Yücel Erten broşür yazısı
Transkript
Yücel Erten broşür yazısı
KEŞANLI ALİ ÜZERİNE / YÜCEL ERTEN Bundan 20 yıl önce "Keşanlı Ali Destanı" ilk kez oynandığında, bir günlük gazetede şöyle bir yargı yeralmıştı: "Şimdiye kadar Almanların Üç Meteliğe Opera'sı, İngilizlerin My Fair Lady'si, Amerikalıların Porgy and Bess'i, Fransızların İrma la douce'u var diye hased eder dururduk. İşte artık bizim de bir Keşanlı Ali Destanımız var. " Bakıyorum, aradan geçen zaman içinde oyun, Almanya, İngiltere, Çekoslovakya, Yugoslavya, Macaristan, Lübnan'da oynanmış. Ayrıca Rusçaya, Bulgarcaya ve Lehçeye çevrilmiş. Belki daha başka dillere de çevrilmiş, başka ülkelerde de oynanmıştır. Bunlar yalnızca benim bildiklerim. Ama bu kadarı bile bir şeyi göstermeye yetiyor: "Keşanlı Ali Destanı", 20 yıl içinde, uluslararası düzeyde Türkiye'yi en geniş biçimde temsil eden bir oyun durumuna ulaşmış. Ulusal düzeyde ise, kendi türünde bir "klasik" olmaya aday. Görünen o ki, o zaman varılan yargı, gerçekleşme yolunda. Bana sorarsanız, toplumumuzdaki ekonomik dengesizlik ve değerler karmaşası, "Keşanlı Ali Destanı"nın zemin rengini oluşturuyor. Sayın Haldun Taner'in sevgi ve humorla yüklü kalemi, bu zemin üzerinde, ustalıklı ve ilginç bir panorama oluşturuyor. Bizlere Ali ile Zilha'nın öyküsünü sunarken, bir gecekondu semtinden başlayıp, varlıklıların dünyasına kadar uzanıyor, bu arada topluma, düzene, değerlere ilişkin gözlemler sergiliyor. Bu oyunda Taner, geleneksel Türk tiyatrosunun güleç, tatlı dilli anlatım biçemiyle epik yöntemleri harmanlıyor ve insanların küçük dünyalarından oluşan bir sergi, bir geçit, bir yelpaze, bir panorama kuruyor. Bu cümbüşlü yelpaze içinde, ezilip horlanmış ve kente göçerek kendine yeni bir çıkış yolu aramış insanların dünyasına giriyoruz. Köylülükle kentliliğin kapı arasında sıkışıp kalmış gecekondu semtlerinde yaşanan, önemli bir çelişkiye tanık oluyoruz: Değerler aşınıyor, yok oluyor. Yaşamı sürdürebilmek, ayakta durabilmek için; yeni değerler oluşturmak, yeni düzencikler kurmak gerek. Öte yanda, gecekonduların burnunun dibinde, varlıklılar kesiminde yaşanan başka çelişkilere tanıklık ediyoruz. Ama sorun yine aynı kaynaklıdır: Değerlerde karmaşa, yitme ve aşınma. O yanda da dünyaya ayak uydurabilmek için yeni değerler türetmek, düzenler, dümenler, dolaplar çevirmek gerek. Özetin özetini oyundaki bir şarkıda buluyoruz: "Herkes hesap peşinde!" Sayın Yalçın Tura'nın genelde ulusal ve yerel renklerden kaynaklanan, zaman zaman da parodik bir vurgu getiren müzikleri ise, oyuna ayrı bir tad ve boyut katıyor. Öyle ki, müzikleriyle birlikte bir bütün olarak düşündüğümde, "Keşanlı Ali Destanı" bana sık sık taş basması resimleri, eski destan ve öykü kitaplarındaki temsili çizimlerin epik biçemini anımsatıyor. Hani "Kerem ile Aslı" kitabında, göğsünün düğmeleri yarıya kadar açılmış Aslı ile karşısında diz kırmış saz çalan Kerem resmi vardır. Resmin altında da şöyle yazar: "Kerem sazla Aslı'nın düğmelerini çözüyor" ... 20 yıl önce "Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatrosu"nda büyük bir başarıyla sergilenen oyunu izlediğimde, henüz Konservatuvar Tiyatro bölümünün birinci sınıfındaydım. Çok da etkilenmiştim oyundan. Ama şimdi sahnelerken, o sergilenişten ayrı, bambaşka vurgulara yönelen bir yol tuttuğumu sanıyorum. Şimdiye kadar sahnelediğim tüm oyunlarda çabam, özgün bir açık biçime ve epik anlatıma yönelmek olmuştur. Geneldeki bu eğilim ve yönelişim, "Keşanlı"da oyunun kendi dokusuyla da çakıştı. Böylece, genel akış ve dekor anlayışı açısından, orkestranın kullanımı, şarkı ve dansların sunuluşu açısından, oyun kişilerinin ve gruplarının çizimi, prespektifi yönünden, hatırı sayılır yaklaşım farklılıkları doğduğu kanısındayım. Yargı sizlerin. 1984 Ekim / Ankara
Benzer belgeler
İlkay Kayku
tabakasını korur, bu nedenle
hiçbir yan etkiyle karşılaşmıyorum. Etkisini 4 - 6 ayda yavaş yavaş gösterir cilt sıkılığını 5 - 7 yıl geriye çeker.
NL Kliniğinizde göz kapağı
kaldırma işlemi de uygul...
Kullanma Klavuzu için Tıklayınız..
oyuncuya vermek.
OYUNUN KURALLARI
Oyuncak bomba: Bombanın içinde süresi değişken olan bir elektronik
Çalıştırıldığında hiç kimse ne zaman patlayacağını bilemez.
Değerli Velimiz,
Değerli Velimiz,
6,7 ve 8. Sınıflara geçen öğrencilerimizin yaz tatilinde okumaları gereken, gelecek yıl Türkçe
sınavlarında sorumlu olacakları kitaplar, aşağıdaki listede belirtilmiştir.
DENĠZATI ...