EMO_K2M321 türkiyenin ilk hızlı treni-1-2
Transkript
EMO_K2M321 türkiyenin ilk hızlı treni-1-2
TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI BİLGİ BELGE MERKEZİ(BBM) Döküman Bilgileri EMO BBM Yayın Kodu Makalenin Adı Makalenin Yayın Tarihi Yayın Dili Makalenin Konusu Makalenin Kaynağı Anahtar Kelimeler Yazar 1 : : : : : : : : 321 Türkiye'nin İlk Hızlı Treni 18/05/2007 Türkçe Türkiye'deki ilk hızlı trenin yapılması ve teknik durumu Cumhuriyet Bilim Teknik, 18/05/2007 Türkiye, ilk, tren, hızlı tren Aykut Göker Açıklama Bu doküman Elektrik Mühendisleri Odası tarafından açık arşiv niteliğinde olarak bilginin paylaşımı ve aktarımı amacı ile eklenmiştir. Odamız üyeleri kendilerine ait her türlü çalışmayı EMOP/Üye alanında bulunan veri giriş formu aracılığı ile bilgi belge merkezinde yer almasını sağlayabileceklerdir. Ayrıca diğer kişiler çalışmalarını e-posta ([email protected]) yolu ile göndererek de bu işlemin gerçekleşmesini sağlayabileceklerdir. Herhangi bir dergide yayınlanmış akademik çalışmaların dergideki formatı ile aynen yer almaması koşulu ile telif hakları ihlali söz konusu değildir. Elektrik Mühendisleri Odası Bilgi Belge Merkezi’nde yer alan tüm bilgilerden kaynağı gösterilerek yararlanılabilir. Bilgi Belge Merkezi’nde bulunan çalışmalardan yararlanıldığında, kullanan kişinin kaynak göstermesi etik açısından gerekli ve zorunludur. Kaynak gösterilmesinde kullanılan çalışmanın adı ve yazarıyla birlikte belgenin URL adresi (http://bbm.emo.org.tr/genel/katalog_detay.php?katalog=2&kayit=321) verilmelidir. TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bilgi Belge Merkezi Yayınlanmış Makaleler Kataloğu Kayıt No: 321 'Türkiye'nin İlk Hızlı Treni' (1/3) Cumhuriyet Bilim Teknik 18.05.2007 Aykut Göker http://www.ınovasyon.org "Türk Demiryolu Şirketi, CAF'a Ankara-İstanbul hattı için 10 Yüksek Hız Treni ihale etti. Bu, Yüksek Hız Demiryolu taşımacılığı tarihinde İspanyol teknolojisi ile yapılan ilk ihracattır." 24 Nisan günlü gazetelerde yer alan, "Türkiye'nin ilk hızlı treninin AnkaraEskişehir arasında deneme seferlerine başladığına" ilişkin haberler sizin de gözünüze ilişmiştir. İstanbul-Ankara arasında işletilecek hızlı trenleri TCDD, bilindiği gibi, 2005 yılında İspanyol Construcciones y Auxiliar de Ferrocarriles (CAF) firmasına sipariş etmişti. Yâni biz, "Türkiye'nin ilk hızlı treni" olarak İspanyol yapımı bir tren kullanacağız. Merak ettim, şu İspanyollar, demiryolu taşımacılığına ne zaman başlamışlar; ne zaman vagon ve lokomotif yapımına geçmişler; kısa bir araştırma yaptım. İlginç sonuçlar ortaya çıktı. Demiryolları İspanya'da nispeten geç ortaya çıkmış. Kaynaklar, bunu, İspanya'nın 19'uncu Yüzyıl'da Batı Avrupa'nın en fakir, en az gelişmiş ve siyasî istikrardan yoksun ülkelerinden biri olmasına bağlıyor. İşletmeye ilk açılan, 1848'de Barcelona-Mataró arasındaki kısa hatmış. 1850'de demiryolu yatırımlarını yabancı sermaye için câzip hâle getiren bir yasa çıkarıldıktan sonra demiryolu yapımı hızlanmış... İç Savaş sırasında (1936-39) mevcut şebeke büyük ölçüde harap olmuş. Franco rejimi geniş hatları 1940'lı; dar hatları 1950'li yıllarda millîleştirmiş. 1950'lerde şehirlerarası ekspreslerin, bozuk hatlar üzerinde neredeyse 100 yaşındaki buharlı lokomotiflerle çekilmesi alışıldık bir durummuş. Ama o dönemlerde bile, İspanya'daki bazı yenilikçi girişimciler ileri tren sistemleri geliştirmeye başlamışlar. 1940'lı yıllarda, İspanyol Talgo firmasının, yolcuların dönemeçlerdeki savrulmaları hissetmemelerini sağlayan ve böylece onları rahatsız etmeden eski hatlar üzerinde daha yüksek hızlara çıkmayı mümkün kılan tren sistemleri (" Talgo trenleri " ticarî adıyla anılan yalpalı trenler) geliştirmesi bunun tipik bir örneği... Bununla birlikte, demiryollarının modernleştirilmesi ve tren teknolojisinde diğer Avrupa ülkelerinin yakalanması, ancak, 1975'te Franco rejimi çöktükten sonra sağlanabilmiş. 1990'lı yıllarda yüksek hız treni işletmeciliğine de başlanmış. İlk yüksek hız tren hattı, Madrid-Sevilla arasında (471 km) inşa edilmiş ve 1992'de işletmeye açılmış. Bu hat üzerinde, İspanyol Ulusal Demiryolu İşletmesi RENFE 'nin AVE kısa adıyla TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bilgi Belge Merkezi Yayınlanmış Makaleler Kataloğu Kayıt No: 321 anılan İspanyol Yüksek Hız (Alta Velocidad Española) trenleri çalışıyor. İspanyol yapımı bazı komponentlerin de kullanıldığı AVE trenleri, Fransızların TGV kısa adıyla anılan yüksek hız trenlerinin (Train a Grand Vitesse) teknolojisiyle Fransa'da yapılıyor. AVE 100 sınıfı trenler saatte 300 km hıza ulaşabilmekte. RENFE, aynı hat üzerinde, saatte 260 km'ye kadar hız yapabilen geliştirilmiş Talgo trenlerini de (Talgo 200) çalıştırıyor. Talgo firması, tasarım ve imalât konusunda Bombardier firması ile işbirliği yaparak, saatte 350 km'ye çıkabilen yüksek hız trenleri de (Talgo 350) geliştirmiş durumda. Büyük bölümü işletmeye açılmış bulunan Madrid-Barcelona arasındaki yüksek hız tren hattı (600 km) yapımı da son aşamasına gelmiş ve RENFE, gerek bu hat gerekse diğer yeni hatlar için Talgo 350'lerin en büyük müşterisi durumunda. Kısacası, demiryolu taşımacılığına geç başlayan; üstelik İç Savaş sırasında mevcut sistemi büyük ölçüde harap olan İspanya, günümüzde, demiryolu işletmesini yüksek hız treni teknolojisini temel alarak hızla yenilemekte; bunu yaparken de, RENFE eliyle uyguladığı tedarik politikasıyla, kendi imalâtçı firmalarını gözeterek, onların bu teknolojide yetenek kazanmalarını teşvik etmektedir. Eksik olmasın, bizim TCDD de, İspanyol CAF firmasına verdiği siparişle RENFE'ye elinden geldiğince yardımcı olmuştur. 1860'ta demir tavlama ve haddeleme işleri yapmak üzere kurulan CAF'ın tarihçesinde, kaydettiği gelişmelerin kilometre taşları sıralanmıştır. Bunlardan sonuncusunun üzerinde 2005 tarihinin ve altında da şunların yazılı olduğu görüyoruz: "Türk Demiryolu Şirketi, CAF'a Ankara-İstanbul hattı için 10 Yüksek Hız Treni ihale etti. Bu, Yüksek Hız Demiryolu taşımacılığı tarihinde İspanyol teknolojisi ile yapılan ilk ihracattır." TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bilgi Belge Merkezi Yayınlanmış Makaleler Kataloğu Kayıt No: 321 'Türkiye'nin İlk Hızlı Treni' (2/3) Cumhuriyet Bilim Teknik 25.05.2007 Aykut Göker http://www.ınovasyon.org İspanya 1980'li yıllarda mevcut şebekesini hızla modernleştirip 1990'ların hemen başında hızlı tren teknolojisine geçmeye hazırlanırken, demiryolunu "Komünist ülkelerin işi" sayan bir zihniyet Türkiye'de iktidardadır İlk hızlı trenini İspanya'dan alan Türkiye'nin demiryolu tarihine de, isterseniz, İspanya'nınki ile karşılaştırmalı olarak göz atalım. TCDD'nin web sitesinde "Türk Demiryolu Tarihi, 1856 yılında başlar. İlk demiryolu hattı olan 130 km'lik İzmirAydın hattına ilk kazma bir İngiliz şirketine verilen imtiyazla bu yılda vurulmuştu." deniyor. Geçen hafta yazmıştım; İspanya'da ilk hat 1848'de işletmeye açılmış. Demek, bundan sekiz yıl sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk demiryolu inşaatı başlamış. Doğrusu, zaman içinde kapatılamayacak bir gecikme değil. İspanya ana şebekesini 1870'lerde tamamlamış. Osmanlı İmparatorluğu, İspanya'ya göre, tabiî çok daha geniş bir coğrafya'ya yayılıyor; ama, Osmanlı topraklarında 1856-1922 yılları arasında yapılan hatların uzunluğu da az değil: TCDD verilerine göre toplam 8619 km. Genel olarak yabancı devletlerin telkiniyle ve yabancı şirketler eliyle inşa edilen bu hatlardan bazıları şöyle: Rumeli Demiryolları 2.383 km; Anadolu-Bağdat Demiryolları 2.424 km; İzmir-Kasaba ve uzantısı 695 km; İzmir -Aydın ve şubeleri 610 km; Şam-Hama ve uzantısı 498 km; Yafa-Kudüs 86 km; Bursa-Mudanya 42 km; Ankara-Yahşihan 80 km... Osmanlı İmparatorluğu'ndan genç Cumhuriyet'e yaklaşık 4.000 km'lik demiryolu hattı kalmıştır. Bunun da yarıdan çoğu yabancı şirketlere aittir. 1923-1950 yılları arasında Genç Cumhuriyet'in demiryollarına büyük bir önem verdiğini hepimiz biliyoruz. Şu satırlar da yine TCDD'nin web sitesinde yer alıyor: "Gerçekten de onca kıtlığa, imkânsızlıklara rağmen, demiryolu yapımı İkinci Dünya Savaşı'na kadar büyük bir hızla sürdürüldü. Savaş nedeniyle 1940'tan sonra yavaşladı. 1923-1950 yılları arasında yapılan 3.578 km'lik demiryolunun 3.208 km'si 1940 yılına kadar tamamlandı." TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bilgi Belge Merkezi Yayınlanmış Makaleler Kataloğu Kayıt No: 321 Hatırlayalım, 1936-1939 İspanya için İç Savaş yıllarıdır; ve İspanyol demiryolu şebekesinin büyük ölçüde harap olduğu yıllardır. Ama İspanya, harap olan şebekesini savaş sonrasında yeniden inşa edip geliştirmeye yönelirken, yine hepimiz biliyoruz ki, Türkiye'nin ulaşım politikasında 1950'den itibaren dramatik bir değişiklik olmuştur. TCDD kendi web sitesinde bu dönemeci şöyle açıklıyor: "Karayolu, 1950 yılına kadar uygulanan ulaşım politikalarında demiryolunu besleyecek, bütünleyecek bir sistem olarak görülmüştür. Ancak karayollarının demiryollarını bütünleyecek, destekleyecek biçimde geliştirilmesi gereken bir dönemde, Marshall yardımıyla demiryolları âdeta yok sayılarak karayolu yapımına başlanmıştır." 1960 sonrası plânlı kalkınma döneminde de, demiryolları için öngörülen hedeflere hiçbir zaman ulaşılamamıştır... "Bütün plânlarda, sanayinin artan taşıma taleplerinin yerinde ve zamanında karşılanabilmesi için demiryollarında yatırımlara ve modernizasyon çalışmalarına ağırlık verilmesi öngörülmüş olmasına rağmen bu hayata geçirilememiş; 1950-1980 yılları arasında yılda sâdece ortalama 30 km yeni hat yapılabilmiştir." Ve İspanya 1980'li yıllarda mevcut şebekesini hızla modernleştirip 1990'ların hemen başında hızlı tren teknolojisine geçmeye hazırlanırken, demiryolunu "Komünist ülkelerin işi" sayan bir zihniyet Türkiye'de iktidardadır. Peki, biz vagon ve lokomotif yapımıyla, yâni işin sanayi yönüyle hiç uğraştık mı? Uğraştık. Bunun tarihini de, "Almanlar tarafından Anadolu-Bağdat demiryolu ile ilgili olarak, buharlı lokomotif ve vagon tamiri ihtiyacını karşılamak üzere Eskişehir'de Anadolu-Osmanlı Kumpanyası adı verilen küçük bir atölyenin kurulduğu 1894 yılından" başlatmak mümkün. Bu atölye bugün TÜLOMSAŞ kısa adıyla anılan Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş.'nin temelini oluşturmuştur. TCDD'nin hızlı tren siparişini verdiği İspanyol firması CAF'ın 1860'ta kurulduğunu söylemiştim. Bu firmanın vagon aksâmı yapımıyla ilgilenmeye başladığı yıl ise, 1892'dir; yâni Eskişehir'deki atölyenin kuruluşundan sâdece iki yıl önce... TÜLOMSAŞ'la CAF'ın tarihçelerini de karşılaştırsak iyi olmaz mı? Gelecek hafta da bunu yapalım. TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bilgi Belge Merkezi Yayınlanmış Makaleler Kataloğu Kayıt No: 321 Türkiye'nin İlk Hızlı Treni (3/3) Cumhuriyet Bilim Teknik 01.06.2007 Aykut Göker http://www.ınovasyon.org Türkiye'nin bugün geldiği noktayı ancak 2000'li yıllarda uyanıp hızlı tren işine başlamamız ve Türkiye'nin ilk hızlı trenini İspanyol CAF firmasına sipariş etmemizden daha iyi hiçbir şey anlatamaz. TCDD'nin hızlı tren siparişini verdiği İspanyol firması CAF'ın 1892'de demiryolu ulaşım araçları sanayii ile de ilgilenerek vagon aksâmı yapmaya başladığını söylemiştim. CAF bu alanda kararlı bir gelişme göstermiş ve 1905'te adını 'Beassain Vagon Fabrikası' biçiminde değiştirerek bütünüyle vagon yapımına yönelmiştir. I. Dünya Savaşı sırasında çok miktarda vagon siparişi alan ve yük vagonu yapımında uzmanlaşan CAF, 1917'de, artık 1600 kişi çalıştıran bir şirkettir. İç Savaş sonrasında CAF'ın, İspanyada demiryolu sistemini ayağa kaldırma çabalarına vagon yapımcısı olarak katıldığını; 1958'de her türlü demiryolu aracının imaline yönelerek faaliyet alanını genişlettiğini; 1969'da da kendi ARGE birimini kurduğunu görüyoruz. CAF, 1990'da Madrid-Barcelona hattında çalışacak AVE trenleri için aldığı siparişlerle yüksek hız treni aksâmı yapımına da başlamıştır. Yazmıştım, ama yineleyeyim: CAF'ın tarihçesindeki son kilometretaşında 2005 tarihinin ve altında da şunların yazılı olduğunu görürüz: "Türk Demiryolu Şirketi, CAF'a Ankara-İstanbul hattı için 10 Yüksek Hız Treni ihale etti. Bu, Yüksek Hız Demiryolu taşımacılığı tarihinde İspanyol teknolojisi ile yapılan ilk ihracattır." Şimdi dönüp, bizim TÜLOMSAŞ'ımızın gelişim çizgisine göz atalım: TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bilgi Belge Merkezi Yayınlanmış Makaleler Kataloğu Kayıt No: 321 1894'te Almanların lokomotif ve vagon tamiri için Eskişehir'de kurduğu küçük atölyenin TÜLOMSAŞ'ın nüvesini oluşturduğuna değinmiştim. Bu atölyenin Kurtuluş Savaşı'mızda önemli bir yeri vardır. İsmet Paşa, işgâl kuvvetlerinin topladığı top kamalarının yerine yenilerini bu atölyede yaptırmıştır. 1923 sonrasında burası artık, Türkiye'nin vagon ve lokomotif tamir ihtiyacını karşılayan Cer Atölyesi'dir. Talihin garip cilvesine bakın ki, bu atölye, 1958'de, Türkiye'nin, o kararlı demiryolu politikasını terk ettiği bir dönemde, Eskişehir Demiryolu Fabrikası adıyla, "yeni ve büyük hedefler için organize edilir." Bu hedeflerden birisi ilk yerli lokomotifi imal etmektir ve 1915 beygir gücünde, 97 ton ağırlığında, saatte 70 km hız yapabilen ilk Türk buharlı lokomotifi Karakurt, demiryolcuların deyimiyle, 1961 yılında "istim tutar" . Aynı yıl fabrikanın onurlu bir serüvenine, ilk Türk otomobili Devrim'in yapımına tanık oluruz. Bu konuda olumlu-olumsuz çok şey yazıldı. Benim açımdan o otomobil, fabrikanın o dönemdeki mühendis ve ustalarına egemen olan yapma/yaratma heyecanının ve fabrikadaki yetenek birikiminin çarpıcı bir göstergesidir ve önemli olan nokta bu heyecanın, birikimin varlığıdır. Bu heyecan dalgasının üzerine daha sonra ne inşa edilmiştir? 1960'lı yılların sonunda Alman ve Fransız firmalarıyla yapılan lisans anlaşmalarıyla dizel manevra lokomotiflerinin; 1971'de başka bir Fransız firmasının lisansıyla dizel-elektrikli anahat lokomotiflerinin üretimine geçildiğini görüyoruz. 1986'da TÜLOMSAŞ adını alan işletme, o yıldan başlayarak Alman, ABD ve Japon firmalarından aldığı lisanslarla elektrikli lokomotif üretimine yönelir. Şirketin, 1990'lı yıllarda, tasarımını kendisinin geliştirdiği dizel hidrolik manevra ve anahat lokomotifi üretme açılımları da olmuştur; ama esas itibariyle, teknolojisini dışarıdan satın aldığı dizel elektrikli anahat lokomotifi üretimine devam etmektedir. Sonuçta TÜLOMSAŞ'ın bugün geldiği noktayı -ki bu Türkiye'nin geldiği noktadırancak 2000'li yıllarda uyanıp hızlı tren işine başlamamız ve Türkiye'nin ilk hızlı trenini İspanyol CAF firmasına sipariş etmemizden daha iyi hiçbir şey anlatamaz. Tabiî, bu noktada insanın içinden, yahu biz geri zekâlı mıyız, diyesi geliyor ama bu doğru bir serzeniş olmaz. Ne var ki, Genç Cumhuriyet'in yokluk yıllarında, demiryollarında, son derece bilinçli bir atılım politikası uygulayabilen o siyasî kadroları ya da 1960'larda gözlerini kırpmadan imalât yeteneklerinin sınırlarını zorlayabilen, Eskişehir'deki Demiryolu Fabrikası'nın o teknik kadrolarını yetiştirebilen bir ülke, demiryolu ulaşımında niçin bu duruma düştü, sorusunun yanıtını da vermek zorundayız. Doğrusu merak ediyorum; yazmadan kâtip okumadan âlim nasıl olunur.
Benzer belgeler
EMO_K2M78 cumhuriyet treninden tanzimat trenine_A
Bu doküman Elektrik Mühendisleri Odası tarafından açık arşiv niteliğinde olarak bilginin
paylaşımı ve aktarımı amacı ile eklenmiştir.
Odamız üyeleri kendilerine ait her türlü çalışmayı EMOP/Üye ala...