Türkiye ürettiği beyaz eşyanın yüzd
Transkript
Türkiye ürettiği beyaz eşyanın yüzd
BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 Bu haftanın konu başlıkları; Türkiye ürettiği beyaz eşyanın yüzde 74'ünü ihraç etti İhracat inovasyonla bambu gibi büyüyecek ‘İnovasyon stratejisi’ şampiyonu Arçelik İnovasyon Ligi’nin lideri Vestel oldu Bosch, bulaşık makinelerinin 50. yılını kutluyor İnovasyon Haftası'nda inovasyon şakaları Arçelik A.Ş., Koç Holding “ülkem için engel tanımıyorum” projesine desteğini sürdürüyor Vestel Asist’i yaptı, ödülü aldı Whirlpool, Hefei Sanyo'da çoğunluk hissesini almayı tamamladı BEYSAD, global bir marka olma yolunda hızla ilerliyor TÜRKİYE ÜRETTİĞİ BEYAZ EŞYANIN YÜZDE 74'ÜNÜ İHRAÇ ETTİ İç pazarda umduğunu bulamayan beyaz eşya sektörü, yılın 10 aylık döneminde 18.6 milyon adetlik üretiminin %74'ü kadar ihracata imza attı. Sektörün en büyük pazarı konumundaki Avrupa ekonomisinin resesyondan çıkması, üretiminin dörtte üçünü yurt dışına satan beyaz eşyacının yüzünü güldürdü. Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) ve Elektrik Elektronik ve Hizmet İhracatçıları Birliği (TET) verilerinden derlenen bilgiye göre, geçen yılın ocak-ekim döneminde 18 milyon 306 bin 835 adet olan beyaz eşya üretimi, %2 artarak 18 milyon 653 bin 212 adede yükseldi. Bu dönemde ihraç edilen beyaz eşya adedi de yüzde 5 artarak 13 milyon 805 bin 31 adede çıktı, sektör, üretiminin dörtte üçü kadar ihracat gerçekleştirdi. Söz konusu dönemde en fazla ihraç edilen ürün 4 milyon 3 bin 722 adetle buzdolabı oldu. Bu ürünü 3 milyon 773 bin 203 adetle çamaşır makinesi, 2 milyon 852 bin 616 adetle fırın ve 1 milyon 809 bin 274 adetle bulaşık makinesi takip etti. İhracatta en yüksek artış %16 ile fırında gerçekleşti. Bu dönemde, çamaşır makinesi ihracatı %12.3, kurutucu ihracatı %12, bulaşık makinesi ihracatı %9.3 artarken, buzdolabı ihracatı %7.5, derin dondurucu ihracatı da %5.2 azaldı. İHRACAT İNOVASYONLA BAMBU GİBİ BÜYÜYECEK İnovasyon Haftası’nın açılış konuşmasını yapan TİM Başkanı Büyükekşi, Türkiye’nin rekabetçi kalarak büyümesi ve toplumsal refahı artırması için inovasyonun ana unsur olduğuna dikkat çekti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ekonomi Bakanlığı desteğinde Arçelik, Sabancı Holding, Türk Ekonomi Bankası ve Türk Hava Yolları stratejik ortaklığında üçüncüsü düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası geçtiğimiz hafta yapıldı. Hollanda’nın partner ülke olduğu İnovasyon Haftası’nın açılış konuşmasını yapan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Türkiye’nin rekabetçi kalarak büyümesi ve toplumsal refahı artırması için inovasyonun ana unsur olduğuna dikkat çekti. Üç yıldan bu yana düzenledikleri Türkiye İnovasyon Haftası’nda sanayi ile akademiyi, yaratıcılıkla tutkuyu, tecrübeyle vizyonu bir araya getirdiklerini, ilk yıl 15 bin, ikinci yıl 27 bin kişinin katılımcı olduğunu söyleyen Büyükekşi, bu yıl hedeflerinin 30 bini kişiye ulaşmak olduğunu belirtti. Türkiye’nin 2023 hedeflerine ulaşması için her yıl ortalama yüzde 10’un üzerinde ihracat artışı sağlaması gerektiğini vurgulayan Büyükekşi, inovasyonun bu noktada ülke stratejisi boyutunda da büyük önem kazandığını dile getirdi. BEYSAD 1 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 İhracat, inovasyonla tıpkı bambu gibi kök salıyor Türkiye ihracatçılarının hayal ettiği inovasyon ve rekabet serüvenini bambu ağacının büyümesine benzeten Büyükekşi, bambu ağaçlarının beş yıl boyunca en ideal şartlarda dahi hiçbir gelişme göstermediğini, ardından sihirli bir el dokunmuş gibi birdenbire günde 40-45 cm kadar büyümeye başladığını ve altı haftada yaklaşık 27 metrelik esas boyuna ulaştığını hatırlattı. Yaşananların sihir olmadığını, bambu ağacının duruyormuş gibi yapıp birdenbire hızlı büyümesinin sebebinin beş yıl boyunca toprağa sabırla saldığı kökleri olduğunu dile getiren Büyükekşi, şunları söyledi: “60 bini aşkın ihracatçının temsilcisi TİM olarak biz de sabırla ve istikrarla inovasyona yatırım yapıyoruz. Bunun sonuçlarını da yavaş yavaş almaya başladık. 2012 yılında Küresel İnovasyon Endeksi’nde 143 ülke arasında Türkiye 74. sıradaydı. 2014 yılında 54. sıraya yükseldi. Dolayısıyla çabalarımız sonuç veriyor. Biz inanıyoruz ki, tüm Türkiye’ye ektiğimiz inovasyon tohumları daha da yeşerecek, tomurcuklanacak, çiçek açacak. Bu sayede ülkemizi çok daha yukarılara taşıyacağız. Eğitimde, nitelikli istihdamda, sanayide ve ihracatta Türkiye’yi en üst seviyelere çıkaracağız. İnovasyon sayesinde ülkemizin refah seviyesini, yaşam kalitesini yükselteceğiz. Aynı zamanda dünya barışına, esenliğine, mutluluğuna katkı sağlayacağız.” Büyükekşi, konuşmasının sonunda salonda bulunan öğrencilere Türk şair Behçet Necatigil’in sözleri ile seslendi: “ ‘Ya ümitsizsiniz. Ya da ümit sizsiniz. Ya çaresizsiniz. Ya da çare sizsiniz’. Ümidimiz sizsiniz, siz gençlersiniz. Bugün herkesi yeniden öğrenmeye, yenilikleri tecrübe etmeye davet ediyor, etkinliklerin herkes için dolu dolu geçmesini, esin kaynağı olacak bir tecrübe olmasını diliyorum.” Hollanda Kraliyet Büyükelçisi: Türkiye ile inovasyonda işbirliği yapmalıyız Hollanda Kraliyet Büyükelçisi Ron Keller, açılışta yaptığı konuşmada adı inovasyonla anılan bir ülke olarak Türkiye İnovasyon Haftası’nın partneri olmaktan mutluluk duyduklarını ve gelecek yıl tekrar buluşmak istediklerini söyledi. Konuşmasında Türkiye’nin 2023 hedeflerini takdir ettiklerine değinen Keller, bunun sadece rakamsal bir ihracat hedef olmadığını, aynı zamanda küresel ve güçlü bir ekonomi olma yolunda stratejiler barındırdığını söyledi. Konuşmasında inovasyona odaklı çalışmanın önemine dikkat çeken Keller, “Gerek çocuklarımız gerekse kendi geleceğimiz için inovasyon konusunda Türkiye ile ortak çalışmamız gerektiğine inanıyoruz. Türkiye ihtiyaçları ve coğrafik konumu nedeniyle Hollanda’dan farklı bir konumda. Ancak inovasyon konusunda birlikte çalışarak sadece iki ülkenin değil diğer ülke toplumlarının da birbirine yakınlaşmasına katkı sağlayacağımıza inanıyoruz” dedi. Arçelik yılı 12 milyar TL ciro ile kapatacak Koç Holding A.Ş. Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı ve Arçelik Genel Müdürü Levent Çakıroğlu da Arçelik’teki iş modelinde inovasyona verilen önemden bahsetti. Arçelik’in 25 bin çalışanı ile 6 kıtadaki 130’dan fazla ülkede ürün ve hizmet sunduğunu belirten Çakıroğlu, Ar-Ge’ye verdikleri önem sayesinde beyaz eşya pazarının yarısına denk gelen coğrafyada son beş yılda 2. sıraya yükseldiklerini kaydetti. Arçelik’in Türkiye’de en fazla Ar-Ge merkezine sahip ve Ar-Ge’ye en fazla pay ayıran şirket olduğunu aktaran Çakıroğlu, konuya verilen önemin en önemli göstergesinin alınan patentler olduğunu söyleyerek “Arçelik olarak bu yılı 12 milyar TL cironun üzerinde kapatacağız. Beko, AB’de pazar payını ikiye katladı ve ikinci sıraya yükseldi. Son altı yılda AB’nin en hızlı büyüyen markası oldu. Gelecek konumumuzu da inovatif olmamız belirleyecek. Türkiye’nin dünyada öncü ekonomisi olması inovasyon ile olacak” şeklinde konuştu. TEB ve TİM, Girişim Evleri ile gençlere vizyon kattı TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici de Ataşehir’deki TEB Girişim Evi, TİM ile ortaklaşa hayata geçirdikleri Gaziantep TİM TEB Girişim Evi ve teknokentlerden video konferans ile canlı bağlantı kurdu. Proje ile girişimcilere ücretsiz danışmanlık hizmeti ve bilgi desteği sağlandığına dikkat çeken Leblebici, “Mevlana’nın bir sözü var; ‘Yola çıkarsanız, yol size görünür’. BEYSAD 2 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu eko sistemi yaratmak ve onların çıktığı yolda onların vizyonu olmak bizim için önem taşıyor” dedi. Dünya ekonomilerinin en büyük probleminin verimli çalışmamak olduğunu söyleyen Leblebici, “İhracatta yenilikçi ürünlerimizle dünyada gurur duyduğumuz işler yapmamız gerekiyor. TEB de girişimcilerimizi destekleyen en büyük marka” dedi. İnsanla bilgisayarın konuşması gerekiyor Bilgisayarlarda mouse’un terk edileceğini ve ekranların parmakla yönetileceğini 1984 yılındaki bir konuşmasında öngören ve bunun gibi birçok inovatif fikirleriyle öne çıkan MIT Media Laboratuvarı Kurucusu Nicholas Negroponte, İnovasyon Haftası’nın en önemli konuklarından birisi olarak öne çıktı. Konuşmasında inovatif olabilmenin ipuçlarını veren Negroponte, “Biri size geliştirdiğiniz bir düşüncenizin saçma olduğunu söylerse, bundan onur duymalısınız. Bunu tavsiye olarak almalısınız” dedi. Negroponte, bu noktada yeni öngörüsünü de insanla bilgisayarın konuşması fikri olarak açıkladı. Yaratıcı bir toplum için en kritik ve hassas noktanın insanlar arasında bağlantı kurmak olduğunu aktaran Negroponte, “Bağlantı kurmaya bir insanlık hakkı olarak bakabilir miyiz? Bu soruyu sorduğumuz zaman her şey değişecek. İnsan olduğumuz için buna hakkımız olmalı. Bugüne kadar hiçbir ülke önerdiklerimi yapmadı. Şimdi Türkiye’ye öneriyorum. Türkiye bunu yapabilirse başarılı olur. Bağlantıyı, interneti ücretsiz yapabilirse topluma katkı olur. Daha büyük bir ekonomi için internet ücretsiz olmalı” dedi. ‘İNOVASYON STRATEJİSİ’ ŞAMPİYONU ARÇELİK Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bu sene üçüncüsü düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası’nda Arçelik A.Ş. ikinci gün aldığı ‘Ar-Ge Liderliği’ ve ‘Teknoloji Geliştirmede Liderlik’ ödüllerinden sonra üçüncü gün düzenlenen İnovaLİG İnovasyon Liderleri Ödül Töreni’nde “İnovasyon Stratejisi” kategorisinde şampiyon olarak ödüle layık görüldü. Ödülü Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı ve Arçelik A.Ş. Genel Müdürü Levent Çakıroğlu T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan aldı. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin, uluslararası yönetim danışmanlığı firması A.T. Kearney işbirliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye'nin ilk inovasyon geliştirme programı İnovaLİG’de şirketler hem inovasyon yetkinlikleri bazında yarışıyor hem de inovasyon kültürlerini interaktif bir platformda geliştirme fırsatı buluyor. İnovaLİG'de yer alan firmalar hem Türkiye hem de Avrupa standartlarında inovasyon karnelerini elde etmiş oluyor. Bu programın benzerlerinden en büyük farkı, inovasyon yetkinlikleri değerlendirmesinde A.T. Kearney'nin başarısı kanıtlanmış IMP3rove metodolojisinin kullanılacak olması ve bir inovasyon programının ilk kez böylesine geniş bir çapta ve ulusal boyutta uygulanmasıdır. Yarışmaya katılan firmalar 5 kategoride değerlendirildiler. İki aşamalı gerçekleşen ödül sürecinde her kategoride ilk 10’a giren toplam 50 firmaya yapılan ziyaretler sonrası her kategorinin ilk 5 firması belirlendi ve jüri değerlendirmesi sonucu her kategoride ödüle layık görülen şirketler seçildi. Levent Çakıroğlu: “Arçelik’te inovasyonu, ürünle sınırlandırmıyoruz ve tüm süreçlerde inovatif yaklaşımları hayata geçiriyoruz.” Türkiye İnovasyon Haftası kapsamında birbirinden değerli 3 ödüle layık görülmenin gururunu yaşadığını belirten Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı ve Arçelik A.Ş. Genel Müdürü Levent Çakıroğlu, Arçelik’in inovasyon konusunda da Türkiye’deki girişimlere liderlik yaptığını ve inovasyon ekosisteminin kurulmasına destek olduğunu vurguladı. İnovasyonun Arçelik’in stratejisi ve iş modelinde çok önemli bir yere sahip olduğunu belirten Çakıroğlu: “Global vizyonumuzu destekleyen stratejimizin odağında inovasyon yer alıyor. İnovasyonu şirket kültürünün ve iş yapış tarzının önemli ve ayrılmaz bir unsuru haline getiren Arçelik A.Ş. her aşamada geliştirdiği inovatif çözümler ile sektörde fark yaratıyor” dedi. BEYSAD 3 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 Arçelik’te inovasyonu, ürünle sınırlandırmadıklarını ve tüm süreçlerde inovatif yaklaşımları hayata geçirdiklerini ifade eden Çakıroğlu: “Şirket stratejimizin ana taşıyıcılarını marka, tasarım, kalite, teknoloji ve inovasyon olarak ifade ederken, inovasyonu teknolojiden ayrı olarak belirtiyoruz. Şirketimizde inovasyon yönetimini, farklı birimlerimizde çalışan ekiplerimizin bir araya geldiği ve doğrudan Genel Müdüre bağlı İnovasyon Direktörlüğümüz yürütüyor. Böylelikle inovasyonun, şirket ajandamızdaki önceliğini daha da görünür kılıyoruz. Bunun da ötesinde, yenilikçi fikirlerin sistematik olarak ve daha hızlı değerlendirileceği ortamı sağlıyoruz” dedi. Çakıroğlu sözlerine şöyle devam etti: “Kendi Ar-Ge kaynaklarımızın yanı sıra; üniversiteler ve araştırma kuruluşları ile teknoloji geliştirme çalışmaları ve yoğun işbirlikleri yapıyoruz. Böylece inovasyon süreçlerimizde çok yönlü hareket edebiliyor, daha hızlı sonuçlar alıyoruz. Hem yurt içinde hem de yurt dışında inovasyon ile ilgili pek çok önemli organizasyonda yer alıyoruz. Örneğin, açık inovasyon platformlarından faydalanıyoruz. Erken aşama teknoloji avcılığı yapıyoruz. Rekabette bizi farklılaştıracak yeni ürünler, ürün özellikleri ve iş alanları konusundaki inovasyon çalışmalarımızda hızımızı arttırmaya ve yenilikçi fikirlerin yeşermesine fırsat vermeye önümüzdeki yıllarda da devam edeceğiz. Bu çalışmalarımızın ödüllerle taçlandırılması bizi son derece mutlu ediyor.” İNOVASYON LİGİ’NİN LİDERİ VESTEL OLDU Vestel, Türkiye İnovasyon Haftası kapsamında verilen İnovaLig Ödülleri’nin inovasyon döngüsü kategorisinde birincilik ödülünün sahibi oldu. Vestel’in ödülünü Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu ve Vestel İcra Kurulu Üyesi İhsaner Alkım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın elinden aldı. Vestel, bu başarısıyla Türkiye’yi gelecek yıl “IMP3rove Avrupa Şampiyonası”nın inovasyon döngüsü kategorisinde temsil etme hakkını da kazandı. Vestel İnovaLig Ödülü’ne 460 firma arasından layık görüldü. Vestel’in 1 milyon metrekareden geniş alana sahip fabrikası Vestel City ile Avrupa’nın tek lokasyonda üretim yapan en büyük endüstri komplekslerinden biri olduğunu vurgulayan Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Zorlu şunları ifade etti: “Vestel bugün üretim yetkinliği ve kapasitesiyle ülkemizin gurur kaynaklarından biridir. Bu güce ulaşmak ise ancak Ar-Ge, inovasyon, tasarım ve markalaşmayla mümkün olabilir. Vestel’in başarısının sırrı da budur. Vestel, 16 bin çalışanıyla hiçbir zaman yerinde saymamış, her zaman yenilikleri Türk halkıyla buluşturan, hatta dünya devlerinin önünde koşan bir marka olmuştur” “Üretirken de pazarlarken de inovatif olmalıyız” Büyümek ve devler ligine çıkmak için anahtarın “fark yaratmak” olduğuna dikkat çeken Zorlu şunları söyledi: “Üretirken de pazarlarken de inovatif olmalıyız. Televizyonda dünya devleriyle yarışır hale geldik. Beyaz eşyada rekorlar kırıyoruz. Dünya teknolojilerini, modellerini Manisa’da üretiyor ve halkımıza sunuyoruz. Satış sonrası servis hizmetinde müşteri memnuniyetini yüzde 100’lere çıkarmak için çalışıyoruz. İlk günkü heyecanla, tutkuyla hep daha iyiyi, daha güzeli yapmak için çalışıyoruz, çalışacağız da…” “Yapılamaz denileni başardık” Bugün sadece beyaz eşya ve elektronikte değil akıllı telefon üretiminde de Avrupa’nın sayılı firmaları arasında yer aldıklarını belirten Zorlu, Venus’ün yerli tasarım ve üretim eseri olduğunu söyleyerek sözlerini şöyle tamamladı: Kusursuz bir işçilik ve mühendislik harikası Venus’ün beni gururlandıran en önemli yanı Manisa’daki Vestel City’de üretilmesidir. Üretimimizle, ihracatımızla, yarattığımız istihdamla, dünya pazarlarındaki rekabet gücümüzle, ülkemizin kalkınmasında öncü rol oynuyoruz. Bu bizim için büyük bir gurur. Bu başarılarımızı Ar-Ge ve inovasyona yaptığımız yatırımlara borçluyuz. Biz inovasyon yatırımlarımız sayesinde, bugüne kadar hep "yapılamaz" denilenleri başardık.” BEYSAD 4 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 BOSCH, BULAŞIK MAKİNELERİNİN 50. YILINI KUTLUYOR Doğa dostu teknolojileriyle gelecek nesilleri düşünen, doğal kaynakları korurken aynı zamanda tüketicilerinin hayatını kolaylaştıran Bosch Ev Aletleri, bulaşık makinelerinin 50. yılını kutluyor. İlk bulaşık makinesini ürettiği 1964 yılından bu yana Bosch, bulaşık yıkama teknolojileri alanında pek çok yeniliğe öncülük etti, geliştirdiği teknolojilerle farklı özelliklere sahip ürünler sundu. Bosch Ev Aletleri‘nin Global Pazarlama İletişimi Direktörü Johannes Müller konuyla ilgili görüşlerini, “Bosch, her zaman güven, kalite ve en iyi sonuçlarla eş anlama gelen bir marka olarak, diğer ev aleti markalarından ayrılıyor. Müşterilerimizden aldığımız geri dönüşlerin kanıtladığı bu durumu, daha iyi teknik çözümler üzerinde çalışırken de prensibimiz olarak benimsiyoruz. Bulaşık yıkama çözümlerinde geçirdiğimiz son derece başarılı 50 yıl da dahil olmak üzere, kurumumuzun zengin tarihiyle gurur duyuyor; yaşam için teknolojiler üreteceğimiz nice gelecek yılı dört gözle bekliyoruz.” sözleriyle dile getirdi. Bosch Ev Aletleri Türkiye Pazarlama Müdürü Neylan Süer ise, “Tüketicilerimizin hayatını kolaylaştıran teknolojilerimizle ürettiğimiz, günlük yaşamı iyileştiren Bosch ürünlerinden bulaşık makinesinin, 50. yılını kutlamanın gururunu yaşıyoruz. İlk bulaşık makinesini ürettiğimiz 1964 yılından bu yana, bulaşık makinelerimize, gerek tüketici beklentileri gerek çevreye duyarlılığımız doğrultusunda pek çok yeni özellik ekledik. Önümüzdeki yıllar boyunca da, tüketicilerimizin gündelik yaşamını kolaylaştırmak, ergonomik, güvenilir, kaliteli ve doğa dostu ürünler tasarlamak en önemli önceliğimiz olmayı sürdürecek.” dedi. İNOVASYON HAFTASI'NDA İNOVASYON ŞAKALARI Dünya Gazetesi - Kobi’lerden Girişimciliğe - M. Tamer Müftüoğlu ([email protected]) 1) Fırsat ayağına gelince kaçırma! Olay Patagonya’da geçer (Burada Arjantin’in Şili sınırı yakınındaki, Buenos Aires’in 1837 km güneyindeki Rio Negro Bölgesi’nin en güzel dağ şehri olan gerçek Patagonya değil, genelde bir ülke olduğu varsayılarak absürd örnekler verilmek için kullanılan hayali Patagonya kastedilmekte). Şehirde gerçekleştirilen bir banka soygununda soygunculardan biri oradakilere yüksek sesle bağırır: “Kımıldamayın, para devletindir ama hayatınız sizindir!” Herkes sessizce yere yatar… Bunun adı “zihin değiştirme operasyonu”dur. Alışılmış düşünce tarzı değiştirilmelidir. Bu arada banka müşterilerinden bir kadın alelacele bir masanın üzerine yatmıştır. Ama aceleyle ve olayın heyecanıyla bacaklarını kapayamamış, bacakları açıkta kalmıştır… soyguncu onu fark edince bağırır: “Edebini takın, kendine gel! Bu bir soygun, ırza geçme değil!” bunun adı da “profesyonellik”tir. Yani, “işin neyse onun üzerinde yoğunlaş” mesajıdır. Soyguncular operasyonu başarıyla sonuçlandırıp, paraları saymayı bir tarafa bırakıp, toplayabildikleri Arjantin Pesolarını (Peso Argentinio) yüklenip eve kapağı atmışlar. Eve ulaşıp kendilerini biraz da olsa güvende bulunca, soygunculardan genç olanı (kendisinin MBA derecesi de varmış) daha yaşlı olanına (ki kendisi sadece ilkokul diplomasına sahip biriymiş) bağırmış: “Haydi şu paraları sayalım; bakalım kazancımız ne olmuş!” Yaşlı olanı bu teklifi reddetmiş, daha kolay bir yol göstermiş: “Çok aptalsın be! Bu kadar para oturup sayılır mı? Biraz bekle, TV’nin akşam haberlerinde kaç para çaldığımızı öğreniriz.” İşte buna da “tecrübe” derler. Yaşlıların tecrübesini dikkate almak gerekir. Unutulmamalı, tecrübe günümüzde üniversite ve yüksek okulların diplomalarından çok daha önemli! Bu sırada soyulan bankada neler olmaktadır. Soyguncular Peso’ları toplayıp kaçtıktan sonra banka müdürü şefine hemen polisi arayıp soygunu bildirmesi talimatını verir. Şef acele edilmemesi önerisinde bulunur: “Durun hele Sayın Müdürüm” der; “Soyguncular alacaklarını aldılar, biz de kasada kalan Peso’ları alıp uygun bir yere saklayalım. Ondan sonra da polisi soygundan haberdar ederiz!” Müdür şefin bu önerisine hayran kalır ve heyecanla bağırır: “Yahu, her ay bir soygun olsa ne harika olurdu” diyerek sevincini açıklamaktan çekinmez. BEYSAD 5 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 İşte buna da “sıkıntılardan kurtulmanın bir yolu hep vardır” derler. Yani, “her derdin bir çaresi, her yokuşun bir inişi, her gecenin bir sabahı olduğunu unutmamak gerekir. Akşam TV'leri bankadan 100 milyon dolar değerinde Arjantin Pesosu'nun çalındığını, soyguncuların aranmasına devam edildiği haberini verir. Çaldıkları paranın bu kadar olmadığının farkında olan soyguncular bu haber üzerine paraları sayarlar. Çaldıkları Peso’ların sadece 40 milyon Dolar değerinde olduğunu görünce de oynanan oyunun farkına varırlar. Yine de parayı tekrar tekrar saymışlar ama çaldıkları paranın daha fazla olmadığını görmüşler. Sayım sonuçları hep 40 milyon dolar çıkmış. Bankacıların oynadıkları bu oyuna çok kızmışlar. “Biz hayatımızı tehlikeye atıp ancak 40 milyon çalabildik ama banka müdürü bir el hareketiyle bizim sırtımızdan 60 milyon doları götürmüş.” diye düşünmüşler. Hele yaşlı olan soyguncu bu işe çok kızmış ve şöyle düşünmüş: “Galiba soyguncu olmak yerine doğru dürüst bir öğrenim görüp banka müdürü olmak daha iyiymiş.” Bu, “bilgi altından da tecrübeden de daha değerlidir” demektir! Yaşlı soyguncu kızgınlıkla polise gidip banka müdürünün 60 milyon dolar değerindeki Pesoları götürdüğünü ihbar eder. Tabii soyguncular da yakalanır. Polis şefi, yaşlı soyguncunun ihbarına inanmaz. Evde sadece 40 milyon bulununca, geri kalan 60 milyonun nerede olduğunu öğrenmek için soyguncuları sıkıştırır. Soyguncuların şaşkınlığını fark eden güngörmüş yaşlıca bir polis, şefinin kulağına bir şeyler fısıldar. Polis şefi de soyguncuların doğru söylediğini anlar. Onların bankadan çaldıkları 40 milyonun 35 milyonuna el koyarak , “toz olun lan salaklar” diye bağırır. “Sizi bir daha gözüm görmesin” diye de eklemeyi unutmaz. Buna da “fırsatları değerlendirmek” denir. Peki gerçek soyguncular kim? Sonuç: bir yenilik, bir fikir veya icat talep bulsa da katma değer yaratamamışsa inovasyon olmaz. 2) Rakibinizin üzerinden de kazanabilirsiniz! Olay yine Patagonya’da geçer. Devlet kuruluşlarının birinin genel müdürü makam odasının kapısını değiştirmek ister. Gerekli formaliteler tamamlanır. Devlet ihalelerinde şeffaflığın, hesap verilebilirliğin ve sorumluluğun bir gereği olarak gazetelere ilan verilir. Kapıyı yapmak isteyen iş adamlarının belirli bir gün ve saatte genel müdürlüğe gelerek teklif vermeleri istenir. Belirlenen gün ve saatte iki iş adamı genel müdürlüğe gelir. Genel müdür birinci iş adamını makamında kabul eder. İş adamı kapıyı yapmak için 500 dolar talep eder. Genel müdür uygun bir indirim yapıp yapamayacağını sorar. İş adamı kapı için dikkatli bir kalkülasyon yaptığını, malzeme için 200 dolar ve işçilik için de yine 200 dolar harcaması gerektiğini, kendisinin de bu işten 100 dolar kazanabileceğini, dolayısıyla bir indirim yapamayacağını söyler. Bunun üzerine genel müdür ikinci iş adamını kabul eder makamına. Ona da kapıyı kaça yapabileceğini sorar. İş adamı 2500 dolar talep eder. Genel müdür şaşırır bu teklife. Daha biraz önce, kendisinden önce kabul ettiği iş adamının sadece 500 dolar teklif ettiğini, bu kadar farkı anlayamadığını söyler şaşkınlıkla. İkinci iş adamı bu duruma hiç şaşırmamıştır. Çok sakin ve kendinden emin bir tavırla cevaplandırır genel müdürü: “Biliyorum benden önceki meslektaşımın 500 dolar teklif ettiğini. Esasen ben de onun bu teklifini esas alarak belirledim 2500 dolarlık teklifi. Eğer işi bana verirseniz 2500 doların 1000 dolarını siz alırsınız, 1000 dolarını da ben alırım. Geri kalan 500 doları da meslektaşıma verir bu işi hepimiz için kârlı bir şekilde bitiririz.” Sonuç: Tüm paydaşlar için kârlı olan bir inovasyon toplum için zararlı olabilir. BEYSAD 6 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 ARÇELİK A.Ş., KOÇ HOLDİNG “ÜLKEM İÇİN ENGEL TANIMIYORUM” PROJESİ’NE DESTEĞİNİ SÜRDÜRÜYOR Arçelik A.Ş., Koç Holding’in “Ülkem İçin Engel Tanımıyorum” Projesine yürüttüğü farklı çalışmalarla katkı sağlamaya devam ediyor. Bedensel engellilere yönelik düzenlediği fotoğrafçılık eğitiminin ardından, “Türk İşaret Dili Öğretmeni Yetiştirme” projesine de destek verdi. Arçelik A.Ş., engelli bireylerin yaşam kalitelerinin iyileşmesine destek olmayı, engellilik konusunda toplumsal bilincin ve duyarlılığın oluşturulmasına katkı sağlamayı hedefleyen Koç Holding “Ülkem İçin Engel Tanımıyorum” projesine farklı çalışmalarla desteğini sürdürüyor. Bugüne kadar proje kapsamında Alternatif Yaşam Derneği (AYDER)’nin desteğiyle “Gönüllü Eğitmen Eğitimlerini” tamamlayan Arçelik A.Ş. çalışanları yaklaşık 14.000 çalışana ‘Engelliliğe Doğru Yaklaşım’ seminerleri verdi. Arçelik A.Ş. çalışanları, görme engellilere yönelik sesli kütüphaneye kitap okuyarak destek veriyor. Bedensel engelli bireylerin özel bir ilgi alanı oluşturmasına katkı sağlamak üzere “Bedensel Engelli Bireylere Yönelik Fotoğrafçılık Eğitimi” düzenlendi. Şirket proje kapsamında son olarak, Türkiye’de çok kısıtlı sayıda olan işaret dili eğitmeni sayısını artırmak üzere gerçekleştirilen “İşaret Dili Öğretmeni Yetiştirme Yönetimi” projesine de destek verdi. VESTEL ASİST’İ YAPTI, ÖDÜLÜ ALDI Vestel, Türkiye’nin lider perakendecisi olma vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği çalışmalarla yeni bir başarıya imza attı. Vestel, bayilere danışmanlık hizmeti sunan V-Asist projesiyle Türkiye’nin en büyük iş dünyası organizasyonlarından Perakende Günleri kapsamında düzenlenen Perakende Güneşi Ödülleri’nde “En Başarılı İnsan Kaynakları Uygulaması Ödülü”nün sahibi oldu. Ödül gecesinde konuşan Vestel Ticaret A.Ş. Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdürü Ergün Güler şunları ifade etti: “Vestel, teknolojisi kadar hizmet kalitesiyle, insana verdiği değerle de Türkiye’nin önde gelen markalarından biri olduğunu kanıtladı. Üretimden mağazacılık anlayışımıza, satış sonrası hizmetlerimize kadar hizmet kalitemizi ve insana verdiğimiz değeri tüm paydaşlarımıza hissettiriyoruz. Bugün aldığımız ‘En Başarılı İnsan Kaynakları Uygulaması Ödülü’ de bu yaklaşımımızın en somut göstergesidir. Biliyoruz ki müşteri memnuniyetine giden yolda, öncelikle en önemli iş ortağımız olan bayilerimize destek olup onların memnuniyetini sağlamalıyız.” Vestel’in yeni mağazacılık anlayışı doğrultusunda ev konseptinde tasarlanan bayileri, tüketicilere ürünleri deneyimleyebilecekleri keyifli alanlar sunuyor. Her bir ürünün ağzından özelliklerini anlatan POP uygulaması ise Vestel mağazası ziyaretçilerinin ürünleri anlaması ve karşılaştırmasını kolaylaştırarak tüketici dostu bir alışveriş deneyimi vaat ediyor. WHIRLPOOL, HEFEI SANYO'DA ÇOĞUNLUK HİSSESİNİ ALMAYI TAMAMLADI Whirlpool Corporation, Çin'in Hefei kentinde bulunan elektrikli ev aletleri üreticisi Hefei Rongshida Sanyo Electric Co., Ltd.'nin çoğunluk hisselerini (%51) satın alma sürecini tamamladı. Şirketin adı Whirlpool China Co., Ltd. olarak değiştirilecek ve firma Şanghay Borsası'nda işlem görmeye devam edecek. Whirlpool Corp. Başkanı ve CEO'su Jeff Fettig; "bu yatırımın son derece büyük önem taşıyan Çin elektrikli ev aletleri pazarında Whirlpool'un kârlı büyümesini artıracağından şirketin emin olduğunu" belirtti. BEYSAD 7 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 Ayrıca, Whirlpool'un 20 yılı aşkın süredir Çin'de bulunduğunu ekledi. Whirlpool, Hefei Sanyo yönetim ekibinin büyümeyi ve kârlılığı artırma konusunda kendini kanıtlamış olduğunu ifade etti. Hefei Sanyo aynı zamanda Çin genelinde 30 bini aşkın satış noktasıyla köklü bir dağıtım ağına sahip; firmanın özellikle kırsal piyasalardaki güçlü varlığı, Whirlpool'un Çin'in daha büyük şehirlerindeki varlığını tamamlayacak. Whirlpool, ayrıca Hefei şehrinde üretim açısından ölçek büyüklüğü ve rekabetçi bir maliyet yapısı elde edeceklerini belirtti. Faaliyetleri konsolide etme kabiliyetlerinin güçlü sinerjiler yarattığını vurgulayan Whirlpool, teknik alanların yanı sıra pazarlama ve ürün alanlarında gelişim sağlamayı planlıyor. Hefei Sanyo'nun satış ve operasyon konularındaki güçleriyle birlikte bu gelişmeler yeni bir atılım dönemini destekliyor olacak. 1994 yılında kurulan Hefei Sanyo'nun merkezi Çin'in Anhau Eyaleti'ndeki Hefei'de bulunuyor. Firma, 2013'te 864 milyon Dolar gelir ve 59 milyon Dolar net kazanç bildirmişti. Yönetim Kurulu Başkanı Jin Yonhua'nın yönetimindeki şirket yaklaşık 14 bin çalışan istihdam ediyor. Firmanın çamaşır makineleri, buzdolapları ve mikrodalga fırınlar için üç üretim hattı var. Ürünleri ise Sanyo, Rongshida/Royal Star ve Diqua markaları ile satılan firma Temmuz 2004'ten bu yana Şanghay Borsası'nda işlem görüyor (Borsa kodu: 600983). Şirketin diğer büyük hissedarı ise hisselerin %23,34'üne sahip olan Hefei State-Owned Assets Holding Co. Ltd. firmasıdır. BEYSAD, GLOBAL BİR MARKA OLMA YOLUNDA HIZLA İLERLİYOR SubconTurkey Dergisi’nden alınmıştır. BEYSAD, Sektörün Sürdürebilirliği İçin Çalışıyor BEYSAD yönetimi ile her sene yaptığımız yılsonu beyaz eşya sektörünün değerlendirmesini konuştuğumuz toplantıyı, 10 Kasım Pazartesi günü gerçekleştirdik. Bir kez daha bizleri kırmayarak Yönetim Kurulu toplantısına davetlerinden dolayı ve verdikleri önemli bilgilerden ötürü BEYSAD yönetimine teşekkür ederiz. 2014 yılının beyaz eşya sektörü için nasıl geçtiğini konuştuğumuz toplantıda Strateji Belgesi için devam eden çalışmalar hakkında da bilgiler aldık. 10 Kasım Pazartesi günü yapılan BEYSAD Yönetim Kurulu Toplantısı’na Yönetim Kurulu Başkanı Bahadır Balkır, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları Hasan Danişment ve Burak Özaydemir, Yönetim Kurulu Üyeleri Hamdi Erem, Berrak Çekin, Sefa Böyet, Murat Öney, Erdoğan Kalay ve BEYSAD Kurumsal İletişim Müdürü Ayşegül Koç katıldı. BEYSAD yapısal değişikliklere devam ediyor. Bu konu hakkında bilgi verir misiniz? Bahadır Balkır: Öncelikle BEYSAD olarak yapısal bazı değişikliklerimiz oldu. Bilindiği üzere birkaç yıldır Strateji Belgesi çalışmaları ile birlikte Genç Beysadlılar grubu oluşturduk ve Genç Beysadlılar da bizim bütün komitelerimizde görev aldılar. Geçen sene bir karar aldık; Genç Beysadlıların daha çok BEYSAD’ın yönetim kadrolarında yer alması konusunda görüş birliği oldu ve bu sene Nisan ayında yaptığımız Genel Kurul’da BEYSAD’ın yönetiminde bir değişikliğe gittik. Genç Beysadlılar’dan 2 kişi daha yönetimimize katıldı. Yönetim kurulunu 11 kişiden 9 kişiye çektik ve eski yönetimden Hasan Danişment, Hamdi Erem, Burak Özaydemir ve son dönemim olarak ben kaldım. Önümüzdeki dönem ben de bırakacağım ve yönetimi gençlere devredeceğiz. Yedek Yönetim Kurulunda genç arkadaşlarımız var, önümüzdeki dönem onlar da görev alacaklar. Böylece gençleşme projesini de yapmış olduk. Gençleşme projesi sektörden nasıl tepkiler alıyor? Bahadır Balkır: Gençleşme projesi sektörden de çok pozitif tepkiler alıyor. Çünkü ana sanayide de gençleşme var. Ana sanayideki yetkili arkadaşlar da çok genç yaştalar. Doğal olarak bir sonraki nesil görevi devralıyor. Gençleşme, sektördeki sürdürebilirliği sağlıyor. Bu durum, ana sanayi tarafından da BEYSAD 8 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 pozitif karşılanıyor, sektördeki sürdürebilirlik sağlanmış oluyor. Strateji Belgesi ile ilgili şu an hangi çalışmaları yapıyorsunuz? Burak Özaydemir: Strateji Belgesini Bolu’daki toplantıda revize ettik ve paydaşlarımızla paylaştık. Daha sonra komitelerimizi tekrar oluşturduk ve komite sayımızı 3 olarak belirledik. Birinci komitemiz sektörün rekabetçiliğine odaklı, ikinci komitemiz insan kaynaklarına, üçüncü komitemiz de Ar-Ge konusu üzerinedir. Komitelerimizde hem ana sanayilerden hem de üyelerimizden katılımcılar var ve aylık toplantılarımız yapılıyor. Bu toplantılarda bir faaliyet planı belirledik. Tüm komiteler kendi oluşturdukları faaliyet planına göre bunu adımlıyorlar. Bu işin uygulamaya geçmesi noktasıdır. İleride gerektiği bir noktada ise yine bir arama konferansı yaparak tekrar içerek ile ilgili güncelleme yapılacaktır. Yapılan faaliyetlerin fiiliyata dönüşmesi önemli ve biz de bunu amaçladık ve bunun için çalışıyoruz. TET’in Proje Baharı projesinde bir panel düzenleyeceksiniz. Bu panel hakkında bilgi verir misiniz? Burak Özaydemir: Proje Baharı TET’in düzenlediği ve dördüncüsü yapılacak bir etkinlik. Bu etkinlikte BEYSAD olarak bir panel organize edeceğiz. Bu paneli, sektördeki Ar-Ge’nin önemini vurgulayan, farkındalığı artıran, firmaları Ar-Ge konusunda faaliyete yönlendirecek ve faaliyete yönlendirirken yol gösterecek bir etkinlik olarak yapmayı hedefliyoruz. Ar-Ge yapma iradesini göstermiş firmaları bu konuda birlikte çalışacakları paydaşlarla da buluşturmak istiyoruz. Paneli bu anlamda buluşma zirvesi olarak düşünüyoruz. Proje Baharı, 8 Nisan 2015’te İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek. Sektörümüzün tüm paydaşlarını bu etkinlikte görmeyi arzu ediyoruz. BEYSAD, 2015 Yılında IFA Fuarına Katılacak Beyaz eşya sektörünün 2014 yılı değerlendirmesini yapar mısınız? Murat Öney: Strateji Belgesi için Bolu’da düzenlediğimiz arama konferansı toplantısında bugün 24-25 milyon adet olan beyaz eşya adedinin 2023 yılında 50 milyona çıkacağını konuşmuştuk. Buna paralel olarak 2014 yılında da belli konsolidasyonlar görüyoruz. Hem global pazarda hem de Türkiye’de yatırımlar yapıldı. Yabancı markaların da gelip yatırım yaptığını görüyoruz ve bu anlamda Türkiye pazarı hala büyüyor. Bizler yan sanayiciler olarak da çok hareketli bir yıl geçirdik. Bu hareketlilik hem iç pazarda hem de dış pazarda yaşandı. Bu bakımdan 2014 yılı beyaz eşya sektörü için iyi bir yıl oldu diyebiliriz. Bu büyümede hazırladığımız Strateji Belgesi’nin etkisi olduğunu düşünüyorum. Müşterilerimiz olan ana sanayilerimizle ve paydaşlarımızla beraber hareket ediyoruz. Hazırlanmasından komitelerin isimlerinin ne olacağına kadar onlarla beraber karar veriyoruz, ortak dili konuşuyoruz ve bu beraber hareket etmenin sonucunda da pazarımızı büyüttüğümüzü düşünüyorum. TET ile beraber Güney Amerika’ya 2 kere gezi düzenlendi. Bu gezilerde yakalanan başarı nedir? Hamdi Erem: Bu proje, Ekonomi Bakanlığı tarafından örnek projelerden biri olarak değerlendiriliyor ve BEYSAD, TET ve Ekonomi Bakanlığı’nın ortak geliştirdiği bir UR-GE projesidir. Brezilya ve Meksika seyahati düzenledik. Daha sonra Berlin’deki IFA fuarı seyahati ile devam ettik. Hem ana sanayiler hem de yan sanayiler için olmazsa olmaz olan yalın üretim ile ilgili de Ekonomi Bakanlığımız ile görüşmeler yaptık. Firmalar 25 günlük yalın üretim eğitimi alıyor ve yıl sonuna kadar bu eğitimler sürecek. Ekonomi Bakanlığı ile yapılan görüşmelere bağlı olarak söyleyebiliriz ki, UR-GE projelerinin 3 sene sonra biteceğinden, bu takıma benzer yeni bir takım oluşturmak için de çalışmalarımız devam ediyor. Brezilya pazarı, hepimizin gördüğü kadarıyla çok zor bir pazar. Gümrük duvarlarıyla çok korunan bir pazar. Maliyetler %90’a kadar çıkıyor ama bugün için böyle, yarın ne olacağını biz de bilemiyoruz. Buna rağmen Güney Amerika’nın en büyük pazarıdır. Meksika da çok büyük ve rekabetçi bir pazar. Bazı firmalarımızın görüşmeleri devam ediyor. Potansiyeli görmek açısından bu gezileri çok önemli görüyoruz. Orada görüştüğümüz firmalarla sürekli temas BEYSAD 9 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 halindeyiz. Zaten Brezilya’daki firmalara 2-3 senelik süreçlerden sonra tedarikçi olabiliyorsunuz. Erdoğan Kalay: Güney Amerika hedef olarak seçilen pazardır. Oraya gitmeden önce çok ciddi çalışmalar yapıldı ve ziyaretlerimizi yaptığımız bu çalışmalar sonucunda gerçekleştirdik. Direkt hedef olan firmalara gidip satınalma yetkilileri ile görüşme fırsatı yakaladık. Bu proje bu anlamda çok ciddi önem arz ediyor. Hemen sonuç almak yerine uzun soluklu bir çalışma olarak görüyoruz. Bahadır Balkır: Aynı zamanda bu tip seyahatler dünya üzerindeki yerimizi de gösteriyor. Hem Türkiye’deki beyaz eşya sektörü nerede, karşılaştırma imkanı oluyor ve onun da ötesinde aslında BEYSAD’ın da önemini gösteriyor. BEYSAD tarzı kurumları gittiğimiz ülkelerde bulamıyoruz, bu da ne kadar farklı bir görev üstlendiğimizi gösteriyor. 2014 yılında beyaz eşya sektörünün ihracat rakamlarında artış oldu mu? Bahadır Balkır: 2014 yılında iç pazarda bir miktar daralma var fakat üretim rakamlarında bir düşüş yok. Bunun da nedeni ihracat rakamlarının artmış olmasıdır. İhracatın yüzde olarak payı artıyor. İhracatımız artık sadece Batı Avrupa’ya değil. Eskiden sadece Batı Avrupa bazlı ihracat politikasıyla hareket ederken son senelerde yapılan alternatif ihracat pazarları çalışması Türkiye’yi çok ciddi ihracatçı konumuna getirdi. Afrika, Yakın Doğu gibi bölgelere de ihracat yapılıyor. Bu da beyaz eşya sektörünün üretim adetleri açısından Türkiye’deki ekonomik gidişatının biraz durulmasına rağmen, küçük de olsa artışlara neden oluyor. BEYSAD, Üyeleriyle Polonya’ya Gidecek Avrupalı ana sanayilerle dönem dönem Türkiye’deki yan sanayileri buluşturuyorsunuz? 2014 yılında bu tarz bir toplantı düzenlediniz mi? Burak Özaydemir: Polanya’dan Amica firması ile bu tarz bir toplantı gerçekleştirdik. Amica Polonya’daki eski ve köklü üreticilerden, Polonya’daki iç piyasanın lider markalarından biridir. Onların Türkiye’ye verdikleri önem dolayısıyla bir etkinlik yapmak için BEYSAD ile temas kurdular. Boyutsal olarak çok genişlemeyen fakat hedefe odaklı bir toplantı olmuş oldu ve oldukça memnun kaldılar. Üst düzey yetkilileri katıldı. Biz de Polonya’nın sektördeki önemini bildiğimiz için 2015 yılının Mart-Nisan ayları gibi Polonya’ya gezi düzenleyeceğiz. Türkiye’deki ana sanayilerin Çin’de satınalma ekipleri oluşturdukları ve faaliyette oldukları söyleniyor. Bu yan sanayicilerimizi etkiler mi? Bahadır Balkır: Bu konuya şu açıdan bakmak gerekiyor. Beyaz eşya sektöründe çok ciddi satınalmalar sözkonusu. Büyük firmalar büyük firmaları satın alıyor. Türk üreticiler veya Türkiye’de üretim yapan firmalar, global firmalar. Dolayısıyla herhangi bir yan sanayinin de bu gerçekleri göz önünde bulundurarak rekabete hazırlıklı olması gerekiyor. Yan sanayilerin de bir adım daha ileri giderek global olabilmenin şartlarını zorlaması gerekiyor. Bu bakımdan bu konu için ben bir endişe görmüyorum. 2015 yılında yeni projeleriniz olacak mı? Burak Özaydemir: Dernek olarak 2015 yılında Polonya gezisi düzenleyeceğiz. Ar-Ge komitesi olarak TET’in Proje Baharı etkinliğindeki panelimizi düzenleyeceğiz ve şu an buna hazırlanıyoruz. Ar-Ge merkezlerine ziyaret çalışmalarımız devam ediyor. Arçelik ve BSH’ın Ar-Ge merkezlerini gezmiştik. Diğer ana sanayilerin, bazı yan sanayilerin ve yurtdışındaki firmaların Ar-Ge merkezlerini ziyaret sürecini sürdüreceğiz. 2015 yılında bir tane yurtdışında firmanın Ar-Ge merkezini, Türkiye’de ise 2 firmanın Ar-Ge merkezini gezmeyi düşünüyoruz. Ana amacımız üyelerimizin Ar-Ge kapasitesini artırmaktır. Bu kapasiteyi artırmak için önce farkındalığı artırmak gerekiyor. Ar-Ge merkezlerini ziyaret ettiğimizde üyelerimiz, sektördeki yapılan Ar-Ge’nin içeriği ve Ar-Ge’nin önemi konusunda farkındalığı sağlamış oluyorlar. Ziyaretlerimizde biz bir sunum da rica BEYSAD 10 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 ediyoruz. Bu sunumda ana sanayiler Ar-Ge ile ilgili temel destek yöntem konusunda bilgilendirme yapmış oluyorlar ve bu da yöntem açısından ışık yakmış oluyor. Ana sanayideki Ar-Ge konusundaki yöneticiler ve yan sanayideki ilgililer de birbirini tanımış ve bir networking ortamı da oluşturmuş oluyoruz. Ayrıca, Dernek olarak 2015 yılında IFA fuarına da katılmayı planlıyoruz. Bu seneki IFA fuarına ziyaretimizden sonra önümüzdeki sene için Dernek olarak katılma kararı aldık. Fuar yetkilileri ile şu an görüşmelerimiz devam ediyor. İnsan kaynakları komitesi olarak ne tür çalışmalar yapıyorsunuz? Berrak Çekin: İnsan kaynağı eksikliğini çıkarabilmek için bir sistem hazırladık ve üyelerimizde hangi elemana ihtiyaç var gibi çalışmalar yaptık. Yan sanayiler olarak üniversiteler ile işbirliği çalışmaları yapıyoruz. Sabancı Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Özyeğin ve Okan Üniversitesi ile sanayi üniversite işbirliği protokollerimizi hazırladık. Celal Bayar Üniversitesi ve TOBB Üniversitesi ile de işbirliklerimiz var. Eğitim ile ilgili de bir anket çalışması yaptık. Maliyet düşürmeyle ilgili, üretim planlama ve üretimde maliyet düşürücü bir eğitim alma sonucunu aldık ve bu yönde organizasyon yaptık. Ayşegül Koç: Önde gelen eğitim şirketlerimizle görüşüp hangisi bizim eksikliklerimizi karşılıyorsa onlarla protokoller yaptık ve üyelerimizi bilgilendirdik ve onları faydalandırdık. Bu sistemimiz halen devam ediyor. Eğitim şirketleri Ekonomi Bakanlığından %75 destek alıyor. Bu bakımdan üyelerimiz tarafından katılım da fazla oluyor. Ar-Ge komitesi de bu konuda eğitim yaptı ve çok başarılı bir eğitim oldu. İK Komitesine dönecek olursak, mavi yakalı kalifiye eleman konusunda da yine çalışmalarımız devam ediyor. Bu kapsamda Meslek Lisesi Memleket Meselesi projesini araştırdık ve ilgilileri ile görüşüp süreci inceledik. Örnek bir okulu ziyaret edip bilgi aldık ve bu başarılı proje ve öğrencilerden nasıl faydalanabileceğimiz üzerine görüşmelerimiz sürüyor. Yalın üretim konusunda da çalışmalar yaptınız? Bilgi verir misiniz? Hamdi Erem: Ur-Ge takımı kurulurken biz bütün üyelerimizi davet ettik ve başlangıçta 22 firma başvurdu ve eğitimlere katılan firma sayımız ise 12 oldu. İhtiyaç analizi ve eğitim çalışmalarımız sonrasında yukarıda da bilgi vermiş olduğumuz üzere, yurtdışı seyahatler düzenledik. Yalın Üretim projesi ise bu kapsamda son ama en başarılı projelerimizden birisi. Yalın üretimin esas faydasını 2 sene sonra görmeye başladık. En verimli zamanını şu anda yaşıyoruz diyebilirim. Bu proje kapsamında, %60-70 verimlilik artışı sağlanan üretim hatları var. Elbette, bunların firma içerisinde bir sistem haline getirilip sürekli hale getirilebilmesi gerekiyor. Bu çalışmalar firmalar için bir ön giriş oldu. Yalın üretimi öğrenen bir firmanın bir daha bu sistemden çıkacağını zannetmiyorum. Türkiye, Beyaz Eşya Sektöründe Avrupa’da 3 Senedir Lider Konumda Son olarak neler eklemek istersiniz? Üyelerinize ve sektöre vermek istediğiniz mesajlar var mı? Hasan Danişment: Türkiye, beyaz eşya sektöründe Avrupa’da 3 senedir birinciliğini sürdürüyor. Bunu sürdürebiliyor olması da yan sanayimizin kendini ne kadar geliştirdiğinin ispatıdır. Biz daha da ileriye gitmek için çok çalışıyoruz. Genç Beysadlılar da çok çalışıyor ve bu başarımızı devam ettirmek için daha fazla çalışmaya devam ediyorlar. Bahadır Balkır: BEYSAD’ın ana hedeflerinden bir tanesi sektör içerisindeki iletişimi geliştirmek oldu. Hem kendi üyelerimiz arasında hem üyelerimizle ana sanayi yetkililerimiz arasında güzel bir iletişim ortamı sağladığımızı düşünüyoruz. Strateji Belgesi de zaten bunun ana kanalı, gizli ajandası konumundadır. Şu anda yaptığımız bütün komite çalışmalarımızı 3 ayda bir ana sanayilerle paylaşıyoruz. Aralık ayında BEYSAD Dergimizin 100. sayısını çıkaracağız. 100. sayısının çıkması vesilesi ile İzleme ve Yönlendirme Komitesi Toplantısı ve 100. sayımızın kutlama gününü bir araya getirdik, böyle bir etkinlik BEYSAD 11 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ HABER BÜLTENİ/231 15 ARALIK 2014 yapacağız. 9 Aralık günü Göktürk Kemer’de bu etkinliği düzenleyeceğiz. Hem yönetimimiz, hem komitede çalışan arkadaşlarımız, hem de ana sanayiden yetkililer biraraya gelerek sektör hakkında görüş alışverişi yapmış olacağız. Teknoloji Firmaları Beyaz Eşyayı Terk Ediyor Hamdi Eren: Avrupa’da teknoloji firmaları beyaz eşyadan çekiliyor. General Electric’in beyaz eşya bölümünü Electrolüx’ün satınalması, Siemens ile Bosch’un ayrılması gibi örnekler var. Avrupa’da teknoloji firmaları beyaz eşyadan çekilmiş oluyor. Ama Uzak Doğu’da böyle bir gelişme yok. Sektörümüz için önemli olan bu konuyu da dile getirmek istedim. Murat Öney: Son olarak ben de bir şeyler eklemek isterim. B/S/H/ bizi Almanya’ya Genç Beysadlılar olarak davet etti. Oradaki genç satın almacılar ile bir araya geldik. BEYSAD’ın sadece Türkiye içerisinde değil global bir marka olmaya doğru gittiğini de görmüş olduk. Bu durum BEYSAD’ın önemini ve geldiği yeri göstermektedir. Ayrıca, BEYSAD’ın tam karşılığı olmasa da sektör dernekleri ile ticari heyetler oluşturma amacımız var. Şu an görüştüğümüz Tayvanlı ve Koreli birer dernek var ve onlarla ticari heyetler oluşturmak hedefindeyiz. www.beysad.org.tr BEYSAD 12
Benzer belgeler
BEYSAD 1 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ İç Anadolu
değinen Keller, bunun sadece rakamsal bir ihracat hedef olmadığını, aynı zamanda küresel ve
güçlü bir ekonomi olma yolunda stratejiler barındırdığını söyledi.
Konuşmasında inovasyona odaklı çalışma...
BEYSAD 1 BEYAZ EŞYA YAN SANAYİCİLER DERNEĞİ Arçelik
İnovasyon Ligi’nin lideri Vestel oldu
Bosch, bulaşık makinelerinin 50. yılını kutluyor
İnovasyon Haftası'nda inovasyon şakaları
Arçelik A.Ş., Koç Holding “ülkem için engel tanımıyorum” projesine de...