- [Ar] m. 51, 409, 704 m.+ ı 562, 1264 magnitafon teyp -1- [ Ru] m.+ gэ 1151 mahal çevre -1- [Ar] m.+ da 677 maķål bilmece -3- [Ar] m.+ lэr 794 maķsэt bey -2- [Far] m.+ sı 445 m.+ ım 921, 1047 yüklük -1- [Ar] m. 1549 mekan -2- [Ar] m.+ ım 100, 101 ben Ģahıs zamiri -146- [Tr] m. yalın halde 57, 60 dahil 78 kez kullanılmıĢtır m.+ den 663, 664 m.+ dэ 514 m.+ en666, 667, 671 m.+ ge 653 m.+ gэ 73, 98, 161, 331 m.+ ı belirtme haliyle 2, 27 dahil 57 kez kullanılmıĢtır m.+ ıkı 55 m.+ эm 756 m.+en gэ 1357 halk, budun -9- [Ar]m. 51, 54, 166 m.+ ı 147 m.+ ım 96, 333 m.+ ımı 97 m.+ ımızdı 96 m.+ ını 141 m.+ kэ 168 196 mэķål mэķålэ mэķsэt m.+ tı 154 m.+ tэ 247, 263, 264, 332, 352, 369 nåråzıçılik razı olmamak -1- [Far] atasözü -4- [Ar] nåvåyi m. 712, 1083 m.+ lэr 703 nåz n. 393 n.+ lэr 221 makale -1- [Ar] m.+ sıdэ 200 amaç -2- [Ar] m. 709 melhem -1- [Ar] m. 932 bilgi -1- [Ar] m.+ ım 628 ben, Ģahıs zamiri -55- [Tr] ne negız m. 913 m.+ dey 34, 38 dahil 30 kez kullanılmıĢtır m.+ deyçэ 496, 507 m.+ э 26, 30, 55 dahil 18 kez kullanılmıĢtır m.+ эndey 1239 mэngü ölümsüz 1 [Tr]m.+ gü 1155 mэnå anlam -6- [Ar] m.+ sı 114, 178 m.+ sını 1235 mэrcån mercan -3- [Ar] m. 1256, 1257 mэrhэmэt acıma -2- [Ar] m. 104 m.+ ıdэn 19 mэskэ nema neŋ nerse mэymun mэyrэm iĢte bu -9- [Tr] nımэ ufak, parça -6- [Far] m. 109, 415, 1529 m.+ leysız 1346 m.+ lэngэn 1343 m.+ lэp 1346 maymun -1- [Ar] m. 1632 bayram -3- [Tr] m. 330 m.+ lэrdэ 1250 nısbэtэn nıĢån niyat nohtэ nöhэt nuh nuråbåt nэrsэ N naķĢ nazik nåʼm nakıĢ -1- [Ar] n. 1366 kibar -2- [Far] n. 1095, 1097 ün -4- [Far] n. 294 n.+ ı 281, 291, 352, 604 n.+ ımızdı 811 n.+ ını 1068 nån n. 1091, 1093, 1531 ne sorusu -2- [Tr]n. 655 n.+ me 656 köken -2- [Far] n.+ gı 11 n.+ ı 10 Ģey, iĢte-5- [Tr] n. 654 n.+ da 683 n.+ dan 653 n.+ lǝr 681 n.+ lǝrı 678 Ģey, eĢya -1- [Tr] n. 660 herhangi bir Ģey -1- [Tr] torun -8- [Far]n. 361 n.+ gэ 1022 n.+ lэrdı 99 n.+ lэrım 329 n.+ m 89, 772 n.+ sı 196 tereyağı çeĢidi -4- [Tr] m.+ dı 481 m.+ erdı 300, 484 m.+ erdэ 364, 365 m.+ ergэ 289, 442, 444 m.+ erlэr 300 m.+ erlэrdэ 287 m.+ ı 69, 71, 74, 304, 324 m.+ ındey 564 mэydэ kibar, ince -3- [Far] n.+ ge 676 nevэrэ m. 1324, 1333, 1334 m.+ nı 1350 mэĢ naz -1- [Far] n. 1080 nåzik m.+ ını 709 mэlhэm mэlumåt mэn Ali ġir Nevai -2- [Tr] n. 52 ekmek -17- [Far] nэsip nэvэrэ n. yalın halde 306, 414 dahil 12 kez kullanılmıĢtır n.+ gэ 1351 n.+ ımız 1351 n.+ lэr 218 n.+ lэrdı 234 nэy nэymэn 197 her hangi bir Ģey -60- [Tr] n. yalın hal 6, 18 dahil 25 kez kullanılmıĢtır n.+ dэn 26, 1248, 1437 n.+ gэ 35, 97, 201, 385, 644 n.+ gэdır 54 n.+ lэr 409, 623, 624 n.+ lэrdı 392, 1438 n.+ lэrdэ 622 n.+ lэrdэn 608, 616, 620 n.+ lэrı 611 n.+ mızı 637 n.+ nı 613, 643, 1281, 1345, 1410 n.+ sı 1283, 1296 n.+ sıdэ 614 n.+ sını 1339, 1353 diğerine göre -1- [Ar] n. 494 belli olan -1- [Far] n. 957 amaç -1- [Ar]n.+ ım 50 at kuĢamı -1- [Tr]n. 1533 nohut -1- [Far]n. 1534 Nuh Peygamber -1- [Ar] n. 170 yerleĢim yeri -1- [Far] n. 337 ne ise -12- [Tr] n. 1418 n.+ gэ 229 n.+ lэr 208 n.+ lэrdı 209, 610, 1291 n.+ nı 114, 211, 590, 838, 845 n.+ sı 401 pay -1- [Ar] n. 691 torun -1- [Far] n.+ m 89 n.+m dэn 324 üflemeli çalgı -2- [Far] n. 1388 yer adı -1- [Tr] n. 355 n. 145, 1640 nэzırbåy Ģahıs adı -1- [Tr] n. 282 ot ot otır - O oğıl oğurda ohĢэ oķat oķı - oķĢэ - oŋ orhon orısçэ orэtepэ oĢ -22- [Tr] o. yalın halde 249, 253 dahil 15 kez kullanılmıĢtır o.+ åy 452 o.+ dı 374 o.+ dэn 265, 445 o.+ ı 152, 156, 160, 163 o.+ ıdэn 273 o.+ ıgэ 736 o.+ ım 61, 89, 248, 251 o.+ ımdэn 248 o.+ ını 162 o.+ likçэ 357 o.+ lэrını 449 o.+ u 683 çalmak -1- [Tr] o.- gan 647 benzemek -5- [Tr] o.- gэn 1384 o.- p 955 o.- r 1171, 1172 ottız oy oyın o.+ ko 654 o.+ kэ 1150 o.+ o 658, 663 o.+ эndэn 1149 ateĢ -4- [Tr] o. 919, 920 ot o.+ ı 1401 o.+ lэr 1394 oturmak fiili -2- [Tr] o.- ıp 331 o.- эmэn 93 otuz sayı adı -3- [Tr] o. 132 düĢünme -1- [Tr] o.+ ligı 1156 oyun -2- [Tr] o. 314, 587 o.+ эlэdı 310 o+эtıp 715 Ö ö iĢte o -4- [Tr] ö.+ Ģı 374, 396 ö.+ Ģэ 7, 8 ö- yemek -18- [Far] o. 1393, 1423 dahil 11 kez kullanılmıitır o.+ ı 1420, 1422 o.+ ımız 1344 o.+ lэr 1352 okumak -21- [Tr] o.- dım 141, 332 o.- gэndey 179 o.- gэnım 247 o.- gэnmız 640 o.- gэnmızdэ 124 o.- gэnmэn 136, 609 o.- mıĢli 473 o.- mэgılэ 173 o.- mэy 303 o.- p 430 o.- Ģımızgэ 114 o.- Ģtı 173 o.- tıp 989 o.- ymız 134 öçöçağ öçaķ ökız ökmэt öküm öl - benzemek -9- [Tr] o.- gэn 437, 530, 552, 629 o.- gэndı 1266 o.- p 190, 438 o.- Ģ 1390 o.- tıp 1324 sağ taraf -4- [Tr]o. 5 o.+ go 670 o.+ gэ 144 o.+ lэgэn 262 Orhun yazıtları -1- [Tr]o. 183 Rusça -2- [Tr] o.+ dэ 189 o.+ gэ 179 yer adı -3- [Tr]o.+ den 85 o.+ dэn 83, 334 ölkэ ölэn oturmak fiili -9- [Tr] ö.- tırgэndэn 536 ö.- tırıp 425, 1267, 1276 ö.- tırıppэn 362 ö.- tırıppэndэ 364 ö.- tırэdı 396, 397, 519, 536 ö.- tıĢkэn 77 sönmek -1- [Tr] ö.- tımı 1041 ocak -2- [Tr] ö.+ da 1274 ö.+ dagı 1274 ocak -4- [Tr] ö. 1539 ö.+ ķa 1276, 1354, 1356 öküz -5- [Tr] ö. 1541 ö.+ ı 487 ö.+ ıgэ 487, 488 ö.+ lэrını 487 hükümet -3- [Ar] ö. 287, 288 ö.+ ı 302 hüküm -2- [Ar] ö. 666, 672 ölmek fiili -34- [Tr] ö.- dırgэngэ 797 ö.- dırıp 604 ö.- gэn 1284, 1285 ö.- gэndı 848, 893, 895 ö.- gэndэ 848 ö.- gэnlэrdı 1052 ö.- ıp 18, ö.- mэgэndэ 1049 ö.- sэ 88 ö. - se 540 ö. - sэ 540 ülke -1- [Tr] ö. 1162 ağıt -40- [Tr] ö. Yalın hal 60, 342 dahil 23 kez kullanılmıĢtır ö.+ å 760, 1114 ö.+ çı 750,, 761 ö.+ lэr 1170 ö.+ lэrdı 1150 ö.+ lэrı 1179 ö.+ nı 1128 yerleĢim yer adı -7- [Tr] o. 100, 649, 677 198 öp - ö.+ ı 586, 596, 598 ö.+ ımız 573, 574 ö.+ lэr 579, 588, 589, 590 ö.+ u 593 ö.+ эrdım 913 ö.+ эrıdım 860 ö.+ эtıp 811 öpmek fiili -4- [Tr] ö.- sэm 737 ö.- tır 789 ö.- эdı 504 ö.- эyın 842 öpkэ ak ciğer -6- [Tr] ö. 1545 ö.+ gэ 1327, 1331 ö.+ nı 1330, 1331 ö.+ sıgэ 1314 ör - örig örэtepэ ös - öĢı öt - ötik ötkınçı öttız öz ö.+ gэnı 709 ö.+ gэrıp 128 ö.+ ı belirtme haliyle 25 kez kullanılmıĢtır ö.+ ıçэ 1252, 185 ö.+ ıdэn 479 ö.+ ıgэ 109, 113, 1245, 230, 624, ö.+ ım 135, 330, 380, 485 ö.+ ımdı 1391, 370, 373, 59, 77 ö.+ ımdэn 242 ö.+ ımız 1378, 1416, 171, 252 ö.+ ımızçэ 347 ö.+ ımızdı 127, 375, 766 ö.+ ımızı 632 ö.+ ını 267, 386, 597, ö.+ igэ 114 ö.+ iŋdı 473 ö.+ iŋnı 709 ö.+ lэrı 1270, 155, 434 ö.+ lэrıçэ 617 ö.+ lэrıgэ 615, 617 ö.+ lэriŋ 696 ö.+ lэriŋdэn 696 ö.+ ü 655, 670, 678, 682 ö.+ ümüz 683 ö.+ ün 678 ö.+ эr 701 ö.- dik 349 ö.- eydı 490, 565, 1227 ö.- ıp 1292, 1293 ö.- эgэn 1285 ö.- эp 1289, 1335 ö.- эrdım 1342 ö.- эrdik 350, 507 ö.- эrmэn 1217 ö.- эĢsın 505 erik -1- [Tr] ö.+ dэn 575 yer adı -1- [Tr] ö. 275 büyümek -20- [Tr] ö.- ıp 298, 442 ö.- kэn 705, 944, 953 ö.- kэnım 763, 764, 942 ö.- kэnmız 356 ö.- kэnmэn 247 ö.- mэsэkэndэ 295 ö.- sın 470 ö.- sıp 1285 ö.- tırэmэn 1406 ö.- tik 346 ö.- üp 670 iĢte bu -15- [Tr ö. 28 ö.+ lэrdэn 1317 ö.+ lэrgэ 45 ö.+ ndey 48, ö.+ ndэ 36, 97, 152, 176 ö.+ ndэn 42 özbeg geçmek -29- [Tr] ö.- ıp 265, 267, 270 ö.- ırıp 425, 1267 ö.- ırıppэn 362, 363 ö.- ırıppэndэ 363 ö.- ıĢıptı 79, ö.- kэn 232, 293 ö.- kэndэn 1040 ö.- mıĢdэn 1158 ö.- sın 1054 ö.- tı 1397 ö.- tımı 1043, 1046 ayakkabı -2- [Tr ö. 1232, yalancı -1- [Tr] ö. 1550 özbegistэn Özbekistan -26- [Tr] ö. 1372, 197, 613 ö.+ dı 275, 354, 441, 72 ö.+ di 446 ö.+ dэ 248, 32, 359, 373, 598, 610, ö.+ dэn 308, 363, 365, 610, 76, 87 ö.+ gэ 167, 369, 87 özgen yerleĢim yeri -4- [Tr] ö. 48, 49 ö.+ dэ 49 ö.+ gэ 49 otuz sayısı -9- [Tr] fikir -5- [Tr] özgэrıĢ ö.+ ımçэ 53 ö.+ ını 706 ö.+ lэptı 960 ö.+ lэr 958 ö.+ lэrgэ 1210 öyın Özbek -13- [Tr] ö.+ dı 103, 16, 28 ö.+ dэ 1264 ö.+ dэn 635 ö.+ istэndı 138 ö.+ lэr 125, 1362, 197, 207 ö.+ lэrdı 276 ö.+ lэrdэ 1365, 214 ö. 31, 107, 166, 350 öy dönüĢlülük Ģahıs zamiri -86- [Tr] ö. 320, 321 örmek fiili -18- [Tr] yerleim yeri -7- [Tr] ö. 259, 281 ö.+ kэ 251, 256 ö.+ tı 279 ö.+ tэ 280 oyun -12- [Tr] ö. 386, 199 p. 424 p.+ lıgı 424, 489 p.+ sıdэ 490 p.+ sını 489 p padarka pådıĢåh påkistэn hediye -2- [Ru] p. 192 hakan -1- [Far] p.+ ı 08 Pakistan -3- [Far] p.+ dı 270 pэyvэnt p.+ ımsэn 1018 p.+ dэgı 273 p.+ gэ 270 pålэn kurban olmak-1- [Far] falan, zamir -2- [Ar] p. 1654 p.+ çı 535 påĢэ påydэ påyız R paĢa -1- [Tr] p.+ lэrımızgэ 342 fayda -2- [Fa71 p.+ lэnılэdı 1399 faizi -6- [Far] p. 103, 107 radyo rayıs rayon p.+ ı 102, 104 pıç - r.+ ı 143 r.+ ıdэ 166 r.+ ıdэgı 166 biçmek fiili -1- [Tr] p.- эmız 486 pıstэ pıĢ pıĢır - pıĢman piç - çekirdek-3- [Tr] p. 501, 779, 1342 piĢmek fiili -5- [Tr] p.- ıp 1408 råzı p.- kэn 1290 p.- эdı 1288, 1411 respublika cunhuriyet -3- [Ru] r. 101 r.+ m 101 r.+ sı 122 piĢirmek fiili -21- [Tr] p.- gэn 1362 p.- gэnımızdэ 1326 p.- ılıp 1315 p.- ılэdı 1349, 1355 p.- ıp 1287, 1293, 1294, 1332, 1351, p.- orэmız 1297 p.- эdı 1316, 1342 p.- эmız 1293, 1319, 1325, 1337, p.- эsız 1332, 1350 üzülmek -1- [Far] p. 670 biçmek fiili -2- [Tr] azıcık -3- [Tr] restaran rısķ restoran -1- [Fr] r.+ gэ 383 rızk -8- [Ar] rubaĢka ruh ruhsat rus rэhmэt rэķc rэmэzэn rэŋ r. 456, 690, 693, 697, 698 r.+ ingэ 690 r.+ lэringэ 456, 697 elbise -1- [Ru] r. 558 ruh -1- [Ar] r. 1147 izin -1- [Ar] r.+ sız 400 rus -2- [Ru] r. 182, 186 rahmet -4- [Ar]r. 457, 694, 699, raks, oyun -1- [Ru] r. 241 ramazan ayı -2- [Far] r. 770, 771 renk -4- [Tr] r.+ dэ 1224 r.+ gı 1231, 1245 reyhan -1- [Far] r.+ ım 875 p. 314, 417, 423 piyalэ piyaz kabul etmek -2- [Ar]r. 494 r.+ mэn 767 p.- kэn 916 p.- tım 915 piççэ radyo -1- [Fr] r.+ dэ 125 reis, baĢkan -1- [Ar] r. 290 ilçe -5- [Ru] r. 617, 618 küçük kase -1- [Far] p. 1369 soğan -4- [Far] p. 378, 495 rэyhån p.+ dı 1333 p.+ lэr 1398 polat özel ad -25- [Tr] p. yalın hal 19 kez kullanılmıĢtır p.+ kǝ 645 p.+ tı 646, 649 p.+ tıkin 647 p.+ tın 664 pэķır S samarķand yerleĢim yeri -1- [Tr] s.+ a 200 sandal sandal -1- [Tr] s.+ gэ 555 sandıķ sandık -6- [Tr]s. 860, 861, 913, 914 fakir -4- [Ar] p. 1299, 1300, 1660 p.+ dı 1300 aile -1- [Ru] p.+ m 282 s.+ ķa 1356 santimetr santimetre -2- [Fr] s.+ çэ 1225 pэmilya pэrvэrdıgэr kurban olmak -1- [Tr] p. 688 pэrzэnt çocuk -2- [Far] p. 22 s.+ lik 576 sart sayuz Sovyetler Birliği -4- [Tr] s. 674 s.+ dan 674, 675 s.+ du 675 pэtır yemek adı -2- [Tr] p. 501 pэyğэmbэr peygamber -6- [Far] p. 984 p.+ dı 1178, 465, 978 p.+ nı 1094, 1096 pэyĢэnbı bir Ġran kavmi -2- [Tr] s. 52 s.+ lэr 53 p.+ ı 25 p.+ ımızdэ 309 såğ sågın sağ yön -1- [Tr] s.+ эndэ 430 iĢitmek, hissetmek såğ- -2- [Tr] s.- ın 833 sağmak fiili -1- [Tr] s. 1015 s.- mэgэn 1014 PerĢembe -5- [Far] 200 s.- adı 1015 s.- amız 1374 s.- ıp 1333 såğın – såğlig sål - sıgır sıķmak sıl - özlemek, düĢünmek s.- eymız 1318 s.- эp 1318 -1- [Tr] s.- ıp 858 sağlık -1- [Tr] s.+ im 93, 250 sılkıl sıŋ salmak, göndermek, koymak -50- [Tr] s.- adı 388 såmån såmså såp s.- gэn 1268 s.- gэndэ 1271 s.- ınıp 1334 s.- ınэdı 1231, 1346, 466, 561 s.- ıp zarf fiili ile 19 kez kullanılmıĢtır s.- ıpsэn 1053 s.- ıĢtı 187 s.- meydı 568 s.- sэ 568 s.- yatkэndэ 469, 479 s.- эdı 1287, 488 s.- эmız 1357, 480 s.- эrdik 1311 s.- эsız 1341 ot, saman -1- [Tr] s. 808 yiyecek adı -1- [Tr]s. 413, 1347 sır sırğэ sırt sibir sap -2- [Tr] som sin- seksen sel sen sep sev - sevgı sı Sibirya 16- [Tr] sinmek fiili -1- [Tr] kız kardeĢ -5- [Tr] s.+ ım 1114, 1115, 862, 863 s.+ ımdı 918 sol sol taraf, yön -1- [Tr] s.+ gэ 1134 Kırgız para birimi -3- [Tr] s. 351, 91 sovuķ soy - saymak fiili -4- [Tr]s. 320 soğuk -1- [Tr] s. 1379 soymak, yüzmek -6- [Tr] s.- gэn 202 s.- ılэdı 315 s.- ıp 1345, 211, 310 s.- ıĢı 468 yabani ot adı -8- [Tr] s. 1233, 1295, 1318, 1319, 234, 235 seksen sayısı -1- [Tr] s. 682 sel -1- [Far] s. 1669 soyıĢ soη söy - sen, 2. tekil Ģahıs zamiri -44- [Tr] s. yalın halde 11 kez kullanılmıĢtır s.+ dey 752, 961, 963 s.+ deylıgımdэ 1218 s.+ dэ 511, 943 s.+ dэgı 1055 s.+ gэ 1046, 535, 962 s.+ ı 1061, 1067, 511, 953, 958, 988 s.+ ıkı 1125, 1126, 1127, 1128, 1187, s.+ i 666, 955 s.+ sız 1068, 1069, 1072 serpmek fiili -1- [Tr]s.- ıp 1356 sevmek fiili -6- [Tr] s.- dım 207 s.- ıp 1052, 639 s.- ıĢıptı 951 s.- mэy 1048 s.- эmэn 1049 sevgi -2- [Tr]s. 1058 s.+ m 969 deri yüzme -1- [Tr] s. 315 bitiĢ, son -1- [Tr] s. 1149 kesmek, yüzmek -21- [Tr] s.- adı 425, 426, 479 s.- amız 490, 491, 497, 500 s.- ardik 582 s.- ılэdı 489 s.- ıp 274, 431 s.- ıĢ 425, 426, 431, 436, 478, 490, 491, 497 s.- эdı 424 s.- эmız 413 söz stalin siz, 3. çokluk Ģahıs zamiri -9- [Tr] s.+ lэr 132, 173, 183, 203 s.+ lэrdıkıgэ 223, 224 s.+ lэrgэ 173, 436 s.+ lэrэm 690 sı - s.+ эrı 1319 sır -2- [Tr] s. 1313 küpe -1- [Tr]s. 1217 arka, sırt -1- [Tr] s.+ ımdı 542 s.+ gэndэ 784 siŋil s.+ dı 15, 320 s.+ lэrdэ 870 sekın silkilmek fiili -1- [Tr] s.- lэp 712 kırılmak, kopmak -1- [Tr] s. 175, 176, 177, 178, 179, 180 s.+ dı 176, 177, 191 s.+ dэ 171, 187, 190 s.+ dэn 171 s. 1668, 567 såy sığır -1- [Tr] s. 1005 sıkmak -1- [Tr] s. 1671 silmek fiili -3- [Tr] su saygı göstermek -3- [Tr] suluķ sutka s.- lэp 541, 542 s.- lэrgэ 805 suv 201 söz, laf -16- [Tr] s. 1376, 160, 181, 267, 599, 704 s.+ dı 113 s.+ ı 176, 599, 602 s.+ ını 122 s.+ iŋdı 1203 s.+ lэr 191 s.+ lэrı 128 s.+ lэringэ 1064 Stalin, özel ad-4- [Ru] s. 205 s.+ dı 201, 22, 24 su -7- [Tr] s. 1296, 1297, 1681, 328 s.+ dı 1298, 1326 su kabı -1- [Tr] s. 1646 bir gece gündüz süresi -1- [Ru] s.+ dan 1278 su -4- [Tr] s.+ ı 1364 s.+ ıgэ 1331 s.+ ın 733 s.+ ını 1331 suzaķ Ģörvэ Ģ. yalın halde 10 kez kullanılmıĢtır Ģ.+ dэ 1288 Ģ.+ dэn 1334 Ģ.+ gэ 1338, 218 Ģ.+ nı 1293, 211 Ģ.+ sı 1331 Ģ.+ sıgэ 1287, 1332 yerleĢim yeri -1- [Tr] s. 143 sümэlek Nevruz‟da yapılan yemek -1- [Tr] s. 1294 s. 589 sünnэt sünnet olma -5- [Tr] Ģu s. 314, 315, 417, 761, 820 sür - sürpэ sürt süt süy süz - sэdэp sэkkız sэksэn çorba -20- [Tr] Ģu iĢaret sıfatı -13- [Tr] Ģ. 655, 663, 664, 668, 669, 670, Ģ.+ nu 678 sürmek fiili -6- [Tr] s.- ıp 931 s.- kэlэdı 1349 s.- эdı 159 s.- эgэndэ 179 s.- эsэŋэr 176 sofra -3- [Ar] s. 414, 466 s.+ nı 556 sürtmek fiili -1- [Tr] s.- эmız 1325 süt -17- [Tr] s. 1294, 1304, 1315, s.+ tı 1314, 1315, 1317 s.+ tэn 1311, 1312, 1363 sevmek fiili -8- [Tr]s.- düm 207 s.- gэn 434 s.- ıp 192, 240 Ģun Ģu iĢaret sıfatı -2- [Tr] Ģ.+ .daķa 515 Ģ.+ aķa 516 Ģunday Ģunun gibi -6- [Tr] Ģ. 665, 666, 667, 668 Ģün süzmek fiili -6- [Tr] s.- ıp 1296, 1297, 1313 s.- ıĢ 1364 s.- эmız 1296 sedef -1- [Ar] s. 1429 sekiz sayısı -9- [Tr] s. 102, 164, s.+ ınçı 119, 377 s.+ tэ 323 Ģэhэr Ģэriyat Ģэrt Ģэybåni Ģэytån seksen sayısı -5- [Tr] Ģu iĢaret sıfatı -24- [Tr] Ģ.+ çün 356 Ģ.+ çэ 1231, 1285 Ģ.+ dey Ģeklinde 11 kez kullanılmıĢtır Ģ.+ deydı 519 Ģ.+ dэ 368 Ģ.+ dэķa 461, 497 Ģ.+ dэn 979 Ģ.+ dэy 1062 Ģ.+ ı 1054, 1058, 804 Ģ.+ э 461 Ģehir -2- [Far] Ģ.+ dı 383 Ģ.+ lэrdэ 228 Ģeriat -1- [Ar] .+ tэn 390 Ģart -1- [Ar]Ģ. 590 Ģahıs adı -3- [Tr] Ģ. 599, 600 Ģeytan -1- [Ar] Ģ.+ nı 1119 s. 102, 1608, 351, 508 s.+ gэ 690 sэķlэ - saklamak fiili -2- [Tr] s.- p 184 T s.- Ģ 267 sэpэr sэrığgül sэrımsэķ sefer -1- [Ar] s.+ dэ 826 sarı gül, çiçek -1- [Tr] s. 1688 sarımsak -1- [Tr] s. 1398 tağ taķ - t.- ar 1254 t.- ıngэn 1238 t.- ınıĢkэn 1237 t.- ıp 421 t.- meydı 1255 ġ Ģåh Ģah, kağan -2- [Far] Ģ. 113 tarap taraf, yön -1- [Ar] t.+ ka 684 tåcigistэn Tacikistan -1- [Far] t. 45 tåcik Tacik halkı -7- [Far] Ģ.+ lэrı 523 Ģålçэ ĢåĢ Ģåtı dokuma türü, terme, Ģal -11- [Tr] Ģ. 1232, 1240, 1241, 1248, 1266, Ģ.+ lэrdı 1241 Ģ.+ nı 1270, 1272 ĢaĢmak fiili -1- [Tr] Ģ.- ıp 719 merdiven -2- [Tr] Ģ. 1621 Ģ.+ gэ 555 Ģekil, biçim -1- [Ar] Ģ.+ li 201 Ģemik kemiği -1- [Tr] Ģ. 1670 süpürge -1- [Tr] Ģ. 1673 Ģekil Ģemik Ģıpırgı Ģırmånbulэķ yerleĢim yeri adı dağ -1- [Tr] t.+ li 44 takmak fiili -6- [Tr] t.- adı 1255 tåğ tåğa -1- [Tr] Ģ.+ ķa 329 202 t. 103, 107, 1367, 1368, 1375 t.+ lэr 1367 dağ -10- [Tr] t. 1142, 319 t.+ dı 319, 711 t.+ dэ 944 t.+ dэn 750 t.+ ımdı 1037 t.+ lэr 1193 t.+ lэrgэ 966, 968 dayı -6- [Tr]t. 1691 t.+ lэrım 88 t.+ m 33 t.+ mız 261 t.+ sı 11 t.+ sını 23 tål temir t.+ dey 661 teŋ teŋge dal -3- [Tr] t. 874, 982 yazıdaki harfler -2- [Tr]t. 1692, damar -9- [Tr] t. 1387, 1389, 1398 tepэ ter - tütün, sigara -2- [Tr] t. 256, 257 temaĢa, gösteriĢ -1- [Far] tan vakti -1- [Tr] t. 847 bulmak fiili -9- [Tr] terek termэ t.- ılmэydı 1196, 1197 t.- ıp 587 t.- ken 644 t.- kǝnda 644 t.- kэn 228 t.- sэm 306 t.- sэŋэm 556 t.- эr 591 tårt - tåĢ tåĢta - teĢ teve tartmak, çekmek -13- [Tr] tezzek tık - t.- ıp 1224, 1303, 1409, 597, 890 t.- ıĢeylik 1092 t.- ıĢmэ 311 t.- э 564 t.- эdı 378 t.- эlmэdım 538 t.- эmız 1296 t.- эrdik 1302 daĢ -15- [Tr]t. 1300, 1309, 1693, t.+ tı 1309, 579 t.+ tэ 1311 t.+ tэn 1243, 1244 tıl dıĢarı atmak, bırakmak -1- [Tr] tabak -7- [Tr] Tevrat -1- [Ar] t.+ tı 390 tåy tay -7- [Tr] t. 1606, 1696, 417, 435 tılek tıllэ t.+ dэn 861, 914 t.+ lэr 870 tåyçåķ bir yaĢına girmemiĢ tay -2- [Tr] tåzэ t. 1100, 1108 taze -6- [Far] t. 1244, 1697, 552, t.+ lэp 1273 teg - değmek fiili -4- [Tr] tınç tırgek tırık etraf, çevre -1- [Tr] t. 1230 değirmen -1- [Tr] t.+ dэ 1409 tırnaķ tırsek tıyın t.+ dik 505 telpek deve -3- [Tr] t.+ tey 1238, 1240 t.+ teydı 1239 tezek -1- [Tr] t. 1505 tıkmak fiili -1- [Tr] t.- ılıp 539 t.- amız 1322 t.- ardı 509 t.- ıp 1322, 1350 t.- sэyэm 1350 dil -41- [Tr] t. 1566, 1705, 39, 704, t.+ dı 206, 707 t.+ gэ 1059 t.+ ı 1141, 117, 1288, 185, 186, 341 t.+ ıdэ 1375, 176, 177, 21, 279 t.+ ıdэn 190, 276 t.+ ıgэ 108, 157 t.+ ım 75 t.+ ımız 276, 75 t.+ ımızdı 321 t.+ ımızdэ 127, 717 t.+ ını 185, 320 t.+ ıŋdan 782 t.+ lэ 523 t.+ lэĢıĢ 341 dilek -3- [Tr] t. 456, 768, 795 altın -8- [Far] t. 742, 743, 774, 860, 861, 913, 914 t.+ dэn 819 rahat, dinç -4- [Tr] t. 326, 342, direk -1- [Tr] t. 1706 t.- ıp 255, 579 t.- mэgэn 180, 181 tegerek tegırmэn deĢmek fiili -2- [Tr] t.- ıldı 1031 t.- ıp 421 t. 1369, 1694, 569 t.+ ķa 1264, 1334, 419 tåvrэt ağaç, kavak -5- [Tr] t. 1448, 1622, dokuma türü -6- [Tr] t. 1146, 1232, 1234, 1241 t.+ nı 1233 t.- gǝn 678 tåvåķ derlemek -6- [Tr] t.- dım 236, 256 t.- ıp 1233, 314, 459 t.- эdı 1234 t. 898 tåŋ tåp - tepe -8- [Tr] t. 138 t.+ dэ 44 t.+ gэ 42, 43, 632 t.+ lik 137, 280 t.+ mız 45 t.+ dı 1289, 1387 t.+ ıdэn 1395 t.+ ını 1386 t.+ lэrıdэn 1395 tåmэkı tåmэĢэ eĢit, yaĢıt -6- [Tr] t. 1411, 151, 162, Kazakistan para birimi -2- [Tr] t. 665 t.+ nı 665 t.+ lэr 1194 tåmğэ tåmır demir -2- [Tr] t. 660 kuzu derisinden yapılan kadın giysisi -3- [Tr] t. 1700, 1701, 449 dirilik, sağlıklı olmak -3- [Tr] t.+ çıligimız 01 t.+ çılik 02, 307 tırnak -1- [Tr] t. 1707 dirsek -1- [Tr] t. 1708 bozuk para, parça -1- [Tr] t. 665 203 tızgın tikэn tiĢ tiy toğrı tohlı tohmэh tokuz toķı - t.+ lэrdı 461 t.+ lэrdэ 310, 462 t.+ lэrımız 582 t.+ lэrımızdэ 766 t.+ lэĢıp 430 dizgin -2- [Tr] t. 1419, 1710 diken -1- [Tr] t. 1590 diĢ -1- [Tr] t. 1709 değmek -1- [Tr] t.- gen 667 doğru -8- [Tr] t. 120, 122, 126, 195, töyhånэ tuğ - t.+ mэs 182, 183 toklu -1- [Tr]t. 1712 tokmak -1- [Tr] t.+ lэrdik 1308 dokuz sayısı -1- [Tr] t. 670 dokumak fiili -10- [Tr] t.- gэn 1223, 1266 t.- r 1267 t.- rdı 1223, 1229 t.- Ģkэn 1241 t.- ydı 1233, 1271 toķıs tuhum tur - savaĢ -2- [Tr] t.+ tэ 484, 485 toķķız dokuz sayısı -14- [Tr] t. yalın halde 10 kez kullanılmıĢtır t.+ ınçı 109, 119, 142 toķsэn tomçı tosın touķhånэ toy toy - tura doksan sayısı -13- [Tr] -1- [Tr] t.+ lımı 669 Türkistan, yerleĢim yeri tuz tüg -1- [Tr]t. 199 tuz -1- [Tr] t. 1008 tüy -2- [Tr] t.+ ım 474 doymak fiili -2- [Tr] tür - t.+ ımız 318 tüg tün tüp törэ töĢek töt töy düğümlemek -1- [Tr] t.- ıp 1290 gece -1- [Tr] t.+ lэr 1022 dip -3- [Tr] t. 522, 523 t.+ tэn 1412 durmak fiili -86- [Tr] t.- dı 1408 t.- dik 278 t.- gэn partisibi ile 13 kez kullanılmıĢtır t.- gэndэ 149, 435 t.- ıp zarf fiiliylr 40 kez kullanılmıĢtır t.- ıppэn 253 t.- ıptı 1216 t.- ıĢsın 503 t.- ıĢэdı 270 t.- mэsэ 451 t.- эdı 1283, 1331, 1341, 425, 428, t.- эmız 1296, 1318 t.- эr 946 dökmek fiili -2- [Tr] toplamak -3- [Tr] t.- p 288, 289 -1- [Tr] t. 581 dört sayısı -9- [Tr] t. 1412, 1717, t.+ gэ 351 tört hakkında, o konu hakkında turkistan t.- эmız 1295 t.- эndэn 1295 töplэ töptåĢ tör t.- ılgэn 13, 24, 248, 260, 285, 33, t.- ılgэndэ 476 t.- ılgэndэn 301 t.- ılgэnımdэn 93 t.- ılgэnmэn 259, 285, 304, 308, 317, t.- ılıp 1285, 346, 64 t.- ıĢkэn 268 yumurta -1- [Tr] t. 1167 durmak fiili -10- [Tr] t.- at 684 t.- diŋmı 856 t.- gan 643 t.- gǝnda 643 t.- up 648, 652, 665, 667, 677 t. 103, 104, 110, 111, 150, 154, 164, t.+ gэ 690 t.+ ınçı 271 damla-1- [Tr] t.+ lэp 714 erkek dana -1- [Tr] t. 1719 t. 1345, 1600, 1720, 1721 kümes -1- [Tr] t. 1722 düğün -7- [Tr] t. 1125, 1126, 1723, t.+ dэ 315 t.- ıptı 1098, 1099 tök - düğün evi -1- [Tr] t.+ gэ 812 doğmak fiili -26- [Tr] dört sayısı -19- [Tr] t. 1168, 1296, 272, 273, 806 t.+ ıncı 154 t.+ ınçı 117, 121, 150, 198, 618, 619, t.+ kэ 156 t.+ tэ 513 t.+ ünçü 668, 670, 682 töre -2- [Tr]t.+ lэr 926 t.+ sı 808 döĢek, yatak -4- [Tr] t. 1718, 532, t.+ kэ 584 dört sayısı -1- [Tr] t.+ tэ 767 türk Türk, özel ad -182- [Tr] t. yalın hal 73 kez kullanılmıĢtır t.-lэrdэn 130 t.+ çэsı 175 t.+ ıdэn 609 t.+ ını 09 t.+ ler 1336 t.+ lэr çokluk Ģeklinde 30 kez kullanılmıĢtır t.+ lэr 1417 t.+ lэrdı 144, 148, 159, 166, 172, t.+ lэrdıkı 226 t.+ lэrdэ 1222, 1343, 1377, 213, 460, t.+ lэrdэn 118, 261, 299, 74 t.+ lэrı 132 t.+ mız 100, 193, 805, 98 t.+ mэs 162 toy, düğün -31- [Tr] t. 1723, 210, 380, 385, 417, 431, t.+ dı 382, 412 t.+ dımı 849 t.+ dэ 436, 497, 775 t.+ dэn 384, 430, 497, 537 t.+ gэ 1252, 380 t.+ ını 361 204 türkåbåt türkåtэ türkçэ türkistån t.+ tı 10, 11, 1288, 16, 195, 21, 508, t.+ tün 516 t.+ tэ 1264, 569 t.+ tэn 1141, 12, 17, 187, 635 yerleĢim yeri -1- [Tr] t. 337 urug adı -1- [Tr] t.+ dэn 197 Türkçe -5- [Tr] t. 1344, 181, 191 t.+ dэ 221 t.+ sı 1404 t.+ lэr 1394 tэķ - tэlэ tэndır Türkistan, yerleĢim yeri -5- [Tr] t. 1154, 230 t.+ dэn 230 t.+ nı 1157 t.+ sız 1154 türkiya tэnı tэpıçkэ tэrbiya Türkiye -6- [Tr] t.+ dэ 36 t.+ dэgı 72 t.+ dэgılэr 120 t.+ lэr… 203 t.+ nı 132 türkmen türmэ türsınbåy tüĢ - tэrığ Türkmen -1- [Tr] t. 112 hapishane -1- [Tr] t.+ lэp 1280 özel ad -10- [Tr]t. 151, 155, 159, düĢmek fiili -27- [Tr] t.- adı 658 tэrıh tэrэp t.- ıp 1319, 429, 79 t.- ırэdı 1219 t.- kön 666 t.- könda 659 t.- kэn 45 t.- kэndэn 1364, 256 t.- kэnmэn 251 t.- meydı 664, 703 t.- mэs 1038 t.- sэ 871 t.- tı 1112, 1113 t.- tım 861, 866, 914 t.- üradı 658 t.- üyaptı 684 t.- эdı 384, 703 t.- эlmэdım 539 t.- эmэn 812 tüĢın - tэĢ - tэĢı tэĢэķ tэtэr tэyaķ u düĢünmek fiili -3- [Tr] t.- tır 706 düĢürmek fiili -1- [Tr] t.- ıp 1258 tutmak fiili -2- [Tr] t.- ılэdı 1231 t.- эrdik 357 tüya deve -4- [Tr] t. 429 t.+ gэ 1268 t.+ lэrı 80 t.+ sını 80 tüyaçı uç uh - urug adı -13- [Tr] t. 238, 308, 481, 483, 58, 70, 72, 77, t.+ lэr 30 tüz - tэbıp t.- ardik 256 t.- ıpsэn 1133 t.- ıĢэr 1218 t.- ķanmэn 1219 tarla -2- [Tr] t. 1728 t.+ lэrdэ 1385 t.+ ım 1035, 1040 tandır -3- [Tr] t. 1343, 1729 t.+ gэ 1371 tanımak -2- [Tr] t.- meydıkэn 1408 t.- mэl 614 terlik -1- [Tr] t. 1220 terbiye, eğitim -6- [Ar] t. 29, 702 t.+ lэgэn 20, 26, 27 t.+ mız 505 darı -5- [Tr] t. 1412, 1414, 337, 338 t.+ dэn 1307 tarih -3- [Ar] t. 158, 160 t.+ tэ 154 taraf, yön -7- [Ar] t. 393, 85 t.+ kэ 48, 49 t.+ tэnэm 387 atmak, çıkartmak -3- [Tr] t.- tэp t.- tэr 515 t.- tэrdı 516 t.- эp 122 taĢımak -1- [Tr] t.- rdik 1301 daĢak -1- [Tr] t. 1733 tatar -4- [Tr] t. 108, 111, 119, 174 dayak -2- [Tr] t. 1734, 584 U t.- эdı 161 t.- эmızdэ 107 tüĢür tüt - takmak fiili -5- [Tr] t.- adı 1217 o, 3. Ģahıs zamiri -106- [Tr] u. yalın hal 55 kez kullanılmıĢtır u.+ lэr çokluk hali 29 kez kullanılmıĢtır u.+ lэrdı 631 u.+ lэrdэ 209, 214 u.+ lэrgэ 274 u.+ lэrэm 222 u.+ ndey 126 u.+ ndэn 1420, 623, 83 u.+ ngэ 379 u.+ nı 08, 1250, 1283, 1389, 15, 206, u.+ nısı 286 u.+ nu 10, 576 uçmak fiili -1- [Tr] u.- up 666 uyumak fiili -2- [Tr] u. - lэp 873, 876, 924, 928 u.- mэdım 1203 u.-l эp 987 düzmek, sıralamak -3- [Tr] t.- ılgэn 200 t.- эlmэyappız 1380 t.- эp 513 doktor -3- [Ar] t. 1391 t.+ kэ 1392 ul o 3. Ģahıs zamiri -1- [Tr] u.+ эr 1280 ulaķ uluğ uluğbek 205 oğlak -1- [Tr] u. 597 ulu, büyük -3- [Tr] u. 1149, 21, 711 Ģahıs adı -1- [Tr]u. 130 ulut millet -5- [Tr] u. 109, 111, 117 umr u.+ ım 101, 366 ömür -3- [Ar] u.+ ı 1043 u.+ ımız 1044 u.+ ıŋı 989 unıt - unutmak fiili -2- [Tr] üst üy u.- ıp 1408 U.- ıp 1408 u.- meylik 432 ur - urgэn uruğ uruĢ uyğur uzun vurmak fiili -10- [Tr] u.- ıp 584, 585, 591, 593 u.- ıĢķaķ 41 u.- sэŋiz 592 u.- sэŋэm 473 u.- эdı 577 u.- эmэn 579 u.- эrkın 786 urgan, ip -1- [Tr] u. 785 kabile, tayfa -46- [Tr] u. 296, 70 u.+ dı 42 u.+ dэn 1271, 621 u.+ ı 07, 10, 34, 43, 461, 52, 600, u.+ ıdэn 136, 605, 621 u.+ ım 242, 354, 481, 604, 72, 77, 88 u.+ ımız 259, 335, 442, 88 u.+ ımızdı 366 u.+ ını 06 u.+ lэr 1262, 448, 65, 70 u.+ lэrgэ 78 u.+ lэrı 33, 34 u.+ lэrımız 138 u.+ mız 631 u.+ u 06 u.+ эm 308, 484 savaĢ, kavga -4- [Tr] u. 145, 292 u.+ kэ 146, 333 Uygur -2- [Tr] u.+ lэr 318 u.+ lэrdэn 210 üylэn - üst, altın tersi -11- [Tr] ü.+ ı 495, 496 ü.+ ıdэ 423, 860, 913 ü.+ ıdэn 861, 914 ü.+ ıgэ 1325, 1355, 515 ü.+ ingэ 836 ev -47- [Tr] ü. 1127, 1128, 1187, ü.+ dı 459 ü.+ dэ 1102, 1110, 1123, 1183, 1254, 275, 294, 851, 853 ü.+ dэgılэrı 554 ü.+ gö 653 ü.+ gэ 386, 501, 514, 532, 533 ü.+ ı 355 ü.+ ıdэ 859, 912 ü.+ ıdэn 865 ü.+ ıgэ 492, 493, 500, 866 ü.+ ımdэ 140, 141 ü.+ ımgэ 405, 98 ü.+ ını 792 ü.+ lэdım 324, 459 ü.+ nı 1150 ü.+ ünön 643 evlenmek -2- [Tr] ü.- gэn 228 ü.- ıp 411 üyэl - utanmak -1- [Tr] ü.- ıp 399 üz - yüzmek, soymak -2- [Tr] ü.- ıp 524 ü.- эt 790 üzük yüzük -4- [Tr] üzüm üzэŋgı ü. 1218, 1219, 864 ü.+ dı 1218 ü.+ ı 749 üzüm -1- [Tr] ü. 1741 üzengi -1- [Tr] ü. 1742 kısanın tersi -9- [Tr] u. 255, 449, 502, 503, 810, 870 u.+ raķ 1377 uzэğ V yakın olmayan, uzak -5- [Tr] vådiy våfå vilkэ vэhıt vэht u. 693, 695, 697, 795 u.+ dэ 544 Ü üç ükэ ümit vadi -1- [Ar] v.+ sı 48 vefa -1- [Ar] v. 903 çatal -1- [Ru] v. 1370 bir, tek -2- [Ar] v.+ tэ 332, 367 vakit -2- [Ar] v.+ ımızdэ 232 v.+ gэ 422 v.+ i 838 v.+ lэr 350, 956 üç, sayı adı -28- [Tr] ü. 1168, 121, 1295, 1297, 135, ü.+ ı 784 ü.+ ıdэn 424, 488 ü.+ ıgэ 500 ü.+ ınçı 117 ü.+ ını 424, 488, 572 ü.+ üncü 121 ağabey -4- [Tr] ü. 1736 ü.+ lэrı 405 ü.+ m 1036, 27 umut -1- [Tr] ü. 428 Y yağ yağ -11- [Tr]y.+ da 454 y.+ dan 51 y.+ dэ 185, 360, 409 y.+ dэn 310, 715, 811 y.+ ıdэ 174, 480 y.+ ını 592 206 yahĢı iyi, güzel -52- [Tr] y.- r 1143 y.- Ģ 1161 y.- Ģımız 352 y.- Ģıp 44 y.- Ģkэn 442 y.- Ģэdı 446 y.- y 1144 y.- yapmız 75 y.- yappız 285, 441 y.- ymэn 967 y. yalın hal 39 kez kullanılmıĢtır y.+ gэ 707, 708 y.+ likkэ 616 y.+ lэrı 503 y.+ lэrniŋ 1145 y.+ m 1214 y.+ sı 720 y.+ ydıdэ 356 yaķın yalpız yalэŋ yam yan yangı yangıköl yangэ yanэ yakın, uzak olmayan -8- [Tr] yat - y. 167, 1744, 701, 703 y.+ dэ 124, 1313, 545, 767 yarpız -1- [Tr] y. 1381 yalan -1- [Tr] y. 400 y.- tı 652 yågaç yågol yåğ - belirtme zamiri -49- [Tr] yåķa yåmbåĢ yåmğır yåmэn yån - yine teker edatı -21- [Tr] yånğåķ yåp - y.+ lэr 448 yarэt - yafdalı olmak -1- [Tr] yår y.- lgэnıgэ 168, 170 y.- lıp 170, 299, 84 y.- Ģэ 1245 yakıĢmak -3- [Tr] y.- эdı 1074, 1075 y.- эr 908 yårdэm yaratmak -2- [Tr] y.- ılıĢıdэ 11 y.- kэndэ 15 ya - yaĢır yaĢэ - hoĢlanmak -1- [Tr] y.- sэ 421 yalan -1- [Tr] y. 454 y.+ çı 1173, 1174 urug adı -1- [Tr]y. 1745 yağmur -5- [Tr] y. 1006, 1431,1652 y.+ li 175, 178 kötü -7- [Tr] y. 253, 475, 58, 713, 93 y.+ dэn 708, 709 yanmak fiili -2- [Tr] y.- ıp 947 y.- эr 739 ceviz -1- [Tr] y. 1746 yapmak fiili -3- [Tr] y.- ındırıp 1260 y.- эmız 498 y.- эyın 836 yarım -4- [Tr] y. 202, 351 y.+ ını 306 yarэĢ - yaka, kenar -1- [Tr] y.+ sını 562 yåķtır yålğan y. yalın halde 68, 154 dahil 25 kez kullanılmıĢtır yarэ - ağaç -1- [Tr] y.+ tı 592 kaybolmak -1- [Tr]y.- gan 681 yağmak fiili -2- [Tr] y.- a 179 y.- ıp 1006 y. yalın hal36, 47 dahil 44 kez kullanılmıĢtır yan taraf -4- [Tr] y.+ ıdэ 450 y.+ ıgэ 268 y.+ ımdэgı 254 y.+ iŋdэ 848 yeni -1- [Tr] y. 302 yer adı -1- [Tr] y. 131 yenge -10- [Tr] y. 209 y.+ lэr 387, 388 y.+ lэrı 386, 391 y.+ mızdı 269 y.+ sı 392, 413, 415, 516 yapэlэğbåĢ urug adı -3- [Tr] y. 238, 294 yarım yatmak fiili -2- [Tr] y.- kǝnda 650 yåruķ yåĢ yapmak fiili -1- [Tr] y.- eydı 594 y.- eymız 1306, 1307, 1361 y.- sэp 1281 y.- э lэdı 1245 y.- эgэn 1336 y.- эlgэn 1243, 1244 y.- эp 1331 y.- эsэ 1307 y.- эĢıp 1310 y.- эĢkэndэ 1241 gizli -1- [Tr] y.+ ın 1165 yaĢamak -28- [Tr] y.- dik 322 y.- gэn 174, 318, 319, 64, 66 y.- gэndэn 633 y.- gэnlэrdı 365 y.- gэnmız 186 y.- p 360, 361, 364, 366, 86 yåt - sevgili -247- [Tr] y. yalın hal 429, 435 dahil 112 kez kullanılmıĢtır y.+ dı 1116, 1261 y.+ iŋ 848 y.+ lэr 462, 466 yardım -2- [Tr] y. 155 y.+ çısı 1139 ıĢık -1- [Tr] y. 1023 genç, taze -22- [Tr] y. 1218, 1239, y.+ ımdэ 241 y.+ ımgэ 607 y.+ kэ 1285, 242 y.+ ligıdэ 951 y.+ ligımdэ 1415, 327 y.+ ligımdэn 710 y.+ lik 232 y.+ lэr 1034, 1328, 505, 509 y.+ lэrdı 1036, 379 y.+ teydımdэ 363 y.+ tı 494 yatmak fiili -11- [Tr] y.- ıp 403 y.- ıptı 901 y.- kэn 1056 y.- kэndэn 392 y.- ķızdırıp 419 y.- ķızgэndэ 563 207 y.- ķızgэndэn 562 y.- ķızıĢэdı 313 y.- ķızэdı 562 y.- sın 480 y.- эdı 789 yåy - y.+ ıgэ 288 y.+ iŋdı 184 y.+ lik 458 y.+ lэr 319, 48 y.+ lэrdı 611 y.+ lэĢıp 285 yaymak fiili -15- [Tr] yerlэĢ - y.- ılэdı 1348, 1352 y.- ıp 1326, 1337, 218 y.- mэ 116 y.- vålıp 1292 y.- эdı 1352 y.- эmız 1325, 1353, 1354 y.- эsız 1350 yåz - y.- ıp 283 yet - yazı yazmak fiili -16- [Tr] yazı -2- [Tr] y. 61 y.+ ıdэ 182 ye - yelek yemıĢ yengı yengıl yer ulaĢmak, yetmek, olgunlaĢmak -19- [Tr]y.- ıb 1202 y.- ıp 422 y.- kılэ 456, 769, 795 y.- kızdım 459 y.- kızsэ 422 y.- kэn 624 y.- kэnı 449 y.- kэnıçэ 499 y.- kэnmэn 330 y.- megen 674 y.- mэstэn 619 y.- tı 331 y.- yaptı 92 y.- эlmэy 938 y.- эlmэysэn 945 y.- эlэp 468 y.- эlэĢ 512 y.- gэn 231, 962 y.- gэndэ 220 y.- ılgǝn 676 y.- ılgэn 102, 105, 183, 276, 99 y.- ılgэndэ 175 y.- ıp 1141, 1229, 174 y.- ıĢı 112 y.- meymız 97 y.- эdı 134 yåzuv yerleĢmek -1- [Tr] yetım babasız çocuk -2- [Tr] y. 233, 356 yemek fiili -20- [Tr] yetmıĢ y.- gэn 1288, 892 y.- gэnmız 232 y.- gэnmэn 1415 y.- mey 534 y.- meydı 533 y.- meysэn 93 y.- mэdı 1408 y.- mэslэr 297 y.- mэsэkэn 296 y.- p 1407, 306 y.- tmэsэ 836 y.- ydı 747 y.- yiĢmeydı 212 y.- yiĢэdı 212 y.- ymız 212, 93 y.- ysэn 93 yelek -1- [Tr] y. 530 yemiĢ -1- [Tr] y. 1752 yeni -3- [Tr] y. 449, 530 y.+ gэ 909 hafif -1- [Tr]y.+ эkэn 430 yetmiĢ sayısı -6- [Tr] y. 102, 103, 106, 165, 247 y.+ kэ 330 yettı yedi sayısı -19- [Tr] yıgıt y. 1357, 137, 138, 1753, 185, 241, y.+ nçı 1416, 370 y.+ tэ 252, 424, 459, 489 y.+ tэsı 274 yiğit -6- [Tr] y. 1049, 951 y.+ kэ 863 y.+ nı 1047, 722 y.+ tı 937 yığ ağlama -2- [Tr] yığaç yığlэ - y.+ lэmэ 1125 ağaç -1- [Tr] y. 1754 ağlamak -6- [Tr] y.- mэ 1186 y.- p 233 y.- ydı 1102, 1110, 1183 yıl sene -28- [Tr] y. yalın galde 18 kez kullanılmıĢtır y.+ dэn 121, 169, 182, 554 y.+ ı 668, 670, 682 y.+ larda 671 y.+ lэrı 1416 yer, mevkii -92- [Tr] y. yalın halde 10 kez kullanılmıĢtır y.+ de 674 y.+ den 660 y.+ dı 341, 567 y.+ dэ bulunma haliyle 31 kez kullanılmıĢtır y.+ dэgı 41 y.+ dэn 172, 25, 284, 458, 49, 578, y.+ ge 666 y.+ gэ 03, 1050, 1322, 284, 308, y.+ ı 178, 84 y.+ ıdэ 441, 446 y.+ ıdэn 1395 yılķı at, at sürüsü -6- [Tr] y. 1074, 1418, 375, 46, 582 y.+ nı 1330 yırэğ uzak -1- [Tr] y.+ ı 1200 yigır - yünden ip yapmak -8- [Tr] y.- ıp 1224, 1227, 1247, 253 y.- ırdım 253 y.- ıĢkэn 1241 208 y.- эdı 1247 yigırmэ y.+ ıdэn 1230, 594 yirmi sayı adı -12- [Tr] y. 102, 1169, 121, 198, 199, yür - 242, 263, 361, y.+ nçı 120, 258 yiğlэ - ağlamak -3- [Tr] y.- mэ 818 y.- sın 848 yil yıl, sene -50- [Tr] y. 350 y.+ dэ 198, 203 y.+ dэn 336, 491 y.+ gэ 148 y.+ gэçeyın 144 y.+ ı belirtme halĢyle 30 kez kullanılmıĢtır y.+ ıdэ 426, 491 y.+ ıdэn 427 y.+ ıgэ 426 y.+ ıgэçэ 428 y.+ lэrdэ 301 y.+ lэrı 321 yoğ yok -18- [Tr] y. 1266, 1313, 1314, 200, 213, 302 y.+ dır 1068, 900 y.+ dэ 56 y.+ ıdı 246, 333, 358, 510 y.+ ını 395 y.+ ligıdэn 25 y.+ mэn 83 y.+ mэs 503 yoķ yöl yölbэrs yuğır yuķarı yupķa yuv - yürek yürt y. yalın hal 39 kez kullanılmıĢtır y.+ atıp 812 y.+ atkэn 805 y.+ atmэ 321 y.+ lэp 1206, 431 yol -16- [Tr] y. 365 y.+ dэ 182, 183, 747, 799 y.+ dэĢ 1023 y.+ ı 1062, 719, 721 y.+ ıdэdır 745 y.+ ıgэ 910 y.+ iŋ 691 y.+ lэr 1060, 281 yırtıcı hayvan -1- [Tr] y. 1756 y.- эyın 835 yuğurmak -2- [Tr] y.- ıp 1340 y.- эmız 1325 yukarı -2- [Tr]y. 353 y.+ gэ 563 yufka -7- [Tr] y. 1292, 1337, 218 y.+ nı 1293, 218 yüt - yurt -2- [Tr] yutmak fiili -3- [Tr] y.- kıçэ 1318 y.- эrdı 254 y.- эrdım 254 yüv - yıkamak -6- [Tr] y.- ıĢı 487 y.- эmız 1317, 487 y.- эr 1290 y.- эrdik 1291, 246 yüz yüz, sayı adı -24- [Tr] y. yalınhalde 21 kez kullanılmıĢtır y.+ ını 415 y.+ tэ 339 yэm tekerrür edatı -2- [Tr] y. 1375, 382 Z yıkamak -1- [Tr] zancır zincir -2- [Ar] z. 523 z.+ dı 524 zåmån at koĢumu -1- [Tr] y.+ ı 1163 yıldız -8- [Tr] y. 1277, 1278 vakit -4- [Ar]z. 326 z.+ dı 325209 z.+ dэ 609 z.+ ımız 271 z.+ dэ 1358, 236 z.+ gэ 236 z.+ ımız 342, 693, 699 z.+ ımızdэ 302 y.+ dэn 961 y.+ ım 956 y.+ sэn 957 y.+ üm 1014, 1019, 1023 yün y.- adı 657 y.- dım 257 y.- dig 503 y.- dik 475 y.- gız 706 y.- gэn 1392, 228, 475, 551, 552, y.- gэndэ 39 y.- gэnmıĢ 38 y.- gэnmız 233, 234 y.- gэnmэn 710, 931 y.- ıp 183, 37, 420, 436, 440, 502, y.- ıppız 361 y.- ıptı 307 y.- ıĢэr 195 y.- iŋlэr 343 y.- ptı 1011 y.- seŋ 708 y.- sün 662 y.- sэm 747, 799 y.- э 35 y.- эdı 399, 400 y.- эrmэn 718 y.- эsıŋэr 160 yürek -1- [Tr]y. 1757 y.+ i 664, 665 y. 1145 y.+ ımız 693 yok -48- [Tr] y.- ıp 1321 y.- ınıĢ 389 yügэn yüldüz yürümek -44- [Tr] yün -5- [Tr] y.+ dэn 1224, 595 209 zэrgэr z.+ lэrdэn 1402 kuyumcu -3- [Far] z. 1762, 524 z.+ lэr 1219 210
Benzer belgeler
Göster/Aç - Ordu Üniversitesi Açık Arşiv Sistemi
Bölgede basılan paralarda ve Özkent kitabesinde yer alan "Türk" adının, "kuvvetli" anlamında kullanılan
bir unvan olarak değil, hanedanın bağlı olduğu soyu ifade etmek için kullanıldığını düĢünmek...