Şubat-Sayı:119 - Adalet Bakanlığı
Transkript
Şubat-Sayı:119 - Adalet Bakanlığı
Seslenis Şubat 2012 Yıl: 10 • Sayı: 119 • Ücretsizdir • Medeniyet yolunda başarı, yenileşmeye bağlıdır. Ayda bir çıkar Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Yayınıdır ‘Türkiye’de Çocuklar İçin Adalet Projesi’nin açılışı törenle yapıldı ADALET Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Türkiye Adalet Akademisi iş birliğiyle yürütülecek olan ‘Türkiye’de Çocuklar İçin Adalet Projesi’nin açılışı törenle yapıldı. Avrupa Birliği ve UNICEF’in desteğiyle gerçekleştirilecek projenin açılışı nedeniyle 22 Şubat 2012 tarihinde, Ankara’da tören gerçekleştirildi. ADALET sistemi içinde çocuk haklarının korunmasını güçlendirmeyi amaçlayan projenin açılışına; Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Hüseyin Yıldırım, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkan Vekili Ahmet Hamsici, UNICEF Türkiye Temsilcisi Dr. Ayman Abulaban, Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanı Muhsin Altun, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Jean Maurice Ripert, Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından üst düzey yöneticiler ve çok sayıda davetli katıldı. 9’da Müsteşar Birol Erdem Erzurum’da incelemelerde bulundu ADALET Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem, Erzurum’a ziyaret gerçekleştirerek; Adliye, Baro, ceza infaz kurumları ve Hüseyin Turgut Eğitim Merkezinde incelemelerde bulundu. Müsteşar Erdem, 31.01.2012 tarihinde gittiği Erzurum’da ilk olarak Adalet Sarayını ziyaret etti. Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Apaçık tarafından karşılanan Müsteşar Erdem, burada hâkim ve Cumhuriyet savcılarıyla bir araya geldi. Ardından Baro’yu ziyaret eden Müsteşar Erdem, Baro avukatlarıyla görüştü. 8’de Kontrolörler Kurulunun 2011 yılı denetim sonuçları değerlendirildi KONTROLÖRLER Kurulunun 2011 yılı denetim sonuçlarının değerlendirildiği toplantı Afyonkarahisar’da gerçekleştirildi. Toplantının 06-08 Şubat 2012 tarihindeki birinci bölümünde, Kontrolörler Kurulu Başkanlığı kendi iç çalışmalarını tamamlarken, 08-10 Şubat 2012 tarihindeki ikinci bölümünde ise, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Mustafa Onuk’un da katılımıyla 2011 yılı denetimlerinin sonuçları ele alındı. 7’de Bakan Ergin, Malatya E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda incelemelerde bulundu ADALET Bakanı Sadullah Ergin beraberindeki Müsteşar Yardımcıları Sefa Mermerci ve Mustafa Erol ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Mustafa Onuk ve Teknik İşler Dairesi Başkanı Erdoğan Böcek’ten oluşan heyetle Malatya’ya ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Ergin, 20 Ocak 2012 tarihinde, Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret ederek, hükümlü ve tutuklular arasında düzenlenen “Malatya Cezaevi Okuyor” isimli kitap okuma yarışmasının yıllık değerlendirme ve ödül törenine katıldı. 8’de ‘Kim mahkûm kim hür tartışılır’ Diyanet İşleri Başkanı Görmez, “Öyle insanlar var ki Kızılay Meydanı’nda özgürce dolaşırlar ama mahkûmdurlar. Öyle insanlar da vardır ki, cezaevinde dört duvar arasında mahkûmdur ama hürdür. Onun için kim mahkûm, kim mahkûm değil, kim hür, kim hür değil; bu tartışılır.” dedi. DİYANET İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumunda düzenlenen Mevlit Kandili Programında hükümlülerle bir araya geldi. Kurumda, 3 Şubat 2011 tarihinde gerçekleştirilen programa; Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Mustafa Onuk ile Genel Müdür Yardımcıları Selami Candemir ve Erhan Polat, Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Harun Kodalak, Kurum Müdürü Ali Turan Karadağ katıldı. 11’de Ayaş Açık Ceza İnfaz Kurumunda yaklaşık 30 bin fidan dikildi AYAŞ Açık Ceza İnfaz Kurumunda 2010 yılında başlatılan ağaçlandırma çalışmalarıyla bu güne kadar toplam 29 bin 560 adet fidan dikildi. Sadece 2011 yılında 9 bin 200 adet fidan toprakla buluşturuldu. Ayaş Kaymakamı Sait Özkılınç, fidan dikimine bizzat katılarak ağaçlandırma çalışmalarına destek veriyor. 5’te Seslenis Sayfa 2 Şubat 2012 UNUTMA AFFET BABA BENİ SEN YOKSUN... HER GÖNLÜMÜN SABAHINDA Birbirini tutmalı Eylem’le söylem. İnanç ile bağdaşmaz Fitne ve fesat. Neysek o olmalıyız Kalben ve meylen. İslâmın özüne uymaz Özdeki tezat. Hayatta iken gün yüzü göstermedim sana, Asiliğim her zaman aldı başına bela, Gözlerini hep bıraktım yaşla, Affet beni canım babam. Sen yanımda yoksun ya; Sürekli seni arıyor gözlerim. Tuttun ya bir kere ellerimi Girdin ya kalbime, bozma bu rüyayı. Hasretim gece gibi şahitsiz, Rüyalar gibi özgün, Ruhum vurulan bir kuş gibi masum. Yarını düşlemek ya da kumsaldaymışcasına Yummak istiyorum gözlerimi. Sen yoksun ya yanımda, Çaresiz üşüyorum. Ben ne kadar içimdeki özlemi gizlemeye çalışsam da, Tecrübesizliğim beni ele verecek kadar hain. Seni arıyor, seni özlüyor... Ve kaçırdığım herhangi bir film gibi Tekrarını bekliyorum Yaşamak için aşkı... Her günümün sabahında ilk sen olmalısın; İlk sana susamalı, ilk sana acıkmalıyım. Günümün aydınlığı, ilk kahkaham... Sonrasını düşünmediğim son ümidim. Özlemle beklediğim uzaklarda, Çok uzaklarda özlediğim, O kadın sen olmalısın. Fırtınalar koparmalı içimde; Ne dinmek bilmeli, Ne de aşksız geçen yıllarımı hatırlatmalı. Bir bütünse insanda Ruh ile beden. Yaradana şükretmeli Rabbini seven. Geldi yaşayıp ve Toprağa döndü giden. Yaşamın sonu eceldir; Sakın unutma ahredi. Dünya fanî; Ölümse gerçek. Ecele engel olabilir mi Dünyayı versek. Ahrette hesabı var, Hata edersek. Unutmayalım ki, Ancak hakka edilir biat. At ölür nalı kalır, İnsan ölürse eseri. Hem mevla sever hem toplum Haksal olan beşeri. İnançlı olan unutmaz Ahrette mahşeri. İslam ile bağdaşmaz Özdeki tezat. Yorgun ozan der ki, Sapma yolundan. Takdir et tutan olursa Düştüğünde kolundan. Rabbim iyi olmayı bekler Yarattığı kulundan. Akıldan çıkartılmamalı, Sahih dünyada verilecek hesap. Ali Rıza Çağlar Kartal H T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Hapishaneye düştüm, peşimden koştun, Avukat gibi suçsuzluğumu savundun, Dosta, düşmana karşı dimdik durdun, Affet beni canım babam. Hep bana dayanak, destek oldun, Düğünümde çeyizime bir okka altın koydun. Bense senin hep boynunu bükük koydum, Affet beni canım babam. Çocuk misali beni hep gözettin, Nasihatinle bana hep umuttun, Asiliğimi, isyanımı hep unuttun, Affet beni canım babam. Maşallah Güven Maltepe 3 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Tarık Aydaşlı Maltepe 3 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Hep söylerdin; Beni kaybettikten sonra anlarsın diye. Hep bir kulağımdan girerek çıkardı sözlerin, Seni kaybedince her gün seni özlerim. Ne olur! Affet beni canım babam... Sezai Çalışkan Yozgat E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu TÜM ACILI ANNELERİMİZE Islandı mendilim gözyaşlarımla, Serdim de güneşte kuruttum anne. Sevgiler zamanla biter dediler, Bu anne sevgisi biter mi anne. Bir sat eve gelmezsem, Gelenden geçenden beni sorardın. Elimi tutar okşar koklardın. Sevgiler zamanla biter dediler, Bu anne sevgisi bitir mi anne. Geceleri gelip üzerimi örterdin, Uyuyayım diye ninni söylerdin. Yanağımdan buse öperdin, Sevgiler zamanla biter dediler, Bu anne sevgisi biter mi anne. Anne temiszin denizin dalgası gibi, Anne katsalsın Kur’an’ın sayfası gibi. Dedim beee anneciğim… Sevgiler zamanla biter dediler. Bu anne sevgisi biter mi anneciğim. İzzettin Candan Gaziantep H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu YALNIZLIK Ruhum derin bir hüzünle kaplı, Pencerem demir, parmaklıklar paslı, Yüreğim yaralı, her günüm yaslı, Yüzüm gülmedi hiç, gözlerim yaşlı. Olmadı hiç sarayım, tahtım Nerede kaderim kara bahtım? Anladım yalnızlık alın yazım, Hayal, ümit bir yana yalnızlık benim adım. Kaç asırdır döndü sensiz dünya, Yalnızlığı çağırır içimdeki hülya. Gerçek olacak bir gün o güzel rüya, İnsan boştur, yok onda edep, haya... Yüzlerde riya var, sözlerde kir, Yalnızlığı anlatır insana, bu şiir Zalime fayda etmez, ne efsun ne sihir Elde ne var, aşka ve hakka dair... Muharrem Seren Balıkesir L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu YALNIZ DEĞİLSİN Üzülme dostum bu günlerde geçer, Bir bakmışsın güneş senin için yüzünü saçar. Biraz dertli olabilirsin biraz da üzgün, Unutma ben varım yalnız değilsin. Biliyorum hayata küsmüş gibisin, Anlıyorum herkese kızmış gibisin. Bazen yaşamaktan bile usanır insan, Unutma seni seven biri var biraz uzakta. Nice gözler ıslandı buralarda, Nice canlar yandı küllendi ateş gibi. Her taraf her yanımız daraldı dünyamız karardı, Yaşamak nefes almak azaldı. Sevenler sevilenler hep sessiz kaldı; Ne zalimmiş bu mahpusluk arkadaş. Akşam olur kapılar kapanır, Kilit üstüne kilit vurulur. Sanki yüreğimize kurşun sıkılır, Sessizlik hakim olan bu yerde. Yine yaşamaya mahkûmuz bu yerde. Sen üzülme dayanamam ben yanayım sen ağlama, Senin üzülmene gücüm yetmez benim. Ne olur gül neşelen bugün bari, Bırakma elimi tutunca senin elini. Benimle yaşar benimle ölürsün, Ben sevdiğim insan için varım, Senin için canıma bile kıyarım. Mehmet Durak Sinop E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Seslenis Şubat 2012 BULMACA A SOLDAN SAĞA 1) Sokur, yer sıçanı. 2) Bir bayan ismi - Bir iç giysi. 3) Geri çevirme-ekilen yer, mezra 4) Konut - Haberci, haber veren kimse. 5) Vücuttan çıkan su-Alaca karanlık. 6) Karışık renkli - Bir cins at. 7) Bir renk-Dumanın bıraktığı kara leke. 8) Köpek-Enli çember 9) Bir tasarının planı-Resim veya harfle yapılan işaret. 10) Iramak işi-Arap harflerinin en çok kullanılan el yazısı biçimi. 11) Şeritli manyetik kutu. 12) Dinlenme-Fiilden isim ve sıfat türeten ek. 13) Keskin olmayantersi(ilave)-Bir baston adı. 14) Namus-Sade. 15) Tersi(çalma, aşırma) 16) Ekmek yerini tutan yiyecek. 17) Kilometrenin kısaltılmışı-Uzaklığı ifade eder. 18) Sinirli-lokman ruhu. 19) Mitoloji-(tersi) Amerikyumun simgesi. 20) Erkek-Yalamak işi. Oğuz Alıcı Malatya E Tipi Ceza İnfaz Kurumu Geçen Sayıdaki Bulmacanın Çözümü YUKARIDAN AŞAĞIYA 1) Bir aktör-Şehirden küçük, köyden büyük yerleşim merkezi. 2) Vazife-Edebiyat, yazın-Baş. 3) Tersi (bir hamam malzemesi) Kırmızı-Bıçak bileyene yarar alet-Tersi (bir akdeniz balığı). 4) Bir çalgı-Kısırlık, verimsizlik-Tersi (dolaylı anlatma)-Bir Unvan. 5) Labada-Çevik-İsim-Verme, ödeme. 6) Kuran’da bir sure-Somun sessizleri-Uçan bir hayvan-Vilayet. 7) Erkekliği giderilmiş-Bir para birimiBeyaz-Otlak. 8) Garez-Proje-Manda yavrusu. 9) Bir bayan ismi-Kara Kuvvetleri Komutanlığı kısaltılmışı. HER ŞEYİN ÖTESİNDE Bahar mevsiminin en güzel sabahında Ve renklerin kendini çiçeklerde gösterdiği anda; İnan ki aklımda da Sen varsın ayrı olsak da. Şimdilerde Her şeyin ötesinde, Öyle bir yer etmişsin ki bende; Sevgim her şeyin ve herkesin önünde. Bu hikaye Kendi kendini çoktan unuttu belki de. Ama şu anda başka diyarlarda yaşasak bile; Asla silinmez kalbimden adının geçtiği o cümle. Mutluluklar nerede Diye hiç sordun mu kendi kendine? Bir de benimkini dinle! Benim mutluluğum senin mutlu olduğun yerde. ŞEHİDE ÖZLEM Hainler pusu kurmuş şehit etmiş Mehmedimi içim sızlar, Şehidim sayesinde dağlarda gezer koyunlar kuzular. Şehitlerim yeriniz kutsal ama analar sizi özler, Gelmeyeceğinizi bile bile analar babalar yolunuzu gözler. Askerlik bitince nişan vardı verilmişti sözler, Giderken askere çalınmıştı davul ile sazlar, Her şehit haberinde ciğerim yanar içim sızlar, Sizlerin hakkını nasıl öderiz kahraman şehidim bizler. Hainlik kanında olana vermekle bitmez hak, Konu vatansa gerekirse şehitte olunacak muhakkak, Binlerce şehit de verilse verilmez bir karış toprak, Hainlerin elbet kökü kazanıp bu belada son bulacak. Gecelerin zor geçtiği bu günlerimin birinde, Hele de seni gördümse; O günün bana zindan olduğunu bil ama üzülme! Ben hep senin gülümsemeni isterim, her şeyin ötesinde. Gözlerim gözlerini görünce, dizlerimin bağı çözülünce, Gücüm yetmez düşerim yere öylece. Ama sakın beni kaldırmaya gelme! Çünkü her şeyin ötesinde, biz ayrıldık bir kere... Mert Anıl Tufanoğlu Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ÖZLÜ SÖZ Aklın güzelliği dil ile, dilin güzelliği söz ile, kişinin güzelliği yüz ile, yüzün güzelliği göz ile belli olur. (Yusuf Has Hacip) Başkası düştü mü “Çürük tahtaya basmasaydı” deriz. Kendimiz düşünce, bastığımız tahtanın çürük olmasından şikayet ederiz. (Cenab Şahabettin) Bilgisiz bir kimse savaş davuluna benzer, sesi çok, içi boştur. (Sadi) Bilgiyi elde ettikten sonra halka söylemeyen, belletmeyen kişi, zengin olup da yoksul doyurmayan kimseye benzer. (Hz. Muhammet (S.A.V.)) Cahil kimsenin yanında kitap gibi sessiz ol! (Mevlana) Mehmet Acı J. Kd. Bçvş Sivas Cezaevi J. Krk. Komutanı Sayfa 3 ACI SÖZLER talarımız yaşadıkları hayatla, kazandıkları tecrübeyle, bize yol gösteren, hayatımızı yönlendiren minnet duyduğumuz büyük şahsiyetlerdir. Onların bizlere miras olarak bıraktığı değerler hayatımıza yön vermektedir. Bu değerler arasında atasözleri diye adlandırdığımız hayatın bir parçası haline gelmiş sözler, önemli bir yer tutmaktadır. Ancak ne var ki; atalarımıza atfedilen bazı sözlerin, bizim öz benliğimizle, inançlarımızla, kültürümüzle bağdaşmadığı görülmektedir. Bu sözlerin kötü amaçlı kişiler tarafından uydurularak atasözü şeklinde atalarımıza mal edilmeye çalışıldığı anlaşılmaktadır. Bir kısım sözlerin de yabancılar tarafından benliğimizi yozlaştırmak amacıyla üretilip servis yapıldığı tahmin edilmektedir. “Devletin malı deniz, yemeyen keriz”, “Bal tutan parmağını yalar” , “Üzümü ye bağını sorma” gibi sözleri bu duruma en çarpıcı örnekler olarak göstermek mümkündür. Bunların bir kısmı deyim olsa da, toplumdaki yaygın kanaat atasözleri oldukları yönündedir. İster atasözü ister deyim olarak kabul edilsin, bu tür sözleri insanımıza yakıştırma gayreti en büyük küstahlıklardan biridir. Devletin malını denize benzetmede her hangi bir sıkıntı yok. Ancak onu yemeyen kişinin, ahmak olarak adlandırılması veya adını zikretmekten hicap duyduğumuz bir mahluğun yerine konması da ne demek? Bu sözün değil gerçek manada, espri şeklinde zikredilmesi bile mide bulandırıcıdır. Devletin malının deniz misali engin olduğu ve yemekle tüketilemeyeceği safsatasına kendini inandırarak, devletin kasasından haksız kazanç elde etmeye çalışan bir takım kendini bilmez kişilerin, bu sözleri sık sık kullandıkları aşikardır. Akşamleyin evinde ders yapan çocuğun babasına; “Baba, defterimin kenarlarının katlanmaması için bana kırtasiyeden ataç alır mısın?” demesi üzerine ertesi gün mesaisine başlayan memur babanın, masanın üzerinde gözüne ilişen ataçları görüp çocuğunun siparişini hatırladığında; “Canım, ne olacak şuradan birkaç tane alıp götüreyim “ diye düşünüp evine götürme eylemi, onun ataç fabrikasının veya her hangi bir kuruluşun başına atandığında, fabrikanın veya kuruluşun içini boşaltması UMUT = ÜMİT Umut ve ümit... Hem isim olarak hem de insanoğlunun beklentilerini ve hayallerini süsleyen Farsça kökenli ne güzel kelimelerdir. Aslında tüm insanoğlunda isim olarak olmasa bile umut ve ümit vardır. “Umut” bir beklentidir. “Ümit” ise ummaktan doğan güven duygusudur. Peygamber efendimiz (S.A.V.) hadisi şerifinde “Ümit ümmetim için rahmettir. Ümit olmasaydı; hiçbir anne çoğunu emzirmez, hiç kimse bir ağaç dikmezdi.” der. insanoğlunun başına kötü olaylar gelir ve hemen karamsarlığa düşer umudunu yitirir. Ama, ümidini yitirmiş olanın da başka da kaybedecek bir şeyi yoktur. Güçlükler kolaylıkla beraberdir; kendine gel, ümidini bırakma! Akıllı insan bilir ki ölümün arkasında daha güçlü bir hayat beklenmektedir. Ve doğru düşünenlerin ümitleri gerçekleşebilir ümitlerdir, kafasızların ümitleri gerçekleşmez ümitlerdir. Umudun tanımına giren iki şey vardır; zaman ve gelecek! Umut ne dündür ne de şimdi. O hep yarınlarda yaşamayı sever. Asılmakta olan kişinin bile “ip kopacaktır” diye bir umudu vardır. eylemi ile eşdeğer bir düşüncenin ürünüdür. Burada asıl olan eylemin küçüklüğü veya büyüklüğü değil, düşüncenin sakatlığıdır. Nitekim bu düşünceye sahip kişiler, “Denizden bir damla eksiltmekle deniz tükenmez” felsefesinden hareketle yola çıkmaktadırlar. Büyük talanlar, soygunlar bu şekilde yapılarak devlet bütçesi zafiyete uğratılmakta, insanımız mağdur edilmektedir. Bal tutan kişinin tuttuğu bal kendisine aitse, parmağını yalamasında bir gariplik yok. Fakat gelin görün ki; bu sözün sahipleri de, bir işin başında bulunan kişilerin o işten kendi menfaatlerine uygun çıkar elde etmelerinin normal karşılanması gerektiği tezini savunmaktadırlar. Onlara göre bal tutmuş olmak, baldan istifade etmek için geçerli bir sebep ve kendi doğal haklarıdır. Anlaşılan o ki, bu densizler yine boş durmamış, haksız kazançlarını meşrulaştırmak için, “Bal tutan parmağını yalar” diyerek yollarına devam etmişlerdir. Bir de sıkılmadan bu sözü atalarımıza veya milletimize mal etmeye çalışmışlardır. “Üzümü ye bağını sorma” sözü bize ne kadar da uzak bir söz! Üzüm bağı içerisinden geçen asker atalarımızın, aldıkları üzüm salkımlarının yerine para bağladıkları bir efsane midir yoksa? Düşünceye bakın; “sen yemene bak” diyor, “Neye gerek nereden geldiği veya kime ait olduğu?” Üzümü yiyip de bağını sormamak olur mu? Hem sormakta veya bağ sahibini bilmekte mahsur mu var? Evet birilerine göre var. Çünkü yenilen üzümün bağı söylenirse, o üzümü karşı tarafın yememe ihtimali var. Çünkü bağda sıkıntı var. Peki yenilen üzümün bağını sorup, bağ sahibine teşekkür etmek gerekmez mi? Elbette gerekir. Ancak bu sözün de imalatçıları, gayrı meşru kazançlarına bir kılıf bulmak maksadıyla bu sözü de kullanmaktan geri durmamışlar. Özetle; atalarımıza mal edilmeye çalışılan, ancak nereden ve nasıl geldiği bilinmeyen ve art düşünceli kişiler tarafından çıkarıldığı anlaşılan bu türden sözleri kullanmaktan özenle kaçınmalı, kullananları da uyarmalıyız. Mustafa Yavuz Pozantı M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürü İnsan için hayatı akışına bırakmak çabasız, amaçsız ve atılımsız bir duruma gelmek demektir. Hiçbir zaman olmayacak şeyi ısrarla umut etmek insanı devamlı bir karamsarlığa sürükler; umut, umut edilen şeyin olabildiği oranda mutluluk kaynağı olur. O, büyük bir canlılık, duyarlılık ve olumlu düşünce üretmekle oluşan bir değişim isteğidir. Umut varlıklı bir kişi için belki yemeğin üstüne yediği tatlı olabilir. Ancak bir yoksul için bir kuru ekmek parçasıdır. Yaşanan gün nasıl olursa olsun beklenen gün her zaman daha güzeldir. Umut bir yerde duyulan değişim isteğidir ve insanın yarınlarına borçlanmasıdır. Çünkü insanın geçmişi hep kayıplarla geleceği de hep umutlarla doludur. Çünkü insanın geçmişi hep kayıplarla geleceği de hep umutlarla doludur. Ve iyice düşünüp karar verin istediğiniz nedir? Silik beklentiler mi, havanın esişine, suyun akışına bırakılabilecek bir hayat mı? Ümit olmadan ümit edilen ele geçmez. Bugünle yetinen insan bilmez umudu. Savaş Döven / Dinar Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Seslenis Sayfa 4 Şubat 2012 USTALARDAN SEÇMELER USTALARDAN SEÇMELER ÜMİT YAŞAR OĞUZCAN KARİKATÜR Fıkra BANA BİR ŞARKI SÖYLE TELEVİZYON Özledim sesini ne olur konuş Bir gül açtır zamanların ötesinden Karanlık içindeyim, kapkarayım bugün gel Gök mavisinden, deniz mavisinden Bana bir şarkı söyle Bizim Temel, bir televizyon kanalında yarışmaya katılır. Kazandığı parayı eksik verirler. Temel sebebini sorar. “E, öyle; vergi kesiyoruz” cevabını alır. Bunun üzerine Temel, avukata başvurur. Avukat, “Televizyonu mahkemeye ver.” der. Aradan zaman epey geçer. Avukat yolda Temel’i görünce sorar: “Ula Temel, televizyonu mahkemeye verdin mi?” Temel cevaplar: “Verdim ama ertesi cün keri ketirdim oni... İnsan yine de televizyonsuz yapamayi! Sonradan geri aldım onu.” İçimde bir şeyler kımıldıyor Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum Bir baksana ne haldeyim deli divane Yaralıyım, çaresizim umutsuzum Bana bir şarkı söyle Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt Dökül karanlığıma ışıklar gibi Al beni, al, en uzaklara götür Sesin aksın içimde bir pınar gibi Bana bir şarkı söyle Bütün renkleri kat birbirine Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan Bana bir şarkı söyle Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı İşte öyleyim, kapkarayım bu gün gel En hüzünlü sesinle, en dokunaklı Bana bir şarkı söyle. Ümit Yaşar OĞUZCAN (1926-1984) ÖZGEÇMİŞ 22 Ağustos 1926’da Tarsus’ta doğdu. 4 Kasım 1984’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. 1845’te Eskişehir Ticaret Lisesini bitirdi. Osmanlı Bankası ve Türkiye İş Bankasında çalıştı. 1977’de İş Bankası Halka İlişkiler Müdür Yardımcılığı görevinde iken emekliye ayrıldı. İstanbul’da kendi adını taşıyan bir sanat galerisi kurdu. Bir süre yayıncılık yaptı ve Akbank Genel Müdürlüğü Krediler Servisinde çalıştı. Yaşamının son döneminde mizah dergisi “Çarşaf”ta mizah şiirleri yazdı. İlk şiiri 1942’de Eskişehir’de yayınlanan “Kocatepe” gazetesinde yayınlandı. Daha sonra Yedigün, Varlık, Büyük Doğu gibi dergilerde yayınlanan şiirleriyle tanındı. İlk şiir kitabı “İnsanoğlu” 1947’de basıldı. Zamanla geniş kitlelerin okuyup hayranlık duyduğu bir aşk ve ölüm şairi olarak tanındı. Şiirlerinde Faruk Nafiz Çamlıbel duyarlılığı görülür. 1973’de büyük oğlu Vedat’ın intiharından sonra “ölüm” temasına daha çok eğildi. Bazı şiirleri çağdaş sanat müziğinin popüler bestecileri tarafından bestelendi. En duyarlı ve yoğun aşk şiirlerinin yazarıdır. Karikatür: Yaghı El Jabalı Figueora Maltepe 3 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu SİGARA MÜEBBETİMSİN Herkes bak neler söylüyor, Gelme yanıma sigara. Hanemi harap ettin, Usandım senden sigara! Rabbime verdiğim sözümdün sen, Hale hale açan gülümdün sen, Gülücükler saçan yüzümdün sen, Aşk mahkememde müebbetimsin... Çok çektim ama ölmedim, Hiç iyi günün görmedim, Bir rahat hayat sürmedi, Kardeş misin benimle sigara! Dostlar içinden attırdın, Evim barkımı sattırdın, Vurunca yere yatırdın, Allah’ından bul sigara! Benzim güzeldi sararttın, Bütün dünyamı kararttın, Genç yaşta saçımı ağarttın, Karşımda durma sigara! Seni cebime aldığım, Koynuma alıp yattığım, Her zaman canımı yaktığın, Küstüm ben senden sigara. Canımı ömrümü yedin, Nere gitsem oraya geldin, Beni hayatımdan ettin, Evin yıkıla sigara! Benle yattın, benle kalktın, Beni yalnız bırakmadın, Vurunca yere yatırdın, Senden dost olmaz sigara. Anamdan babamdan geçtin, Sen her zaman beni seçtin, Durmadan kanımı içtin, Allah için git sigara! Tüten bacamı söndürdün, Beni yaşarken öldürdün, Herkesi bana güldürdün, Benle kardeş misin sigara? Kapıdan içeri girdi, Zannettim misafir geldi, Her zaman ömrümü yedi, Başkasını bul sigara. Her tarafımdan dizlerim, Takatsız kaldı dizlerim, Artık eceli gözlerim, İnşallah ölürsün sigara! Aşık Mustafam yazardım, Gün geçti daha yaşlandım. Bilseydim eve almazdım, Kör olasın sen sigara! Mustafa İnal Hatay E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Güzel Söz Kaligrafi: Uğur Cansever Tutunduğum bir tek dalımdın sen, Hem yeşilim hem de alımdın sen, Kahvemde çıkan falımdın sen, Aşk mahkememde müebbetimsin... Nağmelerle çalan sazımdın sen, Alnıma yazılan yazımdın sen, İsyanım, gülüşüm, nazımdın sen, Aşk mahkememde müebbetimsin... Şerefim, namusum, arımdın sen, Bir elmada diğer yarımdın sen, Hem güzüm, hem de baharımdın sen, Aşk mahkememde müebbetimsin... Hem altınım, hem de gümüşümdün sen, Hem ağıdım, hem de gülüşümdün sen, Hem doğuşum, hem de ölüşümdün sen, Aşk mahkememde müebbetimsin... Fatih Erdem Niğde E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu GÖNÜL Gördüğün her güzele meyletme, Sonra kırılır dağılırsın gönül. Her gördüğün dilberi hayal etme, Cilvesi nazı feleğini şaşırtır senin gönül. Açan her gülü dikensiz mi sandın, Tuttun elini kanla boyadın. Uslan artık isteklerinden usandım, Beni rezil rüsva etme artık gönül. Koşturdun peşinden yordun beni sen, Biraz mola ver şu gölgede dinlen. Hani lafa söze gitmezdin sen, Şimdi mapuslarda duruldun mu gönül. Sonsuz hayallere dalardın, Her gördüğün çiçeğe konardın, Hani sen hep yaz hep bahardın, Şimdi kar boranda kaldın mı gönül. H. İbrahim Bodur Kocaeli 2 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu AĞAÇ Lütfen dokunma bedenime elime, Vurmasın heyelan toprağıma yenime. Kimse dayanamaz temiz evime, Lütfen dokunma bedenime elime. Gölgelen yeşil dallarımın dibinde, Benden çok var senin evinde. İnsana nefes veririm sokul bedenime, Lütfen dokunma bedenime elime. Çekerim yağmurları suyu üzerime, İnsanlara umut olur bedenim yine. Değmesinler benim muhabbet neşeme, Lütfen dokunma bedenime elime. Gelir korkutursunuz baltayla beni, Bana dokunanı Allah af etmez seni. Ol bana da yeni bir hep sevgili, Lütfen dokunma bedenime elime. Eser gelir rüzgârın hep sesi, Bulunmaz ağacın eşi hep benzeri. Çocuklar oynar cıvıl cıvıl öter kuşları, Lütfen dokunma bedenime elime. Doğar güneş ışıltısı yayılır her yana, Can veririm toprağına ve sana, Tutarım catlakları toprak olur bana ana, Lütfen dokunma bedenime elime. Orman yoksa yeşil bir yaşamda yok, Aç kalırsınız hepiniz olmazsınız tok, Saplanır kalbine yurdunda ağacı olmayanın ok, Ey insanoğlu lütfen dokunma bedenime elime. Mustafa Torun Zile M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Şubat 2012 Seslenis Sayfa 5 Ayaş Açık Ceza İnfaz Kurumu personel ve hükümlülerince 3 bin adet fidan dikildi Ayaş Açık Ceza İnfaz Kurumunda 2010 yılında başlatılan ağaçlandırma çalışmaları kapsamında bu güne kadar toplam 29 bin 560 adet fidan dikildi. Sadece 2011 yılında 9 bin 200 adet fidan toprakla buluşturuldu. A yaş Açık Ceza İnfaz Kurumu çevresinde yer alan 254 dönüm arazinin ağaçlandırılması çalışmaları meyvesini vermeye başladı. 2010 yılından bu yana devam eden ağaçlandırma çalışmaları sonunda toplam 29 bin 560 adet fidan dikildi. Ağaç dikimine elverişli hale getirilmesi için Ankara İl Çevre ve Orman Müdürlüğü tarafından iş makineleri ile ıslah ve ağaç dikimi için teras oluşturulan araziye 2010 yılında 20 bin 360 adet, 2011 yılında 9 bin 200 adet olmak üzere 29 bin 560 adet muhtelif orman fidanı dikimi gerçekleştirildi. Geçtiğimiz ay Ayaş Kaymakamlığı ve Ayaş Cumhuriyet Başsavcılığının öncülüğünde Ayaş İlçesindeki tüm resmi kurumlar, basın mensupları, sivil toplum kuruluşları, Ceza İnfaz Kurumu personeli ve hükümlülerin de katılımı ile 3000 adet muhtelif ağaç dikimi yapıldı. Bu çalışmaya sonraki günlerde de devam edilerek 6 bin 200 adet ağacın dikimi gerçekleştirildi. Kurumda gerçekleştirilen ağaçlandırma çalışmalarına Ayaş Kaymakamı Sait Özkılınç ve Cumhuriyet Savcısı Aydın Karabıçak da katılarak, personel ve hükümlülerle birlikte ağaç diktiler. Törende konuşan Kaymakam Özkılınç, ormanlarının önemine dikkat çekerek, “Ağaç dikmekteki amaç insanlara ağaç sevgisini aşılayarak ormanlarımızın korunması, geliştirilmesi, erozyonun kontrolü ve buna bağlı olarak yağışlardan faydalanarak sel felaketlerinin önlenmesidir. Ormanlarımız doğal güzellik kaynağı olmanın yanı sıra bulundukları bölgede iklim şartlarını etkileyerek tarımsal üretimin daha verimli hale gelmesini sağlamaktadır. Ayrıca pek çok canlıyı barındırarak doğal bitki örtüsünün korunmasına büyük katkı sağlamaktadır.” dedi. Özkılınç, ağaç dikmenin millî bir görev olduğunu vurgalayarak, “Orman sağlık ve hayat dolu bir kaynaktır. Topraklarımızın tamamı yeşil örtü ile kaplanana dek yeni orman alanları tesis etmek, var gücümüzle çalışarak Ülkemizin topraklarının ağaçlandırılmasına katkıda bulunmak ve onları korumak her vatandaşımız tarafından milli bir görev kabul edilip yerine getirilmesi temel amaç ve gayemiz olmalıdır. Bu bağlamda ağaç dikme faaliyetine katılan başta Ayaş Açık Ceza İnfaz Kurumu personeli ile hükümlülerine ve katılan herkese yürekten teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Cumhuriyet Savcısı Aydın Karabıçak ise konuşmasında; “İlçemizde bulunan resmi kurumların ve vatandaşların Ceza İnfaz Kurumunda bulunan personel ve hükümlüler ile birlikte ağaçlandırma faaliyetimize katılımları bizleri mutlu etmiştir. Sayın Kaymakamımız Sait Özkılınç’ın ilgi ve desteği ile yapılan ağaçlandırma faaliyetine özverili katılımda bulunan Ayaş Açık Ceza İnfaz Kurumu hükümlülerinin bu davranışları takdire şayandır. Yapılan bu çalışma sayesinde hem Ayaş iler- leyen yıllarda daha yeşil bir görünüme kavuşacak hem de Ceza İnfaz Kurumumuzun İlçeye olan katkısı daha net bir şekilde anlaşılır olacaktır.”dedi. Karabıçak, Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Uygarlığın temelinde ağaç, çiçek ve yeşillik bulunmaktadır.” sözüyle ormanlarının önemine dikkat çektiğini dile getirerek, şöyle konuştu: “Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk tabiat aşığıydı, vatanın ağaçsız kalmasından ızdırap duyardı, çorak halde bulunan araziyi ıslah ettirip, ormana, Atatürk Orman Çiftliği’ne dönüştürerek bu konuya ne kadar önem verdiğini tüm milletimize göstermiştir.” Sakarya L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda ağaçlandırma şenliği Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun çevresini yeşillendirmek için bin adet fidan dikildi. Fidan dikimi için Ceza İnfaz Kurumunun bahçesinde bir tören düzenlendi. 6 Ocak 2011 tarihinde düzenlenen törene Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Usta, Cumhuriyet Savcısı Haydar Memiş, İl Jandarma Alay Komutanı Adnan Aslan, Kurum Müdürü Metin Sönmez, Ferizli Belediye Başkanı Ahmet Soğuk, Or- KURUM BAHÇESİNE BİN FİDAN DİKİLDİ Sakarya L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Usta, Cezaevi Savcısı Haydar Memiş, İl Jandarma Alay Komutanı Adnan Aslan, Kurum Müdürü Metin Sönmez, Ferizli Belediye Başkanı Ahmet Soğuk, Orman Bölge Müdürü Hasan Yılmaztürk ve diğer misafirler katılımıyla yapılan şenlik kapsamında toplam bin adet fidan dikildi. man Bölge Müdürü Hasan Yılmaztürk ve diğer misafirler katıldı. Törende konuşan Cumhuriyet Başsavcısı Orhan Usta, "Modern ceza infaz sisteminde geleneksel anlayış terk edilerek hükümlü ve tutukluların işlediği suçlardan ıslah edilip üretken ve faydalı bireyler olarak yeniden topluma kazandırılması amaçlanmaktadır." dedi. Eğitimin önemine vurgu yapan Usta, eğitim hakkının hiçbir yer ve zamanda engellenemeyeceğini, dışarıdaki bir insanın eğitime ulaşma imkanları hangi ölçüdeyse, aynı imkanların hükümlü ve tutuklulara da sağlandığını belirtti. Usta, ceza infaz kurumların hükümlü ve tutukluların iş ve meslek atölyelerinde açılan kurslarla kendilerini geliştirdikleri, eğitimli ve sosyal bireyler olarak donanımlı bir şekilde toplumsal hayata hazırlandıkları yerler olduğunu söyledi. Eğitimin olduğu gibi ağaç dikmenin ne kadar kutsal bir vazife olduğunun altını çizen Usta, ağaçlandırma çalışmasını başlatan Kurum Müdürüne ve Orman Bölge Müdürüne teşekkür etti. Kurum Müdürü Metin Sönmez ise ceza infaz kurumlarının sadece cezaların infaz edildiği yerler olmadığını, aynı zamanda hükümlü ve tutukluların eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin yürütüldüğü ve içerisinde bu faaliyetlere yönelik ortamların oluşturulduğu eğitim yuvaları olduğunu belirtti. Ceza infaz kurumlarında yürütülen eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin toplum tarafından yeterince bilinmediğini ifade eden Sönmez, "Eğitim-öğretim ve iyileştirme adına yapılan bu faaliyetlerimizi süslemek ve taçlandırmak için Kurumumuzun çevresinin de güzelleştirilmesi önem arz etmektedir. İçeride yapılan eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin bir yansıması olarak bu güzellikleri Kurumun çevresinde de göstermek istiyoruz." dedi. Dikilen her fidanın sadece bugün için değil gelecek nesiller için de bir kazanç olduğu düşüncesi ile yola çıktıklarını ifade eden Sönmez, ağaçlandırma çalışmasında katkısı olan kurumlara teşekkür etti. Seslenis Sayfa 6 Şubat 2012 Sivas Valisi Kolat, E Tipi Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret etti S ivas Valisi Ali Kolat 27.12.2011 tarihinde Sivas E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret etti. Vali Ali Kolat’a ziyareti esnasında Sivas Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Aydın, Cumhuriyet Savcısı Bilal Gümüş, İl Jandarma Alay Komutan Yardımcısı Jandarma Yarbay D. Ahmet Gülerci, Kurum Müdürü Mustafa Canatan, Ceza İnfaz Kurumu Karakol Komutanı J. Kd. Bçvş. Mehmet Avcı ile diğer çalışanlar eşlik etti. Kurum ziyareti öncesinde; Vali Ali Kolat ve Başsavcı Hasan Aydın tarafından Kurum bahçesine ladin ağaçları dikildi. Ceza İnfaz Kurumu bünyesinde faaliyet gösteren işyurdunu, kurum revirini, hükümlü ve tutukluların kaldığı koğuşları, kurum mutfağı ile eğitim birimi bünyesinde bulunan kilim atölyesini, kütüphaneyi ve derslikleri gezen Vali Ali Kolat bu tür faaliyetlerin tahliye sonrası iş imkânının kazanılmasında büyük etkileri olacağını belirtti. Vali Ali Kolat’a, Cumhuriyet Başsavcısı Hasan Aydın tarafından Kurum hatırası olarak Ceza İnfaz Kurumunda üretilen kilim ve heybe hediye edildi. İnfaz koruma memurları ve diğer personelle de sohbet eden Vali Ali Kolat, Kurumun fizikî şartlarının iyi olmasından dolayı duyduğu memnuniyeti belirterek, hizmet verenlere teşekkür edip Kurumdan ayrıldı. Karikatür yarışması ödülleri sahiplerini buldu Maltepe 3 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulunan Kolombiya Uyruklu Yaghı El Jabalı Figueora, Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen İnsan Hakları konulu Ka- Yazar Sinan Yağmur Nevşehir E Tipi’nde Yazar Sinan Yağmur, Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü ve tutuklulara yönelik gerçekleştirilen söyleşiye katıldı. Yağmur, Kurumun çok amaçlı salonda düzenlenen etkinlikte hükümlü ve tutuklularla bir araya geldi. Söyleşiye Nevşehir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Sinan Akdoğan, Cumhuriyet Savcısı Erdal Yerdelen, Halk Eğitim Merkezi Müdürü Osman Doğan ve Müdür Yardımcısı Hatice Güven, Kurum Müdürü Hamit Karslıoğlu, İkinci Müdürler Muhammed Bülbül ve Kadir Kafa, Kurum Öğretmenleri Hakan Tokgöz ve Fuat Yıldız, Psikolog Ersin Burçak, Kurum personeli ile hükümlü ve tutuklular katıldı. "Aşkın Gözyaşları", "Aşkın Gözyaşları II", "Aşkın Gözyaşları III", "Mesnevi'den Hikayeler", "Tennure ve Ateş", "Babalarda Ağlar" adlı kitapların yazarı olan Yağmur, semazen ekibinin gösterinin ardından, Mevlana’nın uzun bir şiirini okuyarak programa başladı. Yağmur, Mevlana ve insan sevgisine dikkat çektiği konuşmasında şunları söyledi: “Hayatta sevdiklerimizden, birbirimizden hep uzak kalıyoruz. Birbirimizi anlamanın tek yolu tasavvuftur. Tasavvuf Allah’tan ümit kesmemek, kötüye iyi davranmak, insanların ayıplarını ortaya çıkarmaktan ziyade ayıpları kapatmaktır. Kendini bilen insan Rabbini bilecektir. Günümüzde en yakınımızdaki insanların sorunlarını görmüyoruz ama arabamız çizildiği zaman sabahlara kadar uyuyamıyoruz. Toplumun manevi hassasiyetlerini görmüyoruz ama akşam bir dizideki olaya günlerce üzülüyoruz. Birbirimizi anlamıyoruz, birbirimize hoşgörü göstermiyoruz, 'ne derdin var' diye sevdiklerimize sormuyoruz. Mutlaka birbirinizi anlayın ve birbirinizin yaralarını deşin.” rikatür Yarışmasında Türkiye birincisi oldu. Tutukluya 3.000 TL para ödülü ve plaket verilmek üzere 18.01.2012 tarihinde tören düzenlendi. Ödül törenine Cumhuriyet Savcısı Ali Fuat Akın, Kurum Müdürü Vural Temür, Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. İonna Kuçuradi, Prof. Dr. İsmail Kaya, Prof. Dr. Betül Çotuksöken, Yard. Doç. Dr. Özge Yücel Dericiler ve Melike Oğuzhan, Kurum Öğretmenleri Nilgün Uyar ve Aysun Çoban, Kurum Psikologları Nurdan Toptan ve Nilgün Demirkale Öksüm katıldı. Törende 3.000 TL ödül ve plaketini alan Yaghı El Jabalı Figueora, insan hakları ile ilgili yaptığı yeni karikatürünü Prof. Dr. İonna Kuçuradi’ye hediye etti ve yarışma için Maltepe Üniversitesine teşekkür etti. Ereğli’de tiyatro gösterisi ve ödül töreni Ereğli B Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 24.10.2011 ile 05.12.2011 tarihleri arasında düzenlenen “Her İnsan Bir Kitap” adlı yarışmanın sona ermesi nedeniyle yapılan programda, yarışmada dereceye girinlere ödülleri verilirken, hükümlü ve tutukluların rol aldığı tiyatro gösterisi sunuldu. Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü Koruma Kurulu Başkanlığı iş birliğinde gerçekleştirilen yarışmayla hükümlü ve tutuklulara okuma alışkanlığı kazandırılması, ruhsal, duygusal ve düşüncesel dünyasında değişikliğin oluşturulması, hayal dünyasının geliştirilmesi, kişisel gelişiminin olumlu yönde sürdürülebilmesi, hazırbulunuşluk düzeyinin arttırılması, sözcük dağarcığının arttırılması, iletişim dili ve benlik algısının güçlendirilmesi ile kendini ifade edebilme yeteneğinin geliştirilebilmesi amaçlandı. Ceza infaz Kurumunda, 29.12.2011 tarihinde yapılan ödül töreninde; hükümlü ve tutuklular “Koğuş Ağası” adlı oyun sahnelerken, Yeşil Cami İmamı Yusuf Uğur da ney dinletisi gerçekleştirdi. Hükümözlü Atabey Kuş’un kaleme aldığı şiir, izleyenlerin beğenisini kazandı. Akabinde ödül dağıtım töreni gerçekleştirildi. Okuma yarışması neticesinde birinci olan Mehmet Özçiçek’e 300 TL, ikinci olan Faruk Karakaya’ya 200 üçüncü olan Tevfık Yüksel’e 100 TL para ödülü verildi. Aynı zamanda kitap okumayı özendirmek amacıyla bu kişileri takip eden ilk 10 kişiye 50 TL, her bir kitap okuyan kişiye 20 TL para ödülü verildi. Ödül törenine Ereğli Cumhuriyet Başsavcısı Bestami Tezcan, İlçe Millî Eğitim Müdürü Yasin Şimşek, Emniyet Müdür Yardımcısı Musa Yılmaz, Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Say, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Murat Bildik, Sosyal Hizmetler Müdürü Ali Rıza Kurt, Baro Başkanı Hüseyin Tayyar ile Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü Koruma Kurulu üyeleri katıldı. Şubat 2012 Seslenis Sayfa 7 Kontrolörler Kurulunun 2011 yılı denetimlerinin değerlendirildiği toplantı Afyonkarahisar’da gerçekleştirildi K ontrolörler Kurulu Başkanlığının 2011 yılı denetim sonuçlarının değerlendirildiği toplantı 06-10 Şubat 2012 tarihleri arasında Afyonkarahisar’da yapıldı. Toplantının 06-08 Şubat 2012 tarihindeki birinci bölümünde, Kontrolörler Kurulu Başkanlığı kendi iç çalışmalarını tamamlarken, 08-10 Şubat 2012 tarihindeki ikinci bölümünde ise Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Mustafa Onuk, Genel Müdür Yardımcıları Erhan Polat, Selami Candemir ve Burhanettin Eser, Daire Başkanları Talat Akbaş, Vehbi Kadri Kamer ve Yılmaz Çiftçi ile Tetkik Hakimleri İlyas Kuvel, Faruk Sağlam, Mehmet Özalp, Hüseyin Patıraman ve Eşref Öztürk’ten oluşan katılımcılara yedi ayrı konuda sunumlarda bulunuldu. Sunumlar sırasında, ceza infaz kurumlarındaki uygulamalar ve mevcut durum hakkında da bilgi alan Genel Müdür Mustafa Onuk, bazı konulardaki çalışmaların derhal başlatılması için gerekli talimatları verdi. Maltepe 3 No’lu L Tipi’nde personele yabancı dil eğitimi Maltepe 3 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, 96 farklı ülkeden hükümlü-tutuklu bulunması nedeniyle personelin hükümlü, tutuklu ve ziyaretçilerle iletişimlerini kolaylaştırmak için yabancı dil eğitimi başlatıldı. İstanbul-Maltepe Halk Eğitimi Merkezi iş birliğinde Kurumda görev yapan ikinci müdür, öğretmen, psikolog ve infaz koruma başmemurundan oluşan 25 personele 21.11.2011-03.01.2012 tarihleri arasında İngilizce kursu açıldı. Ayrıca, 11.01.2012 tarihinde 1. kuru başarı ile tamamlayan ve daha önce ingilizce eğitimi almış olan 19 personele 2. kur ve 21 personele ise başlangıç seviyesi İngilizce kursu açıldı. Tüm personele verilmesi hedeflenen kursun, başka dilleri kullanan hükümlütutuklu bulunması sebebi ile diğer dillerde de açılması planlanıyor. Osmaniye C Tipi Ceza İnfaz Kurumunun Huzurevi ziyareti Osmaniye C Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu personeli, Osmaniye Özden Huzurevini ziyaret etti. 30.12.2011 tarihindeki ziyarete; C Tipi Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Ruhiye Künü ve Kurum İkinci Müdürü Mayii Uçar, İdare Memuru Asef Zengin, Öğretmen Alparslan Demir, Psikolog Hasan Tokmak, Muhabese Yetkilisi Cebrail İğde ile infaz koruma memurları katıldı. Ziyaret sırasında huzur evi sakinlerine hediyeler verildi. Kurum personelinin, Huzurevi sakinleri ile sohbet ederek, onların moral ve motivasyonlarının yükselmesine katkıda bulunmaları munnuniyetle karşılandı. Hakkâri Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna voleybol turnuvasında ikincilik ödülü Hakkâri Valiliğinin düzenlediği Kurumlar Arası Voleybol Turnuvasında Hakkâri Kapalı Ceza İnfaz Kurumu ikinci oldu. Turnuvaya 18 kurum iştirak etti. İlk olarak grup maçları oynandı ve B grubundan birinci olarak çıkan Ceza İnfaz Kurumu daha sonra çeyrek final ve yarı final maçlarını geçerek finale kaldı. Çok çekişmeli gecen maçlar, izleyenlerin büyük ilgisini çekti. Hakkâri halkının büyük beğenisini kazanan turnuva, aynı zamanda çok sayıda izleyicinin seyretmesi ile şenlik havasında geçti. 22.12.2011 tarihindeki final maçında Ceza İnfaz Kurumu ile Hakkâri İl Millî Eğitim Müdürlüğü karşı karşıya geldi. Maçtan önceki müzik şöleni ise finale yakışır atmosferin oluşmasını sağladı. Turnuvadan ikinci olarak ayrılan Ceza İnfaz Kurumu takımı sergilediği oyunuyla beğeni kazandı. Kupayı Hakkâri Millî Eğitim Müdürünün elinden alan Kurum Müdürü Eşref Başekin, sportif faaliyetlerin önemine değindi ve barışın, kardeşliğin, kaynaşmanın bu tür turnuvalarla arttığını, kurumlar arası yapılacak tüm turnuvalara kurum olarak katılacaklarını ve ellerinden geleni yapmaya hazır olduğunu ifade etti. Kurumda yapılan törende ikincilik kupası- nı Cumhuriyet Savcısı Serkan Günhan, Kurum Müdürü Eşref Başekin’e taktim etti ve başarılarının devamını diledi. Cezaevi Arama Kurtarma Teşkilatı ‘CEKUT’ hazır kıta Afyonkarahisar Açık Ceza İnfaz Kurumu bünyesinde kurulan Cezaevi Arama Kurtarma Teşkilatı (CEKUT) İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünce verilen eğitime katıldı. 25 Personel ve 21 hükümlüden oluşan CEKUT, 20.01.2012 tarihinde İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen törenle katılım belgelerini aldı. Afyonkarahisar İl Afet Acil Durum Müdürlüğü tarafından 09.01.2012 ile 20.01.2012 tarihleri arasında gerçekleştirilen ve İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğünden Eğitim ve Halkla İlişkiler Birimi personelince verilen eğitimlerde arama kurtarma, enkaz çalışmaları, yaralıları taşıma, üst katlardan kurtarma yöntemleri gibi doğal afet sırasında enkaz altında kalan insanları kurtarmada gerekli bilgilendirme yapıldı. Açık Ceza İnfaz Kurumu personeli ve hükümlülerinden oluşan CEKUT ekibine eğitim sonunda katılım belgesi verildi. Törene Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birlik Müdür Vekili Kemalettin Güngör, İl Afet ve Acil Durum Müdürü Mehmet Buldan, Afyonkarahisar Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Muzaffer Avcı ile çok sayıda personel katıldı. Afyonkarahisar Açık Ceza İnfaz Kurumunda doğal afetlere müdahale etmek için 27.06.2000 tarihinde, 20 personel ve 20 hükümlü ile Cezaevi Kurtarma Teşkilatı (CEKUT) kuruldu. Doğal afet ve afet sonrası, Adalet Bakanlığına bağlı tüm hizmet binalarına, lojmanlara, ceza infaz kurumlarında bulunan insanlara, binalara ve eşyalara acil müdahale ve yardım etmek, kurtarmak ve gerektiğinde onarım faaliyetlerinde bulunmak amacıyla kurulan CEKUT, arama kurtarma çalışmalarında gerekli olan teknik malzemeye sahip. Türkiye'de ilk olarak Afyonkarahisar Açık Ceza İnfaz Kurumunda kurulan cezaevi arama kurtarma ekibi, olası bir afet durumunda, Türkiye'nin her yerine yardıma koşmaya hazır. Daha önce Sultandağı depreminde görev alarak başarılı hizmetlerde bulunan CEKUT, her an göreve hazır olmak için eğitimlerini sürdürüyor. Bu amaçla daha önceden Antalya, Uşak, Kütahya, Konya, Burdur, Eskişehir ve Aksaray illerinin Sivil Savunma Müdürlükleri ile birlikte Isparta ilinde deprem tatbikatına katıldı. Herhangi bir felaket anında acil müdahale, arama, kurtarma ve ilk yardım hizmetlerinin yanında seyyar mutfak ve seyyar ekmek fabrikası ile felaket bölgesinde bulunan insanlara yardım etmeye hazır bulanan CEKUT gerekli her türlü cihaz ve ekipmanı ile görev almaya hazır. Seslenis Sayfa 8 Şubat 2012 Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Malatya E Tipi Ceza Kurumunda incelemelerde bulundu A dalet Bakanı Sadullah Ergin beraberindeki Müsteşar Yardımcıları Sefa Mermerci ve Mustafa Erol ile Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Mustafa Onuk ve Teknik İşler Dairesi Başkanı Erdoğan Böcek'ten oluşan heyetle Malatya'ya ziyaret gerçekleştirdi. Bakan Ergin, 20 Ocak 2012 tarihinde, Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret ederek, hükümlü ve tutuklular arasında düzenlenen "Malatya Cezaevi Okuyor" isimli kitap okuma yarışmasının yıllık değerlendirme ve ödül törenine katıldı. Törene; Malatya Valisi Doç. Dr. Ulvi Saran, Malatya Belediye Başkanı Ahmet Çakır, Malatya Milletvekilleri Öznur Çalık, Mustafa Şahin, M. Mücahit Fındıklı ve Cemal Akın, Cumhuriyet Başsavcısı Muzaffer Sayın, Adli Yargı İlk Derece Mahkemesi Adalet Komisyonu Başkanı Orhan Erdim, İl Millî Eğitim Müdürü Mehmet Bulut, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile sivil toplum örgütlerinin temsilcileri de katıldı. Hükümlü Volkan Kardeş: "Hayata bakışım değişti" Kitap okuma yarışmasında birinci olan hükümlü Volkan Kardeş, törende yaptığı konuşmada; Ceza İnfaz Kurumunda gerçekleştirilen eğitim ve iyileştirme faaliyetleriyle hayata bakışının değiştiğini belirterek, “6 yıldır ceza infaz kurumunda yatıyorum. Ceza infaz kurumundaki süre içerisinde, Kurumda açılan bilgisayar, kaynakçılık ve İngilizce kurslarına katılarak belge aldım. Yine bu süreç içerisinde, Açık Öğretim Lisesini bitirdim ve üniversite sınavına girip, kamu yönetimini kazandım. Halen öğrenimime devam ediyorum. Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yoğun bir şekilde yürütülmekte olan eğitim, öğretim, sportif ve kültürel faaliyetler bizlere çok fayda sağlıyor. Kitap okuma yarışmasına diğer hükümlü ve tutuklu arkadaşlarımla büyük ilgi gösterdim. Keza yarışmada dönem birincisi oldum. Bu faaliyetler sonunda hayata bakış açım değişti. Bu sayede hayata daha sıkı bağlandım. Tahliyemden sonrada artık suçtan uzak duracağım. Sayın Bakanımız başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür eder, siz büyüklerimden, benim ve hükümlü ve tutukluların tek hayali olan af konusunu hiç bir zaman aklınızdan çıkarmamanızı diliyorum."dedi. 457 hükümlü ve tutuklu toplam 6070 kitap okudu Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Muzaffer Sayın ise Ceza İnfaz Kurumunda yürütülen eğitim, öğretim ve iyileştirme faaliyetleri konusunda bilgi verirken, "2011 yılı içerisinde Ceza İnfaz Kurumu idaresince hükümlü ve tutuklulara yönelik 28'i meslek kursu olmak üzere toplam 89 kurs açıldı. Bu kurslara 1.533 kişi katılmış olup, 1.127 kişi belge almaya hak kazandı. Halen Ceza İnfaz Kurumunda SODES ve İŞKUR ile birlikte hazırlanarak yürütülmekte olan 10 proje devam ediyor. Şu an değerlendirme ve ödül töreni yapılmakta olan ‘Malatya Cezaevi Okuyor’ kampanyasına ise hükümlü ve tutuklular tarafından büyük ilgi gösterildi. Yarışmaya katılan 457 hükümlü ve tutuklu toplam 6.070 kitap ve 1.817.916 sayfa okudular. Bu tür eğitim, öğretim faaliyetleri sayesinde Kurumda birkaç münferit olay dışında asayiş sorunu yok denecek kadar azaldı." şeklinde konuştu. Törende konuşan Malatya Valisi Doç. Dr. Ulvi Saran ise kitap okumanın faydalarından bahsederek, Ceza infaz Kurumunda da başlatılan bu kampanyaya büyük ilginin olduğunun görmekten memnuniyet duyduğunu belirterek, kampanyada emeği geçenlere ve yarışmaya katılan hükümlü ve tutuklulara teşekkür etti. Bakan Ergin: infazla ilgili değişiklikler plânlıyoruz Adalet Bakanı Sadullah Ergin, önümüzdeki süreçte Ceza İnfaz Kurumlarında önemli değişiklere gidileceğini belirtirken, şöyle konuştu: "Kapalı ceza infaz kurumlarından açık ceza infaz kurumlarına geçişi kolaylaştırarak bir takım çalışmalar başlattık. Açık ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin daha iyi şartlarda çalışabilecekleri ve çok sağlıklı ortamlarda kendilerini topluma hazırlayabilecekleri yeniliklerin içerisindeyiz." Yarışmada ilk üçe girenlere dizüstü bilgisayar hediye edildi Törende; yarışmada bir yıl içinde ilk üçe girenlere Adalet Bakanı Sadullah Ergin dizüstü bilgisayar hediye etti. Daha sonra dönem birincisi, ikincisi ve üçüncüsüne ise Malatya Valisi Doç. Dr. Ulvi Saran tarafından birer çeyrek altın; dereceye giren diğer hükümlü ve tutuklulara ise Müsteşar Yardımcıları Sefa Mermerci ve Mustafa Erol, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Mustafa Onuk ile Malatya Milletvekilleri Öznur Çalık, Mustafa Şahin, M. Mücahit Fındıklı ve Cemal Akın ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri tarafından hediyeleri verildi. Kitap okuma yarışması Malatya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, Malatya Valiliği, İl Millî Eğitim Müdürlüğü ve E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu iş birliğiyle hükümlü ve tutuklular için 2011 yılında üç dönemden oluşan "Malatya Cezaevi Okuyor" isimli kitap okuma yarışması başlatılmıştı. Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem’in Erzurum ziyareti Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem, Erzurum’a ziyaret gerçekleştirerek; Adliye, Baro, ceza infaz kurumları ve Hüseyin Turgut Eğitim Merkezinde incelemelerde bulundu. Müsteşar Erdem, 31.01.2012 tarihinde gittiği Erzurum’da ilk olarak Adalet Sarayını ziyaret etti. Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Apaçık tarafından karşılanan Müsteşar Erdem, burada hâkim ve Cumhuriyet savcılarıyla bir araya geldi. Ardından Baro’yu ziyaret eden Müsteşar Erdem, Baro avukatlarıyla görüştü. Müsteşar Erdem, beraberindeki Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Apaçık ve Cumhuriyet Savcısı Ünal Bingül ile birlikte E Tipi Kapalı, H Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumları ile Hüseyin Turgut Eğitim Merkezinde incelemelerde bulundu. H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret Müsteşarı Erdem, Erzurum H Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu 31.01.2012 tarihinde ziyaret etti. Kurumun işleyişi ile ilgili olarak Kurum Müdürü Ali Rıza Yıldırım’ından bilgi alan Müsteşar Erdem, yemekhane, çok amaçlı olarak kullanılan sosyal faaliyet alanları, resim atölyesi, kütüphane, revir, bilgisayar sınıfı, derslikler ve diğer birimleri gezerek incelemelerde bulundu. Açık Ceza İnfaz Kurumunda inceleme Müsteşar Erdem, 03.02.2011 tarihinde ise Erzurum Açık Ceza İnfaz Kurumunu ziyarette bulundu. Kurum Müdürü Emrah Yavuzyılmaz’dan bilgi alan Müsteşar Er- dem, Kurumda bulunan iş atölyelerini ve birimleri gezerek, burada çalışan personel ve hükümlülerle bir süre sohbet etti. E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret Müsteşar Erdem 07.02.2012 tarihinde Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu gezdi. Erdem, yeni açılan ziyaretçi bekleme salonu, idari kısımlar ve bürolarda incelemelerde bulunurken, iş ve meslek faaliyetlerini yerinde gördü. Eğitim Merkezini ziyaret Son olarak, Ceza İnfaz Kurumları Personeli Hüseyin Turgut Eğitim Merkezini ziyaret eden Müsteşar Erdem, Eğitim Merkezi Başkanı Süreyya Saygın’dan Eğitim Merkezinin çalışmaları ile ilgili bilgi alıp, Eğitim Merkezi yerleşkesini gezdi. Yerleşkede bulunan yemekhane, yatakhane, spor salonu, toplantı salonu, kursiyer dinlenme salonları, kütüphane, konferans salonu ve diğer birimlerde incelemelerde bulunan Müsteşar Erdem, derslikleri gezerek, kursiyerler ile kısa bir süre sohbet etti. Şubat 2012 Seslenis Sayfa 9 ‘Türkiye’de Çocuklar İçin Adalet Projesi’nin açılışı törenle yapıldı dalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Türkiye Adalet Akademisi iş birliğiyle yürütülecek olan ‘Türkiye’de Çocuklar İçin Adalet Projesi’nin açılışı törenle yapıldı. Avrupa Birliği ve UNICEF’in desteğiyle gerçekleştirilecek projenin açılışı nedeniyle 22 Şubat 2012 tarihinde, Ankara’da tören gerçekleştirildi. Adalet sistemi içinde çocuk haklarının korunmasını güçlendirmeyi amaçlayan projenin açılışına; Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem, Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Hüseyin Yıldırım, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkan Vekili Ahmet Hamsici, UNICEF Türkiye Temsilcisi Dr. Ayman Abulaban, Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanı Muhsin Altun, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Jean Maurice Ripert, Adalet Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından üst düzey yöneticiler ve çok sayıda davetli katıldı. Adalet Bakanı Ergin: Yargı mevzuatında çocuk hakları etkin olarak uygulanmalı Adalet Bakanı Sadullah Ergin, suça sürüklenerek ceza infaz sistemine dahil olan çocukların, özel bakıma, yardıma ve korumaya ihtiyaç duyduklarını ifade ederek, bu kapsamda yapılan yasal düzenleme ve mevzuat hakkında bilgi verdi. Ergin söyle konuştu: “Bu projenin amacı, çocuk koruma yasasının etkin şekilde uygulanmasını ve çocukların adil yargılanma, çocuk adalet sisteminde etkin sektörler arası iş birliği ve özgürlüklerinden yoksun bırakılan çocuklara sağlanan yüksek standartlara uygun hizmetler yoluyla yasa çerçevesinde çocukların bütün haklarının tam olarak yaşama geçirilmesinin sağlanmasıdır.” Bakan Ergin konuşmasının sonunda Türkiye’nin Avrupa Birliğine giriş sürecinde çocukların adil yargılanma haklarının korunması ve Çocuk Koruma Kanunu’nun uygulanma etkinliğinin artırılmasına yönelik bu projede Adalet Bakanlığı ile çalışan tüm taraflara teşekkür etti. Bakan Şahin: Projeyi çok önemsiyorum Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin de güçlü toplumun güçlü çocuktan geçtiğini, bu sebeple projeyi çok önemsediklerini belirterek, ‘’Çocuk İzleme Merkezleri dediğimiz Sağlık ve Adalet ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının koordinasyonunda istismara uğramış, mağdur olmuş çocuklarımızın aynı olayı birkaç kez farklı birimlere anlatmasını, çocuğun insan hakkı olarak kabul edilemez buluyoruz. O yüzden Ankara’da başlayan Çocuk İzleme Merkezlerinin tüm Türkiye’de yaygınlaştırılması bu proje kapsamında çok önemli bir çalışmanın modellemesi olacak.’’ dedi. “Çocuklarla ilgili alanda ustalık dönemine yakışır biçimde yeni bir dönemin içindeyiz” diyen Şahin, bu alandaki eksikliklere bakarak çocuklarla ilgili çeşitli konuları incelemek üzere bir Bilim Kurulu oluşturduklarını ifade etti. Şahin, Bilim Kurulunda dünyadaki değişim, halkın talepleri, Türk Ceza Kanunu, Medeni Kanun ve Çocuk Koruma Kanunu’ndaki son uygulamalarla ilgili yapılması gerekenlerin incelendiğini dile getirdi. Altun: Ülke olarak önemli bir ilerleme sağlayacağız Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanı Muhsin Altun, projenin amaçları ile ilgili bilgi verirken, şunları söyledi: “Proje kapsamında çocuk adalet sisteminde uzmanlaşmış ve kurumsallaşmış bir hizmet içi eğitim programlarının hazırlanması ve özgürlüğünden yoksun bırakılmış çocukların, kısa adı (BİSİS) olan sistemle bireye özel rehabilitasyon hizmetlerinden yararlanmalarına yönelik faaliyetler yürütülecektir. Ülkemizin geleceğini oluşturan çocukların her türlü ihmal ve istismardan korunması hedeflenen bu projeyle çocukların adil yargılanma hakkını koruma, çocuk adalet sistemini güçlendirme, özgürlüğünden yoksun bırakılan çocuklara yüksek standartta hizmet sağlama gibi alanlarda ülke olarak önemli bir ilerleme sağlayacağımıza inanıyoruz.” UNICEF’in desteği sürecek UNICEF Türkiye Temsilcisi Dr. Ayman Abulaban, Adalet Bakanlığının liderliğinde Avrupa Birliğinin finansman desteğiyle çocuk adalet sisteminin ulusal ve uluslar arası standartlara uygun hale getirilmesi için, UNICEF’in de desteğiyle çok sayıda proje gerçekleştirildiğini belirterek, yine bu amaçla yeni bir projenin başlatıldığını söyledi. Abulaman, yeni projeyle mağdur ve suça karışan çocukların haklarının korunmasına yönelik önemli çalışmalar yapılacağını vurgulayarak, UNICEF olarak bu yöndeki çabaları desteklemeye devam edeceklerini kaydetti. Ripert: Çok sayıda kurumun bir arada olması önemli Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Jean Maurice Ripert, projenin amacının Türkiye’deki adalet sistemi içerisindeki çocukların haklarının korunmasını güçlendirmek ve bunun sonucunda da çocukların korunmasına dair yasanın daha etkin bir şekilde uygulanmasını ve çocukların adil yargılama hakkının güçlendirilmesini sağlamak olduğunu ifade ederek, “Avrupa Birliği olarak bu alandaki çalışmalarınıza, Avrupa Birliğine giriş çalışmaları sürecinde biz de destek olacağız. Aynı zamanda bu kadar çok farklı kurumun bir arada çalışıyor olduğunu görmek bizi çok memnun ediyor. Bu anlamda sivil toplum kuruluşlarının da kendi uzmanlıkları alanında bu sürece katılması çok önemli olacaktır.” dedi. Proje bütçesi Toplam bütçesi 3.750.000 EURO olan Projenin 3.345.000 EURO’lık kısmı Avrupa Birliği tarafından karşılanıyor. Projenin amaçları Toplam 24 ay sürecek olan projeyle; • Adalet sisteminde çocuklar için adil yargılamanın sağlanması, • Çocukların ikincil mağduriyetlerinin önlenmesi, • Özgürlüğünden yoksun bırakılmanın son çare olarak kullanılmasının sağlanmasına yönelik hukuki düzenlemelerin uygulamaya konulması, • Koordinasyon stratejisinin tam olarak uygulanması, • Bugüne kadar kaydedilmiş olan ilerlemeden yararlanılmasının sağlanması, • Tutuklu ve hükümlü çocukların etkin yönetilmesini sağlayacak bir modelin oluşturulması ile hizmetlerin etkili ve nitelikli izlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik olarak 2008 yılında oluşturulan “Bireyselleştirilmiş İyileştirme Sistemi” (BİSİS)’in geliştirilmesi, • BİSİS kapsamında ceza infaz kurumuna gelen her çocuğun içinde bulunduğu risk düzeyinin saptanması, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve uygun yerleştirme ve müdahale için gerekli tüm yönlendirmenin yapılmasını sağlayacak araştırma değerlendirme formunun (ARDEF) elektronik yazılımının yapılması, • BİSİS’in UYAP’a dahil edilerek, en az 20 kurumda denenmeye başlanması, • BİSİS’in tüm ceza infaz kurumlarında etkin bir şekilde uygulanmasının sağlanması ve sürdürülebilirlik açısından eğitim materyallerinin hazırlanması, • Eğitim merkezlerinde tüm personele BİSİS eğitimlerinin verilmesi, Hedefleniyor. A Sayfa 10 Seslenis Şubat 2012 Erzincan’da kamu yararına çalışmayla ilgili toplantı yapıldı E Konya’da kalorifer ateşçiliği kursu belgeleri törenle verildi Konya’da eski hükümlülere yönelik Koruma Kurulu Başkanlığı tarafından Konya Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü İş Kur İl Müdürlüğü ve Meram Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi Müdürlüğü (METEM) iş birliği ile 16/01/201206/02/2012 tarihleri arasında Sıvı ve Katı Kalorifer Ateşçiliği Kursu açıldı. 13 iş günü ve 64 saat süren kurs Meram Mesleki ve Teknik Eğitim Merkezi (METEM) bünyesinde gerçekleştirildi. Kursiyerlere İŞKUR tarafından cep harçlığı ödenen kurs sonunda 8 eski hükümlü kursu başarıyla tamamlayarak belge almaya hak kazandı. Kurs sonunda başarılı olan eski hükümlülere belgeleri Konya Adalet Sarayında gerçekleştirilen törenle verildi. Törene Koruma Kurulu Başkanı Konya Cumhuriyet Başsavcısı Neyzen Özcan, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Hayrettin Semerkant, Konya Barosu Yönetim Kurulu Üyesi Av. Sermet Öten, Konya Büyükşehir Belediyesi Sağlık ve Sosyal Hizmetler Daire Başkanı M. Atilla Şirin, Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Mehmet Öcal, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürü Cansel Karatepe, İl Milli Eğitim Müdürü Şerafettin Turan, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Mehmet Emin Botsalı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü Atilla Vardım, Türkiye İş Kurumu İl Müdürü Tahsin Güven, Ziraat Bankası Konya Şube Müdür Yardımcısı Hasan Öysal, Halk Bankası Konya Şube Müdürü Uğur Parmaksız, Konya Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Bilal İsmail Haydaroğlu, Konya Sanayi Odası Meclis Üyesi Levent Çalık, Karatay Ziraat Odası Başkan Vekili Memili Atar ve METEM Müdürü Emin Alperen ile kurs öğretmenleri katıldı. Tören, Koruma Kuruluna yeni üyelerin katılımı sebebiyle tanışma ile başladı. Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürü Cansel Karatepe tarafından denetimli serbestlik ve koruma kurullu hakkında bilgi verilmesinin ardından eski hükümlülere sertifikaları dağıtıldı. Törene katılan İŞKUR İl Müdürü Tahsin Güven eski hükümlülere bu belgelerle İŞKUR’a yeniden kayıt yaptırmalarını söyleyerek işe yerleştirmelerde kendilerine öncelik tanınacağını ifade etti. rzincan Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu tarafından düzenlenen “Erzincan’da Kamu Yararına Çalışma Yaptırımı ve Uygulamaları” konulu toplantı gerçekleştirildi. Ticaret ve Sanayi Odası toplantı salonunda düzenlenen toplantıya Vali Selman Yenigün, Erzincan Belediye Başkanı Yüksel Çakır, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Şafak, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Mustafa Sarıgedik, Erzincan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İlyas Çapoğlu, İl Emniyet Müdürü Mustafa Eleman, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Aydın Yalvaç, İl Genel Meclisi Genel Sekreteri M. Saim Sezer, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan toplantıda Erzincan Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürü Nazmiye Albayrak tarafından kamu yararına çalışma yaptırımı hakkında bilgi verildi. Toplantının son bölümünde katılımcıların kamu yararına çalışma yaptırımına ilişkin soruları yanıtlanarak toplantı sonlandırıldı. Ödemiş Kurulunun desteğiyle eski hükümlü işe yerleşti Ödemiş Koruma Kurulu Toplantısı 10.02.2012 tarihinde Koruma Kurulu Başkanı Ödemiş Cumhuriyet Savcısı Mehmet Tanrıöven’in başkanlığında Ödemiş Öğretmenevinde yapıldı. Toplantıya Koruma Kurulu Başkanı Mehmet Tanrıöven’in başkanlığında Ödemiş Baro temsilcisi Safiye Özçelik, Ödemiş Belediye Başkanı Bekir Keskin, Ödemiş Denetimli Serbestlik Şube Müdürü Ruhşen Doğan, Milli Eğitim Müdürü Cevdet Ünlü, Torbalı İŞKUR Müdürü Mehmet Nayman, Ziraat Bankası Müdürü İnanç Zafer Yılmaz, Halk Bankası Müdürü Mehmet Çipe, Ticaret Odası Başkanı Kasım Sevin, Ödemiş Gıda Odası Başkanı Sami Görgen, Ödemiş Madeni İşler ve Demirciler Odası Başkanı Erol Nokta, Ticaret Borsası Başkanı Latif Aka, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Koop. Başkanı İbrahim Özcü, Sosyal Yardımlaşma Vakfı Temsilcisi İbrahim Altıntaş, Ödemiş Diyanet Vakfı Başkanı Mustafa Bilgiç, Ödemiş Kızılay Derneği Başkanı Rıfat Boyacıoğlu ve özel olarak davet edilen misafir Temizel Römork İşletme sahibi Ümit Temizer ve Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Süleyman Üstün katıldı. Toplantıya Koruma Kurulu Başkanı Mehmet Tanrıöven’in açılış konuşması ile başlanarak Şube Müdürü Ruhşen Doğan tarafından eski başvurular ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi vermesi ile devam etti. Eski hükümlü M.B.’ye başarıyla tamamlayarak almaya hak kazandığı kaynakçılık kursunun sertifikası, kendisine istihdam sağlayan Temizel Römork İşletme sahibi Ümit Temizer ve kurs dönemi süresince gerekli desteği sağlayan Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü Süleyman Üstün tara- fından verildi. Cumhuriyet Savcısı ve Koruma Kurulu Başkanı Mehmet Tanrıöen bundan sonraki dönemde çalışma hayatında Koruma Kurulu olarak eski hükümlülerin hep yanında olacaklarını belirterek başarılar diledi. Yeni başvurulardan bir eski hükümlünün ise istihdam garantili tornacılık kursuna yönlendirildiği belirtildi. Kahvaltı eşliğinde yapılan toplantı Koruma Kurulu üyelerinin görüş ve iyi dilekleri ile sona erdi. Hatay’da eski hükümlüye iş kurma desteği Hatay’da 2002 yılında ceza infaz kurumundan salıverildikten sonra sabıkalı olduğu için uzun yıllar işsiz gezen Ezver Yar, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünün yönlendirmesiyle katıldığı “girişimcilik” eğitimiyle kendi işini kurdu. Eski hükümlüleri topluma kazandırmak amacıyla kurulan denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri, cezalarını tamamladıktan sonra tahliye olanlara ekonomik anlamda sorun yaşamamaları için desteği veriyor. Hatay merkeze bağlı Narlıca Beldesinde yaşayan ve 2001 yılında işlediği bir suçtan dolayı girdiği ceza infaz kurumundan 16 ay hapis yattıktan sonra tahliye olan Ezver Yar (34) Hatay Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünün verdiği destekle yaşama tutundu. Evli ve 3 çocuk babası Yar, yaptığı açıklamada, ceza infaz kurumundan çıktıktan sonra sabıkalı olduğu için uzun yıllar iş bulamadığını belirterek, bu durumu belirtmeden girdiği işyerlerinden de sabıkalı olduğunun öğrenilmesi üzerine çıkartıldığını söyledi. Ailesinin geçimini sağlamak için yaptığı iş başvurularından sonuç alamadığını ve yıllarca işsiz gezdiğini vurgulayan Yar, “Yaklaşık bir yıl önce de iş bulunur umuduyla İŞKUR İl Müdürlüğüne müracaat ettim. Yetkililer ise beni Hatay Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğüne yönlendirdi. Şu Müdürlüğü görevlileri de 14 eski hükümlüyle birlikte ‘Doğalgaz Sıhhi Tesisat ve Kaynakçılık’ kursuna katılmamı sağladı” dedi. Yar, kursu bitirip sertifika almasına karşın bu alanda iş bulamadığını belirterek, şunları söyledi: “Bunun üzerine yine Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğünün yönlendirmesiyle 60 saat süreli ‘girişimcilik’ eğitimine katıldım. Eğitimin sonunda sertifika alıp, hazırladı- ğım “tüp ve su bayiliği” projesi ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığına (KOSGEB) başvuruda bulundum. Proje kabul edilip KOSGEB’ten iş yerini açmak için 6 bin 500 TL, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü Koruma Kurulunda yer alan Antakya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından da 4 bin lira destek sağlandı. Sağlanan hibe desteklerle kendi işimin patronu oldum. Şimdi yanımda bir kişiyi de istihdam ediyorum. Bana bu imkânı sağlayanlara teşekkür ederim.” Yar, cezaevinden çıkanlara sahip çıkılması ve ön yargılı yaklaşılmaması gerektiğini de söyledi. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilileri, girişimcilik eğitimi ile şimdilik 2 eski hükümlünün, toplam 27 bin liralık hibe destekle kendi işinin patronu olmasının sağlandığını, çalışmaların sürdüğünü bildirdi. Seslenis Şubat 2012 Sayfa 11 Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumunda Mevlid Kandili Programına katıldı Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez: “ Öyle insanlar var ki Kızılay Meydanı'nda özgürce dolaşırlar ama mahkûmdurlar. Öfkelerine, kin ve intikamlarına mahkûmdurlar. Orada bir hürriyet yok. Öyle insanlar da vardır ki, cezaevinde dört duvar arasında mahkûmdur ama hürdür. Çünkü gönlünü, kalbini hürleştirmiştir, gönül dünyasında hürriyeti arar. Onun için kim mahkûm, kim mahkûm değil, kim hür, kim hür değil? Bu tartışılır. ” D iyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumunda düzenlenen Mevlit Kandili Programında hükümlülerle bir araya geldi. Ceza İnfaz Kurumunda, 3 Şubat 2011 tarihinde gerçekleştirilen programa; Adalet Bakanlığı Müsteşarı Birol Erdem, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Mustafa Onuk ile Genel Müdür Yardımcıları Selami Candemir ve Erhan Polat, Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Harun Kodalak, Kurum Müdürü Ali Turan Karadağ, Ceza İnfaz Kurumu İkinci Müdürü M. Akif Taşkolu ve Mecit Demirci, İdare Memurları Cavit Makinist ve Çiğdem Demircioğlu, Kurum Öğretmenleri Recai Yıldız, Fikri Altuntaş, Mehmet Büker ve Naci Bilmez, İnfaz Koruma Başmemuru Ramazan Danacı ve Kurum personeli ile hükümlüler katıldı. Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu Camiinde yatsı namazını kıldıran Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Ankara’nın seçkin hafızlarının okuduğu Kur’an-ı Kerim, mevlidi-i şerif ve ilahîlerin ardından gecenin mana ve önemi hakkında bilgi verdi. Görmez, “Bugün ben, sizinle birlikte olmayı tercih ettim. Bir iki saatliğine de olsa sizlerle birlikte hükümlü olmak için aranızdayım.” diye seslenen Başkan Görmez, daha önce yapılanların geride kaldığını belirterek, “Asıl olan hayatın bundan sonraki kısmıdır.” dedi. Gülsuyu ve mevlit şekerinin dağıtımının ardından programının ikinci bölümü için Ceza İnfaz Kurumu kültür salonuna geçildi. Hükümlüler, programa yoğun ilgi göstererek, kültür salonunu hınca hınç doldurdular. Başkan Görmez, Ceza İnfaz Kurumundaki programda bulunma nedenini anlatırken, “Bu mübarek Mevlit gecesinde, birkaç saatliğine de olsa sizlerle hoş sohbet etmeye geldim.” şeklinde konuştu. “Allah, şirk hariç, bütün günahları affeder” Başkan Görmez, hükümlülere önemli tavsiyelerde bulunarak, irade ve tövbe ile birçok hata kötülüğün üstesinden gelinebileceğini belirtirken, İslam’da aslî günah bulunmadığını, dededen babaya, babadan çocuğa geçen bir günahın olmadığını vurguladı. Başkan Görmez, şöyle devam etti: “Günah şahsidir. Allah’a şirk koşmadıktan sonra yapılan bütün günahları Yüce Yaratıcı affediyor. Şimdi sizin şahsınızda tüm hükümlü kardeşlerime sesleniyorum: ‘Asıl olan, hayatın bundan sonraki kısmıdır. Daha önce yapılanlar geride kaldı. Bize düşen, şu ânı çok iyi değerlendirmek, iyiliğe, güzele ve hayra tebdil etmektir. Oturduğunuz yerde siz, güzel şeyler düşünerek, yanı başınızdaki kardeşinizle güzel bir şekilde muhabbet ederek içinde bulunduğunuz hâli iyiliğe tebdil edebilirsiniz. Kardeşinize selam vermeniz, tebessüm etmeniz sadakadır. Sabahleyin kalktığınızda aynı kaderi paylaştığınız dostunuza, arkadaşınıza sevinç taşımanız hayırdır.” “Kim mahkûm kim hür, bu tartışılır” Filozof ve ahlâkçıların hürriyeti üçe ayırdığını, bunların birincisinin cismanî ve bedenî hürriyet, ikincisinin siyasî ve medenî hürriyet ve üçüncüsünün ahlâkî ve vicdanî hürriyet olduğunu anlatan Diyanet İşleri Başkanı Görmez, sözlerini şöyle sürdürdü: ''En büyük hürriyet, ahlâkî ve vicdanî hürriyettir. Ahlâkî ve vicdanî hürriyetini kaybeden insanlar, siyasî ve medenî hürriyetini de cismanî ve bedeni hürriyetini de kaybediyorlar. Öyle insanlar var ki Kızılay Meydanı'nda özgürce dolaşırlar ama mahkûmdurlar. Öfkelerine, kin ve intikamlarına mahkûmdurlar. Orada bir hürriyet yok. Öyle insanlar da vardır ki, cezaevinde dört duvar arasında mahkûmdur ama hürdür. Çünkü gönlünü, kalbini hürleştirmiştir, gönül dünyasında hürriyeti arar. Onun için kim mahkûm, kim mahkûm değil, kim hür, kim hür değil? Bu tartışılır.” “Bütün cezaevlerinin boş olduğu bir Türkiye niyaz ediyorum” Modern zamanlardaki ceza sisteminin, sadece hatayı iş- leyeni değil onun etrafındaki bütün aile efradını, ailesini ve çocuklarını da cezalandırdığını belirten Başkan Görmez; sivil toplum kuruluşlarının, hükümlülerin aile ve yakınlarına yardımcı olmak için seferber olması gerektiğini vurguladı. Başkan Görmez, “Aileyi geçindiren, ailenin reisi bir hata yaptı, kötülük işledi, yıllarca mahkûm oldu. Eğer ailede üreten tek kişi mahkûm olursa geride kalan bu insanlar ne olacak? Bunlara sahip çıkacak bir sistem kurmamız gerekiyor. Ama asıl hedef, hiç hükümlünün olmadığı bir toplum oluşturmak olmalı. Bütün ceza infaz kurumlarının boş olduğu bir Türkiye niyaz ediyorum. Buradan özellikle sivil toplum örgütlerine seslenmek istiyorum. Bunlardan bir kısmı bir şekilde yanlışlık yaparak düşmüş insanlar, bu insanların ailelerine, çocuklarına, yakınlarına yardımcı olmak için sivil toplum kuruluşları olarak seferber olmak durumundadır. Türkiye'deki bütün hayırseverlerin hatta Adalet Bakanlığının öncülüğünde bir sistem kurulmasını, verilecek cezanın şahsî olmasını sağlayacak, özellikle aile efradının da mağdur olmaması için tedbirler almak gerektiği düşüncesindeyim.'' dedi. Hükümlülere Hz. Muhammed’in hayatını anlatan kitap hediyesi Hükümlü ve tutuklulara, Mevlit Kandili vesilesiyle Hz. Muhammed (S.A.V.)’in hayatını baştan sona okumalarını tavsiye eden Görmez, şöyle devam etti: “Yarın buradaki bütün kardeşlerimize Peygamberimizin hayatını anlatan imzalı bir kitap göndereceğim. Bu gecenin anısına okuyalım ve onu okuduğumuzda hayatımızın nasıl değiştiğini göreceğiz.” Başkan Görmez’in konuşmasının ardından Kur'an-ı Kerim ve mevlid-i şerif ile birlikte ilahiler okundu. Program sonunda katılımcılara Kur’an-ı Kerim ve geleneksel mevlit şekeri dağıtıldı. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Mustafa Onuk Ankara 1 No’lu F Tipi Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret etti C eza ve Tevkifleri Genel Müdürü Mustafa Onuk beraberindeki Genel Müdür Yardımcıları Erhan Polat, Ali Yıldız, Cevat Gül, Burhanettin Eser ve Selami Candemir, İş Yurtları Daire Başkanı Talat Akbaş ile Daire Başkanı Remzi Gemici'den oluşan heyetle Ankara 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunu ziyaret etti. Genel Müdür Onuk, 27.01.2012 tarihindeki ziyarette; Kurum personeli ile öğle yemeğinde bir araya geldi. Onuk, Kurumu ve personeli daha yakından tanımaktan duyduğu memnuniyeti ifade ederek, personelin yapmış olduğu çalışmaları takdirle karşıladığını belirtti. Kurum Müdürü Celalettin Konca, ziyareti Kurum personelinin moral ve motivasyonu açısından memnuniyetle karşıladıklarını belirterek, Genel Müdür Mustafa Onuk’a teşekkür etti. Genel Müdür Mustafa Onuk, Ankara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsünde yer alan ceza infaz kurumlarının müdürlerinin de katılımıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Onuk, Kurum Onur Defterini imzalayıp, Kurum idarecileri ve personeliyle vedalaşarak Kurumdan ayrıldı. Seslenis Sayfa 12 SORULARA CEVAPLAR (2) Geçen sayıda yayınlanan “Sorulara Cevaplar” başlıklı yazımıza, kurumlarımızdan gelen sorular dikkate alınarak devam edilmesinin yararlı olacağı düşünülmektedir. 1- Açık Kurumlardan İade 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında; “Açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerden kınamadan başka bir disiplin cezası alanlar ve hükümlü oldukları suçtan başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı veya soruşturma konusu olan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir başka suçtan soruşturması veya böyle bir suçtan tutuksuz yargılaması devam etmekte olanlar ile yaş, sağlık durumu, bedensel veya zihinsel yetenekleri bakımından çalışma koşullarına uyum sağlayamayacakları saptananlar, kurum yönetim kurulunun kararı ile kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderilirler. Bu karar, infaz hâkiminin onayına sunulur.” hükmü yer almaktadır. Kapalı kurumlara iadeyle ilgili düzenlemeye dikkat edecek olursak, dört ayrı durum bulunduğunu görmekteyiz. 1- Kınamadan başka disiplin cezası alınması, 2- Başka bir suçtan tutuklama kararı bulunması, 3- Üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir suçla soruşturma veya kovuşturmasının devam etmesi, 4- Yaş, sağlık durumu, bedensel veya zihinsel yetenekleri bakımından çalışma koşullarına uyum sağlayamaması. Burada üzerinde durmamız gereken konu, birinci koşulla ilgili karar “disiplin kurulu” tarafından verilirken, diğer üç koşula ait kararı “işyurdu yönetim kurulu”nun vermesidir. Ancak; Düzenleme sırasında, yukarıda belirtilen dört koşul sayıldıktan sonra, fıkranın tamamı “...kurum yönetim kurulunun kararı ile kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderilirler. Bu karar, infaz hâkiminin onayına sunulur.” ifadesiyle bitirildiği için, disiplin kurulu kararı ile gerekli ceza verilmiş olmakla birlikte, bu karara dayanılarak iade işleminin gerçekleşebilmesi için, ayrıca bir “işyurdu yönetim kurulu” kararının alınmasında mecburiyet bulunmaktadır. 2- Mazeret İzinlerinde Yol Gideri ve Harcırah İzinlerle ilgili düzenlemeler 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 92 ila 97 nci maddelerinde düzenlenmiştir. 5275 sayılı Kanun’un 93 üncü maddesinin ikinci fıkrasında “İzinlerin kullandırılması ile ilgili ayrıntılar tüzükte gösterilir.” hükmü yer aldığından, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 137 ila 142 nci maddelerinde gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Konuyla ilgili mevzuatı ortaya koyduktan sonra, mazeret izinlerindeki yol giderleri ve harcırahın kimin tarafından karşılanacağı hususunu incelediğimizde; Tüzük’ün 138 inci maddesinin altıncı fıkrasında; “Mazeret izni verilen hükümlü kapalı kurumda ise mutlaka dış güvenlik görevlilerinin refakatinde, Şubat 2012 Yusuf Kenan ÇAĞLAR Kontrolörler Kurulu Başkanı harcırah ve yol giderleri hükümlü tarafından karşılanmak kaydıyla, açık kurum ya da çocuk eğitimevlerinde ise refakatsiz gönderilir.” hükmünün yer aldığı görülmektedir. Bu nedenle; Mazeret iznine gönderilecek hükümlü ve tutukluların harcırah ve yol giderlerinin kendisi tarafından karşılanması gerekmektedir. 3- Elektronik Ortamda Reddiyat ve Tahsilat Makbuzlarının Düzenlenmesi Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük’ün 73 üncü maddesin üçüncü fıkrasında, kişisel paraların kaydına ait usul ve esasların yönetmelikte düzenleneceği belirtildiğinden, “Hükümlü ve Tutukluların Emanete Alınan Kişisel Paralarının Kullanımına Dair Yönetmelik” 13 Temmuz 2005 tarih ve 25874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Adı geçen yönetmeliğin 6 ncı maddesinin ikinci fıkrasında; “Tahsilat ve ödemeler tahsilat ve reddiyat makbuzları düzenlenerek yapılır ve defter kayıtları bu makbuzlara göre tutulur.” ifadesinde yer verilmiştir. Ayrıca; 07/07/2006 tarihli Bakan Onayı ile yürürlüğe giren “Ceza İnfaz Kurumlarında Kullanılacak Defter ve Belgeler ile Bunların Düzenlenmesine Dair Yönerge”nin 62 ve 63 üncü maddelerinde “Tahsilat Makbuzu” ve “Reddiyat Makbuzu” ile ilgili düzenlemeler ayrıntılı olarak yapılmış ve aynı Yönerge’nin “Elektronik Ortamda Kayıt” başlıklı 79 uncu maddesinde; “Elektronik ortamda kayıtların tutulmasına başlanılan ceza infaz kurumlarında, defter ve belgelerle birlikte tüm kayıt ve bilgiler ayrıca elektronik ortamda tutulur ve saklanır. Elektronik ortamda tutulan kayıtların ihtiyacı karşıladığının tespiti halinde, defter ve belgelerin yazılı olarak kayıtlarının tutulması uygulamasından vazgeçilebilir.” hükmü düzenlenmiştir. Sonuç olarak; İster elektronik ortamda yapılsın, isterse kayıtlar elle tutulsun, hükümlü ve tutukluların adına yatırılan paralar ile yapacakları harcamaların tamamının mutlaka kayıt altına alınması ve bu kayıtlara da “Tahsilat Makbuzu” ile “Reddiyat Makbuzu”nun esas olması gerektiği görülmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken husus, kayıtların ve makbuzların elektronik ortamda tutuluyor olmasının, tahsilat ve reddiyat makbuzlarının ilgilileri tarafından imzalanmasında bir istisna getirmemesidir Çünkü; Bir ödendi veya tahsil belgesinin resmiyet taşıması için, mutlaka tarafların imzalarını üzerinde bulundurması gerektiği izahtan varestedir. Bu nedenle; Tahsilat ve reddiyat makbuzlarının elektronik ortamda hazırlanmasına müteakip çıkış alınarak, düzenlemelerde belirtilen görevli veya diğer kişilerce imzalanmasında ve birer nüshasının ilgililere verilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. ‘Trabzon Hasırı’ Pozantı M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda Pozantı M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda “Trabzon Hasırı” isimli orta oyunu sahnelendi. 23.01.2012 tarihinde, Kurumun çok amaçlı salonunda sahnelenen oyunu Ceza İnfaz Kurumu Karakol Komutanı, İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi Başkanı, Sayman ve üyelerinin yanısıra, Kurum Müdürü Mustafa Yavuz, Kurum İkinci Müdürleri Mesut Gürkan ve Erol Değer, Kurum İdare Memuru Murat Üşümez, Kurum Öğretmenleri İsa Devrim ve Murat Akgümüş, Kurum Psikologu İbrahim Yıldız ve Kurum personeliyle birlikte değişik odalardan 75 hükümlü ve tutuklu izledi. İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesinin katkıları ile iki perde halinde düzenlenen orta oyununda oyuncular performansları ile izleyicilere hoş dakikalar yaşattı. Etkinlik Kurum Müdürü Mustafa Yavuz’un, “Trabzon Hasırı” adlı orta oyununu başarıyla sahneleyen Tiyatro Agon Grubuna ve İnsan Hakları Derneği Mersin Şubesi Başkan ve üyelerine teşekkür edip, hediye vermesi ile sona erdi. Geyve Açık Ceza İnfaz Kurumunda ek bina açılışı ve konser etkinliği Geyve Açık Ceza İnfaz Kurumunda 20.01.2012 tarihinde Kurumun inşaat iş kolu tarafından yapılan 1000 metrekare kapalı alana sahip çok amaçlı prefabrik binanın açılışı dolayısıyla bir konser etkinliği düzenlendi. Kral Karadeniz ve Mavi Karadeniz Televizyonlarının sanatçılarının icra ettikleri konsere Geyve Kaymakamı İdris Koçbıyık, Cumhuriyet Savcıları Recep Ardıhan ve Ümit Telci, Kurum Müdürü İbrahim Soydan, İlçe Emniyet Müdürü, İlçe Garnizon Komutanı, daire müdürleri, Kurum personeli ve hükümlüler iştirak etti. Coşkulu geçen konserde hükümlülere, Ceza İnfaz Kurumunda düzenlenen kurs sonunda hak ettikleri başarı belgeleri protokol tarafından takdim edildi. Kurum Müdürü İbrahim Soydan yaptığı konuşmada; ek binanın yapımında emeği geçenlere, konsere katılan sanatçı ve misafirlere teşekkür ederek, birlik ve beraberlik içerisinde yapılan çalışmaların başarıyı da beraberinde getirdiğini vurguladı. Erzurum E Tipi’nde tiyatro gösterisi ‘KALDIRALIM’ sloganıyla yola çıkan bir grup engellinin oluşturduğu tiyatro ekibi Erzurum E Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumunda gösteri yaptı. Gösteriye Kurum Müdürü Zeynel Uludüz, Kurum ikinci müdürleri ve personel ile hükümlü ve tutuklular katıldı. Komedi tarzında hazırlanan tiyatro oyunu engelliler tarafından başarı ile sahnelendi. Kurum Müdürü Zeynel Uludüz, herkesin bir engelli adayı olduğunu ve bu konuya duyarlı olunması gerektiğini vurgulayarak emeği geçenleri tebrik etti. Seslenis Şubat 2012 Ali Suat ERTOSUN Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Üyesi YAŞAMIN İÇİNDEN Ali ağabeyi tanıdığımda on yaşındaydım. Onu, okullar yaz tatiline girince dedemin de çalıştığı bir akrabamıza ait toptan şeker satan dükkânda çıraklık yaparken tanımıştım. Ali ağabey hamaldı. Boylu boslu, güçlü ve kuvvetli birisiydi. Bize şeker, çevredeki dükkânlara da un, çimento, demir ve kereste indiriyordu. Yüzünden, mutsuzluğunu, içinden atamadığı ve gizleyemediği hüznünü görmek mümkündü. Çok az konuşur, sorarsan cevap verirdi. Yalnızdı. Zaten hüzün, yalnızlığın kardeşi değil midir? Bir handa kalıyordu. İş olmadığı zamanlar, dükkanlarda oyalanır, verilen işleri yapar, sokağımızdaki çay ocağında otururdu. Okumayı severdi. Her gün bir gazete alır, baştan sona okur, sonra da bana verirdi. Ben de ona elime geçen kitapları okuması için verir, istediği bir kitap olursa, kütüphaneden onun için alırdım. 30 yaşlarındaydı. Kendisinden hiç bahsetmez, sadece Konyalı olduğunu söylerdi. 3-4 ayda bir memleketine gider, bir hafta kadar kalır, sonra dönerdi. Akşamları tertemiz giyinir, Manisalıların piyasa yaptığı caddede tur atar, yaz aylarında parkta oturur, bazen sinemaya gider, sonra da kaldığı hana dönerdi. Aramızda iyi bir ilişki kurulmuştu. Beni çok sever, “Adaşım” derdi. * * * Ali ağabeyin yanında taşıdığı, kilitli bir çantası vardı. İçinde iç çamaşırı, diş macunu ve fırçası ile bir defteri bulunurdu. Terlediğinde iç çamaşırlarını değiştirir, öğle yemeğini yedikten sonra mutlaka dişlerini fırçalar, defterine de boş zamanlarında bir şeyler yazardı. Defterini hep merak ederdim. Birkaç kez kendisine “Ali ağabey, anılarını mı yazıyorsun?” diye sormuş, ancak net bir cevap alamamıştım. Çantasını sabah bizim dükkâna bırakır, akşama doğru kaldığı hana giderken alırdı. O yıllarda öğle tatili zorunluluğu vardı. Ortaokul ikinci sınıfta tabiat bilgisi dersinden ikmale kalmıştım ve öğle aralıklarında ders Seslenis Şubat 2012 Yıl: 10 Sayı: 119 YAYIN KURULU Cevat GÜL Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı (Yayın Kurulu Başkanı) V. Kadri KAMER Eğitimden Sorumlu Daire Başkanı Fatih GÜNGÖR Tetkik Hâkimi Tülay ÇELEBİ Şube Md. (Psikolog) Habil KANOĞLU Şube Md. (Psikolog) Özlem ŞAHİNKOL Şube Md. (Sos. Hiz. Uzm.) Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Yayın Koordinatörü Recai YILDIZ Naci BİLMEZ Öğretmen Öğretmen Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu Adına Sahibi Ali Turan KARADAĞ Kurum Müdürü Dizgi: Hasan KORKMAZ - İsa KİBAROĞLU Baskı: Şeref KARAAĞAÇ - İsmail NERGİZ Matbaa-Baskı Şefi: Salim KILIÇ - Montaj: Zafer KARAKAYA İdare Yeri: Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu İstanbul Yolu 15. Km Hava Müzesi Karşısı Şaşmaz Ankara Tel: (0312) 278 76 10 Faks: 278 25 68 Baskı: Ankara Açık Ceza İnfaz Kurumu Matbaası Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın Basım Tarihi: 15 Şubat 2012 www.cte-seslenis.adalet.gov.tr çalışıyordum. Bir öğle aralığında kitabımı, defterimi açmış dersimi çalışırken, gözüm Ali ağabeyin çantasına takılmıştı. Oturduğum yerden kalkıp bakmıştım. Çanta açıktı. Ali ağabey kilitlemeyi unutmuş olacaktı. Defteri de içinde duruyordu. Merakımı yenememiş, defteri almış ve okumaya başlamıştım. Konya’nın Cihanbeyli ilçesinden olduğunu, eşinin ablasının kocası ile kaçtığını, iki ay sonra geri döndüklerini, bir arada oturmaya başladıklarını, eniştesini takip edip sıkıştırdığını, öldüresiye dövdüğünü, öldüreceği sırada ablasının yetişip kendisine yalvardığını, öldürmediğini, bir süre tutuklu kaldığını, sonra bırakıldığını, eniştesinin şikâyetçi olmadığını, verilen cezanın ertelendiğini, bu arada çalıştığı Belediyedeki işinden çıkartıldığını yazıyordu. Defterin bir kısmını alelacele okumuştum. Öğle tatili bittiğinde Ali ağabey gelmiş, çantasını kilitlemiş, sonra da komşu dükkâna gelen çimentoyu indirmeye gitmişti. Yaptığımdan utanmış, bir insanın mahremine girmiştim. Pişmandım. Ancak olan olmuştu. Kendi kendime okuduklarımı kimseye söylemeyeceğime söz vermiştim. Lise birde de üç dersten bütünlemeye kaldığımdan ve biraz da palazlandığımdan, ders çalışmam gerekiyor diye annemin karşı çıkmasına rağmen çıraklığı bırakmıştım. Ancak Ali ağabey ile görüşüyorduk. Dedem ona bir cırcır fabrikasında iş bulmuştu. Cırcır fabrikaları mevsimlik çalıştığı hâlde Ali ağabey kendisini sevdirdiğinden, işvereni onu devamlı çalıştırıyordu. Yine arada sırada memleketine gidiyordu. Handan çıkmış, kendisine küçük bir ev tutmuştu. Bu arada ben de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesine girmiştim. Ankara’ya giderken o da beni uğurlamaya geliyor, ailemin arkasında duruyor, vedalaşıyor, otobüs kayboluncaya kadar bakıyor, el sallıyordu. Manisa’ya geldiğimde buluşuyor, görüşüyorduk. Bazen benim takıldığım kahvehaneye uğruyor, yalnız olursam yanıma geliyor, bazen de ben onun yanında oturuyordum. Bana “Adaşım, ne olur oku, adam ol, hayat çok zor” diyor, 1970’li yıllarda yoğun öğrenci olayları olduğundan “Aman ha öğrenci olaylarına karışma” diye nasihat ediyordu. Ara sıra semt meyhanesinde birkaç tek rakı içiyorduk. Yine bir gece baş başa otururken kendisine “Ali ağabey, senin ailen yok mu, neden yalnız yaşıyorsun?” diye sormuştum. O gece canı çok sıkkındı. Dertleşmek, yıllardır içini kemiren acıları ve duyguları anlatmak istiyordu. Rakısından bir yudum aldıktan sonra biraz düşünmüş, sonra “Adaşım, biz iki kar- Sayfa 13 deşiz. Benden büyük bir kız kardeşim var. Babamı askerde iken kaybettim. Askerden dönünce Cihanbeyli Belediye Başkanlığında işe girmiştim. Ablam evliydi ve bir kızı vardı. Ben annemle oturuyordum. 27 yaşındaydım. Annem evlenmemi çok istiyordu. Bana bulduğu, eniştemin akrabası bir kızla evlendim. Evliliğimiz üç-dört ay iyi gitti. Sonradan eşimden şüphelenmeye başlamıştım. Bana karşı çok soğuktu. Takip etmeye başladım. Eniştemden kuşkulanıyordum. Bir gece eve geldiğimde eşim evde yoktu. O gece eve gelmedi. Ertesi sabah ablam bize gelmişti. O da eşinin dün gece eve gelmediğini söyleyince, ikisinin birlikte kaçtığını anladım. Ben ve ablam beynimden vurulmuşa dönmüştük. İlçe çalkalanıyordu. Sokağa çıkamaz olmuştum. İki ay sonra eşim ve eniştem geri dönmüş, tuttukları bir evde birlikte yaşamaya başlamışlar, bana ve ablama karşı boşanma davası açmışlardı. Çalıştığım yerde kimse yüzüme bakmıyordu. Arkadaşlarım benden yüz çevirmişlerdi. Bazıları yüzüme karşı ‘Sen de erkek misin?’ diye konuşuyor, bazıları da yanımdan geçerken yere tükürüyor, bir kısmı da “Töre” diyor, başka bir şey demiyordu. Dayanamaz olmuştum. Bıçakla geziyor, eniştemi ve eşimi kolluyordum. Bir gece onları evlerine yakın bir yerde kıstırmış, eniştemi öldüresiye dövmüş, ağzını burnunu dağıtmış, birkaç bıçak atmıştım. Eşim kaçmıştı. Eniştemi yaralamıştım. Üzerine tekrar saldırdım. Öldürecektim. Birden ablamın sesini duydum. ‘Yapma Alim, değmez, öldürme; yakma kendini, annemizi düşün, bizi düşün, yeğenini düşün’ diye ağlıyordu. Birden yeğenim gözlerimin önüne geldi. Altı yaşındaydı. Hiçbir şeyden haberi yoktu. Bıçağı yere attım. Yürüdüm gittim. Karakola teslim oldum. Ertesi gün tutuklandım. İki ay tutuklu kaldım. Eniştem şikâyetçi olmadı. Altı ay hapis cezası verdiler. Paraya çevirip, ertelediler. Bu arada işten çıkarılmıştım. Artık Cihanbeyli’de kalamazdım. Davalarımız sonuçlanmış, benim ve ablamın eşlerimizden boşanmamıza karar verilmişti. Cihanbeyli’den ayrıldım. Annemle ablamı köyümüze yerleştirdim. Yeğenim yatılı okullarda okudu. İlkokul öğretmeni oldu. Geçen yıl bir öğretmenle evlendi. Kulu’da çalışıyor. Ben de düğününe gittim. Mutlu. An- nemle ablam köyde oturuyorlar. Onları yanıma getireceğim. Annem çok yaşlandı.” diyerek sözlerini tamamlamıştı. Rakısından bir yudum daha içtikten sonra aramızda uzun bir sessizlik olmuş, Ali ağabey rahatlamıştı. Gözleri kapalıydı. Geçmişi düşünüyor, sorguluyor, kendisiyle cebelleşiyordu. “Ali ağabey, iyi ki öldürmemişsin” diyerek lafa girmiş, “Eniştenle, eşine ne oldu?” diye sormuştum. “Evlenmişler, çocukları olmuş, mutluymuşlar” demiş, devamında da “Adaşım, inanır mısın, onlara kızgınlığım zamanla azaldı. Demek ki birbirlerini sevmişler dedim. Ama yine de keşke eşim benden, eniştem de ablamdan boşandıktan sonra evlenselerdi diye düşünmekten kendimi alamıyorum. Hem beni, hem ablamı perişan ettiler. İki aileyi yıktılar.” diyerek sözlerini tamamlamıştı. Ali ağabeyin önceden hatıra defterinden onun iradesi dışında hızlıca ve atlayarak okuduğum, şimdi de ağzından dinlediğim hayat hikayesi beni çok etkilemiş; geçmişte hatıra defterini gizlice okumuş olma utancıyla tekrar yüzleşmiştim. Bu konuyu kendisine açıp açmama arasında uzunca bir süre bocaladıktan sonra “Ali ağabey, ben bu anlattıklarını biliyordum. Senin hatıra defterini bir öğle aralığında gizlice okumuştum. Ancak kimseye anlatmadım. Kusuruma bakma. Beni affet.” demiş ve başımı öne eğmiştim. Ali ağabey “Adaşım üzülme, ben sana bu konuyu hep anlatmak istedim. Beni anlaman için büyümeni bekledim. Okumuş olsan da kimseye anlatmayacağını biliyorum.” deyince, ben de rahatlamıştım. Meyhaneden çıktığımızda ikimiz de hafiflemiş, dostluğumuz daha da pekişmişti. GÜZEL SÖZLER Baharların tesiriyle taş yeşerir mi? Toprak ol ki renk renk çiçekler bitiresin. Mevlana Yaşam bir maceradır, hazır bir reçete değil. Bernard Shaw Ancak başkaları için yaşanan bir hayat, yaşamaya değer bir hayattır. Albert Einstein Bir sona geldiğin için ağlama, onu yaşadığın için gülümse. Gabriel Garcia Marquez Fethiye A3 Tipi Ceza İnfaz Kurumunda kurs belgeleri törenle dağıtıldı Fethiye Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, Fethiye Halk Eğitim Merkezi işbirliği ile açılan İngilizce, bilgisayar ve 1. kademe okuma yazma kurslarında başarılı olan hükümlü tutuklulara 13.01.2012 tarihinde düzenlenen tören ile sertifikaları verildi. Törende, Açık İlköğretim Okulundan mezun olan 1 hükümlüye ilköğretim diplomasını, 15 hükümlü ve tutuklu da sertifika aldı. Belge törenine; Kurum İkinci Müdürü Hakan Turan, İdare Memuru M. Nuri Geriş, Kurum Öğretmeni Yücel Savaş, Sosyal Çalışmacı Aynur Batu, İnfaz ve Koruma Başmemurları Necmettin Çoğal ve Güven Duman, Kurum personeli ile çok sayıda hükümlü ve tutuklu katıldı. Kurum İkinci Müdürü Hakan Turan törende yaptığı konuşmada; "Fethiye Kapalı Ceza İnfaz Kurumu olarak hükümlü ve tutukluların buradaki zamanlarını en verimli şekilde geçirmelerini sağlamak, onları dışarıdaki hayata hazırlamak ve onlara faydalı olabilecek iş ve meslek edindirmeye yönelik kurslar düzenlemek en önemli hedeflerimiz arasında yer almaktadır. Kurumumuzda açılan kurslara olan ilgiden çok memnunuz, kurslara olan bu ilginin devam etmesini umuyoruz. Kurslarda başarılı olarak sertifika alan herkesi tebrik ediyor ve herkese hayırlı olmasını diliyorum." dedi. Diyarbakır E Tipi Ceza İnfaz Kurumunda THM konseri Diyarbakır E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, Diyarbakır İl Kültür Müdürlüğü Türk Sanat Müziği Korosu tarafından Türk Sanat Müziği konseri verildi. 20.01.2012 tarihinde, Kurumun çok amaçlı salonunda gerçekleştirilen konseri Cumhuriyet Savcısı Ahmet Yavu, Kurum Müdürü Mustafa Şahin, Kurum ikinci müdürleri, Kurum personeli ile hükümlü ve tutuklular izledi. Büyük beğeni toplayan Konserde; Türk Sanat Müziğinin ölümsüz eserleri seslendirildi. Konser sonunda; Koro Şefi Edvan Kengil’e çiçek vererek teşekkür eden Cumhuriyet Savcısı Ahmet Yavu, Türk Sanat Müziğinin insanı psikolojik olarak rahatlattığını ve bu etkinliklerin mümkün olduğunca devam ettirileceğini söyledi. Seslenis Sayfa 14 CEZA İNFAZ SİSTEMİNDE RUHSAL RAHATSIZLIĞI BULUNAN HÜKÜMLÜ VE TUTUKLULARIN REHABİLİTASYONU I. Giriş Bilindiği gibi çağdaş infaz anlayışı; Howard tarafından 1977 yılında kaleme alınan “Hapishanelerin Hali” isimli kitabın yayınlanması ile başlamıştır. Bu infaz anlayışı ile birlikte; suç işleyen kişilerin kaçmasının önlendiği binalarda barındırılarak sadece temel ihtiyaçlarının karşılanması yerine, eğitim ve iyileştirme çalışmalarıyla bu kişilerin topluma kazandırılması düşüncesi egemen olmuştur. İnfaz süresince yürütülen rehabilitasyon çalışmaları; farklı alanlarda bir çok kurumun katılımıyla gerçekleşen uzun bir süreci ifade etmektedir. Bundan önceki yazılarımda ifade ettiğim gibi suç işleme nedenlerinin farklı olması, suç işleyen kişilerin farklı psikolojik, yaş ve sosyolojik özelliklere sahip olması rehabilitasyon çalışmalarında da çeşitliliği gerektirmektedir. Suç işlemenin ve yeniden suç işlemenin topluma verdiği zarar büyüktür. Bu zararın önlenmesi için infaz sürecinde gerçekleştirilen rehabilitasyon çalışmaları önem taşımaktadır. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Bölümünce 2009 yılında yayınlanan “Özel İhtiyaçları Bulunan Hükümlüler” isimli el kitabında yer alan Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan bir araştırmada, Batı Avrupa’daki ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların % 40 nın ruhsal rahatsızlığının bulunduğunu ve bu hükümlü ve tutukluların, topluma oranla sekiz kat daha fazla intihara meyilli olduğu belirtilmiştir. Yine adı geçen kitapta; Amerika Birleşik Devletlerinde 2006 yılı itibariyle, eyalet ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların % 56 sının, yerel ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların % 64 ünün ve federal ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların % 45 inin ruhsal rahatsızlıklar nedeniyle tedavi gördüğü belirtilmiştir. Kitaptaki, başka bir araştırmaya göre Avustralya ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların % 80 inin ruhsal rahatsızlığının bulunduğunu, bunun toplum içindeki oranının % 31 olduğu belirtilmiştir. Bu ayki yazımda rehabilitasyon sürecinde önemli bir yeri olan ruhsal rahatsızlığı bulunan hükümlü ve tutuklular ile yapılan çalışmaları açıklayacağım. II. Amerika Birleşik Devletleri Ceza İnfaz Kurumlarındaki Ruhsal Sağlık Sorunu Bulunan Hükümlü ve Tutuklular Amerika Birleşik Devletleri ceza infaz kurumlarındaki, ruhsal sağlık sorunu bulunan hükümlü ve tutuklular ile ilgili 2005 yılı ortalarında yapılan bir araştırmada; ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların yarısının ruhsal sağlık sorununun bulunduğu belirlenmiştir. Diğer bir ifade ile; eyalet ceza infaz kurumlarında bulunan 705.600, federal ceza infaz kurumlarında bulunan 78.800 ve yerel ceza infaz kurumlarında bulunan 479.900 hükümlü ve tutuklu ruhsal rahatsızlığa sahiptir. Eyalet ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların beşte üçü, yerel ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların yarısından fazlasında “mania“ isimli psikolojik rahatsızlık semptomlarına rastlanmıştır. Yine, eyalet ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların % 23 ünde, yerel ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların % 30 unda yoğun depresyon görülmüştür. Diğer açıdan eyalet ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların % 15 inde, yerel ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların % 24 ünde ruhsal rahatsızlıklara rastlanmıştır. Bu hükümlü ve tutukluların durumu analiz edildiğinde; a. Eyalet ve yerel ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklulardan ruhsal sağlık sorunu bulunanların yaklaşık üçte birinin, bulunmayanların beşte birinin üç veya daha fazla ceza infaz kurumuna girdiği belirlenmiştir. b. Kadın hükümlü ve tutukluların erkek hükümlü ve tutuklulara oranla daha yoğun ruhsal sağlık sorunlarına sahip oldukları tespit edilmiştir. (Eyalet ceza infaz kurumlarında bulunan kadın hükümlü ve tutukluların % 73 ü, erkek hükümlü ve tutukluların % 55 i; yerel ceza infaz kurumlarında bulunan kadın hükümlü ve tutukluların % 75 i, erkek hükümlü ve tutukluların % 63 ü.) c. Eyalet ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların % 74 ü, yerel ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutukluların % 76 sı, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı ya da kötüye kullanımı nedeniyle ruhsal sağlık sorununun bulunduğu anlaşılmıştır. d. Eyalet ceza infaz kurumlarında bulunan ve ruhsal sağlık sorunu bulunan hükümlü ve tutukluların % 63 ü ceza infaz kurumuna girmeden önce uyuşturucu madde kullandığı, bu oranın ruhsal sağlık sorunu bulunmayan hükümlü ve tutuklularda % 49 olarak gerçekleştiği Vehbi Kadri KAMER Daire Başkanı belirlenmiştir. e. Eyalet ceza infaz kurumlarında bulunan ve ruhsal sağlık sorunu bulunan hükümlü ve tutukluların % 13 ü ceza infaz kurumuna girmeden önce barınacak sürekli bir yerinin bulunmadığı, bu oranın ruhsal sağlık sorunu bulunmayan hükümlü ve tutuklularda % 6 olarak gerçekleştiği tespit edilmiştir. f. Yerel ceza infaz kurumlarında bulunan ve ruhsal sağlık sorunu bulunan hükümlü ve tutukluların % 24 ü ceza infaz kurumuna girmeden önce fiziksel ve cinsel saldırıya uğradığı, bu oranın ruhsal sağlık sorunu bulunmayan hükümlü ve tutuklularda % 8 olarak gerçekleştiği anlaşılmıştır. g. Eyalet ceza infaz kurumlarında bulunan ve ruhsal sağlık sorunu bulunan hükümlü ve tutukluların sadece üçte biri, yerel ceza infaz kurumlarında bulunan ve ruhsal sağlık sorunu bulunan hükümlü ve tutukluların sadece altıda biri ceza infaz kurumuna girmeden önce tedavi olmuşlardır. Yukarıda açıklandığı gibi ruhsal sağlık sorunu, barınma yerinin bulunmaması, sürekli suç işleme, madde bağımlılığı gibi diğer bir çok sorunu tetiklemektedir. Bu nedenle ruhsal sağlık, rehabilitasyon çalışmalarında önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle; Amerika Birleşik Devletlerinde psikolojik rahatsızlığı bulunan hükümlülerin rehabilitasyon için 2004 yılında “Psikolojik Rahatsızlığı Bulunan Hükümlülerin Tedavisi ve Suçun Azaltılması Kanunu” kabul edilmiştir. Kanun kapsamında; bu suçlular için ayrı mahkemeler kurulmuş, ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklular için ruhsal sağlık ve madde bağımlılığı programı oluşturulmuş, ayrıca ceza adalet ve ruhsal sağlık servisinde görev yapan personel için eğitim planlanmıştır. Kanun ile eyaletlere, yargı sistemi ile ruhsal sağlık sistemi arasında bağ oluşturmak amacıyla program hazırlama ve geliştirme olanağı sağlanmış ve bunun için bütçe oluşturulmuştur. Bu bütçe üç ayrı şekilde kullanılabilecek olup, eyaletler 12 aylık planlama için 50.000 Dolar, 30 aylık planlama ve uygulama için 250.000 Dolar ve 24 aylık genişletilmiş uygulama için 200.000 Dolarlık ödeneği talep etme imkanı getirilmiştir. Katrina Kasırgası sonrası Orleans Akıl Sağlığı Mahkemelerinde, 1317 yaş grubu çocuklar için Georgia eyaletinde ve Philadelpia Polisinde bu program uygulanmıştır. Şubat 2012 İzmir Çocuk Eğitimevinde ardıç fidanı dikimi İzmir Çocuk Eğitimevi bahçesine 52 adet Ardıç fidanı dikildi. 2 Aralık 2011 tarihinde, Kurumda kalan çocukları temsil eden 52 ardıç fidanının dikildiği törene; İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Yusuf Arslan, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Sedat Erbaş, İzmir Çocuk Eğitimevi Müdürü Emrullah Turan, İzmir'de yer alan ceza infaz kurumlarının müdürleri ile Kurum personeli ve çocuklar katıldı. Ardıç fidanı dikimi; 2005-2008 yılları arasında gerçekleştirilen Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne Bağlı Kurumlarda Bulunan Çocuklara Yönelik Hizmetlerin Geliştirilmesi Projesi" sonunda geliştirilen ve Ardıç Programı ismi verilen Psiko-sosyal Müdahale Programları anısına yapıldı. Fidan dikim törenine katılan İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Yusuf Arslan tören sonunda hükümlü çocuklarla bir süre sohbet etti. Kadın hükümlülerin rol aldığı oyunda ‘kadına şiddet’e dikkat çekildi Ankara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumumuzda, kadın hükümlülerden oluşan tiyatro ekibi “Anam, Bacım, Avradım” isimli oyunu, hükümlü arkadaşları için başarıyla sahneledi. 27.01.2012 tarihinde sahnelenen ve İnanç Yılan’ın yazdığı oyunda Kurumda hükümlü olarak bulunan 11 kadın rol aldı. İnfaz ve Koruma Memuru Dudu Alkan’ın yönetiminde 3 aylık yoğun bir çalışmanın sonunda izleyici karşısına çıkan hükümlüler, oyunculuk başarılarıyla ayakta alkışlandı. Kadına yönelik şiddet sahneye taşındı Kostüm ve dekor için Devlet Tiyatrolarından destek alınan oyunda kadına yönelik şiddetin alaycı şekilde ele alındığı replikler seyirciler tarafından yoğun ilgi gördü. Oyunun sonunda, izleyiciler oyuncuları ayakta alkışladı. Kurum Müdürü Kadir Avara, Ceza İnfaz Kurumunda kadınların sosyal statülerinin artırılması, onlara yönelik şiddetin ve istismarın önlenmesi ve bu konuya dikkat çekilmesi için çalışmalar yapıldığını vurgulayarak, “Bu oyun da bu çalışmanın bir ürünüdür. Oyun son dönemlerde ülkemizin en önemli sorunları arasında yer alan kadına şiddet hakkında izleyiciyi düşünmeye sevk eden bir çalışmadır. Oyun kahramanının genç kızlık hayallerinin bir bir yıkılmasını vurgulayan, kadına eziyet eden zihniyeti ciddi bir biçimde eleştiren bir çalışmadır.” dedi. Oyunu; Kurum Müdürü Kadir Avara ve ikinci müdürler, Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Aytül Kasapoğlu ve Prof. Dr. Nilay Çabuk Kaya, araştırma görevlileri, Ankara 2 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Öğretmeni Bilal Pektaş, Ankara 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Öğretmeni Osman Çalışkan, 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Öğretmenleri Ramazan Temiz ve Levent Preveze, idare memurları, Kurum Öğretmenleri Hasan Alkış ve Tuncay Karaca, psiko sosyal servis çalışanları, infaz ve koruma memurları ile hükümlü ve tutuklu kadınlar izledi. Şubat 2012 Seslenis Sayfa 15 Ceza infaz kurumlarından el emeği göz nuru sergisi A ydın Cumhuriyet Başsavcılığı ile Aydın E Tipi Kapalı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu öncülüğünde yaklaşık 20 ceza infaz kurumu işyurdu atölyelerinde üretilen el emeği göz nuru ürünlerin teşhir ve satışının yapıldığı "Ceza İnfaz Kurumları İşyurtları Ürün ve El Sanatları Sergisi" 26.12.2011 tarihinde Recep Yazıcıoğlu Kültür Merkezinde açıldı. 30.12.2011 tarihine kadar açık olan serginin açılışına; Aydın Valisi Kerem Al, Garnizon Komutanı Tuğgeneral İbrahim Aydın, Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Ekrem Yiğit, Adalet Komisyonu Başkanı Kemal Yılmaz, Bölge İdare Mahkemesi Başkanı Nakiddin Buğday, Cumhuriyet Başsavcı Vekili Mustafa Doğru, Aydın Adliyesinde görevli hakim ve Cumhuriyet savcıları, daire amirleri ve çok sayıda davetli katıldı. Sergide; - Aydın E Tipi Ceza İnfaz Kurumunun tablo, takı, nevresim, el sanatları ürünleri, - Uşak E Tipi Ceza İnfaz Kurumunun bay-bayan deri çantalar, cüzdan, kemer ürünleri, - Foça Açık Ceza İnfaz Kurumunun mandıra ürünleri, - Kırıkhan Açık Ceza İnfaz Kurumunun ipek ev tekstili ürünleri, kravat, defne sabunu, - Midyat M Tipi Ceza İnfaz Kurumunun gümüş takı ürünleri, - Kütahya Ceza İnfaz Kurumunun çini, seramik ürünleri, ayakkabı, gömlek, - Denizli Açık Ceza İnfaz Kurumunun ev tekstili ürünleri, havlu, bornoz, - Bursa Ceza İnfaz Kurumunun kravat, havlu, bornoz, - Kartal H Tipi Kapalı-Ceza İnfaz Kurumunun deri cüzdan, kemer, kıravat. - Balıkesir L Tipi Ceza İnfaz Kurumunun yarı değerli taş takı ürünleri, - Çanakkale Açık Ceza İnfaz Kurumunun iç giyim ürünleri. - Dalaman Açık Ceza İnfaz Kurumunun narenciye ürünleri, - Kırşehir Açık Ceza İnfaz Kurumunun mermer, oniks, ametist taş ve takı ürünleri, - Ayaş Açık Ceza İnfaz Kurumunun ayakkabı, - Adıyaman Açık Ceza İnfaz Kurumunun kilim, heybe, ev tekstili, - Oltu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun oltu taşı ürünleri, - Bozüyük Açık Ceza İnfaz Kurumunun tabloları, - Niğde E Tipi Ceza İnfaz Kurumunun elma ve elma suyu, - Toprakkale Ceza İnfaz Kurumunun kuruyemiş ürünlerinin satış ve tanıtımı yapıldı. Sergi açılışında konuşan Aydın Cumhuriyet Başsavcısı Ekrem Yiğit, şunları söyledi: "Bilindiği gibi ceza infaz kurumları, mahkemelerce hakkında mahkumiyet kararı veya tutuklama kararı verilen kişilerin cezalarının infaz edildiği yerlerdir. Cezalandırmadaki amaç; suç işleyen kişinin sadece hapsedilmesi değil, aynı zamanda ıslahı, iyileştirilmesi ve topluma yararlı birey olarak geri dönüşünü sağlamaktır. Bu amacı gerçekleştirmeye yönelik ça- Aydın’da, 20 ceza infaz kurumunun yer aldığı serginin açılış kurdelesi kesilirken. lışmalardan ceza infaz kurumu işyurtları faaliyetleri de büyük önem taşımaktadır. İşyurtlarında mahkûmların çalıştırılması, meslek edindirilmesi, varsa mesleklerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir. Türkiye genelinde 200'e yakın ceza infaz kurumu işyurdunda yaklaşık on beş bin kişi çalışmakta; bu çalışmaların karşılığında 6,5 TL gündelik almakta ve sigortaları yatırılmaktadır. Bugün, açılışını yapacağınız sergi Aydın Ceza İnfaz Kurumumuzun yanı sıra ülkemiz genelindeki ceza infaz kurumları işyurtlarında mahkumlarca üretilen ürünlerin küçük bir kısmını kapsamaktadır. Üretimdeki temel amaç kâr değil, daha çok sayıda hükümlü ve tutuklunun çalışmasını, meslek edinmesini ve yararlı bireyler olarak topluma kazandırılmasının sağlanmasıdır." Erzincan Kaplı ve Açık Ceza İnfaz Kurumu, Erzincan Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü ile iş birliği içerisinde yürütülen takı tasarım kursu ve el sanatları atölyesinde üretilen el emeği göz nuru ürünler Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü sergi salonunda 27-30 Aralık 2011 tarihleri arasında sergilendi. Sergiye protokol üyeleri ve vatandaşlar büyük ilgi gösterdi. Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü sergi salonundaki açılışa Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Şafak, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Bora Ekici, Erzincan Ceza İnfaz Kurumu Müdürü Halil Özsan, İl Milli Eğitim Müdürü Halil Ecevit, basın mensupları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışta konuşan Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Şafak, serginin insanların ceza infaz kurumlarında dört duvar arasında yatmadıklarının bir göstergesi olmasını ve bu yönüyle de insanların kafasındaki ön yargıyı kırması açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Konuşmasının devamında ceza infaz kurumlarındaki eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin imkânlar dahilinde en üst düzeyde devam ettirilmeye çalışıldığını söyledi. Serginin açılış kurdelesinin kesilmesinin ardından Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Şafak ve beraberindeki davetliler sergiyi gezerek ürünleri incelediler ve ürünler hakkında bilgi aldılar. Keban K2 Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü ve tutukluların el becerilerini geliştirmek ve tahliyelerinden sonraki hayata hazırlamak, kendilerine güvenen, geleceğe umutla bakabilen, kurallara uyan ve üretken olabilmelerini geliştirmek ve desteklemek için gerçekleştirilen çalışmalarda yaptıkları el ürünleri Keban Adliyesinde 27-30.12.2011 tarihleri arasında halkın beğenisine sunuldu. Keban Adliyesinde gerçekleşen serginin açılışı Keban Cumhuriyet Savcısı Gökmen Girgin tarafından yapılırken, sergiye İlçe mülki amirleri, özel şirket sahipleri ile Keban halkı büyük ilgi gösterdi. Sergilenen ürünlerden elde edilen 3 bin 500 TL tutarındaki gelir, ürün sahibi olan hükümlü ve tutuklulara dağıtıldı. Mehmet Akif Ersoy etkinliklerle anıldı Karabük Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, Vatan Şairi M. Akif Ersoy’u anma etkinliği düzenlendi. 2011 yılının M. Akif Ersoy yılı olması dolayısıyla yapılan etkinlikte, Karabük Anadolu İmamHatip Lisesi öğrencileri hazırladıkları programla göz doldurdu. 29.12.2011 tarihinde gerçekleştirilen ve Kurum Müdürü Ali Şeref Kül ile Karabük Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü Mustafa Türkoğlu’nun katıldığı program, bu vatan uğruna can veren aziz şehitlerimiz adına saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın söylenmesiyle başladı. Öğrencilerin okuduğu şiirler ve tasavvuf musikisi korosunun söylediği ezgi ve ilahiler eşliğinde devam eden program, Kurum müdürlerinin yaptığı Karabük Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, Mehmet Akif Ersoy’u anma programı gerçekleştirildi kapanış konuşmasıyla son buldu. Sanatçı Ahmet Yenilmez’den tiyatro gösterisi Metris 2 No’lu T ve R Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, Sanatçı Ahmet Yenilmez, Mehmet Akif Ersoy’un yaşamı ve kişiliğini konu alan tiyatro gösterisi gerçekleştirdi. Ünlü Sanatçı, 18 Ocak 2012 tarihinde, Uğur Uzunok’un kaleme aldığı Şair Mehmet Akif Ersoy’un yaşamını ve kişiliğini konu alan “Safahat- Mehmet Akif Dönüyor-Siz Neredesiniz” adlı tiyatro oyununda izleyici karşısına çıktı. Kurumun çok amaçlı konferans salonundaki etkinliğe; Kurum İkinci Müdürü Abdulkerim Aslan, Tiyatro Sanatçısı Turgay Tanülkü, İdare Memuru Bircan Yılmaz Topal, Kurum Öğretmenleri Ahmet Kaygusuz ve Nurettin Himyeri, Sosyal Çalışmacı Sibel Gezgin, Kurum Doktoru Aslı Banu Budaklı, Kurum personelinin bir kısmı ve çok sayıda hükümlü ve tutuklu katıldı. Bugüne kadar oynadığı rolleri ölümsüz bir karakterre dönüştüren Yenilmez bu sefer edebi ve siyasi kişiliği ile yakın tarihin en önemli şahsiyetlerinden birini canlandırdı. Mehmet Akif Ersoy’un “Safahat” adlı eserinden esinlenerek hazırlanan, merhum şairin eserlerinin sıklıkla seslendirildiği oyun izleyenleri büyüledi. Akif’in şahsiyeti, arkadaşlık ilişkileri, nükteli kişiliğini etkili bir üslupla yansıtan oyun izleyenleri bazen güldürdü bazen de duygulandırdı. Son derece ayrıcalıklı, titiz ve keskin bir mizaca sahip şairin kişiliğinden yola çıkarak günümüzün meselelerine ustalıkla dokunan oyunu hükümlü ve tutuklular sık sık alkışla kestiler. Yaklaşık bir saat süren oyunda, Sanatçı Yenilmez, uzun süre ayakta alkışlandı. SAYFA 16 Seslenis Tekirdağ Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ‘kan bağışı’ Tekirdağ Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda personel tarafından kan bağışında bulunuldu. Kurum Müdürü Zeki Yıldırım ve personelin bağışladığı kanları almak üzere Kızılay görevleri 18.01.2012 tarihinde, Kurumu ziyaretti. Jandarma Karakol Komutanlığı görevlileri de kan bağışında bulundular. Kars Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda açılış töreni Kars Açık Ceza İnfaz Kurumunda tadilatı tamamlanan sosyal yaşam alanı binası ve meslek edindirme kurslarının açılışı Vali Ahmet Kara, Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş ve Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Köylü tarafından yapıldı. K Fethiye Belediyesinden Ceza İnfaz Kurumuna tekerlekli sandalye yardımı F ethiye Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan Özcan Akkuş için Fethiye Belediyesince tekerlekli sandalye yardımında bulunuldu. Aynı zamanda felçli olan tutuklu Özcan Akkuş’un eski olan tekerlikli sandalyesi Fethiye Belediye Başkanı Behçet Saatçi’nin desteğiyle değiştirildi. Tekerlekli sandalye, 23.12.2011 tarihinde Fethiye Belediyesinde, Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmaz Cesur’dan teslim alındı. Tekerlekli sandalye tesliminde konuşan Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Yılmaz Cesur, “Belediye Başkanımız duyarlılık göstererek, sandalyeyi temin etti. Şu an kendisi izinli olduğu için sandalyeyi ben teslim ediyorum. Tutuklu arkadaşımıza sağlıklı günler diler, bir an önce tahliye olmasını temenni ederim.” dedi. ARAMIZDAN AYRILANLAR ADI VE SOYADI Zalip ÖZDEMİR UNVANI İKM KURUMU Ankara 2 No’lu L Tipi KCİK VEFAT TARİHİ 05.01.2012 EMEKLİ OLANLAR ADI VE SOYADI ABDULKADİR KOÇAK FAYSAL CAN SABAHATTİN SABUNCULAR SEBAHAT ERDOĞDU YAŞAR KARATAŞ SEZAİ KILIÇLI ERDAL EKİCİ HASAN KURUOĞLU DURMUŞ TÜRK İSMAİL ÖZPAY ADEM AVCU VEDAT ZENGİN ALİ VURAL KAYA ALP OYMAK BAYRAM EREN EFRAİL KÜÇÜKALTUN HIDIR IŞIK HAYRİ KARAMAN HACİ NAZLİ CELALETTİN ERDEMİŞ HÜSEYİN DEMİRTAŞ KADİR TÜRKMEN HÜSEYİN ÇOLAK NECİP UZ ALİ SÜNBÜL UNVANI İKM İKM İKM İKM İKBM İKM İKM İKBM İKM 2.MÜDÜR KALORİFERCİ İKM İKBM İKM İKBM İKBM TEKN.YRD. İKM İKM İKM HİZMETLİ İKM İKBM HİZMETLİ AŞÇI KURUMU EM. DURUMU HİLVAN K1 TİPİ KCİK İSTEĞİ ÜZERİNE ŞANLIURFA E TİPİ KCİK İSTEĞİ ÜZERİNE HATAY AÇIK CİK İSTEĞİ ÜZERİNE OLTU T TİPİ KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE SİLİVRİ 5 NOLU L TİPİ KCİK İSTEĞİ ÜZERİNE KIRKLARELİ E TİPİ KCİK (J) FIKRASINA GÖRE AYVALIK K2 TİPİ KCİK İSTEĞİ ÜZERİNE SİİRT E TİPİ KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE GİRESUN E TİPİ KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE BAFRA T TİPİ KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE POZANTI M TİPİ KCİK İSTEĞİ ÜZERİNE AMASYA E TEPİ KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE OLTU T TİPİ KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE BANDIRMA M TİPİ KCİK İSTEĞİ ÜZERİNE LİCE K2 TİPİ KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE SALİHLİ C TİPİ KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE İZMİR KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE BALIKESİR KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE DİYARBAKIR E TİPİ KCİK İSTEĞİ ÜZERİNE ANKARA 2 NOLU L TİPİ KCİK İSTEĞİ ÜZERİNE MALTEPE ÇOCUK-GNÇ. KCİK İSTEĞİ ÜZERİNE İNCESU KAPALI ÇOCUK CİK İSTEĞİ ÜZERİNE GÜMÜŞHANE E TİPİ KCİK İSTEĞİ ÜZERİNE BURSA E TİPİ KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE NAZİLLİ E TİPİ KAPALI CİK İSTEĞİ ÜZERİNE ONAY TARİHİ 06/01/2012 06/01/2012 06/01/2012 09/01/2012 10/01/2012 10/01/2012 10/01/2012 16/01/2012 17/01/2012 17/01/2012 23/01/2012 23/01/2012 23/01/2012 30/01/2012 30/01/2012 30/01/2012 30/01/2012 30/01/2012 30/01/2012 30/01/2012 30/01/2012 30/01/2012 30/01/2012 30/01/2012 30/01/2012 ars Açık Ceza İnfaz Kurumunda tadilatı tamamlanan sosyal yaşam alanı binası ile meslek edindirme kurslarının açılışı törenle gerçekleştirildi. 3 Ocak 2012 tarihindeki açılışa Vali Ahmet Kara, Belediye Başkanı Nevzat Bozkuş, Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Köylü, İl Jandarma Komutanı Albay Osman Uçar, İl Emniyet Müdürü Ercan Çakmak, İl Milli Eğitim Müdürü Fevzi Budak, İşkur İl Müdürü Yılmaz Akar, Kars Adliyesi hâkim ve Cumhuriyet savcıları, Kafkas Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi öğretim görevlileri, Kurum Müdürü Mahmut Okumuş, Kurum İkinci Müdürleri Erdoğan Avkar, Tunay Özdemir ve Mustafa İbiş, Kurum Öğretmeni Murat Önalan ve çok sayıda davetli katıldı. Kars Valisi Ahmet Kara yaptığı açıklamada; Kars Açık Ceza İnfaz Kurumunda sadece hükümlülerin cezalandırılması değil, aynı zamanda meslek öğrenerek topluma kazandırılmalarının temin edildiğini, bunun hükümlülerin geleceği açısından çok önemli olduğunu belirterek emeği geçenlere teşekkür etti. Kars Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Köylü yaptığı konuşmada; “2012 yılında, Kars’ta adalet hizmetlerinin insana yakışır, çağdaş ve uluslararası standartta verilmesi açısından atılım yılı olacaktır. Kars Açık Ceza İnfaz Kurumunda açılışı yapılan sosyal yaşam alanı binası ve meslek edindirme kursları hükümlülerin yeniden suç işlemelerini önlemek, onları topluma kazandırmak ve tahliye olduklarında topluma uyumlarını sağlamak için önemlidir. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” dedi. Kurum Müdürü Mahmut Okumuş tarafından davetlilere Kurumda açılışı yapılan sosyal yaşam alanı binası ve meslek edindirme kursları hakkında bilgi verildi. Kurum Müdürü Okumuş, “Kars Açık Ceza İnfaz Kurumu yaklaşık olarak 700 dönüm arazi üzerine kurulmuştur. Bugün itibariyle 59 hükümlü bulunmaktadır. Açık Ceza İnfaz Kurumu tarafından tadilatı yapılan sosyal yaşam alanında sinema salonu, berberhane, terzi, bilgisayar odası, mescit, kütüphane ve ziyaretçi salonu bulunmaktadır. Açık Ceza İnfaz Kurumumuzda hükümlülerin yeniden suç işlemelerini önlemek, onları topluma kazandırmak ve tahliye olduklarında topluma uyumlarını sağlamak için iş ve meslek edindirme kursları verilmektedir. Hükümlüler için bilgisayar, berberlik, boyacılık dallarında üç adet iş ve meslek edindirme kursları açılmış olup bu kurslardan 45 hükümlü faydalanmaktadır. Hükümlüler hem meslek öğrenmekte hem de sigortaları yatırılarak günlük yevmiye almaktadırlar. Kursların toplam maliyeti 45.000 TL’dir. Besicilik faaliyeti olarak Kuruma bugün itibarı ile 21 adet büyükbaş hayvan alınmış olup, bu sayı iki yüzee tamamlanacaktır. Tam kapasite ile çalışıldığında Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz bölgesinde bulunan tüm ceza infaz kurumları ile ilimizde bulunan resmi kurumların et ihtiyacının karşılanması planlanmaktadır.” dedi. Davetlilere açılış sonrası yemek ikramı yapıldı ve sonrasında sosyal yaşam alanı binası, meslek edindirme kursları ve besicilik faaliyetlerin yapıldığı iş kolları gezildi. Yalvaç B Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda ‘deprem ve korunma yolları’ anlatıldı Yalvaç B Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda, 11 Ocak 2012 tarihinde, Süleyman Demirel Üniversitesi Yalvaç Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Şakir Şahin tarafından “Deprem ve Korunma Yolları” konulu bir konferans verildi. Görsel sunu eşliğinde hükümlü ve tutukluların depremle ilgili bilgilendirildikleri konferans, yoğun bir ilgi görürken; konuyla ilgili sorular da cevaplandırıldı.
Benzer belgeler
Adalet Bakanı Ergin, ceza infaz kurumu personeli ile iftar yemeğinde
gerçekleştirildi. Toplantının 06-08 Şubat 2012 tarihindeki birinci bölümünde, Kontrolörler Kurulu Başkanlığı
kendi iç çalışmalarını tamamlarken,
08-10 Şubat 2012 tarihindeki ikinci
bölümünde ise, C...