Bilim Dünyası
Transkript
Bilim Dünyası
KRİPTOLOJİ Yrd. Doç. Dr. Fatih Sulak Yrd. Doç. Dr. Mehmet Turan Betül Aşkın Özdemir Atılım Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi Cumhuriyet Gazetesi Bilim ve Teknoloji Eki, 13-03-2015 Kriptografi, Yunancada “kriptos (gizli)” ve “graphi (yazı)” kelimelerinin birleşmesinden oluşur. Kriptoloji ise şifre bilimi olarak bilinir. Daha detaylı bir tanım yapmak istersek; kriptoloji belirli bir sisteme göre bir metnin şifrelenmesi, alıcıya güvenli bir şekilde iletilmesi ve alıcı tarafından şifreli metnin şifresinin çözülmesidir. İletişimin ve teknolojinin günümüzdeki kadar gelişmiş ve hızlı olmadığı zamanlarda, en çok kullanılan iletişim yöntemi mektuplaşmaydı. Mektup yazan kişi, mektubu yazdıktan sonra bir zarfa koyar, daha sonra alıcıya gönderirdi. Bunun amacı ise, yazılan mektubun başkaları tarafından okunmasını engellemekti. Bu örneği bir şifreleme sistemi gibi düşünürsek, şifrelemenin güvenli olması yani yabancı bir kişinin şifreli metni çözememesi önemli bir yere sahiptir. Tarihte birçok uygarlık tarafından şifreli mesajlar iletilmeye çalışılmıştır. Bilinen ilk kriptolog, 4000 yıl önce yaşamış Mısırlı bir kâtiptir. Bu kâtip, efendisinin hayatını anlatmak için daha önce kullanılmamış hiyeroglifler kullanmış ve farkında olmadan kriptoloji tarihini başlatmıştır. Yunanlılar ise şifreli metinleri iletmek için köleleri kullanmışlardır. Kölelerin saçları kesilir, daha sonra derilerine mesajlar silinmeyecek şekilde yazılırdı. Kölelerin saçları uzadıktan sonra köleler hedefine doğru yola çıkarılır ve hedefe ulaştıktan sonra da kölelerin uzamış saçları kesilerek mesaj okunurdu. Daha sonraları (M.Ö. 5.- 6. yüzyıl) askeri istihbaratta gizlilik nedeniyle, kriptoloji askeri alanda yer almaya başlamıştır. Bu alandaki ilk kriptograflar ise Spartalılar’dır. Spartalılar, ince şerit şeklindeki papirüs ya da deriyi belirli bir kalınlıktaki silindire sarıyorlardı ve gizli mesajı silindir boyunca yazıyorlardı. Daha sonra şeridi silindirden çözdükten sonra mesajı (şeridi) iletiyorlardı. Bu şifreli mesaj şeridi, aynı kalınlıktaki silindire sarılmadığı sürece hiçbir anlam ifade etmiyordu. Geçmişte kullanılan bir diğer teknik ise görünmez mürekkep tekniğidir. Bu tekniğe göre mesajı yazmak için mürekkep yerine soğan suyu, limon suyu veya süt kullanılırdı. Yazı kuruduktan sonra görünmez olduğu için mesaj okunamazdı. Alıcı, kağıdı mum alevine tuttuğunda limon suyu ile yazılan yerler yanarak harfler görünür hale gelirdi. Bu yöntemin Kurtuluş Savaşı sırasında kullanıldığı söylenilmektedir. Skytale : Spartalıların Kullandığı Kripto Cihazı Sayı 40 - Ocak 2016 31 Kadriye Zaim Kütüphanesi Yansı Dergisi Bilim Dünyası Kadriye Zaim Kütüphanesi Yansı Dergisi Bilim Dünyası Askeri alandaki diğer önemli gelişme ise Büyük Roma İmparatoru Julius Caesar (Sezar)’a aittir. Sezar, günümüzde Sezar şifrelemesi olarak bilinen yöntemi kullanarak komutanları ile haberleşmiştir. Bu şifreleme sistemine göre, metindeki her harf yerine alfabede o harften sonra gelen üçüncü harf yazılırdı. Türkçe alfabeye göre düşünürsek; metindeki her A harfi yerine Ç harfi, her B harfi yerine D harfi yazılırdı. Örneğin, Sezar Şifresine göre şifrelemek istediğimiz metin ANKARA olursa şifreli metin ÇPNÇTÇ olur. Düz Metin ANKARA Şifreli Metin Ç P N Ç T Ç C şifreli metin, M düz metin ve K = 3 anahtar olmak üzere bu şifreleme yöntemini matematiksel olarak C ≡ M + K (mod29) şeklinde ifade edebiliriz. Matematiksel ifadeden de anlaşıldığı gibi böyle bir yöntemde, Türkçe alfabede anahtar için (K yerine gelebilecek) 29 farklı seçenek vardır. Bu nedenle olabilecek tüm anahtarlar denenerek düz metne kolayca ulaşılabilir. Kullanılabilecek anahtarların az olması, Sezar şifrelemesinden daha güçlü şifreleme sistemlerinin düşünülmesine sebep olmuştur. İlk akla gelen şifreleme yöntemi ise permütasyon şifrelemesidir. Bu şifreleme sistemine göre alfabedeki harflerin her birisinin yerine alfabeden farklı bir harf yerleştirerek yeni alfabe oluşturulur ve şifreleme, oluşturulan yeni alfabeye göre yapılır. Bu yöntem için Türkçe alfabede kullanılabilecek anahtarların sayısı 29! dir. Anahtar sayısının fazla olmasından dolayı deneme-yanılma yoluyla anahtar bulmak permütasyon şifrelemesi için uygun değildir. Ancak bu şifreleme sistemi frekans analizi kullanılarak çözülebilir. Harf Binde Harf Binde Harf Binde A 121 I 48 R 68 B 25 İ 107 S 28 C 9 J 0.5 Ş 16 Ç 10 K 47 T 31 D 41 L 62 U 29 E 95 M 37 Ü 15 F 5 N 71 V 8 G 13 O 22 Y 31 Ğ 11 Ö 7 Z 14 H 11 P 8 Türkçe alfabedeki harflerin frekans tablosu Frekans analizi alanındaki ilk ciddi çalışma ise Araplar tarafından yapılmıştır. Şifreleri çözmek için kullandıkları, harflerin frekans analizi günümüze kadar ulaşan kriptoanaliz (şifre çözme) yöntemidir. Bu kriptoanaliz yöntemine göre öncelikle şifreli metindeki harflerin frekansı bulunur ve alfabenin kullanıldığı dilin frekans analizi ile karşılaştırılır. Örneğin, Türkçe alfabe kullanılarak yapılan bir şifrelemeyi frekans analizi yöntemi kullanarak çözmek istersek, öncelikle şifreli metinde en sık kullanılan harfi bulmamız gerekir. Bu sık kullanılan harf de yüksek ihtimalle Türkçede en çok kullanılan “A” harfine karşılık gelmektedir. Bütün metin, bu şekilde harfler arasında frekans analizi yaparak çözümlenebilir. 32 Sayı 40 - Ocak 2016 Permütasyon şifrelemesinin çözümlenmesi de yeni sistemlerin arayışına sebep olmuştur. Sezar ve permütasyon şifreleme sistemlerinin gelişmiş hali olan Vigenere şifrelemesi 1523’te Fransa’da doğan Blaise de Vigenere tarafından geliştirilmiştir ve uzun bir süre çözülemediği için önemli bir yere sahiptir. Öncekilerden farklı olarak, Vigenere şifrelemesinde her harf aynı yere gitmez. Bu nedenle, bu şifreleme çoklu alfabeli şifreleme sistemine örnektir. Vigenere şifrelemesinde anahtar belirlenir ve tekrarlanarak şifreleme yapılır. Örneğin, anahtar kelimeyi “AKIL” seçip “ATILIMMATEMATİK” düz metnini Vigenere Şifresi’ne göre şifrelemek istersek; Düz Metin : ATILIMMATEMATİK Anahtar : AKILAKILAKILAKI Şifreli Metin : AGRZIZÜLTÖÜLTUT elde ederiz. Örnekte görüldüğü gibi metindeki ilk “M” harfi “Z” harfine giderken ikinci “M” harfi “Ü” harfine gitmiştir. Yani Vigenere Şifresine göre şifrelenen bir düz metindeki aynı harf şifreli metinde farklı harflere gidebilir. Bundan dolayı frekans analizi bu sistemi çözmek için uygun değildir. Friedrich Kasiski adlı emekli bir Prusyalı piyade tarafından 1863’te geliştirilen Kasiski testi kullanılarak Vigenere şifreleme yöntemi çözülmüştür. Kasiski testi, anahtar uzunluğunu bulmayı sağlayan bir metottur. Anahtar uzunluğu belirlendikten sonra frekans analizi yaparak sistem çözülür. Geçmişten günümüze kadar her çözülen şifreleme sistemlerinin yerini daha güçlü olan yeni şifreleme sistemleri almıştır. Sezar şifrelemesinin deneme-yanılma yoluyla çözülmesiyle birlikte permütasyon şifrelemesi tasarlanmıştır. Permütasyon şifrelemesinin frekans analizi kullanarak çözülmesiyle Vigenere şifrelemesi tasarlanmış ve bu şifreleme sistemi de Kasiski testi kullanılarak çözülmüştür. Vigenere şifresinin çözülmesi, yeni şifreleme sistemleri arayışına girilmesine neden olmuştur. Böylece kriptoloji geçmişten bugüne gelişimini hızla sürdürmüştür. KAYNAKÇA 1. Çimen, C., Akleylek, S., ve Akyıldız, E. (1996). Şifrelerin Matematiği. 2. http://en.wikipedia.org/wiki/Cryptography 3. Menezes, A. J., Oorschot, P. C. ve Vanston, S. A.(1996), Handbook of Applied Cryptography. Sayı 40 - Ocak 2016 33 Kadriye Zaim Kütüphanesi Yansı Dergisi Bilim Dünyası
Benzer belgeler
Veri Şifreleme Teknolojileri
harflerin frekans analizi günümüze kadar ulaşan kriptoanaliz (şifre çözme) yöntemidir. Bu kriptoanaliz yöntemine
göre öncelikle şifreli metindeki harflerin frekansı bulunur ve alfabenin kullanıldığ...
Safend Ürünleri Hakkında Genel Bilgi
Son Kullanıcılar için Şeffaflık - Şifrelenmiş veriye erişmek için Windows oturum açma
arayüzünü kullanır ve herhangi bir son kullanıcı eğitimine gerek bırakmaz.
Yarım Masası için Şeffaflık - Genel ...