ro"a welat
Transkript
m Sal :S Hejmar: 25 - 26 Adar 1985 A A A e. co A ww w. ne te w KARKEREN HEMU WELATAN U GELEN BINDEST VEKBIN! BIMRE KOLETI, BIJI SERXWEBUN! Rupel:! ROJA WELAT OKUR ve MUHABİRU:RDEN 1er imizin ve onlarla birlikte aynı k aldıkları güçlüklerden, so ~ Nihayet çok geçmeden bir r unlardan yakınıyor tepkici · grup işçi B.A.'nınönderliginde e leştirilerde bulunuyorlardı. gümrük müdürünün kapısına D aha sonra sohbetlerin dayandı. B.A. müdüre döne· agırlıgı alış-verişlere kaydı. rek: B azı lan , Avusturya, YUgosla"Sen bizlerin yüzünden bu vya ve Bulgaristan gümrüklem akarnda bulunuyorsun, biz rinde alış-veriş yapılmasına işçiyiz, yıllardır yabancı kapı karşı çıkarak şöyle diyorlardı : larındakanımızı sattık. Insan"Alış-verişlerimizi Kap ık ud an başka her şeye döndük .. 1e' de yapmalıyız Paramız yaB izim birer parçaeşyamıza göz bancılara gitmesin .. Devletik o yup yolumuzu keseceginize, m iz bu alış-verişlerden yarar- . TIR'ların önüne geçin .. " lansın vb .. " Sıloganırnsı bir edayla Görüldügü gibi bu işçiler yol haykınlan bu sözlerin ardın . c ulukları esnasında bile "üldan müdürün "civataları" . k e" nin çıkarlarını düşünüyor gevşeyi verdi. Ve müdtir kurt lardı. Ancak "davulun sesi yüzlüh.'Uzu postuna bürünerek, · uzaktan hoş geliyordu ". Kapı "bütünişlemlerinizi hemen ya- · kule'ye gelindiginde bu işçile pacagız" dedi. Müdürün bu r inde bazı şeyleri fark edecegi vaatleri,sözünüe ttigimizguruve bu kez dikkatlerini faşizme bu tatmin etmiş olacak ki, serçevirecekleri belliydi. zenişlerde, öfkelenmelerde Nihayet ertesi gün saat 05 suh ernencecik yumuşama belirl arında Kapıkule'ye vardık. · d i. Hatta müdüre övgüler bile Kapıkule, ana baba gününe d izildi. Fakat degişen bir şey d ön m üştü büyük bir keşme olmanuştı. Beklemeler, didik keşlik vardı. Işçilerin eşyaları didik aramalar, markiann eJ d idik didik aranıyordu. tabiki altından yerlerine ulaştırıl b u arada bazı otobüslerin bam asıdevam ediyordu . Çokgeçgajlarına el bile sürülmüyor, meden sinirler yine gerilmeye "gümrüklük eşyanız var nu?" başladı. B.A., otobüsten aldıgı s orusu ileyetinilerek "geç" deteybiyle aşagıya atladı , "dom n iyordu. Daha açıkcası: Çiled om k'llrşunu " bandını koydu k eş işçilerimiz burada iki katave mendilini çıkarıp halaya goriye ayrılıyordu. Rüşvet vebaşladı . Orada bulunan kalarenlere "geç " deniyor, verbalık bir grup işçi de B.A'nın m ey enierin tüm eşyaları yerleteptigi halaya katıldı. Ve hep r e saçılarak "yurtsever me- · bir agızdan , "domuz kurşunu m ur"lugun geregi yapılıyordu . başıma deydi" şeklinde degiş B ulundugum uzotobüsün kaptirdikleri türkünün sözleriyle tanı daha kapıya gelmeden · i darecilerin yüzlerine haykır- · " geçler kafilesine" katılmanın m aya başladılar. Böylece işçi h azırlıgını yaptı. Yolcu başına ı eri miz, oynanan oyunu, eyletopladıgı 20 DM !ara ayrıca n erek teşhire başlamışlardı bi2 00 DM da kaptanın kendisi le .. Yumruklarınıhavayakaldı k atarak, 500 DM rüşvetle işi rarak idareye dogru oyunlar b itirecekti. Tam bu arada otoçektiler .. Bu arada bir arkab üsümüzde bulunan B . A.adın daşımız da cebinden çıkardı gr d a Kars'lı bir işçininrenkli telem e nd iliyle halaya katılnuştı. vizyonu sorun oldu. B .A., perD urumumuz geregi hemen ni haklanı kullanarak berabeB .A. ileilişki kurulmuş sonuna rinde getirdigi televizyonun kadar yanında oldugumuzun formalitelerini akşama kadar işareti verilmişti kendisine .. tamamlayamadı. Ordan-o Bunun üzerine B.A. , sınıfkini raya koşturulan B.A. adeta n i açıkça dile getiren " bilimsel "kör tavuga" dönmüştü. "Geçk üfürler"le , devletin başından ı er" ve didik didikaramalar degir erek, en altına kadar tespih v am ediyor d u. Kars lı ise yavaş taneleri gibi sıraya dizmeye yavaş teslim bayragını çekbaşladı... m eye başlamıştı. Kara kara Bu uzun, ç ekişıneli günün sodüşüne birdavranış içindeoto n u ndaartık " milliyetçi" ,"yurtbüse döndü. Fakat otobüste s e ver" işçi seslerinden em are " miliyetçi", "yurtsever" işçi b ile kalmamıştı. Işçiler artık , n u tukları yerini , sınıf çıkarları kendilerini sömüren, bir mal na sahip çıkan işçilerin nunltı gibi satışa çıkaran ve onların ı arına bırakmak1a id i. Kars ' lı . gerçek düşmanı olan burjuvai ş çi ise, beliren öfke n in gelisti ziye yönelmişti . B . A .' nın son rilmesinde baş rolü oynamaya o larak -{)tobüste bagırarak s oyunmakta pek gecikmedi . s öyledigi sözler bir başına " Geçler" kafilesine katıla an layanaçok şeylerin müjdecim ayan otobüslerde de durum si gibi idi: ~ynı idi. " Ah!.. Bu düzenin onların ww w. ne te w e. co koroya katılanların dedikodu ve süpeh.iilasyonlarına LEMFZ göre hareket etmiyor. Politikasını , oportünizme göre ayarMerkezorganmu z Roja Welat, lamıyor. Onunla düşmanlık tüm zor şartlara ve kısıtlı yapmıyor . Ideolojik mücadei m kaniara ragmen yüklendigi 1ey i politik dostluk zemininde tari hi görevi yerine getiriyor. yürütmek ıçın özel çaba O, kısa bir zaman süreci içinde h arcıyor. Kanımca bu , tarihi a ttıgı inançlı, yenilikçi adımb ir görevin yerine getirilmesi1arla işçi sınıfımızı ve dir. halkınuzın güvenini kazanBizgerçegimizi sıg birsü~eç makta küçümsenmeyec ek bir ten geçirmek zorundayız Bu m esafe katetti. Bunun kolay h em tarihsel bir görev, hem de o lmadıgı açıktır. Çünkü işçi gelecegin başansı için gereklisınıfının ve yoksul köylülügün güvenini kazanmak, herşey- . d ir. Degerli komünist J. Stalin b u konuda şunları tavsiye d en önce onlara güven verediyor: " Eleştirileri küçük göm eye baglıdır . Işte Roja W eren ve özeleştiriden kaçan bir l at'ın günden güne artan h areket in (parti ve örgüt) zafesaygınlıgında bugerçegin payı ri elde etmesi mümkün degilbüyüktür. dir." Yine Lenin eksiklerin kaBirtaraftan sömürgeci-faşist bul edilmesinden ürkenlere , Türk devletine karşı kararlı ve militanca bir mücadele veren · "önemli olan bizim halka ve M erkez Organınuz, d iger yan- i şçi sınıfına karşısorumlulugu d an da sürecin özelliklerini bi- m uzuyerine getirmektir" diyerek butarihselgerçeg in önemil inceçıkarmakvesapmaları ten i dile getirmiştir. B u bakım s irsiz hale getirmek için kararlı bir mücadele yürütüyor. Ve O , d an kitleler nezdinde parti gerçegirrıizi tartışmak , faşizme s ap malara karşı mücadele ve sömürgeciligekarşı göreviee derken, duygusallıga yer verrimize sırt çevirmek demek miyor, ideolijik mücadeleyi degildir. Tam tersine bu , politik dostluk ternilinde tutfaşist-sömürgeci düŞmanın m aya özellikle özen gösteriyor. alt edilmesi için gereklidir. Bu- . Ama buna ragmen O, degişik na dayanarak bizleri başka kesimlerin duygusal ve tepkici larının yerine koyanlan dev"eleştiri"lerine hedef oluyor. Tabiki bunlar da tutmayınca, rimci pratigirrıizle mahküm s ü pekiilasiyonlara zor veri- e d iyoruz ve edecegiz. Eger 1iyor: "PSKT -Roja Welat sola bunlar "solculuk" veya "savrulmak"sa , diyecegimiz birşey kayıyor" . "O da, TKP-IS gibi yok. Hayır degilse, süpekülasavrulacaktır", vb ... syonu ve dedikoduyu sanat Herşeyden önce şunu belirteyim ki, bizim süpekülasiyon- edinenierin duygusallıgını ve lara ve dedikodulara kamımız tepkiciligini anlamak mümkündür. Ama bu, onları kemitok tur. Çünkü süpekülasyon ve dedikodu, kendilerine, dü- rerek bitirecektir. Yaşasın halkınuzın nya görüşlerine güvenmeyenbagırnsızlık ve ö~ürlük müca ı erin işidir . Bu türdedikoduları s anat edinenlerin, en azından delesi! Yaşasın PSKT-Roja Welat! "sol"akaydıgınuzın nedenleriHesen Şerzat-Ortadogu n i koymaları ve Kürdistan devriminin çıkarları açısından ideolojik mücadeleyi tercih etmelerigerekir. Aksi haldesüp e külasyonların getirecegi soBİR YOLCULUKIAN İZLE nuçlara da katianmalan gereNİMLER! kir. PSKT-Roja Welat, ne y aptıgının bilincindedir. Sag Yoldaşlar , ve "sol"oportünizm e karşı mü Biz .... 'ten saat üçte hareket cadele, Kürdistan halkımıza e deceJ...1:ik. Ancak ot.obüs işlet- · karşı olan devrimci sorumlum esi bir sürü bahanelerle bizı ugumuzun bir geregidir. I eri saat 18'de yolculadı. Yani H alkınuza , devrimci kadrolara d aha Türkiye 'ye kavuşmadan o lan sorumlulugumuz dan kaybozuk düzenin laçkalıgı ....'dan n aklanan görevlerin yerine geb ile farkediliyordu. tirilmesi savaşını, "sol"a kayArabayola koyulduktan sonra m ak ya da şu veya bu biçimde hemen hemen tümyolcularsı savrulanlarla aynı kefeye koyl aya kavuşmanın özlemlerini m akenazındanacizliktir. Roja d ile getiren konuşmalariadert Welat, Parti gerçgimizi tartışır l eşmeye başladılar. Özellikle ken hiç bir zaman oportünist-. F .Almanya'da karşı karşıya m SÜPEKULASYONLARLA GERÇEKLER ÖRTBAS EDI- ~ ROJA WELAT Rupel 3 H MART UÜNYA KAUINLAR Bu, yolculuk esnasında oldugumuz o laylardan sadece bir örnektir. Kitlelerin kin ve öfkesi kabarıyor. Görev, bunu örgütlü, devrimci bir dalgaya dönüştür m ektir. Bunun için ileri!. Yoldaşça Selamlar!. yaşadıgımız, tanık KFırat-ADicle Divf KAMPANYA ARİKA RiYE YA ROJA WELAT HER BERDEWAM BE! H eva! en heja! Rojname we ye dı hejmar ı 7- ı8 da ni visare k bı nave " Fidekariya Şoreşgeri Peşhoye Serketın e." derketıbO.. Ez we nı visara hane xwendım O. fıkı rim bı rasti ji dı we nı visare da, gelektışthatiyegotın finaveroka nivisare pırtesir kır lı ser m ın. Dı nivisareda şoreşgereki çawa fidekarİ dıke, fidekarİ bı çı awayiye hemO. hatiye gotın. ww serfıraziye. Jı aliye dm dıve em bı awaki a ktivi beşdari kanpan ya ROJA WELATbın. Herweki şoreşge ren Kuba'ye can fı m ale xwefidabıkın jı bona xılasiya gele xwe. Bes, lı vır xaleki pır gıring h eye, ewji darnandına kanpan ya ye. Dıve evkanpanyajı bona careki ne be, disa dıve, kanp anya her berdewam be fı fı re h tır O. fırewantır be. Hevalno! Ez ji bı 800 Markeva beşdar i kanpanya we dıbım o. jı veşun d a ji bı hem O. cureyi arikariya w e bıkım. Ber bı pe ş jı bona Roja Welat'ekipırbı hez! Bısılaven şoreşgeri ALAN KURMANC kurtuluşu Kadınların gerçek kavratılmamış ve örgütlü mücadeleye çekilmem iştir. Bunda Kürdistan'ın so.syo ekonomik yapısının etkisi olmasının yanı sıra, temelde s iyasi hareketlerin bu alandaki eksiklignden kaynaklanmaktadır. Günümüz dünyasında kadın sömürüsünü sınıfsal söm ürüyle birlikte ortadan kaldırmış sosyalist sistem vardır. Tüm emekçiler gibi kadınların kurtuluşu da sömürüsüz, savaşsız bir dünyada olacaktır. Ancaköylesi bir to, plumda kadın, özgür ve çocugunun geleceginden kuşku suz yaşayacaktır. Böylesibirdünya için ülkemiz Kürdistan'da, faşizme, sömürgeciligeve emperyalizme karşı savaşta kadınlar daha şimdi d en yerlerini almaya başlamış ların lardır.Görevbukatılımıörgüt I ü hale dönüştürmek ve geliş tirmektir. Kadınların katılımı o lmadan devrim olmaz. 1985'I BIRLIK VE MÜCADELE YILI YAPALIM! Kürdistan veTürkiye halkları İ ktidar bu yükün altından kalaygıtının ömrünün uzatıl~ f aşizıninvahşetsaçan baskıları kabilrnek için yeni para basmasıdır. ve mutlakyoksullaşmayıdaya ın ak zorunda kalacaktır. Bu Bu bakımdan işçi sınıfı, Kürtan agır sömürüsü altında bir ise, yeni bir enflasyonu davet distan halki ve diger emekçi 'yılı daha geride bırah.'tılar. edecek, yıllık enflasyon hızını yıgınlar düşmanını iyi tanı C untanın, Özal ve kabinesinin yükseltecektir. m ak, hedeflerini belirlemek Dolayısıyla iddialarına ragmen, geniş zorundadırlar. Bu, hem devı 985 yılı, açlıgın, sefaletin kole m ekçi yıgınlann yaşamında gezecegi, sömürünün aıgınrimci alternatifin yaratılması, h iç biriyileşme görülmedi. Ter- 1aştırılacagı, skan dalların, re- .h em de emekçi yıgınlann musine, faşizm koşullarında zaletlerin birbirini izleyecegi h alefetini yozlaştırmayı hedebüyük acı ve kayıplarla tüketi- bir yol olacaktır. fleyen burjuva güçlerin teşhiri len heryıl, birönceki yılı arattı, Ama bütün bunlara ragmen ··i çin gereklidir. Ve bu konuda sömürü ve baskı daha da Özal, cuntanın kılıcı altında kı belirleyici görev, kitlelerin yogunlaştırıldı. Bu anlamda skaca alınan kitlelerin "sesiz- aktif mücadelesine inanan sol 1985 yılının, halk güçleri nez- . I igi" nden d e yararlanarak e ko- ve anti..:..faşistgüçlere düşüyor. dinde ı984'ü aratacagı, hatta n o mik progaramını pervasızca Yurtsever, devrimci ve anti-e konomik ve siyasal terörün uyguluyor. Burjuva muhalefet faşist güçlerin dagınıklıgı ise, d aha biryogunlaşacagı açıktır. ·çevreleri ise, büyük tekellerin ·b u tarihsel görevin üstesinden Faşist iktidar çevrelerinin gelmeyi daha bir zorlaştırıyor. dayattıgı sömürü modeline soiddialarının tersine Türkiye Fakat şurası bir gerçek ki, mut bir şey diyemiyor; bütün kapitalizminin yapısal bukötülüklerin hamisi olarak yognlaştırılan baskı ve sömün alımıaşılmayacak, aksinedeÖ zal'ı göstermeye çabalıyor rünün, Kürdistan'da sürdürür inleşecektir. Büyüyen işsizler lar. Oysa Evren ve Özal sadece 1en soykırım cı saldırı operaordusuna, yeni işsizler katıla birer kukladır. Sömürüyü syonlarının daha fazla zaman cak, 1985'le birlikte getirilen ·y ogunlaştıran, yaşam ı dayan ıl t üketmege tahamülü yoh.1ur~ . Katma Deger Vergisiyle fiatlar . m az hale getiren tekellerin Anti-sömürgeci ve anti-sürekli yükselecek, işçi faşist güçler, degişik türden d oymak bilmez kar hırsıdır. sınıfının ve digeremekçiyıgın b iriikierin önünde varolan SODEP ve DYP'nin icazetli . ların satın almagüçleri hızlı bir ·m uhalefetinin önemli bir ne- ·e ngelleri zamanyitirmeden aşb içimde düşecektir. 500 TL. d eni de, asıl hedefi n kitlelerm ak, "ülke" zemininde mücabarajını yıkan dolar, ı985 yılı d en gizlenm esi, "sesizlik" per- deleyi geliştirmek gibi acil gö·sonlarında 800 Tl.nı aşacak, , d esi altında gelişen ye yaygın . revlerle karşı karşıyadırlar. Türkiye'nin dış borç yükü I aşan yıgın muhalefetinin 1985' birlik ve mücadele yılı büyük bir artış gösterecektir. saptırılması, sömürgeci devlet yapmakiçin ileri! w. n · Belamdıwe deredaışareyepır p ırsan kıriye, dınavwan pırsan da pırsa maddi ji hey e, bı nerina (ditına) mm p&rsa maddi iro jı bo me pır gıring e. Gı ringiyaevpırsadı ve deredaye, j ı b er ku em tevgera xwe ye nO. zayi bıdın jiyandın, dıve bı hem O. cureyi arikariya w e tevgere b ı kın, lı aliye maddi O. manewi, dı her ali da. Dıve em tevgera xwe bıkın remzaxılasiye, bona ku ewji bıkarbe peşengiyaxwe j ı gel ra bı k e O. gele me bı be m amıştır. m Yoldaşlar, Sınıflı toplumun başlaması · m in tümacılarını iliklerine kaile, kadın emeginin sömürüsü . dar duymaktadırlar. Zindande başlar. Özellikle kapitalist lardaişkenceninhertürlüsüne toplumda ucuz iş gücü olarak direniyorlar. Dışardaki yok adın emegi kullanılır. Erk ek luk, yoksulluk, hasret onların klerle aynı şartlarda üretime kinlerini biliyor. Cezaevi kapıkatılmasına ragmen düşük larında eşini, oglunu bir anlık ücretle çalıştınlır. Ev işleri ve görmekiçin bintürlü hakarete çocugunun bakımı, büyütül- maaruz kalıyorlar ama mesi kadının sırtındadır. yılmıyorlar. Zindanlardan Ancak kadın toplu üretime · yükselen direniş seslerini en katılıp sömürünün en katmererken duyan analar, hacılar ve lisinigörmüş,düşmanınıvesakadınlarımız oluyor. Bu sese vaşımdaki yerini almıştır. · en erken cevap veren yine on8 Mart ı857'de New York'lu 1ardır. Faşist kolluk kuwetle40 'bin kadın terzinin kötü rin tüm engellemelerine ragy aşam koşullarını, düşük m en hemen hemen her ayda ücretleri protesto etmek için bir korsan mitinglerle Diyarsokaklara dökülmesi kadın- bakırcezaevinden Kolordu biların mücadelesine en güzel nasınayürüyüşleryapılmakta, örnektir. Bu günün önemi mitinglerde "genel af" slogandüşünülerek, 1910 yılında Soları atılmaktadır. Gökova'da, syalist Kadınların İkinci Kontoprakları üzerinde· termik , f eransırida Klara Zetkin'in santıralın yapılmasını isteönerisi ile 8 Mart Dünya · m eyen kadınlar günlerce direKadınlar Günü olarak ilan . n işte bulundular. edildi. Tüm bu gelişmelere karşın Bugün Türkiye ve Türkiye · özellikle Kürdistan'da saglıklı Kürdistanı'nda kadınlar faşizbir kadın örgütlenmesi yapıla- .c o bende bir görseydim de, hayatta başka b ir şey istemezdim." et ew e başına yıkıldıgını GUNU Hupel 4 RO,JA WELAT B ir yoldaşımızın Diyarbakır zindamndaki yaşamailişkin gözlem vedegerlendirmesini o kurtanınıza sunuyoruz. Mart 83'de ..... evde bri grup renen halkımızın ve Türkiye Çözül- işçi sınıfının umudu, gelecegi me üsten olmuş, operasyon olacakinsanlarında bu tezgahTürkiye ve Kürdistan'dagenel- lardan geçtigini duyuyor ve biI eştirilmiş, gafil avlannuştık. · liyorduk. O haldeönümüzdeki Polis otosu na alınır alınmaz tek seçenek direnmek ceketleri kafanuza sarıp yum- olmalıydı. ruklamaya başladılar. Bu fır Ve soru yagmuru başladı. .... satı degerlendirip cebimdeki, nerede? "TKSP hakkında ne sakıncası olabilecek kagıt biliyorsun?" "Hiç bir şey bilparçasını yuttum. Bu küçük miyorum dedigirnde kaba vuolay bana güven verdi. Polise ruşlar başlamışq bile. Kavgaya karşı uyanık olursak başarılı tutuşmuştuk ve benim tek siolabilecegiz, inancı güçlendi. lahım direnmekti. Tazikli Işkencehaneye getirildik. soguk su dö1.'1üler, falakaya Kayıt işlemleri, üst-baş arayatırdılar. Darbeler inip m ası ve sonra tek kişilik hücre- kalktıkca "konuş öleceksin" lere konduk. Yandaki hücre- sözleri gittikçe uzaklaşıyordu lerden Farsça marşlar söyle- sanki. Birmüddetsonra vuruş niyordu. Polis küfürler ları duyınaz oldum sadece keyagdırıyor, "hepinizi Humeymiklerim sızlıyordu: ni'ye teslim edecegiz" diyordu. Uyandıgımda ıslak bir hücreTutuklular Iran devrimcileri deydim. Arkadaşların seseleri idiler. (Daha sonra bu insan- geliyordu. Işkencedeydiler ve ların Iran'a teslim ed il diklerini direniyorlardı. Bu direnç en basından ögrendim.) Ölüme büyük mutluluk kaynagıydı. gideceklerini biliyorlardı. Fa- Moralim iyiydi. Sıra yine bana kat yılgınhk yoktu. Onların gelmişti. Hücre numaramı haykırışiarı beni yüreklendirokudular. "Buradayım" dedi. Arkadaşlarımı merak dim. Tekrar aynı şeyler ... Nasiediyordum. Ben de kürtçe ola- hat ve "arkadaşların her şeyi rak, arkadaşlannun isimlerini anlattı" yalanıyla çaresizlige s ayarak nerede olduklannı ög- . i tmek istediler.Ardın. danaynı renrnekiçin sordum. Ses verdi- sorular sorulmaya başlandı. ler. Karşı hücrede idiler. "Di- "Birşeybilmiyonım" dedigirnrenmemiz gerek" diye kürtçe de saldırdılar. Beni soydular, bagırdım. Aynıyanıtı onlardan çırılçıplak ... Koliarımdan bagaldım. Bu bagnşmalar üstüne, layıp askıya aldılar. Cinsel i şkenceciler agzı salyalı itl ergi- . organlanından elektirik şoku b i hücreme saldırdılar. Gözle- verdiler. Avazım çıktıgıkadar rimi baglayıp_ "malum" yere bagırıyordum. Ne kadar götürdüler. Once sahte nasi- oldugunu bilmiyorum, bir hatlar başladı. "Biz her şeyi bi- müddetson ra çözüp yere indirliyoruz", "buradageçenherkes diler. Tekrar sorular başladı ceher şeyi söyler", "bildiklerini vap alamayınca elimin ve anlatırsan kurtulursun" gibi ayagım baş parmakianna ve sözlerle nabız yokladılar. Bu m akattından elektirik şoku tezgahtan geçen insanlardan verdiler. Ondan sonrasını çözülen, dökülen hatta teslim hatırlamıyorum, uyandıgımda olanları boyalı . burjuva su ile islatmışlardı ve yerden basınından ve cezaevine girip sürükleyerek hücreme götürçıkanlardan duymuştuk. düler. Sırayla diger yoldaşları Ancak bunlar bir kasadaki çü- . götürdüler, onların bagırtı rük elmalar kadar azi di. Bunun larını duyuyordum. Onlarda yanında direnciyle burjuvaseanslarını bitirip döndüler. ziye korh.'U salan, ölüme inat di- Bagırarak nasıl olduklarını sordum: "lyiyiz" dediler. Direnmek dayanmak en iyisi, en güzeliydi. Farsça söylenen ww w. n et ew e arkadaşla yakalandık .c o uiKENi~ ü~rüN G.ELİYOR! m Roja Welat Redaksiyonu marşlar arasında sızmış kalmışım. Muhtemelen birgün sonraydı, tekrar hücre numa- ramı okudular. Gözlerimi bagkezteksoru sordular. .....'nin nerede olduunu söyle seni bıraka cagız. "Bilmiyorum" dedim. Coplar kafamaindi, beniyeniden soydular, domaltıp makatıma jop soktular. "Götürün" dedi biri. Hücreme götürülürken paytak paytak yürüyordum. Makattından akan ılık kan tüm kalçanu kaplamıştı. Alçaklara karşı sır vermemenin sevinci tüm acıyı yeniyorve beniyaşatıyordu. Ikinci gün hücrenin mazgal kapısı açıldı, Iranlı tutuklulardan biri, bir dilimekmek ve bir karper peynir bırakıp gitti. Iki hafta boyunca belirliaralı k lariasayılan işkenceleri uyguladılar. Artık onlar bize, biz onlara alışmıştık. Davranış layıp götürdüler. Bu larımızbirbirineyabancıdegil di. Işkencede bir ayımız dolmak üzereydi. Tekrar çagırdı lar yine tatlı nasihatlar ve önüm e imzalarnam için düzmece bir birifade bırah.1:ılar. Okumad an imzalamarn dedim. "U çagabindirin" diye biri emir verdi. Yüzüstü havada kalacagım şekilde bagladılar. Cinsel organıma elektirik şoku verdiler." Iyi düşün telüargelecegiz" deyip gittiler. Bir müddet sonra tekrar geldiler. "Her şeyi anlatırsanseni buradan bı rakacagız yoksa Diyarbakır'a gönderecegiz" dediler. Birşey bilmedigimi tekrarladım. Yumrukladılar. "O zaman bun u oku, imzala" deyip önüm e yeni bir ifade koydular. ...... .ili D HKD üyesi oldugu m ve dernek çalışmalanna katıldıgım yazılıydı. (Dernek üyesi oldugum tesbitliydi.) Dernek üyeligini kabulettim ve ifadeyi imzaladım. Ikinci gün Diyarbakır'dangelensivil birekipbizi aldı. Doktoragütürdü. Doktor saglam raporunu verdi. Oysa her yanınuz kan-revan içinde, ayaklannuz şişmiş, yürüyemiyorduk. Öylece Diyarbakır'a hareket ettik. Diyarbakır eminiyetinde re. simlerimiz çekildikten sonra birinci şubede hücrelere dagıttılar. Durumum kötüydü, sürekli kusuyordum. Hücre kapısına vurdum gelen polise durumu anlattım, beni ikikişi lik bir hücreye aldı. Oradaki arkadaştan bazı bilgiler aldım. O perasyonu n çok geniş oldugunu ve degişik yörelerd en arkadaşların alındıgını ögrendim. iki gece şube de kaldık. üçüncü gün akşama dognı hepimizi salonda tek sırayadizip gözümüzü bagladılar, arabalara bindirilip yola koyulduk. Askeri marştarla it ulumasının birbirine karıştıgı bir yerde indirdiler. Işkencehaneye girdigimizde arkadan ellerimizi baglayıp hepimize rastgele vurmaya başladılar. Jop, kalas seslerine küfürler, bagrışmalar ve marşlar karışmış, ortalık kavga meydanına dönüşmüş tü. Nihayet yonıldularvebizle ri tahta ranzalara oturttular. Nizarnİ şekilde hiç kıpırdama d an oturuyorduk. Sırayla iş kenceye almaya başladılar. Hepimiz işkence seslerini d uyuyor ve sürekli ızdırap çekiyorduk. Iki günsonrasıra bana gelmişti. Işkenceci başı, geld igimyerdeki işkence yöntemlerini saydı, hepsini gördügümü söyledim. O zaman "bizim degişik yöntemlerimiz var", "seni hiç birşey kurtaramaz, · sorulara dogru cevap ver" dedi ve sorular sormaya başladı. D evamı sayfa 14"te ROJA WELAT RlıpeiS PART! MİLİTANLARININ NOT DEFTERINDEN Gerçeğimizi tartışmak IV : bir görevdir devrimci S.Hoce . _ bana görev verilmeyişinin ne- d e bu görevin yerine getirilmedeni olarak, ülke içindeyken si, kadroların aydınlatılması verdigim eleştirileri göstermiş pek kolay olmadı. Part( ti. Ben, kendisine ülke içine gerçegini kadrolar nezdinde d öndügüm dönemde bulun- tartışanlar tasfiye edildiler, d ugum birimin sorumlulannın ediliyorlar. Bu yetmiyormuş gibi , tasfiye! ere karşı çıkanlar bazı konulara ilişkin eleştirile yaşamımızdaki uygulaınaları rimin oldugunu bildigini, ayrı da aynı oportünistyöntemlerle asgari bilimsellikten bile ca onlaraeleştirilerimin takip- tırpanlanıyor . Fakat, hakikatu zaktır. Bırakalım irade birc isi olacagımı söyledigimi, be- ler çıplakgezmeyi sever. Baskı I igini, kadroların birbirlerine , lirtmiştim. Ama yetkili, aynı . ve tasfiyeleri e Parti içindeki partiye karşı güvensizlikleri s, eyleri tekrarlamıştı! Işte, devrimci gelişmenin önünü tı alabildiginedir. Özellikle yurt · yaşadıgım bir olay ve eleştiri kamak mümh.iin degildir. içinde bu durum had safhaya h akkı nı kullanan bir partiliye "TKSP'de Oportünizm ve Bir "Eleştiri" Üzerine''kitapcıgın varmıştır. Bunun kaynagını , karşı takınılan tavır. kardı. kadroları kendi kaderiyle baş Zor bir dönemden geçiyoruz. d a sergilenen gerçeklerin , D EMOKRA TİK-MERKE başa bırakan , id eo! oj ik yeterSapla samanın ayrıştıgı bir yapıcı öneriterin Parti tabanında uyandırdıgı ilgi, bunu ZİYETÇİLiCİN YOZLAŞTI s izlik , dedikodu ve tasfiyeciolgunlaşma ve netleşme dönel igin pervasızca , dahası üyeleminden .. Kişilerin , grupların açıkca gösteriyor. Ancak Parti RILMASI 1 r in iradesine ragmen geliştiril dogrular temelinde yan yana " yönetimi" olup bitenlere Leninist Partinin temel bir mesi oluşturuyor. Mücadele . gelmenin kaçınılmaz oldugu aldırmadı , tasfiyeciligi yogunörgütlenme ilkesi ve disiplinin yavaş yavaş alanlarından b ir dönem .. Eskiden oldugu gi- laştırdı. Partiyi kaçınılmaz bir önemli bir ögesi olan d emokrae!- etekçeken partimiz,girdigi · bi , " yoruldular", "mücadeleyi bölünme noktasına getirdi. tik-merkeziyetciligin , PartiD alayısıyla mücadele daha yozlaşma sürecini kadrolarbıraktılar" laflarıyla kitleleri m izdeki uygulaması ve "geliş d an gizliyor. Alınan kararların k andırmanın olanagıyokartık. degişik boyutlar kazandı. Işte . tirilmesi" de ilginçtir. Merkeuygulanmamasının gerçek ne- · Kaldı ki, kimlerin ülke içinde Roja Welat,mücadelenin kaziyetci yan agır basmış demod enierini bile demogojik bir · m ücadele ettigi, kimlerin bu işi zandıgı boyuttera denk düşen kratik yan gözardı . edilmiştir . I legalitenin ardına sıgınılarak . " ustalıkla" gizleyen Parti "ön- .bırakıpAvrupametropollerine tarihsel bir görevi üstlendi. Bu . d erligi", artık kendine olan gü- yatak attıgı da ortadadır. Bu b akımdan Roja Welat'ın, Partim erkeziyetcilik fetişleştiril n in birligini hedefleyen wrlu venini de yitirmiştir. Bütün bu bakımdan sorun, bagnazlıkla miş, onun demokratik özü sayısız . . ki:ndini aklama degil , tersine m ücadelesine omuz vermek, saydıgım konularda boşaltılarak çarpıtılmıştır. Deörnekler verilebilir. Gerek- asgari yurtseverligin gereh.1:ir- b unun için ateş hattında savaş m okratik-merkeziyetciligin d igi dürüstlük çerçevesindeol- m ak dahil hertürlü fedakarlıgı t iginde bu konular üzerinde de y ozlaştırılması beraberinde yazma, arayış içinde olan yol- . sa bile halkımızın çıkarlarını göze alarak ileri atılmak gereciddi sorunlardadogurmuştur . d aşlarımızı aydınlatma ola- ön plana çıkararak geçmişin kiyor. Devrimci mücadele gönüllü Halklarımıza kan kusturan n agımızın olacagını sanıyo yararlanögreticiliginden birlikten geçer. Gönüllü birm ak tır. Dar gurup çıkarları, faşizmi ve sömürgeciligi alt rum . I igin oluşmasında ve pekişıne örgüt ya da partiler arasındaki etmek, zindanlardahalkımızın s inde güven sorunu belirleyici FERT OLARAK BENİM DE onurunu koruyan yoldaş düşmanlıklar ancak böylelikle b ir öneme sahiptir. Bu aynı zaH ATALARlM OLMUŞ1lJR giderilebilinir. Bu, hallanın larımızın mücadelesine ortak manda, demokratik-merkeolmak, ülke zemininde geçkurtuluşu inancıyla mücadeziyetci işlerligin temel dayaMücadele süreci içinde fert leye atılmış , ama şu ya da bu mişin deneyimlerinden de yao larak benim de mutlaka eksik nagı olmuştur. Zorlu ilegal örgüt içinde yer almış tümyurt- rarlanarak yeni bir ruhla mü ve hatalanın olmuştur . Kenk oşullarda merkeziyetciligin sever, devrimci insanlara da cadeleyi geliştirmek, tasfiyeciagır basması , güven sorunuyla dim de tespit edebildigim en kendisini dayatan tarihsel bir l igi teşhir etmek, Partimizin büyük eksiklik, gözlerimi ve d ogrudan orantılıdır. Yoldaşça görevdir. Bu görevin üstesin - d evrimei birligini saglamak, e ne rj imi sadece ve sadece bu rgüven ise, ideolojik birligin den gelinebildigi ölçüde, kişi yurtsever ve devrimci güçlerin j uvaziye yöneltınem , Parti yan ı sıra demokratik- merkesel ve örgütsel gerçegimizi kav- en geniş birligi dogrultusunda demokratik ziyetciligin içinde her hengi bir sapmanın çaba harcamak için TKSP-ramak mümkündür. yanının geliştirilmesi temelino labilecegi üzerindedüşünme Roja Welat bayragını yükselteIşte bu nedenlerden dolayı m em ve olayları diyalektik bir d e oluşur. Leninist Parti ya da gerçegimizi tartışmak devrim- l im!. . bakış açısıyla tahlil etmeye yöörgüt içinde sapmaların belir-Bitti-. ci bir görevdir. Ne ki, Partimizginlik gösterdigi, boy verdigi nelmememdi. Ancak 12 Eylül dönemlerde , parti içi demofaşizmiyle kızışan kavgada, krasi daha bir önem taşır. Hattanık yaşamımda Part i G ERÇEG İMİZİ TARTlŞARAK DEVRİMCİ oldugum olaylar, burjuvaziye ta en katı merkeziyetciligin ön mücadelede üzerime kar ş ı koşulu haline gelir, irade birALTERNATiFi YARATMALIYIZ! d üşen görevleri kararlılıklaya ligi .." ... Parti içinde tek irade ancak demokratikyoldan,yani paraksorunun bu yönü üzerin~erman kolektif olarak, ortaklaşa, d e de titizlilikle durmam geçeşitli görüşleri ve önerileri rektigini bana ögretti . Işte bu , · Türkiye'de ve ülkemiz Kürdisk ılınarak açık bir savaşa dötan 'da halklarıınız faşizmin en karşı karş ıya getirerek ve soParti yaşamımda bana en n üştürüldü . Faşizmin derin n u nda herkes içinuyulmasızo b üyük birders oldudiye bilirim . k oyu ekonomik ve siyasal teröl eşe n bunalımı, kitlelerinartan runlu kararlar alınarak yaratı Yaşadıgım olaylardan sadece · rü altındadır . Dört yıldan beri h oşnutsuzlugu , finans kapitab irini örneklemekle yetine- yüz binlerce ilerici ,yurtseverve labilir. Bu yoldan oluşturulan l in saldırganlıgını daha da artı demokrat insanımız işkence o rtak iradenin, proleteryanın cegim : Yurtdışından ülkeiçine r acaktır. Bu balamdan yurtsedönmüş ve görev verilecegi · ç arklarından geçirildi . Yüzlersınıf savaşının nesnel olarak v er devrimci hareket , zaman u m uduyla tam biryıl beklemiş eesi katledildi . Açlık , yoklukve gerektirdiklerini bütünüyle ve devrimci kaybetmeksizin tim. Ancak yine yurt dışında yoksulluk kol geziyor. Kürdis- alternatifi yaratma gibi tarihkesinlikle a ç ıklamak gibi elvetan 'da ise, hallaınızın top yegörüşebildigim bir yetkiliden r iş li bir tarafıda vardır. " s el bir görevle karşı karş ıyadır. hedefleyen imhasını bana görev verilmeyi ş inin ne - k ün ( Mar.-Len. Ilk. Yar. yay. c.III, D eva mı say fa 14"te denlerini sormuştum . Kendisi , saldırı ope r asyonları sürekli s .90-9I)(Ab ç) Görüldügü gibi et ew e. co m 1eninist demokratik-merkeziyetcilik, demokratik, yani "parti içindeki geniş kitlelerin iradesine dayanan bir merkez iyetcilih.1:ir", Oysa demokratik-merkeziyetciligin , bizdeki, yani parti ww w .n Bu somut olaylar, sorunun, . oportonist manevralarla, demogojiyle küllendirilemeyecegini, "bir profosyenel devrimci uzun mücadele yılları içinde yetişebilir, bir peşmerge 1-3 egitilebilir'' ayda. . (Abç.) y) (Par.Uz.TKSP anlayışında ifadesini bulankolaycılıkla da çözümleneıneye- · cegini gösterdi. Dolayısıyla . d ogrulann ardına gizlenerek s osyal pratigin acıgerçeklerine r agmenyanlışların ve zaafların örtülemeyecegini açıga çı 1 Rfıpel 6 ROJA WELAT DİSK olayı, DİSK'le dayanışma ve yeni döne min müc adel e pers pekt ifler i VI örgütlerini n temsilcileri de boş bu Avrupa ülkesinde dükkan açarcası na "DISK'le DayanışmaKomiteleri" (!) oluşturrarak DISK'i sömürmeso rumsuzlug unabile yeltendiler . Elbetteki, sözkon u su fırsat çı ve dargurupçu . ve ilkel i bir dayanışma here k e- . c ileri, günahlan ve sevaplarıy~ tinin örgütlenmesi için çaba la bunun birinci derecede soLOCIJLVK harcayanla r arasında zaman rumlularıdır ve tarih karşısın zaman görülen bazı yalpalanda hesap vermek durumunda DISK'le dayanışmadan söz m alarvemaky avelist davranış lar. 2-DISK'i temsil yetkisinederken, 12 Eylül sonrası dölar, sözkonusu bölücü tavrın d e bulunan yöneticileri ise, bunemi kastediyoruz kuşkusuz. etkinligini artırdı. gün dışarda dır. Do! aylı da olsa D ISK'in kapatıldıgı, Genel Diger taraftan DISK'le D ISKadına atılacak heradım Başkanı,diger yönetici ve bindavranışları anılan kişilerin dayanışmanın saglıklı ve kolda onların, görüş ve önerilerilerceüyesininyargılandıgı,işçi öznel niyet ve davranışiarına Ie ktif bir örgütlülüge kavuştu n in alınması, hatta onayları gesınıfının ileri kesiminin örgütbaglamak dogrudegil dir. Çünrulması konusunda pekistekli rekiyor.Dolayısıyla D ISK'le ve s üz ve açıkta bırakıldıgı bu dökü onların düşünce ve da vgörülmeyen egilim de, bundan çıkışla işçi sınıfı ve n em de, işçi sınıfının devrimci ranışiarına yön veren, yine dayanışma hareketinin dumudiger demokrasi güçleriyle sendikal örgütünün de, diger . onların dünya görüşleriydi. ra ugratılmasında olumsuz bir dayanışmanın ilerletilmesi, d emokrasi güçleri gibi ciddi bir ZatenDISK 'insömürül mesine işlev gördü. Dahabaşından bekalıcı bir örgütlülüge kavuştu dayanışmaya ihtiyacı vardı. Ve karşı çıkan, ilkeli ve kalıcı bir ri DISK'in içerdeki yöneticilerulması büyük ölçüde onların bu konuda Türkiyeli, Kürdisdayanışmanın örgütlenme si riyle diyalog halinde oldugu- takınacagı tavırabaglıdırartık. tan lı siyasal ve demokratik kuiçin çaba harcayan bazı DISK n u, onların direJ...1:ifleri dogrulBu bakımdan, bugüne kadar ruluşlara, ilerici çevre! ere ve · yöneticiler inin kararlı tavrının tusunda hareket ettigini ima "boş durmayan" bir kısım özellikle yurt dışına çıkan etkili olamamasının nedeni de ediyordu. Bürüksel'd e bulu- D ISKyönetic ilerinin manevra D ISK yöneticiler ine önemli buydu. nan "DISK'le Dayanışma Bü- alanı da daralmış, DISK'i sö- . görevler düşüyordu. Ilkeli ve kalıcı bir dayanışma rosu"nun başını çektigi buegi- m ürmekistey enlerin özlemleri D ISK'le, işçi sınıfı, Kürdistan h areketinin örgütlenme sini limin, dayanışma hareketinin kursaklarında kalmıştır. halkı vedigerdem okrasigüçle engelleyen dargrupçu ve bölüörgütlü ve demokratik bir Ancak gerçekten samimi olan . riyle örgütlenme si gereken eli tavıralışiara kaynaklıkeden yapıya kavuşturulmasını yoD ISK yöneticileri açısından dayanışmanın yeri, öncelikle politik yaklaşımların asıl kuşa sürmesinin asıl nedeni, görev bitmemiştir. temel mücadelealanları,fabri- amaçlarını geçmişin zengin bizce, Avrupa Sendikalar FeKaldı ki sorun, salt "ülke" . kalar, tarlalardır. Faşizm deneyimler indensoyut layarak derasyonun u örkütmeme k, içinde ya da yurt dışında bulukoşullarında sözkonusu alan- · ele almak dogrudegil dir. ÇünAvrupa sosyal demokrasis ine nan DISK yöneticileri nin solarda güçlü bir dayanışmanın . kü dayanışma hareketini çık şirin görünmekti . Bürüksel runu degil, tümdemok rasigüçyaratılması, herşeyden önce maza sokan tavırlara, yine bürrosu bunu yaptı. Ve bu yol- lerini yakındanilgilendiren bir güçlü siyasal örgütlenme ler ve başlıca 12 Eylül öncesinde da kabul etmek gerekir ki belli sorundur. Yaşanan sürecin bed ayanışmanın asgari hedefleD ISK'in ve diger bazı meslek "başarı"lar da elde etti. klemeye tahamülü yoktur. Işçi rinde ortak iş yapmanın beörgütlerini n birligini ciddi ÖrneginDI SK'in,Avru paSen- sınıfına, yeni döneme uygun nimsenmes ini gerektiriyordu. boyutlarda zedeleyen Ilerleme dikalar Federasyonu üyeligine m ücadele perspektifleriyle gitO rtaklaşa iş yapma gelenegini, Hareketi yön vermiştir. Baş- kabul edilmesind e bunun payı . m ek, ona hedef göstermek geyaşanan acı deneyimler e raglangıçta faşist cuntanın etkin oldu. Elbette ki, bu, biryönüyle rekiyor. DISK'le, işçi sınıfıyla menedinem eyendevrim cihabir şekilde teşhirine yanaşolumlu bir gelişmeydi. Ancak ve diger demokrasi güçleriyle re ket, yedigi agır darbelerin de m ayanllerlem eci sendikacılar, demokratik bir dayanışma ha- kalıcı dayanışma da bu mücaetkisiyle "ülke" zemininde dayanışma hareketinin örgütreketinin geliştirilmesiyle de, dele içinde ifadesini bulab öyle birdayanışma hareketini 1e nmesine yanaşmadılar. -diger etkenierin yanısıra caktır. örgütleyem edi. Ve bu, daha · Ancak cuntanın faşist oldugu- sözkonusu katkı yapılabilirdi. DEVAM EDECEK önceden de gözlenebiliyordu. n u keşfettikten sonra ortaya Bu bakımdan,sosyal demokraDolayısıyla dayanışma hareçıkmayı da ihmal etmediler. siyi ürkütmeme k için dayanış- . ketininyur t dışında geliştirile- · Tabiki kendilerini, DISK'in ma hareketinin geliştirilme re k, temel m ücadele alanlarıngerçek ve tek temsilcileri ilan sindenşuya da bu biçimdeya n da ete-kemig e büründürü l-. ederek!.. . çizmenin aklanacak yanı yokm esi gerekiyordu. Ayrıca · D ISKvedige rdemokrati kme- tur. DISK davasının dünya ka- slek örgütD ISK'le, işçi sınıfı ve digerdeDOZELTM E m u oyunda aktüel bir konu . lerinin yurt dışında bulunan mokrasi güçleriyle gerekli deo lması,dayanışmahareketinin yöneticiler i arasında en geniş mokratik dayanışmanın örgütGazetemizin bir önceki örgütlenme si ve geliştirilmesi birİigin yaratılması dogrultulenememes inin, bu yolda sür- s ayısında" Oportünizm e Vuraiçin önemli avantajlar. sunda sürdürülen mücadele,. dürülen kararlı çabaların sor ak PSKf-.Roja Welat Hattını s aglıyordu. B u bakım dan başta an cak belli bir zamandan son- n uçsuz kalmasının belirleyici Güçlendirm eliyiz'' başlıklı yurtdışında bulunan DISKyöra ilerlemeci sendikacıları gö- nedenleri bunlar.. Gelinen yazının "TKSP ayaktaymış" n eticileri olmak üzere, TÖB-rüşmelere oturmaya zorladı. · n oktada bu konuyu daha fazla (s.8) arabaşlıgmın altında; D ER ve diger meslek kuruluşFa katattmlan bu geri adım,so- deşmenin şu bakımlardan ya- . RA'nın 20. sayısından larının yöneticileri daha elverunların çözümüne yetmiyorrarı yok: 1-Yurt dışında aktardıgımız alıntının ilk gir iş li çalışma koşullarına shipti. d u. Çünkü Ilerlemeci sendi- D ISK'le dayanışma adına r işinde, dizgi hatası sonucu" ... Ne var ki, DISK'le, faşizmin kacılar daha ince taktiklerle yapılanlar, belirgin yönleriyle Faşist rejim için çürümenin zindanlarında DISK'in onurudar gurupçulularını ve bölücü- devrimci basma, kamuoyuna b aşladıgı" yerine " ... Faşist ren u koruma yürekliligini göste- · lüklerini sürdürmek te ka- yansımış; D ISK'li sendikacı i im için çözülmenin başladıgı" rebilenyön eticilri, işçi sınıfı ve rarlıydılar. Ve en geniş birlik ların, örgütlerinin , bir bütün ş eklinde yanlış dizilm iştir. giderekdigerdemokrasıgüçlegörünümü altında bu tavır- olarak işçi sınıfının yargı Sözkonusu yanlışlık alıntının riyle dayanışmanın örgütlenlarında ısrarcı oldular. landıgı, zorlu mücadeleler so- d ışında, metin içinde de tedirilmesind e de samimi davDayanışma hareketinin kalıcı nucu kazandıgı haklan gasp k rarlarımıştır. Düzeltir, okurranılamadı. Fırsatçılık, dar bir örgütlülüge kavuşturula- edildigi bir dönemde asgari larımiZdan özür dileriz. grupçuluk ve faydacılık bu ko- · m amasının belirleyici bir ne- dayanışmayı örgütleyemedinudada ön plana çıkarıldı. Bir · d eni buydu. Ayrıca en geniş kleri açıga çıkmıştır. Yurt R.W. Redaksiyon u kısım DISK ve diger meslek, .. birligin saglanmasını savuna~ ~ışında bulunan DISKyöneti~ durmadılar!. Şu yada ww w .n et ew e. co m D AR GURUPÇULUK ve BÖ- ROJA WELAT Rfıpel 7 DEVRİMCİ StJREÇ, "BİRLİK'' SORUNU VE FAŞiZME KARŞI MÜCADELE PERSPEKIİFLERİ lll 'IUrk burjuvazisi, yabancı sermaye ile ortaldılı tercih etmek durumunda lcalmıştı. Bu yıllar, aynı zamanda sermaye Tarihsel deneyim, ulusal ve sosyal devrimlerdeilerici,yurtsevervedevrimcigüçlerin upri ve azami birliklerinin sallanmas ında, "birlik" ya da itbirlili zemininin dolru kavranmasının özel bir önem ve emperyalizmle olan ilitkilerden etkile- nen tekelcililin ortaya çıkmasına rastlar. 'IUrkiye ekonomisinde tekellerin ortaya çıkması ve giderek devletle bütünlepnesi süreci, Türk devletinde varolagelen gerici etilimleri kamçılamakla kalma11Uf, ekonomide ve siyasette oldulu gibi devletin yapısında da gericililin belirgin bir karakter halini almasınaneden olmuştur. 12 Maıtfatizınidöneıninde tekelci sermaye, devlet üzerinde tam bir hakimiyet kurdu. Bu dönem, aynı zıunılnda tekelci buriuvazinin, tekel dı1ı sö.mirücü cevreler ve büyük toprak agalarıyla kendi çıkarları c erçeva~ind e kesin baglaşıklar dayattıgı Finanskapitalise,bunaaldınşetmiyor,ta bir dönem olmuflur. Ve artıkgericilikaçik hakümünü pekiştirerek derinleşen bunalımı aşmaya çalışıyor. Bu durum, tekelbir devlet politikası halini almış oldu. Ardından 12 Mart yönetimi seçimlerle . lerin biribirleriyle ve emperyalizmle olan ilişkilerinioluınsuzyöndeetkiliyorveara iktidardan uzaklapınldı. Ancak devletin lanndaki çelişkilerin derinleşmesine negerici karakterinde dişe dokunur delitden oluyor. Işte tekelci burjuvazinin şu ya meler olmadı. Işte, 12 Eylül faşizmine neda bu kesimininfinans kapitalin açıkterö den olan temel faktörlerden biri, derinrist diktatödülüne karşı oluşunun temel leşerek gelişen bu siyasi gericiliktir. ve belirleyici birnedeni budur. Ancak bu Ikincisi, Türkiye kapi~inin sürekli · ve kaba olan bunalımının, yerli ve ya- karşı oluşun radikal bir tavra, bir başka · deyişle faşizme karşı aktifbirmücadeleye bancı sermayenin ortakhk ilişkilerinden dönüşmesi ya da dönüştüıiilmesi oladolan ekonomik bunalımın siyasal bunaksızdır. Çünkü bu, aspri koşullarda nalımlara dönilferek burjuvaziyi yönetim emperyalizme karşı batımsız bir tavır geacziyle karşı karpya getirmesidir. liştirmeyi gerektirir. B u ise, herşeyden önÜçüncüsü ise, Kürdistan ve Türkiye'de ce uluslararası sermayenin yolunlaşması gelişen devrimci demokratik hareketin ve merkezileşmesi sürecinin belirledili iş gösterdti potansiyel büyüme, kitlelerde yükselenhoşnutsuzluk ve bunlann tekelci . bölümü çerçevesini yadsır. Kaldı ki, yerli tekelci sermayenin empeıyalizmle olan çevrelerde ya ratttı korku ve tedirginlikti. ortaklık ilişkilerinden kaynaklanan Diler iç ve dış kotullar sürecin bu belirgin balımlıhk nesnel olarak böyle bir tavı öııelerini tamamlıyordu. ralışa olanak vennez. Kısacası belirtmek gerekirse, bugün devDilertaraftanfaşizmekarşısavaş,empe let, bu ekonomik, toplumsal ve siyasal ryalizınin, teketlerio ekononıi üzerindeki . koşullann ürünü faşist diktatörlülün, denetimlerini hedefiemek zorundadır. Fidiler bir deyişle finans kapitalin lehine, nans kapitalin tahakümüne karşı olan teişçi ve emekçi yılınlann, hatta burjuvazinin diteraömürücü kesimlerinin aleyhine . kelci kesim de, bu gerçelin, dolayısıyla faşizme karşı gelişen demokrasi mücadederinleten bir işlev görüyor. Devletin filesinin finans kapitalin, emperyalizmin nans kapitaldenyana müdahaleci biri§Jevi üstlenınesi, burjuva sönıürücü güçler yanısırakendi varlıtınayönelecelinin bilincindedir. Aynca işçi sınıfı, Kürdistan arasındaki uzlaşmayı büyüktekeUerinyahalkı ve etiler emekçi yılanların kabaran rarına bozuyor. Dolayısıyla sömürBeci hoşnutsuzlutu, sosyalist sistemin artan devletinsınıfsal yapısı içinde ifadesini buetkinli~ ve demokrasi ve sosyalizmgüçlelan buıjuva güçlerin - tekelcilerin çıkar rinin kazandılı yeni yeni mevziler lan Çef'9eYeSinde ama uzlaşma temeline karşısında ipin ucunu kaçıracaAının da ... dayanan- itifakilişkileri,finans kapitalin Bu nedenle, tekelci sermayenin bir bütün ekonomik terör ve siyasal zoru altında yeniden düzenlerımiş oluyor. Devletin sınıf olarak emperyalizınle birlikte, varlıkları · yapısında somutlaşan ballafıklar arası nayönelen tehlikeler karşısında savaşma lan, faşist çarkı 'Itirkiye ve Kürdistan halilişkilerde görülen bu delifim, kaçınılmaz olarak burjuva güçler arasında çelişkiler klarınınaktif savaşımıyladaAıtmayıhede fleyen anti-faşist savaşın karşısında yer yaratıyor, sömÜJ'Ü!=Üler cephesindeçatlak · almalan kaçınılmazdır. Bu balımıdan seslerin duyulmasına neden oluyor ve da- . - fatizme bqı 11M1f tekeOae ve emperıahası SÖillÜIJen bwjuvazininönemlibirkelimıe 1wf1 savap.n soyuilanam az. Fakat simini rahatsız ediyor. bunun, tekellerin birbirleriyle ve empe. Eiemen sınıflar arasında gözlenebilen ryalizmle olan çelişkilerini görmezlikten bu gelişmeler, 1Urkiye'li Kürdistan1ı regelmeyi yadsıdılı, bu güçler arasındaki formist güçleri umutlandınyor, onlann çatışmalardan bilinçlice yaralanmaya dış" demokrasiye dönüş" hayallerini canlı tulamadıtı da açıktır. et ew e. c tqıdılırugöstemıittir.Bu,salt"birlik"yo lunda atılan adımlarda başanya varmak için delil, demokratik ve siyasal savaşın zaferi için de pıreklidir. Bu bakımdan "birlik" 10n1nunu, faşizmeve sömürgeci- ihracınmyolunlapnasıtemelinedayanan tuyor, "hberal" burjuvazinin icazetli muhalefetine bel ballama elilimlerini güçlendiriyor. Ne var ki, sömürBen sınıfiann belirgin karakterleri ve "illke"nin özgül koşullan, bu baylanmızı ve onlann BUDEP (Bımş ve Ulusal Demokrasi için Eylem Progıamı)veonun birtiiıevlolan "Sol Birlik'le ifadesini bulan burjuva kuyrukçulıtunu yadsıyor. Şöyle ki: I-Devletin sınıfsal yapısı içinde finans kapitalden yana yeniden düzenlenen iliş. kilerden bizatihi tekelci buıjuvazinin belli kesimleri de etkileniyor. Rnans kapitalin · açık tahakümünden rahatsız olan tekelci sermayenin bu kesimi, toplumsal artık- delerin eşit koşullarda paylaşımını istiyor.Devletinfinanskapitaldenyanamüdahaleci bir işlevgörmesine karşı çıkıyor. om "Birlik" yolunda mesafe katetmenin yolu, işbirligi zemininin dogru tesbitinden geçer lile karp savliflll diyalektik bütünlülü içinde ele almak ve bu ballarnda delişik türden birliklerin 2ıeminini lcalın çUgilerle belirlemekgerekiyor. Açıktır ki bu, en baş ta, işçi sınıfı, Kürdistan halkı ve tüm emekçi yılıniann demokratik taleplerine yanıt verebilecek hedeflerin tesbitini; dolayısıyla sözkonusu demokratik hedeflerin karşıanda yeralan faşistdevletinsınıf sal yapısmı ve "ülke" nin öqiil koşullannı bilince çıkarmayı gerektirir. Faşizmin, -1Urkiye'de- bir günde ve halklaniiDZln kanına susayan generallerin yalnızca öznel istemleri sonucu iktidan ele geçirmedili, tam tersine köklü ekonomik, toplmnsal ve siyasal nedenleri kapsayan birsürecin ürünü olduRuaçıktır. Rlşizıninsınıfsal yapısınınkavranabilme si, bu süreçte, devletin yapsal karelderinde meydana gelen delifimlerin belirgin iiıellikleriyle açıklıla kavuşturulmasını ww w .n gerektirir. Bu özelliklerin başında, devletin delifen karekıerine kaynaklık eden tekelci gelipneye tekabül eden siyasigericililin derinleş m esi olayı geliyor. Ancak buna geçmeden önce, devletin tekelci geliş me öncesindekiyapısal karakteriniirdelenıekteyararvar.Bilindiligibi, Türkdevleti ilk olarak tarih sahnesineçıktıtında, iki önemli nedenden dolayı gerici elilimleri bünyesinde banndırmış ve geliştirmiştir: 1- Türkburjuvazisinin Kürdistansorunu i'Grşısında takındılı şoven ve sömürBeci tavır .. 2- Burjuvazinin Osmanlı despotizıninden devraldılı yapıyı yaşatmak istenıesi ve bundan dolayı da feodalitenin radilcal yöntemlerle tasfiye edilmesine yanaşmaımsı; tersine büyüktoprak sahipleriyle işbirliline yönelmesidir. Hal böyle olunca burjuva demokratik dönüşümler tamamlanamanuı. devlet yapısındaki gerici eAifunler törpülenememiş, aksine gelişme ve güçleome olanalı bulmuştur. Kürdistan'da yer alan ulusal hareketler, aöm üraed Türk devletinin fOVen ve gerici etilimlerini güçlendirmiştir. Kısaca devletin bu fOYen ve gerici etilimleri tekelci döneme öqü siyasi gericililin derinleşmesinde avantajh bir durum yaratmıştır. ıhayet n. Dünya Savaşı sonlannagelindilinde "ulusal" sermaye, yabancı sermaye lr.aqısında rekabet gücünü önemli ölçüde yitirmişti. Savaş sonrasında ...-nı .... Dl*lrlal"w "MaıpiPiaaı"nın "ülke" elı:onomisi üzainde yayılan etkisiyle r Rfıpel8 ROJA WELAT 11-Anans kapitalin açık diktatörtülü · 't emel ve güçlü bir mütefilJdir. Ama buna · ratmen tekel dıp burjuvazi, bu talebin niden düzenlenen ilişkilerden en fazla sözkonusu edildili yerde, en az fınans kaetkilenen sömürücil kesimler, tekel dışı pital ve onun tahakümü altında bulunan sermayeçevreleri ve bir kısmı toprak ala- · diler tekelci kesimler kadar balnaz ve larıdır. Küçük ifletme sahipleri, tekstil, karşı devrimci bir konumda saf tutuyor, doAriUIMlCllık, sabun ve benzeri işlebile satutacaktır. Kürdistan halkının gelişen hipleri küçük fabrikatörler, makina baAımsızlık ve mprlük mücadelesi onun onanm atölyeleri, tüccar işverenler, . bu şoven ve gerici elilimini canlı tutacak, küçük sanayi ve ticaret şirketleri vb. hatta Kürdistan'da yer alan son olaylarda oluşan tekel dlfl burjuvazi homojen bir · · bir kez daha görüldülll gıbi phlandıra yapıya sahip delildir. Onun yerli ve ya- · · cak, doruk noktaama vardııacaktır. bancı tekellerle olan batunWık ilişkilerinBelirtilimiz bu nedenlerden ötürü, 'Ilirden deetkilenenbuözellili,balımSIZsiya- kiye'de tekel dıp serma)'e, Türkiye'nin sal bir güç olmasını engelliyor, hareket ulusal çıkarlanndan, baRımsızlılından biriiiini bozuyor. Bu ise, tekel dışı ser- yana delildir. Dolayısıylabatka uluslann mayenin, finans kapitale kartı dirertcini ve ulusal azınlıklann tutsaklaştınlması önemli ölçüde kınyor. Dahası, tekelcililin · na, boyundurula wrulmasına karşı delilyolunlaşnası, finans kapitalin artan dedir. Terine, burjuvazinin bu kesimine ne netimi, tekel dıtı sermayenin belli kesim- kadar şirin görünmeye özen gösteriline lerini iOasasürüklerken (ki, şimdideniflas gösterilsin, anti-falist ve anti-sömiirgebayraAı çeken şirket sayısı az delil), diler ci savaşımın sahne olacalı çatitma kesimleri kendisine balh üniteler haline . ortamında onlar, devlet iktidannı elinde getiriyor. Acımasız bir biçimde işle)'en bu bulunduran büyük burjuvazinin yanında · süreç, öıdlikle yapmını sürdürebilen ke- yer alacak, reformit güçlerin şimdiden simlerin finans kapitale kartı direnme, . soyunduAtı "ldildirel özerlılile" bile yaaktif bir kartı tavır gelittirme kotullannı naşmayacaklardır. (Ulusal kurtulut sanesnel olarak ortadan kaldınyor. vqının yükseleati aşamalarda Saddam'Dilertaraftansöınürgenburjuvazininbu vari otonorniler hariç tabi!..) Ama bütün kesimleri, yerli tekellerinyanısırayabancı bunlara ratmen, finans kapitalin yoltın tekellerle, dolayıSlyla emperyalizmle de lapn baskı ve teriirü altında burjuvazinin aynı balımlılık ilitkileri içindeler. Bu, bu bu kesiminde -belirleyici bir ölçekte kesimlerin emperyalizme karşı bir ko- olmasa bile- muhtemel aynşmalan gönumda )'er aimaiann ı da engelliyor. Ve zardı etmek doAnı delil dir. Fn azından fi- · orılanuluslararasıermayeninetkialanına · nans kapitalin (mali sermayenin) çekiyor. Ezilen, sömürülen kitlelerin bir baskısından ençoketkilenen, ufalan,iflabütün olarak burjuvaziyi tehdit eden hoş- sa giden kesimlerin kazanılması ve diler nutuzlutu, kapitalizm ve sosyalizm · · kesimlerin tarafsızlaştınlması dotrultuarasında derinlqen savaş, sosyalist sistesun da esnek bir pdi~ika gütmek, bu yolda min aktifdestelinde balımSIZlık ve demo- çaba harcamakgerekir .Ancak bu Illieldik krasi güçlerinin kazandıAı zaferler tekel · ve çabaadına anti-faşist savaşın, tekellediiı sermayenin bu eliJimini kamçılıyor. rin eAemenliline, emperyalizme ve Kürt Onu, halinden memnun olmamasına ral- ulusu üzerindekisömürgeci boyundurula men finans kapitalden, emperyalizmden · yönelen hedeflerinden ödün verilemez, yana kesin bir tavıralmayazorluyor. ABD bu hedeflerin yozlaştırılmasına, özünden ve NAID'cu emperyalistlerin "ülke"deki soyutlanarak soysuzlaştınlmasına müsa"sulta"SlDa, ekonmıik ballmlılıAm siyasi de edilemez. Çünkü bu, en başta işçi ve askeri balımlılıkla tamamlanmasına sınıfının,Kürdistanhalkınmve nesnelkobugüne dek "gık" demeyen; tersine bütün . n um u itıbarıyla emperyalizme, tekellerin bunlan onayiayan tekel dıp sermayenin, etemenUline ve faşizme kap olan küçük 'Ilirkiye ve Kürdistan halklarının aktif burjuvazinin küçümsenmeyecek bir kesimücadelesine sahne olacak bir ortamda minin demokratik talepleriyle çelişir. Ve emperyalizme karşı bir tavır içine girmesi bu konuda verilecek her ödün, Kürdistan düşünülemez. ve Türkiye halklannın, fqizme ve sömürTekel dışı burjuvaziyi, devlet iktidannı . geciliAe kartı savaşta güçlerini birleştir elinde bulunduran tekelci kesimle tavır melerini baskı altına almayı, halk güçleribirliAine zorlayan dil er önemli bir faktör nin gelişen eylemini saptırmayı ya dazayı de, sömürgeci--sönıürge ilişkisinin tari- · flatmayı hedefle)'en reformizme çanak bin her döneminde şu ya da bu oranda tutmaktan başka bir anlam tqımaz. canlı tuttulu 'llirk şovenizmidir. Kürt so- · Görüldülfi gibi ülkelerimiz koşullannda runundan sözedildilinde "vatanın btilün- · fqizme karşı mücadeleyi, salt faşist milis mezlill we bütiinliilii" konusunda tekel güçlerineveya şu yada bu burjuvapartisidışı sermaye çevrelerinin, finans kapitalne karp savaşla ö:ıdeşletürmenin olanatı den, haua bir bütün olaraktekelci burju- yoktur. Rlşizmekarşı savq,devletingerivaziden daha duyarlı oldutunu söylemek ci, sömürgeci ve 10ven karakterineyönelmübal$ sayılmaz. Bu, yerleşik şoven ge- me k zonmdadır. Bu, bir zorlama delil, işçi lenelinyanısıraonun pazartutkusundan, sınıfı, Kürdistan halkı ve diler çalıtan Türk tekelci sermayesinin -bukonuda ' lann fınans kapitalin açık terörist diktaçok zayıf da olsa- gösterebUdili entema- törlülfine karşı geliştirdikleri demokrasi syonalist tavn gösteremeyişinden kay- mücadelesi karpSlDda -finans kapitalin naklanıyor. Oysa Kürt ulusunun aynlıp çıkarlancJoArultusundayeniden düzenlekendi balımsız devletini kurma hakkı da . nen ilişkilere raAmen- burjuvazinin dahil, kendi kaderini özgürce belirlemesi deAişikkesimlerinin yukanda belirlediliac:U demematikbir taleptir. Ve ulusal de- miz konumlan alacaklanndan ve devletin mokratik güçler anti-fqist mücadelenin . şerici-sömü rgeci karakterinden kaynak- Ianıyor. 'llirkiye,ne birispanya venede birYunanistan'dır. Burjuva güçler arasında duyulan çatlak sesiere bakarak "faşizmin çözüldülfi"ya da "çözülmeye başladJtı" ke. hanetinde bulunmak ve giderek burjuva demokrasisine soyunmak, ya Türkiye ve · Kürdistan halklannın fqizme ve sömür. gecilite yönelen eylemini IXlinçli olarak saptırmak ya da en azından sömürgeci-.fqist 1Udt devletinin sınıfsal ve siyasal · gerçekilini kavramamaktır. Zira fqizm . çözülnıo,or, sadece özledili anlamda ku- om koşullannda, buıjuva güçler arasında ye- rumlaşamıyor. Dolayısıyla saldırgan- ww w .n et ew e. c . lqıyor. Derinleşen ekonomik bunalım, • Özal'ın ekonomikprogramını eskitmekle kalmıyor, ardı arkası kesilmeyen siyasal bunalımlara, sıkandallara ve rezaletiere . dönüşerek gelişiyor. Işçi ve emekçilerin ve .bu arada Kürdistan halkım n artan öfkesi ciddi toplumsal patlamalar için kaynak oluşturuyor. Ve bu,finanskapitalinsaldır ganlık elitimini pekiştiriyor.. Onu, vahşe tin y<>Aunlqtınlması eşlijnde muhtemel "aömlek delitikQi" ile devlet iktidannı korumayazorluyor.Açıktırki, bu gidiş,ya ratacatıatırtahnbatlaranıtınenfqizmin kaçınılmaz sonunu yakınlaştıracaktır. Dileryandan gerici mali ııemıayenin bu "vurdum duymazlılı", burjuvazinindiler kesintlerini tedirgin ediyor. Başlıca SODEP ve DYP'nin icazetli mu·halefetinde somutlaşan bu tedirginlilin bir amacı, devletin fınans kapitalist azıniıiın çıkarlan dolrultusunda ekonomiye müdahalesini kısmende olsa engellemek; ikincisi ise, kaçınılmaz sonuna her gün biradım dahayaklaşan "ton 11irkdevleti"ni parçalanmaktan korumak, burjuvaziyi tehdit eden kitlelerin hoşnutsuz lutunu, kin ve nefretini burjuva kanallara akltarak bolmak, muhtemel patlamaları engellemek ve sömürgeci devlet tekelci kapitalizminin ömrünü uzatmaktır. Bu, uzak da olsa ikinci bir olasılıktır. Ve reformisı güçlerin "faşizmi yıkacalız'' çılh ldarıyla soyunduAtı iktidar modeli de budur. Ancak Tülkiye ve Kürdistan koşul lannda SODEP ve DYP1i bir iktidar da, refonnist beklentilerin tersine Ispanya ve Yunanistan'daki gibi bir burjuva demokrasisi olmayacak, 12 Eylül'ün ön günlerinde yaşanan "burjuva demokrasisi"nden çok daha güdük, çok daha şoven ve baskıcı bir diktatörlük olacaktır. Böyle bir iktidar, vadettilibazı "reformlan" dayapmak zonmda kalabilir. Fakat unutulmamalı ki, muhtemel "reformlar" ve özellikle reform vaadleri Lenin'in belirtili gibi, "başta halkın kaynqmasım bastınnayı ve devrimci Slnıfın eylemini durdurmayı ya da hiç deliise zayıflatmayı" amaçlayacaktır. Yine böyle bir iktidar, kitlelerden soyutlamak istedili demokrasi güçlerine hırçınJıAı ve karşıaamasızbirsaldınyaaeçmektehiçte lJlCikmeyecektir. Örneklemek uygun düşerse, bu iktidar, "liberalleşme" maskesi altında özü itıbanyla salazarisı politikanın izleyicisi olan M.celo Caetano'nun Portekiz'deki iktidannın bir benzeri olmaktan başka birşey olmayacaktı r. Bu bakımdan "ülke" somutun da faşizme karşı savaşım perspektiflerinin dotrukavıanabilmesi can alıcı bir öneme sahiptir. Vebu,faşistdevletinsınıfsaldokusuvesö-. HO,JA WELAT rini dış lamaz. Fakat açıktır ki bu, "acil talepler"maskesi altında burjuva kuyrukçulugunu meşrulaştırmaya çalışan program ve ve anlayışları, demokratik halk devriminin ana yönelimlerini gözardı etmeyi yadsır . Zira daha önce de belirttigirniz gibi, faşist çarkın dagıtılması, Kürdistan halkı üzerindeki sömürgeci boyunduruga son verilmesi zaten işçi sınıfı, Kürdistan halkı ve diger çalışanlar için acil taleplerdir. sosyalist devrimle tamamlanır. Oya demokratik halk devrimi, aAırlıklı olarak antl-telııelclbirlnıesahiptir. On un anti-kapitalist yönelimleri iktidarın sınıf güçleri arasmdaki dengeye batb olaraktedrici olarak geli-ilir ya da törpülenebilir. Elbette ki, böyle bir süreçte devrimci güçlerin görevi, devrimin kesintisiz olarak sürdürübnesi olacaktır. ne te we .c om mürgeci karakteri ile açık birçatışma içinde bulunan işçi sınıfı ve Kürdistan halkının durumwıu, Kürdistan ve 1lirkiye devrimlerinin ortak paydalannı ve tekellerin anti-demokratik ayncalıklanndan, ekonomik baskı ve teröründen ciddi ölçülerde rahatsız olan, ıstırap çeken di~r toplum kesimlerinin sınıfsal ve siyasal yapı larını, taşıdıklan anti-faşist potansiyeli ve örgütlülük düzeylerini irdelemeyi geı rektirir. Küpt>l !-! ww w. Özlüce belirtmek gerekirse, işçi sınıfı ve Finans kapitalist azıniılın yolunKürdistan ulusal demokratik güçleri?hatlaştırdılı faşist devlet terörüne ya da olası ta agırlıklı olarakKürdistan halkı faşizme bir "liberal"(!) buıjuva diktatörlütüalterkarşı savaşta belirleyici ve en d irengen tenatifine karşı demokratikhalk devriminin mel güçlerdir. Ayrıca ulusal demokratik kitlelere hedef gösterilmesine ve anti-mücadelenin anti-faşist savaşla birleşik faşist mücadelenin buna baAımlı kılınbir dalgahalinde sömürgeci-faşist devlet . masına, en başta reformist güçler karşı çı çarkına yöneltilmesi her iki halkın ortak kacak ve şunu söyleyeceklerdir: "Sınıf çıkarlarının bir geregi ve başarının temel · örgütleri ciddi darbeler yedi. Sol güçler bir koşuludur . Ancak bu güçlerin mücadedaAınık. Işçi sınıfının büyük bir kesimi kale birligi, herşeyden önce ulusal ve sosyal zanılmıf deAil. Küçük burjuvazi önemli devrimin asgari ortak bileşenlerinin ön ölçüde şovenizmin etkisi altındadır. Bu plana çıkarılmasıru, digerbirdeyişlefaşiz bakımdan burjuvazinin belli kesimlerini, me ve sömürgecilige karşı savaşın temel en azından ulusal burjuvaziyi ürkütmedemokratik taleplerinin biçimlendirecegi rnek gerekir." Bu ve benzeriincilerinaltın iktidar yönelimini netleştirmeyi gerektida yatan gerçeklerin herkes farkındadır rir. Bunun yanısıra anti-faşist ve anti-artık. Amaç burjuva kuyrukçulutunu sömürgeci savaşın iktidar perspek1:ifleri meşnılaştırmaktır. Zira yukarıda belirtnin, Türkiye işçi sınıfının anti-faşist satilimiz nedenlerden dolayı -türkiye'devaşta en yakın baglaşıgı olan Türk küçük ulusal ve yurtsever nitelikte bir burjuva burjuvazisinin (yoksul ve orta köylülük, sınıfı yoktur. Kaldı ki, bir aniçin böyle bir gençlik, aydınlar, esnaf, zanaatkar, küçük sınıfın var olduAunu kabul etsek bile (!), işletmeci, memur ve anti-faşist subaylar) demokratik halk devrimi program hedenesnel çıkariarım koruması, faşizme ve fleri onwı nesnel çıkarlanyla çelişmiyor. sömürgecilige, emperyalizme ve tekelleIşçi sınıfının önemli ölçüde örgütsüz, sorin egemenligine karşı savaşın saflarına lun daAırukve önemli birtoplumsalkesimi kazanılabilecek burjuva kesimlerin kaoluşturanküçük burjuvazinin belirli ölçüzanılması, kazarulamayacak kesimlerin 1erde şovenizmin etkisinde bulunması ise tarafsızlaştı rı lması dogrultusunda azam i doArudur. Ancak genel devrimci ve anti çaba harcanmasım dışlamaması gerekir. · faşist, anti-sömürgeci hareketin bu ve Bu ise, faşizme karşı savaşta Türkiye ve benzeri maflan, faşizme, sömürgeciliAe, Kürdistan halklarının -ortak mücadeleemperyalizme ve tekellerin eAemenliJjne leri halinde- gerçek demokratik iktidarı karşı gelişen mücadelenin burjuvazinin olan demokratik halk iktidarına (ki bu , icazetli muhalefetine petket çekilınesine proleterya diktatörlügüne geçişin özgü.n_ gerekçe yapılamaz. Tam tersine bu durum, bir biçimidir) giden yolda, daha geniş to işçi sınıfının, Türkiye ve Kürdistan devplum kesimlerinin çıkarlarını koruyacak, ırimci hareketinin önüne, savaşarak söfaşizmden zarar gören sı mf ve katmanmürgeci-faşist çarlcı daAıtabilecekörgüt ların nesnel taleplerine yanıt verebilecek lenmelerin yaratıbnası görevini koyar. Ve demokratik bir iktidar seçeneginin hed eancak bu tarihsel görevlerin üstesinden flenınesini gerek1:irir. Işte ülkelerimiz gelinebildiRi ölçüde küçük burjuvazinin koşullarında bu demokratik seçenele deşovenizmin etkisinden kıırtarılması, kamokratik halk devrimilir. Faşist çarkı zanılmas satlanabilir. Aksi taktirde burdagıtacak , Kürt ulusu üzerindeki sömürjuva tabuların etkisi ve tınnandınlan şo geci boyunduruga son verecek, tekellerin venizmle ikili "sınır• karakterine sahip ekonomi üzerindeki egemenligini kıracak olan küçük burjuvazinin sözkonusu kesive bugün işçi, emekçitere çektirilen ekomi karşı devrimgüçlerininyedek gücü olçektionlara nomik bunalımınceremesini maya devam edecektir. recek , emperyalizmle , IMF ve NATO'yla Faşizme karşı savaşta di~r sekter bir yailişkilere son verecek ve toprak devrimini klaşım da, demokratik halk iktidannın hedefl eyecek demokratik halk devrimialternatif hedef olarak pterilmesidir. nin bu ana yönelimleri, bizce, aynızaman Demokratik halk iktidannın Türkiye ve da Türkiye ve Kürdistan'lı devrimci-deKürdistan devrimlerinin ortak iktidar hemokratik ve anti-faşist güçlerin -birdefi olması gerektiAi d<tnıdur. Ancak leşik halkcephesilin örülmesine de karşı savaşta temel oluşturabil ecek- demokratikbirlik zeminiiçin baz alınabilir, alınmalıdır. Demokratik halk devrim i program hedefleri, faşizme karşı savaşın çeşitli evrelerinde ön planaçıkabilecek şu yada bu konuüzerinde mücadelenin yogunlaştırılmasını , reformİst güçlerle, "liberal" burjuvazinin şu ya da bu kesimiyle belli demokratik taI ep ler etrafında geçici eylem ve işbirlikle - İşçi sımfının savaşçı birlig\degişik türden birliklerin ~eliştirilmesin de katalizatör işlevı görebilir Bugünedek güç birlikleri, cepheler biçiminde kamuoyuna yansıyan demokratik birlik "adım"lannın başarısızlıkla sonuçlanmasmda, bu deAerlendirmemizin bütünlütü içinde belirlenen nedenlerin yanısıra işçi sınıfı siyasal hareketinin bölünmüş olmasının da payı büyüktür. Bu, hem Kürdistan'da ulusal demokratikgüçlerin, hemde 1lirkiye'de anti-faşist, anti-emperyalist güçlerin demokratik birlik hedeflerinde birleştirilm elerinde ve de ulusal ve sosyal mücadelenin ortak nirengi noktalannın ön plana çıkarilarak düşmana öldürücü darbenin vurulmasın da önemli olumsuz bir etkendir. Faşizme ve sömürgecilile karşı yürütülen savaşın küçümsenmemesi gereken bir zaafıdır. Bazılankendilerini işçi sınıfı hareketinin "biricik" temsilcisi ilan etseler de, Kürdistan ve Türkiye gerçelinde işçi sınıfının siyasal hareketi bölünınüştür. Faşizm karşısındaönemli bir sınavdan geçenKürdistan'lı ve Türkiye'li "sınıf" örgütlerinin ezici birçoRunluAunun açıAaçıkanideolo jik, politik ve örgütsel koOtJtu, örgüt ve mücadele biçimlerinin hayatın canlı pratilince büyük ölçüde mahküm edilmesi, bu gerçeti tartışmasız bir şekilde dolruluyor. Dolayısıyla işçi sınıfı hareketinin siyasal birliAi sorunu, çözüm bekleyen bir görevolarak kendisini dayatıyor. Ancak bu tarihsel gerçeklikten hareketle slJaAII*Uk sorununu, güç birlikleri ve cephelerin önüne koymanınnesnel koşul lan yoktur. Tek tekörgütlerin iç hesaplaş ması biçimindekendisinidışa vurançnş malar hala yer yer devam ediyor. önümüzdeki dönemde bu aynpnalar, aAırlıklı olarak örgütler arası mücadelede saA ve "sol" oportünizmekarşı yeni saflaşmalara yerini bırakacaktır. Bu hesaplaşma süreci, aynızamandadewimciörgütleridebirbir lerine yakınlaştıracaktır. Bu durum, siyasal birlik sürecini olumlu yönde etkilese bile, bir başına yeterli dctildir. Çünkü siyasal birlik, çıkarcı, fırsatçı amaçlarüzerinde ikame edilemez, örgütlerin aritmetik toplamına eşitlenemez. Tersine, öncelikle devrimci örgütler arası ayniıkiarın nedenlerini geçmişin dotru bir deAertendirmesi içinde gereklidir. Ve siyasal birlilin önemli bir koşuludur. faşizme ve sömürgecilile böyle bir iktidar hedefiyle ortaya çıkmak · DiAer yandan siyasal birlik, herşeyden daha işin başındayken kazanılabilecek önce ideolojik bir birliktir. Ideolojikbirlik, bazı güçleri (örnelin çıkarlan kapitalizmasgari koşullarda temel teorik tezlerin, le çelişmeyen burjuva ve küçük burjuva örgüt ve mücadele anlayışlannın tartışıl bazı kesimleri) karşıya almak demektir. masını, karşılıklı görüş alışverişinin Zira demokratikhalk iktidarı, devrimci-- . özümsenmesini, örgütlerin biribirlerinin demokratik muhtevalı demokratik halk gelişkin yönlerinden yararlanmalannı, devriminin tersine antl-bpitalistbiröze · ayrılıkların giderilmesinde işçi sınıfı bilisahiptir. Ve onun bu özeDili derinleşerek . mi ve onwı evrensel deAeri olan deneyim~ f{ıipPI !O HO,JA WEI.AT -Ideolojik birliksürecinin ka drolara ve kitlelere açık tutulmasınınprensip olarak benimsenmesi.. h ~ Güç birlikleri ve cep .~1er sag oportünizme ve sekterlıge karşı mücadele içinde oluşacaktır zeminini ve böyle bir zeminde işbirli~ olanakları bulunan, bu zemine kazanılabilen en geniş kesimlerin güç ve cephe birliAine karşı işleyen tasfiyeci, bölücü, pazarlıkçı, dar gurupçu ve ~kt~r anl~y!şl~f! bedefleyen mücadelenın ılkelerını b ılınce çı karmak,bunlarıistikrarlıpratikadımlarla geliştirmektir. Sorunu daha da somut- laştırırsak: "Birlik'' yolundaatılan "adım"larınbaş- · ı., _ Yukanda belirtiAimiznedenlerd endo• langıç ve sonuç itibarıyla yaşattıAt deYl faşist-sömürgeci ~~.n da~ı!J~as.ı, neyimler, Kürdistan ve Türkiye halonun yerine demokrası guçlerının ıktıklarınınfaşizmevesömürgeciliAekarşısa- · darının kurulması, ülkelerimiz somutunvaşta en geniş güçlerin birliginden yana da demokratik halk devrimi sorunudur. olmalannın bir başına birlik sürecine iv- Bu, biryandanengenişanti-~aşistve~~ti me kazandırmaya yeterli olmadıAını gössömürgeci güçlerin nesnel ıstemlerının terdi. Hatta sözkonusu "birlikler'', halk ortak paydalarıyla çakışabilen demokragüçlerinin yakıcı istemlerine. ra~en bu tik birlikzeminilin eksenini oluşturacak, söreci olumsuz yönde etkıledı, onun digeryandan da Kürdistan ve Türkiye halkarşısına engeller dikti. Bu gerçegi, bu klarının ortak savaşımlarının iktidar hedegerlendirmemizde dtıişik yönleriyle defi olan demokratik halk iktidama gitartıştık. Asıl sorun, yaşanan deneyimle- den yolu açacaktır. Açıktır ki, Kürdistan rin kapsamlı bir irdelemesini içeren bu ve Türkiye devrimlerinin gereksinimletartışmalanmızdan çıkardıgımız sonuç- rinaen dagan ayn cephelerin oluşmasına larla tıkanan birliksürecine yeni perspekengel deAildir. Ve olm arnalıdır. tifler getirmektir. -Faşimıin vesömürgecili~naAırekono-Konuya bu açıdan bakıldıAtnda, güç bir- 'fiük-siyasal terörü altında yaşanan 4 liAi ve cephe sorununda başarının birincil yıllık zaman süreci içinde ortaya çıkan koşulu, demokratik birli~zem.in.nin Kür: "birlikler'' (güçbirlikleri, cepheler), distan ve Türkiye devrimlerının asgarı egerlendirmemizin bütünlügü içinde müştereklerine uyarlanmasıdır .. Bu, ~e~ lirti~z nedenlerden dolayı demokrasö m üren ve sömürülen ülke devrımlerının 'k zemininde ortaya çıkmamış ve toparizleyebileceAi farklı seyirlerde~ kaynakl~yı cı olamamıştır. Genellikle Avrupa'ya nan birzorunluluk,hemdefaşızmeveso· ü kı:i bloklar oTmaktan öte e 'demürgecilige karşı şu ya da bu biçimde sae en sözkonusu "bir ıkler", son tahlil de vaşan heterojengüçlerin asgari demokra'tlelerin birlik e~limini istismara na k tik hedeflerde birleştirilebilmelerinin bir tmu ya a ona ızmet etmı u gereAidir. Işte.an~-faşi~t~af!ti.-sömürım en genış antı- ist ve anti-geci cephelerıo bileşkesı nıtelıAınde olan sömürgeci birliklerin kotarılması, buodabirietik halk cephesinin gerekliligide bu klara ve bunlara ebelik eden anlayışiara ihtiyaçtan kaynaklanıyor. Bu nedenle, karşı ilkeli, kararlı ve fakat duygusallı~a Kürdistan ulusal oemokratik güçlerinin er vermeyen birmücadeleyi gerektiriyor. 1ürkiye anti-faşist güçlerine önerebile- --Engenişanti-faşistveanti-:s?mÜ!gecegi demokratik birlik zemininin, birleşik · birlikleriçin mücadele, örgüt ıçı vegıdehalk cephesinin inşasında da baz alınması k örgütlerarası bir nitelik kazanan hesa~rekti~kanısındayız . plaşma zemi~in~e sürüyor. Ve y~~~ Ancakfaşizmeve sömürgeciliAe karşı sa- deneyimler, bırlik platformlarının, orgut vaşta demokratik birlik zemininin dogru içi ve örgütlerarası hesaplaşmalar tesbiti de kalıcı güçbirlikleri ve cephe so: karşısında acımasız biçimde bir baskı rununun kotarılması için yalnızca yeter h unsuru olarak kullanılmak istendigini deAildir. Herşeydenönce"birlik"yolunda österiyor. Oysa sözkonusu platformları, atılacak adımiann temel mücadele alanıol güçler yelpazesinde görülen sınıfsal ve na yönelik olması,Avrupametropoll~ri~iyasal ayrışmalara alet etmek sorumsuzden yakılan aAıtlan aşması gerekir. Ikinc ıugun en büyügüdür. Faş~~ ve s?m~r~:: si "birlik''adınayolaçıkanvefakatenge- ciligekarşısavaştaengeruşg~çlet?ll:bı.~lı~ı oiş anti-faşist ve anti-söm~r~eci birliolitikasının baglayıcı ve belırleyıcı yon u, klere karşı işleyen saA oportunıst, reforüç birlikleri ve cephe so~unun~ ~edemist e~limlerin mahküm edilmesi, m~ş~u le yen birlik platform unun ılkel~ndır. B~ olmayan tasfiyeci ve kof blokların bırlık · lkeleri benimseyen ya da benımsemesı sürecini tıkayan birer engel olmaktan çılanaklı olan her örgüte sözkonusu birlik rılması; diAer taraftan degişik sınıf ve emini ya da platformu açık tutulmalıdır. tabakalan faşizme ve sömürgeciliAe karşı rtı, platformun ana yönelimlerinden mücadelelerini küçümseyen, hatta baze~ · dün verilmeden kazanılması gereken kendilerini cephe yerine koyan sekterlıüçlerin kazanılması için esnek bir çaba klerio törpülenmesi gerekir. arcanmalıdır. Eger böylesi zeminlerde Fakat birlik sürecinin dayattı~ı bu temel · rgüt olmanın asgari kriterlerinif! te~b~ti görevlerin üstesinden gelinmesi sanıldıAı erekliyse, bizce bunlar, demokratıkbırlık kadar kolay olmayacaktır. Tersine, faşizem ininde geliştirilecek savaşımın hedeme ve sOOıürgeciliAe karşı yürütülen salerinibenimsemek, merkezi biryapıya savaşın yanısıra reformizmle, tasfiyecilikle h ip olmak ve sürekli bir politika ürete ve sekterizmle cebeleşilerek birlik süreci- bilmektir. Zira böylesi platformlarda siyane ivme kazandınlabilir, yaratılan engel- s al tercihlere yer yoktur. Siyasal tercihleler ilkeli kararlı ve esnek bir politikayla r iyi e demokratik birlik zeminin i ve eylem hertaraf' edilerek en geniş anti-faşis~, platformlarını tekelleri altına almak anti-sömürgeci birliklerin yolu ~~b. ılir.. Bu bakım dan görev, demokratik bırh~ Devanı ı sayfa 14 'te ne te we .c om 1erindenyaraba bir şekildeyararlanmayı öngörenbir sürecikapsar.Açıktırki,böyle · bir süreci başlatmanın temel prensipleri üzerinde aniaşan örgütlerin, birlik sürecinde görülen programatikyakınllfJJlalara paralel olarak pratik siyasal eylemin ortallaşa yürütülmesine, onun örgütlendirilmesine de katılmalan, taban örgütlerini bunahazırlamaları gerekiyor. Bu bakınıdan siyasal birlik, tüm yakıcılıtına raAmen bu günden yarına ya da kısa bir sürede üstesinden gelinebilecek bir ıoun detildir. Dolayısıyla bir bütün olarak devrimci hareket, bir yandan faşizmevesömiir&eciliAekarşısavaşımsüreci içinde işçi sınıfının -ülke esası teme- ww w. linde- siyasal birliAini satlam ak; diAer yandan güç birli~ ve cephe. sorun~, ~u itici silahtan (işçisınıfınınsıyasal bırliAinden) yoksun olmanın yarattıAı zaaflan da göAüsleyerek çözümiemek zorundadır. Bizce doRnı olan, anti-.faşist ve ~~-s~mürgecigüçlerinengenışeylem bırliklerınin ve giderek cephelerin ön plana çıkarı!ması, siyasal birlik çalışınalarının buna uyumlukılınmasıdır. Ziraişçi sınıfının sa- . vaşçı birlllinin bugün için saAianam ayışırıdan kaynaklanan zaaflar, "birlik" sürecini kösteldeyen sakat ve yanlış anlayışiann devriınci kararlılık, özveri ve esneklikle aşılmaması için bir neden yoktur. KürdistanişçisınıfıveyoksulköylülüAünün savaşkan öncü müfrezesini yeni bir zeminde yaratmayı önüne hedef olarak koyanvebuhedefedoArukararlıadırnlarlailerleyenPSJcr-Roj aWelat,bukonuda iki yönlü bir görevle karşı karşıyadır: I~ TKSP'nin leninist birlilioi saAlaınak.. Kı PSKT-Roja Welat, bu yolda önemli bir mesafe katetmiştir. TKSP'nin geçirmekte oldulu deprasyonlar, girditi ideolojik-politik bataklık bir başına bunu gösterir yeterliktedir. Ancak g~rev hen üz ~t~emiştir. n- PSJcr-Roıa Welat, Kürdı~tan'dakendisi dlŞlndada,bazızaafveeksıkliklerineraAmenişçi sınıfı ideolojisineve ülkemiz özgülüne uygun mücadele anlayışına yatkın örgüt ve grup etilimi gösteren yapılanmalann bulundulu kanısındadır. Ve PSKT-Roja Welat olarak sözkonusu yapılanmalarla ideolojik . birllk sürecini başlatmak için aşaAıdaki konular üzerinde asgari görüş birli~ne varmayı zorunlugörü~oruz: . . -Geçmişin doAru bır deAerlendirmesınin zorunlulutunu benimsernek. -Öq;itlerarası hesaplaşma sürecinde (Böyle bir süreçten sözetmemiz ilk anda kulata hoş gelmese bile, bir gerçektir. ·Örgütlerarası arenada akıl almaz ayak oyunlarına sahne olan bir "mücadele" sözkonusudur.)oportü nizmevetasfiyecilite !carşı devrimci tavnn geliştirilmesi prensibinde anlaşmak. -Grup eAilimi pteren yapılanınalar.ın kendi konumlarını dürüstçe deAerlendırmeleri· kendilerini örgüt olarak görenlerio, örButolmanınasgari?f~tlerinesahip olup olmadıklarının tesbıti. . -Siyasal birlik çalışmalarının, en genış anti-faşist ve anti-sömürgeci demokratik birliklerin önüne engel olarak konu!maması, onlara zarar vermemesine özen gösterilmesi, ROJA WELAT Rfıpel ı ı Afganistan devrim inin 6. yildönümü nedeniyle, bir arkadaşan Roja Welat için yaptıga incelerneyi o kurtanınıza sunuyoruz. R. Welat Redaksiyonu Afganistan devriminin ana hatları et ew e. co m ıv ww w .n Bütün bu yapılanların yanısı · Nitekim,LiteraturnayaGazera, ABDr Afganistan'a dogru- ta muhabiri IonaAndronov'un dan müdahale etmek için, · ı 6 Ocak ı980'de New York'ta .çeşitli provakasyon ve entrika- . B eş ir Zahriya ile yaptıgı repor!ara girişrnekten de geri kal- tajda "Milli Kurtuluş Cephesi" madı. aA, bizzat ABD'nin liderine şöyle bir soru yöneltAfganistan Büyükelçisini mişti: öldürerek, Waşington ile Kabil Afganistan 'daki adamlarınız arasındaki ilişkilerin kop- New York Times gazetesinin masını, iki ülkearasında büyük m u h abirini çagırarak ona bir gerginligin dogmasını plan- ö Id ürdükleri ı 8 yurtaşın cesetlam ı ştı. ABD Büyükelçisi, böy- lerini göstermişler. Yine sizin . le bir amaç için CIA tarafından taraftarlarınız, köy ögretmenseçilmiş bir kurbandı. Ki bulerini öldürmek için insan avı nun böyle oldugukesindi. CIA na çıktıklarını, çönkü ögretsaflarından aynlan bir ajan, . menterin sadece çocuklara ABD'nin Afganistan Büyü- degil, köylü kadınlara da okukelçisinin planlanarak öldü- ma yazma ögrettiklerini bildirrüldügünü açıkladı. Bu açıkla m işler. Insanlan öldürmeden ma, olayı tahminyada ihtimal- önce, ellerini, kollarını ve ayalerden çıkarıp, olaya kesinlik klarını kestiklerini ya da canlı ve resmilik kazandırdı. canlı derilerini yüzdüklerini Yine bu konudaABD ile Çin söylemişler. Bütün bunlardogyönetimleri arasında işbirligi rumu? nin yapıldıgı, Pakistan'ın ise, -" Evethiç tutsakalın ıyoruz." bu iki devlet tarafından bir d iye yamtlıyor Zahriya. "Bize oyuncak olarak kullanıldıgını baglı olmayan bütün ögretgösteren kanıtlar bulunmak- menleri öldürüyoruz. Ve hiç tadır. kimseye, hiç bir acıma göster. •IN,SAN HAKLARI ve •ISLA- miyoruz." MIYEI' ADlNA UYGULASİLAHLAR NEREDEN GENANVARŞEY LİYOR Amerika hesabına çalışan ve Afganistan'ın Gazni bölgesinde kendi yurtaşlarını katietAfganistanDemokratik Cummekten sanık Abdullah, 20'li huriyeti Dışişleri Bakanı Şah Amerikan tüfegiyle yakalanaMuhammed Dost 5 Ocak rak yargılandı. Sorgusu sı ı 980'de yaptıgı açıklamada rasında kendisinin iki görevi ~öyle diyordu: Pakistan'ın oldugunu belirtiyordu: BirinAfganistan sınınna yakın bölcisi, evleri, ekinleri ve okulları geleri silahlı karşı-devrimci yakmak. Ikincisi, Afganistan e şkiyalar için egitim alanları yönetimine karşı savaşmayan, olarakkullanılmal-..1:adır.Aske onları destekleyen ya da ri biriiiderim iz defalarca ve çok yardım edenleri öldürmekti. m iktarda Amerikan, Ingiliz ve Abdullah, halk arasında çin yapısısilahlarele geçirmiş yaygınlaştırdıkları propaganlerdir. Haydutlar bu silahları danın esas olarak din e . d ün oldugu gibi, bugün de devdayandıgını belirtiyor ve bu rimci aktivistlere ya da sivilleri amaçla, özelliklecahil köylüler öldürmek için kulanmaktadır arasında çalıştıklarını, yeni I ar. h ükümetin din düşmanı oldugu, camileri yıkacakları, · bütün din adamlarını hapse Artık hiç kimsenin ret edeatacakları şeklinde propaganm iyecegi bir gerçek ise, ABD ve da yaptıklarını söylüyordu. Çin yönetimlerinin Afgan Abdullah ne amaçla ve nasıl karşı devrimcilerine kendi siyetiştirildigini ise şöyle lah depolarını açtıkları soruaçıklıyordu: "Amerika ve Çin nudur. Bu silahlar kanlı katiluzmanları tarafından. egitillere ve haydutlara daha fazla dim. Kampımızda bizi onlar m ah s um insaniann kanınagir yetiştirdiler. Ne yapacagınuzı, m ek için emperyalistler ve Pen asıl çalışacagınuzı ögrettiler, . kin 'li ınaocular tarafından vepara ve silah vererek bizi Afga- riliyor. Yine ele geçen silahlar nistan'a gönderdiler." arasında, Pakistan'da küçük imalathanelerinde bizzat kendisi, Afganlı gericileilkel ya da eski . re yaptıgı silah ve teçhizat model silahiara rastlamak- yardımlanyla çignemiştir. silah yapılmış bazı • • tadır. . K~RŞI-D~VRIMIN • YERLI BILEŞENI PEKİN HEGEMO~YAaLA RIN{NASYA'DAip GAmETLERI ve AFGANISTAN SO- . RUNU . Pekin yönetimi öteden beri · Asya'da yayılma siyaseti yürütüyor. Cografya atlaslarında ve çeşitli kitaplarda Sovyetler · Birligi'nin Orta Asya'daki to. praklannın geniş bir k esimini, Viyetnam, Mogolistan gibi komşu ülkelerin sınır bölgelerini kendi sınırları içinde gösteriyor ve yayılma siyasetini gizlemiyor. Pekin yöneticileri bu yayılma politikasını, Xin Jianshi isimli birgazetede şöyle teorileştiriyorlar: Yayılma saldırı demek degildir. Kudret- I i bir ulusun ya da devletin to- p raklarını genişletmek istemesi çagınuzda sosyal gelişmenin yasalan gere gidir. Çin hegemonyacıları, Mogolistan'ın tamanunı, Hindis- tan'ın 130 bin kilometre karelik bölümünü, Hurma'nın 70 b in kilometre karelik kesimini ve ayrıca Viyetnam, Laos, Kampuçya, Tayland ve Malezya topraklarının önemli böl üm leri üzerinde hak iddiasın da bulunuyor ve bu kesimleri kendi topraklanna katmak i çin yayılınacı amaçlar peşinde koşuyorlar. Pekinyönetiminin koşullarına yönelik saldın eylemlerinin asıl kaynagı da burada yatıyor. Pekin yönetimi. nin, Vıyetnam ve Hindistan'a yönelik istila cı saldırıları bunu kanıtlar yeterliktedir. Çin'in Afganistan devrimini bagazlama girişimlerinin asıl nedeni d e bu ve benzeri yayılınacı . e mellerdir. Pe kin Yönetimi, bu ·saldırgan politikasıyla, Afganistan'ı yeni bir Kamboçya'ya ·dönüştürmek niyetindeydi. Onun buemelleri,onu ABDile elele vererek devrim ve demokrasi güçleri karşısında ortak saf tutmaya kadar götürınüş t ür. Dolayısıyla Çin yönetimi, · sakız gibi agzında çignedigi sözlereragmen başka ülkelerin içişlerine karışınama ilkesini . ı Emperyalistler ve Pekin'li ı yayılmacılar, Afganistan devriminin kazanımlarını hedefleyen saldırılannda yerelgeri- cilikten yararlaruyorlar. Yerel gericilik, Afganistan karşı devriminin temel bileşenlerinden . birini oluşturuyor. Ve emperyalist saldırı ve komplolar · biçiminde somutlaşan dış olguyu tamamlıyor. • Emperyalistlerin aktif desteginde meşru Afganistan yön etimine karşı harekete geçen güçleri• başında, feodaller, d evrik egemen sınıflar ve bir takım gerici dinadamlan geliyor. Devrimin ilkgünlerinde sesizbirbekleyişiçindeolanbu · güçler, devrimciyönetimin cehale te, batı! inançlara karşı verdigi demokratik mücadeleyi seyretmekle kaldılar. Ancak busesizligifazla sürmedi. Demokratik toprak reform un uygulanmasıyla cümlegericiler harekete geçtiler. Çünkü toplumun ezici çogunlugunun amansız biçimde sömürüs üne dayanan saltanatları yıkılmış oluyordu. Büyük toprak ve mera sahiplerinin imtiyazları ellerinden alınıyor d u. Ekilebilir topraklar, köylülere dagıtılmaya başlandı. Otlaklar kamu malı ilan ediliyordu. Devrikegem en sınıflar bunun üzerineilk kez köylülereyöne1ik saldırı ve tahribatlara giriş . tiler. Toprak reforınuylaköylü1ere dagıtılan topraklarda üretilen ürünleri yakıyorlar, . ADHP üyelerine tarım teknisiyenlerine, ögretmenlere, d oktorlara saldırıyorlardı. . Yurtseverlere, halka yönelik b u igrenç saldırı durmadı. Tersine sistemli bir şekilde gelişti rildi.J\rtıkAfganistan devrimin in kazanım larını korumak ve geliştirmek isteyen herkes söz. konusu gerici ve komplo ve saldırıların hedefiydi. Bu igrenç saldırılar, emperyalistler, · d ış ve iç gerici güçlerin ortak planlannın ürünüydü. Fakat fiili uygulayıcılan devrik ege. m en sınıfların önde gelen kişi leriydi. Devam edecek Rtıpel ı2 ROJA WELAT et ew e. co m Kürdistan halkının karuna susayan faşistTürkdevi eti, Kürt ve Küıtlistan adına nevarsa yok etmek istiyor. O, Türkiye'n in "sınıri an" içinde, sömürgeleştirilen ülkesinde yaşayan 1 2 milyon nufuslu Kürt halkını imhayayönelik saldırılany I a kalmıyor, Kürdistan'ın diger parçalann da, hatta kıtalar ötesinde Kürtulusal demokratikmücadelesini bogazlamak, Kürt dili, kültürü ve tarihinin geliştirilmesine katkıda bulun abilecek en ufak gelişmeleri bill e baskı altına almaya yön eliyor. lsveç'in Stockholm kentinde açılan bir Kürt Çocuk Yuvası nedeniyle harekete geçmeyi ihmal etmeyen Türk devleti, sö m ürgeci, ırkçı yüzünü bir kere daha gösterdi. Kürdistan lı ve Türkiyeli demokratik kuruluşlar, Isveç makamları nezdinde yapılan kafatasçı girişimleri protesto etti. O layalsveç basının da geniş yerveril di. SvenskaDagbladet gazetesinde çıkan olayailişkinyorumuvedemokratikkuru1uşlann faşist Türk devletinin kafatasçı girişiınini protesto e den bildiriyi okurlanmıza sunuyoruz. Roja Welat Redaksiyonu • An kara hükümetini rahatsız eden Tensta'daki Kürt Çocuk Yuvasının giriş kapısı. Türkiye'de Kürt dili ve kültürü yasaktır. Isimle-~ : rini açıklamaktan çekinen Kürtler, lsveç 'teda- 7 ·..i i ilıf;;;O....,Iiio;jj;._ı;;;, · Entren til/ doghemmet i Tensto, som vöckt irritotion hos regeringen ' ha fazla yuva açılmasını Svenska Dagbladet'ten i stediler. i Ankara. 1 Turkiet ör kurdisko sproket och kulturen förbjudno . . Anonymo kurder - ingen vogor stöl/o upp med nomn - söger til/ SvD ott de hoppas pö fler doghem i Sverige för kurder. " Sadece Türkçe Konuşma zorunlu" ' ı ı Yaşları .n KÜRT ÇOCUK YUVASI TÜRKIYEYİ RAHATSIZ EDlYOR birkaç ay ile 7 yıl olan, Stockholm'un Tensta bölgesindeki ıs çocuklu kürtçocukyuvası, Türkmakamlarında öfke uyandırdı. Personalin Kürtçe konuştugu bu çocuk yuvası ile ilgili hem Ankara'daki lsveç Konsolo - · slugu, hem de Stokholm'daki D ışişler Bakanlıgı ile görüşme ler yapıldı. -Büyükelçi Haluk Özgül d iyorki:" Türkiye Anayasasına göre resmi dil Türkçedir. Yuvadaki çocuk, anne ve babaları Türk vatandaşıdırlar, onun i çin Türkçe d en başka herhangi b ir dil konuşmamalıdırlar". Risingeplandaki 27-29 num aralı çocuk yuvası, geçen s on baharda bölgedeki Kürt veI ileri n istegi üzerine açıldı. -"Başka çocuk yuvalarının . sekiz bölümünde Türkçe kon u şan personel ve özel olarak i ki Türk çocuk yuvası da mev- . cuttur bizde" diyor çocuk bakım ve gözetimasistanı Ulla B ri tt Erikson. · "ÇOCUKLAR ETKİ ALANINA ALlNlYOR" ww w arasında 'özyönetimi yetki alanına girer. " LiSEDEANADİL Belediyenin vesosyalbakımın yetki alanı Tenstada bir Kürt Türk makamları , Kürt çocuk Projesi de var. Kürtçe konuşan yu vasını bölücülügün bir biç i- . persanele sahip bu proje, göçm i oldugunu iddia ediyor, çom en ailelerce ziyaret ediliyor cukların en küçük yaşta etki ve çeşitli pratik sorunların çöaltına alındıklarını söylüyor. zümünde proje yardımcı · Ziyaretin resmi bir protesto olmadıgını Konsolos Ö:qsül , özelliklevurgulamak istiyor. -"Bu soruna nasıl oluyor. Stokholm'de 9lise ögb aktıgırnızı iletmek için Dışiş rencisi ve 80 temel ögretim ögI eri Bakanlıgıyla görüşme rencisi ı98 ı 'den bu yana haftada en az iki saat anadilleri yaptım." D ışişleri Bakanlıgı basın söz- K ürtçede egitim görüyorlar. cüsü Sertil Jobeus: · -"Çeşitli okullarda görevya- "Tensta daki bir çocuk yupan 6 Kürtçe ögretmene sahivasının, hükümetin ve dışişleri bakanlıgının yetki alanı · biz" diyor rektör(müdür) Sven G u liman. (Bunun dışında 59 olmadıgıha dair konsolos Özpül aydınlatıldı. Bu , belediye ayrı dilde egitim veriliyor). D İL DÜŞÜNÜLÜYOR Egitim Bakanlıgında bu olaya benzer konuya daha önce diplomatik görüşmeye neden ?}dugu görülmemiştir. ' O rnegin, Yogoslav göçmenler arasında birçok anadilde hiçb ir problem le karşılanmadan egitim yapılıyor. Bakanlık sekreteri Silja S trömberg : " Politikamız bu konuda oldukça açıktır. Biz, ulusal terimlerle düşünmüyo ruz, aksine çocugun günlük yaşamda ailede h.-ullandıgı dild e egitim veriyoruz .. " S venska Dagbladet- ı 1 Ocak O MAR MAGNERGARD D evaıru sayfa lS'te ROJA WELAT Rfipel 13 SIN'ET UÇAND Ez heftsali bum Bum suxteye melan Dehesali bum Bum hafız qur'an Panzdesali bum Bum feqiye şexan Tfirıkkınn hustiye mm Elbanekdan desternın Bı tev sofiyan Em gund u gund dıgeriyan Ş exe nun rfihdınışt Seraniya odan Fz rı1hdınıştım Şuna solan Ş exe mm xweş dıxwend erebi Nasiyat dıkır Rivayet fi hikaye bere Mina axa u began Me ji xebat nedızaniya Me jijinaxwe da fi serbare bın baran Bı xof u tırs bfin hefsare nezanan Me pırsnedıkırhelal u herarn Me dıxwar malefeqir u fıqa ran S ale nun bu si Ez geriyam hernil welate Mu s !imin Mm xwendıbfi hernil pırtfige jıbonadin Mm ser xwe ra ne dı d it N e şex ne se yi d ne alım Ez hatım welate Kurdıstan Dıgeriyam medrese u Mızgeftan Waazdıda bı tırki fi farızi fı ere bi II Ezım denge Kebotçi ku lı ser Qiidıs dınali Ezım denge Mekaryos, ku lı ser Qubrıs dıkali Tire çave Reşıkame, ne te we .c om BIJİ WEKHEVİ Tu ki kare te çiye? X ort bı denge ki bı lin d got: Xebata nun xemkariya gund Jı b ona bın b aren baran NavemınbfiyeBafi Baran Melekirabil piyan Got: ezmırude şex Selhaddin Inan :~ın nave ku ha nebihistiye lı cihan X ort le vergerand: Melaye mm ruye te sp iye Mina berfa sere çiyan Tu nızani hale pekxwas fi taziyan D umahik hey e bındestan Rojeki ez lı bajare Wane Roj roja21 e Adare Dı navgel da Şenahiya Newrozu balıare Em hındık m ele fı şex Ber dere mızgefteki rfıhnıştın ww Bızımane tırkan Ser meselen MeleNasırdan Bı ken fıkef gotıne wi heldı dan Mm ditxorteki delal Lı xwe kın bu şal uşa pıke _ welat D ı b er nuzgefte dı hat Sılavdame bı kurdi M ele ki got: kurotu tır ki mzani X ort le vegerandgot: M ın wer dızani ku H un jı vi welati ne Mm wejiwekxwedızani w e gotına xort ker da d ıle mm Agır ket nav hemfı xwendına mm M!n jıxort pırskır: Cegerxwin fı Mahmud Derwiş fi Lorka Ez denge Martin Loserım dı nav Reşıken Emerika Ezım denge H evale karkera me ez Kımil-Songe Kori me X w eydana eniya cotyarım, sosyaliste Sfıri me... Bave Perwiz EZ DENGE BIRÇİYANIM Hevale peşmergehen ku lı ser la.tfı çiyanım H estıre çave sewiya, ez denge bırçiyanım D irefşadeste karkerım, dasa deste cotyarım D ıjmıne paşverfı me ez, jı peşverfı ra yarım Hevale qata jerinım, jı ke bi, yan jı ku bi Neyare qata jorinım, çı n ezik bi, çı dur bi H evale peşmergehan ez, hevale şoreşgerım Zımanegelen bındestım, lı dengewan guhderım Ez dengekarkerame, h.'U lı London u lı Paris Qerinaxwendevana me, lı lstenbol fi Tebriz Nabımdoste mıroven wek: Cımeyyil, Şimon fı Hitler B ele doote şehidım ez, dı axa Telzaater w. Mm bıxwe nedızani ez kime Mm dıgot em hemfı b ıra ne ZarokenAdem fı Hewa ne Dınyajımın ra bu gul u gulistan Çaven nun nedıdit gele Ba fı Baran dı sıngasermiyanım Denge Newwab fı Gorki ser zımane taziyanım Ez denge Mıllete Kurdım, şoreşgere Kurdi me Endame partizanım ez, xebatkare Mi di me B o koledaran tu cari sere xwe natewinım W ek Givara şervanım ez, hevale Hoşimin ım H evaibende Tode me ez, lı Ehwaz ulı Telıran Hevalkare Dewgencım ez, lı Enqera fı Tetwan Mıletperwer fı çeknasım, sılavdare Elındi W elatparez fı merxasım, Xandi, Nehroye Hindi Lı Lı Kongo wa jı mıllet ra, ezım denge Lomomba Bolivya Niroda me, ezım Kastro lı Kuba WELATEKURD Ez te dızanım Ey welate Kurd Tu ustixwari S ewa du dıle xelke revi Usadızani N e bı kuştın e Ne ji bı qırkırıne K urd naqedın Ey roja Welat Ey çiyayen delal H iln qet bebext nebiln Hetar~airo Kurd çend caranhat xapandın Çendcaran Hat qırkınn pari ii pari Vananedawiyadıne bfin N e ji dawiya tekoşina Kurd H er dı çe baş te zanin edi Revok kudere ne Peşmerge kuderene Ey welate Kurd D eng xaxwin hele K i vana qase me dızane ... H.CakiGaze KINE Le bı le kın e le lele Huri muri wayway Tu bı se gunda le le Ha jınundurewayway Q az werdega le le Gola kfiri wayway Eledaxe le le Quçquçine wayway Kose daxe le le &ax şaxine w ay way H adi bınyeda le le C ot kanine wayway Kanik sore le le Ye k şerine way way Ha lı ser kaniye le le C ot zerine wayway Zerikkıne le le Yek dır~ewayway Yan ga kınık le le Yan ga nun e way way Brehevkır: D İD EM Rupel 14 ROJA WELAT DIRENIŞ ÜSTÜN Baştarafı .. sayfa 4'te w. ne te we .c om GERÇECiMizi TARTlŞARAK... Bilmiyorum dedim . Aya- . b unlara da ceza verirdi. Ancak · klarımdan tavana asıp " iyihaJ"lerinigözönüne aJarak Ba ş tarafı sayfa 5'te · başaşagı salladılar, kula" samimi itiraf", "devlet güçleNe ki, faşizm vesömürgecilige kiarımdan elektirik şoku verIşte işçi sınıfı adına yola çıkan rine yardımcı olmak nedenle- · karşı devrimci alternatifin yadiler. Sürekli isim sorup yer örgü tl er bu ciddiyeti ve yüreriyle cezalarındabelli bir indiratılması, ulusal ve sosyal mu- · k liligi istiyorlardı. "Bilmiyorum" rim yapardı. Devrimciler gösteremerlikleri h alefetin güçlü bir yönlendiri- agırlıklıolarakfaşizm karşısm yanıtım verdim. Işkenceci si- · · arasında isimleri ihanetciydi. c ili ge kavuşturulması bazı da u gramlan yenilgiyi kendilen irlenmiş olacak ki , aşagıya Genel tutuklu nufusun yüzde l arının sandıgı kadar kolay indirip bogazıma ipi geçirdi. ri dışında aradıkları için siyasi 6-7'siniteşkilediyorlardı.Ceolmayacaktır. Çünkü bu, kaosun gerçek nedenleri açıga S eni bogacagım deyip zaevindeki direnişlerde bunlar bagırıyordu , ne kadar zaman çıkarılamıyor , dolayısıyla hızlı faşist kolluk 1-..'Uvetlerine en · herşeyden önce içinde bulund ugumuz dagınıklıgın, bölün- b ir topartanmaya gidilemiyor. s ıktı bilmiyorum. Yere yıgılı büyükyardımcı idiler. Bunlarm üştügün nedenlerini bilince B u yanlış anlayış ve yaklaşım kaldım. Su döküp falakaya · d an bir kısmı daha önceleri çıkarmaya, devrimci ka- I ar solun karşı karşıya buluny atırdılar. Sonra kaz y_ü~yüşü_ s iyasi hareketlerin belirli yerrarlılıkla geçmişe yönetmemiyaptırdılar. Böylece ıçımdekı d ugu degişik türden açmazları lerinde. görev yapmış olduD iyarbakır korkusu da k larından devrimci güçler ze baglıdır. Devrimci mücade- d aha bir derinleştiriyor. Geç1e başarı ve başarısızlıkları ile m işin ögretici ve egitici dekırılmıştı. Aynı yaşam 15 gün h akkında belirli bilgilere sadevam etti. Sonra bizi gözaltı- h ipti . Onlar bu bildiklerini . b ir bütünlük teşkil eder. neyimleri temelinde devrimci Başarısıılıkların, hataların na (Yaraların iyleşmesi için) , ~imdi devrimci güçleri larmak alternatifin yaratılması dogkendi deneyimlerinden yararD eve Geçiti diye bilinen yere i çin hıllanıyorlardı. Bunlarr ultusunda sürdürülen mücaI anmak, bu konuda açık yüregötürdüler. 10 gün orada d an Yıldırım Merk it, Şahin deleyi daha bir zorlaştınyor . kli olmak kendisini devrime kaldıktan sonra sorgu hakimAma agır ve sancılı da olsa süD önmez, Hasan Garip , Cemal 1igine çıkarılıp tutuklandık ve B oraç vb. isimler etken olmaya adayan örgü tl er, hatta tek tek reç, geçmişleriyle hesapiaşa kadrolar açısından zorunluD iyarbakır zindanına yolrak gelecegin mücadele perçalışıyorlardı. Yönetim, cezaed ur. Zirabunu kavrayan örgütl an dık. Faşist yönetimin işken- v ine gelenlerinlistesini öncespektiflerini yaraima mücadel er ve güçler zaferin teminatı c e uygulamalarıyla, ve devrim- d en bunlara sunuyordu, bu n1esini omuzlayanlarda n yana olabilirler. Lenin'in konumuza c il erin direnişleriyle dünyanın gelişiyor. Işçi sınıfı adına, dev1ar tanıdıklarını kendi koguşsayılı zindanlarından biri olan rimci safiara taşınan küçük !arına istek yapıyorlardı, böy- . ı şık tutan belirlemesi bu b akımdan ilginçtir: D iyarbakır zindanına girişte 1ec e insanları ihanete zorburjuva egilimler, zaaflar teş " Hoş geldin" dayagını yedik- 1uyorlardı. Ikna edemediklerihir edildikçe , devrimci alterna"Siyasal bir partinin , kendi t ifin yaratılması mücadelesi ten sonra bitkin bir halde n i koguştan çıkartıp hücreye, yaniışiarına karşı tutumu, park oguşlara dagıtıldık . güçleniyor. Ideolojik, politik . d aha sonra koguşlara Diyarbakır zindanında, b~r t inin ciddiyetinin ve kendi zaaflar,yeni tip partinin örgütd agıtıyorlardı. çocuklar, bir kadınlar, bır DEVAM EDECEK . . s ınıfına ve çalışan halk yıgın l en me ilkelerininmücadelede "yaşlılar" , iki samimi it!rafcı~a~ larına yükümlülügünü pratikki önemi daha bir bilince (teslimiyet ve ihanetcıler) , ıkı te yerine getirmesinin en çıkıyor. d e hücreler koguşu olmak üzeönemli.ve en kesin ölçütlerinre toplam 42 koguş ve yaklaşık d en biridir. Açıkca yaniışı kaRO JA WELA T'l 2000 insan bulunmaktaydı. b u! etmek ve yaniışı dikkatle Bu bilimsel gerçekler çerçefeBunun dışında özel işkence d üzeitme yollarını tartış sinde soruna yaklaşıldıgında , odaları , lagım sularının ak'1ıgı m ak . -Işte bu ciddi bir partinin Partimiz içinde yaşanan ayrış-. OKU OKUT ve direnen insanların içinde işaretidir, bu, partinin yük'Ümma ve saf! aşmayı, TKSP'de y üzdürüldügü özel yerler mev1ülüklerini yerine getirmesidir, egemenolan sagoportünistyacudtu. b u sınıf ve sonra da yıgınları k taşımı ve Roja Welat'ın yükDA6IT! Bu zindanlarda yaşarnın ve e gitmek ve ögretmektir." (Stas elttigi haklı mücadeleyi anlaburjuvazinin oynamak istedigi 1in, Parti Üzerine, D. y, s. 153 '- m ak mümkündür. oyunlarındahanetanlaşılması . den naklen) DEVE M EDECEK i çin özellig i olan koguşlardan b ahsetmek gerek. SAMIMI ITIRAFCILAR KO- GUŞU ww Toplam 120-140 kişini bu ~ · · 1undugu iki kaguştu . bura?ak~ i nsanlar genel olarak devrımcı · hareketlerden baglarını kop arını ş, burjuva mahkemelerinde pişmanlık duyduklarını itiraf etmiş , yüzlerce arka d aş ını ele vermiş ve faşizmin kolluk ku vetleriyle birlikte çalışenayı kabullenm iş insan1ardı. Cezaevinde erler, bunla ra karışmazdı. zaman zaman üst rütbelilerden dayak yeseler d e , genel olarak rahatları yerinde, yemekleri , havalandır m aları ve görüşmeleri düzen I iydi. Burjuva mahkemeleri DEVRIMCI SÜREÇ ... B a ~ t a rafı sa yfa 7'de i steyen tasfiyeci egilimlerle mücadele ise, . e n geniş güçlerin birligi için sürdürülen !< abaların bir geregidir. Enver Hoca'cıdiyeanılan bazıörgütler Jr-_ ta'nti-sovyetikbirşartlanmaiçindebulun- . m alarınaragmenfaşizmleuzlaşmıyor, tersine ona karşı mücadele ediyorlar. · K üçürnsenmemesi gereken anti-f~~ist b ir potansiyeli oluşturuyorlar. Ama ~ı~er . taraftan da, yanlışlıgı tartışma gotur-' m eyen emperyalizm ve faşiz~. "teo_ri".~e riyle anti-faşist v~ anti-:-s?~u~~ecı guç- . 1erin mücadelelerıne belırlı ol çulerde de 0 lsa zarar veriyor, hedef karartıyorlar . Bu · güçlerle ideolojik mücadele kaçını!- . m azdır. An cak bu gerçeklik, onların anti-faşist mücadele saflarına çekilme le- · ri dogrultusunda enerjik bir çabanın har- ~ nmasıru yadsımamalıdır. ~lbette ~i ~~ apılırken, demokratik birlık zernınını içirnle!ldiren .i~elerin saptınlmasına zin verilmemelıdir. Bizce bu ilkesel çerçeve, Kürdistan ve Türkiye halklarının faşizme, ~ömAürgeci lige, emperyalizme ve tekeller~n egemenligine karşı ortak müc~del~l~rınde ~n.ge n iş güçlerin demokratik bırlık ~~mını ya da platformu i~in b~z ~lın~b~~ı_r, alın m alıdır.Açıktırki bu, bırguç bı~lı~ve.~ep~ he programı degil, sadece bırlık surecı ön ünde bulunan engellerin aşılm~ı ve e~ geniş demokratik birlikleri~ maddı_zemı n inin bilince çıkarılmasım ıçeren bır ~e.r s pektiftir. Ayrıcagerçekçiligi tartışıla~ı~ır. -Bı ttı- ROJA WELAT Rüpel 15 " KUZUPOSIDNA ... Baştarafı sayfa 12'de nunla Faşist 'lUrk devleti, şoven prohaklannın insan propagandasını p agandayı o denli ilerietmiş ki,· o lmadıgı y aygınlaştırmaktır. Bulgaris- s por musabakalanna dahi sıç tan'a yönelik emperyalist pro- · ratmıştır. Örnegin: Güreş Fepaganda ve suçlamalar yeni derasyonu Başkanı Halil Ata, d egildir. Faşist MHP'li Ag- · güreşçiterin e: "Bulgarı yen, 1 ca'nın Papa'ya yaptıgı sui- milyonu al" diyor. Sporcuları kastın arkasında Bulgaristan'ı dahi birbirine düşman ettirearamak için çok ugraştılar. cek bu ırkçı propaganda, buAma şimdiye kadar tek bir gün devlet politikası halini kanıtöne süremediler. Bunun, almıştır. Başbakan Özal, "Bir bilinçli bir iftira ve demagoji süre sonra 70 milyonuz, Buloldugu kanıtlanmıştır artık. . garlar yarını düşünsün" diyor. Türk basını, aralarında bir S anki Bulgaristan hep böyle m üftünün, ünlü güreşçi Dura- kalacakmış gibi konuşuyor l iev'in de bulundugunu iddia Özal... Türkiye'de devlet tarafından e ttikleri 10 dan fazla insanın· intihar ettigi, ya da öldürül- estirilen ırkçı-şoven,-kay dügü•yalanlan da -Bulgaris- nagını "Pantürkizm"de butan Telgraf Ajansının düzenle- · lan- ideoloji ve politikaya digi basın toplantısında, öldü- karşı, tüm ilerici yurtsever, derüldügü iddia edilen kişilerin mokrat ve devrimci güçlerin basın mensuplarının soru-· ortak olarak durması kaçınıl larınıcevaplamalarıyla-,boşa m azdır. Bu konuda en ufak bir teredütgösterilmemelidir. ·. . çıkarıldı. ne te w sayfa 16'da e. co m ki katliamlarınardı arkasıkesi liyor mu, acaba? Faşist 'llirk sini düşürmektedir. Keınaliz-. d evieti Kürdistan'ın en büyük m in ne denli ırkçı-şoven bir parçasını (12 milyon nufusuyburjuva ideolojisi oldu~nu ı a) sömürgeleştirmiştir. 'llirögrenmek için, Selçıık'un, · kiye Kürdistanı'ndaki baskı ve Mumcu'nun, Barlas'ın yazı-. j enosid uygulamalar yetmiyorlarını takip etmek yeterlidir. m uşgibi,yıldabir-ikikezlran Sayıları 400-500 bin civann- · ve Irak "sınır" ları da ihlal edida oldugu tahmin edilen, Bul- lerek Kürt peşmergelerine garistan'da yaşayan Türklerin karşı operasyonlar düzenle"hakları" için bir kaşık suda· niyor. Peki bu "azınlık ve insan fırtınalar koparan faşist 'llirk hakları" savuncuları (!) körd evieti ve onların agahabaları m üdürler? Sir Howe, Kürdisemperyalistgüçler,songünler- · tan'dainsan hakveözgürlükled e sık sık azınlık ve insan ha- rin zerresinin bulunmadıgını klarındarı dem vurmaktadır bilmiyor mu, acaba? Tabiki bilar. "Endişeli" olduklannı liyor! Ama Türkiye'nin sosyal d üzenikapitalizmdirvedeNAbeyan etmektedir. Peki, bu TO üyesidir. Bu, bile sesizkalkatil -siz m alan için yeterlidir. "hümanist" anlayın- baylar 22 milyon Emperyalist güçlerin yeni takKürthalkının ne tür birsömürtikleri, sosyalist ülkeleri içten a janlan vasıtasıyla kargaşalık geci baskı altında __ol~ukla~ını bilmiyorlar mı? Kürdıstan dalar çıkarıp ugraştırmak ve bu- Baştarafı İSVEÇ HALKI, SİYASİ VE DEMOKRATiK ÖRGÜTLER, BASlN YAYlN KURULUŞLARINA ww w. Türkiyenin tüm egitim kurum- • 19850cakayımnilkhaftasın d a Türkiye faşist c un tası ve larında egitim ve ögretim · kukla hükümeti, konsolosluk- ırkçı-şoven ve asimilasyon cu · bir anlayışla yürütülüyor.Kürt ları vasıtasıyla Isveç hükiimetinden Tenstada Kürt çocu- ve diger azınlık milliyetlerin · klarımn devam ettigi dagheçocuklarına da okula başladı- · m i(çocuk yuvası) kapatmasını klarından itibaren "mecburi" ve bu çocuklarınKürtçe konuş Türkçe okutuluyor. Bu çocuk !ara ilk ögrettikleri "Bir Türk .m alanm önlenmesini istedi. T.C. devletinin resmi görüşü . d ünyaya bedeldir", "Ne mutlu n e göre Türkiye'de Türkten Türküm diyene" ırkçı şoven başka ulus ve milliyet yok'iurve ·s loganlar oluyor. Kürt ulusunun varlıgını inkar Türkçeden başkadil konuşula m az. Faşist cuntanın ve k-ukla e den bu anlayış diger yanda da h ükümetinin bu son girişimi bu uluslailgiliherşeyi imhaete skiden beri devam eden bu m eye çalışıyor. Dilini unutmakaynaklanmak- I arı içinokullardaTürkçeokutanlayıştan . m ayı mecburi kıldırıyor, Kürt tadır. f ol kloruna ve halk oyunlarına Isveçkamuoyu ve halkı bu gi- . u tanmazca sahip çıkıyor. Kürt . r işi mi hayretle karşılayabilir- türkü ve şarkılarını da Türkle1er. Sadece Türkiye Kürdis- rin müzigidir diye dünya katan 'ında yaşayan 1O milyon- m u oyunu da yanıltınaya d an fazla bir halkın yaşadıgını çalışıyor. b ilenler bu olay karşısında iyiTürkiye'yi halklar hapishanece şaşkınlıga ugrayabilirler. Ne var ki bu olay ülkemizde yaşa s ineçeviren askeri cu n ta 12Eyn an acı gerçeklerin bir yansı l ül 1980'den buyana ise, Kürt ulusunu imha politikasım damasıdır. Tarihboyuncallirkhükümet- ha bir hızlandırara k devam Isvec'te Işte 1eri kürt ulusunun varlıgını in- etmeh.1:edir. kar etmişlerdir. Bugün yaşa yaşayan Kürt çocuklarının n an olay bu "inkar" politi- k endi anadilleriyle özgürce gelişme, okuma ve konuşma kasının devamıdır. Onlar Kürt ulusunun ayrı birulus, Kürtdi- l arını engellemek isteyen bu l inin ayrı bir dil oldugunu ka- talebin asıl temeli Türkiyede bul etmemişlerdir, etmiyorlar. u ygulanan Kürt ulusuna yöne- !en imha politikasının bir de- hazırlanmalıdır. Isveç demokratik kuruluşları va mıdır. Tentadaki Kürtçocuk yuvasının kapatılma istemi bu cuntanın bu insanlık dışı isteırkçı, egitim politikasının bir m ine karşı sessiz kalamaz, kalm arnalıdır lar. Insanlık, özgür'p arçası dır. Türkiyenin'de imzasının bu- 1ük ve demokrasi mücadelesi 1unduguUluslararası antlaşma b izierin ortak oldugumuz ve sözleşmelericunta yoksaya- i deallerdir. Bütün demokratik rak Kürt çocuklarının anadil- kuruluşlar, partiler, sendikal eriyle konuşma, egitiminiyap- · 1ar, dernekler, demokratik kuma ve kültürünü geliştirme öz- rumlar ve hükümet bu çagdışı g ürlügünü gaspetmeyi Isveç'te isteme karşı kararlı tavırtakın d e devam etmek istiyor. Bu m alıdırlar. Bizler, bu dayanışmayıısrarla aynı zamanda Isveç'in içişlerin e de karışmadır. Elbetteki ve haklı olarak istiyoruz. Bu kukla Türk hükümetinin bu dayanışmanızhembirinsanlık kararına karşı çıkın ak, bizlerin g örevi,hem de halklanmızın oldugu kadar demokratik ku- cuntaya karşı ver.digi mücaderuluş ve hükümetlerin de göre- 1eye güç kazandıracaktır. vidir. Aşagıda imzası bulunan Tür- TÖB-DER, UPPSALA 1ÜRK kiye ve Kürdistanlı demokra- VE KÜRT HALKLARlYLA KO MI1ESI, t ik örgütler olarak bu insanlık· DA YANIŞMA d ışı, ırkçı, şoven, asimilasyt>n- I STIB, KOÇ-KAK, KÜRT cu istemi nefretle kınıyoruz. D EMOKRA TlK IŞÇI BIRLIKürt çocuklarının anadilleriy- G I, TÜRK HALKlYLA DAYAle egitim yapmaları için geç- NIŞMA DERNEGI-STOCKm işte oldugu gibi bundan son- H OLM, KKDK-ISVEÇ,KÜRDERNEGI-ra da mücadelemize devam D lSTAN edecegiz. Bütünçocuklar ana- STOCKHOLM, IŞÇI GERÇEd illeriyle egitim yapmalıdır.. G I, KÜRDISTANDERNEGIÇocuklar insanca ve özgürce. GÖTEBORG, HK TARAFgelişmelidir. Çocuk yuvaların- · T ARLARI, TEKOŞIN TARAFKÜRDISTAN da ve oh.'Ullarda Kürt çocukları. T ARLARI, kendianadilleriyleözgürcege- D ERNEGI-NACKA, DIBP, lişmeleri için daha fazla ortam ROJA WELAT Rüpel 16 ROJA WELAT "KUZU POs-fUNA BÜRÜNt:N KURTLAR" DİŞLERİNİ GİZLEYEMİYORLAR Faşist kitaplarına konu etmişler . Birde uşakligını yaptıkları b irkaçyüz m ilyon kilowatsaat, · Böylesi ırkçı soven propagan- emperyalist basından aşagı b irkaçyüz kilometre yol için litik bunalımlan derinleşiyor . . dalann yabancısı degiliz. kalmayan, ortalıgı birbirine ı rkdaşlannın namusunu sata"Parlemento"sundan tutun, Ne var ki, insanhak veöxgür- ka tan, savaş çıgırtkanlıgını ya- cagını düşünmek mümkün faşist Evren 'in icazetiyle kuru1üklerini ayaklar altına alan, pan boyalı Türk basınının mü!.. (ı3 Şubat, Tercüman). 1an Partilerine kadar uzanan bagımsızlık ve toplumsal mü- manşetlerine bakalım: Aynı sorundan muzdarib bunalım, her yönüyle kendisicadeleleri her fırsatta ezmeye "B ulgarlarölenlerin bileadını . C umhuriyet yazarı Ilhan n i açıga vuruyor. Durdurul- çalışan, Asya, Afrika ve Latin d egiştiriyor", "Türk TIR'lanna Selçuk, ı9 Şubat tarihli Cumması mümkün olmayan enfla- · Amerika'da Milyonlarca B ulgar ambargosu" 3 ı Ocak, huriyet'te şöyle diyor : . s yon, TL' sının sürekli deger insanıkatledenABD, Ingiliz ve · Milliyet). "Halefoglu,'endişe"-Hükümet hiç bir şey kayıbına ugraması, toplumsal diger emperyalist güçlerin, ku- 1iyiz"', "Arkadaşımız Savaş Ay yapmıyor. yaşamı felce ugratan temel gı zu postuna bürünen kurtlar Bulgaristan'da üç kez gözaltı "Programına bakarsanız bu da maddelerine ve akaryakıta misali "azınlık ve insan ha- na alındı" (28 Ocak,Milliyet) . h ükümet 'milliyetçi ve muhah ergün eklenen zamlar, rüşvet k ları'ndan söz etmeleri ve bu . " Bulgar baskısı Meclis' e geti - fazakar'dır. Ama Kıbns'ta, ve hayali ihracat skandalları, alanda "girişimde" (!) bulun- rildi" (10 Şubat Hürriyet). Ege'de, Batı Tırakya ve Bulgaücretierin düşüklügü ve grev, m alanilkba~ıştailginçgörüle ·" Bulgaristan'da 500 Türkün r is tan sorunlannda ANAP hütoplu sözleşme gibi haklar için . b ilir; ama hiçte ilginç degildir. öldürüldügü dogru mu?", k üm eti edilgin, ezik, çekingen boyutlanan mücadele, Kürt Çagımızın gelişimi dünya so"Bulgaristan Türklere karşı tu- ve yılgındır . halkının ulusal demokratik syalist sistemi lehine, empe- tumunason vermeli" (lOŞubat "'Milliyetçi muhafazakar yöm ücadelesinin bir türlü ezile- ryalizmin aleyhine degişmek Milliyet). " Sofya'ya nota" (24 n etimin yandaşları, komünizm em esi ve giderek yeni koşul tedir. 60'lı yıllardan bu yana &ubat, Milliyet). "Özal: 'Bul- m e karşı 'hamisi' nutuklar Jara göre yeni boyut kazan- d ünya sosyalist sisteminin her garlaryarını düşünsün, birsüre atmakta pek yamandırlar da iş m ası, işsizlik ve buna benzeiç · yönüyle (nicel-nitel) güç kas onra 70 milyonuz"', Halil gerçek milliyetçilig e sorunlar... Bir de cuntanın dış zanması, emperyalist sistemi Ata (Güreş Federasyonu Baş d ayandıgında iki elleri böögürpolitikada karşılaştıgı ve · strateji degiştirmeye yöneltkanı-RW) : 'Bulgarı yen ı milerindekalır . (... ) köşeye sıkıştıgı sorunlar · m iştir. Bir zamanların "güneşi lyonu al" (23 Şubat Milliyet). "Bulgaristan'daki Türklere vardır: Kıbrıs sorunu, Fge'de batmayan" sömürge imparato- "Bulgar vahşetinin Ocak ayı yönelik baskılan gü~ deme gekıta sahanlıgı,Avrupa Konseyi ru Ingiltere'nin bugünküDışiş bilançosu: 2500Türk katiedii- tirenlere Başbakan Ozal diyor ve Avrupa Parlementosu ile I eri Bakanı Howe, bugün "in- d i" , "Ünlü güreşçi Durali ev ki : tartışma konusu olan "demosan ve azınlıklar" haklarının öldürüldü" (13 Şubat Tercü"Fevri olmayalım, akılcı krasiye geçiş takvim i" vs. savuncusu(!) pozisyonunda man). olalım..." Türkiye ve Kürdistan emekçi- · görünüp Bulgaristan'ı ve TürBunlar sadece bir kaç uç "Çünkü Bulgaristan'dan 1erinin çektigi bu çile li yaşam , kiye'yi ziyaret etmektedir ve örnek Bunlann dışında bir de e JektirikalmakveTIR trafigini son aylarda korkunç bir şove "endişeli" oldugunu belirtiyor. k öşe yazarların ilginç makalei şletrnek zorundayız. nizm dalgasıyla kitlelerin diABD Dışişleri Bakanlıgı söz- I eri de var. Soldan (!) dönme · "Milliyetçiligimize de maşal katleri başka yöne çekticilrnek · cüsü, "Bulgaristan'daki TürU gur Mumcu'ların ılhan lah... MuhafazaUrlıgımıza isteniyor. Hem de Hitler faşiz klere karşı girişilen baskı ve S elçuk' ların , Mehmet Barias- da." (ı9 Şubat, Cumhurriyet) .. m inin ırkçı şovenist propagan- s in dirme eylemlerinin Nazlı Dı cak, sagcı, ırkçı-şo d alannı aratırcasına ... e ndişeyle izlendigini• belirların Nazlı Ilıcak'larla birleşti ven "Pantürkist" düşünce saSon aylarda Türk basınının tiyor. kleri konu .: ırkçılık ve şove - . h ibi bir insandır. "Kıtalara ortak manşet konusu "BulgaIngiliz "The Times" gazetesi nizmdir .. h ükmetmiş" , girdikleri yeri taristan Türklerinin dunlmu"- ı 9 ı3'de yayınladıgı "MakedoÖzal'ın "oyuna gelmeyelim " ı an ederek, katliamlar düzend ur. Yalnız şoven boyalı Türk . nya'da Türk katliamı" başlıklı sözüne içerlenen Nazlı Ilıcak · leyen, bilimi, kültürü, sanatı basınının üzerinde durdugu m akatesini 72 yıl sonra tekrar şöyle diyor : "Efendim, Bulga- yıkıp yakan barbarlıgıyla nam b ir konu olmuş olsaydı yine de (kendi utanç verici tarihlerine ristan'la ticari ilişkilerimiz zesalan Osmanlı Imparatorneysederdi insan... ÇünküTC'- dönüp bir göz atmadan) delenecekmiş , zedelensin ... lugu'nun mirasçısı Türkiye ve nin kuruluşundan beri "Pan- "azınlık ve insan haklan sa- Türkiye Cumhuriyeti, kar ve onun "has milliyetçi" eviadı türkizm" ve "Büyük Türkis- vuncusu pozisyonuna bürüne- zarar hesabı üzerine oturtutN azlı Hanım ın böyle düşünüp tan" emelleri için, ırkçı soven rek yayınlıyor. Ve "Topra- m u ş biranonimşirketdegil, kı- · yazınası çok görülmemeli .. d üşüncelerle beyinler yıkan k larında yaşayan Türklerin ha- talara hükmetmiş, hükmeder· Ne var ki, herfırsatta "solcu" mak istenmiştir. Tarihi gerçe- k larını da hiçe sayıyor lar'' diye ken ezmemiş , halkların dinleoldugunu tekrarlayan, bu kokleri alt-üst ederek öznel · manşet atıyor. rine dillerine ve kültürlerine niyetlerine göre bir tarih yaBBC Radyosu, Bulgartarla saygı göstermiş, koca Osmanlı n u da mangalda kül bırak m ayan ... sol" bozuntusu ratmışlar. "Bulgarıstan TürTürkler arasında çıkan çatış Imparatorlugunun mikleri"nin dışında, Batı Trakya, m alardayüzlerceTürkünöldü- rasçısıdır. " Nazlı hanım, ma- ırkçı-şoven Ilhan Selçuk'un S oviyetler Birligi, Iran, Irak rüldügünü iddia ediyor. kalesini M. AkiPin şiirteryile "dmokratik sol" pisikozuna hatta Çin'de yaşadıklannı idAmerikan AP Ajansı, "Sofya'- s üstedikten soma şöyle devam b ürünüp böylesi ırkçı, savaş dia edenler: "Türklerin vatan- daki Batılı bir diplomata" ediyor: "'Bu yolkihakyoludur, · kışkırtıcısı pozisiyonuna girIarına duydukları özlem"le dayanarak, agır çatışmaların d önmebilmeyizyürürüz' diyen · m esi, yüzündeki sahte maske-. yaşadıklarını yazmış lar, tarih sürdügünü beyan ediyor. fedakar ve cesur bir milletin ~ D evamı sayfa l S'te karşı ww .. w. ne te w e. co m diktatörlügün karşıyakaldıgıekonomik-po- RO"A WELAT Navnişan : Postfach 360ı03 85 Nürnberg36 BRD Şerten abone: Bo 6 mehan 1O, Sali 20 DM Yazııma adresi : Postfach 360ı03,85 Nürnberg 36 BRD Abone şartları : 6 aylık 10, Dm Yıllık20
Benzer belgeler
Yeniden
H eva! en heja!
Rojname we ye dı hejmar
ı 7- ı8 da ni visare k bı nave
" Fidekariya Şoreşgeri Peşhoye
Serketın e." derketıbO.. Ez we
nı visara hane xwendım O. fıkı
rim bı rasti ji dı we nı visare ...
Em dengi partiyi denge gel Partimizin sesini kitlelerin sesi haline
Türkiye 'de ve Kürdistan 'da faşist ve sö- nallardan bize ulaştırmalıdırlar. Bir yanmürgeci zorbalık devam ediyor. Zindanlar dan polise kadro kaptırmamak için gizlidolu, işkence çarkı amansızca çal...
Sömürgeci
ten geçirmek zorundayız Bu
m esafe katetti. Bunun kolay
h em tarihsel bir görev, hem de
o lmadıgı açıktır. Çünkü işçi
gelecegin başansı için gereklisınıfının ve yoksul köylülügün
güvenini kazanmak,...
roja wela·t ket sala dudoyan
d en gizlenm esi, "sesizlik" per- deleyi geliştirmek gibi acil gö·sonlarında 800 Tl.nı aşacak, , d esi altında gelişen ye yaygın . revlerle karşı karşıyadırlar.
Türkiye'nin dış borç yükü I aşan yı...