Görüntülemek için tıklayın
Transkript
Görüntülemek için tıklayın
İÇİNDEKİLER Merkez Efendi2-3 Açılış Konuşmaları 6-23 Festival Programı 26-27 Tıbbi Bitkiler Bahçesi 30-33 Seminerler 36-63 Etkinlikler 66-112 MERKEZ EFENDİ HAKKINDA Merkez Efendi adıyla meşhur olan Musa Efendi, 14601465 yıllarında Denizli’nin Buldan ilçesine bağlı Sarımahmutlu köyünde doğar. İlk eğitimini babasından aldıktan sonra İstanbul’a gelerek medrese tahsili görür. Manevi bir arayış içinde Sümbül Sinan Efendi’ye bağlanır. Sümbül Efendi’nin, “Kudretiniz olsaydı kâinatı nasıl yaratırdınız?” sorusunu, “Kâinat öyle ahenkli ki her şeyi merkezinde bırakırdım” diye cevapladığı için Sümbül Efendi’nin kendisine “Merkez Efendi” dediği rivayet edilir. Merkez Efendi, görev aldığı tekkelerde halkı irşada çalışırken, Kanuni Sultan Süleyman’ın annesi Hafsa Sultan, Manisa’da inşa ettirdiği külliyenin zaviyesi için Sümbül Efendi’den bir halifesini göndermesini ister. Sümbül Efendi, Merkez Efendi’yi gönderir. Merkez Efendi, Manisa’da bulunduğu dönemde 41 çeşit baharattan mesir macununu hazırlatır. Şehrin külliye etrafında gelişmesini sağlamak üzere her yıl nevruzda şenlik düzenleyerek, Sultan Camii’nin kubbe ve minarelerinden halka mesir macunu dağıttırır. Merkez Efendi, Sümbül Efendi’nin hastalanıp vefat etmesi üzerine İstanbul’a gelir ve onun yerine geçer. Rivayete göre bir gün surların önünde dolaşırken yer altında bir su sesi duyar. Bağlıları, burayı kazdıklarında eski devirlerden kalma bir kuyu ve akarsu kaynağı bulurlar. Bu bölgeye cami, tekke ve hamam inşa ederler. Bölge kısa sürede dolar ve halk arasında “Merkez Vilayeti” diye anılmaya başlar. 1552 yılında vefat eden Merkez Efendi, Ebussuud Efendi’nin kıldırdığı cenaze namazıyla büyük bir kalabalık tarafından toprağa verilir. Türbesi hala İstanbul’un en çok ziyaret edilen yerlerindendir. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali, bitkileri, hayvanları ve insanları hakkıyla seven ve sevgisiyle şifa veren bu yüce gönüllü insanın hatırasından güç alıyor. Bir rivayete göre mesir macununun terkibinde şunlar vardır: Anason, çivid, çöpüçini, çörekotu, darifülfül, hardal, havlican, hıyarşenbe, hindistan cevizi, hindistan çiçeği, iksir, kakule, kalanga, kalem-i barid, karabiber, kara halile, karanfil, kebabiye, kırım tartar, kimyon, kişniş, meyan, miri safi simari, portakal, ravend, raziyane, sakız, sarı halile, sinameki, tarçın, tarçın çiçeği, tiryak, topalak, udül kahr, vanilya, yenibahar, zağferan, zencefil, zerdeçal, limon tuzu ve şeker. Merkez Efendi Minyatür: Ord. Prof. Dr. Dr. A. Süheyl Ünver 2 3 TASMANYA OKALİPTÜSÜ Eucalyptus globulus (L.) Labill. [Myrtaceae] 20-30 m yükselebilen, sarımsı yeşil çiçekli, tam kenarlı orak biçiminde sarımsı yeşil renkli yapraklı, çok yıllık odunsu bir bitkidir. Yaprakları tedavide kullanılır. AÇILIŞ KONUŞMALARI M ERKEZEF EN Dİ / DE NİZ L İ Antiseptik ve balgam söktürücü olarak kullanılır. Tarımı yapılır, süs bitkisi olarak yetiştirilir. Yaprakları keskin kokuludur; haşerata karşı kullanılır; uçucu yağından kozmetikte faydalanılır. Tohum ile üretilmektedir. 4 5 AÇILIŞ KONUŞMALARI Muhammet SUBAŞIOĞLU Merkezefendi Belediye Başkanı 6 Belediye Başkanım, Zeytinburnu Belediye Başkan Yardımcımız, değerli Belediye Başkan Yardımcısı arkadaşlarım hepinizi saygıyla sevgiyle muhabbetle selamlıyorum. Biraz önce arkadaşımızın ifade ettiği gibi Zeytinburnu Belediyemizin 16.sını, Denizli Belediyesi’nin 4.sünü, Merkezefendi Belediyesi’nin de 1.sini tertiplemiş olduğu Geleneksel Tıp Günleri için bugün burada bir törenle, bir etkinlikle, bir şölenle bir araya geldik. Biliyorsunuz ilçemizin ismini almış olduğu Merkezefendi Hazretleri Merkezefendi Belediyemiz’in de hayat felsefesini aldığı, yaşam felsefesini, kültürlerarası felsefesini aldığımız ve çok önemli bir büyüğümüz, tarihi bir değerimiz. Biliyorsunuz Merkez Efendi Hazretleri’nin asıl adı Musa Müslihittin idi. Hocası bir gün bütün öğrencilerini topluyor ve diyor ki; “Haşa olmaz ya bu kâinatı siz yaratsaydınız nasıl yaratırdınız.” Birçok öğrencisi ben gökleri nasıl fazla yapardım, dağları daha fazla yapardım. Denizleri daha da çok yapardım diyor. Sıra Musa Müslihittin’e geldiği zaman o diyor ki; “Ben her şeyi yerli yerinde bırakırdım. Merkezinde bırakırdım. Çünkü kâinatta hiçbir şey abes değil. Hiçbir şey tesadüfen yaratılmamış değil her şey ahsen-i takvim üzerine yaratılmıştır.” Onun için onun üzerine ismi Merkez Efendi Hazretleri, Merkezefendi oluyor. Biz de Merkez Efendi Hazretleri’nin bu hayat felsefesinden edindiğimiz görüşle, vizyonla Merkezefendi Belediyemizi kurarken şöyle dedik; Merkezefendi ilçemiz sağlıklı, mutlu ve kardeşçe yaşayan insanların ilçesi beldesi olacak. Çünkü bu dünyada bu kâinatta her şey yerli yerinde yaratıldıysa, o halde yaratılanları yaradan ötürü sevmemiz lazım. Hoşgörüyle herkese yaklaşmamız lazım dedik ve Merkezefendi ilçemizin belediyemizin temellerini bu felsefe üzerine oturttuk. Katılımınız için çok çok teşekkür ediyorum. Sevgi ve saygılarımı iletiyorum. 7 AÇILIŞ KONUŞMALARI Erdem Zekeriya İSKERDEROĞLU Zeytinburnu Belediye Başkan Yardımcısı 8 Saygıdeğer Belediye Başkanım ve çok değerli Denizlili hemşehrilerimiz; hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Zeytinburnu Belediye Başkanı’mız Sayın Murat Aydın, Denizli’deki etkinliklere her yıl katılırdı fakat bu yıl bir açılış programı nedeniyle etkinliklere iştirak edemedi. Kendisi sizlere, çok çok saygı, sevgi ve selamlarını iletti. Kıymetli Hazirun, Bizi Denizli ile bir araya getiren, bizi kucaklaştıran unsur Merkez Efendi’dir. Merkez Efendi’nin torunlarını saygıyla muhabbetle selamlıyorum. Malumunuz onun dünyaya teşrifi, bu topraklarda, hayata gözlerini kapayışı da Zeytinburnu’nda olmuştur. Şu anda ebedi istirahatgâhı da Zeytinburnu’nda bulunmaktadır. Bildiğiniz gibi Osmanlı hükümdarları da dahil olmak üzere, bir çok büyük şahsiyeti tedavi etmiş, imparatorluğun her tarafına şifa dağıtmış bir hekimdir. Zamanında mucizevi bir ilaç olan mesir macununun da mucididir. Sizlerin adına bizler kendisini misafir ediyoruz. Onun için de sizlere Zeytinburnulu hemşehrilerimizin saygı ve sevgilerini iletiyoruz. Sözlerimi tamamlamadan önce Merkezefendi ilçemiz, başkanımızın ve ekibinin önderliğinde nice nice güzel hizmetlere imza atar ve gelişir diye düşünüyorum. Hepinizi Allah’a emanet ediyor; sevgi ve saygılarımı iletiyorum. 9 AÇILIŞ KONUŞMALARI Ali DEĞİRMENCİ Denizli Büyükşehir Başkan Vekili 10 Aramızda misafir bulunan Zeytinburnu Belediye Başkanımız değerli meclis üyesi arkadaşlarımız, hanımefendiler, beyefendiler. Öncelikle Merkezefendi Belediyesi ile Zeytinburnu Belediyesi arasında ortaklaşa düzenlediği Geleneksel Merkezefendi Tıp Günleri’ne hoş geldiniz. Tabi Zeytinburnu ile Denizli’nin arasındaki kilometreyi kaldıran kardeş yapan ve tarihten gelen zenginliğimiz olan Merkez Efendi’yi bir kere daha bu vesileyle anmış oluyoruz. Allah’tan rahmet diliyorum. Büyükşehir olmamız ile birlikte biliyorsunuz Denizli’de iki tane güzel ilçemiz oldu. Bir tanesi dünyanın tanıdığı kültürel mirasımız Pamukkale. Diğeri de aslında hepimizin tanıdığı en az Pamukkale kadar maddi olarak kıymetli olmasa bile manevi dünyamızda yer etmiş olan Merkez Efendi Hazretleri. Ben bu güzel isimleri Denizli’mize kavuşturan ve Denizli’mizi böyle zenginleştiren başta Bakanımız Nihat Zeybekçi ve o dönemki Başbakanımız şu andaki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve emeği geçen herkese çok teşekkür ederim. Hakikaten ancak bu kadar güzel saadet isimler bulunabilirdi diyorum. Tabi Merkez Efendiyi gerek Belediye Başkanımız gerek Zeytinburnu Belediye Başkanı da anlattı. Merkez Efendi dediğimizde aslında Türkiye’de bütün dünyada artık gelenekselleşmiş şifalı bitkiler aromatik bitkilerden tutun da insana sağlık veren her şey akla geliyor. İnşallah bu vesileyle Merkez Efendi’yi hem şimdiki nesillere tanıtmış olacağız hem de daha önemlisi bizden sonraki kuşaklara kültür mirasımızı hep beraber taşıyacağız. Bu anlamda emeği geçen herkese başta Merkezefendi Belediye Başkanımıza ve Zeytinburnu Belediye Başkanımız ve ekibine çok teşekkür ediyorum. Hepinizi saygıyla sevgiyle muhabbetle selamlıyorum. 11 AÇILIŞ KONUŞMALARI Şükrü GÖRÜCÜ Merkezefendi Kaymakamı 12 Belediye Başkanlarım, başkan yardımcılarım, sayın konuklar. Bugün güzel bir günde böyle bir etkinlikte sizlerle birlikte bulunmaktan bulunduğum memnuniyeti bildiriyor, öncelikle hepinize hoş geldiniz diyor, en içten duygularımla selamlıyorum. Bugün güzel bir gün. Merkezefendi belediyemizle Zeytinburnu belediyemizin ortaklaşa hazırlamış olduğu programda sizlerle birlikteyiz. Biliyorsunuz Merkezefendi ilçemizle Pamukkale ilçemiz yeni kuruldu. İlk kurulduğunda bu ilçemiz İstanbul Şile Kaymakamı’ydım. Kararname çıkınca herkes beni aradı: “Zeytinburnu’na mı, Manisa’ya mı, biliyorsun her ikisinde de Merkezefendi etkinlikleri vardır” dediler. Ama biz öğrendik ki Merkezefendi’yi biliyordum gerçi ama Denizli’de olduğunu. Dolayısıyla biz gelir gelmez kısa sürede ilçemizi kurduk. Seçimlerden sonra belediye başkanımız ile birlikte ilçemizin gelişmesi kalkınması için gerek büyükşehir gerekse komşu Pamukkale Belediye Başkanlarımız da dahil sivil toplum kuruluşları ile bugün burada olduğu gibi birliğin beraberliğin kardeşliğin doruğa ulaştığı günleri yaşıyoruz. Zaten biz de her zaman olduğu gibi hizmette birlikteyiz. Çünkü ülkemizin gelişmesi kalkınması için eğer büyük önder Mustafa Kemal Atatürk bize bir hedef göstermişse çağdaş uygarlıkların üzerine çıkmak istiyorsak çok çalışacağız. Bunda da birliktelik her zamankinden daha önemli. Bakın eğer biz bugün bu topraklarda yaşıyorsak ayyıldızlı bayrağımız minarelerimizde göklerde nazlı nazlı dalgalanıyorsa minarelerde ezanlarımız beş vakit okunuyorsa sizler ibadetlerinizi coşku içinde yapıyorsanız biz bugünü o günlerimize, geçmişimize borçluyuz. Geçmişteki büyüklerimize borçluyuz. Bugün de sorunlarımız olabilir. Sorunlarımızı yıkıcı olmadan kırıcı olmadan karşılıklı sevgi saygıyı esas aldığımız takdirde inanın hiçbir güç bize engel olamaz. Biz hakkettiğimiz yeri her zaman alırız. Bugün Cuma. Cuma’mız hayırlı olsun. Merkez Efendiyi de bir kere daha rahmetle anıyoruz. Bu organizasyonda emeği geçen Merkezefendi Belediye Başkanımızı ve çalışma arkadaşlarını, Zeytinburnu Belediye Başkanımızı ve çalışma arkadaşlarını kısacası emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Teşekkür ediyorum. Hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum. 13 ÇOBANÇANTASI Capsella bursa- pastoris (L.) Medik. [Brassicaceae] 80-100 cm yükselebilen, beyaz çiçekli, yeşil yapraklı, tek yıllık otsu bir bitkidir. Tohum ile üretilmektedir. Çiçekli gövdesi tedavide kullanılır. AÇILIŞ KONUŞMALARI M ERKEZEF EN Dİ / ZEY Tİ NB U R NU Damar geçirgenliğini azaltır, kan dindiricidir. Varis, hemoroid, burun kanamaları, âdet gecikmesi ve sistitte kullanılır. 14 15 AÇILIŞ KONUŞMALARI Dr. Ahmet ÖZDEMİR Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği Başkan Y. 16 Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali’nin 16.’sını başlatmak üzere bu törene katılımınızdan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Merkez Efendi kendisi biliyorsunuz bizatihi kendi döneminin ünlü bir hekimi, sarayda da hizmet etmiş, aynı zamanda bu civarda oturmuş bir kişidir. Kendisine rahmet dilerken onun açtığı yoldan devam etmeye gayret ediyoruz. Burada sayın belediye başkanımız Murat Aydın Bey’in çok büyük destek ve katkılarıyla, geçmiş yüzyıllardan ve hatta bin yıllardan gelen muhtelif tıbbi yaklaşımları Zeytinburnu’nda sergilemek, ilçemizde ve sağlık dünyasında Zeytinburnu ve Geleneksel Tıp Festivali’ne farkındalığı yaratmak üzere çalışmalarımıza devam ediyoruz. Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği olarak Zeytinburnu Belediyesi’yle beraber işletmekte olduğumuz Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi’nde ürettiğimiz bitki birikimiyle bugün Anadolu’da pek çok ilde benzer bahçelerin oluşumuna katkı sağladık, staj imkanlarımızla yüzlerce öğrencinin bu alanda daha bilgili ve deneyimli olmalarına fırsat verdik. Bahçede ve dernek çerçevesinde bu çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Tabiatın şifa gücünün Zeytinburnu’nda sergilenmesini sağlayan sayın belediye başkanımıza tıp camiasından insanlar olarak minnetlerimizi bir kez daha sunarak sizleri festivalimizle baş başa bırakıyorum, hepinize teşekkür ediyorum. 17 AÇILIŞ KONUŞMALARI Saygıdeğer Başbakan Yardımcım, değerli misafirlerimiz, Denizli’den gelen değerli konuklar, sevgili hemşehrilerim, hanımefendiler, beyefendiler ve sevgili gençler; Murat AYDIN Zeytinburnu Belediye Başkanı 18 Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Rabbime şükürler olsun. 16 yıl önce çıktığımız yolda yürümeye devam ediyoruz. O günler arkadaşlarımızla birlikte Merkezefendi bölgesini dolaşırken burada Merkez Efendi Hazretleri’nin yattığını biliyorduk ama onun hekim olduğunu, hekimlik boyutunu çok fazla bilmiyorduk. Bu konuyla ilgili arkadaşlarımızla beraber bir çalışma başlattık. Merkez Efendi Denizli’de doğmuş, İstanbul’da okumuş, sarayda Manisa’da ve İstanbul’da hekimlik yapmış, ömrünün son 40 yılını burada Zeytinburnu’nda geçirmiş. Şu an huzurlarındayız, mekanı cennet olsun. O gün arkadaşlarımızla beraber şöyle bir karar aldık; “Zeytinburnu’muz geleneksel tıp konusunda, şifalı bitkiler konusunda, bilimsel birikimin toplandığı merkez olacak,” ve bu anlamda çalışmaları başlattık. İlki “Merkezefendi Halk Hekimleri Günlüğü” adıyla gerçekleştirilen bu programlarımız bugün on altıncısına ulaştı. İlkinden sonra adına da “Geleneksel Tıp” dedik. Bu çalışmaların bizi getirdiği nokta Türkiye’nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi Zeytinburnu’muzda kuruldu. 2003 yılında temelleri atılan bahçemiz, 2005 yılında Zeytinburnu’muza İstanbul’umuza ve ülkemize hizmet vermeye başladı. Hemen yanı başımızda, geçmişte beton santrali olan yerlerde Türkiye’nin ilk tıbbi bitkiler bahçesi doğdu ve burada birçok bilimsel çalışmalar yapıldı. Hani şifalı bitkiler diyoruz, televizyonlarda izliyoruz, bitkilerin birçok konuda bizlere sağlık açısından faydalı olduğunu biliyoruz ama bilimin süzgecinden geçmeden bunlar kullanılıyor veya Türkiye’de yetişen bitkiler Avrupa’ya gidiyor, Amerika’ya gidiyor, orada tablet haline getirilip tekrar bizlere satılıyor. Biz istedik ki, ülkemizde, endemik bitki olarak Avrupa’nın en zengin ülkesi olan, coğrafyası olan Türkiye’mizde geleneksel tıp konusunda, tıbbi bitkiler konusunda çalışmalar yapılsın. Bu çalışmaları başlatan Zeytinburnu Belediyesi ve aynı zamanda Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği olmuştur. Ben bu çalışmaları bize yapma yetkisini veren sizlere, Zeytinburnulu hemşehrilerime çok çok teşekkür ediyorum. Başta Murat Çekin hocam olmak üzere Geleneksel Tıp Derneği’ndeki bütün hocalarıma çok çok teşekkür ediyorum. Mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Sevgili kardeşlerim biliyor musunuz, şu an Türkiye’de konuyla ilgili bilim adamları geleneksel tıp dendiğinde aklına Zeytinburnu’nu getiriyor. Bu on altı yıllık çalışmayla mümkün oldu. İki bin yıllık bir tarihe sahip olan bu bölge; bakınız hemen yanı başımızda Yenikapı Mevlevihanesi, dün gündüz on ikide oraya girmek mümkün değildi, ama bugün burada Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi var. Hem Türkiye’ye hizmet hem de dünyanın farklı ülkelerinden gelen gençlere eğitim alanında hizmet veriyor. İşte Merkezefendi Camii, İstanbul’un önemli kültür noktalarından bir tanesi oldu ve bölgemiz tarihiyle barıştı, değerleriyle barıştı. Bu değerleri geleceğe aktarma noktasında çalışmalar burada yapılmaya devam ediyor. Bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmayan Başbakan Yardımcımız Sayın Numan Kurtulmuş, değerli hocamız, büyüğümüz, aynı zamanda Zeytinburnu’na hizmet konusunda birçok katkısı olan benim üzerimde çok ama çok emeği olan bir büyüğümüz bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmadılar. Kendilerine huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum. Sayın Başbakan Yardımcım, hoş geldiniz sefalar getirdiniz. Sevgili hemşerilerim bu anlamlı günde bizleri yalnız bırakmadığınız için, bizlerle birlikte olduğunuz için, bu güzelliği bizlere katkınızla, varlığınızla yaşattığınız için çok teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. 19 AÇILIŞ KONUŞMALARI Saygıdeğer Zeytinburnulu kardeşlerim, sevgili gençler; Hepinize en içten, en kardeşçe selamlarımı sunuyorum. Allah’ın rahmeti, bereketi ve mağfireti hepimizin üzerinde olsun. Bu güzel mekanda, Merkez Efendi’nin manevi huzurunda, İstanbul surlarının dibinde tarih kokan her adımda geçmişimizin güzelliklerini yaşadığımız bu güzel mekanda sizlerle birlikte olmak gerçekten çok güzel. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali’nin ilk yapıldığı seneyi hatırlıyorum; demek ki üzerinden on altı sene geçmiş. Bunun böylesine bir festivalle kökleşerek devam etmesi hem Zeytinburnu’ya hem Türkiye’ye hizmet etmesi hem de Merkezefendi Tıbbi Araştırmalar Merkezi adına çalışmaların hepimiz için hayırlı olmasını bir kere daha temenni ediyorum. Başta değerli Belediye Başkanımız Murat Aydın olmak üzere bu merkezin gelişmesinde, buraya kadar gelmesinde emeği geçen arkadaşlarımı da yürekten tebrik ve takdir ediyorum. Ellerine, yüreklerine sağlık. Prof. Dr. Numan KURTULMUŞ Başbakan Yardımcısı 20 Sevgili kardeşlerim; ülkeler için tarihi, kültürü, kültürel varlıkları ve bunlara sahip çıkılması önemlidir. Bu değerleri geliştirerek, çoğaltarak sonraki nesillere aktarması da çok önemlidir. Bu anlamda Türkiye, Allah’a çok şükür, nereye giderseniz gidin etrafında büyük tarihi zenginliklerimizin kültürel zenginliklerimizin olduğu bir ülkedir. Merkez Efendi’nin önemli şahsiyeti, onun varlığı ve onun ismiyle birlikte buraya kadar getirilmiş olan geleneksel tıbbi bilgilerin ortaya çıkarılması da bizim kültürel alanlarımızın ortaya konulması açısından çok kıymetlidir. Çünkü iddia sahibi ülkeleri yükselten sadece zenginlikleri değildir. Bizim gibi ülkelerin gelişebilmesi köklerine ne kadar çok ulaşabildikleri ve o köklerden ne kadar çok beslendikleriyle alakalıdır. Bu açıdan doğruyu söylemek gerekirse ülkelerin is21 AÇILIŞ KONUŞMALARI tikbali köklerindedir. Çünkü geleceğe yürüyebilmek için, var olan kültürümüzün iyi taraflarını çoğaltarak bugünkü ve gelecekteki nesillere aktarabilmemiz lazım, aktarabilmemiz lazım ki ayakta durabilelim, güçlü olabilelim ve gelecek bütün tehditlere karşı hazırlıklı olabilelim. izniyle. Buna sahip olursanız yeniden geleceğe sahip olabilirsiniz. Geçmişini inşa edemeyen, geçmişinden ilham alamayan milletler geleceklerini inşa edemezler. Dolayısıyla bugün burada yapmış olduğumuz festival aslında sadece bir geleneksel tıp festivali değil, bizlerin her birisi için geçmişle, geçmiş kültürümüzle geleceğiToplumsal hayat için ne gerekiyorsa; şöyle geçmişi- miz arasında bağ kuran önemli bir göstergedir. Bundan ne baktığınızda pek çok meseleye cevap bulabilmeniz dolayı Zeytinburnu Belediyesi’ni bir kere daha tebrik mümkündür. Tarihi birikim, Türkiye’nin sahip olduğu ediyorum, teşekkür ediyorum. kültürel değerler karşımıza yeni çıkmadı. Ancak uzun yıllar sonra, belki yüz elli yıldan sonra Türkiye silkindi, Bu vesileyle söyleyeceğim ikinci şey de şudur; bir millekendisine geldi. Önceden kötü gördüğü, geri gördüğü tin ileriye gidebilmesi için, yine zengin olmasından daha veya kendisine öyle gösterilen ne varsa; onların değerli önemli olan şey milleti yönetenlerle milletin arasındaki olduğunu anlamaya ve anlatmaya başladı. Merkezefen- gönül bağıdır. Eğer bir ülkede devleti yönetenlerle, mildi’nin, Galata Mevlevihanesi’nin, İstanbul surlarının ve let başka telden çalıyor, ayrı ayrı tellerden çalıyorsa o daha başka pek çok tarihi yerin ne kadar kötü vaziyette ülkede kalkınma olmaz, o ülkede devlet millet kaynaşolduğunu unutmadık. Hepsi terk edilmiş, harap olmuş ması olmaz, o ülkede ileriye doğru el ele kol kola verhaldeydi. O binalar yeniden yapılabilirdi, ama binaları miş, hedefe kenetlenmiş bir millet olmaz. Yıllarca devlet ayağa kaldıracak çimento, kullandığımız demir değildi. başka millet başka telden söyledi. Bu memlekette bıraBinaları ayağa kaldıracak olan husus, o binalara ruh kın Merkez Efendi’ye hürmet etmeyi, bırakın Eyüp Sulverecek anlayış; maneviyatı bilinçtir. Bu millete, yüz tan’a hürmet etmeyi, bırakın Türkiye’nin bütün manevi elli yıldır tarihinde ne varsa kötü gösterildi. Tekkeler, zenginliklerine saygı duymayı, bütün bunların üstünü türbeler ibadethaneler kötü gösterildi. Kaleler, surlar örtmeye çalışan, yıllarca bütün bunlardan uzaklaşmayı kötü gösterildi. Zaten oradan gelen şiirler, oradan ge- marifet sayan bir devlet aklı vardı ve devlet sürekli olalen sanat ve estetik hep ihmal edildi, başka bir tarafa rak milletten uzaklaşıyor, millet hangi telden çalıyorsa bırakıldı. Çok şükür bu millet yeniden ayağa kalktı ve devleti yönetenler başka telden çalıyorlardı. Hatırlarım, ilk yaptığı şey kökleriyle karşı karşıya kalmak, köklerinin rahmetli Özal cumhurbaşkanı olduğunda “Ya acaba bu farkına varmak oldu. Eğer gençlerimiz için bir gelecek Özal cuma namazına gidecek mi, gitmeyecek mi? diye kuracaksak, bu köklerin farkında olarak, bu köklerin yaşı müsait olanlar hepiniz hatırlarsınız bunlar konuşulüstünde yükselen güçlü bir istikbali kuracağız; Allah’ın du, bunlar yazıldı. “Resmi araçla mı gidecek, özel araçla 22 mı gidecek?” bunlar tartışıldı. Allah’a çok şükür şimdi bütün bu devirler geride kaldı. Daha eskisine gitmiyorum. Bırakın medreselerin açık olmasını, bırakın efendim türbelerin açık olmasını, tekkelerin, zaviyelerin açık olmasını, tekkelerin yeniden imar edilmesini, bu memlekette nalbanthane olarak kullanılan camiler oldu, samanlık olarak, ahır olarak kullanılan camiler oldu. Milattan öncesinden bahsetmiyorum, tek partili zamandan bahsediyorum. Bu memlekette öyle bir devlet aklı vardı ki, bu ülkenin insanlarına on sekiz sene boyunca “Tanrı uludur, tanrı uludur, tanrıdan başka tapacak yoktur” diyerek ezan diye bir sesi zorla dinlettiler. Allah’a çok şükür bunların hepsi geride kaldı. Şimdi Türkiye’de millet nasıl düşünüyorsa, devleti yönetenler de aynı şekilde düşünüyor. Millet nasıl yaşıyorsa devleti yönetenler de aynı şekilde yaşıyor. Millet hangi türküyü söylüyorsa devleti yönetenler de aynı türküyü söylüyor. Millet neye gülüyor neye üzülüyorsa devleti yönetenler de ona gülüyor, ona üzülüyor. Milletle devlet bütünleşti. Milletin inançlarına saygı duyan bir yönetim ortaya çıktı. Bu ikisi olduğu sürece; tarihine saygı duyan bir anlayış ve devletle millet bütünleşmesi olduğu sürece milletiyle aynı şeye, inanan aynı şekilde yaşayan devlet olduğu sürece bu ülke asla geri kalmayacaktır. Bu ülke daha ileriye gidecektir. Bu ülke daha güzel günlere gidecektir. Geçmişte hangi büyüğümüz varsa onu saygıyla yeniden anacağız. Geçmişte bize ne öğretildiyse onları çoğaltarak bir sonraki nesillere inşallah aktaracağız. El ele, gönül gönüle daha güçlü bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. Bizden sonraki nesillerimiz çok daha güçlü bir Türkiye’de yaşa- yacak. Birlik içinde, dirlik içinde inançlarına, medeniyetlerine, köklerine saygılı bir Türkiye’yi inşallah dünyanın yıldız ülkelerinden birisi yapacağız. Lider ülkelerinden birisi yapacağız. Diyeceksiniz ki bir geleneksel tıp bayramında bunları söylediniz. Evet, bunları söyledim. Atılan hiç bir adım tesadüfi değildir. Yapılan hiç bir iş sadece o gün için yapılan iş değildir. Her işimiz belli bir hedefe doğru, belli bir amaca göredir ve yaptığımız bütün işler yeni, güçlü bir Türkiye’nin kurulması, büyük medeniyetimizin yeniden ihya ve inşası için taş taş üstüne koymaktır, elimizi, ruhumuzu, belleğimizi bu büyük davayı, bu büyük medeniyeti yeniden ayağa kaldırmak için taşın altına koymaktır. Hep beraber bu mücadeleyi sürdüreceğiz. El ele gönül gönüle inşallah daha güçlü bir Türkiye’de hep beraber olacağız. Bu vesileyle hepinize sevgi ve saygılar sunuyorum. Hepimize aydınlık yarınlar diliyorum. Allah yolunuzu açık etsin, Allah yarınlarınızı aydınlık eylesin, dostlarınız sadık, yolunuz açık, Allah yardımcınız olsun. 23 AHUDUDU Rubus idaeus L. [Rosaceae] Ağaççileği veya Sultanböğürtleni olarak da bilinmektedir. 1-2 m yükselebilen, ince dikenli, beyaz çiçekli, damarlı dişli tüylü yeşil yapraklı çok yıllık otsu bir bitkidir. Çelik ile üretilmektedir. Meyvelerinden açık mavi ve mor boya elde edilir. FESTİVAL PROGRAMI ZEYTİNBURNU Yaprak ve meyveleri tedavide kullanılır. İdrar söktürücü, kabızlık yapıcı ve iştah açıcı olarak değerlendirilir. Yapraklar çay olarak kullanılabilmektedir. Meyveleri yenir; pekmez ve sirke yapılır. 24 25 FESTİVAL PROGRAMI 16 MAYIS CUMARTESİ 18:00 Açılış Programı Açılış Konuşmaları Mesir Macunu Dağıtımı Sergi Açılışı: Göz Hekimliği Tarihi Sergisi Halûk Perk Sağlık Müzesi Koleksiyonu Konser/Dinleti: Serdar TUNCEL 17 MAYIS PAZAR 13:00 Çocuk Programı: Çocuklarla Spor- Selda NARLI 13:30 Tıbbi Bitkilerle Tablo Yapımı Funda CİHANSEVDİ 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi 15:00 Çocuk Programı: Çocuklarla Spor - Selda NARLI 15:30 Geleneksel Türk Kahvesi Tuğçe AĞBA 17:00 Çocuk Programı: Çocuklarla Spor - Selda NARLI 17:00 Çocuklar Sokakta Solmasın Hayat Vakfı - Saadet AVCI 18:00 Çocuk Programı: Müzikli Kukla 18:30 Şerbet İkramı 19:00Dinleti: Hanende: Ramazan SÖYLER Ney: Sinan SÖYLER Kanun: Erman ERTAN 20:30 Konser: Özdemir ERDOĞAN 18 MAYIS PAZARTESİ 13:00 Çocuk Programı: Bez Oyuncağım - Atölye Limon 13:30 Bitki Parçalı Sabunlar Atölyesi Emine ULUER 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi 15:00 Çocuk Programı: Bez Oyuncağım - Atölye Limon 15:30 Doğal Temizlik Atölyesi Gül USTA 17:00 Çocuk Programı: Bez Oyuncağım - Atölye Limon 17:00 Dolaşım Sistemi İçin Kullanılabilecek Bitkiler Fatma HENDEN 18:00 Çocuk Programı: İllüzyon Show - Yeşim OBÜS 18:30 Şerbet İkramı 19:00 Dinleti Hanende: Adem TAY 26 20:30 Kanun: Emin ESEN K.Kemençe: Canfeza GÜNDÜZ Merkez Efendiyi Anma Gecesi Yunus BALCIOĞLU, Ferruh MUŞTUER, İshak DANIŞ, Habib DEVECİ 19 MAYIS SALI 13:00 Çocuk Programı: Benim Masalım - Neslihan MUGUL 13:30 Bal ve Yapay Bal Atölyesi Sevil GÜLSOY 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi 15:00 Çocuk Programı: Benim Masalım - Neslihan MUGUL 15:30 Yetişkinlere Ahşap Oyuncak Atölyesi Şule ŞENOL 17:00 Çocuk Programı: Benim Masalım - Neslihan MUGUL 17:00 Mizaçlar Hayrettin AKAY 18:00 Çocuk Programı: Akrobasi Show 18:30 Şerbet İkramı 19:00Dinleti: Hanende: Rıfat ÇALIŞKAN Ud: Ersin ERSAVAŞ Ney: Mesut EKİCİ 20:00 Merkezefendi Geleneksel Yemek Yarışması 20 MAYIS ÇARŞAMBA 13:00 13:30 14:00 15:00 15:30 17:00 17:00 18:00 18:30 19:00 20:30 Çocuk Programı: Defter Yapımı - Atölye Limon Bitkisel Gıda Takviyeleriyle Bitkisel Yaşam Atölyesi Seda KÜÇÜKDAĞ Zeytinburnu Kültür Gezisi Çocuk Programı: Defter Yapımı - Atölye Limon Fitokozmetik Atölyesi Seda SAKACI Çocuk Programı: Defter Yapımı - Atölye Limon Bitkilerle Tedavide Dikkat Edilmesi Gerekenler Murat KARTAL Çocuk Programı: İllüzyon ve Jonglör Show - Kaan OBÜS Şerbet İkramı Dinleti: Ney: Hüseyin ÖZKILIÇ Tanbur: Hulusi BABALIK Konser: Yansımalar 21 MAYIS PERŞEMBE Mozaik Atölyesi - Atölye Limon 13:00 Çocuk Programı: 13:30 Koku Karışımları Marakas - Atölye Limon Gamze GÜLEÇ 13:30 Otlardan Soslar Atölyesi 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi Tuncay DEMİR 15:00 Çocuk Programı: 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi Mozaik Atölyesi - Atölye Limon 15:00 Çocuk Programı: 15:30 Balkon Bahçeciliği Marakas - Atölye Limon Furkan TINMAZ 15:30 Çanta Yapımı Atölyesi Atölye Limon 17:00 Çocuk Programı: 17:00 Çocuk Programı: Mozaik Atölyesi - Atölye Limon Marakas - Atölye Limon 17:00 İbni Sina’da Ahlat-ı Erbaa ve 17:00 Odun Dışı Orman Ürünleri Tıbbi Bitkilerin Kullanılması Metin KALYONCU Erkan TANANEL 18:00 Çocuk Programı: 18:00 Çocuk Programı: Karagöz Hacivat Ateşbaz Gösterisi 18:30 Şerbet İkramı 19:00Dinleti: 18:30 Şerbet İkramı Hanende: Özcan UÇARER 19:00Dinleti: Kanun: Berker TEOMAN Hanende: Necdet ERDOĞRAL Ney: Fatih YILDIZ Ney: Sinan SÖYLER 20:30Mevlevi Mukabelesi: Ud: Adem AGAHOĞLU Mevlevi Ayinleri Topluluğu 20:30 Konser: Yenikapı Mevlevihanesi Bekir ÜNLÜATAER (Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Medeniyetler İttifakı Enstitüsü) 24 MAYIS PAZAR 09:00 - 17:30 Sağlık Tarihi ve Müzeciliği Sempozyumu (Yenikapı Mevlevihanesi) 13:00 Çocuk Programı: 13:00 Çocuk Programı: Seramik Atölyesi - Atölye Limon 13:30 Yenilebilir Çiçekler Oryantrik - Elif İLHAN Merve Zengin TINMAZ 13:30 Detox İçecekleri 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi Mergube KAŞGARLI 15:00 Çocuk Programı: 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi *Siyahla yazılı programlar Seramik Atölyesi - Atölye Limon 15:00 Çocuk Programı: Merkezefendi Camii yanındaki 15:30 Hardaliye Oryantrik - Elif İLHAN festival alanında, Hatice KUNT 15:30 Perküsyon Atölyesi 17:00 Çocuk Programı: *Kırmızı yazılı programlar Tıbbi Burcu ÖZÇOBAN Seramik Atölyesi - Atölye Limon Bitkiler Bahçesi’nde, 17:00 Çocuk Programı: 17:00 İlkyardım Masajı Oryantrik Elif İLHAN *Dinletiler Merkezefendi Ayla ÖRSAN 17:00 Bağışıklık Sistemi İçin Doğal Güçlendiriciler Dârulkurrâsı’nda gerçekleşecektir. 18:00 Çocuk Programı: Gülder ÖZKAN İllüzyon Show - Yeşim OBÜS *Zeytinburnu Kültür Gezisi için kayıt 18:00 Çocuk Programı: 18:30 Şerbet İkramı yaptırılması gerekmektedir. Vantrilok ve Jonglör Gösterisi - Kaan Obüs 19:00Dinleti: Müracat: 444 1984 ve festival 18:30 Şerbet İkramı Ud: Necati ÇELİK alanındaki Zeytinburnu Belediyesi 19:00Dinleti: Tanbur: Celaleddin ÇELİK standı. Ney: Hakan ALVAN 20:30 Konser: *Tıbbi Bitkiler Bahçesi'ndeki çocuk Kanun: Gökhan ÇAĞLI Sami Savni ÖZER programları ve atölye çalışmaları 20:30 Konser: 20 kişi ile sınırlıdır. Lütfen çalışma Orhan HAKALMAZ 23 MAYIS CUMARTESİ günü 08:30'da kayıt yaptırınız. (664 13:00 Çocuk Programı: 41 55). 22 MAYIS CUMA 27 SAPLI MEŞE Quercus robur L. subsp. robur [Fagaceae] 30-40 m yükselebilen, krem yeşil çiçekli, derin düzensiz loblu parlak koyu yeşil yapraklı, palamutlu, çok yıllık odunsu bir bitkidir. Tohum ile üretilmektedir. TIBBİ BİTKİLER BAHÇESİ Odunu sert ve dayanıklıdır; odunkömürü olur; travers, mobilya, direk, süs eşyası ve sap yapılır; inşaatlarda kullanılır. Dal kabuğu, meyve (palamut) ve mazıları tedavide kullanılır. Kabızlık yapıcı, kuvvetlendirici ve antiseptik etkilere sahiptir. Boğaz hastalıklarında infusyon ile gargara yapılır. 28 29 TIBBİ BİTKİLER BAHÇESİ Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, 2005 yılında açılmıştır. 14 dönümlük alanda kurulan Bahçe, Zeytinburnu Belediyesi ile Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği’ nin yürüttükleri bir proje çerçevesinde geliştirilmektedir. Bahçede halen 700’ü aşkın ekili ve etiketli tıbbi bitki bulunmaktadır. Bitkiler 68 ada, kaya bahçesi, sera ve ada dışı alanlarda sergilenmektedir. Yanlış kullanıma sebebiyet vermemek için, bitki etiketlerinde bitkinin tedavide nasıl kullanılacağı belirtilmemiştir. Zehirli bitkilerin etiketinde uyarı vardır. Bahçede bitki atıkları doğal gübre olarak değerlendirilmekte, sentetik gübre ve ilaçlardan kaçınılmaktadır. Damlama ve yağmurlama yöntemleri ile sulama yapılmaktadır. Çiçekli haldeyken toplanan bitkiler pres yapılarak kurutulmakta, kartonlara yapıştırılmakta, dondurucuda bekletilmekte, etiketlenmekte ve herbarium dolaplarında muhafaza edilmektedir. Biyoçeşitliliğe katkıda bulunmak amacıyla oluşturulan tohum bankasında bahçedeki bitkilerden elde edilen tohumların yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinden temin edilen tohumlar yer almaktadır. Laboratuvarda bitkilerin morfolojileri ve anatomileri incelenmekte; uçucu ve sabit yağ elde edilmekte; tentür, merhem, krem, parfüm, kolonya, sabun yapılmakta; kefir üretilmekte; bitki zararlılarına karşı bitki özleri hazırlanmaktadır. Kaidesinde 52 haftalık tabiat takvimi, üzerinde güneş saati bulunan yapı orijinaldir. Büyük sera dünyanın sıcak ve ılıman iklime sahip bölgelerinden gelen bitkilere uygun şartlar sağlamaktadır. Yanında küçük bir yetiştirme serası vardır. Arka bahçemizin çeşitli hayvanlara ev sahipliği yapması, özellikle çocukların tabiatı bir bütün olarak görmelerini kolaylaştırmaktadır. Bahçe her mevsim gezilirse bitkilerin bütün evreleri görülebilir. Uygun zamanlarda hasat edilen bitkilerimiz, kurutma odasındaki raflara yerleştirilerek kurutulmakta, paketlenip birkaç gün dondurucuda bekletilmekte, etiketlenip drog dolaplarında muhafaza edilmektedir. Bahçemizde bazı fidelerin, uçucu ve sabit yağların, hidrolatların satışı yapılmaktadır. 30 Bahçemiz her gün açıktır. Okullar - gruplar, rehber eşliğinde gezmek İçin mesaj formu veya telefonla başvurabilirler. 31 TIBBİ BİTKİLER BAHÇESİ SAĞLIK ÇEVRE OKULU Ev Tıbbı Seminerleri Aromaterapi Bitkilerin İyileştirici Kimyası Doğal Bakım Doğal Güzellik Fitoterapi Masajterapi Osmanlı Tıbbında Sağlıklı Yaşama Refleksoloji Tetik Nokta Masajı Atölye Çalışmaları Ahşap Eşya Yapımı Aromatik Bitkilerle Yemekler Ayın Tıbbi Bitkisi Bahçe Düzeni Planlama Bayat Ekmekleri Değerlendirme Bergamot Bitki Fotoğrafçılığı Bitki Mitosları Bitki Özleri Bonsai Böcekler Böcekler İçin Çevre Dostu Öneriler ve Ev Yapımı İlaçlar Çiçek Açan Örtüler Çim Bitkilerini Yetiştirme Çocuğa İlkyardım Çocukları Tehdit Eden Zehirler Defter Yapımı Doğal Boyama Doğal Doğum (Hamileler için) Doğal Kozmetik 32 Doğal Malzemeyle Oyuncak Yapımı Doğal Parfüm Doğal Reçel Doğal Sabun Doğal Sıvı Sabun Doğal Sirke Doğum Sonrası Anne ve Bebek (Hamileler için) Doğal Turşu Ebru Sanatı Ekmek Yapımı Enerji ve Ekoloji Evde Doğal Çözümler Flora ve Fauna Keşfi Gıda Alırken Dikkat Edilecekler Gübreleme Teknikleri Herbaryum Teknikleri İçmekan Süs Bitkileri Bakımı İşaret Dili Kış Mutfağı Kompost Kuş Gözlemi Likenler Mantarlar Minyatür Ekosistem Yapımı Nefes Çalışması Otlardan Yemeğe Permakültür Permakültür ve Şehir Polenler Sağlıklı İçecekler Sigara Bırakma Stres Kontrolu Şerbet ve Hoşaflar Taş Boyama Tekstilde Bitkisel Lifler Tıbbi Bitkileri Tanıma Çocuk Programları Ahşap Oyuncak Yapımı Arıların Ekosistemdeki Yeri Atıklar Geri Dönüyor Bahçede Sanat Beş Duyumuzla Bitkiler Bitkilerin Sırları Böceklere Yakın Bakış Çevreci Robotlar Ekolojik Ev Yapımı Güneş Ocağı Hava ve İklim İnsan Vücudu Tiyatrosu Kuş Evi Yapımı Mercek Altında Canlılar Minik Eller Toprağa Mini Bahçe Kurma Origami Tıbbi Bitkiler Bahçesi Staj İmkanları Gönüllü Bahçıvanlık Güneş Saati ve Tabiat Takvimi 33 HÜSNÜYUSUF Dianthus barbatus L. [Caryophyllaceae] Guguçiçeği veya Çin karanfili olarak da bilinmektedir. 60 cm yükselebilen, küme halinde toplanmış kırmızı pembe mor çiçekli, ince uzun koyu yeşil yapraklı, çok yıllık otsu bir bitkidir. Tohum ve köklerini ayırma ile üretilmektedir. Yaprakları, tohumu ve çiçeği tedavide kullanılır. SEMİNERLER Terletici, idrar arttırıcı ve kalp kuvvetlendirici olarak değerlendirilir. 34 35 SEMİNERLER Bağışıklık sisteminin görevi vücudu enfeksiyon ve kanserden korumaktır. Timus, lenf damarları, lenf bezleri, dalak, bademcikler, akyuvarların yanısıra makrofaj, mast hücreleri gibi uzmanlaşmış hücreler bağışıklık sistemi içinde yer alır. Timus, bağışıklık sisteminin temel organıdır ve çalışması azalırsa tekrarlayan veya kronikleşen enfeksiyon, bozulursa saman nezlesi, alerji ve migren ortaya çıkmaktadır. Yaşlılık, sık enfeksiyon, kanser, AIDS, aşırı stres durumlarında timusun uyarılması ve çalışması zayıflamıştır. Hastalıklarla savunma sistemi arasında ters etkileşim vardır. Savunma sisteminin zayıflaması enfeksiyona yol açarken tekrarlayan enfeksiyonlar savunma sistemini giderek zayıflatır. Kolayca soğuk algınlığına yakalanan, yılda ikiden çok soğuk algınlığı geçiren, kronik hastalığı olan, sık sık pamukçuk ya da uçuk olan, lenf bezleri sıkça şişen, kanser olan veya geçmişte kanser geçirmiş kişilerin bağışıklık sistemi giderek zayıflar. Bağışıklık Sistemi İçin Doğal Güçlendiriciler Uzm. Dr. Gülder ÖZKAN 36 Stresle baş edebilme becerisi, egzersiz, besin destekleri ve bitkisel ilaç kullanımı, öğünlerin düzenli olması, suyun bol içilmesi (günlük en az 6-7 su bardağı), yeşil sebze tüketiminin arttırılması, vejeteryan beslenme eğilimi ve dengeli yaşam tarzı bağışıklığın güçlü olmasını sağlar. Ana besin maddelerinin alımı, antioksidanlar, karoten ve flavonoid içeren sarı-kırmızı mor renkli meyve ve sebzeler bağışıklığı desteklerken, beslenme sorunları (iştahsızlık, seçicilik), besin yetersizliği, şekerin aşırı tüketilmesi ve besin alerjileri bağışıklığı baskılamaktadır. 37 SEMİNERLER Bağışıklık sisteminin zayıflamasının en büyük nedeni temel besin maddelerinden birinin yetersiz alınmasıdır. Mesela yaşlılarda, kanser, AIDS gibi ciddi hastalıklarda protein alımı eksikliği söz konusudur; beslenme protein takviyesi ile desteklenmelidir (peynir altı suyu proteini, yumurta proteini gibi). Fazlaca şeker ve karbonhidrat tüketimi ve aşırı kilo akyuvarların mikroorganizma ve yabancı maddeleri yok etme yeteneğini azaltır, bağışıklık sisteminin birçok fonksiyonunu baskılar. Ne kadar çok şeker tüketilirse bağışıklık sistemi o kadar zayıflar. Süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, baklagiller, soğuk pres bitkisel sıvı yağlarda bulunan A vitamini; turunçgiller, meyve ve sebzelerin çoğu, brokoli, biber çeşitlerinde bulunan C vitamini; bitkisel yağlar, yumurta, balık, tam tahıl içeren ürünler, mercimek, fasulye, sert kabuklu yemişler ve çekirdeklerde bulunan E vitamini; süt ve süt ürünleri, balık, baklagiller, et, tam tahıllı ürünler, yeşil yapraklı sebzeler, sert kabuklu yemişler ve çekirdeklerde bulunan B vitamini; güçlü bağışıklık sistemi için mutlaka olması gereken öğelerdir. Çocuklarda A vitamini eksikliği kızamık gibi viral enfeksiyonlara kolay yakalanmalarına yolaçar. Kızamık tedavisine mutlaka A vitamini eklenmelidir. Gebelikte sakat doğuma yol açabileceği için A vitamini kullanılmaz. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için özellikle ileri yaşlarda düzenli E vitamini alınmalıdır. 38 Demir, selenyum, çinko da bağışıklık sisteminin çalışması için gerekli minerallerdir. Özellikle yaşlılar, çocuklar, çok hastalanan ve sık uçuk çıkaran kişiler için çinko desteği önemlidir. Sigara içmemek, düzenli egzersiz yapmak, vücut ağırlığını normal sınırlarda tutmak, (dua, meditasyon gibi) rahatlama teknikleri uygulamak ve günde 7-8 saat uyumak bağışıklığı arttırır. Bağışıklığın güçlendirilmesi için kullanılan tıbbi bitkilerin başında ekinazya gelmektedir. Ekinazya purpura’nın toprak üstü kısmı ve Ekinazya pallida’nın kökleri bağışıklığı güçlendirmektedir. Tekrarlayan enfeksiyonlar, akut ve kronik solunum yolu enfeksiyonları ve Herpes simplex (uçuk) enfeksiyonlarının tedavisinde, kanser tedavisini destekleyici olarak, bakteriyel deri enfeksiyonlarında destekleyici ya da koruyucu olarak kullanılır. Ekinazya + C vitamini + Rosa canina (Kuşburnu)’nın birarada üst solunum yolu enfeksiyonlarının önlenmesi ve destek tedavisinde etkili olduğu, 1-16 yaş grubunda güvenle kullanılabileceği gösterilmiştir. Kullanımı 2 ayı geçmemelidir. Doğu mazısı (Thuja occidentalis), Ginseng, Geven (Astragalus membranaceus), özellikle çam, meşe ve elma ağaçlarında yetişen ökseotu, zeytin yaprağı bağışıklığın artması için kullanılabilecek önemli tıbbi bitkilerdir. Zihnimizin sağlık ve hastalık üzerinde güçlü etkisi vardır. Hayata karşı takındığımız tutum ve ruh halimiz bağışıklık sistemimizi çok etkiler. Mutluluk ve olumlu düşünceler bağışıklığımızın daha iyi çalışmasını sağlarken, depresif hal, karamsar düşünceler bağışıklığı baskılar. Gülmek, eğlenceli ve sevilen işlerle uğraşmak bağışıklık sistemini hayal edemeyeceğiniz kadar iyi etkiler. Yönlendirilmiş imgeleme, olumlu telkin, hipnoz, düşünce gücü ve nefes teknikleri ile bağışıklık güçlendirilir. Duygusal durumun olumlu yönde olması ciddi hastalıkların bile yenilebilmesini sağlamaktadır. Şifa içimizdedir. Bebeklerde enfeksiyon ve alerji oranını azaltan en önemli uygulama annesinin emzirmesidir ve ileri yaşlar için de önemlidir. Emzirme, bebekte timus bezini uyarır, savunma sistemini güçlendirir. Anne sütü ile beslenen bebeklerin timüs bezi hazır mama ile beslenen bebeklere göre 20 kat daha büyüktür. Bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslenmeleri bağışıklık sistemi için çok değerlidir. 39 SEMİNERLER At kestanesi, Aesculus hippocastaneum: • Ödem protektif, • Venotonik, kronik venöz yetmezlik, varis şikayetlerinde, • Uzun uçuşlarda preventif olarak, • Antikoagulan, burkulma ve yaralanmalarda kan pıhtılaşmasını önlemek için, • Kapiler permeabilite hasarlarını gidermeye, • Bacak ödemleri ve kaşıntıyı gidermede yardımcı olur. Alıç, Crataegus monogyna: • Kroner ve miyokard dolaşımı arttırarak kalp kaslarının yaşlanmaya bağlı elastizite kaybını onarmada, • Periferik damar direncini azaltır • 2. grad kalp şikayetlerinde, • Antiaritmik, kardioprotektif, Dolaşım Sistemi İçin Kullanılabilecek Bitkiler • Arterioskleroz profilaksisi olarak kullanılır. Melisa, Melisa officinalis: Ecz. Fatma HENDEN • Kalp hastalıklarının azaltılmasında, • Santral sinir sistemi şikayetlerinde, • Kronik bronşiyalkatyarlarda, • Topikal olarak nöropatik ağrılarda kullanılır. 40 41 SEMİNERLER Ökse otu, Viscum album: Atkuyruğu, Equisetum arvense: • Dejeneratif enflamatik adele şikayetlerinde, • Bol miktarda silisyum içerir. • Tansiyon problemlerinde, • Bağ dokusunu güçlendirir, cilt metabolizmasını güçlendirir. • Kan dolaşımını regule etmeye yardımcı olur. • Gut ve zor iyileşen yaraların iyileşmesinde, Karabuğday, Fagopyrum esculentum: • Post travmatik, statik ödemlerin giderilmesinde yardımcı olur. • Bol miktarda rutin içerir. • Arteroskleroz profilaksisinde, • Mikro sirkulasyonu düzenlemede, • Ven, kapillerlerin madde alışverişini düzenlemede, • Kronik venöz yetmezligi arttırmaya yardımcı olur. Üzüm çekirdeği, Vitis vinifera: • Resveratrol içerir. Antioksidan etkilidir. • Yaşlanmayı direk yavaşlatmaya yardımcıdır. • Kapiller permeabiliteyi düzenler. • Çekirdek yağı hücre bölünmesini artırmaya yardımcıdır. • Trombosit agregasyonunu baskılar. • Yorgun bacak sendromu • Dolaşım şikayetlerinde, kronik venöz yetmezlik, ödem gidermeye yardımcıdır. 42 43 SEMİNERLER Bitkisel drog; bitki, alg, mantar ve likenlerin bütün veya parçalanmış, işlenmemiş kısımlarından oluşur ve genelde kuru bazen de taze formda kullanılır. Bitkisel drog preparatı; bitkisel drogların ekstraksiyon, distilasyon, sıkma, fraksiyonlama, saflaştırma, yoğunlaştırma veya fermente etme gibi işlemlere tabi tutulmasıyla elde edilir. Bitkisel ilaç (tıbbi bitkisel ürün); bir veya daha fazla bitkisel drog, bir veya daha fazla bitkisel drog preparatı veya bir veya daha fazla bitkisel drog ve bitkisel drog preparatı kombinasyonundan oluşan üründür. Standardizasyon; bitkisel drogdan elde edilen bir ürünün, etkinliği bilinen bir madde veya madde grubu üzerinden yardımcı maddeler, bitkisel drog ya da ürünle karıştırılarak ayarlanmasıdır. Bitkisel ilaçların kalitesi onun etkinlik ve güvenilirliğini doğrudan etkilemektedir. Bitkisel ilaçların kalite kontrolü için birçok yöntem vardır. İlk basamak, kullanılan bitkisel drog ve/ veya bitkisel drog preparatının kalite kontrolüdür. Bitkisel Ürünlerde Kalite Prof. Dr. Murat KARTAL Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Fitoterapi Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi 44 Fitoterapi uygulamaları, modern ilaç hazırlama yöntemlerinin bitki veya bitkisel ekstrelere uygulanması ile hazırlanan, etkili, güvenli, stabilitesi yüksek ve kullanımı kolay ilaç formları ile yapılmaktadır. Gereken doz ayarlanmış, istenen optimum etki sağlanmıştır ve her kullanıldığında aynı etki oluşmaktadır. Bitkisel ilaç üretiminde, imalata başlamadan önce başlangıç maddeleri olan bitkisel drog, bitkisel drog preparatları ve yardımcı maddelerin kontrolü yapılır. Üretim içi kontroller ve bitmiş üründe yapılan analizlerle kalitenin sürekliliği sağlanmaktadır. 45 SEMİNERLER Ülkemizde durum Şu anda ülkemiz piyasasında bulunan ve çoğu ithal olan bitkisel drog, bitkisel ürün ve bitkisel ilaç üzerinde yeterli kalite kontrolü yapılmamaktadır. Anadolu toprakları birçok kültür bitkisinin gen merkezidir. Anadolu florası ekonomik bakımdan büyük önem taşıyan tıbbi bitkilere sahiptir. Ancak bu potansiyeli yeterince kullanılmamaktadır. Ülkemizin doğal florasında bulunan tıbbi bitkilerin kültürü yapılarak ve bunlardan bitkisel drog preparatları hazırlanarak dünya bitkisel ilaç pazarına hammadde temin edilebilir. Bu, ülkemiz tarımına da bir çıkış yolu sağlayacaktır. Dünya bitkisel drog, bitkisel drog preparatı ve bitkisel ilaç pazarında söz sahibi olabilmek için kalite kontrol yöntemlerini bilmek ve kaliteli ürünler elde etmek gerekir. 46 Ülkemiz sanayicileri, dünya standartlarında kaliteye sahip ve Farmakope ile monograflara uygun bitkisel drog ve bitkisel drog preparatlarını üretecek teknolojileri ve işletmeleri kurarak ülkemizi bitkisel ürün ve bitkisel hammadde pazarında lider konumuna getirmelidir. Ülkemiz ilaç sanayii bitkisel ilaçları üretecek, yeni ürünler geliştirecek ve pazara sunacak yeterli bilgi birikimine ve teknolojiye sahiptir. Yerli ilaç sanayi, hekimler, eczacılar ve bütün sağlık çalışanları bu konuya sahip çıkmalıdır. Ülkemiz üretmek zorundadır. Üretmiyor ithal ediyorsanız yerinizde sayıyor, hatta geriliyorsunuz demektir. Bize düşen yerli üretimi ve üreticileri destekleyerek rekabeti sağlamak ve kalitesi kontrol edilmiş ürünlerin halkımıza ulaşmasına yardım etmektir. 47 SEMİNERLER Orman nedir? Orman, oldukça geniş bir alanda kendine özgü bir iklim oluşturabilen, belirli yükseklik, yapı ve sıklıktaki ağaçlar, ağaççık, çalı ve otsu bitkiler, yosun, eğrelti ve mantarlar, toprağın altında ve üstünde yaşayan mikroorganizmalar ve çeşitli böcek ve hayvanlarla orman toprağının birlikte oluşturduğu hayat birliğidir (Aytuğ, 1976). Odundışı Orman Ürünleri Metin KALYONCU Orman Mühendisi, Peyzaj Y. Mimarı 48 Ormanların fonksiyonları 1- Ekonomik fonksiyonları Odun ve odundışı orman ürünleri 2-Ekolojik fonksiyonları Doğayı koruma Erozyonu önleme İklimi koruma 3-Sosyal-kültürel fonksiyonları Hidrolojik Toplum sağlığı Estetik Ekoturizm ve rekreasyon Ulusal savunma Bilimsel Odundışı orman ürünlerinin önemi Ekolojinin sağlık adına çok önemli bir çıktısı, ilaçların ve kozmetiğin ana hammaddesi ve ilham kaynağı olan tıbbi ve aromatik bitkilerin orman alanlarında doğal olarak yetişmesi ormanların önemini ortaya koymaktadır. Önceden sadece odun kaynağı olarak görülen ormanların odundışı ürün, hizmet ve 49 SEMİNERLER faydaları ağırlığını gün geçtikçe daha fazla hissettirmektedir. Ormancılık ilkelerini oluşturan; sürdürülebilirlik, çok amaçlı yönetim ve faydalanma, katılımcılık, biyolojik çeşitliliğin korunması, toplumun kalkınması ve stabilizasyonuna katkı sağlanması, odundışı orman ürünlerinden faydalanmaya ayrılacak sahaların ayrıntılı yönetim planlarının (koruma, geliştirme, faydalanma esaslarının) yerel halkın katılımı ile hazırlanıp uygulanması konularında bilgi, deneyim ve metodolojilerin geliştirilmesi zorunludur. Kamu kurum ve kuruluşlarının desteği Orman ve Su İşleri Bakanlığı: Bozuk orman arazilerinin 49 yıllığına tahsisi, proje ve kredi desteği Hazine arazilerinden yapılan tahsislerde kredi ve proje desteği Tapulu arazilerde proje ve kredi desteği. Odundışı orman ürünlerinden faydalanma Orman Kanununun 37. maddesi gereği; A- Muhammen bedelle satış: Üretim programı olan reçine, sığla, çıra-çıralı çam kökü ve şimşir ile özel üretim tekniği nedeniyle topraklı ve topraksız fidan ve ağaç alivreli (üretim öncesi) satışı yapılarak alıcılarca üretilmektedir. Tarımsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK): AB IPARD Projesi kapsamında proje ve hibe kredi desteği Tarımsal ürünlerin işlenmesi, depolanması ve paketlenmesine yönelik yeni yatırımlar ile faal olan veya olmayan tesislerin kapasite arttırımı ve teknoloji yenilenmesine yönelik yatırımlar ya da kısmen yapılmış yatırımların tamamlanmasına yönelik yatırımlar Kalkınma Ajansları: Doğrudan faaliyet desteği. B- Tarife bedelli satış: Üretim programında bulunmayan ve üretimi özel teknik gerektirmeyen her türlü orman ürünü Orman Kanununun 40. madde önceliklerine göre orman köylü ve kooperatiflerine satılmaktadır. Defne, kekik, çiçek soğanları, sumak, ıhlamur, kestane, harnup, fıstık çamı kozalağı v.s. (otsu ve diğer bütün bitkiler) Bu anlamda odundışı orman ürün kaynaklarının yönetimine verilen önem ve ağırlık ile bu alandaki kurumsal kapasite yetersizdir. 50 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı: Ceviz, badem, fıstık gibi odundışı orman ürünleri ile tıbbi ve aromatik bitkilerin yetiştirilmesine yönelik desteklemeler. ALAN KULLANIMI 51 SEMİNERLER Masaj, fiziksel ve ruhsal açıdan rahatlamak amacıyla bilinçli ve sistemli yapılan manipülasyonlardır. İlkyardım masajı, insanın içgüdüsel olarak yaptığı hareketlerdir. Ağrıyan uzvumuzu ovalamak, ağrıyan başımızı tülbent vb birşeyle sıkmak öksürdüğümüz zaman sırtımıza vurmak gibi. Vücudumuz daima bizi uyarır. Refleksoloji Ayaklarda bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktaları bulunduğu, bu noktaların beden anatomisinin aynası olduğu ilkesine dayalıdır. Parmak uçları beyni temsil eder. Kan dolaşımını hızlandırmak için çıplak ayakla yürümek faydalıdır. Günümüzde uygulanan klasik masaj (Rus-İsveç masajı) 19. yüzyılda şekillenmeye başlamıştır. 1894 yılında İngiltere’de masaj okulları açılmıştır. Almanya’daki Hoffa (1859-1907) ekolünü Türkiye’ye getiren kişi rahmetli Prof.Dr. Ahmet Hamdi Turgut’tur. Kanser, varis, açık yara, cilt hastalıkları, ateşli hastalıklar, kalpte pil varlığı, hamilelik ve teşhisi konmamış hastalıklarda masaj yapılmaz. İlkyardım Masajı Ayla ÖRSAN 52 Shiatsu Akupunktur noktalarına baskı ile yapılır. Baş ağrısı ve mide bulantısında baş ve işaret parmağının ayrım noktasına baskı; baş ağrısında alın şakak elmacık kemiklerinin birleştiği göz kenarındaki noktaya baskı; uykusuzlukta ayak baş parmağına baskı; bebeklerdeki gaz probleminde abdomende saat yönündeki sıvazlama iyi gelir. Bacaklardaki yorgunluk ve ödem için suya tuz atıp ayaklar bekletilir. 53 SEMİNERLER 1665 yılında Robert Hook tarafından hücrenin keşfinden sonra Hippokrat, Galen ve İbn-i Sina gibi tıbbın kurucularının uyguladıkları hümoral patoloji teorisi ortadan kalktı. Hümoral patoloji, farklı kültür ve coğrafyalarda farklı isimlerle anılmış ama ana felsefesi aynı kalmış ve küçük farklarla uygulanarak varlığını günümüze kadar sürdürmüştür. Hümoral patoloji, antik Yunan filozoflarından Aristo’nun “Evrene dörtlü ritm hâkimdir. Canlı cansız herşeyin yapısı dört ana elementten oluşmuştur. Bunlar ateş, hava, toprak, su’ dur” fikriyle başlamıştır. Hippokrat bu dört elementi insan vücuduna uyarlamış ve bir teori geliştirmiştir. Bu elementler şu anda anladığımızdan öte bir anlam taşımaktadır. Örneğin “su” sadece içtiğimiz su değildir. Su doğada ve insan vücudunda hem maddesel fonksiyon ve görüntüsü ile, hem de enerjetik anlamda, buharlaşan, toprağı yumuşatan, sıcaklığı dengeleyen, duruma göre durgun, sakin veya sel oluşturabilecek kadar hırçın, kabın şeklini alabilen, sıcak ve soğuk olabilen, temizleyen özellikleriyle ele alınmıştır. İbn-i Sina’da Ahlat-ı Erbaa ve Tıbbi Bitkiler Dr. Erkan TANALEL 54 Bu teori daha sonra ünlü hekim ve filozoflar tarafından geliştirilmiş, İbn-i Sina’nın El-Kanun Fi’t-Tıb adlı eseriyle zirveye taşınmıştır. Bu eser Batı tıp okullarında 16. yüzyıl sonlarına kadar 600 yıl boyunca ders kitabı olarak okutulmuştur. Humoral patoloji olarak isimlendirilen bu teori, İslam coğrafyasında ahlat-ı erbaa (dört ahlat - dört latif sıvı - dört sıvı - dört usare) adını almış Osmanlı tıbbının temellerini oluşturmuş, teşhis ve tedaviler bu teorinin usullerine göre yapılmıştır. 55 SEMİNERLER Ahlat-ı erbaa Ateş, hava, toprak, suya anasır-ı erbaa (dört unsur), bu dört elementin insan bedenindeki karşılığı olarak kabul edilen dört sıvıya da ahlat-ı erbaa (dört hılt) denir. Ateş - sarı safra -kuru ve sıcak Hava – kan - nemli ve sıcak Toprak - sevda (kara safra) - kuru ve soğuk Su – balgam - nemli ve soğuk İbn-i Sina bu dört hılt’ın (sarı safra, kan, sevda, balgam) her insanda özel ve benzersiz bir şekilde karıştığını, kişiye özel bir denge oluşturduğunu söylemiştir. İşte kişiye özel ortaya çıkan ruhsal, bedensel, zihinsel özelliklerin bütününe mizaç denir. Ahlat-ı erbaa’da dört temel mizaçtan bahsedilir: Safravi, demevi, sevdavi, balgami. Bir kişiye “safravi mizaçlı” dendiği zaman, vücudunda safra salgısının nitelik ve nicelik olarak diğer üç sıvıya baskın geldiği anlamını çıkarırız. Bu kişi fizyolojik ve psikolojik olarak safra hıltının özelliklerini gösterecektir. Çabuk öfkelenen, bir anda patlayan, aktif, hareketli, uyku süresi 5-6 saat civarında, zihin performansı yüksek, çok konuşan, minyon tipli, dili genellikle kuru, su içme isteği fazla, genellikle kilo almayan, hazmı iyi, bağırsakları hızlı çalışan, bedeni sıcak tip safravi mizaç tipidir. 56 Mizacı aynı olan insanların majör özellikleri benzerdir. Ancak her insan mutlaka saf safravi, demevi, balgami veya sevdavi olmayabilir. Kişinin bedeninde birden fazla hılt baskın olabilir. Bu tiplere karışık mizaç denir. Böyle bir kişi baskın olan iki veya daha fazla hıltın karma özelliklerini gösterecektir. İnsanda dört hıltın optimal dengesinin bozulmasına hastalık denir. Tedavi usulleri arasında en göze çarpanlar müshil, lavman, kusturma, hamam, masaj, egzersiz, kan alma (hacamat, phlebotomy), sülük (hirudoterapi), beslenme tarzı değişikliği ve tıbbi bitkilerdir. Bütün bu uygulamalarda ana fikir detoks’tur. Bozukluğu tespit edilen hıltların bedenden uzaklaştırılması amaçlanmaktadır. Bedenin çalışma yeteneğinin önünde engel teşkil eden toksinler vücuttan uzaklaştırılınca beden kendini yeniden restore etme yeteneğine sahip olur. Bazı tıbbi bitkiler bozuk hıltları vücuttan boşaltmaya yararken, bazı bitkiler doku ve organların restorasyonunda kullanılır. Kullanılan her bir bitki, yiyecek ve içeceğin de bir mizacı vardır. Kimi ısıtıcı, kimi soğutucu, kimi nemlendirici, kimi kurutucudur. Hastanın ve hastalığın mizacına uygun bitkiler seçilerek terkipler hazırlanır. Örnekler: Şahtere (Fumaria officinalis): (1. derece soğuk, 2. derece kuru): Vücuttaki bozuk hıltları söker atar. Karaciğerdeki tıkanıklığı açar. Kanı temizler. Antitoksin olarak çalışır. Modern fitoterapide de safra yolları rahatsızlıkları, safra taşları, safra kesesi kistleri için kullanılır. Safra akışını düzenleyici, kan temizleyici, tonik ( vücudu kuvvetlendirici), antimikrobik etkileri de kayıtlıdır. Yabani hindiba (Cichorium intybus): (1. derece soğuk, 2. derece nemli): Sarı safranın nitelik ve nicelik olarak bozukluklarında ve karaciğerin sıcak hastalıklarında kullanılır. Modern fitoterapide de, safra yolları rahatsızlıkları, bilirubin metabolizma sorunları için kullanılır. Karaciğer hücrelerini koruyucu etkisi kayıtlıdır. Her iki bitkide klasik ve modern bilgilerin birbiriyle örtüştüğü görülmektedir. 57 SEMİNERLER Enerji ilk maddeye dönüştü. Bütün maddi âlem çift kutuplu olarak ortaya çıktı. Aktif enerji olarak sıcak ve soğuk, pasif enerji olarak nem ve kuruluk oluştu. Aktif ve pasif enerjetik elementler böylece kararlı hale geldiler. Aynen “gün” olabilmesi için hem aktif gündüze hem pasif geceye ihtiyaç olunduğu gibi. Enerjetik olarak kararlı bu dört yapı dört elementi oluşturdu. Bu dört element dört temel enerjiye izafe edildi: Ateş - sıcak ve kuru, su - soğuk ve nemli, hava - sıcak ve nemli, toprak - soğuk ve kuru. Dört elementin farklı karışımları mizaçları ortaya çıkardı. Her varlığın ve oluşun bir mizacı var. İnsan bedenindeki her unsurun, duygu ve hislerin, aklın mizaci özellikleri vardır. Dört elementin insandaki karşılıkları dört unsurdur: hava - kan, ateş - safra, toprak – sevda, su - balgam. Her insanda bu dört element de bulunmakla birlikte göreceli olarak baskın olanlara göre isimlendirme yapılır. Mizaçlar Hayrettin AKAY Mizacı altı şey etkiler: çevre ve hava, yiyecek ve içecek, fiziksel egzersiz, uyku ve uyanıklık, duygu ve düşünceler, vücutta alıkoyma ve vücuttan çıkartma. İnsanın sağlıklı bir hayat sürmesi ve etrafındaki insan ve diğer varlıklarla iyi ilişki kurması için mizacını bilmesi ve onu etkileyecek unsurları dikkate alması gerekir. İnsanın hayatı mizacı ile uyum halinde olmalıdır ki dengesini koruyabilsin. Yoksa dengesi bozulur ve kararsız bir yapı oluşur. Buna bağlı haller, duygular, düşünceler davranışlar ve hastalıklar ortaya çıkar. 58 59 SEMİNERLER Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfı Çocuk Hizmetleri Koordinatörlüğü tarafından 1998 yılından bu yana “Çocuklar Sokakta Solmasın” projesi yürütülmektedir. Vakıf proje çerçevesinde; ilköğretim çağında olup ailesiyle birlikte yaşayan ve sokakta çalışan çocukları sokakta çalışmaya iten nedenleri araştırıp onlara yönelik çözümler üretmeye ve ilerleyen zamanda çocukların sokak çocuğu olmalarını engellemeye çalışmaktadır. Çocuklar Sokakta Solmasın Projesi Tuba GAVAZ 60 Bu amaçla, sokakta çalışan çocuklarla sokakta ya da ilgili kurum ve kişilerin önerisiyle tanışılmakta; aileden sorumlu gönüllüler belirlenmekte ve bu gönüllülerle çocukların aileleri düzenli olarak ziyaret edilmekte; gıda, giyim ve ev eşyası ihtiyaçları karşılanmakta; eğitim ve sağlık hizmeti desteği verilmektedir. Eğitim hizmeti olarak, üniversite öğrencisi ve diğer gönüllüler tarafından eksik ve geliştirilmesi gereken konularda etüt desteği verilmektedir. Sağlık hizmeti kapsamında, çocukların sağlığını, normal büyüme ve gelişmesini etkileyebileceği öngörülen durumlar ve hastalıkları tespit edilmekte, gerekli tedavi ve rehabilitasyon yaklaşımları önerilip uygulanması sağlanmaktadır. Ayrıca karne şenlikleri, geziler, piknikler, yaz okulu, sosyal kulüp çalışmaları gibi çocukların moral ve motivasyonlarını arttırmaya yönelik uygulamalar yapılmakta ve toplumsal uyum kapasiteleri arttırılmaya çalışılmaktadır. Bugüne kadar 152’si sokakta çalışan olmak üzere 354 çocuk ve 70 aile proje kapsamına alınmıştır. Proje kapsamında yapılan çalışmalar sırasında çocuklar sokakta çalışmayı bırakmış ve ailelere ve özellikle annelere eğitim ve öğretimin önemi anlatılmış ve kavranması sağlanmıştır. Çocukların okul başarıları belirgin derecede yükselmiştir. 61 SEMİNERLER 8 çocuk tıp fakültesi dahil olmak üzere üniversiteden mezun olmuş, 16 çocuk üniversitede okumaktadır. 5 çocuk meslek lisesinden mezun olarak çalışma hayatına başlamıştır. İlköğretimden mezun olan 5 çocuk hem açık lisede okumakta, hem de çalışmaktadır. 8 çocuk meslek lisesinde olmak üzere 22 çocuk lise, 24 çocuk ilköğretim eğitimine devam etmektedir. Eğitimlerini tamamlayamayan 2 erkek çocuk çırak olarak başladıkları erkek kuaförünü devralarak kendi işlerini kurmuşlardır. Proje, çocuk ve ailenin yalnız maddi ihtiyaçlarını karşılayan bir yardım programı olmayıp, sosyal ihtiyaçlarını her aile ve çocuk için farklı tarzlarda ve farklı programlarla gidermeye çalışmaktadır. Proje halen İstanbul ve Adıyaman’da kurulu iki merkezde sürmektedir. lü desteği ve çocuk gruplarının gönüllüler eşliğinde misafir edilmesi, hem çocukların sosyal uyumlarını, hem gönüllü motivasyonunu hem de vakfın kurumsal kapasitesini arttıracaktır. Proje 2006 Vakıf Medeniyeti Yılı Uygulanmış Sosyal İçerikli Proje Yarışması’nda ödül almıştır. Hayat Sağlık ve Sosyal Hizmetler Vakfının hedefleri arasında, proje kapsamındaki çocuk ve çalışacak gönüllü sayısının arttırılması, sokakta çalışan çocuklara yönelik İstanbul’da ve Anadolu’nun farklı noktalarında merkezler kurulması, ilgili diğer kurumlarla işbirliği yapılarak hizmetin yaygınlaştırılması yeralmaktadır. Bu kapsamda 2012 yılında Adıyaman’da bir çocuk merkezi kurulmuştur. Adıyaman Çocuk Merkezi’nde 10 aile ve 20 çocuk ile ilgilenilmektedir. Projenin finansmanı düzenli proje aidatları yanında bağışlar ve düzenlenen hayır yemekleriyle karşılanmaktadır. Projeye yapılacak her türlü yardım, gönül62 63 TIBBİ NERGİS Calendula officinalis L. [Asteraceae] 30-50 cm yükselebilen, turuncu çiçekli, oval yeşil yapraklı, etli gövdeli, tek yıllık otsu bir bitkidir. Tohum ile üretilmektedir. ETKİNLİKLER Çiçekleri tedavide ve kozmetikte kullanılır. Antibakteriel, antivirütik, antienflamatuar etkileri vardır. Bazı cilt hastalıklarında yumuşatıcı ve kaşıntı giderici olarak kullanılır. 64 65 ETKİNLİKLER - MERKEZEFENDİ Çörekotu Dağıtımı Fesleğen Dağıtımı 66 Stand Ziyaretleri Fesleğen Dağıtımı 67 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın Açılış Konuşması Zeytinburnu Belediyesi 16. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali Açılışı ve Mesir Macunu Dağıtımı 68 Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş ve Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın Mesir Macunu Dağıtımı 69 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Göz Hekimliği Tarihi Sergisi Göz Hekimliği Tarihi Sergisi “Göz Hekimliği” Tarihi Sergisi Afişi “Göz Hekimliği Tarihi Sergisi” Sergi Kataloğu Haluk PERK Sergi Açılışı: Göz Hekimliği Tarihi Sergisi Haluk Perk Sağlık Müzesi Koleksiyonu 70 71 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Tıbbi Bitkilerle Tablo Yapımı Atölyesi / Funda Cihansevdi 72 Tıbbi Bitkilerle Tablo Yapımı Atölyesi / Funda Cihansevdi 73 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Geleneksel Türk Kahvesi Atölyesi / Tuğçe Ağba 74 Bitki Parçalı Sabunlar Atölyesi / Emine Uluer 75 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Doğal Temizlik Atölyesi / Gül Usta 76 Bal ve Yapay Bal Atölyesi / Sevil Gülsoy 77 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Yetişkinlere Ahşap Oyuncak Atölyesi / Şule Şenol 78 Bitkisel Gıda Takviyeleri / Seda Küçükdağ 79 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Fitokozmetik Atölyesi / Seda Sakacı 80 Hardaliye / Hatice Kunt Otlardan Soslar Atölyesi / Tuncay Demir Çanta Yapımı Atölyesi / Atölye Limon Yenilebilir Çiçekler Atölyesi / Merve Zengin Tınmaz 81 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Koku Karışımları / Gamze Güleç 82 Balkon Bahçeciliği Atölyesi / Furkan Tınmaz 83 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Detoks İçecekleri Atölyesi / Mergube Kaşgarlı 84 Perküsyon Atölyesi / Burcu Özçoban 85 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Bez Oyuncağım Atölyesi Çocuklarla Spor Atölyesi 86 Çocuklarla Spor Atölyesi Benim Masalım Atölyesi 87 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Defter Yapımı Atölyesi Seramik Atölyesi 88 Marakas Atölyesi 89 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Mozaik Atölyesi 90 Oryantrik Atölyesi 91 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Standlar Festival Açılış 92 Standlar Standlar 93 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Konser/Dinleti: Serdar Tuncer 94 Konser: Özdemir Erdoğan 95 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Konser: Yansımalar 96 Konser: Sami Savni Özer 97 Konser: Bekir Ünlüataer 98 Konser: Orhan Hakalmaz 99 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Merkez Efendi’yi Anma Gecesi 100 101 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Geleneksel Merkezefendi Yöresel Yemek Yarışması 102 103 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Mevlevi Mukabelesi: Mevlevi Ayinleri Topluluğu 104 105 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Nağmedâr Dinletileri / Hanende: Adem TAY - Kanun: Emin ESEN - K.Kemençe: Canfeza GÜNDÜZ Nağmedâr Dinletileri / Hanende: Ramazan SÖYLER - Ney: Sinan SÖYLER - Kanun: Erman ERTAN 106 Nağmedâr Dinletileri / Hanende: Rıfat ÇALIŞKAN Ud: Ersin ERSAVAŞ - Ney: Mesut EKİCİ Nağmedâr Dinletileri / Ney: Hüseyin ÖZKILIÇ Tanbur: Hulusi BABALIK 107 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Nağmedâr Dinletileri / Ud: Necati ÇELİK Tanbur: Celaleddin ÇELİK Nağmedâr Dinletileri / Hanende: Özcan UÇARER - Kanun: Berker TEOMAN - Ney: Fatih YILDIZ 108 Nağmedâr Dinletileri / Hanende: Necdet ERDOĞRAL Ney: Sinan SÖYLER - Ud: Adem AGAHOĞLU Nağmedâr Dinletileri / Ney: Hakan ALVAN Kanun: Gökhan ÇAĞLI 109 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Panorama 1453 Tarih Müzesi Askeri Hastane (Belediye Başkanlığı Binası) Surlar 110 111 ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Yenikapı Mevlevihanesi 112 Seyitnizam Camii ve Tekkesi Merkezefendi Külliyesi Perişanbaba (Erikli Baba) Tekkesi Takkeci İbrahim Ağa Camii 113 ÖLMEZ ÇİÇEK Helichrysum arenarium (L.) Moench [Asteraceae] 40-50 cm yükselebilen, parlak sarı veya turuncu çiçekli, tüylü beyazımsı yeşil yapraklı, tek yıllık otsu bir bitkidir. Tohum ile üretilmektedir. Çiçekleri tedavide kullanılır. İdrar söktürücü, kum ve taş dökücü, mide ve pankreas salgısı arttırıcı olarak değerlendirilir. Çiçekleri keskin kokuludur; uçucu yağından kozmetikte faydalanılır. 114 DK DL
Benzer belgeler
Görüntülemek için tıklayın
Merkez Efendi, Ebussuud Efendi’nin kıldırdığı cenaze namazıyla büyük bir kalabalık tarafından
toprağa verilir. Türbesi hala İstanbul’un en çok
ziyaret edilen yerlerindendir. Merkezefendi Geleneksel...
Geleneksel Tip Fest‹val‹ 14
1552 yılında vefat eden Merkez Efendi, Ebussuud
Efendi’nin kıldırdığı cenaze namazıyla büyük bir
kalabalık tarafından toprağa verilir. Türbesi hâla
İstanbul’un en çok ziyaret edilen yerlerindendir....