EYLÜL 2008: SAYI 4 EYLÜL 2008

Transkript

EYLÜL 2008: SAYI 4 EYLÜL 2008
dergi
Türkiye’nin E¤itim Vakf›
Eylül 2008 Say›: 4
TÜRK E⁄‹T‹M VAKFI
1967
Milletleri kurtaranlar yaln›z ve ancak ö¤retmenlerdir.
Mustafa Kemal Atatürk - 1925
Yönetilmek yerine yön vermek
Durmak yerine ilerlemek
Her koflulda de¤er üretebilmek
E¤itimin temel hedefidir.
Türk E¤itim Vakf›, 2008-2009 e¤itim ve
ö¤retim y›l›nda bütün ö¤retmenlere ve
ö¤rencilere baflar›lar diler.
Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve
memlekete sevgiyi, şerefi, bağımsızlığı öğretir...
Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak
için takip edilmesi en uygun olan en güvenli yolu
belletir... Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların
aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve
birer bilgin olmaları lazımdır. Bunu sağlayan okuldur.
Ancak bu şekilde her türlü teşebbüsün mantıklı
sonuçlara ulaşması mümkün olur.
Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, 1923
TEV, Türk Gençli¤i’nin gelece¤i için
41 y›ld›r inançla çal›fl›yor.
Baflar›lar›m›z
Yurt içinde 158.780 burs
Yurt dıflında 1.144 burs
22 E¤itim Tesisi
12.951 Üstün Bafları Ödülü
92 Üstün Bafları Bursu
Sayg›de¤er TEV’liler,
Y›llar rüzgâr gibi geçiyor. 41 y›l› geride b›rakt›k. 42. y›l› neredeyse yar›lad›k. 2008
y›l›na TEV Dergisinin Ocak say›s›nda üç yeni uygulaman›n bafllat›ld›¤›n› ve bunlar
için daha çok kaynak ayr›lmas›n›n hedeflendi¤ini sizlere duyurmufltuk.
TEV olarak temel amac›m›z mevcut ve gelecekteki tüm uygulamalar›m›z ile
Atatürk ‹lke ve ‹nk›lâplar›na sahip ç›karak, gençlerimizin ça¤dafl e¤itim görmelerine olanaklar yaratmakt›r.
Ö¤retmene Proje Yapt›rma E¤itimi Projesi (ÖPYEP) ile Dünya çap›nda bir baflar› kazand›k. Projeler yar›flt› ve Milli E¤itim Bakan› Say›n Doç. Dr. Hüseyin Çelik'in
de kat›l›m› ile Ankara'da düzenlenen törende 12 Proje ödüllendirildi.
TEV ça¤dafll›k yolunda tekrar bir ilke imza at›yor ve MSGSÜ Devlet Konservatuar› ile beraber ülkemizde düzenlenen ilk uluslararas› keman yar›flmas›n› gerçeklefltiriyor. 20 - 28 Ekim 2008 tarihlerinde yap›lacak yar›flman›n final gecesinde
‹BB Cemal Reflit Rey Salonunda ilk üç dereceyi alan yar›flmac›lar orkestra eflli¤inde dinlenecek ve ödülleri verilecek. Bu yar›flma üç y›lda bir aralar›nda TEV
Bursiyerlerinin de oldu¤u uluslararas› keman sanatç›lar› yetifltiren, MSGSÜ Devlet Konservatuar› Müdürlü¤ünü yapm›fl olan merhum Prof. Nuri ‹yicil an›s›na düzenlenecek. Ana sponsoru Türkiye Petrol Rafinerileri A.fi. (Tüprafl) olan yar›flman›n di¤er sponsorlar› ise Henkel Afi, Canan Pak ‹mregün, Coca Cola, Türk Hava
Yollar› (THY), CRR (Cemal Reflit Rey Konser Salonu) ve ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi olmufltur.
Di¤er taraftan K›z Ö¤renci Yurdu çal›flmalar›m›z da h›zla devam etmektedir.
Ankara Çankaya ‹lçe Belediye Meclisi TEV'e Ö¤renci Yurdu yapmak kayd›yla
emlak tahsis etmek üzere Belediye Baflkan›na yetki vermifltir. TEV'e gösterilen
mevcut bir bina üzerinde inceleme çal›flmalar›m›z sürmektedir. Ayn› flekilde ‹zmir, Narl›dere ‹lçe Belediye Baflkanl›¤› da iki adet bofl arsay› TEV'e göstermifltir.
Her iki Belediye nezdinde çal›flmalar›m›z sürmektedir.
Yürütülen çal›flmalar ile TEV'e yeni kurumsal ve bireysel ba¤›fllar ve vasiyetler
sa¤lanmaktad›r. Deva Holding A.fi. ile burs sözleflmesi imzalanm›flt›r.
Mütevelli Heyetimizin, Yönetim Kurulumuzun, Ba¤›flç›lar›m›z›n, Gönüllü Destekçilerimizin ve Bursiyerlerimizin öneri ve desteklerini görmekten, duymaktan
daima mutlu oldu¤umuzun bilinmesini isteriz. Çünkü her birimiz TEV Ailesinin bireyleriyiz. TEV'i daima ça¤dafl vak›fç›l›¤›n örne¤i ve önderi olarak yüceltmek görevimizdir. Bu görev kurucular›m›z›n vasiyetidir.
Sayg›lar›m›zla,
Turgut Bozkurt
Genel Müdür
8
içindekiler
TEV - Axa Oyak iflbirli¤iyle
yepyeni bir kütüphane
“Axa Oyak Kalplerde” projesi kapsam›nda yap›lan kütüpaneyle
yepyeni kitaplara kavuflan TEV-Zahide Zehra Garring Akyaz›
‹lkö¤retim Okulu ö¤rencilerinin mutlulu¤u, aç›l›fl günü
yüzlerinden okunuyordu.
<<<<<<<<<<<<
10
18
New York’taki New School University Actors Studio Drama
School’un Tiyatro Yönetmenli¤i s›nav›n› kazand›ktan sonra
TEV’den ald›¤› bursla önemli bir e¤itim f›rsat›n›
de¤erlendiren Merve Taflkan, bugün yönetti¤i oyunlarla
ülkemizi uluslararas› alanda baflar›yla tan›t›yor.
<<<<<<<<<<<<
TEV, Genç Bak›fl
Program›na
konuk olarak kat›ld›
Milliyet Gazetesi Yazar› Abbas Güçlü’nün
haz›rlay›p sundu¤u, Kanal D’de
yay›nlanan “Genç Bak›fl” program›nda
TEV’i dünden bugüne tafl›yan idari
kadrosu, ba¤›flç›lar›, eski ve yeni
bursiyerleri, yurt d›fl› burslar konusunda
vak›fla iflbirli¤i yapan uluslararas›
kurumlar›n temsilcileri bir araya geldi.
>>>>>>>
Türk E¤itim Vakf›
Kayseri fiubesi aç›ld›
28
TEV Adana bursiyerlerinin
Nemrut gezisi
Türk Milli E¤itimi’ne verdi¤i destekle
önemli projelere imza atan Türk E¤itim
Vakf›’n›n Kayseri fiubesi, May›s ay›nda
hizmete aç›ld›. Türkiye genelinde etkin bir
e¤itim a¤› gelifltirmek için çal›flmalar›na
devam eden TEV’in, Kayseri flubesiyle
hizmet verdi¤i il say›s› 14’e ulaflt›.
TEV dergi
Eylül 2008
22
TEV’den sanat destek
Okullar›m›z tatile girmifl, dolu dolu geçen bir y›l› daha
tamamlam›flt›k. TEV Adana fiubesi’nin bizler için düzenledi¤i
Güneydo¤u Anadolu ve Nemrut gezisi flimdi alabilece¤imiz
en güzel haberdi do¤rusu. S›nav kayg›lar›n›, uykusuz geçen
geceleri unutuverdik.
<<<<<<<<<<<<
<<<<<<<<<<<<
38
<<<<<<<<<<<<
Sanat, insan›n dünyay› alg›lama biçimidir
Müzik zevki ve baflar›l› kitap seçiminin entelektüel birikim ve kiflisel geliflimde belirleyici bir
rol oynad›¤›na dikkati çeken Türkiye’nin en yetkin edebiyat elefltirmenlerinden Do¤an H›zlan,
e¤itimde sanat›n rolünü TEV dergisi okuyucular› için anlatt›.
<<<<<<<<<<<<
50
Her fley, insan için...
Sa¤l›k alan›nda üstlendi¤i misyonu uzman
kadrosu ve do¤ru iletiflim çal›flmalar›yla
bugüne kadar baflar›yla sürdüren Bizim
Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n Kurucu
Baflkan› Gündüz Gediko¤lu, sa¤l›k ve
e¤itim alan›ndaki iyilefltirmelerin insana
verilen de¤erin en somut göstergesi
oldu¤unu belirtiyor.
Cumhuriyet’in
Eserleri Köy
Enstitüleri
‹lk kez 1936’da geçici olarak
aç›lan e¤itmen kurslar›yla k›sa
süreli bir e¤itimle köy
e¤itmenleri yetifltirilmesine
baflland›. Bu deneyimin olumlu
sonuçlar› görülünce 1937’de
yaln›z köy çocuklar›n›n al›nd›¤›
ve köye yönelik bir ö¤retim
program› uygulayarak köy
ö¤retmen okullar›n›n aç›lmas›
kararlaflt›r›ld›.
<<<<<<<<<<<
Eylül 2008 Say›: 4
32
dergi
Türkiye’nin E¤itim Vakf›
TÜRK E⁄‹T‹M VAKFI
1967
‹mtiyaz Sahibi
Türk E¤itim Vakf› ‹nanç Türkefl Özel Lisesi ‹ktisadi
‹flletmesi ad›na
Ömer M. Koç
Mualim Köy Mevkii P.K.125 41490 Gebze-Kocaeli
Sorumlu Müdür
Dilek Baran T›rnakl›
Büyükdere Cd. Kocabafl ‹flhan› No: 111
Kat: 7-8 34349 / Gayrettepe / ‹stanbul
Yay›n Kurulu
Ali ‹hsan Yalç›n, Turgut Bozkurt, Bahattin Öztuncay,
Güsel Bilal, Dilek Baran T›rnakl›,
Günseli Özen Ocako¤lu, Nilgün Eryeflil
Dan›flma Kurulu
Davut Ökütçü, Ali ‹hsan Yalç›n, Abbas Güçlü,
Prof. Dr. M. fiükrü Tekbafl, Av. Muktedir ‹lhan,
Bahattin Öztuncay
Yaz› ‹flleri
Nilgün Eryeflil, fiengül Küpücü (TEV), Tu¤ba Y›ld›r›m,
Onur Evrensel
Görsel Tasar›m
P›nar Gazanfer, Müjgân Ero¤lu
Reklam
Yeliz Dönmez
Bask› ve Cilt
Tor Ofset San. Tic. Ltd. fiti.
‹mam Çeflme Cad. No: 26/2 Ayaza¤a fiiflli-‹stanbul
Tel: 0 212 332 08 38 (pbx) Faks: 0 212 332 08 39
E-posta: [email protected]
Yay›n Türü
Yayg›n Süreli Yay›n
Yap›m:
Rota Yay›n Yap›m Tan›t›m Tic. Ltd. fiti.
Prof. N. Mahzar Ökten Sok. No:1
Rota Binas› 34360 fiiflli-‹stanbul
Tel: 0 212 224 01 44 Faks: 0 212 233 72 43
www.rotaline.com
Bask› Tarihi
Eylül 2008
Yönetim Yeri
Türk E¤itim Vakf› (TEV)
Büyükdere Cad. Kocabafl ‹fl Han› No:111 K:7-8
34349 Gayrettepe ‹stanbul
Tel: 0212 318 68 00
8
TEV’den haberler
TEV - Axa Oyak iflbirli¤iyle yepyeni bir kütüphane
“Axa Oyak Kalplerde” projesi kapsam›nda yap›lan
kütüpaneyle yepyeni kitaplara kavuflan TEV-Zahide Zehra
Garring-Akyaz› ‹lkö¤retim Okulu ö¤rencilerinin mutlulu¤u,
aç›l›fl günü yüzlerinden okunuyordu.
Yetiflmekte olan nesillerin e¤itimine “Axa Oyak Kalplerde” isimli kurumsal sosyal sorumluluk projesiyle destek veren Axa Oyak Sigorta A.fi, TEV ile bir araya gelerek baflar›l› bir çal›flmaya imza att›. TEV ile gerçeklefltirilen iflbirli¤iyle örnek bir
yaklafl›m sergileyen Axa Oyak A.fi, toplumsal bilinç yaratmak ve e¤itime destek olmak üzere iki farkl› misyon üstlendi.
TEV-Zahide Zehra Garring Akyaz› ‹lkö¤retim Okulu bünyesinde bir kütüphane
yapt›ran Axa Oyak Sigorta A.fi. buna ek olarak 1. derecede deprem bölgesinde yaflayan ö¤rencileri bilinçlendirmeye yönelik bir yay›n haz›rlad›. “Axa Oyak Kalplerde” projesi kapsam›nda yap›m›na bafllanan TEV Zahide Zehra Garring Akyaz› ‹lkö¤retim Okulu kütüphanesinin, kitaplar› ba¤›fl yoluyla temin edildi. Hikaye, roman,
e¤itim alan›nda ö¤rencilere yararl› olabilecek nitelikteki kitaplar›n bir listesini alan
Axa Oyak Sigorta ve TEV, zengin bir kütüphane için gereken detaylar›n tümünü baflar›yla tamamlad›.TEV-Zahide Zehra Garring Akyaz› ‹lkö¤retim Okulu kütüphanesi 7 Haziran 2008 tarihinde yap›lan törenle ö¤rencilerin kullan›m›na aç›ld›.
TEV dergi
Eylül 2008
TEV’den haberler
9
“1.Uluslararas› Nuri ‹yicil Keman Yar›flmas›”
için geri say›m bafllad›
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Devlet Konservatuar› iflbirli¤iyle, 20-28 Ekim 2008 tarihlerinde, Cemal Reflit Rey Konser Salonu’nda,
“1.Uluslararas› Nuri ‹yicil Keman Yar›flmas›”n› düzenlenecektir. TÜPRAfi’›n ana
sponsor oldu¤u yar›flma, 2005 y›l›nda üretkenli¤inin zirvesindeyken yaflam›n› yitiren, Türkiye’nin keman sanatç›lar›ndan solist sanatç›, MSGSÜ Devlet Konservatuar› Ö¤retim Üyesi Prof. Nuri ‹yicil’in an›s›na gerçeklefltiriliyor. Türkiye’nin ulus-
lararas› etkinlikleri aras›nda “2010 Kültür Baflkenti
‹stanbul”un da önemli yap› tafllar›ndan biri olmas›
hedeflenen ve Prof. ‹yicil’in ö¤rencileri taraf›ndan
düflünülen yar›flman›n, 2010 y›l›ndan sonra üç y›lda
bir yap›lmas› planlan›yor. Yar›flmaya TÜPRAfi’›n ana
sponsorlu¤u d›fl›nda Coca Cola, Henkel, Canan Pak
Imregün,Türk Hava Yollar› ve Cemal Reflit Rey Konser Salonu da sponsor olmufltur. Jüri Baflkanl›¤›n›
Prof. Nuri ‹yicil’in efli Prof. Çi¤dem ‹yicil’in üstlendi¤i
yar›flman›n jürisinde Prof. Liviu Casleanu, Prof. Ayla
Erduran, Prof. Gönül Gökdo¤an, Prof. Henry Foures,
Prof. Barbara Gorzynska, Prof. Suna Kan, Prof. Bohuslav Matousek, Prof. Domenico Nordio, yer al›yor.
Onur Kurulu’nda ise MSGSÜ Rektörü Prof. Rahmi
Aksungur, TEV Yönetim Kurulu Baflkan› Ömer Koç,
TEV Genel Müdür Turgut Bozkurt, Prof. Filiz Ali, Gazeteci- Yazar Do¤an H›zlan, Prof. Mesut ‹ktu ve Süha
Beziray yer al›yor. Yar›flmaya ilk y›l›nda dünyan›n
çeflitli ülkelerinden 49 genç kemanc› baflvuruda
bulundu. Bu gençlerin 33 tanesi farkl› ülkelerden 16
tanesi ise Türkiye’den yar›flmaya kat›l›yor.
“1. Uluslararas› Nuri ‹yicil Keman Yar›flmas›”n›
MSGSÜ Devlet Konservatuar› iflbirli¤i ile gerçeklefltiren TEV, bu yar›flmayla e¤itimle birlikte sanata da
destek vermenin büyük gururunu yaflamaktad›r.
TEV, ba¤›flç›lar›n›n Anneler Gününü kutlad›
TEV, ‹zmir ve Ankara flubelerinde her y›l May›s ay›n›n ikinci Pazar günü kutlanan Dünya Anneler Gününe özel iki ayr› çay partisi düzenledi. 9 May›s 2008
tarihinde Ankara Ziraat Bankas› Akay Sosyal Tesisleri’nde, 10 May›s 2008 tarihinde ise ‹zmir Narl›dere Dinlenme ve Bak›mevi’nde düzenlenen çay partileri,
duygusal anlara sahne oldu. Ankara’da gerçeklefltirilen partiye TEV Genel Müdür Yard›mc›s› Güsel Bilal’in yan› s›ra Ankara fiube Baflkan› Ömer Turna ile
çal›flanlar, mezun bursiyerler, ba¤›flç›lar, gönüllü çal›flanlar ve bursiyer ö¤renciler kat›ld›. Yaklafl›k dört saat süren çay partisinin sonunda TEV ba¤›flç›lar›, vak›f yetkililerine memnuniyetlerini dile getirdi. Bu özel gün için düzenlenen
çay partisinden büyük bir mutlulukla ayr›lan ba¤›flç›lar, annelik duygusunu ilk
defa bu kadar yo¤un biçimde hissettiklerini söylediler. ‹zmir Narl›dere Dinlenme ve Bak›m Evi’nde düzenlenen Anneler Günü çay partisi de bursiyerlerle de¤erli ba¤›flç›lar› bir araya getirdi.
10
TEV’den haberler
TEV, Genç Bak›fl program›na
konuk olarak kat›ld›
Türkiye’nin E¤itim Vakf› TEV, 30 Nisan 2008 gecesi Milliyet Gazetesi Yazar› Abbas Güçlü’nün haz›rlay›p sundu¤u, Kanal D’de yay›nlanan “Genç
Bak›fl” program›n›n konu¤u oldu.
Yaklafl›k üç saat süren canl› yay›nda TEV’i dünden bugüne tafl›yan idari kadrosu, ba¤›flç›lar›, eski ve yeni bursiyerleri, yurt d›fl› burslar konusunda
vak›fla iflbirli¤i yapan uluslararas› kurumlar›n
temsilcileri bir araya geldi. 375 TEV bursiyerinin
izleyici olarak kat›ld›¤› programda TEV’in idari
kadrosundan Yönetim Kurulu Üyesi Davut Ökütçü
ve Ali ‹hsan Yalç›n, Yönetim Kurulu Üyesi ve Burs
Komisyonu Baflkan› Prof. Mehmet fiükrü Tekbafl,
yurtiçi bursiyeri Mete Gerçek, Genel Müdür Turgut Bozkurt, Genel Müdür Yard›mc›s› Güsel Bilal,
Türk E¤itim Vakf› ‹nanç Türkefl Özel Lisesi (TEV‹TÖL) Müdürü Azmi Özkardefl, Tüprafl Genel Müdür Yard›mc›s› ve TEV eski bursiyeri Ali Bayraktar,
Akkök Grubu CEO’su TEV eski bursiyeri Mehmet
Ali Berkman, Almanya DAAD ‹stanbul Ofisi BaflTEV dergi
Eylül 2008
kan› Susanne Scheiter, Zahide-Knud ve Johs. Garring Hay›r Vakf› Baflkan›
Prof Dr. Hans Peter Jensen, Fransa Büyükelçili¤i’nden Xavier Labouze Anmara kat›ld›. TEV ba¤›flç›lar›ndan Avukat Gülten Alkan, tiyatro sanatç›s› Macide Tan›r, MSGSÜ Devlet Konservatuvar Müdürü Profesör Mesut ‹ktu ve
emekli bankac› ve flair kimli¤iyle sayg› duyulan bir isim olan Nam›k Dener de
programda haz›r bulundu. Aç›l›fl konuflmas›nda, sa¤lad›¤› e¤itim olanaklar›yla TEV’i görünmez bir kahraman olarak nitelendiren gazeteci Abbas Güçlü, Vehbi Koç’a teflekkür ederek programa bafllad›.
Zaman zaman duygulu anlara sahne olan Genç Bak›fl program›nda Zeki
Müren Safiye Ayla Ses Yar›flmas›n›n birincisi ‹lter Burak Kalay ile yar›flman›n
üçüncüsü olan Mine Geçili de Zeki Müren’den bir parça seslendirdi.
Program›n sonlar›na do¤ru yönetim ad›na söz alan Turgut Bozkurt, hedef
birli¤inin önemine de¤indi. Abbas Güçlü’ye TEV’e katk›lar›ndan ötürü bir plaket ile teflekkürlerini sunan Bozkurt, sözü Güsel Bilal’e b›rakt›.
TEV ailesinin üyeleri olan ba¤›flç›lar›, ortaklar› ve bursiyerlerini çok sevdiklerini dile getiren Bilal, ülke için herkesin elinden geleni yapmas› gerekti¤ine de¤indi. Ülkemizin yar›nlar› için çok çal›flmak gerekti¤ine de dikkati çeken Güsel Bilal’in “ TEV’ in kap›s› e¤itime destek olan ve e¤itimi için destek
arayan herkese aç›k” sözleri stüdyoda büyük bir alk›fl toplad›.
TEV’den haberler
11
nu Baflkan› Prof. Dr. Mehmet fiükrü Tekbafl ise
TEV’in insana yat›r›m yapan bir vak›f olarak fark yaratt›¤›n› söyledi.
TEV, Bursiyerlerinin Vakf›
TEV’in misyon ve vizyonunun anlatan tan›t›m filmiyle bafllayan program›n ilk
bölümünde söz alan TEV Genel Müdür Yard›mc›s› Güsel Bilal, temelleri Vehbi
Koç taraf›ndan at›lan vakf›n geliflimini ve amaçlar›n› izleyicilere flu sözlerle anlatt›: “ Türkiye’de e¤itime gönül veren insanlar, ülkedeki maddi deste¤e ihtiyac›
olan baflar›l› çocuklar›n e¤itim görmesini istiyorlard›. Bu amaçla TEV, 1967’de
merhum Vehbi Koç’un da büyük emekleriyle kuruldu. Hepimiz onun izinden gidiyoruz. Vehbi Bey’in, ‘Öyle bir vak›f kuraca¤›z ki yar›n, kurdu¤umuz bu vak›ftan
burs alan çocuklar, vakf›n yönetiminde yer alacaklar’ sözleri hala kulaklar›mda.
Kendisinin bugünleri görmesini çok isterdim. Çünkü bugün 55 kiflilik Mütevelli
Heyeti 16 kifli, 7 kiflilik yönetim kurulundan 5 kifli, 3 kiflilik denetçi grubundan 2
kifli TEV bursiyeri ve TEV genel müdürü. K›sacas› TEV, bursiyerlerinin Vakf› oldu.”
TEV’in yurt d›fl› bursiyerlerinden olan ve bugün TEV Yönetim Kurulu Üyeli¤i
görevini sürdüren Davut Ökütçü ise TEV’in f›rsat eflitli¤i sa¤lamakla kalmay›p
Atatürk’ün çizgisinde nesiller yetifltirmek için de çal›flan bir vak›f oldu¤unu söyledi. Baflar›y› ödüllendiren burs mekanizmas›yla pek çok ö¤renciye e¤itim f›rsat› sunuldu¤una da de¤inen Ökütçü, TEV bursiyerlerine, yetiflmekte olan nesillere destek vermelerini ö¤ütledi. Ökütçü ayr›ca, yönetim kurulunda görev alarak
vakf›n kendisine sundu¤u olanaklar karfl›s›nda teflekkür edebildi¤i için de kendisini çok flansl› hissetti¤ini dile getirdi.
1976 senesinde TEV’den ald›¤› yurt d›fl› bursu ile yüksek lisans›n› yapan TEV
Yönetim Kurulu Üyesi Ali ‹hsan Yalç›n, TEV’in, verdi¤i burslarla ö¤renciyi desteklemesinin yan› s›ra okul ve ö¤retmenleri de güçlendiren ve bilinçlendiren çal›flmalarla e¤itime çok yönlü destek sa¤lad›¤›na dikkati çekti.
Yine 1976 senesinde, TEV yurt d›fl› bursiyeri olarak Amerika’da yüksek lisans›n› yapan ‹stanbul Üniversitesi ‹flletme Fakültesi Dekan› ve TEV Burs Komisyo-
Neden TEV?
Maddi olanaklar›n› TEV kanal›yla gençlere yönlendiren ba¤›flç›lardan Avukat Gülten Alkan, TEV’e
büyük bir güven duydu¤unu belirtti. Gülten Alkan,
Abbas Güçlü’nün “ Neden TEV?” sorusunu “ Ben bu
ülkede do¤dum, büyüdüm, yaflad›m. Bu yurdun suyunu içtim, burada soluk ald›m. Bu itibarla benim
bu ulusa, bu yurda görevim var. Bu hususta ald›klar›m› TEV arac›l›¤›yla topluma iade etmek istiyorum”
sözleriyle cevaplad›. Zeki bir çocu¤un maddi imkâns›zl›klar nedeniyle okuyamamas›n›n son derece
üzücü oldu¤unu belirten Alkan, Genç Bak›fl program› arac›l›¤›yla imkân› olan herkesi gençlerin e¤itimine katk›da bulunmak için TEV’e destek olmaya
davet etti.
Birikimlerini gençlerin e¤itimi için de¤erlendiren
bir di¤er TEV ba¤›flç›s› emekli bankac› ve flair Nam›k Dener ise ‹fl Bankas› Teftifl Kurulu ve ‹zmir ‹stanbul ‹stihbarat Müdürlükleri’nde görev ald›¤› dönemde TEV’i yak›ndan tan›ma f›rsat›n› yakalad›¤›n›
belirtti. TEV’in ülkeye yaln›zca ekonomik de¤il kültürel aç›dan da büyük katk›lar sa¤lad›¤›n› söyleyen
Dener, vakf›n objektif k›staslarla seçimlerini yapt›¤›n›, bunun da büyük bir fark yaratt›¤›n› sözlerine
ekledi.
Yaklafl›k on bir y›ldan bu yana TEV ba¤›flç›s› olan
de¤erli tiyatro sanatç›s› Macide Tan›r, TEV’in Atatürk ilke ve ink›lâplar›na ba¤l› bir vak›f olmas› nedeniyle büyük bir de¤er tafl›d›¤›n› söyledi. TEV’in yurt
d›fl› bursiyerlerinin baflar›s›n› anlatan bir haberi
okuduktan sonra kendisinin de bu konuda bir katk›
sa¤lamas› gerekti¤ini düflünerek TEV’ le iletiflime
geçti¤ini belirten Macide Tan›r, TEV ba¤›flç›s› olmaktan gurur duydu¤unu dile getirdi.
Alarm Zilini En H›zl› Çalan Vak›f: TEV
Program› stüdyodan izleyen TEV bursiyerleri de
zaman zaman söz alarak TEV’in bilinmeyen yönlerini Türkiye’ye tan›tt›lar.
2002 y›l›nda henüz lise ö¤rencisiyken Afyon’da yaflanan deprem sonras› TEV’den büyük destek gördü¤ünü belirten TEV bursiyeri ‹smail Tabanl› program›n
ilerleyen dakikalar›nda söz alarak, TEV’in afet dönemlerinde gösterdi¤i duyarl›l›¤a dikkati çekti.
12
TEV’den haberler
Bu noktada TEV’in afet bölgelerindeki çal›flmalar› hakk›nda genel bir bilgi veren Genel Müdür Turgut Bozkurt, ola¤anüstü durumlarda TEV’in çok baflar›l› biçimde organize oldu¤unu dile getirdi. TEV’in
alarm zilini h›zla çalabilmesini, birlikte yol ald›klar›
güçlü ve profesyonel kadroya ba¤layan Bozkurt,
TEV yönetmeli¤inde bu tarz durumlara istinaden
konulmufl maddelerin oldu¤unu söyledi.
Bursiyer olarak kat›ld›¤› TEV ailesiyle 36 y›ldan bu
yana ba¤lar›n› hiç kopartmad›¤›n› da belirten Turgut
Bozkurt, 30 y›l süren profesyonel yaflam›n›n ard›ndan bafllad›¤› vak›f bünyesindeki idari görevini, çal›flma yaflam›n›n en mutlu y›llar› olarak nitelendirdi.
Yurt D›fl›nda TEV ‹maj›
TEV’in yurt d›fl› burslar›nda ifl birli¤i içinde oldu¤u
ülkelerin temsilcileri de Genç Bak›fl program›n›n
konu¤u oldu. Fransa Büyükelçili¤i’nden Xavier Labouze Anmara, e¤itim imkan› olmayan birçok ö¤renciye f›rsat yaratan TEV ile yaklafl›k 5 y›ld›r iflbirli¤i içinde bulunduklar›n› belirtti. Temel bilimler, sosyal bilimler ve sanat alan›nda olmak üzere yaklafl›k
30 bursa destek verdiklerini belirten Labouze Anmara, birçok seçim jürisine kat›lma imkan› elde etti¤ini de söyledi. TEV bursiyerlerinin çok baflar›l› oldu¤una da dikkati çeken Labouze Anmara, seçim
aflamas›nda çok zor karar verdiklerini söyledi.
Zahide-Knud ve Johs. Garring Hay›r Vakf› Baflkan› Prof. Dr. Hans Peter Jensen ise y›llard›r TEV ile
iflbirli¤i içinde olmaktan çok mutlu olduklar›n› söyledi. Zahide-Knud ve Johs. Garring Hay›r Vakf› kurucular›n›n 1950 y›l›ndan bu yana Türkiye ve Danimarka iflbirli¤i için talepte bulunduklar›n› belirten
Prof. Dr. Jensen uluslararas› e¤itimler için katk›
sa¤lamaya çal›flt›klar›n› ifade etti.
Almanya Akademik De¤iflim Servisi (DAAD) ‹stanbul Ofisi Baflkan› Susanne Scheiter ise TEV bursu
arac›l›¤›yla Almanya’ya giden ö¤rencilerin mükemmele yak›n olduklar›n› belirtti. Scheiter ayr›ca, son
12 y›ldan bu yana yaklafl›k 250 ö¤rencinin kat›l›m›yla ilgili olarak faaliyette bulunduklar›n›n da önemle
alt›n› çizdi.
TEV, Kültür Sanat Dostu Bir Vak›f
Genç Bak›fl Program›’nda TEV’in sanata ve sanatç›ya verdi¤i de¤ere de de¤inen Abbas Güçlü, TEV
ba¤›flç›lar›ndan olan Türk Sanat Müzi¤inin iki de-
TEV dergi
Eylül 2008
¤erli sesi, Safiye Ayla ve Zeki Müren’i de and›.
Kültür ve sanatsal faaliyetleri e¤itimin ayr›lmaz bir parças› olarak gören ve bu
noktada önemli projelere imza atan TEV’in, ülkemize katk›lar›n› ise Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuar› Müdürü Profesör Mesut ‹ktu anlatt›.
Prof. ‹ktu, TEV ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi iflbirli¤iyle 20-28 Ekim tarihleri aras›ndan düzenlenecek olan “1. Uluslararas› Nuri
‹yicil Keman Yar›flmas›”n› Türkiye’yi yurt d›fl›na tan›tacak önemli bir ad›m olarak nitelendirdi. Prof. ‹ktu, TEV’i Atatürk’ün müzik devrimlerinin bekçileri olarak nitelendirerek bu noktada eme¤i geçen herkese teflekkür etti.
“I. Uluslararas› Nuri ‹yicil Keman Yar›flmas›”n›n ana sponsoru olan Tüprafl’›n
Genel Müdür Yard›mc›s› Y›lmaz Bayraktar da bu yar›flmaya destek vermekten
gurur duyduklar›n› belirtti. Kendisinin de ö¤rencilik y›llar›nda TEV deste¤i ald›¤›n› söyleyen Bayraktar, insana ve e¤itime de¤er veren nitelikli projelerde yer
almaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi.
TEV’in sanat›n tüm dallar›na verdi¤i önemi farkl› bir örnekle anlatan TEV bursiyeri ‹smail Okligil ise Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tasar›m bölümünü dereceyle bitirdikten sonra TEV’in bursuyla e¤itimine devam
edebildi¤ini söyledi.
TEV‹TÖL, Türkiye’nin Yüz Ak›
TEV ailesini bilinmeyen yönleriyle Türkiye’ye tan›tan Genç Bak›fl program›n›n konuklar› aras›nda TEV‹TÖL Müdürü Azmi Özkardefl ve ö¤rencileri de yer
ald›. Abbas Güçlü, TEV‹TÖL ö¤rencilerini “Türkiye’nin gelece¤inde söz sahibi
olacak gençler” cümlesiyle tan›tt›.
Yay›nda TEV‹TÖL’ü ö¤rencilerden dinleyen Abbas Güçlü, okul müdürü Azmi Özkardefl’e ekran bafl›ndaki izleyicileri de okulla ilgili bilgilendirecek sorular yöneltti. TEV’i ilke ve ideallerin kurumu olarak nitelendiren Özkardefl,
TEV‹TÖL’de ö¤rencilerin yeteneklerini keflfetmeye yönelik bir program uygulad›klar›n› söyledi.
Türkiye, TEV’i Bursiyerlerinden Dinledi
Akkök Grubu CEO’su olan Mehmet Ali Berkman 38 y›l önce TEV’den ald›¤›
yurt d›fl› bursuyla hayallerini gerçeklefltirdi¤ini belirtti. TEV’li olman›n kendisine, Vehbi Koç gibi ifl dünyas›na yön veren bir duayenle çal›flma f›rsat›n› da verdi¤ini söyleyen Berkman, TEV’li gençleri Türkiye’nin ayd›nl›k yüzleri olarak nitelendirdi. TEV’in kamil insanlar yetifltirdi¤ine dikkati çeken Berkman, yetiflmifl
nitelikli insan kayna¤›n›n çok önemli bir de¤er oldu¤unu sözlerine ekledi.
TEV bursu alarak yüksek lisans›n› 2008 y›l›nda ‹ngiltere’deki London School
of Economics’de yapma f›rsat› yakalayan Nuri Erflahin ise TEV’in bat› ile entegrasyonda çok önemli bir görev üstlendi¤ini söyledi. Erflahin ayr›ca, TEV’in Atatürk’ün kültürel kalk›nmaya verdi¤i de¤eri sürdüren bir kurum olarak çok heyecan verici çal›flmalar gerçeklefltirdi¤ini ve bunun ülke ad›na gurur verici oldu¤unu belirtti. Abbas Güçlü, kapan›fl konuflmas›nda stüdyodaki TEV bursiyerlerinden, Genç Bak›fl program›n› önümüzdeki y›l Olimpiyat Stad›nda gerçeklefltirmek üzere söz alarak TEV ailesini Genç Bak›fl program›nda a¤›rlaman›n büyük bir mutluluk oldu¤unu belirtti.
TEV’den haberler
13
‹zmir fiubemizde bahar yeme¤i
TEV ‹zmir fiubesi’nin 22 May›s 2008 tarihinde Balçova termal tesislerinde düzenledi¤i bahar yeme¤i, 7. Cumhurbaflkan› Say›n Kenan Evren, ‹zmir Valisi Cahit
K›raç, Genel Müdürümüz Turgut Bozkurt, TEV ‹zmir fib. Bflk. Em. Vali Hüseyin
Ö¤ütçen, ‹zmir Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkan, Gönüllü Kad›nlar Grubu, ‹lçe
Belediye Baflkanlar›, Üniversite ve Sivil Toplum Kurulufllar› temsilcileri, ba¤›fllar›m›z›n ve bursiyer ö¤rencilerimizin kat›l›m›yla gerçekleflti.
Türk E¤itim Vakf›’n›n tan›t›m program›n›n gösterimiyle bafllayan programda
TEV Genel Müdürü Turgut Bozkurt, Türk E¤itim Vakf›’n›n 41 y›lda e¤itime yapt›¤›
katk›y› ve toplumda sa¤lad›¤› güvenin sebeplerini ayr›nt›s›yla anlatt›. Ba¤›flç›lara
teflekkürlerini sunan Turgut Bozkurt, Gönüllü Kad›nlar Grubunu ve bursiyer ö¤rencileri de gösterdikleri kat›l›m ve y›l boyunca sürdürdükleri çabalar›ndan dolay› tebrik etti. TEV ‹zmir fiube Baflkan› Hüseyin
Ö¤ütçen ise ‹zmir fiubesi’nin bugün geldi¤i
noktan›n mutluluk verici düzeyde oldu¤unu belirterek flunlar› söyledi: “Bugüne kadar gelinen nokta ortak bir çaban›n ürünüdür. Baflar›m›zda Türk E¤itim Vakf› ilkelerinin toplumda kabul görmesinin pay› asla
yads›namaz” dedi. 7’inci Cumhurbaflkan›
Kenan Evren de yapt›¤› konuflmada vak›flar›n önemine de¤inerek bunlar›n içinde
Türk E¤itim Vakf›’n›n çok ayr› bir yeri oldu¤unu hatta
kendi Vakf›n› da Türk E¤itim Vakf›’na b›rakmay›
amaçlad›¤›n› söyledi. Yo¤un ilgi gösterilen bahar yeme¤inde Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuar›’nda e¤itimlerini sürdüren bursiyer ö¤rencilerimizin verdikleri konser, organizasyona ayr› bir
renk katt›. Türk E¤itim Vakf›’na gönül verenlerin büyük gurur duydu¤u yemek sonras› ortak temenni nice yafl günlerinde birlikte olmakt›.
Türk E¤itim Vakf›’na ba¤›fl
Trabzon Ticaret ve Sanayi Odas› (TTSO) Yönetim Kurulu Türk E¤itim Vakf›'na
ba¤›flta bulundu. Vak›f Trabzon fiube Baflkan› Hasan Melek TTSO'nun yapt›¤› ba¤›fl›n Vak›f amaçlar› do¤rultusunda gençlerin e¤itimine aktar›ld›¤›n› bildirdi.
Türk E¤itim Vakf› (TEV)'in 40 y›ldan beri hizmet verdi¤ini an›msatan Hasan Melek, Trabzonlular› vakfa ba¤›flta bulunmaya davet etti. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odas› (TTSO) Yönetim Kurulu Baflkan› M. fiadan Eren'i ziyaret eden Vak›f Genel Müdürü Turgut Bozkurt Trabzon'a yönelik yat›r›mlarda bulunacaklar› sözünü verdi. Türk E¤itim Vakf› (TEV)'e ba¤›flta bulunmak isteyen yard›mseverlerin
afla¤›daki iletiflim bilgileri ile kendilerine ulaflabilece¤ini belirten Vak›f Trabzon
fiube Baflkan› Hasan Melek, ba¤›fllar›n bugüne kadar binlerce gencin e¤itimlerini tamamlamalar›na olanak verdi¤ini söyledi. TEV'in kamu yarar›na ait bir kurum oldu¤undan yap›lacak ba¤›fllar karfl›l›¤›nda al›nacak ba¤›fl makbuzlar›n›n ifl
yerlerinde gider olarak kullanabilece¤ini an›msatan Hasan Melek ba¤›fl yapmay› arzu edenler için TEV Trabzon fiube Baflkanl›¤›'na 0462 326 78 84 no'lu telefondan ulaflabileceklerini iletti.
14
TEV’den haberler
TEV, 2008 yurt d›fl› yüksek lisans ve
üst ihtisas bursiyerlerini tan›tt›
Bu y›l yurt d›fl›na gidecek bursiyerlerin da¤›l›m› flöyle:
• TEV Kaynaklar›ndan ABD’ye 1, ‹ngiltere’ye 2
• TEV-British Chevening müflterek burslar›ndan
‹ngiltere’ye 6,
• TEV-DAAD müflterek burslar›ndan Almanya’ya 29,
• TEV-Fransa Büyükelçili¤i müflterek burslar›ndan
Fransa’ya 7,
• TEV-Dr. Orhan Birman burs fonundan A.B.D.’ye 3,
Kanada’ya 1 uzman t›p doktoru olmak üzere, toplam
49 genç yurt d›fl›na gönderilecektir.
Atatürk ilkelerine ba¤l›, baflar›l› gençleri bilinçli gönüllülerinin destekleriyle Türkiye’ye kazand›ran Türk
E¤itim Vakf› (TEV), 49 baflar›l› genci, yüksek lisans e¤itimi için yurt d›fl›na gönderiyor. TEV, bu y›lki yurt d›fl› bursiyerlerini, 26 Haziran 2008 Perflembe günü Divan Kuruçeflme’de düzenlenen bir bas›n toplant›s›yla ilan etti.
Toplant›ya TEV Yönetim Kurulu Baflkan› Ömer M. Koç,
TEV Yönetim Kurulu Üyeleri, TEV Yöneticileri, Ba¤›flç›lar
ve eski TEV bursiyerleri kat›ld›lar. Toplant›da birbirinden
parlak 49 TEV bursiyeri, yurt d›fl›n›n gözde üniversitelerinde e¤itimlerine devam edecek olman›n gururunu yaflatt›.
Bugüne kadar 1.144 gence yurt d›fl›nda e¤itim bursu
sa¤layan TEV, yurt d›fl› bursiyerlerini bas›na ve kamuoyuna tan›tt›. Halen ABD, ‹ngiltere, Almanya ve Fransa’daki çeflitli üniversitelerde üstün baflar›yla e¤itimlerini sürdüren 78 TEV bursiyerine, 2008- 2009 Ö¤retim Y›l›nda, yüksek lisans ö¤rencisi 49 bursiyer daha kat›ld›.
Toplant›da söz alan TEV Yönetim Kurulu Baflkan›
Ömer M. Koç konuflmas›nda; “E¤itimin toplum için ne
kadar önemli oldu¤unu vurgulamak istiyorum. Yayg›n ve
kaliteli e¤itim gören toplumlar›n demokrasi ve kalk›nma
yolunda daha kal›c› ve istikrarl› yol ald›klar› tart›fl›lmaz
biçimde kabul görmektedir. Yurt d›fl›na gidecek de¤erli
gençlerimize tavsiyem ö¤reniminizi baflar›yla tamamlay›n›z, ülkemizi en iyi flekilde temsil ediniz, döndükten
sonra da toplumdan ald›¤›n›z bu deste¤i, topluma aktarmay› görev bilerek ülkemizin kalk›nmas›na yard›mc›
olunuz.” dedi.
TEV dergi
Eylül 2008
•
•
•
•
BURS‹YERLER‹M‹Z‹N TERC‹H ETT‹⁄‹ ÜN‹VERS‹TELER
A.B.D.
Harvard University
Wharton School of The University of Pennsylvania
MIT (Massachusets Institute of Technology)
Carnegie Mellon University
‹NG‹LTERE
• London School of Economics and Political Sciences
• Oxford University
• WARWICK
ALMANYA
• RWTH Aachen
• Teknische Universitat Hamburg-Harburg
• Technische Universitat Munchen
• Humboldt Universitat Zu Berlin
• Heidelberg Universitat
FRANSA
• Strasbourgh Robert Schuman University
• Universite Paris 1 Pantheon Sorbonne
• Universite Bordeaux III
• Telecom Paris Tech
TIP – A.B.D. ve KANADA
• Universty of Pittsburgh, School of Medicine
• Boston University, School of Medicine
• Rainbow Babies and Childrens Hospital - University Hospital
Case Medical Center
• Toronto Western Hospital
TEV’den haberler
15
TEV yurt d›fl› burslar›
2004 y›l›ndan itibaren Fransa’da yüksek lisans
burslar› verilmektedir. Burslar Mühendislik,
Ekonomi, ‹flletme, Sosyal ve Müzik alanlar›n›
kapsamaktad›r. Bu güne kadar 44 genç burstan
yararlanm›flt›r. 2008-2009 ö¤retim y›l›nda ise 7
genç burstan yararlanacakt›r. 4 Bursiyerin tüm
giderleri Fransa Büyükelçili¤i taraf›ndan di¤er 3
gencin giderleri %50’fler olarak karfl›lanacakt›r.
Türk E¤itim Vakf›, 1969 y›l›ndan bu yana yurt d›fl›nda yüksek lisans e¤itimi için
burslar vermektedir. Bugüne kadar 1.144 gence yurt d›fl›nda e¤itim bursu sa¤lanm›flt›r. TEV yurt d›fl› burslar›n›n ilan› her y›l Eylül-Ekim aylar›nda yüksek tirajl› gazetelerde ve www.tev.org.tr web adresimizde yay›nlanmaktad›r. Ayr›ca ilgili
fakültelere de duyurular fleklinde gönderilmektedir. Halen ABD, ‹ngiltere, Almanya ve Fransa’daki çeflitli üniversitelerde üstün baflar›yla e¤itimlerini sürdüren 78 TEV bursiyerine, 2008- 2009 Ö¤retim Y›l›nda, yüksek lisans ö¤rencisi 49
bursiyer daha kat›lacakt›r.
TEV-THE BRITISH CHEVENING ‹ngiltere Burslar›
Türk E¤itim Vakf›, 1990 y›l›ndan bu yana British Chevening ile ‹ngiltere’de master ö¤renimi için müflterek burs vermektedir. Bursiyerlerin okul ücretleri British
Chevening, yaflam giderleri ise TEV taraf›ndan karfl›lanmaktad›r. Bugüne kadar
263 baflar›l› Türk genci burstan faydalanm›flt›r. Burslar Mühendislik, Ekonomi ve
Sosyal alanlar› kapsamaktad›r. 2008–2009 ö¤retim y›l›nda 6 genç burstan yararlanacakt›r.
TEV-DAAD Almanya Burslar›
Türk E¤itim Vakf›, 1998 y›l›ndan itibaren Alman Akademik De¤iflim Servisi (DAAD) ile birlikte Almanya’da Mühendislik, Teknik, Ekonomi, ‹flletme ve Sosyal
alanlarda müflterek burs vermektedir. Bursiyerlerin giderlerinin %50’si DAAD,
%50’si ise TEV taraf›ndan karfl›lanmaktad›r. Bugüne kadar 235 baflar›l› Türk genci burstan yararlanm›flt›r. 2008–2009 ö¤retim y›l›nda da 29 genç burstan yararlanacakt›r.
TEV-Fransa Büyükelçili¤i Fransa Burslar›
Türk E¤itim Vakf› ile Fransa Büyükelçili¤i aras›nda yap›lan anlaflma gere¤i
TEV-GARRING Vakf› Danimarka Burslar›
Danimarkal› Karl Johannes Garring ve Türk efli
Zahide Zehra Garring’in vasiyeti do¤rultusunda
Danimarka’da kurulan Garring Hay›r Vakf›’n›n
gelirleri TEV’e aktar›lmaktad›r. Bu fondan, 1996
y›l›ndan itibaren Danimarka Teknik Üniversitesi’nde teknik alanlarda master ö¤renimi için burs
verilmektedir. Burs verilen alanlar Bilgisayar Sistemleri, Elektrik Elektronik, Elektronik Haberleflme, Deniz ve K›y›, Petrol, Rüzgar Enerjisi Mühendisli¤i ile Bioteknoloji bölümlerini kapsar. Bu güne kadar 16 genç burstan yararlanm›flt›r.
TEV Japonya Burslar›
Türk E¤itim Vakf› ile Uluslararas› Japon Üniversitesi aras›nda yap›lan görüflmeler sonucunda
1986 y›l›ndan itibaren her y›l TEV’in önerdi¤i
gençlere bu üniversiteden karfl›l›ks›z burs temin
edilmektedir. Burs alanlar› MBA ve Uluslar aras›
‹liflkiler alanlar› ile s›n›rl›d›r. Bugüne kadar 13
genç burstan yararlanm›flt›r.
Yurt D›fl› T›p Burslar›
Dr. Orhan Birman burs fonundan; Türk t›bb›n›n
seviyesinin yükseltilmesine katk›da bulunmak
amac›yla 1996 y›l›ndan bu yana, ülkemizde ihtiyaç duyulan temel bilimler ve uygulamal› alanlarda, T›p Fakülteleri ve E¤itim Hastaneleri taraf›ndan aday gösterilen baflar›l›, uzman t›p doktorlar›na; Bat› Avrupa, ABD ve Kanada’da üst ‹htisas, doktora ve araflt›rma çal›flmalar› için burs
verilmektedir.
Bu güne kadar 49 genç t›p doktoru burstan yararlanm›flt›r. 2008 y›l›nda ise 4 genç t›p doktoru
seçilmifltir.
16
TEV’den haberler
TEV’den gelece¤in lideri olacak
52 ö¤renciye üstün baflar› bursu
Türk E¤itim Vakf›, Türkiye’de ilk defa gelece¤in
liderlerinin desteklenmesi amac›yla 2007-2008
ö¤retim y›l›nda 40’›nc› y›l› dolay›s›yla 40 ö¤renciye
Üstün Baflar› Bursu vermifltir. Bu gençler ÖSS’de
ilk 5000’e giren ve liderlik vas›flar› bulunan
ö¤renciler olup, gelecekte baflar›lar›yla adlar›ndan söz ettirecek gençlerdir. 2008-2009 ö¤retim
y›l›nda Türkiye’nin gelece¤ini flekillendirecek, liderlik vasf› tafl›yan 52 üniversite ö¤rencisine daha
Üstün Baflar› Bursu verilecek ve ülkemizin gelece¤ine yön verecek gençlerin en iyi flekilde yetiflmelerine olanak sa¤lanacakt›r. 2007-2008 ö¤retim y›l›nda (9 ay süresince) ö¤rencilerin her birine
toplam 8.000 YTL burs ödemesi yap›lm›flt›r. 20082009 ö¤retim y›l›nda yeni seçilen ö¤rencilere de
bu mebla¤ üzerinden ödeme yap›lacakt›r. Ancak
2009 Ocak ay› bafl›ndan itibaren burs miktarlar›
Yönetim Kurulunca yeniden belirlenecektir. Üstün
Baflar› Bursiyerlerinin her birine, ifl dünyas›ndaki
TEV bursiyerlerinden birer mentor (koç) atanarak, kendilerine rehberlik ve
dan›flmanl›k yapmalar› sa¤lanm›flt›r. Ayr›ca konferanslar, seminerler düzenlenerek bursiyerlerin sosyal aç›dan da desteklenmesi hedeflenmifltir. Üstün
Baflar› Bursu için 2008 Ö¤renci Seçme S›nav›’nda EA2, SAY2 ve SÖZ2 puan
türlerine göre ilk 5000’e giren ö¤rencilere afla¤›da belirtilen alanlarda burs
verilecektir:
Üstün Baflar› Bursu’na Haz›rl›k S›n›f›ndan 1’inci s›n›fa geçen ö¤renciler ile
2’inci s›n›fa geçen ö¤rencilerin de müracaat› mümkün olabilecektir. Bu ö¤rencilerin üniversiteye girdi¤i y›l ÖSS’de ilk 5000’e girmesi, haz›rl›k s›n›f›n›
baflar› ile geçmesi ve üniversite 1’inci s›n›f genel not ortalamas›n›n, 4 üzerinden not verilen üniversitelerde en az 3.50, 100 üzerinden not verilen üniversitelerde en az 87.5 olmas› gerekmektedir.
Mühendislik-Mimarl›k, Sa¤l›k Bilimleri, ‹dari Bilimler, Temel Bilimler,
Sosyal Bilimler, Hukuk ve Güzel Sanatlar alan›nda verilen üstün baflar› burslar›ndan yararlanmak için aday olmak isteyen yukar›daki flartlara sahip, kendisinde liderlik vas›flar› tafl›d›¤›na inanan adaylar›n 20 A¤ustos-12 Eylül 2008
tarihleri aras›nda TEV’in www.tev.org.tr web adresinden form doldurmas› ve
istenilen belgelerle birlikte dosyas›n› en geç 15 Eylül 2008 tarihine kadar
TEV’e ulaflt›rmas› gerekmektedir.
Kurumsal iflbirlikleri
Türk E¤itim Vakf›, ülkemizde Sivil Toplum Kurulufllar› içinde kurumsal yap›s›yla ve Vak›f sektöründe
örnek uygulamalar› ile öne ç›kmakta, gerek yurt içinde gerek yurt d›fl›nda iflbirli¤i yapt›¤› kurum ve kurulufllar nezdinde kurum kültürü ile her zaman sayg›nl›k kazanmaktad›r.
Bu do¤rultuda TEV’in kurumlar ile e¤itime destek
olmak üzere iflbirli¤i çal›flmalar› baflar›l› bir flekilde
devam etmektedir. Kurumlar, sosyal sorumluluk
projelerini gerçeklefltirmek için, bünyelerinde zaman, personel, yönetmelik vb. gerekli unsurlar› temin etmekle u¤raflmak yerine profesyonel kadrosu
ile hizmet veren TEV ile iflbirli¤i yaparak arzu ettikleri projeleri gerçeklefltirebilmektedirler. Bu projelere; burs vermek, okul, yurt yapt›rmak, e¤itime yönelik projeleri hayata geçirmek örnek verilebilir.
TEV dergi
Eylül 2008
fiah›s ve kurumlar›n yapm›fl oldu¤u ba¤›fllar yoluyla aç›lan fonlar TEV’in önemli kaynaklar›ndan birini oluflturmaktad›r. TEV’in burs yönetmeli¤i çerçevesinde
ba¤›fl› yapan flah›s ya da kurumun diledi¤i nitelikteki ö¤rencilere burslar sa¤lanmaktad›r.
Kurumsal iflbirlikleri kapsam›nda son olarak ülkemizin en büyük sanayi kuruluflu TÜPRAfi A.fi. ile 2007-2008 ö¤retim y›l›nda “TEV-TÜPRAfi A.fi. Burs Fonu”
sözleflmesi imzalanm›fl ve müflterek burslar verilmeye bafllanm›flt›r. TÜPRAfi
A.fi. ayn› zamanda Türk E¤itim Vakf› ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar
Üniversitesi Devlet Konservatuvar› taraf›ndan 20-28 Ekim 2008 tarihlerinde Türkiye’de ilk defa düzenlenecek 1. Uluslararas› Nuri ‹yicil Keman Yar›flmas›’n›n da
ana sponsoru olarak önemli bir projemize daha imza atm›flt›r.
Yine Türkiye’nin en büyük ilaç sanayi flirketlerinden DEVA Holding A.fi. ile de
kurulufllar›n›n 50. y›l› dolay›s›yla 50 adet t›p ve eczac›l›k dallar›nda ö¤renim gören
ö¤renciye burs verilmek üzere 2008 y›l›nda “TEV-DEVA HOLD‹NG A.fi. Burs Fonu” sözleflmesi imzalanm›fl ve burslar verilmeye bafllanm›flt›r.
TEV’den haberler
17
Yurt içi ihtiyaç burslar›
Türk E¤itim Vakf›, yurt içinde Atatürk ilke ve devrimlerine ba¤l›, baflar›l› ve
maddi deste¤e ihtiyac› olan ö¤rencilere teknik ve endüstri meslek lisesi, üniversite, yüksek lisans (master) ve doktora burslar› vermektedir.
Kurulufl y›l›nda TEV burslar›ndan 119 ö¤renci yararlanm›flken, bu say› günümüzde 157.636’ya ulaflm›flt›r. Sadece 2007-2008 ö¤retim y›l›nda 7500 ö¤renciye
burs verilmifltir. Bursiyerlerin 2250’si meslek lisesi, 1050’si meslek yüksekokulu, 375’i yüksekokul, 3752’si fakülte, 73’ü master ve doktora ö¤rencisidir. 20082009 ö¤retim y›l›nda ise 8000 ö¤renciye burs verilecektir.
‹htiyaç burslar›ndan yararlanmak isteyen ö¤rencilerin 1-31 Ekim tarihleri
aras›nda www.tev.org.tr web adresinden form doldurup, istenilen belgelerle
birlikte ö¤retim kurumlar›na teslim etmeleri gerekmektedir. Bursiyerleri, ö¤retim kurumlar›n›n oluflturdu¤u, TEV’den de bir temsilcinin kat›ld›¤› burs komisyonlar›, flartlar do¤rultusunda seçmektedirler.
Ö¤retim kurumlar›nca seçilenlerin yan› s›ra, her y›l, engellilere, yetifltirme
yurdunda bar›narak yüksek ö¤renim yapmaya hak kazanan ö¤rencilere ve do¤al afetlerde zarar gören ailelerin ö¤renim gören çocuklar›na da burs verilmeye devam edilmektedir.
TEV bir ö¤retim döneminde Ekim-Haziran aylar› aras›nda (9 ay) burs ödemekte, burs miktarlar›n› her y›l enflasyon ve bütçe koflullar›n› göz önünde tutarak art›rmaktad›r. 1 Ocak 2008’den itibaren Meslek Liseleri için 110.-YTL., yük-
sek ö¤retim için 260.-YTL., master için 450.-YTL. ve
doktora için 750.-YTL burs ödenmektedir.
TEV bursiyerlerini baflar›ya teflvik etmek için baflar› ödülleri de vermektedir. 1995’te yürürlü¤e giren yönetmelikle bugüne kadar 12 bin 951 bursiyer
ödül almaya hak kazanm›flt›r. Her y›l bursiyerlerin
% 18’i üstün baflar› göstererek ödül almaya hak kazanmaktad›r. 2006-2007 ö¤retim y›l› sonundaki baflar› durumlar›na göre 2007 y›l› sonunda 1385 bursiyer ödül alm›flt›r.
TEV, bursiyerlerine parasal destek vermenin yan›
s›ra onlar›n sosyal yönden de geliflmelerine katk›da
bulunmak amac›yla çeflitli faaliyetlerde bulunmaktad›r. Bu amaçla bursiyerlere; ücretsiz ‹ngilizce
kurslar› sa¤lamakta, staj yeri temin etmekte, dizi
toplant›lar yaparak rehberlik ve psikolojik dan›flmanl›k hizmeti vermekte, teknik ve moral gezileri
düzenlemekte, ücretsiz sinema-tiyatro ve fuar davetiyesi temin etmekte, a¤aç dikme kampanyalar›
organize etmektedir.
Y›l›n Sivil Toplum Kuruluflu, TEV
Haber1.com ve Memleket Haber'in düzenlemifl oldu¤u 'Y›l›n
En ‹yileri' anketi sonuçlar›na göre TÜRK E⁄‹T‹M VAKFI, "YILIN
EN ‹Y‹ S‹V‹L TOPLUM KURULUfiU" olarak seçildi.
Bir ay süreyle okurlar›n oylar›na sunulan "Memleketin En ‹yileri" ve “Türkiye'nin En ‹yileri” bafll›kl› anket yo¤un ilgi ile karfl›land›. Memleket Haber'de yerel ölçekteki kifliler ve kurumlar,
Haber1'in anketinde ise Türkiye genelinde y›l›n baflar›l› kurum
ve kiflileri okurlar›n oylar›na sunuldu.
Yönetim Kurulu Baflkanl›¤›’n› deneyimli ekonomi gazetecisi
Dr. Kaz›m K›l›nç'›n yapt›¤›, Türkiye'nin ekonomi-finans konusunda önde gelen portallar›ndan “haber1.com” ile yerel haber
portal› “memlekethaber.com” anketine 14 bin 217 kifli kat›ld›.
Bir ay süreyle yap›lan oylama sonucunda Türkiye'nin kendi
alanlar›ndaki en baflar›l› kifli ve kurumlar› seçildi. Ankette TEV
“Y›l›n En ‹yi Sivil Toplum Kuruluflu” ödülüne lay›k görüldü.
18
TEV’den haberler
Türk E¤itim Vakf› Kayseri fiubesi aç›ld›
Türk Milli E¤itimi’ne verdi¤i destekle önemli projelere imza
atan Türk E¤itim Vakf›’n›n Kayseri fiubesi, May›s ay›nda hizmete aç›ld›. Aç›l›fla TEV Yönetim Kurulu Baflkan› Ömer Koç,
Yönetim Kurulu Üyeleri Av. A. Zuhal Dönmezer Çak›ro¤lu,
Davut Ökütçü, Prof. Dr. M. fiükrü Tekbafl ve TEV Genel Müdürü
Turgut Bozkurt kat›ld›. TEV’in Kayseri fiubesinin aç›l›fl›nda bir
konuflma gerçeklefltiren TEV Yönetim Kurulu Baflkan› Ömer
Koç, Kayseri flubesinin bursiyerlerle iletiflimi güçlendirece¤ini
belirterek flunlar› söyledi: “Vakf›m›z çal›flmalar›n› nice 41 y›llar
boyunca ilkeleri do¤rultusunda devam ettirecek. Geliflimini ise
dünyada h›zla ilerleyen bilgi ve iletiflim teknolojilerini takip
ederken Türkiye’de de¤iflen ve yenileflen e¤itim sistemlerini
de göz önüne alarak sürdürecektir.” fiube say›s›n› art›rarak
gençlere yeni olanaklar sunmak isteyen TEV, kuruldu¤u günden bu yana, tam 41 y›ld›r yurt içinde 157 bin 636, yurt d›fl›nda
ise yüksek lisans e¤itimi için 1.144 ö¤renciye burs imkan› sa¤lad›. Türkiye genelinde etkin bir e¤itim a¤› gelifltirmek için çal›flmalar›na devam eden TEV’in, Kayseri flubesiyle hizmet verdi¤i il say›s› 14’e ulaflt›. TEV Kayseri flubesi bugüne kadar il genelinde 2 bin 136’s› üniversite ö¤rencisi ve 885’i meslek lisesi
olmak üzere toplam 3 bin 21 ö¤renciye yurt içi burs, 16 ö¤renciye ise yurt d›fl› burs olana¤› sa¤lad›.
Ö¤retmenlerden e¤itim için fark yaratan projeler
Milli E¤itim Bakanl›¤›’n›n destekledi¤i; Türkiye Vodafone Vakf› ve Türk E¤itim Vakf›’n›n birlikte yürüttü¤ü “Ö¤retmene Proje Yapt›rma E¤itimi Projesi-ÖPYEP” kapsam›nda gerçeklefltirilen Anadolu Ö¤retmen Liseleri Proje Yar›flmas›’n›n ödül törenine kat›lan Milli E¤itim Bakan› Sn. Doç. Dr. Hüseyin Çelik,
dereceye giren proje sahiplerine ödüllerini verdi.
TEV ve Türkiye Vodafone Vakf›’n›n
destek verdi¤i ilk proje olan ”Ö¤retmene Proje Yapt›rma E¤itimi Projesi – ÖPYEP” baflar›yla tamamland›.
Geçti¤imiz Haziran ay›nda Ankara
Ö¤retmenevi’nde Milli E¤itim Bakan› Sn. Doç. Dr. Hüseyin Çelik’in kat›l›m›yla düzenlenen törende, dereceye giren proje sahiplerine ödülleri
verildi. Türk E¤itim Vakf› Genel Müdürü Turgut Bozkurt ve Türkiye Vodafone Vakf› Yönetim Kurulu BaflTEV dergi
Eylül 2008
kan Yrd. Sibel Türkmen’in birer konuflma yapt›¤› törende, birbirinden ilginç projeler de sergilendi.
TEV ve Türkiye Vodafone Vakf› ‘n›n ortak sosyal sorumluluk projesi olan ÖPYEP
(Ö¤retmene Proje Yapt›rma E¤itimi Projesi) kapsam›nda Türkiye genelinde e¤itim
veren 160 ö¤retmen, ö¤rencilerin elefltirel düflünme ve sorgulama yeteneklerini
güçlendirecek “Proje Tabanl› E¤itim Sistemi” konusunda e¤itim ald›. 360 projenin
de¤erlendirildi¤i çal›flmada 62 proje finale kald›. Yar›flmada birincili¤i ‹zmir Anadolu Ö¤retmen Lisesi’nden “Çevremizin At›k Ya¤lar Hakk›nda Bilinçlendirilmesi” projesi kazand›. ‹kincili¤i
ise Manisa Anadolu Ö¤retmen Lisesi
“Gediz Nehri Suyunun Çevreye ve ‹nsan Sa¤l›¤›’na Etkiler” konulu projeyle ald›. Üçüncülü¤ü ‹stanbul’dan
Mustafa Kemal Anadolu Ö¤retmen
Lisesi’nin “G›da At›klar›ndan Elektrokimyasal Pil Yöntemiyle Elektrik Elde
Edilmesi” projesi ald›. 9 proje de
mansiyon ödülüne lay›k görüldü.
TEV’den haberler
Duygu dolu bir teflekkür mesaj›
TEV’in verdi¤i destekle dünyaya aç›lan gençlerimizin
baflar›s›n› görmek Vakfa eme¤i geçen herkesi
duyguland›r›yor. Bu kimi zaman bir baflar› öyküsü
kimi zamansa bir kartpostal oluyor. Türk E¤itim Vakf›
‹nanç Türkefl Özel Lisesi (TEV‹TÖL) ö¤rencilerimizden
Zeynep Ceren’in e¤itimini sürdürmek için gitti¤i
Amerika’dan, Turgut Bozkurt ve Güsel Bilal’e
göndermifl oldu¤u bu kart da asl›nda söylenmek
istenenden çok daha fazlas›n› ifade ediyor.
19
20
TEV’den haberler
Gelece¤e odaklanan
Türk E¤itim Vakf›’n›n kamuoyu
yoklamas›
Köklü, güvenilir, kurumsal olma ve ba¤›fllar› do¤ru flekilde yönetme konular›ndaki
baflar›lar› ile sayg›n ve özel bir noktaya konumlanan TEV, 41 y›ld›r, Türk gençlerini
hedeflerine ulaflt›rmak için çal›fl›yor.
TEV, Türkiye'nin e¤itim alan›nda çok özel konumu
ile sahiplendi¤i ilke ve de¤erler çerçevesinde 41 y›ldan beri aral›ks›z bir flekilde hizmetlerini sunmaya
devam ederken, ayn› zamanda geliflimin gerektirdi¤i
tüm unsurlar› da kendi yap›s› içinde aktif bir flekilde
ele almaktad›r. TEV Türkiye'nin gelece¤ine yönelik
tüm hizmetlerinde paydafllar›n› her zaman aç›k yüreklilikle ve içtenlikle dinlemeyi fliar edinmifl ve bunu
sürdürülebilir geliflimin çok önemli bir parças› olarak görmüfltür. Buradan hareketle, Türkiye'de STK
ve toplum iliflkisini inceleyen ve bu alanda TEV'in konumunu belirleyen bir araflt›rma gerçeklefltirmifltir.
7P THINK TANK GROUP taraf›ndan yürütülen bu çal›flma 2 farkl› yap›dan oluflmaktad›r. Birinci yap›da,
demografik özellikleri aç›s›ndan farkl› segmentlerde
yer alan kiflilerle kantitatif verilere ulaflacak bir teknik kullan›larak görüflülmüfltür. Türkiye genelinde
toplam 17 ilde 1113 kifli ile görüflülerek yap›lan bu
çal›flmada, kamuoyunun de¤erlendirmelerine yönelik bulgular elde edilmifltir.
Araflt›rman›n ikinci bölümünde ise, “kanaat önderi” olarak nitelendirilebilecek özelliklere haiz olan,
medya, sanat, ifl dünyas›nda, akademik çevrede ve
STK alan›nda yer alan toplam 16 kifliden, “derinlemesine görüflme” tekni¤i ile bu konuya yönelik de¤erlendirmeleri al›nm›flt›r.
Bu araflt›rma sonuçlar›, TEV olarak genel anlamda
çok iyi bildi¤imiz baz› konular› yeniden gündeme getirmemizi sa¤larken, ilk olarak karfl›laflt›¤›m›z baz›
TEV dergi
Eylül 2008
konularda ise sistemi revize etmemize yard›mc› olacak stratejileri belirlememiz
aç›s›ndan çok önem tafl›maktad›r. Türkiye'nin gelece¤i ile ilgili hizmet alan›nda
buluflan herkes aç›s›ndan önemli oldu¤u inanc› ile bu çal›flma sonucunda elde
edilen bulgulardan bir k›sm›n› sizlerle paylaflmak istedik: Araflt›rma kapsam›
içinde ele ald›¤›m›zda, halk›m›z›n STK kurulufllar› ile olan iliflkisi, üzerinde durulmas› gereken en önemli alanlardan birini oluflturmaktad›r. Türk halk›n›n toplumsal yaflam›nda paylaflma, hay›r amaçl› ba¤›fl yapma, gelirini toplumsal fayda baz›nda kullanma gibi çok önemli öz de¤erleri söz konusudur. Ancak bu de¤erlerin
kurumsal alanlarda toplanma ve yönetilme düzeylerinin çok düflük olmas› nedeniyle, kollektif fayda üretme konusunda, kaynaklar›m›z› olmas› gereken boyutlar›n çok alt›nda kullan›yoruz. Bu durumun hem nedenleri hem de sonuçlar› olabilecek bir tak›m sosyal göstergeler, bize bu çemberin belirli hassas noktalardan
yeniden yap›land›r›lmas› gerekti¤ini vurgulamaktad›r.
Bu hassas alanlardan birisi toplumun STK'larla kurdu¤u iliflkidir. Bu alana bakacak oldu¤umuzda, STK'ya üye olma oran› % 11.0, STK'larda gönüllü çal›flma
oran› ise %8.0'lerde kalmaktad›r. Bu durum toplumumuzun STK'larla kurdu¤u
iliflki ölçe¤inin ne kadar düflük oldu¤unu çok net anlatmaktad›r. Bu iliflki ba¤›fl
yapma durumunda artan bir boyuta ulaflmakta olup, %48.0'lik bir kitle ba¤›fl yapma suretiyle STK'lara destek vermektedir. Geri kalan %52.0'lik kitlenin ise, ba¤›fllar›n› STK çerçevesinden uzakta tamamen kendi alan›nda yürüttü¤ünü görüyoruz.
Oysaki ba¤›fl yapmay› “yard›m etme / insanl›k görevi” olarak formatlayan
“vicdan›n sesini dinlemek olarak” yorumlayan ve “ihtiyac› olanlara yönelik destek vermeyi bir zorunluluk olarak” kabul eden yaklafl›mlar›n dominant oldu¤u
toplumumuzda, ba¤›fllar›n her zaman kollektif fayda üretmeye yönelmesi için
gereken alt yap›n›n haz›r oldu¤u da bir gerçektir. Ama buna ra¤men, toplumu
STK'lar çerçevesinde bir araya getirip daha bütünsel yap›lar oluflturma konusunda harekete geçirmek için gereken çok fazla dinamik söz konusudur. Dolay›s›yla toplumun STK'larla kurulan iliflkisinin çap›n› geniflletmek ve düzeyini
yükseltmek gerekmektedir.
TEV’den haberler
Ele al›nmas› gereken ikinci hassas konu ise, kurumsal yap›lar ve güven iliflkisinin STK boyutuna da
yans›yan alan›n› farkl› bir flekilde yeniden yap›land›rmakt›r. Genel olarak mikro ve makro alanlarda yaflanan “güvensizlik” sorunu, STK'larla olan iliflkileri
de olumsuz anlamda etkilemekte, bireyler risksiz
buldu¤u bireysel ve küçük çapl› faydalar›, riskli gördü¤ü kollektif ve büyük çapl› faydalara tercih etmektedirler. “Fayda getiren küçük kaybolan büyükten
daha iyidir” yaklafl›m›n›n bu denli güçlü oldu¤u bir
toplumsal yap› içinde dinamikleri yeniden belirlemeden, bu iliflkiyi güçlendirmek çok zor görünmektedir.
Asl›nda mevcut olan kayna¤› do¤ru yere yönlendirecek pusulada “güven” konseptinin toplumsal bazda
içsellefltirilmesi bu alandaki zorunluluklar›n bafl›nda
gelmektedir. TEV bu konuda di¤er STK'lara göre
farkl› bir konumda bulunmaktad›r ve bu farkl›l›¤› da
çok do¤ru bir flekilde alg›lanmaktad›r. Ancak içinde
bulundu¤umuz alana yönelik güven konsepti ile ilgili
olarak oluflacak her sorunu, TEV A‹LES‹ ile ilgili olmasa bile çözecek ortamlar oluflturmak da TEV'in
misyonlar› aras›nda yer almaktad›r.
‹nfla edilmek istenen ça¤dafl ve demokratik Türkiye gelece¤inin en önemli temel unsurlar›ndan biri de
güven olmal›d›r; bu nedenle TEV A‹LES‹'nin her ferdinin en önemli mücadele alanlar›ndan biri de STK
ile toplumumuz aras›ndaki iliflkileri güven paydas›nda güçlendirecek katk›lar› sa¤lamakt›r. Araflt›rma
sonuçlar› bize, TEV'in kendi ailesi için oluflturdu¤u
bu güven iliflkisini, sistemin genel boyutu içine yerlefltirecek güce, uzmanl›¤a ve tevazuya sahip olarak
görüldü¤ünü de sunmas› aç›s›ndan çok mutluluk vericidir. Bu TEV'in her zaman gelifltirdi¤i misyonlar›ndan biri olarak da gündeme gelmifltir.
Tüm bunlar›n yan›nda, toplum ile STK'lar aras›ndaki iletiflim de ele al›nmas› gereken hassas konulardan birini oluflturmaktad›r. STK'larla ilgili iletiflimlerin hat›rlanma oran› sadece %18.0 düzeyindedir. Üstelik bu %18.0 oran›ndaki hat›rlanma düzeyinde herfley birbiri içinde kar›flm›fl durumdad›r. Toplum, STK'lar›n iletiflimlerini ya hat›rlamamaktad›r, ya
da yanl›fl hat›rlamaktad›r. Üstelik STK'lar›n faaliyetleri, kampanyalar›, genel misyonlar› da kar›flt›r›lan
ve genel yap› içinde da¤›lan unsurlardand›r. Dolay›s›yla toplumsal yap› ile kurulmas› gereken iletiflimin
çok önemli bir etkiye sahip olaca¤› da kesindir.
21
41 y›ld›r gelece¤in e¤itimli gençlerde oldu¤u gerçe¤inden hareketle, Türk
Gençli¤i'nin gelece¤i için inanç ve azimle çal›flan TEV Ailesi'nin, bu toplumsal
motifler baz›nda toplum ve kanaat önderleri taraf›ndan gurur duyulacak flekilde
konumland›r›ld›¤› alanlarla karfl›laflmak da hepimiz için çok büyük bir mutluluk
kayna¤› olmufltur. TEV, köklü, güvenilir, kurumsal, güçlü, samimi, s›cak olma ve
ba¤›fllar› do¤ru flekilde yönetme konular›ndaki baflar›lar› ile sayg›n ve özel bir
noktada konumland›r›lm›flt›r. Bununla beraber, iletiflim konusunda TEV'den beklentiler çok yüksektir. Amaçlar›, faaliyetleri ve baflar›lar› ile ilgili olarak daha çok
bilgi sahibi olma, TEV'i hayat›n içinde daha yo¤un olarak görme, paydafllar› ile
olan iflbirli¤ine daha yak›ndan tan›k olma gibi konularda beklentiler ön plana ç›kmaktad›r. Ayn› flekilde toplumu bilinçlendirme konusunda önemli bir rol üstlenmesi istenen TEV, ayn› zamanda tüm STK'lara yönelik bir platformun yap›land›r›lmas› ve belirli bir süre yönetilmesi konusunda da ön plana ç›kan bir kurum niteli¤indedir. TEV e¤itim alan›nda, Türkiye'nin gelece¤ini en iyi flekilde oluflturacak flekilde Türk Gençli¤i'ne yönelik hizmetinde 41 y›ld›r baflar› öyküleri yazamaya devam etmektedir. Baflar› öyküleri her zaman inanç ve adanm›fll›¤›n bir zaferidir. Gerçeklefltirilen her baflar› öyküsüne, buna inanan, kendini bu inanca adayan kiflilerin ortak hedeflere birlikte yürümeleri sonucunda ulafl›l›r.
Afl›lacak engellerin, karfl›lafl›lan zorluklar›n, çözüm bekleyen sorunlar›n hepsi,
hedefe odaklanan inanç ve birliktelik sonucunda bu baflar›ya hizmet eden kaynaklar haline dönüflür. Bu nedenle baflar› öykülerinin her noktas›, emek, özveri,
sab›r, sayg›, sorumluluk, paylafl›m gibi de¤erlerden oluflur. TEV tam bu noktada,
“Biz bir aileyiz” diyebilmenin her alan›n› en do¤ru ve samimi bir flekilde doldurabilmifl, gerçek bir aile olabilmenin gerekleri herkes taraf›ndan büyük bir arzu ve
özveri ile yerine getirilmifltir.
TEV'in hiçbir vaadi, hiçbir de¤eri, hiçbir inanc› kula¤a hofl gelen ama sözde kalan unsurlar olmam›fl, her zaman reele dönüflmüfl ve hayat›n içine kar›flarak Türkiye'nin gelecekteki ça¤dafl lider konumuna hizmet edecek boyuta tafl›nm›flt›r.
Kimi zaman hizmet kimi zaman de¤er olarak hep paylafl›m paydalar›nda vücut
bulmufltur. Bu paylafl›mlar›n yüzölçümü Türkiye'dir, ulaflt›¤› alan ülkemizde yaflayan herkestir.
Araflt›rman›n Künyesi
Araflt›rma Ad›
STK / Vak›f Bilinirlik ve ‹maj De¤erlendirmeleri Araflt›rmas›
Araflt›rma Veren
Türk E¤itim Vakf› (TEV)
Araflt›rma Firmas›
7P Think Tank Group
Araflt›rma Hedef Kitlesi
GENELTOPLUM
KANAAT ÖNDERLER‹
Araflt›rma Yöntemi
Kalitatif
Kantitatif
Araflt›rma Tekni¤i
Telefonla Anket (C.A.TI)
Derinlemesine Görüflme
Örnek Büyüklü¤ü
1113 K‹fi‹
16 K‹fi‹
Örnek Alan›
Toplam 17 il
‹stanbul
Konya
Antalya
Samsun
Edirne
Malatya
Araflt›rma Zaman Plan›
Ankara
Bursa
Diyarbak›r
Kayseri
Ayd›n
Sivas
May›s - Haziran 2008
1 il
‹zmir
Adana
G.Antep
Trabzon
Erzurum
May›s - Haziran 2008
22
bursiyerlerimizden bir portre
TEV’den sanata destek
S
New York’taki “New School University Actors
Studio Drama School”un tiyatro yönetmenli¤i
s›nav›n› kazand›ktan sonra TEV’den ald›¤› bursla
önemli bir e¤itim f›rsat›n› de¤erlendiren Merve
Taflkan, bugün yönetti¤i oyunlarla ülkemizi
uluslararas› alanda baflar›yla tan›t›yor.
Sundu¤u burs olanaklar›yla gençlere baflar›l› bir yaflam›n kap›lar›n› açan
TEV’in gurur tablosuna bir isim daha eklendi: Merve Taflkan. 2002 y›l›nda Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni birincilikle bitiren Merve
Taflkan, New York’taki New School University Actors Studio Drama School’un tiyatro yönetmenli¤i s›nav›n› kazand›. Bu geliflme sonras›nda burs aray›fl›na girdi¤ini belirten Taflkan, üç ay boyunca görüfltü¤ü hiçbir kurumdan
olumlu yan›t alamad›¤›n› belirtiyor.
Eline geçen e¤itim f›rsat›n› de¤erlendirmek için 9’uncu Cumhurbaflkan› Süleyman Demirel’e de baflvurdu¤unu belirten Merve Taflkan, TEV ile yollar›n›n
bu geliflmeden sonra kesiflti¤ini söylüyor. Bugün Amerika’daki en baflar›l› tiyatro yönetmenleri aras›na giren Taflkan, o süreci ve yaflanan geliflmeleri flu
sözlerle anlat›yor: “Say›n Süleyman Demirel beni TEV’e yönlendirerek, oradan Güsel Bilal ile görüflmemi söyledi. Güsel Han›m ile iletiflime geçti¤imde
ise kendisi TEV’in 3 y›l süreyle bana gereken e¤itim deste¤ini verebilece¤ini
belirtti. TEV’den ald›¤›m bursla okulumu 2006 y›l›nda birincilikle bitirdim”.
New School University Actors Studio Drama School’un alan›ndaki en iyi
okullardan biri oldu¤unu belirten Merve Taflkan, oradan ald›¤› e¤itimin kendisine ve mesle¤ine sa¤lad›¤› katk›lar›n› ise flu sözlerle dile getiriyor: “New
School University Actors Studio Drama School, Marlon Brando’nun, Elia Kazan’›n, Al Pacino’nun, Marlyn Monroe’nun kurduklar› ve y›llard›r Studio’nun
içerisinde çal›flmalar›n› sürdürdükleri geleneksel ve köklü bir okul. Inside
The Actor’s Studio program› da okulun içerisinde yer alan bir ders olarak
çekiliyor. Bir sürü bölümde ben de yer ald›m. Özellikle Al Pacino ile olan bölümde aktif rol ald›m”.
Merve Taflkan
TEV dergi
Eylül 2008
New York Enstitüsü’nde Genç Bir Akademisyen
Mesleki anlamda k›sa zamanda büyük yol kat eden Merve Taflkan, bu y›l New
York’ta yönetti¤i 9 oyunla da ad›ndan söz ettirdi. New York Üniversitesi ile
ba¤lant›l› Tiyatro ve Sinema Enstitüsü’nden de bir oyun için yönetmenlik teklifi alan Taflkan’›n yaflad›¤› baflar›lara bir yenisi daha ekleniyor. Rejideki performans›yla akademinin de dikkatini üzerine çeken Merve Taflkan’a, bu alan-
bursiyerlerimizden bir portre
da ders vermesi için teklif gelir. Bu ad›mla New York Enstitüsü’nün tarihindeki en genç ö¤retmen olarak tarihe geçen Taflkan, mesle¤inde yeni bir aç›l›m yaratan bu geliflmeyi flu sözlerle özetliyor:“Oyunu yönettikten sonra bana ders vermem için teklifte bulundular. Bu durum okulda hiç yaflanmayan
bir durumdu. ‹nsanlar›n yafl ortalamas› bir hayli fazla. Orada ö¤retmen olabilmek için Miss Salzberg’in ö¤rencisi olman›z gerekiyor. Benim de yafl›m elvermiyor. Fakat ben de onun kurdu¤u metot oyunculu¤u e¤itiminden geliyorum. ‹lk baflta haftada 8 saat son s›n›f ö¤rencilerine ders vermeye bafllad›m.
Buras› ayn› zamanda New York Üniversitesi ile ba¤lant›l› bir enstitü. Son dönemde bana tam zamanl› hocal›k teklif ettiler. Böylelikle okulda ders veren
en genç ö¤retmen olarak tarihe geçmifl oldum”.
Bugün baflar›l› çal›flmalar›yla ülkemizi dünyaya tan›tan Merve Taflkan’›n hayat›ndaki dönüm noktalar›ndan biri de Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümünde hocas› olan de¤erli tiyatro sanatç›s› Zeliha Berksoy. Merve Taflkan’›n merak›, çabas›, azmi ve sahnede baflar›ya
ulaflmak için olanaklar›n tümünü zorlayan yap›s›yla çok farkl› bir ö¤renci oldu¤unu belirten Berksoy, onun daima daha iyisini yapmak için çal›flan bir ö¤renci oldu¤unu söylüyor.
Zeliha Berksoy: Merve, De¤erlendirilmesi Gereken Bir Yetenek
Tiyatro e¤itiminin son derece zor ve çok yönlü bir çal›flma gerektirdi¤ine
dikkati çeken Berksoy, Merve Taflkan’›n bu anlamda ola¤anüstü bir fark›ndal›¤a da sahip oldu¤unu ise flu sözlerle anlat›yor: “Merve, henüz 1’inci s›n›ftayken benim sahneye koydu¤um Çehov’un Mart› adl› oyununda asistanl›k yapt›.
O dönem gösterdi¤i performans gerçekten dikkat çekiciydi. Bütün bunlar›n
yan› s›ra hem okulda hem de asistanl›k görevinde son derece baflar›l›yd›.
Merve bir meseleye bakarken, bir role çal›fl›rken ya da bir metni okurken
detaya iner. Alg›s› çok yüksektir. Tiyatro oyunculu¤unda da rejide de bu çok
önemli. Özellikle rejide oyunun bütününe hakim olman›z gerekir. Onu farkl›
k›lan özelliklerinden biri de bu. Dört y›ll›k e¤itimi boyunca bu çizgisinden hiçbir zaman ödün vermedi.”
Zeliha Berksoy, 2001-2002 y›l›nda Marlene Dietrich’in hayat›n› canland›rd›¤› Marlene müzikalinde de Merve Taflkan’›n, dikkatli ve koordineli çal›flmas›yla kendisine ve ekibe büyük destek verdi¤ini belirtiyor. Zeliha Berksoy,
kendisi için büyük önem tafl›yan bu projede Merve’nin baflar›s›n› da flu sözlerle anlat›yor: “Müzikal oyunda gösterdi¤i çaba, okuldaki üstün baflar›s› ve
rejideki yetene¤iyle Merve, de¤erlendirilmesi gereken bir yetenekti. Do¤rudan çal›flt›¤› bu projede, dekordan müzik direktörlü¤üne prova düzeninden
benim kostüm koordinasyonuma kadar her detayla ilgilendi. Oyun büyük bir
baflar› kazand›. Bunun yan›nda çok baflar›l› bir s›nav verdi ve üst bir puanla
mezun oldu.”
Ö¤rencisi Merve Taflkan’›n yetene¤inin do¤ru platformlarda de¤erlendirilmesi gerekti¤ini de bafllang›çtan bu yana savundu¤unu belirten Berksoy,
Amerika’ya gidifl sürecini ise flu sözlerle anlat›yor: “Merve de¤erlendirilmesi
23
Merve Taflkan’›n Mimar Sinan
Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi
Tiyatro Bölümünde hocas› olan de¤erli
tiyatro sanatç›s› Zeliha Berksoy,
ö¤rencisinin dikkati ve azmi sayesinde
bugünlere geldi¤ini belirtiyor.
gereken bir yetenekti. Yetene¤inin yan›nda yafl›n›n
da genç olmas› mesle¤i için büyük bir avantajd›.
Bu yolda onunla paylafl›mlar›m bir yol haritas›
olarak nitelendirilebilir. Onu her zaman okulda
derslerde örnek gösteririm. fiu bir gerçek ki Merve ile birlikte, Dünya ve Türkiye önemli bir tiyatro
rejisörü kazan›lm›fl oldu.”
TEV’in Bu Baflar› Öyküsünde Pay› Çok Büyük
Zeliha Berksoy, sanat bursu bulman›n son derece zor oldu¤u bir ülkede Merve Taflkan’a TEV’in
sa¤lad›¤› olanaklar›n ve kendilerine büyük destek
veren Güsel Bilal’in de bu baflar› öyküsüne unutulmaz katk›lar sa¤lad›¤›n›n önemle alt›n› çiziyor.
Merve Taflkan’›n rejideki baflar›s› kadar, etkileyici
bir sahne ›fl›¤›na da sahip oldu¤unu söyleyen Berksoy, ö¤rencisine bu yönünü Amerika’da da ortaya
koymas› konusunda telkinde bulundu¤unu belirtiyor.
Merve Türkiye dönerse mutlu olur musunuz sorusunu ise kendinden yola ç›karak çok büyük bir
içtenlikle yan›tl›yor Berksoy: “Merve yaflam›nda
nas›l bir karar verir bilemiyorum ama kendi ülkesinin de ona ihtiyac› oldu¤u duygusuyla, ilerleyen
y›llarda bu düflünceyle yola ç›karsa elbetteki mutlu olabilirim.
Ben de 1970 y›l›nda, ‘Bir baflka ülkede verece¤im emek farkl› ama memleketimde verece¤im
emek çok daha farkl› bir biçimde yerini bulacak’
düflüncesiyle ülkeme döndüm. Ald›¤›m bu karardan dolay› hiçbir zaman piflmanl›k duymad›m
çünkü eme¤imle ve sanat›mla çok takdir edildim.Türk seyircisi bu anlamda gerçekten çok sad›kt›r. Siz seyirciye güzel ve do¤ru fleyler sunarsan›z karfl›l›¤›n› al›rs›n›z. Elbetteki kendi insan›m›z›n
yapt›¤›m›z ifli takdir edip onaylamas› çok daha
önemli.
24
portre
TEV, benim için umudu
sembolize ediyor
Üniversitelerin toplum hayat›nda
fark yaratmas› gerekti¤ine inanan
ve bu noktada pek çok baflar›l›
çal›flmaya imza atan Düzce
Üniversitesi Rektörü TEV yurtd›fl›
bursiyerlerinden Prof. Dr. Funda
Sivrikaya fierifo¤lu’nun, her
koflulda bir de¤er üretilebilece¤ine
olan inanc›yla, Düzce
Üniversitesi’nin slogan› da “De¤er
Üreten Üniversite” olmufl.
A
Arflimet’in, küçücük bir destekle, imkans›z›n baflar›labilece¤ini özetledi¤i “Bana bir dayanak noktas› verin, dünyay› yerinden oynatay›m” cümlesi kimimiz için cesareti, kimimiz içinse ak›ll›ca meydan
okumay› ifade etse de temelde; do¤ru zamanda,
do¤ru yerde, do¤ru bir yard›mc› ö¤eyle “her koflulda
bir fleyler yap›labilir”e eflittir. Bu inançla yola ç›kanlardan biri de Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Funda Sivrikaya fierifo¤lu. Bugüne kadar ülke ve insana de¤er katacak pek çok çal›flmaya imza atan
Prof. Dr. Funda Sivrikaya ile e¤itimden ekonomiye,
de¤iflimin gereklili¤inden gençlere örnek olacak
akademik baflar›lar›na kadar sat›r aralar›nda pek
çok önemli mesaj içeren keyifli bir sohbet gerçeklefltirdik.
Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Funda Sivrikaya
TEV dergi
Eylül 2008
Funda Han›m, siz Türkiye’nin dokuz kad›n
rektöründen birisiniz. Akademik kariyerinizdeki
kilometre tafllar›ndan söz etmenizi istesek, bize
neler söyleyebilirsiniz?
‹stanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra
portre
Bo¤aziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisli¤i bölümünü kazand›m. Endüstri
mühendisli¤i o dönem yeni bir aland›. Asl›nda benim ilk tercihim t›p fakültesiydi, annem ve babam doktor oldu¤u için. Bir de t›p topluma birebir fayda
sa¤layabildi¤iniz alanlardan bir tanesi. Ama son gece ‹stanbul T›p Fakültesi
tercihimi silip endüstri mühendisli¤ini yazd›m. San›r›m o dönem bu alan daha cazip geldi. Üniversite e¤itiminden sonra yüksek lisans›m› TEV bursuyla
gitti¤im Stanford Üniversitesi’nde Mühendislik Ekonomi Sistemleri üzerine
yapt›m. Doktoram› da orada tamamlamak niyetindeydim ancak olmad›. Sonra evlendim ve Düzce’ye yerlefltim. On sekiz senedir Düzce’de yafl›yorum.
Doktoram› da yine Bo¤aziçi Üniversitesi’nde, Düzce’den gidip gelerek tamamlad›m. Akademik kariyerimde bir devlet üniversitesinde görev almak benim
için çok önemliydi. Bu amaçtan yola ç›karak Abant ‹zzet Baysal Üniversitesi’nde ‹flletme Bölümü, Kooperatifçilik Ana Bilim Dal› Baflkanl›¤›, Abant ‹zzet
Baysal Üniversitesi Senatosu Üyeli¤i, A‹BÜ Akademik D›fl ‹liflkiler Ofisi Baflkanl›¤› ve Avrupa Birli¤i Alt›nc› Çerçeve Program› Koordinatörlü¤ü olmak
üzere on bir y›l süreyle, üniversite bünyesinde idari ve akademik platformlarda görev ald›m. Yaklafl›k bir y›l önce de Düzce Üniversitesi Rektörlü¤ü’ne seçildim. fiu an hala oradaki görevimi sürdürmekteyim.
Düzce Üniversitesi henüz çok genç bir üniversite. Bu noktada üniversiteyi
ana hatlar› ve geliflmekte olan yönleriyle bize biraz tan›tabilir misiniz?
Her fleyden önce flunu söylemek isterim: Ben daima üniversitelerin toplu-
25
mun hayat›nda bir de¤iflim yaratmas› gerekti¤ine
inand›m. Üniversite de yap›lan çal›flmalar›n sokaktaki insana da de¤mesi gerekti¤ini düflünüyorum. Zaten bu nedenle slogan›m›z› da “De¤er
Üreten Üniversite” olarak seçtik. Düzce Üniversitesi, geliflme potansiyeli çok yüksek olup her
ad›mda e¤itim, araflt›rma ve toplum aya¤›n› güçlendirmek isteyen bir üniversite. Düzce’nin ‹stanbul ve Ankara’ya eflit mesafede bir kavflak noktas› olmas› ö¤retim görevlilerinin üniversitemize
gelip çeflitli seminerler vermeleri, derslerimize
katk› sa¤lamalar›, projelerimizde çal›flmalar› aç›s›ndan önemli bir avantaj sa¤l›yor. Düzce Üniversitesi bünyesinde flu anda faaliyette olan üç fakülte var: T›p, orman fakültesi ve teknik e¤itim fakültesi. T›p fakültemiz, TUS ö¤rencilerinin tercihleri
aras›nda ilk on üniversiteden biri. Orman fakültemiz de Türkiye ortalamas› aç›s›ndan kendi branfl›nda iyi bir fakülte. Teknik e¤itim fakültemiz flu
anda geliflme aflamas›nda. Atölyelerini yeni yeni
gelifltirmeye bafllad›k. Fen Edebiyat Fakültemiz de
yeni kuruldu. Mühendislik Fakültesi ise benim ilk
projelerimden biriydi. Çok h›zl› bir flekilde çal›fl›p
baflar›yla kurduk. Bunun yan› s›ra Erasmus program› baflvurumuzu hemen yapt›k. Az bir kontenjanla bafllad›k. Hedefimiz ad›m ad›m ilerlemek.
Çünkü bu bir fark›ndal›k meselesi. Tüm bu ilerlemelerin yan›nda önümüzdeki y›llar›n en önemli
projelerinden biri mühendislik fakültesini h›zla
hayata geçirmek ve ö¤retim kadrosunu kurmak.
Bir di¤er öncelikli hedefimiz ise Teknopark projesini hayata geçirmek. Teknopark projesini ve mühendislik fakültesini bir bütünün parças› olarak
de¤erlendiriyorum ve bu aç›dan çok büyük faydalar sa¤layaca¤›na inan›yorum.
Baz› kurum ve kurulufllar da Düzce
Üniversitesi’nin geliflim sürecinde, son derece
anlaml› ve örnek bir yaklafl›m sergiledi. Bize
bu çal›flmalardan da biraz bahseder misiniz?
Biz, devlet üniversitesi oldu¤umuz için az bütçeyle çok fley yapmaya çal›fl›yoruz. Örne¤in Düzce
Üniversitesi T›p Fakültesi Araflt›rma Uygulama
Hastanesi’nin temeli 1998 y›l›nda at›lm›fl. Çal›flmalar›m›z kapsam›nda DPT’den de bir fon ald›k ve
onu bitirmeye çal›fl›yoruz. Bu noktada Düzce’de
“Bir Oda da Senden” kampanyas›n› bafllatarak
26
portre
Düzce Valisi Sn. Bülent K›l›nç, Düzce Belediye
Baflkan› Sn. Mehmet Kelefl ve ilin ileri gelenlerinin
deste¤iyle hastane ve kliniklerin donan›m›n› tamamlamaya çal›fl›yoruz. Bunun yan› s›ra ‹laç Endüstrisi ‹flverenler Sendikas›, toplant› odalar›, büro donan›mlar› vb desteklerde bulundu. TBB, yeni
do¤an ünitemizi yapt›. Geliflimimizde bu desteklerin pay› da yads›namaz.
Mühendislikle ayr›lmaz bir bütün olarak
nitelendirdi¤iniz Teknopark projesi hakk›nda
neler söylemek istersiniz?
Çok önemli olan ve baflar›yla gerçeklefltirilmesini
umdu¤um Teknopark projesi, Düzce için de bir dönüm noktas› olacak. Bilindi¤i üzere Düzce, Türkiye’nin neredeyse yüzde 3’ünde görülen kalitede bir
tar›m topra¤›na sahip. Ancak katma de¤eri düflük
sanayi kurulufllar› taraf›ndan çok kötü ve bilinçsizce
kullan›l›yor. Bu nedenle Düzce h›zla ve kontrolsüz
bir flekilde betonlaflt›r›l›yor. Biz bu projeyle nitelikli
ve yüksek üretime geçilmesini yani topraktan yararlan›lmas›n› istiyoruz. Burada da Teknopark’›n büyük
fayda sa¤layaca¤›na inan›yorum.
Türkiye’deki üniversiteler için genel
de¤erlendirmelerinizi alabilir miyiz?
Ben Amerika’daki pek çok üniversiteyi gezme
flans›na sahip oldum. fiunu söyleyebilirim: Türkiye’deki üniversitelerin kalitesini az›msamamal›y›z. Gerçekten çok iyi ö¤retim elemanlar›m›z var.
Hatta baz› alanlarda en iyi denilen üniversitelerle
rekabet edecek kapasitedeyiz. Ancak tabii her zaman daha iyisi mümkün. Üniversite daha içe dönük bir yap›ya sahip Türkiye’de. Çok fazla üniversite aç›lmas›na ra¤men kamu kaynaklar› k›s›tl›.
Türkiye’deki sivil toplum kurulufllar›nda da
aktif olarak görev ald›¤›n›z› biliyoruz. Bunlar
hakk›nda biraz bilgi verebilir misiniz?
Ça¤dafl Yaflam› Destekleme Derne¤i Düzce fiubesi’nin kurucu üyelerindenim. O günden beri
orada e¤itim, kad›n ve çocuk üzerine projeler gelifltiriyoruz. Baz› yerel ve ülke genelindeki derneklerde, varsa Düzce çap›ndaki flubelerinde de çal›fl›yorum. Bir kaç y›l önce kurdu¤umuz Engelli Gönüllüleri Derne¤i’ndeki baflkanl›k görevimi rektörlük nedeniyle devrettim. Üniversitemizi de sivil
TEV dergi
Eylül 2008
toplumla iflbirli¤ine yönlendiriyoruz. Örne¤in bu y›l Düzce Üniversitesi Foto¤raf Kulübü ve yerel bir gazeteyle birlikte bir foto¤raf yar›flmas› düzenledik.
Geçmiflte bir sivil toplum örgütüyle çevre konusunda bir konferans düzenledik. Yine geçti¤imiz gün köy enstitüleri üzerine bir panel düzenledik. Sanayi
ile ifl birli¤i çal›flmalar› gerçeklefltiriyoruz. Bu organizasyonlar gerçekten büyük önem tafl›yor. fiunu bir kez daha tekrar etmek istiyorum: Üniversite toplumun hayat›nda çok önemli. Bu noktadan hareketle sivil toplum kurulufllar› ve üniversitelerin iflbirli¤i içinde gerçeklefltirdikleri çal›flmalar›n topluma
katk›s› yads›namaz.
TEV’le iliflkiniz Stanford Üniversitesi’nde yapm›fl oldu¤unuz yüksek
lisans e¤itimi ile bafllad›. Sonras›nda ise TEV’in temsilcili¤ini ald›n›z.
Halen Vak›f bünyesinde mentorluk da yap›yorsunuz. Tüm çal›flmalar
›fl›¤›nda TEV sizin için ne ifade ediyor?
Ben, TEV bursuna annemin önerisiyle baflvurmufltum. Kendisi bana
TEV’li olman›n bir gurur ve ayr›cal›k olaca¤›na söylemiflti, flimdi düflündü¤ümde kendisine gerçekten hak veriyorum. Burs baflvurusuna geldi¤imde
Vakf›n atmosferinden çok etkilenmifltim. TEV, benim için umudu sembolize
ediyor. Ülkemizin en önemli sorunlar›ndan biri e¤itim. TEV bu yaraya parmak basan ve bunu çok fedakârca yapan bir vak›f. Bir firma ya da bir bankan›n bursiyeri olmaktan farkl› bir ba¤lant› gelifliyor TEV ile bursiyerleri aras›nda. Büyük bir ailenin parças› oluyorsunuz. Bu ba¤›, bitmeyen çok güzel bir gönül iliflkisi olarak nitelendirebiliriz.
TEV bursuyla gitti¤iniz Stanford Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmak
isteyen TEV bursiyerlerine neler söylemek istersiniz?
Stanford Üniversitesi, bir ö¤rencinin en fazla Nobelli profesör görebilece¤i yer. Üst düzey araflt›rmalar da oldukça yo¤un. Çok iyi ö¤retim elemanlar›n›n ve çok do¤ru ö¤rencilerin bulufltu¤u bir okul. Sizi zorlayacak insanlarla çal›fl›yorsunuz ve bu kendinizi gelifltirmenizi sa¤l›yor ki bu bir genç için
ola¤anüstü bir f›rsat.
TEV Dergisi okuyucular›na bir mesaj›n›z var m›?
Özellikle yetiflmekte olan gençlere hayal kurmaktan korkmamalar›n› ve
bunlar› gerçeklefltirmek için büyük bir azimle çal›flmalar›n› öneriyorum.
Planl› çal›fl›r, gündemi takip eder ve dünyadaki geliflmelerden haberdar olursan›z zaten çal›flmalar›n›z bekledi¤iniz biçimde sonuçlanacakt›r. Bir de insanlar›n do¤ru motive edilmesi çok önemlidir. Ben rektörlük için adayl›¤›m›
koydu¤umda broflürüme de bunu yazm›flt›m: “Her fleyiniz eksik olabilir; donan›m›n›z, binan›z, yolunuz olmayabilir. Ancak iyi çal›flmak ve verimli olmak
için motive edilmifl insan kayna¤›n›z, sizinle el ele çal›fl›p emek verecek bir
ekibiniz varsa her fley mümkündür.” Her koflulda bir fleyler üretilebilir. Benim için hayat›n anahtar kelimeleri yal›nd›r ve birkaç prensip ifller: Her zaman daha iyisinin mümkün olabilece¤ine ve imkâns›z diye bir fleyin olmad›¤›na inan›r›m. En önemlisi, dünyada bir kifli bile yapt›ysa ben de yapabilirim,
hiç kimse yapmad›ysa ben ilk yapan olabilirim, diye düflünürüm. Tabii tüm
düflünceler içinde “biz” duygusu canl› tutuldu¤u müddetçe do¤ru ve faydal›
ifller yap›labilir, bunu da göz ard› etmemek gerekiyor.
28
bursiyerlerimizden izlenimler
TEV Adana bursiyerlerinin
Nemrut gezisi
Okullar›m›z tatile girmifl, dolu dolu geçen bir y›l› daha tamamlam›flt›k. TEV Adana fiubesi’nin bizler için düzenledi¤i Güneydo¤u Anadolu ve Nemrut gezisi flimdi alabilece¤imiz en güzel haberdi
do¤rusu. S›nav kayg›lar›n›, uykusuz geçen geceleri unutuverdik.
12 Haziran 2008 Perflembe saat yirmide yola
ç›kt›k Ad›yaman’a do¤ru. Herkes için ayr› duygular
ve hayaller tafl›yordu bu yolculuk. Güle oynaya
flark›larla-fliirlerle geçti zaman. Nemrut’a var›ld›¤›nda saatler dördü gösteriyordu. Kal›n giysilerimizi kuflan›p yola koyulduk. Yaklafl›k dört yüz metre uzakl›¤› yürüyerek t›rmanmam›z gerekiyordu.
Ve iflte zirvedeyiz. Manzara harika… So¤uktan etkilenmemek için birbirimize destek oluyor, flark›lar söyleyip z›playarak ›s›nmaya çal›fl›yorduk.
Nemrut, o, güneflin muhteflem do¤du¤u yer… ‹nsan hayatta birçok güzelli¤in fark›nda de¤il. Günefl her gün do¤uyor ama burada apayr›. Dünyan›n hiç bir noktas›ndan do¤uflun bu denli güzel izlenemedi¤i söylenen günefl, ufuk çizgisinden görünmeye bafllay›nca tüm gözler ayn› noktada birleflti. Küçük bir atefl topu gibi yükselen günefl,
afla¤›daki vadileri, düzlükleri iyice ortaya ç›kar›rken MÖ 30.yy.’a ait bir uygarl›¤› da ayd›nlatmaya
bafllad›.
Nemrut Da¤›’ndaki tümülüs ve heykeller Kommagene Kral› Antiokhas 1 taraf›ndan MÖ 30.yy’da
yapt›r›lm›fl. Tap›nak ve Tümülüs do¤u, bat› ve kuzey olarak üç teras üzerinde infla edilmifl. Kral ve
tanr›lar›n heykelleriyle, aslan ve kartal heykelleri
süslüyor bu teraslar›. Do¤u teras›ndaki kimi heykellerin yaflanan depremlerde bafllar› gövdelerinden ayr›larak yanlar›na düflmüfl. Bat› teras›nda
kabartmalar, yaz›tlar, kral›n annesine ait oldu¤u
söylenen bafl ve baflka heykeller yer al›yor.
Binlerce ton oldu¤u söylenen tafl k›r›nt›lar›ndan
oluflan tümülüs (kral mezar›) içindeki kral›n mezar odas›yla muhteflem görünüyor… Güneflin büTEV dergi
Eylül 2008
yüleyen do¤uflunu izleyip teraslar› dolaflt›ktan sonra bölgenin di¤er tarihi
eserlerini görmek için gezimize devam ediyoruz.
Kahvalt› sonras› fianl›urfa’ya do¤ru yola koyulduk. Buraya kadar gelip Atatürk Baraj›’n› görmemek büyük bir kay›p olurdu elbette. Atatürk Baraj› Gölü,
Van Gölü ve Tuz Gölü’nden sonra Türkiye’nin en büyük gölü durumunda.
163 m. yükseltilen set, F›rat’› tam anlam›yla dizginlemifl. Sulad›¤› alan Çukurova’n›n tam on kat›ym›fl. Bu muhteflem proje, Atatürk Baraj› gerçekten de
ad› gibi gurur veriyor.
‹lginç görüntülerdi do¤rusu manzaralar. Foto¤raf çekmeden olur muydu?
Ne uykusuzluk ne de yorgunlu¤umuz geliyordu akl›m›za. Bol bol foto¤raflar
çektik. Arkadafllar›m›z›n ço¤u bir profesyonel foto¤rafç› gibiydi ifllerini yaparken. Gizli yetenekleri ortaya ç›k›yordu…
Ö¤le saatlerinde fianl›urfa’dayd›k. Bizim için haz›rlanan konukevinde çok
lezzetli Urfa yemekleriyle doyurduk karn›m›z›. Meflhur patl›can kebab› ve buz
gibi ayran›n tad› unutulur gibi de¤ildi. Ya üstüne ikram edilen “M›rra” dedikleri kahveye ne demeli!
fianl›urfa’da, Hz.‹brahim’in yak›lmak istenirken bir mucizeyle kurtuluflunu
gösteren Bal›kl› Gölü, dikkatle inceledik. Ateflin suya, odunlar›n bal›klara dö-
bursiyerlerimizden izlenimler
nüflmesi ve oluflan Bal›kl› Göl… Gölün içi bal›k dolu, elinizi uzatsan›z avuçlar›n›zda olacak. Ama bu bal›klara kimse dokunmuyor. Gölün etraf›n› Urfa Kalesi’nin surlar› çeviriyor. Hz. ‹brahim’in do¤du¤u ma¤ray› gezip efsaneleri
dinledik merakla. Hz.Eyüp Türbesi, Ulucami gördü¤ümüz tarihi yerler aras›ndayd›. S›ra Urfa’n›n ünlü çarfl›s›ndayd›. Eh belki biraz da al›flverifl gerekirdi bütçemizin elverdi¤i ölçüde…
Akflam “S›ra Gecesi”nin yap›laca¤› konukevindeydik. Gece bafllamadan
yer minderleriyle döflenmifl genifl bir odada dinlenmeye çekildik. ‹nsan fark›nda olmasa da de¤iflik ortamlar› özlüyormufl me¤er. Oh ne rahat uzan›vermek yer minderlerine. S›cak çaylar›m›z› yudumlarken dünyan›n en mutlu insanlar›yd›k.
S›ra Gecesi “Urfa’n›n etraf› dumanl› da¤lar” türküsüyle bafllad›. Alk›fl tutup
türkülere efllik ediyorduk. Fas›l eflli¤inde bir akflam yeme¤i… Türkülerle cofl-
29
tuk, halaylar çektik. Ortam o denli s›cakt› ki, çi¤
köfte bile türkülerle yo¤ruluyordu.
fiimdi burada Bedri Rahmi Eyübo¤lu’nun “Türküler Dolusu” fliirini anmamak olmazd› elbet…
…
Ah bu türküler,
Köy türküleri
Dilimizin tuzu biberi
Memleket ahvalini onlardan sor
Kitaplarda de¤il, türkülerde ara Yemen’i
…
Ah bu türküler, köy türküleri
Ne düzeni belli, ne yazan›
Altlar›nda imza yok ama
‹çlerinde yürek var
…
Nas›l unutur nas›l
Ömründe bir kez olsun
Halk›n türküsü dinleyen…
‹flte bu gece yaflad›klar›m›z da öyle bir fleydi
Koca fiair...
Her fley çok güzeldi ama bir sonu olacakt› elbette. Doyumsuz gece, tüm ezgileri-türküleriyle
unutulmaz bir an› olarak yaflam›m›zda yerini koruyacakt›. Ne denli güzel zamanlard› yaflad›klar›m›z.
Dönüfl için arabam›zdayd›k. Ço¤umuz yola ç›kar
ç›kmaz uyuyakalm›fl›z. Molada uyand›k mutluluklar›n diyar›nda, yaflam›m›z›n en güzel ça¤›nda.
Cumartesi sabah› Adana’da TEV’in önündeydik.
Rüya gibi günlerin ertesiydi. ‹çimizde yaflama sevinci, günefl rengi bir y›¤›n yaflanm›fllar kald›.
Bu gezi bize ö¤retti ki, yaflanan güzelliklerin de¤eri ve tad›, hayal edilenlerden daha büyüktür.
Bizlere bu unutulmaz geziyi düzenleyen TEV
Adana fiubesi yetkililerine ve ‹nfl.Müh.Müt. Say›n
Halil Avc›’ya, Adana Koop. Genel Bflk. Say›n ‹smail Arslan ve yönetimine, say›n Av.‹brahim Hakan
Metin’e de¤erli katk›lar›ndan dolay› çok teflekkür
ediyoruz. TEV’li olmak bir ayr›cal›kt›r. Ülkemi ve
insanlar› çok seviyorum.
Adana, Haziran 2008
AL‹ AKAN
ÇÜ.E¤itim Fak.
Türkçe Ö¤retmenli¤i Bölümü
30
diyalog
Binler ve milyonlar
birlerle ortaya ç›kar
Elindeki imkanlar› do¤ru yere yönlendirerek e¤itime her koflulda destek vermeye
çal›flan TEV’in eski yurt içi bursiyerlerinden TMSF Grup Baflkan› Fatih Habibo¤lu,
yaln›zca insan kayna¤›na yat›r›m yapan ülkelerin geliflme kaydedebilece¤ini söylüyor.
Bir insan›n dünyaya bak›fl aç›s›n› de¤ifltiren, hayattaki duruflunu flekillendiren temel ö¤elerden biridir e¤itim. Yaflam›n›z› farkl›, sizi ayr›cal›kl› k›lar,
katt›¤› de¤erlerle. Ancak sürdürülmesi, emek verilmesi gereken her giriflim gibi e¤itim hayat›m›z da
zaman zaman bizim d›fl›m›zda geliflen engellerle
karfl›lafl›r. ‹flte o an ihtiyaç duyulan tek fley, küçük
de olsa size her koflulda yolunuza devam etme gücü veren bir dayanakt›r. Onun verdi¤i güvenle gün
gelir, tüm engeller afl›l›r. fiimdi bir baflkas›n› ayd›nl›¤a ç›karma zaman›d›r.
‹flte, Türkiye’nin E¤itim Vakf› TEV’le bursiyerlerinin aras›ndaki ba¤›n da temelinde bu duyarl›l›k
sakl›d›r.
Y›l 1984. ODTÜ Jeoloji Mühendisli¤i Bölümünü bitirdikten sonra ‹stanbul Teknik Üniversitesi ‹flletme
Mühendisli¤i bölümünde yüksek lisans kazanan
Fatih Habibo¤lu, o dönemde yaflanan ekonomik koflullar›n etkisiyle burs aray›fl›na girer. TEV’le yollar›
da, büyük çaba sarf ederek baflar›yla bitirmek istedi¤i e¤itimi için burs arad›¤› dönemde kesiflir. Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinde yüksek lisans kazanan ve ö¤rencilik y›llar› hat›r› say›l›r baflar›larla dolu olan Habibo¤lu, o dönemleri flöyle anlat›yor: “Üniversiteyi bitirdikten sonra yüksek lisans
e¤itimimi sürdürmek için ekonomik destek aray›fl›na girdim. Çünkü o anki durum itibariyle yüksek lisans›m› tamamlamam çok mümkün de¤ildi. Bu nedenle TEV’e müracaat etmifltim. Vak›f taraf›ndan
bana sa¤lanan destek, o y›llarda benim ‹stanbul’da
TEV dergi
Eylül 2008
Fatih Habibo¤lu
diyalog
yaflam›m› sürdürebilmem için yeterliydi. E¤itim süreci tamamlan›p ifl hayat›na
bafllad›¤›mda TEV’den ald›¤›m bursun bana sa¤lad›¤› katk›lar› hiçbir zaman
unutmad›m. Bu nedenle ald›¤›m miktar› hemen geri ödedim. ‹lk maafl›mla da
TEV bursuyla e¤itimini sürdüren genç bir kardeflimize elimden geldi¤ince, naçizane bir destekte bulunmaya çal›flt›m.”
Elindeki imkanlar› do¤ru yere yönlendirerek e¤itime her koflulda destek vermeye çal›flan Habibo¤lu, insan kayna¤›n›n her co¤rafyada büyük önem tafl›d›¤›n› söylüyor. Bu noktada insana yap›lacak en önemli yat›r›m›n da e¤itim oldu¤unu flu sözlerle aç›kl›yor Fatih Habibo¤lu “‹nsan›n› yetifltirip bunu bir faydaya dönüfltürebilen ülkelerin daima bir ad›m önde oldu¤u, günümüzün en önemli gerçeklerinden biri. Yetiflmekte olan nesillerin e¤itimine gereken önem verilmezse o ülke yaln›zca d›fl kaynaklar›n insan gücüne ve yeniliklerine ba¤›ml› yaflar.
E¤itimi önemsemeden bir varl›¤a ve zenginli¤e eriflmek mümkün de¤il. Ben,
e¤itim için gelifltirilen yaklafl›mlar›n dünya genelinde bir sorun oldu¤unu düflünüyorum. Bu konuda bana göre özellikle ailelere büyük sorumluluklar düflüyor.”
muz röportaj›m›z›n bitiminde. E¤itime verilen de¤eri, gerçeklefltirdi¤i projelerle somutlaflt›rmak için
büyük çaba sarf eden Fatih Habibo¤lu da engelleri
aflman›n verdi¤i hazdan do¤an o müthifl enerjisini
yay›yor tüm cömertli¤iyle çevresine. Bize ise bir kez
daha içten bir sorumluluk duygusuyla yap›lm›fl bir
iflin, zorunlulukla yap›landan çok daha farkl› oldu¤unu kabul etmek kal›yor nihayetinde.
Bu sorumluluklar›n önemli bir bölümünü üstlenmek için organize olan sivil
toplum kurulufllar›n›n da çal›flmalar›na dikkati çeken Habibo¤lu, birlikten kuvvet do¤ar sözünün esasl› savunucular›ndan. Her fleyin salt devletten beklenemeyece¤ini belirten Habibo¤lu STK’lar›n maddi olanaklar, yeni aç›l›mlar ve modeller yaratarak e¤itime kazand›rd›¤› de¤erlerin de dikkate al›nmas› gerekti¤ini belirtiyor. Türkiye’de e¤itim üzerine çal›flan STK’lar içinde TEV’in kendi kaynaklar›n› yaratarak farkl› bir noktaya konumland›¤›na da de¤inen Habibo¤lu “En
basitinden bir kiflinin bile burs almas›n› sa¤lamak son derece önemli. Birler bir
araya geldi¤inde binler ve milyonlar ortaya ç›k›yor” sözleriyle dayan›flma ruhunun ve ekip çal›flmas›n›n da son derece önemli de¤erler oldu¤unu belirtiyor.
Ülke ‹çin Önemli Bir De¤er: “Birlikte Olmak”
Tasarruf Mevduat› Sigorta Fonu’nda Grup Baflkan› olarak çal›flan Fatih Habibo¤lu, e¤itime verdi¤i deste¤i, kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle de
sürdürmeye devam ediyor. TMSF çal›flanlar›n›n kat›l›m›yla gerçeklefltirilen
“Birlikte Olmak” projesini bafllatan Habibo¤lu, Do¤u ve Güneydo¤u Anadolu
Bölgesi’ndeki okullara, ba¤›fl yoluyla toplanan kitaplar›n gönderilmesine öncülük ediyor.
Bu giriflimde arkadafllar›n›n de büyük pay› oldu¤unu belirten Habibo¤lu, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri kapsam›nda de¤erlendirilen bu çal›flmalar›n e¤itime büyük katk›lar sa¤lad›¤›n› söylüyor.
E¤itim alan›nda ö¤rencilere sa¤lanacak maddi ve manevi nitelikteki her deste¤in bir gereklilik oldu¤unu belirten Habibo¤lu “Hepimizin sosyal anlamda bir
sorumlulu¤u var. Bu duyguyla gençler ve çocuklar›n hayat›nda toplum olarak
bir de¤er yaratabiliyorsak bence as›l baflar› burada.Çünkü bu sayede, yetiflen
nesiller kendi hayatlar›na kat›lan art›lar› fark ettikçe bir teflekkür niteli¤inde sorumluluklar›na da dört elle sar›l›yorlar. Bu gerçekten mutluluk verici”
“Engelleri aflmak, varoluflun en büyük hazz›d›r” der ünlü Alman düflünür
Schopenhauer. Bunu bir kez daha anl›yoruz, Fatih Habibo¤luyla yapm›fl oldu¤u-
31
Güsel Bilal, Fatih Habibo¤lu
32
söylefli
Sanat, insan›n dünyay›
alg›lama biçimidir
Müzik zevki ve baflar›l› kitap seçiminin entelektüel birikim ve kiflisel geliflimde belirleyici
bir rol oynad›¤›na dikkat çeken Türkiye’nin en yetkin edebiyat elefltirmenlerinden Do¤an
H›zlan, e¤itimde sanat›n rolünü TEV dergisi okuyucular› için anlatt›.
R
Röportajlar›n›zda ve köfle yaz›lar›n›zda, sanatla iç içe geçen çocukluk ve
gençlik döneminizden s›k s›k bahsediyorsunuz. Bugün özellikle genç kuflaklar› edebi aç›dan yönlendiren çok yetkin bir elefltirmen olarak o y›llar›n yaflam›n›za katt›¤› de¤erler neler oldu?
Evet, ailemin bu konudaki deste¤i hayat›mda yads›namaz. Sanat ve edebiyata yönelik ince zevkler ve be¤eniler ailede bafllar. Örne¤in benim ailemin
neredeyse tüm fertleri bir enstrüman çalard›. Ben de bunlar› örnek alarak
büyüdüm. Müzik zevki ve baflar›l› kitap seçimi, entelektüel birikim ve kiflisel
geliflim için belirleyicidir. fiu bir gerçek: ‹nsan bir fleyi görerek merak eder,
ö¤renerek sever. Hiç kimseye do¤rudan do¤ruya bir fleyi dayatarak benimsetemezsiniz. Bu iyi müzik ve kitaplarda da böyledir. Do¤ru seçimler ve baflar›l› yönlendirmeler zevklerinizi ve be¤eninizi etkiler. Bu küçük yaflta edinilir.
Ancak ne yaz›k ki bazen olanaklar elvermeyebilir. Gerçi olanak sadece mad-
TEV dergi
Eylül 2008
Do¤an H›zlan
diyatla alakal› de¤il. Çok varl›kl› ailelerde bazen
bu bak›fl aç›s›n›n ve seçicili¤in olmad›¤›n› görebiliyoruz. ‹flte burada da e¤itim devreye giriyor.
Peki, bu noktada Türkiye’deki e¤itim sistemi
hakk›nda ne düflünüyorsunuz?
Ben e¤itmen olmad›¤›m için e¤itim sistemi hakk›nda genifl kapsaml› bir de¤erlendirme yapamam. Ancak her zaman, çocuklar›n yeteneklerine
ve e¤ilimlerine göre yönlendirilmesi ve e¤itim sisteminin bu alanda onlara yard›mc› olmas› gerekir,
diye düflünüyorum. Dünya art›k çok farkl› bir noktada. Günümüzde de insanlar aras›ndaki iletiflimin
söylefli
sanat ve kültürle sa¤land›¤› önemli bir gerçek.
E¤er siz çok iyi bir mühendisseniz ayn› zamanda
sanat ve edebiyat da bilmeniz gerekir. Çünkü sanat, hem insan›n hayata bak›fl›n› ve de¤erlerini
hem de dünyay› alg›lama biçimini simgeler.
2008 Frankfurt Kitap Fuar›’na onur konu¤u olarak kat›ld›n›z. Ayr›ca Türk Edebiyat›’n›n yurt d›fl›na aç›lmas›na yönelik çal›flmalarda da önemli
giriflimlerde bulunuyorsunuz. Bu anlamda neler söylemek istersiniz?
Öncelikle flunu söylemek isterim: Türk Edebiyat›’n›n kalitesinin dünya standartlar›nda oldu¤u bir
gerçek. Tabii bu ancak tan›t›m› do¤ru biçimde yap›ld›kça, baflar›l› biçimde çevrildikçe dünya genelindeki okuyuculara ulaflacak. Yaln›z bu çok yeni
bir faaliyet. Dünyadaki ülkelerin kitap fuar› faaliyetlerini görüyorum da, orada devlet kendi kültürünün tan›t›lmas› için gerek çeviri gerekse bas›m
faaliyetlerine büyük kaynaklar ay›r›yor.
Tabii bu arada yurt d›fl›nda yaflayan vatandafllar›m›za da bu konuda önemli görevler düflüyor. Bu
alanda yararlar› ve etkileri olmas› laz›m. Bak›n›z,
ünlü seramik sanatç›m›z Füreya Koral, ‹spanyol
resminin Fransa’da tan›nmas›n›, Fransa’da yaflayan ‹spanyollar›n sa¤lad›¤›n› söyler. Gerçekten de
bizim yurt d›fl›ndaki arkadafllar›m›z, kültürel detaylar›m›z› sanat›, edebiyat› ve müzi¤i do¤ru temsil eder ve savunurlarsa onlara okuduklar›n› ve izlediklerini iletirlerse bunun çok büyük katk›s› olacakt›r.
I. Nuri ‹yicil Uluslararas› Keman Yar›flmas›’n›n
Onur Kurulundas›n›z. Dünyay› Türkiye’ye çok
farkl› bir alanda tan›tacak olan bu sanatsal etkinlikle ilgili görüfllerinizi alabilir miyiz?
Y›llar önce aram›zdan ayr›lan de¤erli ö¤retim
üyesi ve keman sanatç›s› Nuri ‹yicil an›s›na düzenlenecek olan bu yar›flman›n onur kurulunda yer
almak benim için gerçekten çok de¤erli. Ben bu
tür müzik yar›flmalar›na daima büyük önem vermiflimdir. Çünkü müzik bir ülkenin uygarl›k düzeyini, estetik de¤erlerini, dünyay› alg›lama biçimini
karfl› tarafa anlatan önemli bir unsurdur. Özelliklede genç kufla¤a yönelik bu tür etkinliklerin çok
önemli oldu¤unu düflünüyorum. Örne¤in yeni nesilde Türk Musikisi üzerine iyi e¤itim görmüfl,
konservatuarlar bitirmifl, sanata gönül vermifl
genç sesleri bu tür yar›flmalar belirler. TEV’in da-
33
ha önce de Türk Sanat Musikisinin de¤erli sanatç›lar›ndan Safiye Ayla ve Zeki Müren’in ismini yaflatmak ve yeni sanatç›lar›n yetiflmesine
olanak sa¤lamak için düzenledi¤i ses yar›flmalar›nda da
jüri üyesiydim. Onlar da yetiflmifl, nitelikli genç sanatç›lar›n fark edilmesini sa¤layan çok önemli iki ayr› yar›flmayd›. I. Nuri ‹yicil Uluslararas› Keman Yar›flmas› da bu
aç›dan benim için çok k›ymetli. Bir kere çok erken
yaflta kaybetti¤imiz de¤erli
keman profesörü Nuri ‹yicil
Türkiye ve dünya için çok
önemli bir de¤erdi. Bu nedenle bu etkinlik benim için büyük önem tafl›yor. Bir
de bu yar›flmalar›n flöyle bir yarar› var: Gençlerimiz bu yolla kamuoyuna yeteneklerini kan›tlama f›rsat› yakal›yor, önleri aç›l›yor. Bu tarz etkinlikler onlara önemli bir özgüven ve at›l›m gücü veriyor.
Pek çok projesine birikiminiz ve bak›fl aç›n›zla destek oldu¤unuz TEV ile
yollar›n›z nas›l kesiflti?
TEV ile ilk tan›flmam Vakf›n kurucusu Vehbi Koç’un davetiyle kat›ld›¤›m bir
toplant›yla olmufltu. O dönemde ayr›ca yurt d›fl› bursiyerlerle yap›lan bir toplant›ya da kat›ld›m. Bu vesileyle tan›flt›k. TEV, ö¤rencilere burs sa¤lay›p onlara e¤itim olana¤› yarat›rken ayn› zamanda yetiflmekte olan nesillere farkl›
etkinliklerle bir bak›fl aç›s› kazand›ran bir kurum. Ben, bu tür vak›flar›n ve
kurumlar›n yarar›na çok inan›r›m. Türkiye’de e¤itimin en önemli sorun oldu¤unu dile getirmek, bilinmeyeni ifade etmek de¤il. Hepimiz bunu söylüyoruz
ama ne yap›yoruz bunun için, nas›l çal›fl›yoruz ve ne tür çabalar gösteriyoruz?
Bence TEV’in en önemli yan› bunu uygulanmaya dönüfltürmesi. Türk E¤itim
Vakf› e¤itimi sanattan ayr› tutmayan bir vak›f. TEV ba¤›flç›lar›n›n aras›nda biliyorsunuz Zeki Müren, Safiye Ayla gibi çok de¤erli isimler de var. Hatta TEV,
ba¤›flta bulunan iki efsanevi sanatç›m›z Safiye Ayla ve Zeki Müren’i anmak
için çok önemli iki yar›flma düzenlemiflti. Bu TEV’in sanata verdi¤i de¤eri
gösterir. Gerçi bakt›¤›n›z zaman, sanatla beslenmeyen ve desteklenmeyen
bir kurum bu yüzy›lda bir önem tafl›maz. Çünkü sanat e¤itim faaliyeti içinde
büyük önem tafl›maktad›r. E¤itimi daima sanatla, bilimle ve kültürle bir bütün olarak düflünmek laz›m. Öbür yandan salt uzmanl›k do¤rultusunda yap›lan bir e¤itimin yetersiz kalaca¤›n› düflünüyorum.
TEV Dergisi okuyucular›na iletmek istedi¤iniz bir mesaj›n›z var m›?
Okurlara TEV’in önemini bir kez daha hat›rlatmak isterim. Ayr›ca TEV bursuyla dünyaya aç›lan çocuklar›n dünyay› görüp Türkiye’yi de¤erlendiren ve
temsil eden insanlar olmas›n› da ülkemiz ad›na çok olumlu bir giriflim olarak karfl›l›yorum. Burada da TEV’in katk›s› tart›fl›lmazd›r.
34
TEV‹TÖL’den haberler
TEV‹TÖL’de baflar› dolu bir yaz
Ö¤rencilerini her alanda baflar›l› ve yetkin bireyler
olarak yetifltirmek için uygulad›¤› özel müfredat› sanat, spor ve bilim alan›ndaki farkl› aktivitelerle destekleyen Türk E¤itim Vakf› ‹nanç Türkefl Özel Lisesi
(TEV‹TÖL) 2008 yaz›nda da ö¤renciler için verimli bir
program haz›rlad›.
Ö¤rencilerimiz Yaz Okullar›nda
TEV‹TÖL ö¤rencileri yaz dönemini akademik çal›flmalarla de¤erlendiriyorlar. 14 ö¤rencimiz Feza Gürsey Enstitüsü’nce Prof. Dr. Nihat Berker taraf›ndan
düzenlenen “Art›r›lm›fl Mekanik Yaz Kamp›”na, 3 ö¤rencimiz fiirince’de Prof. Dr. Ali Nesin’in düzenledi¤i
“Matematik Kamp›”na, 6 ö¤rencimiz fizik, bilgisayar
ve biyokimya alanlar›nda Koç Üniversitesi yaz kamp›TEV dergi
Eylül 2008
na kat›lm›flt›r. 25 ö¤rencimiz de Andover, Asheville, Boston, Brown, Bryn Mawr,
CCY, Cornell, Davidson, Drexel Mentorship, Ithaca, Miami, Mount Holyoke, NMH,
Oxbridge, Princeton, Putney, Skidmore, University of Maryland, X-Lab’de Liderlik, Mühendislik, Psikoloji, Sanat, Yarat›c› Yazma gibi alanlarda yaz programlar›na kat›lm›flt›r.
Aday Ö¤rencilerimiz Gözlem Kamp›nda
2008-2009 ö¤retim y›l›nda haz›rl›k s›n›f›nda okuyacak ö¤rencileri belirlemek
amac›yla yap›lan gözlem kamp›, 128 aday ö¤rencinin kat›l›m›yla 22 – 28 Haziran
2008 tarihleri aras›nda gerçekleflmifltir. Yo¤un bir program›n uyguland›¤› kampta adaylar Fen, Matematik, Türkçe, Sosyal Bilgiler, Genel Kültür, Yabanc› Dil, Resim, Müzik, Beden E¤itimi ve ayr›ca yat›l› okula uyum, yarat›c›l›k, iletiflim becerileri, tak›m çal›flmas›na yatk›nl›k gibi alanlarda de¤erlendirilmifllerdir. Gözlem
kamp› sonucunda tam burslu 15 asil, 15 yedek aday ve k›smi burslu 45 asil, 40 yedek aday ilan edilmifltir.
TEV‹TÖL’den haberler
Ö¤rencilerimiz Tug Gökyüzü Kaflifleri Proje Birincisi
Tübitak Ulusal Gözlemevi taraf›ndan 2009 Dünya Astronomi Y›l› Etkinlikleri
haz›rl›klar› çerçevesinde düzenlenen “Gökyüzü Kâflifleri" proje yar›flmas›nda
okulumuz ö¤rencileri Elçin Ergez, Seher Odabafl› ve Berkay Yekta Erken birinci olmufllard›r, ö¤rencilerimizi ve fizik ö¤retmenimiz Yuki Kaneko’yu kutlar›z.
TEV‹TÖL’ün May›s-Haziran Konuklar›
Usta flair Arif Damar ö¤rencilerimizle yapt›¤› s›cak söyleflide yaflam› ve fliiri
üzerine konufltu. Prof. Dr. Süheyl Batum anayasa ve toplumsal de¤iflim konulu
bir sunum yapt›. Besteci ve orkestra flefi Çetin Ifl›közlü ö¤rencilerimizle piyano
teknikleri ve armoni üzerine bir çal›flma yapt›. Oslo Üniversitesi Ö¤retim Üyesi
Prof. Dr. Fahri Saatçio¤lu da ö¤rencilerimizi moleküler biyoloji ve genetik alan›ndaki yeni çal›flmalar konusunda bilgilendirdi.
9. Dönem Mezunlar›m›z› Verdik
20 Haziran Cuma günü TEV‹TÖL Ömer Dinçkök Spor Salonu’nda yap›lan törenle 58 ö¤rencimizi mezun ettik. Törende, okul müdürü Azmi Özkardefl, TEV
Yönetim Kurulu Üyesi ve Okul Kurucu Temsilcisi Adnan ‹¤nebekçili, TEV Yönetim Kurulu Baflkan› Ömer Koç ve TEV Mütevelliler Heyeti Baflkan› Rona Y›rcal›’n›n konuflmalar›ndan sonra diploma ve ödüllerin da¤›t›lmas›na geçildi. Tören
okul birincisi Ali Ekrem Yeflilkanal’›n konuflmas› ve okul yafl kütü¤üne plaketi
çakmas› ile sona erdi.
Bilim Sanat Haftas›
9. TEV‹TÖL Bilim Sanat Haftas›, Do¤an H›zlan ve Prof. Dr. Nihat Berker’in
bilim ve sanata iliflkin aç›l›fl sunumlar›yla bafllad›. Hafta boyunca ö¤rencilerimiz ve konuk okullar›n ö¤rencileri Aflç›l›k Çal›fltay›, Matematik Yar›flmas›,
Bilgisayar Oyun Turnuvas›, Battleship Oyunu, Field Day, Treasure Island, Silly
Games gibi etkinliklerde hem yar›flt›lar hem de e¤lendiler. Ayr›ca Cihat Aflk›n dinletisi ve söyleflisi, Ezginin Günlü¤ü konseri, 1960lar konulu panel
(Ömer Madra-As›m Karaömerlio¤lu), Ara Güler ve Coflkun Aral söyleflisi, Uykusuz çizerleriyle söylefli, okul müzik festivali, mezunlar günü haftaya damgas›n› vuran di¤er etkinliklerdi.
TEV‹TÖL Drama Grubunun Baflar›s›
Bu sene Haldun Taner’in “Vatan Kurtaran fiaban” oyununu büyük bir baflar›yla sahneye koyan TEV‹TÖL drama grubu, ‹stanbul çap›ndaki birçok yar›flmadan ödüllerle döndü.
Kültürle uzaktan yak›ndan alakas› olmayan kültür müsteflar› fiaban Bey ile
onun yard›mc›s› M›sta Bey’in sanat camias›na müdahalesinin traji-komik bir
dille ele alan oyunu drama ö¤retmeni Ümit Karaarslan yönetti.
fiiflli Terakki Vakf› Gençlik Tiyatrolar› Festivali ve Özel Sezin Okullar› Tiyatro Festivali’nde ödül alan oyunda, drama grubu ve müzik grubunun performans› büyük be¤eni toplad›.
Oyun ayr›ca Profilo Al›flverifl Merkezi Liseleraras› Tiyatro Yar›flmas›’nda
Jüri Özel Ödülü ve Eyübo¤lu Koleji Liseleraras› Tiyatro Yar›flmas›’nda da
Centilmenlik Ödülü’ne lay›k görülürken, TEV‹TÖL sahnesi, topluluk ödüllerinin yan› s›ra yedi tane de bireysel ödül ald›.
35
36
flubelerimiz - BURSA
TEV Bursa fiubesi baflar›l› tan›t›m
faaliyetleriyle dikkat çekiyor
Türkiye genelindeki 14 flubesiyle
etkin bir e¤itim a¤› yaratan
TEV’in, Bursa fiubesi de baflar›l›
tan›t›m faaliyetleriyle potansiyel
ba¤›flç›lar› bilgilendirmek
aç›s›ndan önemli bir rol
üstleniyor.
Maddi durumu iyi olan vatandafllar taraf›ndan,
kamu kaynaklar›n›n e¤itime pay ay›rmak konusunda yetersiz kald›¤› durumlara destek olmak amac›yla kurulan TEV, 41 y›ld›r üstlendi¤i misyonu baflar›yla sürdürmeye devam ediyor. Türkiye genelindeki 14 flubesiyle etkin bir e¤itim a¤› yaratan TEV’in
Bursa fiubesi de baflar›l› tan›t›m faaliyetleriyle potansiyel ba¤›flç›lar› bilgilendirmek aç›s›ndan önemli bir rol üstleniyor.
Bugüne kadar Reflat Oyal, Mehmet Bozdere, Ertu¤rul Seyhan, Cavit Çevikus gibi de¤erli isimlerin
baflkanl›k etti¤i TEV Bursa fiubesi,Bursa’da ilk defa 1979 y›l›nda TEV Bursa ‹l Komitesi ad› alt›nda çal›flmalar›na bafllad›. 1982 y›l›nda ise müstakil fiube
halini ald›.
TEV Bursa Yeni fiube Baflkan›: Erdem Birmeç
15 y›l boyunca TEV Bursa fiube Baflkanl›¤›’n› büyük bir baflar›yla sürdüren Cavit Çevikus’un ard›ndan göreve atanan Erdem Birmeç, ‹stanbul Y›ld›z
Mühendislik Mimarl›k Akademisi Vatan Mühendislik Fakültesi Elektrik Mühendisli¤i bölümünden
1976 y›l›nda mezun oldu. Sivas’ta ‹nflaat Emlak Müdürlü¤ü, Bursa’da Mutlu Akü Sanayi ve Tic. A.fi,
Cengiz Makine Sanayi ve Tic.A.fi ve Koç Holding’e
ba¤l› Mako Elektrik Sanayi ve Tic. A.fi. firmas›nda
çal›flan Birmeç, akademik ve profesyonel yaflam›ndan edindi¤i deneyimleri, TEV Bursa fiube BaflkanTEV dergi
Eylül 2008
Cavit Çevikus, Erdem Birmeç
l›¤› görevinde son derece yetkin biçimde kullanarak e¤itime katk› sa¤lamak
için çal›flmaya devam ediyor.
TEV’in bugüne kadar Bursa’da 6 043 üniversite, 1708 meslek lisesi ö¤rencisi olmak üzere toplam 7 751 ö¤renciye burs verdi¤ini belirten Birmeç, Vak›f
olarak Bursal› gençlerin de e¤itimine yo¤un biçimde katk›da bulunduklar›n›
söyledi. 2007-2008 ö¤renim döneminde 442 Bursal› gence ihtiyaç bursu verdiklerini belirten Birmeç, bugüne kadar Bursa do¤umlu 6 900 gencin e¤itimine destek verdiklerini kaydetti.
Bursal› gençlerin, TEV’e malvarl›klar›n› b›rakan hay›rsever ba¤›flç›lar›n
ad›na verilen burslardan da faydaland›klar›n› söyleyen Birmeç, bugüne kadar
merhum ve merhume R›za- Rabia Biçen, merhum Dr. ‹brahim Çatalo¤lu,
merhum Hayriye Tokaman ve merhum Zeki Müren ad›na verilen burslarla
binlerce ö¤rencinin hayat›nda yepyeni bir dönemin bafllad›¤›n› söyledi. Birmeç ayr›ca, Vak›f olarak e¤itimi desteklemek için, Mehmetçik Vakf› ifl birli¤iyle Bursa’da yapt›r›lan TEV-TSK Mehmetçik Vakf› Zeki Müren Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi’nin de Türk Milli E¤itimi aç›s›ndan çok farkl› ve özel bir geliflme oldu¤unu söyledi.
flubelerimiz - BURSA
37
Osman Canik, Güsel Bilal, Cavit Çevikus, Turgut Bozkurt, Erdem Birmeç
‹steyen herkesin, arzu etti¤i miktarda TEV’e ba¤›fl yapabilece¤ini belirten TEV Bursa fiube Baflkan› Erdem Birmeç, TEV’e ba¤›fl sürecini ve prosedürleri flöyle aç›klad›: “Vakfa ba¤›fl genel olarak iki
flekilde yap›l›yor: Ba¤›fl yapmak isteyen kifli sa¤
iken, sahibi oldu¤u herhangi bir tafl›n›r veya tafl›nmaz mal› veya bir hakk›, vakfa flartl› veya flarts›z
olarak ba¤›fllayabiliyor. Bu ba¤›fl› yaparken mal veya hakk›n sadece kuru mülkiyetini ba¤›fllay›p, intifa,
yani yararlanma hakk›n› sakl› tutabiliyor. Böylece
mal veya hakk›n sadece ç›plak mülkiyeti vakfa geçiyor, kullanma ve gelirlerinden yararlanma hakk›
ölünceye kadar ba¤›fl yapan kiflide kal›yor. Bir di¤er
ba¤›fllama yöntemi ise vasiyetname düzenleme yoluyla oluyor. Ba¤›fl yapmak isteyen kifli, sa¤l›¤›nda
düzenleyece¤i bir vasiyetnameyle herhangi bir mal›n›, malvarl›¤›n›n tümünü veya bir k›sm›n› vakfa
ba¤›fllayabiliyor. Ba¤›flç›, vasiyetnamesine cenazesinin vak›f taraf›ndan kald›r›lmas›, mezar›n›n bak›m› ve her y›l dua okutulmas› gibi flartlar da ekleyebiliyor. Bu yöntemle yap›lan ba¤›fllarda en önemli
nokta, vasiyetnamenin ba¤›flç›n›n vefat› sonras› geçerli bir belge olmas›. TEV, ba¤›fl ya da vasiyet yap-
mak isteyenlere gerekli hukuki yard›m› da yap›yor. Kifli ve kurulufllar, TEV’e
flartl› veya flarts›z burs ba¤›fl› yapabiliyor. TEV’in en önemli gelir kaynaklar›ndan biri olan bu ba¤›fllarla, TEV Burs Yönetmeli¤i çerçevesinde ba¤›fl› yapan›n
diledi¤i nitelikte ö¤rencilere burs sa¤lan›yor. Bunun gibi vakfa okul ya da yurt
yap›m› için de flartl› ba¤›fl yap›labiliyor. ‹steyen herkes arzu etti¤i miktarda
ba¤›fl yapabilir. Böylece TEV, tek bafl›na burs verme ya da okul yurt yapma
imkan›na sahip olmayan hay›rseverlerin de milli e¤itimi desteklemesini mümkün k›l›yor. Her türlü ba¤›fl müracaat› 212 - 444 0 TEV numaral› telefonla yap›labilir.
Bursa’da TEV
Bursa TEV flubesi kanal›yla bugüne kadar 9 ba¤›flç›n›n 38 gayrimenkul ba¤›fl› yapt›¤›n› belirten TEV Bursa fiube Baflkan› Erdem Birmeç, Türk E¤itim Vakf›’n›n Bursa’daki ba¤›flç› potansiyelinin art›r›lmas› ve tan›t›m›n yayg›nlaflt›r›lmas› için televizyon kanallar›ndan,gazetelerden ve ilan panolar›ndan yararland›klar›n› ve bu kapsamda yeni yönetim olarak çeflitli projelere imza att›klar›n›
söyledi. Birmeç, bu do¤rultuda vak›f olarak çal›flmalar›n› görsel ve yaz›l› bas›nla kamuoyuna duyurduklar›n› belirtti. Medyadaki tan›t›m aktivitelerinin yan› s›ra Bursa genelinde TEV imaj›n› güçlendirmek için ilçe baz›nda da çal›flmalar
gerçeklefltirdiklerini söyleyen Birmeç firma, oda baflkanlar›, banka flubelerine de çeflitli ziyaretler gerçeklefltirdiklerini söyleyerek gelecek dönem içinde
Bursa ili içindeki sanayi bölgelerine ve kurulufllara TEV mektubu ve TEV broflürleriyle ulaflmay› hedeflediklerini söyledi.
38
ba¤›flç›lar›m›zdan izlenimler
Cumhuriyet’in eserleri
Köy Enstitüleri
K
‹lk kez 1936’da geçici olarak aç›lan e¤itmen kurslar›yla, k›sa süreli bir e¤itimle köy
e¤itmenleri yetifltirilmesine baflland›. Bu deneyimin olumlu sonuçlar› görülünce
1937’de yaln›z köy çocuklar›n›n al›nd›¤› ve köye yönelik bir ö¤retim program›
uygulayarak köy ö¤retmen okullar›n›n aç›lmas› kararlaflt›r›ld›.
Köy enstitülerinin kurulmas›na yol açan geliflmelerin bafllang›c› 1935’e kadar
uzan›r. Bu tarihte Türkiye’nin nüfusu 16 milyondu. Bunun 12 milyonu köylerde yafl›yordu. 40 bin köye da¤›lm›fl olan bu nüfusu ancak %10’u okuma yazma biliyordu. Okulu olan köy say›s› ise 4.773’tü Ço¤u üç y›ll›k ö¤retim yapan köy okullar›nda, kent okullar›yla ayn› ö¤retim program› uygulan›yor, ö¤retilen bilgiler köyün
gereksinimlerine uymad›¤› gibi, günlük yaflamda kullan›lmad›¤›ndan, zamanla
okuma yazma bile unutuluyordu. Bu gerçekler ilgili herkesçe kabul edildi¤inden,
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 1935’te toplanan 4. Büyük Kurultay›nda ilkö¤retimin
h›zla yayg›nlaflt›r›lmas› karar› al›n›nca, Milli E¤itim Bakanl›¤› köyün gereksinimlerine uygun yeni tip ö¤retmenler yetifltirmek için haz›rl›klara girdi.
‹lk kez 1936’da geçici olarak aç›lan e¤itmen kurslar›yla k›sa süreli bir e¤itimle
köy e¤itmenleri yetifltirilmesine baflland›. Bu deneyimin olumlu sonuçlar› görülünce 1937’de yaln›z köy çocuklar›n›n al›nd›¤› ve köye yönelik bir ö¤retim program› uygulayarak köy ö¤retmen okullar›n›n aç›lmas› kararlaflt›r›ld›. Bu okullar›n ilki ‹zmir’de K›z›lçullu ve Eskiflehir’de aç›lan Mahmudiye köy ö¤retmen okuludur.
Bunlar› Edirne Karaa¤aç ve 1939’da Kastamonu (Gölköy) köy ö¤retmenleri okullar› izledi.
TEV dergi
Eylül 2008
ba¤›flç›lar›m›zdan izlenimler
1939’da toplanan 1. E¤itim fiuras›, bu uygulaman›n yayg›nlaflt›r›lmas› konusunda
bir karar al›nca, üç y›ll›k denemenin sonuçlar›ndan da yararlan›larak, köylerin gereksinimleri ve köy ö¤retmeninin nitelikleri ayr›nt›l› olarak belirlendi. 1940 y›l›nda ç›kar›lan bir yasayla köy enstitüleri kuruldu. Daha önce kurulmufl olan köy ö¤retmen
okullar› da köy enstitüsü haline getirildi. Köy enstitüleri, kent ve kasabalar›n d›fl›nda
tar›ma elveriflli alanlar üzerinde kuruldu. Köy enstitüleri binalar›n›n ço¤u, köy ö¤rencileri taraf›ndan infla edildi. Köy enstitülerinin say›s› 1941’de on dörde, 1946’da yirmiye 1948’de yirmi bire ulaflt›. 1942’de köy enstitülerine ö¤retmen yetifltirmek üzere
Ankara Hasano¤lan’da bir de yüksek köy enstitüsü kuruldu. Köy enstitülerinin ö¤renim süresi 5 y›ld›. Bu enstitüde kültür dersleri yan›nda erkek ö¤rencilere tarla ve
bahçe, tar›m, sanayi bitkileri tar›m›, hayvanc›l›k, ar›c›l›k ve ipekböcekçili¤i, dülgercilik, marangozluk, duvarc›l›k, betonculuk, k›z ö¤rencilere de biçki-dikifl el sanatlar› ve
örgü ö¤retiliyordu. E¤itim ve ö¤retimde do¤aya uygunluk, kendi kendini yönetme ve
kendi kendine çal›flma ilkeleri temel al›n›yordu. Yedi köy enstitüsünde aç›lan sa¤l›k
bölümlerinde köy sa¤l›k ocaklar›nda görev yapacak sa¤l›k memurlar› yetifltiriliyordu.
1946’da çok partili yaflama geçilmesinden sonra köy enstitülerine karfl› hem iktidar
hem muhalefet taraf›ndan çeflitli elefltiriler yöneltildi. 1947’de önce e¤itmen kurslar›na son verildi. Bunu 1948’de Ankara – Hasano¤lan Yüksek Köy Enstitüsü’nün kapat›lmas› izledi. 1950’de köy enstitülerini sa¤l›k bölümleri kapat›ld›. 1954’te ilk ö¤retmen okullar›yla birlefltirilerek tamamen kapat›ld›.
Saadet Özdemir
TEV Ba¤›flç›s›
39
40
e¤itim yaklafl›mlar›
Proje tabanl› ö¤renme ile Türkiye’deki
ulusal reforma destek: Ö¤retmene
Proje Yapt›rma E¤itimi Projesi
ICSEI 2008, 21. Uluslararas› okul etkinli¤i ve geliflimi kongresi 5-8 Ocak 2008’de Auckland,
Yeni Zelanda’da yap›ld›. En iyi genç araflt›rmac› ödülü TEV bursiyeri Özgür Bolat’›n oldu.
Bu çal›flma, Türkiye’de bugün var olan ulusal reform projesinin de¤erlendirilmesinden ortaya ç›km›flt›r. Ortaokullarda proje bazl› ö¤renmeyi tan›tmak ve bu konuya öncülük etmek amac›yla 150’den
fazla okulda gönüllü ö¤retmenlerin liderlik ettikleri
çal›flmalar yürütülmektedir. De¤erlendirmede,
projenin bafllang›c›nda ö¤retmenlerin düflüncelerini ve ö¤retme yöntemleri ile paket e¤itim ve destek
programlar›n›n etkisini ölçmek ad›na baz› araflt›rma gereçleri kullan›lm›flt›r. Sözü geçen bulgular,
kesin olmayan sonuçlard›r.
Bu ulusal proje bazl› ö¤renme giriflimi, T.C. Milli
E¤itim Bakanl›¤› ve Türk E¤itim Vakf›’n›n Türk okullar›nda yarat›c›l›¤a ivme kazand›rmak için strateji
gelifltirme üzerine gerçeklefltirdikleri müzakereler
neticesinde ortaya ç›km›flt›r. Proje; Türk E¤itim
Vakf›, T.C. Milli E¤itim Bakanl›¤›, Türkiye Vodafone
Vakf›, Marmara Üniversitesi, ‹stanbul Üniversitesi
ve Cambridge Üniversitesi E¤itim Fakültesi’nin iflbirli¤iyle desteklenmektedir. Kilit kat›l›mc›lar, tüm
Türkiye çap›nda 154 ortaokuldan gönüllü fen bilimleri ve sosyal bilimler ö¤retmenlerinden oluflmaktad›r. Bu çal›flman›n yazarlar› proje de¤erlendirme
ekibinin üyelerinden oluflmaktad›r ve Özgür Bolat
bu ekibin yan› s›ra program ekibinin de üyesidir.
Politika Ba¤lam›
Türkiye; Nijerya ve Pakistan gibi ülkelerin de üye
oldu¤u geliflmekte olan ülkeler toplulu¤u D8’e üyedir. AB’ye yap›lan baflvurularda, entegrasyonu kolaylaflt›rmas› için baz› reformlar gerçeklefltirilmifltir. Dünya Bankas› E¤itim Sektörü’nün araflt›rmas›na göre, zorluk bellidir:
TEV dergi
Eylül 2008
E¤er Türkiye, vatandafllar›n›n Avrupa’da düflük ücretle çal›flt›r›lan iflçilere
dönüflmesini istemiyorsa, bütün gençlerine yüksek kalitede e¤itim sa¤lamak
zorundad›r.
(Dünya Bankas›, 2005: 1)
Bundan sadece on y›l önce Temel E¤itim Kanunu, bütün Türk çocuklar›na ilkokul e¤itimi sa¤laman›n yollar›n› ar›yordu. Buna ra¤men 2005 y›l›nda ilkokul
ça¤›ndaki çocuklardan k›z çocuklar› ço¤unlukta olmak üzere yüzde 10’u okula
gitmiyordu. O y›llarda ortaokula gitme flekilleri de¤iflkenlik göstermekteydi: baz› ortaokullara girifl için bir yerlefltirme s›nav› uygulanmakta ve bu sistem sebebiyle ortaokul ça¤›nda bu s›navda baflar›l› olan ve olamayan gruplar›n ald›klar› e¤itim seviyesi aras›nda inan›lmaz bir fark do¤maktayd›. Ayr›ca baz› bölgelerde k›z ö¤rencilerin alabilecekleri e¤itim de çok k›s›tl›yd›. Örne¤in Türkiye’nin
Güneydo¤u bölgesinde k›z ö¤rencilerin sadece yüzde 14’ü ortaokula gitmekte.
S›navda baflar›l› olabilen az say›daki ö¤renciler (10’da 1) iyi okullara girebilme
ve ABD standartlar›nda e¤itim alma flans›na sahip olabilmekte. Ancak ço¤unlu¤a yüksek standartlarda bir ortaokul e¤itimi sunabilmek için istikrarl› ve ani
geliflmeler karfl›s›nda dayan›kl› bir ekonomiye sahip olmak gerekmektedir.
2003 y›l›nda bafllat›lan bir modernizasyon program›, ö¤rencilerin hangi tür
okullara yerlefltirilece¤ini belirleyen yerlefltirme s›nav›yla iliflkili ortaokul müfredat›n›n yan› s›ra, temel e¤itim müfredat› üzerine de odaklanm›flt›r. Ancak,
Dünya Bankas›’n›n raporuna (2005) göre “Türkiye’nin e¤itim politikas›n› gelifltirme konusundaki en kritik alan flüphesiz ö¤retmen kalitesinin yükseltilmesidir”
ifadesi yer almaktad›r.
1923 y›l›nda Cumhuriyetin kurulmas›ndan itibaren çok say›da reform giriflimi
olmufltur. Hatta John Dewey’in bile devlet okullar›yla ilgili reforma yard›mc› olmas› amac›yla Türkiye’ye davet edildi¤i bilinmektedir. Ancak bu giriflimlerden
birço¤u kendi tabiatlar›ndan do¤an engellerle karfl› karfl›ya gelmifltir. Bu çal›flmada de¤inilen projeyle özellikle ilgili olan bir giriflim de 1992 y›l›nda Milli E¤itim Bakanl›¤›’nca yürürlü¤e konulan Kredi Sistemi’ydi. Bu sistem, ö¤rencilerin
ilgi alanlar› ve kariyer hayallerine yönelik olarak derslerini seçmelerine imkân
tan›maktayd›. Buradaki e¤itim politikas›nda, konu merkezli bir yaklafl›mdan ziyade daha demokratik ve özgürlükçü bir e¤itim anlay›fl›na vurgu yap›l›yordu.
e¤itim yaklafl›mlar›
(Caner, 2004). Ancak bu sistem beklenildi¤i gibi ifllemedi ve sistemden vazgeçildi. Sistemden vazgeçilmesine sebebiyet veren engeller hâlâ ortadan kalkm›fl
de¤il ve bu engeller Türkiye’de herhangi bir ulusal e¤itim reformu gerçeklefltirmenin önünde büyük bir tehdit oluflturmaktad›r. Türkiye’deki bütün ortaokullarda, üniversiteye girifl için esas teflkil eden akademik odakl› ortak bir müfredat takip edilmektedir. Üniversiteye girifl, çoktan seçmeli bir s›navla belirlenmekte, bu da ö¤retmenlerin ezberci ö¤renme ve test çözme tekniklerine odaklanmalar›na sebep olmaktad›r. Ö¤retmenlerin baflar›s› da üniversite s›nav›n›
kazanan ö¤renci say›s›n›n çoklu¤uyla ölçülmektedir. Bu test yöntemi, ezberci
sistemi zorunlu k›lan önemli bir faktördür. Türkiye’nin geliflmekte olan bir ülke
olmas›n›n da bu konu üzerinde negatif etkisi olmufltur. Rondinelli, Middleton, ve
Verspoor’un da 1990’da belirtti¤i gibi: De¤iflimi teflvik etmek her koflulda zordur, ancak geliflmekte olan ülkelerin belirsiz ve istikrars›z ekonomik, sosyal ve
politik koflullar› alt›nda de¤iflim daha da zordur. (p. 10)
Türkiye’de okul reformlar›n›n önündeki engeller Caner taraf›ndan 2004 y›l›nda özetlenmifltir. Caner, ö¤retmenlerle ve okul yöneticileriyle kredi sisteminin
neden ifle yaramad›¤› hakk›nda röportajlar yapm›fl ve Kredi Sistemi’yle ilgili
afla¤›daki engelleri tespit etmifltir:
• Günlük operasyonlar için finansal kaynak eksikli¤i ve reform giriflimleri için
hiç kaynak olmay›fl›
• Okul yöneticilerine de¤iflimi destekleyebilmeleri için gerekli e¤itimin verilmemifl olmas›
• E¤itimi oluflturan bileflenler aras›nda düzgün bir iletiflim ve koordinasyon
kurulmas›na yard›mc› olmayan merkezci ve hiyerarflik sistem
• Düzeltme ve de¤iflikliklere izin vermeyen, esnek olmayan e¤itim politikas›
• Ö¤retmenlerin yetersizli¤i ve aidiyet eksikli¤i
(Caner, 2004)
Proje bazl› ö¤renme program› (ÖPYEP) gündeme geldi¤inde, bu engellerin
ço¤u halen geçerliydi. Bu projeyi tasarlayan ortaklar projenin baflar›s›n›, kat›l›mc› ö¤retmenlere bafllang›çta verilen deste¤in ne ölçüde baflar›l› oldu¤una ve
bu ö¤retmenlerin kendi okullar›nda görev yapan di¤er ö¤retmenleri ne kadar
etkileyebildi¤ine ba¤l› oldu¤una inan›yorlard›. Burada önemli olan tek fley tabii
ki belli baz› ö¤retme tekniklerini bilmek de¤il, ayn› zamanda baz› de¤er ve inan›fllar› da benimsemek olacakt›r. Michael Fullan bu sorunu bir süre önce net
olarak ifade etmiflti. K›r›lmas› en zor çekirdek, ö¤renme çekirde¤idir – ö¤retme
teknikleri ve ö¤renme kültüründe ö¤renciler, ö¤retmenler ve di¤er potansiyel
ö¤renme ortaklar› aras›nda daha iflbirlikçi iliflkiler kurmaya yönelik de¤ifliklikler. Baflka bir deyiflle, di¤er reform giriflimlerinde bize ö¤retildi¤inin aksine yeniden yap›land›rmak, kültürü bafltanbafla de¤ifltirmek demek de¤ildir. Resmi
yap›land›rmay› de¤ifltirmek normlar›, al›flkanl›klar›, yetenek ve inançlar› de¤ifltirmekle ayn› fley de¤ildir.
(Fullan, 1993:49)
As›l zorluk, inan›fl ve uygulamalardaki bu düflünceyi yans›tan de¤iflikli¤i yaratmaktad›r.
Kat›l›mc›lar›n Profili
Bu proje için ö¤retmen seçme aflamas› kolay olmam›flt›r. Tüm Türkiye’deki
Anadolu Ö¤retmen Liselerinden ö¤retmenlerin davet edilmesine karar verildi.
41
Türkiye’de toplamda 8.000’i aflk›n ortaokuldan
154’ü bu tipte okullardan oluflmaktad›r.
Ö¤retmenlerin bu okullardan seçilmesinin sebebi, ileride ö¤retmenlik seçmeleri ihtimalinin daha kuvvetli olmas›d›r. Anadolu ö¤retmen liselerinin seçilmesinin nedeni, bu okullarda okuyan ö¤rencilerin gelecekte kariyer olarak ö¤retmenli¤i
seçme olas›l›¤›n›n en yüksek olmas›d›r, zira okuduklar› okullar ve üniversiteler aras›nda imzalanan anlaflmalar nedeniyle bu ö¤rencilerin bir ö¤retmenlik lisans program›na girmesi di¤er ö¤rencilere k›yasla daha kolay olmaktad›r. Bu ö¤renciler
proje bazl› ö¤renme ile e¤itim gördükleri takdirde
gelecekte ö¤retmen olduklar›nda kendi ö¤rencilerine bu metodu uygulamalar› daha kolay olacakt›r.
Milli E¤itim Bakanl›¤›, bütün okul müdürlerine bir
yaz› göndererek bu projede yer almaya gönüllü
olabilecek bir ö¤retmen bildirmelerini rica etti.
Müdürler birçok ö¤retmenin gönüllü olmak istediklerini belirttiler ve bu yüzden birçok ö¤retmen
geri çevrilmek zorunda kald›. Hedeflenen 160 gönüllü ö¤retmen say›s›na ulaflmak zor olmad›. Proje kat›l›mc›lar›n›n büyük ço¤unlu¤u (147 kat›l›mc›)
ilk anketimizi doldurdu. Kat›l›mc›lar, ço¤u matematik ve fen, yaklafl›k 10 kadar da edebiyat ö¤retmeninden olufluyordu. Ö¤retmenlerin yüzde 20’sinin yüksek lisans derecesi bulunuyordu. Kat›l›mc›lar›n yüzde 5’i befl y›ldan az deneyim sahibiyken,
geri kalan› oldukça deneyimli ö¤retmenlerdi. Ancak ö¤retmenlerden birço¤u halihaz›rda ders verdikleri alanlarda oldukça deneyimsiz olup ilgili
alanda 5 ya da daha az y›ld›r e¤itim vermekteydi
(13.7%). Ö¤retmenlerden sadece 3.4%’si flu anda
e¤itim verdikleri alanda ilk y›llar›n› sürdürmekteydiler. En çarp›c› olan nokta ise, ö¤retmenlerin
76,3% gibi çok büyük bir ço¤unlu¤unun çal›flmakta olduklar› okullar›nda 5 y›ldan az bir süredir çal›fl›yor olmalar›yd›. Kat›l›mc› ö¤retmenlerin neredeyse yar›s› (46,2%) çal›flmakta olduklar› okulda 2
y›l ya da daha az süredir görev yapmaktayd›lar. Buradan kat›l›mc›lar›n önemli bir ço¤unlu¤unun yak›n zamanda okul ve ö¤retme yöntemi de¤ifltirdikleri sonucunu ç›karmak mümkündür.
Ö¤retmenlerin idarecilik ya da liderlik deneyimleri yoktu. Yaz tatilinde gerçekleflecek olan bafllang›ç e¤itimini de kapsayan bu programa gönüllü olmalar›, bu ö¤retmenlerin geliflme ve de¤iflime ne kadar aç›k olduklar›n› göstermektedir.
42
e¤itim yaklafl›mlar›
E¤itim Program›n›n Amaçlar›
Milli E¤itim Bakanl›¤› daha önceki ö¤renci merkezli ve proje bazl› e¤itim yaklafl›m›n› benimsemifl
ve okul sistemine nüfuz ettirmeye çal›fl›yordu. Bu
proje de, ilgili okullarda ö¤retmenlerin yine ö¤retmenlere ders verdikleri bir program ile “e¤itimcileri e¤iterek” çözüme ulafl›lacakt›r. E¤itim gören ö¤retmenlere, kendilerine “Formatör” s›fat›n› kazand›racak bir sertifika verildi. ‹ngilizce’de 'Formatör'
kelimesi daha çok de¤iflim sürecinin davran›flç› yönüne iflaret etmekte olup, bu durum baflar›l› okul
reformunun mahiyetinin nas›l olmas› gerekti¤i gibi
temel bir soruyu akla getirmektedir. Farkl› ba¤lamlarda proje kat›l›mc›lar›na “ö¤retmen liderler” demek mümkün olacakt›r.
‹lk e¤itim program›n›n hedefleri flunlard›:
• Proje bazl› ö¤renmenin esaslar›n› ö¤retmek
• Kat›l›mc› ö¤retmenlerin elefltirel düflünme ve
ilgili di¤er yeteneklerini proje bazl› ö¤renme yoluyla
gelifltirmek
• Kaynaklara eriflimi sa¤layarak ve bir tart›flma
ortam› yaratarak ö¤retmenler aras›nda bilgi al›flveriflini mümkün k›lmak
Seminerin sonunda ö¤retmenlerin yap›c› bir e¤itim modelini benimsemifl olmalar› ve s›n›flar›nda
müfredatlar›n› inceleyebilir ve okullar›nda liderlik
uygulamalar›n› de¤erlendirebilir bir flekilde proje
bazl› e¤itim sistemini uygulama konusunda istekli
olmalar› beklenmekteydi.
Kat›l›mc›lar›n halihaz›rda bildikleri do¤rultusunda program›n oluflturulmas› çok önemli kabul
edildi¤inden, program esnas›nda sergileyebilmek
üzere ö¤retmenlerin okullar›nda gerçeklefltirmifl
olabilecekleri projeleri yanlar›nda getirmeleri rica
edilmifltir.
E¤itim Program›n›n Özellikleri
Kat›l›mc› ö¤retmenler iki haftal›k program için ‹zmit’te yat›l› olarak e¤itim veren Türk E¤itim Vakf›
‹nanç Türkefl Özel Lisesi’ne davet edildiler. 159 ö¤retmen dört gruba ayr›ld›; bu gruplardan üçü fen bilimleri, biri de sosyal bilimler ö¤retmenlerinden
oluflmaktayd›. Her ö¤retmene bir diz üstü bilgisayar
ve e¤itimde geçirdikleri zaman için ücret sa¤land›.
Kat›l›mc›lar›n program boyunca projeleri üzerinde
çal›flmalar›n› mümkün k›lmak için okul ayn› zamanda kablosuz internet sa¤lad›. E¤itim, biri fen bilimleri ve di¤er sosyal bilimleri alan›ndan olmak
TEV dergi
Eylül 2008
üzere iki akademisyen taraf›ndan yönetildi. E¤itim, her biri 90 dakika olmak
üzere her gün 4 oturum fleklinde düzenlendi. Her oturumda proje bazl› ö¤renmedeki sorunlar›n tespiti, projenin hipotezleri, projenin yaz›ya dökülmesi gibi
proje bazl› ö¤renmeyle iliflkili konu bafll›klar›ndan oluflmaktayd›. E¤itim s›ras›nda ö¤retmenler gruplar oluflturup, projeleri üzerinde çal›flt›lar. E¤itim son derece etkileflimli bir ortama sahipti ve yaparak ö¤renme yaklafl›m› benimsenmiflti. Akflam yemeklerinden sonra ö¤retmenlerin projeleri üzerinde hep birlikte çal›flmalar›n› sa¤layabilmek amac›yla çok genifl çal›flma alanlar› oluflturuldu. Ayr›ca kat›l›mc›lara yard›mc› olabilmeleri amac›yla e¤itim ekibi de kampüste konaklad›. Ö¤retmenlerin seminer boyunca hoflça vakit geçirebilmelerini
sa¤lamak amac›yla kendilerine satranç, çeflitli oyunlar ve turnuvalar gibi aktiviteler de sunuldu. Ayn› zamanda kendilerine gazete ve dergi sa¤land›, hafta
sonlar› da ‹stanbul turu düzenlendi.
‹ki haftan›n sonunda, ö¤retmenler kazand›klar› deneyim hakk›nda resmi olmayan bir de¤erlendirme anketi doldurdular. Neredeyse tamam› e¤lenceli bir
deneyim kazand›klar›n› belirttiler. Rahatlat›c› ve e¤lenceli atmosferi, e¤itimin
son derece etkileflimli oluflu ve bütün süreç boyunca aktif olabilmeleri sebebiyle daha önce kat›ld›klar› programlardan çok daha farkl› oldu¤unu gördüler. Tek
olumsuz geribildirim ise, çok k›sa zamanda çok fazla bilginin verildi¤i ve projeleri üzerinde daha fazla çal›flmaya ihtiyaç duyduklar›yd›.
E¤itim Program›n›n Etkisi
Gerçeklefltirdi¤imiz bu ilk e¤itimin anket sonuçlar›, ö¤retmenlerin pedagojik
inan›fllar›n› ve s›n›f içi uygulamalar›n› de¤ifltirme konusunda bu program›n ne derece baflar›l› olabilece¤i konusunda fikir edinmemizi sa¤lam›flt›r. Ö¤renciler hakk›ndaki düflüncelerini ortaya koymak amac›yla kat›l›mc›lara baz› sorular soruldu.
Sorulan sorular›n ilgili oldu¤u inan›fllar, gelenekselciden insanc›l›¤a (hümanist)
kadar devam eden bir dizi inan›fl› temsil etmekteydi. Süregelen bu inan›fllar, e¤itmenlerin bak›fl aç›s›ndan haz›rlanm›fl 200’den fazla bas›lm›fl çal›flmada kullan›lm›flt›r. (bkz., Denig, 1999; Finkelstein, 1998; Lunnenberg, 1992 ve 1991; Hoy ve
Miskel, 2001). ÖPYEP kat›l›mc› ö¤retmenlerine sordu¤umuz sorularda temsil edilen insanc›l inan›fllar sürekli olarak keflif metoduyla ö¤renme ve di¤er yap›c› ö¤retme yöntemleriyle iliflkilendirilmifltir. (Hoy ve Miskel, 2001). Yani ö¤rencileri hakk›nda insanc›l olarak nitelendirilebilecek inan›fllara sahip ö¤retmenlerin, yap›c›
ö¤retme uygulamalar›na al›flmalar›n›n daha kolay oldu¤u söylenebilir. Ö¤renciler
hakk›nda daha geleneksel inan›fllara sahip ö¤retmenlerin, ÖPYEP projesinin teflvik etmeye çal›flt›¤› proje bazl› ö¤renme aktiviteleri gibi yaklafl›mlara adapte olmalar› daha zor görünmektedir.
Gelenekselci yaklafl›m ile iliflkili olan inan›fllar özünde son derece gelenekseldir. Bu ö¤retmenler, ö¤rencilerinin her zaman kontrol edilmeleri gerekti¤ine
inanmaktad›rlar. Ahlaki kavramlara dayal› olarak ö¤rencilerinin davran›fllar›n› de¤erlendirirler. Ö¤renciler, ö¤retmenlerinin kararlar›n› sorgulamadan kabul etmek
zorundad›rlar. Ö¤retme, tek bir yolla bilgi aktar›m› fleklinde karakterize edilmifltir.
Geleneksel düflünce yap›s›na sahip ö¤retmenlere sorulan sorular›n cevaplar›
flunlar› içermekteydi:
• Ö¤renciler genellikle ö¤retmeni kötü göstermek için yaramazl›k yaparlar.
• Ö¤rencilere s›n›fta ö¤retmenlerin söylediklerine karfl› ç›kma izni verilmemelidir.
e¤itim yaklafl›mlar›
43
Hümanist inan›fla sahip ö¤retmenlerin yaklafl›m›, bu geleneksel tavr›n tam
tersi yöndedir. Bu görüflte olan ö¤retmenler, okulu deneyim kazan›larak ö¤renim görülen bir e¤itim toplulu¤u olarak görürler. Ö¤renmeyi ö¤retmen ve ö¤renci aras›nda karfl›l›kl› iletiflim kurarak ve ö¤rencilerin özgüvenlerini artt›rarak
gerçeklefltirilmesi gereken bir fley olarak görürler. Hümanist yaklafl›ma sahip
ö¤retmenlere sorulan sorular›n cevaplar› flunlar› içermekteydi:
• Ö¤rencilere, gözetlemeye gerek duymadan birlikte çal›flma konusunda güvenilebilir.
• Ö¤retmenler, ö¤rencilerden ald›klar› elefltiriler do¤rultusunda ö¤retme
metotlar›n› gözden geçirmelidirler.
ÖPYEP kat›l›mc› ö¤retmenlerine 20 Likert tipi rapor verildi. Bunlar, ö¤retmenlerin ö¤renciler hakk›ndaki düflüncelerinin ne kadar geleneksel oldu¤unu
ölçmeye yarayan raporlard›. Puan ne kadar yüksek olursa ö¤retmen o kadar
geleneksel, ne kadar düflükse o kadar hümanist düflünceye sahip olarak de¤erlendiriliyordu. Bu raporlar›n ‹ngilizce konuflan ö¤retmenlerdeki güvenilirli¤i 80
ila 91 aras›nda de¤iflmifltir.
ÖPYEP kat›l›mc› ö¤retmenlerinin inan›fllar›n› geleneksel ya da hümanist olarak iki gruba ay›racak olursak, yar›dan biraz daha fazla say›da ö¤retmenin geleneksel (60,5%), yar›dan biraz daha az›n›n da hümanist tarafta (39,5%) oldu¤unu görebiliriz. Ancak bu oran, ö¤retmenlerin süreç boyunca ne flekilde da¤›t›ld›¤›n› maskelemektedir. E¤er grup say›s›n› tam geleneksel, tam hümanist ve
tarafs›z olarak üçe ç›karacak olursak, kat›l›mc›lar›n 95,6%’sinin tarafs›z grubunda yer ald›¤›n› görebiliriz. Bu da kat›l›mc›lar›n çok büyük ço¤unlu¤unun ö¤renciler hakk›nda hem geleneksel hem de hümanist inan›fllara sahip olduklar›n› göstermektedir.
lara e¤itim süresinin %50’sinde ya da daha fazlas›nda baflvurmufltur). Ö¤retmenlerden sadece
30.6%’s› proje bazl› aktivitelere dersin 50%’sinden
daha fazla bir zaman ay›rd›klar›n› rapor ettiler. Ö¤retmenler proje bazl› e¤itim uygulamalar›na baflvurdu¤unda, önceki y›l e¤itim süresinin %25’inde ya
da daha az›nda bunlara baflvurmufltur. (bkz. Tablo 2).
ÖPYEP Projesinin Bafllang›c›nda Ö¤retmenlerin Kulland›klar› Ö¤retme
Teknikleri Nelerdi?
Projenin bafl›nda, kat›l›mc›lara mevcut ö¤retme yöntemleri hakk›nda bilgi
edinmek amac›yla baz› sorular soruldu. Bu de¤erlendirmede kullan›lan sorular, Andrew Porter ve Amerika’daki Council for Chief State taraf›ndan gelifltirilen Survey of Enacted Curriculum’dan derlendi. Araflt›rma sonuçlar›, Amerika’n›n 11 eyaletinde 600 ö¤retmenle gerçeklefltirilen s›n›f içi gözlemlerle karfl›laflt›r›ld›¤›nda, ö¤retmenlerin ö¤retme teknikleriyle ilgili fikir edinme konusunda SEC sorular›n›n son derece güvenilir oldu¤unu görmek mümkündür. (Porter ve Smithson, 2001). ÖPYEP ö¤retmenlerine sorulan sorular, onlar›n mevcut
ö¤retme yöntemleri hakk›nda temel bir ölçüm sa¤lamas› için tasarlanm›fl sorulard›. Ö¤retmenlere, e¤itim y›l› boyunca derslerinin ne kadar zaman›n› uygulamal› çal›flmalara ay›rd›klar› soruldu. Ö¤retmenlerin bu konuda dikkate almalar› gereken dört grupta aktivite flunlard›:
• Ö¤retme uygulamalar›na genel bak›fl
• ‹kili ya da grup çal›flmalar› say›s›
• Proje bazl› çal›flmalarda kullan›lan ö¤retme aktiviteleri
• Ö¤retmede kullan›lan de¤erlendirme aktiviteleri
ÖPYEP projesine bafllamadan önce, ö¤retmenler proje bazl› olmayan ö¤retme tekniklerini daha çok kulland›klar›n› rapor ettiler. Ö¤retmenler proje bazl›
olmayan e¤itim uygulamalar›na baflvurduklar›nda, e¤itim süresinin ço¤unda
buna baflvurduklar›n› rapor etmifllerdir (ö¤retmenlerin %66.7’si bu uygulama-
ÖPYEP ö¤retmenlerinin projeye bafllamadan önce proje bazl› e¤itim tekniklerini kullanmalar›na
iliflkin di¤er bir ölçü de, bir önceki e¤itim y›l›nda ö¤rencilerine iki ya da daha çok kifliden oluflan küçük
gruplarla yapt›rd›klar› çal›flmalar›n miktar›d›r (bkz.
Tablo 3). Ö¤retmenlerin büyük ço¤unlu¤u küçük
gruplar halinde çal›flmalar›, projenin bafllang›c›ndan öncesine nazaran daha fazla kullanmaktayd›
(87%). Yukar›da gösterilen proje bazl› ve proje bazl›
olmayan e¤itim zamanlar›n›n karfl›laflt›r›lmas›ndan
edinilen bilgiye dayanarak, ö¤retmenlerin proje
bazl› olmayan aktivitelerde, proje bazl› e¤itim düzenlemelerini (grup çal›flmalar› gibi) kulland›klar›n›
görmek mümkündür.
Tablo 2: Ö¤retmenlerin Proje Bazl› Uygulamalar›
Kullanma Oran›
E¤itim y›l› boyunca
uygun olan zaman
Proje bazl›
Proje bazl› olmayan
uygulamalar› kullanan
uygulamalar›
ö¤retmen
kullanan ö¤retmen
Kullan›labilir toplam
sürenin %10’u ya da
daha az›
10.2 %
0%
Kullan›labilir toplam
sürenin %11’i ila %25’i
59.2 %
33.3%
Kullan›labilir toplam
sürenin %26’s› ila
%50’si
0%
0%
Kullan›labilir toplam
sürenin %50’si ya daha
fazlas›
30.6%
66.7%
Tablo 3: ‹kili ya da Gruplar Halinde Çal›flmaya
Harcanan Zaman
E¤itim süresi
‹kili ya da gruplar halinde çal›flma
yöntemini kullanan ö¤retmen
Az (33% ya da daha az)
12.9%
Orta (34-65%)
68.0%
Yeterli (66% ya da daha fazla)
19.0%
44
e¤itim yaklafl›mlar›
Ö¤retmenler geçmiflte proje bazl› ö¤renme aktivitelerini kulland›klar›nda, baz› çeflitli ö¤retme teknikleri kullanmaktayd›lar (bkz. Ek, Tablo 4).
Tablo 4: Proje Bazl› Stratejilere Harcanan Süre
Ö¤rencilerle birlikte afla¤›daki
proje bazl› etkinlikleri yapt›¤›n›
söyleyen ö¤retmenlerin yüzdesi
Proje bazl› etkinliklerde e¤itim
süresi miktar›
Hiç
%10 ya da %11-
%26-
%50 ya da
daha az
%25
%50
daha fazla
Tablo 5: Proje Bazl› ve Proje Bazl› Olmayan De¤erlendirme Stratejilerine
Harcanan Süre
De¤erlendirme süresi miktar›
De¤erlendirme stratejileri
Hiç
%10 ya da
daha az
%11%25
%26-%50
%50 ya da
daha fazla
Uygulanan haberli test ya da
quiz’ler
3.4%
4.8%
6.1%
??
??
E¤itimli tahminler, öngörüler ya
da hipotezler yapmak.
6.8%
22..4%
29.9%
32.7%
8.2%
Uygulanan habersiz test ya da
quiz’ler
24.5%
21.8%
15.0%
26.5%
12.2%
Ad›m ad›m talimatlar› izlemek.
5.4%
18.4%
22.4%
38.8%
15.0%
Gözlem yoluyla de¤erlendirilen
2.7%
1.4%
9.5%
34.7%
51.7%
Ekipman ya da araç kullanmak.
6.8%
8.8%
33.3%
27.2%
23.8%
E¤itim etkinliklerine uygun
de¤erlendirmeler
2.0%
0.0%
3.4%
40.1%
54.4%
Projenin tamamlanmas› için bir
13.6%
takvim gelifltirmek.
25.9%
23.8%
28.6%
8.2%
Kullan›lan yaz›l› s›navlar
2.7%
4.1%
5.4%
23.1%
64.6%
17.0%
11.6%
16.3%
29.9%
25.2%
4.1%
4.1%
10.2%
33.3%
48.3%
Veri ya da bilgi toplamak.
6.1%
17.0%
22.4%
37.4%
17.0%
Bir hipotezi, öngörüyü ya da
e¤itimli tahmini s›namak.
8.2%
20.4%
33.3%
28.6%
9.5%
Bilgileri organize etmek ve
görüntülemek.
4.8%
14.3%
30.6%
27.9%
22.4%
Ö¤rencinin performans›n›
gözlemlerken bir yandan da
karnelerin derecelendirme ölçe¤i
ya da kontrol listesi ile
de¤erlendirmesi
Veri ya da bulgular› analiz etmek
8.8%
ve yorumlamak.
21.8%
28.6%
31.3%
9.5%
De¤erlendirilen uygulamal›
etkinlikler
Bir soruyu çözmek için kendi
10.2%
araflt›rmas›n› yada deneyini dizayn etmek.
24.5%
23.8%
35.4%
6.1%
Proje ya da etkinlik günlü¤ü
tutmak
21.1%
36.1%
27.2%
12.9%
2.7%
Gözlem yapmak
10.9%
22..4%
31.3%
27.9%
7.5%
Ö¤retmenler aras›nda çeflitli uygulamalar› görmek mümkündü. ÖPYEP projesinden önce ö¤retmenler daha çok, ö¤rencilerinin söylenileni yapmas›n›, ekipman ve gereçleri kullanmas›n›, bilgi toplamas›n› ve toplad›klar› bu bilgileri göstermesini beklemekteydiler. Ö¤rencilerin bir proje süreci oluflturmalar›n›, kendi araflt›rmalar›n› tasarlamalar›n›, bir
proje günlü¤ü tutmalar›n› ya da gözlem yapmalar›n› pek fazla beklemiyorlard›. ÖPYEP ö¤retmenlerinin de¤erlendirme uygulamalar›, kulland›klar› di¤er
e¤itim uygulamalar›yla tutarl›l›k göstermektedir.
Ö¤retmenler ço¤unlukla uygulamal› aktiviteler
gibi proje bazl› de¤erlendirmelerden ziyade, kalemk⤛t testleri gibi geleneksel de¤erlendirme yöntemlerini tercih etmeye meyillidirler.
(bkz. Ek, Tablo 5).
Yine de genele bakacak olursak, ö¤retmenlerin
de¤erlendirme yöntemlerinin uygulama esnas›nda
çok de¤iflkenlik gösterdi¤ini görmek mümkün olacakt›r. Küçük gruplarla çal›flma uygulamas›na k›yasla ö¤retmenlerin oluflturduklar› de¤erlendirme yöntemleri, proje bazl› e¤itim mant›¤›na daha yak›nd›r.
TEV dergi
Eylül 2008
Örne¤in ö¤retmenlerin yaklafl›k yar›s›, ö¤rencilerini de¤erlendirirken s›n›f içi
gözlemlerine 50% ya da daha fazla pay vermektedirler. Ço¤u ayn› zamanda da
de¤erlendirme aktivitelerini, ö¤retme aktiviteleriyle iliflkilendirmektedirler. Dolay›s›yla kat›l›mc› ö¤retmenlerin, proje bazl› ö¤renmenin hayata geçirilmesine
destek olacak baz› de¤erlendirme yöntemlerini kulland›klar›n› söylemek mümkündür.
Bu nedenle, ÖPYEP ö¤retmenlerinin proje bafllamadan önceki e¤itsel aktivitelerinin nispeten geleneksel oldu¤u söylenebilir. Ö¤retmenler genellikle
proje bazl› olmayan aktiviteleri tercih etmekteydiler. ‹kili ve grup çal›flmalar›n› s›kl›kla kullanmakta, ama bunu genellikle proje bazl› olmayan ödevleri
tamamlamak amac›yla yapmaktayd›lar. Proje bazl› e¤itsel uygulamalar› kulland›klar›nda ise, kendi araflt›rmalar›n› tasarlamak gibi ö¤rencilere özerklik
ve kendi ö¤renimleri üzerinde kontrol edinmelerini sa¤layacak aktiviteler yerine, talimatlar› izleyerek bilgiyi gösterme gibi pratikte “geleneksel” yöntemlere daha yak›n olan aktiviteleri uygulamaktayd›lar. Çal›flmaya kat›lan ö¤retmenler büyük ölçüde geleneksel de¤erlendirme biçimlerini kullanmakla beraber, birço¤u s›n›flar›nda çeflitli türlerde de¤erlendirme uygulamalar›na da
yer vermektedir. Ö¤rencilerle ilgili inan›fllar konusunda, ÖPYEP ö¤retmenlerinin önceki ders anlatma uygulamalar›nda deneyim, ders, ders deneyimi ya
da ilgili okulda kaç y›ld›r çal›fl›ld›¤›na ba¤l› olarak anlaml› bir farkl›l›¤a rastlanmam›flt›r. Bunun bir istisnas› uygulamal› etkinliklerin de¤erlendirilmesidir. Ö¤retmenlik deneyimi ve uygulamal› e¤itimin de¤erlendirilmesi aras›nda anlaml› bir korelasyona rastlanm›flt›r (Spearman, anlaml›l›k derecesi =
0.006). Çal›flmaya kat›lan ö¤retmenlerden ö¤retmenlik deneyimi daha fazla
olanlar›n de¤erlendirme uygulamalar›n› daha s›k kullanma olas›l›¤› daha
yüksekken, daha az deneyime sahip ö¤retmenlerin uygulamal› etkinlikleri
de¤erlendirme olas›l›¤› daha düflük olarak tespit edilmifltir.
e¤itim yaklafl›mlar›
‹nan›fllar ve Kullan›lan Ö¤retme Yöntemleri
Aras›ndaki ‹liflki
Daha önce belirtildi¤i üzere, ÖPYEP ö¤retmenleri ilk e¤itim program› öncesinde ö¤rencilerine
yönelik olarak gelenekselci ve insanc›l inan›fllar›n
bir kar›fl›m›n› tafl›makta olup, gelenekselci inan›fllar› tafl›yan ö¤retmenlerin say›s› daha fazlayd›.
Ayr›ca ö¤retmenler daha çok proje bazl› olmayan
ders anlatma etkinlikleriyle ifltigal ettiklerini belirtmifllerdir. ‹lk bak›flta, ö¤retmenlerin gelenekselci yaklafl›ma meyilli olmas›yla geleneksel,
proje bazl› olmayan aktivitelerle ifltigal etmeleri
aras›nda bir iliflki oldu¤u izlenimi edinilmektedir.
Ö¤rencilere iliflkin inan›fllar ve proje bazl› etkinliklerde geçirilen zaman aras›ndaki iliflkinin irdelendi¤i ki-kare analizinde, bu iliflkinin beklenen
yönde oldu¤u görülmüfltür ancak sonuç istatistiksel olarak anlaml› de¤ildir (Pearson Ki-Kare
de¤eri = 4.811, anlaml›l›k derecesi — .090). Ö¤rencilere iliflkin inan›fllar ve çeflitli de¤erlendirme
etkinliklerinde geçirilen zaman aras›ndaki iliflkinin irdelendi¤i ki-kare analizinde, yaln›zca uygulamal› etkinliklerin de¤erlendirmesinde anlaml›
bir iliflkiye rastlanm›fl. (Pearson Ki-Kare de¤eri =
10.123, anlaml›l›k derecesi = .038), insanc›l yaklafl›ma sahip ö¤retmenler bu uygulamalarla daha
fazla ifltigal etmektedir. ‹nan›fllar ile ders anlatma uygulamalar›n›n ço¤u aras›nda anlaml› bir
iliflki bulunamamas›n›n sebebi büyük olas›l›kla
çal›flmaya kat›lan ö¤retmenlerin çok büyük bir
bölümünün ö¤renciler hakk›nda net bir inan›fl
örüntüsü belirtmemesidir. Bu bulgu, ÖPYEP projesinin baflar›s› aç›s›ndan oldukça umut vaat etmektedir, zira ö¤retmenlerin ço¤unun projenin
hedeflerine karfl›t bir inan›fl sistemine tak›l›p kalmad›¤›n› göstermektedir. Ayr›ca, ö¤retmenlerin
bir ço¤u etkinliklerini halihaz›rda proje bazl› ders
anlat›m›na destek olacak flekillerde (yani çiftler
ve küçük gruplar halinde, ders anlat›m› ile uyumlu de¤erlendirme yaparak) yap›land›rmaktad›r.
Ö¤retmenlerin inan›fllar› ve ders anlatma uygulamalar› hakk›nda daha fazla veri toplanmas›yla
hem inan›fl hem de uygulamalarda proje bazl›
ders anlatma yaklafl›m› ile tutarl› de¤ifliklikler
gözlemlenece¤i umulmaktad›r.
Uygulamada De¤ifliklik Yapma Potansiyeli
E¤itim sonras›nda yap›lan ankette, kat›l›mc›lara
45
e¤itimden zevk al›p almad›klar› ile ilgili soru yöneltilmemifltir. Daha çok ö¤retmenlerin s›n›f uygulamas›ndaki de¤ifliklikler ile iliflkili e¤itim alg›lar›na
odaklan›lm›flt›r. De¤erlendirmemizde, ‘Proje bazl› e¤itime iliflkin ö¤retmen
alg›lar› e¤itim uygulamalar›n›n de¤ifltirilmesi olas›l›¤›n› art›rmakta m›d›r
yoksa azaltmakta m›d›r?’ sorusuna odaklan›lm›flt›r
Mesleki geliflimin ö¤retmenlerin ders anlatma uygulamalar›n› de¤ifltirmesine yol açabilece¤i bilinmekle beraber, bu etkinin nas›l ve ne zaman gerçekleflti¤i tam olarak anlafl›lamamaktad›r. Bir grup araflt›rmac›, ö¤retmenlerin
davran›fllar›n›n de¤iflebilmesi için önce uygulaman›n faydas›na inanmalar›
gerekti¤ini iddia etmektedir. Hollingsworth (1989), Munby (1984) ve Richardson (1990), uygulamalar›n s›n›fta uyarlanma ya da kullan›lma biçiminin ö¤retmenlerin inan›fllar›n›n yeni ders anlatma yaklafl›mlar›n›n özünde yatan
varsay›mlara uygun düflüp düflmemesi ile iliflkili oldu¤unu ima etmektedir.
Biz de ö¤retmenlerin ö¤renciler ile ilgili inan›fllar›n›n proje bazl› ö¤renmenin
(ö¤retmenlerin inan›fllar›yla ilgili yukar›daki bölümde aç›klanmaktad›r) özünde yatan varsay›mlarla tutarl› olup olmad›¤›n› anlamaya çal›flmak suretiyle
bu hipotezi araflt›rmaktay›z.
Ö¤retmenlerin inan›fllar›n›n rolünü araflt›ran di¤er araflt›rmac›lar bu inan›fllar›n mesleki geliflim deneyimleri için birer filtre görevi gördü¤ü sonucuna
varm›fllard›r. Pajares’e (1992) göre, ö¤retmenler geliflim f›rsatlar› ile ilgili kararlar› al›rken ve yeni uygulamalar ile ilgili seçimler yaparken bilgiden ziyade
inan›fllara göre hareket etmektedir. Knapp ve Peterson (1995) ise ö¤retmenlerin mesleki geliflime iliflkin düflüncelerinin bu etkinliklerde ö¤renilen uygulamalar› kullanma derecelerine etki etti¤ini belirtmektedir.
Bizim ÖPYEP ile ilgili de¤erlendirmemiz önceki çal›flmalara dayanmakta
olup (bkz. örne¤in Cohen ve Hill, 1998; Heibert, 1999; Birman ve ark., 2000;
Caret ve ark., 2001; Desimone ve ark., 2002; Opfer ve ark., 2007), afla¤›daki
alg›lar ve e¤itim uygulamas›ndaki de¤ifliklikler aras›ndaki iliflkiyi araflt›r›r niteliktedir:
• Takip planlar› – e¤itimde ö¤rendiklerini uygulamaya dahil etmeyi ya da
baflkalar›na anlatmay› planlad›¤›n› belirten ö¤retmenlerin e¤itim uygulamalar›n› verilen e¤itimle uyumlu flekilde de¤ifltirme olas›l›¤›n›n daha yüksek oldu¤u önceki araflt›rmayla ispatlanm›flt›r.
• Bilgi edinme – e¤itim sonucunda yeni bilgi edindi¤ini hisseden ö¤retmenlerin e¤itim uygulamalar›n› verilen e¤itime uygun bir flekilde de¤ifltirme olas›l›¤› daha yüksektir.
• E¤itimin tutarl›l›¤› – e¤itimin kendi mesleki hedefleriyle, okullar›n›n iyilefltirme planlar›yla, önceki ö¤renme deneyimleriyle ve resmi müfredat ve
de¤erlendirme politikalar›yla uyumlu oldu¤unu hisseden ö¤retmenlerin e¤itim uygulamalar›n› verilen e¤itimle uyumlu olarak de¤ifltirme olas›l›¤› daha
yüksektir.
Takip Planlar›
Genel olarak bak›ld›¤›nda, ÖPYEP ö¤retmenleri e¤itim sonras› için planlar›
oldu¤unu belirtmifllerdir. Bu planlar önceki araflt›rmalarla uyumlu olup, ö¤retmenlerin e¤itim deneyimini takip etme niyetinde oldu¤unu göstermektedir.
Ço¤unluk itibariyle, ö¤retmenler ö¤rendiklerini e¤itim uygulamalar›na dahil
etmeyi planlad›klar›n› belirtmifllerdir (99.3%).
46
e¤itim yaklafl›mlar›
Tablo 6: Ö¤retmenlerin E¤itimden Sonraki
Planlar›
Cevap veren ö¤retmenler
Tablo 7: E¤itimin Bilgi ve Beceriye Etkisine ‹liflkin Ö¤retmen Alg›s›
Kat›l›m›n›z sonucunda afla¤›daki alanlardan her birindeki bilgi ve
becerilerinizin ne derece artt›¤›n› hissediyorsunuz:
Hiç
1
2
3
4
Çok
5
Müfredat bilgi ve becerileri
19.0% 21.8% 17.0% 21.8% 8.8%
E¤itim yöntemlerine iliflkin bilgi ve beceriler
0.0%
.7%
99.3%
De¤erlendirmeye yönelik yaklafl›mlar
.7%
4.1% 12.9% 37.4% 40.1%
2.1%
97.9%
Çeflitlilik arz eden ö¤renci popülasyonlar›na
yönelik ö¤retim stratejileri
.7%
4.8% 21.8% 34.0% 23.8%
Ö¤rendiklerini idarecileriyle
paylaflma
Kendi alan›mdaki bilgimin derinlefltirilmesi
2.1%
97.9%
7.5% 10.2% 20.4% 34.0% 23.8%
Liderlik bilgi ve becerileri
2.7% 10.2% 16.3% 41.5% 25.2%
E¤itime kat›lan di¤er okullardaki
ö¤retmenlerle iletiflim kurma
2.1%
Ö¤retimin ulusal standartlar› ve müfredat›
karfl›layacak flekilde uyarlanmas›
3.4% 9.5% 23.1% 41.5% 16.3%
Ö¤retmenlerin planlar›
Hay›r
Evet
Ö¤rendiklerini s›n›fta uygulama
0.7%
Ö¤rendiklerini, e¤itime kat›lmayan
ö¤retmen arkadafllar›yla paylaflma
97.9%
Çal›flmaya kat›lan ö¤retmenler, e¤itim hakk›nda
okullar›ndaki di¤er ö¤retmenlerle (97.9%) ve okul
idarecileriyle (97.9%) konuflmay› planlad›klar›n› da
belirtmifllerdir. Ö¤retmenler ayr›ca, e¤itime kat›lan
di¤er ö¤retmenlerle iletiflimi sürdürmeyi planlamaktad›r (97.9%). Bu bulgular, çal›flmaya kat›lan
ö¤retmenlerin s›n›flarda ö¤rendiklerini uygulama
niyetinde oldu¤una iyi birer erken gösterge teflkil
etmektedir.
Bilgi Edinme
ÖPYEP’e kat›lan ö¤retmenler, e¤itimin ders anlatma yöntemleri (82.3%) ve de¤erlendirme yaklafl›mlar›yla (77.5%) ilgili bilgilerini önemli ölçüde art›rd›¤›n› belirtmifltir (bkz. Ek bölümündeki Tablo 7).
Birçok ö¤retmen, e¤itimin liderlik geliflimi (66.7%)
ve çeflitlilik arz eden ö¤rencilere ö¤retme stratejileri (57.8%) alanlar›ndaki bilgi düzeylerini art›rd›¤›n›
ve ilgili ders alan›ndaki bilgilerini derinlefltirdi¤ini
(57.8%) belirtmifltir. Ve genelde, ö¤retmenlerin yar›s›ndan biraz fazlas› di¤er alanlardaki bilgilerini de
iyilefltirdi¤ini hissetmifltir. Bu olumlu bulgulara
ra¤men önemli say›da ö¤retmen, ulusal müfredat
(36%) ve de¤erlendirme (49%) standartlar› ile liderlik geliflimi (29.2%) alanlar›nda bilgilerinin artmad›¤›n› hissetti¤ini belirtmifltir. Önemli say›da ö¤retmenin liderlik geliflimi alan›ndaki becerilerinin artmad›¤›n› hissetmesi önemli bir konudur zira, OPYEP program›n›n hedefleri aras›nda bu ö¤retmenlerin kendi okullar›ndaki uygulamalara ‘liderlik’ etmesi bilefleni de yer almaktad›r. Gelecekte toplanacak veriler ile, ö¤retmenlerin liderlik becerisine iliflTEV dergi
Eylül 2008
Ö¤retimin ulusal de¤erlendirme flartlar›n› karfl›layacak
flekilde uyarlanmas›
12.9% 31.3% 51.0%
6.8% 14.3% 27.9% 34.7% 12.9%
kin alg›lar› hakk›nda daha rafine sorular sormak suretiyle, bunun program›n
uygulanmas› için önemli bir engel teflkil edip etmedi¤i belirlenecektir.
Tutarl›l›k
Ö¤retmenlerin ÖPYEP program›n›n tutarl›l›¤› hakk›ndaki alg›lar›, ö¤retmenlerin ders anlatma uygulamalar›nda de¤iflikler olabilece¤inin en önemli göstergesidir. CPD tutarl›l›¤› konusunda önceki araflt›rmalar, tutarl›l›k eksikli¤inin uygulamadaki de¤ifliklikler önünde ciddi bir engel teflkil edebilece¤ini göstermektedir. Örne¤in, ö¤retmenlerin e¤itimin kendi mesleki hedefleriyle tutarl› oldu¤unu düflünmemesi durumunda ders anlatma uygulamalar›n›n de¤ifltirilmesi
olas›l›¤› düflmektedir. Ayr›ca, ö¤retmenler ço¤u durumda, ders anlatma uygulamalar›n› okulun ya da ülkenin hedefleri ile çeliflen flekillerde de¤ifltirme konusunda isteksiz davranmaktad›r. Dolay›s›yla, ö¤retmenlerin ÖPYEP ve bu hedefler aras›ndaki iliflkiyi alg›lama biçimi ders anlatma uygulamalar›n› de¤ifltirme konusundaki isteklilik anlam›nda önemli bir gösterge olabilmektedir.
ÖPYEP’e kat›lan ö¤retmenlerin büyük bir bölümü e¤itimin kendi mesleki hedefleriyle (83.6%) ve okullar›n›n uygulama de¤ifltirme plan›yla (77.6%) uyumlu
oldu¤unu hissetmifltir (bkz. Tablo 8). Bu, ÖPYEP program› için olumlu bir sonuç
olup, ö¤retmenlerin bu husustaki alg›s›n›n e¤itim uygulamas›n›n de¤ifltirilmesinin önünde bir engel teflkil etmedi¤ini göstermektedir. Ö¤retmenlerin ÖPYEP
program› ve ulusal müfredat standartlar› ve de¤erlendirmeler aras›ndaki iliflkiye iliflkin alg›s› konusunda baz› endifleler bulunmaktad›r. Çal›flmaya kat›lan ö¤retmenlerin büyük bir bölümü e¤itimin ulusal müfredat (57.2%) ve de¤erlendirmeleri (62%) desteklemedi¤ini düflünmektedir. Bu ö¤retmenler ulusal standartlar› ve de¤erlendirmeleri ö¤retimde bir öncelik olarak görüyorlarsa, bu ulusal hedefleri desteklemedi¤ini düflündükleri uygulamalar› hayata geçirmekte
isteksiz davranabilirler. ÖPYEP program› ulusal deste¤e sahip oldu¤undan,
ulusal müfredata ve de¤erlendirmelere ayk›r› olma olas›l›¤› düflüktür. Bu nedenle, bu durumun program›n ö¤retmen ders anlatma uygulamalar›n›n baflar›l› flekilde hayata geçirilmesinde bir engel teflkil etmesin önüne geçilebilmesi
e¤itim yaklafl›mlar›
Tablo 8: Ö¤retmenlerin E¤itimi Alg›lay›fl›
Çok
Hiç
E¤itimin;
1
2
3
4
5
Kariyer geliflimi
hedefleriyle uyumlu
olma derecesi
0.0%
3.4%
10.2%
33.3%
50.3%
Okulunuzun uygulamay›
de¤ifltirme plan›yla
uyumlu olma
derecesi
.7%
5.4%
13.6%
45.6%
32.0%
Daha önceki e¤itim
deneyimlerinde
ö¤rendiklerinize dayal›
olma derecesi
0.0%
14%
12.9%
34.7%
47.6%
Ulusal standartlar› ya
da müfredat› destekleyecek flekilde dizayn
edilmifl olma derecesi
6.8%
17.7%
32.7%
25.2%
12.9%
Ulusal de¤erlendirmeleri destekleyecek
flekilde dizayn edilmifl
olma derecesi
8.2%
21.8%
32.0%
20.4%
15.0%
için, program yöneticilerinin ö¤retmenlerin bu
program›n ulusal hedefleri ne flekilde destekledi¤ini anlamas›na yard›mc› olmaya odaklanmas›
gerekmektedir. Ço¤unlukla, ö¤retmenlerin programa iliflkin alg›lar› e¤itim uygulamas›ndaki de¤iflikliklerle iliflkilidir. Ö¤retmenlerin çok büyük bir
bölümü e¤itimi uygulay›p e¤itim hakk›nda baflkalar›yla konuflmay› planlam›flt›r. Ayr›ca e¤itimin
kendilerine yeni bilgi ve beceriler kazand›rd›¤›n›
belirtmifllerdir. Baz› ö¤retmenler, program›n uygulama hedeflerine ulaflabilmesi için yeterli olacak düzeyde liderlik geliflimi geri bildirimi yapmam›flt›r. Ancak yine de program›n kendi hedefleri
ve okullar›n›n hedefleriyle uyumlu oldu¤unu belirtmifllerdir. Yine de ö¤retmenlerin ço¤unlu¤unun program›n ulusal müfredat standartlar›n› ve
de¤erlendirmeleri desteklemedi¤ini düflünmesi
belirli düzeyde kayg› yaratm›flt›r.
Okul Bazl› Geliflim
Ö¤retmenlerin e¤itimden son derece memnun
kald›¤› gerek ö¤retmenlerin beyanlar›ndan gerekse
kendi gözlemlerimizden anlafl›lmaktad›r. Ancak,
yukar›da aç›klanan liderlik geliflimi verilerinden de
anlafl›ld›¤› üzere bir sonraki ad›m daha büyük zor-
47
luklar arz etmifltir. Bir sonraki ad›m, e¤itmenlerin kendi okullar›ndaki di¤er ö¤retmenlere ders vermesini içermektedir. Proje ekibi, e¤itmenlerin kullanmas›
için 10 saatlik bir e¤itim program› haz›rlam›flt›r. Bu e¤itim program›nda her bir
seans içeri¤i belirtilmifl ve Milli E¤itim Bakanl›¤›’ndan her bir okula resmi bir
yaz› gönderilmifltir. Yeterli materyale sahip olduklar›ndan emin olmak amac›yla, ilk e¤itimde ö¤retilen her fley CD-ROM ortam›nda verilmifltir. Ayr›ca, yeniden
izlemek veya di¤er ö¤retmenlere göstermek isteyebilecekleri düflünülerek, her
bir seans video ortam›na kaydedilerek verilmifltir. Bunlara ek olarak e¤itmenlere birer diz üstü bilgisayar, projeksiyon cihaz›, yaz›c› ve ak›ll› tahta verilmifltir.
Onlara sürekli destek sa¤layacak bir internet sitesi dizayn edilerek ‹nternet
üzerinden birbirleriyle deneyim ve bilgi paylaflma imkan› sa¤lanm›flt›r. Bu internet ortam› sayesinde a¤ kurma etkinliklerinin derecesi ve kalitesi konusunda
veri toplamak da mümkün olmufltur. Kat›l›mc›lar›n yar›s›na yak›n›n›n tart›flma
forumuna aktif olarak ifltirak etti¤i tespit edilmifltir. Geriye kalanlar ise ‹nternet
sitesine eriflerek tart›flmay› okumakta ancak tart›flmalara kat›lmamaktad›r.
Okullar›na dönen proje kat›l›mc›lar›ndan okullardaki geliflim etkinlikleriyle ilgili bilgileri internet sitesine yüklemeleri istenmifltir. Bu bilgiler incelendi¤inde,
kat›l›mc› ö¤retmenlerin hala proje hakk›nda istekli oldu¤u gözlemlenmifltir. Di¤er ö¤retmenleri motive etmek ve projeye kat›lmaya ikna etmek ö¤retmenler
için önemli bir zorluk arz etmekle beraber her okulda projenin devam etmesine yetecek kadar ö¤retmen bulunmas› nedeniyle bir problem ç›kmam›flt›r. Kaydedilen ilerlemeleri daha do¤rudan izleyebilmek için, proje ekibinin baz› üyeleri 60 kadar okulu ziyaret etmifltir. ‹nternet sitesi üzerinden al›nan geribildirime
göre bu ziyaretler ö¤retmenler aras›nda coflku ve motivasyon yaratm›flt›r. Ziyaret edilmeyen okullardaki e¤itmenler ilgi ve destek eksikli¤inden yak›nm›fllard›r. Ziyaretleri gerçeklefltiren ekibin raporlar›na göre, okul bazl› e¤itimin temininde makul düzeyde baflar› elde edilmifltir. Bu seminerlere kat›lan ö¤retmenlerden proje bazl› stratejileri ö¤rencileriyle birlikte uygulamadan önce bir proje
haz›rlamalar› istenmifltir. Bu ziyaretlerden elde edilen geribildirim, di¤er ö¤retmenler aras›nda belirli düzeyde kat›l›m isteksizli¤i bulundu¤unu göstermifltir.
Ortaya Ç›kan Sorunlar ve Sonraki Ad›mlar
fiu ana kadar elde edilen verilere göre, ö¤retmenlerin reform girifliminin
oda¤› ile ilgili kendi bilgi düzeylerini art›rmalar›n› sa¤lamak ve onlar› ö¤rendikleri bilgileri yaymak için gerekli araçlarla donatmak için çok fazla fley yap›labilecek olmakla beraber, özellikle de liderli¤in bask›n bir özellik olmayabilece¤i bir kültür içerisinde liderlik geliflimi konusundaki zorluk devam etmektedir. Bu soruna e¤ilmek amac›yla ad›mlar at›larak, Aral›k 2007’de ‘Okul
ba¤lam›, kültür ve koflullar’ anketi uygulanm›flt›r. Bu anket sayesinde, projenin yetifltirdi¤i ö¤retmen liderlerin kendi okullar›nda proje bazl› ö¤renmeye
liderlik etme konusunda karfl› karfl›ya oldu¤u zorlu¤un mahiyetinin araflt›r›lmas› mümkün olacakt›r. De¤iflime yönelik kültürel ve yap›sal ortam ve ÖPYEP projesi ile teflvik edilen pedagojik yaklafl›mlar›n hakim ders anlatma uygulamalar›na ne derece uyaca¤› gibi hususlar bu araflt›rman›n önemli bir bölümünü teflkil edecektir. ‹ncelemek için sab›rs›zland›¤›m›z sorunlar aras›nda, okul müdürünün ya da bafl ö¤retmenin ö¤retmen liderlerin desteklenmesinde oynayaca¤› roldür. Bu anket ayr›ca, okullardaki sosyal sermayenin
düzeyi ve bunun de¤iflime ne flekilde katk› sa¤lad›¤› ya da engel oldu¤u ko-
48
e¤itim yaklafl›mlar›
nusunda bilgi sa¤layacakt›r (Hargreaves, 2003).
Son derece önemli oldu¤u di¤er araflt›rmalarla
ortaya koyulan (ör. Fullan, Rolhersier, Mascall ve
Edge, 2001) bölge seviye kapasitesi ile ilgili olarak
da sorulmas› gereken sorular bulunmaktad›r.
Okullarda kaydedilen ilerlemelere iliflkin bilgileri paylaflma davetine verilen karma tepkiler dikkate al›nd›¤›nda, yüz yüze temas ve sanal bilgi de¤iflim ortam› aras›ndaki iliflki ile temas›n evde verilecek e¤itimle mi yoksa izleme ziyaretleriyle mi
olmas› gerekti¤i gibi ilginç sorular gündeme gelmektedir.
Projenin sonunda, projeyi de¤erlendirmemize
yard›mc› olacak daha fazla veri toplam›fl olaca¤›z.
‘Mesleki geliflim e¤itiminin etkisi’ anketini e¤itim
y›l›n›n sonuna do¤ru yeniden, ‘Ö¤retmen inan›fllar› ve uygulamalar›’ anketini ise iki kere daha uygulamak niyetindeyiz. ‘Mesleki geliflim e¤itiminin
etkisi’ anketi sayesinde, baflar›l› de¤iflime iliflkin
koflullar›n y›l içerisinde ne derecede iyileflti¤i konusunda bir karara varabilece¤iz. Bu anket bize
ö¤retmenlerin uygulamadaki de¤iflikliklere ve bu
de¤iflikliklerin ö¤rencilerin ö¤renmesini ne derecede etkiledi¤ine iliflkin alg›lar› konusunda da bilgi verecektir. Ayr›ca projeye kat›l›mlar› nispetinde
ö¤retmenlerin inan›fllar›nda ne derecede geliflme
oldu¤u da görülebilecektir.
Ö¤retmenlerin inan›fl ve uygulamalar›n›n okul
koflullar› ile etkileflime girme biçimini daha ayr›nt›l› olarak araflt›rmak ve uygulamadaki de¤ifliklikleri ilk elden izlemek amac›yla, bir dizi okulu ziyaret etmeyi planlamaktay›z. Ziyaret edilecek
okullar kantitatif verilerin dikkatli flekilde analiz
edilmesiyle seçilecektir. Olumlu faktörlere iliflkin anlay›fl›m›z› maksimum düzeye ç›karmak
amac›yla, de¤iflim konusunda en baflar›l› olan
okullar seçilecektir. Bu ziyaretler sayesinde, uygulamalar› gözlemlemek ve ö¤retmen, ö¤renci
ve bafl ö¤retmenlerle görüflmeler yapmak suretiyle kalitatif veriler toplamam›z mümkün olacakt›r. Bu kalitatif boyut sayesinde ders anlatma
konusundaki etkili de¤iflime katk› sa¤layan faktörler ö¤renilebilecektir. Genel hedef, baflar›l›
okul gelifltirme konusunda, gelecekte Türkiye’de
yap›lacak müfredat haz›rlama ve okul gelifltirme
çal›flmalar›nda faydal› olabilecek bir tak›m bilgilerin elde edilmesidir.
TEV dergi
Eylül 2008
Kaynakça
Birman, B. F., Desimone, L., Porter, A. C., & Garet, M. S. (2000) Designing Professional Development That Works (‹fle
Yarayan Mesleki Geliflimin Dizayn Edilmesi). Educational Leadership, 57(8), 28-33.
Caner, H. A. (2004) "Implementation of Subject Promotion and Credit System Policy in Turkey: With special reference to the eight years compulsory education" ("Ders Teflvik ve Kredi Sistemi Politikas›n›n Türkiye’de Uygulanmas›: Sekiz
y›ll›k zorunlu e¤itime özel at›f ile"), 11. Dünya Karfl›laflt›rmal› E¤itim Kongresi’nde sunulan bildiri, Temmuz 2-6, 2004,
Güney Kore, Cheongju (Chungbuk): Kore Ulusal E¤itim Üniversitesi.
Cohen, D. K. and Hill, H. C. (1998) Instructional Policy and Classroom Performance: The Mathematics Reform in California (E¤itim Politikas› ve S›n›f Performans›: California’da Matematik Reformu). Philadelphia, PA: Consortium for Policy Research in Education, University of Pennsylvania.
Denig, S. J. (1999) Discipline in Public and Religious Elementary and Secondary Schools: A Comparative Analysis
(Devlet ve Dini ‹lkö¤retim ve Ortaö¤retim Okullar›nda Disiplin: Karfl›laflt›rmal› Bir Analiz). The Journal of Research on
Christian Education, 18, 51 - 74.
Desimone, L., Porter, A. C., Garet, M. S., Yoon, K. S. ve Birman, B. F. (2002) Effects of Professional Development on
Teachers' Instruction: Results from a Three-year Longitudinal Study (Mesleki Geliflimin Ö¤retmen E¤itimine Etkileri: Üç
Y›ll›k Boylamas›na Araflt›rma Sonuçlar›). Educational Evaluation and Policy Analysis, 24(2), 81-112.
Finkelstein, R. (1998) The Effects of Organizational Health and Pupil Control Ideology on the Achievement and Alienation of High School Students (Organizasyonel Sa¤l›k ve Ö¤renci Kontrol ‹deolojisinin Lise Ö¤rencilerinin Baflar› ve
Yabanc›laflmas›na Etkileri). Doktora tezi, St John's Üniversitesi, Jamaica, NY.
Fullan, M. (1993) Change Forces: Probing the depths of educational reform (De¤iflim Kuvvetleri: E¤itim reformunun
derinliklerinin yoklanmas›), Londra: The Palmer Press.
Fullan, M., Rolhesier, C., Mascall, B. ve Edge, K. (2001) Accomplishing Large Scale Reform: A Tri-Level Proposition
(Büyük Ölçekli Reformun Gerçeklefltirilmesi: Üç Seviyeli Bir Teklif), Ontario E¤itim Araflt›rmalar› Enstitüsü, Toronto Üniversitesi.
Garet, M. S., Porter, A. C., Desimone, L., Birman, B. ve Yoon, K. S. (2001) What Makes Professional Development Effective? Results From a National Sample of Teachers (Mesleki Geliflimi Etkili K›lan Nedir? Ulusal Ö¤retmen Örne¤inden Elde Edilen Sonuçlar) American Educational Research Journal, 35(4), 915-945.
Hargreaves, D. H. (2003) From improvement to transformation (‹yileflmeden dönüflüme), Aç›l›fl Konuflmas›, Uluslararas› Okul Etkilili¤i ve ‹yilefltirme Kongresi, Sydney, Avustralya, 5 Ocak 2003.
Heibert, J. (1999) Relationships Between Research and the NCTM Standards (Araflt›rma ve NCTM Standartlar› Aras›ndaki ‹liflkiler). Journal for Research in Mathematics Education, 30, 3-19.
Hollingsworth, S. (1989) Prior beliefs and cognitive change in teacher learning to teach (Ö¤retme Amaçl› Ö¤retmen
E¤itiminde Önceki ‹nan›fllar ve Biliflsel De¤iflim). American Educational Research Journal, 26, 160-190.
Hoy, W. K. ve Mickel, C. G. (2001) Educational Administration: Theory, Research, and Practice (E¤itimsel ‹dare: Teori, Araflt›rma ve Uygulama). 6. Bask›. New York: McGraw Hill.
Knapp, M. ve Peterson, P., (1995) Teachers' interpretations of CGI after four years: Meanings and practices (Dört Y›l
Sonra Ö¤retmenlerin CGI ‹le ‹lgili Yorumlar›: Anlamlar ve Uygulamalar). Journal for Research in Mathematics Education, 26(1), 40-65.
Lunnenberg, F. C. (1991) Pupil Control Ideology and Behaviour as Predictors of Environment Robustness: Public and
Private Schools Compared (Ortam Sa¤laml›¤›n›n Erken Göstergeleri Olarak Ö¤renci Kontrol ‹deolojisi ve Davran›fl: Devlet Okullar› ve Özel Okullar Karfl›laflt›rmas›). Journal of Research and Development in Education, 24,14-19.
Lunnenberg, F. C. (1992) Locus of Control, Pupil Control Ideology, and Dimensions of Teacher Burnout (Kontrol Yeri, Ö¤renci Kontrol ‹deolojisi ve Ö¤retmenin Duygusal Tükenmiflli¤inin Boyutlar›). Journal of Instructional Psychology,
19, 13 - 22.
Munby, H. (1984) A qualitative study of teachers' beliefs and principles (Ö¤retmenlerin inan›fl ve prensiplerine yönelik kalitatif bir çal›flma). Journal of Research in Science Teaching, 21, 27-38.
Opfer, V. D., Henry, G. T. ve Mashburn, A. J. (2007/2008) The District Effect: Systemic Responses to High Stakes Accountability (Bölge Etkisi: Yüksek Risk ‹çeren Sorumlulu¤a Karfl› Sistemik Tepkiler). American Journal of Education.
114(2). Bas›m›: fiubat 2008. Ekim 2007’den itibaren afla¤›daki adresten temin edilebilir: http://www.journals.uchicago.edu/AJE/journal/latest.html.
Pajares, M. F. (1992). Teachers' beliefs and educational research: Cleaning up a messy construct (Ö¤retmenlerin
inan›fllar› ve e¤itimsel araflt›rma: Da¤›n›k bir yap›n›n düzenlenmesi). Review of Educational Research, 62, 307-332.
Porter, A. ve Smithson, J. (Aral›k 2001) Defining, Developing, and Using Curriculum Indicators (Müfredat Göstergelerinin Tan›mlanmas›, Gelifltirilmesi ve Kullan›m›). Philadelphia, Pennsylvania: Consortium for Policy Research in Education.
Richardson, V. (1990) Significant and worthwhile change in teaching practice (E¤itim uygulamas›nda anlaml› ve k›ymetli de¤iflim). Educational Researcher, 19, 10-18.
Rondinelli, Middleton, ve Verspoor (1990) Planning Education Reforms in Developing Countries: The Contingency Approach (Geliflmekte Olan Ülkelerde E¤itim Reformlar›n›n Planlanmas›: Kontenjan Yaklafl›m›). Durham, NC: Duke University Press.
World Bank (2005) Yönetim Raporu, Rapor No. 32450-TU, Türkiye—E¤itim Sektörü Araflt›rmas›, Sustainable Pathways to an Effective, Equitable, and Efficient Education System for Preschool through Secondary School Education (Okul
Öncesinden Ortaokul E¤itimine Kadar Etkili, Eflitlikçi ve Verimli Bir E¤itim Sistemi ‹çin Sürdürülebilir Eriflim Yollar›), 31
Aral›k 2005, ‹nsani Kalk›nma Sektör Birimi Avrupa ve Orta Asya Bölgesi. E¤itim Reform Giriflimi ‹stanbul Politika Merkezi’nin iflbirli¤iyle.
Mutlu Günlerinizi
TEV’le Paylafl›n…
41 y›ld›r Vakf›’m›za büyük
destek veren çelenk
ba¤›fllar›n›z›n yan› s›ra bundan
sonra sizleri “MUTLU
GÜNLER‹N‹Z‹” (dü¤ün, niflan,
aç›l›fl v.b) de bizlerle
paylaflmaya davet etmek
istiyoruz. Yüzlerimizin
güldü¤ü her güzel günde
baflar›l› bir ö¤rencimizin de
yüzünü güldürmeyi
hedeflerimiz aras›na koyduk.
“Kutlaman›z› TEV ile Yap›n,
E¤itime Güç Kat›n” slogan›yla
ç›kt›¤›m›z bu yolda bizden her
zamanki deste¤inizi
esirgemeyece¤inizden eminiz.
“MUTLU GÜNLER‹N‹Z‹”
dü¤ün, niflan, aç›l›fl, v.b de
bizlerle paylaflmaya davet
etmek istiyoruz. Yüzlerimizin
güldü¤ü ö¤rencimizin de
yüzünü güldürmeyi
hedeflerimiz aras›na koyduk.
“Kutlaman›z› TEV ile Yap›n,
E¤itime Güç Kat›n” slogan› ile
ç›kt›¤›m›z bu yolda bizden her
zamanki deste¤inizi
esirgemeyece¤inize eminiz.
50
sivil toplum kurulufllar›
Her fley, insan için...
Sa¤l›k alan›nda üstlendi¤i misyonu uzman kadrosu ve do¤ru iletiflim
çal›flmalar›yla bugüne kadar baflar›yla sürdüren Bizim Lösemili Çocuklar
Vakf›’n›n Kurucu Baflkan› Gündüz Gediko¤lu, sa¤l›k ve e¤itim alan›ndaki
iyilefltirmelerin insana verilen de¤erin en somut göstergesi oldu¤unu belirtiyor
TEV dergi
Eylül 2008
H
Hiç kuflkusuz dünyadaki en özel, en güçlü ba¤d›r anne ve çocuk aras›ndaki
iliflki. Öyle ki, eserleriyle dünya edebiyat›na damgas›n› vuran Alman yazar Johann Wolfgang Von Goethe “Hiç kimse, kollar›nda bir çocuk tutan anne kadar
çekici ve birkaç çocuk aras›ndaki bir anne kadar sayg›de¤er de¤ildir” sözleriyle, anne ve çocuk aras›ndaki bu özel ba¤› do¤adaki en görkemli manzara olarak nitelendirmifltir. Ancak ne yaz›k ki bu do¤aüstü ba¤l›l›k, kimi zaman yaflam
karfl›s›nda s›nan›r. C›v›l c›v›l görüntüsüyle bir yazara ilham veren bu sihirli iliflki, yaflam›n zor koflullar› taraf›ndan s›nand›¤› an, bambaflka bir oluflumun hareket noktas›n› hatta ana temas›n› yarat›r.
Bu noktada esas olan; duyarl›l›k, bilgi ve deneyimin kesiflti¤i noktada, çözüm
üreterek sevginin en yal›n ve karfl›l›ks›z halini yans›tan görüntüyü korumakt›r.
Küçücük bir çocu¤un hayat›n› kurtarmak, yaflam›n öteki yüzüyle fazla zamans›z tan›flt›¤› bu dönemi incinmeden atlatabilmesine yard›mc› olmakt›r. Zor günler geçtikten sonra annesinin elini tutup park›n, okulun, arkadafllar›n›n, oyuncaklar›n›n yan›na dönmesini sa¤lamakt›r. Bir yazar›n duygu yo¤unlu¤u karfl›s›nda söze dökülen bu hassasiyet, bir doktorun bak›fl aç›s› ve sa¤duyusuyla
bambaflka bir anlam kazan›r.
“Çocuklar Hasta Olmas›n, Analar›m›z A¤lamas›n” slogan›yla, 1983 y›l›nda
Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu önderli¤inde kurulan Bizim Lösemili Çocuklar Vakf› da ülkemizde özellikle çocukluk ça¤› kan hastal›klar›, lösemileri ve tümörleri konusunda yapt›¤› baflar›l› çal›flmalarla pek çok ailenin ve çocu¤un yüzünü
güldürmüfl bir vak›f. ‹laçla tedavide 1139 çocu¤u sa¤l›¤›na kavuflturan Bizim
Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n kurulufl sürecinden misyon ve vizyonuna kadar pek
çok detay› sade ve mütevaz› üslubuyla bizimle paylaflan Prof.Dr.Gündüz Gediko¤lu, bu oluflumun son derece profesyonel ve bilimsel ölçütler çevresinde yap›land›¤›n›n özellikle alt›n› çiziyor.
Röportaj›m›z›n ilk dakikalar›nda, biz sorular›m›za bafllamadan önce, Aral›k
ay›nda hizmete aç›lacak olan Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n Hastanesi ile ilgili izlenimlerimiz al›yor büyük bir heyecanla Prof. Dr. Gediko¤lu. Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n öncelikli hedefi olan ve hizmete aç›lmas›na say›l› günler
kalan ‹stanbul Okmeydan›'ndaki iki katl› hastane, özellikle Türkiye'de sa¤l›k
alan›nda bir devrim yaratacak nitelikte. Ve gerçekten de Vakf›n bilime ve insan
sa¤l›¤›na verdi¤i önemi anlatmak için son derece somut ve güçlü bir simge.
Tüm çocukluk ça¤› hastal›klar›na hizmet verebilecek kapasiteye sahip olan Bizim Lösemili Çocuklar Vakf› Hastanesi için Prof. Dr. Gediko¤lu: “Her fleyden
önce hastane kokmayacak” sözleriyle çocuklar için çok önemli bir detay› vurguluyor. “Dünya standartlar›nda, deprem kurallar›na uygun, iç donan›m›na tümüyle ileri teknolojinin hakim oldu¤u bir hastanede, hastalar›m›za 3 vardiya ile
bak›lacak ki bu sa¤l›k alan›nda çok önemli bir geliflme. Hastane projesi, kuruldu¤umuz günden bu yana öncelikli hedefimizdi, bu nedenle flimdi Vakf›m›z ve
çocuklar›m›z için yepyeni bir dönem bafllayacak.”
25'inci y›l›nda hayata geçirdi¤i hastane projesiyle yepyeni bir döneme bafllayan Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n kurucusu Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, bugün Türkiye'de 3 bine yak›n vak›f ad›n› tafl›yan oluflumun bulundu¤unu
ancak bilimsel ilkelerle ilerleyen Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›n’›n organi-
sivil toplum kurulufllar›
51
zasyon ve hizmet karakteriyle fark yaratt›¤›n›n
önemle alt›n› çiziyor.
Peki, böylesi bir oluflumla sa¤l›k alan›nda çok
önemli baflar›lara imza atan ve pek çok aileyle çocu¤un yüzlerini güldüren Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, bütün bu olumlu geliflmeler karfl›nda neler
hissediyor? “Ölümler, kazalar, terör vb. pek çok
olay… Bunlar insan› çok mutsuz eden gerçekler.
Bütün bu üzücü geliflmeler karfl›s›nda Vakf›n çal›flmalar›yla sa¤l›¤›na kavuflan çocuklar› görmek
benim için büyük mutluluk. Düflünün, bir hoca
olarak sert görünebilirsiniz ama onlar sizin boynunuza sar›l›r. Evlenenler, yaflamlar›n› kuranlar,
hatta çocuklar›na Gündüz ismini koyanlar var. Bu
gerçekten çok büyük mutluluk.”Prof. Dr. Gündüz
Gediko¤lu'nun t›p literatürüne geçen çal›flmalar›n›n
temelinde meslek ve insan sevgisinin büyük pay›
var. Doktor kimli¤ini büyük bir duyarl›l›kla tafl›yan
Prof. Dr. Gediko¤lu: “Doktorluk çok güzel bir olay.
Bir nevi sanat ve materyaliniz insan. fiöyle bir düflündü¤ünüz de çok gurur verici fleylerin ortaya ç›kt›¤›n› görüyoruz. Örne¤in bu çal›flmalardan, 424 kiflilik nitelikli kadrosu ve 4 bin kiflilik ö¤renci say›s›yla Atatürk ilke ve ink›laplar›na ba¤l› bir üniversite
do¤du. Bakt›¤›n›z zaman Haliç Üniversitesi bugün
gerçek bir vak›f üniversitesidir. Bu çal›flmalar›n
temelinde askerinden, ö¤retmenine emeklisinden
ö¤rencisine kadar Türk halk›n›n eme¤i vard›r.”
Dünyaya aç›lan Vak›f: Bizim Lösemili
Çocuklar Vakf›
1998'de Devlet Bakanl›¤› Vak›flar Genel Müdürlü¤ü'nce "Sa¤l›k Alan›nda Çal›flan En ‹yi Vak›f" ödülüne lay›k görülen Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›, kaynak sa¤lama stratejileri ve ba¤›flç›lar›yla gelifltirdi¤i
iletiflim çal›flmalar›yla ‹stanbul Üniversitesi ‹letiflim
Fakültesi taraf›nda 'En ‹yi ‹letiflimci' ödülünü ald›.
Ülkemiz genelinde çok ciddi bir bofllu¤u dolduran
Bizim Lösemili Çocuklar Vakf› bünyesinde Prof. Dr.
Gündüz Gediko¤lu'nun önderli¤inde t›p literatürüne
geçen çal›flmalara da imza at›ld›.
1989 y›l›nda, en ileri tedavi yöntemlerinden biri
olan kemik ili¤i naklinin, çocuklarda, Türkiye'de ilk
kez Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'nda bafllad›¤›n›
belirten Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, “Avrupa'da 2002
y›l›nda 3 bin kiflinin kat›ld›¤› bir kongrede en iyi
52
sivil toplum kurulufllar›
abstrack ödülünü ald›k. 5 gün süreyle tüm konferans salonlar›nda Türk bayra¤›n›n dalgaland›¤›n› gördük.” sözleriyle vakf›n uluslararas› platformlarda da büyük
yank›lar uyand›rd›¤›n› belirtiyor. Bu noktada Vakf›n bir referans merkezine dönüfltü¤ünü söyleyen Prof. Dr. Gediko¤lu, sa¤l›k hizmetlerinde kay›tlara geçen baflar›lar› ise flöyle anlat›yor: “Kemik ili¤i naklinde yüzde 72 olan dünya standard›nda biz
yüzde 70'i yakalad›k. L1 ve G1'de bizim baflar› oran›m›z yüzde 89,4 tür. Bu noktada da dünya s›ralamas›n›n içindeyiz”
Bugün pek ço¤umuz taraf›ndan yanl›fl ya da eksik bilinen lösemi hastal›¤›n›n
seyrini baflar›l› çal›flmalarla de¤ifltiren Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, hastal›¤›n
Türk halk›n›n alg›s›ndaki konumu hakk›nda da son derece ayd›nlat›c› bilgileri
röportaj›m›z esnas›nda bizimle flöyle paylafl›yor “Kanser diye biliniyor, yanl›fl.
Yani kan kanseri diye bir fley yok. Prostat kanseri var, akci¤er var, deri kanseri
var, ilik kanseri var, göz kanseri var ama lösemi temelde bir kan hastal›¤›d›r.
Tedavisi mümkün ama afl›s› yok, tedavisi mümkün ama ne yaz›k ki pahal›. K›z
çocuklar› 2 y›l tedavi görüyor ve ondan sonra 18 y›l takip ediliyor, erkek çocuklar ise 3 y›l tedavi görüyor sonra 17 y›l takip ediliyor. Çünkü yapt›¤›n›z tedavide
sistem çökertmesi diye bir fley var. Yani sistem oldu¤u gibi afla¤› iniyor ve kendisini koruyam›yor. Ancak üç befl y›l geçtikten sonra canlan›yor. Daha yal›n biçimde tarif etmem gerekirse: Her zaman insan vücudunda yüz hücrenin dört
tanesi blastt›r yani karakter olarak lösemiye benzer ama yerinde uslu uslu durur. Befle ç›kar yine uslu durur ama bu rakam yirmi, otuz, k›rka ulaflt›¤›nda art›k onlar söz dinlemeyen hücrelerdir. ‹flte o zaman tedaviye al›nmas› yani kontrolden ç›km›fl olanlara 'sen yerine geç ve yüzde 4'te kal' demek gerekir.”
Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu
TEV dergi
Eylül 2008
TEV, Türkiye'de Bir Marka
Sa¤l›k alan›nda üstlendi¤i misyonu uzman kadrosu ve do¤ru iletiflim çal›flmalar›yla bugüne kadar baflar›yla sürdüren Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n Kurucu Baflkan› Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, okul ve vak›f ele ele ilkesiyle, sa¤l›k ve e¤itim gibi toplumun iki temel ö¤esi için çok baflar›l› giriflimler gerçeklefltirdi. Prof. Dr. Gediko¤lu buna ek olarak, Vakf›n sa¤l›k alan›ndaki baflar›lar›n›n e¤itim alan›nda gerçeklefltirilecek çal›flmalara da referans
oldu¤unu söylüyor. E¤itimin ülkemizde ele al›nmas› gereken bafll›ca unsur
oldu¤una da de¤inen Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, flunlar› söyledi: “Türkiye'
de 7 milyon kad›n okuma- yazma bilmiyor. Bu nedenle 1 milyon k›z›m›z kurslarda. 9 milyon engelli vatandafl›m›z var. Ama gündelik yaflam en basitinden
otobüse binece¤i merdiven bile yok. E¤itim ve sa¤l›k alan›ndaki iyilefltirmeler insana verilen de¤erin en somut göstergesi.” ‹nsan sa¤l›¤› kadar bireyin
sosyal aç›dan yaflam kalitesini yükselten tüm unsurlara büyük önem verdiklerini belirten Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu TEV’in çal›flmalar›n› ise flu sözlerle
de¤erlendirdi: “TEV, pek çok kifliye hem ülke çap›nda hem de uluslar aras›
alanda ö¤renim görme f›rsat› sa¤l›yor. Bu anlamda Türkiye'nin ilkidir ve sivil
toplum kurulufllar› aras›nda bir markad›r.”
Röportaj›m›z›n sonlar›na do¤ru Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, engin mesleki
deneyiminden do¤an ve herkesin dikkate almas› gereken evrensel bir mesaj veriyor hepimize: “Hastal›klarla u¤raflmak çok zordur. Uzun vadelidir ve pahal›d›r.
Ama hastal›klar›n önlenmesi kolayd›r. K›sa sürelidir, ucuzdur. O yüzden diyoruz ki çocuklar›m›z hasta olmas›n analar›m›z a¤lamas›n.”
okullar›m›z
53
Mesleki e¤itimde yeni bir soluk:
TEV Mübeccel -Albay fierafettin
Gezgiç Mesleki E¤itim Merkezi
2001 y›l›nda Tekirda¤’da
ö¤rencilerine kap›lar›n› açan, TEV
Mübeccel - Albay fierafettin Gezgiç
Mesleki E¤itim Merkezi, yetifltirdi¤i
tam donan›ml› elemanlarla
istihdama ve ülke ekonomisine
önemli katk›lar sa¤larken
üstlendi¤i misyonla da mesleki
e¤itime yeni bir soluk kazand›rmay›
baflard›.
Mübeccel - Albay fierafettin Gezgiç’in 1986 y›l›ndaki vasiyetleri üzerine TEV yönetiminde yap›m›na bafllanan e¤itim merkezi ba¤›flç›lar›n›n ad›n› alarak 2001
y›l›nda ö¤rencilerine kap›lar›n› açt›. Günde 10 saatlik
normal e¤itimin yan›nda, tam gün tam y›l kapsam›nda ustal›k e¤itimi, usta ö¤reticilik e¤itimi için gece
ö¤retimi de yapan TEV-Mübeccel-Albay fierafettin
Gezgiç Meslek E¤itim Merkezi’nin Müdürü Üzeyir
Soysev ile kurumun misyon ve vizyonu üzerine kapsaml› bir söylefli gerçeklefltirdik.
TEV- Mübeccel –Albay fierafettin Gezgiç Mesleki
E¤itim Merkezi e¤itim sistemini bize k›saca
anlat›r m›s›n›z?
TEV ba¤›flç›lar›ndan Mübeccel -Albay fierafettin
Gezgiç ad›na yap›lan Mesleki E¤itim Merkezimiz
2001 y›l›nda ö¤rencilerine kap›s›n› açt›. E¤itim merkezimiz 133 dalda, meslek ö¤renmek amac›yla bir ifl
yerinde çal›flan çocuklar›m›z›n teorik e¤itimlerini
merkezimizde, pratik e¤itimlerini de kendi ifl yerlerinde yapt›klar› bir e¤itim sistemini uygulamaktad›r.
E¤itim merkezinin ö¤renci kabul flartlar› neler?
Daha önce 18 yafl›na kadar okula kay›t al›yorduk. Ancak 4702 say›l› yasayla 19
yafl üzeri, askerlikle ilifli¤i olmayan, daha önce mesleki e¤itim almam›fl kiflileri de
okulumuza kabul ediyoruz. Buna ek olarak ö¤rencilerimizin çal›flmas› bizim için
ön koflul. E¤er ifli olmayan bir ö¤renci bize baflvuruyorsa buradaki arkadafllar›m›z bu noktada devreye girip ö¤renci aday›n› bir ifle yerlefltiriyorlar. Normal flartlarda ilkö¤retimi tamamlam›fl ve 14 yafl›ndan gün alm›fl çocuklar›m›z program
kapsam›nda yer alan bir ifli ö¤renmek için ocak ay›ndaki dönemde veya yaz dönemi içinde merkezimize kay›t yapt›rabilirler.
Okulunuzdaki ö¤renci profilinden biraz bahseder misiniz?
Son verilere göre ç›rak say›m›z 420, kalfa say›m›z ise 515. K›z ö¤renci nüfusumuz ise 64 son kay›tlara göre. Her dakika bu say›lar de¤ifliyor çünkü kay›t dönemindeyiz. Geçen y›l 408 civar›nda ö¤renciyle dönemi tamamlad›k. Bu sene biraz
daha artaca¤›n› düflünüyoruz. Çünkü 8 y›ll›k e¤itime geçildi¤i zaman üç y›ll›k bir
bocalama dönemi yafland›. O dönemde say›m›z afla¤› çekildi; 25 meslek dal›nda
1111 olan ö¤renci say›m›z 400’lere indi.
Ö¤renciler okulla birlikte ayn› zamanda çal›fl›yorlar. Bu noktada ders
program›yla ifl yaflam› aras›ndaki dengeyi nas›l sa¤l›yorsunuz?
Ö¤rencilerimiz haftada bir gün okulumuza gelir, meslekleriyle birlikte genel
bilgi derslerini okulumuzda al›rlar. Pratik uygulamalar›n› da yine bizlerin, ö¤ret-
54
okullar›m›z
menlerimizin ve ifl yerindeki usta ö¤reticilerin haz›rlad›klar› bir program dahilinde o ifl yerinde görürler. Ö¤retmenlerimiz haftan›n belirli saatlerinde ö¤rencileri o ifl yerinde ziyaret eder, rehberlikte bulunur; ustalar›m›zla, ö¤rencilerin durumu ile ilgili görüflür, e¤er uygulamaya yönelik bir durum söz konusuysa o
atölyede çocuklar›m›za gösterirler.
Peki, iflverenlerin elemanlar›n›n mesleki e¤itim merkezine bak›fl aç›lar›
nas›l?
Bilinçlenme eskisine oranla git gide art›yor. ‹flverenlerin de memnun oldu¤unu söyleyebiliriz ancak elemanlar›n haftada bir gün e¤itim merkezine gelme zorunluluklar› karfl›s›nda s›k›nt›lar yaflan›yor. Bunun zorunlu bir uygulama oldu¤unu bildikleri için olas› bir durumda yaflanacak problemleri karfl›l›kl› anlay›fl
içinde, konuflarak çözümlüyoruz. Ö¤retmenlerimiz haftada en az bir ya da iki
kez, o ifl yerlerini ziyaret ediyor. ‹flin hangi noktas›nda olduklar›n›, beceri seviyelerini ve geliflmeleri yerinde gözlemliyorlar. Ustaya ve ö¤renciye ayn› anda destek oluyor.
E¤itimlerde ortalama s›n›f mevcudunuz, bölümden bölüme fark
gösteriyor mu?
12 ö¤renciyle s›n›f aç›yoruz. Ancak flimdi modüler e¤itime geçtik. Yani çocuklar önce alan ortak dersleri al›yorlar. 2. s›n›fta ise alan›na göre özel dersler almaya bafll›yorlar. O noktada s›n›f say›lar› azal›yor. Yine belli uzmanl›k alanlar›
do¤rultusunda karma s›n›flar da yapabiliyoruz. Alan özel ders say›lar›na göre
bazen s›n›f mevcudu üçe kadar inebiliyor. fiu anda bu duruma bir çözüm getirebilmek için ‹l Mesleki E¤itim Kurulu’nda Milli E¤itim Baflkanl›¤›’na flöyle bir teklif götürüyoruz: Maafl karfl›l›¤› ders saatini dolduramayan ö¤retmenlerimizi,
mevcut az oldu¤u için s›n›f aç›lmas›n› bekleyen ö¤rencilerimize kanalize etmeyi
planl›yoruz. Bu giriflim, hem ö¤retmen hem de ö¤renci aç›s›ndan önemli faydalar sa¤layacakt›r.
TEV- Mübeccel –Albay fierafettin Gezgiç Mesleki E¤itim Merkezi’nin
ö¤retmen kadrosu hakk›nda bize bilgi verir misiniz?
Ö¤retmenlerimiz Milli E¤itim Bakanl›¤› taraf›ndan tayin ediliyor. Ö¤retmen say›m›z on dört, ana meslek dal›m›z ise on yedi. Bu dallar kendi içinde alt bölümlere ayr›l›yor.
Kadromuzun ço¤unlu¤unu teknik ö¤retmenler oluflturuyor. Ayr›ca Matematik
ve Türkçe ö¤retmenimiz de var. Mesleki e¤itim kadromuzda ise giyim, besin teknolojisi, elektrikçi, motor tesviyeci, motor teknik ö¤retmenlerimiz var. Endüstri
meslek lisesi’nden teknik e¤itim merkezi kadrosuna geçen ö¤retmenlerimiz de
var. K›sacas› e¤itim kadromuz son derece baflar›l› ve mesle¤inde yetkin ö¤retmenlerden olufluyor.
Mesleki E¤itim Merkezine kay›tl› olan çocuklar›n ifl yerlerinde sosyal
haklar›n› koruyan prosedürler neler?
Her fleyden önce merkezimize mesleki e¤itim amac›yla kay›t olmazlarsa ifl
yerleri taraf›ndan çal›flt›r›lamazlar. Ö¤rencilerimiz çal›flt›klar› iflyerlerinde hastal›k ve ifl kazalar›na karfl› devlet taraf›ndan sigortalan›yorlar.
TEV dergi
Eylül 2008
TEV- Mübeccel –Albay fierafettin Gezgiç Mesleki
E¤itim Merkezi, Tekirda¤’da ifl yeri açma
belgesini verebilecek yetkiye sahip tek kurum.
Bu konu hakk›nda neler söylemek istersiniz?
Bilindi¤i üzere yasa gere¤i ifl veren, vekili veya
flirket yöneticileri istihdam edece¤i kiflilerden, alan›nda mesleki e¤itim ald›¤›n› gösterir belgeyi istemek zorundad›r. Kurumumuzda ald›¤› mesleki formasyon sonras›nda ustal›k unvan›n› kazanm›fl kifliler ancak ba¤›ms›z ifl yeri açabilir. Daha özel bir örnek vermek gerekirse: Bir elektrik mühendisi kendi
mesle¤ini yapmak yerine elektrik malzemesi satacak bir ifl yeri açmak istiyor. O zaman diplomas›yla
bize baflvuruyor. Biz de do¤rudan alabilece¤i belgeler, girmesi gereken s›navlar gibi detaylar› ilgili
denklik kitap盤›na bakarak inceliyoruz. Bu noktalar› belirledikten sonra Milli E¤itim Müdürümüze imzalat›p kifliye teslim ediyoruz. Tekirda¤ genelinde
Milli E¤itim Müdürlü¤ü ad›na bu belgeyi verme
yetkisine sahip tek kurum, TEV- Mübeccel –Albay
fierafettin Gezgiç Mesleki E¤itim Merkezi. Bu görevin manevi aç›dan da sa¤lad›¤› flöyle bir güzel taraf
var: Bugüne kadar vermifl oldu¤umuz 9 bini aflk›n
iflyeri belgesinde merkezimizin ad› yaz›yor. Bu çok
gurur verici bir geliflme.
TEV- Mübeccel –Albay fierafettin Gezgiç Mesleki
E¤itim Merkezi’nin gelecek dönem projeleri
neler?
Mesleki e¤itim merkezimiz ayn› zamanda bütün
ilin proje merkezi oldu diyebiliriz. Tüm koordinasyonlar burada yap›ld›, eksiklikleri burada tamamland›. Proje yapacak ilgili okulun ö¤retmen ve ö¤rencilerine burada e¤itim verildi. Bunun yan› s›ra Mesleki
ve Teknik E¤itim fuarlar›m›z oluyor. Burada çocuklar›m›z proje yar›flmas›na kat›l›yorlar. Haz›rlad›klar›
projeler, okul, ilçe ve son olarak il baz›nda de¤erlendirildikten sonra 7 kategoride elemeler yap›l›yor. Bu
sene ilk kez bu uygulamay› bafllatt›k.
TEV- Mübeccel –Albay fierafettin Gezgiç Mesleki
E¤itim Merkezi’ndeki ç›rakl›k ö¤rencileri, elektrik
elektronik dal›nda Anadolu Teknik ve Meslek liseleriyle birlikte ayn› potada de¤erlendirilmeye al›nd›. Ve
bu projede e¤itim merkezimizdeki ç›raklar›m›z 2.’likle ödüllendirildi. Bu ve bunun gibi pek çok örnek ve
gösterilen çaba karfl›s›nda flunu söylemek isterim:
Merkezimizdeki ö¤rencilerimizden mutluyum,
umutluyum.
okullar›m›z
Ö¤rencilerimiz
Danimarka’y› çok sevdi
Gelecek dönemde gezi programlar› kapsam›nda Danimarka'daki bir okulu da ziyaret
etmek istediklerini belirten Necmettin Ba¤c›, çocuklar›n uluslararas› geziler kadar yurt
içi gezilerle de zenginlefleceklerine dikkati çekti.
55
56
okullar›m›z
Danimarkal› Karl Johannes Garring ve efli Zahide Zehra Garring'in vasiyeti do¤rultusunda Danimarka'da kurulan Garring Vakf›'n›n gelirlerinin TEV'e
aktar›lmas›yla ‹stanbul, Sakarya ve K›rflehir'de 1997 y›l›nda yapt›r›lan TEV
Zahide-Zehra Garring ‹lkö¤retim Okulu'nun gelenekselleflen Danimarka gezisi bu y›l 18-25 A¤ustos tarihinde gerçeklefltirildi. Ba¤›fllar›yla pek çok çocu¤un yaflam›nda yeni bir sayfa açan Zahide Zehra-Karl Johannes Garring
çifti ö¤rencilerin farkl› kültürleri tan›ma ve uyum sa¤lama yetilerinin geliflmesine büyük önem verdikleri için her y›l okul bünyesinden seçilen 13 çocuk
için Danimarka'ya bir kültür turunun düzenlenmesini vasiyet etmifller.
Bu kapsamda gerçeklefltirilen Danimarka gezisi pek çok ö¤rencinin ve ö¤retmenin yaflamlar›na ve dünya görüfllerine farkl› bir renk kat›yor. 2008 y›l›nda Sakarya-Akyaz›, K›rflehir-Çaya¤ac› ve ‹stanbul-Ümraniye'den seçilen 13
ö¤rencisinin Danimarka gezisinin organizasyonlar› May›s ay›nda bafll›yor.
Gezi program›n›n tüm süreçlerinde ö¤rencilerin yan›nda bulunan Necmettin
Ba¤c›, bu uygulaman›n her fleyden önce çocuklar› farkl› bir kültürle tan›flt›rmak aç›s›ndan büyük önem tafl›d›¤›n› belirtiyor. Motivasyonun art›r›lmas› için
6 ve 7'nci s›n›ftaki ö¤rencilerin seçildi¤ini belirten Ba¤c›, baflar›n›n temel kriter olarak al›nd›¤›n› ancak bilim, sanat, spor ve proje gelifltirme aç›s›ndan da
aktif ve baflar›l› olman›n bir ön koflul oldu¤unu belirtiyor.
Gezi öncesi ‹stanbul'da bir oryantasyon program› düzenlediklerini söyleyen
Necmettin Ba¤c›, ö¤rencilere Danimarka hakk›nda k›sa bir bilgi verildi¤ini
bunun yan› s›ra Bo¤az, Rahmi Koç Müzesi ve Miniaturk'e de bir gezi düzenleyerek çocuklar›n adaptasyon sürecini kolaylaflt›rd›klar›n› söylüyor. Bu organizasyonun çocuklar için önemli bir deneyim oldu¤unu kaydeden Necmettin Ba¤c› Danimarka gezisinin faydalar›n› ise flu sözlerle aktar›yor: “Çocuklar bu geziyle her fleyden önce sosyallefliyorlar. Biz onlar›n liderliklerini a盤a ç›kartacak farkl› uygulamalar da gelifltiriyoruz. Örne¤in gezi programlar›-
TEV dergi
Eylül 2008
m›zda kulland›¤›m›z haritayla çocuklar yönlerini
en do¤ru ve en etkin biçimde bulmay› ö¤reniyorlar. Müze kültürünü de gelifltirmek bu gezi kapsam›ndaki temel amaçlar›m›zdan biri. K›sacas› ö¤rencilerimiz yabanc› bir ülkede trafikten sosyal ve
kültürel konulara kadar birden farkl› uygulamay›
yak›ndan görme ve tan›ma f›rsat›n› elde ediyorlar.
Bütün bunlara ek olarak seyahat öncesinde hepsine birer defter arma¤an ettik gezi notlar›n› tutmalar› için. Böylelikle, ö¤rencilerimize dil ve anlat›mda faydas› olacak önemli bir uygulamay›, günlük tutma al›flkanl›¤›n› kazand›rmay› hedefledik.
Gezinin sonunda hepsi deneyimlerini ka¤›da aktarm›flt›. Bu gerçekten güzel bir geliflme.”
Danimarka gezisi kapsam›nda Helsingör kentinde “Hamlet'in fiatosu” olarak da bilinen Kronborg Slot ve Planatoryum gezisinin yan› s›ra Tivoli Garden E¤lence Park›'n› da gören çocuklar, geziden unutulmaz an›larla döndüler.
Gelecek y›l içinde gezi programlar› kapsam›nda
Danimarka'daki bir okulu da ziyaret etmek istediklerini belirten Necmettin Ba¤c›, çocuklar›n
uluslararas› geziler kadar yurt içi gezilerle de
zenginlefleceklerini, bu noktada da ilerleyen dönemlerde Çanakkale ve tarihi aç›dan son derece
zengin bir co¤rafya olan Akdeniz illerini ziyaret etmenin faydal› olabilece¤ine dikkati çekti.
spor & sporcu
57
Türk Olimpiyat Tak›m›
24 A¤ustos tarihinde görkemli bir final töreniyle olimpiyat meflalesini söndüren
Pekin’de ülkemizi; at›c›l›k, atletizm, bisiklet, boks, gürefl, halter, judo, masa tenisi,
okçuluk, tekvando, yelken ve yüzme olmak üzere toplam 12 branflta, 68 sporcumuzla
Türk Olimpiyat Tak›m› temsil etti.
Bu y›l 8-24 A¤ustos 2008 tarihlerinde Çin'in baflkenti Pekin'de büyüleyici bir organizasyonla gerçeklefltirilen 29. Yaz Olimpiyat Oyunlar›'nda ülkemizi temsil eden milli sporcular, '' Türk Olimpiyat Tak›m›'' ad›yla ‹stanbul'da bas›na tan›t›ld›.
Grand Cevahir Otel'de düzenlenen tan›t›mda Devlet Bakan› Murat Baflesgio¤lu, Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, Gençlik ve Spor ‹l Müdürü Tamer Taflp›nar, Anadolu Ajans› Yönetim Kurulu Baflkan› ve Genel Müdürü Dr. Hilmi Bengi, baz› federasyon baflkanlar› ve olimpiyat oyunlar›na kat›lacak milli sporculardan fieref Tüfenk, Serhat Balc› ve Sezer Huysuz yer ald›. Pekin'de düzenlenen ve
tüm dünyan›n dikkatini çeken 29. Yaz Olimpiyatlar›'na gidecek sporcular›n bu
ülkenin çocuklar› oldu¤unu belirten Devlet Bakan› Baflesgio¤lu, Türk Olimpiyat
Tak›m›'n›n kamuoyuna tan›t›lmas› gerekti¤ine dikkati çekti.
Türk Olimpiyat Tak›m›
Gençlik ve Spor Genel Müdürlü¤ü taraf›ndan bafllat›lan çal›flma ile olimpiyatlara gidecek milli sporculardan oluflan kafile "Türk Olimpiyat Tak›m›" ad›yla
markalaflt›r›ld›. Pekin'de yap›lacak olan 29. Yaz Olimpiyatlar›'nda ülkemiz, at›c›l›k, atletizm, bisiklet, boks, gürefl, halter, judo, masa tenisi, okçuluk, tekvando, yelken ve yüzme olmak üzere toplam 12 branflta, 68 sporcumuzla kat›lma
hakk› kazand›.
Türk Olimpiyat Tak›m› Proje Koordinatörü Murat Sancar: "Türk Olimpiyat Tak›m›'n›n olimpiyatlara gitmeden önce Türk halk›na tan›t›larak, gönülden destek
58
spor & sporcu
olmalar›n›n sa¤lanmas›, sporcular›n baflar› hikayelerinin oluflturularak gençler ve çocuklara örnek
alabilecekleri idoller yarat›lmas›, kamuoyunun dikkatinin olimpiyat öncesi ve esnas›nda olimpiyatlara
çekilmesi ve sporcular›n aras›nda Olimpiyat Tak›m›
ruhunun oluflturulmas› için Gençlik ve Spor Genel
Müdürlü¤ü taraf›ndan "Türk Olimpiyat Tak›m› ‹letiflim Kampanyas›" gelifltirildi¤ini ifade etti.
Olimpiyat Oyunlar› dünyan›n en büyük spor organizasyonlar›ndan biri. 116 y›ll›k bu serüvende toplam 74 madalya kazanan Türkiye en büyük baflar›s›n› gürefl sporunda elde etti. Roma'dan yedi
Londra'dan alt› alt›n madalya getiren Türkiye'nin
Olimpiyat serüvenine bu y›l da gurur verici skorlar
kaz›nd›. 24 A¤ustos tarihinde görkemli bir final töreniyle olimpiyat meflalesini söndüren Pekin'den
ertesi gün ülkemize dönen Türk Olimpiyat Tak›m›’n›
havaalan›nda bas›n mensuplar› ve aileleri karfl›lad›.
Havaliman› ç›k›fl›nda bas›n mensuplar›n›n sorular›n› yan›tlayan, atletizmde 5 bin ve 10 bin metrede
Türkiye'ye iki gümüfl madalya kazand›ran Elvan
Abeylegesse, antrenörüne güvenerek kofltu¤unu ve
kazand›¤›n› söyledi.
Serbest güreflte, 66 kiloda Türkiye'ye alt›n madalya kazand›ran Ramazan fiahin, alt›n madalya ald›¤›
için çok mutlu oldu¤unu belirterek, ''Alt›n madalya
almak için gittim. Zaten Dünya fiampiyonas›'nda da
alt›n alm›flt›m. ‹nflallah 2012'de de alt›n madalya
kazanaca¤›m'' diye konufltu. Tekvandoda erkekler
68 kiloda bronz madalya kazanan Servet Tazegül
de, teknik direktörlerinin rakiplerini tek tek analiz
ettirdi¤ini, ancak bronz madalya kazand›¤›ndan dolay› üzgün oldu¤unu dile getirerek, 2012'de alt›n
madalya kazanmak istedi¤ini söyledi. Havaliman›nda çiçeklerle karfl›lanan kafiledeki madalya alan
sporcular›n mutlu olduklar› görüldü.
TEV dergi
Eylül 2008
Pekin-2008'in, Roma-1960'dan bu yana, Türkiye'nin son 48 y›ldaki en çok
madalya kazand›¤› 2 olimpiyattan birisi oldu¤unu belirten Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, 29. Yaz Olimpiyatlar›'n› flu sözlerle de¤erlendirdi.
''Biz, her olimpiyatta biraz daha ileri gitmeyi, daha iyisini yapmay›, daha çok
madalya kazanmay› ve modern ülkeleri yakalamay› hedefliyoruz. Yar›nlar›m›z
çok daha iyi olacak, hiç tereddütüm yok. Çünkü bu özerkli¤in getirdi¤i ortam,
üretkenlik y›llar sonra meyvesini veriyor. Bir sporcu çok k›sa sürede yetiflmiyor. En az bir 10 y›l gerekiyor. Bunun için ekilen tohumlar, spora bafllayan birçok gencin yeflermesine vesile olacak. ‹ddia ediyorum, dünyan›n en çok madalya kazanan ülkelerinden birisi haline gelece¤iz. Bu otomati¤e ba¤lanacak,
günlük tesadüflerle al›nan madalyalarla de¤il.'' Sporda dünya genelinde son
y›llarda büyük bir de¤iflimin yafland›¤›na da dikkati çeken Atalay 2008-Pekin'den Olimpiyatlarla ilgili belli dersler ç›kar›lmas› gerekti¤ini belirterek Türkiye'deki federasyonlar›n, antrenörlerin, spor yöneticilerinin ele ele çal›flt›¤›
takdirde Türkiye'nin yolunun ayd›nl›k olaca¤›n› belirtti. Olimpiyatlarda yeni
isimlerin ön plana ç›kt›¤›na dikkati çeken Atalay bu yöndeki tespitlerini flöyle
ifade etti: “Atina'da madalya kazanan on Türk sporcusunun dokuzu yeni isimdi. Pekin'de de ayn› durumu yaflad›k. Burada da sekiz madalyan›n tamam› yeni isimlerden geldi. Eski sporcular›m›z dereceye giremedi. Demek ki dünyada
yeni isimler ön plana ç›kmaya bafllad›. Yeni sporcular yetifliyor, bizde de yenileri yetifliyor. Ama tabii ki eski sporcular› da daha iyi haz›rlamak gerekiyor.
Böyle bir sonuç da ortaya ç›kt›. Örne¤in bir Bahri Tanr›kulu, Taner Sa¤›r burada madalya alamad›. Bunun izah› yok tabii. Yine Nurcan Taylan'›n sakatl›k durumu oldu¤u için madalya alamad›. Nazmi Avluca'y› zaten biz burada alt›n madalya alm›fl kabul ediyoruz. Bronz madalya kazand› ki bu o dönemdeki kondisyonu için çok büyük bir baflar›yd›.”
29. Yaz Olimpiyat Oyunlar›'ndan Notlar
29. Yaz Olimpiyat Oyunlar›, ''Kufl Yuvas›'' olarak adland›r›lan 90 bin kiflilik Ulusal Stat'ta düzenlenen görkemli bir törenle sona erdi.
Çin Devlet Baflkan› Hu Cintao ve Uluslararas› Olimpiyat Komitesi (IOC) Baflkan› Jacques Rogge'un da izledi¤i törenin sanat yönetmenli¤ini, aç›l›fl töreninde oldu¤u gibi Çin sinemas›n›n dünyaca tan›nm›fl yönetmeni Can Yimou yapt›.
Kapan›fl töreninin müzi¤inin haz›rlanmas› için 600 saat harcand› ve 19 besteci
30 saatlik müzik haz›rlad›.
Kapan›fl töreni için stada 2 bin 547'si programlanm›fl 2 bin 583 özel lamba
yerlefltirildi. A¤›rl›¤› 300 tonu geçen ›fl›kland›rma sisteminin kurulmas› 5 ay sürdü. Gösterilerde, 18 stilde 4 bin 10 özel giysi kullan›ld›. Törenin 232 kiflilik yarat›c› ve yönetici kadrosunda 9 yabanc› bulunuyor.
Oyunlara kat›lan 204 ülkenin bayraklar›n›n sahan›n ortas›nda yerini almas›ndan sonra sporcular, düzensiz bir biçimde sahaya girdiler.
IOC Baflkan› Rogge'un konuflmas›ndan sonra Yunan ve ‹ngiliz milli marfllar› çal›nd› ve bu iki ülkenin bayraklar› göndere çekildi, olimpiyat bayra¤› da
olimpiyat flark›s› eflli¤inde gönderden indirildi. Daha sonra Pekin Belediye
Baflkan› Guo Jinlong, olimpiyat bayra¤›n› 2012 Olimpiyat Oyunlar›'n› düzenleyecek Londra'n›n belediye baflkan› Boris Johnson'a teslim etti ve olimpiyat
atefli söndürüldü.
kaybolan meslekler
‹stanbul’un ilk postac›lar›, Konstantinopolis’e haber ulaflt›ran ve haberleri
kent d›fl›na götüren Venedikli, Cenevizli gemi kaptanlar›yd›. Bunlar, Bizans döneminden bafllayarak 18. yüzy›la kadar ve belki bundan da sonra kentin denizafl›r› haberleflmesinde önemli unsurlard›.
‹stanbul’un 1453’te Osmanl›lar taraf›ndan fethinden sonra kurulan haberleflme sistemi içinde çavufllar, tatarlar, yaya haberciler olan peykler, ulaklar vb.
yaz›l› ve sözlü haberi atla, atl› arabayla veya yaya olarak ve yol boyunca belli
menzilhanelerde durup konaklayarak yerine ulaflt›ran kiflilerdi. Haberleflme
hizmetleri, Osmanl›’da uzun süre devlete ve devlet büyüklerine ait resmi haberleflme ile s›n›rl› kald›. Özel kifliler, kuflkusuz özel ulaklar, peykler kullan›yorlard› ama bu pek yayg›n de¤ildi. Halk›n merkezi posta hizmetlerinden yararlanmaya bafllamas› 1840’ta Posta Nezareti’nin kurulmas›ndan sonra gerçekleflti.
Posta müvezzili¤i diye bir ifl de günümüzdeki postac›lar› and›ran flekilde bundan sonra ortaya ç›kt›.
Postac›lar›n atas› say›labilecek posta tatarlar›, haberleflmede öteden beri ad›
en fazla geçen görevlilerdi. Tanzimat döneminde posta teflkilat› ve posta hizmetleri düzenlemeye çal›fl›l›rken tatarlar›n bir bölümü Posta Nezareti’ne ba¤l›
Postahane-i Amire’de görevlendirildi. Tatarlar Posta Nezareti’ne bafllan›ncaya
kadar Tataran Oca¤›na ba¤l› olarak tatarbafl›n›n emrinde çal›fl›rlar ve ‹stanbul’daki Elçi Han›’nda kal›rlard›. Posta Nezareti’nin kuruluflundan sonra, tatarbafl›na sertataran veya tataran müdürü denmeye bafllad›.
II. Mahmut döneminde atl›, silahl› tatarlar›n görünüm ve k›yafetleri Sir Adolf
Silade Müflavir Pafla’n›n Türkiye Seyahatnamesi’nde flöyle tarif edilir: “Uzun
kalpa¤› yan tarafa y›k›lm›fl, b›y›klar› burulmufl, sakal› taranm›fl, yana y›k›lm›fl
kalpa¤›na parlak çiçekli bir yemeni sar›lm›fl, kollar› y›rtmaçl› k›rm›z› çuha veyahut gene parlak renkte baflka bir kumaflla kapl› uzun kürklü, kaputlu veya gocuklu adamlard›…”
‹stanbul’da Tatar Oca¤›’n›n bafl›na “ocakbafl› tatar›”, vezir dairelerindeki tatarlara da “vezir dairesi tatarlar›” denirdi. Posta görevlerinin tatarlara verilmesinin nedeni tatarlar›n binicilik ve at sürmekte usta; h›zlar› ve dayan›kl›l›klarda
ün kazanm›fl olmalar›yd›. Daha sonra posta hizmetleri tatarlar›n tekelinden
ç›km›flsa da, bu görevi yapanlara “tatar” denmeye devam edildi. Posta nezareti döneminde posta tatar› olarak ifllerine devam eden tatarlar›n k›yafetleri de bir
ölçüde de¤iflti ve sadeleflti. Fes, cepken, genifl kuflak ve bol dökümlü potur giyen bu tatarlar oldukça iyi maafl alan, örne¤in 1870’lerde ellerine ayda 500 –
600 kurufl geçen görevlilerdi. 1842’de ‹stanbul’da 15 posta tatar› vard›. Posta
tatarl›¤› 1 Nisan 1918’de la¤vedildi.
59
60
kaybolan meslekler
‹stanbul’da gazete sat›c›l›¤› Birinci Cihan Harbi mütarekesinden sonra ‹stanbul’un düflman iflgali alt›nda bulundu¤u y›llarda, 1918 – 1919 aras›nda
bafllad›. ‹stanbul’da ç›kan Türk gazeteleri iflgal kuvvetleri kumandanl›¤›n›n
sansürü alt›ndayd›. Sansürün neflrini yasak etti¤i haberleri ve makaleleri ‹stanbul halk›na duyurmak ve okutmak isteyen gazeteler, kapanmay› göze al›p
bunlar› yay›nlar iken, müvezzi olarak da cezai ehliyeti olmayan çocuklar› kulland›lar. fiehrin ayaktak›m› aras›ndan seçilen koflarl›, s›r›m gibi p›rp›r o¤lanlar, delikanl› ve olgun yafltaki müvezzilere nispetle hem korkusuzdu, hem de
iflgal zab›tas› önünden çok daha kolayl›kla kaç›yorlard›, yakaland›klar› zaman
da çocuk olduklar› için, yakay› birkaç tokatla kurtar›yorlard›.
Çocuk müvezziler eli ile da¤›t›lan ilk gazete Hadisat’›n Süleyman Nazif taraf›ndan yaz›lm›fl Karagün bafll›kl› makaleyi ihtiva eden nüshas›n›n iflgal zab›tas›nca toplanmas›ndan sonra kaçak yay›nlanan ikinci bask›s›yd›. Gazete
satan çocuklar›n büyük ço¤unlu¤unu ‹stanbul do¤umlu çocuklar teflkil eder
ve hemen hepsi dar gelirli ve ayaktak›m› ailelerin evlatlar›, mahalle çocuklar›yd›; bu ifle 12 – 13 yafllar›nda at›l›rlar; bir k›sm› hem okula gider, hem gazete satard›. Gazeteleri, baflbayilerin da¤›tt›¤› ikinci el bayilerden al›rlar ve
velinimetleri olan adama do¤ruluk üzere hareket ederlerdi. Bayinin itimad›n› suistimal eden müvezzi çocuk binde bir bile ç›kmazd›. Ço¤u yetimdi, dul
anas› ile bazen bir veya iki k›z kardefli ile yaflad›klar› dar gelirli aile yuvas›na
bir gelir temini için bu yola at›lm›fllard›. Kitap, kalem, defter gibi kendi okul
masraflar›n› karfl›lamak ve esvap, pabuç ile k›l›k k›yafetinin tanziminde aileye yük olmamak endiflesi bir çocu¤u gazete satmaya sevk eden bafll›ca sebeplerdendi. Fakat hem gazete satan, hem de okula giden çocuklar aras›ndan ortaokulu bitiren ender ç›kard›; lise talebesi olup ta gazete satan çocuk
yok gibiydi.
Gazeteler, gazete matbaalar›ndan al›nan kal›n matris k⤛d›ndan bir kap
içinde sol koltuk alt›nda tafl›n›r ve sa¤ omuzdan at›lm›fl bir kay›fl ile de bu yüke mesnet temin edilirdi. Bir gazete sat›c›s› çocu¤un ifle ç›kaca¤› s›radaki yükü en az 5 kilonun üstündeydi.
Bu çocuklar›n bir k›sm› büyük ana caddeler üzerinde, bir k›sm›, gazete
okuyan semtlerin kendilerince benimsenmifl, müflteri peylenmifl sokaklar›nda, bir k›sm› meydanlarda, bir k›sm› da günün her saatinde gazete al›c›s› bulunan köprünün vapur iskelelerinde, Sirkeci ve Haydarpafla garlar›nda ve
Rumeli yakas› ara trenin di¤er istasyonlar›nda bulunurlar; yolcular›n› almaya bafllad›¤› andan hareketlerine kadar vapura ve trene girerek kamaralar›,
vagonlar› ç›ng›rakl› sesleriyle dolafl›rlard›.
TEV dergi
Eylül 2008
kaybolan meslekler
19. yüzy›lda ‹stanbul’da her alanda görülen yenileflme at›l›mlar›, toplumdaki haberleflme iste¤ini de kamç›lam›flt›. Gazetelerin bir bilgilenme ve haberleflme arac› olarak 19. yüzy›l›n ikinci yar›s›nda yayg›nl›k kazanmas›, öteden
beri söyledikleri destanlarla buna benzer bir görev yapmakta olan âfl›klar› destan türüne daha fazla a¤›rl›k vermeye yöneltti. ‹stanbul’da gezici gazete sat›c›lar›n›n öncülü¤ünü yapm›fl olan destanc›lar, yan›k sesli, bafl›bofl ve biraz da gösteriflli gençler aras›ndan ç›kard›. ‹stanbul’da ilk gazeteler sucu, tütüncü dükkânlar›yla baz› k›raathanelerde sat›l›rken, destanc›lar kollar›na ald›klar›, tek yaprak üzerine bas›lm›fl bir deste destan› kalabal›k yerlerde yüksek sesle tan›t›p, yan›k yan›k okuyarak bafllar›na biriken merakl›lara satarlard›.
Bu dönemi yaflayanlardan yazar Sermet Muhtar Alus, bir destan sat›c›s› delikanl›y› tan›t›rken giyim kuflam›n› flöyle tasvir eder:
Baflta kal›ps›z bir fes vard›r, kaküller periflan ve perçemler afilidir. Omuzdan dü¤meli yelek, ucu belden afla¤› sark›k, bacakta
yar›m Frans›z pantolon, genellikle ç›plak ayaklarda yumurta ökçeli terlik yemeni kar›fl›m› bir ayakkab› bulunur. Destanc›, bak›fllar› bayg›n, gözleri mahmur, sakal› t›rafls›z olmal›, yay›k a¤›z ve
çatlak sesle ba¤›rmal›yd›.
Kolunda beyaz, sar›, pembe, yeflil gazete ya da helvac› k⤛d›na
bas›lm›fl destan yapraklar› ile Galata Köprüsü’nün üstünde ya da
iki bafl›ndaki meydanc›klarda, Yeni Cami’nin arkas›nda, ya da kap›
önlerinde, Bitpazar›’nda ve Bal›kpazar›, Galata, Tophane, Beyo¤lu
gibi külhanbeylerinin, ayaktak›m›n›n u¤rak yeri olan meyhanesi bol
yerlerde destanc›lara rastlamak mümkündü. Özellikle toplumun her
kesiminden insanlar›n ilgi duyaca¤› bir olay olmuflsa destanc› âfl›klar›n
herkesten önce haber al›p bunlar› destan haline getirmeleri uzun sürmezdi. Elde bulunan destanlar›n incelenmesiyle bu ifli meslek haline getirmifl destanc› âfl›klardan baz›lar›n›n adlar› tespit edilebildi: Bunlar aras›nda Eyüplü Mustafa fiükrü, Mehmet Kemali, Mehmet Safvet, Vas›f Hiç, Afl›k
Raz›, Destanc› Behçet, Fitnat gibi isimler vard›. Destanc›l›k 19. yüzy›l›n son
çeyre¤inde flark›, türkü ve kanto sözü sat›c›l›¤› gibi yeni bir mesle¤in do¤mas›na yol açt›. Yeni ç›kan ya da çok be¤enilen flark›lar› tek yaprak üzerine
ya da risale halinde bast›ran flark› sözü sat›c›lar› son y›llara kadar varl›klar›n› korudular.
61
62
TEV iletiflim
TEV ‹LET‹fi‹M B‹LG‹LER‹
TÜRK E⁄‹T‹M VAKFI GENEL MÜDÜRLÜK
Büyükdere Cad. T.E.V. Kocabafl ‹flhan› No: 111 Kat: 7-8
34349 Gayrettepe - ‹STANBUL
Tel: (0212) 318 68 00 Faks: (0212) 217 56 90
E-Posta: [email protected] Çelenk Tel: (0212) 444 0 838
Çelenk Faks: (0212) 217 58 57
Çelenk E-Posta: [email protected]
E¤itim-Burs Tel: (0212) 444 0 838
E¤itim-Burs Faks: (0212) 272 62 17
E¤itim-Burs E-Posta: [email protected]
Hesap No: Vak›flar Bankas› Mecidiyeköy fiubesi 2002089-YTL
ADANA
Ç›narl› Mah. 17. Sok. Karaaslan Apt. Seyhan-ADANA 01120
Tel: (0322) 453 11 14 - (0322) 457 33 99 Faks: (0322) 459 32 21
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Vak›flar Bankas› Adana fiubesi 2042582-YTL
ANKARA
Akay Caddesi, No:22/5 Bakanl›klar - ANKARA
Tel: (0312) 417 41 90 Faks: (0312) 418 79 99
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Halk Bankas› Yeniflehir/Ankara fiubesi 16000043-YTL
ANTALYA
ESK‹fiEH‹R
Akpa A.fi. ‹smet ‹nönü Caddesi No:2 ESK‹fiEH‹R 26130
Tel: (0222) 231 16 06 - (0222) 231 17 30
Faks: (0222) 233 92 48
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Vak›flar Bankas› Eskiflehir fiubesi 2000852-YTL
HATAY
‹nönü Cad. Rana Apt. No:15/D ANTAKYA 31070
Tel: (0326) 214 94 97 - (0326) 216 01 50
Faks: (0326) 216 18 65
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Yap› Kredi Bankas› Antakya fiubesi 80855738-YTL
‹ZM‹R
Akdeniz Cad. TEV Birsel ‹fl Merkezi No:14/102
Pasaport / ‹ZM‹R
Tel: (0232) 44 121 44 (Pbx) Faks: (0232) 44 121 45
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Vak›flar Bankas› Alsancak fiubesi 2021323-YTL
KAYSER‹
Memur Evleri Mah. Anafartalar Cad. No:115/2 ANTALYA 07100
Tel: (0242) 343 32 08 Faks: (0242) 343 32 09
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Vak›flar Bankas› Antalya fiubesi 2082708-YTL
‹stasyon Mah. Kocasinan Bul. Depo Cad. No: 3-B
Kocasinan / KAYSER‹
Tel: (0262) 325 85 41 Faks: (0262) 325 44 77
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Vak›flar Bankas› Kayseri fiubesi 7290521511-YTL
BALIKES‹R
KOCAEL‹
BURSA
Kemalpafla Mah. Eski Postane Sok. Belgin ‹flhan› No:11 K:2
‹zmit/KOCAEL‹ 41200
Tel: (0262) 325 85 41 Faks: (0262) 325 44 77
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Vak›flar Bankas› ‹zmit fiubesi 2059213-YTL
Anafartalar Caddesi No: 15 Mortafl ‹flhan›, B Blok. BALIKES‹R 10100
Tel: (0266) 241 54 45
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Vak›flar Bankas› Bal›kesir fiubesi 2011163-YTL
Atatürk Caddesi Çatalo¤lu ‹flhan› No:55, Kat:6 BURSA 16010
Tel: (0224) 221 18 10 Faks: (0224) 222 46 06
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Halk Bankas› Bursa fiubesi 16000038-YTL
ÇORUM
Gazi Caddesi 6. Albayrak Sokak NO:2 ÇORUM
Tel: (0364) 224 55 11 Faks: (0364) 224 55 11
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Yap› Kredi Bankas› Çorum fiubesi 80573917-YTL
DEN‹ZL‹
Çaybafl› Cad. No:32 Küçüksaray Apt. Zemin Kat, D:2
DEN‹ZL‹ 20010
Tel: (0258) 264 65 99 - (0258) 264 64 90
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Halk Bankas› Denizli Delikliç›nar fiubesi 16000024-YTL
TEV dergi
Eylül 2008
KONYA
Musalla Ba¤lar› Mah. Ankara Cad. Gürel Sok. Onur Sitesi
6/D SELÇUKLU/KONYA 42060
Tel: (0332) 233 99 32 Faks: (0332) 320 77 73
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Halk Bankas› Konya fiubesi 16000042-YTL
TRABZON
Bal›k Pazar› Sokak, Kemerkaya Mah. Çapk›no¤lu Yi¤it
‹fl Han› No: 7 TRABZON 62200
Tel: (0462) 326 78 84
Faks: (0462) 326 78 83
E-Posta: [email protected]
Hesap No: Vak›flar Bankas› Trabzon fiubesi 466285206-YTL