AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER
Transkript
AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER
AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Ġçindekiler TÜRKİYE GÜNDEMİ .............................................................................................................. 2 Öcalan 1 Eylül'de açıklayacak ................................................................................................ 2 Cemil Çiçek'ten TBMM'ye olağanüstü toplantı çağrısı .......................................................... 3 Andiçme töreni perşembe günü 14.00'te ................................................................................ 3 "Savunma Reformu" raporu açıklandı .................................................................................... 3 Ağrı'da karakola saldırı: 1 asker yaralı ................................................................................... 3 Bahçeli'den Davutoğlu eleştirisi ............................................................................................. 4 Eve dönüşe yasal güvence ...................................................................................................... 4 Seviyorum, Seviyorsun, Seviyor -Fehmi KORU, Habertürk ................................................. 4 Davutoğlu ve medeniyet söyleminin iktidarı -Burhanettin DURAN, Sabah ......................... 6 AVRUPA GÜNDEMİ................................................................................................................ 7 Hollanda'dan silah yardımı ..................................................................................................... 7 Almanya: Ekonomideki küçülmede Ukrayna krizi etkili oldu ............................................... 7 AB yabancılar için cazibesini kaybetti ................................................................................... 7 NSU raporu: Cinayetler engellenebilirdi ................................................................................ 8 Almanya Kürtlere silah desteği yapmayı düşünüyor .............................................................. 8 Almanya'nın hedefi 'çözüm süreci' ......................................................................................... 8 Dışişleri Bakanlığı‟dan Başbakanlığa: Davutoğlu - Hilal Köylü, DW .................................. 8 Türkiye Başbakanlığı için Dış İşleri Bakanı‟ın İsmi - Nihon Keizai Shimbun Ryosuke Hanafusa ............................................................................................................................... 11 AFRİKA GÜNDEMİ ............................................................................................................... 11 Liberya‟da halkın sabrı taştı ................................................................................................. 11 AMERİKA – İNGİLTERE GÜNDEMİ ................................................................................. 12 Yeni başbakanla çalışmayı sabırsızlıkla bekliyoruz ............................................................. 12 Suriye'deki IŞİD hedefleri .................................................................................................... 12 Suriye'de IŞİD'e saldırı BM'ye gelmeli ................................................................................ 12 ABD'li yetkililer: IŞİD en büyük tehdit ................................................................................ 13 Obama cihatçıların blöfünü gördü ........................................................................................ 13 Ulusal Muhafızlar Ferguson'dan çekiliyor ........................................................................... 14 1 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Erdoğan Yeni Başbakan olarak Davutoğlu‟nu Aday Gösterdi- Piotr Zalewski, Financial Times .................................................................................................................................... 14 Davutoğlu'nun önündeki sorunlar - Sinan Ülgen, Carnegie Europe .................................... 15 ASYA – PASİFİK GÜNDEMİ ................................................................................................ 15 Endonezya‟da mahkeme cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarını onadı .................................. 15 MH17 uçuşundaki Malezyalı kurbanların naaşı ülkelerine ulaştı ........................................ 16 Pakistan'da 'devrim' mücadelesi! .......................................................................................... 16 Kuzey Kore'den ABD Dışişleri Bakanı'na hakaret ............................................................... 16 İki Rus uçağı Japon savaş uçaklarını harekete geçirdi ......................................................... 16 Çin, doğalgaz üretimini üçe katladı! ..................................................................................... 17 ORTADOĞU GÜNDEMİ ....................................................................................................... 17 Papa‟dan Irak Cumhurbaşkanı Masum‟a mektup ................................................................ 17 IŞİD'e ilave adımları dışlamıyoruz ....................................................................................... 17 Mısır'da savaş gibi kaza ........................................................................................................ 17 O toplantıya Salih el Aruri de katıldı .................................................................................... 18 Gazze'de hayatını kaybedenlerin sayısı 2088'e yükseldi ...................................................... 18 Tunus ve Mısır Libya'dan gelen uçuşları yasakladı.............................................................. 19 Mısır'daki gösterilere polis müdahalesi: 1 ölü ...................................................................... 19 370 bin çocuğun 'psiko-sosyal' yardıma ihtiyacı var ............................................................ 20 Esad‟ın can simidi: IŞİD…Nihat Ali ÖZCAN, Milliyet ...................................................... 20 Suriye‟den Ferguson‟a Obama balonu…Ufuk ULUTAŞ, Akşam ....................................... 21 TÜRKİYE GÜNDEMİ Öcalan 1 Eylül'de açıklayacak Dünya Bülteni Hükümet, Çözüm Süreci için tarihi gün olarak kabul ettiği 1 Eylül'de önemli bir paketi taraflarla paylaşacak. Örgütün silahsızlandırılmasından, dağdan ineceklere yapılacak işlemlere kadar birçok konuyu içeren paketin paylaşılacağı gün Öcalan da bir açıklama yapacak. HDP‟nin İmralı‟daki görüşmelerini yürüten heyette yer alan Pervin Buldan, “Öcalan‟ın, 1 Eylül Dünya Barış Günü‟ne ilişkin mesajı olacak. Grup Başkanvekili Puldan, Kendisinin son görüşmede olası içeriğine ilişkin bilgi vermediği mesaj, önümüzdeki günlerde Adalet Bakanlığı aracılığıyla bize ulaştırılacak” dedi. 2 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Cemil Çiçek'ten TBMM'ye olağanüstü toplantı çağrısı AkĢam TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 12. Cumhurbaşkanı adına düzenlenen tutanağın verilmesi ve Cumhurbaşkanının andiçme töreni için TBMM Genel Kurulu'nu, 28 Ağustos Perşembe günü saat 14.00'te olağanüstü toplantıya çağırdı. Çiçek, Meclis'te grubu bulunan partilere gönderdiği yazıda, şunları kaydetti: "TBMM, Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı adına düzenlenen tutanağın verilmesi ve Cumhurbaşkanının andiçme töreni için Anayasa'nın 93. ve TBMM İçtüzüğü'nün 7. maddeleri gereğince 28 Ağustos 2014 Perşembe günü saat 14.00'te olağanüstü toplantıya çağrılmıştır." Andiçme töreni perĢembe günü 14.00'te Anadolu Ajans TBMM Başkanı Cemil Çiçek, 12. Cumhurbaşkanı adına düzenlenen tutanağın verilmesi ve Cumhurbaşkanınınandiçme töreni için TBMM Genel Kurulu'nu, 28 Ağustos Perşembe günü saat 14.00'te olağanüstü toplantıya çağırdı. Çiçek, Meclis'te grubu bulunan partilere gönderdiği yazıda, şunları kaydetti: "TBMM, Türkiye Cumhuriyeti'nin 12. Cumhurbaşkanı adına düzenlenen tutanağın verilmesi ve Cumhurbaşkanının andiçme töreni için Anayasa'nın 93. ve TBMM İçtüzüğü'nün 7. maddeleri gereğince 28 Ağustos 2014 Perşembe günü saat 14.00'te olağanüstü toplantıya çağrılmıştır." "Savunma Reformu" raporu açıklandı Anadolu Ajans Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün talimatıyla kurulan Savunma Reformu Çalışma Grubu'nca hazırlanan ve Cumhuriyet tarihinde ilk defa sivil ve asker uzmanların ortak çalıştığı rapor kamuoyuyla paylaşıldı. Milli Güvenlik Kurulu'nun ağustos ayı olağan toplantısında üyelere sunulan Savunma Reformu Çalışma Grubu'nun 220 sayfalık raporunun bir bölümü, Cumhurbaşkanlığının internet sitesinde yayınlandı. Ağrı'da karakola saldırı: 1 asker yaralı AA Ağrı Valiliği'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Diyadin ilçesinde bulunun jandarma karakoluna akşam saatlerinde kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından roket ve uzun namlulu silahlarla saldırı düzenlendi. Saldırıda bir jandarma eri başından yarandı. Diyadin Devlet Hastanesi'ne kaldırılan asker, daha sonra sevk edildiği Ağrı Devlet 3 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Hastanesi'nde tedavi altına alındı. Güvenlik güçlerince saldırganların yakalanması için çalışma başlatıldı. Bahçeli'den Davutoğlu eleĢtirisi ĠHA Aksaray‟ın Güzelyurt ilçesine bağlı Ihlara beldesinde konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Dış politikasını sıfır sorunla düzelteceğim diyerek Türkiye‟nin her tarafını sorun kuşağı haline getiren kişiyi partinin genel başkan adayı olarak takdim etmiş, dolayısıyla başbakan olmasını istemiştir. Hâlbuki böyle bir uygulamayı kendisinin yapma yetkisi yoktur, 101. maddeye göre partinin genel başkanı değildir, Başbakan değildir. Artık bundan böyle AKP‟yi yönetenler, AKP‟ye oy verenler, AKP‟nin kurultay delegelerinin söz hakkı sahibi olması gerekirken, bunları aşmış genel başkan benim, başbakan benim, 15 Ağustos‟tan itibaren de cumhurbaşkanı benim, ben tek adamım, benim atadıklarım, benim emrimde çalışacak diyerek sanal bir genel başkan, sanal bir başbakan uygulaması ile Türkiye‟yi bir cunta yönetimine doğru sürükleyecek bir hataya düşmüştür” dedi. Eve dönüĢe yasal güvence SABAH MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve beraberindeki heyetin İmralı görüşmesinde mutabakata varıldı. Buna göre çözüm süreci bir takvime bağlanacak, eve dönüş, rehabilitasyon, sosyal haklarla ilgili endişelere karşı yasal güvence verilecek. Seviyorum, Seviyorsun, Seviyor -Fehmi KORU, Habertürk 'Severken öldürmek' diye bir deyim herhalde yalnız bizim dilimizde var. Adam sevdiğini birkaç yerinden bıçaklıyor, karakola gittiğinde oluyor: ''Seviyordum komiser bey; başkasına yâr olmasın diye öldürdüm...'' savunması şu Muhtemelen mahkemede kendini savunurken de aynı gerekçeye sığınıyordur; yargıçtan 'ceza indirimi' bekleyerek... Türkiye'de siyasetin tepelerinde biraz böyle bir durum yaşanıyor. Allahı var, Tayyip Erdoğan kendisini sevdirmeyi biliyor... Yalnızca son seçimde aldığı yüzde 52'yi bulan oya bakarak bu teşhiste bulunmuyorum; uzaktan tanıyanlar arasından yürüyüşüne bitenler çıktığı kadar, sonradan fikir değiştirip de çok yakınına gelmişlerden, sevgisini ''Öl desin, ölürüm''noktasına vardıranlar da var... Sevgi ölçüye gelmez, ama Tayyip Bey'i sevenlerin ona olan sevgisi elle tutulur derecede... Galiba sorun da buradan kaynaklanıyor. Şahsen sevdiklerini başkalarıyla paylaşmak istemeyenleri anlayışla karşılayabiliyorum. Ne de olsa, sevilene beslenen sıcak duygular, aşırıya vardırılmadığı taktirde, övgü yerine de 4 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI geçebilir.''Düşmanımdır seni kim bulursa cana yakın; annen bile okşasa benim bağrım kan olur'' veya ''Kıskanırım seni ben, kıskanırım kalbimden; bu nasıl aşk Allahım, öleceğim derdimden'' şarkılarının söylendiği bir kültürde, işi bu aşırılığa vardırmayanlar ödüllendirilebilir bile... ''Birilerine olan olumsuz hisleriniz sizi onlara karşı adaletsiz davranmaya sevk etmesin'' ilkesi evrensel bir kural. İlke haline getirilmemiş olsa bile, ''Birine olan aşırı sevginiz, onun yüzünden başkalarına haksızlık yapmanıza sebep olmasın'' demekte de herhalde bir mahzur olmamalı. Özellikle son zamanlarda siyasetin tepesinde yaşananları gördükten sonra. Cumhurbaşkanı seçilen ve Çankaya'ya çıkmadan önce kendisinden sonra partisinin başına geçecek, bakanlar kurulu başkanlığını üstlenecek kişi için çalışmalarını yürüten Tayyip Erdoğan'ı sevenler, özellikle bazı medya mensupları, ona olan sevgilerini başkalarından esirgemeleri gerektiğine inanıyormuş gibi davranıyorlar... Onu kendilerinden önce tanımış ve başarısına katkıda bulunmuşları yok sayma çabaları dikkatten kaçmıyor çünkü. Daha önce öfkelendiğini hiç görmediğimiz kişilerin duydukları rahatsızlığı şimdilerde dışa vurmalarının sebebi herhalde bu. Aslında biraz düşünseler sevginin paylaşılınca büyüdüğü gerçeğini hatırlayacaklar; ama o ne, sevgilerini başkalarına da yöneltmeyi kendilerine yasak ettikleri yetmezmiş gibi, sevgilerini başkalarının paylaşmasını da istemez görüntüsü veriyorlar. ''Bu ne sevgi ah, bu ne ızdırap'' şarkısındaki gibi bir durum bu... Sağlıklı olan, sevgiyi tadında bırakmak, onun gözleri kör etmesine izin vermemek, sevdiklerinin başkaları tarafından da sevilmesini --hiç değilse takdir edilmesini-- istemek, hatta bunu sağlama yolunda çaba göstermektir. Aksi halde 'severken öldürmek' deyimi hak edilmiş olur. Konumuz Tayyip Erdoğan sevgisi olduğu için bu hassasiyet daha da önemli. Tayyip Erdoğan Çankaya'ya çıktığında, bütün ülkeyi kucaklayacak bir devlet adamı statüsü kazanacak. Devletin birimleri arasında âhengi sağlarken, vatandaşlar arasında da fark gözetmemesi kendisinden beklenecek. Bunu yaptığında sevenlerinin artacağını göreceğiz. Abdullah Gül Çankaya'ya çıktığında (2007) sadece bir kesimin sevdiği bir siyasetçiydi; şimdi (2014) ayrılıyor, çoğunluk tarafından beğenilen bir devlet adamına dönüştükten sonra... Muhtemelen Tayyip Erdoğan da davranışlarıyla etrafında böyle bir sevgi hâlesi oluşturmak isteyecektir. Ne yani, bunu ona çok mu görecekler? 5 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Davutoğlu ve medeniyet söyleminin iktidarı -Burhanettin DURAN, Sabah Yeni başbakan da, AK Parti genel başkanı da artık hepimizin malumu. Hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonra artık önümüze bakma, esaslı sorulara cevap bulma zamanı. Bana kalırsa en önemli sorulardan biri, Türkiye'nin nasıl bir siyasal ontolojiyle yoluna devam edeceği sorusudur. Türkiye modernleşmesi başlangıcından itibaren bir medenileşme projesidir. Batıcılıktan muhafazakârlığa, sosyalizmden İslamcılığa kadar bütün siyasi akımlar farklı medeniyet söylemleri geliştirmiştir. Örneğin Batıcılar dönemin "evrensel medeniyeti" olan Avrupa'ya dahil olmayı seçerken, bu tercihin somut bir çıktısı olarak Kemalizm tecessüm etmiştir. İslamcılar ise İslami bir modernlik önermiş, Batı sekülarizmi ve materyalizmiyle hesaplaşırken, onun maddi birikimini de içselleştirmeyi, bir başka deyişle ondan öğrenmeyi tercih etmişti. Hedefleri, kendi tarihi ve felsefi derinliğinden beslenerek İslam medeniyetini diriltmekti. Bu, bir özgüven göstergesi, İslami değerleri yaşatmanın ve modern çağla hesaplaşmanın bir yoluydu. İslami bir medeniyet tasavvuru, Müslüman aydınlardan Milli Görüş'e ve dini cemaatlere kadar bütün İslami hareketi etkileyen bir perspektif olarak gelişti. Ümmetin maslahatını Türkiye'nin milli menfaatleri ile harmanlayan bu yeni medeniyet tasavvuru Türkiye'deki İslami hareketin Kemalizm ve Batı karşısındaki özgüvenini de temsil etti. *** Kuruluşundan günümüze AK Parti'yi tanımlayacak ana kavram "yeni bir medeniyet tasavvuru arayışı"dır. Sadece İslamcı medeniyet perspektifiyle sınırlı olmayan bu perspektif, Türkiye'yi merkeze alarak bütün siyasi akımların iddialarını sentezleme gayretindedir. Erdoğan'ın konuşmalarının temel motifi "bizim medeniyetimiz" vurgusudur. Dış politikada bu arayışın entelektüel mimarı ve uygulayıcısı ise Ahmet Davutoğlu'dur. Bu iki aktörün Yeni Türkiye'nin liderliğini kuracak olması Türkiye'nin karşı karşıya kalacağı yeni siyasal ontoloji hakkında net fikir vermektedir. Bu, medeniyet perspektifidir. "Bizim medeniyetimiz" perspektifi, kadim ile moderni, milli ile bölgesel ve evrensel olanı birleştirme iddiasındadır. AK Parti'nin medeniyet söylemi AB üzerinden Batı ile eleştirel bir entegrasyonu da sert bir İsrail eleştirisini de içerecek esnekliğe sahiptir. Çözüm sürecini tamamlayarak Türkiye'nin milli kimliğini yeniden kurma isteğindedir. Nitekim AK Parti medeniyet söyleminin kapsamlı esnekliğine dayanarak Arap Baharının getirdiği meydan okumaları karşılamaya çalışmıştır. Bu söylem hem Türkiye'nin yeni bölgesel ve küresel rolü için kullanılmakta hem de kapsamlı bir yeni inşa süreci için seferber edilmektedir. Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı ve Davutoğlu'nun başbakanlığı medeniyet söyleminin mutlak iktidarına karşılık gelmektedir. Tam da bu noktada önümüzdeki kritik sorular şunlardır: Önümüzdeki on yıl iktidarda olması muhtemel AK Parti'nin medeniyetçiliği "Boğaziçi, Bilkent, ODTÜ yıkılmalı" diyecek sert bir ideoloji mi olmalıdır? Yeni Türkiye'yi kurma hedefi yeni bir izm üreterek gerçekleştirebilir mi? Bu iki sorunun da cevabı bence hayırdır. Yeni Türkiye'nin kurucu partisi AK Parti'nin medeniyetçiliği böylesi dışlayıcı ve ayrıştırıcı bir çerçevede kendini var edemez. Ülkenin bütün kurumlarının ve siyasal kültürünün kapsamlı ve tedrici bir reform sürecinden geçmesi gerektiği açık. AK Parti'nin kendi dayandığı toplumsal 6 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI kesimi etkili bir konumda tutma isteği, kendi rengini vuracağı bir siyasal ortamı yaratma gayretinde olduğu da aynı ölçüde açık. Ancak AK Parti'nin en büyük sermayesi olan medeniyet tasavvurunun sert bir ideolojiye ya da projeciliğe indirgenmesi önemli bir fakirleşme olacaktır. Bu "zamanın ruhu"na da uygun değildir. Toplumun bütün kesimlerinin insan sermayesini harekete geçirmek için yumuşak ve kapsayıcı bir medeniyet söylemi lazım. Temel mesele, Erdoğan siyasetinin aktif bir uzlaşma üzerinden kurumsallaştırılmasıdır. Medeniyet söyleminin en önemli temsilcisi olan Davutoğlu, bu kurumsallaşmayı yapabilecek entelektüel ve siyasi bilgeliğe ziyadesiyle sahip, kurucu bir figürdür. Yolu da bahtı da açık olsun. AVRUPA GÜNDEMİ Hollanda'dan silah yardımı Anadolu Ajans Hollanda'nın, terör örgütü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile mücadele için Irak'ın kuzeyindeki Kürtlere askeri teçhizat göndereceği bildirildi. Dışişleri Bakanı Frans Timmermans ve Savunma Bakanı Jeanine Hennis Plasschaert Meclise verdikleri bilgide, hükümetin, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'ne (IKBY) biner adet miğfer ve kurşungeçirmez yelek gönderme kararı alındığını açıkladı. Hollanda'nın askeri malzemelerinin Bağdat üzerinden Erbil'e ulaştırılarak burada IKBY yetkililerine teslim edileceği belirtildi Almanya: Ekonomideki küçülmede Ukrayna krizi etkili oldu Euractive Almanya, ekonomide ikinci çeyrekte kaydettikleri sürpriz küçülmede Rusya'ya yaptırımların, Ukrayna krizi sebebiyle yaşanan güven kaybının ve ilk çeyrekteki yüksek büyümenin etkili olduğunu söyledi. Maliye Bakanlığı'nın yayımladığı aylık raporda aynı zamanda Ukrayna krizinin tırmanmaması ve yeni, ciddi yaptırımlar getirilmemesi halinde ekonomideki yavaşlamanın geçici olacağının beklendiği belirtildi. Diğer jeopolitik gerilimlerin ve Euro Bölgesi'ndeki genel olarak zayıf büyümenin de ikinci çeyrekteki küçülmede etkili olduğu, bununla beraber yatırımların yılın geri kalanında artmasının beklendiği kaydedildi. AB yabancılar için cazibesini kaybetti Sabah Avrupa Deutsche Bank, Avrupa Birliği‟nin (AB) uluslararası doğrudan yatırım merkezi olma pozisyonunu kaybettiğini bildirdi. Deutsche Bank‟ın, “Avrupa‟da Uluslararası Doğrudan Yatırım Trendleri” raporunda 2000‟li yılların başında AB ülkelerinin küresel doğrudan yatırım girişlerinde yüzde 50 paya sahipken, bu yıl yüzde 20‟nin altına gerilediği, BRIC ülkelerinin ise paylarını 2007 yılından bu yana 2 kattan daha fazla artırdıkları vurgulandı. “Geçen yıl Çin, tek başına AB ülkelerinin tamamından fazla yabancı yatırım girişi aldı” 7 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI denilen raporda, AB üyesi olmayan ülkelerden gelen yatırım payı artıyor olsa da AB ülkelerine gelen doğrudan uluslararası yatırımların yüzde 60‟ından fazlasının hala AB içi yatırımlar olduğu, bütün olarak ele alındığında bunun, dışarıdan gelen bir yatırım değil AB üyesi ülkeler arasında sermayenin yer değiştirmesi anlamına geldiği kaydedildi. NSU raporu: Cinayetler engellenebilirdi Dünya Bülteni Almanya‟daki ırkç terör örgütü Nasyonal Sosyalist Yeraltı'nın işlediği cinayetleri araştıran Thüringen Eyaleti NSU Meclis Araştırma Komisyonu nihai raporunu açıkladı. Deutsche Welle'nin haberine göre, komisyon raporda, 1990'lı yılların sonunda Thüringen Eyaleti güvenlik birimlerinde, terör hücresinin üç ana zanlısını arama çalışmalarında korkunç hatalar yapıldığına dikkat çekti. Rapora göre, soruşturmayı yürüten kurumlar bu denli büyük hatalar yapmamış olsalardı, cinayetler engellenebilirdi. Almanya Kürtlere silah desteği yapmayı düĢünüyor The Wall Street Journal Almanya dışişleri bakanı salı günü Almanya'nın Irak'ta IŞİD militanlarına karşı savaşan Kürt birliklerin silahlandırılmasına ilişkin bir karar vereceklerini söyledi. Alman ZDF kanalına röportaj veren Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Irak ordusunun IŞİD militanlarına karşı savaşını övmenin "sorumsuz" bir davranış olacağını dile getirdi. Steinmeier, "Sadece sırta vurup övmek yeterli değiğl. Kürtlere kendilerini savunma hakkı tanımalıyız" dedi. Almanya'nın hedefi 'çözüm süreci' A Haber Der Spiegel'in ortaya çıkardığı dinleme skandalında Almanya'nın hedefinin çözüm süreci olduğu ortaya çıktı. Almanya'nın çözüm sürecinin kritik noktası olan Paris'te 3 PKK'lı kadının öldürülmesi olayında da rol almış olabileceği ileri sürüldü. DıĢiĢleri Bakanlığı’dan BaĢbakanlığa: Davutoğlu - Hilal Köylü, DW Türk dış politikasını hep sıcak tartışmaların içinde tutan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakan Erdoğan‟ın Dış Politika Baş Danışmanı göreviyle başladığı kariyerinde bir adım daha atıyor. 8 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI „Stratejik Derinlik‟ ve „Sıfır Sorun‟ kavramlarıyla Türk dış politikasını hep sıcak tartışmaların içinde tutan Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, AK Parti içinde Başbakan Erdoğan‟ın Dış Politika Baş Danışmanı göreviyle başladığı kariyerinde bir adım daha atıyor. Başbakan Erdoğan, 28 Ağustos‟ta cumhurbaşkanlığı görevini Abdullah Gül‟den devralırken, başbakanlık koltuğunu da Davutoğlu‟na bırakacak. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi‟nden Baskın Oran, Türkiye‟nin 26'ncı başbakanı olacak Ahmet Davutoğlu için “İpleri Erdoğan‟ın elinde imajından asla kurtulamayacak. Bir dış politika profesörünün başbakan olması büyük hata. Türkiye‟de sokaklar karışacak” derken, Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Ülgen “Başbakanlık koltuğunda çok başka bir Davutoğlu göreceğiz. Şimdi, roller değişiyor” yorumunu yapıyor. Başbakanlık koltuğuyla birlikte AK Parti‟nin yeni genel başkanı da olacak Davutoğlu‟nun, partisini 2015 genel seçimlerine nasıl taşıyacağı ise merak konusu. O bir entellektüel... Ahmet Davutoğlu, 1959 Konya doğumlu. İstanbul Erkek Lisesi sonrasında girdiği Boğaziçi Üniversitesi‟nden siyaset bilimi ve ekonomi bölümlerinden „çift anadal programı‟ ile mezun oldu. Yine Boğaziçi‟nde Kamu Yönetimi‟nde yüksek lisans, Uluslararası İlişkiler Bölümü‟nde de doktora yaptı. 1990‟da Malezya Uluslararası İslam Üniversitesi‟nde yardımcı doçent olarak çalışmaya başladı. Bu üniversitenin siyaset bilimi bölümünü kurdu, burada doçent oldu. Alternatif Paradigmalar kitabında İslam ve Batı düşüncesini karşılaştırırken, Medeniyet Dönüşümü kitabında Batı medeniyetinin krizlerini anlatırken, bu krize İslam medeniyetini alternatif göstermenin yollarını inceledi. Amerikan Forbes dergisi, Davutoğlu‟nu dünyanın en etkili 100 entellektüeli arasında gösterdi. Profesör olarak birçok üniversitede ders veren Davutoğlu, dış politika siyasetine atılmadan önce uluslararası alanda bilinen bir akademisyendi. Ġddialı mı, hayalperest mi? Başbakan Erdoğan Kıbrıs ve Irak açılımlarını yaparken, Davutoğlu „arka oda‟daki isim olarak dünya basınında yer almaya başladı. The Economist Dergisi, Davutoğlu‟nu „perde arkasındaki güç‟ olarak tanımlamıştı. AK Parti hükümeti, Kıbrıs‟ta müzakarelerin ilerlemesinden yana Davutoğlu‟nun iddialı çıkışları sayesinde tavır koymuş, Irak‟ta tabular yıkılmış Kürt liderlerle doğrudan görüşmeler başlamıştı. Abdullah Gül‟ün “Siyasete ben kazandırdırm” dediği Ahmet Davutoğlu, Erdoğan ve Gül ikilisi arasında hep uyumun ve zaferin kurucusu olarak görüldü. Hayalcilikle, Türkiye‟nin eksenini değiştirmekle, Batı karşıtlığıyla suçlansa da Davutoğlu, hiçbir zaman bildiğinden şaşmadı. İddialı çıkışları Türk dış politikasını hep dünyanın sıcak gündeminde tuttu. Eleştirilere “İddialı olmazsak bu coğrafyada tutunamayız” karşılığını veren Davutoğlu, “Bu bölgede düzen kurma misyonu bizimdir” demekten de, “Sıfır sorun politikasından şaşmayacağız” çıkışından da geri durmadı. 9 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Davutoğlu, Türk Dışişleri‟ni nüfusu müslüman olan ülkelerle daha güçlü ilişkiler kurmaya, Latin Amerika‟dan Afrika‟ya uzanan geniş coğrafyada temsilcilikler açmaya yönelten isimdi. Bu tavrıyla Davutoğlu‟nun „eksen değişikliği arayışı‟ içinde olduğu, „Yeni Osmanlıcılık‟ istediği tartışıldı hep. Diplomasi ve siyaset çevrelerinde çoğunun „Arap Sonbaharı‟ olarak tanımladığı ayaklanmalara Davutoğlu, en başından beri „bahar‟ demeyi tercih etti. Arap ülkelerindeki isyanları destekleyen Türkiye‟nin, Suriye‟deki halk hareketini de destekleyip Erdoğan aracılığıyla Beşar Esad‟a “Git” çağrısı yapması dünya gündeminden hiç düşmedi. Davutoğlu, Esad‟la kritik görüşmelere girse de, Ankara-Şam hattındaki kopuşu engelleyemedi. Türkiye‟nin Ortadoğu politikası Davutoğlu döneminde tartışmaların göbeğinde yer aldı. Türkiye‟nin bütün bölge ülkeleriyle neredeyse ilişkilerinin kopuk olmasının nedeni Davutoğlu gösterildi çoğu zaman. Ancak, Davutoğlu, kendisine yöneltilen eleştirilere hiç kulak asmadı, Türkiye‟yi bölgesinin etkin gücü göstermekten vazgeçmedi. 'Büyük hata' Ankara Üniversitesi‟nden Baskın Oran, Davutoğlu‟nun başbakanlığa gelişini Deutsche Welle‟ye değerlendirirken, “Dış politikayı bilen birisinin iç politikaya bulaşmaması gerekirdi. Davutoğlu‟nu başbakan yapan da, Davutoğlu da büyük hata içinde. Sadece dış politikayı bilen biri iç politikayı nasıl yönetecek?” diye soruyor. Oran, “Erdoğan, cumhurbaşkanı olarak her şeyi elinde tutmak istedikten sonra başbakanın kim olduğu da önemli değil aslında” diye eklerken, Erdoğan‟ın cumhurbaşkanı, Davutoğlu‟nun da başbakan olduğu Türkiye‟de sokakların daha da karışacağı tahmininde bulunuyor. “Çünkü Erdoğan daha da otokratlaşacak” diyen Oran, Türkiye‟nin de bu otokratlığı kaldıracak durumunun olmadığını söylüyor. Oran, “Davutoğlu nasıl başbakan olur” sorusuna da “İpleri iyice, açıkça Erdoğan‟ın elinde olan bir Davutoğlu göreceğiz. Ortadoğu‟dan kovulmuş, Batı tarafından parya muamelesi gören Türkiye‟ye Davutoğlu‟nun katacağı hiçbir şey olamaz artık” yanıtını veriyor. Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi Başkanı Sinan Ülgen ise Deutsche Welle‟ye, Davutoğlu için “Dışişleri Bakanlığı ayrı bir pozisyon, başbakanlık ayrı. Dış politika performansıyla, başbakanlığı değerlendirmek doğru olmaz” diyor. Davutoğlu‟nun dışişleri geçmişinin geride kaldığına dikkat çeken Ülgen, sorumlulukları farklı olan değişik bir Davutoğlu profilinin kamuoyunun karşısına çıkacağını söylüyor. Davutoğlu‟nun; cumhurbaşkanıyla ilişkiler, parti içi otorite ve partiyi seçime götürmek gibi üç temel misyonunun olacağını anlatan Ülgen, “Erdoğan‟dan sonra partinin başına kim geçerse geçsin bir popülarite sorunu yaşayacaktı. Bunu Davutoğlu da yaşayacak. Davutoğlu‟nun partideki ve kamuoyundaki başarısını da AK Parti‟nin 2015 seçimlerinde alacağı oy oranı belirleyecek. Yepyeni bir Davutoğlu profilini şimdiden yazmaya başlamakta fayda var” yorumunu yapıyor. 10 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Türkiye BaĢbakanlığı için DıĢ ĠĢleri Bakanı’ın Ġsmi - Nihon Keizai Shimbun Ryosuke Hanafusa Türkiye‟de iktidarda olan Adalet ve Kalkınma Partisinin (AKP) Merkez Yürütme Kurulu, 21 Ağustos‟ta, başkent Ankara‟da toplanarak Dışişleri Bakanı Davutoğlu‟nun, 10 Ağustos‟taki cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Başbakan Erdoğan‟ın yerine AKP Genel Başkanlığına atanmasına karar verdi. 28 Ağustos‟ta cumhurbaşkanlığı görevine gelecek Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Davutoğlu‟nu, yeni başbakan olarak aday gösterilmesine ilişkin düşüncesini ifade etti. Recep Tayyip Erdoğan‟ın, kendisine yakın olan Ahmet Davutoğlu‟nu halefi olarak atayarak yeni kabine üzerinde de güçlü etkisini koruyacağına dair tahminler yapılıyor. AKP, 27 Ağustos günü yapılacak olağanüstü kongre de Davutoğlu‟nu, genel başkanlığa resmen seçecek. Ahmet Davutoğlu, 2009 yılından bu yana Dışişleri Bakanı olarak aktif bir diplomasi geliştirdi. Öte yandan, muhaliflere arka çıkan Suriye karşıtı politikasının çıkmaza girmesiyle Mısır ve İsrail ile olan ilişkiler kötüleşti. Yeni başbakan olarak komşu ülkelerle ilişkilerin geliştirilmesine girişip girişmeyeceği odak noktasını oluşturuyor. Ahmet Davutoğlu‟nun ekonomi politikasındaki becerisi bilinmiyor. Ekonomi politikasının lideri olarak piyasaların güven duyduğu Başbakan Yardımcısı Babacan‟ın konumuna bir açıklık getirilmedi. Davutoğlu‟nun, 28 Ağustos‟a kadar Recep Tayyip Erdoğan ile istişare ederek kabinedeki isimlere karar vereceği tahmin ediliyor. Davutoğlu, yeni cumhurbaşkanı olacak Erdoğan tarafından destekleniyor. Ancak sadece 3 yıl önce Parlamentoya girmiş bir akademisyen olan Davutoğlu‟nun, Parti içindeki temelinin kaya gibi sağlam olduğu söylenemez. AKP içinden gelen ve hâlen görevdeki Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, görevini bıraktıktan sonra siyasi faaliyetlerine devam edeceğini açıkladı. Ancak Gül‟ün, etki gücünün kullanılmasıyla Parti içinde sürtünme meydana gelme ihtimali de bulunuyor. AFRİKA GÜNDEMİ Liberya’da halkın sabrı taĢtı Euronews Ebola salgınının ölüm saçtığı Liberya‟da sokağa çıkma yasağına halk tepki gösterdi. Başkent Monrovya sokaklarını dolduran yüzlerce kişi karantinaya alınan mahallelerde protesto gösterileri düzenledi. Bir politikacının ve ailesinin bölgeden tahliye edilmesi de göstericilerin tepki gösterdiği diğer bir konu oldu: “Hükümetin dikkatli şekilde kararlar almasını istiyoruz. Sabah 4‟ten beri güvenlik güçleri burada bulunuyor. İnsanlar dövüldü. Bu yöntemlere başvurulmamalı. “ 11 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI AMERİKA – İNGİLTERE GÜNDEMİ Yeni baĢbakanla çalıĢmayı sabırsızlıkla bekliyoruz Anadolu Ajans ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun AK Parti Genel Başkan adayı gösterilmesiyle ilgili "Türkiye'deki bir sonraki başbakanla çalışmayı sabırsızlıkla beklediklerini" belirtti. Bir başka soru üzerine Harf, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin, bakanlığı boyunca Davutoğlu ile çok yakın bir çalışma içerisinde olduğunu, bu hafta da onunla özellikle Gazze konusunda ve diğer konularda birden fazla görüşme yaptığını kaydetti. Suriye'deki IġĠD hedefleri Guardian Guardian da Washington'ın IŞİD'e karşı atmayı değerlendirdiği adımları ele alan bir haber dikkat çekiyor. Haberde 2011-2013 arası Afganistan'daki savaşa komuta eden nüfuzlu emekli General John Allen'ın sözleri aktarılıyor önce. Allen Obama'dan IŞİD'in tamamen yok edilmesi emrini vermesini istiyor. Allen Obama'ya "örgütün tüm sinir sistemini baskı altına almak için çabuk harekete geçmesi, örgütü parçalaması ve parçalarını yok etmesi" çağrısında bulunuyor. Gazete, Ulusal Güvenlik Danışman Yardımcısı Ben Rhodes'un sadece Irak'taki değil, Suriye'deki IŞİD hedeflerinin vurulması olasılığını da gündeme getirdiğini vurguluyor. Rhodes'un ortak düşmanla mücadele için Suriye lideri Beşar Esad'la yakınlaşma olasılığını ise reddettiği kaydediliyor. Guardian ayrıca Amerikan Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin IŞİD'in mali kaynakları ve yabancı militan akışının kesilmesine yardım etmeleri için Katar ve Türkiye'ye baskı yapıldığını söylediğini yazıyor. Suriye'de IġĠD'e saldırı BM'ye gelmeli Economist Bugün piyasaya çıkan Economist dergisinin başyazılarından birinde de Obama'nın Suriye'deki IŞİD hedeflerinin vurulmasını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin gündemine getirmesi tavsiye ediliyor. Dikkat çeken satırlar şöyle; "Obama Suriye'deki IŞİD hedeflerini vurursa yasadışı davranmakla ve düşmanına saldırarak Esad yönetimine yardımcı olmakla suçlanacak. Esad ise Batı'nın gecikmeli de olsa herkesin 12 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI gerçek düşmanına karşı son savunma hattı olduğunu kabul ettiğini söyleyerek dalgasını geçecek. Obama'nın Esad'ın iznine ihtiyacı yok. Amerika yönetimini tanımıyor ve uzun süredir devrilmesi çağrısı yapıyor. Ama Amerika IŞİD'in Suriye'de bombalanması konusunu BM Güvenlik Konseyi'ne getirerek Esad'ın bu dalga geçişini etkisizleştirebilir. Aralarında bölgenin önemli aktörleri Mısır, Suudi Arabistan, İran ve Türkiye'nin de bulunduğu kayda değer sayıda ülke İŞID'i bir tehdit olarak görüyor ve sadece frenlenmesi değil, yenilmesi gerektiğinde de hemfikirler. Esad'ın sponsoru Rusya'nın gözü de Kafkaslar'daki kendi cihatçılarında ve uzun süredir aşırılık yanlılarının tehlikesine dikkat çekiyor. Rusya'nın IŞİD'in vurulmasını veto etmesi garip olur ve böyle bir şey olursa Rus nihilizmini gösterir". ABD'li yetkililer: IġĠD en büyük tehdit BBC Bir basın toplantısı düzenleyen Savunma Bakanı Hagel IŞİD'i yakın bir tehdit olarak tanımladı. "Bir terör örgütünden öteler. İdeolojiyi, sofistike stratejik ve taktik askeri gücü birleştiriyorlar. Ayrıca çok büyük para kaynakları var. Bu daha önce gördüğümüz her şeyin ötesinde" diyen Hagel, Amerikan hava saldırılarının IŞİD'in Irak'taki ilerleyişini durdurduğunu, ancak militanların yeniden organize olabileceğini belirtti. ABD Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey de adını İslam Devleti olarak değiştiren IŞİD'in kıyamet vizyonu olan, yenilmesi gereken bir örgüt olduğunu söyledi. Dempsey, "Örgütün Suriye'deki kısmı ele alınmadan yenilebilir mi? Yanıt 'hayır'. Şu anda aslında olmayan sınırın her iki tarafında da sorun ele alınmalı" dedi ve IŞİD'in Suriye'deki üslerine saldırılmadan yenilgiye uğratılamayacağını vurguladı. ABD'de Foley'nin ölümü hakkında resmi soruşturma başlatılırken, Adalet Bakanı Eric Holder ABD'nin "uzun bir hafızası" olduğu uyarısında bulundu. ABD askerlerinin yaz başında Foley ve Suriye'de tutulan diğer Amerikalı rehineleri kurtarmaya çalıştığı, anacak başarılı olamadığı ortaya çıkmıştı. Ayrıca IŞİD militanlarının Foley'nin serbest kalması için 132 milyon dolar fidye istediği belirtilmişti. Bu arada İngiltere'de de Foley'nin öldürüldüğü videoda görülen IŞİD militanının kimliğini tespit etme çabaları devam ediyor. Obama cihatçıların blöfünü gördü Independent İngiltere basını özellikle de Amerikalı gazeteci James Foley'nin başının kesildiği videoda görünen IŞİD militanının çok büyük olasılıkla İngiltere vatandaşı olması üzerinden bu konuya geniş yer ayırıyor. "Obama cihatçıların blöfünü gördü" manşetiyle çıkan Independent videodaki militanın hava saldırısı sürdüğü taktirde başka rehinelerin öldürüleceği tehdidine karşın, Amerikan 13 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI yönetiminin Kuzey Irak'taki IŞİD hedeflerine yeni hava saldırıları düzenlediğini belirtiyor. Gazete saldırıların Obama'nın baş kesme videosundan gözünün korkmadığına açık bir işaret olduğunu söylüyor. Ulusal Muhafızlar Ferguson'dan çekiliyor BBC ABD'de Missouri Valisi Jay Nixon, polisin silahsız siyah bir genci öldürmesi nedeniyle günler süren protesto ve çatışmaların yaşandığı Ferguson'dan Ulusal Muhafızları çekeceğini açıkladı. 18 yaşındaki Michael Brown'ı öldüren polis memuru Darren Wilson açığa alınırken, Brown'ın ailesi ve destekçileri Wilson'ın yargılanmasını talep ediyor. Wilson'a suçlama yöneltilip yöneltilmeyeceğine karar verecek jüri kanıtları dinlemeye başladı, ancak ne zaman bir karar varacakları bilinmiyor. Erdoğan Yeni BaĢbakan olarak Davutoğlu’nu Aday Gösterdi- Piotr Zalewski, Financial Times Haberde Erdoğan'ın duyuruyu AKP Merkez Yürütme Kurulu toplantısında bizzat yaparak bu kararı kimin aldığı konusunda pek şüphe bırakmadığı söyleniyor. Erdoğan'ın Davutoğlu'nun aday olmasında "paralel yapıyla mücadele ve yeni anayasa konusundaki kararlığının etkili olduğu" yönündeki sözlerini aktaran gazete, Davutoğlu'nun da birlik mesajları verdiğini bildiriyor. Haber şöyle devam ediyor; 'Ġkinci adamlığa istekli' "55 yaşındaki eksi akademisyen Davutoğlu'nun Erdoğan'ın belirlediği tüm kriterleri karşıladığı söyleniyor. En önemlisi Davutoğlu cumhurbaşkanından sonra ikinci adam olmaya istekli gibi görünüyor. Üç dönem kuralına takılan birçok üst düzey AKP'linin tersine gelecek yılki parlamento seçimlerine girebilir ve bu da bir dönem daha başbakan olmasını sağlayabilir. Erdoğan şimdiye dek sembolik görevler üstlenen cumhurbaşkanlığını icra makamına dönüştürerek, yönetimde çoğu kararı kendisinin almak istediğini açıkça belli etti." Haberde görüşlerine yer verilen AKP'li eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış da "Türkiye başkanlık sistemine geçse de, geçmese de ülkeyi cumhurbaşkanlığı makamında yönetecek. Davutoğlu'nun Erdoğan'ın yap dediği şeylere karşı çıkacağını sanmıyorum" diyor. 'ġimdilik rakipsiz' Gazete ayrıca Davutoğlu'nun özellikle de 2015 seçimlerinde başarısız olması durumunda partinin diğer ağır toplarıyla karşı karşıya gelebileceğini vurguluyor. 14 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Financial Times bunlardan birinin de geçen hafta parti üyeliğine döneceğini açıklayan Abdullah Gül olduğunu söylüyor. Ancak gazete Davutoğlu'nun şimdilik rakipsiz olduğunu kaydediyor. Yaşar Yakış da "Gül'ün sahneden elenmesinden sonra seçime giden süreçte büyük bir zorlukla karşılaşmaz. Erdoğan'ın isteklerine karşı çıkabilecek kimse yok" diyor. Davutoğlu'nun önündeki sorunlar - Sinan Ülgen, Carnegie Europe Carnegie Europe düşünce kuruluşundan Ülgen de Davutoğlu‟nun "neredeyse imkânsız bir denge kurmak zorunda olduğunu vurguluyor. Ülgen'e göre Davutoğlu kabinesi, bürokrasi ve cumhurbaşkanı arasındaki ilişkiyi yönetmek, partide otoritesini kabul ettirmek ve gelecek yılki genel seçimlerde başarılı olmak zorunda. Davutoğlu'nun göğüslemek zorunda olduğu sorunlardan birinin de geçen hafta Güneydoğu'da çıkan şiddet olaylarının PKK'yla barış sürecini riske atması olduğu söyleniyor. Ekonomideyse Amerikan Merkez Bankası‟nın faizleri beklenenden erken arttırmasının TL'ye değer kaybettireceği korkuları bulunduğu belirtiliyor. 'Güvenli kâbusu' Sinan Ülgen bu arada ülkenin komşu Irak ve Suriye'de bir "güvenlik kâbusuyla" karşı karşıya bulunduğunu vurguluyor. Haber şöyle devam ediyor; "Ama çok sayıda Türk bu kâbusun sorumlusunun kısmen Davutoğlu olduğuna inanıyor. 2009'da Dışişleri Bakanı oldu ve bir noktada "komşularla sıfır sorun" politikasıyla övgüler alıyordu. 2011'de Ortadoğu'yla ticarette patlama yaşanıyordu. Arap Baharı iyimserliği sürüyor ve İstanbul'daki konferans salonlarında 'Türk modeli' yankılanıyordu. Türkler‟in yüzde 70'i Davutoğlu'nun başarılı olduğunu düşünüyordu. Suriye'deki başarısız Esad karşıtı ayaklanmayı destekleyen Türkiye'nin sınırlarında 49 Türk'ü rehin tutan IŞİD örgütü büyük topraklar elde etti. İsrail, Suriye ve Kahire‟yle ilişkiler de korkunç durumda.” ASYA – PASİFİK GÜNDEMİ Endonezya’da mahkeme cumhurbaĢkanlığı seçim sonuçlarını onadı Euronews Endonezya‟da Anayasa Mahkemesi, yargıya taşınan tartışmalı cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarında hile olmadığına kanaat getirdi. Temyiz şansı verilmeyen bu kararla, seçimlerden zaferle çıkan Joko Widodo‟nun cumhurbaşkanı olmak için önünde engeli kalmazken, kararı veren Cakarta‟daki mahkemenin önünde muhalif aday Prabowo Subianto destekçisi eylemciler polisle çatıştı. 15 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI MH17 uçuĢundaki Malezyalı kurbanların naaĢı ülkelerine ulaĢtı Euronews Ukrayna semalarında düşen Malezya Havayolları‟na ait uçaktaki 20 yolcunun naaşı Hollanda‟dan Malezya‟ya getirildi. Kuala Lumpur Havaalanı‟na getirilen naaşlar Kral Abdül Halim Mu‟adzam ve Başbakan Necip Rezak‟ın da hazır bulunduğu bir askeri törenle karşılandı. Uçakta toplamda ikisi çocuk, 43 vatandaşı bulunan Malezya ise bu Cuma gününü, ulusal yas günü ilan etti. Tüm halkı bir dakikalık saygı duruşuna çağıran hükümet, önümüzdeki haftanın resmi tatil ilan edilebileceğini de açıkladı. Pakistan'da 'devrim' mücadelesi! Hürriyet Başkent İslamabad'da hükümetin istifası talebi ile yapılan gösterilerde, eylemciler "Kırmızı Bölge" olarak adlandırılan ve hükümet binalarının bulunduğu alana girdi. Pakistan Halk Hareketi Lideri Tahir-ul Kadri, taraftarlarının Kırmızı Bölge'de bulunan parlamento binası önüne ulaşmasının ardından burada çelik zırhlı konteynerinin içinden partililere seslendi. Kadri devrim yapma iddiasıyla Haziran'da ülkeye dönerek hükümetin istifasını istemişti. Kuzey Kore'den ABD DıĢiĢleri Bakanı'na hakaret Radikal Kuzey Kore lideri Kim Jong-un liderliğindeki Savunma Komisyonu‟ndan ismi verilmeyen bir sözcü, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry‟i “Koyun maskesi altına saklanmış kurt” olarak niteledi. Hakaretlerdolu açıklamada, Kerry için “Çirkin mahmuzlu çenesi var” ifadeleri kullanıldı. Daha önce Washington ve Güney Kore‟deki liderlere yönelik hakaretler kullanan Kuzey Kore yönetimi, ABD Başkanı Barack Obama‟ya “maymun” diyerek ırkçı söylemde bulunmuştu. Ġki Rus uçağı Japon savaĢ uçaklarını harekete geçirdi Rusya’nın Sesi Semalarda Tu-95 modeli iki adet Rus bombardıman uçağının fark edilmesi üzerine Japonya Hava Kuvvetlerine ait savaş uçakları acilen harekete geçti. Güvenlik Güçleri Komuta Merkezi‟ne ait bildiride bu yönde bir açıklama kaydedildi. Bildiride yer alan uçuş haritalarına göre, güzergâh Japon Denizi‟nin üzerinden kuzeyden güneye seyrederek Doğu Çin Denizi‟ne kadar ulaşıyor, müteakiben Pasifik Okyanusu‟nun üzerinden Japon takımadaları boyunca devam ediyor. Bu şekilde bir uçuş gerçekleştiren hava araçları Sahalin yönüne devam etti. Japonya hava sahası ihlali tespit edilmedi. Japonya‟dan olayla ilgili resmi bir açıklama alınmadı. 16 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Çin, doğalgaz üretimini üçe katladı! Habertürk Çin'in doğalgaz üretimi son 10 yılda 3 kat artarak 117 milyar metreküpe ulaştı. Çin, son yıllarda özellikle deniz kıyılarında ve Güney Çin Denizi açıklarındaki doğalgazüretimini büyük oranda arttırdı. Çin'de 2004'te 40 milyar metreküp olan doğalgaz üretimi, 2013 yılında 117 milyar metreküpe çıktı. Ülkedeki doğalgaz tüketimi ise 2013'te 161 milyar metreküpe ulaştı. Çin'de 2015 yılı sonuna kadar yılda 155 milyar metreküp doğalgaz üretilmesi planlanıyor. ORTADOĞU GÜNDEMİ Papa’dan Irak CumhurbaĢkanı Masum’a mektup Anadolu Ajans Irak‟taki terör örgütü Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) saldırılarından etkilenen Hristiyanlar, Yezidiler ve diğer azınlıkların korunması ve onlara insani yardım ulaştırılması için çağrılarını son dönemde arttıran Papa Franciscus, bu sabah Papalık Sarayı‟nda geçen hafta Irak‟a özel temsilci olarak gönderdiği Kardinal Fernando Filoni‟yi kabul etti. Kardinal Filoni, ruhani lidere bölgedeki temaslarına ilişkin bilgi verdi. Vatikan‟dan yapılan açıklamada da Papa Franciscus‟un Kardinal Filoni aracılığıyla Irak Cumhurbaşkanı Fuat Masum‟a bir mektup gönderdiği bildirildi. IġĠD'e ilave adımları dıĢlamıyoruz Anadolu Ajans Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Yardımcısı Ben Rhodes, ABD'nin Irak'tan sonra Suriye'de de Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütü hedeflerine hava saldırıları düzenleme olasılığına ilişkin olarak, "Amerikalıların korunması ve ABD'ye terör planlarının engellenmesi söz konusu olduğunda hiçbir seçeneği dışlamayız" dedi. Amerikalı rehinelerin yerini tespit etmek için ellerinden gelen her şeyi yapmaya devam ettiklerini, ancak bunun çok zorlu bir iş olduğunu belirten Rhodes, "Özellikle (Amerikalı gazeteci) James Foley'nin korkunç ölümünden sonra, bu konuya odaklanmaya devam edeceğiz" ifadesini kullandı. Mısır'da savaĢ gibi kaza AA Mısır'da Güney Sina ilinin Şerm eş-Şeyh kenti yakınlarında iki turist otobüsünün çarpışması sonucu 33 kişi hayatını kaybetti, 41 kişi yaralandı. 17 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI Mısır resmi haber ajansı MENA‟da yer alan habere göre, Güney Sina İlk Yardım Genel Müdürü Halid Ebu Haşim, Şerm eş-Şeyh kenti yakınlarında iki turist otobüsünün çarpıştığını, kazada 33 kişinin hayatını kaybettiğini, 41 kişinin yaralandığını belirtti. Yaralananların büyük bir kısmının Mısırlı olduğunu belirten Haşim, ölen ve yaralananların çevre hastanelere kaldırıldığını, kazada 1 Ukraynalı, biri çocuk 2 Suudi Arabistanlı ve 1 Yemenlinin de yaralandığını ancak durumlarının ağır olmadığını söyledi. İstatistiklere göre Mısır, ölümlü trafik kazalarında Ortadoğu ülkeleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. O toplantıya Salih el Aruri de katıldı DHA Dünya Alimler Birliği tarafından düzenlenen "Ümmetin Uyanışında Alimlerin Rolü" konulu toplantı İstanbul'da çarşamba günü düzenlendi. Toplantıya Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler'in yanısıra Türkiye'de yaşayan üst düzey Hamas yetkilisi Salih el Aruri de katıldı. Cevahir Hotel'de düzenlenen ve İslam coğrafyasındaki pek çok otoriteyi biraraya getiren toplantıya İşler'in yanı sıra Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Yusuf El-Karadavi, Tunus Nahda Hareketi'nin lideri Raşid Gannuşi ve Türkiye'de yaşayan üst düzey Hamas yetkilisi Salih el Aruri de katıldı. Toplantıda Filistin ve Kudüs meselesinde alimlerin rolü", "Kimliğin korunmasında alimlerin rolü", "Fikri meselelerde alimlerin rolü", "Ümmet meselelerine hizmet için medyanın kullanımında alimlerin rolü"nün yanı sıra İslam dünyasında din eğitimi gerçeği ve beklentileri" başlıkları konuşuldu. Gazze'de hayatını kaybedenlerin sayısı 2088'e yükseldi AA İsrail ordusunun Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırıda 2 Filistinlinin hayatını kaybettiği bildirildi. Gazze'de görevini fiili olarak sürdüren Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Dr. Eşref el-Kudra, AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yer alan EnNuseyrat Mülteci Kampı'ndaki bir hayvan çiftliğini hedef alan saldırısında, Yasin Muhammed (22) ve Mahmud Kaşlan (21) isimli iki gencin hayatını kaybettiğini söyledi. Kudra, İsrail'in 7 Temmuz'dan bu yana Gazze'ye düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 2 bin 88'e yükseldiğini belirtti. Görgü tanıkları, İsrail saldırısı nedeniyle söz konusu çiftlikte büyük maddi zarar oluştuğunu ve çevrede bulunan bazı evlerin yıkıldığını ifade etti. Öte yandan İsrail, ateşkesin bozulduğu Salı gününden bu yana Gazze'de 160 hedefi vurduğunu duyurdu. 18 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, "dünden bu yana 50 hedefin vurulduğu, Gazze'de ateşkesin bozulduğu günden bu yana toplam 160 hedefin vurulduğu" ve saldırıların devam edeceği ifade edildi. Tunus ve Mısır Libya'dan gelen uçuĢları yasakladı Dünya Bülteni Tunus, güvenlik gerekçesiyle Libya'nın bazı kentlerinden yapılan uçuşları, Mısır ise Libya'dan gelen ve giden bütün uçak seferlerini iptal ettiğini duyurdu.Tunus Ulaştırma Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, Libya'nın Mitika, Misurata, ve Sirte kentlerinden Tunus'a yapılan bütün uçuşların, güvenlik gerekçesiyle ikinci bir emre kadar iptal edildiği kaydedildi. Açıklamada, kararın güvenlikle ilgili acil durum sözkonusu olduğunda, önleyici bir karar niteliğinde olduğu ve süresiz bir uygulama olduğu belirtildi. Bakanlığın, ilgili bütün birimlere Tunus'ta bulunan Libyalılar'a ülkelerine dönene kadar en iyi şartların temin edilmesi talimatı verdiği kaydedildi. Öte yandan, Libya'nın resmi haber ajansı LANA'nın haberine göre, Libya Hava Gözlem İdaresinin, Mısır havaalanları yönetimine, Libya hava sahasının Mısır'a kapatıldığını bildirmesinin ardından Mısır, Libya'ya giden ve gelen tüm uçak seferlerini iptal etti. Devrimin ardından istikrarın sağlanamadığı Libya'da, güvenlik güçleri ve devlet yanlısı milisler ile farklı silahlı gruplar arasında sık sık çatışmalar yaşanıyor. Mısır'daki gösterilere polis müdahalesi: 1 ölü Dünya Bülteni Mısır'ın çeşitli kentlerinde darbe karşıtları, gündüz düzenledikleri eylemlere gece de devam etti. Minye'de, polisin göstericilere müdahalesinde bir kişi hayatını kaybetti. Giza, El-Iyat, Beni Suveyf ve Feyyum kentlerinde düzenlenen eylemlerde, darbenin mimarı ve ordunun yönetime el koymasının ardından göreve gelen Cumhurbaşkanı Abdulfettah esSisi aleyhine sloganlar atılırken, ülkenin seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin makamına geri dönmesi istendi. Mursi'nin fotoğrafını taşıyan göstericiler, "Liderim Mursi" sloganı attı. Minye'de düzenlenen gösterilere, polis göz yaşartıcı gaz ve ateşli silahlarla müdahale etti. Polisin silahından çıkan kurşunla sırtından yaralanan 25 yaşındaki Mahmud Taha, kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. 19 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI 370 bin çocuğun 'psiko-sosyal' yardıma ihtiyacı var Dünya Bülteni Gazze'de bulunan UNICEF üst düzey yetkilisi Pernilla Ironside, İsrail'in saldırıları sonucunda, son 48 saat içinde 9 Filistinli çocuğun daha öldürülerek, temmuzdan bu yana 469 çocuğun yaşamını yitirdiğini ve 370 binden fazla çocuğun da ''psiko-sosyal'' ilk yardıma ihtiyacı olduğunu ifade etti. UNICEF Gazze Bürosu Başkanı Pernilla Ironeside, BM'de yaptığı basın toplantısındaki konuşmasında, Gazze'de çocuk olmanın tam bir ''kabus'' manasına denk geldiğine işaret etti. Ironeside, "İsrail'in saldırılarının neden olduğu fiziksel seviyedeki yaralanmaların, çocuklar üzerinde etkisinin gerçekten çok büyük olmasına rağmen istikrarsızlaştırıcı etkisi açısından duygusal ve psikolojik kayıpların tam olarak bilinmediğini" söyledi. 48 saat içinde 9 çocuğun daha öldürülmesiyle 8 Temmuz tarihinden bu yana öldürülen çocuk sayısı 469 kişiye çıkarken, 3 bin çocuğun yaralandığını kaydetti. Ironside, UNICEF'in 219 okulun hava saldırıları ve bombardımandan zarar gördüğünü bunlardan 22 okulun tamamen yıkıldığını ifade etti. Esad’ın can simidi: IġĠD…Nihat Ali ÖZCAN, Milliyet IŞİD‟in Erbil‟e ilerleyişi ABD Özel Kuvvetleri ve havadan müdahale ile şimdilik durduruldu. Harekâtın faturası her zamanki gibi masum sivillere çıktı. Binlercesi hayatını kaybederken, yüz binlercesi de evlerini terk ederek belirsiz bir geleceğe sürüklendiler. Bundan sonra neler olacağı merak konusu. Çok sayıda değişken ve aktörün bulunduğu bölgemizde geleceğe dair kesin öngörüde bulunmanın zor olduğunu biliyoruz. Yine de IŞİD‟in son saldırılarının hangi taşları yerinden oynattığına bakmak faydalı olabilir. Yerinden oynayan taşlar İlk olarak IŞİD, Irak ordusundaki çürümüşlüğü gözler önüne serdi. “Mezhep ordusuna” dönüşmesine ramak kaldığını gösterdi. Bunun çıktısı Irak‟ın bölünmeye hazır ve sonu belirsiz bir geleceğe sürüklenmenin eşiğinde olduğudur. İkincisi, Kürtler toprak hayallerini kolayca gerçekleştirdiler. Etki alanlarını genişletirken, Saddam dönemi sorunlarının IŞİD versiyonu ile uğraşmaya başladılar. Üçüncüsü, IŞİD, ABD ve İngiliz ordusunu Irak‟a dönmeye icbar etti. Dönüş farklı bir kompozisyonla oldu. Havadan destek ve Özel Kuvvetler ile gerçekleşti. Dördüncüsü, IŞİD‟in yayılışı İran‟ı ve batılı güçleri telaşlandırdı birbirine yaklaştırdı. “Yeni ittifak”,Bağdat‟ta hükümet krizini çözecek ciddi adımlar attı. Siyasi gidişi “şimdilik” yoluna koydu. Orta vadede amaç, IŞİD‟e karşı mücadele edecek bir otorite tesis etmek. Ancak Bağdat‟ta ki yeni hükümetin bunu ne kadar sürede ve ne kadar başarabileceği akıllardaki en büyük soru. Beşincisi; IŞİD operasyonları, ABD ve İngiltere‟ye Bağdat yönetimi ile Kürtleri askeri işbirliğine zorlama fırsatı verdi. Ortak düşman, işbirliğini geliştirirken, mezhepçi yaklaşım sonlandırabilir. Altıncısı, Barzani‟nin yardım olarak aldığı silahlar ileriki zamanlar da bağımsızlık fikrini 20 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI güçlendirebilir. Yedincisi, Barzani, PKK‟nin IŞİD‟e karşı geliştirdiği taktik işbirliği, PKK‟ye meşruiyet sağladı. Sekizincisi, mülteci meselesi dünyanın dikkatini bu bölgeye çekti. Görüntüler batılı politikacıları harekete geçirmek için uygun ortam sağladı. İngiliz aksanı ile konuşan IŞİD militanı ABD‟li gazeteciyi hunharca öldürdü. Cinayette medyayı stratejik araç olarak kullanması Obama‟nın sert tepkisine neden oldu. Bir bakıma da ABD kamuoyu yeni hamleler için hazır hale geldi. Savaş nasıl kazanılacak? Batı, IŞİD ile mücadelenin Irak sınırları içinde kazanılamayacağını biliyor. Artık, Sykes-Picot haritası da böyle bir hareketi sınırlayamaz. Bu tabloda ABD ve müttefiklerinin Kürtleri IŞİD‟e karsilahlandırmalarının geçici ve palyatif bir tedbir olduğu açık. Eğer Obama zamana oynamıyorsa, yeni planında mutlaka ve öncelikle Suriye‟nin olması gerektiğini biliyor. Faydalanıcılar listesi Ortaya çıkan kaosun dört faydalanıcısı olduğu kesin. İsrail, İran, Kürtler ve Esad. Orta Doğu‟da hava IŞİD efsaneleri ile değişirken, ABD‟li gazetecinin katledilmesi, batının gözünde Esad‟ı yeniden tedavüle sokmanın iyi bir fikir olduğu algısını kolaylaştırıyor. Esad, batılı değerlere itiraz etmediği gibi, batı kamuoyunu ikna edebilecek görünüme de sahip. Tıraşlı, parlak yüzlü, kravatlı ve üstelik eşi de“tipik” bir batılı gibi görünüyor. Bu hali ile batılı siyasetçilere politikalarını değiştirmeye ve kamuoylarını ikna etmeye yetecek kadar basit ve ikna edici kanıtlar sunuyor. Anlaşılan IŞİD, hızla, Esad‟ın cankurtaran, bazılarının da canını sıkan katalizör haline geliyor. Suriye’den Ferguson’a Obama balonu…Ufuk ULUTAġ, AkĢam Obama, başkanlık koltuğuna oturmak için yürüttüğü kampanyada “hope” (umut) kelimesini anahtar kelime olarak kullanmıştı. Neoconların asıp kestiği bir oğul Bush dönemi yaşanmıştı ve özellikle ABD dış politikası tam anlamıyla bir bataklık içerisindeydi. 11 Eylül saldırılarından sonra Afganistan ve Irak‟ta girişilen maceralar, yüz binlerce cana mal olurken, maceralar sadece başta görüntüyü kurtarmış fakat hedeflerin hemen hemen hiçbirine ulaşılamamıştı. Amaç İslam dünyasında kaos yaratmak idiyse bu başarılı olmuştu ve Afganistan ve Irak üzerinden yayılan siyasi boşluk tüm Ortadoğu‟da hissedilmişti. Fakat amaç Ortadoğu‟yu ABD için daha güvenli bir bölgeye dönüştürmek idiyse bu feci bir şekilde başarısızlığa uğramıştı. Amaç eğer Ortadoğu‟yu “demokratikleştirmek” idiyse bu faciayla sonuçlanmıştı. Amaç eğer El-Kaide‟yi bitirmek idiyse bunun nasıl sonuçlandığını anlatmama gerek yoktur sanırım. Bu arka plan üzerinde Obama kendisini Bush‟un dış politikadaki antitezi olarak tanıtmış ve 21 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI ABD‟yi “bataklıktan” çıkarma sözü vermişti. Bataklık derken yanlış anlaşılmasın, kasıt bizim muhalefetin sorunlu bir şekilde resmettiği Ortadoğu değil; kasıt ABD dış politikasının içerisinde bulunduğu çıkmaz sokaktır. Obama‟nın başkanlık koltuğuna oturmasından sonra kısa dönem içerisinde esen pembe rüzgârlar yerini yavaş yavaş hayal kırıklığına bırakmaya başladı. Irak‟tan çekilme, Usame bin Ladin‟in öldürülmesi, Afganistan‟dan çekilme vaadi vs. dönemsel dalgalanmalara sebep olsa da Obama dış politikada bir başarısızlık hikâyesine dönüştü. Obama Arap Baharı’na çarptı Obama‟nın en sert şekilde tosladığı duvar Arap Baharı oldu. Mısır ve Suriye, Obama ve ABD dış politikasının çözümün değil, sorunun parçası olduğunu bir kez daha gösterdi. Mısır devrimine “idare edilmesi gereken bir süreç” olarak bakan Obama‟nın dış politika takımı, Mısır‟daki tüm demokratik kazanımları resetleyen darbeyi “demokrasinin yeniden inşası” olarak tanımlayacak kadar alçaldı. Suriye‟de ise geçilmedik “kırmızı çizgisi” kalmamasına rağmen ABD, muhalefet-rejim dengesinin korunması için azami gayret gösterdi. Rejimin en güçlü destekçisi Rusya ile anlamlı pazarlıklara girmedi, muhalefete askeri destek vermek isteyen ülkeleri frenledi, Baas rejiminin kimyasal saldırısını bile sineye çekip rejime “kimyasal silahla öldürmediğin müddetçe sana karışmayacağız” mesajını net bir şekilde gönderdi. Suriye‟de kırmızı çizgilerin birer birer yutulduğu bir ortamda Rusya, Ukrayna‟da güç gösterisine girdi, Kırım‟ı ilhak etti. Obama'nın ABD‟si Rusya‟yı Suriye‟de cesaretlendirmesinin bedelini Ukrayna‟da gurur kırıcı bir şekilde ödedi. Sonuç, Ortadoğu‟dan sonra Avrasya‟da da gelişmeleri izlemekle yetinen bir ABD oldu. IġĠD boĢluk doldurdu ABD‟nin Irak‟ı işgaliyle ortaya çıkan siyasi boşluk ve kaos, Obama‟nın Arap Baharı ve özellikle Suriye‟deki pozisyonuyla birleşince ABD‟nin Ortadoğu‟ya yönelik “Haçlı Seferi‟ne” gerekçe gösterilen El-Kaide, mutasyona uğradı. ABD Irak‟ta Maliki‟yi desteklemek suretiyle El-Kaide‟yi tabana yaydı. Suriye‟de ise muhalefeti desteklememek suretiyle El-Kaide‟ye ve türevi IŞİD‟e yayılma ve güçlenme zemini hazırladı. Suriye‟deki sayıları yüzlerle ifade edilirken El-Kaide/IŞİD‟ın yayılma zemini olan kaosun ortadan kalkması için hiçbir şey yapmayan Obama‟nın ABD‟si, nihayetinde kendi vatandaşı bir muhabirin başını soğukkanlılıkla kesecek bir örgüte daha kavuştu. Libya‟daki büyükelçi suikastı fiyaskosundan bahsetmiyorum bile. An itibarıyla bırakın ABD‟ye geleneksel olarak eleştirel yaklaşmış çevreleri, daha birkaç ay öncesine kadar ABD‟nin kilit dış politika yapıcıları konumunda bulunan isimler bile (Hillary Clinton, Robert Ford vs.) Obama‟nın dış politikasını yerden yere vurmak için sıraya girdiler. Vurmakta da haklılar; fakat kendileri de o başarısız dış politikanın birer müsebbibiydiler. Sorun şu ki ABD‟nin dış politikadaki başarısızlığının faturasının bedelini en ağır şekilde ABD‟liler değil Ortadoğulular ödüyor. Dışarıda tablo buyken ABD‟nin ilk siyahi başkanının ikinci dönemini yaşadığımız şu günlerde Ferguson kasabasında siyahlara karşı ırkçılığı protesto eden gösteriler ve polis 22 AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER BAġKANLIĞI şiddeti devam ediyor. Obama kelimesi ileride belki de Amerikan argosunda “hayal kırıklığı” kelimesine karşılık gelecek. 23
Benzer belgeler
AK PARTĠ GENEL MERKEZ DIġ ĠLĠġKĠLER
Almanya: Ekonomideki küçülmede Ukrayna krizi etkili oldu ............................................... 7
AB yabancılar için cazibesini kaybetti ......................................................