28 Aralık 2015 – 01 Ocak 2016
Transkript
28 Aralık 2015 – 01 Ocak 2016
ANADİL ETKİNLİKLERİ” KAVRAM GELİŞİMİ *Yeni yıl deyince… (Akıl grafiği yapıyoruz) *“Yeni yıl geldi” şarkısını söylüyoruz. Komşu sınıflarımızı ziyaret edip şarkımızı paylaşıyoruz. “Yeni / eski, zaman” kavramlarına çalışıyoruz. AKIL OYUNLARI Eşleştirme kartları yapıyoruz ve onlarla oynuyoruz. YARATICILIK Zamanı gösteren farklı bir alet tasarlıyoruz. MATEMATİK OYUNLARI “Bir saatte neler yapabiliriz?” cevap arıyoruz. OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK Kar tanesi, çam ağacı, kardan adamdan oluşan örüntü çalışması yapıyoruz. PARMAKLAR ÇALIŞIYOR Farklı teknikler kullanarak çam ağacı yapıyoruz. MEVSİMSEL ETKİNLİKLER / COOKING Çam ağaçlarının özelliklerini araştırıyoruz. Bahçemizdeki çam ağaçlarını resimliyor ve sayıyoruz. SANAT Pablo Picasso ‘nun hayatından kesitler öğreniyoruz SOSYAL BECERİ DESTEK EĞİTİMİ “Sınıflar Arası Yardımlaşma Projesine” devam ediyoruz. PROF. DR. FERHUNDE ÖKTEM'DEN ÇOCUKLARA MEKTUP... (2. Bölüm) Sevgili Yavrum, Babanın öğretmenine “Çocuğumun sanat derslerini hiç ihmal etmeyin.” demesinden ne denli mutlu olduğumu seninle paylaşmıştım. Akılcı ve duyarlı bir biçimde işlenen sanat dersleri, eşduyum yeteneğinizi, soyutlama ve üst düzey düşünme becerilerimizi geliştirir. Oysa, haber saatlerinde sanat ve bilimle ilgili haberler neredeyse yok gibidir. Sağlık ve bilimle ilgiliymiş gibi görünen haberler ise yeterince akılcı ve doğru biçimde ele alınmamaktadır. Sağlık haberleri verilirken, haberin doğruluğu kontrol edilmeden, sonuçlarının nerelere varacağı düşünülmediğinden, nasıl olumsuz sonuçlarla karşılaşıldı bilemezsin. Hala haberlerin doğru ve dürüst bir biçimde verildiğine olan inanç, ülke koşulları ile de birleşince insanların tedavileri yarım kaldı, gözboyayan kişiler yüceltilerek sahte tedavi yöntemleri sunuldu. Onlar paralar kazandılar ama insanlar zaman mal varlıkları ve en önemlisi sağlıklarını yitirdiler. Ailecek yapmaktan ve izlemekten en çok hoşlandığımız şeylerden biri spor biliyorsun. Sana belli etmesem de seni spor çalışmalarına katılmaya, gösterilerini izlemeye gönderirken çok korkar oldum. Spor haberlerinin televizyonlarda bile verilişleri şiddet ve ayrımcılığı körükleyici biçimdedir. Olumlu, saygılı, paylaşımcı, geliştirici spor etkinliklerinin sunumu sessizce diğer haberlerin arasına sıkışıp kalmakta, kaybolmaktadır. Sevgili çocuğum, güzel şeylere hakettikleri coşkuyu kazandırmak zor birşey değildir. Program yapanların farklı bir bakış açısıyla yaklaşmaları, daha çok emek vermeleri, yaptıkları işe daha çok saygı duymaları bu işi çok kısa sürede çözümleyebilecektir. Sevgili Çocuğum, Özellikle gelişim döneminde olan sizler için, aldığınız bilgilerin size yeni ufuklar açması, sizi düşünmeye, araştırmaya ve paylaşıma yönlendirmesi istenir. Korkutucu, güveninizi yitirtici, umarsızlığa iten bilgi ve görüntülerden çocukların korunması gerekir. Bunun önemini bilen ülkelerin büyükleri çocuklarını bu zararlı etkilerden korumak için koşullar oluşturmuştur. Çocukları korumak adına korumalı saatler ve yayın kuralları vardır. Bizim sevgili ülkemizde henüz bunun önemi tam anlaşılmadığı için senin arkadaşların zamanlarının büyük bir kısmını edilgen bir biçimde televizyon karşısında geçirmekte ve zararlı içerikleri adeta içerek benimsemektedir. Yayın kurallarının belirlenip, düzenlenmesi için yeterli bilinç ve emek ne yazık ki henüz oluşmamıştır. Çocukların haberleri algılayış biçimleri üzerinde yapılan bir çalışma( (Nurdoğan Rigel. Haber. Çocuk ve Şiddet), nasıl bir yolda olduğumuzu çarpıcı bir biçimde göstermektedir. Bu çalışmanın yapıldığı tarihlerde haberlerin verilişinin daha iyi düzeylerde olduğunu gözönüne alırsak durumun daha da sorunlu olduğunu anlayabiliriz. Bu çalışmada 5-7 yaşındaki çocuklara “Haber denince aklınıza ne geliyor?” diye sorulmuş. Çocukların %39’u savaş, ölüm, kavga, kaza gibi olumsuzluk içeren yanıtlar vermiş. %46’ı yansız, programa yönelik isim ve görüş aktarmışlar. Haberlere ilişkin olumlu tanımlamada bulunan çocuk oranı sadece %4 bulunmuş. “Haberlerden alınan güzel ileti nedir?” sorusuna çocukların %21’i “güzel ileti yok” derken, %6’sı kaza ve kavgayı seçmiş, sadece %6’sı “barış” yanıtını vermiştir. Keşke çoğu barış ve sevgi diyebilseydi. Çocukların haberlerde suçlu olarak gösterilmesi aslında bizim ayıbımızdır."Tinerci çocuk'', "kapkaççı çocuk'' diye etiketlendirdiğimiz çocuklarla görüşmeler yaparken de, fotoğraflarını çekerken de haklarını ihlal ediyor, onlara zarar veriyoruz. Şiddet görmüş ya da istismara uğramış çocuğun dünyasını, "nasıl oldu anlat'' diyerek bir kez daha karartıyoruz. Görülmemesi istenen görüntülerin gizlenmesi ve mozaiklenmesinin amaca uygun biçimde yapılmadığı senin de dikkatini çekmektedir. Çoğu zaman kasıtlı olduğu izlenimi yaratan kaymalar kaçınılması gereken görüntüyü daha dikkat çekici kılmaktadır. Bazı haber sunucuları keşke senin bu yaşta yapabildiğin eleştirileri duyabilseler.. O zaman daha yalın, daha inandırıcı, daha tarafsız ve saygılı olurlar. Konuklarını kendi üstünlüklerini kanıtlayıcı birer araç olarak görmekten vazgeçerler. Sevgili Çocuğum, İşini çok daha saygılı ve özenli yapan haber kanalları var kuşkusuz. Biliyorsun biz de onları seçiyoruz. Ancak bizler doğruyu seçebilmek için çok uğraşıyoruz, emek veriyoruz. Aldığımız eğitim ve görevimiz bize bu yolda yardımcı oluyor. Bu emeği veremeyen ya da olumsuzlukların farkında olmayan aileler ve çocuklar için de çaba göstermek zorundayız. Kanallarından stadlarına, otobüslerinden okullarına kadar saygı, sevgi, hoşgörü ve hakçalığın olduğu bir yaşam hepimizin hakkı, bunu sağlamak ise hepimizin sorumluluğudur. Sevgili Yavrum, Bu mektubu sana yazdım ama vermekten vazgeçtim. Okuduğum zaman ortaya çıkan tablodan çok utandım. Sana ve arkadaşlarına böyle bir ortam sunmaktan ötürü özür dilerim. Bunları seninle şimdi paylaşıp, umarsız ve çökkün, büyüklerine karşı güvensiz olmanı istemiyorum. Bu mektubu saklayacağım. Koşulları düzeltmek için daha çok çalışacağım. Sahip çıkıp emek verildiğinde, duyarlı ve çaba gösteren erişkinler olduğumuzda, pek çok şeyi değiştirebildiğimizi gördüğümde, sizlerin güvenini yeniden hakettiğimizde birlikte okuyacağız. Ve birbirimizle gurur duyacağız. Çocuklarına bunları söyleyen ve söylemek isteyen büyükler adına, Ferhunde Öktem Klinik Psikolog Prof. Dr. /Hacettepe Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD. GÖRSEL SANATLAR: “Picasso olmak” BEDEN EĞİTİMİ:Küçük cimnastik kurdeleleriyle çeşitli alıştırmalar yapacağız. Pilates dersimizde esnekliğe ve postür duruşlarına yönelik çalışmalar yapacağız.. DRAMA: Eşyalarla hayal gücü çalışması yapacağız. MÜZİK: Yeni yıl dileklerimizi söyleyip şarkılarımızı tekrar edeceğiz. ORFF: Yeni yıl şarkılarımızı öğreneceğiz. RİTM ve DANS: 23 Nisan gösteri dansı – level 2 BALE: Saute, eschappe çalışmaları yapılacak. SATRANÇ: Kısa Rok ve Uzun Rok’u uygulayamayacağımız durumları öğreneceğiz. SERAMİK: Yılbaşı objelerimizi hazırlıyor ve boyuyoruz. BİLİM MUTFAĞI: Patlamayan balonun sırrı??? Bu hafta, H, R, B, O seslerine devam ettik. Hangi nesnelerin bu seslerle başladığını öğrendik ve bu seslerle başlamayan nesneleri eledik. İngilizce kitabımızda 6. üniteye geçtik ve yeni konumuz olan ‘Dışarıda Yemek Yemek’ konusuna başladık. Yemek çeşitlerini öğrendik ve kendi menülerimizi yarattık. Ayrıca, drama yöntemiyle bir restorana gittiğimizde sipariş verme pratiği yaptık. Bazılarımız siparişi alan garson, bazılarımız siparişi veren müşteri ve bazılarımız mutfakta yemeği hazırlayan aşçı oldu. Geçtiğimiz hafta, eleştirel düşünme alanında bitkilerin tohumlarını incelemiştik. Buna bağlı olarak, bu hafta kâğıttan uçan tohumlar yaptık ve onları uçurduk. Bu şekilde, bazı tohumların kendi başlarına nasıl uçup dağıldıklarını gördük. Gelecek hafta, yeni yıla merhaba demek üzere hazırlıklar yapacağız. Konuyla ilgili aşağıdaki yeni kelimeleri öğrenip eşleştirme yapacağız. Yeni yılla ilgili ‘Ding Dong, Happy New Year’ şarkısını öğreneceğiz. Kazanımlar: Vocabulary for this week: Sounds and words: (H, R, B, O) house, horse, hat, hen, rabbit, ring, rain, banana,baby, barn, ball, ox, ostrich Eating out: waiter, waitress, menus, napkins, water, straws, pizza, spaghetti, icecream, cake, chef Language for next week: May I have (a menu) please? I want (chicken) please. Excuse me! Vocabulary for next week: New Year: Socks, gifts, Santa Claus. Language for next week: Happy new year! GÜNLER PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA ARIN EMİNSOY GÜVEN ÖZYURT ARES CANSEVEN GÖKHAN EMRE ÖZ SEHER SUBAŞI DEFNE KARAGÖZ ÇAĞAN CENGİZ BİLGE UYAROĞLU PERŞEMBE YILBAŞI KUTLAMALARI CUMA YENİYIL TATİLİ Göster-Anlat uygulamamıza sınıf listesinin son öğrencisi yaptıktan sonra Ocak ayında ara vereceğiz. “İLETİŞİM ÇATIŞMALARI VE EMPATİ” Üstün Dökmen Remzi Kitabevi / İletişim Dizisi Bu kitapta öncelikle kişilerarası iletişimle ilgili bazı bilgiler veriliyor. Bu bilgiler, hem çocukların eğitiminde yararlı olabilir, hem de ailede, işyerinde ve benzeri ortamlarda görülen çatışmaların çözümüne ışık tutabilir. Ayrıca, geleneksel kültürümüze ve bugünkü yaşam biçimimize yeni bir bakış açısıyla bakılarak bir iddia ortaya atılıyor. Bu iddiayı test etmek amacıyla çeşitli kültür ürünlerimiz, özellikle edebiyatımıza ve sanat tarihimize ilişkin ürünler psikolojik açıdan inceleniyor. Öte yandan Prof. Dökmen iletişim çatışmaları ve empati ile ilgili yeni kuramsal modeller ve sınıflamalar geliştiriyor. Tüm bu yönleriyle kitap, hem psikolojiye ilgi duyanlara hem de edebiyata ve sanat tarihine farklı bir bakış açısıyla yaklaşmak isteyenlere ilginç bilgiler sunuyor. Türkçe 392 s. -- 2. Hamur-- Ciltsiz -- 14 x 20 cm İstanbul, 2008 ISBN : 9789751413215 Not: Sevgili Öğrencimiz, 31 Aralık 2015 Perşembe günü “Yılbaşı Partisi ” için kırmızı veya yeşil bir kıyafet giymeyi veya aksesuar takmayı UNUTMAYALIM… BİLİM ADAMININ ÖYKÜSÜ Bir bilim adamının tıp konusunda yeni ve çok önemli buluşları olmuş. Bir gazete muhabiri röportaj yaparken kendisine, ortalama bir insandan nasıl olup da daha farklı ve yaratıcı bir insan olduğunu sormuş. Bilim adamı bu soruyu ”iki yaşındayken annesinin yaşadığı bir deneyim nedeniyle” diye yanıtlamış. Bilim adamı buzdolabından süt şişesini çıkartmaya çalışırken, şişe elinden kayıp yere düşmüş ve ortalık süt gölüne dönmüş. Annesi mutfağa geldiğinde, ona bağırmak, söylenmek ya da cezalandırmak yerine, ”Robert, ne kadar güzel bir hata yaptın! Daha önce bu kadar büyük bir süt gölü görmemiştim. Evet, olan olmuş. Şimdi birlikte burayı temizlemeden önce biraz yerdeki sütle oynamak ister misin?” demiş. O da eğilip, oynamış yere dökülen sütle. Birkaç dakika sonra annesi, ”Robert, bu tür bir şey yaptığında, bunu senin temizlemen ve her şeyi eski haline getirmen gerektiğini biliyor musun? Bunu nasıl yapmak istersin? Bir sünger mi kullanalım, bir havlu ya da bir bez mi? Hangisini istersin?” demiş. Robert süngeri seçmiş ve birlikte yere dökülen sütü temizlemişler. Daha sonra annesi, ”Biliyor musun, burada yaşadığımız olay, senin iki minik elinle bir süt şişesini taşıyamadığın kötü bir deneyimdi. Şimdi arka bahçeye çıkalım ve şişeyi sula doldurup, senin dolu bir şişeyi düşürmeden taşımanı sağlayalım” demiş. Küçük çocuk şişeyi boğazından iki eliyle tutarsa düşürmeden taşıyabileceğini öğrenmiş. Ne güzel bir ders! Bu ünlü bilim adamı daha sonra, o anda bir hata yaptığı zaman bundan korkmaması gerektiğini öğrenmiş. Yapılan hataların yeni bir şeyler öğrenmek için çok güzel fırsatlar olduğunu anlamış. İşte bilimsel araştırmalardaki deneyler de bu temele dayanır zaten. Bir deney başarısız olsa bile, o deneyden çok değerli bilgiler elde edilir. Tıpkı yaşamın kendisi gibi….
Benzer belgeler
04 Ocak – 08 Ocak 2016
GÖRSEL SANATLAR: “Picasso olmak”
BEDEN EĞİTİMİ:Küçük cimnastik kurdeleleriyle çeşitli
alıştırmalar yapacağız.
Pilates dersimizde esnekliğe ve postür duruşlarına
yönelik çalışmalar yapacağız..
DRAM...