Şubat-Sayı: 83 - Adalet Bakanlığı
Transkript
Şubat-Sayı: 83 - Adalet Bakanlığı
Seslenis “Türk çocuðu ecdadýný tanýdýkça daha büyük iþler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktýr.” ATATÜRK 15 Þubat 2009 Pazar • Ücretsizdir • Ayda bir çýkar • Yýl: 7 • Sayý: 83 Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüðü yayýnýdýr Eskiþehir Adalet Sarayý törenle hizmete açýldý ESKÝÞEHÝR Adalet Sarayý, Devlet Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý Cemil Çiçek ve Adalet Bakaný Mehmet Ali Þahin'in katýldýðý törenle hizmete açýldý. 30 Ocak 2009 tarihinde gerçekleþtirilen açýlýþta konuþan Devlet Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý Cemil Çiçek, "Hukuka uymaya ve hukuku uygulamaya yasama, yürütme ve yargý dahildir. Buna uymak ve uygulamak noktasýnda hiçbir erkin ve neticede vatandaþ olarak hepimizin hiçbir ayrýcalýðý ve istisnasý yoktur." dedi. ADALET Bakaný Mehmet Ali Þahin de törende yaptýðý konuþmada, son 6 yýlda inþa edilen adalet sarayý sayýsýnýn kýsa bir süre içerisinde 170'e ulaþacaðýný söyledi. 8-9’da ‘Aile Eðitimi Projesi’yle ilgili toplantý yapýldý Ýstanbul Ýli Üsküdar Ýlçesinde uygulanmasý plânlanan “Aile Eðitimi Yoluyla Þiddetin Azaltýlmasý ve Suçun Önlenmesi Projesi” kapsamýnda, Üsküdar Haydarpaþa Lisesinde toplantý düzenlendi. 08 Ocak 2009 tarihinde yapýlan toplantýda Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Nizamettin Kalaman bir konuþma yaptý. 2’de Genel Müdürlük heyeti kurumlarý ziyaret etti Genel Müdür Kalaman, Ýstanbul’da incelemelerde bulundu Nizamettin KALAMAN Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü DENETÝMLÝ SERBESTLÝK HÝZMETLERÝ ÝLE BAÞARILANLAR Bakanlýðýmýzýn 2005 yýlýnda yaptýðý önemli reform çalýþmalarý kapsamýnda ülkemizde denetimli serbestlik sistemi kurulmuþtur. Denetimli serbestlik hizmetleriyle infaz sistemimize yeni bir anlayýþ gelmiþ, hapis cezasýna alternatif tedbirler uygulanmaya baþlanmýþtýr. Denetimli serbestlik sistemi, kurulmasýnýn ardýndan çok kýsa sürede kurumsallaþmasýný tamamlamýþ, hem infaz uygulamalarýnda hem de hükümlülerin topluma kazandýrýlmasýnda önemli baþarýlar elde etmiþtir. Devamý 2’de Kurumlarda ‘Dünya AIDS Günü’ etkinliði 1 Aralýk Dünya AIDS Günü kapsamýnda ceza infaz kurumlarýnda, hükümlü ve tutuklularýn AIDS’e karþý bilinçlenmeleri amacýyla çeþitli etkinlikler gerçekleþtirildi. Devamý 5’te CEZA ve Tevkifevleri Genel Müdürü Nizamettin Kalaman, ceza infaz kurumlarý, denetimli serbestlik ve yardým merkezi þube müdürlükleri ve personel eðitim merkezindeki çalýþmalarý yerinde görmek ve personelle görüþmek amacýyla 9-13 Ocak 2009 tarihleri arasýnda Ýstanbul'a çalýþma ziyareti gerçekleþtirdi. 7’de Prof. Dr. Üstün Dökmen Ankara 2 No’lu L Tipi’nde seminer verdi Prof. Dr. Üstün Dökmen, Ankara 2 No’lu L Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda hükümlü ve tutuklulara “Ýletiþim” konusunda seminer verdi. Devamý 16’da Metris M Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunu ziyaret eden Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Nizamettin Kalaman, personelin sorunlarýný dinledikten sonra odalara girerek, hükümlü ve tutuklularla görüþtü. Emine Erdoðan, Antalya L Tipi Ceza Ýnfaz Kur umunu ziyaret etti Baþbakan Erdoðan’ýn eþi Emine Erdoðan, Antalya L Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunu ziyaret etti. Erdoðan, 5 Ocak tarihindeki ziyarette, Kurumdaki anasýnýfýný gezerek, burada eðitim gören çocuklara hediye daðýttý. Devamý 2’de Konya E Tipi’nde Mevlânâ’yý anma etkinliði Mevlânâ Celaleddin Rumî’yi anma etkinlikleri kapsamýnda Konya E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda program gerçekleþtirildi. Konya Müze Müdürü Yusuf Benli’nin “Mevlânâ ve Ýnsan Sevgisi” konulu bir konferans verdiði programda, sema gösterisini hükümlü ve tutuklular ilgiyle izledi. 16’da Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüðünde görevli Tetkik Hâkimleri Mustafa Yapýcý, Ali Yýldýz, Abdullah Murat ve Fahrettin Kýrbýyýk ile Þube Müdürü Fikret Tuygun’dan oluþan heyet ceza infaz kurumlarýnda incelemelerde bulundu. Devamý 5’te Sivas E ve Aðrý M Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumlarýnýn ‘acý kaybý’ Sivas E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu Ýnfaz ve Koruma Memuru Ali Çaldýran 29.12.2008 tarihinde, Aðrý M Tipi Ceza Ýnfaz Kurumu Ýnfaz ve Koruma Memuru Mehmet Oðuzkan ise 13.01.2009 tarihinde, yakalandýklarý hastalýk nedeniyle vefat etti. 5’te Amasya’da Kurum personeli yýl sonu eðlencesiyle stres attý Amasya E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu personeli, eþ ve çocuklarý için “Yýl Sonu Eðlencesi” düzenlendi. 2006 yýlýndan beri yapýlmakta olan program ile personelin iþ ortamýnýn stresinden uzaklaþmasý, ailelerin birbirleriyle tanýþýp, kaynaþmasý ve böylece birlik-beraberliðin artmasý amaçlanýyor. Devamý 14’de Siverek’te belge daðýtýmý ve konser coþkusu Siverek Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda, Þanlýurfa ÝÞKUR Ýl Müdürlüðü ve Ýlçe Halk Eðitim Merkezi Müdürlüðü iþbirliðinde açýlan bilgisayar iþletmenliði ile 1.ve 2. kademe okuma yazma kurslarýnda baþarýlý olan hükümlü ve tutuklulara belgeleri, 15 Ocak 2009 tarihinde gerçekleþtirilen müzik-eðlence programýnda verildi. Devamý 12’de Seslenis Sayfa 2 Nizamettin KALAMAN Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü DENETÝMLÝ SERBESTLÝK HÝZMETLERÝ ÝLE BAÞARILANLAR BÝRÝNCÝ SAYFADAN DEVAM 2009 yýlý Ocak ayý itibariyle denetimli serbestlik sisteminde üç yýl geride býrakýlmýþtýr. Üç yýllýk uygulama deðerlendirildiðinde, denetimli serbestlik ve yardým merkezi þubelerinin ceza adalet ve infaz sisteminde güçlü bir þekilde yerini aldýðý, kurumlar arasý iþ birliðine dayalý örnek uygulamalar gerçekleþtirildiði görülmektedir. Denetim altýna alýnan kiþi sayýsýna bakýldýðýnda, mahkemelerce verilen denetimli serbestlik kararlarýnda her yýl artýþ olduðu görülmektedir. 2008 yýlýnda denetim altýna alýnan kiþi sayýsýnda, 2007 yýlýna göre % 54 artýþ olmuþtur. Niceliksel artýþýn yanýnda denetimli serbestlik, uygulamadaki baþarýlarýyla hem toplum hem de diðer kurum ve kuruluþlar tarafýndan sýk sýk takip edilen bir kurum haline gelmiþtir. Denetimli serbestlik uygulamalarýna bakýldýðýnda seçenek tedbirlerin, bu tedbirler içinde kamu yararýna çalýþma tedbirinin infaz sisteminde çok özel bir yeri olduðu görülmektedir. 2008 yýlýnda kamu yararýna çalýþma tedbirinde önemli bir artýþ olmuþ, bu tedbirin infaz sistemimize yeni bir soluk getirmesi nedeniyle, toplum tarafýndan da ilgiyle takip edilmiþtir. Denetimli serbestlik sisteminin önemli uygulamalarýndan bir diðeri sosyal araþtýrma raporlarýdýr. Soruþturma veya kovuþturma aþamalarýnda hazýrlanan bu raporlarla þüpheli ve sanýklarýn, Cumhuriyet savcýlarý ve hakimlerce tanýnmalarý saðlanmýþtýr. Madde baðýmlýlýðý, hem dünyada hem de ülkemizde üzerinde durulan en önemli konulardan biridir. Madde baðýmlýlarýnýn rehabilitasyonu, denetimli serbestlik ve yardým merkezi þube müdürlüklerince saðlýk kurumlarýyla iþ birliði içinde yerine getirilmektedir. Denetimli serbestlik ve yardým merkezi þube müdürlükleri bu alanda yaptýklarý çalýþmalarla, madde tedavisi konusunda ülkemizde ilk akla gelen kurumlardan birisi olmuþ, Emniyet Genel Müdürlüðü ve diðer kurumlarla iþ birliði yapýlarak çok sayýda çalýþmaya imza atýlmýþtýr. Denetimli serbestlik, hapis cezasýna alternatif uygulamalarýn yaný sýra koþullu salýverilme sonrasýnda ve maðdurlara yönelik yürütülen çalýþmalarla da ceza infaz sisteminde önemli bir eksikliði tamamlamýþtýr. 2005 yýlý öncesinde hem ceza infaz kurumundan salýverilen hükümlüleri denetleyebilecek, hem de hükümlülerin topluma uyum saðlamalarýna yardýmcý olacak bir kurum bulunmamaktaydý. Þubelerimiz tarafýndan büyük önem verilerek yürütülen bu çalýþmalarla hükümlülerin yeniden suça yönelmelerine neden olabilecek faktörler ortadan kaldýrýlmaya çalýþýlmakta, diðer kurumlarla iþ birliði içinde meslek eðitimi, maddi ve sosyal yardýmlarla da yaþama yeniden tutunmalarý saðlanmaktadýr. Denetimli serbestlik, yardým ve koruma hizmetleri kapsamýnda yapýlan tüm bu çalýþmalarla elbetteki öncelikli amaç, hükümlülerin yeniden suç iþlemelerini engelleyerek, toplum güvenliðine katkýda bulunabilmektedir. Bu amaçla personelimiz büyük özveriyle çalýþarak denetimli serbestlik sisteminin bugün bulunduðu noktaya gelmesini saðlamýþtýr. Personelimiz yalnýzca denetim altýna alýnan kiþilerin takip edilmesi ile ilgilenmemiþ, sistemin bir adým ileriye götürülmesi için kurumlar arasý iþ birliði çalýþmalarý yürütülmesi, toplumu ve ilgili kurumlarý bilgilendirmeye yönelik seminerler düzenlenmesi, eski hükümlülere ve denetimli serbestlik altýndaki hükümlülere yönelik projeler hazýrlanmasý gibi pek çok çalýþma ortaya koymuþlardýr. Bu çalýþmalarýn bir diðeri de e-dergi uygulamasýdýr. E-dergi ile denetimli serbestlik ve yargý sistemine hem önemli bir haberleþme aracý hem de bilgi kaynaðý saðlanmýþ, yayýnlandýðý bir yýllýk süre içinde büyük ilgi görmüþ, yaklaþýk 50.000 kiþi tarafýndan takip edilmiþtir. Bu vesile ile yapýlan çalýþmalardan dolayý teþekkür eder, baþarýlarýn devamýný dilerim. 15 Þubat 2009 Genel Müdür Kalaman, “Aile Eðitimi Yoluyla Þiddetin Azaltýlmasý ve Suçun Önlenmesi Projesi”nin toplantýsýnda konuþma yaptý 08 Ocak 2009 tarihinde, Ýstanbul Ýli Üsküdar Ýlçesi'nde uygulanmasý plânlanan "Aile Eðitimi Yoluyla Þiddetin Azaltýlmasý ve Suçun Önlenmesi Projesi" kapsamýnda, Üsküdar Haydarpaþa Lisesi'nde toplantý düzenlendi. Toplantýya; Adalet Bakanlýðý Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Nizamettin Kalaman, Denetimli Serbestlik ve Yardým Hizmetlerinden Sorumlu Daire Baþkaný Vehbi Kadri Kamer, Üsküdar Kaymakamý Ýzzettin Küçük, Üsküdar Cumhuriyet Baþsavcýsý Hadi Salihoðlu, Üsküdar Adliyesi hâkim ve Cumhuriyet savcýlarý, Üsküdar Belediye Baþkan yardýmcýsý, Üsküdar Ýlçe Emniyet Müdürlüðü yetkilileri, Üsküdar Ýlçe Milli Eðitim Müdürü ve Þube Müdürleri, Paþakapýsý Ceza Ýnfaz Kurumu Müdürü ve uzmanlarý, Üsküdar Denetimli Serbestlik ve Yardým Merkezi Þube Müdürü ve uzmanlarý, Üsküdar Ýlçesindeki okul müdürleri, rehber öðretmenler, okul aile birliði üyeleri olmak üzere yaklaþýk 600 kiþilik bir katýlým gerçekleþti. Toplantýda; proje ile ülke düzeyinde anne-baba eðitimi seferberliði baþlatýlarak, suç ve suçlulukla erken mücadele adýna aile, okul ve sosyal çevre boyutunda koruyucu önlemler alýnmasý; þiddet, saldýrganlýk ve suçluluk konularýnda toplumsal duyarlýlýðýn artýrýlmasýnýn hedeflendiði ifade edildi. Genel Müdür Kalaman yaptýðý konuþmada; suç davranýþýnýn ortaya çýkmasýnýn önlenmesi, suç iþlendikten sonra çocuklarýn yeniden topluma kazandýrýlmasý ve suç tekrarýnýn en aza indirilmesi için aile eðitimlerinin büyük önem arz ettiðini; bu kapsamda ceza infaz kurumlarýnda bulunan hükümlü ve tutuklular ile denetimli serbestlik kapsamýndaki kiþilere okuma-yazma, Açýk Ýlköðretim Okulu, Açýköðretim Lisesi ve üniversite eðitimi ile kütüphane ve dershane gibi her türlü eðitsel çalýþmalara katýlma; futbol, voleybol, basketbol, masa tenisi, badminton, satranç, dart, squash gibi sportif faaliyetler ile sosyal, kültürel, meslekî etkinliklerde bulunma, psiko-sosyal destek ve rehberlik hizmetlerinden yararlanma imkâný verildiðini; çocuklar için verilen eðitsel hizmetlerin yaný sýra psiko-sosyal hizmetlerin de çocuklara yönelik sürdürülen çalýþmalarýn aðýrlýk noktasýný teþkil ettiðini; çocuðu tanýma, yönlendirme, alýþtýrma, bireysel ve grup görüþmeleri, da- nýþmanlýk, toplumla iliþki, gönüllülerle çalýþma ve salýverilme sonrasý hazýrlýk hizmetlerinin yürütüldüðünü; çocuðu ve yaþadýðý ortamý daha iyi tanýmak, çocuðun geliþimi hakkýnda bilgi almak, bilgi vermek ve ailenin davranýþ örüntüsünü belirlemek amacýyla ailelerle görüþüldüðünü, onlara yönelik rehberlik çalýþmalarý yapýldýðýný; ceza infaz kurumlarýnda bulunan çocuklarýn ailelerine yönelik olarak "Aile Eðitimi Programý"nýn yürütüldüðünü, bu programýn kurumlarda bulunan çocuklarýn aileleri ile iliþkilerin kurulmasý ve/veya iliþkilerinin yeniden düzenlenmesi, kurum sürecinde ve sonrasýnda topluma uyum saðlayan bireyler olabilmeleri yolunda aile desteðinin saðlanmasý, ailelerin çocuklarýnýn içinde bulunduklarý durumla ilgili farkýndalýklarýnýn artýrýlmasý ve bu konuda sorumluluk almalarý için yönlendirilmeleri gibi konularý içerdiðini ifade etti. Emine Erdoðan, Antalya L Tipi Ceza Ýnfaz Kurumunu ziyaret etti Baþbakan Recep Tayyip Erdoðan’ýn eþi Emine Erdoðan, Antalya L Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu bünyesinde bulunan hükümlü ve tutuklu annelerinin yanýnda kalan çocuklarýn eðitim gördüðü anasýnýfýný ziyaret etti. 5 Ocak tarihinde yapýlan zi- yarette Emine Erdoðan, Kurum Müdürü Hasan Dal’dan Umut Anasýnýfý ve çocuklarla ilgili bilgi aldý. Çocuklarla sohbet ederek, onlarla yakýndan ilgilenen Erdoðan, çocuklara hediye daðýttý. Anasýnýfýný gezen Erdoðan mekâný çok beðendiðini ifade et- ti. Çocuklar da kendi yapmýþ olduklarý el emeði, göz nuru Türk Bayraðýný Erdoðan’a hediye etti. Erdoðan, Ülkemizde hükümlü ve tutuklu ailelerin çocuklarýna yönelik ilk ve tek uygulama olarak açýlmýþ olan anasýnýfýný ziyaret etmekten son derece mutlu olduðunu belirterek, "Ýnsan haklarýna saygý budur. Bu uygulamanýn tüm Türkiye'ye örnek olmasýný temenni ediyorum."dedi. Sivil toplum kuruluþlarý güçbirliði tarafýndan donatýmý yapýlan L Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu Umut Anasýnýfý'nda halen 6 kýz, 3 erkek olmak üzere toplam 9 öðrenci eðitim görüyor. Erdoðan, yapmýþ olduklar böyle güzel çalýþmalardan dolayý Kurum Müdürü Hasan Dal ve personele teþekkür ederek, Kurumdan ayrýldý. Seslenis 15 Þubat 2009 Sayfa 3 YAÞAMAK AÞKIMI DÝYEMÝYORUM MUTLULUK VE HÜZÜN YABAN ÝKLÝMLERÝN BAHARI Kaf daðýnýn ardýndan Esen rüzgarda, Zümrüd-ü Anka kuþunun Kanat çýrpýnýþýnda… Benden bir þeyler saklýyorsun; Çok sabrettim demen için. Her bakýþýn bir kriz gibi, Dokundukça burkulur içim. Sýcak bir merhabaydýn sen; Yalýn, sade, maðrur ve sevgi dolu. Seni her anýmsadýðýmda; Kalbim öylesine bir hâl alýrdý ki, Haþarý bir köpeðin Kýrlarda arsýzca koþturmasý gibi... Bir bebeðin masumiyeti kadar yalýn, Uðruna can verebilecek kadar delice Mutluluðumdun sen... Kaçýncý gece bu, özleminle yandýðým. Bilmiyorum kaç kezdir, Sen diye yastýðýmý okþadýðým. Sensiz gecelerde, Gözyaþlarýmla, yýldýzlarý yýkadýðým. Yaþamak, Gökkuþaðýnýn renklerinde, Periler diyarýnda, Umutlar ülkesinde… Yaþamak, Kýlýçlarýn gölgesinde, Kaðýt kaplan pençesinde, Nükleer silâh tehdidinde… Emine Halman Çetin Hâkim KAÇIRIYORUM Yorgun ellerimi açtýðýmda, Baþlýyor gözlerim harýl harýl çalýþmaya. Tuttuðum kalemin savruluþlarýyla Islanýyor satýr aralarý. Genelde duymakta zorlandýðým, Kalbimin söyledikleri çýnlatýyor kulaklarmý. Ve yazýyorum kalbimce... Hergün uzaklaþýyor hatta kaçýyorum, “Sen ve ben” lafýnýn birlikteliðinden. Aslýnda ben kaçýrýyorum; “Sen ve ben”li bilinesi en kýymetli anýlarý. Kitaplarýn içinde filmler, filmlerin içinde kitaplar. Ve bunlarýn hepsinin içindeki “sen ve ben” sohbetleri. Hepsini kaçýyorum, sebebi belli... Murat Özcan Eskiþehir Açýk Ceza Ýnfaz Kurumu B Bazen moral veriyorsun, Süzen gözünde bir anlam… Arada bir içimi yakýyorsun, Bir þeyler söyle kurbanýn olam. Aylardýr sineme batar bakýþýn, Her lahza yüreðime iþler aþkýn. Gördüðüm zaman ruhumu okþarsýn, Ben senden, sen benden yakýn. Dolup taþar emeller ufkundan, Bütün sevgileri sundum uðruna. Bu gönül vazgeçmiyor tutkundan, Aþký demledik yine senin arzuna. Artýk sabredemiyorum; Hele yüzüme bak ne görüyorsun? Kaþlarýmýn arasýna diyemiyorum, Sen aþkýna hep ümit veriyorsun. Hadi Demirel Bitlis E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu GÜZEL SÖZ Ýnsanlar baþaklara benzer. Ýçleri boþken baþlarý havadadýr; doldukça eðilir. (MONTAIGNE) u hayatta her insameden; bize iyi niyetnýn düþüncesi, SEVDÝKLERÝMÝZÝ le öðüt vermeye çalýsevdiklerini kýr- KAYBETMEYELÝM þan, yargýlamak için mamak, onlara sevgilerini deðil, öz eleþtirimizi en güzel þekilde ifade edebilyapmamýz için bizi uyaran mektir. Kimse bilerek ve isteyerek sevdiklerimizi kýrmayalým. Onlarý sevdiklerini kýrmak, incitmek is- kaybetmeyelim. temez. Fakat bazen yakýn iliþkilerNe olursa olsun acele karar de bir anlýk öfkeye kapýlarak sev- vermeyin. Acele kararlar zihnin diklerimizi kýrarýz. Bu durum ba- durduðu anlarda ortaya çýkar. zen telafi edilemez sonuçlara yol Onun için acele kararlarla kendiaçar, belki de onlarý kaybederiz. mize ve sevdiklerimize zarar verYapmýþ olduðumuz bu tür meyelim. yanlýþlar, düþünmeden davranmaBaþkalarýna özenle davranmak nýn sonucudur. Yakýn iliþkileri- için bilinçli ve sürekli bir çaba mizde, onlarý kaybetmeyeceðimi- gösterir olsaydýk bunun kendimiz zi düþündüðümüzden olacak, za- ve toplum üzerinde hayranlýk man zaman onlara karþý düþünce- uyandýrýcý etkileri olurdu. Bunu sizce davranýþlarda bulunuruz. baþarabilen insanlar çevremizde Oysa düþünün; sýcak soðuk de- çok… Baþkalarý için gösterdiðimeden, her türlü olumsuz þart- miz bu türlü bir çabayý, sevdiklelarda dahi "of" bile demeden yolla- rimiz için göstermemiz zor mu ra düþen, diþinden týrnaðýndan acaba? Neden göstermeyelim ki? senin için artýran, giyinmeyip giy- Hayatta en önemli varlýklar onlar diren, özleminle yanýp tutuþan, deðil mi bizim için? her ne olursa olsun senin yanýnda Bizim için hayatýn anlamý sevolan kiþilerdir sevdiklerin. diklerimizdir. Onlar olmadan tüm Nedenlerini merak etseler de anlamýný yitirir yaþam. O zaman gözyaþlarýnýn dinmesini bekleye- gelin onlarý kýrmayalým, onlarý cek kadar anlayýþlý; saçmalasak da kaybetmeyelim ki bizler de kayýp bizi dinleyecek kadar sabýrlý; acý- olmayalým! mýzý, derdimizi kendilerine yük Ýþ iþten geçmeden teþekkür edecek kadar fedakâr ve cömert edelim hiç deðilse, bizi hiçbir þey kiþilerdir sevdiklerimiz. beklemeden sevdikleri için. Ýliþkilerimizde, onlara sitem etmek, yakýnmak yerine kýrýlýp Gazi Karaýkuþ dökülen baðýmýzý yeniden onarÝnfaz ve Koruma Memuru manýn yollarýný aramamýz gerekir. Malatya E Tipi Kapalý Ceza Yüzleþmekten korkmadan, çekinÝnfaz Kurumu Mutluluðum gibi, hüznüm de sen... Yalnýz býrakýp da gittiðin günden beri... Hele o son mektubundan bu yana, Batýk gemiler misali, Hüzne gömüldü yüreðim. Ýçim acýsa da onurum kýrýlsa da, Hiç kavuþmayacak olsak bile, Sevmekten vazgeçemem ki seni... Hüznümsün sen... Murad Senusoðlu Maltepe 3 No’lu L Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu HASRET Özlemlerle yanan bir günün öfkeli gecesinde, Tanýmlayamadýðým belirsiz duygunun adýný, Hasret koydum senden habersiz. Karanlýk gecelere sakladýðým hasretini, Kimselere söyleyemem... Çünkü burular ýþýksýz, Buralar çýldýrtan gecelere mahkûm. Ve ben; Tanýmlayamadýðým seni yufka düþlerimde uyuturken; Karanlýk odalarýn aydýnlýða Dönüþmeyen köþelerinde, Sana þiirler yaktým geceler boyu. Benden baþka kimseler bilmez, Ýçimdeki seni ve karanlýk geceleri. Her gecede... Kalemimden dökülen hasret sözcükleri Beyaz gelinlikli sayfalarla nikâhlanýr. Ýþte ben; Karanlýktaki yalnýzlýðýmda O nikâhlarýn tek þahidiyim... Mahmut Çolak Sivas E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu Ne vardý ki; Bu kadar uzaklara kaçýp, Benden uzak iklimlerde yaþayacak. Ben özleminle yalnýzlýðý yaþarken, Yýrtýldý mesafeler hýçkýrýklarýmdan. Bosnalý kadýnlar duydu sesimi, Bir tek sen duymadýn, Duymadýn feryadýmý, can. Hasretini çekti mi benim gibi O büyük þehrin semalarý? Özleminden aðladý mý kara bulutlar? Benim kadar sevdi mi seni, O kalabalýk þehrin duygudan uzak insanlarý? Ne vardý ki can, Ne buldun oralarda? Yaban iklimlerin baharý olup, Yeþerip uzaklarda açacak, Kahredip de beni öksüz býrakacak... Yýldýzlar duydu feryadýmý, Bir tek sen duymadýn, Duymadýn beni hâlâ, can. Adnan Ýpek Niðde E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu FIKRA ÝKÝ KATLI OTOBÜS Bir gün Temel'le Dursun iki katlý otobüsle yolculuk ediyormuþ. Temel cep telefonunu çýkartýp alt kattaki Dursun'u aramýþ. - Orada havalar nasýl Dursun kardeþim? - Bizim þoför uyumuþ, otobüs kendi kendine gidiyor Temelciðim... - O da bir þey mi Dursun? Bizim katta þoför bile yok. Otobüs kendi kendine gidiyor. B U L M A C A SOLDAN SAÐA 1) Ceza infaz kurumlarýna yönelik yayýmlanan gazete- Yüce. 2) Zeybek-Bitkin hâle gelmek. 3) Kum falý- (Kýsaca) Anadolu Ajansý. 4) Bir göz rengi-Ýlave-(Kýsaca) Birleþmiþ Milletler-Tunus'un uluslar arasý plâka iþareti. 5) Kuzu sesi-Bir iþi yapmaya hazýr-Yassý demir ürünü. 6) Mektep-Satrançta bir hareket-Hititler. 7) Siyah- Halk dilinde abi. 8) Yabancý mal-Öte karþýtý-Su. 9) Samsun'un ilçesiGerçek. 10) Bir yerde oturmaÝsim-Uzaklýk anlatýr. 11) Ta… sonunda anlamýnda-Bir süs aðacý-Beyaz. 12) Deðerli bir kumaþ-Çan. a 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 YUKARIDAN AÞAÐIYA 1) Tören-Bir sayý. 2) Labada-Ýzleme. 3) GökyüzüÇok bilmiþ. 4) Saklamak. 5) Yasadýþý gösteri-Bankalar aracýlýðýyla kullanýlan para yerine geçer. 6) (Kýsaca) Numara-Bir deniz kuþu. 7) Çok büyük-Bir nota-Ýlaç, çareBir tahýl ölçeði. 8) Bir gösterme sýfatý-Hiç evlenmemiþGöz. 9) Bir mikroskop camý-Anafor. 10) Kör-Ýngilizce'de deniz. 11) Bir nota-Gezinti teknesi-Bir gaz adý. 12) Tali-Ýlgi Cenk Talay Konya E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu Geçen Sayýdaki Bulmacanýn Çözümü Seslenis Sayfa 4 USTALARDAN SEÇMELER NECÝP FAZIL KISAKÜREK HATIRINA DÜÞECEÐÝM Kopkoyu bir sis içinde bir akþam Hatýrýna düþeceðim belki Bir an ýslayacak yaðmur yüzünü Birden o tatlý demleri hatýrlayacaksýn Sonra sýcak yataðýnda uzun uzun Aðlayacaksýn aðlayacak.! Boðazýnda bir þeyler düðümlenecek Ah yanýmda olsaydý diyeceksin Tüm yýldýzlar gülecek haline ay da göz kýrpacak Ýliklerine iþleyecek bensizlik Kahrolacaksýn...! Bir sigara tüttüreceksin ihtimal Ufku seyredeceksin saatlerce Bir rüzgâr kopçalayacak yüzünü Sonra hayalim gelecek karþýna Bir Þiirimi mýrýldanacaksýn Hýçkýracaksýn..! Gönlünden atamadýðýn gibi kafandan da Silemeyeceksin beni düþlerine gireceðim her gece Ýnce bir hüzün bürüyecek yüzünü Ve çýrýlçýplak gerçekleri o zaman Anlayacaksýn..! Sonra bir þeyler yazmak isteyeceksin Kafan gibi kalemin de iþlemeyecek Unutmak isteyeceksin her þeyi Ama unutamayacaksýn hiç bir þeyi Kývranacaksýn...! Necip Fazýl KISAKÜREK (26.05.190525.05.1983) HAYATI 26 Mayýs 1905'te Ýstanbul'da doðdu. Çocukluðu, büyük babasýnýn Ýstanbul Çemberlitaþ'taki konaðýnda geçti. Ýlk ve orta öðrenimini Amerikan ve Fransýz Kolejleri ile Bahriye Mektebi'nde (Askeri Deniz Lisesi) tamamladý. Lisedeki hocalarý arasýnda Yahya Kemal, Ahmet Hamdi(Akseki), Ýbrahim Aski gibi isimler vardý. Necip Fazýl hocalarýndan en çok Ýbrahim Aski'nin etkisinde kalmýþtýr. Tasavvufla ilk tanýþmasý da hocasý Ýbrahim Aski'nin verdiði kitaplarla olmuþtur. Kýsakürek, Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirdikten (1924) sonra, Milli Eðitim Bakanlýðý bursu ile gönderildiði Fransa'da, Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde okudu. Türkiye'ye dönüþünde Hollanda, Osmanlý ve Ýþ Bankalarýnda müfettiþ ve muhasebe müdürü olarak çalýþtý. Robert Koleji, Ýstanbul Güzel Sanatlar Akademisi, Ankara Devlet Konservatuarý, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coðrafya Fakültesinde ders verdi(1939-43). Sonraki yýllarýnda edebiyata yönelerek fikir ve sanat çalýþmalarý dýþýnda baþka bir iþle meþgul olmadý. Necip Fazýl, annesinin arzusuyla þair olmak istedi (bunu düþündüðünde henüz 12 yaþýndaydý) ve ilk þiirleri Yeni Mecmua'da yayýmlandý. Milli Mecmua, Anadolu, Varlýk ve Yeni Hayat dergilerinde çýkan þiirleriyle kendinden söz ettirmeyi baþardý. Daha sonra Paris'e gitti ve dönüþünde yayýmladýðý Örümcek Aðý ve Kaldýrýmlar adlý þiir kitaplarýyla edebiyat dünyasýnda patlama yaptý. Necip Fazýl bu eserleriyle genç yaþta þöhreti yakalayarak, çaðdaþý þairlerin önüne çýkmayý baþardý. 1932'de Ben ve Ötesi adlý þiir kitabýný çýkardýðýnda henüz otuz yaþýna basmamýþtý. Necip Fazýl için 1934 yýlý hayatýnýn dönüm noktasý oldu. Çünkü hayat felsefesinin deðiþmesine neden olan ve Beyoðlu Aða Camii'nde vaaz vermekte olan Abdülhakim Arvasi ile bu dönemde tanýþtý. Ve bu kiþiden bir daha kopmadý. Necip Fazýl'ýn, üstün bir ahlâk felsefesini savunduðu tiyatro eserlerini birbiri ardýna edebiyatýmýza kazandýrmasý bu döneme rastlar (Tohum, Para, Bir Adam Yaratmak). Necip Fazýl aralýklarla gidip uzun sürelerle kaldýðý Ankara'ya üçüncü gidiþinde, bazý bankalarýn da desteðini saðlayarak 14 Mart 1936'da haftalýk Aðaç dergisini çýkarmýþtýr. Yazarlarý arasýnda Ahmet Hamdi Tanpýnar, Ahmet Kutsi Tecer, Mustafa Sekip Tunç'un da bulunduðu Aðaç dergisi, yeni kapanan Yakup Kadri'nin Kadro dergisi yazarlarý Burhan Belge, Vedat Nedim Tör, Þevket Süreyya Aydemir ve Ýsmail Hüsrev gibi yazarlarýn savunduðu ve dönemin etellektüellerini hayli etkilemiþ bulunan materyalist ve marksizan düsüncelerine karþý spiritüalist ve idealist bir çizgi izlemiþtir. Ankara'da altý sayý çýkan Aðaç dergisi daha sonra Ýstanbul'a nakledilmiþ ancak fazla okur bulamadýðýndan 17'nci sayýsýnda kapanmýþtýr. Necip Fazýl, 1943 yýlýnda dinsel ve siyasal kimliði ön plana çýkan Büyük Doðu adlý dergiyi çýkardý. 1978 yýlýna kadar aralýklarla haftalýk, günlük ve aylýk olarak çýkarýlan Büyük Doðu'da iktidarlara cephe alan Kýsakürek, yazý ve yayýnlarý yüzünden mahkemelik oldu, hapse girdi ve dergi birçok kez kapatýldý. Sultan Abdülhamit taraftarý olan Necip Fazýl giderek Ýslamcý kesimin önderlerinden biri oldu. Aðaç dergisinde olduðu gibi, Büyük Doðu'nun ilk sayýlarýnda da yazar kadrosu hayli kozmopolittir. Bedri Rahmi, Sait Faik gibi yazarlarýn imzasý dergi sayfalarýnda görülmektedir. Ancak, Büyük Doðu, dinsel bir kavga organý durumuna gelince bu yazarlarýn bir kýsmý ayrýlmýþtýr. Necip Fazýl 1947 yýlýnda Büyük Doðu toplatýlýnca Kasým-Aralýk aylarý arasýnda üç sayý devam eden Borazan adlý siyasal mizah dergisini çýkarmýþtýr. Sýk sýk kapatýlan veya toplatýlan Büyük Doðu'nun çýkmadýðý dönemlerde günlük fýkra ve çesitli yazýlarýný Yeni Ýstanbul, Son Posta, Babialide Sabah, Bugün, Milli Gazete, Hergün ve Tercüman gibi gazetelerde yayýmlayan Necip Fazýl, Büyük Doðu'da çýkan yazýlarýnda kendi imzasý dýþýnda Adýdeðmez, Mürid, Ahmet Abdülbaki gibi takma isimler kullandý. 1962 yýlýndan itibaren de hemen hemen tüm Anadolu þehirlerinde konferanslar verdi. Necip Fazýl, Sabýr Taþý adlý oyunuyla 1947 yýlýnda C.H.P. Piyes Yarýþmasý Birincilik Ödülü'nü almýþ, doðumunun 75. yýldönümünde Kültür Bakanlýðýnca "Büyük Kültür Armaðaný" ödülünü (1980) ve Türk Edebiyatý Vakfý'nca "Türkçenin Yaþayan En Büyük Þairi" ünvanýný almýþtýr. Necip Fazýl Kýsakürek yazýlarýný yazmaya devam ederken uzun süren bir hastalýk dönemi geçirdi ve sonra 25 Mayýs 1983'te Erenköy'deki evinde öldü. Fatih'te düzenlenen cenaze merasiminden sonra Eyüp sýrtlarýndaki (Piyer Loti'deki) kabristana defnedildi. Bir soluk bu hayat… Onu ilk alýþýnda aðlarsýn, sonuncusunu ne zaman vereceksin bilemezsin ama yine de ýsrar eder durursun. Hayat kimileri için cennet, kimileri için cehennem… O ne kadar acýmasýz olursa olsun ondan vazgeçemeyiz. Karanlýk gecelerde, fýrtýnalarda savrulurken bile her þeye raðmen dinmiþ lodos sabahlarýna kavuþacaðýmýzý biliriz. Hayat uzun bir yol; her türlü darbesine raðmen yürümek istediðimiz bir yol… Farklý bakýþ açýsýyla deðerlendirecek olursak aslýnda bu hayatý en kolay hâle getirebilmek elimizde diye düþünüyorum. Önemli olan elimizdeki kartlarý doðru kullanmak ve çevirmek. Yani þans ve fýrsatlarý iyi deðerlendirebilmek… Düþünür olan Paulo Coulhu'nun gözlemi ve yorumunu sizlerle paylaþmak istiyorum. Onun yaþam ilkeleri þöyle: “Eðer bir gün yolunuzu kaybederseniz, bir çocuðun gözlerine bakýn. Çünkü bir çocuðun yetiþkinlere öðretebileceði üç þey vardýr: birincisi nedensiz mutlu olabilmek, ikincisi her zaman mutlu olabilecek bir þeyler bulmak, üçüncüsü ise elde etmek istediði þey için var gücüyle dayatmak.” Hayatta her þeye sahip olabiliriz. Önemli olan bir diðer husus ise beklentilerimizin ve ideallerimizin eksilmemesidir. Beklenti ve ideallerimizin azaldýðý oranda karamsarlýklarýmýz artar. Kendimizi boþlukta ve iþe yaramaz hissederiz. 15 Þubat 2009 HAYATA DAÝR Unutmamalýyýz ki, yaþadýðýmýz olumsuzluklarýn arkasýna daima olumlu bir þeyler saklanmýþtýr. Büyük baþarýlar, baþarýsýzlýklarýn ardýndan; mutluluklar, mutsuzluklarýn ardýndan bir zincir misali peþ peþe gelir. Yapmanýz gereken; nerede, nasýl, ne halde olursak olalým, o zincirden doðru halkayý seçebilmektir. Doðru halkalar ise en virane yerlerde saklýdýr. Sen doðru halkayý seçtiysen bekle ve hayatýn sana yapacaðý sürprizlere hazýr ol. Konumun fark etmez. Engelli olabilirsin, özürlü olabilirsin; fakir veya hürriyeti kýsýtlý biri olabilirsin... Hiçbir þey senin istediðin hayata ulaþmana, en azýndan çaba göstermene, engel olamaz. Hayat, ne kadar çaba gösterirsen göster, bazen istediklerini bir anda vermeyebilir. Biz bu durumda isteklerimizi ertelememeli, ýsrarcý olmalýyýz. Hayat merdivenlerinden çýkarken sabýrlý olmalýyýz. Hayat her zaman adil olmayabilir bize. Bir mum misali hayat… Bize gelince sönebilir. Ama unutmamalýyýz ki onu tekrar yakmak elimizde. Sen yeter ki iste. Nasýl yakacaðýný bilmiyorsan araþtýr. Mutlaka bir sonuca ulaþacaksýn. Öyle miydi, böyle miydi diye sorarak þüphe denizinde kaybolmak yerine azýcýk zahmet da- ha makbul... Ýnsanlar daha farklý bu dünyada. Hayat da kendisini farklý sunuyor. Ýstediðiniz þey size ufuktaki bir gemi kadar uzak olabilir. Siz orada öylece oturursanýz, limana belki uðrar, belki uðramaz. Bu durumda yapmanýz gereken araþtýrmak ve sonrasýnda öðrendiklerinizle hayata karþý çaba göstermek. Yazýma, dünyaca ünlü bir sporcunun örnek alýnmasý gereken yaþamýyla devam etmek istiyorum. Wilma Rudolph, fakir bir zenci ailenin 22 çocuðundan biriydi. Doðuþtan deformeydi. Çocuk felcine yakalandý. Doktorlar yürümesi "imkânsýz" dediler. 1960'da, Roma'da 100m, 200m ve 4x100m koþularda olimpiyat þampiyonu oldu. Ýmkânsýzýn ardýndan gelen baþarý ve örnek alýnmasý gereken azim… Bazýlarý hedeflerine ulaþamadan düþüyor. Siz bundan korkup geri çekilmeyin. Çabalayýn, yüzeysel davranmayýn. Olaylarýn derinlerine inin. Çünkü orada hayata dair gizler bulacaksýnýz. O gizler sizleri baþarýya götürecektir. Farklýlýklarý algýlayýn çünkü kolay yoldan ulaþýlan baþarý zevksiz bir baþarýdýr. Nerede olursak olalým, olmaz denilenin, inadýna "olur" ihtimalinin peþinden gidelim. Herkesin kendinde bu gücü bulabilmesi dileðiyle… Serap Mercan Kozan M Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu ANARIM KÝMSESÝZ FARKINDA MISIN? Ne zaman bir þarký kulaklarýmda çýnlasa; Gecenin zifiri karanlýðýnda, Saman yýldýzýnýn tanýklýðýnda Anarým geçmiþi. Kanatlarý kýrýk bir kuþ misali, Çýrpýnarak hayatta. Dünya içindeki insanlarda yalan, Umutlar olmuþ viran, Her taraf talan… Kimse kalmamýþ artýk benim halimi soran, O benim iþte: Kimsesiz! Bombaladýðýn yüreðimde açtýðýn derin yaranýn, Gönlümde kopardýðýn amansýz fýrtýnanýn... Sensiz hiç anlamý olmaz ki yaþasam da hayatýn, Biliyor musun, sen bu ahvalimin farkýnda mýsýn? Kan-revan içinde, Seni her gece, Damarlarýmdaki asil kanla Ketum dudaklarým, Ýç monologlarýmla Anarým. Anarým seni, Sensizliðin labirentinde. Mustafa Ceritli Adýyaman E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu Karanlýk dünyanýn apak umutlarýyla, Sana olan özlemin bu günü yarýnýyla Kalbimdeki yalnýzlýðýn acýsýyla, O benim iþte: Kimsesiz! Umutlarýný en içten duygular ile saklayan, Her daim kalbinden gözlerinden kan damlayan, Ýsminin baþ harfini bile duyunca duygulanan O benim iþte: Kimsesiz! Gece gündüz anýyorum seni kulaklarýn çýnlasýn! Gönlümde inþa ettiðin köþkün sarayýn tahtýndasýn, Son baharýmda açan papatyam, manolyamsýn, Biliyor musun, sen bu ahvalimin farkýnda mýsýn? Metin Akyol Çankýrý E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu Davacýyým bizi bizden ayýran bahtsýzlýðýmdan, Davacýyým aramýzdaki alev duvarlardan, Davacýyým sana selâmýmý ulaþtýrmayan turnalardan, Biliyor musun, sen bu ahvalimin farkýnda mýsýn? ÖZGÜRLÜK SANA GELECEÐÝM Ýçtiðim çayýn açýk renginden, Soðuk zincir kelepçe içinde, Attýðým voltanýn her metresinde, Özledim özgürlük seni özledim. Buðulu gözlerin vardý, Sevgiyi anlatýrdýn karanlýðýmý silerdin. Yeni umut çiçekleri açtýrýrdý her sözün. Þimdi yoksun. Ne gözlerin karanlýðýmý silen, Ne umutlarýmý yeþerten sözlerin yok. Kayýp gittin ellerimden, Ben tutamadým seni, kayýp bir zamanda. Karanlýðýn tam ortasýnda, Sensizliðin acýsýný yaþýyorum. Ve hesaplaþmam da bitmedi, Yardým et yârim, kayboluyorum. Bir boþluðun tam ortasýnda dibe batýyorum, Ya sen gel ya da ellerimden tut, sana geleyim. Sýkýldýkça avluda volta atarým, Teselliyi tespihimde ararým. Ben de bir gün hür olurum, Özledim özgürlük seni özledim. Gözlerim yaþ dolar aðlarým, Çaresiz derdime derman ararým. Dört duvar arasýnda günler sayarým. Özledim özgürlük seni özledim. Ercan Tayfur Aðrý M Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu GÜZEL MERSÝN Toroslarýn eteðinde, Durmuþ balýn peteðinde, Koç Yörükler diyarýnda, Yatar senin güzel Mersin. Narenciye ambarýsýn, Sen güneyin incisisin, Güzellikte birincisin, Yoktur tekin güzel Mersin. Çamlýyayla, Aslan Köyün, Hep meleþir kuzu koyun, Tadýna olmaz ki doyum, Güzelim güzeldir Mersin. Salih Akgül Ýnfaz Koruma Baþmemuru Mersin E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu Seni unutmanýn aklýmýn ucundan asla geçmediðini, Sana olan sevdamýn uðruna feda edeceðim caný, Baþkalarýný görmeyen kör ettiðin gözlerimi, Biliyor musun, sen bu ahvalimin farkýnda mýsýn? Süleyman Demirel Burdur E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu HAYAT VE BULMACA Hayat bir bulmaca gibidir; Bildiklerin vardýr, bilmediklerin gibi. Bazen bildiklerin bilmediklerinin cevabýný getirir, Bildiklerini unuttuðun olur bazen. Bazen yanlýþ yaparsýn hayatta, Yanlýþ yazdýðýn bulmaca gibi… Belki de hayat yanlýþtýr dersin, Bulmaca gibi. Doðru da olsa yanlýþ da, Ýkisi de bitmeye mahkûmdur, Bizim gibi! Cenk Talay Konya E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu Þeref adýmý soyadýmý, özdeþtirdim muradýmý, Düþünmekle geçirdim dört duvar arasýnda yýllarýmý, Böldün gece yarýlarý, sabaha karþý hep uykularýmý, Biliyor musun, sen bu ahvalimin farkýnda mýsýn? Þeref Kesik Ýnebolu M Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu SENSÝZLÝÐÝ ÖÐRENDÝM SENDEN Dur az daha bekle! Nasýl olsa doyamayacaðým sana. Ellerine, gözlerine, bakýþlarýna… Dur, az daha bakayým gözlerine, Biraz daha bakayým yamacýnda. Yetmeyeceðini bile bile, Bir kere daha çekeyim nefesini nefesime... Ellerinin sýcaklýðý gitmez ellerimden, Býrak az daha tutayým. Sözleri ezberledim öteden beri... Þimdi konuþma, sus; Nasýl olsa yarým kalacak her cümle. Ben sensiz sevmeyi öðrendim sevgili, Býrak yarým kalsýn her þey. Gözlerin gözlerimde, ellerimde sýcaklýðýn, Teninin kokusu hâlâ içimde. Ve git deyiþlerin… Duymaya bir daha cesaret edemediðim... Dedim ya sevgili, Ben seni sensiz sevmeyi öðrendim senden. Evrim Ertekin Öðretmen Konya E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu Seslenis 15 Þubat 2009 Genel Müdürlük heyetinden kurumlara ziyaret BÝRÝNCÝ SAYFADAN DEVAM Heyet, 2-6 Þubat 2009 tarihleri arasýnda gerçekleþtirilen ziyaret çerçevesinde Eskiþehir, Kütahya, Uþak, Ýzmir, Manisa, Aydýn, Denizli ve Afyonkarahisar Ýl ve Ýlçelerindeki aðýr ceza merkez ve mülhakatlarýnda bulunan kapalý ve açýk ceza infaz kurumlarýnda incelemelerde bulundu. Kurumlara ziyarette; kapasite artýrýlmasýna yönelik incelemelerin yaný sýra personelle görülüþülerek, sorunlarý dinlenirken, hükümlü ve tutuklulara yönelik eðitim ve iþyurdu faaliyetleri yerinde görüldü. Sayfa 5 Mardin’de ‘futbol turnuvasý’ Mardin Valiliði ile Gençlik ve Spor Ýl Müdürlüðünün düzenlediði Kurumlararasý Futbol Turnuvasýnda Mardin E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu (Marcik) Gençlik ve Spor Kulübü ilk kupasýný aldý. Çekiþmeli müsabakalara sahne olan turnuvada birinciliði Çimento A.Þ., ikinciliði Emniyet Müdürlüðü, üçüncülüðü de Marcik Gençlik ve Spor Kulübü aldý. Üçüncülük kupasýný Ýl Emniyet Müdürünün elinden alan Marcik futbol takýmý sporcularý, böyle organizasyonlarýn toplumda kaynaþma, dayanýþma ve yeni dostluklarýn kurulmasýna olanak saðladýðýný ve daha büyük baþarýlara imza atacaklarýný söylediler. Kurum Müdürü Bayram Bozan, dereceye giren takýmýn futbolcularýný kutlayarak, maddi ve manevi desteðinin süreceðini söyledi. Bozan, personele yönelik bu tür faaliyetlerin yaný sýra Kurum içinde hükümlü ve tutuklularýn da katýlacaðý sportif organizasyonlarýn yapýlacaðýný ifade etti. Kurumlarda ‘veda töreni’ Aksaray Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda 01.08.2006 tarihinden beri görev yapmakta olan Ýkinci Müdür Bektaþ Efe’nin emekliliði nedeniyle düzenlenen veda yemeðinde duygusal anlar yaþandý. 26.11.2008 tarihinde düzenlenen veda yemeðine Cumhuriyet Savcýsý Veysel Yýlmaz, Kurum Müdürü Cevat Berber, Kurum Ýkinci Müdürü Abdullah Gürbüz, Kurum Öðretmeni Murat Koç ve çok sayýda personel katýldý. Yapýlan konuþmalarýn ardýndan, 27 yýl hizmeti olan Efe'ye Cumhuriyet Savcýsý Veysel Yýlmaz teþekkür belgesi, Kurum Müdürü Cevat Berber de personel adýna hediye takdim etti. Edirne Açýk Ceza Ýnfaz Kurumu Ýkinci Müdürü Mehmet Bendeþ, emekli oldu. 28 yýllýk görev süresinin ardýndan emekli olan Bendeþ için 4 Aralýk 2008 tarihinde veda töreni yapýldý. Kurum Mü- dürü Necmi Acun, 2. müdürler ve diðer personelin katýldýðý törende Bendeþ'e teþekkür belgesi verilerek, hizmetleri için teþekkür edildi. Ýskenderun M Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda ise emekli olan Ýnfaz ve Koruma Memurlarý Lütfi Çetil ve Bedriye Eser için 31 Aralýk 2008 tarihinde veda töreni yapýldý. Törene Cumhuriyet Baþsavcýsý Mustafa Alper, Cumhuriyet Savcýsý Mustafa Tarsuslu, Kurum Müdürü Ramazan Fidanoðlu, Ýkinci Müdür Mehmet Buðdaycý, Ýdare Memuru Nusret Çelik, Kurum Öðretmeni Mehmet Alýcý ve Kurum personeli katýldý. Törende, emekli olan Ýnfaz ve Koruma Memurlarý Lütfi Çetil ve Bedriye Eser’e plâket ve teþekkür belgesi verilirken, hakemlik ve antrenörlük kurslarýna katýlarak baþarýlý olan personele ise sertifikalarý daðýtýldý. Kurumlarda ‘Dünya AIDS Günü’ etkinliði Sivas E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda 1 Aralýk Dünya AIDS Günü nedeni ile konferans verildi. Konferans Sivas il Saðlýk Müdürlüðünde görevli Doktor Osman Kurakýþla tarafýndan gerçekleþtirildi. Konferansta; AIDS’ten korunma yollarý hakkýnda hükümlü ve tutuklu- lar bilgilendirildi. Konferansýn sonunda hükümlü ve tutuklularýn sorularý cevaplandýrýldý. Salihli C Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda eðitim-öðretim, sosyal ve kültürel çalýþmalar kapsamýnda 1 Aralýk Dünya AIDS Günü nedeniyle 01.12.2008 tarihinde Ku- Sivas E ve Aðrý M Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumlarýnýn ‘acý kaybý’ Sivas E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda Ýnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yapan Ali Çaldýran’ýn 29.12.2008 tarihinde vefatý tüm kurum personelini, hükümlü ve tutuklularý yasa boðdu. 1962 yýlýnda Sivas’ýn Hafik ilçesinde doðan Çaldýran, 1988 yýlýnda înfaz ve Korumu Memuru olarak Hafik Ceza Ýnfaz Kurumunda göreve baþladý. 2004 yýlýndan itibaren Sivas E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda görev yapan Çaldýran, yaklaþýk beþ aydýr amansýz bir hastalýkla mücadele ediyordu. Yakalandýðý hastalýða yenik düþen Çaldýran, evli ve 4 çocuk babasýydý. Aðrý M Tipi Ceza Ýnfaz Kuru- Ali Çaldýran Mehmet Oðuzkan munda 1986 yýlýndan beri Ýnfaz ve Koruma Memuru olarak görev yapmakta olan Mehmet Oðuzkan ise tedavi gördüðü hastanede 13.01.2009 tarihinde vefat etti. 1957 doðumlu olan Oðuzkan, evli ve 4 çocuk babasýydý. Çaldýran ve Oðuzkan’a Allah'tan rahmet, ailelerine, yakýnlarýna ve çalýþma arkadaþlarýna baþ saðlýðý dileriz. rum Kütüphanesinde, Kurum Diþ Hekimi Aydan Özbek tarafýndan hükümlü ve tutuklulara yönelik konferans verildi. Konferansa Kurum Müdürü Kadir Avara, Kurum Ýkinci Müdürü Kahraman Topaloðlu, Kurum Öðretmeni Hurþit Kayan, infaz ve koruma memurlarý ile hükümlü ve tutuklular katýldý. Diþ Hekimi Aydan Özbek, slayt gösterisi eþliðinde sunduðu konferansta; "AIDS" hastalýðý, bulaþma yollarý, korunma ve tedavi yöntemleri gibi konularda bilgiler sundu. Vezirköprü M Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda 1 Aralýk 2008 Dünya AIDS Günü nedeniyle ile hükümlü ve tutuklulara yönelik, 4 Aralýk 2008 tarihinde Ýlçe Saðlýk Grup Baþkanlýðýnca görevlendirilen Doktor Ercüment Akbulut tarafýndan “AIDS” konulu konferans gerçekleþtirildi. Tutuklu ve hükümlülerin yoðun ilgi gösterdiði konferansta Doktor Ercüment Akbulut çaðýn vebasý olarak bilinen AIDS Hastalýðý hakkýnda katýlýmcýlarý bilgilendirdi. AIDS nedir ve nasýl bulaþýr ? HIV, AIDS'e yol açan virüstür. HIV, Human Immunodeficiency Virus (Baðýþýklýk Sisteminin Çökmesine Neden Olan Virüs) kelimelerinin kýsaltmasýdýr. HIV virüsü taþýyan insanlar "HIV pozitif" veya "HIV enfeksiyonlu" olarak adlandýrýlýr. HIV virüsü, baðýþýklýk sisteminize zarar vererek sizi hasta eder. Baðýþýklýk sistemi vücudunuzu mikroplardan korur. Baðýþýklýk sisteminiz çalýþmadýðýnda, mikroplar sizi daha kolay hasta edebilir. Ancak, hastalýk hemen görünmeyebilir veya hissetdileyebilir. HIV virüsü taþýdýðýnýzý bile bilmeyebilirsiniz. AIDS nedir ? AIDS, HIV virüsü baðýþýklýk sisteminizi zayýf hale getirdikten sonra ortaya çýkan bir hastalýktýr. AIDS, Acquired Immunodeficiency Syndrome (Edinilmiþ Baðýþýklýk Yetersizliði Sendromu) kelimelerinin kýsaltmasýdýr. AIDS hastasý insanlar, baðýþýklýk sistemi güçlü olan insanlarý etkilemeyen mikroplar nedeniyle kötü enfeksiyonlara yakalanýrlar. AIDS hastasý olmadan yýllar önce HIV virüsü almýþ olabilirsiniz. HIV virüsü nasýl bulaþýr ? HIV virüsü iki temel yolla bulaþýr. Cinsel iliþki ve enjeksiyon iðnesi vb.nin ortak kullanýmý. HIV virüsünden korunma yollarý 1) Cinsel iliþki sýrasýnda lateksli prezevatif kullanmak. 2) Baþkasýnýn kullandýðý iðne vb. kana deðen maddeleri kullanmamak.Vücuda yapýlan dövme ve piercing gibi iþlemlerde kullanýlan iðneler temiz deðil ise hiv virüsüne yakalanma riskiniz artar. Hiv virüsü öpüþmekle, tuvaletlerden, ayný havayý solumak, tükürük, gözyaþý, ter, aksýrýk, öksürük, idrar, deriye dokunma, okþama, kucaklama, yiyecekler, içecekler, çatal, kaþýk, bardak, tabak, duþ, çeþme musluðu, yüzme havuzu, deniz, sauna, hamam Sivrisinek ve diðer böceklerin sokmasý ile hiv virüsü bulaþmaz HIV virüsü belirtileri 1) Öksürme, ishal, kilo kaybý, gece terlemesi, yorgunluk hissi, 2) Ýlginç renkli veya kokulu bir vajina akýntýsý, 3) Yinelenen veya kalýcý vajina enfeksiyonlarý, 4) Vajinada veya vajina çevresindeki yara veya acý, 5) Kadýnlarda adet dönemlerinde ani bir deðiþim ve karýn aðrýsý, 6) Cinsil iliþki sýrasýnda olaðandýþý acý veya aðrý, 7) Dilinizde veya aðzýnýzýn içinde beyaz noktalar veya yaralar. Sayfa 6 Seslenis 15 Þubat 2009 Ermenek M Tipi’nde hükümlülere belgeleri törenle verildi Ermenek M Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda hükümlü ve tutuklulara eðitim-öðretim ve meslek edindirme kurslarý kapsamýnda açýlan "II. kademe okuma-yazma, bilgisayar iþletmenliði, iþletme, elektrik tesisatçýlýðý ve pano monitörlüðü, halk oyunlarý, ciltçilik, boya-badana" kurslarýný baþarý ile tamamlayan 53 hükümlü ve tutukluya baþarý belgeleri, yapýlan coþkulu bir törenle verildi. Kurum Müdürü Hasan Uçkaç'ýn eðitim çalýþmalarý ve sosyal faaliyetler hakkýnda yaptýðý sunumla baþlayan programda belge almaya hak kazanan hükümlü ve tutuklularýn belgeleri programa katýlan misafirler tarafýndan törenle verildi. Ermenek M Tipi Ceza Ýnfaz Kurumunda ger- Kocaeli C Tipi’nde konser coþkusu Kocaeli C Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda 18.12.2008 tarihinde Kocaeli Büyükþehir Belediyesi Kültür Sanat ve Konservatuar Müdürlüðünün katkýlarýyla Türk Halk Müziði konseri verildi. Konsere Cumhuriyet Savcýsý Özcan Ahmet Yýlmaz, Kurum Müdürü M. Nedim Danýþ, ikinci müdürler, Kurum personeli ile 85 hükümlü ve tutuklu katýldý. Konservatuar solisti Nuray Polat'ýn birbirinden güzel türkülerini seslendirdiði konser 1, 5 saat sürdü. Solist Nuray Polat'a, Kurum 2. Müdürü Sami Öztemel hediye vererek, teþekkür etti. Nevþehir E Tipi’nde belge daðýtým töreni Nevþehir E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda, 1 Aralýk 2008 tarihinde yapýlan törende, elektrik tesisatçýlýðý, çini desinatörlüðü ve 1.kademe okuma yazma kurslarýnda baþarýlý olan hükümlü tutuklulara belge verildi. Kurumun konferans salonunda gerçekleþtirilen törende; belgelerini alan hükümlü tutuklular, kurs öðretmenlerine ve Kurum yönetimine teþekkür ettiler. çekleþtirilen eðitim ve sosyal faaliyetlere katkýlarýndan dolayý Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Abdülkerim Çömçe, Halk Eðitim Müdiresi Fatma Arý, Ermenek ÝMKB Anadolu Öðretmen Lisesi Müzik Öðretmeni Murat Koruk’a plâketleri takdim edildi. Belge daðýtým töreninin ardýndan Murat Koruk tarafýndan gerçekleþtirilen müzik eðlence programý katýlýmcýlara eðlenceli saatler yaþattý. Belge daðýtým törenine; Ermenek Kaymakamý Ali Yýlmaz, Cumhuriyet Baþsavcýsý Mustafa Köylü, Adlî Yargý Adalet Komisyonu Baþkam Mustafa Sarýgedik, Cumhuriyet Savcýlarý Asým Ekren ve Muhammet Varol, Hâkimler Murat Gönülduru ve Okan Odabaþý, Jandarma Bölük Komutaný J. Üst. Teð. Mehmet Er- türk, Ýzleme Kurulu üyeleri, Milli Eðitim Müdürü Abdülkerim Çömçe, Halk Eðitim Müdiresi Fatma Arý, Kurum Müdürü Hasan Uçkaç, Ku- rum Ýkinci Müdürleri Osman Vatan, Özay Baþak ve Fikret Durgun, Kurum personeli ile hükümlü ile tutuklular katýldý. DENETÝMLÝ SERBESTLÝK VE SOSYAL BÝR VARLIK ÝNSAN Özet Sosyal bir varlýk olan insan, topluluk içinde ve toplu bir halde yaþar. Toplu halde yaþamanýn temel amacý, insanýn mutluluðu, refahý ve güvenliðidir. Ancak, insanýn mutluluðunu, refahýný ve güvenliðini saðlamak için uygulanan yol ve yöntemler deðiþmektedir. Çünkü sosyal hayat dinamik olup, bu dinamiklik nedeniyle de deðiþime açýktýr. Ýþte bu makalede bahsedilen sýnýrlar çerçevesinde denetimli serbestlik ve sosyal hayat arasýndaki iliþki konu edinilmiþtir. Bir yandan sosyal hayatýn devamý ve iþleyiþinde suçun önlenmesi ve suçlunun cezasýný denetimli serbestlik sistemi içersinde infaz edilmesi sonucunda suçlunun toplumla bütünleþmesi ve sosyal Yusuf YAÐBASAN hayatýnýn devam etmesi üzerinde durulmuþSosyolog tur. Gümüþhane Denetimli Serbestlik Giriþ ve Yardým Merkezi Ýnsan sosyal bir Þube Müdürlüðü varlýktýr. Ýnsanýn sosyal bir varlýk olmasý demek tek baþýna yaþayamayacaðý anlamýna gelir. Ýnsan ayný zamanda sorgulayan bir varlýktýr. Sorgulayan bir varlýk olmasý ise, insanýn her þeye kendiliðinden boyun eðmeyeceði anlamýný taþýr. Sorgulayan ve sosyal bir varlýk olan insan bir grup ve toplum içerisinde yaþar. Ýnsanlarýn oluþturduðu gruplardan sosyal hayat, sosyal hayattan da sosyal olaylar ve olgular ortaya çýkar. Aileler, cemaatler, þirket ve dernekler insanlarýn gruplar içinde yaþadýðý birlikteliklerdir. Bunlar, tesadüfen ve geliþi güzel oluþmuþ birliktelikler olmayýp, tam tersine önceden belirlenmiþ, onaylanmýþ ve belli bir düzen ve kurallar çerçevesinde oluþturulmuþlardýr. Bu baðlamda sosyal hayatýn bir toplamý olan toplum, insaný hem özgürleþtiren hem de sýnýrlamalar koyan, bir taraftan yardýmlaþmalara imkan tanýrken, diðer yandan gruplaþmalara yol açan ve de deðiþebilen bir sosyal iliþki ve teþkilatlar aðýdýr[1]. Sosyal hayattaki iliþkiler etkileþim kalýbý açýsýndan; birey birey iliþkisi, birey-grup iliþkisi ve grup-grup iliþkisi baðlamýnda ele alýnýp incelenebilir[ 2]. Yine sosyal hayattaki iliþkiler zaman açýsýndan; kýsa süreli, uzun süreli ve periyodik ya da devirli iliþkiler olarak tasnif edilebilir. Bu tür tasnifler, insanlarýn deðiþik kümeler ve topluluklar içinde yaþadýklarýný ve dolayýsýyla deðiþik kümeler içerisinde farklý davrandýklarýný ve davranabilecekleri gerçeðine açýkça iþaret eder. Sosyal iliþkiler dinamik bir özelliðe sahip olup, bu özelliði itibarýyla deðiþirler veya deðiþken bir özellik taþýrlar. Bu deðiþme bazen yavaþ bazen de hýzlý olarak tezahür eder. Toplumdaki deðiþmeler; bazen kendiliðinden toplumun kendi içyapýsýndaki dinamiklerin etkisiyle gerçekleþir ki bu tür deðiþmeler organik deðiþim olarak ifade edilir. Ýhtilaller ve planlama faaliyetleriyle deðiþmeler meydana gelir ki bu tür deðiþmeler ve deðiþtirmeler mekanik deðiþimler olarak adlandýrýlýr. Toplumdaki deðiþmelerde ise; fiziki çevre faktörü, teknoloji faktörü, kültür faktörü gibi faktörler önemli rol oynar. Toplumdaki deðiþmelere ayak uyduramayan kiþiler ise toplumun ve yasalarýn koymuþ olduðu hukuk kurallarýna uyamadýklarýndan patolojik sonuçlar doðurur. Ýnsanýn suçsuz olarak doðduðuna göre onu suça iten etkenlerin neler olduðu irdelendiðinde karþýmýza; toplumun bireyi dýþarý atmasý çýkmaktadýr. Çünkü deðiþime ayak uyduramayan insanlar toplum tarafýndan dýþlanýrlar ve dýþlanma sonucunda suç ile karþý karþýya kalýrlar. Durkheim'e göre Suçluðun bulunmadýðý hiçbir toplum yoktur. Her yerde ve her zaman insanlarýn bazý davranýþlarýna tepki olarak ceza uygulanmýþtýr. Bu yüzden suçluluk normaldir. Eðer suçluluðun kapsamý belirli bir sýnýrý aþarsa, bu hastalýklýdýr.[3] Bununla suçluluk her saðlýklý toplumun bütünleþmiþ kýsmýdýr. Suçun olmadýðý bir toplum tam olarak ve hiçbir yerde mümkün olamaz.[4] Suçsuz bir toplumunun olma olasýlýðýnýn günümüz þartlarýnda ütopya olarak karþýlanabileceði bir dönemde ciddi çalýþmalarýn gerekliliði bir kez daha öne çýkmakta olup bireyi suça iten nedenlerin neler olduðu belirlenmeli ve yetkililer eðer suç oranýnýn azalmasýný istiyorlar ise bilimsel veriler ýþýðýnda uygulamalar gerçekleþtirmelidir. Cezalarýn amacý suçun yeniden iþlenmesini engelleyerek masum insanlarý kötülüklerden uzaklaþtýrmak olmasýnýn sonucu olarak Ceza Hukuku diye yeni bir alan doðmuþ olup belirtildiði gibi ceza sisteminin amacý toplumun suçluluða karþý tepkisini ifade etmek için kullanýldýðý yargýlama biçimlerin ve kurumlarýn toplamý olarak belirmektedir. Bu sistemin en önemli çarklarý yasa ve yargýlama heyeti ve güvenlik güçlerinin hizmetleridir. Suç kaçýnýlmaz bir gerçek olduðuna göre onunla sadece polisiye tedbirler ile mücadele edilemeyeceði de bir gerçek olup eðer suç oranýnýn ciddi bir þekilde azaltýlmasý isteniyorsa nasýl suçun mahkeme ve polis aþamasý þart ise en az suçlularýn yakalanmasý ve caydýrýcý cezalarýn verilmesi kadar suçun karþýsýna eðitim destekli bilimin ýþýðýnda toplumsal bir eylem ile çýkýlmalý ve gençlik için onun o çaðýndaki enerjisini rasyonel alanlarda kullanabilecekleri bilimsel ve sportif alanlara mutlaka kanalize edilmelidir. Suç iþlediði tespit edilip mahkeme sonucunda ceza infaz kurumlarýna kiþilerin konulmasý ile suçun önüne geçilemeyeceði bilinmektedir. Yapýlacak bu iþlem sadece belirli kiþileri bir araya koyarak toplumdan izole etmek olmamalýdýr. Ayrýca her geçen gün sayýsý artan suçlularýn bir yerde muhafaza edilmesinin devlet bütçesine getireceði yükler ile yeni ceza infaz kurumlarýnýn yapýmýna harcanacak paranýn deðiþik þekilde kullanýlmasý gerekmektedir. Son dönemdeki kanuni deðiþiklikler ile kiþileri ceza infaz kurumu yerine Denetimli serbestlik, batýdaki adýyla probation altýnda, suçluyu toplum içerisinde tutarak, ona bazý sorumluluklar ya da þartlar yüklemek suretiyle, topluma yeniden kazandýrmayý amaç edinilmiþtir. Bu sistem Ülkemizde de 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüðe giren Türk Ceza Kanunu ve Ce- za ve Güvenlik Tedbirlerinin Ýnfazý Hakkýnda Kanun Ülkemizde hizmet verecek denetimli serbestlik ve yardým merkezlerinin dayanaðýný oluþturmuþtur. Belirtilen Kanunlarda yer alan denetimli serbestlik ile ilgili hükümlerin uygulanmasýný düzenleyen Denetimli Serbestlik ve Yardým Hizmetleri ile Koruma Kurullarý Kanunu Türkiye Büyük Millet Meclisinde 3 Temmuz 2005 tarihinde kabul edilmiþ ve 20 Temmuz 2005 tarihinde yayýmlanarak yürürlüðe girmiþtir. Anýlan Kanun gereðince Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüðü bünyesinde Denetimli Serbestlik ve Yardým Hizmetlerinden Sorumlu Daire Baþkanlýðý kurulmuþ, ayrýca Ülke genelinde 133 aðýr ceza merkezinde Denetimli Serbestlik ve Yardým Merkezi Þube Müdürlükleri kurulmuþtur. Denetimli Serbestlik ve Yardým Sistemi (DSYS)'nin tüm dünyada olduðu gibi Ülkemizde de amacý; Sistem, soruþturma ve kovuþturma aþamalarýnda suça sürüklenen çocuk, þüpheli, sanýk, hükümlü ve suç maðdurlarýna psiko-sosyal destek saðlamakta, sanýklar hakkýnda düzenlenecek olan sosyal araþtýrma raporlarýyla da yargýya ýþýk tutmaktadýr. Mahkemelerin kýsa süreli hapis cezasýna alternatif olarak verdiði; kamu hizmetinde ücretsiz çalýþma, eðitim kurumuna devam etme, belirli yerlere gitmekten ve belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklama, ehliyet, ruhsat ve belgelerin geri alýnmasý gibi yaptýrýmlar, tedavi ve denetim, belirli hak ve yetki kullanýmýnýn yasaklanmasý, cezanýn konutta infazý gibi yükümlülük ve tedbirler denetimli serbestlik ve yardým merkezi þube müdürlükleri tarafýndan uygulanmaktadýr. Yine sistem sayesinde, koþullu salýverilen hükümlülerin toplum içerisinde denetimsiz ve gözetimsiz halde serbest býrakýlmasý yerine, salýverilen kiþilerin denetim altýna alýnmasý ve kendisine bir takým yükümlülükler yüklenerek sorumluluk bilinci içinde iyi bir hayat sürmesi, topluma uyumunun saðlanmasý, yeniden suç iþleme riskinin önüne geçilerek toplumun korunmasý amaçlanmýþtýr. Ayrýca yine 5402 sayýlý yasa ile oluþturulan koruma kurullarý tarafýndan suçtan zarar görenlerin ve salýverilen hükümlülerin toplumla bütünleþmeleri açýsýndan psiko-sosyal destek, iþ, saðlýk, eðitim ve ekonomik sorunlarýnýn giderilmesine yönelik çalýþmalar baþlatýlmýþtýr. Bu sistem ile sosyal devlet anlayýþýnýn önemli bir parçasý iþlevsel olarak çalýþmaya baþlamýþ yazýnýn ilk paragraflarýnda deðinildiði gibi sosyal bir varlýk doðasýna sahip olan insan toplum içinde býrakýlmýþ ve cezasýný çekerken de içerisinde yaþamaya devam edeceði toplum içerisinde denetim altýnda tutulmuþtur. Kaynakça 1. Amiran Kurtkan, Genel Sosyoloji, Filiz Kitapevi, Ýstanbul, 1986, s.3-4. 2. Doðu Ergil, Toplum ve Ýnsan, Turhan Kitabevi, Ankara, 1984, s.54. 3. Durkheim Emile, Kriminaliteet als normales Phaenomen, in: Krimininalsoziologie Frankfurt a. M. 1968, s.3 vd. 4. Kürzinger, 80; Schwind, 125. 15 Þubat 2009 Seslenis Sayfa 7 Genel Müdür Kalaman, Ýstanbul’da incelemelerde bulundu Ceza infaz kurumlarý, denetimli serbestlik ve yardým merkezi þube müdürlükleri ve personel eðitim merkezindeki çalýþmalarý yerinde görmek ve personelle görüþmek amacýyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Nizamettin Kalaman, 9-13 Ocak 2009 tarihleri arasýnda Ýstanbul'a çalýþma ziyareti gerçekleþtirdi. Genel Müdür Kalaman, çalýþma ziyaretinin birinci gününde; Kartal H Tipi Ceza Ýnfaz Kurumu, Maltepe 1, 2 ve 3 No’lu L Tipi Ceza Ýnfaz Kurumlarý, Çocuk ve Gençlik Ceza Ýnfaz Kurumu, Açýk Ceza Ýnfaz Kurumu, Ümraniye E ve T Tipi Ceza Ýnfaz Kurumlarýný ziyaret ederek personel ile bir araya geldi. Genel Müdür Kalaman yaptýðý konuþmada; ceza infaz kurumlarýnda görev yapmanýn zor olduðunu ve fedakarlýk gerektirdiðini, Ýstanbul ilinde bu zorluðun yanýnda personelin ulaþým nedeniyle çeþitli güçlüklerle karþýlaþtýðýný, bunun yanýnda özlük haklarýnýn istenilen düzeyde bulunmamasýnýn bir gerçek olarak karþýmýza çýktýðýný, baþta sayýn Bakanýmýz olmak üzere bu sorunlarýn giderilmesi için yoðun bir gayretin içinde olduklarýný söyledi. Kalaman, “Servis hizmetlerinden yararlanamayan personelimizin yol giderleri Bakanlýðýmýzca karþýlanacak. Bu yýl hazýrlanan projeler ile çok sayýda personelimiz yurt dýþýna giderek uygulamalarý yerinde görecek. Personelimizin oturduðu yere yakýn ceza infaz kurumlarýnda görev yapabilmesi için plânlama yapmaktayýz. Yine personelimizin çocuklarýnýn kreþ hizmetlerinden yararlanabilmesine yönelik çalýþmalar devam ediyor.” þeklinde konuþtu. Kalaman, yan ödeme kararnamesi ile adalet hizmetleri tazminatýnýn artýrýldýðýný hatýrlatýrken, Adalet Bakanlýðý ile Anadolu Üniversitesi Rektörlüðü arasýnda yapýlan protokol kapsamýnda personele iki yýllýk yüksekokul mezunu olma imkânýnýn yaný sýra, mevzuatta yapýlan deðiþiklik ile dört yýllýk üniversite mezunu olan bir infaz ve koruma memurunun sekiz yýl sonra ceza infaz kurumu müdürü olabilmesini saðlayan düzenlemelerin yapýldýðýný vurguladý. Kalaman, unvan deðiþikliði sýnavlarýna önem verildiðini, personel için 1.300 lojmanýn tamamlandýðýný, 450’sinin inþaatýnýn devam ettiðini ifade ederek, kurumlarda yasalara ve uluslararasý insan haklarý standartlarýna dayalý bir kültür oluþturmayý amaçlandýklarýný kaydetti. Ayný gün Ýstanbul'da bulunan altý denetimli serbestlik ve yardým merkezi þube müdürlüðünü ziyaret eden Genel Müdür Kalaman, çalýþmalarý yerinde inceledikten sonra yaptýðý konuþmada þunlarý söyledi: "Denetimli serbestlik hizmetlerinde üç yýlý geride býraktýk. Bu süre içinde 122.313 kiþi mahkemelerce denetim altýna alýndý ve bu kiþilerle ilgili olarak 234.115 rapor hazýrlanarak mahkemelere gönderildi. Suçtan zarar gören 381 kiþi ile ceza infaz kurumundan salýverilen 2.380 hükümlüye yardým yapýldý. Yine bu süre içinde 856.860 saat kamu yararýna çalýþma tedbiri baþarý ile yerine getirildi. Madde baðýmlýlarýnýn rehabilitasyonu konusunda önemli çalýþmalar yapýldý. Bugü- ne kadar uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan 41.135 kiþinin tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri, uyuþturucu veya uyarýcý madde bulunduran 7.247 kiþinin sadece denetimli serbestlik tedbiri tamamlandý.” Denetimli serbestlik sisteminin çok kýsa sürede kurumsallaþmasýný tamamladýðýna dikkat çeken Kalaman, denetimli serbestlik uygulamalarýnda üç konunun önemli olduðunu vurguladý. Kalaman, “Birincisi kurumlar arasý iletiþim. Denetimli serbestlik hizmetlerinin etkin olarak yürütülmesi bir çok kurumun ayný standartta hizmet vermesi ile gerçekleþebilir. Bunun saðlanmasý için tanýtým çalýþmalarýna yoðunluk verilerek mutlaka yapýlan çalýþmalardan mahkemelere ve ilgili kurumlara belirli aralýklarla bilgi verilmesi gerekir. Ýkincincisi ise denetimli serbestlik hizmetlerinin daha da güçlendirilmesi amacýyla gönüllü çalýþanlarýn sayýsýnýn artýrýlmasýnýn gereklilidir. Üçüncüsü de bazý kararlarýn infazýna dikkat çekerek kamuya yararlý bir iþte çalýþma tedbirlerinde çalýþýlacak yerin belirlenmesinde kamu yararýnýn dikkate alýnmasý ve madde baðýmlýlarýnýn rehabilitasyonunda saðlýk kurumlarý ile iþ birliðinin en üst düzeyde saðlanmasý gerektiðidir.” þeklinde konuþtu. Genel Müdür Kalaman konuþmasýnýn ardýndan denetimli serbestlik hizmetlerinde öfke kontrolü müdahale programýný hazýrlayan personele çalýþmalarýndan ötürü teþekkür ederek, te- þekkür belgesi verdi. Çalýþma ziyaretinin ikinci gününde personel eðitim merkezini ziyaret eden Genel Müdür Kalaman, personel eðitimine özel önem verdiklerini ifade ederek, eðitimlerin 2009 yýlýnda Ankara, Ýstanbul, Kahramanmaraþ ve Erzurum Personel Eðitim Merkezinde yoðun bir þekilde devam edeceðini anlattý. Kalaman, “Eðitim merkezlerinde 1.180 ceza infaz kurumu personeline aday memurluk eðitimi, 543 ceza infaz kurumu personeline eðitici eðitimi, 590 ceza infaz kurumu personeline görevde yükselme, 1.800 ceza infaz kurumu personeline hizmet içi eðitim kursu, 9.061 ceza infaz kurumu personeline hizmet içi eðitim semineri olmak üzere toplam 13.174 ceza infaz kurumu personeline eðitim vermeyi amaçlýyoruz. Ayrýca Milli Savunma Bakanlýðý Askerî Adalet Ýþleri Baþkanlýðý ile imzalanan protokol çerçevesinde, 40 askeri cezaevi personeline eðitim verilecek. Bu çalýþmalarýn yanýnda dost ve kardeþ ülkelerle iþ birliðini sürdürmeyi, ceza infaz kurumlarý ve infaz alanýnda geliþmiþ ülkelerle de iþbirliði yollarýný aramayý, bu yolla karþýlýklý tecrübeleri paylaþmayý, talep halinde ilgili ülke personelinin Ceza Ýnfaz Kurumlarý ve Tutukevleri Eðitim Merkezinde eðitime almaya hazýrýz.” dedi. Çalýþma ziyaretinin üçüncü gününde Bakýrköy Kadýn Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu ile Silivri Ceza Ýnfaz Kurumlarý Kampüsünü ziyaret eden Genel Müdür Kalaman, Ankara, Ýstanbul ve Ýzmir illerinde uluslararasý standartlara uygun ceza infaz kurumlarý yapmak amacýyla son yýllarda baþlatýlan çalýþmalara hýz verdiklerini söyledi. Kalaman, “Bu kapsamda Ankara'nýn Sincan ilçesinde yedi ceza infaz kurumunun bulunduðu örnek kampüs hizmete girdi. Ýstanbul'da yirmibir ceza infaz kurumunun ihalesi yapýldý ve bunlardan onaltýsý hizmete açýldý. Ýzmir ilinde toplam yedi ceza infaz kurumunun ihalesi önümüzdeki aylarda yapýlacak. Bu çalýþmalarýn yanýnda Alanya ve Antalya L Tipi, Kýrýkkale ve Van F Tipi, Sakarya ve Çorum L Tipi, Silivri 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 No’lu L Tipi ve Açýk, Maltepe 1, 2 ve 3 No’lu L Tipi, Açýk ile Çocuk ve Gençlik, Metris 1 ve 2 No’lu T Tipi, Bakýrköy Kadýn Kapalý, Oltu T Tipi ve Rize L Tipi, Kýrþehir Açýk, Adana ili Karataþ ilçesinde Kadýn Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu yapýlarak faaliyete geçti. Tokat, Bafra, Balýkesir ve Osmaniye illerindeki ceza infaz kurumu inþaatý devam ediyor. Adana, Mersin, Ceyhan, Kýrklareli/Pýnarhisar ve Vize ile Kýrýkkale/Delice ve Sulakyurt'taki mevcut ceza infaz kurumlarýmýza ek ünite yapýmý çalýþmalarý sürüyor. 2009 yýlýnda 45 ring, 12 pick up, 7 binek, 6 minübüs, 5 ambulans almayý plânlýyoruz.” Kalaman, fiziki alanda yapýlan çalýþmalarýn yanýnda, hükümlüleri topluma kazýndýrmaya özel önem verdiklerini belirterek, bu konuda çaðdaþ infaz anlayýþýna paralel olarak eðitim programlarý yürüttüklerini vurguladý. Sayfa 8 Seslenis 15 Þubat 2009 Eskiþehir Ad törenle hizm S on 6 yýlda hizmete giren 114'üncü adalet sarayý olan Eskiþehir Adalet Sarayý, Devlet Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý Cemil Çiçek ile Adalet Bakaný Mehmet Ali Þahin'in katýlýmlarýyla hizmete girdi. Açýlýþ törenine Hâkimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu (HSYK) Baþkanvekili Kadir Özbek, HSYK Üyeleri Ali Suat Ertosun, Suna Türkoðlu, Orhan Cem Erbük ve Musa Tekin, HSYK Yedek Üyeleri Salih Sýrrý Uz, Coþkun Öztürk ve Feyzi Altýnok, Adalet Bakanlýðý Müsteþarý Ahmet Kahraman, bölge milletvekilleri ve yargý camiasýnýn üst düzey bürokratlarý da katýldý. Açýlýþ töreninde konuþma yapan Devlet Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý Cemil Çiçek, "Hukuka uymaya ve hukuku uygulamaya yasama, yürütme ve yargý dahildir. Buna uymak ve uygulamak noktasýnda hiçbir erkin ve neticede vatandaþ olarak hepimizin hiçbir ayrýcalýðý ve istisnasý yoktur." dedi. 3 - 4 yýlda ülkenin her tarafýnda böyle güzel binalar yapýldýðýný belirten Çiçek, "Bu hizmetlerde geri kaldýðýmýzýn farkýnda olmamýz lazým. Yargýnýn hangi þartlarda hizmet verdiðini biliyoruz. Hepimiz yargýdan çok þey bekliyoruz. Gerekli önemi verdik mi, gerekli þartlarý saðladýk mý, bu tartýþýlan bir konuydu. Hiç olmazsa bugün belli bir noktaya getirdiðimizi düþünüyorum. Bu binalarýn çoðunun açýlýþýna katýlamadýk. Artvin bitti, Isparta eskidi bile. Ankara, Erzurum ve Diyarbakýr'da 30 milyon Avro Avrupa fonlarýndan alarak yaptýrdýðýmýz binalar duruyor. Karaman, Çorum eskidi. Ülkenin birçok yerinde binalar yapýldý. Bunlar kendine has güzelliði olan binalar. Bunlar 3,5-4 yýlda yapýldý." diye konuþtu. "Sorunlarýmýzý hukukun içinde kalarak çözeceðiz" Cemil Çiçek, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir hukuk devleti olduðunu, buna da daima vurgu yaptýklarýný ifade ederek þöyle ko- nuþtu: "Buna daha çok vurgu yapmalýyýz. Çünkü bu ayný zamanda anayasal nitelik olmanýn da ötesinde çaðdaþ devletin niteliðidir. Ne sorunumuz varsa, neyi nasýl çözeceksek, hukukun içinde kalarak, hukuka uyarak çözeceðiz. Hukuk devletine vurgu yapmanýn tek baþýna anlam ifade etmediðini, onu her vesileyle göz önünde tutmamýz, her vesileyle onu yaþanýr bir nitelik haline getirmemiz gerekir. Bunun da iki yolu vardýr, hukuka uymak ve hukuku uygulamak. Hukuka uymaya ve hukuku uygulamaya yasama, yürütme ve yargý dahildir. Buna uymak ve uygulamak noktasýnda hiçbir erkin ve neticede vatandaþ olarak hepimizin hiçbir ayrýcalýðý ve istisnasý yoktur." "Hukukun ne kadar önemli olduðunu þimdi daha iyi anlýyoruz" Devlet Bakaný Çiçek, hukukun ne kadar önemli olduðunu daha iyi anlamamýz gerektiðini vurgulayarak, "Yaþadýklarýmýz, gördüklerimiz, okuduklarýmýz, duyduklarýmýz bize hukukun ne kadar önemli olduðunu gösteriyor." diye konuþtu. "Toplumda adalet yoksa kaos oluþur" Adalet Bakaný Mehmet Ali Þahin de törende yaptýðý konuþmada, son 6 yýlda inþa edilen adalet sarayý sayýsýnýn kýsa bir süre içerisinde 170'e ulaþacaðýný söyledi. Yüksek yargý organlarýnýn deðerli mensuplarý, Hakimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu Baþkan Vekili ve üyeleri ile yargý camiasýný temsil eden birçok hukukçuyla bu açýlýþta birlikte bulunmanýn kendisine ayrý bir mutluluk verdiðini ifade eden Bakan Þahin, þöyle konuþtu: "Bu birlikteliðin þöyle bir mesaj verdiðini düþünüyorum: Adalet en yüce deðerdir. Eðer bir toplumda adalet yoksa orada kaos olur. O nedenle baðýmsýz yargý organlarýnýn bu ülkede adaletin gerçekleþmesi konusundaki çabalarýna, bu duruþumuzla destek veriyoruz." Modern ve çaðdaþ adalet saraylarýnýn açýlýþlarýndan halkýn da büyük haz duyduðunu belirten Þahin, "En son Manisa ve Turgutlu'da adalet saraylarýnýn açýlýþýný yaptýk. Her iki yerleþim yerinde de bir vatandaþýmýz yanýma yaklaþarak 'Sayýn Bakaným adalet sarayýmýz çok güzel olmuþ, ancak davalar çok uzuyor.' diye sitemde bulunmuþtu. Eskiþehir'de de konuþsak halkýmýzýn benzer tespitlerini bana ileteceklerini görür gibiyim." dedi. "Türkiye'de çok güçlü bir yargý teþkilatý var" Türkiye'de çok güçlü bir yargý teþkilatýnýn bulunduðunu, özveriyle, gece gündüz çalýþan, hatta çalýþtýðý dairede mesai yetmediði için dosyalarý evine götürüp çalýþan yargý mensuplarýnýn olduðunu bildiðini ifade eden Bakan Þahin, þöyle devam etti: "Buna raðmen vatandaþýmýz hýzlý, daha az masrafla adaletin tecellisini arzu ediyor. Bu konuda yapmamýz gereken iþlerin olduðunu biliyorum. Bu konuda Bakanlýðýmýza, yargý mensuplarýna ve halkýmýza da görevler düþüyor. Adalet Bakanlýðý olarak görevimiz, ülkenin yar- 15 Þubat 2009 Seslenis Sayfa 9 dalet Sarayý mete açýldý gý mevzuatýný yenilemek, çaðdaþ hale getirmek konusunda öncü rol üstlenmektir." "Yasalaþmayý bekleyen temel kanunlarýmýz var" Bakan Þahin þu anda TBMM gündeminde yasalaþmayý bekleyen temel kanunlar olduðunu hatýrlatarak, Borçlar Kanunu ile Ticaret ve Usul Kanunlarýnýn yakýnda yasalaþacaðýný, bunlarýn yeni bir anlayýþla hazýrlandýðýný vurguladý. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun þu anda komisyonda görüþülmekte olduðunu belirten Þahin, þunlarý söyledi: "Bütün bunlarý yargý süreçlerini acaba nasýl daha da kýsaltabiliriz, yargýlamayý nasýl daha kolaylaþtýrabiliriz, kýsa sürede, daha az masrafla nasýl saðlayabiliriz diye hayata geçiriyoruz. Adalet Bakanlýðý olarak bunu komisyonlar kanalýyla üniversitelerimizin ve yüksek yargý organlarýmýzýn deðerli katkýlarýyla gerçekleþtiriyoruz. Bakanlýk görevlerimizden biri de yargý mensuplarýmýzýn, 'Adalet en yüce deðerdir' anlayýþýna uygun mekânlarda hizmet vermelerini saðlamaktýr. Bu konudaki yenileme ve yeni adalet saraylarý yapým çalýþmalarýmýz sürüyor ve sürecektir." Devlet Bakaný ve Baþbakan Yardýmcýsý Cemil Çiçek ile Adalet Bakaný Mehmet Ali Þahin, açýlýþýn ardýndan adalet sarayýný gezdiler. Sayfa 10 MADDE BAÐIMLILARININ REHABÝLÝTASYONUNDA YENÝ DÖNEM DENETÝMLÝ SERBESTLÝK I. Giriþ Ülkemizde, 1 Haziran 2005 tarihinde kurulan denetimli serbestlik sistemi ile madde baðýmlýlarýnýn rehabilitasyonunda yeni bir döneme geçilmiþtir. Bu dönemin en önemli özelliði; uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan ya da bulunduranlarýn, gerek soruþturma ve kovuþturma aþamalarýnda gerekse bu kiþiler hakkýnda verilen kararlarýn infazýnda rehabilitasyonun hedeflenmesidir. Makalede; madde baðýmlýlarýnýn rehabilitasyonunda önemli bir yere sahip denetimli serbestlik sistemi ile ceza ve infaz mevzuatýmýzdaki uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan ya da bulunduranlara iliþkin düzenlemeler açýklanacaktýr. II. Ülkemizin Baðýmlýlýk Yapýcý Maddeler ve Baðýmlýlýkla Ýlgili Politikasý Ülkemizin baðýmlýlýk yapýcý maddeler ve baðýmlýlýkla ilgili politikasý; 22 Aralýk 2006 tarihli Baþbakanlýk Makamý oluru ile yürürlüðe giren "Baðýmlýlýk Yapýcý Maddeler ve Baðýmlýlýkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesi 2006-2012" ile bu belgeye dayanýlarak Ýçiþleri Bakanlýðýnca hazýrlanan "Baðýmlýlýk Yapýcý Maddeler ve Baðýmlýlýkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesinin Uygulanmasý Ýçin Eylem Planýna 2007-2009" dayanmaktadýr. Ulusal politika ve strateji belgesinde yaklaþým olarak; yasal olmayan maddelerin arzýna yönelik suçlarýn insanlýk suçu, madde baðýmlýlýðýnýn ise hastalýk ve önemli bir halk saðlýðý sorunu olarak kabul edildiði görülmektedir. Eylem planýnda amaç; baðýmlýlýk yapýcý maddeler ve madde kullanýmý ile mücadelede bir "Ulusal Koordinasyon Kurulu" oluþturmak ve çalýþmasýný saðlamak, çok disiplinli bir yapýnýn oluþturulmasý çalýþmasýný saðlamak, ulusal tedavi ünitelerinin veya merkezlerinin kapasitesini ve eriþebilirliðini artýrmak, bilgi altyapýsýný ve ulusal bilgi aðýný güçlendirmek olarak belirlenmiþtir. III. Ülkemizde Uyuþturucu veya Uyarýcý Madde Kullanan Kiþiler Hakkýnda Uygulanan Tedavi Sistemi Ülkemizde uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan kiþilere yönelik uygulanan tedavi sistemi üç basamakta verilen saðlýk hizmetlerinden oluþmaktadýr. Pratisyen hekimler; hastalarýn saðlýk problemleri sebebiyle ilk kez baþvuruda bulunduðu birinci basamak saðlýk hizmetlerinde yer almaktadýr. Birinci basamaktaki hastalar, ikinci ve üçüncü basamak saðlýk hizmetleri almak üzere sevk edilmektedir. Baðýmlýlýk tedavisi veren kurumlar, bütün baðýmlýlarý kapsayacak þekilde, hem yatarak hem de ayakta tedavi hizmetleri sunmaktadýr. Madde almaksýzýn tedavi, seçime baðlý olarak gerçekleþmektedir. Tedavide sistematik tedaviler, sosyo-eðitimsel tedavi ve motivasyonel görüþmede dahil olmak üzere hem psikoterapatik hem de destekleyici yöntemler kullanýlmaktadýr. Tedavi uzun sürmektedir. Hem ayakta tedavi hem de yatarak tedavi servislerinde maddenin kesilmesi tedavisi uygulanmaktadýr. IV. Ülkemizde Uyuþturucu veya Uyarýcý Madde Kullanan ya da Bulunduran Kiþiler Hakkýnda Uygulanan Denetimli Serbestlik Tedbiri Ülkemizde; a. Uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan kiþiler hakkýnda "tedavi ve denetimli tedbiri", b. Uyuþturucu veya uyarýcý madde bulunduran kiþiler hakkýnda "sadece denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmaktadýr. V. Uyuþturucu veya Uyarýcý Madde Kullanan ya da Bulunduranlar ile Ýlgili Ceza Adalet Sistemimiz Uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan ya da bulunduranlar ile ilgili ceza adalet sistemimiz; soruþturma, kovuþturma ve infaz iþlemleri baþlýklarý altýnda üç bölüm halinde incelenebilir. A. Uyuþturucu veya Uyarýcý Madde Kullanan ya da Bulunduran Þüpheliler ile Ýlgili Soruþturma Ýþlemleri Seslenis 15 Þubat 2009 Vehbi Kadri KAMER Denetimli Serbestlik ve Yardým Hizmetlerinden Sorumlu Daire Baþkaný Soruþturma sýrasýnda Cumhuriyet savcýsý, uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan ya da bulunduran þüpheli hakkýnda, adli kontrol tedbirlerinden 5271 sayýlý Ceza Muhakemesi Kanununun 109 uncu maddesinin birinci fýkrasýnýn (e) bendinde düzenlenen "Özellikle uyuþturucu, uyarýcý veya uçucu maddeler ile alkol baðýmlýlýðýndan arýnmak amacýyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirine tabi olmak ve bunlarý kabul etmek" yükümlülüðüne karar verilmesini sulh ceza hakiminden talep etmektedir. 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüðe giren Ceza Muhakemesi Kanunu ile, soruþturma aþamasýnda uyuþturucu veya uyarýcý madde kullananlarýn ya da bulunduranlarýn rehabilitasyonuna baþlanmaktadýr. Bu son derece önemli bir düzenlemedir. Cumhuriyet savcýsý tarafýndan yapýlan soruþturma sonunda; a. Uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan þüpheli hakkýnda, 5237 sayýlý Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fýkralarý gereðince "tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine", b. Uyuþturucu veya uyarýcý madde bulunduran þüpheli hakkýnda, 5237 sayýlý Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fýkralarý gereðince "sadece denetimli serbestlik tedbirine" karar verilmesi istemi ile kamu davasý açýlmaktadýr. B. Uyuþturucu veya Uyarýcý Madde Kullanan ya da Bulunduranlar ile Ýlgili Kovuþturma Ýþlemleri 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüðe giren 5237 sayýlý Türk Ceza Kanunu ile, uyuþturucu madde kullanan veya kullanmamakla birlikte bulunduran kiþilere karþý izlenen "ceza politikasý" deðiþmiþtir. 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüðe giren yeni Türk Ceza Kanunu ile Ülkemiz yeni bir rehabilitasyon sistemine geçerek, uyuþturucu veya uyarýcý madde kullananlarýn "tedavi ve terapiye" ihtiyaç duyan kiþiler olmasý nedeniyle, yaptýrým olarak "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri" öngörülmüþtür. Ceza politikasý; madde kullanan veya bulunduranlara hapis cezasý verilmesi yerine rehabilitasyona tabi tutulmasý þeklinde deðiþmiþtir. 5237 sayýlý Türk Ceza Kanunumuzun 191 inci maddesinde; a. Uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan sanýklar hakkýnda tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine, b. Uyuþturucu veya uyarýcý madde bulunduran sanýklar hakkýnda sadece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmektedir. Kanun temel ayýrýmý, bulundurma ve kullanma olarak yapmýþtýr. Kanun bu temel ayýrýmdan sonra ikinci bir ayýrýma daha gitmiþtir. Hâkimin takdir hakkýna baðlý olarak, sanýðýn durumunu deðerlendirerek; a. Hükümden önce uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan sanýklar hakkýnda tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ya da uyuþturucu veya uyarýcý madde bulunduran sanýklar hakkýnda sadece denetimli serbestlik tedbirine, b. Hükümden sonra uyuþturucu veya uyarýcý madde kullanan sanýklar hakkýnda tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ya da uyuþturucu veya uyarýcý madde bulunduran sanýklar hakkýnda sadece denetimli serbestlik tedbirine, karar verilmektedir. Bu düzenlemenin mantýðý; hükümden önce verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri veya denetimli serbestlik tedbirine uyulmasý halinde davanýn düþmesine karar verilmekte ve kiþinin adli sicil kaydý bulunmamaktadýr. Hükümden sonra verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri veya denetimli serbestlik tedbirine uyulmasý halinde sadece verilen ceza infaz edilmemekte, ancak kiþinin adli sicil kaydý bulunmaktadýr. Devamý gelecek sayýda Gönüllülük Projesi Toplantýsý yapýldý Özgürlüðünden Yoksun Gençlerle Dayanýþma Derneði (Öz-Ge Der) ve Adalet Bakanlýðý Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüðü iþbirliðinde "Çocuk Denetimli Serbestlik Hizmetlerinde Gönüllü Çalýþmalarýnýn Güçlendirilmesi Projesi" kapsamýnda düzenlenen konferans kamu kurum ve kuruluþlarý ile çok sayýda sivil toplum kuruluþlarý temsilcilerinin katýlýmý ile Ceza Ýnfaz Kurumlarý ve Tutukevleri Personeli Ankara Eðitim Merkezinde gerçekleþti. Amacý; çocuklarla gönüllü çalýþma isteðinde ve talebinde bulunan sivil toplum kuruluþlarýnýn katýlýmý saðlamak ve bu alanda denetimli serbestlik þube müdürlüklerinde gönüllü çalýþmalarýný desteklemek olan projenin 5 Þubat 2009 tarihinde gerçekleþtirilen konferansýn açýlýþ konuþmasýný yapan Ankara Eðitim Merkezi Baþkaný Talat Akbaþ, denetimli serbestlik hizmetlerinde 3 yýl gibi kýsa bir sürede önemli bir noktaya gelindiðini, bunun için çok önemli çalýþmalar ve projeler yapýldýðýný belirterek, sivil toplumun katýlýmýnýn saðlanacaðý bu çalýþmada ev sahipliði yapmaktan son derece memnun olduklarýný ifade etti. ÖZGEDER adýna açýlýþ konuþmasýný yapan Baþkan Berrin Çanlý ise kamu-vatandaþ iþbirliðinin ülkemizde son zamanlarda daha sýklýkla gündeme gelmesinin sevindirici bir geliþme olduðunu, gönüllü hizmetlerinin artýk daha fazla öneminin anlaþýldýðýný, sivil toplum kuruluþlarýnýn kamu ile yapacaðý iþbirlikleri sonucu hizmetlerin daha da toplum temelli yürütülebileceðini belirtti. Proje ile çocuk denetimli serbestlik hizmetlerinde bu birlikteliðin saðlanmasýnýn mutluluk verici olduðunu ve proje sonunda elde edilecek çýktýlarla hizmetlere önemli katkýlar saðlanabileceðini ifade eden Çanlý, Adalet Bakanlýðý Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüðüne projeye destek verdikleri için teþekkür etti. Adalet Bakanlýðý adýna proje iþbirliðini saðlayan Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Nizamettin Kalaman yapmýþ olduðu açýlýþ konuþmasýnda; son yýllarda ceza infaz sisteminde meydana gelen deðiþimler açýsýndan Avrupa Birliði standartlarý göz önünde tutulduðunda önemli mesafeler kaydedildiðini, bunlarýn baþýnda da denetimli serbestlik hizmetlerinin yürütülmesi olduðunu ifade etti. Kalaman, denetimli serbestlik hizmetleriyle suç iþleyen kiþilerin yeniden suç iþlemesinin önlenmesi amacýyla denetim ve rehabilitasyon hizmetlerinin yürütüldüðünü, yine koruma kurullarý aracýlýðýyla eski hükümlülerin de yeniden suç iþlemesinin önüne geçildiðini ve topluma kazandýrýldýðýný, bunun yanýnda suçun maðdurlarýna yönelik de önemli çalýþmalar yapýldýðýna dikkat çekerek, bu yönüyle denetimli serbestlik hizmetlerinin onarýcý adalet sistemi için etkin bir sistem olduðunu belirtti. Genel Müdür Kalaman, yurt dýþýndaki uygulamalarý örnek göstererek sivil toplum ile yapýlan iþbirliðinin hizmetler için son derece önemli olduðunu, bu anlayýþýn ülkemizde de yaygýnlaþmasýný özellikle denetimli serbestlik gibi toplum temelli bir hizmet anlayýþýna sahip olan çalýþmalarda sivil toplumun katýlýmýnýn olmasý gerektiðine ve bunu desteklediklerine dikkat çekti. Açýlýþ konuþmalarýnýn ardýndan Denetimli Serbestlik ve Yardým Hizmetlerinden Sorumlu Daire Baþkaný Vehbi Kadri Kamer, ülkemizdeki denetimli serbestlik hizmetleri ve uluslararasý uygulamalarý ile ilgili kýsa bir bilgi vererek, denetimli serbestlik hizmetlerinde gönüllü çalýþmalarýna deðindi. Konuþmasýnda yurt dýþý bazý ülke uygulamalarýna yer veren Kamer, ülkemizde mevzuatýn gönüllü çalýþmalarýna ve bu anlamda kurum ve kuruluþlarla yapýlacak iþbirliklerine olanak verdiðini belirtti. Bu kapsamda yapýlacak iþbirliklerinin son derece önemli olduðunu ve gönüllük alanýnda Özgeder ile yapýlan bu ortaklýðýn bu alanda ilk adým olarak deðerlendirilebileceðini, bu çalýþma ile denetimli serbestlik sisteminde gönüllü hizmetlerinin geliþtirilmesine önemli katkýlar saðlanacaðýný ifade etti. Konferansta Türk Denetimli Serbestlik Hizmetlerinde Çocuklar ve Maðdurlara Yönelik Çalýþmalarýn Geliþtirilmesi Eþleþtirme Projesi Yerleþik Eþleþtirme Danýþmaný Mary Anne McFARLANE “Çocuk Ceza Adalet Sisteminde Gönüllülük ve Denetimli Serbestlik”, Ankara Barosu Çocuk Haklarý Komisyonu Baþkaný Þahin Antakyalýoðlu ise "Baronun Çocuk Konusundaki Çalýþmalarý ve Gönüllülük" konulu konuþma yaptý. Sivil toplum kuruluþlarý temsilcilerinin ilgisinin yoðun olduðu konferansýn öðleden sonraki programýnda; "Gönüllülük, Gönüllülük Hizmetlerinde Standartlar ve Çocuk Denetimli Serbestlik Hizmetlerinde Gönüllülük, Çocuk Denetimli Serbestlik Hizmetlerinde Kamu ve Gönüllü Ýþbirliði ve Gönüllülere Ulaþmak" konularýnda çalýþtay yapýlarak sonuçlarý konferansýn kapanýþ töreninde katýlýmcýlarla paylaþýldý. Seslenis 15 Þubat 2009 Sayfa 11 "Denetimli Serbestlik Hizmetlerinde Çocuklar ve Maðdurlarla Ýlgili Çalýþmalarýn Geliþtirilmesi AB Eþleþtirme Projesi" ekibi biraraya geldi Denetimli serbestlik altýndaki çocuklar ve maðdurlar olmak üzere iki bileþeni bulunan "Türk Denetimli Serbestlik Hizmetlerinde Çocuklar ve Maðdurlarla Ýlgili Çalýþmalarýn Geliþtirilmesi AB Eþleþtirme Projesi" yoðun bir ön hazýrlýk dönemi sonrasý baþladý. Denetimli serbestlik hizmetlerinin çocuk ve maðdurlarla ilgili var olan yaklaþým ve uygulamalarýnýn uluslararasý standartlar kapsamýnda gözden geçirilerek geliþtirilmesi amaçlarýný barýndýran projenin yaklaþýk iki yýl sürmesi planlanmýþ ve toplam bütçesi yaklaþýk 1.800.000 Avro olarak belirlenmiþtir. Proje kapsamýnda; iki uluslararasý konferans, denetimli serbestlik kapsamýndaki çocuklar için genel yaklaþým, madde kullanýmý olan çocuklara yönelik, saldýrgan davranýþlar gösteren çocuklara yönelik ve genel suçlu davranýþý (öfke kontrolü) olmak üzere 4 müdahale programý ve maðdurlar için genel yaklaþým, gasp- hýrsýzlýk maðdurlarý, aile içi þiddet ve cinsel suç maðdurlarýna olmak üzere 4 müdahale programý hazýrlanmasý, programlarýnýn geliþtirilmesi sürecinde 8 pilot ve 8 kýsmi uygulama yapýlmasý, çocuk ve maðdurlar için ulusal standartlar, politikalar ve kurumlar arasý stratejilerin oluþturulmasý, toplam 28 eðitim kapsamýnda; 120 personelin genel eðitici teknikleri, 250 personelin çocuk ve maðdur müdahale prog- ramlarý temel eðitim ve 150 personelin müdahale programlarý olmak üzere toplam 520 personele eðitim verilmesi, koruma kurulu çalýþmalarý kapsamýnda 4 seminer yapýlmasý, çocuk çalýþmalarý için 6 ve maðdur çalýþmalarý için 6 olmak üzere 12 Avrupa Birliði üye ülkelerine 60 personelin katýlacaðý çalýþma ziyareti düzenlenmesi, projenin tedarik bileþeni kapsamýnda projedeki çalýþmalarda kullanýlmak üzere, 138 laptop, 5 yazýcý, 5 projeksiyon, 3 video kamera, 1 fotokopi makinesinin alýnmasý, proje süresince, farklý üye ülkelerden kendi uygulamalarýný ülkemizde paylaþmak ve çalýþmalara katkýda bulunmak üzere yaklaþýk 50 alanda deneyimli kýsa dö- nem uzmanýn proje çalýþmalarýna katýlmasý planlanmaktadýr. Proje Kapsamýnda Yapýlan Ýlk Toplantý Ýle Ekipler Bir Araya Geldi 16 Ocak 2009 tarihinde baþlayan projenin ilk çalýþmasý; çalýþma takvimi, görev tanýmlarý, çalýþma öncesi yapýlmasý gereken hazýrlýklar ve çalýþmanýn çýktýlarýnýn ekip üyelerine açýklanmasý, ekip üyelerinin tanýþmasý ve her ekipten birer ekip koordinatörünün seçilmesi, proje logosu ve sloganýnýn belirlenmesi amacýyla Ceza Ýnfaz Kurumlarý ve Tutukevleri Personeli Ankara Eðitim Merkezinde 19-20 Ocak 2009 tarihlerinde gerçekleþtirildi. Toplantýya projede görev alacak; 22 þube müdürü, 45 uzman ve 16 denetleme memuru katýldý. Toplantýda konuþma yapan Daire Baþkaný Vehbi Kadri KAMER, üçüncü yýlýný tamamlayan denetimli serbestlik hizmetlerinde uygulamalarýn yaygýnlaþtýðýný, çalýþmalarýn yoðunlaþtýðýný, bu kapsamda müdahale programlarýnýn oluþturulmasýna ayrýca önem verildiðini ve ilk müdahale programýnýn "öfke kontrolü" olarak oluþturulduðunu, bu proje ile de çocuklar ve maðdurlarla ilgili ayrý ayrý dört müdahale programýnýn oluþturulacaðýný, bu çalýþmalar kapsamýnda birçok ülkenin çocuk ve maðdurlarla ilgili politika ve uygulamalarýnýn inceleneceðini ifade etti. Proje Yerleþik Eþleþtirme Danýþmaný Mary Anne MCFARLANE ise konuþmasýnda; Avrupa'da üzerinde son yýllarda yoðun olarak çalýþýlan çocuk ve maðdur konusunda bir projede yer almaktan dolayý son derece mutlu olduðunu, Türkiye'nin Denetimli Serbestlik alanýnda çok önemli tecrübeler edindiðini ve önümüzdeki dönemde karþýlýklý tecrübelerimizi paylaþarak Türk Denetimli Serbestlik Hizmetlerinin baþarýlý çalýþmalarýna devam edeceðini, Türkiye'ye uygun çözümler geliþtireceklerini ifade etti. Eðitim belirlenen amaçlarýn baþarýlý bir þekilde gerçekleþmesi ile son buldu. Sertifikalarý ile iþ sahibi oldular Þube müdürlükleri, hakim ve Cumhuriyet savcýlarý ile bir araya geldi Erzincan, Karaman ve Yalova denetimli serbestlik ve yardým merkezi þube müdürlükleri, baþsavcýlýklarýnda görevli ceza hâkimleri ve Cumhuriyet savcýlarý ile bir araya geldi. Erzincan ve Yalova þube müdürlükleri düzenledikleri toplantýlar ile hakim ve Cumhuriyet savcýlarý ile bir araya gelirken Yalova Denetimli Serbestlik ve Yardým Merkezi Þube Müdürlüðü, Koruma Kurulu Baþkanlýðýnýn aylýk toplantýsýna hakim ve Cumhuriyet savcýlarýný davet ederek hakim ve Cumhuriyet savcýlarý ile bir araya geldi. Söz konusu toplantýlarda gerçekleþtirilen sunumlarda þube müdürlüklerinin genel iþ durumu, tedavi, denetimli serbestlik ve kamuya yararlý çalýþma tedbiri, adli kontrol, rehberlik, hükmün açýklanmasýnýn geri býrakýlmasý kararlarý, Sosyal Araþtýrma Raporlarlarý ve kararlara iliþkin baþarý ve ihlal oranlarý deðerlendirildi. Midyat Denetimli Serbestlik ve Yardým Merkezi Þube Müdürlüðü Koruma Kurulu ve Mardin Ýþ-Kur Ýl Müdürlüðü'nün iþbirliðinde hazýrlanan "Tekstil Makineleri Operatörlüðü Kursu"nu baþarýyla tamamlayan kursiyerlere sertifikalarý verildi. Sertifika daðýtým töreninde Midyat Kaymakamý Mustafa Yýlmaz, Cumhuriyet Baþsavcýsý Þaban Yýlmaz, Midyat Belediye Baþkaný Þehmus Nazýroðlu, Aðýr Ceza Mahkemesi Baþkaný Emin Kürþat Demiralay, Mardin Barosu Baþkaný Mahmut Güven, Esnaf ve Sanatkarlar Odasý Baþkaný Yusuf Demirdað, Midyat Tekstil Fabrikasý Yönetim Kurulu Baþkaný Mehmet Kav, Ýþ-Kur Ýl Müdürü Bülent Bekin, çok sayýda Hakim ve Cumhuriyet savcýsý hazýr bulundu. Kursu baþarýyla tamamlayan kursiyerlerin koruma kurulu üyelerine kendileri tarafýndan dikilen pantolonlarý hediye etmelerinin ardýndan Midyat Cumhuriyet Baþsavcýsý Þaban Yýlmaz; eski hükümlülerin meslek edinmelerini saðlayarak onlarýn nitelikli iþ imkanlarýna kavuþmalarýnýn, gerek eski hükümlüler ve aileleri için gerekse toplumun tüm üyelerince sosyal düzenin tesisi ve hukukun iþlevselliðinin artýrýlmasýna yardým ettiðini, bu tür faaliyetler ile riskli davranýþ potansiyeli bulunanlarýn da toplum içinde kalmasýný saðlayarak onlara, içinde bulunduklarý topluma karþý sorumluluklarýný hatýrlatma ve bu sorumluluðun gereðini yerine getirmeleri için fýrsat verildiðini ifade etti. Yýlmaz, kendilerine hediye edilen pantolonlarý inceleyerek, “Bu pantolonlar bir ustanýn elinden çýkmýþ kadar kusursuz, kursiyer arkadaþlarý kutluyorum.” dedi. Midyat Tekstil Fabrikasý Yönetim Kurulu Baþkaný Mehmet Kav ise mevcut kurs fikrini ilk duyduðunda bu fikri benimsediklerini, eski hükümlülerin toplumsal rehabilitasyonunda herkese sorumluluk düþtüðünü, kendilerinin de söz konusu kurs ile az da olsa bu sorumluluðu yerine getirmenin sevincini yaþadýklarýný ifade etti. Törende; sertifikalarýný Koruma Kurulu üyelerinin elinden alan kursiyerlerin, yapýlan protokol gereðince Midyat Tekstil Fabrikasýnda kalifiye personel olarak iþe baþlayacaklarý bildirildi. Sayfa 12 Seslenis 5018 SAYILI KANUNA GÖRE YETKÝ VE SORUMLULUKLAR 01.01.2006 tarihi itibariyle 1050 sayýlý Muhasebe-i Umumiye Kanunu tamamen yürürlükten kalkmýþ olduðundan, genel yönetim kapsamýndaki kamu idarelerinin mali yönetim ve kontrolü, 5018 sayýlý Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümlerine göre yerine getirilmektedir. 5018 sayýlý Kanuna göre, genel yönetim kapsamýndaki kamu idareleri; merkezi yönetim kapsamýndaki kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumlarý ve mahalli idareler olarak tanýmlanmaktadýr. Ceza infaz kurumlarý açýsýndan durumu deðerlendirdiðimizde, hem genel bütçeden hem de iþyurdu bütçesinden yapýlacak harcamalarýn 5018 sayýlý Kanun kapsamýnda olduðu anlaþýlmaktadýr. Bu nedenle; Ceza infaz kurumlarý tarafýndan yapýlan harcamalar sýrasýnda, 5018 sayýlý Kanun hükümleri uygulanmaktadýr. Bu yazýda geniþ þekilde üzerinde duracaðýmýz husus, 5018 sayýlý Kanun hükümlerinin uygulanmasý sýrasýnda, görevliler tarafýndan yapýlmasý gerekenler ile sorumluluklarýnýn neler olduðu konusudur. Öncelikli olarak, bu konunun irdelenmesine neden ihtiyaç duyulduðunu özellikle belirtmekte yarar görmekteyim. Ceza infaz kurumlarýnca, bilhassa Genel Bütçe'den yapýlan harcamalar sýrasýnda, maliye dairelerince sorun çýkarýlmadan ödemelerin yapýlýyor olmasýnýn, kurum çalýþanlarýnca yanlýþ deðerlendirilerek, kendileri tarafýndan yapýlan tüm iþlemlerin mevzuata uygun olduðunu sanmalarý ve bunun sonucu olarak da hatalý uygulamalarýn usul haline getirilmiþ olmasý bu yazýnýn konusunu oluþturmaktadýr. Burada yanýlgýya neden olan ve dikkat edilmesi gereken en önemli husus, 5018 sayýlý Kanunla birlikte, 1050 sayýlý Kanundan farklý olarak, yapýlan harcamanýn mali mevzuata uygunluðu ve harcamalarýn ödenek dahilinde olmasý yönünde maliye dairelerinin muhasebe yetkililerinin herhangi bir yetki ve sorumluklarýnýn kalmamýþ olduðunun bilinmesidir. Eski alýþkanlýklardan kalan bu hatalý yaklaþýmý ortadan kaldýrmak ve bu konuda yeterli bilgiye sahip olabilmek için, konuyla ilgili düzenlemeleri bir daha hatýrlatmanýn yararlý olacaðý düþünülmektedir. Bu açýklamalardan sonra konuyu ayrýntýlarýyla inceleyecek olursak: Maliye Bakanlýðý tarafýndan 31 Aralýk 2005 tarih ve 26040 (4. Mükerrer) sayýlý Resmi Gazete'de yayýmlanan 1 nolu "Harcama Yetkilileri Hakkýnda Genel Teblið" de belirtildiði üzere, 5018 sayýlý Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fýkrasýnda bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisi olarak belirlenmiþtir. Buna göre, kurumsal sýnýflandýrmanýn üçüncü ve dördüncü düzeyinde yer alan birimler, bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama birimlerini, bu birimlerin en üst yöneticileri de harcama yetkililerini ifade etmektedir. Tebliðdeki bu düzenlemeyi, ceza infaz kurumlarý açýsýndan ele aldýðýmýzda; merkez teþkilatýnda üst yönetici Adalet Bakanlýðý Müsteþarý, bütçeyle ödenek tahsis edilen harcama birimi Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüðü, harcama yetkilisinin de Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü olduðu anlaþýlmaktadýr. Merkez dýþý birimlerdeki harcama yetkilileri ise ayný Teblið'de aþaðýdaki þekilde belirlenmiþtir. "5018 sayýlý Kanun'un 22 nci maddesi uyarýnca kamu idarelerinin merkez teþkilatý harcama yetkilileri merkez dýþý birimlerine ödenek gönderme belgesi düzenlemek suretiyle ödenek gönderirler. Ödenek gönderme belgesiyle ödenek gönderilen merkez dýþý birimlerin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir." Bu düzenlemeye göre ceza infaz kurumlarýnýn harcama yetkilisi kurum müdürleridir. Ayrýca; Adý geçen Teblið'de belirtildiði üzere; harcama yetkilisinin kanuni izin, hastalýk, geçici görev, disiplin cezasý uygulamasý, görevden uzaklaþtýrma ve benzeri nedenlerle geçici olarak görevinden ayrýlmasý halinde, ilgili harcama biriminin harcama yetkilisi vekâleten görevlendirilen kiþidir. Bu açýklamalardan sonra, merkez dý- þý birimlerde yapýlan bütçe harcamalarýyla ilgili olarak, sorumluluðu bulunan görevlileri aþaðýdaki þekilde belirterek tanýmlayacak olursak; Harcama Yetkilisi: Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi. Gerçekleþtirme görevlisi: Harcama talimatý üzerine; iþin yaptýrýlmasý, mal veya hizmetin alýnmasý, teslim almaya iliþkin iþlemlerin yapýlmasý, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazýrlanmasý görevlerini yürüten görevli. Muhasebe Yetkilisi: Muhasebe hizmetlerinin yürütülmesinden ve muhasebe biriminin yönetiminden sorumlu, usulüne göre atanmýþ sertifikalý yönetici. Merkezi Yönetim Bütçesi harcamalarýyla ilgili olarak sorumluluðu bulunan bu kiþilerin, görevlerinin ve sorumluluklarýnýn neler olduðu 5018 sayýlý Kanun'da düzenlenmiþtir. 5018 sayýlý Kanun'un 32 nci maddesine göre özetle harcama yetkilileri; "Harcama yetkilileri, harcama talimatlarýnýn bütçe ilke ve esaslarýna, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diðer mevzuata uygun olmasýndan, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanýlmasýndan ve bu Kanun çerçevesinde yapmalarý gereken diðer iþlemlerden sorumludur." 5018 sayýlý Kanun'un 33 üncü maddesine göre özetle gerçekleþtirme görevlileri; "Giderlerin gerçekleþtirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafýndan düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanmasý ve tutarýn hak sahibine ödenmesiyle tamamlanýr. Gerçekleþtirme görevlileri, harcama talimatý üzerine; iþin yaptýrýlmasý, mal veya hizmetin alýnmasý, teslim almaya iliþkin iþlemlerin yapýlmasý, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazýrlanmasý görevlerini yürütürler. Elektronik ortamda oluþturulan ortak bir veri tabanýndan yararlanmak suretiyle yapýlacak harcamalarda, veri giriþ iþlemleri gerçekleþtirme görevi sayýlýr. Gerçekleþtirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmalarý gereken iþ ve iþlemlerden sorumludurlar. 15 Þubat 2009 Yusuf Kenan ÇAÐLAR Kontrolörler Kurulu Baþkaný 5018 sayýlý Kanun'un 61 inci maddesine göre özetle muhasebe yetkilileri; Muhasebe hizmeti; gelirlerin ve alacaklarýn tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen deðerler ile emanetlerin alýnmasý, saklanmasý, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diðer tüm malî iþlemlerin kayýtlarýnýn yapýlmasý ve raporlanmasý iþlemleridir. Bu iþlemleri yürütenler muhasebe yetkilisidir. Memuriyet kadro ve unvanlarýnýn muhasebe yetkilisi niteliðine etkisi yoktur. Muhasebe yetkilisi, bu hizmetlerin yapýlmasýndan ve muhasebe kayýtlarýnýn usulüne uygun, saydam ve eriþilebilir þekilde tutulmasýndan sorumludur. Muhasebe yetkilileri ödeme aþamasýnda, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde; a) Yetkililerin imzasýný, b) Ödemeye iliþkin ilgili mevzuatýnda sayýlan belgelerin tamam olmasýný, c) Maddi hata bulunup bulunmadýðýný, d) Hak sahibinin kimliðine iliþkin bilgileri, Kontrol etmekle yükümlüdür. Muhasebe yetkilileri, ilgili mevzuatýnda düzenlenmiþ belgeler dýþýnda belge arayamaz. Yukarýda sayýlan konulara iliþkin hata veya eksiklik bulunmasý halinde ödeme yapamaz. Belgesi eksik veya hatalý olan ödeme emri belgeleri, düzeltilmek veya tamamlanmak üzere en geç bir iþ günü içinde gerekçeleriyle birlikte harcama yetkilisine yazýlý olarak gönderilir. Hatalarýn düzeltilmesi veya eksikliklerin giderilmesi halinde ödeme iþlemi gerçekleþtirilir. Muhasebe yetkilileri iþlemlerine iliþkin defter, kayýt ve belgeleri muhafaza eder ve denetime hazýr bulundurur. Muhasebe yetkilileri, 34 üncü maddenin ikinci fýkrasýndaki ödemeye iliþkin hükümler ile bu maddenin üçüncü fýkrasýnda belirtilen ödemeye iliþkin kontrol yükümlülüklerinden dolayý sorumludur. Muhasebe yetkililerinin bu Kanuna göre yapacaklarý kontrollere iliþkin sorumluluklarý, görevleri gereði incelemeleri gereken belgelerle sýnýrlýdýr. Siverek’te belge daðýtýmý ve konser coþkusu BÝRÝNCÝ SAYFADAN DEVAM Siverek Halk Eðitim Merkezi Müzik Gurubu ve tutuklu Tahsin Satan'ýn konser verdiði programa Siverek Cumhuriyet Baþsavcýsý Önder Yeniçeri, Þanlýurfa ÝÞKUR Ýl Müdürü Vahap Toman, Adli Yargý Adalet Komisyonu Baþkaný Hüseyin Gülmez, Cumhuriyet Savcýsý Bilal Gümüþ, Ceza Ýnfaz Kurumu Jandarma Komutaný Metin Uyar, Siverek Halk Eðitim Merkezi (HEM) Müdürü Murat Tüysüz ve HEM Baþmüdür Yardýmcýsý Kadir Sun, Ceza Ýnfaz Kurumu Müdürü Ali Baþekin, Ýkinci Müdür Mustafa Tatlýca, Ýdare Memuru M. Ekrem Gündüz, Kurum Öðretmeni Hikmet Demir, ÝÞKUR Veri Hazýrlama Kontrol Ýþlet- meni Eyüp Sabri Cennetkuþu, Kurum personeli ile hükümlü ve tutuklular katýldý. Siverek Cumhuriyet Baþsavcýsý Önder Yeniçeri yaptýðý konuþmada; kurslarýn düzenlenmesinde emeði geçen herkese teþekkür ederek, bu tür kurslarýn ve konserlerin devam etmesini temenni etti. Yeniçeri, etkinliðin kendisini çok mutlu ettiðini ve böyle etkinlikleri çok önemsediðini ifade ederek, belge alan hükümlü ve tutuklulara baþarýlarýnýn devamýný diledi. Hükümlü tutuklara belgeleri daðýtýldýktan sonra Siverek Halk Eðitim Merkezi Müzik Gurubu ve tutuklu Tahsin Satan konser verdi. Coþkulu geçen konser, izleyenlerin beðenisini topladý. Seslenis 15 Þubat 2009 Ali Suat ERTOSUN Hâkimler ve Savcýlar Yüksek Kurulu Üyesi BÝR AÞK HÝKÂYESÝ Hâkim Cihat'ýn günleri dosyalarý arasýnda geçiyordu. Kulp Hâkimiydi ve ilk görev yerindeydi. Davalarý sonuçlandýrmak için canla baþla çalýþýyor, etrafý ile ilgilenmiyordu. Mesleðine baþlayalý altý ay olmuþtu. Bir Nisan günüydü. Arkadaþlarýnýn zoruyla voleybol oynamak için Yatýlý Bölge Okuluna gitmiþlerdi. Þermin'i ilk kez o gün görmüþtü. Oyunda birbirlerine rakiptiler. Konuþma ve hareketleri ile üzerinde hoþ bir izlenim býrakmýþ; oyun bittikten sonra okul müdürünün odasýnda hep birlikte çay içerlerken tanýþmýþlardý. On gün kadar sonra Þermin'i, 23 Nisan Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramýnda protokol sýralarýnda otururken bir kez daha görmüþtü. Þermin, o gün bayram törenini yönetiyordu. Bayramdan sonra Ýlçe Kaymakamýnýn isteði üzerine Yatýlý Bölge Okuluna giderek çocuklara hediyeler vermiþler, Þermin'le havadan sudan konuþmuþlardý. Onlara çay servisi yapmýþtý. Þermin, Türkçe öðretmeniydi ve çok güzel konuþuyordu. Neþeli bir kýzdý. Konuþmalarý, son derece hoþgörülü ve yaþýna göre olgun olduðu izlenimini veriyordu. Þermin, Cihat'ýn günlerini doldurmaya baþlamýþtý. Tüm zorlamalarýna karþýn aklýndan çýkmýyordu. Onu görmeyi arzuluyor, ancak dedikodudan çekindiði için Yatýlý Bölge Okuluna da gidemiyordu. Þermin'i daha sonra 19 Mayýs Gençlik ve Spor Bayramýnda konuþma yaparken görmüþtü. Okullarýn kapanmasýna yakýn bir gün Þermin, sabýka kaydý çýkarmak için Adliye'ye gelmiþ, Cumhuriyet Savcýsýný bulamadýðýný söyleyerek ona uðramýþtý. O yýllarda baþka yer nüfusuna kayýtlý olanlarýn dilekçeleri hemen cevaplandýrýlamýyor, sabýka kaydý bulunup bulunmadýðý nüfusa kayýtlý olduðu yerden telgrafla sorulduktan sonra veriliyordu. O gün Þermin'in Denizlili olduðunu öðrenmiþti. Þermin "Nasýl olsa tatil yakýn, ben memlekete gideceðim, orada çýkartýrým" demiþ, Cihat'ta tüm merakýna karþýn, sabýka kaydýný neden çýkartmak istediðini ve nerede kullanacaðýný soramamýþtý. Daha sonra göremediði Þermin'in tatile gittiðini, Okul Müdüründen öðrenmiþti. * * * O yaz, onun için geçmek bilmemiþti. Ýzninde Þermin'i görmek için Denizli'ye gitmek istemiþ, ancak cesaret edememiþti. Okullarýn açýlmasýný dört gözle beklemiþ, müþterek bir arkadaþýn lâf arasýnda Þermin'in geldiðini öðrenince dünyalar onun olmuþtu. Ýþinin olmadýðý zamanlarda, voleybol oynamak için Yatýlý Bölge Okuluna gitmeye baþlamýþ, Þermin'le arkadaþlýðý da ilerlemiþti. Bir gün konuþmalarý sýrasýnda "Denizli'de sabýka kaydýný çýkarýp çýkarmadýðýný" sorunca; Þermin þaþýrmýþ, sonradan kendisini toparlayarak "Çýkarttým" demiþti. Cumhuriyet Bayramý sonrasý Þermin'in öðretmen arkadaþlarýyla Diyarbakýr'a gideceðini öðrenince, Cihat'ta bir bahane uydurarak onlara katýlmýþ; Diyarbakýr'da arkadaþlarýndan ayrýlan Þermin'le bir pastanede baklava yemiþlerdi. Cihat, o gün duygularýný Þermin'e açmýþ, Þermin'de ona karþý ayný duygularý beslediðini çekinmeden söylemiþti. Zaman zaman hafta sonlarýnda farklý araçlarla Diyarbakýr'a gidip, ayný pastanede buluþmalarýný sürdürmüþler; sonra da yine farklý araçlarla geri dönmüþlerdi. Bir buluþmalarýnda Þermin mahcup þekilde "Sana bir itirafta bulunmak istiyorum.... Ben aslýnda sabýka kaydý çýkartmadým, o gün sabýka kaydýný bahane edip seni görmek için Adliye'ye gelmiþtim, Cumhuriyet Savcýsýnýn olmadýðýný biliyordum, bizim okula gelmiþti" deyince, ilk kez el ele tutuþup uzun uzun gülmüþlerdi. Þermin, klasik Türk müziðini çok sevdiðinden ve dedesinin Mevlevi olduðunu söylediðinden; Cihat, o günden ona, tasavvuf müziði kasetleri ve Mevlâna ile ilgili kitaplar hediye etmiþti. Okullarýn kapanmasýndan sonra Þermin'in tayini Denizli'ye çýkmýþ, Cihat da Ekim ayýnda Sýndýrgý'ya atanmýþtý. Mektuplaþýyorlar ve fýrsat buldukça Ýzmir'de buluþup, görüþüyorlardý. Artýk evliliði konuþur olmuþlardý. Ýkisi de evlenmek istiyor, bunun da bir an önce gerçekleþmesini arzuluyorlardý. Bu arada Þermin'in babasý aniden ölmüþtü. Þermin, babasýnýn ölümünden sonra deðiþmiþ "Ben Denizli'den ayrýlamam, annem ve kýz kardeþim var; sen hâkimlikten ayrýl, Denizli'de avukatlýk yaparsýn" demeye baþlamýþtý. Cihat, ne ya- parsa yapsýn ne kadar uðraþýrsa uðraþsýn Þermin'i fikrinden caydýramamýþ, ýsrarla "Annen ve kýz kardeþin bizimle kalsýn" þeklindeki önerileri de iknaya yetmemiþti. Mesleðini çok seviyordu. Hiçbir zaman avukatlýk yapmayý düþünmemiþti. Yavaþ yavaþ aralarý soðumaya baþlamýþ, sonunda birbirlerinden kopmuþlardý. * * * Cihat, üç yýl sonra Anamur'a tayin olmuþtu. Ýki yýldýr Þermin'le görüþmüyordu. Ailesi evlenmesi için devamlý baský yapýyordu. Otuz yaþýný geçmiþti. O da evlenme çaðýnýn geçmekte olduðunu düþünüyordu. O yaz izne gittiðinde Þermin'le buluþtu. Þermin, evlenme isteðini yine ayný nedenle "Benim aileme karþý sorumluluklarým var" diyerek geri çevirince, yanýnda getirdiði Þermin'in mektup ve fotoðraflarýný vererek "Kendisine ait olanlarý" iade etmesini istediðinde; Þermin "Aramýz bozulunca ben mektup ve fotoðraflarýný yýrtmýþtým" deyince, Cihat vedalaþarak ayrýlmýþtý. * * * Cihat, on ay sonra ailesinin bulduðu bir kýzla evlenmiþti. Ondan iki çocuðu olmuþ, mesleðinde ilerlemiþ, üç yerde aðýr ceza mahkemesi baþkanlýðý yaptýktan sonra atandýðý Ýzmir'de de ayný görevi sürdürüyordu. Zaman su gibi akmýþ, aradan yirmi yýl geçmiþti. Bu süre içerisinde Þermin'le hiç görüþmemiþ, ancak görüþtüðü ortak arkadaþlarýndan evlenmediðini duymuþtu. Son iki yýldýr ondan haber alamamýþtý. * * * Cihat bir öðle sonrasý odasýnda ertesi günkü duruþma dosyalarýný okurken, mübaþiri gelerek "Bir bayanýn onunla görüþmek istediðini" söyleyince, içeriye almasýný istemiþti. Birkaç dakika sonra odasýna ürkek adýmlarla giren bayanýn, kýsa bir þaþkýnlýktan sonra Þermin olduðunu anlayýnca ayaða kalkarak "Hoþ geldin" demiþti. Aslýnda birkaç dakika süren, ancak onlara çok uzun gelen bir sessizlikten sonra "Bir þey içer misin" diye sormuþ, Þermin "Fark etmez" deyince, çay söylemiþ ve birlikte içmiþlerdi. Daha sonra Þermin, çantasýndan büyükçe bir zarf çýkararak "Cihat, mektuplarýný ve fotoðraflarýný getirdim, sana yýrttýðýmý söylemiþtim, ancak doðru deðildi." demiþ ve zarfý masanýn üzerine koymuþtu. Bir süre bekledikten sonra uzun bir nefes alarak "Cihat, bir-iki aylýk ömrüm kaldý, pankreas kanseriyim, doktorlar gerçeði benden saklasalar da her þeyi biliyorum." demiþti. Cihat ne diyeceðini þaþýrmýþtý. Bir saat kadar Sayfa 13 konuþmuþlardý. Þermin "Emekli olduðunu, annesi ve kýz kardeþinin öldüðünü, yeðeni ile birlikte kaldýðýný" söylemiþti. Giderken, her ikisi de yaþaran gözlerini birbirlerinden saklamýþlar, Cihat "Yapabileceðim bir þey var mý?" diye sorunca, Þermin "Hakkýný helâl etmeni istiyorum" demiþ, Cihat'ta bunun üzerine "Helâl olsun" diye cevap vermiþti. Þermin'i geçirdikten sonra Cihat kapýsýný kilitleyerek akþam saatlerine kadar mektuplarý okumuþtu. Geçmiþi gözlerinde canlandýrmýþ, çaresiz kalmanýn acýsýný iliklerinde hissetmiþti. * * * Üç ay sonra yine bir öðle sonrasý odasýnda çalýþýrken, kapýsýný çalan 18-19 yaþlarýnda bir kýz içeriye girerek "Ben Þermin'in yeðeniyim. Sizinle görüþmek istiyorum." deyince, acý akýbeti tahmin eden Cihat ayaða kalkarak "Buyurun" demiþ ve onu oturtmuþtu. Ýsminin Nermin olduðunu söyleyen kýz "Teyzem öldü. Bize bir þey söylemese de son nefesine kadar hep sizi düþündüðünü biliyorum. Size mektup ve fotoðraflarýnýzý iade etmiþti, ancak bir fotoðrafýnýzý vermemiþ, onu da kitabýnýn arasýnda saklamýþ; ben de o fotoðrafý bir naylona sararak kimseye göstermeden kefenine koydum." demiþti. Ýkisinin de gözleri yaþarmýþtý. Kendisini toparlayan Nermin "Hep sizi tanýmak istemiþtim. Teyzem ayrýca gazetelerde rastladýðý sizinle ilgili haberleri kesmiþ. Onlarý ve hatýra defterini getirdim. Bu defterde sizinle ilgili çok aný, arzu ve hasret var. Bunlar sizin." demiþ ve yanýndaki zarfý býrakmýþtý. Nermin gidince Þermin'in Hatýra Defteri'nden rast gele bir sayfayý açan ve "Hayatta her þeyim vardý, ancak sen yoktun. Sana olan arzum giderek arttý. Zaman içerisinde o arzuyla özdeþleþince, bu felâketim oldu...." cümlelerini okuyan Cihat gözlerini yumdu. Kendisini toparladýðýnda kilitli çekmecesini açtý ve çýkardýðý fotoðrafa uzun uzun baktý. Fotoðraf Þermin'e aitti ve onu çok özleyecekti.. GÜZEL SÖZLER Aþýklarýn gönüllerinin yanýþýyla gözyaþlarý olmasaydý, dünyada su da olmazdý, ateþ de. (Mevlâna) Aþk çadýrýnýn kurulduðu yerde mantýk aranmaz. (Sadi) Aþk çile hayatýna benzer ve onu yaþamayan bilemez. (Shakespeare) Aþýklarýn en kýymetli serveti, birbirlerine býraktýklarý hatýralardýr. (Jules Renard) Alanya L Tipi’nde konser coþkusu Alanya L Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda, Ýnsan Haklarý Haftasý münasebetiyle Alanya Þiir ve Sanat Derneðinin katkýlarýyla 19 Aralýk 2008 tarihinde bir konser düzenlendi. Hükümlü ve tutuklulardan oluþan Yýl: 7 Sayý: 83 15 Þubat 2009 YAYIN KURULU Ekrem BAKIR Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardýmcýsý Yayýn Kurulu Baþkaný Vehbi Kadri KAMER Fahrettin KIRBIYIK Denetimli Ser. ve Yar. Tetkik Hâkimi Hiz. Sorumlu Dai. Baþk. Tülay ÇELEBÝ Þube Md. (Psikolog) Hamit KANSIZ Öðretmen Özlem ÞAHÝNKOL Þube Md. (Sos. Hiz. Uzm.) Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Koordinatörü Naci BÝLMEZ Recai YILDIZ Öðretmen Öðretmen Ankara Açýk Ceza Ýnfaz Kurumu Adýna Sahibi Hulûsi SAÐIR Kurum Müdürü Dizgi: Hasan KORKMAZ - Ýsa KÝBAROÐLU Baský: Þeref KARAAÐAÇ - Hüseyin CENGÝZ Montaj: Zafer KARAKAYA Ýdare Yeri: Ankara Açýk Ceza Ýnfaz Kurumu Ulucanlar / ANKARA Tel: 362 97 83 Faks: 319 46 34 Baský: Ankara Açýk Ceza Ýnfaz Kurumu Matbaasý Ulucanlar / ANKARA Tel: 362 97 83 Yayýn Türü: Aylýk, Yerel, Süreli Basým Tarihi: 15 Þubat 2009 koro tarafýndan sunulan birbirinden güzel türküler katýlýmcýlara duygulu ve eðlenceli anlar yaþattý. Antalya Valisi Alaaddin Yüksel ile Antalya Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan’ýn çelenk gönderdiði konsere, Alanya Kaymakamý Hulisi Doðan, Cumhuriyet Baþsavcýsý Ali Yeldan, Cumhuriyet Savcýsý Hikmet Turan, Ýlçe Jandarma Komutaný Mustafa Þahin, Ýlçe Emniyet Müdürü Turgay Çalýþkan, Mahmutlar Belediye Baþkaný Alaattin Çakýr, Sivil toplum kuruluþlarý (GÖNKAD ve AYMOD) Baþkan ve üyeleri, dernek temsilcileri, Alanya'da bulunan kamu kurum ve kuruluþlarýnýn temsilcileri ile 150 hükümlü ve tutuklu katýldý. Konser sonunda hükümlü ve tutuklulara yönelik bir konuþma yapan Alanya Kaymakamý Hulisi Doðan ''Her ne sebeple olursa olsun, cezaevine giren hükümlü ve tutuklularýn burada geçirdikleri zamaný avantaja çevirmeleri gerektiðini'' belirterek bu tür faaliyetlerin artýrýlmasýný istedi. Cumhuriyet Baþsavcýsý Ali Yeldan, katýlýmlarýyla konseri onurlandýran davetlilere teþekkür ederek, konserde emeði geçen kiþi ve kurumlara teþekkür belgesi sundu. Yalova’da hükümlülere ‘aðýz ve diþ saðlýðý eðitimi’ Yalova A 3 Tipi Kapalý Ceza infaz Kurumunda, hükümlü ve tutuklulara, Rotary Kulübü iþ birliðiyle aðýz ve diþ saðlýðý konusunda konferans verildi. Rotary Kulübü Dönem Baþkaný Diþ Hekimi Erkal Iþýk, aðýz ve diþ bakýmýnýn önemini anlatarak, uygulamalý olarak diþ fýrçalama yöntemlerini gösterdi. Konferans bitiminde, Kurumda bulunan hükümlü ve tutuklulara diþ fýrçasý ve diþ macunu hediye edildi. Ayrýca Rotary Kulübünce hükümlü ve tutuklulara birer masa tenisi ile buna ait ekipman hibe edildi. Konferansa Ýzleme Kurulu Baþkaný Belma Çam, Kurum Müdürü Þerafettin Güngör ve Kurum personeli katýldý. Sayfa 14 Seslenis 15 Þubat 2009 Amasya’da personele yýl sonu eðlencesi Amasya E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda stresli bir ortamda görev yapan personel ile eþ ve çocuklarýnýn birbirleriyle kaynaþmasý, moral ve motivasyonlarýnýn yükseltilmesi amacýyla Eðitim ve Psikososyal Yardým Servisi görevlileri Psikolog Þehriban Ö. Yýlmaz, Öðretmen Ýsmail Cenik, Ýnfaz ve Koruma Baþmemurlarý Halim Meral ve Ali Torun’dan oluþan tertip komitesinin gayretleri ile 2006 yýlýnda baþlatýlan “Yýl Sonu Eðlencesi” bu yýl daha görkemli þekilde gerçekleþtirildi. 19 Aralýk 2008 tarihinde, Amasya Halk Eðitim Merkezi Müdürlüðünün tahsis ettiði salondaki eðlence Ýnfaz Koruma Memuru Hacý Ali Günaydýn’ýn sunuculuðunda Kurum Müdürü Ýbrahim Er'in konuþmasý ile baþladý. Eðlenceye Kurumda görev yapan ikinci müdürler, sivil personel, infaz koruma baþmemur ve memurlar ile onlarýn eþ ve çocuklarýndan oluþan 200’e yakýn kiþi katýldý. Bu yýl farklý olarak Amasya Belediyesi Konservatuarýna baðlý Halk Müziði Grubu Orkestrasý unutulmaz bir Ordu E Tipi’nde tiyatro gösterisi konser verdi. Personel ve ailelerini, sanatçýlarýn türküleriyle coþturduðu geceye Kurumda Baðlama Kursu Öðretmeni olarak görev apan Aþýr Aslan da Türk Halk Müziðinin seçkin parçalarý ve Amasya yöresine ait türküleriyle renk kattý. Personele yönelik çeþitli sürpriz çekiliþlerin de yapýldýðý gecede, 2008 Avrasya Maratonuna katýlan Ceza Ýnfaz Kurumu Gençlik Spor Kulübü Atletizm Takýmý Kulüp Baþkaný Ali Torun tarafýndan hediyeler verildi. Programda, Adliye Personeli Folklor Grubunun Amasya Yöresi ve diðer yörelerden oluþan muhteþem gösterisi ve davullu zurnalý þovu büyük ilgi gördü. Kurumlarda ‘yeni yýl coþkusu’ Çorum L Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda yeni yýl münasebetiyle Cumhuriyet Baþsavcýsý Bayram Eray, Adlî Yargý Adalet Komisyonu Baþkaný Hüseyin Turgut Bayraktar, Cumhuriyet Savcýsý Erdal Þenol, diðer hâkim ve Cumhuriyet savcýlarý, Kurum Müdürü ve Kurum ikinci müdürlerinin katýlýmlarý ile program gerçekleþtirildi. Mahalli Sanatçýlar Songül Öztürk, Özdemir Öztürk ve Grup Vadi tarafýndan konser verilen programda, hükümlü ve tutuklular gönüllerince eðlendi. Konserin sonunda Cumhuriyet Baþsavcýsý Bayram Eray ile Adlî Yargý Adalet Komisyonu Baþkaný Hüseyin Turgut Bayraktar sanatçýlara çiçek vererek katýlýmlarýndan dolayý teþekkür ettiler. Ankara Çocuk ve Gençlik Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda da yeni yýl kutlamasý gerçekleþtirildi. Kutlama programý, Kurum Öðretmeni Berna Dirik’in konuþmasý Çorum L Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu ile baþladý. Dirik konuþmasýnda; çocuk ve gençlere yeni yýla umutlarýný ve beklentilerini tazeleyerek girmelerini, Kurumun destek ve katkýlarý ile hayata, umutlara, yeni baþlangýçlara yelken açmalarýný ve hayata dört elle sarýlmalarý tavsiyesinde bulundu. Dirik, 2009 yýlýnýn bütün insanlýða huzur ve mutluluk getirmesi temennisinde bulundu. Kurumda kalmakta olan çocuk ve gençlerin katýldýðý kutlamalarýn birinci bölümünde Ankara Büyükþehir Belediyesi sanatçýlarý sahne alarak çocuk ve gençlerin istekleri doðrultusunda þarký ve türküleri söylediler. Programýn ikinci bölümünde ise Çankaya Belediyesi Türk Halk Müziði sanatçýlarý sahne aldý. Çankaya Belediyesi sanatçýlarýnýn da programlarýný çocuk ve gençlerin istekleri doðrultusunda gerçekleþtirmesi çocuk ve gençlerde büyük bir coþku ile karþýlandý. Program, hep beraber söylenen türkülerle, oynanan oyun- lar ve halaylarla sona erdi. Yaklaþýk olarak dört buçuk saat süren programýn bitiþi ile birlikte Kurum Müdürü Muammer Seyitoðlu, Kurum Ýkinci Müdürleri Halit Çanga ve Seçkin Karagözoðlu büyük bir özveri ile hiçbir karþýlýk beklemeden bu tür organizasyonlara katýlan sanatçýlara Kurum adýna hediye sundu. Ordu E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda, 22.12.2008 tarihinde Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu (OBKT) tarafýndan devletine ve milletine baðlý, dürüst ve namuslu, Baþkomiser Ramazan Bey'in baþýndan geçen traji komik olaylarýn anlatýldýðý "Seferi Ramazan Bey'in Nafile Dünyasý" adlý tiyatro oyunu sahnelendi. Büyük ilgi ve beðeniyle izlenen tiyatro gösterisine Ordu Cumhuriyet Baþsavcý Vekili Abdurrahim Alan, Ceza Ýnfaz Kurumu Ýkinci Müdürleri Zeynel Uludüz ve Mesut Akarçay, Kurum personeli, çok sayýda davetli ile hükümlü ve tutuklular katýldý. Kocaeli 1 No’lu F Tipi’nde ‘Sigaraya Hayýr’ konulu konferans gerçekleþtirildi Kocaeli 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlik Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda 3.12.2008 tarihinde Sigarayla Savaþanlar Derneði Kurucu Baþkaný Dr. M. Ubeyd Korbey, "Sigaraya Hayýr" konulu konferans verdi. Konferansa Kurum Müdürü Adem Tatlýsoy, Eðitimden Sorumlu Ýkinci Müdür Hakký Ceylan, Kurum personeli, Ýzmit Dernek yöneticileri ile hükümlü ve tutuklular katýldý. Erciþ’te moral gecesi Erciþ’te, Cumhuriyet Baþsavcýsý Mehmet Köklü tarafýndan 28.11.2008 tarihinde Adliye, Kapalý ve Açýk Ceza Ýnfaz Kurumlarý ile Denetimli Serbestlik ve Yardým Merkezi Þube Müdürlüðü çalýþanlarýnýn moral-motivasyonlarýnýn yükseltilmesi ve kaynaþmalarýnýn saðlanmasý amacýyla Ýlçe merkezinde bir gece düzenlendi. Gecede bir konuþma yapan Erciþ Cumhuriyet Baþsavcýsý Mehmet Köklü, yoðun çalýþma temposu içerisinde yýpranan personelin moral, motivasyonlarýnýn yükseltilmesi, çalýþma verimlerinin artýrýlmasý, kaynaþmanýn saðlanmasý için bu tür et- kinliklerin zorunluluðuna deðindi. Adlî personelinin topluma her yönüyle örnek olmasý gerektiðini belirten Köklü, “Birlik ve beraberliðe en çok ihtiyaç duyduðumuz bu günlerde, sosyal, kültürel ve sportif çalýþmalarla topluma bu mesajý vermeye devam edeceðiz.”dedi. Ýlçede bulunan Adliye, Açýk ve Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumlarý, Denetimi Serbestlik Þube Müdürlüðü ve Ýcra Müdürlüðü personelinin eþ ve çocuklarýyla katýldýklarý gece müzik, þiir ve halaylar eþliðinde devam etti. Davetlilere yapýlan ikramla gece sona erdi. Seslenis 15 Þubat 2009 Sayfa 15 Vezirköprü M Tipi’nde belge daðýtým töreni Vezirköprü M Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda, 25.12.2008 tarihinde Ýnsan Haklarý Evrensel Beyannamesinin ilanýnýn 60. yýldönümü kutlama etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen program kapsamýnda belge daðýtým töreni yapýldý. Törene Cumhuriyet Savcýsý Yaþar Adýgüzel, Ýlçe Jandarma Bölük Komutaný Göksel Seri, Ýlçe Milli Eðitim Müdürü Ýbrahim Arslan, Ýlçe Halk Eðitim Merkezi Müdürü Nazým Kale, Ýzleme Kurulu Baþkaný Nejdet Ýðci ve Kurul Üyeleri Yaþar Ergin ve Sebahattin Güneþ, Kurum Müdürü Þeref Tatlý, Kurum ikinci müdürleri, Kurum personeli ile tutuklu ve hükümlüler katýldý. Kurum Müdürü Þeref Tatlý yaptýðý konuþmada insan haklarýnýn özellikle ceza infaz kurumunda olanlar için daha da önem arz ettiðini, insan haklarýnýn yalnýzca “Ýnsan Haklarý Haftasý” içinde deðil her zaman hatýrlanmasý gerektiðini belirtti. Tatlý, konuþmasýnda cezaevine insan alýnýr, suç dýþarýda kalýr anlayýþýyla görev yaptýklarýný söyledi. Sivas E Tipi’nde ‘Dünya Kadýn Haklarý Günü’ kutlandý Konuþmalarýn ardýndan Ceza Ýnfaz Kurumunda, Samsun ÝÞKUR Ýl Müdürlüðü iþbirliði ile açýlan “karo fayans döþemeciliði kursundan 7, Ýlçe Halk Eðitim Merkezi Müdürlüðünce açýlan Ýngilizce kursundan 11, satranç kursundan 5, voleybol kursundan 8, bilgisayar iþletmenliði kursundan 7 olmak üzere toplam 38 kursiyere belgeleri törenle verildi. Ayrýca, Açýk Öðretim Lisesini bitiren tu- tukluya diplomasý verilirken, Kurum içinde yapýlan bilgi yarýþmasýnda, satranç ve masa tenisi turnuvalarýnda dereceye girenlere hediyeleri daðýtýldý. Törenden sonra tutuklu ve hükümlüler tarafýndan oynanan “Acil Servis” isimli tiyatro gösterisi büyük beðeni topladý. Ayrýca Kurumun Türk Halk Müziði Korosu seslendirdiði türküler ile programa renk kattý. Sivas E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda 5 Aralýk Dünya Kadýn Haklarý Günü kutlandý. Cumhuriyet Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öðretim Üyesi Veda Bilican Gökkaya tarafýndan verilen konferans öncesinde Kurumda bulunan bayan hükümlü-tutuklular ile personele günün anlam ve önemine binaen çiçek verildi. Konferansta ülkemizde kadýn olmanýn güçlükleri ve kadýn haklarý, tarihte kadýnýn var olma mücadelesi, toplumlarýn tarihinde ve deðiþen dünya koþullarýnda kadýnýn yeri ve önemi hakkýnda bilgi verildi. Ankara 2 No’lu F Tipi’nde ‘Sporun Önemi’ konulu konferans verildi YILMAZLIK KAVRAMI Bakanlýðýmýz çaðdaþ ceza infaz sisteminin temel amacýný; hükümlünün sosyalleþmesini teþvik etmek, yeniden suç iþlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, üretken, kanunlara ve toplumsal kurallara saygýlý, sorumluluk taþýyan bir yaþam biçimine uyumunu kolaylaþtýrmak ve dolayýsýyla toplumu suça karþý korumak olarak ele almaktadýr (Ýpek, 2008). Ülkemizde 2005 yýlýnda hizmete baþlayan denetimli serbestlik uygulamalarý da bu amaç doðrultusunda çok kýsa sürede yapýlanmýþtýr ve uluslar arasý uygulamalara eþdeðer uygulamalar Ülkemizde de hýzla geliþtirilmektedir. Denetimli serbestlik uygulamalarý içerisinde pek çok ülkede uygulanan önemli yöntemlerden biri de suç tekrarýný önleyen müdahale programlarýnýn geliþtirilmesi ve uygulanmasýdýr. Bu yazýda müdahale programlarý içerisinde yer alabilecek ya da bu programlar içerisinde dikkate alýnabilecek bilgiler saðlayan "Yýlmazlýk" kavramý açýklanacaktýr. Günümüze kadar yapýlan çalýþmalarda uzun süreli yoksulluk, ihmal ve istismara uðrama, þiddete maruz kalma, anne-babadan uzun süre ayrý kalma, ciddi bir kaza geçirme, yakýnlarýnýn ölümüne tanýk olma, okulda sürekli baþarýsýzlýk riskiyle karþý karþýya olma, yakýn çevresinde; çeþitli suçlara karýþan kiþilerin bulunmasý, madde baðýmlýlarýnýn varlýðý gibi risk faktörleri olan kiþilerin arasýnda antisosyal davranýþlar sergileyenlerin ya da suç sayýlan eylemlere karýþanlarýn oranýnýn, diðer nüfusa oranla yüksek olduðu belirtilmektedir. Bununla birlikte risk altýndaki bireyler arasýnda hiçbir antisosyal davranýþ sergilemeksizin yaþamlarýný sürdürebilen çocuklarýn ve gençlerin sayýsý azýmsanamayacak kadar çoktur. Bu olgu, 1990lý yýllardan itibaren sosyal bilimcilerin dikkatini çekmiþtir. Bazý çocuklar ve gençler yukarýda betimlenen risk faktörlerine ve her türlü olumsuzluða raðmen ayakta kalabilmekte ve çevreyle etkileþimlerini baþarýlý bir biçimde sürdürebilmektedirler. Bu kiþilerin stres yaratan olaylar karþýsýnda genellikle yýlgýnlýða düþmedikleri, aksine kendilerini çabucak toparladýklarý, hatta sýkýntýlardan ve olumsuz çevresel koþullardan her defasýnda daha da güçlenerek sýyrýldýklarý belirtilmektedir (Öðülmüþ, 2007). Yüksek risk faktörlerine raðmen kiþileri koruyan bu özellikler sosyal bilimciler tarafýndan Yýlmazlýk (Resilience) olarak tanýmlanmýþtýr. Masten ve diðerleri (1990) yýlmazlýðý daha genel bir ifadeyle "zorlayýcý ve tehdit edici koþullara raðmen baþarýlý bir adaptasyon yeteneðine sahip olmak, bu süreçte gayret göstermek ve sonuçta da baþarýlý olmaktýr" þeklinde tanýmlamýþtýr. Linquanti (1992) ise yýlmazlýðý, "hayatlarýnda büyük stres ve olumsuzluklarla karþýlaþmalarýna raðmen, okul baþarýsýzlýðý, madde baðýmlýlýðý, ruh saðlýðýnýn bozulmasý ve çocuk/ ergen suçluluðu (kurallara, kanunlara uymama, baþkalarýnýn malýna zarar verme) gibi diðerlerine göre daha büyük risk altýnda olduklarý problemlerden uzak durabilen çocuklardaki özelliktir" diye açýklamaktadýr (akt; Gürgan 2006). Yýlmazlýkla ilgili en kapsamlý boylamsal araþtýrmalardan biri Werner tarafýndan 1955'de baþlayan, 698 bebeðin incelendiði ve 40 yýl süren bir çalýþmadýr. Baþlangýçta uyuþturucu madde kullanýmý, düþük okul baþarýsý gibi yüksek risk altýnda olduklarý düþünülen kiþilerden 30 ve 40 yaþlarýna geldiklerinde tekrar ölçüm alýnmýþtýr. Bu çocuklarýn çok büyük bir kýsmýnda erken yaþlarda ciddi problemler görülmesine raðmen pek çoðunun oldukça normal birer yetiþkin olduklarýný saptamýþlardýr (akt; Cox 2004). Sonraki dönemde bu çocuklarýn özelliklerini inceleyen pek çok araþtýrma "yýlmaz bireyler" olarak adlandýrdýklarý bu kiþilerin yaygýn olarak þu özelliklere sahip olduklarýný bildirmiþlerdir. (akt; Özcan 2005) - Sosyal yetkinlik; diðer insanlardan olumlu tepkiler alabilme, sosyal uyum ve saðlýklý iliþkiler kurabilme yeteneði - Ýletiþim ve problem çözme becerileri - Özerklik - Ýnanç - Ýyi düzeyde zihinsel yeterlilik - Amaç ve gelecek duygusu; amaçlar, eðitimsel özlemler ve parlak bir gelecek duygusu - Umutlu ve iyimser olma - Planlama yeteneði - Öz-yetkinlik - Yüksek benlik saygýsý, Empati - Etkili duygusal düzenleme - Mizah - Deneyimleri yapýcý olarak algýlama eðilimi - Destekleyici aile iliþkileri - Uyum saðlayýcý bir karakter. Lambie, Leone ve Martin, (2002) ile Masten ve Reed, (2002) Risk durumlarý ve örseleyici yaþam koþullarý altýnda yetiþen gençlerin, geliþimlerini tehdit eden tüm olumsuzluklara raðmen nasýl baþarýlý olabildiklerini ve yýlmaz kalabildiklerini anlamanýn, benzer riskler altýndaki diðer çocuk ve gençlere yönelik yapýlabilecek önleyici çalýþmalara ýþýk tutacaðýný belirtmiþlerdir (akt; Gürgan 2006). Bu konuda Ülkemizde Gürgan (2006) tarafýndan yapýlan bir çalýþmada "yýlmazlýk eðitimi grup danýþma programý"nýn üniversite öðrencilerinin yýlmazlýk düzeylerine etkisi incelenmiþtir. Bu amaçla araþtýrmacý tarafýndan üniversite öðrencilerinde yýlmazlýk faktörlerini geliþtirmeyi amaçlayan her biri 2'þer saat süren 11 oturumluk bir program geliþtirilmiþtir. Bu program aðýrlýklý olarak psikodramayla bütünleþtirilmiþ biliþsel davranýþçý yaklaþým ile insancýl ve varoluþçu yaklaþýma göre yapýlandýrýlmýþ, eðitici, destekleyici, koruyucu öðeler içeren yaþantýya yönelik yarý yapýlandýrýlmýþ psikodrama ýsýnma oyunlarýna, eðlendirici ve farkýndalýk arttýrýcý etkinliklere yer veren paket bir program olarak tanýmlanmýþtýr. Araþtýrma, üniversite 2, 3 ve 4. sýnýfta öðrenim gören Eda CAN Psikolog Gökhan CAN Psikolog Mersin Denetimli Serbestlik ve Yardým Merkezi Þube Müdürlüðü Tarsus Denetimli Serbestlik ve Yardým Merkezi Þube Müdürlüðü yýlmazlýk düzeyi düþük 36 öðrenci ile yürütülmüþtür. Araþtýrmada 20 kiþilik deney grubunun yaný sýra, Hawthorne etkisini kontrol etmek amacýyla 16 denekli plasebo kontrol grubu oluþturulmuþ ve bu kontrol grubuna 5 oturumluk yýlmazlýkla iliþkisiz etkinlik gerçekleþtirilmiþtir. Sonuç olarak yýlmazlýk eðitimi alan grupla kontrol grubu arasýna uygulama sonrasýnda anlamlý bir fark olduðu ve programýn öðrencilerin yýlmazlýk düzeylerini arttýrmada etkili olduðu bulgulanmýþtýr. Deðerlendirme Ülkemiz þartlarýnda her bir hükümlünün yoksulluk, sosyal çevresinde suç iþleyen kiþilerin bulunmasý ve benzeri risk faktörlerinin direk ortadan kaldýrýlmasý mümkün deðildir. Bu risk faktörlerini direk ortadan kaldýramýyorsak yapýlabilecek þey kiþilerin bu risk faktörlerine raðmen saðlýklý uyumu gerçekleþtirmelerini saðlamaktýr. Bu nedenle yukarýda bahsedilen yýlmazlýk özelliklerinin hükümlülere kazandýrýlmasýný amaçlayan bir müdahale programýnýn suç tekrarýný önleyeceði düþünülmektedir. Yýlmazlýk özellikleri olarak tanýmlanan özelliklerin (örn; baþarýlý iletiþim, problem çözme, özgüven, atýlganlýk, empati vb.) her bir faktörün ayrý ayrý tanýmlanarak bütün bir program olarak hükümlülere kazandýrýlmasýnýn bu kiþilerin yeniden suç iþleme risklerini azaltacaðý ve ayný zamanda yaþama saðlýklý uyum saðlamalarýný kolaylaþtýracaðý düþünülmektedir. Kaynakça Cox, D. A., (2004). Leaders Fostering Resiliency In Schools. University of Pittsburgh. (6-9) Gürgan, U., (2006). Grupla Psikolojik Danýþmanýn Üniversite Öðrencilerinin Yýlmazlýk Düzeylerine Etkisi. Yayýmlanmamýþ Doktora Tezi. Ankara Üniversitesi Eðitim Bilimleri Enstitüsü. Ankara Ýpek, K. (2008). Denetimli Serbestlikte Yeni Bir Baþlangýç. Denetimli Serbestlik ve Yardým Hizmetlerinden Sorumlu Daire Baþkanlýðý E-Dergi. Sayý 1, 4 Öðülmüþ, S. (2007). Her þeye Raðmen Yýlmazlýk. Yayýnlanmamýþ Seminer Sunusu. Tarsus Özcan, B. (2005). Anne-Babalarý Boþanmýþ Ve Anne-Babalarý Birlikte Olan Lise Öðrencilerinin Yýlmazlýk Özellikleri Ve Koruyucu Faktörler Açýsýndan Karþýlaþtýrýlmasý. Yayýnlanmamýþ Yüksek Lisans Tezi. Ankara Üniversitesi Eðitim Bilimleri. Ankara. Türkiye Modern Pentatlon Federasyonu Baþkaný Turgay Çetinkaya tarafýndan 24.12.2008 tarihinde Ankara 2 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kaplý Ceza Ýnfaz Kurumunda tutuklu ve hükümlülere yönelik olarak "Sporun Ýnsan Hayatýndaki Yeri ve Önemi" konu bir konferans verildi. Federasyon Baþkaný Turgay Çetinkaya, özellikle yeni neslin yetiþtirilmesinde gençlerin saðlýklý düþünen, planlý-programlý yaþayan, kendine özgüveni olan baþarýlý birey olabilmeleri için erken yaþlardan itibaren spora yönlendirilmeleri gerektiðini belirtti. Enerjilerini spora aktaran gençlerin ders baþýna oturduklarýnda boþa vakit geçirmeyeceklerini ve daha verimli çalýþacaklarýný belirten Çetinkaya, yine gençlik dinamizmlerini spora aktaran gençlerin alkol ve sigaradan uzak duracaklarýný söyledi. Sivas Açýk Ceza Ýnfaz Kurumunda belge daðýtým töreni Sivas Açýk Ceza Ýnfaz Kurumunda, Sivas ÝÞKUR Ýl Müdürlüðü ve Halk Eðitim Müdürlüðü ile ortaklaþa açýlan bilgisayar iþletmenliði kursuna katýlarak baþarýlý olan hükümlülere belgeleri Kurum Müdürü Ýrfan Gültekin, ÝÞKUR Müdürü Yüksel Altun, Halk Eðitim Müdürü Cemal Dalcý, Kurum Ýkinci Müdürü Selahattin Demir, Kurum Öðretmeni Suat Filiz ve Kurum personelinin katýlýmýyla yapýlan törende verildi. Seslenis Sayfa 16 15 Þubat 2009 Konya E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda Mevlânâ’yý anma etkinliði gerçekleþtirildi Mevlânâ Celaleddin Rumî’yi anma etkinlikleri kapsamýnda Konya E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumunda program gerçekleþtirildi. Ceza Ýnfaz Kurumu Eðitim Birimi tarafýndan organize edilen ve “Mevlânâ’yý Anma ve Anlama” adý verilen programda, Konya Müze Müdürü Yusuf Benli “Mevlânâ ve Ýnsan Sevgisi” konulu konferans verirken, Þems ve Mevlânâ’yý Yaþatma Derneði semazenleri semah gösterisi sundu. 26.12.2008 tarihinde düzenlenen programda; ilk olarak Konya Müze Müdürü Yusuf Benli, “Mevlânâ ve Ýnsan Sevgisi” konulu konferans verdi. Benli, Mevlânâ’nýn yaþamýndan bahsederek, onun sevgi ve hoþgörüsünün tüm insanlýðý içine alan evrensel bir düþünce olduðunu ifade etti. Konferansý takiben Þems ve Mevlânâ'yý Yaþatma Derneði semazenlerinin semah gösterisi büyük ilgi gördü. Programa Kurum Müdürü Ýsmet Aktürk, Kurum Ýkinci Müdürü Þerafettin Kýzýlca, Kurum Öðretmenleri Süleyman Ertekin, Evrim Ertekin ve Ýsmail Gökçe, Kurum personeli ile hükümlü ve tutuklular katýldý. Prof. Dr. Üstün Dökmen hükümlülere ‘Ýletiþim’ konulu seminer verdi BÝRÝNCÝ SAYFADAN DEVAM Prof. Dr. Dökmen’in 18.12.2008 tarihinde sunduðu seminer, 1,5 saat sürdü. Semineri Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüðü Tetkik Hâkimi Feyzullah Taþkýn, Ankara 1 No’lu L Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu Müdürü Bekir Alanoðlu, Kurum ikinci müdürleri, Kurum eðitim servisi personeli, Kadýn Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu personeli ve yaklaþýk 150 hükümlü ve tutuklu izledi. Son derece hareketli geçen seminer, hükümlü ve tutuklu merkezli olarak gerçekleþtirildi. Hükümlü ve tutuklularýn büyük ilgi gösterdikleri seminerde; günlük yaþamla ve çalýþma ortamlarýyla ilgili, kaliteli yaþam stilleri, kültürel ve kiþisel boyutlardaki mevcut iletiþim sorunlarýný fark etme ve bu sorunlarý giderme yollarýný öðrenme, empatik iletiþim konusunda beceri kazanma, bu becerileri iþ yerlerinde ve özel yaþamda kullanma konusunda motive olma, ailede ve iþ yerinde saðlýklý iletiþimin, uzlaþmanýn ve yaþama sevinci taþýmanýn önemini kavrama, duygularý fark etme, ifade etme ve kontrol etme, motivasyonu artýrma ve yaþama sevincine ulaþma yollarý, sorumluluk almanýn önemi, motivasyon gibi konular ele alýndý. Seminerin sonunda, Prof. Dr. Dökmen’e Tetkik Hâkimi Feyzullah Taþkýn, hükümlü ve tutuklularýnýn el emeði Türk Bayraðý ve Atatürk rozeti takdim etti. Prof. Dr. Üstün Dökmen, hayatta baþarý için saðlýklý iletiþimin þart olduðunu vurguladýðý seminerini hükümlü ve tutuklularla karþýlýklý iletiþim hâlinde gerçekleþtirdi. Isparta’da hükümlü ve tutuklularýn el emeði göz nuru ürünleri kermeste sergilendi Isparta E Tipi Kapalý Ceza Ýnfaz Kurumu ve Türk Kadýnlar Birliði Derneði Isparta Þubesi iþbirliðiyle düzenlenen kermeste hükümlü ve tutuklularýn el emeði göz nuru ürünlerinin satýþý yapýldý. Kermesin açýlýþý 25.12.2008 tarihinde Cumhuriyet Baþsavcýsý Abdulkadir Þahin ve Dernek Baþkaný Prof. Dr. Aynur Gül Karahan tarafýndan yapýldý. Kermesin düzenlenmesinden bir ay önce, Türk Kadýnlar Birliði Derneði Is- parta Þubesi, Ceza Ýnfaz Kurumunda kalan kadýn tutuklu ve hükümlülere maddi olarak yardýmda bulunmak amacýyla Ceza Ýnfaz Kurumuna baþvuruda bulundu. Ceza Ýnfaz Kurumu Müdürü Dursun Þah Özyýlmaz’ýn, Dernek yöneticilerine, kadýn tutuklu ve hükümlülere maddi yardým yerine, onlara bir uðraþ ve meslek kazandýrabilmek amacýyla malzeme yardýmý yapýlmasýnýn daha doðru olacaðýný ifade etmeleri üzerine, kadýn tutuklu ve hükümlülere örgü ipi yardýmý yapýldý. Bu ipleri çeþitli ürünlere dönüþtüren kadýn tutuklu ve hükümlülere hem bir uðraþ hem de maddi bir kaynak kapýsý açýlmýþ oldu. Kermeste, Ceza Ýnfaz Kurumunda bulunan kadýn tutuklu ve hükümlülerce hazýrlanmýþ atký, bere, þal, bebe takýmý, kazak vb. örgü ürünlerinin yanýnda, erkek tutuklu ve hüküm- lüler tarafýndan hazýrlanan cam iþleme, cam süsleme ürünleri, pano ve boncuk süslemelerinden oluþan ürünlere yer verildi. Açýlýþ sonrasý Ceza Ýnfaz Kurumu Müdürü Dursun Þah Özyýlmaz, yardýmlarýndan dolayý Dernek Baþkaný Prof. Dr. Aynur Gül Karahan’a günün anýsý olarak erkek tutuklu ve hükümlüler tarafýndan hazýrlanan cam iþleme bir plâket takdim ederek, teþekkür etti ve bu tür faaliyetlerinin devam etmesi temennisinde bulundu. Reyonlardaki ürünlere halkýn ilgisi yoðun oldu. Kermesin daha ilk gününde ürünlerin tamamýna yakýný tükenirken, yeni sipariþler alýndý. Üç gün süreyle açýk kalan kermesten elde edilen gelir, Ceza Ýnfaz Kurumunda kalan, ürün sahibi tutuklu ve hükümlülere daðýtýldý.
Benzer belgeler
Kasım-Sayı: 80 - Adalet Bakanlığı
bir diðeri de e-dergi uygulamasýdýr. E-dergi ile denetimli serbestlik ve yargý sistemine hem önemli bir haberleþme aracý hem de bilgi kaynaðý saðlanmýþ, yayýnlandýðý bir yýllýk süre içinde büyük il...