13263 KB - imo ana sayfa - TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
Transkript
13263 KB - imo ana sayfa - TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
TMMOB İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI DİYARBAKIR ŞUBESİ Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım 2013 Yıl: 6 Sayı: 10 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi adına SAHİBİ Turan KAPAN YAYIN KURULU Ahmet KAŞAN Barış ÇETİNKAYA İdris BEDİRHANOĞLU Şahin KAYA SORUMLU YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Ahmet KAŞAN YAYINA HAZIRLAYAN A.Vahap TAŞ 2 Başkandan 3 Bilirkişilik Yetki Belgesi Yenileme Eğitimi 3 4 İLETİŞİM ADRESİ Ali Emiri 5. Sok. Yılmaz 2000 Apartmanı No: 5 Yenişehir / DİYARBAKIR Tel : 0 (412) 223 97 82 Faks : 0 (412) 223 96 43 E-Posta : [email protected] Web : http://diyarbakir.imo.org.tr 12 GRAFİK TASARIM Naturel Basın Tel : (0412) 251 61 98-99 24 BASIMEVİ Gün Matbaası Beşyol Mah. Akasya Sok. N: 23 Küçükçekmece-İSTANBUL Tel : 0212 580 63 81 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi yayın organıdır. Dört ayda bir ücretsiz olarak yayınlanır. Dergide yayınlanan yazılardaki görüş ve önerilerden yazarları sorumludur. 14 15 16 17 19 22 Diyarbakır’da ideCAD Statik eğitim semineri 3. Yapı Denetimi Sempozyumu’nu GERÇEKLEŞTİRDİK Çalışmalarda KATILIMCILIK çok önemli TMMOB’yi ve odalarını size yedirmeyeceğiz Ölümün ve unutuşun kolay ülkesi olmayalım Tutuklu seçilmişler serbest bırakılsın Teknik öğretmenlere mühendislik yolu açılıyor Yapıların güvenirliği mühendislik hizmetiyle mümkündür Lice’nin sonu Roboski gibi olmasın! 23 Üniversitelerdeki işbirliğinden kaygı duyuyoruz 27 ARAŞTIRMA: Beton kalitesinin yapı denetimi kapsamında denetlenmesi 39 Prof. Dr. Metin Sözen: HER KOŞULDA KORUMA 36 41 46 52 Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ndeki değişiklikler ‘SORUNLU’ Prof. Dr. Ruşen Keleş: YEREL YÖNETİMLER: Neden, Nasıl? Diyarbakır ulaşımına raylı çözüm ETKİNLİKLERİMİZ Ankara’da binlerce mühendis, mimar ve şehir plancısı yürüdü Emekçiler 1 Mayıs’ta alanlara çıktı Fasikül 2 çıktı, sırada teknik terimler sözlüğü var 54 Kürtçe Teknik Terimler 61 TEMSİLCİLİKLERİMİZ 56 GENÇ-İMO Mühendislik mesleğini icra etmek imkansız hale geldi 65 Aramıza Yeni Katılanlar 71 Basında İMO 69 Kitap: Sizin İçin Seçtiklerimiz BAŞKANDAN Turan KAPAN Merhaba, TMMOB İMO Diyarbakır Şube Başkanı Kentler, insan olarak baktığımızda, hayatın değdiği yerlerdir. Yaşayan insanın rengidir, ama aynı zamanda kurulu düzenin, sistemin aynasıdır. Sistem, nasıl işliyorsa, yerel yönetimlerde o şekilde işletilmeye çalışılır. Alternatif bir yönetim modeliniz, söyleyecek sözünüz yoksa değişimin gücü olamazsınız, kentlerinizi değiştirip dönüştüremezsiniz. ve yıkımlar yaşanmaktadır. Uyarılarımıza rağmen kentsel dönüşüm çalışmaları “rant odaklı” genişletilip sürdürülmektedir. Neden kentler dönüştürülemiyor? Niçin bütün kentler, tarihi değerleri dışında, birbirine benziyor? *** Hiç düşündünüz mü; eskiden doğrudan demokrasinin beşiği olan yerel yönetimler bugün neden değişimin gücü olamıyor? Aslında bu durum nasıl yaşamak istediğimiz ve neyi tercih ettiğimizle ilgilidir. Nasıl yaşamak istiyorsak, neyi tercih ediyorsak, kentlerimizin de ona dönüştüğü gerçeğini unutmamalıyız. Bakın, yerel yönetimler sürekli “kentlerin yeniden inşa edilmesinden” bahseder. Oysa kentler yeniden inşa edilmez. Kentler; sosyal-ekonomik politikalara göre, değişir ve dönüşür. Sizin politikanızın, yaşama biçiminizin, düşünüş sisteminizin, ideolojinizin, kültürünüzün aynısıdır kentler. Çevrenize bir bakın, tüm kentlerde harıl harıl inşaatlar, AVM’ler yükseliyor, evler yıkılıyor, yerine çok katlı lüks binalar dikiliyor. Semtlerde zengin fakir ayrımı keskinleşiyor. Tüm bunlar yapılırken mevcut yapıların denetimi ile yeni yapılan yapıların denetimi ihmal ediliyor, gözden kaçırılıyor, önemsenmiyor. Odamız, bu duygu ve düşüncelerle yapı denetiminin önemine dikkat çekmek amacıyla bir yıldır hazırlıklarını sürdürdüğü önemli bir çalışmaya imza attı ve 3. Yapı Denetimi Sempozyumu’na ev sahipliği yaparak, tüm bu konuları enine boyuna tartıştı. Eksik yapı denetim sistemiyle sağlıklı ve güvenli yapılar üretmek elbette mümkün değil; bunun hepimiz farkındayız. Ama böyle diyerek de tüm sorumluluğu üzerimizden atmamız da yanlıştır. Bizlerin, belediyelerin, diğer tüm kamu kurumlarının yani hepimizin topluma karşı sorumluluğu var. Bunu elbirliğiyle yerine getirirsek; depremin değil mühendislik hizmeti almamış, denetimi yapılmamış yapıların öldürdüğünü bilince çıkarıp ona göre yerelde hizmet yürütülmesini sağlarsak, acı tablonun oluşmasını engelleyebiliriz. *** Yine Türkiye’nin her noktasında “kentsel dönüşüm”, “yenileme” Dozerler, kentin tüketemeyenlerini kentin dışına sürüp, üst gelir gruplarına göre kenti dizayn etmektedir. Yoksullar ise yeniden kentin çeperlerinde yaşamaya mahkum edilmektedir. Çok ciddi mağduriyetlerin ve ihlallerin yaşandığı bu uygulamaya karşı kentsel dönüşümün değil, yerinde dönüşümün doğru olduğunu düşünüyor ve savunuyoruz. Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, İstanbul Gezi Parkı eylemlerine destek veren Odamızı hedef alarak, Koç Grubu’na yaptığı gibi, odaya ait gelir, gider kayıtlarını, fatura, senet, bordro ve makbuzları istemiştir. Bu durum her ne kadar “rutin inceleme” olarak belirtilse de, Gezi ile ilintili olduğu ortadadır. Hepinizin de bildiği gibi Hükümetin öfkesi bununla da dinmemiş ve gece yarısı geçirilen Torba Yasa’yla TMMOB’ye bağlı odaların proje gelirlerini kesilmiştir. Böylece Birliğimizin mali kaynaklarına el konulmaya çalışılmıştır. Yine birçok üniversitede alt yapısı olmadan mühendislik bölümleri açılarak, mesleğe zarar verilmiş, teknik öğretmenlere mühendislik ve mimarlık unvanı verilmesi sağlanarak, hem meslek itibarsızlaştırılmaya çalışılmış hem de TMMOB’nin genetiğiyle oynanmaya çalışılmıştır. *** Sayın Abdullah Öcalan’ın 21 Mart’ta çağrısıyla başlayan çözüm süreci ağır aksak ilerlemektedir. Tabii dünyadaki örneklerine baktığımızda da çözüm süreçlerinin son derece sancılı, gergin geçtiği, on yılları aldığı bilinmektedir. Bu nedenle PKK’nin alıkoyduğu askerleri serbest bırakmasıyla başlayan, silahlı güçlerini sınır dışına çekmesiyle devam eden sürecin, Hükümetten karşılığını bulmadığı, “Demokratikleşme Paketi”yle de ortaya çıkmıştır. Hepimiz için büyük bir hayal kırıklığı yaratan sürecin nereye evrileceğini eminim ki süreçte rol almış siyasetçiler de öngörememektedir. Hükümetin Kürt sorununun çözümü konusunda somut adımlar atmasının zamanı gelmiş ve geçmektedir. Bu düşüncelerle; yeni yılın hepimize güzel ve mutlu yarınlar getirmesi dileğiyle… ideCAD Statik eğitim semineri İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO DİYARBAKIR Şubemiz, betonarme analiz programı için kullanılan ideCAD Statik 7 yazılımına ilişkin 3 gün süren eğitim semineri düzenledi. İ nşaat Mühendisleri Odası (İMO) Diyarbakır Şubesi, proje çizimleri ve statik hesaplamalar için kullanılan ideCAD Statik 7 yazılımına ilişkin 3 günlük eğitim semineri düzenledi. Şube Konferans Salonu’nda 21 Mayıs’ta İnşaat Mühendisi Emrah Yıldız tarafından verilen seminere, Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. S. Özgür Değertekin, İnşaat Mühendisliği Bölümü öğretim görevlileri Yrd. Doç. Dr. İdris Bedirhanoğlu ve Doç. Dr. Taha Taşkıran ile çok sayıda inşaat mühendisi katıldı. Yıldız, inşaat mühendislerinin betonarme yapılar için kul- landığı statik analiz programlarından biri olan ideCAD Statik 7 yazılımı konusunda bilgiler verdi. İdeCAD’ın betonarme üst yapıların statik hesapları ve çizimlerin hazırlanmasını içeren betonarme analiz programı olduğunu hatırlatan Yıldız, ideCAD’ın rapor düzenlemesini de kendisinin yaptığını kaydetti. Amaçlarının Diyarbakır’da ideCAD kullanıcılarına ve ideCAD’ı kullanmak isteyenlere, ideCAD’ın çıkarmış olduğu versiyon hakkında olanakları ve bilgileri aktarmak olduğunu kaydeden Yıldız, eğitim seminerlerini sürdüreceklerini söyledi. Eğitim semineri, 23 Mayıs’ta sona erdi. Bilirkişilik Yenileme Eğitimi Yetki Belgesi O damızın, 2007 ve 2008 yıllarında Bilirkişi Yetki Belgesi alan üyelerimizin belgelerini yenileyebilmeleri amacıyla düzenlediği Bilirkişi Yetki Belgesi Bölgesel Yenileme Eğitimi’nin altıncısı Diyarbakır’da gerçekleştirildi. 13 Nisan’da Şubemiz Konferans Salonu’nda yapılan ve İMO Bilirkişilik Kurulu Sekreteryasından Özge Gürses’in de hazır bulunduğu eğitime, Diyarbakır, Batman, Şanlıurfa, İstanbul, Şırnak, Elazığ, Ağrı ve Malatya’dan 29 üye katıldı. İMO Diyarbakır Şubesi’nin organizasyonuyla düzenlenen eğitimi veren Hakim Mehmet Şenol, programda bulunan konu başlıklarına ilişkin üyelere bilgi verdi. Altı saatlik eğitimin ardından üyeler, sınava tabi tutuldu. Sınavda başarılı olan üyeler için Bilirkişilik Yetki Belgesi düzenlendi. Odamızın bilirkişilik yetki belgesini yenilemek isteyen üyelerimiz için bölgesel düzeyde gerçekleştirdiği Bilirkişilik Yetki Belgesi Bölgesel Yenileme Eğitimi Diyarbakır’da düzenlendi. 3 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO 3 . Yapı Denetimi Sempozyumu’nu GERÇEKLEŞTİRDİK İMO Diyarbakır ve Ankara şubelerinin düzenlediği 3. Yapı Denetimi Sempozyumu, 5-6 Ekim 2013’te Diyarbakır’da gerçekleştirildi. Ağustos-Kasım 2013 4 SEMPOZYUMDA konuşan Şube Başkanımız Turan Kapan, yıllarca eğri cetvelle doğru çizginin çizilmeye çalışıldığını belirtirken, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç ise, bütün dünyada olduğu gibi yapı denetiminin bir kamu hizmeti olduğunu söyledi. İ nşaat Mühendisleri Odası (İMO) Diyarbakır ve Ankara şubelerinin, düzenlediği 3. Yapı Denetimi Sempozyumu, 5-6 Ekim 2013’te Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda gerçekleştirildi. Sempozyuma, İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç ve yönetim kurulu üyeleri, İMO Diyarbakır ve Ankara şube başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Kasım Kayıhan, Yenişehir Belediye Başkanı Selim Kurbanoğlu, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mustafa Temel ile çok sayıda akademisyen, bilim insanı ve inşaat mühendisi katıldı. Web adresimizde canlı yayınlanan sempozyum, açılış konuşmalarıyla başladı. Şube Başkanımız Turan Kapan, konuklara ve katılımcılara teşekkür ederek konuşmasına başladı. Yapı denetimi öneminin ülkede maalesef her depremden sonra yaşanan can ve mal kayıplarından sonra anlaşıldığına dikkat çeken Kapan, “Can ve mal kaybına yol açan bu acı tablo; yıllarca yerelden merkezi hükümete, merkezi hükümetten yerele kadar yapı denetim sürecinde etkili ve yetkili olan kurumların üzerlerine düşen sorumluluğu, bizce kamu hizmetini yerine getirmemesi nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Bugün burada iki gün sürecek sempozyuma ev sahipliği yaparken istedik ki; yapı üretiminde proje aşamasından mühendislik hizmetlerine, yapı malzemeleri üretiminin denetiminden yapı denetim hizmetin verenlerin bağımsız olmasına, yönetmeliklerden uygulamalara kadar; bu sürecin sıkıntı ve sorun oluşturan tüm ayaklarını masaya yatıralım ve hep birlikte tartışalım. Türkiye’nin dört bir yanından katılan çok sayıda bilim insanımızın 4 oturumda sunacakları tebliğlerin, sağlıklı kentler ve yapılar oluşturulması için yıllarca emek veren meslektaşlarımızın forumda yürütecekleri tartışmaların; kentimiz, bölgemiz, ülkemiz için yapı denetimde, yapı üretiminde uygulana- İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO cak yöntemler konusunda zihniyet değişikliği yaratmasını umuyoruz” dedi. Eğri cetvelle doğru çizgi çizilmeye çalışıldı Yıllarca eğri cetvelle doğru çizginin çizilmeye çalışıldığını kaydeden Kapan, konuşmasına şöyle devam etti: “Ancak eğri cetvelle doğru çizgi çizmek mümkün değildir. Eksik yapı denetim sistemiyle sağlıklı ve güvenli yapılar üretmek elbette mümkün değil; hepimiz bunun farkındayız. Ama böyle diyerek de tüm sorumluluğu üzerimizden atmamız da yanlıştır. Hepimiz topluma karşı, mesleğimize karşı görevlerimizi elbirliğiyle yerine getirirsek; depremin değil mühendislik hizmeti almamış, denetimi yapılmamış yapıların öldürdüğünü bilince çıkarıp ona göre yerelde hizmet yürütülmesini sağlarsak, acı tablonun oluşmasını engelleyebiliriz.” 5 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Selim Tulumtaş Taner Yüzgeç İMO Ankara Şube Başkanı Selim Tulumtaş ise, yapı denetim sistemini oluşturan asli unsurların mühendis ve mimarlar olduğundan hiç şüphelerinin olmadığını kaydederek, TMMOB ve bağlı odaların yetkilerinin daraltılmasının sağlıklı bir yapı denetimi sisteminin kurulması üzerinde geliştirilen çalışmalarla çeliştiğini ifade etti. Toplumsal ve insani bir sorumluluktur İnşaat Mühendisleri Odası’nın Diyarbakır’da düzenlediği 3. Yapı Denetimi Sempozyumu’nda konunun tüm tarafları bir araya geldi ve yapı denetimde yaşanan sorunları tartışarak çözüm önerileri ortaya koydu. Ağustos-Kasım 2013 6 İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, konuşmasına Diyarbakır ve Ankara şube yönetim kurulu üyelerine teşekkür ederek başladı. Yapı Denetimi Sempozyumu’nun üçüncüsünü düzenlediklerini belirten Yüzgeç, yapı denetimi sorununun on yıllardır odalarının ilgi alanında olduğunu hatırlattı. Bilimin ışığı ve bilim insanlarının öncülüğünün İnşaat Mühendisleri Odası’nın rehberi olduğuna işaret eden Yüzgeç, 1975 yılında Lice’de meydana gelen deprem ile Hicret apartmanının her hangi bir yer sarsıntısı olmadan yıkılmasının yapı denetiminin önemini kendiliğinde ortaya çıkarmakta olduğunu vurguladı. Yüzgeç, “Yapı denetimi üzerinde hassasiyetle durmak, bir kez daha Lice, bir kez daha Hicret apartmanı faciası yaşanmaması için elzemdir; ertelenemez, gözardı edilemez toplumsal ve insani bir sorumluluktur. İMO kuruluşundan bu yana yapı denetim tartışmalarının asli unsuru olmuş, konunun taşıdığı önemin yitirilmemesi için yoğun çaba harcamış, yapı üretim sürecinin tüm aşamala- Kasım Kayıhan rının kesintisiz ve etkin olarak denetlenmesi gerektiğini ısrarla savunmuştur” dedi. Yapı denetimi kamu hizmetidir Ülkenin asli sorunları arasında kaçak ve sağlıksız yapılaşma ve çarpıp kentleşmenin doğurduğu sonuçların yer aldığını ifade eden Yüzgeç, bütün dünyada olduğu gibi yapı denetiminin bir kamu hizmeti olduğunu söyledi. Yüzgeç, “Bu kamu hizmetinin illa bir kamu kuruluşu veya kamu görevlileri aracılığı ile yapılması gerekmeyebilir. Fakat bu hizmet asla ve asla piyasa dengelerine, vahşi rekabetçi serbest piyasa koşullarına terk edilemez. Bizdeki yapı denetimi sisteminin temel sorunu budur. Bakanlık tarafından hazırlanan Yapı Denetimi Kanunu’na yönelik değişiklik taslakları, bu sorunu gidermekten ziyade derinleştirmeye sebep olacaktır” diye konuştu. Türkiye hızlı kentleşmektedir Çevre ve şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdürü Kasım Kayıhan ise, toplumun gelişmişlik düzeyinin kentleşme olduğunu belirterek, bakanlık olarak amaçlarının şehirlerinin yaşam kalitesini yükseltmek olduğunu söyledi. Kayıhan, "Türkiye hızlı kentleşmektedir. Kentleşme oluşumunda hava kirliliği ve çarpık kentleşme gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır. İnşaat sektörünü denetim altına alma amacımız 1999'daki depremlerdir" şeklinde konuştu. Yapı denetimi TMMOB’a bağlanmalıdır Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, 30 yıllık çatışma ortamından kaynaklı çok ciddi bir kentsel yaralar sözkonusu olduğuna işaret ederek, kentin 30 yıllık gelişim aksının planlandığını söyledi. Yapı denetimlerinin tamamının TMMOB'a bağlanmasını isteyen Baydemir, konuşmasına şöyle devam etti: “Örneğin avukatlık son derece prestijli bir meslektir. Ama her bir müvekkil avukatın patronudur. dolayısıyla yapı denetiminde her bir müteahhit firma ilgili denetim firmasının patronudur. Çalışanın patronu denetlediği bir sistemi henüz görmedim. Dolayısıyla bu sistemin arzulanan anlamda etkin bir sonuç doğurmasını beklemek eşyanın tabiatına ve kapitalizmin ruhuna da aykırıdır. Kentin ve ülkenin geleceği açısından tartışmaya açılmalıdır. Burada kimin kimi denetleyeceği çok açıktır. O halde bu sistemi tartışmaya açmak gerek. Ne yapmak gerek. Bana göre yapı denetimlerinin tamamı ilgili TMMOB'a bağlanmalıdır. TMMOB kamu adına o denetimi yapmalıdır. Tıpkı CMUK gibi sıralamayla, havuz sistemiyle olmalıdır. Müteahhit firmayla denetim firması ticari ilişkide el sıkışmamalıdır. O işlem yasayla, birim fiyatla belirlenmeli, kaynağın tamamı TMMOB'un havuzunda toplanmalıdır. Buradan ilgili denetim firmalarına aktarılmalı.” BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da, en önemli sorunun üniversite, devlet, hükümet ve yerel yönetimler arasındaki koordinasyon eksikliği olduğuna dikkat çekti. Sempozyumda Ortadoğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Karaesmen ile Yüksek İnşaat Mühendisi Altok Kurşun, yapı denetimi konusunda sunum yaptı. Temel, Bağlar Belediye Başkan Yardımcısı Nimet Taş ve yapı denetim kuruluşları adına İnşaat Mühendisi Recep Karahan, Yapı Denetimi Kanunu ve yapı denetimde yaşanan sorunlar ve bunların çözümleri hakkında konuşmalar yaptı. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Sempozyum oturumları Sempozyumun birinci oturumuna, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Canan Taşdemir, ikinci oturuma İMO Onur Kurulu Üyesi Mustafa Selmanpakoğlu, üçüncü oturuma Dicle Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Doç. Dr. Özgür Değertekin, dördüncü oturuma ise Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. A. Halim Karaşin başkanlık yaptı. Oturumlarda, bilim insanları, akademisyenler ve inşaat mühendisleri, “Çelik yapılarda kalite kontrol ve denetim (çağrılı bildiri)”, “Davranış düzensizliğinin Van depremindeki yansımaları ve güçlendirmede yapı davranışının düzeltilmesi”, “Yapı denetim sürecine yönelik sistematik yaklaşım önerileri”, “Bakanlıkbelediye-müteahhit üçgeninde yapı denetim sorunsalı”, “Yapı laboratuar uygulamaları (çağrılı bildiri)”, “Yapı denetim kanununda meslek etiği ihlalleri”, “Yapı denetim kuruluşlarının işçi sağlığı ve iş güvenliği aşısından sorumlulukları”, “Türkiye’de yapı denetimin denetimi”, “Normal ve lifli beton karışımlarının performansa dayalı tasarımı Altan Tan Osman Baydemir Sempozyum paneli Sempozyumda “Yapı denetim sürecine yönelik sistematik yaklaşım önerileri” konulu panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Yapı Denetim Kuruluşları Birliği Başkanı Hüseyin Kaya’nın yaptığı panele konuşmacı olarak katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdür Yardımcısı Murat Akın Bingöl, İnşaat Mühendisi Hukukçu Ali Rıza Yücel, İMO Yönetim Kurulu 2. Başkanı Şükrü Erdem, TMMOB Yapı Denetim Komisyonu Başkanı Mustafa Baygeldi, Diyarbakır Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mustafa Prof. Dr. Erhan Karaesmen 7 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO AKADEMİSYENLER, bilim insanları, inşaat mühendisleri ve bakanlık yetkililerinin katıldığı sempozyumda, dördü çağrılı 19 bildiri sunumu yapıldı. (çağrılı bildiri)”, “Yapı denetim kuruluşlarının istihdama katkısı”, “Prefabrike betonarme yapılarda denetim ve TSEK 118 yaklaşımının değerlendirilmesi”, “Yapı denetiminde betonun yeri”, “Beton kalitesinin yapı denetimi kapsamında denetlenmesi”, “Kentsel dönüşüm kapsamında binaların bölgesel risk dağılımının belirlenmesi: Pera yöntemi (çağrılı bildiri)”, “Kentsel dönüşüm sürecinde riskli yapı stoğunun yenilenmesi ve yapı denetimin bu süreçteki önemi: Aksaray örneği”, “Ankara’da kentsel dönüşüm uygulamaları”, “İstanbul Üniversitesi Çapa Yeleşkesi hızlı durum tespit çalışması”, “Kamuya ait taşınmazlarda; tarihi yapıların restorasyonu ve yeni yapı uygulamalarında yapı denetim sistemi üzerine bir değerlendirme”, “Yapı denetim kuruluşlarının çalışmalarının istatiksel değerlendirilmesi” başlıkları altında sunumlar gerçekleştirdi. Dördü çağrılı olmak üzere toplam 19 bildiri sunumunun yapıldığı sempozyumda, panel ve oturum başkanları ile çağrılı bildiri sunan akademisyenlere plaket, panelde konuşanlar ile oturumlarda sunum yapanlara da “Katılım belgesi” verildi. Değerlendirme forumu Sempozyumda ikinci günün sonunda “Forum değerlendirme” düzenlendi. Forumun modaratörlüğünü İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç yaparken, Diyarbakır Şube Başkanımız Turan Kapan, İMO İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, İMO Ankara Şube Başkanı Selim Tulumtaş, ODTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Karaesmen, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Baki Öztürk ve Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Ağustos-Kasım 2013 8 Üyesi Yrd. Doç. Dr. İdris Bedirhanoğlu ise foruma konuşmacı olarak katıldı. Forumun ilk konuşmacısı İMO Ankara Şube Başkanı Selim Tulumtaş, yapı denetimlerinin bir yönetim şekli ve işlevinin olduğunu belirterek, yapı denetiminin tek bir boyutlu olarak düşünülemeyeceğini ifade etti. Tulumtaş, yapı denetiminin hukuksal, toplumsal, hem sosyal hem de teknik bir şekilde yürütülmesi gerektiğini kaydederek, sempozyumun yapı denetim sisteminin tüm boyutlarının tartışabileceği bir platform haline dönüştüğünü vurguladı. Yrd. Doç. Dr. İdris Bedirhanoğlu ise, Diyarbakır’da kötü bir yapılaşma olduğunu belirterek, “Malzeme kalitesi denetimi çok yetersiz. Bildiğiniz gibi yapı denetimi yasası ne için çıktı, 1999 depreminden sonra binlerce insan yaşamını yitirdi ve bundan sonra yapı denetimi ortaya çıktı. Bizim yoğunluğumuzu binanın sağlamlığına ayırmamız gerekiyor” dedi. Yöneticiler mühendislerin arkasında yürürler İMO İstanbul Şube Başkanı Cemal Gökçe, İstanbul’da yaşadığı bir olayı anlatarak konuşmasına başladı. Bu ülkede mühendisliğin olmadığına dikkat çeken Gökçe, “Sayın Mustafa Temel (Diyarbakır Çevre ve Şehircilik İl Müdürü), o kadar çok şey söyledi, artık yapı denetimini yapmaya gerek yok. Proje yönetiminden denetime kadar hiçbir şeyin olmadığını söyledi. Denetim konusu bir ülkeyi planlamak, şehrin planlamasıdır. Siz kent planlamalarını doğru yapmazsanız, yapı denetiminizi de yapamazsınız. Eğer bir ülkenin yöneticileri helikoptere binerek hangi yapının nereye yapılacağına karar veriyorsa, o ülkede sağlıklı bir mühendislikten sağlıklı bir denetimden bahsedemezsiniz. Çünkü dünyada gelişmiş ülkelerde ida- İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi reciler, kent yöneticileri, meslek insanlarının arkasından giderler, mühendislerin arkasından giderler. Mühendisler kent yöneticilerinin arkasından gitmezler. Çünkü onlar bilgedir ve bilirler” diye konuştu. Bu ülkede yapılarla ilgili her şeyin müteahhitlerin elinde olduğunu ifade eden Gökçe, yaşanılan bir çevrede yapıların güvenlikli olsa da çocuklara oynayacak parklar kalmıyorsa o ülkedeki bütün yapı denetimlerinin kaldırılması gerektiğini vurguladı. Hacettepe Üniversitesi Öğrenim Görevlisi Baki Öztürk de, sempozyumda tartışılan konular ile çözüm noktasında daha dikkatli olabileceklerini belirtti. Kapan: Yeni sistem ile geçmişi arar olduk Şube Başkanımız Turan Kapan, yapı denetim sisteminin artısı ve eksiğiyle Diyarbakır’da tartışmak için sempozyum düzenlediklerini belirterek, sempozyumda tarafların bir araya gelerek, sorunlarını tartışarak, herkesin kendi payına düşen sorumlulukları almasını hedeflediklerini söyledi. 1999 yılından bu yana İMO Diyarbakır Şubesi’nde bir üye, bir aktivist ve bir yönetici olarak yer aldığını hatırlatan Kapan, Diyarbakır şube olarak yaptıkları çalışmaları, yetkili kurumlarla paylaştıklarını ve ardından 2000’den sonra elle betonun yasaklandığını kaydetti. Kentte belediyelerin meslek odalarını önemsediğini ifade eden Kapan, 2011’de yapı denetim sisteminin başlamasıyla birlikte geçmişteki sistemi arar bir noktaya geldiklerini söyledi. Yapı denetim sisteminin işlemediğinin bu iki günde yapılan tartışmalarda da ortaya konulduğunu belirten Kapan, inşaat mühendisleri olarak artık depremlerle anılmak istediklerini kaydetti. Kapan, tarafların bir araya gelmesi ve doğru kararlar almasıyla yapı denetim sistemindeki sorunların da çözüleceğini düşündüğünü söyledi. ÝMO Yapı denetimi uygarlık meselesi ODTÜ Öğrenim Görevlisi Prof. Dr. Erhan Karaesmen de, Diyarbakır’ın toplumsal hafızasının iyi olduğunu belirtti. Diyarbakır’ı uzaktan görenlerin Diyarbakır için “vurdu kırdı” fikrine kapabildiğini, ancak bunun böyle olmadığını dile getiren Karaesmen, Diyarbakır’ın yapı denetimi konusunda ise kendine göre bir yol çizdiğini ifade etti. Meslek odalarına sahip çıkılması gerektiğini aktaran Karaesmen, yapı denetiminin uygarlık meselesi olduğuna dikkat çekti. Karaesmen, “İki gün boyuncu çok güzel şeyler konuşuldu, sempozyum amacına ulaşmıştır. İnşaat Mühendisleri Odası bu toplumda aklı kullanmaya en yatkın camiadır, hatta belki de bir numaradır. İMO Türkiye’de bir olaydır. İnşaat mühendisleri Odası Türkiye’de toplumsal bir olayın sonucu vardır. Birkaç ülkeyi gezdim ama Türkiye’deki teknik meslek odalarının bir benzerinin dünyanın başka yerinde olduğunu hiç sanmıyorum. Teknik meslek odaları bir ihtiyacı karşılıyorlar bu ülkede. Politize ol- 9 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO muşlar, bir miktar bazı gerçeklerin yanından geçerler, politik düşünceyi işin eksenine oturturlar, yapılabilen yapılmış, hala devam eden suçlamalar dahil olmak üzere, 50 yıllık geçmişi olan teknik meslek odaları, toplumunun ihtiyaçlarını yansıttığı gibi buna karşılık gelmiştir. İnşaat Mühendisleri Odası’nın mümtaz bir yeri vardır. İMO’nun seçkin insanları, seçkin topluluğu, bu alanda bir takım çareler ve formüller önermese hiç önerilemez” şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından katılımcılar ve dinleyiciler de görüş ve önerilerini açıkladı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı İşleri Genel Ağustos-Kasım 2013 10 Müdürü Kasım Kayıhan, iki günlük sempozyumdaki konuşmalarda aldıkları notları üstlerine bildireceklerini söyledi. İMO Yönetimi Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç ise, hazırlanan Yapı Denetim Kanunu taslağını yetersiz bulduklarını belirterek, bakanlık yetkilerine kanun taslağını tartışmak ve doğru yöntemleri bulmak için bir araya gelme önerisinde bulundu. Sempozyum Şube Başkanınız Turan Kapan, İMO Ankara Şube Başkanı Selim Tulumtaş ile sempozyum sponsorları ve sempozyumu destekleyen kuruluşların yetkililerine plaket verilmesiyle sona erdi. ve şa misy nla e yum poz r il nler, m e eo Ş es turu ube B taş il m u l u a T mla şkan ı Selim ınız Tur a rda n Kapan, İMO Ankara Şube Başkan sunu m yap di. anlara da “Katılım belgesi” veril ı rlar o s n sp o İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO de a ak n u na su on k iri de il d l b e ı an rıl t, p çağ ke ile pla ları e n a n ri a şk ilile mb k t u r e u y ot n e şları nel v u a l p u , r a ku yumd eyen Sempoz estekl umu d sempozy 11 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO ŞUBE Başkanımız Turan Kapan ve yönetim kurulu üyeleri, ziyaret ettikleri Diyarbakır Valisi M. Cahit Kıraç, DTSO Başkanı Ahmet Sayar ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mustafa Temel’e başarılar diledi ve çalışmalarda katılımcılığın önemine dikkat çekti. Çalışmalarda Ş KATILIMCILIK çok önemli ube Başkanımız Turan Kapan ve yönetim kurulu üyeleri, Diyarbakır Valisi Mustafa Cahit Kıraç, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanlığı’na seçilen Ahmet Sayar ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mustafa Temel’i ziyaret etti. Şube Başkanımız Turan Kapan, yönetim kurulu üyelerimiz Şahin Kaya, Sinan Tarı, Yusuf Yeşil, Ferhat Demir ile Şube Sekreterimiz Barış Çetinkaya, 8 Temmuz’da yeni seçilen Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Ahmet Sayar ile yönetim kurulu üyelerini ziyaret etti. DTSO binasındaki ziyarette Şube Başkanımız Kapan, Sayan’a yeni görevinde başarılar diledi. DTSO seçimlerde Diyarbakır için iyi bir tablonun ortaya çıktığını, hem yönetim hem de meclis açısından böyle değerlendirdiklerini belirten Kapan, “Demokratik bir seçim süreciyle oluşan bu tablo, halkın iradesinin bir parçasıdır. Genç ve dinamik bir kadro şanstır. Diyarbakır ekonomisine bir ivme kazandıracağınıza inanıyoruz. Diyarbakır’ın bir özgünlüğü var, bu yönetim de bir fırsattır” şeklinde konuştu. Sanayinin ve kenttin toplumsal yönünün düşünülmesi gerek- Ağustos-Kasım 2013 12 tiğini belirten Kapan, ellerinden gelen katkıyı kentte ve DTSO’ya sunacaklarını söyledi. DTSO’nun yeni yönetiminin Diyarbakır ekonomisine katkı sunacağından ve geliştireceğinden umutlu olduklarını kaydeden Kapan, çalışmalarda katılımcılığın önemine dikkat çekti. Meslek örgütleri ve sivil toplum örgütleriyle danışılarak ve paylaşılarak birlikte hareket edilmesi gerektiğine işaret eden Kapan, barış süreciyle birlikte ekonomik kalkınmanın da önem arz ettiğini ifade etti. Sayan ise, kurtuluşlarının birlik ve birliktelikten geçtiğini vurgulayarak, kolektif çalışma tarzını esas aldıklarını ve kalkınmayı böyle sağlayabileceklerini söyledi. Sayan, “Biz kapıları çalacağız” dedi. Mesleğimize zarar veriliyor Yönetim kurulu üyelerimiz 9 Temmuz’da ise, Diyarbakır Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mustafa Temel’i makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledi. Ziyarette konuşan Şube Başkanımız Kapan, “kurumlarla nasıl çalışabiliriz, nasıl daha iyi sonuçlar alabiliriz”in çabası içinde olduklarını ifade ederek, meslek birikimlerini deprem zararlarını en aza indirmek için kullanmak istediklerini söyledi. Birçok üniversitede alt yapısı olmadan açılan mühendislik bölümlerinin mesleklerine zarar verdiğini kaydeden Kapan, yapı denetimin Türkiye için Diyarbakır’ın bir uygulama alanı olduğuna işaret etti. Kapan, “Yapı denetim alanında sorunlar yaşanıyor. Bu sorunların çözümü için çaba sarf edeceğiz. Biz sizinle ve üniversiteyle depremle ilgili bir çalışma yürütmek istiyoruz. Kentteki yapı stokunu belirlemek istiyoruz” dedi. Kentsel dönüşüm konusunda yerinde dönüşümlerden yana olduklarını vurgulayan Kapan, yurttaşların mağdur edilmemesi ve yeni sınıfların yaratılmaması gerektiğine dikkat çekti. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Kentsel dönüşüm Bağlar ve Sur için çok önemli Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Mustafa Temel ise, Diyarbakır’da Sur ve Bağlar için kentsel dönüşümün çok önemli olduğunu belirterek, “İnsan hayatıyla ilgili bir iş yapıyoruz. Bundan daha önemli bir iş olamaz” dedi. Temel, Sur ilçesindeki kentsel dönüşümle tarihi mekanları kurtarmak ve bölgeyi turizme açmak istediklerini kaydetti. Diyarbakır Valisi Kıraç’ı ziyaret ettik Yönetim kurulu üyelerimiz 17 Temmuz’da da, İzmir Valiliği’nden Diyarbakır Valiliği’ne atanan Mustafa Cahit Kıraç’ı makamında ziyaret etti. Şube Başkanımız Turan Kapan, Vali Kıraç’a yeni görevinde başarılar diledi. TMMOB ve bağlı odaların yetki ve gelirlerinin kesilmesine ilişkin bir maddenin Meclis’te görüşülen Torba Yasa’ya eklenmesi ve bunun kabul edilmesinin gündeme geldiği ziyarette, meslek odalarının denetim safhasındaki önemine dikkat çekildi. Kentteki beton santralleri ve laboratuvarların denetiminin ne kadar önemli olduğu vurgulanan görüşmede, kentsel dönüşüm safhasına meslek odalarının dahil edilmesi ve yapı envanteri ortaya çıkarmak için yapılan çalışmalarında odaların bilgi birikiminden faydalanması talepleri dile getirildi. 13 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO TMMOB’yi ve odalarını D Ağustos-Kasım 2013 ŞUBE Başkanımız Kapan, AKP Hükümeti’nin korsanvari bir şekilde torba yasanın içine koyduğu ve geçirdiği bir maddeyle, TMMOB’ye bağlı meslek odalarının vize ve plan yetkilerini gasp ettiğini söyledi. 14 size yedirmeyeceğiz iyarbakır Şubemiz, Meclis’te “Torba Yasa Teklifi” görüşülürken TMMOB’nin yetki ve gelirlerinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na devrini öngören önergeye ilişkin Şube Konferans Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. TMMOB bileşeni odaların yöneticileri ile inşaat mühendislerinin katıldığı basın toplantısında konuşan Şube Başkanımız Turan Kapan, TMMOB’yi bölmeye, parçalamaya, etkisizleştirmeye yönelik yasa değişikliği üzerinde uzun süredir çalışan AKP Hükümeti’nin, tepki üzerine TMMOB’ye bağlı meslek odalarının çalışma esaslarını değiştirmeyi göze alamadığını, ancak dün gece korsanvari bir şekilde torba yasanın içine koyduğu ve geçirdiği bir maddeyle, TMMOB’ye bağlı meslek odalarının vize ve plan yetkilerinin gasp edildiğini söyledi. Kapan, “TMMOB’nin kamu adına denetleme yetkisini ve gelirlerini müsadereyi andıran bir biçimde el konulması, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı bir müdürlüğe devredilmesiyle, aslında TMMOB’nin, özellikle de kendi meşruiyetinin toplum gözünden sarsılmasına neden olan, Gezi Parkı’ndaki muhalefetinden intikam alınmaya çalışılmaktadır” dedi. Kamu yararına olan yetkilerimize el konulmuştur HES’lere, barajlara, doğanın tahrip edilmesine ya da tarihi değerlerin sular altında kalmaması için karşı çıkan, yargıya taşıyan, durdurma kararları aldıran TMMOB ve bağlı odalar olduğunu hatırlatan Kapan, konuşmasına şöyle devam etti: “Hükümetin ülkeyi koca bir inşaat şantiyesine çevirmesine, ülkenin sahibinin müteahhitlermiş gibi davranmasına, halkın kullanımına, tarihi değerine bakmaksızın her yeri AVM’lere, rezidanslara, Arap şeyhlerine peşkeş çekmesine, müteahhitler yararına işlem yapmasına karşı TMMOB’nin ve bağlı odalarının muhalefetini ev basarak, odalarda arama yaparak, üyelerini gözaltına alarak durdurmaya çalışmış, bu olmayınca yasayı korsanca çıkarak kamu yararına olan yetkilerimize ve gelirlerimize el koymuştur.” Sıra TMMOB’ye gelmiştir Hükümetin, aslında uzun süredir TMMOB’yi ve bağlı odalarını cezalandırmak, susturmak, örgütlülüğünü Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde bir müdürlüğe bağlayarak dağıtmak istediğini hatırlatan Kapan, “Hükümetin, kendi kararlarına muhalefet eden, onu durdurmaya çalışan kamuya ait tüm yetkileri kullanmak, her istediğini yapabilmek amacıyla; aslından tüm kurum ve kuruluşların yapısını değiştirmeyi uzun süredir önüne hedef olarak koymuştur. Sıra TMMOB’ye gelmiştir. Hükümetin bu tutumuna karşı mücadele etmek hem topluma hem de tarihimize karşı boynumuzun borcudur. Yüzde 51’lik çoğunluğu sahip olmasından dolayı her istediğimi yaparım anlayışına sahip olan AKP Hükümeti’ne son sözümüz şudur: Aldığınız kararı tanımıyoruz. TMMOB’yi ve odalarını size yedirmeyeceğiz, teslim etmeyeceğiz” diye konuştu. Ölümün İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO ve unutusun kolay ülkesi olmayalım İ nşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi, 17 Ağustos 1999’da meydana gelen Marmara depreminin yıldönümüne ilişkin Şube Konferans Salonu’nda basın toplantısı düzenledi. Şube Konferans Salonu’nda deprem ve doğal afetlerin zararını en aza indirmek için yapılması gerekenlere ilişkin fotoğraf sergisi de açıldı. Şube yönetim kurulu üyelerimiz ile inşaat mühendislerinin katıldığı basın toplantısında konuşan Şube Sekreter Üyemiz Ahmet Kaşan, 17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 14 yıl geçtiğini belirterek, 14 yıl önce başta Gölcük olmak üzere neredeyse tüm Marmara bölgesinin depremin yıkıcı etkisini yaşadığını, binlerce insanın hayatını kaybettiğini, binlercesinin yaralandığı, ülke ekonomisinin ağır darbe aldığını hatırlattı. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Kaşan, yapı denetiminin önemine işaret etti. Kaşan, Marmara depreminin yol açtığı toplumsal travmanın, ne yazık ki Van depremiyle kalıcı hale geldiğini belirterek, “Ölümün ve unutuşun kolay ülkesi olmaya devam edecek miyiz?” diye sordu. Ülkenin asli sorununun kaçak ve sağlıksız yapılaşma, mühendislik hizmeti almadan yapı üretilmesi ve yapı denetiminin sağlanmaması olduğunu açığa çıkardığını kaydeden Kaşan, şu konulara dikkat çekti: “Van depremi, 17 Ağustos’tan ders alınmadığını gösterdi, Van depreminden ders alınmadığını korkarız ki yeni bir depremle anlaşılacak. İmar mevzuatında gerçekleştirilen değişiklikler Türkiye’nin bir deprem ülkesi ol- duğu gerçeğini göz ardı etmektedir. Mevzuat değişiklikleri sonucunda sahte veya ‘imzacı’ mühendisler çoğalmış, süreç denetimsizliğe mahkûm edilmiştir. Kentsel dönüşüm projelerinin asıl amacı nedir? Mevcut yapı stokunu iyileştirmek mi, sermaye gruplarına rant sağlamak mı? Kamu binalarının; yurtların, okulların, kreşlerin durumu nedir? Örneğin 2011 ile 2013 yılları arasında Odamıza ulaşan yapı ruhsatı bilgileri ile Oda kayıtlarının karşılaştırmalı incelenmesinde şu sonuç açığa çıkmıştır: 1226 yapı ruhsatından, 352’sinin incelenmesi tamamlanmış, 265’inin proje müellifinin hiç İşyeri Tescil Belgesi (İTB) sahibi olmadan ya da İşyeri Tescil Belgesi geçersizken proje ve ruhsata imza attığı anlaşılmıştır. Bu veriler, İdarelerin Mühendis ve mimarların yaptıkları işlemlere ilişkin bilgileri her ayın ilk haftası içinde ilgili Meslek Odasına bildirme uygulamasına bile son verilmesinin, proje müelliflerinin ve fenni mesullerin büro tescillerini her yıl yenileme zorunluluğunun ortadan kaldırılmasının, meslek odaları ile mühendisler arasındaki bağın kesilmesinin kaçınılmaz sonucudur. Yapı üretim süreci başıboşluğa, denetimsizliğe sürüklenmekte, mal sahiplerinin güvenli yapı beklentisi karşılıksız kalmakta, hak sahibi vatandaşlar ise mağdur edilmektedir. İnşaat Mühendisleri Odası, ‘unutuşun ve ölümün kolay ülkesi’ olmaktan hızla uzaklaşıp, yaşamın ve insanın savunulduğu bir ülke yaratılması çağrısında bulunmaktadır.” Ahmet Kaşan, Türkiye’nin devrem bölgesi olduğunu belirterek, “unutuşun ve ölümün kolay ülkesi” olmaktan hızla uzaklaşıp, yaşamın ve insan hayatının savunulduğu bir ülke yaratılması çağrısında bulundu. 15 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO K ODAMIZ, tutuklu bulunan belediye başkanları ve siyasetçilerin serbest bırakılması gerektiğini belirterek, “Biz istiyoruz ki Kara Perşembe ak perşembe olsun” dedi. Tutuklu seçilmişler serbest bırakılsın ayapınar Belediyesi çalışanları, tutuklu bulunun Belediye Başkanı Zülküf Karatekin, Başkan Yardımcısı Sabahattin Dinç ve diğer tutuklu siyasetçiler için yaptıkları “Kara Perşembe” eyleminin 169’uncusunu gerçekleştirdi. Belediye hizmet binası önündeki eyleme, Odamız Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Tansel Önal, Şube Başkanımız Turan ve yönetim kurulu üyeleri ile Kayapınar Belediye Başkan Yardımcıları Aynur Yılmaz ve İhsan Avcı ve belediye çalışanları katıldı. Burada açıklama yapan Şube Başkanımız Turan Kapan, 14 Nisan 2009 yılında birçok kente KCK adı altında yapılan operasyonlar sonucu çok sayıda avukat, insan hakları savunucusu ve siyasi parti temsilcisinin gözaltına alınarak tutuklandığı, birçoğunun bugün hala tutuklu bulunduğunu hatırlatarak, “24 Aralık 2009’da ise eski şube başkanımız ve belediye başkanı Zülküf Karatekin ile yine üyemiz Milletvekili Hatip Dic- le’nin bulunduğu siyasetçiler gözaltına alındı ve tutuklandı. Bu arkadaşlarımız adliyeye çıkarılırken elleri kelepçeli görüntüleri, esir kaplarına benzer görüntüler bilinçli olarak basına servis edildi. Bu görüntüler kamuoyunda ve toplumda büyük bir kırılma yarattı. Bu da yetmediği gibi mahkeme sürecinde özellikle anadilde savunma krizi yaşanmasıyla baskı süreci devam etti. Bu arkadaşlarımız haksız bir şekilde dört yıldır ifadeleri bile alınmadan halen tutuklu bulunmaktalar. Kara Perşembe eylemi 169 haftadır kesintisiz bir şekilde devam etmektedir. Buradan yargı mensuplarına sesleniyoruz. Bu hafta son olsun. Kara Perşembe artık ak perşembe olsun. Bu arkadaşlarımızın tek suçları haklı bir davanın savunucuları olmalarıdır. Seçilmişlerin tek suçları ise demokratik, katılımcı, halkın taleplerini karşılayan doğru kentsel politikalar izlemeleriydi. Kürt dilinin yaşamın her alanında kullanılması ve Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözümünü Kürt hareketi 93’ten beri savundu ve tek taraflı adımlar da attı. Bu adımları atmasına rağmen sorun askeri yöntemlerle çözülmeye çalışıldı. Büyük bedeller ödendi. 21 Mart tarihindeki Newroz kutlamasında Sayın Abdullah Öcalan tarafından Kürt ve Türk halkına yapılan çağrı kabul gördü. Silahlar sustu, ölümler durdu. Eğer demokratik sürecin ivme kazanmasını istiyorsak hükümetin demokratikleşme yolunda gerekli adımları atması gerekiyor” dedi. Odamızın Yönetim Kurulu Üyesi Tansel Önal ise, barış süreciyle birlikte siyasi tutsakların, siyasi rehinelerin serbest bırakılması gerektiğini belirterek, “İnşaat Mühendisleri Odası eski başkanımız Zülküf Karatekin ve üyemiz Hatip Dicle nezdinde tüm tutuklularla dayanışma amacıyla buradayız. İsteğimiz bu arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılmalarıdır” diye konuştu. Grup, beş dakikalık oturma eylemi yaptı. Ağustos-Kasım 2013 16 İMO Yönetim Kurulu, Teknik Eğitim Fakültelerine mühendislik yolunun açıklamasına tepki göstererek, “Bütün bilimsel ve teknik veriler Teknik Eğitim Fakültelerinde uygulanan programın mühendislik için yeterli olmadığını ortaya koymaktadır” dedi. Mühendislik yolu açılıyor İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Teknik öğretmenlere İ nşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, Teknik Eğitim Fakültelerine mühendislik hakkı verilmesiyle ilgili olarak 26 Nisan 2013’te yazılı açıklama yaptı. Odamızın açıklaması şöyle: 19 Nisan 2013 tarihinde toplanan Üniversitelerarası Kurul’dan, Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarının mühendis unvanı almasını sağlayacak düzenlemenin uygulanması doğrultusunda görüş çıktı. Konuyla ilgili olarak Üniversitelerarası Kurul’dan çıkan görüş YÖK’te değerlendirilecek ve Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarının mühendis olabilmek için hangi fark derslerini alacağı ve tamamlama programlarının ayrıntıları netleşecek. Konu, YÖK Genel Kurulu’na gidecek, uygulamaya ilişkin usul ve esaslar belli olacak. Şu an YÖK’ten resmi bir açıklama yapılmasa da, 13 Mart 2013’te Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarıyla "Başkanla yüz yüze" toplantısında bir araya gelen YÖK Başkanı Gökhan Çetinsaya, "Teknik Öğretmenler için Mühendislik Tamamlama" konusuyla ilgili katılımcıları bilgilendirdi. YÖK Başkanı Çetinsaya toplantıda, konu ile ilgili komisyon çalışmalarının tamamlanmak üzere olduğunu, 19 Nisan’da gerçekleştirilecek olan Üniversitelerarası Kurul toplantısından çıkacak görüş doğrultusunda çalışmaların nihayete erdirileceğini ifade etti. Hatırlanacağı üzere; 29 Nisan 1992 tarihinde kabul edilen 3795 sayılı "Bazı Lise, Okul ve Fakülte Mezunlarına Unvan Verilmesi Hakkında Kanun"un 3. madde, 1. fıkra, e bendinde, "Teknik öğretmen unvanını kazananlar için ilgili teknik eğitim fakültelerince düzenlenecek en fazla iki yarı yıl süreli tamamlama programlarını başarıyla bitirenlere dallarında ‘mühendis’ unvanı verilir." denilerek, Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarına mühendislik yolu açıldı, 7 Ağustos 2003 tarihinde de, "Teknik Öğretmenler İçin Düzenlenecek Mühendislik Programlarının Uygulama Esas ve Usulleri Yönetmeliği" yayımlanarak mevzuat tamamlandı. Ancak bu zaman zarfında uygulamaya alınmayan Kanun hükümlerinin, bugün uygulanmasını manidar bulduğumuzu belirtmek isteriz. Okullarda fiziki ve teknik altyapı eksikliği bulunmaktadır İnşaat Mühendisleri Odası, 1992 yılında 3795 sayılı Yasa’nın kabul edilmesiyle başlayan, 2010 yılında Teknoloji Fakültelerinin açılmasıyla devam eden ve bugün Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarına mühendislik unvanı verilmesi uygulamasıyla görünür hale geçen sürecin bir bütün olarak, inşaat mühendisliği mesleğinin itibarsızlaştırılması, öneminin azaltılması, niteliğini tartışılır hale getirilmesi niyetinin bir başka tezahürü olduğunu düşünmekte ve karşı çıkmaktadır. İnşaat mühendisliği eğitiminin içinde bulunduğu sorunlar kamuoyunun malumudur. Popülist bir yaklaşımla her ile bir üniversite açıldığı ve hemen her üniversitede mühendislik eğitimi verildiği bilinmektedir. Okullarda fiziki ve teknik altyapı eksikliği bulunmaktadır, birkaç fakülte hariç, eğitim liseden bozma binalarda verilmektedir. Bir öğretim üyesine düşen öğrenci sayısı eğitimin niteliğini düşürecek oranda çoktur. Okulların pek çoğunda labora17 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO tuar bulunmamaktadır. Uygulamalı eğitim ve araştırmalar için yetince kaynak ayrılmamaktadır. Mevcut eğitim müfredatı ve uygulaması mühendislik biliminin gerekleriyle, farklı mesleki disiplinlerle etkileşiminin teorik çerçevesiyle, gelişmiş teknolojiyle uyumlu değildir. Ülkemizin gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzaktır. Bu şartlarda mezun olan genç mühendislerin mesleki yeterlilikleri ve gelişmişliklerinin tartışmalı olacağı açıktır ki, meslek içi eğitim ağırlıkla ancak Meslek Odalarının olanakları çerçevesinde uygulanabilmektedir. Mesleki etik ve yetkinlik sorunları İstihdam olanakları ile mühendislik fakültelerinin kapasitesi arasında inanılmaz bir uçurum bulunmaktadır. Bunun ne anlama geldiği ise açıktır: Mühendisler arasında işsizlik oranı, dallar arasında farklılıklar arz etse de, ortalama yüzde 25 civarındadır. İşsizlik, düşük ücretler, sağlıksız çalışma koşulları ve güvencesizlik mühendisliğin adeta "kaderi" olmuştur. Mesleki etik ve yetkinlik temel sorunlar arasındadır. Mühendislik eğitimi ve istihdam olanakları Ağustos-Kasım 2013 18 bağlamında gerçek bu iken, mühendislik eğitimi veren fakülteleri çoğaltmak, plansız-programsız bir şekilde mühendis sayısını artırmak, zaten sorunlu olan Teknik Eğitim Fakültelerinden mezun olanları, iki yarı yıl gibi "hızlandırılmış" eğitime tabi tutarak mühendis ilan etmek mesleki niteliği daha da aşağılara çekecektir. Yeni sorunlar açığa çıkacak Bütün bilimsel ve teknik veriler Teknik Eğitim Fakültelerinde uygulanan programın mühendislik için yeterli olmadığını ortaya koymaktadır. Mühendislik eğitiminin ve mühendislik mesleğinin sorunlarının, teknik öğretmenleri "mühendisleştirerek", mühendislerin sayısını artırarak çözülmesi mümkün değildir. Bu yolla sorun çözülmeyecek, yeni sorunlar açığa çıkacaktır. Teknik Eğitim Fakültesi mezunlarının sorunları olduğu bilinmektedir. Ancak bu sorunlar, onları mühendis ilan ederek değil, üretim sürecini yeniden düzenleyerek, ara eleman ya da teknik elemanları hukuki statüye kavuşturarak, üretim sürecindeki önemlerini görünür kılarak aşılabilir. İnşaat Mühendisleri Odası, YÖK’ü, mühendislik mesleğinin önemini, kendine has özelliklerini ve mesleki-bilimsel esasları gözeten bir yerden, bir kez daha düşünmeye, konu ile ilgili Meslek Odalarının görüş ve yaklaşımlarını almaya, ülke gerçeklerini görmeye çağırmaktadır. ŞUBE Başkanımız Turan Kapan, yasaların ve yönetmeliklerin uygulanmamasının nedeninin, ekonomik ve siyasi rant odaklı kentleşme politikaları olduğunu kaydetti. YAPILARIN GÜVENİRLİĞİ M ardin’in Nusaybin ilçesinde düzenlenen "Kentsel Politikalar Konferansı"nda konuşan Şube Başkanımız Turan Kapan, ülkede güvenirliği olmayan önemli bir yapı stoku bulunduğunu belirterek, yapıların güvenirliğinin, gerek projelendirme gerekse yapım aşamasında mühendislik hizmet almalarıyla mümkün olduğunu söyledi. Mardin’in Nusaybin ilçesinde “Kentsel Politikalar Konferansı”, 5-6-7 Temmuz’da Nusaybin Belediyesi Mitanni Kültür Merkezi Apê Musa Konferans Salonu'nda düzenlendi. Konferansa Şube Başkanımız Turan Kapan, milletvekilleri, belediye başkanları ile çok sayıda davetli katıldı. Kapan, konferansta “Yapılarda güvenli taşıma gücünün sağlanması için önerilen yaklaşımlar” başlıklı bir sunum yaptı. Plansız ve denetimsiz kentleşmenin doğayı ve geleceği tehdit ettiğini kaydeden Kapan, “Normalde son derece doğal bir olay olan depremin, plansız kentleşme, kontrolsüz-denetimsiz yapılaşma yüzünden yıkıcı, ekonomik ve sosyal sonuçları olan bir felakete nasıl dönüştüğünü, bir anda hayatların nasıl sıfırlanabildiğini en son Van Depreminde yaşadık” dedi. mühendislik hizmetiyle mümkündür İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO lerine göre; Türkiye’deki konutların yüzde 40’ı kaçak ya da ruhsatsızdır. Yapı kullanım belgesi baz alınırsa bu oran; yüzde 67’ye çıkmaktadır. 15 milyon civarında olan bina stokunun yüzde 10’unun yenilenmesi, yüzde 30’unun onarılması gerekmektedir. Bu rakamlar konutların yüzde 40’ının oturulabilir olmadığını göstermektedir. Kentlerin bir yapı envanterinin acilen çıkarılması, bu envanterin içerdiği veriler ışığında mevcut yapı stokuna ilişkin güçlendirme ya da yıkıp yeniden yapma seçenekleri değerlendirilmelidir.” Sağlıklı bir yapı denetimi sistemi olmalıdır Türkiye coğrafyasının yaklaşık yüzde 93’ünün aktif deprem kuşağı üzerinde bulunduğunu vurgulayan Kapan, “Nüfusun yüzde 98’i ise deprem riski yüksek olan yerleşim birimlerinde yaşamaktadır. Türkiye yıllar boyunca yaşamış olduğu depremler nedeniyle önemli can ve mal kayıpları yaşamıştır. Buna karşın deprem zararlarını azaltacak önlemlere ilişkin etkili ve sistemli bir çalışma yapılmamıştır. Türkiye’deki konutların yüzde 40’ı kaçak ya da ruhsatsızdır Ülkede güvenirliği olmayan önemli bir yapı stoku bulunduğuna dikkat çeken Kapan, şu bilgileri verdi: “Deprem riskinin azaltılması çerçevesinde yapı stokunun belirlenmesi ve yapı envanterinin çıkartılması, sağlıksız, güvensiz yapıların yenilenmesi veya güçlendirilmesi, mevcut yapı stokumuzun depreme dayanıklı hale getirilmesi, yurttaşlarımızın can güvenliği açısından hayati önem taşımaktadır. TÜİK veri19 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Bugüne kadar yapılan çalışmalar, en genel anlamda, yara sarma noktasında olmasına karşın olağan önlemler bile alınmamıştır. Deprem sonrasında ortaya çıkan acı tablo gösteriyor ki; Türkiye’de yapı üretim süreci proje aşamasından başlayarak, bir bütün olarak sorunlu ve sıkıntılıdır. Yapı üretim süreçlerinde mühendislik ve mimarlık hizmetleri yetersizdir. Yapı malzemeleri üretimi, denetim dışıdır. Yapı denetimi sorunlu ve sıkıntılıdır. Depremlerde yaşananlar göstermiştir ki, yıkımların en temel nedeni yönetmeliklere uygun yapılaşmanın sağlan(a)mamasıdır. Yasaların ve yönetmeliklerin uygulanmamasının nedeni, ekonomik ve siyasi rant odaklı kentleşme politikalarıdır. Bir doğa olayı olan depremin doğal afete dönüşmesini önlemenin yolu sağlıklı bir yapı denetimi sisteminden geçmektedir” diye konuştu. ŞUBE Başkanımız Turan Kapan, yeni yapılaşma süreçlerinin sağlıklı bir şekilde işletilmesi için doğru bir planlamaya ve mühendislik hizmetine gereksinim olduğunu söyledi. Yapı Denetim Yasası yeniden düzenlenmelidir Yapıların güvenirliğinin, gerek projelendirme gerekse yapım aşamasında mühendislik hizmet almalarıyla mümkün olduğunu ifade eden Kapan, “Deprem güvenliği olan yapıların üretilebilmesi için; inşaatın yapılacağı yerin doğru seçilmesinden başlayarak bir takım koşulların sağlanması gerekmektedir. Bunlar doğru tasarım yapmak, mühendislik hesaplarında hata yapmamak, işçiliği sağlam yapmak, uygun ve yeterli malzeme kullanmaktır. Yani bir yapının kalitesini, güvenliğini belirleyen üç temel öğe; proje, malzeme ve işçiliktir. Bu üç öğenin sağlanmasının yolu, her üç öğe üzerinde yaygın ve etkin denetim uygulanmasından geçer. Bunu yapabilmek için yerel yönetimlerde yeterli sayıda bu işleri denetleyecek teknik personel olmalıdır. Yapı denetimi; kamu adına ve kamu yararı gözetilerek yapılması gereken bir hizmettir. Bu nedenle de icra edenlerin bağımsız hareket etmesi gerekir. Sağlıklı, dayanıklı, güvenilir yapılar üretebilmek; ancak bağımsız ve etkin bir yapı denetim sistemiyle mümkün olabilir. Mevcut Yapı Denetim Kanunu, yapı üretim sürecinin denetlenmesinin özel yapı denetimi kuruluşları tarafından, ticari bir anlayışla ve yapı sahibinin belirlediği bir yapı denetim kuruluşu tarafından yapılmasını öngörmektedir. Yürürlükteki yapı denetim mevzuatında, bağımsız ve etkin bir denetimin izle- Ağustos-Kasım 2013 20 rine rastlamak mümkün değildir. Denetlenen ile denetleyen arasındaki ticari ilişki ortadan kaldırılmalıdır. Kamu adına yapılan denetimin amacı, vatandaşın can ve mal güvenliğini temin etmektir. Bu görev bir kamu görevidir ve bağımsız atanması gerekmektedir. Yoksa şimdi olduğu gibi müteahhidin, kendi yapı denetim kuruluşunu seçmemesi gerekir. Müteahhit, denetimi yapacak kuruluşu kendisi belirlediği sürece, kaliteli ve etkin bir denetim beklenemez. Yapı denetim hizmeti, sadece bir ticari faaliyet olarak görülüp, serbest rekabet ortamına terk edilemez. Proje üretimi ve denetimi sürecinde, mühendislik alanındaki hizmet üretiminin daha kaliteli olması ve kurumlaşmanın sağlanabilmesi için belediyelerin meslek örgütleriyle işbirliği yapmaları gerekir. Meslek örgütlerinin sürece etkin katılımını sağlayacak yeni bir planlama, tasarım, üretim ve denetim süreci modeli benimsenmelidir. Mevcut yapı denetim yasası yeniden düzenlenmelidir. Yeni yapılaşma süreçlerinin sağlıklı bir şekilde işletilmesi için doğru bir planlamaya ve mühendislik hizmetine gereksinim vardır” şeklinde konuştu. Yüksek kat yönetmeliğine uygun proje tasarımı yapılmalıdır Nazım ve uygulama planlarının yapılmasında meslek örgütlerinin biriminden yararlanılması gerektiğini belirten Kapan, sağlıklı bir yapı üretiminin ve yapılaşmanın temel öğesinin, sağlıklı bir planlama ve imar uygulamaları olduğuna işaret etti. Kapan, “Belediyelerin planları hazırlama ve kentin gelişmesini de bu planlara göre değerlendirmesi ve denetlemesi gerekir. Belediyeler, planların yapılma sürecinde, başta kentte yaşayanları, meslek odalarını ve sivil toplum örgütlerini planlama süreçlerine katmalıdır. Planlama sürecinde, TMMOB ve İMO’nun birikimlerinden yararlanılmalıdır. Burada yalnızca planların yapılması yeterli değildir. Bu planların doğru bilgilerde ve gerçekçi rakamlarla yapılması gerekir. Planların çalışmalarında jeolojik etütler mutlaka yapılmalı, yapılaşma, özellikle de çok katlı yapılaşmaya açılacak alanlarda deprem duyarlılıkları ölçülmelidir. Yüksek kat yönetmeliğine uygun proje tasarımı yapılmalıdır” dedi. Kentsel rantın tüm kenttekilere ait olması gerekiyor Kentsel rantın tüm kenttekilere ait olması gerektiğine dikkat çeken Kapan, “Kentte yapılan her yeni planlama sonuçta bir kent rantını da doğurmaktadır. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Toprağın planlama öncesinde bir fiyatı vardır. Planlama sonrasında bir fiyat, planlamada o yere verilen görevle birlikte genelde artar. Arazi üzerinde planlamayla yapılan bu değişiklik, planlamayla yaratılmış bir rantı ortaya çıkarmaktadır. Planlamayla birlikte yaratılan değer artışı, kent toplumuna ait olup, kentsel yaşamın yeniden üretiminde kullanılmalıdır. Kentsel mekânda oluşan değer artışı bu yanıyla topluma ait olduğu gibi, bu değer artışının haksız bir kazanç olarak da mülk sahibi yerine topluma geri dönmesi gerekmektedir” şeklinde konuştu. Kamu arazileri kentlerin geleceğidir Kent alanı içindeki arazilerin kamu mülkiyetinde olmasının genel bir strateji olması gerektiğini kaydeden Kapan, konuşmasına şöyle devam etti: “Tüm uygar dünya kentlerinde, kent topraklarının kamusal örgütlerin elinde olması yönünde stratejiler geliştirilirken, ülkemizde kamu elinde var olan toprakların özelleştirme, rant alanları oluşturma vb. yağmaya dayalı amaçlarla elden çıkarılması kaygı vericidir. Kamu arazileri kentlerin geleceğidir, her geçen gün artan kentsel ortak kullanımların sağlanabilmesi için kamu mülklerinin tümüyle kamusal tesisler için kullanılmalı, sosyal donatı ve teknik altyapı hizmetleri için ayrılmalı- dır. TOKİ’nin ilan ettiği toplu konut alanları içerisindeki kamu arazilerinin büyük kısmını satması ve satışa çıkarması da kaygı vericidir. Bu arazilerin satışının durdurulması yönünde çalışmaların derhal yapılması gerekir.” Konut sorununa kooperatifli çözüm Belediyelerin arsa üretmesi, konut sorununu kooperatifler aracılığıyla çözmesi ve bunun tüm aşamasını denetlemesi gerektiğini vurgulayan Kapan, “Belediyelerin, kente gelecek insanlarla ilgili olarak arsa üretmesi ve bunu daha insanlar gelmeden hizmete sunması gerekir. Hazine’ye ait arsaların belediyeye devrinden elde edilen bölgelerden mutlaka konut için ayrılması koşulu bulunmalıdır. Üretilen arsalar üzerinde planlama yapılması, bu arsalarda imar çalışmalarının bitirilmesi, bu alanların kooperatiflere verilmesi ve bu çalışmaların belediyelerce denetlenmesi gerekir. Aslında kentleşme, planlama, tarihi çevre ve tarihi yapı koruma sorunu, aynı zamanda bir kültürel örgütlenme, bilinçlenme ve kamuoyu oluşturma sorunudur. Bu sorunun üstesinden gelmek halkın bilinçlenmesiyle mümkündür. Batı ülkeleri halkın katılımı ile korumanın gerçekleştirilmesine yasalarında yer vermiş ve çözüme bu şekilde ulaşmıştır” dedi. TOKİ’nin ilan ettiği toplu konut alanları içerisindeki kamu arazilerinin büyük kısmını satması ve satışa çıkarması da kaygı vericidir 21 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ODAMIZ, Lice’de 1 kişinin yaşamını yitirmesi, 9 kişinin ise yaralandığı olayla ilgili yaptığı açıklamada, Roboski’de 34 yurttaşa ilişkin başlatılan soruşturmaya dikkat çekerek, “Sorumluların görevlerinden alınmasını talep ediyoruz” dedi. ÝMO İ Ağustos-Kasım 2013 22 Lice’nin sonu Roboski gibi olmasın! nşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, Diyarbakır’ın Lice ilçesindeki olaya ilişkin 2 Temmuz’da yazılı açıklama yaptı. Lice ilçesine bağlı Kayacık Köyü’nde karakol yapılmasını protesto etmek için 28 Haziran 2013’te köy sakinlerince gösteri yapıldığı, karakol önünde yapılan protesto gösterisine askerlerce ateş açılması sonucunda Medeni Yıldırım adlı yurttaşın yaşamını yitirdiği, dokuz yurttaşın da vücutlarının çeşitli yerlerine isabet eden kurşunlarla yaralandığı hatırlatılan açıklamada, “Her ne kadar göstericilerin ‘Molotof kokteyli attığı’ ve ‘karakola ateş açıldığı’ iddia edilse de, bu iddianın gerçeği yansıtmadığı kısa sürede açığa çıkmıştır. Görgü tanıklarının anlatımına göre, demokratik ve barışçıl bir şekilde protesto gösterisi yapan vatandaşlar, basın açıklaması yapmış ve ardından oturma eylemi gerçekleştirmiş, bunun üzerine bölgeye askerler gelmiş, köy sakinleriyle askerler arasında bir görüşme gerçekleşmiş ve sonrasında hiçbir ikaz yapılmadan havaya bir el ateş açılmış, ardında kalabalık hedeflenmiştir. Gezi Parkı ile başlayan polis şiddetinin bir benzeri Lice’de yaşanmıştır. İddialar ne olursa olsun, hiçbir gerekçe askerlerin sivil yurttaşların üzerine ateş açmasını haklı çıkarmaz. Gezi Parkı eylemlerinde de görüldüğü üzere demokratik tepkilerin şiddet kullanılarak ve keyfi olarak engellenmesi ne insani ne de demokratik hiçbir kriterle bağdaşmaz” denildi. Ölçüsüz, orantısız ve keyfi şiddeti reddediyoruz “İnşaat Mühendisleri Odası olarak, demokratik gösterilere yönelik olarak uygulanan ölçüsüz, orantısız ve keyfi şiddeti reddediyor ve kınıyoruz. Herkesin toplantı, yürüyüş ve gösteri hakkını engellenmeden ve şiddetle karşılaşmadan kullanmasının demokrasinin bir gereği olduğuna inanıyoruz” denilen açıklamada, şunlar yer aldı: “Bu yüzden Lice’de bir kişinin ölümü, dokuz kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan olayın, Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboski (Ortasu) Köyü’nde 28 Aralık 2011 tarihinde F 16 tipi savaş uçaklarının bombardımanı sonucu çoğu çocuk 34 vatandaşımızın katledilmesi olayında olduğu gibi soruşturmanın sürüncemede bırakılmaması gerektiğini ısrarla belirtiyoruz. Yine Gezi Parkı olaylarında Ankara’da polis kurşunuyla öldürülen Ethem Sarısülük’ün katilinin serbest bırakılması gibi bir sonucun çıkmaması için, daha dikkatli davranılması, Cumhuriyet savcıları ve idari yetkililerin tarafsız ve hızlı bir soruşturma açması ve yürütmesini bekliyoruz. Silah kullananların, silah kullanma talimatı verenlerin zaman geçirmeksizin görevlerinden alınmasını talep ediyoruz. Soruşturmada ‘oyalama ve unutturma’ gibi bir yaklaşımın sergilenmemesi için, İnşaat Mühendisleri Odası’nın hukuki süreci yakından takip edeceğini ifade ediyoruz. ODAMIZ, Dicle, İstanbul, Ankara, Sivas ve 19 Mayıs üniversitelerinde meydana gelen olaylarda saldırganların polis tarafından korunduğunu ve yaşananlardan yana kaygılı olduklarını açıklarken, Diyarbakır’daki 13 sivil toplum örgütü ise, herkesi olaylara karşı duyarlı olmaya çağırdı. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Üniversitelerdeki İ DUYUYORUZ işbirliğinden KAYGI nşaat Mühendisleri Odası (İMO) Yönetim Kurulu, üniversitelerde yaşanan olaylara ilişkin 17 Nisan’da yazılı açıklama yaptı. Üniversitelerdeki olaylarda yaşananların hatırlatıldığı açıklamada, “Üniversite öğrencilerine dönük saldırılar bununla sınırlı kalmamış, saldırıları önlemekle sorumlu olan polis, ne yazık ki, mağdurlara, saldırıları protesto eden öğrencilere şiddet uygulamış, onlarca öğrenci gözaltına alınmıştır. Dicle Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Sivas Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, 19 Mayıs Üniversitesi’nde yaşanan olaylarda polisin saldırganları adeta koruyan, kollayan bir pozisyonda bulunduğu görülmüştür” denildi. Diyarbakır'da duyarlılık çağrısı TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, Diyarbakır Barosu, Diyarbakır Sanayi ve Ticaret Odası (DTSO), Güneydoğu Sanayici ve İş Adamları Derneği (GÜNSİAD), Diyarbakır Borsası, Diyarbakır Tabip Odası, Diyarbakır Sanayici ve İş Adamları Derneği (DİSİAD), Diyarbakır Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı (DESOB), KESK Diyarbakır Şubeler Platformu, İHD Diyarbakır Şubesi, Türk-İş 7. Bölge Temsilciliği ve DİSK Diyarbakır Temsilciliği, Dicle Üniversitesi'ndeki olaylara ilişkin Diyarbakır Barosu'nda basın toplantısı düzenledi. Ortak açıklamayı okuyan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, olayların kamuoyuna "karşıt görüşlü öğrencilerin kavgası" şeklinde yansıtılması ve akabinde üzerinden başlatılan tartışmaları manidar bulduklarını belirterek, 90'lı yılların ilk yarısında yaşanan ve kamuoyunca bilinen olaylar dışında üniversitede ve Diyarbakır'da bu nitelikte olayların yaşanmadığını söyledi. Üniversitede yaşanan olaylara karşı herkesi duyarlı olmaya çağıran Elçi, "Oluşturulan gerginlik bütün toplumun benimsediği ve destek verdiği çözüm sürecine zarar verici ve aynı zamanda bu süreci baltama çabası içinde olabilecek odaklara da fırsat sunmaktadır. Bu tür olayların zamanında önünün alınmaması durumunda, şiddetin sokağa ve günlük yaşama sirayet ederek, yıkıcı ve telafisi imkânsız sonuçlara yol açabileceği herkes tarafından görülmelidir" dedi. 23 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi İNŞAAT Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu’nun, Planlı Tip İmar Yönetmeliği’nde yapılan değişikliklerle ilgili yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, “Yönetmelikte yapılan değişikliklerle, mesleki denetimde yeni sorunlar açığa çıkacaktır” denildi. ÝMO Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’ndeki değişiklikler İ nşaat Mühendisleri Odası’nın 21 Haziran 2013’te yaptığı yazılı açıklama şöyle: Son bir yılda yapı üretim süreciyle ilgili mevzuatta gerçekleştirilen köklü değişiklikler nedeniyle mesleki denetim sistemi neredeyse tamamen çöktü. Bu değişiklikler, sahte mühendis sayısında adeta bir patlama yarattı; yapı üretim süreci denetimsizliğe, karmaşaya, keşmekeşe mahkûm edildi. Yapılan bir dizi değişiklik nedeniyle sahte, yasaklı ya da mesleki faaliyette bulunmaya haiz olmayan mühendisler proje hazırlamaya, şantiye sorumluluğu üstlenmeye, yapı üretmeye, sürecin bir parçası olmaya devam ediyor. Zaten sorunlu bir konu olan güvenli ve nitelikli yapı üretimi, denetim sisteminin kilitlenmesi nedeniyle, içinden çıkılmaz bir noktaya doğru sürükleniyor. Türkiye nitelikli mesleki faaliyet ve nitelikli yapı üretiminden, her mevzuat değişikliğinden sonra biraz daha uzaklaşıyor. Ağustos-Kasım 2013 24 Bu uzaklaşmanın son örneğini, 1 Haziran 2013 tarihinde Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği’nde yapılan yeni bir değişiklikler oluşturmuştur. Bu değişikliklerle, mesleki denetimde yeni sorunlar açığa çıkacaktır. Meslek Odasına bildirme uygulamasına son verilmiştir Örneğin, Yönetmeliğin 57. maddesinin 14. fıkrası ve 58. maddesinin 7. fıkrasında yapılan değişikliklerle, idarelerin mühendis ve mimarların yaptıkları işlemlere ilişkin bilgileri her ayın ilk haftası içinde ilgili Meslek Odasına bildirme uygulamasına son verilmiştir. Böylelikle yapı üretim sürecinde denetimsizlik, başıboşluk ve hukuka aykırılık belirleyici hale gelmiş ve bu olumsuzlukların kamuoyundan gizlenmesinin önü açılmıştır. Yine aynı Yönetmeliğin 57. maddesi 14. fıkrasında yapılan değişiklikle, proje müelliflerinin ve fenni mesullerin büro tescillerini her yıl yenileme zorunluluğu ortadan kaldırılmıştır. Bu değişikliğin hedefi şudur: Proje müellifi ve fenni mesul Meslek Odasına bir kez başvuracak, gerekli ve yeterli şartlara sahip olduğunu bir kez için kanıtlayacak, sonrasında denetim dışına çıkacaktır. Zaman içerisinde gerekli ve yeterli şartları kaybetse bile mesleğini yapmaya devam edecektir. Deprem gerçeği unutulmaktadır Yönetmeliğin 58. maddesinin 8. fıkrası değiştirilerek, bir fenni mesulün (Teknik Uygulama Sorumlusu), fenni mesuliyete ilişkin yapı inşaat alanı sınırlamasının denetimi İnşaat Mühendisleri Odası`ndan alınarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüklerine verilmiştir ki bu değişiklik, bir mühendisin mesleki gerekliliği aşan bir sorumluluk altına girmesinin yolunu açacaktır. Planlı Tip İmar Yönetmeliği`nde yapılan yeni düzenlemeler, mesleki esaslara, mesleki-bilimsel gerekliliklere aykırıdır; sonucu ancak depremle görünür hale gelecek zararlara yol açacaktır. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeği unutulmaktadır Son dönemlerde yapı üretim mevzuatıyla ilgili değişikliklerin açığa çıkardığı olumsuzluğun gizlenemeyecek derecede açık ve net olduğunu vurgulamak ve son bir yılda gerçekleştirilen değişiklikleri kısaca hatırlatmak isteriz. Hükümet, 636 ve 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Meslek Odalarının görev ve sorumluluğu altında bulunan işlerin tamamını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde kurulan Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü’ne devretti. Aynı şekilde, 3 Nisan 2012 ve 14 Nisan 2012 tarihlerinde, Planlı Tip İmar Yönetmeliği ile Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği`nde gerçekleştirilen değişikliklerle, Meslek Odalarının mesleki denetim yapması engellendi; meslektaşların Meslek Odalarından Sicil Durum Belgesi alma zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Bu değişikliklerin, üye-Meslek Odası bağının kopması dışında, kamu hayatında telafi edilemez olumsuz sonuçlara yol açacaktır. Çünkü Meslek Odaları; toplumsal sorumluluğu gereği mesleki uygulamaların niteliğini yükseltmek amacıyla üyelerinin sicilini tutmakta, üyeler tarafından gerçekleştirilen mesleki faaliyetleri kayıt altında bulundurmakta, bir mühendisin iş yapabilme kapasitesinden çok daha fazla iş almasına izin vermemekte, yapı üretim sürecinin kanayan yarası olarak kabul edilen "imzacılığın" önüne geçmekte, üyelerinin ayıplı, kusurlu iş yapmasını önlemekte, bu üyeleri soruşturmakta, yaptırım uygulamakta, yargı kararı ile meslekten men cezası alan üyelerin mesleki faaliyette bulunmasını engellemekte, sahte mühendisliğin önüne geçmek amacıyla üniversiteler ve YÖK ile kurumsal ilişki kurmakta, elinde bulundurduğu bilgileri kamu idaresi ve talep durumunda iş sahipleri ile paylaşmaktadır. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Sahte mühendisler çoğalmıştır Peş peşe çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnameler ve Yönetmelik değişiklikleri ile mesleki denetim sürecinden Meslek Odaları uzaklaştırılmış, denetim sürecinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İl Müdürlükleri yetkilendirilmiştir. Ancak ne yazık ki bu zaman zarfında yetkilendirilen kurumlar denetimi layıkıyla sağlayamamış, Meslek Odalarıyla bilgi alışverişi zamanında ve sağlıklı yapılamamış, denetim sistemi bir bütün olarak zafiyete düşmüş, neticesinde de sahte mühendisler, değişik nedenlerle mesleki faaliyette bulunmaya haiz olmayan mühendisler çoğalmıştır. Örneğin; 1 Ocak 2011 ile 1 Nisan 2013 tarihleri arasında Odamız tarafından yapılan araştırma ve incelemelerde; İşyeri Tescil Belgesi olmadan/yıllık onaylarını yaptırmadan, yani Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği`nde var olan yükümlülüğü yerine getirmeden, yeni yapı ruhsatına statik proje müellifi olarak imza atan üye sayımız 1873’tür. Bu durum nitelikli yapı üretim sürecinde ciddi bir zafiyet olduğunu göstermektedir. Bir başka çarpıcı örnek şudur: 3 Nisan 2012 ve 14 Nisan 2012 tarihlerinde, Planlı Tip İmar Yönetmeliği ile Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği`nde gerçekleştirilen Proje müellifi ve fenni mesul Meslek Odasına bir kez başvuracak, gerekli ve yeterli şartlara sahip olduğunu bir kez için kanıtlayacak, sonrasında denetim dışına çıkacaktır. 25 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO değişikliklerle, yapım sürecinde yer alan inşaat mühendislerinin Odamızdan Sicil Durum Belgesi alma zorunluluğu kaldırılarak, yerine idareye yasaklı olmadığına dair taahhütte bulunma zorunluluğu getirilmiştir. Türkiye`de 3232 Belediye, 81 İl Özel İdaresi ve 255 Organize Sanayi Bölgesi`nden oluşan toplam 3568 idare bulunmaktadır. Yönetmelik değişikliklerine göre bu idareler, takip eden ayın ilk haftası içerisinde yapı sürecinde yer alan ve yasaklı olmadığını taahhüt eden inşaat mühendislerinin yaptıkları işlere ilişkin bilgileri İnşaat Mühendisler Odası’na bildirmekle yükümlüdür. Hal böyleyken, 2012 yılının Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında 3568 idareden ancak yüzde 9’u Odamıza bildirimde bulunmuştur. İşin ilginç tarafı, bu yüzde 9`u oluşturan 10545 "yeni" yapı ruhsatında; Oda kaydı olmayan proje müellifi sayısının 4, Oda kaydı olmayan fenni mesul sayısının 3, Oda kaydı olmayan şantiye şefi sayısının 34, İşyeri Tescil Belgesi olmayan ya da belgesini yenilemeyen proje müellifi sayısının 125, İşyeri Tescil Belgesi olmayan proje müellifleri tarafından üretilen proje sayısının 218, İşyeri Tescil Belgesi olmaksızın fenni mesuliyet üstenilen ruhsat sayısının 82, Yapı Denetim Kuruluşu çalışanı ya da ortağı olan proje müellifi sayısının 21, Yapı Denetim Kuruluşu çalışanı ya da ortağı olan proje müellifleri tarafından üretilen proje sayısının 57, Yapı Denetim Kuruluşu çalışanı ya da ortağı olan fenni mesul sayısının 12, Yapı Denetim Kuruluşu ça- Ağustos-Kasım 2013 26 lışanı ya da ortağı olan şantiye şefi sayısının 14 olduğu tespit edilmiştir. Bu veriler, meslek odaları ile mühendisler arasındaki bağın kesilmesinin kaçınılmaz sonuçlarıdır. Meslek odalarını etkisizleştirmek topluma hiçbir şey kazandırmayacak Hükümetin meslek odalarıyla ilgili yaklaşımı kamuoyunun malumudur; meslek odalarından duyulan rahatsızlık yeni değildir. Ancak, meslek odalarının güçsüzleştirilmesi pahasına "güçsüz" yapıların ortaya çıkmasına neden olmanın da anlaşılabilir, kabul edilebilir bir tarafını bulmak mümkün değil. Meslek odalarını sürecin dışına itmenin, mesleki faaliyetlerin ve yapı üretim sürecinin denetiminde zafiyete yol açacak yanlış kararlara imza atmanın bedelini ne yazık ki ülkemiz, toplumumuz ödeyecek. Anlaşılan o ki siyasi erk, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu unutmakta, deprem önlemlerinin başında da işlevsel, uygulanabilir bir denetim mekanizması geldiği gerçeğini yok saymaktadır. İnşaat Mühendisleri Odası olarak, yapı denetiminin gerekliliğine, mesleki denetimin kaçınılmazlığına inanıyor, mesleki çalışma esaslarının, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olması gerçeğinden hareketle tanzim edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Meslek Odalarını etkisizleştirmek, Meslek Odalarının üyeleriyle bağını kesmek toplumumuza hiçbir şey kazandırmayacak, aksine mühendislik mesleğine, mesleğin evrensel kabullerine, toplumsal yaşama zarar verecektir. n n o i t n Be itesi l i a m i t K e n e D ı Yap mında İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO r hazı , r e l ve hit teah tralleri) ü m n a yla kır'd aları (sa uvarları a b r t Diya ton firm labora apı dene be etim üne ve y önerilen e d l Yapı n kontro laşım ve ırmada t . beto şkin yak an araş çıktı a i l l ı y i p a time işkin ya çlar ort l u i n rine emli so ön a s ap i s e m n e l t e n e D K Bu çalışmada yapı denetimi kapsamında betonun denetlenmesinin yeterliliği Diyarbakır özelinde incelenmiştir. Bu amaçla Dicle Üniversitesi ve İMO Diyarbakır Şubesi malzeme laboratuvarlarında beton üzerine gerçekleştirilen basınç deneyleri incelenmiştir. İlave olarak bu çalışma için birkaç yerden beton dökümü sırasında numune alınarak test edilmiştir. Numune alınan yerlerden ayrıca karot numuneleri de alınmıştır. Aynı zamanda çalışma kapsamında Diyarbakır’a yapı denetiminin gelmesi ile birlikte, Diyarbakır’da yapı denetim uygulamasının etkilerini görmek amacı ile müteahhit firmaları, yapı denetim laboratuvarları ve beton santralleri ile bir seri anket çalışmaları yapılmıştır. Deney sonuçlarının incelenmesi sonucunda binaların kendi içinde beton dayanımlarının üniform olmadığı, dolayısı ile standart sapmaların çok yüksek olduğu görülmüştür. Anket çalışmaları sonucunda ise yapıların beton dayanımlarının yeterliliği, denetim kuruluşlarının etik davranması ve uygulamacı firma sahiplerinin iş bilinci ile ilgili ciddi sorunlar olduğu görülmüştür. Anahtar sözcükler: Beton dayanımı, etik, müteahhit, beton santralleri, yapı denetimi, yapı denetim laboratuvarı. 27 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Giriş Kompozit bir malzeme olan beton, ekonomik oluşu, ağır çevre koşullarına ve yangına karşı dirençli olması, kolay şekil alabilmesi ve kolay temin edilebilmesi özelliklerinden dolayı inşaat sektöründe sıklıkla tercih edilen malzemelerin başında gelmektedir. Son yıllarda beton teknolojisindeki ilerlemeler doğrultusunda yüksek dayanıma sahip özel betonların üretilmesine olanak sağlanmıştır. Bunun yanı sıra santralde üretilen hazır beton taşınması, yerleştirilmesi ve kür (bakım) yapılması safhalarında iç ve dış etkilerden dolayı fiziksel ve mekanik olarak değişime uğrayabilmektedir. Bu değişim betonun dayanımını ciddi bir şekilde düşürmekle beraber betonarme yapıyı da etkilemektedir. Beton dayanımının yeterliliği konusunda beton üretim firmaları, yapı müteahhitleri ve/veya sahipleri, yapı denetim ve laboratuvar firmalarına ciddi sorumluluklar düşmektedir. Hazır beton tüm safhalarında özen gösterilmesi gereken bir yapı malzemesidir. Topçu ve diğ. [1] yaptıkları anket çalışmasında beton firmalarının hepsinin kimyasal katkı maddesi kullandığını ağırlıklı olarak da akışkanlaştırıcılar olduğunu ve bilinçsizce katkı kullanılması durumunda betonun özelikleri olumsuz yönde etkilendiğini belirtmektedirler. Öztoprak ve diğ. [2] yaptıkları çalışmada, Tokat ilindeki hazır beton tesislerinin sahip oldukları bilgi ve teknolojiyle istenilen özelliklerde üretim yapmasına karşın, personel durumlarının nitelik ve nicelik yönünden geliştirilmesi gerektiği sonuçlarına varmışlardır. Yine Yıldırım ve diğ. [3] yaptıkları çalışmada, Düzce ilinde hazır beton tesisleri ile yaptıkları anket çalışmasında Beton Birliği (THBB) ve Kalite Güvence Sistemi’ne (KGS) üyelik hakkında üreticilerin daha çok bilgilendirilmesi ve daha çok diyaloğa geçilmesi gerektiği sonuçlarına varmışlardır. Bu çalışmada Diyarbakır'da yapı denetimi kapsamında betonun denetlenmesinin yeterliliği incelenmiştir. Toplam 483 adet küp ve karot numuneleri üzerinde yapılan değerlendirme ile beton kalitesi ile ilgili veriler elde edilmiştir. Bilindiği üzere yapı denetimi yasası, malzeme kaliteleri yüksek, sağlam ve ekonomik yapı elde edebilmek amacı ile yapıların, ilgili idare ve yapı müteahhidinden bağımsız olarak proje ve inşaat aşamalarında mevcut yapı yönetmeliklerine ve ilgili standartlara uygun olarak yapılmasının sağlanması sürecidir [4]. Yapı müteahhitleri ve/veya sahipleri ile yapılan anket çalışması ile betonun mastarlanması, vibrasyonu ve kürüne dair veriler istatiksel olarak değerlendirilmekle birlikte Diyarbakır için yeni bir denetim mekanizması olan yapı denetime bakış açıları, denetimin yeterliliğine ve sorumluluklarının farkındalığına dair sonuçlar elde edilmiştir. Bunun yanı sıra beton laboratuvarlarıyla Toplam 483 adet küp ve karot numuneleri üzerinde yapılan değerlendirme ile beton kalitesi ile ilgili veriler elde edilmiştir. Ağustos-Kasım 2013 28 ve beton firmalarıyla yapılan araştırma çalışması sonucunda betonun slump kontrolü, şantiye giriş çıkış saatleri, proje mukavemetini sağlayıp sağlamadığına v.s dair veriler istatiksel olarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, küp ve karot numuneleri ile beton dayanımının değerlendirilmesi, uygulamada yaşanan sorunlar, yüklenici firmaların yapı denetimine dair görüş ve önerileri, belediyeden beklentileri yine yüklenici firmalarının yaptıkları işe olan hakimiyetleri, beton firmalarının çalışma prensipleri, beton/yapı laboratuvarlarının görev ve sorumluluklarını yerine getirmesi dair sonuçlar elde edilmiştir. Deneysel Çalışma Deneysel çalışmalar toplamda üç ana bölümden oluşmaktadır; 1- İMO Diyarbakır Şube laboratuvarı tarafından 30 ayrı yerden alınan toplam 280 adet ve Dicle Üniversitesi tarafından 14 ayrı yerden 196 adet karot numunelerinin basınç dayanımlarının değerlendirilmesi, 2- Beş ayrı yapıdan toplam 15 adet alınan taze betonun 28 günlük basınç dayanımlarının değerlendirilmesi, 3- 24 Derslikli İlköğretim okulundan alınan taze betonun 7 ve 28 günlük basınç dayanımlarının değerlendirilmesi, [5]. Buna ilave olarak aynı şantiyede 100-100-50 cm'lik betonarme kütlesi üretilerek 28 gün sonunda karot numuneleri alınmış (Şekil 2) ve basınç testine maruz bırakılmıştır (Şekil 3). Söz konusu beton kütle okul yapısı ile aynı ortam ve kür koşullarında muhafaza edilmiştir (Şekil 2). Bu çalışmada alınan karot numunelerin yükseklikleri ve numune çapları ortalama 65-65, 75-75 ve 100-100 mm olarak değişmektedir. İMO verileri Tablo 1’de görüldüğü gibi 30 ayrı yerden olmak üzere toplam 280 adet karot numunesini içermektedir. Aynı şekilde Tablo 2’de görüldüğü gibi Dicle Üniversitesi verileri 14 ayrı yerden alınan toplam 182 adet numuneden oluşmaktadır. Yapıların isimleri A1-A1aA20 olarak isimlendirilmiştir (Tablo 1, 2). Tabloda yer alan A yapıyı ve 1-2...20 her bir yapıyı temsil etmektedir. Örneğin A1 75 m yol üzerinde yer alan bir yapıyı temsil ederken, A15 Urfa yolu üzerinde yer alan bir yapıyı temsil etmektedir. Yine tablolarda yer alan a-b c harfleri ise aynı inşaatın farklı bloklarından alınan karot numunelerini temsil etmektedir. Tablolarda her bir yapıdan alınan numunelerin min-max ve ortalama değerleri verilmiştir. Yine her bir yapının karot numunelerinin standart sapma; OrtalamaStd.sapma [6] ve Ortalama-Std.sapma/Ort. ve max/min değerleri hesaplanmıştır. İsim Adres A1a 75 m yol A1c 75 m yol A1b A1d Veri sayısı min. değer 14 14.5 75 m yol 75 m yol 10 18 18 diclekent A4a Ofis 10 A4c Ofis 6 A3 A4b A5 DSİ Ofis 15 3 6 Gaziler 19 A7 metropol 5 A9 Gaziler 12 A11 tesisler 3 A13 kayapınar A15 urfa yolu A6 A8 A10 A12 A14 A16a A16b A16c A16d yenihal metropol Gaziler bağlar Arşt.hast. A18 dağkapı A17b tekel yanı 20.4 19.5 7.0 9.3 4.4 8.6 14.7 5.4 4.3 41.7 34.8 30.3 17.9 17.9 10.8 27.8 28.2 26.5 12.7 13.5 7.3 37.6 24.0 30.3 24.2 31.9 16.5 23.3 8.6 24.9 12.4 14.7 6.5 15 10.3 35.5 19.2 5 17.2 28.7 20.9 2 3 13 10 10 10 3 12 A20 urfa yolu 6 Toplam numune = 280 11.2 10.9 urfa yolu urfa yolu 29.2 12.6 A19a A19b 46.4 9.3 12 tekel yanı 12.6 7.7 urfa yolu A17a 29.2 6 12 urfa yolu 25.9 41.5 18.8 urfa yolu urfa yolu 40.5 (MPa) 16.7 8 2 Ort.dayanım 12 7.1 33.4 17.6 20.5 18.8 19.6 22.5 7.8 34.1 31.7 31.7 32.5 32.4 30 18.4 34.5 17.8 36.5 11.5 17.4 16 18.4 45.2 27.4 7.5 33.7 25.3 25.2 25.9 24.9 25.4 27.1 15.2 25.6 31.6 19.8 Std. sapma. OrtOrt.std.sap Std.sapma ma /Ort. 7.4 21.8 0.75 9.3 19.9 0.68 8.5 7.4 4.8 6.1 3.1 17.4 20.4 23.4 20.4 9.7 3.1 10.4 7.2 16.9 6.1 18.1 2.6 4.7 3.6 5.2 3.0 1.7 0.5 4.7 20.2 8.8 9.5 3.5 9.3 7.0 6.1 13.1 4.6 16.3 0.3 4.2 3.4 4.7 4.2 2.5 5.2 3.5 6.3 8.9 4.2 33.4 21.1 21.8 21.2 20.7 23.0 21.9 11.7 19.3 22.7 15.6 Ortalama dayanım : 21.5 MPa 0.67 0.73 0.83 0.77 0.76 0.77 0.64 0.70 0.81 0.75 0.71 0.65 0.53 0.85 0.93 0.68 0.99 0.78 0.83 0.86 0.82 0.83 0.90 0.81 0.77 0.76 0.72 0.79 max/min değer 2.5 2.8 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi 3.7 3.7 1.7 1.6 2.6 1.9 2.5 4.4 1.7 2.1 2.1 Tablo 1. IMO Karot Verileri A2 max. değer ÝMO 4.3 2.0 1.4 1.1 3.4 1.0 1.7 1.8 1.5 1.7 1.7 1.3 1.9 1.6 2.1 2.6 1.7 Ort : 2.2 29 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi İsim ÝMO A1 A2 Vilayet Kayapınar A3c Kayapınar A4a A4b A4c A5a A5b A6 Veri sayısı 65 6 93 Kayapınar Kayapınar Yenihal A9 Yenişehir Bağlar 15.6 13.0 14 12 9 9 74 16 96 6 4 93 21 65 6 93 Toplam numune = 182 22.5 12 74 Sur 9.8 8.2 74 74 Kayapınar Ort.dayanım 17.1 74 Kayapınar max. değer 14 74 Kayapınar 23 min. değer 74 74 Kayapınar A7 A8 Çapı (mm) Yenişehir A3a A3b Tablo 2 . D.Ü. Karot Verileri Adres 30 21.1 20.1 11.5 20.0 19.7 15.6 13.1 21.4 6.6 17.1 (MPa) 32.4 15.9 30.5 24.7 36.1 31.9 39.0 35.6 31.0 35.3 28.7 18.1 27.8 13.8 26.1 Std. sapma. Std.sapma 4.2 11.4 26.9 22.7 29.6 24.8 24.6 27.7 22.8 15.3 28.3 9.53 21.9 Ort- Ort.std.sap ma /Ort. 4.9 11.0 0.69 3.7 21.0 0.85 5.0 21.9 5.5 17.2 5.7 23.9 7.1 17.7 5.0 19.6 23.0 4.7 6.1 16.7 3.9 24.4 13.3 2.0 7.7 1.8 3.8 Ortalama dayanım : 22.1 MPa 18.1 0.73 0.81 0.76 0.81 0.71 0.80 0.83 0.73 0.87 0.86 0.81 0.83 max/min değer 4.0 2.3 1.8 1.7 2.5 1.9 3.1 1.6 1.8 1.8 1.4 1.3 2.1 1.5 Ort : 2.1 Tablo 3 ve 4’teki numuneler birlikte değerlendirildiğinde binaların yaklaşık %10’nunda beton dayanımı 10 MPa’ın altında. %27’sinde beton dayanımı 10-20 MPa arasında. yaklaşık %64’ünde beton dayanımı 20-30 MPa arasında olduğu görülmüştür. Toplam 462 adet karot numunelerinin deneysel değerlendirilmesi yapılmıştır (Tablo 3). Tablo 3. Deneysel Verilerin Değerlendirilmesi Toplam Numune Sayısı 462 Min Dayanım (MPa) 4.3 Max. Dayanım (MPa) 46.4 Ortalama Dayanım (MPa) 21.7 Ortalama Std.Sapma 4.7 Ortalama Max//Min Değer 2.2 Çalışmanın 2. kısmında farklı günlerde 5 yapıdan, her dökümde üçer adet (her biri farklı mikserlerden) 150 mm × 150 mm boyutlarında küp numune olmak üzere toplam 15 adet taze beton numunesi alınmıştır (Şekil 1). Genel olarak numuneler 28 gün ılık kür havuzunda (~20°) bekletilmiştir. Alınan numunelerin ortalama basınç değeri 33,2 MPa olduğu görülmektedir Tablo 4’de her bir yapıya ait 3’er numunenin ve bütün numunelere ait ortalama basınç değerleri beton, proje ve sevk irsaliyesi mukavemetleri yer almaktadır. Ağustos-Kasım 2013 30 A2* Numune no 2 Numuneno 3 Numune no 1 A3 Numune no 2 Numuneno 3 Numune no 1 A4 Numune no 2 Numuneno 3 Numune no 1 A5 Numune no 2 Numuneno 3 Kırılma yükü (ton) Basınç Dayanımı (Mpa) Ort. Küp Dayanımı (MPa) Ort. Silindir Dayanımı (MPa) Proje Mukav. (MPa) Sevk İrsaliye Mukav. (MPa) 68.8 30.6 31.1 24.9 20 20 42.4 33.9 25 30 27.6 22.1 25 30 34.6 27.7 25 30 30.0 24.0 25 30 72.5 69.0 97.8 91.0 97.2 66.0 61.5 59.0 76.3 72.5 85.1 32.2 30.7 43.5 40.4 43.2 29.3 27.3 26.2 33.9 32.2 37.8 68.0 30.2 67.5 30.0 67.0 29.8 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Tablo 4 . Taze Beton Numunelerinin 28 günlük Basınç Dayanımları Numune no 1 09.05.2013 Numuneno 3 20.05.2013 Numune no 2 15.07.2013 Numune no 1 Alınış tarihi 18.07.2013 A1* Numune no 20.07.2013 Numune ismi ÝMO Ortalama Silindir Dayanımı : 26.5 MPa A1*: 7 günlük basınç dayanımı ve beton kütlesinden karot alınan okul numuneleri A2*: Tarafımızca numune alınıp faklı laboratuvarda kırılan yapı numuneleri Deneysel çalışmanın son bölümünde Tablo 5’te yer alan A1 (24 Derslikli ilköğretim okulu) yapısına ait 09.05.2013 tarihinde alınan toplam 6 adet 150 mm × 150 mm numuneler 7 ve 28 günlük kürden sonra kırılmıştır (Şekil 1). Tablo 5. 24 Derslikli Ilköğretim Okulu 7 ve 28 Günlük Basınç Dayanımları Numune no Boyut (mm) 1 150*150 3 150*150 2 Kırılma yükü(ton) 7 günlük 150*150 Ortalama Dayanım : 58.15 59.5 60.5 Basınç Dayanımı (Mpa) 7 Günlük 25.84 26.44 26.88 26.38 Basınç Dayanımı Kırılma yükü (ton) 28 Günlük (Mpa) 28 günlük 72.50 32.22 69.00 30.66 68.75 30.55 31.14 31 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Şekil 1. 150 mm × 150 mm Küp Numune Alınması ve Kırımı [7,5]. Aynı yapının şantiyesinde 100-100-50cm'lik betonarme kütlesi yapılmış olup mevcut yapı ile birlikte günlük sulanarak aynı koşullara maruz bırakılmıştır (Şekil 2). Daha sonra denek betonarme kütlesinden alınan 4 adet karot numunesi laboratuvarda kırılarak (Şekil 3) basınç dayanımları karşılaştırılmıştır (Tablo 6). Tablo 5 ve 6’da görüldüğü üzere yapıya ait 7 günlük 28 günlük ve aynı betondan aynı şantiye koşullarında üretilen betonarme kütlesinden alınan karotun basınç dayanımları değişkenlik göstermektedir. Karot dayanımı 28 günlük taze beton basınç dayanımına göre yaklaşık % 40 daha düşük olduğu görülmüştür. Şekil 2. 100-100-50cm'lik Betonarme Kütlesi ve Karot Alımı [8]. Ağustos-Kasım 2013 32 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Şekil 3. Karot numune Kırımı Tablo 6. 24 Derslikli Ilköğretim Okulundan Alınan Karot Sonuçları Karot Numune no Boyut (mm) (çap/boy) 1 2 3 4 94/98 94/97 94/97 94/90 Anket Çalışması Bu çalışma kapsamında Diyarbakır yöresini kapsayan 3 adet anket çalışması yapılmıştır. Sırasıyla Firmaların /Beton Laboratuvarlarının ve Beton Santrallerinin beton kontrolüne ve yapı de- Kırılma yükü (ton) Basınç Dayanımı (Mpa) 19.5 21.1 15.5 17.0 15.8 17.3 17.2 20.3 Ortalama dayanım: 18,9 netime ilişkin yaklaşımı ve önerilerine yönelik bir araştırma çalışmasıdır. •Müteahhitler ile yapılan anket: İlk anket çalışmamızda katılımcılara Tablo7’de görüldüğü gibi çeşitli sorular sorulmuştur. Tablo 7. Müteaahhit Firmalarıyla Yapılan Anket Çalışması Soruları 1-Kaç yıllık müteahhitsiniz?(Kaç yıldır bu işi yapıyorsunuz) 2-Eğitim durumunuz 3-İnşaatınızda paspayı kullanıyor musunuz. 4-Beton kürünü(bakımını) nasıl yapıyorsunuz. 5-Betonu günde kaç defa suluyorsunuz. 6-Betonu hangi saatlerde suluyorsunuz. 7-Betonu dökümünde vibratör kullanıyor musunuz. 8-Beton dökümünde soğuk-sıcak hava koşullarına dikkat ediyor musunuz. Ne tür tedbirler alıyorsunuz. 9-Şantiyenize gelen betonun santralden çıkış saatini kontrol ediyor musunuz. 10-Şantiyenize gelen betonun slumpını kontrol ediyor musunuz. 11-Beton firması ile aranızda bir sözleşme yaptınız mı. 12-Beton sözleşmesini hangi sebeplerden dolayı yaptınız. a)Belediye istediği için, b) yapı denetim isteği için 13-Yapı denetimin gelmesinden memnun musunuz? Sizce Diyarbakır da yapı denetimin gelmesi ile yapı kalitesinde artış oldu mu? 33 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Katılımcıların % 25’i yeni müteahhitlerden oluşmakla beraber eğitim seviyelerinin genel olarak ortaokul-lise düzeyinde olduğu görülmüştür. Yine bu çalışma kapsamında Diyarbakır’da genel olarak pas payı kullanıldığı, beton kürünün günde 2-4 defa sulanarak yapıldığı, vibratör kullanıldığı, yazın sabah erken saatlerde ve öğleden sonra geç saatlerde beton dökümü yapıldığı gibi sonuçlar elde edilmişBu çalışmada dikkatimizi çeken farklı cevaplar da olmuştur bunlardan bazıları: - ‘Yapı denetimi işini hakkıyla yaparsa çok iyi olurdu .’ - ‘Yapı denetim firmalarında çalışan teknik personel yetersiz’(genellikle yeni mezunların istihdam edilmesi) - ‘Bayındırlık, Belediye ve Odaların kontrolü de gerekli.’ Şekil 4. Yapı Denetiminin Denetiminden Memnuniyet -‘Belediye kontrolü elden bırakmamalı (azalttı), belediyenin kontrolü daha iyiydi.’ - ‘Evet yapı denetimi iyi oldu ama kendi paramızla kendimizi denetletmek zoruma gidiyor’ tir. Genel olarak beton firmalarıyla aralarında sözleşme yapıldığı ve şantiyeye gelen betonun santralden çıkış saatini kontrol ettiklerini ifade etmektedirler. Bu çalışmada Yapı denetiminin gelmesinden memnun musunuz? “Sizce Diyarbakır’da yapı denetiminin gelmesi ile yapı kalitesinde artış oldu mu?” sorusuna iyi, kötü, fark etmedi, eksiklikler var gibi cevaplar verilmiştir (Şekil 4). • Yapı Denetim Laboratuvarları ile yapılan Anket çalışması: Çalışmamızın ikinci kısmı Diyarbakır ve ilçelerinde fiilen çalışan yapı kontrol laboratuvarları ile yapılmıştır. Bu çalışmada laboratuvarların büyük bir kısmının yapı denetim yasasının gelmesi ile birlikte açıldığının, teknik personel sayılarının 3-4 arası olduğunun, beton numunelerinin ağırlıklı bahar ve yaz aylarında alındığının ve cihaz kalibrasyonlarını her yıl yaptıkları sonuçlarına varılmıştır. Yine katılımcılara sorulan 2 soruda ilgimizi çeken farklı cevaplar alınmıştır (Tablo 8) Diyarbakırdaki yeni yapıların ortalama %71’nin beton dayanımı proje mukavemetlerini sağladığını ve Laboratuvar firmaları beton deney sonuçlarını raporlarken %76’sının etik davrandığı anlaşılmıştır. Tablo 8. Beton Dayanımı ve Etik davranış •Sizce Diyarbakırdaki yeni yapıların % kaçı (yapı denetimine maruz ) beton dayanımı proje mukavemetlerini sağlıyor? Katılımcıların %40, %90’ı sağlıyor, Katılımcıların %40, %75’ı sağlıyor Katılımcıların %20, %25’ı sağlıyor Ort = ~ %71 sağlıyor •Laboratuvar firmaları beton deney sonuçlarını raporlarken ne kadarı etik davranıyor? Katılımcıların %40 Katılımcıların %40, Katılımcıların %20, Yapı denetim laboratuvarlarıyla yapılan anket çalışmasında sorulan sorulardan da anlaşıldığı gibi beton dayanımı proje mukavemetini sağlamayan yapılar mevcuttur. Aynı şekilde verilen cevaplar doğrultusunda etik olarak çeşitli sıkıntılar yaşandığı anlaşılmaktadır. Katılımcıların % 25’i yeni müteahhitlerden oluşmakla beraber eğitim seviyelerinin genel olarak ortaokul-lise düzeyinde olduğu görülmüştür. Ağustos-Kasım 2013 • Hazır beton firmaları ile yapılan anket çalışması: Son olarak hazır beton firmaları (santralleri) 34 %90 ve üstü etik %75’i etik % 50’si etik Ortalama = ~76 etik ile yapılan çalışmada firmalara çeşitli sorular yöneltilmiş bu sorular neticesinde aşağıdaki veriler elde edilmiştir. o Genel olarak teknik personel sayısının yetersiz olduğu. 100 personelden 5’inin teknik personel olduğu (% 5) o Genel olarak laboratuvarda dahil olmak üzere santralde çalışan personelin katkı maddelerinin içeriği ile ilgili bilgi sahibi olmadıkları. o Katılımcıların % 63’ünün yapı denetiminin gelmesinden memnun olduklarını o Genel olarak Türkiye Hazır Beton Birliğine (THBB) üye olmadıkları sonuçları ortaya çıkmıştır. Bunun dışında yine son çalışma kapsamında dikkat edilmesi gereken ilginç sonuçlarda ortaya çıkmıştır. Beton Santrallerinde çalışan personelin ya da yetkililerin karşılaştıkları dikkat çekici durumlarda sorulmuştur. Bunlardan bazıları; • ‘Bazı firmaların beton santrallerinden gerçekte var olandan daha yüksek dayanımlı irsaliye talep ettikleri’ • ‘Beton kontrolüne jeoloji, elektrik v.b müh. gönderen yapı denetim firmalarının var olduğunu’ Sonuçlar: Bu çalışmadan elde edilen sonuçlardan ön plana çıkanlar burada özet olarak verilmeye çalışılmıştır: Yeni Deprem Yönetmeliği (DBYBHY 2007) ile birlikte Diyarbakır’da beton basınç dayanımlarında genelde ciddi artışlar sağlanmakla beraber yeterli olmadığı düşünülmektedir. Binalardan alınan karot numunelerin basınç dayanım değerlerine ait standart sapmaların 9 değerine kadar çıktıkları görülmüştür. Bu durum beton dayanımlarının bina içinde çok büyük değişkenlik gösterdiğini ortaya koymaktadır. Yine yapılardan alınan karotların min. ve maks. değerleri arasında 4 kata kadar fark olduğu (max/min değerlerinin ortalamasının 2’nin üstünde) görülmüştür. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Anket çalışması sonucunda ise: Yapı Denetimi Firmalarında ve Uygulamalarında ciddi sıkıntılar olduğu ve Müteahhitlerin Yapı denetim firmalarına işçi/işveren mantığıyla yaklaştığı düşünülmektedir. Yapı denetim Laboratuvarlarında ve Beton Santrallerinde etik anlamda sıkıntılar yaşandığı düşünülmektedir. Diyarbakır’daki yapıların proje mukavemetinin beton dayanımını sağlaması noktasında sıkıntılar yaşandığı görülmüştür. Beton santrallerinde teknik personel sıkıntısının olduğu, laboratuvar sorumlularının dahi katkı maddelerinin içeriği hakkında bilgi sahibi olmadıkları görülmüştür. Yapı Denetimin uygulamasının gelmesinden genel olarak memnuniyetin %50-60 arasında olduğu sonuçlarına varılmıştır. Kaynaklar [1]. TOPÇU İ.B., CANBAZ M., KARAKURT C. Politeknik Dergisi Journal of Polytechnic Cilt: 9 Sayı: 1 s. 59-63, 2006 Vol: 9 No: 1 pp. 59-63, 2006 - Beton Üretiminde Kimyasal Katkı Kullanımı [2]. ÖZTOPRAK B., ESMERAY A., KARAMAN S.,- KSÜ Mühendislik Bilimleri Dergisi, 12(2), 2009- Tokat Yöresinde Hazır Beton Üretimi ve Sorunlar [3]. YILDIRIM S.T, TOPÇU İ.B., ÖNER A., EKİNCİ C.E.,Deprem sempozyumu Kocaeli 2005-Düzce Hazır Beton Üreticileri Hakkında Yapılmış Olan Bir Araştırma [4]. Yapı Denetimi Uygulama Yönetmeliği., Resmi Gazete Tarihi ,05.02.2008 Sayısı: 26778 [5]. TS EN 12390-2- 29.04.2010, Beton – ‘Sertleşmiş beton deneyleri - Bölüm 2: Dayanım deneylerinde kullanılacak Deney numunelerinin hazırlanması ve küre tabi tutulması’ [6]. T. C. Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Afet İşleri Genel Müdürlüğü, Deprem Araştırma Dairesi, http://www.deprem.gov.tr, 2007, Deprem Bölgelerinde Yapılacak Binalar Hakkında Yönetmelik [7]. TS EN 12350-1; Temmuz 2010, Beton - Taze beton deneyleri - Bölüm 1: Numune alma [8]. TS EN 12504-1; Ocak 2011, Beton-Yapıda Beton Deneyleri-Bölüm 1: Karot Numuneler – Karot Alma, Muayene ve Basınç Dayanımının Tayini İ. Bedirhanoğlu, S. Erdemli Günaslan Dicle Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, İnşaat Müh. Böl., Diyarbakır E-Posta: [email protected], [email protected] Yapı Denetimi Firmalarında ve Uygulamalarında ciddi sıkıntılar olduğu ve Müteahhitlerin Yapı denetim firmalarına işçi/işveren mantığıyla yaklaştığı düşünülmektedir. 35 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO K Ağustos-Kasım 2013 36 YEREL YÖNETİMLER: N eden asıl AVRUPA Konseyi ve Avrupa Birliği, yerel yönetimlerin özerkliğine ilişkin olarak yerellik ilkesine saygıyı şart koşmanın ötesinde, kendi karar organlarına danışma hizmeti sunmak üzere, yerel yönetimlerin ve varsa bölge yönetimlerinin seçilmiş temsilcilerinden oluşan danışma organları da oluşturmuşlardır. amu Yönetiminin ve Siyaset Biliminin en önemli kavramlarından biri olan Yerel Yönetim, ülkemiz için de, bir buçuk yüzyıla yakın bir süredir, güncelliğini her zaman korumuş olan bir kavramdır. Kamu hizmetleri, niteliklerine bağlı olarak ya merkezi yönetim kuruluşlarınca, ya da yerel yönetimlerce yerine getirilir. Her iki yöntemin de kendilerine özgü üstün ve sakıncalı yönleri vardır. Hizmetlerin halka yakın olan yerel yönetimlerce yerine getirilmesi teknik olduğu kadar sosyo-kültürel ve siyasal nedenlere de dayanır. Yerel yönetimlerce üretilip sunulan hizmetlere halkın katılımı, halkın özgüvenini artırır, kendisine değer verildiği kanısını güçlendirir, toplumsal bütünleşmeye ve demokratikleşmeye güç katar. Bu yüzdendir ki, uluslararası kuruluşların da öncülüğüyle, bütün dünyada, birer yerinden yönetim (desantralizasyon) kuruluşu olan yerel yönetimlerin kamu hizmetlerinin daha büyük bir payını üstlenmeleri eğilimi giderek güçlenmektedir. Görüldüğü gibi, yerinden yönetim bir yönetim biçimi, yerel yönetimler ise bu yönetim biçimiyle halka hizmet sunan kamu tüzel kişilikleridir. Ama hiç kuşku yok ki, yerinden yönetimin güçlü olması, bir ülkede demokrasinin de güçlü olduğunu otomatik olarak anlatmaya yetmez. Yerinden yönetim ve merkezden yönetim, demokratik kurallar içinde birbirlerini bütünlemeleri, birbirlerinin eksiklerini giderme durumunda olan yönetim yaklaşımlarıdır. Her ikisinin de başarısı, ülkede demokrasinin tüm kurallarıyla yerleşmiş olmasına, hem yurttaşların, hem de yöneticilerin yurttaşlık ve demokrasi kültürünün gelişmiş olmasına bağlıdır. Gerek Avrupa Konseyi, gerekse Avrupa Birliği üyesi olan devletlere, yönetsel yapılarını yerellik (subsidiarity) adı verilen bir kurala göre yeniden düzenlemeyi salık vermektedirler. Bu kurala göre, kamu hizmetleri halka en yakın olan yönetim basamaklarınca, yani yerel yönetimlerce AVRUPA Yerel Yönetimler Özerklik Şartı adını taşıyan uluslararası Sözleşme’de, yerellik ilkesi, yerel yönetimlerin özerkliğinin temel ilkelerinden biri olarak algılanmaktadır. yerine getirilmelidir. Bu kuralın istisnası, söz konusu hizmetlerin, nitelikleri itibariyle, yerel yönetimlerce yerine getirilmesi olanaksız hizmetler olmaması ya da ancak merkezi yönetimin, yani devletin bu hizmetleri yapacak mali güce sahip olduğunun görülmesidir. Bu nedenle de, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı adını taşıyan uluslararası Sözleşme’de, yerellik ilkesi, yerel yönetimlerin özerkliğinin temel ilkelerinden biri olarak algılanmaktadır. Yasalar yasaklamadığı ya da başka yönetim basamaklarına bırakmış olmadığı takdirde, yerel nitelikli her türlü hizmeti yerel yönetimlerin görmesi esastır. Kuşkusuz, görev ve yetki paylaşımı işin bir yönüdür. Bu görevleri yerine getirmeye yeterli, onlarla orantılı akçal kaynaklara sahip olmak da, yerel özerkliğin ön koşullarındandır. Yerel yönetimler üzerindeki devlet gözetim ve denetiminin yalnızca hukuka uygunluk denetiminden ibaret olması, yerindelik denetimine izin verilmemesi ve özellikle devlet denetiminin yerel yönetimin siyasal hareket özgürlüğünü sınırlandıracak ölçülerde uygulanması, çağdaş gelişmelere ve ülkemizin taraf olduğu antlaşmaların kurallarına uymaz. Hele de, 6360 sayılı yasayla geçen yıl (2012) yapıldığı gibi, halka danışmaksızın çok sayıda il, belediye ve köy gibi kamu tüzel kişiliğinin varlığına yasalar çıkararak son verilmiş olması kolay savunulamaz. Az önce sözünü ettiğim Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na göre, yerel yönetimler, görev alanlarına giren konularda, ülke içinde ve dışındaki başka yerel yönetimlerle özgürce işbirliği yapabilmeli, birlikler ve dernekler kurabilmeli ve kendi hak ve özgürlüklerini koruyabilmek üzere yargı organlarının hakemliğinden yararlanabilmelidirler. Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği, yerel yönetimlerin özerkliğine ilişkin olarak yerellik ilkesine saygıyı şart koşmanın ötesinde, kendi karar organlarına danışma hizmeti sunmak üzere, yerel yönetimlerin ve varsa bölge yönetimlerinin seçilmiş temsilcilerinden oluşan danışma organları da oluşturmuşlardır. Türkiye’de, yerel yönetim kurumunun bir buçuk yüzyıla yakın bir geçmişi var. İstanbul’da Beyoğlu’nda ilk belediyenin kuruluş tarihi 1855’tir. Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar, Tanzimat ve Islahat Fermanı dönemlerinde belirli düzenlemelere konu yapılan yerel yönetimler, vücuda dışarıdan takılan bir yapay organ gibi, vücut tarafından itilmiş olmasa da, tam anlamıyla özümsenememiştir. Bu durum Cumhuriyet’in kurulduğu tarihlere değin süregelmiştir. Bugün de henüz çözülememiş pek çok sorunla karşı karşıyadır yerinden yönetim dizgemiz. 1924, 1961 ve 1982 Anayasalarının hepsinde, yerel yönetimler yer almıştır. İl Özel Yönetimleri, Belediyeler ve Köyler üç temel yerel yönetim türüdür. Fransa’da olduğu gibi, bölge çapında yerel yönetim birimimiz yoktur. 6360 sayılı yasayla sayıları 30’a yükseltilmiş olan anakent belediyeleri, yalnızca, alanlarının büyüklüğü yönünden birer bölge belediyesi sayılabilir. Anayasa yukarıda sayılanlar dışında, bölge çapında belediye oluşturulmasına elverişli değildir. Var olanların her birinin karar organları halk tarafından seçilerek oluşturulmaktadır. Yürütme organları olan valiler, belediye başkanları ve muhtarlar için seçimle görev gelme zorunluluğu yoktur. Seçimle işbaşına gelmenin pek çok üstünlükleri olmakla birlikte, bunun seçim yöntem, gelenek ve uygulamalarına yakından bağlı olduğu unutulmamalıdır. Seçimlerin biçimsel olarak yapıldığı, liderlerin ve parti örgütlerinin keyfi ölçütlerine terk edildiği yerlerde, ne demokrasiden, ne de yerel demokrasiden söz edilebilir. Yerel demokrasi, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde ve benzeri belgelerde yer alan demokratik yaşam kurallarının geniş halk kitlelerince içselleştirilmiş olmasıyla işlerlik kazanabilir. 1960’lı yılların başından bu yana, yerel yönetimlerimizi yeniden düzenleme çalışmaları gündemdedir. 2000’li yılların ortalarında gerçekleştirilen yasal düzenlemelerin, İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Türkiye’de, yerel yönetim kurumunun bir buçuk yüzyıla yakın bir geçmişi var. İstanbul’da Beyoğlu’nda ilk belediyenin kuruluş tarihi 1855’tir. 37 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO ülkeyi kimi ilkeler açısından Avrupa ölçünlerine yaklaştırmış olmasına karşın, hem ülke çapında bir kamu yönetimi düzeltiminden kopuk olması, hem gelir ve köy yönetimi boyutlarının gözardı edilmiş bulunması, hem de, yönetici kadroların merkeziyetçilikten uzaklaşmayı başaramamış olmak gibi nedenlerle, yerel yönetimlerde Avrupalı olmaktan henüz çok uzaklardayız. Türkiye’de yerel yönetimler, her zaman yönetsel yerinden yönetim birimi olmuşlardır. Ağustos-Kasım 2013 YEREL demokrasi, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde ve benzeri belgelerde yer alan demokratik yaşam kurallarının geniş halk kitlelerince içselleştirilmiş olmasıyla işlerlik kazanabilir. 38 Değinilmesi gereken önemli bir nokta da şudur: Yerinden yönetim, ya yönetsel yerinden yönetim olarak benimsenir ve uygulanır, ya da, devletin yapısal özelliklerine göre, siyasal yerinden yönetim adını alır. Tekçi (üniter) devlet dizgesi içinde, Türkiye’de yerel yönetimler, her zaman yönetsel yerinden yönetim birimi olmuşlardır. Bu kuralın bir sonucu olarak, görev alanları kamu hizmetlerinin görülmesiyle sınırlıdır. Bir başka deyişle, egemenlikten aldıkları pay, federal devletlerde olduğu gibi yasama ve yargı erklerini değil, yürütmeyi ilgilendirmektedir. Bir başka deyişle, yerel yönetimlerimiz yasa yapma gücüne sahip değildirler. Kuşkusuz, bu durumun değişmesi, yeni anayasa hazırlıklarının yapıldığı bir dönemde tartışma gündemine getirilebilir. Nitekim, kimi sivil toplum örgütlerinin, meslek kuruluşlarının ve siyasal partilerin bu doğrultuda önerileri vardır. Bu tür öneriler gerçekleşme şansı bulursa, yerel yönetimlerimiz, birer siyasal yerinden yönetim kurumu olma yönünde adım atmış olurlar. Bu vesileyle hemen belirtmek gerekir ki, son yıllarda, ülkemizde, Avrupa Yerel Yönetimler Şartı’na hükümetçe konmuş olan çekincelerin kaldırılması, bu bağlamda, sanki devlet dizgesinde bir değişikliğe yol açacakmış gibisinden yorumlar yapılmaktadır. Bu beklenti tümden dayanaksızdır. Şart, bölgesel demokrasi ya da bölgesel özerklik Şart değil, Yerel Yönetimler Özerklik Şartı olduğuna göre, çekincelerin kaldırılmasından yalnızca yönetsel yerinden yönetim kuruluşu olarak yerel yönetimler yararlanabileceklerdir. Bu çekincelerin kaldırılması doğrultusundaki çalışmalar son aşama- sına gelmiştir ve gerçekten de, çoğunun kaldırılmasıyla, yerel demokrasi bir kayba uğramak bir yana, kazançlı çıkabilecektir. Dil, din, kültür, etnik köken ve benzeri nedenler yüzünden var olan sosyo-kültürel dışlanmışlık duygularının giderilmesi amacıyla kimi ülkelerde, bölgesel demokrasiyi geliştirme ve güçlendirme eğilim ve çalışmalarına tanık olmaktayız. Yukarıda sözü edilen uluslararası kuruluşların da katkılarıyla, Avrupa yerel Yönetimler Özerklik Şartı’na koşut ilkeler içeren Bölgesel Demokrasi Şartı taslakları hazırlıkları son aşamasına varmış değildir. Avrupa ülkeleri, henüz bu tür metinler üzerinde oydaşma sağlayabilecek bir duruma gelmiş değillerdir. Bölge yönetimleri de, yerel yönetim türü olarak adlandırılmaları olanaksız da olsa, birer ulusaltı (sub-national) ya da mekansal (territorial, spatial) örgütlenme türleridir. Devlet yapısı içinde, bu tüzel yapılarda değişiklik yapabilmek akşamdan sabaha gerçekleştirilemeyeceği gibi, ilgili ülkelerin tarihsel ve siyasal gelişim süreçlerinden ve özelliklerinden bağımsız olarak gerçekleştirilmeleri de olanaksızdır. Üstyapı kurumlarına verilecek biçimi belirleyici etmenlerin başında üretim ilişkileri ve güçleri yer alır. Olaya bu yönden bakıldığında, sermaye karşısında emeğin, güçlü yanında güçsüzün, toprak ağası yanında topraksızın, erkek karşısında kadının, varlıklı karşısında varlıksızın göreceli durumu köktenci bir anlayışla değişmedikçe, tüzel ve siyasal yapılardaki öze inmeyen değişikliklerin insanların mutluluğuna büyük katkı yapmalarını beklemek gerçekçi olmayacaktır. Uzun erimde toplum yararına değişiklikler yaratmanın, tüm sorunları çözmenin asıl anahtarı, 21.yüzyılda gençliği dinsel dogmalarla koşullandırmakta direnmeyen, Atatürk’ün gösterdiği yolda, bilime ve çağdaş değerlere ağırlık veren bir eğitim politikasının oluşturulmasında ve uygulanmasındadır. Prof. Dr. Ruşen KELEŞ İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO SİYASAL dalgalanmalardan uzak, bölgesel ölçekten köy ölçeğine uzanan “kültür öncelikli yol haritası”, neyi, nerede, kimlerle yapacağımıza ışık tutacak nitelikte hazırlanırsa, kalıcı barış yolu açılmış, uygulamalarla doğrular içselleşmiş olur. Zedelenen doğa-kültür-insan ilişkileri yeni yaşam hakkına kavuşur. Her Koşulda Koruma B ilimsel-teknolojik alanda hızla geliştiğini, hızla yeniden büyük atılımlara tanık olduğunu düşünen dünyamız, acaba yine hızla nelerini yitiriyor? Sık sık bu ve benzeri sorulara verilen cevaplar, yitirilen “köklü değerler” göz önüne alındığında inandırıcı olmuyor. Üstelik küreselleşme olgusunun bedelinin daha çok gelişmekte olan ülkelerin üzerine yüklenmesi, yerel zenginliklerin yok olmasını hızlandırmakta, sonuçta dünyamız kendi varlık nedenini kendi elleriyle yok etmektedir. Bu genel yok oluş sürecinde, bölgesel çatışmalar, huzur ortamının zedelenmesi, yerelin kendi özgün değerlerinin, toplumsal ilişkilerinin, kendileri tarafından büyük bir aymazlıkla gözden çıkarılmasına neden olmaktadır. Peki bu süreç farklı nitelikler taşısa da, yıllardır sorunların yaşandığı ülkemizde hangi büyüklükler ertelenmek zorunda kaldı? Cevap çok açık: önce doğayı, sonra “büyük uygarlık izlerini”, toplumsal ilişkilerin zenginliğini… Kısacası somut-soyut köklü varlıklarının, üretilmesi çok zor doğal-kültürel değerlerini… Uzağa gitmeye gerek yok, Diyarbakır bunun en somut örneği… 1950’li yıllardan beri köylerine kadar bildiğim bu kent tüm Anadolu kentlerinde gördüğüm sağlıksız büyümeye bir oranda tanık olsa da, bir dizi konuda atılımlar yapacak niteliklerini koruyabildi. Çünkü özel bir konumu vardı. Gene de yoğun göç, “önceliklerin değişmesi”, bugün yaşama geçecek konuların ertelenmesine neden oldu. Bu bir anlamda gündem değişikliğini, gözle görülür kültürel varlıkların yıpranmasını getirdi. Şunu da açıklamamız gerekir ki; bu zor Uzağa gitmeye gerek yok, Diyarbakır bunun en somut örneği… 39 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO koşullara rağmen ağır da olsa yine de başarılı bir süreç yaşamaktayız. Çünkü Diyarbakır gibi büyük özellikler taşıyan bir kent, koşullar ne olursa olsun “ertelenemez başlıklar” taşımaktadır. Yoğun göçle birlikte sağlıksız yapıların çoğaldığı ortamda, Diyarbakır Kalesi, İçkale, cami, medrese, kilise, kent müzesi olarak düzenlenecek Cemil Paşa Konağı’nın ve diğerlerinin yaşama geçmeye başlaması, sürecin kesintiye uğramadığının işaretleriydi. Demek ki her koşulda gözardı edilemeyecek noktalar vardı ve varlık nedenimiz ortak kültürümüz her şeyin önünde gündem oluşturmalıydı. Bu çizilen tabloda düşünülecek en önemli özellik, hep değindiğimiz “kamu-yerel-sivil-özel birlikteliğin” daha güçlü olması gereken bir bölgede, yeterli yoğunluğa ve hıza ulaşamaması söz konusuydu. Gene biliyoruz ki, toplumsal barış sağlandığında, insanlar dönüp geçmişe baktıklarında, kendi ellerindeki değerlere yaptıkları yanlışları daha kolay görebilmektedirler. İki dünya savaşı sonrasında dünyada yaşananlar bunun somut kanıtıdır. Bütün bölgeyi köylerden kentlere kadar araştırmış bir kimlik olarak bu süreçte sürekli söylediğim bir söz var. “Bu duman kalktığında neyi yitirdiğimizi gördüğümüz zaman ortamı onaracak yine bizleriz.” Şu anda Gaziantep, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır’a kadar uzanan gelişmeler izlenirse, barış ortamı güçlendiğinde herkesin, her kentin kültür varlıklarına sağladıkları öncelikler nedeniyle büyük bir değişime öncülük ettiklerini görürüz. Değindiğim gibi yanlışlarımız, zaman zaman doğruları bulmamıza kolaylık sağlamaktadır. Burada unutulmaması gereken bir diğer nokta, artık kentler arası dayanışma, deneyim paylaşımının dünden güçlü olduğunun görülmesidir. Bu da yaraları sarmayı kolaylaştırmaktadır. Güven duygusu arttığında köylere dönüş bile hızlanmakta, bu ister istemez kentlerdeki yo- Ağustos-Kasım 2013 40 ğunlaşmayı azaltmakta ve Mardin bunun ilk örneklerini vermektedir. Ancak doğal dokunun iyileştirilmesi, üretim ilişkilerinin normalleşmesi belirli bir zaman dilimine ihtiyaç göstermektedir. Bu da gelip “yol haritasına” dayanmaktadır. Yıllar önce yaptığımız Mardin Yol Haritası’nın bu güç koşullara rağmen bugün tümüyle yaşama geçmiş olması, artık sıranın “kırsal ortamlara” geldiğinin işaretidir. Hep geriye dönüp bakarsak önümüzü göremeyiz. Dünün yanlışlarından ders alıp günümüzü ve geleceği tasarlamamız gerekir. Çünkü bu bölgenin insanlık tarihinin merkezi olduğunu unutmayalım. Sorumluluğumuz büyük, tarihin derinliği kadar büyük. Burada coğrafyası tarihine parçacı yaklaşmaya olanak vermiyor. Her başlıkta, her ölçekte bir tasarımın gerekliliğini vurguluyor. Siyasal dalgalanmalardan uzak, bölgesel ölçekten köy ölçeğine uzanan “kültür öncelikli yol haritası”, neyi, nerede, kimlerle yapacağımıza ışık tutacak nitelikte hazırlanırsa, kalıcı barış yolu açılmış, uygulamalarla doğrular içselleşmiş olur. Zedelenen doğa-kültür-insan ilişkileri yeni yaşam hakkına kavuşur. Bütün bu genel düşünceler, düş kurma anlamına gelmiyor. Havza-bölge ölçeğinde kültür öncelikli yol haritalarını ülke gündemine sunmayı, bir yandan da uygulamalara hız vermeyi sağladığımızı düşünürsek, düşlerimizin “gerçeklik payı” artar. Diyarbakır, köylerine kadar düş kurmaya olanak veren bir kenttir. Bu düşün gerçekleşmesi için her türlü olanak vardır. Son yıllarda Diyarbakır’da yapılan yayınlardan yüzlerce toplumsal-kültürel-sanatsal başlık çıkarılabilir. Barış araştırmayla başlar, köklü değerlere sarılmakla güç kazanır, yaşama geçen ortamlarla da paylaşılır. Prof. Dr. Metin Sözen ÇEKÜL Vakfı Başkanı Diyarbakır ulaşımına İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO raylı cözüm Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı İbrahim Altun, Ulaşım Ana Planı hazırladıklarını ve bunun içinde raylı sistem projesi de yer aldığını belirterek, “Birinci etap Dağkapı’dan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kadar olan 15 km’lik alanı, ikinci etap ise, Tesisler Kavşağı’ndan 500 Evler istikametine giden yaklaşık 10 km’yi kapsıyor” dedi. D iyarbakır’da 1990’lı yıllarda köylerin boşaltılmasıyla nüfus ikiye katlandı, çarpık kentleşme şehri “esir” aldı, ulaşım için alt yapı oluşturulmadı. Çarpık kentleşmenin en büyük engel teşkil ettiği kent ulaşımı için bugün yeni bir pencere açılmak isteniyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı İbrahim Altun, 1990’lı yıllarla başlayan çarpık kentleşmenin bugün ulaşımda çok ciddi sorunlara neden olduğunu belirterek, hazırladıkları “Ulaşım Ana Planı” ile kenttin ulaşım sorunlarını çözeceklerini söyledi. Kent ulaşımını rahatlatacak raylı sistemi, otopark, yayalaşma ve kentin ulaşım sorunları ile çözüm yöntemlerini Ulaşım Daire Başkanı İbrahim Altun’a sorduk. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı, kentin ulaşım sorunlarını çözmek için “Ulaşım Ana Planı” hazırladı. 1990’lı yıllardan bu yana yoğun göç alan ve nüfusu katlanan Diyarbakır’da ulaşım sorunu her geçen gün kendini daha çok hissettiri- yor. 2000’den önceki çarpık kentleşme bugün kent ulaşımını nasıl etkiliyor? Diyarbakır binlerce yıllık bir geçmişi olan bir kentimiz. Ancak 1990’lı yıllarda bölgemizde yaşanan düşük yoğunluklu savaş nedeniyle kentimizde orantısız ciddi bir güç sözkonusu oldu. Tabi bu beraberinde çarpık bir kentleşmeyi, ulaşım ve alt yapı sorunlarını getirdi. Özellikle 1999 yılına kadar belli bir ulaşım alt yapısı gözetilmeden kentleşmeye gidildi. Süreç içerisinde oluşan yerleşim alanlarında yolların genişliğinde, kaldırımların oluşmasında, otoparkların, yaya geçitleri, kavşaklar ve toplu ulaşım güzergahlarının düzenlenmesine yönelik herhangi bir planlama yapılmadığı için ciddi sorunlar oluştu. 1999 yılından itibaren ise, yeni bir belediyecilik anlayışı başladı. Daha planlı ve düzenli çalışma öngörüldü. Yeni yerleşim alanlarında ulaşım da gözetilerek çalışmalar yapılıyor. Yollar ve kavşaklar planlanırken, toplu ulaşım aksları düzenlenirken, artık bir plan dahilinde yapılıyor. Ancak bu da bizim istediğimiz ölçekte değil. Bunun bir uzman görüşü ve Ulaşım Ana Planı doğrultusunda yapılması ge- Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, ulaşım sorunlarını raylı sistemi hayata geçirerek çözmek istiyor. 41 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO 1990’dan bu ya biriken sorunları çözmek için çalışmalarının devam ettiğini kaydeden Altun, “Ulaşım Ana Planı kapsamında bazı yolların yayalaştırılması, bazı yolların toplu ulaşım aksı olarak belirlenerek sadece raylı sisteme hizmet edecek şekilde düzenlenmesi baz alındı” dedi. rekiyor. İmar planları ile ulaşım ana planları birbirleriyle bütünleşik bir şekilde eşbaşlı olarak devam etmesi gerekiyor ki, sağlıklı bir ulaşım hizmeti verilebilsin. Bu da 2011 yılı sonunda ihaleye çıktığımız Ulaşım Ana Planı ile mümkün olabildi. Şu an 1990’dan bu yana biriken sorunların çözümü için çalışmalarımız devam ediyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin kentin ulaşım sorunlarını çözmek için hazırladığı “Ulaşım Ana Planı” ne içeriyor? 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu, Ulaşım Ana Planları yetkisini büyükşehir belediyelerine veriyor. Dolayısıyla büyükşehir belediyeleri de kendi sorumluluk alanlarında ulaşımla ilgili planlarını yapmak zorunda. Bu planları 5 yılda bir revize etmek ve en az 15 yıllık projeksiyonla hazırlamak gerekiyor. Ulaşım Ana Planı çalışmasının temel amacı; kentin nazım imar planı kararlarının önerdiği kentsel gelişme stratejileri doğrultusunda, hedef yılı itibariyle oluşması beklenen yolculuk talepleri göz önüne alınarak, toplu taşıma ağırlıklı olmak üzere gerekli ulaşım yatırımları ve önceliklerinin belirlenerek, Diyarbakır kentinde gelecekte oluşması beklenen ulaşım ve trafik sistemi için temel planlama kararlarının oluşturulmasıdır. Bu amaçla, Ulaşım Ana Planı ile Diyarbakır halkının ulaşımdaki konfor seviyesini yükseltmek ve kent içi hareketliliğin çevresel tehdit yaratmadan makro ve mikro ölçekteki sorunlara çözümlerin üretilmesi, kaynakların verimli kullanılarak toplumun tüm kesimlerine hitap edebilen sürdürülebilir çözümlerin oluşturulması hedeflenmektedir. Ulaşım ana planları içerisinde öncelik bir durum analizi yapılıyor. Mevcut veriler üzerinden sayımlarla hane halkı, yol, otopark ve kavşak bilgileri toplanıyor. Daha sonra bunlarda bir kalibrasyon sürecinden geçtikten sonra kentte uygun yeni bir plan hazırlanıyor. Bu plan dahilinde her şey gözetilmek zorunda. Yayalar, araçlar, yolların durumu, yolların gabarisi, toplu ulaşım aksları ve modları incelemek gerekiyor. Oluşturulacak ulaşım ana planları, bir kenttin, büyükşehir belediyesinin anayasası durumuna geliyor. Büyükşehirler de, bütün çalışmalarını bu planlar doğrultusunda yapıyorlar. Ana planımız 15 yıl, projeksiyon olarak da 2040 yılı ele alındı. Ulaşım ana planları 5 yılda bir revize edilmesi gerekiyor. Çünkü kentler dinamik olduğu için ihtiyaçlar değişiyor. Kentte her geçen gün araç sayısı hızla artıyor, çarpık kentleşmenin bulunduğu alanlardaki ulaşım sorunu hangi yöntemlerle çözülecek? İbrahim Altun Ağustos-Kasım 2013 42 Bu, Ulaşım Ana Planı kapsamında üzerinde durduğumuz en önemli konulardan biridir. Araçların kent merkezine girmemesi için bazı çalışmalar öngörüldü. Bazı yolların yayalaştırılması, bazı yolların tek yön olarak düzenlenmesi, bazı ALTUN: Raylı sistem için İller Bankası Genel Müdürlüğü’ne kredi talebinde bulunduk. Talebimiz kabul edilirse ve ihaleye çıkarsak sistemin inşası 2013-2014-2015 yıllarında gerçekleştirilecek ve 2015 yılı içerisinde hizmet vermeye başlayacak. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO yolların toplu ulaşım aksı olarak belirlenerek sadece raylı sisteme hizmet edecek şekilde düzenlenmesi baz alındı. Dolayısıyla kent merkezini yayalara, bisiklete ve toplu taşımaya bırakan bir yapı öngörüldü. Artık bu yapı üzerinden önümüzdeki süreçte kent merkezinde daha çok yayalara ve toplu taşımaya hizmet edilecek. Araçları da kent merkezinin dışında tutmak istiyoruz. Gündemde raylı sistem çözümü var mıdır? Varsa projenin çalışmaları ne zaman başlatılacak? Büyükşehirlerde raylı sistem yapılırken öncelikle bir Ulaşım Ana Planı yapmak gerekiyor. Ulaşım Ana Planı çıktıları doğrultusunda raylı sistem yapılıyor. Çünkü bu ulaşım ana planlarındaki raylı sistem güzergahları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımızın onayına bağlıdır. Ulaşım Ana Planı sürecinde raylı sistem de değerlendirildi. İki güzergah raylı sistem aksı olarak çıktı. Raylı sistemin birinci etabı Dağkapı’dan başlayarak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kadar olan 15 kilometrelik mesafeyi kat ediyor. Dağkapı, Elazığ Bulvarı Kışla Caddesi, Ofis Ekinciler Caddesi, Turgut Özal Bulvarı, Diclekent Bulvarı ve Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ni kapsayan raylı sistem projesinde 18 istasyon (durak) yer almaktadır. Bununla ilgili ön fizibilite çalışması yaptık, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan gerekli onayları aldık, uygulama projeleri hazırladık. Şimdi yaklaşık bir maliyet için müşavirlik firmalarından teklifleri alıyoruz. Bu proje için İller Bankası Genel Müdürlüğü’ne kredi talebinde bulunduk. Talebimiz onaylanırsa yapım için ihaleye çıkacağız. Hedefimiz Eylül-Ekim gibi raylı sistemin birinci etabı için ihaleye çakmaktır. Eğer ihaleye çıkarsak sistemin inşası 2013-2014-2015 yıllarında gerçekleştirilecek ve 2015 yılı içerisinde hizmet vermeye başlayacak. Raylı sistemin ikinci etabı ise, Tesisler Kavşağı’ndan 500 Evler istikametine giden yaklaşık 10 kilometreyi kapsıyor. Raylı sistem çalışmaları için Kışla Caddesi’nde tek yön, Ekinciler Caddesi’nde ise yayalaştırma uygulamaları yapılıyor. Ekinciler Caddesi tamamen yayalaştırılacak. Ulaşım Ana Planı’nda alternatif yollar da belirlendi. Turgut Özal ve Diclekent bulvarlarında yolun gabarisine göre uygulamalar yapılıyor. Yani yaya, araç ve toplu taşıma trafiğini gözetleyerek planlama yapılmış durumda. Dolayısıyla kimseyi mağdur etmeyecek şekilde trafiği rahatlatan, daha fazla toplu ulaşıma hizmet edecek akslar belirlendi. Yayalaştırma ve tek yön uygulamalarıyla daha ekolojik, çevreci ve ekonomik bir yapı öngörüldü. Karayolları tarafından Şanlıurfa Caddesi üzerinde yapılan köprülü kavşak düzenlemesi, ulaşım sorununa çözüm olabilecek mi? Çevre yolları neden tercih edilmiyor? Gelişmiş ülkelerin hiçbirinde kent merkezlerinde köprülü kavşaklar görmek mümkün değil. Dolayısıyla bu çalışmalar yerine çevre yollarına öncelik verilseydi ve ağır tonajlı araçlar baypas Gelişmiş ülkelerin hiçbirinde kent merkezlerinde köprülü kavşaklar görmek mümkün değil. 43 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO DİYARBAKIR’da otopark kültürünün oluşmadığını kaydeden Altun, Büyükşehir Belediyesi’nin yanındaki açık alan ile eski Doğum Hastanesi’ni otopark yapacaklarını ifade etti. edilseydi, bu yollar daha rahat işlev görürdü. Maalesef, bazı siyasi kaygılardan dolayı bu tercih yapıldı. Kent merkezinde geçen bu çevre yolları Karayolları denetimindedir. Normalde Şanlıurfa Karayolu üzerindeki katlı kavşak çalışmaları 2012’de bitirilmesi gerekiyordu, ancak hala devam ediyor. Katlı kavşaklar trafiği hızlandırdığı için ölümlü kazaları artırdı ve birçok kişi yaşamını yitirdi. Kent içinde karayolundaki bu çalışmalar için projeler hazırlanırken mutlaka yaya hareketleri göz önünde bulundurulmalıdır. Kenttin otopark ve yayalaşma sorunu var mıdır? Varsa nasıl çözülecek? Kentte otopark kullanımı konusunda ciddi bir sıkıntı var. Otopark kullanım alışkanlığımız yok. Sur içinde yaptığı bir çalışma var. Sur içindeki otoparkların kullanım kapasitesi yüzde 50’nin altında. Ofis semtindeki 400 araçlık iki katlı otoparkımız yüzde 30 kapasite ile hizmet veriyor. Bu bizi zorluyor. Kentte otopark kültürü oluşmamış. Bunu aşmak için çalışıyoruz. Yeni otopark alanları açmak için de çalışmalarımız var. Bunları yaparken kent merkezi değil, kent merkezi dışında ve çevresinde otopark yapmayı düşünüyoruz. Ulaşım Ana Planı da bize bunu gösteriyor. Kent merkezine ne kadar az araç sokarsak, araçları kenttin çeperinde ne kadar depolarsak o kadar kenti rahatlatmış olacağız. Buna yönelik 2013 yılı içinde iki tane katlı kavşak yapacağız. Bunlardan birisinin yer tespitini ve ihalesini yaptık. Birincisi Büyükşehir Belediyesi yanındaki açık otoparkı iki katlı olarak düzenleyeceğiz. 200 araçlık bu otoparkın üstünü de sosyal yaşam alanı olarak yani Büyükşehir Belediyesi ve Adliye Sarayı’na gelen yurttaşlara dinlenme olanağı bulacağı alana dönüştüreceğiz. İkincisi ise, Yusuf Azizoğlu Caddesi üzerinde bulunan eski Doğum Hastanesi’ni bin araçlık katlı kavşak olarak düzenleyeceğiz. İmar düzenlemesi için çalışmalar devam ediyor. Gerekli imar kararları çıktıktan sonra bunun da ihalesine çıkacağız. Kentteki çalışmalarda önceliğimiz yayalar, bisiklet ve toplu taşıma üzerinedir. Gelişmiş ülkelerde de bunlar önceliklidir. Bizim çalışmalarımızda yayalar önceliklidir. Şu anda Ekinciler Caddesi ve Rıdvanağa-Ekinciler caddeleri arasında kalan bölgenin yayalaştırılması öngörülüyor. Diyarbakır’ın tarihi mekanı olan Sur içinin trafiğe kapatılması söz konusu mu? Sur içi ile ilgili şu an Koruma Amaçlı İmar Planı mevcuttur. Ağustos-Kasım 2013 44 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO ÇARPIK kentleşme alanları ile Diyarbakır’ın tarihi Sur içine araçların girişini azaltacaklarını kaydeden Altun, “Kent merkezini yayalara, bisiklete ve toplu taşımaya bırakacağız” dedi. Ulaşım Ana Planı da buna uygun bir şekilde düzenlendi. Raylı sistem aksı, Hem Sur, Yenişehir ve Bağlar içindeki hem de Kayapınar’daki vatandaşların en iyi şekilde yararlanması için hazırlandı. Önümüzdeki dönemde Sur içinde trafik alanları giderek azaltılacak, yayalaştırma alanları artırılacak. Dağkapı Meydanı ile Nebi Camisi’ne kadar olan kısım komple meydan olarak düzenlenecek. Sur’un iç kısmında bir ring oluşturulacak. Ulaşım ve erişim hizmetleri bu ring üzerinde sağlanacak. Sur’un merkezinde ise, küçük toplu taşıma araçlarıyla hizmet verilecek şekilde bir planlama yapılıyor. Yani Sur içinde daha çok yaya, bisiklet ve toplu taşıma ile hizmet verecek bir çalışma ön görülüyor. Kent giderek yapılaşma bakımında büyüyor, toplu ulaşım güzergahlarında ne tür değişiklikler yapılacak? Bizim hedefimiz kentte sağlıklı bir toplu ulaşım hizmeti vermektir. Bunu kamu yararı gözeterek yapacağız. Ulaşım Ana Planı’ndaki iki raylı sistemi tamamladıktan sonra bu güzergahları besleyecek şekilde “besleme hatları” oluşturmamız gerekiyor. Bizim araçların bir kısmı, “besleme hatları”nda çalışacak. Kent merkezine daha çok tramvay hattı ve bunları besleyecek kollar oluşturulacak. Vatandaşlar tek biletle belli bir süre için hem tramvayı hem de otobüsleri kullanabilecekler. Kent merkezinde daha çevreci ve konforlu toplu ulaşım hizmeti bizim önceliğimiz arasında bulunuyor. 45 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO ETKİNLİKLERİMİZ Ankara’da binlerce mühendis, mimar ve şehir plancısı yürüdü AKP’nin bir gece yarısı operasyonuyla TMMOB’nin yetkilerini kısıtladığı yasaya karşı binlerce mühendis, mimar ve şehir plancısı 13 Temmuz 2013 tarihinde Ankara’da buluştu. AKP’nin bir gece yarısı operasyonuyla TMMOB’nin yetkilerini kısıtladığı yasaya karşı binlerce mühendis, mimar ve şehir plancısı, Ankara’da yürüdü. Ağustos-Kasım 2013 46 TMMOB’a bağlı odaların şube yöneticilerinin de katıldığı yürüyüş, TMMOB binası önünde start aldı. "TMMOB torbaya sığmaz" pankartının taşındığı yürüyüşte, "Bu daha başlangıç mücadeleye devam", "AKP örgüt arama örgüt burada" gibi sloganlar atıldı. Yürüyüşte güzergah ile ilgili polis ve TMMOB yetkilileri arasında yapılan görüşmeler sonucunda kitlenin Güven Park'a cadde üzerinden gitmesi yerine metro altından geçilmesi kararına varıldı. Güven Park’ta konuşan TMMOB Başkanı Mehmet Soğancı, bir gece yarısı operasyonu ile "torba yasanın" içine alelacele bir ek yapıldığını belirterek, "Torbacı bir AKP'nin her zaman yaptığı gibi bir komplodur. Bu şekilde çıkarılmış bir yasanın ahlaki değeri olduğuna inanmıyoruz. AKP her zamanki o darbeci anlayışıyla yasayı çıkardı" dedi. Soğancı, AKP'nin torbacı olduğunu ve onların torbasına TMMOB'un sığmayacağını söyledi. AKP'nin saldırdığını ifade eden Soğancı, "Evet AKP saldırıyor. Biz bu saldırıyı hak ediyoruz. Çünkü biz AKP'nin rant ve yağma politikalarını teşhir ettik. Çünkü biz onların bu planlarının gerçekleşmesine izin vermedik. Çünkü biz bu politikalara karşı direndik" dedi. Emekçiler 1 Mayıs’ta alanlara çıktı TMMOB, KESK, DİSK, TTB, TÜRK-İŞ, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin İstasyon Meydanı’nda düzenlediği 1 Mayıs mitingine binlerce emekçi, işsizliğe, sendikasızlaştırmaya, taşeronlaşmaya ve iş cinayetlerine dikkat çekti. Mitingde yapılan konuşmalarda, Kürt sorununun çözümüne ilişkin mesajlar verildi. nı’na giriş yaptı. “İşsizliğe, sendikasızlaştırmaya, taşeronlaşmaya, iş cinayetlerine ve kötü çalışma koşullarına” dikkat çeken emekçiler, demokrasi ve özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Diyarbakır'da 1 Mayıs İşçi Bayramı nedeniyle TMMOB ve TÜRK-İŞ üyeleri Prestij Otel’in önünden, KESK üyeleri Urfa Kapı'dan, siyasi parti üyeleri Bağlar Viyadük üzerinden, DİSK'e bağlı sendika üyeleri ise Şehitlik yolu girişinden İstasyon Meydanı'na doğru yürümeye başladı. Prestij Oteli önünden yürüyüşe geçen TMMOB bileşeni Odaların yöneticileri ve üyeleri, TMMOB bayrakları ve "Bijî yek Gulan, yaşasın 1 Mayıs" yazılı pankart ile sloganlar eşliğinde İstasyon Meyda- Gezi Parkı’ndaki şiddet Diyarbakır’da protesto edildi TMMOB, KESK, DİSK ve TTB'nin aldığı karar üzerine kamu emekçileri 17 Haziran’da Diyarbakır’da greve gitti. Kamu emekçileri 17 Haziran günü akşam saatlerinde de bir yürüyüş organize etti. TMMOB İl Koordinasyon Kurulu, KESK Diyarbakır Şubeler Platformu, DİSK ve TTB öncülüğünde bir araya gelen yüzlerce kişi, AZC Plaza önünden Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önüne kadar yürüdü. Yürüyüşte, "Polis terörü; ekonomik ve demokratik haklarımızı engelleyemez" pankartı açılırken, sık sık "Her yer direniş her yer Taksim" ve "AKP'ye boğun eğmeyeceğiz" sloganları atıldı. Yürüyüş ardından basın açıklamasını okuyan KESK Diyarbakır Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Mehmet Karaaslan, Gezi Parkı'nın ranta kurban edilmesine karşı gelişen yurttaş duyarlılığının AKP iktidarı tarafından polis terörü ile bastırılmaya çalışıldığını kaydetti. İktidarın medyayı ablukasının altına alarak, Türkiye halkının özgürlükçü muhalefeti hakkında çarpıtma ve karalama kampanyası başlattığını dile getiren Karaaslan, "Türkiye'nin özgürlüğe sevdalı insanları AKP iktidarının bu oyununa gelmedi. Halkın hak ve özgürlüklerinden vazgeçmeyen ısrarlı direnişi karşısında AKP iktidarı halka karşı, tüm dünyanın gözleri önünde akıl almaz ve vahşi bir saldırı kampanyası başlattı" şeklinde konuştu. TMMOB, KESK, DİSK ve TTB’nin 17 Haziran günü için aldığı bir günlük grev kararı üzerine Diyarbakır’da düzenlenen yürüyüşte, Gezi Parkı’ndaki polis şiddeti protesto edildi. 47 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO TMMOB’a bağlı Diyarbakır’daki Odalar, denetimsizlikten dolayı yapımı tamamlanmadan yıkılan spor kompleksi önünde “yapı denetiminin önemine” dikkat çekti. Yıkılan spor kompleksi önünde ‘yapı denetimi’ uyarısı TMMOB’a bağlı Diyarbakır’daki Odaların yöneticileri ve üyeleri, TMMOB’nin yetki ve gelirlerinin kısıtlanmak istenmesine karşı, Yenişehir ilçesi Şehitlik Semti'nde 84 bin metrekare alan üzerinde kurulan ve denetimsizlikten dolayı yapımı tamamlanmadan yıkılan spor kompleksi önünde yaptığı basın açıklamasıyla “yapı denetiminin özel sektörün insafına terk edilmemesi gerektiği”nin mesajını verdi. Spor kompleksi önünde toplanan ve aralarında Şube Başkanımız Turan Kapan ve yönetim kurulu üyelerinin de bulunduğu TMMOB’a bağlı odaların temsilcileri ve üyeleri, “TMMOB Torbaya Sığmaz” yazılı pankart ile TMMOB bayrakları açtı. Burada basın açıklamasını okuyan TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Necati Pirinççioğlu, Türkiye’de, kentlerin sermayenin istekleri doğrultusunda şekillendirilmesi, doğanın katledilmesi ve talan edilmesi süreçleri olanca hızı ve pervasızlığıyla işletilmekte olduğunu hatırlattı. 9 Temmuz günü bir gece yarısı operasyonuyla, imar kanununu 8. maddesinde yapılan değişiklikle TMMOB’ye bağlı birimlerin mesleki denetim yapması yetkisi ellerinden alındığı, mimari projeler fikir ve sanat eserleri kapsamından çıkarıldığı, yerinden yönetim kurumları olan belediyelerin ve TMMOB’nin anayasal hak, yetki ve görevlerinin Mühendis, mimar ve şehir plancıları, TMMOB’un yetkilerinin kısıtlanmak istenmesine tepki gösterdi. Ağustos-Kasım 2013 48 gasp edildiğine dikkat çeken Pirinççioğlu, bunun intikamcı bir mantığın eseri olduğunu vurguladı. Pirinççioğlu, bu kanunla yapılmak istenen, birçok rant ve talan projesinin hayata geçmesini önleyen ve buna muhalefet eden TMMOB’nin kamusal alandan tasfiye edilmesi olduğunu kaydetti. ‘Mesleki denetimi yapmaya devam edeceğiz’ Bugün gerçekleştirilen yasal değişikliklerle TMMOB’nin ve bağlı odalarının kolunu kanadını kırarak gerçekleri söylemekten ve mücadelesinden geri düşüreceklerini sananların yanıldığını ifade eden Pirinççioğlu, “Bizler her şart altında kamusal mücadelemizi, halklarımızın haklarının ve yaşam alanlarımızın korunması temelinde sürdüreceğiz. Mesleki denetimi de yapmaya devam edeceğiz, kamusal denetimi de yapmaya devam edeceğiz. Kentlerimizin sermayeye peşkeş çekilmesine de karşı çıkacağız, doğamızın talan edilmesinin de önünde duracağız. Bilinmelidir ki, Türkiye’nin ve halklarımızın TMMOB’ye ve bağlı odalarına ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaç devam ettiği sürece hiçbir güç bizi mücadelemizden alı koyamayacaktır. Buradan iktidar partisine ve onun yandaşlarına sesleniyoruz. TMMOB’den elini çek. TMMOB’ye dokunma” dedi. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Diyarbakır’da Kadın Çalıştayı: Kürt kadınları örnek model oluşturdu TMMOB 3. Kadın Kurultayı Diyarbakır Yerel Çalıştayı, "Kadınlar örgütlenmeye, mücadeleye" sloganı ile 29 Haziran Cumartesi günü Sümerpark Resepsiyon Salonu'nda gerçekleştirildi. Çalıştaya TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu (İKK) üyeleri ile Adana, Ankara ve İstanbul’dan gelen TMMOB üyesi kadınlar katıldı. Çalıştaya, Avukat Reyhan Yalçındağ konuşmacı olarak katılırken, çalıştayın açılış konuşmasını TMMOB Diyarbakır İKK Kadın Komisyonu üyesi Elif Güven yaptı. Güven, hükümetin bir taraftan müzakere masasına oturduğunu, diğer yandan karakol yapımlarına hız kazandırarak, sınır ötesi operasyonları sürdürdüğünü vurguladı. Hükümetin, seçim barajı, anadilde eğitim, uzun tutukluluk süreleri gibi birçok demokratik reformdan kaçtığını kaydeden Güven, hükümetin değişim ve dönüşüm taleplerini yok saymasının toplumsal barış ve huzurun önünü tıkadığını ifade etti. Güven, çalıştayın TMMOB 3. Kadın Kurultayı'nın ön hazırlığı olduğunu belirtti. Güven, temel hedeflerinin daha etkin, demokratik, işlevsel bir TMMOB kadın örgütlülüğü yaratmak olduğunu ifade ederek, "Kadın örgütlülüğü yaratma sürecinde kadın mücadelesinin değişim ve dönüşüm olduğu bilinci ile toplumun diğer örgütlü kadın hareketleri ve deneyimleri ile ortak çalışma yürütülmesi, bugün gelinen nok- tada vazgeçilmez olmuştur" dedi. Güven, iktidarın yaratmaya çalıştığı kadının, toplumun dışına itilmiş, eve hapsolmuş, bedeni namus ve ahlak sembolü haline getirilmiş, eğitim ve yaşamdan koparılmış bir kadın modeli olduğuna da değindi. Çıkarılan 4+4+4 eğitim sistemi ile kız çocuklarının eğitimine engel olunduğunu söyleyen Güven, "esnek çalışma" ve "evde çalışma" adı altında kadının çalışma hayatından uzaklaştırıldığını belirtti. 30 yılı aşkın bir süredir yaşanan savaşta toplumsal ve fiziksel tahribattan en çok kadınların etkilendiğini dile getiren Güven, "Kürt kadınları geçmişte yapılan tüm kadın mücadelesi mirasına sahip çıkmış, kendi özgür geleceğini kendisi inşa etmek konusunda direnişi ve onurlu duruşu ile diğer kadın mücadeleleri için örnek model olmuştur" diye konuştu. TMMOB Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Işık Ezer de, Türkiye'de cinsiyet ayrımcılığın aile içi ilişkilerden başlayarak toplumsal hayatın her düzeyinde yaşanmaya devam ettiğini söyledi. Çalıştayda, "Türkiye'de kadın politikaları, gericilik ve piyasacılık sarmalında kadınlar", “Tarihsel Gelişim Sürecinde Kadın Hakları” ile "Kadın örgütlenme ve mücadele olanakları" konuları tartışıldı. TMMOB 3. Kadın Kurultayı Diyarbakır Yerel Çalıştayı’nda, “Kürt kadınları direnişi ve onurlu duruşu ile diğer kadın mücadeleleri için örnek model olmuştur” denildi. 49 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi 778 STK'dan ÝMO çözüm sürecine destek deklarasyonu Barış sürecine ilişkin görüşlerini açıklamak için bir araya gelen ve aralarında Şubemiz ile TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu (İKK), KESK, İHD ve Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nın da bulunduğu bölgedeki 778 sivil toplum kuruluşu, bir basın açıklaması yaptı. Diyarbakır’daki bazı sivil toplum örgütlerinin çağrısı üzerine bir araya gelen bölgedeki 778 sivil toplum kuruluşu, bir deklarasyon yayınladı. Ağustos-Kasım 2013 50 Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Lokali'nde yapılan açıklamaya, çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı. Deklarasyona imza atan 778 STK adına açıklamayı okuyan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Raci Bilici, Türkiye'nin tarihi bir süreçten geçtiğini belirterek, "Özgürlükçü ve eşitlikçi fikirlerin ve insan haklarına dayanan demokratik siyasetin egemen olduğu bir yaşamı inşa etmenin bugünün en önemli işi olduğu inancındayız. Türkiye'nin tarihsel sorununda böylesi bir demokrasi eksikliği ve onun yarattığı olumsuz sonuçlar olduğunu düşünüyoruz" dedi. Devlet ile PKK arasında yürütülen görüşmeler sonrası gündeme gelen barış sürecinin başta bölgede olmak üzere Türkiye genelinde önemli bir rahatlama ve sorunların çözümüne dönük büyük bir umut yarattığını vurgulayan Bilici, PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın silahlı güçleri sınır dışına çekme çağrısının, bu sürecin somut en önemli adımı olduğunu kaydetti. Bu nedenle bölgedeki sivil toplum örgütleri olarak, insan ölümlerine son veren, barış umutlarını artıran, daha refah ve geleceğe umutla bakan bir ortamın yaratılmasına vesile olacak bu süreci başından beri desteklediklerini kaydeden Bilici, "Ancak, bu sürecin sorunsuz ilerleyebilmesi ve kalıcı barışın sağlanabilmesi için Kürt toplumunun taleplerini karşılayacak yeni bir Anayasa veya Anayasal değişikliklerin yapılması artık kaçınılmaz bir hal almıştır. Ayrıca son dönemlerde yaşanan gerilimler karşısında hükümetin toplumun farklı kesimlerinin sesine kulak veren çoğulcu bir yaklaşımla tahammül göstermesini bekliyoruz. Hükümetin ve parlamentonun gerek yeni bir Anayasa ve gerekse bu süreçte toplumun farklı kesimlerinin beklentilerine karşılık veren bir demokratik yaklaşıma davet ediyoruz" diye konuştu. Van’da sorunlar çözülmedi TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu (İKK), Van depreminin ikinci yıldönümüne ilişkin İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Diyarbakır Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına, İMO Genel Merkez Yöneticisi Tansel Önal, Şube Başkanımız Turan Kapan, Maden Mühendisleri Odası Şube Başkanı Mustafa Doğu, Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Jihat Şengal, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Şube Başkanı Hüseyin Kırşan ile TMMOB bileşeni odaların yöneticileri katıldı. Basın toplantısında TMMOB Diyarbakır İKK adına açıklama yapan Şube Başkanımız Turan Kapan, Van’da 23 Ekim ve 9 Kasım’da gerçekleşen depremlerde 644 kişiyi kaybettiklerini hatırlatarak, TMMOB olarak, dayanışma duygularını paylaşmak için depremin ilk gününden bu güne kadar halkın yanında yer aldıklarını vurguladı. TMMOB’nin, ilk depremin ardından Van Valiliği’ne başvurarak, ön hasar tespit çalışmalarının hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesi için mühendis ve mimarların gönüllü olarak görev alabileceğini ilettiğini, ancak olumlu yanıt alamadığını hatırlatan Kapan, en yetkili ağızların hiçbir bilimsel veriye dayanmaksızın "oturulabilir" ilan ettiği yapıların ne yazık ki 9 Kasım’daki ikinci depremde yıkıldığını ve yeni can kayıplarının yaşandığını ifade etti. Ağır hasarlı konutlar yıkılmayı bekliyor 162.459 binada inceleme yapıldığı, 147.675 binanın değerlendirmeye tabi tutulduğu, Van genelinde (Van Merkez, Erciş, Edremit ve Bostaniçi) 72.242 bina, konut, işyeri ve ahırın yıkık ve ağır hasarlı olarak tespit edildiğini hatırlatan Kapan, konuşmasına şöyle devam etti: “Bunun 28.532’si bina, 33.016’sı konut, 8.254’ü ahır, 2.440’ı işyeri olarak tespit edilmiştir. Bugüne kadar yıkılan konut sayısı yaklaşık 21.200 civarında büyük bir kısmını vatandaş kendi imkanları ile yıkmıştır, halen Van'da 7.400 civarında ağır hasarlı konut yıkılmayı bekliyor. Van kentinde 11.317 orta hasarlı ve güçlendirilmesi gereken binaların yaklaşık yüzde 50'si hala güçlendirilmedi, güçlendirilmemenin en büyük nedeni bu yapıların yüzde 70'inin kaçak yapı olmasından kaynaklıdır. Bakanlık bu durumda bulunan yapılara yönelik bir çalışma başlatılmalıdır.” İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Van’da TOKİ’nin depremlerin hemen ardından başladığı inşaatları hızla bitirmekle övündüğünü belirten Kapan, “Oysa Van’ın jeolojik etütleri geçtiğimiz Temmuz ayında tamamlanmıştır. Devlet Van depreminde sosyal devlet görevini bir tarafa bırakarak, TOKİ konutları maliyetinin çok üzerinde Vanlı depremzedelere satıldı. Yani bir evin maliyeti yaklaşık olarak 49.000 TL iken TOKİ deprem konutlarını % 60 civarında karla vatandaşa 75.000 TL'ye satmıştır” şeklinde konuştu. Yoksullar kent dışına çıkarılıyor “Van depremlerinin öncesinde ve sonrasında sınıfta kalmış olan bir siyasi iktidarın mevcut yetersizliğini örtmek için ortaya attığı "kentsel dönüşüm yasası" ile açıkça yepyeni bir maceraya sürüklenmekteyiz” diyen Kapan, “Hak sahipliğinden yerel yönetimlere, kent yoksullarından mühendislik mesleğine kadar geniş bir yelpazeyi etkileyecek olan bu kentsel dönüşüm sürecinin öz itibariyle yoksulları kent merkezlerinin dışına çıkartmayı ve bu merkezlerin sermayeye açılmasının hedeflendiği bilinmektedir. Üst birliğimiz TMMOB, büyük şovlarla kamuoyuna sunulan uygulamaların sadece maskesini düşürmek için değil, aynı zamanda yaşanan sorunlara bilimin önderliğinde çözümler üretilmesini sağlamak için de bugün buradadır” diye konuştu. 51 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO İKİ YIL süren hummalı bir çalışmada birçok ülkede dil bilimciler, akademisyenler ve uzmanlarla görüşerek Fasikül 2’yi yayımlayan TMMOB Diyarbakır İKK, 2014 Mayıs’ında da Kürtçe teknik terimler sözlüğünü tamamlamayı hedefliyor. Fasikül 2 çıktı T sırada teknik terimler sözlüğü var MMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu (İKK) Kürtçe Teknik Çalışmalar Komisyonu, iki yıldır sürdürdüğü çalışmalar sonucu üç dilli ve 2 bin teknik terimin yer aldığı Fasikül 2’yi tamamladı. TMMOB Kürtçe Teknik Çalışmalar Komisyonu Başkanı Hasan Güneyli, teknik terimler sözlüğü hazırlamak için çalışmalarını sürdüreceklerini söyledi. TMMOB Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu, TZP Kurdî'nin desteği ile bir yıldan bu yana yürüttüğü Teknik Terimler Çalıştayı sonucunda, mimarlık ve mühendislik alanlarındaki teknik terimlerle ilgili ikinci fasikülü de tamamladı. Kürtçe, Türkçe ve İngilizce olmak üzere 2 bin teknik terimin yer aldığı fasikülün tanıtımı için Cegerxwîn Kültür Merkezi'nde 11 Mayıs’ta verilen resepsiyona, Şubemizin yönetim kurulu üyeleri, TMMOB İKK bileşeni odalar, KURDİ-DER, KESK ve DTK yöneticileri katıldı. Resepsiyonda konuşan TMMOB Kürtçe Teknik Çalışmalar Komisyonu Başkanı Hasan Güneyli, yaklaşık 3 yıl önce bu projenin ortaya atıldığını ve o günden bu yana TZP Kurdî ile birlikte büyük özveri ile çalışma yürüttüklerini söyledi. Projenin başındayken böyle bir sonuç alacaklarını tahmin etmediklerini dile getiren Güneyli, "Sizin de bildiğiniz Ağustos-Kasım 2013 52 gibi 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı olarak kutlanıyor. 81 yıl önce 15 Mayıs 1932 yılında Hawar Dergisi Şam da yayın hayatına başladı. Bu dergi Celalet Eli Bedirxan tarafından çıkartılıyordu. Bundan dolayı her yıl 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı olarak kutlanıyor. İki buçuk yıldır TMMOB ve TZP-Kurdî ortak bir çalışma yürütüyor. Kürtçe teknik terimlerin standartta kavuşturulması ve bir temel oluşturulması amacı ile Teknik Terimler Sözlüğü çalışmamızı sürdürüyoruz. Çalışmaya başlarken yöntem üzerinde çok durduk. Yaklaşık iki ay boyunca nasıl bir yöntem izleyeceğimizi tartıştık. 7-8 ayın sonunda yaklaşık bin 200 kelime toplandı ve bu kelimelerin sadeleştirilmesi çalışmasını yürüttük. Biz bu kelimeleri Kürtçe, Türkçe ve İngilizce yazdık. Biz kelimelerin oluşturulmasına karar verirken, dilbilimci, sözlük yazarları, akademisyen ve değişik çevrelerden kişilerin de bu çalışmaya katılmasını istedik. TZP Kurdî yardımı ile bir çok uzmanla ilişki geliştirdik. Bu çerçeve de bir komisyonumuz Federal Kürdistan Bölgesi’ne gitti ve bir dizi görüşmede bulundu. Duhok, Hewlêr ve Suleymaniye’de birçok kişi ile bir araya geldik. Geçen yıl birinci çalıştayımızı Sümerpark’ta gerçekleştirdik. Duhok, Hewlêr, Suleymaniye, Qezwîn, İstanbul ve Avrupa’dan birçok uzman bu çalıştaya katıldı. 11-15 Mayıs 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilen bu çalıştay sonucunda 358 kelime belirlendi. Birinci fasikül bu kelimelerden oluşturuldu. Birinci fasikül basıldıktan sonra çalışmamızı durdurmadan ara- İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO lıksız sürdürdük. 3 bin 600 kelimelik bir liste üzerinde toplantılar gerçekleştirdik. Kurulun değerlendirmeleri dışında bu listeyi iki defa danışma kurulumuza da sunduk. Önce kelimelerin Kürtçelerini yazdık. Birinci defa danışma kurulunun önerilerini aldıktan sonra yeniden bir değerlendirmeye tabi tuttuk ve böylece karar verdik. Ancak bu seferde kelimelerin tanımlarını da artırdık. Sözlük baskıya girmeden önce birkaç defa daha arkadaşlarımızdan fikirlerini alarak yeniden değerlendirme yapıp son kararımızı verdik. Biz uzun erimli bir çalışma öngörüyoruz. Bu konuda kendimize de güvenimiz tamdır. Bu çalışmanın sonucunda Büyük Teknik Terimler Sözlüğü’nü oluşturacağız. Bu sözlük oluştuktan sonra kendi alanında çok önemli bir kaynak özelliği kazanacak” dedi. Harun Yalçınkaya 'Teknik terimler sözlüğü' hazırlanacak TMMOB İKK adına konuşan Jeoloji Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Başkanı Harun Yalçınkaya ise, çalışmalarını 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı'na adadıklarını belirtti. Geçtiğimiz yıl dil bayramında ilk fasiküllerini tamamladıklarını, bu yıl ikinci çalışmalarını tamamladıklarını, önümüzdeki yıl ise yine "teknik terimler sözlüğünü" tamamlamayı hedeflediklerini ifade eden Yalçınkaya, anadillerine katkı sunmak için ellerinden gelen tüm gayretti sarf edeceklerin ifade etti. KURDÎ-DER Genel Başkanı Selahattin Gültekin de, çalışmanın son derece ağır ve zor bir çalışma olduğunu belirterek, bir kelime için bile komisyonun günlerce tartışıp kararlar aldığını dile getirdi. Hasan Güneyli 53 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Kurdî Nehevyek :: Heterojen Nelihevkirî :: Hevnegir Nêrer :: Pêlweşên :: Dezgayê nardinê Nîgar :: Nexş Nîşaneya Erdhejê (Bûmelerzeyê) Niştî Niştînasî Nûketin Pale :: Êlxat :: Werzvan :: Sepan :: Karker :: Karkerên çandiniyê Parabol :: Birgey hewta Parastina lêjî Paş Paşdahiştî :: Derenghiştî :: Vehiştî Paşerokên radyoaktîf :: Avêtiyên radyoaktîf Paşlerze Pêkhata şeşpalûya girtî Pêkhateya kevirî :: Pêkhateya berdî Perde Pestîn :: Pestîner Pêş Petkirin :: Puxtekirin :: Paqijkirina xamî :: Zengînkirina cewher Pêvekirin :: Pêwenan Piledar :: Pilepile Pirjandin :: Pijiqandin Pîsav :: Arav Pişkinîna bîrê Pişkinîna xwecih Piştre Pompe Pompeya xîzê Qada elektrîkî (Karebayî) :: Biyavî karebayî (elektrîkî) ::Biwara karebayî Qada Mugnatîzî :: Biyavî Mugnatîzî :: Biwarî Mugnatîzî Qebare Qeliştek :: Xane :: Kel :: Kert Ramalîna baranê Ramalîna kersaxê :: Daxurana kersaxê Rêbaza teqandinê Rêbaza veguhastinê Rehend Rêjeya herikînê :: Dêbî Rêjeya pêçewaneyî :: Rêjavajî Ağustos-Kasım 2013 54 Tirkî Îngilîzî Irgat Parabol Şev korunması Geri Geciktirilmiş göçertme yöntemi Nükleer atık Artçı sarsıntı Sıkıdolmuş altıgensel yapı Kayaç yapısı Ekran Pres :: Baskı İleri Atık (cevher zenginleştirme) Laborer Parabola Slope protection Back Retarded Radioactivewaste Aftershock Close packed hexagonal structure Rock structure Screen Press Forward Refuse (ore dressing) Magnetik alanı Magnetic field Heterojen Uyumsuz Verici Desen Deprem habercisi Çökel Sedimantoloji Yapıştır Basamaklı :: aşamalı Çizgi kaynaklı yağmurlama Atık su Kuyu testi Yerinde deney Sonraki Pompa Çakıl pompası Elektrik alanı Hacim Yiv Yağmur erozyonu Kıyı erozyonu Patlatma yöntemi Nakliye yöntemi Boyut Debi Ters orantı Heterogeneous Discordant Transmitter Pattern Earthquake precursor Sediment Sedimentology Sign up Paste Gradual Line sprinkler irrigation Waste water Well test In-situ test Next Pump Sand pump Electric field Volume Groove Pluvial erosion Beach erosion Blasting method Transportion method Dimension Flow rate İnverse ratio Kurdî Rejû :: Xelûz :: Komira kevirîn Reqî :: Reqatî Rezerva jêrerd Rûder :: Rûkar :: Rûdês :: Peşî Rûpel Rûxara Xilîsok :: Rûxara şemetok Serad :: Bêjing Serban Serçaviyên Avê :: Serçimeyê Awe Serdan Serdankirî Sewax :: Seyandin Sifir Sîlîsdar Sing Stûne (-ser) Stûnî Stûnî :: Tîkane :: tîkî Şaft Şembelîlk :: Zengilîlk :: Çilûrey berdîn Şikêner Şîşbend :: Taq Şiyana qelewkirinê Têketin Têketin Teqemenî :: Teqok Teşenasî :: Şêwenasî :: Morfolojî Tewle Tîre :: Eşkêl Vantîlator :: Bajen :: Bagork Veguhastin Veguhastina Asoyî Veguhastina rêhesinî Venûkirin Vetezekirin Waşer :: Orîng:: Derzbend:: Dirzbend ::Sîl Wergir :: Pêlgîr Wijewij :: Dengedeng :: Noyîz :: Berden Wize :: Enerjî Xalî Hevsengî :: Xala Hevsengiyê Xîç :: çew :: xurde Xîç :: xurde :: zîveber :: xirkeberd Xorak :: Xurek Xul :: Çerx :: Zivirîn Xuyanek :: Monîtor Yekav :: Serav Yekeya Arîtmetîk :: Yekeya jimêreyî Yekeyî zimane :: Zincîr Zûres Tirkî Kömür Sertlik Yer altı deposu Cephe Sayfa Kaygan yüzey Çamur eleği Çatı Su kaynakları Ziyaret Ziyaret edilmiş Sıva Bakır Silisli Ankraj Dikme Dik :: dikey Dikey :: düşey Şaft Sarkıt Kırıcı Mazgal Besi kabiliyeti Giriş Giriş Patlayıcı Biçim bilimi Manej Çap Vantilatör Transport Yatay nakliyat Raylı nakliyat Güncelleme Yenilemek Conta :: Tüm açıkları kapatmak için Alıcı Gürültü Enerji Denge konumu :: Denge pozisyonu Çakıl Çakıl taşı Gıda Çevrim :: döngü Gözlemek Can suyu Aritmetik birim Birimsel Klape Zincir Erkenci Îngilîzî Coal Hardness :: toughness İnşaat Mühendisleri Odası Underground reservoir Diyarbakır Şubesi Facade Page Gliding surface Mudscreen :: Shale shaker Roof Water sources Visit Visited Stucco :: Stucco work Copper Siliceous Anchor Perpendicular(to) Perpendicular Vertical Shaft Stalactite Breaker Loophole Fattening capability Sign in Login Explosive Morphology Manege :: Manége Diameter ventilator Transport Horizontal haulage Track haulage Update Refresh Seal Receiver Noise Energy Equilibrium position Gravel Coarse gravel Food Cycle Monitor Lifeline Aritmetic unit Unitary Clack Chain Early riser ÝMO 55 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Genç-İMO 5. Yaz Eğitim Kampı, ülkenin dört bir yanından gelen inşaat mühendisleri adaylarına ev sahipliği yaptı ve gençlerin Oda yöneticileri ile bir araya gelmesine ve meslek odalarını yakından tanımasına imkân sağladı. ÝMO Genç-İMO 5. Yaz İ Eğitim Kampı zmir Foça’da düzenlenen genç-İMO 5. Yaz Eğitim Kampı, ülkenin dört bir yanından gelen inşaat mühendisleri adaylarına ev sahipliği yaptı. 5. Yaz Eğitim Kampı 21 Ağustos 2013 tarihinde başladı ve 29 Ağustos’ta son buldu. Kampa yaklaşık 100 genç-İMO üyesi katıldı. Mühendislik eğitiminin felsefesi Kampın ilk gününde kayıtlar alındı ve mini bir açılış konseri gerçekleştirildi. Ağustos-Kasım 2013 56 Kampın ilk günü kayıtların alınması, çadırların kurulması, tanışma toplantısı ve atölye tanıtımlarının yapılmasının ardından mini bir açılış konseri gerçekleştirildi. İkinci gün ise "Mühendislik Eğitiminin Felsefesi" başlığı altıda gerçekleştirilen sabah semineri ile başladı. Prof. Dr. Beno Kuryel’in konuşmacı olarak katıldığı oturumda, mühendislik, matematik ve felsefe disiplinlerinin işleyişi arasındaki farklara dikkat çekildi, söz konusu disiplinlerin temel kabullerine ve sorunlarına vurgu yapıldı. İnşaat mühendisi adaylarının sorularına ve Kuryel’in yanıtlarına da yer verilen oturum öğle saatlerine kadar sürdü. Aynı günün akşam söyleşisi ise CHP Hatay Milletvekili Hasan Akgöl’ün katılımıyla gerçekleştirildi. "Suriye Politikaları" başlıklı oturumda AKP hükümetinin Suriye politikaları ve söz konusu politikaların yol açtığı tahribata değinildi. Moderatörlüğünü İMO Yönetim Kurulu üyesi Cihat Mazmanoğlu’nun gerçekleştirdiği söyleşiye, CHP İzmir Milletvekili Hülya Güven de katıldı. Söyleşi inşaat mühendisliği öğrencilerinin soruları ve katkılarıyla son buldu. 23 Ağustos’ta "Ulaşım Politikaları" başlığı altında gerçekleştirilen seminerde konuşmacı ola- rak Mimar ve Şehir Plancısı Erhan Öncü yer aldı. Ülkemizde uygulanan ulaşım politikalarına değinen Öncü, kentsel ulaşım planlarında dikkate alınması gereken hususlara ve karar alma süreçlerine de vurgu yaptı. Soru ve cevapların ardından son bulan seminerin akşamında ise "Gezi Direnişi ve Taksim Dayanışması" konulu bir söyleşi gerçekleştirildi. Direniş boyunca hayatını kaybedenlerin anılması ile başlayan söyleşide aynı zamanda Taksim Dayanışması üyesi olan Avukat Can Atalay konuşmacı olarak yer aldı. Gezi Parkı direnişindeki deneyimlerini gençlerle paylaşan Atalay, yaşanan hak ihlallerinin altını çizdi. Öğrencilerin soru ve cevapları ile devam eden söyleşi geç saatlere kadar sürdü. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği semineri genç-İMO 5. Yaz Eğitim Kampı’nın dördüncü günü "İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği" konulu sabah semineri ile başladı. İş Güvenliği Uzmanı Beste Ardıç ve İş cinayetlerinde hayatlarını kaybedenlerin yakınlarının avukatı Erbay Yucak’ın konuşmacı olarak katıldığı oturumda, mühendislerin sorumluluklarına ve çalışma koşullarının vahametine vurgu yapıldı. Mühendis adaylarının soru ve cevapları ile son bulan oturumun ardından atölye çalışmalarına geçildi. 25 Ağustos`taki sabah seminerinde TMMOB Yönetim Kurulu Üyesi Şehir Plancısı Ayşe Işık Ezer ve Hacettepe Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Gülsüm Depeli’nin konuşmacı olarak katıldığı "Mühendislikte Kadın" başlıklı oturum gerçekleştirildi. Gülsüm Depeli’nin kadının medyadaki sunuluş biçimine ilişkin sunumuyla başlayan oturumda ikinci olarak söz alan Ayşe Işık, toplumsal cinsiyet bakımından kadın mühendislerin sorunlarına ve TMMOB içerisindeki kadın örgütlenmesine değindi. Genç-İMO üyelerinin yoğun ilgisiyle karşılanan oturum soru cevap bölümüyle son buldu. Aynı günün akşamı "Persepolis" filminin gösterildiği kamp programı 26 Ağustos sabahı "TMMOB ve Oda Politikaları" başlıklı oturum ile devam etti. TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Soğancı ve İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç’in konuşmacı olarak katıldığı oturumda meslek odalarının tarihinden, toplumcu mühendisliğin öneminden ve son dönemde gittikçe artan ve meslek odalarını etkisizleştirmeyi amaçlayan politikalardan söz edildi. genç-İMO üyelerinin soruları ile devam eden oturum öğle saatlerine kadar sürdü. Aynı günün akşamı "Redhack Belgeseli" gösteriminin ardından "Alternatif Bilişim Derneği Başkanı" Ali Rıza Keleş’in katıldığı ve sosyal medyadan hacker’lığa kadar birçok konunun ele alındığı bir söyleşi gerçekleştirildi. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Kentsel dönüşüm tartışıldı Kampın yedinci günü sabah oturumunda inşaat mühendisliği mesleğini ve tüm toplumumuzu yakından ilgilendiren kentsel dönüşüm konusunun da masaya yatırıldığı "Kent Dönüşürken Muhalefet" başlıklı seminer gerçekleştirildi. Prof. Dr. Tarık Şengül’ün ve aktivist ve yazar Metin Yeğin’in konuşmacı olarak katıldığı seminerde kentsel dönüşüm adı altında gerçekleştirilen politikalardan söz konusu politikaların amaçlarına, muhalefet imkânlarının geliştirilmesinden ve bu yöndeki dünya deneyimlerine kadar birçok konu ele alındı. Moderatörlüğünü İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç’in gerçekleştirdiği oturum mühendis adaylarının sorularına verilen yanıtların ardından son buldu. 57 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Aynı günün akşamı yine yakıcı sorunlardan biri olan "Toplumsal Barış", Prof. Dr. Aziz Konukman’ın ve BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü’nün konuşmacı olarak katıldığı bir söyleşi ile masaya yatırıldı. Barış süreci, gezi direnişi ve toplumsal barışı tahsis etmenin yolları ve yöntemleri konularının yanı sıra Suriye ve Ortadoğu’da yaşananların da ele alındığı söyleşi gece geç saatlere kadar sürdü. 28 Ağustos Çarşamba günü ise "Su Yapılarında Çevresel Duyarlılık" başlıklı sabah semineri ile başladı. ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Profesör Şahnaz Tiğrek ve yine aynı bölümden Doç Dr. Elçin Kentel’in katıldığı oturumda çeşitli örnekler ışığında su yapılarının inşasında dikkat edilmesi gereken çevresel faktörlere değinildi. Öğrencilerin soru ve cevaplarına da yer verilen seminerin ardından kampa katılan öğrenciler, atölye çalışmalarını sunacakları Kapanış Gecesi için hazırlıklarını tamamladılar. Kampın son akşamı Fotoğraf, Sinema, Tiyatro, Ritim, Felsefe, Kamp Gazetesi ve Örgütlenme gibi atölye faaliyetlerinin sunumlarının gerçekleştirildiği, merkez ve şube yöneticilerinin atölye yürütücülerine plaketlerini takdim ettiği ve tüm öğrencilere katılım belgelerinin verildiği kapanış gecesi gerçekleştirildi. Gecede söz alan İMO Yönetim Kurulu Başkanı Taner Yüzgeç, İnşaat Mühendisleri Odası’nın geleceğini inşa eden genç-İMO örgütlülüğünün en önemli faaliyetlerinden biri olan Yaz Eğitim Kampı’nda emeği geçen herkese teşekkür etti. Odamızın savunduğu değerlerin yaygınlaştırılmasında ve genç kuşaklara aktarılarak geliştirilmesinde önemli bir yere sahip olan genç-İMO örgütlülüğünün gücüne güç katan Yaz Eğitim Kampı 29 Ağustos’ta son buldu. Ağustos-Kasım 2013 58 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO tünelleri yerinde inceledi Şubemizin Elazığ Temsilciliği gençİMO üyeleri, Elazığ-Maden karayolunda yapılan tünel inşaatlarına teknik gezi düzenledi. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Elazığ Temsilciliği genç-İMO üyeleri, teknik gezi düzenledi. Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü tarafından yaptırılan Elazığ-Maden karayolu ve tünel inşaatlarına düzenlenen teknik geziye, Fırat Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden Yrd. Doç. Dr. Taner Alataş, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Yılmaz, Araştırma Görevlileri Ertuğrul Çeloğlu ve Özge Erdoğan ile 3. ve 4. sınıftaki inşaat mühendisi adayı 109 öğrenci katıldı. Karayolundaki yapım çalışmaları ve tünelleri yerinde inceleyen öğrencilere Yrd. Doç. Dr. Alataş, Yrd. Doç. Dr. Yılmaz, Araştırma Görevlileri Çeloğlu ve Erdoğan tarafından teknik bilgiler verildi. Şırnak’ta Öğrenciler kitap kampanyası Şubat 2013’te yapılan gençİMO 6 Dönem Öğrenci Konseyi toplantısında alınan karar gereği, Şırnak-Cizre Temsilciğimiz gençİMO üyeleri, kitap kampanyası başlattı. Şırnak Üniversitesi’nde bu yıl açılan İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde okuyan öğrencilerin kitap bulmada sorunlar yaşadığını belirten genç-İMO’nun üniversite temsilcisi Mehmet Emin Yardımcı, “Ankara’da yaptığımız genç-İMO toplantısına birçok üniversiteden katılan öğrenciler kampanyaya destek vereceklerini söyledi. Kentte ders kitaplarını bulabileceğimiz bir kitap evi yok, onun için de sıkıntılar yaşıyoruz. Kimi öğrenciler kitap fotokopileriyle ilk yıllarını tamamlarken, kimi öğrenciler de fotokopileri ortak kullanarak okumaya çalıştı. Şimdilik bize Sakarya Üniversitesi’nden birkaç koli kitap gönderildi. Bu kitapları İMO Temsilciliği kütüphanesinde öğrencilerin yaralanacağı şekilde bulunduracağız. Diğer üniversitelerden de Şırnak’a kitap gönderilmesini bekliyoruz” dedi. 59 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Fırat Üniversitesi’nde tanışma toplantısı Elazığ Temsilciliğimiz ile genç-İMO öncülüğünde Fırat Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde tanışma toplantıları düzenlendi. Fırat Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’ne yeni kayıt yapan öğrencilerin katıldığı tanışma toplantıları düzenlendi. Elazığ Temsilciliğimiz ile genç-İMO öncülüğünde 7 Ekim’de İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde yapılan toplantılara, İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Necati Kuloğlu, Elazığ Temsilciliğimiz yönetim kurulu üyeleri Caner Özkan, Hasan Çalışkan ve Hıdır Keşkek, genç-İMO temsilcileri ile mühendislik bölümüne bu yıl adım atan 140 öğrenci katıldı. Genç-İMO üyeleri futbol turnuvası düzenledi Diyarbakır Şubemiz gençİMO üyeleri, 3. Geleneksel Futbol Turnuvası düzenledi. Diyarbakır’da genç-İMO üyeleri, 2009 yılında bir gösteride polisin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Dicle Üniversitesi öğrencisi Aydın Erdem anısına 3. Geleneksel Futbol Turnuvası düzenledi. Mezopotamya Gençlik Araştırma Merkezi Derneği’ne (MEGAM-DER) ait sahada düzenlenen turnuvaya, öğrenciler arasında oluşturulan 9 takım katıldı. Eleme usulüyle yapılan turnuvanın birincisi İnşaat Mühendisliği 3. sınıf 2. öğretim öğrencilerinin oluşturduğu takım oldu. Genç-İMO üyeleri, bu tür aktiviteleri genç-İMO örgütlülüğünün güçlenmesi için düzenlediklerini ve düzenlemeye devam edeceklerini söyledi. Ağustos-Kasım 2013 60 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Mühendislik mesleğini icra etmek imkansız hale geldi Şubemiz Siirt Temsilcisi Mithat Sönmez, inşaat mühendisleri arasındaki örgütsüzlüğün olumsuz bir tablo yarattığını söyledi. Sönmez’e, “inşaat mühendisleri”, “Yapı denetimleri”, “Kaçak yapılaşma” sorunları ile “Afet riski altındaki bölgeleri” sorduk. İnşaat mühendisleri kentinizde ne tür sorun ve sıkıntılar yaşıyor? Devletin trilyonluk yatırımlarını yöneten mühendislerin komik ücretlerle çalışması çok trajiktir. İlimizde mühendislerin durumu içler acısıdır. İlimizin teknik gelişimi de bunu açıkça ortaya koymaktadır. Gerçek manada mühendislik yapmak ülkemizde ve dolayısıyla ilimizde imkânsız hale gelmiştir. Bu olumsuz tablo mühendislerin uzmanlaşmasını da zorlaştırmaktadır. Üzülerek belirtmek isterim ki ilimizde maalesef meslektaşları- mız arasında dayanışma ve örgütlülük yok denecek düzeydedir. Kentte yapı denetimleri nasıl yapılıyor ve denetimler sırasında mühendisler ne tür sorunlarla karşılaşıyor? Bilindiği gibi müteahhitler hiçbir gerekçe göstermeden yapı denetim şirketlerini değiştirebilmektedirler. Yapı denetim şirketleri ciddi olarak inşaatlarda kontrollük ve denetim işlerini yaptıklarında, bu durum bazı mü- Gerçek manada mühendislik yapmak ülkemizde ve dolayısıyla ilimizde imkânsız hale gelmiştir. 61 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO İMO Siirt Temsilcisi Mithat Sönmez, kentteki mühendislerin komik ücretlerle çalıştırıldığını belirterek, gerçek anlamda mühendislik mesleğini icra etmenin imkansız hale geldiğini söyledi. teahhitlerce istenmemekte ve yapı denetim şirket sahiplerini sözleşmeyi fes etme tehdidi ile kontrollük yapılması engellenmektedir. Bu korkuyladır ki yapı denetim şirketleri, iş vereni olan müteahhit ile ters düşmemek için mühendis ve yardımcı mühendislerine gerekli denetim ve kontrollük işlerini yaptırmamaktadır. Bilindiği gibi yapı denetim şirketleri kamu adına denetim ve kontrollük hizmeti yapmaktadır. Ancak bu önemli görevi, bazı yapı denetim şirketleri, usul ve esaslara uygun yaparken, bazı yapı denetim şirketleri de, daha çok menfaatlerini ön planda tutarak denetim ve kontrollük hizmetlerini gerektiği şekilde yapmamaktadır. Ne yazık ki çoğunlukta olan bu düşünce inşaatların düzgün kontrol edilememe riskini taşımaktadır. Bazı yapı denetim şirketleri ise, mevcut kanun ve yönetmeliklerin açıklarından da faydalanarak inşaatların denetçi mühendislerce kontrol edilmesini engellemekte, dolayısıyla da haksız kazanç elde etmektedirler. Kentin inşaat gelişimi yeterli bir düzeyde mi yoksa olması gerekenin çok altında mı? İlimizde son 2 yıl içerisinde inşaat sektöründe kayda değer bir artış görmekteyiz. Ancak bu artış halen istenilen düzeyde olmayıp şehrimizin ihtiyacını karşılamaktan uzaktır. Kentteki ulaşım sorunu ve kaçak yapılaşma konusunda biraz bilgi verebilir misin? Üzülerek belirtmek isterim ki, ilimizdeki mevcut yol genişlikleri standartların altında olması ve otoparkların olmayışı ciddi anlamda sıkıntılara yol açmaktadır. Ancak imara yeni açılan bölgeler de bu sorunlar öngörülmüş ve ihtiyaca uygun ulaşım yolları hazırlanmaktadır. Ağustos-Kasım 2013 62 İlimizde Türkiye’nin her bölgesinde olduğu gibi kaçak yapılaşmalar mevcuttur. Ancak Belediyemiz İmar Müdürlüğü’nün yapmış olduğu çalışmalar sonucunda kaçak yapılaşma oranı ilimiz merkezinde giderek azalmaktadır. İnşaat sektöründe kentte yaşanan sorunlar nelerdir? Özellikle ilimizde inşaat sektöründeki en büyük sıkıntı kalifiye eleman eksikliği, yapı malzemelerinin tedarikinde yaşanan sıkıntılar ve özel sektörde çalışacak teknik eleman sayısının azlığıdır. Kentsel alanlara göçün gittikçe artışı, sürdürülebilir inşaat mühendisliği uygulamalarının benimsenmemesi, inşaat sektöründe kentimizde yaşanan sorunların başında gelmektedir. Kentiniz için öngörülen inşaat politikaları hakkında neler söyleyebilirsiniz? Üzülerek belirtmek isteriz ki ilimiz inşaat politikalarıyla ilgili İnşaat Mühendisleri İdeCAD Elazığ Temsilciliğimiz Şubemiz Elazığ Temsilciliği, inşaat mühendisleri ile genç-İMO üyelerine yönelik İdeCAD Statik 7 yazılımıyla ilgili kurs düzenledi. Odası temsilciliği olmamıza rağmen pek bir bilgiye sahip değiliz. Bu da inşaat politikasını oluşturan kurum ve kuruluşların temsilciliğimizden görüş almamasından kaynaklanmaktadır. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Kentsel Dönüşüm Projesi adı altında yapılan düzenlemeye ilişkin kentte ne tür çalışmalar yürütülüyor? Kentimizde Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında sadece fizibilite çalışmaları yapılmış, bunun dışında kayda değer bir çalışma yapılmamıştır. Ayrıca ilgili kurumlar bizimle bu konu hakkında herhangi bir bilgi paylaşımında bulunmamıştır. Kentte afet riski altında olan bölgeler var mı? Var ise şimdiye kadar herhangi bir çalışma yapıldı mı? İlimiz 1. derece deprem bölgesinde olmakla beraber afet riski taşıyan bölgeler vardır. Ancak bölgelere ilişkin yetkili kurumlar maalesef henüz bir çalışma yapmamıştır. kursu düzenledi Kaçak yapılaşmanın kentte azaldığını kaydeden Sönmez, afet riski altındaki bölgelerde ise yetkililerin herhangi bir çalışma yapmadığını belitti. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Elazığ Temsilciliği, İdeCAD Statik 7 yazılımına ilişkin 29 Nisan’da başlayan ve 1 Mayıs’ta sona eren kurs düzenledi. Elazığ Temsilciliğimiz ve Fırat Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nde düzenlenen kursa, üyemiz çok sayıda inşaat mühendisi ile genç-İMO üyeleri katıldı. Kursu veren İnşaat Mühendisi Emrah Yıldız, İdeCAD Statik 7 yazılımıyla ilgili bilgi verdi. 63 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Şanlıurfa’da yapı denetimdeki sorunlar masaya yatırıldı Şubemizin Şanlıurfa Temsilciliği, “kentteki yapı denetimi ve uygulamadaki sıkıntılar”ın giderilmesi için seminer düzenledi. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Şanlıurfa Temsilciliği, Yapı Denetim Sistemi konusunda temsilcilik binasında seminer düzenledi. Mimar Serdar Özdemir’in verdiği seminere, Şanlıurfa Temsilcimiz Zeki Yıldırım ile yönetim kurulu üyeleri, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü M. Can Hallaç, Yapı Denetim Şube Müdürü İsmail Işıkdağ, inşaat mühendisleri, kentte faaliyet gösteren çok sayıda yapı denetim firması ve laboratuvar temsilcileri katıldı. Seminerde, “Yapı Denetim Kanunu, Yapı Denetim Uygulama Yönetmeliği, Şanlıurfa’da Yapı denetimi ve uygulamadaki sıkıntılar, bürokratik sıkıntılar ve çözüm önerileri” tartışıldı. Seminerde, uygulamadaki sıkıntılarla ilgili ortak çözüm önerileri de belirlendi. Şanlıurfa Temsilcimiz Zeki Yıldırım, sağlıklı bir yapı denetiminin güvenli ve konforlu yarınlar inşa etmek anlamına geldiğini, yapı denetiminin kamu yararı gözetilerek yapılması gerektiğini ve yapı denetiminin teknik sorumluluğunun yanında ahlaki sorumluluğunun da olduğunu vurguladı. Yıldırım, yapı denetim sisteminin ayaklarını oluşturan tüm bileşenlerin aynı sorumlulukla hareket etmesi gerektiğini ve sorumluluğunu tam olarak yerine getirmeyenlerin Yapı Denetim Kanunu’nda belirlenen ağır cezai müeyyidelere maruz kalacağını hatırlattı. Batman’da eğitim semineri verildi Batman Temsilciliğimiz, inşaat mühendislerine yönelik ideCAD Statik 7 eğitim semineri düzenledi. İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Batman Temsilciliği ve ideYAPI Ltd. Şti., 3 ve 4 Temmuz’da Batman Belediyesi Konferans Salonu’nda ideCAD Statik 7 eğitim semineri düzenledi. İnşaat Mühendisi Emrah Yıldız’ın verdiği seminere, inşaat mühendisleri ve inşaat mühendisliği bölümü öğrencileri katıldı. ideCAD Statik programının kullanımı ve programın mühendislere sunduğu imkânları örnek bir proje üzerinde detaylı bir şekilde anlatan Yıldız, seminerin ilk gününde, mühendislerin uygulamada karşılaşılabilecek farklı tipte bina modellerinin programda nasıl oluşturulacağı konuları üzerinde durdu. Yıldız, seminerin ikinci gününde ise programda yönetmelik ve analiz ayarlarının nasıl yapılacağı, modeli oluşturulan yapının analizi ve analiz sonrası incelemelere değindi. Ağustos-Kasım 2013 64 ARAMIZA YENİ KATILANLAR S. NO 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 SİCİLNO 93779 93780 93781 93764 93765 93837 93839 93838 93893 93890 93892 93891 93922 93939 93938 93941 93940 93937 93965 93998 93997 93999 94001 93991 94000 94026 94027 94088 94076 94089 94153 94181 94182 94203 94202 94201 94200 94204 94231 94239 94253 94265 94264 94266 94282 94281 94318 94345 94440 94441 94451 94460 94488 ADI SOYADI HAMDULLAH İPEK KADİR SEZGİN HASAN TURĞUT ERCAN KIZAN OSMAN POLAT EVREN EVİN CANER AKGÜL İSHAK BUDAK YUNUS ÖZGÜNLÜK ZELİHA ALDOĞAN MURAT ALPAY CUMA AYDEMİR ADNAN DEVEDURĞA ALPEREN ÖBEK ONUR POYRAZ İBRAHİM HALİL KÜLLAHCI RAGİP İNCE YILMAZ AKELMA HAVVA SEDA AYTEMUR KADİR DEMİR RECEP MEMİTANLI SÜLEYMAN DOĞAN MAHSUM ÇİYA KORKMAZ FİRAR KÖRFECİ ABDÜLVAHAP AKYOL FERHAT ABAY AYŞE BEGÜM ÇORTAY DİLAN TÜZÜN EYÜP BERBER ERDİNÇ GÜRKAN ÜSTÜN BURHAN KAYA SABAHATTİN KAPLAN YUNUS ŞEN ORHAN ONUK MUZAFFER TATAR CİHAN YILDIRIM MURAT SÜR HASRET ALPKAN BERİKA YILDIRIM ERDAL ELİK MURAT BİÇEN DURSUN BAKIR ONUR MAVİGÜL KUDRET DURSUN EYYÜP SABRİ İŞÇİ MUHAMMED HANİFİ ARITÜRK MUSTAFA İPEK MAHİR ÖZÇELİK MESUT AKTUĞ HASAN KAPLAN KAMİL SELÇUK ENDER ATABAY OSMAN BURAK BAĞLAM ODA KAYIT TARİHİ 05.03.2013 05.03.2013 05.03.2013 05.03.2013 05.03.2013 08.03.2013 08.03.2013 08.03.2013 14.03.2013 14.03.2013 14.03.2013 14.03.2013 15.03.2013 19.03.2013 19.03.2013 19.03.2013 19.03.2013 19.03.2013 20.03.2013 22.03.2013 22.03.2013 22.03.2013 22.03.2013 22.03.2013 22.03.2013 26.03.2013 26.03.2013 01.04.2013 01.04.2013 01.04.2013 05.04.2013 10.04.2013 10.04.2013 12.04.2013 12.04.2013 12.04.2013 12.04.2013 12.04.2013 19.04.2013 19.04.2013 24.04.2013 25.04.2013 25.04.2013 25.04.2013 30.04.2013 30.04.2013 07.05.2013 13.05.2013 28.05.2013 28.05.2013 30.05.2013 30.05.2013 06.06.2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO 65 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Ağustos-Kasım 2013 66 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 94489 94505 94541 94546 94573 94572 94649 94650 94645 94647 94648 94646 94748 94774 94775 94773 94772 94790 94793 94792 94791 94789 94820 94864 94872 94865 94862 94874 94866 94868 94867 94871 94869 94861 94863 94870 94873 94875 94925 94927 94926 94924 95004 95012 95008 95013 95011 95010 95009 95015 95007 95006 95005 95003 95014 95053 95179 95182 BURCU ELMAS MEHMET ÜNGÜR BAHATTİN YILMAZ ABDULKADİR ÖZBEK MAHMUT İŞLEK SELVİ KALÇIK EMRULLAH MEŞE AHMET DÖLEK REŞAT UÇAN OKTAY SOL CANER YILDIRIM AHMET BEDİR ALİ GÜNEY MAHİR ESMER HAMZA ASLAN ENDER KAYA BEDRİ POLAT SALİH AKAGÜNDÜZ ŞENOL UYANIK EZGİN ÖNEMLİ MAHMUT ÖNER VEYSİ FİDANCAN ABDULKADİR BOZKURT REZAN AL MEHMET EMİN ÇEKEN NEVZAT AKÇARA MİRAÇ GÜDER OZAN DERVİŞ ÇİFTÇİ SABRİ AYDIN FERHAT ERSÖZ SATUK BUĞRA DEMİRTAŞ MERTHAN KARAHAN MUTLU DEMİRHAN ÖMER OYGEN MUHARREM CİHAD ÇIRAĞ MEHMET SUAT GÜNDEM İBRAHİM HALİL ORAK ESİN EREN DİLAN ÇETİNDERE FIRAT ASLAN SÜLEYMAN TEMELLİ DİLBER AKYOL RECEP KUZU MEHMET FATİH KIZILDEMİR RIDVAN ÇOBAN SERCAN BİRKAN SERKAN OĞUZ MEHMET KURT İSMAİL AÇAR OLCAY ARAL ROHAT BARIŞ ŞİMŞEK ALİ RIZA YALÇIN FATİH YİĞİT MERVE ŞAKİ MUHAMMED BİÇİMLİ SAVAŞ TÜT ESRA GAYRETLİ VELAT DUMAN 06.06.2013 06.06.2013 11.06.2013 13.06.2013 17.06.2013 17.06.2013 24.06.2013 24.06.2013 24.06.2013 24.06.2013 24.06.2013 24.06.2013 27.06.2013 28.06.2013 28.06.2013 28.06.2013 28.06.2013 01.07.2013 01.07.2013 01.07.2013 01.07.2013 01.07.2013 02.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 03.07.2013 04.07.2013 04.07.2013 04.07.2013 04.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 08.07.2013 09.07.2013 12.07.2013 12.07.2013 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 95180 95183 95181 95177 95178 95176 95246 95247 95245 95252 95249 95237 95242 95243 95239 95240 95241 95244 95236 95238 95248 95250 95348 95351 95350 95349 95346 95345 95453 95441 95451 95452 95449 95442 95443 95446 95447 95450 95448 95445 95444 95544 95622 95620 95621 95619 95618 95617 95654 95653 95652 95649 95648 95651 95750 95748 95749 95747 ERDİ KAYA MAHSUM EBİNÇ REZAN ACAR HASAN ÜNSEVER METİN KIRTEKE BURHAN CAN YUNUS EKMEN ABDURRAHMAN KAÇMAZ ALİ YILDIRIM KEREM NUR KÖKSAL GÜLŞEN CANTÜRK ESMA GÜNEŞ MEHMET EMİN KİYAN FERHAT DEMİR ERHAN ALTUNKAYNAK AHMET ÖNEN ADNAN İMAMOĞLU HASAN SAFA BÜŞRA PALANCI ŞAHİN SAVAŞ ŞAN SEBAHATTİN AYDIN KAVA GÖN SADIK KONCUK FERHAT ÖNER MEHMET YAŞAR AYKUT EKİCİ NİDA ÖRS HATİP YILDIZ BENSU AKIN GÜL DÖNER MAHMUT KARTAL LEYLA DEMİRBİLEK HALUK MISIRLIOĞLU MERYEM VARIŞ EMRE FATİH KARA YUSUF ELÇİ SABRİ KARAGEÇİLİ MİKAİL ŞİMŞEK KAHRAMAN KILIÇ REŞİT MUSTAFA YERSEL ALİ ERDİ DOĞAN SİDAR AVCI ÖMER İŞ FETHİ ÖZTÜRK ÜSAME TÜRKMEN MUSTAFA ALPAY HİLMİ KÜRŞAT TOPALOĞLU ÜNAL BİÇAK BAYRAM SÖNMEZ HASAN AKYOL TURAN UZUNBÖY ENES DOĞAN HALİS TÜZÜN ÖNER ERTÜRK MEVLÜT ARI SERDAR İNCE KADİR ALTUNTAŞ HASAN DEMİRTAŞ 12.07.2013 12.07.2013 12.07.2013 12.07.2013 12.07.2013 12.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 15.07.2013 17.07.2013 17.07.2013 17.07.2013 17.07.2013 17.07.2013 17.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 22.07.2013 24.07.2013 25.07.2013 25.07.2013 25.07.2013 25.07.2013 25.07.2013 25.07.2013 29.07.2013 29.07.2013 29.07.2013 29.07.2013 29.07.2013 29.07.2013 31.07.2013 31.07.2013 31.07.2013 31.07.2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO 67 Ağustos-Kasım 2013 İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO Ağustos-Kasım 2013 68 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 95751 95800 95801 95799 95797 95796 95798 95839 95840 95870 95864 95866 95867 95871 95869 95865 95916 95900 95901 95935 95930 95931 95932 95936 95937 95938 95929 95933 95934 96015 96014 96013 96060 96062 96070 96061 96067 96066 96069 96071 96064 96065 96059 96058 96055 96057 96056 96054 96068 96063 96142 96139 96140 96138 96141 96137 96182 96181 ŞABAN YAVUZ ERGÜN GÖKÇE CENGİZ ŞAHİN MUSTAFA DOĞAN YAŞAR ERTÜRK TUBA DEMİR MURAT POLAT DENİZ TAŞ MERVE ŞAHİN İHSAN EMRE DEMİRHAN AHMET GÜNEŞ ZEYNEL YÜKSEKYAYLA ŞENOL BAHÇECİ ROHAT ONAT SİNEM ÇETİNTAŞ TEOMAN ÖZTÜRK SÜLEYMAN ZORLU İSMAİL VURAL YAKUP ELMAS EMRE ASLAN DOĞAN GÜNEŞ OĞUZ YILDIZ EBUCİHAT YILDIRIM AYSEL KİLİS ONUR ŞAHİNTÜRK NECAT ÇELİK SELMAN YORULMAZ KEMAL DERİN FERİT KARABOĞA İLHAN UÇAK KEREM BAYHAN ÖMER ALTAN MEHMET ÖZCAN MUZAFFER GÜRSEL KÜBRA ÖNER MEHMET SELİM GEYİKLİ LOKMAN İŞSİZ MEHMET ALİ BULUT ERKAN BAYÇUMENDUR LEYLA TUNÇ İRFAN ŞEKERCİ RIDVAN GÜNEŞ AZİZ BAKIR HABİB ÇAĞAN GÖKHAN USLU BERÇEM ÇELİK LEYLA ÖNAL MURAT URAL MURAT CELBEK FATMA ULUGERGER KEMAL KAHVECİ ALPER ÜNLÜ HÜSEYİN ALPEREN ERDOĞAN BEYTULLAH BAKIR ŞAHİN ZEYNO NURULLAH BALLI MEHMET NEZİR YAVUZ İSLAM ERCAN 31.07.2013 01.08.2013 01.08.2013 01.08.2013 01.08.2013 01.08.2013 01.08.2013 05.08.2013 05.08.2013 06.08.2013 06.08.2013 06.08.2013 06.08.2013 06.08.2013 06.08.2013 06.08.2013 12.08.2013 12.08.2013 12.08.2013 13.08.2013 13.08.2013 13.08.2013 13.08.2013 13.08.2013 13.08.2013 13.08.2013 13.08.2013 13.08.2013 13.08.2013 15.08.2013 15.08.2013 15.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 19.08.2013 21.08.2013 21.08.2013 21.08.2013 21.08.2013 21.08.2013 21.08.2013 22.08.2013 22.08.2013 2013 Yılı İnşaat Birim Fiyat Analizleri Uzman İnşaat Mühendisi Ünal Akçalı’nın iki cilt halinde yayımlanan “2013 Yılı İnşaat Birim Fiyat Analizleri I-II” adlı kitabı, 2013 yılı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı genel fiyat analizlerinden 2013 yılı için aktarmasız olarak türetilen inşaat birim fiyatlarının hesaplanmış dökümlerini içeriyor. Kitap yapım işleri birim fiyat analiz sistemi için bir hesaplama örneği sunarken, bununla ilişkili olarak yapı işleri için örnek uygulamalar anlatılıyor. olarak kurmaya başladı. Hal Foster, “yıldız mimarlar”ın çalışmaları ve sanatı yeni alanlara açan sanatçıların eserleri üzerinden, “sanat-mimarlık kompleksi” adını verdiği bu kaynaşmanın tarihini ve günümüzdeki etkilerini inceliyor. Küresel gösteri kültürünün yarattığı sahte öznelliğe ve toplumsallığa direnmenin yollarını araştırıyor. İnşaat Mühendisliği Hizmetinde Odamızın hazırladığı “İnşaat Mühendisliği Hizmetinde 40 Yıl” kitabı yayınlandı. Dile kolay; 40 yıl boyunca, köprüler, yollar, konutlar, hastaneler, okullar inşa edilmiş, şantiyelerin tozu solunmuş, proje masalarında dirsek aşındırılmış; sıla hasreti çekilmiş, dağlar delinmiş, yollar açılmış, barajlar yapılmış, bazen yoksunlukların yol açtığı çaresizlikle baş etmeye çalışılmış, bazen de büyük organizasyonların sorumluluğu üstlenilmiş; İnşaat Mühendisleri Odası, bütün bu üretimi, yaratımı ve mesaiyi gerçekleştiren üyelerine "İnşaat Mühendisliği Hizmetinde 40 Yıl" kitabıyla teşekkür ediyor. ÝMO 2013 yılı yapım girdilerini, her imalat iş kaleminin içerisindeki malzeme, işçilik, makine yüzdelerini, yapı işleri birim fiyatlarının bir önceki yıla göre fiyat artış yüzdelerinin yer aldığı kitapta, şantiyede yapılan hatalar da, yanlış ve doğru şeklinde gösteriliyor. İki cildi 120 TL’ye satılan kitabı, üyelerimiz İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi’nden temin edebilirler. Sanat-Mimarlık Kompleksi Geçtiğimiz yarım yüzyıl boyunca, sanatın mimarlık ve tasarımla kaynaşmasına tanık olduk. Sanat eserleri, alışıldık galeri ve müze mekânlarının sınırlarını aşıp eski sanayi yapılarına, gündelik hayatın mekânlarına ve doğaya açılırken, mimarlık da yapısal, tarihsel ve toplumsal önceliklerini bir kenara bırakarak kendini gitgide bir “görsel sanat” İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Barbülün Taş Bülbülleri Yazar Rojat Aksoy, “Barbülün Taş Bülbülleri” kitabıyla Ezîdî köylerindeki yapılarda okumalar yaparak, bu inancın sahip olduğu değerleri ortaya koymaya çalışıyor. Yapıların rölövesi, fotoğrafları ve teknik bilgiler gibi birçok öğelerini de içine alarak mümkün olduğunca hem mimari hem de kültürel bir çalışma olmasına özen gösterilmiştir. Bu kapsamda Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa ve Batman illerinde toplam 35 köye gidilirken, kitapta Ezîdîlerin inşa ettiklerin yapıların mimarisi de irdeleniyor. 69 Ağustos-Kasım 2013 BA SIN SIN BA BA SIN BA DA BA SIN SIN BA BA BA İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi ÝMO 82747 sicil numaralı Yönetim Kurulu Üyemiz Ferhat Demir ile Demet Denizhan 06.05.2013 tarihinde, 78880 sicil numaralı Yönetim Kurulu Üyemiz Yusuf Yeşil ile Fatma Büyüktüş 01.06.2013 tarihinde, Elazığ Temsilciliği personelimiz Tülin Erdem ile Kenan Kılıç 16.06.2013 tarihinde, 86749 sicil numaralı üyemiz Semih Burçoğlu ile Çiğdem Bayoba, 15.09.2013 tarihinde evlendi. mutluluklar dileriz. İMO Diyarbakır Şubesi olarak evlenen çiftlere Üyemiz Sabri Altıntaş’ın kardeşi vefat etti. Şubemiz Batman Temsilciliği personeli Zeki İnanç’ın annesi vefat etti. Şubemiz Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Akça’nın babası vefat etti. Üyelerimiz Serhat Akay ve Sertaç Akay’ın dayısı vefat etti. Şubemiz personeli Zafer Korkmaz ile üyemiz Zeynel Korkmaz’ın dedesi vefat etti. Üyemiz Masuk Akduman’ın babası vefat etti. Üyemiz Murat Aktaş’ın amcası vefat etti. Üyemiz Erdem Tegi’nin babası vefat etti. Üyemiz M. Hatip Dicle’nin annesi vefat etti. Üyemiz İhsan Öner’in annesi vefat etti. Üyemiz Uğur Erdoğan’ın kardeşi vefat etti. Üyemiz Şeyhmus Zeren vefat etti. Şubemiz eski yönetim kurulu üyesi M. Suat Ezber’in amcası vefat etti. Şubemiz Mesleki Denetim Görevlisi Sevan Avcı’nın babaannesi vefat etti. Üyemiz İdris Yaşar’ın amcası vefat etti. Üyemiz Mehmet Emin Tuğrul’un abisi vefat etti. Üyemiz Taner Yiğit’in ablası vefat etti. Üyemiz Metin Palaoğlu’nun babası vefat etti. Üyemiz Mehmet Şimşek’in dedesi vefat etti. Üyemiz Vahit Altun’un amcası vefat etti. Üyemiz Ruken Ecer Güzel’in babaannesi vefat etti. Üyemiz Feyzi Durmaz vefat etti. Şube olarak üyelerimiz ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. Ağustos-Kasım 2013 70 BA SIN SIN BA SIN SIN BA BA BA BA DA SIN BA BA BA SIN DA BA BA DA SIN BA BA BA BA BA BA DA SIN BA SIN SIN BA SIN DA BA DA SIN BA DA BA SIN DA BA BA DA DA BA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B BASINDA SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B BASINDAN BASINDAN BASINDAN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BA- İnşaat Mühendisleri Odası BASINDAN BASINDAN BASINDAN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BADiyarbakır Şubesi SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASIN BASINDAN BASINDAN DAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN B BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASIN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN DAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASIN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN DAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASIN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN DAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN B BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASIN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN DAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASIN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA DAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN B BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASIN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN DAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDA BASINDAN BASINDAN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN SIN DAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINBASINDAN 71 Ağustos-Kasım 2013 BASINDAN BASINDAN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN SINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN ÝMO BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN DAN BASINDAN BASINDAN DAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASINDAN BASIN BASINDAN BASIN- BASINDAN İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi 20. Dönem Yönetim ve Temsilcilik Kurulları ÝMO DİYARBAKIR Başkan : Turan KAPAN Sekreter Üye : Ahmet KAŞAN Sayman Üye : Şahin KAYA Üye : Sultan ERDEMLİ Üye : Sinan TARI Üye : Ferhat DEMİR Üye : Yusuf YEŞİL Üye : Çetin YILMAZ Üye : Yusuf AKKAYA Üye : İsmail AKCAN Üye : İbrahim ALTUN Üye : Ozan ÖZBEK Üye : M .Emin POLAT TUNCELİ ELAZIĞ MALATYA Temsilci : Hıdır KAYA Temsilci : Bedir ÖZTEN Üye Üye Üye : M.Murat ATİK Üye : Caner ÖZKAN Üye Temsilci : Hıdır KEŞKEK : Hasan ÇALIŞKAN ŞANLIURFA Üye : Erol ERDAL Üye Temsilci : Didar KARAHAN Üye : Kemal YAZAR Üye : Gürkan BALTACI Üye : Vehbi ALUÇLU : Zeki YILDIRIM Üye Üye Üye : Ruken OKYAY ÇİÇEK MARDİN : Cihan ERGÜL Üye Üye Üye : Selim BODUR Üye : Mehmet Emin ALTUN SİİRT : Murat EKİNCİ Üye Üye : Kemaleddin ADAY BATMAN : Halid EKMEN Temsilci : Lokman YAŞAR : Deniz ERGÜN Üye Temsilci : Dara YILDIRIM Üye : Alper YİĞİT : Adnan TEKİN : Nuray KAYA BİNGÖL : Ahmet ERDEM Üye : Ahmet HÜLAKÜ Üye : Mehmet CAV Üye : Cigerhun İNCE : Yunus ALTAŞ CİZRE-ŞIRNAK Temsilci : Cafer Serhat ÇAKI Temsilci : Mithat SÖNMEZ Temsilci : Fahrettin AŞKIN Üye : Hüseyin SECGİN Üye : Gülçin KÖNEŞ Üye : Süleyman CAN Üye : Yılmaz BAL Üye : İlkay Cem ÖZ Üye : İrfan DÖNMEZ Üye Ağustos-Kasım 2013 72 Üye Üye : Mirza TAŞÇI : Yekta BİLEK Üye : Selma ALABALIK Üye : Celal SAYGIDAR Üye : Serbest CİHANGİR : Murat UĞUN
Benzer belgeler
13658 KB - TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası
MESLEK ALANIMIZLA İLGİLİ AKTİVİTELER
Van ve Marmara depremlerini unutmadık
‘Torba Yasa’ya karşı açıklama
ŞUBEMİZİN GECESİ
8666 KB - imo ana sayfa
DİYARBAKIR ŞUBESİ
Ağustos-Eylül-Ekim-Kasım 2013
Yıl: 6 Sayı: 10
İnşaat Mühendisleri Odası
Diyarbakır Şubesi adına
SAHİBİ
Turan KAPAN
YAYIN KURULU
Ahmet KAŞAN
Barış ÇETİNKAYA
İdris BEDİRHANOĞLU
Şahi...