Asbeste yıkım izni yok Gaziantep dönüşümü bekliyor
Transkript
Asbeste yıkım izni yok Gaziantep dönüşümü bekliyor
KASIM - ARALIK 2015 SAYI: 19 G E R I D Ö N Ü Ş Ü M Asbeste yıkım izni yok Gaziantep dönüşümü bekliyor Kırıcılar T Ü R K I Y E G E R I D Ö N Ü Ş Ü M T Ü R K I Y E Uluslararası Editör / International Editor : Lindsay Gale Email : [email protected] Direct tel : +44 1892 786210 Türkiye Editörü / Area Editor: Taylan Özgür Efe Email : [email protected] Tel : +90 216 302 53 82 Sorumlu Yazı İşleri Müdürü / Editor in Chief: Döne Arslantaş Uluslararası Yayınlar Koordinatörü / International Publications Coordinator: Alican Apa Editöryal Katkı / Editorial Contributors: Chris Sleight, Alex Dahm, Murray Pollok, Sandy Guthrie, Maria Harding, Helen Wright, Euan Youdale, Eren Cerciz International Advertisement Manager: David Stowe Email : [email protected] Direct tel : +44 1892 786220 Türkiye Satış ve Pazarlama Direktörü / Turkey Sales & Marketing Director Emre Öztürk Türkiye Reklam Satış / Turkey Advertisement Sales: Çağrı Arslantaş, Nevzat Kaygısız Üretim ve Dağıtım Direktörü / Production and Circulation Director: Saara Rootes Email : [email protected] Üretim ve Dağıtım Türkiye Sorumlusu / Production and Circulation Turkey: Merve İspiroğlu Finans Müdürü / Financial Controller: Paul Baker Email : [email protected] Türkiye Finans Sorumlusu / Financial Controller Turkey: Seçil Erman Dağıtım Müdürü / Circulation Manager: Helen Knight E-mail: [email protected] Grafik / Design: Eray Çelik Koordinatör / Coordinator: Emre Apa İmtiyaz Sahipleri / Publishers: James King (KHL Group) Melih Apa (Apa Yayıncılık) APA YAYINCILIK LTD: Fener Kalamış Cad. No:12 Atlas Apt. Kat:6 Daire 11/12 34726 Kızıltoprak / İstanbul Tel: +90 216 302 53 82 Fax: +90 216 302 08 10 www.apayayincilik.com.tr KHL GROUP: Southfields, Southview Road, Wadhurst, East Sussex TN5 6TP, UK Tel: +44 (0) 1892 784088 Fax: +44 (0) 1892 784086 www.khl.com Baskı / Printed By: Gezegen Basım Yüzüncü Yıl Matbaacılar Sitesi 2. Cadde 202/A Bağcılar / İSTANBUL Tel.0212 325 71 25 Fax.0212 325 61 99 Gezegen Basım Sertifika No: 12002 Baskı Tarihi: Aralık 2015 ISSN: 2147-3846 Yayın Türü: Yıkım Geri Dönüşüm Türkiye dergisi tüm Türkiye’de dağıtılmaktadır. Basın Kanunu’na göre yaygın-süreli yayındır. Yıkım Geri Dönüşüm Türkiye dergisi Apa Yayıncılık Reklamcılık ve Fuarcılık Ltd. Şti. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak iki ayda bir yayınlanmaktadır. Yıkım Geri Dönüşüm Türkiye dergisinde yayınlanan yazı, harita, fotoğraf, ilüstrasyon ve konuların her hakkı mahfuzdur. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz. ÜYELİKLER Daha güvenli bir yılda görüşmek üzere B ir yılı daha geride bırakıyoruz. Yıkım yönetmeliği ile ilgili bürokratik görüşmeler başladığı günden bu yana her fırsatta yönetmeliğin önemine değinmeye çalıştık. Yönetmelik, sadece sektördeki rekabeti düzenlemesi açısından değil, aynı zamanda hatalı yıkımların önüne geçmek için de büyük önem taşıyor. 2015 yılında hatalı yapılan yıkımlar nedeni ile hayatını kaybeden birçok operatör oldu. Bu kazalarda tek suçlu elbette ki operatörler değil. Çünkü yıkımı üstlenen firma, yıkım sırasında takip etmesi gereken aşamaları ve yöntemleri bilmediği için, operatörü de yanlış yönlendirmiş oluyor. Biz de her operatör ölümünün ardından “Son olmasını umuyoruz” desek de ölümler son bulmuyor. Ancak umudu kaybetmemek gerekiyor. Umuyoruz ki ölümlü kazaları 2015’te bırakır, daha güvenli bir 2016 yılı geçiririz. 2015 yılının ilk yarısında yıkım sektöründe son derece hareketli bir dönem yaşandı. Ancak yılın ikinci yarısı, diğer bütün sektörlerde olduğu gibi yıkım sektörü de beklenenden yavaş geçti. Malum, ülke gündeminin en önemli konusu olan seçimler nedeni ile firmalar yatırımlarını beklemeye aldı. Bu süre içerisinde ise başta İstanbul olmak üzere ülkenin birçok yerinde ufak çaplı yıkımlara devam edildi. Seçimlerin sonuçlanmasının ardından ise yatırımları beklemeye alan firmalar tekrar harekete geçti ve sektörde az da olsa bir hareketlilik yaşanmaya başladı. 2015 yılı ile dikkat çekilmesi gereken bir diğer önemli konu ise yıkım fiyatlandırmaları. Sektörü mali açıdan yönlendiren bir yönetmeliğin olmayışı, özellikle ihaleye giren firmalar arasında ciddiyetsiz ve gerçek dışı bir rekabetin oluşmasına neden oluyor. Yıkım teklifinde bulunanlar arasında daha önce yıkım yapmamış firmalar bile bulunuyor. İşi almak için rakamlar bilinçsizce sürekli aşağıya çekiliyor. Hatta bazı yıkımlar sadece hurda karşılığına bile yapılıyor. Bu durumun yarattığı en olumsuz sonuç ise, düşük rakamlara rağmen kar etmek isteyen firmalar. Bunlar ilk olarak iş güvenliği harcamalarında kesinti yapıyor. İş güvenliği kesintisi yapılması da maalesef güvenli olmayan yıkımların gerçekleştirilmesine neden oluyor. 2016 yılında yıkım yönetmeliğinin yayınlanacağına dair umudumuzu kaybetmiyoruz. Bu vesile ile de görevine yeni atanan Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı’ya hem görevinde başarılar diliyor hem de yıkım alanında ki eksiklerin bir an önce giderilmesini temenni ediyoruz. Daha güvenli yıkımları göreceğimiz bir 2016 yılında görüşmek üzere. İyi okumalar... Kasım - Aralık 2015 YIKIM 5 MOBICAT MC 110 EVO MAKSİMUM PERFORMANS VE VERİMLİLİK. MC 110 R EVO I MC 110 Z EVO MOBICAT EVO serisindeki mobil çeneli kırıcılar olağanüstü görünüşünün yanında, yüksek performans ve minumum tüketim değerleri ile önemli bir izlenim bırakmaktadır. Bu bir yanda yenilikçi tahrik konsepti,diğer yanda en iyi malzeme akışını sağlayan yükseltilmiş çeneleri sayesinde tıkanıklığı giderici yeni kırıcı ünitesi ile gerçekleştirilmektedir. Doğaltaş ya da geri dönüşüm, MC 110 her zaman en iyisini verir. ROAD AND MINERAL TECHNOLOGIES Kleemann GmbH, phone: +49 (0)7161 206-0, [email protected], www.kleemann.info içindekiler 10 Proje KASIM - ARALIK 2015 JCB Hammermaster serisi, ağırlığı 55 tona kadar çıkan makinelere takılmak üzere tasarlandı Sayfa 14’e bakınız 18 İnovasyon Ödülü – Tesis ve Ekipman Kardeş dergimiz D&Ri tarafından Kasım ayında Amsterdam’da düzenlenen geleneksel Yıkım Ödülleri (Demolition Awards) sahiplerini buldu Sıfırdan bugünlere Tek bir adam ve tek bir makineyle bundan 40 yıl önce başlayan macera, G. Tscherning A/S’yi Danimarka’nın en büyük yüklenici firması haline getirdi. Lindsay Gale, firmanın başkent Kopenhag’ın hemen dışında, Hedehusene’de bulunan merkezini ziyaret etti ve yönetim ekibiyle konuştu 14 Eski okul yıkılıyor Fatih’in Çarşamba ilçesinde bulunan eski İstanbul İmam Hatip Okulu binasının yıkımına başlandı. Asya Yıkım firmasının üstlenmiş olduğu projenin yaklaşık bir ayda tamamlanması hedefleniyor. Proje kapsamında ise üç adet Komatsu marka iş makinesi kullanılacak 20 İnce ayarlı Hidrolik kırıcılar yaklaşık 50 yıldır kullanılıyor ve bu nedenle kırıcı teknolojisi oldukça gelişmiş durumda. Üreticilerin optimum performans için ürünlerine nasıl ince ayar yaptıklarını YIKIM bildiriyor Asbestli binalara yıkım izni yok 22 Gaziantep dönüşümü bekliyor 23 Geri dönüşüm fuarı Mayıs 2016’da 28 Dünyadaki yıkım olgusu ile ülkemizdeki yıkım algısı arasındaki farklar-II 30 Kasım - Aralık 2015 YIKIM 7 Uluslararası Haberler Atlas Copco’dan yeni hidrolik ataşman kılavuzu Atlas Copco, kendi yeni çalışanları, yeni distribütörleri ve diğer ilgili taraflarca kullanılmak üzere, hidrolik ataşmanlar için kapsamlı bir uygulama kılavuzu hazırladı. Kılavuzun, Atlas Copco İnşaat Araçları bünyesinde çalışan, sahada önemi bir deneyime uzmanlar tarafından düzenlendiği, firmanın müşterilerine ilgilenen tüm diğer kişilere ücretsiz olarak temin edildiği belirtilmekte. Kılavuzda, bugün piyasada kullanılmakta olan hemen her hidrolik ataşman tipi, ayrıca bu ataşmanların takıldığı makine tipleri ve montaj için kullanılan teknikler ayrıntılarıyla tanıtılıyor. Müşterilere/kullanıcılara genel bir bakış açısı kazandırmayı amaçlayan kılavuzdaki bilgiler, Atlas Copco’nun kendi ürün yelpazesiyle de sınırlı değil. Belgenin son bölümünde, hidrolik ataşmanlar ile bu ataşmanların takıldığı makinelerin madencilik, Terex ve Konecranes birleşiyor ABD’li inşaat makineleri üreticisi Terex ile Finli endüstriyel vinç üreticisi Konecranes, “eşitler arası birleşme” statüsünde bir şirketler arası birleşmeye girme kararı aldı. Konecranes Terex adıyla anılacak yeni kuruluş, 10 milyar $ dolayında yıllık gelire ve 845 milyon $ dolayında faiz, vergi ve amortisman öncesi kâra (EBITDA) sahip olacak. Mevcut Terex hissedarları, birleşme sonrasında yeni şirkete ait hisselerin yaklaşık %60’ına sahip olurken, geri kalan %40’lık bölüm de Konecranes’in sahiplerinde kalacak. Dokuz üyeden oluşacak yönetim kurulunda ise Terex’in beş, Konecranes’in dört temsilcisi bulunacak. Terex, bu açıdan büyük ortak gibi görünse de, yeni şirket Finlandiya’da kurulacak. Öte yandan, her iki firmanın Westport/ Connecticut/ABD ve Hyvinkää/ Finlandiya’daki bugünkü ana ofisleri de yeni yapının “önemli şirket merkezleri” olacak. Terex’in mevcut icra ve yönetim kurulu başkanı Ron DeFeo, yeni şirketin de icra başkanlığını yürütecek. Ancak. DeFeo ile Terex arasındaki iş sözleşmesi bu yılın sonunda bitiyor. Şirketin yönetim kurulu başkanlığına ise, Konecranes’in mevcut yönetim kurulu başkanı Stig Gustavson getirilecek. Terex Corporation cephesinden gelen bir başka habere göre, Terex 8 YIKIM Kasım - Aralık 2015 Vinç genel müdürü Tim Ford şirketten ayrılıyor ve yerine Terx Çin genel müdürü Ken Lousberg getiriliyor. Lousberg, bugün için Ford’un ilgilendiği Latin Amerika pazarının sorumluluğunu da üstlenecek. Çin içinse Lousberg’e bağlı bir ülke yöneticisi atanacak. George Ellis, Terex İnşaatın işletme planlamadan sorumlu genel müdür kıdemli yardımcılığı ve genel müdürlüğüne getirilecek. Terex Hizmetler Kuzey Amerika genel müdür yardımcısı Scott Hensel, Terex Hizmetler genel müdür yardımcısı ve genel direktörü olarak Ken Lousberg’e bağlı çalışacak. Terex Malzeme İşleme genel müdürü Kieran Hegarty, önümüzde dönemde, Terex Malzeme İşleme bünyesine dahil edilen Terex Fuchs’un sorumluluğunu da üstlenecek. DeFeo, bu değişikliklerin şirket üzerindeki etkileri hakkında şunları söylüyor: “Konecranes ile kurduğumuz ortaklığın, önemli bir sinerji yaratmasını bekliyoruz. Bu arada, birleşmeye hazırlanmak için organizasyonumuzu yenilemek ve Terex’in en iyi şekilde yönetmek zorundayız.” Düzenleyici kurumlar ve hissedarların onayını alması gereken birleşmenin, 2016 ilk yarısında tamamlanabileceği düşünülüyor. Birleşik yeni grup, dünya genelinde yaklaşık 32.000 çalışana sahip olacak. tünelcilik, yıkım, geri dönüşüm, inşaat ve altyapı sektörlerindeki, ayrıca dip tarama ve sualtı yıkım gibi özel iş alanlarındaki kullanımına yönelik, son derece bilgilendirici bir uygulama kılavuzu sunulmakta. Hydraulic Attachments, a glossary of machinery and methods [Hidrolik Ataşmanlar; makine ve yöntemler için bir kılavuz] adlı belgeyi www.atlascopco.com/attachmentguide adresinden isteyebilirsiniz. EN 13000 ile vinç kazalarında düşüş Avrupa vinç endüstrisinin önde gelen örgütleri, mobil vinçlere yönelik EN 13000 Avrupa standardının revize edilip Mayıs 2010’da yürürlüğe koyulması sonrasında, kıtada yük kapasitesinin aşılmasından kaynaklanan vinç kazalarının azaldığı görüşünde. EN 13000:2010 standardı (sonradan güncellenerek EN 13000:2010+A1:2014 adını aldı), vinç güvenlik sistemlerini devre dışı bırakma düğmesinin kabin dışına yerleştirilmesi koşulunu getirdi. Bu sayede, operatörlerin bu işlevi kullanma eğiliminin azaldığı ifade edilmekte. Söz konusu kural, acil durumlarda operatörün vinç üzerindeki hakimiyetini azaltacağı, dolayısıyla kazalar ve ölümlere yol açabileceği gerekçesiyle, başlangıçta hem üreticiler hem de vinç sahiplerinin itirazıyla karşılaşmıştı. Avrupalı uzmanlar, üzerinde değişiklik yapılan standardın, iş sahalarının güvenliği konusunda ciddi bir iyileşme sağladığı görüşünde. ESTA (Avrupa Standart Dışı Karayolu Taşımacılığı ve Mobil Vinç Derneği) ve FEM (Avrupa Malzeme Elleçleme Federasyonu - Fédération Européenne de la Manutention) tarafından sunulan veriler, sağlanan iyileşmenin kanıtı olarak gösterilmekte. FEM’in Mobil Vinç Ürün Grubu başkanı ve aynı zamanda Terex Cranes ürün stratejileri direktörü Klaus Meissner, “Yeni standart beş yıldır uygulanmakta ve çok sayıda vinç, kapasite sınırlama sistemi üzerinde bu yeni düzenlemeyle teslim edildi” dedi. Uluslararası Haberler FUAR TAKViMi / DIARY DATES 2016 World of Concrete (Beton Dünyası) Şubat 2-5, 2016 Las Vegas, ABD www.worldofconcrete.com Bauma Mart 11-17, 2016 Münih, Almanya www.bauma.de 43’üncü NDA Ulusal Kongresi ve Fuarı (Amerikan Ulusal Yıkım Derneği) Mart 14-17, 2016 Orlando, ABD www.demolitionassociation.com McCloskey küresel hizmet ağı güç kazanıyor Taş kırma ve eleme makineleri üreticisi McCloskey International, küresel hizmet ağını Kazakistan’da yeni bir bayi görevlendirerek güçlendirdi. Firmanın yeni Kazakistan bayisi Automotive Management Services (AMS), McCloskey modellerini Kazcomak, Mining World ve 12’inci Kazakistan Uluslararası Karayolu ve Ağır İnşaatKamusal Makine ve Madencilik Fuarları etkinliklerinde ülke pazarına tanıtacak. AMS’nin Avustralya/Orta Asya operasyonlarından sorumlu genel müdür yardımcısı David Stewart, konu hakkında şunları söyledi: “Müşterilerimizin büyük kısmı inşaat sektöründe yer alıyor ve McCloskey de taş kırma/eleme makineleri alanında üstün bir marka. Bu ürünlerin, müşterilerimize destek verme konusunda önemli bir boşluğu dolduracağına inanıyoruz.” 2001’de Kosova’da kurulan AMS, o günden bu yana, Avrupa, Orta Asya, Avustralya, Ortadoğu, ABD ve Afrika’daki şubeleriyle dünya çapında bir firma haline geldi. 2014 yılında, AMS’nin Kazakistan’daki bağlı kuruluşu Fleet & Equipment Solutions, Volvo İnşaat Makinelerinin resmî bayisi olarak görevlendirildi. Almatı ve Astana’da şubeleri bulunan Fleet & Equipment Solutions, önümüzdeki yıl yeni şubelerle varlığını ülke geneline yaymayı planlıyor. McCloskey, buna ek olarak, Hollanda pazarı için de Pon Equipment ile anlaştığını duyurdu. McCloskey International uluslararası satış müdürü Seamus Doyle’u dinliyoruz: “Pon Equipment ile oluşturduğumuz birliktelik, küresel dağıtım ağımızın daha da güç kazanması anlamına gelmekte. McCloskey müşterilerinin beklediği kaynaklar, hizmetler ve desteği sunabilecek, güven veren Caterpillar bayileriyle çalışmak bizim için büyük önem taşıyor. Pon Equipment’ın bu pazardaki büyümemize önemli katkı sunacağı inancındayız. Pon Equipment, madencilik ve inşaat endüstrilerindeki müşterilerle mükemmel ilişkilere sahip. Birlikte çalışmamız iki firmaya, ama daha da önemlisi bu pazardaki müşterilere fayda sağlayacak.” ESTA Awards of Excellence Nisan 14, 2016 (Bauma sırasında) Münih, Almanya www.khl.com/esta (ESTA Association iş birliğiyle) Hillhead 2016 Haziran 28-30, 2016 Buxton, Birleşik Krallık www.hillhead.com World Demolition Summit Ekim 14, 2016 Miami, FL, ABD www.khl.com/wds (NDA iş birliğiyle) Bauma China 2016 November 22-25, 2016 Shanghai, China www.bauma-china.com 2017 World of Concrete (Beton Dünyası) Ocak 17-20, 2017 Las Vegas, ABD www.worldofconcrete.com Samoter 2017 Şubat 22-25, 2017 Verona, İtalya www.samoter.com Kasım - Aralık 2015 YIKIM 9 Röportaj Sıfırdan bugünlere Tek bir adam ve tek bir makineyle bundan 40 yıl önce başlayan macera, G. Tscherning A/S’yi Danimarka’nın en büyük yüklenici firması haline getirdi. Lindsay Gale, firmanın başkent Kopenhag’ın hemen dışında, Hedehusene’de bulunan merkezini ziyaret etti ve yönetim ekibiyle konuştu G eorg Tscherning, ileride G. Tscherning A/S adını alacak işletmeyi 1975 yılında ilk ekskavatörünü satın alarak kurdu. Bir kiralama şirketi olarak kurulan işletmeyi, eşinden de yardım alarak, büro haline getirdiği evinden idare ediyordu. Kısa süre içinde, filosundaki makine sayısını beşe çıkardı ve ağırlıklı olarak Kopenhag belediyesi yol çalışmalarında görev almak üzere küçük bir ekip oluşturdu. 1978’de ise bir halka açık limitet şirket olarak G. Tscherning A/S kuruldu. Georg, Montabert markasını tercih ederek, ülkede makinelerine hidrolik kırıcı takan ilk yüklenici oldu. Kendisi ve eşi, şirketi giderek büyüttükleri halde, ilk 15 yıl boyunca işleri evden idare etmeyi sürdürdüler. 1995’e gelindiğinde artık bu çalışma tarzı elverişli olmaktan çıktığı için, Kopenhag’ın güney liman bölgesi Molestein’de bir şirket merkezine taşındılar. Georg, daha önce alt yüklenici olarak hizmet verdiği bazı yıkım şirketlerinden, bu alanda çalışması yönünde tavsiyeler almaktaydı. Zaman içinde, Molestein’deki merkez de yetersiz hale gelmesiyle, şirkete bugün de ev sahipliği yapan Hedehusene’e taşındılar. Şirket işlerinin büyük bölümü hâlâ Kopenhag ve çevresinde yürüyor ve şirket yöneticilerinden Klaus Bodilsen, bunun nedenini gayet net bir şekilde açıklıyor: “Çünkü para burada. Buradan 50 kilometre batıya gittiğinizde bu parayı bulamazsınız.” Georg’un oğlu Søren, ülkedeki başka inşaat firmalarında çalıştıktan sonra, 1997 yılında babasına katıldı. Georg, 1999’da ise ilk Børsens Gazelle ödülünü aldı. 2003 yılında tekrar Georg’a verilen bu ödül, Danimarka’da başarılı bir büyüme sergileyen işletmelerin takdir edilmesi amacını taşıyor. Şirket, o günlerde, Danimarka’daki daha büyük ölçekli ve prestijli yıkım projelerinde görev almaya başlıyordu. 2005’de, Risø nükleer araştırma tesisine ait DR-1 nükleer reaktörünün devreden çıkartılması ihalesini kazandılar. 2006’da, Rigsarkivet (devlet arşiv birimi) için yürütülecek bir projede, bir diğer Danimarkalı yüklenici Willy C Petersen ile birlikte, “ülkenin gelmiş geçmiş en büyük G. Tscherning A/S yönetim ekibi, soldan sağa: yönetim kurulu başkanı ve şirket sahibi Søren Tscherning, yıkım ve çevre direktörü Klaus Bodilsen ve icra başkanı Søren Refsgaard 10 YIKIM Kasım - Aralık 2015 Röportaj Kurucu Şirket, yeniden inşa projesi kapsamında, Danimarka Teknik Üniversitesi’nin iki eski kimya laboratuvarının kirlilikten arındırılması çalışmalarını yürütüyor yıkım çalışması”nı üstlendiler. Bu işbirliği, İsveç’in güneyindeki bazı projeler ve özellikle “güney İsveç’in en kirli yapısı” olarak gösterilen, Helsinborg’daki Kemira kükürt tesisinin yıkımı da dahil olmak üzere, daha sonra başka çalışmalarda devam ettirildi. Tscherning, 2007’de yine Risø’da, ikinci nükleer tesis devreden çıkarma işini aldı ve bu kez DR-2 reaktörü üzerinde çalıştı. Şirket, tüm bu süre boyunca organik büyüme rotasını izlemiş ve kendi içinde hamlelerle yol almıştı. Ancak, 2004’te farklı bir adım atıldı ve önde gelen Danimarkalı yüklenicilerden Brandis A/S ile eski ortağı Willy C Petersen şirket bünyesine dahil edildi. Tscherning yapısıyla bütünleşme çalışmaları devam eden bu firmalar halen kendi isimleriyle faaliyet yürütüyor. Klaus Bodilsen, birkaç yıl içinde bu isimlerin kullanımını bırakacaklarını söylerken, Søren de şunları ekliyor: “Bir süre, isimleri değiştirmeden koruma fikrini değerlendirmeye aldık. Ancak, Danimarka yıkım endüstrisinin en büyük ismi Tscherning ve üç yerine tek bir Danimarka inşaat endüstrisinde herkes “Dr. Hug” (Türkçede “Dr. Kesici”) lakabıyla anılan Georg Tscherning’i bilir. G. Tscherning A/S’nin 83 yaşındaki kurucusu, 1975’te kurduğu şirkette hâlâ etkin bir rol oynuyor. Eğitimini metalürji üzerine almış birisi olarak, en başından beri çalışmalarında odak noktasına makineleri yerleştiriyor. Dünyayı dolaştığı günler haricinde, Hedehusene’deki şirket merkezinde Georg’u her gün görebilirsiniz. Atölye bürosundaki masasında, makine ve operatör kiralama işlerini yönetir. Şirketin bugünkü sahibi ve Georg’un tek oğlu Søren Tscherning, büyürken Kanada, Alaska ve Grönland gibi uzak yerleri de içine alan bu seyahatlerde daima babasına eşlik etti. Baba ile oğul arasında kesinlikle özel bir bağ var ve iş yaşamı ile dünyaya benzer açılardan bakıyorlar: İnsana, doğaya ve çevreye saygı, G. Tscherning A/S için hâlâ işin temelini oluşturuyor. markaya odaklanmak daha kolay.” Bugünkü Tscherning Klaus Bodilsen’e göre Tscherning A/S bugün dört ana ayak üzerinde yükseliyor: “Bunlardan ilki genel inşaat projeleri. Diğerleri ise yol inşası, yıkım ve kiralama şeklinde sıralanıyor.” Şirket, yakın gelecekte geri dönüşüm sektörüne de girme planları yaparken, Søren Refsgaard bu konuda şunları söylüyor: “Gerekli çevre izinlerinin alınması gerçekten büyük bir mesele. Temel soru, yapılacak yatırım karşısında yeterli getiri elde edip edemeyeceğiniz.” Søren, kısa vadedeki hedefleri sorulduğunda şu yanıtı veriyor: “Hedeflerimiz arasında, şirket bünyesine katılan markalar açısından dengeli bir yapının oluşturulması da var ve bu süreç neredeyse tamamlanmış durumda. Ardından, organik büyüme konusunda yeni adımlar atmak istiyoruz ve bu büyüme, başta bina arındırma/sterilizasyonu gelmek üzere, yıkım sektöründeki özel uygulamalardan kaynaklanacak. Bugünlerde Danimarka Teknik Üniversitesi (DTÜ) için yürüttüğümüz çalışma da yeni bir hamle olacak.” Tscherning, DTÜ’ye ait iki bina ve içindeki laboratuvarlarda gerçekleştirilecek, 15.000 m2’lik kapsamlı yenileme projesi öncesinde, PCB, asbest ve pek çok ağır metalin yapılardan uzaklaştırılmasına dayanan bir arındırma çalışması yürütüyor. Bir üniversite yetkilisi, proje hakkında şu bilgileri veriyor: “DTÜ, güven ve yeterlikler konusunda tartışmaya kapalı yüklenicilerle işbirliği yapmak istiyor. Bu anlamda, 201 ve 204 numaralı binalarda yıkım ve çevre koruma çalışmalarına yönelik ihaleyi Tscherning’in kazanmış olmasından son derece memnunum.” “Tscherning proje müdürü Brian Møller-Larsen ile her şeyin baştan hesaba katıldığı bir iletişim süreci oluşturduk. Kendisi, sürekli olarak bu karmaşık süreçte baş gösterebilecek olası sorunları önceden tespit edip gerekli sorumluluğu yerine getiriyor. Duruma salt bir yüklenici gibi değil, bir inşacı gibi yaklaşıyor ve bu da hedeflediğimiz yüksek kalite düzeyinin elde edilmesini sağlıyor. Tscherning, drenaj, koruma duvarları, yer döşeme gibi çeşitli faaliyetler için uzun yıllardır DTÜ ile çalışan yükleniciler arasında. Genel yaklaşımları, çevresel meseleleri ele alış tarzları ve özellikle bu projedeki teknik uygulamaları gayet profesyonelce ve DTÜ’nün iş güvenliği, çevre, sürdürülebilirlik alanlarındaki yüksek öncelikleriyle Kasım - Aralık 2015 YIKIM 11 Röportaj Toprak ıslahı da Tscherning’in ilgi alanlarından biri. Fotoğraftaki sahada, Kopenhag’ın kongre merkezi Bella Center etrafında yeni ofisler ve apartmanlardan oluşacak Bella Kvarter kompleksinin inşa edilmesi amacıyla, eski bir atık sahasının ıslahı sağlandı örtüşüyor. Tscherning’in sahip olduğu teorik ve pratik bilgi düzeyine büyük saygı duyuyorum.” Söze Klaus Bodilsen devam ediyor: “Yeni Danimarka yapı yönetmeliği son derece sıkı şartlara sahip. Bir yıkı çalışmasında bir tondan fazla atık ortaya çıkacaksa ya da iş alanı 10 m2’den büyükse, üzerinde çalışılan yapının perdeyle çevrilmesi gerekiyor. Yıkım iznini alabilmeniz için bu şartları yerine getirdiğinizin yetkililer tarafından tespit edilip onaylanması şart. Bu, bizim için iş olanağı demek. Yönetmelik ne kadar sıkıysa, işi bizim alma olasılığımız o kadar yüksektir. Küçük firmalar için bu şartları karşılamak çok güç. Yerel idareler de gürültü, emisyon ve benzer konularda kendi kurallarını koyabiliyor ve bu kurallar pek çok zaman merkezî hükümetin belirlediği standartlardan daha sıkı şartlar ortaya koyuyor.” Malzeme geri dönüşümü ve yeniden kullanımı, gelişmiş ülkelerin çoğunluğunda olduğu gibi 12 YIKIM Kasım - Aralık 2015 Danimarka’da da yıkım şirketlerinin önemli faaliyet alanlarından biri. 1987’de, her tür atık malzeme için bir Atık Vergisi getirildi ve Søren’in verdiği bilgiye göre, bugün ülkede geri dönüşüme tabi tutulan atıkların oranı %67’ye, yeniden kullanıma sokulan atık oranı %30’a yaklaşıyor. Bugün yönetim kurulu başkanlığını yapan Søren Tscherning’e göre, 2003’te sadece bir yıl içinde üç ayrı ISO İş Sağlığı ve Güvenliği Danışmanlık Hizmetleri (OSHAS) sertifikasını alan ilk Danimarkalı yıkım yüklenicisi olmaları, şirketin başarısında kilit rol oynayan adımlardan biriydi. Kendisinden dinliyoruz: “O dönemde yıkım sektörü pek profesyonel çalışmıyordu. Yaptığımız işi ne kadar ciddiye aldığımız konusunda müşterilerimizi ikna edebilmek için bu sertifikaları almamız gerektiğini düşündük. Nasıl çalıştığımızın ve personelimizin güvenliğine yaklaşımımızın bağımsız kuruluşlar tarafından denetlenmesi yönündeki istekliliğimizi sergileyerek güçlü bir mesaj verdik. Yıkımla ilgili sorun, bir ürün değil boşluk satıyor olmanızdır. İş tamamlandığında, göstermek için elle tutulur bir ürününüz yoktur. Bu nedenle, farklı işler arasında karşılaştırma yapmak güçtür.” Şirket, şu anda 300’e yakın kişi istihdam ediyor ve filodaki ekipman sayısı da 100’ü aşıyor. Yönetim kurulu başkanı, Søren Tscherning, geleceğe baktığında şöyle düşünüyor: “Çevresel koşullar ve giderek büyümemiz nedeniyle, her geçen gün daha da profesyonelleşmek zorundayız. Geçmişte benimsediğimiz kimi çalışma tarzları gelecek için uygun olmayabilir. Nasıl çalışmamız gerektiğinin herkesçe bilinmesini sağlayacak organizasyonu ayakta tutabilmeliyiz. Bu gerekliliklerin hayata geçirilmesi ise bir sonraki adımı oluşturur. Bunu tamamladığımızda, yeni fırsatlara göz atmaya başlayabiliriz. Muhtemelen başka firmaları da bünyemize katacağız, ama bu hemen yarın gerçekleşecek bir şey değil!” n Volvo Construction Equipment Kırıcılar JCB Hammermaster serisi, ağırlığı 55 tona kadar çıkan makinelere takılmak üzere tasarlandı İnce ayarlı Hidrolik kırıcılar yaklaşık 50 yıldır kullanılıyor ve bu nedenle kırıcı teknolojisi oldukça gelişmiş durumda. Üreticilerin optimum performans için ürünlerine nasıl ince ayar yaptıklarını YIKIM bildiriyor H idrolik kırıcılar, inşaat endüstrisinde en fazla kullanılan ataşmanlar arasında. Taşocaklarında, yıkım çalışmalarında ve gerek yerüstü, gerek yeraltı kaya kazılarında uygulama alanı bulan, son derece çok yönlü bir ekipman tipinden söz ediyoruz. JCB ürün müdürü Peter Jowett, hafriyat makinelerinde satışların 14 YIKIM Kasım - Aralık 2015 dünya genelinde yatay seyir izlediği ve hatta düştüğü bir dönemde, kırıcıların giderek daha fazla rağbet görüyor olmasına dikkat çekiyor ve şunları ekliyor: “Kırıcı pazarı, 2014’te tüm dünyada büyüdü ve 2015’te de aynı eğilim devam ediyor. Bu anlamda, özellikle ABD ve Birleşik Krallık öne çıkıyor. İnşaat ve taşocağı uygulamalarına yönelik makine kiralama sektörü de bu ataşmanlar için iyi bir pazar konumunda. Hem büyük hem küçük ekskavatör modellerinin yanında, bekoloderlerde de kırıcılar sıklıkla kullanılıyor.” “Biz, bu alanda asıl olarak 20 ton civarında çalışma ağırlığına sahip orta boy ekskavatörlere odaklanıyoruz. Bu makinelerin, saha temizleme işlerinde, yeni altyapı inşasında ve Kırıcılar Sandvik bünyesindeki Bretec markasının yeni C serisi genişledi söyledi ve şöyle devam etti: “Büyük bir süpermarket zinciri tarafından kullanılmak üzere yeni bir mağazanın inşa edilebilmesi için, sahanın eski yapılardan arındırılması gerekiyordu ve herhangi bir gecikmenin yaşanmasını göze alamazdık. Bu nedenle, hem güçlü hem de sorunsuz bir kırıcı seçtik.” Hareketli parça sayısının mümkün olduğunca azaltılması, yeni kompakt kırıcı modellerinde öne çıkan tasarım eğilimleri arasında yer alıyor. Daha az sayıda hareketli parça, daha az bakım ihtiyacı ve daha az sorun anlamına gelmekte. Bu yolda öncülük eden markalardan Caterpillar, yeni E serisinde, önceki D serisiyle karşılaştırıldığında %47 daha Rammer serisi, farklı inşaat uygulamalarında yaygın olarak tercih ediliyor ayrıca taşocaklarında, aynı zamanda makinenin operatörlüğünü yapan makine sahipleri tarafından sıkça kullanıldığını fark ettik. Müşterilerimiz için doğru makineleri bulmamız büyük önem taşıyor.” Firmanın Hammermaster adlı kırıcı ataşman serisi, aslında JCB ekskavatörleri, nokta dönüşlü [skidsteer] loderleri ve beko-loderlerinin kırıcı ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde düzenlenmiş. Ancak, büyük kırıcı modelleri, özel hızlı bağlantı sistemleri kullanılarak her makineye takılabilecek şekilde, askı aparatının bulunmadığı “çok amaçlı” adaptörlerle donatılabiliyor. Sandvik ise, Rammer markalı kırıcı serisine üç küçük model ve ayrıca ağır hizmete yönelik 5011modelini ekledi. Üretkenliği ve dolayısıyla kârlılığı en üst noktaya taşıdığı ileri sürülen sabit darbe enerjisiyle çalışma ilkesi, yeni ataşmanların önemli özellikleri arasında gösteriliyor. Birleşik Krallık merkezli yıkım şirketi AR Demolition, eski Northampton Chronicle gazete binasının yıkımında, yeni Sandvik kırıcısını kullandı. Bir Volvo EC460L hidrolik ekskavatörüne takılarak kullanılan ataşman, beton kırma çalışmalarında yüksek enerji/ düşük darbe hızı ile çalıştırıldı. AR Demolition genel direktörü Richard Dolman, ağır donatılı betondan oluşan kısımların yıkımı söz konusu olduğunda, iş sahasının tam bir “kabus potansiyeli” taşıdığını az hareketli parçanın bulunduğu bilgisini veriyor. Firma, bu değişikliği yaparken, asıl olarak servis işlemlerini hızlandırma ve basitleştirme amacından yola çıkıldığını belirtiyor. Atlas Copco müşterilerine sunulan MB ve HB serisi kırıcılarda, herhangi bir hidrolik ilavesi gerekmeden piston geri tepme enerjisinin geri kazanılmasını sağlayarak performansı artıran, gelişmiş bir enerji geri kazanım sistemi kullanılıyor. Atlas Copco ürünleri, kiralama pazarında da ciddi bir ilgiyle karşılaşıyor. Örnek gösterebileceğimiz Alman filo satış ve kiralama şirketi M&V Veit Baumaschinen, 500 makineden oluşan filosunu güçlendirmek üzere, son olarak SB serisinden 15 yeni kırıcı satın aldı. Bu arada, Volvo da kompakt kırıcı Kasım - Aralık 2015 YIKIM 15 Kırıcılar MTB 705 MTB 705, Türk üretici İnan Makina’nın ürün yelpazesindeki en büyük kırıcı ve 7.200 kg ağırlığında. 60 ile 100 ton aralığındaki taşıyıcılarda kullanılmak için tasarlanmış ve 13.000 joule büyüklüğünde maksimum darbe enerjisi sağlıyor. Firma, kırıcının ideal olarak madencilik ve taş ocakçılığı uygulamalarının başlıca kırma işlerinde olduğu kadar büyük yapıların yıkım işlerinde de kullanıma uygun olduğunu belirtiyor. Kısa süreli yıkım işlerinde yüksek kırma hacmi elde etmek için geliştirilen kırıcıda, sızdırmaz kasa ve geliştirilmiş tampon sistemi çalışma sırasındaki gürültü seviyesini azaltıyor ve gürültüye hassas çevrede çalışma imkanı sunuyor. Bir Bobcat E26 mini-ekskavatörü, HB serisi ataşmanla çalışıyor. Bobcat markalı tüm kırıcılar, sıkışık alanlarda daha rahat çalışabildiği öne sürülen, silindir şeklinde dış tasarıma sahip. Gürültü düzeyini düşüren muhafazalar da standart donanımlar arasında HB serisi, Volvo tarafından sunulan kırıcı ataşman çözümlerinde önemli bir yer tutuyor pazarına yönelik olarak yeni bir seri hazırladı. Yedi modelden oluşan ve 1 ila 10 tonluk makinelere takılabilen HB serisi, dünya genelinde Volvo müşterilerinin hizmetine sunuldu. Montabert, ağırlığı 8 ile 18 ton arasında değişen beko-loderler ile ekskavatörlere takılmak üzere yeni bir orta boy kırıcı geliştirdi. 501 Next Generation (NG) adı verilen ataşman, 45 yılı aşkın bir süre önce, firmanın ilk 16 YIKIM Kasım - Aralık 2015 Doosan Construction Equipment hidrolik kırıcı serisinde beş ayrı model mevcut: DXB100H, DXB130H, DXB170H, DXB190H ve DXB260H. Yeni ataşmanlar, ağırlığı 14 ile 38 ton arasında değişen Doosan tekerlekli ve paletli ekskavatörlerine takılabiliyor hidrolik beton kırıcısının geliştirilmesi anısına satışa sunuldu. Yerini aldığı önceki modele göre %30 daha hafif ve buna rağmen %75 daha güçlü olduğu belirtilen 501 NG, güç/ağırlık oranındaki bu büyük sıçrama sayesinde, agrega üreticileri ile inşaat ve yıkım şirketleri için çalışma verimliliğini en üst noktaya taşıma iddiasında. Kırıcılar Montabert, hidrolik kırıcı ekipmanların onarım ve revizyonu için yeni bir tesis açtı Montabert tarafından geliştirilen 501 NG CMB 365 HS Coşkun Makina – CMB Hidrolik kaya kırıcıları, uzun süreli çalışmaları sonucunda CMB 365 HS adlı yeni kırıcıyı piyasaya sundu. Kırıcının özelliklerine bakıldığında, 75 çapında ucu, özel tasarım pistonu, dış gövdesinde dayanıklılığı arttıran Hardox saclardan oluşan koruması başı çekiyor. Beko loder sınıfı iş makinelerinde kullanılacak bu kırıcı, tamamen yerli üretimden oluşuyor. Her çeşit dış gövde tipi mevcut olan bu üründe, üstün kalite ile teknolojinin buluştuğu görülüyor. Dakikada 870 vuruş yapabilen ataşman, pistondaki geri tepme enerjisinin geri kazanılması yoluyla daha güçlü darbelerin vurulmasını sağlayan enerji geri kazanım sistemi gibi performans yükseltici özelliklerin yanında, boşa darbe vurmayı engelleyici sisteme de sahip. 501 NG’nin üst ve alt süspansiyon sistemleri, zararlı titreşimler ve mekanik gerilim dalgalarını sönümleyerek, taşıyıcı makine çalışma ömrünün uzatılmasını amaçlıyor. Sualtı çalışmalarına yönelik basınçlandırma kiti ve kesintisiz yağ akışı sağlayarak yatak ve kırıcı uç aşınmalarını azaltmak üzere bir kızak üzerine monte edilmiş otomatik gres tertibatı ise, tercine bağlı donanımlar arasında sunulmakta. Bu arada, hidrolik kırıcılar ve matkapların revizyonuna yönelik talebin gittikçe artması karşısında, Montabert’in ABD’nin Georgia eyaletinde, Lake City’de bir onarım ve revizyon tesisi açtığını da ekleyelim. Piyasadaki daha büyük kırıcı modellerini incelediğimizde, Dehaco’nun Ibex serisi de dikkatimizi çekiyor. Ağırlığı 46 tona kadar çıkan ekskavatörlerde kullanılan serinin tüm modellerinde, önemli bir özellik olarak, valf ve pistona ulaşan hidrolik debisini artıran, böylece hareketi hızlandıran, malzemeye daha fazla nüfuz edilmesini sağlayan ve üretkenliğe katkıda bulunan, gelişmiş bir hidrolik devresi kullanılıyor. Tüm bu gelişmeler, ortaya çıkalı en az 50 yıl olduğu halde, hidrolik kırıcıların yeni modellerinde hâlâ pek çok teknik gelişmenin kaydedildiğini gösteriyor. Böylece, bakım işlemleri kolaylaşırken, aynı zamanda daha sorunsuz bir çalışma sağlanıyor ve bazı örneklerde, enerjinin geri kazanımı sayesinde performans düzeyi de yukarı çekiliyor. n Kasım - Aralık 2015 YIKIM 17 Yıkım ödülleri 2015 İnovasyon Ödülü – Tesis ve Ekipman Kardeş dergimiz D&Ri tarafından Kasım ayında Amsterdam’da düzenlenen geleneksel Yıkım Ödülleri (Demolition Awards) sahiplerini buldu. Farklı kategorilerde düzenlenen ve ilginin her sene artış gösterdiği yarışmada, bu sene dört farklı kıtadan adaylık başvuruları gerçekleşti ve başvuru sayısı önceki senelerin çok üstüne çıktı. Tesis ve ekipman kategorisinde inovasyon ödülüne aday gösterilen projeler oldukça ilgi çekti JCB ve Coleman Ödül kazanan proje de ilk bom parçasına takılarak kullanılmasına izin verecekti. Doğrusal püskürtmeli toz baskılama sistemi, bağımsız emniyet stop düğmesi, uzaktan kumanda sistemi ve operatörün belirlenmiş sınırlar dışına çıkmasını engelleyen entegre lazerli alan tespit sistemi de bu sıra dışı ekskavatörün öne çıkan n özellikleri arasındaydı. konfigürasyonu elde ediliyor ve kapasite, ataşman ağırlığı, uzanma mesafesi, çalışma derinliği açısından en uygun değerler elde n ediliyor. Protranz Earthmoving Ltd. Uzaktan kumandalı Komatsu ekskavatörleri Lek Sloopwerken Volvo EC700C JCB ile Coleman arasındaki işbirliği, “mega muncher” [mega çiğneyici] adı verilen paletli hidrolik ekskavatörün ortaya çıkmasını sağladı. Coleman, Birleşik Krallık’ın Birmingham kentindeki son derece yoğun New Street İstasyonu’nun üzerinde, toplam ağırlığı 6.000 ton olarak hesaplanan betonarme döşemenin kaldırılmasıyla görevlendirildi. Çalışma, daha yeni inşa edilmiş avlu çatı yapısının altında yürütülecekti. Bu iş için 4 ton ağırlığındaki NPK S-36XCR yıkım çenesinin kullanılmasına karar verilse de, yapının zemini, normalde bu büyüklükte bir ataşmanın takılacağı makineyi taşıyabilecek güçte değildi. JCB, bu nedenle özel bir tasarım geliştirme yoluna gitti. Bir JS190LC TAB ekskavatörünün üst yapısı, JS220LC ekskavatörünün alt kısmı ile birleştirildi. Çalışma dengesinin en üst noktaya çıkarmak ve çalışma sırasında açığa çıkacak titreşimleri azaltmak için de 600 mm genişliğinde, kauçuk kaplamalı paletler kullanıldı. Yapılan tasarım değişiklikler, ataşmanın hem kova koluna hem 18 YIKIM Kasım - Aralık 2015 Projeye özel olarak hazırlanan bir diğer uzun bomlu yıkım ekskavatörüyle, Lek Sloopwerken de aday listesine girmeyi başardı. Beco Vianen B.V. ile ortak çalışma yürüten Lek Sloopwerken, Volvo EC 700C ekskavatörüne ait alt kısım ve bom taban parçasını, üç parçalı bir uzun yıkım bomuyla, 4 m uzunluğunda uzatma parçasıyla ve bir standart kazı bomuyla birleştirdi. Alt taşıyıcı kısımda herhangi bir değişiklik yapılmazken, denge ağırlığı miktarı ise 9 tona çıkartıldı. Bu makineyi özel kılan şeyse, sadece yüksekte değil, aynı zamanda derinde çalışmak üzere tasarlanmış olması. Taban parçasına takılan 4 m’lik uzatma, tıpkı kısa bomda olduğu gibi, düz veya eğimli konumda çalışabiliyor. Sonuç olarak, kısa bom ve uzatmayla dört farklı çalışma Yeni Zelanda’nın Canterbury bölgesinde, 2010 ve 2011 yıllarında meydana gelen büyük depremlerde binlerce konut ve ticari yapı ağır hasar gördü. Port Tepelerindeki banliyölerde yer alan yüzlerce yapının, daha önce tespit edilememiş bir doğal tehlikeyle karşı karşıya olduğu da anlaşıldı. Dünya genelinde bugüne kadar görülmüş en şiddetli sarsıntılar arasında gösterilen bu depremler, yükseklikleri 70 ile 100 m arasında değişen dört falezin çökmesine yol açtı. Bu falezlerin üzerinde, aynı zamanda Christchurch kentinin en lüks evlernden bazıları bulunmaktaydı. Aurecon bünyesindeki jeoloji mühendisleri, bölgeye hem insanlar hem de makineler için giriş yasağı getirdi. Falez kenarlarının aniden çökebilecek olması, tehlikeye açık haldeki yüzlerde evin yıkımı için yenilikçi yöntemlerin geliştirilmesini zorunlu kılmaktaydı. Protranz Mühendislik birimi, sırasıyla 8, 13 ve 27 ton ağırlığındaki üç Yıkım ödülleri 2015 gereksinimleri karşıladığı ileri sürülen yeni “Eco” modelini 2016 başlarında tüm dünya pazarlarına tanıtacak. Yakıt tasarrufunun kritik bir etmen haline geldiği gelişmiş pazarları hedef alan makine, hidrolik tahrikle doğrudan mekanik tahrik arasında geçiş yapma olanağı veren bir ikili tahrik sistemiyle donatılıyor. Böylece, hidrolik tahrikin ters yönde çalışma veya malzemeye dolu haldeyken konkasörü çalıştırma gibi avantajları kaybedilmeden, mekanik tahrikin yakıt avantajından yararlanılabildiği ifade ediliyor. Hidrolik tahrikin yukarıda değindiğimiz avantajları, geri dönüşüm ve yıkım uygulamalarında ciddi önem kazanıyor. Makine üzerindeki saha testleri, standart hidrostatik tahrikli modellere göre neredeyse %25 yakıt tasarrufu n sağlandığını gösteriyor. Komatsu ekskavatörünü, bu iş için özel modifikasyonlara tabi tuttu. Bu kapsamda, makine kumandalarına klasik kullanımla uzaktan kumanda arasında geçiş olanağı getirildi. Uzaktan kumanda sayesinde, operatör güvenli bir mesafede, tehlikeye maruz kalmadan ekskavatörleri kullanabilecek, yüksek risk taşıyan ortamlardaki yapıların yıkımı bu şekilde gerçekleştirilebilecekti. Ağırlığı 27 ton olan büyük makine, engebeli arazide daha dengeli bir çalışma sağlamak ve zemine binen basıncı azaltmak için, 35 tonluk bir paletli şasinin üzerine oturtuldu. Özellikle falez kenarlarındaki hasar görmüş zeminde ve duvar kenarlarında, bu özelliğin önemli fayda n sağladığı belirtilmekte. Liebherr Liebherr, ödüllerde tek bir makineyle değil, müşterisi Coleman & Company’den gelen özel filo gereksinimlerini karşılamakta sergilediği çabayla aday listesine girdi. Firma, büyük bir yıkım projesinde özel ataşmanlarla çalışmak zorundaydı. Coleman yetkilileri tarafından hazırlanan ayrıntılı teknik şartname, projedeki yapıların güvenli ve verimli bir şekilde yıkımına imkan verecek şekilde, çeşitli standart ve uzun bom ataşmanlarının hazırlanmasını gerektiriyordu. Bazı ekskavatör bom sistemleri standart tasarımda kullanılırken, teknik şartların karşılanması ve hatta pek çok örnekte daha ileri teknik yeterliklerin ortaya çıkması sağlandı. Anlaşma kapsamında üç adet 56 tonluk R956 ekskavatörü, iki adet 80 tonluk R954CVH HDW uzun bomlu ekskavatör ve bir de 130 tonluk özeli R974C hazırlanıp teslim edildi. Tüm bu makineler, yıkım sahalarındaki koşullarla baş etmek üzere özel olarak düzenlendi. n Komatsu PC490LC-10 Dolan Demolition Komatsu, yıkım çalışmalarına yönelik uzun bomlu ekskavatör modeli PC490LC-10 ile dikkat çekti. Yeni makine, alışıldık “uzun bomlu yıkım” konfigürasyonunun yanında, tamamen yeni “orta boy bom” düzenlemesine sahip. Orta boy bom düzenlemesinde yer alan “ağır hizmet” uzatma parçasının takılması, 50 ton ağırlık sınıfındaki ekskavatörlere yönelik yıkım ataşmanlarının, 17,4 m y’ye varan yükseklikte kullanımına olanak tanıyor. Uzun bom konfigürasyonunda kendi ağırlığı 65 ton olan ekskavatör, 3,35 tonluk ataşmanları taşıyabiliyor. Orta boy bom düzenlemesinde ise makine ağırlığı 66 tona, taşınabilecek n ataşman ağırlığı 5 tona çıkıyor. Sandvik QJ341 Eco Sandvik, QJ341 mobil çeneli konkasörünün daha çevre dostu bir tipini geliştirdiği için aday gösterildi. Firma, verimlilik ve performans açısından da tüm Baca çalışma platformu Dolan Demolition, iş sahasına taşıma sürecini kolaylaştırmak amacıyla, baca yıkımında kullanılacak ayarlanabilir modüler çalışma platformları tasarlayıp imal etti. Büyük endüstriyel bacalar genellikle konik bir mimariye sahip oluyor ve taban kısmında, üst kısma göre çok daha geniş baca çapıyla karşılaşılıyor. The Dolan Demolition tarafından geliştirilen ayarlanabilir çalışma platformu, bir iç ve bir de dış dairesel platformdan oluşuyor. İç platformun ayarlanabilir orta boşluğu, yukarıdan yıkımına başlanan bacada aşağıya doğru inildikçe, kendi kendini baca çapına göre kesintisiz olarak ayarlıyor. Yine iç platformun üzerindeki bir düzenek, yapının bacaya farklı çap değerlerinde kenetlenmesine olanak tanıyor ve platforma eklenmiş bir kauçuk etek de aşağıya toz ve moloz düşmesini engelliyor. Ayarlanabilir çalışma platformu, iş sahasında, yıkımı gerçekleştirilecek bacanın yanında monte edilip, daha sonra vinç yardımıyla bacanın tepe noktasına konumlandırılıyor. n Kasım - Aralık 2015 YIKIM 19 Proje Eski okul yıkılıyor Fatih’in Çarşamba ilçesinde bulunan eski İstanbul İmam Hatip Okulu binasının yıkımı yapıldı. Asya Yıkım firmasının üstlendiği projenin yaklaşık bir ayda tamamlanması hedeflenmişti. Proje kapsamında üç adet Komatsu marka iş makinesi kullanıldı A sya Yıkım firması, Fatih’in Çarşamba ilçesinde bulunan İstanbul İmam Hatip Okulu’nun yıkım çalışmalarına başladı. Bodrum dahil toplamda 8 kattan oluşan binanın toplam alanı ise 20 bin metrekareden oluşuyor. Bölgede ulaşım yollarının dar olmasından dolayı lojistik konusunda zorlandıklarını ifade eden Asya Yıkım Genel Müdürü Yahya Öztürk, gerek Fatih gerekse de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin lojistik süreçte gerekli yardımı yaptıkların söyledi. Dar olan ulaşım yolları nedeni ile yıkım alanına iş makinelerinin taşınma sürecinde oldukça hassas davrandıklarını ifade eden Öztürk, “Yıkım öncesinde iş makinelerimizi bölgeye taşımak için günler öncesinde hazırlıklara başladık. Sanıyorum ki projenin 20 YIKIM Kasım - Aralık 2015 için kaldırımlara yerleştirilmiş olan dubaların, makinelerin taşınma sürecinde söküldüğünü de hatırlatan Öztürk, “Bütün süreç boyunca belediye ekipleri tarafından destek verilmeseydi, iş makinelerini sahaya taşımamız mümkün olmayacaktı” dedi. Yıkım başladı Yahya Öztürk / Asya Yıkım Genel Müdürü lojistik süreci, yıkım sürecinden daha zor oldu. Yollar hem çok dar hem de eğimi fazla olan yokuşlar bulunuyor. Özellikle yokuşlardan geçerken herhangi bir kaza olmaması için gerek Fatih Belediyesi, gerekse de İstanbul Büyükşehir Belediye ekipleri yardımcı oldular” dedi. Araçların park etmemesi Proje sürecinde iki adet Komatsu ekskavatör ve bir adet de Komatsu uzun erişimli yıkım ekskavatörünün kullanılacağını belirten Öztürk, “Yıkım sürecini üç iş makinesi ile tamamlamayı hedefliyoruz. Bina eski ancak deprem sonrasında güçlendirme çalışmaları yapıldığı için oldukça sağlam. Yıkılmasından sonra yerine daha modern bir kampüs binası yapılacak” dedi. Proje Yıkıntı atıklarının taşınmasının da yaklaşık iki hafta süreceğini belirten Öztürk, “Yolların dar olmasından dolayı kamyonların girip çıkmaları epey zor olacak. Bu da projenin bitişini uzatacak. Yıkım ve atıkların taşınması dahil projeyi 1 ayda bitirmeyi hedefliyoruz” dedi. Yıkımın tamamlanmasının ardından bölgede geniş bir imam hatip kampüsünün bin kamyonla taşınacağını hatırlatan Yahya Öztürk, “Daha önceden de belirttiğim gibi, hafriyat sürecinde de kamyonların bölgeye girip çıkması oldukça önlemlerini aldı ve bir sorun yaşanacağını düşünmüyoruz.” Yıkım sektöründe son dönemde durgunluk yaşandığını ancak seçimlerden sonra az da olsa hareketlilik yaşandığına dikkat çeken Öztürk, özellikle hurda fiyatlarının düşmesinin yıkımcıları olumsuz etkilediğini söyledi. Sektörün, seçim sonrasında tekrar hareketlilik kazanması yönünde beklentileri olduğun belirten Öztürk, “Sonuçta yaşanan siyasi belirsizlik sürecinin ortadan kalması ile birlikte firmalar yatırımlarına devam edecektir. Bu da sektörün tekrar hareketlenmesini sağlayabilir” dedi. Bölgede yıkımlar sürecek yapılacağını vurgulayan Öztürk, “Aslında bölgede okul dışından yıkılması gereken birkaç bina daha bulunuyor. Çünkü yerine yapılacak olan kampüs, var olandan çok daha büyük olacak. Diğer binaların yıkımının başlaması için ise bürokratik sürecin tamamlanması bekleniyor” dedi. Bin kamyon malzeme taşınacak Yıkımın tamamlanmasının ardından oluşacak olan atıklar, hafriyat kamyonları ile bölgeden taşınacak. Taşınma sürecinde de belediye görevlileri tarafından lojistik süreçte destek sağlanacak. Yıkımı yapılan binadan çıkan molozun yaklaşık yavaş olacağı için molozların taşınması biraz uzun sürecek ve yaklaşık bin kamyonluk bir moloz çıkacak” dedi. Binada daha önceden depreme karşı güçlendirme çalışmasının yapılmış olmasından dolayı özellikle perde yıkımlarından zorlanacaklarını dile getiren Öztürk, açıklamalarını şu şekilde sürdürdü: “Deprem sonrası güçlendirilmiş olan binanın perde kısımları oldukça sağlam. Bu nedenle yıkımın bazı aşamalarında yavaş ilerlemek zorunda kalacağız. Temel amacımız, okula yakın olan binaların herhangi bir zarar görmeden yıkımın tamamlanmasI. Bunun için gerek biz gerekse de Fatih Belediyesi gerekli güvenlik İstanbul’un en eski yerleşimlerinden biri olan Fatih’te yıkımlar yoğun bir şekilde devam edecek. Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in yaptığı açıklamalara göre, bölgede bulunan 51 bin binanın 2 bin 580’inin yıkılıp yeninden inşa edilmesi gerekiyor. Bölgede deprem dayanıklılık araştırmalarının üç aşamalı bir şekilde yapıldığına dikkat çeken Demir, “Birinci aşamada gözle tarama yapıldı. İkinci aşamada binaların rölövesi, kolonlarının kirişlerinin hesabı yapıldı. Üçüncü aşamada ise binaların beton numuneleri alındı ve nihai notlar verildi. Sonuç olarak 2 bin 580 binanın sıkıntılı olduğu ortaya çıktı” dedi. Söz konusu binaların ilçede dağınık bir halde yer alığını ve acilen yenilenmeleri gerektiğine dikkat çeken Demir, “Acil olarak bu binaları yenilemek zorundayız. Bir yerde olsaydı orayı kentsel dönüşüm alanı ilan eder, hemen yeniden inşa ederdik. Yeni yıldan sonra çıkacak yasa ile birlikte bu binaların yenilenmesi için çalışmalara başlayacağız. Yani biz teşhisimizi yaptık, tedavi için yasayı bekliyoruz”’ ifadelerini kullandı. n Kasım - Aralık 2015 YIKIM 21 Haber Asbestli binalara yıkım izni yok Kadıköy Belediyesi, Kadıköy’de yıkımı yapılacak binalara “Asbestten ve zararlı atıklardan temizlenme” şartı getirdi. Solunum yoluyla vücuda girdiğinde başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açan asbestli binalara yıkım ruhsatı verilmiyor olabilecek asbest ve tehlikeli atık maddeler tespit edilerek, uzman ekip tarafından sökülüyor. Şantiye alanı tehlikeli atıklardan temizlendiğinde ve sonuç raporu temiz çıktığında Yapı Kontrol Müdürlüğü binanın yıkılabileceği yönünde ruhsat veriyor. Kadıköy Belediyesi Çevre Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, uygulama başladığından bu yana Kadıköy’de toplamda 113 eski bina için Asbest Raporu temiz çıktıktan sona yıkım ruhsatı verildi. Asbest nedir? K adıköy Belediyesi, kentsel dönüşüm faaliyetlerinin yoğun devam ettiği ilçede, eski binaların yıkımı sırasında halk sağlığını tehlikeye atabilecek asbest gibi kanserojen maddelerin temizlenmesi zorunluluğu getirdi. Yıkımı yapılacak binalar için “asbestten ve zararlı atıklardan temizlenme” şartı getiren belediye gerekli koşullar sağlanmadan yıkım izni vermiyor. 21 Ağustos 2015 tarihinde Meclis kararı ile uygulanmaya başlanan uygulamayla yıkım için gelen kurum yada kişiler Çevre Müdürlüğü’ne yönlendiriyor. Çevre Müdürlüğü de yıkımın çevre kirliliği ve sağlık açısından risk oluşturmayacak şekilde yapılması gerektiği konusunda yıkım için gelen firmayı bilgilendiriyor. Çalışma kapsamında ilk aşamada yıkımı yapılacak binaya, Kadıköy Belediyesi Çevre Müdürlüğü’nün asbest ve tehlikeli maddeler konusunda uzman ekibi giderek, 22 YIKIM Kasım - Aralık 2015 yıkılacak binada inşaat sahası kontrolü gerçekleştiriyor. Bina yıkılmadan önce Isıya aşınmaya ve kimyasal maddelere çok dayanıklı lifli yapıda bir mineral olan halk arasında ak toprak, çorak toprak, gök toprak, çelpek gibi isimlerle biliniyor. Asbest kazanlarda, borularda, çatı kaplama malzemelerinde, vinil veya termoplastik zemin döşemelerinde, asma tavan kaplamalarında, marleylerde, ısı-yangın yalıtım malzemelerinde, asbestli çimento ürünleri, oluklu çatı kaplamaları ve duvar kaplamalarında bulunuyor. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC)’nın kanserojen maddeler listesinde “kesin kanserojen” tanımlanması ile 1. grupta yer alan asbest solunum yoluyla vücuda girdiğinde başta kanser olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açıyor. Önümüzdeki 30 yıl boyunca gelişmiş ülkelerde endüstriyel asbest teması nedeniyle 500 bin kişinin kanser nedeniyle hayatını kaybedeceği tahmin ediliyor. n Haber Gaziantep dönüşümü bekliyor Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Gaziantep’te gerçekleştirilen çalışmalar sonucunda, bölgede toplam 18 bin 707 binanın yıkılması gerektiği belirlendi. Hızla devam eden kentsel dönüşüm çalışmalarının tamamlanmasını bekleyen kişi sayısı ise 100 bini aşıyor G aziantep’te kentsel dönüşüm projeleri kapsamında bu güne kadar belediyeler ve TOKİ tarafından birçok çalışma gerçekleştirildi. Ancak kentteki hızlı büyüme ve yoğun göçün de etkisiyle kentsel dönüşüm projeleri şu ana kadar ihtiyacı karşılayacak boyutlara ulaşamadı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın yapmış olduğu çalışmalara göre, Gaziantep’in 34 mahallesinde 18 bin 707 adet binanın yıkılıp yeninden inşa edilmeyi bekliyor. Bu binalarda oturan kişi sayısı ise 100 bini aşıyor. 34 mahallede yıkım yapılacak toplam hektar alanı ise 414,27. 6306 Sayılı kanun kapsamında ilan edilen riskli alanlar arasında bulunan mahalleler arasında: Aydınlar, Kurtuluş, Saçaklı, Oğuzlar, Şenyurt, İsmetpaşa, Aydınbaba, Gündoğdu, Sultanselim, Yavuzlar, Alibaba, Kılınçoğlu Delbes, Daracık, Ulucanlar, Ünaldı, Gümüştekin, Gültepe, Hoşgör, Kolejtepe, Yukarıbayır, Süleyman Şah, Savcılı, Etiler, Çamlıca, Sakarya, Nuripazarbaşı, Kurtuluş, Saçaklı, Özdemirbey, Cemalgürsel, Kıbrıs, Kahvelipınar, Dumlupınar Mahallelerinde toplam 414.27 hektar alan. 5393 Sayılı kanun uygulaması kapsamında ise Umut Mahallesi, Çıksorut, Seyrantepe, İpekyolu, Onat Kutlar, Beylerbeyi, Bedirkent, Taşlıca, Sinan, Gollüce, Halep Bulvarı, Kilis Yolu, Tepebaşı, Kozanlı, Ortatepe, Etiler, Perilikaya, Serinevler, Türktepe, Özdemirbey, Bağlarbaşı, Geneyik, Oğuzlar kentsel dönüşüm alanlarında toplam 2652 hektar alanda yıkım yapılması bekleniyor. 5366 Sayılı Kanun Uygulaması kapsamında Tepebaşı, Eyüpoğlu ve Bey Mahallelerinde 5 hektar olmak üzere Gaziantep ilinde toplam 3071.27 hektar alan kentsel dönüşüm kapsamı içerisinde yer alıyor. 100 bini aşkın kişi beklemede Gaziantepte ilan edilen riskli alanlarda toplam 34 mahalle ve 414,27 hektar alan içerisinde 18 bin 707 adet bina, bu binalarda 52 bin 547 adet bağımsız bölüm ve bu bölümlerde 115 bin 683 kişi ikamet ediyor. Bölgede afet riskli olarak ilan edilen alanlardaki çalışmaların tamamlanması ve ihtiyaç duyulan diğer alanlarda kentsel dönüşüm çalışmalarını başlatılması ise Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında öncelikli hedef olarak belirlenmiş durumda. n Kasım - Aralık 2015 YIKIM 23 Ekipman Komatsu’dan yeni makineler K omatsu, PC800LC-8 ekskavatörünün iki farklı tipini geliştirme sürecinde son aşamalara geldi. Fabrika çıkışı hazır halde ilave hidrolik devreler ve güvenlik valfleriyle donatılan yeni makineler, büyük hidrolik ataşmanların kullanımı için uygun seçenekler haline geldi. Yeni makinelerden birinin büyük hidrolik kırıcılar, diğerinin ise yıkım çeneleri ve makasları gibi yıkım ataşmanları için kullanılacağı belirtilmekte. Komatsu, 50 ila 90 tonluk ekskavatör müşterilerinden bazılarının, yıkım ve madencilik sektörlerine yönelik ataşmanları daha rahatça kullanabilmek üzere, bu makineleri yerel bayiler ya da başka şirketler eliyle modifikasyona tabi tuttuğunu fart etti. Bu tip modifikasyonlarda, genellikle belli bir müşteriye ve uygulama tipine özel, tek seferlik çözümler geliştirilmekte. Müşterilerinin ihtiyaçlarına tam anlamıyla yanıt verme arayışındaki Komatsu, PC800LC ekskavatörü üzerinde bir modifikasyon programı başlattı. Amaç, firma kalite standartları, imalat verimliliği ve teslimat sürelerinden ödün verilmeden, ihtiyaç duyulan performansın temin edilmesiydi. Yıkım endüstrisinde, büyük çene veya makas ataşmanlarının, gerekli hidrolik işlevlere sahip, fabrika onaylı makinelere takılarak kullanılmasıyla elde edilecek avantajlar çok açık. Kırıcı takılmak üzere hazırlanan modelde, azami basıncı azaltmak ve daha sorunsuz bir çalışma ortaya çıkarmak üzere, bomu her iki yanına akümülatörler yerleştirilmiş, bom ve ataşman kolu hidrolik hatları yenilenmiş, bom alt kısmına bir filtre eklenmiş, ayrıca düşük geri basınç şartları için yağ tankına doğrudan akışkan geri dönüş hattı hazırlanmış durumda. Bunların yanında, kırıcının devreye girmesi için kabindeki bir pedala basmak yeterli. Diğer ataşman taşıyıcıda ise daha uzun bir bom ve ataşman koluna yer veriliyor. İki hidrolik devre için gerekli hatlar, bir hidrolik tahliye hattı, geri dönüş basıncını Komatsu, PC800LC’nin ilave hidrolik devrelerle donatılmış iki farklı tipini hazırladı. Yeni makinelerden biri büyük hidrolik kırıcılar, diğeri ise yıkım ataşmanları için kullanılacak azaltmaya dönük bir yük alma valfi ve kırıcı devresindeki akümülatörler dikkat çekiyor. Makine çalışma modu elektronik olarak seçilebiliyor ve ataşman dönüş hareketleri de kumanda kolları üzerindeki aç-kapa tipi düğmeler aracılığıyla yönlendiriliyor. Kırıcı veya çeneyi devreye almak için yine kabin zemininde bir pedal bulunuyor. Gradall V serisine Volvo gücü Gradall, yeni V serisi paletli ve tekerlekli ekskavatörlerinde, Stage IV/Nihai Tier 4 emisyon standardına uyumlu Volvo Penta motorlarını tercih ediyor. Önümüzdeki günlerde satışa sunulması planlanan paletli XL3200 V, XL 4200 V, XL 5200 V ve tekerlekli XL 3300 V, XL 4300 V, XL 5300 V ekskavatörlerinin ardından, karayolu hızlarında hareket edebilen tekerlekli V modelleri gelecek. Firmanın ekskavatör satış ve pazarlamadan sorumlu genel müdür yardımcısı Mike Popovich, “İnşaat sahalarında ve zor 24 YIKIM Kasım - Aralık 2015 koşullarda çalışan ekskavatörlerin tahrikinde ihtiyaç duyulan gücü rahatlıklar sunabildiği için Mike Popovich Volvo Penta motorlarını çok uygun bulduk.” diyor. Yeni motorlar sayesinde sağlanan emisyon uyumluluğuna ek olarak, yakıt verimliliğinde de %5’e varan iyileşme kaydedildiği belirtilmekte. V serisi ekskavatörleri, yeni motorların yanında, yüksek performanslı ve güvenilir bir 24 voltluk elektrik sistemiyle donatılıyor. Operatör güvenliğine yönelik devrilme koruyucu yapı, güvenlik testlerinden geçiyor ve herhangi bir harici destek kullanılmadan, mevut kabin yapısına entegre ediliyor. V serisi bom ve şasi tasarımının ise kompakt ve alçak bir profil oluşturduğu, böylece köprülerin altında, tünellerde, ağaçlık alanlarda, yol kenarlarında ve sıkışık inşaat sahalarında daha kolay çalışılabildiği ifade edilmekte. Terex Finlay’in yeni paletli konik konkasör modeli C-1545, Terex’in geliştirdiği, değişken hızlı doğrudan kavrama tahrikli TC1150 kırma konisiyle, otomatik sarsıntı azaltma sistemiyle ve çalışma sırasında da yapılabilen hidrolik mesafe ayarlarıyla dikkat çekiyor. Daha büyük bir besleme haznesi/ besleyiciyle ve otomatik metal detektörüyle donatılan konkasördeki boşaltma sistemi, metal kirliliklerin özel bir kanaldan atılmasını, böylece kırma konisinin korunmasını ve istenmeyen duruşların ortaya çıkmamasını sağlıyor. Firma, hızlı kurulum süresi, bakım kolaylığı, yüksek kırma oranı, gelişmiş elektronik kumanda sistemi, yüksek üretim kapasitesi ve mükemmel ürün şeklini de C-1545’in önemli özellikleri arasında sayıyor. Ekipman JCB’den yeni 457 Wastemaster JCB, atık işleme çalışmalarına yönelik Wastemaster serisine eklenen, 22 ton ağırlığındaki yeni tekerlekli loder 457WM’yi tanıttı. Serinin en büyük modeli olan 457WM, Stage IV/Nihai Tier 4 emisyon standardına uyumlu, 7,7 litre hacminde bir MTU motoruyla tahrik ediliyor. Önceki modelde 186 kW (250 hp) olan motor gücünün, yeni loderde 193 kW’a çıktığı (258 hp) görülmekte. Firma, üstelik bu güç değerinin daha düşük nominal motor devrinde elde edildiğini, böylece yakıt tüketimi, gürültü ve emisyonların aşağı çekildiğini belirtiyor. JCB, aynı zamanda motor ile tork konvertörü ve şanzımanın da hem dört viteslik standart şanzıman hem de tercihe bağlı beş vitesli şanzıman için daha uyumlu hale getirildiği iddiasında. Bu gelişmeler sayesinde, %19’ya varan yakıt tasarrufunun sağlandığı ileri sürülmekte. JCB, yeni nesil makineleri için, operatör konforuna odaklanarak geliştirdiği CommandPlus kabinini ilk kez 457WM’de kullandı. Kabinin tamamen yenilenen devrilmeye karşı koruma yapısı (ROPS), arka sütunlarla aynı genişlikte yerleştirilmiş A sütunlarına sahip. Böylece, önde daha geniş bir panoramik görüş elde ediliyor. JCB’nin Command Driving Position adı verilen sürüş pozisyonunda ise pedalların yenilendiği, ayarlanabilir direksiyon milinin kullanıldığı, hidrolik kumandaların koltuğa yerleştirildiği görülüyor. 457WM, JCB’nin operatör görüş alanını JCB’ye göre 457WM’de genişletmek üzere tasarladığı yeni kabin yapısı, yeni kabin dışında en fazla motor kapağı ve arka denge ağırlıklarının dikkat çeken değişiklik ise, öne kullanıldığı ilk makine olma özelliğini taşıyor doğru eğimli, tek parçalı bir motor kapağının kullanılmış olması. Motor Kapağın arka kısmı, soğutma kapağının kabindeki düğmeyle grubuna erişmek üzere, dışa doğru otomatik olarak açılabilmesi, düzenli açılabiliyor. Hidrolik tahrikli, sadece bakımlar için motor ve aktarma gerektiğinde çalışan radyatör fanı, sistemine erişimi kolaylaştırıyor. makinenin arka tarafında yer alıyor. Kobelco’dan yeni nesil Birleşik Krallık’ta, Inverclyde merkezli yıkım şirketi Chris Wright & Sons, filosuna ikinci bir Hyundai R220LC-9A ekskavatörü daha kattı. Yıkım sektörüne yönelik olarak donatılan, 20 ton ağırlığındaki makineyi Hyundai bayisi Young Plant tedarik etti. Hyundai’nin kendi üst ve ön koruma kafesleri de ekskavatöre Young Plant tarafından düzenlendi ve ekskavatöre Glasgow’daki Walkerweld Engineering tarafından eklendi. R220’nin diğer “yıkım ekstraları” ise kova piston muhafazası, döner ataşmanlar için yedek hidrolik devreleri, bom piston muhafazası, ağır hizmete dönük kenar koruma levhaları, taret muhafazası, palet motoru koruma levhaları ve ilave LED ışıklar şeklinde sıralanmakta. Kobelco’nun Avrupa pazarında satış sunulacak son paletli ekskavatör modeli, 26 ton ağırlığındaki SK260LC-10. SK260NLC-10 oldu. Makinede kullanılan Hino dizel motoru, Stage IV/Nihai Tier 4 emisyon standardına uyumlu. Kobelco, yerini aldığı önceki 9 serisi modeliyle karşılaştırıldığında, yeni ekskavatörün standart çalışma modunda %9’a ve Eco modunda da %10’a varan yakıt tasarrufu sunduğu iddiasında. Bunun yanında, H modu seçildiğinde ise üretkenlikte %5’lik artış sağlandığı ileri sürülüyor. Kobelco, daha az enerji harcayan ve böylece motora binen yükü azaltan yeni motor soğutma fanı tasarımının, bu ilerlemelerde büyük pay sahibi olduğu bilgisini veriyor. Son emisyon yönetmeliklerine uyumluluk ise, dizel yanma katalizörü (DOC), seçici katalitik indirgeme (SCR) ve dizel partikül filtresi (DPF) teknolojilerinin bir arada kullanımıyla elde ediliyor. Bu birliktelik sayesinde, art-işlem sisteminde harcanan DEF/AdBlue egzoz sıvısı miktarının azaldığı, aynı zamanda katı parçacık salımının da ciddi ölçüde düştüğü belirtiliyor. Üst kısımda yerleşim planının elde geçirildiği ve motor bölmesine erişimin kolaylaştırıldığı, makinenin daha sade bir profile kavuştuğu görülmekte. Daha önemlisi, iş güvenliği ve çalışma işlevleri açısından bakıldığında, operatörün sağ taraftaki görüş alanı da büyütülmüş durumda. Kabinde artık daha yumuşak kumanda kolları kullanılırken, yeni “kilitlemeli” kol ve kumanda kolu kutusunun, ilave klima çıkışları ve yenilenmiş arka eşya bölmesinin konfora katkı sağladığı öne sürülüyor. Kompakt ve kolayca değiştirilebilen, kartuş tipi hidrolik filtresi, filtreleme alanının büyütüldüğü yeni yakıt filtresi ve güçlendirilmiş hava temizleme ünitesi de makinenin önemli yenilikleri arasında sayılıyor. Kasım - Aralık 2015 YIKIM 25 İş başında Çözüm RM70 ile geldi B irleşik Krallık, Attleborough’da, 2009 yılında kurulan yıkım ve geri dönüşüm şirketi Anglian Demolition & Asbestos Ltd, toplu konutlara, müstakil yapılara ve ticari binalara yönelik yıkım ve asbest bertaraf hizmetleri veriyor. Açığa çıkan atıkları sahada işleme ihtiyacının farkına varan şirket, bunu sağlama yoluna çeşitli seçenekleri masaya yatırdı. Sonunda, bir Rubble Master RM70Go satın almaya karar verildi. Paletli bir darbeli taş kırma makinesi olan RM70Go, beton, tuğla, asfalt, cam, kömür ve doğal taş gibi çok çeşitli malzemelerin, saatte 150 tona varan üretim kapasitesiyle işlenmesine olanak tanıyor. Alçak platformlu treylerler üzerinde kolay taşınan kompakt bir makine olan yeni konkasör, aynı zamanda uzaktan kumanda aracılığıyla sahada da rahatça yer değiştirebiliyor. Toz baskılama sistemi ve düşük gürültü düzeyi, RM70Go’yu konut uygulamaları ve kent merkezlerindeki iş sahaları için uygun Anglian Demolition, filosuna kattığı Rubble Master RM70 paletli darbeli konkasörden faydalanarak, yüksek kalitede 6F2 tipi geri dönüştürülmüş agrega üretiyor bir tercih haline getiriyor. Anglian genel direktörü Lee Storer, “Rubble Master konkasörünün ortaya koyduğu ürün kalitesi, işlenen malzemeyi, aynı iş sahasında daha sonra yürütülecek inşaat işlerinde kullanılmak üzere proje sahibine satabilmemizi sağlıyor. Böylece, atıkların götürülmesi ya da inşaat sürecinde ihtiyaç duyulacak benzer malzemelerin getirilmesi için ağır kamyonların sahaya girmesine gerek kalmıyor“ diyor. Paris’te “Yeşil” yaklaşım Fransız yüklenici AWM BTP, Paris kent merkezinde 6.000 m2’lik bir ofis ve apartman alanının yenilenmesi projesinde iki Brokk 100 ve bir Brokk 160 yıkım robotundan faydalanıyor. Sıkı güvenlik uygulamalarına ve sıfır çevre kirliliği zorunluluğuna tabi tutulan bölgede, açığa çıkan tüm malzemelerin titizlikle tasnifi ve geri dönüşümü şart. Bu nedenle, projenin başlangıç aşamasında, sahadaki yıkım çalışmalarının ortaya çıkardığı atıkları taşımak için 600 konteyner kullanıldı. Kat zeminlerinin sınırlı yük taşıma kapasitesi ve sadece 2 ton kapasiteli asansörler, bu projede Brokk yıkım robotlarını uygun bir tercihe dönüştürüyordu. AYM genel direktörü Laurent Panetta devam ediyor: “Brokk makineleriyle çalışmak istememizin bir diğer nedeni de, bu karmaşık yıkım projesinde çok büyük fayda sağlayan uzaktan kumanda özelliği.” Değeri 1,8 milyar € olarak açıklanan projenin ölçeğini ve önemini ortaya koymak üzere, yenilenen binanın bir katında Fransa başbakanı Manual Valls’ın ikamet edeceğini belirtelim. 26 YIKIM Kasım - Aralık 2015 RM Penny artık daha yüksekte Birleşik Krallık’ta yüklenici firma RM Penny, uzun bomlu ekskavatörle yıkım hizmetlerine 2014 başlarında, bir Hitachi ZX350LC-5 satın alarak giriş yaptı ve bu makine şimdiye kadar 1.500 saati devirdi. 2015 Mart’ında başlayan bir projede, Wolverhampton kentinde alkollü içecek üreticisi Marstons’a ait olan ve kullanımdan çıkartılan, 4 katlı bir ofis bloğunun 10 haftalık proje takviminde yıkım işi için de ZX350LC-5 görevlendirildi. Yoğun bir anayolun üzerinde bulunan binanın cephe duvarlarına kurulmuş iskeleler nedeniyle, yıkım işinin aşamalar halinde ve gayet hassas bir şekilde yürütülmesi zorunluydu. ZX350LC-5, yıkım makasları ve çeneleriyle donatılıp, gerekli hassasiyeti sağlamak üzere, sıkça ekonomi modunda çalıştırıldı. ZX350LC-5, 23 m yükseğe ulaşacak şekilde uzun bom sistemiyle ya da standart iki parçalı yıkım bomuyla donatılabilmekte. İş başında Yüksek performanslı J-960 Birleşik Krallık’ta, agrega temini ve yıkım gibi çeşitli alanlarda faaliyet yürüten yüklenici firma RB Haigh, ekipman filosunu bir Terex Finlay J-960 ile güçlendirdi. Kompakt ve agresif bir mobil konkasör olarak tanıtılan J-960, Terex’in yüksek kapasite ile kırma oranını bir arada sunduğu ileri sürülen, kendini kanıtlamış, doğrudan tahrikli, tek mafsallı kırma çenesiyle donatılıyor. Ağır hizmete uygun besleme haznesi ve titreşimli ızgaranın standart donanım paketinde sunulduğu makine, kompakt ölçüleri ve kolayca yer değiştirebilmesiyle de dikkat çekiyor. J-960, geri dönüşüm uygulamalarının gerektirdiği dar ayarlarda ve sert kaya kırma işinde bile küçük-orta ölçekli işletme ihtiyaçlarına yanıt verme iddiasında. Yüksek performanslı konkasörde yer alan doğrudan tahrikli kırma çenesinin, üretim verimliliği ile çok yönlülüğü bir arada getirdiği ifade RB Haigh’in Dunmow/ Essex’teki filosunda artık bir de Terex Finlay J-960 bulunuyor ediliyor. RB Haigh’in filosunda ayrıca iki Terex Finlay eleme makinesi (888 ve 863) bulunuyor. Yeni alınan J-960, beton parçaların 50 mm ve boyutta parçalanması için kullanılırken, ortaya çıkan ürün de Essex, Hertfordshire ve Cambridgeshire çevresindeki inşaat sahalarına gönderiliyor. Finlay Plant Güneydoğu genel direktörü Leon Sheehy’ın makineye ilişkin görüşleri şu şekilde: “Kompakt ölçüleri, kısa kurulum süresi, taşıma kolaylığı ve kullanıcı dostu özellikleri, J-960’ı işletmeler açısından çok uygun bir tercih haline getiriyor. Taşıma kolaylığı ve ölçüler, gerektiğinde makinenin dışarıya kiralanmasını da olanaklı kılıyor.” Glasgow’da üç kuleye patlatmalı yıkım Dem-Master ve Safedem, Cardonald/ Glasgow’daki Tarfside Oval kulelerinde, 22 katlı, 60 m yüksekliğinde üç bloğun üst 16 katlık bölümünü yıkmak için 20 Eylül Pazar günü bir patlatmalı yıkım işlem gerçekleştirildi. Glasgow Konut Birliği (GHA) adına yıkılan kulelerin alt altı katı ise makineler kullanılarak yıkılıyor. Dem-Master ve Safedem, projede toplam ağırlığı 180 kg’ı bulan, 6.000’den fazla patlayıcı kullandı. Sahadaki dördüncü kule ise, komşu evlere yakınlığı nedeniyle, uzun bomlu ekskavatör kullanılarak yıkılacak. Saha, 7,8 milyon $’lık bir proje ile 50 yeni konutun inşa edilmesi amacıyla temizleniyor. Gerekli onayların alınabilmesi durumunda, inşaat projesine 2016 sonlarında başlanması hedefleniyor. GHA’nın bağlı olduğu Wheatley Grubu gayrimenkul direktörü Alex McGuire’y dinliyoruz: “Yıkım çalışmaları, bu bölgenin taze bir nefese kavuşmasına ve gelecek nesiller için hazırlanmasına olanak tanıyor. Planlanan yeni konutlar, burada yaşayanlar ve aynı zamanda semtin geneli açısından muazzam bir fark yaratacak.” “Glasgow’da konut yapısının daha iyiye İskoçya’nın Glasgow kentindeki dört Tarfside Oval kulesinden üçü, Dem-Master ve Safedem işbirliğiyle yıkıldı doğru değiştirilmesi ve kaliteli, enerji verimliliği yüksek, uygun maliyetli konutların ortaya çıkartılmasında büyük bir rol üstlenmeye kararlıyız. Bu önemli dönüşüm projesinde gösterdikleri sabır ve verdikleri destek için, bölge sakinleri ve işletmelerine teşekkür etmek isterim.” Dem-Master direktörü Richard McCulloch da şunları ekliyor: “Dem-Master olarak, GHA ile birlikte çalışmaktan ve böyle önemli bir kentsel dönüşüm projesinde yer almaktan dolayı çok memnunuz. Tarfside bölge sakinlerinde, bizimle işbirliği yaptıkları, sabır ve anlayış gösterdikleri için teşekkür ederiz.” “Önümüzdeki aylarda yıkım ve saha temizleme işlerini tamamlamaya çalışırken de bölge halkıyla işbirliği halinde çalışmayı sürdüreceğiz. Bunun yanında, teknik açıdan ciddi güçlükler barındıran bu projenin güvenli ve programa uygun bir şekilde tamamlanmasını sağlayan DemMaster ve Safedem ekiplerine de teşekkür borçluyuz.” Kasım - Aralık 2015 YIKIM 27 Haber Geri dönüşüm fuarı Mayıs 2016’da Geri dönüşüm, çevre teknolojileri ve atık yönetimi konularında ihtiyaç duyulan tüm yeniliklerin, son teknoloji makine ve ekipmanların sergilendiği, dünyanın en büyük atık ve geri dönüşüm konulu fuarı IFAT, 30 Mayıs-03 Haziran 2016 tarihleri arasında Almanya’nın Münih kentinde düzenlenecek. Fuarda, asfaltta yerinde geri dönüşüm sağlayan ve yıkım esnasında etrafa yayılan toz ve kiri önleyici son teknoloji makineler de ziyaretçilerle buluşacak 28 YIKIM Kasım - Aralık 2015 Haber Ü lkemizden yaklaşık 80 firmanın katılım sağladığı IFAT fuarı Türkiye çalışmaları doğrultusunda 21 Ekim 2015 tarihinde İstanbul Ticaret Odası iş birliği ile Türkiye tanıtım semineri düzenlendi. Seminere, Mese München International Fuar Projeleri Müdürü Cornelia Zindler, İstanbul Ticaret Odası Genel Sekreter Yardımcısı Tezer Palacıoğlu, Mese München International Halkla İlişkiler Asistanı Johanna Buss, Mese München International Eurasia Proje Müdürü Ferhan Tinli ve ITO yetkilileri katıldı. Geri dönüşümde türünün en son teknolojisi Seminerde konuşma yapan Cornelia Zindler, Münih’te gerçekleşecek IFAT 2016 fuarında asfaltın yerinde geri dönüşüm sağlamasına yardımcı olacak makineler ile yıkım esnasında havaya dağılan tozu ve kiri önleyecek son teknoloji ekipmanlar sergileneceğini açıkladı. Bu teknolojilerin özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde kullanılması gerektiğinin önemine vurgu yapan Zindler, makineler ile ilgili şunları söyledi: “Asfaltta yerinde geri dönüşüm sağlayan makineler, asfaltı alıyor, söküyor, önce birbirinden ayırıyor ve sonra geri dönüştürüyor. Daha sonra yine aynı yerde yeni asfalt olarak kullanılıyor. İnşaat sektörünü yakından ilgilendirecek bir başka teknoloji ise yıkım sırasında havadaki tozu ve kirliliği çekerek alan ekipmanlar. Bu makineler sayesinde hem inşaatın diğer katmanlarındaki üretime zarar gelmiyor hem de insan sağlığı için fayda sağlanıyor. Terex, Liebherr, Caterpillar gibi uluslararası dev firmalar şu anda türünün en son teknolojisini temsil eden bu makineleri, sadece Almanya’da değil, uluslararası birçok projede kullanmaya başladılar. “ IFAT 2017, Türkiye’de... Geçen yıl 16-18 Nisan tarihleri arasında Congresium Ankara Kongre Merkezi’nde gerçekleşen IFAT Eurasia Çevre Teknolojileri Fuarı’na, 16 ülkeden 362 katılımcı iştirak etmiş, fuarı yaklaşık 11 bin kişi ziyaret etmişti. 2017 yılında tekrar Türkiye’de düzenlenecek olan IFAT’a katılacak kişi sayısıyla ilgili öngörülerini söyleyen Ferhan Tinli şunları ifade etti: “Net bir rakam vermek zor olsa da 2015 yılındaki katılımın başarısını göz önünde bulundurduğumuzda Türkiye’de 2017 yılında daha yüksek bir katılım bekliyoruz.” IFAT 2017 fuarını bahar aylarında düzenlemeyi planladıklarını ifade eden Tinli, fuarın hangi şehirde düzenleneceği ve tam tarihi hakkında henüz net bir bilgi olmadığını belirtti. n Kasım - Aralık 2015 YIKIM 29 Makale Ülkemiz yıkım yönetim sistemi(!) üzerine bir değerlendirme Dünyadaki yıkım olgusu ile ülkemizdeki yıkım algısı arasındaki farklar-II Bahattin Murat DEMİR / Jeoloji Mühendisi / Altyapı ve Kentsel Dönüşüm Hizmetleri Genel Müdürlüğü İzleme ve Değerlendirme Daire Başkanlığı 2.2. Yıkım Ruhsatı Ulusal mevzuatımızda “Yıkım Ruhsatı” kavramsal düzeyde yer almaktadır. “6306 sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği”nin 8inci maddesinin 2inci fıkranın b) bendi ile “Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği”nin Geçici 6. maddesinde “yıkım ruhsatına” yer verilmişse de mer’i mevzuatımızda tanımlanmış bir “yıkım ruhsatı belgesi” bulunmamaktadır. Buna rağmen Ülkemizdeki yıkım camiasında ve hatta Belediyelerin web sitelerinde yapılan duyurularda sık sık “yıkım ruhsatı” kavramının kullanılıyor olmasının temel nedeni, “TS 13264 Yanan ve Yıkılan Yapılar Formu”nun “yıkım ruhsatı” olarak kullanılmasıdır. İlgili idareler, 15.08.2012 tarih ve 28385 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Yanan ve Yıkılan Yapılar Formu Kullanılmasına İlişkin Mecburi Standard Tebliği” gereğince düzenledikleri “TS 13264 Yanan ve Yıkılan Yapılar Formunu”, yıkım öncesinde düzenlenen bir “yıkım İzin belgesi”ne dönüştürmüşlerdir (Şekil 1). Kayıtları İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Adres Kayıt Sistemi kapsamında on line olarak tutulan ve Yapı Belgelerinin (Yapı Ruhsatı, Yapı Kullanma İzin Belgesi ile Yanan ve Yıkılan Yapılar Formu) bir parçası olan “TS 13264 Yanan ve Yıkılan Yapılar Formu”, Tebliğ gereğince yıkım sonrası düzenlenmesi gerekmekte olduğundan Formun içeriği de bu amaca uygun olarak dizayn edilmiştir. Dolaysıyla, farklı bir amaç için (yıkım öncesi izin) kullanılıyor olması uygulamada 30 YIKIM Kasım - Aralık 2015 da hem sorunlar çıkartmakta hem de izin için gerekli yıkım tekniği, yıkım planı, sigorta, çevre alt ve üst yapılar vb konuların gözardı edilmesine yol açmaktadır. 2.3. Yıkım Müteahhitliği Yurtdışı örneklerinden farklılaştığımız bir alan da “yıkım müteahhitliği kurumunun varlığıdır”. Ülkemiz mevzuatında “yıkım müteahhidi” tanımı bulunmamakta olup yıkımla ilgili kişi ve kuruluşlar “yapı müteahhitliği” genel başlığı altında değerlendirilmektedir. “TS 13264 Formlar-Yanan ve Yıkılan Yapılar Formu”nda yıkım işini yapan gerçek veya tüzel kişilikler için açılan başlık “Yıkımı Yapan Yapı Müteahhidi” şeklindedir. Yine aynı Formun 31. bölümüne yazılması gereken “Yetki belge no”su Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü) tarafından “Yapı Müteahhitlerinin Kayıtları İle Şantiye Şefleri ve Yetki Belgeli Ustalar Hakkında Yönetmelik” (16.12.2010-27787 R.G.) çerçevesinde sanki “yapı müteahhiti” gibi verilmektedir (yıkım yapacak kişi veya firmalar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı sistemine kayıtlı olması ve “yapı müteahhidi yetki belgesi” alması gerekmektedir). 2.4. Yıkım Planı/Projesi Ülkemizde yasal düzeyde “yıkım planı/ projesi hazırlanmasını” zorunlu kılan bir düzenleme bulunmamaktadır (oysa yapılaşma sürecinde ‘yapı ruhsatı’ alınması ve mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri hazırlanması 3194 sayılı yasa ile zorunlu kılınmıştır). Bir yıkım projesinde/planında, yıkım öncesindeki hazırlıklardan başlamak üzere tüm aşamalar ve atık yönetimine ilişkin konularla ilgili yapılacak çalışmalar sorumlu personelle birlikte beyan edildiği görülmektedir. Yıkım projeleri/ planları Başta AB üyesi ülkeler olmak üzere birçok ülkede yıkım ruhsatlarının (demolition permit) ayrılmaz bir parçasıdır. Ülkemizde ise “yıkım ruhsatı” gibi “yıkım projeleri/planları” da tanımsızdır. Yıkım planı/projesi konusunda açıklık olmasa da yıkım işinin teknik sorumluluğunu üstlenecek personel konusunda “dolaylı bir açıklık” ve “yıkım şantiyesinde bir teknik personel bulundurulması “zorunluluğu (!)” bulunmaktadır. “TS 13264 Formlar-Yanan ve Yıkılan Yapılar Formu”nda, yıkım işinin fenni mesuliyetinin “Yıkım Sorumlusu Statik Fenni Mesul” tarafından üstlenilmesi ve yıkım sorumlusu statik fenni mesulün “adı soyadı, ünvanı, TC kimlik no, oda sicil durum belge no, sigorta sicil no, adres” bilgilerinin Formda yer alması gerekmektedir. Formda “Yıkım Sorumlusu Statik Fenni Mesul” olsa da bu “mesuliyeti” üstlenecek meslek disiplini açık olarak belirtilmemiştir. Uygulamada, “Yapı Ruhsatı”nda “statik” bölümünün İnşaat Mühendisliğine ayrıldığı gözönüne alınarak, “Yıkım Sorumlusu Statik Fenni Mesul”lüğün İnşaat Mühendisleri tarafından deruhte edilmesi yoluna gidilmiştir. Kimi zaman ise Formun bu bölümüne yapımdan sorumlu Yapı Denetim Şirket bilgileri de işlenebilmektedir. Yıkım planlaması/ projelendirilmesi sürecinde Makale özgün bir konu da kontrollü patlatmalı yapı yıkım planlarıdır/ projeleridir. Günümüzde patlatma teknolojilerindeki gelişmelere paralel olarak birçok ülkedeki yapı yıkım çalışmalarında, patlatma teknikleri tercih edilmeye başlamıştır. Makinalı yıkıma kıyasla daha kullanışlı bir metot olmasına karşın hava şoku, parça tesiri, patlayıcı malzeme, ateşleme sistemi vb etkenlerden dolayı potansiyel risk faktörlerinin daha yüksek olmasından dolayı patlatma tekniklerinin kullanımı özel bir uzmanlık alanı olarak kabul edilir. Patlatmalı yıkımlar özel eğitime ve deneyime sahip uzmanlardan kurulu bir ekip tarafından planlanması/projelendirilmesi ve uygulanması gereklidir. Dünyanın birçok ülkesindeki patlatmalı yıkım firmalarında, o ülkelerdeki üniversitelerde Patlatma Mühendisliği (Explosives Engineering) adıyla açılmış özel lisans veya master programlarından mezun elemanlar istihdam edilmektedir. Ülkemizde kontrollü patlatmalı yapı yıkımlarının düzenlenmesine ilişkin tek düzenleme 14/08/1987 tarihli ve 87/12028 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulan “Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddelerle Av Malzemesi ve Benzerlerinin Üretimi, İthali, Taşınması, Saklanması, Depolanması, Satışı, Kullanılması, Yok Edilmesi, Denetlenmesi Usul ve Esaslarına İlişkin Tüzük” olup adı geçen Tüzük’te sadece 118. Maddesi gereğince alınması gereken “Patlayıcı Madde Satın Alma ve Kullanma İzin Belgesi”nin nasıl düzenleneceği konusu hüküm altına alınmıştır. Kontrollü patlatmalı yıkım uygulamalarının Ülkemizde de arttığı gözönüne alınır ise kamu güvenliği açısından gerek patlatmalı yıkımların özel eğitime ve deneyime sahip uzmanlardan kurulu bir ekip tarafından planlanması/projelendirilmesine gerekse patlatma teknikleri ve patlayıcıların kullanımına yönelik teknik normların bir an önce mevzuata kandırılması gerekli görülmektedir. 2.4.1.Yıkıma konu yapıya ait özellikler Bir yıkım sürecinde temel belirleyici unsur yıkıma konu yapının özellikleridir. Dolaysıyla dünya genelinde yıkım planları/projelerinde yapıya ait aşağıdaki temel bilgilere ve bu bilgiler çerçevesindeki risk değerlendirmelerine yer verilmektedir. Bu bilgiler hem yapının herhangi bir bölümünde plansız göçmeyi engellemek ve yıkım tekniğini etkin bir şekilde uygulayabilmek hem de çevre sağlığı ve güvenliği açısından hayati önemdedir; Yapı Statik Projesi (taşıyıcı sistem, yükler vb her açıdan) n Yapı elemanları n Beton, demir vb yapı malzeme özellikleri n Yapının taşıyıcı sistemi n Yapısal sorunlar ve hasarlılık durumu n Zemine gömülü yapılar n Yapıda projeli veya projesiz gerçekleştirilen müdahaleler (yenileme, sökme vb) n Örneğin, “Yapı İşleri İnşaat, Makine ve Elektrik Tesisatı Genel Teknik Şartnamelerine Dair Tebliğ (Tebliğ No: YFK- 2007/1)”inin “4.3 Uygulama Esasları” başlığı altında “Hasarlı veya hasarsız yapıların hangi yöntemlerle yıkılacağını, yıkma öncesi hangi malzemelerle destekleneceğini, yapıda ve yapı çevresinde etkilenebilecek diğer yapı, altyapı, tesisat, trafik ve insanların hangi tedbirlerle güvenliklerinin sağlanacağı, yapının malzeme ve varsa hasar özellikleri ile taşıyıcı sistemin ve taşıma gücü imkanları incelenip tespit olunarak, kapsamlı bir rapora ve gerekirse düzenlenecek özel teknik şartnameye bağlı şekilde projelendirilerek idarenin onayı sağlan”ması gerektiği belirtilmiştir. Bu bilgiler üzerine “TS 13633 Yapıların Tam ve Kısmi Yıkımı İçin Uygulama Kuralları” standardında çok daha ayrıntılı bir yaklaşım sözkonusudur. 2.4.2.Yıkımda iş güvenliği Yıkım planlamasının önemli bileşenlerinden biri de iş sağlığı ve güvenliği konularıdır. “İş Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği”ne (26/12/2012 -28509 R. G.) göre “yıkım işleri (binaların ve diğer yapıların yıkılması ve sökülmesi)” için işyeri tehlike sınıfı çok tehlikeli olarak değerlendirilmektedir. Dolaysıyla bu işle ilgili yapılacak gerek her türlü planlama/projelendirme gerekse denetimlerde bu tehlike sınıfının gerektirdiği özel iş sağlığı ve güvenliği hükümlerinin gözönünde bulundurulması gereklidir. Ulusal mevzuatımızda yıkım işine olarak yönelik iş sağlığı ve güvenliği normlarını düzenleyen mevzuat, “2.1. Yıkım Hukuku” başlığı altında belirtilmiş olup bu çalışmada tüm yönleriyle irdelenmeyecektir (isteyen okuyucu bu konudaki düzenlemelere e-mevzuat sisteminden ulaşabilir). Ancak bu çalışmada altı çizilmek istenen asıl konu; yıkım güvenliğinin ilgili kişi ve firmalarca gözardı edilmesi; doğrudan personel istihdamı veya hizmet satın almak yoluyla yıkım işi ile ilgili riskleri analizlerinin yaptırılmaması ve uygun risk azaltıcı önlemlerin alınmamasıdır. Değişik nedenlerle inceleme imkanı bulduğumuz yıkım şantiyelerinde gözlemlediğimiz durum şudur; çevre güvenliği açısından alınması gereken en temel önlemler bile (uyarı levhalarının konulması, güvenlik perdesinin kurulması, binanın elektrik ve hatta doğalgaz bağlantısının kesilmesi vb) alınmadan yıkım sürdürülmektedir ki, hemen de bu şantiyeler yaya ve araç trafiğinin en yoğun olduğu bölgelerdedir. Dolaysıyla ülkemizin “yıkım güvenliği konusunda daha yolun başında olduğunu söylemek” çok yanlış olmayacaktır. Devam edecek Kasım - Aralık 2015 YIKIM 31 Uzman Gözüyle Kentsel Dönüşüm uygulamaları Dr. İbrahim Sönmez İsfalt Teknik İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı U zun bir süredir burada sürekli olarak “Kentsel Dönüşüm” de gelinen nokta konusunda bir şeyler yazmaya çalışıyorum. Gündeme gelinen ilk noktadan itibaren, gelişmeler ve sonuçlar konusunda yorumlarımı size sundum. Tabi bir türlü ilerlemeyen ve gidişattan memnun edici olmayan konuları da bahsettim. Aslında şu anda baktığım yerden kavramsal olarak bana sıkıntılı gelen kısmı ele almak istiyorum. Adı “dönüşüm” olmasına rağmen ilk andan itibaren kafamıza tam oturmamış bu kavram, beyinde başlamadığı için pratiğe dönmesi de zaman aldı. Hala da birçok konuda tartışmaların devam ettiği bu dönüşüm, bazı münferit çözümlerin ötesine yeni yeni geçmeye başladı. Aslında ilk ortaya çıkış, depreme karşı güçlendirme olarak sunulduysa da, sonraki aşamalarda bu değerlendirme kısmı değişti. İlk etapta düşünülen, güçlendirme yoluyla yapının kurtarılabilmesiydi. Ama bu konu başlangıçta ele alınmasıyla birlikte sürdürülemedi. Bir sürü sorun öne atıldı, evin boşaltılması gündeme getirildi, uzun süre başka yerlerde kalınması öne sürüldü derken ev sahipleri bu anlamda korkutuldu. Oysa, bu işte öncelik depreme karşı dayanıklılık söz konusu olmalıydı. Acilen herhangi bir deprem durumunda riskli olan alanlarda güçlendirmeler ile orada yaşamı güvenli hale getirmek önemli olmalıydı. Bu durum böyle ele alınmayınca komple mahallenin, sokağın dönüşümü öne plana çıktı. Bu durumda da ev sahiplerinin evlerini boşaltması, hak sahibinin payına düşen metrekarenin azalması, mekanlarının aynı noktalara gelmemesi, mahalle yapısının bozulması gibi durumlar da ortaya çıktı. Bu kez de, mahallenin ele alınmasından ziyade her ev sahibinin kendisi ile ilgili kayıplar ön plana çıkınca yine dönüşümde sorunlar oluştu. Her dönüşümde olduğu gibi, bu tür anlayış farklılıklarının oluşması çok normaldir. Kendi hayatınızda bile yaptığını değişikliklere bir anda adapte olamazsınız. Zaman alır, emek alır. Bu nedenle de yaşananları aslında yadırgamıyorum. Tartışmaları da, anlaşmazlıkları da asla aykırı görmüyorum. Benim sadece takıldığım kısım, dönüşümden önce acilen herhangin bir afet durumunda insanları güvenli yapılar içinde yaşatmak amaç olmalıydı. Önce bu güven kısmı yapılsaydı, daha sonra komple mahalle bazında ele alınmalar söz konusu olabilirdi. Veya tercih durumu değiştirebilirdi. Tekrar söylemeye çalıştığım asla ve asla dönüşümün gereksizliği değil, dönüşüm yapılırken, dönüşüm tamamlanana kadar insanların güvende bırakılmasının sağlanmasını öncelik olmalıydı. Ancak yine de bazı noktalarda yıkımların neredeyse tamamlanmış olması, bazı yerlerde proje ve inşaatların başlamış olması da sevindirici bir durum. Geçen zaman içinde tartışmalarla birlikte ilerlemenin faydaları da olmuş olabilir. Çünkü bir konu ne kadar çok ele alınırsa, kafaların bir o kadar karışacağı kadar çözüm seçenekleri de fazla olabilir. Bu durum özellikler yerel yönetimlerin yaptığı tüm işlerde önemli bir konu olarak ortaya çıkar. Şu ana kadar yapılan tartışmaları, toplantıları, müteahhit – hak sahibi görüşmelerini asla küçümsememek gerekir. Bu yapılanlar olmasa bu duruma asla gelinemeyecekti. Bizim kültürümüzde vardır, “kervan yolda düzülür” atasözü. Bu konuda da “kervan daha yola çıkmadan çok konuşuldu” ama yine de bir noktaya kadar gelindi. Bu sevindirici bir durum oldu. Basında gördüğüm kadarıyla, kentsel dönüşüme ihtiyaç duymayan bazı bölgeler dışında, hemen hemen her yerde ve noktada bir çalışma var. Birçok yerde tespitler yapıldı, bazıları onay aşamasına geldi. Bazı yerlerde ise yıkımlar başladı, yeniden yapımlar da devam ediyor. Bu konuda bitirmeye doğru gittiğimiz 2015 yılı ortalarında ortaya atılan ciddi rakamlar var. Bunların bir kısmının başlaması bile bu konuda yapılan önemli bir aktivite olarak düşünülmesi gerekir. Ancak yine de özellikle yerel yönetimlerin, dönüşüm aşamasında gecikmelerin olabileceği alanlarda önlemler konusunda acele etmeleri, şehri yeniden planlarken, daha düzenli hale getirme çabası içindeyken hazırlıklı olmamız gereken konulara da dikkat etmesi gerekir. Güzel ve yeni bir yıl dileğiyle… 32 YIKIM Kasım - Aralık 2015 Yıkım Geri Dönüşüm Türkiye dergisinin her sayısını almak/almaya devam etmek için formdaki bölümlerin tamamını doldurmanız ve formu +90 216 302 08 10 numaralı faksa veya şu adrese göndermeniz yeterlidir: Fener Kalamış Cad. No:12 Atlas Apt. Kat:6 Daire:11/12 Kızıltoprak / İstanbul G E R I D Ö N Ü Ş Ü M T Ü R K I Y E Kuruluşunuzun yıllık cirosu ne kadardır? (milyon € cinsinden) Yüklenici firma Alt yüklenici firma Mühendislik danışmanı Tasarım ve inşaat projeleri Ulusal/yerel kamu işleri Ekipman kiralama/leasing Makine üretim/distribütörlük/acentelik Diğer (lütfen belirtiniz) 0-1 m. € 1-2,99 m. € 3-4,99 € Vinç kiralama Proje taşımacılığı Endüstriyel İnşaat Liman Kaldırma ekipmanları üreticisi Distribütör Resmi kurum Rüzgar enerjisi İnşaat Konstrüksiyon/Çelik yapılar Baraj/Rezervuar yapıları Köprü yapımı Boru hatları Konut yapımı Servis Çimneto fabrikası 5-19,99 € 20-100 m. € 100 m. €’dan fazla Firma Sayfa Web sitesi Firma Sayfa Web sitesi Akkaya İnşaat Ascendum EMK İnan Makina Arka kapak 13 Ön Kapak İçi 4 www.insaatakkaya.com www.ascturk.com www.emek-group.com www.inanmakina.com Sanko SİF Temsa İş Makinaları Wirtgen Arka kapak içi 33 3 6 www.sankomakina.com.tr www.sif.com.tr www.komatsu.com.tr www.wirtgenankara.com.tr
Benzer belgeler
Hidrolik Kırıcılar
Eski okul yıkılıyor
Fatih’in Çarşamba ilçesinde
bulunan eski İstanbul İmam
Hatip Okulu binasının
yıkımına başlandı. Asya Yıkım
firmasının üstlenmiş olduğu
projenin yaklaşık bir ayda
tamamlanması he...