Full Text
Transkript
Full Text
Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 Ahmet GÜNDÜZ1 KIRŞEHİR MEZARLIKLARINDA MEZAR TAŞLARINA YANSIYAN DUYGULAR (Âşık Paşa, Kümbetaltı ve İmaret Mezarlıkları) Özet Mezar ve mezarlıklar ilk peygamber Hz. Âdem (SAV) döneminden itibaren bulunmaktadır. Ölen insanlar, aileleri tarafından mezarlık adı verilen yerlere gömülmüşlerdir. Bu durum sadece Türk-İslam dünyasında değil günümüzde Türk-İslam dünyasının dışında kalan halen hayatını devam ettiren veya tarihin tozlu sayfaları arasına girmiş olan milletlerde de görülmektedir. İslam öncesinden günümüze kadar devam eden süreç içerisinde Türk insanı açısından bakıldığında mezar ve mezarlık kültürünün bulunduğu görülmektedir. İslam öncesi dönemlerde Türk insanı vefat eden devlet adamları ve önde gelen hanedan üyeleri için Kurgan adı verilen mezarlar inşa etmişler, halktan ölenlerin ise normal mezarlıklara gömüldükleri bilinmektedir. Ölen kişinin savaşta gösterdiği yararlılıklardan dolayı savaş esnasında öldürmüş olduğu düşmanlarını temsil etmek üzere balbal adı verilen taşlar geride kalan aile üyeleri tarafından mezarlarının yanı başlarına dikilmişlerdir. İslami döneme gelindiğinde devlet ileri gelenleri ve hanedan üyeleri için kümbet ve türbe adı verilen mezarlar inşa etmişlerdir. Halktan olan kişiler için de herkesin bildiği mezarlar yapmışlar, vefat edenlerin sayısı çoğaldıkça buralara herhangi bir zarar gelmemesi için etrafını duvarla veya çitlerle koruma altına almışlardır. Mezarların kime ait olduğuna dair ve mezarların kaybolmaması için mezarların baş ve ayak uçlarına taşlar konulmuştur. Bu geleneği zamanla geliştirerek mezar taşları üzerine ayetler, hadisler, şiirler veya ibret alınması ve ölümün daimi olarak hatırlanması amacıyla yazılar yazmışlardır. İşte bu makalede işlenen konu Kırşehir mezarlıklarında mezar taşları üzerine yazılmış olan mezar taşları yazıları değerlendirilmeye çalışılmıştır. 1 Doç. Dr., Ahi Evran Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, İlköğretim Bölümü-Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, [email protected] Ahmet Gündüz Anahtar Kelimeler: Kırşehir, Mezar, Mezarlık, mezar taşları yazıları Âşık Paşa, Kümbetaltı, İmaret mezarlıkları, FEELINGS REFLECTED ON THE GRAVE STONES IN KIRŞEHİR CEMETERIES (Aşık Paşa, Kümbetaltı and İmaret Cemeteries) Abstract Graves and cemeteries have existed since the first prophet Adam. Dead bodies were buried into places called “cemetery” by their families. This custom appeared not only in the Turkish-Islamic World but also in the nations outside the TurkishIslamic world, which still exist or took their places in the pages of history. When the cemetery culture is taken into consideration with respect to Turkish people, this culture was seen even during the Pre-Islamic periods. It is known that, during the Pre-Islamic periods, Turkish people built cemeteries called “Kurgan” for the statesmen and members of the dynasty who had passed away while ordinary dead people were buried into modest cemeteries. In order to show the deeds of the dead person in the war and represent the enemies he killed, stones called “Balbal” were erected beside the grave by his family members. During the Islamic Period, tombs called “Kümbet” and “Türbe” were built for the prominent statesmen and members of the dynasty. For the ordinary people, standard cemeteries were built and as the number of people passing away increased, with the aim of protection, these cemeteries were surrounded by walls or fences. Stones showing the identity of the dead person were erected on upper and lower heads of the graves to prevent them from clearing away. With the improvement of this tradition in the following periods, some verses from Quran, Hadiths, poems or some epigrams were written on the grave stones so that people could draw lessons and be mindful of “death”. This article examines and evaluates the writings on the grave stones in Kırşehir cemeteries. Keywords: Kırşehir, Grave, Cemetery, Grave-stone writings, Aşıkpaşa, Kümbetaltı, İmaret cemeteries GİRİŞ Mezarlıklar, milletlerin veya bir yörede yaşayan topluluk veya toplulukların en ilgi çekici yerlerinden bir tanesidir. Fakat bu ilgi, toplum içinde yaşayan insanların bir kısmı tarafından pek fark edilmez. Sadece öldüğünde musalla taşına yatırılır, namazı kılınır ve ardından bir mezarlığa defnedilir. Buralarda acı, gözyaşı, hayata doyamama, hatırlama, sevgi, hasret, pişmanlıklar veya üzüntüler hep iç içedir. İnsanların kendilerinden biri vefat ettiğinde ona karşı yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı mezarlıkları ziyaret ettikleri bilinmektedir. İnsanlar yakınlarına ait mezar yerlerinin kaybolmaması için belli dönemlerde mezarlıkları ziyaret ederler. Mezarların dağılmış toprakları düzeltilir veya mezarların baş ve ayak uçlarına mezar taşları dikerek mezar yerlerinin, mezarların kaybolmamasına dikkat ettikleri bilinmektedir. Mezar taşları, mezarların baş ve ayak uçlarına konulmadan önce yaptırıldığı yerde bu taşların üzerlerine duygularını ve düşüncelerini belirten bir takım yazılar yazmayı/yazdırmayı gelenek haline getirdikleri görülmektedir. TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 2 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) İşte bu makalede işlenen konu mezarların baş ve ayak uçlarına dikilen mezar taşları üzerine yazılan yazılar değerlendirilmeye çalışılmıştır. Asıl konuya geçmeden önce mezar, mezarlıklar hakkında bilgiler verilmiş, İslam öncesi ve İslami dönem defin adetleri ve mezarlıklar hakkında genel bilgiler verilerek konuya giriş yapılmıştır. Mezarlıklar korkulacak yerler değildir. Boş vakitlerde ziyaret edilebilecek mekânlardır ve bir kültürün bulunduğu yerlerdir. Ölüm, her canlı için kaçınılmaz bir sonuçtur. Kim olursan ol, ne olursan ol fark etmez. Her canlı ölümü mutlaka tadacaktır2. A- Mezar-Mezarlık/ Kabir- Kabristan a- İslam Öncesi Defin adetleri Ölüm, doğum ve evlenme kişinin hayatında karşılaştığı en önemli olaylardan bir tanesidir. Bu gerçek, kişisel olmakla birlikte, toplumu ilgilendiren bir olay olmasından dolayı da, değişik bilim dallarında değişik yöntemlere göre konu edilip incelenmektedir. Örneğin, tıp, din, arkeoloji, etnoloji, antropoloji, folklor, edebiyat3, tarih, sanat tarihi, psikoloji, kültür tarihi… vd. gibi. Ulus niteliğini kazanmış her toplumun, ölünün ardından anılarını yaşatmak için bir takım usul ve adetler meydana getirdiği bir gerçektir. Çok eski tarihlerden beri ana yurtları Orta Asya başta olmak üzere bilinen eski dünyanın hemen her bölgesinde görülen geçici veya daimi yerleşimleri sırasında, bazı etnik grupların tesiriyle Türklerin de gelenekselleşmiş çok değişik usul ve adetleri olmuştur. Bu usul ve adetleri, Türklerin İslâmiyet‟i kabulünden evvel ve sonra diye iki ana grupta toplamak mümkündür. Ancak İslâmiyet‟in kabulünden sonra da, İslâmiyet‟ten evvel oluşan usul ve adetlere bazı yerlerde kısmen değişik görülmekle beraber rastlanılmaktadır. Gök Tanrı, Maniheizm ve Budizm dinlerine inanan Türklerin, bu dinlere dayalı ölüm ile ilgili düşünce ve inançları mezar geleneklerine de yansımıştır. Eski Türklerde “tenâsuh-ruh göçü” inancı ilkel bir şekilde de olsa görülmektedir4. İslam öncesi Türklerin çoğu şamanlık düşünce ve inançlarına bağlı defin törenlerine ait ilk bilgiler Çin kaynaklarında bulunmakla birlikte konu ile ilgili ayrıntılı bilgilere Göktürkler döneminde rastlanmaktadır5. Ölünün arkasından yapılan çeşitli uygulama şekilleri bulunan yas törenine “Yoğ”/”Yuğ” denir. Bu törenlerde ziyafet vermek ve ağıt yakmak gibi adetler görülmektedir. Yuğ, Hunlardan itibaren her devirde Türk boylarında görülmektedir. Hemen hemen bütün milletlerde olduğu gibi, Türklerde de ölen insanın toprağa verilmesi genel bir adettir. Ancak bu usulün değişik dönemlerde, değişik tarzlarda yapıldığı görülmektedir. Hunlarda ölülerin gömülmesi yılın belirli Kuran-ı Kerim, (Hazırlayanlar, Dr. Ali Özek, Hayreddin Karaman, Ali Turgut, Mustafa Çağırıcı, Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Sadreddin Gümüş) , Medine-i Münevvere ,1407-1987. Ankebut suresi-57 ayet.; “Her can ölümü tadacaktır. Sonunda bize döndürüleceksiniz”.; Al-i İmran suresi 185. Ayet: “Her canlı ölümü tadacaktır. Herhalde kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete konursa o gerçekten kurtuluşa ermiştir. Bu dünya hayatı ise aldatma metaından başka bir şey değildir”.; Enbiya suresi 34-35. Ayetler: “ Biz, senden önce de hiçbir beşere ebedilik vermedik. Şimdi sen ölürsen sanki onlar ebedi mi kalacak (34). Her canlı ölümü tadacaktır. Bir deneme olarak sizi hayırla da şerle de imtihan ederiz. Ve siz ancak bize döndürüleceksiniz” (35). Mü’minün suresi 15. Ayet: “Sonra, muhakkak ki siz, bunun ardından elbet öleceksiniz”.; Rahman suresi 26-27. Ayetler: “ Yer yüzünde bulunan her canlı yok olacak”(26). “Ancak azamet ve ikram sahibi Rabbinin zatı baki kalacak” (27). 3 Ruhi Ersoy; Türklerde Ölüm ve Ölü İle İlgili Rit ve Ritüeller, http://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/41.php 15.9.2015. 4 http://www.cokbilgi.com/yazi/eski-turklerde-mezar-gelenegi/ 13.8.2015. Makalenin tümünden faydalanılmıştır. 5 Yıldız Kocasavaş; “Eski Türklerde Yas ve Ölü Gömme Adetleri” , http://www.bilinmeyenturktarihi.com/eskiturklerde-yas-ve-olu-gomme-adetleri.html 15.9.2015. 2 TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 3 Ahmet Gündüz zamanlarında yapılırdı. “Belirli zamanlarda ölü gömme geleneği”6 Göktürklerde sekizinci yüzyıla kadar devam etmiştir7. Türklerde eski dönemlerden beri mumyalama âdeti de zaman zaman görülmektedir. Bu mumyalar, Türkçede “kurgan” adı verilen mezarların içine yerleştirilirdi. Hun asillerinde cesetlerin tahnit edilmesinin gereği, belirli zamanlarda gömülme geleneğinden doğuyordu. İslâmiyet‟in kabulü ile mumyalama işi, bu geleneğin devamı olarak Anadolu‟da Selçuklularda ve Beylikler Devri‟nde de görülmüştür. Doğu ve Orta Anadolu‟nun bazı kentlerinde, (Konya, Karaman, Amasya, Harput, Kemah) mumyalanmış cesetlere rastlanılmıştır8. Öbür dünya hayatın devamı olduğu düşüncesiyle ölüye ait gerekli eşyalar elbiseler, silahlar, kaplar vs. ile yiyecekler kurganın içine yerleştirilirdi. Ayrıca Türkler “aş vermeği” önemli bir vazife saymışlardır. İlk çağlarda aş doğrudan ölüye verilir, yani mezarına konulurdu. Manevi kültür geliştikten sonra bu tören “sevabını ölüye bağışlamak üzere” fakirlere yemek vermek, helva (tatlı) vermek şeklini almıştır9. Ancak burada şu nokta üzerinde durulması gerekir. İslâmiyet‟in kabulünden önce ve sonra yemek vermek usulü görülmekte ise de tatlı vermek âdetinin, İslâmiyet‟in kabulünden önce mevcut olduğuna dair bir kayda rastlanılmamaktadır. Bunu da İslâmiyet‟in normal bir ölümü yas sebebi olarak görmemesinde arayabiliriz10. Verilen ölü yemeğinin dışında ayrıca ekmek ve helva dağıtıldığı da bilinmektedir11. Eski Türklerde yaygın bir âdet gereğince, ölen Alp-Kahramanın mezarı başına, kendi heykelini “sin” ve öldürdüğü düşmanları simgeleyen kabaca yontulmuş taşları “balbalını” dikerlerdi. Balbal denilen heykeller VIII. yüzyıldan XIV. yüzyıla kadar sürekliliğini devam ettirmiştir. Ebedi hayata inanan Türkler, öldürdükleri düşmanın kendilerine öbür dünyada hizmet edecekleri inancı içindeydiler. “balballar” bu düşmanların ruhunu temsil etmektedir12. 4 6 Göktürklerin defin töreni şu şekilde tasvir edilmektedir: “Ölüyü çadıra korlar. Oğulları, torunları, erkek, kadın ve başka akrabaları atlar, koyunlar keserler ve çadırın önüne sererler. Ölü bulunan çadırın etrafında at üzerinde yedi defa dolaşırlar. Kapının önünde bıçakla yüzlerini kesip ağlarlar. Yüzlerinden kan ve yaş karışık olarak akar. Bu töreni yedi defa tekrar ederler. Sonra muayyen bir günde mezara gömerler. İlkbaharda ölenleri sonbaharda, otların ve yaprakların sarardığı zaman gömerler. Kışın veya güzün ölenleri çiçekler açıldığı zaman (ilkbaharda) gömerler. Defin gününde ölünün akrabası, tıpkı öldüğü günde yaptıkları gibi, at üzerinde gezer ve yüzlerini keser, ağlarlar. Y. Kocasavaş; “Eski Türklerde Yas ve Ölü Gömme Adetleri” http://www.bilinmeyenturktarihi. com/eski-turklerde-yas-ve-olu-gommeadetleri.html 15.9.2015. 7 http://www.cokbilgi.com/yazi/eski-turklerde-mezar-gelenegi/ 13.8.2015.; Y. Kocasavaş; “Eski Türklerde Yas ve Ölü Gömme Adetleri” http://www.bilinmeyenturktarihi.com/eski-turklerde-yas-ve-olu-gomme-adetleri.html 15.9.2015. 8 http://www.cokbilgi.com/yazi/eski-turklerde-mezar-gelenegi/ 13.8.2015.; 9 http://www.cokbilgi.com/yazi/eski-turklerde-mezar-gelenegi/ 13.8.2015.; Y. Kocasavaş; “Eski Türklerde Yas ve Ölü Gömme Adetleri” http://www.bilinmeyenturktarihi.com/eski-turklerde-yas-ve-olu-gomme-adetleri.html 15.9.2015. Yoğ (~Yuğ) terimi Eski Türkçede bugünkü Kırgız Kazaklarda „aş‟ anlamını taşıdığı gibi „matem‟ anlamına da gelmektedir. 10 http://www.cokbilgi.com/yazi/eski-turklerde-mezar-gelenegi/ 13.8.2015 11 Çocukluk dönemimizde Elazığ‟daki köyümüzde bu adet vardı. Günümüzde maalesef kalkmış durumdadır. Fakat Kırşehir‟e bağlı köylerden Saraycık Köyü‟nde bu âdetin devam ettiğini komşumuzdan bizzat öğrenmiş bulunuyoruz. Ölü yemeği verilmesinin dışında ekmek ve helva dağıtıldığına bizzat kendimiz şahitlik etmişizdir. Âdem Türk; Yaş, 64. Saraycık Köyü/ Kırşehir. 12 http://www.cokbilgi.com/yazi/eski-turklerde-mezar-gelenegi/ 13.8.2015.; Ayrıca bkz.;” İslam öncesi Türk geleneklerinin Müslüman olduktan sonra da Türkler arasında yaşadığı bilinmektedir. Mezar taşı ve mezar kültü hususunda da bu durum özellikle dikkat çekicidir. Türk toplulukları arasında Müslüman olduktan sonra da görülen balbal geleneği zamanla mezar taşı biçimine dönüşmüştür. Hatta tasvir yasağı yüzünden mezarın adına yapıldığı kişinin kavuğu sarığı ya da kılıcının tasvir edildiği geç dönem Osmanlı mezar taşlarında da balbal geleneği anılarının izlerini bulmak mümkündür. Bkz. Seyfi Başkan; Karamanoğulları Dönemi Konya Mezar Taşları, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları 1996.; http://www.caylakmermer.com/haber/eski-trklerde-mezar-gelenei-7.html 15.9.2015. İslam Öncesi İnançlar, Ölüm, Defin adetleri ile ilgili olarak daha fazla bilgi için bkz. Abdülhaluk Çay; Anadolu'da Türk Damgası, Ankara,1983. TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) b- İslami Dönem Defin Adetleri Mezarlık, Arapça ziyaret kökünden gelen “ziyaret mekânı” anlamındaki mezar kelimesinden Türkçe ekle türetilmiş bir yer adıdır13. Türkçe‟de ise eş anlamlı olarak “makber, kabir, medfen ve merkâd” kelimeleriyle de ifade edilmektedir. Mezarların toplu olarak bulunduğu yerlere ise “hazire, mezarlık, mezaristân ve kabristan” adı verilmektedir14. Kur‟an-ı Kerim‟de de konu ile ilgili bilgiler bulunmaktadır. Arapça‟da “ölünün gömüldüğü yer” anlamında kabr (çoğulu kubur), “kabirlerin bulunduğu yer” karşılığında makber veya makbere (çoğulu mekābir) kelimeleri kullanılır. Türkçe‟de kabirle eş anlamlı olan mezar ise kelimenin kök anlamıyla da irtibatlı olarak özellikle ziyaret edilen önemli kişilerin kabirlerini (ziyaretgâh) ifade eder. Kur‟ân-ı Kerim‟de birer ayette kabr (et-Tevbe 9/84) ve mekabir (et-Tekâsür 102/2), beş ayette kubur (el-Hac 22/7; Fâtır 35/22; el-Mümtehine 60/13; elİnfitâr 82/4; el-Âdiyât 100/9) geçmekte, birçok hadiste de gerek kabrin yapısı ve şekline, kabir ziyaretine, gerekse kabir suali ve azabı gibi uhrevî hayatla ilgili açıklamalara yer verilmektedir15. İnsana ölümü hatırlatan en etkili uyaranlardan biri olan kabristanların Türk kültüründe camilerin avlusuna bilhassa kıble tarafına mahallenin bitişiğine veya şehrin havası ve manzarası en güzel olan yerlerinde yapılandırılması ilgi çekici bir husustur. Öyle ki evden çıkıldığında mezar taşı göze çarpmakta camiye gidip gelinirken kabristanlarla yüz yüze gelinmektedir. Ayrıca Türk-İslam kültüründe mezar taşı yazılarının elverdiğince daha fazla kişinin görebileceği Abdülkadir İnan; Tarihte ve Bugün Şamanizm, Ankara,2000. Bahaeddin Ögel; Türk Mitolojisi, TTK, Yay, Ankara, 1971. Bahaeddin Ögel; İslamiyet’ten Önce Türk Kültür Tarihi, TTK, Yay., Ankara, 2006. Emel Esin; Türklerde Maddi Kültürün Oluşumu, İstanbul,2006. Gazanfer İltar; Eski Türklerde Mezar Kültü ve Günümüze Yansımaları http://www.hbvdergisi.gazi.edu.tr/index.php/TKHBVD/article/view/588 15.9.2015. (TKHBVD=Türk Kültürü ve Hacı Bektaş-ı Veli Araştırma Dergisi). Harun Güngör; Türk Bodun Bilimi Araştırmaları, Kıvılcım Yay. Kayseri,1998. Hikmet Tanyu; İslamiyet’ten Önce Türklerde Tek Tanrı İnancı, İstanbul,1986. http://toplumvetarih.blogcu.com/toplumlarda-farkli-defin-rituelleri-ve-kaynaklari-1/5242136 15.9.2015 http://toplumvetarih.blogcu.com/turk-kulturunde-olum-konusunda-duzenlenen-uluslararasi sempozyum_554497.html 15.9.2015 http://toplumvetarih.blogcu.com/turkmenbasi-eski-olum-adetleri-ve-inanislari-3/810437 15.9.2015 http://toplumvetarih.blogcu.com/yas-donemi-yasaklari_554408.html 15.9.2015. http://www.bilgilersitesi.com/yug-nedir-ne-demektir-turklerde-yug-anlayisi-hakkinda-bilgi.html 15.9.2015 İbrahim Onay; “ İslamiyetten önce Türklerde, cenaze ve Defin Adetleri İşlemlerinde Uygulanan Gelenekler ve Bunların Amaçları- Tradıtıons Applıed ın Funeral And Burıal Procedures In Pre Islam Turks And The Aıms These Tradıtıons,, The Journal of Akademic Social Science Studıes (JASS) Internationel Journal of Social Science, Volume 6 Issue 3, p.479-490,March, 2013. İlhami Durmuş; İskitler, Analiz Yay., İstanbul, 2007. Cahit Kınay; Sanat Tarihi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1993. Muharrem Ergin; Dede Korkut Kitabı, İstanbul,1971. Muharrem Ergin; Orhun Abideleri, Boğaziçi Yay., 37. Baskı, İstanbul,2006. Oktay Aslanapa; Türk Sanatı, İstanbul,1999. Tuncer Gülensoy; (1989), Orhun'dan Anadolu'ya Türk Damgaları, İstanbul,1989. Ünver Günay-Harun Güngör; Başlangıçlarından Günümüze Türklerin Dini Tarihi, Rağbet Yay, İstanbul,2003. Yasemin Yaşar; “Ölüm Düşüncesinin Sanata Etkisi Üzerine”, http://www.koprudergisi.com/index.asp? Bolum=EskiSayilar&Goster=Yazi&YaziNo=16 15.9.2015. Yaşar Kalafat; Doğu Anadolu'da Eski Türk İnançlarının İzleri, Ankara,1990. 13 Nebi Bozkurt; “Mezarlık”, D.İ.A., C.XXIX, Ankara,2004, s.519. 14 Şemseddin Sâmi; Kamûs-ı Türkî, İstanbul 1989, s.1330. 15 Kürşad Demirci; “ Kabir Madd.”, D.İ.A. C.XXIV, s.33. TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 5 Ahmet Gündüz biçimde ve eğer daha iyi bir şekilde görülebilecekse mezar taşının ön yüzü yerine zaman zaman orta yüzüne yazılmış olması da aynı doğrultuda değerlendirilebilir16. Mezarlıklar, bir toplumun hayat anlayışının edebî ve sanatsal olarak yansıdığı mekânlardan biridir. Bir parayı yazı ve tura bölümleri nasıl tamamlarsa, bu mekânlarda da hayatın dünya ve ahiret yüzüyle tanımlandığını ve tamamlandığını görürüz. Mezar taşları ise, bu anlayışın sonsuza kadar dile getirilişidir. Mezar taşlarında söylenmemiş/söylenememiş sözler, dile getirilmemiş/getirilememiş duygular, sevgiler, pişmanlıklar, ümitler ve toplumun iç dünyası taşa kazınmıştır. Mezar taşlarında hem hayat hem de hayatın sona erişi dile getirilmiştir. İnsanlar, mahallelerindeki veya şehir merkezlerindeki mezarlıklar sayesinde ecdadıyla birlikte olmaya devam etmiş, bir bakıma onların hatıralarıyla iç içe yaşamıştır. Mezarlıklar ve mezar taşları bir memleketin tapusu niteliğinde olduğundan siyaseten de önem taşırlar. Bu mekânlar, memleketimize ağaç ve çiçek örtüsüyle bir güzellik katarken, mezar taşlarının diliyle de öğüt ve nasihat veren manevî doyum mekânlarıdır. Özellikle İslâmî devirlerde mezarlıklar, yerleşim yerinin merkezinde bulunan camilerin etrafında yer aldığından âdeta toplumla ve hayatla iç içe olmuşlardır. Mezar taşları ise kitabeleriyle, süslemeleriyle tarihin, sanatın ve estetiğin konusu olmakla beraber dile getirdikleri duygular bakımından da bir hayat felsefesinin ve ahiret kültürünün belgeleri olmuşlardır. Bu özelliğiyle mezar taşı kitabeleri insanlara geçiciliği, fâniliği hatırlatmakla beraber hayatı bilinçli olarak yaşamanın, öldükten sonra bile ölümsüzlüğün ipuçlarını vermişlerdir17. İslâm dini, insanın ölüsüne de, dirisine olduğu gibi saygı gösterilmesini emretmektedir. Müslümanların kabirlerine de saygılı olmak, üzerine basmamak, oturmamak ve çirkin şeyleri yapmamak lâzımdır. Müslümanların kabrini ziyaret etmek, peygamberimizin de yaptığı ve Müslümanlara tavsiye ettiği önemli sünnetlerden biridir. Hâdis-i şerifte; “Kabirleri ziyaret ediniz! Kabir ziyareti ölümü hatırlatır” ve “Kabir ziyaretini size yasaklamıştım. Şimdiden sonra ziyaret edebilirsiniz. Böylece ibret alır, gafletten uyanırsınız” buyurmuştur18. Hadis-i şeriflerde kabirler üzerine konan taşlara gelişi güzel yazı yazılmasının yasaklanması sebebiyle İslâm hukukçuları, mezar taşlarına ayet yazmanın, yere düşüp çiğnenmesi ihtimali bulunması yüzünden caiz olmadığını belirtmişlerdir. Hadislerde gelişi güzel yazı yazılmasının yasaklanmasına rağmen bütün İslâm ülkelerinde ve özellikle Türkiye'de mezarlıklar, şiir, dua, ayet ve hadis olarak yazılan kitabeler sergisi haline getirilmiştir. Bunlar daha sonra ortaya çıkmış olup yapılmaması İslâm'ın ruhuna daha uygundur19. Mezar daha çok toprak üstünde kalan yapısıyla önem taşır ve ziyaret edilebilmesi için üzerinde yerini ve ait olduğu kimseyi belirleyen bir işaretin bulunması gerekir. Bu sebeple dayanıklılığından dolayı genellikle taş kullanılmıştır. Geleneğin ne zaman başladığı hakkında kesin bilgi bulunmamaktadır20. Mezarların baş ve ayak uçlarına dikilen taşların her ikisine birden şahide adı verilmektedir21. Mezarların baş ve ayak ucuna “şahide” veya “mezar taşı” (halk arasında hece taşı) denilen taşların dikilmesi İslam‟ın ilk dönemlerinden beri devam eden bir gelenektir. 16 Faruk Karaca; “Mezar Taşlarına Yansıyan Şekliyle Türk Kültüründe Hayat ve Ölümle İlgili Bazı Değerlendirmeler”, İslami Araştırmalar Dergisi, C.14, S.3-4, 2001, s, 504. (501-512) . 17 Nuri Yazıcı; Ahiret Kültürü (Ünye Mezarlıkları ve Mezar Taşları Üzerine bir İnceleme), http://eprints.ibu.edu.ba/2114/10/AH%C4%B0RET%20K%C3%9CLT%C3%9CR%C3%9C%20full%20paper.pdf saat:14.33, Tarih: 19.8.2014. 18 http://rehber.ihya.org/yenirehber/kabir.html saat:14.46 Tarih. 19.8.2014. 19 http://samil.ihya.org/ansiklopedi/mezarlik.html saat:14.56 Tarih: 19.8.2014. 20 Nebi Bozkurt; “Mezarlık”, D.İ.A., C.XXIX, Ankara,2004, s.520-521. (519-522) 21 -------------; Mezar Taşı, Ana Britannica Genel Kültür Ansiklopedisi, C.XXII, s.349-350. TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 6 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) Taşların üzerine ölümü, insanların faniliğini ve baki olanın Allah olduğunu belirten ibareler, şiirler, dualar ve darb-ı meseller yazılmıştır. Taşın üst kısmına bazen besmele yazılmakla beraber daha çok “Hu, Huve’l-Baki, Huve’l-Hayyü’l-Baki, Huve’l-Hallaku’l-Baki “ gibi yalnız Allah‟ın ebedi, her zaman diri ve yaratıcı olduğuna işaret eden ibarelerle her şeyin fani olduğunu, Allah‟tan başka her şeyin yok olacağını ve her canlının ölümü tadacağını belirten ayetler işlenmiştir. Baş ucu taşına oranla daha küçük tutulan ayak taşları genellikle daha sade olup çoğunlukla yazısız ve tezyinatsızdır22. İslam dini mezar ve mezarlıklara ilişkin özel kurallar getirmiştir. İslam‟da ruhun ölümsüz olduğuna ve ölümden sonra dirilmeye inanıldığı için mezarlıklara önem verilmiş, temiz ve düzenli tutulmalarına, ağaçlandırılmalarına, bir duvarla çevrilmelerine dikkat edilmiştir. Bayramlarda ve kandil gibi kutsal günlerde mezarlık ziyaretleri yapmak, mezar başında dua etmek ve Kur‟an okumak gelenekleri gelişmiştir23. Mezarlıklara gelişi güzel yaklaşılmaz. Hayvanların girmemesi, çiğnenmemesi için etrafı duvarla veya çitle çevrilir. İslam‟da mezar ziyaretinin bir adabı vardır24. Yapılan bu çalışmada yukarıda giriş kısmında belirtilen düşüncelerle Kırşehir‟de bulunan Âşık Paşa, Kümbet Altı ve İmaret mezarlıkları ziyaret edilmiştir. Adı geçen mezarlıklarda bulunan mezarların sadece üzerinde yazı bulunan mezar taşlarının fotoğrafları çekilmiştir. Âşık Paşa Mezarlığı Ankara-Kayseri yolu üzerinde bulunmaktadır. Görünürde tarihî mezarlık vasfını yitirdiği için sınırları tam olarak tespit edilemese de şimdi “banka evleri” denilen apartmanları içine alan oldukça geniş bir sahaya yayıldığı anlaşılmaktadır25. İmaret mahallesinde bulunan mezarlık ise İmaret Mahallesi Mezarlığı olarak bilinmektedir. İçerisinde Şeyh Süleyman Türkmanî‟nin türbesi ve küçük bir mescit bulunmaktadır26. Şehrin güneydoğusunda bulunan Yenice mahallesinde yer alan Kümbetaltı mezarlığında ise M.1286 tarihli Fatma Hatun Türbesi bulunmasına rağmen daha erken dönemlere ait taşlara rastlanılmamaktadır27. İmaret mahallesinde bulunan mezarlıktaki mezar taşları üzerine yazılmış yazıların fotoğraflarını çektik. Mezarlıktaki mezar taşları üzerine yazılmış ilgi çekici/düşündürücü yazıların olmadığını gördük. Sadece aşağıdaki fotoğraflarda görüldüğü üzere mezarda yatan kişi/ler hakkında bilgi verilmektedir. Örneğin; Eski Kırşehir belediye başkanlarından ve Kırşehir tarihi ilgili eserler vermiş olan Cevat Hakkı Tarım‟ın28 ve diğer mezarların mezar taşlarında görüldüğü gibi. Aslında mezar taşları üzerindeki bilgiler mezarda yatan kişinin nüfus cüzdanı gibidir. Ayrıca mezar taşlarının en üst kısmında Hüve‟l-Baki29, Ya Gaffar30 şeklinde yazıların çok az olduğu görülmüştür (Bkz. Foto:1-2). 22 Daha fazla bilgi için bkz. N. Bozkurt; “Mezarlık”, D.İ.A., C.XXIX, Ankara,2004, s.520-521. (519-522) -------------; Mezar Taşı, Ana Britannica…, C.XXII, s.349-350. 24 --------------; “Mezar”, Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi Devirler/İsimler/Eserler/Terimler, Dergah Yay., Ocak, İstanbul,1986, s.324-325. 25 Mehmet Göktürk; Tarihi ve Anıtları Işığında Kırşehir Mezar Taşları- Mezardaki Hayatlar, Kırşehir Belediyesi Kültür-Tarih Yay 7, 1. Baskı Ankara,2008, s.81. 26 M. Göktürk; a.g.e., s.83. 27 M. Göktürk; a.g.e., s.85 28 Kırşehir‟de bilinen bir kişi olduğundan dolayı kendisinden bahsederek yâd ettik. 29 Huve’l-Baki: Baki olan, O Allah‟tır. 30 Ya Gaffar: Günahları örten ve bağışlayan anlamına gelir. Ayrıca Allah‟ın 99 isminden bir tanesidir. 23 TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 7 Ahmet Gündüz Foto:1 (İmaret) Tarihçi Cevat Hakkı Tarım Ruhuna Fatiha Foto:2 (İmaret) Değerli eşim ve sevgili babamız eşsiz insan Doktor İsmail Yağız‟ın ruhu şad olsun 8 Foto:3 (İmaret)Ruhun şad olsun Foto:4 (İmaret) Foto:5 (İmaret) TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) Foto:6 (İmaret) Foto:7 (İmaret) Foto:8 (İmaret) Hüve‟l-baki şeyh Mehmet Refik bin Hasan ül Mevlevi Şeyh Süleyman-ı Türkmani evladından ruhuna Fatiha Foto: 9 (İmaret) Hüvel baki evliya-yı kiramdan Süleyman Türkmanî ahfadından Celaleddin Efendi ruhuna Fatiha İmaret Mahallesi kabristanında/mezarlığında bulunan mezarlıkların ayak ucunda kuşların ve diğer canlıların su ihtiyacını karşılamak amacıyla Foto:3,4,5,6 ve 7‟de görüldüğü gibi su tası şeklinde taşların konulduğu (ekli olduğu) görülmektedir. Bu taşların konulmasındaki amaç, herhangi bir canlının su ihtiyacını buradan karşılaması durumunda mezarda yatan kişinin sevap kazanacağı düşünülerek konulmuştur. Aynı şekilde Âşık Paşa mezarlığında da bu türden mezar taşları bulunmaktadır. Mezar taşlarının dili ayrı bir anlam taşımaktadır. Bu yazılar, okuyan kişiyi derinden etkileyecek kadar duygusal ve gerçekçidir. Mezar taşları üzerindeki yazılar belli bir sınıflandırmaya tabi tutulabilir. Bunlar; TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 9 Ahmet Gündüz a. Fatiha isteyenler b. Öldüğü günü belirtenler/ Ölüm nedenini işaret edenler c. Geride bıraktıkları ile yakın ilişkiyi sürdürdüğünü belirtenler. ç. Felekten, kaderden yakınanlar31 . d. Uyarıcı mahiyette olanlar e. Özlem duygusu- Hasretlik çekme ile ilgili olanlar f. Hesap verme ile ilgili olanlar g. Dilek dileme/ Vefat etmiş olsa dahi bir büyüğe muhtaç olma gibi duygularını içli söyleyişlerle dile getirmişlerdir. Fotoğrafları çekilen mezar taşları bu ölçüler içerisinde yukarıda verilen kategoriye göre sınıflandırılmıştır. Ancak bazı mezar taşlarının yazıları birden fazla kategoriye girdiğinden dolayı bazı yazılar birden fazla kategoride değerlendirilmiştir. Bunlardan; 1. Fatiha Okuma- Yardım İsteme 10 Foto:10 (Kümbetaltı) Bana rahmet okuyun Rahmet olunasınız Biz gittik biliniz ki Sırada siz varsınız Foto: 11 (Kümbetaltı) Bu dünyadan gider olduk Kalanlara selam olsun Bizim için hayır dua Kılanlara selam olsun 31 Mehmet Yardımcı; “Çukurova'da Ölümle İlgili İnanışlar-Uygulamalar ve İskenderun Mezar Taşlarının Dili”, http://turkoloji.cu.edu.tr/CUKUROVA/sempozyum/semp_2/yardimci.pdf., s.554. Saat: 14.25., 02.09.2014. ; Ayrıca bkz. ---------------; “Mezar”, Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi Devirler/İsimler/Eserler/Terimler, Dergah Yay., Ocak,İstanbul,1986, s.324-325. TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) Foto:12 (Âşık Paşa) Ölüm bir fırtına Bugün bana yarın sana Oku üstüme bir Fatiha Hem bana sevap hem sana Foto:13 (Âşık Paşa) Bugün bize Yarın size Bir fatiha Okuyun bize Bu kategoride yer alan dörtlüklerde kendisine rahmet (Fatiha suresi) okutturmak isteyenlerle karşı karşıyayız. Okuyan kişi üzerinde etkili olabilmek için uyarılarda bulunulduğu görülmektedir. 2. Öldüğü Günü ve Ölüm Nedenini Belirtenler Foto:14 (Âşık Paşa) Sarardı yaprağımız soldu gülümüz Sen gidince bükük kaldı boynumuz Hayatımız kış oldu gelmez yazımız Çünkü sen yoksun artık 1992 aylardan Şubat yüreğimize koydun korlu bir ateş Foto:15 (Âşık Paşa) Kayseri de doğan gerdek gecesi hayata gözlerini yuman Kazım ve Ümügülsüm kızı Elmas‟ın Ruhuna Fatiha Foto:16 (Âşık Paşa) Tüketti ömrünü hastaları uğruna ameliyatta ölümü kader yazdı ona ihsan eyle ruhuna Fatiha TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 11 Ahmet Gündüz Foto:17 (Âşık Paşa) Yirmi birde ben ömrümü bitirdim Vade hitam buldu suda yitirdim Dostlarla birlikte güleyim derdim İzin olmayınca gülünmez imiş Foto:18 (Kümbetaltı) Şehit verdin sen bu vatana Toprağında doya doya yat ana Uzak olsan da Fatiha yollarım sana toprağında doya doya yat ana Foto 14‟te Şubat 1992‟de vefat eden için yazılmış olup kendisinin vefatından sonra geriye kalan ailesinin mutlu olmadığı, hayatlarının tamamen “kış”a döndüğünü açıklamaktadır. Foto 15‟te ise gerdek gecesinde vefat eden ve muradını alamayan genç bir kız çocuğunun vefat acısının ailesi tarafından dizelere vurulduğu görülmektedir. Ölümün kaçınılmaz bir son olduğu foto16‟da görülmektedir. Sağlık personeli olan şahıs bilinmeyen bir nedenle ameliyat olmuş ancak ameliyat masasından kalkamadığı ve vefat ettiği anlaşılmaktadır. Foto 17‟deki mezar taşından anlaşıldığı kadarıyla ölüm nedeninin suda boğulma olduğu ve 21 yaşında vefat ettiği anlaşılmaktadır. Foto 18‟de ise anlaşıldığı kadarıyla vefat eden kadının şehit annesi olduğu ve geride kalan bir diğer evladının diktirdiği mezar taşına bunu özellikle belirttiği görülmekte ve annesinin ruhu için Fatiha okuyacağını bundan dolayı mezarında rahat yatmasını söylemektedir. 3. Geride Bıraktıkları İle Yakın İlişkiyi Sürdürdüğünü Belirtenler Foto:19 (Kümbetaltı) Seni hiç unutmayacağız Canım yavrum Foto:20 (Kümbetaltı) Güller solabilir yaprak kuruyabilir İnsanlar unutulabilir ama sen asla TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 12 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) Foto:21 (Kümbetaltı) Son sözüm olsun size Aleykümselam dostlar Allah selamet versin Diyecek başka ne var Foto:22 (Kümbetaltı) Bu dünyadan gider olduk Kalanlara selam olsun Bizim için hayır dua Kılanlara selam olsun 13 Foto:23 (Âşık Paşa) Sarardı yaprağımız soldu gülümüz Sen gidince bükük kaldı boynumuz Hayatımız kış oldu gelmez yazımız Çünkü sen yoksun artık 1992 aylardan Şubat yüreğimize koydun korlu bir ateş Foto:24 (Âşık Paşa) Muzazzez‟im çok ağlama bana adım adım geliyorsun sen bana sevgililer gününde gelecektim sana Mevlam izin vermedi bana. (Foto 19–24) değerlendirildiğinde vefat eden ile etmeyen arasında bağların kopmadığını devam edeceğinden bahsedilmektedir. Foto 24‟teki dörtlük okunduğunda vefat eden eşi Muazzez adına yazdırdığı yazıda “sevgililer gününde gelecektim sana Mevlam izin vermedi bana” derken kişinin büyük bir travma yaşadığı anlaşılmaktadır. TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 Ahmet Gündüz 3. Felekten - Kaderden Yakınanlar Foto:25 (Âşık Paşa) Ne kadar küçüksün dolmadı yaşın Bir kere pişmedi nasipsiz aşın Boynunu bükmüşsün kalkmıyor başın Adını koymuşlar ölüm bebeğim Foto:26 (Âşık Paşa) Babam Asım Ferdi babam hayır yaptın dua aldın. Herkesin yardımına koştun Gençliğine doyamadın yavrularının muradını göremedin. Cennet gülleri mekânın olsun. 14 Foto:27 (Âşık Paşa) Yirmi birde ben ömrümü bitirdim Vade hıtam buldu suda yitirdim Dostlarla güleyim derdim İzin olmayınca gülünmez imiş Foto:28 (Âşık Paşa) Bugünü düşünürüm Dün geçti, yarın varmış Gençliğe de güvenemem Ölenler hep ihtiyar mı? TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) Foto:29 (Âşık Paşa) Ölüm beni erken aldı kalanları yasa saldı, kendim burada olmasam da, gözlerim yolda kaldı okursunuz taşımda söndüm genç yaşımda, Beni rahmetle anın ağlamayın başımda… Seni unutmayacağız. Foto:30 (Âşık Paşa) Ben hiç yaşamadım ki Foto (25–30) arasındaki mezar taşlarındaki dörtlükler değerlendirildiğinde genelde bunlar genç denilecek yaşta vefat edenler için yazılan duygulardır. Foto 25‟te yaşını bile doldurmayan bir bebek, Foto 27‟de 21 yaşında vefat eden genç için yazılmış dizelerdir. Felekten ve kaderden yakınmanın olduğu görülebilmektedir. “İzin olmayınca gülünmez imiş” derken bunun kaderden, felekten bir yakınma olduğu anlaşılmaktadır. Foto 30‟da ise bir nevi ne bakıyorsunuz bana “ ben hiç yaşamadım ki” diyerek duygularını belirtmektedir. 5. Uyarıcı Mahiyette Olanlar Foto:31 (Kümbetaltı) Fanidir bu dünya Sende geleceksin buraya Allah için ne yaptıysan O da çıkar ahrette karşına Foto:32 (Kümbetaltı) Dünyaya gelenler gider Hengiz gelmez yola gider Bizim halimizden haber Soranlara selam olsun Yunus Emre TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 15 Ahmet Gündüz Foto:33 (Âşık Paşa) Kabir, ehl-i iman için cennet bahçelerinden bir bahçedir Foto:34 (Âşık Paşa) Vatandaş neyim deme Ne olacağım de bizde bir zamanlar sizler gibiydik 16 Foto:35 (Âşık Paşa) Kabir vardır hiç kimse inkâr edemez Foto:36 (Âşık Paşa) Dün altında olan çimenler bugün Üstünde yeşerdi ey yolcu anla ki şu toprak Günahtan gayri her şeyi örter TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) Foto:37 (Âşık Paşa) İnsanlarla öyle iyi geçininiz ki öldüğünüzde düşmanlarınız bile arkanızdan ağlasın (Hz.Ali) Foto:38 (Âşık Paşa) Hakkın rahmetine kavuştum Ey insanlar buraya hazırlıklı gelin Gelmeyenler hüsrana uğrar 17 Foto:39 (Âşık Paşa) Bu dünyaya gelen ölür Kötülük sahibin bulur Yüce Mevla hâkim olur Davalar görülür bir gün Foto:40 (Âşık Paşa) Bugünü düşünürüm Dün geçti, yarın varmış Gençliğe de güvenemem Ölenler hep ihtiyar mı? TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 Ahmet Gündüz Foto:41 (Âşık Paşa) Kabrin arkası için çalışınız. Hakiki saadet ve lezzet ondadır. Foto:42 (Âşık Paşa) Her şey geride kaldı ne sandın yalan dünya Gördüğün gibi işte bir ölüm var yalansız Foto (31-42) arasındaki dörtlükler değerlendirildiğinde hayatını bu dünyada devam ettiren insanların sürekli uyarıldığı, vefat etmeden önce hazırlıklı olmaları ve yol azıklarını hazırlamalarının tavsiye edildiği görülmektedir. Foto 42‟de dünyanın geçici olarak yaşanılacak bir yer olduğu “ yalan dünya” olduğu ve gerçek olan tek şey‟in ölüm olduğu vurgulanmıştır. 6. Özlem Duygusu - Hasretlik Çekme İle İlgili Olanlar Foto:43 (Kümbetaltı) Sen dünyaya bizler sana doymadık Sevgili babacığım Foto:44 (Kümbetaltı) Senden ayrı gezen Yürek değil beden oldu TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 18 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) Foto:45 (Âşık Paşa) Mümkün mü hiç unutmak unutmadık ki ansak sensiz öyle boş dünya ahirette buluşsak gelmiyorsun mademki biz gelsekte kavuşsak bir tende iki canla öyle zor ki yaşamak Foto:46 (Âşık Paşa) Tülin kızım seni unutmayacağım 19 Foto:47 (Âşık Paşa) Pek kıymetli babam hasretine dayanamam Ölüm bizi ayırsa da yüreğimizi yaktın Babam kabrin nurla dolsun Allah senden hoşnut olsun mekânın cennet olsun Mevlam senden razı olsun Seni unutmayacağız Foto:48 (Âşık Paşa) Sensiz geçen zaman bize zehir oldu senin yokluğun bizim sonumuz oldu güneş doğmaz günler geçmez oldu anladık ki bu hayat anasız çekilmez oldu Foto (43-48 ) arasında bulunan mezar taşlarında vefat edenlere karşı bir hasretlik çekme ve özlem duygusunun ağır bastığı görülmektedir. Bahsedilen hasretlik ve özlem duygusunun TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 Ahmet Gündüz muhtelif olduğu görülmektedir. Babaya duyulan özlem, kız çocuğuna duyulan özlem, anneye duyulan özlem veya hasretlik gibi… 6. Hesap Verme İle İlgili Olanlar Foto:49 (Âşık Paşa) Bu dünyaya gelen ölür. Kötülük sahibin bulur. Yüce Mevla hâkim olur. Davalar görülür bir gün. Foto 50 (Âşık Paşa) Fanidir bu dünya Sende geleceksin buraya Allah için ne yaptıysan O da çıkar karşına Foto (49-50)‟de Bu dünyada kim ne yapmışsa öbür dünyada karşılığını alacağı vurgulanmaktadır. İyilik yapanın iyilik, kötülük yapanın ise muhakkak cezalandırılacağı ve konunun kıyamet gününde görüşüleceği vurgulanmaktadır. 7. Talep Etme/ Vefat Etmiş Olsa Dahi Bir Büyüğe Muhtaç Olma Foto:51(Kümbetaltı) Ana baba başta taç imiş Her derde ilaç imiş Bir evlat pir de olsa Ana babaya muhtaç imiş Foto:52 (Âşık Paşa) Kabir vardır hiç kimse inkar edemez TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 20 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) Foto:53 (Âşık Paşa) Canım annem yapayalnızım derdin inanmazdım, ayrılığınla ben de senin gibi yapayalnızım Foto:54 (Âşık Paşa) Baba başa tac imiş Her derde ilaç İmiş Bir evlat pir olsa da Babaya muhtaç imiş 21 Foto:55 (Âşık Paşa) Sensiz geçen zaman zehir oldu Senin yokluğun bizim sonumuz oldu Güneş doğmaz günler geçmez oldu Anladık ki bu hayat anasız çekilmez oldu. Foto:56 (Âşık Paşa) Ölüm beni erken aldı kalanları yasa saldı, Kendim burada olmasam da, gözlerim Yolda kaldı, okursunuz taşımda söndüm genç yaşımda, beni rahmetle anın ağlamayın başımda… Seni unutmayacağız. Foto:57 (Âşık Paşa) Göz yaşlarım istiyor taşmak Evrende boştur sensiz yaşamak Gurbete gidiyorum son bir defa bana Uzat ellerinden öpeyim anne… TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 Ahmet Gündüz Foto:58 (Âşık Paşa) Bizler sana sen bizlere doyamadın O gürleyen bir pınardı tazecik bir çınardı Henüz 17 yaşındaydı seni unutmayacağız Mekânın cennet olsun Foto (51–58) arasında bulunan mezar taşlarında dörtlükler okunduğunda bir kişi kaç yaşına gelirse gelsin anne ve babaya her zaman muhtaç olduğu samimi bir şekilde belirtilmektedir. Foto 53‟deki dörtlükte ise “ zamanında annesinin kendisine yalnız olduğunu defalarca söylemesine rağmen annesini anlamadığını itiraf etmektedir. Çünkü annesinin vefatından sonra kendisi yalnız yaşamaya başlayınca annesinin kendisine söylediği durumu kavrayabildiği görülmektedir. Bahsedilen yalnızlık bedensel anlamda değil düşünsel anlamda çekilen yalnızlıktır. Sonuç olarak32, yukarıda Kırşehir‟de bulunan Âşık Paşa, İmaret ve Kümbetaltı mezarlıklarında bulunan mezarların başucu taşlarının fotoğraflarını verdiğimiz gibi iyi anlaşılması amacıyla taşlara yazılan yazıları ayrıca fotoğrafların alt kısmında tekrar yazdık. Fotoğrafları çekerken genellikle ilgili mezarın sadece mezar taşlarını çekmeye çalıştık. Bu mezar taşlarını okuyup da duygulanmamak mümkün değildir. Çünkü mezar taşlarının üzerine söylenmemiş veya söylenememiş sözlerin çok sade ve samimi duygularla yazıldığı görülmektedir. Mezar taşlarına aktarılan ifadelerin muhteva analizlerinin yapılmasının Türk Kültür hayatına önemli katkılar sağlayacağını söylenebilir. Çünkü bünyelerinde büyük bir sembolizm serveti taşıyan ve bütün bir inanç ve düşünce sisteminin aynası olarak değerlendirilebilecek mezar taşları üzerinde pek de derinlemesine çalışma yapılmamıştır. Hâlbuki onlarda dertler, korkular, pişmanlıklar, özlem ve hasret çekmeler, sevgiler, üzüntüler, hatta neşe ve nükteler, kısaca çeşitli konularla ilgili duygu ve düşünceler gibi psikolojik materyali bol miktarda bulmak mümkündür. Bu materyalin ortak paydasını ölüm temasının oluşturması ise onları ölümle ilgili duygu, düşünce ve inançların tespiti açısından daha da önemli hale getirmektedir. Ölüm fenomeninin psikolojik ve sosyal gerçekliğini anlama ve değerlendirmeye son derece ihtiyaç duyulan günümüzde ise bu tip araştırmaların önemi ortadadır. Nitekim ölümün algılanış biçiminin ortaya konması insan davranışının daha iyi anlaşılması konusunda faydalı ipuçları vermesinin yanında kültürel analizlere bir nevi giriş kapısı olacak ve insanımıza kendisini tanıması açısından katkıda bulunacaktır. Mezarlıklar ve mezarlar herkes için kolaylıkla kabul edilmeyen fakat gerçekte var olan soğuk yerlerdir. Kederi, elemi ve sevdiklerini kaybetmenin acısını ifade eden yerler olduğu kadar insan adı verilen canlının da gideceği son duraktır. Fakat buna rağmen mezarlıklar bir milletin kültürünün yansıdığı yerler olarak korunması, saygı duyulması gereken yerler olduğu gibi ayrıca ülkenin tapusu niteliğindedirler. Bundan dolayı sahip çıkılması gereken yerlerdir. Mesela 32 Kaynakçada verilen tüm materyalden faydalanılarak değerlendirme yapılmıştır. TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 22 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) Selçuklular zamanından kalma kümbetler veya türbeler, Osmanlılar döneminden kalan mezarlıklar değerlendirildiğinde Anadolu‟nun Türk vatanı olduğu ve buraya mezar ve mezarlıklar vasıtasıyla da mühürlerini vurduklarını ispatlar. Bu açıdan bakıldığında günümüzde hayatını devam ettiren insanların mezarlıkları ziyaret etmeleri beklenir. Mezar/Mezarlık kültürü, mezarlıklara saygı duyma, ziyaret etme gibi düşüncelerin Kırşehir‟de de yaygın olduğuna bizzat şahit olunmaktadır. Sadece bir kişi vefat ettiğinde defnetmek için mezarlıklara gidilmez düğün gibi mutlu günlerde de mezarlıkların ziyaret edildiği bilinmektedir. Örneğin; daha önceki yıllarda Kırşehir‟de yaptığımız tespitlerin birinde mezarlıklarla ilgili olanı şu şekildeydi. “Gelin, pazar sabahı baba ocağından alındıktan sonra yeni evine/kayınpederinin evine götürülmeden önce gelin ve damat düğün konvoyu ile birlikte toplu olarak mezarlığa götürülür, mezarlık ziyaret edilir, orada dua okunur, yeni evlenen gençlere en mutlu günlerinde bile ölüm hatırlatılır. Ardından yeni evlerine doğru konvoyla birlikte gidilir”. Bu gelenek Kırşehir‟de halen devam etmektedir. Kısaca mezarlıklar toplumsal hayatta ihmal edilemeyecek derecede önemli yerlerdir ve buralara yapılacak ziyaretlerin hem bu dünya hem de ahiret hayatı için faydalı olacağı tahmin edilebilir. Müslüman Türk insanı “Her canlı ölümü tadacaktır” ilahi mesajı mezar taşlarına farklı şekillerde aktararak yaşayanlara ibret yüklü nasihatler verdikleri görülmektedir. Çünkü hayatın her safhasında ortaya çıkan problemlere bir takım çareler bulunduğu halde ölüme çare bulmaları mümkün olmadığından dolayı insanlara bir takım uyarılar yaptıkları görülmektedir. KAYNAKÇA A-Kırşehir Aşık Paşa, Künbet Altı ve İmaret Mezarlıkları Mezar Taşları 23 B- Araştırmalar --------; “Mezar Taşı”, Ana Britannica Genel Kültür Ansiklopedisi, C.XXII, s.349-350. --------; “Mezar”,Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi Devirler/İsimler/Eserler/ Terimler, Dergah Yay., Ocak,İstanbul,1986, s.324-325. BAŞKAN, Seyfi; Karamanoğulları Dönemi Konya Mezar Taşları, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları 1996. BOZKURT, Nebi; “Mezarlık”, D.İ.A., C.XXIX, Ankara,2004, s.519-522. ÇAY, Abdülhaluk; Anadolu'da Türk Damgası, Ankara,1983. DEMİRCİ, Kürşad; “ Kabir Madd.”, D.İ.A. C.XXIV, s.33. DURMUŞ, İlhami; İskitler, Analiz Yay., İstanbul, 2007. ERGİN, Muharrem; Dede Korkut Kitabı, İstanbul,1971. ERGİN, Muharrem; Orhun Abideleri, Boğaziçi Yay., 37. Baskı, İstanbul,2006. ERSOY; Ruhi; Türklerde Ölüm ve Ölü İle İlgili http://turkoloji.cu.edu.tr/HALKBILIM/41.php 15.9.2015. Rit ve Ritüeller, GÖKTÜRK, Mehmet; Tarihî ve Anıtları Işığında Kırşehir Mezar Taşları-Mezardaki Hayatlar, Kırşehir Belediyesi Kültür-Tarih Yay 7, 1. Baskı Ankara,2008. GÜLENSOY, Tuncer ; (1989), Orhun'dan Anadolu'ya Türk Damgaları, İstanbul,1989. TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 Ahmet Gündüz GÜNAY, Ünver -Harun Güngör; Başlangıçlarından Günümüze Türklerin Dini Tarihi, Rağbet Yay, İstanbul,2003. GÜNGÖR, Harun; Türk Bodun Bilimi Araştırmaları, Kıvılcım Yay. Kayseri,1998. İLTAR, Gazanfer; Eski Türklerde Mezar Kültü ve Günümüze http://www.hbvdergisi.gazi.edu.tr/index.php/TKHBVD/article/view/588 (TKHBVD=Türk Kültürü ve Hacı Bektaş-ı Veli Araştırma Dergisi) Yansımaları. 15.9.2015. İNAN, Abdülkadir; Tarihte ve Bugün Şamanizm, Ankara,2000. KALAFAT, Yaşar; Doğu Anadolu'da Eski Türk İnançlarının İzleri, Ankara,1990. KARACA, Faruk; “Mezar Taşlarına Yansıyan Şekliyle Türk Kültüründe Hayat ve Ölümle İlgili Bazı Değerlendirmeler”, İslami Araştırmalar Dergisi, C.14, S.3-4, 2001, s.501-512. KINAY, Cahit; Sanat Tarihi, Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara 1993. KOCASAVAŞ, Yıldız; “Eski Türklerde Yas ve Ölü Gömme Adetleri” http://www.bilinmeyenturktarihi.com/eski-turklerde-yas-ve-olu-gomme-adetleri.html 15.9.2015. Kur’an-ı Kerim, (Hazırlayanlar, Dr. Ali Özek, Hayreddin Karaman, Ali Turgut, Mustafa Çağırıcı, Dr. İbrahim Kafi Dönmez, Sadreddin Gümüş) , Medine-i Münevvere, 14071987. ONAY, İbrahim; “ İslamiyetten önce Türklerde, Cenaze ve Defin Adetleri İşlemlerinde Uygulanan Gelenekler ve Bunların Amaçları- Tradıtıons Applıed ın Funeral And Burıal Procedures In Pre Islam Turks And The Aıms These Tradıtıons,, The Journal of Akademic Social ScienceStudıes (JASS) Internationel Journal of Social Science, Volume 6 Issue 3, p.479-490,March, 2013. ÖGEL, Bahaeddin; İslamiyetten Önce Türk Kültür Tarihi, TTK, Yay., Ankara,2006. TANYU, Hikmet; İslamiyet’ten Önce Türklerde Tek Tanrı İnancı, İstanbul,1986. YARDIMCI, Mehmet; “Çukurova'da Ölümle İlgili İnanışlar-Uygulamalar ve İskenderun Mezar Taşlarının Dili”, http://turkoloji.cu.edu.tr/CUKUROVA/sempozyum/semp_2/yardimci.pdf., s.554. Saat: 14.25., 02.09.2014. YAŞAR, Yasemin; “Ölüm Düşüncesinin Sanata http://www.koprudergisicom/index.asp? Bolum=EskiSayilar&Goster=Yazi&YaziNo=16 15.9.2015 Etkisi Üzerine”, YAZICI, Nuri; Ahiret Kültürü (Ünye Mezarlıkları ve Mezar Taşları Üzerine bir İnceleme), http://eprints.ibu.edu.ba/2114/10/AH%C4%B0RET%20K%C3%9CLT%C3%9CR%C3 %9C%20full%20paper.pdf saat:14.33, Tarih: 19.8.2014. C- İnternet Kaynakları http://www.forumalew.com/islami-sorular-cevaplar/509634-mendup-ne-demektir.html 09.44. Tarih: 03.09.2014. saat: TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25 24 Kırşehir Mezarlıklarında Mezar Taşlarına Yansıyan Duygular (Âşık Paşa, Kümbetaltı Ve İmaret Mezarlıkları) http://www.mumsema.com/misafir-sorulari/111172-teberruk-nedir-teberrugun-islamdakiyeri.html Saat: 09.41. Tarih: 03.09.2014. http://www.caylakmermer.com/haber/eski-trklerde-mezar-gelenei-7.html 15.9.2015. http://www.cokbilgi.com/yazi/eski-turklerde-mezar-gelenegi/ 13.8.2015 http://toplumvetarih.blogcu.com/toplumlarda-farkli-defin-rituelleri-ve-kaynaklari-1/5242136 15.9.2015 http://toplumvetarih.blogcu.com/turk-kulturunde-olum-konusunda-duzenlenen-uluslararasisempozyum_554497.html 15.9.2015 http://toplumvetarih.blogcu.com/turkmenbasi-eski-olum-adetleri-ve-inanislari-3/810437 15.9.2015 http://toplumvetarih.blogcu.com/yas-donemi-yasaklari_554408.html 15.9.2015 http://www.bilgilersitesi.com/yug-nedir-ne-demektir-turklerde-yug-anlayisi-hakkinda-bilgi.html 15.9.2015 http://www.bilgiustam.com/sembolizm-nedir/ 17.08.2015. http://rehber.ihya.org/yenirehber/kabir.html saat:14.46 Tarih. 19.8.2014. http://samil.ihya.org/ansiklopedi/mezarlik.html saat:14.56 Tarih: 19.8.2014. 25 TİDSAD Türk & İslam Dünyası Sosyal Araştırmalar Dergisi /The Journal of Turk & Islam World Social Studies Yıl: 3, Sayı: 7, Haziran 2016, s. 1-25
Benzer belgeler
Full Text - Sosyal Bilimler Dergisi
mezarlıkları ziyaret ederler. Mezarların dağılmış toprakları düzeltilir veya mezarların baş ve
ayak uçlarına mezar taşları dikerek mezar yerlerinin, mezarların kaybolmamasına dikkat
ettikleri bilin...