EYLÜL 2008: SAYI 4 EYLÜL 2008
Transkript
EYLÜL 2008: SAYI 4 EYLÜL 2008
dergi Türkiye’nin E¤itim Vakf› Eylül 2008 Say›: 4 TÜRK E⁄‹T‹M VAKFI 1967 Milletleri kurtaranlar yaln›z ve ancak ö¤retmenlerdir. Mustafa Kemal Atatürk - 1925 Yönetilmek yerine yön vermek Durmak yerine ilerlemek Her koflulda de¤er üretebilmek E¤itimin temel hedefidir. Türk E¤itim Vakf›, 2008-2009 e¤itim ve ö¤retim y›l›nda bütün ö¤retmenlere ve ö¤rencilere baflar›lar diler. Okul genç beyinlere; insanlığa hürmeti, millet ve memlekete sevgiyi, şerefi, bağımsızlığı öğretir... Bağımsızlık tehlikeye düştüğü zaman onu kurtarmak için takip edilmesi en uygun olan en güvenli yolu belletir... Memleket ve milleti kurtarmaya çalışanların aynı zamanda mesleklerinde birer namuslu uzman ve birer bilgin olmaları lazımdır. Bunu sağlayan okuldur. Ancak bu şekilde her türlü teşebbüsün mantıklı sonuçlara ulaşması mümkün olur. Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, 1923 TEV, Türk Gençli¤i’nin gelece¤i için 41 y›ld›r inançla çal›fl›yor. Baflar›lar›m›z Yurt içinde 158.780 burs Yurt dıflında 1.144 burs 22 E¤itim Tesisi 12.951 Üstün Bafları Ödülü 92 Üstün Bafları Bursu Sayg›de¤er TEV’liler, Y›llar rüzgâr gibi geçiyor. 41 y›l› geride b›rakt›k. 42. y›l› neredeyse yar›lad›k. 2008 y›l›na TEV Dergisinin Ocak say›s›nda üç yeni uygulaman›n bafllat›ld›¤›n› ve bunlar için daha çok kaynak ayr›lmas›n›n hedeflendi¤ini sizlere duyurmufltuk. TEV olarak temel amac›m›z mevcut ve gelecekteki tüm uygulamalar›m›z ile Atatürk ‹lke ve ‹nk›lâplar›na sahip ç›karak, gençlerimizin ça¤dafl e¤itim görmelerine olanaklar yaratmakt›r. Ö¤retmene Proje Yapt›rma E¤itimi Projesi (ÖPYEP) ile Dünya çap›nda bir baflar› kazand›k. Projeler yar›flt› ve Milli E¤itim Bakan› Say›n Doç. Dr. Hüseyin Çelik'in de kat›l›m› ile Ankara'da düzenlenen törende 12 Proje ödüllendirildi. TEV ça¤dafll›k yolunda tekrar bir ilke imza at›yor ve MSGSÜ Devlet Konservatuar› ile beraber ülkemizde düzenlenen ilk uluslararas› keman yar›flmas›n› gerçeklefltiriyor. 20 - 28 Ekim 2008 tarihlerinde yap›lacak yar›flman›n final gecesinde ‹BB Cemal Reflit Rey Salonunda ilk üç dereceyi alan yar›flmac›lar orkestra eflli¤inde dinlenecek ve ödülleri verilecek. Bu yar›flma üç y›lda bir aralar›nda TEV Bursiyerlerinin de oldu¤u uluslararas› keman sanatç›lar› yetifltiren, MSGSÜ Devlet Konservatuar› Müdürlü¤ünü yapm›fl olan merhum Prof. Nuri ‹yicil an›s›na düzenlenecek. Ana sponsoru Türkiye Petrol Rafinerileri A.fi. (Tüprafl) olan yar›flman›n di¤er sponsorlar› ise Henkel Afi, Canan Pak ‹mregün, Coca Cola, Türk Hava Yollar› (THY), CRR (Cemal Reflit Rey Konser Salonu) ve ‹stanbul Büyükflehir Belediyesi olmufltur. Di¤er taraftan K›z Ö¤renci Yurdu çal›flmalar›m›z da h›zla devam etmektedir. Ankara Çankaya ‹lçe Belediye Meclisi TEV'e Ö¤renci Yurdu yapmak kayd›yla emlak tahsis etmek üzere Belediye Baflkan›na yetki vermifltir. TEV'e gösterilen mevcut bir bina üzerinde inceleme çal›flmalar›m›z sürmektedir. Ayn› flekilde ‹zmir, Narl›dere ‹lçe Belediye Baflkanl›¤› da iki adet bofl arsay› TEV'e göstermifltir. Her iki Belediye nezdinde çal›flmalar›m›z sürmektedir. Yürütülen çal›flmalar ile TEV'e yeni kurumsal ve bireysel ba¤›fllar ve vasiyetler sa¤lanmaktad›r. Deva Holding A.fi. ile burs sözleflmesi imzalanm›flt›r. Mütevelli Heyetimizin, Yönetim Kurulumuzun, Ba¤›flç›lar›m›z›n, Gönüllü Destekçilerimizin ve Bursiyerlerimizin öneri ve desteklerini görmekten, duymaktan daima mutlu oldu¤umuzun bilinmesini isteriz. Çünkü her birimiz TEV Ailesinin bireyleriyiz. TEV'i daima ça¤dafl vak›fç›l›¤›n örne¤i ve önderi olarak yüceltmek görevimizdir. Bu görev kurucular›m›z›n vasiyetidir. Sayg›lar›m›zla, Turgut Bozkurt Genel Müdür 8 içindekiler TEV - Axa Oyak iflbirli¤iyle yepyeni bir kütüphane “Axa Oyak Kalplerde” projesi kapsam›nda yap›lan kütüpaneyle yepyeni kitaplara kavuflan TEV-Zahide Zehra Garring Akyaz› ‹lkö¤retim Okulu ö¤rencilerinin mutlulu¤u, aç›l›fl günü yüzlerinden okunuyordu. <<<<<<<<<<<< 10 18 New York’taki New School University Actors Studio Drama School’un Tiyatro Yönetmenli¤i s›nav›n› kazand›ktan sonra TEV’den ald›¤› bursla önemli bir e¤itim f›rsat›n› de¤erlendiren Merve Taflkan, bugün yönetti¤i oyunlarla ülkemizi uluslararas› alanda baflar›yla tan›t›yor. <<<<<<<<<<<< TEV, Genç Bak›fl Program›na konuk olarak kat›ld› Milliyet Gazetesi Yazar› Abbas Güçlü’nün haz›rlay›p sundu¤u, Kanal D’de yay›nlanan “Genç Bak›fl” program›nda TEV’i dünden bugüne tafl›yan idari kadrosu, ba¤›flç›lar›, eski ve yeni bursiyerleri, yurt d›fl› burslar konusunda vak›fla iflbirli¤i yapan uluslararas› kurumlar›n temsilcileri bir araya geldi. >>>>>>> Türk E¤itim Vakf› Kayseri fiubesi aç›ld› 28 TEV Adana bursiyerlerinin Nemrut gezisi Türk Milli E¤itimi’ne verdi¤i destekle önemli projelere imza atan Türk E¤itim Vakf›’n›n Kayseri fiubesi, May›s ay›nda hizmete aç›ld›. Türkiye genelinde etkin bir e¤itim a¤› gelifltirmek için çal›flmalar›na devam eden TEV’in, Kayseri flubesiyle hizmet verdi¤i il say›s› 14’e ulaflt›. TEV dergi Eylül 2008 22 TEV’den sanat destek Okullar›m›z tatile girmifl, dolu dolu geçen bir y›l› daha tamamlam›flt›k. TEV Adana fiubesi’nin bizler için düzenledi¤i Güneydo¤u Anadolu ve Nemrut gezisi flimdi alabilece¤imiz en güzel haberdi do¤rusu. S›nav kayg›lar›n›, uykusuz geçen geceleri unutuverdik. <<<<<<<<<<<< <<<<<<<<<<<< 38 <<<<<<<<<<<< Sanat, insan›n dünyay› alg›lama biçimidir Müzik zevki ve baflar›l› kitap seçiminin entelektüel birikim ve kiflisel geliflimde belirleyici bir rol oynad›¤›na dikkati çeken Türkiye’nin en yetkin edebiyat elefltirmenlerinden Do¤an H›zlan, e¤itimde sanat›n rolünü TEV dergisi okuyucular› için anlatt›. <<<<<<<<<<<< 50 Her fley, insan için... Sa¤l›k alan›nda üstlendi¤i misyonu uzman kadrosu ve do¤ru iletiflim çal›flmalar›yla bugüne kadar baflar›yla sürdüren Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n Kurucu Baflkan› Gündüz Gediko¤lu, sa¤l›k ve e¤itim alan›ndaki iyilefltirmelerin insana verilen de¤erin en somut göstergesi oldu¤unu belirtiyor. Cumhuriyet’in Eserleri Köy Enstitüleri ‹lk kez 1936’da geçici olarak aç›lan e¤itmen kurslar›yla k›sa süreli bir e¤itimle köy e¤itmenleri yetifltirilmesine baflland›. Bu deneyimin olumlu sonuçlar› görülünce 1937’de yaln›z köy çocuklar›n›n al›nd›¤› ve köye yönelik bir ö¤retim program› uygulayarak köy ö¤retmen okullar›n›n aç›lmas› kararlaflt›r›ld›. <<<<<<<<<<< Eylül 2008 Say›: 4 32 dergi Türkiye’nin E¤itim Vakf› TÜRK E⁄‹T‹M VAKFI 1967 ‹mtiyaz Sahibi Türk E¤itim Vakf› ‹nanç Türkefl Özel Lisesi ‹ktisadi ‹flletmesi ad›na Ömer M. Koç Mualim Köy Mevkii P.K.125 41490 Gebze-Kocaeli Sorumlu Müdür Dilek Baran T›rnakl› Büyükdere Cd. Kocabafl ‹flhan› No: 111 Kat: 7-8 34349 / Gayrettepe / ‹stanbul Yay›n Kurulu Ali ‹hsan Yalç›n, Turgut Bozkurt, Bahattin Öztuncay, Güsel Bilal, Dilek Baran T›rnakl›, Günseli Özen Ocako¤lu, Nilgün Eryeflil Dan›flma Kurulu Davut Ökütçü, Ali ‹hsan Yalç›n, Abbas Güçlü, Prof. Dr. M. fiükrü Tekbafl, Av. Muktedir ‹lhan, Bahattin Öztuncay Yaz› ‹flleri Nilgün Eryeflil, fiengül Küpücü (TEV), Tu¤ba Y›ld›r›m, Onur Evrensel Görsel Tasar›m P›nar Gazanfer, Müjgân Ero¤lu Reklam Yeliz Dönmez Bask› ve Cilt Tor Ofset San. Tic. Ltd. fiti. ‹mam Çeflme Cad. No: 26/2 Ayaza¤a fiiflli-‹stanbul Tel: 0 212 332 08 38 (pbx) Faks: 0 212 332 08 39 E-posta: [email protected] Yay›n Türü Yayg›n Süreli Yay›n Yap›m: Rota Yay›n Yap›m Tan›t›m Tic. Ltd. fiti. Prof. N. Mahzar Ökten Sok. No:1 Rota Binas› 34360 fiiflli-‹stanbul Tel: 0 212 224 01 44 Faks: 0 212 233 72 43 www.rotaline.com Bask› Tarihi Eylül 2008 Yönetim Yeri Türk E¤itim Vakf› (TEV) Büyükdere Cad. Kocabafl ‹fl Han› No:111 K:7-8 34349 Gayrettepe ‹stanbul Tel: 0212 318 68 00 8 TEV’den haberler TEV - Axa Oyak iflbirli¤iyle yepyeni bir kütüphane “Axa Oyak Kalplerde” projesi kapsam›nda yap›lan kütüpaneyle yepyeni kitaplara kavuflan TEV-Zahide Zehra Garring-Akyaz› ‹lkö¤retim Okulu ö¤rencilerinin mutlulu¤u, aç›l›fl günü yüzlerinden okunuyordu. Yetiflmekte olan nesillerin e¤itimine “Axa Oyak Kalplerde” isimli kurumsal sosyal sorumluluk projesiyle destek veren Axa Oyak Sigorta A.fi, TEV ile bir araya gelerek baflar›l› bir çal›flmaya imza att›. TEV ile gerçeklefltirilen iflbirli¤iyle örnek bir yaklafl›m sergileyen Axa Oyak A.fi, toplumsal bilinç yaratmak ve e¤itime destek olmak üzere iki farkl› misyon üstlendi. TEV-Zahide Zehra Garring Akyaz› ‹lkö¤retim Okulu bünyesinde bir kütüphane yapt›ran Axa Oyak Sigorta A.fi. buna ek olarak 1. derecede deprem bölgesinde yaflayan ö¤rencileri bilinçlendirmeye yönelik bir yay›n haz›rlad›. “Axa Oyak Kalplerde” projesi kapsam›nda yap›m›na bafllanan TEV Zahide Zehra Garring Akyaz› ‹lkö¤retim Okulu kütüphanesinin, kitaplar› ba¤›fl yoluyla temin edildi. Hikaye, roman, e¤itim alan›nda ö¤rencilere yararl› olabilecek nitelikteki kitaplar›n bir listesini alan Axa Oyak Sigorta ve TEV, zengin bir kütüphane için gereken detaylar›n tümünü baflar›yla tamamlad›.TEV-Zahide Zehra Garring Akyaz› ‹lkö¤retim Okulu kütüphanesi 7 Haziran 2008 tarihinde yap›lan törenle ö¤rencilerin kullan›m›na aç›ld›. TEV dergi Eylül 2008 TEV’den haberler 9 “1.Uluslararas› Nuri ‹yicil Keman Yar›flmas›” için geri say›m bafllad› Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Devlet Konservatuar› iflbirli¤iyle, 20-28 Ekim 2008 tarihlerinde, Cemal Reflit Rey Konser Salonu’nda, “1.Uluslararas› Nuri ‹yicil Keman Yar›flmas›”n› düzenlenecektir. TÜPRAfi’›n ana sponsor oldu¤u yar›flma, 2005 y›l›nda üretkenli¤inin zirvesindeyken yaflam›n› yitiren, Türkiye’nin keman sanatç›lar›ndan solist sanatç›, MSGSÜ Devlet Konservatuar› Ö¤retim Üyesi Prof. Nuri ‹yicil’in an›s›na gerçeklefltiriliyor. Türkiye’nin ulus- lararas› etkinlikleri aras›nda “2010 Kültür Baflkenti ‹stanbul”un da önemli yap› tafllar›ndan biri olmas› hedeflenen ve Prof. ‹yicil’in ö¤rencileri taraf›ndan düflünülen yar›flman›n, 2010 y›l›ndan sonra üç y›lda bir yap›lmas› planlan›yor. Yar›flmaya TÜPRAfi’›n ana sponsorlu¤u d›fl›nda Coca Cola, Henkel, Canan Pak Imregün,Türk Hava Yollar› ve Cemal Reflit Rey Konser Salonu da sponsor olmufltur. Jüri Baflkanl›¤›n› Prof. Nuri ‹yicil’in efli Prof. Çi¤dem ‹yicil’in üstlendi¤i yar›flman›n jürisinde Prof. Liviu Casleanu, Prof. Ayla Erduran, Prof. Gönül Gökdo¤an, Prof. Henry Foures, Prof. Barbara Gorzynska, Prof. Suna Kan, Prof. Bohuslav Matousek, Prof. Domenico Nordio, yer al›yor. Onur Kurulu’nda ise MSGSÜ Rektörü Prof. Rahmi Aksungur, TEV Yönetim Kurulu Baflkan› Ömer Koç, TEV Genel Müdür Turgut Bozkurt, Prof. Filiz Ali, Gazeteci- Yazar Do¤an H›zlan, Prof. Mesut ‹ktu ve Süha Beziray yer al›yor. Yar›flmaya ilk y›l›nda dünyan›n çeflitli ülkelerinden 49 genç kemanc› baflvuruda bulundu. Bu gençlerin 33 tanesi farkl› ülkelerden 16 tanesi ise Türkiye’den yar›flmaya kat›l›yor. “1. Uluslararas› Nuri ‹yicil Keman Yar›flmas›”n› MSGSÜ Devlet Konservatuar› iflbirli¤i ile gerçeklefltiren TEV, bu yar›flmayla e¤itimle birlikte sanata da destek vermenin büyük gururunu yaflamaktad›r. TEV, ba¤›flç›lar›n›n Anneler Gününü kutlad› TEV, ‹zmir ve Ankara flubelerinde her y›l May›s ay›n›n ikinci Pazar günü kutlanan Dünya Anneler Gününe özel iki ayr› çay partisi düzenledi. 9 May›s 2008 tarihinde Ankara Ziraat Bankas› Akay Sosyal Tesisleri’nde, 10 May›s 2008 tarihinde ise ‹zmir Narl›dere Dinlenme ve Bak›mevi’nde düzenlenen çay partileri, duygusal anlara sahne oldu. Ankara’da gerçeklefltirilen partiye TEV Genel Müdür Yard›mc›s› Güsel Bilal’in yan› s›ra Ankara fiube Baflkan› Ömer Turna ile çal›flanlar, mezun bursiyerler, ba¤›flç›lar, gönüllü çal›flanlar ve bursiyer ö¤renciler kat›ld›. Yaklafl›k dört saat süren çay partisinin sonunda TEV ba¤›flç›lar›, vak›f yetkililerine memnuniyetlerini dile getirdi. Bu özel gün için düzenlenen çay partisinden büyük bir mutlulukla ayr›lan ba¤›flç›lar, annelik duygusunu ilk defa bu kadar yo¤un biçimde hissettiklerini söylediler. ‹zmir Narl›dere Dinlenme ve Bak›m Evi’nde düzenlenen Anneler Günü çay partisi de bursiyerlerle de¤erli ba¤›flç›lar› bir araya getirdi. 10 TEV’den haberler TEV, Genç Bak›fl program›na konuk olarak kat›ld› Türkiye’nin E¤itim Vakf› TEV, 30 Nisan 2008 gecesi Milliyet Gazetesi Yazar› Abbas Güçlü’nün haz›rlay›p sundu¤u, Kanal D’de yay›nlanan “Genç Bak›fl” program›n›n konu¤u oldu. Yaklafl›k üç saat süren canl› yay›nda TEV’i dünden bugüne tafl›yan idari kadrosu, ba¤›flç›lar›, eski ve yeni bursiyerleri, yurt d›fl› burslar konusunda vak›fla iflbirli¤i yapan uluslararas› kurumlar›n temsilcileri bir araya geldi. 375 TEV bursiyerinin izleyici olarak kat›ld›¤› programda TEV’in idari kadrosundan Yönetim Kurulu Üyesi Davut Ökütçü ve Ali ‹hsan Yalç›n, Yönetim Kurulu Üyesi ve Burs Komisyonu Baflkan› Prof. Mehmet fiükrü Tekbafl, yurtiçi bursiyeri Mete Gerçek, Genel Müdür Turgut Bozkurt, Genel Müdür Yard›mc›s› Güsel Bilal, Türk E¤itim Vakf› ‹nanç Türkefl Özel Lisesi (TEV‹TÖL) Müdürü Azmi Özkardefl, Tüprafl Genel Müdür Yard›mc›s› ve TEV eski bursiyeri Ali Bayraktar, Akkök Grubu CEO’su TEV eski bursiyeri Mehmet Ali Berkman, Almanya DAAD ‹stanbul Ofisi BaflTEV dergi Eylül 2008 kan› Susanne Scheiter, Zahide-Knud ve Johs. Garring Hay›r Vakf› Baflkan› Prof Dr. Hans Peter Jensen, Fransa Büyükelçili¤i’nden Xavier Labouze Anmara kat›ld›. TEV ba¤›flç›lar›ndan Avukat Gülten Alkan, tiyatro sanatç›s› Macide Tan›r, MSGSÜ Devlet Konservatuvar Müdürü Profesör Mesut ‹ktu ve emekli bankac› ve flair kimli¤iyle sayg› duyulan bir isim olan Nam›k Dener de programda haz›r bulundu. Aç›l›fl konuflmas›nda, sa¤lad›¤› e¤itim olanaklar›yla TEV’i görünmez bir kahraman olarak nitelendiren gazeteci Abbas Güçlü, Vehbi Koç’a teflekkür ederek programa bafllad›. Zaman zaman duygulu anlara sahne olan Genç Bak›fl program›nda Zeki Müren Safiye Ayla Ses Yar›flmas›n›n birincisi ‹lter Burak Kalay ile yar›flman›n üçüncüsü olan Mine Geçili de Zeki Müren’den bir parça seslendirdi. Program›n sonlar›na do¤ru yönetim ad›na söz alan Turgut Bozkurt, hedef birli¤inin önemine de¤indi. Abbas Güçlü’ye TEV’e katk›lar›ndan ötürü bir plaket ile teflekkürlerini sunan Bozkurt, sözü Güsel Bilal’e b›rakt›. TEV ailesinin üyeleri olan ba¤›flç›lar›, ortaklar› ve bursiyerlerini çok sevdiklerini dile getiren Bilal, ülke için herkesin elinden geleni yapmas› gerekti¤ine de¤indi. Ülkemizin yar›nlar› için çok çal›flmak gerekti¤ine de dikkati çeken Güsel Bilal’in “ TEV’ in kap›s› e¤itime destek olan ve e¤itimi için destek arayan herkese aç›k” sözleri stüdyoda büyük bir alk›fl toplad›. TEV’den haberler 11 nu Baflkan› Prof. Dr. Mehmet fiükrü Tekbafl ise TEV’in insana yat›r›m yapan bir vak›f olarak fark yaratt›¤›n› söyledi. TEV, Bursiyerlerinin Vakf› TEV’in misyon ve vizyonunun anlatan tan›t›m filmiyle bafllayan program›n ilk bölümünde söz alan TEV Genel Müdür Yard›mc›s› Güsel Bilal, temelleri Vehbi Koç taraf›ndan at›lan vakf›n geliflimini ve amaçlar›n› izleyicilere flu sözlerle anlatt›: “ Türkiye’de e¤itime gönül veren insanlar, ülkedeki maddi deste¤e ihtiyac› olan baflar›l› çocuklar›n e¤itim görmesini istiyorlard›. Bu amaçla TEV, 1967’de merhum Vehbi Koç’un da büyük emekleriyle kuruldu. Hepimiz onun izinden gidiyoruz. Vehbi Bey’in, ‘Öyle bir vak›f kuraca¤›z ki yar›n, kurdu¤umuz bu vak›ftan burs alan çocuklar, vakf›n yönetiminde yer alacaklar’ sözleri hala kulaklar›mda. Kendisinin bugünleri görmesini çok isterdim. Çünkü bugün 55 kiflilik Mütevelli Heyeti 16 kifli, 7 kiflilik yönetim kurulundan 5 kifli, 3 kiflilik denetçi grubundan 2 kifli TEV bursiyeri ve TEV genel müdürü. K›sacas› TEV, bursiyerlerinin Vakf› oldu.” TEV’in yurt d›fl› bursiyerlerinden olan ve bugün TEV Yönetim Kurulu Üyeli¤i görevini sürdüren Davut Ökütçü ise TEV’in f›rsat eflitli¤i sa¤lamakla kalmay›p Atatürk’ün çizgisinde nesiller yetifltirmek için de çal›flan bir vak›f oldu¤unu söyledi. Baflar›y› ödüllendiren burs mekanizmas›yla pek çok ö¤renciye e¤itim f›rsat› sunuldu¤una da de¤inen Ökütçü, TEV bursiyerlerine, yetiflmekte olan nesillere destek vermelerini ö¤ütledi. Ökütçü ayr›ca, yönetim kurulunda görev alarak vakf›n kendisine sundu¤u olanaklar karfl›s›nda teflekkür edebildi¤i için de kendisini çok flansl› hissetti¤ini dile getirdi. 1976 senesinde TEV’den ald›¤› yurt d›fl› bursu ile yüksek lisans›n› yapan TEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali ‹hsan Yalç›n, TEV’in, verdi¤i burslarla ö¤renciyi desteklemesinin yan› s›ra okul ve ö¤retmenleri de güçlendiren ve bilinçlendiren çal›flmalarla e¤itime çok yönlü destek sa¤lad›¤›na dikkati çekti. Yine 1976 senesinde, TEV yurt d›fl› bursiyeri olarak Amerika’da yüksek lisans›n› yapan ‹stanbul Üniversitesi ‹flletme Fakültesi Dekan› ve TEV Burs Komisyo- Neden TEV? Maddi olanaklar›n› TEV kanal›yla gençlere yönlendiren ba¤›flç›lardan Avukat Gülten Alkan, TEV’e büyük bir güven duydu¤unu belirtti. Gülten Alkan, Abbas Güçlü’nün “ Neden TEV?” sorusunu “ Ben bu ülkede do¤dum, büyüdüm, yaflad›m. Bu yurdun suyunu içtim, burada soluk ald›m. Bu itibarla benim bu ulusa, bu yurda görevim var. Bu hususta ald›klar›m› TEV arac›l›¤›yla topluma iade etmek istiyorum” sözleriyle cevaplad›. Zeki bir çocu¤un maddi imkâns›zl›klar nedeniyle okuyamamas›n›n son derece üzücü oldu¤unu belirten Alkan, Genç Bak›fl program› arac›l›¤›yla imkân› olan herkesi gençlerin e¤itimine katk›da bulunmak için TEV’e destek olmaya davet etti. Birikimlerini gençlerin e¤itimi için de¤erlendiren bir di¤er TEV ba¤›flç›s› emekli bankac› ve flair Nam›k Dener ise ‹fl Bankas› Teftifl Kurulu ve ‹zmir ‹stanbul ‹stihbarat Müdürlükleri’nde görev ald›¤› dönemde TEV’i yak›ndan tan›ma f›rsat›n› yakalad›¤›n› belirtti. TEV’in ülkeye yaln›zca ekonomik de¤il kültürel aç›dan da büyük katk›lar sa¤lad›¤›n› söyleyen Dener, vakf›n objektif k›staslarla seçimlerini yapt›¤›n›, bunun da büyük bir fark yaratt›¤›n› sözlerine ekledi. Yaklafl›k on bir y›ldan bu yana TEV ba¤›flç›s› olan de¤erli tiyatro sanatç›s› Macide Tan›r, TEV’in Atatürk ilke ve ink›lâplar›na ba¤l› bir vak›f olmas› nedeniyle büyük bir de¤er tafl›d›¤›n› söyledi. TEV’in yurt d›fl› bursiyerlerinin baflar›s›n› anlatan bir haberi okuduktan sonra kendisinin de bu konuda bir katk› sa¤lamas› gerekti¤ini düflünerek TEV’ le iletiflime geçti¤ini belirten Macide Tan›r, TEV ba¤›flç›s› olmaktan gurur duydu¤unu dile getirdi. Alarm Zilini En H›zl› Çalan Vak›f: TEV Program› stüdyodan izleyen TEV bursiyerleri de zaman zaman söz alarak TEV’in bilinmeyen yönlerini Türkiye’ye tan›tt›lar. 2002 y›l›nda henüz lise ö¤rencisiyken Afyon’da yaflanan deprem sonras› TEV’den büyük destek gördü¤ünü belirten TEV bursiyeri ‹smail Tabanl› program›n ilerleyen dakikalar›nda söz alarak, TEV’in afet dönemlerinde gösterdi¤i duyarl›l›¤a dikkati çekti. 12 TEV’den haberler Bu noktada TEV’in afet bölgelerindeki çal›flmalar› hakk›nda genel bir bilgi veren Genel Müdür Turgut Bozkurt, ola¤anüstü durumlarda TEV’in çok baflar›l› biçimde organize oldu¤unu dile getirdi. TEV’in alarm zilini h›zla çalabilmesini, birlikte yol ald›klar› güçlü ve profesyonel kadroya ba¤layan Bozkurt, TEV yönetmeli¤inde bu tarz durumlara istinaden konulmufl maddelerin oldu¤unu söyledi. Bursiyer olarak kat›ld›¤› TEV ailesiyle 36 y›ldan bu yana ba¤lar›n› hiç kopartmad›¤›n› da belirten Turgut Bozkurt, 30 y›l süren profesyonel yaflam›n›n ard›ndan bafllad›¤› vak›f bünyesindeki idari görevini, çal›flma yaflam›n›n en mutlu y›llar› olarak nitelendirdi. Yurt D›fl›nda TEV ‹maj› TEV’in yurt d›fl› burslar›nda ifl birli¤i içinde oldu¤u ülkelerin temsilcileri de Genç Bak›fl program›n›n konu¤u oldu. Fransa Büyükelçili¤i’nden Xavier Labouze Anmara, e¤itim imkan› olmayan birçok ö¤renciye f›rsat yaratan TEV ile yaklafl›k 5 y›ld›r iflbirli¤i içinde bulunduklar›n› belirtti. Temel bilimler, sosyal bilimler ve sanat alan›nda olmak üzere yaklafl›k 30 bursa destek verdiklerini belirten Labouze Anmara, birçok seçim jürisine kat›lma imkan› elde etti¤ini de söyledi. TEV bursiyerlerinin çok baflar›l› oldu¤una da dikkati çeken Labouze Anmara, seçim aflamas›nda çok zor karar verdiklerini söyledi. Zahide-Knud ve Johs. Garring Hay›r Vakf› Baflkan› Prof. Dr. Hans Peter Jensen ise y›llard›r TEV ile iflbirli¤i içinde olmaktan çok mutlu olduklar›n› söyledi. Zahide-Knud ve Johs. Garring Hay›r Vakf› kurucular›n›n 1950 y›l›ndan bu yana Türkiye ve Danimarka iflbirli¤i için talepte bulunduklar›n› belirten Prof. Dr. Jensen uluslararas› e¤itimler için katk› sa¤lamaya çal›flt›klar›n› ifade etti. Almanya Akademik De¤iflim Servisi (DAAD) ‹stanbul Ofisi Baflkan› Susanne Scheiter ise TEV bursu arac›l›¤›yla Almanya’ya giden ö¤rencilerin mükemmele yak›n olduklar›n› belirtti. Scheiter ayr›ca, son 12 y›ldan bu yana yaklafl›k 250 ö¤rencinin kat›l›m›yla ilgili olarak faaliyette bulunduklar›n›n da önemle alt›n› çizdi. TEV, Kültür Sanat Dostu Bir Vak›f Genç Bak›fl Program›’nda TEV’in sanata ve sanatç›ya verdi¤i de¤ere de de¤inen Abbas Güçlü, TEV ba¤›flç›lar›ndan olan Türk Sanat Müzi¤inin iki de- TEV dergi Eylül 2008 ¤erli sesi, Safiye Ayla ve Zeki Müren’i de and›. Kültür ve sanatsal faaliyetleri e¤itimin ayr›lmaz bir parças› olarak gören ve bu noktada önemli projelere imza atan TEV’in, ülkemize katk›lar›n› ise Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuar› Müdürü Profesör Mesut ‹ktu anlatt›. Prof. ‹ktu, TEV ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi iflbirli¤iyle 20-28 Ekim tarihleri aras›ndan düzenlenecek olan “1. Uluslararas› Nuri ‹yicil Keman Yar›flmas›”n› Türkiye’yi yurt d›fl›na tan›tacak önemli bir ad›m olarak nitelendirdi. Prof. ‹ktu, TEV’i Atatürk’ün müzik devrimlerinin bekçileri olarak nitelendirerek bu noktada eme¤i geçen herkese teflekkür etti. “I. Uluslararas› Nuri ‹yicil Keman Yar›flmas›”n›n ana sponsoru olan Tüprafl’›n Genel Müdür Yard›mc›s› Y›lmaz Bayraktar da bu yar›flmaya destek vermekten gurur duyduklar›n› belirtti. Kendisinin de ö¤rencilik y›llar›nda TEV deste¤i ald›¤›n› söyleyen Bayraktar, insana ve e¤itime de¤er veren nitelikli projelerde yer almaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi. TEV’in sanat›n tüm dallar›na verdi¤i önemi farkl› bir örnekle anlatan TEV bursiyeri ‹smail Okligil ise Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tasar›m bölümünü dereceyle bitirdikten sonra TEV’in bursuyla e¤itimine devam edebildi¤ini söyledi. TEV‹TÖL, Türkiye’nin Yüz Ak› TEV ailesini bilinmeyen yönleriyle Türkiye’ye tan›tan Genç Bak›fl program›n›n konuklar› aras›nda TEV‹TÖL Müdürü Azmi Özkardefl ve ö¤rencileri de yer ald›. Abbas Güçlü, TEV‹TÖL ö¤rencilerini “Türkiye’nin gelece¤inde söz sahibi olacak gençler” cümlesiyle tan›tt›. Yay›nda TEV‹TÖL’ü ö¤rencilerden dinleyen Abbas Güçlü, okul müdürü Azmi Özkardefl’e ekran bafl›ndaki izleyicileri de okulla ilgili bilgilendirecek sorular yöneltti. TEV’i ilke ve ideallerin kurumu olarak nitelendiren Özkardefl, TEV‹TÖL’de ö¤rencilerin yeteneklerini keflfetmeye yönelik bir program uygulad›klar›n› söyledi. Türkiye, TEV’i Bursiyerlerinden Dinledi Akkök Grubu CEO’su olan Mehmet Ali Berkman 38 y›l önce TEV’den ald›¤› yurt d›fl› bursuyla hayallerini gerçeklefltirdi¤ini belirtti. TEV’li olman›n kendisine, Vehbi Koç gibi ifl dünyas›na yön veren bir duayenle çal›flma f›rsat›n› da verdi¤ini söyleyen Berkman, TEV’li gençleri Türkiye’nin ayd›nl›k yüzleri olarak nitelendirdi. TEV’in kamil insanlar yetifltirdi¤ine dikkati çeken Berkman, yetiflmifl nitelikli insan kayna¤›n›n çok önemli bir de¤er oldu¤unu sözlerine ekledi. TEV bursu alarak yüksek lisans›n› 2008 y›l›nda ‹ngiltere’deki London School of Economics’de yapma f›rsat› yakalayan Nuri Erflahin ise TEV’in bat› ile entegrasyonda çok önemli bir görev üstlendi¤ini söyledi. Erflahin ayr›ca, TEV’in Atatürk’ün kültürel kalk›nmaya verdi¤i de¤eri sürdüren bir kurum olarak çok heyecan verici çal›flmalar gerçeklefltirdi¤ini ve bunun ülke ad›na gurur verici oldu¤unu belirtti. Abbas Güçlü, kapan›fl konuflmas›nda stüdyodaki TEV bursiyerlerinden, Genç Bak›fl program›n› önümüzdeki y›l Olimpiyat Stad›nda gerçeklefltirmek üzere söz alarak TEV ailesini Genç Bak›fl program›nda a¤›rlaman›n büyük bir mutluluk oldu¤unu belirtti. TEV’den haberler 13 ‹zmir fiubemizde bahar yeme¤i TEV ‹zmir fiubesi’nin 22 May›s 2008 tarihinde Balçova termal tesislerinde düzenledi¤i bahar yeme¤i, 7. Cumhurbaflkan› Say›n Kenan Evren, ‹zmir Valisi Cahit K›raç, Genel Müdürümüz Turgut Bozkurt, TEV ‹zmir fib. Bflk. Em. Vali Hüseyin Ö¤ütçen, ‹zmir Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkan, Gönüllü Kad›nlar Grubu, ‹lçe Belediye Baflkanlar›, Üniversite ve Sivil Toplum Kurulufllar› temsilcileri, ba¤›fllar›m›z›n ve bursiyer ö¤rencilerimizin kat›l›m›yla gerçekleflti. Türk E¤itim Vakf›’n›n tan›t›m program›n›n gösterimiyle bafllayan programda TEV Genel Müdürü Turgut Bozkurt, Türk E¤itim Vakf›’n›n 41 y›lda e¤itime yapt›¤› katk›y› ve toplumda sa¤lad›¤› güvenin sebeplerini ayr›nt›s›yla anlatt›. Ba¤›flç›lara teflekkürlerini sunan Turgut Bozkurt, Gönüllü Kad›nlar Grubunu ve bursiyer ö¤rencileri de gösterdikleri kat›l›m ve y›l boyunca sürdürdükleri çabalar›ndan dolay› tebrik etti. TEV ‹zmir fiube Baflkan› Hüseyin Ö¤ütçen ise ‹zmir fiubesi’nin bugün geldi¤i noktan›n mutluluk verici düzeyde oldu¤unu belirterek flunlar› söyledi: “Bugüne kadar gelinen nokta ortak bir çaban›n ürünüdür. Baflar›m›zda Türk E¤itim Vakf› ilkelerinin toplumda kabul görmesinin pay› asla yads›namaz” dedi. 7’inci Cumhurbaflkan› Kenan Evren de yapt›¤› konuflmada vak›flar›n önemine de¤inerek bunlar›n içinde Türk E¤itim Vakf›’n›n çok ayr› bir yeri oldu¤unu hatta kendi Vakf›n› da Türk E¤itim Vakf›’na b›rakmay› amaçlad›¤›n› söyledi. Yo¤un ilgi gösterilen bahar yeme¤inde Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuar›’nda e¤itimlerini sürdüren bursiyer ö¤rencilerimizin verdikleri konser, organizasyona ayr› bir renk katt›. Türk E¤itim Vakf›’na gönül verenlerin büyük gurur duydu¤u yemek sonras› ortak temenni nice yafl günlerinde birlikte olmakt›. Türk E¤itim Vakf›’na ba¤›fl Trabzon Ticaret ve Sanayi Odas› (TTSO) Yönetim Kurulu Türk E¤itim Vakf›'na ba¤›flta bulundu. Vak›f Trabzon fiube Baflkan› Hasan Melek TTSO'nun yapt›¤› ba¤›fl›n Vak›f amaçlar› do¤rultusunda gençlerin e¤itimine aktar›ld›¤›n› bildirdi. Türk E¤itim Vakf› (TEV)'in 40 y›ldan beri hizmet verdi¤ini an›msatan Hasan Melek, Trabzonlular› vakfa ba¤›flta bulunmaya davet etti. Trabzon Ticaret ve Sanayi Odas› (TTSO) Yönetim Kurulu Baflkan› M. fiadan Eren'i ziyaret eden Vak›f Genel Müdürü Turgut Bozkurt Trabzon'a yönelik yat›r›mlarda bulunacaklar› sözünü verdi. Türk E¤itim Vakf› (TEV)'e ba¤›flta bulunmak isteyen yard›mseverlerin afla¤›daki iletiflim bilgileri ile kendilerine ulaflabilece¤ini belirten Vak›f Trabzon fiube Baflkan› Hasan Melek, ba¤›fllar›n bugüne kadar binlerce gencin e¤itimlerini tamamlamalar›na olanak verdi¤ini söyledi. TEV'in kamu yarar›na ait bir kurum oldu¤undan yap›lacak ba¤›fllar karfl›l›¤›nda al›nacak ba¤›fl makbuzlar›n›n ifl yerlerinde gider olarak kullanabilece¤ini an›msatan Hasan Melek ba¤›fl yapmay› arzu edenler için TEV Trabzon fiube Baflkanl›¤›'na 0462 326 78 84 no'lu telefondan ulaflabileceklerini iletti. 14 TEV’den haberler TEV, 2008 yurt d›fl› yüksek lisans ve üst ihtisas bursiyerlerini tan›tt› Bu y›l yurt d›fl›na gidecek bursiyerlerin da¤›l›m› flöyle: • TEV Kaynaklar›ndan ABD’ye 1, ‹ngiltere’ye 2 • TEV-British Chevening müflterek burslar›ndan ‹ngiltere’ye 6, • TEV-DAAD müflterek burslar›ndan Almanya’ya 29, • TEV-Fransa Büyükelçili¤i müflterek burslar›ndan Fransa’ya 7, • TEV-Dr. Orhan Birman burs fonundan A.B.D.’ye 3, Kanada’ya 1 uzman t›p doktoru olmak üzere, toplam 49 genç yurt d›fl›na gönderilecektir. Atatürk ilkelerine ba¤l›, baflar›l› gençleri bilinçli gönüllülerinin destekleriyle Türkiye’ye kazand›ran Türk E¤itim Vakf› (TEV), 49 baflar›l› genci, yüksek lisans e¤itimi için yurt d›fl›na gönderiyor. TEV, bu y›lki yurt d›fl› bursiyerlerini, 26 Haziran 2008 Perflembe günü Divan Kuruçeflme’de düzenlenen bir bas›n toplant›s›yla ilan etti. Toplant›ya TEV Yönetim Kurulu Baflkan› Ömer M. Koç, TEV Yönetim Kurulu Üyeleri, TEV Yöneticileri, Ba¤›flç›lar ve eski TEV bursiyerleri kat›ld›lar. Toplant›da birbirinden parlak 49 TEV bursiyeri, yurt d›fl›n›n gözde üniversitelerinde e¤itimlerine devam edecek olman›n gururunu yaflatt›. Bugüne kadar 1.144 gence yurt d›fl›nda e¤itim bursu sa¤layan TEV, yurt d›fl› bursiyerlerini bas›na ve kamuoyuna tan›tt›. Halen ABD, ‹ngiltere, Almanya ve Fransa’daki çeflitli üniversitelerde üstün baflar›yla e¤itimlerini sürdüren 78 TEV bursiyerine, 2008- 2009 Ö¤retim Y›l›nda, yüksek lisans ö¤rencisi 49 bursiyer daha kat›ld›. Toplant›da söz alan TEV Yönetim Kurulu Baflkan› Ömer M. Koç konuflmas›nda; “E¤itimin toplum için ne kadar önemli oldu¤unu vurgulamak istiyorum. Yayg›n ve kaliteli e¤itim gören toplumlar›n demokrasi ve kalk›nma yolunda daha kal›c› ve istikrarl› yol ald›klar› tart›fl›lmaz biçimde kabul görmektedir. Yurt d›fl›na gidecek de¤erli gençlerimize tavsiyem ö¤reniminizi baflar›yla tamamlay›n›z, ülkemizi en iyi flekilde temsil ediniz, döndükten sonra da toplumdan ald›¤›n›z bu deste¤i, topluma aktarmay› görev bilerek ülkemizin kalk›nmas›na yard›mc› olunuz.” dedi. TEV dergi Eylül 2008 • • • • BURS‹YERLER‹M‹Z‹N TERC‹H ETT‹⁄‹ ÜN‹VERS‹TELER A.B.D. Harvard University Wharton School of The University of Pennsylvania MIT (Massachusets Institute of Technology) Carnegie Mellon University ‹NG‹LTERE • London School of Economics and Political Sciences • Oxford University • WARWICK ALMANYA • RWTH Aachen • Teknische Universitat Hamburg-Harburg • Technische Universitat Munchen • Humboldt Universitat Zu Berlin • Heidelberg Universitat FRANSA • Strasbourgh Robert Schuman University • Universite Paris 1 Pantheon Sorbonne • Universite Bordeaux III • Telecom Paris Tech TIP – A.B.D. ve KANADA • Universty of Pittsburgh, School of Medicine • Boston University, School of Medicine • Rainbow Babies and Childrens Hospital - University Hospital Case Medical Center • Toronto Western Hospital TEV’den haberler 15 TEV yurt d›fl› burslar› 2004 y›l›ndan itibaren Fransa’da yüksek lisans burslar› verilmektedir. Burslar Mühendislik, Ekonomi, ‹flletme, Sosyal ve Müzik alanlar›n› kapsamaktad›r. Bu güne kadar 44 genç burstan yararlanm›flt›r. 2008-2009 ö¤retim y›l›nda ise 7 genç burstan yararlanacakt›r. 4 Bursiyerin tüm giderleri Fransa Büyükelçili¤i taraf›ndan di¤er 3 gencin giderleri %50’fler olarak karfl›lanacakt›r. Türk E¤itim Vakf›, 1969 y›l›ndan bu yana yurt d›fl›nda yüksek lisans e¤itimi için burslar vermektedir. Bugüne kadar 1.144 gence yurt d›fl›nda e¤itim bursu sa¤lanm›flt›r. TEV yurt d›fl› burslar›n›n ilan› her y›l Eylül-Ekim aylar›nda yüksek tirajl› gazetelerde ve www.tev.org.tr web adresimizde yay›nlanmaktad›r. Ayr›ca ilgili fakültelere de duyurular fleklinde gönderilmektedir. Halen ABD, ‹ngiltere, Almanya ve Fransa’daki çeflitli üniversitelerde üstün baflar›yla e¤itimlerini sürdüren 78 TEV bursiyerine, 2008- 2009 Ö¤retim Y›l›nda, yüksek lisans ö¤rencisi 49 bursiyer daha kat›lacakt›r. TEV-THE BRITISH CHEVENING ‹ngiltere Burslar› Türk E¤itim Vakf›, 1990 y›l›ndan bu yana British Chevening ile ‹ngiltere’de master ö¤renimi için müflterek burs vermektedir. Bursiyerlerin okul ücretleri British Chevening, yaflam giderleri ise TEV taraf›ndan karfl›lanmaktad›r. Bugüne kadar 263 baflar›l› Türk genci burstan faydalanm›flt›r. Burslar Mühendislik, Ekonomi ve Sosyal alanlar› kapsamaktad›r. 2008–2009 ö¤retim y›l›nda 6 genç burstan yararlanacakt›r. TEV-DAAD Almanya Burslar› Türk E¤itim Vakf›, 1998 y›l›ndan itibaren Alman Akademik De¤iflim Servisi (DAAD) ile birlikte Almanya’da Mühendislik, Teknik, Ekonomi, ‹flletme ve Sosyal alanlarda müflterek burs vermektedir. Bursiyerlerin giderlerinin %50’si DAAD, %50’si ise TEV taraf›ndan karfl›lanmaktad›r. Bugüne kadar 235 baflar›l› Türk genci burstan yararlanm›flt›r. 2008–2009 ö¤retim y›l›nda da 29 genç burstan yararlanacakt›r. TEV-Fransa Büyükelçili¤i Fransa Burslar› Türk E¤itim Vakf› ile Fransa Büyükelçili¤i aras›nda yap›lan anlaflma gere¤i TEV-GARRING Vakf› Danimarka Burslar› Danimarkal› Karl Johannes Garring ve Türk efli Zahide Zehra Garring’in vasiyeti do¤rultusunda Danimarka’da kurulan Garring Hay›r Vakf›’n›n gelirleri TEV’e aktar›lmaktad›r. Bu fondan, 1996 y›l›ndan itibaren Danimarka Teknik Üniversitesi’nde teknik alanlarda master ö¤renimi için burs verilmektedir. Burs verilen alanlar Bilgisayar Sistemleri, Elektrik Elektronik, Elektronik Haberleflme, Deniz ve K›y›, Petrol, Rüzgar Enerjisi Mühendisli¤i ile Bioteknoloji bölümlerini kapsar. Bu güne kadar 16 genç burstan yararlanm›flt›r. TEV Japonya Burslar› Türk E¤itim Vakf› ile Uluslararas› Japon Üniversitesi aras›nda yap›lan görüflmeler sonucunda 1986 y›l›ndan itibaren her y›l TEV’in önerdi¤i gençlere bu üniversiteden karfl›l›ks›z burs temin edilmektedir. Burs alanlar› MBA ve Uluslar aras› ‹liflkiler alanlar› ile s›n›rl›d›r. Bugüne kadar 13 genç burstan yararlanm›flt›r. Yurt D›fl› T›p Burslar› Dr. Orhan Birman burs fonundan; Türk t›bb›n›n seviyesinin yükseltilmesine katk›da bulunmak amac›yla 1996 y›l›ndan bu yana, ülkemizde ihtiyaç duyulan temel bilimler ve uygulamal› alanlarda, T›p Fakülteleri ve E¤itim Hastaneleri taraf›ndan aday gösterilen baflar›l›, uzman t›p doktorlar›na; Bat› Avrupa, ABD ve Kanada’da üst ‹htisas, doktora ve araflt›rma çal›flmalar› için burs verilmektedir. Bu güne kadar 49 genç t›p doktoru burstan yararlanm›flt›r. 2008 y›l›nda ise 4 genç t›p doktoru seçilmifltir. 16 TEV’den haberler TEV’den gelece¤in lideri olacak 52 ö¤renciye üstün baflar› bursu Türk E¤itim Vakf›, Türkiye’de ilk defa gelece¤in liderlerinin desteklenmesi amac›yla 2007-2008 ö¤retim y›l›nda 40’›nc› y›l› dolay›s›yla 40 ö¤renciye Üstün Baflar› Bursu vermifltir. Bu gençler ÖSS’de ilk 5000’e giren ve liderlik vas›flar› bulunan ö¤renciler olup, gelecekte baflar›lar›yla adlar›ndan söz ettirecek gençlerdir. 2008-2009 ö¤retim y›l›nda Türkiye’nin gelece¤ini flekillendirecek, liderlik vasf› tafl›yan 52 üniversite ö¤rencisine daha Üstün Baflar› Bursu verilecek ve ülkemizin gelece¤ine yön verecek gençlerin en iyi flekilde yetiflmelerine olanak sa¤lanacakt›r. 2007-2008 ö¤retim y›l›nda (9 ay süresince) ö¤rencilerin her birine toplam 8.000 YTL burs ödemesi yap›lm›flt›r. 20082009 ö¤retim y›l›nda yeni seçilen ö¤rencilere de bu mebla¤ üzerinden ödeme yap›lacakt›r. Ancak 2009 Ocak ay› bafl›ndan itibaren burs miktarlar› Yönetim Kurulunca yeniden belirlenecektir. Üstün Baflar› Bursiyerlerinin her birine, ifl dünyas›ndaki TEV bursiyerlerinden birer mentor (koç) atanarak, kendilerine rehberlik ve dan›flmanl›k yapmalar› sa¤lanm›flt›r. Ayr›ca konferanslar, seminerler düzenlenerek bursiyerlerin sosyal aç›dan da desteklenmesi hedeflenmifltir. Üstün Baflar› Bursu için 2008 Ö¤renci Seçme S›nav›’nda EA2, SAY2 ve SÖZ2 puan türlerine göre ilk 5000’e giren ö¤rencilere afla¤›da belirtilen alanlarda burs verilecektir: Üstün Baflar› Bursu’na Haz›rl›k S›n›f›ndan 1’inci s›n›fa geçen ö¤renciler ile 2’inci s›n›fa geçen ö¤rencilerin de müracaat› mümkün olabilecektir. Bu ö¤rencilerin üniversiteye girdi¤i y›l ÖSS’de ilk 5000’e girmesi, haz›rl›k s›n›f›n› baflar› ile geçmesi ve üniversite 1’inci s›n›f genel not ortalamas›n›n, 4 üzerinden not verilen üniversitelerde en az 3.50, 100 üzerinden not verilen üniversitelerde en az 87.5 olmas› gerekmektedir. Mühendislik-Mimarl›k, Sa¤l›k Bilimleri, ‹dari Bilimler, Temel Bilimler, Sosyal Bilimler, Hukuk ve Güzel Sanatlar alan›nda verilen üstün baflar› burslar›ndan yararlanmak için aday olmak isteyen yukar›daki flartlara sahip, kendisinde liderlik vas›flar› tafl›d›¤›na inanan adaylar›n 20 A¤ustos-12 Eylül 2008 tarihleri aras›nda TEV’in www.tev.org.tr web adresinden form doldurmas› ve istenilen belgelerle birlikte dosyas›n› en geç 15 Eylül 2008 tarihine kadar TEV’e ulaflt›rmas› gerekmektedir. Kurumsal iflbirlikleri Türk E¤itim Vakf›, ülkemizde Sivil Toplum Kurulufllar› içinde kurumsal yap›s›yla ve Vak›f sektöründe örnek uygulamalar› ile öne ç›kmakta, gerek yurt içinde gerek yurt d›fl›nda iflbirli¤i yapt›¤› kurum ve kurulufllar nezdinde kurum kültürü ile her zaman sayg›nl›k kazanmaktad›r. Bu do¤rultuda TEV’in kurumlar ile e¤itime destek olmak üzere iflbirli¤i çal›flmalar› baflar›l› bir flekilde devam etmektedir. Kurumlar, sosyal sorumluluk projelerini gerçeklefltirmek için, bünyelerinde zaman, personel, yönetmelik vb. gerekli unsurlar› temin etmekle u¤raflmak yerine profesyonel kadrosu ile hizmet veren TEV ile iflbirli¤i yaparak arzu ettikleri projeleri gerçeklefltirebilmektedirler. Bu projelere; burs vermek, okul, yurt yapt›rmak, e¤itime yönelik projeleri hayata geçirmek örnek verilebilir. TEV dergi Eylül 2008 fiah›s ve kurumlar›n yapm›fl oldu¤u ba¤›fllar yoluyla aç›lan fonlar TEV’in önemli kaynaklar›ndan birini oluflturmaktad›r. TEV’in burs yönetmeli¤i çerçevesinde ba¤›fl› yapan flah›s ya da kurumun diledi¤i nitelikteki ö¤rencilere burslar sa¤lanmaktad›r. Kurumsal iflbirlikleri kapsam›nda son olarak ülkemizin en büyük sanayi kuruluflu TÜPRAfi A.fi. ile 2007-2008 ö¤retim y›l›nda “TEV-TÜPRAfi A.fi. Burs Fonu” sözleflmesi imzalanm›fl ve müflterek burslar verilmeye bafllanm›flt›r. TÜPRAfi A.fi. ayn› zamanda Türk E¤itim Vakf› ve Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvar› taraf›ndan 20-28 Ekim 2008 tarihlerinde Türkiye’de ilk defa düzenlenecek 1. Uluslararas› Nuri ‹yicil Keman Yar›flmas›’n›n da ana sponsoru olarak önemli bir projemize daha imza atm›flt›r. Yine Türkiye’nin en büyük ilaç sanayi flirketlerinden DEVA Holding A.fi. ile de kurulufllar›n›n 50. y›l› dolay›s›yla 50 adet t›p ve eczac›l›k dallar›nda ö¤renim gören ö¤renciye burs verilmek üzere 2008 y›l›nda “TEV-DEVA HOLD‹NG A.fi. Burs Fonu” sözleflmesi imzalanm›fl ve burslar verilmeye bafllanm›flt›r. TEV’den haberler 17 Yurt içi ihtiyaç burslar› Türk E¤itim Vakf›, yurt içinde Atatürk ilke ve devrimlerine ba¤l›, baflar›l› ve maddi deste¤e ihtiyac› olan ö¤rencilere teknik ve endüstri meslek lisesi, üniversite, yüksek lisans (master) ve doktora burslar› vermektedir. Kurulufl y›l›nda TEV burslar›ndan 119 ö¤renci yararlanm›flken, bu say› günümüzde 157.636’ya ulaflm›flt›r. Sadece 2007-2008 ö¤retim y›l›nda 7500 ö¤renciye burs verilmifltir. Bursiyerlerin 2250’si meslek lisesi, 1050’si meslek yüksekokulu, 375’i yüksekokul, 3752’si fakülte, 73’ü master ve doktora ö¤rencisidir. 20082009 ö¤retim y›l›nda ise 8000 ö¤renciye burs verilecektir. ‹htiyaç burslar›ndan yararlanmak isteyen ö¤rencilerin 1-31 Ekim tarihleri aras›nda www.tev.org.tr web adresinden form doldurup, istenilen belgelerle birlikte ö¤retim kurumlar›na teslim etmeleri gerekmektedir. Bursiyerleri, ö¤retim kurumlar›n›n oluflturdu¤u, TEV’den de bir temsilcinin kat›ld›¤› burs komisyonlar›, flartlar do¤rultusunda seçmektedirler. Ö¤retim kurumlar›nca seçilenlerin yan› s›ra, her y›l, engellilere, yetifltirme yurdunda bar›narak yüksek ö¤renim yapmaya hak kazanan ö¤rencilere ve do¤al afetlerde zarar gören ailelerin ö¤renim gören çocuklar›na da burs verilmeye devam edilmektedir. TEV bir ö¤retim döneminde Ekim-Haziran aylar› aras›nda (9 ay) burs ödemekte, burs miktarlar›n› her y›l enflasyon ve bütçe koflullar›n› göz önünde tutarak art›rmaktad›r. 1 Ocak 2008’den itibaren Meslek Liseleri için 110.-YTL., yük- sek ö¤retim için 260.-YTL., master için 450.-YTL. ve doktora için 750.-YTL burs ödenmektedir. TEV bursiyerlerini baflar›ya teflvik etmek için baflar› ödülleri de vermektedir. 1995’te yürürlü¤e giren yönetmelikle bugüne kadar 12 bin 951 bursiyer ödül almaya hak kazanm›flt›r. Her y›l bursiyerlerin % 18’i üstün baflar› göstererek ödül almaya hak kazanmaktad›r. 2006-2007 ö¤retim y›l› sonundaki baflar› durumlar›na göre 2007 y›l› sonunda 1385 bursiyer ödül alm›flt›r. TEV, bursiyerlerine parasal destek vermenin yan› s›ra onlar›n sosyal yönden de geliflmelerine katk›da bulunmak amac›yla çeflitli faaliyetlerde bulunmaktad›r. Bu amaçla bursiyerlere; ücretsiz ‹ngilizce kurslar› sa¤lamakta, staj yeri temin etmekte, dizi toplant›lar yaparak rehberlik ve psikolojik dan›flmanl›k hizmeti vermekte, teknik ve moral gezileri düzenlemekte, ücretsiz sinema-tiyatro ve fuar davetiyesi temin etmekte, a¤aç dikme kampanyalar› organize etmektedir. Y›l›n Sivil Toplum Kuruluflu, TEV Haber1.com ve Memleket Haber'in düzenlemifl oldu¤u 'Y›l›n En ‹yileri' anketi sonuçlar›na göre TÜRK E⁄‹T‹M VAKFI, "YILIN EN ‹Y‹ S‹V‹L TOPLUM KURULUfiU" olarak seçildi. Bir ay süreyle okurlar›n oylar›na sunulan "Memleketin En ‹yileri" ve “Türkiye'nin En ‹yileri” bafll›kl› anket yo¤un ilgi ile karfl›land›. Memleket Haber'de yerel ölçekteki kifliler ve kurumlar, Haber1'in anketinde ise Türkiye genelinde y›l›n baflar›l› kurum ve kiflileri okurlar›n oylar›na sunuldu. Yönetim Kurulu Baflkanl›¤›’n› deneyimli ekonomi gazetecisi Dr. Kaz›m K›l›nç'›n yapt›¤›, Türkiye'nin ekonomi-finans konusunda önde gelen portallar›ndan “haber1.com” ile yerel haber portal› “memlekethaber.com” anketine 14 bin 217 kifli kat›ld›. Bir ay süreyle yap›lan oylama sonucunda Türkiye'nin kendi alanlar›ndaki en baflar›l› kifli ve kurumlar› seçildi. Ankette TEV “Y›l›n En ‹yi Sivil Toplum Kuruluflu” ödülüne lay›k görüldü. 18 TEV’den haberler Türk E¤itim Vakf› Kayseri fiubesi aç›ld› Türk Milli E¤itimi’ne verdi¤i destekle önemli projelere imza atan Türk E¤itim Vakf›’n›n Kayseri fiubesi, May›s ay›nda hizmete aç›ld›. Aç›l›fla TEV Yönetim Kurulu Baflkan› Ömer Koç, Yönetim Kurulu Üyeleri Av. A. Zuhal Dönmezer Çak›ro¤lu, Davut Ökütçü, Prof. Dr. M. fiükrü Tekbafl ve TEV Genel Müdürü Turgut Bozkurt kat›ld›. TEV’in Kayseri fiubesinin aç›l›fl›nda bir konuflma gerçeklefltiren TEV Yönetim Kurulu Baflkan› Ömer Koç, Kayseri flubesinin bursiyerlerle iletiflimi güçlendirece¤ini belirterek flunlar› söyledi: “Vakf›m›z çal›flmalar›n› nice 41 y›llar boyunca ilkeleri do¤rultusunda devam ettirecek. Geliflimini ise dünyada h›zla ilerleyen bilgi ve iletiflim teknolojilerini takip ederken Türkiye’de de¤iflen ve yenileflen e¤itim sistemlerini de göz önüne alarak sürdürecektir.” fiube say›s›n› art›rarak gençlere yeni olanaklar sunmak isteyen TEV, kuruldu¤u günden bu yana, tam 41 y›ld›r yurt içinde 157 bin 636, yurt d›fl›nda ise yüksek lisans e¤itimi için 1.144 ö¤renciye burs imkan› sa¤lad›. Türkiye genelinde etkin bir e¤itim a¤› gelifltirmek için çal›flmalar›na devam eden TEV’in, Kayseri flubesiyle hizmet verdi¤i il say›s› 14’e ulaflt›. TEV Kayseri flubesi bugüne kadar il genelinde 2 bin 136’s› üniversite ö¤rencisi ve 885’i meslek lisesi olmak üzere toplam 3 bin 21 ö¤renciye yurt içi burs, 16 ö¤renciye ise yurt d›fl› burs olana¤› sa¤lad›. Ö¤retmenlerden e¤itim için fark yaratan projeler Milli E¤itim Bakanl›¤›’n›n destekledi¤i; Türkiye Vodafone Vakf› ve Türk E¤itim Vakf›’n›n birlikte yürüttü¤ü “Ö¤retmene Proje Yapt›rma E¤itimi Projesi-ÖPYEP” kapsam›nda gerçeklefltirilen Anadolu Ö¤retmen Liseleri Proje Yar›flmas›’n›n ödül törenine kat›lan Milli E¤itim Bakan› Sn. Doç. Dr. Hüseyin Çelik, dereceye giren proje sahiplerine ödüllerini verdi. TEV ve Türkiye Vodafone Vakf›’n›n destek verdi¤i ilk proje olan ”Ö¤retmene Proje Yapt›rma E¤itimi Projesi – ÖPYEP” baflar›yla tamamland›. Geçti¤imiz Haziran ay›nda Ankara Ö¤retmenevi’nde Milli E¤itim Bakan› Sn. Doç. Dr. Hüseyin Çelik’in kat›l›m›yla düzenlenen törende, dereceye giren proje sahiplerine ödülleri verildi. Türk E¤itim Vakf› Genel Müdürü Turgut Bozkurt ve Türkiye Vodafone Vakf› Yönetim Kurulu BaflTEV dergi Eylül 2008 kan Yrd. Sibel Türkmen’in birer konuflma yapt›¤› törende, birbirinden ilginç projeler de sergilendi. TEV ve Türkiye Vodafone Vakf› ‘n›n ortak sosyal sorumluluk projesi olan ÖPYEP (Ö¤retmene Proje Yapt›rma E¤itimi Projesi) kapsam›nda Türkiye genelinde e¤itim veren 160 ö¤retmen, ö¤rencilerin elefltirel düflünme ve sorgulama yeteneklerini güçlendirecek “Proje Tabanl› E¤itim Sistemi” konusunda e¤itim ald›. 360 projenin de¤erlendirildi¤i çal›flmada 62 proje finale kald›. Yar›flmada birincili¤i ‹zmir Anadolu Ö¤retmen Lisesi’nden “Çevremizin At›k Ya¤lar Hakk›nda Bilinçlendirilmesi” projesi kazand›. ‹kincili¤i ise Manisa Anadolu Ö¤retmen Lisesi “Gediz Nehri Suyunun Çevreye ve ‹nsan Sa¤l›¤›’na Etkiler” konulu projeyle ald›. Üçüncülü¤ü ‹stanbul’dan Mustafa Kemal Anadolu Ö¤retmen Lisesi’nin “G›da At›klar›ndan Elektrokimyasal Pil Yöntemiyle Elektrik Elde Edilmesi” projesi ald›. 9 proje de mansiyon ödülüne lay›k görüldü. TEV’den haberler Duygu dolu bir teflekkür mesaj› TEV’in verdi¤i destekle dünyaya aç›lan gençlerimizin baflar›s›n› görmek Vakfa eme¤i geçen herkesi duyguland›r›yor. Bu kimi zaman bir baflar› öyküsü kimi zamansa bir kartpostal oluyor. Türk E¤itim Vakf› ‹nanç Türkefl Özel Lisesi (TEV‹TÖL) ö¤rencilerimizden Zeynep Ceren’in e¤itimini sürdürmek için gitti¤i Amerika’dan, Turgut Bozkurt ve Güsel Bilal’e göndermifl oldu¤u bu kart da asl›nda söylenmek istenenden çok daha fazlas›n› ifade ediyor. 19 20 TEV’den haberler Gelece¤e odaklanan Türk E¤itim Vakf›’n›n kamuoyu yoklamas› Köklü, güvenilir, kurumsal olma ve ba¤›fllar› do¤ru flekilde yönetme konular›ndaki baflar›lar› ile sayg›n ve özel bir noktaya konumlanan TEV, 41 y›ld›r, Türk gençlerini hedeflerine ulaflt›rmak için çal›fl›yor. TEV, Türkiye'nin e¤itim alan›nda çok özel konumu ile sahiplendi¤i ilke ve de¤erler çerçevesinde 41 y›ldan beri aral›ks›z bir flekilde hizmetlerini sunmaya devam ederken, ayn› zamanda geliflimin gerektirdi¤i tüm unsurlar› da kendi yap›s› içinde aktif bir flekilde ele almaktad›r. TEV Türkiye'nin gelece¤ine yönelik tüm hizmetlerinde paydafllar›n› her zaman aç›k yüreklilikle ve içtenlikle dinlemeyi fliar edinmifl ve bunu sürdürülebilir geliflimin çok önemli bir parças› olarak görmüfltür. Buradan hareketle, Türkiye'de STK ve toplum iliflkisini inceleyen ve bu alanda TEV'in konumunu belirleyen bir araflt›rma gerçeklefltirmifltir. 7P THINK TANK GROUP taraf›ndan yürütülen bu çal›flma 2 farkl› yap›dan oluflmaktad›r. Birinci yap›da, demografik özellikleri aç›s›ndan farkl› segmentlerde yer alan kiflilerle kantitatif verilere ulaflacak bir teknik kullan›larak görüflülmüfltür. Türkiye genelinde toplam 17 ilde 1113 kifli ile görüflülerek yap›lan bu çal›flmada, kamuoyunun de¤erlendirmelerine yönelik bulgular elde edilmifltir. Araflt›rman›n ikinci bölümünde ise, “kanaat önderi” olarak nitelendirilebilecek özelliklere haiz olan, medya, sanat, ifl dünyas›nda, akademik çevrede ve STK alan›nda yer alan toplam 16 kifliden, “derinlemesine görüflme” tekni¤i ile bu konuya yönelik de¤erlendirmeleri al›nm›flt›r. Bu araflt›rma sonuçlar›, TEV olarak genel anlamda çok iyi bildi¤imiz baz› konular› yeniden gündeme getirmemizi sa¤larken, ilk olarak karfl›laflt›¤›m›z baz› TEV dergi Eylül 2008 konularda ise sistemi revize etmemize yard›mc› olacak stratejileri belirlememiz aç›s›ndan çok önem tafl›maktad›r. Türkiye'nin gelece¤i ile ilgili hizmet alan›nda buluflan herkes aç›s›ndan önemli oldu¤u inanc› ile bu çal›flma sonucunda elde edilen bulgulardan bir k›sm›n› sizlerle paylaflmak istedik: Araflt›rma kapsam› içinde ele ald›¤›m›zda, halk›m›z›n STK kurulufllar› ile olan iliflkisi, üzerinde durulmas› gereken en önemli alanlardan birini oluflturmaktad›r. Türk halk›n›n toplumsal yaflam›nda paylaflma, hay›r amaçl› ba¤›fl yapma, gelirini toplumsal fayda baz›nda kullanma gibi çok önemli öz de¤erleri söz konusudur. Ancak bu de¤erlerin kurumsal alanlarda toplanma ve yönetilme düzeylerinin çok düflük olmas› nedeniyle, kollektif fayda üretme konusunda, kaynaklar›m›z› olmas› gereken boyutlar›n çok alt›nda kullan›yoruz. Bu durumun hem nedenleri hem de sonuçlar› olabilecek bir tak›m sosyal göstergeler, bize bu çemberin belirli hassas noktalardan yeniden yap›land›r›lmas› gerekti¤ini vurgulamaktad›r. Bu hassas alanlardan birisi toplumun STK'larla kurdu¤u iliflkidir. Bu alana bakacak oldu¤umuzda, STK'ya üye olma oran› % 11.0, STK'larda gönüllü çal›flma oran› ise %8.0'lerde kalmaktad›r. Bu durum toplumumuzun STK'larla kurdu¤u iliflki ölçe¤inin ne kadar düflük oldu¤unu çok net anlatmaktad›r. Bu iliflki ba¤›fl yapma durumunda artan bir boyuta ulaflmakta olup, %48.0'lik bir kitle ba¤›fl yapma suretiyle STK'lara destek vermektedir. Geri kalan %52.0'lik kitlenin ise, ba¤›fllar›n› STK çerçevesinden uzakta tamamen kendi alan›nda yürüttü¤ünü görüyoruz. Oysaki ba¤›fl yapmay› “yard›m etme / insanl›k görevi” olarak formatlayan “vicdan›n sesini dinlemek olarak” yorumlayan ve “ihtiyac› olanlara yönelik destek vermeyi bir zorunluluk olarak” kabul eden yaklafl›mlar›n dominant oldu¤u toplumumuzda, ba¤›fllar›n her zaman kollektif fayda üretmeye yönelmesi için gereken alt yap›n›n haz›r oldu¤u da bir gerçektir. Ama buna ra¤men, toplumu STK'lar çerçevesinde bir araya getirip daha bütünsel yap›lar oluflturma konusunda harekete geçirmek için gereken çok fazla dinamik söz konusudur. Dolay›s›yla toplumun STK'larla kurulan iliflkisinin çap›n› geniflletmek ve düzeyini yükseltmek gerekmektedir. TEV’den haberler Ele al›nmas› gereken ikinci hassas konu ise, kurumsal yap›lar ve güven iliflkisinin STK boyutuna da yans›yan alan›n› farkl› bir flekilde yeniden yap›land›rmakt›r. Genel olarak mikro ve makro alanlarda yaflanan “güvensizlik” sorunu, STK'larla olan iliflkileri de olumsuz anlamda etkilemekte, bireyler risksiz buldu¤u bireysel ve küçük çapl› faydalar›, riskli gördü¤ü kollektif ve büyük çapl› faydalara tercih etmektedirler. “Fayda getiren küçük kaybolan büyükten daha iyidir” yaklafl›m›n›n bu denli güçlü oldu¤u bir toplumsal yap› içinde dinamikleri yeniden belirlemeden, bu iliflkiyi güçlendirmek çok zor görünmektedir. Asl›nda mevcut olan kayna¤› do¤ru yere yönlendirecek pusulada “güven” konseptinin toplumsal bazda içsellefltirilmesi bu alandaki zorunluluklar›n bafl›nda gelmektedir. TEV bu konuda di¤er STK'lara göre farkl› bir konumda bulunmaktad›r ve bu farkl›l›¤› da çok do¤ru bir flekilde alg›lanmaktad›r. Ancak içinde bulundu¤umuz alana yönelik güven konsepti ile ilgili olarak oluflacak her sorunu, TEV A‹LES‹ ile ilgili olmasa bile çözecek ortamlar oluflturmak da TEV'in misyonlar› aras›nda yer almaktad›r. ‹nfla edilmek istenen ça¤dafl ve demokratik Türkiye gelece¤inin en önemli temel unsurlar›ndan biri de güven olmal›d›r; bu nedenle TEV A‹LES‹'nin her ferdinin en önemli mücadele alanlar›ndan biri de STK ile toplumumuz aras›ndaki iliflkileri güven paydas›nda güçlendirecek katk›lar› sa¤lamakt›r. Araflt›rma sonuçlar› bize, TEV'in kendi ailesi için oluflturdu¤u bu güven iliflkisini, sistemin genel boyutu içine yerlefltirecek güce, uzmanl›¤a ve tevazuya sahip olarak görüldü¤ünü de sunmas› aç›s›ndan çok mutluluk vericidir. Bu TEV'in her zaman gelifltirdi¤i misyonlar›ndan biri olarak da gündeme gelmifltir. Tüm bunlar›n yan›nda, toplum ile STK'lar aras›ndaki iletiflim de ele al›nmas› gereken hassas konulardan birini oluflturmaktad›r. STK'larla ilgili iletiflimlerin hat›rlanma oran› sadece %18.0 düzeyindedir. Üstelik bu %18.0 oran›ndaki hat›rlanma düzeyinde herfley birbiri içinde kar›flm›fl durumdad›r. Toplum, STK'lar›n iletiflimlerini ya hat›rlamamaktad›r, ya da yanl›fl hat›rlamaktad›r. Üstelik STK'lar›n faaliyetleri, kampanyalar›, genel misyonlar› da kar›flt›r›lan ve genel yap› içinde da¤›lan unsurlardand›r. Dolay›s›yla toplumsal yap› ile kurulmas› gereken iletiflimin çok önemli bir etkiye sahip olaca¤› da kesindir. 21 41 y›ld›r gelece¤in e¤itimli gençlerde oldu¤u gerçe¤inden hareketle, Türk Gençli¤i'nin gelece¤i için inanç ve azimle çal›flan TEV Ailesi'nin, bu toplumsal motifler baz›nda toplum ve kanaat önderleri taraf›ndan gurur duyulacak flekilde konumland›r›ld›¤› alanlarla karfl›laflmak da hepimiz için çok büyük bir mutluluk kayna¤› olmufltur. TEV, köklü, güvenilir, kurumsal, güçlü, samimi, s›cak olma ve ba¤›fllar› do¤ru flekilde yönetme konular›ndaki baflar›lar› ile sayg›n ve özel bir noktada konumland›r›lm›flt›r. Bununla beraber, iletiflim konusunda TEV'den beklentiler çok yüksektir. Amaçlar›, faaliyetleri ve baflar›lar› ile ilgili olarak daha çok bilgi sahibi olma, TEV'i hayat›n içinde daha yo¤un olarak görme, paydafllar› ile olan iflbirli¤ine daha yak›ndan tan›k olma gibi konularda beklentiler ön plana ç›kmaktad›r. Ayn› flekilde toplumu bilinçlendirme konusunda önemli bir rol üstlenmesi istenen TEV, ayn› zamanda tüm STK'lara yönelik bir platformun yap›land›r›lmas› ve belirli bir süre yönetilmesi konusunda da ön plana ç›kan bir kurum niteli¤indedir. TEV e¤itim alan›nda, Türkiye'nin gelece¤ini en iyi flekilde oluflturacak flekilde Türk Gençli¤i'ne yönelik hizmetinde 41 y›ld›r baflar› öyküleri yazamaya devam etmektedir. Baflar› öyküleri her zaman inanç ve adanm›fll›¤›n bir zaferidir. Gerçeklefltirilen her baflar› öyküsüne, buna inanan, kendini bu inanca adayan kiflilerin ortak hedeflere birlikte yürümeleri sonucunda ulafl›l›r. Afl›lacak engellerin, karfl›lafl›lan zorluklar›n, çözüm bekleyen sorunlar›n hepsi, hedefe odaklanan inanç ve birliktelik sonucunda bu baflar›ya hizmet eden kaynaklar haline dönüflür. Bu nedenle baflar› öykülerinin her noktas›, emek, özveri, sab›r, sayg›, sorumluluk, paylafl›m gibi de¤erlerden oluflur. TEV tam bu noktada, “Biz bir aileyiz” diyebilmenin her alan›n› en do¤ru ve samimi bir flekilde doldurabilmifl, gerçek bir aile olabilmenin gerekleri herkes taraf›ndan büyük bir arzu ve özveri ile yerine getirilmifltir. TEV'in hiçbir vaadi, hiçbir de¤eri, hiçbir inanc› kula¤a hofl gelen ama sözde kalan unsurlar olmam›fl, her zaman reele dönüflmüfl ve hayat›n içine kar›flarak Türkiye'nin gelecekteki ça¤dafl lider konumuna hizmet edecek boyuta tafl›nm›flt›r. Kimi zaman hizmet kimi zaman de¤er olarak hep paylafl›m paydalar›nda vücut bulmufltur. Bu paylafl›mlar›n yüzölçümü Türkiye'dir, ulaflt›¤› alan ülkemizde yaflayan herkestir. Araflt›rman›n Künyesi Araflt›rma Ad› STK / Vak›f Bilinirlik ve ‹maj De¤erlendirmeleri Araflt›rmas› Araflt›rma Veren Türk E¤itim Vakf› (TEV) Araflt›rma Firmas› 7P Think Tank Group Araflt›rma Hedef Kitlesi GENELTOPLUM KANAAT ÖNDERLER‹ Araflt›rma Yöntemi Kalitatif Kantitatif Araflt›rma Tekni¤i Telefonla Anket (C.A.TI) Derinlemesine Görüflme Örnek Büyüklü¤ü 1113 K‹fi‹ 16 K‹fi‹ Örnek Alan› Toplam 17 il ‹stanbul Konya Antalya Samsun Edirne Malatya Araflt›rma Zaman Plan› Ankara Bursa Diyarbak›r Kayseri Ayd›n Sivas May›s - Haziran 2008 1 il ‹zmir Adana G.Antep Trabzon Erzurum May›s - Haziran 2008 22 bursiyerlerimizden bir portre TEV’den sanata destek S New York’taki “New School University Actors Studio Drama School”un tiyatro yönetmenli¤i s›nav›n› kazand›ktan sonra TEV’den ald›¤› bursla önemli bir e¤itim f›rsat›n› de¤erlendiren Merve Taflkan, bugün yönetti¤i oyunlarla ülkemizi uluslararas› alanda baflar›yla tan›t›yor. Sundu¤u burs olanaklar›yla gençlere baflar›l› bir yaflam›n kap›lar›n› açan TEV’in gurur tablosuna bir isim daha eklendi: Merve Taflkan. 2002 y›l›nda Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’ni birincilikle bitiren Merve Taflkan, New York’taki New School University Actors Studio Drama School’un tiyatro yönetmenli¤i s›nav›n› kazand›. Bu geliflme sonras›nda burs aray›fl›na girdi¤ini belirten Taflkan, üç ay boyunca görüfltü¤ü hiçbir kurumdan olumlu yan›t alamad›¤›n› belirtiyor. Eline geçen e¤itim f›rsat›n› de¤erlendirmek için 9’uncu Cumhurbaflkan› Süleyman Demirel’e de baflvurdu¤unu belirten Merve Taflkan, TEV ile yollar›n›n bu geliflmeden sonra kesiflti¤ini söylüyor. Bugün Amerika’daki en baflar›l› tiyatro yönetmenleri aras›na giren Taflkan, o süreci ve yaflanan geliflmeleri flu sözlerle anlat›yor: “Say›n Süleyman Demirel beni TEV’e yönlendirerek, oradan Güsel Bilal ile görüflmemi söyledi. Güsel Han›m ile iletiflime geçti¤imde ise kendisi TEV’in 3 y›l süreyle bana gereken e¤itim deste¤ini verebilece¤ini belirtti. TEV’den ald›¤›m bursla okulumu 2006 y›l›nda birincilikle bitirdim”. New School University Actors Studio Drama School’un alan›ndaki en iyi okullardan biri oldu¤unu belirten Merve Taflkan, oradan ald›¤› e¤itimin kendisine ve mesle¤ine sa¤lad›¤› katk›lar›n› ise flu sözlerle dile getiriyor: “New School University Actors Studio Drama School, Marlon Brando’nun, Elia Kazan’›n, Al Pacino’nun, Marlyn Monroe’nun kurduklar› ve y›llard›r Studio’nun içerisinde çal›flmalar›n› sürdürdükleri geleneksel ve köklü bir okul. Inside The Actor’s Studio program› da okulun içerisinde yer alan bir ders olarak çekiliyor. Bir sürü bölümde ben de yer ald›m. Özellikle Al Pacino ile olan bölümde aktif rol ald›m”. Merve Taflkan TEV dergi Eylül 2008 New York Enstitüsü’nde Genç Bir Akademisyen Mesleki anlamda k›sa zamanda büyük yol kat eden Merve Taflkan, bu y›l New York’ta yönetti¤i 9 oyunla da ad›ndan söz ettirdi. New York Üniversitesi ile ba¤lant›l› Tiyatro ve Sinema Enstitüsü’nden de bir oyun için yönetmenlik teklifi alan Taflkan’›n yaflad›¤› baflar›lara bir yenisi daha ekleniyor. Rejideki performans›yla akademinin de dikkatini üzerine çeken Merve Taflkan’a, bu alan- bursiyerlerimizden bir portre da ders vermesi için teklif gelir. Bu ad›mla New York Enstitüsü’nün tarihindeki en genç ö¤retmen olarak tarihe geçen Taflkan, mesle¤inde yeni bir aç›l›m yaratan bu geliflmeyi flu sözlerle özetliyor:“Oyunu yönettikten sonra bana ders vermem için teklifte bulundular. Bu durum okulda hiç yaflanmayan bir durumdu. ‹nsanlar›n yafl ortalamas› bir hayli fazla. Orada ö¤retmen olabilmek için Miss Salzberg’in ö¤rencisi olman›z gerekiyor. Benim de yafl›m elvermiyor. Fakat ben de onun kurdu¤u metot oyunculu¤u e¤itiminden geliyorum. ‹lk baflta haftada 8 saat son s›n›f ö¤rencilerine ders vermeye bafllad›m. Buras› ayn› zamanda New York Üniversitesi ile ba¤lant›l› bir enstitü. Son dönemde bana tam zamanl› hocal›k teklif ettiler. Böylelikle okulda ders veren en genç ö¤retmen olarak tarihe geçmifl oldum”. Bugün baflar›l› çal›flmalar›yla ülkemizi dünyaya tan›tan Merve Taflkan’›n hayat›ndaki dönüm noktalar›ndan biri de Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümünde hocas› olan de¤erli tiyatro sanatç›s› Zeliha Berksoy. Merve Taflkan’›n merak›, çabas›, azmi ve sahnede baflar›ya ulaflmak için olanaklar›n tümünü zorlayan yap›s›yla çok farkl› bir ö¤renci oldu¤unu belirten Berksoy, onun daima daha iyisini yapmak için çal›flan bir ö¤renci oldu¤unu söylüyor. Zeliha Berksoy: Merve, De¤erlendirilmesi Gereken Bir Yetenek Tiyatro e¤itiminin son derece zor ve çok yönlü bir çal›flma gerektirdi¤ine dikkati çeken Berksoy, Merve Taflkan’›n bu anlamda ola¤anüstü bir fark›ndal›¤a da sahip oldu¤unu ise flu sözlerle anlat›yor: “Merve, henüz 1’inci s›n›ftayken benim sahneye koydu¤um Çehov’un Mart› adl› oyununda asistanl›k yapt›. O dönem gösterdi¤i performans gerçekten dikkat çekiciydi. Bütün bunlar›n yan› s›ra hem okulda hem de asistanl›k görevinde son derece baflar›l›yd›. Merve bir meseleye bakarken, bir role çal›fl›rken ya da bir metni okurken detaya iner. Alg›s› çok yüksektir. Tiyatro oyunculu¤unda da rejide de bu çok önemli. Özellikle rejide oyunun bütününe hakim olman›z gerekir. Onu farkl› k›lan özelliklerinden biri de bu. Dört y›ll›k e¤itimi boyunca bu çizgisinden hiçbir zaman ödün vermedi.” Zeliha Berksoy, 2001-2002 y›l›nda Marlene Dietrich’in hayat›n› canland›rd›¤› Marlene müzikalinde de Merve Taflkan’›n, dikkatli ve koordineli çal›flmas›yla kendisine ve ekibe büyük destek verdi¤ini belirtiyor. Zeliha Berksoy, kendisi için büyük önem tafl›yan bu projede Merve’nin baflar›s›n› da flu sözlerle anlat›yor: “Müzikal oyunda gösterdi¤i çaba, okuldaki üstün baflar›s› ve rejideki yetene¤iyle Merve, de¤erlendirilmesi gereken bir yetenekti. Do¤rudan çal›flt›¤› bu projede, dekordan müzik direktörlü¤üne prova düzeninden benim kostüm koordinasyonuma kadar her detayla ilgilendi. Oyun büyük bir baflar› kazand›. Bunun yan›nda çok baflar›l› bir s›nav verdi ve üst bir puanla mezun oldu.” Ö¤rencisi Merve Taflkan’›n yetene¤inin do¤ru platformlarda de¤erlendirilmesi gerekti¤ini de bafllang›çtan bu yana savundu¤unu belirten Berksoy, Amerika’ya gidifl sürecini ise flu sözlerle anlat›yor: “Merve de¤erlendirilmesi 23 Merve Taflkan’›n Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tiyatro Bölümünde hocas› olan de¤erli tiyatro sanatç›s› Zeliha Berksoy, ö¤rencisinin dikkati ve azmi sayesinde bugünlere geldi¤ini belirtiyor. gereken bir yetenekti. Yetene¤inin yan›nda yafl›n›n da genç olmas› mesle¤i için büyük bir avantajd›. Bu yolda onunla paylafl›mlar›m bir yol haritas› olarak nitelendirilebilir. Onu her zaman okulda derslerde örnek gösteririm. fiu bir gerçek ki Merve ile birlikte, Dünya ve Türkiye önemli bir tiyatro rejisörü kazan›lm›fl oldu.” TEV’in Bu Baflar› Öyküsünde Pay› Çok Büyük Zeliha Berksoy, sanat bursu bulman›n son derece zor oldu¤u bir ülkede Merve Taflkan’a TEV’in sa¤lad›¤› olanaklar›n ve kendilerine büyük destek veren Güsel Bilal’in de bu baflar› öyküsüne unutulmaz katk›lar sa¤lad›¤›n›n önemle alt›n› çiziyor. Merve Taflkan’›n rejideki baflar›s› kadar, etkileyici bir sahne ›fl›¤›na da sahip oldu¤unu söyleyen Berksoy, ö¤rencisine bu yönünü Amerika’da da ortaya koymas› konusunda telkinde bulundu¤unu belirtiyor. Merve Türkiye dönerse mutlu olur musunuz sorusunu ise kendinden yola ç›karak çok büyük bir içtenlikle yan›tl›yor Berksoy: “Merve yaflam›nda nas›l bir karar verir bilemiyorum ama kendi ülkesinin de ona ihtiyac› oldu¤u duygusuyla, ilerleyen y›llarda bu düflünceyle yola ç›karsa elbetteki mutlu olabilirim. Ben de 1970 y›l›nda, ‘Bir baflka ülkede verece¤im emek farkl› ama memleketimde verece¤im emek çok daha farkl› bir biçimde yerini bulacak’ düflüncesiyle ülkeme döndüm. Ald›¤›m bu karardan dolay› hiçbir zaman piflmanl›k duymad›m çünkü eme¤imle ve sanat›mla çok takdir edildim.Türk seyircisi bu anlamda gerçekten çok sad›kt›r. Siz seyirciye güzel ve do¤ru fleyler sunarsan›z karfl›l›¤›n› al›rs›n›z. Elbetteki kendi insan›m›z›n yapt›¤›m›z ifli takdir edip onaylamas› çok daha önemli. 24 portre TEV, benim için umudu sembolize ediyor Üniversitelerin toplum hayat›nda fark yaratmas› gerekti¤ine inanan ve bu noktada pek çok baflar›l› çal›flmaya imza atan Düzce Üniversitesi Rektörü TEV yurtd›fl› bursiyerlerinden Prof. Dr. Funda Sivrikaya fierifo¤lu’nun, her koflulda bir de¤er üretilebilece¤ine olan inanc›yla, Düzce Üniversitesi’nin slogan› da “De¤er Üreten Üniversite” olmufl. A Arflimet’in, küçücük bir destekle, imkans›z›n baflar›labilece¤ini özetledi¤i “Bana bir dayanak noktas› verin, dünyay› yerinden oynatay›m” cümlesi kimimiz için cesareti, kimimiz içinse ak›ll›ca meydan okumay› ifade etse de temelde; do¤ru zamanda, do¤ru yerde, do¤ru bir yard›mc› ö¤eyle “her koflulda bir fleyler yap›labilir”e eflittir. Bu inançla yola ç›kanlardan biri de Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Funda Sivrikaya fierifo¤lu. Bugüne kadar ülke ve insana de¤er katacak pek çok çal›flmaya imza atan Prof. Dr. Funda Sivrikaya ile e¤itimden ekonomiye, de¤iflimin gereklili¤inden gençlere örnek olacak akademik baflar›lar›na kadar sat›r aralar›nda pek çok önemli mesaj içeren keyifli bir sohbet gerçeklefltirdik. Düzce Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Funda Sivrikaya TEV dergi Eylül 2008 Funda Han›m, siz Türkiye’nin dokuz kad›n rektöründen birisiniz. Akademik kariyerinizdeki kilometre tafllar›ndan söz etmenizi istesek, bize neler söyleyebilirsiniz? ‹stanbul Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra portre Bo¤aziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisli¤i bölümünü kazand›m. Endüstri mühendisli¤i o dönem yeni bir aland›. Asl›nda benim ilk tercihim t›p fakültesiydi, annem ve babam doktor oldu¤u için. Bir de t›p topluma birebir fayda sa¤layabildi¤iniz alanlardan bir tanesi. Ama son gece ‹stanbul T›p Fakültesi tercihimi silip endüstri mühendisli¤ini yazd›m. San›r›m o dönem bu alan daha cazip geldi. Üniversite e¤itiminden sonra yüksek lisans›m› TEV bursuyla gitti¤im Stanford Üniversitesi’nde Mühendislik Ekonomi Sistemleri üzerine yapt›m. Doktoram› da orada tamamlamak niyetindeydim ancak olmad›. Sonra evlendim ve Düzce’ye yerlefltim. On sekiz senedir Düzce’de yafl›yorum. Doktoram› da yine Bo¤aziçi Üniversitesi’nde, Düzce’den gidip gelerek tamamlad›m. Akademik kariyerimde bir devlet üniversitesinde görev almak benim için çok önemliydi. Bu amaçtan yola ç›karak Abant ‹zzet Baysal Üniversitesi’nde ‹flletme Bölümü, Kooperatifçilik Ana Bilim Dal› Baflkanl›¤›, Abant ‹zzet Baysal Üniversitesi Senatosu Üyeli¤i, A‹BÜ Akademik D›fl ‹liflkiler Ofisi Baflkanl›¤› ve Avrupa Birli¤i Alt›nc› Çerçeve Program› Koordinatörlü¤ü olmak üzere on bir y›l süreyle, üniversite bünyesinde idari ve akademik platformlarda görev ald›m. Yaklafl›k bir y›l önce de Düzce Üniversitesi Rektörlü¤ü’ne seçildim. fiu an hala oradaki görevimi sürdürmekteyim. Düzce Üniversitesi henüz çok genç bir üniversite. Bu noktada üniversiteyi ana hatlar› ve geliflmekte olan yönleriyle bize biraz tan›tabilir misiniz? Her fleyden önce flunu söylemek isterim: Ben daima üniversitelerin toplu- 25 mun hayat›nda bir de¤iflim yaratmas› gerekti¤ine inand›m. Üniversite de yap›lan çal›flmalar›n sokaktaki insana da de¤mesi gerekti¤ini düflünüyorum. Zaten bu nedenle slogan›m›z› da “De¤er Üreten Üniversite” olarak seçtik. Düzce Üniversitesi, geliflme potansiyeli çok yüksek olup her ad›mda e¤itim, araflt›rma ve toplum aya¤›n› güçlendirmek isteyen bir üniversite. Düzce’nin ‹stanbul ve Ankara’ya eflit mesafede bir kavflak noktas› olmas› ö¤retim görevlilerinin üniversitemize gelip çeflitli seminerler vermeleri, derslerimize katk› sa¤lamalar›, projelerimizde çal›flmalar› aç›s›ndan önemli bir avantaj sa¤l›yor. Düzce Üniversitesi bünyesinde flu anda faaliyette olan üç fakülte var: T›p, orman fakültesi ve teknik e¤itim fakültesi. T›p fakültemiz, TUS ö¤rencilerinin tercihleri aras›nda ilk on üniversiteden biri. Orman fakültemiz de Türkiye ortalamas› aç›s›ndan kendi branfl›nda iyi bir fakülte. Teknik e¤itim fakültemiz flu anda geliflme aflamas›nda. Atölyelerini yeni yeni gelifltirmeye bafllad›k. Fen Edebiyat Fakültemiz de yeni kuruldu. Mühendislik Fakültesi ise benim ilk projelerimden biriydi. Çok h›zl› bir flekilde çal›fl›p baflar›yla kurduk. Bunun yan› s›ra Erasmus program› baflvurumuzu hemen yapt›k. Az bir kontenjanla bafllad›k. Hedefimiz ad›m ad›m ilerlemek. Çünkü bu bir fark›ndal›k meselesi. Tüm bu ilerlemelerin yan›nda önümüzdeki y›llar›n en önemli projelerinden biri mühendislik fakültesini h›zla hayata geçirmek ve ö¤retim kadrosunu kurmak. Bir di¤er öncelikli hedefimiz ise Teknopark projesini hayata geçirmek. Teknopark projesini ve mühendislik fakültesini bir bütünün parças› olarak de¤erlendiriyorum ve bu aç›dan çok büyük faydalar sa¤layaca¤›na inan›yorum. Baz› kurum ve kurulufllar da Düzce Üniversitesi’nin geliflim sürecinde, son derece anlaml› ve örnek bir yaklafl›m sergiledi. Bize bu çal›flmalardan da biraz bahseder misiniz? Biz, devlet üniversitesi oldu¤umuz için az bütçeyle çok fley yapmaya çal›fl›yoruz. Örne¤in Düzce Üniversitesi T›p Fakültesi Araflt›rma Uygulama Hastanesi’nin temeli 1998 y›l›nda at›lm›fl. Çal›flmalar›m›z kapsam›nda DPT’den de bir fon ald›k ve onu bitirmeye çal›fl›yoruz. Bu noktada Düzce’de “Bir Oda da Senden” kampanyas›n› bafllatarak 26 portre Düzce Valisi Sn. Bülent K›l›nç, Düzce Belediye Baflkan› Sn. Mehmet Kelefl ve ilin ileri gelenlerinin deste¤iyle hastane ve kliniklerin donan›m›n› tamamlamaya çal›fl›yoruz. Bunun yan› s›ra ‹laç Endüstrisi ‹flverenler Sendikas›, toplant› odalar›, büro donan›mlar› vb desteklerde bulundu. TBB, yeni do¤an ünitemizi yapt›. Geliflimimizde bu desteklerin pay› da yads›namaz. Mühendislikle ayr›lmaz bir bütün olarak nitelendirdi¤iniz Teknopark projesi hakk›nda neler söylemek istersiniz? Çok önemli olan ve baflar›yla gerçeklefltirilmesini umdu¤um Teknopark projesi, Düzce için de bir dönüm noktas› olacak. Bilindi¤i üzere Düzce, Türkiye’nin neredeyse yüzde 3’ünde görülen kalitede bir tar›m topra¤›na sahip. Ancak katma de¤eri düflük sanayi kurulufllar› taraf›ndan çok kötü ve bilinçsizce kullan›l›yor. Bu nedenle Düzce h›zla ve kontrolsüz bir flekilde betonlaflt›r›l›yor. Biz bu projeyle nitelikli ve yüksek üretime geçilmesini yani topraktan yararlan›lmas›n› istiyoruz. Burada da Teknopark’›n büyük fayda sa¤layaca¤›na inan›yorum. Türkiye’deki üniversiteler için genel de¤erlendirmelerinizi alabilir miyiz? Ben Amerika’daki pek çok üniversiteyi gezme flans›na sahip oldum. fiunu söyleyebilirim: Türkiye’deki üniversitelerin kalitesini az›msamamal›y›z. Gerçekten çok iyi ö¤retim elemanlar›m›z var. Hatta baz› alanlarda en iyi denilen üniversitelerle rekabet edecek kapasitedeyiz. Ancak tabii her zaman daha iyisi mümkün. Üniversite daha içe dönük bir yap›ya sahip Türkiye’de. Çok fazla üniversite aç›lmas›na ra¤men kamu kaynaklar› k›s›tl›. Türkiye’deki sivil toplum kurulufllar›nda da aktif olarak görev ald›¤›n›z› biliyoruz. Bunlar hakk›nda biraz bilgi verebilir misiniz? Ça¤dafl Yaflam› Destekleme Derne¤i Düzce fiubesi’nin kurucu üyelerindenim. O günden beri orada e¤itim, kad›n ve çocuk üzerine projeler gelifltiriyoruz. Baz› yerel ve ülke genelindeki derneklerde, varsa Düzce çap›ndaki flubelerinde de çal›fl›yorum. Bir kaç y›l önce kurdu¤umuz Engelli Gönüllüleri Derne¤i’ndeki baflkanl›k görevimi rektörlük nedeniyle devrettim. Üniversitemizi de sivil TEV dergi Eylül 2008 toplumla iflbirli¤ine yönlendiriyoruz. Örne¤in bu y›l Düzce Üniversitesi Foto¤raf Kulübü ve yerel bir gazeteyle birlikte bir foto¤raf yar›flmas› düzenledik. Geçmiflte bir sivil toplum örgütüyle çevre konusunda bir konferans düzenledik. Yine geçti¤imiz gün köy enstitüleri üzerine bir panel düzenledik. Sanayi ile ifl birli¤i çal›flmalar› gerçeklefltiriyoruz. Bu organizasyonlar gerçekten büyük önem tafl›yor. fiunu bir kez daha tekrar etmek istiyorum: Üniversite toplumun hayat›nda çok önemli. Bu noktadan hareketle sivil toplum kurulufllar› ve üniversitelerin iflbirli¤i içinde gerçeklefltirdikleri çal›flmalar›n topluma katk›s› yads›namaz. TEV’le iliflkiniz Stanford Üniversitesi’nde yapm›fl oldu¤unuz yüksek lisans e¤itimi ile bafllad›. Sonras›nda ise TEV’in temsilcili¤ini ald›n›z. Halen Vak›f bünyesinde mentorluk da yap›yorsunuz. Tüm çal›flmalar ›fl›¤›nda TEV sizin için ne ifade ediyor? Ben, TEV bursuna annemin önerisiyle baflvurmufltum. Kendisi bana TEV’li olman›n bir gurur ve ayr›cal›k olaca¤›na söylemiflti, flimdi düflündü¤ümde kendisine gerçekten hak veriyorum. Burs baflvurusuna geldi¤imde Vakf›n atmosferinden çok etkilenmifltim. TEV, benim için umudu sembolize ediyor. Ülkemizin en önemli sorunlar›ndan biri e¤itim. TEV bu yaraya parmak basan ve bunu çok fedakârca yapan bir vak›f. Bir firma ya da bir bankan›n bursiyeri olmaktan farkl› bir ba¤lant› gelifliyor TEV ile bursiyerleri aras›nda. Büyük bir ailenin parças› oluyorsunuz. Bu ba¤›, bitmeyen çok güzel bir gönül iliflkisi olarak nitelendirebiliriz. TEV bursuyla gitti¤iniz Stanford Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmak isteyen TEV bursiyerlerine neler söylemek istersiniz? Stanford Üniversitesi, bir ö¤rencinin en fazla Nobelli profesör görebilece¤i yer. Üst düzey araflt›rmalar da oldukça yo¤un. Çok iyi ö¤retim elemanlar›n›n ve çok do¤ru ö¤rencilerin bulufltu¤u bir okul. Sizi zorlayacak insanlarla çal›fl›yorsunuz ve bu kendinizi gelifltirmenizi sa¤l›yor ki bu bir genç için ola¤anüstü bir f›rsat. TEV Dergisi okuyucular›na bir mesaj›n›z var m›? Özellikle yetiflmekte olan gençlere hayal kurmaktan korkmamalar›n› ve bunlar› gerçeklefltirmek için büyük bir azimle çal›flmalar›n› öneriyorum. Planl› çal›fl›r, gündemi takip eder ve dünyadaki geliflmelerden haberdar olursan›z zaten çal›flmalar›n›z bekledi¤iniz biçimde sonuçlanacakt›r. Bir de insanlar›n do¤ru motive edilmesi çok önemlidir. Ben rektörlük için adayl›¤›m› koydu¤umda broflürüme de bunu yazm›flt›m: “Her fleyiniz eksik olabilir; donan›m›n›z, binan›z, yolunuz olmayabilir. Ancak iyi çal›flmak ve verimli olmak için motive edilmifl insan kayna¤›n›z, sizinle el ele çal›fl›p emek verecek bir ekibiniz varsa her fley mümkündür.” Her koflulda bir fleyler üretilebilir. Benim için hayat›n anahtar kelimeleri yal›nd›r ve birkaç prensip ifller: Her zaman daha iyisinin mümkün olabilece¤ine ve imkâns›z diye bir fleyin olmad›¤›na inan›r›m. En önemlisi, dünyada bir kifli bile yapt›ysa ben de yapabilirim, hiç kimse yapmad›ysa ben ilk yapan olabilirim, diye düflünürüm. Tabii tüm düflünceler içinde “biz” duygusu canl› tutuldu¤u müddetçe do¤ru ve faydal› ifller yap›labilir, bunu da göz ard› etmemek gerekiyor. 28 bursiyerlerimizden izlenimler TEV Adana bursiyerlerinin Nemrut gezisi Okullar›m›z tatile girmifl, dolu dolu geçen bir y›l› daha tamamlam›flt›k. TEV Adana fiubesi’nin bizler için düzenledi¤i Güneydo¤u Anadolu ve Nemrut gezisi flimdi alabilece¤imiz en güzel haberdi do¤rusu. S›nav kayg›lar›n›, uykusuz geçen geceleri unutuverdik. 12 Haziran 2008 Perflembe saat yirmide yola ç›kt›k Ad›yaman’a do¤ru. Herkes için ayr› duygular ve hayaller tafl›yordu bu yolculuk. Güle oynaya flark›larla-fliirlerle geçti zaman. Nemrut’a var›ld›¤›nda saatler dördü gösteriyordu. Kal›n giysilerimizi kuflan›p yola koyulduk. Yaklafl›k dört yüz metre uzakl›¤› yürüyerek t›rmanmam›z gerekiyordu. Ve iflte zirvedeyiz. Manzara harika… So¤uktan etkilenmemek için birbirimize destek oluyor, flark›lar söyleyip z›playarak ›s›nmaya çal›fl›yorduk. Nemrut, o, güneflin muhteflem do¤du¤u yer… ‹nsan hayatta birçok güzelli¤in fark›nda de¤il. Günefl her gün do¤uyor ama burada apayr›. Dünyan›n hiç bir noktas›ndan do¤uflun bu denli güzel izlenemedi¤i söylenen günefl, ufuk çizgisinden görünmeye bafllay›nca tüm gözler ayn› noktada birleflti. Küçük bir atefl topu gibi yükselen günefl, afla¤›daki vadileri, düzlükleri iyice ortaya ç›kar›rken MÖ 30.yy.’a ait bir uygarl›¤› da ayd›nlatmaya bafllad›. Nemrut Da¤›’ndaki tümülüs ve heykeller Kommagene Kral› Antiokhas 1 taraf›ndan MÖ 30.yy’da yapt›r›lm›fl. Tap›nak ve Tümülüs do¤u, bat› ve kuzey olarak üç teras üzerinde infla edilmifl. Kral ve tanr›lar›n heykelleriyle, aslan ve kartal heykelleri süslüyor bu teraslar›. Do¤u teras›ndaki kimi heykellerin yaflanan depremlerde bafllar› gövdelerinden ayr›larak yanlar›na düflmüfl. Bat› teras›nda kabartmalar, yaz›tlar, kral›n annesine ait oldu¤u söylenen bafl ve baflka heykeller yer al›yor. Binlerce ton oldu¤u söylenen tafl k›r›nt›lar›ndan oluflan tümülüs (kral mezar›) içindeki kral›n mezar odas›yla muhteflem görünüyor… Güneflin büTEV dergi Eylül 2008 yüleyen do¤uflunu izleyip teraslar› dolaflt›ktan sonra bölgenin di¤er tarihi eserlerini görmek için gezimize devam ediyoruz. Kahvalt› sonras› fianl›urfa’ya do¤ru yola koyulduk. Buraya kadar gelip Atatürk Baraj›’n› görmemek büyük bir kay›p olurdu elbette. Atatürk Baraj› Gölü, Van Gölü ve Tuz Gölü’nden sonra Türkiye’nin en büyük gölü durumunda. 163 m. yükseltilen set, F›rat’› tam anlam›yla dizginlemifl. Sulad›¤› alan Çukurova’n›n tam on kat›ym›fl. Bu muhteflem proje, Atatürk Baraj› gerçekten de ad› gibi gurur veriyor. ‹lginç görüntülerdi do¤rusu manzaralar. Foto¤raf çekmeden olur muydu? Ne uykusuzluk ne de yorgunlu¤umuz geliyordu akl›m›za. Bol bol foto¤raflar çektik. Arkadafllar›m›z›n ço¤u bir profesyonel foto¤rafç› gibiydi ifllerini yaparken. Gizli yetenekleri ortaya ç›k›yordu… Ö¤le saatlerinde fianl›urfa’dayd›k. Bizim için haz›rlanan konukevinde çok lezzetli Urfa yemekleriyle doyurduk karn›m›z›. Meflhur patl›can kebab› ve buz gibi ayran›n tad› unutulur gibi de¤ildi. Ya üstüne ikram edilen “M›rra” dedikleri kahveye ne demeli! fianl›urfa’da, Hz.‹brahim’in yak›lmak istenirken bir mucizeyle kurtuluflunu gösteren Bal›kl› Gölü, dikkatle inceledik. Ateflin suya, odunlar›n bal›klara dö- bursiyerlerimizden izlenimler nüflmesi ve oluflan Bal›kl› Göl… Gölün içi bal›k dolu, elinizi uzatsan›z avuçlar›n›zda olacak. Ama bu bal›klara kimse dokunmuyor. Gölün etraf›n› Urfa Kalesi’nin surlar› çeviriyor. Hz. ‹brahim’in do¤du¤u ma¤ray› gezip efsaneleri dinledik merakla. Hz.Eyüp Türbesi, Ulucami gördü¤ümüz tarihi yerler aras›ndayd›. S›ra Urfa’n›n ünlü çarfl›s›ndayd›. Eh belki biraz da al›flverifl gerekirdi bütçemizin elverdi¤i ölçüde… Akflam “S›ra Gecesi”nin yap›laca¤› konukevindeydik. Gece bafllamadan yer minderleriyle döflenmifl genifl bir odada dinlenmeye çekildik. ‹nsan fark›nda olmasa da de¤iflik ortamlar› özlüyormufl me¤er. Oh ne rahat uzan›vermek yer minderlerine. S›cak çaylar›m›z› yudumlarken dünyan›n en mutlu insanlar›yd›k. S›ra Gecesi “Urfa’n›n etraf› dumanl› da¤lar” türküsüyle bafllad›. Alk›fl tutup türkülere efllik ediyorduk. Fas›l eflli¤inde bir akflam yeme¤i… Türkülerle cofl- 29 tuk, halaylar çektik. Ortam o denli s›cakt› ki, çi¤ köfte bile türkülerle yo¤ruluyordu. fiimdi burada Bedri Rahmi Eyübo¤lu’nun “Türküler Dolusu” fliirini anmamak olmazd› elbet… … Ah bu türküler, Köy türküleri Dilimizin tuzu biberi Memleket ahvalini onlardan sor Kitaplarda de¤il, türkülerde ara Yemen’i … Ah bu türküler, köy türküleri Ne düzeni belli, ne yazan› Altlar›nda imza yok ama ‹çlerinde yürek var … Nas›l unutur nas›l Ömründe bir kez olsun Halk›n türküsü dinleyen… ‹flte bu gece yaflad›klar›m›z da öyle bir fleydi Koca fiair... Her fley çok güzeldi ama bir sonu olacakt› elbette. Doyumsuz gece, tüm ezgileri-türküleriyle unutulmaz bir an› olarak yaflam›m›zda yerini koruyacakt›. Ne denli güzel zamanlard› yaflad›klar›m›z. Dönüfl için arabam›zdayd›k. Ço¤umuz yola ç›kar ç›kmaz uyuyakalm›fl›z. Molada uyand›k mutluluklar›n diyar›nda, yaflam›m›z›n en güzel ça¤›nda. Cumartesi sabah› Adana’da TEV’in önündeydik. Rüya gibi günlerin ertesiydi. ‹çimizde yaflama sevinci, günefl rengi bir y›¤›n yaflanm›fllar kald›. Bu gezi bize ö¤retti ki, yaflanan güzelliklerin de¤eri ve tad›, hayal edilenlerden daha büyüktür. Bizlere bu unutulmaz geziyi düzenleyen TEV Adana fiubesi yetkililerine ve ‹nfl.Müh.Müt. Say›n Halil Avc›’ya, Adana Koop. Genel Bflk. Say›n ‹smail Arslan ve yönetimine, say›n Av.‹brahim Hakan Metin’e de¤erli katk›lar›ndan dolay› çok teflekkür ediyoruz. TEV’li olmak bir ayr›cal›kt›r. Ülkemi ve insanlar› çok seviyorum. Adana, Haziran 2008 AL‹ AKAN ÇÜ.E¤itim Fak. Türkçe Ö¤retmenli¤i Bölümü 30 diyalog Binler ve milyonlar birlerle ortaya ç›kar Elindeki imkanlar› do¤ru yere yönlendirerek e¤itime her koflulda destek vermeye çal›flan TEV’in eski yurt içi bursiyerlerinden TMSF Grup Baflkan› Fatih Habibo¤lu, yaln›zca insan kayna¤›na yat›r›m yapan ülkelerin geliflme kaydedebilece¤ini söylüyor. Bir insan›n dünyaya bak›fl aç›s›n› de¤ifltiren, hayattaki duruflunu flekillendiren temel ö¤elerden biridir e¤itim. Yaflam›n›z› farkl›, sizi ayr›cal›kl› k›lar, katt›¤› de¤erlerle. Ancak sürdürülmesi, emek verilmesi gereken her giriflim gibi e¤itim hayat›m›z da zaman zaman bizim d›fl›m›zda geliflen engellerle karfl›lafl›r. ‹flte o an ihtiyaç duyulan tek fley, küçük de olsa size her koflulda yolunuza devam etme gücü veren bir dayanakt›r. Onun verdi¤i güvenle gün gelir, tüm engeller afl›l›r. fiimdi bir baflkas›n› ayd›nl›¤a ç›karma zaman›d›r. ‹flte, Türkiye’nin E¤itim Vakf› TEV’le bursiyerlerinin aras›ndaki ba¤›n da temelinde bu duyarl›l›k sakl›d›r. Y›l 1984. ODTÜ Jeoloji Mühendisli¤i Bölümünü bitirdikten sonra ‹stanbul Teknik Üniversitesi ‹flletme Mühendisli¤i bölümünde yüksek lisans kazanan Fatih Habibo¤lu, o dönemde yaflanan ekonomik koflullar›n etkisiyle burs aray›fl›na girer. TEV’le yollar› da, büyük çaba sarf ederek baflar›yla bitirmek istedi¤i e¤itimi için burs arad›¤› dönemde kesiflir. Türkiye’nin en iyi üniversitelerinden birinde yüksek lisans kazanan ve ö¤rencilik y›llar› hat›r› say›l›r baflar›larla dolu olan Habibo¤lu, o dönemleri flöyle anlat›yor: “Üniversiteyi bitirdikten sonra yüksek lisans e¤itimimi sürdürmek için ekonomik destek aray›fl›na girdim. Çünkü o anki durum itibariyle yüksek lisans›m› tamamlamam çok mümkün de¤ildi. Bu nedenle TEV’e müracaat etmifltim. Vak›f taraf›ndan bana sa¤lanan destek, o y›llarda benim ‹stanbul’da TEV dergi Eylül 2008 Fatih Habibo¤lu diyalog yaflam›m› sürdürebilmem için yeterliydi. E¤itim süreci tamamlan›p ifl hayat›na bafllad›¤›mda TEV’den ald›¤›m bursun bana sa¤lad›¤› katk›lar› hiçbir zaman unutmad›m. Bu nedenle ald›¤›m miktar› hemen geri ödedim. ‹lk maafl›mla da TEV bursuyla e¤itimini sürdüren genç bir kardeflimize elimden geldi¤ince, naçizane bir destekte bulunmaya çal›flt›m.” Elindeki imkanlar› do¤ru yere yönlendirerek e¤itime her koflulda destek vermeye çal›flan Habibo¤lu, insan kayna¤›n›n her co¤rafyada büyük önem tafl›d›¤›n› söylüyor. Bu noktada insana yap›lacak en önemli yat›r›m›n da e¤itim oldu¤unu flu sözlerle aç›kl›yor Fatih Habibo¤lu “‹nsan›n› yetifltirip bunu bir faydaya dönüfltürebilen ülkelerin daima bir ad›m önde oldu¤u, günümüzün en önemli gerçeklerinden biri. Yetiflmekte olan nesillerin e¤itimine gereken önem verilmezse o ülke yaln›zca d›fl kaynaklar›n insan gücüne ve yeniliklerine ba¤›ml› yaflar. E¤itimi önemsemeden bir varl›¤a ve zenginli¤e eriflmek mümkün de¤il. Ben, e¤itim için gelifltirilen yaklafl›mlar›n dünya genelinde bir sorun oldu¤unu düflünüyorum. Bu konuda bana göre özellikle ailelere büyük sorumluluklar düflüyor.” muz röportaj›m›z›n bitiminde. E¤itime verilen de¤eri, gerçeklefltirdi¤i projelerle somutlaflt›rmak için büyük çaba sarf eden Fatih Habibo¤lu da engelleri aflman›n verdi¤i hazdan do¤an o müthifl enerjisini yay›yor tüm cömertli¤iyle çevresine. Bize ise bir kez daha içten bir sorumluluk duygusuyla yap›lm›fl bir iflin, zorunlulukla yap›landan çok daha farkl› oldu¤unu kabul etmek kal›yor nihayetinde. Bu sorumluluklar›n önemli bir bölümünü üstlenmek için organize olan sivil toplum kurulufllar›n›n da çal›flmalar›na dikkati çeken Habibo¤lu, birlikten kuvvet do¤ar sözünün esasl› savunucular›ndan. Her fleyin salt devletten beklenemeyece¤ini belirten Habibo¤lu STK’lar›n maddi olanaklar, yeni aç›l›mlar ve modeller yaratarak e¤itime kazand›rd›¤› de¤erlerin de dikkate al›nmas› gerekti¤ini belirtiyor. Türkiye’de e¤itim üzerine çal›flan STK’lar içinde TEV’in kendi kaynaklar›n› yaratarak farkl› bir noktaya konumland›¤›na da de¤inen Habibo¤lu “En basitinden bir kiflinin bile burs almas›n› sa¤lamak son derece önemli. Birler bir araya geldi¤inde binler ve milyonlar ortaya ç›k›yor” sözleriyle dayan›flma ruhunun ve ekip çal›flmas›n›n da son derece önemli de¤erler oldu¤unu belirtiyor. Ülke ‹çin Önemli Bir De¤er: “Birlikte Olmak” Tasarruf Mevduat› Sigorta Fonu’nda Grup Baflkan› olarak çal›flan Fatih Habibo¤lu, e¤itime verdi¤i deste¤i, kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle de sürdürmeye devam ediyor. TMSF çal›flanlar›n›n kat›l›m›yla gerçeklefltirilen “Birlikte Olmak” projesini bafllatan Habibo¤lu, Do¤u ve Güneydo¤u Anadolu Bölgesi’ndeki okullara, ba¤›fl yoluyla toplanan kitaplar›n gönderilmesine öncülük ediyor. Bu giriflimde arkadafllar›n›n de büyük pay› oldu¤unu belirten Habibo¤lu, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri kapsam›nda de¤erlendirilen bu çal›flmalar›n e¤itime büyük katk›lar sa¤lad›¤›n› söylüyor. E¤itim alan›nda ö¤rencilere sa¤lanacak maddi ve manevi nitelikteki her deste¤in bir gereklilik oldu¤unu belirten Habibo¤lu “Hepimizin sosyal anlamda bir sorumlulu¤u var. Bu duyguyla gençler ve çocuklar›n hayat›nda toplum olarak bir de¤er yaratabiliyorsak bence as›l baflar› burada.Çünkü bu sayede, yetiflen nesiller kendi hayatlar›na kat›lan art›lar› fark ettikçe bir teflekkür niteli¤inde sorumluluklar›na da dört elle sar›l›yorlar. Bu gerçekten mutluluk verici” “Engelleri aflmak, varoluflun en büyük hazz›d›r” der ünlü Alman düflünür Schopenhauer. Bunu bir kez daha anl›yoruz, Fatih Habibo¤luyla yapm›fl oldu¤u- 31 Güsel Bilal, Fatih Habibo¤lu 32 söylefli Sanat, insan›n dünyay› alg›lama biçimidir Müzik zevki ve baflar›l› kitap seçiminin entelektüel birikim ve kiflisel geliflimde belirleyici bir rol oynad›¤›na dikkat çeken Türkiye’nin en yetkin edebiyat elefltirmenlerinden Do¤an H›zlan, e¤itimde sanat›n rolünü TEV dergisi okuyucular› için anlatt›. R Röportajlar›n›zda ve köfle yaz›lar›n›zda, sanatla iç içe geçen çocukluk ve gençlik döneminizden s›k s›k bahsediyorsunuz. Bugün özellikle genç kuflaklar› edebi aç›dan yönlendiren çok yetkin bir elefltirmen olarak o y›llar›n yaflam›n›za katt›¤› de¤erler neler oldu? Evet, ailemin bu konudaki deste¤i hayat›mda yads›namaz. Sanat ve edebiyata yönelik ince zevkler ve be¤eniler ailede bafllar. Örne¤in benim ailemin neredeyse tüm fertleri bir enstrüman çalard›. Ben de bunlar› örnek alarak büyüdüm. Müzik zevki ve baflar›l› kitap seçimi, entelektüel birikim ve kiflisel geliflim için belirleyicidir. fiu bir gerçek: ‹nsan bir fleyi görerek merak eder, ö¤renerek sever. Hiç kimseye do¤rudan do¤ruya bir fleyi dayatarak benimsetemezsiniz. Bu iyi müzik ve kitaplarda da böyledir. Do¤ru seçimler ve baflar›l› yönlendirmeler zevklerinizi ve be¤eninizi etkiler. Bu küçük yaflta edinilir. Ancak ne yaz›k ki bazen olanaklar elvermeyebilir. Gerçi olanak sadece mad- TEV dergi Eylül 2008 Do¤an H›zlan diyatla alakal› de¤il. Çok varl›kl› ailelerde bazen bu bak›fl aç›s›n›n ve seçicili¤in olmad›¤›n› görebiliyoruz. ‹flte burada da e¤itim devreye giriyor. Peki, bu noktada Türkiye’deki e¤itim sistemi hakk›nda ne düflünüyorsunuz? Ben e¤itmen olmad›¤›m için e¤itim sistemi hakk›nda genifl kapsaml› bir de¤erlendirme yapamam. Ancak her zaman, çocuklar›n yeteneklerine ve e¤ilimlerine göre yönlendirilmesi ve e¤itim sisteminin bu alanda onlara yard›mc› olmas› gerekir, diye düflünüyorum. Dünya art›k çok farkl› bir noktada. Günümüzde de insanlar aras›ndaki iletiflimin söylefli sanat ve kültürle sa¤land›¤› önemli bir gerçek. E¤er siz çok iyi bir mühendisseniz ayn› zamanda sanat ve edebiyat da bilmeniz gerekir. Çünkü sanat, hem insan›n hayata bak›fl›n› ve de¤erlerini hem de dünyay› alg›lama biçimini simgeler. 2008 Frankfurt Kitap Fuar›’na onur konu¤u olarak kat›ld›n›z. Ayr›ca Türk Edebiyat›’n›n yurt d›fl›na aç›lmas›na yönelik çal›flmalarda da önemli giriflimlerde bulunuyorsunuz. Bu anlamda neler söylemek istersiniz? Öncelikle flunu söylemek isterim: Türk Edebiyat›’n›n kalitesinin dünya standartlar›nda oldu¤u bir gerçek. Tabii bu ancak tan›t›m› do¤ru biçimde yap›ld›kça, baflar›l› biçimde çevrildikçe dünya genelindeki okuyuculara ulaflacak. Yaln›z bu çok yeni bir faaliyet. Dünyadaki ülkelerin kitap fuar› faaliyetlerini görüyorum da, orada devlet kendi kültürünün tan›t›lmas› için gerek çeviri gerekse bas›m faaliyetlerine büyük kaynaklar ay›r›yor. Tabii bu arada yurt d›fl›nda yaflayan vatandafllar›m›za da bu konuda önemli görevler düflüyor. Bu alanda yararlar› ve etkileri olmas› laz›m. Bak›n›z, ünlü seramik sanatç›m›z Füreya Koral, ‹spanyol resminin Fransa’da tan›nmas›n›, Fransa’da yaflayan ‹spanyollar›n sa¤lad›¤›n› söyler. Gerçekten de bizim yurt d›fl›ndaki arkadafllar›m›z, kültürel detaylar›m›z› sanat›, edebiyat› ve müzi¤i do¤ru temsil eder ve savunurlarsa onlara okuduklar›n› ve izlediklerini iletirlerse bunun çok büyük katk›s› olacakt›r. I. Nuri ‹yicil Uluslararas› Keman Yar›flmas›’n›n Onur Kurulundas›n›z. Dünyay› Türkiye’ye çok farkl› bir alanda tan›tacak olan bu sanatsal etkinlikle ilgili görüfllerinizi alabilir miyiz? Y›llar önce aram›zdan ayr›lan de¤erli ö¤retim üyesi ve keman sanatç›s› Nuri ‹yicil an›s›na düzenlenecek olan bu yar›flman›n onur kurulunda yer almak benim için gerçekten çok de¤erli. Ben bu tür müzik yar›flmalar›na daima büyük önem vermiflimdir. Çünkü müzik bir ülkenin uygarl›k düzeyini, estetik de¤erlerini, dünyay› alg›lama biçimini karfl› tarafa anlatan önemli bir unsurdur. Özelliklede genç kufla¤a yönelik bu tür etkinliklerin çok önemli oldu¤unu düflünüyorum. Örne¤in yeni nesilde Türk Musikisi üzerine iyi e¤itim görmüfl, konservatuarlar bitirmifl, sanata gönül vermifl genç sesleri bu tür yar›flmalar belirler. TEV’in da- 33 ha önce de Türk Sanat Musikisinin de¤erli sanatç›lar›ndan Safiye Ayla ve Zeki Müren’in ismini yaflatmak ve yeni sanatç›lar›n yetiflmesine olanak sa¤lamak için düzenledi¤i ses yar›flmalar›nda da jüri üyesiydim. Onlar da yetiflmifl, nitelikli genç sanatç›lar›n fark edilmesini sa¤layan çok önemli iki ayr› yar›flmayd›. I. Nuri ‹yicil Uluslararas› Keman Yar›flmas› da bu aç›dan benim için çok k›ymetli. Bir kere çok erken yaflta kaybetti¤imiz de¤erli keman profesörü Nuri ‹yicil Türkiye ve dünya için çok önemli bir de¤erdi. Bu nedenle bu etkinlik benim için büyük önem tafl›yor. Bir de bu yar›flmalar›n flöyle bir yarar› var: Gençlerimiz bu yolla kamuoyuna yeteneklerini kan›tlama f›rsat› yakal›yor, önleri aç›l›yor. Bu tarz etkinlikler onlara önemli bir özgüven ve at›l›m gücü veriyor. Pek çok projesine birikiminiz ve bak›fl aç›n›zla destek oldu¤unuz TEV ile yollar›n›z nas›l kesiflti? TEV ile ilk tan›flmam Vakf›n kurucusu Vehbi Koç’un davetiyle kat›ld›¤›m bir toplant›yla olmufltu. O dönemde ayr›ca yurt d›fl› bursiyerlerle yap›lan bir toplant›ya da kat›ld›m. Bu vesileyle tan›flt›k. TEV, ö¤rencilere burs sa¤lay›p onlara e¤itim olana¤› yarat›rken ayn› zamanda yetiflmekte olan nesillere farkl› etkinliklerle bir bak›fl aç›s› kazand›ran bir kurum. Ben, bu tür vak›flar›n ve kurumlar›n yarar›na çok inan›r›m. Türkiye’de e¤itimin en önemli sorun oldu¤unu dile getirmek, bilinmeyeni ifade etmek de¤il. Hepimiz bunu söylüyoruz ama ne yap›yoruz bunun için, nas›l çal›fl›yoruz ve ne tür çabalar gösteriyoruz? Bence TEV’in en önemli yan› bunu uygulanmaya dönüfltürmesi. Türk E¤itim Vakf› e¤itimi sanattan ayr› tutmayan bir vak›f. TEV ba¤›flç›lar›n›n aras›nda biliyorsunuz Zeki Müren, Safiye Ayla gibi çok de¤erli isimler de var. Hatta TEV, ba¤›flta bulunan iki efsanevi sanatç›m›z Safiye Ayla ve Zeki Müren’i anmak için çok önemli iki yar›flma düzenlemiflti. Bu TEV’in sanata verdi¤i de¤eri gösterir. Gerçi bakt›¤›n›z zaman, sanatla beslenmeyen ve desteklenmeyen bir kurum bu yüzy›lda bir önem tafl›maz. Çünkü sanat e¤itim faaliyeti içinde büyük önem tafl›maktad›r. E¤itimi daima sanatla, bilimle ve kültürle bir bütün olarak düflünmek laz›m. Öbür yandan salt uzmanl›k do¤rultusunda yap›lan bir e¤itimin yetersiz kalaca¤›n› düflünüyorum. TEV Dergisi okuyucular›na iletmek istedi¤iniz bir mesaj›n›z var m›? Okurlara TEV’in önemini bir kez daha hat›rlatmak isterim. Ayr›ca TEV bursuyla dünyaya aç›lan çocuklar›n dünyay› görüp Türkiye’yi de¤erlendiren ve temsil eden insanlar olmas›n› da ülkemiz ad›na çok olumlu bir giriflim olarak karfl›l›yorum. Burada da TEV’in katk›s› tart›fl›lmazd›r. 34 TEV‹TÖL’den haberler TEV‹TÖL’de baflar› dolu bir yaz Ö¤rencilerini her alanda baflar›l› ve yetkin bireyler olarak yetifltirmek için uygulad›¤› özel müfredat› sanat, spor ve bilim alan›ndaki farkl› aktivitelerle destekleyen Türk E¤itim Vakf› ‹nanç Türkefl Özel Lisesi (TEV‹TÖL) 2008 yaz›nda da ö¤renciler için verimli bir program haz›rlad›. Ö¤rencilerimiz Yaz Okullar›nda TEV‹TÖL ö¤rencileri yaz dönemini akademik çal›flmalarla de¤erlendiriyorlar. 14 ö¤rencimiz Feza Gürsey Enstitüsü’nce Prof. Dr. Nihat Berker taraf›ndan düzenlenen “Art›r›lm›fl Mekanik Yaz Kamp›”na, 3 ö¤rencimiz fiirince’de Prof. Dr. Ali Nesin’in düzenledi¤i “Matematik Kamp›”na, 6 ö¤rencimiz fizik, bilgisayar ve biyokimya alanlar›nda Koç Üniversitesi yaz kamp›TEV dergi Eylül 2008 na kat›lm›flt›r. 25 ö¤rencimiz de Andover, Asheville, Boston, Brown, Bryn Mawr, CCY, Cornell, Davidson, Drexel Mentorship, Ithaca, Miami, Mount Holyoke, NMH, Oxbridge, Princeton, Putney, Skidmore, University of Maryland, X-Lab’de Liderlik, Mühendislik, Psikoloji, Sanat, Yarat›c› Yazma gibi alanlarda yaz programlar›na kat›lm›flt›r. Aday Ö¤rencilerimiz Gözlem Kamp›nda 2008-2009 ö¤retim y›l›nda haz›rl›k s›n›f›nda okuyacak ö¤rencileri belirlemek amac›yla yap›lan gözlem kamp›, 128 aday ö¤rencinin kat›l›m›yla 22 – 28 Haziran 2008 tarihleri aras›nda gerçekleflmifltir. Yo¤un bir program›n uyguland›¤› kampta adaylar Fen, Matematik, Türkçe, Sosyal Bilgiler, Genel Kültür, Yabanc› Dil, Resim, Müzik, Beden E¤itimi ve ayr›ca yat›l› okula uyum, yarat›c›l›k, iletiflim becerileri, tak›m çal›flmas›na yatk›nl›k gibi alanlarda de¤erlendirilmifllerdir. Gözlem kamp› sonucunda tam burslu 15 asil, 15 yedek aday ve k›smi burslu 45 asil, 40 yedek aday ilan edilmifltir. TEV‹TÖL’den haberler Ö¤rencilerimiz Tug Gökyüzü Kaflifleri Proje Birincisi Tübitak Ulusal Gözlemevi taraf›ndan 2009 Dünya Astronomi Y›l› Etkinlikleri haz›rl›klar› çerçevesinde düzenlenen “Gökyüzü Kâflifleri" proje yar›flmas›nda okulumuz ö¤rencileri Elçin Ergez, Seher Odabafl› ve Berkay Yekta Erken birinci olmufllard›r, ö¤rencilerimizi ve fizik ö¤retmenimiz Yuki Kaneko’yu kutlar›z. TEV‹TÖL’ün May›s-Haziran Konuklar› Usta flair Arif Damar ö¤rencilerimizle yapt›¤› s›cak söyleflide yaflam› ve fliiri üzerine konufltu. Prof. Dr. Süheyl Batum anayasa ve toplumsal de¤iflim konulu bir sunum yapt›. Besteci ve orkestra flefi Çetin Ifl›közlü ö¤rencilerimizle piyano teknikleri ve armoni üzerine bir çal›flma yapt›. Oslo Üniversitesi Ö¤retim Üyesi Prof. Dr. Fahri Saatçio¤lu da ö¤rencilerimizi moleküler biyoloji ve genetik alan›ndaki yeni çal›flmalar konusunda bilgilendirdi. 9. Dönem Mezunlar›m›z› Verdik 20 Haziran Cuma günü TEV‹TÖL Ömer Dinçkök Spor Salonu’nda yap›lan törenle 58 ö¤rencimizi mezun ettik. Törende, okul müdürü Azmi Özkardefl, TEV Yönetim Kurulu Üyesi ve Okul Kurucu Temsilcisi Adnan ‹¤nebekçili, TEV Yönetim Kurulu Baflkan› Ömer Koç ve TEV Mütevelliler Heyeti Baflkan› Rona Y›rcal›’n›n konuflmalar›ndan sonra diploma ve ödüllerin da¤›t›lmas›na geçildi. Tören okul birincisi Ali Ekrem Yeflilkanal’›n konuflmas› ve okul yafl kütü¤üne plaketi çakmas› ile sona erdi. Bilim Sanat Haftas› 9. TEV‹TÖL Bilim Sanat Haftas›, Do¤an H›zlan ve Prof. Dr. Nihat Berker’in bilim ve sanata iliflkin aç›l›fl sunumlar›yla bafllad›. Hafta boyunca ö¤rencilerimiz ve konuk okullar›n ö¤rencileri Aflç›l›k Çal›fltay›, Matematik Yar›flmas›, Bilgisayar Oyun Turnuvas›, Battleship Oyunu, Field Day, Treasure Island, Silly Games gibi etkinliklerde hem yar›flt›lar hem de e¤lendiler. Ayr›ca Cihat Aflk›n dinletisi ve söyleflisi, Ezginin Günlü¤ü konseri, 1960lar konulu panel (Ömer Madra-As›m Karaömerlio¤lu), Ara Güler ve Coflkun Aral söyleflisi, Uykusuz çizerleriyle söylefli, okul müzik festivali, mezunlar günü haftaya damgas›n› vuran di¤er etkinliklerdi. TEV‹TÖL Drama Grubunun Baflar›s› Bu sene Haldun Taner’in “Vatan Kurtaran fiaban” oyununu büyük bir baflar›yla sahneye koyan TEV‹TÖL drama grubu, ‹stanbul çap›ndaki birçok yar›flmadan ödüllerle döndü. Kültürle uzaktan yak›ndan alakas› olmayan kültür müsteflar› fiaban Bey ile onun yard›mc›s› M›sta Bey’in sanat camias›na müdahalesinin traji-komik bir dille ele alan oyunu drama ö¤retmeni Ümit Karaarslan yönetti. fiiflli Terakki Vakf› Gençlik Tiyatrolar› Festivali ve Özel Sezin Okullar› Tiyatro Festivali’nde ödül alan oyunda, drama grubu ve müzik grubunun performans› büyük be¤eni toplad›. Oyun ayr›ca Profilo Al›flverifl Merkezi Liseleraras› Tiyatro Yar›flmas›’nda Jüri Özel Ödülü ve Eyübo¤lu Koleji Liseleraras› Tiyatro Yar›flmas›’nda da Centilmenlik Ödülü’ne lay›k görülürken, TEV‹TÖL sahnesi, topluluk ödüllerinin yan› s›ra yedi tane de bireysel ödül ald›. 35 36 flubelerimiz - BURSA TEV Bursa fiubesi baflar›l› tan›t›m faaliyetleriyle dikkat çekiyor Türkiye genelindeki 14 flubesiyle etkin bir e¤itim a¤› yaratan TEV’in, Bursa fiubesi de baflar›l› tan›t›m faaliyetleriyle potansiyel ba¤›flç›lar› bilgilendirmek aç›s›ndan önemli bir rol üstleniyor. Maddi durumu iyi olan vatandafllar taraf›ndan, kamu kaynaklar›n›n e¤itime pay ay›rmak konusunda yetersiz kald›¤› durumlara destek olmak amac›yla kurulan TEV, 41 y›ld›r üstlendi¤i misyonu baflar›yla sürdürmeye devam ediyor. Türkiye genelindeki 14 flubesiyle etkin bir e¤itim a¤› yaratan TEV’in Bursa fiubesi de baflar›l› tan›t›m faaliyetleriyle potansiyel ba¤›flç›lar› bilgilendirmek aç›s›ndan önemli bir rol üstleniyor. Bugüne kadar Reflat Oyal, Mehmet Bozdere, Ertu¤rul Seyhan, Cavit Çevikus gibi de¤erli isimlerin baflkanl›k etti¤i TEV Bursa fiubesi,Bursa’da ilk defa 1979 y›l›nda TEV Bursa ‹l Komitesi ad› alt›nda çal›flmalar›na bafllad›. 1982 y›l›nda ise müstakil fiube halini ald›. TEV Bursa Yeni fiube Baflkan›: Erdem Birmeç 15 y›l boyunca TEV Bursa fiube Baflkanl›¤›’n› büyük bir baflar›yla sürdüren Cavit Çevikus’un ard›ndan göreve atanan Erdem Birmeç, ‹stanbul Y›ld›z Mühendislik Mimarl›k Akademisi Vatan Mühendislik Fakültesi Elektrik Mühendisli¤i bölümünden 1976 y›l›nda mezun oldu. Sivas’ta ‹nflaat Emlak Müdürlü¤ü, Bursa’da Mutlu Akü Sanayi ve Tic. A.fi, Cengiz Makine Sanayi ve Tic.A.fi ve Koç Holding’e ba¤l› Mako Elektrik Sanayi ve Tic. A.fi. firmas›nda çal›flan Birmeç, akademik ve profesyonel yaflam›ndan edindi¤i deneyimleri, TEV Bursa fiube BaflkanTEV dergi Eylül 2008 Cavit Çevikus, Erdem Birmeç l›¤› görevinde son derece yetkin biçimde kullanarak e¤itime katk› sa¤lamak için çal›flmaya devam ediyor. TEV’in bugüne kadar Bursa’da 6 043 üniversite, 1708 meslek lisesi ö¤rencisi olmak üzere toplam 7 751 ö¤renciye burs verdi¤ini belirten Birmeç, Vak›f olarak Bursal› gençlerin de e¤itimine yo¤un biçimde katk›da bulunduklar›n› söyledi. 2007-2008 ö¤renim döneminde 442 Bursal› gence ihtiyaç bursu verdiklerini belirten Birmeç, bugüne kadar Bursa do¤umlu 6 900 gencin e¤itimine destek verdiklerini kaydetti. Bursal› gençlerin, TEV’e malvarl›klar›n› b›rakan hay›rsever ba¤›flç›lar›n ad›na verilen burslardan da faydaland›klar›n› söyleyen Birmeç, bugüne kadar merhum ve merhume R›za- Rabia Biçen, merhum Dr. ‹brahim Çatalo¤lu, merhum Hayriye Tokaman ve merhum Zeki Müren ad›na verilen burslarla binlerce ö¤rencinin hayat›nda yepyeni bir dönemin bafllad›¤›n› söyledi. Birmeç ayr›ca, Vak›f olarak e¤itimi desteklemek için, Mehmetçik Vakf› ifl birli¤iyle Bursa’da yapt›r›lan TEV-TSK Mehmetçik Vakf› Zeki Müren Güzel Sanatlar Anadolu Lisesi’nin de Türk Milli E¤itimi aç›s›ndan çok farkl› ve özel bir geliflme oldu¤unu söyledi. flubelerimiz - BURSA 37 Osman Canik, Güsel Bilal, Cavit Çevikus, Turgut Bozkurt, Erdem Birmeç ‹steyen herkesin, arzu etti¤i miktarda TEV’e ba¤›fl yapabilece¤ini belirten TEV Bursa fiube Baflkan› Erdem Birmeç, TEV’e ba¤›fl sürecini ve prosedürleri flöyle aç›klad›: “Vakfa ba¤›fl genel olarak iki flekilde yap›l›yor: Ba¤›fl yapmak isteyen kifli sa¤ iken, sahibi oldu¤u herhangi bir tafl›n›r veya tafl›nmaz mal› veya bir hakk›, vakfa flartl› veya flarts›z olarak ba¤›fllayabiliyor. Bu ba¤›fl› yaparken mal veya hakk›n sadece kuru mülkiyetini ba¤›fllay›p, intifa, yani yararlanma hakk›n› sakl› tutabiliyor. Böylece mal veya hakk›n sadece ç›plak mülkiyeti vakfa geçiyor, kullanma ve gelirlerinden yararlanma hakk› ölünceye kadar ba¤›fl yapan kiflide kal›yor. Bir di¤er ba¤›fllama yöntemi ise vasiyetname düzenleme yoluyla oluyor. Ba¤›fl yapmak isteyen kifli, sa¤l›¤›nda düzenleyece¤i bir vasiyetnameyle herhangi bir mal›n›, malvarl›¤›n›n tümünü veya bir k›sm›n› vakfa ba¤›fllayabiliyor. Ba¤›flç›, vasiyetnamesine cenazesinin vak›f taraf›ndan kald›r›lmas›, mezar›n›n bak›m› ve her y›l dua okutulmas› gibi flartlar da ekleyebiliyor. Bu yöntemle yap›lan ba¤›fllarda en önemli nokta, vasiyetnamenin ba¤›flç›n›n vefat› sonras› geçerli bir belge olmas›. TEV, ba¤›fl ya da vasiyet yap- mak isteyenlere gerekli hukuki yard›m› da yap›yor. Kifli ve kurulufllar, TEV’e flartl› veya flarts›z burs ba¤›fl› yapabiliyor. TEV’in en önemli gelir kaynaklar›ndan biri olan bu ba¤›fllarla, TEV Burs Yönetmeli¤i çerçevesinde ba¤›fl› yapan›n diledi¤i nitelikte ö¤rencilere burs sa¤lan›yor. Bunun gibi vakfa okul ya da yurt yap›m› için de flartl› ba¤›fl yap›labiliyor. ‹steyen herkes arzu etti¤i miktarda ba¤›fl yapabilir. Böylece TEV, tek bafl›na burs verme ya da okul yurt yapma imkan›na sahip olmayan hay›rseverlerin de milli e¤itimi desteklemesini mümkün k›l›yor. Her türlü ba¤›fl müracaat› 212 - 444 0 TEV numaral› telefonla yap›labilir. Bursa’da TEV Bursa TEV flubesi kanal›yla bugüne kadar 9 ba¤›flç›n›n 38 gayrimenkul ba¤›fl› yapt›¤›n› belirten TEV Bursa fiube Baflkan› Erdem Birmeç, Türk E¤itim Vakf›’n›n Bursa’daki ba¤›flç› potansiyelinin art›r›lmas› ve tan›t›m›n yayg›nlaflt›r›lmas› için televizyon kanallar›ndan,gazetelerden ve ilan panolar›ndan yararland›klar›n› ve bu kapsamda yeni yönetim olarak çeflitli projelere imza att›klar›n› söyledi. Birmeç, bu do¤rultuda vak›f olarak çal›flmalar›n› görsel ve yaz›l› bas›nla kamuoyuna duyurduklar›n› belirtti. Medyadaki tan›t›m aktivitelerinin yan› s›ra Bursa genelinde TEV imaj›n› güçlendirmek için ilçe baz›nda da çal›flmalar gerçeklefltirdiklerini söyleyen Birmeç firma, oda baflkanlar›, banka flubelerine de çeflitli ziyaretler gerçeklefltirdiklerini söyleyerek gelecek dönem içinde Bursa ili içindeki sanayi bölgelerine ve kurulufllara TEV mektubu ve TEV broflürleriyle ulaflmay› hedeflediklerini söyledi. 38 ba¤›flç›lar›m›zdan izlenimler Cumhuriyet’in eserleri Köy Enstitüleri K ‹lk kez 1936’da geçici olarak aç›lan e¤itmen kurslar›yla, k›sa süreli bir e¤itimle köy e¤itmenleri yetifltirilmesine baflland›. Bu deneyimin olumlu sonuçlar› görülünce 1937’de yaln›z köy çocuklar›n›n al›nd›¤› ve köye yönelik bir ö¤retim program› uygulayarak köy ö¤retmen okullar›n›n aç›lmas› kararlaflt›r›ld›. Köy enstitülerinin kurulmas›na yol açan geliflmelerin bafllang›c› 1935’e kadar uzan›r. Bu tarihte Türkiye’nin nüfusu 16 milyondu. Bunun 12 milyonu köylerde yafl›yordu. 40 bin köye da¤›lm›fl olan bu nüfusu ancak %10’u okuma yazma biliyordu. Okulu olan köy say›s› ise 4.773’tü Ço¤u üç y›ll›k ö¤retim yapan köy okullar›nda, kent okullar›yla ayn› ö¤retim program› uygulan›yor, ö¤retilen bilgiler köyün gereksinimlerine uymad›¤› gibi, günlük yaflamda kullan›lmad›¤›ndan, zamanla okuma yazma bile unutuluyordu. Bu gerçekler ilgili herkesçe kabul edildi¤inden, Cumhuriyet Halk Partisi’nin 1935’te toplanan 4. Büyük Kurultay›nda ilkö¤retimin h›zla yayg›nlaflt›r›lmas› karar› al›n›nca, Milli E¤itim Bakanl›¤› köyün gereksinimlerine uygun yeni tip ö¤retmenler yetifltirmek için haz›rl›klara girdi. ‹lk kez 1936’da geçici olarak aç›lan e¤itmen kurslar›yla k›sa süreli bir e¤itimle köy e¤itmenleri yetifltirilmesine baflland›. Bu deneyimin olumlu sonuçlar› görülünce 1937’de yaln›z köy çocuklar›n›n al›nd›¤› ve köye yönelik bir ö¤retim program› uygulayarak köy ö¤retmen okullar›n›n aç›lmas› kararlaflt›r›ld›. Bu okullar›n ilki ‹zmir’de K›z›lçullu ve Eskiflehir’de aç›lan Mahmudiye köy ö¤retmen okuludur. Bunlar› Edirne Karaa¤aç ve 1939’da Kastamonu (Gölköy) köy ö¤retmenleri okullar› izledi. TEV dergi Eylül 2008 ba¤›flç›lar›m›zdan izlenimler 1939’da toplanan 1. E¤itim fiuras›, bu uygulaman›n yayg›nlaflt›r›lmas› konusunda bir karar al›nca, üç y›ll›k denemenin sonuçlar›ndan da yararlan›larak, köylerin gereksinimleri ve köy ö¤retmeninin nitelikleri ayr›nt›l› olarak belirlendi. 1940 y›l›nda ç›kar›lan bir yasayla köy enstitüleri kuruldu. Daha önce kurulmufl olan köy ö¤retmen okullar› da köy enstitüsü haline getirildi. Köy enstitüleri, kent ve kasabalar›n d›fl›nda tar›ma elveriflli alanlar üzerinde kuruldu. Köy enstitüleri binalar›n›n ço¤u, köy ö¤rencileri taraf›ndan infla edildi. Köy enstitülerinin say›s› 1941’de on dörde, 1946’da yirmiye 1948’de yirmi bire ulaflt›. 1942’de köy enstitülerine ö¤retmen yetifltirmek üzere Ankara Hasano¤lan’da bir de yüksek köy enstitüsü kuruldu. Köy enstitülerinin ö¤renim süresi 5 y›ld›. Bu enstitüde kültür dersleri yan›nda erkek ö¤rencilere tarla ve bahçe, tar›m, sanayi bitkileri tar›m›, hayvanc›l›k, ar›c›l›k ve ipekböcekçili¤i, dülgercilik, marangozluk, duvarc›l›k, betonculuk, k›z ö¤rencilere de biçki-dikifl el sanatlar› ve örgü ö¤retiliyordu. E¤itim ve ö¤retimde do¤aya uygunluk, kendi kendini yönetme ve kendi kendine çal›flma ilkeleri temel al›n›yordu. Yedi köy enstitüsünde aç›lan sa¤l›k bölümlerinde köy sa¤l›k ocaklar›nda görev yapacak sa¤l›k memurlar› yetifltiriliyordu. 1946’da çok partili yaflama geçilmesinden sonra köy enstitülerine karfl› hem iktidar hem muhalefet taraf›ndan çeflitli elefltiriler yöneltildi. 1947’de önce e¤itmen kurslar›na son verildi. Bunu 1948’de Ankara – Hasano¤lan Yüksek Köy Enstitüsü’nün kapat›lmas› izledi. 1950’de köy enstitülerini sa¤l›k bölümleri kapat›ld›. 1954’te ilk ö¤retmen okullar›yla birlefltirilerek tamamen kapat›ld›. Saadet Özdemir TEV Ba¤›flç›s› 39 40 e¤itim yaklafl›mlar› Proje tabanl› ö¤renme ile Türkiye’deki ulusal reforma destek: Ö¤retmene Proje Yapt›rma E¤itimi Projesi ICSEI 2008, 21. Uluslararas› okul etkinli¤i ve geliflimi kongresi 5-8 Ocak 2008’de Auckland, Yeni Zelanda’da yap›ld›. En iyi genç araflt›rmac› ödülü TEV bursiyeri Özgür Bolat’›n oldu. Bu çal›flma, Türkiye’de bugün var olan ulusal reform projesinin de¤erlendirilmesinden ortaya ç›km›flt›r. Ortaokullarda proje bazl› ö¤renmeyi tan›tmak ve bu konuya öncülük etmek amac›yla 150’den fazla okulda gönüllü ö¤retmenlerin liderlik ettikleri çal›flmalar yürütülmektedir. De¤erlendirmede, projenin bafllang›c›nda ö¤retmenlerin düflüncelerini ve ö¤retme yöntemleri ile paket e¤itim ve destek programlar›n›n etkisini ölçmek ad›na baz› araflt›rma gereçleri kullan›lm›flt›r. Sözü geçen bulgular, kesin olmayan sonuçlard›r. Bu ulusal proje bazl› ö¤renme giriflimi, T.C. Milli E¤itim Bakanl›¤› ve Türk E¤itim Vakf›’n›n Türk okullar›nda yarat›c›l›¤a ivme kazand›rmak için strateji gelifltirme üzerine gerçeklefltirdikleri müzakereler neticesinde ortaya ç›km›flt›r. Proje; Türk E¤itim Vakf›, T.C. Milli E¤itim Bakanl›¤›, Türkiye Vodafone Vakf›, Marmara Üniversitesi, ‹stanbul Üniversitesi ve Cambridge Üniversitesi E¤itim Fakültesi’nin iflbirli¤iyle desteklenmektedir. Kilit kat›l›mc›lar, tüm Türkiye çap›nda 154 ortaokuldan gönüllü fen bilimleri ve sosyal bilimler ö¤retmenlerinden oluflmaktad›r. Bu çal›flman›n yazarlar› proje de¤erlendirme ekibinin üyelerinden oluflmaktad›r ve Özgür Bolat bu ekibin yan› s›ra program ekibinin de üyesidir. Politika Ba¤lam› Türkiye; Nijerya ve Pakistan gibi ülkelerin de üye oldu¤u geliflmekte olan ülkeler toplulu¤u D8’e üyedir. AB’ye yap›lan baflvurularda, entegrasyonu kolaylaflt›rmas› için baz› reformlar gerçeklefltirilmifltir. Dünya Bankas› E¤itim Sektörü’nün araflt›rmas›na göre, zorluk bellidir: TEV dergi Eylül 2008 E¤er Türkiye, vatandafllar›n›n Avrupa’da düflük ücretle çal›flt›r›lan iflçilere dönüflmesini istemiyorsa, bütün gençlerine yüksek kalitede e¤itim sa¤lamak zorundad›r. (Dünya Bankas›, 2005: 1) Bundan sadece on y›l önce Temel E¤itim Kanunu, bütün Türk çocuklar›na ilkokul e¤itimi sa¤laman›n yollar›n› ar›yordu. Buna ra¤men 2005 y›l›nda ilkokul ça¤›ndaki çocuklardan k›z çocuklar› ço¤unlukta olmak üzere yüzde 10’u okula gitmiyordu. O y›llarda ortaokula gitme flekilleri de¤iflkenlik göstermekteydi: baz› ortaokullara girifl için bir yerlefltirme s›nav› uygulanmakta ve bu sistem sebebiyle ortaokul ça¤›nda bu s›navda baflar›l› olan ve olamayan gruplar›n ald›klar› e¤itim seviyesi aras›nda inan›lmaz bir fark do¤maktayd›. Ayr›ca baz› bölgelerde k›z ö¤rencilerin alabilecekleri e¤itim de çok k›s›tl›yd›. Örne¤in Türkiye’nin Güneydo¤u bölgesinde k›z ö¤rencilerin sadece yüzde 14’ü ortaokula gitmekte. S›navda baflar›l› olabilen az say›daki ö¤renciler (10’da 1) iyi okullara girebilme ve ABD standartlar›nda e¤itim alma flans›na sahip olabilmekte. Ancak ço¤unlu¤a yüksek standartlarda bir ortaokul e¤itimi sunabilmek için istikrarl› ve ani geliflmeler karfl›s›nda dayan›kl› bir ekonomiye sahip olmak gerekmektedir. 2003 y›l›nda bafllat›lan bir modernizasyon program›, ö¤rencilerin hangi tür okullara yerlefltirilece¤ini belirleyen yerlefltirme s›nav›yla iliflkili ortaokul müfredat›n›n yan› s›ra, temel e¤itim müfredat› üzerine de odaklanm›flt›r. Ancak, Dünya Bankas›’n›n raporuna (2005) göre “Türkiye’nin e¤itim politikas›n› gelifltirme konusundaki en kritik alan flüphesiz ö¤retmen kalitesinin yükseltilmesidir” ifadesi yer almaktad›r. 1923 y›l›nda Cumhuriyetin kurulmas›ndan itibaren çok say›da reform giriflimi olmufltur. Hatta John Dewey’in bile devlet okullar›yla ilgili reforma yard›mc› olmas› amac›yla Türkiye’ye davet edildi¤i bilinmektedir. Ancak bu giriflimlerden birço¤u kendi tabiatlar›ndan do¤an engellerle karfl› karfl›ya gelmifltir. Bu çal›flmada de¤inilen projeyle özellikle ilgili olan bir giriflim de 1992 y›l›nda Milli E¤itim Bakanl›¤›’nca yürürlü¤e konulan Kredi Sistemi’ydi. Bu sistem, ö¤rencilerin ilgi alanlar› ve kariyer hayallerine yönelik olarak derslerini seçmelerine imkân tan›maktayd›. Buradaki e¤itim politikas›nda, konu merkezli bir yaklafl›mdan ziyade daha demokratik ve özgürlükçü bir e¤itim anlay›fl›na vurgu yap›l›yordu. e¤itim yaklafl›mlar› (Caner, 2004). Ancak bu sistem beklenildi¤i gibi ifllemedi ve sistemden vazgeçildi. Sistemden vazgeçilmesine sebebiyet veren engeller hâlâ ortadan kalkm›fl de¤il ve bu engeller Türkiye’de herhangi bir ulusal e¤itim reformu gerçeklefltirmenin önünde büyük bir tehdit oluflturmaktad›r. Türkiye’deki bütün ortaokullarda, üniversiteye girifl için esas teflkil eden akademik odakl› ortak bir müfredat takip edilmektedir. Üniversiteye girifl, çoktan seçmeli bir s›navla belirlenmekte, bu da ö¤retmenlerin ezberci ö¤renme ve test çözme tekniklerine odaklanmalar›na sebep olmaktad›r. Ö¤retmenlerin baflar›s› da üniversite s›nav›n› kazanan ö¤renci say›s›n›n çoklu¤uyla ölçülmektedir. Bu test yöntemi, ezberci sistemi zorunlu k›lan önemli bir faktördür. Türkiye’nin geliflmekte olan bir ülke olmas›n›n da bu konu üzerinde negatif etkisi olmufltur. Rondinelli, Middleton, ve Verspoor’un da 1990’da belirtti¤i gibi: De¤iflimi teflvik etmek her koflulda zordur, ancak geliflmekte olan ülkelerin belirsiz ve istikrars›z ekonomik, sosyal ve politik koflullar› alt›nda de¤iflim daha da zordur. (p. 10) Türkiye’de okul reformlar›n›n önündeki engeller Caner taraf›ndan 2004 y›l›nda özetlenmifltir. Caner, ö¤retmenlerle ve okul yöneticileriyle kredi sisteminin neden ifle yaramad›¤› hakk›nda röportajlar yapm›fl ve Kredi Sistemi’yle ilgili afla¤›daki engelleri tespit etmifltir: • Günlük operasyonlar için finansal kaynak eksikli¤i ve reform giriflimleri için hiç kaynak olmay›fl› • Okul yöneticilerine de¤iflimi destekleyebilmeleri için gerekli e¤itimin verilmemifl olmas› • E¤itimi oluflturan bileflenler aras›nda düzgün bir iletiflim ve koordinasyon kurulmas›na yard›mc› olmayan merkezci ve hiyerarflik sistem • Düzeltme ve de¤iflikliklere izin vermeyen, esnek olmayan e¤itim politikas› • Ö¤retmenlerin yetersizli¤i ve aidiyet eksikli¤i (Caner, 2004) Proje bazl› ö¤renme program› (ÖPYEP) gündeme geldi¤inde, bu engellerin ço¤u halen geçerliydi. Bu projeyi tasarlayan ortaklar projenin baflar›s›n›, kat›l›mc› ö¤retmenlere bafllang›çta verilen deste¤in ne ölçüde baflar›l› oldu¤una ve bu ö¤retmenlerin kendi okullar›nda görev yapan di¤er ö¤retmenleri ne kadar etkileyebildi¤ine ba¤l› oldu¤una inan›yorlard›. Burada önemli olan tek fley tabii ki belli baz› ö¤retme tekniklerini bilmek de¤il, ayn› zamanda baz› de¤er ve inan›fllar› da benimsemek olacakt›r. Michael Fullan bu sorunu bir süre önce net olarak ifade etmiflti. K›r›lmas› en zor çekirdek, ö¤renme çekirde¤idir – ö¤retme teknikleri ve ö¤renme kültüründe ö¤renciler, ö¤retmenler ve di¤er potansiyel ö¤renme ortaklar› aras›nda daha iflbirlikçi iliflkiler kurmaya yönelik de¤ifliklikler. Baflka bir deyiflle, di¤er reform giriflimlerinde bize ö¤retildi¤inin aksine yeniden yap›land›rmak, kültürü bafltanbafla de¤ifltirmek demek de¤ildir. Resmi yap›land›rmay› de¤ifltirmek normlar›, al›flkanl›klar›, yetenek ve inançlar› de¤ifltirmekle ayn› fley de¤ildir. (Fullan, 1993:49) As›l zorluk, inan›fl ve uygulamalardaki bu düflünceyi yans›tan de¤iflikli¤i yaratmaktad›r. Kat›l›mc›lar›n Profili Bu proje için ö¤retmen seçme aflamas› kolay olmam›flt›r. Tüm Türkiye’deki Anadolu Ö¤retmen Liselerinden ö¤retmenlerin davet edilmesine karar verildi. 41 Türkiye’de toplamda 8.000’i aflk›n ortaokuldan 154’ü bu tipte okullardan oluflmaktad›r. Ö¤retmenlerin bu okullardan seçilmesinin sebebi, ileride ö¤retmenlik seçmeleri ihtimalinin daha kuvvetli olmas›d›r. Anadolu ö¤retmen liselerinin seçilmesinin nedeni, bu okullarda okuyan ö¤rencilerin gelecekte kariyer olarak ö¤retmenli¤i seçme olas›l›¤›n›n en yüksek olmas›d›r, zira okuduklar› okullar ve üniversiteler aras›nda imzalanan anlaflmalar nedeniyle bu ö¤rencilerin bir ö¤retmenlik lisans program›na girmesi di¤er ö¤rencilere k›yasla daha kolay olmaktad›r. Bu ö¤renciler proje bazl› ö¤renme ile e¤itim gördükleri takdirde gelecekte ö¤retmen olduklar›nda kendi ö¤rencilerine bu metodu uygulamalar› daha kolay olacakt›r. Milli E¤itim Bakanl›¤›, bütün okul müdürlerine bir yaz› göndererek bu projede yer almaya gönüllü olabilecek bir ö¤retmen bildirmelerini rica etti. Müdürler birçok ö¤retmenin gönüllü olmak istediklerini belirttiler ve bu yüzden birçok ö¤retmen geri çevrilmek zorunda kald›. Hedeflenen 160 gönüllü ö¤retmen say›s›na ulaflmak zor olmad›. Proje kat›l›mc›lar›n›n büyük ço¤unlu¤u (147 kat›l›mc›) ilk anketimizi doldurdu. Kat›l›mc›lar, ço¤u matematik ve fen, yaklafl›k 10 kadar da edebiyat ö¤retmeninden olufluyordu. Ö¤retmenlerin yüzde 20’sinin yüksek lisans derecesi bulunuyordu. Kat›l›mc›lar›n yüzde 5’i befl y›ldan az deneyim sahibiyken, geri kalan› oldukça deneyimli ö¤retmenlerdi. Ancak ö¤retmenlerden birço¤u halihaz›rda ders verdikleri alanlarda oldukça deneyimsiz olup ilgili alanda 5 ya da daha az y›ld›r e¤itim vermekteydi (13.7%). Ö¤retmenlerden sadece 3.4%’si flu anda e¤itim verdikleri alanda ilk y›llar›n› sürdürmekteydiler. En çarp›c› olan nokta ise, ö¤retmenlerin 76,3% gibi çok büyük bir ço¤unlu¤unun çal›flmakta olduklar› okullar›nda 5 y›ldan az bir süredir çal›fl›yor olmalar›yd›. Kat›l›mc› ö¤retmenlerin neredeyse yar›s› (46,2%) çal›flmakta olduklar› okulda 2 y›l ya da daha az süredir görev yapmaktayd›lar. Buradan kat›l›mc›lar›n önemli bir ço¤unlu¤unun yak›n zamanda okul ve ö¤retme yöntemi de¤ifltirdikleri sonucunu ç›karmak mümkündür. Ö¤retmenlerin idarecilik ya da liderlik deneyimleri yoktu. Yaz tatilinde gerçekleflecek olan bafllang›ç e¤itimini de kapsayan bu programa gönüllü olmalar›, bu ö¤retmenlerin geliflme ve de¤iflime ne kadar aç›k olduklar›n› göstermektedir. 42 e¤itim yaklafl›mlar› E¤itim Program›n›n Amaçlar› Milli E¤itim Bakanl›¤› daha önceki ö¤renci merkezli ve proje bazl› e¤itim yaklafl›m›n› benimsemifl ve okul sistemine nüfuz ettirmeye çal›fl›yordu. Bu proje de, ilgili okullarda ö¤retmenlerin yine ö¤retmenlere ders verdikleri bir program ile “e¤itimcileri e¤iterek” çözüme ulafl›lacakt›r. E¤itim gören ö¤retmenlere, kendilerine “Formatör” s›fat›n› kazand›racak bir sertifika verildi. ‹ngilizce’de 'Formatör' kelimesi daha çok de¤iflim sürecinin davran›flç› yönüne iflaret etmekte olup, bu durum baflar›l› okul reformunun mahiyetinin nas›l olmas› gerekti¤i gibi temel bir soruyu akla getirmektedir. Farkl› ba¤lamlarda proje kat›l›mc›lar›na “ö¤retmen liderler” demek mümkün olacakt›r. ‹lk e¤itim program›n›n hedefleri flunlard›: • Proje bazl› ö¤renmenin esaslar›n› ö¤retmek • Kat›l›mc› ö¤retmenlerin elefltirel düflünme ve ilgili di¤er yeteneklerini proje bazl› ö¤renme yoluyla gelifltirmek • Kaynaklara eriflimi sa¤layarak ve bir tart›flma ortam› yaratarak ö¤retmenler aras›nda bilgi al›flveriflini mümkün k›lmak Seminerin sonunda ö¤retmenlerin yap›c› bir e¤itim modelini benimsemifl olmalar› ve s›n›flar›nda müfredatlar›n› inceleyebilir ve okullar›nda liderlik uygulamalar›n› de¤erlendirebilir bir flekilde proje bazl› e¤itim sistemini uygulama konusunda istekli olmalar› beklenmekteydi. Kat›l›mc›lar›n halihaz›rda bildikleri do¤rultusunda program›n oluflturulmas› çok önemli kabul edildi¤inden, program esnas›nda sergileyebilmek üzere ö¤retmenlerin okullar›nda gerçeklefltirmifl olabilecekleri projeleri yanlar›nda getirmeleri rica edilmifltir. E¤itim Program›n›n Özellikleri Kat›l›mc› ö¤retmenler iki haftal›k program için ‹zmit’te yat›l› olarak e¤itim veren Türk E¤itim Vakf› ‹nanç Türkefl Özel Lisesi’ne davet edildiler. 159 ö¤retmen dört gruba ayr›ld›; bu gruplardan üçü fen bilimleri, biri de sosyal bilimler ö¤retmenlerinden oluflmaktayd›. Her ö¤retmene bir diz üstü bilgisayar ve e¤itimde geçirdikleri zaman için ücret sa¤land›. Kat›l›mc›lar›n program boyunca projeleri üzerinde çal›flmalar›n› mümkün k›lmak için okul ayn› zamanda kablosuz internet sa¤lad›. E¤itim, biri fen bilimleri ve di¤er sosyal bilimleri alan›ndan olmak TEV dergi Eylül 2008 üzere iki akademisyen taraf›ndan yönetildi. E¤itim, her biri 90 dakika olmak üzere her gün 4 oturum fleklinde düzenlendi. Her oturumda proje bazl› ö¤renmedeki sorunlar›n tespiti, projenin hipotezleri, projenin yaz›ya dökülmesi gibi proje bazl› ö¤renmeyle iliflkili konu bafll›klar›ndan oluflmaktayd›. E¤itim s›ras›nda ö¤retmenler gruplar oluflturup, projeleri üzerinde çal›flt›lar. E¤itim son derece etkileflimli bir ortama sahipti ve yaparak ö¤renme yaklafl›m› benimsenmiflti. Akflam yemeklerinden sonra ö¤retmenlerin projeleri üzerinde hep birlikte çal›flmalar›n› sa¤layabilmek amac›yla çok genifl çal›flma alanlar› oluflturuldu. Ayr›ca kat›l›mc›lara yard›mc› olabilmeleri amac›yla e¤itim ekibi de kampüste konaklad›. Ö¤retmenlerin seminer boyunca hoflça vakit geçirebilmelerini sa¤lamak amac›yla kendilerine satranç, çeflitli oyunlar ve turnuvalar gibi aktiviteler de sunuldu. Ayn› zamanda kendilerine gazete ve dergi sa¤land›, hafta sonlar› da ‹stanbul turu düzenlendi. ‹ki haftan›n sonunda, ö¤retmenler kazand›klar› deneyim hakk›nda resmi olmayan bir de¤erlendirme anketi doldurdular. Neredeyse tamam› e¤lenceli bir deneyim kazand›klar›n› belirttiler. Rahatlat›c› ve e¤lenceli atmosferi, e¤itimin son derece etkileflimli oluflu ve bütün süreç boyunca aktif olabilmeleri sebebiyle daha önce kat›ld›klar› programlardan çok daha farkl› oldu¤unu gördüler. Tek olumsuz geribildirim ise, çok k›sa zamanda çok fazla bilginin verildi¤i ve projeleri üzerinde daha fazla çal›flmaya ihtiyaç duyduklar›yd›. E¤itim Program›n›n Etkisi Gerçeklefltirdi¤imiz bu ilk e¤itimin anket sonuçlar›, ö¤retmenlerin pedagojik inan›fllar›n› ve s›n›f içi uygulamalar›n› de¤ifltirme konusunda bu program›n ne derece baflar›l› olabilece¤i konusunda fikir edinmemizi sa¤lam›flt›r. Ö¤renciler hakk›ndaki düflüncelerini ortaya koymak amac›yla kat›l›mc›lara baz› sorular soruldu. Sorulan sorular›n ilgili oldu¤u inan›fllar, gelenekselciden insanc›l›¤a (hümanist) kadar devam eden bir dizi inan›fl› temsil etmekteydi. Süregelen bu inan›fllar, e¤itmenlerin bak›fl aç›s›ndan haz›rlanm›fl 200’den fazla bas›lm›fl çal›flmada kullan›lm›flt›r. (bkz., Denig, 1999; Finkelstein, 1998; Lunnenberg, 1992 ve 1991; Hoy ve Miskel, 2001). ÖPYEP kat›l›mc› ö¤retmenlerine sordu¤umuz sorularda temsil edilen insanc›l inan›fllar sürekli olarak keflif metoduyla ö¤renme ve di¤er yap›c› ö¤retme yöntemleriyle iliflkilendirilmifltir. (Hoy ve Miskel, 2001). Yani ö¤rencileri hakk›nda insanc›l olarak nitelendirilebilecek inan›fllara sahip ö¤retmenlerin, yap›c› ö¤retme uygulamalar›na al›flmalar›n›n daha kolay oldu¤u söylenebilir. Ö¤renciler hakk›nda daha geleneksel inan›fllara sahip ö¤retmenlerin, ÖPYEP projesinin teflvik etmeye çal›flt›¤› proje bazl› ö¤renme aktiviteleri gibi yaklafl›mlara adapte olmalar› daha zor görünmektedir. Gelenekselci yaklafl›m ile iliflkili olan inan›fllar özünde son derece gelenekseldir. Bu ö¤retmenler, ö¤rencilerinin her zaman kontrol edilmeleri gerekti¤ine inanmaktad›rlar. Ahlaki kavramlara dayal› olarak ö¤rencilerinin davran›fllar›n› de¤erlendirirler. Ö¤renciler, ö¤retmenlerinin kararlar›n› sorgulamadan kabul etmek zorundad›rlar. Ö¤retme, tek bir yolla bilgi aktar›m› fleklinde karakterize edilmifltir. Geleneksel düflünce yap›s›na sahip ö¤retmenlere sorulan sorular›n cevaplar› flunlar› içermekteydi: • Ö¤renciler genellikle ö¤retmeni kötü göstermek için yaramazl›k yaparlar. • Ö¤rencilere s›n›fta ö¤retmenlerin söylediklerine karfl› ç›kma izni verilmemelidir. e¤itim yaklafl›mlar› 43 Hümanist inan›fla sahip ö¤retmenlerin yaklafl›m›, bu geleneksel tavr›n tam tersi yöndedir. Bu görüflte olan ö¤retmenler, okulu deneyim kazan›larak ö¤renim görülen bir e¤itim toplulu¤u olarak görürler. Ö¤renmeyi ö¤retmen ve ö¤renci aras›nda karfl›l›kl› iletiflim kurarak ve ö¤rencilerin özgüvenlerini artt›rarak gerçeklefltirilmesi gereken bir fley olarak görürler. Hümanist yaklafl›ma sahip ö¤retmenlere sorulan sorular›n cevaplar› flunlar› içermekteydi: • Ö¤rencilere, gözetlemeye gerek duymadan birlikte çal›flma konusunda güvenilebilir. • Ö¤retmenler, ö¤rencilerden ald›klar› elefltiriler do¤rultusunda ö¤retme metotlar›n› gözden geçirmelidirler. ÖPYEP kat›l›mc› ö¤retmenlerine 20 Likert tipi rapor verildi. Bunlar, ö¤retmenlerin ö¤renciler hakk›ndaki düflüncelerinin ne kadar geleneksel oldu¤unu ölçmeye yarayan raporlard›. Puan ne kadar yüksek olursa ö¤retmen o kadar geleneksel, ne kadar düflükse o kadar hümanist düflünceye sahip olarak de¤erlendiriliyordu. Bu raporlar›n ‹ngilizce konuflan ö¤retmenlerdeki güvenilirli¤i 80 ila 91 aras›nda de¤iflmifltir. ÖPYEP kat›l›mc› ö¤retmenlerinin inan›fllar›n› geleneksel ya da hümanist olarak iki gruba ay›racak olursak, yar›dan biraz daha fazla say›da ö¤retmenin geleneksel (60,5%), yar›dan biraz daha az›n›n da hümanist tarafta (39,5%) oldu¤unu görebiliriz. Ancak bu oran, ö¤retmenlerin süreç boyunca ne flekilde da¤›t›ld›¤›n› maskelemektedir. E¤er grup say›s›n› tam geleneksel, tam hümanist ve tarafs›z olarak üçe ç›karacak olursak, kat›l›mc›lar›n 95,6%’sinin tarafs›z grubunda yer ald›¤›n› görebiliriz. Bu da kat›l›mc›lar›n çok büyük ço¤unlu¤unun ö¤renciler hakk›nda hem geleneksel hem de hümanist inan›fllara sahip olduklar›n› göstermektedir. lara e¤itim süresinin %50’sinde ya da daha fazlas›nda baflvurmufltur). Ö¤retmenlerden sadece 30.6%’s› proje bazl› aktivitelere dersin 50%’sinden daha fazla bir zaman ay›rd›klar›n› rapor ettiler. Ö¤retmenler proje bazl› e¤itim uygulamalar›na baflvurdu¤unda, önceki y›l e¤itim süresinin %25’inde ya da daha az›nda bunlara baflvurmufltur. (bkz. Tablo 2). ÖPYEP Projesinin Bafllang›c›nda Ö¤retmenlerin Kulland›klar› Ö¤retme Teknikleri Nelerdi? Projenin bafl›nda, kat›l›mc›lara mevcut ö¤retme yöntemleri hakk›nda bilgi edinmek amac›yla baz› sorular soruldu. Bu de¤erlendirmede kullan›lan sorular, Andrew Porter ve Amerika’daki Council for Chief State taraf›ndan gelifltirilen Survey of Enacted Curriculum’dan derlendi. Araflt›rma sonuçlar›, Amerika’n›n 11 eyaletinde 600 ö¤retmenle gerçeklefltirilen s›n›f içi gözlemlerle karfl›laflt›r›ld›¤›nda, ö¤retmenlerin ö¤retme teknikleriyle ilgili fikir edinme konusunda SEC sorular›n›n son derece güvenilir oldu¤unu görmek mümkündür. (Porter ve Smithson, 2001). ÖPYEP ö¤retmenlerine sorulan sorular, onlar›n mevcut ö¤retme yöntemleri hakk›nda temel bir ölçüm sa¤lamas› için tasarlanm›fl sorulard›. Ö¤retmenlere, e¤itim y›l› boyunca derslerinin ne kadar zaman›n› uygulamal› çal›flmalara ay›rd›klar› soruldu. Ö¤retmenlerin bu konuda dikkate almalar› gereken dört grupta aktivite flunlard›: • Ö¤retme uygulamalar›na genel bak›fl • ‹kili ya da grup çal›flmalar› say›s› • Proje bazl› çal›flmalarda kullan›lan ö¤retme aktiviteleri • Ö¤retmede kullan›lan de¤erlendirme aktiviteleri ÖPYEP projesine bafllamadan önce, ö¤retmenler proje bazl› olmayan ö¤retme tekniklerini daha çok kulland›klar›n› rapor ettiler. Ö¤retmenler proje bazl› olmayan e¤itim uygulamalar›na baflvurduklar›nda, e¤itim süresinin ço¤unda buna baflvurduklar›n› rapor etmifllerdir (ö¤retmenlerin %66.7’si bu uygulama- ÖPYEP ö¤retmenlerinin projeye bafllamadan önce proje bazl› e¤itim tekniklerini kullanmalar›na iliflkin di¤er bir ölçü de, bir önceki e¤itim y›l›nda ö¤rencilerine iki ya da daha çok kifliden oluflan küçük gruplarla yapt›rd›klar› çal›flmalar›n miktar›d›r (bkz. Tablo 3). Ö¤retmenlerin büyük ço¤unlu¤u küçük gruplar halinde çal›flmalar›, projenin bafllang›c›ndan öncesine nazaran daha fazla kullanmaktayd› (87%). Yukar›da gösterilen proje bazl› ve proje bazl› olmayan e¤itim zamanlar›n›n karfl›laflt›r›lmas›ndan edinilen bilgiye dayanarak, ö¤retmenlerin proje bazl› olmayan aktivitelerde, proje bazl› e¤itim düzenlemelerini (grup çal›flmalar› gibi) kulland›klar›n› görmek mümkündür. Tablo 2: Ö¤retmenlerin Proje Bazl› Uygulamalar› Kullanma Oran› E¤itim y›l› boyunca uygun olan zaman Proje bazl› Proje bazl› olmayan uygulamalar› kullanan uygulamalar› ö¤retmen kullanan ö¤retmen Kullan›labilir toplam sürenin %10’u ya da daha az› 10.2 % 0% Kullan›labilir toplam sürenin %11’i ila %25’i 59.2 % 33.3% Kullan›labilir toplam sürenin %26’s› ila %50’si 0% 0% Kullan›labilir toplam sürenin %50’si ya daha fazlas› 30.6% 66.7% Tablo 3: ‹kili ya da Gruplar Halinde Çal›flmaya Harcanan Zaman E¤itim süresi ‹kili ya da gruplar halinde çal›flma yöntemini kullanan ö¤retmen Az (33% ya da daha az) 12.9% Orta (34-65%) 68.0% Yeterli (66% ya da daha fazla) 19.0% 44 e¤itim yaklafl›mlar› Ö¤retmenler geçmiflte proje bazl› ö¤renme aktivitelerini kulland›klar›nda, baz› çeflitli ö¤retme teknikleri kullanmaktayd›lar (bkz. Ek, Tablo 4). Tablo 4: Proje Bazl› Stratejilere Harcanan Süre Ö¤rencilerle birlikte afla¤›daki proje bazl› etkinlikleri yapt›¤›n› söyleyen ö¤retmenlerin yüzdesi Proje bazl› etkinliklerde e¤itim süresi miktar› Hiç %10 ya da %11- %26- %50 ya da daha az %25 %50 daha fazla Tablo 5: Proje Bazl› ve Proje Bazl› Olmayan De¤erlendirme Stratejilerine Harcanan Süre De¤erlendirme süresi miktar› De¤erlendirme stratejileri Hiç %10 ya da daha az %11%25 %26-%50 %50 ya da daha fazla Uygulanan haberli test ya da quiz’ler 3.4% 4.8% 6.1% ?? ?? E¤itimli tahminler, öngörüler ya da hipotezler yapmak. 6.8% 22..4% 29.9% 32.7% 8.2% Uygulanan habersiz test ya da quiz’ler 24.5% 21.8% 15.0% 26.5% 12.2% Ad›m ad›m talimatlar› izlemek. 5.4% 18.4% 22.4% 38.8% 15.0% Gözlem yoluyla de¤erlendirilen 2.7% 1.4% 9.5% 34.7% 51.7% Ekipman ya da araç kullanmak. 6.8% 8.8% 33.3% 27.2% 23.8% E¤itim etkinliklerine uygun de¤erlendirmeler 2.0% 0.0% 3.4% 40.1% 54.4% Projenin tamamlanmas› için bir 13.6% takvim gelifltirmek. 25.9% 23.8% 28.6% 8.2% Kullan›lan yaz›l› s›navlar 2.7% 4.1% 5.4% 23.1% 64.6% 17.0% 11.6% 16.3% 29.9% 25.2% 4.1% 4.1% 10.2% 33.3% 48.3% Veri ya da bilgi toplamak. 6.1% 17.0% 22.4% 37.4% 17.0% Bir hipotezi, öngörüyü ya da e¤itimli tahmini s›namak. 8.2% 20.4% 33.3% 28.6% 9.5% Bilgileri organize etmek ve görüntülemek. 4.8% 14.3% 30.6% 27.9% 22.4% Ö¤rencinin performans›n› gözlemlerken bir yandan da karnelerin derecelendirme ölçe¤i ya da kontrol listesi ile de¤erlendirmesi Veri ya da bulgular› analiz etmek 8.8% ve yorumlamak. 21.8% 28.6% 31.3% 9.5% De¤erlendirilen uygulamal› etkinlikler Bir soruyu çözmek için kendi 10.2% araflt›rmas›n› yada deneyini dizayn etmek. 24.5% 23.8% 35.4% 6.1% Proje ya da etkinlik günlü¤ü tutmak 21.1% 36.1% 27.2% 12.9% 2.7% Gözlem yapmak 10.9% 22..4% 31.3% 27.9% 7.5% Ö¤retmenler aras›nda çeflitli uygulamalar› görmek mümkündü. ÖPYEP projesinden önce ö¤retmenler daha çok, ö¤rencilerinin söylenileni yapmas›n›, ekipman ve gereçleri kullanmas›n›, bilgi toplamas›n› ve toplad›klar› bu bilgileri göstermesini beklemekteydiler. Ö¤rencilerin bir proje süreci oluflturmalar›n›, kendi araflt›rmalar›n› tasarlamalar›n›, bir proje günlü¤ü tutmalar›n› ya da gözlem yapmalar›n› pek fazla beklemiyorlard›. ÖPYEP ö¤retmenlerinin de¤erlendirme uygulamalar›, kulland›klar› di¤er e¤itim uygulamalar›yla tutarl›l›k göstermektedir. Ö¤retmenler ço¤unlukla uygulamal› aktiviteler gibi proje bazl› de¤erlendirmelerden ziyade, kalemk⤛t testleri gibi geleneksel de¤erlendirme yöntemlerini tercih etmeye meyillidirler. (bkz. Ek, Tablo 5). Yine de genele bakacak olursak, ö¤retmenlerin de¤erlendirme yöntemlerinin uygulama esnas›nda çok de¤iflkenlik gösterdi¤ini görmek mümkün olacakt›r. Küçük gruplarla çal›flma uygulamas›na k›yasla ö¤retmenlerin oluflturduklar› de¤erlendirme yöntemleri, proje bazl› e¤itim mant›¤›na daha yak›nd›r. TEV dergi Eylül 2008 Örne¤in ö¤retmenlerin yaklafl›k yar›s›, ö¤rencilerini de¤erlendirirken s›n›f içi gözlemlerine 50% ya da daha fazla pay vermektedirler. Ço¤u ayn› zamanda da de¤erlendirme aktivitelerini, ö¤retme aktiviteleriyle iliflkilendirmektedirler. Dolay›s›yla kat›l›mc› ö¤retmenlerin, proje bazl› ö¤renmenin hayata geçirilmesine destek olacak baz› de¤erlendirme yöntemlerini kulland›klar›n› söylemek mümkündür. Bu nedenle, ÖPYEP ö¤retmenlerinin proje bafllamadan önceki e¤itsel aktivitelerinin nispeten geleneksel oldu¤u söylenebilir. Ö¤retmenler genellikle proje bazl› olmayan aktiviteleri tercih etmekteydiler. ‹kili ve grup çal›flmalar›n› s›kl›kla kullanmakta, ama bunu genellikle proje bazl› olmayan ödevleri tamamlamak amac›yla yapmaktayd›lar. Proje bazl› e¤itsel uygulamalar› kulland›klar›nda ise, kendi araflt›rmalar›n› tasarlamak gibi ö¤rencilere özerklik ve kendi ö¤renimleri üzerinde kontrol edinmelerini sa¤layacak aktiviteler yerine, talimatlar› izleyerek bilgiyi gösterme gibi pratikte “geleneksel” yöntemlere daha yak›n olan aktiviteleri uygulamaktayd›lar. Çal›flmaya kat›lan ö¤retmenler büyük ölçüde geleneksel de¤erlendirme biçimlerini kullanmakla beraber, birço¤u s›n›flar›nda çeflitli türlerde de¤erlendirme uygulamalar›na da yer vermektedir. Ö¤rencilerle ilgili inan›fllar konusunda, ÖPYEP ö¤retmenlerinin önceki ders anlatma uygulamalar›nda deneyim, ders, ders deneyimi ya da ilgili okulda kaç y›ld›r çal›fl›ld›¤›na ba¤l› olarak anlaml› bir farkl›l›¤a rastlanmam›flt›r. Bunun bir istisnas› uygulamal› etkinliklerin de¤erlendirilmesidir. Ö¤retmenlik deneyimi ve uygulamal› e¤itimin de¤erlendirilmesi aras›nda anlaml› bir korelasyona rastlanm›flt›r (Spearman, anlaml›l›k derecesi = 0.006). Çal›flmaya kat›lan ö¤retmenlerden ö¤retmenlik deneyimi daha fazla olanlar›n de¤erlendirme uygulamalar›n› daha s›k kullanma olas›l›¤› daha yüksekken, daha az deneyime sahip ö¤retmenlerin uygulamal› etkinlikleri de¤erlendirme olas›l›¤› daha düflük olarak tespit edilmifltir. e¤itim yaklafl›mlar› ‹nan›fllar ve Kullan›lan Ö¤retme Yöntemleri Aras›ndaki ‹liflki Daha önce belirtildi¤i üzere, ÖPYEP ö¤retmenleri ilk e¤itim program› öncesinde ö¤rencilerine yönelik olarak gelenekselci ve insanc›l inan›fllar›n bir kar›fl›m›n› tafl›makta olup, gelenekselci inan›fllar› tafl›yan ö¤retmenlerin say›s› daha fazlayd›. Ayr›ca ö¤retmenler daha çok proje bazl› olmayan ders anlatma etkinlikleriyle ifltigal ettiklerini belirtmifllerdir. ‹lk bak›flta, ö¤retmenlerin gelenekselci yaklafl›ma meyilli olmas›yla geleneksel, proje bazl› olmayan aktivitelerle ifltigal etmeleri aras›nda bir iliflki oldu¤u izlenimi edinilmektedir. Ö¤rencilere iliflkin inan›fllar ve proje bazl› etkinliklerde geçirilen zaman aras›ndaki iliflkinin irdelendi¤i ki-kare analizinde, bu iliflkinin beklenen yönde oldu¤u görülmüfltür ancak sonuç istatistiksel olarak anlaml› de¤ildir (Pearson Ki-Kare de¤eri = 4.811, anlaml›l›k derecesi — .090). Ö¤rencilere iliflkin inan›fllar ve çeflitli de¤erlendirme etkinliklerinde geçirilen zaman aras›ndaki iliflkinin irdelendi¤i ki-kare analizinde, yaln›zca uygulamal› etkinliklerin de¤erlendirmesinde anlaml› bir iliflkiye rastlanm›fl. (Pearson Ki-Kare de¤eri = 10.123, anlaml›l›k derecesi = .038), insanc›l yaklafl›ma sahip ö¤retmenler bu uygulamalarla daha fazla ifltigal etmektedir. ‹nan›fllar ile ders anlatma uygulamalar›n›n ço¤u aras›nda anlaml› bir iliflki bulunamamas›n›n sebebi büyük olas›l›kla çal›flmaya kat›lan ö¤retmenlerin çok büyük bir bölümünün ö¤renciler hakk›nda net bir inan›fl örüntüsü belirtmemesidir. Bu bulgu, ÖPYEP projesinin baflar›s› aç›s›ndan oldukça umut vaat etmektedir, zira ö¤retmenlerin ço¤unun projenin hedeflerine karfl›t bir inan›fl sistemine tak›l›p kalmad›¤›n› göstermektedir. Ayr›ca, ö¤retmenlerin bir ço¤u etkinliklerini halihaz›rda proje bazl› ders anlat›m›na destek olacak flekillerde (yani çiftler ve küçük gruplar halinde, ders anlat›m› ile uyumlu de¤erlendirme yaparak) yap›land›rmaktad›r. Ö¤retmenlerin inan›fllar› ve ders anlatma uygulamalar› hakk›nda daha fazla veri toplanmas›yla hem inan›fl hem de uygulamalarda proje bazl› ders anlatma yaklafl›m› ile tutarl› de¤ifliklikler gözlemlenece¤i umulmaktad›r. Uygulamada De¤ifliklik Yapma Potansiyeli E¤itim sonras›nda yap›lan ankette, kat›l›mc›lara 45 e¤itimden zevk al›p almad›klar› ile ilgili soru yöneltilmemifltir. Daha çok ö¤retmenlerin s›n›f uygulamas›ndaki de¤ifliklikler ile iliflkili e¤itim alg›lar›na odaklan›lm›flt›r. De¤erlendirmemizde, ‘Proje bazl› e¤itime iliflkin ö¤retmen alg›lar› e¤itim uygulamalar›n›n de¤ifltirilmesi olas›l›¤›n› art›rmakta m›d›r yoksa azaltmakta m›d›r?’ sorusuna odaklan›lm›flt›r Mesleki geliflimin ö¤retmenlerin ders anlatma uygulamalar›n› de¤ifltirmesine yol açabilece¤i bilinmekle beraber, bu etkinin nas›l ve ne zaman gerçekleflti¤i tam olarak anlafl›lamamaktad›r. Bir grup araflt›rmac›, ö¤retmenlerin davran›fllar›n›n de¤iflebilmesi için önce uygulaman›n faydas›na inanmalar› gerekti¤ini iddia etmektedir. Hollingsworth (1989), Munby (1984) ve Richardson (1990), uygulamalar›n s›n›fta uyarlanma ya da kullan›lma biçiminin ö¤retmenlerin inan›fllar›n›n yeni ders anlatma yaklafl›mlar›n›n özünde yatan varsay›mlara uygun düflüp düflmemesi ile iliflkili oldu¤unu ima etmektedir. Biz de ö¤retmenlerin ö¤renciler ile ilgili inan›fllar›n›n proje bazl› ö¤renmenin (ö¤retmenlerin inan›fllar›yla ilgili yukar›daki bölümde aç›klanmaktad›r) özünde yatan varsay›mlarla tutarl› olup olmad›¤›n› anlamaya çal›flmak suretiyle bu hipotezi araflt›rmaktay›z. Ö¤retmenlerin inan›fllar›n›n rolünü araflt›ran di¤er araflt›rmac›lar bu inan›fllar›n mesleki geliflim deneyimleri için birer filtre görevi gördü¤ü sonucuna varm›fllard›r. Pajares’e (1992) göre, ö¤retmenler geliflim f›rsatlar› ile ilgili kararlar› al›rken ve yeni uygulamalar ile ilgili seçimler yaparken bilgiden ziyade inan›fllara göre hareket etmektedir. Knapp ve Peterson (1995) ise ö¤retmenlerin mesleki geliflime iliflkin düflüncelerinin bu etkinliklerde ö¤renilen uygulamalar› kullanma derecelerine etki etti¤ini belirtmektedir. Bizim ÖPYEP ile ilgili de¤erlendirmemiz önceki çal›flmalara dayanmakta olup (bkz. örne¤in Cohen ve Hill, 1998; Heibert, 1999; Birman ve ark., 2000; Caret ve ark., 2001; Desimone ve ark., 2002; Opfer ve ark., 2007), afla¤›daki alg›lar ve e¤itim uygulamas›ndaki de¤ifliklikler aras›ndaki iliflkiyi araflt›r›r niteliktedir: • Takip planlar› – e¤itimde ö¤rendiklerini uygulamaya dahil etmeyi ya da baflkalar›na anlatmay› planlad›¤›n› belirten ö¤retmenlerin e¤itim uygulamalar›n› verilen e¤itimle uyumlu flekilde de¤ifltirme olas›l›¤›n›n daha yüksek oldu¤u önceki araflt›rmayla ispatlanm›flt›r. • Bilgi edinme – e¤itim sonucunda yeni bilgi edindi¤ini hisseden ö¤retmenlerin e¤itim uygulamalar›n› verilen e¤itime uygun bir flekilde de¤ifltirme olas›l›¤› daha yüksektir. • E¤itimin tutarl›l›¤› – e¤itimin kendi mesleki hedefleriyle, okullar›n›n iyilefltirme planlar›yla, önceki ö¤renme deneyimleriyle ve resmi müfredat ve de¤erlendirme politikalar›yla uyumlu oldu¤unu hisseden ö¤retmenlerin e¤itim uygulamalar›n› verilen e¤itimle uyumlu olarak de¤ifltirme olas›l›¤› daha yüksektir. Takip Planlar› Genel olarak bak›ld›¤›nda, ÖPYEP ö¤retmenleri e¤itim sonras› için planlar› oldu¤unu belirtmifllerdir. Bu planlar önceki araflt›rmalarla uyumlu olup, ö¤retmenlerin e¤itim deneyimini takip etme niyetinde oldu¤unu göstermektedir. Ço¤unluk itibariyle, ö¤retmenler ö¤rendiklerini e¤itim uygulamalar›na dahil etmeyi planlad›klar›n› belirtmifllerdir (99.3%). 46 e¤itim yaklafl›mlar› Tablo 6: Ö¤retmenlerin E¤itimden Sonraki Planlar› Cevap veren ö¤retmenler Tablo 7: E¤itimin Bilgi ve Beceriye Etkisine ‹liflkin Ö¤retmen Alg›s› Kat›l›m›n›z sonucunda afla¤›daki alanlardan her birindeki bilgi ve becerilerinizin ne derece artt›¤›n› hissediyorsunuz: Hiç 1 2 3 4 Çok 5 Müfredat bilgi ve becerileri 19.0% 21.8% 17.0% 21.8% 8.8% E¤itim yöntemlerine iliflkin bilgi ve beceriler 0.0% .7% 99.3% De¤erlendirmeye yönelik yaklafl›mlar .7% 4.1% 12.9% 37.4% 40.1% 2.1% 97.9% Çeflitlilik arz eden ö¤renci popülasyonlar›na yönelik ö¤retim stratejileri .7% 4.8% 21.8% 34.0% 23.8% Ö¤rendiklerini idarecileriyle paylaflma Kendi alan›mdaki bilgimin derinlefltirilmesi 2.1% 97.9% 7.5% 10.2% 20.4% 34.0% 23.8% Liderlik bilgi ve becerileri 2.7% 10.2% 16.3% 41.5% 25.2% E¤itime kat›lan di¤er okullardaki ö¤retmenlerle iletiflim kurma 2.1% Ö¤retimin ulusal standartlar› ve müfredat› karfl›layacak flekilde uyarlanmas› 3.4% 9.5% 23.1% 41.5% 16.3% Ö¤retmenlerin planlar› Hay›r Evet Ö¤rendiklerini s›n›fta uygulama 0.7% Ö¤rendiklerini, e¤itime kat›lmayan ö¤retmen arkadafllar›yla paylaflma 97.9% Çal›flmaya kat›lan ö¤retmenler, e¤itim hakk›nda okullar›ndaki di¤er ö¤retmenlerle (97.9%) ve okul idarecileriyle (97.9%) konuflmay› planlad›klar›n› da belirtmifllerdir. Ö¤retmenler ayr›ca, e¤itime kat›lan di¤er ö¤retmenlerle iletiflimi sürdürmeyi planlamaktad›r (97.9%). Bu bulgular, çal›flmaya kat›lan ö¤retmenlerin s›n›flarda ö¤rendiklerini uygulama niyetinde oldu¤una iyi birer erken gösterge teflkil etmektedir. Bilgi Edinme ÖPYEP’e kat›lan ö¤retmenler, e¤itimin ders anlatma yöntemleri (82.3%) ve de¤erlendirme yaklafl›mlar›yla (77.5%) ilgili bilgilerini önemli ölçüde art›rd›¤›n› belirtmifltir (bkz. Ek bölümündeki Tablo 7). Birçok ö¤retmen, e¤itimin liderlik geliflimi (66.7%) ve çeflitlilik arz eden ö¤rencilere ö¤retme stratejileri (57.8%) alanlar›ndaki bilgi düzeylerini art›rd›¤›n› ve ilgili ders alan›ndaki bilgilerini derinlefltirdi¤ini (57.8%) belirtmifltir. Ve genelde, ö¤retmenlerin yar›s›ndan biraz fazlas› di¤er alanlardaki bilgilerini de iyilefltirdi¤ini hissetmifltir. Bu olumlu bulgulara ra¤men önemli say›da ö¤retmen, ulusal müfredat (36%) ve de¤erlendirme (49%) standartlar› ile liderlik geliflimi (29.2%) alanlar›nda bilgilerinin artmad›¤›n› hissetti¤ini belirtmifltir. Önemli say›da ö¤retmenin liderlik geliflimi alan›ndaki becerilerinin artmad›¤›n› hissetmesi önemli bir konudur zira, OPYEP program›n›n hedefleri aras›nda bu ö¤retmenlerin kendi okullar›ndaki uygulamalara ‘liderlik’ etmesi bilefleni de yer almaktad›r. Gelecekte toplanacak veriler ile, ö¤retmenlerin liderlik becerisine iliflTEV dergi Eylül 2008 Ö¤retimin ulusal de¤erlendirme flartlar›n› karfl›layacak flekilde uyarlanmas› 12.9% 31.3% 51.0% 6.8% 14.3% 27.9% 34.7% 12.9% kin alg›lar› hakk›nda daha rafine sorular sormak suretiyle, bunun program›n uygulanmas› için önemli bir engel teflkil edip etmedi¤i belirlenecektir. Tutarl›l›k Ö¤retmenlerin ÖPYEP program›n›n tutarl›l›¤› hakk›ndaki alg›lar›, ö¤retmenlerin ders anlatma uygulamalar›nda de¤iflikler olabilece¤inin en önemli göstergesidir. CPD tutarl›l›¤› konusunda önceki araflt›rmalar, tutarl›l›k eksikli¤inin uygulamadaki de¤ifliklikler önünde ciddi bir engel teflkil edebilece¤ini göstermektedir. Örne¤in, ö¤retmenlerin e¤itimin kendi mesleki hedefleriyle tutarl› oldu¤unu düflünmemesi durumunda ders anlatma uygulamalar›n›n de¤ifltirilmesi olas›l›¤› düflmektedir. Ayr›ca, ö¤retmenler ço¤u durumda, ders anlatma uygulamalar›n› okulun ya da ülkenin hedefleri ile çeliflen flekillerde de¤ifltirme konusunda isteksiz davranmaktad›r. Dolay›s›yla, ö¤retmenlerin ÖPYEP ve bu hedefler aras›ndaki iliflkiyi alg›lama biçimi ders anlatma uygulamalar›n› de¤ifltirme konusundaki isteklilik anlam›nda önemli bir gösterge olabilmektedir. ÖPYEP’e kat›lan ö¤retmenlerin büyük bir bölümü e¤itimin kendi mesleki hedefleriyle (83.6%) ve okullar›n›n uygulama de¤ifltirme plan›yla (77.6%) uyumlu oldu¤unu hissetmifltir (bkz. Tablo 8). Bu, ÖPYEP program› için olumlu bir sonuç olup, ö¤retmenlerin bu husustaki alg›s›n›n e¤itim uygulamas›n›n de¤ifltirilmesinin önünde bir engel teflkil etmedi¤ini göstermektedir. Ö¤retmenlerin ÖPYEP program› ve ulusal müfredat standartlar› ve de¤erlendirmeler aras›ndaki iliflkiye iliflkin alg›s› konusunda baz› endifleler bulunmaktad›r. Çal›flmaya kat›lan ö¤retmenlerin büyük bir bölümü e¤itimin ulusal müfredat (57.2%) ve de¤erlendirmeleri (62%) desteklemedi¤ini düflünmektedir. Bu ö¤retmenler ulusal standartlar› ve de¤erlendirmeleri ö¤retimde bir öncelik olarak görüyorlarsa, bu ulusal hedefleri desteklemedi¤ini düflündükleri uygulamalar› hayata geçirmekte isteksiz davranabilirler. ÖPYEP program› ulusal deste¤e sahip oldu¤undan, ulusal müfredata ve de¤erlendirmelere ayk›r› olma olas›l›¤› düflüktür. Bu nedenle, bu durumun program›n ö¤retmen ders anlatma uygulamalar›n›n baflar›l› flekilde hayata geçirilmesinde bir engel teflkil etmesin önüne geçilebilmesi e¤itim yaklafl›mlar› Tablo 8: Ö¤retmenlerin E¤itimi Alg›lay›fl› Çok Hiç E¤itimin; 1 2 3 4 5 Kariyer geliflimi hedefleriyle uyumlu olma derecesi 0.0% 3.4% 10.2% 33.3% 50.3% Okulunuzun uygulamay› de¤ifltirme plan›yla uyumlu olma derecesi .7% 5.4% 13.6% 45.6% 32.0% Daha önceki e¤itim deneyimlerinde ö¤rendiklerinize dayal› olma derecesi 0.0% 14% 12.9% 34.7% 47.6% Ulusal standartlar› ya da müfredat› destekleyecek flekilde dizayn edilmifl olma derecesi 6.8% 17.7% 32.7% 25.2% 12.9% Ulusal de¤erlendirmeleri destekleyecek flekilde dizayn edilmifl olma derecesi 8.2% 21.8% 32.0% 20.4% 15.0% için, program yöneticilerinin ö¤retmenlerin bu program›n ulusal hedefleri ne flekilde destekledi¤ini anlamas›na yard›mc› olmaya odaklanmas› gerekmektedir. Ço¤unlukla, ö¤retmenlerin programa iliflkin alg›lar› e¤itim uygulamas›ndaki de¤iflikliklerle iliflkilidir. Ö¤retmenlerin çok büyük bir bölümü e¤itimi uygulay›p e¤itim hakk›nda baflkalar›yla konuflmay› planlam›flt›r. Ayr›ca e¤itimin kendilerine yeni bilgi ve beceriler kazand›rd›¤›n› belirtmifllerdir. Baz› ö¤retmenler, program›n uygulama hedeflerine ulaflabilmesi için yeterli olacak düzeyde liderlik geliflimi geri bildirimi yapmam›flt›r. Ancak yine de program›n kendi hedefleri ve okullar›n›n hedefleriyle uyumlu oldu¤unu belirtmifllerdir. Yine de ö¤retmenlerin ço¤unlu¤unun program›n ulusal müfredat standartlar›n› ve de¤erlendirmeleri desteklemedi¤ini düflünmesi belirli düzeyde kayg› yaratm›flt›r. Okul Bazl› Geliflim Ö¤retmenlerin e¤itimden son derece memnun kald›¤› gerek ö¤retmenlerin beyanlar›ndan gerekse kendi gözlemlerimizden anlafl›lmaktad›r. Ancak, yukar›da aç›klanan liderlik geliflimi verilerinden de anlafl›ld›¤› üzere bir sonraki ad›m daha büyük zor- 47 luklar arz etmifltir. Bir sonraki ad›m, e¤itmenlerin kendi okullar›ndaki di¤er ö¤retmenlere ders vermesini içermektedir. Proje ekibi, e¤itmenlerin kullanmas› için 10 saatlik bir e¤itim program› haz›rlam›flt›r. Bu e¤itim program›nda her bir seans içeri¤i belirtilmifl ve Milli E¤itim Bakanl›¤›’ndan her bir okula resmi bir yaz› gönderilmifltir. Yeterli materyale sahip olduklar›ndan emin olmak amac›yla, ilk e¤itimde ö¤retilen her fley CD-ROM ortam›nda verilmifltir. Ayr›ca, yeniden izlemek veya di¤er ö¤retmenlere göstermek isteyebilecekleri düflünülerek, her bir seans video ortam›na kaydedilerek verilmifltir. Bunlara ek olarak e¤itmenlere birer diz üstü bilgisayar, projeksiyon cihaz›, yaz›c› ve ak›ll› tahta verilmifltir. Onlara sürekli destek sa¤layacak bir internet sitesi dizayn edilerek ‹nternet üzerinden birbirleriyle deneyim ve bilgi paylaflma imkan› sa¤lanm›flt›r. Bu internet ortam› sayesinde a¤ kurma etkinliklerinin derecesi ve kalitesi konusunda veri toplamak da mümkün olmufltur. Kat›l›mc›lar›n yar›s›na yak›n›n›n tart›flma forumuna aktif olarak ifltirak etti¤i tespit edilmifltir. Geriye kalanlar ise ‹nternet sitesine eriflerek tart›flmay› okumakta ancak tart›flmalara kat›lmamaktad›r. Okullar›na dönen proje kat›l›mc›lar›ndan okullardaki geliflim etkinlikleriyle ilgili bilgileri internet sitesine yüklemeleri istenmifltir. Bu bilgiler incelendi¤inde, kat›l›mc› ö¤retmenlerin hala proje hakk›nda istekli oldu¤u gözlemlenmifltir. Di¤er ö¤retmenleri motive etmek ve projeye kat›lmaya ikna etmek ö¤retmenler için önemli bir zorluk arz etmekle beraber her okulda projenin devam etmesine yetecek kadar ö¤retmen bulunmas› nedeniyle bir problem ç›kmam›flt›r. Kaydedilen ilerlemeleri daha do¤rudan izleyebilmek için, proje ekibinin baz› üyeleri 60 kadar okulu ziyaret etmifltir. ‹nternet sitesi üzerinden al›nan geribildirime göre bu ziyaretler ö¤retmenler aras›nda coflku ve motivasyon yaratm›flt›r. Ziyaret edilmeyen okullardaki e¤itmenler ilgi ve destek eksikli¤inden yak›nm›fllard›r. Ziyaretleri gerçeklefltiren ekibin raporlar›na göre, okul bazl› e¤itimin temininde makul düzeyde baflar› elde edilmifltir. Bu seminerlere kat›lan ö¤retmenlerden proje bazl› stratejileri ö¤rencileriyle birlikte uygulamadan önce bir proje haz›rlamalar› istenmifltir. Bu ziyaretlerden elde edilen geribildirim, di¤er ö¤retmenler aras›nda belirli düzeyde kat›l›m isteksizli¤i bulundu¤unu göstermifltir. Ortaya Ç›kan Sorunlar ve Sonraki Ad›mlar fiu ana kadar elde edilen verilere göre, ö¤retmenlerin reform girifliminin oda¤› ile ilgili kendi bilgi düzeylerini art›rmalar›n› sa¤lamak ve onlar› ö¤rendikleri bilgileri yaymak için gerekli araçlarla donatmak için çok fazla fley yap›labilecek olmakla beraber, özellikle de liderli¤in bask›n bir özellik olmayabilece¤i bir kültür içerisinde liderlik geliflimi konusundaki zorluk devam etmektedir. Bu soruna e¤ilmek amac›yla ad›mlar at›larak, Aral›k 2007’de ‘Okul ba¤lam›, kültür ve koflullar’ anketi uygulanm›flt›r. Bu anket sayesinde, projenin yetifltirdi¤i ö¤retmen liderlerin kendi okullar›nda proje bazl› ö¤renmeye liderlik etme konusunda karfl› karfl›ya oldu¤u zorlu¤un mahiyetinin araflt›r›lmas› mümkün olacakt›r. De¤iflime yönelik kültürel ve yap›sal ortam ve ÖPYEP projesi ile teflvik edilen pedagojik yaklafl›mlar›n hakim ders anlatma uygulamalar›na ne derece uyaca¤› gibi hususlar bu araflt›rman›n önemli bir bölümünü teflkil edecektir. ‹ncelemek için sab›rs›zland›¤›m›z sorunlar aras›nda, okul müdürünün ya da bafl ö¤retmenin ö¤retmen liderlerin desteklenmesinde oynayaca¤› roldür. Bu anket ayr›ca, okullardaki sosyal sermayenin düzeyi ve bunun de¤iflime ne flekilde katk› sa¤lad›¤› ya da engel oldu¤u ko- 48 e¤itim yaklafl›mlar› nusunda bilgi sa¤layacakt›r (Hargreaves, 2003). Son derece önemli oldu¤u di¤er araflt›rmalarla ortaya koyulan (ör. Fullan, Rolhersier, Mascall ve Edge, 2001) bölge seviye kapasitesi ile ilgili olarak da sorulmas› gereken sorular bulunmaktad›r. Okullarda kaydedilen ilerlemelere iliflkin bilgileri paylaflma davetine verilen karma tepkiler dikkate al›nd›¤›nda, yüz yüze temas ve sanal bilgi de¤iflim ortam› aras›ndaki iliflki ile temas›n evde verilecek e¤itimle mi yoksa izleme ziyaretleriyle mi olmas› gerekti¤i gibi ilginç sorular gündeme gelmektedir. Projenin sonunda, projeyi de¤erlendirmemize yard›mc› olacak daha fazla veri toplam›fl olaca¤›z. ‘Mesleki geliflim e¤itiminin etkisi’ anketini e¤itim y›l›n›n sonuna do¤ru yeniden, ‘Ö¤retmen inan›fllar› ve uygulamalar›’ anketini ise iki kere daha uygulamak niyetindeyiz. ‘Mesleki geliflim e¤itiminin etkisi’ anketi sayesinde, baflar›l› de¤iflime iliflkin koflullar›n y›l içerisinde ne derecede iyileflti¤i konusunda bir karara varabilece¤iz. Bu anket bize ö¤retmenlerin uygulamadaki de¤iflikliklere ve bu de¤iflikliklerin ö¤rencilerin ö¤renmesini ne derecede etkiledi¤ine iliflkin alg›lar› konusunda da bilgi verecektir. Ayr›ca projeye kat›l›mlar› nispetinde ö¤retmenlerin inan›fllar›nda ne derecede geliflme oldu¤u da görülebilecektir. Ö¤retmenlerin inan›fl ve uygulamalar›n›n okul koflullar› ile etkileflime girme biçimini daha ayr›nt›l› olarak araflt›rmak ve uygulamadaki de¤ifliklikleri ilk elden izlemek amac›yla, bir dizi okulu ziyaret etmeyi planlamaktay›z. Ziyaret edilecek okullar kantitatif verilerin dikkatli flekilde analiz edilmesiyle seçilecektir. Olumlu faktörlere iliflkin anlay›fl›m›z› maksimum düzeye ç›karmak amac›yla, de¤iflim konusunda en baflar›l› olan okullar seçilecektir. Bu ziyaretler sayesinde, uygulamalar› gözlemlemek ve ö¤retmen, ö¤renci ve bafl ö¤retmenlerle görüflmeler yapmak suretiyle kalitatif veriler toplamam›z mümkün olacakt›r. Bu kalitatif boyut sayesinde ders anlatma konusundaki etkili de¤iflime katk› sa¤layan faktörler ö¤renilebilecektir. Genel hedef, baflar›l› okul gelifltirme konusunda, gelecekte Türkiye’de yap›lacak müfredat haz›rlama ve okul gelifltirme çal›flmalar›nda faydal› olabilecek bir tak›m bilgilerin elde edilmesidir. TEV dergi Eylül 2008 Kaynakça Birman, B. F., Desimone, L., Porter, A. C., & Garet, M. S. (2000) Designing Professional Development That Works (‹fle Yarayan Mesleki Geliflimin Dizayn Edilmesi). Educational Leadership, 57(8), 28-33. Caner, H. A. (2004) "Implementation of Subject Promotion and Credit System Policy in Turkey: With special reference to the eight years compulsory education" ("Ders Teflvik ve Kredi Sistemi Politikas›n›n Türkiye’de Uygulanmas›: Sekiz y›ll›k zorunlu e¤itime özel at›f ile"), 11. Dünya Karfl›laflt›rmal› E¤itim Kongresi’nde sunulan bildiri, Temmuz 2-6, 2004, Güney Kore, Cheongju (Chungbuk): Kore Ulusal E¤itim Üniversitesi. Cohen, D. K. and Hill, H. C. (1998) Instructional Policy and Classroom Performance: The Mathematics Reform in California (E¤itim Politikas› ve S›n›f Performans›: California’da Matematik Reformu). Philadelphia, PA: Consortium for Policy Research in Education, University of Pennsylvania. Denig, S. J. (1999) Discipline in Public and Religious Elementary and Secondary Schools: A Comparative Analysis (Devlet ve Dini ‹lkö¤retim ve Ortaö¤retim Okullar›nda Disiplin: Karfl›laflt›rmal› Bir Analiz). The Journal of Research on Christian Education, 18, 51 - 74. Desimone, L., Porter, A. C., Garet, M. S., Yoon, K. S. ve Birman, B. F. (2002) Effects of Professional Development on Teachers' Instruction: Results from a Three-year Longitudinal Study (Mesleki Geliflimin Ö¤retmen E¤itimine Etkileri: Üç Y›ll›k Boylamas›na Araflt›rma Sonuçlar›). Educational Evaluation and Policy Analysis, 24(2), 81-112. Finkelstein, R. (1998) The Effects of Organizational Health and Pupil Control Ideology on the Achievement and Alienation of High School Students (Organizasyonel Sa¤l›k ve Ö¤renci Kontrol ‹deolojisinin Lise Ö¤rencilerinin Baflar› ve Yabanc›laflmas›na Etkileri). Doktora tezi, St John's Üniversitesi, Jamaica, NY. Fullan, M. (1993) Change Forces: Probing the depths of educational reform (De¤iflim Kuvvetleri: E¤itim reformunun derinliklerinin yoklanmas›), Londra: The Palmer Press. Fullan, M., Rolhesier, C., Mascall, B. ve Edge, K. (2001) Accomplishing Large Scale Reform: A Tri-Level Proposition (Büyük Ölçekli Reformun Gerçeklefltirilmesi: Üç Seviyeli Bir Teklif), Ontario E¤itim Araflt›rmalar› Enstitüsü, Toronto Üniversitesi. Garet, M. S., Porter, A. C., Desimone, L., Birman, B. ve Yoon, K. S. (2001) What Makes Professional Development Effective? Results From a National Sample of Teachers (Mesleki Geliflimi Etkili K›lan Nedir? Ulusal Ö¤retmen Örne¤inden Elde Edilen Sonuçlar) American Educational Research Journal, 35(4), 915-945. Hargreaves, D. H. (2003) From improvement to transformation (‹yileflmeden dönüflüme), Aç›l›fl Konuflmas›, Uluslararas› Okul Etkilili¤i ve ‹yilefltirme Kongresi, Sydney, Avustralya, 5 Ocak 2003. Heibert, J. (1999) Relationships Between Research and the NCTM Standards (Araflt›rma ve NCTM Standartlar› Aras›ndaki ‹liflkiler). Journal for Research in Mathematics Education, 30, 3-19. Hollingsworth, S. (1989) Prior beliefs and cognitive change in teacher learning to teach (Ö¤retme Amaçl› Ö¤retmen E¤itiminde Önceki ‹nan›fllar ve Biliflsel De¤iflim). American Educational Research Journal, 26, 160-190. Hoy, W. K. ve Mickel, C. G. (2001) Educational Administration: Theory, Research, and Practice (E¤itimsel ‹dare: Teori, Araflt›rma ve Uygulama). 6. Bask›. New York: McGraw Hill. Knapp, M. ve Peterson, P., (1995) Teachers' interpretations of CGI after four years: Meanings and practices (Dört Y›l Sonra Ö¤retmenlerin CGI ‹le ‹lgili Yorumlar›: Anlamlar ve Uygulamalar). Journal for Research in Mathematics Education, 26(1), 40-65. Lunnenberg, F. C. (1991) Pupil Control Ideology and Behaviour as Predictors of Environment Robustness: Public and Private Schools Compared (Ortam Sa¤laml›¤›n›n Erken Göstergeleri Olarak Ö¤renci Kontrol ‹deolojisi ve Davran›fl: Devlet Okullar› ve Özel Okullar Karfl›laflt›rmas›). Journal of Research and Development in Education, 24,14-19. Lunnenberg, F. C. (1992) Locus of Control, Pupil Control Ideology, and Dimensions of Teacher Burnout (Kontrol Yeri, Ö¤renci Kontrol ‹deolojisi ve Ö¤retmenin Duygusal Tükenmiflli¤inin Boyutlar›). Journal of Instructional Psychology, 19, 13 - 22. Munby, H. (1984) A qualitative study of teachers' beliefs and principles (Ö¤retmenlerin inan›fl ve prensiplerine yönelik kalitatif bir çal›flma). Journal of Research in Science Teaching, 21, 27-38. Opfer, V. D., Henry, G. T. ve Mashburn, A. J. (2007/2008) The District Effect: Systemic Responses to High Stakes Accountability (Bölge Etkisi: Yüksek Risk ‹çeren Sorumlulu¤a Karfl› Sistemik Tepkiler). American Journal of Education. 114(2). Bas›m›: fiubat 2008. Ekim 2007’den itibaren afla¤›daki adresten temin edilebilir: http://www.journals.uchicago.edu/AJE/journal/latest.html. Pajares, M. F. (1992). Teachers' beliefs and educational research: Cleaning up a messy construct (Ö¤retmenlerin inan›fllar› ve e¤itimsel araflt›rma: Da¤›n›k bir yap›n›n düzenlenmesi). Review of Educational Research, 62, 307-332. Porter, A. ve Smithson, J. (Aral›k 2001) Defining, Developing, and Using Curriculum Indicators (Müfredat Göstergelerinin Tan›mlanmas›, Gelifltirilmesi ve Kullan›m›). Philadelphia, Pennsylvania: Consortium for Policy Research in Education. Richardson, V. (1990) Significant and worthwhile change in teaching practice (E¤itim uygulamas›nda anlaml› ve k›ymetli de¤iflim). Educational Researcher, 19, 10-18. Rondinelli, Middleton, ve Verspoor (1990) Planning Education Reforms in Developing Countries: The Contingency Approach (Geliflmekte Olan Ülkelerde E¤itim Reformlar›n›n Planlanmas›: Kontenjan Yaklafl›m›). Durham, NC: Duke University Press. World Bank (2005) Yönetim Raporu, Rapor No. 32450-TU, Türkiye—E¤itim Sektörü Araflt›rmas›, Sustainable Pathways to an Effective, Equitable, and Efficient Education System for Preschool through Secondary School Education (Okul Öncesinden Ortaokul E¤itimine Kadar Etkili, Eflitlikçi ve Verimli Bir E¤itim Sistemi ‹çin Sürdürülebilir Eriflim Yollar›), 31 Aral›k 2005, ‹nsani Kalk›nma Sektör Birimi Avrupa ve Orta Asya Bölgesi. E¤itim Reform Giriflimi ‹stanbul Politika Merkezi’nin iflbirli¤iyle. Mutlu Günlerinizi TEV’le Paylafl›n… 41 y›ld›r Vakf›’m›za büyük destek veren çelenk ba¤›fllar›n›z›n yan› s›ra bundan sonra sizleri “MUTLU GÜNLER‹N‹Z‹” (dü¤ün, niflan, aç›l›fl v.b) de bizlerle paylaflmaya davet etmek istiyoruz. Yüzlerimizin güldü¤ü her güzel günde baflar›l› bir ö¤rencimizin de yüzünü güldürmeyi hedeflerimiz aras›na koyduk. “Kutlaman›z› TEV ile Yap›n, E¤itime Güç Kat›n” slogan›yla ç›kt›¤›m›z bu yolda bizden her zamanki deste¤inizi esirgemeyece¤inizden eminiz. “MUTLU GÜNLER‹N‹Z‹” dü¤ün, niflan, aç›l›fl, v.b de bizlerle paylaflmaya davet etmek istiyoruz. Yüzlerimizin güldü¤ü ö¤rencimizin de yüzünü güldürmeyi hedeflerimiz aras›na koyduk. “Kutlaman›z› TEV ile Yap›n, E¤itime Güç Kat›n” slogan› ile ç›kt›¤›m›z bu yolda bizden her zamanki deste¤inizi esirgemeyece¤inize eminiz. 50 sivil toplum kurulufllar› Her fley, insan için... Sa¤l›k alan›nda üstlendi¤i misyonu uzman kadrosu ve do¤ru iletiflim çal›flmalar›yla bugüne kadar baflar›yla sürdüren Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›’n›n Kurucu Baflkan› Gündüz Gediko¤lu, sa¤l›k ve e¤itim alan›ndaki iyilefltirmelerin insana verilen de¤erin en somut göstergesi oldu¤unu belirtiyor TEV dergi Eylül 2008 H Hiç kuflkusuz dünyadaki en özel, en güçlü ba¤d›r anne ve çocuk aras›ndaki iliflki. Öyle ki, eserleriyle dünya edebiyat›na damgas›n› vuran Alman yazar Johann Wolfgang Von Goethe “Hiç kimse, kollar›nda bir çocuk tutan anne kadar çekici ve birkaç çocuk aras›ndaki bir anne kadar sayg›de¤er de¤ildir” sözleriyle, anne ve çocuk aras›ndaki bu özel ba¤› do¤adaki en görkemli manzara olarak nitelendirmifltir. Ancak ne yaz›k ki bu do¤aüstü ba¤l›l›k, kimi zaman yaflam karfl›s›nda s›nan›r. C›v›l c›v›l görüntüsüyle bir yazara ilham veren bu sihirli iliflki, yaflam›n zor koflullar› taraf›ndan s›nand›¤› an, bambaflka bir oluflumun hareket noktas›n› hatta ana temas›n› yarat›r. Bu noktada esas olan; duyarl›l›k, bilgi ve deneyimin kesiflti¤i noktada, çözüm üreterek sevginin en yal›n ve karfl›l›ks›z halini yans›tan görüntüyü korumakt›r. Küçücük bir çocu¤un hayat›n› kurtarmak, yaflam›n öteki yüzüyle fazla zamans›z tan›flt›¤› bu dönemi incinmeden atlatabilmesine yard›mc› olmakt›r. Zor günler geçtikten sonra annesinin elini tutup park›n, okulun, arkadafllar›n›n, oyuncaklar›n›n yan›na dönmesini sa¤lamakt›r. Bir yazar›n duygu yo¤unlu¤u karfl›s›nda söze dökülen bu hassasiyet, bir doktorun bak›fl aç›s› ve sa¤duyusuyla bambaflka bir anlam kazan›r. “Çocuklar Hasta Olmas›n, Analar›m›z A¤lamas›n” slogan›yla, 1983 y›l›nda Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu önderli¤inde kurulan Bizim Lösemili Çocuklar Vakf› da ülkemizde özellikle çocukluk ça¤› kan hastal›klar›, lösemileri ve tümörleri konusunda yapt›¤› baflar›l› çal›flmalarla pek çok ailenin ve çocu¤un yüzünü güldürmüfl bir vak›f. ‹laçla tedavide 1139 çocu¤u sa¤l›¤›na kavuflturan Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n kurulufl sürecinden misyon ve vizyonuna kadar pek çok detay› sade ve mütevaz› üslubuyla bizimle paylaflan Prof.Dr.Gündüz Gediko¤lu, bu oluflumun son derece profesyonel ve bilimsel ölçütler çevresinde yap›land›¤›n›n özellikle alt›n› çiziyor. Röportaj›m›z›n ilk dakikalar›nda, biz sorular›m›za bafllamadan önce, Aral›k ay›nda hizmete aç›lacak olan Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n Hastanesi ile ilgili izlenimlerimiz al›yor büyük bir heyecanla Prof. Dr. Gediko¤lu. Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n öncelikli hedefi olan ve hizmete aç›lmas›na say›l› günler kalan ‹stanbul Okmeydan›'ndaki iki katl› hastane, özellikle Türkiye'de sa¤l›k alan›nda bir devrim yaratacak nitelikte. Ve gerçekten de Vakf›n bilime ve insan sa¤l›¤›na verdi¤i önemi anlatmak için son derece somut ve güçlü bir simge. Tüm çocukluk ça¤› hastal›klar›na hizmet verebilecek kapasiteye sahip olan Bizim Lösemili Çocuklar Vakf› Hastanesi için Prof. Dr. Gediko¤lu: “Her fleyden önce hastane kokmayacak” sözleriyle çocuklar için çok önemli bir detay› vurguluyor. “Dünya standartlar›nda, deprem kurallar›na uygun, iç donan›m›na tümüyle ileri teknolojinin hakim oldu¤u bir hastanede, hastalar›m›za 3 vardiya ile bak›lacak ki bu sa¤l›k alan›nda çok önemli bir geliflme. Hastane projesi, kuruldu¤umuz günden bu yana öncelikli hedefimizdi, bu nedenle flimdi Vakf›m›z ve çocuklar›m›z için yepyeni bir dönem bafllayacak.” 25'inci y›l›nda hayata geçirdi¤i hastane projesiyle yepyeni bir döneme bafllayan Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n kurucusu Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, bugün Türkiye'de 3 bine yak›n vak›f ad›n› tafl›yan oluflumun bulundu¤unu ancak bilimsel ilkelerle ilerleyen Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›n’›n organi- sivil toplum kurulufllar› 51 zasyon ve hizmet karakteriyle fark yaratt›¤›n›n önemle alt›n› çiziyor. Peki, böylesi bir oluflumla sa¤l›k alan›nda çok önemli baflar›lara imza atan ve pek çok aileyle çocu¤un yüzlerini güldüren Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, bütün bu olumlu geliflmeler karfl›nda neler hissediyor? “Ölümler, kazalar, terör vb. pek çok olay… Bunlar insan› çok mutsuz eden gerçekler. Bütün bu üzücü geliflmeler karfl›s›nda Vakf›n çal›flmalar›yla sa¤l›¤›na kavuflan çocuklar› görmek benim için büyük mutluluk. Düflünün, bir hoca olarak sert görünebilirsiniz ama onlar sizin boynunuza sar›l›r. Evlenenler, yaflamlar›n› kuranlar, hatta çocuklar›na Gündüz ismini koyanlar var. Bu gerçekten çok büyük mutluluk.”Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu'nun t›p literatürüne geçen çal›flmalar›n›n temelinde meslek ve insan sevgisinin büyük pay› var. Doktor kimli¤ini büyük bir duyarl›l›kla tafl›yan Prof. Dr. Gediko¤lu: “Doktorluk çok güzel bir olay. Bir nevi sanat ve materyaliniz insan. fiöyle bir düflündü¤ünüz de çok gurur verici fleylerin ortaya ç›kt›¤›n› görüyoruz. Örne¤in bu çal›flmalardan, 424 kiflilik nitelikli kadrosu ve 4 bin kiflilik ö¤renci say›s›yla Atatürk ilke ve ink›laplar›na ba¤l› bir üniversite do¤du. Bakt›¤›n›z zaman Haliç Üniversitesi bugün gerçek bir vak›f üniversitesidir. Bu çal›flmalar›n temelinde askerinden, ö¤retmenine emeklisinden ö¤rencisine kadar Türk halk›n›n eme¤i vard›r.” Dünyaya aç›lan Vak›f: Bizim Lösemili Çocuklar Vakf› 1998'de Devlet Bakanl›¤› Vak›flar Genel Müdürlü¤ü'nce "Sa¤l›k Alan›nda Çal›flan En ‹yi Vak›f" ödülüne lay›k görülen Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›, kaynak sa¤lama stratejileri ve ba¤›flç›lar›yla gelifltirdi¤i iletiflim çal›flmalar›yla ‹stanbul Üniversitesi ‹letiflim Fakültesi taraf›nda 'En ‹yi ‹letiflimci' ödülünü ald›. Ülkemiz genelinde çok ciddi bir bofllu¤u dolduran Bizim Lösemili Çocuklar Vakf› bünyesinde Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu'nun önderli¤inde t›p literatürüne geçen çal›flmalara da imza at›ld›. 1989 y›l›nda, en ileri tedavi yöntemlerinden biri olan kemik ili¤i naklinin, çocuklarda, Türkiye'de ilk kez Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'nda bafllad›¤›n› belirten Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, “Avrupa'da 2002 y›l›nda 3 bin kiflinin kat›ld›¤› bir kongrede en iyi 52 sivil toplum kurulufllar› abstrack ödülünü ald›k. 5 gün süreyle tüm konferans salonlar›nda Türk bayra¤›n›n dalgaland›¤›n› gördük.” sözleriyle vakf›n uluslararas› platformlarda da büyük yank›lar uyand›rd›¤›n› belirtiyor. Bu noktada Vakf›n bir referans merkezine dönüfltü¤ünü söyleyen Prof. Dr. Gediko¤lu, sa¤l›k hizmetlerinde kay›tlara geçen baflar›lar› ise flöyle anlat›yor: “Kemik ili¤i naklinde yüzde 72 olan dünya standard›nda biz yüzde 70'i yakalad›k. L1 ve G1'de bizim baflar› oran›m›z yüzde 89,4 tür. Bu noktada da dünya s›ralamas›n›n içindeyiz” Bugün pek ço¤umuz taraf›ndan yanl›fl ya da eksik bilinen lösemi hastal›¤›n›n seyrini baflar›l› çal›flmalarla de¤ifltiren Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, hastal›¤›n Türk halk›n›n alg›s›ndaki konumu hakk›nda da son derece ayd›nlat›c› bilgileri röportaj›m›z esnas›nda bizimle flöyle paylafl›yor “Kanser diye biliniyor, yanl›fl. Yani kan kanseri diye bir fley yok. Prostat kanseri var, akci¤er var, deri kanseri var, ilik kanseri var, göz kanseri var ama lösemi temelde bir kan hastal›¤›d›r. Tedavisi mümkün ama afl›s› yok, tedavisi mümkün ama ne yaz›k ki pahal›. K›z çocuklar› 2 y›l tedavi görüyor ve ondan sonra 18 y›l takip ediliyor, erkek çocuklar ise 3 y›l tedavi görüyor sonra 17 y›l takip ediliyor. Çünkü yapt›¤›n›z tedavide sistem çökertmesi diye bir fley var. Yani sistem oldu¤u gibi afla¤› iniyor ve kendisini koruyam›yor. Ancak üç befl y›l geçtikten sonra canlan›yor. Daha yal›n biçimde tarif etmem gerekirse: Her zaman insan vücudunda yüz hücrenin dört tanesi blastt›r yani karakter olarak lösemiye benzer ama yerinde uslu uslu durur. Befle ç›kar yine uslu durur ama bu rakam yirmi, otuz, k›rka ulaflt›¤›nda art›k onlar söz dinlemeyen hücrelerdir. ‹flte o zaman tedaviye al›nmas› yani kontrolden ç›km›fl olanlara 'sen yerine geç ve yüzde 4'te kal' demek gerekir.” Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu TEV dergi Eylül 2008 TEV, Türkiye'de Bir Marka Sa¤l›k alan›nda üstlendi¤i misyonu uzman kadrosu ve do¤ru iletiflim çal›flmalar›yla bugüne kadar baflar›yla sürdüren Bizim Lösemili Çocuklar Vakf›'n›n Kurucu Baflkan› Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, okul ve vak›f ele ele ilkesiyle, sa¤l›k ve e¤itim gibi toplumun iki temel ö¤esi için çok baflar›l› giriflimler gerçeklefltirdi. Prof. Dr. Gediko¤lu buna ek olarak, Vakf›n sa¤l›k alan›ndaki baflar›lar›n›n e¤itim alan›nda gerçeklefltirilecek çal›flmalara da referans oldu¤unu söylüyor. E¤itimin ülkemizde ele al›nmas› gereken bafll›ca unsur oldu¤una da de¤inen Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, flunlar› söyledi: “Türkiye' de 7 milyon kad›n okuma- yazma bilmiyor. Bu nedenle 1 milyon k›z›m›z kurslarda. 9 milyon engelli vatandafl›m›z var. Ama gündelik yaflam en basitinden otobüse binece¤i merdiven bile yok. E¤itim ve sa¤l›k alan›ndaki iyilefltirmeler insana verilen de¤erin en somut göstergesi.” ‹nsan sa¤l›¤› kadar bireyin sosyal aç›dan yaflam kalitesini yükselten tüm unsurlara büyük önem verdiklerini belirten Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu TEV’in çal›flmalar›n› ise flu sözlerle de¤erlendirdi: “TEV, pek çok kifliye hem ülke çap›nda hem de uluslar aras› alanda ö¤renim görme f›rsat› sa¤l›yor. Bu anlamda Türkiye'nin ilkidir ve sivil toplum kurulufllar› aras›nda bir markad›r.” Röportaj›m›z›n sonlar›na do¤ru Prof. Dr. Gündüz Gediko¤lu, engin mesleki deneyiminden do¤an ve herkesin dikkate almas› gereken evrensel bir mesaj veriyor hepimize: “Hastal›klarla u¤raflmak çok zordur. Uzun vadelidir ve pahal›d›r. Ama hastal›klar›n önlenmesi kolayd›r. K›sa sürelidir, ucuzdur. O yüzden diyoruz ki çocuklar›m›z hasta olmas›n analar›m›z a¤lamas›n.” okullar›m›z 53 Mesleki e¤itimde yeni bir soluk: TEV Mübeccel -Albay fierafettin Gezgiç Mesleki E¤itim Merkezi 2001 y›l›nda Tekirda¤’da ö¤rencilerine kap›lar›n› açan, TEV Mübeccel - Albay fierafettin Gezgiç Mesleki E¤itim Merkezi, yetifltirdi¤i tam donan›ml› elemanlarla istihdama ve ülke ekonomisine önemli katk›lar sa¤larken üstlendi¤i misyonla da mesleki e¤itime yeni bir soluk kazand›rmay› baflard›. Mübeccel - Albay fierafettin Gezgiç’in 1986 y›l›ndaki vasiyetleri üzerine TEV yönetiminde yap›m›na bafllanan e¤itim merkezi ba¤›flç›lar›n›n ad›n› alarak 2001 y›l›nda ö¤rencilerine kap›lar›n› açt›. Günde 10 saatlik normal e¤itimin yan›nda, tam gün tam y›l kapsam›nda ustal›k e¤itimi, usta ö¤reticilik e¤itimi için gece ö¤retimi de yapan TEV-Mübeccel-Albay fierafettin Gezgiç Meslek E¤itim Merkezi’nin Müdürü Üzeyir Soysev ile kurumun misyon ve vizyonu üzerine kapsaml› bir söylefli gerçeklefltirdik. TEV- Mübeccel –Albay fierafettin Gezgiç Mesleki E¤itim Merkezi e¤itim sistemini bize k›saca anlat›r m›s›n›z? TEV ba¤›flç›lar›ndan Mübeccel -Albay fierafettin Gezgiç ad›na yap›lan Mesleki E¤itim Merkezimiz 2001 y›l›nda ö¤rencilerine kap›s›n› açt›. E¤itim merkezimiz 133 dalda, meslek ö¤renmek amac›yla bir ifl yerinde çal›flan çocuklar›m›z›n teorik e¤itimlerini merkezimizde, pratik e¤itimlerini de kendi ifl yerlerinde yapt›klar› bir e¤itim sistemini uygulamaktad›r. E¤itim merkezinin ö¤renci kabul flartlar› neler? Daha önce 18 yafl›na kadar okula kay›t al›yorduk. Ancak 4702 say›l› yasayla 19 yafl üzeri, askerlikle ilifli¤i olmayan, daha önce mesleki e¤itim almam›fl kiflileri de okulumuza kabul ediyoruz. Buna ek olarak ö¤rencilerimizin çal›flmas› bizim için ön koflul. E¤er ifli olmayan bir ö¤renci bize baflvuruyorsa buradaki arkadafllar›m›z bu noktada devreye girip ö¤renci aday›n› bir ifle yerlefltiriyorlar. Normal flartlarda ilkö¤retimi tamamlam›fl ve 14 yafl›ndan gün alm›fl çocuklar›m›z program kapsam›nda yer alan bir ifli ö¤renmek için ocak ay›ndaki dönemde veya yaz dönemi içinde merkezimize kay›t yapt›rabilirler. Okulunuzdaki ö¤renci profilinden biraz bahseder misiniz? Son verilere göre ç›rak say›m›z 420, kalfa say›m›z ise 515. K›z ö¤renci nüfusumuz ise 64 son kay›tlara göre. Her dakika bu say›lar de¤ifliyor çünkü kay›t dönemindeyiz. Geçen y›l 408 civar›nda ö¤renciyle dönemi tamamlad›k. Bu sene biraz daha artaca¤›n› düflünüyoruz. Çünkü 8 y›ll›k e¤itime geçildi¤i zaman üç y›ll›k bir bocalama dönemi yafland›. O dönemde say›m›z afla¤› çekildi; 25 meslek dal›nda 1111 olan ö¤renci say›m›z 400’lere indi. Ö¤renciler okulla birlikte ayn› zamanda çal›fl›yorlar. Bu noktada ders program›yla ifl yaflam› aras›ndaki dengeyi nas›l sa¤l›yorsunuz? Ö¤rencilerimiz haftada bir gün okulumuza gelir, meslekleriyle birlikte genel bilgi derslerini okulumuzda al›rlar. Pratik uygulamalar›n› da yine bizlerin, ö¤ret- 54 okullar›m›z menlerimizin ve ifl yerindeki usta ö¤reticilerin haz›rlad›klar› bir program dahilinde o ifl yerinde görürler. Ö¤retmenlerimiz haftan›n belirli saatlerinde ö¤rencileri o ifl yerinde ziyaret eder, rehberlikte bulunur; ustalar›m›zla, ö¤rencilerin durumu ile ilgili görüflür, e¤er uygulamaya yönelik bir durum söz konusuysa o atölyede çocuklar›m›za gösterirler. Peki, iflverenlerin elemanlar›n›n mesleki e¤itim merkezine bak›fl aç›lar› nas›l? Bilinçlenme eskisine oranla git gide art›yor. ‹flverenlerin de memnun oldu¤unu söyleyebiliriz ancak elemanlar›n haftada bir gün e¤itim merkezine gelme zorunluluklar› karfl›s›nda s›k›nt›lar yaflan›yor. Bunun zorunlu bir uygulama oldu¤unu bildikleri için olas› bir durumda yaflanacak problemleri karfl›l›kl› anlay›fl içinde, konuflarak çözümlüyoruz. Ö¤retmenlerimiz haftada en az bir ya da iki kez, o ifl yerlerini ziyaret ediyor. ‹flin hangi noktas›nda olduklar›n›, beceri seviyelerini ve geliflmeleri yerinde gözlemliyorlar. Ustaya ve ö¤renciye ayn› anda destek oluyor. E¤itimlerde ortalama s›n›f mevcudunuz, bölümden bölüme fark gösteriyor mu? 12 ö¤renciyle s›n›f aç›yoruz. Ancak flimdi modüler e¤itime geçtik. Yani çocuklar önce alan ortak dersleri al›yorlar. 2. s›n›fta ise alan›na göre özel dersler almaya bafll›yorlar. O noktada s›n›f say›lar› azal›yor. Yine belli uzmanl›k alanlar› do¤rultusunda karma s›n›flar da yapabiliyoruz. Alan özel ders say›lar›na göre bazen s›n›f mevcudu üçe kadar inebiliyor. fiu anda bu duruma bir çözüm getirebilmek için ‹l Mesleki E¤itim Kurulu’nda Milli E¤itim Baflkanl›¤›’na flöyle bir teklif götürüyoruz: Maafl karfl›l›¤› ders saatini dolduramayan ö¤retmenlerimizi, mevcut az oldu¤u için s›n›f aç›lmas›n› bekleyen ö¤rencilerimize kanalize etmeyi planl›yoruz. Bu giriflim, hem ö¤retmen hem de ö¤renci aç›s›ndan önemli faydalar sa¤layacakt›r. TEV- Mübeccel –Albay fierafettin Gezgiç Mesleki E¤itim Merkezi’nin ö¤retmen kadrosu hakk›nda bize bilgi verir misiniz? Ö¤retmenlerimiz Milli E¤itim Bakanl›¤› taraf›ndan tayin ediliyor. Ö¤retmen say›m›z on dört, ana meslek dal›m›z ise on yedi. Bu dallar kendi içinde alt bölümlere ayr›l›yor. Kadromuzun ço¤unlu¤unu teknik ö¤retmenler oluflturuyor. Ayr›ca Matematik ve Türkçe ö¤retmenimiz de var. Mesleki e¤itim kadromuzda ise giyim, besin teknolojisi, elektrikçi, motor tesviyeci, motor teknik ö¤retmenlerimiz var. Endüstri meslek lisesi’nden teknik e¤itim merkezi kadrosuna geçen ö¤retmenlerimiz de var. K›sacas› e¤itim kadromuz son derece baflar›l› ve mesle¤inde yetkin ö¤retmenlerden olufluyor. Mesleki E¤itim Merkezine kay›tl› olan çocuklar›n ifl yerlerinde sosyal haklar›n› koruyan prosedürler neler? Her fleyden önce merkezimize mesleki e¤itim amac›yla kay›t olmazlarsa ifl yerleri taraf›ndan çal›flt›r›lamazlar. Ö¤rencilerimiz çal›flt›klar› iflyerlerinde hastal›k ve ifl kazalar›na karfl› devlet taraf›ndan sigortalan›yorlar. TEV dergi Eylül 2008 TEV- Mübeccel –Albay fierafettin Gezgiç Mesleki E¤itim Merkezi, Tekirda¤’da ifl yeri açma belgesini verebilecek yetkiye sahip tek kurum. Bu konu hakk›nda neler söylemek istersiniz? Bilindi¤i üzere yasa gere¤i ifl veren, vekili veya flirket yöneticileri istihdam edece¤i kiflilerden, alan›nda mesleki e¤itim ald›¤›n› gösterir belgeyi istemek zorundad›r. Kurumumuzda ald›¤› mesleki formasyon sonras›nda ustal›k unvan›n› kazanm›fl kifliler ancak ba¤›ms›z ifl yeri açabilir. Daha özel bir örnek vermek gerekirse: Bir elektrik mühendisi kendi mesle¤ini yapmak yerine elektrik malzemesi satacak bir ifl yeri açmak istiyor. O zaman diplomas›yla bize baflvuruyor. Biz de do¤rudan alabilece¤i belgeler, girmesi gereken s›navlar gibi detaylar› ilgili denklik kitap盤›na bakarak inceliyoruz. Bu noktalar› belirledikten sonra Milli E¤itim Müdürümüze imzalat›p kifliye teslim ediyoruz. Tekirda¤ genelinde Milli E¤itim Müdürlü¤ü ad›na bu belgeyi verme yetkisine sahip tek kurum, TEV- Mübeccel –Albay fierafettin Gezgiç Mesleki E¤itim Merkezi. Bu görevin manevi aç›dan da sa¤lad›¤› flöyle bir güzel taraf var: Bugüne kadar vermifl oldu¤umuz 9 bini aflk›n iflyeri belgesinde merkezimizin ad› yaz›yor. Bu çok gurur verici bir geliflme. TEV- Mübeccel –Albay fierafettin Gezgiç Mesleki E¤itim Merkezi’nin gelecek dönem projeleri neler? Mesleki e¤itim merkezimiz ayn› zamanda bütün ilin proje merkezi oldu diyebiliriz. Tüm koordinasyonlar burada yap›ld›, eksiklikleri burada tamamland›. Proje yapacak ilgili okulun ö¤retmen ve ö¤rencilerine burada e¤itim verildi. Bunun yan› s›ra Mesleki ve Teknik E¤itim fuarlar›m›z oluyor. Burada çocuklar›m›z proje yar›flmas›na kat›l›yorlar. Haz›rlad›klar› projeler, okul, ilçe ve son olarak il baz›nda de¤erlendirildikten sonra 7 kategoride elemeler yap›l›yor. Bu sene ilk kez bu uygulamay› bafllatt›k. TEV- Mübeccel –Albay fierafettin Gezgiç Mesleki E¤itim Merkezi’ndeki ç›rakl›k ö¤rencileri, elektrik elektronik dal›nda Anadolu Teknik ve Meslek liseleriyle birlikte ayn› potada de¤erlendirilmeye al›nd›. Ve bu projede e¤itim merkezimizdeki ç›raklar›m›z 2.’likle ödüllendirildi. Bu ve bunun gibi pek çok örnek ve gösterilen çaba karfl›s›nda flunu söylemek isterim: Merkezimizdeki ö¤rencilerimizden mutluyum, umutluyum. okullar›m›z Ö¤rencilerimiz Danimarka’y› çok sevdi Gelecek dönemde gezi programlar› kapsam›nda Danimarka'daki bir okulu da ziyaret etmek istediklerini belirten Necmettin Ba¤c›, çocuklar›n uluslararas› geziler kadar yurt içi gezilerle de zenginlefleceklerine dikkati çekti. 55 56 okullar›m›z Danimarkal› Karl Johannes Garring ve efli Zahide Zehra Garring'in vasiyeti do¤rultusunda Danimarka'da kurulan Garring Vakf›'n›n gelirlerinin TEV'e aktar›lmas›yla ‹stanbul, Sakarya ve K›rflehir'de 1997 y›l›nda yapt›r›lan TEV Zahide-Zehra Garring ‹lkö¤retim Okulu'nun gelenekselleflen Danimarka gezisi bu y›l 18-25 A¤ustos tarihinde gerçeklefltirildi. Ba¤›fllar›yla pek çok çocu¤un yaflam›nda yeni bir sayfa açan Zahide Zehra-Karl Johannes Garring çifti ö¤rencilerin farkl› kültürleri tan›ma ve uyum sa¤lama yetilerinin geliflmesine büyük önem verdikleri için her y›l okul bünyesinden seçilen 13 çocuk için Danimarka'ya bir kültür turunun düzenlenmesini vasiyet etmifller. Bu kapsamda gerçeklefltirilen Danimarka gezisi pek çok ö¤rencinin ve ö¤retmenin yaflamlar›na ve dünya görüfllerine farkl› bir renk kat›yor. 2008 y›l›nda Sakarya-Akyaz›, K›rflehir-Çaya¤ac› ve ‹stanbul-Ümraniye'den seçilen 13 ö¤rencisinin Danimarka gezisinin organizasyonlar› May›s ay›nda bafll›yor. Gezi program›n›n tüm süreçlerinde ö¤rencilerin yan›nda bulunan Necmettin Ba¤c›, bu uygulaman›n her fleyden önce çocuklar› farkl› bir kültürle tan›flt›rmak aç›s›ndan büyük önem tafl›d›¤›n› belirtiyor. Motivasyonun art›r›lmas› için 6 ve 7'nci s›n›ftaki ö¤rencilerin seçildi¤ini belirten Ba¤c›, baflar›n›n temel kriter olarak al›nd›¤›n› ancak bilim, sanat, spor ve proje gelifltirme aç›s›ndan da aktif ve baflar›l› olman›n bir ön koflul oldu¤unu belirtiyor. Gezi öncesi ‹stanbul'da bir oryantasyon program› düzenlediklerini söyleyen Necmettin Ba¤c›, ö¤rencilere Danimarka hakk›nda k›sa bir bilgi verildi¤ini bunun yan› s›ra Bo¤az, Rahmi Koç Müzesi ve Miniaturk'e de bir gezi düzenleyerek çocuklar›n adaptasyon sürecini kolaylaflt›rd›klar›n› söylüyor. Bu organizasyonun çocuklar için önemli bir deneyim oldu¤unu kaydeden Necmettin Ba¤c› Danimarka gezisinin faydalar›n› ise flu sözlerle aktar›yor: “Çocuklar bu geziyle her fleyden önce sosyallefliyorlar. Biz onlar›n liderliklerini a盤a ç›kartacak farkl› uygulamalar da gelifltiriyoruz. Örne¤in gezi programlar›- TEV dergi Eylül 2008 m›zda kulland›¤›m›z haritayla çocuklar yönlerini en do¤ru ve en etkin biçimde bulmay› ö¤reniyorlar. Müze kültürünü de gelifltirmek bu gezi kapsam›ndaki temel amaçlar›m›zdan biri. K›sacas› ö¤rencilerimiz yabanc› bir ülkede trafikten sosyal ve kültürel konulara kadar birden farkl› uygulamay› yak›ndan görme ve tan›ma f›rsat›n› elde ediyorlar. Bütün bunlara ek olarak seyahat öncesinde hepsine birer defter arma¤an ettik gezi notlar›n› tutmalar› için. Böylelikle, ö¤rencilerimize dil ve anlat›mda faydas› olacak önemli bir uygulamay›, günlük tutma al›flkanl›¤›n› kazand›rmay› hedefledik. Gezinin sonunda hepsi deneyimlerini ka¤›da aktarm›flt›. Bu gerçekten güzel bir geliflme.” Danimarka gezisi kapsam›nda Helsingör kentinde “Hamlet'in fiatosu” olarak da bilinen Kronborg Slot ve Planatoryum gezisinin yan› s›ra Tivoli Garden E¤lence Park›'n› da gören çocuklar, geziden unutulmaz an›larla döndüler. Gelecek y›l içinde gezi programlar› kapsam›nda Danimarka'daki bir okulu da ziyaret etmek istediklerini belirten Necmettin Ba¤c›, çocuklar›n uluslararas› geziler kadar yurt içi gezilerle de zenginlefleceklerini, bu noktada da ilerleyen dönemlerde Çanakkale ve tarihi aç›dan son derece zengin bir co¤rafya olan Akdeniz illerini ziyaret etmenin faydal› olabilece¤ine dikkati çekti. spor & sporcu 57 Türk Olimpiyat Tak›m› 24 A¤ustos tarihinde görkemli bir final töreniyle olimpiyat meflalesini söndüren Pekin’de ülkemizi; at›c›l›k, atletizm, bisiklet, boks, gürefl, halter, judo, masa tenisi, okçuluk, tekvando, yelken ve yüzme olmak üzere toplam 12 branflta, 68 sporcumuzla Türk Olimpiyat Tak›m› temsil etti. Bu y›l 8-24 A¤ustos 2008 tarihlerinde Çin'in baflkenti Pekin'de büyüleyici bir organizasyonla gerçeklefltirilen 29. Yaz Olimpiyat Oyunlar›'nda ülkemizi temsil eden milli sporcular, '' Türk Olimpiyat Tak›m›'' ad›yla ‹stanbul'da bas›na tan›t›ld›. Grand Cevahir Otel'de düzenlenen tan›t›mda Devlet Bakan› Murat Baflesgio¤lu, Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, Gençlik ve Spor ‹l Müdürü Tamer Taflp›nar, Anadolu Ajans› Yönetim Kurulu Baflkan› ve Genel Müdürü Dr. Hilmi Bengi, baz› federasyon baflkanlar› ve olimpiyat oyunlar›na kat›lacak milli sporculardan fieref Tüfenk, Serhat Balc› ve Sezer Huysuz yer ald›. Pekin'de düzenlenen ve tüm dünyan›n dikkatini çeken 29. Yaz Olimpiyatlar›'na gidecek sporcular›n bu ülkenin çocuklar› oldu¤unu belirten Devlet Bakan› Baflesgio¤lu, Türk Olimpiyat Tak›m›'n›n kamuoyuna tan›t›lmas› gerekti¤ine dikkati çekti. Türk Olimpiyat Tak›m› Gençlik ve Spor Genel Müdürlü¤ü taraf›ndan bafllat›lan çal›flma ile olimpiyatlara gidecek milli sporculardan oluflan kafile "Türk Olimpiyat Tak›m›" ad›yla markalaflt›r›ld›. Pekin'de yap›lacak olan 29. Yaz Olimpiyatlar›'nda ülkemiz, at›c›l›k, atletizm, bisiklet, boks, gürefl, halter, judo, masa tenisi, okçuluk, tekvando, yelken ve yüzme olmak üzere toplam 12 branflta, 68 sporcumuzla kat›lma hakk› kazand›. Türk Olimpiyat Tak›m› Proje Koordinatörü Murat Sancar: "Türk Olimpiyat Tak›m›'n›n olimpiyatlara gitmeden önce Türk halk›na tan›t›larak, gönülden destek 58 spor & sporcu olmalar›n›n sa¤lanmas›, sporcular›n baflar› hikayelerinin oluflturularak gençler ve çocuklara örnek alabilecekleri idoller yarat›lmas›, kamuoyunun dikkatinin olimpiyat öncesi ve esnas›nda olimpiyatlara çekilmesi ve sporcular›n aras›nda Olimpiyat Tak›m› ruhunun oluflturulmas› için Gençlik ve Spor Genel Müdürlü¤ü taraf›ndan "Türk Olimpiyat Tak›m› ‹letiflim Kampanyas›" gelifltirildi¤ini ifade etti. Olimpiyat Oyunlar› dünyan›n en büyük spor organizasyonlar›ndan biri. 116 y›ll›k bu serüvende toplam 74 madalya kazanan Türkiye en büyük baflar›s›n› gürefl sporunda elde etti. Roma'dan yedi Londra'dan alt› alt›n madalya getiren Türkiye'nin Olimpiyat serüvenine bu y›l da gurur verici skorlar kaz›nd›. 24 A¤ustos tarihinde görkemli bir final töreniyle olimpiyat meflalesini söndüren Pekin'den ertesi gün ülkemize dönen Türk Olimpiyat Tak›m›’n› havaalan›nda bas›n mensuplar› ve aileleri karfl›lad›. Havaliman› ç›k›fl›nda bas›n mensuplar›n›n sorular›n› yan›tlayan, atletizmde 5 bin ve 10 bin metrede Türkiye'ye iki gümüfl madalya kazand›ran Elvan Abeylegesse, antrenörüne güvenerek kofltu¤unu ve kazand›¤›n› söyledi. Serbest güreflte, 66 kiloda Türkiye'ye alt›n madalya kazand›ran Ramazan fiahin, alt›n madalya ald›¤› için çok mutlu oldu¤unu belirterek, ''Alt›n madalya almak için gittim. Zaten Dünya fiampiyonas›'nda da alt›n alm›flt›m. ‹nflallah 2012'de de alt›n madalya kazanaca¤›m'' diye konufltu. Tekvandoda erkekler 68 kiloda bronz madalya kazanan Servet Tazegül de, teknik direktörlerinin rakiplerini tek tek analiz ettirdi¤ini, ancak bronz madalya kazand›¤›ndan dolay› üzgün oldu¤unu dile getirerek, 2012'de alt›n madalya kazanmak istedi¤ini söyledi. Havaliman›nda çiçeklerle karfl›lanan kafiledeki madalya alan sporcular›n mutlu olduklar› görüldü. TEV dergi Eylül 2008 Pekin-2008'in, Roma-1960'dan bu yana, Türkiye'nin son 48 y›ldaki en çok madalya kazand›¤› 2 olimpiyattan birisi oldu¤unu belirten Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay, 29. Yaz Olimpiyatlar›'n› flu sözlerle de¤erlendirdi. ''Biz, her olimpiyatta biraz daha ileri gitmeyi, daha iyisini yapmay›, daha çok madalya kazanmay› ve modern ülkeleri yakalamay› hedefliyoruz. Yar›nlar›m›z çok daha iyi olacak, hiç tereddütüm yok. Çünkü bu özerkli¤in getirdi¤i ortam, üretkenlik y›llar sonra meyvesini veriyor. Bir sporcu çok k›sa sürede yetiflmiyor. En az bir 10 y›l gerekiyor. Bunun için ekilen tohumlar, spora bafllayan birçok gencin yeflermesine vesile olacak. ‹ddia ediyorum, dünyan›n en çok madalya kazanan ülkelerinden birisi haline gelece¤iz. Bu otomati¤e ba¤lanacak, günlük tesadüflerle al›nan madalyalarla de¤il.'' Sporda dünya genelinde son y›llarda büyük bir de¤iflimin yafland›¤›na da dikkati çeken Atalay 2008-Pekin'den Olimpiyatlarla ilgili belli dersler ç›kar›lmas› gerekti¤ini belirterek Türkiye'deki federasyonlar›n, antrenörlerin, spor yöneticilerinin ele ele çal›flt›¤› takdirde Türkiye'nin yolunun ayd›nl›k olaca¤›n› belirtti. Olimpiyatlarda yeni isimlerin ön plana ç›kt›¤›na dikkati çeken Atalay bu yöndeki tespitlerini flöyle ifade etti: “Atina'da madalya kazanan on Türk sporcusunun dokuzu yeni isimdi. Pekin'de de ayn› durumu yaflad›k. Burada da sekiz madalyan›n tamam› yeni isimlerden geldi. Eski sporcular›m›z dereceye giremedi. Demek ki dünyada yeni isimler ön plana ç›kmaya bafllad›. Yeni sporcular yetifliyor, bizde de yenileri yetifliyor. Ama tabii ki eski sporcular› da daha iyi haz›rlamak gerekiyor. Böyle bir sonuç da ortaya ç›kt›. Örne¤in bir Bahri Tanr›kulu, Taner Sa¤›r burada madalya alamad›. Bunun izah› yok tabii. Yine Nurcan Taylan'›n sakatl›k durumu oldu¤u için madalya alamad›. Nazmi Avluca'y› zaten biz burada alt›n madalya alm›fl kabul ediyoruz. Bronz madalya kazand› ki bu o dönemdeki kondisyonu için çok büyük bir baflar›yd›.” 29. Yaz Olimpiyat Oyunlar›'ndan Notlar 29. Yaz Olimpiyat Oyunlar›, ''Kufl Yuvas›'' olarak adland›r›lan 90 bin kiflilik Ulusal Stat'ta düzenlenen görkemli bir törenle sona erdi. Çin Devlet Baflkan› Hu Cintao ve Uluslararas› Olimpiyat Komitesi (IOC) Baflkan› Jacques Rogge'un da izledi¤i törenin sanat yönetmenli¤ini, aç›l›fl töreninde oldu¤u gibi Çin sinemas›n›n dünyaca tan›nm›fl yönetmeni Can Yimou yapt›. Kapan›fl töreninin müzi¤inin haz›rlanmas› için 600 saat harcand› ve 19 besteci 30 saatlik müzik haz›rlad›. Kapan›fl töreni için stada 2 bin 547'si programlanm›fl 2 bin 583 özel lamba yerlefltirildi. A¤›rl›¤› 300 tonu geçen ›fl›kland›rma sisteminin kurulmas› 5 ay sürdü. Gösterilerde, 18 stilde 4 bin 10 özel giysi kullan›ld›. Törenin 232 kiflilik yarat›c› ve yönetici kadrosunda 9 yabanc› bulunuyor. Oyunlara kat›lan 204 ülkenin bayraklar›n›n sahan›n ortas›nda yerini almas›ndan sonra sporcular, düzensiz bir biçimde sahaya girdiler. IOC Baflkan› Rogge'un konuflmas›ndan sonra Yunan ve ‹ngiliz milli marfllar› çal›nd› ve bu iki ülkenin bayraklar› göndere çekildi, olimpiyat bayra¤› da olimpiyat flark›s› eflli¤inde gönderden indirildi. Daha sonra Pekin Belediye Baflkan› Guo Jinlong, olimpiyat bayra¤›n› 2012 Olimpiyat Oyunlar›'n› düzenleyecek Londra'n›n belediye baflkan› Boris Johnson'a teslim etti ve olimpiyat atefli söndürüldü. kaybolan meslekler ‹stanbul’un ilk postac›lar›, Konstantinopolis’e haber ulaflt›ran ve haberleri kent d›fl›na götüren Venedikli, Cenevizli gemi kaptanlar›yd›. Bunlar, Bizans döneminden bafllayarak 18. yüzy›la kadar ve belki bundan da sonra kentin denizafl›r› haberleflmesinde önemli unsurlard›. ‹stanbul’un 1453’te Osmanl›lar taraf›ndan fethinden sonra kurulan haberleflme sistemi içinde çavufllar, tatarlar, yaya haberciler olan peykler, ulaklar vb. yaz›l› ve sözlü haberi atla, atl› arabayla veya yaya olarak ve yol boyunca belli menzilhanelerde durup konaklayarak yerine ulaflt›ran kiflilerdi. Haberleflme hizmetleri, Osmanl›’da uzun süre devlete ve devlet büyüklerine ait resmi haberleflme ile s›n›rl› kald›. Özel kifliler, kuflkusuz özel ulaklar, peykler kullan›yorlard› ama bu pek yayg›n de¤ildi. Halk›n merkezi posta hizmetlerinden yararlanmaya bafllamas› 1840’ta Posta Nezareti’nin kurulmas›ndan sonra gerçekleflti. Posta müvezzili¤i diye bir ifl de günümüzdeki postac›lar› and›ran flekilde bundan sonra ortaya ç›kt›. Postac›lar›n atas› say›labilecek posta tatarlar›, haberleflmede öteden beri ad› en fazla geçen görevlilerdi. Tanzimat döneminde posta teflkilat› ve posta hizmetleri düzenlemeye çal›fl›l›rken tatarlar›n bir bölümü Posta Nezareti’ne ba¤l› Postahane-i Amire’de görevlendirildi. Tatarlar Posta Nezareti’ne bafllan›ncaya kadar Tataran Oca¤›na ba¤l› olarak tatarbafl›n›n emrinde çal›fl›rlar ve ‹stanbul’daki Elçi Han›’nda kal›rlard›. Posta Nezareti’nin kuruluflundan sonra, tatarbafl›na sertataran veya tataran müdürü denmeye bafllad›. II. Mahmut döneminde atl›, silahl› tatarlar›n görünüm ve k›yafetleri Sir Adolf Silade Müflavir Pafla’n›n Türkiye Seyahatnamesi’nde flöyle tarif edilir: “Uzun kalpa¤› yan tarafa y›k›lm›fl, b›y›klar› burulmufl, sakal› taranm›fl, yana y›k›lm›fl kalpa¤›na parlak çiçekli bir yemeni sar›lm›fl, kollar› y›rtmaçl› k›rm›z› çuha veyahut gene parlak renkte baflka bir kumaflla kapl› uzun kürklü, kaputlu veya gocuklu adamlard›…” ‹stanbul’da Tatar Oca¤›’n›n bafl›na “ocakbafl› tatar›”, vezir dairelerindeki tatarlara da “vezir dairesi tatarlar›” denirdi. Posta görevlerinin tatarlara verilmesinin nedeni tatarlar›n binicilik ve at sürmekte usta; h›zlar› ve dayan›kl›l›klarda ün kazanm›fl olmalar›yd›. Daha sonra posta hizmetleri tatarlar›n tekelinden ç›km›flsa da, bu görevi yapanlara “tatar” denmeye devam edildi. Posta nezareti döneminde posta tatar› olarak ifllerine devam eden tatarlar›n k›yafetleri de bir ölçüde de¤iflti ve sadeleflti. Fes, cepken, genifl kuflak ve bol dökümlü potur giyen bu tatarlar oldukça iyi maafl alan, örne¤in 1870’lerde ellerine ayda 500 – 600 kurufl geçen görevlilerdi. 1842’de ‹stanbul’da 15 posta tatar› vard›. Posta tatarl›¤› 1 Nisan 1918’de la¤vedildi. 59 60 kaybolan meslekler ‹stanbul’da gazete sat›c›l›¤› Birinci Cihan Harbi mütarekesinden sonra ‹stanbul’un düflman iflgali alt›nda bulundu¤u y›llarda, 1918 – 1919 aras›nda bafllad›. ‹stanbul’da ç›kan Türk gazeteleri iflgal kuvvetleri kumandanl›¤›n›n sansürü alt›ndayd›. Sansürün neflrini yasak etti¤i haberleri ve makaleleri ‹stanbul halk›na duyurmak ve okutmak isteyen gazeteler, kapanmay› göze al›p bunlar› yay›nlar iken, müvezzi olarak da cezai ehliyeti olmayan çocuklar› kulland›lar. fiehrin ayaktak›m› aras›ndan seçilen koflarl›, s›r›m gibi p›rp›r o¤lanlar, delikanl› ve olgun yafltaki müvezzilere nispetle hem korkusuzdu, hem de iflgal zab›tas› önünden çok daha kolayl›kla kaç›yorlard›, yakaland›klar› zaman da çocuk olduklar› için, yakay› birkaç tokatla kurtar›yorlard›. Çocuk müvezziler eli ile da¤›t›lan ilk gazete Hadisat’›n Süleyman Nazif taraf›ndan yaz›lm›fl Karagün bafll›kl› makaleyi ihtiva eden nüshas›n›n iflgal zab›tas›nca toplanmas›ndan sonra kaçak yay›nlanan ikinci bask›s›yd›. Gazete satan çocuklar›n büyük ço¤unlu¤unu ‹stanbul do¤umlu çocuklar teflkil eder ve hemen hepsi dar gelirli ve ayaktak›m› ailelerin evlatlar›, mahalle çocuklar›yd›; bu ifle 12 – 13 yafllar›nda at›l›rlar; bir k›sm› hem okula gider, hem gazete satard›. Gazeteleri, baflbayilerin da¤›tt›¤› ikinci el bayilerden al›rlar ve velinimetleri olan adama do¤ruluk üzere hareket ederlerdi. Bayinin itimad›n› suistimal eden müvezzi çocuk binde bir bile ç›kmazd›. Ço¤u yetimdi, dul anas› ile bazen bir veya iki k›z kardefli ile yaflad›klar› dar gelirli aile yuvas›na bir gelir temini için bu yola at›lm›fllard›. Kitap, kalem, defter gibi kendi okul masraflar›n› karfl›lamak ve esvap, pabuç ile k›l›k k›yafetinin tanziminde aileye yük olmamak endiflesi bir çocu¤u gazete satmaya sevk eden bafll›ca sebeplerdendi. Fakat hem gazete satan, hem de okula giden çocuklar aras›ndan ortaokulu bitiren ender ç›kard›; lise talebesi olup ta gazete satan çocuk yok gibiydi. Gazeteler, gazete matbaalar›ndan al›nan kal›n matris k⤛d›ndan bir kap içinde sol koltuk alt›nda tafl›n›r ve sa¤ omuzdan at›lm›fl bir kay›fl ile de bu yüke mesnet temin edilirdi. Bir gazete sat›c›s› çocu¤un ifle ç›kaca¤› s›radaki yükü en az 5 kilonun üstündeydi. Bu çocuklar›n bir k›sm› büyük ana caddeler üzerinde, bir k›sm›, gazete okuyan semtlerin kendilerince benimsenmifl, müflteri peylenmifl sokaklar›nda, bir k›sm› meydanlarda, bir k›sm› da günün her saatinde gazete al›c›s› bulunan köprünün vapur iskelelerinde, Sirkeci ve Haydarpafla garlar›nda ve Rumeli yakas› ara trenin di¤er istasyonlar›nda bulunurlar; yolcular›n› almaya bafllad›¤› andan hareketlerine kadar vapura ve trene girerek kamaralar›, vagonlar› ç›ng›rakl› sesleriyle dolafl›rlard›. TEV dergi Eylül 2008 kaybolan meslekler 19. yüzy›lda ‹stanbul’da her alanda görülen yenileflme at›l›mlar›, toplumdaki haberleflme iste¤ini de kamç›lam›flt›. Gazetelerin bir bilgilenme ve haberleflme arac› olarak 19. yüzy›l›n ikinci yar›s›nda yayg›nl›k kazanmas›, öteden beri söyledikleri destanlarla buna benzer bir görev yapmakta olan âfl›klar› destan türüne daha fazla a¤›rl›k vermeye yöneltti. ‹stanbul’da gezici gazete sat›c›lar›n›n öncülü¤ünü yapm›fl olan destanc›lar, yan›k sesli, bafl›bofl ve biraz da gösteriflli gençler aras›ndan ç›kard›. ‹stanbul’da ilk gazeteler sucu, tütüncü dükkânlar›yla baz› k›raathanelerde sat›l›rken, destanc›lar kollar›na ald›klar›, tek yaprak üzerine bas›lm›fl bir deste destan› kalabal›k yerlerde yüksek sesle tan›t›p, yan›k yan›k okuyarak bafllar›na biriken merakl›lara satarlard›. Bu dönemi yaflayanlardan yazar Sermet Muhtar Alus, bir destan sat›c›s› delikanl›y› tan›t›rken giyim kuflam›n› flöyle tasvir eder: Baflta kal›ps›z bir fes vard›r, kaküller periflan ve perçemler afilidir. Omuzdan dü¤meli yelek, ucu belden afla¤› sark›k, bacakta yar›m Frans›z pantolon, genellikle ç›plak ayaklarda yumurta ökçeli terlik yemeni kar›fl›m› bir ayakkab› bulunur. Destanc›, bak›fllar› bayg›n, gözleri mahmur, sakal› t›rafls›z olmal›, yay›k a¤›z ve çatlak sesle ba¤›rmal›yd›. Kolunda beyaz, sar›, pembe, yeflil gazete ya da helvac› k⤛d›na bas›lm›fl destan yapraklar› ile Galata Köprüsü’nün üstünde ya da iki bafl›ndaki meydanc›klarda, Yeni Cami’nin arkas›nda, ya da kap› önlerinde, Bitpazar›’nda ve Bal›kpazar›, Galata, Tophane, Beyo¤lu gibi külhanbeylerinin, ayaktak›m›n›n u¤rak yeri olan meyhanesi bol yerlerde destanc›lara rastlamak mümkündü. Özellikle toplumun her kesiminden insanlar›n ilgi duyaca¤› bir olay olmuflsa destanc› âfl›klar›n herkesten önce haber al›p bunlar› destan haline getirmeleri uzun sürmezdi. Elde bulunan destanlar›n incelenmesiyle bu ifli meslek haline getirmifl destanc› âfl›klardan baz›lar›n›n adlar› tespit edilebildi: Bunlar aras›nda Eyüplü Mustafa fiükrü, Mehmet Kemali, Mehmet Safvet, Vas›f Hiç, Afl›k Raz›, Destanc› Behçet, Fitnat gibi isimler vard›. Destanc›l›k 19. yüzy›l›n son çeyre¤inde flark›, türkü ve kanto sözü sat›c›l›¤› gibi yeni bir mesle¤in do¤mas›na yol açt›. Yeni ç›kan ya da çok be¤enilen flark›lar› tek yaprak üzerine ya da risale halinde bast›ran flark› sözü sat›c›lar› son y›llara kadar varl›klar›n› korudular. 61 62 TEV iletiflim TEV ‹LET‹fi‹M B‹LG‹LER‹ TÜRK E⁄‹T‹M VAKFI GENEL MÜDÜRLÜK Büyükdere Cad. T.E.V. Kocabafl ‹flhan› No: 111 Kat: 7-8 34349 Gayrettepe - ‹STANBUL Tel: (0212) 318 68 00 Faks: (0212) 217 56 90 E-Posta: [email protected] Çelenk Tel: (0212) 444 0 838 Çelenk Faks: (0212) 217 58 57 Çelenk E-Posta: [email protected] E¤itim-Burs Tel: (0212) 444 0 838 E¤itim-Burs Faks: (0212) 272 62 17 E¤itim-Burs E-Posta: [email protected] Hesap No: Vak›flar Bankas› Mecidiyeköy fiubesi 2002089-YTL ADANA Ç›narl› Mah. 17. Sok. Karaaslan Apt. Seyhan-ADANA 01120 Tel: (0322) 453 11 14 - (0322) 457 33 99 Faks: (0322) 459 32 21 E-Posta: [email protected] Hesap No: Vak›flar Bankas› Adana fiubesi 2042582-YTL ANKARA Akay Caddesi, No:22/5 Bakanl›klar - ANKARA Tel: (0312) 417 41 90 Faks: (0312) 418 79 99 E-Posta: [email protected] Hesap No: Halk Bankas› Yeniflehir/Ankara fiubesi 16000043-YTL ANTALYA ESK‹fiEH‹R Akpa A.fi. ‹smet ‹nönü Caddesi No:2 ESK‹fiEH‹R 26130 Tel: (0222) 231 16 06 - (0222) 231 17 30 Faks: (0222) 233 92 48 E-Posta: [email protected] Hesap No: Vak›flar Bankas› Eskiflehir fiubesi 2000852-YTL HATAY ‹nönü Cad. Rana Apt. No:15/D ANTAKYA 31070 Tel: (0326) 214 94 97 - (0326) 216 01 50 Faks: (0326) 216 18 65 E-Posta: [email protected] Hesap No: Yap› Kredi Bankas› Antakya fiubesi 80855738-YTL ‹ZM‹R Akdeniz Cad. TEV Birsel ‹fl Merkezi No:14/102 Pasaport / ‹ZM‹R Tel: (0232) 44 121 44 (Pbx) Faks: (0232) 44 121 45 E-Posta: [email protected] Hesap No: Vak›flar Bankas› Alsancak fiubesi 2021323-YTL KAYSER‹ Memur Evleri Mah. Anafartalar Cad. No:115/2 ANTALYA 07100 Tel: (0242) 343 32 08 Faks: (0242) 343 32 09 E-Posta: [email protected] Hesap No: Vak›flar Bankas› Antalya fiubesi 2082708-YTL ‹stasyon Mah. Kocasinan Bul. Depo Cad. No: 3-B Kocasinan / KAYSER‹ Tel: (0262) 325 85 41 Faks: (0262) 325 44 77 E-Posta: [email protected] Hesap No: Vak›flar Bankas› Kayseri fiubesi 7290521511-YTL BALIKES‹R KOCAEL‹ BURSA Kemalpafla Mah. Eski Postane Sok. Belgin ‹flhan› No:11 K:2 ‹zmit/KOCAEL‹ 41200 Tel: (0262) 325 85 41 Faks: (0262) 325 44 77 E-Posta: [email protected] Hesap No: Vak›flar Bankas› ‹zmit fiubesi 2059213-YTL Anafartalar Caddesi No: 15 Mortafl ‹flhan›, B Blok. BALIKES‹R 10100 Tel: (0266) 241 54 45 E-Posta: [email protected] Hesap No: Vak›flar Bankas› Bal›kesir fiubesi 2011163-YTL Atatürk Caddesi Çatalo¤lu ‹flhan› No:55, Kat:6 BURSA 16010 Tel: (0224) 221 18 10 Faks: (0224) 222 46 06 E-Posta: [email protected] Hesap No: Halk Bankas› Bursa fiubesi 16000038-YTL ÇORUM Gazi Caddesi 6. Albayrak Sokak NO:2 ÇORUM Tel: (0364) 224 55 11 Faks: (0364) 224 55 11 E-Posta: [email protected] Hesap No: Yap› Kredi Bankas› Çorum fiubesi 80573917-YTL DEN‹ZL‹ Çaybafl› Cad. No:32 Küçüksaray Apt. Zemin Kat, D:2 DEN‹ZL‹ 20010 Tel: (0258) 264 65 99 - (0258) 264 64 90 E-Posta: [email protected] Hesap No: Halk Bankas› Denizli Delikliç›nar fiubesi 16000024-YTL TEV dergi Eylül 2008 KONYA Musalla Ba¤lar› Mah. Ankara Cad. Gürel Sok. Onur Sitesi 6/D SELÇUKLU/KONYA 42060 Tel: (0332) 233 99 32 Faks: (0332) 320 77 73 E-Posta: [email protected] Hesap No: Halk Bankas› Konya fiubesi 16000042-YTL TRABZON Bal›k Pazar› Sokak, Kemerkaya Mah. Çapk›no¤lu Yi¤it ‹fl Han› No: 7 TRABZON 62200 Tel: (0462) 326 78 84 Faks: (0462) 326 78 83 E-Posta: [email protected] Hesap No: Vak›flar Bankas› Trabzon fiubesi 466285206-YTL