Azacitidin(Vidaza)
Transkript
Azacitidin(Vidaza)
Azacitidin (Vidaza) Azacitidin ile tedavi olacak hastalar için önemli bilgiler Yayınlayan: Almanya – Avusturya – İsviçre MDS Platformu Prof. Dr. med. Norbert Gattermann, Düsseldorf Prof. Dr. med. Ulrich Germing, Düsseldorf PD Dr. med. Aristotelis Giagounidis, Duisburg Dr. med. Urs Hess, St. Gallen Dr. med. Otto Krieger, Linz Univ. Prof. Doz. Dr. med. Michael Pfeilstöcker, Wien Univ. Prof. Dr. med. Reinhard Stauder, MSc, Innsbruck Yayınlayan: Almanya, Avusturya, İsviçre MDS Platformu c / o Prof. Dr. med. Ulrich Germing Klinik für Haematologie, Onkologie und klinische Immunologie Heinrich-Heine-Universität Düsseldorf Moorenstrasse 5 40225 Düsseldorf İçeriğini kısıtlamadan destekleyen firma: Celgene GmbH Joseph-Wild-Strasse 20 81829 München www.celgene.de Mesuliyetten muafiyet: Eldeki bu broşürdeki tıbbi bilgiler mesleğinde uzman kişilerce yazılmış ve içeriklerinin doğruluğu dikkatle incelenmiştir. Broşürdeki bilgilerin eksiksiz olduğu iddia edilmemektedir. Broşür tıp uzmanlarının tavsiye veya tedavisinin yerine geçme amacı gütmemektedir. Burada söz konusu tıbbi maddenin kullanımı için sadece en güncel uzmanlar için bilgilerde belirtilen endikasyona ilişkin dozaj geçerlidir. Kullanım konusunda tüm okuyucuların, kendi tıbbi veya psikolojik uzmanlarının önerilerine başvurmalarını tavsiye ederiz. Güncelleme: Haziran 2013 Sayın hastalar, hastalığınızın tedavisi için size Vidaza® (Azacitidin) ilacı reçetesi verilmiştir. Eldeki broşürde bu ilaçla tedavi konusunda bilinmeye değer bilgiler bulunmaktadır. Azacitidin miyelo displastik sendromların (MDS) ve akut miyeloid löseminin (AML) belirli tiplerinin tedavisinde önemli bir gelişme noktası oluşturmaktadır. Azacitidin, yüksek risk MDS tedavisi için Avrupa’da izin sahibi tek ilaçtır. Azacitidin ilacı klinik araştırmalarında kullananların hastalık seyrinde belirgin bir iyileşme göstermiştir. Hastalığınızın tedavisinde de aynı şekilde bu olumlu etkiye ulaşılması beklenmektedir. Bu broşür özellikle terapinin olası yan etkileri konusunu ele almaktadır. Bu konuda etraflı bilgilenme, tedavinizi daha başarılı kılar. Bu nedenle bu broşürü lütfen dikkatle okuyunuz ve tedavi eden doktorunuzla tam anlamadığınız veya anlaşılmayan noktalar konusunda konuşunuz. Bazı tedavi merkezlerinde doktorunuz tarafından tedavinize ilişkin tüm önemli detayların kaydedileceği bir tedavi kimliği verilmektedir. Olası bir acil durumda gösterebilmek için ve doktora fiziksel durumunuz ve aldığınız ilaçlar konusunda özet bilgiler sunabilmek için tedavi kimliğini yanınızda taşıyınız. Size başarılı bir tedavi süreci dileriz. Ulrich Germing Düsseldorf Heinrich Heine Üniversitesi Hematoloji, Onkoloji ve Kliniksel İmmünoloji Kliniği direktör vekili ve Düsseldorf MDS arşiv müdürü 1 Azacitidin nedir? Azacitidin Avrupa ilaç ruhsat makamı (EMEA) tarafından ilerlemiş safhada miyelo displastik sendromları (MDS) hastalıklarının tedavisi konusunda ruhsat almış ilk ilaçtır. Kök hücre terapisi seçeneği mevcut olmayan yüksek riskli MDS hastalarının terapisinde Azacitidin kullanılır (IPSS kategorisine göre int-2 ve high-risk kategorisi). Tedavi için söz konusu diğer gruplar şunlardır: Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sınıflamasına göre kemik iliğinde % 10 ile 29 oranında blast bulunan ama miyeloproliferatif sendromsuz kronik miyelo monositer lösemi (CMML) hastalığı; WHO sınıflamasına göre kemik iliğinde % 20 ile 30 oranında blast bulunan akut miyeloid lösemi (AML) ve eş zamanlı multiline displasi (FAB-sınıflamasına göre RAEB-t). Miyelo displastik sendromlar nelerdir? Kemik iliği kan oluşturma yeri olup içinde kök hücreleri içerir. Bu kök hücrelerinden ayrışma ve olgunlaşma yoluyla kırmızı kan hücreleri (alyuvar, eritrosit), beyaz kan hücreleri (akyuvar, lökosit) ve yassı kan parçacıkları (trombosit) oluşur. Miyelo displastik sendrom hastalarında vücut artık bu kök hücrelerinden tam olgunlaşabilen ve fonksiyonunu yerine getirebilecek kabiliyette kan hücrelerini yeterli sayıda oluşturamamaktadır. Şekil 1: Normal gelişmiş olgun kan hücreleri (solda) ve normal gelişmemiş olgunlaşmamış kan hücreleri (sağda) 2 Bu hastalıkların ilk evrelerinde olgunlaşması arızalı ve fonksiyonunu yerine getiremiyen kan hücreleri kendiliğinden programlı bir şekilde hücre ölümüne tabii olurlar (apoptoz). Bunun neticesinde kan sıvısında bazı hücre tiplerine ancak yetersiz miktarda rastlanabilir. Böyle bir durumda sadece tek bir hücre dizisi düşük miktarda görülebileceği gibi, iki veya tüm üç hücre dizisi de (yani kırmızı kan hücreleri, beyaz kan hücreleri ve yassı kan parçacıkları) zarar görmüş olabilir. Bu hastalıkların ilerlemiş evrelerinde gittikçe artan miktarda adına blast denilen olgunlaşmamış kan hücreleri üretilir. Böyle bir durumda artık kan oluşum süreci kalıcı bir şekilde arızalanmıştır. Bu arıza bazı hastalarda sonradan akut miyeloid lösemi (AML) hastalığına dönüşebilir. Miyelo displastik sendromlar özellikle ilerlemiş yaşlarda görülür ve hastadan hastaya değişik bir seyir arz eder. Kan hücrelerinin yeterli miktarda olgunlaşmaması sebebiyle MDS hastalarında çoğu vakalarda ağır bir kansızlık (anemi) durumu oluşur, çünkü vücut artık yeterli miktarda kırmızı kan hücreleri oluşturmamaktadır. Kanda pek az sayıda kırmızı kan hücre bulunması, vücudun oksijenle yetersiz miktarda beslenmesine sebep olur. Bunun neticesinde vücutta güç kaybı ve devamlı yorgunluk halleri görülür. Bu semptomlar çoğu vakalarda yedek kan ürünleri vererek, yani sıkça kan nakli yapılarak azaltılabilir. Ama MDS hastalıklarında diğer iki kan hücresi dizisi de etkilenmiş olabilir: Beyaz kan hücrelerinin yani akyuvarların azalması, daha yüksek enfeksiyon yatkınlığına sebep olabilir; yassı kan parçacıklarının yani trombositlerin azlığı durumu ise, kan pıhtılaşmasında arızaya ve bu nedenle de yükselen kanama yatkınlığına neden olabilir. MDS teriminin içerdiği değişik hastalık tablolarını tanımlayabilmek ve biribirinden ayırt edebilmek için değişik sınıflandırma sistemleri bulunmaktadır. 3 Sizi tedavi eden kan hastalıkları uzmanı doktorunuz (hematolog) bir iğne vasıtasıyla (ponksiyon) kemik iliğinizden hücreler alarak bunların sayısını, görünüşünü ve olgunlaşma derecesini inceler. Mikroskop altında incelemeyle elde edilen örneğin şu bilgiler, MDS hastalığının şiddet derecesi konusunda bir kanaate varılmasını mümkün kılar: Olgun ve fonksiyonlu kan hücrelerinin azlığı; buna karşın blastların fazlalığı; bir, iki veya üç hücre dizisinin etkilenmesi ve kemik iliği hücrelerindeki kalıtsal enformasyonların değişikliğe uğrama derecesi (sadece kemik iliği hücreleri değişikliğe uğrar, diğer tüm hücreler normal kalır). Hastaya endeksli bu değerlendirmeden sonra doktorunuz hastalığınızı Fransız-Amerikan-İngiliz sınıflamasına (FAB) veya Dünya Sağlık Örgütü (WHO) sınıflamasına göre değerlendirecek ve MDS alt tipini belirleyecektir. Bu aşamadan sonra risk tahmini yapılır. Bu amaçla enternasyonal prognoz neticelendirme sistemi (International Prognostic Scoring System, kısaca IPSS) kullanılır. Bu sistem hastalığınızın özelliklerini, yüzlerce hastanın verilerini içeren bilimsel bir sisteme göre ağırlıklı olarak değerlendirir. Bu aşamadan sonra hematolog doktorunuz, sizde belirlenen MDS tipinin tehlike derecesini anlayabilir ve hangi tedavinin gerekli olduğuna karar verir. MDS hakkında diğer bilgileri Alman Lösemi ve Lenfom Yardım Derneğinden (Deutsche Leukämie- und Lymphom-Hilfe e. V., Bonn) alabilirsiniz. İnternet adresi: http://www.leukaemie-hilfe.de Münih‘teki Celgene GmbH firmasından da hastalar için bilgilendirme malzemelerini ısmarlamanız mümkündür (www.celgene.de). 4 Neden size Azacitidin önerildi? Size Azacitidin ilacını almanız önerisinin birçok sebebi vardır. Ulaşılması amaçlanan önemli bir hedef, size bu ilacın verilmesi neticesinde kan nakillerinden bağımsız hale gelebilmenizdir. Kliniksel araştırmalarda Azacitidin ile terapi edilen hastaların % 45 inde bunların artık kan nakillerinden bağımsız hale gelmesi hedefine ulaşılmıştır. Öte yandan CCR kontrol grubunda (şekle bakınız) bu ancak hastaların % 11 inde söz konusu olabilmiştir. Kan nakilleri hem çok zaman gerektirir, hem de sağlık riskleri içerebilir. Kan nakline bağımlı olmayan hastalar (%) Azacitidin ilacını alan hastada vücudun kan oluşturma işlevi normalleşebilir ve bu suretle vücudun oksijenle beslenmesi için gerekli olan kırmızı kan hücreleri yeterli sayıda oluşturulabilir. Bu suretle artık kan nakline gerek kalmaz. Azacitidin almakla ayrıca daha fazla beyaz kan hücreleri ve yassı kan parçacıkları oluşabilir. Bu da vücudun immün savunma sistemi ve kan pıhtılaşma işlevi için önemlidir. 50 13 ay 23,* % 45 n = 225 p = 0,000150250 25 % +33,6 Şekil 2: Azacitidin ile tedavi edilen hastalar, kan nakillerinden bağımsız hale gele bilirler. % 11,4 0 Azacitidin n = 111 CCR n = 114 * Kan naklinden bağımsizlık durumunun ortalama süresi: Kesintisiz 56 günde eritrosit nakli olmaksızın 23 Avrupa Tıp Ajansı (European Medicines Agency). EUROPEAN PUBLIC ASSESSMENT REPORT (EPAR) VIDAZA®, 2009; 55S 5 Azacitidin nasıl verilir? Azacitidin cilt altına iğne yapılarak verilir (subkutan). Bazı ilaçların subkutan verilmesinin değişik nedenleri mevcuttur. Bunlardan biri, örneğin tromboza karşı önlem alabilmektir (tromboz profilaksisi). Diyabet hastaları da cilt altına insülin iğnesi yapmak mecburiyetinde olduklarından, bu yöntem uygulanır. İğne yapılacak en uygun yerler karın, üst bacak veya kolun yukarı kısmıdır. Enjeksiyon ince bir iğneyle cilt altındaki yağ dokusuna yapılır. Azacitidin size kaç defa verilecektir? Azacitidin ilacı size tedavi devreleri denilen zamanlarda verilir. Bir tedavi devresi beş ile yedi gün süren bir tedavi diliminden oluşur. Bu süre zarfında hergün size Azacitidin yapan doktorun yanına gitmeniz gereklidir. Bu dilimden sonra tedaviye 21 gün ara verilir. Takriben 28 gün sonra bir sonraki tedavi devresi başlatılır. Yukarıda belirtildiği gibi tedavi birkaç devre şeklinde gerçekleştirilir. Tedavi doktorunuz kan tablosunu inceleyerek Azacitidin tedavisinin gelişmesini izler. Şayet yan etkiler oluşursa, doktor bir sonraki tedavi devresini ileriye atabilir veya gerekirse dozajı değiştirebilir. Azacitidin ile tedavide sabır önemlidir. Terapi başarısı ortalama olarak ilk dört devreden sonra görülür, fakat bazı hastalarda altı veya sekiz tedavi devresi gerekebilir. Tedavi başında henüz bir başarı görülmediği için, tedaviyi çok erken sonlandırmamak için, işte bu bilgiyi dikkate almanız önemlidir 6 2. Devre 3. Devre 1.Tedavi devresi 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 Azacitidin 28 gün Azacitidin verilmeyen günler 75 mg/m2 KOF (vücut dış yüzeyi) s. c. 1 x günde Hafta 1 28 gün 28 günlük devrenin tekrarı Hafta 2 Hafta 3 Hafta 4 Şekil 3: Azacitidin için dozaj şeması Azacitidin kullanımında hangi güvenlik uyarıları geçerlidir? Birçok diğer ilaç alımında olduğu gibi Azacitidin ile tedavide de istenmeyen ilaç yan etkileri (yan etkiler) oluşabilir. Aşağıda bu konuda dikkate değer güvenlik uyarıları bulunmaktadır; bunları doktorunuzla konuşmanız tavsiye edilir. MDS özellikle ilerlemiş yaşlarda görülmesine rağmen, şu hususa MUTLAKA dikkat ediniz: Azacitidin henüz doğmamış bebeğe zarar verebilir. Bundan dolayı tedavi boyunca kadınların hamile kalmamaları gerekir. Azacitidin ilacı alan erkekler ise eşlerinin hamile kalmasını önlemelidir. Azacitidin ilacı alan kadınların bebek emzirmeleri yasaktır. 7 Azacitidin ve artık maddeleri özellikle böbrekler yoluyla vücuttan atılır. Öte yandan yaşlı hastalarda çoğu hallerde böbrek fonksiyonlarında kısıtlılık da söz konusu olabilir. Bundan dolayı doktorunuz böbreklerinizin zarar görmemesi için Azacitidin tedavisi boyunca işte bu hususa da dikkat edecektir. Azacitidin ilacının en sık görülen yan etkileri hangileridir ? Bulantı ve kusma Size Azacitidin tedavisi uygulanırken bulantı veya kusma durumu baş gösterebilir. Buna önlem olarak adına antiemetik denilen ilaçlar verilir. Buna rağmen Azacitidin tedavisi esnasında bulantı ve kusma durumu olursa, bu şikayetlerinizi sizi tedavi eden doktorunuza söylemekte gecikmeyiniz. Bu durumda antiemetik ile tedaviniz yoğunlaştırılacaktır. Bulantı ve kusma durumuna ilişkin tavsiyeler • Genel sağlık durumunuzu güçlendirmek için gevşetici ve rahatlatıcı hareketler yapınız. • Bulantı hissederseniz, yavaş nefes alıp veriniz. Yavaşça nefes alıp vermeniz, sakin kalmanızı kolaylaştırır. • Şekerli ve yağlı gıdalardan kaçınınız. • Midenizi sıkıştırmamak için, geniş giysiler giyiniz. • Aşırı bedensel aktiviteden kaçınınız. 8 İğnenin giriş noktasında olası reaksiyonlar İğne yapılan yerde hematom veya kızarıklık görülebilir, ağrıya neden olan şişkinlikler de belirebilir. Ama bunlar genellikle birkaç gün sonra kendiliğinden kaybolur. İğne yapılan yerdeki ağrıları azaltmak için, soğuk veya ılık kompres kullanabilirsiniz. Bunlardan hangisi size iyi geliyorsa onu uygulayabilirsiniz, ama bu uygulama 15 dakikadan fazla sürmemelidir. Çok sıcak kompres ve sargı kullanmayınız. İğne yapılan yere buz da koymayınız. Cilt reaksiyonları ilacın doğrudan cilde teması sebebiyle de meydana gelebilirler. Bundan kesinlikle kaçınabilmek için, önce ilaç maddesi iğneyle çekilir ve sonra iğnenin içine biraz hava çekilir. İşte bu hava yastığı, ilaç maddesiyle cilt arasında bir bariyer oluşturur ve ilaç ancak iğne cildin altındaki yağ dokusuna girdikten sonra iğneden çıkar. Azacitidin Bulanık sütlü gibi Azacitidin çözeltisi Steril iğne içindeki hava 5/8“ lik steril iğne Şırınga Şekil 4: Azacitidin enjekte etmek için iğnenin hazırlanması 9 Kan hücreleri eksikliği Azacitidin ilacının büyümeyi frenleyici etkisi sebebiyle kan oluşturan sağlıklı hücreler de kısmen de olsa etkilenir. Bu nedenle geçici olarak beyaz kan hücrelerinde (savunma hücreleri), yassı kan parçacıklarında (kanama durumunda damarları tamir eden hücreler) ve bazı ender hallerde kırmızı kan hücrelerinde (oksijen taşınmasından sorumlu hücreler) azalma görülebilir. Bu değişikliklerin sebebiyle aşağıdaki şikayetler görülebilir: • Enfeksiyon, ateş (38,0 °C üzerinde ateş), titreme nöbeti • Alışılmadık ve çabuk hematom oluşması ve yüksek derece kanama yatkınlığı • Normal şartlarda bile gittikçe artan halsizlik ve yorgunluk durumları Vücudunuzun savunma sistemi, hem hastalığınız sebebiyle hem de terapiye bağlı olarak beyaz kan hücrelerinin sayısındaki azalma sebebiyle, normal durumlarda aslında pek zararsız sayılan hastalık tetikçileri de ve bunların sebep oldukları enfeksiyonlar, hayati tehlike arz edebilir. İşte bu sebeple ateşiniz olursa, derhal doktorunuza başvurunuz. Tedavi doktorunuz bu enfeksiyon sebebiyle antibiyotik ile tedavi edilip edilmiyeceğinize karar verir. Şayet tedavi doktorunuza ulaşamazsanız, hafta sonu veya tatil günü veya gece yarısı bile olsa, en yakın hastahanenin acil servisine başvurmalısınız. 10 Aşağıdaki kanama belirtilerinde de yine en yakın sürede bir doktora başvurunuz: Ciltte yüzeysel kanamalar, hematom, durdurulamayan burun kanaması, kanlı dışkı veya idrar, kanlı veya kahve peltesi benzeri kusma vs. Kanama yatkınlığı, kandaki yassı kan parçacıklarının sayısının çok azalması anlamına gelebilir. Bu durumda yassı kan parçacıkları konsantresinin transfüzyon yoluyla nakledilmesi gerekebilir. İlacın istenmeyen diğer yan etkileri Kabızlık veya ishal durumu da görülebilir. Kabızlığa karşı meyve, sebze ve kaba öğütülmüş tahıl ürünleri gibi posalı gıdalar almak faydalıdır. Dört gün veya daha uzun süreyle ciddi ishal durumu varsa veya üç günden fazla kabızlık olursa, lütfen doktorunuzu bilgilendiriniz. Azacitidin ile tedavi boyunca kaslarda kramp, yorgunluk (fatik) ve uykusuzluk, kollarda veya bacaklarda şişkinlik (ödem) ve kas zayıflığı gibi belirtiler de görülebilir. Azacitidin ile tedavi olduğunuz süre boyunca vücudunuzu gözlemleyiniz ve dikkatinizi çeken yan etkileri durumunda doktorunuzu bilgilendiriniz. Bu davranışınız, ilacın etkinliği ve tedavinizin emniyeti açısından önemlidir. 11 Önemli tıbbi terimler listesi AML Akut miyeloid lösemi (AML) vücudun kan oluşturma sisteminde görülen habis bir hastalıktır. Bu hastalık kısmen kemik iliğinde kan oluşturan hücrelerde aşırı bir çoğalmaya yol açar; bu çoğalma, çoğu vakalarda kan sıvısında da görülür (lökositoz). Anemi Kansızlık. Bu durumda vücutta yeterli miktarda kırmızı kan hücreleri bulunmamaktadır ve bu nedenle oksijenle yeterli beslenme olmamaktadır. Anemi hastalığının belirtileri: Yorgunluk, tık nefeslik, halsizlik, isteksizlik, verimlilikte düşüş. Ayrışma Kan oluşumu konusundaki anlamı: İlkel bir hücrenin dokudan dokuya değişik olabilecek şekilde, gelişip olgunlaşarak özel ödevleri yerine getirebilecek bir hücre haline gelmesi. Beyaz kan hücreleri Bakınız lökosit Blast Sonradan kan hücresine dönüşen olgunlaşmamış ve henüz tamamen ayrışmamış hücreler. Sağlıklı insanlarda kemik iliğinde blast oranı normal olarak çok düşüktür (< % 5). Blastlardaki artış, AML hastalığı için tipik bir belirtidir (her MDS hastalığında blast artışı görülmeyebilir). CMML Kronik miyelo monositer lösemi. 12 Displasi Hücreler konusundaki anlamı: Hücrelerde olgunlaşma arızası; displasiler kan veya kemik numunelerinin mikroskop altında incelenmesiyle belirlenir. Bu inceleme, sitolojik inceleme diye adlandırılır. Eritrosit Kırmızı kan hücreleri (alyuvar); solunum yoluyla akciğere alınan oksijeni akciğerden vücut hücrelerine nakil görevini yerine getirirler. Eritrosit konsantresi Kırmızı kan küreciklerinden (eritrositlerden) oluşan kan konservesi. Granülosit Beyaz kan hücrelerinin bir alt grubudur; özellikle bakteriler gibi hastalık tetikçilerinin imhasından sorumludurlar. Halkalı sideroblast Demir elementini işleme arızası sebebiyle demir maddesini aldığı halde kırmızı kan maddesine gereken şekilde karıştıramıyan kırmızı kan hücreleri. Depolanan ferritin diye isimlendirilen demir maddesi, bu durumda adına mitokondri denilen hücre içindeki küçük enerji noktalarında toplanır. Mitokondriler içinde toplanan ferritin maddesi, hücre çekirdeğinin etrafında bir halka şeklinde yer alır. Mikroskopik preparat üzerinde işte bu halka, demirin renklendirilmesi yoluyla iyi görülebilir hale getirilebilir. Hematolog Kan hastalıkları ve kan oluşturan organlar konusunda uzman hekim. Hematokrit Kan hacmindeki selüler yani hücresel oran; bu kapsamda hematokrit özellikle eritrosit konsantrasyonuna bağlıdır. 13 Hematopoez Kan oluşması. Kırmızı kan hücreleri Bakınız eritrosit. Hemoglobin Oksijenin naklinden sorumlu eritrositlerin içinde bulunan kırmızı kan boya maddesi. Kök hücreler Ya birbirinin aynısı iki kardeş hücreye ayrılan veya değişik ödevlere sahip ayrı hücrelere bölünebilen vücut hücreleridirler; kemik iliğinde yer alan kök hücreler, kan oluşumunda önemli rol oynarlar. Kan hücreleri Eritrositler (alyuvarlar, kırmızı kan kürecikleri), lökositler (akyuvarlar, beyaz kan kürecikleri) ve trombositler (yassı kan parçacıkları). Kan oluşumu Kan hücrelerinin oluşturulması ve olgunlaşması sürecidir. Keratinin (keratinin değeri) Keratinin kaslarda bir enerji rezervi olan keratin maddesinin atık şeklidir. Keratinin böbrekler üzerinden idrarla vücuttan atılır. Bir metabolizma maddesi olarak hemen hemen tamamen filtre edildiğinden, böbrek fonksiyonunun kontrolünde kullanılır. 14 Lökopeni Beyaz kan hücrelerinin eksikliği. Lökosit Beyaz kan hücresi, akyuvar; spezifik olmayan immün savunmasında önemli bir rol oynarlar. Lösemi Vücudun habis hastalıklarından biridir; büyük ölçüde fonksiyon sahibi olmayan çok miktarda beyaz kan hücreleri oluşturur. Metabolizma işlevi Vücudun enerjiyle beslenmesine ve vücuttan atık maddelerin atılmasına imkan sağlayan işlev ve süreç. Miyelosupresyon Tüm kan hücre tiplerinin veya bunlardan bir kısmının üretiminin azalması. Plazma Kanın sıvı ama hücresel türden olmayan kısmı. Prognoz Bir hastalığın beklenen olası gelişmesi; iyileşme ve sağ kalım faktörünü de içerir. Trombositopeni Kanda trombosit sayısının ileri derece azalması. Üre (üre değeri) Üre protein ve amino asit metabolizmasının esas son artık maddesini oluşturur. Üre böbreklerde kanın filtre edilmesi yoluyla alındığından, böbrek fonksiyonları hakkında bir kanaate varmak için bir parametre oluştururlar. Yassı kan parçacıkları Küçük ve yassı plaka şeklinde kan hücreleri (trombosit); kan pıhtılaşmasında, burada özellikle yaraların kapatılmasında önemli bir rol oynarlar. Transfüzyon Damar yoluyla dolaşıma kan veya kan ürünlerinin verilmesi; kan nakli. Adına infüzyon denilen ve içinde ilaç maddeleri bulunan sıvı çözeltilerin damardan dolaşıma verilmesi ile karıştırılmamalıdır. 15 Notlar 16
Benzer belgeler
Miyelodisplastik Sendromlar (MDS)
yassı kan parçacıkları) zarar görmüş olabilir.
Bu hastalıkların ilerlemiş evrelerinde gittikçe artan miktarda adına blast
denilen olgunlaşmamış kan hücreleri üretilir. Böyle bir durumda artık kan
o...
Akut Miyeloid Lösemi (AML)
yassı kan parçacıkları) zarar görmüş olabilir.
Bu hastalıkların ilerlemiş evrelerinde gittikçe artan miktarda adına blast
denilen olgunlaşmamış kan hücreleri üretilir. Böyle bir durumda artık kan
o...