ASTER UYDU VERİLERİNİN HEYELAN ENVANTER
Transkript
ASTER UYDU VERİLERİNİN HEYELAN ENVANTER
ASTER UYDU VERİLERİNİN HEYELAN ENVANTER HARİTALAMALARINA YÖNELİK KULLANIMININ ARAŞTIRILMASI: Yenice-Gökçebey (Batı Karadeniz Bölgesi) INVESTIGATION OF THE USAGE OF ASTER SATELLITE DATA ON LANDSLIDE INVENTORY MAPPING : YeniceGökçebey (Western Black Sea Region) TOLGA ALKEVLİ Hacettepe Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliğinin Jeoloji Mühendisliği Anabilim Dalı için Öngördüğü YÜKSEK LİSANS TEZİ olarak hazırlanmıştır. Eylül, 2009 ASTER UYDU VERİLERİNİN HEYELAN ENVANTER HARİTALAMALARINA YÖNELİK KULLANIMININ ARAŞTIRILMASI: Yenice-Gökçebey (Batı Karadeniz Bölgesi) Tolga Alkevli ÖZ Doğal afetler ile ilgili yapılan araştırmalar, günümüzde son derece önemli bir konu haline gelmiştir. Özellikle son 20 yılda meydana gelen CBS (Coğrafi Bilgi Sistemi) ve UA (Uzaktan Algılama) tekniklerindeki gelişmeler, doğal afetlerin daha kolay değerlendirilmesine ve ayrıntılı analizine olanak sağlamaktadır. Saha gözlemleri ile birleştirildiğinde, UA ürünleri üzerinde yapılan analizler, doğal afetlerin değerlendirilmesinde önemli bilgiler sunmaktadır. Türkiye’de heyelanlar en çok hasar verici doğal afetlerden biri olup, Batı Karadeniz Bölgesi, heyelanların sıklıkla geliştiği bölgelerin başında gelmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada, Batı Karadeniz Bölgesinde seçilen bir alanda, ASTER (Advanced Spaceborne Thermal Emission and Reflection Radiometer) uydu görüntüsünün heyelan envanter haritalamalarına yönelik olarak, kullanımının araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ASTER uydu görüntüsü kullanılarak stereoskopik görüntü analizleri ve monoskopik analizler gerçekleştirilmiştir. Farklı ölçekler kullanılarak, heyelan envanter haritaları oluşturulmuştur. Ayrıca, ASTER görüntüsünden elde edilen SYM (Sayısal Yükseklik Modeli)’nin doğruluğu araştırılmıştır. Yapılan analizlere göre, ASTER uydu görüntüsünden heyelan envanter haritalamaları konusunda yararlanılabilecek en iyi yöntemin, stereoskopik görüntü analizleri olduğu ortaya çıkmıştır. Görsel yorumlamalar ile belirlenebilen en küçük boyutlu heyelanın ise 58885 m2’lik bir alana karşılık geldiği belirlenmiştir. Tüm bu değerlendirmeler sonucunda, bölgesel ve orta ölçekte yapılan heyelan değerlendirmelerinde ASTER uydu görüntüsünün kullanılabilir olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: ASTER, heyelan, heyelan envanteri, uydu görüntüsü. Danışman: Doç. Dr. Murat Ercanoğlu, Hacettepe Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Uygulamalı Jeoloji Anabilim Dalı. i INVESTIGATION OF THE USAGE OF ASTER SATELLITE DATA ON LANDSLIDE INVENTORY MAPPING : Yenice- Gökçebey (Western Black Sea Region) Tolga Alkevli ABSTRACT Recently, investigations related to natural hazards have become an extremely important issue. Particularly in the last two decades, developments in GIS (Geographic Information System) and RS (Remote Sensing) have provided easier assessments and detailed analysis of natural hazards. Combined with the field observations, analyses performed on the RS products include important information in assessing natural hazards. In Turkey, landslides are one of the most destructive natural hazards, and the West Black Sea Region is one of the major landslide prone areas. For this reason, in this study, it is aimed to investigate the usage of ASTER (Advanced Spaceborne Thermal Emission and Reflection Radiometer) satellite image in preparing landslide inventory mapping in a selected area in the West Black Sea region. For this purpose, stereoscopic and two dimensional image analyses were performed. Landslide inventory mappings were performed taken and consideration different scales. In addition, accuracy of DEM (Digital Elevation Model) obtained from the ASTER image was tested. Based on the analyses, it was revealed that the best approach related to landslide inventory mapping was found as stereoscopic image analysis. The smallest mapped landslide area was determined 58885 m2. As a result of these assessments, it is considered that ASTER satellite image can be used in regional and medium scale landslide inventory studies. Keywords: ASTER, landslide, landslide inventory, satellite image. Advisor: Assoc. Prof. Dr. Murat Ercanoğlu, Hacettepe University, Engineering Faculty, Geological Engineering Department, Applied Geology Division. ii TEŞEKKÜR Yazar, bu çalışmanın gerçekleşmesine katkıda bulunan aşağıda adı geçen kişilere teşekkür eder. Sayın Doç. Dr. Murat Ercanoğlu, tez danışmanı olarak çalışmanın her aşamasında bilgi ve tecrübeleri ile katkıda bulunmuştur. Sayın Dr. Ergün TUNCAY, tez çalışmasının saha incelemeleri kısmında destek ve yardımları esirgememiştir. Sayın Doç. Dr. M. Lütfi SÜZEN tez çalışmasının çeşitli aşamalarında bilgi ve tecrübeleri ile katkıda bulunmuştur. MTA Genel Müdürlüğü’nden, Dr. Bekir Taner SAN, Jeo. Y. Müh. Murat KORUYUCU, Dr. Tamer DUMAN ve Hid. Jeo. Y. Müh. Tolga ÖZBİLGE tez çalışmasına katkıda bulunmuşlardır. Tezin her aşamasında destek ve yardımlarını esirgemeyen, babam Hamdi ALKEVLİ, annem Hasibe ALKEVLİ, kardeşlerim Duygu ALKEVLİ ve Erhan ALKEVLİ’ye en içten teşekkürlerimi bir borç bilirim. iii İÇİNDEKİLER DİZİNİ Sayfa ÖZ....................................................................................................................................... i ABSTRACT ....................................................................................................................... ii TEŞEKKÜR .......................................................................................................................iii İÇİNDEKİLER DİZİNİ ....................................................................................................... iv ŞEKİLLER DİZİNİ.............................................................................................................. v ÇİZELGELER DİZİNİ........................................................................................................ vi SİMGELER VE KISALTMALAR .......................................................................................vii 1. GİRİŞ............................................................................................................................. 1 1.1. Çalışma Alanı...................................................................................................... 2 2. ÇALIŞMA ALANININ JEOLOJİSİ.................................................................................. 9 2.1. Prekambriyen ve Paleozoyik Yaşlı Litostratigrafi Birimleri (Pey) ......................... 13 2.2. Mesozoyik Litostratigrafi Birimleri......................................................................... 13 2.2.1. Ahmetusta çakıltaşı üyesi (Kus) ................................................................... 13 2.2.2. Ulus Formasyonu (Ku) ................................................................................... 13 2.2.3. Yemişliçay Formasyonu (Ky) ......................................................................... 14 2.2.4. Akveren Formasyonu (Kta) ............................................................................ 15 2.2.5. Çaycuma Formasyonu (Tc) ........................................................................... 15 2.2.6. Yığılca Formasyonu (Ty)................................................................................ 15 2.2.7. Yamaç molozları ve alüvyal oluşuklar (Qa, Qy)............................................. 16 2.2.8. Yapısal jeoloji ................................................................................................. 16 3. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR............................................................................................... 17 4. ASTER UYDU SİSTEMLERİ GENEL ÖZELLİKLERİ ................................................. 28 5. ASTER UYDU GÖRÜNTÜSÜNÜN HEYELAN ENVANTER HARİTALAMALARINA YÖNELİK KULLANIMI..................................................................................................... 33 5.1. Heyelan Envanter Haritalamalarında Kullanılan Yöntemlerin Karşılaştırılması ... 35 5.2. Saha Çalışmaları ile Heyelan Envanter Haritasının Oluşturulması...................... 38 5.3. ASTER Uydu Görüntüsünün Heyelan Envanter Haritası Oluşturulmasında Kullanımı ...................................................................................................................... 41 5.3.1. Görsel yorumlamalar...................................................................................... 41 5.3.2. ASTER Uydu Görüntüsünden SYM Oluşturulması ve Heyelanlarla İlişkisi... 60 5.4. Heyelan Envanter Haritalarının Karşılaştırılması ................................................. 70 6. SONUÇLAR VE ÖNERİLER ....................................................................................... 73 7.KAYNAKLAR................................................................................................................ 75 8. ÖZGEÇMİŞ ................................................................................................................. 84 iv ŞEKİLLER DİZİNİ Sayfa Şekil 1.1 Çalışma alanı yer bulduru haritası. .................................................................. 3 Şekil 1.2 Çalışma alanına ait SAM.................................................................................. 5 Şekil 1.3 Çalışma alanına ait yamaç eğimi haritası. ....................................................... 6 Şekil 1.4 Çalışma alanına ait bakı haritası...................................................................... 6 Şekil 1.5 Çalışma alanına ait MTA (2005) tarafından oluşturulan heyelan envanter haritası............................................................................................................................. 8 Şekil 2.1 Batı Karadeniz bölgesinin tektonik unsurları (Tüysüz vd., 2004’ten)..............10 Şekil 2.2 Çalışma alanının genel jeoloji haritası (MTA, 2004). ..................................... 11 Şekil 2.3 Çalışma alanının stratigrafik kesiti……………………………………………….12 Şekil 4.1. ASTER uydu sistemlerine ait sensörler: a) genel görünüm; b) VNIR (Visible Near Infrared); c) SWIR (Shortwave Infrared), d) TIR (Thermal Infrared) (http://www.asterweb.jpl.nasa.gov). .............................................................................. 29 Şekil 5.1 Saha çalışmaları sonucunda oluşturulmuş heyelan envanter haritası. ......... 39 Şekil 5.2 Çalışma alanına ilişkin oluşturulan stereo görüntü. ....................................... 44 Şekil 5.3 1/15000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelan envanter haritası. ..... 46 Şekil 5.4. Çalışma alanında belirlenen en küçük boyutlu heyelanın (No:20) stereo görüntüdeki görünümü. ................................................................................................. 48 Şekil 5.5. Çalışma alanında belirlenen en büyük boyutlu heyelanın (No:8) stereo görüntüdeki görünümü. ................................................................................................. 49 Şekil 5.6 1/25000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelan envanter haritası. ..... 50 Şekil 5.7 1/35000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelan envanter haritası. ..... 52 Şekil 5.8 1/50000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelan envanter haritası. ..... 54 Şekil 5.9 Çalışma alanına ait ASTER uydu görüntüsü (yakın kızıl ötesi bant). ............ 56 Şekil 5.10 Çalışma alanına ait yapay renklendirilmiş ASTER uydu görüntüsü (RGB-321). .................................................................................................................... 57 Şekil 5.11 1/15000 3N bandı ile belirlenen heyelan envanter haritası.......................... 58 Şekil 5.12 1/15000 ölçekli yapay renklendirilmiş (RGB-321) görüntü ile belirlenen heyelan envanter haritası. ............................................................................................. 59 Şekil 5.13. ASTER Level 3A verileri kullanılarak oluşturulan ve geometrik düzeltmesi yapılan SYM................................................................................................ 62 Şekil 5.14 ASTER SYM ve HGK SYM’leri arasındaki farklılık değerleri. ........................... 64 Şekil 5.15 ASTER SYM ve HGK SYM’leri arasındaki korelasyon ilişkisi........................... 65 Şekil 5.16 Dönel kayma türündeki bir heyelan için topoğrafik konturların değişiminin idealize edilmiş şekli (Sowers and Royster, 1978). ................................... 67 Şekil 5.17 HGK ve ASTER topoğrafik kontur ve heyelan sınır ilişkileri: a) HGK konturları ve heyelan sınır ilişkisi; b) ASTER konturları ve heyelan sınır ilişkisi........... 69 v ÇİZELGELER DİZİNİ Sayfa Çizelge 3.1 Heyelan değerlendirmelerinde UA teknikleri kullanılarak yapılmış çalışmalar (Metternicht et al., 2005’ten sadeleştirilerek alınmıştır)............................... 18 Çizelge 4.1. ASTER algılayıcılarının spektral aralık ve çözünürlük özellikleri. (http://www.asterweb.jpl.nasa.gov) ............................................................................... 31 Çizelge 5.1. Heyelan değerlendirmelerinde sıklıkla kullanılan orta çözünürlüklü uydu görüntülerinin özelliklerinin karşılaştırılması (Soeters and Van Westen, 1996; Metternicht et al., 2005)................................................................................................. 37 Çizelge 5.2 Çalışma alanında belirlenen heyelanlara ilişkin özellikler.......................... 40 Çizelge 5.3. Bazı UA ürünleri için heyelan yeri belirlemede ve yorumlanmasında gereken en düşük boyut özellikleri (Soeters and Van Westen, 1996). ......................... 43 Çizelge 5.4 1/15000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler. ......................................................................................................... 47 Çizelge 5.5 1/25000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler. ......................................................................................................... 51 Çizelge 5.6 1/35000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler. ......................................................................................................... 53 Çizelge 5.7 1/50000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler. ......................................................................................................... 55 Çizelge 5.8 1/15000 ölçekli 3N bandı ile belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler......................................................................................................................... 58 Çizelge 5.9 1/15000 ölçekli yapay renklendirilmiş (RGB-321) görüntü ile belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler. ........................................................................... 59 Çizelge 5.10. Çalışma alanındaki GCP noktaları ve hata değerleri.............................. 61 Çizelge 5.11 ASTER SYM ve HGK SYM’leri arasındaki farklar ve kümülatif dağılım değerleri......................................................................................................................... 65 Çizelge 5.12 Çalışmada dikkate alınan tüm heyelan envanter haritalarının karşılaştırılması ile hata ve uyumluluk değerleri. .......................................................... 71 vi SİMGELER VE KISALTMALAR ASTER :Advanced Spaceborne Thermal Emission and Radiometer BLT :Backward Looking Telescope CBS :Coğrafi Bilgi Sistemleri CN :Color Normalized ÇB :Çoklu Bant DN :Digital number EOS :Earth Observing System ERS :European Remote Sensing Satellite ERSDAC :Earth Remote Sensing Data Analysis Center ESA :European Space Agency GCP :Ground Control Point GPS :Global Positioning System GRC :Ground Resolution Cell HF :Hava Fotoğrafı HGK :Harita Genel Komutanlığı IRS :Indian Remote Sensing Satellite JERS :Japanese Earth Resource Satellite KAFZ :Kuzey Anadolu Fay Zonu KOMPSAT :Korea Multipurpose Satellite LISS :Linear Imaging Self Scanner METI :Japan, Ministry of Economy, Trade and Industry MODIS :The Moderate Resolution Imaging Spectroradiometer MTA :Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü MSS :Multi Spectral Scanner NAPP :The National Aerial Photography Program NASA :National Aeronautics and Space Administration NIR :Near Infrared NLT :Nadir Looking Telescope PS :Permanent Scatter RGB :Red, Green, Blue SAM :Sayısal Arazi Modeli vii Reflection SAR :Synthetic Aperture Radar SLAM1 :Service for Landslide Monitoring SPOT :Satellite Pour l'Observation de la Terre SWIR :Shortwave Infrared SYM :Sayısal Yükseklik Modeli TIR :Thermal Infrared TM :Thematic Mapper UA :Uzaktan Algılama VNIR :Visible Near Infrared :3 boyutlu gözlük kullanınız. viii 1. GİRİŞ Genel olarak değerlendirildiğinde kütle hareketleri içinde ele alınan heyelan kavramı, bir yamaçtaki kaya, toprak veya moloz türü malzemelerin çeşitli nedenlerden ötürü yerçekimi etkisi ile yamaç aşağı yöndeki hareketi olarak tanımlanmaktadır (Varnes, 1978). Heyelanlar, jeolojik, jeomorfolojik, meteorolojik süreçler ve etkiler ile gelişebildiği gibi insan etkisi ile de tetiklenebilmektedir. Örneğin, hızlı bir artış süreci içerisindeki nüfus yoğunluğu, beraberinde yeni yerleşim ve yaşam alanlarına gereksinim duyulmasını getirmektedir. Bunun sonucunda da taşkın, deprem, heyelan gibi doğal afetlerin etkin olabilmekte ve tehlike yaratabilecek alanlarda yerleşimler gelişebilmekte ve/veya yeni yerler oluşturulabilmektedir. Bu nedenle, özellikle son 50 yıl içerisinde, doğal afetler sonucunda yaşanan can ve mal kayıplarında önemli oranda artışlar olduğu görülmektedir (Alexander, 1995). Ayrıca, yer seçimi ve arazi kullanım planlaması gibi konularda ayrıntılı jeolojik, jeoteknik çalışmalara yeterince önem verilmemesi, bu artışta önemli bir rol oynamaktadır (Aleotti and Chowdhury, 1999). Türkiye; deprem, heyelan, taşkın gibi doğal afetlerin sık yaşandığı bir coğrafyada yer almaktadır. 1959-1994 yılları arasında doğal afetlerden etkilenen yapı kayıpları göz önünde bulundurulduğunda, heyelandan kaynaklanan kayıpların, % 27 ile depremlerden sonra ikinci sırada olduğu bilinmektedir (Duman et al., 2005a). Ayrıca, heyelanların neden olduğu doğrudan ve dolaylı kayıplar da dikkate alındığında, ülkemiz için heyelanlardan kaynaklanan kayıpların, tahmin edilenden çok daha fazla olabileceği söylenebilir. Türkiye’de heyelanlar ve neden oldukları zararlar, ülkemiz için son derece önem arz eden bir konudur. Bu duruma karşın, son 10 yıla kadar konuyla ilgili çalışmaların yeterli düzeyde yapılmadığı da kabul edilen bir gerçektir. Bununla birlikte, özellikle son yıllarda heyelan değerlendirmeleri konusunda, önemli çalışmalar yapılmış ve/veya başlatılmıştır (Ercanoğlu vd., 2008a, b). Bu çalışmalardan en önemlileri olarak, Maden Tetkik Arama Genel Müdürlüğü Jeolojik Araştırmalar Birimi tarafından başlatılan “Türkiye Heyelan Envanteri Haritalama Projesi” ve Afet İşleri Genel Müdürlüğü Deprem Araştırma Dairesi tarafından yürütülen “Afet Tehlike Değerlendirmesi” çalışmaları gösterilebilir. Bu duruma 1 karşın, bölgesel değerlendirmeler ve planlamalar, heyelan önleme projeleri gibi çalışmaların sayısının yeterli düzeyde olmaması ve uygulamaya sokulamaması, Türkiye’deki heyelan çalışmaları konusunda dikkat çekici bir husustur. Oysa, heyelanlarla ilgili çalışmaların başlangıcındaki en önemli aşamalarından biri, güvenilir bir heyelan envanteri ve özelliklerinin yansıtıldığı veri tabanının oluşturulmasıdır (Guzzetti et al., 1999). Yukarıda değinilen konular gözetilerek gerçekleştirilen bu tez çalışmasında, heyelanların sıklıkla geliştiği Batı Karadeniz Bölgesi’nde, Karabük iline ait Yenice ilçesi ile Zonguldak iline ait Gökçebey ilçesi arasında kalan bir alan seçilmiştir. Seçilen bu alanda, heyelan yerlerinin belirlenmesine yönelik olarak, ASTER (Advanced Spaceborne Thermal Emission and Reflection Radiometer) uydu görüntüsünün kullanılabilme olanaklarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda ilk aşamada, değinilen alanda gerçekleştirilen saha çalışmaları ile heyelan haritalamaları yapılmıştır. Daha sonra sahada haritalanan heyelanlar ile ASTER Level 3A görüntüsünden elde edilen bilgiler ile değerlendirmeler yapılarak, karşılaştırılmalı analizler gerçekleştirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler, farklı ölçekler gözetilerek gerçekleştirilmiş ve ASTER Level 3A ürünleri, heyelan envanter haritalamalarına yönelik kullanım olanakları, üstünlük ve sınırlamaları ortaya konulmuştur. 1.1. Çalışma Alanı Çalışma alanı Batı Karadeniz bölgesinde yer almakta olup, Yenice (Karabük) ile Gökçebey (Zonguldak) ilçeleri arasında kalan alanı kapsamaktadır (Şekil 1.1). Çalışma alanı Zonguldak ve Bartın’a 45 km, Ankara’ya ise yaklaşık olarak 240 km uzaklıktadır. Toplam 524 km2'lik bir alansal yayılıma sahip olan çalışma alanının önemli bir bölümü, ormanlarla kaplıdır. Arazi yapısı Batı Karadeniz Bölgesi'nin tipik özelliklerini taşımakta olup, düz ve ova niteliğinde arazi özellikleri yok denecek kadar azdır. Ayrıca, eğimli ve engebeli arazi yapısı nedeniyle bölge, tarımsal çalışmalara uygun değildir (http://www.yenice.gov.tr). 2 Şekil 1.1 Çalışma alanı yer bulduru haritası. 3 Yenice ilçesinde tipik Karadeniz iklimi hüküm sürmektedir. Yaz mevsimi ılık ve zaman zaman yağışlı olup, iç kesimlerde kış ayları sert ve kar yağışlı geçmektedir. Yıllık karlı gün sayısı ortalama 25 gün olup, en fazla yağış ilkbaharda görülür. Yıllık ortalama sıcaklık 13 C0’dir. Yaz mevsimi ortalama sıcaklığı ise 30 C0, kış mevsimi ortalama sıcaklığı ise 1 C0’dir. Ölçülen en yüksek sıcaklık Ağustos ayında 44 C0, en düşük sıcaklık ise Ocak ayında -11 C0’dir. Yıllık yağış miktarı ortalama 1100 mm civarındadır. Yağışlı günlerde yüksek kesimlere sis çökmekte ve ormanlık alanlar değişik bir görünüm almaktadır. Bu nedenle Yenice ormanları, ''Sis Ormanları'' olarak da adlandırılmaktadır (http://www.yenice.gov.tr). Çalışma alanında bulunan diğer önemli yerleşim birimi ise Zonguldak iline bağlı Gökçebey ilçesidir. İlçenin mevcut yüzölçümü 15152 km² olup, yerleşim alanı olan 7406 km² ile birlikte 22558 km² yapmaktadır. İlçenin % 60’ı ormanlık alanlarla kaplıdır. Gökçebey ilçesi, Tulumbaburnu Tepe (1198), Boynuz Tepe (1179 m), Ohlar Tepe (1005 m), Karahisar Tepe (979 m), Karaçam Tepe (961 m), Düzağaç Tepe (950 m), Küfelik Tepe (918 m) ve Üçtepe (906 m) olmak üzere 8 tepe ile çevrilidir. Söz konusu yükseltilerden en yüksek olan üçünün yeri, Şekil 1.1’de verilmiştir. Karadeniz ikliminin egemen olduğu ilçede yazları ve kışları ılık geçer. Bölgede mesire ve av turizmine yönelik birçok alan mevcuttur (http://www.gokcebey.gov.tr). Çalışma alanına ilişkin SAM (Sayısal Arazi Modeli), HGK (Harita Genel Komutanlığı) tarafından üretilmiş olan 1/25000 ölçekli 4 adet (F28a3, F28b4, F28d2, F28c1) sayısal topoğrafik veriler kullanılarak oluşturulmuştur (Şekil 1.2). Söz konusu SAM, 10m x 10m metre çözünürlüğe sahiptir. SAM oluşturulmasında kullanılan topoğrafik harita tabanlı yükseklik verileri, ArcGIS 9.2 programı ile birleştirilmiştir. Aynı program yardımıyla, çalışma alanına ilişkin yamaç eğimi ve bakı haritaları da SAM kullanılarak üretilmiştir (Şekil 1.3 ve Şekil 1.4). Bu haritalar incelendiğinde, çalışma alanındaki yükseklik değerlerinin 60 m ile 1190 metre arasında değiştiği belirlenmiştir. Yamaç eğim değerleri ise 00 ile 710 arasında değişmekte olup, yamaçların çoğunlukla kuzeybatıya baktığı ortaya çıkmaktadır. 4 Şekil 1.2 Çalışma alanına ait SAM. 5 Şekil 1.3 Çalışma alanına ait yamaç eğimi haritası. Şekil 1.4 Çalışma alanına ait bakı haritası. 6 MTA Genel Müdürlüğü tarafından 1997 yılında bölgesel ve ulusal ölçekte heyelan envanter haritalarının oluşturulmasına yönelik olarak başlatılan proje, 2005 yılında tamamlanmıştır. Bu proje ile 1/25000, 1/100000 ve 1/500000 ölçekli heyelan envanter haritaları oluşturulmuştur. MTA Genel Müdürlüğü tarafından bu amaç doğrultusunda, öncelikle ayrıntılı hava fotoğrafı yorumlamaları ve bunları izleyen aşamalarda, saha çalışmaları ile heyelan envanter haritaları değinilen ölçeklerde oluşturulmuştur. Elde edilen envanter haritaları sayısallaştırılarak, heyelan veri tabanına aktarılmıştır. Söz konusu çalışma kapsamında heyelanlar hareket tiplerine göre; kayma, akma ve krip/kayma/akma şeklinde üç; aktivitelerine göre ise, aktif ve aktif olmayan heyelanlar adı altında iki sınıfta gruplandırılmıştır. Aynı zamanda heyelanlar, yenilme yüzeylerinin derinliklerine göre, sığ (derinlik<5m) ve derin (derinlik>5m) olmak üzere iki grup altında sınıflandırılmışlardır. MTA Genel Müdürlüğü’nün 2005 yılında yayımlamış olduğu 1/500000 ölçekli Zonguldak paftasına ilişkin heyelan envanter haritasına göre, çalışma alanında toplam 160 adet heyelan bulunmaktadır (Şekil 1.5). Söz konusu heyelanlar, bu haritaya göre 4 farklı grupta olup, 1 adet aktif olmayan kayma türündeki heyelan Gökçebey ilçesi kuzeyinde bulunmaktadır. Çalışma alanındaki aktif ve kayma türündeki heyelanların sayısı ise toplam 155’tir. Çalışma alanında çok az yayılıma sahip krip/kayma/akma (aktif) türündeki heyelanlar ise 3 adet olup, Yenice kuzeybatısında da 1 adet akma (aktif) türünde heyelan bulunmaktadır. MTA (2005) tarafından yayımlanan heyelan envanter haritası da dikkate alınarak, tez çalışması kapsamında heyelanlı alanların saha çalışmaları kapsamında yerinde görülerek haritalanmasının, daha uygun olacağı düşünülmüş ve bu çalışmaya özgü yeni bir heyelan envanter haritası oluşturulmuştur. Bu çalışmanın ayrıntılarına Bölüm 5’te değinilmiştir. 7 Şekil 1.5 Çalışma alanına ait MTA (2005) tarafından oluşturulan heyelan envanter haritası. 8 2. ÇALIŞMA ALANININ JEOLOJİSİ Batı Karadeniz Bölgesi, Türkiye’nin en önemli tektonik kuşaklarından biri olan Pontidler içinde yer almaktadır (Ketin, 1966). Pontidler, daha sonra yapılan çalışmalarda Batı Pontid (Şengör and Yılmaz, 1981; Tüysüz, 1990), İstanbul Napı (Şengör and Yılmaz, 1981) ve İstanbul Zonu (Okay, 1989) isimleri ile 3 ana bölüme ayrılmıştır. Batıda Çatalca civarından başlayarak, doğuda Azdavay doğusuna kadar izlenen, güneyde Armutlu-Eskipazar zonu (Yiğitbaş and Yılmaz, 1999) ve onu izleyen Kuzey Anadolu Fayı ile sınırlanan bu bölgenin diğer birliklerinden en önemli farkı, temelinde yer alan Paleozoyik yaşlı çökel topluluğudur (Tüysüz vd., 2004). Söz konusu bölgeler ve özellikleri Şekil 2.1’de sunulmuştur. Ayrıca, Paleozoyik yaşlı istifler ise, bu bölge dışında herhangi bir tektonik birlik içerisinde allokton ya da otokton olarak yer almamaktadır. Şekil 2.1’de gösterilen Ulus Havzası, genel olarak türbiditik nitelikli havza koşullarında gelişmiş yaşlı birliklerden oluşmuştur. Ulus havzasının batı kesimleri düzenli bir stratigrafi sergilerken doğu kesimi geçişli ve karmaşık bir yapı sergilemektedirler. Ayrıca, volkanik katkılar da içeren ve yer yer düşük dereceli metamorfizmadan etkilenmiş Araç-Daday makaslama zonu kayalarına geçiş göstermektedir (Tüysüz vd., 2004). Çalışma alanına ilişkin genel jeolojik özellikler Şekil 2.2’de, stratigrafik kesit ise Şekil 2.3’te sunulmuştur. 9 10 Şekil 2.1 Batı Karadeniz bölgesinin tektonik unsurları (Tüysüz vd., 2004’ten). Şekil 2.2 Çalışma alanının genel jeoloji haritası (MTA, 2004). 11 Şekil 2.3 Çalışma alanının stratigrafik kesiti. 12 2.1. Prekambriyen ve Paleozoyik Yaşlı Litostratigrafi Birimleri (Pey) Prekambriyen ve Paleozoyik yaşlı litostratigrafi birimleri, çalışma alanında metamorfik kökene sahip olan metagranitoyid ve mermer cinsi kayaçlarla temsil edilmektedir (bkz. Şekil 2.2.). Üste doğru gidildikçe granit ve derinlik kayaları ve daha üst kesimlerde ise, kireçtaşı ve çökel kayalara geçişler yapmaktadır (Tüysüz vd., 2004). 2.2. Mesozoyik Litostratigrafi Birimleri 2.2.1. Ahmetusta çakıltaşı üyesi (Kus) Bu üyenin ilk tanımlanması Saner vd. (1979) tarafından yapılmıştır. Birim en tipik olarak gözlendiği yer, Safranbolu kuzeyindeki Ahmetusta Mahallesi olmasından ötürü bu ismi almaktadır. Birim alacalı, alt kesimlerinde çok iyi çimentolanmamış ve sert, yer yer gevşek derecelenmesiz, üstte ise tutturulmuş, köşeli çakıllı, kötü boylanmalı, kısmen derecelenme gösteren çakıltaşlarından oluşmaktadır (Saner vd., 1979). Araştırmacılar birimin kalınlığının 100 ile 800 metre arasında değiştiğini belirtmişlerdir. Aynı araştırmacılar, Ulus formasyonu ile stratigrafik ilişki gözetilerek yaptıkları çalışmada, birimin yaşının Erken Kretase olduğunu ifade etmektedirler. 2.2.2. Ulus Formasyonu (Ku) İlk olarak Akyol vd. (1974) tarafından tanımlanan formasyon, Bartın iline bağlı Ulus ilçesi civarında geniş bir alanda yayılım gösterdiği için bu ismi almıştır. Ulus formasyonu Cide-Kurucaşile hattının güneyinde Türbeyanı marnları üzerine geldiği kesimlerde marn içerisine türbiditik kumtaşı ara katkılarınının girmesi ile başlayıp, bu katkıların giderek artması ile orta-ince tabakalı homojen bir kumtaşı-şeyl ardalanması şeklinde devam eder (Tüysüz vd., 2004). Ulus formasyonunun bazı kesimlerinde kalınlığı 45-50 metreye kadar ulaşan yelpaze çökelleri bulunmakta ve genellikle, çakıltaşı, kumtaşı ve az miktarda kiltaşlarından oluşmaktadır. Ulus formasyonu, kırıntılı istifler üzerine geldiği kesimlerde ise kiltaşı-kumtaşı ile temsil edilmektedir. Formasyon üst seviyelerinde kumtaşları artış göstermektedir, yanal olarak devamlılığı ve kalınlıkları ise daha fazladır. Ulus formasyonu içerisinde zaman zaman olistostromal seviyeler de gözlenmektedir. Üst seviyelerinde ise, radyolarya çörtlerine rastlanılmaktadır (Tüysüz vd., 2004). 13 Ulus formasyonunun kalınlığı tam olarak bilinmemekle beraber, Saner vd. (1979), formasyon kalınlığının belirtmişlerdir. yaklaşık olarak 3000 metre civarında olduğunu Formasyonun yaşı ise içinde barındırdığı fosil içeriğine göre, Erken-Geç Kretase olarak verilmiştir (Saner vd., 1979; Siyako vd., 1980; Aydın vd., 1986 ve 1987; Yergök vd., 1987). Çalışma alanının güneybatısında yer alan Sünnice Masifi’nden, Azdavay civarına kadar geniş bir alanda yayılım gösteren Ulus formasyonu, Orta Karadeniz Bölgesi’ndeki Çağlayan formasyonu ile yaş ve litolojik olarak benzer özelliktedir (Ketin ve Gümüş, 1963). Bununla birlikte, Tüysüz (1999) ve Tüysüz vd. (2000), hem Çağlayan formasyonu, hem de Ulus formasyonunun farklı paleocoğrafik konumdaki iki farklı havzada çökeldiğini ve Geç Kretase’de bir araya geldiğini belirtmişlerdir. 2.2.3. Yemişliçay Formasyonu (Ky) Çalışma alanında çoğunlukla Gökçebey ve Yenice ilçelerinin hemen hemen ortasında yüzeylenmekte olup, genellikle volkanitler ve çökel kayalardan oluşmaktadır. Formasyon ismi ilk defa Ketin ve Gümüş (1963) tarafından verilmiştir. Alt ve üst dokanakları tektoniktir. Genellikle pelajik bir çökel istif tarafından oluşmaktadır. Yenice civarında çökel kaya çeşitliliği bol olarak gözlenmektedir. Bunların arasında killi mikritik kireçtaşı, karbonatlı kumtaşı, karbonatlı silttaşı ve marnlar bulunmaktadır. Ayrıca, olistostrom oluşumlarına sıklıkla rastlanılmaktadır. Tüysüz vd. (1997) tarafından yapılan bir adlandırmaya göre bu olistostroma, Gökçekale olistostromu adı verilmiştir. Yenice civarında görülen masif kireçtaşları, Tüysüz vd. (1997) tarafından, Gidros kireçtaşı olarak adlandırılmıştır. Formasyonun çalışma alanı içerisinde volkanitler içeren seviyeleri de bulunmaktadır. Formasyonun kalınlığı yer yer 150-200 metreye kadar ulaşmaktadır (Tüysüz vd., 2004). Formasyonun yaşı, Tüysüz vd. (1997) tarafından planktonik foraminiferlere göre yapılan değerlendirmeler sonucunda Orta Turoniyen-Erken Kampaniyen olarak belirlenmiştir. 14 2.2.4. Akveren Formasyonu (Kta) Formasyon ilk olarak, Ayancık güneyindeki killi kireçtaşları için Gayle (1959) tarafından Akveren tabakaları şeklinde tanımlanmış ve daha sonra Ketin ve Gümüş (1963) tarafından ise Akveren formasyonu olarak adlandırılmıştır (Tüysüz vd., 2004). Formasyon altta Gürsökü, Cide doğusunda ise Kale formasyonu üzerine geçişli olarak gelmektedir (Tüysüz vd., 2004). Akyol vd. (1974) Cide-Kurucaşile civarında formasyonun 390 m kalınlıkta olduğunu belirtmişlerdir. Akman (1992) tarafından Doğaşı-Kayadibiçavuş kesitinde 600 metreye yakın kalınlık ölçülmüştür. Formasyon, içerisinde bazaltları da barındırmaktadır (Tüysüz vd., 2004). Çalışma alanı içinde bu formasyona ilişkin bazalt üyesi (Ktab), Gökçebey KD’dunda yüzeylenmektedir. 2.2.5. Çaycuma Formasyonu (Tc) Formasyon ilk olarak, Tokay (1954) tarafından adlandırılmıştır. Litolojik özellikleri açısından bakıldığı zaman, bu formasyon tipik bir silisiklastik türbiditik istiftir (Tüysüz vd., 2004). Yergök vd. (1987) foraminifer ve nannofosil bulgularına göre formasyonunun yaşının Erken-Orta Eosen olduğunu belirlemişlerdir. Genellikle çakıltaşı, kumtaşı ve şeyl ardalanmalarından oluşan türbiditik fasiyes karakterli Eosen filişlerini içerisinde barındırmaktadır. Ilgar ve Şahbaz (1997)’a göre Orta Eosen’e geçişlerde sığ denizel fasiyesin izleri görülmekte olup, formasyon Gökçebey ve kuzeyinde geniş bir yayılım göstermektedir (Duman vd., 2005b). 2.2.6. Yığılca Formasyonu (Ty) Çalışma alanında çoğunlukla Gökçebey kuzeydoğusunda yayılım gösteren formasyon, içerisinde neritik kireçtaşları, kumtaşı, silttaşı ardalanmaları yoğun olarak barındırmaktadır. İlk olarak Tokay (1954) tarafından adlandırılmıştır. İçerisinde aglomera, tüf, tüfit gibi piroklastik birimleri içermekte olup, formasyonun yaşı Erken-Orta Eosen’dir (Siyako vd., 1980). 15 2.2.7. Yamaç molozları ve alüvyal oluşuklar (Qa, Qy) Filyos nehri boyunca değişik kesimlerde alüvyal oluşuklar ile bunlara yakın kesimlerde yamaç molozu oluşumlarına rastlanılmaktadır (bkz. Şekil 2.2.). 2.2.8. Yapısal jeoloji Çalışma alanında, KAFZ (Kuzey Anadolu Fay Zonu) etkisi altında oluşan bir faylanma gözlenmektedir (Herece, 1990). Ayrıca, Yenice batısından başlayarak Gökçebey’e kadar uzanan alan içinde bindirmeler ve doğrultu atımlı faylar bulunmaktadır (bkz. Şekil 2.2.). 18 Mart 1953 tarihinde meydana gelen Yenice depremi sonucunda, batıya doğru devam eden yaklaşık 50 km’lik bir kırık hattı oluşmuş, ancak alüvyal yüzeyler tarafından örtülmüştür (Herece, 1990). Metagranitoyidler içerisinde ise çoğunlukla görülmektedir (MTA, 2004). 16 doğrultu atımlı fay sistemleri 3. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Çalışmaya temel teşkil eden literatür araştırmaları kapsamında, heyelan envanter, duyarlılık, tehlike ve risk değerlendirmelerinde uydu görüntülerinin kullanıldığı uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanmış, ulaşılabilen bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışmada dikkate alınan ölçütler, heyelan değerlendirmelerinin yapılması ve uydu görüntülerinden yararlanılıyor olmasıdır. Literatür araştırmalarının ilk aşamasında, heyelan “landslide” ve uydu görüntüsü “satellite image” anahtar sözcükleri ile araştırma yapılmıştır. Bu çalışmalar içinde, UA ürünleri kullanılarak heyelan değerlendirmelerine yönelik yapılan çalışmaların analiz edildiği benzer bir gerçekleştirilmiştir (Çizelge çalışma Metternicht et al. 3.1). Söz konusu çalışma (2005) tarafından ve diğer literatür araştırmaları sonucunda, heyelan değerlendirmelerinde hava fotoğraflarının yaygın olarak kullanıldığı, ayrıca, ASTER, LANDSAT ve SPOT gibi pasif algılama görüntüleri ile RADARSAT, ERS 1-2 gibi aktif algılama görüntülerinden de, özellikle son yıllarda sıklıkla yararlanıldığı görülmüştür. Tez çalışmasının konusu da dikkate alındığında, pasif ve aktif görüntülemelerin bir arada kullanıldığı çalışmalar, literatür araştırmaları kapsamına ilk aşamada dahil edilmiş, ancak, aktif uzaktan algılama ürünlerinin kullanıldığı çalışmalar, içerik dışında tutulmuştur. Pasif algılama ile ilgili ulaşılabilen çalışmalarda, heyelan değerlendirmelerinde en çok kullanılan görüntülerin, SPOT, Landsat ve ASTER görüntüleri olduğu belirlenmiştir. İzleyen paragraflarda, söz konusu çalışmaların ayrıntılarına değinilerek, genel değerlendirmeler yapılmıştır. Gupta and Saha (2001) tarafından Himalayalar’da yapılan çalışmalarda Hindistan Uzay ajansına ait IRS (Indian Remote Sensing Satellite) uydu görüntüleri kullanılmıştır. Bu uydu görüntüsü LISS-1B adı verilen sensörleri ile 5.8 metre çözünürlükte görüntü vermesinden dolayı, akma türü heyelanların net bir şekilde gözlendiği belirtilmektedir. 17 Çizelge 3.1 Heyelan değerlendirmelerinde UA teknikleri kullanılarak yapılmış çalışmalar (Metternicht et al., 2005’ten sadeleştirilerek alınmıştır). Araştırmacı Carrara et al. (1991) Coe et al. (1997) Yer İtalya ABD Huggel et al. (2002) Crowley et al. (2003) Salzman et al. (2004) Kaab et al. (2003) Schrott et al. (2003) Paul et al. (2004) İsviçre ABD İsviçre Rusya-İtalya Almanya İsviçre Cheng et al. (2004) Delacourt et al. (2004) Singhroy et al. (1999) Squarzoni et al. (2003) Berardino et al. (2003) Colesanti et al. (2003) Pratie et al. (2003) Singhroy and Molch (2004a) Singhroy and Molch (2004b) Tayvan Fransa Kanada Fransa ABD, İtalya UA aracı HF* Farklı zamanlarda çekilmiş HF Renkli HF Renkli HF HF SPOT HF Farklı zamanlarda çekilmiş HF+IKONOS Farklı zamanlarda çekilmiş siyah-beyaz HF IRS 1-C/1D PAN SPOT, Landsat TM, IRS1C, Radarsat, HF Landsat TM, SPOT PAN AVIRIS, Hyperion, ASTER Landsat TM ASTER HF ASTER, IRS-1C/D, SPOT, ASTER SPOT, HF HF+Quickbird Radarsat+Landsat TM ERS 1-2 ERS-SAR Barredo et al. (2000) Kaab (2000) Donati and Turrini (2002) Lin et al. (2002) He et al. (2003) Hervas et al. (2003) İspanya İspanya İtalya Tayvan Çin İtalya Kanada Radarsat-InSAR-ERS Kanada Radarsat-2 Van Westen and Getahun İtalya (2003) Gupta and Saha (2001) Hindistan Zhou et al. (2002) Hong Kong *HF: Hava Fotoğrafı 18 Temesgen et al. (2001), Etiyopya’nın Wondogenet bölgesinde yaptıkları çalışmada UA ve CBS teknikleri ile heyelan duyarlılığı değerlendirmesi yapmışlardır. Çalışmada kullanılması amacı ile 1986 yılına ait Landsat TM görüntüsünün 4, 5 ve 7 nolu bantları ile 1995 yılına ait SPOT pankromatik görüntüsü kullanılmıştır. Bu görüntülerden itibaren oluşturulan litoloji haritaları, drenaj parametreleri, yapısal özellikler ve NDVI gibi bitki indeksi haritaları oluşturularak, heyelan değerlendirmelerinde kullanılmıştır. Litoloji haritasında heyelan dağılımının en yüksek olduğu birimlerin ignimbritlere ve riyolitlere ait olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, bitki örtüsünün daha az olduğu alanlarda heyelan gelişiminin daha fazla olduğu gözlenmiştir. CBS ile üretilen yamaç eğimi ve bakı haritaları; litoloji, yapısal jeoloji ve drenaj parametreleri ile birleştirilmiş ve heyelan duyarlılık haritası oluşturulmuştur. Zinck et al. (2001), Huasca de Ocampo (Meksika)’da yaptıkları araştırmada, UA ve CBS kullanarak dağlık alanlardaki kütle hareketlerini incelemişlerdir. Landsat TM görüntüleri ile üretilen stereo görüntüler ve yükseklik modelleri ile yer değiştirme miktarları 3 boyutlu olarak değerlendirilmeye alınmıştır. Çalışmalarında hava fotoğrafı verileri ve SAR (Synthetic Aperture Radar) görüntülerinden itibaren ürettikleri; yapısal jeoloji haritaları, arazi kullanım haritalarını Landsat TM görüntüleri ile üretilen stereo görüntüler ile karşılaştırmışlardır. Radar verileri ve hava fotoğrafları ile TM görüntüleri arasıdaki uyumun çok iyi olduğunu belirten araştırmacılar, Landsat TM görüntüleri ile üretilen jeomorfolojik haritaların, radar verileri ve hava fotoğrafları ile üretilenlere göre daha az güvenilir olduğunu da vurgulamışlardır. Landsat TM bantları ve bant oranlamaları kullanılarak belirlenen ve “gully” adı verilen küçük nehir kanallarının sınıflaması da yapılan çalışmada, bitki örtüsü farklılıkları da değerlendirilerek, arazi gözlemleri ile yapılan sınıflamaların uyumlu olduğu görülmüştür. Landsat TM görüntülerinin çarpıklıkları ve atmosferik düzensizlikler içermesi nedeni ile tek başlarına heyelan değerlendirmelerinde kullanılamayacağı, bu verilerin hava fotoğrafları ve radar verileri ile birleştirilerek değerlendirilmesi gerektiği de çalışmada belirtilmektedir. Lee et al. (2002), Janghung (Kore) bölgesinde yaptıkları çalışmada topoğrafya ve jeolojik yapıların korelasyonu sonucunda heyelan duyarlılık değerlendirmesi yapmışlardır. Hindistan Uzay Ajansı tarafından koordine edilen ve çok geniş bir 19 kullanım alanı olan IRS uyduları ile heyelan gelişmiş alanlar belirlenmiştir. UA teknikleri arasında önemli bir yer tutan değişim sezimi (change detection) tekniği ile çalışma alanındaki tektonik yapılar ve yıllık hareket değişimleri belirlenmiştir. Doğrultu atımlı faylar ve kıvrım eksenleri gibi tektonik unsurların bulunduğu bölgelerde, yoğun heyelanlı alanların var olduğu sonucuna varılmıştır. De la Ville et al. (2002), Venezuela’nın El Avilla dağlık bölgesinde yaptıkları çalışmada, IKONOS görüntüleri kullanarak bölgede aşırı yağış dönemlerinden sonra oluşan heyelanların gelişimlerini incelemişlerdir. Araştırmacılara göre bölgede meydana gelen yoğun yağışların çoğunlukla yüzey akışı, erozyon süreçleri flüvyal sistemleri ve sediman taşınımını tetikleyerek heyelan oluşumunu hızlandırdığı vurgulanmaktadır. Ayrıca, IKONOS görüntülerinin yüksek çözünürlüklü olması nedeni ile kayma, akma gibi heyelan türlerinin kolaylıkla ayırt edilebildiği de belirtilmektedir. Huggel et al. (2002), İsviçre Alp’lerinde yaptıkları çalışmada Landsat TM ve SPOT Pan görüntüleri kullanarak, bitki örtüsü ayrımı ve çamur akması türündeki heyelanları araştırmışlardır. Aşırı yağışlardan sonra meydana gelen heyelanlar, her iki görüntü ile farklı zamanlara ait olarak tespit edilmiş ve oluşturdukları yapılar incelenmiştir. Çalışmada SPOT görüntüleri ve 3 boyutlu arazi modeli üzerinde yapılan değerlendirmeler sonucunda, Landsat görüntülerine göre daha az sayıda bant içeren SPOT görüntülerinin, özellikle bitki örtüsü ayrımında çok detaylı sonuçlar verdiği görülmüştür. Zhou et al. (2002), Lantau Adası (Hong Kong)’nda yaptıkları çalışmada SPOT ve IRS görüntülerini bir arada kullanarak, arazi kullanım haritası ve bitki örtüsü sınıflaması yapmışlar ve sonuçları yamaç eğim haritası ile birleştirerek, heyelana duyarlı alanları belirlemişlerdir. NDVI değerlerinin 0’ın altına düştüğü bölgelerde heyelan aktivitelerinin, eğimdeki artış ile orantılı olduğu sonucuna varılmıştır. Catani et al. (2003), Arno Nehri Havzası (İtalya)’daki arazi kullanım haritası ve jeolojik özellikleri Landsat ETM+ ve ASTER görüntüleri ile inceleyerek, heyelan değerlendirmelerinde kullanmışlardır. Haziran 2000 tarihinde alınmış Landsat ETM+ bant 7 üzerinde HSV (Hue Saturation Value), CN (Color Normalized), PCS (Principal Component Substitution) teknikleri uygulayarak, çalışma alanında 20 meydana gelen jeomorfolojik ve yüzeysel değişimleri ortaya çıkarmışlardır. Aynı teknikleri 1996 ve 2002 yılında alınan görüntüler üzerine uygulayarak, havzada 6 yıl içinde meydana gelen değişimleri ortaya koymuşlardır. Crowley et al. (2003), Amerika’da Shasta Dağı’nda yaptıkları çalışmada AVIRIS, Hyperion ve ASTER görüntüleri kullanarak arjilik alterasyonları sonucu oluşan heyelana duyarlı alanları belirlemişlerdir. Çalışma sonucunda altere kayaçlara ait akma türü yapılar çok net bir şekilde tespit edilmiştir. Ancak, çalışmada karşılaşılan en önemli zorluklardan biri, kar örtüsünün kayaçları maskelemesi olarak belirtilmiştir. Çalışmada, yukarıda değinildiği gibi bir durumla karşılaşıldığında, SAM’den itibaren oluşturulacak yamaç eğimi ve bakı değerlerinin uzaktan algılama verileri ile birleştirilmesinin ve birlikte yorumlanması gerekliliği vurgulanmaktadır. Hervas et al. (2003), İtalya’daki Tessina heyelanını aktif ve pasif UA ile değerlendirmişlerdir. Farklı tarihlerde alınan uydu görüntülerine ait görünür ve yakın kızıl ötesi bantlar aracılığı ile yapılan değişim sezimi (change detection) teknikleri ile elde edilen arazi kullanım haritası, jeolojik özelliklerin ayırt edilmesi ve haritalanması, yapısal jeolojik özelliklerin ortaya konulmasından itibaren heyelan değerlendirmelerinde bulunulmuştur. Çalışmadaki en önemli bulgulardan biri heyelan aktivitelerinden sonra morfoloji değişiminin hızlı yaşandığı alanlarda radar interferometresinin yeterli olmayacağının belirtilmesidir. Ayrıca, yoğun nem içeren ve bitki örtüsü çeşitliliğin bol olduğu alanlarda, radar görüntüleri ile heyelan değerlendirmelerinde güçlük yaşanacağı belirtilmiştir. Cheng et al. (2004), 1 Ekim 1999 ve 21 Eylül 2001 tarihlerinde alınan SPOT görüntüleri kullanarak, 21 Eylül 1999 tarihinde Tayvan’da meydana gelen Chi-Chi depreminin olduğu bölgedeki kütle hareketlerini değerlendirmişlerdir. SPOT görüntülerine ait IR (Infrared) ve R (Red) bantlarını her iki tarihte alınan görüntüler üzerinde uygulayarak, arazi kullanım haritası ortaya çıkarılmıştır. Daha sonra bu görüntüler değişim sezimi yapmak sureti ile karşılaştırılmış ve kütle hareketlerinin geliştiği lokasyonlar belirlenmiştir. Delacourt et al . (2004), hava fotoğrafları ve yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri kullanarak, Fransa’da Le Clapiere bölgesinde oluşan yıllık hareketin 2.5 m’den 20 21 metreye kadar değiştiğini belirlemişlerdir. Metternicht et al. (2005), tüm bu çalışmaları derleyerek, kendi geliştirdikleri modelle belirli bölgelere ait heyelan aktivitesini incelemişlerdir. Bu model genel ismi ile HAZNETH Database adı altında veri tabanı ile oluşturulmuştur. UA tekniklerinin heyelan değerlendirmelerinde aşağıdaki özellikler için kullanılabileceği belirtilmiştir. • Hidrolojik özellikler: Yüzey akışının ve drenaj parametrelerinin farklı tarihlerde alınmış görüntüler ile değişim sezimi yapmak sureti ile belirlenmesi. • Jeolojik özellikler ve arazi kullanımı: Jeolojik sınıflama ve arazi kullanım özelliklerinin belirlenerek, heyelana duyarlı alanların ortaya konulması. • Stereo görüntüler ile hava fotoğraflarının birleştirilerek, 3 boyutlu ortamda heyelan değerlendirilmesi. Liu et al. (2004), Yangtze Nehri (Çin) çevresinde heyelan duyarlılığını ASTER görüntüleri yardımı ile incelemişlerdir. Çalışmada kullanılan en önemli UA tekniği ASTER uydu görüntüsünün VNIR (Visible Near Infrared) bantları ile üretilen stereo görüntüler ile yapılan değerlendirmelerdir. Bunun dışında multi-spektral bölgedeki yansıma değerlerinin belirlenmesi ve termal görüntü bantları ile yapılan bazı modellemeller ile heyelan oluşumu incelenmiştir. Nehir üzerine kurulan Three Gorges barajı jeolojik konumu nedeni ile heyelanların sıklıkla geliştiği bir bölgedir. Çalışmada öncelikle Mayıs 2002 tarihinde alınmış ASTER Level 1B verilerine ait stereo görüntüler oluşturularak, jeolojik ve jeomorfolojik yapılar ortaya çıkarılmıştır. ASTER görüntüleri içinde bulunan farklı bantlara ait oranlamalar yaparak litolojik ayrıma gidilmiştir. 3-2-1 nolu bantların RGB (Red Green Blue) olarak yerleştirilmesi sonucu bitki örtüsü, 4-6-9 nolu bantların RGB olarak yerleştirilmesi sonucu kireçtaşı-şeyl birimleri ortaya çıkarılmıştır. 4-6-12 nolu bantların görüntülenmesinin sonucunda ise, 12 nolu bantta kuvars mineralinin yüksek yansıma değerleri vermesi nedeni ile kumtaşları net bir şekilde gözlenmiştir. Litolojik birimler ile SAM ve türevleri (yamaç eğimi ve bakı gibi) heyelan lokasyonları ile birlikte değerlendirilerek, jeomorfolojik yorumlar yapılmıştır. Paul et al. (2004), farklı tarihlerde alınan ASTER, SPOT, IRS görüntüleri ile İsviçre Alpleri’nde yaptıkları çalışmada değişim sezimi yöntemi ile akma türü 22 heyelanları belirlemişlerdir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, akma türündeki heyelanların kolaylıkla ASTER uydu görüntüsü ile belirlenebileceği sonucuna varılmıştır. Salzman et al. (2004), Landsat TM 4 ve 5 nolu bantları kullanarak İsviçre’deki Bernese Alpleri’nde heyelanlara ait çalışmalar yapmışlardır. 4 ve 5 nolu bantları birbirlerine oranlayarak görüntüler elde edilmiş, daha sonra filtreleme yöntemi ile çözünürlüğü artırılmıştır. Görüntü üzerindeki kar örtüsü alanlarına ait değerlendirmeler ve kar örtüsünden kaynaklanan yüzey akışı 1/25000 ve 1/50000 ölçekli jeoloji haritaları ve CBS verileri ile birleştirilmiş ve bölgedeki heyelan gelişiminin, yoğun kar erimesi ile ilişkili olduğu sonucuna varılmıştır. Chadwick et al. (2005), Salmon Şelale’lerin (Idaho, ABD) olduğu bölgede meydana gelen heyelanları; hava fotoğrafları, GPS ölçümleri ve yüksek çözünürlüklü Quickbird görüntüleri ile incelemişlerdir. 1990 ve 1998 yıllarına ait hava fotoğraflarını, Quickbird görüntüleri üzerine birleştirerek, yüksek çözünürlüklü veriler elde edilmiştir. Daha sonra, bu görüntüler üzerinde değişim sezimi yapmak sureti ile meydana gelen hareketin ölçüsü ve tanımı yapılmıştır. Sonuç olarak düşey düzlemde meydana gelen hareketin 1990-2002 yılları arasında, 4.1 m’den 16.4 m’ye çıktığı görülmüştür. Lin et al. (2005 a ve b), 1999 yılında meydana gelen Chi-Chi depreminden sonra oluşan heyelan aktivitesini inceleme amacı ile 2 yıllık bir izleme programı ile bitki örtüsünde meydana gelen değişimleri incelemişlerdir. Yaklaşık olarak 829 hektarlık bir alanda gerçekleşen izleme programı ile alana ait nemlilik değerleri sürekli güncellenmiş, uzaktan algılama teknikleri ile hesaplanan NDVI değerleri sayesinde de, bitki örtüsünde meydana gelen değişimler ortaya konmuştur. Alanda 2 yıllık bir süreç içinde bitki örtüsünde yaklaşık % 60’lara varan oranlarda artış meydana geldiği görülmüştür. NDVI değerleri Landsat TM görüntülerinden itibaren hesaplanmıştır. Çalışmada kullanılan diğer bir uydu görüntüsü olan SPOT görüntüleri, 1999 ve 2001 tarihleri arasında 6 adet olmak üzere değerlendirilerek yüzeyde meydana gelen değişimler incelenmiştir. Bu veriler daha sonra bitki örtüsü izleme programı ile elde edilen değerler ile birleştirilerek, alanda heyelana duyarlı alanlar belirlenmiştir. 23 UA ürünleri ile heyelan değerlendirmelerinin yapılabilmesine yönelik ayrıntılı bir çalışma, Metternicht et al. (2005) tarafından gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın yapıldığı zamana kadar UA ürünleri kullanılarak yapılmış olan araştırmalar derlenmiş, dikkate alınan yöntemlerin üstünlük ve sınırlamaları tartışılmıştır. Ayrıca, farklı bölgelerde meydana gelmiş heyelanlar, çeşitli uydu görüntüleri (aktif/pasif) kullanılarak değerlendirilmiştir. Geliştirdikleri model ile birlikte yapılan değerlendirmelerde; iklimin, meteorolojik, jeomorfolojik ve jeolojik faktörlerin yeri ve önemi araştırılmıştır. Roessner et al. (2005), Güney Kırgızistan’da potansiyel heyelanları uzaktan algılama ve CBS yöntemleri ile değerlendirmişlerdir. Çalışmada MOMS-2, ASTER, Landsat TM ve Landsat ETM+ gibi farklı görüntüler üzerinde işlemler yapılmıştır. Çalışmada en eski tarihli görüntü Eylül 1989’da alınan ve 30 metre çözünürlüğe sahip Landsat TM görüntüsüdür. Eylül 2000 tarihine ait Landsat ETM+ görüntüsü ve Ağustos 2001 tarihinde alınan ASTER görüntülerinin, VNIR bantları ile işlemler yapılmıştır. Farklı tarihlerde alınan değişik uydu sistemlerine ait görüntülerde, yüzey koşulları ve değişimi, topoğrafya (stereo görüntüler) ve jeolojik yapılar belirlenerek, heyelan değerlendirmelerinde bulunulmuştur. Ayrıca, drenaj parametreleri ve yüzey sularının akış yönü gibi özellikler de uydu görüntülerinden itibaren belirlenmiştir. Yüzeyin tektonik özellikleri MOMS-2P yükseklik modelleri ile belirlenmiştir. Tüm bu veriler kullanılarak, bölgesel bir heyelan tehlike çalışması yapılmıştır. Alcantara-Ayala et al. (2006), Sierra-Norte, Puebla (Meksika)’da yaptıkları çalışmada Landsat 5 TM ve Landsat 7 ETM görüntülerini kullanarak bitki örtüsü değişimininin yıllara göre durumunu incelemişlerdir. 1989 yılında alınan Landsat 5 TM görüntüsü ile 1999 yılında alınan Landsat ETM görüntüleri arasındaki NDVI ve diğer bitki indeksi değerleri hesaplanarak, o bölgedeki heyelan aktiviteleri yorumlanmıştır. Ekim 1999 tarihinde çalışma alanında oluşan yoğun yağışların tetiklemesi ile yüzlerce heyelan meydana gelmiştir. Bu şekilde 1989 ve 1999 yılları arasında bitki örtüsü üzerinde yoğun değişimler yaşanmıştır. Bitki örtüsü dağılımının 1245 km2’den yaklaşık olarak 363 km2’ye düştüğü Landsat görüntüleri üzerinde yapılan NDVI analizleri sayesinde belirlenmiştir. Çalışma alanında 24 meydana gelen heyelanların yaklaşık % 85’ine yakınının çıplak veya az bitki örtüsü olan alanlarda oluştuğu gözlenmiştir. Farina et al. (2006), SLAM (Service for Landslide Monitoring) projesi çerçevesinde, 2003 yılında uzaya gönderilen ve SAR-ESA’ya ait (European Space Agency) radar görüntüleri ile PS (Permanent Scatters) tekniği ve interferometrik yaklaşımlar ile İtalya Amo Nehri bölgesindeki heyelan aktivitelerini incelemişlerdir. Bölgede daha önce saha çalışmaları ile haritalanmış ve ayrıntılı analizi yapılmış olan yaklaşık 27000 heyelan mevcuttur. Çalışma alanına ait belirlenen 350 adet SAR görüntüsü üzerinde PS tekniği uygulanmıştır. PS tekniği genel olarak yüzeysel özelliklerin belirlenmesinde kullanılmaktadır. Bu teknik ile olası heyelanlı alanlar belirlenerek, heyelan duyarlılık haritası oluşturulmuştur. Lee and Lee (2006), farklı tarihlerde alınan KOMPSAT-1 (Korea Multipurpose Satellite) görüntüleri üzerinde değişim sezimi yapmak sureti ile Kore Gangneung bölgesindeki heyelan duyarlılığını belirlemişlerdir. Zamansal çözünürlüğü 24 gün olan KOMPSAT-1 uydusu 6.6 m çözünürlükte görüntü vermektedir. Bölgede, 14 Aralık 2002 tarihinde meydana gelen heyelandan sonra alınan görüntüler ile 7 Aralık 2001 tarihinde alınan görüntüler arasındaki farklar, değişim sezimi tekniği ile ortaya konulmuştur. Uzaktan algılama çalışmalarına entegre edilmesi amacı ile alana ait litoloji, yamaç eğimi, bakı, çizgisellik haritaları, drenaj parametreleri ve meteorolojik özellikler yer gözlem verileri ile belirlenmiştir. Uzaktan algılama teknikleri ile belirlenen heyelanlar saha gözlemleri ile heyelan duyarlılığının % 86.76 oranında uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Nichol et al. (2006), IKONOS görüntüleri kullanarak Hong Kong’daki Lantau Adası’ndaki 50 yıldan daha önce oluşan heyelanları incelemişlerdir. Çalışma 114 km2’lik bir alanda gerçekleştirilmiştir. Ancak, detay çalışma 24 km2’lik bir alanda yapılmıştır. Daha sonra, bu detay alanda pan-sharpened ve stereo görüntüler ile heyelanların oluşum mekanizmalarına ilişkin yorumlamalara gidilmiştir. Çalışmada, heyelan değerlendirmelerinde yüksek çözünürlüklü IKONOS görüntülerinin kullanılmasını, hareketin mekanizmasının anlaşılması açısından, son derece yararlı olduğu vurgulanmaktadır. 25 Pradhan et al. (2006), uzaktan algılama teknikleri kullanarak Himalaya’lardaki Nahan ve Karnal bölgesinde meydana gelen heyelanlara ait değerlendirmeler yapmışlardır. Kullanılan uydu sistemleri IRS Liss-1D sensörlerine ait görüntülerdir. Bu sensörlere ait görüntülerin çözünürlükleri yaklaşık olarak 72.5 metredir. 4 adet görünür bant içeren bu uydu sisteminin kapsama alanı, yaklaşık olarak 148 km2’dir. IRS görüntüleri ile belirlenen jeomorfolojik değişimlerin incelenmesi çalışmanın uzaktan algılama temelini oluşturmaktadır. Uydu görüntülerinden belirlenen ana nehir akış yönleri çalışma alanındaki ana fay sistemlerine paralel olduğu belirlenmiştir. Bölgede gerilim dağılımı, tektonik unsurlar temel alınarak belirlenmiş ve heyelan oluşumu açısından ilişkisi değerlendirilmiştir. Yeşilnacar ve Süzen (2006), Asarsuyu (Düzce) havzasında, heyelan değerlendirmelerinde sıklıkla kullanılan arazi kullanım haritaları, bitki indeksi değerleri gibi bileşenleri farklı teknikler ile daha güvenilir hale getirmişlerdir. Çalışmanın yapıldığı alan gibi heterojen özellikler gösteren bölgelerde, bazı parametrelerin uzaktan algılama yöntemleri ile belirlenmesinde zorluklar ortaya çıkmaktadır. Landsat TM görüntüleri ile belirlenen, bitki örtüsü, toprak/yüzey nemliliği, topoğrafik nemlilik indeksi ve drenaj yoğunluğu gibi parametreler arazi özellikleri ortaya çıkarılmasında kullanılmıştır. Çalışmada arazi sınıflama haritalarındaki güvenilirliğin % 77’den % 89’a kadar çıktığını, bu şekilde heyelan değerlendirmelerindeki doğruluğun ise % 63’den % 88’e ulaştığı belirtilmektedir. Delacourt et al. (2007), Güney Fransa Alpleri’nde meydana gelen heyelanları incelemek amacı ile aktif ve pasif görüntülerini bir arada değerlendirmişlerdir. Yüzeysel değişimleri, farklı yıllara ait interferometrik çalışmalara göre belirleyip, sonuçları SPOT görüntüleri ile oluşturulan stereo görüntüler ile karşılaştırmışlardır. Çalışmada, metre altı seviyesinde sonuçlar veren radar görüntülerinin heyelan değerlendirmelerinde son derece yararlı olduğu belirtilmiş ve SPOT görüntüleri ile birlikte değerlendirildiğinde daha doğru sonuçlar elde edilebileceği vurgulanmıştır. Pradhan and Lee (2007), Malezya’nın Selangor bölgesinde optik uzaktan algılama görüntüleri ve CBS yöntemleri ile heyelan duyarlılığını belirlemişlerdir. Kullanılan Landsat TM görüntüleri ile alana ait litoloji, çizgisel özellikler ve arazi kullanım haritası belirlenerek, yapay sinir ağları ile heyelan bulunulmuştur. 26 değerlendirmelerinde Tarantino et al. (2007), Abruzzo (Güney İtalya) bölgesinde 1987-2000 yılları arasında elde ettikleri 20 adet multi-temporal Landsat TM görüntüleri üzerinde değişim sezimi yöntemleri ile heyelan değerlendirmeleri yapmışlardır. Çalışma sonucunda tarım alanları ile kaplı alanlarda 1987-1997 yılları arasındaki heyelan aktivitesinin orta düzeyde olduğu, çıplak veya kurak alanların ise, aynı zaman dilimi içinde yüksek heyelan duyarlılığına sahip olduğu gözlenmiştir. Weirich and Blesius (2007), Santa Monica Dağları’ndaki (California, ABD), Pena ve Grand Canyon’da değişik uydu görüntüleri ve hava fotoğrafları yardımı ile heyelan duyarlılık araştırması yapmışlardır. Çalışmanın genel amacı, bölgeye ait heyelan değerlendirmelerinde ve duyarlı alanların tespitinde hava fotoğrafları ve uydu görüntülerini karşılaştırmaktır. Çalışmada hem ASTER, hem de SPOT verileri ile stereo görüntüler oluşturarak, NAPP (National Aerial Photography Program) hava fotoğrafları ile karşılaştırmalar yapılmıştır. Çalışmada, alansal büyüklük-maliyet değerlendirmesi yapıldığında, büyük alanlarda görüntü verebilen uydu görüntülerinin, hava fotoğraflarına göre daha az maliyetli olduğu belirtilmektedir. Bununla birlikte, istatistiksel değerlendirmeler ışığında, heyelan değerlendirmelerinde kullanılan hava fotoğrafları ve uydu görüntülerinin ise tahmin aşaması için benzer sonuçlar verdiği vurgulanmaktadır. Vicente-Serrano et al. (2008), Kuzeydoğu İspanya’da yer alan Ebro Vadisi’nde meydana gelen heyelanların incelemesini Landsat görüntüleri ile gerçekleştirmişlerdir. 1984-2007 yılları arasında alınan farklı Landsat görüntüleri üzerinde, özellikle bitki örtüsü değişimleri incelenerek heyelanlar hakkında yorumlamalar yapılmıştır. İklimin ani değişim gösterdiği dönemlere ilişkin ESA’ya ait ERS 1-2 uydu görüntüleri de, bu çalışmada bitki örtüsü ayrımı amacı ile kullanılmıştır. Landsat ETM ve TM görüntülerine ait bant 4 ve bant 5 yansıma değerlerinin en çok 2000-2004 yılları arasında gözlenmiştir. maksimum değerlere ulaştığı Ayrıca değerler yüksek zamansal çözünürlük veren MODIS görüntüleri ile karşılaştırılarak kalibre edilmiştir. Bu şekilde alana ait bitki örtüsü değişimlerinin 2000 yılında çok ani bir değişiklik yaşandığı ve bu değişimin, heyelan oluşumu ile doğrudan ilişkili olduğu vurgulanmıştır. 27 4. ASTER UYDU SİSTEMLERİ GENEL ÖZELLİKLERİ ASTER uydusu adını, “Advanced Spaceborne Thermal Emission and Reflection Radiometer” sözcüklerinin baş harflerinden almaktadır. Kasım 1999 tarihinde uzaya atılan uydu, NASA Earth Observing System (EOS), Japonya Ekonomi Bakanlığı (METI) ve Japonya Uzaktan Algılama Veri Toplama Merkezi (ERSDAC) ortaklığı tarafından işletilmektedir. ASTER uydu görüntüleri, yeryüzündeki kar ve buzul örtülerinin durumu, bitki örtüsünün değişimi, kaya-toprak sınıflaması gibi birçok amaç doğrultusunda kullanılmaktadır. Genellikle, jeolojik uygulamalarda da çok önemli bir yere sahip olan ASTER uydu sistemleri (Şekil 4.1.a) uçuşu sırasında sürekli olarak kayıt sağlayabilen bir uydu değildir. Bu uydu sistemi her bir turunda yaklaşık olarak 8 dakika civarında veri kaydetmektedir. Dinamik olarak 8 bitlik bir görüntü veren ASTER uydu sistemi, 60x60 km’lik bir alana ilişkin görüntü sağlayabilmektedir. ASTER uydusunda toplam 14 adet bant bulunmaktadır. Farklı amaçlara hizmet eden söz konusu 14 bant için çözünürlük değerleri 15, 30 ve 90 m olarak değişim göstermektedir . ASTER uydusunun ilk 3 bandı, VNIR (Visible Near Infrared) bantlar olarak adlandırılmakta olup, görünür ve yakın kızıl ötesi spektral aralığı kapsamaktadır. Bu bantların çözünürlüğü 15 m’dir. Sistemde uydu uçuşuna dik doğrultuda üç kanallı CCD detektörü bulunmakta, geriye bakış görüntüsü için, arkaya yaklaşık olarak 280’lik bir açı ile bakan tek kanallı ve bazyükseklik (base-height) oranı 0.6 olan stereoskopik görüntü sağlayan bir adet dedektör daha bulunmaktadır. Bu şekilde tasarıma sahip olması nedeni ile sayısal yükseklik modellemesi sağlıklı bir şekilde oluşturulabilmekte, ayrıca üç boyutlu görüntüler de elde edilebilmektedir. Şekil 4.1.b’de ASTER-VNIR sensörüne ait şematik bir gösterim yer almaktadır. Burada geri görüntü teleskobu (Backward Looking Telescope), sadece stereo görüntülerin elde edilmesi amacı ile kullanılmaktadır. Mavi ile gösterilen ve dik konumda görüntü alabilen NLT (Nadir Looking Telescope), 5000 adet silikon şarj içermekte ve ±240’lik bir açıda dönüş yapabildiği için (cross-track direction), çoklu yönde görüntü alabilme özelliğine sahiptir. 28 Şekil 4.1. ASTER uydu sistemlerine ait sensörler: a) genel görünüm; b) VNIR (Visible Near Infrared); c) SWIR (Shortwave Infrared), d) TIR (Thermal Infrared) (http://www.asterweb.jpl.nasa.gov). 29 Toplam 6 adet kanaldan oluşan SWIR (Shortwave Infrared) (Şekil 4.1.c), alt sistemi 4-9 nolu bantları içermekte olup nadire yönlendirilmiş bir kamera veya bir teleskop olarak değerlendirilmektedir (http://www.asterweb.jpl.nasa.gov). Uydunun uçuşuna dik doğrultuda yaklaşık 90’lik bir açı ile yönlendirilmiş olan bu kanalların çözünürlüğü 30 metredir. Bu kanallar, her 900 metre yükseklikte yaklaşık olarak 0.5 piksel hata vermektedir. Eğer sayısal yükseklik modelleri mevcutsa, bu hatanın düzeltilmesi gerekmektedir. Şekil 4.1.c’de yeşil ile gösterilen ve platinyumdan yapılmış olan detektörün asıl görevi, uyduda meydana gelen ısı değişimlerini engellemek ve sıcaklığı en alt düzeye indirerek ısınmasını önlemektir. Bu cihaz yaklaşık olarak 80 K’e kadar uyduyu soğutabilme yeteneğine sahiptir. Mavi ile gösterilen noktalama modülü, ±8.540’lik bir açıda dönüş yapabildiği için 16 günlük zamansal çözünürlüğü olan uydu sisteminde tüm bölgeleri tarama olanağı sağlamaktadır. Kırmızı ile gösterilen teleskop SWIR sensörü içinde bir alt sistem olarak bulunmaktadır. Termal kızıl ötesi spektrum aralığında toplam 5 kanaldan oluşan TIR (Thermal Infrared) (Şekil 4.1.d) algılayıcılarında toplam 10 adet detektör vardır. Sensöre dik bir açı ile bakan toplam 5 adet bant, 90 metre çözünürlükte görüntüler sağlamaktadır. En yüksek veri aktarım hızı 4.2 Mbps olup, NIR ve SWIR iten mekanizmalı sistemler ile çalışmaktayken, TIR ise dönen mekanizma ile çalışmaktadır. Döner ayna hem uçuşa dik doğrultuda, hem de 8.550 eğik konumda kullanılmaktadır. Şekil 4.1.d’de sarı ile gösterilen soğutucu sensörü, sıcaklığı düşürme amacı ile kullanılmaktadır. Yeşil ile gösterilen bölüm termal görüntüler alınması sırasında kullanılmaktadır. Kırmızı ile gösterilen tarayıcı ayna, ±8.540’lik bir açıda dönüş yapabildiği için, 16 günlük zaman dilimlerinde termal görüntü vermesi için kullanılmaktadır. Mavi ile gösterilen teleskop ise VNIR teleskobunun aksine aynalı bir şekilde tasarlanmış olup hareketsiz olarak bulunmaktadır. Çizelge 4.1’de ASTER uydusuna ilişkin spektral bant özellikleri ve çözünürlükleri sunulmaktadır. 30 Çizelge 4.1. ASTER algılayıcılarının spektral aralık ve çözünürlük özellikleri. (http://www.asterweb.jpl.nasa.gov) Bant No Spektral aralık (µm) Çözünürlük(m) 1 0.52-0.60 (Yeşil) 15 2 0.63-0.69 (Kırmızı) 15 3 0.76-0.86 (Yakın kızılötesi) 15 4 1.60-1.70 (Kızılötesi) 30 5 2.145-2.185 (Kızılötesi) 30 6 2.285-2.225 (Kızılötesi) 30 7 2.235-2.285 (Kızılötesi) 30 8 2.295-2.365 (Kızılötesi) 30 9 2.360-2.430 (Kızılötesi) 30 10 8.125-8.475 (Termal) 90 11 8.475-8.825 (Termal) 90 12 8.925-9.275 (Termal) 90 13 10.25-10.95 (Termal) 90 14 10.95-11.65 (Termal) 90 ASTER görüntüleri Level 1A, 1B, Level 2 ve Level 3A formatında görüntüler vermektedir. Farklı amaçlar doğrultusunda kullanılan bu görüntü formatlarından Level 1A, geometrik ve radyometrik düzeltmeleri yapılmadan kullanıcılara aktarılmaktadır. Bu nedenle, görüntüler üzerinde herhangi bir işlem yapılmadan önce, geometrik ve radyometrik düzeltmelerinin yapılması gerekmektedir. Level 1B görüntülerinde radyometrik düzenleme yapılmasına rağmen geometrik düzenleme yapılmamıştır . Level 2 görüntüleri ise genel olarak, radyans ve DN (Digital number)’ler içermekte ve bunlara bağlı olarak, yüzey sıcaklığı, emissivite gibi bazı fiziksel parametrelerin uydu görüntüleri ile belirlenmesine olanak sağlamaktadır. Level 3A görüntüsü ise, 3 nolu VNIR bandında 3N formatında SYM içermekte ve bu şekilde stereo görüntülerin oluşturulmasına olanak sağlamaktadır. Level 3A görüntüsü, 1B görüntüsüne benzer şekilde rektifiye edilmiş, geometrik ve radyometrik düzeltmeleri yapılmış olarak (http://www.asterweb.jpl.nasa.gov). 31 kullanıcılara sunulmaktadır ASTER görüntülerinin kullanılmasında, dikkat edilmesi gereken ve “granül” olarak adlandırılan bir örneğin çözümlemesi aşağıda verilmiştir: “ASTER 1B“ 0103190215190103290064 “ASTER 1B” :ASTER görüntülerinin ait olduğu formata verilen adlandırmadır. “010319” :Görüntü alınması amacı ile gözleme başlanılan tarihi belirtmektedir. Bu örnekte “01”, 2001 yılını simgelemekte iken, “03” Mart ayını, “19” ise Mart ayının 19. gününü simgelemektedir. “021519” :Görüntünün alındığı saati simgelemektedir. Bu örnekte, saat 02: 15: 19’da alınmış bir görüntüyü ifade etmektedir. “010329” :Görüntü alınması amacı ile yapılan işlem zamanını simgelemektedir. “0064” :Görüntünün seri numarasıdır. ASTER uydusu jeolojik uygulamalar içerisinde çok önemli bir yere sahiptir. Litoloji ayrımı ve arazi kullanım haritaları ASTER görüntüleri ile ortaya konulabilmektedir. Ayrıca, jeotermal enerji aramaları için en önemli parametrelerden biri olan, kayaçların termal analizi ve ayrımı da, ASTER görüntüleri ile belirlenebilmektedir. Bunların yanında hidrolojide kullanılan yüzey akışı ve akış yönü belirleme çalışmaları, volkanik akış ve diğer birçok jeolojik uygulamalarda da, ASTER görüntüleri kullanılmaktadır. Tez çalışmasının konusu da dikkate alınarak, heyelan envanter haritalamalarına yönelik ASTER uydu görüntüsünün kullanılabilme olanaklarına, bir sonraki bölümde değinilmiştir. 32 5. ASTER UYDU GÖRÜNTÜSÜNÜN HEYELAN ENVANTER HARİTALAMALARINA YÖNELİK KULLANIMI Heyelanlar jeolojik ve/veya jeomorfolojik süreçler ile hidrolojik özellikler, bitki örtüsü ve arazi kullanımı gibi birçok parametreye bağlı olarak gelişebilmekte; insan etkisi, aşırı yağışlar ve depremler sonucunda da tetiklenebilmektedirler. Ayrıca, heyelanlar yer yüzeyinin gelişim süreci içinde etkin bir rol oynamakta ve önemli oranda hasarlara, can ve mal kayıplarına yol açmaktadırlar (Brabb and Harrod, 1989; Harmon and Doe, 2001). Heyelanların oluşumu, yer yüzeyine ilişkin özellikleri doğrudan etkilediği ve değişimlere yol açması nedeni ile UA tekniklerinin heyelan değerlendirmelerinde kullanımı ve uygulanabilirliği açısından uygun olarak değerlendirilmektedir (Soeters and Van Westen, 1996). Özellikle heyelan haritalamaları ve izlenmesine yönelik çalışmalarda, UA tekniklerinin kullanılması, bu tekniğin hızlı ve kolay güncellenme özellikleri nedeniyle, uygulamalarda sıklıkla tercih edilmektedir. Tez çalışmasının konusu dikkate alındığında, bu bölümde sadece heyelan envanter haritalamaları üzerinde durulacaktır. Ayrıntılı bir heyelan envanter haritalaması, heyelan zararlarından korunmak için yapılacak her türlü çalışmanın ilk aşamasında dikkate alınması gereken bir konudur. Ayrıca, konumsal ve zamansal heyelan çözümlemeleri ile yer yüzeyinin evriminin anlaşılmasında, temel unsurlardan birisidir (Soeters and Van Westen, 1996; Galli et al., 2008; Booth et al., 2009). Heyelan envanter haritaları uygulama açısından değerlendirildiğinde ise karar vericiler, planlamacılar ve yerel yönetimler için son derece önemli bilgiler içermektedir. Bu nedenle birçok araştırmacı ve uygulamacı tarafından ulusal ölçekten büyük ölçeklere değişen ölçeklerde envanter haritaları oluşturulmaktadır. Bununla birlikte, bu haritaların ancak % 25’i uygulamalarda etkin olarak kullanılmaktadır (Aleotti and Chowdhury, 1999). Galli et al. (2008), heyelan envanter haritalarının oluşturulma aşamalarını 4 ana grupta incelemiştir: 1) Bir bölgedeki heyelanların tür ve yerlerini göstermek. 2) Deprem ve yağış gibi tetikleyici parametrelerin etkilerinin gösterilmesi. 3) Heyelanların konumsal dağılımı ve yayılımını göstermek. 33 4) Duyarlılık, tehlike ve risk modellemeleri yapmak. Özellikle geçtiğimiz 20-25 yıl içinde heyelanlar ile ilgili yapılan bilimsel çalışmaların sayısında önemli bir artış söz konusudur (Aleotti and Chowdhury, 1999; Guzzetti et al., 2000; Tralli et al., 2005; Van Westen et al., 2008). Heyelan envanter haritalarının, heyelan değerlendirmelerinde temel unsur olduğu düşünülürse, bu durum heyelan envanter haritaları için de geçerlidir. Bununla birlikte, araştırmacılar arasındaki genel eğilim, heyelan envanterleri hazırlandıktan sonra duyarlılık, tehlike veya risk modellemeleri yapmak yönündedir (Lee and Lee, 2006). Bu nedenle, doğrudan heyelan envanterine yönelik yapılan çalışmalara literatürde daha az sayıda rastlanılmaktadır. Heyelan envanter haritalarının oluşturulmasında birçok yöntem bulunmaktadır. Bu yöntemler; 1) Topoğrafik harita ve SAM analizleri 2) Hava fotoğrafı yorumlamaları 3) Saha çalışmaları/jeomorfolojik analizler 4) Basılı veya sayısal harita arşivleri veya raporları 5) LIDAR (Light Detection and Ranging) uygulamaları 6) Uydu görüntüleri kullanılması (yüksek veya orta çözünürlük) olarak değerlendirilmektedir (Soeters and Van Westen, 1996; Guzzetti et al., 2000; Metternicht et al., 2005; Lee and Lee, 2006; Nichol et al., 2006; Weirich and Blesius, 2007; Galli et al., 2008; Van Westen et al., 2008; Booth et al., 2009; Marcelino et al., 2009). Heyelan yerlerinin belirlenmesinde kullanılan bu yöntemlerden “klasik” ilk dördü veya “geleneksel” yöntemler olarak adlandırılmaktayken, LIDAR (Haugerud et al., 2003; Schultz, 2004) ve yüksek-orta çözünürlükte uydu görüntülerinin kullanımı da “yeni” veya “güncel” yöntemler olarak tanımlanmaktadır (Nichol et al., 2006). Bu yöntemlerin ayrıntıları ve karşılaştırmalarına bir sonraki bölümde kısaca değinilmiştir. 34 5.1. Heyelan Envanter Haritalamalarında Kullanılan Yöntemlerin Karşılaştırılması Yukarıda değinilen yöntemlerin birbirlerine göre bazı üstünlük ve sınırlamaları mevcuttur. Bazı araştırmacılar geleneksel yöntemlerin kullanımını savunmaktayken (örn: Mantovani et al., 1996; Hervas et al., 2003), bazı araştırmacılar ise özellikle yüksek ve orta çözünürlüklü uydu görüntülerinin kullanımının heyelan envanter haritalamalarında daha iyi sonuçlar verdiğini belirtmektedirler (örn: Malamud et al., 2004 a ve b; Roering et al., 2005; Farina et al., 2006; Nichol et al., 2006; Booth et al., 2009). Guzzetti et al. (2000), heyelan envanter haritalarının oluşturulmasında, en az iki veya üç yöntemin birleştirilerek kullanılmasını savunmaktayken, Lee and Lee (2006) saha çalışmaları ile hazırlanan heyelan envanter haritalarının daha güvenilir olduğuna dikkat çekmektedirler. Ancak aynı araştırmacılar, yüksek maliyetli olması ve özellikle dağlık ve engebeli topoğrafyalarda bu tür saha çalışmalarının gerçekleştirilmesinin hemen hemen olanaksız olduğunu vurgulayarak, saha çalışmalarının UA yorumlamalarından sonra, doğrulama amaçlı yapılmasını önermektedirler. Geleneksel yöntemler içinde değerlendirilen topoğrafik harita analizleri (düzensiz ve karşıt konturların varlığı), hava fotoğrafı yorumlamaları ve saha çalışmalarının bir arada bütünleşik olarak kullanıldığı yöntembilim, çalışmalarının ve haritalamalarının temelini oluşturmaktadır. heyelan envanter Bununla birlikte, bilgisayar ve uydu teknolojilerindeki son 20 yıl içinde meydana gelen gelişmelere de koşut olarak, özellikle uydu görüntülerinin kullanımında bir artış söz konusudur (Booth et al., 2009). Ayrıca, birçok araştırmacı, geleneksel yöntemlerle oluşturulan heyelan envanter haritalarının, çoğunlukla öznel ve çalışılan alanı temsil edici özellikte olmadığını belirtmektedirler (Malamud et al., 2004a; Roering et al., 2005; Weirich and Blesius, 2007). Topoğrafik haritaların kullanımı küçük boyutlu heyelanların belirlenmesinde çoğunlukla yetersiz kalmaktayken, hava fotoğrafı yorumlamalarının zaman alıcı olduğu belirtilmektedir. Örneğin, 1000 km2’lik bir alanda heyelan envanterine yönelik bir çalışma gerçekleştirebilmek için, 1/10000 ölçekli 400 adet stereoskopik hava fotoğrafı çiftine ve ortorektifikasyon için güvenilir bir SAM’ne gereksinim duyulmaktadır. Bununla birlikte, güvenilir bir SAM elde edebilmek için gerekli 35 veriye her zaman ulaşılamamakta, ulaşılsa bile; bir hava fotoğrafının ortorektifikasyon işlemi, yaklaşık olarak 5 saatlik bir zaman almaktadır (Nichol et al., 2006). Ayrıca, hava fotoğraflarının belirli hava koşullarında ve zaman dilimleri içerisinde alınması gerekliliği de bulunmakta ve heyelan taç kesiminin çevresi ile renk, ton ve kontrast farklılığı yaratması gerekmektedir. Tüm bu sınırlamaların yanında hava fotoğrafı yorumlamaları, heyelan yerlerinin belirlenmesinde 1990’lı yılların sonunda bile yaygın olarak kullanılan, temel UA yöntemi olarak ortaya çıkmaktadır (Metternicht et al., 2005). Diğer bir uzaktan algılama ürünü olan uydu görüntülerinin heyelan envanter haritalamalarındaki kullanımı, önemli bir artış süreci içindedir (Tralli et al., 2005). Söz konusu artış sürecine karşın; Landsat, SPOT ve ASTER gibi orta çözünürlüğe sahip uydu görüntülerinin küçük boyutlu heyelan haritalamalarında yetersiz kaldığı da, bazı araştırmacılar tarafından vurgulanmaktadır (Mantovani et al., 1996; Hervas et al., 2003; Metternicht et al., 2005). Bu durumun temel gerekçesi, sözü edilen uydu görüntülerinin heyelan tanımlamalarında çözünürlüklerinin düşük kalması şeklinde yorumlanmaktadır. Orta çözünürlükte değerlendirilen bu uyduların özelliklerinin karşılaştırılması, Çizelge 5.1’de verilmiştir. Singhroy (2005) ise, Landsat, SPOT, ASTER, IRS 1-D gibi optik uydular ile RADARSAT, ERS 1-2, JERS ve ENVISAT gibi radar uydu görüntülerinin, büyük alansal yayılıma sahip heyelanların belirlenmesinde ve görsel olarak yorumlanmasında, son derece kullanışlı olduğunu ifade etmiştir. IKONOS, Quickbird, CARTOSAT 1-2 gibi yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri ise, günümüz koşulları içinde en iyi seçenek olarak gözükmektedir (Van Westen et al., 2008). Yüksek çözünürlüklü uydu görüntüleri kullanılarak heyelan haritalaması yapılmış güncel çalışmalardan biri, Nichol et al. (2006) tarafından gerçekleştirilmiştir. Çalışmada stereo IKONOS görüntüsü kullanılarak SYM üretilmiş ve ilgili SYM’nin, 2 m’lik kontur aralığına sahip sayısal verilerden üretilen SAM’nden, daha güvenilir olduğu ve heyelan özelliklerini daha iyi yansıttığı belirtilmiştir. Araştırmacılar, stereo IKONOS görüntülerinin, 2-3 metre genişlikteki güncel heyelanlar ile 50 yıldan yaşlı eski heyelanların bile görsel olarak belirlenmesine olanak sağladığını vurgulamaktadırlar. Yapmış oldukları stereo hava fotoğrafı, stereo uydu görüntüsü arasındaki maliyet/kar hesaplamalarına göre, geniş alanlarda stereo IKONOS görüntülerinin çok daha etkin bir kullanımı 36 Çizelge 5.1. Heyelan değerlendirmelerinde sıklıkla kullanılan orta çözünürlüklü uydu görüntülerinin özelliklerinin karşılaştırılması (Soeters and Van Westen, 1996; Metternicht et al., 2005). Özellik Spektral Landsat Landsat SPOT SPOT ASTER MSS TM (çok bantlı) (pankromatik) 4 7 3 1 15 0.5-11 0.45-2.35- 0.5-.0.9 0.5-0.7 0.52-0.86;1.60- bant sayısı Spektral çözünürlük (µm) 10.4-12.5 Konumsal 2.43; 8.125-11.65 80 30* 20 10 15, 30, 90 Şerit genişliği (km) 185 185 60 60 60 Stereo görüntü - - + + + Zamansal 18 18 26 26 16 çözünürlük (m) çözünürlük *Termal bant için 120 m. olduğunu ve daha az maliyetli bir analiz yöntemi olduğunu ifade etmektedirler. Mantovani et al. (1996)’nın heyelan çalışmalarında uydu görüntüleri kullanımının uygun olmadığı görüşünün aksine, Nichol and Wong (2005)’un orta çözünürlüğe sahip (20 m) SPOT görüntüsü kullanılarak, Hong Kong’da seçilen bir alandaki heyelan yerlerini, % 70 oranında tahmin ettiklerini de belirtmektedirler. Yapılan tüm bu değerlendirmeler ışığında, hava fotoğrafı yorumlamalarının, heyelan envanterlerinin oluşturulmasında günümüz koşulları için vazgeçilmez bir yöntembilim olduğu ve yüksek çözünürlüklü uydu görüntülerinin de yüksek maliyetlerine karşın, kullanımlarının yaygınlaşma potansiyelinin olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, SPOT ve ASTER uydu görüntülerinin, özellikle stereo görüntü verebilmeleri ve makul düzeyde konumsal çözünürlüğe sahip olmalarından ötürü, iki ve üç boyutlu görsel analizlerde dikkate alınabilecek özellikte olduğu düşünülmektedir. 37 5.2. Saha Çalışmaları ile Heyelan Envanter Haritasının Oluşturulması Heyelan envanteri, heyelan yerleri ile heyelanlara ilişkin özelliklerin yansıtıldığı veri tabanlarının oluşturulma aşamalarını kapsamaktadır. Heyelan envanter haritalarının oluşturulmasına yönelik olarak yapılan saha çalışmaları, heyelanların doğrudan haritalanması veya önceden UA çalışmaları, basılı haritalar veya mevcut arşivlerde kayıtlı heyelanların yerinde görülerek doğrulama amaçlı olarak haritalanması şeklinde gerçekleştirilmektedir. Tez çalışması kapsamında ilk aşamada, MTA (2005)’nın hazırlamış olduğu heyelan envanter haritası (bkz. Şekil 1.5) temel alınarak, mevcut heyelanların yerinde görülerek haritalanması yoluna gidilmiştir. Diğer bir deyişle, yapılan saha çalışmaları ile bu çalışmaya özgü yeni bir heyelan envanter haritası oluşturulmuştur (Şekil 5.1). Oluşturulan heyelan enventer haritasına göre, 37 adet heyelan haritalanmış olup, heyelanların Varnes (1978) sınıflamasına göre, dönel kayma ve toprak akması şeklinde iki grupta geliştiği belirlenmiştir. Haritalanan heyelanlara ilişkin özellikler de Çizelge 5.2’de sunulmuştur. Elde edilen bu bilgiler ışığında, çalışma alanının 17380414 m2’lik (% 3.31) kesimi, heyelanlı alan olarak haritalanmış olup, en küçük boyutlu heyelan 53007 m2’lik bir alanı kapsamaktayken, en büyük boyutlu heyelan ise 1571480 m2’lik bir alanda yayılım göstermektedir. Heyelanların derinliklerinin belirlenmesine yönelik olarak birkaç heyelan dışında sağlıklı bir değerlendirme yapılamamıştır. Bununla birlikte, MTA (2005) tarafından dikkate alınan heyelan derinliği ölçütü kullanılarak, toprak akması türünde gelişen heyelanların 5m’den düşük derinliklerde, dönel kaymaların ise 5m’den daha yüksek derinliklerde gelişmiş olduğu söylenebilir. 38 Şekil 5.1 Saha çalışmaları sonucunda oluşturulmuş heyelan envanter haritası. 39 Çizelge 5.2 Çalışma alanında belirlenen heyelanlara ilişkin özellikler. Heyelan no 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 Yamaç eğimi (0) 60 35 40 20 25 30 35 30 25 30 30 30 40 40 40 30 35 40 30 35 40 30 40 45 30 30 30 30 40 35 40 40 35 30 45 35 40 Bakı Alan (m2) G K KB GD GD K KB G GB GB GB KB G KD G GB GB GB KD KD KB D G GD B B KD B KD K K B D KD D D KB 175271 310371 782360 69068 62370 53007 499993 58272 60238 140604 185549 989638 1313089 556681 485199 872254 797958 830414 137915 1571480 1191291 173422 57403 66827 864038 1005714 369439 175450 488568 189039 188116 240674 299371 348621 744988 668884 356838 Genişlik, (G) (m) 369 636 598 302 147 149 787 195 171 386 217 1212 1109 653 502 735 598 663 276 1119 1498 331 136 194 992 1017 475 351 778 299 263 876 781 541 1596 1198 979 40 Uzunluk, U (m) 447 488 1293 228 422 334 635 298 343 364 852 816 1182 852 969 1186 1306 1251 498 2218 795 523 422 344 871 988 777 539 628 632 714 275 383 644 468 558 364 G/U 0.83 1.30 0.46 1.32 0.35 0.45 1.24 0.65 0.50 1.06 0.25 1.49 0.94 0.77 0.52 0.62 0.46 0.53 0.55 0.50 1.88 0.63 0.32 0.56 1.14 1.03 0.61 0.65 1.24 0.47 0.37 3.19 2.04 0.84 3.41 2.15 2.69 Heyelan türü Akma Kayma Akma Kayma Akma Akma Kayma Akma Akma Akma Akma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Akma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma Kayma 5.3. ASTER Uydu Görüntüsünün Heyelan Envanter Haritası Oluşturulmasında Kullanımı ASTER uydu görüntüsünün VNIR bantlarının stereo görüntü içermesi ve SYM üretilmesine olanak verilmesi (Hirano et al., 2003, Fujisada et al., 2005) açısından jeolojik uygulamalardaki kullanımı, her geçen gün artmaktadır. Ayrıca, bu özellikleri dışında orta çözünürlüklü uydu görüntüleri içinde en az maliyetli ürünlerden biridir (Santini et al., 2009). Heyelan değerlendirmelerinde kullanımı ise günümüze değin çok yaygın olmamakla birlikte, özellikle son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda, yukarıda değinilen özelliklerden ötürü önemli bir kullanım potansiyeli olduğu vurgulanmaktadır (Liu et al., 2004; Fournaidis et al., 2007; Weirich and Blesius, 2007). İzleyen bölümlerde, tez çalışması için seçilen alana ilişkin 2007 tarihli ASTER Level 3A görüntüsü ile heyelan envanter haritalamalarına yönelik yapılan çalışmalara değinilmiştir. 5.3.1. Görsel yorumlamalar UA ürünleri kullanılarak heyelanlara ilişkin yorumlamaların yapılabilmesi ve bilgi edinilebilmesi, söz konusu ürünlerin heyelanlarla ilgili olarak, ne derece ayırt edici özellik sunduğuna bağlıdır. Diğer bir deyişle, heyelanlarla ilgili yorumlama, doğrudan görüntü özellikleri ile ilgilidir. Bu özelliklerden kontrast, heyelan yerlerinin belirlenmesinde en çok yararlanılan özellik olarak ortaya çıkmakta olup, heyelanlı alanların, çevresindeki alanlardan farklı kontrast özellikleri ile ayırt edilebilmesini sağlamaktadır. Ayrıca spektral ve konumsal değişimler de, heyelan yeri hakkında ayırt edici özellikler sunabilmektedir. Bununla birlikte, görüntü tarihi ile heyelan oluşum zamanı arasındaki ilişki de son derece önemlidir. Örneğin, heyelan gelişiminin hemen sonrasında alınacak bir görüntüde heyelan özellikleri çok daha net bir şekilde ortaya çıkmaktayken, zaman içinde gelişecek erozyon süreçleri ve bitki örtüsü gelişimi, heyelanlı alanların belirlenmesinde önemli sorunlara yol açabilmektedir (Soeters and Van Westen, 1996). Bu tür bir değerlendirmede en önemli parametrelerden biri de, görüntü çözünürlüğü ile heyelan boyutu arasındaki ilişkidir. Bu ilişki, Rengers et al. (1992) tarafından GRC (Ground Resolution Cell) kavramı ile ifade edilmektedir (Eşitlik 5.1). 41 GRC (m)=S/(1000*R) Eşitlik 5.1 Bu eşitlikte GRC, uydu görüntüleri için doğrudan konumsal çözünürlüğe karşılık gelmekteyken, hava fotoğrafları için S (hava fotoğrafı ölçeğinin paydası) ve R (fotoğrafik sistem çözünürlüğü; yaklaşık olarak 40 alınmaktadır) parametrelerinin bilinmesi gerekmektedir. Heyelan envanter haritalamaları için gerek uydu görüntülerinin, gerekse hava fotoğraflarının GRC değerleri hayati önem taşımaktadır (Soeters and Van Westen, 1996). Diğer bir deyişle, GRC-heyelan boyutu arasındaki ilişki, UA ürünlerinden yararlanılarak heyelan yerlerinin belirlenmesi ve yorumlanmasında temel unsurdur. Heyelan yerlerinin belirlenmesine ve yorumlanmasına yönelik bazı orta çözünürlüklü uydu görüntüleri ve hava fotoğraflarının kullanılabilirliği, Çizelge 5.3’de sunulmuştur. Çizelge 5.3’den görüleceği üzere ASTER uydu görüntüsü için heyelan yerlerinin belirlenmesi veya yorumlamasına yönelik bir değer bulunmamaktadır. Yapılan literatür araştırmalarında da bu tür bir değere rastlanılmamıştır. Bu nedenle, tez çalışması kapsamında bu eksikliğin giderilmesine yönelik olarak bazı çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Soeters and Van Westen (1996)’e göre UA ürünlerinden elde edilen heyelan bilgisi, temelde yamaç şekil bilgisi (morfolojisi), bitki örtüsü özellikleri ve drenaj koşulları ile ilgilidir. Yamaç şekil bilgisi, UA ürünleri içinde en iyi stereo görüntülerden elde edilebilmekteyken, görüntülerdeki ton ve doku değişimleri ile şekilsel aykırılıklar, heyelan varlığı ile ilişkilendirilebilir (Soeters and Van Westen, 1996). Ayrıca, özellikle uydu görüntülerinin kızıl ötesi bantlarının SYM üzerine serilerek heyelan yerlerine ilişkin bazı yorumlamaların da yapılabilmesi olasıdır (Nichol et al., 2006; Fournaidis et al., 2007; Weirich and Blesius, 2007). Brunsden et al. (1993), 20*20 metre çözünürlüğe sahip SPOT görüntüsünde heyelanlı bir alanın belirlenebilmesi için en az 9 piksellik bir alanı kaplaması gerektiği belirtmekteyken, Mantovani et al. (1996) ise heyelan taç kesiminin çevresiyle bir kontrast oluşturmadığı durumlarda, heyelanlı alanın belirlenmesinin hemen hemen olanaksız olduğunu ifade etmektedir. Marcelino et al. (2009) ise, Landsat ETM+ ve SPOT-HRV (High Resolution Visible) gibi orta çözünürlüklü uydu görüntülerinin kullanımında, heyelan yerlerinden ziyade, belirlenebileceğine dikkat çekmektedirler. 42 heyelan taç kesimlerinin Çizelge 5.3. Bazı UA ürünleri için heyelan yeri belirlemede ve yorumlanmasında gereken en düşük boyut özellikleri (Soeters and Van Westen, 1996). UA ürünü Gereken Alansal Boyut (m2) GRC (m) Yüksek Kontrast Belirleme/Yorumlama Düşük Kontrast Belirleme/Yorumlama Landsat MSS 80 160000/288000 7040000/11520000 Landsat TM 30 22500/40500 990000/16220000 SPOT Multispektral 20 10000/18000 440000/720000 SPOT Pankromatik 10 2500/4500 110000/180000 Hava Fotoğrafı ((1/50000) 1 25/45 1100/1800 Hava Fotoğrafı ((1/15000) 0.3 6.5/11.5 300/450 Yukarıda değinilen yorumlamalar dikkate alınarak, ASTER Level 3A uydu görüntüsünden heyelanlı alanların belirlenmesine yönelik olarak ilk aşamada çalışma alanına ilişkin, anaglif görüntü oluşturulmuştur (Şekil 5.2). Stereoskopik veya üç boyutlu görüş yöntemlerinden biri olan anaglif yöntem, insanlardaki stereoskopik görüş yeteneğinden esinlenerek, farklı açılardan alınan görüntü çiftlerinin işlenmesi sonucunda elde edilmektedir. Anaglif yöntem, ilk olarak 1853 yılında Wilhelm Rollman tarafından ortaya atılmış olup, her iki görüntünün aynı anda iki göze verilmesi sonucunda, filtre olarak adlandırılan ve kırmızı-mavi veya kırmızı-yeşil gözlükler kullanılarak derinlik etkisinin yaratılması ve üç boyutlu olarak algılanması olarak tanımlanmaktadır (Gemshein and Gemshein, 1969; Hartola, 2009’dan). Çalışma alanındaki heyelan yerlerinin belirlenmesinde üç boyutlu analize olanak veren anaglif görüntü analizi için bu çalışmada da, kırmızımavi filtreli gözlük kullanılmıştır. İlgili görüntü, yaklaşık olarak K-G doğrultusunda alındığı için, göz görüş hattına uyumlu olabilmesi için saat yönünde 900 çevrilmelidir (Deller, 2007). Diğer bir deyişle, görüntünün üst kesimi batıya bakmalıdır. Bu şekilde döndürülen ve gri ölçek kullanılarak görüntülenen 3N ve 3B bantları, sırasıyla sol ve sağ göze kırmızı ve mavi renkler gelecek şekilde üst üste çakıştırılarak, görsel yorumlamaya hazır hale getirilmiştir. 43 Şekil 5.2 Çalışma alanına ilişkin oluşturulan stereo görüntü. (stereo görüntüyü görebilmek için görüntünün saat yönünde 900 çevrilmesi gerekmektedir). 44 Tez çalışmasında stereografik görüntü üzerinde heyelanlı alanların belirlenmesinde, Soeters and Van Westen (1996) tarafından verilen kütle hareketi türlerinin özellikleri dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmacılara göre dönel kaymalar için yamaç şekil bilgisi kapsamında, yamaç eğimlerinde ani değişimlerin gözlenmesi, yarım ay şekilli bir sınırın varlığı, genelde basamaklı ve tümsekli bir yapının oluşması ve yamaç eğiminin 200-400 arasında olması gerekmektedir. Ayrıca D/L (derinlik/uzunluk) oranının da, 0.1-0.3 arasında değişim göstereceği vurgulanmaktadır. Heyelan topuk kesiminin, geriye yatık (back tilted), yumru şekilli ve düzensiz topoğrafik özelliklerin varlığı ile çevresindeki alanlardan ayırt edilebileceği belirtilmektedir. Akma türündeki heyelanların ise yamaç şekil bilgisi özellikleri içinde, dışbükey görünüm, akmanın gerçekleştiği yüzeyin gözlenmesi, birikme zonunun görünümü, yamaç eğiminin 250’den büyük olması ve D/L oranının çok küçük olması gibi özelliklerin varlığı ile görüntülerde ayırt edilebileceği vurgulanmaktadır. Bitki örtüsü ve drenaj özellikleri açısından dikkate alındığında özellikle heyelanlı alanların taç kesiminde çevresinden ton farklılıkları göstermesi, drenaj özelliklerine de bağlı olarak farklı bitki örtüsü gelişimi, heyelan göllerinin oluşumu, duraylı/duraysız yamaçlar arasında ton/renk farklılıkları, birikme zonu içinde kesilmiş drenaj ağı gibi özellikler bulunmaktadır (Soeters and Van Westen, 1996). İlk aşamada stereo görüntü temel alınarak, 1/15000, 1/25000, 1/35000 ve 1/50000 ölçekleri olmak üzere, 4 farklı ölçek için görsel yorumlamalar ile heyelan yerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Değinilen ölçekler dikkate alınarak heyelanlı alanların sınırları sayısallaştırılmış ve Şekil 5.3 ile Şekil 5.8 arasında gösterilmiştir. Bu çalışmalar içinde alansal olarak belirlenebilen en küçük ve en büyük boyutlu heyelanlara ilişkin stereoskopik görüntüler ise Şekil 5.4 ve Şekil 5.5’te sunulmuştur. Ayrıca, belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler de Çizelge 5.4 ile Çizelge 5.7 arasında, dikkate alınan ölçekler için ayrı ayrı sunulmuştur. Daha önceden de değinildiği gibi, heyelan derinliklerine ilişkin sağlıklı bir değerlendirme yapılamamıştır. Bununla birlikte, “Genişlik/Uzunluk” değeri (G/U) kullanılarak, kayma ve akma türü heyelanlardaki değişimleri de incelenmiştir. Buradaki temel ilke, akma türünde gelişen heyelanların genellikle genişliklerinin dönel kaymalara göre daha az olacağı, dolayısıyla G/U oranlarının daha küçük değerler alacağı şeklindedir. 45 Şekil 5.3 1/15000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelan envanter haritası. 46 Çizelge 5.4 1/15000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler. Heyelan No. 1 Alan (m2) Belirleme Yorumlama G (m) U (m) G/U Tür 1716776 + + 1130 1434 0.78 Kayma 2 386625 + + 1076 319 3.37 Kayma 3 284865 + + 429 541 0.79 Kayma 4 2157159 + + 1418 1529 0.93 Akma 5 626749 + + 543 1299 0.42 Akma 6 7 3365319 2032821 + + + + 2158 2349 1602 972 0.13 2.42 Kayma Kayma 8 9509063 + + 5331 2249 2.37 Kayma 9 2732812 + + 2063 1541 1.34 Kayma 10 1250730 + + 1214 1315 0.92 Kayma 11 1753082 + + 1606 1555 1.03 Kayma 12 13 2551840 335351 + + + + 1703 1122 1912 401 0.89 2.79 Kayma Kayma 14 3307454 + + 2519 1418 1.78 Akma 15 1839941 + + 1344 1168 1.15 Akma 16 210307 + + 874 1370 0.64 Akma 17 2983661 + + 2117 1611 1.31 Kayma 18 278659 + + 372 818 0.45 Akma 19 277627 + + 353 682 0.52 Akma 20 (1) + - 232 217 1.07 Kayma (?) + + 284 429 0.66 Akma 21 58885 (2) 101050 22 320801 + + 397 743 0.53 Kayma 23 4068798 + + 2169 2107 1.03 Akma 24 670053 + + 723 1027 0.70 Kayma 25 290441 + + 452 615 0.73 Akma 26 3145592 + + 2391 1712 1.39 Kayma 27 1133169 + + 1592 1522 1.05 Kayma 28 2061149 + + 1486 1766 0.84 Kayma 29 4146457 + + 2379 2006 1.19 Kayma 30 469215 + + 646 853 0.75 Akma 31 447148 + + 803 1429 0.56 Akma (1) Belirlenebilen en küçük heyelanlı alan (2) Yorumlanabilen en küçük heyelanlı alan 47 Şekil 5.4. Çalışma alanında belirlenen en küçük boyutlu heyelanın (No:20) stereo görüntüdeki görünümü. 48 Şekil 5.5. Çalışma alanında belirlenen en büyük boyutlu heyelanın (No:8) stereo görüntüdeki görünümü. 49 Şekil 5.6 1/25000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelan envanter haritası. 50 Çizelge 5.5 1/25000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler. Heyelan No. 1 Alan (m2) Belirleme Yorumlama G (m) U (m) G/U Tür 1923495 + + 1147 1789 0.64 Kayma 2 2201842 + + 1686 1422 1.19 Akma 3 2974102 + + 4164 3230 1.29 Kayma 4 12135957 + + 5755 2097 2.74 Kayma 5 1133194 + + 982 1391 0.71 Kayma 6 7 1403155 2283922 + + + + 1038 1699 1671 2239 0.62 0.76 Kayma Akma 8 1146981 + + 1294 975 1.33 Kayma 9 2289391 + + 2187 1414 1.55 Kayma 10 1799600 + + 1621 1309 1.24 Kayma 11 2438107 + + 2416 1221 1.98 Kayma 12 13 2669079 103169 + + + + 2481 213 1204 462 2.06 0.46 Kayma Akma 14 424271 + + 540 900 0.60 Akma 15 2353992 + + 2602 1325 1.96 Akma 16 369405 + + 362 1141 0.32 Akma 17 2833546 + + 2301 1487 1.55 Kayma 18 1106773 + + 991 1229 0.81 Kayma 19 4705951 + + 2145 2320 0.92 Akma 20 215329 + + 311 522 0.59 Akma 21 374940 + + 425 991 0.43 Akma 22 156722 + + 293 502 0.58 Akma 23 147578 + + 363 681 0.53 Akma 24 320008 + + 451 780 0.58 Kayma 25 63796 (1) + - 261 245 1.06 26 355251 + + 1051 359 2.93 Kayma 27 6002961 + + 3185 1876 1.69 Kayma 28 2221137 + + 1380 1786 0.77 Kayma 29 (2) + + 167 458 0.36 Akma 79630 (1) Belirlenebilen en küçük heyelanlı alan (2) Yorumlanabilen en küçük heyelanlı alan 51 Kayma (?) Şekil 5.7 1/35000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelan envanter haritası. 52 Çizelge 5.6 1/35000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler. Heyelan No. Alan (m2) Belirleme 1 1854557 + 2 2009641 3 G (m) U (m) G/U Tür + 1292 1629 0.79 Kayma + + 1321 1521 0.87 Kayma 4148001 + + 1870 2210 0.85 Kayma 4 12429511 + + 2755 5388 0.51 Kayma 5 12907170 + + 6325 2040 3.10 Kayma 6 3895685 + + 2361 1650 1.43 Kayma 7 3083216 + + 1709 2276 0.75 Kayma 8 2512683 + + 2036 1763 1.15 Akma 9 6131358 + + 3224 2092 1.54 Kayma 10 410255 + + 314 1205 0.26 Akma 11 5100103 + + 2083 2486 0.84 Akma 12 144927 + + 337 538 0.63 Akma 13 264889 + + 331 876 0.38 Akma 14 102392(1) + + 198 496 0.39 Akma 15 2487428 + + 1348 2311 0.58 Kayma 16 3191654 + + 2622 1764 1.49 Akma 17 435810 + + 505 1296 0.39 Akma 18 503814 + + 611 921 0.66 Akma 19 2258675 + + 1803 1441 1.25 Kayma (1) Yorumlama Belirlenebilen en küçük heyelanlı alan 53 Şekil 5.8 1/50000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelan envanter haritası. 54 Çizelge 5.7 1/50000 ölçekli stereo görüntüden belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler. Heyelan No. Alan (m2) Belirleme 1 1011206 + 2 2978346 3 G (m) U (m) G/U Tür + 810 1248 0.65 Kayma + + 1845 1613 1.44 Kayma 15144624 + + 2971 5417 0.55 Kayma 4 10728645 + + 2265 4736 0.48 Kayma 5 6041486 + + 3442 1755 1.96 Kayma 6 2459699 + + 1775 1595 1.12 Kayma 7 6977282 + + 2027 3421 0.59 Kayma 8 1738739 + + 1168 1668 0.70 Kayma 9 2364406 + + 2284 1444 1.58 Akma 10 2208820 + + 1321 1757 0.75 Kayma 11 4673245 + + 2887 2587 1.12 Akma 12 2237785 + + 2143 1262 1.70 Akma 13 76392(1) + + 167 476 0.35 Akma 14 194000 + + 286 824 0.35 Akma 15 114282 + + 192 605 0.32 Akma (1) Yorumlama Belirlenebilen en küçük heyelanlı alan Heyelan yerlerinin görsel yorumlamalar ile belirlenmesinde dikkate alınan bir diğer görüntü türü ise 3N (kızılötesi) bandı ile “false color” olarak adlandırılan ve R/G/B dizilimi 3/2/1 nolu bantların dikkate alındığı görüntü bileşimleridir. Dikkate alınan ölçekler gözetilerek, her iki görüntü türü için de görsel yorumlamalar ile heyelan yerlerinin belirlenmesi yoluna gidilmiştir. Bununla birlikte, stereoskopik görüntü değerlendirmelerindeki gibi görsel ayrımlama, net bir şekilde yapılamamıştır. Bu nedenle, sadece 1/15000 ölçeği için 3N (Yakın Kızıl Ötesi) ve yapay renklendirilmiş (false color) görüntüler karşılaştırma amaçlı sunulmuştur (Şekil 5.9 ve Şekil 5.10). İlgili görüntülere ilişkin elde edilen heyelanlı alanlar Şekil 5.11 ve Şekil 5.12’de, boyutsal özellikler ise, Çizelge 5.8 ve Çizelge 5.9’da verilmiştir. 55 Şekil 5.9 Çalışma alanına ait ASTER uydu görüntüsü (yakın kızıl ötesi bant). 56 Şekil 5.10 Çalışma alanına ait yapay renklendirilmiş ASTER uydu görüntüsü (RGB-321). 57 Şekil 5.11 1/15000 3N bandı ile belirlenen heyelan envanter haritası. Çizelge 5.8 1/15000 ölçekli 3N bandı ile belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler. Heyelan 2 Alan (m ) Belirleme Yorumlama G (m) U (m) G/U Tür 2013 821 4891 1541 1076 994 2036 1295 1.87 0.83 2.40 1.19 (?) (?) (?) (?) No. 1 2 3 4 1643904 696629 9959515 1996610 (?) (?) (?) (?) - 58 Şekil 5.12 1/15000 ölçekli yapay renklendirilmiş (RGB-321) görüntü ile belirlenen heyelan envanter haritası. Çizelge 5.9 1/15000 ölçekli yapay renklendirilmiş (RGB-321) görüntü ile belirlenen heyelanlara ilişkin boyutsal özellikler. Alan (m2) Heyelan No. 1 Belirleme 4235785 (?) 2 6938127 3 4 Yorumlama G (m) U (m) G/U Tür - 2541 1666 1.525 (?) (?) - 3860 1797 2.148 (?) 2249459 (?) - 2345 959 2.445 (?) 2828211 (?) - 1495 2091 0.715 (?) 5 4747050 (?) - 1910 2485 0.769 (?) 6 9959415 (?) - 4812 2021 2.390 (?) 59 Yapılan tüm bu değerlendirmeler ışığında, ASTER Level 3A görüntüsünden yapılacak görsel yorumlamalar için, anaglif analizi dışındaki yorumlamaların, yetersiz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. 5.3.2. ASTER Uydu Görüntüsünden SYM Oluşturulması ve Heyelanlarla İlişkisi Son yıllarda, bilgisayar ve UA tekniklerindeki gelişmelere koşut olarak, yeryüzeyine ilişkin sayısal yükseklik değerlerinin belirlenmesi ve uygulamalarda kullanımı kaçınılmaz olmuştur (San and Süzen, 2005). Yer yüzeyine ilişkin sayısal yükseklik değerlerinin içerildiği SYM (Sayısal Yükseklik Modeli), birbirinden çok farklı amaçlar için kullanılabilmektedir. Bu veriler, heyelan değerlendirmeleri açısından ele alındığında, doğrudan bir girdi parametresi olabileceği gibi, bunlardan türetilen yamaç eğimi, bakı, eğrisellik gibi ikincil parametreler de dolaylı olarak analizlerde kullanılabilmektedir. Aynı zamanda SYM yamaçların şekil bilgisi ve 3B görünümü hakkında kullanıcılara bilgiler sunmaktadır. Bu açıdan değerlendirildiğinde, SYM’nin doğruluğu ve güvenilirliği yapılacak analizleri doğrudan etkileyecek olup, son derece hassas bir şekilde oluşturulmalıdır. Tez çalışması kapsamında, ASTER Level 3A görüntüsüne ait VNIR ve SWIR bantlarına ait SYM kullanılarak, 15 ve 30 m çözünürlüğe sahip SYM’leri, San and Süzen (2005)‘in ASTER Level 1A verilerini kullanarak gerçekleştirdiği çalışma temel alınarak oluşturulmuştur. Söz konusu SYM’leri, 4 adet VNIR bandı ile birleştirilerek 6 bantlı bir görüntü elde edilmiş, daha sonra UTM (Universal Transverse Mercator) projeksiyon ve WGS 84 (World Geodetic System) datum sistemlerine göre tanımlanmıştır. Geometrik düzeltmelerin yapılabilmesi için, çalışma alanını kapsayan 4 adet 1/25000’lik topoğrafik harita temel alınarak, 30 adet GCP (Ground Control Point) noktası belirlenmiştir. Bu veriler dikkate alınarak, en yakın komşuluk (nearest neighborhood) yöntemi ile yeniden düzenlenerek, SYM’nin geometrik düzeltmesi gerçekleştirilmiştir. Kullanılan GCP ve hata değerleri Çizelge 5.10’da, elde edilen SYM ise Şekil 5.13’te sunulmuştur. 60 Çizelge 5.10. Çalışma alanındaki GCP noktaları ve hata değerleri. Nokta Fark Fark X Y 4595409.575479 3.873 0.663 3.930 4583954.981801 2.547 0.083 2.549 442137.681365 4592556.743015 3.987 -6.002 6.251 4573227.537923 441138.041715 4594343.598888 4.346 -4.777 7.206 4577167.751020 442974.879571 4598267.184512 2.848 -1.147 6.458 443280.751049 4579921.751020 443349.744440 4601016.193548 2.279 3.791 3.071 7 432671.091227 4564795.751020 432940.996590 4585984.112320 4.049 4.338 4.130 8 433048.720408 4563761.247761 433315.861458 4584946.986184 4.500 0.383 4.423 9 431128.720408 4570788.357670 431354.068646 4591956.959225 3.030 -5.076 5.123 10 432946.720408 4562131.751020 433228.392989 4583322.571753 3.939 0.225 5.934 11 435082.184175 4563774.112947 435340.131748 4584946.986184 1.039 -3.018 4.516 12 432101.373748 4562002.630738 432391.194783 4583197.616797 2.909 0.105 5.912 13 431968.720408 4558952.602472 432291.230818 4580161.211362 4.129 4.229 3.945 14 431309.036018 4560937.814380 431616.474054 4582135.499670 0.351 -3.977 3.912 15 437369.013927 4565301.527702 437597.818640 4586461.016227 0.755 -1.345 2.911 16 439712.147512 4571828.717324 439865.966529 4592960.993619 4.370 1.379 5.910 17 437907.896501 4579999.571658 438007.103448 4601111.909717 5.605 4.236 3.992 18 432690.934766 4575087.692253 432872.168095 4596242.375517 0.920 -3.007 1.542 19 434282.206306 4579318.732931 434418.418291 4600454.176424 0.117 5.230 1.230 20 443046.630691 4573161.085447 443169.820749 4594275.347486 0.165 0.849 1.254 21 434620.339389 4572836.621797 434811.922677 4593993.054185 5.083 1.365 4.582 22 444159.933653 4569251.246958 444309.075854 4590252.667955 1.059 1.250 6.350 23 424571.091879 4569131.246958 445214.054854 4602016.198548 2.350 2.720 1.252 24 426611.912279 4578965.245647 445632.085641 4588197.618797 5.456 4.977 1.370 25 432870.897896 4575841.225698 443215.086120 4631197.726797 1.256 5.240 1.348 26 432946.122755 4512356.124568 432549.021564 4538197.216797 2.568 3.241 2.725 27 424568.785412 4565478.243214 444250.085644 4623197.716234 1.250 4.160 4.114 28 448524.987452 4587451.245693 442135.059871 4525197.615641 1.563 2.105 3.410 29 432687.254183 4563214.223658 432530.087542 4587954.564211 2.560 2.310 2.510 30 435214.235648 4554632.264958 442309.089546 4638197.654871 4.215 1.250 1.568 Görüntü X Görüntü Y Harita X Harita Y 1 429910.720408 4574239.751020 430123.587214 2 442179.524674 4562809.019682 442390.715869 3 441988.720408 4571441.266230 4 440996.113376 5 442885.720408 6 no Ortalama RMSE: 3.64 61 RMSE Şekil 5.13. ASTER Level 3A verileri kullanılarak oluşturulan ve geometrik düzeltmesi yapılan SYM. 62 Yapılan literatür araştırmalara göre, ASTER uydu görüntüsü kullanılarak oluşturulan SYM’nin, özellikle dağlık ve yüksek kesimler ile derin vadilerde önemli hatalar içerdiği belirtilmektedir. Örneğin, Kaab (2002) bu tür bölgelerde ASTER verileri kullanılarak oluşturulacak SYM’nin ± 60m RMSE değerlerinin olabileceğini belirterek, 500 metreye kadar varan hataların varlığında söz etmektedir. Santini et al. (2009) ise özellikle dik ve kuzeye bakan yamaçların ± 50m’ye varan hatalar içerebileceğini belirtmektedir. Bu değerlendirmeler de göz önünde bulundurularak, 2000 yılına ait sayısal HGK topoğrafik verileri ile ASTER uydu görüntüsü kullanılarak oluşturulan SYM karşılaştırılmıştır. HGK verileri referans alınarak, aritmetik çıkarma işlemi gerçekleştirilmiştir. İki model arasındaki farkın -319 m ile +297 m arasında değiştiği belirlenmiştir (Şekil 5.14). Her iki SYM arasındaki farklılıkların, çalışma alanı içinde özellikle bitki örtüsünün son derece fazla olduğu kesimlere karşılık geldiği belirlenmiştir. SYM arasındaki farklar ve alansal yayılımları Çizelge 5.11’de sunulmuştur. Her iki SYM arasındaki ilişki, her bir piksele ilişkin değerler kullanılarak da değerlendirilmiştir (Şekil 5.15). Bu işlem için TNT Mips 7.4 programı kullanılmış ve Eşitlik 5.2’de gösterilen ilişki elde edilmiştir. HGKSYM=0.98*ASTERSYM-25.51 (r=0.9853) Eşitlik 5.2 Bu eşitlikten elde edilen korelasyon katsayısı değeri, her ne kadar iki veri grubu arasındaki ilişkiyi, r değerinin 1’e yakın olması nedeniyle uyumlu olarak ifade etse de, eşitliğin artık değeri dikkate alındığında, 25.51 m’lik bir farklılığın olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, bu durum, her iki veri grubunun kendi içinde tutarlı bir dağılıma sahip olduğu ve veri değerlerinin doğrusal ilişkiyi destekler özellikte olduğu şeklinde yorumlanmıştır. 63 Şekil 5.14 ASTER SYM ve HGK SYM’leri arasındaki farklılık değerleri. 64 Çizelge 5.11 ASTER SYM ve HGK SYM’leri arasındaki farklar ve kümülatif dağılım değerleri. Yükseklik farkları (m) Kapladığı alan (%) ±5 6.30 ±10 12.71 ±20 ±30 ±40 25.55 39.49 50.32 ±50 ±60 63.21 75.56 ±70 ±80 81.21 84.55 ±90 ±100 91.21 94.32 ±110 96.77 Şekil 5.15 ASTER SYM ve HGK SYM’leri arasındaki korelasyon ilişkisi. 65 Çalışmanın son aşamasında ise HGK ve ASTER SYM’lerine ilişkin 10 metre aralığa sahip topoğrafik kontur haritaları elde edilmiştir. Buradaki amaç, heyelan yerlerinin belirlenmesinde kullanılan yöntemlerden biri olan topoğrafik kontur analizlerinin gerçekleştirilmesidir. Diğer bir deyişle, topoğrafik konturların HGK ve ASTER verilerinden türetilen SYM ve konturları ile ne derece uyumlu olduğunun ortaya konulmasıdır. Heyelanlı alanlarda, topoğrafik konturların değişiminin idealize edilmiş şekli, Sowers and Royster (1978) tarafından dönel kayma türündeki bir heyelan için Şekil 5.16’da sunulmuştur. Burada heyelanlı alan içindeki topoğrafik düzensizlikler (özellikle taç, kanatlar ve birikme zonunda) ve karşıtlıklarının net bir şekilde gözlenmesi, bunlara bağlı olarak da içbükey ve dışbükey şekilli yamaç görünümlerinin ortaya çıkması beklenmektedir. Ancak bu değişimler, özellikle küçük boyutlu heyelanlar ile zaman içinde şekilsel özelliklerini yitiren heyelanlar için ayırt edici olamamaktadır (Booth et al., 2009). 66 Şekil 5.16 Dönel kayma türündeki bir heyelan için topoğrafik konturların değişiminin idealize edilmiş şekli (Sowers and Royster, 1978). 67 ArcGIS 9.3 programı kullanılarak HGK ve ASTER SYM’lerinin kontur haritaları üzerinde, saha çalışmaları ile oluşturulan envanter haritasındaki heyelan yerleri üst üste çakıştırılmış ve heyelanlı alanların sınırları kontrol edilmiştir. HGK SYM ve ASTER SYM’leri üzerine serilen 37 adet heyelan için ayrı ayrı yapılan değerlendirmeler sonucunda, HGK verileri ile saha çalışmalarından elde edilen haritalanmış heyelan sınırlarının, çok daha uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır (Şekil 5.17). 68 Şekil 5.17 HGK ve ASTER topoğrafik kontur ve heyelan sınır ilişkileri: a) HGK konturları ve heyelan sınır ilişkisi; b) ASTER konturları ve heyelan sınır ilişkisi 69 5.4. Heyelan Envanter Haritalarının Karşılaştırılması Daha önceki bölümlerde değinildiği gibi heyelan envanterinin kalitesi ve güvenilirliği son derece önemlidir. Bununla birlikte, birçok araştırmacı tarafından farklı ölçek ve yöntemlerle heyelan envanter haritaları oluşturulmasına karşın, hazırlanan heyelan envanter haritalarının karşılaştırılmasına yönelik çalışmalar son derece sınırlı kalmaktadır. Bunun da ötesinde, belirli bir alanda, farklı araştırmacılar, birbirinden çok farklı heyelan envanter haritaları oluşturabilmektedir (Guzzetti et al., 2000; Galli et al., 2008). Bu durum da, heyelan değerlendirme ve modellemelerinin gerçeği yansıtmayan sonuçlar içermesine yol açabilmektedir. Ancak, bu tür bir değerlendirme yapmak için geçerli bir yöntem bulunmamakla birlikte, en çok kullanılan yöntem, mevcut ve/veya oluşturulacak heyelan envanter haritaları ile karşılaştırma yapmaktır (Galli et al., 2008). Yukarıda değinilen sorunla, bu çalışma kapsamında da karşı karşıya kalınmıştır. Görsel açıdan dikkate alındığında bile, bu çalışmada dikkate alınan MTA (2005), saha çalışmaları ve ASTER uydu görüntüsü kullanılarak oluşturulan envanter haritalarında önemli farklılıklar mevcuttur. Sözü edilen tüm heyelan envanter haritalarının sayısal olarak karşılaştırmalı analizi, Carrara et al. (1992) tarafından önerilen eşitlik kullanılarak gerçekleştirilmiştir: E= [(A1∪A2) – (A1∩A2)] / [(A1∪A2), 0≤E≤1 Eş. 5.3 Bu eşitlikte E, hata değerini; A1 ve A2, sırasıyla 1 ve 2 numaralı envanter haritalarındaki toplam heyelanlı alanları, ∪ ve ∩ ise, birleşim ve kesişime karşılık gelmektedir. İki envanter haritası arasındaki “uyumluluk değeri” M ise, Eş. 5.4’ten belirlenmektedir: M= 1-E, 0≤M≤1 Eş. 5.4 Bu eşitlikler dikkate alındığında, eğer her iki envanter haritası tamamıyla birbiri ile mükemmel uyumluysa-ki hemen hemen olanaksız bir durumdur (Galli et al., 2008), M=1 olacaktır. Diğer bir deyişle “0” hata değerine sahip olarak değerlendirilir. Eğer her iki harita birbiri ile hiçbir şekilde uyum göstermiyorsa, bu durumda M=0 ve hata değeri E ise “1” değerini alacaktır. 70 Eş. 5.3 ve Eş. 5.4 dikkate alınarak, mevcut ve bu çalışma kapsamında oluşturulan heyelan envanter haritaları karşılaştırılmış ve elde edilen sonuçlar Çizelge 5.12’de sunulmuştur. Bu analizler gerçekleştirilirken, görsel yorumlamalarda (bkz. Bölüm 5.3.1) değinildiği üzere, iki boyutlu 3N ve yapay renklendirilmiş görüntü değerlendirmelerinin yetersiz kalmalarından ötürü, kapsam dışında tutulmuştur. Çizelge 5.12 Çalışmada dikkate alınan tüm heyelan envanter haritalarının E (1/50000) E (1/35000) E (1/25000) E (1/15000) SÇE ∪ ∩ (km2) (km2) 92.5 ∪ (km2) (km2) 113.5 26.6 0.77 0.23 E M E M 10.3 0.88 0.12 ∩ E M ∪ ∩ (km2) (km2) 123.7 25.8 0.79 0.21 E M ∪ ∩ (km2) (km2) 123.3 25.6 0.79 0.21 E M ∪ ∩ (km2) (km2) 118.9 25.2 0.78 0.22 ∪ ∩ (km2) (km2) 60.9 E M 11.2 0.82 0.18 E M ∪ ∩ (km2) (km2) 71.0 10.5 0.85 0.15 E M ∪ ∩ (km2) (km2) 70.7 10.3 0.85 0.15 E M ∪ ∩ (km2) (km2) 66.5 9.7 0.85 0.15 ∪ ∩ (km2) (km2) 84.8 E M 34.0 0.59 0.41 E M ∪ ∩ (km2) (km2) 77.6 40.6 0.47 0.53 E M ∪ ∩ (km2) (km2) 75.5 37.9 0.40 0.51 ∪ ∩ (km2) (km2) 92.9 E M 34.7 0.62 0.38 E M ∪ ∩ (km2) (km2) 91.0 31.8 0.65 0.35 MTAE: MTA (2005) envanteri; SÇE: Saha çalışmaları envanteri; E (ölçek): ilgili ölçek kullanılarak stereoskopik görüntüden belirlenen heyelan envanteri. 71 ∪ ∩ (km2) (km2) 72.3 50.0 E E M 0.3 0.7 (1/50000) E (1/35000) E (1/25000) E (1/15000) MTAE (2005) SÇE MTAE (2005) karşılaştırılması ile hata ve uyumluluk değerleri. Yapılan bu değerlendirmelere göre, M uyumluluk değerlerinin 0.12 ile 0.7 arasında değiştiği ortaya çıkmıştır. Diğer bir deyişle, birbiri ile en uyumsuz iki envanter haritası MTAE ile SÇE iken, en uyumlu harita çifti ise, E (1/35000) ile E (1/50000) haritalarıdır. Bu durumun temel gerekçesi, 1/35000 ve 1/50000 ölçeklerinde heyelanlı alanlara ilişkin detay özelliklerin kaybolması sonucunda, daha büyük ve birbiri ile daha uyumlu alanların haritalanmış olması şeklinde yorumlanmıştır. Heyelanların yerinde görülerek haritalanması sonucunda elde edilen SÇE ile ASTER Level 3A görüntüsü kullanılarak oluşturulan ve üç boyutlu analizler sonucunda elde edilen envanter haritalarının M değerleri ise 0.21 ile 0.23 arasında değişmekte olup, kendi içlerinde tutarlı olarak değerlendirilmiştir. 72 6. SONUÇLAR VE ÖNERİLER Türkiye’de heyelanların sıklıkla geliştiği Batı Karadeniz Bölgesi’nde seçilen bir alanda, ASTER Level 3A uydu görüntüsünün heyelan envanter haritalamalarında kullanılabilirliğinin araştırılmasını hedefleyen bu çalışma kapsamında elde edilen sonuçlar ve yapılabilecek bazı öneriler, aşağıda maddeler halinde sunulmuştur: 1. Batı Karadeniz bölgesinde, Yenice (Karabük) ve Gökçebey (Zonguldak) ilçeleri arasında kalan 524 km2’lik bir alanda gerçekleştirilen bu çalışmada, saha çalışmaları ve ASTER uydu görüntüsünden elde edilen ve heyelan envanter haritalamasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Yapılan saha çalışmaları sonucunda 37 adet heyelan haritalanmış olup, bunlardan 9 tanesi toprak akması türünde, 26 tanesi de, dönel kayma şeklinde gelişmiştir. 2. ASTER uydu görüntüsü kullanılarak görsel yorumlamalar yolu ile heyelan envanter haritaları 1/15000, 1/25000, 1/35000 ve 1/50000 ölçekleri için oluşturulmuştur. Dikkate alınan yöntemler iki ve üç boyutlu analizler şeklinde gerçekleştirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, kızıl ötesi bant ve yapay renklendirilmiş görüntü üzerinde yapılan değerlendirmelerin, heyelan envanter haritalamaları için yetersiz kaldığı ortaya çıkmıştır. ASTER uydu görüntüsünden elde edilen SYM konturlarının haritalanmış heyelanlı alanları da sağlıklı bir şekilde yansıtmadığı belirlenmiştir. 3. ASTER uydu görüntüleri kullanılarak heyelan envanter haritalamalarının en sağlıklı yapılabildiği yöntem üç boyutlu stereoskopik analiz yöntemi olarak değerlendirilmiştir. Bu yöntem ile belirlenebilen en küçük boyutlu heyelan 58885 m2’lik (261 piksel) bir alan kapsamaktadır. Yorumlanabilen en küçük boyutlu heyelan ise 79630m2’lik (354 piksel) bir alana karşılık gelmektedir. 4. Tez çalışmasında ASTER uydu görüntüsünden elde edilen SYM’nin de HGK verileri ile karşılaştırıması yapılmış olup, aralarında önemli oranda farklılık olduğu belirlenmiştir. İki yükseklik modeli arasındaki ± 5 m farklılığın olduğu alan örtüşmesi % 6.3’tür. Önemli farklılıkların olduğu alanların yüksek ve ormanlık alanlar ile örtüştüğü de ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, 73 ASTER SYM’den üretilecek heyelan değerlendirme parametrelerinin kullanımında bazı zorluklarla karşılaşabileceği unutulmamalıdır. 5. Çalışmada mevcut ve oluşturulan tüm heyelan envanter haritalarının karşılaştırılması sonucunda ise birbirleri arasında önemli farklılıkların ortaya çıktığı görülmüştür. Bu farklılıkların temel nedenleri, sayısallaştırma işlemi sırasında oluşabilecek hatalar, öznellik ve heyelan yerlerinin tayin edilmesindeki belirsizlikler olarak yorumlanmıştır. Yapılan sayısal karşılaştırmalı analizlere göre en uyumlu harita çiftinin, E (1/35000) ile E (1/50000) haritaları olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durumun temel gerekçesi, 1/35000 ve 1/50000 ölçeklerinde heyelanlı alanlara ilişkin detay özelliklerin kaybolması sonucunda, daha büyük ve birbiri ile daha uyumlu alanların haritalanmış olması şeklinde yorumlanmıştır. Heyelanların yerinde görülerek haritalanması sonucunda elde edilen SÇE ile ASTER Level 3A görüntüsü kullanılarak oluşturulan ve üç boyutlu analizler sonucunda elde edilen envanter haritaları, kendi içlerinde tutarlı olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca, MTA (2005) tarafından üretilen heyelan envanter haritası ise, tüm envanter haritaları içinde en ayrıntılı olanıdır. Çoğunlukla geçmiş yıllara ilişkin hava fotoğraflarının ayrıntılı incelenmesi sonucunda elde edilen bu harita dikkate alındığında, bazı bölgelerdeki uyumsuzlukların güncel durumla karşılaştırıldığında, hava fotoğraflarının alındığı tarihlerdeki bitki örtüsü yoğunluğu/büyüklüğü gibi parametrelerden daha az etkilenmiş olabileceği düşünülmektedir. 6. Heyelanlara ilişkin yapılacak her türlü değerlendirmede heyelan envanter haritalarının ayrıntılı ve güvenilir bir şekilde oluşturulması gerekmektedir. Bununla birlikte, bu çalışmada da olduğu gibi, aynı araştırmacılar tarafından oluşturulan envanter haritalarında bile önemli farklılıklar oluşabilmektedir. Bu sorunun çözümüne yönelik olarak dikkate alınabilecek en akılcı yol, farklı yöntemlerden elde edilen bilgilerin saha çalışmaları ile sınandıktan sonra, heyelan envanterlerinin oluşturulması olacaktır. 74 7.KAYNAKLAR Akman, Ü., 1992. Amasra-Arıt arasının jeolojisi. Doktora tezi, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 209 s. Akyol, Z., Arpat, E., Erdoğan, B., Göğer, E., Güner, Y., Şaroğlu, F., Şentürk, L., Tütüncü, K. ve Uysal, Ş., 1974. 1/50000 ölçekli Türkiye jeoloji haritası serisi, Zonguldak E29 a, E29 b, E29 c, E29 d, Kastamonu E30 a, E30 d. MTA Enstitüsü yayınları, Ankara. Aleotti, P. and Chowdhury, R., 1999. Landslide hazard assessment: summary rewiev and new perspectives. Bull. Eng. Geol. Env. 58, 21-44. Alexander, D.E., 1995. A survey of the field of natural hazards and disaster studies. In: A Carrara and F. Guzzetti (eds.), Geographic Information Systems in Assessing Natural Hazards, Dordrecht, Kluwer Academic Publishers, 1-9. Alcantra-Ayala, I. A., Chavez, E. O. and Parrot, J. F., 2006. Landsliding related to land-cover change: A diachronic analysis of hillslope instability distribution in the Sierra Norte, Puebla, Mexico, Catena. Vol 65, 152 – 165. Aydın, M., Şahintürk, Ö., Serdar, H.S., Özçelik, Y., Akarsu, İ., Üngör, A., Çokuğraş, R. ve Kaser, S., 1986. Ballıdağ-Çangaldağı (Kastamonu) arasındaki bölgenin jeolojisi. Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, 29, 2, 1-16. Aydın, M., Serdar, H.S., Şahintürk, O., Yazman, M., Çokuğraş, R., Demir, O. ve Özçelik Y., 1987. Çamdağ (Sakarya)-Sünnicedağ (Bolu) yöresinin jeolojisi. Türkiye Jeoloji Kurumu Bülteni, 30, 1, 1-14. Barredo, J., Benavides, A., Hervas, J. And Van Westen, C., 2000. comparing heuristic landslide hazard assessment techniques using GIS in the Tirajana basin, Gran Canaria Island, Spain. JAG, 2, 9-23. Berardino, P., Constantini, M., Franceschetti, G., Iodice, A., Petranera, L. And Rizzo, V., 2003. Use of differential SAR Interferometry in monitoring and modelling large slope instability at Maratea (Basilicata, Italy). Engineering Geology, 68, 31-51. Booth, A.M., Roering, J. J. and Perron, J. T., 2009. Automated landslide mapping using spectral analysis and high-resolution topographic data: Puget Sound lowlands, Washington, and Portland Hills, Oregon. Geomorphology, 109, 132-147. Brabb, E. E. and Harrod, B. L., 1989. Landslides: Extend and Economic Significance. Bakema Publisher, Rotterdam, 385 pp. Brunsden, D., 1993. Mass movement, the reserch frontier and beyond: a geomorphological approach. Geomorphology, 7, 85-128. 75 Carrara, A., Cardinali, M., Detti, R., Guzzetti, F., Pasqui, V., and Reichenbach, P., 1991. GIS Techniques and statiscal models in evaluating landslide hazard. Earth Surface Processes and Landforms, 16, 427-445. Catani, F., Farina, P., Moretti, S., Nico, G. and Strozzi, T., 2003. On the application of SAR interferometry to geomorphological studies: estimation of landform attributes and mass movements. Geomorphology 66, 119– 131. Chadwick, J., Dorscha, S., Glenna, N., Thackraya, G. and Shillingb, K., 2005. Application of multi-temporal high-resolution imagery and GPS in a study of the motion of a canyon rim landslide. ISPRS Journal of Photogrammetry & Remote Sensing, Vol. 59, 212– 221. Cheng, K. S., Wei, C. and Chang, S. C., 2004. Locating landslides using multitemporal satellite images, Advances in Space Research, Vol. 33, 296– 301. Coe, J., Glancy, P. And Whitney, J., 1997. Volumetric analysis and hydrologic characterization of modern debris flow near Yucca Mountain, Nevada. Geomorphology, 20, 11-28. Colesanti, F., Ferretti, A., Prati, C. And Rocca, F., 2003. Monitoring landslides and tectonic motions with the Permanent Scatters Technique. Engineering Geology, 68, 3-14. Crowley, J., Hubbard, B. and Mars, J., 2003. Analysis of potential debris flow source areas on Mount Shasta, California, by using airborne and satellite remote sensing data. Remote Sensing of Environment, 87, 345– 358. Delacourt, C., Alleman, P., Casson, B. and Vadon, H., 2004. Velocity field of the’La Clapiere’ landslide measured by the correlation of aerial and QuickBird satellite images. Geophysical Research Letters, 31(15), 15619. Delacourt C, Allemand P, Berthier E, Raucoules D, Casson B, Grandjean P, Pambrun C, and Varel E., 2007. Remote-sensing techniques for analysing landslide kinematics: a review. Bulletin de la Societe Geologique de France 178(2): 89–100. De La Ville, N.; A.C. Diaz and D. Ramirez., 2002. Remote sensing and GIS technologies as tools to support sustainable management of areas devastated by landslides. Environment, Development, and Sustainability 4: 221-229. Deller, M.E.A., 2007. Space technology for disaster management:data access and its place in the community. In: Mapping hazardous terrain using remote sensing. Teeuw, R.M (editor), Geological Society London, Special Publication 283, 149-160. 76 Donati, L. and Turrini, M. C., 2002. An objective method to rank the importanceof the factors predisponding to landslide with the GIS methodology. Application to an area of the Apennais (Valneria: Perugia, Italy). Engineering Geology, 63, 277-289. Duman, T.Y., Çan, T., Emre, Ö., Keçer, M., Doğan, A., Ateş, Ş. and Durmaz, S., 2005a. Landslide inventory of northwestern Anatolia, Turkey. Engineering Geology, 77, 99-114. Duman, T. Y., Durmaz, S., Çan, T., Olgun, Ş., Ateş, Ş., Keçer, M., Semi, H., Nefeslioğlu, H.A. ve Çörekçioğlu, Ş., 2005b. Türkiye Heyelan Envanteri Haritası, 1/500000 ölçekli Zonguldak Paftası. MTA Özel Yayın Serisi-8. Ercanoğlu, M., Kaşmer, Ö. and Temiz, N., 2008a. Adaptation and comparison of expert opinion to analytical hierarchy process for landslide susceptibility mapping. Bulletin of Engineering Geology and the Environment, Vol: 67, No:4, 565-578. Ercanoğlu, M., Hasekioğulları, G. D. ve Günal, B., 2008b. Heyelan duyarlılığı çalışmalarında Türkiye’ nin uluslar arası bilimsel literatürdeki yeri. Mühendislik Jeolojisi Bülteni, Eroskay Özel Sayısı, 26-27, 35-51. Farina, P., Colombo, D., Fumagalli, A., Marks, F., Moretti, S., 2006. Permanent scatterers for landslide investigations: outcomes from the ESA-SLAM project. Engineering Geology, Vol. 88 , 200–217. Fournaidis, I.G., Liu, J.G. and Mason, P.J., 2007. Regional assessment of landslide impact in the Three Gorges area, using ASTER data: WushanZigui. Landslides, 4, 267-278 Fujisada, H., Bailey, G. B., Kelly, G. G., Hara, S. and Abrams, M. J., 2005. ASTER DEM perfonmance. IEEE Transactions on Geoscience and Remote Sensing. 43, 12, 2707-2713. Gayle, R.B., 1959, Geology of the Sinop Basin: Petrol İşleri Genel Md. Arşivi, Ankara. Galli, M., Ardizzone, F., Cardinalli, M., Guzetti, F. and Reichenbach, P., 2008. Comparing landslide inventory maps. Geomorphology, 94, 268-289. Gupta, R. and Saha, A., 2001. Mapping debris flows in the Himalayas,natural resource management. GIS development.net, 4. Guzzetti, F., Carrara, A., Cardinali, M. and Reichenbach, P., 1999. Landslide hazard evaluation: a review of current techniques and their application in a multi-scale study, Central Italy. Geomorphology, Vol 31, Issues 1-4, 181216. Guzetti, F., Cardinalli, M., Reichenbach, P. And Carrara, A., 2000. Comparing landslide maps: a case study in the upper Tiber basin, central Italy. Enviromental Management, 25(3), 247-263. 77 Harmon, R.S. and Doe, W.W., 2001. Landscape Erosion and Evolution Modeling, Springer Yerlag, 535 pp. Hartola, P., 2009. Using digital anaglyphy to improve the relief effect of SEM micrographs of bloodstains. Micron, 40, 409-412. Haugerud, R. A., Harding, D. J., Johnson, S. U., Harless, J. L., Weaver, C. S. and Sherrod, B. L., 2003. High resolution LİDAR topography of the Puget Lowland, Washington- a bonanza for earth science. GSA Today, 13, 4-10. He, Y., Xie, H., Cui, P., Wei, F., Zhong, D. And Gardner., 2003. GIS based hazard mapping and zonation of debris flows in Xiaojoang Basin, southwestern China. Environmental Geology, 45, 285-293. Hervas, J., Barredo, I. J., Rosin, L. P., Pasuto, A., Mantovani, F. and Silvano, S., 2003. Monitoring landslides from optical remotely sensed imagery: the case history of Tessina landslide. Italy, Geomorphology, Vol. 54, 63–75. Herece, E., 1990. 1953 Yenice-Gönen deprem kırığı ve Kuzey Anadolu fay sisteminin Biga yarımadasındaki uzantıları, MTA dergisi 111, 47-59. Hirano, A., Welch, R. and Lang, H., 2003. Mapping from ASTER stereo image data: DEM validation and accuracy assessment. ISPRS Journal of Photogrammetry and Remote Sensing, 57, 356-370. Huggel, C., Kaab, A., Haeberli, W., Teysseire, and Paul, F., 2002. Remote sensing based assessment of hazards from glacier lake outbursts: A case study in the Swiss Alps. Canadian Geotechnical Journal, 39, 316– 330. http://www.asterweb.jpl.nasa.gov (27/04/2009). http://www.gokcebey.gov.tr, (26/04/2009). http://www.yenice.gov.tr, (26/04/2009). Ilgar, A. ve Şahbaz, A., 1997. Kusuri Formasyonu’nun fasiyes toplulukları (Batı Pontidler; Paleosen, Türkiye). Yer Bilimleri Dergisi, Sayı:19, 1-16. Kaab, A., 2000. Photogrammetry for early high mountain hazards: New techniques and applications. Physics and Chemistry of the Earth (B), 25 (9), 765-770. Kaab, A., 2002. Monitoring high-mountain terrain deformation from repeated air and spaceborne optical data: examples using digital aerial iamagery and ASTER data. ISPRS Journal of Photogrammetry and Remote Sensing, 57, 39-52. Kaab, A., Wessels, R., Haeberli, W., Huggle, C., Kargel, J. and Khalsa, S., 2003. Rapid ASTER Imaging facilities timely hazard assessment of the glacier hazards and disasters EOS, Transactions American Geophysical Union, 84 (13), 117-124. 78 Ketin, İ., 1966. Anadolu’nun tektonik birlikleri (Tectonic Units of Anatolian Asia Minor). MTA Enstitüsü Yayını. Ankara, 66: 20-34. Ketin, I. ve Gümüş, A., 1963, Sinop-Ayancık arasında III. Bölgeye dahil sahaların jeolojisi. TPAO Arşivi, rapor no 288. Lee, S. and Lee, M. J., 2006. Detecting landslide location using KOMPSAT 1 and its application to landslide-susceptibility mapping at the Gangneung area, Korea. Advances in Space Research, Vol. 38, 2261–2271. Lee, S., Chwae, U. and Min, K., 2002. Landslide susceptibility mapping by correlatiion between topography and geological structure: the Janghung area, Korea. Geomorphology, Vol. 46 , 149–162. Lin, P.S., Lin, J.Y., Hung, H. C. And Yang, M. D., 2002. Assessing debris flow hazard in a watershed in Taiwan. Engineering Geology, 66, 295-313. Lin, T. W., Chou, W. C., Lin, C. Y., Huang, P. H. and Tsai, J. S., 2005a. Assessment of vegetation recovery and soil erosion at landslides caused by catastrophic earthquake: a case study in Central Taiwan. Ecological Engineering, Vol, 28, 79-89. Lin, T. W., Chou, W. C., Lin, C. Y., Huang, P. H. and Tsai, J. S., 2005b. Vegetation recovery monitoring and assessment at landslides caused by earthquake in Central Taiwan, Forest Ecology and Management. Vol, 210, 55–66. Liu, J. G., Masona, P. J., Clericia, N., Chena, S., Davisa, A., Miaob, F., Dengb and H., Liang, L., 2004. Landslide hazard assessment in the Three Gorges area of the Yangtze river using ASTER imagery: Zigui–Badong. Geomorphology, Vol. 61, 171–187. Malamud, B. D., Turcotte, D. L., Guzetti, F. and Reichenbach, 2004a. Landslide inventories and their statistical properties. Earth surface Processes and Landforms, 29, 687-711. Malamud, B.D., Turcotte, D.L., Guzzetti, F. and Reichenbach, P. 2004b. Landslide, earthquakes and erosion. Earth and Planetary Science Letters, 229, 54-59. Mantovani, F., Soeters, R. and Van Westen, C. J., 1996. Remote sensing techniques for landslide studies and hazard zonation in Europe. Geomorphology, 15, 213-225. Marcelinho, E. V., Formaggio, A. R. and Maeda, E. F., 2009. Landslide inventory using image fusion techniques in Brazil. International Journal of Appilied Earth Observation and Geoinformation, 11, 181-191. Metternicht, G., Hurni, L. and Gogu, R., 2005. Remote sensing of landslides: Analysis of the potential contribution to geo-spatial systems for hazard assessment in mountainous environments. Remote Sensing of Environment, Vol. 98, 284– 303. 79 MTA, 2004. 1/25000 ölçekli Türkiye jeoloji veri tabanı F28 paftası. MTA, 2005. 1/500000 ölçekli sayısallaştırılmış Türkiye heyelan envanteri haritası. Nichol, J. E. and Wong, M. S., 2005. Satellite remote sensing for datailed landslide inventories using change detection and image fusion. International Journal of Remote Sensing, 26, 1913-1926. Nichol, E. J., Shaker, A. and Wong, M. S., 2006. Application of high-resolution stereo satellite images to detailed landslide hazard assessment. Geomorphology, Vol. 76, 68– 75. Okay, A.C., 1989. Tectonics units and sutures in the Pontides, northern Turkey. A.M.C., Şengör (ed), Tectonic evolution of the Tethyan region. NATO Advanced Science Institute (ASI) series. C. 259, 109-116. Paul, F., Huggel, C. and Kaab, A., 2004. Combining satellite multispectral image data and a digital elevation model for mapping debris-covered glaciers. Remote Sensing of Environment, 89, 510–518. Pradhan, B. and Lee, S., 2007. Utilization of optical remote sensing data and GIS tools for regional landslide hazard analysis using an artificial neural network model. Earth Science Frontiers, Vol. 14, Iss. 6, 143-152. Pradhan, B., Lee, S. and Buchroitner, M.F., 2006. Estimation of stress and its use in evaluation of landslide prone regions using remote sensing data; Advanced Space Research, 37, 698-709. Pratie, C., Rocca, F. And Ferretti, A., 2003. Radar Interferometry using spaceborne data: Potentials and operational capabilities. In J. R. Centre (Ed.), Workshop on risk mitigation of slope instability. Ispra, Italy: JRCInstitute for Protection and Security of the Citizen. Rengers, N., Soeters, R. and Van Westen, C. J., 1992. Remote sensing and GIS appiled to mountain hazard mapping. Episodes, 15 (1), 36-45. Roering, J. J., Kircher, J. W. and Dietrich, W. E., 2005. Characterizing structural and lithologic controls on deep-seate landsliding: implications for topographic relief and landscape evolution in the Oregon Coast Range, USA. GSA bulletin, 117, 654-668. Roessner, S. and Vetzel, H.A., Kaufmann, H. and Sarnagoev, A., 2005. Potential of Satellite Remote Sensing and GIS for Landslide Hazard Assessment in Southern Kyrgyzstan (Central Asia). Natural Hazards, Vol. 35, 395–416. Salzmann, N., Kaab, A., Huggel, C., Allgower, B. and Haeberli, W., 2004. Assessment of the hazard potential of ice avalanches using remote sensing and GIS-modelling. Norsk Geografisk Tidsskrift-Norwegian Journal of Geography, 58, 74– 88. 80 San, B.T. and Süzen, M.L., 2005. Digital elevation model (DEM) generation and accuracy assessment from ASTER stereo data. International Journal of Remote Sensing, Vol. 26, No: 22, 5013-5027. Saner, S., Taner, İ., Aksoy, Z., Siyako, M. ve Bürkan, K., 1979. KarabükSafranbolu bölgesinin jeolojisi. TPAO Rapor No:1322. Santini, M., Grimaldi, S., Nordi, F., Petroselli, A. and Rulli, M. G., 2009. Preprosessing algorithms and lanslide modelling on remotely sensed DEMS. Geomorphology, (in press). Schrott, L., Hufschmidt, G., Hankammer, M., Hoffman, T. And Dikau, R., 2003. Spatial distribution of sediment storage types and quantification of valley fill deposits in an Alpine Basin, Reintal, Bavarian Alps, Germany. Geomorphology, 55, 45-63. Schultz, W. H., 2004. Landslides mapped using LIDAR imagery, Seattle, Washington U.S.G.S Open File Report, 1396-2004. Singhroy, V., 2005. Remote sensing of landslides. In: Glade, T., Anderson, M., Crozier, M. J. (Eds.), Landslide Hazard and Risk. John Wiley and Sons Ltd., West Sussex, England, 469-492. Singhroy, V. and Molch, K., 2004a. Charecterizing and monitoring rockslides from SAR techniques. Advances in Space Research, 33, 290-295. Singhroy, V. and Molch, K., 2004b. Geological case studies related to RADARSAT-2. Canadian Journal of Remote Sensing, 30 (6), 863-902. Singhroy V., Couture, R. And Molch, K., 1999. InSar monitoring of Frank slide. Landslide Risk Management, Hungr Fell. Couture&Eberhard (eds.), 2005 Tylor-Francis group London, ISBN 04 1538 043 x, 611-614. Siyako, M., Aksoy, Z., Bürkan, K.A. ve Demir, O., 1980. Zonguldak dolayının jeolojisi ve hidrokarbon olanakları. TPAO Rapor no: 1536 (Derleyen, Salih Saner). Soeters, R.S. and Van Westen, C.J., 1996. Slope instability recognition, analysis and zonation. In: Landslides: Investigation and Mitigation. Turner A.K. and Schuster, R.L. (Eds.), Transportation Research Board, Special Report 247, National Academy Press, Washington D.C., 129-177. Sowers, G. F. and Royster, D. L., 1978. Field Investigation. In Spacial report 176: Landslides: Analysis and Control. National Reserch Council, Washington DC, 81-111. Squarzoni, C., Delacourt, C. And Alleman, P., 2003. Nine years of spatial and temporal evolution of the La Valetta landslide observed by SAR interferometry. Engineering Geology, 68, 53-66. Şengör, A.M.C. and Yılmaz, Y., 1981. Tethyan evolution of Turkey: A plate tectonic approach. Tectonophysics, 75, 181-241. 81 Temesgen, B., Muhammed, M.U. and Korne, T., 2001. Natural hazard assessment using remote sensing methods, with particular reference to landslides in the Wondogenet area, Ethiopia. Phys. Chem. Earth, Vol. 26, No. 9, 665615. Tarantino, C., Blonda, P. and Pasquariello, G., 2007. Remote sensed data for automatic detection of land-use changes due to human activity in support to landslide studies. Natural Hazards, Vol. 41, 245–267. Tokay, M., 1954. Filyos Çayı Ağzı-Amasra-Bartın-Kozcağız-Çaycuma bölgesinin jeolojisi. MTA Dergisi, 46/47, 58-74. Tralli, D. M., Blom, R. G., Zlotnicki, V., Donnellan, A. and Evans, D. L., 2005. Satellite remote sensing of earthquake, volcano, flood, landslide and coastal inundation hazards. ISPRS Journal of Photogrametry and Remote Sensing, 59, 185-198. Tüysüz, O., 1990. Tectonic evolution of a part of the Tethyside orogenic collage: The Kargı Masif, Northern Turkey. Tectonics, 9, 141-160. Tüysüz, O., 1999. Geology of the Cretaceous sedimentary basins of the Western Pontides. Geological Journal, 34, 75-93. Tüysüz, O., Kırıcı, S. ve Sunal, G., 1997. Cide-Kuruçaşile dolayının jeolojisi. TPAO Rapor No: 3736. Tüysüz, O., Aksay, A. ve Yiğitbaş, E., 2004. Batı Karadeniz Bölgesi litostratigrafi birimleri. Stratigrafi Komitesi litostratigrafi birimleri serisi-1. MTA Genel Müdürlüğü Eğitim Serisi. Tüysüz, O., Keskin, M., Natalin, B. ve Sunal, G., 2000. İnebolu-Ağlı-Azdavay civarının jeolojisi. TPAO Rapor No: YDABÇAG-17. Yergök, A.F., Akman, Ü., İplikçi, E., Karabalık, N.N., Keskin, İ., Mengi, H., Umut, M., Armağan, F., Erdoğan, K., Kaymakçı, H. ve Çetinkaya, A., 1987. Batı Karadeniz bölgesinin jeolojisi (I). MTA Rapor No: 8273. Van Westen, C. J. and Getahun, F. L., 2003. Analyzing the evolution of the Tessina landslide using aerial photographs and digital elevation models. Geomorphology, 54, 77-89. Van Westen, C.J., Castellanos Abella, E.A. and Sekhar, L.K., 2008. Spatial data for landslide susceptibility, hazard and vulnerability assessment: an overview. In Engineering Geology, 102 (2008) 3-4, 112-131. Varnes, D. J., 1978. Landslide types and processes. In: Landslide and Engineering Practice. E. B. Eckel, (ed.), Highway Research Board Special Report, 29, 20-47. 82 Vicente-Serrano, M. S., Perez-Cabello, F. and Lasanta, T., 2008. Assessment of radiometric correction techniques in analyzing vegetation variability and change using time series of Landsat images. Remote Sensing of Environment, Vol. 112, 3916–3934. Yeşilnacar, E. and Süzen, M.L., 2006. A Land-Cover Classification for landslide susceptibilty mapping by using feature components. International Journal of Remote Sensing, Vol:27, No:2, 253-275. Yiğitbaş, E. and Yılmaz, Y., 1999. Pre-Cenozoic tectono-stratigraphic components of the Western Pontides and their geological evolution. Geological Journal, 34, 55-74. Weirich, F. and Blesius, L., 2007. Comparison of satellite and air photo based landslide susceptibility maps. Geomorphology, Vol. 87, 352–364. Zhou, C., Lee, C., Li, J. and Xu, Z., 2002. On the spatial relationship between landslides and causative factors on Lantau Island, Hong Kong. Geomorphology, 43, 197– 207. Zinck, J. A., Lopez, J., Metternicht, G., Shresta, D. P. and Vasquez-Selem, L., 2001. Mapping and modelling mass movement and gullies in mountainous areas using remote sensing and GIS techniques. JAG, Volume-3, Issue-, 43. 83 8. ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı :Tolga Alkevli Doğum Yeri ve Yılı :Adana, 1978 Medeni Hali :Bekar Eğitim Durumu : Lise :Kocatepe Mimar Kemal Lisesi Üniversite :Hacettepe Üniversitesi Yüksek Lisans :Hacettepe Üniversitesi, Jeoloji Müh. Bölümü Yabancı Dil :İngilizce İş Bilgileri MTA Genel Müdürlüğü :2004-devam ediyor (Uzaktan Algılama Uygulamaları Birim Yöneticisi) Üyesi Olduğu Kuruluşlar :Anadolu Dalış Okulu Kullandığı Bilgisayar Programları :Microsoft Office, Corel Draw12, PCI Geomatica, Envi 4.3, Erdas 9.0, ArcGIS 9.3. Hobileri :Profesyonel Dalgıçlık (CMAS***, Padi Rescue Diver), Body Building, Sinema, Opera, Tiyatro, Fotoğrafçılık İletişim Bilgileri :MTA Genel Müdürlüğü, Uzaktan Algılama Merkezi, Çukurambar/Ankara, 06520, 0 312 287 34 30/1029 84
Benzer belgeler
this PDF file - Selcuk University Journal of Engineering
öncelikle heyelan duyarlılık analizlerinde Analitik Hiyerarşi Yöntemi (AHY) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri
(CBS)’nin kullanımı ile ilgili bilgiler verilmiştir. Analitik Hiyerarşi Yöntemi, karmaşık çok...
4. HEYELAN DUYARLILIĞI 4.1. Amaç Batı Karadeniz Bölgesinin Afet
kavramı, bir yamaçtaki kaya, toprak veya moloz türü malzemelerin çeşitli
nedenlerden ötürü yerçekimi etkisi ile yamaç aşağı yöndeki hareketi olarak
tanımlanmaktadır (Varnes, 1978). Heyelanlar, jeol...