KIRALIK ODA - Dr. Mehmet Alev COŞKUN
Transkript
KIRALIK ODA - Dr. Mehmet Alev COŞKUN
SAYFA CUMHURİYET 8 OCAK 2004 PERŞEMBE DİZt BaşbaJcanlık Müsteşan'nın 1995 'te söylediği ve hâlâ arkasında durduğu sözlere 6 noktadan bakış Dinçer'in sisteminin analizi merDinçer 1995 yılmda Sı-\as"ia -verdiğı teblığde "21. yizyte girerken dünyaveTürk h e n i n gündennindeki İ5İaın"m durumunu- ırdelıvjr. Buradaki tezleri ve Dinçer'in düşüace yapısını yözmek için k i m i temel kavramlan ve bunlara kerüdisının yüJdediği anlamlan kendi deyimJen ^e anlatımıyla açıklamak gerekdyor. Vlûsteşar Dinçer'in yazısmdan çıkanlan ana noktalar aşağıda sıralammıştır. Bır atın 1.Kamu Yönetimi Öğretim Üyesi Dr. ALEV COŞKUN 1- islarn gir Hayat Tarzı Dinçer. Islarnı "bir hayat tarzı ve hayaüm bütün yönlerini kapsayan bir sistem"alaraltanımlıyor Dıkkatedıleceği gibıbu sondereceönemlıvekapsamh t>ir taıumlamadır. Kapsadığı alanın genişligı Islamın karar alma yetki ve erkini, yani iktidan hedeflemesi, de\ let düzenınde temel bır rol oynamasına leadarvanyor. tşte bu konuıleılgili Dinçer'in söylemı: "tslanuöğrendikçcgöreceğiıniz şey şu>dıı: İslam bir bütündür ve hayat tarndır. Siyaseten de karar gücüne yönelik harekeder yapmali zorundaydLT Dinçer bir başka bölürnde susmamasını. tslamm * karar vennehak- PoRTRE kmı talep etmes"ni de önermektedir. 2- Sivaset-Tarlkat İllşkisi Dinçer'e göre Islam "üstkavram"dır ve ikı "altöğesi" vardır. Bu öğelerden birincısi kültürel öncelıklı Islamı hareketlerdir Dinçer. bu alt oğeyi, "tslamın yüceliğini vurgulayan, ancak siyasi yönleri olmayan harekeder" şeklinde tanımlıyor. Örnek olarak FethullahGülen'i, Nurculukhareketini, Süleymancıhk \e diğer tarikatlan sıralıyor. Dınçer'e göre, ikinci alt öğe ise "sivasi öncetikü tslami harekeder" olarak ifade edilıyor. Bunlar, "devletyönetiminive karar rnerkerini ele gecire- "¥~^v inçer, bildirisinde modern / 1 devleti kıyasıya eleştiriyor. i S Cumhuriyet'in ilkelerini, ulus devlet ve milliyetçilik esasına dayalı devlet anlayışını sorguluyor. Dinçer bu çerçeve içinde artık "laiklik ilkesinin, yerini İslamla bütünleşme modeline bırakmasının" gerekli olduğunu söylüyor. rek,toptumdadeğişfldiksağ)anıayayönelen hareketler"dir. Burada örnek olarak Refah Partısı gösteriliyor. Dinçer, aslında bır strateji çızmektedir Birmanifestoyazmaktadır. Çızdiği yol haritasında "Türkiye'deki Islami harekederin toplumsal bir değişimi sağlayabilmeleri için" ılk koşul olarak "nasü bir devlet ve tophım istediklerini tanımlamalanııı" istiyor. Dinçer'in önemli olan diğer önerisi, yukandaki iki alt öğenin ortak sinerjisinin yaranlmasıdır. Dinçer şöyle diyor: "Türkiye'de kültürel önceükli tslami harekeder 3e siyasi önceükG İslami hareketlerin karşıhkhflişkive etkileşimlerinin yeniden tanziın edflme- lidir. Eğer bu iki hareket bütünleşmiş bir halde devam ettirilebilirse. Türkiye'de İslamın hiçbir ülkede görübnemi; bir şeküde sağlam bir temel üzerinde gelecek vaat ettiğini söyleyebiliriz." 3- Cumhuriyet, Müslüman Yapıya Dönüşmell Dinçer. bu bildirisinde modern devlet kıyasıya eleşûriyor. Cumhuriyet'in ilkelerini, ulus devlet ve milliyetçilik esasına dayalı devlet anlayışını sorguluyor. Dinçer bu çerçeve içinde artık "laiklik ilkesinin yerini İslamla bütünleşme modeline bırakmasmın" gerekli olduğunu söylüyor. Ö\1ER DtVÇER Eğitimine imam hatip okulunda başladı Ö m e r Dinçer eğitimine ımam hatip okulunda başlamış ve liseyi I974'te Konya'da bıtınp, Erzurum Atatürk Üniversitesf ne gıtmıştir. Üniversiteyi 1978'de bitırdikten sonra, yükseklisans yapmak ıçin Istanbul Ünhersitesi tşletme Fakültesi'ne geliyor. Burası oyıllar akademik olarak fazla bir değer ifade etmeyen kadrolarla, ırkçılar ve Islamcılarla kaynıyor. Politik ilişkıler önplanda. Erzurum"dan buraya bir "yatav geçiş" yaptığı anlaşılıyor. l 5 yılda yükseklısans. yine o dönerrun bilimsel olarak tartışrnalı davranış bilimleri bölümünde de 3-4 yılda doktorasını veriyor. Özellikle o yıllarda (ve yakın zamanlara kadar) sudan tezlerle çok hızlı unvanlar alındığı biliniyor. Bilimsel kariyennde, hiçbir "dış yayın*a rastlanamıyor. I998'de yayımladığı "Stratejik Yönetim ve ışletme PöBtikasT adlı bır ders kitabı var. Dinçer'in akademik dönemınde de temel eğılım ve davranışının "dinsel" olduğu, sadece dini bütün bir Müslüman olmakla kalmayıp, güçlü bir "siyasi İsJanı" düşüncesi geliştirdiğı görülüyor. 1995 yılında yaptığı konuşma ve daha sonra yazdıklan bunun açık bir göstergesi. R.T. Erdoğan İstanbul Beledıye Başkaru olunca. Dinçer hemen Istanbul Belediyesi'ne baş danışman olarak atanıyor. Erdoğan belediyesini örgütlüyor. Şu anda devletın birnumaralı"bürokrati", şimdiki mısyonunu, 1995 yılı tebliğini, bugün uygulamaya koymakta görüyor. AKP iktidannın siyasal ideoloğu olarak stratejisini uygulamaya başlamıştır. Bildirideki en can alıcı paragraflardan biri, Dinçer'in Cumhunyet'in "Müslüman bir vapr>-a devTedUmesini" önerdiğı bölümdür. Dinçer açıkça şöyle diyor: "Türkiye Cumhuriyeti'nin başlangıçta ortaya koyduğu laikMk. cumhuriyet \çmiffi\«çiBk gSbibirçok temel ilkenin yerini daha çok katıhmcı. daha adem-i merkezt daha Müslüman bir yapı\-a devTetmesi zorunlulugunu ve arnk bunun zamamnın geldiği düşüncesini taşr.orum." 4- İslami Hareketler Patlama Yapacak Dınçer bıldinsinde Islam ûlkelerinin durumlanm da değerlendirmiş; Dinçer'egöre. "lran,7vIalezya\«Sudan'ın umuda beklediğimiz ama belirsizlik ifade eden bir vapısı vardır". Pakistan'dakı dını hareketlerin başansızlığı konusunda da fikirler öne sürüyor. Pakistan'dalcı Teblığ Cemaari ile Cemaat-ı İslami hareketlerinin "aralanndaki inanılmaz kopukhık nedeniyle sonuç alamamalannı" adeta hayıflanarak belirten Dinçer, bu hususu, "bizim için ders annması gerekli bir geüşme" olarak görüyor. Dinçer, aynca "Türkiye'de İslam adına. halkın eski gücünü ve onurunu kazanabümesi adına büyük bir enerji birikiminin söz konusu olduğunu betirterek" şöyle bir yargıya vanyor: "Türkhe'nin değişimi ve dünyada yeni bir güç olarak ortaya çıkabUmesi, bu biriken enerjiyi kullanabilmesine bağhdır" En çarpıcı bölüm. kuşkusuz bıldınnin sonunda: "İslam dünvasmda bugüngerçekten bir enerji birikmiştir. Buna engel oluşlar devam ettiği müddetçe İslami hareketlerin bir paüama yapacagını söyleyebihnz. Eğer önü açümav-acak olursa Yeni Dünya Düzeni de Türkiye'deki İslami gelişmeier karşısındaki bürokraü'k mekanizma gibi ayıu sonuçlaria karşı karşı\a kalacaknr." 5- Küresellesme Ne Kadar çok artarsa islamlaşma da 0 kadar Cok Artacaktır ns^-,»*, SOfU AV.^™—^, OnCfYCSl ->™  VCrCll CHPGrupBaşkanVekiliAhTopuz,BaşbakanlıkMüs- teşanÖmerl^çermgörevdenaünınasıgerektiginibe- Başbakanlık Müsteşan Dinçer, dünyadakı gelişmeleri "globalleşme" çerçevesınde ele alıyor. Küreselleşmenin, "™bir başka kutbun" ortaya çıkışına zemın hazırladığım. bunun da "mahalli kültür" olduğunu öne sürüyor "Bizim ülkemiz söz konusu olduğunda ise mahalli kültür İslamdır" vurgusunu özenle yapıyor. Dinçer'in, gerek küresellesme, gerekse kültür yorumlannın yetersizliği bir yana, bakın fikir yapısını nasıl sürdürüyor: "Globalleşme ne kadar çok artarsa İslamlaşma da o kadar çok artacaknr» Türkiye'nin bu durumu fark ederek gerekli düzenlemeleri yapması gerekir.'' Dinçer'in duzenlemeden ne anladığı çok açık, Dinçer,"-laiklik. cumhuriyet ve millh etçiük gibi birçok temel ilkenin yerinL. daha adem-i merkezi, daha Müslüman bir yapıya terketmesi gerektiğini düşünüyorum." diyor. Aslında bu düzenlemelerin en somut örneğini, Kamu Yönetimi Temel Kanunu tasansı ile müsteşar kendi eliyle ve açıkça veriyor. Tasan ile kamu yönetimi esas olarak yerinden yönetime devrediliyor. ^ lirtti. Dinçer'in, Başbakanhk Takip Kurulu'nun da başında olduğunu anımsatan Topuz, "Hizbullah gibi örgiitierin bir süredir takip edilmediği oıtada. Terorizme yönelik akun- 6- islamın Kavgası laruı bir evvelki aşamasuıda bu kişilerle mutabıklar. O terör. bu fıkrin ürettiği bir terördür. Bundan vazgeçtik. görüşümü- Münkere, Harama ve 1 zü değiştirdik. derlerse ve bunu kanıtlarlarsa ancak inanılabflir" diye konuştu. CHP .\nkara MiUetveldh' Yakup Kepenek Kötüye Karsı Devam Eder de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yamtlaması istemiyle TBMM BaşkankgTna bir soru önergesi verdl înönü ve UluDinçer'e göre tslamcı hareket iktidağ CnKersitesi senatolan da aldıklan kararla Kutiu ve Dinçer'i kınadılar. \ a>ımlanan bildirilerde, Atatürk karşıü akımdara gelse de süreç bitmiyor. Dinçer'e lann hızla ürmandığı vurgulanarak Dinçer'in, ortav'a kmduğu görüşleri hâlâ savıınduğuna ilişkin açıklamasma dikkat göre "tktidara getanek yolun sonu deçekildi Bildiride Dinçer'in istifasL Kuttu'nun da yargilannıası için dokunulmazhğının kaldınlması istendi. ğildir"." Yeni bir başlangıçtır.ükndara geiince de. tüm dünya Müslüman olBaşbakanlık Müste$arı Dinçer'in 19-21 Mayıs tarlhlerinde yaptığı konuşmanın tam metni -2sa da. düşmanlara karşı üsrünlük saglansa da, Müslümanın kavgası, münkere, harama ve kötüye karşı devam eder". Burada aslında evrensel büyük bir hedef gösteriliyor. "Müshımanın kavgası münkere karşı sürecek" denikinci sonuç ise rekabetin uluslararası bir nite- yada kendisini hissettirmeye başladığı andan itibalet yahut milliyetçilik esaslanna dayalı devlet fikliyor. Ferit DevelKoğhı'nun Osmanlılik kazamnasıdır. Özellikle iktisat dünyasuıda ren varlığını sürdürebilmesi için başka bir kutbun ri yerine uluslararası işbirliği yapan ve belki de siTürkçe lügatına göre "münkef^in anortaya çıkan değişme ve gelişmeler, üİkelerüı / orta>a çılaşına zemin hazırlamaktadır. Veya bir baş- yasi olarak bütünleşen ülkeler söz konusu olmaya sınırlannı zajaflatmış ve rekaberi ııhısal boyutlardan lamı "şeriatçayapdmasıcaizgörülmeka kutup kendisini koruyabilmek için kendiliğin- başlamıştır. çıkararak uluslararası bir şekle dönüştürmüştür. Ta- den ortaya çıkmaktadır. Bu da mahalli kültürdür. yendir"(s.87l) Türkiye açısından bunu söz konusu ettiğimiz zabii rekabet uluslararası bir hal aldıktan sonra da her man. uluslararası ilişkilerde genellikle iki tür temaBurada sözü edilen düşman nedir? bir ülkenin kendi başına ayakta kalması ihtimali zor- Mahalll kültürler yülün olduğunu göriiyoruz. Bunlardan ilki "AdriBir yazanmızın çok yerinde olarak lanmaya başlanmıştır. Bu sebeple ülkeler bölgesel yatik'ten Çin seddine kadar" diye tarif edilen Türk sorduğu gibi, çağdaş, karılımcı, deişbirlikleri kurma çabalannı arttırmışlardır. Atlas Dolavısıy la globalleşmenin olduğu her yerde ma- dünyasıyla birleşmeye yönelik bir temayüldür. Dımokratik devlette "münker", "haûlkelennden NAFTA. Amerika, Kanada ve Meksi- halli kültürlerin gehşmeye başladığını görûyoruz. ğeri ise tüm Islam dünyasını bir araya getirme çaram", "kötü" gibi kavramlar siyaseka işbirliği, Avrupa Birliği'nin ortaya çıkışı ve nibasıdır. Doğrusunu ifade etmek gerekirse, ben bu Bizim ülkemiz söz konusu olduğunda ise mahalli te öncülük ve rehberlik edebilir mı? hayet Pasifık ûlkelerinin bir araya gelişi ile ilgili kültür İslamdır. Globalleşme ne kadar artarsa îslam- iki temayülün de bizim için birer Kızılelma oldukDikkat edilirse, Dinçer siyasal Islam bölgesel işbirliği çabalan yoğunİaşmışhr. Rekabelannı düşünüyorum. Gerçek olmasından ziyade laşma da o kadar çok artacaktır. Böylelikle varlığıiçin bir strateji belgesi sunmuştur. Bir tin uluslararası hal almasıyla ortaya çıkan bu değış- nı hissettirmeye başlayacaktır. Nitekim hissettir- ulaşılması gereken uzun vadeli bir misyon olarak yol haritası ortaya koymaktadır. Bu menin bızim ülkemiz açısından da birtakım zorluk- mektedir de. Oyleyse, Türkiye'nin bu durumu fark değerlendiriyorum; ama Türkiye'nin daha reel dalara yol açtığını söyleraemiz mümkûndür. fıkirlerin arkasında olduğunu da vurha gerçekçi politikalar belirleyebilmesi için kendi ederek, gerekli düzenlemeleri yapması gerekir. gulamaktadır. Hiçbir bürokratık debulunduğu coğrafya üzerinde kısa vadeli planlar Globalleşen dûnyada, birtakım bölgesel işbirlikRekabetin uluslararasılaşmasıyla ilgili bir başka neyimi olmayan Dinçer'in neden Başleri yapılırken, bir taraftan ulus devletlerin gücü za- husus da milliyetçilik ilkesinin zayıflaması ve an- ve politikalar geliştirmesi gerektiği kanaatini taşıyorum. Bu açıdan bakınca Osmanlı coğrafyası belbakanlık Müsteşarhğı'na getirildiği yıflamakta, öte yandan bu devletlerin yönetim anlamını kaybeden bir ilke haline geünesidir. Uluslaki de bugün Türkiye'nin artık çok aktif bir şekilde ve neden Kamu Yönetimi Tasansı halayışı ve uygulamalannı değişmeye zorlamaktadır rarası işbirlikleri aslında başlangıçta ekonomik bir politika belirlemesi gereken bir alan olarak karGerçekte globalleşme, evrensel bir kültür ve hazırladığı artık açıkça ortaya çıkmış ilişki ile başlarken giderek siyasallaşmakta ve uluşımıza çıkıyor. yat tarzı empoze etmeye başladı. Birleşmiş Milletsal devlet fikri yerine daha çok bölgesel devletleoluyor. ler bunun evrensel itke ve amaçlannı tanımlamak rin oluştuğu bir yapıya dönüşmektedir. Dolayısıyiçin çaba sarf ediyor. Ancak, globalleşme tüm dünla Türkiye Cumhuriyeti'nin öngördüğü ulusal devSÜRECEK Yarın: Dinçer'in Dinçer: Globalleşme arttıkça îshım yüksekcek diğer yazıları PERŞEMBE ORHAN BURSALI Millet ve Devlet Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer'in, bugün de tamamen sahip çıktığı ve gelişmelerin kendisini doğruladığını ileri sürdüğü ünlü tebliği daha çok tartışılacak. Bu tebliğ, kimilerinin yazdığı gibi, Dinçer'in kamuyu ilgilendirmeyen "kişisel görüşleri" değildir. Tebliğinde de belirttiği gibi, İslami sadece "kültürel yönü" ile değil şehatıyla birlikte bir bütün olarak yaşayan, iktidarda da bunun gereğinı yapmayı doğal bir refleks olarak kabul eden bir Başbakanlık Müsteşan'nın görüşlerıdir. Ayncatebliğdeki görüşler, belki bir diğer yazıda ele alacağımız gibi, uygulamaya da konmaktadır. Dinçer'in tebliği, siyasal btr "Dünya, Türkiye ve Yaşam Tarzı Manifestosu"dur. Dinçer, düşüncesı ile pratiği birlikte yaşayan bir kişiliktablosu çizmektedir. Dediği ile yaptığı bir olan, Islama kendini adayan ve bu yolda mücadele veren saygın bir insan. Dolayısıyla. bu manrfestosu doğrultusunda Başbakanlık Müsteşan görevini icra etmesi, etmek istemesi, bu manifestosu doğrultusunda gerçekleştirebileceklerinı hayata geçırmeye çalışması doğaldır. Dinçer'in "manifestosu"nu, bilim, sosyal ve siyaset bilimcilerimiz çeşitli yönleriyle tartışmalıdır. • •• Bugün hem Dinçer'in bildırisinin özünde yatan hem de Taha Akyol gibi tutucu-lslamcı yazariann yazılanndan eksik olmayan (Başbakan Erdoğan'ın da dilinden düşmeyen), ışin özünde yatan çok temel bir konuya değıneceğim: Devlet ve Millet... Islamcı kesimlere göre, Mustafa Kemal, mılletin devletini kuramamıştır. Neredeyse kuruluşundan beri Cumhuriyet Devleti "millete ters düştü". milletin devleti olamadı. "Millete karşı" bir devlet oldu. Bu düşünceyi, söz konusu kışi ve yazarlar, birbirinden nüans farklı siyasi eğılimlerine göre, değişik dil ve kavramlarla yazıp çiziyor. Kimi, 1930'lardan sonra "Devletçi Parti" ile milletin dışlandığını belirtirken, doğrudan Islamcı-şeriatçılar ise görüşlerinı daha çıplak ve net ortaya koyuyor. Onlar için esas mesele, İslamın devlet ve siyaset hayatından dışlanmasıdır. Çünkü Islamcılar için (Dinçer'in de çok net ortaya koyduğu gibi) İslami siyaset dışında düşünmek mümkün değil. Islam, şeriatıyla bir yaşam ve yönetim tarzıdır. Mustafa Kemal, devleti laik yaparak, dincilerin asla kabul edemeyecekleri bir "modem devlet" kurdu. Onlar ıçin, ülkemizin yapısındaki temel çelişki "Müslüman millet-laik devlef'tk. Tutucu-lslamcı kesimin diline doladığı "milletdevlet aynlığı" ve "devletin miltetle bütünleşemediği" düşüncesinin temelinde tamamen bu "ikilem" yatıyor. Düşünceleri çok basit: "Dini Müslüman olan bir ülkenin devleti de Müslüman olurt" Eğer değilse, ikısi farklıdır. ayrıdır, bütünleşme yoktur, hatta birbırine düşmandır. O halde esas mücadele. devleti Islamlaştırmak ve "taşları yeriiyerine" oturtmaktır! "Müslüman devlet" ile ülkede Islama uygun yaşam tarzını uygulamaya koyacaklar ve böylece ülkemizde her şey "eşyanın tabıatına uygun" hale gelecek! ••• ömer Dinçer'in bildirisınin de temelinde bu düşünce açıkça dile getiriliyor. Ve Dinçer, devlettekı misyonunu da bu bağlamda görüyor. Şüphesiz, bugünkü nitelikleriyle devleti savunan bir insan değilim. Devletin "düzeltilmesi". "değiştirilmesi", "katıbürokratik" yapısından anndınlması; baskıcılann, rtişvetçilerin, Hazine'yi dolandıncı ve peşkeş çekicilerin aleti olmaktan kurtarılması; şeffaflaştınlması, demokratikleştirilmesı, tarafsızlaştırılması, insan hak ve özgüriüklerine saygılı hale getirilmesi gerekir. Dinçer'lerin devleti. İslami yaşam tarzını, dinin diktatöriüğünü, dünyaya ve halka karşı cihadı, uygariığın ana kazanımlannın çöpe atılmasını öngörüyor. İslami devlet yanlısı görüşleriyle Dinçer, oturduğu kottukla derin bir çelişki içindedir. Takıyyesiz namuslu kışılıği, ya bu görüşleri doğruttusunda devleti ve ülkeyi dönüştürmesini ya da orada bir siyaset kuklası gibi oturmamayı gerektirir. Herhalde bunun muhasebesini yapacaktır. Tabii, eğer koltuğu daha çabuk davranıp kendisini üstünden atmazsa! obursali cumhuriyet.com.tr KIRALIK ODA • U M ! E l t l l l t [ > E F I « C E f l l l ı www.sanatyolculari.com 22 Ocit 2104 P ı r f i a ı M S«ll I I 30 )1 Geık 2104 C u n ı r l . n S»»t 2% 3» ır l ı l ı d i T i T l ( i t r « ı ı Y ı ı l ı D ı r ı j ı ' l ı h f i l l i T İ ı r - İST T*l 1112 441 31 I I IZ
Benzer belgeler
Eyalet sistemine geçit veriyor
birincısi kültürel öncelıklı Islamı hareketlerdir Dinçer. bu alt oğeyi, "tslamın yüceliğini vurgulayan, ancak siyasi yönleri olmayan harekeder" şeklinde tanımlıyor. Örnek olarak FethullahGülen'i, N...