Değişim devamı
Transkript
Değişim devamı
DEĞİŞİM BULGARİSTAN Mehmet TÜRKER Bulgaristan izlenimleri DEMOKRASİ SÜRECİNDEKİ Kırk beş yıllık totaliter kominist rejimin çöküşünden sonra demokratik yönetimi tercih eden Bulgaristan 2004 yılında NATO’ya, 2007 yılında ise Avrupa Birliği’ne üye oldu. Ancak ülke hala ‘demokrasi sürecinin’ sancılarını yaşıyor. Son yıllarda Türkiye ve Bulgaristan arasında siyasi, ekonomik, turizm ve kültürel ilişkiler gelişme gösterdi. Fakat ülkede yaşayan Türk azınlığın başta işsizlik olmak üzere eğitim ve vakıf mallarının iadesi sorunları halen çözüme kavuşmadı. 126 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 BULGARİSTAN ÜLKE KİMLİĞİ BULGARİSTAN GENEL BİLGİLER Başkent Resmi dil Bölgesel diller Etnik gruplar Romanlar % 4,7 Yönetim biçimi Cumhurbaşkanı Başbakan Nüfus GSYMH Kişi başı gelir Para birimi : Sofya : Bulgarca : Türkçe, Romanca : Bulgarlar % 83,9 Türkler %8,8 diğer % 2 : Parlamenter demokrasi : Rosen Plevneliev : Plamen Oreşarski : 7 364 570 (2011) : 2008 Toplam 92.894 (Milyar) : 12,251 Dolar : Lev EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 127 DEĞİŞİM / BULGARİSTAN SOFYA’DA İBADETE AÇIK TEK CAMİ Kadı Seyfullah Efendi tarafından 1567 yılında Mimar Sinan’a inşa ettirilen cami, bugün Sofya’da ayakta kalan ibadete açık olan tek cami. Filibe’de Osmanlı döneminden kalma tarihi evler. (üstte) Kuklen köyü müslümanları ile cami odasında bir sohbet. (altta) MUSTAFA PAŞA KÖPRÜSÜ Türkiye’yi Bulgaristan’a bağlayan Meriç nehri üzerindeki 5 asırlık Mustafa Paşa Köprüsü Avrupa Birliği süreci neler getirdi, neler götürdü? Çöken eski sistemin yerine, yeni sistemin yerleşmesinin sancılarını yaşayan Bulgaristan, Polonya ve Rusya gibi şok ekonomik paketler uygulamadı. Daha muhafazakâr bir ekonomik reform paketleri uyguladı. B ugünkü nüfusumuzun üçte birini Balkan kökenlilerin teşkil etmesinden dolayı Bulgaristan yıllardır Türkiye’de en sık gündeme gelen komşu ülkelerden biri. Türkiye’nin batısında ve Balkanlar’ın güneydoğusunda yer alan Bulgaristan batıda Makedonya, doğuda Karadeniz, kuzeyde Romanya ve güneyde Yunanistan ile çevrili. Yaklaşık 111 bin kilometrekarelik yüzölçümüyle Avrupa'nın en büyük 16. ül- 128 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 kesi. Balkan, Rodop ve Rila gibi dağlar yüzey şekillerini belirler. Rila üzerindeki Musala tepesi 2 bin 925 metre yükseklikle Balkanların en yüksek noktası. Kuzeydeki Tuna Ovası ve güneydeki Yukarı Trakya Ovası da Bulgaristan'ın alçak ve verimli bölgeleri arasında yer alır. BULGARİSTAN’IN DÜNÜ Bulgaristan'ın ilk sakinleri HintAvrupa kökenli bir kavim olan Traklardır. Milatla birlikte ülke önce Roma İmparatorluğu, sonraysa Bizans İmparatorluğu egemenliğine girer. Bizans İmparatorluğu yıkılıncaya değin Bizans ile savaşıp hâkimiyet alanlarını genişleten Bulgarlar, 1018-1186 yılları arasında yeniden Bizans İmparatorluğu'nun egemenliğine girdi. 14. yüzyılda Türklerin Rumeli'ye çıkmasından sonra bağımsızlıklarını yitirerek Osmanlı Devleti'nin egemenliğine girdiler. Osmanlı Devleti'nin gerilemeye başlaması ve Çarlık Rusya'nın da desteğiyle, Balkanların tümünde olduğu gibi Bulgaristan'da da ulusal kurtuluş hareketi alevlenmiş, 93 Harbi'nden yenilgiyle çıkan Osmanlı Devleti, Bulgaristan'ı 1878 yılında içişlerinde bağımsız prenslik olarak, 1908 senesinde ise tam bağımsız çarlık olarak tanıdı. I. Dünya Savaşı'nda Osmanlılarla aynı cephede savaşa katılan Bulgaristan, II. Dünya Savaşı'na da Almanya saflarında katılarak her iki savaştan da yenilgiyle çıktı. II. Dünya Savaşı'nın ardından Balkanlar'da ilerleyen Sovyet ordusunun da yardımıyla Georgi Dimitrov önderliğinde sosyalist rejime geçen ülke, soğuk savaş yıllarında Varşova Paktı'nın üyesi olarak kaldı. Doğu Bloku'nun çözülmesiyle 1990 yılında sosyalist rejimin yıkıldığı Bulgaristan, komşusu Türkiye ile olan ilişkilerini oldukça olumlu bir temele oturttu. Ülke 1 Ocak 2007 yılında Avrupa Birliği'ne katıldı. Çöken eski sistemin yerine, yeni sistemin yerleşmesinin sancılarını yaşayan Bulgaristan, Polonya ve Rusya gibi şok ekonomik paketler uygulamadı. Daha muhafazakâr bir ekonomik reform paketleri uyguladı. 2004 itibari ile NATO üyesi olan Doğu Bloku'nun çözülmesiyle 1990 yılında sosyalist rejimin yıkıldığı Bulgaristan, komşusu Türkiye ile olan ilişkilerini oldukça olumlu bir temele oturttu. Ülke 1 Ocak 2007 yılında Avrupa Birliği'ne katıldı. Bulgaristan 1 Ocak 2007'de AB'nin tam üyesi oldu. BULGARİSTAN TÜRKLERİ Bulgaristan'da, yakın zamana değin Türkiye ve Bulgaristan arasındaki ilişkileri Bulgar devletinin inkar ve zorla asimilasyon politikaları dolayısıyla geren, çok sayıda Türk asıllı Bulgaristan vatandaşı yaşıyor. Bulgaristan'daki Türk azınlığın kökleri Anadolu'ya dayanır. Rumeli'nin 14. y.y.'da Osmanlılarca ele geçiril- mesiyle Osmanlılar, Anadolu'daki diğer beyliklerin ve yarı göçebe aşiretlerin gücünün kırılması amacıyla, çok sayıda Türkü bilinçli olarak Balkanlara yerleştirdiler. Tarih boyunca yaşanan çeşitli savaş ve çatışmalar dolayısıyla Bulgaristan'dan Türkiye'ye dört büyük göç dalgası gerçekleşti: Bunlardan ilki Osmanlıların 93 Harbinde Ruslar karşısında bozguna uğramasının ardından yaşanan 1878 göçü oldu. EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 129 DEĞİŞİM / BULGARİSTAN Filibe Gıda Teknolojileri Üniversitesi Yardımcı Rektör Prof. Dr.Nikolay Menkov. Filibe Gıda Teknolojileri Üniversitesi hocalarından Prof. Dr. Yordanka Aleksieva, Türk öğrencilerden Hafize Fidan ve Aykut Gümüşel ile birlikte. TÜRKLER 4 DEFA GÖÇE ZORLANDI 1878, 1912, 1950 ve son olarak 1989 senesinde Türkler Bulgaristan’dan göçe zorlandı. Bu göçler Bulgar devletinin asimilasyon politikalarına tepki olarak gerçekleşti. İkinci göç dalgası Balkan Harbinde yenilgiye uğrayan Osmanlı Devletinin Rumeli'ndeki tüm topraklarını Trakya dışında terk etmek durumunda kalması sonucu 1912 yılında gerçekleşti. Üçüncü büyük göç 2. Dünya Savaşı sonrası sosyalist rejime geçen Bulgaristan'ın tarım arazilerini devletleştirmesi ve Türkiye'nin Kore Savaşı'na katılması sebebiyle Moskova'dan Bulgar devletine yöneltilen, Türkiye'ye misilleme amaçlı Türk göçünün teşvik edilmesi talebi sonucu 1950-1951 yılları arasında yaşanan göç oldu. Dördüncü ve en son göç dalgası 1989 senesinde Bulgar devletinin asimilasyon politikalarına tepki olarak gerçekleşti. Yaşanan tüm bu göçlere karşın Bulgaristan'da kesin sayısı tam olarak bilinmese de halen bir milyona yakın Türk kökenlinin yaşadığı tahmin ediliyor. 1965 nüfus sayımı sonuçlarına göre Türklerin toplam nü- 130 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 “BULGARİSTAN BİZİM İÇİN ÖNEMLİ” Sofya Büyükelçimiz Süleyman Gökçe, Türkiye ile Bulgaristan ilişkilerinin son 20 yılda büyük bir mesafe katettiğini belirtiyor. Gökçe, “Bulgaristan bizim için önemli bir komşu” diyor. fusa oranının yüzde 10 ve üzerinde olduğu belirtiliyor. Ancak bu istatistik '89 göçünden önce yapıldığı için değerlerin güncelliği kuşkulu: Son yıllarda Türk azınlık üzerindeki baskı politikasına bütünüyle son veren Bulgaristan, bu ülkede yaşayan Türklerle kalcı bir uzlaşma kapısını aralamış görünüyor. TÜRK-BULGAR İLİŞKİLERİ Türkiye’nin NATO, Bulgaristan’ın ise Varşova Paktı’nda bulunduğu yıllarda ikili ilişkiler zaman zaman gerilime yol açıyordu. Bugün her iki ülkenin NATO’da bulunması ve Bulgaristan’ın demokrasi rejimle yönetilmesi sonucu her iki ülke arasında siyasi, ekonomik, kültürel ve turistik alanlarda fevkalade gelişmeler görülüyor. Türkiye’nin Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe Bulgaristan’ın Türkiye’nin komşuları arasında en önemli ülkeler arasında yer aldığını, Bulgaristan Türkiye için sadece bir komşu değil uzun bir ortak tarihi paylaştığımız bir ülke olduğuna dikkat çekerek şöyle söylüyor: “Bulgaristan NATO’da müttefikimiz. Özellikle 1990’lı yılların başından bu yana yükselen bir grafik izliyor. Bu açıdan Bulgaristan Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı niteliğinde. Türkiye’de Bulgaristan için Asya’ya açılan kapı niteliğinde. 10 yıl içinde Türkiye Bulgaristan arasındaki ticaret 12 kat artış gösterdi. Ticaret hacmimiz yıllık 5 milyar dolar civarında. Bu tabii yetersiz, bunun 10 milyar dolara çıkarabiliriz diye düşünüyoruz. Türkiye’nin dışarıdaki yatırımlarının 31 milyar dolara çıktığını düşünürsek bu rakamlar çok yüksek sayılmaz. Bulgaristan’da mevcut Türk yatırımları var ve bunların sayılarını arttırmaya gayret gösteriyoruz. Dışişleri bakanımız da buraya geldiler. Sofya ve Filibe’de Deliorman bölgesinde temasları oldu. Bulgaristan Cumhurbaşkanı, Başbakanı ve Meclis Başkanı ile görüşmeler yapıldı. Soydaşlarımızla bir araya geldiler. İki ülke arasındaki işbirliği ve yatırım fırsatları ele alındı. Ortak siyasi iradenin olduğu ortaya konuldu. 1990’lı yıllarda ve 2000’li yılların başlarında Türk müteşebbisleri buraya geldiler. Kazandıkları alt yapı ihaleleri oldu. Bunlar arasında mesela Sofya metrosunun ikinci bölümünden bahsedebiliriz. Şimdi üçüncü kısmı geliyor ve yine Türk yatırımcılarının ilgisi var. Bunların dışında diğer birçok projede Türk yatırımcılar oldukça önemli roller üstlendiler. Bu ilgi bizi memnun ediyor tabi ki. Krizleri takip eden süreçte Bulgaristan da olumsuz etkilendi tabi ki, fakat bunu bu şekilde yatırımlarla daha da hızlı atlatacak ve daha da hızla büyüyecektir. Türkiye ile Bulgaristan arasında burada yaşayan vatandaşlarımızın bir köprü rolü oynadığını biliyoruz. Geçtiğimiz yıl Bulgaristan vatandaşların Bulgaristan dışında en çok ziyaret ettikleri ülke Türkiye. Rakam da 1 buçuk milyon civarında. Benzer şekilde Türk vatandaşlarının da Türkiye dışında en çok seyahat ettikleri ülke Bulgaristan oldu. Rakam da 700 bin. 7 milyon Türk vatandaşının yüzde 10’una karşılık geliyor bu. Bunlar halkların birbirini tanımaları açısından son derece önemli. Bu rakamların bir bölümü çifte vatandaşlar. Son yıllarda sadece Bulgaristan’da değil fakat çok sayıda Bulgaristan’da olmak üzere öğrenci eğitim meselesi ortaya çıktı. Şu anda Bulgaristan’da 10 bine yakın Türk öğrencisi yüksek öğrenimlerine devam ediyorlar. Bu da çok önemli bir durum. Genç kuşağın birbirini tanıması ve temaslarda bulunmasını sağlayan, yine insanların birbirlerini tanımasında önemli bir rolü olan bu durumu önemsiyoruz. Kamu diplomasisi bakımından insanların ve toplumların birbirlerini tanıması bakımından özellikle 21. y.y’da küreselleşen dünyada bu tip gelişmeler son derece önemli.” TÜRKLER 3. KEZ HÜKÜMET ORTAĞI Osmanlı’nın Balkanlar’dan çekilmesinden sonra dayanılmaz baskılara maruz kalan Bulgaristan Türkleri 1944’te komünistlerin iktidara gelmesiyle bir nebze hürriyetlerine kavuşmuş olsalar da daha sonraki yıllarda devletin ‘tek devlet, tek millet’ sloganı ile aldığı kararlarından sonra asimilasyona tabi kalmışlardır. Özellikle 1970’li yılların ba- şında Türkçe eğitimin, basının ve tiyatroların yasaklanmasıyla burada yaşamakta olan Türklerin yine huzuru kaçmıştı. Baskılar özellikle 1984 yılı sonunda Türklerin isimlerinin Bulgar ismiyle değiştirilmeye başlayınca halk isyan etmiş ve ayaklanmıştı. Bu ayaklanmalarda çok sayıda Türk şehit düşmüş, yüzlercesi tutuklanıp ceza evlerine ve yargısız dünyaca ünlü Belene Temerküz Kampı’na atılmışlardı. Türkler tarafından o yıllardan kurulan gizli örgütler halkı isyana hazırlamış, 1989 yılı Mayıs ayında Deliorman ve Dobruca’da başkaldıran Türk halkının isyanı Kırcaali bölgesine de sıçramıştı. Bu ayaklanmaların önünü almak için Bulgaristan hükümeti Türk milliyetçilerini sınır dışı etti, isteyen vatandaşına da serbest seyahat hakkı verdi, bunun sonucu 1989 yılın Haziran ve Temmuz aylarında yaklaşık 350 bin Türk anavatanı bildiği Türkiye’ye sığındı. Aynı yılın sonunda da totaliter komünist rejimi çöktü. Temelleri 1985 yıllarında ulusal bir parti olarak atılan Hak ve Özgürlük Hareketi, Türklerin çoğunluk olduğu ve bugün 240 sandalyeli Bulgar Parlamentosu’nda ilk demokratik seçimlerde 24 milletvekili ve geçen yıl yapılan son seçimlerde EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 131 DEĞİŞİM / BULGARİSTAN HÖH Başkan Yardımcısı Ruşen Rıza milletvekili sayısı 36’ya yükseldi. 1990’dan buyana üç defa hükümet ortağı olarak devletin yönetiminde bulunduğunu ifade eden HÖH Başkan Yardımcısı Ruşen Rıza yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Partimiz 1984-1985 yıllarında Türklere karşı yapılan isim değiştirme kampanyası sonrasında gizli örgüt olarak kuruldu. Milli kurtuluş harekatı adı altında kurulduk. O zaman liderlerimizin hepsi hapse atıldı. 1989 yılında demokrasinin gelişiyle 4 Ocak 1990 yılında partimiz resmi olarak kuruldu. O zamandan bu zamana kadar da Bulgaristan parlamentosundayız. 2001 yılında hükümet ortağı olduk. O dönemde daha önce hiç olmayan bir şeyi gerçekleştirdik ve 8 bin Türkü işe aldık. 2009 yılında farklı bir iktidar geldi ve sonrasında da kriz başladı. Son seçimlerde de partimiz yine 36 milletvekiliyle yine hükümet ortağı oldu. Yine Türk gençlerini işe almaya başladık. Yatırım için bütçe ayırmaya da başladık. Umarım Bulgaristan yeniden yükselişe geçer. Bulgaristan Türkleri için yapılması gereken daha çok şey var. Türkçe eğitim konusunda çalışmalar yapılmalı. Türklerin burada polislik ve askerlik hakkının da olması lazım. Maalesef TürkBulgar ayrımı yapılıyor. Bu konuda da bir takım yapıcı çalışmalarımız var ve devam da ediyoruz. Türkler genellikle kırsal kesimlerde yaşıyor. Bu sebeple yatırım çok fazla yapılmamış. Biz bu bölgelere yatırım götüreceğiz. Bugünkü yönetim olarak devletin bütçeden kırsal kesimde yaşamakta olanlar için 500 milyon leva tahsis etmesini sağlamamız büyük bir başarıdır. Hükümet ortağı olarak HÖH’nin idaresinde bulunan belediyelerin birçok projesini faaliyete geçirmesi de Türklerin yaşadığı bölgelerde istihdamı artırmaktadır. Bunun bir örneği ise Haskovo Banyoları Belediyesi’dir.” TÜRKİYE YATIRIMCILARI FİLİBE’DE Eski bir Osmanlı şehri olan Filibe’de yabancı iş adamları ciddi yatırımlar yapıyor. Filibe’de 2000 yılında kurulan ve toplam 52 üyesinden 27’nini Türk asıllı olduğu TürkBulgar İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, ATEK Grubu Genel Müdürü Ertan Keser, burada Türk yatırımcıların önemli ağırlığı olduğunu ifade ederek şöyle konuştu: HASKOVO BELEDİYESİ PROJE ŞAMPİYONU S on belediye seçimlerinde HÖH’den Haskovo Belediye Başkanı seçilen Mümün Ali İskender, yönettiği belediyenin ülke genelinde en çok projeyi faaliyete geçirdiklerini açıklarken, “Burası asırlardır bilinen önemli kaplıcalar merkezidir. Demokrasi yılları döneminde sanatoryumların atıl duruma geçmesiyle burada tedavi görenlerin Haskova’nın Türk sayısı azalmıştı. Şimdi Avrupa Birliği kökenli Belediye Başkanı Mümün Ali fonlarından yararlanarak belediye sınırİskender ları içinde bulunan köylerin iç ve atık su kanalizasyonlarının yenilenmesine ve yeniden inşasına hız verdik. Cami ve kilise tamir ve inşası projeleri de onay aldı. Parklar için 1 milyon 200 bin leva ödenek sağlandı. Ayrıca kaplıca sularının bulunduğu mıntıkalarda iki atraksiyon ve terarium merkezinin inşaatı başladı. Eğitim, spor ve köyler arası yollarla birlikte bu yıl içinde belediyemiz toplam 25 milyon levalık projeyi gerçekleştirecektir. Bu da demokrasi yılları döneminde sağlanan en yüksek rakamdır”. 132 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 Haskovo Banyoları’nda en büyük yatırımlara imza atan Türk iş adamı Salim Yaman, ikinci oteli de hizmete açacak. Filibe’de en önemli Türk yatırımlarından bir de ATEK Grubu’nun iki yıl önce hizmete açtığı City Hotel Plovdiv. Türk-Bulgar İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi, ATEK Grubu Genel Müdürü Ertan Keser “Nüfusun yüzde 6.5’inin Türk olduğu ilde üç organize sanayi bölgesinde yaklaşık 5 bin sanayi tesisi faaliyet gösteriyor. Demokrasinin Bulgaristan’a geldiği ilk yıllarda Türkiye’den gelen gayriciddi işadamlarının yerini daha sonraki yıllarda gerçek kurumsal kimliğe sahip iş adamlarının aldığı yapılan yatırımlardan da belli. Örneğin bugün Bulgaristan’da son 20 yılda yapılan yatırımlar arasında 500 milyon dolarlık yatırımla Yeni Cuma (Tırgovişte)’da Şişe Cam, Filibe (Plovdiv)’de Aktaş Holding ve Kırcaali’de TEKLAS gibi dev Türk firmalar bunun bir kanıtıdır.” Keser, Bulgaristan’da yatırım yapmanın bazı ülkelere kıyasla daha avantajlı olduğuna dikkat çekerek, özellikle işsizliğin çok yüksek olduğu, bu bölgede işçi bulmanın kolaylığını, limanlara kara ve demiryolu ile Üç tepeli Filibe Şehri Balkanların yöresel yemeklerinden kapamayı Fotinovlu Zeliha hanım, kaçamağı da Smolyanlı Tayyibe Kisyofa hazırlıyorlar ulaşımın çok rahat olduğunu belirtiyor. Bulgaristan’ın AB üyesi olması hasebiyle gümrük sorunları da olmadığını ifaden Keser, “Bu ülkede vergi oranları yüzde 15’tir. Artı kırsal kesimde yatırım yapanlar 5 yıl vergiden muaftır ve AB’den yatırım teşvikleri de sağlanıyor” diyor. Dernek faaliyetlerine de değinen Ertan Keser, “Derneğimizdeki üyeleri birbirleriyle kaynaştırmak amacıyla değişik kültür etkinlikleri düzenliyoruz. Geçtiğimiz yaz burada semazenlerin katıldığı muhteşem bir etkinlik düzenledik ve ziyaretçiler salona sığmadılar. Ayrıca değişik müzik dallarında konserler de düzenleniyor” şeklinde açıklamalarda bulundu. EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 133 DEĞİŞİM / BULGARİSTAN Roma döneminden kalan Antik Tiyatro TEKLAS’ın 3. kısmının inşaatı Mars 555 inşaat firmasının sahibi Kadir Kırcı’ya emanet TEKLAS YATIRIMLARA DEVAM EDİYOR Son 45 yılda Kırcaali kentinde yapılan en büyük yatırım TEKLAS’ın temeli 2006 yılında atıldı. Bu tesisin maliyeti 40 milyon dolardır ve Güney Bulgaristan’daki en büyük yatırımlardan biri. Şu anda 3. bölümünün inşasına devam edildiğine dikkat çeken Teklas Genel Müdürü Metin Deniz, fabrika hakkında bilgi verirken şunları söylüyor: Metin Deniz Teklas Genel Müdürü “Fabrikamızın merkezi Gebze’de bulunuyor ve dünya otomobil devlerine soğutma-ısıtma hortumları üretiyor. Mayıs ayında üçüncü kısım da devreye girdiğinde toplam 30 bin metrekare alanda üretim yapılması bekleniyor. Şu anda burada istihdam edilen 690 çalışan sayısı o zaman bin 500 kişiyi bulacak.” Bulgaristan’ın ünlü kayak merkezi Pamporovo’ya Türkiye’den en çok turist getiren Koşukavak Turizm Şirketler Grubu Başkanı Rifat Yakupoğlu, bu ülkede kış turizminin daha da cazip hale geleceğini söylüyor. Bulgaristan kış turizimde hedef büyüttü Uluslararası uzmanların araştırmaları sonucuna göre Bulgaristan’ın kayak merkezlerine 65 teleferik daha inşa ederek kapasiteyi yıllık 1 milyon 200 bin kayakçıya çıkarılabileceği ifade ediliyor. 134 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 B ulgaristan’da turizmin gelişmesi için strateji geliştiren devlet 2012’deki yıllık toplam 6 milyon 500 bin turist sayısını 2030’da ikiye katlayıp 12 milyona çıkarmayı hedefliyor. Halen Bulgaristan’ı ziyaret eden turistlerin ortalama günlük harcamalarının 80 avro olduğunu gösteren verilere bakılırsa, gelen yabancı turistler arasında ortalama günlük 137 avro harcamalarıyla en cömert Ruslar gösteriliyor. Bulgaristan’ı oldukça ucuz bulan Türk turistlerin ortalama konaklaması 9 gece olarak belirtilirken, Romenler 6 gece, Yunanlılar 5 gece kalarak ortalama harcamaları da en düşük ve kişi başı ortalama 53, Bulgarların harcamaları ise 19-24 avro arasında değişiyor. Bulgaristan Ekonomi Bakanlığı’nın dünya turizm teşkilatlarının tahminleri doğrultusunda yaptığı çalışmalar önümüzdeki yıllarda ülkenin turizm sektöründen gelirlerin artırılması konusunda iyi bir potansiyel olduğunu gösteriyor. Yabancı ülkelerin Bulgaristan’ı düşük bütçeli (low cost) SARI MEKTEP Bulgaristan’ın birçok yerinde Osmanlı izleri var. Sarı Mektep de bunlardan biri. Gayrimüslim halkın sosyal ve eğitim ihtiyaçlarına oldukça önem gösteren Osmanlı yönetimi dönemin ibadethane ve dini yapılarının yanında, mektep adı verilen okullar inşa edildi. 19. asırda Rumeli Beylerbeyi tarafından yaptırılan Sarı Mektep üzerindeki sarı boyadan dolayı Sarı Okul adıyla anılıyor. Günümüzde konservatuar olarak kullanılan Sarı Mektep, müzik, dans ve resim derslerinin yapıldığı bir sanat okulu. Sarı Mektep, inşa edildiği dönemin tarihî ve kültürel mimarisinden izler de taşıyor. fakat muhteşem doğası, zengin tarihi, kültürü ve güzel yemeklerinin yanı sıra, konaklama şartlarının da müsait olduğunu kabul ediyorlar. Uluslararası uzmanların araştırmaları sonucu Bulgaristan’ın kayak merkezlerine daha 65 teleferik inşa ederek kapasiteyi yıllık 1 milyon 200 bin kayakçıya çıkarılabileceği ifade ediliyor. Turizm sezonunu tüm yılın dört mevsimine de yaymayı planlanan Bulgaristan’da istatistiklere göre sağlık turizmi sektörün içinde en düşük seviyelerde. Muhteşem kaplıca sularını rantabıl kullanamayan Bulgaristan önümüzdeki yıllar- Yıllara göre turizm sektörünün gelirlerinin dağılımı (Milyar lv): 2012 -10.586 2013-10.787 2023-13.075 (tahmini) Kıyaslamalı tablo Bulgarist an Avusturya Kayak turizm bölgeleri 36 254 Lift sayısı 110 3028 Kayakçı sayısı 1 (milyon) 52 (milyon) Nüfusu 7 (milyon) 8 (milyon) Dünya klasmanında 36 12 Yabancı kayakçıların oranı % 25 % 66 Bulgaristan’ı ziyaret eden ve etmesi beklenen yabancı turist sayısı: YIL TURİST SAYISI 2012 6 540 839 2020 9 900 000 2023 12 000 000 (tahmini) da sağlık turizmini geliştirip Avrupa’daki eklem hastalarını kendi ülkesine celp etmeyi planlıyor. 2014 yılında ülkenin turizmi geliştirmek adına ayırdığı 26 milyon levanın 2030 yılında 59 milyona çıkarılması hedefleniyor. TEPELER ŞEHRİ FİLİBE Bulgaristan'ın zengin tarihinin önemli bir tanığı olan Filibe, ülkenin kültür başkenti, Osmanlı döneminde Doğu Rumeli'nin merkeziydi. Bugün 700 bine yakın nüfusuyla Bulgaristan'ın 2. büyük şehri olan Filibe, Roma, Bizans ve Osmanlı kültürünün bir arada görülebildiği, modern yapılarla tarihî dokuyu iç içe muhafaza eden bir şehir. Bugün hâlâ şehirdeki Türkler için ismi Filibe olan şehrin resmî adı ise Plovdiv olarak geçiyor. EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 135 DEĞİŞİM / BULGARİSTAN 1390'da Osmanlı topraklarına katılan ve bu dönemde tam bir Türk şehri karakterine bürünen Filibe'de sayısız Osmanlı eseri bulunuyor. 15. yüzyılın ilk yarısında, Anadolu'dan getirilen Türk ailelerin kente yerleşmesi ile Filibe, Rumeli Beylerbeyi'nin merkezi olmuştu. Bugün şehrin ana meydanını süsleyen ve ayakta kalan önemli mimari eserlerin başında gelen Cuma Camii 500 yıldır Müslümanlara secde mahalli olmaya devam ediyor. Şehir merkezinde bulunan Murat Hüdâvendigâr Camii, halk arasında Cuma Camii olarak biliniyor ve çevresindeki meydan da aynı adı taşıyor. Şehrin simgelerinden olan cami, kültür bakanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığının desteğiyle restore edildi ve 2008'de yeniden ibadete açıldı. Aynı zamanda tepeler şehri olarak da biliniyor. Şehir gezisinden sonra kenti bir de kuşbakışı seyretmek isteyenlerin uğrağı olan tepeler hâlâ Türkçe isimler taşıyor. 17. yüzyılda Filibe'ye gelen Evliya Çelebi; "Şehir 9 adet kayalık tepe üzerine ve dereler arasına kurulmuş. Filibe'de 17. yüzyılda 53 cami, 70 okul, 9 medrese, 7 darül-kurra, 11 tekke, 8 hamam, 9 han ve sayısız kervansaray var idi. Şehrin içinde bir tepe var, bu tepenin adı ‘Saat tepe’. Minare gibi yüksek kulesinde bir saat buluyor. Bu saat öğlede iki kere çalıyor. Kule görmeye değer" sözleri ile anlatıyor. Osmanlı Padişahı I. Murat tarafından Filibe’de yaptırılan Hüdavendigar Camii Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Hüdavendigar Camii ziyaretinde Bulgaristan Müslümanları Baş Müftüsü Mustafa Aliş Hacı tarafından karşılandı. Davutoğlu’nun Filibe ziyareti Mart ayı başında Bulgaristan’ı ziyaret eden Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 500’ün üzerinde Müslümanla Cuma namazını kıldıktan sonra Filibe halkını saldırıya uğrayan Cuma Camii’nden selamladı ve halkla kucaklaştı. Davutoğlu’nu Filibe’de Sofya Büyükelçisi Süleyman Gökçe, Filibe Başkonsolosu Şener Cebeci, Başmüftü Mustafa Aliş Hacı, Filibe Bölge Müftüsü Ersin Ahmet ve sivil toplum kuruluşları karşıladı. Dışişleri 136 EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 Bakanı Davutoğlu, Filibe Valisi Ventsislav Kaymakov’u da ziyaret etti. Bakan Davutoğlu, Cuma Camii’nde bir hafta önceki saldırı izleriyle karşılaştı. Davutoğlu, Başmüftülük’ün vakıf malları davası ile ilgili yorum yapmaktan kaçındı ve Türkiye’nin bu tartışmanın muhatabı olmadığını, fakat en yakın zamanda çözüleceğinden ümitli olduğunu ifade etti. Filibeliler, Davutoğlu’nu coşkulu alkışlarlar eşliğinde uğurladı. Roma döneminde gözetleme noktası olarak kullanılan “Nöbet tepesi”, su dağıtımının yapıldığı “Taksim tepesi”, şenliklerde sert kayalar üzerinde cambazların gösteri yaptığı “Canbaz tepesi”, şehri simgeleyen tepeler arasında. çeşitli sektörlerde yatırım yapmaktadırlar. Ayrıca Filibe’de 1500 kayıtlı Türk öğrencisi eğitim görmektedir. Buradaki üniversitelerin de yine Türkiye’deki birçok üniversiteyle işbirliği protokolleri var. Akademik değişim programları var. Başkonsolosluğumuzun resmi görev bölgesinde resmi rakamlara göre 300 bin civarında soydaş kitle yaşıyor. Soydaş derneklerimizle ve soydaşlarımızla çok yakın ilişkiler içerisindeyiz” diyor. MESTANLILI FOLKLORCULAR Mestanlı Kültür Merkezi’ndeki 15 kişilik ‘Lira Grubu’ Yönetmeni Fahri Nur ve Türk Kültür, Sanat ve Etkileşim Derneği Başkanı Nuray Yusuf’un folklor ekibi. İBADET SERBEST, SORUN VAKIF MALLARI Filibe Başkonsolosu Şener Cebeci 10 BİN TÜRK ÖĞRENCİNİN BİN 500’Ü FİLİBE’DE Filibe’deki Türkiye konsolosluğu Balkanlar’daki en eski başkonsolosluktur. 1924 yılında faaliyete geçti. Görev bölgesinde Orta Bulgaristan’da yer alan 10 vilayet bulunuyor. Filibe Bulgaristan’ın kültür başkenti olarak da adlandırılır. Osmanlı tarihinden çok derin izler taşıyan bir şehirdir. Filibe Başkonsolosu Şener Cebeci bu şehirden bahsederken, “Özellikle eski Filibe olarak adlandırılan bölge Türkiye’de de benzerlerini görebileceğiniz mimari özellikler taşıyor. Bu itibarla Filibe çok sayıda turist ağırlıyor. Filibe merkezde de Osmanlı’dan kalmış bir takım tarihi değerler var. Muradiye Camii var mesela. İmaret Camii, eski hamam gibi tarihi eserler de yine Osmanlı’dan bugüne geldi. Filibe’nin coğrafi konumu da çok önemli. Avrupa ülkelerine karayoluyla ulaşım güzergahında konumlanmış bir şehir. Bulgaristan’ın ikinci büyük şehri olmasından kaynaklanan sebeplerle de Filibe ve etrafında ciddi sayılabilecek Türk iş adamı mevcudiyeti var. İş adamlarımız çok Cebeci sözlerine şöyle devam ediyor, “Komünizm döneminde Bulgaristan Müslümanları’nın manevi hayatı yok gibiydi. Yeni cami inşaatı yasak, genç ve komünist üyelerinin ibadet etmesi de yasaktı. Oğlan çocukları sünnet ettirmek yasak ve imam hatip okulu da yoktu. Demokrasi yıllarında bütün bu yasaklar kalktı. Bugün ülkede üç imam hatip okulu ve bir Sofya’da eğitim veren Yüksek İslâm Enstitüsü mevcut. Bulgaristan Müslümanları Başmüftüsü Mustafa Aliş Hacı, Osmanlı’nın kendilerine bıraktığı mirası devam ettirdiklerine dikkat çekerek, “Bulgaristan Müslümanları yıllarca komünist idaresi altında kalmalarına rağmen komünistliğin çökmesinden sonra kimseden intikam almaya çalışmadılar. Bugün de herkes herkese iyi davranıyor, herkes herkesi seviyor. Çünkü inanıyoruz ki insanlığın geleceği budur, yarın da var olmak istiyorsak bugün herkesi sevmemiz lazım. Müslüman ya da değil herkese aynı şeyi söylüyoruz, birbirinizi sevin, ancak böyle mutlu olursunuz. Bugün Bulgaristan topraklarında 2 milyona yakın Müslüman yaşıyor. 1582 cami ve mescidimiz var. 150 civarında harabe durumunda camimiz var. Bazı yerlerde imam kurslarımız var ve iç hizmet kurslarımız var. Türkiye’ye öğrenci göndermeye de çalışıyoruz. Türkiye’de din anlayışı neyse, Bulgaristan’da yaşayan Müslümanlar için de din anlayışı aynıdır. Dolayısıyla hiçbir yabancılığımız yok” diyor. Türklerin en yoğun Demokrasi yıllarında olduğu Kırcaali Bölge yapılan en büyük Müftüsü Beyhan Mehmet de cami Madan şehrinde şu andaki durumu şöyle değerlendiriyor: “Kırcaali merkez camisi olarak bilinen camii 1812 yılında inşa edilmiş. 2000 yılına kadar cami ahşap ağırlıklıyken o dönemde Kırcaali’de müftü olarak çalışan kardeşimiz camiyi restore etme maksatlı günümüzdeki haline taşımış. Bugün camimiz Bulgaristan’daki camiler arasındaki yerini almıştır. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hediye ettiği kuran-ı kerim burada korunmaktadır. Yine peygamber efendimizin sakalı şerif’i bu camide korunur. Kadir gecesi sonrasında başta Kırcaali olmak üzere ziyarete açılır. Kırcaali merkezde bir camimiz var ama 3 km mesafede 10 tane camimiz var. Müftülük olarak hizmet sahamızda yönetimimizde 282 cami ve mescit var. Bu yönüyle müftülüğümüz en fazla cami ve mescide sahip olan müftülüktür.” Halen davalık olan Kırcaali Medresesi Kırcaali Bölge Müftüsü Beyhan Mehmet, müslüman Türk nüfusunun yoğun olduğu Kırcaali bölgesinde 282 cami ve mescid bulunduğunu belirtiyor. Bölge müftülüğü müslüman gençlere Kur’an eğitimi veriyor. EKOV‹TR‹N NİSAN 2014 137
Benzer belgeler
BULGARİSTAN Genel Bilgiler Coğrafi Konum Karadeniz kıyısında
üzerinde yer alan Srebarna Gölü Silistra Kasabasının 16 km. batısında yer almaktadır. Srebarna
Gölü 100’den fazla kuş türünü barındıran önemli bir doğal yaşam alanıdır.
Siyasi ve İdari Yapı
İlk sak...