HBO Otizm Spect - Ozon Terapi Kliniği
Transkript
HBO Otizm Spect - Ozon Terapi Kliniği
1.Ulusal Sağlığı Geliştirme ve Sağlık Eğitim Kongresi 9 -12 Kasım 2006 MARMARİS OTİZMİN BİYOMEDİKAL TEDAVİSİ AUTISM RESEARCH INSTITUTE DEFEAT AUTISM NOW! PROTOCOL Dr. Cem Kınacı Autism Research Institute, DAN! Healthcare Practitioner Nükleer Tıp Uzmanı Autism Research Institute, DAN! Healthcare Practitioner IMC Hastanesi Nükleer Tıp Uzmanı Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müdürü Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı Adana Diomed Hastanesi Genel Müdürü ve Başhekimi Ankara Bayındır Hastanesi Senior Nükleer Tıp Uzmanı Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Başkanı Gülhane Askeri Tıp Akademisi (uzmanlık eğitimi) İstanbul Tıp Fakültesi Deniz Lisesi ve Deniz Harb Okulu ÜYESİ OLDUĞU KURULUŞLAR Autism Research Institute, DAN! Healtcare Practitioner Autism Society of America US Autism and Asperger Association National Autism Association National Alliance for Autism Research Association for Comprehensive NeuroTherapy Society for Neurosience Dads Against Mercury Alternative Mental Health Undersea and Hyperbaric Medical Society European Underwater and Baromedical Society American Association for Hyperbaric Awareness International College of Nuclear Medicine Physicians Assian-Pasific Society of Nuclear Cardiology Chemical Hazards Communication Society International Society for Infectious Diseases Turkish Society of Nuclear Medicine Recovery from autism is no longer a dream -- it is a reality! More progress has been made in the last 3 years than in the previous 3 decades! Autism IS Treatable! Recovery from Autism IS Possible! Bernard Rimland, Ph.D. President Bu sunum Autism Research Institute tarafından 7-10 nisan 2006 tarihlerinde Washington DC’de The Hilton Washington Hotel ’de düzenlenen SPRING 2006 DAN! Conference’ daki sunumlardan edinilen en yeni görüşlere ve araştırma sonuçlarına dayanılarak güncellenmiştir. otizmin kalıtsal faktörlere bağlı olarak ortaya çıktığı kabul gören bir yaklaşımdır. EN AZ 5 GEN OTİZMDEN SORUMLU TUTULMAKTADIR otizme yatkın olarak doğan çocuklar bağışıklık sistemlerinde yetersizlik, hormonal bozukluk, alerji, sindirim sistemlerinde bozukluklar ve buna bağlı beslenme yetersizlikleri ile dünyaya gelmektedirler. bağırsak geçirgenliğinde ve bağırsak enzimlerinde doğuştan gelen bir bozukluk (leaky gut) Ağır metallerin yeterince atılamamasından kaynaklanan birikim nedeniyle kazanılmış enzim bozukluğu olabilmektedir. Bağırsak florasında da anormallikler söz konusudur. Bu durum bazı çocuklarda mantar enfeksiyonu gelişmesine neden olabilmektedir. Candida mantarı en sık görülenidir. Vücuttan ağır metallerin atılmasını sağlayan bir enzim olan glutathione ve glutathione yapımında kullanılan cysteine düzeylerinin otistik çocuklarda normalden düşük düzeylerde olduğu saptanmıştır. Ağır metaller normal olarak vücutta glutathione ile bağlanmakta ve safra yoluyla ince bağırsaklara atılmaktadır. Cysteine, glutathione yapmak için bir ön maddedir, dolayısıyla cysteine seviyesinin düşük olması, düşük glutathione seviyesi ile sonuçlanır. Bu sistemin aksaması, otizme yatkın olarak doğan çocukların beyin, karaciğer, böbrekler, bağırsaklar, kemik iliği ve kaslar gibi organ ve dokularında zehirleyici etkilere sahip civa, kurşun, arsenik vb. ağır metallerin birikmesine yol açmaktadır. TOKSİK AĞIR METALLER İLE OTİZMİN İLİŞKİSİ Beyin yaklaşık %70 oranında yağ içermektedir. Bu oran toksik ağır metaller ile otizmin ilişkisini daha iyi anlatmaktadır. Yaşam boyunca pek çok kaynaktan ağır metallerin alınması söz konusudur ve sanayileştikçe de bu kaynakların sayısı artmıştır. Motorlu araçların yaydığı egzoz gazları ve kurşun borularla evimize ulaştırılan sular en başta sayabileceğimiz örneklerdir. Pek çoğumuzun dişlerinde bulunan amalgam dolgular Thimerosal içeren bazı aşılar gebelik sırasında karında çatlaklar oluşmasın diye kullanılan sıkılaştırıcı kremler güzellik uğruna sürülen kalıcı rujlar evimizdeki civalı termometreler, hastanelerdeki civalı tansiyon aletleri, çocuğumuzun zekası gelişsin diye bolca tükettiğimiz deniz ürünleri Vinil okul çantaları ve ders araçları, tekstil boyaları, duvar boyaları ve daha pek çok ürün bu özel çocukları etkilemektedir. Doğuştan gelen bir sorunu olmayan çocuklar bunları vücutlarından atabildikleri için etkilenmemektedir. Ancak bu çocuklardan hangilerinin özel (otizme yatkın) olduğunu önceden saptamak henüz mümkün olmadığından alınması gereken önlemler bütün çocuklarımızı kapsamalıdır. Toksik ağır metaller yüzyılımızın en büyük sorunu olmaya adaydır. AĞIR METALLERİN SAPTANMASI Araştırmalar, otistik çocukların önemli bir bölümünde kan ve dokularda yüksek cıva düzeyleri bulunduğunu göstermektedir. Ancak bu durum her otistik çocuk için geçerli değildir. Cıva otizmde önemli bir nedendir ama tek neden değildir. Testlerde sıklıkla kurşun, arsenik, nikel, alüminyum gibi diğer ağır metallere de rastlanmaktadır. Ağır metallerin varlığını saptamak için saç ve idrardan alınan örneklerin özel yöntemlerle incelenmesi gerekmektedir. Saç yavaş gelişen bir doku olduğundan burada biriken ağır metallerin varlığını saptamak fikir verebilir. Ağır metallerin nörotoksik yani sinir sistemine zarar veren yapıda oldukları tıpda zaten iyi bilinen bir konudur. Toksik ağır metaller özellikle yağdan zengin doku ve organları seçerler. Unutulmamalıdır ki doğuştan gelen özellikleri nedeniyle otistik çocuklarda ağır metaller organ ve dokulardan atılamadığından dolayı birikmekte ve dolayısıyla kana karışmadıkları için de saça ulaşamamaktadır. Bu nedenle normal çocuklardan alınan saç örneklerinde referans aralıklarda (normal düzeylerde) ağır metallere rastlanırken, otistik çocuklarda bu düzey ya çok düşüktür ya da hiç gözlenmemektedir. Aynı şekilde idrarda da ağır metallere rastlanamaz. Ancak DMSA gibi bir chelation ajanının uygun dozda verilmesini takiben en az 6 saat sonrasında alınan idrar örneklerinde toksik ağır metalleri saptamak mümkün olmaktadır (DMSA provocated urine toxic metals profile). BEYİN FONKSİYONEL HASARININ ARAŞTIRILMASI IMC Hastanesi Nükleer Tıp Ünitesi Beynin kan dolaşımına ve fonksiyon düzeyine bağlı olarak görüntüleme olanağı sağlayan bir görüntüleme yöntemi olan “Beyin Perfüzyon SPECT” ile yapılan araştırmalarla beyindeki fonksiyonel hasar saptanabilmektedir. Bu yöntem ile otistik çocuklarda özellikle konuşma ve algılamayı kontrol eden merkezlerin bulunduğu temporal bölgelerin azalmış aktivite gösterdiğini tüm olgularda saptamış bulunmaktayız. Ancak burada daha önemli olan konu azalmış fonksiyona sahip bu alanın düzelebilir yani geri kazanılabilir özelliğe sahip olup olmadığının araştırılmasıdır. Bu aşamada Manyetik Rezonans Görüntüleme ile yapılacak ikinci bir değerlendirme eğer kalıcı bir hasar var ise bu hasarı belirleyebilmektedir. MRG (-) Beyin SPECT (-) = normal MRG (+) Beyin SPECT (+) = kalıcı hasar MRG (-) Beyin SPECT (+) = geri kazanılabilir TOKSİK AĞIR METALLERİN VÜCUTTAN ATILMASI (CHELATION) Chelation tedavisi, kısaca civa, kurşun, arsenik ve benzeri toksik ağır metallerin vücuttan atılmasının sağlanması olarak özetlenebilir. Bu tedavi sadece ağır metallerden etkilenen ve bu tedavinin uygulanabileceği özelliklere sahip yani böbrek, karaciğer ve kemik iliği hastalığı olmayan çocuklara önerilebilir. Chelation her otistik çocuğa uygulanabilecek bir tedavi yöntemi olmadığı gibi, Deneyimli ve yetkin olmayan kişilerce uygulandığında ciddi zararlar verebilir. Bu tedavi öncesinde bu tedaviye gerek olduğu mutlaka kanıtlanmalıdır. Chelation tedavisi için en çok tercih edilmesi gereken chelation ajanı DMSA olmalıdır. (FDA onaylı) DMSA’nın (dimerkaptosüksinik asit) geniş bir yelpazedeki zehirli metalleri (kurşun, civa, arsenik, kalay, kadmiyum, nikel,tungsten, uranyum ve antimon) bağladığı ve vücuttan attığı ispat edilmiştir. İkinci sırada tercih edilecek ajan ise DMPS olmalıdır. Saptanan metallerin özelliğine göre EDTA ve ALA da ilk iki sıradaki ajanlarla dönüşümlü olarak kullanılabilir. FAYDALI ELEMENTLERİN TAKİBİ Çoğunlukla bağırsaktan emilimin yetersiz olması veya diğer yeterince anlaşılamamış faktörlerden dolayı otistik çocuklarda genellikle pek çok mineralin eksikliği söz konusudur. Bunlar arasında ilk sırada çinko ve selenyum eksikliği sayılabilir. Ayrıca magnezyum, molibden, manganez, krom ve vanadyum da çoğunlukla eksiktir. DMSA ile yapılan chelation tedavisi esnasında çinko boşaltımı hemen hemen iki kat artmaktadır. Bu nedenle çinko seviyesi tedavi öncesi ve esnasında izlenmeli ve normal seviyeyi koruyabilmek için gerektiğinde çinko takviyesi yapılmalıdır. DMSA demir, kalsiyum ve magnezyum boşaltımını etkilemez. Bakır boşaltımını ise artırmaktadır Bakır, otistik çocuklarda genellikle fazladır, bu yüzden bu atılım faydalıdır ancak bakır seviyesi tedavi öncesi ve esnasında yine de takip edilmelidir. CHELATION’UN UYGULANIŞ BİÇİMİ Chelation tedavisinde, özellikle küçük çocuklarda ve ağızdan tedaviyi reddeden olgularda tercih edilmesi gereken ilaç veriliş biçimi ciltten emilim yoluyla olmalıdır. (transdermal) Bu zaten en güvenli yoldur. Ağız yoluyla (oral) kapsül yutabilen çocuklarda ise bu yol da önerilebilir. Karaciğer yetmezliği olan olgularda ise rektal yol diğer bir alternatiftir. Oral DMSA, temini kolay ve ucuz olması nedeniyle sıklıkla ilk tercih edilen ajan olmaktadır. Tedavinin yavaş ve optimal dozlarda olması, ağır metallerle birlikte atılabilecek faydalı minerallerin takip edilerek zamanında yerine konulabilmesine de olanak sağlayacaktır. Damar yolu ile yapılan (IV) chelation tedavisi ise önerilmemektedir. Unutulmamalıdır ki bu bir “maraton” dur ve bu tedavide kısa mesafe koşucusu gibi davranılmamalıdır. Chelation tedavisi öncesinde vücudun çeşitli fonksiyonlar için gereksinimi olan elementlerin düzeyi araştırılmalı, varsa eksikler yerine konulmalı ve tedaviye bundan sonra başlanmalıdır. Ayrıca tedavi süresince de çocuklara mineral ve vitamin desteği verilmelidir. VİTAMİN-MİNERAL DESTEĞİ Chelation tedavisi öncesinde saptanan eksiklikler multi-vitamin multi-mineral içeren şurup veya haplarla takviye yapılarak çoğunlukla giderilebilir. KIRKMAN SUPER NU-THERA Ancak bu takviye bakır içermemelidir. Çoğunlukla otistik çocuklarda fazla olan tek mineral bakırdır ve ek takviye sadece mevcut durumu daha da kötüleştirir. Çok büyük bir eksiklik olduğunu gösteren kanıt yoksa, selenyum takviyesi de hekimin tavsiyesine göre sınırlandırılmalıdır. Mineral desteğine ek olarak yüksek miktarda C vitamini içeren geniş-yelpazeli bir multi-vitamin preperatının destek olarak verilmesi pek çok uzman tarafından tavsiye edilmektedir. B6 vitamini, glutathione için temel yapı malzemesi olan cysteine üretimi dahil bir çok reaksiyonda yer almaktadır. İyi bir anti-oksidan olmasına karşın birçok E vitamini bütünleyicisi soya fasulyesinden hazırlanmakta olduğundan ve pek çok otistik çocukta da soya ürünlerine karşı hassasiyet bulunduğundan E vitamini önerilmemektedir. Soya bazlı olmayan E vitamini alınabilir GLUTATHIONE CHELATION TEDAVİSİ İLİŞKİSİ Bir diğer önemli konu da Chelation tedavisi öncesinde glutathione seviyesini normal düzeye getirmektir. Glutathione’un toksik ağır metalleri bağlayarak vücuttan atılmalarını sağlamak gibi çok önemli bir role sahip olduğu unutulmamalıdır. Aksi taktirde bu durum havuz problemi çözmeye benzer. Attığınızdan daha fazlası geri dönerse tedaviden yarar sağlamak güçleşir. CHELATION TEDAVİSİNİN OLASI YAN ETKİLERİNİN SAPTANMASI & ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER Karaciğer Böbrek Kemik iliği olumsuz etkilenebilmektedir. DMSA temelde idrar yoluyla atıldığı için Böbrek fonksiyonlarını kontrol etmek (üre, kreatinin) Kemik iliği baskılanmasına yol açabilme olasılığına karşın Kan bulgularını kontrol etmek (tam kan sayımı) Karaciğere zarar verebilme olasılığına karşın da Karaciğer fonksiyonlarını kontrol etmek (ALT, AST, GGT, ALP) ve tedavi süresince de uygun aralıklarla bu tetkikler tekrarlanarak hastayı takip etmek önemlidir. HİPERBARİK OKSİJEN TEDAVİSİ Otizmin tedavisinde, Chelation tedavisi ile beynin ağır metallerden temizlenmesi tek başına yeterli olmamaktadır. Beraberinde sindirim sisteminin de tedavisi başarılı bir tedavi için vazgeçilmez bir gerekliliktir. Ayrıca ağır metallerin birikmesi nedeniyle, beyinde uzun süredir yetersiz ve düşük düzeyde canlılık gösteren hasarlı alanların da yeniden aktive edilmesi gerekmektedir. “Hiperbarik Oksijen Tedavisi” ile hem beyin hem de sindirim sisteminin tedavisi mümkün olmaktadır ve 1972 yılından beri ABD’de Dr. Richard Neubauer tarafından başarı ile uygulanmaktadır. Hiperbarik Oksijen Tedavisi, adından da anlaşılacağı gibi yüksek basınç altında iken normal miktarlarda saf oksijen solunması yöntemidir. Bu yöntem, normal basınçta (yani 1 atmosferde) çok miktarda oksijen alınması anlamına gelen hiperoksijenizasyon karıştırılmamalıdır. ile Aşırı miktarda oksijen alınmasının beyin için zararlı olabileceği unutulmamalıdır ve Evde oksijen tüpü ile çocuklara oksijen solutulması kesinlikle denenmemelidir. Hiperbarik Oksijen Tedavisi, bu dalda eğitim almış, hekim ve teknisyenlerce uygulanmalıdır. Basıncın düzeyi (ATA) Seans süresi Seans sayısı Çocuğun ihtiyacına göre belirlenmelidir. Diğer amaçlar için belirlenmiş protokollere otistik çocuklar dahil edilmemelidirler. Hiperbarik Oksijen Tedavisi, “Boyle-Mariotte kanunu” esasına dayanır. Sabit sıcaklık altında, gazların hacimleri basıçlarıyla ters orantılıdır; Basınç arttıkça K Gazların hacmi küçülür L Bu tedavinin uygulandığı kabinler küçük bir denizaltıya benzemektedir. Ancak bu kabinler (hyperbaric chamber) karada çalışmaktadır ve kabin içi basınç kopresörlerle arttırılarak sahte bir dalış işlemini gerçekleştirmektedirler. Dalış süresince özel maskeler veya başlıklar vasıtasıyla %100 saf oksijen solunmasına olanak sağlanmaktadır. Bu sayede normal şartlar altında havadan sağlanan oksijen molekülünün yerine, daha küçük çaptaki oksijen molekülünün beynin hasarlı alanlarındaki düşük fonksiyon gösteren hücreler tarafından alınmasına olanak sağlanmaktadır. Böylece, sanki kış uykusuna yatmış durumda olan bu hücreler (idling neurons) , seanslar süresince yavaş yavaş normal fonksiyonlarını görecek düzeye kadar getirilmektedir. Bu hücreler normal atmosfer basıncında da havadaki oksijeni kullanma kapasitesine ulaştığında tedavi sonlandırılmaktadır. Bunu saptamak için de tekrar SPECT yapılmaktadır. Dr.Neubauer & Dr.Harch’s SCAN-DIVE-SCAN protokolü HBOT ÖNCESİ SPECT BULGUSU HBOT SONRASI SPECT BULGUSU HBOT ÖNCESİ SPECT BULGUSU HBOT SONRASI SPECT BULGUSU HBOT ÖNCESİ SPECT BULGUSU HBOT SONRASI SPECT BULGUSU DİYET Hiperbarik oksijen tedavisi ve Chelation tedavisinin birlikte uygulanması tedavi etkinliğini arttırmaktadır. Ancak gluten, kazein ve soya’dan yoksun diyet ve detoksifikasyon diyeti gibi diyetlerin Chelation + Hiperbarik Oksijen Tedavilerine destek olarak uygulanması pek çok otistik çocukta olumlu sonuç vermektedir. Normal koşullarda, sindirim sistemi yoluyla alınan proteinler parçalanarak aminoasitlere dönüştürülmektedir. Ancak bazı otistik çocuklarda, gluten, kazein ve soyadan sağlanan proteinler aminoasitler yerine peptid denilen aminoasit kümelerine dönüşebilmekte ve bu peptidler kan-beyin bariyerini aşarak beyinde uyuşturucu etki yapan sinirsel uyaranlar gibi davranmaktadırlar. İNEK VE KOYUN SÜTÜNDE A1 TİPİ KAZEİN VARDIR VE BU KAZEİN KAZOMORFİNE DÖNÜŞÜR OYSA KEÇİ SÜTÜNDE A2 TİPİ KAZEİN VARDIR VE BÖYLE BİR DÖNÜŞÜM OLMAMAKTADIR ANCAK HBOT UYGULANDIĞINDA SİNDİRİM SİSTEMİ BÜYÜK ORANDA VE DİYET UYGULAMALARINA KIYASLA ÇOK DAHA KISA SÜREDE TEDAVİ EDİCİ ETKİSİNİ GÖSTERDİĞİNDEN BU ÖNERİLERE ÖNEMLİ ORANDA GEREK KALMAMAKTADIR. DİYET, HBOT UYGULAMALARINA DESTEK AMAÇLI UYGULANMASI TAVSİYE EDİLİR. ÖZEL EĞİTİM Özel eğitime tüm aşamalarda yer verilmelidir Çünki biyomedikal tedavilerle kazanılanların eğitimle desteklenmesi gereklidir. EĞİTİM ŞART !!! JANJANLI KURUM DEĞİL JANJANLI EĞİTİMCİ Kurumların fiziki koşulları önemli ama İyi bir eğitimci seçmeniz ilk koşul !!! ÇOCUĞUNUZUN DERSLERİNİ İZLEYİN !!! Öğretmenler size, çocuğunuza nasıl eğitim vereceğinizi öğretmek için varlar. Çocuğunuzun derste öğrendiklerini evde ve sokakta tekrar etmelisiniz. Birkaç saat asla yeterli değildir çünkü genellikle kendi başlarına genelleme yapamazlar. ÇOCUĞUNUZUN GELİŞİMİNİ KONTROL EDİN !!! Tüm kurumlar çocuğunuz için yıllık plan, üç aylık performans raporu hazırlamak ve size vermekle YÜKÜMLÜDÜR! Böylece çocuğunuzun hangi gelişim alt alanlarında geri olduğunu, ne hızla ve ne kadar ilerlediğini tespit edebilirsiniz. MUTLAKA KAYIT TUTUN !!! Çocuğunuza ilişkin aşı kayıtları, geçirdiği tüm hastalıklar (özellikle ishal-kabızlık, kusma, enfeksiyonlar, ateşlenme vb.)yapılan tetkikler, davranış raporları, özel eğitim kurumundan aldığınız performans çizelgeleri vb. Her zaman yanınızda bir not defteri bulundurun, önemli gördüğünüz tüm davranışları kaydedin, çünkü UNUTURSUNUZ! Ebeveynlerin de büyük bir çoğunluğunun aslında ciddi anlamda bir psikolog desteğine ihtiyacı vardır. Ülkemizde özel eğitim merkezlerinin tamamında bir psikolog bulunması zorunlu tutulmaktadır. Ancak ebeveynler kendileri yardım isteminde bulunmadıkları sürece psikologun tedaviye katkıda bulunması düşünülemez. Bu yüzden çocuğunuza nasıl davranmanız gerektiğini öğrenirken kendiniz için de bir şeyler yapmalı ve mutlaka bir psikolog desteği alınmalıdır. AUTISM IS A NEUROIMMUNE DISORDER INDUCED BY INFECTIONS DIETARY PROTEINS & PEPTIDS TOXIC CHEMICALS STARTS IN THE GASTROINTESTINAL TRACT MANIFESTS IT SELF IN THE BRAIN CURE GASTROINTESTINAL TRACT HYPERBARIC OXYGEN THERAPHY REMOVE SUGAR JUNK FOOD PRESERVATIVES REPLENISH GOOD FLORA (PROBIOTICS) ENZYMES NUTRIENTS ESSENTIAL FATTY ACIDS REPAIR Antimicrobials Antifungals Antivirals Antibacterials Immunotheraphy Secretin Detoxification/Chelation HBOT and/or 3R REMOVE REPLENISH REPAIR
Benzer belgeler
Slayt 1 - Beslenmebulteni.com
özelliklere sahip yani böbrek, karaciğer ve
kemik iliği hastalığı olmayan ve tedavi
öncesinde yapılacak testlerle mevcut
mineral düzeyleri yeterli bulunan çocuklara
önerilebilir.