“Ars Musica, panem nostrum” Değerli Dostlarım, Sonbahar kıyı boyu
Transkript
“Ars Musica, panem nostrum” Değerli Dostlarım, Sonbahar kıyı boyu
“Ars Musica, panem nostrum” Değerli Dostlarım, Sonbahar kıyı boyu ağaçları kızılın en sıcak tonlarına bürür, güneşin altın ışıkları yaprakların altın renklerinde ışıldarken Ren Nehri büyüleyici bir romantizmle sarıverir sizi. Orta Ren Havzası, iki kıyısına tepeden bakan yamaçlarında yetişen bereketli bağlardan çıkan şaraplarla ama yine bu yamaçlarda efsanelerin sarmaladığı, pek tekin olmayan kayalıklar ve yüksek kuleli şatolarla da başınızı döndürür. UNESCO'nun Dünya Tabiat Mirası listesine aldığı Ahrtal gibi vadilerin peş peşe sıralandığı bu bölgenin merkezinde gelenekleri eski ve kuvvetli bir ilim ve sanat şehri mütevazı bir azametle yer alır. En koyu monarşilerin hüküm sürdüğü devirlerde dahi kendini idare edecekleri seçimle başa getirmiştir bu şehir. Hürriyete önem verir. Prinz Elector'ların yani seçilmiş prenslerin idaresinde kurulmuş 400 yıllık Üniversitesi ve bu üniversitenin bünyesine dahil Deutsches Museum, Arithmeum, Kadim Mısır Tarihi müzeleri ile ilimin beşiğidir. Başkaldırının, tabii yine hürriyetin sembolü ekspresyonizmin, August Macke (Das Türkische Café), Max Beckmann gibi en büyük ustalarının en önemli eserleri yatar sanat müzelerinde. Yine başkaldırının bir başka akımı avangart’ın en güzel yan akımlarından Blauer Reiter'i kuran Wassili Kandinsky, Franz Marc gibi ustaların fırçalarından çıkmış en renkli en güzel resimler yer alır bu müzelerde. Ya sanatın en büyük, en değişken, en anlık yaratı dalı müzik! Tarihin belki de en büyük, en sıra dışı bestecisi bu şehrin en büyük evladıdır. Beethoven ve Bonn, ayrılmaz bir bütünün iki parçası. Bonn bu değerli evladını her yıl ona adanmış bir müzik festivali ile anar. Tüm Eylül ayını kaplayan sıra dışı etkinliklere bu yıl ilk kez Nike Wagner ev sahipliği yapıyor. Operalarının konuları için en fazla Ren havzası efsanelerinden ilham almış, müzikte yepyeni çığırlar açmış bir dahinin, Richard Wagner'in torunu Nike. Zafer Tanrıçası'nın adını taşıyor. Nice zaferler diliyoruz kendisine, Türk müzisyenlere ve Türkiye kültürüne çok yakın duran, genç bestecilerimize ve genç sanatçılarımıza çok önemli projelerde her yıl yer veren Beethoven Müzik festivalinin yeni rotasında. Bonn'a gidiyoruz, değerli dostlarım, bu sonbahar kızıllar ve sarılar arasında Ren nehri sularının köpüklerine, Beethoven rüzgarına kapılıp, hürriyete, insanlığa, kardeşliğe övgüler düzmeye, Beethoven'in müziğinde mükemmel insanı, doğruluğu, saf bir ruh olabilmeyi, katıksız ve ölümsüz aşkları keşfetmeye Bonn'a gidiyoruz. Norveç'li büyük piyanist ve tartışmasız Beethoven ustası Leif Ove Andsnes'in sihirli parmaklarıyla hem piyanosundan hem de yönetirken ikiz ruh gibi bütünleştiği Mahler Oda Orkestrası'ndan Beethoven'in beş piyano konçertosunu dinleyeceğiz. Claudio Abbado'nun yıllar önce büyük bir idealizmler kurduğu Mahler Gençlik Orkestrası, otuz küsur yıllık serüveni içinde Mahler Chamber Orkestra (Mahler Oda Orkestrası) adını alarak kalıcı olmayı seçti ve belki de gelmiş geçmiş en iyi oda orkestrası olarak kendisine çok saygın bir yer edindi. Üyeleri, sergiledikleri bütünlük ve idealizme varan özen ve özveri ile yaptıkları müzik ile birliğin, beraberliğin, birbirini gözetmenin sevgi dolu sembolleri oldu. Bu yönleri ile de Beethoven'in Müziği'ne çok yakışıyorlar. Sunacakları eserler arasında bu büyük adamın eşi benzeri iki yüz küsur yıldır hala yazılmamış koro, piyano ve orkestra için Fantezisi'ne de kulak kesileceğiz. Tanıdık gelecek bize. İnsanlığa, hürriyete, sevgiye neşeye adanmış bir eserine, 9. Senfonisi'ne açılan bir pencere gibidir bu eser. Öyleyse: Sarılın, sarmalanın milyonlar! Tüm kainatın öpücüğüyle.. Hepiniz kardeş olun, neşenin kanatlarında. Sevgiyle kalın… Muammer Erboy
Benzer belgeler
No Slide Title - Faculty of Science at Bilkent University
AB Super-Sert Malzemelerin üzerine araştırma konsorsiyumlarını desteklemektedir.
PİYAnOYA YüKlü HAYAtlArın SAHİBİ
Hala öyle. Kedilerim skype üzerinden benim piyanomu dinlerler :)