buzuldaki petrol - Toprak Su Enerji
Transkript
buzuldaki petrol - Toprak Su Enerji
1 Rapor No: 13 BUZULDAKİ PETROL Paylaşımı Ağustos 2013 2 RAPOR NO: 13 Raporun Adı Buzuldaki Petrol Paylaşımı. : Enerji Jeopolitiği ve Kuzey Buz Denizi Raporu Hazırlayan : Topraksuenerji ÇalıĢma Grubu Editör :Dursun YILDIZ1 RAPOR HAKKINDA İklim düzensizliklerinin ortaya çıkardığı en açık sonuç eriyen buzullar oldu.Bu erime bir yandan bilim insanlarındaki gelecekle ilgili endişeleri arttırıken diğer taraftan enerji jeopolitiği ve deniz yolları rotalarını da değiştiriyor. Dünya‟da bugün ekonomik krizin etkileri, gıda güvenliği ve küresel ısınma, çevre konuları tartışılırken bir kenarda sessizce Kuzey Kutbu‟nun statüsü hakkında çalışmalar yapılmaktadır. Kuzey Kutbu‟nda buzulların eriyip enerji kaynaklarına giden yolların açılmasıyla yeni yüzyılın satranç tahtası bu bölgeye kurulmuş oldu. ABD Jeolojik AraĢtırmalar Dairesi’ne göre dünyanın petrol ve gaz rezervlerinin yüzde 25’i Kuzey Kutup bölgesinde yer alıyor. Bu açıklamalar Kuzey Buz denizi uluslararası bölgesinin petrol ve doğalgaz kaynaklarıyla dünya enerji jeopolitiğinde etkili olacağını ortaya koyuyor. Bu nedenle toprakSUenerji Çalışma Grubu olarak dünyanın fosil enerji kaynaklarına olan açlığını dikkate alarak bu bölgedeki durumun incelenmesini yararlı gördük. Bu konuda yapılacak analizlere katkıda bulunmak amacıyla bu raporu hazırladık. Raporumuzun bu konudaki değerlendirmelere fayda sağlayacağını umuyoruz. Saygılarımızla toprakSUenerji 1 İnşaat Mühendisi,Su Politikaları Uzmanı,DSİ Eski Yöneticisi 3 Ġçindekiler BÖLÜM 1 1.KUZEY BUZ DENĠZĠ 1.1. Kuzey Buz Denizi Dairesi 1.2.Buzullar Eriyor mu? 1.3. Eriyen Buzullar Yeni Ticaret Yolları Açtı BÖLÜM 2 2. BUZULDAKĠ PETROL PAYLAġIMI 2.1. Yirmibirinci Yüzyıl ile BaĢlayan Hak Ġddiası Süreci 2.2.Bölgede Petrol Sondajı Artıyor 2.3 . Kuzey Kutbu Kimin ? BÖLÜM 3 3. SONUÇ VE DEĞERLENDĠRME BÖLÜM 1 4 KUZEY BUZ DENĠZĠ 1.1.Kuzey Buz Denizi Dairesi Kuzey Buz Denizi ya da Kuzey Buz Okyanusu ya da Arktik Okyanusu; Asya, Avrupa ve Kuzey Amerika'nın kuzeylerinde yer alan, Kuzey Kutbu'nu kapsayan, buzlarla kaplı bir okyanustur. Uluslararası Hidrografi Örgütü (IHO) tarafından okyanus olarak kabul edilmektedir (Arctic Ocean). Yüzölçümü 14.090.000 km² olan devasa bir alandır. Diğer okyanuslara göre sığ olup, en derin noktası 5.502 m, ortalama derinlik 1.038 m'dir. Rusya, ABD, Kanada, Grönland, Norveç ile kıyıları vardır. 5 Kuzey Buz Denizi Dairesi Kuzey Kutbu ve Kutup dönencesi arasında, birkaç denizden meydana gelmiş, bir büyük denizdir. İçinde bulunan denizler, özellikle Beyaz Deniz, Barent Denizi, Kara Denizi, Beaufort Denizi, Grönland Denizi ve Bering Denizidir. Avrupa, Asya, Amerika‟nın kuzey kıyıları ile sınırlanmıştır. En derin yeri (Lena Çukuru) 5502 m‟dir. Yüzölçümünün çok büyük bir kısmını buzullar kaplar. Şubat ayında buzların yoğunluğu artar, Haziran ayında buzlar erimeye yüz tutar. Yaklaşık %40'ı buzullardan kurtulur. İkinci Dünya Savaşında Amerika‟dan Rusya‟ya malzeme taşıyan konvoyların bu denizden geçmeleri bölgenin stratejik önemini ortaya koymuştu. ABD Uluslararası Kar ve Buz Veri Merkezi‟ne göre 1979 yılında buzulların kapladığı alan 4.662.000 kilometrekareydi Bugün ise Kuzey Kutbu‟ndaki buzullar 2.227.400 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor2. 1.2 Buzullar Eriyor mu ? Bilim insanlarını en fazla korkutan geri besleme mekanizması gezegendeki buzulların erimesi. Örneğin geçen yaz aylarında Kuzey Buz Denizi‟ndeki buzulların erimesini dramatik bir hıza ulaşabileceğini bilim insanları tahmin edememişlerdi. Bu arada Grönland‟ın buzulları ve Antarktika‟nın buzulları da eriyor. Erimenin boyutlarını tespit etmek için uydu aracılığı ile izlenen Gröndland’ın buzulları hızla yok oluyor. Ayrıca yer ölçümlerine göre Alaska‟daki Columbia Buzulu‟nun denize doğru kayma hızı günde bir metreden, günde 15-20 metreye ulaşmış durumda. Antartika ve Grönland‟da, kıyı boyunca deniz üzerinde yüzen büyük buz şelfleri çöküyor. Bu da şelflerin ne kadar hızla yok olduklarının bir işareti. Isınan deniz suları buz şelflerini alttan oyarken, ısınan hava ise yukarıda çatlaklar oluşturuyor. Buz şelfleri payanda vazifesi görür; 2 http://news.usni.org/2013/08/22/report-arctic-route-could-be-alternative-if-suezcloses?utm_source=rss&utm_medium=rss&utm_campaign=report-arctic-route-could-be-alternative-if-suezcloses 6 deniz tabanına dayanan buzları ve karadaki komşu buzulların yerçekimi kuvvetinin durmaksızın çekmesi sonucu denize kaymasına engel olur. Yüzen buzların erimesi su seviyesinde yükselmeye yol açmaz, ama batan buzullar seviyeyi arttırır. Buz kaybı deniz seviyesini arttıracağı için değil, çok güçlü bir geri besleme mekanizmasını tetikleyeceği için korkutucudur. Buz, güneş ışığını uzaya geri yansıtır. Buzlar ortadan kalkarsa daha koyu renkli olan kara ve deniz daha fazla miktarda güneş ısısı emer, daha fazla buz erir. Yeryüzünün yüzey yansımasındaki bu değişiklik, çok küçük bir kuvvetin bile ne kadar büyük bir felaket yaratabileceğini gösteriyor. Bazı bilim insanları deniz seviyesinde bekledikleri artışı açıklıyorlar.Ancak başta Pennsylvania Üniversitesi‟nden jeolog Richard Alley olmak üzere, bazıları da bu konuda kesin bir rakam vermenin güçlüğüne dikkat çekiyor. NASA Açıkladı: Gröndland’da Erime Hızlandı NASA‟nın Kaliforniya-Pasadenada Jet Propulsion Laboratuvarındaki Son Nghiem uydu fotoğraflarını inceliyordu. Birden Greenland‟da o ayki tüm gözlem süresi içindeki en büyük buzul erimesinin oluştuğunu farketti. Yaptığı analizde 2012 yılının 12 Temmuz‟unda neredeyse o bölgedeki buzların % 97‟sinin erimiş olduğu ortaya çıktı . Hata yapıyor olabilirdi .Bu nedenle Son Nghiem bu bulgusunu diğer analistlerle ve New York ve Georgia Üniversitesindeki bilim insanlarıyla paylaştı.Onlar da bu bulgunun doğruluğunu onaylıyorlardı Uzmanları heyecanlandıran sadece bu erime değildi Bu dönemde sıcaklıkta olağanüstü bir dalgalanma oluşmuştu3.Yaklaşık bir hafta önce de Petermann Buzulundan Manhattan‟ın iki katı büyüklüğündeki bir buzul kopmuştu. 2011 yılında is bunun iki katı büyüklüğünde bir buzul ana kütleden kopmuştu.Uzmanlar tüm bu ürkütücü gelişmelerden rahatsız olmuştu. Bölgedeki Sıcaklık Arttı Greenland‟ın yakınında ve en soğuk bölgedeki Ulusal Oşinografik ve Atmosferik İnceleme Kuruluşu‟nun meteorolojik gözlem istasyonu ndaki ölçümler sıcaklık değerinin kısa bir zaman için donma sıcaklığının üstüne çıktığını gösterdi.Bu verileri doğrulamak için diğer araştırmacılarla da ilişki kuran Nghiem “Bu durum çok olağandışı bir durum olup önce verilerin doğru olup olmadığını kontrol etmem “gerekiyordu dedi. Uzmanlar Greenland‟daki buz tabakasının tarihinde çeşitli değişimlerin yaşandığını belirterek Ancak bu olayın diğerleriyle birlikte ele alındığında çok olağandışı ve karışık bir konu olduğunu açıklıyor.NASA yetkilileri “ Uydu görüntüleri, bu gibi olayların diğerleriyle ve hatta büyük iklim sistemi ile nasıl ilişkisi olabileceğini anlamamızda yardımcı oluyor “ açıklamasını yaptı. Devam Ederse EndiĢemiz Artar ! Yukarıdaki analizlerin yanısıra diğer veriler ise buzul erimesinin Greenland‟in doğal çevrimi içinde mümkün olabileceğini ortaya koyuyor. 3 Matthew r. Farrell newjerseynewsroom.com 7 “Zirvedeki buzul çekirdekleri bu tip erime olayının ortalama her 150 yılda bir gerçekleştiğini gösteriyor. Son kez 1889 yılında gerçekleşmişti.” Diyen buzul uzmanı Lora Koening devamla“ ancak bu erimenin devam ettiğini görürsek gelecek yıllar için endişe duymamız gerekecek “ dedi4. Huber ise “Elimizin altındaki tüm karbonu yakarsak PETM‟e benzer bir sıcak döneme girmemiz kesinleşir” diyor. Bu, Kuzey Kutbu‟ndaki timsahlar için iyi bir haber olmakla birlikte, insanlar ve ekosistem için felaket anlamına gelir. Bilim insanlarının uykusunu kaçıran, bu geri beslemelerin insanlar için bir tehdit oluşturması değil, başka mekanizmaları tetikleme olasılığıdır. Bu mekanizmaların başında gezegenin suyu veya hidrolojik döngüsü geliyor. Her yıl iklim değişikliğinin, su baskınları ve kuraklıklar gibi aşırı hava olaylarına yol açtığına tanık oluyoruz. Rusya‟da 2010 yılındaki aşırı sıcak yaz, ABD‟de 2011-2012 kışının normalin üzerinde sıcak geçmesi bunların en dikkat çekici örnekleri. Bu mekanizmanın işleyişi şöyle: Denizlerdeki buzlar eriyince kuzey denizleri ısınır. Denizler sonbaharda havaya aşırı ısı salar. Bu da atmosferdeki basınçta değişiklik yaratır. Bunun sonucunda jet akıntılarında daha büyük kıvrımlar oluştuğu için olduğu yerde daha uzun süre takılıp kalır. Bu kıvrımlara bağlı olarak ABD‟nin Kuzeydoğu bölgesinde kış ayları daha sıcak geçerken, Doğu Avrupa soğuklardan kırılır5. Ġklimler Sürekli DeğiĢir,Buzullar Erir Mi? Bir taraftan yukarıda söz edildiği gibi bu erimenin insan kaynaklı ve yeni olduğunu ileri süren bilim insanları varken diğer taraftan bazı bilim insanları ise bunun dünya iklimlerindeki doğal değişimin bir sonucu olduğunu ileri sürüyor. Bu konuda Dokuz Eyül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü'nden Prof Dr Doğan Yaşar aşağıdaki açıklamayı yapıyor : " Bugün buzulların erimeye başlaması ile Kuzeyden gemilere rota açılmıştır. Ancak bu dünyanın tarihinde sık rastlanılan bir durumdur. Örneğin 1000'li yıllarda buzulların erimesi ile Vikingler de bir kara parçası bulmuşlar ve adına "yeşilkara" anlamına gelen Görnland demişlerdir. Çünkü bu dönemler bugün buz ile kaplı olan Görnland'da buzlar erimişti. Ve 1000'li yıllardan sonra başlayan soğuma ile yeniden buz altında kalmıştı." Bu konu " Küresel Isıtılan Dünya ve Su " kitabımızda detaylı bir şekilde ele alınıp incelenmiştir6. 1.3 Eriyen Buzullar Yeni Ticaret Yolları Açtı Son yıllarda Kuzey kutup bölgesi buzullarında görülen erime bölgedeki ticari gemi trafiğinin rekor hızla yükselmesine neden oldu Matthew r. Farrell newjerseynewsroom.com 1 Ağustos 2012 Reyhan Oksay (Çev.) Bu yüzyılda deniz seviyesinde yükseliş 2-5 m arasında kalacak.Scientific American, Kasım 2012 4 5 6 Prof Dr Doğan Yaşar,Dursun Yıldız " Küresel ısıtılan Dünya " Truva Yayınları 2009 İstanbul 8 Pek çoklarının gözünde Kuzey Buz Denizi buzlarla kaplı yapısı sebebiyle erişilemez ve seyahat edilemez konumdaydı. Fakat gelişen teknoloji ve küresel ısınmanın da “yardımıyla” kuzeyin popülaritesi artacak gibi görünüyor.Çin, buzla kaplı denizlerde seyahat edebilecek son teknoloji ürünü gemileri sayesinde, normalde Süveyş Kanalı üzerinden ulaştığı Avrupa‟ya kuzeyden ulaşmayı tasarlıyor. Asya ile Avrupa arasındaki ticaret yolunun kontrolünden sorumlu Rusya'nın Kuzey Deniz Hattı İdaresi 1 Ocak - 22 Temmuz 2013 tarihleri arasında 222 gemiye hattı kullanma izni verdi. Aynı izin 2010 yılında 4, 2011'de 34, 2012'de ise 46 gemi için verilmişti7. Bu rota genelde temmuz ayında açılıp kasım ayının sonunda suların buzullaşması ile kapanıyor. Konuyla ilgili açıklama yapan NSR Bilgi Ofisi Başkanı Sergey Balmasov, “En iyi aylarımız Eylül ile Ekim. Bu aylarda rota üzerinde çok az buz bulunuyor. Sıcaklıkların artmaya devam etmesi durumunda buradan geçiş yapan gemilerin sayısında artış bekliyoruz” dedi. Güney Kore Denizcilik Enstitüsü 2030 yılında Asya-Avrupa arasındaki ticaretin dörtte birinin bu hattan sağlanacağını öngörüyor. Rus Atomflot filosunun kaptanı Valentin Davydants ise 2021 yılına kadar hattaki trafiğin 10 kat artacağını ve hattın yılda 8 ay açık kalabileceğini söylerken, geçen yıl 1.26 milyon ton sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) nakliyesinin gerçekleştiği hatta, 2021'de ise petrol ile birlikte bu rakamın 25 milyon tona ulaşabileceğini iddia ediyor.Ancak uzmanlar Kuzey Deniz Hattının, Süveyş Kanalı‟na alternatif olabilmesi için zamana ihtiyaç olduğu görüşündeler. 1.4 Yeni Rota: Kuzey Buz Denizi Çin, zorlu şartları sebebiyle bugüne kadar deniz taşımacılığında pek tercih edilmeyen Kuzey Buz Denizi‟ni canlandırmak istiyor. Teknolojinin sağladığı imkanlar sayesinde, deniz ticaretinin önemli bir bölümünün, Kuzey Buz Denizi üzerinden Avrupa‟ya ulaştırılması planlanıyor. 7 http://www.yesilekonomi.com/surdurulebilirlik/kuresel-isinma-ticaret-yollarini-degistiriyor 9 Bu rota değişikliği sayesinde Çin, Rotterdam ve Hamburg gibi Avrupa‟nın en büyük limanlarına 12 ila 15 gün daha kısa sürede varmayı ve bu sayede büyük bir tasarruf sağlamayı hedefliyor.Dahası, Arktik bölgesindeki buzulların erimesiyle, deniz yolları giderek ticarete uygun hale geliyor.. Kuzey Deniz rotası 35, Süveyş Kanalı rotası ise 48 gün sürüyor. Çin‟in Yong Sheng gemisi Çin‟den Avrupa‟ya ulaşım için diğer gemilerin izlediği güney rotasından farklı olarak Kuzey Kutbu üzerinden yeni bir rota takip eden ilk konteyner taşıyıcı gemisi olacak Bu yeni güzergâh ile yolculuk süresi iki hafta kısalacak. Çin‟in kuzeydoğusundaki Dalian şehrinden 8 Ağustosta ayrılan geminin Bering Boğazı‟ndan geçerek 11 eylülde Hollanda‟nın Rotterdam şehrine varması planlanıyor. Normalde Süveyş Kanalı ve Akdeniz üzerinden 48 günde tamamlanan yolculuk, böylece yaklaşık 35 günde tamamlanmış olacak. 8 bin 100 deniz mili uzunluğundaki bu yeni rota Şanghay‟dan Rotterdam‟a gitmek için gemilerin takip ettiği normal Süveyş Kanalı rotasından yaklaşık 2 bin 400 deniz mili daha kısa. Bu yılın başında Yong Shen gemisinin yapacağı bu seyahat duyurulduğunda Cosco şirketi, “Kuzey rotası yolculuk süresini 12 ila 15 gün düşürebilir. Bu denizcilik sektörü için Altın Su Yolu gibi” demişti. Çin devlet medyası ise yaklaşık 5 bin 470 kilometrelik Kuzey Denizi Rotası‟nın (NSR) Çin - Avrupa arasındaki gemi ulaşımı için “en ekonomik çözüm” olduğu üzerinde duruyor. Gemiciler Temkinli Gemiciler ise bu yeni rotanın potansiyelini kabul etseler de ticari olarak yeterli olup olmadığının anlaşılması için yıllara ihtiyaç olduğu üzerinde duruyorlar. Avrupa ile ticaret için gemileri bazı Çinli şirketler tarafından kiralanan bir gemi şirketi sahibi yaptığı yorumda, “Bu yeni güzergâh ile ilgili hâlâ birçok belirsizlik var. Seyahat yapılabilecek zaman aralığı kısa ve eğer buzullar beklenmedik bir gelişmeye neden olursa maliyetiniz bir buz kırıcı gemi bulmaya 10 çalışacağınızdan oldukça yükselebilir” diyor. Kopenhag merkezli SeaIntel Maritime Analysis Müdürü Lars Jensen ise şirketlerin nakliyat masraflarını azaltmak için artan bir şekilde daha büyük gemilere yatırım yaptıklarını bu büyük gemilerin ise Kuzey Kutbu‟ndaki sularda seyir etmeye ise uygun olmadığını söyledi. Jensen, her ne kadar Kuzey Kutbu rotası daha kısa olsa da o bölgede seyredebilecek daha küçük gemilere oranla büyük gemilerin çok daha az yakıt tüketiyor olmasının kutup rotasının cazibesini azaltabileceğine dikkat çekiyor. Asya‟dan Avrupa‟ya yapılan deniz taşımacılığı toplam ticaretin yüzde 15‟ini oluşturuyor. Nakliyat sektörü ile ilgili veri derleyen Lloyd‟s List şirketi, 2021 yılında kuzey kutbu aracılığı ile 15 milyon ton yük taşınacağı tahmininde bulunuyor. Yine de bu rakam, şu an 17 bin geminin 900 milyon ton yük taşıdığı Süveyş Kanalı‟ndaki hacmin yanında çok küçük kalıyor. Bu hedefi test için yola çıkan 19,000 tonluk Yong Sheng gemisinin planlandığı gibi 11 Eylül‟de Hollanda‟nın Rotterdam limanına ulaşması halinde bu rotanın yükü artabilir. Çin Rusya Ġle ĠĢbirliği Ġstiyor Russia Today‟in haberine göre, Çin, canlandırmayı düşündüğü rotada yalnızca kendi başına seyahat etmek istemiyor. Rusya ile teknolojilerini birleştirerek Kuzey Buz Denizi‟ni canlı bir ticaret yoluna dönüştürmeyi arzulayan Çin 2021 yılına kadar kuzeyden yaptığı ticaret hacmini 15 milyon tona çıkarmayı hedefliyor. 2012‟de dünyanın en büyük ticari gücü haline gelen Çin, net ticaret gelirinde 3.87 trilyon dolara ulaşmış ve 3.82 trilyona ulaşan ABD‟yi geride bırakmıştı. Buzullardaki Azalma 11 Sarı çizgiyle belirtilen alan bir zamanlar buzullarla kaplıydı. Merkezi Colorado‟da olan kurumun başkanı Mark Serreze, buzullardaki bu azalmanın bilim dünyasını çok şaşırttığını ifade ediyor. Serreze, yaptığı yorumda, “Kuzey Kutbu’nda hava çok hızlı iyileşiyor ve gelecek 20 yıl içerisinde bir yaz mevsiminde hiçbir buzula rastlamazsam buna şaşırmayacağım. Bu nedenle gemi şirketleri bu rota konusunda çok iyimser. Geçen son 50 yıl içerisinde Kuzey Kutbu‟ndaki sıcaklıklar yaklaşık dört derece arttı ki, bu çok büyük bir artış. Dünya genelinde ortalama sıcaklık artışı ise bir derece” dedi. Buz Denizi 2054'de "Kuzey Denizi" mi Olacak ? Kuzey Buz Denizi'ndeki buzul yüzeyi 1979-2001 arasındaki on yıllık dönemlerde yüzde 6'nın üzerinde erime gösterdi. 2001'de ise erime hızı iki katına çıktı. 2007 ve 2012 yıllarında ise tüm zamanların rekoru kırıldı ve eylül 2012 de uzun dönemli ortalamada buzul yüzeyindeki erime yüzde 49'a çıktı.ABD, Albany, New York Devlet Üniversitesi'nde Haziran 2013'de tamamlanan bir çalışma ise kuzey kutup bölgesindeki erimenin ulaşabileceği boyutlar hakkında dikkat çekici öngörülerde bulunuyor. 12 Başkanlığını Jiping Liu'nun yaptığı çalışmaya göre iklim politikaları ve küresel ısınma seviyeleri aynı kaldığı takdirde 2054-2058 arasındaki bir Eylül ayı ilk defa Kuzey Buz Denizi'nin tamamen eridiğine şahit olunacak. Buzullar Eridi .Rusya Gözlem Ġstasyonunu Tahliye Etti ! Haziran 2013'de yayınlanan Rusya Çevre Bakanlığı raporuna göre Kanada Münhasır Ekonomik bölgesinin yakınlarında bulunan istasyon için bir tahliye planı yapıldı ve üç gün içinde 13 uygulandı.İstasyonda görev yapan 16 uzmanın tahliye edilmesi için bölgeye nükleer güçle çalışan bir buz kırıcı gönderildi. BM uzmanları kuzey kutbundaki buzullarda 2012 yılında çok hızlı bir erime saptandığını açıkladı.Rusya çevre bakanı ise "Doğal koşullarda anormal gelişmeler yaşanıyor.Bu gelişmeler istasyonun güvenliğini ve istasyonda görev yapan personelin güvenliğini tehdit etti. North Pole 40 adlı araştırma istasyonu 2 yıldır aynı bölgede ölçüm ve araştırma yapan bir diğer istasyonun yerine 1 Ekim 2012'de işletmeye alınmıştı.İstasyon okyanus çevresi ve kirliliği ile ilgili gözlemler ve meteorolojik ölçümler , deneyler yapıyordu. Kuzey Kutbunda Yer Kapma Çabaları. Neden ġimdi ? 2011 yılında Amerikalı Exxon Mobil ve Rus Rosneft Kuzey Buz Denizi‟nde ortak petrol arama çalışmaları yapmak için anlaştı. Bölgedeki petrolle Çin de ilgilenmeye başladı.Tüm bu girişimler bölgenin petrolüne bugün duyulan ihtiyaçtan veya bu petrolün çok kaliteli ve ucuz olmasından değil.Hatta tam tersi bu bölgede sondaj ve üretim tahmin edilebileceği gibi çok daha pahalı. Ancak bu ataklarda buzulların erimeye devam edeceği öngörüsünün etkili olduğunu düĢünmek yanlıĢ olmaz.Bu da gelecekte nasıl bir Antartika coğrafyası beklendiğini ortaya koyuyor. Kuzey kutbunda eriyen buzullar gemiler için yeni rotalar oluştururken bölgeye ulaşım da kolaylaşıyor.Bölgedeki erimeyi dikkate alan gelişmiş ülkeler bölge kaynaklarını dünya sistemine dahil etmeye karar vermiş görünüyorlar Bölgede kıyısı olanların dışında kıyısı olmayan Çin gibi bazı ülkeler bile bu konuda pozisyon almaya başladılar. Çin bunlardan en istekli olan ülke olarak ortaya çıkıyor.Bu ülkeler bölgede uluslararası sularda araştırma yapan ülkeler olarak avantaj sağlayıp daha sonra uluslararası sular hukuku ile ilgili oluşturulabilecek bir düzenlemeden yararlanmak istiyorlar. 14 Bir zamanlar Türkiye de bu konuda bir atak gerçekleştirmeye çalışmıştı.Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü 1991 yılında, biri Pasifik diğeri de Atlantik için 2 adet "Ocean Going" gemi yapımı için DPT'ye başvurmuştu. Ancak bu tarihlerde Enstitü Müdürü Prof.Dr.Erol İzdar'ın görevden alınması nedeni ile bu girişim sonuçsuz kaldı Bu gemilerin ana amaçları öncelikle İklimler ve sonrasında da, Pasifik ve Atlantik Okyanuslarındaki canlı ve cansız deniz kaynakları konusunda araştırma yapmaktı.Bu araştırmanın bir amacı da uluslararası sularda bu araştırmaları yapan bir ülke olarak bugünlerde olduğu gibi denizler hukukundaki düzenlemeler sonucu ortaya çıkabilecek bazı avantajlardan yararlanmaktı. Şimdi buzuldaki bu (paylaşım) çalışmalar(ın)a bir göz atalım 15 BÖLÜM 2 BUZULDAKĠ PETROL PAYLAġIMI Kuzey Kutbu‟nda buzulların eriyip enerji kaynaklarına giden yolların açılmasıyla yeni yüzyılın satranç tahtası bu bölgeye kurulmuş oldu. ABD Jeolojik AraĢtırmalar Dairesi’ne göre dünyanın petrol ve gaz rezervlerinin yüzde 25’i Kuzey Kutup bölgesinde yer alıyor. Rezervlerin üzerinde oturan 1,2 milyon km2'lik Lomonosov Sıradağları paylaşılamıyor. Buranın kime ait olduğuna dair tartışma sürerken Rusya, 2007‟de deniz yatağına titanyumdan yapılma bir Rus bayrağı dikmişti. 2.1. 21. Yüzyıl ile BaĢlayan Hak Ġddiası Süreci 2001‟de Rusya Kuzey Kutbu‟nda hak iddiasıyla BM'ye başvurdu. Yeterli kanıt sunmadığı için ret yanıtı aldı. 1994‟de imzalanan BM Deniz Hukuku Sözleşmesi‟ne göre her ülke 12 millik karasularının dışında 200 millik sınır içinde balıkçılık yapıp ve hammadde arayabiliyor. Ancak bunun bir istisnası var . Bir ülke karalarının denizaltında da devam ettiğini kanıtlayabilirse 200 mili aşma hakkı kazanıyor. Kuzey Kutbu‟nu bir şeritle çevreleyen Rusya, Sovyetler döneminden beri bölgede bilimsel ve askeri istasyonlara sahip. Rusya, 2008‟de bir adım daha ileri gidip Sovyetlerin dağılmasından sonra ilk kez Kuzey Kutbu‟na bir savaş gemisi gönderdi. 2009‟da ise Rusya kutuptaki çıkarlarını korumak için özel bir askeri güç oluşturacağını duyurdu. 16 Bölgede 5 Ülkenin PaylaĢımı Paylaşım savaşında Rusya‟nın muhatapları ABD, Kanada, Grönland üzerinden Danimarka ve Norveç. Nitekim Kanada Rusya‟nın iştah kabartan hamlesinden birkaç ay sonra Kuzey Kutbu‟nda 2 deniz üssü kuracağını ve toplam 7 milyar dolarlık 8 yeni buzkıran gemisi inşa edeceğini ilan ederek meydanı boş bırakmayacağını göstermiş oldu. Ancak Kanada bu savaşı tek başına yürütemeyeceği için sırtını ABD‟ye dayama çabasında. ABD Kuzey Kutbu‟nda bir petrol eyaletine sahip olmanın ve bölgeyi boş bırakmamanın peşinde . Nisan 2002‟de Kanada, ABD askerlerine Kuzey Kutup bölgesindeki Kanada topraklarında konuşlanma hakkını vermiş, Nisan 2006‟da da ABD‟nin Kanada‟nın kara sularında savaş gemisi bulundurmasına imkan tanıyan Kuzey Amerika Hava Kuvvetleri Savunma Anlaşması‟nı (NORAD) imzalamıştı. ABD bu atakları yaparken Rusya‟nın bu bölge üzerinde hak iddiası sonucunda Hazar‟ın statü sorununa benzer sıkıntılar yaşayacağı ileri sürülüyordu. Bu sorunlar ve buzulların erimesindeki hızlanma ile Atlas ve Pasifik okyanusları arasında geçiş yolunun KanadaDanimarka ve ABD arasında sorun olmaya başlaması, bu enerji kaynakları zengini bölge için ilgili ülkeleri harekete geçirdi.Kuzey Buz denizine kıyısı bulunan ülkeler 2008 yılında toplandı ve bir mutabakata vardı. ABD'nin Askeri GeniĢlemesi ABD‟nin 2005‟te Kanada ve Meksika ile imzaladığı Kuzey Kutbu‟na kadar uzanan çok geniş bir alanın askerileştirilmesini hedefleyen Güvenlik ve Refah İçin İşbirliği Anlaşması (SPP) ile Kuzey Amerika Birliği (NAU) de yeni enerji kaynakları üzerindeki egemenlik arayışlarının bir parçası. NORAD, Washington‟a Kuzey Kutbu‟nda Rusya‟ya meydan okuma imkanı tanıyor. ABD‟nin en kuzeydeki üssü de Grönland‟ın kuzeyindeki Thule‟de. 17 ABD Hava Kuvvetleri‟nin en kuzeydeki üssü olan Thule Gröndland'a çok yakın bir adada yer alıyor.Amerika‟ya yakın olduğu gibi kutup çizgisine de sadace 1100 km civarında bir uzaklıkta bulunan üs ABD'nin bu bölge ile ilgili çalışmalarında ve bölgeyi kontrolde önemli bir avantaj sağlıyor. Üzerinde hak iddia edebileceği toprak parçası Rusya, Kanada ve Danimarka‟dan çok daha az olan ABD, bir yandan da Healy buzkıranıyla Alaska‟nın diplerini tarıyor. Kanada, ABD ve Rusya‟dan bu hamleler gelirken Danimarka da boş durmayıp Oden isimli buzkıran araştırma gemisiyle Kuzey Denizi‟nde ülkesinin payını araştırıyor. Danimarkalılar Rusların tersi istikametinde sismik ölçümlerle 1800 kilometre uzunluğundaki Lomonosov silsilesinin büyük bir kısmının Grönland‟ın temeline ait olduğunu 2013‟e kadar ispatlayıp BM‟nin tanıdığı 200 millik alanı genişletmeyi umuyor. Beri tarafta Norveç, Barents denizindeki Snøhvit sahasında buzullar arasında petrol ve doğalgaz çıkarma yeteneğini geliştirmekle meşgul. Çin de bölgeye 2012 yılının sonuna doğru bir buzkıran araştırma gemisi gönderdi. 18 Çin uluslararası bir coğrafyada araştırmalar yaparak daha sonra bu bölgedeki gelişmelerden pay sahibi olma politikası yürütüyor. Türkiye de 1991 yılında bu konuda bir politika geliştirmeye çalışmıştı. Ancak sonuca ulaşamadı. 5 KıyıdaĢ Ülke AnlaĢtı (2008 ) 2008 yılının Mayıs ayında Kuzey kutbuna kıyısı olan 5 ülke Danimarka'nın organizasyonu ile biraraya geldi. Grönland'da yapılan toplantıya ABD, Rusya, Danimarka, Kanada ve Norveç katıldı. Toplantıda buzların erimesinden sonra ortaya çıkacak enerji kaynaklarının kullanım yolları konusunda mutabakata vardı.Rusya'nın, bu kaynakların büyük bölümü üzerinde hak idda edeceği, ilgili ülkeler arasında bu konuda yarış başlayacağı yolundaki kaygılara karşın, Grönland'da yapılan toplantıda 5 ülke, “enerji kaynaklarının nasıl kontrol edileceğinin olağan yollarla kararlaştırılması” üzerinde mutabakata vardı. Bu mutabakat BM, Kuzey Kutup bölgesinde kimin neye hakkı olduğunu belirleyene kadar diğerlerine zarar veren bir şey yapmamayı da kapsıyor. Danimarka Dışişleri Bakanı Peg Stig Moeller, Danimarka, Norveç, Rusya, Kanada ve ABD bakanlarının Grönland'daki Ilulissat'ta yaptıkları toplantının ardından benimsedikleri ortak bildirinin, “Kuzey Buz Denizi'ndeki doğal kaynaklarının gelecekteki barışçı kullanımı konusunda iyi bir siyasal çerçeve çizdiğini” belirtti8. 8 Oğuzhan KÖSE Kuzey Buz Denizinin Statüsü 29.12.2008 http://www.tasam.org/trTR/Icerik/1001/kuzey_buz_denizinin_statusu 19 2.3 Bölgede Petrol Sondajları Artıyor Norveç de Buzulda Arama Ġçin Düğmeye Bastı Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF) 2013 yılının Haziran ayında Norveç'in Kuzey Buz denizinde buzul bölgesinde yapacağı sondaja karşı çıktı . Yapılan açıklamada Doğu Barents Denizinde yapılacak sondajın buzullara kadar ineceği ve bunun birçok tehdit ve tehlike içerdiği belirtildi. Buz parçaları kaplı bir denizde petrol sızıntısını temizlemenin çok zor olacağını ileri süren yetkililer Norveç Dışişleri Bakanının Buzul bölgesinde bir araştırma yapmayacağı açıklamasını da hatırlattı. Bu girişimin Norveç'in 40 yıllık enerjide temiz ve güvenli sondaj politikasına karşı olduğunu ileri süren Norveçli WWF uzmanları yenilenebilir enerji politikalarına ağırlık verilmesini istediler. Kuzey buz denizi bölgesinin doğal çevre için çok düşük sıcaklığa ve kısa dönemli güneş ışığına ve çok kısa bir gelişme dönemine sahip olduğunu ileri süren uzmanlar buradaki bir petrol sızıntısının canlı yaşama vereceği zararın çok uzun bir dönemde noramale döneceğini ileri sürüyor. ABD-Rusya Ġttifakı Ülkeler sessiz sedasız BM‟ye sunmak üzere delil toplarken 2011 yılının sonuna doğru satranç tahtasında ilginç bir hamle yaşandı. Rus petrol devi Rosneft, Amerikan Exxon Mobil ile Kuzey Buz Denizinde petrol arama konusunda iĢbirliği anlaĢması yaptı.Bu bölgedeki çıkarma çalışmalarında yer almak isteyen BP‟nin Rusya‟daki ortakları tarafından engellenmesinin ardından Rosneft tercihini Amerikalı şirketten yana kullandı.Rusya 20 Başbakanı Viladimir Putin‟in de katılımıyla imzalanan anlaşmaya göre iki şirket toplamda 3,2 milyar Dolar‟lık yatırım yapacak. Anlaşma ayrıca tarihinde ilk kez Rusya‟ya Amerikan topraklarında petrol sahalarına ortak olma şansı da verdi. BP ile yapılmış ön anlaşmaları çöpe atan ve Norveç‟in rekabet gücünü düşüren bu yeni ittifak, Kuzey Kutbu‟ndaki paylaşım savaşının tek düze olmadığını da gösterdi. Buzullar eridikçe kutuptaki paylaşım savaşının daha da kızışması ve şaşırtıcı ittifakların ortaya çıkması kaçınılmaz gözüküyor. Rusya, Kuzey Kutbu için petrol lisansı vermeyi düĢünüyor Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak 2012 yılının Ekim ayında Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada, Batılı dev petrol şirketlerine Kutup suları için petrol lisansı vermeyi değerlendiklerini söyledi. Sadece çevresel olarak olarak güvenli, teknolojisi gelişmiş ve finansal olarak güçlü firmalara verilebileceği söylendi. Kuzey Kutbu petrolü önümüzdeki on yılda dünyanın en büyük petrol üreticisi Rusya için büyük önem arz ediyor. Rusya Kuzey Buz Denizi’nde Petrol Arıyor 14 Ağustos, 2013 'de Greenpeace gemisi Arctic Sunrise‟da bulunan Greenpeace gönüllüleri, Rusya‟nın kuzeyinde yer alan Barents denizinde sondaj yapmaya hazırlanan Rus petrol devi Rosneft‟in gemisini protesto etti. 21 Akademik Lazarev gemisine yaklaşan Greenpeace gemisindeki eylemciler, telsiz aracılığıyla Rus gemisiyle iletişime geçerek, geminin operasyonlarını durdurmasını talep etti. Rosneft'in yakın tarihte Exxon Mobil, BP ve Statoil gibi uluslararası petrol firmaları ile anlaşma imzaladığı biliniyor. Rosneft Kuzey Kutbunda 1 Milyon m2'lik Alana sahip Rus devletine ait Rosneft şirketi, dünyanın en büyük petrol şirketi olarak Kuzey Kutbu'nda 1 milyon metrekareden daha geniş bir alanı işgal etme yetkisini elinde tutuyor ve 2014 yılı ile birlikte Vostochno-Prinovozemelsky 1 olarak bilinen ve Rus Kuzey Kutup Milli Parkı yakınında yer alan bölgedeki keşifleri dahilinde sondaj çalışmalarına da başlamayı planlıyor9. Rosneft daha önce petrol sızıntısına neden oldu Rosneft halihazırda karada yüz binlerce fıçı petrol sızıntısından sorumlu. Ayrıca batılı birçok petrol şirketi Rosneft ile ortaklık yaparak gevşek düzenlemeler ve ihmalci güvenlik standartlarından yararlanıyor ve çevresel sorumluluktan kaçınıyor. Bölgede Rosneft başta olmak üzere Rus petrol şirketleri ve daha çok Exxon Mobil, Statoil ve BP gibi batılı şirketlerin faaliyetleri sürüyor. Çevre Koruma hareketlerine göre ;bugün Kuzey Kutup Bölgesi, petrol şirketlerinin yarattığı tehdide daha önce hiç olmadığı kadar çok maruz kalıyor. Buzulların erimesi ile birlikte petrol şirketleri ilk defa keşfin ötesine geçip, eriyen buzullarla kaplı bölgede petrol üretimine başladılar. Shell Kuzey Buz Denizinde Petrol Aramayı Erteledi Greenpeace Uluslararası Kuzey Kutbu Kampanyası Sorumlusu Ben Ayliffe, Shell'in 2012 yılında Kuzey Kutbundaki petrol arama çalışmalarını ertelemesi ilgili olarak : “Shell, Kuzey Buz Denizi’nde petrol arayabilmek için yedi yıldır uğraşıyor ve yaklaşık 5 milyar dolar harcadı. Şu anda görüyoruz ki, bu harcanan para ve zaman, uygun bir acil durum planı yapmak için yeterli değil. 9 http://www.greenpeace.org/turkey/tr/news/greenpeace-gemisi-kuzey-buz-denizinde-petrol-aramagemisini-protesto-etti-140813/ 22 Greenpeace olarak defalarca, şirketin Kuzey Kutbu’nda sızıntıya karşı alınabilecek önlem ve kurtarma planları olmadığını söylemiştik. Kuzey Buz Denizi’ndeki buzulların hızla erimeye devam ediyor olması, artık iklim değişikliğiyle ilgili mücadelede acil adımlar atılması gerektiğini gösteriyor. Shell’in attığı bu geri adım, gezegenimizin ihtiyacı olan pozitif kararlar için bir başlangıç olmalı” dedi. 2.3 . Kuzey Kutbu Kimin ? Buzların hızla eridiği Kuzey Kutbu, süper güçler tarafından paylaşılamıyor. Dünyanın petrol ve doğalgaz rezervlerinin yüzde 25'inin yer aldığı kutuplarda hiç toprağı olmayan Çin‟in harakete geçmesi ABD, Rusya ve diğer Avrupa ülkelerini alarma geçirdi. Özellikle Grönland‟de büyük yatırımlar ve çalışmalar yapılıyor. Uzmanlara göre dünyanın süper güçleri arasında „kutup‟ savaşı yaşanıyor. Kuzey Kutbu‟nda buzların rekor bir hızla erimesiyle birlikte dünyanın süper güçleri daha önce boş alan olarak kabul edilen topraklar üzerinde siyasi etki ve ekonomik pozisyon alma yarışına girdi. İklim değişikliği sayesinde Kuzey Kutbu‟nda eriyen buzların altında yer alan petrol, doğalgaz ve minerallere ulaşılma ihtimalinin de artmasıyla birlikte bir çok ülke hak iddia etmeye başladı. Çin’in toprağı bile yok Çin‟in kutuptaki kaynaklar için önceden harekete geçip aktif bir şekilde çalışması, batılı büyük ekonomileri alarma geçirdi. ABD, Rusya ve diğer Avrupa Birliği üyesi üyesi ülkelerin kutuplarda toprağı bulunurken, Çin‟in hiç bir toprağının olmaması aradaki gerginliği artırdı. Çin bölgede yer elde etmek için diplomatik ve ekonomik güçlerini kullanmaya başlamasıyla birlikte diğer ülkeler harekete geçti. Avustralya merkezli araştırma şirketi Lowy Uluslararası Politika Enstitüsü direktörü Linda Jakobson, “Kuzey Kutbu son iki yıldır Çin‟in yurtdışı politikalarının gündeminde yer alıyor. Çin bir şekilde bölgede yer almanın yollarını arıyor” dedi. Çin de Kuzey Buz Denizi’ne gemi gönderdi Çin'in arama ve Buz Kırma Gemisi Xuelong 2012 yılının sonuna doğru ilk kez bir Çin gemisinin Kuzey Buz Denizi üzerinden Atlantik Okyanusu‟na geçtiği bildirildi. 23 Kar Ejderi adlı gemi, Çin yönetiminin, eriyen buzulların yeni gemi rotaları açtığı ve yeni petrol, gaz ile maden yatakları arayışının hız kazandığı Kuzey Buz Denizi‟ndeki varlığını artırma girişimlerinin bir parçası olarak bölgeye gönderildi. Çin‟in Şinhua haber ajansı, üç ay önce Büyük Okyanus‟tan yola çıkan Kar Ejderi‟nin Kuzey Buz Denizi üzerinden Atlas Okyanusu‟na açıldıktan sonra Şanghay‟a geri döndüğünü duyurdu.Gemi, 119 kişilik mürettebatıyla İzlanda‟da okyanus araştırmalarına da katıldı. Aslında Çin yönetimi, Kutup devletleri arasında işbirliği, koordinasyon ve etkileşimi teşvik etmek amacıyla kurulan ve 8 üyesi bulunan Kutup Konseyi‟nde daimi gözlemci statüsü kazanmak istiyor. Grönland’da özel toplantılar Çin bölgeye ilk araştırma gemisini 2012 yılının Ağustos‟unda gönderirken, Çinli yetkililer kuzey kutbu ülkeleriyle daha iyi ilişkiler kurmak için yaz aylarında Danimarka, İsveç ve İzlanda‟yı ziyaret ederek, bir çok ticaret anlaşması teklif etti. Üst düzey yetkililer, Grönland‟de de önemli teklifler sundukları toplantılar düzenledi. Batılı ülkeler Çin‟in bu fakir ve nüfusu az olan adaya önemli yatırımlar yapıyor olmasından büyük endişe duyuyor. Danimarka Krallığı‟na bağlı olsa da kendi kendini yöneten özerk bir bölge olan Grönland‟ın bu kadar tedirginlik yaratmasının ana nedeni buz dağlarının erimesiyle birlikte nadir bulunan ham maddelerin ve mineral sahalarının ortaya çıkması.Bu değerli madenler cep telefonu üretimi ve askeri güvenlik sistemlerinde kullanıldığından büyük önem taşıyor. AB'nin Hammadde diplomasisi AB'nin enerji konusunda Rusya'ya olan bağımlılığını azaltma çabaları nedeniyle AB Komisyonu‟nun enerjiden sorumlu üyesi Piebalgs,2011 yılında bu bölgenin petrol ve gaz aramaya açılması konusunda bir açıklama yaptı..Daha sonra 2011 yılının Haziran'ında AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Antonio Tajani, Grönland‟i ziyaret etti ve bölgedeki yetkililerle Çin‟in nadir bulunan değerli madenlere erişmesini engellemek için yüz milyonlarca dolarlık yardım teklifinde bulundu. Hatta Tajani, gezisini “hammadde diplomasisi”olarak adlandırdı. Petrol ve doğalgazın yüzde 25'i kutuplarda Bugüne kadar Kuzey Kutbu‟ndaki kaynaklar için çok az aktif arama yapıldı. Grönland‟de şu anda sadece bir tane çalışan maden var ama önümüzdeki dönemde bunlara 100 tane daha eklenmesi planlanıyor. Alaska, Kanada ve Norveç‟te olduğu gibi Grönland‟de petrol ve doğalgaz şirketleri ciddi araştırmalar yapıyor. ABD 'li uzmanlar da dünyanın petrol ve doğalgaz rezervlerinin yüzde 25‟inin Kuzey Kutbunda olduğunu söylüyor. Sahibi kim ? Kutuplar Birleşmiş Milletler Denizler Kanuna göre yönetiliyor. Bu bölgede yer alan ülkelerin kara sınırından 200 deniz mili uzağı da bu ülkelerin ekonomik münhasır bölge sınırı içinde yer alıyor . Kuzey Kutbu‟nun daha uzak mesafeleri kimseye ait olmadığından, burada durum 24 biraz daha karışık Ancak sınırların olmadığı bir bölgedeki "sınır hakkının" yine de Kanada, Danimarka ya da ABD, Danimarka arasında müzakere edilebileceği ileri sürülüyor. 25 BÖLÜM 3 3.SONUÇ VE DEĞERLENDĠRME Dünya‟da bugün ekonomik krizin etkileri, gıda güvenliği, su güvenliği , İklim düzensizliği , çevre konuları tartışılırken bir kenarda da sessizce Kuzey Kutbu‟nun statüsü hakkında çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar enerji güvenliği ile ilişkilendirilebilir.Çünkü enerji fiyatlarındaki yükselişin ve kutup bölgesindeki erimenin sürdüğü bir ortamda, bölge üzerindeki rekabet büyük ihtimalle daha yoğun bir hale gelecek. Çünkü Kuzey Batı Geçidi daha önce buzlarla kaplıyken Kanada ve Amerika, Atlantik Okyanusu'nu Büyük Okyanus'a bağlayan Kuzey Batı Geçidi'nin kime ait olduğu konusunda bir sorun yoktu. Kanada, artık Danimarka'nın yönettiği Grönland üzerinde de hak iddia ediyor. Bölge üzerindeki mücadeleden geri kalmak istemeyen Rusya da Kuzey Buz Denizi üzerinde iddia ettiği hakimiyeti vurgulamak için bölgenin deniz yatağına bayrak dikmek ve Kuzey Kutbu'na bombardıman uçaklarını göndermek gibi hareketlerde bulunuyor.Çin yeni ticaret yolu arayışıyla bölgeye olan ilgisini gösteriyor.Kıyı ülkeleri sondajları arttırdı.Ülkelerarası mutabakat arayışı var ve ittifaklar oluştu. Bilim adamları keşfedilmemiş petrol ve doğalgaz yataklarının dörtte birinin bu bölgede olduğunu düşünüyor. Tüm bu girişimler bölgenin petrolüne bugün duyulan ihtiyaçtan veya bu petrolün çok kaliteli ve ucuz olmasından değil.Hatta tam tersi bu bölgede sondaj ve üretim tahmin edilebileceği gibi çok daha pahalı. Ancak bu ataklarda buzulların erimeye devam edeceği öngörüsünün etkili olduğunu düşünmek yanlış olmaz.Bu da gelecekte nasıl bir Antartika coğrafyası beklendiğini ortaya koyuyor. Bu beklentiyi uluslararası hukuk alanındaki çalışmalar da güçlendiriyor. Birleşmiş Milletler (BM) de deniz hukuku ve kıta sahaları üzerindeki egemenlikle ilgili uluslararası kuralları yenilemek için bir süreç başlatmış durumda. Buzulların erimesindeki hızın artmasıyla bölgede gemiler için yeni rotlalar da açılıyor. Bu erimeni,n sürmesi bölgeyi hem enerji jeopolkitiği hem de alternatif deniz ulaşımı yolu olarak öne çıkaracak. Bu nedenle bugünden bazı hazırlıklar yapılmaya başlandı bile. Bugüne kadar insanlığın ortak mirası olarak kabul edilen bir alan paylaşıma açılıyor.21. yüzyılın daha başından itibaren ABD'nin Kaya Gazı,Doğu Akdeniz'deki yeni enerji 26 kaynakları,Kuzey Buz Denizindeki Petrol kaynakları enerji jeopolitiğinin ağırlık merkezlerini arttırırken enerji denkleminin de değişeceği işaretlerini veriyor. 21. Yüzyılın ortasına kadar dünya enerji denkleminde birçok şeyin değişeceği ve denkleme yeni aktörlerin ekleneceği görülüyor. Buzulların erimeye başlaması ,Kuzey Buz Denizi Enerji Dosyasının" uluslararası strateji ve enerji masalarında açık duran diğer dosyaların arasında yer almasını sağlamıştır. Dünyanın diğer bölgelerindeki uygulanalar dikkate alındığında Buzuldaki Petrol PaylaĢımı konusundaki hızlı gelişmeler enerjiye aç bir dünya için hiç de yadırgatıcı değildir. Ancak bu alandaki bazı açıklamalar daha fazla açıklanmaya, bazı sorular da yanıtlanmaya muhtaçtır. Örneğin ekolojik dengenin bozulmasına yol açacak bir çözülme sonrası ortaya çıkacak olan ve tüm insanlığın ortak mirası kabul edilen bir alandaki kaynakların "nasıl bir barıĢçıl amaçla tüm insanlık adına paylaĢıldığı" henüz cevaplanamamıştır. 27 toprakSUenerji
Benzer belgeler
Buzuldaki Petrol Kimin
Şanghay’dan Rotterdam’a gitmek için gemilerin takip ettiği normal Süveyş Kanalı rotasından
yaklaşık 2 bin 400 deniz mili daha kısa.Çin Rusya ile işbirliği içinde 2021 yılına kadar
kuzeyden yaptığı ...