sayısal kamera tanılama∗ dıgıtal camera ıdentıfıcatıon
Transkript
SAYISAL KAMERA TANILAMA∗ DIGITAL CAMERA IDENTIFICATION Oya Çeliktutan, Bülent Sankur, İsmail Avcıbaş Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü Boğaziçi Üniversitesi, 34342, Bebek, İstanbul, Türkiye [email protected], [email protected], [email protected] Özetçe Bu çalışmada, tek bir fotoğraftan, bir imgenin elde edildiği kameranın modelinin saptanması problemi ele alınmıştır. Özel olarak da çok genelgeçer olan cep telefon kameralarının saptanmasına yönelinmiştir. Bilindiǧi gibi, algılayıcıdaki ham imge, kamera sistemi içinde nicemleme, beyaz ayarı, aradeǧerleme algoritması, renk düzeltme, gamma düzeltme, süzgeçleme ve JPEG sıkıştırması gibi bir dizi işlemden geçmektedir. Tüm bu işlemlerin biraktığı izler kameranın imzasını oluşturmaktadır. Bu işlem dizisi dolayısıyla, imza farklı kamera tiplerine ve üreticilere göre değişiklik göstermektedir. Kamera tanılama başarımı hem özgün imgeler üzerinde hem de çeşitli kurcalamalara maruz kalmış imgeler üzerinde irdelenmiştir. Ayrıca, sınıflandırma performansını arttırmak amacıyla çeşitli karar ve skor tümleştirme teknikleri kullanılmıştır. Abstract In this work, we focus on blind identification of digital cameras used in cellular phones. Since cellular phones are so widely deployed, we thus indirectly bring a solution to their authentication. Digital cameras possess a chain of processing operations such as signal quantization, white balance, demosaicking, color correction, gamma correction, filtering and JPEG compression. Since these algorithms or their parameter settings are propriatory, they leave characteristic footprints. We pick up these footprints as camera brand or make signatures and develop a recognition algorithm. We show that up to a dozen cameras can be reliably identified using the statistics of the signature signals, even when the images are subjected to manipulations. The performance improves with fusion schemes, applied at feature level, decision level and score level. 1. Giriş Kamera, tarayıcı, cep telefonu gibi aygıtların kullanımı yaygınlaşıp sayısal imgelerin, belgelerin yaratılması ve düzenlenmesi kolaylaştıkça, bu sayısal nesnelerin asıllarına sadık ve geçerli olup olmadıklarını belirleme, belgenin kaynaǧını ve kurcalanmış olup olmadıǧını saptama gibi birçok sorunu beraberinde getirmiştir. İmge Kriminalistiǧi ya da çoğulortam belgelerin adli kovuşturulmaları (Image Forensics), ∗Bu çalışma TÜBİTAK 104E056 nolu proje kapsamında desteklenmiştir. bu baǧlamda, sayısal imgelerin geçerliliǧini korumakta ve böylece mahkemelerde adli delil olarak kullanılmalarını garanti etmektedir. İmgenin elde edildiği kameranın tipini, hatta hangi koşullarda çekildiğini içeren bilgiler imge dosyasının eki olarak saklanabilse de bu bilgi kolaylıkla tahrif edilebilir. Bu bilgileri korumanın diğer bir yöntemi de damgalamadır. Böylece imgenin künye bilgileri, bir kodlama yöntemi ile imgenin içine gizlice serpiştirilir. Ancak hem görüntüleme aygıtlarının damgalama özelliğine sahip olması gerekmektedir, hem de damga çeşitli geometrik ve işaret işlemleri sonucunda okunmaz hale getirilebilir. Böylece son çare olarak kameranın imge üzerinde bıraktığı imzanın çeşitli istatistiksel işaret işleme yöntemleri ile geri kazanılmasıdır. Kameralı cep telefonları, son yıllarda en yaygın kullanılan görüntü edinme aygıtlarından biri haline geldiği için çalışmamızda cep telefonları kullanılmıştır; öte yandan önerilen genel bir yöntem olup tarayıcı, sayısal fotoğraf makinası gibi diğer aygıtlara da genelleştirilebilir. Kameraların bıraktığı imzalar, her imge edinme düzeneğine özgü imge oluşturma işlem dizisine dayanmaktadır. Kamera modelleri arasındaki farklılıklar renk süzgeci dizilimi, aradeğerleme algoritması, algılayıcı dizilim hataları ve duyarlılığın algılayıcı yüzeyi boyunca değişimi (non-uniformity) veya firmaya özel ardıl işlem algoritmlarından kaynaklanmaktadır. Kamera imzasına yol açan başlıca faktörler şöyle açımlanabilir: Geradts [5], yükten bağlaşık aygıt (CCD) dizilimindeki üretim hatalarını ele almıştır. Üretimden kaynaklanan bu kusurlar, piksel kusurları, ölü pikseller, piksel tuzakları ve hatalı piksel topaklarıdır. Düşük maliyetli olması gereken telefon kameraları bu kusurları düzeltebilecek donanıma sahip değildir. Bu nedenle, kusurların oluşturduğu sabit örüntü her bir kamera modeline özgü bir parmakizi olarak düşünülebilir. Örüntülü gürültü, karanlık akımın değişiminden ve piksellerin konumundan kaynaklağından sabit kalmaktadır. Kurowasa [8] ve Lukas [9] da kameranın üretim aşamasında meydana gelen karanlık akım, kuantum gürültüsü, devre gürültüsü vb. gibi örüntülü gürültüye dayanan yöntemler geliştirmişlerdir. Özellikle, Lukas gürültünün sistematik bölümünün imgeden imgeye değişmediğini, kameranın kullanım süreci boyunca ve her türlü çalışma koşullarında sabit kaldığını saptamıştır. Bu gürültünün temel iki bileşeninden biri sabit örüntülü gürültü olup karanlık görüntünün çıkarılması ile Şekil 2: Kuantal, uzamsal ve kromatik örüntülerin gösterimi Şekil 1: (a) RGB değerlerinden oluşan renk süzgeci dizilimi, (b) Aradeğerlenmiş gerçek renk değerleri yok edilebilir. İkincisi ise daha kalıcı bir özellik olan CCD dizilimindeki bir örnek olmayan algılayıcı örüntüsüdür (PRNU: Photo-Response Non-Uniformity). Bir diğer ipucu ise, maaliyet tasarruf amaçlı olarak cep telefonu kameralarında her bir renk bileşeninin tam çözünürlükte değil de, Şekil 1’de gösterildiği gibi daha düşük çözünürlükte algılandıktan sonra bir aradeğerleme algoritması ile çözünürlük artışına gidilmesidir. Bayram ve ark. çalışmalarında kameraların bu özelliğinden yararlanmışlardır [3]. Orijinal algılanan imgenin her pikseli sadece bir renk bileşeninden oluşmaktadır ve farklı kamera modelleri eksik renk bileşenlerini elde etmek için farklı aradeğerleme algoritmaları kullanmaktadır. Kullanılan özgün aradeğerleme algoritmları, özellikle, imgenin ardışıl bit düzlemleri arasındaki ilintiyi etkilemektedir. Bu çalışmada, literatürdeki diğer çalışmalara göre daha büyük bir öznitelik kümesi ile yola koyulduk. Daha sonra sınıflandırmaya en büyük katkısı bulunan altkümenin seçimini yaptık. Ayrıca kamera tanılama başarımını arttırıcı yönde skor ve karar tümleştirmeye başvuruldu. Nihayet, kamera tanılama algoritmasının imgeler üzerinde yapılan olağan değişiklikler ve/veya korsanca kurcalamalar altında performansını koruyup koruyamadığı irdelendi. Bildirinin ikinci bölümünde sınıflandırıcı tasarımında kullanılan öznitelikler kısaca anlatılmıştır. Yapılan deneylerin detayları ve elde edilen sonuçlar üçüncü bölümde verilmiştir ve son bölümde gelecekte yapılabilecek çalışmalara değinilmiştir. 2. Öznitelikler Kullanılan öznitelikleri üç kategori altında inceleyebiliriz: {a, b, c, d} değişkenleri ikili bir imgenin eş-oluşum değerleri MP XN olarak düşünülebilir ve a = δ(s(x, n) − 1), ..., d = x MP XN δ(s(x, n) − 4) şeklinde hesaplanmaktadır. Öncelikle, x bit düzlemlerinin uzamsal-kuantal örüntüleri arasındaki benzerlik ölçütleri göz önüne alınmıştır. Bunlar 5-6, 6-7 ve 78’inci bit düzlemleri arasında, her bir renk kanalı için ayrı ayrı hesaplanmıştır. İkinci olarak ise uzamsal-kromatik örüntüler değerlendirilmiştir ve R-G, R-B, G-B renk kanallarının 6, 7 ve 8. bit düzlemleri arasında benzerlik ölçütleri hesaplanmıştır. Bit düzlemlerinin karakteristiklerini tanımlamak için kullanılan bir başka metrik de Ojala’nın komşuluk ağırlıklandırma maskesi ile hesaplanan uzamsal histogramlarıdır. Her bir ikili imge için ağırlıklı komşuluklar kullanılarak 512 seleli histogramlar hesaplanmıştır. 512-seleli histogramları normalize ettikten sonra, benzerlik ölçütleri benzerlik ölçütleri tanımlanabilir [11]. 2.2. İmge Kalite Ölçütleri İkinci tip öznitelik kümesi, imge kalite ölçütlerinden oluşmaktadır [1]. Örneğin, Laplas Ortalama Karesel Hata kullanılan 12 ölçütten biridir. Bu metrik, imgenin orijinal sürümü ile gürültüden arındırılmış sürümünün ayrıt haritaları arasındaki farkları göz önüne almaktadır. Bu çalışmada görüntü netleştirme filtresi olarak Gauss yumuşaklaştırma filtresi kullanılmıştır. I(i, j) ve ¯ j) sırasıya orijinal ve gürültüden arındırılmış imI(i, genin (i, j) konumundaki piksel değeri olmak üzere, Laplas operatörünü şu şekilde tanımlayabiliriz: E(i, j) = [I(i + 1, j) + I(i − 1, j) + I(i, j + 1) + I(i, j − 1) − 4I(i, j)]. Buradan, Laplas ortalama karesel hata, 2.1. İkili Benzerlik Ölçütleri İkili benzerlik ölçütleri düşük öncelikli bit düzlemlerinin uzamsal ve kromatik örüntüleri üzerinde hesaplanmaktadır. Burada, merkez pikselden dört komşusuna 0’dan 0’a, 0’dan 1’e ... bit geçişleri göz önünde bulundurularak komşu bit düzlemleri arasındaki ilişki incelenmektedir [2]. 5-noktalı şablon fonksiyonunu ele alalım ve b düzlemine bu fonksiyonu uygulayalım: 1 if x = 0 and n = 0 2 if x = 0 and n = 1 s(x, n) = (1) 3 if x = 1 and n = 0 4 if x = 1 and n = 1 Burada x, merkez pikseli, n ise x’in kuzey, güney, doğu, batı olmak üzere dört komşu pikselden birini ifade etmektedir. LM SE = M N 1 XX [E(i, j) − Ē(i, j)]2 M N i=1 j=1 (2) şeklinde hesaplanır. Bu metrik görüntüleme cihazından kaynaklanan ayrıt kalite farkını hesaplamayı sağlar. 2.3. Dalgacık İstatistikleri Dalgacık istatistiklerinin, daha önce steganalizde [10] ve kurcalanmış imgelerin saptanmasında [4] oldukça etkili olduğu gösterilmiştir. İmge, dalgacık ayrışımı kullanılarak farklı ölçek ve yönlere sahip bileşenlere ayırılır. Bu katsayıların N altband üzerinden ve 3 yöne göre ortalaması, varyansı, yamukluğu (skewness) ve savrukluğu (kurtosis) hesaplanarak bir takım öznitelikler elde edilir. İkinci öznitelik kümesi ise en iyi doğrusal öngörme farklarının normlarına dayanarak hesaplanır. Böylece, n = 4 ölçek için 72 adet metrik elde edilmiş olur. 3. Deneysel Sonuçlar Bu çalışmada, 9 farklı model ve markadan cep telefonları kullanılmıştır. Tablo 1: Deneylerde kullanılan cep telefonu modelleri/markaları Kısa Adı L1 M1 M2 N1 N2 N3 N4 S1 S2 Model/Marka LG5600 MotorolaV3 MotorolaV500 Nokia5140 Nokia6230 Nokia6600 Nokia7270 SonyK700 SonyK750 Çözünürlük 640X480 640X480 640X480 640X480 640X480 640X480 640X480 640X480 640X480 Her bir cep telefonu ile 200 adet imge çekilerek toplamda 1800 imgeden oluşan bir veritabanı oluşturulmuştur. İmgelerin her biri maksimum çözünürlükte (640X480), gün ışığında çekilmiştir ve JPEG formatında kaydedilmiştir. Çekilen imgeler genellikle kapalı alan görüntülerinden, doğa manzaralarından ve yakın insan çekimlerinden oluşmaktadır. Elde edilen imgelerin yarısı eğitim için yarısı ise sınıflandırıcının testinde kullanılmıştır. Deneysel sonuçlar Destekçi Vektör Makinası (DVM) sınıflandırıcı (kernel çeşidi = RBF, γ = 1.0, ² = 0.001, C = 8.0) ile elde edilmiştir. Kullanılan sınıflandırıcıya (OSU SVM Classifier Toolbox) [13] nolu referanstan ulaşılabilir. Sınıflandırma Başarımı: Sınıflandırma işlemini ilk önce üçerli cep telefonu gruplarında gerçekleştirdik. Her bir grup için SFFS kullanılarak en iyi sonuç veren öznitelik kümesi oluşturuldu. Aşağıdaki şekilde rasgele seçilmiş kamera üçlülerinin sınıflandırma performansındaki değişimler gözlenmektedir. Üçlü kombinasyonların ortalama başarısı % 97.82’dir. Esas deney, 9 cep telefonundan oluşan veri havuzunun sınıflandırılmasını içermektedir. Yine SFFS algoritması kullanılarak toplam öznitelik sayısı 564’ten 27’ye indirilmiş ve ortalama % 91.2 başarı elde edilmiştir. Daha sonra, onaylaşım oylaması, sıralama yoluyla birleştirme gibi karar tümleştirme ve skor tümleştirme teknikleri [7] kullanılarak ortalama %95.1 başarıma ulaşılmıştır. Elde edilen sonuca ilişkin hata matrisi Tablo 2’de verilmiş ve tümleştirme teknikleri elde edilen başarımlar Tablo 3’de özetlenmiştir. Özniteliklerin Rolü: Bu çalışmada, Ardışıl Kayan Arama Yöntemi (Sequential Floating Forward Search-SFFS) kullanılarak en iyi öznitelik altkümesi seçimi yapılmıştır [12]. SFFS yöntemi ile en iyi öznitelik altkümesi seçimi yapıldığında, İBÖ, DÖ ve İKÖ yöntemlerinin bireysel başarısı sırasıyla % 72.7, 84.33 ve 63.88’dir. Bununla birlikte, SFFS yöntemi uygulanmadan önce her bir yöntemin bireysel başarısı sırasıyla İBÖ, DÖ ve İKÖ için % 71.5, 49.8 ve 51.1’dir. Her yöntem için elde edilen öznitelik alt kümeleri birleştirildiğinde ise elde edilen ortalama başarım %84.6’dır. Elde edilen birleşik öznitelik Şekil 3: 43 farklı üçlü kamera katışımının performans dalgalanması. Tablo 2: 9 cep telefonu için elde edilen hata matrisi. Toplam kuralı ile skor tümleştirme yapılmıştır. Başarı oranı = % 95.1. L1 M1 M2 N1 N2 N3 N4 S1 S2 L1 100 0 0 2 1 1 1 0 0 M1 0 91 3 0 0 1 0 0 0 M2 0 5 91 0 0 2 0 0 0 N1 0 1 1 93 2 0 2 0 0 N2 0 0 0 2 96 2 1 0 1 N3 0 3 5 1 1 94 0 0 0 N4 0 0 0 2 0 0 95 0 1 S1 0 0 0 0 0 0 0 99 1 S2 0 0 0 0 0 0 1 1 97 kümesine tekrar SFS uygulandığında ise başarım %91.2’a yükselmektedir. Kurcalanmış imgeler: Gerçek hayatta, imgeler bize her zaman orijinal halleri ile ulaşmayabilir. İmgeler başka formatta kaydedilmiş, sıkıştırılmış, kırpılmış ya da döndürülmüş olabilir. Bu tür geometrik işlemler kamera tanılama problemini daha da kompleks bir hale getirmektedir. Bu nedenle önerilen yöntemin bu tür saldırılara karşı da dayanıklı olması gerekmektedir. Yöntemimizi test etmek amacıyla her bir imgeye Tablo 4’de verilen manipülasyonlar uygulanmıştır. Bu amaçla, öngörülü ve öngörüsüz olmak üzere iki sınıflandırma deneyi yapılmıştır. Öngörüsüz sınıflandırıcı sadece özgün imgeler ile eğitilmektedir, dolayısıyla kurcalanmış imgeleri hiç görmemektedir. Öngörülü (informed) sınıflandırıcı ise imgelerin her türlü halini görerek eğitilmektedir. Deneysel sonuçlar incelendiğinde, damgalama seziminde Tablo 3: Çeşitli tümleştirme teknikleri uygulandığında 9 cep telefonu için elde edilen başarım oranları. Karar Tümleştirme Skor Tümleştirme Başarım Oranları (%) Onaylaşım Oylaması 90.2 Sıralama Yoluyla Tüm. 91.5 Toplam Kuralı 95.1 Ortalama Kuralı 94.7 Çarpım Kuralı 89.3 Tablo 4: İmgeye uygulanan işlemler ve parametreleri. Kırpma (%) Örnekleme (%) Döndürme (deg) JPEG Sıkıstırma Kontrast Arttırma 10 1 1 90 1 Parametreler 20 30 40 50 5 10 15 25 3 5 10 15 80 70 60 50 5 10 15 25 Default (Photoshop) 30 25 40 Şekil 4: Dokuzlu kamera kümesi için öngörüsüz ve öngörülü eğitim ile elde edilen başarım oranları. Açık dolgu: öngörüsüz eğitimle başarım; Koyu dolgu: Öngörülü eğitimle başarım. olduğu gibi, manipülasyonlarda, özellikle döndürme ve yeniden örnekleme gibi geometrik saldırılarda, kamera sınıflandırma performansının oldukça düştüğü gözlenmektedir. Buna karşı, kontrast arttırma gibi gri seviyeli manipülasyonlarda, başarımda çok büyük bir düşüş meydana gelmemektedir. Ayrıca önerdiğimiz yöntemin faktör 60’a kadar JPEG sıkıştırmaya ve en çok kullanılan geometrik operasyonlardan biri olan kırpmaya da dayanıklı olduğu elde edilen sonuçlardan görülmektedir. Öngörüsüz sınıflandırıcının bütün saldırılar altındaki 9 kamera modeli için ortalama başarı % 47.3’e düşmektedir. Sınıflandırıcıyı hem özgün imgelerle hem de müdahale edilmiş imgelerle yeniden eğittiğimiz, öngörülü sınıflandırıcı durumunda ise ortalama başarı % 79.5’e yükselmektedir. Her iki duruma ilişkin ortalama başarı oranları Tablo 5’de verilmiştir. Şekil 4’de ise her bir saldırnın dokuzlu kamera kümesi için öngörüsüz ve öngörülü durumların karşılaştırılması yapılmıştır. Tablo 5: Farklı eğitim ve test koşullarında, üçlü ve dokuzlu kamera gruplarını sınıflandırma sonuçları. Üçlü-gruplarda Dokuzlu-gruplarda Öngörüsüz sınıflandırıcı 77.6 % 47.3 % Öngörülü sınıflandırıcı 97.0 % 79.5 % 4. Sonuç ve Gelecek Çalışma Bu çalışmada, kullanılan özniteliklerin bir imgenin çekilmiş olduğu kameranın tipini saptamada oldukça başarılı olduğu gösterilmiştir. Bu öznitelikler, gürültü netleştirme filtresinin artıklarının momentlerinden, dalgacık bileşenlerinin momentlerinden ve düşük öncelikli bit düzlemlerinin arasındaki ilintilerden oluşmaktadır. Uygun öznitelikler SFFS algoritmasına dayanarak seçilmiş ve DVM sınıflandırma işlemi için eğitilmiştir. Küçük kamera gruplarında performans oldukça yüksektir. İkili ve üçlü kamera kombinasyonlarının yaklaşık olarak ortalama başarı oranları sırasıyla % 100 ve % 97.8’dir. Dokuzlu kamera kümesini sınıflandırmada ise başarı % 91.2’ye düşmektedir. Tümleştirme teknikleri kullanılarak, bu başarım % 95.1’ye kadar artırılmıştır. Manipülasyonlar altında ise Lucas ve ark. [12] ile yöntemlerimiz karşılaştırıldığında, bilgilendirilmiş sınıflandırıcımızın PRNU yönteminden daha dayanıklı olduğu görülmektedir. Bu çalışma, birçok yönden geliştirilebilir. Öncelikle, farklı marka ve modelden ve/veya aynı marka ve modele sahip cep telefonları kullanılarak veritabanı genişletilebilir. Yeni öznitelik kümeleri elde edilebilir, SVD çözümü ve NNMF analizi ile düşük öncelikli bit düzlemleri incelenebilir. Ortalama süzgeci, stegolama gibi yeni saldırı türleri için performansın değişimine bakılabilir. 5. Kaynakça [1] Avcıbaş, İ., Memon, N., Sankur, B., ”Steganalysis Using Image Quality Metrics”, IEEE Micro, vol. 18, No.6, Jun. 1998. [2] Avcıbaş, İ., Kharrazi, M., Memon, N., ”Image Steganalysis with Binary Similarity Measures”, Journal of Applied Signal Processing, 17, 2749-2757, 2005. [3] Bayram, S., Sencar, H. T., Memon, N., Avcıbaş, I., ”Source Camera Identification Based on CFA Interpolation”, ICIP, 2005. [4] Bayram, S., Avcıbaş, I., Sankur, B., Memon, N., ”Image Manipulation Detection”, Journal of Electronic Imaging 15(4), Oct-Dec 2006. [5] Geradts, Z., Bijhold, J., Kieft, M., Kurowasa, K., Kuroki, K., Saitoh, N., ”Methods for Identification of Images Acquired with Digital Cameras”, in Proc. Enabling Technologies for Law Enforcement and Security, Feb. 2001, vol. 4232, pp. 505-512. [6] Kharrazi, M., Sencar, H. T., Memon, N., ”Digital Camera Model Identification”, Proc. of ICIP, 2004. [7] Kittler, J., Alkoot, F. M., ”Sum Versus Vote Fusion in Multiple Classifier Systems”, IEEE Trans. Pattern Recognition and Machine Intelligence, vol. 25, pp. 110-115, 2003. [8] Kurosawa, K., Kuroki, K., Saitoh, N., ”CCD Fingerprint MethodIdentification of a Video Camera from Videotaped Images”, in Proc. ICIP, pp. 537-540, Kobe, Japan, Oct. 1999. [9] Lukas, J., Fridrich, J., Goljan, M., ”Digital Camera Identification from Sensor Noise”, IEEE Trans. on Information Security and Forensics, vol. 1(2), pp. 205-214, June 2006. [10] Lyu, S., Farid, H., ”Steganalysis Using Higher-Order Image Statistics”, IEEE Trans. on Information Security and Forensics, 1(1):111-119, 2006. [11] Ojala, T., Pietikainen, M., Harwood, D., ”A Comparative Study of Texture Measures with Classification Based on Feature Distributions”, Pattern Recognition, vol. 29, pp. 51-59, 1996. [12] Pudil, P., Ferri, F. J., Novovicov, J., Kittler, J., ”Floating Forward Search Methods for Feature Selection with Non-monotonic Criterion Functions”, in Proc. 12th IEEE Int. Conf. on Pattern Recognition, vol. 2, pp. 279-283, 1994. [13] http://sourceforge.net/projects/svm/
Benzer belgeler
Gerilim ve Akım Harmoniklerinin Ölçümü ve Elektrik Enerji Kalite
Eposta: [email protected]
KTMMOB Elektrik Mühendisleri Odas+, Sanayi Bölgesi,
Lefkoşa,
Eposta: [email protected]
Human activity recognition using tag
(A2), uzanma hareketi (A3), uzanma konumu (A4), oturma hareketi (A5), oturma (A6), uzanırken ayağa kalkma (A7), dört ayak
üstünde durma (A8), yere oturma (A9), otururken kalkma (A10)
ve yerde o...
seyrek matr˙ıs-vekt ¨or c¸ arpımı ˙ıc¸ ˙ın kos¸ut zamanda ¨ozelles¸m˙ıs
Modern bilgisayar mimarilerinin karmaşık olması, o mimari
üzerinde bir programın hangi sürümünün daha hızlı çalışacağını
bulmak için bir model ortaya çıkarmayı zorlaştırır. Mimariler
ar...
Beyin MR Takip Gör¨unt¨ulerinin Otomatik C¸ akıstırılması Automatic
Dönüşüm fonksiyonunun tasarımı
[2]’de belirtilen
sınıflandırmalara göre dönüşümün doğal yapısı gereği ilgin
dönüşüm olarak düşünülebilir. Bu dönüşüm ile imgeleri
döndürme,...
Classification of leg motions by processing gyroscope signals
süresine de yansımıştır. Eğitme vektörlerinin sayısının yapay sinir ağları yöntemi için yetersiz olduğu, Tablo 7’de hem
başarı yüzdesi hem de işlem süresi açısından gözlenmektedir.
En...
Ali Nesin 1956`da bla bla
(a − δ, a + δ) ∩ A kümesinin f -imgesi (b − ϵ, b + ϵ) aralığının içine düşer
demeliyiz, çünkü f fonksiyonu (a−δ, a+δ) aralığının tüm noktalarında tanımlı
olmayabilir. Matematiksel tanımı ...
˙Ingilizce – Türkçe Sözlük
çoğunluk
harita
eşleme
kenar payı
tümleştirme
eşleştirme
dizey
büyütme
en büyük sonsal (EBS)
en büyük olabilirlik (EBO)
büyütme çarpma
ortalama
ölçüt
düzenek
eşeyli bölünme
u...
LBP Yardımıyla Görüntüdeki Kişinin Yaşının Bulunması
Kurcalanmış imgeler: Gerçek hayatta, imgeler bize her zaman orijinal halleri ile ulaşmayabilir. İmgeler başka formatta
kaydedilmiş, sıkıştırılmış, kırpılmış ya da döndürülmüş olabilir...