İndir - Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü
Transkript
İndir - Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü
T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü KARADENİZ BÖLGESİNDE MERSİN BALIĞI ÜRETİM İMKANLARININ ARAŞTIRILMASI PROJE NO: TAGEM/HAYSÜD-2001-07-01-04 Dr. Bilal AKBULUT (Proje Lideri) Dr. İlker Zeki KURTOĞLU Eyüp ÇAKMAK Yahya ÇAVDAR Hacı SAVAŞ Nilgün AKSUNGUR Hasan ERGUN Danışmanlar Prof. Dr. İbrahim OKUMUŞ Yrd. Doç. Dr. Serap USTAOĞLU Doç. Dr. Devrim MEMİŞ ARALIK 2005 TRABZON ÖNSÖZ Karadeniz’de deniz kafeslerinde balık yetiştiriciliği önem kazanan bir sektördür. Bu sektörün ülke ekonomisine katkısı her geçen gün biraz daha artmaktadır. Başlangıçta çok sayıda girişimci Karadeniz’de kafeslerde gökkuşağı alabalığı üretimine başlamış, ancak yaz aylarında su sıcaklığının 20ºC’yi geçmesi başlıca sınırlayıcı faktör olmuştur. Sonuçta çoğu girişimci faaliyetlerini durdurmuş, diğerleri ise alternatif yaklaşım ve türler aramaya başlamıştır. Son dönemde, bu amaçla Enstitümüzün de öncülüğü ile levrek ve çipura gibi türlerin ağ kafeslerde yetiştiriciliği başlatılmıştır. Özellikle yıl boyunca üretimi yapılabilecek ilk alternatif tür olarak levrek balığının ekonomik ölçekte üretimine başlanmıştır. Fakat yetiştiricilerin yeni türlere ilişkin arayışı sürmektedir Yumurtalarından dünyaca meşhur siyah havyar üretilen mersin balıkları büyük ekonomik önemi olan türlerdir. Ülkemizde başta Kızılırmak, Yeşilırmak ve Sakarya nehirlerine üremek için giren mersin balıklarının avcılığı 1971 yılında yasal olarak sınırlandırılmış ve 1997 yılında da tamamen yasaklanmıştır. Bütün mersin balığı türleri 1998 yılından itibaren CİTES sözleşmesi kapsamında nesli tehlikede olan balık türleri listesine alınmış ve tüm dünyada yetiştiricilik dışında avcılığı ve havyar ticaretinde kota uygulanmasına geçilmiştir. Ülkemizde mersin balığı yetiştiricilik çalışmaları 1989 yılında başlatılmış olup, 2000 yılında kuluçkahanede yumurtadan yavru üretimi gerçekleştirilmiş ve 2004 yılında Sakarya nehrinde bir balıklandırma çalışması yapılmıştır. Enstitümüzde 2001 yılında Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğünün desteğiyle “Karadeniz Bölgesi’nde Mersin Balığı Üretim İmkânlarının Araştırılması” projesi başlatılmıştır. Bu projeyle, mersin balıklarının yapay üretimi için uygun yer seçimi, yavru üretme tekniği, tank ve kafeslerde yetiştirme, anaç stoğu oluşturma ve doğal stokların iyileştirilmesi gibi ihtiyaç duyulan konularda, gerekli parametrelerin elde edilmesi amaçlanmıştır. Yürütmüş olduğumuz bu proje çalışmasıyla, Karadeniz Bölgesi’nde mersin balıklarının yetiştiriciliği ve doğal stoklarının geliştirilmesi konusunda tecrübe, bilgi birikimi yanında bir anaç stoğu oluşturulmuştur. Soyu tükenme noktasına gelmiş olan mersin balıklarının kültüre alınması ve ülkemiz su ürünleri yetiştiricilik faaliyetlerine katkı sağlaması konusunda, bu sonuç raporunda yer alan bulguların önemli katkısı olacaktır. Proje verilerinin değerlendirilmesi sonucunda; ülkemiz sularında bulunan mersin balıkları hakkında bilinmeyen soruların birçoğuna cevap verildiği düşüncesindeyim. Bu konuda yapılacak yeni çalışmalara ışık tutması dileğiyle, projede çalışan ve emeği geçenlere, özellikle destek ve bilgilerini esirgemeyen Prof. Dr. İbrahim OKUMUŞ,Yrd. Doç. Dr. Serap USTAOĞLU ve Doç. Dr. Devrim MEMİŞ’e teşekkür eder, Ülkemize faydalı olmasını dilerim. Dr. Atilla ÖZDEMİR Enstitü Müdürü İçindekiler ÖNSÖZ........................................................................................................................................I Kısaltma Tanımları................................................................................................................... III Tablo ve Şekiller Listesi........................................................................................................... IV Öz .............................................................................................................................................. V Abstract ..................................................................................................................................... V Giriş............................................................................................................................................ 1 Literatür Özeti ............................................................................................................................ 5 Genel Bilgiler ......................................................................................................................... 5 Kültürü ................................................................................................................................... 7 Besin Değeri........................................................................................................................... 9 Türkiye’de Yapılan Çalışmalar ............................................................................................ 10 Materyal ve Metot .................................................................................................................... 12 Araştırma Sahası .................................................................................................................. 12 Araştırma Üniteleri............................................................................................................... 12 Materyal ............................................................................................................................... 13 Karaca Mersini (Acipenser gueldenstaedtii) ........................................................................ 13 Sivri Burun (Acipenser stellatus) ......................................................................................... 14 Mersin Morinası (Huso huso) .............................................................................................. 14 Metot…………………………………………………………………….………………….14 Bulgular ve Tartışma ................................................................................................................ 16 Karaca Mersiniyle İlgili Çalışmalar ..................................................................................... 16 Doğadan Yakalanan Türlerle İlgili Çalışmalar .................................................................... 18 Mersin Morinası Türüyle İlgili Çalışmalar .......................................................................... 19 Yumurta Alım Çalışmaları ................................................................................................... 20 Diğer Çalışmalar .................................................................................................................. 22 Özet .......................................................................................................................................... 24 Literatür Listesi ........................................................................................................................ 26 Kısaltma Tanımları AB : Avrupa Birliği. ABD : Amerika Birleşik Devletleri. CITES : Convention on International Trade in Endangered Species of Wild Fauna and FloraNesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmesi. CORDIS: Community Research&Development Information Service, Avrupa Birliği Araştırma ve Geliştirme Bilgi Servisi FAO : Food and Agriculture Organization of the United Nations, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü. DSI : Devlet Su İşleri KKGM : Koruma ve Kontrol Genel Müdürlüğü. MERKODER : Mersin Balıklarını Koruma ve Yaşatma Derneği MS-222 : Tricaine Methane Sulphonate ORT.: Ortalama. ppm : part per million, milyonda bir birim SUMAE : Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü. SSCB : Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği. TAGEM : Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü. TKB : Tarım ve Köyişleri Bakanlığı. TRT : Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu TÜGEM: Tarımsal Üretim Genel Müdürlüğü TÜDAV : Türk Deniz Araştırmaları Vakfı USD : United State Dolar, Amerikan Doları III Tablo ve Şekiller Listesi Tablo Listesi Tablo 1. Ülkeniz sularında bulunan mersin balığı türleri bazı ayırt edici özellikleri….…….…5 Tablo 2. Türkiye sularında bulunan mersin balıklarının etinin besin değeri……………..…….9 Tablo 3. Doğadan gelen mersin balıklarının tür dağılımları…………………………………..17 Tablo 4. Proje kapsamında bilgi alınan ve işbirliği yapılan kişi ve kurumlar………………....21 Şekil Listesi Şekil 1. Dünya toplam mersin balığı üretim miktarları …………..……………………………3 Şekil 2.Türkiye mersin balığı üretim miktarları…..………………………………………...….3 Şekil 3. Acipenseridae familyasının morfolojik özellikleri…………………………….………6 Şekil 4. Dünya mersin balığı yetiştiriciliğinden sağlanan üretim miktarları…………………...8 Şekil 5. Giresun’daki bir balıkçının evinin önünde mersin balıklarını büyüttüğü havuz. ..…..10 Şekil 6. Coşandere Alabalık Çiftliği…………………………………………………………..11 Şekil 7. Alabalık Üretim ve Eğitim Tesisi………………………………………………….…11 Şekil 8. Biyo-Deney Ünitesi………………...………………………………………………...12 Şekil 9. Deniz Kafes Araştırma Ünitesi……………………………………………………….12 Şekil 10. Karaca Mersini (Acipenser gueldenstaedtii)…………………………………………13 Şekil 11. Sivri burun (Acipenser stellatus)……………………………………………………13 Şekil 12. Mersin morinası (Huso huso)…………………………………………………….…14 Şekil 13. İçsu havuzları ve deniz kafeslerinde su sıcaklıkları değişimi………….…………...15 Şekil 14. Projede kullanılan mersin balığı büyütme kafesleri………...………………………16 Şekil 15. Kafes ve tanklarda mersin balıklarının bakımı……………………………………...18 Şekil 16. Muayene edilecek mersin balığının bayıltılması……………………………………19 Şekil 17. Mersin balıklarında gonadların incelenmesi………………………….……………..20 IV Öz Bu proje ile Karadeniz Bölgesi’nde mersin balıklarının yavru üretim imkanları belirlenmeye çalışılmıştır. Karaca mersini (A. gueldenstaedtii) yavruları (6-14 gram) tatlı su ortamında ve akabinde deniz kafeslerinde büyütülmüşlerdir. Alabalık yemiyle beslenen balıklar 4 yıllık bir bakım ve besleme sonunda yaklaşık 3-5 kg ağırlığa kadar ulaşmıştır. Doğadan yakalanan mersin morinası (Huso huso) türünün tank ve kafes şartlarına adapte olduğu, karaca mersini (A. gueldenstaedtii) ve sivri burun (A. stellatus) türlerinin ise kültür şartlarına adaptasyon zorluğu yaşadıkları tespit edilmiştir. Diğer mersin balığı türlerine proje çalışma süresi içinde rastlanmamıştır. Morina ve karaca mersinlerde gonad gelişimi ve yumurta olgunluğunu belirlemek için birer balık cerrahi operasyona tabi tutularak gonadları incelenmiş, balıklarda gonad oluştuğu (I-II safha), ancak yumurta olgunlaştırmadığı (VI safha) belirlenmiştir. Mersin balığı üretimi için Amasya-Yedikırlar Baraj Gölü kenarına DSİ’in sazan balığı üretimi için kurduğu tesisin uygun olabileceği belirlenmiştir. Eğitim ve tanıtım çalışmaları yapılarak ulusal ve uluslararası kurum ve kişilerle irtibat kurulmuş ve yayınlar yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mersin balığı, Yavru üretimi, Karadeniz, Adaptasyon, Tank, Kafes. Abstract This study was carried out about possibilities sturgeon's reproduction at the Black Sea Region. Servuga sturgeon fry (A. gueldenstaedtii) were about 6-14 gram (n=600) were feed by trout food in fresh water tanks and sea cages for 4 years until they reach approximately 3-5 kg. Beluga (Huso huso), karaca (A. gueldenstaedtii) and stellata (A. stellatus) species were obtained from wild population of Black Sea. Beluga (Huso huso) were adapted to tank and cage condition, but karaca (A. gueldenstaedtii) and stellata (A. stellatus) species could not adapted and other species that should be found in the Black Sea had not been encountered. To determinate situation of gonad, maturation and stages of egg of two species a surgical examination had been applied to beluga and karaca species and their gonad and maturation were investigated and it has been seen that they were on stage (I-II) and not to ready to spawn (stage IV). A carp farm has been found by State Hydraulic Works near Amasya-Yedikır Dam-lake will be use due to sturgeon hatchery with our works aims to find a suitable site for sturgeon propagation. A seminar, field observations and contacts with national and international authorities were done as education and presentation activities and also two articles have been published. Keywords: Sturgeon, Propagation, Black Sea, Adaptation, Tank, Cage. V Giriş Mersin balıkları, Avrupa, Asya ve Amerika kıtalarının kuzey yarımküredeki sularında iki familya ve 27 türle temsil edilirler. Kıkırdak iskelete sahip olmalarına rağmen, vücut üzerindeki kemik plakalar ve zırh şeklindeki baş yapısı dolayısıyla kemikli balıklar sınıfına (Osteichthyes) dahil olan mersin balıkları, evrimsel, biyolojik, morfolojik ve fizyolojik açıdan diğer kemikli balıklardan farklıdır (Ustaoğlu, 2005). Karadeniz’in Türkiye sularında iki familyaya ait 6 (7) tür bulunmaktadır (Ustaoğlu ve Okumuş, 2005). Türkiye’de Tarım ve Köyişleri Bakanlığı(TKB)’nca aşırı avcılığı, üreme sezonunda ve küçük balıkların avlanmasını engellemek maksadıyla mersin balığı avcılığını düzenleyen yasal kararlar 1971 yılında alınmıştır. Bu düzenlemeler ile mersin balıklarının avcılığı Kızılırmak, Yeşilırmak ve Sakarya nehirlerinde tamamen yasaklanmış ve diğer ırmaklarda ise boy yasağı getirilmiştir. 1979 yılında 140 cm’den büyük mersin morinasının (H. huso) dışında avcılığı yasaklanmıştır 1997 yılında ise bütün mersin balıklarının avcılığı yasal olarak durdurulmuştur. Mersin balığı populasyonlarında dünya çapındaki gerileme, bu balıkların “Washington Anlaşması” kapsamında koruma altına alınmasını gerektirecek boyutlara ulaştığı belirtilmiştir. 164 ülkenin imzaladığı CITES (Convention on International Trade in Endangered Species of Wild Fauna and Flora- Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) kapsamında, 1 Nisan 1998 tarihinden itibaren bütün mersin balığı türleri CİTES kapsamına alınmış, balık ve yumurtasından elde edilen ürünlerin (havyar, et, canlı balık ve balık yumurtası) dünya çapındaki ticareti kontrol edilmeye başlanmıştır. A. sturio ve A. brevirostrum, koruma statüsünde en üst seviyede (EK I), diğer türler ikinci seviyede (EK II) yer almaktadır (CITES, 2004; Ustaoğlu ve Okumuş, 2005) Mersin balıklarının Türkiye’deki doğal yumurtlama alanları başlıca Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya ve Çoruh nehirleridir (Çelikkale, 1994; Çelikkale ve ark., 2004). Mersin balıklarının yumurta bırakmak için girdiği Samsun ilinden Karadeniz’e dökülen Kızılırmak ve Yeşilırmak üzerinde Altınkaya ve Derbent barajları (Kızılırmak) ile Hasan Uğurlu ve Suat Uğurlu barajları bulunmaktadır. Dünyadaki mersin balıkçılığının durumuna baktığımızda; Mersin balığı stoklarının büyük kısmına sahip olan Hazar Denizi, geçmişte olduğu gibi günümüzde de mersin balığı avcılığının ve havyar üretiminin odak noktasıdır. Dünya mersin balığı avcılığının % 90’ının gerçekleştiği Hazar Denizi’nde doğal stoklar, Rusya ve İran tarafından 1940’lı yıllardan itibaren kurulmuş olan üretim istasyonlarında yapay yöntemle üretilen yavruların doğaya salınması ile desteklenmiştir. Bu yöntem, nehirlere kurulan barajlar ve su kirliliğinin doğal üreme üzerindeki olumsuz baskısından dolayı uygulanmıştır. Üreme göçü sırasında özellikle Volga Nehri civarında yakalanan anaç balıklardan, kuluçkahanelerde yapay şartlarda yumurta elde edilmekte ve yavrular birkaç gram ağırlığa ulaştıktan sonra denize salınan bireyler stokların desteklenmesi amacıyla kullanıldığı bildirilmektedir (Ivanov ve ark. 2001). Stok takviyesi çalışmalarının sonucunda mersin balığı av miktarı, 1970’li yıllarda yaklaşık 30.000 ton/yıl ile en yüksek seviyesine ulaşmıştır. 1980’li yılların sonuna kadar stok takviyesi çalışmaları devam etmiş ve av miktarı yıllara göre 20.000-30.000 ton/yıl arasında gerçekleşmiştir. 1989’da Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte, hem yılda milyonlarca yavruyla doğal stokları destekleme programı ve hem de avcılık üzerindeki sıkı kontrol zayıflamış ve 2000’li yıllarda Hazar Denizi’nde avlanan mersin balığı miktarı yaklaşık 3.000 tona gerilemiştir (şekil 1) (CITES, 2004; Ustaoğlu ve Okumuş, 2005). 1990’a kadar Sovyetler Birliği ve İran’ın kontrolündeki balıkçılık aktiviteleri ve havyar ticareti, 1991’de Azerbaycan, Türkmenistan ve Kazakistan’ın da katılımıyla beş ülkenin kontrolüne geçmiştir. Başlangıçta, ekonomik durumu yetersiz olan bu devletler avcılıkta kota uygulamamış, bu durum stokların sömürülmesine ve mersin balığı populasyonlarının gerilemesine neden olmuştur. Av miktarında azalma olmasına rağmen, uluslararası piyasada havyara olan talebin artması kaçak avcılığı artırmıştır. Öyle ki dünya piyasalarında lüks tüketim maddesi olan işlenmiş havyarın fiyatı 3000 USD/kg’ı bulmaktadır. Oysa Hazar Denizi’nde kaçak yolla elde edilen havyarın satış fiyatı yalnızca ortalama 40 USD/kg civarındadır. 1970’li yıllarda Hazar Denizi’nde yılda yaklaşık 30.000 ton mersin balığı (Huso huso, A. gueldenstaedtii ve A. stellatus) avlanırken günümüzde bu miktar birkaç bin tona düşmüş ve bütün türlerin nesilleri tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalmıştır. Bunların yanı sıra, Hazar Denizi’nde giderek artan bilhassa petrol çıkarma aktiviteleri sonucu oluşan kirlilik tehlikesi diğer bir olumsuz faktördür. Ancak Hazar Denizi’nde halen devam etmekte olan en büyük tehdit, üreme zamanından önce havyar elde etmek amacıyla yapılan kaçak ve usulsüz avcılıktır(Chebanov 1998; CITES, 2004; Ustaoğlu ve Okumuş, 2005). 2 Mersin Avcılığı (Dünya) Toplam Rusya 35000 İran 30 bin Üretim (ton) 30000 25 bin 25000 20000 25 bin 20 bin 18 bin 15000 10000 5 bin 5000 1000 0 50 55 60 65 70 75 80 Yıllar 85 90 95 00 Şekil 1. Dünya toplam mersin balığı üretim miktarları Anaç mersin balıklarının yaklaşık %90’ı yumurtlamadan önce avlanmaktadır. Av miktarındaki azalışa karşın akuakültürden elde edilen mersin balığı miktarında dünya çapında artış gerçekleşmiş ve üretim miktarı yaklaşık 3.000 tona ulaşmıştır. Mersin balığı stoklarındaki gerilemeye paralel olarak uluslararası alanda yetiştiriciliğe olan ilgi artmış ve 1990’lı yılların başından itibaren Fransa, Almanya, İtalya, Macaristan ve İspanya’da kültür şartlarında et ve havyar üretimine yönelik faaliyetler yoğunluk kazanmıştır. Mersin balıklarının kültürü, hem nesli tükenmekte olan türlerin korunmasına katkı sağlamak, hem de legal yoldan havyar elde etmek açısından önem taşımaktadır. Havyar mersin balıklarının yumurtalarının işlenmesiyle elde edilmektedir. Günümüzde havyar üretimi iki yöntemle yapılmaktadır; bunlardan biri Karadeniz ve Hazar Denizi’nde eskiden beri uygulanan geleneksel yöntemdir. Bu yöntemde denizde büyüyüp gelişen mersin balıkları ilkbahar aylarında üremek için nehirlere girerken nehir ağızlarında veya nehirde üreme gerçekleşmeden yakalanarak yumurtalarının alınması ve işlenmesi esasına dayanır. İkinci yöntem ise havuz veya kafeslerde bakılıp büyütülen balıklardan havyar üretilmesidir. Ülkemizde havyar üretimi ve mersin balıklarının mevcut durumlarını değerlendirebilecek bilimsel kayıtlar yetersizdir. Bununla birlikte, Şekil 2’de görüldüğü üzere, 1974 yılına kadar artan bir üretim yapılmış, mersin balığı avcılığına yönelik yapılan yasal düzenlemeler neticesinde üretim belirgin bir düşüş göstermiş ve daha sonra mersin balıkları koruma altına alınmasıyla üretim yapılmamış veya kaydedilmemiştir. 3 Mersin Balığı Üretimi (Türkiye) 350 317 Ü re tim (to n ) 300 250 200 200 150 100 100 100 50 10 0 9 3 8 4 1970 1971 1972 1973 1974 1975 1976 1977 1978 1979 1980 Yıllar Şekil 2. Türkiye mersin balığı üretim miktarları Mersin balıklarının doğal üreme alanları olarak kabul edilen başta Kızılırmak ve Yeşilırmak olmak üzere Karadeniz’e dökülen Sakarya, Melet Irmağı, Çoruh nehirleri ve hatta daha küçük akarsulardaki üreme durumları belirgin değildir. Mersin balıklarının avcılığı yasak olduğundan, bazen diğer balık türlerinin avcılığı esnasında yakalanan mersin balıklarının orijinleri de belirgin değildir. Bu balıklar ülkemiz nehirlerinde üreyen balıklar mı? yoksa Karadeniz’e sınırdaş diğer ülkelere ait kuluçkahanelerde üretilip Karadeniz’e bırakılan balıklar mı? olduğu belirgin değildir. Çünkü Ukrayna veya Rusya Federasyonu’nda kuluçkahanelerde üretilen mersin balıkları doğal stoklarının gelişmesi için Karadeniz’e bırakıldığı bildirilmektedir. Türkiye’de, İstanbul (Su Ürünleri F.), Ankara (Ziraat F.), KTU (Sürmene Deniz Bil. F., Rize Su Ürünleri F. ), Ondokuz Mayıs (Sinop Su Ürünleri F.) Üniversiteleri ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Trabzon Su Ürünleri Merkez Araştırma Enstitüsü, Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) ve Mersin Balıklarını Koruma ve Yaşatma Derneği (MERKODER) mersin balıklarıyla ilgili çeşitli çalışmalar yürütmektedirler. Balıkçılık sektöründe başta alabalık olmak üzere levrek ve çipura türlerinin havuz ve deniz kafeslerinde yetiştiriciliğinde önemli gelişmeler kaydedilip, bu türlerin ihracatı yapılırken, ülkemizde henüz mersin balıkları üreten bir çiftlik kurulamamıştır. 4 Literatür Özeti Genel Bilgiler Mersin balıkları kıkırdak iskeletli olup, Acipenseridae familyasına mensupturlar. Acipenseridae familyası Acipenser ve Scaphirhynchi olmak üzere iki alt familyaya ayrılmakta ve bazı araştırmacılarca Scaphirhynchi’nin (Slastenenko, 1956; Kohneshahri, M. ve Takami, M. 1974) sadece Kuzey Amerika ve Aral Denizinde bulunan familyaya ait 5 türün olduğunu belirtmiştir. Diğer 21 tür ise Acipenser alt familyasına aittir. Ülkemiz sularında Acipenseridae familyalarına ait 6 tür bulunmaktadır. Bunların özelikleri Tablo 1’de verilmiştir. Mersin balıkları anadrom balıklar grubundandır. Az tuzlu denizler, tuzlu okyanus sularından milli nehirlere, serin göllere ve ırmaklara kadar, çok değişik su koşullarına girebilmekte ve adapte olabilmektedirler. Tablo 1. Ülkeniz sularında bulunan mersin balığı türleri bazı ayırt edici özellikleri Familya: Acipenseridae Altfamilya: Acipenserinae Genus: Huso Genus: Acipencer Acipenser sturio Linnaeus, 1758 (Kolan Balığı) Huso huso Acipenser stellatus Pallas, 1770 (Sivruşka Balığı) Linnaeus, 1758 Acipenser gueldenstaedtii Brandt, 1833 (Rus Mersin Balığı) (Mersin Morinası) Acipenser nudiventris Lovetsky, 1828 (Şip Balığı) Acipenser ruthenus Linnaeus, 1758 (Çuka, Çiga Balığı) Huso: Ağız büyük ve hilal şeklinde, solungaçları boğazda birleşmiş. Acipenser : Ağız enine yarık şeklinde değil, ve fazla büyük solungaçları boğaz bölgesinde birleşmez 5 Mersin balıklarında yüzgeçler kıkırdak ışınlarla desteklenmekte ve kuyruk yüzgecinin üst lobu uzamıştır. Burun uzamış, ağız yuvarlak, dişsiz ve aşağı bakışlıdır. Bıyıklar bazı türlerde düz, yuvarlak, bazı türlerde üzerinde küçük püsküller bulunur. Baş kemiksi bir deriyle zırh şeklinde kaplanmıştır. Sırtta bir, yanlarda birer ve karında iki sıra olmak üzere beş sıra kemik plaka bulunur (şekil 3). Modern mersin balıkları Acipenseridae ve Polydontidae olmak üzere iki altfamilya altında sınıflandırılmaktadırlar. Acipenseridae familyası bireyleri, Kuzey Yarım Kürenin anadrom ve tatlı su türlerini kapsamaktadır. Bu bireylerin vücutlarında 5 sıra kemik plaka ve ağızlarının ön tarafında 4 bıyık bulunur. Bu familya 4 alt familyaya ayrılır. Bunlar; 1) Morina (Huso) Mersinleri, 2) Mersinler (Acipenser), 3) Shovelnose Mersinleri (Scaphirhynchus), 4) Pseudoshovelnose Mersinleridir (Pseudoscaphirhynchus). • Kıkırdak iskelet • Uzun vücut • İlkel vücut formu • Basit ve büyük Acipenseridae 5 sıra ganoid plakalar Baş zırh şeklinde, uzanmış Dorsal yüzgeç geride hava keseleri • Omur sınırları belirgin değil Kaudal yüzgeç heteroserk 4 adet bıyık Ağız ventral, dişsiz ve uzayabilir Pektoral yüzgeç aşağıda Pelvik yüzgeç geride Şekil 3 Acipenseridae familyasının morfolojik özellikleri Paddlefishes Familyasının, Polydontidae bireylerinde kemiksi plakalar bulunmaz. Burunları kürek şeklinde uzamış ve iki bıyıkları bulunur. Bu familyada iki tür bulunmaktadır. Bunlardan biri Mississippi’de (ABD) diğeri ise Yangtzetyan Nehrinde (Çin) dir. 6 Mersin balıkları, hayatlarının büyük bir kısmını denizlerde geçirirler. Denizde cinsi olgunluğa eren balıklar ilkbahar başlarında şubat-mart aylarından itibaren nehirlere girerler ve mayıs ayı içerisinde yumurta bırakarak tekrar denize geri dönerler. Yumurtlama, nehirlerin 2-10 m derinliklerinde hızlı akıntılı, tabanı çakıllı olan yerlerde, 12-17°C’de olur. Türlere göre çapı 2-4 mm, rengi koyu-griden siyaha kadar değişen yapışkan yumurtalar tabandaki çakıl ve taşlara tutunurlar. Kuluçka süresi su sıcaklığı ve türlere göre değişmek üzere 3-10 gündür, kuluçka sonunda yumurtadan ortalama 9 mm boyunda larvalar çıkar. Su sıcaklığına bağlı olarak, 5-15 günde besin keselerini absorbe eden yavrular, zooplanktonlarla beslenmeye başlarlar. Temmuz ayı ortalarına doğru 10-15 cm boya ulaşır, denize göç etmeye başlarlar ve cinsi olgunluğa erene kadar denizlerde kalırlar. Bu süre, türlere göre değişmektedir. Örneğin; Mersin morinaları 14-16 yılda cinsi olgunluğa gelirken, karaca mersinleri 7-9 yılda cinsi olgunluğa gelmektedirler. Ancak, mersin türlerinin bir çoğu her yıl yumurta vermemektedir. Buna rağmen denizlere gitmeyen, akarsu ve göllerde yaşayan, çok az miktarı denizlerin az tuzlu bölgelerine inebilen ve tatlısu mersini olarak bilinen Çoka mersini (A. ruthenus) ve Amerikan mersini (Polyodon spathula).gibi türler mevcuttur. Mersin balıkları genellikle beslenmelerinde sinek larvaları, kurtçuklar, çeşitli yumuşakçalar ve kabuklularla beslenirler. Bu yiyecekleri genellikle uzun burunları ile yumuşak zeminleri karıştırarak ortaya çıkarır ve hortum şeklinde ağzıyla emerek yutarlar. Spiral bağırsak sistemine sahip olmaları karakteristik bir özellikleridir. Kromozom yapılarına baktığımızda mersin balıkları omurgalı canlılar içerisinde kromozom yapıları en karmaşık olandır. Kromozom sayısı oldukça çoktur ve kromozomların yaklaşık yarısı ise mikrokromozomdur (Vasil’ev et al. 1980). Kromozom sayılarına (2n) göre; mersin balıkları iki gruba ayrılırlar; bunlardan 2n=120 olanlar Huso huso, H. dauricus, Acipenser ruthenus, A. stellatus, A. sturio ve A. nudiventris türleri ve diğer ikinci grupta, 2n=240 ise Acipenser gueldenstaedtii, A. baeri, A. naccarii, ve A. schrencki türleri yer almaktadır. Birkaç türün kromozom yapısı hala incelenmemiştir. Kültür Çalışmaları Mersin balıklarının yapay üretimine 1868 yılında başlanmış olmasına rağmen, ticari anlamda mersin balığı yetiştiriciliği 1970’li yıllarda SSCB‘de gerçekleştirilmiştir. Bu yıllarda yıllık üretim 300 ton iken 2002’lerde 3.750 ton’a çıkmıştır (Şekil 4). Mersin balıklarının yetiştiriciliğine olan ilginin artmasıyla önce Bulgaristan, Macaristan ve Almanya’da başlatılan kültür çalışmaları, daha sonra ise Japonya, ABD, İtalya, Fransa, Polonya, Belçika, 7 Danimarka, Avusturya, İspanya, Çin, Norveç, Yunanistan, İsrail ve diğer bazı ülkelere yayılarak halen devam etmektedir. Yetiştiriciliği yapılan mersin türleri sterlet (çoka) (Acipenser ruthenus), Paddlefish (Polyodon spathula), Atlantik mersini (A. sturio), mersin morinası (Huso huso) ve daha çok hibrit türlerdir. Bu ülkelerde anaçlardan yapay yolla elde edilen yavruların bir kısmı havuzlarda yemeklik balık olarak büyütülürken, büyük bir kısmı ise av bölgelerini zenginleştirmek ve doğal stokları takviye etmek için doğaya salıverilmektedirler. Günümüzde ise anaç balıklara hormon enjeksiyonu yapılarak yumurta alınmaktadır. Buna rağmen yetiştiricilikte, yeterli sayıda üretime uygun ergin dişi birey bulma zorluğunun yanında, yumurtalarının yapışkan özelliği nedeniyle döllenmeleri güç olmakta ve yavrularının büyütülmesinde zorluklar yaşanmaktadır. Üretim (ton) Mersin Yetiştiriciliği (Dünya) 4000 3500 3000 2500 2000 1500 1000 500 150 0 84 3746 2993 1825 742 318 86 88 90 92 94 Yıllar 96 98 00 02 Şekil 4. Dünya mersin balığı yetiştiriciliğinden sağlanan üretim miktarları Yumurtalarının yapışkanlık sorunu 1914 yılında çözümlenmiş olmasına rağmen bu türlerin yetiştiriciliğinde; yeterli sayıda üretime uygun ergin dişi bulmakta ve yumurtadan çıkan yavruların stok takviyesi yapılabilecek seviyeye ulaştırılıncaya kadar bakımı ve beslenmesinde zorluklar yaşanmaktadır. Yetiştiricilikte, mersin türleri arasında önemli farklılıklar bulunmamakla birlikte, yetiştiricilik tekniği üç aşamada yapılır; a) Anaç balıklarının yakalanması, olgunlaştırılması, sağım ve yapay dölleme, b) Kuluçka dönemi, c) Yumurtadan çıkan yavruların belli bir süre bakım ve beslenmesi. Yukarıda belirtilen bu işlemlerin yapılabilmesi için bütün mersin yetiştiricilik işletmelerinde; 8 a) Yuvarlak beton veya büyük kanal şeklindeki havuzlar (anaç balıkların bakımve beslenmesi için), b) Kuluçkahane (yumurtaların alınması ve yapay döllemenin yapılması için), c) Yuvarlak beton veya dikdörtgen şeklinde büyük havuzlar (yumurtadan çıkan yavruların bakımı ve beslenmesi için) bulunması gerekir. Kültür ortamında yumurtadan çıkan yavrular önce Daphnia, Artemia ve Tubifeks ve benzeri canlı yemler ile, daha sonra ise %50 oranında protein içeren granül ve pelet yemlerle beslenirler. Doğaya bırakılacak mersin balığı yavruları 4-6 haftalık bakım ve beslemeden sonra nehirlere veya denizle nehrin karıştığı sığ kısımlara bırakılırlar. Havuzlarda büyütülen balıklar ise türlerine bağlı olarak değişmekle beraber 1 yılda 175-325 gram arasında ağırlıklara ulaşabilmektedirler. Mersin balıklarının pazarlama ağırlığı 1 kg’dan başlamakta ve havyar üretimi için ise yumurta olgunlaştıracakları yaşa kadar büyütülmeleri gerekmektedir (Çelikkale ve Bayrak, 1982). Kültür koşullarında üretilen mersin balıkları daha hızlı büyümekte ve daha erken cinsi olgunluğa gelmektedirler. Besin Değeri Mersin balıkları Tablo 2’de görüldüğü gibi besin değerinin yüksek, etinin yağlı ve lezzetli olması nedeniyle Avrupa ülkelerinde oldukça ilgi görmektedir. Genel olarak mersin balıkları taze, dondurulmuş, kurutulmuş ve özellikle tütsülenmiş olarak pazarlanmaktadır. Eti kaliteli olup ve yumurtalarından dünyaca meşhur olan siyah havyar üretilmekte, hava keselerinden tutkal yapımında kullanılan “İhtiyokol” adlı madde çıkarılmaktadır. Sperm keselerinden ise yanık tedavisinde kullanılan ilaçlar yapılmaktadır. Tablo 2. Türkiye sularında bulunan mersin balığı türlerinin et değerleri Tür Mersin Morinası (Huso huso) Karaca Mersini (A. gueldenstaedtii) Şip Balığı (A. nudiventris) Sivri Burun (A. stellatus) Et Verimi (%) Su (%) Protein (%) Yağ (%) Enerji (kcal/100 g) 63 73.8 16.6 6.7 136 64 67,0 18.8 12.5 188 _ 69.7 18.7 10.2 _ 63 70.7 19.0 8.6 153 9 Türkiye’de Yapılan Çalışmalar Ülkemizde mersin balıklarının kültür ortamında üretilmesi çalışmaları henüz yenidir. Ancak, son yıllarda mersin balıkları üzerine çeşitli araştırmalar başlatılmıştır. İstanbul Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi, Sapanca Su Ürünleri Üretim Biriminde yumurtadan elde edilen 5.000’den fazla karaca mersini (A. gueldenstaedtii) yavruları Sakarya nehrine bırakılmıştır. Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Su Ürünleri Bölümü Araştırma Biriminde Sibirya mersininin (A. baeri) yetiştiricilik çalışmaları devam ederken, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Sinop Su Ürünleri Fakültesi ile KTÜ., Sürmene Deniz Bilimleri ve Rize Su Ürünleri Fakültelerinde mersin morinası ve karaca mersini türlerinin tanklarda yetiştiriciliği üzerine çalışmalar yapılmaktadır. Son yıllarda mersin balıklarının yetiştiriciliği özel sektörün ilgisini çekmiştir. Giresun’da kıyı balıkçılığı yapan bir balıkçı evinin önüne yaptığı bir havuzda denizden yakaladığı balıkları büyütmektedir (Şekil 5). İstanbul ve Samsun’da iki firma mersin balığı çiftliği kurmak için uygun yer aramaktadırlar. Ordu-Ünye’de bir alabalık tesisinde mersin balıkları büyütülmeye başlanmıştır. Trabzon’un Sürmene ilçesinde bir müteşebbis kendi arazisi üzerinde mersin balığı üretim tesisi kurma aşamasındadır. Türkiye’de FAO uzmanları Edwards ve Doroshov (1989 yılında) yaptıkları araştırma sonunda hazırladıkları “Appraisal of the Sturgeon and Seatrout Fisheries and Proposals for a Rehabilitation Program” adlı raporlarında mersin türlerinden Morina (Huso huso), Rus mersini (Acipenser gueldenstaedtii), Atlantik mersini (A. sturio), Sivrişka (A. stellatus) ve Şip (A. nudiventris) türlerinin nisan ayında İstanbul, Samsun ve Trabzon balık pazarlarında satıldığını bildirmişlerdir. Aynı raporda, balıkçıların görüşüne dayanarak Morina türünün sahil sularımızda bulunduğunu ancak bu balıkların üremek için ülkemiz nehirlerne girmediklerini, ancak diğer türlerin ise bölgenin doğal balıkları olabileceklerini belirtmişlerdir. Bazı araştırmacılar Karadeniz’de yaptıkları araştırmalarda Geldiay ve Balık (1988), Pourkazemi et. al. (1999), Billard ve Lecointre (2001), Karadeniz ve Azov havzasında 7 mersin türünün; morina (Huso huso), Rus mersini (Acipenser gueldenstaedtii), Atlantik mersini (A. sturio), Sivrişka (A. stellatus), Şip (A. nudiventris), Sterlet (A. ruthenus) ve Pers mersini (A. persicus) olduğunu bildirmişlerdir. Son yıllarda Çelikkale, Okumuş ve Memiş (2004) yaptıkları “Contemporary Status of Turkish Sturgeon (Acipenseridae) Stocks, Conservation Measures and Recent Studies” ve” Historical and current status of sturgeon stocks in Turkish waters” adlı çalışmalarda Acipenseriformes (Huso huso, Acipenser 10 sturio, Acipenser stellatus, Acipenser gueldenstaedtii, Acipenser nudiventris) ailesine ait 5 türün Karadeniz’in Türk sularında ve Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya, Çoruh nehirleri ve bunların ağızlarında doğal olarak bulunduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca Karadeniz’in Türkiye sularında bulunan mersin stokları hakkında bir fikir yürütebilmek için güvenilir verilerin çok az olduğunu belirtmişlerdir. Şekil 5. Giresun’daki bir balıkçının evinin önünde mersin balıklarını büyüttüğü havuz. Ustaoğlu ve Okumuş (2005) yaptıkları “The Sturgeons: Fragile Species Need Conservation” adlı derlemede mersin morinası (Huso huso) ve Rus mersini (Acipenser gueldenstadti) türlerinin Samsun yöresinde hala tesadüfen trol ve gırgır ağlarına takıldığını bildirmişlerdir. Aynı çalışmada Karadeniz’deki tür çeşitliliği açısından ve hem de ülke ekonomisi bakımından kaybedilmesi kabul edilemez olan bu değerli balıkların korunması ve nesillerinin devamının sağlanması bakımından gerekli tedbirlerin alınması ve uygulamaya geçirilmesi gerektiği belirtilmişlerdir. Bu proje ile, mersin balıklarının yapay üretimi için uygun yer seçimi, yavru üretme tekniği, tank ve kafeslerde yetiştirme, anaç stoğu oluşturma ve doğal stokların iyileştirilmesi gibi ihtiyaç duyulan konularda, gerekli parametrelerin elde edilmesi amaçlanmıştır. Projeyle, mersin balığını tanımak, yapılan çalışmaların sonuçlarını toplamak ve daha ileri çalışmalar için faaliyetler planlamak mümkün olmuştur. Bunun yanında hedefdışı av olarak yakalanan bireyler satın alınarak bir anaç stoğu oluşturmaya çalışılmıştır. Proje çalışma süresince türün kültürüne ilişkin olarak proje çalışanı araştırmacıların deneyim ve bilgi birikimilerinin geliştirilmesi sağlanmış, üretim ve yumurta elde etmek maksadıyla çeşitli operasyonlar ve yetiştiricilik denemeleri yapılmıştır. 11 Materyal ve Metot Araştırma Sahası Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi araştırma ve örnekleme sahası olarak kullanılmıştır. Bölge genelinde; Enstitü teknesi ile çekilen trollerde ve kıyı balıkçıları tarafından hedef dışı av olarak yakalanan bireyler canlı olarak muhafaza edilmeye çalışılmıştır. Araştırma Üniteleri Araştırmada Trabzon ili, Maçka ilçesinde Altındere deresi üzerinde bulunan Coşandere Alabalık Çiftliği (Şekil 6), İl Özel idaresinden kiralanan Alabalık Üretim ve Eğitim Tesisi (Şekil 7), Enstitüye ait Biyo-Deney Ünitesi (Şekil 8) ve Yomra Balıkçı Barınağında bulunan Deniz Kafesleri Araştırma Ünitesi (Şekil 9) kullanılmıştır. Şekil 6. Coşandere Alabalık Çiftliği Şekil 8. Biyo-Deney Ünitesi Şekil 7. Alabalık Üretim ve Eğitim Tesisi Şekil 9. Deniz Kafes Araştırma Ünitesi 12 Materyal Projede İstanbul Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi’nden temin edilen Karaca mersini (Acipenser gueldenstaedtii), doğadan yakalanan türler (Acipenser stellatus, Huso huso) ve özel işletmeden temin edilen Mersin Morinaları kullanılmıştır. Karaca Mersini (Acipenser gueldenstaedtii): Bu tür St.Petersburg Bilim Akademi’sinden Johan Anton Güldenstädt (1745-1781)’den sonra Brandt (1833) tarafından isimlendirilmiştir. Kromozum sayısı 2n=250±8’dir, bunların 92±4’ü metacentric veya submetacentric’dir. Diğer kromozomlar subtelocentric veya acrocentric’tir. Karadeniz’de bulunan bu tür, azami 80-100 kg ağırlığa ve 2 metrenin üzerinde boya ulaşmaktadır (Şekil 10). Sırtı grimsi siyah, kirli yeşil veya koyu yeşil, yanlar genellikle grimsi kahve ve karın limon sarısı rengindedir. Alt dudağı biraz oyuk olup, burun kısa ve yuvarlaktır. Bıyıklar kısa ve düz, ağızdan çok buruna yakındırlar. Sırtta 10-14, yanlarda 30-34 ve karında 15-16 adet arasında değişen plakalar bulunur. Doğal ortamda çoğunlukla 11-13 yaşında yumurtlar, ender olarak da 7-9 yaşında cinsi olgunluğa erişirler. Mart sonu ile haziran ortası arasında 8.2-15°C su sıcaklığında yumurtlarlar. Yumurtlama çoğunlukla sabahın erken saatlerinde gerçekleşir. Çapları 2.8-3.8 mm olan 350.000-380.000 adet yumurta verirler. Spermleri çubuk şeklinde olup büyüklükleri yaklaşık 60µm’dir. 1 cm3 sperm sıvısında yaklaşık 1.0x1010 adet spermatozoa bulunur. Yumurtadan, larvalar 90 Gün-Derecede çıkarlar. 13 mm olarak yumurtadan çıkan larvalar, 7-9 gün içinde 18 mm boyda dış beslenmeye başlarlar. 10-12. günlerde zooplanktonla aktif beslenmeye başlarlar. Şekil 10. Karaca mersini (Acipenser gueldenstaedtii) 13 Sivri Burun (Acipenser stellatus): Latince bir kelime olan stellatus yıldızlarla kaplı anlamındadır. Balığın vücudunu kaplayan plakalar yıldız şeklinde olduğundan bu isimle adlandırılmıştır. Çoğunlukla 15-20 kg ağırlık ve 100-130 cm boya kadar büyüyebilmektedirler. Bu türün karakteristik özelliği burnudur; burnu çok uzun, ince ve yassı olup, baş uzunluğunun 6/10’u kadardır (Şekil 11). Karadeniz ve Marmara’da bulunur. Kromozom sayıları 2n=118±2’dir. Bunların 70±4’ü metacentric veya submetacentric ve diğerleri ise acrocentric’tir. Cinsi olgunluk 4 yaşlarında başlamakla beraber, çoğunlukla 5-6 yaşlarında üremeye başlarlar. Döllenmemiş yumurtalarının çapı 2.7-3.2 mm olup, 70.000420.000 adet yumurta verirler. Genellikle nisan- temmuz ayları arasında, diğer türlere nazaran nispeten durgun sularda yumurta bırakırlar. Yumurtlama 16-23°C arasında gerçekleşir ve larva çıkışı için 2-7 gün gerekir. 5-9 mm boyunda yumurtadan çıkan larvalar, 30-40 mm boya geldiğinde aktif yem almaya başlarlar. Şekil 11. Sivri burun (Acipenser stellatus) Mersin Morinası (Huso huso): Huso kelimesi Latincede domuz anlamına gelmektedir. Beluga ve büyük mersin balığı olarak da isimlendirilmektedir. Karakteristik özelliği başın alt kısmından bakıldığında ağzının yarım ay şeklinde görünmesidir (Şekil 12). Sekiz metre boy ve 3.200 kg ağırlığa kadar ulaşabilmektedirler. 12-16 yaşlarında cinsi olgunluğa erişirler. Kromozom sayıları 2n=118±3’dür. Kromozomların 60±2’si metacentric veya submetacentric ve diğerleri acrocentric’tir. Yaşadığı bölgeye göre H. huso ponticus, orientalis, caspicus, maeoticus ve curensis gibi alt türlere ayrılmaktadır. 14 Şekil 12. Mersin morinası (Huso huso) Üreme sezonu ilkbahardır ve çoğunlukla mayıs ve haziran aylarında yumurta bırakırlar. Optimum yumurtlama sıcaklığı 9-17°C’dir. Yumurta çapları 3.0-4.0 mm ve yumurta ağırlığı ortalama 30 mg’dır. Yumurta sayısı balık büyüklüğüne bağlı olarak değişmekle beraber 1 kg canlı ağırlığa karşılık 3.000-13.000 adet yumurta verirler. 10-14 mm boyunda yumurtadan çıkan larvalar, bir ay içinde 50-60 mm boya ulaşırlar. Metot Anaç Stoğu Oluşturma Bölge genelinde gerek Enstitü teknesi ile yapılan diğer proje çalışmalarından, gerekse de kıyı balıkçıları tarafından elde edilen canlı bireylerden ve kuluçkahanede yumurtadan çıkan karaca mersini yavrularının tatlı suda beton havuzlarda veya tanklarda ve deniz kafeslerinde büyütülerek anaç stoğu oluşturulmuştur. Adaptasyon Canlı temin edilen balıklar tatlı suda, beton havuz ve tanklarda, deniz suyunda ise kafes şartlarında adaptasyon çalışmaları yapılmıştır. Besleme Balıkların beslenmesinde, ticari alabalık yemi ve yaş yemler (mezgit ve hamsi) kullanılmıştır. Cinsi Olgunluğun Belirlenmesi Anaç balıkların cinsi olgunluk durumlarını belirlemek için cerrahi operasyon yapılarak, gonadları incelenmiştir. 15 Bulgular ve Tartışma Karaca Mersiniyle İlgili Çalışmalar: 07 Mayıs 2001 tarihinde İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Sapanca Su Ürünleri Üretim Birimi'nden alınan ortalama 6-14 gram ağırlığındaki (yaklaşık 600 adet) Karaca (A. gueldenstaedtii) yavruları Coşandere Alabalık Çiftliğine yerleştirilmiştir. Kasım 2001 tarihine kadar burada bakım beslemesi yapılan balıklar iki gruba ayrılarak bu tarihten itibaren Enstitüye ait Biyo-Deney ve Deniz Kafesleri Araştırma Ünitesine taşınmıştır. Biyo-Deney Ünitesi; Enstitü idari binasının bulunduğu alanda olup, 12-20°C sıcaklığa sahip ve 45 metre derinden alınan deniz suyunun akıtıldığı tankların bulunduğu ünitedir. Yomra balıkçı barınağında bulunan, Deniz Kafesleri Araştırma Ünitesindeki kafes ağlarının tabanı tül ağ ile örülerek balıkların atılan suni yemlerden azami istifade etmesi sağlanmıştır. Ayrıca ağın taban kısmının gergin durması için alt kenarına yarım parmak galvanizli borudan çerçeve yapılmıştır. 4.0x4.0x3.5 m ebadındaki kafeslerin kenarları 16 mm göz açıklığındaki ağdan yapılmıştır. 1x1x1m ve 1.5x1.5x1 m ebatlarındaki ağlar ise tamamen tül ağdan yapılmıştır. Biyo-Deney Ünitesi su alım sisteminde yaşanan çeşitli problemler sonucunda tank grubunu oluşturan mersin yavruları Şubat 2002 tarihinde Yomra Balıkçı Barınağındaki deniz kafeslerine taşınmıştır. Araştırma kafeslerinde yaz aylarında deniz suyu sıcaklığının 25°C’nin üzerine çıkması (Şekil 13) nedeniyle çok zor şartlarda temin edilen balık materyalini kaybetmemek için Deniz Kafesleri Araştırma Ünitesi’ndeki balıkların bir kısmı (35 adet) Mayıs 2002 tarihinde Enstitümüzce kiralanan Altındere Alabalık Üretim ve Eğitim Tesisine nakledilmiştir. Balıkların diğer kısmı (78 adet) ise deniz suyu sıcaklığının bu tür üzerindeki etkisini gözlemlemek, stok yoğunluğu, büyüme, yem değerlendirme ve yaşama oranı bilgilerini elde etmek için deniz kafeslerinde bırakılmıştır. Bu denemede balıklar 1 m2 ye 8 adet (ort. 321 g ve 328 g) ve 12 adet (ort. 312 g ve 328 g) olmak üzere iki farklı stok grubu olarak 1x1x1m ebatlarındaki 4 adet kafese yerleştirilmiştir. Yaz ayları boyunca deniz kafeslerinde kalan balıklarda ölüm gerçekleşmediği ve balıklarda yem alımının devam ettiği görülmüştür. 30 2001 2002 2003 2004 Su sıcaklıkları (°C) 20 15 10 5 0 20 Aralık Kasım Ekim Eylül Ağustos Temmuz Mayıs Nisan Mart Aylar Şubat Ocak 0 Haziran Kasım Eylül Temmuz Haziran Nisan Şubat 10 Ocak Sıcaklık (°C) İÇSU Şekil 13. İçsu havuzları ve deniz kafeslerinde su sıcaklıkları değişimi Altındere Alabalık Üretim ve Eğitim tesisinde kış aylarında dere suyunun sıcaklığının (Şekil 13) aşırı düşmesi ve tesisteki beton havuzlarda suyun donmasıyla balıklar kış başlangıcında (18 Aralık 2002) Deniz Kafesleri Araştırma Ünitesine getirilmiştir. Balıklar Ocak 2003 tarihinde 500-900 gram ağırlığa ulaşmışlardır. Deniz ve tatlı su tanklarındaki balıkların beslenmesi alabalık yemi ile yapılmış olup deniz kafeslerinde ise taze balık ve ticari alabalık yemi birlikte kullanılmıştır. Deniz kafesleri, balıkların rahat hareket edebilecekleri ve verilen yemin kafesten çıkmayacağı şekilde dizayn edilmiştir (Şekil 14). Gölgelik Kör Ağ Demir Çerçeve Şekil 14. Projede kullanılan mersin balığı büyütme kafesleri 17 Kafes ağları midye birikimi, alg oluşumu gibi sebeplerle kirlendiğinde, balıklar bir başka kafese aktarılmıştır. Bu türe ait bireyler tatlı ve deniz suyunda tank ve deniz kafeslerinde geçen 4 yıllık bakım ve beslemelerinin sonunda 3-5 kg ağırlığa ulaşmışlardır. Yapılan literatür incelemesinde; karaca mersininin deniz kafeslerinde büyütülmesinin yaygın olmadığı, daha çok karada inşa edilen beton veya toprak havuz ve tanklarda yapıldığı görülmüştür (Doroshov, S. İ. 1998 Kozlov, V. I., 1993). Doğadan Yakalanan Türlerle İlgili Çalışmalar: Proje süresince gerek Enstitünün deniz çalışmaları gerekse balıkçıların diğer balıkların avcılığı esnasında yakalanan yavru mersin balığı bireylerinin Deniz Kafesleri Araştırma Ünitesine alınarak kafes şartlarına ve yeme alıştırma çalışmaları yapılmıştır. Bu balıkların türleri morfolojik ve meristik özelliklerine göre belirlenmiştir. Bu yöntemlerle temin edilen balıkların yakalandığı yer ve tür bilgileri Tablo 3’de verilmiştir. Deniz kafesi veya tatlı su tanklarına yerleştirilen balıkları ortam şartlarına alıştırmak için havuz ve kafeslerin üzeri kısmen örtülerek gölgelik yapılmıştır. Yeme alıştırmak için balıklara yaş yem (mezgit, hamsi) veya ticari alabalık yemleri verilmiştir. Doğadan toplanan balıklardan mersin morinaları ortam şartlarına ve yeme adapte edilmiş olup, karaca ve sivri burun türlerinin adaptasyonunda başarı sağlanamamıştır. Tablo 3. Doğadan gelen mersin balıklarının tür dağılımları Tarih 18.04.2002 08 05.2002 09.05.2002 21.05.2002 11.08.2002 25.09.2002 30.02.2003 18.03.2003 05.12.2003 10.12.2003 10.12.2003 18.01.2004 30.01.2004 Adet 1 4 1 1 1 1 1 1 1 1 1 1 2 Türü A. gueldenstaedtii A. gueldenstaedtii A. gueldenstaedtii Huso huso A. gueldenstaedtii A. stellatus A. gueldenstaedtii A. stellatus A. gueldenstaedtii A. gueldenstaedtii A. stellatus A. stellatus Huso huso 18 Büyüklüğü 300 gram 250 gram 200 gram 1000 gram 250 gram 4000 gram 300 gram 300 gram 120 gram 1500 gram 1500 gram 302 gram 640 gram Alındığı yer Yıldızlı/Trabzon Çarşıbaşı/Trabzon Yorma/Trabzon Merkez/Rize Yoroz/Trabzon Yıldızlı /Trabzon Havaalanı/Trabzon Havaalanı/Trabzon Faroz/Trabzon Havaalanı/Trabzon Havaalanı/Trabzon Havaalanı/Trabzon Ardeşen/Rize Sivri burun türünde sıvı hale getirilen yaş yem enjektör yardımıyla balığın midesine direkt verilmiş, bu yöntemle balık en fazla 3 ay yaşatılmıştır, ancak bu türe ait balıklar kendi haline bırakıldığında yem almadıkları görülmüştür. Mersin Morinası Türüyle İlgili Çalışmalar: Giresun ili Bulancak ilçesinde küçük bir balıkçının 10 yılı aşkın bir süre içinde balık ağlarına takılan yavru morina balıklarını evinin bahçesindeki bir havuzda besleyip büyüttüğü duyumu alınmış, bunun üzerine 23 Eylül 2002 tarihinde balıklardan ağırlıkları 20-30 kg arasında değişen anaç olabilecek özellikte 6 adet balık satın alınmıştır. Bu balıklar Maçka’daki tesisimize taşınarak bakım ve beslemeleri yapılmıştır. İlk birkaç gün yem almayan balıklara beslenmesi için derin dondurucuda muhafaza edilen mezgit balıkları verilmiş ancak balıkların çok az yem aldığı gözlenmiştir. Havuzlarda doğala özdeş bir ortam oluşturmak ve stresi azaltmak için havuzun üzerine siyah bez ile gölgeleme yapılmıştır. Gölgelemeye müteakiben balıkların yem almaya başladığı görülmüştür. Maçka’daki büyük morinalara hamsi av sezonun başlamasıyla birlikte taze hamsi verilmeye başlanmıştır. Taze hamsiyi daha fazla tercih ettikleri gözlenmiştir. Ancak, 18 Aralık 2002, tarihinde Maçka'daki tatlı su kullanılan suyun sıcaklığının iyice düşmesi balıkların beslenmesini olumsuz etkilemiştir. Daha iyi şartlar sağlamak amacıyla, mersin morinaları önce Enstitü kampüsünde, deniz suyu akıtılan beton bir havuza daha sonra ise deniz kafeslerine yerleştirilmişlerdir (Şekil 15). Şekil 15. Kafes ve tanklarda mersin balıklarının bakımı 19 Yumurta Alım Çalışmaları: Mersin balıklarının üreme özelliklerini incelemek ve mevcut balıklardaki gonad gelişimini tespit etmek için, karaca mersini ve mersin morinası türlerinden birer balıkta cerrahi inceleme yapılmıştır. Mersin balığı türlerinde cinsiyet ve cinsi olgunluk balığın morfolojik karakterlerinden belirlenemediğinden, genel uygulama balığa cerrahi operasyon uygulanmasıdır. Karın kısmında 2.0-2.5 cm’lik kesi yapılarak balığın gonadlarının göz veya otoskopla incelenmesi, doku örnekleri alınarak laboratuarda incelenmesi ve çeşitli testlerin yapılması esasına dayanmaktadır. Bu amaçla, 08 Nisan 2004 tarihinde, elimizdeki 4 yaşlı ortalama 83 cm total boy ve 2860 gram ağırlığındaki Karaca mersinlerinin cinsiyet ve cinsi olgunluk durumlarını belirlemek için cerrahi operasyon yapılmıştır. Yapılan inceleme ve doku çalışmalarından bu balıkların cinsi olgunluğa ulaşmadıkları görülmüştür. Operasyon sırasında; muayene edilecek balığın sığabileceği büyüklükte bir tanka su doldurularak 100 ppm oranında bayıltma solusyonu (MS-222) ilave edilmiş ve tank suyuna sürekli oksijen verilmiştir. Muayene edilecek balık kafesten alınarak bayıltıcı solusyonlu tanka yerleştirilmiştir. Bir birkaç dakika içinde bayıltıcı etkisini göstermiş ve balığın yüzme pozisyonu değiştirildiğinde normal konumuna dönemediği görülünce bayılmış olarak kabul edilmiştir. Bayılmış olan balık daha önceden hazırlanmış olan ameliyat sedyesine karnı yukarı gelecek şekilde yatırılmış, bu arada bayıltma tankındaki suya yeni su ilave edilerek MS-222 oranı 50 ppm’e düşürülmüştür. Operasyon süresince dalgıç pompayla bayıltıcılı ve oksijenlendirilmiş su balığın ağzına akıtılmış ve solungaçlarından su geçişi sağlanmıştır. (Şekil 16). Şekil 16. Muayene edilecek mersin balığının bayıltılması 20 Balığın karın kısmında gonadların bulunduğu bölge önce 1.5 cm’lik daha sonra 5 cm’lik kesi yapılarak incelenmiş ve laboratuar çalışması için gonadlardan örnek alınmıştır. Daha sonra dikiş yapılmak suretiyle kesi yeri kapatılmıştır (Şekil 17). Ameliyat sehpasından alınan balık markalanarak ayıltma ve gözleme kafesine yerleştirilmiştir. Operasyon uygulanan 10-12 dakika sonra normal yüzme davranışı gösterince diğer balıkların yanına taşınmış, daha sonraki gözlemler ve incelemelerde balığın yem aldığı ancak kesi yerinde dokuların kaynamasının uzun zaman aldığı görülmüştür. Gerek operasyon, gerekse laboratuarda yapılan gözlem ve incelemelerden, balığın cinsi olgunluğa gelmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle diğer balıklar da aynı yaşta olduklarından bu gruptaki başka bireylere operasyon yapılmamıştır. Aynı prosedürle, 17 Mayıs 2004 tarihinde, deniz kafeslerindeki 9 adet mersin morinalarının en büyük bireyi (1.72 cm total boy) muayene edilerek gonadları incelenmiş ve cinsi olgunluğa gelmediği görülmüştür. İncelenen balıkların sağlık durumlarının iyi olduğu, normal beslenme ve yüzme davranışları gösterdikleri, ancak kesi yerinin kısa sürede iyileşmediği gözlenmiştir. Yapılan bu incelemeler sonucunda bir “Mersin Balığı Cerrahi İnceleme Protokolu” hazırlanmıştır. A B C D Şekil 17. Mersin balıklarında gonadların incelenmesi. A-kesi yapılması; B- doku incelemesi; C- Dikiş ve kesim bölgesine dezenfektan uygulamsı; D- Tedavi dönemi enfeksiyon oluşumunu engellemek üzere antibiyotik uygulanması. 21 Diğer Çalışmalar Doğadan mersin balığı temin etmek için balıkçılarla irtibat ve diyaloğu sağlamak için balıkçı kooperatif ve birlikleriyle görüşülmüş ve hazırlanan afişler balıkçıların görebileceği yerlere asılmıştır. Sinop Su Ürünleri Fakültesinde mersin balıkları üzerine çalışmalar yapan öğretim elamanı Yrd.Doç.Dr. Serap USTAOĞLU Enstitümüze davet edilerek, mersin balığı yetiştiriciliğinde yapılabilecek ortak çalışmalar ve söz konusu üniversite ile yapılabilecek işbirliği imkanları ve koordinasyon konuları incelenmiş bu amaçla bir çalışma toplantısı düzenlenerek enstitü araştırmacılarının katılımı ile konu tartışılmıştır. 07-13 Temmuz 2003 tarihleri arasında Ukrayna’nın Kherson şehrinde bulunan Mersin Balığı Üretme İstasyonunda incelemelerde bulunmak amacıyla teknik gezi yapılmıştır. Proje lideri ve enstitü müdürünün katıldığı teknik gezide mevcut uygulamalar hakkında detaylı bilgi alınmış, konuya ilişkin çeşitli dökümanlar temin edilmiştir. 03.05.2004 tarihinde enstitümüzü ziyaret eden Bulgaristan Balıkçılık Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Kamen Prodanov ve mersin balıkları konusunda uzman olan Dr. A. Georgiev Tsekov’a mersin konusunda yaptığımız çalışmalar anlatılarak, kendileri ile mersin balıkçılığı hakkında karşılıklı bilgi alış verişinde bulunulmuştur. Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğünce hazırlanmakta olan mersin balığı projesi kapsamında konuyla ilgili bir FAO uzmanı ile birlikte 12 Eylül 2004 tarihinde Amasya İli, Suluova İlçesindeki DSİ VII. Bölge Müdürlüğüne bağlı Yedikırlar Balık Üretme İstasyonunda incelemelerde bulunulmuştur. Mersin balıkları üzerine araştırmalarımızı genişletmek, uluslararası bir boyut kazandırmak ve Avrupa Birliğinden destek ve ortak almak için “Protection and Imrovment of Black Sea Sturgeon Species” adıyla bir partner profili hazırlanarak AB 6. Çerçeve Programının Web sayfası olan CORDIS’te yayınlanmıştır. Bu ortak ve işbirliği arama çağrımıza Ukrayna’nın YUKNIRO Araştırma Enstitüsünden (Dr. Sergey Krasnoktsky) ve İsrail’den cevap gelmiş olup her iki ülkede uluslararası proje yapılırsa ortak olabileceklerini belirtmişlerdir. İran’daki Mersin Balığı Araştırma Enstitüsünden Dr. Mohammad Pourkazemi ve Dr. Mahmoud Bahmani ile yaptıkları çalışmalar hakkında e-mail ile bilgi alınmıştır. 22 Mersin balıkları hakkında daha detaylı bilgi edinmek için Üniversitelerin bilgi ve deneyiminden yararlanmak amacıyla Şubat 2005 tarihinde Enstitümüzde “Mersin Balığı Yetiştiriciliği” konulu hizmetiçi eğitim semineri yapılmıştır. Projenin tanıtımı için projenin içeriğini anlatan bir web sayfası (http://www.geocities.com/mersin) hazırlanarak İnternet’te yayınlanmış, TRT radyosunda konuşmalar yapılmış, projeyi tanıtan broşür ve posterler balıkçılara dağıtılmış ve Balıkçılık kooperatif ve dernek panolarına asılmıştır. Tanıtım faaliyetleri sonucunda gelen telefon, mail ve ziyaretçilere detaylı bilgi verilmiştir. Proje süresince “Balıkçılıkta Yükselen Değerler, Mersin ve Sturgeon Culture” adlı makaleler Enstitümüzce yayınlanan Yunus Araştırma Bülteninde ve “Türkiye’de Mersin Balığı Yetiştiricilik Çalışmaları” adlı makale Türk Tarım dergisinde yayınlanmıştır. Proje süresince işbirliği yapılan, belge ve bilgi alınan kurum ve kişilerin listesi Tablo 4’de verilmiştir. Tablo 4 Proje kapsamında bilgi alınan ve işbirliği yapılan kişi ve kurumlar. Kişi Prof. Dr. İbrahim OKUMUŞ Prof. Dr. M. Salih ÇELİKKALE Prof. Dr. Ertuğ DÜZGÜNEŞ Doç. Serap USTAOĞLU Doç. Dr. Devrim MEMİŞ Prof. Dr. Kamen Prodanov Doç. Dr. A. Georgiev Tsekov Dr. Sergey Krasnoktskiy Prof. M.S. Chebanov Dr. Mahmoud Bahmani Dr. Pourkazemi Mohammad Prof. Berta SİVAN Dr. Fatma TELLİKARAKOÇ Şafak BULUT Dr. Frank CHAPMAN Kasım ŞAHİN Reşat AYDIN Recep YILMAZ Selim KAYA Salih ÖZ Ali Hikmet. HALICI İsmail UZUNTAŞ Kurum Rize Su Ürünleri Fakültesi İstanbul Üniversitesi Sürmene Deniz Bilimleri Fak. Sinop Su Ürünleri Fakültesi İstanbul Üniversitesi Fisheries Institute / BULGARİSTAN Fisheries Institute / BULGARİSTAN YUKNIRO / UKRAYNA Kuban/RUSYA Sturgeon Institute/İRAN Sturgeon Institute/İRAN Hebrew University / İSRAİL MAM/TUBİTAK Tarım İl Müdürlüğü / Rize California Üniversitesi/ABD Coşandere Alabalık /Trabzon Küçük Balıkçı/Trabzon Küçük Balıkçı/Giresun Cankardeşler Balıkçılık/Trabzon. Öz Balıkçılık/ Rize Yetiştirici Ünye/Ordu Yetiştirici Sürmene/Trabzon 23 İlişkisi Bilgi – İşbirliği-Belge İşbirliği –Belge - Materyal Bilgi-Belge Bilgi – İşbirliği-Belge Bilgi-Belge Bilgi Bilgi Bilgi Bilgi Bilgi Bilgi Bilgi Bilgi Bilgi - Materyal Bilgi Mekan Materyal Materyal Materyal Materyal Bilgi-Materyal Bilgi - Materyal Özet Bu çalışmada Karadeniz Bölgesinde mersin balıklarının yavru üretim imkanları belirlenmeye çalışılmıştır. Proje süresince yapılan çalışmalar varılan sonuçları aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür. I) Proje başlangıcında İstanbul Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi, Su Ürünleri Üretim Biriminden getirilen Karaca mersini (A. gueldenstaedtii) yavruları (6-14 gram) tatlı su tankı ve akabinde deniz kafeslerinde büyütülmüşlerdir. Tank ve kafeslerde alabalık yemiyle beslenen balıklar 4 yıllık bir bakım ve besleme sonunda 3-5 kg ağırlığa ulaşmışlardır. II) Hedef dışı av olarak balıkçıların ağlarında kalan ve diğer araştırma çalışmaları neticesinde yakalanan yavru mersin balıklarının tank ve kafes şartlarına adaptasyonu çalışmaları yapılmıştır. Bu yöntemle temin edilen balıklardan mersin morinası (Huso huso) türüne ait balıkların tank ve kafes ortamına adapte olarak yem aldıkları ve büyüdükleri görülmüştür. Diğer türlerden karaca mersin ve sivri burun türlerinin tank ve kafes ortamına adapte olmadığı gözlenmiş olup, bu türlere ait balıklar en fazla 3 ay yaşatılabilmiştir. Karadeniz’de var olduğu bilinen bu üç türün dışındaki diğer mersin balığı türlerine rastlanmamıştır. III) Yavru üretim çalışmaları, araştırma birimindeki morina ve karaca mersinlerinde gonadların gelişimi ve yumurta durumlarını belirlemek için birer balık muayene edilerek gonadları incelenmiş, balıklarda gonat oluştuğu görülmüş, ancak yumurtlama safhasında olmadıkları belirlenmiştir. Ayrıca, mersin balıklarında cerrahi inceleme protokolü oluşturulmuştur. IV) Yavru üretimine uygun yer tespiti çalışması ile Amasya-Yedikırlar Baraj Gölü kenarına Devlet Su İşlerinin sazan balığı üretimi için kurduğu tesisin mersin balığı üretimi için kullanılabileceği belirlenmiştir. V) Eğitim ve tanıtım çalışması olarak hizmet içi semineri düzenlenmiş, Ukrayna’da mersin balığı üretme çiftliğinde incelemelerde bulunulmuş, ulusal ve uluslar arası kurum ve kişilerle irtibat kurulmuş, projenin içeriğini anlatan bir web sayfası hazırlanarak İnternet’te yayınlanmış, iki makale yapılmış ve AB projeleri için CORDIS web sayfasında partnerlik profili yayınlanmıştır. SUMMARY This study was carried out about possibilities sturgeon's reproduction at the Black Sea Region. Project works and obtained results summarized as below; I) Servuga sturgeon fry (A. gueldenstaedtii) were about 6-14 gram (n=600) were transferred from Istanbul University, Fisheries Faculty, Sapanca Freshwater Aquaculture Research Center to Institute. Sturgeon fry were feed by trout food in fresh water tanks and sea cages for 4 years until they reach 3-5 kg. II) Beluga (Huso huso), servuga (A. gueldenstaedtii) and stella (A. stellatus) species were obtained from fisherman as by catch and also during other research activities. Beluga (Huso huso) were adapted to artificial conditions (tank and cage), but servuga (A. gueldenstaedtii) and stella (A. stellatus) species could not adapted and they just only had been lived for 3 months. Meanwhile other species that should be found in the Black Sea had not been encountered. III) To determinate situation of gonad maturation and stages of egg of two species a surgical examination had been applied to Beluga and servuga individuals and their gonad and maturation were investigated and it has been seen that their maturity were not enough to spawn. Also a surgical examination protocol has been prepared for these species IV) A carp farm has been found by State Hydraulic Works near Amasya-Yedikir Dam-Lake will be use due to sturgeon hatchery with our works aims to find a suitable site for sturgeon propagation V) A seminar for project stuff, field observation to Ukraine sturgeon hatchery and Amasya carp farm and communicate with national and international authorities was done as education and presentation activities. Also a web page was prepared for project and two articles were published in the Journals and a partner profile has been published on CORDIS website. Literatür Listesi Andreasen, L., 1999. Captive propagation as a recovery tool for North American Sturgeon. – In: Williamson, D. F., G. W. Benz, and C. Hoover (eds.) Proceedings of the Symposium on the Harvest, Trade and Conservation of North American Paddlefish and Sturgeon, May 7–8, 1998, Chattanooga, TN. TRAFFIC North America/WWF, Washington, DC, USA. 121–129. Anonymous, 1975. Gıda-Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Su Ürünleri Genel Müdürlüğünce Yayınlanan Su Ürünleri Avcılığını Düzenleyen 1975-1976 Av Mevsimine Ait 3 Numaralı Sirküler. Anonymous, 2003a. CITES Authorizes 2003 Caviar Quotas as Caspian Sea Sturgeon Stocks Start to Recover; http://www.cites.org/eng/news/press/030905_caviar-quotas.shtml; 14.11.2003;15.30). Anonymous, 2003b. Current Trends in the Huso huso fishery in the Caspian Sea and the Beluga Catch and Export Quotas for 2003, CITES 2003. http://www.cites.org/eng/resources/quotas/huso_trend.pdf; 01.12.2003; 10.15). Artyukhin, E.N. and Andronov A.E., 1990. A morphological study of the green sturgeon, Acipenser medirostris (Chondrostei, Acipenseridae), from the Tumnin (Datta) River and some aspects of the ecology and zoogeography of Acipenseridae. Zoologicheskii Zhurnal, 69: 81–91 (in Russian); English translation J. Ichthyol., 30: 11–21. Artyukhin, E.N., 1995. On biogeography and relationships within the genus Acipenser. Sturgeon Quart., 3: 6–8. Beamesfelder R.C.P. and Farr, R.A., 1997. Alternatives for the protection and restoration of sturgeons and their habitat. Environmental Biology of Fishes 48: 407-417. Bemis, W.E., E. Findeis, E.K. and L. Grande, L., 1997. An overview of Acipenseriformes. Env. Biol. Fish., 48: 25-71. Billard, R. and Lecointre, G., 2001. Biology and Conservation of Sturgeon and Paddlefish. Reviews in Fish Biology and Fisheries, 10: 355-392. Birstein, V.J. and Bemis, W.E., 1997. How many species are there within the genus Acipenser? Environmental Biology of Fishes, 48: 157–163. Birstein, V.J., Hanner, R. and DeSalle, E., 1997. Phylogeny of the Acipenseriformes: cytogenetic and molecular approaches. Env. Biol. Fish., 48: 127–155. Burtzev , I.A., 1999. The history of global sturgeon aquaculture. J. Appl. Ichthyol., 15: 325. Chebanov, M. İ., 1998. Sturgeon culture in the Sea of Azov basin: problems and prospects of a new biotechnology. Caspian Environment Program; Proceedings from the first bionetwork workshop. Bordeaux, November 1997. World Bank, Washington DC: 29–42. CITES, 2004. The CITES Appendices. (www.cites.org/eng/append/appendices.shtml. Çelikkale M. S. Ve Bayrak, M., 1982. Mersin Balıkları Üretim Tekniği, AÜ, Ziraat Fakültesi Yayınları: 225 Çelikkale, M. S., 1994. İçsu Balıkları ve Yetiştiriciliği, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi, Cilt I, Trabzon Çelikkale, M.S., Timur, M., Memiş, D. ve Ercan, E., 2002. Influence of aclimitation to the cold water on growth rate of russian sturgeon juveniles (Acipenser gueldenstaedtii, Brandt&Ratzenburg, 1833), Turkish Journal of Fisheries and Aquatic Science, 2:137140. Çelikkale, M.S., Okumus, I. and Memis, D., 2004. Contemporary Status of Turkish Sturgeon (Acipenseridae) Stocks, Conservation Measures and Recent Studies. Symposium on Aquaculture Development – Partnership between Science and Producer Associations, European Inland Fisheries Advisory Commission (EIFAC), Wierzba, Poland, 26 – 29 May 2004. Doroshov, S. İ., 1985. Biology and Culture of Acipenseriformes, in Muir, J., and Roberts, R., eds., Recent Advances in Aquaculture: London & Sydney, Croom Helm, p. 251-274. Dabrovski, K., Czesny, S., Christensen, J.E., Van Eenennaam, J.P. and Doroshov, S.I., 1999. Fatty acid composition of sturgeon eggs discrimination of domestic and wild origin. J.Appl. Ichthyol 15: 326. Dettlaff, T.A., Ginsburg, A.S. and Schmalhausen, O.I., 1993. Sturgeon Fishes, Developmental Biology and Aquaculture. Springer Verlag, Berlin Heidelberg, 300 s. DeSalle, R., and Birstein, V., 1996. PCR identification of black caviar. Nature 381, No:6579:197-198: In: The Sturgeon Quarterly 4, No 4:6. DeSalle, R., 2002. Sturgeon: Once Plentiful, Now Endangered; American Museum of Natural History(http://www.amnh.org/learn/pd/genetics/case_study/endangered.html 8.11.2003; 14.30) Edwards, D. and Doroshov, S., 1989. Appraisal of the sturgeon and seatrout fisheries and proposals for a rehabilitation programme. Technical Cooperation Programme, FAO: 37 Findeis, E.K., 1997. Osteology and phylogenetic interrelations of sturgeons (Acipenseridae). Environmental Biology of Fishes 48: 73-126. 27 Geldiay R. and Balık, S., 1988. Türkiye tatlısu balıkları. Ege Univ. Fen Fakültesi Yay.No.97, Bornova-İzmir. pp. 519. Hodcik, J. 1988. The Freshwater Fishes of Europe General Inroduction to Fishes Acipenseri Formes, AULA- Verlag Wiesbaden Ivanov, V.P., Vlasenko, A.D. and Khodorevskaya, R.P., 2001. Status of Caspian sturgeon stocks and their conservation. CITES World Official Newsletter of the Parties, 8: 2-3. Kozlov, V. I., 1993. Sturgeon Farming, Russian Federal Institute of Irrigation Fish Culture (VNIIR) Luk’yanenko, V.I., Vasil’ev, A.S., Luk’yanenko, V. Luk’yanenko, V. And Khabarov, M.V., 1999. On the increasing threat of extermination of the unique Caspian sturgeon populations and the urgent measures required to save them. J.Appl. Ichthyol. 15: 99102. Nesov, L.A. and Kaznyshkin, M.N., 1983. New sturgeons from the Cretacious and Paleogene of the USSR. In: V.V. Menner (ed.) Contemporary Problems of Paleoichthyology, Nauka Press, Moscow. pp. 68–76. Özdemir, N. 1982. Mersin Balığı Türleri Yapay Üretimi ve Türkiye’de Üretim Olanakları, Fırat Üniversitesi, Fen Fakültesi, Yayın Biyo No:2 Öztürk, B., 1998. Black Sea Biological Diversity Turkey, GEF Balck Sea Environmental Series, Volume 9. U.N. Publications, New York, 144 pp. Pavlov, D., 1998. Access to spawning grounds and natural reproduction in Caspian Acipenseridae. Caspian Environment Program; Proceedings from the first bio-network workshop. Bordeaux, November 1997. World Bank, Washington DC: 1–9. Pourkazemi, M., Skibinski, D.O.F., Beardmore, A. 1999. Application of mtDNA d-loop for the study of Russian sturgeon population structure from Iranian coastline of the Caspian Sea. J. Appl. Ichtyol. 15:23-28. Raymakers, C., 2000. Assesment of the Implementation of CITES listing of Acipenseriformes, TRAFFIC EUROPE, IUCN: 51 pp. Raymakers, C., 2002. International Trade in Sturgeon and Paddlefish Species – the Effect of CITES listing. Internat. Rev. Hydrobiol., 87: 525– 537. Speer, L., Lauck, L. and Pikitch, E., 2000. Roe to Ruin: The Decline of Sturgeon in the Caspian Sea and the Road to Recovery. Natural Resources Defense Council, Wildlife Conservation Society, SeaWeb: 26 pp. 28 St. Pierre, R., 1999. Restoration of Atlantic sturgeon in the northeastern USA with special emphasis on culture and restocking. J. Appl. Ichthyol. 15: 180–182. Tagliavini, J., Conterio, F., Gandolfi, G. and Fontana, F., 1999. Mitochondrial DNA sequences of six sturgeon species and phylogenetic relationships within Acipenseridae. J. App. Ichthyol. 15:17-22. Ustaoğlu, S. ve Okumuş, İ., 2004. The Sturgeons: Fragile species need conservation, Türkish Journal of Fisheries and Aquatic Science, 4: 49-57 Ustaoğlu S., 2005. Mersin balıklarının Türkiye ve dünyadaki son durumu, Hizmetiçi Eğitim Semineri, Trabzon Vasil’ev, V. P., Sokolov L. I. and Serebryakova E. V., 1980. Kariotip sibirskogo osetra (Acipenser baeri Brandat r. Leny I) nekotorye voprosy evolyutsii kariotipov osetroobrazynkh. Vorp. İkhtiyologii 20:814-822. Williot, P., 1998. Conservation of Caspian Sturgeon: some questions and suggestions. Caspian Environment Program; Proceedings from the first bio-network workshop. Bordeaux, November 1997. World Bank, Washington DC, 50–60. Williot, P. and Brun, R., 1998. Ovarian development and cycles in cultured Siberian sturgeon, Acipenser baeri. Aquat. Living Resourc. 11(2): 111-118. Williot, P., Sabeau, L., Gessner, J., Arlati, G., Bronzi, P., Gulyas, T., Berni, P., 2001. Sturgeon farming in Western Europe: recent developments and perspectives. Aquat. Living Resource. 14:367-374. Zaitsev, Y. And Mamaev, V., 1997. Marine Biological Diversity in the Balcak Sea, GEF Black Sea Environmental Series, Volume 3, U.N. Publications, New York, 208 pp. 29
Benzer belgeler
PROJE KARADENİZ BÖLGESİNDE MERSİN BALIĞI ÜRETİM
yılından itibaren CİTES sözleşmesi kapsamında nesli tehlikede olan balık türleri listesine
alınmış ve tüm dünyada yetiştiricilik dışında avcılığı ve havyar ticaretinde kota
uygulanmasına geçilmişti...
Slayt 1
(EK I, EK II, EK III) bulunmaktadır.
EK I: Acipenser brevirostrum (1976’dan itibaren)
Acipenser sturio (1986’dan itibaren)
EK II: Diğer 25 tür (1 Nisan 1998’den itibaren)
PDF ( 0 ) - Yunus Araştırma Bülteni
169 ülkenin imzaladığı CITES (Convention on
International Trade in Endangered Species of
Wild Fauna and Flora- Nesli Tehlikede Olan
Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası
Ticaretine İlişkin...