sıradan birisi değil
Transkript
sıradan birisi değil
SIRADAN BİRİSİ DEĞİL Şeyh Bahauddin Efendi’nin 11 Ocak 2015 Sohbeti, Allahu Allahu Allahu Allah. Allahu Allahu Allahu Allah. Allahu Allahu Allahu Allah. Allahu Allahu Allahu Allah. Allahu Allahu Allahu Allah. Allahu Allahu Allahu Allah. Allahumme salli ve sellim 'ala Nebi'ina Muhammed, aleyhi selam Salaten tadumu ve tuhda ileyh mammara layali va tula devam. Allahumme salli ve sellim 'ala Nebi'ina Muhammed, aleyhi selam Salatan tedumu ve tuhda ileyh mammara layali ve tula devam. Allahumme salli ve sellim 'ala Nebi'ina Muhammed, aleyhi selam Salatan tadumu ve tuhda ileyh mammara layali ve tula devam. Ya selam. MaşaAllah salatu selam için. Eğer salatu selam'ın kıymetini bilseydik, dünyada sanki cennetteymiş gibi yaşardık. Salatu selam çok önemlidir. Ama Yüce Allah, hazineleri saklar her zaman. Bu da insanoğluna verilmiş en büyük hazinelerden biridir. Bize verilen en büyük hazine budur. Ama bulmak için kazmalıyız. Kazmalıyız. Hazine denmiş çünkü gizlenmiştir. Yani insan olarak vazifemiz kazmak ve aramak. Bu delikte mi? Hayır. Bu delikte mi? Hayır. Burada mı? Hayır. Burada mı? Hayır. Aramaya devam edeceksiniz. Bu gezegende her tür mineral yeraltından çıkar. Hepsi yeraltından çıkartılır. Petrol, altın, mücevher, hepsi yeraltından çıkartılır. SubhanAllah. Yani hazineyi bulmak için aramalısınız. Ve Yüce Allah, bize öyle büyük bir hazine vermiş ki, "Es-selatu es-selamu aleyka ya ResulAllah, Es-selatu es-selamu aleyke ya HabibAllah. Es-selatu es-selamu aleyke ya Hayra HalkilAllah" diyebilmek. Bu, Yüce Allah'ın büyük bir hazinesidir. Bize kazmadan, aratmadan vermiştir hazineyi. O (cc) tıpkı cennetten gelen yağmur gibi sunmuştur bize. Selatu selam da cennetten gelir. Bulmak için kazmanıza gerek yok. Aramanıza gerek yok. Üzerimize rahmet yağmuru gibi yağıyor. Elhamdulillah. Yüce Allah, O çok merhametli bize böyle bir Resul verdiği için. Bize böyle bir şahsiyet verdiği için. Böyle muhteşem, harika birini bizim için yarattı. Ümmeti Muhammed için Ümmeti Muhammed (sas). Seyyidina Muhammed (sas), şöyle demedi; "Ben Arapların peygamberiyim. Ben Türklerin peygamberiyim. Ben şunların peygamberiyim" Hayır, dedi ki "Ben bütün milletlere gönderildim. Hepsi bana ait." Bütün ümmeti için af dileyecek kuvvet var O'nda. Kuvveti var. Yetkisi de var. Yetkisini kullanmayı sevmez. Ama yetkisi var. Yüce Allah dedi ki; Ne istersen yap, ya ResulAllah. Ya Habibi, Ey Sevgili olan, ne istersen yap. American Express kartınız var diyelim. Carte blanche. İstediğinizi yapmakta özgürsünüz. ResulAllah (sas) böyledir işte. Onda bu vardır bize verilmek üzere. Ve biz bilmiyoruz. www.saltanat.org Page 1 Bu... bu kendi içimizde tartışmamız gereken bir noktadır. Kendimiz dışında tartışmaya gerek yok. Şunu tartışmalıyız: Hakikatten Resulullah'ın bize ne verdiğini biliyor muyuz? Bir örnek vereyim; Bir gün bir arabanın tanıtımı vardı. Daha iyi anlaşılsın diye örnek veriyorum. Arabanın üreticisi, bu arabayla ne yapılabileceğini biliyordu. Ve bu arabaya sahip olanları yolda durduruyorlardı. Sürücülerin bir kısmı kadındı, bazıları genç, bazıları yaşlıydı. "Bu arabayı satın aldınız. Ama bu arabayla ne yapabilirsiniz biliyor musunuz?" "Hayır, biz sadece güvenli şekilde sürüyoruz, işimize, evimize, alışverişe gidiyoruz, hepsi bu." Arabanın üreticisi şöyle dedi; "Ama bu arabayla dağa tırmanabilirsiniz. Şuraya gidebilir, buraya gidebilirsiniz. Şunu yapabilir, bunu yapabilirsiniz." İnsanlar da "Gerçekten mi?" dediler. "Evet. Denemek ister misiniz?" Bazı insanlar arabalarını deneme sürüşü için vermekte tereddüt ettiler. Bazıları "Hayır, biz arabamızdan memnunuz. Arabamızı mahvetmek istemiyoruz." dedi. Ama bu arabayı aldıkları zaman, gözlerine çok harika göründü, bilmedikleri pek çok şeyi yapabiliyordu bu araba. Şimdi bu bizim için bir örnektir. Bu dünyada yaşadığımıza göre anlamamızı kolaylaştıracak şeyleri örnek verebiliriz Pek çok insan zannediyor ki ResulAllah (sas), sadece Kur'an'ı getirdi ve gitti. Ancak ResulAllah'ın nasıl hazırlandığı, ne tür bir kuvveti olduğu ve neler verdiğini kimse zahmet edip o yönlerine bakmıyor. ResulAllah'ın nasıl olduğunu anlamak zorundayız ResulAllah'ı nasıl anlamalıyız, veya kuvvetini, verebileceklerini, vermekte olduklarını, vermeye devam ettiklerini. Çünkü Onun kuvveti olmasa, bugün hiç kimse "Eşhedu en la ilahe illAllah, eşhedu enne Muhammeden ResulAllah" diyemezdi. Hiç kimse diyemez bunu. Zannetmeyin ki bunu söylüyorsunuz çünkü ResulAllah (sas)'ın 1500 sene önce doğduğunu duydunuz Risale'yi yaptı ve bitti. Julius Sezar, O'ndan daha kuvvetliydi. Askeri gücü, para gücü, imparatorluk gücü vardı. Ama bugün hiç kimse "Eşhedu en la ilaha illAllah ve eşhedu enne Sezar, Roma'nın imparatoru" demiyor mesela. Kimsenin umurunda değil. Üstelik Sezar sıradan bir adam değildi. Tarihteki en güçlü, başarılı adamlardandı. Sizin ResulAllah'ınız var. Çöldeki öksüz, medeniyetin olmadığı bir yer. Bugün hala "Eşhedu en la ilaha illAllah ve eşhedu enne Muhammeden ResulAllah" diyorsanız, O'na verilen kuvvet sebebiyledir. O sıradan biri değil. Unutmayın O sıradan biri değil. Eğer onun dini, bizim dinimiz bize verdiği bu din hala devam ediyorsa, bu kadar saldırıya rağmen, sürekli aşağı çekmeklerine rağmen, bilinmesin diye uğraşmalarına rağmen, gelmiş geçmiş en kötü din olarak göstermelerine rağmen. Hala insanlar O'na (sas) ve dinine koşuyorlar. Çünkü bu Hak'tır. www.saltanat.org Page 2 ResulAllah (sas)'in kuvveti ve motivasyonu vardır. Bu böyle bilinsin. En aptal olanlar bunu bilsinler. Vahabilere söylüyorum, selefilere söylüyorum, köktendincilere söylüyorum. ResulAllah sadece vazifesini yerine getirdi diyorsunuz. Ya Hu, ResulAllah vazifesini bitirdiyse, neden gelip, namaz kılıyorsunuz? Neden gelip, namaz kılıyorsunuz? Resulullah'ın vazifesini yerine getiriyorsunuz. Ondan memnun olmamanıza rağmen. Hala Allahu Ekber, Allahu Ekber diyorsunuz. Eşhedu en la ilaha illAllah, eşhedu enne Muhammeden ResulAllah. Haya ala s-salah, haya ala l-felah. Allahu Ekber, Allahu Ekber. La ilaha illAllah. Mevlana Şeyh gibi okudum. Bunu söyleyip duruyorsunuz. Bu siz değilsiniz ki, sizi aptallar. Aptal demek zorundayım size. ResulAllah (sas) bu. O'nun kuvveti. Yüce Allah O'nu böyle yükledi. O'na bu dini sonsuza dek bozulmadan sürdürmesi için kuvvet verdi. ResulAllah (sas)'in orijinal dininde bozulma yoktur. Kur'an'da sağa sola sapma yoktur. Hadisler sahihtir. Güvenilir. Sahih'in anlamını biliyor musunuz? "Doğrusu Kitabı biz indirdik. O'nun koruyucusu elbette biziz." (15:9) Sağlamdır, ResulAllah (sas)'in kuvvetiyle korunmaktadır. Yüce Allah'a gerek yok. ResulAllah'ın kendisi. Allahu Ekber. Allah bize fazla gelir. Bizi aşar. Yüce Allah'ın kuvvetini hafife almayın. Evet, biz Yüce Allah'a inananlarız. Her şeyin Allah'tan geldiğini biliyoruz. Ama ResulAllah (sas)'den gelen hakiki kuvveti de bilmelisiniz. Yüce Allah, O'na o kuvveti vermiş. Onu geliştirmiş. Ve diyor ki; "O'nu deneyin ve ne elde edeceğinizi görün. O'ndan kaçmayın çünkü elinize hiçbir şey geçmez." Hiçbir şey. ResulAllah'tan kaçarsanız, elinize hiçbir şey geçmez. Hiçbir şey. ResulAllah işte böyle büyüktür. Bütün bu büyük Evliyalar. Geçenlerde, Şeb-i Arus'u biliyorsunuz, Seyyidina Celaluddin Rumi'nin, ölüm yıldönümü. (Onun 'düğünü'). Kutlama yapılıyordu. Bütün dünya tanıyor Seyyidina Celaluddin Rumi'yi. Ya Hu, Seyyidina Celaluddin Rumi kimdir ResulAllah olmasa? Hiç. ResulAllah olmadan hiçtir o. O, ResulAllah (sas) ile Mevlana Celaluddin Rumi haline geldi. Hakiki aşk bu. Şeb-i Arus dediği zaman "ResulAllah (sas) ile buluşuyorum" dedi. Bunu önemli kılan, değerli kılan budur. Evet. Bu... Şimdi bu aptal vahabilere, aptal selefilere, aptal kim varsa söylemek lazım. Bu insanlar ResulAllah (sas)'e saygı duymaz. Doğru bir şey yaptıklarını sanıyorlar. Hayır, doğru yapmıyorsunuz. Kısa zaman içinde tarihe karışacaksınız. Sonra da yok olacaksınız. Vahabilerden bir tane evliya gösterin. Selefilerden bir tane alim gösterin. Bana bir tane gösterin. Hayır. Hiç yok. Bu yüzden kıskanıyorlar. Evliyaların makamlarını yıkıyorlar. Salihlerin makamlarını yıkıyorlar. Bir işe yaramaz. Sadece binayı yıkarsınız ama onlar hala kalplerimizde. Onlar kalbimizde. Onların yeri kalplerimiz. Asla yok olmazlar. Asla. Siz yok ettiğinizi zannediyorsunuz. Hayır. Yok olan sizlersiniz. www.saltanat.org Page 3 Makam yok. Makamlara inanmazsınız. Mezarlara inanmazsınız. Mübarek insanlara inanmazsınız. Misyonunuz nedir? Bu misyonu nasıl devam ettireceksiniz? Parayla mı? Para bitecek. Para böyledir. Nehir gibi. Bir gün bana, öbür gün sana. Bir gün para kalmaz. Bakarsın para kalmaz. Yüce Allah bu. Parayı veren O. Parayı alan da O. Arapların güzel bir sözü vardır. Ve iza ata ad'haş ve iza akhdha fatash was bahbash. Yüce Allah, para verirse, insanı hayrete düşürür. Ama parayı elinden de alırsa her köşeye bakar tek kuruşu kalmışsa, alır. Kuruşları, sentleri bir tanesini bile bırakmaz kenarda kıyıda. "Gel, gel bir çeyreklik var." 1 sent bırak. "Getir, benim o." "Hüküm, Büyük ve Yüce Allah'ındır." (40:12) Yüce Allah'a düşman olmayın. Yüce Allah'ın sevdiğine düşman olmayın. Düşman olmayın. En büyük aptallık, salaklık. Yüce Allah, size hep merhametle bakar. Peki siz Yüce Allah'a hileyle mi bakıyorsunuz? "Tuzak kurmaya çalışıyorum." Hayır, orada işlemez. Başka yerlerde deneyin. Kurt, ayı, vb. avlamak için kurun tuzağı tamam. Ama Allah bu. O, mutlak tecelli ve herşeyi görendir. Bugünlerde çok moda, bütün hükümetler izliyor. Her yer izleniyor. Kim yapıyor? Ne yapıyor? Nasıl izliyorlar. Ne zannediyorsunuz Yüce Allah uyuyor mu? Haşa. Allah asla uyumaz. O, en büyük izleyicidir. Herşeyi izleyen, kontrol eden. Şimdi günümüzde izliyorlar ancak kontrol edemiyorlar. Birşey olacaksa, oluyor. Sadece bakıyorlar. Ama Yüce Allah hem izliyor, hem de kontrol ediyor. Dünya meseleleri ile Allah arasındaki fark budur. Yüce Allah size sizden bile yakındır. Aynı zamanda size, başka herşeyden daha uzaktır. Ama bu Yüce Allah'ın özelliği. Size hep kendinizi aciz hissettirir. Anlamakta aciz kalırsınız. Çünkü Yüce Allah, sizin metodunuzu kullanmaz. Sizin aklınızı kullanmaz. Sizin düşündüğünüz şeyleri kullanmaz. Yüce Allah bu. Farklıdır. Her şeyden çok faklıdır. Aklınıza gelen her şeyden çok daha farklıdır. Yüce Allah oyun oynamaz. Biz oyun oynarız ama O oynamaz. Bu sebeple, biz Yüce Allah'ın sevdiklerini sevmeliyiz. Eğer Yüce Allah "Ya Habibi, ya Muhammed, Ya Habibim Muhammed (sas)" demişse, biz Seyyidina Muhammed (sas)'i sevmeliyiz. Çünkü Yüce Allah seviyor O'nu. Peki ya biz? Yüce Allah'a karşı gelip, "Hayır, biz O'nu sevmiyoruz" mu diyelim? Nedir bu? Uyanın. Uyanmalısınız. Uyanmalıyız. Bugün TV'larda görüyorsunuz, herkes TV izliyor. Bir şarkıcı için bizim "İdolümüz" diyorlar. "Oh bu sanatçı. Bizim idolümüz. Şu bizim idolümüz." Aslında hayatına baktığınızda işe yaramaz. İşe yaramazdan da beter. Nasıl benim idolüm olabilir? Çöp. Nasıl konuşacağını bilmez. Nasıl davranacağını bilmez. Nasıl uyuyacağını bilmez. İçer. Kötü şeyler yapar. Ama derler ki "Evet, o bizim idolümüz. Oh idol!" www.saltanat.org Page 4 Allahu Ekber. La havle ve la kuvvete illa billahi l-Aliyu l-Azim. Ne biçim bir zaman! Nasıl bir zamandayız! Öbür tarafta bazıları der ki; "Hayır, ResulAllah idolümüz değil." Peki kim senin idolün? Sen misin? "Evet, belki benim". "Evet, ben olabilirim" derler. Bu yarış yapmaktır, kendi nefsinizle ResulAllah'ın şahsiyeti arasında. Çok tehlikeli. Çok tehlikeli. En tehlikelisi ResulAllah (sas) ile kendinizi eşit zannetmektir. Bu devrin hastalığı budur. Bu devrin en büyük hastalığı budur. ResulAllah ile kendinizi eşit zannetmek. Neden? Çünkü herşeyi hazır buldunuz. Doğdunuzda, bir sürü cami vardır. Doğdunuzda ebeveynleriniz Müslümandı. Doğduğunuzdan beri size Kur'an öğretildi. Doğduğunuzdan beri herşeyi hazır buldunuz. Herşeyi hazır bulup, yapmak çok kolaydır. Ama sıfırdan, hiçlikten birşeyler yapmaya çalışın da görelim sizi. Nasıl vazgeçecek, nasıl kaçacak, nasıl da "Hayır, doğru değil" diyeceksiniz! 1500 senelik bir tarihten bahsediyorsunuz. Hala sağlam, sapasağlam. Biraz hasar olabilir, ama esas binayı etkilemez, hakiki imanı, hakiki şeyleri etkilemez. Bu sebeple şeytan uğraştı, uğraştı, uğraşmaya devam ediyor ve en hassas noktalardan vuruyor. Şeytan vuruyor. Ama bina hala sağlam. Yüce Allah'ın, ResulAllah(sas)'ın, iradesiyle, Evliyaların muhafazasıyla daha, daha, daha da güçleniyor. Zannetmeyin ki bu din kendi başına devam ediyor. Hayır, sahibi var. Kaptanı var. İslam gemisini güvenli limana götüren bir kaptan. Bir sürü fırtına da çıksa, dalgalar da olsa önemli değil. Bu gemiyi hiçbir şey etkileyemez. Elhamdulillah. Biz emniyetli tarafta olduğumuzu düşünüyoruz. Emniyetli tarafta olduğumuza inanıyoruz. Emniyetli tarafta olduğumuza eminiz. Elhamdulillah. Emniyetli tarafta olmaya gayret edin. ResulAllah'la olmaya gayret edin. Ne olursa olsun, ResulAllah (sas) ile rabıtanızı, bağlantınızı koruyun. Bir mürşid edinmeye gayret edin. Mürşid sizi gerçek anlamda ResulAllah (sas)'a bağlayan kişidir. Mürşidi olan insanlar daha rahattır. Mürşidi olmayanlara tavsiyemiz, bir mürşid edinsinler. Mürşid arayın ve mürşidle beraber olun. Çünkü mürşid onları güvenli bir gemiye koyan, dünyada ve ahirette güvende tutan kimsedir. Allah sizden razı olsun. Bizi affetsin, ResulAllah (sas)'ın sevdiklerinden eylesin. Dünyada ve ahirette Onunla birlikte olalım. Eşhedu en la ilaha illaAllah ve eşhedu enne Muhammeden abduhu ve Habibuhu ve Resuluh (sas) diyerek. Ve min Allahi t-tevfik. Bi hurmeti l-Habib, bi hurmeti lFatiha. Subhanım Allah. Sultanım Allah. Nebim Muhammed, aleyhi selam. Subhanım Allah. Sultanım Allah. Nebim Muhammed, aleyhi selam. Subhanım Allah. Sultanım Allah. Nebim Muhammed, aleyhi selam. Va salli ya Rabbi ve sellim 'ala cami'a l-enbiyai ve-l mursalin ve 'ala kulli 'ecmaina v-elhamdulillahi Rabb-il 'alamin el-Fatiha. www.saltanat.org Page 5 Video Link: http://saltanat.org/videopage.php?id=13107&name=2015-0111_en_NotAnOrdinaryPerson_SB.mp4 www.saltanat.org Page 6
Benzer belgeler
bugünkü durumun basit izahı
önce, şimdi 2 rekat da korunmak için kılın uyumadan önce. 3 'Kul huvAllahu ahad' okuyarak ve sonra da
Ayetel Kürsi okuyup üzerinize üfleyin ve korunmanız devam etsin. Sizi ve ailenizi korusun, malı...