RÜYA ve ÖĞRENME
Transkript
RÜYA ve ÖĞRENME
RÜYA ve ÖĞRENME BARIŞ BAKLAN UYKU KONGRESİ 2014 • Rüya nedir? • Neden rüya görürüz ? • Nasıl rüya görürüz ? • Rüyanın açıklamasında Hem öykü anlatımı gibi karmaşık bir süreç hem de basit ses, imaj ve düşünceler… Nielsen rüyalar için 6 tip mantıklama sınıflaması • “Apeks rüya” canlı ve anlatıcı sensoriyel hallusinasyonlarla kompleks ilerleme gösteren, seksüel arkaik vb vb… • • • • • “titanic” “existential” “lucid dreams” “nightmares” “açıklanamaz ve gözlenemez kognitif aktivite” • Freud’un “Interpretation of Dreams” 19 y.y. sonu • 1953 - 1957, “University of Chicago” Nathaniel Kleitman ve iki öğrencisi; Eugene Aserinsky ve William Dement Rüya ve REM uykusu arasındaki ilişki • 1970 ler“the activation-synthesis model of dreams” hipotezi :REM uykusunda beyin sapında random nöronal aktivite tarafından rüyaların başlatıldığı • Uzun rüya raporları ,emosyonel ve canlı, garip özellikler (Aserinsky & Kleitman, 1953;……….. Hobson, Pace-Schott, & Stickgold, 2000). • 21 yy başındayız, önceki hipotezlerden ilerleme??? • Freud’un “Interpretation of Dreams” 19 y.y. sonu • 1953 - 1957, “University of Chicago” Nathaniel Kleitman ve iki öğrencisi; Eugene Aserinsky ve William Dement Rüya ve REM uykusu arasındaki ilişki • 1970 ler“the activation-synthesis model of dreams” hipotezi :REM uykusunda beyin sapında random nöronal aktivite tarafından rüyaların başlatıldığı • Uzun rüya raporları ,emosyonel ve canlı, garip özellikler (Aserinsky & Kleitman, 1953;……….. Hobson, Pace-Schott, & Stickgold, 2000). • 21 yy başındayız, önceki hipotezlerden ilerleme??? • Freud’un “Interpretation of Dreams” 19 y.y. sonu • 1953 - 1957, “University of Chicago” Nathaniel Kleitman ve iki öğrencisi; Eugene Aserinsky ve William Dement Rüya ve REM uykusu arasındaki ilişki • 1970 ler“the activation-synthesis model of dreams” hipotezi :REM uykusunda beyin sapında random nöronal aktivite tarafından rüyaların başlatıldığı • Uzun rüya raporları ,emosyonel ve canlı, garip özellikler (Aserinsky & Kleitman, 1953;……….. Hobson, Pace-Schott, & Stickgold, 2000). • 21 yy başındayız, önceki hipotezlerden ilerleme??? REM uykusu= RÜYA ? Rüyanın karakteristikleri değişir REM/Uyanıklık/ NREM Rüyalar da, REM uykusu da stabil, homojen değil! akılda tutmak zor olabilir. Gerçekte çok uzun süren bir durum, Düşünce içeren mantıklı süreçlerden (tipik erken NREM) Renkli,canlı süreçlere (tipik REM) • REM genel olarak yaşamın sanal bir provası • Bu mekanizma; erken beyin gelişimi için çok önemli • Beyin gelişiminin ve konnektivitenin optimizasyonu için çok yararlı • Rüyanin sağladığı zengin ve canlı ortamın yaşattığı deneyimler adaptasyon sürecini sağlar REM sırasında bölgesel beyin aktivitesinde belirgin artış •Pontine tegmentum, •Thalamus, •Basal forebrain, •Limbik ve paralimbik yapılar(: amygdaloid kompleks, hipokampal formasyon) •Anterior cingulate cortex (ACC) REM sırasında bu bölgelerin aktivasyonu emosyonel anıların yoğun olduğu bellek yoğunlaşması sürecine hizmet eder (Hu, Stylos-Allan, & Walker, 2006; Nishida, Pearsall, Buckner, & Walker, 2009; Sterpenich et al., 2009; Wagner, Gais, & Born, 2001; Wagner, Hallschmid, Rasch, & Born, 2006; Walker, 2009). REM UYKUSUNDA BEYİN AKTİVİTESİNİN DAĞILIMI REM sırasında aktive olan motor alanlar Primer motor K. Premotor K. Serebellum Basal ganglionlar (Braun et al., 1997; Maquet et al., 2000). Bu sonuçlar RBD hastalarında rüyaların motor içeriklerinin rüyanin spektrumu ile uyum gösterebileceğini de açıklar (Oudiette et al., 2009; Schenck, Bundlie, Ettinger, & Mahowald, 1986). • REM sırasında temporooksipital bölgedeki aktivasyon; fonksiyonel dissosiasyon gösterir (Braun ve ark1998) • Ekstrastriat korteks(görsel assosiasyon alanları) aktivasyon! • Striat korteks (primer görsel korteks) deaktivasyonu! • Halbuki uyanıklıkta iki alan da pozitif ! “Oppozit İnteraksiyon” REM sırasında düşük düzey ve yüksek düzey görsel alanlar arasında zıt interaksiyonlar Böylelikle “internal görsel enformasyon” kapalı sistem içersinde işleme konulurken (ekstrastriate alanlar ve paralimbik projeksiyonlar) çevredeki interaksiyonlardan ayrı çalışır. (deaktive olan; striat k. ve prefrontal k.) İşitsel uyaranlar uyku sırasında sürecin içine uzanabilir (Atienza, Cantero, &Escera, 2001; Czisch et al., 2002; Perrin, Garcia-Larrea, Mauguiere, & Bastuji, 1999; Portas et al., 2000; Wehrle et al., 2007), Eksternal işitsel uyarı primer ve assosiye işitsel kortikal alanlarla koordine aktivasyon gösterebilir REM sırasında uyanıklıkla karşılaştırıldığında bazı bölgeler belirgin şekilde hipoaktif • Dorsolateral prefrontal korteks (DLPFC), • Orbitofrontal cortex, • Posterior cingulate gyrus, • Precuneus • İnferior parietal cortex Bu bölgelerin deaktivasyonu; uyanıklıktaki yönetici ve dikkat fonksiyonlarının farkını, REM in hem kognisyon hem de fonksiyonel nöroanatomi Farklılığını açıklamada işe yarar. (Braun et al., 1997; Maquet, 2000, 2005; Maquet et al., 1996; Nofzinger et al., 1997) Epilepsi hastalarında İntrakranial EEG kayıtlarında uyku sırasında beynin konnektivitesi ile ilgili değerli bilgiler Örn; Rüya hatırlama sırasında Rinal ve Hipokampal kortekslerde fonksiyonel eşleşme gözlenmiştir. (Fell ve ark., 2006) Deklaratif Bellek(bilinçli olarak erişilebilir olaylar ve gerçekler) işlemlemesi mediyal temporal lobun bu yapıları arasında uzanır Bu yapılar arasındaki interaksiyon artışı rüya sırasında deklaratif bellek formasyonunun saptanmasında anahtar rol oynar,böylece rüya hatırlanması artar REM uykusu aktivitesi ve tipik rüya özellikleri sırasında dağıtımlar Ponto-genicolo-occipital dalgalar (PGO) pontin tegmentumdan orijin alır(pt) bazal önbeyine innerve olan ventral yol talamusa innerve olan dorsal yol ile yaygın kortikal aktivasyon • Sensoriyel ve motor çıktıların blokajı ile; • Pontogenikulooksipital (PGO) sistemde internal inputlarda; • Pons daki aminerjik nöronların üzerine kolinerjik nöronların aktivasyonunu yansıtan serotonerjik modulasyon • Korteksde aminerjik demodulasyon • Bazal ön beyin ve amigdalada kolinerjik modulasyon gözlenmektedir. Bir evrak çantası içinde şehir rüyası “bağlamsal bir dissosiasyon” Dev çilekler rüyası birkaç dakika içinde muazzam bir “görsel ölçekleme distorsiyonu” Bu örnekler rüyanın oldukça “yüksek görsel içerikler” “oksipitotemporal görsel alanlar boyunca tutarlı yaygın aktivite olduğunu” gösterir garip ama rüyanın tipik özellikleri vardır • Bağlamsal aktarılma ve ve ölçekleme anomalileri rüya raporlarında yaygındır; “post singulat ve inferior pariyetal kortikal bölgelerin kısmen deaktive olduğunu “ • Objelerin özellikleri , bağlantıları ve diğer fonksiyonlarını biribirine bağlamasını bu şekilde açıklayabiliriz Bir “süpervizor kontrol fonksiyonunun olmaması “ REM sırasında belirgin bir şekilde hipoaktif frontal lob Rüya DÜNYEVİ BİLGİLERİMİZLE NEDEN UYUMSUZDUR sonra farkederiz Korku ile ilişkili emosyonlar içeren rüyalarda artmış amigdala aktivasyonu vardır ve uyandırır ayni anda motor bölgelerde de aktivasyon artışı Duysal beyin bölgeleri yanında, modaliteden bağımsız diğer bölgeler (örneğin Kuneus) •mental imajinasyon sırasında •epizodik bellek alımı sırasında •İstirahatte uyanıkken aktive durumdadır Bu bölgeler ; Default (sanal) Mode Network (DMN) (Daselaar et al., 2010). DMN de yuksek düzey kognitif süreçler tüm mental imajinasyon objelerini destekler niteliktedir. Bu süreç rüya sırasında da işler Rüya sırasında “DMN” un potansiyel rolu çekici bir konu Erken nörogörüntüleme çalışmaları prekuneus da ortalama aktivite göstermektedir. DMN için Anahtar bölge ,REM sırasında düşük düzeyde olabilir . (see above Section 2.1). Yakın zamanda yapılmış EEG çalışması REM başlangıcında pozitif beyin potansiyelleri göstermiştir Bunların nöral jeneratörleri ; bilateral prekuneusu da kapsayan motor, paryetal ve oksipital bölgelerde lokalizedir. (Ogawa, Abe, Nittono, Yamazaki, & Hori, 2010). Böyle fazik beyin aktivitesi ;REM de görsel imajları içeren motor ve görsel süreçleri de açıklar Rüya raporları farklı modaliteler arasında duyusal varyasyon En yaygın duyusal modalite • GÖRME ~ %100 • İŞİTME %40–60 • Hareket etme duyusu ve taktil sensasyonlar %15–30 • Koku ve tad %1 den az Calkins, 1893; Strauch, Meier, & Foulkes, 1996 Rüyalar garip özelliklerle karakterizedir; duysal distorsiyonlar, karakterler ve mekanlar sık yanlış idendifikasyonlar, Uzaysal ve zamansal değişiklikler Objeler arası yanlış ve alakasız bağlantılar Senaryolarda ayrışmalar ve farklı transpozisyonlar, görsel anomaliler uyumsuz fenomenoloji’’ Revonsuo & Salmivalli, 1995 Ancak içgörü içeren davranış ve problem çözmeye yönelik düşünceler ile sabah çıkabiliriz (Wagner, Gais, Haider, Verleger, & Born, 2004), Rüyalarda mental işlerde spontan bir tamir süreci gözlenebilir Yaratıcı süreçleri uyarma söz konusu olabilir (Schredl & Erlacher, 2007) Bu “kreatif stimulus” sanatçı ve yaratıcı düşüncelerde esin kaynağı olabilir • Uyanıklıkta ve REM uykusunda EEG de “Gammafrekans” aktivitesi (30–70 Hz) iki safhada da kognitif aktivite olduğunu göstergesi • REM e özgü nörokognitif fonksiyon; artmış REM aktivitesi ile öğrenme ve/veya bellek konsolidasyonlarının bazı tiplerinde güçlenme arasında gösterilen ilişki ile de desteklenmektedir. • Olaya ilişkin potansiyel çalışmaları (ERP) P300, N1, ve P2 dalgalarının REM de özgün morfoloji gösterirken NREM de göstermedikleri rapor edilmiştir. • İnsanda PET çalışmaları; • Task öğrenirken aktive olan beyin bölgelerinin sonraki akşam uykusunda da selektif olarak reaktive olduğunu göstermiştir . • Bu durum uykuya bağımlı bellek konsolidasyonunun kanıtı • Uykudaki nöral değişikliklerin bir yorumu da “beynin bir önceki güne başlarken ki haline döndürmeye yönelik tamir” için homeostatik süreç çalışması... • Rest veya restorativ model, gün boyunca kaçınılmaz olarak karşılaşılan zararlı değişiklikleri uykunun düzelttiğini savunur • Progressif model bir önceki gün, uyanıklık süresince aktif olarak geriye alınsa bile, konsolidasyon, integrasyon sonucu offline bir bilgi işlemlemeyi yansıtır. • Rüya homeostatik ve progressiv bir fonksiyona hizmet eder. • Rüyanın fonksiyonu hala çözülmemiş olsa da • Offline bellek işlemleme fonksiyonuna hizmet eder • Uyku önceden öğrenilmiş algılama ve motor becerileri, kelime eşleşmelerini güçlendirir. • Epizodik belleği emosyonel olarak doldurur • Matematiksel içgörüyü güçlendirir Öğrenme ve bellek konsolidasyonu için uykunun tüm dönemleri eşit değildir. Örnek olarak • motor becerilerin gelişimi için gece geç uyku dönemlerindeki NII, • görsel persepsiyon için hem geç gece REM hem de erken dönem gece NREM uykusunun öne çıktığı görülmektedir, • öğrenme ile ilişkili kelime bulma işlemler için erken gece uykusu • emosyonel deklaratif bellek geç gece uyku ilişkili bulunmuştur. • Beyin mekanizmaları benzer bellek fonksiyonlarında son günlerdeki deneyimlerden kalan anıları yeniden işlemleyerek rüya oluşmasına izin verebilir. Bu biraz da Freud’un her rüyada güncel yaşantımızdan bazı deneyimler bulabiliriz düşüncesine gönderme yapmaktadır. • Eğer bellek süreçleri uyku safhalarınca farklı farklı aktive edilirse ve rüya da en azından bunlarla paralellik gösterir • Bellek süreçlerine olası katkılarda bulunur, • Farklı uyku safhalarından toplanan rüya raporlarının muhteviyatında değişiklikler görülmektedir. • Raporlar daha sık olarak REM uykusundan uyandıktan sonra alınan bilgilerle oluşmaktadır. • Hem REM hem de NREM raporları gece olan uyanmalardan sonra alınarak yaygınlaşmaya başlamıştır. • Hallusinasyonlar REM raporlarında çok daha belirgindir, • Düşünceler NREM de daha yaygın. • REM in görsel algı ve emosyonel anıların konsolidasyonunu daha fazla fasilite ettiği düşünülür. • Zıt olarak non-REM de hipokampus ilişkili taskların oranı daha fazla olup deklaratif bilgilendirmenin anımsanması, uzamsal çevrede navigasyon işlerinde daha baskın. • Bu mnemonik fonksiyonu göz önüne alarak NREM rüyalarının yakın epizodik bellekten alınan materyallerle daha realistik ve mantıklı bir yol çizdiğini düşünebiliriz • Ruya modellerinin çoğu anılarımızdan inşa edilmektedir. • Fakat ayni zamanda tanınan bu transparan yapıya, rüyanın senaryosuna özgün anıların inkorpore olması gerekmektedir. Rüyalar; korteksde depolanmış değişik • Yakın zaman epizodları, • Uzak anılar, • Semantik hatıralar (gerçekler ve genel bilgiler) • Represantasyonel anılar (sensorimotor imajlar) gibi birbirinden bağımsız fragmanlardan inşa edilmiş görünmektedir. • Epizodik bellekten kaynak alan rüya elementleri uyku başlangıcındaki uyanmalar veya NREM uykusundan uyanınca daha sık görülür. • Bu ayrılma oranı NREM II den REMe girince düşmeye başlar. • Ayni zamanda jenerik semantik bellek kaynakları REM de nREMe göre daha büyüktür. • Epizodik anılar aşikar bir şekilde hem REM hem de NREM uykusundaki rüyaların yapısının kaynaklarıdır. • Ancak rüya sırasında bu epizodlar orijinal formunda yeniden rol almazlar. Beyinde herhangi bir nöral aktivite networkte değişebilen izler bırakır Rüya görme network ün depoladığı anılar ve emosyonları modifiye eder • REM de global beyin fonksiyonlarının bilinçli yürütücü işlevlerden uzaklaşıp (dorsolateral prefrontal korteks aktivitesinde azalma) • hallusinatuvar (sensoriyel assosiasyon kortikal alanlarda aktivite artışı) • Emosyonel (amigdala, ant. singulat ve medial orbitofrontal korteks aktivitesinde artış) süreçlere akış görülür uyanıklık REM Hallusinatuvar Bilinçli yürütücü işlevler Dorsolateral prefrontal korteks Sensoriyel assosiye kortikal alanlar Emosyonel Amigdala Ant.singulat k. m. Orbitofrontal k.
Benzer belgeler
Çeviri Makale – LÜSİD RÜYANIN NÖROBİYOLOJİK VE KLİNİK
Beynin yönetici kısmı sayılan frontal lobu evrim
boyunca kayda değer bir gelişim göstermiştir;
insanlarda bu lob kendini bilme, işler bellek ve
dikkatte rol oynamaktadır [41-43]. Burada LD’nin
REM ...