Venedik…
Transkript
Venedik…
Venedik… Venedik… Suların içinde evleri, yol yerine kanalları, rengarenk maskeler satan dükkanları, gondolları, daracık sokakları, arabasız, motor gürültüsüz yollarıyla hiçbir şehre benzemiyor. Mestre’yi (ana karayı) Venedik’e bağlayan yaklaşık 4 km. uzunluğundaki tren yoluyla Santa Lucia İstasyonu’na vardık. İstasyonun ön yüzü Büyük kanal’a bakıyor. Fark edilmiyor; ama 120 adacıktan oluştuğu söylenen Venedik’i birbirine bağlayan 400 köprü varmış. Bu köprülerin en ünlüsü Rialto Köprüsü, Aşıklar Köprüsü de deniyor. Köprünün üzerinde çok güzel bir kanal görüntüsü var. Venedik’in tüm ara sokaklarına girip çıkıp labirent gibi daracık yollarda dolaşmaya başlıyoruz. Görülmesi gereken en önemli yerlerden biri kuşkusuz St.Marco Meydanı. Fazla samimi güvercinleri, büyük mermer galerileri, çan kulesi, kilisesi ve Dükler Sarayı’nın bir arada görülebileceği bir meydan. Meydanın adı şehrin koruyucusu Aziz Markus’tan geliyor. Venedikli iki tüccar, Mısır’da bulunan ve Hıristiyanlıktaki kutsal kişilerden 4 İncil’in yazarından biri olan Aziz Markus’a ait olduğu sanılan kemiklerini ve özel eşyalarını Venedik’e getirmek ve şehre armağan etmek isterler. Bir sandığa doldurarak üzerini domuz etiyle kaplarlar. Domuz etini gören Müslüman Araplar sandığa hiç dokunmazlar. Bu olay kilisenin girişinde resmedilmiş. Aziz Markus’un Venedik’e getirilmesinin ardından Venedik onurlanır ve onu şehrin koruyucusu ilan ederler. İşte bugün meydana adını veren kilise, Aziz Markus adına yapılmıştır. Kilisenin ön yüzünde Aziz Markus’un kemiklerinin Mısır’dan nasıl getirildiğini yansıtan mozaikler yer almaktadır. Aziz Markus Kilisesi’nin hemen yanında Dükler Sarayı var. Bu saray, beyaz ve pembe mermerin oluşturduğu geometrik şekilli süslü ön cephesiyle dikkat çekiyor. Bu sarayda aynı zamanda suçlular yargılanır ve hemen yandaki hapishaneye götürülürmüş. İki binayı birbirine bağlayan köprüden geçerek hapishaneye giden kişi, Venedik’i bir daha göremeyeceği için köprüden geçerken şehre son kez bakarmış. Bu nedenle bu köprünün adı “Son Bakış” veya “Hasret Köprüsü”dür. Venedik, karnavallarıyla da meşhur bir şehir. Karnaval zamanı, insanlar arasındaki sınıf farklılıklarını kaldırmak için maskeler takılırmış. Böylece kim olduğunun önemi olmadan herkes rahatça ve gönlünce eğlencelere katılırmış. Karnaval zamanı olmamasına rağmen maskeler turistik bir hediye olarak satılmaya devam ediyor. Fakat Venedik’e bu güzelliği katan kanallar onu bitirmekte. Sular yükselmekte ve yavaş yavaş batmakta. Bu durum için projeler var ama başarılı olacak mı bilinmiyor.
Benzer belgeler
VENEDİK-PADOVA
önünde siz değerli misafirlerimiz ile saat 05:45’te buluşma. Bagaj ve bilet işlemlerinin
ardından Türk Hava Yolları TK 1867 sayılı tarifeli seferi ile saat 07:45’de Venedik uçuşu.
Yerel saat ile 09...