Kadın-Erkek İlişkileri
Transkript
Kadın-Erkek İlişkileri
Kadın-Erkek İlişkileri Kadın-erkek ilişkilerini anlamak, anima (dişil) ve animus (eril) dengelerini iyi kavramaktan geçer. Ben bu ilişkiyi bir binaya benzetirim. Bir bina inşa edilirken önce zemin etüdü yapılır, sonra bu zemine uygun bir temel atılır ve en sonunda binanın taşıyıcıları yapılır. İlişkiler de aynen bilinçaltında buna benzer mekanizma ile başlar, oluşur, gelişir, devam eder veya biter. Zemin etüdünde önemli olgular şunlardır: 1. Kadın ve erkek her şeyiyle birbirinden ayrılan iki oluşumdur. Kadınlar erkekleri, erkekler de kadınları asla anlayamazlar. Doğrusu, bu gerçeği böylece kabul etmektir. 2. 3. Her ilişki, farklı 2 ailenin ve sistemin bir araya geliş çabasıdır. Her seferinde farklı 2 kişilik ve karakter bir araya gelir (6 milyar insan, 6 milyar karakter demektir). 4. Sevginin baş düşmanı egolardır. Mitolojide sevgi, bir kalp ve kalbe saplanmak üzere giden bir okla tasvir edilir. Kalbe saplanan bu ok, öldürür. Sevginin var olabilmesi için her iki tarafın da egolarının ölmesi gerekir. Egolar olursa sevgi kaçar gider, barınamaz. İlişkinin Temeli İlişkinin temeli, her iki partnerin önce kendilerini ve varoluşlarını, sonra da karşılıklı olarak ailelerini ve aile yapılarını koşulsuz, olduğu gibi ve saygı ile kabul etmeleridir. Eğer bu becerilemiyorsa, kontrol kadın ve erkekten çıkar; hissedilmeyen bir aileler-sistemler savaşına dönüşür. Böyle bir durumda, ilişkinin devamı ve bitişi müthiş kızgınlık, öfke, karşılıklı fatura kesmelerle dönüşür. Kadın-Erkek İlişkilerinde 6 Önemli Taşıyıcı Faktör 1. Kadın, erkekten her zaman önde ve güçlüdür. Tüm erkekler kadınlardan dünyaya gelirler. Kadın hamile kalır ve içindeki çocuğun kendine ait olduğundan emindir. Erkek, güvenmek zorundadır. Kadın hayat veren, taşıyan, büyütendir. Erkek sadece taşıyıcıdır. Erkek, erekte ve orgazm olur, bu belli olur; kadınınkini ise sadece kendi bilir. Böyle tılsımlı bir yaşam gücü vardır. Erkeğin de yaşam ve varoluş için pozitif bir agredası (Latince hayat, varoluş agrseyonu) vardır. Bu iki güç bir araya geldiğinde ancak yaşam başlar; ilişkiler ve çocuklar böylelikle olur. Bu farklı iki gücün dengede durabilmesi için; kadının ilişkide erkeğine önceliği vermesi, onu “”takip edeceği ve ona güveneceğini hissettirmesi, erkeğin de, ne kendinde ne de başka hiç bir erkekte olmayan bu kadın gücüne kendisini bırakışıyla, kadınını değerli hissettirecek bir hizmete yönelmesi gerekir. Kadının öne çıktığı durumlarda, erkeklerin ya işkolik ya maçkolik olduklarını ya da kendileri için baş etmesi “daha kolay” başka kadınlara yöneldiklerini gözlemliyorum. 2. İlişkide en doğru kombinasyon; kadının anne kızı, erkeğin de baba oğlu olmasıdır. Bunun açılımı, anne kızları, annelerini koşulsuz sevgiyle olduğu gibi alabilen, takdir eden ve ona benzemekten korkmayan kadınlardır. Baba oğulları da aynı koşulları babaları ile oluşturan erkeklerdir. Baba kızları ve anne oğulları, partnerleriyle asla sağlıklı bir ilişki yaşamazlar. 3. Alma-verme dengesi, ilişkilerde önemli bir taşıyıcıdır. İki düzlemde olur. İlk düzlemde partnerlerin birbirlerine maddi veya manevi olarak alıp verdiklerinin arasında muhakkak bir denge olmasıdır. Kim daha fazla veriyorsa kendini alacaklı, haklı ve güçlü görür, aldığının eşdeğerini veremeyen de kendini önce borçlu, haksız ve güçsüz algılar. Bu da ilişkide dengesizliğe ve kopuşa neden olur. İkinci düzlem, partnerlerden biri diğerinin canını acıttığında, denge sağlanabilmesi için fatura kesilmesi gerektiğidir. Canı acıyan muhakkak fatura kesmelidir ama canı acıdığından daha az kesmelidir ki, ilişki dengede kalabilsin. Buna da “sevgi ile alınan intikam” diyorum. 4. Seks… Ben seksi yanan bir ateşe benzin dökmeye benzetirim. Her kadın erkek cinselliği, olası filizlenecek bir yaşam demektir. Günümüzde kürtaj nerdeyse bir doğum kontrol yöntemi gibi düşünülmektedir. Tıbbi zaruriyeti olmayan her kürtaj, sadece bir hayatı sonlandırmaz, kadın erkek ilişkisinin taşıyıcı gücünü de sonlandırır. Bunu farkındalığını yaşayan ve uygulayan çiftler, iyi bir taşıyıcıya sahiptirler. Ayrıca seks ölümün de panzehiridir. Kimse seks yapmasa yaşam olmaz. Bu hiçbir koşula bağlı olamayan, verilmiş bir güdüdür. Dolayısıyla, sıklığı ve kalitesi iyi bir cinsellik, sağlıklı bir ilişkinin ana arterlerinden biridir. Seks, aşktan ve sevgiden önde gelir. Aslında kadın erkek ilişkisindeki en önemli şeydir. Seksin olmadığı bir birliktelik asla sağlıklı bir ilişki değildir. 5. İlişkide önce eş, sonra anne-baba olunmalıdır. 6. Eşler eğer varsa daha evvelki partnerlerine içlerinde sevgi ve saygı dolu bir yer verebilmelidirler. Yeni partnere eski eşle ilgili hiçbir olumsuzluk hissettirmemeli ya da temcit pilavı gibi ikide bir eski eşi anlatmamalıdırlar. Her iki taraf da bunları yerine getirirse, yeni ilişki, eski ilişkilerin ağırlığını ve ipoteğini taşımaz. Mehmet Zararsızoğlu, Berlin 1999
Benzer belgeler
29-30 Eylül 2016 NEO.Clinics REZONANS
Sizi eğitimlere kabul etmeden önce; en azından telefonda tanışmayı tercih ediyoruz.
Sonrasında size sunduğumuz cihazlar ve yaptığımız terapilerle ilgili mail yoluyla bir ön
bilgilendirme gönderiyor...