özel egeberk anaokulu
Transkript
özel egeberk anaokulu
ÖZEL EGEBERK ANAOKULU ~1~ ULU ÖNDER ATATÜRK’Ü ARAMIZDAN AYRILIŞININ 75.YILINDA SAYGIYLA ANDIK… Biz cumhuriyet çocuklarıyız, Gelecek bizim! Bu ülkenin gençleriyiz, Biz, cumhuriyetin fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesliyiz Çünkü biz Atatürk’ün ışığında ilerleyen Egeberklileriz… Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 75.yıldönümünde kendisini tüm Egeberk Anaokulu olarak andık ve O’nun mirasına olan minnettarlığımızı çocuklarımızın hazırladıkları tören ve sunumlarla ifade ettik. Ayrıca 24 Kasım Öğretmenler gününü bizlere armağan eden Atamıza sonsuz teşekkürlerimizi sunarız... Başöğretmenimiz Atatürk’ün öğretmenlerimize “Öğretmenler; yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözleri, öğretmenlere duyduğu güveni göstermektedir. Öğretmenlik, emek, özveri, sabır ve hoşgörü isteyen, öğreten ve öğrenen arasında güven ve sevgi ilişkisine dayanan bir meslektir. Topluma hizmet veren her mesleğin saygın olduğu bir gerçektir. Ancak bütün meslek mensuplarını yetiştirip hayata hazırlayan öğretmenlik mesleği ayrı bir kutsallık taşımaktadır. Bende bu vesileyle tüm öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutluyorum… Sevgilerimle! . Nesrin CİVAN Anaokulu Müdürü ~2~ ÖZEL EGEBERK ANAOKULU MENENJİT ... Menenjit, değişik mikroorganizmaların beyin zarlarını tutması sonucu gelişen akut, oldukça ağır seyreden, ölüme neden olabilen, iyileşen hastalarda sekel kalma olasılığı yüksek olan bir enfeksiyon hastalığıdır. 5 yaş altı çocuklarda daha sık gözlenmekte ve oldukça ağır seyretmektedir. Bakterilerle oluşan menenjitlerin en sık görülen etkenleri; N. Meningitis, S. Pneumonia ve H. İnfluenza TipB iken, son yıllarda son ikisine karşı geliştirilen ve rutin olarak ülkemizde de uygulanan aşılarla S. pneumonia (pnömokok) ve H. İnfluenza B menenjiti vakaları çok azalmıştır. Ancak, N. Meningitis (Meningokok), menenjit vakalarının önde gelen sebebi olmaya devam etmektedir. Ani başlayan ateş, baş ağrısı, kusma, ardından hızla vücuda yayılan döküntülerle karakterize olan meningokok enfeksiyonu, bazen menenjit şeklinde seyrederken, bazen de hızla vücuda yayılan döküntü ve cilt içi kanamalarla septik şoka (meningoksemi) yol açmakta ve % 15-20 oranında ölümle sonuçlanabilmektedir. İyileşen vakalarda ise % 30 sekel bırakmaktadır. Dünyanın her yerinde görülmekle birlikte Afrika'da içinde Suudi Arabistan'ın da yer aldığı ve menenjit kuşağı olarak adlandırılan bölgede en sıktır. Bu nedenle hacca gidip dönen erişkinler meningokok enfeksiyonunun taşınması ve bulaştırıcılığında önemli olabilmektedirler. Türkiye, menenjit açısından orta derecede riskli bir ülkedir. 2008 yılı istatistiklerine göre Türkiye'de 5 yaş altı çocuk ölümlerinin % 10'u meningokokal hastalıklar nedeniyle olmaktadır.Menenjit türleri içinde en ağır ve tehlikeli tür olarak bilinen meningokok türüne karşı, birçok Avrupa ülkesi ve ABD'nde rutin aşı programında yer alan Meningokok aşısı, yurdumuzda da ruhsat alarak kullanılmaya başlanılmıştır.Bundan önce yurdumuzda, sadece endemik bölgelere ve hacca giden kişilere yapılan polisakkarit yapılı aşı bulunmaktaydı.Bu aşının küçük çocuk ve gençlerde yeterli etkinliği olmadığından rutin aşı programında kullanılmamaktaydı.Yeni ruhsat alan konjuge yapılı ve meningokokların 4 alt tipine karşı etkili olan aşı (menactra) ise 9 ay- 11 yaş arası esas olmak üzere, her yaş grubuna yapılabilmektedir.NİMENRİX( gsk) 1 yaşından itibaren tek doz olarak her yaş grubuna yapılabilmektedir.Ülkemizde yeni ruhsat alan Menactra Nimenrix aşısı, meningokokların A,C,Y ve W135 gruplarına karşı etkilidir.İngiltere'de 1999 yılından beri Meningokok C grubuna karşı aşılama yapılmaktadır.ABD'de 2005 yılından beri Menactra aşısı rutin aşı programında uygulanmaktadır.Dünya Sağlık Örgütü (WHO), meningokok enfeksiyonları açısından yüksek veya orta derecede riskli olan ülkelerde aşının rutin olarak yapılmasını, düşük riskli bölgelerde ise risk gruplarına (kalabalık ortamda yaşam, kreşler, askerler, bağışıklık sistemi eksikliği..) uygulanmasını önermektedir. Ülkemiz orta derecede riskli bölgeler arasında olduğu için, ülkemizde de ruhsat alan ancak henüz sağlık bakanlığı aşı şemasında yer almayan Meningokok aşısının, 9 aydan başlayarak tüm çocuklara uygulanmasını önermekteyiz. Dr. Melek GÜNEL ÖZEL EGEBERK ANAOKULU ~3~ YARATICI İNSANLAR YETİŞTİRMEK İÇİN… Yaratıcılık, olayları yeni ve değişik bir açıdan görebilmek ve problemlere alışılmadık çözümler getirebilmek becerisidir. Yaratıcı insanları yetiştiren çevrenin özelliklerini ve bu tür insanların ailelerinin sahip oldukları nitelikleri inceleyen araştırmalardan çıkan sonuçlar şöyledir: 1-Yaratıcı bir çevre: Yaratıcı insanlar, büyük çoğunlukla yaratıcı bir çevre ve aile ortamından gelmektedir. Kendi çevrelerinde yaratıcılığı gösteren bu yaratıcılığın desteklendiğini fark eden çocuklarda yaratıcılık eğilimi güçlenmektedir. Boyalarla veya renkli macunlarla oynadığı zaman üstünü ve çevreyi kirlettiği için azar işiten çocuğun,bu alanda yaratıcılığını geliştirmesi beklenemez.Aynı şekilde çok konuştuğu veya değişik fikirler ileri sürdüğü için ‘’ susması ve saçmalamaması ‘’söylenen çocukta yaratıcı izler bulmak gittikçe güçleşir. 2-‘’Olumlu’’nun vurgulanması: Çocuğun yanlışlarının değil doğrularının görüldüğü bir çevre temelde var olan yaratıcılığı cesaretlendirir. Bir davranışı elde etmek istiyorsak ,onun yapılmasını söylemekten çok daha etki bir yol, yapılması istenene benzeyen bir davranışla ilgili olumlu geri-bil-dirimde bulunmaktır.’’Bak öyle yaptığın zaman ne güzel oldu!’’gibi. Yapılan araştırmalar, çocuğun doğrularının görüldüğü ve onunla ilişkide bu doğruların öne çıkartıldığı bir çevrede yetişen çocukların içlerindeki yaratıcı potansiyeli ortaya koyabildiklerini göstermiştir. Olumsuzların konuşulduğu ceza korkutma ve tehdidin yer aldığı aile çevrelerinde çocukların kendilerine güvenlerini geliştiremedikleri bilinmektedir. Yaratıcılık ise en başta kendine güven gerektirir. 3- Çocuklara kendileri gibi olma imkanının verilmesi: yaratıcılık konusundaki en önemli faktör belki de budur her çocuğun farklı ve bağımsız bir insan olduğunu kabullenmek ve bu farklılığa saygı duymak anne-babanın yaratıcılık açısından çocuğuna verebileceği en iyi eğitimdir. Bu yaklaşımın tam karşı kutbunda yer alan tutuma örnek olarak şu ifadeler verilebilir:’’Dünyanın neresinde görülmüş…’’,’’Sana mı kaldı ?’’Bacak kadar boyunla …’’,’’Boyundan büyük laflar etme…’’,’’Senden akıllısı yok mu ?’’,’’İcat çıkartma ‘’… Bu sözleri duyan çocuk, içindeki farklılık ve dolayısıyla yaratıcılık potansiyelini hiç çıkmamak üzere derinlere gömer ve başını derde sokmamak için herkese benzemeye gayret eder 4- Akran baskısı çocuklar ve özelikle gençler üzerindeki en büyük baskı. Sanıldığı gibi anne-baba baskısı değil, akran baskısıdır. Çünkü çocuk eğitim hayatı başladıktan sonra zamanının önemli bir bölümünü akranlarıyla geçirir.Özellikle 15-16 yaşlarından sonra gençler ailenin etki alanından çıkıp akran grubunun etki alanına girerler.Bu dönemde birçok istenmeyen davranış ve içki ,sigara gibi madde kullanımları akran grubunun etkisi olarak gence yansır.Bu baskı aynı zamanda çocukta ve gençte varolan farklılıklar eğilimlerinin de bastırılmasına yol açabilir.Çünkü akran grupları alay ederek , grup dışı bırakarak arkadaşları üzerinde acımasız bir baskı oluştururlar . Farklılık ve orjinallik de bu acımasız oklardan nasibini alır. Akran gruplarının bu özelliklerinden haberdar olmak ve çocukları buna hazırlamak, onları bu baskıdan korumayı mümkün kılabilir. Ancak bilinmektedir ki, çocuğun özgüveni ne kadar yüksekse akran grubu baskısına karşı kendisini koruma şansı da aynı ölçüde artmaktadır. 5- Sıcak destekle, şımartmak arasında denge: bir çok anne baba çocuğu üzerinde kurmak istediği disiplini nasıl bir dengeye dayandırması gerektiğini bilememektedir. ‘’ Çocuğumun istediklerini yaparsam, ona yumuşak davranırsam onun gevşek bir insan olmasına mı sebep olurum?’’veya’’Çocuğumu sıkı sıkıya kurallara uymaya zorlasam ona başarı için gerekli olan disiplini aşılayabilir miyim ?’’soruları bütün anne-babaların zihnini meşgul etmiştir. Oysa herkes gözlemlerine dayanarak bilmektedir ki gevşek yetiştiği için sorumluluk almayan ve başarılı olamayan birçok kişiye karşılık, hoşgörülü bir eğitim aldığı halde yaratıcı ve başarılı birçok kişi de vardır. Bunun tam tersi olarak sıkı bir disiplin içinde yetiştiği için girişimciliğini ve otonomisini kaybetmiş ,renksiz ve sıkıntılı birçok insana karşılık ;kurallara bağlı bir eğitim aldığı halde düzenli ,programlı,sorumluluk taşıyan ve üzerine aldığı işi mutlaka sonuçlandıran birçok kişi vardır. ~4~ ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Esas olan çocuğun ailesinin desteğinin arkasında olduğunu bilmesi, anne-babasının sevgisinden şüphe etmemesi, kendisine fazla müdahale edilmesinden kendi gücünü sınamasına, hatalarından öğrenmesine imkan verilmesi kurallardan haberdar edilmesi, bu kuralları bilmeden veya kazayla zorladığı durumlarda; bilerek bozduğu durumlarda kendisine verilen tepki arasında fark olmasıdır. Bu sayılanları uygulamanın yazmak kadar kolay olmadığı muhakkaktır. Her anne-babanın ve çocuğun kişiliği farklıdır.herkes kendine uygun bir yorum yapacaktır.ancak önemli olan bu sayılanların aileye ışık tutması ve davranışların bu yönde gelişmesidir. 6- Geleneksel cinsiyet rollerinin vurgulanmaması: Bu ifade ile anlatılmak istenen kızların erkek, erkeklerin kız gibi davranmasının hoşgörüyle karşılanması veya teşvik edilmesi değildir. Hızla değişen bir dünyada yaşıyoruz. Geçmişte erkeklerin yaptığı birçok iş, bugün kadınlar tarafından başarıyla yapılabilmekte; yirmi-otuz yıl önce kadınlara özgü olduğu düşünülen işler aynı başarıyla erkekler tarafından yürütülmektedir. Sağlıklı beraberlikler erkeklerin mutlak egemenliği yerine, paylaşmaya ve eşit ilişkiye dayanan tutum ve anlayış temelinde kurulmaktadır. Çağdaş dünya cinsiyet, milliyet, yaş gibi kişinin elinde olmayan faktörlerin insana avantaj sağlamadığı bir yaklaşım çerçevesinde toplanmaktadır. Bu sebeple çocuklara cinsiyet rollerinden ötürü avantajlı ve dezavantajlı olduklarını vurgulamak, onların hareket ve düşünce alanlarını sınırlamak anlamına gelir. 7- Kültürel farklılığa açık olmak: bir önceki paragrafta cinsiyet için ortaya konan yaklaşım, kültürel farklar içinde geçerlidir. Hiçbir kültür üyesi sadece o kültürün mensubu olmaktan ötürü, ya sadece o kültürden olmadığı için bir başkasına göre üst veya alt değildir. Her ulusun ve kültürün, kendi kültür miras içinde gurur duyacağı olaylar ve özellikler mutlaka vardır. Herhangi bir konudaki gelenek ve görenekler, farklı kültürlerde çeşitlilikler gösterir. Bizim yaptığımız gibi yapmayan ve düşünmeyenlerin hatalı ve saçma olduğunu düşünmek ve bunu çocuklara aşılamak onların düşünce ufuklarını sınırlandırmak ve dünyaya bakış acılarını daraltmak anlamına gelir. Tam tersine çocuklara çeşitli kültürlerdeki farklılıkların olumlu yönlerini vurgulamak, onların farklılıkları algılamak ve hoş görmek yönünde gelişmelerine yardımcı olur. Böyle bir özellik hem zihinsel ,hem de kişilik gelişmesi acısından olumlu sonuçlar verir ve çocuğun uyum gücünü yükseltir. Bu yöndeki zihin ve kişilik gelişimi giderek küçülen bir dünyada, evrensel insanlık kültürünü anlayacak, uyum sağlayacak ve ona katkıda bulunacak bir birey yetişmesine imkan verir. 8- Erken yaşlarda yaratıcı örneklerin gösterilmesi: çocuğun erken yaşlardan başlayarak çevresinde yaratıcı örnekler görmesi, bu örneklere benzeme isteğini doğurur. Taklit kişilik gelişiminin önemli bir aşamasıdır. Sadece dar anlamda bile olsa, yaratıcılığı taklit, çocukta kişilik ve zihin gelişimi açısından olumlu izler bırakır. Bu sebeple aile çevresinde yoksa bile ,çocuğu yaratıcı örneklerin bulunduğu ve bunların desteklenip, cesaretlendirildiği bir ortamla temas ettirmek yerinde olur. Süheyla KIRLI Okul Pedagogu ~5~ ÖZEL EGEBERK ANAOKULU MÜZİK ORFF... Herkese Merhaba; Miniklerimizle birbirimize alışma ve birbirimizi anlama sürecimizde iyi bir yol aldık bu ay. Her etkinlik başlangıcında kuklalarla ‘’Günaydın’’ şarkımızı söyledik. ‘’El ele tutarken’’ adlı halkada oynanan şarkıyla birbirimizin elinden tutarak birbirimizi selamladık. Ritim çubuklarını tek kullanırken çift çubuk kullanmaya başladık. ‘’Takatika’’ adlı şarkıyı öğrenmeye başladık. Ellerimizi ve ayaklarımızı kullanarak şarkıya eşlik etmeye çalıştık. Ritim çubuklarını kullanarak isim yansılama oyunu oynadık. ‘’Kuçiçi’’ adlı dansla sesimizin, mekanın ve bedenimizin farkına vardık. Kuçiçi dansına ritim çubukları ile eşlik ettik. ‘’Dönelim’’ adlı şarkıyı öğrenmeye başladık. Arada geçen bumba adlı ritmi ritim çubukları ile yakalamaya çalıştık. Gün geçtikçe yaptığımız çalışmalar daha anlam kazanmaya başladı. Keyifle, eğlenerek öğrenmeye devam ederek içimizdeki ritmi yakalamaya çalışıyoruz. İçinizdeki ritim hiç susmasın……. Nilay BECEREN Müzik ve Orff Eğitimi Öğretmeni YÜZME... Sevgili velilerimiz, -Bu ay çocuklarımız ile nefes egzersizleri yapmaya devam ettik ve pekiştirdik. -Denge yürüyüşlerimizi havuzun daha geniş alanlarını kullandık. -Havuz kenarında oturarak ayak çırpma hareketleri ile ısındık. -Yatış pozisyonunda ayak vuruşları ile üst ve alt bacak grubunu güçlendirdik. -Yüzme öğretmenimizin yardımı ile, denge tahtasında ayak vuruşu egzersizleri çalıştık. -Yeni havuz oyuncaklarımızla oynayarak, havuz etkinliğimizde çok eğlendik. Melike ELBAŞ Yüzme Öğretmeni ÖZEL EGEBERK ANAOKULU ~6~ ENGLISH ACTIVITIES… Class: 3 year olds Teacher: Betül AŞTÜRK ÖZNAR – Zeliha BOZKURT Materials: Flashcards, Cd’s, Dvd’s, Smartboard We started learning the numbers 1-5 Vocabulary: One Two Three Four Five Song: One One two three One two three four five Six Seven eight Nine ten Six Seven eight Nine ten My name is number one and I can reach the sun, My name is number two How do you do? I am number 3 Look at me Let’s dance together now, 1,2,3 (repeat Chorus) I am number four Let’s jump some more Being number five feels so alive Zeliha BOZKURT - Betül BAŞTÜRK ÖZNAR İngilizce Öğretmenleri ~7~ ÖZEL EGEBERK ANAOKULU BEDEN EĞİTİMİ … Kasım ayı Beden Eğitimi dersimizde ilk hafta sağlığımızı korumak ve vücudumuzun nasıl kullanılması gerektiğini fark edebilmek için atmalar ile ilgili koordinasyonu geliştirme çalışmaları uyguladık. Balonları vücudumuzun farklı noktalarıyla yakalama oyunu oynadık. Yer değiştirme, denge ve nesne kontrolü çalışmalarımızda ise rengarenk toplarla eğlendik. Karşılıklı top atıp tutmaya çalıştık.( Çoğumuz yere düşürdük ama olsun! ) Önce yerden, sonra havadan atılan topu yakalamaya uğraştık. Dersin sonunda da eğitsel oyun olarak “oturtan top” oyunu oynadık… İkinci hafta dersimize sıra olmayı öğrenmekle başladık. Seremoniden sonra ayakta düz - ters duruş, çömelik duruş ve yüzüstü yatış pozisyonundan hız koşuları yaptık. Yer değiştirme, dengeleme ve nesne kontrolünü geliştirmek amacı ile hedefe gol atabilme çalışmaları uyguladık. ‘’Devden korkuyor musun?‘’ adlı eğitsel oyunda çok heyecanlandık… Üçüncü haftada fiziksel etkinlikler sırasında vücudumuzda meydana gelen değişiklikleri fark edebilmek amacı ile çok koşarak yorulmuş bir sporcunun nefes alışını, yürüyüşünü… vb taklit ettik. Daha sonra da spor salonumuzda düzeye uygun koşup, kendimizde meydana gelen değişikliklerin farkındalığını keşfettik. Grupla top yuvarlama yarışması yaptık. Oturarak, top ile Meltem öğretmenimizi hedef alıp vurmaya çalıştık. Rengarenk toplarımızın peşinden koşmak çok eğlenceliydi !!! Son hafta, koşular ile ilgili çabukluğu geliştirmek amacı ile “sporcu koşusu nasıl olmalı ?” görerek ve dinleyerek uyguladık. Hayvanları taklit ederek farkında olmadan büyük kas gruplarımızı çalıştırdık. Bireysel koşu yarışması yapmaya çalıştık. Her dersin son 5 dakikası serbest oynama ödülünü kazanacağımızı bilmek bizi hem motive ediyor, hem de kalan enerjimizi boşaltmamızı sağlıyor. Son olarak spor salonumuzda kullandığımız her materyali toplayarak örnek olmaya çalışıyoruz. (Tabii 3 yaşların bazı öğrencileri için biraz daha zamana ihtiyaçları olduğunu gördük!!!) Meltem BAHAR Müdür Yardımcısı Beden Eğitimi Öğretmeni RESİM – HEYKEL… , Merhaba " Bu ay atölyemizden çıkanlar " bölümündesiniz!!!! Temel resim eğitimi, boya ve fırça tutuşları, fırçaya boya alabilme ve kağıda bırakma, kağıdımızın kullanımı gibi pratiklerimiz devam ederken; eğlenceli, basit ama güzel sonuçlar aldığımız, harika karelerde üretiyoruz... Daha önce hazırladığımız dokulu, renkli kağıtlarımızı bu hafta kestik, parçalar oluşturduk ve bunları yeni bir kağıda yapıştırarak hatta pastel boyalarımızla biraz da destekleyerek güzel birer kolaj resimler yaptık. Bu ay pastel boyalarımızın gücünü kullanmaya devam ederken, bunu su bazlı boyalarla da destekliyoruz. Bu ay ki diğer su bazlı malzememiz mürekkep. Önce sulu boya ve mürekkeple bir çalışma yaptık. Sulu boya ile renklendirdiğimiz kağıtlarımızı kurutup bir sonraki dersimizde, mürekkeple, üfleme tekniğini kullanıp lekeler oluşturduk. Görüntüsüyle bize anımsattığı figürü fırçalarımızla destekledik. Çıkan silüet ile güzel bir manzaraya ulaştık. Bir de mürekkebimizi pastel boya ile birleştirdik. Pastel boya kullandık önce. Kağıtlarımızın üzerinde bazen çizgiler, bazen renkler, bazen figürler yapabildik. Daha sonra mürekkebimizi pamuk yardımıyla resmimizin üzerine sürdük. İki farklı bazdaki boyanın kontrastlığı çalışmalarımızı güzel birer tabloya çevirdi... Yeniden görüşmek üzere... Bol yaratıcı ve rengarenk günler... Sevgimle.... HAFİZE ÖNGÜÇ Resim-Heykel Öğretmeni ~8~ ÖZEL EGEBERK ANAOKULU NELER YAPTIK… BU AY NELER YAPTIK *10 Kasım Atatürk’ü anma gününde , Atamız’ı saygıyla andık ve konferans salonunda yapılan anma töreninde şiirlerimizi söyledik. * Sarı rengi öğrendik ve yırtma yapıştırma tekniği ile güneş faaliyeti yaptık. * Renk partisi yaparak sarı renk nesneleri bulup dans ederek pekiştirdik. * Uzun-kısa kavramını öğrendik ve sınıfımızdaki nesneleri karşılaştırdık. *Diş sağlığımız hakkında konuşup yapılması gerekenler hakkında sohbet ettik. Dişlerimizi fırçalamayı da ihmal etmedik! ÖĞRENDİĞİMİZ PARMAK OYUNU, TEKERLEME VE ŞARKILAR PARMAK OYUNU: ÖRDEK TEKERLEME: CEVİZ ADAM Bak şu küçük ördek ne hoş yüzüyor. Ceviz adam şip şap şap! Yüzüp giderken dalıp çıkıyor. Burnu uzun lülü lülü lü! Beyaz tüylerinden inciler akıyor. Kaşı keman gıy gıy gıy! Vak vaka vak vak vak Saçı rüzgar vu vu vu! Vik vike vik vik vik Karnı davul güm güm güm! Gagası sarı tüyleri parlak Bize güler ha ha hayyyyy! Yürüyor paytak vak vaka vak vak vak ŞARKI: TEMİZLİK OYUN: Sabah kalkınca temizlik başlar, Eski minder oyununu oynadık. Önce elleri yıka, sonra yüzünü yıka, Ambar oyununu oynadık. Bak ne güzel oldun, misler gibi koktun! Hura hura oyununu oynadık. Sabah kalkınca temizlik başlar Dişlerini unutma, güzel güzel fırçala, Bak ne güzel oldun, misler gibi koktun! SANAT ETKİNLİĞİMİZ : *Atatürk portresini el baskısı ile grup çalışması yaptık. *Yırtma – yapıştırma tekniği ile güneş yapıp sarı rengi pekiştirdik. *Gazetelerden sayfalar koparıp yuvarlama tekniği uyguladık. *Sulu boya ile sünger baskısı yaptık. *Duygularımızı pekiştirmek amacı ile üzgün – mutlu surat ifadelerini boyadık. ÖZEL EGEBERK ANAOKULU KASIM AYINDA DOĞANLAR 28.11.2013 ZEYNEP ELA ÇARPICI ~9~
Benzer belgeler
özel egeberk anaokulu
Ayrıca 24 Kasım Öğretmenler gününü bizlere armağan eden Atamıza sonsuz teşekkürlerimizi sunarız...
Başöğretmenimiz Atatürk’ün öğretmenlerimize “Öğretmenler; yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” söz...
özel egeberk anaokulu
Bir sonraki dersimizde kuruyan çalışmalarımızda benzettiğimiz görselleri daha da belirginleştirmek için pastel
boyalarımızı kullanarak destekledik.
Okullarda orman adlı sorumluluk projemiz için “ok...