Yıllardır denize dalan ve bu konunun tarihçesini
Transkript
Yıllardır denize dalan ve bu konunun tarihçesini
SAYI: 25 www.ngdergi.com ÖNE ÇIKANLAR GEZİ MAKEDONYA MÜZİK KENAN DOĞULU KOLEKSİYONER JEFF HAKKO PORTRE ERKAN GÜRAL DÜNDEN BUGÜNE EKMEK SAĞLIK TERMAL SULAR TREND OSMANLI STİLİ “Benim ihtiraslarım var, hem de pek büyükleri; fakat bu ihtiraslar, yüksek mevkiler işgal etmek veya büyük paralar elde etmek gibi maddi emellerin tatminiyle ilgili bulunmuyor. Ben bu ihtiraslarımın gerçekleşmesini, vatanıma büyük faydaları dokunacak, bana da gerektiği gibi yapılmış bir vazifenin canlı iç rahatlığını verecek büyük bir fikrin başarısında arıyorum. Bütün hayatımın ilkesi, bu olmuştur. Ona çok genç yaşımda sahip oldum ve son nefesime kadar da onu koruyacağım.” EDİTÖR Hayallerinizi gerçekleştirin Yepyeni koleksiyon ve serilerimizle, İtalya’nın Bologna kentinde düzenlenen Cersaie Fuarı’ndaydık. Avrupa’nın en büyük mutfak, banyo ve seramik fuarı olan Cersaie Fuarı’na bu yıl, 400’ün üzerinde seramik firması ve 350’nin üzerinde banyo ürünleri üreticisi katılmıştı. Fuar alanında büyük ilgi gören yeni serilerimiz yenilenme adına harcadığımız çabaların en güzel ödülü oldu. Özellikle büyük ebatlı duvar karoları, doğayı tüm gerçekliğiyle dijital baskı tekniği kullanarak seramiğe taşıyan ve dijital baskı teknolojisi ile NG Kütahya Seramik yaratıcılığını birleştiren Origitile Koleksiyonu’nun en son örnekleri, “seramiğin geleceği” olarak tanımlanan ve altıgen formların mükemmel uyumunu sergileyen Nexus Gülden GÜRAL Kütahya Seramik Porselen Turizm A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi serisi, dünyaca ünlü IF Product Design 2011 ve Red Dot Design Award Best Of The Best 2011 tasarım ödüllerinin sahibi Versatile ve cam dünyasının yıldızı Brezza tüm ziyaretçiler tarafından fuarın yıldızları seçildi. Fuar süresince sektördeki profesyonelleri heyecanlandıran bu özel ürünlerle neler yapabileceğinize, hayallerinizi yaşam alanınıza nasıl taşıyabileceğinize dair ipuçları bulacaksınız bu sayımızda. Geçtiğimiz ay Türkiye’nin En Başarılı Turizm Yatırımları Araştırması’nda ‘Sağlık Turizmi İşletmeleri’ kategorisinde Güral Afyon Wellness&Convention birinci olurken; Antalya Show Plaza da, Antalya Mimarlar Odası’nın düzenlediği yarışmada, Antalyalıların oylarıyla şehrin en güzel mekanlarından biri olarak seçildi. Her ay olduğu gibi bu sayımızda da mutluluklarımızı, geleceğe dair tüm umutlarımızı ve gururumuzu önce sizlerle paylaşıyoruz. Sevgi ve saygılarımla. 6 İÇİNDEKİLER 30 48 10 SERGİ Empresyonizm’in isim babası 54 KOLEKSİYON Jeff Hakko’nun dalgıç Claude Monet’nin eserleri, Sabancı kıyafetler ve malzemelerinden oluşan Üniversitesi Sakıb Sabancı Müzesi’nde muhteşem koleksiyonu 12 SANAT KÜLTÜR İstanbul’un az 58 DÜNDEN BUGÜNE Sofraların bilinene müzeleriyle keyifli bir sanat vazgeçilmezlerinden biri olana ekmeğin rotası hazırladık yüzyıllara yayılan hikayesi 16 KİTAP Burçak Evren’in hazırladığı 62 KÜLTÜR MİRASI Volkanik ‘Seyyahların Gözüyle Semt Semt İstanbul’ kayaların sürpriz görünümleriyle hayat kitabı, İstanbul’a başka bir gözle bakıyor. bulan Uçhisar 20 ALIŞVERİŞ Kütahya Porselen’in en 66 ATÖLYE Zeytin ağaçlarının heykelsi yeni kahve setleri mobilyalara dönüştüğü Amorf 24 YENİ SERİ Arılar ve uğur böcekleriyle 68 MİMAR ‘Yaşam mimarı’ ifadesiyle doğadan ilham alan tabaklar akıllarda yer eden Ağaoğlu’nun 26 PORTRE Güral ailesinin üçüncü kuşak Dekorasyon Müdürü İç mimar Ebru temsilcisi, genç işadamı Erkan Güral ile iş Hamzaoğlu’ndan dekorasyon tüyoları ve özel hayatına dair merak ettiklerimiz 72 ANKET Yayın ve televizyon 32 STİL Porselende renk temasını dünyasının ünlüleri porselensepeti. başarıyla uygulayan ‘Zeugma’serisi com’dan neler seçtiler? 36 İPUCU Kütahya Seramik markasıyla 74 BESLENME Diyetisyen Ali Dereli, üretilen duvar, zemin ve dış cephe et ağırlıklı beslenmeye dikkat çekiyor seramikleri evinizle ilgili tüm hayallerinizi 76 GURME Güral Sapanca gerçeğe dönüştürüyor Wellness&Convention’dan sağlıklı, 42 GEZİ Makedonya ve Bosna-Hersek lezzetli ve şık balık sunumları Federasyonu’nda farklı bir ülkede 82 PEDAGOJİ Bir uzman gözüyle olma duygusundan çok, tanıdık izleri çocuklarımızı okula nasıl hazırlamalıyız? süreceksiniz 84 SAĞLIK Türkiye termal su 46 MÜZİK İstanbul’da gece ve sahne kaynaklarıyla dünyanın lideri oluyor performansı deyince ilk akla gelenlerden biri 86 BAYİ Gökay Seramik’in sahibi olan Kenan Doğulu ile keyifli bir sohbet Levent Kaynarca ile Kütahya Seramik 50 STİL Çintemaniler, hatayiler, iş ortaklığını konuştuk rumiler… Bu serilerde Osmanlıyı 90 BİZDEN HABERLER anımsatan her şey var 98 BULMACA SAYI: 25 EKİM 2012 İmtiyaz Sahibi Kütahya Seramik Porselen Turizm A.Ş. adına Mustafa Elgün Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Nazmiye Doğan Eser Çetintaş Görsel Danışman Harun Topuz İletişim Adresi Atatürk Bulvarı, Çalça Mah. Kütahya. Tel: (0274) 225 12 00 Faks: (0274) 225 12 13 www.ngdergi.com facebook.com/ngdergi NG Dergisi Kütahya Seramik Porselen Turizm A.Ş. tarafından 2 ayda bir yayınlanır ve ücretsiz dağıtılır. 8 Yayına Hazırlayanlar Yazışma Adresi: Turkuvaz Dergi Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş Grubu, Barbaros Bulvarı, Cam Han, No:153, Balmumcu, Beşiktaş Yayın Direktörü Aslıhan Sarp İşman Tel: (0212) 354 30 00 Yayın Yönetmeni Fatma Özel Basımcı: Turkuvaz Matbaacılık Görsel Yönetmen Nazlı Sarı Yayıncılık A.Ş. Editörler Emine Önel Kurt, Şebnem Basıldığı Yer: Akpınar Mah. Yıldız, Çiğdem Hasanoğlu, Zeliha Köşlü Hasan Basri Cad. No: 4, Sancaktepe, Fotoğraflar Agim Can, Canan Yetişti İSTANBUL Satkın, Füsun Gümeli Tel: (0216) 585 90 00 SERGİ SAKIP SABANCI MÜZESİ Claude Monet İstanbul’da! Empresyonizmin isim babası Claude Monet’nin hayranlık uyandıran tabloları, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi ve Marmottan Monet Müzesi’nin işbirliğiyle İstanbullularla buluşuyor. Yapım Ayşegül Gürsel abancı Holding’in ana sponsorluğunda 9 Ekim 2012-6 S Ocak 2013 tarihleri arasında düzenlenecek ‘Monet’nin Bahçesi’ isimli sergiye, konaklama sponsoru Le Méridien Istanbul Etiler’in yanı sıra Vista Turizm de destek verecek. Çiçek ve doğa temalı tabloların yer aldığı sergi, “Belki de ressam olmayı çiçeklere borçluyum,” diyen Monet’nin kendi elleriyle yarattığı ve yaşamının son 30 yılındaki sanatsal üretiminin ana temasını oluşturan ‘Giverny Bahçesi’ne yoğunlaşacak. Sanatçının olgunluk dönemi eserlerinden oluşan sergide, Giverny Bahçesi’ndeki evinin resimleri, geç dönem bahçe manzaraları, nilüferler ve ünlü Japon köprüsü tabloları yer alacak. Ayrıca, Monet ve eşi Camille’in, Auguste Renoir imzalı portreleri, kişisel eşya ve fotoğrafları sergilenecek. Sergi süresince, konferans programları, çocuk eğitim atölyeleri, ücretsiz rehberli turlar ve film gösterimleri gibi paralel etkinlikler de gerçekleştirilecek. www.sabanciuniv.com 10 SERGİ MİXER Hatasız kul olmaz Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri, Mixer’in mekan sponsorluğunda ‘Her Güzelin Bir Kusuru Vardır’ adlı sergiyi gerçekleştiriyor armara Üniversitesi Güzel Sanatlar M Fakültesi öğrencileri, bu yıl birincisi düzenlenen İstanbul Tasarım Bienali’nin akademik programı kapsamında ‘kusurluluk’ temasını Mixer’in mekan sponsorluğunda bir sergiyle mercek altına alıyor ‘Kusur nedir? Kusursuz güzel(mi)dir? Kusursuz tasarım var mıdır? İnsan doğasının kusursuz olana ihtiyacı var mı? İnsan sürekli kusursuzu mu arar? Kusursuz sıradan, kusurlu sıra dışı olabilir mi? Güzel olanın kusuru var(mı) dır?’ gibi soruların çevresinde yoğunlaşan öğrenciler, ‘kusurluluk’ temasına yeni bir bakışla tasarımlarında benzersiz ve özel olanı aradılar. Güzel Sanatlar Fakültesi’nde farklı dallara yönelen genç tasarımcılar, tasarımlarında kusurluluğu işlerken, farklı olanı da yaratmaya çalıştılar. Sergi, 19 Ekim-17 Kasım tarihleri arasında Mixer’de ziyaret edilebilir. www.mixerarts.com Düzensizlik meselesi Evim güzel evim İrfan Önürmen Üniversitesinin ev sahipliğinde ‘DIS-ORDER’ adlı Doğu Akdeniz Araştırma solo sergisi ile Doha, Merkezi’nin organizasyonuyla Katar’daki Katara gerçekleşecek ARCHTHEO’12 Art Center’da. konferansı ev kavramını Eserlerinde ağırlıklı sorguluyor. Yerli ve yabancı olarak sosyal ve konuşmaların katılacağı siyasi meseleleri konferans 31 Ekim-3 Kasım ele alan Önürmen, arasında mimari teori odaklı günlük olayları, olarak ‘ev ve konut’ kavramlarını karakterleri ve disiplinler arası bir çerçevede toplumda yer etmiş ele alacak. klişeleri tasvir ediyor. www.archtheoconference.net Mimar Sinan Güzel Sanatlar www.katara.net 11 KÜLTÜR SANAT İstanbul’un az bilinen müzeleri Efsaneye göre Tanrı Zeus, hafızayı simgeleyen Mnemosyne ile dokuz gece geçirir ve bu birliktelikten dokuz ilham perisi, ‘müzler/musalar’ doğar. Müzenin sözcük anlamı da yaratıcılığı simgeleyen bu ilham perilerinden gelir. Günümüzde müzecilik çok sayıda disiplini içinde barındıran kapsamlı bir bilim dalı. Arkeolojik, sanatsal ve bilimsel eserlerin sergilendiği müzeler daha yaygın olarak biliniyor. Özel temalarda kurulmuş müzelerin sayısı da giderek çoğalıyor. Bu sayfalarda ancak sınırlı sayıda örneğine yer verebildiğimiz, özellikli ve nispeten az bilinen bu mekanlar, İstanbul’un çok yönlü yapısını da ortaya koyuyor aynı zamanda. Yazı ve Fotoğraflar Emine Önel Kurt 1 2 Adalar Müzesi Oyuncak Müzesi Adalar’a gitmek için yeni bir nedenimiz daha var: Adalar Çocuklarınıza müze ziyareti alışkanlığını ka- Müzesi. 2010’dan bu yana açık olan Büyükada’daki Adalar zandırmak için başlangıç yeriniz burası olabilir. Müzesi, kent müzesi kategorisinde değerlendiriliyor. Müze- 2005 yılında yazar Sunay Akın, ailesinden kalan nin kalıcı koleksiyonu (Adalar’ın oluşumundan bugüne uza- Göztepe’deki köşkü bir müzeye dönüştürmüş. An- nan tarihi objeler, 20.000 belge, 6.000 fotoğraf, 100’lerce tikacılar ya da açık artırmalardan topladığı oyuncak- belgeleme çekimi, film ve sözlü tarih kayıtları), Aya Nikola larla oluşturduğu zengin koleksiyon beş kata yayılı- Hangarı’nda sergileniyor. Müzenin sergi alanları ‘10 Dakika- yor. Oyuncakların en eskisi 1817 yılında Fransa’da da Prens Adaları’, ‘Adalar’ın Doğası ve Oluşumu’, ‘Adalar’da yapılmış bir oyuncak keman. Almanya’da seri üre- İlk İnsan İzleri’, ‘Adalar’ın İlk Sahipleri’, ‘Adalar Mimarisi’, tim yapan ilk oyuncak fabrikalarından Lehmann’ın ‘Adalar’da Eğitim’, ‘Gelenekler’, ‘Törenler’, ‘Lezzetler’, ‘Ede- kurmalı teneke oyuncakları da özellikle bu türün biyat’, ‘Göç ve Nüfus’, ‘Yerel Yönetim’, ‘Gelecek Senaryola- meraklıları için görmeden geçilmemesi gerekenler- rı’ başlıkları altında düzenlenmiş. www.adalarmuzesi.org den. www.istanbuloyuncakmuzesi.com 12 3 Kazım Karabekir Müzesi Erenköy’de Kazım Karabekir Müzesi olarak hizmet veren yapı, 4 Borusan Contemporary Ofis-Müze (Perili Köşk) 19. yüzyıla tarihleniyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkılmasının ‘Ofiste sanat var!’ sloganıyla yola çıkan Borusan Contem- ardından uzun yıllar boş kalan köşke 1930 yılında Kazım Kara- porary, izleyicilerine alışıldık müze ziyaretlerinin dışında bir bekir Paşa ve ailesi taşınır. Cumhuriyetin kurulmasında önemli rol deneyim sunuyor. Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan oynamış bir asker ve siyasetçi olan Karabekir, milletvekili seçilme- seçilen eserler, Rumelihisarı’ndaki tarihi Perili Köşk’te ser- sinin ardından Ankara’ya taşınınca bu köşk yazları kullanılır. Kazım gileniyor. Borusan Holding’in ofis olarak kullandığı bu bina, Karabekir köşkün bir bölümünü, henüz hayattayken kendisine ve hafta sonları müzeye dönüşüyor. Müzenin koleksiyonu, ailesine ait eşyaların sergilendiği bir müze olarak düzenler. 2002 heykel, video, enstalasyon, yeni medya, baskı, ışık sanatı yılında Kazım Karabekir Vakfı kurulur; ardından da 2005 yılında ve fotoğraf gibi birçok alandan yapıtı kapsıyor. Bunun yanı köşk, ev-müze olarak ziyarete açılır. Dört katlı müzenin koleksiyo- sıra Ayşe Erkmen, Peter Kogler, Ekrem Yalçındağ ve Jerry nu Kazım Karabekir ve ailesine ait kişisel eşyalar ve dokümanlar- Zeniuk’un mekana özgü yapıtları da müzede yer alıyor. dan oluşuyor. www.kazimkarabekirvakfi.org.tr/muze.htm 5 www.borusancontemporary.com Osmanlı Bankası Müzesi Osmanlı Bankası Müzesi izleyiciye yalnızca bir kurumun öyküsü anlatmıyor; bir dönemin yaşamından kesitler de sunuyor. SALT Galata’da yer alan müze, Türkiye’de bir özel banka tarafından kurulmuş ilk müze olarak Osmanlı Bankası Arşiv ve Araştırma Merkezi bünyesinde 2002’de açılmış. 1892’de Osmanlı Bankası Genel Müdürlüğü olarak faaliyete başlayan binadaki kasa dairelerinin içinde ve etrafında düzenlenen müze SALT Galata’nın kuruluşunda yeniden tasarlanmış. Bankanın kuruluşundan itibaren önemli değişiklikler, gelişmeler ve krizler, dönemin siyaseti, ekonomisi, toplumu ve kültürü bağlamında izleyiciye sunulmuş. Arşiv ve konsept çalışmasını tarihçi Edhem Eldem, tasarımı ise Bülent Erkmen gerçekleştirmiş. www.obmuze.com 13 KÜLTÜR SANAT 6 7 500. Yıl Vakf ı Türk Musevileri Müzesi Türkiye İş Bankası Müzesi Eminönü’ndeki Türkiye İş Bankası Müzesi, bankanın 1492’de Sefarad Yahudileri inanç ve özgürlüklerini kaybet- 1924 yılında kuruluşundan bugüne, iktisadi, sosyal, kurum- mektense İspanya’yı terk etmeyi yeğler ve Anadolu’ya gelir. II. sal gelişimine ait veriler sunuyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Beyazıt döneminde yaşanan bu yerleşimin öyküsü, kurucuları bankası olma özelliği taşıyan bir kurumun müzesi olarak, arasında Müslüman ve Yahudi Türk vatandaşlarının olduğu 500. Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişimini de sunuyor bir Yıl Vakfı tarafından yaşatılıyor. Vakıf, Türk Yahudilerinin tarihi anlamda. Müzenin koleksiyonunda para sayma makinesi, açısından bilgi sunmak amacıyla 2001’de, 500. Yıl Vakfı Türk terazi, teyp, gaz lambası, bekçi saatleri, telefonlar, personel Musevileri Müzesi’ni kurmuş. Müze binası olarak Karaköy’deki defterleri gibi nesne ve belgeler, takvim, kibrit kutusu, kum- Zülfaris Sinagogu kullanılıyor. Müzede sergilenen objeler arasın- bara gibi promosyon malzemeleri, gazete reklamları, rek- da Yahudilerin günlük yaşamlarıyla ilgili bilgi panoları, mektuplar, lam afişleri, kartpostallar gibi tanıtıma yönelik malzemeler, haritalar, tallitler, şamdanlar ve iki adet Tora bulunuyor. Ayrıca fotoğraflar, resimler, eski mimari plan ve projeler bulunuyor. doğum, sünnet, düğün, giyim ve kullanılan takılarla ilgili etnogra- www.muze.isbank.com.tr fik objeler sergileniyor. www.muze500.com 8 İstanbul Demiryolu Müzesi İstanbul Demiryolu Müzesi, içinde bulunduğu Sirkeci Garı gibi önemli bir tarihi değere sahip. 2005’te açılan müzenin koleksiyonu, TCDD’den ve daha önceki yıllarda TCDD bünyesinde çalışanlardan ya da onların ailelerinden gelen obje ve belgelerle oluşturulmuş. Sergilenenler arasında, Sirkeci-Halkalı hattında1955 yılında faaliyete geçen elektrikli ünitelerden 8027’nin makinist mahalli, Haydarpaşa Garı’na ait ofis mobilyaları, Orient Ekspres’e ait servis takımları, TCDD hastanelerine ait malzemeler, tren plakaları, Hornby marka oyuncak tren bilet dolabı, bilet baskı makinesi, uyarı tabelaları, Bağdat Demiryolu’nda çalışan Alman bir mühendise ait ajanda (1894), Anadolu-Osmanlı Demiryolu Şirketi’ne ait istasyon çanı (19. yüzyıl), garın salonlarından bir çini soba (1890), resmi evraklar ve fotoğraflar yer alıyor. www.tcdd.gov.tr 14 9 10 Çinili Köşk Müzesi Galata Mevlevihanesi Müzesi İstanbul’un en çok ziyaretçi çeken müzelerinden biri de Galata Kulesi’ne giderken girdiğiniz hareketli sokağın ba- İstanbul Arkeoloji Müzeleri. Ana müze binası ve girişteki Eski şında huzurlu bahçesiyle Galata Mevlevihanesi yer alır. Mev- Şark Eserleri Müzesi gezilir de, sanki bahçenin sonundaki levihane, 1975’ten 2005’e kadar Divan Edebiyatı Müzesi ola- Çinili Köşk Müzesi biraz ihmal edilir gibi gelir insana. II. Meh- rak hizmet vermiş. 2010’dan bu yana Galata Mevlevihanesi met tarafından 1472 yılında yazlık köşk olarak yaptırılan bina Müzesi olarak ziyarete açık olan külliyenin kuruluşu II. Beyazıt tek başına bile bir müze malzemesi olabilir. Sırça Köşk ya dönemine uzanıyor. Mevlevihane, 18. yüzyılda inşa edilmiş. da Sırça Saray olarak da adlandırılan Çinili Köşk’ün kolek- Halen müze binası olarak kullanılan üç katlı Semahane binası siyonunda 11. yüzyıldan 20. yüzyıl başlarına kadar uzanan, ile Sebilküttab (sebil, muvakkithane, kütüphane), Şeyh Galib Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait 2.000 civarında eser ve Halet Efendi Türbeleri, Çamaşırhane ve Hazire kalmış. Ah- bulunuyor. www.istanbularkeoloji.gov.tr şap kafeslerle ayrılmış üst katta, kronolojik sıra ile divan şairlerinin divanları ile Mevlevihane’de yetişmiş olan Şeyh Galib, İsmail Ankaravi, Esrar ve Fasih Dedeler ile Şair Leyla Hanım’a ait el yazması eserler, Türk musiki aletleri; giriş katında Mevlevilik, Mevleviliğin adap ve erkanı ile bir dervişin dergahtaki yaşamından kesitler, Mevlevihane’de icra edilen sanatlar ve bunlara ilişkin nesneler sergileniyor. www.galatamevlevihanesi.gov.tr 15 KİTAP SEYYAHLARIN GÖZÜYLE SEMT SEMT İSTANBUL Seyyahların İstanbul notları İstanbul’u şimdiye kadar çok kişi anlattı. Anlatılanlar hep bildik detaylardı, klişelerdi. Ama Gazeteci Yazar Burçak Evren’in hazırladığı ‘Seyyahların Gözüyle Semt Semt İstanbul’ adlı kitap, İstanbul’a çok başka, uzaktan bir ggözle bakıyor. y Yazı Ürün Dirier 16 Prinkipo’nun sevdalısı çoktur… ADALAR “Prinkipo’da (Büyükada) hepsinde denize bakan taraçalar bulunan kahve- çok olduğundan, onu taşıyan katır ve öteki hayvanlar arasında müsabakalar düzenlenir.” 1789-Dominique Sestini. lerde kahveler yudumlanır, tütünün akla hayale gelecek her Hiç gürültü duymamak ne garip… EMİNÖNÜ “Sahile o türlüsü tüttürülür. Bir yandan da şeffaf perdesinin arkasından kadar yakınız ki karada olup biten her şeyi görebiliyoruz. Gör- beliren Karagöz’ün renkli silueti, dümbeleğin sesi arasından te- düklerimiz düşündüklerimizden çok farklı. Ben 30 senedir be- kerlemelerini savurur. Ara sıra elektrik ışığı gibi mavi bir akis, ceriksiz sultanlar tarafından iflasın eşiğine getirilmiş bir memle- bir evin cephesini, bir ağaç kümesini, gezinen bir insan grubu- kete dair yazılmış yazıları okumaktayım. Halbuki vapur, güllerin nu garip bir şekilde aydınlatır. Başınızı çevirir ve gülümsersiniz; kıpkızıl parıltısıyla gözümüzü alan bir masal diyarında yol alıyor. bu, metresinin ya da nişanlısının şerefine Bengal ateşi yakan Şehrin bu kadar yakınından geçip de hiçbir gürültü duymamış bir sevdalıdır. Bu ateş henüz sönmüşken başka bir ateş yandı- olmak ne tuhaf!” 1899-Knut Hamsun. ğına göre Prinkipo’da çok sayıda sevdalı olsa gerek…” 1852Theophile Gautier/Fransız yazar ve şair. Ölüm tasvirini güzelleştiren yer EYÜP “İstanbul’un başka hiçbir yerinde ölüm tasvirini güzelleştiren ve korkmadan Evini yeşile sadece hacılar boyatabilir ARNAVUTKÖY seyrettiren Müslüman sanatı bu kadar zarafetle gözler önüne “Arnavutköy evlerini tarif etmek gereksiz. Sadece, eskiden si- serilemez! Caminin etrafında, ulu ağaçların altında, çiçeklerle yaha boyatılmak zorunluluğu olan Ermeni evlerine, açık renk çevrilmiş, mermerler ve yaldızlı arabesklerle parıldayan, gös- boyalı olmak hakkı bulunan Türk evlerine ve öküz kanı veya terişli kitabelerle süslenmiş sultan, vezir ve saray büyüklerinin antik kırmızısı rengindeki Rum evlerine işaret edeyim. Bugün türbeleri yükselir. Şeyhülislamların türbesi ayrı bir yerdedir, se- ise herkes evini istediği renge boyatabilir; yalnız yeşil, hacılara kiz köşeli bir kubbeyle örtülmüştür. Bu, fevkalade bir sessizliğe ve peygamber sülalesine özgüdür.” 1852-Theophile Gautier/ gömülmüş, aristokratik bir mahalle gibi, uhrevi bir hüzünle be- Fransız yazar ve şair. raber dünyevi bir hürmet hissini ilham eden, gölgeli bir mezar Opera için ne güzel bir dekor BELGRAD KÖYÜ VE şehridir.” 1874-Edmond De Amicis. ORMANI “Orman boyunca, Güller Vadisi diye açıklık bir yerde Deniz hamamları FENERBAHÇE “Deniz hamamı mayıs durduk. Buradaki güller Müslüman mezarlarını renklendirmek sonlarında kurulurdu. Erkeklerin localarında duvarlara nalıncı için dikilmiş. Hoş kokulu bu mezarlık insana hiç hüzün vermi- çivileriyle şuradan buradan kesilmiş matbu resimler mıhlanmış. yor. Opera için ne güzel bir dekor olur! Bulutları ve yağmuru Kuzulu köylü kızı, Boer Muharebesi’nden bahriye feneri, güzel çekmek için kurulan Belgrad Ormanları’nın tek bir dalına bile yavuklusunun hayalini gören kız, Burgonya Vapuru’nun Atlas’ta dokunana en büyük cezanın verileceğini bildiren bir padişah batması…” 1939-Sermet Muhtar Alus. fermanı varmış.” 1857- Barones Durand De Fontmagne. Korkunç yeniçeriler bile Hıristiyanlara saygılı GALATA Beyoğlu’nda ellerinde kırbaçlarıyla kavaslar yol açı- “Galata’nın kale kapısını geçtikten sonra iki yanında meyhane- yor BEYOĞLU “Ne kargaşa! Ve tam bu kargaşanın ortasında ler, tatlıcılar, berber, kasap ve Frenk kahveleri sıralanıyor. Türk başında kırmızı kalpak, üstünde koyun postu bulunan bir Bul- kahvecilerin bilmedikleri şekerli bir Gloria içmek için Frenk kah- gar köylüsü sıçrayan bir ayı gibi dans ediyor. Sekiz tane güçlü velerinden birine oturduk. Türkler her devirde başka dinlere karşı kuvvetli hamal altına kalaslar yerleştirilmiş iri bir mermer kütlesini saygılı olmuşlardır. Korkunç yeniçeriler bile, Hıristiyan ayin alay- götürürken “Savulun!” diye bağırıyorlar. Karşımıza şapkaların- ları geçerken yol kenarında dizili dururlar. Manastırları Galata’da dan yas tülleri sarkan Ermeni rahipler çıktı; çiçeklerle süslenmiş olan Saint Vincent de Paul rahibeleri ise korkmadan istedikleri tabut içinde üstünde günlük elbiseleriyle ve yüzü örtüsüz olarak saat sokağa çıkabiliyorlar. Herkes onların başlarında taşıdıkları yatan genç bir Rum kızının cenaze töreniydi bu…” 1842-Yazar örtüye büyük saygı duyuyor. Rahibeler ise Türklerden övgüyle Hans Christian Andersen. bahsediyorlar, paşaların cömertliğini dillerinden düşürmüyorlar.” “Sinemalar dünyayı devretmiş, aşınmış filmler gösterir. 1857-Barones Durand De Fontmagne. Beyoğlu’nun Rumları ellerindeki sucuk ve ekmeği yiyerek sine- İnsanlar her Cuma birbirini görmeye devam edecek… maya dolar; para verdim ve iyi anlayayım diye aynı filmi birkaç GÖKSU “Güzel kayıkların sayıları gittikçe azalmaya başladı. defa seyrederler.” 1918- Paul Herigo. Bunların yerini Amerikan tipi sandallar, hatta Levantenlerin o Su katırı müsabakaları ÇAMLICA “Burada suyu çok gü- korkunç şapkalarıyla oturdukları motorlu çatanalar aldı. Yakın zel olan bir çeşme bulunur. Bu su büyük küplere doldurulur bir gelecekte, Artık Asya Tatlı Suları’na gitmeye değmeyecek. ve mühürlendikten sonra sarayda kullanılmak üzere İstanbul’a Ancak eminim ki insanlar her zaman olduğu gibi, budalaca, her gönderildikten başka, şehir halkına da satılır. Bu suyun isteklisi Cuma birbirlerini görmeye devam edecekler. Burada esrarlı zi17 KİTAP SEYYAHLARIN GÖZÜYLE SEMT SEMT İSTANBUL 18 yaretçilerle gerçekleşen karşılaşmaların, konuşmasız buluşma- niyetli seyirciler için haremi temsil ediyor. Yaşmaklı bir Türk ka- ların tadını anlamaksızın…” 1921-Pierre Loti. dını gibi sarılıp sarmalanmış genç bir kopuk, kırıtarak, şehvetli İngiliz ve İtalyan zevki hakim KADIKÖY “Verilen tarife vücut oyunlarıyla, geniş sarı fotinli ya da takunyalı şişman Müs- uyarak, Kadıköy’ün başlıca caddesinden geçtim. Sık kafesli lüman kadınlarına has o örnek yürüyüşüyle gelip barakanın içi- cumbalarıyla hayli pitoresk olan bu sokağın boyalı evleri daha ne girdi. Bu giriş seyircileri güldürdü.” 1852-Theophile Gautier. modern olmaktan başka, İngiliz ve İtalyan zevkinin izlerini taşır. Süt çoğaltan su burada SÜTLÜCE “Elli haneden ibaret Açık kapılarının önünde oturmuş güzel genç kadınlar bakışlar- ufak bir Türk köyüdür. Köy camiinin alt tarafında bir mağara, dan kaçınmazlar, düzensiz taş kaldırımlar üstünde sallana salla- bunun bir köşesinde de eski zamanlardan kalmış bakır bir ka- na giden talikalar aileleri kırlara taşır.” 1852-Theophile Gautier dın heykeli vardır. Heykelin memelerinden havuza su akar. Bu Bizim hanımlara ibret olsun… KAĞITHANE “Bugün- su, oranın bekçisi tarafından kadınlara tevzi edilir, fakat heykel lerde Kağıthane’ye gittim. Bir kadın grubunun Türk adabının kimseye gösterilmez. Bu suyun, kadınların sütünü çoğaltan bir müsaade edebildiği kadar yakınına oturdum. Bu hanımlar, bir kudrete mail olduğu inancı yayılmış olup, kadınlar suyu doya grup Yahudi kadınına atıp tutuyordu. Bu kafirler rakı, hatta belki doya içip onunla yıkanırlar.” 1800-Ğugas İnciciyan. şarap bile içiyorlardı. Şişman bir kokona ‘Yakışır mı bu?’ diyor- Tarabya’ya kadar altı kürekçi gerek TARABYA du. Şerefli bir kadına yakışan nedir? Bir fincan kahve, bir lüle “İstanbul’daki Fransızca gazetenin genel müdürü beni tütün. Bunu bizim hanımlara ibret olsun diye yazıyorum.” 1837- Fransız elçisiyle tanıştırmak istedi; yemeğe davet edilmem ih- Helmuth Von Moltke. timalinden dolayı bu şerefi kabul etmedim. Fransız Bu uyku ve zürriyet düşmanı artık elçisi bütün yaz İstanbul’dan altı fersah uzakta serbest… KASIMPAŞA Oturduğumuz Tarabya isimli bir köyde oturur. Oraya git- kahve, bütün Türk kahveleri gibi fakirane olmakla beraber, değişikti. Belki kahve içme yasağını dinlemeyenleri kendi eliyle cezalandırmak için gece şehirde dolaşan IV. Murad’ın elinde palasıyla birden dalıverdiği kahvehanelerdendir. Sert görüşlü ulemaya göre, ‘bu uyku ve zürriyet düşmanı’ ne kanlı mücadelelere sebep olmuştur; bu ‘rüya cini ve hayal mek için yarım günlüğüne, altı kürekçisi ‘Semt Seyyahların Gözüyle Semt İstanbul’ , İstanbul’ u ziyaret eden seyyahlar, yazarlar, diplomatlar ve sanatçıların fizlenimlerini arklı zamanlardaki içeriyor. kaynağı’ şimdi aşk ve tütünden sonra, fakir Müslüman’ın en tatlı tesellisidir. (Kahve artık bütün berber dükkanlarında, mezarlıklarda, olan bir kayık kiralamak gerekir ki, bu da yirmi franklık bir masraf demektir. Bu davetin aksiliklerine bir de hayli geç saatte, kimi zamanda kötü havada, balık biçiminde, el kalınlığında bir sandalla dönmeyi de katmalı…” 1843-Gerard De Nerval. Haliç manzaralı korkunç mezarlık TEPEBAŞI Haliç manzarasıyla, ölülerin gömüldüğü bu mezarlıkta ürküten bir şey var. Türkler ölülerini hiç vakit kaybetmeden mezara koyuyorlar. Mezarlar ancak üç ayak hamamlarda, vapurlarda içilir. İstanbul’un neresinde olursa- derinliğinde kazılıyor. Bu, gece yarısı farelerle çakalların işini ko- nız olun, etrafınıza bakmadan ‘Kahveci…’ diye seslenmeniz laylaştırıyordur herhalde. İnsan yarı açık karanlık çukura dalıp kafidir. Üç dakika sonra önünüzde bir fincanın dumanı tüter.” giderken, çakallar ile köpeklerin artığı olarak sürünen kemiklere 1874-Edmondo De Amicis. takılıp sendeliyor. Küçük Mezarlık’ın aşağı tarafına giderken bir Kirazlıköy oldu ‘Boynuzlu’köy KURTULUŞ “Bir zaman- zincir şıkırtısıyla irkildim. Yanımdan geçen soluk benizli mah- lar kiraz ağaçlarıyla dolu olan bu yere Kerasohori (Kirazlıköy) kumlar bana çok tesir etti. Hayatımda ilk defa mahkum görü- denirdi. Ancak bu bölgede yaşayan kadınların oynaklığı ve sa- yordum.” 1857-Barones Durand De Fontmagne. dakatsizliği yüzünden şimdi buranın adı Keratohori’ye (Boynuz- Resmi dairelerden atılanlar buraya ÜSKÜDAR “Başşe- luköy) çıkmıştır. Taksim yönüne doğru Neapolis (Yenişehir) adını hirde oturan Türkler bile buraya, Asya’ya gömülmeyi tercih ediyor- alan bölge, kötü şöhretli ve tehlikeli bir yerdir.” 1862- Skarlatos lar. Resmi dairelerden uzaklaştırılan belli başlı Türklerin oturduğu Tou Vizantios. yer de Üsküdar’dır. Bu kimseler saraydaki kaybettikleri yerlerine Moda’nın sahnesiz tiyatrosu MODA “Moda Burnu’ndaki tekrar kavuşmak için ne kıskanç rakiplerinin gözleri önünde ol- tiyatro… Ne kulis, ne fon bezi, ne sahne önü rampası var. Biz- mak, ne de iş yerlerinden ve entrika merkezlerinden tamamen deki kukla oyunlarında görülene benzer bezden bir baraka, iyi uzak durmak istiyorlardı.” 1814-Edward Raczynski. O 19 ALIŞVERİŞ KAHVE FİNCANLARI Bir fincan kahve... Tadı, köpüğü, kokusu, pişirilişi ve sunumuyla kendine özgü bir ritüele sahip olan Türk kahvesi ikramlarınız, NG Kütahya Porselen’in yeni koleksiyonlarıyla davetlerinizin yıldızları olacaklar. Stil Editörü Harun Topuz 20 Bu sayfada CRU12KT903 7055 kodlu kahve fincan seti, 49 TL. Yan sayfada CRU12KT903 7041 kodlu kahve fincan seti, 49 TL. 21 ALIŞVERİŞ KAHVE FİNCANLARI CES18KT960 6593 kodlu kahve fincan seti, 99 TL. 22 YENİ SERİ PORSELEN Çocuksu bir bakış İçimizdeki çocuğu harekete geçiren bu sempatik desenler, sofra tasarımında biraz da eğlenceye yer açmayı öneriyor. Stil Editörü Harun Topuz 24 7104 kodlu ‘Arılar’ serisinden demlik, 43 TL; servis, 9,50 TL; çukur tabak, 8,50 TL; pasta tabağı, 7 TL; çay fincanları ve tabakları, (6 kişilik) 70 TL. 7081 kodlu ‘Uğur Böcekleri’ serisinden kupa, 9,50 TL; kase, 19 TL; pasta tabağı, 7 TL; servis tabağı, 9,50 TL; çukur tabak, 8,50 TL. Bu seri, sır içi desenleri ile bulaşık makinesinde yıkandığında solmazlık özelliğine sahip. Tek parça halinde satılabildikleri için kendi setinizi oluşturabiliyorsunuz. 25 PORTRE ERKAN GÜRAL 26 İşine tutku ile bağlı Güral ailesinin üçüncü kuşak temsilcisi, genç işadamı Erkan Güral, iş ve özel hayatına dair merak edilenleri, geleceğe dair planlarını ve Türkiye ekonomisi hakkındaki düşüncelerini bizimle paylaştı. Yazı Çiğdem Hasanoğlu, Fotoğraflar Canan Yetişti Satkın rkan Güral, porselen sofra grubu, yer ve duvar se- sivil toplum örgütlerinde görevlerim var. Türkiye Genç İşadam- ramikleri, turizm ve ambalaj sektörlerinde faaliyet ları Konfederasyonu genel başkanıyım. Bu sebeple hem kişisel gösteren aile şirketinin yer ve duvar seramiklerin- işlerim hem de konfederasyona bağlı olarak çok sık seyahat E den sorumlu ismi. Üç çocuk babası ve sıkı bir rallici olan Erkan Güral aynı zamanda Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu başkanı. İşini son derece ciddiye alan ve özellikle severek ça- ediyorum. Türkiye Genç İşadamları Konfederasyonu’nun amacı nedir? lışmanın mutlaka başarıya ulaştıracağını dile getiren Kütahyalı TÜGİK bünyesinde 9000 üyesi bulunan bir sivil toplum ör- genç iş adamı Güral ile yazdan kalma bir günde keyifli bir rö- gütü, bir başka deyiş ile Türkiye’nin en geniş kapsamlı iş adam- portaj gerçekleştirdik. ları yapılanmasıdır. Üyelerimiz 500 farklı sektör ve mesleğin Kariyer seçiminizde neler etkili oldu? temsilcileridir. Bu arkadaşlarımızın birbirleri ile iletişimini sağla- Baba yanında büyüyen ve gelişen bir evlat olarak aile şir- mak, ticari ve sosyal bağlarını güçlendirmek, bu etkileşimden ketimizde çalışmak istedim. Başka bir mesleğim de olabilirdi doğacak sinerji ile ülkemizin ekonomisinde artı katma değer elbette ama babamdan gördüklerim ve öğrendiklerim bu mes- yaratmak öncelikli misyonumuz. leği sevmeme neden oldu. Aile şirketi gibi bir anlayışın içinde Ülke ekonomisinin gidişatını nasıl buluyorsunuz? doğan çoğu evladın yapmış olduğu gibi ben de baba mesleğini Son birkaç yılda yaşanan büyüme rakamları son derece seçmek suretiyle 1994 yılında seramik sektörünün içinde aktif memnuniyet verici. Özellikle son çıkan teşvik yasası ile birlikte olarak çalışmaya başladım. yatırım atağı ülkemiz genelinde devam ediyor. Katlanan katma Kütahya sizin için ne ifade ediyor? değer ve buna bağlı olarak işsizlik oranlarının düşmesi, son de- Kütahya, doğduğum ve büyüdüğüm yer. Vatanım! İşlerim rece sevindirici. Ülkede hep işsizlikten bahsedilir ama şunu çok sebebi ile hala Kütahya ile bağımı koparmış değilim. Eşim ile rahatlıkla ve memnuniyetle söyleyebilirim ki, Türkiye’de işsizlik çocuklarımızın eğitim dönemi geldiğinde nerede yaşamamız diye bir sorun yok. Zaten rakamlarla da ölçümlendiği üzere iş- gerektiğine karar vermek durumundaydık ve İstanbul’u tercih sizlik oranının yüzde sekizler civarında olduğunu biliyoruz. Bu ettik. Büyük oğlum Umut, okula başladığında iş hayatıma pa- yüzde sekizlik bölümün önemli bir kısmı da iş beğenmeyenler ralel olarak yeni bir yaşam düzeni kurmam gerekiyordu. Biz de ve mesleksiz insanlardan oluşuyor. haftanın birkaç gününü İstanbul, birkaç gününü de Kütahya’da geçireceğimiz bir yaşam tarzını tercih ettik. Türkiye seramik sanayisinin durumu nedir? Seramik sanayimiz Avrupa’daki kriz sebebi ile bir daralma Zor olmuyor mu? yaşadı. Çin şu anda dünyanın en büyük üreticisi durumunda. Hayır, zor olmuyor. Bazen şartlar kaçınılmaz olur. Hem za- İspanya ve İtalya’nın ardından gelen ülkemizi ihracat bağla- ten Kütahya ile İstanbul arası sadece üç saat sürüyor. Çok yo- mında değerlendirdiğimizde, dünyanın dört bir yanına ihracat ğun trafiğin olduğu bir İstanbul içi yolculuktan aslında pek de yapan bir oyuncu olan Türkiye ile karşılaşıyoruz. Katma değeri bir farkı yok. son derece yüksek bir sektör olan seramik sektörü, kendi dina- Bir iş gününüz nasıl geçiyor? mikleri ve hammaddeleri ile üretim yaptığından cari açık konu- Genelde güne erken başlıyorum. Bir hafta içinde iki kent- sunda ülkemize gerçekten destek veren sektörlerimizden biri. te bulunmak durumunda olduğum için günlerimi en iyi şekilde Böyle bir hızlı büyümenin olacağını öngördünüz mü? değerlendirmem gerekiyor. Kütahya’da iken günlük normal iş Bu işaret zaten vardı. Ülkemiz ekonomisinden buna ben- hayatının gerektirdiği konular ile ilgileniyorum. Bununla birlikte, zer bir büyümeyi bekliyorduk. Tabi bunu sadece görmek de27 PORTRE ERKAN GÜRAL ğil, neyi kime üreteceğinizi de bilmeniz lazım. Kütahya Seramik aslında. Gıdadan tekstile çok farklı sektörler için ambalaj üreti- olarak, her zaman trentlere yönelik yenilikleri tercih ediyoruz. yoruz. Ambalaj sadece ürünün içine konulduğu basit bir kutu Bugün inşaat sektörü içerisinde bulunan markalı projelerin ter- değil, aynı zamanda ürüne değer katan bir sunumdur. Günü- cih ettikleri belli bir ürün gamı var. Biz de bu ürün gamına uygun müzde ürünler kadar ambalajlarına da önem veriliyor. Biz de ürünler üretiyoruz. ambalajların görselliğinden kullanım kolaylığına kadar her alan- Yurt dışında en fazla nerelerde satış yapıyorsunuz? da hassas çalışmalar yapıyoruz. Özetlemek gerekirse, bunların Eskiden şöyle bir kavram vardı: “Beş kıtada 55 ülkeye ihra- hepsi kişiye özel ürünler. cat yapıyoruz.” Ben buna çok sıcak bakmıyorum. Bu gerçekten çok zor ve dikkatin dağılmasına neden olan bir yayılma türü. Farklı sektörlerde çalışmak nasıl bir deneyim kazandırıyor size? Çoklu pazarlarda genişleme politikasına karşı değilim ama bu Farklı sektörler gibi görünseler de bizim için tüm sektör- kadar fazla pazarlarda bulunmayı da doğru bulmuyorum. Hedef lerimiz bütünün birer parçalarıdır. Tüm çalışma arkadaşlarım alınacak birkaç ülkede çok güçlü olmak bana daha doğru geli- ve ailemle birlikte tüm işlerimize aşk ile bağlıyız. İşte bu se- yor. Kütahya Seramik’in öncelikli hedefleri içerisinde yakın böl- beptendir ki şu söz şirket içi sloganımız oldu. ’’Biz büyük geler var. Libya ve Suriye bizim çok iyi pazarımızdı ama yaşanan bir aileyiz’. Bu slogan hepimize moral veren, güç veren en sıkıntılardan dolayı bu pazarlardaki satışlarımız neredeyse sıfır önemli değerlerimizdendir. noktasına geldi. Avrupa’daki ekonomik daralma bizi Ortadoğu İş felsefeniz nedir? ve Arap ülkelerine yönlendirdi. Bununla birlikte Amerika ve Ka- İşini severek yapmak! Ne yaparsanız yapın sevdiğiniz işi ya- nada bizim önemli pazarlarımızdan. Ve hepsinden önemlisi, şu pın. Başarıya giden yolda en önemli unsur bence budur. Çünkü anda gelişmekte olan çok önemli bir pazar var: Afrika kıtası! Bi- severek yaptığınız işi hem çok daha keyifli yapıyor hem de ba- zim dikkatimizde son zamanlarda Afrika’ya çevrilmiş vaziyette. şarı oranınızı katlıyorsunuz. Bu vesile ile Afrika’yı henüz görmemiş olan dostlarıma bu kıtaya seyahat etmelerini ve gerek kültürel gerekse ticari potansiyellerini yerinde incelemelerini tavsiye ediyorum. Şirket olarak faaliyet gösterdiğiniz diğer sektörler neler? Seramik, ambalaj, porselen ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteriyoruz. Turizm konusunda büyüyüp şehir otelciliği konseptinde ilerliyoruz. 2004 senesinde Kütahya’da Güral Harlek, 2008 yılında Güral Sapanca, 2012 ‘de Güral Afyon otellerimi- Şirketlerinizde kaç kişi çalışıyor? Gelecek için ne gibi yatırımlar yapacaksınız? Şu an Nafi Güral ailesine ait şirketlerimizde 4000’e yakın çalışanımız var. Turizm grubunda büyüyeceğiz. Mevcut faaliyet gösterdiğimiz işlerimizde sürekli yenileme ve kapasite yatırımları parça parça zaten yapıyoruz. Çünkü tesislerin gelişen teknolojilere paralel olarak desteklenmesi gerekiyor. Ailenizde iş bölümü sektörlere göre mi dağılmış durumda? zi hizmete açtık. Şimdi sıra İstanbul’da. Turizm sektöründeki Bizim ailenin her ferdi kendi ilgilendiği işin dışında ki diğer iş tüm bilgi ve tecrübelerimiz ile çok özel bir proje hazırlıyoruz. kollarımız hakkında fikir ve bilgi sahibidir. Annem, babam, kız kar- Bittiğinde kategorisinde alışkanlıkları değiştirecek, bilinen ez- deşlerim, ailenin bütün fertleri hep birlikte iş dünyasının içindeyiz . berleri unutturacak bir proje olması için gayret gösteriyoruz. Çalışma arkadaşlarınızdan memnun musunuz? Bununla birlikte Anadolu’nun çeşitli illerinden otel işletmeciliğini Nafi Güral ailesine ait şirketlerimizde çalışan tüm arkadaş- üstlenmemiz yönünde talepler var. Yakın zamanda işletmecilik larımız, çok net ifade ediyorum ki sektörlerimizde Türkiye’nin yönünde bir faaliyetimizi duyarsanız şaşırmayın. Anadolu ger- en iyileri. Onlarla birlikte yapmış olduğumuz sohbetlerde doğan çekten çok gelişti. Artık neredeyse her ilin kendi hava alanı var. fikirler ve birlikte geliştirdiğimiz projeler her zaman çok heyecan Seyahat olanakları arttı. Buna bağlı olarak gelişen turizm sektö- verici oluyor. Hatta bu konu kendi aramızda öyle bir noktaya rüne girmek isteyen yani finans gücü olup, tecrübesi olmayan geldi ki otomatik olarak bir slogan oluştu. ‘’ İlk Olmak Yapılma- yatırımcılar bizden işletme talebinde bulunuyorlar. yanı Yapmak’’. Porselen sektöründe ne gibi çalışmalarınız oluyor? Sürekli yeni modeller yaratmak sureti ile her kesimden, her Sizce iyi bir patronun sahip olması gereken özellikler nelerdir? bütçeye yönelik ürünler geliştiriyoruz. Genç tasarımcı arkadaş- Fikirlere açık ve yenilikçi olmak! Yenilikçi olmak derken, tek- larımız ile birlikte başarıyoruz. Porselen sektöründeki ürünler nolojiden kişisel gelişiminize kadar her konuda gelişen dünyaya günlük kullanımın dışında, insanların hayatlarına keyif katması uyum sağlamaktan bahsediyorum. İş dünyasının bir takım be- gereken ürünler olarak da görülüyor. Ambalaj sektörü de öyle lirli kuralları vardır ama mutlaka kişilere mahsus özelliklerin de 28 “Baba yanında büyüyen ve gelişen biraileevlat olarak şirketimizde çalışmak kendi tercihim. Başka birolabilirdi mesleğimelbettede ama babamdan gördüklerim ve öğrendiklerim bu mesleği sevmeme neden oldu. ” 29 PORTRE ERKAN GÜRAL “İş dünyasında gençler ezberlerimizi bozuyorlar. O kadar yenilikçi fikirleri var ki, bazen ‘Hadi canım, nasıl olur?’ diyorsunuz ama iş planlandığında son derece kolay uygulanabilir çözümler bulduklarını görüyorsunuz. İş dünyasındaki sayıları her geçen gün hızla artan kadın çalışanlar ise bulundukları ortama kalite getiriyor ve verimlilik kriterlerini erkeklere oranla yükseltiyorlar.” olması lazım. Şirketinizin çok iyi finans yapısı olabilir, her şey uygun araba ile yap,” dediler ve böylece ilk yarış arabama sa- çok iyidir ama ekibiniz yoksa olmaz! Her şey firma adına mü- hip oldum. Ancak bu sporu askere giderken bırakacağıma dair kemmeldir ama siz yeniliklere açık değilsinizdir. Bu da olmaz! bir sözüm vardı. Nitekim askere giderken yarış aracımı sattım. Şirket yürür ama eğer şirketinizin büyümesini istiyorsanız, ol- Bundan iki sene önce bir arkadaşım yıllar sonra vesile oldu ve mazsa olmaz kadrolarınız çok iyi olacak ve siz de bu kadrolarla ben hobi olarak yeniden ralli sporuna tekrar başladım. Çok da çok iyi uyum sağlayabileceksiniz. Gençlere şans vereceksiniz. keyif alarak halen yarışlara katılıyorum. Gençlerden gelen yeni fikirlere ‘’İcat çıkartma’’ diyerek onları susturmayacaksınız ki o genç beyinlerin yenidünyaya bakış açılarından faydalanabilesiniz. Çocuklarınızla aranız nasıl? Onlar aile şirketinde çalışmak istemezlerse kendinizi nasıl hissedersiniz? İki oğlum ve bir kızım var. Büyük oğlum 10, küçük oğlum Risk almayı seviyor musunuz? yedi, kızım ise henüz bir yaşında. Katılabilecekleri iş gezilerine Risk almadan büyüyemez ve ilerleyemezsiniz. Risk ticaretin oğullarımı davet ediyorum. Ön teker nereye, arka teker ora- ve hayatın bir parçasıdır. Ben de elbette risk alıyorum! Risksiz ya! Ben nasıl babamın peşinde gittiysem, çocuklarım da beni büyüme diye bir şey söz konusu olamaz. Gücünüzü aşmaya- takip ediyorlar. Şu an itibariyle seramikçi olacaklarına dair ka- cak ve kendinizi riske etmeyecek ölçüde riske girmelisiniz. falarında oluşmuş bir şekil var. İlerideki yıllarda bu değişir mi, Ralli hobiniz nasıl başladı? değişmez mi bilmiyorum ama şu an her iki oğlum da sanki Otomobil meraklısı bir çocuktum. 18 yaşıma geldiğimde bu işi yapacak gibi görünüyorlar. Düşünceleri değişirse, hiç- ehliyetimi aldım. Ralli dünyası ile ilk kez o yaşlarda tanıştım. bir şekilde karışmam ve müdahale etmem, çünkü insan arzu Ailemin bilgisi olmadan yarışlara katılmaya başladım. Bir gün ettiği ve sevdiği işlerde başarılı oluyor. Hiç kimseye hiçbir işi yarışlardaki resimlerimi annemin bulmasıyla, gizli saklı yaptığım zorla yaptıramazsınız. bu iş gün ışığına çıkmış oldu. Ailemin sonraki yarışlara karşı Ben de bir baba olarak elbette çocuklarımın mutsuz ve ba- çıkacağını düşünüyordum. Fakat son derece olgun bir şekil- şarısız olacakları bir işte zaruri olarak çalışmalarını ve çalıştırmayı de “Madem bu işi yapıyorsun, gizli saklı yapma; biz de sana arzu etmiyorum. Çünkü az önce demiştim ya, ön teker nereye, destek verelim ve olması gereken tedbirlerin alındığı kurallara arka teker oraya.’’ Ben de babamdan böyle gördüm.’’ O 30 STİL PORSELEN Porselenin renkli dünyası NG Kütahya Porselen markasının en önemli renk uzmanlarından biri de kendi kombinlerinizi olşturabileceğiniz pistole boya kaplamalı porselen serisi ‘Zeugma.’ 56007 kodlu sütlü kahve serinin çukur tabakları, 12 TL; fincan takımı, (6 kişilik) 89 TL; şekerlik, 34 TL; demlik, 67 TL, sütlük, 31 TL; kase, 12 TL. 5602253 kodlu koyu gri, 56006 kodlu gri ve 560011 kodlu pembe serilerin de fiyatları aynı. 32 Bu seri, bulaşık makinesinde yıkandığında solmazlık özelliğine sahip. Tek parça halinde satılabildikleri için kendi renk kombininizi oluşturabilirsiniz. 33 STİL PORSELEN Renkli sırrın avantajlarıyla üretilen ‘Zeugma’ serisinde, rafine şıklığıyla toprak tonları, yılın en trendy rengi griler, hiç eskimeyen beyazlar ve yumuşacık geçişleriyle pembeler bir ressamın yaratıcı paletini andırıyor. 34 35 İPUCU YER VE DUVAR SERAMİKLERİ Taiga ve Dolomit. Yüzeylere hayat verin Duvar, zemin veya dış cephe olması fark etmeksizin, birbirinden şık seramik seçenekleri ile mekanlarınızda sihirli değnek etkisi yaratabilirsiniz. NG Kütahya Seramik’in farklı zevklere hitap eden ürünlerinden yola çıkarak hazırladığımız 28 öneri ile hayallerinizi gerçekleştirin. Yapım Şebnem Yıldız 36 1 Öncelikle karo döşeyeceğiniz alanlarda kullanım amacınızı tespit edin. Zemin karolarının teknik özelliklerini dikkate alarak kaplanacak alanın trafik yoğunluğuna göre, aşınmaya karşı direnci uygun seramikler seçin. 2 Teras veya cepheler için dışarıdaki hava koşullarına maruz kalan yüzeylerde su emme katsayısı düşük olan karoları tercih edin. İç mekanlara özel üretilmiş duvar karolarını dış cephe ve zemin yüzeylerinde kullanmayın. Porselen karolar soğuk hava şartlarına ve yoğun trafiğe daha uygun malzemelerdir. Duvar karolarını duvarda, zemin ka- Teras. Versatile Arc. 3 rolarını da zeminde kullanmaya özen gösterin. Zira zemin karoları ile duvara taşıyamayacağı kadar ağır bir yük binmesine sebep olabilirsiniz. Doğru karo seçiminin yanı sıra doğru yapıştırıcı kullanmanın gerekliliğini de aklınızda tutun. 4 Karoları döşemeye başlamadan önce uygulama yapılacak yüzeyin düz ve pürüzsüz olmasını sağlayın. Bu yüzeylerin tozsuz ve kuru olması da aynı derecede önemli. 5 6 İleride oluşabilecek karşısında rahat ihtiyaçlarınız davranabilmeniz açısından yüzey malzemenizi yüzde beş fire payı hesap ederek satın alın. Uygulama yapacağınız mekanın boyutları ve formu renk seçiminizi de belir- Florya. leyecektir. Karoların tarz ve renklerine karar vermek kadar büyüklüklerini doğru seçmek de önemli. Yüzeylerin ölçülerini aldıktan sonra ka- 7 roların kare mi, dikdörtgen mi yoksa başka bir formda mı olacaklarına ka- rar vermek gerekir. Mekanı hangi yöne doğru uzun veya geniş göstermek istiyorsanız, dikdörtgen karoların uzun kenarını bu doğrultuda yerleştirin. 8 Açık tonlar kullanarak daha büyük algılatabileceğiniz mekanlarda bir duvarı daha koyu renkte bir karo ile kaplata- rak derinlik duygusunu artırabilirsiniz. 37 İPUCU YER VE DUVAR SERAMİKLERİ Artık karoları alışılageldik biçimde 9 sadece banyo ve mutfaklar için kullanmıyoruz. Zira yaşam alanla- rının en sosyal mekanlarından antre bölümü, salon ve hatta yatak odaları bile karolarla dekore edilmeye başlandı. Porselen karoların suyu ab- 10 11 sorbe etme oranı daha az olduğu için, mutfak ve banyo Dolomit. gibi mekanlarda daha çok tercih edilirler. Üstü sırlanmış ve parlak porselen karoları ıslak mekanların zeminlerinde pek kullanmayın. Çünkü kayganlık problemi ile karşı karşıya kalırsınız. Mat ve kaygan olmayan yü- 12 zeyli karoları özellikle küçük çocukların koşuşturduğu mekanlarda ve güvenliğin önde gelen bir kıstas olduğu durumlarda tercih etmelisiniz. Bu ürünler artı olarak kolay temizlenebilme özelliğine de sahiptirler. Aydınlık, ferahlık ve ışıltı gibi 13 temaların peşindeyseniz, açık tonlu karolara yönelin. Beji temel alan renk şemanız doğallığı vurgulayacaksa, kahve ve toprak tonları; romantik dokunuşlar arıyorsanız, pembe, lila ve mavi tonlarını renk şemanıza ekleyin. Magmatech. Tavan yüksekliğiniz yeterli 14 değilse, duvarın orta hiza- Megalith. sında bordür kullanmayın. Dikdörtgen karoları boyuna kullanarak yükseklik duygusunu vurgulayın. 15 Alanınız küçükse, yine küçük ölçekli karolar kullanın. Şimdilerde her boyut- ta karo mozaikler üretiliyor ve bu ürünler sayesinde duvarlarda asimetrik kesilmek zorunda kalan büyük karoların düzensiz görünümü engelleniyor. Zemin ve duvar derzleri ara- 16 sında bir süreklilik olmasına dikkat edin. Eğer böyle bir süreklilik olamayacaksa, zeminde diyagonal bir karo düzenlemesi de uygulayabilirsiniz. 38 Vurgulamak 17 istediğiniz duvarı mekanın geneli ile uyumlu ama görsel ola- rak farklılaşan karolarla kaplatarak dikkatleri bu zeminin üstüne çekebilirsiniz. Bu uygulamayı banyoda klozetin veya şık bir ayaklı lavabonun monte edildiği duvar boyunca yapabilirsiniz. 18 Banyo ve mutfaklarda, fon ve dolaplar arasında tezatlık temasına yönelerek her iki tarafın da daha net ve güçlü bir biçimde algılanabilmesini sağlayabilirsiniz. 19 Zemin karoları da tıpkı duvarlarda olduğu gibi natürel, seramik veya porselen olmak üzere çalışılır. Yaşam alanlarınızda, özellikle zeminden ısıtma sistemi uygulanmışsa, ahşap görünümlü karolar kullanarak parke sıcaklığını yaşatabilirsiniz. Bu ürünleri duvarlarda yine doğal renklerdeki karolarla kompoze ederek özgün mekanlar oluşturabilirsiniz. Metalik etkili yüzeylere sa- 20 hip karolar kullanarak modern ambiyanslar yaratır- sınız. Ayrıca mekanlarınıza endüstriyellik ve lüks etkisi de katarsınız. Kilyos. Aynı malzemenin farklı 21 boyutlarda oluşturulmuş karo serileri ile kendi öz- gün düzenlemeniz içinde hareketli yüzeyler yaratabilirsiniz. 22 Brezza cam mozaiklerini ve lavabolarını ışıltılı ve renkli ortamlar yaratmak için kullanabilirsiniz. Kendi içinde renk ve boyut farklılıkları olan Brezza cam mozaikleri ile desen anlamında da ortama dinamizm katabilirsiniz. Üç boyutlu yüzeyleri olan 23 karoları bir araya getirdiğinizde yakalayacağınız vurgu çok güçlü olacaktır. Bu tarz yü- Brezza cam lavabo ve cam mozaikleri. 39 İPUCU YER VE DUVAR SERAMİKLERİ zeyleri kendileriyle gerek renk, gerekse doku anlamında kontrast oluşturacak objelerin gerisinde kullanın. Karoları alışılageldik for- 24 matlarının dışında kullanmayı deneyin. Mesela bir yatak başı olarak… Yatak ve komodinlerinizin gerisinde kalan duvarı cesur renk ve dokuya sahip karolarla, şık bir pano misali dekore edin. Işığın günün değişen saatlerine göre üstlerine düştüğünde kendine has görünümler yakalayan üç boyutlu karolar bu tasarım için ideal. Evinizin ana giriş bölü- 25 münü farklı kılmak için dış mekan kullanımına Pulpis-Taiga. uygun karolarla kaplattığınız duvar veya duvarlar sayesinde mimari bir yönlen- Brezza. dirme yapabilirsiniz. 26 Trendleri yakalayan modern yüzlü binalar yaratmak için, dış cep- he kaplamaları ile duvarlarınızı kaplatabilirsiniz. Her türlü hava şartlarına karşı yüksek dayanım gücü sunan bu malzemeler geniş ebatlı yüzeyleriyle de modern ve tarz sahibi cephe yaratımını kolaylaştıracaktır. Yanlış derz tercihi ya da 27 hatalı derz uygulaması ile en iddialı yüzey malze- mesini bile kötü gösterebilirsiniz. İyi bir derz uygulaması için uygun genişliğin bırakıldığından emin olun. Günümüzde her karo rengine uygun pek çok derz Atrium. rengi de bulmak mümkün. Yüzeylerinizde 28 tek bir karo modeli veya rengi kullanacaksınız diye bir şart yok. Birbirleriyle ton geçişleri ya da şık tezatlar yakalayan farklı ürünleri buluşturabilirsiniz. Burada dikkat etmeniz gereken, bu karoların kalibrasyonlarının birbirleri ile uyumlu olmaları. O 40 Nexus Hexa. 41 GEZİ BALKANLAR Galicica Milli Parkı. Balkanlardan gelen sıcaklık Vizesiz gidebileceğimiz en yakın ülkeler arasında olan Makedonya ve BosnaHersek Federasyonu’nda farklı bir ülkede olma duygusundan çok, tanıdık izlere rastladıkça derinleşen bir keşfetme heyecanına kapılıyorsunuz. Yazı Zeliha Köşlü 42 B alkanlara doğru bir gezi yapmayı planlayanların ilk aklına gelen ülkelerin başında, hem vize istemeyen hem de Türkiye’ye çok yakın olan Makedonya Cumhuriyeti geliyor. 1991 yılında bağımsızlığını ilan eden ve 1993 yılında tanınan Makedonya Cumhuriyeti, Denar para birimini kullanıyor. Okur-yazar oranı yüzde 99 olan ülkenin başkenti Üsküp, orijinal adıyla Skopje de ülkenin kuzeyinde yer alıyor. Deniz seviyesinden 255 metre yükseklikte yer alan şehrin merkezinden Vardar nehri geçiyor. 11. ve 14. yüzyıllar içinde Bulgarlar, Sırplar ve Doğu Romalılar arasındaki mücadelelerde sıkça el değiştiren şehir, 1392’de Osmanlı Türklerinin eline geçmiş. Coğrafi konumu itibariyle Türklerin sonraki fetihlerinde önemli bir merkez görevi üstlenen Üsküp’te şehrin genel mimarisinde büyük izler bırakmış olan birçok Osmanlı eseri halen varlığını koruyor. Ünlü şairimiz Yahya Kemal Beyatlı’nın doğum yeri olan Üsküp’te görülecek yerler arasında Saat Kulesi, Türk Çarşısı, Sulu Han, Davut Paşa Hamamı, Kapan Han, Taş Köprü ve Yahya Paşa, İsa Bey, Mustafa Paşa ve Murat Paşa camileri bulunuyor. Şehrin Osmanlı’dan günümüze kalan ve eski canlılığını bugün de koruyan Türk Çarşısı’nda dolaşırken, alışık Mostar. V Mostar ve Osmanlı esintisi Yürüyerek gezilmesinden büyük keyif alınacak bir diğer şehir ise Bosna-Hersek Federasyonu’na bağlı olan Mostar. Mostar denildiğinde ise ilk akla gelen, Mimar Hayrettin tarafından 1557 yılında inşa edilen Mostar Köprüsü. Kendisi kadar çevresindeki yapıların mimarisiyle de görenlerde büyüleyici bir etki bırakan, altından Neretva nehrinin aktığı Mostar Köprüsü Osmanlı mimarisinin şaheserlerinden biri. 1992 yılında, yaşanan savaşta Hırvat topçuları tarafından yıkılan köprü, 2004’te Türkiye Cumhuriyeti’nin de katkılarıyla inşa edilerek eski görünümüne kavuşmuş. 2005’te ise eski Mostar şehri Unesco Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiş. Köprü’nün manzarasına karşı yemek yiyip, çevresinde gezdikten ve alışveriş yaptıktan sonra, Koski Mehmet Paşa Camisi’ni de gezmenizi tavsiye ederiz. Ohri. Ohri. 43 GEZİ BALKANLAR olduğunuz geleneksel köftelerden yiyebilir, Türk kahvesi içe- ğal bir döngüye sahip. Tüm bu özellikleriyle Ohri ve Ohri gölü bilir; şuşka biberi, Ustrumca yer fıstığı, çarıklar ve çeşitli el işi 1980 yılında Unesco Doğa ve Kültür Mirasları listesi kapsa- hediyelik eşyalar için alışveriş yapabilirsiniz. mında koruma altına alınmış. Ohri’de gezilecek yerler arasın- Makedonya’nın güneybatı bölgesinde yer alan ve deniz da, Bizans döneminden kalan en önemli kilise olan St. Pante- seviyesinden 695 metre yükseklikte yer alan Ohri, Ohri gölü- leymon, günümüzde çeşitli konserlere de ev sahipliği yapan nün kuzey kıyısında konumlanıyor. Tarihi ve kültürel dokusuyla Aya Sofya Kilisesi, Roma döneminden kalan amfi tiyatro, Car Makedonya’nın en büyük turizm merkezi olan Ohri, 6.000 yıllık Samuel Kalesi, Sarı Saltuk Türbesi, St. Bogorodica Perivlerta, bir geçmişe sahip. Eski Ohri ile modern Ohri, geçmiş ile gele- dördüncü yüzyıla ait kiliseler, Keşanlı İmareti, Kuloğlu ve Emin cek arasında bir köprü oluşturuyor. 1395 yılında Osmanlı İm- Mahmut Camileri, Çınar Meydanı, Ohri Halveti Tekkesi ilk sı- paratorluğu sınırları içine katılan Ohri’de Osmanlı döneminden ralarda yer alıyor. St. Naum Manastırı’na yapılacak bir tur ise, kalma 10 adet cami ve bir tekke bulunuyor. Şehirde yaklaşık Unesco Dünya Mirasları Listesi’ndeki bu şehirde muhteşem 40 adet kilise de yer alıyor. Denize çıkışı olmayan ülke vatan- doğa manzaralarının doruğa taşındığı yer oluyor. Balkan Folk- daşları için tam bir turistik bölge görevi üstlenen Ohri’nin eş- lor Festivali, Ohri Yüzme Maratonu, Ohri Yaz Festivali ve ben- siz göl manzarası, Safranbolu evlerini anımsatan Osmanlı’dan zerinin gerçekleştirildiği Ohri, birçok kültürel etkinliğe ev sahip- kalan yapılarla ayrı bir panoramaya bürünüyor. Üç milyon yıllık liği yapıyor; aynı zamanda Slavlar için büyük önem taşıyan Kiril endemik bir göl olan Ohri gölü. kendi kendini temizleyen do- alfabesinin doğduğu yer olarak da kabul ediliyor. O 44 V Galicica Milli Parkı 1958 yılında Makedonya Cumhuriyeti tarafından milli park ilan edilen Galicica Milli Parkı, 25.000 hektarlık bir alana yayılıyor. Galicica Milli Parkı, Ohri gölünün beslendiği kaynak noktalarına da sahip. 1.100 farklı bitki türünün bulunduğu bu doğal park alanında 12 yerel endemik bitki yaşıyor. Galicica Milli Parkı’nın Ohri gölü ile birleşen küçük göl havzasının billur sularında tekne gezileri yapılabiliyor. Milli park genelinde kamp alanları, arkeolojik alanlar, kiliseler, manastırlar, mağara kiliseleri ve anıtlar bulunuyor. www.galicica.org.mk 45 MÜZİK KENAN DOĞULU Masaldan bir hayat yaşamak İstanbul’da gece ve sahne performansı deyince yıllardır ilk akla gelen isimlerden biri Kenan Doğulu... Ta Şaziye gecelerinden beri İstanbul onunla eğleniyor, onunla kendinden geçiyor ve onunla hayatı bir süreliğine de olsa bir kenara bırakıyor. Yazı Suat Kavukluoğlu Fotoğraflar Cem Talu 46 enan Doğulu’nun kapısını çaldık ve kendisiyle geç- En az bir saat vücut ritmimin normale dönmesi için dinlenirim. mişe doğru bir yolculuk yaptık. Önce Şaziye gün- Sonrasında gruptaki müzisyen arkadaşlarım ve ekibimle eğleni- lerine gittik, sonra günümüze gelip ondan kendi riz, muhabbet ederiz, dertleşiriz, bazen iş konuşuruz. Sonrasın- K İstanbul’unu anlatmasını istedik. İstanbul’da gece ve müzik deyince gözünüzde nasıl bir fotoğraf canlanıyor? Güler yüzlü meyhane müzisyenleri ve Beyoğlu. İstanbul’un ‘gece’sini ‘gündüz’ünden ayıran nedir? daysa kız arkadaşımla sakinleşip ufaktan ‘fade out’ olurum. ATOM BOMBASI GİBİ YILLAR Siz İstanbul’da yıllardır sahneye çıkıyorsunuz. Özellikle Şaziye günleriniz dilden dile dolaşır. Nasıldı o yıllar? Atom bombası gibiydi... Haftada beş gece performans ya- Birkaç duble içki (gülüyor)… pardık. Hep çok eğlenip, çok eğlendirirdik. Gecede 1.500 kişi- İşiniz gereği daha çok geceleri çalışıyorsunuz. Konser- ye söyleyip saatlerce sahnede kalırdık. Sabah ezanını duyma- ler, albüm kayıtları, stüdyoda geçirilen zamanlar, perfor- dan yattığımız nadir olurdu. İşin enteresanı, üç-beş saat uyku manslar, vs. yeterdi. Gündüz de toplantılar, provalar, basın buluşmaları ve Gece çalışmanın keyifleri ve zorlukları nelerdir? Şehrin dip gürültüsü minimuma indiği için lezzetli bir ses- televizyon çekimleriyle geçerdi. Peki, Şaziye gecelerini unutulmaz kılan neydi? sizliği vardır gecelerin. Koşuşturmaca biter, telefon trafiği biter. Repertuara her hafta yeni şarkı eklerdik. Türkiye’nin en iyi Daha rahat konsantre olursunuz işinize. İnternet hızlanır, dost müzisyenleriyle çalışır, bir o kadar önemli müzisyen ve sanatçı ziyaretleri azalır, güneş yerine mehtap aydınlatır. Bu yüzden ge- dostumuzu da misafir ederdik. Mesela üstün seviyede güncel, celer daha masalsı ve daha romantik olur. Ama gündüzün de kaliteli ses ve ışık sistemini ilk biz kullandık Şaziye’de. İşletmesi, kendine ait süper tarafları vardır. İstediğiniz herkese daha rahat güvenliği, mutfağı, barı ve müşteri profili çok kaliteliydi. Her şe- ulaşırsınız. İşletme ve yürütmeyle ilgili her organ faal olduğun- yin en iyisi olsun diye kendimizi harap ediyorduk. dan, hızlı yol alırsınız. Paket servislerde alternatif çoktur, stüdyoda aç kalmazsınız. Güneşin verdiği enerji şarkılarınıza yansır. Daha az yorgun olduğunuz için zihniniz de daha açık olabilir. Müşteri profili kaliteliydi derken, nasıl bir kitleden bahsediyorsunuz? O zamanlar eğlenmeyi bilen, özen gösteren, enerjik ve en Gecelerin ilham verici olduğu söylenir... önemlisi de “Millet ne der?” diye düşünmeyen, daha çok dans Ben de gececilerdenim. Bugüne kadar yaptığım 200’e ya- eden bir kitle vardı. Şimdilerdeyse hayatımıza sosyal medya kın bestenin 170’ini gece yazmışımdır diyebilirim. diye bir şey girdi. Kimse tam olarak kendi için eğlenmiyor ar- Genel olarak geceleri modunuz nasıl olur? tık. “Şu anda şuradayız, yanımızda bu var,” falan deyip hep bir Üretken, enerjik, neşeli ve sosyal olurum. paylaşma manyaklığı başladı. Fotoğraf çekmeler, video kayıtla- Konserinin ya da işlerinin olmadığı bir gecesinde Kenan rı… Bunların peşinden gelen alkol yasakları, saat sınırlandırma- Doğulu neler yapmayı sever? Gecenin tadını nasıl çıkarır? Dostlarla lezzetli ve zevkli bir yemek yiyip sohbet etmek şa- ları ve tatsız rekabet. Eskiden bütün mekan sahipleri birbirlerine destek olurdu. Herkes birbirine gider, eğlenirdi. Şimdi istisnalar hane olur. Özenle seçilmiş bir şarap ve iyi müzikler de bize eşlik hariç çoğu insan bencilleşti ve yüzeyselleşti maalesef. etsin isterim. Eğer iyi müzik olduğunu bilirsem bir kulübe de O zamanlar hangi kulüplere giderdi insanlar? gidebilirim. Ama bir kulübe gitmek üzere beni evden çıkarabil- She, Ship a hoy, 20 ve 2019 efsane kulüplerdi. Şamdan’a meniz için hakikaten sevdiğim, inandığım ya da merak ettiğim giderdik hemen her akşam. bir mekan olması gerekiyor. Zamanımın çoğunu konserler ve O günleri özlüyor musunuz? şovlar seyrederek geçiriyorum. Özlüyorum ama her şey yerinde ve zamanında güzel. Yemeği dışarıda yemek istediğinizde nereleri tercih ediyorsunuz? İstanbul her zaman önemli bir lezzet merkezi olmuştur. Eşi- Bugün de ‘canlı performans’ ve ‘sahne enerjisi’ deyince ilk akla gelen isimlerdensiniz. Sahnedeki gücünüzü o yıllara mı borçlusunuz? min, dostumun tavsiyesi olan özel ve sakin restoranlara gitme- Benim en büyük avantajım, babamın müzisyen olmasıydı. yi seviyorum. O kadar çok gidilecek ve görülecek yer var ki Beş yaşından itibaren kalabalık önünde şarkı söylemeye ve gi- aslında… Yeter ki insan gitmek istesin! Ev partileri, barbekü- tar çalmaya başladım. Bu deneyimlerin yanı sıra babam bana ler, balıkçılar, kebapçılar, barlar, dünya mutfakları (Japon, Çin, küçük yaşta çok şey öğretti. Küçük bir çocuğun adam yeri- Meksika ve İtalyan) favorilerim arasında. ne konup sözünün ciddiye alınması ona büyük özgüven verir. Konserlerinizden sonra genellikle neler yapıyorsunuz? Sahnede de hep ustalardan feyiz aldım. 47 MÜZİK KENAN DOĞULU Müzisyenlerin çoğu, konser verecekleri mekanların yetersiz olduğundan şikayet eder. Siz de bunun sıkıntılarını çekiyor musunuz? Sirkeci’ye, sonra Sirkeci’den Kadıköy’e konservatuara gittim. Ben de İstanbul gibiydim yani, hep koşuşturmacalı. Hangi semtlerin, hangi mekanların sizde derin izleri var? Çekmez miyim? Akustiği iyi ayarlanmış, kulisleri ve alt yapı- İstanbul’un her sokağında yürüdüm, her dönemini hisset- sıyla dünya standartlarında konser salonumuz ve venue’lerimiz, tim ama Galata, Tepebaşı, Asmalımescit ve Tünel’in özel bir etkinlik yapabileceğimiz yerlerimiz ne yazık ki çok az. yeri vardır. İstanbul’da en çok nerelerde konser vermeyi seviyorsunuz? Rumelihisarı konserleri bir başkaydı. Kuruçeşme Arena, İstanbul’da doğup büyüyen bir çocuk olmak, hayata daha erken başlamak, daha erken olgunlaşmak ve daha erken güçlenmek demek mi? Bostancı Gösteri Merkezi, Santralistanbul da sevdiğim me- İstanbul’da dünyaya gelmek, harala güreleye baştan boyun kanlar; bir de elbette Harbiye Açıkhava Tiyatrosu. Bir efsane- eğmek demek. Savaşçı doğarsınız. Tuttuğunu koparmayı öğ- dir orası! Yılların yaşanmışlığı, kulise bırakılmış sanat var orada. renirsiniz ve seçenek zenginliğini tadarsınız. Başkalarıyla yaşa- Ben İstanbul Caz Festivali konserleriyle büyüdüm, en sevdiğim mayı, başkalarının sınırlarına saygı duymayı öğrenirsiniz. müzisyenleri orada izledim. Dolayısıyla oraya hayranım. İstanbul’da gittiğiniz ve unutamadığınız konserler hangileriydi? Pat Metheny, Chick Corea, Madonna, Micheal Jackson ilk aklıma gelenler. Beş yaşındayken konservatuarın piyano bölümüne birincilikle giriyor, çok erken yaşta müzikle tanışıyorsunuz. Hayatınız hep müzikle ve çalışarak geçiyor. Yorgun hissediyor musunuz kendinizi şimdi geriye dönüp bakınca? Hayır. Her yeni şarkıda yenileniyorum. Sıfırdan başlıyor- GECEDEN GÜNDÜZE GEÇİŞ muşum gibi hissediyorum. Eskiyi konuşunca anlıyorum ne de Artık ‘gece’den ‘gündüz’e geçelim. Güneşli bir yaz çok çalıştığımı. gününde İstanbul’da en çok nerelerde ve neler yapmak keyif verir size? Sizi hep çok canlı ve enerjik görüyoruz. Nasıl koruyorsunuz enerjinizi bu yoğun temponun içinde? Özel ve gizli yerlerimi açıklamayı sevmiyorum ama gözden Kendime zaman ayırıyorum, kendimi seviyorum ve değe- uzak, ailece rahat edebileceğimiz yerleri tercih ediyorum. Kırlar- rimi biliyorum. Vücudumu ve zihnimi çok yıpratmıyorum. Pek da, sahilde, ormanda doğayla iç içe olmaya çalışıyorum. Yine sinirlenmiyorum. Sakin bir insanım. Sinire harcanacak enerjiyi de pek kimselerin bilmediği bir mekan veya alternatif öneriniz aşka ve sevgiye harcıyorum. diye ısrar etsek... Benim evdeki pazar kahvaltılarını tavsiye ederim. İstanbul karakterinize neler kattı? Kendini kattı. İçime, üstüme sindi. Çok seviyorum İstanbul’lanmış olmayı. “İyi ki bu şehirde yaşıyorum,” dedirten kare nasıl bir şey? İyi ki Boğaz’ım var! İstanbul’dan nefret ettiğiniz zamanlar oluyor mu? Basıp gitmek istediğiniz… Ne zamanlar böyle hissediyorsunuz? Tek bir şey var, o da: Trafik, trafik, trafik! Cihangir’de doğdunuz. İstanbul’da büyüdünüz. Çocukluğunuza dair neler hatırlıyorsunuz bu şehirle ilgili? Sanat kokan, tarih yemiş, manzaralı, estetik, kozmopolit, Tasavvufla ilgilendiğinizi biliyoruz. Tasavvuf hayatınıza ne zaman girdi ve neler kattı? Mevlana’ya olan ilgim, tasavvufla ilgili kitaplar okumama vesile oldu. Şiirsel tarafı ve evrenle barışıklığı; kudretin içimizde olduğunu anlamama yardımcı oldu. Hayatta şansın rolüne ne kadar inanıyorsunuz? Şans ancak inanma, çalışma ve bunu doğru sunmayla birlikteyken işe yarar. Ama önemlidir. Duyduğuma göre Astrolog Susan Miller’ı takip etmeye ve fal bakmaya başlamışsınız... Deli gibi takip etmiyorum ama arada bir bakıyorum. Susan Miller’ın aylık yazılarını okuyorum aklıma gelirse. Fallarımın da çıktığını söylüyorlar. bazen depresif, çoğu zaman şenlikli ama bol hayatlı bir fotoğraf Sibel Can’a verdiğiniz ‘Hançer’ şarkısında “Hayat sen geliyor gözümün önüne İstanbul ve çocukluğum deyince. Çok bize nazik davranmadın, herkese eşit yaklaşmadın,” di- mutlu bir çocuktum. Tüm toylukları sonuna kadar yaşadım. yorsunuz. Hayatın adaletsiz tarafları çok mu size göre? Bisiklete bindim, saklambaç oynadım. Sokaklarında korkup Hayatın herkesin penceresinden manzarası farklı. küçük adımlarımı hızlandırdığım da oldu. Şaşkınlıkla izledim bir Hayat size ne kadar nazik yaklaştı? yerden bir yere giden insanları. Küçücük yaşıma rağmen her Hayat bana hep nazik oldu. Şanslı ve işleri rast gidenler- gün Kültür Koleji, Ataköy’den çıkıp, önce trenle Bakırköy’den 48 denim çok şükür… O 49 STİL OSMANLI CIR97YT9037031 kodlu yemek takımı, (97) parça, 1.539 TL. 50 CIR97YT9036589 kodlu yemek takımı, (97) parça, 1.539 TL. CIR97YT9037031 kodlu yemek takımı, (97) parça, 1.539 TL. Şölen sofraları Altın ve gümüş yaldızlarla yeniden hayat verdiğimiz Osmanlı desenleri, sofranızda yaşamaya devam etsin istedik. Stil Editörü Harun Topuz CIR87YT9037117 kodlu yemek takımı, (87) parça, 1.008 TL. 51 ALIŞVERİŞ EL YAPIMI ÜRÜN Osmanlı ihtişamı Sanatevi koleksiyonu Anadolu’nun yedi bin yıllık sanat ve kültür mirasını geçmişten günümüze taşımaya devam ediyor. ‘Yeni Osmanlı’ koleksiyonu ile geleneği, modern form ve desenlerle yeniden yorumluyor. Aynalar ve kaşıklar Osmanlı koleksiyonunun en özel parçaları arasındalar. 52 El dekorlu lokumluklarda Osmanlı desenleri yeniden yorumlanarak şık sunumlar harızlanmış. Kapaklı Türk kahvesi fincanları özel kumaşlarla giydirilmiş kutularıyla satışa sunuluyor. Osmanlı koleksiyonu Şekerlikler, bakraçlar, şerbetlikler, kaşıklar, fincanlar, kaftanlar, ibrikler, güğüm ve narlar, inceliği ve nakışlarının eşsiz güzelliği ile göz kamaştırıyorlar. Kütahya Porselen’in bu özel koleksiyonu geleceğin antikaları olacak. 53 RÖPORTAJ JEFF HAKKO Sualtı tutkunu Yıllardır denize dalan ve bu konunun tarihçesini araştırmaya başlayan Jeff Hakko, adeta astronot kıyafetlerini andıran eski dalgıç giysilerinin ve malzemelerin koleksiyonunu yapıyor. Yapım Zeliha Köşlü Vakko Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Jeff Hakko’nun (üstte) evinde 220’nin üzerinde dalgıç giysisi ve malzemesi bulunuyor. 54 akko Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Jeff V Hakko’nun denize ve dalmaya olan ilgisi onu bu ko- Koleksiyonunuzu oluştururken ilginç hikayeler ile karşılaştığınız oldu mu? nunun tarihini araştırmaya yöneltmiş. Jeff Hakko’nun Koleksiyonumu oluşturan nesnelerin çoğunun hikayesi araştırmalarının sonucunda bir araya getirmeye başladığı eski var. Nadir bir parçayı başka bir koleksiyoncudan da, onu dalgıç kıyafet ve malzemeleri bugün dünya çapında önemli bir kullanmış asıl sahibinden de edinebilirsiniz. Ancak sualtı ile koleksiyona dönüşmüş durumda. Hakko koleksiyonunu evinde ilgilenen ve koleksiyon yapanların bu parçalardan habe- muhafaza ediyor. ri olur. Bu yüzden bazen haberler gelir. Bu haberlerin de Denize ve sualtına olan ilginiz nasıl başladı? bazıları yanlış, bazılarıysa doğru çıkar. Örneğin Marmaris Denize ve dalmaya ilgim daha çocukken başladı. İlk harç- Bozburun’dan bir haber almıştım. Eski bir süngerci başlığı lığım ile Büyükada’nın meydanındaki eczaneden şnorkel ve olduğundan bahsediliyordu. Bozburun’a gittiğimizde sordu- palet almıştım. Saatler boyu suyun içinde kalır, midye çıkarır, ğumuz kimse başlık hakkında bir şey bilmiyordu. Bu sefer yengeç tutardım. Hatta suda fazla kaldığım için annemden azar muhtara gittik, bakkallarla konuşmaya başladık. Bozburun işitirdim. Titrer durumda sudan çıktığımda parmaklarım büzü- küçücük bir yer. Sonuca ulaşamayınca, yaşlı süngerci var şür, dudaklarım morarırdı ama çok güzel yıllardı. Tabi o zaman- mı diye aramayı sürdürdük ve bulduk. Yanımızda onun ta- lar Büyükada’nın suları hakikaten çok temizdi ve görüş mesa- nıyabileceği biri ile gitmiştik. 80 yaşını aşmış bir beyefendi, fesi inanılmaz derecede iyiydi. O vakitler Anadolu Kulübü’nden eski bir köy evinde oturuyordu. Onu görür görmez dedim denize girerdik. Kaza ile suya düşmüş bir gazetenin başlığını ki, ‘doğru yerdeyim.’ Çünkü maalesef felçliydi, tekerlekli okuyabilirdiniz. O seneleri yaşayabildiğime şükrediyorum. Çün- sandalyede oturuyordu. Eski dalgıç başlıkları, başlık ve gö- kü artık denizlerimiz öyle değil. ğüslük denen iki kısımdan oluşurdu. Biz göğüslüğü çiftliğin Tarihi dalgıç malzemelerine de ayrı bir ilginiz ve bu kümesinde bulduk. İçinde samanlar vardı. Üstü örtülmüştü, konuda bir koleksiyonunuz var. Koleksiyonunuzun olu- gözükmüyordu bile. Bir de tavuk vardı içinde, kuluçkaya yat- şumu ve içeriği hakkında bilgi verir misiniz? mış! Başlığı ise ahırda ters çevrilmiş bulduk. Lumbozları çok Tarihi dalgıç malzemeleri, 1990’dan bu yana oluştur- eskiydi, içine su doldurulmuştu. Atlar oradan su içiyordu. İki duğum bir koleksiyon. Sualtına tutkulu olmasaydım bu ko- parçadan oluşan bu çok eski başlık Yunan süngerci başlığıy- leksiyon oluşmazdı. Yıllardır denize daldığım için dalgıçlığın dı. Maalesef bizde başlık üretimi yoktu. Osmanlı döneminde tarihçesini araştırmaya başladığımda bu ilginç nesneler ile bahriyede çok az dalgıç vardı. Bahriyemizde çalışan bütün karşılaştım. Adeta astronot kıyafetlerini andıran bu giysiler dalgıçlarınki bunu Başbakanlık ve Deniz Müzesi arşivinden içinde insanlar suyun altına dalıyor ve sünger çıkarıyorlar, araştırdık ve gördük; bizde çalışabilmeleri için adalardan ge- batık gemilere dalıyorlardı. Bu, bir hayli ilgimi çekti. Çünkü tiriyorduk. Adalar o zamanlar Osmanlı toprağıydı. Dalgıçlar scuba icat edildikten, yani modern malzemeler icat edil- en çok Kalimnos adasından gelmiş ve çalışmaların hepsi dikten sonra bizim işimiz çok basitleşti. Bir neopren elbise ince ince Osmanlıca yazılmış, arşivlenmişti. “Yorgo Efendi giyiyoruz; tüpümüz, regülatörümüzle dalıyor ve suda basit şu tarihte dalmış. 30 tane lenger çıkarmış. Apostol Efendi bir şekilde hareket edebiliyoruz. Fakat eski dalgıçlar o kadar dalmış,” gibi ifadeler yazılmıştı. Bizim süngercilerimiz, Yu- külfetli işler yapmışlar ki, onlara duyduğum hayranlık ile bu nanlılardan aldıkları aletlerle dalıyorlardı. Bulduğumuz başlık koleksiyonu oluşturmaya başladım. Bugün koleksiyonumda da bunlardan biriydi. Ama sahibi vermek istemiyordu. “Aile 70’i aşkın dalgıç başlığı, tulumbalar, alet edevat, bıçak, fe- yadigarı bu,” deyip ikna olmadı. Başlık orada kaldı. İsim ve ner, ayakkabı, ağırlık gibi objeler ile tamamlayıcı 220’i aşkın telefonlarımızı verip İstanbul’a döndük. Sonra araya insanla- parça yer alıyor. rı koyarak, elimdeki koleksiyonun resimlerini yollayarak, bu İlk aldığınız malzeme neydi? Nasıl varlığından haberdar olmuş ve almaya karar vermiştiniz? eski başlığın çok özel bir koleksiyonunun parçası olacağını, güzel bir yuva bulacağını anlatarak iki buçuk senelik bir uğ- Bu konuları araştırırken, eski dalgıç malzemelerine ilgi duy- raşdan sonra sahibini ikna ettik. Ümidi kesmişken bir gün maya başladım. 1990’da Fransa’nın güneyinde bir sualtı sem- evimin kapısını çaldı. Bozburun’dan bir beyefendi, patates pozyumuna katılmıştım. Sempozyumun girişinde eski dalgıç çuvalının içinde o başlığı getirdi. başlıklarından biri duruyordu. Amerikan Deniz Kuvvetleri’nde kullanılan ‘Mark V’ adlı bu başlık beni adeta büyüledi ve ayaküstü o tarihlere gittim. Nitekim o benim ilk dalgıç başlığım oldu. Koleksiyonunuzdaki parçaların özellikleri ve kullanımları hakkında konuşalım. Bozburun’da bulduğum süngerci başlığı bakır ve pirinçten 55 RÖPORTAJ JEFF HAKKO 56 üretilmişti. Tabi bir de camlarının lombozları vardı. Nereden siyonunuz için kalıcı bir sergi alanı veya bir müze dü- baksanız, bu başlıkların ağırlığı 15-45 kilo arasında değişiyor- şünüyor musunuz? du. Dalgıcı suyun altına batırabilmekti önemliydi. Dalgıçların Koleksiyon 2009’da, İstanbul Deniz Müzesi’nde altı ay ser- çuvaldan, su geçirmez elbiseleri olurdu. İçlerindeki havayı gilendi. Şu anda koleksiyonun büyük bir bölümü evde, ayrı bir tahliye etmek ise çok zordu. Dalgıcı batırmak için her şeyin katta yer alıyor. Tabi tulumbaları bir yere taşıyamıyoruz. Bir tanesi ağır olması gerekiyordu. İnsan dibe gittikçe ağırlaşıyor. Dibe 250-300 kilo civarında olduğu için onları giriş katında tutuyoruz. battıktan sonra satıh ayarlaması yapmak gerekiyor ve başlığın Fakat bıçaklar, fenerler, başlıklar çatı katını istila etmiş vaziyette. içine hava veriliyordu. Ardından dalgıç yüzer şekle getiriliyor- Koleksiyoncu dostlarım var. Bunlardan biri de Mustafa Aydemir du. Ama dalgıcı batırmakta zorluk çektikleri için beline ağırlık ve bugün dünyanın en büyük anfora koleksiyonlarından birisine konuyordu. Dalgıcın bıçağı, adedi 10 kilo tutan ayakkabıları sahip. Kendisiyle beraber bir proje oluşturmak üzereyiz. Güzel bu yüzden hep ağırdı. Başlığın kendisi 20-25 kilo olur, an- bir sualtı müzesi yapmak istiyoruz. Bu müze İstanbul’da olabilir; cak onu batırmak için bir 15-20 kiloya daha ihtiyaç olurdu. kıyı şeridimizde, İzmir’de ve Antalya’da olabilir. Fakat zaman Alet, edevatlar ile birlikte 50 kiloyu aşan bir ağırlıkla dalınırdı. alıyor bunu oluşturmak. Sualtı müzesi bizden sonraki nesiller Çoğu dalgıç kendi vücudundan daha fazla ağırlık taşırdı üs- için önemli. Mustafa’nın da, benim de koleksiyonum şu anda tünde. Unutmamak gerekir ki, bütün bu ağırlıklar suyun kal- hapsolmuş vaziyette. Onları daha geniş kitlelerle paylaşmak is- dırma kuvvetiyle su altında yarı ağırlığına iniyordu. Dalgıçlar tediğimiz için bu güzel oluşumu gerçekleştirmeye kararlıyız ve su altında 25-30 metrede çalışırken kendilerini yürür vaziyete bir şekilde yapacağız… O getiriyorlardı. Üç yıldızlı bröve sahibisiniz. Koleksiyonunuzdaki parça veya benzerleriyle dalış deneyimi yaşadınız mı? Koleksiyonumu oluştururken, eski dalgıçların ne külfetler çektiğini deneyimlemek için o riske girdim. Risk derken, Londra’da bir kulüp var. Bu kulüp belli bir ücret karşılığında size bu elbiseleri giydiriyor ve nehre daldırıyor. Üç, beş metre; fazla değil. Dalış sırasında filminizi çekiyorlar. Ardından eski dalgıç kıyafetleriyle daldığınıza dair bir sertifika veriyorlar. Daldım ama bir daha dalar mıyım, bilmiyorum. Çok zor! Bir kere tek başınıza hiçbir şey yapamıyorsunuz. Bu bir ekip çalışması. Suyun altındayken size hava vermek için en azından iki kişi tulumba çeviriyor. Ayrıca onların bir yedeği de oluyor birisine bir şey olur diye. Bir kişi daha var; o da sizi giydirmek ve soymak için hazır bulunuyor. En az dört, beş kişi ile bu iş yapılabiliyor. Çok krostrofobik ve yorucu. Ben üç, beş dakika kaldım suyun içinde. Eskiden sünger dalgıçları hayatlarını bu şekilde kazandıkları için saatlerce sualtında kalıyorlardı. Maalesef bazıları da o zamanlar fizik kuralları bilinmediği için vurgun yiyordu. Çok fazla kaza ve ölümcül kayıplar oluyordu. Ama modern tıp devreye girdikten sonra dalgıçlar eğitildiler. Sualtında belli seviyelerde kademe bekleyişi yapmaları gerektiğini öğrendiler. Sonunda vurgun azaldı. Ama çok sayıda süngerci felçli kaldı. Şimdi modern teçhizatlarla dalıyoruz suya. O günleri mukayese edebildiğim için hakikaten büyük saygım var kendilerine. Eski dalgçlar o kadar külfetli iler yapmlar ki, onlara duyduum hayranlk ile bu koleksiyonu oluturmaya baladm. Bugün koleksiyonumda 70’i akn dalgç bal, tulumbalar, alet edevat, bçak, fener, ayakkab, arlk gibi objeler ile tamamlayc 220’yi akn parça yer alyor. 2009’da Beşiktaş Deniz Müzesi’ndeki serginizi gezmiştim ve büyülenmiştim. ‘Tarihi Dalgıç Malzemeleri’ adıyla yayınlanan bir de kitabınız var. Kolek57 DÜNDEN BUGÜNE EKMEK Soframızdaki “nimet” Ekmek eslenme, e es sle enm me, e, iister ster st terr g göçebe öçeb öç ebe is eb ister stte er ye yer yerleşik errlleş eşik kd dönemlerde ön ö nem emler lerd le rde ol o olsun, lsu ls sun un n,, vvar ar o ar oluşunun lu uş şu unu nun ba b ba-- B d iitibaren ib b iinsanın en temell meselelerinden l l i d bi b l N ü şından birii olmuştur. Nasıll k kii günümüz uygarlığının temeli Mezopotamya’da atılmıştır; tahılların, dolayısıyla ekmeğin anavatanı da Mezopotamya’dır. Tarım devrimi ile insan toplulukları yerleşik yaşama geçip kentleri kurmuşlardır. Ateşin kullanılması yiyeceklere farklı bir lezzet getirmiştir. Muhtemelen önce etler ateşte pişirilmiştir; sonra da bitkiler ve tahıllar... Tıpkı diğer besin maddelerinde olduğu gibi, ekmeğin de bugün soframıza gelmesinin öyküsü, uygarlık tarihinin gelişim sürecini ortaya koyar bir bakıma. Tarım alanında görülen gelişim, öncelikle tahıl türlerinin evcilleştirilip farklı şekillerde kullanımıyla başlamıştır. Tahılların, özelikle de konumuzla ilgili olarak buğdayın doğrudan kullanılması mümkün olamazdı. Toplanan buğday öğütülmeli ve değirmen ya da benzeri araçlarla ezilerek insanın çiğneyip yutabileceği bir şekil almalıydı. Tahıldan un yapmayı geliştirdi önce insanlar. Sonra da bu unu suyla karıştırıp pişirdiler. Tabi bu arada bir başka tahıldan, yani arpadan da içecek yapmak için faydalandılar; mayalanmanın keşfiyle Mezopotamya ve Mısır’da bira tüketimi başladı. Mayalanma, ekmek yapımı için de önemliydi. Böylelikle daha lezzetli, kabarık ve daha yumuşak bir ekmek yap58 İnsanlık tarihi kadar eski Ekmeğin neredeyse insanlık tarihi kadar eski geçmişine bakınca, insanların öncelikle tahıldan un yapmayı geliştirdiğini görüyoruz. Toplanan buğdayların öğütülmesi ve değirmen benzeri araçlarla ezilerek insanın çiğneyip yutabileceği bir şekil alması gerekliliğinden doğmuş bu. Sonra da bu un suyla karıştırılıp pişirilmiş. Mayalanmanın keşfi ile de daha lezzetli, kabarık ve yumuşak ekmekler yapmak mümkün olmuş. Önce yassı taşlar üstünde pişirilen ekmekler, çanak çömlek yapımının gelişmesi sayesinde ilkin kapların, sonra da fırınların içinde pişirilmiş; dolayısıyla da ekmek formlarında çeşitlilik artmış. İlk ekmek nasıl yapıldı? Öğütülüp un haline getirilen tahıl, su ile birleşti; kıvama geldikten sonra pişirildi ve ekmek oldu. Peki, tesadüfler mi yoksa gereksinimler mi neden oldu bu serüvene? Her ikisi de şüphesiz. İşte size en vazgeçemediğimiz yiyeceğin, ekmeğin öyküsü... Yazı Emine Önel Kurt Antik dönemde Yunanistan ve Roma’da ekmeğin çokça tüketildiği biliniyor. Bu ekmekler için ağırlıkla buğday unu kullanılsa da, mısır, arpa ve çavdar unlarının da kullanıldığı ekmek türleri gelişmiş. Ekmek, her uygarlıkta farklı formlarla ve çeşitlilik gösteren ek malzemelerle zenginleşmiş ve günümüzde de gelişmeye devam ediyor. mak mümkün oldu. Önce yassı taşlar üstünde pişirilen ekmekler, çanak çömlek yapımının gelişimiyle ilkin kapların, sonra da fırınların içinde pişirildi; ekmek formlarında çeşitlilik arttı. Mısır’da üçgen şeklinde bile ekmek yapıldığı bilinir. Ekmek yapımına ilişkin verileri yazılı kaynaklar kadar, dönemlerinin görsel tanıkları niteliğindeki resimlerden de öğreniyoruz. Özellikle, bu dünya kadar öte dünya yaşamını da önemseyen Mısırlıların mezar odalarında bu dünyayı yeniden yarattıkları duvar resimlerinde sıklıkla ekmekle ve ekmek yapımı ile ilgili tasvirlere rastlıyoruz. Antik dönemde, Yunanistan ve Roma’da ekmeğin çokça tüketilen besinlerden olduğunu biliyoruz. Gelişim sürecine bakıldığında, ağırlıklı olarak buğday ununa başvurulsa da, mısır, arpa ve çavdar unları da kullanılmış ve ekmek türleri gelişmiş. Örneğin özellikle deniz uygarlıklarında, uzun deniz yolculuklarında, dayanıklılığı açısından dilimlenmiş ekmeğin yeniden fırınlanmasıyla elde edilen peksimet tercih ediliyordu. Yunan uygarlığında tüketilen ekmeğin türü bir statü göstergesiydi aynı zamanda. Coğrafi koşullar gereği, Yunan topraklarında buğday üretimi daha sınırlıydı. Buğday unundan üretilen beyaz ekmek pahalıydı ve ancak soylular ya da zengin tüccarlar tarafından tüketilebiliyordu. Antik Roma’da da ekmek ve fırıncılık 59 DÜNDEN BUGÜNE EKMEK gelişim gösterdi. Örneğin Romalı askerlere verilen ekmek, yani la üretilen ekşi maya, nohut mayası gibi mayaların kullanıldığı ‘tayın’ büyük önem taşırdı. Akdeniz tipi beslenmede önemli yeri yöntemler tercih ediliyor. Seri üretim için kullanılan mayalar, olan ekmek, bu toplumlarda uygarlık göstergesi olarak kabul mayalanma süresini kısaltıyor. Geleneksel mayalarla ise daha ediliyordu. Hatta Yunan tarihçi Herodotos, barbar toplumları uzun sürede, ama çok daha lezzetli ve sağlıklı ekmekler yap- “et yiyen, ama! ekmek yemeyenler,” olarak tanımlamıştır. mak mümkün oluyor. Ülkemizde henüz geleneksel malzeme Her uygarlıkta farklı formlarla ve çeşitlilik gösteren ek mal- ve yöntemlerle ekmek yapımı yaygınlaşmış değil. Ancak doğal zemelerle zenginleşti ekmek. Ortaçağ boyunca ve hatta 19. ürünler satan dükkanlarda bulunabiliyor. Ama yine de ümitsiz yüzyıla kadar buğdayın kullanımı geleneksel yollarla sürdürül- olmayalım; konu üzerine kitaplar yayımlanmaya, deneyimlerin dü. Bu aslında tahılın faydalı kısımlarından fazla ayrıştırılmadan paylaşıldığı bloglar hazırlanmaya ve atölye çalışmaları yapılma- değirmende öğütülmesi; dayanıklılığı nispeten daha az olan, ya başlandı ve hızla ilerliyor. ancak insan sağlığı için faydalı olan bir una dönüştürülmesi de- Doğal beslenmeye yönelimin artması sonucunda artık ev- mekti. Endüstrileşmeyle birlikte ise buğdaydan, rafine edilmiş lerimizde de daha sık ekmek pişirmeye başladık. Ekmek pişir- beyaz un üretilmiş ve maya fabrikaları ile doğal olandan giderek mek gerçekten sihirli bir süreç! Bir kez bile olsa kendiniz ekmek uzaklaşılmış oldu. Bugün ise en çok tartışılan konulardan biri, yaptıysanız, bu hissi yaşamışsınız demektir. Yeteri kadar su, yediğimiz ekmek ne kadar gerçek, ne kadar dürüst? Bu tartış- mümkünse kendi ürettiğiniz ekşi maya, tam tahıllardan öğü- malar çoğaldıkça, geleneksel yöntemler kullanılarak yapılan ek- tülmüş un ve bir miktar da tuz kullanarak hazırlanan ekmeğin mekler yeniden gündeme geldi. Avrupa ülkelerinin birçoğunda mayalanırken, pişerken ve fırından çıkınca çıkardığı sesleri du- ‘artizan’ ekmekçilik denilen ekmekçilik yaygınlaşmış durumda. rup dinleyin mutlaka. Eve yayılan o güzel kokuları da koyun bir Eski reçeteler yeniden gündemde. Kaliteli malzemelerin kulla- tarafa... Bu hazzı bir kez tadarsanız, tamamdır. Artık siz de ek- nıldığı, kimyasal katkı maddelerine yer verilmeden doğal yollar- mek yapma bağımlılığı kazandınız demektir. O 60 Yeteri kadar su, mümkünse kendi ürettiğiniz ekşi maya, tam tahıllardan öğütülmüş unkullanarak ve bir miktar da tuz hazırlanan ekmeğin mayalanırken, pişerken ve fdurup ırındandinleyin çıkıncamutlaka. çıkardığı. sesleri 61 GEZİ UÇHİSAR Yapım Şebnem Yıldız, Fotoğraflar Füsun Gümeli V Kapadokya’ zirvesi nın Kapadokya bölgesinin en yüksek noktasında yer alan Uçhisar, coğrafi güzellikleriyle tam bir görsel ziyafet çekiyor. Peribacalarının içlerindeki oyuntularda insanların çok uzun zamanlar yaşadığını düşününce, ister istemez gizemli ve sanki bu dünyadan olmayan bir yerlerde buluyorsunuz kendinizi. Peribacalarının ortasında bir kasaba Uçhisar kasabası, volkanik kayaların sürpriz görünümleriyle hayat bulan bir coğrafyada yaşanabilecek çok özel bir deneyim sunuyor. 62 Vadiyi dalmakseyre Şimdilerde turistler için gerçek bir çekim merkezine dönüşen Uçhisar, vadiyi tepelerden seyre dalan balonların rengarenk görüntülerine de tanıklık ediyor. Güvercinlik vadisindeki Hasan’ın Yeri, Hasan Bey’in (sağda) neşesi ile turistlerin vazgeçilmez bir mola noktasına dönüşüyor. V Taşın ve ahşabın büyüsü Uçhisar sokaklarında apadokya, çok uzun zamandır yerli ve yabancı turistlerin akınına uğrayan ve K ziyaretçilerinin sanki gerçek dışı bir dünyadaymış gibi hissetmekten kendilerini alamadıkları büyüleyici bir bölge. Sayfalarımıza taşıdığımız Uçhisar kasabası ise, dolaşırken, her an karşınıza alışılageldik bir tanımlama ile, Nevşehir-Göreme yolu üstünde, Kapadokya’nın zirvesinde ko- çarpıcı ahşap bir kapı ya da numlanan ve hatta UNESCO’nun ‘Dünyanın ortak doğal ve kültürel mirası’ ilan ettiği bir yer. onun ince işçilikli tokmağı gibi detaylar çıkabiliyor. Kaleye çıktıktan sonra Güvercinlik vadisine doğru Kapadokya bölgesindeki yamaçların ve peribacalarının başlama, dayanak ve zirve noktası. Bu kasabayı yıllar önce ziyaret ettiğimde, Kapadokya’nın genelinden biraz farklı olduğunu; bunun sebebinin ise, Uçhisar’da çok yoğun turist grupları yerine, doğanın şaşırtan kendine uzanan bu yerleşimleri özgü dokusunun ve biraz da yerli halkın zaman içinde civarlardaki şehirlere göç etmesinden keşfederek fotoğraf çekmek kaynaklanan bir suskunluğun hakim olduğunu söylerdim. Ama şimdilerde, Uçhisar kalesinin çok keyifli oluyor. etrafında, özellikle de manzaraya hakim noktalarda hatırı sayılır derecede artan butik otellerin 63 GEZİ UÇHİSAR Misafirperverlik Kale civarındaki dükkanlardan vadiye doğru ilerlerken karşınıza yöresel evler çıkıyor. Ama bakmayın siz onların mütevazılığına! Yürüyüş esnasında yorulan turistlere çay ikram edecek kadar cömert ve insancıllar… yer aldığını görüyorum. Bu oteller, genellikle çok köhneleşmiş eski evlerin restore edilmesiyle hayata geçiriliyor. Peribacalarının, kayalıkların içine konumlanmış kiliselerin, manastırların, evlerin, gizli tünellerin ve taş yolların insanı binlerce yıl öncesine götüren bir havası var. Dolayısıyla, kasabanın sahip olduğu zengin geçmiş hemen kendini gözler önüne seriyor. Uçhisar’da ilk yerleşimin ne zaman başladığı bile belli değil! Panoramik manzarasına hakim kalesinin Hititler tarafından kullanıldığı biliniyor; Bizans ve Roma dönemlerine ait bulgulara da rastlanıyor. Geçmişi çok ama çok eskilere dayanan kasabada, 1000 yıldan da fazla bir süre boyunca, hatta 1950’lere kadar bu kalenin içine oyulmuş alanlarda yaşıyormuş insanlar… Kasaba Uçhisar kalesinin eteklerinden itibaren başlıyor ve kalenin etrafı boyunca ilerliyor. Kale, Kapadokya’nın zirvesinde olduğu için, bölgenin en güzel panoramik seyir manzarasına sahip. Elbette bu konumu stratejik açıdan da onu tarih boyunca önemli bir noktaya taşımış. Kalenin içinde yer alan tünellerle bölgenin değişik noktalarına bağlanıldığı konusunda söylentiler var. Kale civarında dolaşırken, sayıları abartılı olmayan dükkanlara da giriyorsunuz. Bunlar içinde özellikle Osmanlı kilitleri ustası olan Antikite Mehmet’e muhakkak uğramak ge64 Kilitlerin hikayesi Uçhisar kalesinin karşısında yer alan Antikite Mehmet’in dükkanında tamir edip sergilediği kilitlerin hikayesini mutlaka dinlemelisiniz. rek! Eski Ermeni gelinlerin dolaplarını kayınvalideleri karıştır- içinde kurulmuş Hasan’ın Yeri’ne de uğramayı ihmal etmeyin dığında kilidin kendine has sesinin kayınvalideyi ele verdiğini derim. Zira Hasan Bey size sadece çay ikram etmekle kalmı- anlatıyorlar burada! Ve daha bunun gibi ilginç hikayesi olan yor; yabancı dillere hakimiyetinizi soruları ile esprili bir dilde test pek çok kilitle tanışıyoruz. Tıpkı bir çocuğun oyuncağını ele ediyor; bununla da yetinmeyerek, sizi diğer ziyaretçilerin de iş- aldığında duyduğu heyecanı, onarılmayı bekleyen kilitlerini tirak ettiği eğlenceli bir ortamda bilgi yarışmasına dahil ediveri- eline alınca Mehmet Bey de hissediyor. yor. Doğru cevabı en önce kim verirse, Hasan Bey onu küçük Uçhisar’ı anlatırken, uzun yürüyüşlerin yapıldığı Güvercinlik hediyeleriyle ödüllendiriyor. vadisinden de bahsetmeden olmaz. Bölgede pek çok vadi var Erciyes ve Hasan dağların görkemli manzarasının iz- ama burası en uzun olanı… Kuzeyden güneye doğru, Göre- lenebildiği bölgede hele de günbatımı sırasında güneşin me kasabasına kadar devam ediyor. Doğu yamacında, vadiye etrafa saçtığı göz alıcı renkler, vadiyi tek kelime ile ‘bü- adını veren güvercinlikler var. Bunlar eski yüzyıllarda kayaların yüleyici’ kılıyor. Bu saatlerde vadinin ziyaretçi akınına uğ- yamaçlarına oyulmuş. Kasaba halkı kışın güvercinleri burada ramasının sebebi açık... Yolunuz Kapadokya’ya düşerse, beslemiş ve gübrelerini bahçelerinde kullanmış. Uçhisar’ın bilim kurgu filmlerine set oluşturacak nitelikteki Vadinin saklı bir köşesinde yer alan kaya evlerden birinin coğrafyasını içinize sindirin. O 65 ATÖLYE AMORF AHŞAPTAN SÜRPRİZLER Murat Aksoy’un Çukurcuma’daki dükkanı Amorf’ta zeytin ağacından üretilen kesme tahtaları, kaseler, kaşıklar; ceviz ağacından sehpalar ve daha birçok şeyi bulmak mümkün. Yap›m Çiğdem Hasanoğlu, Fotoğraflar İsa Arslan 66 “Ahşabın yaratabileceği sürprizleri başka hiçbir malzemede yakalamak mümkün değil,” diyen Murat Aksoy, Kağıthane’deki atölyesinde. hşap ürünlerin kullanıcıda güven geçiyoruz. Ürünleri bir süre zeytinyağında A duygusunu artırdığı ve ahşabın bekletiyoruz. Zeytin ağacına en iyi gelen en hasının ise en az müdahale göreni şey, zeytinyağıdır. Kimyasal hiç bir mal- olduğu biliniyor. Cihangir Ağa Hamamı zeme kullanmıyoruz. Türkiye’nin çeşitli Sokak’taki Amorf’ta yer alan Murat Aksoy şehirlerinden satın aldığımız ceviz ağaç- tasarımı ürünler, bu iki özellikten de na- larını ise daha çok mobilyalarda kullanı- sibini almış. 2009 yılında kurulan Amorf, yoruz. yüzyıllık zeytin ağaçlarının Kağıthane’deki bir atölyede şekillenmesi sonucu ortaya Atölyenizde kimlerle birlikte çalışıyorsunuz? çıkan ürünlerden oluşuyor. Hikayenin na- Kağıthane’deki atölyede 30 yıllık us- sıl başladığını ve geri kalan her şeyi Murat talarla çalışıyorum. Mustafa Usta ve Ali Aksoy’dan dinliyoruz. Usta, tornacımız Hasan Usta ve bütün iş- Ne zamandır bu işi yapıyorsunuz? lerin ortaya çıkmasını sağlayan Kemal Abi Amorf’u kurma süreciniz nasıl gelişti? var. Ayrıca cilacımız Recep Usta, demir- Zeytin ağacı ile eşim Zeynep’in baba- cimiz Servet Usta ve kardeşleri, birlikte sı Erhan Sengel’in kurduğu Odun İnce İşler aracılığı ile tanıştım ve çok etkilendim. Daha sonra bu ürünlere yenilerini ekledik. Atölyede ceviz ve zeytin ağacından ma- çalıştığımız diğer arkadaşlarımız. Ürünlerinizi Amorf dışında başka bir noktada bulmak mümkün mü? Birçok marka ve tasarımcıya sif mobilyalar yapmaya başladık ve Amorf özel üretim yapıyoruz. Buna ek ola- ortaya çıktı. rak Bebek, Ankara, Çamlıhemşin ve Üretim süreciniz nasıl gerçekleşiyor? Kuzey Ege’den, budanmış zeytin ağaçlarını alıyoruz ve uzun süre kurumaya bırakıyoruz. Daha sonra da üretime Bodrum’da ürünlerimiz satılıyor. Ancak en doğrusu, bize Çukurcuma’daki dükkandan ulaşmak. O Ağahamamı Sok.11/A. Çukurcuma, Beyoğlu, Tel: (0212) 245 83 64 67 MİMAR İÇ MİMAR EBRU HAMZAOĞLU Mükemmelliyetçiliğin izinde ‘Yaşam mimarı’ ifadesiyle akıllarda yer eden Ağaoğlu’nun birbirinden iddialı projelerinin Dekorasyon Müdürü İç mimar Ebru Hamzaoğlu, ışık oyunları, tekstil, desen ve renk oyunlarıyla iç mekan tasarımının olmazsa olmazlarını özetledi. Yazı Zeliha Köşlü Ağaoğlu Dekorasyon Müdürü İç mimar Ebru Hamzaoğlu. 68 armara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mi- Engin, Duygu Ötük ve 3D Max uzmanımız Şahin İmamoğlu’ndan marlık Bölümü’nden 1998 yılında mezun olan Ebru oluşan ve her biri farklılıkları ile tasarımlarımızı zenginleştiren, gü- Hamzaoğlu, fakültede aldığı zengin ve disiplinli ven ve yardımlaşmanın başarılı işlere taşıdığı bir ekip. M hacim-mobilya tasarımı eğitimiyle bütünleşen iş deneyimini Ağaoğlu Şirketler Grubu’ndaki Dekorasyon Müdürlüğü görevine taşıyor. Projelerinizde kullanmayı düşündüğünüz malzemeler aralarında nasıl seçim yapıyorsunuz? Profesyonel bir ekip çalışmasıyla başarılı işlere imza Projelerimizdeki tasarımlarımızda ‘olmazsa olmaz’ dediğim atıyorsunuz. Ekibiniz kaç kişiden ve kimlerden oluşuyor? önceliğimiz, kaliteli ürün ve hizmet sağlamak. Benim için fiyatı Dekorasyon grubu olarak İnce Yapı Direktörü Aydın Vural pahalı olan ürün, iyi ürün demek değildir. Bu nedenle güvenilir- Gökçek Bey’e bağlı çalışıyoruz. Ekibimiz dokuz kişilik genç bir liği, dayanıklılığı tescillenmiş, müşterilerimize yaşam alanlarımızı kadrodan oluşuyor. İki takım ve bu takımların sorumluluğunda teslim ettikten sonra da satış sonrası servis hizmeti verebilecek projeler gerçekleştiriliyor. Bu projelerin başlarında takım şefleri, marka ve firmalarla çalışmaya gayret ediyorum. Aslında bu du- proje yürütücüleri, bunlara bağlı dekorasyon uzmanlarımız ve 3D rum işin prosedür kısmı gibi gözükse de, malzeme seçimlerini Max uzmanımız bulunuyor. Ekibimde çalıştığımız projelerle örtü- yapmadan önce doğru çözüm ortaklarından malzemeleri bu- şecek şekilde görev dağılımı yapıyorum. Takım şefim Burak Çe- lup tasarımlarımızda uygulamak bizim sorumluluklarımız içinde. lebioğlu, proje yürütücülerim Tuğkan Memişoğlu ve Filiz Gümrük- Keskin, net bir çizgim olmasa da, gerçekleştirdiğimiz projelerde çü; dekorasyon uzmanlarım Utku Canbolat, Alper Tümen, Öykü modern ya da klasik düzen yerine, kullanıcıların evlerinde yer 69 MİMAR İÇ MİMAR EBRU HAMZAOĞLU alacak diğer mobilyalarla bütünlük sağlayabilecek kombinas- desen, tekstil ve heykelleri kompozisyonlarımın içine har- yonlar oluşturuyoruz. manlayıp mekanlarımıza koymak hoşuma gidiyor. Çalışmalarınızda gerçekleştireceğiniz konsepte karar verirken kriterleriniz neler oluyor? Kriterler, yapacağımız projeye göre değişiyor. Müşteri profili ya da zaman gibi dış etkenler söz konusu olabiliyor. Örneklemek gerekirse, daire içerisindeki yaşam alanlarında Hangi projeleriniz için örnek daire hazırlıyorsunuz? Ağaoğlu bünyesinde yapılan tüm konut projelerimiz için satış ofislerinde örnek daire uygulaması hazırlıyoruz. Yurt dışında da çalışmalar oluyor mu? Sektördeki yenilikleri nasıl takip ediyorsunuz? kapı, süpürgelik, vestiyer, parke, mutfak, banyo dolapları gibi Ekibimin yapı ile ilgili tüm fuarlara katılmasını teşvik edi- mobilya imalatlarının ve duvar, zemin kaplamalarının mekan yorum. Tempomuzun yoğunluğundan dolayı yurt içi fuarlara içinde birbiriyle uyumlu olmalarına dikkat ediyoruz. Kontrast birlikte, yurt dışı fuarlara ise kısmi katılımla gidebiliyoruz. Ev renkler yerine tamamlayıcı olanlarını kullanmak daha doğ- tekstili, doğal taş, halı ve zemin kaplamaları; otel, bar, cafe ru sonuç veriyor. Tüm projelerimizin blok girişlerini ve ortak ve restoran sistemleri; kapı, mobilya ve dekorasyon fuarları; alanlarını pozitif, aydınlık ve konut sahiplerimizi siteye girdiği ofis, bahçe, mutfak-banyo mobilyaları; Golden Horn Boat andan itibaren evinin sıcaklığını, lüksünü, güvenilirliğini his- Show, Salone del Mobile İtalya, Maison&Objet Paris fuarları settirebileceği malzemelerle tasarlamaya dikkat ediyorum. gibi... Projelerimiz yoğun, müşteri potansiyelimiz stil sahibi İşimin sihri, sanatsal dokunuşlarımdır. Işık oyunları, resim, bir portföye sahip. Ağaoğlu markasıyla son trendleri proje- 70 HAKKIMIZDA... lerimizde yakalamak zorundayız. Oluşturulan fikirlerin yenilikçi ve öncü olması gerekiyor. Farklı kuşakların bir NG Kütahya Seramik markası hakkında ne arada olduğu kurumsal hayatta, takip eden gençlerin düşünüyorsunuz? de tüm yeni fikirleri anlayıp ortak bir dil oluşturmak Kütahya Seramik ile birlikte Europe projemizin ve artı değere dönüştürebilmek için gelişmelerine tüm banyo seramik kaplamalarını çalıştık. yenilikleri takip etmelerine zaman ve imkan tanımaya NG Kütahya Seramik ürünlerini satış ofisinde çalışıyorum. oluşturduğumuz örnek dairemizde kullandık. Son projeleriniz ve gerçekleşen çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz? Dijital baskılı, büyük ebatlı karoları, doğal taş görüntüsüne eş değer olmasından dolayı Eylül ayında ekibimle ‘Maslak 1453 İstanbul’ pro- tercih ettik. Baskıların sık tekrarlı olmaması jemizin satış ofisi iç mekan tasarımı ve uygulamasını görünümün doğallığını arttırdığı için başarılı gerçekleştirdik. Bu projede zamanla yarıştık. İyi bir ko- bir sonuç ortaya çıktı. Firmanın ürün çeşitliliği, ordinasyonla İnce İşler Direktörümüz Aydın Vural Gök- sunduğu hizmetin kalitesi ve hızlı çözümler çek kontrolünde şantiye ekibi ile birlikte keyifli bir mekan üretmeleri, bizim yapımızla uyum sağladığı için çalışması ortaya çıkardık. Satış ekibimizle birlikte, söz çalışmalarımıza yine devam ediyoruz. verilen zamanda kapılarımızı hizmete açtık. O 71 ANKET porselensepeti.com Siber alışveriş Alışveriş için sadece haftasonları zaman ayırabilenler için kasalarda beklemeden ve poşet taşımadan hızlı ve keyifli alışveriş alternatifleri sunuyor siber alem. Basın ve sanat dünyası porselensepeti.com adresinden yaptığı alışveriş deneyimlerini paylaşıyor. Atilla Atasoy/Sanatçı, eczacı Selen Sayar/Mimar “Dekorasyon obj e sini adrese teslim alabilmek büyük kolaylık” İnternetten çok sık alışveriş yaparım. Ama konuya ve duruma göre değişiyor, her şeyi de almıyorum, genellikle gördüğüm, bildiğim, emin olduğum ve denediğim şeyleri satın almayı tercih ediyorum. İnternet alışverişini genellikle seyahat biletlerim için kullanıyorum. Bana zaman kazandırması önemli, mesela arkadaşıma meyve sepeti yollamak ya da daha önceden gördüğüm veya bildiğim bir dekorasyon objesini adrese teslim alabilmek gibi. porselensepeti.com adresini daha önce ziyaret ettim. Sitenin gerçekten çok geniş bir ürün yelpazesi var, pek çok konuda ihtiyaçlara cevap verebilen bir site. Satın alacaklarım listesine ise beyaz, düz ve sade porselen yemek takımlarını not ettim. ‘bileti, İnternetitur,enotelçokveuçak mutf a k alışverişlerinde kullanıyorum’ Zaman zaman internetten alışveriş yapıyorum, ancak henüz alışabilmiş değilim. Ama bu hızlı iletişim çağında bize büyük kolaylıklar sunuyor. Ben en çok uçak bileti, tur, otel ve mutfak alışverişleri için tercih ediyorum. porselensepeti.com adresini bir arkadaşım kanalıyla görmüştüm. Güzel tasarlanmış bir site. Değişik kategorilerde çok büyük kolaylıklar sağlanmış, aradığını şıp diye bulabiliyorsun. Tabii dokunarak, görerek alışverişe alışmış bizler için, internet üzerinden böyle bir alışkanlığa geçmek zaman alacağa benziyor. porselensepeti.com’a girince önce her şeyi satın almak istedim ama sonra kendimi zaptettim. Şaka bir yana tabi ki önce eksikleri belirleyip kampanyalardan yararlanmak isterim. Ama ‘çilingir seti’ni hemen almak istiyorum. “porselensepeti. c om, değişik hedef kitlelerine hitap eden renkli bir alışveriş adresi” İnternet alışverişi yoğunlaşan iş tempom nedeniyle giderek yakınlaştığım bir alan. porselen sepeti. com adresini ise NG dergisi aracılığı ile keşfettim. Farklı kategorilerdeki zengin ürün seçenekleri ile değişik hedef kitlelerine hitap eden renkli bir alışveriş adresi. Taşınma arifesinde olduğum için yeni mutfağımda küçük çaplı yenilikler yapmak istiyordum. Cihangir’deki yeni evimde kullanmak üzere seçtiğim Caprice kahvaltı seti, hiç Ayşe Sarp /TCC İletişim Genel Müdürü vazgeçemediğim klasik yönümü simgeliyor aslında. Kahvaltı benim için günün en önemli bölümlerinden biri. Neo-klasik olarak tanımlayabileceğim bu set 6 kişilik olması nedeniyle de tercih listeme girdi. Benim ev yaşantımda gündelik ya da misafir için gibi kavramlar olmadığı için Caprice takımımı günün her saatinde, her öğünde zevkle kullanıyorum. 72 “Evimdeki aksesuarları ve aydınlatma ürünlerini internetten alıyorum” Zaman zaman internetten alışveriş yapıyorum. Özellikle de dekorasyon ve ziyaret ettim. Sitenin tasarımını “Uçak bilet i , çok emin olduğum bazı şeyler ve çiçek yollama gibi konularda int e rnet sitelerine başvuruyorum” çok beğendim. İhtiyaç doğrultusunda Aslında internetten alışverişi çok sık tercih ulaşılmak istenen birçok ürünü bulmak etmiyorum. Alacağım şeyi denemem, elime alıp mümkün. Ürün çeşitliliği de hoşuma hissetmem gerekiyor. Uçak bileti, çok emin olduğum gitti. Her tarzda ürün bulabiliyorsunuz. bazı şeyler ve çiçek yollama gibi konularda internet Bence alışverişi oldukça kolay ve sitelerine başvuruyorum. porselensepeti.com zevkli kılan bir site. Sitede bulunan adresi çok kapsamlı, insanın aradığı şeyi kolaylıkla yemek takımları, dekorasyon objeleri bulabileceği şekilde tasarlanmış bir site. Daha önce ve hediyelik eşya kategorilerinden bana hediye edilen ‘Lal’ siyah altlı kadeh setimin üç alışveriş yapabilirim. En kısa zamanda kadehini farklı zamanlarda kırmış, seti tamamlamak ‘İris’ yemek takımlarından, ‘Çisil’ istemiş ama hiçbir yerde bulamamıştım. Daha kahve setlerinden ve ‘Nord’ viski önce siteye baktığımda yoktu. Bu ziyaretimde onu bardaklarından alacağım. buldum ve hemen alacağım. ihtiyaçlarımı, aksesuarları ve aydınlatma ürünlerini bu yolla satın alıyorum. porselensepeti.com adresini Melih Kohen/Stil editörü Yasemin Savcı/Home Art Dergisi Yayın Yönetmeni geçenlerde NG dergisinde gördüm Esra Tüzün/Sabah Gazetesi Sağlık Yazarı Bilgen Bengü/Sanatçı “Dekorasyon alışverişimi mutlaka “Bu sitede Kütahya Porselen’ i n internette araştırıp, düşünüp yapıyorum” tüm ürünlerini görebiliyorum” İnternet alışverişi konusunda hala çekimserim. Ama dekorasyon İnternetten alışveriş yapıyorum. En çok da kasada alışverişimi mağazalardan seçemiyorum. Çok dağılıyorum, ihtiyacım kuyruk beklemek veya trafikte zaman kaybetmek olmayan bir şeyi alma riskim artıyor. Mutlaka internette araştırıp, yerine zaman alan ve taşınması zor olan market belirleyip düşünüp ona göre almam gerekiyor. İnternetten onun alışverişini yapıyorum. www.porselensepeti.com dışında aldığım şeyler çok kısıtlı. porselensepeti.com adresinin özellikle adresini daha önce tesadüfen buldum. En güzel yanı hediyelik kısmına bayıldım. Benim gibi hediye alma konusunda zorlanan da Kütahya Porselen’in ürünlerini rahatlıkla bir arada kişilere iyi fikir veriyor. Bir tek ‘arkadaşlara’ diye bir kısım yok, gözlerim bulabiliyor olmam. Hepsi harika şeyler, çok renkliler. o bölümü de aradı. Dekorasyon bölümündeki biblolar kısmına bayıldım Siteyi ziyaret ettiğimde beni en çok Atatürk imzalı ama ölçüleri hakkında fotoğraflardan tam bir fikir elde edemedim. kahve fincan seti etkiledi. Bu kahve setini en kısa Barok ayakkabıya bayıldım. Mücevher kutuları çok çok güzel. zamanda almak istiyorum. 73 BESLENME ALİ DERELİ Kırmızı et, tavuk veya balık! Hangisini tüketmeliyiz? Kurban bayramı yaklaşırken biraz et tüketiminden bahsetmek gerekli sanırım. Et tüketimimizin zirve yaptığı dört-beş gün boyunca dikkat etmemiz gereken durumları anlatacağız bu yazımızda. [email protected] t grubu besinler vücudumuza protein ve yağ sağlar. omega-3, EPA ve DHA yağ asitlerinden zengin en yenilesi et E Her farklı tür etin içeriğindeki protein ve yağ miktarı çok türü balıktır. Haftada üç gün balık tüketmek, kemik gelişiminde, büyük farklılık göstermemekle birlikte, çeşit olarak farklıdır. Yani beyin fonksiyonlarının kalitesinde ve sinir sisteminde büyük fay- 30 gram bir tavuk veya balık eti ya da kırmızı et birbirine yakın dalara sebep olacaktır. kalori içerir, fakat içerdikleri yağ asitleri ve besin öğeleri farklılık Kolesterol damar sağlığınızı, damar sağlığınız da yaşam ka- gösterir. İşte, ‘hangi eti tüketmeliyiz?’ sorusu buna karşılık or- litenizi etkiler. Bu sebeple vücudunuza alacağınız her bir koles- taya çıkar. Hangi yağ asidi veya besin öğesi vücudumuza daha terol etmenini, çiğnemeden önce bir kez daha düşünmelisiniz. faydalı ise, onu içeren et türünden tüketmeliyiz. Haftada iki gün kırmızı et Kurban Bayramı veya kolesterol günleri Ziyaretlerde çikolata veya tatlı yerine, kavurmadan ikram Araştırmalar kırmızı etteki kolesterol içeren doymuş yağ edilen, sabah kahvaltısında kavurmalı yumurta yenilen; öğle miktarının diğer etlere oranla daha fazla olduğunu gösteri- yemeğinde ciğer sote, akşam yemeğinde ise parça etin tü- yor. Bununla beraber kolesterolden kaçarken doluya tutul- ketildiği, etle dolu dolu geçen tam dört gün... Eğer dikkat mamak için, hiç et tüketmezlik yapmamalıyız. B12 vitamini edilmez ise hakikaten kolesterol günleri olarak vücudunuzda açısından zengin olan kırmızı et, yer edecektir. Özellikle 45-50 yaş haftada iki gün, aralık vererek üstündeki bireylerin ve hatta biraz tüketilebilir. daha hedefi küçültürsek, bu yaş Haftada iki gün tavuk eti grubundaki erkeklerin çok dikkat Bir etin rengi ne kadar kırmızı etmesi tavsiye olunur. Eğer et ye- ise, içeriğindeki demir miktarı da o meniz kaçınılmaz ise ki, kaçınılmaz; kadar yüksektir. Tavuk etini beyaz mutlaka ikindi saatlerinden önce ve daha koyu olan kısımları ola- et yeme ile işiniz bitmiş olsun. Bir rak ele almakta fayda var. Koyu gün et yediyseniz mutlaka bir gün renkli olan but kısımları kırmızı ete boşluk verin. Sadece bu kadar daha yakın besin öğesi içeriğine değil tabi. Derin donduruculara sahiptir; bu sebeple tavuk eti tü- konulan etler sürekli tüketilmeye ketirken, daha beyaz kısımlarını devam edileceğinden, haftada iki seçmeye özen göstermeliyiz. günden fazla kırmızı et tüketme- Haftada üç gün balık eti melisiniz. Sağlıklı, kolesterolsüz ve Özellikle gelişimin- mutlu bir bayram geçirmeniz ümidi de büyük önem taşıyan ve adını ile, düzenli diyetle, sağlıklı bir ya- sıkça medyadan duyduğumuz şam dilerim. O 74 çocuk GURME BALIK İyot kokusu Güral G üral S Sapanca apanca W Wellness&Convention’ın ellness&Convention’ın d deneyimli eneyimli şşefi efi E Erdal rdal Ka Karademir arademi b irbirinden llezzetli ezzettli b alık ttarifleri arifleri h azırladı G errek a ilenizz ggerekse erekse birbirinden balık hazırladı. Gerek aileniz, dostlarınızla paylaşacağınız keyifli sofralarınızı bu tariflerle donatın. Yapım Şebnem Yıldız, Fotoğraflar Füsun Gümeli Barbun tava (4 kişilik) • 1 kg barbun, temizlenmiş • 300 gr mısır unu • 50 gr ayçiçeği yağı • 50 gr zeytinyağı • 25 gr tuz Hazırlanışı Barbunları tuzlayın, mısır ununa bulayarak tavaya dizin ve altlı üstlü kızartın. Yeşilliklerle birlikte servis edin. 76 BL31tp220 kodlu servis tabağı, 47,60 TL. İstavrit tava (4 kişilik) • 1 kg istavrit, temizlenmiş • 300 gr mısır unu • 50 gr ayçiçeği yağı • 50 gr zeytinyağı • 25 gr tuz Hazırlanışı İstavritleri tuzlayın ve mısır ununa bulayarak tavaya dizin. Altlı üstlü kızartın ve arzu ettiğiniz yeşilliklerle birlikte servis edin. 5331 kodlu servis tabağı, 7 TL. 5229 kodlu kase, 9 TL. Balık çorbası (4 kişilik) • 100 gr levrek, temizlenmiş • 100 gr somon • 100 gr çipura • 3 adet defne yaprak • 1 adet limon • 70 gr kuru soğan • 50 gr havuç • 5 gr tane karabiber • 1/4 demet maydanoz sapı • 20 gr un • 50 gr tereyağı • 25 gr tuz Hazırlanışı Balıkları sebzelerle birlikte haşlayın, suyunu süzün. Balıkları kılçıklarından ayırın ve ayrı bir tencerede tereyağı ile unu kavurduktan sonra balık suyunu ilave edin; kaynamaya bırakın. Kaynamaya yaklaştığında ayıklanmış balıkları, baharatlarını ve limon suyunu ilave ederek servise hazır hale getirin. 77 GURME BALIK Hamsi buğulama (4 kişilik) • 1 kg hamsi, temizlenmiş • 200 gr domates • 1 adet limon • 3 adet defne yaprağı • 100 gr kuru soğan • 50 gr çarliston biber • 30 gr tuz • 50 gr zeytinyağı • 50 gr tereyağı • 10 gr karabiber • 1/4 demet maydanoz Hazırlanışı Tüm malzemeleri kuşbaşı şeklinde doğrayın; bir kısmını tepsinin altına serin. Üstüne hamsileri dizin ve sebzeleri hamsilerin üstüne serin. Bir su bardağı kadar yağını ve suyu ilave ederek folyo ile kapatın. Önceden 170 derecelik ısıttığınız fırında 20 dakika pişiriniz. 5341 kodlu kase, 9 TL. CIR97YT9016749 kodlu yemek takımı, (97) parça, 1.399 TL. Hamsi Tava (4 kişilik) • 1 kg hamsi, temizlenmiş • 300 gr mısır unu • 50 gr ayçiçeği yağı • 50 gr zeytinyağı • 25 gr tuz Hazırlanışı Hamsileri tuzlayın ve mısır ununa bulayarak tavaya dizdikten sonra altlı üstlü kızartın. İstediğiniz yeşilliklerle birlikte servis edin. 78 GURME BALIK CIR97YT9016749 kodlu yemek takımı (97 parça), 1.399 TL. Somon fırın (4 kişilik) • 1 kg somon, dilimlenmiş • 700 gr patates, soyulmuş • 20 gr tuz • 50 gr zeytinyağı • 1 adet limon • 10 gr karabiber • 10 gr biberiye • 3 adet defne yaprağı • 1/4 demet maydanoz, ince kıyılmış • 50 gr tereyağı Hazırlanışı Somonları zeytinyağı ve baharatlar ile marine edin ve fırın tepsisine dizin. Önceden ısıtılmış 170 derecelik fırında 20 dakika pişirin. Patatesleri bıçak ile küçük toplar halinde getirin, kaynar suda haşlayın. Sonra tereyağında maydanoz ile soteleyin. Arzu ettiğiniz yeşillikler ile birlikte servis edin. ALZ85YT42025117 kodlu yemek takımı 1.230 TL. Safran soslu barbun (4 kişilik) • 1 kg barbun, temizlenmiş ve fileto haline getirilmiş • 100 gr arpacık soğanı, soyulmuş • 2 gr safran • 50 ml zeytinyağı • 25 gr tuz • 25 gr tereyağı • 5 gr karabiber • 3 adet defne yaprağı • 1 adet limonun suyu • 1 su bardağı su Hazırlanışı Arpacık soğanlarını zeytinyağında sote edin. Barbunları, tereyağını, defneyapraklarını ve baharatları ekleyin. En son limon suyunu, safranı ve suyu katın. Orta ateşte yaklaşık 15 dakika pişirin, istediğiniz sebzelerle servis edin. 80 PEDAGOJİ OKUL ocukları okula yeni başlayan ebeveynlere eğitim- Çocuğum okula nasıl alışacak? Ders zilinin çalmasyla birlikte ilkokula yeni balayan çocuklara ve ebeveynlerine uzmanndan bu süreci hem keyifli hale getirecek hem de uyum sürecini hzlandracak altn deerinde öneriler sunuyoruz. Yazı Şeyma Taşkıran Ç öğretim döneminin başlamasıyla birlikte uzman- larından çok önemli ve faydalı uyarılar geldi: “Bu dönemi hem çocuklar hem de ebeveynler açısından daha kolay ve keyifli hale getirmek için çocuklarınıza okulunu, yeni tanışacağı arkadaşlarını anlatın. Gerekirse uyum sağlayana kadar onunla birlikte okula gidin.” Okula gitmemekte direnen, hatta çoğunlukla “Karnım ağrıyor, hastayım,” gibi bahanelere sığınan çocukların bu davranışlarını doğru değerlendirmek gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, çocuğun sıkıntısının fiziksel mi yoksa psikolojik mi olduğunu iyi analiz etmek gerektiğini vurguluyor. Ayna Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nden Uzman Psikolog Yüksel Artar, yeni eğitim-öğretim döneminin başlangıcı için geri sayım başlarken okula yeni başlayan çocuklarının uyum sorunu yaşayıp yaşamayacağı konusunda endişelenen ebeveynlere yol gösterecek önerilerde bulunuyor. Artar, bu durumu “Anaokulundan ilkokula geçişte çocukların bazıları başarılı olup olamayacakları, oyun arkadaşı bulup bulamayacakları, ev ödevlerini nasıl yapacakları, annelerini özleyip özlemeyecekleri konusunda ciddi kaygılar taşıyabilir. Hatta bu kaygılar anne-babalarda da görülebilir. Çocuklar ve ebeveynleri için çok önemli olan bu süreci atlatmak için birkaç altın kurala dikkat etmek ve çocukların psikolojisini doğru tahlil etmek yeterli,” sözleriyle açıklıyor. Bahanelere dikkat! Artar, çocukları okula yeni başlayan ailelerin karşılaştıkları önemli problemlerden birinin de çocuklarının alışma sürecinde okula gitmemek için öne sürdükleri bahaneler olduğuna dikkat çekiyor. Artar, “Anaokulu deneyimi yaşamamış, ailelerin korumacı tutumlarıyla büyütülen, bağımsızlık duygusu geliştirilmemiş çocuklar okul yaşamına uyum sağlamada güçlük yaşayabilir. Yeni kardeşi olan çocuklar, kendisi okuldayken anne ve kardeşinin evde birlikte olmasından huzursuzluk duyabilir ve okula gitmek istemeyebilir. Ev değiştirme, bir yakının kaybı, annebabadan birinin veya her ikisinin çeşitli nedenlerle evden uzakta olması durumunda da çocuğun okula alışması güçleşebilir. Bahanelerini değerlendirirken bu konulara da dikkat etmek gerekiyor,” diyor. Birlikte okula gidin Okula gitmek istemeyen ve bahaneler öne süren çocuklara yeni ortamlarına uyum sağlayabilmeleri için öncelikle anlayışla yaklaşmanın önemine vurgu yapan 82 Artar, “Ebeveynler okul ile iletişim halinde olmalı ve iyi bir işbirliği yapmalı, çocuğun özel bir durumu varsa öğretmeniyle paylaşmalı. Çocuk okula uyum sağlayana kadar kendisiyle birlikte okula gidilmeli, okula alıştıktan sonra aşamalı olarak ortamdan uzaklaşılmalı,” sözleriyle anne ve babalara önemli uyarılarda bulunuyor. Evde ve okulda güvenli ortam Ayna Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi Uzman psikologu Yüksel Artar, ilkokula başladıktan sonra da çocukların karşılaşabilecekleri güçlükleri “Çocukların okula başlaması sürecin ilk adımı; bunun sonrasında çocuklar okuma-yazmayı öğrenme sorunu yaşayabilir. Motivasyon eksikliği, dikkat bozukluğu, duygusal problemler, özel öğrenme güçlüğü, hiperaktivite gibi nedenlerle ortaya çıkabilecek bu sorun, okul-aile işbirliğiyle çözülemiyorsa, mutlaka bir uzmandan yardım alınmalı. Ayrıca çocuklara ders çalışma alışkanlığının kazandırılması konusunda da aileye büyük görev düşüyor. Bunun için ilk haftalarda çocuk okuldan eve döndüğünde onunla sohbet edilebilir, ardından ödevlerine birlikte bakılabilir, yöntem konusunda yol gösterici olunabilir. Ço- Stressiz ve keyifle okullu olmanın formülü • Çocuğun okula neden gitmesi gerektiği ve okulun kendisine kazandıracakları açıklanmalı. • Okulun hem eğlence hem de eğitim-öğretim yeri olduğu, ilkokulun anaokulundan farklılığı anlatılmalı. • Çocuğu korkutmadan okul yaşamının kurallarından bahsedilmeli: “Arkadaşlarınla oyun oynayacaksın, çok iyi bir öğretmenin olacak,” gibi okulun güzel yanlarının yanı sıra; okuma, yazma, dinleme gibi becerilere sahip olmasının da kendisinden beklendiği çocuğa aktarılmalı. • Çocuğun kafasında soruları varsa, onu rahatlatacak şekilde yanıtlanmalı. • Çocuğun gideceği okul önceden ziyaret edilmeli, mümkünse öğretmenleri ve arkadaşları ile tanıştırılmalı. • Okul ihtiyaçları için birlikte alışveriş yapılmalı ve bu eşyalarını nasıl koruyacağı konusunda onunla konuşarak sorumluluk duygusunun gelişmesine yardımcı olunmalı. • Çocuklarıyla ilgili endişesi olan anne-babalar bu duygularını dışa yansıtmamalı. • Okul başlamadan önce çocukların uyku ve yemek saatleri okul yaşamına göre düzenlenmeli. • Çocuğun televizyon ve bilgisayar karşısında geçirdiği saatler yeniden planlanmalı. cuk düzenli bir çalışma sistemini edindikten sonra da yavaş yavaş sorumluluk kendisine bırakılabilir,” şeklinde açıklıyor. Artar, ebeveynlerin çocukların okula alışma sürecinde ihtiyacı olan güven ortamını hem evde hem de okulda yeterli düzeyde sağlamasının büyük önem taşıdığını belirtiyor. O 83 SAĞLIK HÜSEYİN BARANER Sudan gelen şifa Avrupa Türkiye Turizm Konseyi Başkanı Hüseyin Baraner, Türkiye’deki termal turizm tesislerinin güncel durumunu değerlendirirken, Güral Afyon Tesisleri’nin konuya yönelik öncü tavrını vurguluyor. Yazı Hüseyin Baraner rkeolojik çalışmalar termal suların şifa amacıyla ilk kul- milyon, Rusya’ya sekiz milyon kişi gidiyor. Japonya’nın sadece lanımının 10.000 yıl önce, bizim topraklarımızda başla- Beppu şehrini 12-13 milyon kişi termal turizm amaçlı olarak dığını gösteriyor. Bugün halen termal su kaynakları açısından ziyaret ediyor. Yani, Antalya bölgesinin toplamından fazla! Kü- dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise birinci ülkesiyiz. Türkiye’nin resel termal turizm her yıl 150 milyon kişiye seyahat ettiriyor, termal suları hem debi ve sıcaklıkları, hem de çeşitli fiziksel ve 20 milyon kişiye istihdam sağlıyor ve tetiklediği yan sanayisiyle kimyasal özellikleri ile Avrupa’daki termal sulardan daha üstün birlikte 260 milyar Dolar’ı harekete geçiriyor. A nitelikler taşıyor. Ülkemizde debileri 2-500 lt/sn arasında değişen 1.300 dolayında termal kaynak bulunuyor. DRV’nin (Alman Seyahat Birliği) rakamlarına göre sadece Almanya’da bulunan 200’den fazla kaplıca tesisi, yani termal Türkiye’de 240 adet kaplıcadan yılda 10 milyon kişi birçok turizm tesislerinde 2010 yılında direkt ve endirekt yaratılan hastalığın tedavisi, rehabilitasyon ve tatil amaçlı faydalanıyor. ekonomik faaliyet yılda 38 milyar Dolar civarında. 2010 yılının Bunların yüzde 95’i Türk vatandaşı. Ancak, sularımızdan kü- rakamlarına göre Almanya’daki kür ve tedavi merkezlerinin sa- resel termal turizm açısından yeterince faydalanabildiğimiz yısı, 241. Bu tesislerdeki geceleme sayısı, 65; toplam ziyaretçi söylenemez. Maalesef ülkemizde termal turizm, genel turizm sayısı ise, 12 milyon. İtalya Turizm Bakanlığı’nın verilerine göre, sektörünün ivmesiyle paralel büyümedi. Daha 10 yıl öncesine ülkenin Padova bölgesinde bulunan Abano Termal’de 130 kadar ağırlıklı olarak iç pazara yönelik çalışmalar mevcuttu. Dış tane otel bulunuyor. Yine buraya yılda gelen turist sayısı ile bir- pazara yönelik ise ancak şov niteliği taşıyan ‘hamam turizmi’ likte bölgenin turizmde sağlamış olduğu gelir, 4,5 milyar Dolar yapılıyordu. Konudaki potansiyelimize dikkatimizi yine yaban- civarında hesap edilmiş. Yani, 300 otelli Alanya’nın iki katı bir cılar çekti. Buna rağmen dış pazarlara yönelik ilk profesyonel gelir bu. Doğal kaynak zenginliği sayesinde, Türkiye’de kurula- yatırımlar yıllar sonra, Afyon bölgesinde başladı. cak termal turizm tesisleri ile Avrupa’dan gelecek termal turist- Termal turizm amaçlı olarak Almanya ve Macaristan’a 10 84 lerin ihtiyaçları rahatlıkla karşılanabilir ve işletilebilir. Bunun için Güral AfyonWellness&Convention’un termal jakuzilerinde, Türk hamamında, aile hamamında ve deluxe odalarında yazkış aynı sıcaklıktaki şifalı termal sudan faydalanabilirsiniz. Türkiye’de her türlü alt yapı, termal su, güzel tabiat, uygun iklim, Euro bırakıyor. Kişisel harcamaları da dahil edersek, bu rakam bilgi birikimi, teknoloji ve hizmet anlayışı mevcut. Termalizm, 4.000 Euro’yu geçiyor. Üstelik termal turizm, sahil bölgelerimi- Türkiye için bir şans... Sekiz yıl için hedeflenen termal turizm ze odaklanmış turizm gelirlerimizin Anadolu’nun en ücra köşe- ekonomik faaliyet tutarımız şu anki Almanya’nın termal turizm lerine bile ve daha küçük yerlere de yayılmasını sağlıyor. Afyon ekonomik faaliyet tutarına eşit; yani en az, 38 milyar Dolar. yöresinde, son 10 yılda broşürlerde beş yıldızlı olarak tanıtılan Medikal veya bizdeki adıyla, sağlık turizminin aksine, aynı zamanda hasta olmayan, yani tıbbi açıdan ihtiyacı olmayan ki- çok sayıda termal tesis açıldı. Ancak sadece tesis yetmez; arzda bir bütünlük olmalı. şilere de hitap eden termal turizm, günümüzde artan iş tem- Bu konuda NG grubu en iyi örnek. NG, sadece rekreatif posu, stres ortamı; gürültü, görüntü, ses ve çevre kirliliğinin ve termal turizm tesisleri kurmadı; aynı zamanda mükem- olağan hale geldiği ortamda termal turizm, önleyici tıbbın en mel sayılabilecek bir konaklama tesisi, müşteri memnuniyeti önemli enstrümanı haline geliyor. odaklı hizmet, yurtiçi ve yurtdışı odaklı iyi planlanmış bir pa- Elbette termal turistleri sadece iyi bir termal tesisle çek- zarlama konsepti ve çok önemli bir husus olan tutarlı sür- mek kolay değil. Termal turistin ihtiyaç ve arzuları, ‘tatilci dürebilirlik stratejisi geliştirdi. Bütün bu özellikleri barındıran turistin’kinden daha fazla ve daha nazik. İyi bir konaklama tesisi, NG markası, kısa sürede Avrupalı şirketlerin dikkatini çekti ve tam tıbbi hizmet, iyi bir iklim, kalınan yere yakın cazibe noktaları, önemli anlaşmaların arifesine gelindi. Bu açıdan öncü ve yol doğal yeşillendirilmiş yürüyüş yolları, kültürel sunumlar ve makul gösteren bir marka haline geldi. Böylece sadece yalnız Afyon fiyatlar bunlardan bazıları. Ancak, bu şartlar yerine getirildiğin- yöresi için değil, Türk termal turizm sektörü için de öncü oldu. de, karşılığı da alınıyor. Turizm Bakanlığı’nın 2006 rakamlarına Afyon Güral’ın başta Avrupa pazarında olmak üzere, yurtdışı göre ülkemize gelen her yabancı termal turist, 15 günlük süre- pazarlarında elde edeceği başarı, bir anlamda Türkiye’nin dış de ulaşım, konaklama ve tedavi için ülkemize ortalama 3.000 piyasalardaki başarısı olacaktır. O 85 BAYİ GÖKAY SERAMİK Sektöre NG Kütahya Seramik’te satış görevlisi olarak başlayan Levent Kaynarca, bugün Eskişehir’de 16 dönüm araziye sahip ‘Gökay Seramik’ depo ve showroom’uyla bölgenin en büyük seramik satıcısı. G Kütahya Seramik Adana ve Bursa bölge müdürlüğü sonrası hizmet önemlidir. Biz sattığımız ürünün arkasındayız. görevlerinde 7 yıl görev yapan Levent Kaynarca ardın- Fabrika ürünü değiştirmese bile biz ürünü değiştiririz. Müşte- N dan masanın diğer tarafına geçerek sektöre bayi olarak devam etti. 200 bin metrekare seramik stoğu bulunan deposunda fabrikada olan her çeşit ürünü bulmak mümkün. rimizin memnun olması bizim birinci önceliğimizdir. Neden NG Kütahya Seramik? Kütahya marka olarak üst grupta yer alıyor. Sektörde 25 Bayilik açmak için neden Eskişehir’i seçtiniz? fabrika var ise ancak 6 veya 7’sine çek verebilirim. Bir zamanlar Eskişehir’de şöyle bir eksiklik vardı: 100 km çapında belki 10 fabrikalar bizden teminat veya ipotek talep ederken, piyasa öyle tane seramik fabrikası var. Fabrikalardan 2 palet, 3 palet seramik bir duruma geldi ki biz fabrikalardan teminat ister durumdayız. alımı yapmaya alışmış Eskişehir esnafı. Eskişehir’in stoklu çalışan Kütahya öz sermayesi güçlü, güvenilir bir marka. Çeşidi çok ve büyük bir firmaya ihtiyacı vardı, biz de bu eksiği doldurduk. ürünler kısa zamanda değişiyor. Her sezonda yepyeni ürünler Çok kısa sürede büyük cirolara ulaştınız, bu başarının ardında ne var? giriyor ürün gamına. Bir bayinin NG Kütahya Seramik’te başarılı olması için stoğu olmak zorunda. Bayi teşhirine ve stoğuna bu Sektörde 17 yıllık bir geçmişim var. Satılacak ürünü, satılması ürünleri koymak zorunda. Dolayısı ile belli bir sermayeyi stoğuna gereken fiyatı, iyi malı ve en önemlisi de müşterinin neden mem- gömmesi ve bağlantılı çalışması gerekir. NG Kütahya Seramik nun olacağını biliyorum. Bunları bilmeseydim eğer yeni bir yerde gibi markalarla çalışıyorsan eğer bu markayı bırakmak zordur. O bir yabancı olarak tutunabilmemiz belki de mümkün olmayabilirdi. güveni veriyor Kütahya Seramik. 3 ay sonra gazı ödeyemedim, Seramik sektöründe neler değişti? ara veriyorum, nakit satışa ihtiyacım var, fiyat yüzde 10 geri vs Bizim mağazamız Eskişehir’e 5 km ötede. Eskişehir’de gibi uygulamalar yapacak bir marka değil. Kütahya Seramik is- depo içinde showroom’u olan başka bir yer yok. Bu işi bu böl- tikrarlı bir firma. Ben NG Kütahya Seramik’in bir evladı gibiyim. gede ilk yapan biz olduk. Eskişehir’de olmayan bir şeyi yap- NG Kütahya Seramik ürünlerini satmaktan gurur duyuyorum. tık. Mağazamıza 10 km öteden gelen müşterimiz var. Müşteri Bölgemde birinci olmak için ekstra çaba harcıyorum. gücü görmek, ürüne dokunmak ve büyüklüğü hissetmek isti- Moda kavramının satışa yansıyan yönü nedir? yor. Son iki yıl öncesine kadar müşteri için birinci sırada fiyat, Eğer büyük ebatlı karo (100x50, 60x60) polisajlı, rektifiyeli ikinci sırada marka, üçüncü sırada da moda geliyordu. Bugün ürün satacağım diyorsan müşteriye yok deme şansın yok. Bu ise yine fiyat önemli ama birinci sırada değil. İnsanlar iki yıl ürünlerden stok yapacaksın. Çünkü bu ürünlerin perakende sa- önce aldıkları ve yaşadıkları evlerinin banyo ve mutfaklarında tış fiyatları 50-60 TL, müşteri ürünü hemen ister. Hem lüks ürün değişiklik yapmak istiyor. Nasıl evlerde 3-5 senede mobilya satacağım hem de bir ay sonra teslim edeceğim diyemezsin. değişiyor ise seramik de böylesi değişken bir ürün oldu. Bu- Bu yıl en çok hangi seramikler satıldı? rada en önemli etken hanımlar. Çünkü hanımların hayatı bu Bu sene Zen serisi ile toplu iş müşterimize yüksek metrajlı sa- mekanlarda geçiyor. Şimdi karo ebatları ve dekorlar büyüdü, tışlar yaptık. Taiga, Imperial şahane ürünler. Fabrika münhasırlığa renkler çeşitlendi, işin içine zevk girdi. Bizim işimizde satış özendiriyor. Önümüzdeki yıl münhasırlık sistemine geçeceğiz. O 86 BİZDEN HABERLER Corner bayileri, Güral Afyon’da buluştu ütahya Seramik Porselen Turizm A.Ş. tarafından 26-30 konuşmasında perakendeciliğin önemini, inovasyonu ve marka Ağustos tarihlerinde Güral Afyon’da düzenlenen Pres- olmanın değerini anlattı. K tige Corner bayilerinin aileleri ile birlikte katıldığı toplantının açı- Güral Afyon Otel’in 2000 m2 büyüklüğündeki toplantı sa- lış konuşmasını Kütahya Seramik Porselen Turizm A.Ş. Genel lonunda açılan muhteşem porselen showroom’u katılımcıların Müdürü Rüştü Düver yaptı. Düver, bu toplantıların pazar bek- beğenisini topladı. Türkiye’nin en büyük porselen üreticisi olan lentilerine hızlı cevap vermede en etkili yol olduğunu söyledi: NG Kütahya Porselen showroom’unda, 2013 porselen trendle- “Geçen yıl Güral Sapanca Wellness Park’ta gerçekleştirilen ilk ri, yılın moda renkleri ve desenleri sergilendi. Görkemli Osmanlı toplantının ardından sizleri bu yıl da yeni turizm yatırımımız olan sanatının desenlerini çağrıştıran Osmanlı Serisi, kahvaltı çeşit- Güral Afyon Otel’de ağırlamaktan mutluluk duyuyoruz. Toplan- lerini bir arada sunan ve buzdolabında rahatlıkta saklanabilen tılarımızın periyodik olarak devam etmesini arzu ediyoruz. Bu özel kahvaltı setleri, yaratıcı desenlerin özgürlüğünüzle birleştiği toplantılar aracılığı ile sizlerin ürün ve pazar beklentilerinize daha ürünler Open Stock, modern tasarımlarıyla mutlu kupalar, en hızlı bir şekilde cevap verebiliyoruz. Bayiler toplantısı organizas- koyu sohbetlerin vazgeçilmezi kahve setleri, yılın moda deseni yonlarımızda değerli eşlerinizin katılımını ve koleksiyonlarımızla olan Kelebek sofra takımları, ekose ve çiçek kombinasyonları, ilgili görüşlerini de son derece önemsiyoruz.’’ Nafi Güral ise eşsiz pastel tonların zarif sunumu kaplama setler, neşeli ve di- 88 Yoğun iş gündemlerinden uzaklaşma fırsatı sunan porselen bayileri aileleri ile kısa ama unutulmaz bir seyahat gerçekleştirerek, Afyon’dan güzel anılarla ayrıldılar. “2012 Corner Bayiler Toplantısı’’ 1100 kişinin katılımı ile Avrupa’nın en büyük termal oteli Güral Afyon Otel’de gerçekleştirildi. namik desenleri ile arılar ve uğur böcekleri 2013 yılı porselen modasına damgasını vuran yenilikler arasındaydı. Organizasyon kapsamında düzenlenen NG Kütahya Porselen’in en yeni ürünü olan, ateşe dayanıklı porselen tencere Porflame ile sunulan yemek şovu da beğeni topladı. Porselen bayileri, aileleri ile katıldığı bu toplantıda, Avrupa’nın en büyük termal turizm yatırımı olan Güral Afyon’un hizmetlerinden yararlanma fırsatı buldular. Güral Afyon Otel’in arazisinden çıkmakta olan ve tedavi edici değerleriyle benzersiz termal su, Afyon’u iş dünyasının yeni merkezlerinden biri haline getiren Convention Center, rekor büyüklükteki SPA&Wellness alanı ve ödüllü aşçıların elinden, tadına doyulmaz lezzetler, konuklara unutulmaz bir toplantı yaşattı. O 89 BİZDEN HABERLER TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SERAMİK VE PORSELEN SHOW PLAZASINA ANTALYA’DAN BÜYÜK ÖDÜL “Güzel Mimari Eserleri Halkımızla Birlikte Seçiyoruz – 2012” yarışması, kentin, kentlinin ve halkın mimarlıkla buluşmasına katkıda bulunma ve kentlilik bilincini arttır- Kütahya Seramik ve Kütahya Porselen’in ürettiği en yeni ve en özel ürünlerin sergilendiği, 3 katlı ve 5500 metrekareye yayılan Antalya Show Plaza, Antalya Mimarlar Odası’nın düzenlediği yarışmada, Antalyalıların oylarıyla şehrin en güzel binalarından biri seçildi. ma amacıyla Antalya Mimarlar Odası tarafından düzenlendi. Yarışmada aday gösterilen 30 eser, jüri ve halk oylamasından geçti. Herhangi bir sıralama olmadan seçilen eserler iki kategoride; çevreye saygı, malzeme ve renk uyumu, fonksiyonel dış cephe tasarımı, özgün çözümler sunma ve mimarlığın toplumda tanıtılmasına öncülük ilkeleri esas alınarak değerlendirmeye alındı. Jüri üyeliğini Şemsettin Tugay, Mustafa Yapan, İbrahim Bakır, İ. Hakkı Tosunoğlu, Nazan Yılmaz ve Funda Alyanak Kaya gibi bölgenin ünlü mimarlarının yaptığı 9 kişilik bir ekip ve 1000’den fazla Antalyalının yolladığı sms ve mail yoluyla ile yapılan oylama sonucunda “Konut Dışı Mimari Eser” dalında Kütahya Seramik Porselen Show Plaza, bölgenin en güzel yapılarından biri seçildi. Türkiye’nin en büyük porselen ve seramik show plazası olan mekanda, Kütahya Seramik’in en yeni tasarımlarıyla yaratılmış örnek yaşam alanları, otel odaları, ofis ve oturma odalarının örnek uygulamaları sergileniyor. Show plazanın porselen bölümünde ise en yeni porselen sofra takımları, sayısız form ve ürün çeşitliliğine sahip otel porselenleri, modern tasarımlarıyla porselen dünyasının vazgeçilmezleri ve zengin renk alternatifleri ile Naturaceram ürünleri sergileniyor. Kütahya Porselen’in sofra sunumlarından da örnekler sunulan show plaza içindeki kafe ise lezzet molaları ile ziyaretçilerin keyifli zamanlarına ev sahipliği yapıyor. O 90 Seramiğin başkenti Kütahya’dan İtalya çıkarması Dünya seramik pazarında yenilikçi yaklaşımı, benzersiz tasarımları ve ödülleriyle tanınan Kütahya Seramik, her yıl olduğu gibi bu yıl da yepyeni koleksiyon ve serileriyle, İtalya’nın Bologna kentinde düzenlenen Cersaie Fuarı’nda yerini aldı. vrupa’nın en büyük mutfak, banyo ve seramik fuarı olan Best 2011 tasarım ödüllerinin sahibi ‘Versatile’ ve cam dünyasının Cersaie Fuarı, 25-29 Eylül tarihleri arasında gerçekleşti. yıldızı ‘Brezza’ koleksiyonları sergilendi. Modern metalik çizgileriy- Bu yıl fuara, 176 bin metrekarelik alanda, 400’ün üzerinde seramik le, metaliğe farklı bir yorum getiren 30x60 cm ve 60x60 cm ölçü- firması ve 350’nin üzerinde banyo ürünleri üreticisi firma katıldı. lerindeki ‘Polin’ serisi; 50x100 ‘Zigana’; 30x75 cm ‘Defne’, ‘Kil- A Tasarımlarıyla seramiğe yeni boyutlar getiren, vizyonuyla sek- yos’, ‘Onix’, ‘Prestige’ serileri; 30x75 cm, 30x30 cm, 60x60 cm törüne yurtiçi ve yurtdışında öncülük eden NG Kütahya Seramik, ebatlarına sahip ‘Lara’; 30x60 cm, 60x60 cm ölçüleri ile ‘Imperial’ Cersaie Fuarı’nda, 26. Salon B22 numaralı stantta ziyaretçilerle ve 60x60 cm ‘Montana’ serileri NG Kütahya Seramik’in yenilikleri buluştu. NG Kütahya Seramik’in standında, büyük ebatlı duvar arasında yer aldı. Seramik sektöründe ilkleri başarmayı gelenek karoları, doğayı tüm gerçekliğiyle dijital baskı tekniği kullanarak haline getiren ve sayısız yeniliğe imza atan NG Kütahya Seramik, seramiğe taşıyan ve dijital baskı teknolojisi ile NG Kütahya Se- 42,5x85 cm ölçüsündeki yeni seramik ebadı ile yine bir ilke daha ramik yaratıcılığını birleştiren Origitile Koleksiyonu’nun en son ör- imza attı. 42,5x85 cm ‘Arena’, ‘Venüs’ ve ‘Dolomite’ ürünleri ve nekleri, “seramiğin geleceği” olarak tanımlanan ve altıgen formla- Origitile koleksiyonunun iddialı parçalarından ‘Imperial’, ‘Pulpis’, rın mükemmel uyumunu sergileyen ‘Nexus’ serisi, dünyaca ünlü ‘Kilyos’ serileri polisaj özelliği, renkleri ve parlatma efektleri ile bu IF Product Design 2011 ve Red Dot Design Award Best Of The yılın dikkat çeken ürünleri arasında yerlerini aldılar. O 91 BİZDEN HABERLER “YENİ DÜNYA DÜZENİNE AYAK UYDURMALIYIZ” Yapı Kredi Bankacılık Akademisi tarafından eneyimini ve düşüncelerini genç nesillere aktardığı gibi, her sektörden pro- D fesyonelin de örnek aldığı isim Nafi Güral, dünyanın en saygın ekonomistle- rinden, nobel ekonomi ödüllü Prof. Dr. Peter A. Diamond, TAV İcra Kurulu Başkanı düzenlenen Yapı Sani Şener ve Yemeksepeti.com CEO’su Nevzat Aydın’ın da konuşmacı olarak katıl- Kredi Akademi dığı Yapı Kredi Akademi Zirvesi’nde ‘Ekonomide Yeni Düzen’ katılımcılara ekonomi- Zirvesi’nde Kütahya nin geleceği hakkındaki görüşlerini aktardı. 2 Ekim günü Yapı Kredi Genel Müdürlük Binası’nda gerçekleşen ve bu sene üçüncüsü düzenlenen, ‘Ekonomide Yeni Düzen’ Porselen Sanayi A.Ş konulu Akademi Zirvesi’nin açılışında konuşan Kütahya Porselen Sanayi A.Ş. Yönetim Yönetim Kurulu Kurulu Başkanı Nafi Güral: “Rekabet gücünü kaybettiğimiz alanlardan çıkmamız la- Başkanı Nafi Güral, zım. Enerji yoğun, emek yoğun işleri devam ettirdiğimiz sürece sorunlar yaşarız. Kayıt dışıyla baş etmek zorunda kalırız.” dedi. Şikayet etmeyi bir kenara bırakarak yeni dünya katılımcılara önemli düzenine ayak uydurmamız gerektiğini vurgulayan Nafi Güral, bilgi teknolojilerine baş- tavsiyelerde bulundu. lama yaşının 2’ye kadar indiğinin ve bu fırsatı değerlendirmek gerektiğini vurguladı. 92 NG KÜTAHYA SERAMİK, PROJE VE YAPIM YÖNETİMİ ULUSAL KONGRESİ SPONSORU NG Kütahya Seramik’in sponsorluğunda gerçekleştirilen 2. Proje ve Yapım Yönetimi Ulusal Kongresi, 13-16 Eylül 2012 tarihleri arasında İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün ev sahipliğinde gerçekleştirildi. İlki 2010’da ODTÜ’de düzenlenen bu kongre ile; akademisyenler, profesyoneller ve araştırmacılarla birlikte, ulusal ortak bir paydada bir araya gelerek, proje ve yapım yönetimi alanındaki fikir ve son bulguların paylaşılmasını sağlamak, ortak akıl zemini oluşturmak ve ulusal gelişim akslarının belirlenmesine katkı sağlamak hedefleniyor. 150 bildirinin sunuşunun yapıldığı kongreye, “Illinois Institute of Technology – Chicago” İnşaat Mühendisliği’nden Prof.Dr.David Arditi, Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden Prof.Dr.Gönül Balkır konuşmacı olarak katıldı. NG Kütahya Seramik, “Akademi Kütahya” projesi kapsamında üniversiteler ile yürüttüğü iş birliği ve geleceğin Türk mimarlarına, onları yetiştiren öğrenim kurumlarına önemli katkılarda bulunmak ve ortak çalışmalar yürütmek amacı ile bu projede İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün çalışmalarının destekçisi oldu. “Akademi Kütahya” projesi ile bir buçuk yıl gibi kısa bir süre içinde 15 farklı üniversite, 1500’e yakın genç mimar, iç mimar ve endüstriyel tasarımcı ile ortak çalışmalara imza atan NG Kütahya Seramik, gelecek nesil mimarisinin ve tasarımlarının temellerine bugünden katkı sağlıyor. Güral Afyon Wellness&Convention, Türkiye’nin En Baarl Turizm Yatrmlar Aratrmas’nda ‘’Salk Turizmi letmeleri’’ kategorisinde birinci oldu N G Grubu’nun üçüncü oteli olan Güral Afyon Wellness&Convention, Türkiye’nin En Baarl Turizm Yatrmlar Aratrmas’nda ‘’Salk Turizmi letmeleri’’ kategorisinde birinci oldu. Ödülü Kütahya Seramik Porselen Turizm A.. Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Güral, Afyon Ticaret ve Sanayi Odas’nn 21 Eylül Cuma akam düzenledii ödül töreninde, Türkiye Odalar ve Borsalar Birlii Bakan M. Rifat Hisarcklolu’nun elinden ald. Güral Afyon böylece, ald ödülleri ikiye çkard. Açlndan ksa bir süre sonra “Türkiye’nin En Baarl Turizm Yatrmlar 2012 Aratrmas”nda “2012’nin En yi Salk Turizmi letmesi” de seçilen Güral Afyon, bu iki ödül ile hizmet kalitesindeki mükemmellii taçlandrm oldu. Güral Afyon Wellness&Convention, geleneksel termal turizm anlayn modernize ederek Türk turizminin parlayan yldz olurken, dünyann önde gelen wellness destinasyonlar arasna girmeyi hedefliyor. Güral Afyon Wellness&Convention 428 oda ile ayn anda 1.028 kiiye hizmet sunabiliyor. Toplam 9.500 metrekare alana sahip spa merkezi bulunan tesis, bir tanesi 1.500 kii kapasiteli olmak üzere toplam 13 toplant salonu, yaz k ayn scaklktaki ifal termal suyu ve 2.200 metrekareye yaylan elence ve sosyal alanlaryla dikkat çekiyor. Güral Afyon, termal tatili yeni bir anlayla sunarak ülkemizde ve dünyada daha geni kitlelere yaylmasn salayacak özelliklere sahip. Termal özelliklerin yan sra bir kongre merkezi olarak da hizmet veren Güral Afyon’un farkl kapasitelerde toplam 13 toplant salonu bulunuyor. Otelin toplam 1.500 kii kapasiteye sahip balo salonuna araç alnmas ve bu sayede otomobil lansman gibi aktivitelerin rahatlkla yaplmas da mümkün olacak. 93 BİZDEN HABERLER Kütahya Porselen yeni mağazasını Eskişehir’de hizmete açtı Porselende kalitenin imzası olan Kütahya Porselen, Eskişehir’deki mağazasını 8 Ekim Pazartesi günü hizmete açtı. Eskişehir’in önde gelen isimlerinin katılımıyla gerçekleşen açılışa, Safiye Soyman da renk kattı. 94 K ütahya Porselen yeni mağazasını Eskişehir’de hizmete açtı. Samimi bir ortamda gerçekleşen açılış, Kütahya Porselen San. A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Sema Güral Sürmeli’nin ev sahipliğinde gerçekleşti. Açılışta Kütahya Porselen’in yenilikçi ve modern çizgilere sahip ürünleri ilgi çekerken, konuklar birbirinden güzel tasarımları yakından inceleme fırsatı da buldular. Yeni mağaza açılışında Eskişehir’in ileri gelenleri de hazır bulundu. Açılışta aynı zamanda Safiye Soyman da konuk olarak yer aldı. Gelenlerin yoğun ilgisiyle karşılaşan Soyman, hayranlarına imza dağıtarak açılışa renk kattı. GÖRÜŞ BEĞEN İNŞAAT Ürün iyi ise işçilik de iyidir Çağdaş yapılaşmaya önem veren anlayışı ile bugün Konya’da birçok değerli projeye imzasını atmış olan Beğen İnşaat firmasının sahibi Vehbi Demirci, geçtiğimiz günlerde NG Kütahya Seramik fabrikalarının konuğu oldu. Kalite ve kalitesizlik arasındaki fark nedir? manlı tarzı, şık ve ağır bir ürün. Fiyat aralığı uygun. Dekorları Döşeme esnasında karşılaştığımız kalite sorunları, ekono- ise çok başarılı, banyolar için çok ideal. mik olduğunu düşündüğümüz seramiklerin hiç de ucuz ol- İnşaat sektöründe son trendler nelerdir? madığını gösteriyor. Örneğin x markanın 8 TL’lik ürünü bize Büyük banyo ve mutfaklı evler tercih ediliyor Konya’da. Ya- 20 TL’ye mal oluyor. Değersiz ve kalitesiz bir ürüne yatırım tak odasında giyinme bölümü ve banyo talep ediliyor. 5+1 da- yapmak ise büyük bir zaman kaybı. Müteahhitler kaliteli ürün ireler yapıyoruz. Seramikte dijital mermerler, ankastre renkleri, ve uygulama konusunda bilinçli olursa bu durum tüketiciye metal bordürler ön planda. Dekorlarda yatay kullanımlar dikkat de yansır. Ürün iyi ise işçilik de iyidir. İyi müteahhit, iyi ürünü çekiyor. Banyolarda farklı duvarlarda farklı seramik renklerin- iyi yerde kullanmalıdır. den oluşan kombinasyonlar ve ince derz aralıkları moda. İnşaatlarınızda Kütahya Seramik’i tercih etmenizin nedenleri nelerdir? Biz müşterilerimizden en büyük notu banyoda alırız. Banyo mekanı kusursuz olmalıdır. Müşteriye temiz bir şekilde sunul- NG Kütahya Seramik Konya’da çok güçlü. Sıcak bir mar- malıdır. İşin finali olan derz uygulamaları ise son derece önemli. ka bizim için, bize yakın. Kütahya koleksiyonlarındaki Saray Derz bir banyonun makyajıdır. Artık uygulamalarımızda 2 mm Serisi’ni, Beğen İnşaat Bahar Konutları’nda kullandık. Os- derz ve seramik renklerini tercih ediyoruz. O 96 BULMACA Bulmacam›z› doğru yanıtlayan okurlarımız, Kütahya Porselen’den sürpriz armağanlar kazanacaktır. Hazırlayan Ali Bakın Mimarlar Odası’ndan ödül kazanan plaza 26 Rusya’da bir ırmak W Şaşma anlatır W Geri Kıta W İtikat W Sınır nişanı Göz alıcılık 3 W W W W W 12 W W Akciğer W W W Amme Tuzak Adres: Taps Ajans, Atatürk Bulvarı 43001, Kütahya Tel: (0274) 225 15 16 Çözüm anahtarıyla birlikte Eser Çetintaş adına göndermeniz rica olunur. Dolaylı anlatım Ayıplama Soluk borusu Pastel renklerden oluşan Kütahya Porselen serisi Kalsiyumun simgesi Cebbar, Orion W Gümüşün simgesi Askerin su kabı 25 Türkiye’nin plakası W W Bir döşeme malzemesi W 35 W W 6 W 17 Manganezin simgesi Cet Ongun Protein sentezine yarayan asit türü Kalın kumaş Toprak Mahsulleri Ofisi W 5 Kurşun boruların ağzını açar W Asarak öldürme cezası 7 W Hamaylı İtalya’da bir ırmak W Kırışıklıkları giderir W 13 W Utanma 18 Bir ısınma aracı Kütahya Porselen yeni seri 40 W 11 Eski bir uygarlık Rütbesiz asker Vilayet Cılız, zayıf 29 W W 28 Sidik asidi tuzu Bağışlama Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan Bir seslenme sözü 14 W Gebe W W W W Duyarga W W W W 15 Hile Uluslararası Af Örgütü Emir eri 33 W W W Derinin cilalanması Ana atardamar W Bir günün arkasından gelen zaman Yiyecek, azık W W W 24 Valide Türk Standartları Enstitüsü Dram W W W Kobaltın simgesi W 23 W W Fasıla Dominika’nın plakası 2 W Toplama W Mükemmel Yılın Yatırımcısı Ödülünü kazanan otelimiz Madun W W Otomobilde görünen dış bölüm W Çıplak Katman 31 W İzmir’in bir ilçesi 27 21 Posta Kutusu’nu simgeler W Neptünyumun simgesi W W Atfetme W W Şaman W 30 W W W Arka W 20 W 32 W W Rey Soy W 38 Kansız 8 Dilsiz Giysi Eski dilde ayak W 4 Danimarka’nın plakası Satrançta bir klasman sistemi W Dâhil W 22 Metal boru bağlantı elemanı Sak Tıpta kitle 36 2 18 19 20 3 4 5 21 22 23 6 7 8 9 24 25 26 27 10 11 12 28 29 30 13 14 15 31 32 16 33 W W 39 W W W Devlet hazinesi 1 1 Stronsiyumun simgesi W W W Yonga Kütahya Seramik dış cephe ürünü 98 Yunanca’da bir harf W Bir nota Monako’nun plakası W Bir nota Kütahya Porselen tek parça ürünler serisi ANAHTAR CÜMLE 10 W W Satrançta bir taş Lesotho’nun simgesi İsim W Kalıtım W 16 W Meydan W W W Kütahya Seramik’in İtalya’da katıldığı fuar Tutsak 34 W 19 Yeni anlamında önek Vakit, zaman W W W Bir işaret sıfatı W Hazır, tetik Tümör Kastamonu’nun bir ilçesi W W W W W Kütahya Porselen yeni kahve fincan seti W 9 İnce perde 17 34 35 36 37 38 39 40 W 37
Benzer belgeler
alabilirsiniz
Mustafa Elgün
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Nazmiye Doğan
Eser Çetintaş
Görsel Danışman
Harun Topuz
İletişim Adresi
Atatürk Bulvarı, Çalça Mah. Kütahya.
Tel: (0274) 225 12 00 Faks: (0274) 225 12 13
ww...