çimento notları
Transkript
çimento notları
ÇĠMENTO NOTLARI Çimento ve su arasında kimyasal reaksiyon sonucunda çimento jelleri oluşur. Bu jeller çimento hamurunun bağlayıcılığını sağlar. Hidratasyon devam ettikçe çimento hamurundaki kapiler boşluk oranı azalır. Çimento hamurunun (ve betonun) kazanacağı dayanımın hızı ve miktarı, hidratasyonun ne ölçüde gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Hava sıcaklığının yüksek olması, rüzgar hızının yüksek olması, havadaki rölatif nem miktarının düşük olması beton içindeki suyun önemli bir miktarının buharlaşma yoluyla kaybolmasına yol açar. Betonun içerisindeki sıcaklığın düşük olması durumunda da hidratasyonun oluşumu çok yavaşlamaktadır. HĠDROLĠK BAĞLAYICI: Su altında sertleşebilen ve suya karşı dayanıklı olan (suda erimeyen) bağlayıcıdır. KLĠNKER: Kireç, alümin, demiroksit ve silika bileşimli hammaddelerin uygun oranda karıştırılıp 1350-1450 °C sıcaklıkta pişirilmeleri sonucunda elde edilen ürüne denir. Hammaddeler= kalker+kil (Not: Gerektiğinde, bu karışımın içerisinde bir miktar kum ve demir cevheri gibi malzemelerde katılmaktadır.) Klinker: 1-25 mm çapındaki tanelerdir. Yüzeyleri gözenekli, taneleri sert ve yuvarlak, yeşilimsi koyu gri renktedir. Klinker üretebilmek amacıyla hammaddelerin pişirildiği fırına “döner fırın” adı verilir. Döner fırın, çelikten yapılmış ve içi boş bir silindire benzeyen uzun bir fırındır. Fırının iç yüzü ateşe dayanıklı tuğlalarla astarlanmıştır. Döner fırın, boyu yatay eksende yer alacak tarzda fakat yaklaşık % 3-% 4 eğime sahip bir konumda yerleştirilmiştir. Döner fırınların çapı 2 m- 6 m arasında değişir. Boy/çap oranı 15-30 civarındadır. Fırına beslenecek hammadde karışımı, yaş durumda ise boy/çap oranı 30 civarındadır. Fırına beslenecek hammadde karışımı kuru durumda ise önce ön ısıtıcılardan geçirilir. Daha sonra boy/çap oranı 15 olan döner fırına beslenilir. Fırındaki sıcaklık, fırının alt ucundan püskürtülen yakıtla sağlanmaktadır. Yakıt olarak fuel oil ve doğal gaz kullanılabilmekle beraber, ekonomik nedenlerle, genellikle toz kömürden yararlanılmaktadır. Fırının alt ucu fırının en sıcak kısmıdır. Buradaki sıcaklık yaklaşık 1500 °C’dir. Fırının en soğuk kısmı ise üst ucudur. Fırına girecek hammadde karışımı, fırının üst ucundan beslenmektedir. Üst uçtan beslenen hammadde karışımı, fırının dönme işlemi ve eğimi nedenleriyle, aşağıya doğru yavaş yavaş hareket ederek gittikçe daha yüksek sıcaklıklarla karşılaşmaktadır. Pişen malzeme fırının alt ucundan klinker olarak çıkarak soğutucuya dökülmektedir. Döner fırına girecek hammaddelerin karışımı ince boyutlara getirilmiş kalkerli ve killi maddelerdir. Klinker üretimi için kullanılan hammaddeler döner fırında piĢirilmeden önce, neden öğütülmüĢ duruma getirilmektedir? 1.) Hammaddelerin uygun oranlarda karıştırılmasının daha kolay ve hassas şekilde yapılabilmesi için, 2.) Hammaddelerin fırındaki pişirilmesi işleminin daha kolay olması ve üniform bir pişirilmenin sağlanabilmesi için Portland çimentosunun üretimi için hammadde olarak kullanılan kalker tamamen saf durumda olmamakta bazen küçük bir miktarda magnezyum karbonat da içermektedir. Döner fırının içerisindeki sıcaklığın etkisiyle magnezyum karbonat magnezyum oksit ve karbondioksit haline dönüşmektedir: MgCO3 MgO+CO2 Portland çimentosunun üretiminde hammadde olarak kullanılan kalker (CaCO3) yaklaşık 900 °C sıcaklıkta kalsiyum oksit (CaO) ve karbondioksit olarak ayrışmaktadır. Daha sonra fırındaki sıcaklığın etkisiyle kalsiyum oksit ve diğer oksitler reaksiyona girerek C3S, C2S, C3A ve C4AF gibi anabileşenlerin oluşmasında görev almaktadır. Hammaddelerin içerisindeki CaO’in tamamı anabileşenlerin oluşumunda yer almadığı takdirde üretilen klinkerin içerisinde serbest olarak çok küçük bir miktarda CaO yer alabilmektedir. Ayrıca çok küçük miktardaki CaO klinkerin öğütülmesi safhasında kullanılan alçıtaşından da kaynaklanabilmektedir. “Farin” sözcüğü çimento üretiminde ne anlama gelmektedir? Farin kelimesi Fransızca’da “un” anlamına gelen “farine” sözcüğünden alınmıştır. Türkiye’de çimento üretiminde hammaddelerin döner fırına girmeden önceki öğütülmüş, ince durumunu tanımlamaktadır. Yaş sistemle hazırlanan karışımın pişirildiği fırınların üst ucu yaklaşık 100-150 °C sıcaklığında, alt ucu ise 1500 °C sıcaklığındadır. Yaş sistemle hazırlanan hammaddeler döner fırının üst ucundan beslendiğinde, önce hammaddelerdeki serbest su buharlaşmaktadır. Hammaddelerin fırının aşağı ucuna doğru hareketleriyle fırının 500-600 °C sıcaklıktaki bölgesine geldiklerinde, killi maddelerdeki oksitler halinde ayrışmaktadır. Böylece silika (SiO2), alümin (Al2O3) ve bir miktar demir oksit (Fe2O3) gibi oksitler oluşmaktadır. Hammaddelerin fırının aşağı ucuna doğru hareketinin devam etmesi ile, 600-650 °C sıcaklıkta, kalkerde bulunabilecek bir miktar magnezyum karbonat (MgCO3), MgO ve CO2 haline dönüşmektedir. Hammaddelerin fırının ortasına doğru gelmesiyle yaklaşık 900 °C sıcaklıkta, kalker (CaCO3), CaO ve CO2 olarak ayrışmaktadır. Böylece, bu sıcaklığa gelindiğinde, hammaddeler, CaO, SiO2, Al2O3, Fe2O3 gibi oksitlere ayrışmış olmaktadır. Hammaddelerin fırının biraz daha aşağı ucuna doğru hareketiyle, 9001200 °C sıcaklıklarda, oksitler arasında kimyasal reaksiyonlar yer almaya başlamaktadır. 1250-1280 °C sıcaklıkta fırındaki karışım kısmen eriyik hale dönüşmeye başlamaktadır ve 1280 °C sıcaklıktan daha yüksek sıcaklıklarda klinkerin ana bileşenleri oluşmaya başlamakta, hammadde karışımı taneli duruma gelmektedir. Fırındaki maddeler biraz daha aşağıya doğru hareket ettiklerinde, klinkeri oluşturan anabileşenler meydana gelir. 1 ton klinker üretimi için yaklaşık 1600 kg hammadde kullanılmaktadır. Bu miktarın yaklaşık % 80’ini kalkerli malzemeler oluşturmaktadır. Geriye kalan malzemenin çok büyük bir miktarını killi malzemeler oluşturmaktadır. Kalkerli malzemeler, döner fırının içerisindeki sıcaklık nedeniyle, ağırlıklarının % 44’ünü oluşturan karbondioksiti kaybederler. CaCO3 CaO + CO2 Hammaddelerin ağırlığındaki diğer kayıplar, hammaddelerdeki özellikle killi malzemedeki suyun kaybolmasından ileri gelmektedir. Alçıtaşı, klinkerin öğütülmesi safhasında katılır ve klinker ile birlikte öğütülür. Klinkere katılan alçıtaşı miktarı % 3- % 6 arasındadır. PORTLAND ÇĠMENTOSUNDAKĠ OKSĠTLER VE YAKLAġIK MĠKTARLARI Oksit CaO SiO2 Al2O3 Fe2O3 MgO Na2O+K2O SO3 Genel İsmi Kireç Silika Alümin Demir Magnezyum oksit Soda ve Potas Kükürt anhidriti Miktarı, % 60-67 17-25 3-8 0.5-6.0 0.1-4.0 0.2-1.3 1-3 Soda ve potas, “alkaliler” olarak anılmaktadır. SiO2 ve Al2O3, kilin pişirilmesiyle elde edilir. Hammaddelerin içerisinde (özellikle kilin içerisinde) bir miktar demir de yabancı madde olarak yer almaktadır. O nedenle Fe2O3, genellikle kilden elde edilmektedir. CaO, hemen hemen tamamı hammadde olarak pişirilen kalkerden elde edilmektedir. CaCO3 CaO + CO2 PORTLAND ÇĠMENTOSUNDAKĠ ANA OKSĠTLER CaO, SiO2, Al2O3 ve Fe2O3 PORTLAND ÇĠMENTOSUNDAKĠ MĠNÖR OKSĠTLER Hammadde olarak kullanılan kalker her zaman % 100 saf olmamakta, çok az bir miktar magnezyum karbonat da içermektedir. Çimentoda yer alan MgO, döner fırındaki sıcaklığın etkisiyle magnezyum karbonattan elde edilmektedir: MgCO3 MgO + CO2 Hammadde olarak kullanılan kilde, genellikle bir miktar Na2O ve K2O gibi alkaliler de yabancı madde olarak yer almaktadırlar. O nedenle, Na2O ve K2O, kilden elde edilmektedir. SO3 dışındaki bütün oksitler, klinkerde de yer alan oksitlerdir. Çimentodaki SO3 miktarı, öğütülme işlemi esnasında kullanılan alçıtaşından elde edilmektedir: CaSO4 = CaO.SO3 Klinkeri oluşturan ana bileşenler şunlardır: Dikalsiyum silikat Trikalsiyum silikat Trikalsiyum alüminat Trikalsiyum alüminoferrit 2CaO.SiO2 3CaO.SiO2 3CaO.Al2O3 4CaO.Al2O3.Fe2O3 Klinkeri oluşturan anabileşenlerle Portland çimentosunu oluşturan anabileşenler aynıdır. OKSĠTLERĠN, SUYUN VE KARBONDĠOKSĠTĠN KĠMYASAL FORMÜLLERĠ VE ÇĠMENTO KĠMYASINA GÖRE SEMBOLLERĠ İsmi Kireç Silika Alümin Demir Magnezyum oksit Soda Potas Kükürt anhidriti Su Karbondioksit Kimyasal formülü CaO SiO2 Al2O3 Fe2O3 MgO Na2O K2O SO3 H2O CO2 Sembolü C S A F M N K H ÇĠMENTONUN ANABĠLEġENLERĠNĠN, HĠDRATASYON ÜRÜNLERĠNĠN, ALÇITAġININ VE KALKERĠN ÇĠMENTO KĠMYASINA GÖRE SEMBOLLERLE GÖSTERĠLĠġLERĠ İsmi Dikalsiyum silikat Trikalsiyum silikat Trikalsiyum alüminat Tetrakalsiyum alüminoferrit Tobermorit Kalsiyum hidroksit Etrenjit Kalsiyum alüminomonosülfohidrat Alçıtaşı Kalker Kimyasal formülü 2CaO.SiO2 3CaO.SiO2 3CaO.Al2O3 Sembolü C2 S C3 S C3 A 4CaO.Al2O3.Fe2O3 C4AF 3CaO.2SiO2.3H2O Ca(OH)2 6CaO.Al2O3.3SO3.32H2O C3S2H3 CH C6A 3H32 4CaO.Al2O3.SO3.12H2O C4A H12 CaSO4.2H2O CaCO3 C H2 C KALSĠYUM SĠLĠKATLI ANABĠLEġENLERĠN HĠDRATASYONU Kalsiyum silikatlı anabileşenler ile su arasındaki reaksiyonlar şu şekilde yer almaktadır: 2C3S+6H 2C2S+4H CH C3S2H3 alınmıştır). C3S2H3+3CH C3S2H3+CH Kristal yapıya sahip kalsiyum hidroksit Tobermorit (Bu ürün doğadaki bir mineralin isminden Jel: Kolloidal büyüklükteki katı parçacıklar Kalsiyum-silika-hidrat jel taneciklerinin büyüklüğü moleküler mertebededir. Bu ürünün oluşması ile parçacıklar arasında çekim kuvveti meydana gelmekte ve çimento hamuru bağlayıcılık kazanmaktadır. TRĠKALSĠYUM ALÜMĠNAT ANABĠLEġENĠNĠN HĠDRATASYONU Trikalsiyum alüminat ve suyun birleşmesi çok çabuk gelişen bir reaksiyona yol açmakta ve çok hızlı tarzda ısı çıkarmaktadır. Bu iki maddenin birleşmesiyle muhtemelen kübik kristalli C3AH6 meydana gelmektedir. Çimento hamurunun katılaşması çok kısa sürede yer almaktadır. Bu şekildeki katılaşmaya “ani priz” denilmektedir. Ani priz sonucunda ortaya çıkan kalsiyum-alüminosülfat ürünlerinin çimento hamurunun bağlayıcılığına (dayanımına) önemli bir katkısı olmamaktadır. Üstelik, bu ürünlerin hemen oluşmasıyla, çimento hamuruna bağlayıcılık sağlayan C-S-H jeli rahatça oluşmamaktadır. Çimento hamurunun ani katılaşmasını önlemek amacıyla, klinkerin öğütülme safhasında bir miktar alçıtaşı da katılmakta, dolayısı ile, üretilen çimentonun içerisinde alçıtaşı da yer almış olmaktadır. “C3A+alçıtaşı+su” arasındaki reaksiyonlar, “C3A+su” arasındaki reaksiyonlardan daha yavaş olmakta, daha yavaş tempoda ısı çıkarmaktadır. Yani, alçıtaşının kullanılmış olması, ani prizi önlemektedir, çimento hamurunun priz alma süresini uzatmaktadır. “C3A+alçıtaşı+su” arasındaki reaksiyonlar sonucunda ortaya iki tür hidratasyon ürünü çıkmaktadır: (1) C6A 3H32 (2) C4A H12 Etrenjit (C6A 3H32) İğne gibi ince ve uzun şekilli, hekzagonal kesitli kristal yapıdır. Bu ürünün oluşması çimento hamurunda çok büyük genleşme yaratmaktadır. Kalsiyum-alümino-monosülfohidrat isimli ürün (C4A H12) plaka şeklindedir, kitap sayfaları gibidir. Bu ürün, yarı kararlıdır. Yani, ortamdaki sülfat miktarı arttıkça, C4A H12 ürünü C6A 3H32 ürününe dönüşmektedir. TETRAKALSĠYUM ALÜMĠNOFERRĠT’ĠN HĠDRATASYONU “C4AF+alçıtaşı+su” arasındaki reaksiyonlar “C3A+alçıtaşı+su” arasındaki reaksiyonlara benzerdir. Ancak, bu reaksiyonlar “C3A+alçıtaşı+su” arasındaki reaksiyonlar kadar ısı çıkarmamakta ve elde edilen hidratasyon ürünleri çok büyük miktarda genleşme yaratan türde olmamaktadır. Çimento ve su arasındaki kimyasal reaksiyonlar dışarıya ısı çıkartan (ekzotermik) reaksiyonlardır. ÇĠMENTONUN HĠDRATASYON ISISI Çimentonun hidratasyona başladığı andan hidratasyonun sonuna kadar açığa çıkardığı ısı miktarıdır. Hidratasyon ısısı, kalori/gram (kal/g) veya joule/gram (j/g) birimleriyle ifade edilmektedir. 1 kal/g = 4.19 j/g’dır. Portland çimentosundaki ortalama ve en yüksek hidratasyon ısıları sırasıyla 100 kal/g ve 120 kal/g kadardır. Portland çimentosunu oluşturan anabileşenlerin herbirinin farklı hidratasyon ısısı çıkarma kapasitesi vardır. Bu anabileşenlerin saf olmaları durumunda; Portland çimentosundaki anabileĢenlerin hidratasyon ısıları Anabileşenler C3 S C2 S C3 A C4AF Hidratasyon ısısı (kal/g) 120 62 207 100 Her anabileşenin hidratasyonu sonucunda meydana gelecek reaksiyonların hızı, açığa çıkacak ısı miktarı, elde edilen hidratasyon ürünlerinin çimentodaki bağlayıcılığa (dayanıma) etkisi farklı olmaktadır; Portland çimentosundaki anabileĢenlerin çimento özelliklerine göreceli olarak etkileri Anabileşenlerin çimento özelliklerine etkileri Çimento özellikleri Reaksiyon hızı Hidratasyon ısısı Bağlayıcılık değeri İlk zamanlarda Sonunda C3 S C2 S C3 A C4AF orta orta yavaş az hızlı çok orta orta yüksek düşük düşük düşük yüksek yüksek düşük düşük Çimento hamurundaki hidratasyonun hızı önemlidir. Hidratasyon hızının artması, çimento hamurunda kazanılan dayanım hızının daha yüksek olmasına ve daha kısa zamanda açığa çıkan ısının daha çok olmasına yol açmaktadır. Yani, çimento hamuru daha kısa sürede dayanım kazanmakta, kısa süre içerisinde açığa çıkardığı ısı daha çok olmaktadır. Çimento hamurundaki hidratasyonun hızını etkileyen faktörler 1.) Çimentoyu oluşturan her anabileşenin miktarı: C3A ve C3S miktarları çok olduğu takdirde daha hızlı hidratasyon olur. 2.) Çimentonun öğütülmüş olduğu incelik: Aynı ağırlıktaki iki çimentodan daha ince taneli olarak öğütülende daha çok çimento tanesi bulunmaktadır. Yani, çimentonun inceliği arttıkça, tanelerin yüzey alanlarının toplamı artmaktadır. Hidratasyon olayı, çimento tanelerinin yüzeyinden başlamaktadır. O nedenle, daha ince taneli çimento daha hızlı hidratasyon yapmaktadır. 3.) Ortamdaki sıcaklık: Çimento hamurunun sıcaklığı arttıkça, kimyasal reaksiyonlar daha hızlı olarak yer almaktadır. Öte yandan, +10 °C sıcaklıktan daha az sıcaklıklara inildikçe, hidratasyon yavaşlamaktadır. Sıfır derece sıcaklığın altında (-10 °C gibi), hidratasyon tamamen durmaktadır. 4.) Çimento hamurunun yaşı: Hidratasyon olayı çimento tanelerinin yüzeyinden başlamakta ve ortamda uygun miktarda su ve yeterli sıcaklık bulunduğu takdirde çimento tanelerinin tamamı hidratasyon yapıncaya kadar devam etmektedir. Hidratasyon, ilk zamanlarda daha hızlı biçimde yer almakta, zaman ilerledikçe azalan hızla devam etmektedir. İlk 1-3 gün sonunda toplam ısının % 50’si İlk 7 gün sonunda toplam ısının % 75’i İlk 6 ay sonunda toplam ısının % 90’ı Çimento hamurundaki hidratasyon ısısının açığa çıkma hızı ve miktarı, toplam ısı miktarından daha önemlidir. Çimentonun hidratasyonu esnasında açığa çıkan ısının hızı ve miktarı, çimentonun kullanılmış olduğu betonda oluşan sıcaklığı ve bu sıcaklığın ne kadar süre içerisinde oluşmuş olduğunu etkilemektedir. Özellikle, barajlarda olduğu gibi, kütle (masif) yapılarda kullanılan betonlarda açığa çıkan ısının kolayca kaybolabilme olasılığı azdır. Hidratasyon ısısının etkisi ile betonun sıcaklığı artmakta ve genleşme meydana gelmektedir. Zamanla, hava ile temasta olan kütle betonun dış kısmı soğumakta ve büzülmektedir. Ancak, sıcaklığını kaybetmeyen iç kısım aynı şekilde hareket edememekte ve dış kısmın büzülmesini önlemeye çalışmaktadır. Böylece, sıcaklık farklarının yol açtığı değişik miktardaki büzülmeler nedeniyle, betonda çatlaklar oluşmakta ve su geçirimli bir malzeme ortaya çıkmaktadır. Öte yandan, soğuk havalarda dökülen betonlar için kullanılan çimentoların hidratasyon ısısı hızlarının yüksek olması yararlı sonuçlar yaratmaktadır. Soğuk havanın hidratasyonu yavaşlatma etkisi bir ölçüde önlenmiş olmaktadır. ASTM Tipi Portland Çimentolarındaki AnabileĢenlerin YaklaĢık Oranları Çimento tipi I II III IV V Genel açıklama Normal Portland Çimentosu (Genel amaç için kullanılmakta) Değiştirilmiş Portland Çimentosu (Tip I’e göre daha az hidratasyon ısısına ve daha çok sülfat dayanıklılığına sahip) İlk dayanımı yüksek Portland çimentosu Düşük ısılı Portland çimentosu (Barajlarda olduğu gibi kütle betonlar için kullanılmakta; hidratasyon ısısı az) Sülfata dayanıklı Portland çimentosu Anabileşenlerin kompozisyonu, (%) C3 S C2S C3 A C4AF 49 25 12 8 46 29 6 12 56 15 12 8 30 46 5 13 43 36 4 12 Portland çimentolarındaki anabileşenler arasında çimentonun bağlayıcılığını sağlayan anabileşenler trikalsiyum silikat (C3S) ve dikalsiyum silikat (C2S)’dır. Her iki bileşen de uzun vadede (28 gün ve daha sonrasında) çimentonun bağlayıcılığının yüksek olmasını sağlamaktadır. C2S anabileşeninin çimentonun bağlayıcılık özelliğine katkısı ilk günlerde az fakat daha sonraları çok yüksektir. C3S anabileşeni ise, hem ilk zamanlarda hem de uzun vadede çimentonun bağlayıcılık özelliğini artırmaktadır. Portland çimentoları incelendiğinde, bütün çimento tiplerindeki kalsiyum silikatlı anabileşenlerin toplamının (yani “C3S+C2S” miktarının) yaklaşık olarak % 75 civarında olduğu görülmektedir. Çimentoya bağlayıcılık kazandıran kalsiyum-silika-hidratlar (C-SH), C3S ve C2S anabileşenlerinin hidratasyonu sonunda oluşmaktadır. Çimentolardaki kalsiyum silikatların miktarının % 70-% 80 arasında olması gerekmektedir. Düşük ısılı Portland çimentosunda (Tip IV’de), hidratasyon ısısının az olması gerektiğinden, bu tip çimentodaki C3S oranı, normal Portland çimentosundakine (Tip I’dekine) göre daha azdır. O nedenle, Tip IV çimentodaki toplam kalsiyum silikat miktarı Tip I’dekine yakın olmakla birlikte, Tip IV çimentonun içinde yer alan ve yüksek hidratasyon ısısı hızına sahip olan C3S oranı daha az tutulmaktadır. C3A’nın reaksiyon hızı ve hidratasyon ısısı çok yüksektir. O nedenle, düşük ısılı çimentonun içerisinde bu anabileşenin miktarı az olmalıdır. ASTM standardlarına göre Tip IV çimentodaki C3A miktarı % 7’yi geçmemelidir. SORU “Normal Portland çimentosu-Tip I” ile “İlk dayanımı yüksek Portland çimentosu-Tip III” arasında anabileşenlerin oranları bakımından ne gibi önemli farklılıklar vardır? CEVAP Portland çimentolarının anabileşen kompozisyonları incelendiğinde, her çimentodaki toplam kalsiyum silikat miktarlarının (yani C3S+C2S) birbirine yakın ve % 75 civarında olduğu görülmektedir. Çimentoların bağlayıcı özelliği, C3S ve C2S anabileşenlerin hidratasyonu sonucunda oluşan kalsiyum-silika-hidrat (C-S-H) jellerinin miktarına bağlıdır. O bakımdan, kalsiyum silikatlı toplam miktarının belli bir orandan az olmaması gerekir. Ancak, toplam kalsiyum silikat miktarını yaklaşık olarak aynı tutarak fakat C3S ve C2S bileşenlerinin oranlarını değiştirerek, değişik özellikte çimento tipleri elde edebilmek mümkün olmaktadır. C3S anabileşeni, C2S’e göre daha hızlı hidratasyon yapmakta, daha çok hidratasyon ısısı açığa çıkarmakta ve ilk günlerde daha yüksek bağlayıcılık göstermektedir. C2S’in bağlayıcılığı ilk günlerde az, fakat 28 gün ve daha sonraki günlerde en az C3S’inki kadardır. Bu nedenle, Tip III çimentosundaki C3S oranı, Tip I çimentosundakine oranla daha fazladır. SORU “Sülfata dayanıklı Portland çimentosu-Tip V’de yer alacak trikalsiyum alüminat miktarının neden az olması gerekmektedir? CEVAP C3A ile su arasındaki reaksiyonlar çok hızlı ve çok fazla ısı çıkartan türdendir. Çimento hamurunun çok kısa sürede katılaşmasını önlemek üzere bilindiği gibi çimento üretimi esnasında bir miktar alçıtaşı da kullanılmaktadır. “C3A+su+alçıtaşı” arasındaki reaksiyonlar C4A H12 ve etrenjit olarak adlandırılan C6A 3H32 ürünlerinin oluşmasına yol açar. Çimento üretiminde kullanılan alçıtaşı miktarı çok fazla ise (yani, sülfat miktarı arttıkça) ortaya çıkan etrenjit miktarı daha fazla olmaktadır. Betonun kullanıldığı ortam sülfatlı bir ortamsa (yani, sülfatlı sulardan veya sülfatlı topraklardan betonun içerisine sızıyor ise), betonun içerisine giren sülfat ile yarı-kararlı durumda olan C4A H12 reaksiyona girmekte ve etrenjit oluşumuna yol açmaktadır. Çok büyük genleşme kapasitesine sahip etrenjitin oluşması ile de sertleşmiş durumdaki betonda kırılmalar olmaktadır. Sülfatlı ortamlarda kullanılacak betonların içerisinde C4A H12 ve C6A 3H32 miktarlarının çok olmaması gerekir. Bu ürünlerin daha az miktarlarda yer alabilmesi için, çimentonun bünyesinde daha az miktarda C3A bileşeninin olması ve çimento üretiminde çok fazla miktarda alçıtaşı kullanılmaması gerekmektedir. Çimento içerisindeki potansiyel anabileşen oranlarının tayininde en çok kullanılan ve en basit olan yöntem “hesap yöntemi”dir. Hesap yöntemi dışında kullanılmakta olan yöntemler, “X-ışını kırılma yöntemi” ve “optik ve elektron mikroskopla inceleme yöntemi” dir. HESAP YÖNTEMĠ Hesap yöntemini uygulayabilmek için önce çimentoda yer alan oksitlerin ağırlıkça yüzdelerinin bilinmesi gerekmektedir. Çimentoda yer alan oksitlerin tayini kimyasal analiz deneyleri sonucunda elde edilebilmektedir. Anabileşenlerin oranlarının tayininde kullanılan Bogue denklemleri aşağıdaki gibidir: % C3S= (4,071 x % CaO)-(7,600 x % SiO2)-(6,718 x % Al2O3)(1,430 x % Fe2O3)-(2,852 x % SO3) % C2S= (2,876 x % SiO2)-(0,7544 x % C3S) % C3A= (2,650 x % Al2O3)-(1,692 x % Fe2O3) % C4AF= (3,043 x % Fe2O3) Yukarıdaki denklemleri kullanabilmek için Al2O3 / Fe2O3 ≥ 0,64 koşulunun sağlanması gereklidir. Eğer Al2O3 / Fe2O3 < 0,64 ise, çimento içerisinde bir kalsiyum alüminoferrit katı eriyiği, ss (C4AF+C2F), oluşacaktır ki, bu durumda aşağıdaki denklemlerin kullanılması gerekmektedir: % ss (C4AF+C2F) = (2,100 x % Al2O3)+(1,072 x % Fe2O3) % C3S= (4,071 x % CaO)-(7,600 x % SiO2)-(4,479 x % Al2O3)(2,859 x % Fe2O3)-(2,852 x % SO3) Al2O3 / Fe2O3 oranı 0,64’den az olan çimentolarda C3A oluşmamakta ve C2S oranının tayininde yukarıda verilen denklem aynen kullanılmaktadır. Bogue denklemlerinde kullanılan CaO miktarı, “toplam CaO-serbest CaO” miktarıdır. Basit ve popüler bir yöntem olan “Bogue denklemleriyle anabileşenlerin oranlarının hesaplanması yöntemi”nde aşağıdaki varsayımlar yapılmıştır: (1) Anabileşenlerin oluşumuna yol açan kimyasal reaksiyonlar denge durumuna gelmiştir ve soğuma şartları bu dengeyi değiştirmemektedir. (2) Hammadde olarak kullanılan oksitler anabileşenlerin oluşumunda tam olarak yer almakta ve hammaddelerin içerisindeki tali miktardaki maddeler ihmal edilmektedir. (3) Kalsiyum silikatlı bileşenler saf haldedir ve içlerindeki tali oksitler bulunmamaktadır. Bogue denklemleri, katkılı çimentolardaki anabileşenlerin oranlarının hesaplanabilmesinde kullanılamamaktadır. Çimento hammaddesinin oksit kompozisyonundaki küçük değişiklikler çimentonun anabileşenlerinin oranlarında önemli değişikliklere yol açmaktadır. OKSĠT KOMPOZĠSYONUNDAKĠ DEĞĠġĠKLĠĞĠN ANABĠLEġENLERĠN KOMPOZĠSYONUNA ETKĠSĠ Oksit CaO SiO2 Al2O3 Fe2O3 Diğer Bileşen C3 S C2 S C3 A C4AF A-çimentosu (%) 64,9 22,2 5,8 3,1 4,0 B-çimentosu (%) 63,9 23,2 5,8 3,1 4,0 A-çimentosu (%) 52,0 24,5 10,0 9,5 B-çimentosu (%) 40,5 36,0 10,0 9,5 A çimentosunun oksit kompozisyonunun B çimentosununkine göre farkı sadece CaO miktarının % 1 daha fazla ve SiO2 miktarının da % 1 daha az oluşudur. Buna karşın anabileşen oranlarında büyük farklılıklar vardır ve tamamen ayrı ayrı özellikte iki değişik çimento tipi ortaya çıkmaktadır. PORTLAND ÇĠMENTOSUNUN KĠMYASAL ANALĠZĠ NEYĠ BELĠRLER? 1.) 2.) 3.) 4.) Çimento içerisindeki oksitlerin yüzdeleri Çimentodaki kızdırma kaybı Çözünmeyen kalıntı Serbest kireç PORTLAND ÇĠMENTOSUNUN TĠPĠK KĠMYASAL ANALĠZ SONUÇLARI Anaoksitler ve diğer bulunanlar CaO SiO2 Al2O3 Fe2O3 SO3 Na2O K2O % (ağırlıkça) Anaoksitler ve diğerleri % (ağırlıkça) 63,6 20,7 6,0 2,4 2,1 0,1 0,9 MgO Serbest CaO Kızdırma kaybı 2,6 1,4 1,4 Çözünmeyen kalıntı 0,2 Çimentoda yer alan en büyük oksit yüzdeleri kireç ve silikaya aittir. Ayrıca kireç, silika, alümin ve demir oksit miktarlarının toplamı, çimento içerisindeki tüm maddelerin yüzde doksanından fazlasını oluşturmaktadır. Bu dört oksit çimentonun anabileşenlerini oluşturan oksitlerdir. Klinkerle birlikte öğütülmek üzere kullanılan alçıtaşının miktarı çok küçük olduğu için CaSO4 içerisinde yer alan CaO miktarı da çok azdır. Çimentonun kimyasal analizi ile elde edilen toplam CaO miktarının içerisinde, alçıtaşında yer alan CaO miktarı da bulunmaktadır. Özetle, kimyasal analizle CaSO4 miktarı bulunamamakta sadece SO3 miktarı elde edilebilmektedir. SORU Çimentonun kimyasal analizi sonucunda SO3 miktarı tayin edildiği takdirde, çimentonun içerisinde yer almakta olan alçıtaşı miktarı yaklaşık olarak hesaplanabilirmi? CEVAP Ca, S, O için atom ağırlıkları sırasıyla 40, 32 ve 16’dır. CaSO4’ün atom ağırlığı 136, SO3’ün atom ağırlığı ise 80’dir. Yani, CaSO4/SO3= 1,7’dir. SO3 miktarı bilindiği takdirde, bu miktarın 1,7 ile çarpılması sonucunda çimentodaki CaSO4 miktarı elde edilebilmektedir. SORU Çimentodaki SO3 miktarının çok yüksek olması ne ifade etmektedir? CEVAP Portland çimentolarında en fazla ne kadar SO3 bulunması gerektiği çimento standardlarında belirtilmektedir. SO3 miktarı çok yüksek olduğu takdirde “C3A+su+alçıtaşı” arasındaki reaksiyonlar sonucunda çok miktarda etrenjit oluşabilir. Böyle bir çimentoyla yapılan çimento hamuru ve betonlarda büyük miktarda genleşme yer alabilmektedir. SORU Çimentonun içerisinde yer alan “Na2O+K2O” miktarının yüksek olmasının ne önemi vardır? CEVAP Alkali miktarı yüksek olan çimentolar bünyesinde reaktif silika bulunan agregalarla birlikte beton yapımında kullanıldıklarında alkali-silika reaksiyonu yer almaktadır. Bu reaksiyon sonucunda, betonun içerisinde su emme kapasitesi çok yüksek olan ve çok büyük genleşme kapasitesine sahip olan alkali-silika jelleri oluşmaktadır. Alkali-silika jellerinin oluşması bazen aylar hatta yıllar almaktadır. Yani bu jeller oluştuğunda çimento hamuru veya beton sertleşmiş durumdadır. Sertleşmiş betonun içerisinde çok büyük genleşmelerin meydana gelmesi betonun çatlamasına yol açmaktadır. SORU Portland çimentosunda fazla miktarda MgO ve serbest CaO bulunmasının ne zararı vardır? CEVAP Çimento ve su birleştirildiğinde MgO, magnezyum hidroksit haline dönüşmektedir. CaO ise kalsiyum hidroksit haline dönüşmektedir: MgO+H2O CaO+H2O Mg(OH)2 Ca(OH)2 Yukarıdaki iki reaksiyonda da ısı ortaya çıkmakta ve hacim genleşmesi olmaktadır. Portland çimentosunda bulunan MgO ve serbest CaO, fırındaki sıcaklık etkisiyle fazla pişmiş durumdadırlar. O nedenle bu oksitler suyla birleştiklerinde reaksiyonlar normal durumdaki gibi hemen başlamamakta belirli bir süre almaktadır. Bu süre içerisinde ise çimento hamuru sertleşmiş olmaktadır. Sertleşmiş çimento hamurunda magnezyum hidroksitin ve kalsiyum hidroksitin oluşması nedeniyle meydana gelen genleşme çatlaklara yol açabilmektedir. SORU Çimentonun kimyasal analizi sonucunda bulunan “kızdırma kaybı” değeri nasıl elde edilmektedir ve böyle bir kayıp nereden kaynaklanmaktadır? CEVAP “Kızdırma kaybı”nı bulabilmek için ağırlığı önceden bilinen (1±0,05 gram) çimento numunesi çok yüksek sıcaklıkta (975±25 °C) kızdırılmakta ve daha sonra hassas olarak tartılmaktadır. Ortaya çıkan ağırlık kaybına “kızdırma kaybı” denilmektedir. Bu değer % olarak ifade edilmektedir. Yüksek sıcaklıkta pişirilme sonucunda çimento numunesini terk edebilecek ve ağırlık kaybına yol açabilecek maddeler çimento numunesinde bulunabilecek nem ve karbondioksittir. Çimentoda bulunabilecek çok az miktardaki nem, çimento üretimi sırasında kullanılan küçük bir miktardaki alçıtaşının (CaSO4.2H2O) bünyesinden kaynaklanan nemdir. Havadan da bir miktar nem emilmiş olabilmektedir. Öte yandan, çimentonun havadan nem alması sonucunda çimentoda bulunan MgO ve serbest CaO önce magnezyum hidroksit ve kalsiyum hidroksit oluşturmaktadırlar. MgO+H2O Mg(OH)2 CaO+H2O Ca(OH)2 Daha sonra havadaki karbondioksitle birleşen bu hidroksitler magnezyum karbonat ve kalsiyum karbonat haline dönüşmektedir: Mg(OH)2+CO2 MgCO3+H2O Ca(OH)2+CO2 CaCO3+H2O Çimento numunesinin yüksek sıcaklıklara kadar pişirilmesi sonunda, magnezyum karbonat ve kalsiyum karbonat ayrışmakta ve içerdikleri karbondioksiti kaybetmektedirler. Kızdırma kaybı deney esnasında çimento numunesine uygulanan çok yüksek sıcaklığın etkisiyle, çimentonun içerisindeki nem ve karbondioksit miktarının kaybolmasından kaynaklanmaktadır. Kızdırma kaybı olarak bulunan değer yüksek ise çimentoda çok fazla miktarda nemin ve karbondioksitin yer aldığı ortaya çıkmaktadır. Kızdırma kaybı, çimentonun iyi korunamayarak uygun olmayan koşullarda saklanmış olduğunu veya çok uzun süreyle saklandığı durumlarda havadan bir miktar nem alarak vaktinden önce hidratasyon (prehidratasyon) yaptığını, havadan bir miktar karbondioksit alarak karbonatlaşma yaptığını işaret etmektedir. Özet olarak kızdırma kaybı çimentonun bağlayıcılık kapasitesinden bir miktar kayıp olup olmadığını yani çimentonun bayatlamış olup olmadığını işaret etmektedir. SORU Çimentonun kimyasal analizi sonucunda elde edilen “çözünmeyen kalıntı” nereden kaynaklanmaktadır ve “çözünmeyen kalıntı” miktarı neyi işaret etmektedir? CEVAP Hidroklorik asit içerisine konulan çimento numunesinin asit içerisinde çözünme göstermeyen kısmına “çözünmeyen kalıntı” denilmektedir. Bu değer numune ağırlığının yüzdesi olarak ifade edilmektedir. Hidroklorik asit içerisine konulan çimento numunesinde bulunabilecek bir miktar SiO2 dışındaki bütün maddeler bu asit içerisinde çözünmektedir. Çözünmeyen kalıntı miktarı, döner fırının içerisinde kalsiyum silikatlı anabileşenlerin oluşumu sırasında bir miktar SiO2’nin görev almamış olmasından kaynaklanmaktadır. “Çözünmeyen kalıntı” miktarı döner fırının içerisindeki reaksiyonların tam olarak yer almadığını işaret etmektedir. SORU Korozyon nedir? Tanımlayınız? CEVAP Betonun içerisinde çelik çubukların kullanıldığı betonarme yapılarda ve betonun içerisinde çelik tellerin gerilmiş olarak yer aldığı öngerilmeli beton yapılarda çelik malzemenin korozyondan (paslanmadan) uzak tutulması önemlidir. Korozyon durumunda çelik malzemenin üzerinde oluşan korozyon ürünleri hacimce büyümeden dolayı çelikle temasta bulunan betonda genleşme yaratarak betonun çatlayıp kırılmasına yol açmaktadır. Ayrıca çelik çubuk ve çelik tellerin etkili kesit alanlarında da küçülmeler olacağından metal malzemenin taşıması gereken yükün daha küçük kesitli çelikler tarafından taşınması durumu ortaya çıkmaktadır. Yani korozyon nedeniyle kesit alanı küçülen çelik çubuk ve tellere giderek daha büyük gerilme binmektedir ki sonuç olarak yapının kırılması kaçınılmaz olmaktadır. Betonun içerisinde fazla miktarda kalsiyum klorür olduğu takdirde betonarme yapılardaki çelik çubukların korozyonu daha hızlı olmaktadır. SORU Çimento hamurunun “priz alma”sı ile “sertleşme”si arasında ne fark vardır? CEVAP Priz alma ile sertleşme durumlarını birbirinden kesin olarak ayırdetmek çok güçtür. Ancak “priz alma” çimento hamurunun katılaşmasını ifade ederken, “sertleşme”, çimento hamurunun kaydadeğer bir dayanım kazandığı durumu ifade etmektedir. SORU Ani priz ve yalancı priz nedir? Tanımlayınız? CEVAP Ani priz: Çimento ve suyun birleştirilmesiyle oluşan çimento hamurunun çok kısa bir süre içerisinde gösterdiği katılaşma “ani priz” olarak anılmaktadır. Bu tür prize “çabuk priz” veya “flaş priz” de denilmektedir. Ani priz, çimentodaki C3A anabileşeni ile su arasında yer alan çok hızlı ve şiddetli hidratasyon sonucunda oluşmaktadır. Bu reaksiyon esnasında ortaya çok büyük miktarda ısı çıkmaktadır. Ani priz yapan çimento hamurundaki katılık, çimento hamuruna ilave su katarak veya hamurun daha uzun süreyle karıştırılma işlemine tabi tutulmasıyla ortadan kaldırılamamaktadır. Ani priz sonucunda çimento hamuru önemli bir dayanım kazanmadan katılaşmış ve kullanılamaz duruma gelmiş olmaktadır. Çimento üretiminde gerekenden daha çok alçıtaşı kullanılması durumunda hidratasyon sonucu ortaya çıkan kalsiyum alümino sülfohidratların miktarı daha fazla olmaktadır. Böyle bir durum ise çimento hamurunun ve betonun genleşmesine ve kırılmasına yol açmaktadır. “Yalancı priz” betonun karılma işleminden hemen sonra (yaklaşık 3-5 dakika) içerisinde yer alan katılaşmadır. “Yalancı priz” olayında kaydadeğer miktarda ısı çıkmamaktadır. Oysa “ani priz” olayında çok büyük miktarda ısı açığa çıkmaktadır. “Yalancı priz” olayında betonun karılma işlemine fazladan su katmaksızın devam edildiği takdirde katılaşma ortadan kalkmaktadır ve betonda dayanım kaybı olmamaktadır. Öte yandan “ani priz” olayı ile betonda görülen katılaşma betonun karılma işleminin devam etmesiyle ortadan kalkmamaktadır ve betonda dayanım kaybı olmaktadır. Yalancı priz olayının nedenleri: Klinkerin öğütülmesi safhasında ilave edilen alçıtaşının (CaSO4.2H2O) öğütme değirmenindeki yüksek sıcaklık nedeniyle suyunun bir kısmını veya tamamını kaybederek CaSO4.1/2H2O veya CaSO4 haline geçmesi Çimento ile su birleştiğinde bu alçı kısa sürede sertleşerek çimentonun çok erken katılaşmasına sebep olmaktadır. Çimento içerisinde bu durumda yer alan alçı miktarı çok az olduğundan betonu karma işlemine devam edilirse katılaşma ortadan kalkmakta ve çimento hamuru normal plastik durumuna gelmektedir. Klinker ve alçıtaşı birlikte öğütülürken öğütme değirmeni içerisinde alçıtaşının dehidrasyon yapmaması için öğütücülerin soğutulması ve alçıtaşının dehidrasyonuna yol açacak derecenin altında tutulması gerekmektedir. Uygulamada klinker öğütücüye gönderilmeden önce soğutulmaktadır. Yalancı prizin bir başka muhtemel nedeni de çimento içerisindeki alkalilerin havadan karbondioksit alarak Na2CO3 ve K2CO3 gibi alkali karbonat oluşturması ve daha sonra çimentonun hidratasyonu sırasında açığa çıkan kalsiyum hidroksitle reaksiyona girerek kalsiyum karbonatlara dönüşmesi ve katılaşma yaratmasıdır. Hazırlayan: Dr. Kadir Kılınç
Benzer belgeler
Betonun Dayaniklilik Sorunlari ve Cozumleri Sulfat Saldirisi
Sertleşmiş betonun yapısında bulunan CH (kalsiyum hidroksit) deniz
suyu/yeraltı suyunun yapısında bulunan sodyum sülfatlarla reaksiyona
girer ve kalsiyum sülfat oluşturur
Çimentonun yapısında yer a...