Sayı 1 - Çukurova Üniversitesi
Transkript
Sayı 1 - Çukurova Üniversitesi
Yüz ve Kompozit Doku Nakli Konuşuldu! 4. Ulusal Pazarlama İletişimi Konferansı nÇukurova Üniversitesi Balcalı Hastanesi Hipokrat konferans salonunda gerçekleştirilen konferansın konuğu Türkiye’de ilk yüz ve rahim naklini gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan oldu. nÇukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Güney Reklamcılar Derneği’nin girişimiyle düzenlenen 4. Ulusal Pazarlama iletişimi kongresi 25-26 Nisan’da geniş bir katılımla gerçekleştirildi. u4.SAYFADA vhttp://habermerkezi.cu.edu.tr İlk Kurumsal Gazetemiz! vÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ KURUMSAL İLETİŞİM GAZETESİ u6.SAYFADA vSAYI: 1 v15 NİSAN -10 MAYIS 2013 Kampüste 22. BAHAR ŞENLİĞİ Coşkusu n Çukurova Üniversitesi Kurumsal İletişim Gazetesi “Kampüs Haber” üniversitemizin kuruluşunun kırkıncı yılında yayın hayatına başladı. On beş günde bir yayınlanacak olan gazetemiz Çukurova Üniversitesi’nin ilk kurumsal iletişim gazetesi olmanın gururunu ve heyecanını taşıyor. Çukurova Üniversitesi, kırk yıllık birikimiyle, birbirinden değerli hocaları ve kalite düzeyi yüksek öğrencileriyle hemen her gün çeşitli etkinlik ve faaliyetler gerçekleştiriyor. Bunların daha geniş kitlelere duyurulmasında etkili olacağını düşündüğümüz basılı yayıncılığı hayata geçirmek istedik. Bu amaçla, İletişim Fakültesi’nde oluşturduğumuz Masaüstü Yayıncılık Uygulama Birimi Üniversitemizin kamuoyuna duyurulmasında öğrencileriyle birlikte bu gazetenin çıkarılmasında aktif rol alacaklar. Rektörlük Birimimizde kurduğumuz Haber Merkezi ile ortak çalışacak olan Kampüs Haber’in kurumsal iletişimimizde önemli mesafeler kat etmemizi sağlayacağına inanıyorum. Hiçbir çalışmanın tek başına başarıya ulaşamayacağı inancımızla bu çalışmada da tüm birimlerimizin içerik oluşturma sürecinde ve okunmasında katkı ve desteklerinin olacağı beklentisiyle herkese keyi�li okumalar diliyorum. Prof. Dr. Mustafa KİBAR Rektör 8. SAYFADA Devlet Konservatuvarı Avrupa Konservatuvarlar Birliği Üyesi! n24 Nisan 2013 tarihinde Bel- çika’nın başkenti Brüksel’de Kraliyet Müzik Akademisinde düzenlenen Avrupa Konservatuvarlar Birliği Yönetim Kurulunda alınan karar ile Çukurova Üniversitesi Devlet Konsevatuvarı Avrupa Konservatuvarlar Birliğine aktif üye olarak kabul edildi. Kısa adıyla AEC olan 55 ülkeden 280 üyenin yer aldığı bu birlik, dünyanın sayılı, başarılı ve saygın konservatuvarlarından oluşuyor. Üyeliğin getirdiği prestijin yanı sıra, Çukurova Üniversitesi KOÇFEST’e ev sahipliği yaptı nÇukurova birçok öğrencimiz ve sanatcı öğretim elemanımız Avrupa’da eğitim alma ve sanatlarını icra etme şansını yakalama fırsatı bulacak. Birlik üyeliği, Erasmus Değişim Programlarında ve üniversitelerarası anlaşma süreçlerinde referans niteliği taşıyor Üyelik için yorucu ve yoğun bir hazırlanma sürecinden geçen Ç.Ü.Devlet Konservatuvarı, yeni yapılanmasını hızla tamamlayıp elde edilmesi zor bir başarıya imza attı. Üniversitesi kuruluşunun kırkıncı yılında KOÇFEST’e ev sahipliği yaptı. 5000’i aşkın sporcunun katıldığı festivalde birçok müsabaka etkinlik ve konserler yer aldı. u7.SAYFADA 2 HABER KampüsHaber Ar-Ge Proje Yarışmasında Birincilik Ödülü Çukurova Üniversitesi’nin nDoğu Akdeniz Üniversiteleri İşbirliği çerçevesinde, “3. Doğu Akdeniz Üniversiteleri Bölgesel AR-GE Proje Pazarı ve AR-GE Proje Yarışması”, 11 üniversiteden 28 pojenin katılımı ile Zirve Üniversitesinde (Gaziantep) gerçekleştirildi. Somut Ar-Ge proje önerilerinin tanıtımının sağlanması, Ar-Ge çalışmalarının özendirilmesi, yüksek katma değerli proje işbirliklerinin kurulması ve Üniversite-Sanayi işbirliğinin daha aktif hale gelmesini hede�leyen 3. Doğu Akdeniz Üniversiteleri Bölgesel AR-GE proje pazarı ve AR-GE proje Birincilik Ödülü “Gün Işığı ile Uyarılabilen Nanofosforlar” Projesinin “Gün Işığı ile Uyarılabilen Nanofosforlar” Projesinde, son yıllarda üzerinde bir çok çalışma yapılan lantanitleri kullanarak, (Eu, Dy, Gd, Nd, yarışmasına, Çağ Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Pr, Pm, Sm, Tb, Ho, Tm, Yb, Y) farklı renklerde, doğal ışık ile uyarılabilen, uzun ışıma özellikli fosforesans nano tanecikler sentezlenmiştir. Sentez yöntemi olarak, yanma yöntemi, sol-jel ve katı hal sentez yöntemleri kullanılmış ve birbiri içerisinde karşılaştırılarak en uygun yöntem belirlenmiştir. En uygun yöntem olarak, Gaziantep Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi, diğer yöntemlere göre hızlı, kolay ve ucuz bir proses olan yanma yöntemi belirlenmiştir. Bu yöntem, bir fırın içerisinde çok basit cam malzeme kullanılarak gerçekleştirilebilmektedir. Bu çalışmada, sentezlenen nano fosforların, literatürde büyük bir eksiklik olan, hiç uyarılmaya gerek duymadan, gün ışığında Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, Kilis 7 Aralık Üniversitesi, Mersin Üniveristesi, Mustafa Kemal Üniversitesi, Osmanaiye Korkut Ata Üniversitesi, Toros Üniversitesi ve Zirve Üniversitesi katıldı. Ar-ge Proje Pazarı ve Ar-ge Proje Yarışmasında “Gün Işığı ile Uyarılabilen Nanofosforlar” başlıklı projeyle katılan, Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Serindağ ve Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Yusuf Ziya Halefoğlu birincilik ödülünün sahibi oldu. uyarılma ile uzun süreli ışıma yaptığı saptanmıştır.Elde edilen bileşiklerin gün ışığında uyarıldıktan sonra ışımaları görsel olarak fotoğraflanmıştır. Bu bileşiklerin özellikle yol işaret ve çizgilerinde, acil çıkış yazılarında, tekstil ürünleri vb. birçok endüstriyel alanda kullanım alanına sahip olabileceği düşünülmektedir. 2035’te Mars’a İnsan Gönderilecek! yüzeyine “Curiosity” (Merak) adlı aracın gönderilme ekibinde bulunan ve alınan verileri değerlendiren ekibin üyesi Uzay Mühendisi Nagin COX konuşmacı olarak katıldı. Uzay Mühendisi Nagin Cox, “Uzayda yaşam var mı?” sorusunu cevaplayarak konuşmasına başladı. Marsa gönderdikleri Curiosity robotu aracılığıyla iki yıldır veri topladıklarını ifade eden Cox, en son elde edilen ve henüz açıklanmayan veriler hakkında bilgi verdi. Cox, Mars’ta ilk defa bir taşın içini deldiklerini ve araştırmalarda küçük yuvarlak taşlar elde ettiklerini ifade etti. Bir zamanlar Mars’ta insan beline kadar gelebilecek nehirler olduğunu söyleyen Cox, “Bir zamanlar Mars’ta Haber Editörü Dr. Murat Ertan DOĞAN bir yaşam oluşmuş olabilir mi?” sorusunun cevabının evet olduğunu belirtti. Cox, milyonlarca yıl önce Mars’ta bulunan suyun içilebilir nitelikte bir su olduğunu ifade etti. Cox, Mars’ta daha sonraki misyonlarının Sharp dağına çıkmak olduğunu ve Curiosity’nin dağa çıkmasının yaklaşık 8 ay süreceğini bildirdi. Mars’ta yaşam oluşabilmesi için gerekli kimyasal maddelerin bulunduğunu ve şu an daha zor olan kısıma geldiklerini belirten Cox, bazı organik karbonların Mars’ta bulunup bulunmadığını araştırmaları gerektiğini, söz konusu karbonları Mars’ın yüzeyinde nerede arayacaklarına karar vermeleri gerektiğni söyledi. Cox, 2035 yılında Mars’a insan yollamak istediklerini belirtti. UZAYMER Müdürü Yrd. Doç. Dr. Nuri EMRAHOĞLU Nagin Cox’un Curiosity nin teknik detaylarını oluşturan ekibin çok önemli bir parçası olduğunu belirtti. Yrd. Doç. Dr. EMRAHOĞLU Path�inder isimli başka bir aracın 2004 yılında Mars’a üç aylığına gönderildiğini ve aracın 9 yıldır iş gördüğünü ifade etti. Konferans katılımcıların sorularının ardından sona erdi. Fotoğraf Fatih ERAY Halkla İlişkiler Uzmanı Elif Pınar AYBAY Web Sorumlusu Uzm. Arzu KORKULU İŞLER http://habermerkezi.cu.edu.tr [email protected] https://twitter.com/cuhabermerkezi https://facebook.com/cuhabermerkezi Çukurova Üniversitesi Basımevinde 3000 adet basılmıştır. nÇukurova Üniversitesi Uzay programında çalışan, Mars Bilimleri ve Güneş Enerjisi Araştırma ve Uygulama Merkezi (UZAYMER) tarafından düzenlenen “Mars’a yolculuk: 2004 Mars keşif gezilerinden MSL’ye” adlı bir konferans Çukurova Üniversitesi İ. Akif Kansu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Konferansa, NASA’da Jet Propulsion Laboratory (JPL) KAMPÜS HABER Sahibi Prof. Dr. Mustafa KİBAR (Rektör) Haber Merkezi (322) 338 66 84 / 2016 (322) 338 70 70 Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Doç. Dr. Nüket ELPEZE ERGEÇ (İletişim Koordinatörü) Tasarım Koordinatörü Dr. Tülay GÖRÜ DOĞAN “Gazete sosyal bir gerekliliktir” Bir toplulukta meydana gelen olayların hem toplumsal hem de tarihi yönü vardır. Çünkü sosyal olaylar tarihsel sürekliliği içinde devam eder. Bir kurumun kimliğini yaşananlar ve yaşayacakları biçimlendirecektir. Fransız yazar E. Boivin: “Eğer gazeteyi günlük olayların açığa vurulması olarak kabul edersek, gazetecilik tarihini insanlık tarihi ile eş tutarız.” sözleri gazetenin işlevini oldukça abartsa da doğruluk payı yok diyemeyiz. Dünyanın ilk gazetesi 1609 yılında Almanya’da yayınlanan “Avisa” adlı gazete olduğu ileri sürülür. Bir haberleşme aracı olarak gazetelerin tarihi MÖ 59 yılında Roma Senatosu tarafından, Roma halkını savaşlar veya siyasi gelişmelerden haberdar etmek amacıyla yayınlanan “Acta Diurna” ya veya Tang Hanedanlığı döneminde Çin’de yayınlanan saray genelgelerine kadar gider. Ancak, Avisa’yı tarihin ilkleri arasına sokan fark, günümüzdeki gazete tanımına uygun, yani “periyodik” olarak yayınlanan ilk gazete oluşudur. Basılı Kitle iletişim araçlarından olan kurum gazetelerinin ortaya çıkması, kurumların hedef kitleleri ile iletişim kurma amacına bağlanılır. Aynı zamanda kurum gazeteleri bireylerin motivasyonunu arttırırken, aidat duygusu geliştirmesi yönüyle kurumsal kimlik çalışmalarının en başta gelen araçlarından biridir. Kurum gazetesi çalışanlarla birlikte, çalışanlar için olmalıdır. O nedenle Çukurova Üniversitesi Kampus Haber Gazetesi İletişim Fakültesi “Masa Üstü Yayıncılık Uygulama Birimi” tarafından Fakülte çalışanları ve öğrencileri ile birlikte ve elbette diğer fakültelerdeki istekli öğretim elemanları ve öğrencileri ile hazırlanacaktır. Süreklilik yayıncılığın temel ilkelerindendir. Bu nedenle “Kampus Haber”in ayda iki defa yayınlanması amaçlanmaktadır. Basit, sade, güncel ve bilgi verici bir kimliğe sahip olan “Kampus Haber” kurum içindeki etkinlikler, olaylar ve olgulara ilişkin yazı ve haberleri içerecek. Bu amaçlarla yayına başlayan ve sosyal bir gereklilikle yoluna devam edecek olan gazetemizin ilk sayısını yayınlamanın heyecanını yaşıyoruz. Çukurova Üniversitesi gazetesinin sürekliliğin sağlanmasında katkılarınızı beklerken, yüreklendirici eleştirilerinizin de “En mutsuz müşteriler en önemli bilgi kaynağımızdır” diyen Bill Gates gibi ele alırken, her düşünce gazete için bir haber içeriğine dönüşebilecek ve bir yaratım sürecine neden olabilecektir! Doç.Dr. Nüket E. Ergeç Tıp Fakültesi Mezunları Toplantısı 3 HABER KampüsHaber Çukurova Üniversitesiʼnden Uluslararası İşbirliği Almanya’da Baden-Würettmberg eyaletine faaliyet gösteren Meyvecilik Araştırma Merkezi (Kompetenzzentrum Obstbau-Bodensee) müdürü Dr. Manfred Büchele ve araştırmacı Dr. Josef Streif Ziraat Fakültesi Dekanlığının davetlisi olarak Üniversitemizi ziyaret ettiler. Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar’ı ziyaret ederek ortak çalışma olanak- ları üzende �ikir alışverişi yapan araştırma heyeti, Prof. Dr. Kibar’ı Baden-Würettmberg eyaletinde bulunan diğer üniversitelerle ortak çalışma alanları yaratmak üzere Almanya’ya davet etti. Görüşmede Ziraat Fakültesi ve Üniversitemizin Baden-Würettmberg eyaletindeki Alman üniversiteleri ve AraştırmaMerkezleriile ileişbirliği fırsatları değerlendirildi. 20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren, gelişmiş ülkelerde bilgi toplumuna geçişin başladığına ve bilgi ekonomisi adı verilen, yeni bir küresel ekonomik yapı oluştuğuna dikkat çeken Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Toroğlu, “Bu yeni yapıda bireylerin ekonomik gücü, bilgi ve öğrenim düzeyleri ile; ülkelerin rekabet gücü ise beşeri sermayeleri ile ölçülür duruma gelmiştir. Bu süreç bilginin üretilmesi ve paylaşılmasında birinci derece sorumlu olan üniversitelerden beklentileri arttırmış ve hemen tüm ülkelerde yükseköğretim, toplumların ilgi odağı olmuştur. Küreselleşen dünyada, yükseköğretim giderek, ülkelere özgü bir etkinlik olmaktan çıkarak, küresel bir etkinlik haline gelmiştir. Evrensel değerler söz konusu olduğunda sınırlar ötesi oluşumlar kurarak evrensel değerlere sahip çıkmamız gerekir. Dünya gençleri artık istedikleri bir ülkede eğitim alarak, iş buldukları başka ülkede de yaşamayı, kendi ülke ve toplumların de- ğer ve kültürünü ikinci plana koyarak kabullenebilmektedir. İşte bu kültürel değişim farklı paradokslar yaratmaktadır. Bunlardan biri de eğitim ile ilgilidir. İçinde bulunduğumuz bilgi çağının en önemli sermayesi, bilgi, teknoloji ve yetişmiş insan gücüdür. Biz de Türkiye olarak dünyanın en büyük devletleri arasına girmek istiyoruz. Sizlere yüklemekte olduğumuz sorumluluk budur. Biz üreten bir Türkiye yarattık ama yaratan bir Türkiye yaratmayı henüz başaramadık. Sadece üretici olarak dünyaya yön veremezsiniz. Türkiye’nin son hamlesi bu, bunu sizler yapmakla görevlisiniz” diyerek konuşmasına son verdi. mızı dile getirmiş olmamıza rağmen siyasi otorite ne yazık ki uzmanlığı bir yasa şeklinde çıkarmıştır. Dünyanın hiçbir yerinde diş hekimliği kavramları arasında pratisyen diş hekimi tanımı yoktur” dedi. Türk Diş Hekimleri Birliği olarak 24.000 diş hekimine ve gelecekte bu mesleği yürütecek hekimlere zarar vermeden Sağlık Bakanlığı ve ilgili kuruluşlarla işbirliği içerisinde konu üzerinde çalıştıklarını belirten Prof. Dr Yücel, gelecekte diş hekimliğinin alacağı formasyon üzerinde çok önemli düşünmenin, tartışmanın ve diş hekimi nasıl olmalı konusunun irdelemesinin şart olduğunu vur- guladı. Sözlerine “Dünya diş hekimi birliğinin 2020 vizyonunu bizim de hedef olarak aldığımız vizyondur” diyerek devam eden Prof. Dr. Yücel, diş hekimlerinin sadece ağız diş sağlığı konusunda değil, genel sağlığın ön teşhisini koyabilecek ve kayıtlarını tutabilecek yetiye sahip olması gerektiğini ifade etti. Diş hekimi olarak şeker ve kalp hastalığının ön teşhisini koyabilecek donanıma sahip olmak durumunda olduklarını belirten Prof. Dr. Yücel, “Bu kolay değildir ama bu gündem ile kendimize bu hedefi koymak zorundayız. Diş hekimliği mesleğinin kıymetini, toplumdaki saygınlığını arttır- mak ancak bu yolla olur” dedi. Çukurova Üniversitesi Öğretim Elemanları tarafından sempozyumda “CBCT ve İmplant”, “Bifosfanat Kullanımına Bağlı Çene Osteonekrozunda Tanı ve Tedavi Yöntemleri”, “Diş Hekimliğinde Çapraz Enfeksiyonlar”, “Endodontik Tedavilerde Yapılan Hatalar ve Çözümleri”, “Etik: Diş Hekimliğinde Vicdan ve Empati”, “CAD/CAM mi? Lazer Sinterizasyon mu?” ve TDB Öğrenci Kolu Komisyon Çalışmaları” konuları ele alındı. Sempozyuma katılan öğrencilere değişik hediyeler dağıtıldı. Sempozyum söz alan konuşmacılara çiçek ve plaket verilmesinin ardından sona erdi. nGüney nÇukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi 87 Mezunları Dr. Ayfer Karakaya, Dr.Fatma Akdoğan, Dr.İlhan Kavas, Dr.Filiz Kibar ve Dr.Halis Bayrak tarafından düzenlenen etkinlikte Tıp Fakültesi Dekanlığı 2. Nolu Am�ide bir araya geldiler. Düzenlenen etkinliğe Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Behice Durgun, Prof. Dr. Ahmet Yücel, Prof. Dr. İlhan Tuncer ve Prof. Dr. Ayşe Doğan da katıldı. Her yıl bir araya gelen mezunlar, işleri ve aileleri hakkında kısa bilgiler verdiler. Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlhan Tuncer, her derse girdiğinde ilk günkü gibi heyecanlı olduğunu ifade etti. Ç.Ü. Tıp Fakültesinin üçüncü yuvası olduğunu belirten Prof. Dr. Tuncer, fakülte yıllarındaki arkadaşlıkların önemli ve kalıcı oldduğunu söyledi. Prof. Dr. Çetiner, böyle beraberliklerle geçmişin anımsandığını, mesleklerinin zor ve sıkıntılı olduğunu ve bu nedenle mesleki dayanışmanın çok önemli olduğunu belirtti. 87 Mezunlarıyla biraraya geldiği için çok heycanlı olduğunu belirten Prof. Dr. Ayşe Doğan, konuşmasını 87 mezunlarına ait fotoğraflar göstererek tamamladı. Şehir dışından da gelen 87 mezunları, dönem arkadaşları ve hocalarıyla biraraya gelme mutluluğunu yaşadılar. Türk Diş Hekimleri Ulusal Sempozyumu Adana’da Yapıldı nTürk Diş Hekimleri Birli- ği (TDB) Öğrenci Kolu’nun düzenlediği “Ulusal Diş Sempozyumu”nun 7. si Adana Diş Hekimleri Odası Öğrenci Komisyonunun girişimiyle Çukurova Üniversitesi Mithat Özsan Am�isi’nde gerçekleştirildi. Sempozyuma Türk Diş Hekimleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Taner Yücel, TDB Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkan Yardımcısı Necmi Özcanlı, Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serdar Toroğlu, Adana Diş Hekimleri Odası Başkanı Dt. Hasan Yaman, oda yönetim kurulu üyeleri ile Türkiye’ de bulunan 29 Diş Hekimliği Fa- kültesinden ve Kıbrıs Yakın Doğu Üniversitesi’nden Diş Hekimliği öğrencileri katıldı. Bilgi Çağının Sermayesi; Teknoloji ve Yetişmiş İnsan Gücüdür Tıpta Uzmanlık Sınavı (TUS) Birincisi Çukurova Üniversitesinden! Mesleğimizin Ciddi Sorunları Var! nÇukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi 2012 dönem mezunu Dr. İlker Boğa, Nisan 2013 Tıpta Uzmanlık Sınavında (TUS) Temel Bilimlerden 76 Puan ve Klinik Bilimlerden 75 Puan alarak Türkiye 1. si oldu. Rektör Prof. Dr. Mustafa Kibar, TUS birincisi Dr. Boğa’yı makamında kabul etti. Prof. Dr. Kibar, Dr. Boğa’ya tebriklerini ileterek başarılarının devamını diledi. Türk Diş Hekimleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Taner Yücel konuşmasına, “Bilimsel içeriği yoğun olan bu sempozyum, kongre tanımlamasını hak eden bir organizasyondur” diyerek başladı. Diş Hekimliği mesleğinin, diş hekimlerinin ve ülkenin çok ciddi sorunları olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yücel, “Ben sizin bugün, yarın ve gelecekte karşı karşıya kalabileceğiniz iki önemli sorunu vurgulamak istiyorum. Bunlardan birisi uzmanlık diğeri ise genel sağlık konusudur. İtirazlarımıza, önemli uyarılarımıza ve kaygıları- 4 HABER KampüsHaber Çukurova Üniversitesi AKTS ve DE Ödül Töreniʼnde sunulan 19 yükseköğretim kurumundan bir tanesi olan Çukurova Üniversitesi adına ödülü Rektör Prof. Dr. Mustafa KİBAR aldı. Diploma Eki Etiketi uluslar arası tanınırlığı sağlıyor nAB Diploma Eki Etiketi almaya hak kazanan yükseköğretim kurumlarına etiket ve ödülleri, geçtiğimiz hafta Ege Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen bir tören ile verildi. YÖK Başkanı Prof. Dr. Gökhan Çetinsaya ve davetlilerin katılımıyla gerçekleştirilen Diploma Eki Etiketi ve Avrupa Kredi Transfer Sistemi Etiketi Ödül Töreni’ne Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa KİBAR katıldı. Törende, Diploma Eki Etiketi Ödülü Çukurova Üniversitesi tarafından, 2006-2010 yılları arasında ilk kez alınan Diploma Eki Etiketi (DE) yenilenmesi için 2012 yılının Eylül ayında yaptığı başvurusu, Avrupa Komisyonu tarafından değerlendirilerek onaylanmıştı. Türkiye ve Avrupa’da sayılı üniversitenin sahip olduğu Diploma Eki Etiketi, öğrencilerin diplomalarına ek olarak verilen tamamlayıcı bir belge niteliğinde olup, uluslararası akademik ve mesleki tanınırlığı sağlıyor. Özellikle Avrupa bölgesinde bir prestij göstergesi olan ve akademik tanınma, kabul görme ve Üniversitelerarası hareketliliği artırıcı, öğrenci ve akademik personel değişimi konusunda kolaylıklar sağlayan bu şeffaflık araçlarının önemi dünya akademik çalışmalarında da giderek artmaktadır. Diploma ekinin bilgi formatı, Avrupa Komisyonu, Avrupa Kon- Narenciye Çalışma Grubu Toplantısı Gerçekleştirildi nÇukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü, Adana Biyolojik Mücadele Araştırma İstasyonu ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından düzenlenen, “International IOBC/ WPRS Working Group” çalışma grubunun “Integrated Control in Citrus Fruit Crops” başlıklı toplantısı Adana HiltonSA Otelinde gerçekleştirildi.Turuçgilin zararlı, hastalık ve yabancı ot problemlerinin tartışılacağı toplantıya Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Halil Elekçioğlu, Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ekrem Atakan, çok sayıda akademisyen ve yabancı katılımcı katıldı. Rektör Prof. Dr. Kibar, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesinin alanında Türkiye’nin en önde gelen fakültelerinden biri olarak Çukurova bölgesine hizmet verdiğini, Çukurova bölgesinin Türkiye’nin en verimli ve üretken topraklarına sahip olduğunu ifade etti. Bölgenin aynı zamanda Türkiye’de narenciyenin üretildiği ana merkez olduğunu belirten Prof. Dr. Kibar, Adana, Mersin ve Hatay’ı içine alan Çukurova Bölgesinde yaklaşık olarak 80.000 hektarlık bir alanda narenciye üretimi yapıldığını söyledi. Prof. Dr. Mustafa Kibar, Türkiye’deki Limonun %90, Greyfurtun %99’u, Portakal’ın %64’ü ve Mandalinanın %61’inin bu bölgede üretildiğini, üretim düzeyiyle Türkiye’nin, İspanya’dan sonra Akdeniz bölgesinin en büyük narenciye ihracatını yaptığını belirtti. Prof. Dr. Mustafa Kibar, narenciye üretimi bölgemiz için önemli bir ekonomik değere sahip olduğunu, zararlıların ve hastalıkların narenciye üretimi üzerindeki olumsuz etkisinin önemli ekonomik kayıplara yol açtığını ifade etti. Söz konusu kayıplara bir çare olarak Biyolojik Mücadele yöntemlerinin kullanımının önem kazandığını belirten Prof. Dr. Mustafa Kibar, Üreticilerin de talepleri doğrultusunda Biyolojik Mücadele yönteminin kullanımının gün geçtikçe arttığını belirtti. 7-9 Mayıs tarihlerinde devam edecek olan toplantı yurt dışından gelen katılımcıların da konuşmalarıyla devam etti. seyi ve UNESCO/CEPES tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu üç kurum tarafından oluşturulan bir ortak kurul tarafından denenmiş ve geliştirilmiş olan bu format, Avrupa Birliği tarafından kabul edilen 11 Avrupa dilinde düzenlenmiştir. Çukurova Üniversitesi ise Diploma Eki belgesiniİngilizceolarakhazırlamıştır. Diploma Eki, ulusal eğitim ve öğretimin uluslararası alanda saydamlığı pekiştirmeyi hedefleyen ve elde edilmiş bilgi ve becerilerin ifade edildiği diploma, eğitim derecesi, sertifika gibi belgelerin, akademik ve meslekî tanınırlığını sağlamaya yönelik, bir yüksek öğretim diplomasına ek olarak ücretsiz verilen bir belgedir. Diploma Eki’nin Çukurova Üniversitesi Öğrencilerine Katkısı -Yurtdışında kolaylıkla karşılaştırılabilir ve anlaşılır bir belgedir. -Akademik eğitimi ve çalışma süresi boyunca kazanılan yeterlilikler hakkında eksiksiz bir tanımlama sağlar. -Nesnel ve objektif değerler taşıyan; kazanımlar ve yeterlilikler hakkında adil bir bilgi derlemesidir. -Yurtdışında veya yurtiçindeki uluslararası kurumlarda profes- yonel veya akademik çalışma olanakları yaratan; çalışmalara katılımı kolaylaştıran bir belgedir. -Bir tür ‘kalite belgesi’ değerindedir. Öğrencinin almış olduğu eğitimin tamamı İngilizce olarak DE Etiketi belgesinde yer almaktadır. Diploma Eki’nin Çukurova Üniversitesine Katkısı -Üniversitemizin kurumsal düzeyde ‘uluslararasılaşma’ etiketidir. -Tüm mezunlarımızın almış olduğu eğitimlerin ‘uluslararası tanınırlığı ve kabulü’ anlamını taşımaktadır. Bu da bir taraftan üniversitemizin ‘akademik tanınırlığı’ ve ‘kalite güvencesi’ni de tamamlar niteliktedir. -Akademik ve profesyonel tanınmayı kolaylaştırır. -Kurumsal şeffa�lığı sağlar. -Sadece Avrupa’da değil, bütün dünya’da kabul gören bir standartta diploma verme şansına sahip olmasıdır. - Mezunlarımızın ulusal ve uluslararasi düzeyde iş edinme düzeylerinin artmasına destektir. -Sadece AB üye ülkeleri tarafından değil, tüm dünya tarafından tanınan UNESCO-CEPES standardındadır. “Şehirler Büyür, Şirketler Büyür!” Tarım Müzesi Destek Bekliyor nÇukurova Bölgesinin en önemli merkezi olan Adana’da “Tarım Müzesi” kurulması için, Çukurova Üniversitesi, Adana Ticaret Borsası, Adana Çiftçiler Birliği, Adana Güç Birliği Vakfı ve Özler Holding işbirliği ile “Adana Tarım Müzesi” kurulacak. Geçmişten bugüne tarımda kullanılan alet, makine, eşya ve kıyafetlerin sergileneceği müzenin organizasyonu Çukurova Üniversitesi’nde Ziraat Fakültesi tarafından yapılmaktadır. Türkiye’de tarımın öncüsü, sembolü ve merkezi olan Adana’da Tarım Müzesini kazandırmak için tüm Adanalıların katkısına ihtiyaç duyulmaktadır. Geçmişte kullanılan tarım aletlerini korumak ve geleceğe taşımak geçmişe saygı anlayışı ve sosyal sorumluluğun bir gereğidir. Bu kaygılarla kurulacak olan “tarım müzesi”nde tarım makinesi, aletleri veya ataşmanları, kağnı, karasaban, tırpan, orak, koşumları, a�iş, kullanım kitapçığı, kutu, balyaları, fotoğra�ları, tulumba ve pompaları, kıyafetleri, günlük eşyaları ve benzerlerinin bir araya getirilmesi amaçlanmaktadır. Biyolojik Mücadele nÇukurova Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Güney Reklamcılar Derneği’nin girişimiyle düzenlenen 4. Ulusal Pazarlama iletişimi kongresi 25-26 Nisanda Adana HiltonSA Otelde gerçekleştirildi. Kongreye çok sayıda Yerel Yönetici, Belediye Başkanları, çeşitli şehirlerden gelen akademisyen ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasını yapan Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar “ Böyle önemli Ulusal Pazarlama İletişimi Kongresi’nin Adana’da yapılmasından memnuniyet duyuyorum. İçinde bulunduğumuz verimli coğrafyanın, evrensel bilgi teknolojileri ile sürdürülebilir bir büyüme göstermesinin hepimizin ortak hede�i olduğuna inanıyorum. Profesyonel iletişimcilerle bu hede�in daha yakın ve daha ulaşılabilir bir hale geleceğini düşünüyorum. Çukurova Üniversitesi olarak üniversite ve sanayi işbirliğini önemseyen politika izliyoruz. Uzmanlaşmış bilgi, toplumsal hizmet kalitesini yükselten en önemli unsurlardan biridir. Bu kongrede konuşulacak konuların iletişim ve diyalogu arttıracağı inancı ile Güney Reklamcılar Derneğine bu işbirliğini yaratmaktaki katkıları için teşekkür ederim “dedi. Açılış konuşmalarının ardın- dan Hürriyet Gazetesi Çukurova Bölge Müdürü Sinan Tanyıldız’ın moderatörlüğünü yaptığı ilk oturumda Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey, Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Erol Ertan “Yerel Yönetimler ve Şehir Dinamikleri” hakkında görüşlerini sundular ve yaptıkları çalışmaları anlattılar. Moderatörlüğünü Adana Güçlerbirliği Vakfı Başkanı Prof. Dr. Hamit Serbest’in yaptığı ikinci oturumda ise Adan Ticaret Odası Yön. Kur. Bşk. Ali Gizer, Adana Sanayi Odası Yön. Kur. Bşk. Sadi Sürenkök, Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Yön. Kur. Bşk. Bekir Sütçü “Ekonomini Şehirdeki Temsilcileri” başlıklı bir konferans verdi. İki gün süren kongrede çeşitli şehirlerden gelen öğrencilerin kongreyi değerlendirmelerinin ardından konuşmacılara Güney Reklamcılar Derneği Başkanı Mekin Nadirler tarafından plaket verildi. Kongrenin sona ermesiyle gala yemeğine geçildi. Adana Seyhan Otelde gerçekleştirilen gala yemeğinde tüm katılımcılar canlı müzik eşliğinde eğlenerek günün yorgunluğunu attı. nÇukurova Üniversitesi Yumurtalık Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen “Organik Tarımda Biyolojik Mücadelenin Önemi” başlıklı seminer Yumurtalık Meslek Yüksekokulu Konferens Salonunda gerçekleştirildi. Konferansa Konuşmacı olarak Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümünden emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Nedim Uygun katıldı. Prof. Dr. Uygun, doğal düşmanların ve yaban hayatın öldürülmesi sonucunda doğal dengenin bozulduğunu, ana zararlı olmayan bazı potansiyel zararlıların ana zararlı durumuna geçtiğini ifade eden Prof. Dr. Uygun, bu tür değişimlerin kültür bitkilerinde fitotoksiteye neden olduğunu, sık ve gereksiz ilaçlamalarla mücadele masrafının artmasının, hava–su-toprak kirlenmesi vb. birçok olumsuzlukları ortaya çıktığını belirtti. Prof. Dr. Uygun söz konusu olumsuzlukları gidermek veya en aza indirmek için de kimyasal savaşıma alternatif çağdaş, çevre dostu yöntemlere başvurulduğunu ve bu yöntemlerin başında “Biyolojik Mücadele” nin geldiğini söyledi. HABER KampüsHaber Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) Nedir? Makine Mühendisliği Bölümü'nden Seminer nÇukurova Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünün düzenlediği “VRF Sistem Uygulamaları ve İklimlendirme Sistemlerinin karşılaştırılması” konulu seminer Mühendislik Mimarlık Konferans Salonunda gerçekleştirildi. Seminere Endüstri Yüksek Mühendisi Turhan Karakaya ve Kerem Okudan konuşmacı olarak katıldı. Seminer öğrencilerin sorularına yanıt verilmesinin ardından sona erdi. İlahiyat Fakültesi’nde Kermes nÇukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından üniversite kampüsünde yapılacak olan “57. Alay Şehitleri Camii” yararına İlahiyat Fakültesi Bahçesinde bir kermes düzenlendi. Kermese, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Yaşare Aktaş Arnas, Rektör Yardımcısı Prof.Dr. Seyhan Tükel, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Osman Ateş, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Alper Güvel, çok sayıda akademisyen ve öğrenciler katıldı. Kermeste İlahiyat Fakültesi öğrencileri ve annelerinin yaptıkları yiyecekler satılarak geliri 57. Alay Şehitleri Camii’nin yapımı için bağışlandı. nÇukurova Üniversitesi Biyo- teknoloji Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen “GDO’lu Pirinç Tartışması ışığında Biyoteknoloji ve Biyogüvenlikteki Son Gelişmeler” başlıklı konferans, Çukurova Üniversitesi Biyoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Seminer Salonunda gerçekleştirildi. Konferansa konuşmacı olarak Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Selim Çetiner ve Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Rüştü Hatipoğlu katıldı. Konferans Biyoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof.Dr. Nebahat Sarı’nın açılış konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Rüştü Hatipoğlu, ge- nomuna aynı türün farklı bireyinden veya farklı bir taksonomik gruptan (tür,cins, familya, alem) biyoteknolojik yöntemlerle gen veya genler aktarılmış organizmaya (insan, hayvan, bitki, mikroorganizma) Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) denildiğini ve GDO’lu bitkilerin genellikle “Transgenik Bitki” olarak adlandırıldığını ifade etti. konuşmasında GDO ile genel değerlendirmelerde bulundu. İlk transgenik bitkilerin 1986 yılında elde edildiğini belirten Prof. Dr. Hatipoğlu, ilk transgenik bitki tarımının 1994 yılında ABD’de genetik mühendisliği tekniği ile geç olgunlaşma özelliği kazandırılmış adlı bir domates çeşidinin yetiştirilmesiyle başlandığı- nı söyledi. Prof. Dr. Hatipoğlu, FlawSavr’ın tüketicilerden fazla rağbet görmediği için tarımından vazgeçildiğini ifade etti. Prof. Dr. Hatipoğlu, “Ülkemizde son günlerde tartışma konusu olan transgenik çeltik ile ilgili olarak; halen Çin’de böceğe dayanıklı çeltik çeşitlerinin tarımı 2009 yılından beri yapılmaktadır. Söz konusu çeşitler Çin dışında Filipinler ve Hindistan’ da yetiştirilmektedir. Ülkemizde 2010 yılında çıkarılan Biyogüvenlik Yasası’na göre transgenik bitkilerin tarımı yasaklanmıştır. Yasa çıkmadan önce de ülkemizde transgenik bitki tarımı yapılmamıştır. Mevcut yasaya göre transgenik çeşitlerden elde edilen ürünlerin yem amacıyla ülkeye ithalatı Biyogüvenlik Kurulunun iznine bağlıdır. Halen bazı transgenik soya ve mısır çeşitlerinin yem sanayinde kullanmak amacıyla yurt dışından ithali için Biyogüvenlik Kurulundan izin alınmaktadır” dedi. Taransgenik bitki çeşitlerinin olumsuzlukları Konuşmasının devamında Prof. Dr. Hatipoğlu, Türkiye’nin günümüzde tarımı yapılan transgenik bitki çeşitlerinin yerine, etkin yabancı ot mücadelesi böcek kontrolü sağlanılarak verimde artış ve üretim maliyetinde azalma sağlayabilecek bir üretim 5 potansiyeline sahip olduğunu ifade etti. Söz konusu GDO’lu bitkilerden elde edilen ürünlerin gıda veya yem olarak kullanılmaları durumunda insan ve hayvanlarda bazı olumsuz etkilere neden olabilecepini ifade eden Prof. Dr. Hatipoğlu, bu tür bitkilerin tarımının yaygınlaşması ile çevrenin olumsuz etkilenebileceğini, transgenik bitki tarımı yapılan ülkelerde bazı sosoyo-ekonomik problemlerin oluşabileceğinin dünya kamu oyunda ve ülkemizde tartışıldığını belirtti. Prof. Dr. Selim Çetiner konuşmasında, dünyada ticarete konu olan genetiği değiştirilmiş çeltiğin henüz yetiştirilmediğini, çeşitli ülkelerde örneğin Çin’de Bt geni aktarılmış yani lepidopter larvalarına dayanıklı çeltiğin geliştirildiğini, tarla denemeleri yapıldığını ancak ticari üretimin söz konusu olmadığını belirtti. Prof. Dr. Çetiner, ABD’de Bayer firmasının Liberty ticari isimli herbisitine dayanıklı LL60, LL62 ve LL601 gibi transgenik çeltik çeşitlerinin üretim izni almış olsalar da, henüz AB ülkelerinde onaylanmadığı için ticari üretimlerinin bulunmadığını ifade etti. Prof. Dr. Çetiner, “2006 yılında geniş alanlarda deneme üretimi yapılan LL601 çeltik çeşidinin tedarik zincirine girdiği ve ABD’de çeltik ithali yapan birçok ülkede eser miktarda LL601 saptandığı da bir gerçektir” dedi. “Ekoturizm ve Çevre Birlikte Düşünülmeli” nÇukurova Üniversitesi Karataş Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 7. Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenen “2. Doğu Akdeniz Turizm Sempozyumu” Seyhan Otelinde gerçekleştirildi. Sempozyuma, Adana Valisi Avni Coş, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık, Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Fenercioğlu, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Doç. Dr. Ahmet Arı, Vali Yardımcıları, kurum temsilcileri, çok sayıda öğrenci ve izleyici katıldı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Ahmet Özyanık yapmış olduğu açılış konuşmasında, doğal denge korunmadan, ekosistemin dikkate alınmadan üretilen her çözümün yeni sorunların ve felaketlerin işareti olacağını belirtti Özyanık, konuşmasında Türkiye’nin biyolojik zenginliğinin detaylı bir şekilde envanterinin olmaması ve bu zenginliklerin ekonomiye nasıl kazandırılacağının bilmemizin önemli bir problem teşkil ettiğini kaydetti. Çukurova Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Fenercioğlu, Adana Turizminin eserleri, ören yerleri, müzeleri, yaylaları, sahilleri, tüm doğal güzellikleri bakımından önemli bir yer olduğunu ve bu nedenle Turizm Ekonomisinin önemli olduğunu belirtti. 2. Doğu Akdeniz Turizm Sempozyumu’nda Adana Valisi Avni Coş yapmış olduğu konuşmasında, turizm alanında yatırım yapmak isteyen üzerinde kamu görevi olan ya da basın gibi kamusal sorumluluğu üstlenen herkesin destek olması gerektiğini belirtti. Vali Avni Coş sempozyumun ana temasının Ekoturizm olduğunu, bunun içinde önce çevrenin koruma işlevinin iyi bir şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade etti. 2. Doğu Akdeniz Turizm Sempozyumu Düzenleme Kurulu Başkanı, Çukurova Üniversitesi Karataş Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Fikret Dülger, 2. Doğu Akdeniz Turizm Sempozyumu’nun ana teması, “Doğu Akdeniz Bölgesel Ekoturizm Eylem Planı’nın oluşturulmasına katkı vermek amacıyla, Ekoturizm” olduğunu ifade etti. Doç. Dr. Dülger programın açılış konuşma- sında “Ekoturizmin, doğal alanlara yapılan, yerel halkın refah düzeyini geliştirme ve çevreyi koruma amacı güden, sorumluluk sahibi seyahat” olduğunu söyledi. Günümüzde geleneksel turizm belli bir doygunluk noktasına ulaştığını belirten Doç. Dr. Dülger, ektorizmi, turizm sektöründe en hızlı büyüyen alt sektörlerden biri olduğunu ifade etti. 2. Doğu Akdeniz Turizm Sempozyumu açılış konuşmaları ardından sektör paneline geçildi. Sempozyumun ikinci bölümünde beş farklı oturumda Ekoturizm konusu ele alındı. Yirmi bir farklı konuşmacının katıldığı oturumlarda Ekoturizm geniş bir perspektifle incelendi. Sunumun ardından Adana turuyla Ekoturizm başlıklı sempozyum sona erdi. 6 HABER KampüsHaber Arap Baharı Sürecinde Türkiye ve Ortadoğu nÇukurova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi tarafından düzenlenen”Arap Baharı Sürecinde Türkiye ve Ortadoğu” başlıklı panel Çukurova Üniversitesi İ. Akif Kansu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi.Moderatörlüğünü Çukurova Üniversitesi Dış İlişkiler Birimi Başkanı Prof. Dr. Harun Arıkan’ın yaptığı panel, Rektör Prof. Dr. Mustafa Kibar’ın konuşmasıyla başladı. Rektör Prof. Dr. Kibar, bölgemizin önemli bir süreçten geçtiğini, Ortadoğu’da yönetimlerin ve siyasal rejimlerin değişmekte olduğunun gözlemlendiğini ifade etti. Prof. Dr. Kibar, “Bu değişimlerin bölge ülkelerine ekonomik, sosyal ve güvenlik bakımından etkileri de gözlenmektedir” dedi.Prof. Dr. Kibar, Üniversitemiz bünyesinde yer alan Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde, küreselleşen dünyada belli bölgelerin hukuksal, siyasal, ekeonomik, sosyal ve kültürel yönlerden incelendiğini ifade etti. Söz konusu bölgelerle ilişkilerin geliştirilmesine yönelik olarak disiplinlerarası bir yaklaşımla bilimsel araştırmalar ve uygulamalar yapıldığını belirten Prof. Dr. Kibar, “Stratejik Araştırmalar Merkezimiz üniversitenin sosyo-ekonomik ve politik hede�lerini ve ilgi odaklarını belirlemektedir” dedi. Prof. Dr. Kibar, merkezin üniversite-sanayi, çevre ve toplum ilşkileri arasında koordinasyonu düzenlemek ve geliştirmek için uzun yıllardır bilimsel ve uygulamalı çalışmalar yapmak amacıyla faaliyet gösterdiğini ifade etti. Gazi Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Mehmet Şahin, İran’ın Arap Baharı üzerindeki etkisine ilişkin bir konuşma yaptı. Doç. Dr. Şahin, İran’ın dini bir devlet olduğuna inanmadığını, dini bir devlet kılıfına bürünmüş bir Fars ulus devletine inananlardan oluştuğunu ifade etti. Doç. Dr. Şahin, İran’ın başlangıçta Arap Baharına destek verdiğini, fakat Suriye açısından bakıldığında farklı davranmaya başladığını belirtti. İran’ın, Mısır’da, Libya’da, Tunus’ta ve Yemen’deki ayaklanmaları İslami uyanış olarak ifade ettiğini belirten Doç. Dr. Şahin, “İran aynı zamanda Suriye’deki seküler Arap milliyetçisi olan Esed yönetimine destek için bütün gayreti gösteriyor” dedi. “İran aslında Ortadoğu’da bir Ebabil gibi davranmaya çalışıyor” diyen Doç. Dr. Şahin, İran’ın Orta Doğu’da dini çatışmayı kullanarak varlık göstermeye çalıştığını ifade etti. Dışişleri Bakanlığı Stratejik Araştırmalar Merkezi (SAM) Başkanı Prof.Dr. Bülent Aras, Arap Baharı sürecinde Suriye’de yaşanan sorunlara çözüm arandığını belirterek, “Türkiye’de, Rusya’da, Avrupa Birliği de çözüm arıyor” dedi. Prof. Dr. Aras, Türkiye’nin Ortadoğu’da istikrara pozitif anlamda katkı yapmaya çalıştığını ifade etti. SAM Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mesut Özcan, küresel ekonomik krizin bölgeye yansımasıyla birlikte Arap Ülkelerinde bazı sorunların ortaya çıktığını ifade ederek, “Arap ülkelerinin tamamında işsizlikle sorunları dolayısıyla, dünyanın farklı yerlerinden insanlar çalışmak için getiriliyor” dedi. Doç. Dr. Özcan, söz konusu Arap Ülkelerinde sanayileşme durumunun iyi olmaması nedeniyle ekonomilerinin turizm üzerinden desklendiğini söyledi. Panel Doç.Dr. Şaban Kardaş, Türkiye’nin Arap baharı sürecini nasıl okuduğuna ilişkin sunumu ve öğrencilerin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi. Yüz ve Kompozit Doku Nakli Başlıklı Konferans Gerçekleştirildi nÇukurova Üniversitesi Balca- lı Hastanesi Hipokrat konferans salonunda gerçekleştirilen konferansın konuğu Türkiye’de ilk yüz ve rahim naklini gerçekleştiren Akdeniz Üniversitesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan oldu. Prof. Dr. Ömer Özkan, Yar. Doç. Dr. Özlenen Özkan ve ekibi ile katıldığı konferansta “Yüz Nakli ve Kompozit Doku Nakli” serüvenini anlattı. Prof. Dr. Özkan Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gelecek yıl ek bir binanın yapılacağını ve bu bölümün tamamen organ nakli ile ilgilene- ceğini belirtti. Prof. Dr. Özkan, “Hastanemizde hem klinik hem de araştırma üzerine önemli çalışmalar yapılmasını umuyoruz. Oldukça güzel bir alt yapısı var” dedi. Gelecekteki projeler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özkan “Daha çok kadavradan yapılan nakillerde günümüzde canlıya doğru bir kayma var ve bu durumun en önemli nedeni kadavradan yapılan bağışların istenildiği gibi artmamasıdır. Organ nakli için önemli olan çok iyi bir yoğun bakım ekibinin olmasıdır. Organ nakli deyince insanların aklına ilk olarak hayat kurtarıcı organlar gelirdi. Günümüzde ise hayat kurtarmanın yanı sıra hayat kalitesini arttırmaya yönelik nakiller de gerçekleştiriliyor” dedi. “Doku Nakillerinin En İyi Yapıldığı Ülkelerden Biriyiz” Organ nakillerinin tarihçesinden bahseden Prof. Dr. Özkan “Her Hastanenin kurulma amacı farklıdır. Bizim hastanemizde kurucu rektör tarafından organ nakli üzerine kurulmuştur. Travma sonrası uzuvların kaybedilmesi bizim en önemli endikasyonumuzu oluşturuyor. Ne yazık ki ülkemizde bu hastalıklarla savaşan hiç de azımsanmayacak sayıda insan var. En büyük tecrübemiz ise önceden gerçekleştirilmiş olan organ nakilleridir. Ayrıca doku nakillerinin en iyi yapıldığı ülkelerden biriyiz. Dünyada 23 tane yüz nakli yapıldı. Bunlardan büyük çoğunluğunu travma nedeniyle yapılan nakillerdir. Yanık nedeni ile bu kadar yüz nakli ihtiyacı olan ve bunu yapabilen başka ülke yok. Tabi bunu yaparken hastanın bilgilendirilmesi de önemlidir. Kalp hastası olan bir hastaya riskleri daha kolay kabul ettirebilirsiniz. Fakat kol veya yüz nakli yapılacak bir hastaya ölüm riskini kabul ettirmek daha zordur” dedi. Gerçekleştirdiği başarılı operasyonları anlatan ve hastanın operasyon sonrası kontrolü ile ilgili deneyimlerini paylaşan Prof. Dr. Özkan soru-cevap kısmının ardından konuşmasına son verdi. Rektör Baş Danışmanı Prof. Dr. Osman Metin Yavuz’ un Prof. Dr. Özkan’a çiçek takdim etmesi ile konferans sona erdi. Ç.Ü. Çocuk Kongresi Proje Yarışmasına Ev Sahipliği Yaptı nUNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Adana Valiliği İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Adana Bilim ve Sanat Merkezi , Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği tarafından gerçekleştirilen “Somut Olmayan Kültürel Mirası Somutlaştırmak Çocuk Kongresi I. Bilim ve Sanat Merkezi Öğrencileri Arası Sosyal Bilimler Proje Yarışması” Çukurova Üniversitesi Mithat Özsan Amfisinde gerçekleştirildi. I. Bilim ve Sanat Merkezi Öğrencileri Arası Sosyal Bilimler Proje yarışmasına, Vali Yardımcısı Mehmet Ali Özkan, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Musatafa Kibar, Adana İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Ali Selamet, Esnaf ve Sanatkarlar odası Başkanı Kazım Barışık katıldı. Adana Vali Yardımcısı Mehmet Ali Özkan, kongrede bulunan çocuklara Ulusal Egemenlik Çocuk Bayramlarını kutladı. Özkan, “bu çocuk kongresinde arkadaşlarımızın heycanı bizi de sardı” dedi. Özkan, Çocuk kongresini Adana’da ağırlamaktan mutlu olduklarını belirterek, Adana okuma yazma açısından 2012 yılının başına kadar 67. sıradayken, çalışmalarımız sonucunda 25. sıraya getirdik dedi. Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Kibar, yarışmacıların 19 değişik ilden gelen, 20 bilim ve Sanat Merkezi’ne devam eden 50 üstün yetenekli öğrenciden oluştuğunu ve 36 adet proje hazırladıklarını ifade etti. Tören sonunda yapılan değerlendirmelerle birinciliği “Yenir mi Yenmez mi” adlı projesiyle Büşranur Seven ve Ahmet Enes Ataş adlı öğrenciler elde etti.İki gün süren Çocuk Kongresi Proje yarışması öğrencilerin yaptığı dans gösterileri ile sona erdi. Yedinci Şiir Dinletisi Gerçekleştirildi Kano, Kürek ve Binicilik Sporlarının Merkezi Adana Olacak! nÇukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Zekiye Çağımlar’ın yönetiminde Sınıf Öğretmenliği Bölümü öğrencileri ile düzenlenen VII. Şiir Dinletisi, Mithat Özsan Am�isinde gerçekleştirildi. Dinletiye Yüreğir İlçe Milli Eğitim Müdürü Ahmet Özdemir ile Belören Köyü İlköğretim Okulu Müdürü Mustafa Sarı da katıldı. Güzel Sanatlar Fakültesi’nde Moda Rüzgarı nÇukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Tasarım Bölümü tarafından düzenlenen “Moda Tasarım Konuşmaları” etkinliği Ziraat Fakültesi İ. Akif Kansu Konferans salonunda gerçekleştirildi. Güzel Sanatlar Fakültesinin geleneksel “ Moda Tasarım Konuşmaları”na “Erkek Modası” başlıklı konuşmasıyla Adanalı genç tasarımcı Emre Erdemoğlu ilk konuşmacı olarak konuk oldu. Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Tasarım Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Havva Halaçeli’ nin konuşmasıyla başlayan etkinlikte, çeşitli moda tasarım yarışmalarında ödül kazanan genç tasarımcı Emre Erdemoğlu moda tasarımı, trend kavramları ve markalaşma süreci üzerine bilgiler vererek, söz konusu kavramları belirleyen ölçütlerden bahsetti. Erkek modası hakkında bilgi veren Emre Erdemoğlu, kendi markalaşma sürecini anlattı. “ Üniversiteyle işe başladım. Eğitimimi aldıktan sonra Sandık İlkesi isimli bir koleksiyon hazırladım. Bu koleksiyonla yurt dışında ilk defilemi yaptım ve 2012 yazında 5. defilemi gerçekleştirdim. Bu tasarımımla MOST CREATIVE COLLECTİON ödülünü aldım. Her zaman bir kapı başka bir kapıyı açıyor. Her koleksiyonla bir çıta daha yukarıya çıktık. Daha önce 3 yıl kadar bir süre bir markayla çalıştım ve artık kendi markamı kurmaya karar verdim. 1 yıl önce kendi markamı kurdum ve şu anda bir çok yerde satışa sunuldu” diyerek Tekstil Tasarım öğrencileri ile meslekteki kariyerine ilişkin detayları paylaştı. 7 HABER KampüsHaber Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Spor Yöneticiliği bölümünde, Okt. Tolga Çelik’in koordinatörlüğünü yaptığı “Yöneticilik Deneyimi” dersi kapsamında bir seminer gerçekleştirildi. “Çukurova Üniversitesi ve Adana Atlı Spor Kulübünün Akdeniz Oyunlarındaki Rolü ve Önemi” başlıklı seminer, Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Seminer Salonunda düzenlendi. XVII. Akdeniz oyunları Spor Departmanı Direktörü Vedat Yüksel, Adana Atlı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Namık Kemal Güngören konuşmacı olarak katıldığı seminere, Adana Gençlik Hiz. Ve Spor İl Müdürü Fazlı Bayram Hadi, Prof. Dr. Sadi Kurdak, çok sayıda BESYO öğretim elemanı ve öğrencisi katıldı. XVII. Akdeniz Oyunları Spor Departmanı Direktörü Vedat Yüksel, Akdeniz Oyunlarının, Akdenize kıyısı olan ülkeler arasında dört yılda bir düzenlendiğini ve oyunlarda olimpiyat kurallarının geçerli olduğunu ifade etti. Yüksel, Akdeniz Oyunlarının ilk olarak 1951 yılında Mısır’ın İskenderiye şehrinde yapıldığını ve Uluslararası Akdeniz Oyunları Komitesinin 1961 yılında kurulduğunu belirtti. Yüksel, Akdeniz Oyunlarına Türkiye’nin ilk kez İzmir’de ev sahipliği yaptığını ve 2011 tarihinde elektronik ortamda yapılan oylama sonucunda Mersin’in ev sahipliği yapmasına karar verildiğini ifade etti. Yüksel, Akdeniz kıyısında bulunan ülkeler arasında oyunlara katılmayan tek ülkenin İsrail olduğunu, Akdeniz’e kıyısı olmayıp oyunlara katılan ülkelerin ise Andora, San Marino ve Sırbistan olduğunu belirtti. Yüksel, teekwondo ve badminton branşlarındaki müsabakaların Akdeniz Oyunlarında ilk kez 2013 yılında Mersin’degerçekleşeceğinisöyledi. Mersin civarında yaşayan bir deniz canlısı olması dolaysıyla, XVII. Akdeniz Oyunları maskotunun 15-30 Temmuz 2012 tarihlerinde resmi internet sitesinden yapılan oylama ile “Karetta” olarak belirlendiğini ifade eden Yüksel, XVII. Akdeniz Oyunları Organizasyon komitesinde yapılan işlerin hangi birim adı altında yapılacağı hakkında öğrecilere bilgi verdi. Adana Atlı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Namık Kemal Göngören, Adana Atlı Spor Kulübü’nün sahip olduğu iki kapalı, yedi açık tenis kortu, bir çim mini futbol sahası, yazlık ve kışlık restoranlar, tenis kafeteryası, sporcu kolaylık tesisleri, yarı açık olimpik yüzme havuzları ile 186 dönümlük ormanlık bir arazide konumlanması nedeni ile ülkemizin en güzel spor tesislerinden biri olduğunu ifade etti. Güngören, XVII. Akdeniz Oyunlarının hem Adana için hem de Atlı Spor Kulübü için çok önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Güngören, Mersin’de ve bölgede hazır binicilik tesisinin olmaması, Adana Atlı Spor Kulübü tesislerinin de tek ve büyük oran- da uluslararası standartlara sahip olması nedenleri ile 2013 Akdeniz Oyunları Organizasyonu Komitesinin, binicilik müsabakalarının Adana Atlı Spor Kulübü’nde yapılmasını uygun gördüğünü söyledi. Adana Atlı Spor Kulübündeki inşaat çalışmalarının devam ettiğini, yenileme çalışmalarının 2013 yılı Mayıs ayında tamamlanmasının planlandığını belirten Göngören, projenin bitirilmesiyle Adana Atlı Spor Kulübü görünümü ve altyapısı ile uluslararası çağdaş bir görünüm kazanacağını ve bir çok prestijli müsabakaya ev sahipliği yapıcağını söyledi. Adana Gençlik Hiz. ve Spor İl Müdürü Fazlı Bayram Hadi, bütün sporcuların idealinin dünya şampiyonaları ve olimpiyatlar olduğunu, bunları görmenin kendisine de nasip olduğunu belirtti. Hadi, bundan sonra kano kürek ve binicilik sporlarının merkezinin Adana olacağını ifade etti. Hadi, bu durumun gerçekleşmesinde Çukurova Üniversitesi Beden Eğitimi Meslek Yüksekokulunun katkısının büyük olduğunu söyledi. Seminer, öğretim elemanları ve öğrencilerin sorularının ardından sona erdi. Koç Fest Üniversite Spor Oyunları açılış töreni kapsamında Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar tarafından Atatürk Parkındaki tören alanına çelenk bırakıldı. Çelenk törenine Çukurova Üniversitesi Rektör Baş Danışmanı Prof. Dr. Metin Yavuz, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kemal Tamer, Adana Gençlik ve Spor İl Müdürü Fazlı Bayram Hadi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdürü Prof.Dr. Sadi Kurdak ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Okutman Ercan Yeldan katıldı. Çukurova Üniversitesi, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu tarafından gerçekleştirilen 10. Türkiye Koç Fest Üniversite Spor Oyunları Açılış Töreni Çukurova Üniversitesi Stadyumunda gerçekleştirildi. Açılış Törenine, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. Mustafa Kibar, Rektör Baş Danışmanı Prof. Dr. Metin Yavuz, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Fe- nercioğlu, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yaşare Aktaş Arnas, Adana Vali Yardımcısı Halis Arslan, Büyükşehir Belediye Başkanı Zihni Aldırmaz, Kayseri Erciyes Üniversitesi Rektör YardımcısıProf. Dr. Murat Doğan, Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu Başkanı Prof. Dr. Kemal Tamer, Adana Gençlik ve Spor İl Müdürü Fazlı Bayram Hadi katıldı ve Koç Holding Kurumsal Marka Müdürü Okyar Tuncer Katıldı. KOÇ FEST Spor Oyunları açılış töreninde saygı duruşu ve İstiklal Marşının ardından, Çukurova Üniversitesi ve diğer illerden gelen üniversite öğrencileri birlikte Kortej yürüyüşü gerçekleştirildi. Açılış konuşmalarının ardından, oyunlar bayrağı Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar tarafından önümüzdeki yıl �inal müsabakalarının yapılacağı Kayseri Erciyes Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Doğan’a teslim edildi. Bayrak teslimi sonrasında plaket töreni gerçkleştirildi. Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Kibar, Koç Topluluğu’nun 2006 yılından bu yana üniversite gençliğini spor, teknoloji, müzik, eğlence ve rekabetle buluşturmak amacıyla düzenlediği, Türkiye Koç Fest Üniversite Spor Oyunları festivalinin bu yılki son ayağının Çukurova Üniversitesinde yapılıyor olmasını büyük bir memnuniyetle karşıladığını ifade etti. Prof. Dr. Kibar, Yıl boyunca 185 üniversiteden 20 bin sporcunun 44 branşta mücadelesine sahne olan Koç Fest Üniversite Spor Oyunları �inal müsabakalarının Çukurova Üniversitesi ev sahipliğinde sona ereceğini söyledi. Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden birisi olan Çukurova Üniversitesi’nin kuruluşunun 40. Yılına denk gelen festival kapsamında pek çok aşamayı geçerek �inale kalmış 5000 yakın sporcuyu ağırlayacağını belirten Prof. Dr. Mustafa Kibar, kampüs ve şehirdeki spor tesislerinde bu etkinlik süresince Türk sporunun önemli müsa- bakalarının gerçekleşeceğini ifade etti. Rektör Prof. Dr. Kibar, önümüzdeki günlerde daha iyiyi hede�leyen, daha büyük başarılar için yeni yapılanmaları projelendiren spor dünyamıza en önemli katkıyı, sporcularımızın vereceğini belirtirken Prof. Dr. Mustafa Kibar, “Biz yöneticilere düşen görev ise, sizin eğitiminizi tamamlayarak hayata hazırlandığınız üniversite yıllarınızda sportif ve elbette kültürel etkinliklere sağlıklı koşullarda katılmanızı sağlamak ve yaşamın zorluklarına hazırlanmanız içine en uygun ortamı hazırlamak olacaktır” dedi. 6-12 Mayıs 2013 tarihleri arasında düzenlenen KOÇFEST kapsamında Çukurova Üniversitesinde farklı illerden gelen 5000’i aşkın sporcu 10 farklı dalda müsabakalarda yarıştı. Sporcuların ve üniversite öğrencilerinin katıldığı gündüz etkinlikleri ve konserler düzenlendi. Yoğun ilgi gören etkinlikler kapanış seramonisinin ardından sona erdi. nÇukurova Çukurova Üniversitesi KOÇFEST’e ev sahipliği yaptı KampüsHaber Söyleşi Tiyatro Konser nÇukurova Üniversitesi 22. Bahar Şenlikleri kapsamında birçok söyleşiye ev sahipliği yaptı. Söyleşilere Tuncay Cücenoğlu, İsmail Danyeli, Burhan İlkılıç, Yavuz Bahadıroğlu, Ali Düşenkalkar, Necip Memili, Caner Cindoruk, İbrahim Doğan, Aysen Laçinel, Ali Nasuh Mahruki, Ali Özgentürk, Yılmaz Şenol, Meral Sarıoğlu, Mehmet Çelik, İbrahim Betil, Osman Şibik ve İsmail Kılıçarslan gibi pek çok önemli isim konuşmacı olarak katıldı. nŞenlikler 22. Bahar Şenlikleri Kapsamında Eğitim Fakültesi ve Hukuk Fakültesinde düzenlenen söyleşilere ilgi yoğundu. Söyleşilere Prof. Dr. Mü�it Kömleksiz, Prof. Dr. Ali Yıldırım, Prof. Dr. Zeki Hafızoğlulları, Doç. Dr. Ahmet Doğanay, Doç. Dr. Mediha Sarı ve Yard. Doç. Dr. Memet Karakuş konuşmacı olarak katıldılar. nÇukurova Üniversitesi 22. Bahar Şenlikleri ve KoçFest süresince Model, Zakkum, Göksel ve Mustafa Özars- lan gibi ünlü isimleri konuk etti. Ayrıca Grup Masi, Grup Çaylak, Grup Çerağ, Grup İroni, Grup Manev- ra, Grup Maçka ve İbrahim Abiler Orkestrası şenlik alanında verdikleri konserlerle öğrencilerle buluştu. nÇukurova kaları düzenlendi. Ayrıca 06-11 Mayıs 2013 tarihleri arasında düzenlenen 22. Bahar Şenliklerinde bisiklet, duatlon, oryantiring müsabakaları ve modern dans gösterileri öğrencilere keyifli anlar yaşattı. Üniversitesi’nin 06-12 Mayıs 2013 tarihleri arasında ev sahipliği yaptığı KoçFest kapsamında futbol, hentbol, voleybol, basketbol, cimnastik, su topu, yüzme, atletizm, spor tırmanışı ve speed badminton müsaba- Spor Ayrıntılı şenlik haberlerine http://senlik.cu.edu.tr adresinden erişebilirsiniz. kapsamında “Hiç Kimsenin Öyküsü”, “Sıkı Yönetim”, “Çatıdaki Çatlak”, “Harikalar Avlusu”, “Albay Kuş” isimli tiyatro oyunlarının yanı sıra “Şancının Sancısı” adlı opera temsili ve şenlik alanında yapılan Meddah Gösterisi izleyenlere keyifli anlar yaşattı. Çukurova Üniversitesi Tiyatro Kolu’nun (ÇÜTİK) ve Devlet Konservatuvarının katkılarıyla düzenlenen etkinliklere öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.
Benzer belgeler
Sayı 29 - Çukurova Üniversitesi
yolculuk: 2004 Mars keşif
gezilerinden MSL’ye” adlı bir
konferans Çukurova Üniversitesi İ. Akif Kansu Toplantı
Salonunda
gerçekleştirildi. Konferansa, NASA’da Jet
Propulsion Laboratory (JPL)
KAMPÜS...