BTM`den yeni ürün shingle DRAGON
Transkript
BTM`den yeni ürün shingle DRAGON
Yıl 13 • Sayı 53 Eylül 2011 BTM’den yeni ürün shingle DRAGON > Daha yeşil daha çevreci bir dünya için BTM Optigreen > BTM’den çevreci çözümler BTM Schüco Solar yönetim kurulu başkanı’ndan 12 yıl geçti, ne değişti!... Yaklaşık 20 bin kişinin hayatını kaybettiği Marmara Depremi’nin ardından 12 yıl geçti. Son 50 yılda, bilim dışı çevre, imar ve şehircilik uygulamaları bozularak, insanlığın geleceği açısından büyük tehdit oluşturuldu, bu tehditlerden bir tanesi de depremdir. Bazı kentbilimcilerin anlatımlarına göre, “Bilime ve mühendisliğe, akla ve uygarlığa aykırı olarak uygulanan rant politikaları nedeniyle, ülkemiz sadece bir deprem ülkesi değil, aynı zamanda bir afet ülkesi olmuştur.” Bunun ekonomik sonucu olarak da her yıl GSMH’nın ortalama %3’ü afet zararlarını karşılamaya harcanmaktadır. Bu rakam yaklaşık 20 milyar USD’dir. Yeni acıları ve utançları tekrar yaşamak istemiyoruz. Deprem nedeniyle meydana gelen can kayıplarının ve hasarların azaltılmasının tek yolu; depreme karşı dayanıklı yapılar ve yerleşim alanları tasarlamaktır. Bu tasarımların içerisinde, deprem – su yalıtımı ilişkisinin önemini vurgulamamız sektörümüz açısından da çok önemlidir. Binaların ayakta kalmasını sağlayan betonun bünyesine giren su, binalara büyük ölçüde zarar vermektedir. Su yalıtımı olmayan yapılarda betonun kimyasal niteliği bir süre sonra bozuluyor, çatlayarak kapasitesi azalıyor ve taşıyıcılık niteliğini kaybediyor. Betona sızan su taşıyıcılık niteliği olan demirin korozyonuna (paslanma) yol açıyor ve paslanan demir her geçen yıl inceliyor. Yaşanan bir depremde ise, binalar ya büyük hasar görüyor, ya da çökmeler oluşuyor. 1999 yılında Marmara’da meydana gelen depremlerde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Hasar Tespit komisyonu tarafından 56 bin konut ve işyerinde yapılan kontrollerde, incelenen binaların 3’de 2’sinde nemin yol açtığı korozyon (paslanma) saptanmıştır ve meydana gelen hasarın %64’ü bulduğu anlaşılmıştır. Binalarda su yalıtımının önemi de böylece çok daha iyi anlaşılmaktadır. Bir binanın maliyetinin içinde su yalıtımı’nın payı %3’ü geçmemektedir. Ülkemizde deprem ve doğal afetlerle ilgili çok şeyler konuşulmuş - tartışılmış, fakat bir şeyler yapılmamıştır. Son günlerde, Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay’ın açıklamalarına göre, Türkiye’de deprem sorunlarına katkı sağlayacak önemli bir kılavuz olarak belirtilen, “Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı 2023” bugünlerde açıklanacaktır. UDSEP 2023’ün ana amacı, depremlerin neden olabileceği fiziksel, ekonomik, sosyal ve çevresel zarar ve kayıpları önlemek veya etkilerini azaltmak ve depreme dirençli, güvenli, hazırlıklı ve sürdürülebilir yeni yaşam alanları oluşturmaktır. Son 50 yılda, şehircilik ve imar açısından bozulan uygulamaların ve yaşadığımız birçok depremlerin, ancak yeni çıkarttığımız deprem strateji planlarıyla çözebileceğimizi görüyoruz. C. Levent Ürkmez BTM Yönetim Kurulu Başkanı BİTÜMLÜ TECRİT MADDELERİ SAN. VE TİC. A.Ş. Bitümlü Tecrit Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. Adına İmtiyaz Sahibi: C. Levent Ürkmez Yıl: 13 Sayı: 53 Nisan-Mayıs-Haziran 2011 Editör: Arda Küçükerciyes Halkla İlişkiler: Özge Ürkmez Yeşilpınar Haber: Emre Avşar Yapım: İldaş Reklamcılık Ltd. Şti. Telefon: 0.232 425 04 06 (pbx) Grafik Tasarım: Berfin Odabaşı e-mail: [email protected] web: www.ildasreklam.com Baskı: Gülermat Matbaa ve Yayıncılık Tic. Ltd. Şti Adres: 1145/1 Sokak No:51 Gıda Çarşısı, Yenişehir / İZMİR Tel: 232. 433 6133 • Faks: 232. 433 6599 Baskı Tarihi: Yazışma Adresi: Posta Kutusu 30 35170 Kemalpaşa - İZMİR Telefon: 0.232 877 04 02 (8 hat) Faks: 0.232 877 04 10 web: www.btm.co Tüketici Danışma Hattı Telefon: 444 4 286 (BTM) BTM’ye Bakış İldaş Reklamcılık Ltd. Şti. tarafından üç ayda bir yayınlanan sektörel haber dergisidir. Bu yayının tamamı ya da bir bölümü yayıncısının yazılı izni olmaksızın çoğaltılamaz ve yayınlanamaz. 3 BTM’YE BAKI btm’den haberler BTM ürün ailesine çevreci çözümler sunan yeni bir üye daha “BTM Schüco Solar” Güneş Enerjili Çatı Sistemleri. BTM’den çevreci çözümler Doğayla dost, temiz, ekonomik ve ekolojik güneş enerjisinden maksimum ölçüde faydalanarak, yarınlarımız ve çocuklarımız için daha parlak bir gelecek bırakmayı hedefleyen BTM, çevreci çözümler sunan ürünlerine, “BTM Schüco Solar” Güneş Enerjili Çatı Sistemlerini de kattı. BTM Schüco Güneş Enerjili Çatı Sistemi sayesinde yapılar kendi enerjisini güneş gibi temiz bir enerji kaynağından alarak kendisi üretebilir hale geliyor. Güneş enerjisinin elektrik enerjisine çevrilmesi ve binalarımızın elektrik ihtiyacının karşılanması yoluyla büyük ölçüde enerji tasarrufu da sağlanmış oluyor. BTM Schüco Solar Güneş Enerjili Çatı Sistemlerinde elektrik enerjisi üretebilen iki farklı fotovoltaik ürün modülü ile çözüm alternatifleri sunuluyor. Bu çözümlerden ilkinde “İnce Film Modüller” , ikincisinde ise “Poli-Mono Kristal modüller” kullanılıyor. BTM Likit Su Yalıtım Ürünleri: BT2K 600 Su yalıtımında kullanılan likit ürünler arasında özel bir yeri olan Bitümento BT2K 600, 32 Kg.’lık yeni plastik ambalajında piyasa sunuldu. 24 kg likit bileşeni ve 8 kg. toz bileşeninin karışımından oluşan BT2K 600 su yalıtımında hızlı, pratik ve güvenli çözümler sunuyor. BT2K 600 iki bileşenli, esnek, su bazlı, elyaf takviyeli, polimer bitümlü bir su yalıtım malzemesi olarak çok çeşitli ve yaygın bir kullanım alanına sahip. Örneğin; beton, taş, tuğla, biriket, sıva ve şap gibi yüzeylerin su yalıtımında, temeller ve bodrumlarda, toprak altında kalan ve suyla temas eden yüzeylerde, banyo,mutfak,duş ve tuvalet gibi ıslak hacimlerde, balkon ve teraslarda yer kaplamalarının altında, ısı yalıtım levhalarının yapıştırılmasında ve bitümlü su yalıtım örtülerinin onarımında rahatlıkla kullanılabiliyor. 5 BTM’YE BAKI btm’den haberler Daha yeşil daha çevreci bir dünya için BTM Optigreen Çatıların yeşillendirilmesi, bahçe çatılarının oluşturulması biz insanlar için doğrudan ve dolaylı yoldan birçok avantaj sağlıyor; daha iyi ve düzenli bir çevre, yaşanılası mekanlar BTM Optigreen ile gerçeğe dönüşüyor. BTM Optigreen Yeşil Çatı sistemi sayesinde yaşadığımız binalar suyun yıpratıcı etkilerinden korunuyor, çatı ve yalıtım katmanlarımıza ulaşan sular güvenle uzaklaştırılıyor. Çatı yeşillendirmesinde kullandığımız bitki örtüsü etkin drenaj sayesinde, su azlığı veya aşırı su birikmesinden dolayı zarar görmüyor. Tüm bu faydalar BTM Optigreen Yeşil Çatı Sistemi sayesinde elde ediliyor. Doğayı yaşadığı mekanlara katmak isteyen, gelecek nesillere kirlenmemiş, yıpranmamış, yeşili daha çok bir çevre bırakmak isteyenler BTM Optigreen yeşil çatı sistemini tercih ediyor. BTM Optigreen Yeşil Çatı Sistemi’nde iki tip çözüm sunuluyor: BTM Optigreen Ekonomik Çatı Çözümü Düz ve 5°’ye kadar eğimli çatılarda kullanılan ekonomik çatı çözümü olumsuz tabiat şartlarına karşı etkin bir koruma sağlarken, yerel iklim koşullarının iyileştirilmesine de katkı verir. Üstün drenaj performansı sayesinde kanalizasyon sistem yükünü azaltır. Bu sistemin bileşenleri: 1.BTM Optigreen Sulu Tohumlama (Alternatif:Kuru Tohumlama) Özel çimlendirme tabakası ve uygun oranlarda dozajlanmış çok çeşitli bitki ve çim tohumlarının bulunduğu tohumlama yöntemidir. 2. BTM Optigreen Tek Katmanlı Yoğun Toprak Tabakası Bu toprak özel, yoğun, tek katmanlı bir tabakadır. Bu tabaka yüksek miktarda su tutma ve drenaj kapasitesine sahiptir. 3. BTM Optigreen Drenaj Elemanı Tip FKD 25 (25 mm) Drenaj elemanı fazla suyun süratle uzaklaştırılmasını sağlarken, düz çatılarda ve uzun drenaj mesafelerinde suyun birikmesini engeller. Az ağırlıkla yüksek drenaj kapasitesi sunar. 4. BTM Optigreen Üçgen Su Kanalı Profili Hızlı su tahliyesini ve dağıtımını gerçekleştiren su kanalı profilleri ve kontrol haznelerinden oluşur. Bitki kökleri için geniş alanlar sağlar. 5. BTM Optigreen Koruma ve Muhafaza Örtüsü BTM Botanik bitki köklerine dayanıklı su yalıtım membranını korur ve suyu muhafaza eder. 6 BTM’YE BAKI BTM Optigreen Eğimli Çatı Çözümü Eğimli çatılarda tercih edilen yeşil çatı çözümüdür. Eğimli ve dik bahçe çatılar için kesin çözümler sunar. Ekonomik ve güvenli kaydırmazlık sistemine sahiptir. Yüksek sıcaklıklara ve soğuğa karşı etkin koruma sağlar. UV ışınlarına karşı kalkan oluşturur ve olası zararları engeller. Hava kaynaklı zararlı maddeleri filtreler. Yoğun yağışlarda yapıları korur, su kirliliğini engeller. Bu sistemin bileşenleri: 1. BTM Optigreen Bitki Örtüsü (Alternatif: 5°-15° Eğimde Tohumlama) Hızlı yeşillendirme için dağılmaz, bitki köklerine dayanımlı taşıyıcı destekli önceden kesilmiş bitki örtüsü kullanılır. (15°’den fazla eğimi olan çatılarda) 2. BTM Optigreen Yoğun Toprak Tabakası Tip E(60-130 mm) Yüksek su depolama kabiliyetli ve yeterli hava gözenekli bir toprak tabakasıdır. 3. BTM Optigreen Kaydırmazlık Sistemi Çatı eğiminin 15°’den fazla olduğu durumlarda yeşil çatı sistemini oluşturan bileşenlerin yüksek eğimden dolayı kaymaması ve toprak tabakasının akmaması için kullanılır. 4. BTM Optigreen Drenaj Örtüsü –Tip 800 Fazla suyun özellikle çatı saçaklarından yönlendirilerek tahliye edilmesi için kullanılır. 15°’den fazla çatı eğimlerinde Tip RMS 500 drenaj örtüsü yerine tercih edilir. 5. BTM Optigreen Drenaj Örtüsü –Tip RMS 500 Çatı örtüsünün zarar görmesini engeller. Suyu muhafaza eder. Eğimi 15°’den fazla çatılarda kullanılmamalıdır. Böyle çatılarda yeterli bindirme mesafeleri sağlanarak Tip 800 örtü kullanılmalıdır. btm’den haberler BTM’den Yeni Ürün: BTM Shingle DRAGON Türkiye’de ilk ve tek… İsmini, Dragon (Ejderha) dişleri biçiminden alan BTM Shingle Dragon kendinden yapışkanlı bir yapıya sahiptir. Gölgeli efekti ile kaplandığı çatıda 3 boyut etkisi yaratan ve böylelikle çatıya bir derinlik kazandıran BTM Shingle Dragon mevcut renk yelpazesine ek olarak iki farklı renk alternatifi (kahve ve bakır-kahve) ile pazara sunulmaktadır. BTM Shingle, klasik ve lamine shingle ana ürün gruplarında zengin model, doku ve renkleriyle kullanıcılarının tercihlerine kolaylıkla cevap veriyor. Kendinden Yapışkanlı Shingle: Dragon Shingle kendinden yapışkanlı alt yüzeyi ile uygulama kolaylığı sağlar. Uygulandığı yüzeye güçlü yapışma özelliği ile çatınızı uzun yıllar güvenle korur. Dragon modelinin uygulaması sırasında, kendinden yapışkanlı bölümü koruyan sökülebilir plastik folyoyu sıyırarak shingle levhadan ayırmak gereklidir. Böylece, yapışkanlı bölüm bir alt sıradaki levhaların üzerine tam olarak yapışma sağlar. Avantajları: • Su geçirimsizdir. • Uygulaması son derece kolaydır. • Kendinden yapışkanlı olduğu için ekstra kolaylık ve dayanıklılık sağlar. • Değişken geometrisi ile alışılmış çatı görünümlerinden bambaşka bir görünüm sunar. • 3 boyutlu etkisiyle çatı yüzeylerine derinlik kazandırır. • Hafifliği ile çatılara dolayısıyla yapılara yük getirmez. • Tam yapışma özelliği ile rüzgara son derece dayanıklıdır. • Uzun ömürlüdür. • UV ışınlarına dayanıklıdır. BTM Shingle geniş ürün yelpazesine yeni bir ürün daha katarak, yapı profesyonellerinin ve nihai tüketicilerin seçeneklerini zenginleştirdi. BTM Shingle Dragon Ambalaj: BTM Kendinden Yapışkanlı Shingle Dragon, paketler halinde piyasaya sunulmaktadır. Bir paketteki shingle levha adedi 21 olup, 21 levha ile 3 m2 çatı alanı kaplanabilmektedir. Paletler halinde sevk edilen Shingle Dragonun 1 paletinde 36 paket shingle bulunmakta ve 1 palet Dragon Shingle ile 108 m2 çatı alanı kaplanabilmektedir. Uyarılar: Çatı sıcaklığının artmaması için uygun bir havalandırma sistemi sağlanmalıdır. Shingle paketleri kullanılmadan önce düşük ve yüksek sıcaklıklardan ve nemden korunmuş olmalıdır. Shingle kaplanacak çatı yüzeyindeki kaplama tahtaları (OSB, Su kontraplağı) kuru olmalıdır. 7 BTM’YE BAKI başarılı projelerimiz BTM Plus Dış Cephe Isı Yalıtım Sistemi Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin Gölbaşı’ndaki Kampüs binalarının mantolamasında “BTM Plus Dış Cephe Isı Yalıtım Sistemi” tercih edildi. Yükleniciliği Ankaralı Focus Grup İnşaat Turizm ve Sanayi Ticaret Ltd. Şirketi tarafından üstlenilen mantolama işi 2 ayda başarıyla tamamlandı. Toplam 2 bin 500 m2 alanda önce yüzey hazırlıkları yapıldı; kabarmış, çatlamış zeminler tamir edildi. BTM Plus Fix 110 Yapıştırma Harcı ile BTM Polpan levhaları şaşırtmalı olarak; ısı köprüsü oluşturmayacak şekilde cephe yüzeyine yapıştırıl- dı. Ardından m2’de 6 adet olacak şekilde BTM Plus Gazbeton Dübeli ile Polpan levhaları duvara ankraj edilerek, bir kat BTM Plus Sıva 210 sıva ile sıvandı. Daha sonra donatı filesi ve köşe profilleri tekrar bir kat sıva ile yüzeye lamine edildi. Son kat olarak, su itici ve darbelere karşı yüksek direnç gösteren BTM Plus Deco 510 mineral sıva kullanıldı. Artık Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Gölbaşı Kampüsü BTM Plus ile yenilenmiş cephesiyle hem yıllara meydan okuyacak hem de %55’e varan enerji tasarrufu sağlayacak. Mersin Yat Limanı Projesinin Su Yalıtımı Çözümlerinde BTM İmzası Mersin Yat Limanı Projesinin su yalıtım çözümlerinde BTM ürünleri tercih edildi. Toplam 20 bin m2 metrajlı projede temel yalıtımında, ıslak mekanlarda ve teraslarda BTM Plastomerik Polimer Bitümlü Su Yalıtım Örtüleri Polibit P3000 ve P 3000 A kullanıldı. APP plastomerik katkılı bitümden üretilen Polibit serisi ürünler, su yalıtımında güvenli ve ekonomik bir alternatif oluşturuyor. Projede astar olarak Bitümer BTR 200 bitüm emülsiyonu uygulandı. BTR 200 bünyesinde solvent içermeyen, tek bileşenli, su bazlı bir yalıtım malzemesi. Projenin uygulayıcılığını BTM Mersin yetkili satıcısı Çatıcılar Çatı İzl. ve Yapı Malz. Tic. Ltd. Şti. üstlendi. 8 BTM’YE BAKI btm’den haberler Polyplan Sentetik Membran ailesine yeni bir üye: Polyplan RU-P Taşıyıcılı Sentetik Membran BTM A.Ş., Polyplan markasıyla 2008 yılında üretimine başladığı sentetik membran ürün portföyüne UV dayanımlı ve taşıyıcılı PVC membranlarını da ekleyerek, yapılarda temelden çatıya sentetik örtülerle su yalıtımı çözümlerini sunuyor. Polyplan RU-P, plastize PVC esaslı, polyester donatılı, mekanik montajla hafif metal veya betonarme çatılara sabitlenerek sıcak hava kaynağı ile birleştirilen, sentetik bir membran. Hafif metal çatılar, ısı yalıtımlı ve ısı yalıtımsız beton çatılar, kubbe veya farklı geometrik şekilli beton veya çelik çatılarda uygulanabiliyor. Polyplan RU-P sentetik membranlarının ek yerlerinin birleştirilmesi, sıcak hava kaynağı, el kaynağı veya otomatik kaynak makineleri kullanılarak yapılmaktadır. Kullanılan otomatik kaynak makinesinin modeline göre tek veya çift sıra kaynağı yapılabilmektedir. En son teknoloji kullanılarak üretilen bu kaynak makineleri sayesinde yapılan ek yeri birleşimlerinde, işgücüne bağlı imalat minimize edilmiş olup, daha güvenli ve kontrol edilebilir uygulamalar yapılmaktadır. BTM A.Ş., Polyplan markalı sentetik membranları ile yenilikçi ve teknolojik ürünleri pazara kazandırarak, yalıtım sektörünün gelişmesinde ve doğru uygulamaların yapılmasında sistem çözümleri getirmektedir. Polyplan RU-P Özellikleri: • Güneş ışınlarına, bitki köklerine ve atmosfer koşullarına dayanıklılık • Polyester donatı sayesinde yüksek yırtılma ve gerilme direnci değeri ile boyutsal stabilite • Mekanik montaj (raptetleme) ile hafif metal ve beton çatılarda kolayca serilerek sabitleme • Uzun ömürlü, uygulaması kolay ve hızlı • Suyun yıkama hareketine dayanımlı 9 BTM’YE BAKI btm’den haberler Yalıtım ustası yetiştirme kursları Yalıtım sektörünün önemli isimleri arasında yer alan BTM A.Ş. bu yıl, 28 Mart - 06 Nisan tarihleri arasında gelenekselleşen ‘Yalıtım Ustası Yetiştirme Kursları’ ile yurt çapındaki bayilerine bağlı yalıtım ustalarına 3 gün, 20’şer saat, su ve ısı yalıtımı ile ilgili hem teorik hem de uygulamalı ‘Yalıtım Eğitimleri’ düzenledi. Yalıtım Eğitimleri’nin başladığı tarihten bu güne kadar binin üzerinde katılımcısı oldu ve kalifiye yalıtım ustası yetişmesine katkısı ile bir eğitim geleneği haline geldi. Eğitimlerin sonunda gerçekleşen sınavlarda başarılı olanlara Milli Eğitim Bakanlığı’ndan onaylı başarı belgeleri takdim edildi. Eğitimlere katılan ustalar, bu tür eğitimlerin hem uygulayıcılar hem de ürünün son kullanıcıları bakımından oldukça faydalı olduğunu; bu eğitimler sayesinde, yanlış uygulamaların azaldığını belirttiler. BTM A.Ş. Pazarlama Müdürü Kemal Gel, söz konusu eğitimlerin önümüzdeki yıllarda da devam edeceğini ifade etti. 10 BTM’YE BAKI btm’den haberler Yapı 2011 İstanbul Fuarı Su ve ısı yalıtımında geniş ürün yelpazesiyle faaliyet gösteren BTM A.Ş., İstanbul’da düzenlenen, “34’üncü Uluslararası Yapı İstanbul Fuarı”nda, ‘Yapılara hayat veren çözümler’ sloganıyla sektördeki son yeniliklerini tanıttı. TÜYAP’ta 5 gün süren ve 800’e yakın kuruluşun katıldığı fuarda BTM A.Ş.’nin çevre dostu yeni ürünleri BTM Optigreen ve güneş enerjili çatı sistemi BTM Schüco Solar yoğun ilgi gördü. Fuarda, çevre, insan ve doğaya göstermiş olduğu özeni bir kez daha kanıtlayan BTM’nin deneyimli ekibi, bayi ve profesyonel ziyaretçilerle tek tek ilgilendi. BTM’nin yurtiçi ve yurtdışı fuarlardaki başarısıyla yeni pazar ve müşterilere ulaştığını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Levent Ürkmez, “Özellikle tüketicilerin bilinçlenmesi ve devletin enerji verimliliği politikaları sektörümüze ilgiyi arttırdı. Diğer fuarlara oranla daha bilinçli ziyaretçilerin olması bizi mutlu etti. Fuarda bayilerimizin yeni ürünlerimize ilişkin görüş ve düşüncelerini de öğrenme fırsatı bulduk. Çevre dostu üretim teknolojisiyle çocuklarımıza daha parlak bir gelecek bırakmayı hedefliyoruz” diye konuştu. BTM Optigreen ile çatıların yeşillendirilmesini ve bahçe çatıların oluşturulmasını amaçladıklarını belirten Ürkmez, Schüco Solar’ın ise kullanıcılara güneş enerjisinden mümkün olduğunca fazla yararlanma olanağı sağladığını dile getirdi. 11 BTM’YE BAKI sektörden haberler QBECTIS Yalıtım Sektöründe Yeterliliğe Dayalı Belgelendirme AB Destekli “Yalıtım Sektöründe Yeterliliğe Dayalı Belgelendirme” projesi “QBECTIS” ile yalıtım sektöründe nitelikli, yetkin uygulayıcıların yetiştirilerek sektör hizmetine sunulması, bu yöntemle uygulamalardaki hataların en aza indirilmesi amaçlanıyor. Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) tarafından yürütülen proje ile öncelikle, sektörün tümünde geçerli olacak ortak meslek standardına göre bir yeterlilik oluşturulacak, daha sonra yeterliliğe dayalı bir sınav sistemi ve belgelendirme yapılacak. İnşaat sektöründe rol alan uygulayıcıların nitelikli ve yetkin hale getirilmesi projelerde uygulamalardan kaynaklanan sorunları azaltacak. İyi yalıtım malzemelerinin nitelikli uygulayıcılar ile uygulanmasının hem malzeme üreticilerine, hem inşaatçılara hem de son tüketicilere büyük faydaları olacak. Yalıtım krediniz Ziraat’te Isı, Su, Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği (İZODER) teknik danışmanlığında Ziraat Bankası işbirliğiyle sağlanan “Yalıtım Kredisi Kampanyası” büyük avantaj sağlıyor. Apartman yönetimleri ve bireysel başvuruların değerlendirildiği Yalıtım Kredisi Kampanyası’nda çatı, cam, döşeme, duvar ve tesisatlarda etkin yalıtım imkanı sunuluyor. İZODER’in danışmanlığıyla verilen kredi olanağı sayesinde yakıt faturalarınızda tasarruf sağlayabilir, evinizi, depreme karşı güvenli hale getirebilir, binanızın dış cephesini daha güzel bir görünüme kavuşturabilir, binanızda dört mevsim boyunca sağlıklı ve konforlu bir hayatın keyfini çıkarabilirsiniz. İzoder yetkilileri yalıtım kampanyası kapsamında ısı yalıtım uygulamaları, duvar yalıtımı (mantolama), döşemelerde ısı yalıtımı, nitelikli camlarla yapılan pencere yalıtımı, çatı yalıtımı, tesisat yalıtımı, su yalıtımı, çatılarda su yalıtımı (teras ve eğimli çatılarda) temellerde su yalıtımı, ıslak hacimlerde su yalıtımı, yangın ve ses yalıtımı uygulamalarını başarıyla hayata geçirdikleri bilgisini verdi. Yalıtım konusunun çevre sağlığı ve ekonomik anlamda büyük avantajlar sağladığını söyleyen İZODER yetkilileri, Türkiye çapında yalıtım bilincini geliştirmeyi ve bu bilinci yaygınlaştırmayı hedeflediklerini de sözlerine ekledi. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Denetimleri Başladı Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’ na bağlı Piyasa Denetim ve Gözetim Elemanları denetimlerine başlamış olup, ziyaret ettikleri satış noktalarında (Dağıtıcı) yapı malzemeleri ile ilgili CE belgelerini görmek istemektedirler. 4703 sayılı kanunun ilgili maddesinde dağıtıcıların sahip olduğu bilgiler çerçevesinde, güvenli olmadığını bildiği ürünleri (CE veya G belgesi olmayan) piyasaya arz edemeyeceğine işaret ediliyor. İlgili maddede dağıtıcı, faaliyetleri çerçevesinde, ürünlerin taşıdığı riskler ve bu risklerden korunmak için alınması gereken önlemler hakkında ilgililere bilgi vermekle sorumlu tutuluyor. Üreticinin tespit edilemediği durumlarda, yetkili kuruluşça belirlenecek süre içinde üreticinin veya malı tedarik ettiği kişinin kimliğini bildirmeyen dağıtıcı, üretici olarak kabul ediliyor. 12 BTM’YE BAKI MADDE 5 – 9. Paragraf : Dağıtıcı, sahip olduğu bilgiler çerçevesinde, güvenli olmadığını bildiği ürünleri (CE veya G belgesi olmayan) piyasaya arz edemez. Dağıtıcı, faaliyetleri çerçevesinde, ürünlerin taşıdığı riskler ve bu risklerden korunmak için alınması gereken önlemler hakkında ilgililere bilgi verir. Üreticinin tespit edilemediği durumlarda, yetkili kuruluşça belirlenecek süre içinde üreticinin veya malı tedarik ettiği kişinin kimliğini bildirmeyen dağıtıcı, üretici olarak kabul edilir. 2011 yılı cezası 1,232.00 – 3,081.00 TL (ceza miktarı her yıl bakanlar kurulu kararı artar) iş ortaklarımız İMTAŞ A.Ş. müşteri ve kalite odaklı çalışıyor 1. Firmanızın kuruluşu, yapılanması ve faaliyetleri hakkında bilgi verir misiniz? 1977 yılında küçük bir demir ticarethanesi olarak Denizli’de ticari faaliyetine başlayan ve 1979’da ben Hakan Özyalçın ve 2 ortağımla kurduğumuz İMTAŞ Ticaret Kollektif Şirketi, müşteri memnuniyeti odaklı çalışmalarıyla bugün aranan adres konumunda. Müşteri görüşleri ve isteklerini ön planda tutuyoruz. Saç ticareti ile 100 metrekare dükkanda başladığımız ticaret hayatımıza bugün toplam 5 ana firma, mülkiyetinin tamamı kendine ait olan 3 satış yeri, 3 fabrika ve imalathane, 1 showroom olmak üzere toplam 7 noktadan 3 bin 557 kalem ürün ile 25 bin 500 metrekare kapalı alanda toplam 21 adet vinç ile hizmet veriyoruz. 2. Hangi ürünlerin satışını - bayiliğini yapıyorsunuz? Ocak 2003’ten bu yana faaliyetine İMTAŞ İç ve Dış Ticaret A.Ş. ünvanı ile devam eden firmamız tüm demir çelik ürünlerinin (saç, profil, hadde mamülleri, paslanmaz saçlar, ferforje, hırdavat çatı malzemeleri, doğalgaz ürünleri, elektrikli el aletleri, kaynak marketi) yanı sıra tüm izolasyon ürünlerinin de toptan ve perakende satışını gerçekleştiriyor. İzolasyon ürünlerinde geniş bir ürün yelpazesine sahibiz. Camyünü, taşyünü, ısı yalıtım levhası olarak XPS ve EPS, membran, shingle, OSB, betopan, alçı ve alçıpan, atermit, gaz beton, plastik boru ve benzeri su, ısı ve ses yalıtımında kullanılan ürünleri aynı çatı altında müşterilere sunuyoruz. 3. İzolasyon sektöründe BTM’yi tercih etme nedenleriniz nelerdir? BTM’yi köklü ve güvenilir bir firma olduğu için tercih ediyoruz. BTM’nin yanında Standard, İzocam, Tepe Betopan, Rigibs, Knauf, Atermit, Pakplast, Akg ve Kronospan firmalarının bayiliklerini de üstlendik. 4. Ülkemizin coğrafi yapısı gereği, iklimsel değişiklikleri dikkate alarak, bölgenizde yalıtım bilinci algılaması ne düzeydedir? Ne gibi çalışmalar yapılması yararlıdır? Avrupa Birliği verilerine göre enerjinin %28’i sanayide %31’i ulaşımda ve %41’i de konutlarda tüketiliyor. Günümüz coğrafyasında dünya devletlerinin halen büyük bir kaynak olarak kullandıkları petrol rezervlerine olan ihtiyaçları ve bu ihtiyaçlar çerçevesinde oluşturulan politikalar ile birlikte enerji tüm dünyada devlet stratejilerini şekillendirmektedir. Ülkemizde yalıtım bilinci İZODER’in yoğun çabaları ve devlet desteği ile hızla artmaktadır. Bu bilinci arttırmak için sektöre öncülük eden firmaların görsel medyada ve yazılı basında teknik ayrıntılardan ziyade halka yönelik ve sonuç odaklı reklam kampanyaları yapılmalıdır. 5. Pazarlama ve uygulama yapan, yalıtım ve inşaat sektörüne hizmet veren bir firma olarak; satıcılara, uygulayıcılara ve tüketicilere vermek istediğiniz mesajlar nelerdir? Rekabetin yoğun ve önemlilik arz ettiği günümüzde fırsat ve tehditlerdeki yapısal değişimleri takip etmek, rakiplerden farklılaşabilecek noktaları tespit etmek, bireylerin istek ve ihtiyaçlarının farkında olmak ve en doğru kararı alarak en doğru pazarlama stratejilerini oluşturmak için pazarlama araştırması çok önemlidir. Sektörel pazarı iyi takip etmek ve istatistik yapmak, pazarlamayı kolaylaştıran faktörler arasında gelir. İyi pazarlama yapan bir firma da pazara hakim durumdadır. Satıcıların ticari kaygıları mümkün olduğunca gözardı ederek kaliteli ürün ve malzemelerinin arkasında duran firmalarla çalışmaları ve tüketiciyi bilinçlendirmeleri gerekmektedir. Sektörde uygulayıcılara da büyük görev düşüyor. Uygulayıcı firmaların yaptıkları işte kendi deneyimlerini tüketiciye en iyi şekilde aktarmaları çok önemlidir. Son olarak, tüketicilere de “Ucuz mal alacak kadar zengin değilim” sözünü hatırlatmak isterim. 13 BTM’YE BAKI söyleşi Saral Grup Proje Müdürü Osman DALKALI: “BTM Shingle’ı mimari estetiği ve kalitesi için tercih ettik” 1- Merhaba, öncelikle BTM’ye bakış okuyucuları için kendinizden ve bu projedeki görevinizden kısaca bahsedermisiniz? 1960 yılında Sivas’ta doğdum. İlk, orta ve liseyi İstanbul da okuduktan sonra üniversite tahsilimi de İTÜ inşaat fakültesinde 1986 yılında tamamlayarak mezun oldum. Hem okula gittim hem de o dönemde stajyer olarak çalıştığım Saral İnşaat Grubunda neredeyse 30 yıla yakın zamandır çalışıyorum. Halihazırda inşaat departmanında proje ve şantiyeler müdürlüğü görevim devam ediyor. 1999 yılında ahşap taşıyıcı sistemle Sunflower projelerine başladıktan sonra ahşap teknoloji üzerine yurtdışında eğitimler aldım. Bugün ahşap teknoloji üzerine tüm projelerimizin statik hesaplamaları da tarafımdan yapılıyor. En büyük ilgi alanım teknolojik gelişmeler ve Türk Halk Müziği. Saz çalıyorum ve büyük keyif alıyorum, tabi amatörce. 2- Saral Grup olarak inşaat dışındaki diğer faaliyet alanlarınız nelerdir? Saral Şirketler Grubu olarak 1948 yılından beri devam eden ve farklı sektörlerde başta İnşaat olmak üzere, bilgisayar ve sarf malzemeleri, mobilya ve ithalat alanlarında faaliyet gösteriyoruz. Türkiye ve Orta Doğu ülkelerini de kapsayan bir coğrafyada farklı markaların distribütörlükleri ile bilgisayar ve elektronik alanlarında faaliyetlerimiz devam ediyor. Özellikle kartuş dolumu yapan bir tesisimiz ile Caria markası ile uluslararası firmalarla bu alanda bir yarış halinde olduğumuzu söyleyebiliriz. 3- Saral İnşaat’ın profili ve kalite politikası nedir ? Saral İnşaat Grubu bir aile şirketi olarak 1971 yılında Mimar Osman Saral tarafından kurularak sektörde faaliyetlerine başladı. 40 yıldır sektörde faaliyet gösteren bir şirket olarak hem ülkemizde ilkleri başardık hem de satış jargonumuzu tamamen müşteri memnuniyeti üzerine kurduk. Yaşam kalitesini yükselten projeler inşa ettik. Özellikle Gayrettepe ve Suadiye bölgelerinde 2 binin üstünde konut ve ticari amaçlı binalar inşa ettik. 1980 yılından sonra da Silivri bölgesinde yazlık amaçlı siteler inşa ettik. 1999 yılında Sunflower projeleri ile ahşap taşıyıcı sistemlerle kurulan proje konseptlerine başladık. Silivri, Davutpaşa-Kemerburgaz, Ömerli, Karaağaç-Hadımköy projeleri ile Sunflower proje konseptlerini uyguladık. Grup olarak betonarme ve ahşap kontrüksiyonlu inşaat faaliyetlerinin tasarımından üretimine, satış ve pazarlamasından teknoloji uygulamasına kadar doğru malzeme kullanımında kalite ve garanti kalibrasyonları onaylanması bizler için çok önemli. Tabi ki inşaatlarımızın tüm evrelerinde sisteme bağlı kalarak ve her yıl düşünülen hedeflerimiz doğrultusunda doğru yapılmasını sağlamak ve üretmek konusunda hassasiyetlerimiz var. Saral İnşaat Grubu olarak sektöre uygun ulusal ve uluslar arası standartlara / mevzuatlara, iş sağlığı ve güvenliği ve çevre mevzuatlarına uygun ISO 9001 Kalite Yönetim Şartları, ISO 14001 Çevre, Yönetim Şartları ve OHSAS 18001 İş Sağlığı ve 14 BTM’YE BAKI Güvenliği Yönetim Şartlarına uygun olarak çalışıyoruz. Müşteri ihtiyaç ve beklentilerini en iyi şekilde anlamak, cevap vermek ve karşılamak, satış sürecinde taahhüt edilen zamanda evleri mutlak teslim etmek, kaliteden taviz vermeden her zaman yeniliklere açık olmak ve her noktada sürekli iyileşme ve mükemmel olanı üretmeyi temel felsefemiz olarak belirlemek, şirket, proje ve tüm departmanlarda çalışanların memnuniyetini sağlamak, tüm üretim, montaj ve hizmet aşamalarımızda çevre kirliliğinin önlenmesini ve çevresel performansımızın sürekli geliştirilmesini sağlamak, çevre ve iş güvenliği risk değerlendirmelerini kontrol altına almak ve minimize etmek, minimum kaza ile çalışmalarını sürdürmek, sürekli iyileştirme kapsamında çalışanların gelişimi, çevre bilincinin arttırılması ve iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için eğitimler düzenlemek, kalite, çevre ve iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemine tüm personelin katılımı sağlanarak, etkinliğinin izlenmesi ve sürekli iyileştirilmesi firmamızın ana politikasıdır. 4- Silivri Sunflower projesinin konsepti nasıl oluştu? Sizi çevredeki diğer konut projelerinden özel kılan ayrıcaklıklarınız nelerdir? 1999 yılında Silivri Sunflower projesi ile geniş bahçeler içerisinde 2 katlı villa konseptini oluşturduk. Yerel yönetimler tarafından verilen imarı eksik kullanarak yaşam kalitesini artıran büyük yeşil alanlar, geniş yollar ve rekreasyon alanları ile oluşturulan bu konsept ülkemizde ilk ve tektir. Isı pompalı klimalar, vakumlu süpürge sistemi, genel jeneratör sistemi ve deniz suyunun arıtılarak bahçe otomatik sulama sistemine aktarılması vb.gibi uygulamalar ülkemizde ilk defa uygulan- söyleşi mıştır. Oluşturulan konseptin yanı sıra Türkiye de ilk defa ahşap taşıyıcı sistemle bir proje inşa edilmesi, nemsiz ve rutubetsiz ortamlar sunulması, deprem güvenliği konusunda sıfır risk taşıması da bir ilktir. Saral İnşaat Grubu olarak bizler Sunflower konsepti ile müşterilerimize ve ikamet eden ailelere yaşam ve yatırım garantili projeler sunuyoruz. Bakın bu çok önemli, iddialı bir jargon. Ahşap sistemin bireysel ve toplumsal fayda olarak sektörde hiçbir şirket veya proje yaşam ve yatırım garantili yapıları bizim haricimizde bu jargonla sunamaması bizim ayrıcalığımız değil midir? 5- Projeniz çatılarında Türk kültürünü ve Amerikan mimarisini malzeme seçimi aşamasında nasıl bir araya getirdiniz? İsterseniz şuradan başlayalım; evet uygulanan sistem her ne kadar çağdaş dünyada Amerikan sistemi olarak bilinse de Osmanlı çatkı sisteminin modernize edilmiş hali de diyebiliriz. Hafif sistemlerle kurulan bu yapılar da duvar paneller+çatı makasları+kat arası kirişler ahşap karkası oluşturuyor. Tabiatıyla çatıların dik olması kar yükü açısından elzem bir durumdur. Mimari açıdan ise evlerin dış görüntüsü her ne kadar da Amerikan tarzı da olsa cumbalı ve Türk çizgileri taşıyan model evlerde ısrarımız sürüyor. Özellikle ev planlarımız tamamen Türk aile yapısına uygun olarak Mimar Osman Saral tarafından çiziliyor. Zaten iç malzeme seçimleri ise müşteriler tarafından yapıldığı için ailelerin zevkine ve yaşam tarzına göre evlerimizi inşa ediyoruz. Gene grubumuza bağlı ALBA HOUSE markası ile yurt içinde ve yurtdışında konut veya ticari amaçlı yapıları inşa edebiliyoruz. Gürcistan, Kıbrıs, Erbil’de farklı projeler ve bina- lar inşa ettik. Buradan ben değerli yatırımcılara da seslenmek istiyorum, bizler insanların hayalindeki evleri veya binaları inşa ediyoruz. Türkiye’nin geleceği ahşap sistem olduğunu bir deprem de anlamamak lazım. Her ne kadar da ticari bir işte yapılsa toplumsal faydalar adına sağlıklı ve güvenli olan yapı sistemlerini ülkemize tanıtmak zorundayız. 6- Çatı kaplama malzemesi olan Shingle’ı ne kadar süredir biliyorsunuz ve daha önce projelerinizde kullandınız mı? Bizler projenin ilk başlangıcından beri zaten çatı örtüsü olarak shingle’ı kullanıyoruz. Yakın zamana kadar da shingle ithalatı ile bu sorunu çözdük. Çünkü inşa edilen sistem shingle kullanımını gerektiriyor. İşlenebilirliği, mimari estetiği, hafif oluşu ve kalitesi nedeniyle hep Shingle’ı tercih ettik. Ancak yakın zamanda BTM Shingle’ın kalitesini keşfedilince, şimdi sizlerin grubunuza ait Shingle çatı kaplamalarını kullanıyoruz. 7- Bu projede BTM Shingle tercih etmenizin nedenlerini sorsak? Bakınız bu ülke de shingle daha bilinmezken bizler bu ürünü hem tanıyorduk hem de ürün gamını kullanıyorduk. Sunflower projelerinde BTM tarafından üretilen lamine shingleprestij modelini uyguluyoruz. 8- Son olarak çatılarında shingle kullanmayı düşünen müşterilerimize önerileriniz ne olacaktır? Nakliye, işçilik ve tadilat kolaylıkları ile hareketli çatılarda pratik oluşu ve ekstra malzeme istememesi inşaat şirketleri açısından büyük kolaylıklar ihtiva etmektedir. 15 BTM’YE BAKI gezi Doğa, deniz ve kültür hazinesi: İTALYA Yazı ve fotoğraflar: Özge Ürkmez Yeşilpınar Italya, ziyaret edilmesi gereken birçok cenneti içinde barındırıyor. Bu sefer biz Positano, Ravello, Capri, Atrani, Praiano, Minori, Maiori’yi ziyaret ediyoruz. Eski Yunan mitolojisine göre, bir zamanlar denizcileri sesleriyle büyüleyen sirenlerin yaşadığı İtalya’nın Amalfi kıyılarını kelimeler ile anlatmak pek mümkün olamayacağı için, yazıma bol bol fotoğraf koyacağım. Bu gizli cenneti anlatmaya nereden başlamalı? İtalyanlar bu yöre için, “Tıpkı evli erkekleri baştan çıkaran kadınlar gibi; tehlikeli bir güzelliğe sahip,” diyorlar. İlahi güzelliğine karşı koymak imkansız. Tehlikeli oluşu ise, doğal yapısından: Daracık ve virajlı yollarından. Renkli atmosfer sizi büyüleyecek İtalya’nın Tiren Denizi kıyılarında, Napoli’nin hemen güneyinde yer alan Amalfi bölgesi, kayalara oyulmuş kasabaları, kristal denizi, cana yakın insanları ve renkli sosyal yaşamıyla her yıl turist rekorları kırıyor. Limon ve zeytin ağaçlarının gölgesindeki irili ufaklı kasabaların bulunduğu Amalfi kıyıları doğa zenginliğinin imza attığı bir güzellik sunuyor. Eğer araba ile o daracık virajlı yollarından seyahat edecekseniz mutlaka camınız açık olsun. Mis gibi limon kokusunu içinize çekmeyi ihmal etmeyin. Bu yöre tarihte; “siren” adı verilen ve incecik 16 BTM’YE BAKI gezi sesleriyle gemicileri kayalara sürükleyip teknelerini batıran tanrıçaların beldesiymiş. Sirenlerin bugün hala burada, Rudolf Nureyev’in sahibi olduğu Li Galli adacıklarında yaşadığına inanılıyor. Gezimizde ilk durağımız Positano. Bu minik ve romantik kasabada, yöredeki diğer yerleşimlere kıyasla daha kalabalık bir yaşam hüküm sürüyor. Rengarenk çiçekler evlerin dış cephelerini sarmış, gözünüzü okşuyor. Sokakları cıvıl cıvıl, kanınız kaynıyor. Deniz mahsullerinden mutlaka tatmalısınız. El işlerinden de çantanıza bir tane atmalısınız. Çiçekler ve ziyafetler diyarı Ravello, huzurlu atmosferiyle Boccaccio’dan Wagner’e pek çok kişiye ilham vermiş. Bölgedeki bağlardan elde edilen şaraplar dünyada kabul görmüş tatlar sunuyor. Amalfi kasabası en kalabalık ve canlı yaşama sahip. Bu özelliğini de ortaçağdan beri koruyor. Ticaret ve turizm alanında komşularına örnek teşkil ediyor, hatta yönetiyor denebilir. İlk defa 10. yüzyılda kurulan kasaba, 18. yüzyılda Napoliten - Barok stilinde yeniden inşa ediliyor. O zamandan şimdiye 17 BTM’YE BAKI gezi özenle korunmuş olan yapılar, sokaklar sanki o çağlarda bir gezintiye çıkmışsınız hissi veriyor. Deniz, güneş, sükunet, güzel yemekler, müthiş şaraplar, sımsıcak insanlar, tarihi yeniden yaşıyormuşsunuz hissi veren sokaklar, büyülü mimari sizi tatilinizin başından sonuna kadar sarıp sarmalayacak. Görülmesi gereken yerleri özetlemek gerekirse, Amalfi’deki tüm bölgenin kalbinin attığı tarihi katedrali, söyleyebilirim. 9. yüzyıl mimarisinin seçkin örneklerinden. Fas - Gotik - Normandiya mimarisinin izlerini taşıyan cephesi ve romanesk tarzdaki çan kulesi etkileyici. Aşk kasabası Positano Positano’nun tabelasını görür görmez bir aşk kasabasına geldiğinizi hissedeksiniz. Evler, sokaklar, teraslar, çiçekler, kahkahalar, deniz, plajlar..hepsi kulağınıza aşk tınıları fısıldayacaklar. Mutlaka Cafe Positano’da bir mola vermeli, nefes 18 BTM’YE BAKI gezi kesen manzaraya karşı bir İtalyan kahvesi içmelisiniz. Komşularından biraz daha yüksek bir tepeye konuşlanan Ravello’da yine Positano’daki gibi manzara nefis hatta daha yüksekte olduğu için mutlaka Villa Rufolo ve Villa Cimbrone’den seyretmenizi tavsiye ederim. El boyama seramiklerden hatıra olarak almalısınız, eliniz boş dönerseniz sonradan pişman olmayın. Capri adası bölgedeki en bilinen yer. Şık kafe ve restoranları, pahalı mağazaları, lüks villa ve otelleriyle yıllardır Türkler tarafından da tercih edilen bir tatil beldesi. Capri’ye Napoli’den feribotla ulaşılıyor. Benim tavsiyem ada’yi da mutlaka görmeniz ama diğer kasabalar kadar vakit ayırmamanız olacaktır. Şimdi yazımı burada noktalıyorum, ve sizi büyüleyici fotoğraflarla baş başa bırakıyorum. Bölgeyi ziyaret etmeyi düşünenlere yaz aylarının en sıcak olmadığı dönemleri tercih etmelerini tavsiye ederim. Yoksa sıcaktan bunalabilirsiniz. 19 BTM’YE BAKI makale Yapıların Temel Tasarımında Zemin Özelliklerinin ve Su Yalıtımının Önemi Yazan: M. Kemal Gel - İnşaat Mühendisi BTM A.Ş. Pazarlama Müdürü Konut ve yapı üretim teknolojileri her geçen gün gelişmektedir. Bu gelişmeler kötü zemin koşullarında dayanıklı yapıların inşa edilmesine, hafif malzemelerle daha esnek ve daha güçlü çok katlı yapıların yapılmasına olanak tanımaktadır. Bu teknolojik gelişmeler aynı zamanda yapıların daha kısa sürede bitirilebilmesini, yani zaman ve para tasarrufu sağlamaktadır. 21. yüzyılda nüfus artışına paralel oluşacak yeni konut ve yapı ihtiyacının karşılanmasında ve kentleşme planlarının yapılmasında eskisinden daha dikkatli ve titiz planlama, yer seçimi, çevre düzenlemesi, iklim, yöreye özgü geleneksel mimari kriterlerin dikkate alınması, ve yaşanmış olan acı deprem felaketinden sonra daha sağlam yapıların inşa edilmesi zorunluluğu karşımıza çıkmaktadır. Deprem felaketinde ortaya çıkan tablo, basit bir sınıflama ile binaların ya yapısal (kolon, kiriş, döşeme gibi yapısal), ya zemin ve temel sistemi, ya da her ikisi ile ilgili nedenlerden dolayı yıkıldığını göstermektedir. Deprem sonrası İstanbul Teknik Üniversitesi’ nin hazırladığı Marmara Depremi Ön Değerlendirme Raporunda şu ifadeler yer almaktadır “İzmit Körfezi’ne boşalan nehirler jeolojik süreç içerisinde Gölcük, Hersek, Kavaklı deltalarını ve Sapanca Gölü ile İzmit Körfezi arasındaki geniş ve uzun alüvyon düzlüğünü oluşturmuştur. Bu alanlarda, zemin profili genelde çok kalın, yumuşak-orta katı kil veya gevşek kum tabakalarından oluşmaktadır. Diğer bir deyişle, Kuzey Anadolu Fay Hattı’nın Marmara Denizi’nin güneyi boyunca uzandığı bölgede hem sismik aktivite çok yüksek ve hem de zemin koşulları son derece elverişsizdir. Çeşitli projelerle ilgili olarak bölgede yapılan zemin araştırmaları, zemin tabakalarının sıkışabilme özelliğinin çok yüksek olduğunu ve ayrıca bazı bölgelerdeki zeminlerin sıvalaşma potansiyeli gösterdiğini ortaya koymuştur. Nitekim, depremi takiben İTÜ Zemin Mekaniği ve Temel Mühendisliği öğretim üyelerinin yerinde yaptığı incelemelerde özellikle Adapazarı, Gölcük ve Yalova’da meydana gelen hasarların başlıca sebebinin zemin problemlerinden kaynaklandığı belirlenmiştir. Buna karşılık, ciddi ve bilimsel zemin araştırmalarına dayanan temel mühendisliği çözümlerinin uygulandığı projelerde örneğin, yumuşak zemin koşullarında kazıklı temel sistemlerine taşıtılan binalarda ve sanayi tesislerinde, fay hattına çok yakın olsa bile herhangi bir hasar meydana gelmemiştir. Adapazarı örneğinde olduğu gibi, zemin koşulları elverişsiz ve yeraltı su seviyesi çok yüksek olduğu halde ağır yapıların bile tekil veya sürekli temellere taşıtıldığı yerlerde ise binaların farklı oturma yaptığı, devrildiği, yana yattığı veya zemin katların bodrum kata dönüştüğü tespit edilmiştir. İlk defa bu depremde elverişsiz zemin koşulları, deprem hasarının büyük olması üzerinde bu derece etkili olmuştur. İstanbul Teknik Üniversitesi’ nin hazırladığı Marmara Depremi Ön Değerlendirme Raporunda, özellikle altı çizili ifadelerden, yapıların tasarım aşamasında zemin koşullarının iyi etüd edilmesi ve özellikle zayıf zemin koşullarında ağır ve çok katlı yapıların temel tasarımlarında radye jeneral diye adlandırılan ve en az yapının bina oturma alanını kapsayacak şekilde (kazıklı veya kazıksız) yekpare betonarme temele taşıtılması gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Bu temel sisteminde binanın kolonları radye sisteme bağlanmakta ve yapının tüm ağırlığı yekpare temel sistemi tarafından taşınmaktadır. 20 BTM’YE BAKI Radye temel sistemleri, yumuşak zemin koşullarında ve su seviyesi yüksek olan yerlerde tercih edildiği için temel su yalıtımlarının önemi çok fazladır. Radye temel sistemlerinin su yalıtımı, bohçalama adı verilen ve tüm temel ve bodrumu yatay ve düşey düzlemlerde saracak şekilde membran kaplanarak yapılır. Kullanılabilecek membran tipleri değişmekle birlikte zemin sularının çoğunlukla yüksek sülfat içermesi göz önüne alındığında bitümlü membran sülfatlı suya dayanımda uygun ve uzun ömürlüdür. Temellerde Su Yalıtımı Yapıların temel sistemleri genel olarak münferit, mütemadi, kazıklı veya kazıksız radye jeneral şeklinde projelendirilmektedir. Hangi sistem seçilirse seçilsin yapıların temellerinin, üstündeki binayı ömrü boyunca taşıyacak sağlamlıkta olması gereklidir. Ancak, sadece temelin yeterli sağlamlıkta yapılmış olması tek başına uzun ömür için yeterli değildir. Yapılan temellerin mutlaka suya ve suyun korozif etkilerine karşı yalıtılmış olması da gereklidir. Temellerde su yalıtımı zemin rutubetine karşı, basınçsız suya karşı ve basınçlı suya karşı su yalıtımı olarak üçe ayrılmaktadır. Mimari projenin tasarımı esnasında, zemin etütleri yapılırken, zemin suyunun tetkikinin de yapılması, gerek proje müellifine gerekse yalıtımcıya yön verecektir. Bu nedenle zemin su durumu belirlendiğinde, temel sisteminin statik gereklilik dışında bu suya karşı alınacak önlemler doğrultusunda yeniden seçilmesi gerekecektir. Örnek vermek gerekirse, basınçlı yer altı suyunun olması durumunda bohçalama yalıtımının sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için mütemadi temel sisteminin radye jeneral temel sistemine çevrilmesi söz konusu olabilecektir. Zemindeki Su Durumunun Tespiti: Zemindeki su durumunun tespiti için zemin suyu seviyesinin en yüksek olduğu dönem gözlenmelidir. Su seviyesi kadar suyun debisi de önem kazanmaktadır ve yeraltı su rejiminin değişkenlik göstereceği unutulmamalıdır. Zemindeki Su Durumunun Değerlendirilmesi: Sondaj ve gözlemler sonucu zemindeki su durumu, aşağıda belirtilen üç kategoriye ayrılarak yalıtım projesi hazırlanır. - Zemin Rutubetine Karşı Yalıtım - Basınçsız Suya Karşı Yalıtım - Basınçlı Suya Karşı Yalıtım Zemin Rutubetine Karşı Yalıtım: Zemin rutubeti; zeminde daima mevcut bulunan, kılcallık yoluyla yapının bünyesine girip zararlara yol açan, zeminin cinsine bağlı olarak etki derecesi değişiklik gösteren sudur. Zemin rutubeti; - Zemin tanecikleri ile aderans temin eden ve sızmayan su - Zemin tanecikleri arasına köşelere asılı kalan su - Zemin taneciklerini ince bir film şeklinde saran su - Yer altı suyu veya birikinti sularından kılcal olarak emilen su şeklindedir. Toprakla temas eden statik perdelere bir kat cam tülü taşı- makale yıcılı 3mm polimer bitümlü örtü ile yapılacak yalıtım yeterlidir. Temel kotu altında, bina çevresinde ve gerekli ise sömeller arasında yapılacak drenaj yalıtımı tamamlar. Basınçsız Suya Karşı Yalıtım: Damlayabilir, akabilir durumdaki suya genel olarak basınçsız su adı verilir. Bu su, sızma su, kullanma suyu olabilir, yapı ve yalıtım üzerine ya hiç yapmaz, ya da geçici olarak bir hidrostatik basınç yapar. Basınçsız suya karşı, temel derinliğine bağlı olarak önerilecek alternatifli detaylar şöyledir Yatayda (Tabanda): Bir kat polyester keçe taşıyıcılı 3mm kalınlıkta polimer bitümlü örtü veya, bir kat polyester keçe taşıyıcılı 3mm. örtü ile bir kat cam tülü taşıyıcılı 3mm kalınlıkta polimer bitümlü örtüler (TS 11758-1) ile birlikte uygulanır. Düşeyde (Perdede): Bir kat cam tülü taşıyıcılı 3mm polimer bitümlü örtü veya, cam tülü taşıyıcılı 3mm kalınlıkta polimer bitümlü örtü iki kat olarak uygulanır. Basınçlı Suya Karşı Yalıtım: Yapıya ve yalıtıma sürekli ve belli bir hidrostatik basınç yapan suları kapsar. Basınçlı suya karşı yalıtım detaylandırılması, su basıncı ve yapının yalıtım üzerine yapacağı sıkışma basıncı olarak iki faktöre göre belirlenir. Ancak her projenin özgün zemin ve yapısal koşulları her defasında yeniden etüt edilmelidir. Su basıncıyla ilgili kurallar Temel su yalıtımlarında, yapının etkileneceği su basıncına göre yalıtımın kaç kat olması gerektiği tespit edilmelidir. Bina yükünden oluşan basınca bağlı kurallar Temel su yalıtımlarında, yapının zemine yapacağı basınca göre yalıtım kat adetleri tespit edilmelidir. Aşağıdaki çizelgede yer alan kat adetlerinden büyük olanı uygulanır. Örnek olarak su basıncı 1.5m, zemin basıncı 0.15 MPa olan bir temel yalıtımında uygulanacak olan detay 3mm + polistiren (XPS) ısı yalıtım malzemesi kullanılır. Temel Yalıtım Sistemleri Basınçlı suya karşı bohçalama temel yalıtımları, içten veya dıştan yalıtım olarak adlandırılan iki ayrı sistemde uygulanır. Ancak her iki sistemde de bohçalama yalıtım, binanın radye jeneral statik betonu dışında yer alır. Hafriyat çukurunun açılmasından sonra su seviyesinin temel taban yüzey kotunun altına düşürülmesi gerekir. Su seviyesini düşürecek pompaların seçimi için suyun debisi ölçülmeli ve ona göre bir değerlendirme yapılmalıdır. Pompaların elektrikli ve mazotlu olarak yedekli çalışabilecek şekilde bulundurulması yararlıdır. Taban alanı etrafındaki drenajın suları topladığı pompaj çukurlarına, inşaat alanı kendi sahası içindeki suları da toplayabilecek şekilde planlanmalıdır. İnşaat seviyesi, suyun kaldırma gücünü karşılayabilecek basınca ulaşıncaya kadar pompaj ile su tahliyesi durdurulmamalıdır. Aksi halde yapının yüzdürülme riskinin bulunduğu hatırlanmalıdır. Basınçlı suya karşı bohçalama yalıtımlarında genel olarak en az iki kat polyester keçe taşıyıcılı polimer bitümlü su yalıtım membranlarının kullanılması önerilmektedir. Bitümlü membranlar ayrıca, sülfatlar gibi zararlı kimyasalların bulunduğu yer altı sularına karşı yüksek dayanım göstermektedirler. İçten Yalıtım Uygulaması (Şekil-1): Bitişik nizam yapılarda veya temel perdeleri dışında insan çalışmasına yeterli şev açıklığının bulunmadığı hallerde tercih edilir. Bu sistemde ana prensip, bir dış çanak iç yüzüne yatayda ve düşeyde bir defada yalıtım yapılması ve binanın bu havuz içine oturması şeklindedir. Dış çanağın muhtemel tasmanlara (farklı oturmalara) uyum sağlayabilmesi için betonarme hazırlanması tavsiye edilir. Dış çanak içine yatay ve düşeydeki yalıtım tamamlandıktan sonra, her iki düzlemdeki 3mm polyester keçeli iki kat örtüdür. Yalıtımı delen sistemler Borular, kablolar ve diğer elemanlar, mümkünse, yalıtım delinmeden uygulanmalıdır. Yalıtımın delinmesi kaçınılmaz ise, geçiş noktasındaki yalıtım çelik flanşlar arasında sıkıştırılmalıdır. Su yalıtım örtülerinin korunması ve ısı yalıtımı Su yalıtım örtüleri, yatay ve düşey konumda, mutlaka uygun malzemeler ile delinmeye karşı korunmalıdır. Genellikle, yatay konumda 150 g/m2 polyester keçe üstüne koruma betonu, düşey konumda ise drenaj sağlayıcı koruyucu katmanlar, koruyucu duvar, koruyucu amaçlı çizelge 1’de gezilebilir çatı için belirtilen değerlerde genleştirilmiş polistiren (EPS) veya hem koruyucu hem de ısı yalıtımı amacıyla ekstrüze yalıtım katmanları koruma altına alınır. Son olarak, binanın taşıyıcı sistemi (radye temel ve perde duvarları ile iç çanak) yapılarak bitirilir. Dıştan Yalıtım Uygulaması (Şekil-2): 21 BTM’YE BAKI makale Ayrık nizam yapılarda veya temel perde duvarları dışında insan çalışmasına yeterli şev açıklığının bulunması halinde tercih edilir. Bu sistemde ana prensip, radye jeneral temelin oturacağı beton taban üstü yalıtımının yatayda birinci aşama olarak yapılmasından sonra, kaba inşaatın belli bir seviyeye gelmesi ile taban yalıtım filizlerinden hareketle ikinci aşama olarak perde duvar yalıtımının yapılması şeklindedir. Bu sistemin uygulanmasında en önemli konu, tabandan gelen yalıtım filizlerinin muhafazası ve sürekliliğidir. Bu amaçla taban betonu, temel perde sınırının en az 60 cm taşacak şekilde ve içe doğru şevli hazırlanır ve daha sonra ulaşabilmek amacı ile perde sınırını aşan taban yalıtım filizleri düşük dozlu beton ile korumaya alınır. Perdedeki yalıtım bitirildikten sonra ise toprak dolgu öncesi yalıtımın bir duvar ile korunması gereklidir. Kullanılan bir bodrum yapılacak ise, koruma duvarı olarak ekstrüde polistiren sert köpük ısı yalıtım levhaları hem koruyucu duvar, hem de ısı yalıtım görevini görürler. Toprak altında kalan ısıtılan hacimlerin düşey perdelerinin ısı yalıtım hesapları, TS 825’e göre yapılmalıdır. Su yalıtımının önemini öne çıkartan diğer bir unsur da yalıtımsız veya yetersiz ve kalitesiz malzemelerle yapılmış olan yalıtımlar yüzünden oluşan donatılarda korozyon olarak ortaya çıkmaktadır. Betonarme sistemlerin içine giren ve işleyen yer altı suları çelik donatı çubuklarına ulaştıklarında korozyona neden olmaktadırlar. Çelikte korozyon, kesit azalması yani donatının taşıyabileceği yük miktarının azalması olduğu için, deprem gibi tekrarlı yüklerde binanın düşey veya yatay hareketlerinde fazlalaşan yükü taşıyamamakta ve yapıda yıkılma oluşmaktadır. Donatı çeliğinde korozyon; beton yeterli kalitede değilse, yapı çevre koşullarına göre tasarlanmamışsa (korozyona karşı yalıtım önlemleri alınmamışsa), ortam koşulları önceden tahmin edilmemişse, veya betonun hizmet ömrü boyunca değişiklikler varsa oluşur. Korozyonun başlıca sebebi olarak klor iyonları gösterilmektedir. Bununla beraber, normal olarak betonun pH değeri 12’ den 22 BTM’YE BAKI büyüktür ve bu değer korozyonun oluşmaması için yeterlidir. Ancak, diğer çevresel faktörlerin etkisiyle ortam pH değeri düşmekte ve donatı çeliğinde korozyon oluşmasına neden olabilmektedir. Aşağıdaki grafikte (Grafik-I) korozyon oranının ortam pH değeri ile ilişkisi görülmektedir. Buna göre, ortam pH değerinin 10 ile 4 arası olması durumunda, korozyon nedeniyle donatı kesit kaybı 0.25 mm/yıl olmaktadır. Örnek olarak, hesap dayanımı 365 MPa olan BÇ IIIb sınıfı Ø10’ luk bir donatı çeliği alındığında bu çubuk 28.6 kN (2922 kg) yük taşıyabilmektedir. Bu donatı çubuğu 0.25 mm/yıl oranında korozyona uğradığında kesit azalması nedeniyle taşıyabileceği yük birinci yılda 2.8 kN (285 kg) azalmaktadır. Aynı oranla 10 yıl sonunda taşıyabileceği yük ilk duruma göre 21.5 kN (2190 kg) azalmakta, bu süre sonunda 7.1 kN (723 kg) taşıyabilir hale gelmektedir. 20 yıl sonunda ise çelik tamamen çürüyeceği için hiç yük taşıyamaz durumda olacaktır (Grafik-II). Betonarme yapılarda donatı çeliğinin korozyona karşı korunmasında çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Korozyona karşı su yalıtımı dendiğinde akla ilk gelen, yapıların temelleri ve köprü-viyadük gibi sanat yapılarının tabliyelerinin korunmasıdır. Aksi takdirde, beton içine nüfuz edecek su, ortamın alkalinitesini düşürebilir ve bu su içinde bulunabilecek klor iyonları korozyona ve neticede yapının taşıyabileceği yük kapasitesini azaltarak yapı güvenliğini tehlikeye sokar. Uzun ömürlü, depreme dayanıklı yapılar üretiminde zemin-temel sisteminin doğru seçimi, yapının zemin kaynaklı türlü zorluklarla baş etmesine, ardından yapılacak olan uygun, dayanıklı ve uzun ömürlü bir su yalıtımı da, hem bina içi konforu sağlarken, hem de korozyona karşı koruma sağlayarak istenilen hedefe ulaşılmasını sağlar. Yararlanılan Kaynaklar: İstanbul Teknik Üniversitesi’ nin hazırladığı Marmara Depremi Ön Değerlendirme Raporu TS 11758-2 “Polimer Bitümlü Su Yalıtım Örtüleri Uygulama Standardı” Report on Corrosion of Metals in Concrete, American Concrete Institute, ACI 222R-96 BTM A.Ş. Teknik Yayınları başarılı projelerimiz BTM, Adana Optimum Alışveriş Merkezi’nin de tercihi Adana Optimum Alışveriş Merkezi’nin inşaatının su yalıtımı çözümlerinde BTM su yalıtım örtüleri tercih edildi. Göksü Gayrimenkul Yatırım A.Ş.’nin sahibi olduğu ve müteahhitliğini Rönesans Gayrimenkul Yatırım A.Ş.’nin yaptığı binanın su yalıtımı uygulamalarını Sepe İnşaat San. ve Tic Ltd. Şti. ve Haydar Boz Yalıtım San. ve Tic Ltd Şti, hafif metal çatı ve betonarme çatı uygulamalarını Levent İnşaat ve İzolasyon Malz. San.ve Tic. A.Ş. üstlendi. • Temel yalıtımı dıştan bohçalama diye adlandırılan sistem ile çözüldü. 26500 m2 temel taban yalıtımında, iki kat BTM Elastobit PE4 ve bir kat BTM Elastobit PE3 bitümlü örtü kullanıldı. • 11.000m2 olan temel perde yalıtımlarında belli bir yüksekliğe kadar tabandaki gibi üç kat, geri kalan kısmında ise iki kat BTM Elastobit bitümlü örtüleri kullanıldı. • 13.000 m2 olan gezilmeyen çatıda, 7cm taşyünü üzerine BTM Elastobit PE3 ve PE3A (arduvaz taşlı) ; 2.500m2 gezilen ters çatıda iki kat BTM Elastobit PE3 üzerine 6 cm kalınlığında Polpan XPS ısı yalıtım levhaları kullanıldı. • 7.500 m2 olan hafif metal çatı alanında trapez saçlar üzerine 7 cm taşyünü uygulandı. Daha sonra bu katmanın üzerine BTM Elastobit PE3 ve PE3A (arduvaz taşlı) örtü kullanılarak ısı ve su yalıtımları yapıldı. 23 BTM’YE BAKI makale Polimer bitümlü örtülerde ürün ve uygulama kalitesinin tanımı: TS 11758-2 Standardı Yazan: Jozef Bonfil BTM A.Ş. Teknik Danışman Ülke sınırları içinde üretim yapan ve standartlara uygun CE Belgeli üretimi ilke edinen tüm polimer bitümlü örtü üreticilerini bu çatı altında toplamak amacıyla yola çıkan derneğimiz üyeleri ile yaptığı çalışmalarla su yalıtım sektöründe eksikliği hissedilen standart, şartname, uygulama standardı gibi yasal düzenlemelerin tamamlanması, kamu ve özel sektör nezdinde su yalıtımının önemi ve gerekliliğinin anlatılması, toplumun ve sektör paydaşlarının bilinçlendirilmesini sağlamayı hedeflemektedir. Türkiye’nin büyük bir bölümünün deprem tehdidi altında olması ve yapı stoğunun büyük bir bölümünün betonarme olması nedeni ile temellerde, çatılarda ve gerekli tüm diğer detaylarda su yalıtımı yapılması yapı güvenliği açısından gerekli ve şarttır. 08.09.2002 tarih ve 24780 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yapı Malzemeleri Yönetmeliği bilindiği gibi, sadece kullanıldıkları yapının 6 temel gereği karşılamasına imkan veren yapı malzemelerinin piyasaya arz edilebilmesi prensibini içermektedir. Bayındırlık Bakanlığının 26.06.2009 tarih ve 27270 sayılı resmi gazete’de yayımlanan Yapı Malzemelerinin Tabi Olacağı Kriterler Hakkında Yönetmelik ise Ulusal ve Avrupa Birliği mevzuatına göre piyasaya arz edilen yapı malzemelerinin yapılarda kullanım sorumluluğunda, amacına uygunluğuna karar verilebilmesinin yapılarda karar mekanizmasında rol alan uygulayıcılarda olduğu açıktır. Bu noktada ürün standartlarının ötesinde ürünlerin uygulama detaylarını ve kurallarını, eşik değerlerini, tasarım kriterlerini v.b içeren kural standartları özellikle önem kazanmaktadır. Su yalıtımının temel öğesi olan Bitümlü Örtü, polyester veya cam tülü donatılı olarak, çeşitli polimerlerle modifiye edilen yüksek kaliteli bitümden, çeşitli kalınlıklarda ve gerektiğinde yüzeyine çeşitli kaplamalar uygulanarak üretilir ve bu nedenle her tip özel kullanım için en ideal malzemeyi seçmeye olanak veren geniş bir ürün yelpazesine sahiptir. Mevcut TS 11758/1,TS EN 13969,13707 ve 13970 Standartları ürünle ilgili aranılan Kalite değerlerini CE etiketi ile üretici beyan değerleri aranmakta ve tüketicinin korunması amaçlanmaktadır. Bayındırlık ve İskan Bakanlığınca yayımlanan 01/04/2010 tarih, 2010 /08 sayılı genelge ile 01/07/2010 tarihinden itibaren Yapı Malzemeleri Yönetmeliği (89/106/EEC) Kapsamı gereğince yapı işinde kullanılan ürünlerin ‘’CE ‘’ işareti taşıması zorunludur. Bu genelge ile artık bundan böyle yapı ürünlerinin taşıması gereken zorunlu belge CE Belgesidir, TSE Belgesi ise ihtiyari belgedir. Bu kapsamda Bayındırlık Bakanlığı Piyasa Gözetim ve Denetimleri, yapılan şikayetler, güvensizlik ve şüphe gerekçeleri ile numune alma, işaret ve belge kontrolü, test ile muayene etmek gibi kontrolleri yapmakla yetkilidir. Ocak 2011’de yayınlanan TS 11758 – 2, bitümlü örtüler için uygulama kurallarını belirlemiştir. Şimdiye kadar yapılarda su ile temas eden detayların suyun zararlı etkilerinden korunması için kullanıcının bilgisi ile sınırlı kalan uygulama kuralları artık bilimsel ve kollektif bir çalışmanın ürünü olan bir standart ile tescillenmiştir. Bu standart ile tüm kamu ve özel sektöre ait binalarda su yalıtımı uygulamaları yapı güvenliği gereği uygulama standar- 24 BTM’YE BAKI dına uygun yapılmak zorundadır. Su ile ilişiği olan tüm detaylar öncelikle mimari projelerde, bu projeye uygun hazırlanacak teknik şartnamelerde, ihale kurallarında standarta uygun spesifikasyonları referans alarak oluşturulmalıdır. TS 11758-2 İle Su Yalıtım Detaylarına Gelen Temel Değişiklikler: Standart, Çatı Ve Temel Uygulamaları İçin Yapı Güvenliği Gereği Ayrı Spesifikasyonda Ürün Önermektedir Çatılarda Kullanılan Bitümlü Örtüler İçin Asgari Özellikler: TS 11758-2 Standardı gereğince, çatılarda eğimin % 5 veya daha az olması durumunda mutlaka 2 katlı su yalıtımının yapılmasını şart koşulmaktadır. (Bkz: Madde 5.1.1) Çatılarda son kat örtüler için uzun süre UV ışıması, yüksek sıcaklık ve su kombinasyonuna uzun süreli dayanım şartı aranmaktadır. Ürünler bu kapsamda yaşlandırma testlerinden geçmek zorundadır. Yangın Performansı : Çatılarda son kat örtü olarak kullanılacak ürünlerde Dış Yangın Performansı (BROOF) aranacaktır. Yangın Yönetmeliğine göre çatılarda son kat Bitümlü örtü olarak kullanılacak malzemelerin taşıması gereken BROOF özelliği olmalıdır. Su yalıtımı malzemesi olarak kullanılacak tüm polimer bitümlü örtülerin en az E Yangın performansına sahip olması gerekir. makale Temellerde kullanılan Bitümlü Örtüler İçin Asgari Özellikler: Temellerde sıvı kimyasallara maruz bırakıldıktan sonraki (yaşlandırılmış) su geçirimsizlik aranacaktır. Temellerde basınçlı su etkisi altında 60 Kpa mukavemetli ürün, basınçsız su etkisi altında ise 2 Kpa basınç dayanımlı ürün kullanılmalıdır.(EN 13969 /5.5.) Basınçlı sularda cam tülü taşıyıcılı örtüler yerine polyester keçe taşıyıcılı, 3 mm örtülerin kullanılması zorunlu hale gelmiştir. (Bkz: çizelge 6 / çekme muk. ve uzama ) Mimari Detaylar Örtüler şimdiye kadar polyester keçe ya da cam tülü keçe taşıyıcılı olarak tanımlanırken, standartın yeni düzenlemesinde EN 13707 ve EN 13969 standatlarındaki örtü tanımları kullanılmıştır. Çatılarda kullanılacak örtülerde EN 13970’e göre test yapılmadığı sürece µ (buhar difüzyon katsayısı) 20.000 olarak kabul edilmiştir. TS 11758 -2 standardının yayınlanması ile 30 yıldır yapılarda kullanmakta olduğumuz bitümlü örtülerin kullanım ve uygulama koşullarını Avrupa ülkelerinde olduğu gibi asgari kriterlerle sınırlandırılmıştır. Alternatif su yalıtım (Örn. Sürme esaslı su yalıtım malzemeleri…vb. ) malzemelerinde asgari uygulama koşullarını belirleyen temel şartlar, yoktur. TS 11758-2 standardın yayını, güvenli ve dayanıklı yapıların projelerini ve su yalıtım şartnamelerini oluştururken kullanıcılara ve yapı otoritelerine modern referanslar sunar. Özellikle bitümlü örtülerle yapılan yanlış uygulamaların (Örn. Tabanda polimer bitümlü örtü, perdelerde bitüm esaslı sürme malzeme ile yapılan temel su yalıtım uygulamaları ) önüne geçmek için uluslararası yayınlarda yer alan, yapı güvenliğine uygun çatı ve temel prensip nokta detayları Standart içinde yer almıştır. CE üreticinin beyanına dayalı bir kalite güvence sistemidir. TS 11758-2 standardı, üreticilerin de bu kapsamda ürün üret- mesine rehberlik eder. Bu standart tasarımcıya, uygulamacıya ve son kullanıcıya binalarda su yalıtımı amacıyla kullanılan polimer bitümlü örtülerin taşıması gereken asgari özellikleri, uyulması gereken asgari koşulları, kullanılması tavsiye edilen örtü kat adetlerini ve uygulama kurallarını kapsar. Hangi detayda hangi ürünü kullanması gerektiği ile ilgili referans sistemi sunar. Su yalıtımının önemi ve yapıların güvenliği için, standartlara ve yönetmeliklere uygun üretim yapan, tüm yasal yükümlülüklerini yerine getiren Bitüder üyesi firmalar su yalıtım uygulamalarınızda CE Belgeli ürün kullanmanızı ve bu ürünleri TS 11758-2 Uygulama Standartına uygun şekilde yapıya uygulanmasını sağlamanızı önermektedir. 25 BTM’YE BAKI bir kitap bir yaşam kitap kurtlarına... İSKENDER İSİM ŞEHİR HAYVAN Yazar: Elif Şafak Sayfa Sayısı: 448 Baskı Yılı: 2011 Dili: Türkçe Yayınevi: Doğan Kitap Yazar: Yılmaz Özdil Sayfa Sayısı: 476 Baskı Yılı: 2011 Dili: Türkçe Yayınevi: Doğan Kitap Elif Şafak şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır… En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe... Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur? İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır. Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli, aşkı da bir cenk gibi yaşarsın. Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur. Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır. En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikâye, içten içe... Attığımız her adım, yaptığımız her işte kendimizi yansıtırız. Budur çözülmesi gereken bilmece. 26 BTM’YE BAKI Bir İgnliiz üvinersitesinde ypalın arşaıtramya gröe, klemileirn hrflareinin hnagi srıdaa yzaldıklarıı ömneli dğeliimş asılnda... Öenmli oaln, briinci ve sonncuu herflarin yrenide olamsımyış... Çnküü, kleimleri hraf hraf dğeil, btüün oalark oykuormuşsz... Ardakai hraflrein sırsaı kıraşık da osla düüzgn ouknuyormuş. Trüban bduur. Tartıışlan mselee ne oulrsa olusn, bşınaa ve sounna trüban koyğduunda, aarda ypılaan yaınlşları görmeszin... Yaınlşları düüzgn gbii oukmyaa, düüzgn gbii anlmaaya bşlarsaın. Sbaah klkaarsın trüban konşuuursn, aşkam yaatrsın trüban konşuuursn. Kaafn alalk blulak oulr ama... Akılnda bi tek trüban klaır!
Benzer belgeler
BTM`den çevreye uyumlu ürünler
Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kubilay Ulu, yalıtım konusundaki