bank of baku - Nab Holding
Transkript
bank of baku - Nab Holding
YAYIN KURULU / EDITORIAL BOARD Yayın Kurulundan Merhabalar Hello from the Editorial Board Değerli NAB’ER okurları, Dear NAB’ER readers, Keyifli ve hareketli geçen bir yazın ardından soğuk kış günlerine yeniden “Merhaba” dedik. Önümüzde uzun ve tempolu kış ayları bizi bekliyor. After an enjoyable and active summer, we say “Hello” to cold days of winter once again. We have long and busy days of winter ahead awaiting us. NAB’ER Ekibi olarak NAB’ın geçtiğimiz yaz günlerinde gerçekleştirdiği etkinlikleri, iştiraklerimizdeki yenilikleri Kasım sayımızda sizlerle paylaşmak için hazırladık. As NAB’ER Team, we have compiled the summer activities of NAB as well as the new developments with our affiliates in our November issue. NAB’IN 25.Yılı ile birlikte NAB kurumsal kimliğimize bağlı kalarak dergimizin tasarımında ufak tefek değişiklikler yaptık. İçeriğimize ekonomi, tarih, kültür ve sanat başlıklarını ekledik. Her sayımızda olduğu gibi yöneticilerimizden mesajlarla birlikte bu sayımızda da Cihat Büyük’ün “Yeni Pazar Kategorileri” adlı makalesi ve Shirley Alonso arkadaşımızın sokak keyfi köşemiz için hazırladığı “Filipinleri Keşfedelim” başlıklı yazısı yeni konularımız arasında. Along with the 25th anniversary of NAB, we slightly modified the design of our magazine in a way that adheres to our corporate identity of NAB. We included the segments on economy, history, culture and arts. Tabiiki geride bıraktığımız dönem sadece çalışarak geçmedi. Birlikte eğlenceli zamanlar, bayramlar da geçirdik. Azerbaycan’da Photopeak grubunun İlham zirvesine tırmanışı ile objektiflerine yansıyan izlenimler, sualtı fotoğraf sanatçısı Alptekin Baloğlu’nun “Su Altının Nazik Devleri” başlıklı yazıları sayfalarımızı daha da renklendirdi. Yeni doğan bebekler, mutluluğa adım atan NAB çalışanlarımız ve içimizden biri sayfalarındaki çalışma arkadaşlarımızı daha yakından tanıma fırsatı bulacaksınız. Keyifli okumalar dilerken, tüm NAB Ailesi olarak 2014 senesinin sizlere sağlık, başarı ve mutluluk ile gelmesini temenni ederiz. NAB’ER EKİBİ Like in every issue, our managers convey their messages to us, and we also have two special guests in this issue; Cihat Büyük wrote on “New Market Categories”, and Shirley Alonso brought “Let’s Explore The Philippines” as part of our segment on street joys. Certainly, we did not spend this whole time entirely on working. We had our entertainments and feasts. Our pages became even more colorful with the impressions from the Photopeak group’s climb to the İlham Summit in Azerbaijan, and the underwater photographer Alptekin Baloğlu’s piece on “Gentle Giants of the Underwater”. You will get a chance to know our colleagues more closely in our pages of Newborns, Happily Married, and One of Us. Enjoy your magazine. The entire NAB Family wish your health, success and happiness in 2014. NAB’ER TEAM 1 İÇİNDEKİLER / INDEKS 1 MESAJ / MESSAGE Yayın Kurulu Editorial Board Can ÖZTÜRK Genel Müdür / General Manager Nadir EROMİ Kurucu / Founder 35 Amir EROMİ Yönetim Kurulu Üyesi / Board Member 14 SÖYLEŞİ / INTERVIEW 38 Cihat BÜYÜK Yeni Pazar Kategorileri / New Market Categories 18 BİZDEN HABERLER / NEWS 19 Bank of Baku Nakitsiz Ödemelerde Bir Kez Daha Lider Banka Oldu Bank of Baku is Leader Again in Cashless Payments 40 24 Yiğitcan Öztürk Osmanlı’nın En Parlak Günleri The Ottoman Empire in It’s Prime Buta Sigorta’da Yenilikler Novelties at Buta Insurance 27 Bulutlarla Yarış Races with Clouds 31 44 Miri Yusif “Ben Bir Jeeper’ım” Dedi Miri Yusif : “I am a Jeeper” 35 EKONOMİ / ECONOMY TEKNOLOJİ / technology 46 SANAT / ART Nadir Eromi’nin Objektifinden Duygulara Yansıyanlar Emotions Reflected From The Lens of Nadir Eromi 2 KONUK / OUR GUEST Alptekin Baloğlu Nazik Devler / Gentle Giants 50 KÜLTÜR / CULTURE Tolga Çiftçi 180 Yıllık Efsane A legend of 180 Years İsmail TUNCA Teknolojinin Önemi Importance of Technology 38 SAĞLIK / HEALTH Mucize Egzersiz Pilates Miracle Exercise Pilates Ofeliya Sofiyeva Azerbaycan Ekonomisi Azerbaijan’s Economy 37 TARİH / HISTORY 54 HAYAT / LIFE Qafqaz Leasing Bayrağımız İlham Zirvesi’nde Qafqaz Leasing Flag At The Summit of İlham İÇİNDEKİLER / INDEKS 40 46 58 SOKAK KEYFİ / STREET LIFE Shirley Alonso Bir Uzakdoğu Macerası Filipinler A Far East Adventure 66 İÇİMİZDEN BİRİ / ONE OF US Nimet Fışkınlı Siz de Engelleri Aşabilirsiniz! You can Overcome Obstacles,Too! 67 54 HOBİ / HOBBY Biraz Sanat, Biraz Kariyer Some Art,Some Career 68 BİZ / WE ARE Sonsuz Mutluluklar Happily Ever After 70 DAMAK TADI / TASTE Balkabağı Mevsimi / Pumpkin Season 58 3 MESA J / MESSAGE Can Öztürk Genel Müdür / General Manager İşte tam bu noktada Esneklik ve Hız’ın önemi daha iyi anlaşılıyor. Diğer bir ifadeyle değişime açık olmak, adapte olabilmek kadar bunu ne kadar hızlı yapabildiğimiz de çok önemli. Başa dönecek olursak, gelecekte geçmişe göre belki en az iki kat daha hızlı olmak durumdayız. Here we understand better the significance of Flexibility and Speed. In other words, the speed of transformation is also as important as being open and adapting to change. To go back to the beginning, perhaps we will need to be twice as fast in future as we did in the past. 4 MESA J / MESSAGE Değerli Çalışma Arkadaşlarım Hepinize Merhaba, Hatırlayacağınız üzere, bu yılın ikinci sayısında sizlerle önemli olduğunu düşündüğüm farklı bir vizyonu paylaşmıştım, o da internet’in Dünyamızı ve iş hayatını nasıl etkilediği ve etkileyeceği idi. Bu sayıda, yine benzer bir konuya değinmek istiyorum; Esneklik ve Hız. Hello Dear Colleagues, ABD’de yapılan bir araştırmaya göre şirketlerin kurumsal yaşam döngüsü giderek kısalıyor.1958 yılında ilk 500’ de yer alan şirketlerin ortalama ömrü 61 yıl iken, 1980’ de 25 yıla, bugün ise 18 yıla düşmüş durumda. Yani, pazardaki değişimler, yeni teknolojiler, yeni iş modelleri gibi nedenlerle şirketler kendilerini dönüştürme ihtiyacını mutlaka bir gün hissedecekler. Burada önemli olan bu dönüşümden faydalanarak daha kuvvetli bir şekilde yola devam edebilmek. In this issue, I would like to go into a similar issue: Flexibility and Speed. İşte tam bu noktada Esneklik ve Hız’ın önemi daha iyi anlaşılıyor. Diğer bir ifadeyle değişime açık olmak, adapte olabilmek kadar bunu ne kadar hızlı yapabildiğimiz de çok önemli. Başa dönecek olursak, gelecekte geçmişe göre belki en az 2 kat daha hızlı olmak durumdayız. Bu durumun bireyler olarak bizlerden başlayarak sonunda bizlerden oluşan kurumumuzun hızını doğrudan belirleyeceği, nihayetinde kurumumuzun güncel şartlara adaptasyonuna ve yaşam döngüsüne doğrudan etkileyeceği için hayati önem arz edeceği ortadadır. Esas itibarıyla amacım, NAB olarak gelecek hedeflerimize ulaşabilmede ve sürdürülebilir büyüme için konunun önemini vurgulamak ve farkındalık yaratmaktı. Müsadenizle bu konuda atılacak ilk adım olarak bir öneride bulunmak istiyorum; Herkes kendine ‘’Bu konuda ne yapabilirim? sorusunu sorup, bu yıl için kendine en az iki tane aksiyon planı belirlemesi‘’dir. Böylece hem kişisel gelişimimiz hem de kurumumuz için olumlu bir hareket başlatmış olacağımıza inanıyorum. As you will recall, I had shared a different vision that I considered important with you in the second issue of this year, which was about the impact of internet on our world and business life. According to a research conducted in the US, the corporate life span of companies is decreasing. The average life span of companies in the top 500 was 61 years in 1958 while it decreased to 25 years in 1980, and to 18 years today. Thus, companies will definitely need to self-transform due to such reasons as market changes, new technologies and new business models. What is important here is to benefit from this change to carry on stronger. Here we understand better the significance of Flexibility and Speed. In other words, the speed of transformation is also as important as being open and adapting to change. To go back to the beginning, perhaps we will need to be twice as fast in future as we did in the past. It is evident that this situation will be of vital importance as it will have a direct impact on us and on the pace of our corporation that consists of us, and finally on our corporation’s adaptation to current conditions and life span. Hepinize en içten sevgilerimi sunar, başarılı çalışmalar dilerim. Essentially, my purpose was to raise consciousness and emphasize the vitality of the subject for sustainable growth and reaching our future goals as NAB. I would like to make a suggestion as a first step on this matter: Everyone should ask themselves “What can I do about this?” and set at least 2 action plans for this year. I believe we would initiate a positive movement both for our personal development and also for our corporation. Hoşçakalın. Most sincerely, 5 MESA J / MESSAGE 6 MESA J / MESSAGE Nadir Eromi Kurucu / Founder Aslında Dedelerimiz Bulmuş Batılı’lar Değil... It was Our Ancestors, Not The Westerners... Geçtiğimiz aylarda Peder Bey ile birlikte kapalıçarşıyı birlikte gezme fırsatı bulduk. Birkaç saat çarşının altını üstüne getirdikten sonra geçmiş ile ilgili çoğumuzun bilmediği bazı gerçekleri Peder Bey’den dinledim. Gün boyu Peder’le çarşı pazar gezme nostaljisini yaşamanın ötesinde birkaç saatliğine çocukluğumdaki o tatlı heyecanı bir daha yaşamak nasip oldu. Zamanın değiştirdiği tek fark artık çarşıda gezerken Peder’in elini tutamıyor olmamdı. Recently, I had a chance to see around the grand bazaar with the father. As we rooted around the bazaar for a few hours, I listened to some facts about the past from the father. Beyond the nostalgia of strolling around the bazaar with the father all day long, I also had a chance to experience that sweet childhood excitement for a few hours. The only thing that was changed with time was that I was not holding the father’s hand in the bazaar any more. Kendi içinde küçük bir kent görünümünde olan, içinde sakladığı tarihi ve kültürel hazineleri ile misafirlerini ağırlamayı bekleyen çarşının atmosferi beni hep hayretlere düşürmüştür. Aslında olayın ilginç tarafı dedelerimizin 600-700 sene önce AVM kavramını bulup, hayata geçirmiş oldukları eski çarşı konseptinden sonra, batının bu kavramları 600 sene sonra allayıp pullayıp modern AVM adı altında bizlere tekrar satmaları durumudur. I have always been amazed by the atmosphere of the bazaar, which looks like a small town, waiting to host guests with its historical and cultural treasures. The interesting phenomenon is how the Westerners garnished what our ancestors had established 6-7 centuries ago to sell us back under the name of shopping mall. Yeni adıyla “AVM” yani Alışveriş Merkezi dediğimiz mekanlar aslında tek çatı altında ve belli kurallar These places, namely shopping malls as they are called now, are living spaces under a single roof and within certain rules. We see similar, even same features when we compare the shopping 7 MESA J / MESSAGE çerçevesinde oluşturulan yaşam alanlarıdır. Her eski büyük kentin içinde tarihte inşa edilen kapalıçarşıları ve AVM’leri karşılaştırdığımızda benzer hatta çoğu zaman aynı özellikleri buluyoruz. Umarım siz NAB’ER okurları da bu özellikleri düşününce benim kadar keyif alacak, şaşıracaksınız. Kapalıçarşılarda halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulmuş dükkanlar vardı. Her sektör bölümüne göre ve tüketicinin alışkanlıklarına göre, farklı veya aynı kubbe ve avlularda kurulur hizmet ederlerdi. Bugünlerde markaların oluşturduğu mağaza düzeni dediğimiz veya shop-mix diye tabir edilen yöntemi anımsamamak elde değil. Her tarihi çarşının veya hanların içinde sıcak ve soğuk içecek servisi yapan çayhanelerin yerini bugünkü AVM’lerde modern kahve mağazaları ve coffee-shoplar aldı. Eski çarşılarda lezzetli, kaliteli ve hesaplı yemekler sunan lokantalar sadece esnafı değil dışarıdan bile müşteri çekerlerdi, şimdi ise AVM’lerde genellikle en üst katlardaki food-court alanlarında, fast-food zincir restoranları müşterilerin beğenisini kazanıyor. Kapalıçarşıya uzaktan yakından gelen müşteri merkeplerini ve atlarını dinlendirmek ve bekletmek için kullanılan kervansarayların işlevini şimdiki AVM’lerde açık ve kapalı otoparklar görüyor. Hemen kervansarayların ikinci katlarında uzaktan gelen ziyaretçiler için yapılmış konaklama odaları vardı ki bugünkü AVM’lerin çok yakınında bu ihtiyacı da gören hoteller ve konaklama tesisleri yer almaktadır. Antik ortadoğu kültüründe “zorhane” diye tabir edilen, çarşı esnafının sabah veya akşamları kuvvetlerini denedikleri, güreş talimi yaptıkları bir nevi idman alanlarının yerini günümüzde fitness ve spor merkezleri aldı. Kapalıçarşıda esnafların belirli günlerde mallarını sergilediği, açık arttırmaların yapıldığı göz kamaştıran müzayedeler, mezat veya bedestenler vardı, şimdiki AVM’lerde ise ihtişamlı galeri ve sergi alanları var. 8 malls with the covered bazaars built in every big town throughout the history. I hope that NAB’ER readers will also be surprised and enjoy these features as I did. Grand bazaar consisted of stores to meet daily needs of people.They would be categorized according to their segments or consumer habits to serve under different domes or in the same yard. It is inevitable to recall the brands’ current store arrangement, or the shop-mix method as it is called today. There were tea houses in every historical bazaar serving hot or cold drinks, which are now replaced by modern coffee-shops in shopping malls. The restaurants in old bazaars would attract not only the tradesmen but also customers from outside with delicious and cheap food, which are now replaced by the food-court areas usually located at the top floor of shopping malls. The caravansaries would be used by longdistance guests to rest their donkeys and horses, which are now replaced by open and closed car parks in shopping malls. There were rooms for long-distance guests at the second floor of caravansaries, and the hotels and pensions very close to shopping malls serve the same purpose today. In the ancient Middle Eastern culture, there were “tough-houses” where the bazaar tradesmen tried their strength and kind of made exercise in the morning or evening, which are now replaced by fitness and sports centers. There were spectacular tenders or auctions where the grand bazaar tradesmen exhibited their goods, which are now replaced by magnificent galleries and exhibition areas in shopping malls. There were public baths for the tradesmen of the bazaar with the sound of sprinklers and the smell of natural soap, which now gave way to spa centers, baths and steam rooms in shopping malls. There were goldsmiths in the bazaars where people visited for gold and money exchange, which are now replaced by banks and foreign exchange offices in shopping malls. MESA J / MESSAGE Çarşı içinde esnafın yıkanma ihtiyacını karşıladığı, ufak avlu fiskiyelerinin sesi, çeşitli doğal özlü sabunların kokusuna bürünerek, sosyalleşen çarşı esnafının han hamamları, bugün yerini AVM’lerdeki spa, hamam ve buhar odalarına bırakmıştır. Çarşılardaki sarraflar, halkın para ve altın ihtiyaçlarını karşıladıkları, bir nevi değiş-tokuşun yapıldığı ticarethanelerdi. Günümüzde AVM’lerde bulunan bankalar ve döviz büroları bu ihtiyaçları karşılıyor. Sokaklarda bulunan ufak mescitler, esnaf ve müşterilerin günlük ibadet mekanı ihtiyaçlarını karşılarken, aynı gelenek ile bugünde AVM’lerde mescitler ve dua odaları bulunuyor. Eski Çarşılar, ilerigelen esnafın katılımı ile dernek çatısı altında kabul edilmiş kurallarla yönetilirken, şimdiki AVM’ler yönetim kurulu tarafından belirlenen iç yönetmeliklerce yönetiliyor. Çarşılarda yürüme yolları birbirine bağlı olup araziye yayılmış tek katlı veya en fazla iki katlı dükkanlardan ibaretti. Günümüzde asansör ve yürüyen merdivenlerin buluşu ile çok katlı AVM’ler inşa ediliyor. Geçmişte çarşının sahibi vakıflar idi. Ve bu vakıflara ait tüm dükkanlar kiralık olup; kendi esnafına uyguladığı birtakım katı kurallar ile yürütülüyordu. Örneğin; izinsiz tadilat yapılamazdı, iştigal konusu değiştirilemezdi. Şimdiki AVM’lerin hayati konularından biri de mağazaların kiralık oluşu ve merkezi yönetim tarafından yönetilmeleri. Özetle; Peder ile birlikte yaptığımız bu gezinti sonrasında sizlere bahsettiğim bu benzerlikler ilginç değil mi? Geçmişin ve günümüzün aynı felsefe ve aynı sistemle idare edilmeleri beni şaşırttı açıkçası ve kendime dedim ki “Ah bu batılılar, yine benim malımı nasıl da allayıp pullayıp bana satmayı başarmışlar, ama ne fayda ben malıma sahip çıkamazsam başkası onu çalar ve birkaç misli fiyata bana geri satar.” There were prayer rooms in the streets for daily prayer needs of tradesmen and customers, and the same tradition lives on today with the prayer rooms in shopping malls. Old Bazaars were managed by the rules accepted by a foundation participated by the leading tradesmen, and today’s shopping malls are managed in line with regulations determined by the board of directors. The walking paths connected the one - or twostorey shops in the bazaars, while elevators and escalators allow multi-storey shopping malls today. Bazaars were owned by foundations in the past. All stores were rent by these foundations, which were governed by strict rules imposed by this foundation. For example, they were not allowed to make alterations, or change the area of occupation without permission. It is the same as current shopping malls where stores are for rent and are managed by the central administration. Isn’t it amazing to see all these similarities that I noticed after my tour with the father? It was surprising to see that the past and present administration was governed by the same mentality and same system, and I said to myself, “Oh, these Westerners, again they have managed to garnish my own thing to sell me back; but, of course, if I don’t protect my assets, someone else will steal it away to sell me back at a higher price.” Let us protect our history and culture... Hoping to meet at another issue of NAB’ER... Stay Well... Biz biz olalım tarihimiz ve kültürümüze sahip çıkalım. Bir başka NAB’ER köşesinde buluşma temennisiyle, Sağlıcakla Kalın... 9 MESA J / MESSAGE 10 MESA J / MESSAGE Amir Eromi Yönetim Kurulu Üyesi / Board Member 6 Mayıs 1988 tarihinde bir kardeşim doğdu. Önce cesur insanlar tuttu elinden, dönemin zor, ekonomik şartlarında, alevlerin ortasında emekledi. Benden 2 ay küçüktü, onun varlığından habersiz ama onu büyüten insanların hissettirdiği azimle geçti yıllarımız. On May 6, 1988, I had a brother. Courageous people held his hand first as he crawled through the flames of hard economic conditions of the time. He was 2 months younger than me, and even though we were not aware of his existence, we always felt the determination of the people who grew him up. Gün geldi büyüklerim aylarca bizlerden uzak sırf onunla uğraştılar, gün geldi bize “Derslerinize iyi çalışın, sizi bekliyor, size ihtiyacı var.” dediler, elimle tutup gözümle göremesem de hep onun varlığını hissettim yemek yerken, uyurken, okula giderken. Öğrencilik yıllarımda tüm tatillerimiz Azerbaycan’da bu çocuğu nasıl daha donanımlı ve sağlam büyütürüz diye telaş etmekle geçti. Gece yarılarında Nadir Bey’in, Behram Bey’in ya da Shahram Bey’in kardeşim için herşeyi bir kenara bırakıp onu korumak niyetiyle ellerinden geleni yaptıklarına şahit oldum. Evet, çok kıskandım bazen ama benden 2 ay küçük olan bu küçük kardeşime biz de Omid Bey ile yardım etmek için yetiştirdik kendimizi. Yıllar geçti, varlığını daha çok benimsedik. Cesur insanların onun için gösterdiği azim bizi gün geçtikçe daha da heveslendirdi ona destek olmaya. There were times when our elders were so busy with him that they were away from us for months, and there were times when they told us, “Study hard, he is waiting for you, he needs you,” and although I could not touch him and see him, I felt his presence while I was eating, sleeping and going to school. When I was a student, we spent all our holidays on how to raise this child well-equipped and strong in Azerbaijan. I witnessed Mr. Nadir, Mr. Behram or Mr. Shahram leaving everything aside and doing the best they can to protect my brother. Yes, I got jealous at times, but I and Mr.Omid prepared ourselves to help this 2-month-younger brother in future. Years passed as we embraced his presence more and more. Brave people’s ambitions for him made us more and more enthusiastic to support him. 11 MESA J / MESSAGE Bu delikanlının adı büyüklerinin baş harflerinden oluştu... Nitelik, Atılım, Başarıyla yoğruldu bazen. This young man was named after the initials of his elders… He was kneaded with a high-quality Nature, Achievement and Breakthrough. Bu delikanlının adı büyüklerinin baş harflerinden oluştu... Nitelik, Atılım, Başarıyla yoğruldu bazen. Satın alınabilen eğlencelerden, gösterişten uzak, adını çok süslemeden, olmadığını göstermeyen bir tavırla sağlam adımlarla boy gösterdi bu topraklarda. Hedefi insanlara daha iyisini sunarak, disiplinini ve doğru yolundan sapmadan daha iyi yerlere gelebilmek. It was the resolution and discipline of Mr. Ebrahim in Tabriz Dizelabad; courageous people, together with a few good men standing by them, anticipated any kind of harm that might be inflicted on this child, and shielded him against all difficulties. This child came to this day unhurt, thanks to those people, and turned out to be a brave, rational, strong, modest, energetic, ethical, and well-mannered young person who helps people, knows the needs of his people, grows rapidly, and takes firm steps. This young man, whom I see as my peer, brother, and trust, now continues his path with 2300 teammates, determination and self-sacrifice. Today, rather than being jealous of him, we are marching together to get him to a place where others will envy him. We carry him forward to a brighter future by consoling him at times and encouraging him at other times. This young man was named after the initials of his elders… He was kneaded with a high-quality Nature, Achievement and Breakthrough. He stayed away from bribed entertainment and show-off, never pretended like someone he is not, and took firm steps on this land. His goal is to serve people better, and advance through discipline without deviating from his right way. Bu vesile ile kendisinin 25. yaşını kutlarken, en yakın dostum, kardeşim ve gurur kaynağım olan kader arkadaşımın nice yıllar bu topraklara hizmet ederken onu hiçbir zaman yalnız bırakmayacağımızın bilinmesini isterim. Yine tüm zorlukları hep birlikte aşıp daha büyük başarılar elde edeceğimize emin olabilirsiniz. NAB Ailesi ve bu ailenin gelecek nesilleri; çeyrek asırlık bu gencin doğum yılını kutlar; içerisinde hep mutluluğun ve birliğin olduğu nice 25 yıllar dilerim. Aile büyüdükçe, bu genç de daha sağlam adımlarla büyüyecektir. Celebrating his 25th anniversary on this occasion, I would like to let everybody know that we will never leave him alone as he -my best friend, my brother and my source of pride- serves for his land for many years to come. We will overcome all difficulties together and achieve greater success. NAB Family and the future generations of this family celebrate the anniversary of this young person of a quarter-century, and wish many more 25 years with happiness and unity. As the family grows, this young person will grow up to be stronger. İyi ki doğdun NAB... Happy birthday NAB... Bu ailede her zaman emin ellerdesin! You are always in good hands in this family! Tabriz Dizelabad’da Ebrahim Bey’in azmi ve disipliniydi bu; ta o zamandan yetişen cesur insanlar yanlarındaki birkaç iyi adamla birlikte bu çocuğa gelecek olan her zararı önceden tespit ederek kendilerini tüm zorluklara karşı siper ettiler. Bugünlere burnu bile kanamadan gelen bu çocuk; o insanlar sayesinde bugün cesur, mantıklı, güçlü, mütevazi, enerjik, ahlâklı, terbiyeli, insanlarına yardım eden, halkının ne istediğini bilen, hızla büyüyen ve emin adımlar atan bir genç oldu. Benim yaşıtım, kardeşim ve emanetim olarak gördüğüm bu delikanlı şimdi 3000 takım arkadaşı ile azim ve özverisi ile yoluna devam etmekte. Artık onu kıskanmak yerine, kıskanılacak bir mevkiiye ulaşması için birlikte yürüyoruz. Yeri geldiğinde teselli edip, yeri geldiğinde yüreklendirerek daha iyi günlere taşıyoruz. 12 MESA J / MESSAGE 13 SÖYLEŞİ / INTERVIE W Cihat Büyük (Sosyolog & Danışman & Yönetici) 1962 Zonguldak doğumlu, evli, 2 çocuk babası. İstanbul Üniversitesi’nde Sosyoloji eğitimi aldı. 34 yıllık perakende sektöründe yöneticilik ve danışmanlık yaptı, şu anda NAB Tekstil Grubu Direktörü olarak mesleğine devam ediyor. (Sociologist & Consultant & Manager) He was born in Zonguldak in 1962. He is married with two children. He studied Sociology in İstanbul University. After 34 years of working as manager and consultant in retail sector, he is currently acting as the Director of NAB Textile Group. YENİ PAZAR KATEGORİLERİ New Market Categories Sıfırdan yepyeni pazarlar keşfetmek ve bu yeni pazarlarda yepyeni kârlı büyüme fırsatları yakalamak her yönetici ve iş adamının hayalidir. Bunun sürdürülebilir kılınması “sürekli inovasyon” yeteneğine bağlıdır. It is the dream of every manager and businessman to discover new markets from the scratch and find brand-new, profitable growth opportunities in these markets. It is the capacity of “continuous innovation” that makes it sustainable. Yapılan araştırmalara göre dünyada son otuz yılda elde edilen bilgi birikimi geçmiş dört bin yılda elde edilenlerden daha fazla. Bundan dolayı yeni ürünler ve yeni patentler kârlı iş modellerini yaratıyor. Bir süre sonra pazara giren yeni oyuncuların da etkisiyle “emtialaşma ve dolayısıyla kârsızlaşma” tehlikesi de doğmaktadır. Oyunun kurallarının değiştiğini fark edenler, ürünlerini ve iş modellerini yeniden değişim yaratacak şekilde hızla geliştirdiler. Büyüme ihtiyacını karşılamak için, yeni bakir pazarlar aramaya koyuldular. İletişimin ve ulaşımın gelişip ucuzlaması bunu kolaylaştırdı. 30 yıl önce pazar olarak görülmeyen bölgeler şimdi geometik olarak büyüyen kârlı pazarlara dönüşüyor ve rakipler daha da artıyor, yerel oyuncular da oyuna katılıyor. Artık bir gün öncenin yeni kârlı iş modeli, bugünün bilinen, kopyalanan, kanıksanan ve kârsızlaşan iş modeline hızla dönüşüyor. 14 Researches indicate that the knowledge accumulated around the world has been more in the past three decades than it has been over four millennia. Thus, new products and patents create profitable business models. After a while, with the impact of new market players, there emerges a risk of “commodification, and thus loss of profitability”. Those who realized the shift in the rules of the game rapidly developed their products and business models on the direction of re-change. They set out to seek new virgin markets to meet the need for growing. Advanced technology and lower costs of communication and transportation made it easier. Those regions, which were not regarded as market thirty years ago, now turn into profitable markets that expand geometrically with increasing number of competitors and participation of local players. Yesterday’s new and profitable business model would turn into a familiar and unprofitable copy business model today. SÖYLEŞİ / INTERVIE W Sıfırdan yepyeni pazarlar keşfetmek ve bu yeni pazarlarda yepyeni kârlı büyüme fırsatları yakalamak her yönetici ve iş adamının hayalidir. Bunun sürdürülebilir kılınması “sürekli inovasyon” yeteneğine bağlıdır. Otomobil, tv, uçak, pc, cep telefonu gibi daha önce olmayan, yaşamlarımızda radikal değişim sağlayan teknolojik inovasyonlar sıklıkla gerçekleşmemektedir. Radikal değişim sağlayan ürünler “arz dürtülü” olmaları nedeniyle genellikle evrensel oyuncular eliyle pazara sunulmaktadırlar. Dünyanın her yerinde yepyeni kârlı büyüme alanı arayanlar için düzen değiştirmeyi amaçlayan ve her zaman üstün sofistike teknolojiler gerektirmeyen, yeni pazar amaçlı ürün ve iş modeline ihtiyaç vardır. Bunun en iyi örneklerinden biri de; 1971 yılında kurulan gurme kahve çekirdeği çeşidi satan Starbucks’ın, kahveyi içecek olarak satan Starbucks Coffee Shop’lara dönüşme sürecidir. It is the dream of every manager and businessman to discover new markets from the scratch and find brand-new, profitable growth opportunities in these markets. It is the capacity of “continuous innovation” that makes it sustainable. Technological innovations that create radical changes in our lives such as automobile, television, plane, computer, and mobile phone do not emerge often. Products that create radical change are usually offered by global players because they are “supply-driven”. All over the world, for those who seek new and profitable areas of growth, there is always need for product and business models for new markets that aim at changing the usual way of things and do not necessarily require sophisticated technologies. One of the best examples for this is how Starbucks was transformed from a seller of gourmet coffee beans, founded in 1971, to a seller of coffee as beverage, known as “Starbucks Coffee Shops”. 15 SÖYLEŞİ / INTERVIE W Bugünkü Starbucks Coffee şirketinin yaratıcısı olan Howard Schultz’un, 1981 yılında Starbucks’ta gördüğü manzara aynen şöyleydi: bir tezgahın arkasında bir sürü çekmece, her çekmecenin içinde dünyanın her tarafından gelmiş kahve türleri, farklı tat ve kavurma yöntemini belirten etiketler, kahve konusunda uzmanlaşmış tezgâhtarın bu kahvelerin menşeini, tarihçesini ve tat özelliklerini müşterilerine tanıtmakla meşgul satış elemanları... Schultz bu görünüm karşısında düşüncelerini şöyle aktarıyor: “Gördüğüm manzara sanki beni yepyeni bir kıta ile tanıştırdı. Aynı zamanda da bugüne dek kahve diye içtiğimiz şeyin bulaşık suyundan pek de farklı olmadığını hissettim. Ve o anda ülkede pek çok kişinin düşünmeye başlamış olabileceğine kanaat getirdim.” 1962’den beri çekirdek kahve sektöründe büyük düşüş yaşanıyordu. 1980’li yıllara gelindiğinde “instant” denen harmanlanmış kahve (anında sıcak suyla hazırlanan kahveler) Amerika pazarına hakimdi. Bu sebeple çekirdek kahve sektörüne girmek hiç cazip değildi. Bu değerlendirmeleri yapanlara göre sektördeki algı; “Ancak ucuz satarsan pazardaki gücünü koruyabilirdin” şeklindeydi. Dönemsel bir değerlendirme yaparsak, artan sayıda varlıklı tüketicinin sağlıklı gıda, doğru beslenme, farklı kültürlere ait gıda ürünlerine ilgisi gelişiyordu. Doğal ve farklı kültürlere ait ürünler market raflarında, restoranlarda yer alıyor, davranışları değişen tüketicinin talepleri karşılanıyordu. Adı geçen ürünler haliyle pahalıydı fakat buna rağmen bu fiyatı ödeyecek ciddi bir kitle oluşmaya başlamıştı. Ancak daha da önemlisi, bu üst gelir grubunun tüketim tarzlarına özenen orta gelir grubu da gelişiyordu. Aslında yeni bir piyasa kategorisi oluşuyordu. 1981’de on yıldır kurulu olan Starbucks’ın, Seattle’daki üç adet mağazasından başka mağazası yoktu ve o zamanki kurucu ortakları Seattle dışına çıkmayı hiç düşünmemişti. Schultz, Starbucks şirketinin kaynağını belirterek ve tarihçesini anlatarak satma ve aynı zamanda da dilerlerse gözlerinin önünde öğütme yönteminin tüketici kitlesi için çok cazip olacağını düşünüyordu. Tüketicinin bu sunumla satılan ürünlere, ”instant” kahvelere göre daha fazla fiyat ödemeye razı olacaklarına inanıyordu. Bu tespitlere dayanarak şirketin kurucu ortaklarına bu işin ulusal çapta çok başarılı olacağını anlattı ve ikna etti. Şirkette operasyon ve pazarlama direktörü olarak işe başladı. 1983 yılında Milano’ya iş seyahati için gittiğinde, oradaki coffee-barların çokluğunu fark ediyor ve insanların sadece kahve içmek için değil, yeni insanlarla tanıştıkları, iş arası öğle yemeğinde arkadaşlarıyla uğrayıp sohbet ettikleri ve sosyal etkileşim mekanı olduğunu gözlemliyor. Bu o gün için Amerikalılara uzak bir olguydu. Yaptığı 16 Howard Schultz, the father of today’s Starbucks Coffee, saw exactly this scene at Starbucks in 1981: a lot of drawers behind a counter, each drawer containing coffee beans from all around the world, labels of different flavors and roasting methods, and coffee-specialized salespeople introducing the origins, history and flavor characteristics of these coffees to customers. Schultz describes what he thought in the face of what he saw as follows: “I felt I had discovered a whole new continent. By comparison, I realized the coffee I had been drinking was swill. And, at that moment, I was convinced that many people in the country may have the same thought.” Coffee bean sector had been on the decline since 1962. By 1980s, “instant” coffee dominated the American market. Therefore, it was not appealing at all to enter the coffee bean sector. The common perception in the sector was that “you can preserve your market share only if you sell cheap”. From a periodical perspective, increasing number of wealthy consumers were oriented towards healthy food, right nutrition, and food from different cultures. Natural and exotic products took place in the shelves and restaurants, meeting the demands of the changing customer behaviors. These products were expensive, of course, yet there was a segment of people who could afford it. More importantly, a middle level income group was emerging that aspired to this high income group. A new market category was being formed. In 1981, the ten-year-old Starbucks only had three stores in Seattle, and the founding partners did not even think of stepping out of Seattle. Schultz believed that consumers would be appealed by Starbucks’s sales method of telling customers about the origins and history of the coffee, and grinding in front of their eyes if they wish. He believed that consumers would be willing to pay SÖYLEŞİ / INTERVIE W more for the products presented as such than “instant” coffee. He persuaded the founding partners that this business would thrive at a national level, and was employed as the operation and marketing director. When he went to Milan in 1983 on a business trip, he noticed the high number of “coffee-bars” there. People would frequent those places not only to drink coffee, but also to meet new people and socialize with friends at lunch time. It was a “distant” phenomenon for Americans back then. Schultz found out that there were 1.500 coffeebars only in Milan. On his return from Milan, Schultz suggested to Starbucks’ founding partners that their growth and expansion strategies should be in the format of “coffee-bar”. However, Starbucks’ founding partners turned down this suggestion, which they considered to be “restaurant” business. araştırmaya göre, sadece Milano’da 1.500 adet coffee-bar’ın olduğunu öğreniyordu. Schultz, Milano dönüşünde Starbucks’ın kurucu ortaklarına büyüme ve yayılma stratejilerinin mutlaka “coffeebar” formatında olması gerektiğini öneriyordu. Ancak, Starbucks’ın kurucu ortakları öneriyi “restorancılık” addedip, geri çevirdiler. Schultz, 1985 yılında aralarında Starbucks’ın kurucu ortaklarının da bulunduğu özel yatırımcılardan topladığı 400.000 USD’le kendine ait “Il Giornale” adında ilk coffee-bar dükkânını Seattle’da açtı. 1987 yılına kadar dükkânlarının sayısını 3 coffee-bar’a çıkartmış, ciroyu 1.5 milyon USD seviyesine ulaştırmıştı. Ancak o yıl Starbucks’ın kurucu ortakları başka işlerle yatırım yapmak için işlerini devretmek istiyorlardı. Schultz, kendi birikimi ve özel yatırımcılardan bir araya getirdiği 3.8 milyon USD’le Starbucks’ı satın aldı. Kendi coffee-bar’larının da isimlerini değiştirerek, büyüme sürecine girdi. Birçok ülkede farklı kültürlerle buluşan Starbucks, yerel tat ve alışkanlıkları ürün çeşitlerine ekleyerek, tüketicinin yabancılaşmadığı bir ortam sağladı. “Yeşil çaydan başka bir şey içmezler” denilen Çin’de yeni gelişmekte olan orta sınıfa, öykündükleri deneyimi yaşatarak 760 dükkan açtı. Ve günümüzde 55 ülkede, 18.066 coffee-bar zinciriyle, 13.3 milyar USD ciroya ulaştı. (2012 sonu verisi) Pazarın talebinin doğru okunması ve değerlendirilmesi esasına dayanan iş planının altında yatan temel fikir ise; yüzyıllardır varolan kahve ve kahvehâne kavramını niş halden çıkartıp, müşterilerine farklı deneyimler sunarak oyunun kurallarının değişmesidir. Kahve keyfini dar bir kesim olan çok varlıklılar ile entellektüellerden alıp büyük kitlelere yaygınlaştırdı. Anlatılan hikaye, düşüş trendinde olan bir sektörden, “sürekli inovasyon” modeliyle yeni pazar kategorileri geliştirme sürecine güzel bir örnektir. Schultz opened his first coffee-bar, Il Giornale, in Seattle in 1985 with 400.000 USD that he collected from several private investors including the founding partners of Starbucks. By 1987, he had 3 coffee-bars with a turnover of 1,5 million USD. Starbucks’ founding partners wanted to turn over the company to invest in other businesses. Schultz put his own money together with that of other private investors to buy Starbucks for 3,8 million dollars. He changed the names of his own coffee-bars and launched into a growth period. Starbucks was introduced in many countries in very different cultures where they added to their product portfolio to ensure an atmosphere that is not alien to consumers. He opened 760 stores in China where he introduced to the middle class the experience they envied while it was said “people would drink nothing but green tea”. Today, the company has 18.066 coffee-bars in 55 countries and a turnover of 13,3 billion USD (at the end of 2012). The fundamental idea underlying a business plan that is based on reading and evaluating the market demand accurately changed the rules of the game by making a whole different experience out of the “niche” of coffee and café-house. Special coffee experience was spread to large masses from a very narrow segment of the wealthiest and the intellectuals. This story is a good example of developing new market categories through “continuous innovation” model in a declining sector. 17 BİZDEN HABERLER / NEWS Bank Of Baku Yönetim Kurulu Toplantısı Bank Of Baku Meeting of Board of Directors Bank of Baku Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda bir süre önce Baku Jumeirah Bilgeh Oteli’nde bankanın orta ve yüksek kademeli yöneticilerinin katılımıyla Yönetim Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının amacı geçen senenin sonuçlarını gözden geçirmek ve stratejik plan çerçevesinde bu senenin hedeflerini tartışmak oldu. Toplantı çeşitli sunumlar, soru-cevap oturumu, müzakereler, akşam yemeği ve serbest zaman çizelgesiyle tamamlandı. Organizasyona Gözlem Konseyi Başkanı Elçin İsayev, Gözlem Konseyi Üyesi Shahram Eromi, Yönetim Kurulu Üyeleri, Şube Müdürleri ve Departman Müdürleri ile yardımcıları katıldılar. In line with the decision of the Board of Directors of Bank of Baku, a Board of Directors Meeting was assembled with the participation of middle and high level executives of the bank in Baku Jumeirah Bilgeh Hotel. The objective of the meeting was to review the results of the previous year, and discuss this year’s objectives within the frame of a strategic plan. The meeting covered various presentations, question-answer sessions, negotiations, dinner, and free timesheet. The organization was attended by Elçin İsayev, the Head of Supervisory Council, Shahram Eromi, Member of Supervisory Council, as well as Branch Directors and Department Heads. Bank of Baku “Yeni Sumgayıt” şubesi açıldı Bank of Baku launches branch of “New Sumgayıt” Azerbaycan’ın büyük şehirlerinde artan müşteri kitlesine banka hizmeti sunmak amacıyla Bank of Baku’nun Sumgayıt şehrinde bir şubesi daha faaliyete başladı. “Yeni Sumgayıt” adlı şube Bank of Baku’nun bu şehirdeki ikinci şubesi. Şubede tüketici ve ticari kredileri alma, mevduat hesabı açma, para transferleri yapma, kredi kartlarına başvurma ve birçok diğer hizmetler sunulmaktadır. Bank of Baku launched a new branch in Sumgayıt town to serve increasing number of customers in big cities of Azerbaijan. The branch titled “New Sumgayıt” is the second branch of Bank of Baku in this town. The branch offers many services, including consumer and commercial loans, deposit loan opening, money transfers, and credit card applications. Şubenin açılışında Bank of Baku Baş Direktörü Farid Alizadeh bankanın şube ağının genişletilmesinin yeni gelişim stratejisi çerçevesinde gerçekleştirildiğini vurguladı. “Sumgayıt şehrinde ikinci şubenin açılması kararını verirken biz ilk olarak müşterilerimizin arzularını göz önünde bulundurduk. 320 m2 alanda açılmış olan şubemiz en son teknolojilerle donatılmıştır ve tüm bankacılık hizmetlerini sunmaktadır. Biz yeni iş yerimizden gurur duyuyor ve müşterilerimizin tam anlamıyla gelişen bankamızın hizmetlerinden faydalanacağını düşünüyoruz.” diye ekledi. At the opening ceremony, Farid Alizadeh, the Chief Director of Bank of Baku, said it was part of their new development strategy to expand the network of branches. “We firstly considered our consumer’s wishes as we decided to open a second branch in the town of Sumgayıt. Our branch, built on an area of 320 sqm, is equipped with latest technologies and offers all banking services. We are proud of our new business place, and believe that our customers will benefit from the services of our developing bank.” Bank of Baku’nun Yeni Sumgayıt şubesi Pazartesi - Cumartesi günleri arasında saat 09.00’dan 17.00’ye kadar N.Nerimanov sokak, 1.mikrorayon, 49-B adresinde müşterilere hizmet vermektedir. 18 Bank of Baku’s New Sumgayıt branch serves from 9 a.m. to 5 p.m. between Monday and Saturday at N.Nerimanov Street, 1-ci mikrorayon, 49-B . BİZDEN HABERLER / NEWS Bank of Baku nakitsiz ödemelerde bir kez daha lider banka oldu Bank of Baku is leader again in cashless payments Azerbaycan Cumhuriyeti Merkez Bankasının nakitsiz ödemeler Temmuz ayı raporunda Bank of Baku ilk sıraya oturdu. Hesaplamalara göre en çok nakitsiz operasyon Bank of Baku’ya ait POS terminalleriyle ve ATM’ lerde gerçekleştirilmiştir. Bank of Baku takes the first place in July report of cashless payments of the Central Bank of the Republic of Azerbaijan.It is calculated that the highest amount of cashless operation took place via POS terminals and ATMs of Bank of Baku. Temmuz ayında Bank of Baku’nun banka ve kredi kartlarıyla 281.714 nakitsiz operasyon gerçekleştirilmiştir. Aynı ayın raporuna göre Bank of Baku’ye ait kartların toplam sayısı 306.390’dır. Merkez Bankasının nakitsiz ödemelere ait Mayıs ayı raporunda da Bank of Baku ilk sırada olup elektronik bankacılık hizmetleri dalında da ikinci sıradadır. In July, 281.714 cashless operations were realized through bank and credit cards. The same month’s report indicated that Bank of Baku owned a total number of 306.390 cards. Bank of Baku ranked the first in cashless payments, and the second in electronic banking services, according to May report of the Central Bank. Bank of Baku nakitsiz ödemeleri desteklemekle Azerbaycan Cumhuriyeti Merkez Bankasının ülkede nakitsiz ödemeleri motive etme politikasına katkıda bulunuyor. Azerbaycan kartlar pazarında lider konumda olan Bank of Baku’ye ait olan kredi kartlarının çoğu Bolkart, Dostlar Kulübü kartları, VİSA ve MasterCard, aynı zamanda Mybrand’s ile İdeal kredi kartlarıdır.Bank of Baku’nun lider banka olmasında Bolkart kredi kartının önemli rolü var. Bugün 140.000’e yakın Azerbaycan vatandaşı Bolkart kullanıcısıdır. Bank of Baku’s support for cashless payments also contributes to the Central Bank’s policy of promoting cashless payments across the country. The leader in card market in Azerbaijan, Bank of Baku cards mostly comprise of Bolkart, Friends’ Club cards, VISA and MasterCard, and also Mybrand’s and İdeal credit cards. Bolkart credit card has an important role in making Bank of Baku a leader bank. Today, nearly 140.000 Azerbaijan citizens are Bolkart users. BOLKART İLE BAKU ELECTRONİCS’ DE ALIŞVERİŞ BAŞLADI SHOPPING WITH BOLKART IN BAKU ELECTRONICS Artık Bolkart sahipleri Baku Electronics’ de alışverişe davet ediliyor. Televizyon, telefon, bilgisayar, fotoğraf ve video kameraları ve diğer ev elektroniği gibi modern ürünlerin yer aldığı Baku electronics, Bolkart’lı müşterilerine 6 aylık vade farksız taksitli olarak ödeme imkanı sunuyor. Bolkart’ın geçerli olduğu Baku Electronics merkez mağazası E.Naxçıvani küç. 3066 adresinde müşterilerini bekliyor. Yakın zamanda Baku Electronics’ in bu imkanını diğer mağazalarında sunacak. Hatırlayalım ki, 1994 yılından beri Azerbaycan’da faaliyet gösteren Baku Electronics dünyaca ünlü “Samsung Electronics” şirketinin Azerbaycan’daki resmi distribütörüdür. Now Bolkart holders are invited to shop in Baku Electronics. Offering modern products like televisions, phones, computers, cameras and other home electronics, Baku Electronics allows payment in 6 installments without delay interest.Bolkart can be used in the central store of Baku Electronics at E.Naxçıvani küç. 3066. Baku Electronics will soon offer this opportunity in its other stores, too. Let’s note that Baku Electronics has been operating in Azerbaijan since 1994, and is the official Azerbaijan distributor of the world-famous Samsung Electronics. 19 BİZDEN HABERLER / NEWS Bank of Baku’nun 21.Şubesi “Şirvan” Bank of Baku’s 21st Branch “Şirvan” Azerbaycan’da nüfus ile bağlantılı artan müşteri kitlesine daha iyi hizmet verebilmek amacıyla Bank of Baku’nun Şirvan ilinde (eski adıyla Ali Bayramlı) yeni şubesi faaliyete başladı. Bank of Baku launched a new branch in Şirvan town (previously Ali Bayramlı) in order to serve better to the increasing number of customers in line with growing population in Azerbaijan. Yeni şubenin açılışında Bank of Baku Baş Direktörü Farid Alizadeh bankanın stratejik planında bölgesel şube ağının gelişimine önem verildiğini vurguladı ve “Şirvan ilindeki şubemiz tüm banka hizmeti ve ürünlerini sunmaktadır ve teknolojik olarak en yüksek kriterlere sahiptir. Yeni iş yerlerinin açılmasına ve bölgesel ekonominin kalkınmasına katkıda bulunabildiğimiz için çok sevinçliyiz.” dedi. Delivering a speech at the opening of the new branch, Farid Alizadeh, the Chief Director of Bank of Baku, stated that the bank’s strategic plan emphasized development of regional branch network, and said, “Our branch in Şirvan offers all bank services and products, and has the highest criteria technologically. We are pleased to contribute to opening new work places and development of the regional economy.” Şirvan şubesi Bank of Baku’nun 21. şubesidir. M.Resulzade sk, 33 adresinde bulunan şube, Pazartesi-Cumartesi günleri arasında saat 09.00’dan 17.00’ye kadar müşterilere tüm bankacılık hizmetlerini sunmaktadır. Şirvan branch is the 21st branch of Bank of Baku. Located at the address of M.Resulzade st, 33, the branch offers all banking services from 9 p.m. to 5 p.m. between Monday and Saturday. 20 BİZDEN HABERLER / NEWS Bank of Baku, ANDROID ve IOS yazılımlar için mobil uygulamalarını faaliyete geçirdi Bank of Baku launches mobile applications for Android and IOS Müşterilerin banka ürün ve hizmetlerine daha kolay erişimini sağlamak amacıyla Bank of Baku, Android ve IOS yazılımlı ürünler için mobil uygulamalarını faaliyete geçirdi. Android ve IOS kullanıcıları Bank of Baku’nun sunduğu ürün ve hizmetlerle daha geniş şekilde tanışabilecekler ve çeşitli operasyonlar gerçekleştirebilecekler. Bu aplikasyonlar sayesinde Bank of Baku’nun çevrim içi banka hizmetleri mobil kullanıcılar için daha ulaşılabilir olacak. Bu mobil sistemlerle müşteriler döviz kuruna , kredi ve kefalet şartlarına, kredi ve mevduat hesaplama makinesine, tarife ve faiz derecelerine, banka şubelerine ve ATM adresleri ile haritasına erişebilecekler. Aynı zamanda Bank of Baku’nun web sitesini ve sosyal ağlarını izleyerek banka hakkında son haberleri elde edebilecekler. Bank of Baku launched mobile applications for Android and IOS-based products to provide easier access to bank products and services by clients. Android and IOS users will have wider access to and realize various transactions with the products and services provided by Bank of Baku. These applications will make available the online banking services of Bank of Baku for mobile users. These mobile systems will allow access to foreign exchange rates, loan and bail conditions, loan and deposit calculator, tariffs and interest rates, and addresses and maps of bank branches and ATMs. They will also be able to get the latest news about the bank by following the web site and social networks of Bank of Baku. Bank of Baku SOCIALbakers sertifikası Bank of Baku’s Has A Socialbakers certificate Bank of Baku’nun Facebook sayfası uluslararası Socialbakers hizmetinin en iyi sosyal sayfası (Socially Devoted) ödülünü almaya hak kazanmıştır. Sunulmuş özel sertifikada Bank of Baku’nun sosyal ağlarda müşteri hizmetlerine göre bu ödüle layık görüldüğü belirtilmiştir. Bank of Baku’s Facebook page is awarded as the Best Social Devoted page of the international service of Social bakers. Bank of Baku is certified according to the customer relations provided in social networks. Socialbakers(http://www.socialbakers.com) sosyal ağların analizini yapan bir site ve 75’den fazla ülkede binlerce müşteriye hizmet etmektedir. Socialbakers (http://www.socialbakers.com) is a site that performs analysis of social networks, and serves thousands of clients in more than 75 countries. Sunulmuş ödül 2013 senesinin ikinci çeyreğini kapsamaktadır. Socialbakers açıklama olarak bankanın Facebook sayfasında kullanıcılarla örnek iletişimin seviyesini kurduğunu yazmıştır. The award covers the second quarter of the year 2013. Socialbakers’ statement noted that the bank’s Facebook page showed exemplary interaction with users. Socialbakers analistlerinin araştırmasına göre, Bank of Baku’nun Facebook sayfasında, kullanıcıların sorgu ve müracaatlarının %90’dan çoğunun kısa süre zarfında cevaplandırıldığı vurgulanmıştır. According to the research of Socialbakers analysts, more than 90% of the inquiries and applications were responded in a short time at Bank of Baku’s Facebook page. Socialbakers’ın uluslararası boyutta yürüttüğü bu araştırmada diğer kategorilerde çeşitli ticari alanları temsil eden dünyanın lider şirket ve kurumlarının sosyal sayfaları ödüllendirilmiştir. In this international study conducted by Socialbakers, the social media pages of world’s leading commercial companies and organizations are awarded in various categories. 21 BİZDEN HABERLER / NEWS Bank of Baku’nun Facebook sayfasının artık 100.000 takipçisi var Bank of Baku’s Facebook page now has 100.000 followers Bank of Baku’nun Facebook sayfasını takip eden internet kullanıcılarının sayısı 100.000’e ulaşmıştır. 2010 senesi ortalarında kullanıma açılan bankanın Facebook sayfası kısa süre zarfında internet kullanıcılarının beğenisini kazanmıştır. Facebook aracılığıyla bankadan nakit para kredisi almak, Bolkart sipariş etmek ve diğer ürün ve hizmetlerden yararlanmak mümkündür. Bank of Baku’s Facebook page reached 100.000 online followers. Launched in mid-2010, the bank’s Facebook page gained appreciation of internet users in a short time. It is possible to take cash loan, order Bolkart, and use other products and services of the bank via Facebook. Bank of Baku, Qafqaz Üniversitesi’nde “Maliye ve Muhasebe Laboratuvarı” kurdu Bank of Baku establishes “Finance and Accounting Laboratory” at Qafqaz University Geçtiğimiz günlerde Qafqaz Üniversitesi’nde Bank of Baku’nun, Maliye ve Muhasebe laboratuvarının resmi açılışı gerçekleşti. Laboratuvar banka desteğiyle kullanıma açıldı. Banka ve üniversite yönetiminin açılışa katıldığı organizasyonda öğrenciler ve öğretmenler buluştu. Recently, Bank of Baku’s Finance and Accounting laboratory was opened at Qafqaz University. The laboratory was opened with the bank’s support. Students and teachers came together at the organization, attended by the executives of the bank and the university. Organizasyonda Bank of Baku’nun Yönetim Kurulu Başkanı Farid Huseynov modern dünyada eğitimin önemli rolünden bahsederek laboratuvarda öğretmen, uzman ve öğrencilerin kaliteli zaman geçireceklerine inandığını vurguladı. Delivering a speech at the organization, Farid Huseynov, Bank of Baku’s Chairman of Board of Directors, pointed out to the important role of education in modern world, emphasizing that he believed teachers, experts and students would spend quality time in the laboratory. Qafqaz Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Ahmet Saniç, üniversite bünyesinde eğitimin gelişimi için gerçekleştirilen organizasyonlardan bahsetti. Modern elektronik tahta ve bilgisayarları içeren laboratuvar, aynı zamanda ACCA, CIMA, CFA ve diğer programlarla alâkalı kaynaklarla donatılmıştır. Burada çeşitli konularda seminerler düzenlenecektir. Modern taleplere cevap verecek bilgi sahibi uzmanların yetiştirilmesinde laboratuvarın önemli rolü olacaktır. Labaratuvar Qafqaz Üniversitesi’nin İktisat bölümü öğrencilerinin kullanımına sunulmuştur. Burada dersler üniversitenin profesör ve öğretim görevlileri tarafından yönetilecektir. Bank of Baku ile Qafqaz Üniversitesi uzun yıllardır işbirliği içindeler. Geçen sene Kasım ayında bankanın bilgi ve tecrübesinin üniversitede kullanılması ve üniversite öğrencilerinin banka faaliyetine dahil edilmesi amacıyla her iki taraf arasında işbirliği anlaşması imzalanmıştır. Anlaşma çerçevesinde üniversitede öğrenim gören 11 öğrenciye banka tarafından burs verilmiştir. 22 Prof.Dr.Ahmet Saniç, the Rector of Qafqaz Universty, told about the organizations aimed at the improvement of education under the university. The laboratory has modern electronic board and computers as well as equipped with ACCA, CIMA, CFA and other programme-related resources. Various seminars will be organized here. The laboratory will play an important role in the training of knowledgeable experts to respond to modern demands. The laboratory is presented to the use of students at the Financial Department of Qafqaz University. The classes will be taught by the professors and lectures of the university. Bank of Baku and Qafqaz University have been cooperating for many years. In November last year, the two sides signed cooperation agreement to utilize the bank’s knowledge and experience at the university, and to involve university students in bank activities. Within the frame of the agreement, 11 university students are provided scholarship. BİZDEN HABERLER / NEWS Bank of Baku’de şimdi dinlenme zamanı Time to rest at Bank of Baku Bank of Baku’de geleneksel “Teambuilding” organizasyonu bu sene daha fazla katılımcı ile gerçekleşti. Haziran ayının başlarında Ana Merkez ve diğer banka şubelerinin personelleri Nardaran’daki Sea Breeze dinlenme tesislerinde stres attılar. Bank of Baku’s traditional “Teambuilding” organization was attended by more people this year. The staff members of the Head Office and other bank branches came together and relieved their stress at the Sea Breeze recreation facilities in Nardaran in early June. Lezzetli yemeklerden sonra keyifli saatler geçiren personel, çalınan müzikler eşliğinde dans ederek tüm yorgunluğunu attı. The staff members spent pleasant time after delicious meal, and danced to the music to rest up from their exhaustion. Gece sonunda, Bank of Baku çalışanları kurumsal ruhun gelişimine katkı sağlayan bu organizasyon için banka yönetimine özel teşekkürlerini sundular. At the end of the night, Bank of Baku employees expressed their special thanks to the bank’s management for this organization that contributed to the promotion of the corporate spirit among employees. Bank of Baku ÇALIŞANLARI İSTANBUL’DA Bank of Baku’S PERSONELS AT İSTANBUL 17-22 Haziran tarihlerinde Bank Of Baku’nun orta düzey yönetiminde çalışan 11 kişi (Ali Mövsümov, Tural Mammedov, Hasan Quliyev, Rana Efendiyeva, Ramin Caferov, Tahmine Selimxanova, Müşviq Hasanov, Hüseyn Qurbanov, Zakir Hasanov, Rüstem Malikov, Farqana Mammedova) Kıbrıs Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin hazırladığı eğitime iştirak etmek için İstanbul’a geldi. Gayrettepe Taba Luxury Hotel’de konaklayan personel NAB İstanbul ofisini ziyaret ederek NAB Yönetim Kurulu ve çalışanlarıyla birlikte öğle yemeği yedi. On June 17-22, eleven mid-level managers of Bank of Baku ( Ali Mövsümov, Tural Mammedov, Hasan Quliyev, Rana Efendiyeva, Ramin Caferov, Tahmine Selimxanova, Müþviq Hasanov, Hüseyn Qurbanov, Zakir Hasanov, Rüstem Malikov, Farqana Mammedova ) came to İstanbul to participate in a training by the Eastern Mediterranean University of Cyprus. The personnel stayed in Gayrettepe Taba Luxury Hotel, visited NAB İstanbul office, and had lunch with NAB Board of Directors and employees. 23 BİZDEN HABERLER / NEWS BUTA SİGORTA’DA YENİLİKLER NOVELTIES AT BUTA INSURANCE Buta Sigorta, bir sene önce Azerbaycan sigorta pazarına girerek birçok rakip şirketlerin kazanamadığı bir sıra başarılara imza atarak lider olma yolunda ilerlemektedir. Kaliteli pazarlama faaliyetinin sonucu olarak 2012 senesi sonlarından başlayarak aktif olarak kampanyalara ve tanıtımlara başlamıştır. 2012 Ekim ayında resmi Facebook sayfası açılan Buta Sigorta, kısa süre zarfında Facebook’taki sigorta şirketleri arasında en çok üyesi ve aktif katılımcısı olan sigorta şirketi olmuştur. 37.891 kişi üyesi ve haftalık aktif kullanıcı sayısı 4.000’ den fazladır. Haftalık izleyicilerin sayısı da 100.000 kişiye ulaşmıştır.Nisan ayından başlayarak ülkede en çok izlenilen Tv ve radyo kanallarında şirketin reklam filmi yayımlanmaktadır. Buta Sigorta’nın geçen sene Aralık ayında sunduğu Gızıl Garantiya (Altın Garanti) sigortası müşteriler tarafından büyük ilgi görmüştür. Elektronik cihaz alıcılarına sunulan Gızıl Garantiya sigortası müşterilerine daha geniş risklerden sigortalanma fırsatı sunuyor. Pazarda satıcılar tarafından sunulan ve yalnız üretici hatalarına karşı garantilerden farklı olarak bu sigorta türü; kırılma, hırsızlık, elektrik kontağı sonucu bozulma, su ve nem nedeniyle bozulma, yangın, patlama, deprem, fırtına gibi doğal afetlere karşı sigortayı da kapsamaktadır. 24 Buta Insurance entered the insurance market in Azerbaijan a year ago, and is on the way to leadership by leaving behind many of its competitors with its achievements. High-quality marketing activities resulted in active campaigns and promotions as of the end of 2012. Buta Insurance official Facebook page was opened in October 2012, to have the highest number of members and active participants among the insurance companies in Facebook. It has 37.891 members and more than 4.000 active users weekly. The number of viewers reached 100.000 people weekly. The company commercials are broadcast in the most popular Tv and radio channels across the country since April. Buta Insurance launched Gızıl Garantiya (Golden Warranty) insurance last December. The product, which soon became popular among clients, offers insurance against a wider range of risks for electronic device consumers. Differing from the limited producer warranty that only protects against manufacturer flaws, this insurance products cover breakage, theft, breakdown due to power supply, water or humidity, and natural disasters such as fire, explosion, earthquake, and storm. BİZDEN HABERLER / NEWS Gızıl Garantiya sigortası Baku Electronics, Mobitel, World Telecom, Computex, Bermud City, Compus, Ultra Company, Timsport ve Türkan Telecom mağazalarında müşterilere sunulmaktadır. Müşteriler bu mağazalarda bulanan Buta Express masasına gelerek aldıkları elektronik eşyaları sigortalayabilirler. Gızıl Garantiya insurance is offered at the stores of Baku Electronics, Mobitel, World Telecom, Computex, Bermud City, Compus, Ultra Company, Timsport, and Türkan Telecom. Customers can visit Buta Express desk in these stores for insurance of their new electronic devices. Aynı zamanda bu sene Buta Sigorta’nın internet sitesi müşterilerin hizmetine sunuldu. Müşterilerin sigorta hizmetlerinden faydalanmasını sağlamak için sitede Azerbaycan sigorta pazarında bir yenilik olan online sigorta satış bölümü de yer alıyor. Bu ayrıcalıkla müşteriler seçtikleri sigorta türü için online ortamda form doldurarak sigorta tutarını görebilir ve sipariş edebilirler. Buta Sigorta also launched its internet site this year. Online insurance sales segment is offered on the internet site as an innovation in Azerbaijan insurance market. This privileged facility allows customers to fill in the online form where they can see the insurance amount and place an order. Nisan ayının ilk günlerinde (08.04.2013) Baku Bankalararası Döviz Piyasası (BBVB) ve Buta Sigorta şirketi para piyasasında elektronik sisteme (BEST) MONEY-MARKET katılımına dair anlaşma imzaladılar. Anlaşma doğrultusunda, Buta Sigorta şirketi bankalarla aynı haklara sahip olarak para piyasasına erişim hakkı kazanmıştır. BBVB yeni katılımcılara BEST ticaret sistemine erişim verecektir. Günümüzde bu sistem bankaların kısa vadeli likiditelerinin yönetimi konusunda etkin rol oynamaktadır. On the first days of April (08.04.2013), Baku Interbank Foreign Exchange Market (BBVB) and Buta Insurance signed an agreement on participation in the electronic system of (BEST) MONEY-MARKET. In line with this agreement, Batu Insurance gained access to money market with equal rights as other banks. BBVB will offer access to BEST system for new participants. This system is effective for management of shortterm liquidity of banks. 25 BİZDEN HABERLER / NEWS BAKU ELECTRONICS ELEMANLARInı ÖDÜLLendirdi BAKU ELECTRONICS AWARDS PERSONNEL NAB’ER Dergimiz aracılığıyla, Baku Electronics’in 2013 Temmuz ve Ağustos aylarındaki ödül kazanan elemanlarını sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyoruz. We are proud to share with you the award-winning personnel of Baku Electronics in July and August 2013 by means of NAB’ER Magazine. TEMMUZ AYINDA HİLTON HOTEL’İNDE 1 GÜN SPA KEYFİ KAZANAN ELEMANLARIMIZ JULY WINNERS AWARDED WITH ONE-DAY SPA TREATMENT AT HILTON HOTEL FİRUZE İMANOVA Satış danışmanı-Azadlık mağazası-MİD TURAL MİRZEYEV Satış danışmanı-Azadlık mağazası-MİD Larisa QARİBOVA Baş satış danışmanı-28 May mağazası-MİD SAİD ALASGAROV Satış danışmanı-İnşaatçılar mağazası-MİD İLKİN ASADOV Tekniker-Sahil mağazası-MİD MARAT CELİLOV Satış danışmanı-Sahil mağazası-MİD SENAN MUSTAFAYEV Satış danışmanı-Planet mağazası-MİD FUAD QAZIYEV Haznedar-Ahmedli mağazası-MİD ŞAMİL MİRZEYEV Tekniker–Ahmedli mağazası-MİD EMİN HÜSEYNOV Satış danışmanı-Sumgayıt mağazası-MİD 26 AĞUSTOS AYINDA AF HOTEL’DE 3 GÜN KONAKLAMA KAZANAN ELEMANLARIMIZ AUGUST WINNERS AWARDED WITH THREE-DAY ACCOMMODATION AT AF HOTEL ELŞAD ALEKBEROV Satış operatörü-Azadlık mağazası-MİD ELNUR AĞAYEV Satış danışmanı-Azadlık mağazası-MİD NATAVAN MUHARREMOVA Baş satış danışmanı-28 May mağazası-MİD RAHİMEHANIM NASİBZADE Satış danışmanı-Azadlık mağazası-MİD VÜQAR MUSAYEV Anbar hizmeti elemanı -İnşaatçılar mağazası-MİD TOĞRUL MEMMEDLİ Tekniker-Azadlık mağazası-MİD AYSEL RZAYEVA Satış danışmanı-Ahmedli mağazası-MİD HABİB BAĞIROV Baş satış danışmanı-Merdekan mağazası-MİD LEYLA DEMİROVA Satış satış danışmanı–Planet mağazası-MİD BEHRUZ QULİYEV Mağaza müdürü-Sumgayıt mağazası-MİD RAFAEL HÜSEYNOV Satış danışmanı-Azadlık mağazası-MİD ELÇİN MALİKOV Satış danışmanı-Azadlık mağazası-MİD REŞAD SULTANZADE Kıdemli Uzman-Baş ofis-MİD ALEKBER ALEKBEROV Uzman-Baş ofis-İRD ŞAHİN SEFEROV Satış koordinatörü-Bakıxanov mağazası-MİD ARİZ İSAYEV Satış danışmanı-Azadlık mağazası-MİD İSMAYIL NOVRUZOV Anbar müdürü-Azadlık mağazası-MİD ZÜLFÜGAR ASADOV Haznedar-Azadlık mağazası-MİD BİZDEN HABERLER / NEWS Bulutlarla Yarış RACES WITH CLOUDS 9 kere Dünya ralli şampiyonu olan Sebastyan Lyob’ın, Pikes zirvesindeki müthiş videosu geçtiğimiz günlerde yayımlandı.Geçen senenin şampiyonu Ris Millen’a ait olan rekoru, Peugeot 208 T16 otomobiliyle kırıp yeni rekoru 1.5 dakika daha geriye çekmiştir. “Bulutlarda yarış” adıyla gerçekleşen zirve yürüşünde Lyob 20 kilometrelik mesafeyi 8:13:878 dakikayla tamamlamıştır. Helikopter çekimiyle oluşturulan bu video, izleyenleri korkuya düşürmektedir. Kısa mesafede 140 km/saat hıza ulaşan şampiyon, zirveye tırmanış yolunda korktuğunu itiraf etmiştir. 156 farklı sert virajı geçen Fransız’ı en çok korkutan şey ise yolun sonunda bulunan izleyicilerin onun önüne koşması olmuştur. Pikes zirvesini arabayla tırmanmak her sene Uluslararası olarak düzenlenen bir yarışmadır. Sebastyan Lyob’u ABD sporseverleri 1886 senesinde Fransa’nın hediye etmiş olduğu Özgürlük Anıtı’ndan sonra ikinci değerli hediye olarak görüyorlar. Nine-time world rally champion Sebastyan Lyob’s great video at Pikes summit was broadcast. He broke the last year champion Ris Millen’s record with 1.5 minutes less time with Peugeot 208 T16. In the summit hike “Race in the Clouds”, Lyob took 20 kilometers in 8:13:878 minutes. The video shot from a helicopter terrifies the viewers. The champion reached 140 km/h in a short distance, and admitted to being afraid on the way up to the summit. Having taken 156 different sharp turns, the French champion was mostly scared when the audience ran in front of the car at the end of the road. Climbing the Pikes summit by car is an annual international contest. US sports lovers regard Sebastyan Lyob as the second most precious gift from France after the Statue of Liberty presented in 1886. 16 sene sonra after 16 years “Safkan Amerikalı” olmak ne demek? Araba meraklıları sevdikleri markaları nasıl görüyorlar? Chrysler salonunda açılan sergi gençlerin Amerikan otomobillerine bakış açısını gösterdi. What does it mean to be “Pure Blood American”? How do car lovers feel about their favorite brands? An exhibition in the Chrysler hall showed the youth’s perspective on American cars. Instagram’da beğeni sayısına göre seçilmiş 20 fotoğraf içinden yarışma jürisi 3 kazananı belirledi. Otomobil resmiyle jürinin beğenisini kazanan Nicat Aliyev (instagramda @nicat_vt) Canon 600D + 18-55 mm lens fotoğraf makinesini kazanarak birinci oldu. İkinci olan David Yolçuyev (@david6984) Samsung Galaxy fotoğraf makinesi ve üçüncü olan Fariz Quliyev (@farizquliyev) Samsung WB250F fotoğraf makinesi kazandılar. The jury selected 3 winners out of 20 mostliked photographs. The first winner Nicat Aliyev (@nicat_vt on Instagram) was awarded Canon 600D + 18-55 mm lens camera while the second winner David Yolçuyev (@david6984) won Samsung Galaxy camera, and the third winner Fariz Quliyev (@farizquliyev) won Samsung WB250F camera. Yarışmaya katılan bir başka fotoğraf daha jürinin dikkatini çekti. 1998 senesinde 10 yaşındayken Jeep markalı arabayla çekildiği fotoğrafı yarışmaya gönderen 27 yaşındaki Reşad İsmayıl’ın (@rashadismail) markaya olan sevgisi ona iPod kazandırdı. Another competing photograph also attracted attention of the jury. 27-year-old Reşad İsmayıl (@rashadismail) sent a photo of himself taken in a Jeep car in 1998 when he was 10 years old. His love for the brand brought an iPod to him. 27 BİZDEN HABERLER / NEWS AUTO AZERBAIJAN ’dan başarılı öğrencilere Hyundai’li teşekkür Auto Azerbaijan’s Hyundai gesture to successful students Hyundai üniversite kazananların sevincine ortak olarak bu sene üniversite kazanan tüm öğrenciler için sınavda kazandıkları puanların iki katı kadar Hyundai’den indirim alma hakkı tanıdı. Hyundai shares the joy of new university students. All students who passed the university exam this year are granted discount at Hyundai twice as much as their exam points. 30 Eylül tarihine kadar devam eden kampanya Auto Azerbaijan şirketinde bulunan ve satışa sunulan tüm Hyundai binek araçları için geçerli idi. Kampanyaya katılan öğrenciler sınav kayıt numaraları, nüfus cüzdanları ve üniversiteye kayıtlarını onaylayan belgeyle Auto Azerbaijan şirketine veya herhangi bir Hyundai bayisine giderek indirim hakkı aldılar. The campaign, effective until September 30, applies for all Hyundai passenger cars available for sale at Auto Azerbaijan. The students can utilize their discount in Auto Azerbaijan, or any Hyundai dealer, accompanied by their exam registration number, identity cards and university acceptance certificates. Bu kampanya sayesinde Hyundai hem nakit olarak hem de kredili olarak araba alınabilmesi ile “Üniversiteyi kazanırsan sana araba alacağım” sözü vermiş ebeveynlere de yardımcı oldu. Available in cash and loan car deals, this campaign will also be helpful to parents who have given their children the promise that “I will buy you a car once you enter the university”. Geely ve Volvo ortak otomobili 2015’e hazırlanıyor Geely and Volvo prepare car for 2015 Geely, İsveç otomobil markası Volvo ile ortak otomobil modeli üretecek. Çin’li otomobil üreticisi Geely bu iddialı planını 2015 senesinde tamamlayacak. Yeni modelin hazırlanması için araştırma ve gelişim aşamasında olan Geely, Volvo’nun özellikle güvenlikle ilgili olumlu tecrübelerinden faydalanacaklarını bildirdi. Hatırlanacağı üzere Geely, şirketi, Volvo markasını 3 sene önce satın almıştır. O zamandan beri Volvo geleneklerini kendi arabalarında da başarıyla uygulayan marka, dünyanın en geniş pazarı olan Çin’i hakimiyeti altına almanın yanısıra daha talepkâr pazarlara doğru ilerlemeye başlamıştır. 28 Geely is going to produce car together with the Swedish automobile brand Volvo. The Chinese Geely will complete this assertive plan in 2015. Geely is in the process of research and development for the new model, and stated that they benefited from positive experiences of Volvo, particularly with respect to security. Fast-developing company Geely purchased Volvo brand 3 years ago. Applying Volvo traditions in its own models since then the company is on the way to expanding to more competitive markets besides dominating Chinese market. 29 BİZDEN HABERLER / NEWS Alman yürekli, Fransız cazibeli Peugeot 308 yenilendi New Peugeot 308 with German heart and French attraction rle şaşırttı. si basını yenilikle ce ön ow sh to ankfurt au i gördü. Peugeot şirketi Fr resimleri özel ilg in in el od m 8R li 30 Markanın iki renk Peugeot, fı siyah olan yeni ra ta ka ar ı, ız rm Ön tarafı kı . owunda sunuldu Frankfurt auto sh nuldu. rsiyonu olarak su ve r” na ay “k in 8’ 30 Z R-in motorla daha hafif ve RC n de er kl ac hb tc n ha beygir gücü ve Yeni araba sırada pe versiyonu 273 ku ın an ab Ar p. motora sahi 1.6 litrelik turbo m gücüne sahip. 330 newton çeki stemi, elin aşağı askı si od m an ol f si re arak ag ektedir. Dış görüntüsü ol görünümü verm or sp a on su ru şürücü bo oyleri ve 2 ses dü bagaj üstünde sp Peugeot; 308’in lansmanına önemle hazırlanırken, yeni otomobilin detaylarını tam olarak açıklama konusunda acele etmiyor. Bu segmenteki rakiplerinden yeni Volkswagen Golf, Ford Focus, Toyota Auris ve Mazda 3 tek tek araçlarını piyasa sürerken, Peugeot 308’in gizemi hâlâ devam etmektedir. Yeni Peugeot 308, Volkswagen Golf’la 4.25 m. ile aynı uzunluktadır. Yüksekliği ise 1.46 m.’den fazla değildir. Arabanın ağırlığı bir önceki versiyonuna göre 140 kg hafiflemiştir. Öte yandan bagaj hacmi genişlemiştir. Bu modelin kalbinde 1.6 litrelik Peugeot-BMW işbirliği sonucu olan üretilen “kalp” motorun olmasıdır. Şirketin bugüne kadar açıkladığı yenilikler bunlarla sınırlıdır. Şu an piyasada bunulan Peugeot 308’lerin 1.6 litrelik motor ve 120 beygir gücündedir. Bu motor hacimi yeteri derecede güçlü olmanın yanısıra hem de en ekonomiktir. Genel olarak Peugeot 308 markanın en başarılı modellerinden sayılmaktadır. Peugeot 308 yüksek güvenlik ödülüne (EuroNCAP’a göre 5 yıldız) sahip olup, özgün Fransız tasarımıyla birçok otomobilseverin tercihi haline gelmiştir. Arabanın dış görünümü ve şık tasarımı onu gerçek kent otomobili olarak sevdirmektedir. 30 Peugeot prepares for the launch of 308 with care, not rushing into explaining the details of the new car. Its competitors in this segment are launching their new models one by one, including Volkswagen Golf , Ford Focus, Toyota Auris and Mazda 3, yet Peugeot 308 still maintains a mystery. New Peugeot 308 has the same length as Volkswagen Golf, i.e. 4.25 meters. Its height is not more than 1.46 meters. The car weighs 140 kg lighter than the previous version. On the other hand, the baggage capacity expanded. This model has a 1.6 lt “heart” engine produced by Peugeot-BMW. These are the innovations so far announced by the company. The current Peugeot 308’s has 1.6 lt engine and 120 horsepower. This engine capacity is both strong enough and economic. Generally speaking, Peugeot 308 is considered as one of the most successful models of the brand. Peugeot 308 has high security award (5 stars in EuroNCAP), and its French design is the favorite of many car lovers. The exterior of the car and the elegant design make it a true urban car BİZDEN HABERLER / NEWS Miri Yusİf “Ben bir Jeeper’ım” dedi Miri Yusif: “I am a Jeeper” Dünya yıldızlarından aktör Ben Affleck ve sanatçı Justin Timberlake’den sonra ünlü rap yıldızı Miri Yusif’de 2014 model, siyah renk Jeep Grand Cherokee satın aldı. Miri Yusif yeni arabasını çok beğendiğini söyleyerek: “Herkese bu arabayı tavsiye ederim. Çok beğendim. Ben “Jeep”in yüzüyüm. Kendimi “jeeper” olarak adlandırıyorum. Hızı seviyorum ama bunun için arabada yalnız olmam gerekiyor. “Sanatta kuralları ihlal edebilirim, ama yolda asla. Kurallar hepimiz için ve buna hepimiz uymalıyız” dedi. Biz de NAB’ER aracılığıyla Miri Yusif’in yeni arabası ile çekildiği özel resimleri sizlere sunuyoruz. After the actor Ben Affleck and the artist Justin Timberlake, famous rap star Miri Yusif also bought a black Jeep Grand Cherokee 2014. Miri Yusif said he liked his car very much, and added, “I recommend this car to everyone. I liked it a lot. I am the face of ‘Jeep’. I call myself ‘Jeeper’. I like speed, but only when I am alone in the car. I can break the rules in art, but never on the road. The rules for the sake of us all, and we should all follow them.” We present the special pictures of Miri Yusif taken with his new car. 31 BİZDEN HABERLER / NEWS NAB HOLDİNG LOGOMUZDA REVİZE ÇALIŞMA OUR LOGO OF NAB HOLDING IS RENEWED NAB Holding A.Ş logomuz yeni kurumsal kimlik çalışmamız doğrultusunda ufak bir değişiklikle revize oldu. Logomuzdaki amblemimiz yüzde üç oranında kalınlaştı.Yenilenen kurumsal kimliğimiz ile logomuzdaki kırmızı renk canlılık ve dinamizmi, beyaz renk şeffaflığı, siyah renk ise sağlamlığı temsil ediyoruz. 32 Our logo of NAB Holding Co. has been renewed in line with efforts to renew our corporate identity. In our new corporate identity and logo, red represents vitality and dynamism, white represents transparency, and black stands for strength. 33 EKONOMİ / ECONOMY Metin / Written by ; Ofeliya Sofiyeva Finans Uzmanı / Finance Supervisor Çöküşten Zirveye Giden Yol The Way From Collapse To The Peak AZERBAYCAN EKONOMİSİ AZERBAıJAN’S ECONOMY Azerbaycan, SSCB’nin dağılmasının ardından 18 Kasım 1991’de bağımsızlığını kazandı. Bu tarih aynı zamanda ülkenin piyasa ekonomisine geçiş döneminin de başlangıcı olmuştur. 1992 ile 1995 arasında üç yıl, Azerbaycan için durgunluk dönemi olarak tanımlanabilir. Sovyet döneminde, ülkenin ekonomisi diğer Sovyet cumhuriyetlerine, özellikle de Rusya’ya bağlıydı. SSCB’nin dağılmasından sonra bu ülkelerle ticaret ilişkilerinde yaşanan düşüş nedeniyle GSMH de 1990 ile 1995 arasında %56 oranında azalmıştır. Ermenistan’la yaşanan Dağlık Karabağ anlaşmazlığı nedeniyle askeri harcamaların da ciddi oranda artması ekonomik durumu zorlaştırmıştır. Azerbaycan topraklarının %20’sinin kaybedilmesi ve 1 milyon vatandaşın mülteci haline gelmesinden tarım, aydınlatma, elektrik ve gıda endüstrileri başta olmak üzere bir dizi ekonomik sektör etkilenmiştir. GSMH’deki ciddi düşüş, enflasyonun aşırı artması ve yerel para biriminin değer kaybetmesi nedeniyle ülkede yaşam standardı düşmüştür. Nüfusun gerçek gelişi 3.3 kat, kişi başına düşen gelir 3.6 kat azalmıştır. Ülkenin bütçe açığı artmaya başlamış, artan mülteci giderleri bu açığı iyice derinleştirmiştir. Hükümet, bütçe açığını kapatmak adına, katma değer vergisi ve tüketim vergisini yürürlüğe koymuştur. Ancak bu yeni vergi türleri bütçe açığının çok küçük bir bölümünü kapatabilmiştir. 34 After disintegration of the USSR, Azerbaijan gained its independence on November 18, 1991. This date also was beginning of transition period to the market economy for the country. First three years from 1992 to 1995, could defined as recession period in Azerbaijan. Country’s economy was depended on other Soviet republics, especially on Russia during Soviet period. After disintegration of the USSR, decline in trade relations with these countries resulted in significant decrease of GDP, more exactly 56% from 1990 to 1995. Significant rise in military expenses because of Nagorno-Karabakh conflict with Armenia also deepened hard situation of the economy. The loss of 20% of Azerbaijan’s territory and 1 million citizens becoming refugees seriously affected a number of economic sectors, including the agricultural, lighting and power, and food industries. Considerable decline of GDP, hyperinflation, and depreciation of the domestic currency caused the fall in standard of living in the country. Real income of the population went down 3.3 times and per capita income decreased 3.6 times. Budget deficit of the country began to rise and increasing refugee expenses deepened this deficit. In order to reduce budget deficit government introduced value-added and excise taxes in 1992. However, these new tax types maintain only small budget deficit. EKONOMİ / ECONOMY Merkez Bankası, bütçe açığını karşılayabilmek için parasal büyümeye gitmiştir. 1992-1994 yılları arasında, gelirin %40-45’i para emisyonu sebebiyle gerçekleşmiştir. National Bank conducted money growth in order to finance increasing budget deficit. In 19921994 years, 40-45% of income was due to money emission. Perakende fiyat enflasyonu yükselmiş, 1992 yılı itibariyle %24 civarına ulaşmıştır. Resmi rakamlara göre, 1993 yılında ortalama yaşam harcamaları geliri %50 oranında aşıyordu. Yıl sonu itibariyle binlerce insan açlıkla karşı karşıya gelmişti, çünkü haftalık asgari ücret ile bir somun ekmek almak mümkün değildi. Retail price inflation rose and was about 24% during 1992. According to official figures, average living expenses exceeded income by 50% in 1993. By the end of the year thousands of people faced with starvation because it was not possible to buy a loaf of bread with a minimum weekly wage. Because of existing monopoly in the country, government bought much of the agricultural production while setting prices by negotiations, 70-80% of producer and consumer prices were uncontrolled and falsely increased. Thus, the State Committees for Anti-monopoly policy and Entrepreneurship and on Land Issues and Property Management were established in 1992. Ülkedeki tekel nedeniyle, tarımsal üretimin çoğunu hükümet satın alıyor, fiyatları pazarlık yoluyla belirliyordu; üretici ve tüketici fiyatlarının %70-80’i denetimsizdi ve yanlış yere yükseltiliyordu. Bu nedenle, 1992 yılında Tekel Karşıtı Politika ve Girişimcilik Devlet Ofisi ile İmar İşleri ve Mülk Yönetimi Devlet Ofisi kuruldu. Azerbaycan kendi para birimi Manat’ı 1992 yılında yürürlüğe koydu; 1994 yılında Manat ülkenin tek para birimi haline geldi. Zayıf parasal ve finansal sistemler nedeniyle, Manat’ın bedeli 1995 yılına kadar rublenin 9 katı, doların 245 katı düştü. Manatın değeri, 1997 yılında yeni petrol ve gaz sahalarının bulunmasıyla artmaya başladı ve bu artış 1998 yılında Rus mali piyasasının çöküşüne kadar devam etti. Sovyetler Birliği’nin dağılmasının hemen ardından, Azerbaycan ekonomisi tamamen petrole dayalı bir ekonomi haline dönüştü. Bunun nedeni, petrol endüstrisi dışında önemli düzeyde gelir getirebilecek bir ekonomik sektörün olmayışıydı. Aslında farklı ekonomik sektörlerin yeniden yapılandırılması potansiyeli bulunmakla birlikte, bütçe yetersizlikleri, siyasi istikrarsızlık, endüstriyel tabanın çöküşü ve savaş ortamı bu potansiyelin önünde ciddi engeller oluşturuyordu. Azerbaijan introduced its own currency-Manat in 1992, but only in 1994 ‘Manat’ became the sole currency of the country. Because of, weak monetary and financial systems, the price of ‘Manat’ decreased 9 times compare with ruble, and 245 times in compare with USD until 1995. Appreciation of ‘Manat’ began with discovery of new oil and gas fields in 1997 and continued until crash of Russian financial market in 1998. Right after disintegration of the Soviet Union, Azerbaijan economy completely turned to oil based economy. It was the fact that there was no other sector of economy besides oil industry, which could generate significant income. Actually, there has been potential for reconstructing of different sectors of economy, but budget shortfalls, political instability, dying industrial base and growing war create significant obstacles. (Devam Edecek...To be continued...) 35 TEKNOLOJİ / technology Teknolojİnİn Önemİ Importance of Technology İSMAİL TUNCA NAB Holding İş Teknolojileri Bölüm Müdürü NAB Holding Business Technologies Department Manager Herhangi bir işte kullanılan teknolojinin ilk kuralı, verimli bir işleme uygulanan otomasyonun verimliliği büyüteceğidir. İkincisi ise verimsiz bir işleme uygulanan otomasyonun verimsizliği büyüteceğidir. The first rule of any technology used in a business is that automation applied to an efficient operation will magnify the efficiency. The second is that automation applied to an inefficient operation will magnify the inefficiency. Bill Gates Değerli NAB’ER Okurları, Dear NAB’ER Readers, Günümüzün rekabetçi iş dünyasında şirketlerin sistemlerindeki uyarlamalara, hızla değişen ihtiyaçları öncülük etmektedir. İş Teknolojileri anlamında ERP, CRM, CEM, HRM, SCM, POS, B2B, B2C uygulamaları ana yapı taşları olup, süreçlerin kurgulanmasında ve uygulanmasındaki en büyük yardımcılardır. In our competitive business world, the needs of companies lead the adjustments in corporate systems. The main constructs of Business Technologies are applications such as ERP, CRM, CEM, HRM, SCM, POS, B2B, and B2C, which are of great help in process design and application. Her işletmenin özel ihtiyaçlarına göre kullandıkları teknolojileri ve uyarlamaları güncel tutmaları kaçınılmazdır. The developments particularly gained speed in the technology world after the millennium, which made it an obligation for all corporations to constantly launch applications and made progress with respect to business software and technologies. Özellikle milenyum sonrası hızlanan teknoloji dünyasındaki gelişimler, bütün kurumları iş yazılımları ve teknolojileri açısından sürekli bir uygulama ve gelişim zorunluluğuna götürmüştür. Bu sürekli gelişimin sağlanması ancak kurumlarımızın teknoloji yatırımına karar veren yönetimlerinin, global inovasyonları, uygulamaları ve teknolojileri takip ederek kurumlarında yeni vizyonlar oluşturması ile mümkündür. Ancak bu şekilde yakın geleceğin rekabetçi dünyasına, pazar taleplerine, yeni trendlere hazır olabiliriz. 36 This constant progress will be possible only if the executive level of technology decision-makers follow global innovations, applications and technologies to create new visions in their corporations. Only in this way we can be ready for the future competitive world, market demands, and new trends. TEKNOLOJİ / technology Bu gerçekleri göz önünde bulundurarak NAB Holding Üst Yönetimi Aralık 2013 itibari ile kendi bünyesinde İŞ TEKNOLOJİLERİ Departmanı’nı yapılandırmaktadır. Considering these facts, NAB Holding Senior Management is involved in structuring its BUSINESS TECHNOLOGIES Department as of December 2013. Bu birimin ana amaçlarının başında iştiraklerimizin mevcut teknolojilerini geliştirmek ve gelecekte hedefledikleri yapıya hazırlanmalarına ön ayak olmaktır. The main objectives of this unit include developing current technologies of our affiliates and initiating preparation for their targeted future structure. İŞ TEKNOLOJİLERİ Departmanı’nın temel fonksiyonlarını ise şu şekilde özetleyebiliriz; We can summarize the basic functions of BUSINESS TECHNOLOGIES Department as follows; Proje Yönetim ve Gözetimi: İş teknolojileri projelerinin zaman, maliyet, risk, kalite vs. faktörleri gözönüne alarak başarıyla sonuçlandırılmasının sağlanması. Tedarikçi ve Kontrat Yönetimi: Projelerin başarıya ulaşması için uygun yazılım/teknoloji seçimi ve buna bağlı olarak çalışılacak tedarikçilerin ve koşullarının optimize edilmesi. Yazılım Destek Masası: Proje sonrası tedarikçilerden bağımsız destek alabilmek için help desk hizmeti sağlanması. Süreç Geliştirme ve Entegrasyon: İştiraklerimizin çalışmalarına hız ve verim katmak amacıyla ara süreçlerinin teknolojilere entegre edilmesini ve teknolojik inovasyonların kurum süreçlerine uygulanması. Kalite Kontrol ve Denetleme: Eski veya yeni iş teknolojileri yatırımlarıının teknik kalitesinin kontrol altında tutulması. Ayrıca; Teknoloji kullanımında 20’ yi aşkın kurumumuzdaki aile fertlerimizin bilgi ve vizyonunu genişletmek, farkındalığı artırmak amacıyla bir kulüp oluşumuna giderek paylaşımlar yapmayı, faaliyetler düzenlemeyi planlamaktayız. Bu yapılan tanımların hepsi tabi ki birer araçtır. Yazılımlar ve teknolojik yatırımlar ile iş süreçlerini optimize ederken, yaratılacak raporlamalar ve simülasyonlar sayesinde geleceğimize ışık tutmayı ve kurumlarımızın geleceğine hizmet etmeyi hedeflemekteyiz. PM & Project Supervision: Successful conclusion of business technologies projects by taking into account such factors as time, cost, risk, quality, etc. Vendor & Contract Management: Selection of appropriate software/technologies and optimization of suppliers and conditions to successfully carry out projects. Software Helpdesk: Help desk services to receive independent services from suppliers after the project. Process development & Integration: Rendering the operations of our affiliates more rapid and efficient through technological integration of intermediate processes and application of technological innovations to corporate processes. Quality Control & Auditing: Controlling the technical quality of old and new business technology investments. Furthermore, we are planning to form a club and organize activities to enhance technology awareness and expand the knowledge and vision of our family members in over 20 corporations. Certainly, all these definitions are merely instruments. As we optimize the business processes with software and technological investments, we aim at shedding light on our future and serving the future of our corporations through the reporting tools and simulations to be created. Bu yapılanma çerçevesinde, iştiraklerimizin yönetim ve birimlerinden, süreçlerinin gelişimi doğrultusunda İş teknoloji projelerine olacak katkılarından dolayı şimdiden teşekkür ederiz. Within the framework of this structuring, we offer our thanks to the executives and personnel of our affiliates in advance for their contributions to business technology processes in line with the progress of their processes. Bu bağlamda NAB iştirakleri olarak bir sonraki nesilin taleplerine hizmet edebilmek için hertür gelişim taleplerini ve paylaşımları heyecanla takip ediyor olacağız. In this context, as NAB affiliates, we will be keeping an excited eye on all progress demands and sharing to be able to serve the demands of the next generation. 2014 itibari ile çokca duyacağımız ve telaffuz edeceğimiz “Technology” kavramının önemini bir daha vurgularken sizlere bir sonraki sayıya kadar esenlikler dileriz. As I emphasize once more the importance of the concept of “Technology” that we will hear and express very often in 2014, I wish you well-being until we meet again in the next issue. 37 SANAT / ART NADİR EROMİ’NİN Objektİfİnden duygulara yansıyanlar Emotions reflected from the lens of Nadir Eromi BU KAPILAR! THESE DOORS! Görünüşte hep aynı kapılar Ama aslında ayrı ayrı kapılar These doors look all alike These doors are in fact so unlike Yalın gözü ile bakana düz kapılar Gönül gözü ile bakana söz kapılar Doors are all flat walls to simple eyes Doors are full of words to mindful eyes Bazen çok çalınıp da açılmamış kapılar Bazen açık kalıp da çalınmamış kapılar Some doors are knocked so much but still closed Some doors are left open yet unknocked Bazen eşiği yosun tutmuş, geçilmemiş kapılar Bazen çok geçilip, eşiği aşınmış kapılar Moss grows on some doors as no one steps in the sill Some doors are often visited, wearing off the sill Bazen utangaçlıktan yeşillerle örtünmüş kapılar Bazen cömertçe içini gösteren kapılar Bazen ihtişam sahibi olan büyük kapılar Bazen sade kalıp, hiç büyümemiş kapılar Bazen ayrı durup al ve ak mutlu kapılar Bazen yanyana iki siyah mutsuz kapılar Bazen cam gibi çok kırılgan kapılar Bazen kütük gibi hiç alınmayan kapılar Bazen boyanıp da kendini değiştiren kapılar Bazen benliğini ve asaletini koruyan kapılar 38 Some doors are covered in shy green Some doors are generously transparent Some doors are grand and magnificent Some doors are plain and deficient Some doors are apart but happy as red and white Some doors are side by side but black and sick at heart Some doors are fragile like glass Some doors are purblind taking no offense SANAT / ART Bazen dini imanı bütün kapılar Bazen haylazca açılan küstah kapılar Some doors change through colorful make-up Some doors preserve self and dignity untouched Bazen sımsıkı kapanıp da küsen kapılar Bazen yarım açık barışı bekleyen kapılar Some doors are pious and devout Some doors are unabashed and insolent Bazen merdivenlerden vusala yalvaran kapılar Bazen kaçıp da dönüp bakılmayan kapılar Some doors are shut firmly in resentment Some doors are left ajar awaiting peace Bazen iki ayrıyı birbirine bağlayan kapılar Bazen bir gövdeyi birbirinden ayıran kapılar Some doors see the stairs begging for reunion time Some doors witness those who run away to never look back Anlamayana kapılar hep aynı kapılar Arif olana kapılar hep ayrı kapılar Kapılar, kapılar, kapılar... Nadir Eromi 16 Ağustos 2013 Oxford Some doors connect the separated ones Some doors split one body into separated ones The doors look the same to the ignorant one The doors are all different to the wise one Doors, doors, doors... Nadir Eromi August 16, 2013 Oxford 39 TARİH / HISTORY Metin / Written by ; Yiğitcan Öztürk Uzman Yardımcısı / Management Trainee Artık her sayımızda kendi ülkelerimizin tarihinden ve/veya dünya tarihinden çeşitli bilgileri sizlere sunmayı planlamaktayız. İlk bölümümüzü son günlerde gerek Türkiye’de gerekse de bölge coğrafyasında sağladığı başarı ile çok fazla ilgi duyulan “Muhteşem Yüzyıl” dizisinin ana karekterlerinden; Kanuni Sultan Süleyman ve İmparatorluğun o döneminden bahsedeceğiz Türkiye’de çok fazla ses getiren, birçok komşu coğrafyada çevirisi yapılarak yayınlanan bu dizi aynı zamanda kendi ekonomisini ve piyasasını da oluşturdu. Dizide gösterildikten sonra satışa çıkartılan Sultan şerbeti, Hürrem parfümü ve mücevharatı gibi ürünler son zamanlarda adeta yerli ve yabancı turistlerin en çok talep ettiği ürünler halini aldı. NAB’ER Ekibi olarak ziyaret ettiğimiz Topkapı Müzesi’nde (Osmanlı Döneminde Hanedanlık yaşam yeri ve Devlet merkezi) gördüğümüz ve konuştuğumuz birçok Kafkas ve Arap Bölgesi turistlerinin ortak noktası dizinin geçtiği Saray’ı ziyaret ederkenki heyecanlarıdır. Rehberlere Osmanlı’nın o dönemiyle ilgili, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’la ilgili, örf ve adetlerle ilgili sordukları meraklı sorular hem dizinin başarısını hem de döneme duyulan büyük ilgiyi göstermekteydi. 40 We are planning to present information on the history of our own countries and/or of the world in each issue. Our first article will be on the era of Suleiman the Magnificent, one of the main characters of the TV series “The Magnificent Century” that has become highly popular in Turkey and in the region. This TV series, having created a tremendous impression in Turkey and been translated in many neighboring countries, also created its own economy and market. Various products such as Sultan’s sherbet, Hurrem’s perfume and jewelries launched after the broadcast of the series have generated huge demand by domestic and foreign tourists. As the team of NAB’ER, we visited the Topkapı Museum (the living space of the royal family and the State center in the Ottoman Period), and many tourists from the Caucasian and Arabic regions had a shared excitement to visit the Palace where the series took place. The curious questions they asked to the guides about the era, Suleiman the Magnificent and Hurrem Sultan, and manners and customs indicated both the success of the series and also the great interest in the period. TARİH / HISTORY Tarihin önemli bir dönemine yön vermiş olan; Osmanlı İmparatorluğunun 10. Padişahı Batıda feth ettiği topraklar ve başarılı savaşlarından ötürü Muhteşem Süleyman olarak bilinirken, Doğuda adaletli yönetiminden dolayı Kanuni Sultan Süleyman olarak bilinmektedir. 27 Nisan 1495’te Trabzon’da doğan Kanuni, babası Yavuz Sultan Selim ve annesi Hafsa Hatun tarafından küçük yaşlarından itibaren yetiştirilmeye başlandı ve çok iyi bir tahsil gördü. On beş yaşına kadar Trabzon’da kalarak, babasının vazifelendirdiği devrin âlimlerinden ders aldı. 6 Ağustos 1509’da dedesi İkinci Bâyezîd Han (1481-1512) tarafından Kırım Yarımadasındaki Kefe Sancağı Beyliğine gönderildi. Yavuz Sultan Selim Han, 1512’de Osmanlı tahtına geçince Kırım’dan İstanbul’a çağrıldı. 1513’te Manisa Sancak Beyliği verildi. Ardından babası Yavuz Sultan Selim Hanın vefatında, Manisa’dan İstanbul’a davet edilip, 30 Eylül 1520’de tahta çıkmıştır. 1520 yılında tahta çıktıktan sonra yaklaşık 46 yıl boyunca padişahlık yapan ve 13 kez sefere çıkan Kanuni Sultan Süleyman, saltanatının toplam 10 yıl kadarını seferlerde geçirmiştir. Sultan Süleyman böylece devletin hem en uzun süre görev yapan, hem en çok sefere çıkan, hem de en uzun süre sefer yapan padişahı olmuştur. Babasının ülkede sağladığı iç huzur dolasıyla hükümdarlığı döneminde hem Batı’ya hem de Doğu’ya sık sık sefer yapma imkanı buldu. Bu seferler sonucu İmparatorluğun tarihi boyunca ulaştığı en geniş sınırlara sahip olmasını sağladı. Kanuni döneminde Avrupa’nın en güçlü devleti olan Roma-Germen İmparatorluğu hükümdarı Şarlken, Macaristan’a hakim olabilmek amacıyla, Macar Kralı II.Lui ile yakın ilişkilere sahipti. II. Lui, Şarlken’e güvenerek vergilerini ödemiyor ve kendisine gönderilen Osmanlı elçilerini öldürtüyordu. Bunun üzerine, Kanuni harekete geçti ve Belgrad, karadan ve Tuna Irmağı’ndan kuşatıldı. 1521 yılında Belgrad alınarak Orta Avrupa kapıları Osmanlı’ya açılmış oldu. Alman İmparatoru Şarlken’in, fikirlerine karşı çıkan Fransa Kralı François’yı esir almasının ardından, François’nın annesi Düşes Dangolen’in yardım istemesi üzerine, Barboros Hayreddin Paşa’yı Fransa’nın Akdeniz kıyısındaki Nice şehrine gönderen Kanuni, Şarlken’in donanmasını alt ederek, hem Fransa’yı hem de Fransız Kralı’nı kurtardı. Bunun sonunda François’nın da baskılarıyla Şarlken’e karşı savaş açmaya karar veren Kanuni, orduyu Tuna Nehri’nden geçirerek Macaristan’a soktu. 29 Ağustos 1526’da tarihin en kısa süren The 10th sultan of the Ottoman Empire, having shaped an important period in history, is known as Suleiman the Magnificent in the West due to his conquests and victories, and as Kanuni (the Lawgiver) in the East because of his fair ruling. Born in Trabzon on April 27, 1945, the Lawgiver received excellent education and training from his father Yavuz Sultan Selim and mother Hafsa Hatun. He stayed in Trabzon until the age of fifteen, and was taught by the best scholars of the period. He was sent to the Kefe Sanjak Beylik in Crimea Peninsula by his grandfather Bâyezîd Khan the Second (1481-1512) on August 6, 1509. When Yavuz Sultan Selim Khan succeeded to the Ottoman throne in 1512, he was called to İstanbul from Crimea. He was assigned to Manisa Sanjak Beylik in 1513. Then, upon death of his father Yavuz Sultan Selim Khan, he was invited to İstanbul from Manisa to succeed to the throne on September 30, 1520. After he ascended the throne in 1520, he ruled for 46 years, and went on 13 expeditions, having spent a decade of his rule in expeditions. Sultan Suleiman has thus served for the longest period in the Empire’s history as well as making the highest number of expeditions and spending the longest amount of time in expeditions. Thanks to the inner peace his father achieved in the country, he found an opportunity to organize frequent expeditions to the West and the East during his reign. As a result of these expeditions, he expanded the Empire’s land farthest in history. During his reign, the Holy Roman Empire was strongest in Europe, and its emperor Charles V had close relations with Lui II, the king of Hungary, to dominate Hungary. Relying on Charles V, Lui II did not pay his taxes and killed the Ottoman messengers sent to him. Upon these developments, Sultan Suleiman laid siege to Belgrade from the land and from the Danube. Conquering Belgrade in 1521, he opened the doors of Central Europe to the Ottomans. The German Emperor Charles captured the French King François as he opposed to his ideas, and when François’ mother Duchess Dangolen asked for help, Sultan Suleiman sent Barbarossa Hayreddin Pasha to Nice city of France to defeat the fleet of Charles and save both France and the French King. Sultan Suleiman decided to declare war against Charles, which was partly due to the insistence of François, and brought the army past the Danube into Hungary. On August 29, 1526, the Ottomans won the Battle of Mohacs against the Hungarian Empire, which lasted for 41 TARİH / HISTORY 42 savaşı olarak bilinen(2 saat) “Mohaç Meydan Savaşı” ardından Budin alınarak Osmanlı’nın Avrupa’daki egemenliği sağlamlaşmış oldu. 2 hours to be known as the shortest battle in history, and conquered Budin to reinforce the Ottoman sovereignty in Europe. Öte yandan Kuzey Afrika’da ise Cezayir 1516’da Barbaros Hayreddin Paşa tarafından İspanyollar’dan alındı ve ardından Mısır ve Libya’nın fethi sonucunda Kuzey Afrika’nın önemli bir bölümü Osmanlı’nın eline geçti. Osmanlı Donanması’nın başında başarılı seferler yapan Barbaros, önce Ege Denizi’nde Venedik’lilerin elinde bulunan adaları ardından da St Jean Şövalyeleri’nin elinde olan Rodos Adası’nı alarak denizlerde huzuru bozan ve Türk donanmasına zarar veren tüm etmenleri ele geçirmiş oldu. Ard arda gelen başarılı seferleri sonucunda Kanuni tarafından İstanbul’a çağırılan Barbaros Hayrettin Paşa, 1533 senesinde Kaptan-ı Derya’lığa getirdi. On the other hand, Barbarossa Hayreddin Pasha took Algeria in North Africa from the Spanish in 1516, and after the conquest of Egypt and Libya, the Ottoman Empire gained control over a significant portion of North Africa. Having conducted successful expeditions at the head of the Ottoman Navy, Barbarossa first conquered the islands held by Venice, and then the Island of Rhodes controlled by St. Jean Knights, thus eliminating all factors that caused unrest in the seas and harmed the Turkish navy. After consecutive successful expeditions, Barbarossa Hayreddin Pasha was called to İstanbul by Sultan Suleiman and assigned as the Admiral in Chief in 1533. Osmanlılar’ın Akdeniz’de kuvvetlenmeleri ve tüm Ege denizine hükmetmeleri Avrupa’yı harekete geçirip büyük bir Haçlı donanması hazırlanmasına neden oldu. Venedik ve Ceneviz’liler dışında Malta, Portekiz ve İspanya’ya ait gemilerin de bulunduğu Andrea Doria komutasındaki Haçlı donanmasıyla, 27 Eylül 1538’de Preveze Körfezi’nde yapılan savaşta, Barbaros Hayreddin Paşa komutasındaki Osmanlı donanması büyük bir zafer elde etti. Tarihe Preveze Deniz Zaferi olarak geçen bu savaş sonunda, Akdeniz’in hakimiyeti tamamen Osmanlı’nın eline geçti ve Akdeniz adeta Osmanlı’nın gölü haline geldi. As the Ottomans gained strength in the Mediterranean and ruled the entire Aegean, Europeans took action and prepared a big Crusades fleet. The ships of Malta, Portuguese, and Spain, but not those of Venice and Genoese, took part in the Crusades fleet, commanded by Andrea Doria. The Ottoman navy, commanded by Barbarossa Hayreddin Pasha won a great victory over the Crusades fleet in the Gulf of Preveze on September 27, 1538. After this battle, known as the Preveze Naval Victory, Ottomans gained full control over the Mediterranean, which almost turned into an Ottoman lake. Coğrafi keşiflerin ardından sömürge arayışlarının başlamasının, Portekiz ve İspanya gibi devletleri sömürge elde etmeye yöneltmesi, Kızıldeniz ve Hint ticaret yollarına hakim olmaya çalışmaları ve Ümit Burnu’nun keşfi, Osmanlılar’ın baharat ticaretine büyük darbe vurdu. Bu sebeplerden ötürü Kanuni döneminde, dört kez Hint deniz seferi düzenlendi. Fakat Osmanlı donanmasının okyanus şartlarına uygun olmaması nedeniyle bu seferlerden hiçbiri tam başarıyla sonuçlanmadı. Ancak Yemen, Eritre, Sudan sahilleri ve Habeşistan’ın(bugünkü Etiyopya) bazı bölgeleri Osmanlı topraklarına katıldı. Arap yarımadası tamamen Osmanlı denetimine girerken, Kızıldeniz’de de Osmanlı egemenliği sağlandı. Kanuni Sultan Süleyman böylelikle her 3 kıtadaki seferleri sonucunda babası Yavuz Sultan Selim’den 6.557.000 km kare olarak devraldığı Osmanlı topraklarını 14.893.000 km kareye çıkarmıştır. The colonial quests following geographical discoveries, the Portugal and Spanish colonial orientation and their attempts to dominate Red Sea and Indian trade ways, and the discovery of the Cape of Good Hope hit a big blow to the Ottoman spice trade. For these reasons, four Indian sea expeditions were organized during the reign of Sultan Suleiman. However, the Ottoman navy was not fit for ocean conditions, so none of the expeditions really succeeded. However, Yemen, Eritrea, Sudan coasts, and parts of Ethiopia joined the Ottoman Empire. The Arabian Peninsula was completely dominated by the Ottomans, and the Ottoman rule was also achieved in Red Sea. As a result of his conquests in three continents, Sultan Suleiman enlarged the Ottoman land from 6.557.000 sqm as he took over from his father Yavuz Sultan Selim to 14.893.000 sqm. TARİH / HISTORY İmparatorluğun bu döneminde askeri ve siyasi gelişmelerin yanında kültür, sanat ve mimari açıdan da ilerlemeler kaydedilmiştir. I. Süleyman’ın padişahlığı döneminde yapılan mimari eserlerin çoğunda Osmanlı’nın en büyük mimarı olarak kabul edilen Mimar Sinan’ın imzası bulunmaktadır. Mimar Sinan’ın bu dönemde yaptığı eserlerden İstanbul Süleymaniye Camii ve Külliyesi ile İstanbul Haseki Külliyesi en öne çıkanlarıdır. This period of the empire witnessed developments in culture, arts and architecture besides military and political achievements. Most of the architectural works built during the reign of Suleiman the 1st bear the signature of the Architecture Sinan, who is recognized as the greatest architect of the Ottomans. The most prominent works of Sinan in this period are İstanbul Suleymaniye Mosque and Social Complex, and Istanbul Haseki Social Complex. Bu eserlerden Haseki Külleyisi, tarihte saraya gelmeden önceki bilinen ismiyle Roxelana’nın yani Osmanlı padişahı I. Süleyman’ın resmi nikahlı eşi ve sonraki padişah II. Selim’in annesi olan Hürrem Sultan’ın isteğiyle yapılmıştır. Zekası ve planladığı entrikaları ile zaman içinde devlet işlerinde etkin rol oynayamaya başlayan Hürrem Sultan’ın, Osmanlı İmparatorluğu’nda “Kadınlar Saltanatı” denilen devri başlattığı kabul edilir. I. Süleyman’ın eşlerinden Hürrem Sultan onun en gözdesiydi ve 1558 yılındaki ölümünden sonra adını yaşatabilmek için İran’da bulunan bir şehirin adını “Hürremabad” olarak değiştirmiştir. Şehrin ismi günümüzde de hâlâ aynıdır. Haseki Social Complex was built upon the wish of Hurrem Sultan, named as Roxelana before she came to the palace, who was the official wife of Suleiman the 1st and mother of the next sultan Selim the 2nd. Having played an efficient role in state affairs with her intelligence and schemes over time, Hurrem Sultan is considered to start the era of “Reign of Women” in the Ottoman Empire. Hurrem Sultan was the favorite wife of Suleiman the 1st, and he changed the name of a city in Iran as “Hurremabad” to keep her name alive after her death in 1558. The name of the city still stands. 1566 yılında Zigetvar Kalesi’nin kuşatmasından bir gün önce sefer sırasında vefat ettikten sonra İmparatorluk önce duraklama ardından da gerileme ve çöküş dönemine girmiştir. Cenazesi Mimar Sinan’a yaptırdığı Süleymaniye Camii’nin avlusundaki türbeye, karısı Hürrem Sultan’ın yanına gömülmüştür. “Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi Olmaya devlet cihanda, bir nefes sıhhat gibi Saltanat dedikleri bir cihân kavgasıdır Olmaya baht ü saadet dünyada vahdet gibi.” After he passed away one day before the Siege of Szigetvár in 1566, the Empire went into the period of stagnation and then regression. He was buried next to his wife Hurrem Sultan in the tomb in the yard of Suleymaniye Mosque built by Mimar Sinan. “The people think of wealth and power as the greatest fate, But in this world a spell of health is the best state. What men call sovereignty is a worldly strife and constant war; Worship of God is the highest throne, the happiest of all estates.” 43 SAĞLIK / HEALTH “Hayata küçük bir mola” “A little break from life” Mucİze egzersİz; PİLATES MıRACLE EXERCıSE; PILATES Pilates Nedir? What is Pilates? Pilates, Doğu ve Batı felsefelerini barındıran yoga, dans, dayanıklılık-kuvvet antrenmanlarından ve jimnastikten parçalar taşıyan bir metodtur. 1880’de Düsseldorf’ta dünyaya gelen Pilates, Joseph Pilates tarafından 1920 yılında zihni ve vücudu ilişkilendirmek, çalıştırmak amacıyla geliştirilmiştir. 500’e yakın kontrollü hareketler içeren egzersiz yöntemi dayanıklılık, esneklik ve kas gelişimi ile vücudun hareket kabiliyeti ve vücut duruşu (posture) geliştirilmektedir. Pilates’in diğer egzersizlerden farkı yöntemi ve uygulama biçimidir. Pilates, zihni vücut hareketlerine, karın-sırt bölgesini geliştirmeye, vücut koordinasyonu kazanmaya odaklamaktadır. Pilates’te tüm vücut çalıştırılmaktadır. Karın-sırt (core) bölgesini çalıştıran, omurganın dayanıklılığını arttırmaya ve eklemlerin hareket kabiliyetini geliştirmeye yönelik hareket zincirlerinden oluşur. Özetlemek gerekirse Pilates core bölgesini geliştiren, kasların dayanıklılığını arttıran, vücut duruşunu düzelten mükemmel egzersizleri içerir. Pilates is a method which embraces the Eastern and Western philosophies and includes parts of yoga, dance, endurance-strength workouts , and gymnastics. Pilates was developed in 1920 by Joseph Pilates, who was born in Düsseldorf in 1880, to relate and work the mind and the body. This method of exercise that involves nearly 500 controlled movements contribute to endurance, flexibility and muscle development as well as the bodily posture and ability to move. Pilates is different from other exercises in its method and form of application. Pilates focuses the mind on body movements, developing abdominal-back region, and gaining body coordination. Pilates makes the entire body work. It consists of a chain of movements aimed at working stomach-back (core) region, increasing flexibility of the spine, and improving moving ability of joints. To summarize, Pilates is comprised of excellent exercises that develop the core region, increase muscle strength, and correct bodily posture. 44 SAĞLIK / HEALTH •Kronik bel ve boyun ağrılarını hafifletir, yenilerinin oluşmasını engeller. •Kardiyovasküler kapasiteyi arttırarak, kalp hastalıklarından korunmanızı sağlar. • Diyabetten uzak bir hayat yaşatır. •Tansiyon sorunu olanlarda, yüksek tansiyonu dengeleyici bir işlev üstlenir. • Sinir ve depresyon için en iyi ilaçtır. • Güçlü, dayanıklı, estetik ve fit bir vücut edinirsiniz. •Kilo kontrolünüz kolaylaşır, metabolizmanızı hızlandırıp, sıkı bir vücuda kavuşturarak yağlanma ihtimalinizi ortadan kaldırır. •Ruhen ve bedenen daha sağlıklı olursunuz. Kimler Yapabilir? Pilates egzersizleri her yaştan insanın rahatlıkla uygulayabileceği bir egzersiz sistemdir. Pilates egzersizleri engelli bireylere adapte edilebilir, böylece fiziksel ve zihinsel rahatlama, uyum ve vücut farkındalığı sağlanabilir. Pilates duruş bozukluklarının tedavisinde, esneklik kazanmada ve denge gelişiminde, sakatlık rehabilitasyonunda etkili olarak kullanılabilmektedir. Altı Pilates Prensibi; Konsantrasyon: Pilates yaparken hareketlere yogunlaşmak bedenin uyum içinde nasıl çalıştığına ve hangi kasları kullanıp ve hangilerinin kullanılmadığına dikkat etmek gerekmektedir. Kontrol: Pilates metodunda konrol için bedenin iyi dinlenmesi ve hareketlerin gösterildiği şekilde uygulanması olası sakatlıkların önlenmesi gerekir. Merkezleme: Pilates metodun’da doğru hareket göbek, bel, ve kalça çevresidir. İç organları ve omurgayı yerinde tutan kas sistemlerini içerir. Merkezleme esnemeyi ve uzamayı sağlar. Akıcı Hareket: Hareket acele edilmeden her noktadan tek tek geçerek ama aynı zamanda hiç duraksamayarak yapılmalıdır. Kesinlik: Hareket belirsizce değil tam yapılmalıdır. Hareketler birbiri ile koordineli olmalıdır. Nefes: Nefes alıp verme panik olmadan sırtın arkasına ve altına derin nefes alıp bütün nefesi tamayıyla dışarı üflemek yoluyla olmalıdır. Böylece yapılan nefes verme hareketinde kanımızı tamamen temizlemiş oluruz. Six Principles of Pilates; Concentration: It is needed to concentrate on the movements of Pilates, and pay attention to how the body works in harmony, and which muscles are used and which muscles are not. Control: To achieve control in Pilates, it is needed to ensure that body is well-rested, and the movements are performed as they are shown in order to prevent injuries. Centering: The right movement in Pilates is centered on belly, waist, and hip. It involves the muscle systems that keep together the visceral and the spine. Centering allows stretching and elongation. Fluent Motion: The movement should be performed without rush, passing fluently through each point, and also without any pause or interruption at the same time. Precision: Movements should not be performed vaguely, but precisely. Movements should be coordinated. Breathing: Breathing should be in the form of inhaling towards the back and abdomen, and exhaling fully, without panic. This form of breathing allows us to completely clean the blood. •Relieves chronic back and neck pain, and prevents formation of new ones. • Increases cardiovascular capacity, and provides protection from cardiac diseases. •Ensures a diabetes-free life. •Serves to stabilize high blood pressure for those with blood pressure problems. •Is the best medicine for temper and depression. • Allows you to have a strong, durable, aesthetically pleasing and fit body. •Facilitates weight control, speeds up metabolism and tightens your body, eliminating the odds of excess fat. •Makes you healthier spiritually and physically. Who Can Do? Pilates is a system of exercises that people of all ages can apply easily. Pilates exercises can be adapted to people with disabilities to achieve physical and mental relaxation, harmony and bodily awareness. Pilates can be used effectively in the treatment of posture disorders, gaining flexibility and improving balance, and disability rehabilitation. 45 KONUK / OUR GUEST 46 KORKUNUN MUTLULUÐA DÖNÜŞTÜÐÜ AN The moment when fear turns into happiness 47 KONUK / OUR GUEST Alptekin Baloğlu www.alptekinbaloglu.com Mimarlık eğitimi almış ve basım sektöründe çalışmaktadır. Uluslararası ve ulusal yarışmalarda 52 ödülü bulunmaktadır. 2005 yılında İspanya’da yapılan ve Türkiye’nin ilk kez katıldığı “10. Dünya Sualtı Fotoğraf Şampiyonasında” -balık- kategorisinde “altın” madalya alarak Dünya Şampiyonu olmuştur. He studied architecture and he is currently working in printing industry. He has participated in many national and international photography competitions and he won 52 awards in total. He won the gold medal in 2005 Int. UW Photography Championship in Spain for the category of –Fishand became World Champion. 1999 yılında yayınladığı “Sualtından Yansımalar”, sualtı yaşamının fotoğraflarla tanıtıldığı ilk Türkçe kitaptır. 2003 yılında yayınladığı “Sualtının Yıldızları” adlı kitabı ile, Fransa’da yapılan 30. Dünya Sualtı Görüntüleme Festivali’nde “Dünyanın En İyi Sualtı Kitabı”, Malezya’da yapılan “Celebrate the Sea” Festivali’nde de “Denizlerin En İyi Kitabı” ödüllerini almıştır. Bodrum’da yapılan Dünya Sualtı Fotoğraf Şampiyonası’nda ülkemizi jüri olarak temsil etmiştir. Tokyo’da yapılan Nikon Uluslararası Fotoğraf yarışmasına jüri olarak davet edilen tek Türk fotoğrafçısıdır. He published the first uw photography book of Turkey; “Reflections from Underwater” in 1999. His 2nd book “Stars of Underwater” in 2003 won “World Best Underwater Book” during 30th UW Photography Festival in France, won “The Best Book of the Sea” award in Malaysia’s “Celebrate the Sea Festival” the same year. He represented Turkey as member of the jury in last year’s World UW Photography Championship held in Bodrum Turkey. He is also the only Turkish photographer to be invited as a jury to Nikon Int. Photography Competition in Tokyo, Japan. MANTALAR MANTA RAYS Dev mantalar, yedi metreye varan boyları ve iki tona yaklaşan ağırlıkları ile sualtı dünyasının insan için tehlikeli olmayan sakin devleridir. Sığ sularda yavaşça kanat çırparken iki kafa çıkıntısı ile ortadaki ağızlarına yönelttikleri balık larvaları, mikroskopik organizmalar, algler yani plankton ile beslenen dev mantalar; eskiden beri balıkçılar tarafından korkulmuş ve fazla avlanarak nesli tükenme noktasına gelmiştir. Özellikle Maldivler ve Endonezya’da bulunan bazı dalış noktaları, bu narin devler ile karşılaşmanın heyecanını 48 Giant manta rays, harmless for human beings, are the calm giants of the underwater world with a height of reaching seven meters, and a weight of almost two tones. Feeding on fish larvae, microscopic organisms, and plankton that they strain from the water passing through their mouths and out of their gills as they swim slowly in shallow waters, manta rays have always been feared by the fishermen and hunted almost to the point of extinction. Certain points of diving in Maldives and Indonesia are particularly ideal spots to experience the excitement of an encounter KONUK / OUR GUEST yaşamak için ideal noktalardır. 8 metre derindeki bir resifin üzerindeyken karşıdan gelen bir karaltı size yaklaştıkça önce biraz korkarsınız ve “Ne bu gelen şey acaba?” dersiniz. Gelenin dev bir manta olduğunu farkettiğinizde korku birden bir mutluluğa dönüşür. Bu meraklı dev size doğru yaklaşır ve iki metre yanınıza kadar gelip bir takla atarak geri döner ve sizden uzaklaşır, işte o an yaşamınızda hiç unutamayacağınız çok değerli bir andır. with these gentle giants. When you see something black approaching to you on top of a reef at 8 meter depth, you get a little scared, wondering what it is coming. When you realize that it is a giant manta ray, your fear immediately turns into happiness. This curious giant approaches towards you, does a somersault when it is two meters away from you, and swims away. That moment is a precious moment that you will remember for the rest of your life. 49 KÜLTÜR / CULTURE Metin / Written by ; Tolga Çiftçi Genel Müdür Yardımcısı, Dış Ticaret & Lojistik Assistant General Manager, Foreign Trade & Logistics 180 YILLIK EFSANE A LEGEND OF 180 YEARS Müzikle ilgili biriyseniz, hele de enstrümanınız bir akustik gitarsa, ”Martin” dendiğinde tahmin ediyoruz tüyleriniz diken diken oluyordur. 180 yıllık akustik gitar imalatçısı olan C.F. Martin Co.’nun hikayesi 1833 yılında Christian Frederick Martin’in Almanya’dan ABD’ye göç edip, Manhattan, New York’ta açtığı küçük imalathane ile başlar. 1838 yılına kadar küçük atölyesinde imalat ve satışına devam eden Martin, Pennsylvania, Nazareth şehrinde bir arkadaşını ziyaret ettikten sonra buraya aşık olur, kendisine 32 dönüm arazi alıp yerleşir ve üretimini de burada yapmaya başlar. If you are interested in music, and especially if your instrument is an acoustic guitar, you probably get goose bumps when you hear the name “Martin”. The story of 180-year-old guitar maker C.F. Martin Co. begins in a small manufacturing house that Christian Frederick Martin opened in New York, Manhattan when he migrated from Germany to the US in 1833. Martin carried on making and selling guitars in his small house until he fell in love with the town of Nazareth in Pennsylvania where he had been to visit a friend, and then bought a land of 8 acres and started production there. Bu yıllardan sonra bir atılım içerisine giren Martin, New York’a ilave olarak 1850 ‘li yıllara kadar Boston, Albany, Philadelphia, Richmond, Petersburg, Nashville, Pittsburgh, St. Louis ve New Orleans gibi önemli müzik merkezlerinde de adını duyurarak satış yapmaya başlar. Ürettiği kaliteli gitarlarla gittikçe adını duyuran Martin, artan talep karşısında küçük bir aile işletmesinden, bir düzine ustanın çalıştığı bir fabrikaya dönüşür. Martin made a significant progress after these years, and became known in important music centers like Boston, Albany, Philadelphia, Richmond, Petersburg, Nashville, Pittsburgh, St. Louis and New Orleans until 1850s. Winning a name for himself with his high-quality guitars, Martin turns his small family enterprise to a factory hiring a dozen of workers. 50 KÜLTÜR / CULTURE 1873’te baba Christian Frederick ölene kadar, akustik gitarda birçok devrim niteliğinde buluş gerçekleştirir. Bunların başında “ayarlanabilir köprü” ve Martin gitarlara özel tonunu veren üst kapakta “X bracing” sistemi gelmektedir. Yerine geçen oğlu Jr. Christian Frederick, iç savaşın buhranlı zamanlarında şirketi ayakta tutmayı başarır ancak 1888 yılında ani bir şekilde ölünce, şirketin kaderi oğluna, 22 yaşındaki Frank Martin’e kalır. O yıllar ABD’ye İtalyan göçmen akınının başladığı yıllardır ve İtalyanların enstrümanı olan mandolinin popular olduğu yıllarda Martin’de buna ayak uydurarak mandolin üretimine de geçer. Christian Frederick brought many ground-breaking innovations to acoustic guitar until he died in 1873. The most significant innovations he adopted were “adjustable bridge” and “X bracing” system. His son Christian Frederick, Jr., managed to survive the company through the crisis of the civil war. When he died suddenly in 1888, the company’s fate was left to his 22-year-old son Frank Martin. There was a huge wave of Italian immigration to the US in those years, and Martin adapted to the times as he began producing the popular Italian instrument mandolin. 1920’ye gelindiğinde şirket yılda toplam 1361 adet gitar üretmeye başlamıştır, ayrıca ürün portföyüne o yıllarda popular ürün olan ukulele de girmiştir. 4. Jenerasyonun yönetiminde 1928’e gelindiğinde bu sayı 5215 adede çıkar. Büyük buhran yıllarında yeni buluşlarla (“Dreadnought” kasa ve “14-fret” sap gibi) ayakta By 1920, the company had been producing 1361 guitars a year, and the product portfolio also included the ukulele that was popular in those years. The annual production figures rose up to 1928 under management of the 4th generation. Martin survived the Great Depression with new inventions (like “Dreadnought” body and “14-fret” neck), 51 KÜLTÜR / CULTURE kalmayı başaran Martin, daha sonraki yıllarda çok büyük bir atılımla büyür ve artan talebi karşılayabilmek için 1964 yılında yeni büyük fabrikasına geçer. 70 ve 80’li yıllarda 6. Jenerasyonunda şirket yönetimine dahil olması ve arka arkaya çıkardığı birbirinden başarılı modellerle gerek ABD’de gerekse yurtdışında çok önemli bir marka haline gelir. Günümüzde ise dünyanın en bilinen gitar markalarından biri olan ve 2004 yılında bir milyonuncu gitarını üreten Martin, 2013 yılı itibariyle iki milyon enstrümanı geçmiştir. Martin gitarların temel felsefesini Frank Martin şöyle açıklamaktadır: “Bu tonu veren bir gitarı yapmak sır değildir. Özen ve sabır gerekir. Malzeme seçiminde, oranları tasarlamakta ve gitariste gereken konforu sağlayan detayları eklemekte özen. Her parçayı bitirmek için gerekli zamanı ayırmakta sabır. İyi bir gitar ucuza imal edilemez ama kim iyi bir gitarın ekstra maliyeti için pişmanlık duyar ki...” En düşük olarak 300 USD seviyelerinden başlayan gitar fiyatları, özel sipariş üretimlerde 115.000 USD’lara kadar çıkmaktadır. Fiyatlar doğal olarak kullanılan ağaç ve diğer malzemelerin kalitesine ve işçiliğine göre değişmektedir. Martin kullanan müzisyenler arasında, Elvis Presley, Johnny Cash, Paul Simon, Joan Baez, Kurt Cobain (Nirvana), Eric Clapton, Willie Nelson, Kirk Hammet (Metallica) gibi birbirinden ünlü birçok isim bulunmaktadır. 52 and made a huge leap later on to move to a bigger factory to meet increasing demand in 1964. The 6th generation participated in management of the company in the ‘70s and ‘80s, launching successful models one after another, and the company became a prominent brand in the US and abroad. Today one of the most famous guitar brands in the world, Martin produced its one millionth guitar in 2004, and left behind 2 million instruments by 2013. Frank Martin explains the basic mentality underlying the high-quality of their guitars: “How to build a guitar to give this tone is not a secret. It takes care and patience. Care in selecting the materials, laying out the proportions, and attending to the details which add to the player’s comfort. Patience in giving the necessary time to finish every part. A good guitar cannot be built for the price of a poor one, but who regrets the extra cost for a good guitar?” The guitar prices begin at 300 USD going up to 115.000 USD in special orders. The prices naturally depend on the type of wood, the quality of other materials, and craftsmanship. Many famous names have used Martin, including Elvis Presley, Johnny Cash, Paul Simon, Joan Baez, Kurt Cobain (Nirvana), Eric Clapton, Willie Nelson, and Kirk Hammet (Metallica). 53 HAYAT / LIFE QAFQAZ LEASİNG BAYRA⁄IMIZ İLHAM ZİRVESİ’NDE Qafqaz Leasing Flag At The Summit of İlham Azerbaycan’da 2012 senesinde kurulan PhotoPeak Grubu fotoğrafçılarından Zaur Mirzeyev, Qafqaz Leasing ASC’nin Sorunlu Tüketici Kredileri Şubesi Personeli Zamin Jafarov ve Extralife grubu rehberleri Şehriyar Aliyev ve Cabbar Zeynallı 2013 senesindeki projelerini de aynı başarıyla tamamladılar. Zaur Mirzeyev, one of the photographers of Photo Peak Group formed in Azerbaijan in 2012, Zamin Jafarov, employee in the Branch of Problematic Consumer Loans of Qafqaz Leasing ASC, and Şehriyar Aliyev and Cabbar Zeynallı, guides in Extralife group, completed their projects in 2013 successfully. 6 Haziran 2013 tarihinde Şahdağ silsilesinde bulunan 4042 m. yüksekliğindeki İlham zirvesine yürüyüş için yola koyulan ekip üyeleri, 2800 m.’ye ulaştıklarında kamp kurdular ve geceyi orada geçirip ertesi sabah erkenden yola devam ettiler. Zirveye yürümeyi planlasalarda gece başlayan yağmur kara dönüştü. Kar kalınlığı 100-110 cm.’lere ulaştığı zaman 45-65 derece açıyla “inch point” tekniği ile ilerlemek ciddi anlamda zorlaşıyordu. The team members set off to walk to İlham summit at 4042 m. height in the mountain range of Shahdag on June 6, 2013. They camped overnight when they reached the height of 2800 m. to set off again early in the morning. They were planning to walk to the summit, but the rain turned into snow. When the snow depth reached 100-110 cm., it became highly challenging to advance with “inch point” technique with at angle of 45-65 degrees. 55 HAYAT / LIFE 56 HAYAT / LIFE Tüm zorluklara rağmen 8 Haziran 2013 tarihinde saat 13:05’te zirveye ulaşarak kulüplerin, Azerbaycan’ın ve Qafqaz Leasing ASC’nin bayraklarını zirveye taşımayı başardılar. Yürüyüş katılımcıları Azerbaycan Hava ve Ekstremal İdman Növleri Federasiyasi’na (Azerbaycan Hava ve Ekstrim Spor Dalları Federasyonu) ve bu başarılarında emeği geçen herkese teşekkürlerini sundu. PhotoPeak grubunun diğer projeleri Qafqaz Leasing ASC’nin desteği ile Azerbaycan’ın Bazardüzü, Tufan, Çingiz, Bazaryurd, Turfan gibi 4000 m.’den yüksek zirvelerine yürüyüşle devam edecek. Biz de NAB’ER Ailesi olarak PhotoPeak ekibine nice başarılar diliyor, zirveye yolculuk sırasında çekilen fotoğrafları sizlerle paylaşıyoruz. Despite all challenges, they managed to carry the flags of the clubs, Azerbaijan, and Qafqaz Leasing ASC to the summit at 13:05 on June 8, 2013. The participants expressed their thanks to Azerbaijan Aviation and Extreme Sports Branches Federation, and to everyone who contributed to their success. Supported by Qafqaz Leasing ASC, other projects of Photo Peak group will continue with walks to Azerbaijan’s summits higher than 4000 m. such as Bazarduzu, Tufan, Çingiz, and Bazaryurd. As NAB’ER Family, we wish good luck to the team of PhotoPeak, and share with you the photos taken on the way to the summit. 57 SOK AK KE YFİ / STREET LIFE Metin / Written by ; Shirley Alonso Asistan / Assistant FİLİPİNLER the Philippines SOK AK KE YFİ / STREET LIFE Resmi adı “Filipin Cumhuriyeti” olan Filipinler, Batı Pasifik Okyanusu’nda Güneydoğu Asya’nın bağımsız bir ada ülkesidir. Filipinler’in iklimi deprem ve tayfunlara meyillidir. Toplam 300,000 km2 alanıyla dünyanın 73. en büyük bağımsız ülkesi olan ve 7,101 adadan oluşan takımadaları barındıran Filipinler, üç ana coğrafi bölgeye ayrılır: Luzon, Visayas, Mindanao ve başkent Manila. 60 The Philippines officially known as the “Republic of the Philippines” a sovereign Island Country in Southeast Asia in the Western Pacific Ocean. Philippines climate prone to earthquakes and typhoons. Covering almost 300,000 square kilometers which makes it the 73rd largest independent nation and an archipelago comprising 7, 107 islands, the Philippines is categorized broadly into three main geographical divisions: Luzon, Visayas, and Mindanao and the capital is Manila. SOK AK KE YFİ / STREET LIFE Çoğu Filipinli kendine “Pinoy” der. Filipinler’de konuşulan 180 civarında dilin çoğu Avustronezya dil ailesine ait olup, en çok konuşulan yerel diller Tagalog ve Cebuano’dur. Filipinler’in resmi dilleri Filipince ve İngilizce olup çoğu Filipinli iki veya üç dillidir. Bugün Filipinlilerin çoğu Hıristiyan olup yaklaşık yüzde sekseni Katolik’tir. Filipinlilerin Most Filipinos refer to themselves as “Pinoy”. There are around 180 languages spoken in the Philippines, most of them belonging to the Austronesian language family, with Tagalog and Cebuano having the greatest number of native speakers. The official languages of the Philippines are Filipino and English and most Filipinos are bilingual or 61 SOK AK KE YFİ / STREET LIFE kalanı Müslüman olup büyük bir azınlık teşkil etmektedirler. Filipinlerde Müslümanlar özellikle güneybatı Mindanao ve Sulu Takım Adası’nda yoğunlaşmıştır. Filipinliler konukseverlikleriyle ünlüdür ancak sahip oldukları olumlu özellikler bununla sınırlı kalmaz. Yüzyıllarda sömürge olarak yaşamış olan Filipin kültürü Asya ve Batı kültürlerinin bileşkesidir. Bu nedenle Filipinlerin çok yönlü kültürü karakteristik özelliklerine de yansımıştır. Yurtdışında 62 trilingual. Most Filipinos today are Christians, with around eighty percent of the population professing Roman Catholicism. Other Filipinos follow Islam, forming a large minority. Islam in the Philippines is mostly concentrated in south-western Mindanao and the Sulu Archipelago. Filipinos are known for being hospitable, but it’s not only the positive trait that Filipinos possess. Having been colonized by various countries, the Philippine culture, in effect, is mixed with Asian SOK AK KE YFİ / STREET LIFE bulunan Filipinliler genellikle evlerde yardımcı olarak çalışırlar; işverenlerin evlerini veya çocuklarını emanet ettiği Filipinlilerin kendilerine duyulan güvene ihanet ettiği hemen hiç görülmez. Pek çok Filipinlinin başkalarının evlerinde çalışmasının nedeni böyle güvenilir olmalarıdır. Filipinler, başta Katoliklik ve İslam olmak üzere, dünyanın en dindar ülkeleri arasında yer alır. Aileler çocuklarının ahlaki değerlerinin güçlendirilmesine önem verir; haftada en az bir günü ibadet ve aile bağlarının güçlendirilmesine ayırırlar. Filipinler sık sık doğal afetlerle sarsılır. Yoksulluk da üstüne eklenince, insan Filipinlilerin bunalımlı bir halk olmasını bekler. Ancak Filipinliler trajedileri geri püskürterek her felaketten daha güçlü çıktıklarını tekrar tekrar göstermişlerdir. Bir felaketin tam ortasındayken bile, Filipinliler gülümsemeyi başarırlar ve ertesi sabahın yeni bir umut taşıdığına inanırlar. Ulus olarak birlikte mücadele ettiğimizde, kötü bir durumdan çıkmak için gereken her şeye sahip olduğumuzu dünyaya gösterdik. Dünyanın neresinde olursak olalım, bu bizim için gurur kaynağı olmalıdır. Bütün bu güzel özellikler (ve fazlası) ile “Ben Filipinliyim” demekten gerçekten gurur duyarız. Filipinler’de gezmeye doyamayacağınız birçok yer vardır. El değmemiş kumsallardan muhteşem doğa harikalarına, ilginç tarihi yerlerden hayatta bir kere yaşanabilecek tecrübelere, Filipinler’de görecek ve yapacak pek çok heyecan verici şey vardır. and Western influences. Thus, the Philippine culture is diverse and can be reflected in the traits. As in the case of overseas Filipino workers or OFWs, they are mostly domestic helpers and though given a job which requires a lot of trust from the employer as they are left alone with their belongings or children, it is rare that Filipinos would do anything to betray or lose the trust that is given to them. We see so many Filipinos working in the homes of other families precisely because they can be trusted. The Philippines is one the most religious countries in world, particularly in Catholicism and Islam. Families would encourage and strengthen the values of their children and would at least have one day a week for worship and at the same time strengthening family ties. The Philippines is a hotspot for disasters, natural and otherwise. Couple that with poverty, and one would think that Filipinos have the most reason for being a depressed people. However, we have demonstrated time and again that Filipinos can bounce back from a tragedy, emerging stronger and better than before. In the middle of a disaster, Filipinos can still manage to smile and be hopeful that the next morning brings new hope. We have shown the world that by working together as a nation, we have what it takes to recover from a bad situation. This is something that all of us should be proud of, no matter where in the world we are. With all of these good traits (and more!), one would really be proud to say, “I am a Filipino.” 63 SOK AK KE YFİ / STREET LIFE BOHOL Bu tablo gibi adanın kıyı şeridinde pek çok sevimli koy ve beyaz kumsallar, ayrıca Panglao ve Pamilacan gibi ünlü dalış noktaları haline gelmiş ada ve adacıklar bulunur. Eski zamanlardan kalma evler ve yüzlerce yıllık kiliseleri de görülmeye değer. Dünyanın en ünlü doğa harikalarından biri olan Çikolata Tepeleri de Bohol’dadır. BORACAY Bu adaya yaklaşık yarım milyon turist ayak basmıştır. Boracay, dünyanın en iyi yüzme alanlarından biri olarak kabul edilir. İnce, beyaz kumlu, hindistan cevizi ağaçlı sahilleri, durgun suları, masmavi denizleri ve nefes kesen günbatımıyla yüzmek, yelkenliye binmek, balık tutmak, güneşlenmek, hatta sırf gezip görmek için bile mükemmel bir yerdir. BANAUE Dünyanın Sekizinci Harikası diye anılan “Gökyüzüne Giden Merdivenler” Ifugao kabilesinin ataları tarafından elle yapılmıştır. Muhteşem pirinç terasları, dağın yüzüne tabakalar halinde yapılandırılmış tarlalardır. Dağlarda yaşayan yerli halk için yiyecek, gezmeye gelenler içinse nefes kesen bir manzara sunarlar. 64 Fortunately, there are several places that are more than worth seeing in the Philippines. From pristine beaches and marvellous natural wonders to interesting historic sites and once-in-a-lifetime experiences, the Philippines pack many exciting things to see and do. BOHOL The picturesque island boasts of many coves and white-sand beaches along its coastline, as well as several isles and islets that have become famous dive spots such as Panglao and Pamilacan. Ancestral homes and centuries-old churches are also found on the island. One of the world’s famous natural wonders, the Chocolate Hills, in Bohol. BORACAY This island paradise witnessed the arrival of nearly half a million tourists. Boracay is known as one of the world’s finest swimming destinations. It’s fine white-sand and coconut tree-lined beaches, tranquil waters, deep-blue seas, and breathtaking sunset make the place perfect for swimming, sailing, fishing, sunbathing, and even just for simple sightseeing. SOK AK KE YFİ / STREET LIFE BANAUE Hailed as the ‘Eighth Wonder of the World,’ this ‘Stairway to Heaven’ was built by hand by the ancestors of the Ifugao tribe. The magnificent rice terraces are farms built on structurally layered mountainsides. They provide food for the mountain locals, as much as breath-taking scenery for visitors. TAGAYTAY Deniz seviyesinden 685 m. yüksekte bir bayırda yerleşik bulunan Tagaytay’ın iklimi yıl boyu serindir. Dünyanın en küçük yanardağı olduğu söylenen, bir gölün içinde bulunan Taal Yanardağı’na tepeden bakar. Tagaytay’da olağanüstü manzaraları seyredebilir, dağ yürüyüşlerine çıkabilir, ata binebilir yahut huzur içinde etrafı gezebilirsiniz. BAGUIO Filipinlerin “yazlık başkenti” diye anılan Baguio, deniz seviyesinden 1,500 m. yüksekte olduğu için bütün yıl havası serindir. Çamlık tepeleri ve vadileri, doğal manzaraları, cıvıl cıvıl çiçekleri ve taze, sulu meyveleriyle ünlüdür. TAGAYTAY Rising 2,250 feet above sea level and located on a ridge, Tagaytay also enjoys cool climate throughout the year. It overlooks Taal Volcano that lies inside a lake and is said to be the world’s smallest volcano. Tagaytay offers splendid views, mountain treks, horseback riding, or just plain serene and quiet sightseeing. BAGUIO The ‘summer capital’ of the Philippines enjoys cool mountain air all year round because the city is 1,500 meters above sea level. It boasts of pinecovered hills and valleys, scenic views, flowers abloom, and fresh lush fruits. CEBU Cebu’ya her yıl ortalama yarım milyon yabancı turist gelir. “Güneyin Kraliçesi” gerçekten de yabancı gezginlerin en gözde mekanlarından biri olmuştur. Mactan tropik adası, Cebu’nun en güzel sahillerinden biridir. Badian Island Resort and Spa, Asia Spa Magazine tarafından dünyanın sekizinci en iyi spa merkezi olarak seçilmiştir; Maldivler, Hawaii ve Karayipler’deki en iyi spa merkezlerinden biridir. CEBU Average of half a million international tourists visited Cebu every year. The “Queen of the South” has truly become the top provincial destination of foreign travellers. The tropical island resort of Mactan is one of Cebu’s most beautiful beaches. Badian Island Resort and Spa, ranked as the world’s eighth best spa by the Asia Spa Magazine, joins the top league of spa resorts in Maldives, Hawaii, and the Caribbean. MAYON YANARDAĞI Mayon Yanardağı dünyanın en mükemmel koni biçimli yanardağları olan Şili’deki Osomo Yanardağı, Japonya’daki Fuji Dağı, Yeni Zelanda’daki Taranaki Dağı, Ekvator’daki Cotopaxi Dağı, Kosta Rika’daki Arenal Yanardağı ve ABD Alaska’daki Shishaldin Yanardağı arasında birincidir. Doğal zerafeti ve güzelliği nedeniyle Dünyanın 10 Doğa Harikası arasında yer alır. Manila’dan Mayon Yanardağı’nı görmek üzere gelenler bir saatlik uçak yolculuğuyla Legazpi City’e gelir; Legazpi City’nin 16 km. kuzeyinde, Filipinlerin Albay şehrinin en ünlü doğa simgesi Mayon Yanardağı yer alır. MAYON VOLCANO Mayon Volcano is the champion among the best competitors for the world’s most perfectly coned volcanoes like Osomo Volcano of Chile, Mount Fuji of Japan, Mount Taranaki of New Zealand, Mount Cotopaxi of Ecuador, Volcan Arenal of Costa Rica and Shishaldin Volcano of Alaska, USA. Because of its natural elegance and beauty, it is listed on the World’s Top 10 Wonders of Nature. Visitors traveling to Mayon Volcano from Manila would take an hour by plane getting to Legazpi City then 10 miles north of Legazpi City is the magnificent Mayon Volcano, the most popular landmark of the province of Albay, Philippines. PALAWAN Palawan’ın kuzey kesimindeki Calaminan Group’a ana geçiş yeri olan Coron adası, doğal güzellikleriyle ünlü küçük bir adadır. Şahane kalker oluşumları, lekesiz kumsalları, sıcak su kaynakları ve Cayangan Gölü’nün yanı sıra, inanılmaz bir dalış bölgesinde 2. Dünya Savaşı sırasında Amerikan savaş uçakları tarafından batırılmış olan Japon deniz araçlarını görebilirsiniz. PALAWAN The main gateway to the Calaminan Group in the northern section of Palawan, Coron is a small island with an abundance of natural beauty. Apart from spectacular limestone formations, immaculate beaches, hot springs and the Cayangan Lake, there is a fantastic dive site where you can see the Japanese naval vessels sunk by American fighter planes during World War II. 65 İÇİMİZDEN BİRİ / one of us Fotoğraf / Photo by: PhotoPeak Siz de engelleri aşabilirsiniz! Nimet Fışkınlı NAB İstanbul Santral Operatörü You can overcome obstacles, too! Telephone Operator Öncelikle tüm NAB’ER Okuyucularına Merhaba, Hello all NAB’ER readers, Ben Nimet Fışkınlı, 1982 yılında Artvin’de doğdum. 12 yaşındayken göz tansiyonu sebebiyle gözlerimi kaybettim. 2,5 yıldır evliyim ve İstanbul Altı Nokta Körler Derneğinde körler için kabartma, bilgisayar, santral operatörlüğü ve masözlük üzerine kurslar aldım. İlk iş hayatıma 2008 yılında masöz olarak başladım ve daha sonra 2012 yılında NAB Holding ile tanıştım. I am Nimet Fışkınlı. I was born in Artvin in 1982. I lost my eyes to eye pressure when I was 12 years old. I have been married for 2,5 years. I received training for embossing, computer, switchboard operating, and massaging from the Six-Point Association for the Blind in Istanbul. I started working as a masseuse in 2008, and then met NAB Holding in 2012. İş görüşmesi için çağrıldığımda çok heyecanlanmıştım çünkü ilk kez santral operatörü olarak çalışacaktım. Görüşmemiz çok güzel geçti ve şu an bir buçuk yıldır NAB Holding’de çalışmaktayım. Tabiiki bende herkes gibi bir alışma dönemi geçirdim, telefon her çaldığında heyecanlanır, numaraları ezberleyememekten korkardım.Şimdi ise arayan herkesin sesini tanıyor, numaraları biliyor, hafızamda tutabiliyorum. Ben kendime inandım ve güvendim. Bunu da duyarlı yönetici ve arkadaşlarım sayesinde başardım. Şimdi ise böylesine kaliteli bir şirkette çalıştığım için çok mutluyum ve de işimi çok severek yapıyorum. I was very excited when I was called for an interview because I was going to work as a switchboard operator for the first time. It was a very good interview, and I have been working at NAB Holding for one and a half years now. Certainly, I went through an adjustment period like all people; I would get excited when the phone rang and get afraid of forgetting the phone numbers. Now I recognize every caller and know the numbers by heart. I trusted and believed in myself. I managed to do it thanks to my sensitive managers and colleagues. I am very happy to be working at such a fine company, and love my job. NAB’ER Dergisi aracılığıyla hem engelli dostlarıma bir örnek olmak, hem de yüreğinde sevgi taşıyan tüm büyüklerime seslenmek istiyorum: “Lütfen eve kapanmak zorunda kalan engelli arkadaşlarımıza imkan verin, onlara hayatı anlatmayın , hayatı onlarla paylaşın, bırakın biz de hayal edelim, biz de düşünelim, biz de hayata geçirelim...” With this opportunity given by NAB’ER Magazine, I would like to set an example to my handicapped fellows and also address to our elders who feel love and compassion in their hearts: “Please, give an opportunity to the handicapped people who are confined to home; do not narrate life to them, but share life with them; let us imagine, think and realize...” Hep birlikte engelleri aşmak dileğiyle... 66 Wishing to overcome all handicaps together... HOBİ / Hobby BİRAZ SANAT, BİRAZ KARİYER SOME ART, SOME CAREER Həyat Həyata gələndə ağlayır insan, Bəs niyə o gülmür, niyə sevinmir? Bəlkə bu həyatda var ciddi nöqsan? Bəlkə o həyata gəlmək istəmir? Buta Sigorta şirketimizdeki uzman personel sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor. Takım çalışmasının iş akışında büyük rol oynadığı sigorta şirketimizde çalışanlarımız arasında sanat ile uğraşan birçok arkadaşımız vardır. Örnek olarak, şirketimizin Underwriting ve Sigorta Departman Direktörü Kamran Babayev çok sayıda, zengin içerikli şiirler yazmaktadır. Ticaretin Geliştirilmesi Şubesinin Uzmanı Farrukh Necefov’da küçük yaşlarından itibaren resim sanatıyla uğraşmaya başlamıştır. Hazırda kendine özgü ince ruhlu eserlere imza atmaktadır. Biz de NAB’ER Dergimiz aracılığıyla bu değerli eserleri sizlerle paylaşmak isteriz. The number of our expert staff members is increasing in Buta Insurance company day by day. Team work is crucial in the flow of business in our insurance company. Our teams include many colleagues who are gifted and engaged in art. For example, Kamran Babayev, the Underwriting and Insurance Department Director, writes rich poetry. Farrukh Necefov, Expert in the Department of Commercial Improvement, has been painting since young ages, currently undersigning original and fine works of art. We would like to share these valuable works with you by means of our NAB’ER Magazine. Niyə o ağlayır, biz sevinirik? Gələn biz deyilik, bəlkə səbəb bu? Həyatdan gedərsə, kədərlənirik, Gedən biz deyilik, bəlkə səbəb bu? Keçmiş həyatına əlvida deyib, Gəldi bu həyata göz yaşlarıyla, Fikrini sormayıb, ona deməyib, Bura göndərdilər öz yazısıyla. Bəs insan nə üçün həyata gəlir? Nə üçün yaşayır, sonda ölürsə? Bir zaman gəlibsə, bir zaman gedir, Niyə kədərlənmir, bunu bilirsə? Bu sirli dünyanın nədir mənası? Cavabı olmayan bu bir sualdır? Hər kəsin həyatda var öz dünyası, Sualın cavabı bəlkə bundadır? Hər kəs bu mənanı nədəsə görür, Kim kefdə, kim pulda, kim ibadətdə, Kim axirət eşqiylə həyatın sürür, Kimsə məna görür hər ötən gündə. Xöşbəxt o insandır ki, yaşaya bilir, Həzz alır dünyanın gözəlliyindən, Hamıya əl tutur, yaxşılıq edir, Ruhu gidalanır əməllərindən. Öz fikirləriylə tənha qalanda, Bütün kainatla insan qovuşar, Tanrıyla birliyin hiss edən anda, Həyatın mənasın dərk etmiş olar. 67 BİZ / WE ARE SONSUZ MUTLULUKLAR hebibullayev ruslan Ehmedova Sevil 22.08.2013 BANK OF BAKU Nebiyeva Şebnem Aliyev Elçin 06.07.2013 BANK OF BAKU Şixmedova Nermin Aqil Ramazanov 29.06.2013 BANK OF BAKU Aliyev Coşqun Aliyeva Göyçek 27.04.2013 BANK OF BAKU Hüseynova Aynur Behruz İsmayılov 22.08.2013 BANK OF BAKU Aliyeva Rena Feyzullayev Yasin 29.08.2013 BANK OF BAKU Mustafayeva Hasanov Ramal 30.04.2013 BANK OF BAKU Aliyev Elçin Ekberova Şahane 19.05.2013 BANK OF BAKU Musayev Turxan QEribova Lyudmila 07.07.2013 Nişan BAKU SERVİCE COMPANY EkrEmi Saleh MEmmEdhüseynova SEbinE 26.07.2013 Nişan BAKU SERVİCE COMPANY SİNAN KOBAL NİHAN AKGÜN 05.10.2013 NAB İSTANBUL Eliyeva Fidan Eliyev ElbEy 29.06.2013 BUTA SİGORTA HümbEtli Feyzulla HümbEtli NuranE 29.06.2013 BUTA SİGORTA HAsAn bebek 20.05.2013 Hüseyn Eliyev BAKU SERVİCE COMPANY İbrahim bebek 14.07.2013 Bayramova MEsmE BAKU ELECTRONICS Orxan bebek 30.04.2013 Şabanov İlkin BAKU ELECTRONICS Valeh bebek 08.04.2013 Mahmudova Aynur BAKU ELECTRONICS Zülfiyye bebek 08.05.2013 Babayev İbrahim BAKU ELECTRONICS MEHMET sünnet 03.09.2013 OFELiYA SOFİYEVA NAB İSTANBUL 68 Hasenova Olesya Hasenov Nadir 16.06.2013 BAKU SERVİCE COMPANY Novruzov AsIm REhimova Sevinc 26.06.2013 BAKU ELECTRONICS Nur bebek 03.16.2013 NEzErova TünzalE BAKU SERVİCE COMPANY PEnah bebek 31.07.2013 HEsEnov GEray BAKU SERVİCE COMPANY Memmedova Sevinc Bayramov Coşqun 09.07.2013 BANK OF BAKU BİZ / WE ARE HAPPILY EVER AFTER Nigar bebek 11.06.2013 Dünyamalıyev Vahid AzEroğlu QAFQAZ LEASING Ayla bebek 28.05.2013 Kamilov Kamil BANK OF BAKU Sara bebek 22.07.2013 CefErov Elzamin MEtlEboğlu QAFQAZ LEASING Senan bebek 28.08.2013 İmanov Elmar BANK OF BAKU Rüqayye bebek 04.06.2013 Daşdemirli Mammed BANK OF BAKU BetÜl Rana bebek 14.10.2013 Kazım & Seval Bektaş NAB İSTANBUL Barış bebek 20.06.2013 İsmayıllı Ilkin BANK OF BAKU Emin bebek 29.07.2013 Veliyev Amil BANK OF BAKU Ömer bebek 26.03.2013 Bağırov Nicad BANK OF BAKU Leyla bebek 25.06.2013 Nuraliyev Samir BANK OF BAKU Afet bebek 12.07.2013 İsgenderov Mehemmed BANK OF BAKU Zeyd bebek 06.04.2013 Atayeva İzulet BANK OF BAKU Yusif bebek 29.07.2013 Hanmirzeyev Zaur BANK OF BAKU Tunar bebek 28.06.2013 Memmedov Yaşar BANK OF BAKU Sona bebek 06.06.2013 Aliyev Tural BANK OF BAKU Ayaz bebek 21.05.2013 Rustamova Aysel BANK OF BAKU Elnar bebek 12.08.2013 Hüseynov Elnur BANK OF BAKU Ağazahid bebek 04.08.2013 Rzayev Orhan BANK OF BAKU Selim bebek 05.09.2013 Süleymanov Samir BANK OF BAKU Serhan bebek 03.08.2013 Ehmedova Nigar BANK OF BAKU ADA bebek 17.05.2013 ERDEM FURTUNA BANK OF BAKU Leyla bebek 20.06.2013 Memmedov Müzaffer BANK OF BAKU Camil bebek 05.07.2013 Mövlazade Naile BANK OF BAKU Ayan bebek 05.08.2013 Cabbarov Cabir BANK OF BAKU Firudin bebek 30.06.2013 Muradova Pika BANK OF BAKU 69 DAMAK TADI / TASTE Amerikalıların Şükran Günü ve Cadılar Bayramı’nın yegane sebzesi balkabağı, kimilerinin bahçesine saksı olur, kimilerinin salonunun baş köşesinde vazo ya da şamdan olarak yer alır. Çocuklar için ise okullarda çeşitli figürlerle eğlence olur. Peki ya besin olarak... Pumpkin, the unique vegetable of the American Thanksgiving and Halloween, serves as a flower pot in some gardens, or is given the seat of honor as a vase or a chandelier in lounges. It entertains children in various school activities. How about as food? En çok tatlısıyla damaklarda tatlanır. Balkabağı kabak ailesinin kuzeni olup, ne tam bir sebze ne tam bir meyvedir. It is mouth-pleasing mostly with its dessert. Pumpkin is a cousin of the squash family, neither vegetable nor fruit. Ekim ayında tezgahlarda yerini alan, yılbaşına doğru zirve yapan balkabağı, bahar aylarına kadar tüketilebilir. Anadolu’da çeşitli yemeklerde de kullanılan balkabağı, çorba, tart, kızartma, börek, püre hatta hayal gücünüzün elverdiği sebzelerle ızgarada pişirilebilir, et ve tavuk yemekleriyle çeşitlendirilebilir. Balkabağının tohumları tıpkı ay çekirdeği gibidir. Çekirdekler balkabağının içindeki yumuşak turuncu meyveden çıkarılır. Mineraller açısından mükemmel bir kaynak olan kabak çekirdekleri B vitamini içerdiği gibi kemik sağlığı ve kan pıhtılaşması için önemli K vitaminini de bünyesinde barındırır.Potasyum, magnezyum, demir ve çinko deposudur. Bir gram balkabağı çekirdeğinde bulunan protein bir bardak sütle eşdeğerdir. Pumpkin appears on the market around October, peaking towards the year-end, and can be consumed till spring time. It is used in various meals in Anatolia such as soup, pie, frying, pastry, mash, and even grill with any vegetables you can imagine as well as dishes of meat and chicken. Pumpkin seeds are like those of sunflower. Seeds are taken out of the soft, orange fruit inside pumpkin. Pumpkin seeds are the perfect source of minerals, contain vitamin B and vitamin K that is important for bone health and clotting. It is stocked with potassium, magnesium, iron and zinc. One gram of pumpkin seed is equal to a glass of milk in protein value. Balkabağı alzheimer, erken yaşlanma ve kansere karşı koruyucu olan, vücudun paslanmasını önleyen en güçlü antioksidanların birçoğunu içerir. Bal kabağı kolay sindirilebilmesi ve önemli özellikler taşıması nedeniyle soframızdan eksik edilmemesi gereken bir besindir. 100 gram bal kabağı protein, karbonhidrat,lif, fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, potasyum, A, B1, B2, B3, C ve E vitaminlerini içerir. Kolesterol ise içermez. 70 Pumpkin contains most of the strongest antioxidants that protect against alzheimer’s, early aging, cancer, and body corruption. Pumpkin is easy to digest and should always have a place in our meals. 100 gram of pumpkin contains protein, carbohydrates, loofah, phosphor, calcium, iron, sodium, potassium, and vitamins A, B1, B2, B3, C and E. It does not contain cholesterol. DAMAK TADI / TASTE BALKABAKLI TART PUMPKIN PIE Malzemeler Tart hamuru için: 2 su bardağı un 125 gr. margarin yada tereyağ 1 çay bardağı pudra şekeri 1 adet yumurta İç sosu için: 500 gr.dilimlenmiş tatlı balkabağı 1 kutu yoğunlastırılmış yada koyulaştırılmış süt 2 adet yumurta ½ tatlı kaşığı tuz 1 tatlı kaşığı tarçın isteğe göre; 1 tatlı kaşığı toz zencefil Yapılışı İlk olarak tart hamuru malzemelerini bir kapta karıştırıp, yoğuruyoruz sonra bu hamuru buzdolabında 10-15 dakika dinlendiriyoruz. Sosu için bir tencereye kaynamış su koyup içine tencereden bir boy küçük süzgeç koyup üzerine dilimlediğimiz balkabaklarını koyup, tencerenin kapağını kapatıp kabaklar yumuşayana kadar pişiriyoruz.Bu şekilde pişirmemizin bir sebebi de kabakların tüm vitaminini kaybetmemek, isterseniz az miktar suda da kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirebilirsiniz. Kabaklar piştikten sonra bir kaba alıp çatalla ezip soğumaya bırakıyoruz. Derin bir kaseye koyulaştırılmış süt, yumurta, tuz, tarçın ve dilerseniz zencefil ilave edip hepsini birlikte mikserle çırpıyoruz. Soğuyan kabak püresinide ekleyip birlikte biraz daha karıştırıyoruz. Dinlendirdiğimiz tart hamurunu tart kalıbına göre çok kalın olmayacak şekilde açıp, kalıbın altını ve kenarlarını tereyağı ile yağlayıp unladıktan sonra hamuru güzelce yerleştiriyoruz. Ve üzerine çatalla birkaç delik açıyoruz. Hazırladığımız sosu hamurun üzerine döküp önceden ısıtılmış fırında yaklaşık 1 saat kadar pişiriyoruz, Piştiğini kürdan batırarak anlayabilirsiniz, pişen tartı fırından çıkardıktan sonra soğuk olarak servis yapıyoruz. Afiyet Olsun. Ingredients For pie: 2 water glasses of flour 125 gr. margarine or butter 1 tea spoon of powdered sugar 1 egg For topping: 500 gr. sliced sweet pumpkin 1 box of intense or condensed milk 2 eggs ½ tea spoon of salt 1 dessert spoon of cinnamon optionally 1 tea spoon of powder ginger Preparation Pour all ingredients for the pie into a bowl and knead, and rest this dough in the fridge for 10-15 minutes. For the topping, put sliced pumpkins into a sieve, place the sieve in a pot, and cook until pumpkins get soft. We cook in this way not to let pumpkins lose their vitamin, so you may also cook pumpkins in little water. We mash pumpkins with a fork, and leave to cool. Put condensed milk, egg, salt, cinnamon and ginger, if you like, in a deep bowl, and stir with mixer. Add cooling mashed pumpkin and mix some more. Roll out the dough in line with the pie pan. It should not be too thick. Grease the bottom and sides of the pan with butter and flour, and place the dough. Make a few holes on it with a fork. Put the sauce on the dough, and cook for about an hour in preheated oven. You can stick a toothpick into dough to see if it is cooked. Serve cool. Bon appétit. 71 KÜNYE / INDEX Sahibi / The Owner NAB Holding A.Ş Adına / On behalf of NAB Holding Inc. Nadir EROMİ Sorumlu Yazı İşleri Müdürü / Managing Editor Raşit ENGİN Yayın Kurulu / Editorial Board Çiğdem Özarca ERYILMAZ, Ofeliya SOFIYEVA Yayın Türü / Publishing Type 3 Ayda Bir Süreli / Quarterly Baskı Tarihi / Publishing Date Kasım 2013 / November 2013 Tasarım, Uygulama ve Editör Design, Application and Editor Ender BALOĞLU İngilizce Çeviri / English Translation Menekşe ARIK Kapak Görseli / Cover Illustration Fotoğraf: Alptekin Baloğlu Baskı / Printing A4 Ofset Oto Sanayi Sit. Yeşilce Mah. Donanma Sk. No:16 Seyrantepe-Kağıthane-İstanbul-Türkiye Tel: +90 212 281 64 48 Faks: +90 212 269 53 27 www.a4ofset.com Sertifika No: 12168 Yazışma Adresi / Mail Address NAB Holding A.Ş Haydar Aliyev Caddesi Memduh Paşa Yalısı No:21 Kireçburnu-Sarıyer-İstanbul-Türkiye Tel: +90 212 223 15 15 [email protected] Ücretsizdir / Free of charge Değerli NAB’ER Okuyucularımız; Dergimizde yayınlanmasını istediğiniz haber ya da dergi içeriği ile örtüşen bir yazıyı okuyucularımızla paylaşmak, beğeni ve eleştirilerinizi bizlere iletmek isterseniz Çiğdem Özarca ERYILMAZ ile iletişime geçebilirsiniz. [email protected] Dear NAB’er readers, If you would like to share with our readers a text that overlaps with the news or content of this magazine, or if you would like to convey your likings or criticisms, you can communicate with Çiğdem Özarca ERYILMAZ. [email protected] 72
Benzer belgeler
bank of baku - Nab Holding
Konunun özüne dönersek, amacım, NAB olarak gelecek hedeflerimize ulaşabilmede konunun önemini bir kez daha vurgulamak, farkındalık yaratmak bu konuya ve şirketlerimizde
süregelen ve sürdürülecek i...