Rüzgâr Enerji Sistemlerinde Kullanılan Maksimum Güç
Transkript
Rüzgâr Enerji Sistemlerinde Kullanılan Maksimum Güç
EEB 2016 Elektrik-Elektronik ve Bilgisayar Sempozyumu, 11-13 Mayıs 2016, Tokat TÜRKİYE Rüzgâr Enerji Sistemlerinde Kullanılan Maksimum Güç Noktası Takibi Yöntemleri Ersagun Kürşat YAYLACI1 İrfan YAZICI2 Sakarya Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Sakarya Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü 1 2 [email protected] RES’lerde temel olarak kullanılan üç MPPT yöntemi mevcuttur. Bunlar; değiştir gözle (Perturb and Observe, P&O), güç sinyal geribesleme (Power Signal Feedback, PSF) ve kanat uç hız oranı (Tip Speed Ratio, TSR) yöntemleridir. Özet Rüzgâr enerjisi yenilenebilir enerji kaynaklarından birisi olup enerji üretimindeki payı her geçen yıl artış göstermektedir. Bu artış ile birlikte rüzgâr enerjisi üzerinde farklı çalışma alanları ortaya çıkmaktadır. Maksimum güç noktası takibi bu çalışma alanlarından birisi olup rüzgâr enerjisinde bir verimlilik çalışması olarak değerlendirilebilir. Çıkış noktası; herhangi bir rüzgâr hızında, alternatörün çalışabileceği farklı devir sayıları olmasına rağmen maksimum güç sağlayacak tek bir devir sayısının olmasıdır. Dolayısıyla değişen rüzgâr hızı ile maksimum gücü temin edebilecek devir sayısı kontrolünün sürekli olarak yapılması gerekir. Literatür çalışmalarında hala güncel bir konu olup her geçen gün literatüre bu konuda yeni çalışmalar eklenerek katkı sunulmaktadır. Bu çalışmada, maksimum güç noktası takibi konusunda yapılan literatür çalışmaları için detaylı bir inceleme yapılarak en çok kullanılan maksimum güç noktası takibi yöntemlerinin birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları ortaya konulmuştur. 1. [email protected] Bu çalışmada RES’lerde kullanılan ve yukarıda belirtilen MPPT yöntemleri incelenmiştir. Bu konuda yapılan literatür çalışmaları için detaylı bir inceleme yapılarak kullanılan bu yöntemlerin birbirlerine göre avantaj ve dezavantajları ortaya konulmuş ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Ayrıca Matlab ortamında bir benzetim modeli oluşturularak benzetim çalışmalarıyla yöntemlerin performans değerlendirilmesi yapılmıştır. Makalenin 2. bölümünde rüzgâr enerji sistemleri hakkında bilgi verilmektedir. 3. bölümde literatürde kullanılan MPPT yöntemleri incelenmiştir. 4. bölümde benzetim çalışmaları ve sonuçları verilmiştir. 2. Rüzgâr enerji sistemleri RES’ler çok farklı topolojilerde kullanımlara sahip olsalar da, genel olarak bir rüzgâr türbini, alternatör, güç elektroniği dönüşüm elemanları ve yük grubundan oluşmaktadır. Enerji dönüşümü Şekil 6’de verildiği gibi üç aşamada gerçekleşmektedir. Rüzgâr türbini kanatları vasıtasıyla aerodinamik rüzgâr enerjisini mekanik enerjiye dönüştürür. Mekanik enerji; şaftına doğrudan ya da vites kutusu üzerinden bağlantılı olan alternatöre aktarılır. Alternatör tarafından alınan bu mekanik enerji, elektriksel enerjiye dönüştürülerek güç elektroniği elemanlarına gönderilir. Güç elektroniği elemanları kullanılarak hem MPPT sağlanır hem de elektrik enerjisi, şebeke bağlantı kriterlerine uygun hale getirilerek yüke aktarımı gerçekleştirilir. Giriş Gelişen teknoloji ve ağır sanayi ile birlikte enerji talebi giderek artmaktadır. Bunun yanı sıra fosil yakıtların meydana getirdiği olumsuz etkiler sebebiyle yenilenebilir enerji kaynaklarına (YEK) olan talep de giderek artmaktadır. Başlıca YEK kaynakları; hidroelektrik, rüzgâr, güneş, jeotermal, gelgit ve biyokütle olarak verilebilir. Son yıllarda YEK’lerin kendi içerisindeki paylaşımına bakıldığında rüzgâr enerji sistemlerinin (RES) önemli bir yeri olduğu görülmektedir [1]. RES’ler hem sabit hızlı hem de değişken hızlı olarak işletilebilirler. Sabit hızlı işletimli RES’ler, daha düşük maliyet ve kolay kontrol edilebilme gibi özellikleri ile avantajlar sunmaktadır. Diğer taraftan değişken hızlı RES’ler ise daha düşük mekanik gerilmeler, şebeke bağlantılı kullanımlarda daha az elektriksel dalgalanmalar ve maksimum güç noktasının takibi (Maximum Power Point Tracking, MPPT) kabiliyetleri ile öne çıkmaktadır [2]. Rüzgar Enerjisi Mekani k Enerji Elektrik Enerjisi Şekil 6. Rüzgâr enerjisi dönüşüm aşamaları Matematiksel olarak ifade etmek gerekirse; enerjisinden kanatlar tarafından çekilen güç miktarı MPPT; alternatörün herhangi bir rüzgâr hızı için çalışabileceği optimum devir sayısı ile çalıştırılarak mevcut rüzgâr enerjisi potansiyelinden maksimum faydalanılmasıdır. [3] nolu çalışmada, aynı koşullarda değişken hızlı işletimlerin, kullanılan MPPT yöntemleri ile sabit hızlı işletimlere nazaran %30 ila %40 arasında daha fazla güç temin edebilme özelliğinin olduğu gösterilmiştir. Bu sebeple değişken hızlı işletime sahip RES’ler daha yaygın kullanılmaktadırlar. Pk 115 1 AVr3c p 2 rüzgâr (1) EEB 2016 Elektrik-Elektronik ve Bilgisayar Sempozyumu, 11-13 Mayıs 2016, Tokat TÜRKİYE olarak verilebilir. Burada P k; kanatların çektiği güç miktarı, ρ; ortamdaki hava yoğunluğu, A; kanatların süpürdüğü alan, V r; rüzgâr hızı, cp; performans katsayısıdır. Betz kanunu gereği cp teorik olarak yaklaşık 0,5926 olup pratikte değeri %40-45 düzeylerindedir. Bu kanuna göre birim yüzeyden birim zaman içerisinde akan hava kütlesi kinetik enerjisinin, burada bulunan türbin kanatları tarafından maksimum %59,26’sı mekanik güce dönüştürülebilir. Bu katsayı kanat yapısına göre değişebilmekte olup (2) denkleminde verildiği gibi kanat-uç hız oranı (Tip Speed Ratio, TSR) değerinin bir fonksiyonudur. c p f ( ) olarak ilgili türbin için elde edilebilir. TSR kontrol yöntemi, optimal TSR değerinin sağlanması ile MPPT sağlamayı amaçlar. Bu yönteme ait kontrol blok diyagramı Şekil 8’de verildiği gibidir. Ölçülen rüzgâr hızı ve bilinen optimal TSR ile (3) denkleminden referans mekanik hız değeri elde edilebilir. Bu referans mekanik hız değeri, ölçülen mekanik hız değeri ile karşılaştırılarak kontrolöre gönderilir. O halde bu yöntem için rüzgâr hız ölçümünün yanı sıra rotor hızının ölçülmesi ve λopt değerinin bilinmesi gerekmektedir. Vr opt optVr wmopt Rrotor Kontrolör + - Rüzgar Enerji Sistemi wm (2) TSR (λ) ifadesi (3) denklemi ile aşağıdaki gibi verilmektedir. wmopt wm Rrotor Vr Şekil 8. TSR yöntemine ilişkin kontrol blok diyagramı 3.2. (3) PSF Kontrol (3) denkleminde rüzgâr hızı çekilerek (1) denkleminde yerine yazıldığında Rrotor; kanat yarıçapı, wm; mekanik açısal hız değeridir. 3 1 w R Pk R 2 m c p 2 Vr=12 m/s denklemi elde edilir. Performans katsayısının maksimum değeri ve TSR’nin optimal değerinin bilinmesi ile maksimum güç ifadesi aşağıda verildiği gibi ifade edilebilir. Vr=11 m/s Vr=10 m/s Pmaks Kopt Şekil 7. Bir RES sistemine ait gücün devir sayısı ile değişimi 3. (4) MPPT Yöntemleri w3 1 3 R5 m3 c p Kopt wm 2 (5) 1 R5 c p maks 2 opt 3 (6) (5) denkleminden anlaşılacağı üzere maksimum güç ifadesi mekanik hızın küpü ile orantılı olup maksimum güç katsayısı Kopt değeri ile çarpılarak elde edilebilir. MPPT çalışmaları (1) denkleminde verilen performans katsayısının maksimum değerinin sağlanması ile yapılır. Bu değerin maksimum olması, TSR’nin optimal olması ile sağlanır. (3) denkleminden görülebileceği gibi TSR’nin optimal olmasını sağlamak için ise değişim uygulanabilecek tek parametre mekanik açısal hızın yani alternatörün devir sayısının değiştirilmesidir. Dolayısıyla MPPT çalışmalarının tümünde temel olarak devir sayısı ayarı ile maksimum güç elde ediniminin sağlanmasını amaçlanmaktadır. P-wm ilişkisi Hata! Başvuru kaynağı bulunamadı. ile verilmiştir. Bu yöntemde optimal güç eğrisi; λopt ve cp-maks ön bilgisi ile ya da deneysel yöntemlerle elde edilir. Daha sonra o anki rüzgâr hızına göre elde edilen maksimum güç noktası verisi, hafıza (look-up) tablosuna kaydedilir [4]–[6]. Bu veri gerçek türbin gücü ile karşılaştırılır ve hata kontrolöre gönderilir. Bu yönteme ilişkin kontrol blok diyagramı Şekil 3’te verilmiştir. Pk Bir RES sisteminde MPPT temin edebilmek için yaygın olarak kullanılan başlıca MPPT yöntemleri aşağıdaki gibi sınıflandırılabilir: Pmaks + - Kontrolör Rüzgar Enerji Sistemi wm wm Pk 1) 2) 3) 3.1. Kanat Ucu Hız Oranı (Tip Speed Ratio, TSR), Güç Sinyal Geribesleme (Power Signal Feedback, PSF), Değiştir-Gözle (Perturb and Observe, P&O). Şekil 3.PSF kontrol blok diyagramı Literatürde bu yöntemin kullanıldığı çalışmalara bakıldığında giriş-çıkış olarak Pt - wt tablolarının [4] ya da DC bara gerilim ve güç değerlerinin [7] giriş–çıkış olarak kullanıldığı çalışmalar mevcuttur. TSR Kontrol Belirli bir rüzgâr türbini için verilen TSR optimum değeri, rüzgâr hızından bağımsız olarak sabittir. Deneysel ya da teorik 116 EEB 2016 Elektrik-Elektronik ve Bilgisayar Sempozyumu, 11-13 Mayıs 2016, Tokat TÜRKİYE 3.3. olabilir. Bu da optimal verilerin değişmesi anlamına gelecektir. P&O Kontrol Tepe tırmanma arama (Hill Climbing Search, HCS) yöntemi diye de anılan bu yöntem; matematiksel bir optimizasyon tekniğidir ve verilen bir fonksiyonun lokal maksimum noktasını aramak için kullanılır. Kontrol parametresi değiştirilir ve çıkış gözlenir. Bu işlem eğim sıfır olana dek devam eder. Şekil 9’te grafiksel olarak gösterilmiştir. Şayet eğim (+) bölgede ise kontrol parametresi olan w arttırılır, (-) bölgede ise azaltılır ve çıkıştaki değişimler gözlenir. Literatürde bu yöntem için kontrol ve çıkış parametrelerinin farklı alındığı çalışmalar görmek mümkündür. [8–11] çalışmalarında doluluk oranı (duty cycle), [12] çalışmasında konvertör giriş akımı, [13] çalışmasında konvertör giriş gerilimi kontrol parametresi olarak alınmıştır. P Pmaks iii) Alternatör ve güç elektroniği elemanlarının sabit olmayan verimliliği Bu etkilerin dışında çalışmaların birçoğunda optimal eğrilerin rüzgâr türbininden alınan mekanik güce göre elde edildiği görülmektedir. Oysaki asıl elde edilen güç ile mekanik güç arasında alternatör ve güç dönüştürücülerin neden olduğu verim söz konusudur. Alternatörün verimi, faz akımlarının artması ile bakır kayıplarına bağlı olarak düşüş gösterecektir. Rotasyonel hızın artması ile alternatör çekirdeğindeki eddy akım kayıpları da artacaktır. Örneğin [14] numaralı çalışmada bu etkiyi irdelenerek anahtarlamalı relüktans alternatörün değişen verimi grafiksel olarak gösterilmiştir. Bunların yanı sıra çekilen yük akımına bağlı olarak güç dönüştürücülerindeki kayıplarda değişecektir [15]. Sonuç olarak + Eğim - Eğim 1. P0’a ilişkin bir optimal güç eğrisi yoktur. 2. P0 ve Pm’nin maksimum noktaları alternatör hızına bağlı olarak birbirine uymaz (çakışmaz). Hız (rad/s) Bir başka yönden kıyas yapmak gerekirse; RES’lerin ataleti sebebiyle rüzgâr hız değişimine kıyasla alternatör hız değişimi daha yavaştır. Bu nedenle alternatör hız geri beslemesini kullanan PSF yöntemi, rüzgârdaki değişim ile anlık ayarlanamaz. Çünkü rüzgârdaki değişim alternatörde ani değişime neden olamaz. Buna karşılık doğrudan rüzgâr ölçümünün yapıldığı TSR kontrolde, referans değer anlık olarak üretilebilir. Fakat büyük güçlü türbinlerde rüzgâr ölçümün doğru bir şekilde yapılması mümkün olmayabilir. Zira [16] numaralı kaynakçada açıklandığı üzere anemometre, kanatların süpürdüğü alan boyunca değil sadece beşik üzerinde ölçüm yapar. Dahası hem rüzgâra doğru bakan (upwind) hem de rüzgâra ters bakan (downwind) yapılarda, rotor ve rüzgârın etkileşimi nedeniyle beşik üzerinde konumlandırılan anemometre ile rüzgâr ölçümü hataya neden olur. Şekil 9. P&O kontrol yöntemi grafiksel gösterimi 3.4. Yöntemlerin Kıyaslanması Maksimum güç takibinin yapılması için kullanılan yöntemlere bakıldığında, her birinin birbirlerine göre artıları ve eksileri bulunmaktadır. Bu artıları ve eksileri belirleyen kıyaslama parametreleri; verim, zaman, güvenilirlik ve maliyet olarak kabul edilebilir. Dolayısıyla yöntemlerin kıyaslanması yapılırken tüm bu etkiler göz önüne alınmalıdır. TSR yönteminde rüzgâr hızı algılayıcısı, rotor hızı algılayıcısı ve türbin ön bilgisi gibi gereksinimler mevcuttur. Algılayıcı gereksinimi sistemin maliyeti artırmakta, güvenirliğini ise azaltmaktadır. PSF yönteminde ise rotor hızı algılayıcısı ve türbin ön bilgisi gereksinimleri mevcuttur. Türbin ön bilgisi olmaksızın optimal güç eğrisi, kurulum öncesi deneysel yöntemlerle de elde edilebilir. Lakin mekanik hız algılayıcı gereksinimi; sistem için ek bir maliyet getirir ve sistem güvenirliğini azaltır. Ayrıca her iki yöntemde de optimal değerlerin güncellenmediği görülür. Bu yaklaşım doğru değildir zira bu değerlerin kaymasına neden olabilecek birçok faktör bulunmaktadır. Dolayısıyla güncel olmayan değerler ile maksimum güç noktasından uzaklaşmak da mümkündür. Bu değerlerin kaymasına neden olabilecek başlıca faktörler: i) P&O yönteminde ise türbin vs. ön bilgisi gerekmez; basit, esnek ve bağımsız bir kontrol yöntemidir. Fakat bu yöntemdeki en büyük engel, orta ya da büyük atalete sahip rüzgâr türbinleri için hızlı değişen rüzgâr koşullarında maksimum güç noktasına erişilemez. Bunun yanı sıra kontrol parametresine uygulanacak uygun adım büyüklüğünün seçimi de oldukça zordur. Çünkü eğer küçük adım büyüklüğü seçilecek olsa, sistem maksimum noktaya geç erişecektir. Rüzgâr hız değişimlerinin kendi doğasında hızlı olması nedeniyle bu durum göz ardı edilemez. Büyük adım büyüklüğü seçildiğinde ise maksimum nokta civarında salınım (osilasyon) artacak ve verimi azaltacaktır [13, 17]. Bu yöntemin bir diğer önemli eksikliği ise; bir sonraki değiştirme eyleminin işaretini, gücün artması ya da azalması belirlemektedir. Fakat ani bir rüzgâr değişimi nedeniyle bu algoritma yanlış değiştirme işlemi uygulayabilir ve sistemi yanlış çalışma koşullarında çalışmaya zorlayabilir. Dolayısıyla sistemin verimini doğrudan kötüleştirir. Literatürde sıradan P&O kontrol yönteminin eksikliklerini gidermek, verimliliği ve doğruluğu artırmak için yapılmış olan, değişken adım büyüklüğüne sahip kontrol yöntemlerinin önerildiği çalışmalar görmek mümkündür [9, 10, 12, 13, 17, 18]. Uyarlamalı adım Hava yoğunluğundaki değişim Rüzgârdan alınacak güç hava yoğunluğunun bir fonksiyonudur. Dönemsel bazda hava yoğunluğunun değişmesi ile mevcut hafızadaki optimal güç eğrisi aynı sonuçları vermeyecektir. ii) Yaşlanma faktörü Sistemin kullanımı boyunca; mekanik, elektrik ve termal gerilmeler (stresses) sistem parametrelerinde değişime neden 117 EEB 2016 Elektrik-Elektronik ve Bilgisayar Sempozyumu, 11-13 Mayıs 2016, Tokat TÜRKİYE büyüklüğü yönteminde, adım büyüklüğü çalışma noktasına göre otomatik olarak güncellenmektedir. Eğer tepe noktasından uzak bir noktada çalışılıyor ise adım büyüklüğü artırılmalı aksi halde azaltılmalıdır. Böylece salınımlar azaltılmış ya da daha kısa sürede maksimum güç noktasının takibi yapılmış olur. 4. kötüdür. Ancak bu yöntemin mekanik algılayıcı gereksinimi olmaması ve sistem ön bilgisi gerektirmemesi gibi üstünlükleri mevcuttur. Benzetim Sonuçları Benzetim çalışmaları için Matlab/Simulink paket programı kullanılmıştır. RES modeli olarak rüzgâr türbini, PMSG, kontrolsüz doğrultucu, dc-dc boost dönüştürücü kullanılmıştır. Bir önceki bölümde bahsedilen MPPT yöntemlerinden en çok kullanılan üç temel yöntemin benzetim modeli kurularak performansları değerlendirilmiştir. Tüm benzetimler için başlangıçta 0.12 saniye türbinin hızlanması sağlanmış ve kontrol yöntemleri sonra aktif edilmiştir. Benzetim sonuçları TSR, PSF ve P&O yöntemleri sırasıyla Şekil 10, Şekil 6 ve Şekil 7’de verilmiştir. Kullanılan türbine ait optimal TSR değeri 8.1 olup yöntem sürekli olarak bu değeri sağlamaya çalışmaktadır. Şekil 5’ten görüldüğü gibi TSR kontrol yönteminde anlık olarak MPPT sağlanabilmektedir. Şekil 11. PSF yöntemine ait performans değerlendirilmesi Şekil 10. TSR yönteminin performans değerlendirilmesi Bir diğer MPPT yöntemlerinden PSF yöntemine ait performans değerlendirilmesi ise Şekil 11 ile verilmiştir. Bir önceki bölümde açıklandığı üzere bu yöntemde güç sinyal geri beslemesi kullanılarak MPPT sağlanmaya çalışılmaktadır. Bu yöntemin TSR yöntemine çok yakın performans gösterdiği gözlenmiştir. P&O yöntemine ilişkin performans değerlendirmesi ise Şekil 7 ile verilmiştir. Bu yöntemin grafikten de anlaşılacağı üzere MPPT sağlaması diğer yöntemlere nazaran daha uzun zaman almaktadır. Ayrıca sürekli zamanda performansı diğer yöntemlere nazaran daha Şekil 12. P&O yöntemine ait performans değerlendirmesi 118 EEB 2016 Elektrik-Elektronik ve Bilgisayar Sempozyumu, 11-13 Mayıs 2016, Tokat TÜRKİYE Kaynaklar [1] [2] [3] [4] [5] [6] [7] [8] [9] [10] [11] [12] [13] [14] [15] Observ’ER and Fondation Énergies pourle Monde, “Worldwide electricity production from renewable energy sources,” 2013. [Online]. Available: http://www.energies-renouvelables.org/observer/html/inventaire/pdf/15e-inventaire-Chap01Eng.pdf. S. M. Barakati, “Modeling and Controller Design of a Wind Energy Conversion System Including a Matrix Converter,” University of Waterloo, 2008. D. S. Zinger and E. Muljadi, “Annualized wind energy improvement using variable speeds,” IEEE Trans. Ind. Appl., vol. 33, no. 6, pp. 1444–1447, 1997. S. Barakati Masoud, “Modeling and Controller Design of a Wind Energy Conversion System Including a Matrix Converter,” University of Waterloo, 2008. S. M. Barakati, M. Kazerani, and J. D. Aplevich, “Maximum Power Tracking Control for a Wind Turbine System Including a Matrix Converter,” IEEE Trans. Energy Convers., vol. 24, no. 3, pp. 705–713, 2009. K. Tan and S. Islam, “Optimum control strategies in energy conversion of PMSG wind turbine system without mechanical sensors,” IEEE Trans. Energy Convers., vol. 19, no. 2, pp. 392–399, 2004. Q. Wang and L. Chang, “An intelligent maximum power extraction algorithm for inverter-based variable speed wind turbine systems,” IEEE Trans. Power Electron., vol. 19, no. 5, pp. 1242–1249, 2004. C. Patsios, A. Chaniotis, M. Rotas, and A. G. Kladas, “A comparison of maximum-power-point tracking control techniques for low-power variable-speed wind generators,” 2009 8th Int. Symp. Adv. Electromechanical Motion Syst. Electr. Drives Jt. Symp., no. July, pp. 1–3, 2009. A. C.-C. C. Hua and B. C.-H. C. Cheng, “Design and implementation of power converters for wind energy conversion system,” Power Electron. Conf. (IPEC), 2010 Int., pp. 323–328, 2010. E. Koutroulis and K. Kalaitzakis, “Design of a maximum power tracking system for wind-energyconversion applications,” IEEE Trans. Ind. Electron., vol. 53, no. 2, pp. 486–494, 2006. A. Soetedjo, A. Lomi, and Widodo Puji Mulayanto, “Modeling of wind energy system with MPPT control,” 2011 Int. Conf. Electr. Eng. Informatics (ICEEI ’11), no. July, pp. 1–6, 2011. B. Neammanee, S. Sirisumranukul, and S. Chatratana, “Control performance analysis of feedforward and maximum peak power tracking for small- and medium-sized fixed pitch wind turbines,” 9th Int. Conf. Control. Autom. Robot. Vis., 2006. M. Kesraoui, N. Korichi, and a. Belkadi, “Maximum power point tracker of wind energy conversion system,” Renew. Energy, vol. 36, no. 10, pp. 2655– 2662, 2011. D. a. Torrey, “Switched reluctance generators and their control,” IEEE Trans. Ind. Electron., vol. 49, no. 1, pp. 3–14, 2002. S. M. R. Kazmi, H. Guo, H. Goto, and O. Ichinokura, [16] [17] [18] 119 “Review and Critical Analysis of the Research Papers published till date on Maximum Power Point Tracking in Wind Energy Conversion System,” in IEEE Energy Conversion Congress and Exposition (ECCE), 2010, vol. 1, pp. 4075–4082. L. Y. Pao and K. E. Johnson, “A tutorial on the dynamics and control of wind turbines and wind farms,” in American Control Conference, 2009, pp. 2076–2089. S. M. Raza Kazmi, H. Goto, H.-J. Guo, and O. Ichinokura, “A Novel Algorithm for Fast and Efficient Speed-Sensorless Maximum Power Point Tracking in Wind Energy Conversion Systems,” IEEE Trans. Ind. Electron., vol. 58, no. 1, pp. 29–36, 2011. C. Patsios, a. Chaniotis, and a. Kladas, “A hybrid maximum power point tracking system for gridconnected variable speed wind-generators,” 2008 IEEE Power Electron. Spec. Conf., pp. 1749–1754, 2008.
Benzer belgeler
rüzgâr enerji sistemlerinde durum izleme ve hata tanısı
YEK kaynakları; hidroelektrik, rüzgâr, güneş, jeotermal, gelgit
ve biyokütle olarak verilebilir. Son yıllarda YEK’lerin kendi
içerisindeki paylaşımına bakıldığında rüzgâr enerji
sistemlerinin (RES)...