selam olsun 07-01-2011 g

Transkript

selam olsun 07-01-2011 g
Gülden Gönüllere
Tasavvuf Sohbetleri
*
2011 Yılı
* * Resim: Necdet Emekli
17/İSRÂ-14: Ikra’ kitâbek, kefâ bi nefsikel yevme aleyke hasîbâ
Oku kitabını! Bugün sana hesap sorucu olarak öz benliğin yeter.
50/KAF-16: Ve lekad halaknel insâne ve na’lemu mâ tuvesvisu bihî
nefsuh, ve nahnu akrebu ileyhi min hablil verîdi.
Yemin olsun ki, insanı biz yarattık. Nefsinin ona neler fısıldadığını
da biz biliriz. Biz ona, şah damarından daha yakınız.
5/MÂİDE-35: Yâ eyyuhellezîne âmenûttekûllâhe vebtegû ileyhil
vesîlete ve câhidû fî sebîlihi leallekum tuflihûn.
Ey iman edenler! Allah'ın buyruğuna ters düşmekten sakının; O'na
varmaya vesîle arayın. O'nun yolunda gayret gösterin ki, kurtuluşa
erebilesiniz.
39/ZUMER-61: Ve yuneccîllâhullezînettekav bi mefâzetihim lâ
yemessuhumus sûu ve lâ hum yahzenûn.
Korunup sakınanları Allah, kendi başarıları yüzünden kurtarır. Ne
kötülük dokunur onlara ne de kederlenirler.
39/ZUMER-62: Allahu hâliku kulli şey’in ve huve alâ kulli şey’in
vekîl.
Allah Haalik'tir, herşeyin yaratıcısıdır. Herşey üzerine vekil olan da
O'dur.
39/ZUMER-63: Lehu makâlîdus semâvâti vel ard(ardı), vellezîne
keferû bi âyâtillâhi ulâike humul hâsirûn.
Göklerin ve yerin kilitleri/anahtarları O'nundur. Allah'ın ayetlerini
inkar edenler, hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
84/İNŞİKAK-19: Le terkebunne tabakan an tabakın.
Ki siz boyuttan boyuta/halden hale mutlaka geçeceksiniz.
SELAM OLSUN
07-01-2011 G.A. S
BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Rahman ve rahim olan Allah ın adı ile
Geldik sofraya hep bir ağızdan huuuuu diyelim hu, selam sizlere olsun
eyvallah gönül dostlarım eyvallah. Hakiki ilmin tadını hele bir tat gör bak
sen sendemi olursun, her bir yana dağılırda o dağınıklık halinde nefes
alır sanırsın. O ilmin hakikatine vakıf oldukça o dağılma tevhit mayası ile
toplanır bir araya. Bir tek onda o olursun işte bunu yaşa sonsuza kadar.
Bildin ya gerçeği tanıdın ya bütün evreni, hem tanık oldun hem tanışık
oldun hem de şahit oldun. Bugün örenmek istediklerinizi sizler zaten
öğrenmiştiniz, onların bir şekilde devreye çıkması gerekiyordu. Hep deriz
kendini bil önce kendini, çok iyi bil ki bu zahirde sana batın açık olsun.
Hele bir tanı gez elsiz ayaksız gez tanı alemi bütün alemleri, her zerren
sana hizmette sen ona hizmette. Rab sende sen onda olabiliyorsan, işte
onun dairesine girmişsindir. Merkezde olmak budur gerçeğe varmakta
budur, dönüp dolaşıp aradığın hep oradadır. Yaşadığın her olayın
bilincinde ol bunları boşuna yaşamadığını bil seyredici görücü ol. Hayrı
şerri bildin ise ayırmayı bil, asıl olan odur her düşüncenin ayrıntısına gir,
hangi yerden seslenir rabbim sana, şu gönül telinde o ilahi titreşimde
bunu hisset. Bağlandı isen gönül ile ona, kayıtsız şartsız bağlantı
yayılacak her bir yana. Sevilen gözetilen olmaktan ziyade bırak o ne
diliyorsa onu yaşamaya teslim ol. Bu yolun incelikleri gizlilikleri ayan
olsun, her bir can yaşayacak bilse de bilmese de bunları, madem her şey
zıttı ile kaimdir, bu alem de her biri suret alır gün gelirde serilir önüne,
işte o zaman bulursun nedenini nasılını. Bazılarınız der ki şimdiki zaman
ile o zaman yaşanmış geçmiş, gidenlerin bizimle farkı ayrıdır bunu görür
bilir söylersiniz. Bu zamanda evliya olmak kolay mı dersiniz, akışa bırak
kendini bir saman çöpü gibi gör kendini, suların üzerinde dalga nereye
vurursa git oraya, nerede lazımsan orada olursun bunu iyi belle, sen
sarıldın ya hakikate o hakikat gösterir sana yüzünü alem içre. Sen alemi
nerede bilirsin, hepsi sende, çektiğin perdelerin ardında aç onları aç.
Tevhid esası ile aç, acele etme sindire sindire aç onları, ey dost can ol
can, canda kan ol, canda kan ol, yolunda yoldaş kolunda kolcu ol, gördün
ki taşlı topraklı dikenler var orada vazgeçme yürü, tevekkel ol işte
hakikat yolunun esası. Ürkütmesin seni suyu taşı toprağı havası, hepsi
bu yolcuya hizmette. Yeter ki teslim ol ona yönlen onu iste. Öyle haller
yaşatır ki sana kitap okursun, ayet okursun, okuyan sen duyduğun ses
başka ses. O nedir bilir misin ey can, can içinde canan, öyle aşk ile şevk
ile koştun ki ona, o sana daha neler gösterir sakın ha şaşma, sır
perdesini gerekli gereksiz yerde açma, sırrın da bir makam olduğunu
sakın ha unutma. Sır makamına da gelinir, seyri sülük yoludur irfan
ihsan yoludur, tevhit yoludur, bilim ilim yoludur, cana can veren bilgiler
ilahi kelamdır.
Sizlere bir soru yöneltelim.
Bir şey söyleyelim buna bize açın diyelim. Allah her yerde hazır ve
nazırdır, öyle mi? Bu şirktir bunu bilir misiniz? sakın ha demeyin Allahın
kudreti hikmeti kerameti, nimeti devrededir. Allah asker midir? Onun
isim ve sıfatları devrededir. Onun kudreti bunu da bilin iyice belleyin
‘’Allah hazır ve nazırdır,, sakın demeyin. Allah ı içsel yolculuklarınızda
tefekkürünüzde sakın onu bir şekle sokmayın şirktir. Allah şekle girmez
bundan muaftır, sadece onun yarattığı ilahi bilgiler, hikmetler evreni
düşünün gökyüzünü düşünün sıra sıra dizilmiş yıldızları ayı güneşi
düşünün onun ilahi ilminden nasip alın.
LA İLAHE İLLALLAH, LA İLAHE İLLALLAH, LA İLAHE İLLALLAH. HAK BİR
MUHAMMET RESUL ALLAH
LA İLAHE İLLALLAH, LA İLAHE İLLALLAH, LA İLAHE İLLALLAH. HAK BİR
MUHAMMET RESUL ALLAH
ELEST BİN MALİK KİMDİR?
Vefalı dost, vefa örneği dost.
Allah ım sana sığınıyoruz, ellerimizi bağladık sana yöneldik bizi huzuruna
kabul et, ilahi ilmimizi arttır Allah ım. Bu alemde yaptığımız her şey
senin hükmüne uygun olsun, doğru olan şeylere yönelt rabbim,
hastalarımıza ruhsal ve bedensel acil şifalar nasip et. Yarabbi sana
inanıyor iman ediyoruz, imanımızın ne derece kuvvetli olup olmadığını
bilen sensin. Sen bizi kendine yönelt senin dışında yer edinmemize izin
verme Allah ım.
Hasbin Allah veli mel vekil, hasbin Allah veli mel vekil bana sen yetersin
Allah ım.
2. bölüm
Selam olsun
Mevlana’yım ben, itiraza gerek yok kabul et yaşanacakları, çünkü sözünü
verdin ya niye dünyaya geliş de yük sandın onları. Birçok nişanlar birçok
emareler serilir gözlerinizin önüne, bil bul duy denilir, sen bunlarla
oluşmak, hem bunlarla yaşamak, aldığın nefeste sayı değil hangi
şartlarda nefes alıp verdiğine kayıtlanmışsın zaten yok çaren. Hangi
bilinç düzeyinde ise içsel oluşumlar faaliyete geçecek bir gün bilsen de
bilmesen de onun eseridir, tüm verilen bilgiler. İtirazı bırak eğ boynunu
tevekkel ol yaşa kabul ettiğini, birçok deneylerden geçecek, ruh mu
beden mi diye sorarsan ruh oluşuma hazır, elbette beden, ruh ile
işbirliğinde, ya zafiyette kalacak ya afiyet bulacak. Varlığınla ispat et
seni yaratanı, varlığınla göster her yerde onun zuhuratını.
Nefsi emareyi çalışın mertebeyi isim sıfat ve esmaları bilin demiştik vakti
geldi, sizden istenilen bilgilerin artık faaliyete geçmeleri, bu sayede bir
çok tezahürlerin içsel görüşlerin mutlak karşılığını alacaksınız, türlü
türlü deneyler yapıp o titreşimlerle onu idrak edeceksiniz. Fark edin, fark
edin uyanık olun uykuda olanları da yaratıcı adına uyandırın. Allah ım
her işimde seni öncü kılıyorum, önceliği sana verdim rabbim,bana
hidayet nurunu göster, ilahi tecellini bütün benliğime ver, ne şekilde
bunları kazanacaksam, ne şekilde bu sınavları atlatacaksam, bana lütfen
yardımcı gönder, bu inançtayım inancımı kaybetmemem için bana güç
kuvvet ve sağlamlık ver. Yalansız bir yaşam riyasız dostluk nasip et. Eğer
bunların tam tersini vereceksen onları kabullenmemi sabır göstermemi
bana nasip et, her şeyin kulun hayrına olduğunu biliyorum onları
yaşamayı bana öğret.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH.
Allah a emanet olunuz,
Selam olsun, Hanry Edwards
Dostlarım sevgi dostları, hayatın akışında parlak zekanızla bir çok
şeylere sahip olmak isteğiniz var ben sizlere umut vaad ediyorum, dik
olun iman gücü ile sağlam olun. Tanrı ile işbirliği içinde birçok
oluşumlara imza attınız, zoru geldiğinde neden isyana daldınız, iç
seslerinizi dinleyin, sizce görsellik mi önemli, ille bir şey mi görmek
istersiniz, önce buna hazırlıklı olun, manevi durumda ruhsal
hazırlıklarınızın ve beden terbiyesinin tam yerinde olmasını istemenizi ve
o hazırlığa girmenizi bekliyoruz. Rast gele öğretiler almıyorsunuz bu
bilinçte olun, meknuzlarınızın gelişmesi için bir çok ip uçları verdik,
olumsuzluk sizlere yaraşmıyor umutla, umutla bekleyin her an rabbiniz
sizinledir, her an gözetimindesiniz hissedin.
Efendim ben İngiliz bir ailenin çocuğuyum ama İslamiyet i seçtim. Kuran
ın ne kadar mükemmel bir kutsal kitap olduğuna tanık oldum. İslam ın
şartlarına uymanın ne büyük bir fazilet olduğunu anladım, sizleri
seviyorum, gecenizi şimdilik kapıyoruz, sormak istediğiniz bir şey varsa
sorabilirsiniz.
Biraz güneşten gezegenden uzak durun, gelecekteki düşünceler ile
birçok olumsuzluğu beklemeyin çağırmayın, böyle bir şeyin davette
bulunulması hoş değil. Meknuzları bu yolda kullanmak yanlışlıktır, daima
güzeli iyiyi barışı sağlığı yaşam gücünü isteyin, onlar sizlerde zaten
mevcut. Siz hayatı değil önce bedeninizi deney imleyin. Beden deneyi
diye bir şey var, iyi geceler efendim sizleri seviyorum, yardımınızdayım
yücenin izni ile hoşça kalın. Hoşça kalın.
e…; şifa ile ilgili bir soru sorabilir miyim?
g…; bu gece değil medyumu çok yormayalım, özel bir gece yaparsınız.
Şifa konusu çok başka bunun eğitimini yapmanız gerekir, önce eğitim
bütün benliğin ile hazır olman gerekir.
b…; daha önce de bizlere vermiştiniz onları uygulamaya çalışıyoruz,
onlara devam edebilir miyiz.
Ayrı değiliz o bütünün içindeyiz, bilgilerde o bütünün içinde onlar parça,
parça da olsa toplandığında bütün olur, o bütünün içindeyiz mevcudiyeti
bütünün içinde. Kime elini verdinde şifa bulmadı, kime yardım ettin de
karşılığı olmadı, beklentisiz koşulsuz sevgi, beklentisiz şifa, önce hazırlık
bütün zerrelerin ile ona hazırlığı tamamlaman gerekir. Bu eğitimi çok
kişilere verdik ve onları gözetliyoruz, hastalara şifa verirken yanlarında
oluyoruz, yanlarında olduğumuzu mutlaka şifacıya hissettiriyoruz,
birlikte işbirliği yapıp hastaya önce ruhsal sonra da bedensel şifa
yapıyoruz, eğitimsiz mümkün değil.
Hoşça kalın önce olumlamayı kendinize yapın olumsuzluğu bertaraf edin,
bu çok elzem.
Bütün hücreler oluma davet edilsin, bütün zerreler uyum içinde olsun. Bu
bedene yansısın, bedende oluşan güzel haller çevreye ışık olsun. AMİN.
Selam olsun
21.01.2011
Ü.E-B.N-E
İlahi nur ile geldik o nurun içinde özümüzü bildik, Allah’ım, Allah’ım
deyip de yönümüzü ona çevirdik. Verdik sözleri rahmana ahit yapıp da
geldik bu dünya mekânına, buradaki amacımız nedir diyene sözüm, ispat
etmelisin varlığın ispatı için buradasın, şahadet mertebesinde olduğunu
onu kul olmanın iştiyakı ile bilip çözmelisin. Davamız yoktur insanla,
davamız başlı başına sadece nefis ile. Ben bilirim demeden, ben
seyrederim âlemi gösterir bana yüzünü demeden, o bedeni üzerinden
atmalısın, her an kayıtta olduğunun farkına varmalısın. Külli irade ile
âlemleri yaratan ulu Allah’ım kuluna cüzi irade vermiştir, şimdi sizlere
bir soru yöneltmek istiyorum.
Cüzi irade nedir? Buyrun.
n…; kulun iradesidir,
g...cüzi irade nedir; insanoğluna verilmiştir cüzi irade, iyiyi kötüden,
kötüyü iyiden ayırabilecek, ve utanma duygularının edebin idrakine
varabilecek, sadece insanoğluna verilmiş bir iradedir. Utanma duygusu
hayvanda yoktur insanoğlunda vardır, bunu sağlayan cüzi iradedir. Siz
külli iradeye ulaşmak için birçok devrelerden evrelerden geçiş
yapacaksınız. Seyri illallah seyri bekabillah, seyri fenabillah. İlahi
hakikatin şümulünde o perdeyi açacaksınız. Madem bilinmek ister yüce
rabbim, cüzi irade ile külli iradeye seyir yapmalısınız.
Zahir nedir ?şimdi onu deyin bana
Zahir âlem bilinen görülen duyulan, batın ise bilinmeyen görülmeyen
ilahi sırdır iç alemdir. Siz zahiri akıl ile cüzi irade ile bunları fark
edebilmek için birçok seyre tabi tutulursunuz, hakikat kolay mı çözülür
sanırsınız o öyle bir ilimdir ki sonsuz sonsuzdur. Sen kendini bil yeter,
hangi âlemde olduğunu bil yeter, Allah’a kulluk et doğru insan ol o yeter,
insanı kamil olmak, çok aşamalardan geçilmesi gerekir, önce insan
olmayı bilmemiz gerekir. Taşlı topraklı yollarda geçip hoşça bir bakıp
halimize şükretmeliyiz, her nimetin haktan geldiğini bilmeliyiz. Zilletin
de ondan geldiğini, ama bazı zilletinde insanın kendi iradesi ile
oluşturduğu eylemlerin olduğunu fark etmeliyiz. Yol münasiptir boyun
eğip yürüyene, yol hakikat yoludur, her uyanışta yeni bir sınav ile
karşılaşırsınız, o sınavı sabır ile verdikte aldığın bilgiler ile o sınavı
verebilmekte, işte keşif böylece oluşur. Sadece okuyup geçmeyin, birçok
dersler verildi bunca yıl, her birinin bilincinde idrakinde olmalıyız. Bir
gün öyle şeyle karşılaşırsınız ki, bilmek zorundasınız bildiğinizi yaşamak
zorundasınız. İlahi makam ilahi bilgiler devre, devre geliyorsa önünüze,
hafife alınmaması gerekir dünyevi sohbetlerin edilmeyeceği bir gündür
toplantı günü, önceden verdik dikkat edilmeli dikkat edilmeli aşırı dikkat
edilmeli. Özen gösterilmeli, çocuklarınızın muhabbeti yapılmamalı. Selam
olsun sofra açık gelen konuklara selam olsun.
Bir bilen gelir aramıza bildim der dinlersin, şaşma dost eyvallah
demelisin, susarsın su veren beklersin, o su da verilir eline yudum,
yudum içerde Allaha şükreder hamd edersin. Bir sofra açılmıştır önüne
nimeti bol bereketi ihsanı bol, bu sofraya layık bu sofraya hürmet
etmelisin, bu sofra açıldı ise sana canları çağırıp lokma yedirmelisin.
Selam olsun.
Korkularınız devam ediyor mu? Sadece bir sorudur bu bilin korkuyor
musunuz? Korkularınız var mı geçmişe dair korkular.
Varsa var yoksa yok deyin
Salik hiçbir zaman korkmaz korku şeytandandır. Anladınız mı Allah aşkı
olan insanda korku olmaz, korku kalıptır özü hapsetmektir. Demek ki
korkuları hala atamamışsınız, o size yük vermektedir, Allah aşkı
cesarettir, Allah aşkı korkuları silip umut vaad etmektedir, Allah aşkı
coşkudur cesarettir sadece o vardır çünkü, korku niye olsun ki bunu
düşünme.
2. BÖLÜM
Ezelden ebede bir yol vardır, boyun eğelim gel çağrısına uyup da el hakta
diyelim. Seyri sülük etmeyi bildi isen o daveti kabul etti isen. Darma
duman olmayı da kabul etmişsindir diyelim. Seni senden alırlar, beni
bende komazlar, ikiye düşmek haramdır, ehil olan bunu anlar. Birde
kalmanın yolu nerede, o yolda bir el uzanır bana dedirtir el hakta,
korkma hidayet boyası çalındı ya yüzüne renkten renge girer. Buna talip
hangi salik bu bilinmezde. İrşat olayım dersen bir mürşit yolu gözle,
hidayet bana açılsın nasip et ya rab dediğinde hakla yatıp hakla
kalkmalısın. Uyandırılırsan gaflet uykusundan bil ama böbürlenme
çekmiştir rabbim seni kendine, onda küçülebildiğin kadar küçül, daha da
küçül. Madem dersimiz hiçlik küçüldükçe büyür insanı kâmil onunla o
olunca. Haydi, geceniz hayırlı günleriniz umutlu olsun. Allah’ın ihsanı
hidayet nuru gönüllerinizde daim olsun.
LA İLAHE İLLALLAH HAK BİR MUHAMMED RESUL ULLAH.
ENES BİN MALİK : hazreti ali nin, efendimizin tek dostudur. Enes bin
malik sehabeyi güzinin göz bebeği. Bilerek geldiniz bu mekâna uyudunuz
öyle bir uyku ki gaflete dalıp da geldiğiniz yeri unuttunuz. Orda bilip
şahit olduğunuz birçok güzelliği gördünüz. Ama saçılan yolda vardır
nasibiniz ki bir melek vasıtası ile uyandırıldınız. Bir silkelenip Allah
dediniz, başladı yolculuğunuz bunu unutmayınız. Yolculuk geldiğiniz yere
rücu etmektir gafletten de uyandı isen şükürler olsun hamd dilemektir.
Haydi eyvallah.
f…; Burada aslına rücu oluyor değil mi.
g….; eyvallah
ondan sana senden ona, ikilik nerde amacımız tekliğe, onda o olmakta.
Selam olsun selam olsun.
Selam olsun
04.02.2011
p.f.k
Sadakat ehli ol ki imana arif olasın, hakikatte verdiğin sözün aslını nefes
alırken bulasın.
Bakma olayın seyrine olması gereken de, hayır mı şer mi deyip girer isen
ayrıntıya, gelenin farkına varamazsın onu iyi belle. Hangi ses ile uyarıldın
hangi söz ile sofraya oturdun, murat önüne konan aşı yemek mi , yoksa ilahi
nimeti bellemek mi. Dünya çer çöp deme, dünya olması gereken var
edilenlerin var oluşlarının nedenini bulma merkezi de. Ne soy sop ara ne
ikiliğe düş, ne koyma kendini yabanda. Her şey ilahi olgu içinde, bir nizam var
ki nizam içinde onu ara daim onu ara, yaşadıklarını kimse ile mümkünse
paylaşma, kaynağın ağzı kapanır sonra akıp, akıp da gelmez sana. Bir mürşit
gerekli mi gereksiz mi dersen, gereksiz olsa ayetlerde adı olur muydu. Onlar
tanıktır onlar şahittir huzuru mahşerde onlar sizin rehberinizdir. Bir kapıya
vardı isen hakiki mürşit buldu isen gönül gönüle nazar etti ise oraya yolun
uğramıştır, orada kal denilir. Sen sevk edilmeyi bekle istediğin kadar yan
yakıl da iste, Allah seçici Allah bilici, kuluna ne istiyorsa onu hazırlayıp da
verici, bunda hiç şüphe yok. Ne seçersin ne seçtirilirsin. Seçen o seçtiren o,
sohbet eden o ettiren o, bilemezsin hangi surette zuhur eder çıkar kulunun
karşısına, sakın ha öfkelenme seni öfkelendirecek birçok söz sıralar önüne,
Allah’ım bana yardım et bu senin imtihanınsa bana bu imtihanı kolay et
demelisin. Bir dost diye gelir önüne açar ağzını yumar gözünü seni zındık
eder de kor ortada. Allah’ım her şeyi ayarda tutar, ölçü içinde âlemleri işleme
sokar, sadece Allah demen yeter, Allah bana yeter demen yeter, o senin için
gerekeni yapar, secde etmelisin secde etmeden bir yere varamazsın, yüz
sürüp Allah demelisin, namaza durmadan kuran ı okumadan hatta şu
verdiğimiz bilgileri okumadan önce şunu demelisin. ALLAH ‘IM ÖNÜMÜZDE
SENİ BİLDİRECEK BU YOLLARI ÖĞRETECEK BİRÇOK BİLGİ VAR, BİRÇOK
KAYNAK VAR AMA BEN SANA ULAŞMAK İSTİYORUM, ÖLMEDEN ÖLMEYİ BANA
NASİP ET ALLAH IM. NEFES ALIRKEN SANA VARMAK İSTİYORUM, NAMAZ DA
ULAŞMAYI KURAN OKUMADA ULAŞMAYI, İLAHİ SOHBETLERİN BAŞINDA
BUNLARI SÖYLEMENİZİ TAVSİYE EDİYORUM. Haydi hoşça kalın, ilahi
vazifedir yasaya uyun, hakikattir elbet yoktur yanlış, Allah denilen yerde
savaş yok vardır barış.
Zümreden cümleye selam verelim, bir otağı kuruldu İslam sancağı kapısına
dikildi, o sancağın altına gelenler ezelden seçildi. Her bilginin her ilmin
sonsuzluğa açılan kapısı var, er olanda bu kapıya varan seçilmişliği var. Türlü
çeşit kapılara uğranılır, hakikat burasıdır onda kavi kılınır dememeli. Allah
kulun gönlüne göre yol açar, gideceği yeri belirlemiştir sen dünyaya teşrif
etmeden önce, bilinendir. Yaşadığın her ne ise mutlak kayıttandır, fıtratın
bozulmadığı sürece yolun hep hak katındandır. Sen kendini bileceksin derken,
neyi nasıl bileyim dediğinde, ben sana derim ki tahlil etmelisin kanını canını,
her hücre diğerine hizmette, her zerre tekliğe dönmede. Öyle bir seyir vardır
ki bedenden içeri, orada başlar işte o seyri keşfetmelisin. Duygularını
sezgilerini sen çözmelisin. Hiçbiri boşuna verilmedi önce şükretmelisin.
Allah’ım beni kul olarak yarattın gözüm kulağım her zerrem sana
şükretmede, boynum bükük sana hizmet için gönlüm kükremekte. Bana
senden de yakın sen bulamam, bu dünya öyle bir mekân ki bunun içinden
çıkıp da bana yol açmanı gönülden dilerim. Öyle seyirler içinde aktım ki
dünyaya, nerelerden geldik nerelerden geçtik itildik atıldık ya buraya, şimdi
toparlanıp sana yönelmekteyiz. Sana ulaşmak için hükmüne uymaktayız,
kuran’ın dediğine boyun büküp ilahi ilmine talep içindeyiz, ilmimizi arttır ya
rabbim. İlahi ilmimizi arttır, algılama yeteneğimiz bizde var onu devreye
sokmamıza yardım et Allah’ım. Bu inkişafı yaşat bize, bu dünyada iken
bunları görmemizi fark ettir Allah’ım amin.
Selam olsun sizlere, erenler halkasından geldik evlere yunduk yunalım
istedik, arındık elhamdürillah, amacımız sizleri arıtmak. Bilin bu kıymet şükre
layıktır. İlahi emre boyun eğin, öyle bir kaynak açıldı ki kalmaz kurak yer her
dem canlıdır, fidanlar onunla büyümekte, rabbimin şefkati merhameti sonsuz,
bununla birlikte bizimde günahımız sonsuz Allah’ım, sen bizim günahlarımızı
sonlandır, hareketlerimizi niyetlerimizi sen yönlendir, sana ulaştır bizi
yarabbi, sende olmayı bizlere nasip et Allah ım, hataları hoş görmemizi,
kötüleri iyi deyip sarıp sarmalamamızı nasip et. Cahil diye itmemizi değil
kendimize çekmeyi bize öğret Allah’ım. Ruh aşinalığını verdin ya bizlere, bu
aşinalık koymaz bizi yaban elde. Devre-i saadettir devre-i hak etmektir, ilahi
nefesin varlığını şükredip onun sayısınca hamd etmektir. Gelin gidelim
secdegâha eğilelim diz çökelim Allah deyip de başımızı yere koyalım.
Selam olsun dostlarım selam olsun, can içinde canan var ona hürmet edilip
muhafaza edilsin, muhafazadan maksat O sakın oradan çıkmasın.
Allah Allah eyvallah
La ilahe illallah muhammeden resulullah.
Amin.
SELAM OLSUN
18.02.2011
Her var edilen, her an ilahi rahmet için, o rahmeti görecek gözleri
uyutma. Her zerren her var olana tanık sen bunu sakın ha unutma. Ne
fark cemsiz ne de cem farksız olur. Fark halka cem hakka nispettedir.
Tecelli her an yenilikte, tecelli her an hikmeti ilahide, tecelli hak muradı
içinde. İrade sistem hep onun elinde, dilediğini nerede nasıl zuhur
ettireceğini o muradı içindir. Kendini bil kendini bil dendiğinde, öncelikle
dost sen ademliğini bil, sonra insan olmanın ilahi sırrını çözmeye bak.
Adem lik bilinmez iken insanlığın sırrı nasıl çözülür, ne bir ömür yeter ne
sınırlı bilgin bunda biter. Bildiğini unutma, çok uzun düşün o bilginin
üzere, çok uzun öyle düşün öyle tefekkür et ki mutlak ayandır sana,
Allah sabırlı olanı sever sizde sabretmelisiniz. Her oluşun sonuçlarını
önceden kestiremezsiniz. Bu oluşların ne şekilde nerede hangi hikmete,
hangi mertebeye ait olduğunu sizler idrak edemezsiniz. Gaflet
uykusundan uyanın dememizin amacı işte budur. Her uyanış bir doğuş,
bu böyle bilinmeli, her doğuş ise bir oluş, bunda asla geç kalınmamalı.
Günlük anlık seyirler yapmalısınız, Allah’ın zikrinden hele hiç mi hiç uzak
kalmamalısınız. Onsuz nefes alamayacağını düşündürtmeli kuluna, hiç
akıldan çıkmamalı ilahi veçhenin sırrı gün ola mutlak zuhurda ayan
olacaktır kuluna. Birçok perdeler aralanır, gelişim süreci hızla
ilerlemekte, uyumayın, uyumayın her devre onun hükmünde, her an
onun izni ile işleyişte. Bilsen bilmesen irade buna yönelişte, isimleri
esmaları ve sıfatları çok iyi değerlendirmeniz gerekir. Her var edilen bu
isimlerin esmaların ve sıfatların zatı tecellisi olduğunu sakın unutmayın.
Katre olun deryaya durun, deryada onun ile onda onu bulun. Birçok
görevleriniz var, birçok görevler hizmetler var, onlar sıra ile seçile seçile
gelecek yollarınıza çıkacak, onları göz ardı etmeyin, onlara öncelik
mutlaka tanınmalı. Buralardan geçilecek bu yolculuk bu sayede oluşacak.
Sizleri selamlıyor her sözünüzü önceliklerini, kime nasıl ne şekilde
gideceğini düşünerek söyleyin. Gün olur gül misali gider, an olur ki iğne
olur delerde geçer.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULALLAH.
Söz vardır canandan gelir canana döner. Can, can buldurur canda cananı
oldurur, ulvi mi sufli mi der ayrını sen yap der, bu ayrımı dil ile mi gönül
ile mi yapmalısın? Elbette gönül ile dilin yalanı vardır gönül ün ise asla
yoktur. Seyret âlemi o alemde alem ondadır, ehil olan bilir, bu meydanı ,
ehil olmayana engel vardır. Dosta zaruret haramdır yük olur ona yük
verir, dost gönüldaştır ona ne taş ne laf gelir. Selam olsun.
Öyle haller yaşanacak ki sohbet ederken bile onun sözlerinin
manasından hangi kürsüden hangi mertebede olduğunu gönül fark
edecek. Belki dile vermez ifşaya hiç gerek yok bazen sır olur söylenmez,
gönül bilir dostunu. Gün gelecek susacak dil dudak, gözler baksa da
görmeyecek halvetinde hal yaşatır kime dersen, bu yola baş koyana,
hizmetine talip olana. Yardım ile uzanır ervah eli tutar elini, işte gönül
teli bir coşar bir coşar durmaz dil hep söyler, …….den olmasa neyler
açanda açtıranda o değil mi. Hangi makamdan hangi mertebeden verdiği
belli değil mi? ne sağ ile ne sol ile hiç mi hiç olmadı davamız. Bizim
çabamız, bir tek yol var davamız kazanmayı dileriz, sıratı müstakim der
de ona iç çekeriz. Bu seyirde yolumuzu tamamlat Allah’ım bu seyirde
bilgilerimizi ilahi ilmine kat Allah’ım. İlahi kapıyı aç kapatma yüzümüze
Allah’ım.
2.bölüm
f.ü; Makam ile mertebe aynı şey mi?
Makam; kalıcı
Mertebe ise seyrinde oluşacaktır. Mertebe geçit, makam ise kalış yeridir.
O mertebeleri geçerek kalış yerini bulursun. Mertebeler yaşanmaz ise
hangi makama ait olduğunu nasıl bilirsin. Seyri illallah
Zahir âlemde de birçok sıratlar vardır, birçok da bedensel kıyametler
vardır, bunlar mutlaka yaşanır bunları idrak etmeniz gerekmektedir.
Kendini bilmek bu yolla sağlanır. Ne kadar hizmet verir isen o kadar
himmeti toplamaya çağırılırsın. Zuhuratların ve tecellilerin her biri zahir
âlemde yaşanır, çünkü tecelliler aslına rücu edecektir, her fiil ve
hareketleriniz tecelli yat oluşturur.
Dostlarım sizleri seviyor, bu yolculuğunuzun münasip bir şekilde, yüce
yaratıcıdan diliyorum, sizlere haiz olan ve birçok güzelliğe sahip olmanızı
istiyorum. Bu öğretilerin mutlak yerini bulmasını da istiyorum.
Selam olsun
06.03.2011
f-P-k
Huzur bir mera tiptir o mera tipe yakışanlara selam olsun. Dost dostun
aynasıdır, dost haktan yanadır, yerlerin ve göklerin rabbi, ulu Allah’ım
dendikte CEM de olursun, o ilahi zuhur yaratılmış her nesnede her
mahlûkta o ilahi hilkatin tecelli zatında mukaddes ilmi ile donatılmış.
Çevir sayfaları çevir bak neler göreceksin, dünya gözü ile seyredip dünya
kulağı ile duyacak hak mazharına sahip olacaksın. Sen sarıldın
hakikatine ondan gayrisina boş vermeyi sakın deneme, ne ayrısı ne
gayrısı vardır hak katında, hepsi onun ilmi ilahisinde mevcuttur, onun
emri ile an be an zuhurda.
Selam olsun, su misali akıcı olalım suyun ilahisini bulalım. İlahisi sudan
ayrı mı? denilende, su çoktur yarısı çirkefte yarısı ilahide mevcut. Hangi
suyu kullanırsan kullan o senin gönül isteğinde. Rabbim sana muhtacız
yerlerde göklerde ilahi isim ve esmaların her biri çepeçevre etrafında.
Zeytinin yaprağındaki ilahi tecelliyi bir görseniz, onda yazılmış isimleri
bir okuyabilseniz, onun için derde devadır 12 tanesi cana sefadır. Selamı
ile rahmeti gelir sana can dost gelir. Gönül eğleşmek ister ilahi sohbete
boyun eğmek diler, bilir ki o sohbet onun gönlüne huzur kandilleri
yakacak işte onu arar. Gönül neye doğru yön bulmuşsa onda istidat ve
kabiliyet taayyun çıkmıştır meydana, bir ipucu daha sizlere, dost un
sözleri güzeldir gazel değil bilene özeldir. Bilse bilmese verdiği ondandır.
Kapanmaz kaynak akar ya Allah Allah der, aldığın kadarını al alamıyorum
dediğinde noksanlığını bil. Alamıyorum yapamıyorum demekle ele
vermek yetmez dile vermek yetmez, noksan olduğunu bil hepsi sende
mevcut ise yapamadığın gafletindendir. Gözlerin uykuda bedenin
rehavettedir, bir dön bak sağına soluna, birde kaldır başını bak aya
yıldıza, hiç durmadan hiç bitmeden kurulmuş sistem ezelden ebede
hatasız işlemede, bunları diyenleri bizden beridir beri. Yapmak için sebep
arayın ona koşmak için sebepler arayın, yapamıyoruz edemiyoruz bu
sözcüğü gayrı asla kullanmayın. Hepsi kayıt altındadır, neden
yapamadığın bir gün sorulur sana. Çıkar önüne, yapamadığın bendim
yapsaydın hayırlara vesile olurdu, bundan sakınalım ellerimizi ovuşturup
da bir kenara atılmayalım. Hak yazmış ise yazıyı bozmak onun elinde, kul
uzatmış ise elini yanlışa, koyuverir seçimi kendi iradene. Birde var ki
yakmış kandilleri gönül ölçüsü belki katredir. Büyüyemedi ama ilahi
sevgisi çok mu çok baskın geldi onu çeker deryaya işte orada o olur,
onda onu bulur. Hiç belli olmaz arif olan anlar bunu dendiğinde, bilgiler
nefse arif olmalı, görgüler göze arif olmalı, gönüller gönülsüzlere arif
olmalı, yol yordam bilmeyene, ona bir kandil yakmalı. Elini tutup da
kendi ölçüsü üzerine bir köşeye oturtmalı. Hep yardımda olunuz, bilginizi
bilgisiz ile paylaşınız, gördüğünü söylemeden kaçınız. Allah’ıma emanet
olunuz.
HACI BEKTAŞI VELİ DİR.
Gönül sütunlarını koruyunuz, çıktım yola yunayım diye, vardım kapıya
onu bulayım diye, kimsin nesin dediler, ben bir garibim fakir fukarayım
yolum buraya uğradı, beni kabul buyurun. Geç otur dediler elime tespih
verdiler, hu diyelim dostlar hu dediler. Can ile baş ile bir hu dedik ki her
zerre şahit oldu öyle sarsıldı öyle sarsıldı ki beden mezara giresi geldi.
Buda YUNUS tandır bilinsin.
Her öfkenin arkasında tövbeler etsin. Durmaz zihne girer bir yığın fitne
fücur, yazar bir yığın dilekçe sana sakın ha uyma ona. İn oradan gönlüne
sor bu dilekçe Allah’a gitmeye uygun mu? Gönül cevap verir sana.
Bunlara dikkat edin, aldatıcı dünyanın zevkleri debdebesinden sakının
korunun.
Üç inci söz size
-DİKKAT
-SABIR
-HOŞGÖRÜ
Selam olsun
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH
2.BÖLÜM
Kalk seherin bir vaktinde sefer eyleyelim hep dervişler ile, bu yol hak
yoludur diyelim önce tövbe estağfurullah. Geçmişin geleceğin hesabı
yapılmaz kul uyanışta ise bunda hiç mi hiç şüphe olmaz. Barışa git ki
doğuşta olasın, doğduğunu bil ki onunla uyum içinde olasın.
Selam olsun, yol hakikat yoludur buna cümle isimler ve sıfatlar tanık
olsun. Gören göz işiten kulak, hisseden gönül seyre vakıf olsun. Temel
attık besmele ile, ördük duvarı ya hak diye diye, izin gelirse çatımız
örtülecek elhamdülillah, elhamdülillah dedirtecek. Çağırın gelsin dostlar
yâd edilsin önce gelip geçenler. Her birinin bir hikayesi var, o hikayeyi
anlatan dilde ilahi mana var. Özden alan özden verir, özünde hiçbir şey
yoksa canlar neyi alır veren neyi verir. Selam olsun her birinize dizler
bükülsün başlar eğilsin secdeye. Eller açılsın el hak diye diye, duacı
olunsun niyazlar katılsın yanlışta olduğunu bilen canların eli tutulsun,
Allah’ım cümlenizden razı olsun, her birinizde ayrı iştiyak her birinizde
ayrı ilahi bilgi. Gelin coşalım bu bilgileri coşturup, coşturup âlemlere
salalım, saldığın bilgiler bir gün sana geri döner o bilgi sana neyi
verdirtiyorsa misli ile geri döner, sarar sardırır seni hoşça verdi isen
beklentisiz, hoşça sarar beklemeden sever oda seni. Bilgi deyip geçme
bilgide yol açılır önüne, bilgide savaşlar barışa döner, bilgide gönüller
incinmez gül gülistana döner. Yerinde kullandığın her bilgi öğrenene
öğretici olur gönlü ihya eder selam olsun dostlarım.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH.
Her gün her dem zikir.
Allah Allah diyelim, la ilahe illallah ile birleyelim, sonrada şükrolsun
hamdolsun elhamdülillah ile bağlayalım. Amin.
Selam olsun
25.03.2011
e.ç.
Allah ım gecemizi bu güzel toplantıyı senin adınla açmak istiyoruz, senden destur aldık Allah ım bu
desturu nefesimizin son anına kadar kullanmayı nasip et bize ya rabbim. Kendim için değil cümle
için, benim için değil bizler için, her var ettiğin güzelliği, cümle ile paylaşmak istiyoruz, kabul et
Allah ım, yalnız sana inanır yalnız senden yardım dileriz. Bize hidayet yolunu aç, bizi delalete
düşürme Allah’ım. Bu duayı sıkça yapmayı nasip et Allah’ım, senden geldik sana döneceğiz,
dönüşte istemediğimiz şeylerle karşılaştırma bizi ya rabbim. Utandırıp da bizi rezil rüsva etme
Allah’ım. Amin.
Selam olsun,
Huzur makamından geldik sizlere, dönüp dönüp de baktık her birinizin dua ettik yüzlere. Bir bir
söyleşelim, nasip olursa öğretileri sebil diye verelim. Maksadımız ne keramet göstermek, nede
mucizattan tezahür haberi vermek. Yol ışıklıdır sadece yürüyün kalbi yürütün sizlerden bunu
istedik, bir adım gel, gel gafil olma, her birinizde bu mevcudat var bir gün çıkacak ya renk renk
olacak hep zuhurda, yaşadıklarını seyre vermeyi dilersen ver elbette ver karşındakine öğüt olacaksa
ver, onu üzecek sıkacak isen geri at adımı sakın deneme. Yol hak yoludur, bilgiler yoludur bunda
asla naz etme. Hakikati bilmek elbette güzeldir, iftihar edilecek bir bilgidir, şükürler olsun demek
her kulun vazifesidir. Bu hakikati kaldırabilir miyiz? diye sorulduğunda, Allah’ım öyle bir yaradılış
nasip etti ki insanoğluna, hakikatin ta kendisi, elbette kaldırır sakın ola düşme zaafa, sakın ola ki
şüpheyi koyma ne kafana ne gönlüne, Sen seçtin o yolu, önce o seçti sevdirdi istetti yolu, hep deriz
şimdi yine söyleriz, rabbim önce ister sonra kuluna istetir. Sahip oldu ise kul verilene aklımı
kullandım bu işi ben böyle yaptım der onunla öğünür. İşte kul hep zaaf üzeredir, dilden anlattığı
hakikat değil onun bunun hikayesidir, gönle indimi ilahi tecelli dünya hali zevk vermez, dünya
sohbeti muhabbeti sarmaz seni, birde coştun mu Hak için hak muhabbetine çağırılmadan koşarsın
elsiz ayaksız olurda can içinde can buldurursun. Şükürler olsun demeyi bilmeli, yok şükür denmez
yok hamd edilmez diyeni savunmaya geçmeden onu terk etmeli vebaldir yük alır yük verirsiniz. Bu
tarz konuşmalar mümkündür olabilir susmak sessiz kalmak er e görevdir. Şimdi böyle
konuşuyorsunuz ama hakikatten söz edilince dur durak bilmiyor susmak nedir görmüyor, insanoğlu
böyledir mutlaka kendi bildiği güzel şeyi paylaşmak, ister onda hiç vebal yoktur safiyet vardır çıkarı
ne olabilir ki, ama gün gelir bugün böyle konuşan yarın dilsiz kesilir. Neden konuşmaz neden dilsiz
kesilir diye sorana sözüm, çünkü hakikati içinde yaşar marifetullahtır. O makamdan ona sus
denmiştir. Rabbim onun ağzına gözüne kulağına kilit vurmuştur. Ona küfret ona taş at duymaz
hissetmez çünkü onda o olmuştur. O hale gelebilmek her ne kadar zor gibi görünse de o istidat ve
kabiliyetin her birinizde olduğunu bilin, çünkü fıtrat buna göre yaratılmıştır. Belki bu dersler sizi
sıkabilir, ağır geliyor gözle görülür elle tutulur bilgiler almak istiyor olabilirsiniz. Asla karşınıza
dikilmeyiz kırılıp incinmeyiz ama hafife alınsın onu da hiç mi hiç istemeyiz. Cevheriniz buna hiç
müsait değil, öyle bir cevher taşıyorsunuz ki, o ne yalan ne riya ne lakayitlik ne hafiflik onda mevcut
değildir. Onda boyun eğmek onda ilahi aşkı yaşayıp yaşatmaktır, onda mevcut olan budur bunu
bilir bunu deriz. Kimseye öfke duymadan yol izni her birinizde var dileyen dilediğine sahip olma
arzusu içindedir, bunu elbette hoş görürüz.
Şimdi ara verelim bu kısacık yazıda hissettiklerinizi tek tek sessiz ve sakin sıranızı bekleyerek
sorabilir cevap alabilirsiniz. Eyvallah.
Dostlarım rabbimizin ikramı hangi isimden olmuş bilir misiniz?
Zülcelal; eyvallah
Perde hangi isimden açılır onu bilir misiniz? o da cemal den.
Gelin dostlar gelin Allah diyelim,
Dostu her haliyle sevelim,
Dost sen ben değil cümle ile birlikte
O birliktelikte hak ise daim birlikte
Gelin dostlar Allah Allah diyelim,
Hak dostu sevelim saralık onda o olalım.
VEYSEL KARANİ dendir bilinsin
2.bölüm
Selam olsun dostlarım selam ben sadya
Sizleri sevgi ile selamlıyor ve geceyi açıyorum, tanrı bilincine ermek vasıtasız o bilince sahip olmak
sizce mümkünmü? Bizce mümkün değil, kuşaktan kuşağa süregelen örf ve adetler genlerinden
gelen bir çok meziyetler, günümüze kadar gelmiştir. Seçkin kişi olmak mükemmelliktir, seçilen kişi
olmak ise bu çok özel bir meziyettir. Enerji boyutlarını merak ediyorsunuz, o titreşimin ne kadarını
alıp ne kadarını sarf ediyorsunuz? Önce bunu tartışalım. Dostlarım şarj olmayı bilmelisiniz, bir çok
deneyimlere vakıf olabilirsiniz onlar eyleme geçmediği müddetçe hiçbir işe yaramadığını da
bilmelisiniz. Hiç birimiz aynı frekansta olmayabiliriz, aynı frekansta olabilmeyi istiyorsak eğer uyum
içerisinde olmak ilk şartımız. İlahi varlığa sımsıkı sarılmış olmamızı dille değil öz ile kanıtlamış
olmamız gerekiyor. Özümüzde mevcut olan birçok yetenekler mevcut sayılamayacak kadar çok, bu
yetenekleri nerede kullanacağınız çok önemli, bilinçli olmak o kişiye verilecek olağanüstü
yardımların, ruhsal varlıkların sayısız katkıları olacak, bunda hiç endişe edilmemesi gerekir. Sakin
sabırlı hoşgörü içerisinde olmamız bizleri diğerlerine gösterebilecek özelliklerin olması gerekir,
seyretmek mi istersiniz seyredilmek mi istersiniz, özlemek mi istersiniz özlenen mi olmak istersiniz,
vermeyi isteyen mi olmak istersiniz almayı isteyenmi, önce nerede olduğunuzu kesin bilmeniz
gerekir. Bu algılarınız mutlak ilahi huzurdan destek almalı, bu bilinç bir tek yaradana odaklanmalı.
Eylemleriniz şekil ve vücut buldurmalı bu söylediğimi dikkate alın lütfen meydana bir şey
çıkartmalısınız. Her an öyle doluş öyle doluş içerisindesiniz ki bunları bilinçli bir şekilde
kullanmanızı öneriyorum. Her ne kadar zorluk içerisinde bulunursanız bulunun bunun eylem
halinde iken sakın ola ki yansıtmamanızı dilerim içsel huzursuzluğunuz izole edilip ondan sonra
hastalara dokunmanız gerekir, aksi halde sizdeki bütün olumsuzlukları hasta olan kişiye
veriyorsunuz. Belki biliyor belki bilmiyorsunuz bunlara dikkat edilmesi gerekir. Şuurlu bir kişilik
daima o yüce yaratıcısına öyle bir bağlantı içerisindedir ki hiç olduğunu bilerek alır ve hiç olduğunu
bilerek de ondan diye verir, kendinde hiçbir kırıntı barındırmaz. Bunlara dikkat edin benliğiniz
devrede olmamalı. Benlik insanı alçaltır meçhule sokar oysa yüce yaratıcının halifesi olan bir varlık
alçaltılmaya uygun değildir. Onu sizler koruyabilirsiniz seviyelerinizi bilerek davranışlarınızı bilerek
sergilemeniz gerekir ki bunun neticesinde daha üst seviyelerden dağarcığa bilgiler akabilir.
Ruhsal gelişimlerinizi nasıl tamamlamayı düşünüyorsunuz sizlere bir soru?
Konutun sahibi size soruyorum
E; kendimizi tanımaya çalışarak Allah yolunda ilerlemeye çalışarak.
G; hiçlik mi birlik mi tek cevap
E; hiçlik
G; eyvallah demeyi bildi isen her şeye boyun eğdi isen bu yolun hizmetlisisin, hizmetli olmak içinde
seçilmişsin dememiz gerekir. Ruhsal gelişimin bir çok boyutların geçişi o bilinçle sağlanır.
Enerji veriyorum, çok güzel mükemmel bir olaydır ama önce dolun sonra boşalın. O sizden akıp
giden enerjinin mutlaka bir yerleri onarması gerekir, bunu unutmayın ve birçok tehlikelerden de
korunmayı bilmelisiniz. Dostlarım sizlere iyi geceler diliyorum.
Ben Sadya, sadya bir zangocun kızıyım kilise çanını belirli saatlerde sallayan zangoç un kızıyım.
İslam a karşı büyük bir aşk, şevk ve istek duyardım özel gecelerde içilen şaraplar bana çok manasız
gelirdi, kimseye görünmemek için hep gizli, gizli yerlerde olur şarabın yerine süt içerdim ve bir gece
rüyamda MUHAMMEDİ, MUSAYI, İSAYI VE İBRAHİMİ gördüm, İsa beni Muhammed in kucağına
atıyordu, o oraya itiyor bu buraya itiyor, dört kişinin arasında ben elden ele geziyordum ve tek
noktada kalabildim ellerimi açtım şükürler olsun ya rab İslam üzere yaratıldın dediler bir Müslüman
olmamı onayladılar ve ben müslümanım. Müslüman olarak doğdum Müslüman olarak öldüm,
öldüm demiyorum yeniden doğdum. Hayatınızda birçok doğumlar ve ölümler olur, bunları
biliyormusunuz? Hep yenilikçi olun, yeni bilgileri eskimiş hale getirmeyin, her bir şey öğrendiğinde
yeni bir doğumdur senin doğuşundur bunu böyle bilmelisin. Hiçbir şeye cevap veremediğindede
bilginin olmadığını görür ve ölüme geçersin işte o ölümdür. Ya Rab bizleri öz nefsimize zulüm
etmekten koru demelisiniz, nefisler asla devre dışı bırakılmaz onlar öldürülmez, savaş edilir ama
imha edilmez. Savaşmak nedir bilir misin Allah dileseydi nefissiz bizleri de yaratırdı, o nefisle ruh
arasındaki çatışma işte o savaştan söz ediyoruz, o savaşı barışa çevirebilmek ruhla nefsi uyum
halinde bir arada yaşatabilmek mükemmelliktir, sizlerden bunu istiyoruz.
Şimdi sizleri sevgi ile selamlıyor ve bir dahaki celsede bulunmak üzere iyi geceler diliyorum.
Yavrularınız için haydi bir dua edelim, sizlerin yavruları için içleriniz onlarla dopdolu iken dua
edelim.
Ya rabbi her ne kadar yaratılmış olsak da biz senin varlığınız, biz yoktan var edildik ise de senin
varlığının bir parçasıyız, bizlerin hediyesi değil senin bizlere hediyendir, yavrularımız dediğimiz
onları sevip okşadığımız çocuklarımıza akıl fikir ver. Çocuklarımızı tekamülleri nispetinde
olumsuzlukları kabullenmeyi de nasip et, olumlu hale gelebilmeleri için senden yardım diliyoruz, ne
olması gerekiyorsa bize kabul ettir, tekamülleri için ne öneriyorsan bizlere sevdir. Amin. Amin.
Amen, sizleri tanrı adına kutsuyor selamlıyorum.
Soru,
E; geçen hafta o minik kız iyileşti mi acaba?
G; sen ver vereceğini bırak rabbim ne eylerse güzel eyler, ne keramete ne alamete hiç mi hiç gerek
yok bırak rabbim iyi eder onu. Niye iyi eder, senin iyi niyetinle onun diyetini birler. Önce niyet neyi
nasıl ne şekilde verirsen ondan sorumlusun, neyi ne şekil istiyorsan bundan da sorumlusun. Her
hareketiniz her ağzınızın açılış ve kapanışı onun izni ile olsun onun izni dışında hiçbir şey mümkün
değil olmaz. Ama hep izin isteyin rahmet üzere el verin şifa gönderin ilahi rahmet üzere şükürler
olsun amin. Esenlikle sevgi ile kalın esenlik içlerinizde olsun.
Geceniz hayır gününüz nur olsun; kuzularım yavrularım hoş bulduk, dersleri aldınız kefeye
koydunuz yavaş yavaş okur anlarız dediniz, yavaş yavaş olmaz hak gel deyince ona dudak
bükülmez, vurdumduymaz olmayın derslerinizi öğün öğün çalışın, hem hal edin hal edin hal. huzur
yayılır gönle yüzün tebessüm etmektense gönlün tebessümü olsun bu yeter mutlaka yansır ya
derine, hayatın iniş çıkışlarıdır bunlar kimi evlat acısı ile kimi kardeş bacı acısı ile, kimi bedenin acısı
ile birçok uğraşılar kimler için elbette insanoğlu için. Bir düşünün ben ben miyim deyin, ben sen
değil miyim ben senden değimliyim, o zaman üzülecek neyin olur ki hiç üzülmezsin, istiyorsan al
beni seviyorsan çağır beni özlüyorum seni dersen, gir şu zulmete karanlıkta eyle kendini orda
bulursun o ilahi ışığı. Belki karanlıktır her kesin nazarında bilsen o rahmettir kulun miyarında kaldır
perdeyi bir bak bakalım kimleri görürsün orada. Raik tir rufaidir, halvetidir uşşaki dir her birine
selam olsun destur huuuu erenler huuuu desin.
Bir mevcudat vardır ki mevcudun içinde, bir zuhurat vardır ki özden özdende içre, öyle bir hoşluk
öyle bir hoşluk vardır ki bu da mürşidin nefesinde, bir nazar ederse her şey ayan olur sana. Bir
nazarı keserse rezil rüsva olursun sakın ha yanlış deme. O sun ondansın onunlasın kabdan kimden
kime. Aşık yunus derler adıma, sazım çalmaz söz gelmez dile, bir gaflettir çöktü içime ölüm var
ölüm var diye, bağırırım kimse duymaz gözetmez beni ne diye, dediler ki ölümsüz yer var mıdır?
ölmek doğmak değil midir? Sendemi deli yunus yanlış edersin çağırdılarsa hele bir git de gör ölüm
nasıldır.
Selam olsun sizlere dududan sözü geçti yunusa, bu bir seyirdir bulun öğrenin dostlar, beden ruh
kalıptan kalıba geçer, şimdi söz değişti zuhur oluştu deyin.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH
SELAM OLSUN
01.04.2011
NC.HN.
Selam olsun can dostlarım, selam olsun yol arkadaşlarım, selam olsun hak dostları eyvallah
eyvallah, la ilahe illallah. Bire verdim sözümü özüm duydu söylediğimi, soru hangisi cevap hangisi
dedim, bir ses ünledi kulağıma soru senden cevapta senden. Gayride arama nefesi boş yere yayma,
bir nefes zuhur ederse bu cana hak dan muhabbet oluşur ismi gönüllere yayılır. sesler birde olur,
her şey onun izni ile ise ben can dostlarım hak dostuma gelin kavilleşelim derim, gelin her zorluğu
kolay edelim, taş gelirse ayağımıza yanlış olum dayanırsa kapımıza, ona dur deyip yapacağına engel
olmayalım. Öyle bir cesaret ile öyle bir aşk olmalı ki bende, hakka döndüyse yüzün o ortayı bulur
dedim. Hiçbir olumlu veya olumsuza dur deme yetkisine asla sahip değiliz, bunu bilelim bunu
öğrenelim. İştiyakta olalım gelin kavilleşelim bu sofrada aldık yerimizi bölünmeden Allah Allah
Allah demeyi candan söyleyelim. Birikti bilgiler gönüllerde rabbim izin versin de gösterilsin
sergilerde. Verdiğin emekse elbet bütüne hizmet döner gelir yine sana, rabbin hediyesidir o kuluna,
sen yanlışa düşme o yeter bu cana bire verdik sözümüzü ondan aldık övünülecek bilgileri, meşaleyi
yaka geldik, elleri açtık da Allah Allah diye aşka geldik, görmedik olumluyu olumsuzu çevremizde
meyhaneyi camiyi birde gördük. Sarhoş ayyaş deyip de ayık olandan bölmedik, birliği onda
görürsen onlar olur, on binler olur on binlerde bu birliği nice on binlere iletir, sevgisi var ya içinde o
devrededir bunda hiç şüphe etme, kimiyim niye derinden istersin kim olduğumu.
Sizlere bir soru diyeyim mi? Şefaat dünyada mı? Ahrette mi oluşur.
Buyurun bakalım cevabı bekleyelim çekinmeden söyleyiniz.
e.ç; ölmemiz başlangıç ise şefaat ahrettedir.
n.e; şefaat dünyada oluşur bence dünyadaki yaşam şeklimizi oluşturmak için, şefaat ya resul Allah
dememizde ondandır diye düşünüyorum.
b.e; bende dünyada olduğunu düşünüyorum,
ahrette olduğunu düşünüyorum, hem dünyada hem ahrette olduğunu düşünüyorum.
G.s; peki o şefaati nasıl anlayabiliyoruz bedenli halde, nerden bize geçiş olur onu da söyleyin
dünyada ise kim bize şefaat edebilir?
Rabbimin elçileri, Muhammed, yalnız hazreti Muhammed şefaat edebilir.
g.s; şefaat dünyada geçerlidir, dünyada olur burada olur ahrete zuhur eder. Şefaate nail olan
insanoğlu orada bellidir hali, öncelik tanınır orada yeri ona göre ayrılır. Burada şefaate mazhar olan
insanoğlu mutlaka bir veliden nefes almalıdır.
Şefaat nedir bilir misiniz? Şefaat affetmekten gelir mağfiretten geçer onu öğretmek şefkatten
geçer, oluşumunu kutlamaktan geçer. Ona sen bu dersi iyi yaptın öğrendin onu müjdelemekten
geçer. Şefaat böyledir dünyada önemlidir, insanı kamiller mutlaka onun veya onların yolunda olan
canlara ikramıdır onlar, ikram edilirler o kullara.
Selam olsun
Özellikle içsel sıkıntı yaşayan dostlarım, bir tek dayandığınız kaynak olmalı bir tek, bütün işleri
kolay eden rabbimin yardımcı güçleri ile sana var edeceğini müjdeleyen mutlak sonucunu gösterir
kuluna. Her dönemin türlü çeşit oluşumları vardır, inanın bu yaşananlar sonradan bulunmuş haller
değildir, bunları kolaylamak ise Allah a dayanarak ona ulaşarak mümkündür. Unutmayın zorluk o
da bir makamdır, oradan geçiş ise selamet kapısıdır.
Sevgi ile selamlıyor Allah’ın rahmeti sevgisi merhameti şefkati her birinizin üzerinde olmasını niyaz
ediyorum.
Rabbim duy sesleri, rabbim gör seni sevenleri, rabbim iştiyakde olanı bildin kaydırma sıratı
müstakimden hiçbir kimseyi. Sevgine alışsınlar hizmetinde yarışsınlar, ol de de küsler barışsınlar,
koyun kuzu kardeştir kurtları da sevsinler. Can içinde can bulundu mu, aşk ile Allah deyip de her
olayı ondan bildi mi zarurette değil mübarektesin bunu bil. Hayır mı şer mi deme şer de gelse
eyvallah hayır da gelse eyvallah. Her şey ondan bunu bilesin sırtına bir el değdi ise sana güç
verecektir onu hissedesin.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH
Baktım ki gelirler bizleri ziyaret ederler sofra başında oturanlar ellerinde kalem oynatır dururlar.
Kalemden zuhuratı seyrettik yazdığın her kelimenin mazharını seyrettik. Her bir mertebe farklı
farklı oluşlarda mevcuttur. Hidayet nuru çöktü mü üzerine seni sende bırakmaz bunu böyle bil
seçilenden ol o seçsin seni o ayırsın bilsin o sevsin seni bekleme kulundan bekleme ondan gayrısın
dan hepsi yalandır. Dünyayı çok seversin neden yalan dünya denmiş bunu bilir misin? Kah güldürür
kah ağlatır seni, kah verir bolca verir sonra dibe iter seni, güvenilmez ona, Allah yeter demeyi
bilmelisin ona sımsıkı sarıl gerisi boş bunu hiç unutma. Hoş geldin sefalar ile yuvayı sofrayı açtın
açın ellerinizi ellerinizde oluşan halleri gönül yolu ile bulun, bırakın dolsun serpilen rahmeti alsın o
eller gerektiği yerde kullanılsın. Yoruldunuz bilirim kaldırmayı bilin ağırlığı hissedin, kolay mı
serpilene karşı koymak kolay mı bu zuhurda verilenleri keşfetmek.
Allah ın eli ellerinizin üstünde olsun,
Bir gün kapınınız çalınır kapının ardında kim vardır ne vardır bilinmez, ya kahhar isminden bir veli
gelir ya cebbar isminden, türlü türlü elbiseleri vardır ama hangi isim ve sıfatı ile gelir bize acı veren
kahır veren bizim hayrımızadır. Her şey hayrımızadır demeyi bilin Allah ım hiç birini ben yapmadım
ben söylemedim hiç birini ben yazmadım hepsi senin eserin demeyi bilin. Bunları böyle alışkanlık
haline getirirseniz inanın her iş çok rahat yürürlükte olur, ama benlik devreye girdiğinde çatışma
başlar sen mi ben mi, bırakın bunları her şeyi ona bırakın o her şeyi çok güzel bir şekilde o yüksek
iradesi ile halleder. Eyvallah eyvallah eyvallah aşk ile eyvallah şevk ile eyvallah, şükür ve hamd ile
eyvallah demeyi nasip et ya rabbim, nasip et ya rabbim, ilahi ilminden feyzinden nasip et Allah ım
iradelerimizi idrak etmemizi nasip et Allah ım.
2.bölüm
Geldik yapıya, dönüp baktık kapıya, dedik ki bu kapı irşad kapısı mı? bu kapı hazret kapısı mı? Bu
kapı ilim irfan kapısı mı? daha nice nice isimleri vardır, gördük ki bulma görme duyma kapısı şöyle
bir düşünün sevk edildi iseniz bunu hayır belleyin. Alemlerin bile mertebeleri olduğunu unutmayın,
bir çok çeşidi ahval vardır, zuhurat vardır her bir alemin de mertebesi gereği icraatı vardır. Kul neyi
istiyorsa isteği hangi mertebeden zuhur etti ise ona göre karşılığı nispeti vardır. Sanma hiçbir şey
hesaba uygun değil hepsi bir hesap sayılar kelimelerde oluşan makamı ilahi vardır. Bir çok
örtüleriniz bir çok elbiseleriniz bir çok da ayağınıza giyecek yemenileriniz vardır. Yürüdüğünüz o yol
nereye götürecekse sizi oda size hazırlanmış orada bekleyen niyetin karşılığı vardır. Kaynağından
gelir bilgiler, kuruyan toprağa can ekler can verir. Kul neyi istiyorsa hayrı da şerri de Allah verir.
Gelelim ŞEFAATE; ufakda olsa çelişkiler oluştu aranızda rabbim neyi veriyorsa bilki heyetler
devrededir, rabbim eli onların üzerinde bir insanı kamili vesile eder onunla üfletir yüzünüze, bazen
de direk indirir kalbe, o hale gelemediklerine göre böyle başlar şefaat devresi. Kulun indinde her
şey sıra sıra iledir her şey ölçülüp biçile biçile sergidedir. Rabbim sana sığınırım dedik ise devrede
oluşur bir çok görevliler onlar bize gelir. İsim esma ve sıfatlar yansır bizlere. Bazen lütuflar
devrededir bazense zorluklar. O zorlukların açaçğı kapıyı düşünmek kula sırdır. Görüp de şaşma
coşup da taşma rabbim hamdolsun buna layık olmamı nasip et demelisin, bilen bilmeyene anlatsın
akıl ölçüsüne göre bu canlarla sohbet kurulsun. Verdiğini bilmiyor ise hor görme yeter ki talebi
olsun, öğrenme isteği arzusu çoğalsın. Kalbi ufak ufak yol alsın. İşte tut onun elini Allah demeyi
öğret say bütün oluşumları. Gün güzeldir gün çirkindir sıkıntılıdır dersiniz bunu ne ile ölçersinizde
dersiniz, oluşumlarınıza göre görüntüler zuhur eder, güzel halde oldu isen her şey gül gülistandır
sana, o güzellik kalbe ayan oldu ise bunu görebilirsin. Zaten oradan düşer kahır mintanı giyersin
bakarsın her yer sıkıntıda, baktığın her yer sana sıkıntıdan ses verir, demek oluyor ki sen
sendemisin ey kul der rabbim sana. Ne istedin de verilmedi, istediğin verilir o an sana. Düşünme
niyetlere diyetler ekleme sakin hoşgörü içerisinde düşün bunu mutlak kırk gün dene. Ufacıcık küfre
ufacıcık niyetin kaymasını dileme. Yardım gelir altından kalkamam yine dalarım öfkeme deme,
sükûnetle paylaş sükûnetle kur sohbeti, önce niyeti bil ettir bilmeyene niyeti.
Allah’ım sizleri korusun ve huzuru makamına layık kullarından eylesin. Cümle ihvanlar hakkın
şefaatini dünya halinde iken rabbim nasip etsin, tertemiz gitmeyi nurumuzu dünyada harcamadan
o emaneti yerine teslim etmeyi ve bütünün hayrına yaptığımız her şeyi hizmete çevirmeyi rabbim
bize nasip etsin. Gelişte verdiğimiz sözü dünyada uyuttu bizi, o sözü unutmadan veya unutup da
hatırlatmayı nasip et. Amin demeyi bilelim gökleri ve yeri onun emrindedir bunu içten hissedelim.
Zahirde ne var ise, deprem felaketler düşün bozukluğu biliyor musunuz birde dönün bunları
batında görün hiçbiri birinden ayrı değildir.
La ilahe illallah Muhammed ür resulullah
Hak bir Allah ya Muhammed ya Allah
İlle şefaat Muhammet resulullah indinde hazreti Allah.
Esselamün aleyküm ve rahmetullah
Esselamün aleyküm ve rahmetullah
Esselamün aleyküm ve rahmetullah
Şefaat yarabbi ya resulullah.
Levhi mahfuzda elest meclisinde verilen ahitler Allah sizlerin neler yaşayacağını zaten biliyor. Katil
olmak kulun sonradan edindiği niyetle mi alakalı yoksa Allah’ın iradesinde yazılmış bir kader planı
mı? Evet hepsi Allah ın indinde hazırlanmış katil mi olacak hırsız mı olacak hepsi yazılmış bakın bu
kadar açık konuşuyorum. Onları hayra çevirebilmek ise kulun iradesine verilmiş. Katil olacaksın
yazında katil olmak var ise git savaşta katilliğini kullan, hırsız olmanda yazıldı ise Allah nunların
hepsini biliyor, hiçbiri onun bilgisinin dışında değil. Hırsız olmayı da hayra çevirebilirsin. (fk; biz
buna hükmü kader diyoruz) bak ne kadar güzel bütün yaşanacakları ayanı sabiteleri Allah ne
yaşayacağımızı biliyor. Bütün fiillerimizi davranışlarımızı ve oluşacak zamanı anını biliyor her
şeyden haberdar. O izin vermedikçe zaten hiçbir şey olmaz ama tertemiz bir fıtrat bunun dışında da
bazı oluşumlar sizin bilmediğini daha çok şeyler oluyor, şerri hayra çevirebilmek sizin elinizde. Hayrı
şerre çevirmek de sizin elinizde, özgür irade ile bunları yaşıyoruz ya küfre ya şükre.
n.e; o halde her zaman iyilik yönünde çalışmak mı gerekiyor yani nasıl farkına varacğız.
g.s; şimdi diyelim ki birini içinden dövmek geliyor yani onu dövemedim diye aklın fikrin bütün her
anın onunla o dövülecek, kimin elinden? Senin elinden dövülecektir bundan alınacak çok önemli
dersler vardır, hem döven hem dövülen çünkü birilerinin tekamülü bu yoldan oluşacak.
e.ç; birbirlerine hizmet mi ederler?
g.s; hepsi hizmettedir sebep kula ait netice Allah a aittir. Sen bu dövmeyi daha farklı bir şekilde
eyleme geçirirsen bu senin niyetin olması gereken küfre değil şükre döner işte buda kulun ayanı
sabitesidir. Zaman gelişiminde oluşacak şeylerden bu bir tanesi.
n.a; şerri hayra çevirmek mi ayanı sabite
g.s; ikiside senin elinde, ama Allah ne yapacağınızı çok iyi biliyor bunu unutmayın. Hangimizin yedi
kat yer yüzüne yedi kat gök semavatına çıkıp ineceğimizi biliyor. Diyeceksiniz ki madem biliyor niye
biz bu kadar uğraşıyoruz. Ne yapacağınızı bilmek, uğraşmanızda birçok hayırlar var onu da biliyor.
f.ü; peki bu çabalar idrak mertebelerimize göre oluşuyor herhalde. Tekamül seviyelerimize göre.
g.s; tabii ki bunun yanlış neresinde. Her bilinç farklılık kazandığında bilki senin tekmüle atılmış
adımın vardır.
K; peki rüyalarla mesajlar
g.s; onların hepsi başlangıçta olması gelen derslerdir. Bir gün bütün bu gördüğün rüyaların bir
dönemde vücut bulacağına inan onlarda onun içinde mevcuttur. Bugün gördüğün rüya belki üç
sene sonra belki otuz yıl sonra gerçekleşecek vücut bulacak çünkü o zaman devreye girecek.
Uyumadan rüya görme hali, tasavvufta ona yakaza hali derler bu mükemmelliktir. Böyle başlatılır
sınanmadasın böyle seni inceler iştiyakin sevgini ölçer, ona nasıl koşacağını yavaş yavaş mı yoksa
aşkla mı koşacağını o işte o haldeyken ölçer biçer sonra seni kendine çeker bir yola kor. Hiçbiri boş
değildir, tarihlerini yazarak o güzel halleri yazın ve sizde gizli kalsın, devam etmesini istiyorsanız
kimseye göstermeyin.
e.ç; farkında lığımız arttığında şarj olmamız veya enerjisel anlamda dolmamız boşalmamız değişiyor
mu? Daha fazlası ile dolup daha fazlasını verebiliyor muyuz?
g.s; şimdi alemler biliyorsunuz hepsi bir enerjinin eseridir, hiçbir şey enerjinin dışında yaratılmamış
oluşmamıştır, birebir enerjidir. Şimdi bu şarj etmek derken bunu nasıl anlıyorsun bir kere, riyazata
girmelisin özel günlerde, şarj etmeyi istiyorsan riyazat çok yumuşak halde olduğunuz zaman
unutmayın bunu gergin olduğunuz zaman bunu devre dışı bırakın. Sadece beklentisiz hiçbir karşılık
beklemeden açtığım şu eller sadece Allah için Allah rızası için yaptığım hizmetler şu el asla boş
kalmaz bunu hiç unutma. Sen istemeden de bu zaten sana verilir çünkü senin ölçünü değerini çok
iyi bilir. İnsan birbirini tanımaz ama o her şeyi bilir duyar görür. Beklentisiz her şey yerini tez bulur,
biz hiçbir şey değiliz ben yapmadım o yaptı her şeyin ondan geldiğini bilip idrak etmemiz gerekir. Ya
bu nispette idrakler açılacak perde perde, bazen o perdeler kahır perdeleri olarak görünecek bazen
lütuf perdeleri olarak görünecek, ama ne olursa olsun ondan bilip ona döndüğünde allah’ın yardımı
ile tek tek açılacak. Kahırları sevebilir misin? Acıları isteyebilir misin? Bugün sofran dolup taşarken
Allah ım ben günahtayım bana bu nimetleri verdin günahımı oradan bildim diyebilir misin?
Diyemezsin çünkü daha o oluşum halinde olmadığını gösterir. Kolay bir iş değil, bir cana hastalık
gelmiyorsa, Allah Allah dedirtecek bir sancısı da yoksa kendini çok boşta hisseder allah’ım benden
el çekti, ben senin kahrınla lütuflanıyor iken bak hiç acı duymuyorum soframda nimetim çoğaldı
bana küstün mü allah’ım diyebilme hali hiçlik halidir. Bilsenki çatı düşecek üstüne şu kadar kırıntı
kadar sıkıntı duymazsın, bilirsin ki o çatıyı düşürmeden tutan allah’ın senin üstünde yakınında
olduğunu hissetmelisin. Hissettiğin an zaten bunlar hiç ölçüye gelmez, işte hiçlik makamı budur. O
da hemen oluşmaz bir kere her ne olursa olsun, ne yapıyorsanız yapın allah’ın kelamını bilmedikçe
okumadıkça onu eyleme sokmadıkça verdiğiniz hiçbir şey yerini bulmaz, önce kuran okunmalı, ama
ben anlamıyorum Türkçesini oku onuda anlamıyorum dediğinde inan idrakini açar Allah kuranı
mümin kulunun kulağına üfler. O üflenmeyi bekle üflendi mi yatar kalkar elinin altında bir kuran
olur. O ayetlerden sana ne zuhuratlar yansır bunu bilir misin, her zerre bir ayet olduğuna göre
ayetten uzak değilsiniz işte bu ayetleri devreye sokarsınız anladınmı olay bu sendeki ayetleri
batındaki ve zahir alemde ki bütün zuhuratlar iç içe sana vücut buldurur.
Ne olur kuran okuyun, hiç bir şey yapamıyorsanız devamını getiremiyorsanız arada bir namaza
durun kafanızı secdeye koyun ne olur. Çok önemli bize emanetidir kuran allah’ın emaneti,
peygamber eli ile verdi onu bize. Onu okursak kendimizi okumak daha da kolaylaşacak.
SELAM OLSUN
06.04.2011
P.F.K
Allahuekber, allahuekber, allahuekber. Bir can var canın içinde, o canda
görünen hal var, oda güzel bir biçimde. Bir söz var ki dilde sadırdan gelir
onun izni ile. Beklenmez bu yolda emek var talep var yakınlık var,
makamı kurbiyet var.
Selam olsun,
kalem tutan ellere, kalem suresine levhi mahfuzdaki ilahi ilimlere, selam
olsun cümle var edilmişlere hep selam olsun. Ya Allah ya selam, ya Allah
ya selam, ya Allah ya selam. Selam dedik girdik söze, kıssadan hisse
verelim kelamları serelim önünüze. Bütünün hayrınadır diyelim
beklemeyelim olmayalım çıkar peşinde. Ahadiyet zata ait bir mertebedir,
orada sıfatlar isimler esmalar yoktur, orada renk de yoktur orada sadece
o vardır. Rububiyet öyle değil, şimdi bunun üzerinde düşünün böyle bir
yol çizin.
Hayra döndü yüzümüz, mana gözümüz elbet görecek, elbet bu dilde
ondan verecek, sen kendi sırrını çözebilir misin? Çözemezsin, seni var
eden ne der bilir misin? BEN İNSANIN SIRRIYIM, İNSAN DA BENİM
SIRRIM. İlahi keşfe bakın, buradaki zuhurata oluşuma bakın, insanın
tüyleri diken olur, beden sarsılır diller susar göz yaşlara boğulur, nasıl
çözülür bu sır, ilahi sevgiye bakın, korkuya neden yer verelim araya
korkuyu neden sokalım. Sevgi bütünlük değil midir tevhidin esası değil
midir?
Sığındığım sensin ya rab, senden gayrisi diye bir şey yok, ben sende yok
olmak istiyorum, sende seninle bir olmak istiyorum, beni uzaklaştırma,
yaklaştırdın ayağımı asla kaydırma. Şeytanın vesvesesinden sığındığım
sensin, arzu ve isteklerimi kendi isteklerinle birle, olumsuz hallerimi sen
ıslah et ya rabbim. Tövbemden tövbeleri çoğalt, tövbemden döndürme
beni atma beni geri, huzur ver Allah’ım sadece senin huzurunu, huzur
ver Allah’ım sende yok olmayı nasip et huzur ver Allah’ım, huzurdan söz
etmeyi nasip et amin.
Bilgiler gelir sıra sıra değil dizi dizi, gönül burada ferman dinler mi
dinlemez elbet, o gönüllere serilir her bir sergide renk cümbüşleri oluşur.
Renklerinizi bir görebilseydiniz bu hallerde oluşan renkleri, bu sofrada
oluşan ruhani güzellikleri.
Kendi batınınıza yönelin. Bu önemli bir istektir bunu iyi belleyin, bir
görünüşünüz var, bir de görünmeyeniniz var ona dönün ona dönün.
Zahmet gelse çözülür, rağbet gelse kulun gönlü incinir, geçmiştir dünya
sevdasından onun horlanmaktır gönül ölçüsü öyle ayar bulur, bunda
behis yok, zorluklar kolaylanır aşk her şeyi eritir ilahi aşk. Coş dostum
coş sende sen olanı söyleme, sadece onu ara onu bulmaya çalış, Sen onu
buldun sen onu biliyordun burada kaybettin. Şükürler olsun toparlandın
şimdi koş, koş, ilahi vahdet batında var ise huzuru gönle yayılır,
gönülden gelen sözler böyle kağıtlara yazılır. Allah zikri eda edelim Allah
zikri.
2.bölüm.
ALEMLER OLUŞMADAN ÖNCE, ASIRLAR ÖNCESİNDEN BAHSEDİYORUM
HİÇ BİR VARLIK ZUHURA GELMEDEN, ÖNCE CENNETİ ALAYI KURDU VE
ONUN KAPISINDA LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMED ÜR RESULULLAH
YAZIYORDU. ONU HANGİ KALEM YAZDI, ÖYLE BİR UZUNLUKTA İDİ Kİ
ARZDAN ARŞA. LEVHİ MAHFUZA DAYANDI O KALEM YAZDI.TEVHİD,
ALEMLERDEN VARLIKLARDAN EŞYADAN ÇOK ÖNCEDEN KENDİNİ BELLİ
ETTİ. HER ŞEY ONDA GİZLİ. ALEMLERİN SIRRI BİRLİĞİN SIRRI AKLIN
NEFSİN KALEMİN SIRRI İLMİ İLAHİNİN SIRRI BİR TEK
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMED RESULULLAH
Bunları fazla ifşa etmeyin, bilin teyit edin ehil olmayan ile sohbete
girmeyin.
Selam olsun,
Kuran ilmi ledün ilmidir, kuran Furkan musaf kitap, her şey onda birdir.
Neyi öğrenmek istiyorsan surelerin aralarındaki ayetlerde gizlidir.
İştiyakınıza göre açılır onun sırrı unutmayın, istidadınız kabiliyetiniz ona
yönelik o ilahi ilmi almaya yönelikse kulağınıza üflenir. Sır perdesi yavaş
yavaş çekilir idraki nispetinde. Her tarikatta her peygamberde bu zikir
mutlak oluşumunu göstermiştir. Tevhidi mutlak, kalem yazdı
oluşumunuzu, kalem yazdı fıtratınızdaki oluşumları, kalem yazdı kader
planlarınızı, kalem yazdı sende sen olanın o varlık kime ait olduğunu işte
kalemin var oluşunun önemi.
Kalbinizde, kalp deyin gönül deyin yürek deyin sadır deyin fuad deyin.
Fuad kısmındaki bir nokta var ki o da Allah’ın nazarı ilahisidir. O noktada
gizlidir, anlaşıldı mı? Bakın sizlere bugün neler verdik. Allah’ın nazarı
orada mevcuttur, onun için o sizlere özel rehberdir. Vereceğiniz her
kararda davranışlarınızda hizmetlerinizde, dünyevi ve uhrevi işlerinizde,
dön içine sor derler, siz dönün içinizdeki var olan rehbere sorun, o sizi
yönlendirir. Buna kesin inanın şüpheyi bırakın olur mu olmaz mı yok,
olacak, var olan bilinen o dur, aykırı düşünülmesin.
Hastaya el mi verdin oraya yönel, bir gönül almak mı dilersin onun sesini
dinle.
Selam olsun der gecenizi hayırla huzurla ilahi nuru ile noktalıyorum.
La ilahe illallah Muhammed resulullah.
e…; gariplik makamı nasıl bir makamdır?
g.s; hiçliğin ta kendisidir, zahirde bunu belli etmez, her şeyden yoksun
olan kişidir. Dünyevi hallerinde o hep yalnızdır. Kayıptır isteksizdir az
demez çok demez kabulüdür, bütün gariplere selam olsun.
s…; fakirde aynı şey mi?
g.s; fakir ayrı garip ayrı. Biri zahir biri batın. Yok yoksuldur kisveden
uzak etiketten uzak fakirlik. Ama gariplik anadan babadan her şeyden
uzak yapayalnız. Eyvallah, eyvallah.
e….; renkleriniz var demiştiniz, herkesin farklı rengi mi var yoksa bütün
renkleri kapsıyor muyuz?
g.s; bütün renkler şimdi ölüm halinizde bile, batında nasıl bir fiillerinle
hal ve gidişlerinle tavrınla renkler oluşturdu isen, Allah a yönelik bir çok
işlerde kefeyi doldurdu isen, ruhu teslim ederken yüce varlığa, ak kuş
olur güneşe aya uzanır ama birde var ki bu tip şeylerden uzak isyanda ve
inkarda içine hiç güzellik tohumu ekmemiş kötü fiil ile hal elbisesi
giymiş, onun ruhu siyah kuş rengindedir. Eğer ruhunu teslim eden kişiye
yakın iseniz bunu gözleyin göreceksiniz. Bir de ölüm halinde yüz şekli
değişir çok farklı perdeler açar ne perdeler yırtar, ne cebelleşmedir o hal
seyredin her biri bir ibret her biri bir gerçek, bütün canlılar bunu
yaşayacak kaçış yok. Emaneti ona hediye götüreceğiz, o emaneti nasıl
kullandık işte o önemli, nerelerde heba ettik, neleri kazandık neleri
kaybettik. Nurunuzu harcamadan gidin dediğimiz kolay iş değil, doğduğu
gibi kalmayı kim başarmış, öyle kalıp da ona varmayı başaran hiç mi yok
dersen, çok derim, inşallah Allah hayırlasın sizleri. Dünyevi işlerle çok
meşgulsünüz.
Her şeyi bırakın olması gereken yerlere bırakın, mutlaka oluşum
sağlanacak ve buna inanın, bu şeyler mutlaka denge bulacak, dengesizlik
üzere yaratılmadılar, hepsi seçim hataları. Hoşgörün ama kendinizin de
hoş görünmesini sağlayın, asla ezilmeyin ve ezmeyin, aynı çizgide
kalabilmek de önemli, zaaflarınızı aza indirin bu zaaflar hayra değer
olmayan yapılar inşa eder, oysa içinizdeki gizli hazine bırakın çıksın yer
yüzüne. Belli etsin seni buldursun kimliğini, keşfedin o hazineyi. Güzel o
hazineyi bu tarz şeylerle perdeler çekip kapıyorsunuz,
Ahmet Hüsamettin dendir(hz Hüseyin torunlarından)
f…; batındaki renklerimiz?
g.s; her fiilde her halde her duygusal değişimlerde o renkler çıkar, onu
kimler görür? Sen kendi rengini göremezsin ancak ehil olan onu görür.
Seni kimse anlamaz bu dünyada bunu bil evlat, ehil olan anlar senin ne
olduğunu. Ehil olmayan anlamaz, renk de görülmez ama onun içine
zuhur eder sendeki renkler. Anlaşıldı mı.
Seherin önemi bilinseydi kimse uykuyu bu kadar rahat bilmezdi.
Haydi eyvallah, Dost eyvallah, garip eyvallah
Selam olsun
08.04.2011
gs hnm
Ben sende sen benimle, ben sen yok hep sen varsın işte o onda ilahi plan
gereğidir. Zatı mutlak o ise ona boyun eğmek kulluğun icabıdır. Onun
hükmüne baş koy, baş koy dendi ise o aklı o yolda yürüt aç hicap
perdesini, neyle açarım bilgim yetmez deme, sen o o sen sen o hepsi bir
an, varlığı mutlak sen onunla olursan müştak hayret kapısına varırsın.
Orada hem zorluk hem kolaylık var, hangi kapının tokmağını çalacağın
işte o ele verilmiş iştiyak var. Bulmuşsunuz bir mürşit şükür olsun
hamdolsun demelisiniz. Şükürler olsun bu yola ihvanları çeken kişiye
selam olsun. Bunun üzerinde biraz durup düşünelim, tefekkür edip de
gönlümüze indirelim. Zatı mutlak her an her an gözetmede gizlimiz
saklımız yoktur ondan öteye. Her birinizin bir ismi belirlenmiş bir rengi
var. Şu derslerinizi çalışın biraz eğilin size ne hicap perdeleri açılır,
bunda birlikte beraberiz eyvallah. Yunusum sözü ile gelir özünü sererde
tezgaha alıcısını bekler, baktı ki alıcısı boldur rabbim sen tezgahımı
doldur, sen tezgahımı doldur ki halini hal etmeyi onlara göster ki onlarda
koşup da gelsinler, zeytinin yağınla çerağı yakıp ta içlerine indirsinler.
Her can bir nefes üzeredir, varlığını inkar edemez, her canın, her
birinizin bir özelliği vardır, bunu bilin hiç birinizin bir birinizden
üstünlüğü yoktur, şu yolda seçilecek sadece ona giden adımlarınız vardır
onlarla bilinirsin onlarla seçilir onlarla ayrılırsınız.
Malzemeler bu dünyada toplanır
Selam olsun,
Bismillahirrahmanirrahim
Hak adı ile açılan, açılacak o kapının yolu ve sonu ondadır, ilk ve son
bizce ayandır. Günün yorumu her birinizden ayrı gelir, her yorum ise
birbirine nispette kuluna yol buldurur. Zevk ile sarıldın ise hak kitabına,
Kurbiyet makamındasın, ihlâsa sahip çıkan mutlak nebi nişanısın. Gel ey
dost gel batını zahirden ayır zahiri ilim ile onda ol sıyrıl bütün sıfat
isimlerinden, arınasın bütün perdelerden. Bırak düşünme doldurma
gönlünü bu ilimden haberi olmayanlar için, eğilme önlerinde bir tek Allah
var bu yeter demelisin. Ne soy ne sıfat yaraşmaz bu yolda kuluna,
eteğini tutan var ise sığındığında rabbine anda eli çekilir dokunamaz
sana. Olayların seyrinden kaçamazsın çünkü onlar ile meşgulsün. Ben
sen davasına düştün ise yolun çıkmaz olur, ne hal nede bu çileyi çekecek
can kalır. Geçmiş geçmişte kalmıştır sakın ha dönme geriye, ben
şöyleydim o böyleydi deyip de dalma sufli bilgilere, geleceğe rabbim
götürür seni geçmişe ise şeytan, sakın görme kendini çaresiz bitap sen
zavallı değilsin o zavallı değil, dedik ya kimsenin kimseden üstünlüğü
yok. Yaşananlar farklıdır bir de çile dediğin ızdırap dediğin şeyi kimin
kaldırıp kimin kaldıramayacağı bellidir. Bir sen varsın orada bir de seni
var eden, yakın ol o dosta yakın, ilim irfan sahibi ol sonra da marifete uy.
Uyuyan kalp mi güzeldir, konuşan kalp mi? Şimdi soru size.
Evet
Konuşan kalp güzeldir…
Her kes aynı şeyi mi düşünüyor?
Neden konuşan kalp? kalp sakin olmalı sadece dil dudak konuşmalı.
Konuşan kalp susan dil ise meyli kimedir bilisin. Vesvese doludur
huzursuzluk doludur vehim doludur. Oysa uyuyan sakin kalp daima
huzurdadır, onu uyutmalı dili konuşturmalı. Kalbi konuşturursan dili
susturursun çünkü o dolu kalpten dile gelecek hiçbir şey yoktur, kayda
değer bir şey yoktur bunu unutmayın.
Burada cevabı veremediniz çok iyi düşünün. Biliyorsunuz kalp ayrı gönül
ayrı fuat ayrı sadır ayrı, kalbin birçok isimleri sıfatları var ama ben size
kalp dedim. Birde buna yakın bir atasözü var, hatırlar mısınız? Kalbi çıfıt
derler içten pazarlıklı derler. Bunlar kalbin doluluğunu gösterir. Kalp
uyumalı dil konuşmalı.
Siz içinizden konuşuyor kalbinizi dolduruyorsunuz.
Hayret kapısından bahsetmiştiniz onu biraz açar mısınız?
Yaaa ne hicap perdeleri açılır o hayrete varmak için.
İçten pazarlıklı sözü size neyi hatırlatıyor? O pazarlık nerede
kurulmuştur?
Fatiha okundu amin
Allah’ım yalnız sana iman etmeyi nasip et. Aramıza hiçbir şeyin
girmemesini nasip et. Huzurunda olup da huzursuzluğu bizlere
gösterme. Şeytana uyup herkese güldürme, sıratı müstakimin yolunda
yürüt ama ayağımızı kaydırma, gayretimizi sen biliyorsun Allah’ım
bizden el çekme bizi kendine çek sana emanetimizi tamamlamış olarak
vermeyi nasip et Allah’ım. Kimsede kul hakkı kalmadan bizden geçecek
haklar yerden göğe helal olsun demeyi bizlere nasip et Allah’ım. Sen
büyük sen yücesin Allah’ım şanına yakışır her güzelliği bahşedensin,
bizleri bu kulluğumuzda dar görüşlerimizi, olumsuz hallerimizi affı
mağfiret et ya Rabbim. Çocuklarımıza hidayet nurunu nasip et, sen
onlara doğru olmayı farkındalıklarını arttır Allah’ım. Yanlışlarını
bilmelerini idrak etmelerini nasip et. Amin
Merhaba,
Hanry Edwards
Dostlarım can dostlarım, birçok sıkıntılardan geçiyor birçok sıkıntıları def
edip seyrinize koşuyorsunuz, her birinizde farklı farklı huzursuzluklar
görüyorum, epey oldu celselere gelmeyeli farkındasınız, olumsuz birçok
düşüncelerle sizlere emanet olan bu beyni bunlarla yormayın. Enerji
birikimlerinizi devreye geçirmeyi bilin, bazen öyle doluyor öyle
doluyorsunuz ki o an mutlaka bir çaresize elinizi uzatıp ona telkinde
bulunup dil ile teskin edebilirsiniz. Sizin zavallı gördüğünüz bazı
dostlarım var onlar zavallı değiller, onları o halde gören zavallıdır bunu
böyle bilin. İnsanlara hayata nasıl baktığınız önemli bunları çok iyi
değerlendirin. Mütekâmil insan olmanın bütün yollarını az çok öğrendiniz
ama eyleme geçirdiniz mi? İşte o tartışılır. Bazı sebepler sizleri bu yolun
ahkâmını bu yolun inceliğini öğrenmeyi engelliyor. Bunun bilincindeyiz
ve uyaralım istiyoruz, vakit geç kalmadan. Vakti çok iyi
değerlendirmenizi sonra pişmanlık duymayacağınız, dilerim haller
yaşayın. Her şey ödünç verildi size biliyor musunuz? Herşey ödünç. Siz
bazen bilinçli bilinçsiz birçok dualar ediyorsunuz hastalara Allah’ım
zorda olanlara oluyor veya olmuyor, oluyor veya olmuyor dediğim nedir?
Dualarınız yerini buluyor yâda bulmuyor, ama hiç unutulmasın endişede
edilmesin verdiğiniz bütün iyi niyetli dualar Allah’ın yanındadır. Hep
oraya gönderiyorsunuz onlar orada birikiyor ama hiçbir beklentiniz
olmadan yaptığınız dualar. Allah için o ne güzel bir güç ne mükemmel bir
oluşum bunu idrak edin ve kendinizi tanıyın bazen sınavlara sokun. Bunu
yapıyor musunuz? Biliyorsunuz yapmıyoruz yapamıyoruz demenizi hiç
istemiyoruz. Her bireyin bu dersleri alıp beynine sokması gerekir, o zam
gelişiniz yer işgal etmekten başka bir hiçbir şey değil, bunu idrak edin
bir dersin sorumluluğunu bir celsenin ahkâmını bilmeyi öğrenmeyi talep
edin, sadece oturup gelmek için görünmek için olmanız gerekmiyor. Açık
ve net konuşuyoruz, yıllara mal olmuş bir geliş sebebiniz var.
Hanry Edwards olarak ben sizlere şunu derim, yaşadığınız her ne zorluk
var ise, ki var bunu biliyoruz görüyoruz. Zaman zaman çok çaresiz
kalıyorsunuz bizde sizlerle birlikte Allah’a dua ediyoruz, biraz yükünüz
hafifliyor rahatlıyorsunuz buda bir sınavdır, sonra Allah’ım bir yük daha
veriyor öbüründen biraz daha fazla bakalım bunu nasıl kaldıracak diye.
Siz yine bocalayıp Allah’ım ne olur dayanamıyorum diye feryat
ediyorsunuz. Yine kaldırıyor yükünü böyle böyle imtihan sürecini
genişletiyor. İşte yolculuk böyledir tekâmül insanın vasıfları bu yollardan
geçmektir. Hayatı bilerek yaşamaktır, aldığınız nefesin sayısını şükrünü
yaparak almaktır. Bu nefes size emanet, gözleriniz görüyor bütün
ihtişamı ile yarattığı bütün varlığı biliyor. Görüyor da biliyor görmese
bilebilir mi? Kulak verdi işitiyorsunuz, bütün ilahi sesleri içinizde
duyabiliyorsunuz öyle bir senfoni var ki içsel âleminizde her bir organ
türlü çeşit ses çıkarır. Dönün içinize de bir dinleyin o sesleri muhteşem ki
ne muhteşem. Koku almak için burun verdi ne güzel kokular alıyorsunuz,
bazen ilahi kokular hiç duyulmamış hissedilmemiş kokular, işte bunları
aldığınızda hem hamd edip şükredip teşekkürdür şükür içinize yönelin
hemen o halde tefekkür ederek şükrünüzü ifa edin. Dostlarım sizleri
seviyor bu yolda yürümenize yardımcı olmak istiyoruz. Ne olur ellerinizi
ellerimize vermeyi dileyin.
Güneş ışınları her yeri aydınlatır. Şimdi şöyle gözlerinizi kapatıp dinleyin,
bitkiye gider ona enerjisini verir onu geliştirir. Birde var ki pisliğe de
değer o verir hep verir o pisliğin kokusu yayılır da yayılır. Ama çiçeğin
üzerine güneş ışınlarını enerjisini gönderdiğinde öyle güzel kokular
yayılır ki, şunu anlatmak istiyoruz, o varlık her yere yeter o Çıfıt
dediğimiz o çirkin sözü bile kullanmak istemediğimiz yere indiğinde
kokutur orda güzel koku oluşur, burada çirkin koku oluşur. Şimdi siz
bunları düşünerek neyi demek istediğimizi, sizlere neyi örnek vermek
istediğimizi kendi aklınızla yorun, yorumlayın, çok iyi içinize yönelip
düşünün uzun uzun düşünün. Zihinlerinizin yazdığı senaryoları sakın
dikkate almayın, dedik ya kuşlar uçuşur durur başınızda, uçuşmalarına
izin verin ama yuva yapmalarına asla.
Sizleri sevgi ile selamlıyorum bu gecenin dersi bu kadar deyip
allahaısmarladık diyorum.
HANRY EDWARDS
Hal verildi sırta mintan yapmalısın, can verildi canana gitmelisin
ulaşmam senden sanadır koşan koşturan sen ile o dur. Bildim bildim
dedin de geldin, bilmediğin inkâr edilemez bildiğinde zahirde olan değil
batın da olanı iman etmendir. Hakikat sırrı o zaman ayandır yeter ki o
perdeyi kaldırmayı bilesin, gönül huzurda ise o da nasıl tespit edilir
bazen kalp dalar sessizliğe, açmıştır alıcıyı bağlanmıştır merkeze işte o
an her şey ayan beyandır, Sende meknuz olan onda ayandır. Her canı
olduran bir görevli vardır, her canı Allah’a ulaştıran bir yardımcı vardır,
sahipsiz bomboş mu sanırsınız, boş olur mu sevdiğine yar olacak bir can
dostu vardır, onu rabbine ulaştırır yeter ki istesin. Hep dersiniz acaba biz
nasipli miyiz o halden içeri miyiz, elbette sizi hak ile tanıştıran, kuran ile
barıştıran, ilim irfan ile alıştıran, bir yardımcınız vardır. Haşır olun neyle
dersen Allah aşkı ile haşır olun bırakın seni beni
Yunus yolu gösterir. Zorda olana kolaylık budur der öğretir. Aşkı
selim olanları elinden tutar da menzile götürür. Yeter ki ona
inan. Onunla ol. Onunla olanla o olur. Yunus misaldir. Hacı
Bektaş-i Veli mizan dır. Taptuk Emre ise asandır. Merkez efendi
ise sana uyandır. Hoş olun hoşça kalın. Geceniz hayır, gününüz
nur olsun.
Dudu nine verdi..
La ilahe illallah Muhammeden Resulullah.
SELAM OLSUN
13.05.2011
F.Ü
Selam olsun, selam olsun hak dostları selam olsun. Zatın mahiyeti
tekliktir, aydınlığı ise ışığı nurdur. Bilinmeyişi ise zulmettir. Her biri ayrı
alem ayrı mertebedir. Düşün düşündüğün kadar o bilgilere karşılık
gelecek murat edilen izin kadar. Kuran ı azim şanda nefislerinizi öldürün
der, bir başka surede ise nefislere zulmetmeyin der. Şimdi ben size
soruyorum, bunda çıkan mana sizin anlayışınıza göre nedir? Bunu
konuşalım.
Şimdi sıra ile her kez ; önce öldürünüz sonra zulmetmeyiniz. Burada
istenen nedir? İnsanoğlundan beklenen nedir.
f.k nefis mürşit makamındadır.
N; benim aklıma gelen esmalar, bizde yansıyanları tanımak için nefse
ihtiyacımız var
R; nefsimize karşı durabilmek ona esir olmamak şeytanın söylediklerini
yapmamamızı anlıyorum.
g.s; şimdi nefisleri öldürün derken öncelikle tat aldığın şeyleri öldür
nefsini tatlandıran şeyleri öldür, mademki nefis kötülüğü emreder bu bir
bölümü, orada öldürülmek istenen sadece tat almadır. Zulmetmeyiniz
kısmı ise nefsin 7 mertebesini hiç düşünmediniz mi? Önce emmare sonra
levvame sıra ile geliyor. Bütün bu yedi mertebede olan nefis aynı şey
midir emmare niteliğinde midir? Bunu hiç düşünmediniz, bana direk yedi
mertebeyi anlatsaydınız ortaya çıkardı demek ki daha tam çalışılmamış.
Üzerinde durulmamış.
Emmareden kurtuldun bütün tad alma duygularını yok ettin istediğini
yapmadın olay bu. Sonra levvameye geldin biraz biraz uyanış oldu fark
ettin bulunduğun mertebeyi duygularını keşfetmeye başladın, sonra
nereye geldin mülhime ye geldin dönüp baktın geriye şükür Allah ım
dedin reddettin ondan öncekileri, kabullenmedin hayıflanıp durdun o
hallerine sonra nereye geldin mutmaine ona baktın ki seyirler başladı
hem gayb seyri hem zahir seyri. Böyle böyle nefislerinizi tanımak
zorundasınız. Allah ında nefsi olduğunu unutmayın. Nefis başa bela değil
onunda çok ilahi meziyetleri ve mertebeleri vardır bunu hiç unutmayın.
Nefisi anlatan bazı bilgili kişiler diyeceğim nefissiz olun der başka bir şey
demez. Onlarında birer mertebe olduğunu hep bir geçiş içinde
olduğunuzu unutmayın. Hangi evrede hangi devredesiniz neleri hoş
görüyor neleri hoş göremiyorsunuz, öfkeleri dizginleyebilmek
emmareden levvameye geçiştir. Bir başkasının mutluluğunu
kıskanmadan seyredebilmek, levvameden mülhimeye geçiştir. İşte bu
ince hassas noktaları bünyenizde zaten taşıyorsunuz, perdeleri açıp artık
meydana çıkmasını sağlayın. Konuşalım dediğimde ne olur susmayın.
Bir ben var ben içinde, gayp alemine dalın ama zahiri bitirmeden gayp
keşfi zordur. Nefes alıyor iken, varlığınızı şehadet aleminde sürdürüyor
iken, bunların yoluna çıkın, bu öyle bir yolculuk ki zevk verir, gayb
erenler halkasına giriliverir. Nefesin bile boşuna alınmadığını, onlar bile
birçok hallerde zuhur yaşanır ve yaşatır gözler önünde birçok ışıklar
hareket halindedir. Şemal ve şekilleri ile görünür, bunlar batındandır.
Gönülde ne var ise o tezahürdedir, kiminle tezahür edilir ettirilir dersen,
zatı mutlak ile birlikte. Sana o kadar yakındır ki bir çok suretleri vardır,
onun için hiç kimseyi hakir görmeyin, kapınıza kim gelirse gelsin sevgi
ile onu buyur edin. Gönül bunu hissetmeli bu hale gelindi ise kapıda kim
var o bilinmeli. Unutmayın o kadar çok insanı kamiller arasında
dolaşıyorsunuz ki birbirinizden haberiniz yok onlara dokunup
geçiyorsunuz. Sizleri halkaya çekmek isterler oluşumlarınızı bu şekilde
tamamlamanızı dilerler. Niyazları o dur ki hak muradı ile birlenir. Duaları
o dur ki hak katında sizlere davet gelir. Seyri sülük yoludur yolculuğudur
eyvallah, hep dilde kalmamalı hal ehli olup fillere mutlaka geçirilmeli,
iştiyak oldukça bir çok isimler sıfatlar sende zuhur gösterir. Ama bir tek
isim vardır ki o sana yakındır, sen ona yakınsındır dilin için dışın hep onu
diler sana sahiptir o. Öyle bir kaynaktan gelir ki o kaynağın izni olmasa
bir damlası gönüle inmez. O kaynağın verilisi kulun iştiyakine nispettir.
Allah ım cümleyi hak sofrasında buluştursun, hak yolculuğunu ruhunda
oluştursun. Gidilecek menzile kefeler sağ tarafta hep dolu olsun.
Kitabınız sağ taraftan verilecek soldan verilmesin.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH.
Allah Allah eyvallah, Allah Allah süphanallah, Allah Allah murad içinde
inşallah nasibimizi kesme allahım.
Cebrailin ismini öğrenmek istermisiniz ( ya kuddüs) o onun tesiri
altındadır.
Hu nedir huuuuu Allah huuu Allah ismi azam dır. Bu ilahi sırdır. Huuu
Allah huuu Allah
Huuu Allah.
Bir sen varsın içimde birde ben, beni yok ettim sen kaldın içimde
Ya sen bende ol ya ben sende, sende bende ne gerek var ki bu ilahi
düzende, sen varsın sadece sen varsın içimde.
Yunus verdi
Kaygu tasa etme bu zahir alemde, hiçliğe soyunduk ya fakrı bulalım. sen
sende kalmadıkça cemde oluşalım. Bilen bilmeyene bunu desin, bu
sofraya gelmeyenlere bizden selam desin ünnesin. Kayıptadır bilsinler,
hicran ateşi ile yansınlar. İki alemi bir de görmeyen cihana salsan
neylesinler.
Bu da yunustandır selam olsun sevgim sizlere daim olsun, daimdir
bilinsin şirke düşülmesin Allah denilsin. Secde yapılsın diyelim secde.
2.bölüm
Sakın reddetme bu durumun sizlere yaşatacağı birçok ilahi güzellikleri
bekle. Bir şey yaşandı ise, niteliğinden ötürü bir kenarda sakla ama asla
içinde değil. Sevginin var ettiği birçok güzellikleri senden değil, sadece
ondan insanoğluna hediye olduğunu bilerek şükret. İbadetin şekline asla
takılma, onu erişilmez bir görev haline getirme, o seni var eden ile bir
oluşum içinde olma anındır onu iyi belle. Ne cenneti iste ne dünyevi
zenginlikleri, sadece sevdiğin varlığa kayıtsız Şartsız onun emri ilahisidir
de severek boyun eğ hükmüne. Bir çok eylemler halinde iken, maddi
manevi türlü kazançlar elde edebilirsin ama bunlar bana ait diyemezsin.
Sana ait olanı verir sana zarar vereceğini bilirde elinden alır. Öfkeye de
kapılma, bunları yaşıyor olmanız birde bunu bilerek ve hissederek
yaşamanız o mutlak bilince ilerliyor olmanızdır. Aşina olmuştur bize
zaruri ihtiyaçlarınızın dışındaki bir çok ihtiyaçların aza indirilmesi maddi
manevi yükü hafifletmeyi sağlayacaktır. Oysa insanlık buna muhtaçmış
gibi, kaldıramayacağını bile bile yük üstüne yük katar. Sözleri
savurmadan önce uzun uzun düşünmeli, çıkan sözlerin geri alınması
nasıl mümkün değilse, kalpleri onarmanın da mümkün olamayacağını
düşünmelisin. Haylazlık sadece zarardan vücut oluşturur. Zararı çevreye
yayar. Orada ben var çünkü güçlü ben. Sevgi bazen yük verir insana
zarar verir, ağır gelir. Her şeyi dozunda vermek zaruridir. İhtiyaç
dahilindedir. Kopup giden ilişkiler bir daha asla birbirine bağlanamaz
hale gelir. Gelemez mi gelir ne var ki orada ben güçlüdür. Onun tesiri
altında olan kimseler, bağa girip gül toplamaktansa bağa girip yıkmaya
hazırlık yaparlar. Ocağımız yanacak işareti her devrede verilecek. Bu
meydana çıkan erler fiilleri ile kendilerini gösterecek. Her hal güzeldir bu
idrakte olana, her söz yerini bulur bu bana derstir diyene. Beşeri akıl ile
çözmelisin, oda çözülür izin dahilinde, ne varlığın ne ademliğin şanı
olmaz. Eğer o isme güvenirsen bu yoldaki ismin sorulmaz.
Selam olsun
La ilahe illallah muhammed ür resulullah.
SELAM OLSUN
sz.
22.04.2011
Hakikatin ışığında buluştuk nuru Muhammed in sofrasında muhabbeti ile
oluştuk. İlahi sözlerin her birinde bir sır var ki içlerinde onu bulmak
istedik. Ya buluruz ya bulamayız murat edildi ise yönümüz ona doğrudur
anahtar onun elinde, sayfalar dolusu yaza, yaza geldik, mekandan
mekana uçup, uçup da hep kapıları çalıverdik, dost odur ki dedik sizleri
davet ettik, dost odur ki dedik geçmiş ne olursa olsun gün bugündür gel
ey can dedik. Bilene bilmeyene sözü ulu orta serdik, ağır gelir mi
kaldırabilirler mi demedik. Var eden bilir ölçüyü ona göre dengeler dedik.
Gönül yapısına göre gelir, bizde aşinayız o gönüllere, başka türlü olmaz
açılmaz suyun kaynağı, iştiyak tır onu açan onu damlatan. Sizdeki
canlılık istektir o kaynağı harekete geçiren. Her an yanınızdayız, sanma
ey dost sizlerden bir haber çok uzaklardayız. Her hareketleriniz bizce
malum, yeni yürüyen bebeler gibi görürüz ondan hep etrafınızda oluruz.
Can olun can, var olmak aslında olmamak gereklidir. Varlıkta çözülmek
gereklidir, isim ve sıfatlardan silkinmek gereklidir, bu ne zaman olur
neden böyle olur dendiğinde, hakka yürüdükçe ona vasıl oldukça onda o
oldukça bir sen birde o var. Çözülmek gerekir, hiçliktir madem ki
yolumuz hiçliğe boyun eğmektir. Ben hiçliği seçtim diyene sözüm, hiçlik
kolay seçilmez, hiç olmayanı karşına çıkarırsa halin nice olur. Sına
kendini her biriniz sınasın an, an gün be gün sınayın kendinizi. Böyle
oldukta ne yapmam gerekir, bunu duyduğumda nasıl cevap vermeliyim,
işte insanın kendini bilmesi gereken bazı koşullar vardır. Devreye
sokması gereken koşullardır. Bu hak yolu ahlaklı olanın yoludur, edebi
ahlak nuru Muhammed den naki dir. Hürmet ehli olun hürmet, hep eğilin
eğilmek yükselmeye işarettir. İçsel yolculuklarınızı tefekküre dalın ve
yapın. Hiç çekinmeyin çok sakin olun dünyevi bütün sıkıntılardan
seslerden uzaklaşın, öyle uzaklaşın ki bu yolculuk tamamlansın. Nerelere
gideceğinizin keşfi açılmayabilir ama devam edin unutulmasın devam
edin. Tasavvuf öyle bir ışıktır ki bileni bilge eder, bilmeyeni ise peşinden
sürükler gider. Her hali hoş gösterir, olacak zuhuratı açılacak perdeyi
sana işaret eder, tasavvuf ehli gönül ehlidir, iki cihana hazır veli
olmaktır. Hem dünyevi hem uhrevi saltanat devri geçti hak kulu olmaya
bak, kulluk haktan deyip de ahkam kesme, biz haktan geldik ona gideriz,
pullu kaftanımız yoktur bir yamalı mintan onunla doğduk onunla ölelim.
2.bölüm
Salkım söğüt dalında can dostlar hep halkada, kurmuşlar muhabbet
tezgahını salkım söğüt altında. Her can için bir can hazırdır, neye hazırlık
var dersen, sistemin kurumunda bir sapkınlığa yer vermesin,
bozulmasın, ayarı ondandır hep yanı başında. Bir can var bende, can
içinde canlar vardır hepsi onun emrinde. Dağıtsana, bilmediğini sorup
öğrenmek için yarışsana, işte kitap önünüzde her ayeti gizlenmiş sır
içinde. Düşün düşündüğün kadar dal içine in gizliliğe kadar, eğer
görebilirsen göremeyip hissedebilirsen, bir çok nişaneler var. Kal ayrı
her ayrı şer ondan da ayrı, hayır vardır bilesin kaldırdığında perdeyi anda
yüzünü göresin. Ben rabbim ile ünsiyet ederim arama kimse girmez, o
hale gelebilmemiz için hep Allah der gezeriz, hep Allah der de zerreleri
titretiriz. Size bir ders vereyim sürekli Allah sürekli, nerede olduğunuz
önemli değil, sabahtan akşama dek için Allah derse zerrelere nüfuz eder,
uykuda bile Allah der uyanırken Allah der. Bu alışkanlığı edinin işte daim
zikirdir bu. Keşfi açık gayreti seçik ilahi aşk içinde yakarıştır bu. Her
ağacın türlü çeşit meyvesi var, sen eriğe kiraz aşısı yaparsan, nasıl bir
erik beklersin bir düşün, yanlış mı yaparım dersin hayır yanlış olmaz ama
eriğin sistemi bozulur, erik başka erik olur.
Her hizmet hak için ediliyor ise mutlak yerini bulur, ona koşarak yardım
melekleri gelir bunu unutmayın kesin inanın, ama niyette safiyet yok
halkı yet daha baskın ise, alacağı o nispette olur, elbet vereceği de.
Toprağa yakın gelme çık yücelere çık, o sende mevcut kurtul halkı yet
den kurtul cismani yet ten kurtul.
Kim miyim? AHMET HÜSAMETTİN
Yurdunuz şen olsun yuvanız her birinizin tekke olsun, yolunuz
Muhammed yolu ehlibeyt yolu olsun, hizmetiniz rabbim için olsun, koşun,
koşun coşun bu yolda coşmak güzel haldir, taşmak ise şeytana fırsat
vermektir.
La ilahe illallah Muhammed en resulullah,
Önce huzurda ol sonra zuhurda bulun, huzurda olmadan zuhurat olmaz,
aşk olmazsa meşk olmaz, elinde dilinde gayret yoksa ortalarda
görünmen, ne kendine ne başkasına çare olmaz. Sadrın açık olsun
hidayet nuru daima yüreğinde bulunsun, sevgi muhabbet ise Allah rızası
için olsun. Bilen bilmeyene bu sohbetleri okusun anlatsın, buda hizmettir
hizmet bereket getirir, himmet getirir, sevgi muhabbet ise sende dünyevi
istekleri bitirir. Evim açıldı diyene, rahmet evime yağsın diyene, şimdi
Fatiha okunsun bütün göçmüşlerimize.
Hasta yakınlarınız için çok üzülüp acı çekmeyin, elinizden gelenin en
güzelini yapın yardımcı olun ama dün neydi bugün nasıl oldu deyip şirke
koşmayın. Her şey onun ilahi emrinde, şimdi Allah’a emanet olunuz.
La ilahe illallah Muhammed en resulullah,
Dilenirse daha sık da veririz. Nedenine gelince açılım olacak, düğüm
varsa çözülsün, güçsüzüm bu konuda dersen sana güç verilsin,
mutsuzdur gönlüm huzur bulamadım dersen o perde kalkıp mutluluğu
yaşa derim. Hasat mevsim sonudur bu böyle bilinir, sık sık hasat
yaşamayın, Allah’ım her şeyin en güzelini bilen var ettiğinin de
gülmelerini isteyendir. Coşkunuz daim olsun, kim şu an ne istiyorsa
huzurdayız.
Allah’ım hayır olanı bilen sensin dostların ve dost yakınlarının,
yanımızda ve yanımızda olmayanların, dilek ve arzuları için senden talep
ediyoruz, hayır olanı bilirsin şerri de sen bilirsin, bizim sınırlı irademiz
bunlara vakıf değil rabbim bize ne gerekiyorsa, yakınlarımıza ne
gerekiyorsa sen ver yinede sen bilirsin amin.
Arka arkaya kayıplar yaşanırsa sakın üzülmeyin, her kes yerine dönmek
zorunda, bunu böyle kabullenin hoşça kalın, hoşça kalın.
BUNLAR YAZIYA GEÇMESİN
ARKADAŞLAR BUNLARI YAYINLAMAYIN
SADECE SİZE GÖNDERİYORUM.
Allah’ım besmele i şerifi önce peygamber efendimize vahiy yoluyla
bildirdi, ve onun bütün hakikatlerini Cebrail vasıtası ile ona öğretti. Peki
sonra kime vahy etti bileniniz var mı? Süleyman peygambere, Yasin
suresini okuyun.
(inne hu min süleymane ve innehu bismillahirrahmanirrahim) NEML
SURESİ 30. AYET
Sizin derslerinizde o var, niye besmele i şerif neden ikinci kez Süleyman
hazretlerine vahy edildi? Bundaki hakikat neydi gizli olan neydi? Şimdi
bunu araştırın bakalım.
Besmeleyi de çok zikredin bütün gün allah Allah allah Allah Allah Allah üç
gün devam edin bakın neler oluyor.
n.e; kuran ayetlerinin gizliliğinden bahsettiniz, bizde kuran ı okuyup
anlamaya çalışıyoruz meallerini okuyoruz, bunlar bize yeterli değil mi?
Kuran ayetlerinin gizliliğinden bahsettiniz daha başka yerlerden de mi
araştıracağız.
g.s; açılır ne perdeler var her bir ayetin perdeleri var öyle sırlar gizlidir
ki, neden besmele i şerif Muhammed e tebliğ edilmişken ikinci kez
hazreti Süleyman a bildiriliyor bilinmez bundaki hikmet bilinmez.
Peygamberimizin sıfatının ne olduğunu söyleyeyim mi? AZİZ ismi
n.e; bizlerinde var değil mi?
g.s; tabii ki, bazılarınıza verilir gerek rüya yolu ile yada zuhuratla ama
her biriniz bir isim sahibisiniz unutmayın. Medyuma verildi (ya Allah, ya
kavi, ya metin) açın da okuyun ne olduklarına bakın.
Açın Yasin i okuyun
f.ü; besmele ilk defa hz. Muhammed e vahy edildi daha sonra Süleyman a
vahy edildi. Fakat aralarındaki zaman farkı hz. süleyman daha önceden
yaşamış olduğu için ben bu kısmı anlayamadım.
g.s; yaaaa, peygamberimiz teşrif etmeden bütün peygamberler onun
hakikatine sahip di sırrına vakıftı çok düşündürücü değil mi? Onların
ilkiyiz ilklerin de sonuyuz der peygamberimiz, ne demek ilk yaratılan
peygamberimiz. Hz Muhammed (s.a.v) ve Ali de, Bütün bilgilere ilahi
bilimlerine her şeye sahipti. Neden sırlamış ya rabbim bunları dersiniz,
bunları hepiniz biliyorsunuz. Açın bakalım perdeleri çözülün biraz
çözülün.
O mübarek kapıya yüzünüzü döndürün ama hiç çevirmeyin, o kıyamete
kadar açıktır bunu hiç unutmayın. Bilin hangi kapı TÖVBE kapısı. Her an
her şey olabilir tüm günahlar bir anda silinir tertemiz olunur.
(inne hu min süleymane ve inne hu bismillahirrahmanirrahim)
Neden sonra besmele gelir inceleyin bakalım. İlahi sırdır
Adem e yasaklanan ağacın ismi nedir? O ağaç neyi ifade ediyor.
Nüfuz nefis. Çok açılması gereken gizlilikler var.
La ilahe illallah Muhammed en resulallah,
Selam olsun.
Selamlarla geliriz aldık izni oluma nişan ederiz. Olumsuzluktan söz
etmeyiz, Sevdik, sardık sizleri gönülleri asla incitmeyiz. Kalem tutan
ellere veliden sözler gelir dillere, cümlemiz birleşir cümleniz ile.
Kavilleştikte geldik, ahitleşip de bu güne tanık olduk. Bir bir alınır sözler,
alındıkça hallere daha da zevklenir dersleri akıtırız sizlere. Zamana uyduk
dedik, zamana uyan mı biziz, zaman mı bize uyar? Biz neyi biliriz? Zaman
insanoğluna yaratılmış bir varlıktır, bunu deriz. Ya insanoğluna mı? Bütün
alemlere. Zamanın geçmediği yer “gerçek alem de”. Bunu bilir bunu
söyleriz. Gönül kabın aldıkça alır, öyle bir dağarcık ki oraya neyi korsan
gönül onu taşır. Taşısa iyi ya dile akıtır, dilden dile yayılır. Her zerre onu
bilir onda kavi bulur. Dostum irşat için buraya gel, dostum tekamül için
buraya gel. Bu öyle bir sofra ki bu sofrada nimetimiz haktır bizim.
Sözümüz Hak katındandır, Eyvallah deriz. Teslim olduk o Hakka yolunda
onun ile ona doğru gideriz. Bilene ışık bilmeyene karanlığı gösteririz.
Pervane misali ışığa gel, dön döne bildiğince deriz, merkezden merkeze,
dönüş ondan onadır. Varlığını yok etmelisin, ikiyi bir ettikte ne sen kalır
ne ben kalırım bir tek Hak olan kalır. Bu varlıkla ona gidilmez, hele ikide
olup ta ona dönmeye kalkanlar tez yoldan ayrılır, ayakları takıla kalır.
Sevgiyi gönülden eksiltme, kulunun ayıbını asla yüzüne vurup onu
tüketme. Her ne ise, ne geldiyse başına bir yardım eli uzansın, o da bu
dersleri alıp ta coşkuyla bu sofraya oturanlara. Sözüm Haktandır bilinsin.
Şüpheye asla yer verilmesin, içinde gezinen şüphe önce seni inkara sonra
da ikrara götürür.
Allah’ım geçmişte yaptığım hatalar için af ve mağfiret diliyorum. Seni
tasdik edip senin ismini, ilahi sıfatlarını zikrediyorum. Allah’ım sen bizi
bizden koru, bizi bizimle bırakma Yarabbi. Haz aldığımız dünyevi
güzelliklerden yüzlerimizi çekmeyi nasip et Yarabbi. Sevelim ama
bağlanmayalım, dönüşümüz sanadır yolda oyalanmayalım.
Bilen bilmeyene anlatsın, bilmeyen ise inanıp bu bilgilere sığınsın. Bir
avuç toprak verseler elime, nasibin budur deseler, gönlüm çürümez,
şükrederim. Çünkü mekanımın toprağıdır. Ancak bunu bilirim, bütün
mücadele kavga kargaşa bir avuç toprak içindir. Bunu hiç unutmayın.
Nasıl geldiysek öyle dönmeyi nasip etsin Rabbim. Allah diyen dilleri
inkara götürmesin etrafa güldürmesin Ya Rabbim. Sensin Rahim sensin
Kerim. Allah Eyvallah. Sana sığınırım demeyi nasip et Allah’ım.
Yağdı rahmet, açın kucakları, ilahi rahmete açın gönülleri, Gönüller
sultanı gelir. Yollara gülleri, suları dökün. Gönüller Sultanına hoş geldiniz
deyin. Rahmet size, rahmet bize, rahmet bütün varlığa hediyemiz olsun.
Rahmet, rahmet, rahmetler içilsin. Rahmet deyip gördüğün elinin tersiyle
ittiğin rahmet seni üzmesin, bil ki gelecek rahmet vardır, bil ki
bulutlardan sana yağacak rahmet vardır.
*****
Destur ile geldik, oturduk bir haller ile. Oturduk pir yanına hoş beş kelam
ettik, aldık duasını nazar bekledik, bir nazar ki değdi bize, her zerre onu
aldı, nefsi serdi dize. Ne elimiz ellerden çözüldü, ne dilimiz Hak
muhabbetinden büküldü. Allah dedik, Eyvallah dediler. Huu erenler dedik
ya Allah dediler, Halkaya davet ettiler. Kim miyim? Aziz Mahmut Hüdayi.
Gidenin hamisiyim, elini tuttum rehberiyim. Okuduk okuduk, elif dedik,
Hak sözü birlikte dokuduk. Elim verdim dostluğa, Hak sözünden sohbet
ettik, nasip aldık postluğa, Hüdayi dediler adıma Hûda’dan gelirim.
Muradıma niyet ettim onun ölçüsünde, Hak yanında buluna. Ne soy ile
anılır insanoğlu ne şecere ile bilinir, liyakati ona rehber olur gider
Allah’ım Hak için halka hizmet eyleyenlerden etsin. Kul hakkını
yüklenmeden gitmeyi nasip etsin. Ziyadeyiz elhamdülillah yolculuğumuz
birlikte idi, geçit birlikte geçildi elhamdülillah. Selam olsun sizlere, acıdan
söz etmeyelim rabbimin izni ile, acı yok tatlandırır her bir yeri, acıdan
nasip almayan tat bulamaz ömrünce bilemez bulunduğu yeri.
Haydi hoş olunuz hoşça kalınız erenler halkasındasınız şüpheden uzak
kalınız.
SELAM OLSUN
20.05.2011
B.E
Bir bir oldu konular, birde oluştu çözüme ulaşmayan doğrular.
Şükretmeliyiz, bulunduğumuz zamana, şükretmeliyiz, böyle açılası
mekanların adına. Şükretmeliyiz, tek tek de olsa bu derslere, getirebildik
demelerine. Şanı yücedir hem görücü hem bilicidir, her an yenilikte,
varlık için biçimlendiren, bir çok oluşumların zuhuruna ol diyen, o yüce
“Allah” kulunun işleyeceği fiili bilir. Kulunun bir dönem sonra onun
veçhine yüzünü çevireceğini bilir. Her şey onun elinde, ayarı yapar ise
kul ile kendi iş birliği içinde. Sorma kim nerede sormayın neden bu
verilir, acep nedir diye. Bir kere sorguları silmeliyiz asla tecessüste
olmamalıyız, boyun büküp de sakin tavra bürünmeliyiz. Tebessümü
eksiltmemeliyiz. Soyumuzla sıfatımızla bir çok oluşumları ayyuka çıkarıp
kul gözüne sermemeliyiz. Zor zahmet dünyevi geçimini sağlayan kişilerin
yanında, ne gezmekten, ne giyinmekten, ne yiyip içmekten söz
etmemeliyiz. Bilirim dersin de uydurmazsın niyetle halini. Niyetse fiilse
bunlar birer makamdır, kul o bilinçte olduğunda anlaşılır. Her halini
değerlendirir, hata yaptı ise affını diler. Hangi makamdan hatanın zuhura
çıktığını bilmeliyiz. Sevinmekten çok yerinmeyi yeğlemeli, yerinmekte
dile değil gönle inmeli. Az gelirse şükrolsun “Allah”ım çok verirse
paylaşacağım için kapıyı aç demeliyiz, sabrının seyrini beklemeliyiz.
Halden hale geçiş ise seyri illallah, seyri fenafillah, seyri beka billah. Sen
oluştur niyeti konur elbet tezgaha fiiller ile hikmetin. Ben nimetten söz
ederim ekmek demem, ekmek anlamanızı da istemem, onun öyle çok
sayısız iştiyakta olan ilahi nimetini hikmetini saymaya güç mü yeter.
Bilmediğiniz konular hakkında susmayı deneyin sadece susmayı.
“Allah” “Allah” hak la ilahe illallah muhammeden resulullah.
Ne az ile oyalanır ne çoğu bekler, onunla yol alır bir tek çıkın olsun
elimde bir de kuranım, ben istemem dünya yükünü sevenlere hibedir
sözüm. Yabancıyım bu ilde sanki gurbette sılayı hasrette, terk edilmişim
öyle bilir hep öyle derim. İstemem dünya yükünü istemem, isteyenlere
veririm. Bir tek sevgi var ilahi sevgi, bir tek merhamet var gazabın
ölçüsü, bir tek merhamet var rahmetin ta kendisi, bir tek ziyası var
nurların ta kendisi. Selam olsun selam olsun.
Kuranı kerimde güzel kızlardan söz edilir, olması gerekendir, ruh, külli
irade, kadın suretinde oluşmuştur, oluşturmuştur size oradan örnek verir
ama asla organları dile getirmez, sadece güzel gözlü huriler der,
çadırlarında oturan güzel gözlü hanımlar der, kuranı incelerseniz
anlarsınız. Anlaşıldı mı? Neden böyle tefsir neden böyle teşbih demeyin,
araştırın siz bulun hatayı görürsen bunu yerine bildirin.
Çünkü kadının daha doğrusu size hanım olarak bunları sunmak
istiyorum, “Allah” ın külli iradesine mazhar olmuş varlıklardır.
Unutmayın kadınların bir özelliği vardır, buna yakın bir meratip “Allah”
ım böyle zuhur etmiş hanım suretinde, unutmayın nice nice yaratılmış
güzel gözlü melekler vardır, bunlara daha hiç kimse dokunmamış diye
ifade edilir. Onlara kimse dokunmamış o sana sunulacak. Bunları da
bilmeden yanlış deyip reddetmeyin öğrenmek istediğiniz bir şey varsa
hazırlayın “Allah” ımın izni ile varsa izin söyleyelim.
Cenneti cehennemi yok sayamazsın, bu ilahi bilgileri ilahi hesaplaşmayı
yok sayamazsın, eskilerin masalıda diyemezsin, hepsi de yaşanacak. Ne
cenneti iste ne cehennemi, ne nimet iste ne hikmeti bekle, seni bilir,
neye ihtiyacın var onu gönderir. Boşuna çeneni tüketme sen eğ boynunu
bekle onun lütfunu. Uzat elini elini koysun elin üstüne, konuştur rabbim
dilimi de o bile dileklensin, duyur kulağını hep mana sesleri ile doldur
ruhunu bunlar ile. Haydi eyvallah
İnsanın manasını onun manası ile bir düşünün ve öncelikle kendi
manana dön, hakikat perdesi aralanır yavaş, yavaş. “Allah” ım rızanı
isterim, “Allah”ım rızanı isterim böyle dua , “Allah” ım seninle olmak
isterim, “Allah”ım sana ulaşmak isterim, “Allah” ım ölmeden önce ölmeyi
isterim. Hep böyle serzenişte bulunun.
2.bölüm
Denize girmeyen ummandan söz edemez, hoca çıkmış kürsüye cemaate
vaaz verir, coşmuş delicesine. o vaazı dinlemek mi önceliktir, yoksa
hangi mertebeden sesleniş olduğunu bilmek midir, sizce hangisi önce
bilinmeli. Bunları yavaş, yavaş idrak etmenin zamanı geldi. Farkındasınız
veya değilsiniz oluşum böyle sağlanır açılım böyle olur. Tevhidin esasını
ihmal etmeyin daha da derin, derin düşünün. Fakrı cemi bir ettin de,
kendi mananı da ona kattın da, yapan terkibi birlikte yapmış, kendi
özünden de insan dediğine sunmuş, elbette güzel olacak, elbette halifem
dediği insana kendinde olanı elbette verecek. Hiçbir varlık zavallı
değildir, bunu unutmayın hepsi mükemmellik içinde var edilmiştir. Bir
tek zeytinin oluşumunu bilebilseydiniz, yaprağındaki sırrı
çözebilseydiniz. Daha nice, nice zeytinler nice, nice çözülmesi gereken
yaratılmış nimetler. Bunlarla meşgul olunduğunda inanın kendinizden
vazgeçersiniz, hele günlük dostluklarla çal çene yapıp gün geçirmek,
secdeye kapanıp da Allah ım beni bunlardan uzaklaştır, sana yaklaştır,
bunu dersiniz. Çekildiğin noktayı seyret, çekildiğiniz varlığı bilin. Nelerle
meşgul olduğunuzu çok iyi değerlendirin. Tevhidin sayılamayacak kadar
çok mertebeleri olduğunu, azda olsa öğrendiniz, bunları hayata
geçirdiğinizde neler olmaz ki. Kemalliğin ta kendisi, bir tek o var o, gün
olur ali Mehmet Ahmet olur, gün olur Ahmet Mehmet ali o olur, şaşılacak
bir şey yok. Olayı önce cüzden sonra külden keşfetmeye yaklaşın, buna
özen gösterin anlaşıldı mı?
Şimdi noktalıyoruz gecenizi huzurla hak adıyla açılıp hak adıyla
kapanması için, bir daha öğretilere bilinçli gelin sorular hazırlayın. Bunu
rica ediyoruz.
Ben dudu farklı elbiselerle geldim sizlere.
Geceniz hayır gününüz nur olsun. Elem keder uzak olsun, kaygu tasa beri
dursun , gönül öyle açıldı ki cevhere doysun doysun da hiç boşalmasın.
Üzenlere fırsat vermeyin diyeceğim amma üzülmeniz de gerekir bu ilahi
yolda, üzülmezsen alamazsın tadı, elem çekmezsen olamazsın onda ve
seni bu yolla bilirsin bu yolla perdeyi açarda ikrama geçersin.
Selam olsun dost yüzlere selam olsun.
Geceniz hayır gününüz nur olsun.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH.
Selam olsun
26.temmuz.Salı 2011
Ülk.
Dur durak yoktur gelecek bilgilere alıp bilgiyi ereceksin irfaniyete, ya boş
yere dalacaksın maddiyete. Yola aşinayız yol ahkâmına da aşinayız,
yolda yaşanacaklara karşılaşılacak türlü çeşit ahvale “Allah”ın izni ile
hazırlıklıyız. Gayrı tamah etmem dünyaya, boyun eğdik ya elhamdülillah
haktan gelenlere, almadan vereceğiz bizde aşk ile elhamdülillah
dedirtecek bu gidişe. Nerde bir cennet ağacı görürsen onun gölgesinde
otur ve olmuş meyvelerinden ye. Sizce bu ağaç tam olarak nedir? Ne
kastediliyor? Bilemiyorsanız bilmiyorum deyin.
b.e; bir anda aklımdan geçen bilgili, insanı kamil kişi geldi aklıma. (g.s;
eyvallah onun meyveleri de ilahi bilgileridir.) onun gölgesinde oturmak
hak adına muhabbeti kurmak ve sonra onun bilgilerini toparlayıp
hazmedebilmek, nerede bu ağacı görürseniz oturun, oturun gölgesine.
Dünya zaaflarınızı bir kenara bırakıp mana bilgilerine yönelin, ilahi
ilimlerin kaynağını çok kesin araştırın, her söylenenin doğru olup
olmadığını içsel rehberlerinize danışın, mutlak size işaretini verecektir.
Nişanları ise her yerdedir, suret gösterecektir. İlim irfan sahibi fiilleri
mutlaka bu yöne uyacaktır. İlme güvenmezsen irfan ehline sırrını ifşa
etmezsen o sana neyi gösterecek. Her koldan gelir bilgiler, türlü ahval ile
suret gösterir ona bakan gözler. Seyreder ki olayları sor içindekine
seyrettiğim benden mi senden mi rabbim, o yücedense eyvallah de var
secde et. Ehil olmayana sakın sırrı ifşa etme, ola ki bir yanlış cümle
kullanır, bu cümlenin zararı söyleyene vurur. Her zorluk bir gün
kolaylanır, sen bu yola çıktı isen elbet sınanırsın, murat dervişlik ise
mürşidinden destur alır öyle çıkarsın. Her olayda gösterilen sabır bilsen
ki şükürler olsun deyip elin yüzün sürersin. Bilmediğin için bana
zahmettir nedendir der dile sözü verirsin. Sabrın sana makam oluşturur
sabrın seni senden alır da o zat ile buluşturur. Her fiil neye yönelik
işleyişte ise, sen onu ister ehil görürsün, ister rezil, sizler bilmeden
sevdiklerinize kötülük edersiniz, çok güzel şeyler yapıyorsunuzdur,
özenle ona dikkat edip her istediğini yerine getiriyorsunuzdur. Oysa ya
rezil ya ehil kişi yetiştiriyorsunuz. Kula kul kıymet veremez, kul kıymetini
kimseden değil haktan bekler, ona niyaz eder. Beni ister sevsin ister
sevmesin bana o yeter, dediğinde mutlaka sözünün arkasında
durmalısın. O sözün de bekçileri vardır, durmadığında sana dil uzatır
hani söz vermiştin der hatırlatır sana, bunlar çok ince hesaplar, her
sözün bir sahibi olduğunu unutmayın, bir tanığı bir bekçisi olduğunu
sakın unutmayın. Gayret gelir haktan kuluna, rabbim dünya hali boyadı
yine türlü çeşit boyaya, sen istedin belki bunu, beni denemen içindir,
senden ise eyvallah senden değil ise ille “Allah”. Böyle dua etmeliyiz
sahibimize böyle yönelmeliyiz. İşlediğim suçum çoktur “Allah”ım
günahlar boyumu aştı sen günahtan el çekmeme yardım et, özüm ile
sana dönmek istiyorum, aramıza ayrılık sokma “Allah”ım aldığım nefesi
senin için alıyorum, emanetini korumak için, koruyarak sana ulaştırmak
için alıyorum. O emaneti benden almadan bu idrake varmamı nasip et
“Allah”ım. Hoşça geldik hoşça dönmeyi bilelim, eli boş geldik yine eli boş
gideceğiz, pişmanlıkları düşünmeden geride bırakıp, sana yöneleceğim.
Sakla bizi kendimizden, koru rabbim bizi bizden, koru bakan
gözlerimizden, duyan kulaklarımızdan, hiç durmadan konuşan
dilimizden, sana sığınırız. Amin
2. bölüm.
Kulun zannındandır bütün bu yaşananlar, ne sen sor ne ben diyeyim
sana, madem hiçiz dedik çıktık ortaya, birden olur mu her biri onun planı
içinde. Madem bizler burada suret aklımız orada, suret neyi işler, hangi
idrak ile o planı çözer ve çizer, rabbime emanetiz rabbimden gelene
amadeyiz. Her fiil niyet dâhilinde işleyişte bunu unutmayın niyetler onun
için gönle uymalı, direktifi akıldan değil gönülden almalı. O doğrultuda
yürüyen insan yanlışı az olur, ben aklıma güvenirim, diyenlerde gönlün
olmadığı işte tek düze yol olur. Kazancı kaybı nedir diye sorarsan, maddi
kefeyi doldurur mana kefesi elbet boş olur.
Haydi hoş olun toplantılara ara vermeyin, ne kadar sık toplanılırsa
feyziniz artar. Biraz ara verin kâbus kanatları ile sarar sizi, çünkü
kaplarınız dolar boşalır, boş kapta size ne sunulur onun için derim zor
şartlarda olmadıkça toplantılara ara vermeyin, ara verecekseniz birlikte
karar verelim birlikte ara verelim. Hastalık ölüm bunlar için diyecek
sözümüz yok. Allah a emanet olunuz,
Nasibine ne düşüyorsa onun keyfini çıkarmaya bak dostum, bir perde
arkasında bir tabak içerisinde sunulur, türlü çeşit meyve türlü çeşit
yiyecekler. Hangini seçiyorsan onu ye şükret arkasını bekle.
Haydi, hoş olun Allah doğruyu buldursun yolunda bırakın kabus
göstermesin zoru kolay kıldırsın rabbim rabbim. Amin.
Amen el resul ullah
NACİYE( Yazlık) 28-07-2011
Selam olsun,
Devr-i saadettir, Hak hükmüne uydu isen, daim mutlak zat
(Allah)her var ettiğiyle beraberdir ona yüzün döndüysen. Can
içinde can bulunur, candan da içeri canlar oluşur. Öyle bir
alemdeyiz ki iç içe yaşarız, kimsenin kimseden haberi olmaz, bilse
bilmese anda orası burası der de koşarız. Gidip de gördüğünü
söyleyen var mı, izin olmazsa kaynaktan alamazsa bu bilgiden
haberi olan var mı? Her bir demine şükür olsun, her zerreye şükür
olsun. Ne sözün geçer, ne suretinden bilinir, kimliğimin ne önemi
var. Hak kulu der de gezerim İrfan ehli ararda gönülde olanı bana
yoldaş eder ya Rabbim. Ya Rabbim diyerek yalvarırım Yunus gezdi
birçok ezgileri gönülden verdi. Her olayı anında seyretti kâh
sesiyle hüzünlendi kâh sevgisiyle coştu. Taşırmadan o sevgiyi
korudu. Dedik ya can içinde canlar vardır bilinen bu, birde
bilinmeyene bak onu ara onu bul. Her zerrenin kendi hükmünce
oluşturduğu bir suret var. İşte onlarla meşgul ol. Derdim var deyip
de gezme, asla dile de verme, sabır de şükreyle. Rabbimin emaneti
olduğunu sakın unutma, sonra unutulan olursun. Duydu Rab
sesimi, bölmedi hiçbir kulunu atmadı kendinden gayriye. Onun
gözettiği, onun seyrettiği, onun her işimizde bize yardımcı
olduğunu unutturmadı, Hamdolsun. Hamd ile senalar Hak dostlar
adına yüceye yönelsin. Dokunduğun her şeyde bil ki senden sana
dönecek, döndüğünde de sana ister maddeden ister manadan
serzenişte bulunacak. Seçimin dâhilinde olur. Neyi seçiyorsan o
senin hep kaderin olur. Seçtiklerinle sınanırsın, özlediklerinle
sınanırsın, seçilemediklerinle sınanırsın, sevgiden sınanırsın,
sevgisizlikten, nefretten sınanırsın. Türlü çeşit hallerde sınamak
ise her an sizin peşinizde. Rabbim kulunu boş mu bırakır sanırsın,
her an yeni bir zuhurda olduğunu sakın unutmayın.
Gözlemlediğinizde sakın sakın şüpheyle bakmayın. Düşte
gördüğünüz her olay bazen yakanıza gül misali takılır. Yeter ki
rahmani mi, şeytani mi bunun ayırımını fark edebilmelisin.
Geleceğe atılan her adımın önceliği rüyalara verilmiştir.
Sevmiyorsan sevdiğini sakın söyleme. Sevmek için ne gerekiyorsa
yap. Sen sevgisizlikten var edilmedin bunu hiç unutma. Her şey
sende mevcut ise sevgini kullan sınırsız kullan. Sevgi açılamayan
kapıyı açan, gönülleri coşturan, kötü meziyetleri yok eden çok
güzel ender bir duygudur. Geçmişin ilacı sevgiye verilmiştir.
Geleceğin önderliği sevgiye verilmiştir. Sevgi yaşatır, sevgisizlik
ise ölümdür. Hoşça bak bütün var edilmişe hoşça bak. Mutlak zatın
hediyesidir varlığa. Sen varlığın manasını sır öğrenmelisin, bunu
araştır. Sen bir manasın, sen sırsın. Bu sırrı nasıl çözersin, anla
kendini, tanı, bil bütün duygularını devreye sok, bütün eylemlerini.
Sen aralarında gez dolaş. Hangisi sana uyum sağlıyorsa onu
kullan, o devrede kalsın. Öğretileri daima alacaksınız. Bu arada
farklı geçişler de oluşuyor. Çok dikkatli olmalısınız. Ders nereden
nereye geçiş yapıyor bunları bilmelisin. Bunlarla sık sık
karşılaşmanız mümkün. Bazen sıkıntılar üst üste gelir.Sizler
madde aleminde yaşayan ruhsal varlıklarsınız. Sizin sıkıntı
dediğinize bizler imtiyaz, müjde olarak görüyoruz. Sizlere verilmiş
bir müjde ve sizlere nasip edilmiş bir imtiyaz olarak görüyor,
düşünüyoruz. Rabbim neyi verirse versin onu hoş karşılamayı
bildiğiniz nispette sıkıntı gözüyle baktığın sıkıntı var ya o seyrini
başka bir surette tamamlayacaktır bunu unutma. Çözemediğin bir
çok dünyevi meselelerin çözümü için sana yardım gelecektir. Bırak
hiç düşünme ya olur ya olmaz. Rabbimin emrinde onun düzeninde
onun iradesinde gizlidir. Biz neyiz ki bu idrakte olmalısınız.
“Allah”ım bizi bizden iyi bilen sensin, yavrularımızı da bilen sensin.
Onlar her ne kadar bizim vücudumuzdan meydana geldilerse de
onu var eden sensin “Allah”ım. Bizler sadece onları meydana
getirecek birer alet olarak görün kendinizi. Sakın kendinize özel
payeler vermeyin. Rabbimin emanetidir deyin öyle sarılın onlara.
Bir gün elinizden kayıp giderler bunu da unutmayın. Olağanüstü
ilgi, sevgi, şev kat vermeyin. Bu sevgiden de sınanırsın, bunu hiç
akıldan çıkarmayın. Sadece onun emanetini koruma adına sizler
varsınız. O sizlerin çocukları ama onun sizden önce sahibi
olduğunu unutmayın. Eyvallah eyvallah. Yuvanın sahibine, konuk
geldik yuvaya, ağırlandık elhamdülillah. Gül yüzlerle çıkalım
meydana. Dedik ya işte meydana er lazım, bu meydana çıkmak için
yüceden izin lazım, bu izni de aldık Elhamdülillah. Kapıyı açtılar,
yüzümüze baktılar, bizi gülücükle buyur ettiler, Elhamdülillah. Bir
kapı çalındığında bir dostun gelir, bilemezsin onun yanında kim
misafirdir? Onun için çok dikkatli olalım, bir kişiyi beklerken üç kişi
geliverir onları da ağırlayalım. Her gelenin esması, isim ve sıfatları
vardır, bunların zuhur bulduğu suretleri vardır. Size anlatacak çok
dersimiz var, çok öğretilerimiz var ama dengeyi bozmak
istemediğimiz için hadden kısa kesiyoruz. Çünkü esmanın ismi
zatında olduğunu bilmelisiniz ki dersinizi almak kolaylaşsın.
Selam olsun, selam olsun ,selam olsun.
Yüzün ay gibi,
Şimşek çakan gözlerin,
Her biri bir yıldız gibi,
Yoktur kimseyle hesabım,
Davam kendimle,
Alış verişi bitirdim.
Baktım, çoluk çocuk evlerinde,
Bir de bak dediler aynayı verdiler elime. Baktım eşkalime ben
bende değilim, ben senin elindeyim. Beni sen gözet “Allah”ım.
Bedenim yük vermesin onlara deyip deyip de duamı ettim. Bu
sözler hepinize benim hediyem olsun. Benim için geldiniz ayağınız
sağ olsun, eliniz kolunuz hayır dolsun. Üzülmeyin dert edipte
dertlenmeyin 7’den sonra geleceğim. 7’den sonra. şimdi ara
verelim okuyalım, sonra devam edelim.
(Çok ağır, çok ağır, çok ağır)
Halka yarımdı tamamlandı, sorgu olmaz zaman ona göre ayarlıydı,
hesap asla yapılmaz. Sayılar bittikte emanetini alır senden, sayılar
bitmedikte ne uzun ömürlü dersin. Sayı tükenmekle halka
tamamlandı. Selam olsun, selam olsun. Üzülmeyin ağlamayın
sıkıntı verir bize. Üzülmeyin ağlamayın.
******
“Allah”ım seninle sana gelmeyi nasip et, senden geldik seninle bir
olduk her zerremizin seninle sana dönmesini nasip et “Allah”ım.
Şu dünya günümüzde eylemlerimizi senin hükmünce yapmamızı
nasip et “Allah”ım. Senin yapma kulum dediğini bize unuttur
gösterme “Allah”ım. Sen bizi şeytanın şerrinden koru daima koru
“Allah”ım. Nefsi emareleri geçmemizi nasip et ya Rabbim, nefis
merhalelerimizi çabuk çabuk geçmemiz mümkün değil “Allah”ım
ömrümüz oldukça onları da geçmeyi nasip et “Allah”ım. Yalnız
sana güvenir yalnız senden yardım dileriz. Sen bizi doğru yola,
hidayetine erdirdiğinin yoluna ilet ya Rabbim. Delalete düşürüp
şeytana maskara etme Allah’ım...
Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedu enne muhammeden abduhu
ve resuluhu(3 kez) diyerek sana huzuruna varmayı nasip et
“Allah”ım. Seçimlerimizi senin adına yapmayı bize ihsan et
“Allah”ım. Amin.
******
Al kandili eline 7 kapı çal, ayağının götürdüğü yere, üstünde
olmasa da hilafet mintanı gönül ile buyur et davet et onları.
Okuyalım birlikte Hak kitabı, onda karar bulalım. Bizi boşluğa
sürükleyecek işlerle meşgul olmayalım. Huzurda sorulduğunda hiç
değilse okuduk diyebilmeliyiz. Rahman bu kitabı okunsun diye
gönderdi. Allah’ı seviyorum, peygamberini seviyorum. Kuran
okuyor musun? Bir türlü okuyamadım. O zaman sevgin riya. Kefeyi
riya ile doldurursun, bunu hiç unutma. Dedik ya, sevmiyorsan
sever gibi görünme, çünkü bir gün bunlarla yüzleşmen mümkün.
Neyi verirsen onu alırsın. Nimette??? olanları sözlerinle, fiillerinle,
güzel eylemlerinle onları aydınlığa çıkarman mümkün. Ehil olanla
sohbeti et, ehil olmayanı reddet, bu kitaba uygun değildir, bunu
önce kendinle hallet. Haydi eyvallah. Dost Dudu’dur bilinsin,
yuvaya geldim haberi verilsin.
Selam olsun dostlarım, Hanry Edwards.
Talip olduğun her güzel görevde ismin bir süre anılır, özlenen
olursun. El çektiğinde ise bırak özlenmeyi unutulanlar listesine
geçersin. O halde kulun yapması gereken güzellikleri, hizmetleri
verelim. Hiç abartıya gerek duymadan aynı ölçüde kalabilmeyi
çizginin dışına çıkmadan davranışlarınızı şekillendirmeyi çok iyi
bilmelisiniz. Bir gün neşe ile karşıladığın misafirlerini bir başka
gün neşesiz karşılamamalısın. Her ne yaşıyorsan yaşa bunu sen
yaşıyorsun, bir başkasına yaşatma şansın yok. Ruhsal alemin
öğretilerini şüphesiz alıyorsunuz. Aynı frekans içinde olmadığınız
çok açık ortada. Aynı frekansta olabilmeniz için önce uygulamaya
geçmeliyiz. Yapılması gereken uyumlama içsel hazırlık zihni
boşaltma. Dostlarımız geldiğinde bu görevi mutlaka bir
dostumuzun almasını istiyorum. Her celse öncesi bu uyumlamayı
lütfen yapınız. Gerekli gereksiz konuşmalar da çok, gerekli olanı
seçmelisiniz. Öyle konular oluşturun ki, birbirinizle alış veriş içinde
olmalı. Çözülmemiş bir çok dünyevi meseleleriniz var, çözmenizde
gerekmiyor, çünkü yaşanması gerekiyor. Onun çözüleceği bir
zaman var. Düğüm yapıldı ise ‘’ kulum sen çöz’’ denmedi. Sabırla
çözüleceği günü beklemelisin. Çok uzun vadeye de ertelemeyin.
Daha ne kadar bunu yaşayacağım da demeyin, o dersi alman
gerekiyorsa, yaşanacaktır kaçış yok. Her tekâmül neticesinde
bilinç düzeylerinizin geliştiğini fark edebiliyor musunuz? Geçmişte
yaşadıklarınızla bugünkü yaşadıklarınızı lütfen karşılaştırın. Hangi
yıl içersinde bu yaşananlar hoş karşılandı, bunların ayrımını yapın,
ayrıntılarla meşgul olun. Bazen gerekli olduğunu görüyoruz. Ve
ben çok önemliyim demesini bilin asla kendinizi önemsiz görmeyin.
Varlığın manası önemli olduğunu anlatır, sır önemli olanda olur.
Önemsizde sır olmaz. Bu bilinçte olun. Ağlamanız gerekiyorsa
ağlayın, hiç çekinmeyin, gülmeniz gerektiğinde de gülün. Ayıp olur
mu diye de düşünmeyin. Fiziksel bedenin bir çok ihtiyaçları var,
ölçü dahilinde olduğunda o bedenin de isteklerini yerine getirin.
Tanrıya yaklaşmak demek imtihana açık olmak demektir. Ama şu
bir gerçek ki ondan uzak asla kalınamayacak. Kalınmamalı da. Bizi
var eden oysa istediği gibi istediğini yapmakta özgürdür, bunu
böyle düşündüğünde inanın zerre kadar size üzüntü vermeyecek. O
bilince sahip kişiler bunu denediler. Hayat bir deney değil midir?
ruhsal bedeni dene, fiziksel bedeni dene. Onun geçişlerini, ruhsal
dengesini, fiziksel dengesini, bunları bulmanız önemli. Bunlar
sayesinde Rabbini tanıyabilirsin, bunlar sayesinde kendinin
manasını çözebilirsin. Her şey zıttı ile kaim dedik, yanlış olan insan
sevilmez öyle mi? Her yeri yanlış, her şeyi yanlış dersiniz o
sevilmez. Şunu da unutmayın önce onu seveceksiniz. Yanlış,
olmasa doğru zuhura çıkmaz. Doğrular yanlışlar sayesinde
bulunmuştur. Zuhurdadır. Haksız mıyız? Evet onun için o zıtlıkları
da yaşayacaksınız. Bu zıtlıkları; türlü çeşit yerlerde; eşinde,
evinde, çocuğunda, bedeninde, ruhsal durumlarında, tabiatta,
doğada… Bir çok iniş çıkışlar zıtlıklar. Olmamasına imkan yok. Her
şey yaşamak zorundadır. Çünkü bu ortama göre ayar yapıldı
sizlere, Rabbim öyle yarattı. Her şeyi kaldırabileceğiniz güçte
yarattı. Ama siz o gücü kullanmak istemiyorsanız onu bilemem.
Acıya dayanıklı, kara kışa dayanıklı, her kötülüğe, zorluğa
dayanıklı yarattı. Her şeyi kaldırabileceğiniz şekilde yarattı.
Kaldıramıyorum demek; kaçıştır. “Allah” herkesi kendimizden çok
daha iyi bilir. Şimdi geçiş dönemleriniz var. Her bilginin zuhura
geçtiğinde bilgi sahibi olduğunuz dönemlerin geçişleri vardır. O
süreçler nasıl bir işleyişsel gelecek?? o da sürpriz, öğrenecek çok
dersleriniz var. Selam olsun, hayırlara vesile olsun, yazıp
çizdiğimiz her şey önce ruhlara sonra bedenlere akıp gitsin enerji
birikiminin içinde olumsuz yönlere yönlendirin, o birikimleri
olumsuz hallerde kullanın. Olumsuzları olumlayın. Uyumlama
yapın. Düşüncelerinizi merkeze odaklayın. Selam olsun, sizleri
seviyoruz, geceyi noktalıyoruz.
Selam olsun. Allaha ısmarladık.
Selam olsun,
17-08-2011
rhm by
Hay dedik de geldik yapıya, birlikte konuk olduk sofraya. Bilmeden
yedik aşı, bildiğimizi dedik de pişmanlığı attık kapı ardı. Beklenen
güne olduk tanık, elleri açtık da ya Rab merhamet dedik, yandık,
yakıldık. Sen de insaf var ise yolun düz değil taşlı topraklıdır.
Sende merhamet hoşgörü var ise kalbin paramparça bütün değil.
Neden böyle olur diye sakın söz etme tut dilini, sakın ha bir şey
deme. Var edenin sevgisidir hoş gör. Bin bir lafa takılıp kalma yük
olduğunu bil, at omzundan aşağıya, bir tek onda kal. Sevgi ile
selamladık gönülden geleni birlikte ağırladık. Evet celsedeki
kopukluğa ya son ya da başkalarıyla başa dönmek isteriz. Daha bir
ciddiyet, daha güçlü bağlantı. Bundan önceki yazıda verildi. Allah
demeye geldik, Allah demeyenleri de dedirtmeye geldik. Bir elden
bir dilden söz edelim, ayrıya düşmeden her olayı göz önüne
serelim. Dar güne girilmesin kurduk köprüyü bölünmesin inkişafın
doğrultusunda yürü dedik. Her can kendiyle kalırsa oluma yol
alamaz. Kaynağa bağlanırsa o feyz ile yıkanıp arınırsa o gönül
kimleri ağırlamaz. Rabbim izninle bir aradayız. Rabbim senin ile
sendeyiz. Biz biz değiliz, özümüz ile sendeyiz Allah’ım. Sen bizi
makamından geri çevirme, huzuru ilahinden bizleri reddetme.
Bizleri var eden sensin. Senden her şeye, gelecek ne var ise onları
kabullenmemizi, sabırla karşılık vermemizi ve bizi güçlendirmeni
istiyoruz. Bunu bizden esirgeme. Ne ben var ne sen, bizler hep
sende olmayı istiyoruz. Nuri ilahinden suret bulmamızı, yeni
mintanlar giymemizi nasip et Yarabbi. Gel gel çağrısına uyup ta
geldik. Öyle bir huzur, öyle bir ilahi kapı açıldı ki önümüzde onda
kavi kıldık. Bulduk huzuru gönülleri ihya ettik. Kovma bizi o
kapıdan, atma esfeline, sakla koru bizi Allah’ım. Bizlere verdiğin
emanetleri de sana emanet ettik sen onları koru. Amin.
Açtık suyun ağzını akar akar gider. O akıntı bir çok kollara ayrılır.
Her biri farklı yere gider. Her biri bir oluş için görevlidir. Tohumları
çatlatmak içindir kulların ayrılmışlığı. Her var edilen dünyaya
gelirken tevhid tohumlarını da yanında getirmiştir. O tohumlar
mutlaka ekilip filizlenecek. Bu tevhidin esası, ilahi kudreti öyle
bilinecek. Sizlere bir sır vereyim ister misiniz? Bütün var
edilmişlerin zikriyle zikrinizi birleyebilir misiniz? Bir örnek
vereyim: kuşların zikrini, kanatlarını açıp giderler.Toplu halde
uçuşlarını seyret, kanatları intizam içinde açılıp kapanıyorsa onlar
o an zikirdedir. Siz de girin onların zikrine. Kuşların ötüşü, bütün
böceklerin, aklına ne geliyorsa aynı doğrultuda ses çıkarıyorlarsa,
hiç biri düzeni bozacak bir aykırı ses olmaksızın, tek düze, çıkan
ses ilahidendir, onlar zikirdir. O sırrın sinyalini dosta verdik, cuma
günü. Ağustos böceklerinin çığlık çığlığa ötüşlerini fark etti, içine
onun işaretini verdik, o da Allah dedi, o da başladı. Allah’ım bir
işaret ver bana doğru mu hissediyorum dedi. Bir anda sessizlik
oldu, sonra tekrar başladı. Ne olur bunlara açık olun. Bu ara çok
çalışmalar yapacağız. Ruhlarınızda, bedenlerinizde, duygularınızla
bir çok çalışmalar. Açık seçik hissedeceksiniz. Gözlerinizi açık veya
kapalı tutup içinize yönelin, içindeki sesle dıştaki sesleri birleyin.
Tefekkür edin, dalın dalın düşünün velileri. Düşünün onların Hakka
yaklaşmalarını. Aynel yakın ne demektir? Aynel yakın soruyorum
size. Aynel yakın; Gözle gördüğün. İlmen yakın: Doğru ilme vakıf
olmak, bilge bir kişi haline gelebilmek. Hakkel yakın: Allah’a
teslimiyet, onunla bir olmak, ona bağlanmak. Bunları öğrenin. İlim
irfan bilenin tez tutasın elini. Hele bir de Allah’tan söz ederse o
dili, okuyup üfleyesin, sarılasın öpesin ellerinden. Bir ışık yansın,
ilahi ışık, göz görmese de gönül gözün görür. Bir söz gelsin ilahi
meclisten yana, kurban olunur işte o erenler yoluna. Kefeye
konulur, hep bir şeyler konulur nefesin yettiğince. İki kefede, biri
ahir yani zahir, biri de batın. Hangisinde bir arpa boyu fazla gelirse
o seninle yüzleşir gelecekte. Salkım söğüt dalını kimse benzetmez
ağaca. Bir bilsen ki şifadır o her hastaya, her cana. Haydi hoş
olunuz. Şimdi bunları okuyup kendi aranızda tatlı tatlı sohbet edin.
Bir gün gelecek ki sizlere hep soracağız. Belki hazırlıksız
yakalanacaksınız.Çalışma başlatıldı haberiniz olsun.
Selam olsun,
19.08.2011
nr.hn
Dost duasına duamız katılsın. Niyaza niyazlarla gül dalından haber
salınsın. Çok güzel günlerin eşiğindeyiz. Seherin, şükürler olsun
bilincindeyiz. Dedik çıkalım sefere, izin gelecek elbet. Miyar bizde
değil, Hakkın elinde. Geldik çaldık kapıyı bilmeden,
görmeden ,
bildiğin ne dediler, gördüğün ne, bundan sonra beklentin ne?
Sordum gönlüme? Bilmediğim yoktur benim, her zerremde
kayıtlıdır Hak kelamı ezelden ebede. Varlığı, mevcudiyeti her
canda ayandır. Kurduk düşleri Rahman adına, gerçek güne çıkalım
dedik gönülden kavilleştik Rahman adına. Varlığımıza sevindik,
yok olacağımıza üzüldük. Neden üzüldün yokluğa? Bildin mi
yokluğun ne olduğunu? Yokluktan varlığa geçiştir. Bunu böyle
düşünen Haktan değil, kuldan kula dar görüştür. Zanların
çoğundan
kaçınalım.
Bilmeden
ateş
tutuştururuz
bunu
yapmayalım. Her güzel niyette güzel diyetler beklenir. Sen niyetini
kurda, diyet Allah isterse sana gönderilir, dedi sözü Behlül üm
verdi, selamladı yürüdü. Açık gelen söze bilgin yetersiz ise yorum
katma, kürsüye çıkıp ta fetva vereyim bilgimi dağıtayım deyip de
boş şeylerle kimsenin kafasını doldurma. Her bilginin bir derecesi,
bir mertebesi olduğunu unutma. O bilgilerin mertebesini bilmiyor
isen kürsüde bulunman ezadır senin. Gayret verilir, izin gelirse onu
da Hak verir. Bu işleri nasıl yaptım der düşünürsün. Her şeyi
kendindenmiş gibi görürsün, o istemeseydi sen yapamazdın, bu
düşünce ile yürüyün. Her sözün, her işleyişin, her deyişin veya
hizmetin türlü çeşit manası ve mertebesi vardır. Görsünler,
bilsinler diye göz önüne serme kendini mümkün olduğu kadar
sırla, sırla kendini.
Selam olsun. Söz Yunus’tandır bilinsin. Selam olsun.
Her canda bir kandil yanar, o kandil önce canı sonra canları
aydınlatır. Işığı gör de koş gel, karanlığı gör de karanlığın içindeki
ışığı ara. Sünnetin ta kendisi olduğunu unutma. Bir çok
varoluşların sünnetten olduğunu da sakın unutma. Selam olsun,
Selam olsun.
Evet dostlarım gelmiyor diye yakınmalarınızı işitiyoruz, ben
Sananda. Sizden uzakta mıyız, sizlerden ayrı mıyız? Böylesini hiç
düşünmeyin. Bir çok nedenden dolayı toplantılara bir süre ara
verdik, farklı yorumlara tanık olduk. Böyle çok daha ağır seyir
olduğunu biliyoruz. Ve gönüllerde yer etmeyi ve bu gönüllerde
olan bir çok
öğretilerin devre devre tezahür edeceğini de
biliyoruz. Bu şekilde sürdürelim istedik. Ama aşağılar sözlerle
toplantıdaki bu tarz öğretileri reddeden dostlarımız oldu, onları
üzmemek adına bir süre ara verdik, istenirse biz hep buradayız. Öz
bilinç ve öz benliğiniz ile her davranışınızın tetkik ederek eylem
haline gelmesini talep edin. Varlığın çok önemli. Her işin başında
yüce Yaratıcıyı düşün ve işlerinizin nasıl bir oluşum içerisinde
gideceğini sizler de göreceksiniz. Daima iyi niyetle, sevgiyle
yaklaşın, öğretilerimizde sevginin öneminin ne kadar büyük
olduğunu defalarca verdik. Dedik ya bir çok nedenlerden dolayı
sizlerden uzak kaldık. Biz bu öğretileri veriyoruz, Müslüman
olmadığımız söylendi. Biz inanan Müslümanlarız. Bizler nasıl
Müslüman olduğumuzu da anlattık, şüpheye yer vermeyin. Bu
dostların yardıma ne kadar çok muhtaç olduğunu da gördük ve
sizlere de söylüyoruz, bu tür dostlara yardım elinizi uzatın.
Elinizden gelenin en iyisini yapın, yapamıyorsanız da, hiç
konuşmayın.
Davranış
biçimlerinizi
öğreti
alıyorum
diye
değiştirmeye kalkmayın, özde ne varsa göze o gelir, o zaman
yapmacık olur çok çabuk renk verirsiniz. Olduğunuz gibi görünün,
olduğunuz gibi kalın. Aynanın elinde olduğunu nereden bakarsan
bak, istersen kırk parçaya böl yine eğil bak. Hepsinde suret birdir.
Bir tek yüz görünür orada. Kim mi?Yaratıcınız. Bütün kainatı
sevgisinden var ettiğine göre ayrılık gözetmenin ne kadar yanlış
olduğunu idrak etmelerini istiyoruz. Bu tarz düşünen kişilere acıyın
ve onlara karşılık beklemeden yardım edin. Birçok ruhsal
faaliyetlerin içinde bulunan dostlarımın çok ıstırap çektiğini
görüyorum. Istırapların da zaruri olduğunu defalarca söyledik.
Yanılgı olmasın olması gereklidir. Bir çok devrelerden acıyı tada
tada geçeceksiniz. Tatlılıkla her şey elinin altındayken olağan üstü
nimetlere sahip olmak mümkün değil, bunu unutmayın. Hayatın
zevk alanında olmayabilirsiniz. İçiniz hep üzgün, kırık, bozulmuş,
yıpranmış kendinizi böyle hissedebilirsiniz. Bu halinizi seviyoruz,
böyle olmanızı istiyoruz. Acı çekin demiyoruz. Aradaki farkı
bulmalısınız. Bizim istediğimiz hoşgörüsü bol, iyi niyetli kul, her
derde derman olan insan olmanızı istiyoruz. Debdebeli hayatın
insana huzur değil, huzurunu aldığını düşünüyoruz. Birçok
davranışların sergilendiği alandır. Yerinde harcanmadığında
yerinde hizmet sunulmadığında Rabbim size böyle bir nimeti
bahşetti bu bilinçte olmalısınız. Ben yine onun adına bu nimeti
dağıtmalıyım diyebilmelisiniz. Almak, vermek çok güzeldir.
Almanın ötesinde vermenin ne olduğunu bilmelisiniz, erdemdir.
Bilen insan erdemdir, unutmayın. Huzur akçeyle alınmaz, parayla
pulla elde edilmez. Huzur; Tanrı inancına sahip olan insanlarda
“Allah”ın kuluna hediye ettiği bir durumdur. Yüreğine dokunmuş
olanların buldukları güzel bir duygudur. Gerçeği görmeliyiz deriz.
Gerçek nedir? Her var edilenin gerçeği de farklı farklıdır. Tekdüze
değildir. İnsanların yapısal değerleri vardır. Herkes kendi
penceresinden gördüğüne inanır. Doğru olan onun için odur. Ama
şu unutulmasın; karabulutlar bir gün sizlere özel paketler sunacak.
Bu paketlerin
içinde sizleri aydınlığa çıkaracak bir çok
güzelliklerle karşılaşacaksınız. İşte o zaman bile şükretmeyi hiç
unutmayın. Birbirinize selamet dilerken önce düşünün. Selamet
dilemek nedir bilir misiniz? Sağ selamet; artık bu dünyadan elini
eteğini çekip ona dönmen demektir. Bazı dostlarımız acı çektiği
gibi acı da çektiriyor. Sorumlu olan kimdir diye düşünürsek,
sorumluluğu taşıyabilene verilir. Haktan geldiğini, kuldan geldiğini
bir bilebilsek, inanın bu kadar sarsılmayacağız. Hiç bir zaman. Bir
çok duaların kendi fiilleriniz nispetinde bir yer bulduğunu da
bilebilsek. Olur olmaz şeyleri Allah’a mal ediyoruz. Bu da yanlış
küfürdür. Bundan sakınmalıyız. Hiç mi yanlışımız yok, hiç mi
hatalarımız yok? Şöyle kağıt kalem verilse elimize hatlarını,
sevaplarını , günahlarını, atağlarını yaz deseler, inanın atağlar
daha çok yer alır. Ortak hataları çok olan insanın hele kaleme
vurduysa onun atağı çoktur. Hatası bir çoktur. İnsanoğlu daima
savunmadadır. Eğer zorluk veriyorsa Allah’a teslim olmamız
gerekir. Bir çok velilerin katresinden sizlere de nasip verilecektir.
O katreye sahip olmanız için bir çok yollardan geçmeniz gerekir.
Bunu da unutmayın dostlarım. Kimi altın biriktirir mutlu olur,
inanın geçicidir. Kalıcı mutluluk bir tek ilahi huzur ilahi
mutluluktur. Kimi eğlenip gün geçirir, niyeti zevki sefa etmek, işte
onun dünyası odur. Doğru yaptığına inanır. Belki de doğrudur.
Bilmez ki. Farklı pencerelerden gerçeğe baktığınız zaman sakin
olun, her olay karşısında sakinliğinizi koruyun. Asla içinizde
ufacıcık da olsa şüphe kırıntılarına yer vermeyin. Elinizden gelenin
en iyisini yapın. Tekrar ediyoruz. Nerede bir acılı dost görseniz
önce siz koşun, ona elinizi verin, başını okşayın, sırtını okşayın.
Nerede annesiz, babasız birini görseniz ona candan, yürekten
sarılın. “Allah”a giden hizmetin yolu bunlardır. Kimseye de
göstermelik hiçbir şey sunmayın vebali büyüktür unutulmasın.
Evet şimdi ara verelim, sohbet edin, okuyun, yorumlar yapın. Ama
şunu hiç unutmayın bizler sizi hiç bırakmıyoruz. Reddedilsek bile
sizleri uzaktan izliyor eylemlerinizi gözlüyoruz. Şimdi ara verelim.
******
Hayır vaat edilen hayırlı güne şükürler olsun demeliyiz. Her an
Allah kelamını, ilahi feyzleri sıkça sayısızca tekrarlamalıyız. Bu bir
tefekkür de olabilir, zikir de olabilir, ibadet şekilleri de olabilir.
İnanç bütünlüğü içinde sıkça sayısızca tekrar edebilmelisiniz.
belirlenmiş bir köşede ibadet etmektense mekanın bir çok
köşelerinde ibadetlerinizi yapabilirsiniz. Evinizin aurasını olumlu
hale
getirmeniz
mümkün.
Kıskanç
insanların
şerrinden
korunabilmenin tek yolu asla sır vermemekten geçer. Paylaşmayı
herkes çok sever. Ne var ki paylaşılması mümkün olmayan ilahi
sırların bilmeyenler ile paylaşılması her iki tarafa da zarar verir. Az
konuşup çok dinlemek her zaman daha iyidir. İçinize yönelin. Her
an içinize yönelip içsel sinyalleri almanız mümkün. Kulak verin,
dinleyin ve kararlarınızı öylelikle verin. Enerji birikimleri hangi
hallerde oluşur? Enerjiden var edildiğimize göre, enerjinin
mevcudiyetine kayıtsız şartsız inanıyoruz. Ama bir şey var ki; sana
gerekli enerjiyi yardım amaçlı bir başkasına vermeye kalktığında
bedensel ve ruhsal zararların yaşanabileceğini de unutmayın. Ben
sana şifa vereyim diyerek her hastaya yönelmeyin. Bu şifacılık
Allah’ın izniyle oluşacaktır. Aksi halde sen iyi edeyim derken
kendini hasta etmiş olursun. Onu düşün bil konuş. Sevgiyle kalın.
İlahi ışığın içinde nefeslerinizi alıp verin. Daima ışığın hizmetinde
bulunun diyor sizlere dua ediyoruz. Bir daha ki toplantıda soru
hazırlamanızı istiyoruz. Allah’a ısmarladık.
Selam olsun,
GECESİ
27.08.2011
GLS KADİR
Selam olsun sizlere, kadir gündür geceden verilmez. Gökyüzü ehli
yeryüzü ehli ile birlenir ehil olan gönüller o gönül gözü ile görürler. Günü
bildin yaşarsın geceye döndürür onda kalırsın. Her anı kadir bilmelisin,
bildiğinde her yeri, yeri göğü ilahi gözle seyredersin. “Allah”ım gecenizi
kutlulasın iki gün öncesiydi gerçek gün unutulmasın, bu geceyi o gece ile
bağlayalım. Neden haber verilmedi deyip de biraz düşünelim sizlerin
hissetmelerini bekledik. Gün güzelden bölünmez, gün sana uysa da
uymasa da hayırdır şerdir diye isim takılmaz. Geçit kuruldu ise, meydan
yerine ehil olanlarla çıkılacak ise, emeği verene buyur edelim. Emek
vermedi ise biraz daha bekle diyelim. Gün günü açacak gül goncası
misali her yaptığın sana seni bulduracak. Uyanışta ol dostum uyanışta,
nasıl uyanışta olunur diye sorma uyanmak gerçekte olmak gerçeğin ilmi
ile ilmihal olmak gerekir. Birçok can dostlar yürüdükleri yolu bilmeli
bilemiyorsa yürümek isteyene yollarını vermeli. Sağın hayır olsun solun
hayır çıksın, sağ ve solun birliğine her zerremiz iştiyak etsin, sol zahir
sağ batındır her işe sağ ile başlamak ilahi plandandır. Zati sıfatların
devrede olması birçok işlerinizin ”Allah”a ısmarlanması gibidir. Hayra
verirsen hayır beklersen hayırla yad ettiğin günü son nefesine dek
hayırla alır verirsin. Bire verdim sözümü yarınlar dünden de önce gelecek
hak sözü gerçeğe dönüştürecek, gizli değil aynen zuhurda olacak. Her
var edilende türlü çeşit birçok güzellikler görüldüğü gibi birçok
yetenekler kabiliyetlerde o izin ile yüze çıkacak. Perdeyi aç bir daha aç
bir daha aç, göremiyorum deme görmen için gerekeni yapmıyorsun önce
onu bil yapmadığının farkına var. Bilinç geliştikçe tekamül mertebe
bilindikçe o perdenin neye açıldığını niçin açıldığını bilirsin fark edersin,
ondan sonra önüne çıkan perde tekrar bir uğraşı emek ile yine
açılacaktır. Sabır dile hazmederek onu da bekle. Geldik dünya zilini
çalmaya öyle sesler öyle sözler gelir ki önüne hangi teline vurursan vur
senden sana dönüşte. Söz sende saz sende sen söyle sen çal yine hepsi
senden. Uğraş didin neyle uğraştığının önemi büyük o uğraştığın seni var
edenle ilgili ise şükürler olsun hiçbir şey boşa gitmiş değil. Mutlak
görürsün emeğinin karşılığını ama çoluk çocuğa eşe dosta kendini
göstermek için uğraştı isen bir elinden gelir diğerinden çıkar gider.
Hepsi boşuna yetiş mevlam yetiş dar günümde de genişliğimde de bana
sen yetiş, ben senin emanetinim kime emanetsin elbet dünyaya ben
tekrar sana dönüşteyim, çağırırsan elbet beni sen çağırırsın işte o zaman
yanıştayım. “Allah”ım “Allah”ım “Allah”ım her zerrende bunu duydu isen
hamdolsun şükürler olsun, bunu duyamıyorsan dilinin ucunda ise dön
geriye tekrar çalış emek ver. Simdi ara verilsin kadir suresi okunsun,
duyarak düşünerek manasını hissederek.
2.bölüm
Yunus sözün desin varsın deli desinler miskin desinler, hak nuru özdedir
göze verilmez sergiye hiç gelmez. Oku oku desinler elif be yi öğretip
onlar ile bizler ile dilimiz söylesinler. Her şey ayan beyan olur, gül
bağının gülleri bülbülleri ise dil ile beyan ederler. Sözü savrulur dört bir
yana hak kitabı okunur “Allah” aşkı ile manası çözülür özde olan ile
çözdüğün birlenir. Sevgi ile açtığın yüce kapı yine senin elin ile senden
sana döner. Sildin ise gözyaşını, melhem olduysa yarasına beresine, çare
bulduysa ağrısına sızısına, hak için hizmet işte budur veli kuluna ayan
olur. Dostları çağırayım erenler halkasına davette bulunayım, bileni
bilmeyeni bu gönülde ağırlayayım, ola ki bir şer gelir onu da ”Allah” a
havale edeyim. Hayır için yol aldım hayır için, şer benden uzak olsun
ben şer i bile hayır bildim. Şer yok hep hayır vardır kul kendi gönlünce
gönlünde olanı algılar. Her nereye bakarsan bak baktığında onu
görüyorsan şer çoktan silinip gitmiştir senden. Hayır olsun hizmetler
hayır getirsin himmetler, sorana “Allah” dan söz et görene ”Allah” ın var
ettiğini göster, duyana hak sözünü işittir, almayı değil vermeyi hal
etmeli. Öyle türlü çeşit mintanlar giyilir ki niyetine göre mintanın şekli ve
rengi değişir. Şimdi hayırla var edilen hayırlı güne, hayırlı geceye” Allah”
adıyla girelim, can dostlarımıza gönül dolusu selamlar ile sözleri verelim.
La ilahe illallah muhammeden resulullah.
Selam olsun
ülkem
düzeltme var
02.09.2011
figen
Hak adına söyleşelim hak dostlarından vefa bekleyelim. Beklediğin vefada
hak selamını âlemlere vereyim. Söz güzel kalmasın bende özden gelir
özünü bilen boyun eğer. Misal den şahadetten bilgisin verir. Bilen
bilmeyene neyi verir ise beklemeden versin, karşılığını göremeyeceğini
bilse de hiçbir şey “Allah”tan gayrisinden istemesin. Söz hakkındır kuluna
hitap uyarsan ne mutludur sana, işte o zaman kurtuluştasın. Daha yaşım
genç ilgilenmem bunlarla der isen zavallısın yardımı kesmiş bir çare
kulsun. Gününü hayır ile aç, bırak hayır gün bitimine kadar hayrı işletir
sana, geceye gir duanı et gözlerini kapamadan hayırlı uykular ile ruhunu
seni var edene emanet et. Gün ışıyıncaya kadar emin ellerde olduğunu
unutma, ilahi feyzin kaynağından gelene boynumuz eğiktir bizim. Her
bilginin makamını bildi isen, kürsüde yerin vardır bunu bilmelisin. Nice
bilgiler verildi niceleri boyun eğdi de hayatı bilmecelerden geçti, bil ki
seçilen olmak mükemmelliktir, seçilmeyi bekleyen kulu her olaya vakıf
her olayda hayrı buldum diye sevinendir. Gönülleri edep ile temizleyelim,
aklı ahlak ile temizleyelim. Sevgiye açılmış yolları sevgiden geçecekleri
bekleyelim. Hak adına duada bulunup onları davet edelim. “Allah” ım
“Allah” ım her nefeste yanımdasın, hem varlığımda hem canımdasın,
sensiz hiçim et ile kanımdasın, beni ben ile bırakma, beni sensizliğe bir
köşeye atma. Bırak Muhammedin ayağının tozu olayım, gerçeği buldu
isem gönlüm orada karar bulayım. Hasretim sana beklerim vuslatı, kesret
bana dar gelir sen ile genişlet gönül evimi derim. Her zorumda sen varsın
yanımda, niyazımda duamda ben ile sen varsın başka can yok aramızda.
“Allah”ıma emanet olunuz ruhlarınızı daima huzurlu tutunuz. Onlar nasıl
huzurlu tutulur der isen nefsi perdelerden kapamayın onu, açık tutun
murat edildi vesveselerinizden kurtarın ruhunuzu aydın tutun, birçok
karanlıklar gerersiniz önüne pereler zuhur edersiniz olmadık düşünceler
ile. Açık tutun önünü kapamayın beden ruh uyum içinde, can kulağını
açmış, can gözünü açmış yüceden gelecek emre. Veysel im şüphe
götürmez Veysel canlıdır ona kimse cansız diyemez. İsmi hikâyeden
ibaret o asla beklenemez, yaşı sorulursa ne evveli ne ahiri, ne gelmişi ne
geçmişi, manada gizlidir perdeler içinde sır ile sırdadır, sırlamıştır rabbim
onu delil bekler kulu nedendir bilinmez, Veysel murat ehlidir sırrından hiç
kimseye paye vermez. O “Allah” der de gezer atmış dünya yükü üzerinden
bir lokma olsa da olur olmasa da der. Asla kimseden bir şey beklemez.
Selam olsun,
La ilahe illallah Muhammed en resulullah.
Hak Muhabbet, hak nur u Muhammed, hak nuru gönül ehli olanlardan
eylesin. Feyzimiz daim nurumuz yüzlere yansısın, her bilgi ilahi emir
üzere yerini bulsun. İştiyakta işleyişte olsun. Amin. Hasbin “Allah” veli
mel vekil.
Sağ ellerinizi kalp üzerine koyun “Allah” “Allah” “Allah” deyin, içi
uyandırın.
2. bölüm
Selam olsun
Gönüller sultanına, gayb erenlere, erenlere evliyalara selam olsun. Gayb
erenlerin halkasından söz edilirse, Allahuekber demelisiniz, zevk-i
muhabbet Muhammed e hitap da ise onda huşu bulup gönülleri
uyandırmalısınız. Hayatınızı gül gülistan edebilirsiniz, bunlar hep sizlerin
elinde, bir kere söz verdin o bilinç ile geldin yeryüzüne. Dağılana değil
derlenen ile olmalısın. Haktan söz edilirse şüphesiz ona katılmalısın,
onun dışındaki muhabbetleri dikkate almayıp onlardan “Allah”a
sığınmalısın. Bir gurbet bir gurbet ki sıla hasreti vardır o aşkı
yaşayanların içinde. Kimden uzaktır onu bilmiş ona erişmiştir, elbette
haktan ayrı kaldığı için sılada gurbette olduğu bilincindedir. Bir dönüş
vardır ki gerçeğe, bu öyle bir dönüş dür ki o davetiyeyi alan sadece alan
girer ilahi meclise, kayıtta mıdır bilinmez, ayrılan mıdır o hiç bilinmez,
sadece kulluğunu yaşayabilmesi bu mükemmelliği yaratanına
sunabilmesi önemlidir. Mükemmel olarak indirildiniz şimdi
mükemmelliğinizi elde edip o emek ile ona yönelmeniz. Bu uzun bir
yolculuk diye bilinse de nefesle ölçülmelidir. Nefesin yettiğince emeğin
sürdüğünce “Allah” aşkına rücu ettiğince uzun kısa bilinmez, türlü çeşit
yollardan türlü çeşit insanlarla mücadele ederek ona dönmelisiniz. O
zorlukların içinden geçmedikçe taşına toprağına eyvallah demedikçe, her
musibeti, musibet olarak görmedikçe ilahi makama yaklaşmak mümkün
değil. Zannetme kolaydır velinin nuru o sevgi ile aşkı bütünler, her zoru
kolayı sabit kıdem ister gönül onda karar kılar, ihvanlarla kesmiştir
muhabbeti bir tek o vardır içinde, onda metin onda kavi olmayı öze
indirmiştir o ilahi bilgiyi.
Ya mektup ol ya zarf, ya iradede kal ya keşfinde ol ama o bütünlüğü sen
kurmadıkça o ilahi yol açılmaz hiçbir kuluna, katıksız sevgi sun dostuna,
yüzün hep gülsün hastadan sakın zorsunma hastaya ver elini, sakın
ondan yüz çevirip başka yerlere dalıp gitme. Allah şöyle bir çağırışta
bulunur; ya kulum gelmeni bekledim niçin gelmedin, bir yudum su içmek
istedim elinden beni susuz bıraktın. Keşke gelseydin der, bundaki
inceliğin size verilecek örneğin ne olduğunu bilmelisiniz. Senin hasta
gördüğünde hangi zuhurdadır bilemezsin. Onun kapısını çaldığında
kapıyı açanın kim olduğunu sen bilemezsin, her ne olursa olsun sakın
iğrenmeyin, rabbim görür bunları onu gizleseniz de o bilir her
hareketinizi, incinir incitirsiniz bütün sizi seven gönülleri.
Evet bir çalışma başlatılacak hazırlığınızın tamamlanmasını bekliyoruz o
çalışma başlatılacak. Vakti geldi vakit hazırlandı sizlerin hazır olmanızı
bekliyoruz. Buna uyulsun sükut sağlansın kimsenin hatası kimse
tarafından bir başkasına duyurulmasın. Bu sözleri aletimiz olan
dostumuz üzerinden yük alınsın, iş onun işi değil insanları yola getirmek
onun işi değil, sükuneti sizler sağlayın onun işi değil. Sizleri seviyor Allah
ın birliğine emanet ediyoruz.
Allahümme salli ala seyiddina muhammedin ve ala ali seyyidina
muhammedin
Allahümme salli ala seyiddina muhammedin ve ala ali seyyidina
muhammedin
Allahümme salli ala seyiddina muhammedin ve ala ali seyyidina
muhammedin ve ala ali ehlibeyti Muhammed. Selatü selam olsun yüce
peygamberimizin ve ehlibeyti alisinin, “Allah”ım onların izinde yürümeyi
bütün can dostlarıma nasip etsin. O izni veren ulu “Allah” ıma şükürler
olsun ondan yüz çevirmememizi nasip etsin. O yolu görmemezlikten
gelmememizi bundan bizi şeytana uydurma “Allah”ım. Her zorda sen
yanımızdasın bu zorluklarla bize mücadele etmemizde kolaylık göster
Allah ım, nefislerimizi terbiye etmekte güçlüklerle karşılaşıyoruz
olumsuzluklarla bire bir yaşıyoruz sen onları kabul etmemizi onlarla hal
bulmamızı nasip et. Velilerin himmeti hizmeti bizlere olduğu kadar
bizlerin de onlara hizmet etmemizi nasip et. Hizmetimizde aşk ver şevk
ver “Allah”ım sevgi ver “Allah”ım koşturtmayı nasip et bizlere “Allah”ım,
“Allah”ım her şeye gücün yeter, biz seninle olmaktan razıyız sende
bizlerden razı ol “Allah”ım, rıza makamında olmayı nasip et biz kullarına
ya rabii ya resulullah.
Hasbin Allah veli mel vekil
Hasbin Allah veli mel vekil
Hasbin Allah veli mel vekil, bizlere sen yetersin “Allah”ım
İlahi makamın çağrısına uyup da geldik, şuurlu olmanın keyfiyetini
yaşamak isteriz sen bizi bizimle bırakma Allah ım iznimiz kadar
konuşmamızı nasip et sen bizi sırla Allah ım. Amin.
Dostlarım sizleri seviyor örnek kişiler olmanız için safiyet içerisinde
uğraşılar veriyoruz. Verdiklerimizin hikayeden ibaret olmadığını
bilmenizi isteriz, bir çok vasıflarda olabilirsiniz, her vasfın bir izafi hali
vardır. Bunu bilginize sunuyoruz, yüce yaratıcı sizleri var etme
keyfiyetini üstlendi ise, elbette birçok özelliklerin de varlığa verilmesini
talep etti. Bu varlığın nelerle meşgul olacağını, istidat ve kabiliyetlerini
nerelerde ne şekilde geliştireceğini görmek istedi. Her veriş ve alış
mutlak sizleri var edendendir, onun dışında düşünülemez.Yaşamınızdaki
birçok güçlüklerin ve olumsuzlukların bir neden üzerinde zuhur etmesi
tanrı bilincindedir, o nasıl bir süreçten geçeceğinizi biliyor ve bekliyor.
Bu yola çıkmadan önce sizlere bir serzenişte bulundu, yolun sevgiden
geçtiğini zorlukları bile sevmenizi istedi ve kabullendiniz. Sonra inkar
edilmemesi gerekeni edilirse de sonucunun ne olacağını sizlere açıkça
beyan etti. Dostlarım sevgi ile yaklaşıldı ve inanın sevgi ile de bu
zorlukların üstesinden gelineceğini sizlere birçok örnekler ile sebeplerini
söyledi, neticelerini de bu yolla alınacağını belirtti. Bedenlerinizi çok iyi
tanımanızı istiyoruz, bunun la birlikte manevi bedenlerinizin de
bilinmesini ve onların ne şekilde uyumlama yapılmasını sizlere öğretti.
Aksini iddia edemezsiniz, zorlukları sevin nedenleri ile meşgul olmayın,
bu sınavın tanrı katından mı yoksa vesveseleri veren obsede varlıkların
tarafından mı geldiğini çok iyi keşfedin. İçsel kargaşayı yaşatan yerli
yersiz vesveselerinize dur demenin zamanı geldi ve sizlere acı veren
geçmişteki izleri dönüp dolaşıp konuşulması tartışılması çok olumsuzluk
nedenidir,bunu bilin bunlarla meşgul olmaktansa geleceğe ait güzel
izlerin peşine takılın ve büyüklerin hayır dualarını alın ve onlara yardımcı
olun sevin, onların ellerini öpün işlerinde kolaylığı gösterin, zaruretlerini
aza indirin, kısmetin en güzeli ile meşgul olun. Çalışmalar başlatılıyor
celse içindeki ahengi topluca sağlayın sizleri seviyor gecenizi şimdilik
noktalıyoruz.
Bilinçlenme dönemindesiniz, hangi ayeti okuyor iseniz okuyun onların
birer gül goncası olduğunu düşünün, yaprak yaprak her yaprakta yeni bir
mana ifade ettiğini bilin, hem zahiri hem Batıni iki halde yorumlara baş
vurun. Hem uhrevi hem dünyevi.
n.e; yani hem muhiyddin arabinin açıklamasını hem de diğerlerinin
açıklamasını okumak gibi.
g.s; eyvallah. Her şey doğrudur tek yöne düşünceleri yönlendirmeyin,
önce bedenlerinizi düşünün ondan sonra madde alemindeki halleri.
n.e; neden önce bedenlerimizi düşünüyoruz?
g.s; ayetlerdeki açılımların bir çoğu bedenlerimiz ile alakalıdır, ondan
sonra maddi alem, dağı düşünürken kendi güçlülüğünü düşün, dağ gibi
dayanıklı olduğunu ve çok acılara dayanıklı olduğunu, bunları idrak
etmelisiniz.
n.e; alemde ne varsa sende o var.
g.s; bunu anladığınıza sevindim.
İki yönde de yorumlayabilmelisiniz her yorumlayışta “Allah”ım öncelik
sanadır her şeyin doğrusunu bilen sensin bu benim kulluk
tasarrufumdur, tasarrufun en büyüğü sendedir, sen doğrusunu bilensin
der bitirirsin ama öncelik Allah a tanınmalı.
f.ü; yorumlayın dediniz kuran ayetlerini Batıni ve zahiri iki yönden
okuduktan sonra ayrıca biz kendi düşüncelerimizle demi
yorumlayacağız?
g.s; devreye sokacaksınız
f.ü; çalışmalarda bu yönde mi olacak?
g.s; bakın neler olacak
Çalışmalarınızı biliyoruz gözlüyoruz davranışlarınızın tanığı oluyoruz,
ama hiçbir zaman bunu yüzlemek bize göre değil.
Sessizliği sağlayın daha ciddi davranışlarla el ele verin her şeyin
üstesinden gelinecek bunu bilin. “Allah”a emanet olunuz bir daha
geceler için bizi var edenden izin isteyelim.
Hoşça kalın.
TEFSİR; kuran-ı kerimin mana bakımından izahı
TEŞBİH; benzetme
TEVİL ; sözü çevirme söze ayrı mana vermeye kalkışma.
Tefsir, teşbih, tevil hepsi farklı şeylerdir, önce onların ne olduğunu bilin.
Ondan sonra içine dön. O peygamberimize hitaptır, kuluna hitaptır, bak
orada bir çok geçişler vardır, onların kime ne olduğu kime hitap ettiği
bilinir, bunlarla ilgilenin öncelikle, ondan sonra onun yolundan
ayrılmadığın, ona sımsıkı sarıldığında inan bütün açılımlar kulağına
üflenir. Ben bunu nasıl bildim der hoşlanırsın, ben mümin kulunun
kulağına kuranı üflerim der unutma.
Ben hoşnut um sizden hoşça kalın.
Selam olsun
09.09.2011
p.f.k
Hak dostunu bildi isek, hak desturu ile postu gördü isek, bu kurulmuş
sofranın değerini bildi isek, bir çok güzelliğe adım atmışızdır. Dil ehli
olmak mı? Hal ehli olmak mı? Önce dil sonra hal diyelim, halden hale
geçişi ise, ona da tekamül diyelim. Ne zanda ol ne şan ile öğün daima
rabbimin koyduğu yasanın gereğini bol bol tefekkür edelim. Külli akıl ile
cüzi akıl ile, bu sürecin nasıl idrak edilebileceğini hele bir düşünün,
zaaflardan uzak kalmayı da kendinize görev edinin. Hayır için açtık
kapıyı kurdular sofrayı izin ile oturttular o güzel hikmetli sözleri her cana
verdiler. Hazzına geçelim fethetmeyi bilelim alınan bilgilerin idrakine
varalım, önce içsel hazırlığı tamamlayalım bol bol tefekkür diyelim. Adına
gelen bu bilgileri dostlar ile paylaşabilmeliyiz, sınırlı değil yayılmalıyız,
gün sana gün her cana ayarlı, gün içinden gün senin kabiliyetince uyarlı,
bak sağına soluna kaldır ellerini gök yüzüne, o karanlıktaki yıldızları
düşün seyret onları. Onun mevcudiyetinin altında neler var etmiş, onun
şükrüne var bil hamd etmeyi, acıdan geçmeyen değil tatlıyı bulamaz,
seyretmediğin güzelliğin görmediğin niyeti asla kurulamaz. Aç elini aç,
durmadan konuş rabbin ile o dinlemek ister görmek ister, sizdeki istidatı
bilmek ister, kırık kanatlı can dostları bekler, sev onu onun seni
gördüğünü bil, inan iman et, darda kalma aç gönlünü, genişliğe o bilgileri
hitap et. Safiyet makamında olunur edep daima daima sende bulunmalı
her sözde edep dahilinde hikmetler serilmeli, bunları bil sakın unutma,
acıdan söz edenin yanında gayrı neşeden bahsetme. Çanağında aşı
yoktur somunu yoktur sakın ha, yediğini ya ona ver ya ondan söz etme.
Hislerinizi geliştirin daha duyarlı bir hale gelin. Fazla dolaşmayın
evinizde mutlaka size huzur veren bir köşe bulunmalı, içlerinize kapanıp
uzun uzun tefekkür edip zikre varmalısınız. Namazlarınızı evlerinizin her
köşesinde kılmalısınız, zikirleri mekanların değişik yerlerinde
yapmalısınız, böylelikle evlerin temizliği oluşur, her köşesi buram buram
“Allah” der de gönüller tutuşur. Dünyevi zevkleri bertaraf etmenin
zamanı geldi, alışkanlıklarınızı aza indirin, hak muhabbetine çok çok
önem verin, kuranı sevdirin kime nasıl dersen önce sen yaşa sonra yaşat.
Şimdi bunlar üzerinde düşünün ve konuşun.
Ben kimim biliyor musunuz ? İBN ABBAS
Derde deva bulmak istersen oku kuranı, her belaya sefa bulmak istersen
onunla yaşa, onunla bul o yolu, musibetin fazlası ağır gelirse bu cana,
kuran ona kalkan olur sarıl ona kuvvet bul, onun eli. “Allah”ım yanınızda
olsun sağınızda solunuza meleklerin huzurunda sizler hep korunan
olasınız. Amin amin amin. İlle “Allah” demelisiniz dostlar ille “Allah”.
2. bölüm
Buldu isen gönül makamında hak sözünden hikmetli bilgiyi, daim sarıl
kurana, sen bütünleş ki kuran bilgisi ile, senden çıkan her söz
Muhammet den Muhabbet oluşturur. O zevki şevki verirsin can
dostlarına. Öyle bir kaynaktır ki, kaynağı ne ile bulurum dersen arzuların
davet eder seni bu kaynağa. Her sözde ilahi hikmet ara, var ise otur kal
orada. Bu sözlerde bir hikmet yok ise tıka kulağını kalk oradan, fazla
dolaşmayın dedik, korun günahtan sakın gözü kulağın günah
yapanlardan. Sen bir tek gönül makamında konuk etmelisin yüce
yaratanı, onunla ol onda kal tıka gözü kulağı sırla kendini sırla dost. Dost
odur ki seni gerçekle tanıştırır. Dost odur ki sende var olanı sana
gösterir. İşte seyret sen o göz ile alemleri, her alem bir elbise giydirir
sana, salar seni o alemden o aleme. İlahi sırdır bilene, bu sırrı ifşa
edersen gönül makamın kapanır gelenlere, özeldir bilinsin sevgi ile
geceler güne girsin.
Gökteki her yıldız bir yaratılanın üzerindedir, sahip olduğun güzellikleri,
bu hikmet hep bilenindir, öfkeyi atın bırak yapanda kalsın kin senden
beri dursun ahlaklanmayı örnek almalısın, kimden dediğinde elbet elçisi
olan Muhammed dendir bunu bilmelisin. Dostun gönlü ayandır dosta, ona
beyan edilmez, sırdır görene böylelikle tanıtır dostunu rabbim sizlere, bir
hayır gelirse getirir senin dizine, eğer şer ise uzak tutar kaptan olur
sizlere. Hayırdır günler hayırdır gelecek, geceler de hayırdır, gün ışığında
hayır ile gelecek. Sağına yat “Allah” de kalp atışlarınla onu birle,
“Allah”ıma emanet olunuz.
La ilahe illallah Muhammed resulallah
Selam olsun
f.ü; ashab suresinde “Allah” sorumluluğu sema ya ve dağlara verdi onlar
kabul etmediler, sadece insanoğlu kabul etti diyor. İnsan oğlu bunu
neden kabul etti?
g.s; donanıma sahip olduğu için, bütün donanımlara dağlar değil
insanoğlu sahiptir, onu insanoğlunun kaldırabileceği bilincindedir, acıya
dayanıklıdır, tatlıya dayanıklıdır, öyle donatıldı öyle uyarlandı, o yükü
dağlar kaldıramazdı insan oğluna verdi, kaldırabileceğini nefhetti
unutmayın sahip olduğunuz güzelliği daima koruyun, ilahi bilgilerin
ışığında yürüyün, sakın çizginizden çıkmayın dosdoğru olun. Geçiş anı
geldiğinde şaşkınlık yaratmayın, bu bilince sahip olan insanlar, gideceği
yeri önceden bilenlerdir bunu unutmayın, bilinçle gitmek var bilinçsiz
gitmek var. O kapıyı bilinçli kişiler açacak unutmayın, ilahi bilgilerin
ışığında yürüyün, dünyevi konulardan mümkün olduğu kadar kaçın,
gölge düşmesin, ruhunuza gölge düşmesin, ışığı karartacak hiçbir
düşünce olmasın rabbime sığının, her karanlık düşüncenin arkasından
ona sığının, sizi aydınlığa çıkaracak tek güç rabbimdir. Onunla olmayı
dileyin, ona ulaşmayı dileyin, ölmeden önce ölmeyi dileyin.
f.ü; biraz önce bizden istenen bahsedilen çalışmaların başlangıcı mı?
g.s; başlandı, içlerinize verilecek, yazılarda birçok görevler verildi,
devrede olması gereken görevler, inşallah mezun mertebesine
geçersiniz.
Amin, allahuekber, allahuekber, allahuekber,
Zikirleri çoğaltın çoğaltın.
Dua;
Allah”ım senden geldik seninle bir olduk, seninle sana dönmeyi nasip et
bizlere, açılan sofrada, yediğimiz içtiğimiz nimetli sözleri duyduğumuz
işittiğimiz, her güzel bilgi için eyleme geçmemize, tarafından yardımcı ol
bizlere, hak hak sözleri ile, kul hak iştiyakı ile yardımcı ol kuvvet ve güç
ver “Allah”ım, her zorluğu seninle yenmeyi bize nasip et “Allah”ım,
ülkemize selamet refah nasip et “Allah”ım, barış içinde yaşamayı sen
bizlere nasip et “Allah”ım, bütün evrene duyuralım seslerimizi, kavgalar
dursun barışlar yükselsin, ilahi nispetinde ser ve sevgini nasip et
“Allah”ım.
b.e; beyaz bulut çalışma ile mi ilgiliydi?
g.s; bu yorumu sen nasıl yaptın? O çok önemli bulut nereden göründü
sana? Yerden mi? Gökten mi? O ilahi ses yücenin emrinden. Bulut ne
getirir rahmetini getirir. Bu rahmeti düşünerek hareket edin. Her
vazifenin ardından ilahi rahmet gelir, ama beklemeden yap, bunu
yapayım da bana da bir şeyler gelsin, hiçbir şey bekleme o sana
ayıracağını ayırmıştır. Ne zaman? Elbet ezelde. İlahi takdir ne
emrediyorsa boynumuz kıldan incedir, onunla yürümeyi nasip et
“Allah”ım diyelim. Yapacağımız her işi biz bulamaz isek ne olur yardım et
de önümüze ser diyelim. Amin,amin amin.
Bedenlerimize güç ver “Allah”ım ruhlarımızın önünü kapatacak
karanlıkları sen yardım et işimizi kolayla “Allah”ım. Hasta kardeşlerime
acil şifalar ver “Allah”ım. Hekimlerin elleri üzerinde senin elin olsun
rabbim. Sen yardım et onlara, zorluk içinde olan kardeşlerime yardım et
“Allah”ım. Hayatlarının çok güzel geçmesi için önce yuvalarında huzur
ver “Allah”ım. Senin gücün her şeye yeter, olmazı olduran sensin
“Allah”ım kardeşlerimin sıkıntılarını al, barış içinde olmalarını nasip et
“Allah”ım.
Amin.amin.
Nefsinize zulüm etmeyin ne demektir bana anlatır mısınız?
Nefsin her istediğini yapmak ona zulümdür.
Her şeyin karşısında delil beklemeyin, her şeyin karşısında delil olmazsa
olmaz demeyin, bırak ister göstersin ister göstermesin ona aittir, madem
ki her şeyin tasarrufu yücededir, o isterse nişanı verir isterse delili
gösterir. Siz bol bol zikredin, hizmet edin gönüllerinizin sesini dinleyin.
Çok geniş düşünün çok, yüreğinizi öyle bir açın ki her var edilen orada
olsun, hoşça kalın bu gece uzun olacak, bu gece uzun. Hoşça kalın.
Bulduk gönül dostunu açtı yüreğini bizde verelim bitmesin dedik. Gavs
erenler, aktif veliler, bunlarla bağlanırsa insanoğlu halka tamamlanır.
Sen yeter ki girmek iste o halkanın içine, tut onların elini sahip ol sana
verilen emaneti iyi koru. Öyle bir cevher var ki sizde o cevherin işleyişe
geçmesi gerekli, bırakın yayılsın kollara ayrılsın, her biri deryaya
varıştadır bunu bilin, açın yüreğinizi açın çok geniş düşünün. Alemleri
sığdırın oraya, hele bir sığdırmayı bilebilirsen konuşan sen değil O olur
O. Sözlerin bile makamları vardır mertebeleri vardır. Bir muhabbete
dalınca içinde zevk oluşuyorsa güzel bir mertebedendir bunu hissedin.
Bazen ben bilirim deyip de ağzını açıp gözünü yumanlar var ya, onlar hiç
tesir etmez yüreğine onları dinlemeyin. Mürşidim diye geçinenler sadece
topladıklarının cebini düşünenlere inanmayın. Uzak durun onlardan,
zavallıdır onlar zavallı. Açın yüreğinizi unutmayın, çık evinin dışına aç
ellerini yüceye doldur içine manevi rahmeti, bak, bir yıldız sana işaret
eder, ay güneş seni görür, buna melekler tanık olur, hisset içinde var
olduğu bilincinde yaşa, yaşa bak neler göreceksin. İnzivaya çekilmek
bunlardan uzak kalmak demek değildir, sır içinde sırrı yaşamak iki o bir
olmak demektir. Haydi hoş olun hoşça kalın, bu gece uzun olacak sorun
soracağınızı deyip bizler hazır olalım, yanınızda yer alır gönüllere
kazınırız.
r.ç; bu gecenin uzun olmasından kasıt nedir.
g.s; açıldı gönül doldu ilahi rahmet doldurun kaplarınızı, boşaltın eskileri
yeniler gelsin, sizde coşun sizde coşun bu gece uzun olacak. Sizlerle
çalışma başlatılacak elbet uzun olacak, niye açın elinizi doldurun içinize
ilahi rahmeti dediğimiz bundandır bilinsin. Boş söz etmeyiz sakınırız.
“Allah”ımın izni ile sizlere huzur vermeyi dileriz. Amin
allahuekber her sözde allahuekber demeliyiz iki sohbet üç allahuekber
zikir verebilirmisiniz
sayıya tabi olmayın bol bol çekin
önce Allah
tövbe estağfurullah
la ilahe illallah
ille Allah hu
hu deryasına dalın
uyandırın içinizi uyandırın
Selam olsun
22.09.2011
gr. Hn.
“Allah”ım gelişim ile gideceğime hak adına yaptığım sözleşmede, o ahdin
bilincinde olmamı o bilinç ile ademden aleme gezip de imtihan sahasına
koşmamı, o sahada sana nasıl yöneleceğimi bilmek istediğimi sana
malumdur “Allah”ım. “Allah” dedik ya durduk ya divanına, elimizin tersi
ile ittik dünya halini bir kenara. Allahu ekber dedik sonra elleri
göğsümüzde bağladık, rahmanın sevgisinin bolluğu içinde, rahman
suretinin zuhuru içinde, ona yönelen kullarından olmayı bize de nasip et
dedik duamızı ettik. Belki sırdır belki sırdan da öte sırdır bunu bilemezsin
çünkü kulsun, öyle bir şuur açılacak ki o bilinçte olanı olmayanı gerçekle
yüz yüze getirecek. Ne zaman diye sorar isen açılım başladı görülecek,
her dikilen küçük fidan da olsa toprağa sımsıkı yapışıp gölgesini ve
meyvesini verecek. Hiçbir emek karşılıksız kalmayacak, bu uğurda
harcanan zamanlar, bu uğurda sarf edilen emekler, maddi manevi
hizmetler asla karşılıksız kalmayacak. Ne verdinse kat kat geçecek eline,
yüzün hep gülsün ağlayan gözleri silen olasın. Huşu içinde ağlamaktan
değildir sözüm, çaresizlikten ağlayanların gözyaşını silen olasın. Geçtik
zevki sefasından belirledik hedefi, seçtik yolumuzu daha nice nice yollar
seçilecek, öyle yollar var ki kollara ayrılmış, veliler her ayrıntıda
bekleyecek. Sade insan olun şekilden uzak özünüzle davranın,
davranışlarınızı hak adına, hak adına devreye geçirin, bilsen de bilmesen
de “Allah”ım dedikte sana yönünü gösterir, sakın ona şüphe etme öyle
sarıl ki ona, çare o kurtuluş o çözüm o. Hayırla açtığın günü hayırsızlıkla
kapayan oldu mu niyetler fiillerin öncüsüdür, dar görüşlüler için değil
çok geniş görüşlüler için bu öğretiler verilir. Mideyi tıka basa doldurma
sarhoşluktur bunu sakın unutma, hiç yememekte deliliktir bunu da
unutma, orta halli yemelisin orta halli uyumalısın her şey kontrol altında
oldu mu sana zahmet az olur. Vuslat gerek bize vuslat ….kından vuslata
koşuş gerek, kaynağı bulduk bu kaynaktan rahmet beklemekteyiz, bu
inançtayız gelecek rahmette bir çok açılımlar uyanışlar bir çok hazırlıklar
tamam olur, işte bunu beklemekteyiz. Sorun diyelim ötenin ötesine
geçelim, madem açtık perdeyi çok şeyi ifşa edelim. Zeval yoktur bu işte,
hesapsız gidişe dilersen dur de, her şey ölçü içinde ise, rabbimden aldı
isen izni yürü git melekler senin peşinde. Korkuları sil korkular zulmettir,
cesaretlen “Allah” için onunla olduğunu sakın unutma öyle bir şevkle
aşkla sarıl ki ona onda o olmayı bil o ol. Gerçek budur gerçek seni ona
yaklaştıran onunla kavuşturandır, araç değil amaçtır yalan değil
gerçektir.
Kimden gelir bilinmez sır içinde gizlidir dile gelmez.
Bire verdim sözümü, o birden gelecek ilahi emir izni, ne soy ile ne sop ile
tanınmayı iste, sade kimliğin olsun onu da kimseye belli etme. “Allah”ım
hepinizden razı olsun, üç günün ötesine dualar ile katılım olsun. Üç
günün ötesine. Zanların çoğundan kaçınmalı, eğer hayır var ise onu
ondan ayırıp zandan kurtulmalı. Bilen bilmeyene desin sözler hikayeden
ibaret değil önce bunu bilmeli. Satır satır gelecek bu ara hızlandık
sizlerden de bu istenecek. “Allah”ıma emanet olunuz.
La ilahe illallah muhammeden resul Allah.
Bir zikir yapalım birlikte olup da seslerin ötesine varalım.
Bu yola baş koyan her kulun seyir izni “Allah” dan gelir, seyir izni bu öyle
bir hazırlanıştır ki sizi kemale vardırır, şimdi seyir izni alınmışken yollara
da çıkılmışken bunun üzerinde duralım.
Seyir hazırlığına girdiniz bunun için hazır olmayı biz sizden istedik her
dostlar için aynı şey mi diye sorarsan evet diyemeyeceğim. Kimin önde
kimin arkada olduğunu ancak rabbim bilir, kul gerçeği ile kendi tanışır.
Öyle bir çekilme vardır ki hep deriz yinede diyelim, istidat ve kabiliyet
seni o yöne çeker, istidadın hangi yönde gelişmiş ise tecelli yat orada
zuhur eder. Azda olsa anladınız umarım, nereye çekiliyorsan o yönde
görevin hazırdır diyelim. Çeken kim çekilen kim, bunu sorma demem sırrı
çok fazla ifşa etmem ama yine de bir ip ucu size vereyim derim. Çeken o
çekilen o hepsi bundan ibaret, yok sen ben ikilikten öte bir tek o var
bende onun içinde.
Kaygı tasa olmasın çok önemliymiş gibi sana da yük vurmasın, bırak
kaygıyı tasayı at bir kenara bir tek o var bana benden yakın de sarıl ona,
o teslimiyette mükemmeliyet var o teslimiyetin içinde seyri aşinalık var
her güzel şeyde bulduğun ondan sana senden onadır yük vurma omzuna
kaldır at bir kenara. Önemsiz olan yüktür omzuna koyduğun yüktür onu
taşıyan değildir. Öyle bir hale geldiniz yükleri önemli taşıyanı önemsiz
bildiniz. Bunu ayırt edin burada da zaaflar ön planda tutulur. Eyvallah
muradımız hiçliktir ama kulun yükünü de yük etmek hiç de doğru
değildir.
Hoşça kalın Allah deyin onda olun.
n.e; yüreğinizi öyle bir açın ki her var edilen orada olsun demiştiniz
g.s; o genişlik nasıl oluşur bilir misin evlat her var edileni sevdikçe, hoş
gördükçe, içinde bir şeylerin büyüdüğünü hissedersin.
n.e; bütün olay orada başlıyor herhalde, herkesin birbirini hoş görmesi
ile.
g.s; yaa her kes birbirini hoş görecek, geçmişte her ne olursa olsun, ne
yaşandıysa bir kenara bırakıp yön çizilecek, (b.e;öfke yok kin yok) öfke
duyulmasın kime öfke duyuyorsun ki yüceye mi? Karşındaki kimin ne
olduğunu biliyor musun? O kim yücenin parçası, önemsiz diye bir şey
yok. Bunu unutmayın.
N,e; herkesi olduğu gibi kabul etmek.
g.s; kabul edip sarabiliyorsan, sevebiliyorsan herkesimi? Evet herkesi
her kesi her şeyi işte koşulsuz denge budur. Birde yüceden sana
yansıyan ilahi tecelli yat var. O tecelli yatın oluştuğunda ortaya çıkan
sana vücut bulduran bir zuhurat var. Zaten onlarla yüzleştiğinizde dünya
yükü yük gelmez ki size. Sana el kaldıranın elini öpersin kin girmiş nefret
bitmiş işte hiçlik makamı budur.
n.e; hazırlığın birinci aşaması bunun gibi bir şey mi?
g.s; eyvallah
n.e; önce oradan başlamak lazım çünkü.
g.s; başlayın başlayın
b.e; onun için mi bize “Allah”ı seviyor musunuz? Diye sormuştunuz
g.s; evin kızına soralım sen “Allah”ı seviyor musun?
B: evet
g.s; peki “Allah” seni seviyor mu?
B; evet
g.s; eminsin?
B; evet
g.s; bundan nasıl emin oldun?
B: sık sık sesini duyduğumda bana cevap verdiğini hissettim.
g.s; sevgi ile kal
biz esfelin safiline atılırken, o kadar çok makam gezdik ki, alem gezdik ki
her gittiğimiz alemde bir elbise giydik. Türlü çeşit, çünkü o alemin
sembolü idi simgesi idi, o alemin adını taşıyan mertebesini taşıyan bir
elbise idi. Elbise sıfatı giydik sonra oradan başka bir aleme geçtik,
resmen atıldık istenmedik gibi, aslında bilerek isteyerek atıldık. Çünkü
öyle bir ahit yaptık ki “Allah”ım seni hiçbir yerde unutmayacağız dedik.
Biz seni bilemedik diye bilerek atıldık, şimdi tekrar “Allah”a rücu etmek
kaldı. İşte yaptığınız iş bu öğretiler bu yönde. Şimdi her mertebede yeni
bir elbise, manevi elbiseden bahsediyorum. Seyir ve davranışlarınız
vücut bulduruyor, o vücudu sizler tamamlayacaksınız. Her
davranışlarınız her fiil ve niyetleriniz oluşumlarınız, günah ve
sevaplarınız orada bir vücut. Daha öğrenecek çok şey var çok. Bırakın
seni beni bırakın ikide olmayı bir tek o var ona varmaya bakın, ölmeden
önce ölün.
b.e; onun için mi bize sünnet i çalıştırdınız?
g.s; yaa sünnet, “Allah”ın sünnetleri ne yere sığar ne göğe sığar.
Hepinizin çalışmasını istiyoruz.
La ilahe illallah Muhammed ül resulullah
“Allah”ım izinden çıkmamayı bize nasip et, bizi sana ulaştırmayacak
yollardan bizi koru “Allah”ım, sevdir yolunu sevdir hükmünü sevdir
bütün var edileni, her şey senin emanetindir “Allah”ım. Cümle alemi
koru, kavgaları barışla sonlandır “Allah”ım, sen koru ülkemizi
topraklarımızı kavgayı bitir sevgiyle görüştür karşılaştır “Allah”ım.
Selam olsun
23.09.2011
nc.a hanım
Dolup dolup boşalalım kabımızı oldukça geniş tutalım, ilahi hikmetin
kelamını kaplara doldurduğumuz gibi, bu hikmetten haberi olmayanlara
da dağıtalım. Gül misali olup kokumuzu dostlara duyuralım. Geldik
gidiyoruz söz verdik öze indirmeden işte buyuz diyoruz. Ya inkarda kal
ya ikrarda ol, ya şükrün yolunu seç ya küfürde kal. İlahi makam
kaplarınızın güzel bilgilerle dolmasını bekler. Doldurup taşıyanda var,
doldurup, doldurup da taşıran da var. Bir söz verdiğini unutma, verdiğin
söze vefa göster. Bir başlangıç yaşanacak siz böyle ağır ağır
olmamalısınız. Kolay değil kemale ermek sizler seçtiniz bizler demedik, o
halde tevekkel olup boyun eğmeliyiz. Hayatınızın bir çok alanlarında
farklı farklı yaşam oyunları oynarsınız, bu oyunların her biri seçmiş
olduğunuz menzillerdir, bunları unutmayın. Mutlaka bir gerekçe
göstermelisiniz, bugün gösteremediğini yarın huzuru mahşerde
göstereceksiniz bundan sakının derim. Kurana vakit daim olmalı,
ibadete, hak muhabbetine daim olmalı, dünyevi işlerinizden arta kalan
değil öncelik onlara tanınmalı.
Şikayetleri silmelisiniz, yaşamınızdan şikayet ettiğinizde bir bilseniz ne
büyük günahtasınız. Bilmediğiniz için belki affa uğrayabilirsiniz,
Ondan şikayetçi oluyorsunuz bunu biliyor musunuz? Bende derim ki ona
şikayetlerinizi bildirin ondan şikayetçi olmayın.
şikayetlerinizi ondan değil ona yapınız, çok önemlidir,
Yapılması gerekeni yapmıyorsunuz, evet yetmedi her şey kaderimdir
deyip kabullendiniz, her olayı da kadere mal ettiniz, kuranı okuyorsunuz
yazılanların da ne olduğunu az çok biliyorsunuz. Veysel im nasıl kavuştu
rabbine, onu kavuşturan davranışı neydi hiç bunu düşündünüz mü?
Bekledim ki bugün bunu söylersiniz diye
b.e; ben şöyle düşündüm hep önceliği dünyaya ve insanlara verdik
önceliği “Allah”ıma vermedik hiç.
g.s; onu da biliyoruz, evet çok kolay bir şey sadece ona dokundu onunla
“Allah”ı buldu. Uzun lafın kısası, tekrar ediyorum geldik gidiyoruz yol
çetindir bunu da biliyoruz, hazırsanız eyvallah deyin hazır değilseniz onu
da bize bildirin çok açık ve net. Üç günün ötesinde denildi her kes evinde
bu üç günün dışında yapılan ibadetlerde, içsel yolculuklarınızda
tefekkürünüzde bakalım neler görünecek, nelere tanık olacaksınız bu
başlangıç.
çocuklarınız diyoruz evet çocuklarınızı sevmeyin demiyoruz, onlar
yücenin bizlere gönderdiği birer hediye emanet, onu korumamız
isteniyor eyvallah, onları heba edin itin kakın sevmeyin eziyet edin
denmiyor, ama taparcasına sevmek her şeyin önünde çocuklarınız
geliyorsa bu yol yol değildir
Ağzınız ile kuş tutsanız, ilahi mekandan ilahi rahmeti size sunsalar,
elinizden hiç biri o rahmete sahip çıkmaz bunu unutmayın,
Selçuk ta bir mekan lazım, toplantı mekanı, kalıcı mekan geçici değil.
Sizlerden bir faaliyet göreyim oraya gidecek gidemeyecekler için
düşünceler oluşturulacak birlikte karar verilecek, o hazırlığı yapan
insanlar bizimle birlikte olacak.
b.e; nasıl bir hazırlık?
g.s; bak ufak ufak veriyoruz. Zaaflardan affetmelerden başladık.
n.a; zaten orada da bir grup var, oradaki insanlar da bizimle beraber
olacak dediğinize göre orada da bize benzer bir grup var onları bulmamız
gerekiyor.
g.s; hepsi olacak taşlar yerine oturur yeter ki o içsel hazırlık sizde
görülsün. Yeter ki o içsel hazırlık tamamlansın. Ciddiyet şart konuşmaları
yaparken çok iyi düşünmelisiniz, konuşmadan öncede düşünmelisiniz.
Hele bu celselerin edebine adabına uymak zorundasınız. Çaylarınızı
içerken bile şekerlerini başka yerde karıştırmalısınız. Keyif verici
şeylerden uzaklaşmadıkça bu yolda haz bulunmaz. Dünyevi keyifler
insanı zaafa sürükler bunu anlamış olmalıydınız.
f.ü; Selçuk mekan olarak mahal olarak çalışmalarımız için uygun bir yer
olarak mı seçildi?
g.s; sır sizdeki hazırlığı görelim hepsi hazırlanacak, ne biliyorsun
hazırlanmadığını biraz hareket edin koşuşturun hizmet aşkı için
koşuşturun.
Eyvallah.
ZAAFLAR
ZAHİRİ-DÜNYEVİ;BİTMEK TÜKENMEK BİLMEYEN DÜNYEVİ İSTEKLER
BENİMSEDİĞİN ÖNEMSEDİĞİN SAHİP OLDUĞUN ELİNDEN ÇIKMASINI
İSTEMEDİĞİN ADINADA ÖZEL KOYDUĞUN.
BATINİ; ZATA AİT İLAHİ BİLGİLERDİR.
Selam olsun, selam olsun
Yol azığı hazır bulunsun, verdik selamı koşa gel, davet ettik canları ille
bu meydan dedik çıkıver. Ne şan ne şöhret yaraşmaz bize, kaldık ya bir
başına etrafımızda kalmaz uğraşacak kimse. Hele bir teslim ol da gör,
tevekkel olmak neymiş ben sorayım sen söyle, hayatınızı bir girdap içine
sığdırmayın, girdabın dışında hak adına hoşça kararlar alın. Veysel in
halini örnek verdik, daha bir çok velilerin örneklenecek halleri vardır,
onlarda tek tek beyan edilecek. Veysel ana sevgisi ile buldu rabbini
unutmayın ana sevgisi ile.
BUNDAN BÖYLE SEVMEDİKLERİNİZİ SEVMEYE ÇALIŞACAKSINIZ İLK
DERS BU, baştan dedik ama kimse ben bunu sevmiyorum deyip dile
getirmedi. Her yardımın arkasında mutlaka o kul için bir kurtuluş
hazırlanmıştır bunları görmelisiniz. Bunlardan bir haber yaşarsanız,
nerde kaldı aldığınız ders, nerde kaldı konuştuğunuz verdiğiniz sözler.
Sebeplere dayalıdır nefes alışınız, hiçbiri sebepsiz değildir bunların
neticesi görülecek o sebeplere ihtiyaç vardır. Ne ektin ne biçersin neyi
söyledin o sana ne dedi kendi eserindi sana geri döndü. İşte bunları
bilmelisiniz, uyanık olacaksınız hareketleriniz kısıtlı, ağır değil çok çevik
hareketli aktif olacaksınız. Düşünülmesi gerekeni önce düşünüp sonra
dile vermelisiniz.
Yuva yuva olur içinde gezenler hoş oldukça. Yuva yuvalıktan çıkar
bozkıra döner içinde gezenler kavgalı oldukça.
Kendinize laf söyletmeyin kendinize laf getirmeyin.
Hoşça kalın.
La ilahe illallah Muhammed en resulullah.
b.e; ben “Allah”ın sünnetini biraz öğrenmek istiyorum.
g.s; dedik ya “Allah”ın sünneti sınırlı değil, kainata sığmaz öyledir ki
onların her biri sizde mevcut. (peygamberimizin sünneti; sadece
“Allah”ımın yap dediğini yapmak, yapma dediğini yapmamaktır.) onun
hal ve gidişi onun halini örnek almak onun sünnetini örnek almaktır.
n.e; biz hep peygamberimizin halini sünnet olarak görüp örnek almaya
çalışıyorduk.
g.s; bilmiyordunuz şimdi öğrendiniz.
Sünnetullah ı verdik yıllar önce hatırlamadınız mı öğrenmeniz gerekeni o
zaman öğrenmeliydiniz, bugün bunun şaşkınlığını yaşamazdınız.
Bir dost gelecek soframıza
n.e; şimdi biz “Allah”ımın farzı, “Allah”ımızın sünneti yada
peygamberimizin sünneti diye ayırıyorduk.
g.s; şimdi şunu söyleyeyim mi bunun tek yolunu, kuran ın tamamı. Halini
kuran ahlakı ile hal buldurursan onun sünnetine rıza göstermiş olursun.
Hepinizi “Allah”a emanet ediyorum.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH.
Selam olsun
30.09.2011
nr.hn
Geliş için verdim sözümü, koydular dengeyi seçim sana aittir dediler, bu
yolla öğrenmemi bu yolla ona dönmemizi bildirdiler. Her sorunun mutlak
bir cevabı vardır, soru sormayı önce öğrenmek gerek. Verdiğimiz ahde
dünya için geçerlidir, ahret için ise biçerlidir. Ahde vefa göstermek
kulluğun icabıdır, gel gel dost şevk-i alemde olalım, bu virane gönülleri
onarıp da kotaralım, sevgi bütünlüğü içinde aşka dönüş yapalım. O ölçü
içinde hak ile bir olalım. Birde ol kalma ikide, nefsin her istediğini verip
de gösterme zulüm, bir kararda dur. Şeraitsiz hak yolu bulunmaz,
hakikat ilmi olmadan, dünya ilminden mahşerde hesap sorulmaz. Ayrı
değil bütünüz, ayrılmak değil muradımız, onun tarafından kayrılmaktır
muradımız. Üç beş söz ile kuruluverir hak sofrası, oluştu ise haktan
Muhammet den muhabbet, tecelli geçmiştir zuhura buna hamd et şükret.
Makamı ilahi yedendir sözler neden görmez onu bu baş gözler. Zevk
nedir şevk nedir bilir misin? Dünyaya bağlanan her güzel şeyin sonu
hüsrandır hüsran. Yazmış kaderi, kiminle ne ile, kul işbirliği içinde,
dönüp kime öfkelenirsin, kimden murad alır, kime ne söylersin, her şeye
hayırdır deyip baktığında, şerler hayra dönüşür, buna iman ile
inanmalısın. Selam olsun, selam olsun.
Bektaşi sözü aldı, Veysel im ile sohbete daldı. İnsanın var edilişinin ilahi
sırrından mevzuu açtı, öyle bir dalış oldu ki, ilahi deryanın mazhariyeti
ile gönüllerde bir çok sırlar ifşa oldu. Seyreyledim alemi, dediler ki hangi
alemden söz edersin, varlığın alemdir senin. Onun manasına erenler,
hakikatin ta kendisidir. Bir söz söylesem haktan yana, küfürden dönen
halk, olur şükür ile yan yana. Hacı Bektaşi nin sözüdür, önce bileceksin
aynel yakın meratibinden, sonra göreceksin ilmel yakın meratibinden,
sonra bulacaksın hakkel yakın meratibinden. İnsan-ı kamil vasfı
beyandır. Varlığı ise veliye ayandır dedi, Bektaş-ı veli sözün özünü verdi.
Bilgin yeterli ise sakin bir dille gülümseyerek anlat ver dileyene, birde
delil beklenirse senden, işaret et kurana, her biri ayrı delildir de göster.
Bilgin yeterli değilse, kulaktan dolma ise, suskun ol açma dilini ağzını.
Her sohbetin bir makamı bir bilinç düzeyi bir şuuru vardır. Sohbeti
edenden anlaşılır o kişinin hangi halde olduğu. Hangi kürsüden verdiği
bilinir, çok hassas konulardır, bunlar bilinmeli dedi gecenizi hayırladı.
Allahıma emanet olunuz.
La ilahe illallah Muhammed resulullah
Her birinize söylüyorum hızlanın hızlanın hızlanın. Allah ım sizleri
korusun, sevdiği ayrıldığı kullarından eylesin, sizlere selamlar getirdim
hoş olun.
Hayırlara gidin hayırları bekleyin, hayır eşiğinde oluşun hayır eşiğinde.
La ilahe illallah Muhammed resulullah
Selam olsun
07.10 2011 ülk.
Geldik dost yuvasına, oturacağız el ele mekanın ortasında. Elleri açıp da
bekleyeceğiz, ilmi hal isteriz nasip et rabbim diyeceğiz.gün güne
bağlansın aldığın her nefes onun dışına çıkmasın. Şekva dan uzak
kalalım şekva şikayettir kadere isyandır, önce teslim olmalıyız, teslimiz
ya rab dediğimizde alıcı asker edası ile verileni şeksiz almalıyız. Alemde
her şey bir şeyleri çekmededir, küfür içinde olan kafiri çeker, doğruluk
içinde olan ise Müslüman ı çeker. İster demir ol ister mıknatıs, ne
olursan ol önemli mi? mıknatıs demire yeter, hele bir bak neler
çekilmekte. Çekim çekim derler çekilenle çekeni bir görmezler, oysa aynı
haldedirler. Bağlandığınız makama bulunduğunuz hale, alıştığınız
kaynağa hamd edip, sizin yanınızda olanlar ile, birlik od unu yakacağız.
Zeval vermez vebal de denmez, “Allah”ın ilminin gereğidir asla boyun
kaldırılmaz, eğdik boynu şükür dedik halimize, hamd ettik eğildik eşiğe
destur istedik destur. Davet edildik elhamdürüllah, su başına vardık da
yunduk yıkandık arındık elhamdürüllah. Birlik adına destanlar yazılır,
birlik adına nice nice işler oluma hazırlanır. Sen kendini bildi isen, yolun
eğrimi doğrumu bunu fark etti isen, köprüden kolay geçilir. El el ile
birlenirde zahmetsiz ileriye gidiliverir. Dedik her söz makamına göredir,
sesleri düşün hangi sesi çekiyorsan, gönlünde boş yer bulundu ise o ses
orada oluşur. Alemlerin ilahi sırrı çözülesi değil ki çözelim, gün gece
geçerde ömürler biter, o sır perdeleri kolay açılası değil. Sıkıntıya
eyvallah diyebiliyor isen, her gelen musibete ya sabır diyebiliyor isen,
ezaya cefaya katlanabiliyor isen, yoldan engelin kalkar geçiş kolay olur.
Rabbim kulunu hırpalayarak sever, bana sevgisi dosdoğrumudur der,
kulunu sınarda sınar. Ne yaparsanız yapın kendinize asla paye vermeyin,
ben bu makamdayım ben bu mertebedeyim, maazallah bundan “Allah”a
sığının. (Ben şunu yapıyorum ben bunu yapıyorum), bu sözler küfre
işarettir, hiç olduğunuzu, hiçliğe soyunduğunuzu hiç unutmayın. Hiçsiniz
tabii ki, bu bilinçte olmalıyız yol bununla açılır kıdem bununla alınır,
konuş konuşabildiğin kadar, sadece sana yorgunluğu kalır. Hal ehli ille
hal ehli, rabbimin ilmi alemleri kuşatmıştır. O ilmin içinde varlığının
manasını çözmek sana Murat edilmiştir, çöz hadi bakalım, hakikatini bul
önce kendini sonra rabbini bul. Sende ne cevherler olduğunu sakın
unutma. Ben böyle cevherlerle donanmışım, deyip de paye verme. İlahi
kudretin ol demesi ile, varlığı zuhur ettiren yüce rabbim, hem çıkarır
yücelere hem oradan atar yerin dibine.
Bıraktık şanı şöhreti, kurmayız sohbeti bize yar gerek yar ile muhabbet
oluş gerek. Buna amadeyiz buna aşinayız. Gayrı tamahın olmasın
dünyadan yana, bak gör halini rüsvaylık sana, hırsını bırak bir kenara,
küs durma barış her zerrenle, sen kendine kendin her şeye lazım, bunu
sakın unutma. Adım attı isen geri çekilme, çünkü ahde vefa böyle
gösterilmez, bu yola çağırıldınız ise boyun eğip beklemelisiniz, kendinizi
bir hale sokup bedenlerinizi değiştirmelisiniz. Allah”a emanet olunuz.
“Allah”ım senden geldik seninle bir olduk, seninle sana dönmemizi nasip
et ya ya rabbim, dünya ve ahret için hizmetlerimizi sen boşa çıkartma ya
rabbim. Adilane sen ölçüp biçensin her şeyi bilen gören işitensin ya
rabbim. Senin adına zikir yaptık senin adına toplandık, sen bu
toplantımızı hayırlara vesile et ya rabbim, nerede lazım isek orada
olmamızı sen bize nasip et içimize dürtülerle bunu belirt ya rabbim.
Henüz nefsi emareyi geçemedik, bocalayıp duruyoruz sen bize yardım et
ya rabbim. Amin amin.
Bismillahi birsin dediler,
Her derde deva sensin dediler,
İsmi celilen(büyük,ulu) için bir aradayız,
Sen bizi gör ya rabbim sana sığınırız.
2.bölüm
Gül vardır çeker seni,
Vardır dikeni iter seni,
Gül solar yok olur dalı ve dikeni kalır.
Gidene mi ağlarsın kalana mı ağlarsın? Dikeni gülü korumak içindir, o
güzelliğe erişmek, o dikenli yollardan geçmek le mümkün. Sevgide olun,
ilahi aşkı sessizlikte içinizin sesini duyarak yaşayın. Sen o aşkı
yaşamıyor isen aşktan söz etmen beyhude olur. İlahi muhabbetin ne tadı
alınır ne onda huşu bulunur, güle yetişmek kolay değil, gül de olmak
seyri sülük yoludur, insan-ı kamilin vuslatıdır. Dikeni dünyadır gülü
mana, “Allah”ım kainatta ne yaratmış ise bedenlerinizde hepsi
mevcuttur. Gülde var dikende, taş da var toprak da, ağaç da var çiçek de,
nefret de var sevgi de. Sen bul birini onunla yaşa, o seni götürür
rabbimin gösterdiği menzile. Sorma niçin diye zaman kaybıdır kul için.
Sormak şirktir bunu da bilin. Şikayet şikayet dersiniz bedeninizin oluşu
şikayet değil mi? Başın ağrır şikayet, karnın ağrır şikayettesin, ah uh
derde şikayet edersin, dön içine bir bak, neleri hallettin neleri reddettin.
İlahi makamda var oluş nedenini sorsalar bile sana, şikayet etmekten
diyemez hale gelirsin. O bütünün parçaları olduğunu, bazen unutur
bazen toparlamaya çalışırsın. Dedik ya kır aynayı bak her yerde o var her
parçasında onu görürsün. Sen seni bilmelisin her yüze güleni de içine
dön sor hali nicedir. Yavrum yavrum dediğiniz, yüzüne hep gülücükler
verdiğiniz, gördüğünüz yüz değil arkasıdır bunu bilin, o da dünya gibi
vefasızdır. Fazla bağlanmayın dediğimiz yalan değil gerçektir. Bir tek
sana vefa gösteren seni var edendir. Her anı hicap perdesi altında
düşünmelisin, asla hicabın önüne geçmemelisin, edep ve ahlak senin
kaftanın olmalı. Haydi eyvallah, sohbet böyle akıp gider güne geceye
sırları açalım desek de yetmez. Hoşça kalın birlik adına “Allah” adına her
şeye eyvallah eyvallah.
Tevhidin kulpuna sarılın, tevhidin nefesini yad edin, onunla dolun onunla
boşalın haydi eyvallah.
Hicap; utanma sıkılma
Rüsva; rezil itibarsız haysiyetsiz.
Selam olsun
14.10.2011
nc.an
Yol çetindir bilene, uyumlu kulu hak için her canla elleri birleyene. Selam
veririz gönülden selamları da alırız. Bir söz yok ki duyulmasın, bir seyir
yok ki gözler önüne serilmesin, bir feryat yok ki kulağa gelmesin. Gönül
öyle muhteşem bir makam üzerindedir ki, oradan ne alırsa alsın ilahi pay
edilir her uzva. Dalar gönül deryasına da neler öğrenmişim der açar o an
gönlü duaya. Hızır aleyhi selam şahın gemisini kırıp döktü, elinden
almasınlar, işe yaramaz sanılsın diye, kırıp dökülmeden kendini
kurtarmış oldu gemi. Niye bizler kırıldığımızda neden eyvah deriz,
ağzımızı açar gözleri yumarız, bilsek ki o kırılmada vardır kurtuluş, o
dökülmede vardır ona varış, hangi surede olduğunu söyler misiniz? bu
söylediğim ayettir, hangi surenin ayetidir? Sordum sizlere. Ashab-ı Kehf
(mağara arkadaşları) Kehf suresinde Musa ile Hızır ın yolculuğunda
hatırladınız inşallah, ne dedi Musa ne olur beni de götür senden
öğreneceklerim var, Hızır aleyhi selam ne dedi sen bana dayanamazsın,
sen benimle yola çıkamazsın, söz verdi ama Hızır ın her yaptığı davranış
ona şer geldi. Her defasında Musa aleyhi selam sen çok yanlış yaptın
deyip onu uyardı. Bilmezdi ki ilahi hikmetin hükmü gereğince işleyişte
her yaptığı davranış.
Şimdi bu olayı kendinize mal edin derken, nereden başlarsınız.
Bir soru sizlere, bu hadiseyi kendi bedeninizde yaşadığınızda, okumanız
lazım bunu okuyup haftaya bu dersi sizin ağzınızdan duymam lazım.
Çalışmanın bir parçası da bu. Burada kırılmaktan, paralanmaktan,
dökülmekten, ziyan olmaktan bahsediliyor, ama her kırılan dökülen
zarurete uğrayan insanın manevi kanalları bu yolla açılır. Bunu idrak
etmeniz gerekir. Bu da sizin ne kadar çok çalıştığınızı, ne kadar çok
kuran okuduğunuzu gösteriyor. Bir sure bitmeden iyice anlaşılamaz,
anlaşılır hale gelmeden diğerine geçmeyin. Hiçbir şey anlayamazsınız,
manevi yolların açılması bu vesile ile, bu hadiselerle meydana gelir.
Kalkan ettim rabbim dualarını, korumaya aldın vücudumu ruhumu, sen
bende ben sende dedim de hayıflanıp durdum halime, niye ben ben
dedim, önce bunu sorguladım dediler ki zaaf üzeresin, sen birde değil
hala ikidesin, hele ikiyi def et kal birde, aykırı değildir sözüm, haktan
doğrudur size söylediğim, bütüne hizmet bütüne hizmet der dururuz,
ayan olmalı, hizmet, hem halka açık hem halkta gizlenmeli. Neden öyle
oluyor dersen gizli olanın hikmeti büyüktür, aşikar olanın ise niyete göre
ölçülür, burada niyetin önemi nedir? Dersen, ola ki hiç hayır hizmet
etmemiş insan, bundan bir pay alır da oda zevkle şevkle yapar, “Allah”
ona da bu yolu nasip eder deyip, böyle bir niyet üzerine aşikar edersen,
bunda vebal yok sevap boldur.
Hak aşığı der ki; dostlar gönülde ağırlanır, sarayda konakta değil,
mekandan uzaktadır, yerlere göklere sığmaz, o sevgi gönülde ağırlanır.
Zati mutlak hakikatin ta kendisidir, o her şeyden münezzehtir. İlahi
planın bir parçası mutlak zat olana aittir. Beşeri hakikatin ne olduğunu
bilen, sırla mühürlenen, gönüllere ölçü koymadan seven, dostlara selam
der onları sevgi için ünler.
Haydi hoş olunuz üzerinde durunuz, kelam kelamı açar, gönle dokunan
kelam ise, tıkalı yolları açar. Sen seni bilmelisin, bilenle bilmeyeni aynı
kefeye koymayasın, bilgiye arif olmalısın, hizmete arif olmalısın, önce
kendine arif olmalısın, kendi hakikatine dönmelisin, manayı da bu yolla
çözmelisin, çalışma, çalışma, çalışma evet başlatılacak hazır olmanız
bekleniyor. Bu yollardan geçilecek, of yok her kes boynunu eğip vazifem
nedir diyecek, o vazifeye layık görülmeyen ayakkabıları kapıya dönük
konacak. Şimdi anlaşıldı mı haydi eyvallah.
Dost odur ki aldığını cümle ile paylaşan, dost odur ki sevgide hizmette
yarışan, dost odur ki bir kuru dalı toprağa dikip suyunu verip de “Allah”a
emanet eden. Her zerre buna vakıf olmalı, her zerre bu bilgilerin ışığında
nefes almalı. Tevhidin esasına varmadıkça bu bilgilerin sende onarımı
elbette zorlaşır. Önce tevhit, tevhidin esasına varalım, o deryada cümle
ile birlikte olalım, olalım ki derya incilerine sahip olunur. O incilerin her
biri binlere hitaptadır. Bu bilinç ile yaşayalım. Şimdi eyvallah
Çok disiplinli olun çok disiplinli, konuşmalarınızı ölçülü, ses tonlarınızı
ölçülü, buna riayet edin derim. Üzerinde durun.
Eyüp sultandır bilmelisin, hamim deyip de ona yüz sürmelisin. Her
ziyarette gözün yaşı ile ona dönmelisin. Eyüp sultandır yardımcın
bununla öğünmelisin. Haydi eyvallah, dostun ulusuyum.
Kandili yaktık gelen gelene, sesimizi yükselttik davet buraya, bir can
dost gelir dedik saldık haberi, hoş geldin diyelim. Hoş geldin n…. Efendi
hoş geldin.
Haberini aldık canlara duyurduk, bir dost gelir dedik. Hamini öğrenmek
diler misin?
Veysel im gelir söz ile, gönülden verir sözleri öz ile. Bir çıkın bir asa elde,
yüreği hak ile Muhammed de. Sarıl sarıl da oku, onunla yoğrul onunla ol
hal hoş, o versin şekli bekle o pişirsin seni, bulun o dilekte. Eyvallah,
eyvallah, eyvallah.
Hasbin Allah veli mel vekil.
Bundan sonra dost meclislerinde kapı çalındığında sizi karşılayanda,
elleri böyle (X) bağlamalı, buyur edilenlerde elleri böyle içeriye dalmalı.
Bu bir selamdır hak selamı, riayet edilmeli.
Dostun dosta duası abı hayattır, dostun hasma bedduası cehennem
azabıdır. Dikkat edin ne hasım olun nede dostluktan kaçının. Dosta dost
olmak haktandır, dost iken hasım olmak şeytandandır. Bunları bilin ağza
çirkin sözler almayın, hak muhabbeti edilir oraya şeytanı oturtmaktır.
Küfre dalmayın eyvallah, eyvallah, eyvallah.
Sınıf sınıf ayrılacaksınız, herkes verilen görevi yapmak zorunda kalacak,
görev hakkında taksimat yukarıdan yani bizden gelecek. Görevini
küçümsemek görevi ile büyüklenmek bunlardan asla asla. Niyetler sabit
kalacak bozulmayacak, aksi halde yol görünür bu bilince sahip olun.
“Allah”ım açtık sana ellerimizi duamızda sen varsın, niyazımızda hep
sensin. Yanlışlardan doğruya gitmeyi bizlere nasip et “Allah”ım. O güzel
hidayet dolu nurlu yolunu bize aç “Allah”ım. Amin. Sen zikrimizi kabul
eyle hatalarımızı af ve mağfiret eyle “Allah”ım, hastalara acil şifalar
ihsan eyle, acısı sızısı olanlara sen nefesinle şifa ver “Allah”ım. Onları
sana emanet ettik sen koru muhafaza et ya rabbim. Amin.
2.bölüm
Selam olsun,
Seyri sefer ile vahdetini yad edelim “Allah”ım, kesretinden vuslatını
toprak olmadan yaşayalım “Allah”ım. Sen bizleri var edensin ama
varlığımızla sevinmeyiz “Allah”ım, o varlık sana ait der, sende o varlığın
zuhurunu görmek isteriz “Allah”ım. Hiç unutmayız ki gölgeden ibaret
olduğumuzu, hiç unutmayız ki varlığımız senin varlığındır, boşlukta mıyız
hayır değil, bir hitap üzere durmaktayız. Planın gereği bu ise bunu
yaşamaktayız, dostu dost ile örnek verdik, dostu hasım ile bilgilendirdik,
bunlardan bir nebzede olsa paye edinelim, dileğimiz budur dedik. Kalıcı
bilgilerin eğitimi emek ile oluşur, niyetle fiille gelişir. Kalıcı olmasını
istiyor iseniz ciddi bir şekilde oturun deriz. Ciddiyetin olmadığı yerde
sonuç alınamaz bunu bildirelim istedik.
Selam olsun,
Gecenizi hayırlarız yarınlarınızın niyetleriniz ile vücut bulmasını
söyleyelim, o niyetlerin hayırda mı şerde mi olduğunu bilenlersiniz, ama
sizden önce siz o fiili işlemeden rabbimizin bilincindedir, önce bunu
bilmelisiniz. “Allah”ım nereye çekildiğinizin bilincinde, namazları eda
ederken sakın ola çabucak kılayım işime bakayım deyip namazı devreden
çıkarmayın. Her şeyin önceliğinde “Allah” için yapılan ibadete bütün var
edilenler suskun olmuştur, itirazsız kabul etmişlerdir bunlara çok özen
gösterin. Hayrı şerri bilmek ayrı, yaşamak daha da ayrı, bu bilinci
geliştirin, bedenin nelerden geçtiğini, hangi devrede hangi titreşime
yoğunlaştığını çok iyi bilmeniz gereklidir, hayırda mı şerde mi. Eğer hala
bunu anlamıyorsanız durup düşünmeniz gerekir. Şimdi bu yazıda bir
işaret var bunu bana söyleyebilir misiniz.
n.e; şer diye gördüklerimiz hayırdır.
n.ez; niyet ve bilincin rabbin bilincinde olması ve ondan utanç duymamız.
g.s; ne demiş velinin biri, ben edebi edepsizden öğrendim. Edepsizlik
olmasaydı edep zuhuratta olur muydu. (denge) tabii ki denge, her şey
öyle bir denge ve nizam içinde oluşmuş ki ben ne diyeyim yetersiz kalır.
Bir çok olaylara tanık olabilirsiniz, birçok şeylerle karşılaşabilirsiniz,
doğrusunu “Allah”ım bilir susmayı öğrenin susmayı öğrenin.
Sırlanmadıkça perde açılmaz önce bunu bilin, sır yoksa sende perde daha
da kalınlaşır önünde, PERDE nedir onu bana söyler
misiniz?(olumsuz,gözlerin görmemesi v.s)
g.s; “Allah” şeytan arası, erişilmez varlık seni “Allah”tan alıkoyan her
şey bir perdedir. Düşünceler bir perdedir, niyetler bir perdedir, uyum
uyumsuzluk perdedir, bunları çok ince eleyip sık dokumalısınız. Bir geçiş
dönemine girdiniz, bu süreci değerlendirmeden asla geçiş olamayacaktır.
Hazırlık bu yolda yapılması gerekir. Şimdi yazıda bir şeyi fark ettiniz mi?
Dedik, iki kişi veriyoruz, iki varlık bir arada önce o sonra ben
konuşuyoruz, bunları ayırt edebiliyor musunuz? Yok, bunları da
düşünmelisiniz.
Ben size soruyorum RUH kimindir? BEDEN kimin?
Ruh kimin? “Allah”ın
Gözler kimin? Kulak kimin? Kulak nerede bedenimde beden kimin ?
BENİM
şimdi anladınız mı? Benim dediğin her zerren her uzvun kimin? O nun
her şey “Allah”ın bana ait hiçbir şey yok dediğinde, şirkten uzaklaşırsın.
Benim, benim, benim dediğinde, size bir soru gelirse bunları bilmiş olun.
Çalışmalar bu şekilde devam edecek anlaşıldı mı? Biriniz “Allah”ın diyor
biriniz bizim diyor, şimdi kulak bizim olamaz kulak benim kulağım, şu
parmak uçlarınıza bir bakın kıvrımları değişik çizgileri değişik kılcal
damarları değişik. Her şey benzeridir ama aynı değildir. Öğrenmeniz
gereken çok şeyler var onun için kendini bilmeyen rabbini bilemez
denmiş. Hadiste de bu böyle, ayette de bu böyle.
Evet sormak istediğiniz var mı?
e.ç; Selçuk daki yerden bahsedebilir misiniz?
g.s; zamanı gelince, onu bizler sizden çok merak ediyor ve acele ediyoruz
ama her şey zaman çerçevesinin içinde, izin ile bugünkü öğretiler bu
şekil. Onu buraya sığdıramayız çünkü bizim de bilgimiz sınırlı,
verilmedikçe veremeyiz. Anlaşıldı mı?
Kuran dan soru sorun sorun.
n.a; Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin hakkında bir şey öğrenmek istiyorum
g.s; nedir
n.a; hz. Hasan zehirlendi ciğeri 72 parça olarak ağzından geldi, hz.
Hüseyin kerbelada savaşta 72 darbe aldı neden hep 72
g.s; onların ilahi bilgileri vardır önemi vardır, 12 nin olduğu gibi 12 ne
kadar önemli ise 72, o sayıların önemini şimdi dersimiz bu değil,
sayıların önemini de sıra ile vermek istiyoruz ama sindirebileceğiniz
kadarını vereceğiz, hepsini mümkün değil. Daha kelimelerden şimdi bir
şey sorarsak yine sessiz kalınacak. Çünkü çalışılmadığını bizler
gözlüyoruz bizden kaçıramazsınız, önce “Allah”ım sizleri gözlüyor ve
diyor ki talep bu kadar, bu kadarına izin var.
e.k; tevhidi çalışmak için
g.s; çok mükemmel bir sistem öğrenci olursa öğretici hazırdır. Bunu
unutmayın, öğrencinin çok önemi var, önemi çok büyük çünkü talep eden
odur o olmazsa biz neyi veririz.
TEVHİD-EDEP-AHLAK öncelikle bunları sular seller gibi çalışın, her
zerremiz ilahi ilimlerle ilahi bilgilerle edebin, ahlakın ve tevhidin ne
olduğunu tamamını kitaplar yazsa bitmez, onu anlatmak ne nefesin
yeterli ne kalemin biterli. Ama ne var ki kulluk vazifendir, yettiğin kadar.
Bir bilici ile bir bilge ile karşı karşıya geldiğinde, kaç yıldır buradasın ne
kadardır bu eğitimi almadasın dediğinde, on beş yıl on yıl demesi kolay,
kalkar da tevhidin yedi makamını anlat dediğinde acep ne yaparsın,
sustuğun zaman bu kadar uzun zamandır gelmenin de bir kıymeti yok.
Hayırlara gidin hayırlara dönün “Allah”ın veçhi üzere yaşayın. Her
nerede olursanız olun her yerinizde, sağınızda solunuzda önünüzde
arkanızda, sizleri gören gözeten yüce rabbi hiç unutmayın.
Eyvallah bizden de selam olsun.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH.
Selam olsun
21.10.2011
nc.an
Sözü aldık yüceden, destur dedik veliden, koşup geldik gözlere, ses
verdik ünledik, duysun duymayan kulaklar dedik, her bir canda bir oluşu
gözlemek istedik. Mertebelerin arasındaki farkları gören, rabbi ile
ünsiyet halinde olan o güzel kulları tevhidi çözmüş demektir. “Allah”ım
ben senim sen bensin işte, yok ki ayrımız gayrımız demekten çekinirler,
hicap duyar üzülürler, sadece kendi varlıklarının ifnası için çaba gösterir
direnirler, çünkü yaratıcı güce kul, “Allah” her ne kadar özünden var
edilmiş olsa da kul kulluğunu bilmelii her sözünde itina göstermeli,
davranışı edep ahkam ve ahlak üzere olmalı, hoş geldiniz dedik oturduk
sofraya. Söyleyin bakalım.
g.t; her geceyi kadir her gördüğünü Hızır olarak bilmemiz gerektiğini
düşünüyorum.
g.s; tabii ki doğrudur, serzenişiniz doğrudur.
n.a; Hz.Musa’nın peygamber olmasına rağmen yinede bilgiye aç her an
öğrenme üzere olduğuydu. Bilmediğini bilmek sözü de çok önemliydi.
g.s; bilmediğini bilmek kadar mükemmellik var mıdır. Hep bildiğinden
örnek verme bilmediğinden örnek ver.
g.s; ashabı kehf, bu size neyi anlattı?
r.ç; “Allah” isterse hiçbir zaman belli bir mevki olmadan her şeyin bir
çözümü olacağını düşünüyorum, yani belki “Allah”ın koşulsuz iman
etmek, için dışın aynı olabilmesi gibi düşünüyorum.
g.s; doğru düşünce, doğru düşünce. İki dağ sizlere neyi anlatıyor?
Güçlülüğü imanı ve aynı doğrultuda biri uzun biri kısa değil. Eğer bir
hizmet yapılacaksa gönül ölçülerinin aynı çerçevede, aynı boyutta olması
isteniyor. Biri ileri biri geri değil, denge.
r.ç; peki süre zaman?
g.s; o sizinle rabbin zamanı tartışılır, ifşa edilmedi ise o ayet üzerinde
fazla durulmaz, çünkü onda çok içerik var. Muhtevası, sizlerin bilgisi
buna yetmez. Birçok veliler belli bir yere kadar açılım göstermiştir. Öyle
ayetler vardır ki gül goncası gibi yaprak yaprak açılır, ama bazıları da
vardır ki, ve ayeti vardır bunun, “Allah” istemedikçe onu sana açmaz.
Bunları bilerek okuyun bilin çok deşmeyin. Ama karşıdan bakmanızı da
istemiyoruz, içine girin serbest bırakın, gönül ölçülerinizin ayarı
kaçmasın, sen çabala çalış rabbim doğruyu bilir de ona alış.
e.k; ashabı kehf suresinde geçen kişilerin özetle söylersek inanç sabır ve
teslimiyetin güzel bir örneğini vermişler, bize bu konuda tevhitte
buluştuklarını anlatmışlardır.
g.s; önce o, tevhit inancı, evet bilgimiz var.
n.e; Kehf suresinde Hz Musa ile Hızır aleyhi selam arasında geçen
olaylarda anlatılmak istenenleri kendi hayatımıza uyguladığımızda;
karşımıza çıkan her kişi ve olay karşısında önyargıda bulunmamak, her
yaratılanın ve her gelişen olayın, “Allah”tan geldiği bilincini devamlı
akılda tutmak, kişilerin kötü olduğunu (g.s;bilsek de sessiz kalmayı
kendimize) bilsek de olayların şer olduğunu düşünsek de çok iyi düşünüp
süzgeçlerden geçirdikten sonra karar vermek ve ona göre davranmamız
gerekmektedir.
g.s; her kararda önce “Allah”ın ismini anarak, öncelik hep “Allah”ındır
bunu hiç unutmayın. Her zaman önceliği “Allah”a bırakın. “Allah”ım sen
her şeyin doğrusunu bilirsin, buna benim ilmim yetmedi rabbim sen
istersen benim ilmimi açarsın, ama istemezsen de ben zorlamam çünkü
beni yöneten sensin demelisin.
Evet kolcumuz birde sen de bakalım.
b.e; hz.musa ve Hızır alhiselamın yolculuğunu bedenimizde
yaşadığımızda, yaşanılan dünya hayatında karşılaştığımız olayların şer
gibi görünse de hayır getireceğini, bunu bedenimize aklımıza kalbimize
birlikte bilgilenerek uygulayarak harekete geçirerek yaptığımızda, birde
ilahi hikmeti ilahi nizamı unutmamamız gerektiğini (g.s; zahiri batını
anlayabilirsen her biri devrede olduğunda içsel yolculuklarımızda
önümüze birçok Hızır birçok Musalar firavunlar hepsi mevcut hepsi, o
çatışmayı onlarla yapmamayı öncelikle içsel huzuru sağlamayı nefisle
evet evet bütün olayları kendi batınına mal edersen kendi içindeki
çatışmalarda zülkarneyn gibi o hiç bilinmez, hiçbir şeyden haberleri
olmayan varlıkar bile senin içinde varlığında mevcut. Bunları hep böyle
böyle idrak edip yolu alabilirsiniz.
b.e; birde şöyle bir şey var söyleyen o söyleten o.
“Allah” cümlenizden razı olsun.
Baktım ki dostlar gelir mescidi aksa dan, gönlüm hoş olur resulü ile
kucaklaşırım o anda. Bir bilgenin elini tutsam resulünden muhabbeti
kursam sanki onunla bir yaşamışlığım olur. Aşığım rabbimin bütün var
ettiğine, yaratılmış her zerrenin şahidiyim, şahidiyim. Bu perdelerden
kurtulmaktır amacım, unutturdu her şeyi dünya gülizarım, ne beden cana
mal oldu, ne can bedende kavi buldu. Hepsi bir vücut içinde hem cenneti
hem cehennemi yaşadı durdu. Sevin, sevin önce neyi? sizi var edeni,
şimdi düşünün şimdi düşünün neyi? Nereden geldin nereye gitmektesin.
Hayırdır vaat edilen, hayırlı günler, hayırdır vaat edilen bu mutlu
geceler. Her birinin sizlere bıraktığı mananın farkına varın, o manada
eriyip, eriyip de yok olun.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMED ÜR RESULULLAH.
2. BÖLÜM
“Allah”ım yolumuz çok kısa, uzunluğu gösteren şeytanın şerrinden sana
sığınırım, edindiğiniz küçücük de olsa bilgi ve liyakatten sana şükürler
olsun, hamd olsun der, niyaz ederim. Ashabı kehf in mağara
serüvenlerinin günleri sorulur, ölmeden önce ölürsen bu sır sana vakıf
olur izinsiz veremeyiz, daha da yoğunlaşırsanız bazı kullarımıza der yüce
rabbim o ilhamı rüyalarında veririz. Açık gelseydi ne olurdu demeyelim,
hükmünden şikayetimiz olmamalı, meleklere ve ademoğluna belli bir ilim
verilmiş, insanoğlunun meleklerden üstünlüğü ise o ilmin
mazhariyetinden. Sınırlı değil sınırsız ilim, birde şunu söyleyeceğim bu
size ip ucu vermeli, bebeğin ana karnında üç karanlık bölgeden
bahsedilir, üç karanlık bölgenin de doku yapıları, su geçirmezliği farklı
farklıdır, program öyle yapılmıştır. Ana karnındaki bebeğin bir kalma
süreci var. Niye iki ay sonra üç ay sonra doğum olmuyor? Dokuzun
önemi büyük, dokuz ayı doldurup dünyamıza geliyor. Peki burada size ne
veriliyor? Şimdi hepiniz bir düşünün. Buradaki verdiği sinyaller ipuçları
bu karanlık bölgeden bahsederken size vermek istediği öğreti nedir? ne
olabilir?.
..aşamalar. Aşamaları biz söyledik
Ashabı kehf deki mağaradaki zamanı geldiğinde uyanmaları anlamında
dokuz.
Başka? İnsanoğluna verdiği mesajdan bahsediyorum.
Ufacık cenin halindeki bebek sabrı ne anlar onu soruyorum, burada
verilen mesaj ne biliyor musun? GENETİK ŞİFRELERİN İŞARETİDİR. Biz
veriyoruz siz çözün, rabbim bunu diyor, şimdi anlaşıldı mı? Her birinin
hikmeti vardır her birinin. Bu ticari alanda kullanılacak ruhların nasıl bir
vücut içinde daha huzurlu olacağı. Kuran bir mucizevi kitaptır, “Allah”ın
kelamıdır. “Allah”ı bilmek istiyor musun? Kuranla tanış. Peki şimdi sıra
ile dört meleğin ismini söyler misiniz?.
Azrail, Cebrail, Mikail, İsrafil.
Peki bunların görevlerini anlatır mısınız?
Azrail; dünyadan göçme zamanında yardımcı melek.
Cebrail; peygamberimize vahyi bildiren yardımcı melek
Mikail; doğa ile hemhal olmaktır, yağmurların damlalarını hesaplayan,
onun anahtarı da Mikail e verilmiştir. Doğa düzenini koruyan.
İsrafil ; “Allah” kuran okuyanların ilim meleği olarak ilmin anahtarı
İsrafil e vermiştir. Alnına kuran yazılmıştır. Kuranı açan okuyan İsrafil in
yardımını görür. Yarın size huzuru mahşerde tanık olacak tek melektir.
Şimdi anlaşıldı mı?.
Size her iltifatın geldiğinde kendinizin üzülüp hiçbir şey yapamadığınızı
sergileyin. Niye peygamberimiz her an, her güzel şeyde muştulandığında
bile, tövbe estağfurullah çekiyor. Zikri tövbe estağfurullah, la ilahe
illallah, neden? Unutmaması gereken tek zikirde ondan.
Şimdi üç karanlık bölgenin size verdiğini burada bir hekim olsaydı bunu
çok iyi anlardı, gerçekten okumuş ise.
Siz RA nın ne olduğunu biliyor musunuz?.
Peki “Allah” tanrı da ra nereden çıkıyor.
e.k; mısırda söylenen bir bilgi. Hz. Musa’nın eğitim aldığı sırada
isimlendirilen tanrı tanımı.
Ra’nın önemi büyük ama bilgiyi doğru kaynaktan almayı düşünün.
3. bölüm.
Bismillahirrahmanirrahim,
Dostların adına geldik bu mecliste yerimizi aldık, elhamdülillah dedik.
Yolumuz mescidi aksa, uğrağımız gönül dostun yanı. Selam getirdik
selam olsun. Her velinin hizmeti dahilinde vardır küçük de olsa himmeti,
hiç bekleme dilerse gelir, yol münasip deyip tevekkel ile yürüdü isen,
aramaya ne hacet menzil karşında durur. Suların bol olduğu yerde
bulunalım, o sularda özümüzü bulalım. O saflığı ile, o azizliği ile, o ilmi
ile sular gibi çağlasın, ruhu vücudumuzda,
Sensin “Allah”ım sensin, kainatı yöneten ilahi kudretinle sensin
“Allah”ım, sınadığın sevdiğin ise boynumuz kıldan ince eyvallah demeyi
nasip et. Sana asileşmeyi değil, sana boyun eğen kullarından et, bizi en
çok sevdiklerimiz ile senin emanetlerin ile kaldıramayacağımız sınavlar
verme “Allah”ım. Bizim görüp beğendiğimizi sen beğenmezsin, sen kendi
ilahi planın içerisinde seçimlerimizi yaptır “Allah”ım, yanlışlardan
şeytanın şerrinden maskarası olmaktan koru “Allah”ım. Nefis
emarelerini ve mertebelerin yavaş yavaş da olsa idrakine vararak
aşılmasını nasip et “Allah”ım. Hedefimiz evliya olmak değil, mürşidi
kamil olmak değil, önce insan olmayı nasip et “Allah”ım. İnsanın bütün
özelliklerini senin hükmünde geçerliliğini, o meziyetlerin en güzelini bize
nasip et. Onlar bizde zaten var onları devreye sokmamızı bize göster
“Allah”ım. Amin. Dünya işlerimizde zorluğu sen kolayla “Allah”ım.
Nasibin kesildiği an nefesinin bittiği andır, nasip kesilmez daimi gelir,
“Allah”ımın adaleti şaşmaz, hiçbir kulunu boynu bükük de bırakmaz,
yeter ki o nimete sen layık ol, yeter ki o yiyeceğin bir lokmaya sen layık
ol, yemeden önce karşılığını ver, yedikten sonra şükret hamd et.
Hoşça kalın geceniz hayır gününüz nur olsun. Ceddinizin selamları
sizlerin üzerine olsun,
La ilahe illallah Muhammed en resulullah.
SEN BİR AĞAÇSIN DALLARIN VAR, YAPRAKLARIN VAR, BİRDE MEYVE
VERİRSE ONLARDA SENİN BİLGİLERİNDİR İLMİNDİR. ÇİÇEĞİ
İRFANINDIR, AĞAÇ OL MEYVE VERMEZ İSEN GÖLGE OL, GÖLGE VERMEZ
İSEN KURU ATEŞ OL.
Kim miyim?; HACI BAYRAM VELİ
Zor mu geldi dayan “Allah”a, yükün fazlamı geldi, yordu mu gönlü, eş
dost bul sarıl onlara, nimetin bol mu fakir gönlü gözet fakir sofrası gözet.
Bilgin çok mu yetiştir sağı solu adam et. Bütün imkanlar sende sağlığın
gücün kuvvetin yerinde, o lokmayı hak et o postu hak et.
Haydi eyvallah,
La ilahe illallah Muhammed ür resulullah.
Ceddinizin selamı var ecdadınızın selamı var hayırlar olsun, şerler beri
dursun, her imtihanın “Allah” nazarında geçilmesi kolaydır, ona yükleyin
ona havale edin. Haydi eyvallah.
Nedeni ne içini yok, şer olmaz ise hayrın kıymeti bilinmez. Hayrı
meydana çıkaran nedir şerdir, şer olan hayrı zuhurata getirir. Ağlayıp
sızlamaktansa bu insanların ellerini tutmak var, bu insanların yanında
olmak var, çaresiz olanlara çare olmak var, kuru kuru ağla bunu hiç
duymak istemiyorum. Ağlamak çaresizliktir, ilahi aşkın meşkinde,
ağlamışsın çırpınmışsın eyvallah, eyvallah. Aşk ağlatır, meşk söyletir,
makam hayrete düşürür, güfte gönlü dillendirir, öyle bir dillendirir ki
bülbül olur uça gelir. Kafes olur orada kendini bulur, vakti gelmiştir der
ufku açılır uçar ona gider. Selam olsun hayırlar olsun.
La ilahe illallah Muhammed en resulullah.
Toplantınızın bu cemiyetin kıymetini bilin, azsınız belki ama neyse dile
gelmez, izleri görülür ama söylenmez, bu gruba layık olun, bu bilgilere
hazımlı olun. Şunu yapın denildiğinde her şey bir tarafa onu yapın. İşte
edebin ta kendisidir bu, ahlakın ta kendisidir bu. Edepsiz demeyiz haşa,
riayet edin. Yapamadım yok, bilmiyorum yok bileceksin. Sende iştiyak
olmazsa bende iştiyak olmazsa, bilgi niye gelsin ki iştiyakta olanların
yüzü suyu hürmetine gelir bu bilgiler. İştiyakı olmayanlarda kıyısından
köşesinden sebeplenirler. Hoşça kalın. Bir dahaki celseye derslerini
yapmayanlara uyarı, yapın, uyarı birkaç defa alındığında sorumlusu biz
değiliz unutmayın. Dikkate alanlara teşekkür, “Allah”ın selamı üzerinize
olsun.
Selam olsun,
04.11.2011
G.S.
Dosttan bize dost gelir, izin ile ona post serilir. Yol yumuşaktır hali
bilmece, destur ile çıkarsa yola, uğrak olur ona her veli dura dura. Neden
durur bilir misin? Seni bekler o hale gelmeni ister, vermiş sana eli
kendine doğru çeker. Hayy Allah diyelim, hayy Allah diyelim, la ilahe ile
birleyelim. Gerçeğe uygundur sözümüz, ne verirlerse sizlere veririz, dost
yüreği sıkılma, her canda ilahi feyz, gönlü makam bilsin, her söz uyarıdır
cana, uyanmaz ise o can kalır yabanda. Ne ben varım ne sen ortak
dostuz hak yolunda. Evvel ahir, zaman durur onun izni ile. Zamanda
varlıktır oda kula hizmette. Öyle makamlar geçilir ki her makamda fistan
değiştirilir, o makamın nişanesidir, hangi sıfatta isen, o sıfatın entarisi
giyilir. Gel dost, gel, yürüyelim birlikte açalım gizlice sır perdesini,
görelim cemali seyrinde olalım. Her yerde o var önce buna alışalım.
Kurda kuşa teslim olma, ama onlarsız da hayatı sakın yaşama. Eza cefa
sefa hepsi bir arada, olmaz deme olur, olmaz dersen bu iş şirke varır. Ne
yollar geçilir, hangi yolda isen o yolun ilmi sana verilir, ilim hal olmalı,
ilim irfan uyum içinde kalmalı, ilmin var irfanın yoksa değerin olmaz.
İlme arif olmalı, arife arifle hitap etmeli. Alıştığın sözler alıştığın cümle
bizler, yarıştığınız her hizmette, vardığınız her kapıda, niyazlar onun izni
ile serilir önüne. Kaderi mutlak vardır o biline, muallak ise senin
seçtiğindir ondan bize ne. Gel dost gel birlikte olalım, zaman geçmekte.
Varsın üzüntü gelsin bu cana, ben onu isterim demelisin, ben hak
aşığıyım demelisin, her kez rabbi sever, her kez resulü sever, ama o
sevgi aşka dönmedikçe sevgi bütün olmaz, o bütünlük kurulmaz. Hüsnü
ahlak içinde edep dahilinde “Allah” yolu seçilir şükredin mutlu olun,
seçildiniz, davet edildiniz bu yola öyle girdiniz. Yan yana olursunuz ama
davet yerini bulmaz, o davetiye kime gönderilir gönül yapısına göre o
onun iradesinde verilir.
La ilahe illallah zikir.
Sarı saltuk ulusu(hy hanım ın)
2. bölüm
Sabır dostum sabır, sabrın da üç mertebesi var siz bu kadarla yetinin.
Size üç diyoruz ama çok üçler var.
1. İnsanın mahiyetini anlatır, takvası için sabır.
2. Çileye kedere sabretmek, her şeyin ondan geldiğini bilerek
yaşamak.
3. Haliyle ahvaliyle, aldığı ile verdiği ile, ölçüsüz sevmek ile, buda
sabrın bir parçası.
Şimdi bunda neye sabredilecek diye düşünürsen. Öz sorunu var, öyle
zıtlıklar var ki bunları kabullenip tek de görmek. Bire koşup ikiyi görmek.
Açlıkla hastalıkla yoksullukla perişanlıkla daha daha neler ile. Bunlara
sabretmek her makamın zevkini tatmaktır. Belli sıfatların mintanlarını
giymektir. O hale geldi mi bir kul, o üzüntüye üzüntü diye bakmaz. O
hale geldi mi insan, açlık neymiş hiç kafayı takmaz. Ne dersen de o hiç
duymaz. Onda o olmuştur da ondan. Onda o olmak nasıl bir şey nasıl
gidilir o yolda diye sorarsan bende derim ki; düşünceleri değiştir, niyeti
geliştir, edep ahlak içinde, ilim irfan ile bir arada olup o seyri sülük
yolunu, makamlarını hoşça geçirmek, “Allah”ım nasip etsin diyorum her
zorda bir kolaylığın olduğunu da sakın ola unutmayalım. Kimi cehennemi
burada yaşar, kimi orada, suçu var da yaşar deme, bazen olması gerekir
diye düşün, yatarsın bir ağaç gölgesine bakarsın ağaçta cevizler olmuş,
onlara bakarken bir tanesi düşüverir hemen yanına, bir el atarsın ki,
kabak olmuş koskocaman yatar yerde. Varırsın düşünceye ya bu kabak
orada olaydı, birinin başına düşseydi ne olurdu. Onun için sen hiçsin hiç.
Bunları düşün çok güzel bir sistem içinde olduğunu unutma, neden bu
böyle neden şu şöyle sorma. Sadece onun için yaşa.
La ilahe illallah muhammeden resulullah.
Hay Allah zikir
SELAM OLSUN
11.11.2011
G.S
Dostu dost bildikte, postu post gördükte, her zerresi türlü çeşit denge ile
kucaklar oturanı. Her yola çıkanın selamını iletir resulünün. Bilsen
bilmesen, görsen görmesen, gözün tanıktır bunlara. Sözün uyacaktır
bütün yaşananlara. Ol halvet ehli ol, öyle ehil ol ki, halvette açılır gök
kubbe, bir el uzanır, bir ses gelir kulağa, selamı iletilir ehil olana, o
selamla yürünür ezelden ebede. Hayatı renklenir, ahretin gözler önüne
serilir. Bilerek yaşar, her zerresi onun rengi onun kokusu ile dolar taşar.
Dostlarım inanıyorsanız, “Allah”ım sizlere o imanı nasip etmiştir ondan
inanıyorsunuz. O inanca nispet etmiştir, ondan inanıyor iman
ediyorsunuz. Aha diyet makamından vahi diyet makamına uzanır her
makamın delili nişanı vardır, o delili her kula mı gelir? Dedin ise,
müstesna olan derim. Varlık kalıbına koyan, vakti eriştiğinde varlık
kalıbından çıkaran o yüce rab değil mi? Ezel de takdir edilmiş bir çok
kabiliyetler ve istidatlar vardır, bu yaşanan zaman içerisinde bunlar
kendiliğinden devreye girerler. “Allah”ın ilminde mevcut olan her
zerrede bir çok suretlere bürünüp, dönem, dönem vücut bulur gösterir
kendini. Kul zanneder ki çok istiyordum yaptım, ben yaptım, istediğim
oldu, hayır, sadece ona ait, Takdir edilmiş istidat ve kabiliyetlerin
zuhurudur, vakti gelmiş tezgaha konmuş olay budur. Çok sakin
olmalısınız, her hangi bir eyleme geçmeden önce iç rehberinizin sesini
duymalısınız, mutlaka size cevap verecek yön tayin edecektir. Kilit olup
hiçbir şey yapamaz hale gelmek, yada önce kendi işim deyip ona
sarılmak, bunlar çok sıradan şeyler gibi görünse de, her şey ayrıntıda
gizlidir. Ufacık bir niyet fiille işbirliği içinde sınava tabidir, ne zaman
nerede nasıl sınav edileceğini sende bilmezsin, bunun için kalıptan çıkın
teslimim ya rab, nerede gerekiyor isem beni oraya sen yönlendir.
Konuşun sizi var edenle konuşun, duymaz deme beni görmez deme, o
iştiyakı sizde görmeli ki, sizi sevk ve idare etmesi daha çabuk olsun. Sen
dünya bağını koparmadıkça bu nasıl mümkün olur, hele bir düşün can
dostum. Gayrı tamah etme boş şeyler peşinde peşi sıra koşma, gözünü
yumduğun zaman bir düşün, gün içinde nerelerde oldun neler yaptın,
hangi yaraya merhem oldun, bunları topla, düşün, dedik ya kur
mahkemeyi, sına kendini tez bulursun cevabı, hangi kefede olduğunu tez
görürsün. Sen sensin ben benim işte, bunda ikilik vardır, gel çözelim bir
olalım işte, bir oldukça eller tutulur eller ile, gönüller yoklanır hak izni
ile, dile gelmez gizlidir sırlar içinde. Açılır bir perde serilir gözler önüne.
Yunusum der ki; bir bilene danış bilmiyorsan eğer, bir bilenle hal daş ol
onu bulamıyor isen, ben deme önce sen de, bensizliği denemedikçe biz
olamayız, dünya kalıplarını terk etmedikçe biz özde onu bulamayız.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMED RESULULLAH.
Seyriniz huzur olsun
2. BÖLÜM.
Besmele ile oturduk besmele ile noktayı koyduk, elzem olanı işte budur
dedik. Aklı evvelin önceden var edildiğini hepimiz biliyoruz, daha kaç akıl
yaratıldı veya akla tertip konuldu, bunu da biliyor muyuz? Her devrede
aklın türlü çeşit faaliyetlerine her var edilen tanık oldu. Aklı selim dendi,
tam akıllı dendi, aklı evvel dendi, maaş akıl dendi, külli akıl dendi, cüzi
akıl dendi, her devrede ayrı işleyişte. “Allah”ıma hamd olsun, şükür
olsun, her zerremiz ona hizmete dönük olun. Efal aleminde fiillerin
sergilendiği, niyetlerin kurulduğu, mutlak size güzel bir gelecek sunsun.
“Allah”ımı nereye baksam orada bulacağımdan emin olduğumun
kanıtıdır delilidir. Bu akıllarla ben onu idrak edebiliyorum, isim sıfatları
ile varlığını önemsiyorum.
Rabbim her yarattığına aşinayım, eşyanın zuhurunda tabiatın
donanımında, ilahi bilgilerin ışığı altında, ben yinede sana muhtacım. Bizi
bizimle bırakma, tamahımızı gayretimizi senin yolunda sarf etmeyi nasip
eyle. Öyle bir koşma iştiyakı ver ki içimize, elsiz ayaksız dilsiz dudaksız
sana varmayı nasip eyle. Aşkı muhabbeti o muhabbette doğacak
Muhammedi yaşamak istiyoruz, ektiğini bizler biçelim diyoruz, bize
bunları çok görme nasip et “Allah”ım, amin.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH.
Fena bulunmadan beka dan bir habersin, şeriat mertebesini geçmeden
tarikat ten, marifet ten bir haber. Bil bul öğren. Neymiş bilesin,
nerdeymiş göresin, nasılmış duyasın.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH.
Selam olsun,
18.11.2011
g.s
Veliler niyeti ile elleri tutarlar, rabbimin izni ile, sofrayı birlikte kurar,
dostları birlikte ağırlarlar. Halka tamamlanınca inşirah okunur, o ayetin
zuhuru ehil olanın gönlüne tecelli olur. Deniz görünmez, köpükleri
şahittir, rüzgarda bilinmez rüzgarın varlığına toz tanıktır. Bunda çok
büyük öğrenilecek dersler vardır. Her damla düştüğü yeri pınar eder,
vereceksen güle su ver, gülü soldurup da dikenine su verme. O çamur
haline gelir diken sudan ne bekler. Bilgin var, görgün de var, ya buna
tanık kim? amelindir amelin. Göçünde bakarsın bir sürü eş dost
yakınların, seni sevenlerin, seni mezar taşına kadar götürür ve sana eşlik
eder ama mezara giremezler. Bir tek dost vardır sana yakın o nedir?
Amelin, o seni hiç yalnız bırakmaz, mezara da seninle birlikte girer.
Burada unutulan nedir, hatırlanan nedir, ve yaşanacak alınacak dersler
nedir? Bu öğretilerin birçok nedenleri, birçok açılımlara vesile olacak
nişanları vardır. Her bilinç bunları çözebilir mi? Dediğinde yine dön el aç
yüceye, nasibin var ise çözülür, fikir gizlidir dedikodu ise aşikar, niyet
gizlidir, niyet belli, niyet fiile geçtikte aşikar olur, delil olur, tanık olur.
Neye tanık olur, edindiğin hale. Tezgaha neyi koydu isen müşteriye onu
sunarsın, işte delili budur.
Varlığından korkma varlık sevdasına da kayıtlı kalma. Varlık ilahi planın
sende oluşturduğu bir sistem bir terkiptir. Varlığından bir haber ol ki sen
onda o olasın, kayıtsız şartsız yola baş koy ki, eyvallah deyip de onda
teslimiyeti bulasın. Sen varlık elbiseni öyle benimsemişsin ki çıkarayım
da demiyorsun. Çünkü onunla güzel göründüğünü zannediyorsun, o
varlık elbisesi sana öyle zorluklar öyle tuzaklar hazırlıyor ki işte onlardan
bir habersin. Ben yok um bizler yoğuz, biz hiçbir şey değiliz, delili bizi
var eden. “Allah”ım nasıl bilinir? “Allah”ın isim ve sıfatları ile bilinir,
mertebelerinden tanınır, yeter ki sen hazır ol, bu bilgileri almaya hazır
ol, gönül kabını daim geniş tut, bir de orada dolan bilgileri saklamayın,
dağıtın, dağıtın, dağıttıkça yenisi gelir eskinin itibarı olmaz. Bir adım
attın ya, işi kolayından tuttun ya, gönle aşkı kattın ya. Gönül bir ile
birlendi özün sözün haktan olduğu belirlendi. Korkuya ne hacet, kaygı
tasa ne hacet, dünya kubbesi üzerine düşecekmiş bırakın düşerse
düşsün, ben yoğum ki o var, onun eli benim elimden çok daha büyük.
İşte bunlar öyle bir makam oluşturur ki teslimiyet TEVHİD ile birlenir.
Tevhit in esası birlik, bu birlikten maksat hak ile bir olmak cem etmek,
sonra cem ül cem olmak. Her şey toplanır, bütünün hayrına yapılan her
hizmet ve fiil unutma sana dönüştedir. Söylediğin her söz boşta değil
kayıttadır. Onlar ölçülür biçilir zamanı gelir seninle yüzleşir, iyi veya kötü
her ne ise yüzleşmen Murat içindedir.
Yavrularınıza gelen korkular ve sıkıntılar; bu dönemde bunların olması
kaçınılmaz. Çocuklarınızı yetiştiremiyorsunuz demiyorum, böyle bir
ortamda yetişen çocukların, inanç sistemlerinin çok zayıf olduğundan
bunlara muhatap kalıyor. Sizlerin sadece onlara verebileceğiniz en
yararlı şey, tanrı bilincini onlara lanse etmek. Tanrı bilinci her zerrede,
bir çok faaliyet bir çok gelişim oluşum içine sokulur, amaç budur. Sesler
duyulur renkli ışıklar görülür, her biride kötü deyip ret etmemeli,
çocuklar bundan ürküp korkuyorsa da, bunlar her yerde mevcuttur. Bu
beden ve ruh ona hazır oldukta korku kalmaz, onunla yıkanıp arınmalılar.
Her şeyin fazlası yüktür, bazen o yükler taşınmaz hale gelir ve çöktürür.
Şunu da unutmamalı her çöküş ayağa kalkmanın başlangıcıdır,
silkinmeler olacak doğru ile kucaklaşması için, sıçramalar olacak elini
uzattığında tutabilsin diye. Zaaflar niyetler tek tek sınanacak, bu öyle bir
yolculuk ki burada yaş mevhumu yok, ruh aynı boyutta aynı yaşta,
bedenlerin yaşı vardır, ruh o inanca sahip olduğundan, onların yanlış ve
bilinçsizce yaptığı bir çok eylemlerden, bu korkularla yüz yüze geliyorlar,
olay bu.“Allah”ıma emanet olsunlar, yüce rabbimin izni ile içleri pak
olsun, görüşleri nurdan olsun, duyuşları sözleri olsun, ilim irfan sahibi
olunsun akılları kaymasın, hep daim diri olsun.
Allah Allah eyvallah
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH.
MEVLANA,AHMET YESEVİ, GÜL BABA
18.11.2011
Ağacın kökü aldığını verir, ister zehir alır ister şeker, bakarsın ki
yaprakları yemyeşildir, meyvesi olgun ve renkli. Ama kökünün ne halde
olduğunu bilemezsin çünkü batında gizlidir. Bir gün sorarsan bunu
kendine o da der ki sana, kendini çözmek işte budur aslında. İstediği
kadar ağacın yaprağı yeşil olsun meyvesi olgun ve renkli, kökü çürük ise
tez gider yok olur, içi boşalır göze öyle serilir. Önce kök olmalı güçlü kök
olmalı, her ne kadar yaprağı sararmış meyvesi olmasa da bir gün
verecektir o istidadı bunu bekle yeter.
Cevizin kabuğu kalın içi ise ince, için geniş olması büyümesi gerekir,
kabuğun inceldikçe. Üç misal size biri ceviz biri badem biri fıstık, incele
hepsi sende mevcut. İç ayrı dış ayrı, gönül sergide dil ise gezer her
yerde, durmaz konuşur susmayı bilmez anlatır, bir dönüp baksan ehil
gözünle, haktan mı topraktan mı anlarsın. Mevlana desturu ile başladı ise
söze, durmaz eğitir ister sofrada ister gezide. Önemi hiç belli değil,
önemsizliği önemli. Gönül nerede olursa olsun o bir pırlanta, o hep
sergide. Haydi hoş olun bütüne hizmetin aşkı ile hızlanın, hızlanın. Kök
önemli kök. Ahad-i seyir.
Selam olsun,
18.11.2011
g.s
Veliler niyeti ile elleri tutarlar, rabbimin izni ile, sofrayı birlikte kurar,
dostları birlikte ağırlarlar. Halka tamamlanınca inşirah okunur, o ayetin
zuhuru ehil olanın gönlüne tecelli olur. Deniz görünmez, köpükleri
şahittir, rüzgarda bilinmez rüzgarın varlığına toz tanıktır. Bunda çok
büyük öğrenilecek dersler vardır. Her damla düştüğü yeri pınar eder,
vereceksen güle su ver, gülü soldurup da dikenine su verme. O çamur
haline gelir diken sudan ne bekler. Bilgin var, görgün de var, ya buna
tanık kim? amelindir amelin. Göçünde bakarsın bir sürü eş dost
yakınların, seni sevenlerin, seni mezar taşına kadar götürür ve sana eşlik
eder ama mezara giremezler. Bir tek dost vardır sana yakın o nedir?
Amelin, o seni hiç yalnız bırakmaz, mezara da seninle birlikte girer.
Burada unutulan nedir, hatırlanan nedir, ve yaşanacak alınacak dersler
nedir? Bu öğretilerin birçok nedenleri, birçok açılımlara vesile olacak
nişanları vardır. Her bilinç bunları çözebilir mi? Dediğinde yine dön el aç
yüceye, nasibin var ise çözülür, fikir gizlidir dedikodu ise aşikar, niyet
gizlidir, niyet belli, niyet fiile geçtikte aşikar olur, delil olur, tanık olur.
Neye tanık olur, edindiğin hale. Tezgaha neyi koydu isen müşteriye onu
sunarsın, işte delili budur.
Varlığından korkma varlık sevdasına da kayıtlı kalma. Varlık ilahi planın
sende oluşturduğu bir sistem bir terkiptir. Varlığından bir haber ol ki sen
onda o olasın, kayıtsız şartsız yola baş koy ki, eyvallah deyip de onda
teslimiyeti bulasın. Sen varlık elbiseni öyle benimsemişsin ki çıkarayım
da demiyorsun. Çünkü onunla güzel göründüğünü zannediyorsun, o
varlık elbisesi sana öyle zorluklar öyle tuzaklar hazırlıyor ki işte onlardan
bir habersin. Ben yok um bizler yoğuz, biz hiçbir şey değiliz, delili bizi
var eden. “Allah”ım nasıl bilinir? “Allah”ın isim ve sıfatları ile bilinir,
mertebelerinden tanınır, yeter ki sen hazır ol, bu bilgileri almaya hazır
ol, gönül kabını daim geniş tut, bir de orada dolan bilgileri saklamayın,
dağıtın, dağıtın, dağıttıkça yenisi gelir eskinin itibarı olmaz. Bir adım
attın ya, işi kolayından tuttun ya, gönle aşkı kattın ya. Gönül bir ile
birlendi özün sözün haktan olduğu belirlendi. Korkuya ne hacet, kaygı
tasa ne hacet, dünya kubbesi üzerine düşecekmiş bırakın düşerse
düşsün, ben yoğum ki o var, onun eli benim elimden çok daha büyük.
İşte bunlar öyle bir makam oluşturur ki teslimiyet TEVHİD ile birlenir.
Tevhit in esası birlik, bu birlikten maksat hak ile bir olmak cem etmek,
sonra cem ül cem olmak. Her şey toplanır, bütünün hayrına yapılan her
hizmet ve fiil unutma sana dönüştedir. Söylediğin her söz boşta değil
kayıttadır. Onlar ölçülür biçilir zamanı gelir seninle yüzleşir, iyi veya kötü
her ne ise yüzleşmen Murat içindedir.
Yavrularınıza gelen korkular ve sıkıntılar; bu dönemde bunların olması
kaçınılmaz. Çocuklarınızı yetiştiremiyorsunuz demiyorum, böyle bir
ortamda yetişen çocukların, inanç sistemlerinin çok zayıf olduğundan
bunlara muhatap kalıyor. Sizlerin sadece onlara verebileceğiniz en
yararlı şey, tanrı bilincini onlara lanse etmek. Tanrı bilinci her zerrede,
bir çok faaliyet bir çok gelişim oluşum içine sokulur, amaç budur. Sesler
duyulur renkli ışıklar görülür, her biride kötü deyip ret etmemeli,
çocuklar bundan ürküp korkuyorsa da, bunlar her yerde mevcuttur. Bu
beden ve ruh ona hazır oldukta korku kalmaz, onunla yıkanıp arınmalılar.
Her şeyin fazlası yüktür, bazen o yükler taşınmaz hale gelir ve çöktürür.
Şunu da unutmamalı her çöküş ayağa kalkmanın başlangıcıdır,
silkinmeler olacak doğru ile kucaklaşması için, sıçramalar olacak elini
uzattığında tutabilsin diye. Zaaflar niyetler tek tek sınanacak, bu öyle bir
yolculuk ki burada yaş mevhumu yok, ruh aynı boyutta aynı yaşta,
bedenlerin yaşı vardır, ruh o inanca sahip olduğundan, onların yanlış ve
bilinçsizce yaptığı bir çok eylemlerden, bu korkularla yüz yüze geliyorlar,
olay bu.“Allah”ıma emanet olsunlar, yüce rabbimin izni ile içleri pak
olsun, görüşleri nurdan olsun, duyuşları sözleri olsun, ilim irfan sahibi
olunsun akılları kaymasın, hep daim diri olsun.
Allah Allah eyvallah
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDEN RESULULLAH.
MEVLANA,AHMET YESEVİ, GÜL BABA
18.11.2011
Ağacın kökü aldığını verir, ister zehir alır ister şeker, bakarsın ki
yaprakları yemyeşildir, meyvesi olgun ve renkli. Ama kökünün ne halde
olduğunu bilemezsin çünkü batında gizlidir. Bir gün sorarsan bunu
kendine o da der ki sana, kendini çözmek işte budur aslında. İstediği
kadar ağacın yaprağı yeşil olsun meyvesi olgun ve renkli, kökü çürük ise
tez gider yok olur, içi boşalır göze öyle serilir. Önce kök olmalı güçlü kök
olmalı, her ne kadar yaprağı sararmış meyvesi olmasa da bir gün
verecektir o istidadı bunu bekle yeter.
Cevizin kabuğu kalın içi ise ince, için geniş olması büyümesi gerekir,
kabuğun inceldikçe. Üç misal size biri ceviz biri badem biri fıstık, incele
hepsi sende mevcut. İç ayrı dış ayrı, gönül sergide dil ise gezer her
yerde, durmaz konuşur susmayı bilmez anlatır, bir dönüp baksan ehil
gözünle, haktan mı topraktan mı anlarsın. Mevlana desturu ile başladı ise
söze, durmaz eğitir ister sofrada ister gezide. Önemi hiç belli değil,
önemsizliği önemli. Gönül nerede olursa olsun o bir pırlanta, o hep
sergide. Haydi hoş olun bütüne hizmetin aşkı ile hızlanın, hızlanın. Kök
önemli kök. Ahad-i seyir.
Selam olsun,
25.11.2011
nc.anne
Dostlarım, aydın günlerin gelmesini beklemekteyiz, olağanüstü bilgilerin
gelmekte olduğu hepimizce malum.bir de var ki bu bilgilerin, hangi
kaynaktan olup olmadığı kesin bilinmemektedir. Ruhsal eğitimi olan
dostlarımın bu bilgilerin kaynağını da fark edip ayırt edebileceklerdir.
Bilginin geliş sistemi, hangi kaynağa ait olup olmadığı zaten kendini
gösterir. Bu nedenle her bilginin öğretisi gerçek öğreti olup olmadığını,
içsel rehberlerin devrede olmasını sağlayın. Bu bir uyarı niteliğindedir,
ilahi planın işleyişine sözümüz olamaz. Biz o işleyişi kabullenip geldik,
ona ait bir düşünce yanlıştır, bize uymaz meknuzlarınızı lütfen devreye
sokunuz. Öyle çoğaldı öyle çoğaldı ki, insanların böyle bilgilerle
eğitilmesi beklenemez. Her işte öncelik bizi var edenindir. Rabbim
dilerse sözleri serer akıtır diline. O dur derse her yer susar, gözler
uykuya dalar, sen zannetme ki ben kaynaktan alırım, sen zannetme ki
benim kaynağım doğrudur, bunu diyenlerden uzak kalmanızı
öneriyorum. Görsel ışıklarınızın sönmemesini diliyorum. Bilinçler
yükseldikçe hangi devrenin hizmetindesiniz bunları sizler bütün açıklığı
ile hissedebileceksiniz, hayatın zorluklarından ve sıkıcı taraflarından
şikayetleriniz olmasın. Astral bedende iken bu yaşamı sizler seçtiniz ve
kabullenip döndünüz. Şikayet etmenizin türlü tuzaklara maruz
kalacağınızın işaretleridir. Her ne yaşıyorsan yaşa, acıyı tatmadıkça
şekerin tadı bilinir mi? Üzüntüler sevinçler bedene ağır gelebilir, oradan
çıkacak ders niteliğinde sonuçlar önemli. Geçtiniz zevk aleminden şimdi
şevk-i makamdayız. Durduk düşündük gece oldu da düşüncenin
düşlerine giriverdik, sayılamayacak kadar üzüntü, sayılamayacak kadar
sevinç gördük de irkildik. Her görünene meyletme hakkın rahmetini
bekle. O öyle bir rahmet ki anda yıkar pak eder seni. Gönül bazen yasta
olur bazen muhabbette, bazen sevgiyi çok çok yoğun yaşar, bazense
fakrı gönülde duyar, siz anlayın bu gönül neleri taşır, neleri taşır. Hepsi
geçicidir unutma, kalıcı olan bir tek şey vardır, “Allah” aşkı, “Allah”
iştiyakı, “Allah” muhabbeti, fazla aklına da güvenme, akılla çıkarsın yola,
dur acele etme bir sor bakalım gönlün ne der, o tamam derse işte o
zaman yol açılır sana. Bahtım karadır talihim yoktur deme, baht nedir
bilir misin? Rabbimin sana hediyesidir, onu sakın karalama, o ister güler
ister ağlar, sakın onunla oyalanma, ağla diye vermedi sana, güldürmek
ise, mutlu etmek ise, akıl hemen devreye girmeli onu ağlatmayı değil
güldürmeyi bilmeli. Haydi eyvallah şimdilik ara verelim. Bu derste çok
önemli bir uyarı var size bir anahtar vereyim. Sizde var olan kabiliyetleri
serin bakalım ortaya serin de görelim. Daha önce verdik, bir avuç
tohumu attık suya çatlamasını bekledik, hepsi çatladı mı? Sadece istidadı
olan, kabiliyetlerinizi serin, çok iyi düşünün, kararları vermeden önce
doğruyu yanlışı tefekkür edin, yapılması gereken her ne ise öncelik
“Allah”a onun izni ile yapılması gerekene verin, sonra duyduğun
pişmanlık hiçbir işe yaramaz, ortada kalan sadece zarardır ziyandır bunu
unutma, hoşça kalın.
2. bölüm.
Sebep kıldı varlığa neticeyi de birlikte yarattı, görecek illa sonda, hayrı
mı şerri mi seçti yaratılan, bütüne hizmet mi dedi, o varlık kime nispette
idi, günden Günü sormalı, günden geceye hayır ile varmalı. Duygularını
koy kefeye, nefsi koy öbür gözüne, işte aradaki farkı bul. Ne zaman
eyleme geçecek doğruyu öyle bul, her şey batında gizli, sense ceviz
kabuğunda gizli. Sen kendini bildikte öze inmeyi bileceksin, özde olana
sahip çıkacaksın. Anahtar verilir her yazımızda bir anahtar sözcük
mutlak bulunur, yazdık ise yazılanı oku, okuduğunda tek tek renkleri sen
doku. O renkler madde alemindeki seçimlerindir. Suret ise oluşturduğun
haldir.
Haydi hoşça kalınız, birlikte olup dualarla yad ediniz, neyi dersen bu
güzel anları. Gök kubbe açıktır bilene, sorgusuz sualsiz kabul edene,
selam olsun deriz. Bir bakmışsın zor anında koluna giriveririz. Sanma
zorlukta tek başınasın, yükün ağır ise mutlak taşıyan bulunur, yeter ki
tam inan, bil ki yanında hep bir gözetenin, seni idare eden, seni koruyan
hep vardır. İşaret iste verirler sıdk ile, sen işaret istemez isen
varlığından haberin olur mu? Saçını okşarlar, tenini okşarlar, sana
dokunur biz buradayız derler bu yetmez mi? O üzüntülere, sıkıntılara,
dertlere kederlere gelince onları yaşamadığında ehil kul olamazsın. Ehil
kul oldukta onların var olmasını dilersin. Çünkü kul rabbi ile öyle
ünsiyettedir bunu bil yeter.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMED RESULULLAH
r.ç; anahtar ne idi
Ünsiyette ol kimseyi koyma araya, anahtar önce dilinde sonra elinde.
Düşünceleri sevk et olması gerektiği şekilde oldur.
r.ç; bunu yapmak çok zor
g.s; çok kolay yanındakileri unutma, yanındakileri unutma ama her
istediğinizi de olduracak değilsiniz. “Allah”ım dedim ya öncelik ona ait o
dilemedikçe hiçbir şey olmaz. O diliyor ki size diletiyor, bunu da unutma.
Ama artık düşüncelerinizi devreye sokun. Biz bunları görürüz, nasıl
görürüz? sizleri şeffaf bedenlerinizden tanıyoruz. Eyvallah
Muhammed en resulullah.
Hasbin Allah meli vel vekil.
Mevlana dan
Taptuğum gelir bakarım yüzüne ay adından da güzel.
Bektaşım söz diler sözü ise deryalarda gizlidir.
Gül baba der ki, bir destur da ben dilerim, meydana post sererim, neden
post derler, o posta bir er gerek, ehil olanın yeridir bunu bilek. Hayırdır
hayır şer bizden beruğ, hayırdır gelecek günler, şer görme, sonra yakana
gül olur takılır. Keyfince yaşa dünyayı derler, ama ahreti hiç mi hiç
bilmezler. Bir kuşu düşün bir kanadı ahiret bir kanadı ise dünya. Sen onu
dengele ki ne alacaklın olsun ne borçlu kalasın, her şeyin de bir bedeli
olduğunu da sakın ha dost unutma, her zaruret mutlak ilahi kapı açar
bunu bilerek yaşa. Hak daveti aldı isen, destur ile yola da çıktı isen, bir el
gelir el üstüne yürü dost der hakka doğru, bırakmaz seni şeytana,
bırakmaz ya yabanda, “Allah” kimi dilerse kurtarır alır, bırakmaz onu
yabanda. Bir veliyi rehber kılar sana, önce tövbe dedirtir, sonra “Allah”
sonra la ilahe illallah Muhammed resulullah. İşte keyfiyet budur, işte
ilahi şevk istenen murat budur, bunu yaşa.
Bakma taşına toprağına, hepsi ayağının altında. Bak arşa, hepsi başının
üstünde. Haydi eyvallah bu gecenin yüzü suyuna, ilahi rahmetullah.
Selam olsun
28.11.2011
ü.e
Elbiseni çirkeften uzak tut, hilkat onu sen giymedin. Onu seni var eden
giydirdi sana. Onunda beş derecesi vardır yani beş mertebesi.
İlki DAVET
İkincisi MUHABBET
Üçüncüsü HİDAYET
Dördüncüsü İMAN
Beşincisi İSLAM dır.
Bu temizliğe uygun görüntü oluşturursanız ışığı gören koşar size, aranan
özlenen özletilen olursunuz.
Kendine bu nispette bu hakikati bilerek yaşa var oluşun hakikati madem
davet edildiniz, boyun eğeceğiz nedenleri elinizin tersi ile itip
nedensizlere sahip çıkacağız, hep sorgularsan sorgulanırsın.
Sen bir ziya sanki onun nurundansın, sen yücenin seni yaratanın
hakikatine mazharsın, hiçbir özelliğin beyhude verilmedi sana, okuyup
öğreneceksin çıkarların peşinde değil çıkarsızlığın peşine gideceksin. Ak
ile karanın bir arada olduğu şu fani dünya sizlere birçok şeyi öğretecek,
yeter ki talip olun, öğretilere açık olun, dem bu dem deyip bir bilenin
eline yapışın, uygundur, aldığınız her cana uyacak mı diye sorma, nasibi
varsa boyun eğecek nasibi yoksa “Allah”ım onu ayrı sınıfta bekletecek.
Öyle bilgi ışığı öyle hikmetlerle dolu insanoğlu ki, bir düşüncelerinizi
devreye sokabilseniz, elsiz ayaksız alemleri gezer o ilahi sırrı dünya
ehline söylemez sır ile sır olurdunuz.
Düşte gördüğün hayırdır bilesin, bir haber gelecek bütün insanlık onunla
gürlenecek, beklenen aydın gün işte o dur bilinsin. Resulün muhabbeti
artık devreye girecek. Her bekleyiş murat tan değildir, bu bekleyiş ise
muradın ta kendisidir.
Bildin günü geceyi de bileceksin, gecenin karanlığında önce zulmet
neymiş onu bileceksin. Zulmetin mana değeri hafife alınmasın, elbet
yüksektir geceler sırdır, mana ehline çözülür dili. Günler sırrı ifşa
etmektir, geceden haberi olmayanın hiç kapanası yoktur dilinin. Hoş
olunuz.
Anahtar her satırda, asıl olan önce kendini bileceksin, kendini çözdükte
anahtar eline gelecek bununla eğleyeceksin. Önce duyguları sonra nefis
meratiplerini gezeceksin. Nerede isteğim artıyor nerede istekler hangi
devrede azalıyor.
LA İLAHE İLLALLAH HAK MUHAMED RESULULLAH.
Selam olsun,
02.12.2011
Sensiz benim her dem karara mecalim yok,
İhsanını saymaya imkanım yok.
Saçımın her teli bir dile gelse,
Binde bir şükrüme imkanım yok.
f.ü
Deruni aşkın içine her dem düşülür mü düşülmez mi? Bunu hiç düşleme.
O öyle bir mazhariyettir ki, ilahi tecellinin gönle nişanesidir. Ben
gitmiştir sen silinmişsin, yok olmayı bilmişiz, yakin meratibini ezber
etmişiz, “Allah”ım seninle konuşurum, varlığım yoktur senin yanında,
onu bitirip de geldim ya karşına. Başta verilen sözleri her an dile tespih
edin, rabbinle konuşma şeklindir bunu çok iyi belleyin. Hay hay diyelim,
hu deryasında eriyip de gidelim, sonra tevhit ile onları cem edelim. Bir
şeker getir önüme, kelle şeker olsun bunu unutma iyi belle, şimdi kır onu
parçala, o şekerden çıkan şekillere iyi bak, kimi insana benzer kimi
hayvana, yaratılmışların bir çoğunu anlatır. Sonra onları tek tek topla
getir toz haline, şimdi ne oldu? İşte tevhit. Tevhidi anlatmaya gerek yok,
misal ile anlatırsın, ehil olan bunu anlar. Veliyi dışarıda nasıl tanırsın?
Hırpanimidir yoksa çok varlıklı görünümün demidir, size soruyorum
hangisi sizce? Evet buyurun.
Xx; hırpanidir, ikisi de olabilir, topluma uygun düzenli, güzelliği
içindedir.
g.s; nedir bilir misiniz? Onun herkes den farklı olması gerekmektedir.
Madem indi yeryüzüne size yakın görünmesi gerekir onu çözemeyesiniz
diye, çok varlıklı görünür çok zengin olduğu bilinir, ama bilemezsin
“Allah”ın fakrı içindedir. Hırpani olursa ona acırsın, bu sizi yanıltmasın,
size yakın varlık gibi görünür.
İman çıplaktır, örtüsü riya zat. Toplumda ise kulağa küpe olması edep ile
hüsnü zandır.
Bir de şunu diyeyim zahire sakın ola hüsnü zanda bulunma, o anlamaz
seni, giydirir üstüne takar günah yükünü. Bir düşün geçtin bunca günü
geceyi, sen sevginle ona yaklaşırsın adım adım, an be an, onun için
onunla yaşarsın. Şimdi bol bol dua edelim, zikir edelim.
La ilahe illallah muhammeden resulullah.
“Allah”ım senden geldik senin için bu sofraya oturduk, sen kabul et,
konuşmalarımızı değerlendir, iştiyakımızı arttır “Allah”ım, yalnız sen
varsın seninle olmak seninle dolmak, seninle var olmak, bütüne hizmete
senin adın ile koşmak, işte biz bunlarla meşgul olmak istiyoruz, sen
yolumuzu aç, bilenin koluna girmemizi sen bize göster “Allah”ım. Işığım
sensin, ayım güneşim sensin, gecenin sırrındaki sır sensin, sen bizi
bizimle bırakma ya rabbim, amin.
2. BÖLÜM
Çünkü zahir ehline bu öğretileri vermekle biz onlara günah yükünü
yükleriz, ham meyveyi yiyemediğin gibi sen kendini, hangi devrede
olduğunu bil, dön geçmişe seviyeni ona göre belirle. Dokuduğun tezgaha
gelmez, dokuyacağın ise tezgahtan ayrı yerde dokunmaz, sıraladığın
seçtiğin renkleri sen istedin, öyle bir nakkaş haline getirdin ki bu benim
eserim dedin. Bunu hangi akıl ile söylediğini düşün. Kaç tane aklın var
oluşunu bildirdik, cüzi akıl, külli akıl, maaş akıl, aklı evvel. Zahir aklı
batın aklı, birde bunları düşün, sakın görülürüm sanma, düşlerden
düşlere girin dediğimiz işte budur, bunu çok iyi belle. “Allah”ım cümle ile
beraberdir, birde var ki zümreye açtığı yol onun iradesindedir. Bir
müteşabih insanlar vardır, bunlar dünya ehlileridir, bir de muhkem
insanlar vardır. Burada müminat gerçek olandır, size nasıl anlatılır ki.
Çıplak gözle bakmayı dene, var edilene çıplak gözle bakmayı bil. Sonra o
gözü çevir içine, bir de iç alemi seyret, işte eser, benden değil ondandır
de. Hiçbir iş, hiçbir emek, hiçbir hizmet, o düşünce sana ait değil, hepsi
rabbin tasarrufundadır.
“Allah” a emanet olunuz, (Hamisi sarı ana dır can dostun. Onu verelim).
Bu gecenin aşkına haydi gel de yanalım. El ele verip de “Allah” adı ile
tekrar tekrar doğalım. Bir kandil yandı, ilahi nur, o nurun etrafında
yıkanalım arınalım, yunduk elhamdülillah diyelim.
Yunus’ um gelir söz dileyene söz, özden ver demeye geldim, söz ehli ol
da, halkadan çıkma demeye geldim. Yolun başı “Allah” sonu ille
“Allah”tır. Buna talip isen aç gönlünü, ışığı davet edesin, o ışık senden
sana dönüştedir, seni aydınlatsın da dileyen senden aydınlansın.
La ilahe illallah Muhammet resulullah.
Çözülemeyecek hiçbir düğüm yoktur, sen oluşturdun o düğümü, o günü
bekle çözülür diye, “Allah”a dön yüzünü, gerçek ile gönlünü tekle, ikide
olma sakın, ikilik şirktir vebaldir bunu bilene, yanmadan kanılmaz, şevk-i
muhabbet de dünya işi sorulmaz, bir çıkış yolu ararsın, her gördüğüne o
yolu sorarsın. Hiç demezsin o yola ben gelmedim getirildim, bunun
kıymetini her an bilmelisin. Selam olsun.
Ceddi Muhammed ehlidir, ziyası nur ile hikmettir, nerden aldı bu nefesi,
kimdendi kisvesi, hepsi rabbin eseridir, hidayet nuru ile nurlandı gönlü,
onda karar buldu, sustu hiç konuşmadı, ona ana dediler İslam bayrağını
eline verdiler.
Yunusum selam eder, dost yüzlere bakar da haktan diye sever. Verdi
bilgileri serdi önlerinize, bir lahza irşat müjdesini verir de dağılanlara gel
der. Her birinize selam olsun, gökyüzü seyre verilsin, işaretini verecek
bir çok zuhuratlara sahne olacak, soluduğunuz hava bile sizleri yıkayıp
arıtacak. Mekanlar açık olsun verileni alsın.
Xx; bu gece değil mi? Yarın.
Mekandan bahsettik, bedenleriniz, sizlerin bedenleri ruhunuzun evidir,
yabancılar girmez, öyle girerler ki sizlere olmadık zulmü ederler, bunlara
izin vermeyin, ilahi kalkanları siper edinin.
La ilahe illallah Muhammed resulullah,
Selam olsun
09.12.2011
nz.hn
Geldik divanına diyelim elhamdülillah. Huzuru ilahiden diyelim bir
“Allah” suphanallah şükrüllah. Selam ile geldik söze, uğurlar olsun
gidenlere. Bir kucak açılır görev alan erlere. Her dem şükürler olsun her
dem ilahi feyz ile bu gönüller coşsun. Kır kalıpları çık meydan senin,
kalıp ile meydana çıkılmaz bu yer tüm ermişlerin. Gönül eri olmak
gönülden sevi sunmak çok zor değil. Bilenlere selam olsun, o sevgiyi
sunanlara selam olsun, hak divanında söz verdik, o sözü unutanlara
yazıklar olsun. O sözü hatırlayanlara uyananlara selam olsun. Bir çer ağı
yandı uyandırdık gönülleri, bir haber geldi bizde sardık, hem sardık hem
haberi saldık. Cümleden cümleye dedik, onunla “Allah” deyip ilahi emre
boyun eğdik. İlahi istikrarı bildi ise bu can, uyanmıştır gönlü, hak zikri ile
hem an. Can içinde canı bulmuştur, keyif ondan, seyretmiştir bunca
alemleri vuslata ermiştir. Sanma ikilikte değil teklikteyiz, ikiden geçtik
teki murat diye seçtik, yolumuz umut yolu, iştihak yolu, seçtiğimiz ilahi
planda verdiğimiz sözün yolu, yürü dost yürü ışığınla yürü, gelen gelir
gelmeyene uğurlar ola denilir. Zincirin halkasını koparmak murada
terstir, hele bildi ise bu yol ona külfet gibi gelir. Oysa külfet bu
cüssededir, bu naçiz bedendedir. Hiçbir hizmeti külfet görme ülfet et,
hakka şükret böyle bir yolun hizmeti sana verildi ise, el aç da gece
gündüz bu nimete şükret. Gel dedik dost gel kapımıza, bu kapının
ardındaki yapıya bir bak da, uyar mı uymaz mı bunun tasasını çekme,
yapına uymasa çağrılır mısın, bu kapıya vardırılır mısın, sen mi geldin
sen mi çağırıldın? O istedi sen yürüdün. O istedi sen kapının tokmağını
çaldın. Gel çağrısına uydun şimdi buradasın. Sanma sağından solundan,
çağıran bir tek o var ona uymalıyız, onun muradı üzere şekil bulmalıyız.
O öyle bir şekildir ki o şekilde sabit kalmalıyız. Sen sabit olamıyorsan
kalamıyorsan, bu istikrarsızlıktır bunu iyi bil. Canım sıkılıyor keyfim hoş
değil dediğin an, toplantıya geldiğinde, bilsen ki bu sıkıntının ne kadar
çok hafiflediğini, bu lafı demez ürkerdin, tövbe ederdin bir köşeye
çekilirdin. Bunu unutma kim ki halkayı koparır bir eza ile karşılaşır. Bu
hem zahiri anlamda hem Batıni anlamda, bize ters düşen değil bize yüz
düşenle birlikte oluruz. Ne sordu isen sordun cevabını aldın işim bitti
deme, her şeyi rabbine havale et o bilir o işitir seni. Her kesi oyalarsın
Rabbi asla. Her oluş bir lütuf değil olması gerekendir. Bir çekirdeği düşün
al avucunun içine, hayal et bundan koskoca bir ağaç meydana gelecek,
dalları budakları ve yaprakları çiçekleri ve meyveye dönüşecek. Evet o
gerçekleşecek ne zaman? Mevsimler ona ayarlı, doğa o işte hizmetli,
suyunu vereceksin hizmetini önce sen edeceksin, bunu unutma, birde
insanın oluşunu düşün, ağacın kalbi nedir bilir misin? Çekirdek yaaa
tecelli o çekirdekte zuhur ediyor. Bu kadar oluşların, ilahi hikmete dayalı
zuhuratları var ki, bunu çözmeye ne ömür ne akıl yeterlidir. Ama
“Allah”ımın seçtiği bazı kullar vardır, bu ilahi bilgiler kesintisiz o kişiye
aktarılır. Neyi talep ediyorsan sen kendine hiç yardım bekleme, o zaten
gelir önüne, talebin netincesin de hizmet edenin olur bunu unutma.
Gayriye tamah etme çok olsun diye de bekleme, her var edilen nasibi
ölçüsünde yer içer. Giyinir ömür biçer. Teslim ol ki hiçbir şey sana ağır
gelmesin zulüm gelmesin. Sen teslim olmaz isen ölüm, hastalık, bir çok
sıkıntıları dert eder kederlere bürünürdünüz. ve Öyle de oluyor, geniş tut
yüreği geniş tut, öyle bir geniş tut ki orada bir tek konuk yüce rabbim
olsun. Onun dışında konuk barınmasın, selam olsun, selam olsun,
sabırlar sema olsun, gayretler yerini bulsun, insanı insan yapan değerler
mutlaka yakanıza gül olsun.
2. bölüm.
Rahmet rahmeti bekler, o rahmette keramet ehil ister. Geç kerametten
hakka davet et, keramet ile değil merhamet ile, bağıra çağıra değil gönül
lisanı ile. Koyma şartı olmasın beklentin, sadece davette bulun.
“Allah”ım bir çok sebepler halk eder, bunları yaşarken görebilmeniz için,
o sebeplerde gizlenmiş neticeler zuhura çıkar, oda elbette kulun
hayrınadır. Hayrı olmayanı vermez, şer geldi ise bu senin sabit karar
kılmadığındandır, tevekkül olmalısın, ne verirse verir deyip öylece el açıp
yalvarmalısın. Göz yaşı ile duanı et, cümlenin hayrına de, bütünlüğün
hayrına de o bütünün hayrına de. Olumsuzlara olumlu düşünceler
gönder, her gece onlar için duada bulun, sevgi merhamet şefkat iste
“Allah” dan, beklentisiz dua ediyor isen, mutlaka yerine ulaşacaktır.
Etme kaygı tasa yarını düşünme, her şey pay edildiğine göre yarına ne
yaşayacaksan, buda benim kısmetime de kabul et, reddetme.
Fazla araştırıcı olmayın, dünyevi işlerle çok meşgul olmayın. Kimsenin
özel yaşantısına hiç mi hiç burun sokmayın, farkında olmadan ne
günahlara sebep olunur, kabullenip kabullenmemen senin bilincinde,
ama reddetme hakkına sahip olmadığını da çok iyi belle. İnsanların
kararlarına daima saygı duy, bu kararları verirken yaşanmışlıkları da
devrededir bunu sakın unutma, sen onun yaşadığını yaşamamışsın,
neden karar verme hakkına sahip görürsün kendini. Bunlara çok dikkat
edin, bunlar edebi hallerdir, hüsnü ahlak tır, olduğundan fazla büyük de
görme, bir tek büyük var o da “Allah”ım de.
Eşit davranma, bilenle bilmeyen bir mi der kuran ı kerim, her birinin
yerini kaydını şartını gönül ölçüne göre değerlendir, bilirsin ki gönül asla
yanılgıya düşmez. Kuracağınız ikinci bir mekan için bizler verdik, sizler
hazırlanın, hazırız dediğinizde gerekeni söyleriz. “Allah”ımın izni ile.
Zaaflarınıza göre hareket etmeyin, ben orayı seviyorum ben burayı
seviyorum demeden önce can dostlarında o rahatlığı görmelerini
sağlayın.
Hoş olun hoşça kalın.
La ilahe illallah Muhammed resulullah.
Bir heybe astım omzuma,
Bir somun ekmek bir de koydum kuranı yanına,
Bir elimde asa çıktım bu hummalı yola,
Dediler Yunus’um yolculuk nere?
Hak emir verdi yönüm dikili ağaca göre.
Seyrü seferin mübarek ola,
Yunus dellenir, yunus gün günden önce dillenir.
Gönülden verir bedeni gizler,
Derdi ne sudur ne bir lokma somun,
O ağacı gözler ona ulaşmak ister.
Selam olsun, her bir cana gece ve gün mübarek olsun, hizmeti ehil
kişilerle yapın, yola düzgün insanlarla çıkın, bir sofra paylaşılacaksa
edep dahilinde paylaşın, ilahi sohbetlere dostlar katın. Haydi eyvallah
La ilahe illallah Muhammed en resulullah.
e.ç; ofisimiz için bize ne tavsiye edebilir acaba, orada yapacağımız
çalışmalar için, tasavvuf üzerine düşünüyoruz.
g.s; şimdi bir hazırlık yapın bakalım görelim gidişatınızı, siz başlayın
dedik ya yardım gelir, hiçbir veli bırakmaz yarı yolda sevdiklerini, “Allah”
için yapılan her işte “Allah”ın eli eliniz üzerinde, bunu unutmayın yeter ki
“Allah” için olsun.
Haydi eyvallah.
Selam olsun, selam olsun
16.12.2011
PFK
Koşa koşa gelinir, dost dost diye orada hak bulunur. Misak aldık
soyunduk ya hizmete, külfet demedik, daldık bilmeden ülfete. Hicaptan
dır gönül ehli hicap perdesinin arkasındadır, kah açar kah kapatır. Gönle
verilmiştir nurdan damla, o hakkın tecellisidir damla misali gelir. Ne olur,
anda, bir ilahi huzur sakinlik yayılır her zerreye. Bir güzel konuşursun
dökülür dilden kaleme, talep etme ile olmaz, gönül kâbedir, oraya her
kulu izinsiz giremez. Öyle süreler verilir ki sizlere amaç tekamüldür,
zaman mekan size ayarlanmış, durma tekamüle koş, durma iştiyaktan
iştiyaka koş. Hazır değilim deme hazırlığı verir rabbim sana, her an ilahi
zikir ile yıka arıt gönlü. Bes nedir bilir misin? Kuran B ile başlar S ile
biter, Besmele ile başlar Nasla biter, tamamı insan içindir. O Bes
olmuştur, beste muhabbet kalıba değil kalbe inmiştir. İnsanın manası
ilahi aşk huzuru muhabbet, ve “Allah” sevgisi “Allah” muhabbetidir.
Kainatın manası insandır, sen kime arifsin can kime arif, bu meydan öyle
bir meydan ki, başı, canı veremem dersen durma git. El etek öpmeyi
bırak da her şeyden vazgeç. Aşkı muhabbet ile dolsun, huuuu desin
erenleri gönül gönüle bağlansın, destur verildi ise, can can içinde hep o
olsun. Korkma dost bırak korkuları, korkular seni hep geri atar, uzak
uzak daima ileri, hedefin belli dir senin niyetine uymuştur, gönlü
sarmıştır neden endişen neden korkun olsun. Bir düşün öyle bir tecelli
“Allah”ım cümle kullarına nasip etsin, ne incin nede incit burada mana
nedir bilir misin? Kimseyi incitme hor görülsen de kimseden incinme, bu
yol öyle bir yol.
La ilahe illallah Muhammed resulullah.
Öyle bir aşka bürünmüş ki ne beden kalmış ne isim ne sıfat, sen onda o
olmuşsun seni incitseler de incinmezsin ki. İncitmeye gelince, onda hak
olduğunu bile bile nasıl incitirsin. O var onda o var, her olayın seyri
olmalı, kalemin ucundan çıkan her söz manadır, onlar üzerinde durup
gönle sonra indirmeli. Akıl ile bulunur, gönül ile onaylanır. Biri madde
biri mana ise sen onu önce aklının sonra gönlünün sesini dinle. Her an
tecelliye kainat açıktır, her an tecelli yağar yağar, dil susmalı ilahi sırdır
o sırrın içinde sır kalınmalı. O davet mutlaka gelir.
Şimdi selam olsun, okuyun okuyun okuduklarınızı yazın. İbadet çok
güzel, Allah için yapılması gereken görevlerimizden birisi diyelim, ama
birde şu var ki, alim mi arif mi dendiğinde ikisi bir bütün olursa
mükemmellik olur. Hakikate doğru yol bulunur, ama ibadetten de
önemlidir ilim. İlim ile ilmedin, mutlaka ibadetle ikisi bire arada olursa
güzel, ama öncelik ilme verilmiştir. Arif olan anlar ilahi ilimlerin feyzi,
sana yayılır da yayılır.
2.bölüm
Beden yurduna geldiniz madde elbisesini o bedene giydiniz, her tekamül
sonucunda elbiseler değişti, tekamül hakikat ile birlendi. Sonra bedenin
oluşumu gözlendi, neyi yaşıyor isen yaşa tekamüllü veya tekamülsüz, o
beden yurdunu bir gün terk edeceksin.işte bu süre sizlere verildi, misafir
olduğunuz dünyada neler hakikate döndü, bunu düşün sadece bunu
düşün. Kapa gözlerini dal tefekküre, nasıl geldin hangi evrelerden geçtin,
neleri hallettin neleri halledemedin. Tamamladığın neydi yarım bıraktığın
neydi, sadece bunlar için tefekkür eyle. Dost dost diyoruz her sohbette
bunu işliyoruz, önce gerçek dostun hak olduğuna inanmalıyız.
Sen o dostu çevrende mi ararsın? Gerçek dostun kim olduğunu içine mi
sorarsın, o senin tekamülün nispetinde sana bildirir. Bilgi o dur ki
gerçekle yüz yüze getirir, irfan o dur ki yolculuğunda elinden tutar da
seni ona götürür.
Selam olsun
Hepinizi selamlar diktiğiniz fidanların meyvelerini görürsünüz, meyveler
ilimdir, ağacın yetişmesi ise irfandır, irfan eli değmiştir, suyunu irfan
olan vermiştir.
Geceniz hayırlı olsun her gününüz hak için hizmet olsun.
La ilahe illallah Muhammed en resulullah.
3.bölüm
Her yerin toprağında manadan doku vardır, oraya ilahi tecellinin fazlaca
verildiği, manevi güçlerin bir araya geldiği özel yerler. Aleminiz bu
oluşumları fark edecek, burada şehitler çok fazla burada evliyalar var,
burada mürşidi kamiller var, diyebilecek durumlar çok yakın. O hissiyatı
duyacaksınız, işte o anı değerlendirin. Yağan yağmurun sizlere neler
fısıldadığını bilmelisiniz. Mesela bugünkü yağmur, rüzgar ile bir
zikirdeydi bunu hiç mi anlamadınız? Öyle bir coşku halinde doğadaki
değişiklikler tecelliler bazen cemal sıfatından gelir, bazen de celal
sıfatından bunu unutmayın, celal ve cemal birbiri ile bir bütündür.
Meleklere emredilir, doğanın yasasını düzenlemeleri için görevleri vardır.
Beş adımda yağmur yağar beş adımda güneş açar. Oraya o inecektir,
burada da o güneş doğacaktır. Bu yağmurla birlikte inen rahmeti, ilahi
rahmeti hissedebilir duruma gelmelisiniz, o fırtınalı yağmurun yağdığı
an, çatının altına saklanmak değil çıkıp onu yakından gözlemelisiniz.
Bunları araştırın, işte bunlar ilim ve irfan sahibinin birlikte izlediği
yoldur. Bu yol öyle bir yoldur ki sen coşar gidersen önün açılır, bütün
engeller bentler kaldırılır. Sen dura kalka gideyim dersen, bırak senden
sonrakilere yolunu ver öne geçir onları, işte bu kadar, şekeri getirin,
geceniz hayırlı ve nurlu olsun. Rüyalarınız mana ile birlensin. Rüya
görüyorsunuz, aslına dönün burada da rüya halindesiniz. Suretleriniz
burada bunu biliyor musunuz? Size açık bir sır, her şey aslına dönecektir.
İlahi mecliste bütün aslımız oradaydı o suretler ile gönderildiniz. Kayıt
altındasınız unutmayın. “Allah”ım bizi senden ayırma, her şeyin doğrusu
iradesi tasarrufu senin elinde, bu yola çıktık çağırıldık da geldik
ilerlememizi nasip eyle “Allah”ım önce “Allah” diyelim bize sen yetersin
“Allah”ım, doğru olmamızı nasip et, önce insan olmamızı bize nasip et,
sonra kamil insan olmayı. Amin amin
MÎSÂK:
Söz verme, sözleşme, andlaşma.
1. Allahü teâlânın, Âdem aleyhisselâma ve bütün zürriyetine (ondan
gelecek insanlara); "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" diye hitâb
buyurması, onların da; "Evet, sen Rabbimizsin" diye cevab vermeleri.
(Bkz. Ahd)
ÜLFET:
Bir topluluğun din ve dünya düşüncelerinde inançlarında birbirlerine
uygun olmaları. Dostluk, yakınlık kurmak, kaynaşmak.
HİCÂB:
Örtü, perde, avret yerlerini örtme, örtünme. (Bkz. Setr-i Avret)
Setr-i avret denilince, her ne kadar kadınların hicâbı anlaşılıyorsa da,
kelime, mânâ ve mefhum olarak erkek ve kadınların örtmeleri gereken
yerlerini örtünmelerini içine almaktadır.
Bismillahirrahmanirrahim,
17.12.2011
gr.h
Selam der geliriz hak kelamını sofraya sereriz. Arif o dur ki bir lokma
somun bir asa onunla yol alır. Her gördüğüne haktan der de eğilir selam
verir, ama o herkes tarafından çok iyi bilinir. Hangi derde derman
olacaksa insanların onu düşünmesi yeterlidir. Abit midir, mabut mudur
keşfi açık olanlar anlar, ruhların tekamülümü? Bedenlerin tekamülümü?
Bunu hiç düşündünüz mü? Bedenler tekamüle muhtaçtır, ruhun tekamüle
ihtiyacı hiç yoktur. Birçok evrelerden geçeceksiniz dedik, ne olur
kendinizi kendiniz gözleyin, kimin gözüyle derseniz “Allah”ın gözü ile.
Bütün olumsuz yanlarınızı terk edin. Öfke ile kükrüyorsan ben onu terk
ettim demelisin, yalan söylüyorsan dilini edebe davet etmelisin, zengin
fakir kim olursa olsun, fakiri umursamayıp zengine itibar ediyorsan bu
halini terk etmelisin. Her can her var olan abitdir bunu bilmelisin, onun
için istesen de onu incitemezsin, o incitse bile sen incinmezsin. Sevgi
muhabbet tohumları ekin, her cana hikmettir diye verin. Dedik ya her
yerin manevi bir dokusu vardır, bunu belli eder, toprağı belli eder, havası
suyu belli eder. Orada gönül huzur bulur ihya olur. Öyle bir geçiş hali
oluşur ki bir tek kanadı eksiktir. Onunla bir olmayı yeğler. Meclisin adı
hak içindir, davete icabet edenler ise hak muradı içindedir. Her yer
çağırır seni ama gönül bir tek yerde kavi kılar, çünkü orada ruhun
bedenin gıdası vardır, onu almak onu yutmak ister. Yakaza hallerini
dostlarım yaşıyorsa, bu hallerin tefekkürle oluşacağını bilmelerini
isterim. Bol bol tefekkür edilsin, uykuya geçerken bile yakaza halinde,
bir çok zuhuratlarla karşı karşıya gelinir. Kendini asla küçük görme, ben
bilemem ben yapamam deme, tevazu ise elbette göster ama ben
“Allah”ın yarattığı bir varlığım de, onda hiçliği yaşa, insanı kamilin bu
yolda varlığı silinmiştir, her kemale erişte sıfatları dökülmüştür, tecelli
bir çok bedenin her noktasına zuhuratı bolca verilir ama işte onu
hissedebilmek mükemmelliktir. Birde fiillerin tecellisi var onu bilir
misiniz? Fiiliyatın tecellisi yeme içme iş yapma çalışma, bedenin hizmeti,
işte bu fiillerin tecelli yatıdır. “Allah”ım nelere maliktir her yemeğe
oturduğunuzda şunu düşünün. Önce nimete bol bol şükredin, sonra
“Allah”ım bu nimeti ben yiyorum buna vücudumun ihtiyacı var, öyle bir
tecelli oldu ki rabbim bana bunu nasip etti, biraz onun üstünde
düşünürsen yediğin her lokmayı hak etmiş olursun. Çokça kelimeyi
şahadet getirin çokça. Yazının başında abit ile mabudu verdik.
Abit nedir, mabut nedir.
Abit ; insan mabut; yaratıcı
Bir gün abit le mabut vuslat olur insanı kamilin ulaşmak istediği işte bu
haldir.
Şu an dua edelim, bir savaş hazırlığı var. “Allah”ım korusun bizi,
çaresizlikten sana sığınırız rabbim, barış nasip et. Bu hazırlığı “Allah”ım
eyleme sokma, bunu kim verdi (Atatürk) evet Türkiye hazırlık içine girdi.
Hal nice olur, masaya gelmeden kararlar verilmeden çok iyi düşünülmesi
lazım. Komutanların başına gelenler, kimi hak etti kimi hak etmedi.
“Allah”ım hezimetten korusun, delalete düşenlere hidayet nasip et
“Allah”ım.
Fatin rüştü zorlu, celal Bayar, inönü masaya geldi doğu batı kararları
verilecek. Bu mukaddes yerlerin toprağına zarar gelmesin.
Fatin rüştü zorlu, feyzi çakmak, elleri bağladık komutanla, geliriz
ayağımızın tozuyla, koruruz vatanımızı tekbir ile, askerimize umut
veririz. “Allah” aşkı ile yürürler ama hak edilmediyse bir ömür vebal
öderler.
Takdir ile gidilir, tekbir ile hizmet verilir, bir çok emeller devreye girer,
sana hak olan, nasip olan senin eline verilir.
Akçe olmaz orada yer alınmaz, ama gitmelisin, akçeye el sürmeden, her
ne zorluk yaşarsan yaşa buna tamah etme dost, kim alırsa alsın sen
“Allah” için bulun senden ne isteniyorsa beklentisiz ver. Bir çok kişilere
kuranı sevdirdin, ilahi bilgilerini onlarla pay ettin, bir şey beklemedin, hiç
hayır demedin “Allah”ım sizden hepinizden razı olsun. “Allah”ın Murat
ettiği görülür, söz haktır “Allah”ın rızası olmadıkça hiçbir yaprak
düşmez. Sen onun rızasına rıza göstermelisin, gösterdiğinde rıza
makamına sahip olursun. Ol tevekkel hiç şüphe etme can sende
emanettir, davan ten ile değil canı canana kavuşturmak olsun. Sebil et
bilgini sebil et. Her göreni sevdir sevmeyi öğret. Hoşça kalın.
Allahümesalli ala seyyidina muhammedin nebi ümmi in ve ala alihi ve
sahbihi ve sellim.
Bulutlar toplanınca rahmeti yağar, bazı yeri yakar yıkar, bazı yere hayat
verir can buldurur. Neden diye hiç düşündünüz mü? İlmi ilahide hepsi
mevcut, olması gereken olur, neden böyle diye sorulmaz, onun hükmüne
rıza göstermelisin. Neden neden diye sorarsan bir gün sende onunla …
İlahi rahmeti düşün, insanın gönlüne indi mi çok güzel haller yaşanır,
ikram ondandır çünkü arkasından davet gelir, o ikramı nasıl kullandığını
görür, hak etti isen davet gelir, çünkü ayırmıştır seni, şimdi mi ayırdı
seni? Hayır, var oluşta. Elest meclisinde ayrılanlar arasında oldun,
“Allah” her var ettiğinin ne yapacağını bilir, her şey aşikardır ona hangi
kulu cehennem ateşini yakar, hangi kulu cehennem ateşini söndürür, o
bilir o bilir ezelden ebede bütün yaşanacakları bilir. E o zaman neden
cennet cehennem vardır? İşte düşünmelisin bunları, tefekkür edip içe
dönmelisin, pırıl pırıl geldiniz, öyle bir fıtratınız mevcudiyetiniz var ki,
onlar ne zaman bozuldu ne zaman tahrib oldu, hani söz verdin burada
neler yaptın. Ona ters döndün, ruhun önüne bir çok duvarlar ördün.
Şeytana yüzün dönük böyle yaşadın, sonra fark ettin ki içsel sıkıntılarınla
yanlış yolda olduğunu bildin, bir şey sebep olup yüzünü yavaş yavaş
hakka çevirdi. Kurtuluşa erenlerin halidir bu, kurtuluş nasip etmedi ise
“Allah”ım el çekmiştir o kuldan, kurtuluş izni verilenler her ne olursa
olsun, her ne yaparsa yapsın, bir gün hakka yüzünü dönecektir. Dönenler
içindesiniz şükürler olsun, “Allah”ım ilahi ilimleri sizlerin gönlüne
duyursun, o sevgi ve muhabbeti versin. Birbirinize olan sevginiz,
insanlığa canlıya olan sevginiz, hep sınanır gözlenir bunu hiç unutmayın.
Hiç ne söylersen söyle havada kalmaz hepsi kayıt altındadır. Haydi
eyvallah.
Hak la ilahe illallah Muhammed resulullah
Ehlibeyt sevgisi çok önemli
Kaderi mutlağı yaşıyorsunuz, tanrıdan gelen mutlak kader, birde kaderi
muallak var fiillerinizle oluşturduğunuz kader, bunları hep düşünün
okuyun yazın not alın. İçsel sıkıntılarınız olabilir, kendinizi ifade ediyor,
o sıkıntıların ne şekilde sizde oluştuğunu yazın, çünkü bütün güzellik
bütün marifet sizde mevcut. Doktorunuz olursunuz, dua ediyorsunuz bir
işinizin olması için, oldurma izni verilen sizsiniz onu yine siz
olduruyorsunuz, elini açıyorsun dua ediyorsun gök yüzüne, o iznin hepsi
sende var, olması gerekende sende mevcut, zamana hazırlanmış zaman
diliminde zuhuratı meydana çıkacak. Olmadı diye de umutsuzluğa
kapılma, geç kalmasından hiçbir endişe duyma, her işte sabır her şeyde
sabır. Sabır makamıdır.
Selam ile gelir Mevlana, ceddi Muhammed Ali dir, meydan onun yeridir,
sema eder döner haktan alır halka verir, bir hiç olduk der yok kederimiz,
sadece yolu bildik “Allah” der de gideriz. Ceddimiz Muhammed alidir,
seyrimiz meydan yeridir. Geçtik post davasından, dost davasından, biz
biriz birde birliği kurduk, biz O olduk deriz. Haydi eyvallah haydi
eyvallah, geceniz nurlu geçsin, yarınlar hep umudunu göstersin, yolun
açık taşsız kumsuz olsun, aşkı muhabbet gönüllerde coşsun da coşsun.
Çağlayan olsun her kuru toprağa can buldursun. Haydi eyvallah eyvallah
eyvallah.
Selam olsun selam olsun aldık selamı bizden de selam olsun.
2.bölüm
Eller açılır “Allah” diye, diye yüceye, gelin can dostlar hep bir dönelim o
ilahi veçhe, ne gam kalır ne keder hepsi anda eriyip biter. Sen ayrılma o
veçh den. Kainatın manasını bekle çöz onu içinde gör bak çözebilir
misin? Kulluğun icabıdır her şey mevcuttur amma, çözmeye güç yetmez,
çok sarılırsan ona yardım gelir anda sana. Bir görüşte kapıldım o kapı
nicelerin, niteliklerin aynası, hele bir var o kapıya adım at eşiğe, bir el
uzanır “Allah” eyvallah der çeker içeriye, ihvanlar ile oturursun, bir
muhabbet bir şevk duyarsın ki, işte o bir makamdır şevk makamında
olursun. Geceler karanlıktır arif olana o karanlıktan doğan karşısında
ışıktır, o öyle bir karanlıktır ki zulmettir belki, ama o zulmet perdesinin
arkasından, neler gelir neler. Geceler yardır sana geceler ayandır, bilmek
istediğin görmek istediğin her ne ise aşikar olur sana, o gecenin öyle bir
anı vardır ki, kapın çalınır dost uyuma uyan gaflet uykusundan, mutlaka
bir veli ziyaret eder o gönlü. Oda seherin bir vaktidir, hiçbir göz yoktur ki
o seherin vaktinde edilen ibadeti edilen duayı okunan kurana tanık
olmasın. Selam olsun Allaha ısmarladık
La ilahe illallah hak Muhammed resulullah.
Amin.
SELAM OLSUN
18.12.2011
NECMİ BEY ÖDEMİŞ
İstek arttı çıktık yollara yağmur çamur demedik, zoru da hiç görmedik
dedik elhamdürüllah, vardık dostun yuvasına, dil ile değil karşılandık
gönül ile suphanallah. Her hali hoş bilelim güzelden güzele kement atıp
da yeni güne öylece çıkalım. Dağılan hangi Murat için uzaklaştı ise, ona
gel can gel dost diyelim çağrıda bulunalım, bir kere yeterlidir, gelmiyor
ise çağrı onda biterlidir. Cüzi irade külli irade; cüzi irade, ayşe
ayşedir,ağaç apaçtır,kuş kuştur. Bütün var edilenlerin hüviyeti bizce
malumdur, bu hüviyeti tam anlamıyla yaşıyor isek, değişmeyen bir tek
kader vardır, kaderi mutlak külli iradede değişmeyendir. Zaaftan ötürü
var ise beklentin, bunu eritmeye bak, bu yol zaaf yolu değil, bunda her
halini denetlemeye bak. Boş verdiğiniz bir çok şeylerin kayıt altına
alınacağına kesin inanın. Çok ciddiyet isteyen programa dahil edilen bu
grup çalışmalarını lütfen hafife almayın. Her ne kadar tatlı şakalar
yapılsa da o dengedir fazlalık değildir. Bunu da hep hatırlayın unutmayın,
şakanın bile mertebesi vardır. Edep ve ahlaki düzen içinde yapılan
mutlak ilahi takdirin sizlere bu yolu açmasından gönlümüzü huzurla
doldurmalıyız. Bir tek çalışma vardır, sadece “Allah” ve resulü içindir. Bir
tek topluluk vadır sadece “Allah” ı bilmeyenlere tanıtmak içindir. Kuranı
okutmak içindir, bu safta yer alıp sırf merakınız giderilsin diye kim
toplandıysa oraya gideyim dersen, hem geri kalmışlığınız kayda geçer,
hem bilgiden kusur kalırsınız, ilerlemen zorlaşır. Gönül hangi toplantıda
olursa olsun, nereye çekiliyorsan mübahtır, senin nazarında mübahtır.
Ama tanrının hiç tasvip etmediği bir topluluktur, “Allah”ımdan defalarca
özür dileriz, çünkü “Allah” bu dünyada neler yapacağınızı bir tek kitapta
toplamıştır. Var oluş biçimimizi, ahlaki değerlerimizi, alış verişlerimizi,
dost ilişkilerini, evlilik ilişkilerini, yavrularınızı nasıl büyüteceğinizi,
hangi hak üzere onları meydana getireceğiniz, daha bir çok, çiçeğe nasıl
davranacağınızı, ağaca nasıl bakacaksınız, çalıya nasıl davranacaksınız,
hepsi mevcut. Bunlar yeterli değil de başka kaynaklardan bilgi eğitim
almak için zamanını harcıyorsan buna dur demenin vakti gelmedi mi? Bu
her biriniz için geçerlidir. Her biriniz arayış içrisinde olduğunuzu
söylemek istemiyorum, ama buna dur demenin zamanı geldi, böyle
dostlarımız varsa uyarmalısınız, o eğitimi alanlar bu işe el atmalılar.
Dosta yüklemek doğru değil, her olayda onu söz sahibi yapmayın. Onun
görevi verileni dağıtmak, bu kadar yetmeli.
Gelelim kuran öğretilerine, kaçınız kuran okuyup bir şeyler
öğrenebiliyorsunuz. Oda bizce mevcut, ne olur her şeyden vazgeçin ama
ondan asla. Dost bağına girilir de güller derilir, gül misaldir resulün
öğretileridir gül. İlahi aşkı ne olur yaşa içinde, biraz uzak kal dünyevi
işlerden. Kapan odana bir köşe bul, o köşede otur bir tek onu düşün.
Neden bu zaruretler içinde oluyorsun bunu düşün, senin şer diye
gördüğün “Allah”ımın indinde o bilsen ne hayırlar vaad eder. Gidenin
arkasına düşme, senden neler eksiliyorsa nedenlerini sağda solda arama,
önce kendini sına nerde hata yapıyorum, nerde sahip çıkamadım, buldun
buldun, bulamadın o zaman bırak “Allah”a. O seni senden iyi bilir,
gidenin arkasına senden iyi düşer. Getirtir mi getirtmez mi sadece onun
tasarrufunda. Bunu söylemiştim birçok olumsuzluklar o gidenle
temizlenir. Birçok oluma uyuma hazırlıktır aslında o gidenlerle birlikte,
gidenle birlikte kapı kapanır, ama ardından çok farklı yeni bir kapı açılır.
O kapıda sadece “Allah”ın hizmet zenginliği vardır, o mu bu mu tercih
sizin hakkınız. Ama ahdi hatırlayan o ahde vefa gösterenler ikinci kapının
açılmasında sorgusuz sualsiz içeri koşarlar. Gönül çalabı geçmiştir
harekete, durmaz çağlar “Allah” “Allah” diye. Gel çağrısına uyar da
dinler gönlü, dinler bütün azaları, orada karar kılar, mutlak bir şey
bahanedir onu oraya koyması için. İşte açılası kapı can kapısı vardır
onlar açılır ve işleyişe geçer. Devre devre hepsi farklı sezgiler ile zuhurat
oluşturur, kalp dile gelir gönül olur, gönül dile gelir Fuat olur, fuat dile
gelir çegap olur, çegap dile gelir kalp olur. Hakiki ilmin gerçeği kalpte
barınır batın da gizlidir sır içinde sırdır, “Allah”ımın merkezi o senin bir
parçacık et parçası dediğin kalpte mevcuttur. Mevcudiyetini kainata
yaymış. Nasıl bir mevcudiyet sahibi olduğunu alemlere duyurmuş,
melekler iştiyak ile onu zikreder tespih eder bütün var olmuş eşyayı
hikmetinden haberdardır, “Allah”ı zikreder ler yağmuru rüzgarı ayı
güneşi yıldızları, her biri “Allah” der sadece “Allah” der zikreder. Gelelim
kulluğun makamına, kullar hem nankördür hem aceleci, aceleciliği
şeytanı da içinde barındırmasındandır, sakinlik “Allah”dan acelecilik
şeytandan gelir. Her iki kuvve bir bedende mevcut olduğuna göre neresi
ağır basıyorsa o devrede zuhur eder. Halka açacağız kapıları uzatıp
uzatıp da duracağız bu yazıları, her biri can bulacak gün gelende
mekanımız meydana dönecek. Ağır ağır alalım sindirip de hazma varalım.
Aldığını hazmedemiyorsan orada bir eksiklik hata var diyelim yapıya
yardım dileyelim. Geçtik azdan çoktan, geçtik maddi tasarruftan, geçtik
artık çalçene sağdan soldan bir tek seçtiğimiz yol var, seni seçtik
“Allah”ım sana ulaşmayı diledik “Allah”ım, peygamberimizin ışığına
koştuk “Allah”ım, bunu diyelim bunun için birbirimize el verelim. Eller
bağlandıkta aynı havayı nefes ettikte sen bil ki güç oluşturulur. O güç
her toprağa kesintisiz şartsız beklentisiz ulaşır, kavgalar barışa döner
sarıklılar size yardıma gelir “Allah” “Allah” eyvallah.
La ilahe illallah Muhammed resulullah.
La mevcudu illallah,(zikir)
La faili illallah(zikir)
Dostlarım selamlıyorum sizleri (Harry edwards)
Sevgi dostlarım merhabalar efendim merhabalar.
Önce yeni dostlarımıza kendimi tanıtmak istiyorum. Ben İslamiyet i
seçen İngiliz bir ailenin çocuğuyum, İslam ateşi ile yanıp yanıp
tutuştum, bu benim için bir özlem ilahi gözlem di ve karar verdim onu
seçtim. Ve İslam üzere hakkın gel çağrısına uydum. Ve buradayım, hangi
ders üzerine eğitim istiyorsanız öğretileri ona göre verelim. Buyurun
efendim,
Topluluk tasvib edilmiyor olabilir dediniz, sekiz on kişilik bir grup olarak
onbeş günde bir toplanıyoruz, içsel tasvib edildiğini biliyorum
inanıyorum da bununla ilgili bir şey söylerseniz sevinirim.
g.s; olumsuz olsaydı uyarılırdı.
Öğreti açısından sorun;
e.ç; şifa uygulamaları hakkında bilgi alabilir miyiz,
g.s; şimdi şifa için öncelikle seni var edene inanmak ona teslim olmak,
dil ile değil her zerren ile ona teslim olmak, uzun uzun sadece sessizce
bir çalışma yapmak, bu çalışmaya bedeni zihni ve ruhu hazırlamak amaç
bu, ondan sonra sizlere verilecek izin müsaade ile ilgili çalışma başlatılır
ve insana nasıl yaklaşılır hangi hastalıkta sizin fiilleriniz ne olmalı,
hastanın yaklaşımı ne olmalı, bunlar sizlerin yardımı ile sizlere
gönderilir. Siz önce kendinizi anlatın bizler görüyoruz, ama ne kadar
doğru yapıyorsunuz o tartışılır. İzni kimden aldınız önce onu söyleyin?
Soralım.
e.ç; rabbimizden aldık
g.s; verildiğinden emin misin?
e.ç; onu diliyoruz
g.s; o zaman bu hazırlığı önce içinizde başlatıp sonra uygulamaya
geçseydiniz, çünkü bir şeylerin bir gün ters tepeceğinden haberiniz olsun
istiyoruz. Öyle bir çıkmaza sokulursunuz ki, hadi şifanı ver denilir, işte o
zaman bunun ne kadar yanlış bir başlangıç olduğunu fark edersiniz. Önce
sizin içsel sonra dışsal hazırlığınızın tam olması gerekmektedir. “Allah”ın
kitabında bir çok ayetler buna yöneliktir, mümine kuran tek şifa
kaynağıdır, ama şimdi bunu veriyorsunuz, yıllardır veriyorsunuz ve
uyguluyorsunuz bunu biliyor ve izliyoruz gözlüyoruz, bizimde bu yönde
bir çok çalışmalarımız oldu. Ve en az 200 kişilik bir çalışma başlatmıştık,
bütün insanlara kapı açık ve her gelene şifa verilirdi, şifayı verirken
hastalığı bedene geçirebiliyor musun? İşte o tam şifadır, bu hastayı
rahatlatmak için onun hastalığını kendi bedeninde oluşması gerekir,
çünkü sen o eğitime tabi tutulduğun için o hastalığında senin
vücudundan nasıl gideceği öğretisine sen hazırsındır. Bunu o şekilde
dağıtabilirsin. İşte bunlardan sıkıntı duyulabilinir, bunu söylemek istedik
yoksa hepiniz şifacı olabilir, önce ruhsal sonra bedensel şifa. Siz ruhları
iyi etmeden bedene koşarsanız kula yanlışlık olur karmaşa yaşanır,
sözlerinize çok dikkat edin, her sözcüğü mümkün olduğu kadar silin silin,
önce “Allah” iyi ederse olur, izni varsa olur hastaya da bunu söyleyin. Bir
araya geldiğinizde şifa hazırlığına girmeden önce ruhsal görüş sağlayın
nelere inanıyor, diyelim ki hasta ruhsal hasta, sen ona şifa verirken ben
kurana inanmıyorum ben böyle şeylere inanmıyorum dediğin zaman o
şifa geliyor olsa bile hastaya asla geçmeyecektir. Önce ruhsal şifa sonra
bedensel şifaya özen gösterin. Bu o kadar önemli ki o zaman yaptığınız
her çalışma mutlaka yerine ulaşır. Ama öncesi vardır o hazırlığı
tamamlamayan bu şifayı zannetmiyorum verebilsin. bu kadar açık
madem istediniz soruyoruz, ve biz hastalara şifa verirken, felce şifa
verirken felç oluyorduk, dilsize şifa verirken dilimiz susuyordu hiç
konuşmuyorduk, ama onların öğretisini aldığımız için ruhsal öğreti,
onları tekrar eski haline getirme yetisine sahiptik. Getirebiliyorduk kimin
“Allah”ın yardımı ile, yani kuranı bilmeyen bir insanın şifa vermesi bence
çok abes. Biz onlara ayet veriyorduk, her ayetin her surenin bir suret
olduğunu defalarca dostumuz söyledi, hiç mi siz dönmediniz kurana, bir
gün alıp elinize bir yaprak okumadınız, okumadınız da bunlarla meşgul
olmanız da o kadar abes, bunu her birinize söylüyorum, şifa vermek
üzere hazırlık yapan kişiler buna çok dikkat etsinler önce ruhsal önce her
şey batında halledilir sonra bedene yansır. Ruh zaten etrafındaki bir çok
olumsuzluklar kalktıkça o cevher kendini gösterir, bu bedene yansır her
zerreye yansır. Mutlu olur yüzü güler gözyaşı kurur hal ve hareketleri
daha ölçülü daha dengeli olur. Bunlara bu yönde dikkat edin, asla
aşağılamak amacı ile söylemiyoruz, bilmiyorsunuz diye de sizleri
reddetmiyoruz. Ama mademki soruldu bir bilenden öğrenilmesi şarttır.
Ama günümüzde her şeyi gözlüyoruz herkesin parasal ihtiyacı olduğu
için birçok parasal sapmalarla meşgul bunlara da karışmak istemiyoruz
bizden önce gözeten “Allah”ım var. Onlar bu işi daha iyi bilirler melekler
yardımı ile değil bir şey demiyoruz ama dostlarımızı uyarmak bizim tabii
ki görevimiz bu kadar var mı başka
SELAM OLSUN
23.12.2011
br.nc.ül.bçv
Gün güzeldir yarınlar ise her cana ayrı özelliktedir, niyete bağlı gelişir,
niyette her ne ise fiile geçiştedir, her toprağın kendine ait manevi
dokusu vardır dedik, “Allah”ım her an yeni bir zuhuratta yeni bir tecelli
yatta olduğuna göre, hangi düşünceye yönelikse “Allah”ım o tarzda o
kapıyı açar. Selçuğu verdik oranın dokusunun ne olduğunu bildiğimiz
için, bir de dosta dedik yakın bir yer gösterdik, orası da aynı düzeyde,
yeter ki kolayın dostlar adına kabulü olsun zor gelmesin, çalışma izni
verildi ise o yerde bunlar incelensin. Nefsi mertebelerin öncelikle
çalışmaların önüne geçtiği bilinmeli, bunlar halledilmedikçe vereceğimiz
öğretilerin vücuda gelmesi mümkün değil. Birçok öğretilere zorunlu
geçiş yapacaksınız, zor gelmez onun izni gönle indi ise önce sevgi
devreye girer istetir kuluna, çünkü Rabbi istiyor diye.
Selam olsun tez yönde hazırlık tamamlansın. Oranın belli bir bedeli
vardır, bu bedel göz önünde bulundurulsun, şimdiden bu hazırlığın içine
girilsin, bu görevi de hekim hanım üstlensin. Azdan çoktan geçelim
topluca hem fikir olup bir yön çizelim. Evet sormak istediğiniz var mı?
e.k; kolay yer nerededir acaba?
g.s; İzmir in yakını, Selçuk var Selçuk tan da yakın olanı var.
e.k; isim verebilir misiniz
g.s; tabii ki, oraya dostumuz gidecek, bu enerjiyi kendi hissedip, burası
diyebilecek, ona o görevi verdik.
Akılla çıktınız yola ama gönlü rehber kıldınız ona, neden olmasın, zandan
uzak şüpheden uzak, elbet olacak birler onlara dönüşecek, onlar yüzler
olacak artık devre çalışma devridir, bunlar öğrenilip öğretilecek, her
birinize bir ışık gelecek, o ışık ile önce siz yollarınızı aydınlatıp,
karanlıkta olanlara ışığı göstereceksiniz. Yapmak istediğiniz her güzel
şeyde dost hazırdır veriye, hiç çekinmeden isteyebilirsiniz. Anlaşıldı mı?
n.a; bizim Selçuk da yüreğimize doğan bir yer var,
g.s; geçiş kolay olmalı gidilecek yer zorda kalmamalı, her şeyin kolayını
seçin, orayı verdik ama ille de burası olup diğer yerlere ters dönmek de
olmaz, iştiyakınızı biliyoruz bu hazırlığı siz yapın, deseydiniz burası da
olur mu? Söyleyecektik birkaç yer gösterecektik sizlere, olmaz yok zeytin
köy olur mu? Tabii ki olur.
n.ez; yer mi önemli insan mı önemli? İnsan her gittiği yeri
değerlendireceğine göre.
g.s; evet ama manevi dokudan bahsettik özellik katılan izinli yerler
vardır, izinli evler vardır, izinli insanlar olduğu gibi bunlara da önem
vermek gerekir, tabii ki insanın bıraktığı enerji, insanın bıraktığı güzel
elektrik dediğiniz günümüzde kullandığınız, bunlarda çok önemli. Ama
manevi dokuya öncelik vermek istiyoruz
n.e; efendim siz bize özellikle Selçuk dediğiniz için,
g.s;olabilir, bazı arkadaşlarımıza zorluk gelebilir, bunu da göz önünde
bulundurmak gerekir
n.e;o dokuyu biz g…. hanımdan mı öğreneceğiz.
g.s;evet,evet. Arzu edilirse gidilsin selçuğa, aynı özelliğin o yerde de
olduğunu söyledik, kimse zorla gitmesin çok uzak deyip bugün boş ver
demesin. Amaç böyle, gün gelecek orada sabahlanacak, gün gelecek
orada görevler için kalınabilecek.bunları göz önünde bulundurun.
n.a: şimdi bizim gezerken aklımıza takılan şeylerden birisi, kapalı bir
ortam olduğu için bir anda 15-20 kişi gidecek belli zamanlarda ve çok
dikkat çekici olacak, müstakil evi biraz o yüzden zeytin köy demiştik
g.s; o uygun onu bizde öneriyoruz, bakılsın.
r.ç; ama orada bir bedel var
n.a; ama uygunsa
g.s; konuşun dinliyorum nerede zorda iseniz yardım ediyoruz.
e.k; gelecekler için de kolay olsun o anlamda
g.s; çünkü onu hissettik gönüllerden geçeni , meraklı olanları her zaman
göreceksiniz, saklamanın alemi yok, “Allah” için toplanılacak, hiçbir
yanlış şey olmayacak bunun teyidini veriyoruz. “Allah” sizi her yerde
korur buna inanın buna inanıyoruz. Dostun gitmesi gerekiyor gidilecek
olan yeri o biliyor. Ne zaman isterseniz gideriz. İnciraltı ama solda, daha
önce gitmişti dost oraya.
Bununla ilgili başka soracağınız varsa Selçuk da olabilir orası da olabilir,
zoru kolay kılmanız için umutlar yıkılmasın gönüller hemen incinmesin.
Bunu size bırakıyoruz izinli yer olduğu için önerdik, gidin yarın
dediğimizde hemen gidebilirsiniz.
Şimdi müsaade ederseniz ilk var edilen AKLI vereceğim.
Adem ilk var edildiğinde Allah Cebrail a.s yi görevlendirip ademe üç
hediye sunması gerektiğini söylemiş, ve Cebrail a.s ye vermiş. biri akıl
biri haya diğeri ise iman, ama bunlardan birini seçmesini onu da tembih
etmiş, hepsini bir arada değil. Adem a.s. önce aklı kabul etmiş, haya ile
iman bir araya gelip, akıl nerede ise bizde oradayız böyle ayrılık olmaz
demiş, şimdi buradaki incelik nedir, önce akıl rehberdir haya yani edep
ve iman, onlar akıl ile bir bütündür, anlaşıldı mı? Yani her var edilende
olması gereken insanoğlundan bahsediyorum, bunların bir bütün
olduğunu düşünmeli, önce aklı devreye sokup yapacağınız bir çok işlerde
akıl devrede olmalı. Edep ve iman gönle inmeli bunlarla işbirliği içinde,
bir şeyi yaparken çok güzel gelebilir çok özel bir yer gelebilir, çünkü
söylendiği için diyorum, ama birazda madem bir bütünlük var o
bütünlüğün içindeki diğerine de cevap vermeli. Her işte bunu böyle
düşünmelisiniz, bir düşünün bakalım nerelere götürecek sizi, iman oldu
edep oldu akıl olmazsa neye yarar. Bir de manevi örtüler var bunu biliyor
musunuz? Dokuların dışında birde manevi örtüler var, “Allah”ımın ol
dediği, onları gönüller hisseder, bu olguları artık yaşayarak birebir
öğrenmenizi istiyoruz. Birlikte düşünün birlikte karar verin.
Selam olsun,
Hayatın içinde bulunduğunuza önce şükredin, sonra tefekküre girin
bütünün bir parçası olduğunuzu, bölünmez bir bütüne sahip olduğunuzu
unutmayın. Her nefeste nefesi deneyleyin, yol irşad yoludur, yol hizmet
yoludur, yol sevgi ve aşk yoludur. Yaşamın içinde aldığın yeri
kabullenmelisin, o yere uygun olup olmadığını düşünmemelisin, seni var
edenin sana ayırdığı bir yöndür. Çekirdekten var olduğunu kainatın
tamamının çekirdekten var olduğunu hiç unutma. Eline çekirdeği alsan o
ağacın ondan yetişeceğini, dalı yaprağı ve çiçeği meyvesinin ondan
meydana geleceğini düşündüğün takdirde ve sende kendin için bir
düşünce yolu seçmelisin. Çünkü kainatın manası sensin, hayatı
deneylerken her şeyi ile birlikte deneyin. Doğa koşulları sizlere uygun
gelebilir veya gelmeyebilir, o koşullarda onların çok yakınında olun
örneğin, yağmurun fırtınanın güneşin ve karın. Gökten inen fiziki
görünümü ile bir çok mesajlar öğretiler verir, aslında sende mevcut
olanlar da onlar, sen onların içinde bir bütünsün, onlarla birlikte
görünümünde bir bütünlük var. Kar sende mevcut, yağmurda sende
mevcut, bazen buz olursun, bazen güneşin öyle bir doğar ki etrafı
aydınlatır ve can buldurursun, işte bunları deneyin size çok yakın olan
nesneyi değil, uzakta olan nesneleri de kendinize çekebilmelisiniz.
Düşünceleri kilometrelerce uzakta birçok eylemlerde bulundurabilirsiniz,
netice almamanıza imkan ve ihtimal yoktur, gaye edinin bu çalışmaları
gaye edinin, elinize ne geçiyorsa uzun uzun onlar üzerinde düşünün.
Gözünüz neyi görüyorsa oraya bakıp uzun uzun düşünün. Ve dokunun
dostunuz nasıl bir titreşim içerisinde bulunuyorsa onları
hissedebilmelisiniz, o şekilde yardımcı olabilirsiniz. Zevk ve keder bir
ölçüde yan yanadır. Zevk dediğimde ne anladınız? Dünya zevkleri
tabularınız bir çok zanlarınız, birçok başkasında benimsemediğiniz
yanlarınız, kabulü mutlak varlığı düşündüğünde bunların ayrılmaz bir
bütün olduğunu hissetmelisiniz. Hissetmelisiniz derken, sizlere bu
öğretilere zorunlusunuz demek istemiyoruz, yapabilirsiniz anlamında
söylüyorum, sizi üzmek değil muradımız, celselerin daha üst düzeye
gelmesi için çaba sarf ediyoruz hepsi bundan ibaret. Sizlerin öğretileri
alıp devreye soktuğunuzdan eminiz, bunlar için de bir zaman ve mekan
ayırmanızı istiyoruz. Her şey kayıt altında, ideal kişilik sahibi
dostlarsınız, olumlu olumsuz yanlarınızı demekle, sizleri incitmiş
olacağımızdan sözlerimize nokta koyuyoruz. Olumsuz yanlarınızı
görmüyoruz. En azından onu fark edebilecek durumdasınız. Sizleri
seviyoruz Harry edwards dan iyi geceler mesajını iletiyoruz.
Sık sık birlikte olacağız, çalışmalarla birlikte sizleri daha da tanıma fırsatı
bulacağımız için şimdiden mutluyum. Ruhlar hastalanmaz biliyor
musunuz, hastalanan bedenlerdir, olumsuz düşünce kalıplarındandır.
Olumsuz derken çirkin düşünüyor anlamında değil, endişeleriniz,
korkularınız, olmasını istediğiniz olamayacak korkusu ile bu
endişelerden kaynaklandığını unutmayın, ama olsun demeyi de
bilmelisiniz, ikrama rıza göstermelisiniz. Hoşça kalın geceniz hayırlı
olsun diyoruz.
n.e; efendim o kadar açık ki çok hoşuma gitti neden hastalıklar arzu
korku yargı endişelerden kaynaklanıyor, tabii bunlar endokrin sistemi
hipofiz gidiyor, endokrin sistemi bozuluyor, organlar oradan yanlış
tetikleniyor, düşüncelerden akan enerjilerden dolayı rahatsız oluyor
organlar tabi hasta oluyor. Eyvallah demekten başka yapılacak bir şey
yok.
f.k; ruhun bir tarifi var mıdır?
g.s; ruh “Allah”ın emrindendir o anlatılamaz şekli budur da denilemez.
Sana ruh dan sorarlarsa o “Allah”ın emrindendir demeniz kafidir. Sonra
yanlış duyumlarla celsede söz sahibi olmanın da anlamı yok. Ruh
bedenin dışında mıdır içinde midir? Bir tek soru?
n.ez. Ne dışında ne içinde, hem dışında hem içinde,
g.s; evet ama ilahi emirde beden onunla can buluyorsa, onunla
konuşuyor onunla yürüyor onunla işitiyorsa yeri bellidir. O dışına çıkarsa
beden hayat bulur mu? Bulmaz elbise gibi yere düşer. O onunla vardır,
ruh bedenin üstündedir, başının üstündedir demek çok yanlış, bunlara
çok dikkat edin. Peygamberimize bile “Allah”ım bu ilahi ilmi vermediğine
göre bu çok önemli çok özeldir. Sana ruhtan sorarlarsa sadece bunu
söyle o yetmiştir, onun üzerinde fazla yorum yapmanın da hiç mi hiç
alemi yoktur. Ne getirisi ne götürüsü vardır. Bir de kıyamet ile ilgili aynı
şeyi ifade eder o sadece “Allah”ın ilmindedir, o bilgi bile peygamberimize
verilmemiştir. Kıyamet yarın kopacak, bugün kopacak bunların tarihleri
insanlar arasında belirlenmiş, eğer dinlersen şu gün bu gün diye, bunlar
o kadar yanlış şirkin ta kendisi, bunlar çok çirkin şeyler, “Allah”ın işine
burnunu sokmaktır, sadece güzelliği beklemek gerekir, madem ki bizim
için var edilmiş kainat bu alem, o alemin gerektirdiği şeyleri yapmamız
gerekir diye düşünmeliyiz. Netice sebep dünyası ise bu dünya, sen
sebepleri oluşturan “Allah”a kurban ol neticelerinde de kabul buyur.
Olay bu her şeyi sana sunmuş.
Ne fırtınalar kopar bilir misin içinde, bazen güneş açar ilkbahar sonbahar
yaz kış yaşanır, dört mevsim sende niye uzakta değilim ki kainat bende
ben kainatta,
n.ez; efendim oyunu ben seçip geliyorum değil mi, oyundan zevk
alıyorum, o zaman derler ki “Allah”a yöneleceğiz ama ben kendime
bakıyorum ben “Allah”a yönelmiyorum, ben kaçıyorum o benim
arkamdan koşturuyor efendim.
g.s; hiçbir kulu için koşmaz unutma, koşan da sen koşturan da sen. Bu
belli bir yaratılış sistemi kurmuş, kulunu var etmiş gereken bütün
terkipleri de oturtmuş, sevk ve idareyi de sunmuş, olacak şeylerin tarihi
belirlenmiş, hiç biri sürpriz değil bize sürpriz ona değil. Hangi dönemde
neler yaşanacak, yaşayacağımız dönemleri evreleri sunmuş e o zaman ne
oluyor, koşan da biz koşturan da biz oluyoruz.
Orada hem yargıç hem de yargılanan olacağız o yargı koltuğuna
oturduğumuzda, kendimizi yargılayacağız. “Allah” seyredecek.
e.k; bu yola baş koyduk bunun için bize bir yol öneriyor musunuz?
g.s; acele etme tabiî ki öneriyoruz, söyledik ya siz önce şu olumsuz
yanlarınızı hal etmeye bakacaksınız, o nedir tasavvufta nasıl geçer, nefis
mertebeleri onları kolay değil yıllarınızı alacak belki ömür yetmeyecek,
ama bir adım atmanız gerekmektedir.
Birde şunu söylemek istiyorum, celsede ne verilirse verilsin bu dostun
bundan haberi olmasın bu ekranlara konmasın deniyorsa buna riayet
edilsin, bu çok önemlidir yani varlıkları bize ders veren bu grupları
önemsememek olur, buda bize ters gelir. Dosta söylenmesin deniliyorsa
söylenmemeli, buna çok dikkat edin böyle uyarılar yapmak hiç hoşumuza
gitmiyor, ders amaçlı konuşmak istiyoruz uyarı amaçlı değil.
r.ç; iki ruh birbiri ile iletişim kurabilir mi?
g.s; tabii ki kurar, her biriniz birer aletsiniz bunu biliyor musunuz, ama
misyonlarınız farklı, görevler dağıtılmış, hangi görevin sahibi olacağı
belirlenmiş işte o görevin aleti oluyorsunuz onun da görevi böyle. Hepsi
kayıt altında hiçbir söz davranış görüş kayıtlının dışında değildir, hiç
unutulmasın askıda kalmamıştır. Şimdi medyum hep kendi kendine bunu
soruyor bir gün gökyüzüne bakıp ta g.. korkuyor musun dedi, bir
ormanda gecenin bir vakti tek başınaydı etrafını saran köpeklerden önce
korktu sonra gökyüzüne başını kaldırıp g.. korkuyor musun dedi, bak
bunu ona söyleyebilirsiniz çok merak ediyor, niye ben kendime değil de
gökyüzünde g……ü aradım ona sordum, cevap şu oldu niye korkayım ben
bir şey yapmadım ki korkacak, ve o gün çok önemli bir dönüm noktasına
girmişti, çok önemli, yani bunu bir tek o değil birçoklarınız yaşaya bilir.
Birçoğunuz uykuya geçiş anlarında kendinizi yukardan seyredebilirsiniz,
aaa bak böyle yatıyorum şöyle burnumu elledim saçımı elledim, şöyleydi
böyleydi kendinizi yukarıdan seyredebilirsiniz. Öyle bir haller yaşanacak
ki söylemem çok yersiz bunlara tanık olacaksınız. Yeter ki o uyumu
lütfen bozmayalım. Uyum çok önemli amaç sizleri eli boş göndermemek,
şu bilgilerin şu birlikteliğin önemini fark etmiş olmalısınız, bazılarınıza
zor gelebilir ufacıcık kadın bizi yönetiyor ağır gelebilir özellikle erkeklere
söylüyorum. Ama şunu unutmayın görüntü değil önemli olan verdiğidir.
Peygamberlik taslamaz evliyalık dervişlik velilik nebilik böyle bir kaydı
yok, kayıt dışındadır birde bunlardan biraz düşünerek hareket edin,
olumsuz düşüncelerden kendinizi çekin. Çok cübbeliler sarıklılar gördük.
Zikir yapalım
Şimdi bir kız çocuğu dünyaya geldi, aynı tabiat olayı gibi Allah ım her an
yeni bir tecelli yeni bir zuhurattadır ekvan da o görülür, ekvan nedir?
Görsellik
ol hayret makamında, ol ki hayretin sende sır olsun, o hayret zaafa
düşmedikçe sende perde olsun, bak sağına soluna keşfet hor görme
bilgisinden ötürü o düşünceyi derhal def et, “Allah” kulu yetmez mi zahir
olanda batına köprü vardır, batın olanda ise zahire meyil vardır,
meyilden meyile fark edilir, bu meyil nereye dersen inkişafa tezgah
açılır. Öyle perdeler çektiniz ki şimdi o perdeleri yırtmak ise sizin cüzi
iradenizde mevcuttur. Sen kendini bu ölçüde bilirsin, tanı tanı dedikte,
perdeler yırtılmazsa sen o varlığı nasıl tanırsın. Onları yırta yırta külli
iradeye sahip olursun, işte o zaman ne o akıl sende kalır, ne o gönül ne o
isim ve sıfat sende mevcut olur tamamlanır. İlahi aşkın menşei kul
gönlünde eğleşir, bir veliye sahip olmazsa o gönül o aşkla ne kurur nede
yeşerir. İlla ki bir veli gerek veli, hem yol azığı hem ahret azığıdır. O
eşiğe yaklaştıracak bir nefha gerekir nefha.
Her mekan açılsın zikirler tamamlansın, her mekan “Allah”a nispet olsun.
Selam olsun,
30.12.2011
nc.an
Her nefeste devri alem yaşanır, bilerek bilmeyerek bu öyle bir
yolculuktur ki ne gelen sorulur ne giden yorulur. bir makama çekilir. O
ilahi zevk ile o isim altında sahip olduğu makam hiçlik makamıdır. Bilene
bilmeyene hiçlikten murat nedir der durur kendine. Bu alem zevki eda
etmeye mahal dir. Manaya gidiş ise ilahi ilmihaldir, meyledersen
dünyaya olursun kalırsın kalde, dalarsan mana alemine her hali yaşarsın
o halinle. Seyret içindeki alemi, seyret sende neler olup biteni, hele bir
düşün, boşuna verilmedi, bunca terkip boşuna da yapılmadı, her birinin
ayrı önemi, ayrı ilahi zevki, meşru değil hakikatin ta kendisi. Niceleri
gelip geçti, niceleri bilerek veya bilmeyerek terki mekan eyledi. İlahi
makamın kaydına göre aldı ise o nefesi ne mutludur o kuluna, heves
değil ilahi nefistir ta kendisi. Ağzın laf eder gözün ise ayrı bakar, hele
dilin susar hiç konuşmaz, bu yolda bunlar aranır bunlarla bilinir
tanınırsın. Gel dost gel beri otur gül dibine seyret o güldeki inceliği. Nasıl
bir oluşumdur bir düşünsen, seherin bir vaktinde o yaprakların açılışını
bir görebilsen. O yaprakların sizlerde de açıldığını bir fark edebilseniz.
Her gonca açılacak izin çıktı meclisten, her açılışta bir çok oluşumları
seyrettirecek, gel dost gel, gel çağrısına uy da gel, o çağrı dosttan değil
hak dan dır bunu bil. Yol kurtuluş yoludur, sağ ile sol ile hiçbir davan
olmasın, bir tek hedef belirle orta yol de merkeze yönel.
Dersimiz bu kadar, bu kadar.
Geylanidir sözlerin eseri, parmak bastı eserin adına gül dedi de noktayı
bastı. Gül gülistan görmelisin, dostların yüzüne bakıp da hak muradı
deyip de onları öyle sevmelisin, yanlışlık olur mu, kul kuldan incinir mi,
böyle düşünende olumsuzluk aranır mı?
Hoşça kalın gecenizi hayırlarım, her geçişin manaya meyli olsun dilerim,
kurdunuz sevgi köprülerini geçin yürüyün geçidi açın, ama sakın ola ki
yıkmaya meyletmeyin.
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMED RESULULLAH.
Ehlibeyt aşkına bu feyzin ilahi aşkına makamı mahmudun aşkına gelin
dostlar “Allah” diyelim, gelin dostlar huuu diyelim. Gelin dostlar aşk için
dua edelim.
Açtık elleri yüceye, doğrulttuk içimizdeki sütunları o hedefe, “Allah”ım
dedik mevlam dedik, her derdimize derman sensin bildik. Bunda hilafet
beklemeyiz, olumsuzluğu hiç mi hiç gözetmeyiz, yurdumuz toprağımız
için, birçok olumsuz haller düşünceler için, senden yardım diliyoruz, sen
bizleri yaşadığımız vatanı ve çocuklarımızı koru “Allah”ım.
Olumsuzluklardan kurtar “Allah”ım. Kötü tohum ekenlerin ellerini tut
“Allah”ım amin.
Çaldım kapıyı bir kere,
Eğilerek destur dedim bin kere
Baktım ki yüzüne
Gel dedim gir içeriye,
Bir haber getirdim sana,
Biraz doğudan birazda batıdan
Gel ekelim birlikte sevgi tohumlarını,
Magripden maşrığa
Bil doğruyu bil ama,
Duy hak olanı duy ama,
Gör haktan diye gör,
Asla nefsi koyma araya,
Bunları düşün ayırdığın o köşede, bunları tefekkür et yakazayı bekle, o
an oluşturduğun o zamanda. Selam olsun selam olsun.