Tam Metin(Full Text) - Türkiye Biyolojik Mücadele Derneği
Transkript
Tam Metin(Full Text) - Türkiye Biyolojik Mücadele Derneği
Türkiye Biyolojik Mücadele Dergisi 2016, 7 (1): 55-64 Turkish Journal of Biological Control ISSN 2146-0035 Orijinal araştırma (Original article) Bazı pestisitlerin entomopatojen nematod Steinernema feltiae TUR-S3 üzerine etkileri Tufan Can ULU1, Büşra SADIÇ1 ve Alper SUSURLUK1 Effects of some pesticides on the entomopathogenic nematode Steinernema feltiae TUR-S3 Abstract: Entomopathogenic nematodes (EPN) have been used, especially against soil insect pests in Europe and U.S.A., for a decade. EPNs are feasible and attractive for biological control because of their effectiveness against various insect pests, host seeking ability, compatibility with standard equipment and long-term activity. In addition, EPNs can be applied simultaneously with some pesticides, which makes EPNs a potential biocontrol agent for integrated pest management. In the present study, the effects of 4 common pesticides (Glyphosate, Chlorpyrifos-ethyl, Captan, Fosetyl-al) on the virulence and mortality of EPN Sterinerma feltiae TUR-S3 were examined at 24 h and 48 h. According to the results, Fosetyl-al and Glyphosate showed the most negative impact on viability of TUR-S3, while Captan showed the most negative impact on virulence of the nematode. It is expected that the results of this study will provide useful information for future integrated pest management programs. Keywords: Entomopathogenic nematode, Steinernema feltiae, pesticides, virulence Öz: Entomopatojen nematodlar (EPN) son yıllarda Avrupa ve Amerika BirleĢik Devletleri‟nde örtüaltı yetiĢtiriciliğinde toprak kökenli zararlılara karĢı biyolojik mücadele kapsamında etkin biçimde kullanılmaktadır. Zararlı birçok böceğe karĢı etkili olması, konukçu arama yeteneği, standart ekipman ile uygulanabilmesi ve uzun süreli etkinliği sayesinde EPN‟ler biyolojik mücadelede cazip hale gelmiĢtir. Bu özelliklere ek olarak EPN‟lerin bazı pestisitler ile aynı anda kullanılabilir olması, entegre mücadele kapsamında kullanımlarını da mümkün hale getirmektedir. Bu çalıĢmada, ülkemizde yaygın olarak kullanılan 4 farklı pestisitin (Glyphosate, Chlorpyrifos-etil, Captan, Fosetyl-al), EPN türü olan Steinernema feltiae TUR-S3‟e (TUR-S3) toksisitesi ve bu nematodun etkinliği üzerine 24 ve 48 saatlik periyotlarda etkileri incelenmiĢtir. Bu çalıĢma sonuçlarına göre; S. Feltiae TUR-S3‟ün canlılığı üzerine en olumsuz etkiyi Fosetyl-al ve Glyphosate‟ın gösterdiği tespit edilirken, etkinlik üzerine ise en olumsuz etkinin Captan tarafından yapıldığı belirlenmiĢtir. ÇalıĢmadan elde edilen verilerin, gelecekte yapılacak entegre mücadele programlarına fayda sağlaması beklenmektedir. Anahtar kelimeler: Entomopatojen nematod, Steinernema feltiae, pestisit, etkinlik 1 Uludağ Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü, 16059 Nilüfer, BURSA Sorumlu Yazar (Corresponding author) e-mail: [email protected] AlınıĢ (Received): 02.02.2016 Kabul ediliĢ (Accepted): 15.06.2016 Bazı pestisitleri Steinernema feltiae üzerine etkisi Giriş Tarımsal ürünlerin verim ve kalitesini artırmak için modern tarım tekniklerinin ve girdilerinin kullanılması gerekmektedir. Bitki Koruma Ürünleri içerisinde yer alan pestisitlerin kullanımı 1940‟lı yıllardan beri giderek artmıĢtır. Ancak, pestisitlerin bilinçsiz ve aĢırı kullanımı insan sağlığı ve çevreye olumsuz etkileri gibi birçok sorunu da beraberinde getirmektedir (Tiryaki ve ark., 2010). Doğal dengenin bozulması, potansiyel zararlıların ekonomik zararlı durumuna geçmesi ve zararlıların pestisitlere karĢı dayanıklılık kazanması, sürdürülebilir tarımın önemini arttırmıĢ ve tek yönlü yapılan yoğun kimyasal mücadelenin zararını ortaya koymuĢtur. Sürdürülebilir tarım için hastalık ve zararlılara karĢı entegre mücadele sisteminin uygulanmasının en etkili yöntem olduğu yapılan çalıĢmalarda belirtilmiĢtir. Entegre Zararlı Yönetimi (EZY), zararlı türlerin popülasyon dinamikleri ve çevre ile iliĢkilerini dikkate alarak, uygun olan tüm mücadele yöntemlerini ve tekniklerini uyumlu bir Ģekilde kullanarak, zararlıların popülasyon yoğunluklarını ekonomik zarar seviyesinin altında tutan bir zararlı yönetim sistemidir (Peshin & Zhang, 2014). EZY içerisinde kültürel, fiziksel, kimyasal biyolojik ve biyoteknik mücadele gibi bütün mücadele yöntemleri bütünleĢik bir Ģekilde kullanılabilmektedir. Bu mücadele yöntemleri içerisinde çevreye ve insan sağlığına hiçbir zararı olmaması nedeniyle biyolojik mücadelenin önemi her geçen gün artmaktadır. Biyolojik mücadele, canlılar arasındaki iliĢkilerin ekolojik, biyolojik ve sistematik açıdan incelenmesinden sonra doğmuĢ olup, ilk kez 1919 yılında Smith tarafından kullanılmıĢ ve biyolojik mücadeleyi basit olarak „zararlı popülasyonlarını baskı altına alma ve düzenleme‟ Ģeklinde tanımlamıĢtır (Uygun ve ark., 2010). Bu mücadele yönteminde zararlılara karĢı kullanılan organizmalara ajan adı verilirken, bu ajanlar arasında aktif ve etkili bir biçimde kullanılan gruplardan biri ise Entomopatojen Nematodlardır (EPN) (Gaugler, 2002). Biyolojik mücadele içerisinde büyük bir öneme sahip olan EPN‟ler günümüzde özellikle toprak altı zararlılarına karĢı etkili bir biçimde kullanılmaktadırlar. Biyolojik mücadele açısından en önemli EPN türleri Steinernematidae ve Heterorhabditidae familyalarına aittir (Poinar, 1979). Toprakta doğal olarak bulunan bu canlı grubu, biyolojik dönemlerinin çoğunu böcek içinde tamamlamaktadır. EPN‟ler konukçuya doğal açıklıklarından ve intersegmental zardan giriĢ yaptıktan sonra konukçu hemosölüne ulaĢırlar, kendi bünyesinde simbiyont olarak taĢıdığı bakteriyi böceğin hemolimfine bırakarak konukçusunun ölümüne neden olurlar (Poinar, 1979; Ehlers, 1996; Kaya & Stock, 1997). Konukçu içerisinde birkaç nesil üredikten sonra infektif jüvenil (IJ) olarak da bilinen üçüncü dönem EPN larvaları toprağa çıkıĢ yaparak yeni konukçu arayıĢına girerler (Poinar, 1979). EPN‟ler ilaçlamada kullanılan püverizatörlerle spreyleme yöntemiyle araziye kolaylıkla uygulanabilmektedir. Bu çalıĢma ile ülkemizde meyve ve sebze 56 Türkiye Biyolojik Mücadele Dergisi Turkish Journal of Biological Control Ulu et al. 2016, 7 (1):55-64 yetiĢtiriciliği yapan üreticilerin en yaygın kullandığı pestisitlerin TUR-S3 ırkı üzerindeki toksik etkisinin belirlenmesi amaçlanmıĢtır. Elde edilen sonuçlar ile EPN-Pestisit karıĢabilirliği belirlenerek gelecekte üreticinin maliyet yükünü azaltmak ve herhangi bir zararlıya karĢı hem biyolojik hem de kimyasal mücadeleyi aynı anda yaparak etkinliğin artırılması amaçlanmaktadır. Materyal ve yöntem Bu çalıĢma Uludağ Üniversitesi, Laboratuvarında yürütülmüĢtür. Bitki Koruma Bölümü, Nematoloji Nematod üretimi Denemelerde kullanılan TUR-S3 ırkı Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi kampüs alanı topraklarından izole edilmiĢ olup, ırk kültür kabı içerisinde +4°C‟de Ringer solüsyonu içerisinde saklanmaktadır. ÇalıĢma için gerekli nematod üretimi laboratuvarda yetiĢtirilen son dönem Galleria mellonella L. (Lepidoptera: Galleriidae) larvaları kullanılarak White trap yöntemiyle (White, 1927) gerçekleĢtirilmiĢtir. Pestisitler EPN‟ler daha çok toprak altında yaĢadığı ve toprak kökenli zararlılara karĢı etkin olarak kullanıldığından, bu çalıĢmadaki pestisitlerin özellikle toprağa uygulama yapılanlardan seçilmesine dikkat edilmiĢtir. Ülkemizde meyve ve sebze üretimi yapılan alanlarda toprak altı zararlılarına karĢı insektisit olarak Chlorpyrifos-ethyl; toprak kökenli patojen funguslar ve bitkinin direncini arttırmak amacıyla fungisit olarak Fosetyl-Al ve Captan; yabancıotlar ile mücadelede herbisit olarak ise Glyphosate etken maddeli pestisitler yaygın biçimde kullanılmaktadır (BaĢpınar ve ark., 2010; Delen ve ark., 2010). Bu nedenle, yapılan denemelerde S. feltiae TURS3 üzerinde toksisiteyi belirlemek amacı ile Chlorpyrifos-etil (Dursban 4, Dow AgroSciences), Fosetyl- Al (Placate, Platin Kimya), Captan (Captan, Koruma Klor Alkali Sanayi) ve Glyphosate (Roundup, Monsanto) etken maddeli kimyasallar kullanılmıĢtır. Toksisite testleri Üretimi yapılan TUR S3‟ün IJ‟leri White trap yöntemiyle toplanıp sayımı yapılmıĢ ve Ringer çözeltisi ile 100 IJ/10 µl olacak Ģekilde nematod solüsyonu hazırlanmıĢtır. 24‟lük hücre kaplarının (Well kabı) her bir kuyucuğuna 10 µl nematod solüsyonu koyulmuĢtur. Kuyucuklar içerisinde bulunan nematodların üzerine tarla dozlarında (Glyphosate 300 g/100lt su, Chlorpyrifos-etil 200 ml/100 lt su, Fosetyl-al 250 g/100 lt su, Captan 300g /100 lt su) hazırlanan pestisitlerden 1 ml eklenmiĢ ve pestisit + nematod karıĢımının dibe çökmesini engellemek amacıyla denemenin kurulduğu kaplar orbital çalkalayıcıya konulmuĢtur. Deneme 57 Bazı pestisitleri Steinernema feltiae üzerine etkisi 4 tekerrürlü yürütülmüĢ olup, 24 ve 48 saat sonunda her bir kuyucuktaki EPN‟lerin ölü/canlı sayımı yapılarak, ölüm oranları hesaplanmıĢtır. Etkinlik denemeleri 100 ml‟lik erlenler içerisine 10 ml tarla dozunda pestisit solüsyonları hazırlanıp içerisine White trap yöntemiyle toplanan EPN‟ler eklendikten sonra erlenler 26 °C orbital çalkalayıcıda bekletilmiĢtir. 24 saat sonra erlenler içerisindeki EPN+ pestisit solüsyonu alınıp, nematodlar elek yardımı ile yıkanmıĢ ve saf su içerisinde 2 saat bekletilerek pestisitten arındırılması sağlanmıĢtır. Saf su içerisinde bekletilen EPN‟lerin sayımı yapılıp ticari doz olan 50 IJ/larva olarak ayarlanmıĢtır. Nematodların etkinliğini belirlemek için well kabı içerisine son dönem G. mellonella larvaları yerleĢtirilmiĢ, üzeri %10 nemli steril kum ile kapatılmıĢ ve hazırlanan solüsyondan kum üzerine 100 µl mikro pipet yardımıyla inokulasyon yapılmıĢtır. Parafilm ile kapatılan hücre kapları 26 °C‟de 4 gün boyunca inkübasyona bırakılmıĢtır. Ġnkübasyon süresi sonunda kaplar açılıp her bir larva disekte edilerek mikroskop altında incelenmiĢ ve EPN‟ler tarafından öldürülen larvaların sayımı yapılarak pestisite maruz kalan nematodların 24 saatteki etkinlikleri belirlenmiĢtir. 48 saat erlenlerde bekletilen nematodlarda da aynı iĢlemler yapılmıĢ olup, 24 ve 48 saat nematodların her bir pestisit grubunda 10‟ar G. mellonella larvası kullanılmıĢ ve denemeler 3 tekerürlü olarak yürütülmüĢtür. İstatistiksel Analiz Pestisitlerin EPN‟lere gösterdiği toksisite ve nematod etkinliği üzerindeki etkilerini belirlemek için yapılan denemelerden elde edilen veriler üzerinde tek yönlü varyans analizi (Oneway Anova) yapılmıĢtır. Uygulamalar arasındaki farkların belirlenmesi amacıyla p<0.05 düzeyinde LSD (Least Significant Differences) testi kullanılmıĢtır.Tüm istatistiksel analizler JMP® 7.0 programında gerçekleĢtirilmiĢtir. Bulgular ve tartışma Tarımsal ürünlerde ekonomik kayba neden olan patojen mikroorganizmalar ve zararlılara karĢı kullanılan pestisitlerin uzun yıllar bilinçsizce tüketilmesi nedeniyle çevre ve insan sağlığı üzerinde önemli sorunlar ortaya çıkmıĢ ve 1970‟lerin baĢından bu yana alternatif mücadele yöntemleri aranmıĢtır. Bu yöntemler arasında insan sağlığına zararsız ve çevre dostu olması nedeniyle biyolojik mücadelenin önemi her geçen gün artmaktadır. Ancak, tek baĢına biyolojik mücadele tekniklerinin üreticiye pahalıya mal olması, hastalık ve zararlılara karĢı etkinliğinin arttırılmasını sağlamak için biyolojik mücadelenin diğer yöntemlerle birlikte kullanılması önerilmiĢtir. Bu nedenle yaptığımız bu çalıĢmada ülkemizde kimyasal mücadele içerisinde üreticiler tarafından çokça kullanılan pestisitlerin, biyolojik mücadele ajanı olan entomopatojen nematod TUR-S3 IJ‟leri üzerindeki toksisitesi araĢtırılmıĢtır. 58 Türkiye Biyolojik Mücadele Dergisi Turkish Journal of Biological Control Ulu et al. 2016, 7 (1):55-64 Toksisite testlerinde 24 saat sonra yapılan sayımlara göre; Glyphosate ve Fosetyl-al uygulamalarının kontrole göre kıyaslandığında TUR-S3 IJ‟lerine istatistiksel olarak toksik oldukları belirlenirken; Captan ve Chlorpyrifos-ethyl uygulamaları kontrole göre kıyaslandığında aynı ırka istatistiksel olarak toksik etki göstermemiĢtir. (df:4, 15, F:22.49, p<0.0001). 48 Saat sonraki sayımlarda ise kullanılan tüm pestisitler ırklar üzerinde kontrol grubuna göre istatistiksel olarak toksik bulunurken, pestisitler de istatistiksel olarak kendi aralarında farklı toksik etkiler göstermiĢtir. Buna göre en toksik etkiyi Fosetyl-al, en az toksik etkiyi ise Captan göstermiĢtir. (df:4, 15, F:59.87, p<0.0001) (ġekil 1). Şekil 1. Pestisitlerin S. felitae TUR-S3 üzerindeki toksisitesi. Deneme sonuçları 24 ve 48 saat için kendi aralarında karĢılaĢtırılmıĢtır. Figure 1. Toxicity of pesticides on S. feltiae TUR-S3. Results were compared individually for 24 and 48h. Etkinlik denemelerinde 24 ve 48 saat pestisit içerisinde beklemiĢ ve G. mellonella üzerine enfeksiyon yapılmıĢ IJ‟lerin etkinliği karĢılaĢtırıldığında hem 24 saat (df:4, 10, f:12.2, p=0.0007) ve hem de 48 saat (df:4, 10, F:62.87, p<0.0001) denemelerinde sadece Captan‟da kontrole göre istatistiksel olarak etkinlikte azalma tespit edilmiĢtir. Diğer uygulamalarda herhangi bir olumsuz etki görülmemiĢtir (ġekil 2). Elde edilen sonuçlara göre, denemede kullanılan pestisitlerin TUR-S3 IJ‟leri üzerinde genel olarak aĢırı toksik etki gösterdiği tespit edilmemiĢtir ve EPN‟lerin etkinliğinde de Captan haricinde herhangi bir düĢüĢ gözlenmemiĢtir. Bu sonuçtan yola çıkarak TUR-S3‟ün denemede kullanılan Glyphosate, Chlorpyrifos-etil, Captan ve Fosetyl-al ile birlikte aynı tank içerisinde karıĢtırılıp araziye uygulanmasında bir sakınca görülmezken aynı zamanda doğal olarak toprakta 59 Bazı pestisitleri Steinernema feltiae üzerine etkisi Şekil 2. Pestisitlerin S. felitae TUR-S3‟ün etkinliği üzerine etkisi. Deneme sonuçları 24 ve 48 saat için kendi aralarında karĢılaĢtırılmıĢtır. Figure 2. Effects of pesticides of virulence of S. feltiae TUR-S3. Results were compared individually for 24 and 48h. bulunan EPN‟lerin de kimyasal ilaçlardan olumsuz etkilenmeyeceği düĢünülmektedir. Bu çalıĢmanın sonuçlarına paralel olan Koppenhöfer ve ark. (2003)‟a göre; S. carpocapsae, S. feltiae, H. bacteriophora ve H. megidis üzerinde yapılan neonikotinoidlerin etkileri adlı çalıĢmada zararlı larvası olarak Scarabaediae larvaları (Exomala orientalis) kullanılmıĢtır. Bu çalıĢmada kullanılan insektisit Imidacloprid‟in nematodlar ile ilaçlama tankına karıĢtırılmasında hiçbir negatif etki göstermediği tespit edilmiĢtir. Ayrıca, zararlıyı enfekte etme oranı yalnızca nematod uygulanmıĢ gruba göre nematod+imidacloprid uygulanmıĢ grupta daha fazla olduğu belirlenmiĢtir. Yine bu çalıĢmaya göre; diğer insektisitler (acetamiprid ve tiamethoxam) ise S. carpocapsae, S. feltiae, H. bacteriophora ve H. megidis IJ‟leri karıĢtırıldığında enfeksiyon ve ölüm oranında ortaya çıkan farklılık önemli bulunmamıĢtır. S. carpocapsae dıĢında, nematodlar üzerine uygulanan dozlarda en yükseği 1000 ppm‟dir ve dozlar yükseldikçe ölümler artmıĢtır. Ancak bu ölümler istatistiksel olarak önemli bulunmamıĢtır. S. carpocapsae‟de ise en yüksek ölüm oranı %3 olarak bulunmuĢ; ancak, bu oran istatistiksel olarak önemli bulunsa da biyolojik açıdan çok önemsenmemiĢtir. Bu çalıĢma sonucunda denenmiĢ olan bu üç neonikotinoid insektisit ile EPN‟lerin ilaçlama tankında karıĢtırılıp uygulanmasında hiçbir sakınca görülmemiĢtir (Koppenhöfer ve ark., 2003). Gutierrez ve ark. (2008)‟a göre; üç nörotoksik insektisit Steinernema feltiae Rioja (yerli ırk) ve Steinernema feltiae‟nin ENTONEM (ticari ırk) preparatının IJ‟leri üzerine uygulanmıĢtır. Uygulanan insektisitler Primicarb, Chlorpyriphos ve Cypermethrin olup bu insektisitler Spodoptera littoralis mücadelesi hedef alınarak 60 Türkiye Biyolojik Mücadele Dergisi Turkish Journal of Biological Control Ulu et al. 2016, 7 (1):55-64 seçilmiĢtir. Seçilen insektisitlerin önerilen en yüksek dozları dikkate alınarak solüsyon hazırlanmıĢ ve IJ‟ler bu tankın içerisine atılmıĢtır. 48 saat bu tankın içerisinde nematodlar ilaca maruz bırakılmıĢ ve daha sonra IJ‟lerin sayımları yapılıp, ölüm ve üreme oranları hesaplanmıĢtır. Bu sonuçlara göre, asetilkolin estaraz inhibitörleri olan Primicarb ve Chlorpyriphosun uygulandığı S. feltiae‟nin yerli ve ticari ırkında yaĢamsal açıdan herhangi bir etki olmamıĢ; ancak, Chlorpyrifos uygulanan gruplarda nematod etkinliği önemli ölçüde düĢmüĢtür. Sinir zarlarının sodyum kanallarına etkili Cypermethrinin uygulandığı S. feltiae‟nin ticari ırkında ölüm oranı %10‟u bile bulmamıĢtır, ancak Cypermethrinin uygulandığı yerli ırkında ise ölüm oranı %30‟a kadar çıkmıĢtır. (Gutierrez ve ark., 2008). Garcia-del-Pino ve ark. (2010), S. feltiae ve H. bacteriophora IJ‟lerinin üzerinde Glyphosate ve MCPA‟nın etkilerini gözlemlemek üzere çalıĢma yapmıĢlardır. Burada IJ‟ler 72 saat Glyphosate, MCPA ve iki herbisitin kombinasyonu olan glyphosate+MCPA‟ya maruz bırakılmıĢtır. Bütün herbisit uygulamalarında ve konsantrasyonlarında S. feltiae, H. bacteriophora‟dan daha toleranslı bulunmuĢtur. Glyphosate+MCPA‟ya maruz bırakılan nematodlarda %57 ile en yüksek ölüm oranı görülmüĢ; sadece glyphosate uygulanmıĢ grupta %15 ve sadece MCPA uygulanmıĢ grupta ise %19 ölüm oranı bulunmuĢtur. Galleria mellonella larvaları üzerinde ise herbisite maruz kalan nematodların etkinliği ölçülmüĢtür. Etkinlik testinde Glyphosate+MCPA uygulanan grubun sinerjist etkisi gözlemlenmiĢ, etkinlik oranı önemli ölçüde düĢmüĢtür. Diğer iki grupta ise etkinlik açısından kontrolle arasında bir fark bulunmamıĢtır. Bu sonuçlara göre bazı tarım ilacı kombinasyonlarının EPN‟ler üzerinde sinerjist etkisi olacağı düĢünüldüğünden, ilaçlama tankına EPN‟ler ve pestisitler karıĢtırılmadan önce ön deneme yapılmasının daha yararlı olacağı önerilmektedir (Garcia-del-Pino ve ark., 2010). Diğer bir denemede Steinernema sp. (EBN-1e) ve H. bacteriophora (EBN-10k) üzerinde 11 farklı fungusitin etkisi laboratuvar koĢullarında belirlenmiĢtir. Yapılan testler sonucunda deneme gruplarında Steinernema ırkının Heterorhabditis ırkına göre daha dayanıklı olduğu görülmüĢtür. EBN-1e nematod ırkı IJ‟leri canlılık oranı Chlorfluazuron uygulamasında %5‟in altına düĢerken; Captan, Methomyl, Mancozeb, Benomyl, Trimiltox forte ve Diafenthiuron uygulama gruplarında ise IJ‟lerin canlılığı %90‟dan fazla olmuĢtur. Buna karĢın, H. bacteriophora (EBN10k) ırkının canlılık oranı Steinernema sp. (EBN-1e)‟nin canlılık oranından daha az olduğu bulunmuĢtur. Farklı fungusit uygulamalarında kullanılan EBN-1e ırkının, EBN-10k ırkından daha yüksek üreme potansiyeline sahip olduğu görülmüĢtür. Deneme sonuçlarına genel olarak bakıldığında iki ırk arasındaki konsantrasyonlarda (500 IJs ve 1000 IJs), farklı kimyasallara maruz kalma veya maruz bırakma süreleri (48 ve 96 saat) ile üreme oranları açısından önemli bir fark bulunmamıĢtır (Atwa ve ark., 2013). 61 Bazı pestisitleri Steinernema feltiae üzerine etkisi Farklı araĢtırmacılar tarafından yapılan çalıĢmalar sonucunda EPN‟lerin ölüm oranları ve etkinliği; nematod türüne, pestisit çeĢidine, pestisit dozuna ve nematodun kimyasal ilaca maruz kalma süresi ile yakından iliĢkili olduğu belirlenmiĢtir. Bu tespite göre EPN‟ler genel olarak tarım ilaçları içerisinde yaĢamsal faaliyetlerini sürdürebilir ve etkinliğini koruyabilirler. Nematodların pestisitler içerisinde bu özelliklerini korumaları büyük bir avantaj olup EZY kapsamında kimyasal mücadele ile birlikte kullanılabilirler. Ancak, pestisitler ile aynı tankta karıĢtırılıp araziye uygulanacak olan EPN‟lerin ilaçlama tankında 24 saatten fazla bekletilmemesi önerilmektedir. Yukarıda da ayrıntılı olarak belirtilen bazı çalıĢmalardan elde edilen bu sonuçlar ile bu çalıĢmadan elde ettiğimiz bulgular birbirlerini destekler niteliktedir. Kaynaklar Atwa, A. A., M. M. Shamseldean & F. A. Yonis 2013. The effect of different pesticides on reproduction of entomopathogenic nematodes. Türkiye Entomoloji Dergisi, 37 (4): 493502. BaĢpınar, H., E. DurmuĢoğlu & E.M.Yıldırım 2010. Türkiye‟de Tarım Ġlaçları Üretim ve Kullanımı. Ziraat Mühendisliği VII. Teknik Kongresi Bildiriler Kitabı, 2: 1047-1054. Delen, N., P. Kınay, F. Yıldız, M. Yıldız, H. H. Altınok & Z. Uçkun 2010. Türkiye Tarımında Kimyasal SavaĢımın Durumu ve Entegre SavaĢım Olanakları, Ziraat Mühendisliği VII. Teknik Kongresi Bildiriler Kitabı, 2: 609-625. Ehlers, 1996. Current and future use of nematodes in biocontrol: Practice and commercialaspects in regard to regulatory policies. Biocontrol Science Technology, 6: 303-316. Garcia-del-Pino, F. & A. Morton 2010. Synergistic effect of the herbicides Glyphosate and MCPA on survival of entomopathogenic nematodes. Biocontrol Science and Technology 20(5): 483-488. Gaugler, R. 2002. Preface: Entomopathogenic Nematology, Ed.: Gaugler, R. CABI Publishing, Wallingford, UK, pp. 9-10. Gutierrez, C., R. Campos-herrera & J. Jimenez 2008. Comparative study of the effect of selected agrochemical products on Steinernema feltiae (Rhabditida:Steinernematidae). Biocontrol Science and Technology, 18(1): 101-108. Kaya, H. K. & S. P. Stock 1997. Tecniques insect nematology: Manual of tecniques in insect pathology, Ed.: Lacey, L, A., Academic Press, Kondon, UK, pp. 281-324. Koppenhöfer, A. M., R .S. Cowles, E. A. Cowles, M. F. Eugene & H. K. Kaya 2003. Effect of neonicotinoid synergists on entomopathogenic nematode fitness, Entomologia Experimentalis et Applicata, 106(1): 7-18. Peshin, R. & W. Zhang 2014. Integrated pest management and pesticide use (Editors: Pimentel, David, Peshin, Rajinder (Eds.), Integrated Pest Management – Vol 3. Pesticide Problems), Springer, Netherlands, 1-46. 62 Türkiye Biyolojik Mücadele Dergisi Turkish Journal of Biological Control Ulu et al. 2016, 7 (1):55-64 Poinar, G. O. J. R. 1979. Nematodes for Biological Control of Insects. CRC Press Boca Roton, FL, 277 p. Tiryaki, O., R. Canhilal & S. Horuz 2010. Tarım ilaçları kullanımı ve riskleri. Erciyes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, 26(2): 154-169. White, G.F 1927. A Method for obtaining infective nematode larvae from culture. Science, 66: 302-303. Uygun, N., N. M. R. Ulusoy & S. Satar 2010. Biyolojik mücadele. Türkiye biyolojik mücadele dergisi, 1(1): 1-14. 63
Benzer belgeler
Marmara Bölgesi`ndeki entomopatojen nematod faunasının
geçtikçe daha göze çarpar hale gelmiş ve üzerinde önemle durulmaya başlanmıştır.
Bu yararlı gruplar arasında kendine üst sıralarda yer bulan entomopatojen
nematodların son yıllarda önemli canlılar ...
PDF ( 1 ) - Türkiye Biyolojik Mücadele Derneği
ÇalıĢmadan elde edilen verilerin, gelecekte yapılacak entegre mücadele programlarına
fayda sağlaması beklenmektedir.
Anahtar kelimeler: Entomopatojen nematod, Steinernema feltiae, pestisit, etkinlik
Biyolojik mücadele - Türkiye Biyolojik Mücadele Derneği
çevre ile iliĢkilerini dikkate alarak, uygun olan tüm mücadele yöntemlerini ve
tekniklerini uyumlu bir Ģekilde kullanarak, zararlıların popülasyon yoğunluklarını
ekonomik zarar seviyesinin altında ...