Devamı için tıklayın.
Transkript
Devamı için tıklayın.
Doğum ve ilk 2 ay Buzağı Beslenmesi Küçük, büyük her çeşit damızlık işletme için en az 1 sene süren çaba, emek, zaman ve yatırım karşılığında elde edilen buzağılar; tüm işletmelerin nihai amacı, genetik gelişmenin ve istikrarının garantisidir. Buzağılık dönemi olarak tanımlanan doğumdan sonraki 6 aylık süre içerisinde, buzağıların yaşama tutunmaları, sağlıklı gelişmeleri ve büyümeleri, işletmede uygulanan bakım ve beslenme yöntemleri ile yakından ilgilidir. Örneğin; hatalı beslenen bir buzağı inek olduğunda daha az süt vermekte, aynı şekilde hatalı bakım ve besleme yapılan bir erkek buzağı da besiye alındığında normal gelişen buzağıya göre daha geç kesim ağırlığına gelmektedir. Buzağı gelişiminin sağlıklı yapılabilmesi için hayvanın bağışıklık sistemi, sindirim sistemi ve besin ihtiyaçlarının tam olarak anlaşılması ve kritik dönemlerin belirlenmesi çok önemlidir. Buzağının büyüme evrelerini; sağlık problemlerinin görülmesi ve beslenme şekilleri bakımından temel farklılıklar doğrultusunda belirlemek gerekirse 2 aşamalı bir tablo karşımıza çıkmaktadır: 1-İlk 2 Aylık Dönem (Sütle Besleme) 2-Sütten Kesim Sonrası Besleme Bu besleme şekillerinin uygulanabilmesi için de 2 ana hedef vardır. Bunlar; 1. Hedef ; buzağının hayatta kalmasını sağlamak, 2. Hedef ; bir an önce işkembe gelişiminin sağlanmasıdır. İlk 2 Aylık Dönemin Yönetimi : Uzun yıllar boyunca yapılan gözlemler ve elde edilen sağlık istatistikleri sonucunda, buzağı sağlığında en önemli ve aynı zamanda en problemli dönemin doğumdan sonraki 3-4 haftalık süre olduğu belirlenmiştir (A.B.D.’de buzağı ölümlerinin %66’sı, Fransa’da % 62’si bu dönemde oluşur). Doğum sonrası ilk 3-4 hafta içerisinde dikkat edilmesi gereken kritik kontrol noktaları şunlardır: - Ağız Sütü (Kolostrum) Kalitesi ve Beslenmesi - Buzağı beslenmesi - İshallerin Yönetimi - Sütten Kesme Ağız Sütü (Kolostrum) Kalitesi ve Beslenmesi : Doğum öncesinde işletme şartlarının uygunluğu ölçüsünde anne sessiz, sakin, mikropsuz ve rahat bir ortama alınmalı ve doğumun burada gerçekleşmesi sağlanmalıdır. Doğumdan sonra inek yavrusunu yalayarak kurutmaya çalışır. Bu aynı zamanda yavrunun kan dolaşımının hızlanmasını ve nefes alışverişinin düzene girmesini sağlar. Anne bu işlemi yapmıyorsa, buzağının ağzı burnu civarındaki sümük benzeri maddeler uzaklaştırılarak rahatça nefes alması sağlanmalı, buzağı kuru bir bezle kurutulmalı ve göbek kordonu kesilerek uygun bir dezenfektan (Ör. Tentürdiyot) ile temizlenmelidir. Doğumdan sonra buzağı, hastalıklar ile mücadele edecek yeterli bağışıklık sistemine sahip değildir. “Ağız Sütü” (Kolostrum) doğumdan sonra hayvanın ilk bağışıklık maddelerini sağlar ve çok önemli bir besin kaynağı olarak hayvanı besler. “Ağız Sütü” normal süte göre 2 katı Kuru Madde, 3 katı mineral, 5 katı protein yanı sıra yüksek oranda enerji ve vitamin ile bağışıklık maddeleri içerir. Kaliteli bir “Ağız Sütü” yoğun, sarı ve krema kıvamındadır. “Ağız Sütü” nün kalitesi ; -İneğin gebelik sayısına (yaşlı hayvanların ağız sütü daha kapsamlı ve kalitelidir), -Annenin kuru dönem süresine (Kuru Dönem kısa ise bağışıklık miktarı seviyesi düşük olur) -Annenin kuru dönemde beslenme durumuna (Dengeli rasyon ve yeterli vitamin ve mineral alımı) -Irk özelliklerine (Holstein’da IgG az, Jersey’de fazladır) -İneğin önceki sağım döneminde geçirdiği problemlere ve performansına göre değişir. Ayrıca içerdiği bağışıklık maddelerinin miktarı her geçen saate ve güne bağlı olarak farklılık gösterir. Buzağının bağışıklık maddelerini sindirebilme yeteneği de aynı şekilde değişime uğrar. Yapılan çalışmalara göre ilk 24 saat içerisinde 6-8 litre ve üzeri kolostrum içen buzağıların hastalıklara yakalanma oranının ciddi şekilde azaldığı ispatlanmıştır. Yeteri kadar ağız sütü içmeyen buzağılarda ölüm oranı normal buzağılara göre 2 kat daha fazladır. Doğumdan sonra buzağının yeteri kadar “Ağız Sütü” içmemesi problemine “Pasif Transfer Yetersizliği” adı verilir. Bir çalışma göstermiştir ki doğum sonrasında annesinin yanında bırakılan buzağıların sadece %25 ’i ihtiyacını tam olarak karşılayacak miktarda annesini emmiştir. “Ağız sütü”nün içirilmesinde dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır: - Annenin memesi temiz olmalıdır. - Buzağının emdiğinden, annenin emzirdiğinden emin olunmalı, davranışları takip edilmelidir. - Doğum sonrasında buzağının büyüyeceği yer temiz olmalıdır. Unutulmamalıdır ki en iyi bağışıklık bile kötü hijyen koşullarının üstesinden gelemez. Kolostrum ne kadar ve ne zaman verilmelidir? Buzağıya ilk öğün kolostrum soluk alır almaz veya en geç 1 saat içinde verilmelidir. Bazen anne hayvan buzağısını emzirmek istemeyebilir. Bu durumlarda, ayrıca zayıf doğan, emme refleksi zayıf doğan buzağılar kolostrumu içemediği veya yetersiz emdiği takdirde mekonyumun atılmasında, bağışıklık maddelerinin anneden yavruya geçişinde sıkıntı olur, vücut ısısı da hızla düşerek sonu ölümle bitebilecek problemler gelişir. Bu hayvanlara “Ağız sütü” taze olarak sağılıp, temiz bir biberonla ve uygun sıcaklıkta (Yaklaşık 39 °C) içirilmelidir. - Yeterli tüketim sağlanamadığı takdirde emme refleksini uyarıcı ve destekleyici ürün olarak SERVİTOL kullanılmalıdır. Servitol bir buzağıya bir tüp(15ml) verilmeli ve gerektiğinde 3 günde bir olmak üzere 2-3 kez daha verilmelidir. - Buzağının genel durumunun düzeltilmesinden sonra verilecek ağız sütü ilk 24 saat içinde en az 3-4 defada verilmelidir. - Her beslemede verilen miktar buzağının mide sığasını aşmamalıdır. (İlk bir saatte doğum ağırlığının %5-6’sı veya örneğin 40-50 kg’lık bir buzağı için 2-2,5 lt kadar kolostrum). İlk öğünden sonraki öğün 4-6 saat sonra buzağı canlı ağırlığının % 4-5’i kadar yani 1,6-2 lt civarında olmalıdır ve bu miktar 6 saat sonra tekrar verilmelidir. - Böylece İlk 12 saatte yaklaşık en az 5,7-6,5 litre (3 kerede) içirilmiş olacaktır. Bundan 12 saat sonra da yine 1,6-2 litre daha kolostrum verilir. Böylece ilk 24 saatte en az 8 litre kolostrum içirilmiş olur. -Daha sonra canlı ağırlığının % 10’unu geçmeyecek miktarda kolostrum 5 gün boyunca verilmeğe devam edilir(minimum 3 gün, günde 3 kez). İlk bir hafta boyunca küçük buzağılara 1,5 kg x 3 kez, büyük buzağılara da 2 kg x 3 kez kolostrum verilmeye çalışılmalıdır. - Buzağı anasını emmeden ana hayvanın meme bölgesi temiz olmalıdır. Buzağının Gereksinimlerinin Sağlanması : 5 gün sonrasında buzağıya tercihan buzağı maması veya süt günde en az 2 öğünde ve 10 kg canlı ağırlığa 1 litre verilmelidir. Canlı ağırlığın artışına bağlı olarak ihtiyacı olan süt miktarı sürekli kontrol edilerek verilmelidir. A.B.D.’de işletmelerin % 70’i buzağı maması kullanımını tercih etmektedir. Mamanın tercih edilmesinde; ekonomik olması ve IBR, Paratüberküloz, Pastörella, Salmonella, Löykoz gibi hastalıkların yavruya geçmesini engellemesi ön plana çıkmaktadır. Tablo 1’de süt ile buzağı mamasının içerikleri ile ilgili farklar görülmektedir. İçerik Protein % Yağ % Mg (gr) Fe (mg) Cu (mg) Vitamin A Normal İhtiyaç 18-20 10-20 1,5-1,8 40-50 8-10 10.000-20.000 Vitamin D3 1000-2000 Vitamin E 20-30 İnek Sütü 26,5 36 0,8-0,12 0,7-8 0,08-0,4 150050.000 70-1300 0,5-3,5 Mama 20-22,5 16-20 2,1 90 10 50.000 10.000 60 TABLO 1 Normal süt içen buzağılara göre buzağı maması içen buzağılar daha düşük canlı ağırlık kazansalar da bu fark daha fazla buzağı başlangıç yemi tüketmelerini sağlar ve sütten kesimden sonra bu fark hızla kapanır. Bu amaçla hazırlanmış LACTALIS özel buzağı mamaları buzağı gereksinimlerini tamamen karşılayacak düzeyde hazırlanmış özel mamalardır. Mamalar da günde her 10-12 kg canlı ağırlığa 1 litre veya canlı ağırlığın %8-10’u miktarında verilir. Mamalar genel buzağılar 2 aylık olana kadar verilmelidir. Aynı zamanda doğumdan 4-5 gün sonra önlerine yüksek düzeyde protein, enerji, vitamin ve mineralleri içeren “Buzağı Başlangıç Yemi” konulmalıdır. Buzağı başlangıç yemlerinin pelet şeklinde olmasına dikkat edilmelidir. Toz yemler buzağının solunum yoluna kaçarak probleme yol açabilir. Özel destekle yaşama tutturulmuş buzağılar ile ilk 1-2 hafta içinde herhangi bir sıkıntını yaşamış olan buzağılara emme refleksini uyarıcı ve destekleyici ürün olarak verilen SERVİTOL tekrar verilmelidir. 2.hedef olan ‘işkembe gelişiminin sağlanması’nda papilla gelişimi ne kadar süreyle süt veya buzağı maması verildiğine ve tüketilen süt veya mamanın miktarına, “Buzağı Başlangıç Yemi” gibi kuru yemlerin verilmeğe başlandığı zamana ve tüketilen kuru yeme bağlıdır. Yeni doğmuş buzağılarda işkembe gelişiminde öncelik papilla gelişimine verilmelidir. Papillaların görevi işkembe içerisinde mikroorganizmalar aracılığıyla sindirilen yem maddelerini emerek kana vermektir. İşkembede bulunan papillaların en süratli gelişmesinin enerji ve besin maddelerince zengin buzağı başlangıç yemlerinin verilmesiyle sağlandığı ortaya konulmuştur. İçeriği iyi dengelenmiş “Buzağı Başlangıç Yemleri’’ tüketimi teşvik etmek amacıyla 5-10 gr dan başlanmak suretiyle her gün arttırılarak yiyebildikleri kadar 3 aya kadar önlerine konur. İşkembede bir miktar papilla gelişimi sağlandıktan sonra sıra işkembe kaslarının gelişmesine ve güçlendirilmesine gelir. Kaba yemler fiziksel yapılarından dolayı buzağılarda işkembe kaslarının gelişmesi üzerine etkili yem maddeleridir. Buzağılara kaba yem en erken 3-4 haftalık ve en geç sütten kesilmeden 10 gün önce sadece lif uyarımını sağlayan ve aşırı lezzetli olmayan hasıl, sap gibi kaba yemler buzağı önüne asılarak hayvana verilmelidir. Sütten kesildikten sonra da sadece yem, yonca ve su verilmelidir. En az yüzde onu çiçeklenmiş olan yonca verilmelidir. Çok erken biçilen yonca fazla miktarda okzalik asit içerdiğinden ishal yapabilir. Buzağı başlangıç yemi 3 aya kadar serbest tükettirilmeli ve 3 aylık buzağı yaklaşık olarak 2-2,2 kg buzağı başlangıç yemi tüketmelidir. Buzağıların sağlıklı gelişimini sağlamak için gelişimlerine yardımcı olacak katkı maddelerinden faydalanılmalıdır. Tablo 1’de de görüldüğü üzere süt büyüme için gerekli olan vitamin ve mineraller açısından dengeli ve yeterli bir besin kaynağı değildir. Katkı maddesinin seçiminde bu durum göz önüne alınmalıdır. Bu maddelerin sağladığı faydalar kısaca Tablo2’de belirtilmiştir. Yapıtaşları Vitamin A Vitamin D3 Vitamin E B9 Etkilediği Sistem Bağışıklık sistemi, Stres, Epitel sağlığı Kemik gelişimi, Hormon sistemi Kas sistemi, Stres ve Bağışıklığın güçlenmesi Tırnak sağlığı, Bağışıklık ve Enzim sistemi Enerji ve Bağışıklık sistemi Bağışıklık sisteminin güçlenmesi Kan yapımı Büyüme, tırnak sağlığı ve Enerji metabolizması Yem tüketimi ve büyüme enzimleri Büyüme ve bağışıklığın güçlenmesi Hastalıklar ile savaş, barsak sağlığı ve ishale direnç Antikor üretiminin uyarılması B12 Kan yapımı Çinko (Zn) Bakır(Cu) Mangan(Mn) Demir (Fe) Biotin B1 B2 B5 TABLO 2 SERVITOL’ün içeriğinde bu vitamin ve minerallere ek olarak iz minerallerden Cu, Zn, Fe ve Mn aminoasitlerle şelat olarak bulunmaktadır. Unutulmaması gereken diğer bir nokta da B grubu vitaminlerin işkembede üretilmesi nedeniyle bu vitaminlerin işkembe gelişene kadar buzağı için temel yapı taşları olduklarıdır. İshallerin Yönetimi: Buzağılar doğumdan sonraki ilk saatlerden itibaren sürekli olarak ishal riski ile karşı karşıyadır. Buzağı ishalleri mikrobik ve beslenme kaynaklı olarak 2 sınıfta değerlendirilir. Mikrobik ishaller: Bakteriyel, Viral ve Paraziter olarak sınıflandırılabilir. Tablo 3’te en sık problem oluşturan hastalık etkenleri ve kısaca korunma şekilleri verilmektedir. Hastalık Etkeni E. coli Rotavirus Coronavirus Cryptosporidium Coccidiosis Salmonella Riskli Olan Zaman Dilimi ve Korunma Şekli 1-5 günler arası. Annenin aşılanması 4-21 günler arası. Annenin aşılanması 7-28 günler arası. Annenin aşılanması 7. günden sonrası. Bireysel padok ve hijyen 21günden sonrası. Bireysel padok ve hijyen 11. günden sonrası. Kötü bakım şartların düzeltilmesi TABLO 3 Mikrobik ve beslenmeye bağlı ishallerin ortak noktası buzağılarda sıvı kaybı yaratmalarıdır. İshaller için en riskli dönem olan ilk 21 gün boyunca ishalin şekli ne olursa olsun acilen yapılması gereken buzağının barsak sağlığını zenginleştirici probiyotikler ile birlikte sıvı kaybının ikamesidir. Beslenme problemlerine bağlı olarak başlayan ishaller hızlı bir şekilde barsak florasının değişimini ve buzağının direncinin kırılmasını sağlayarak bakteriyel veya viral etkenlerin gelişmesi için uygun bir ortam oluştururlar. ÇİFTLİĞİM AGROMARKET ve ANC A.Ş bünyesinde bulunan ANTIDIUM ve REHYDRAVIT adlı ürünlerle beslenme problemlerine bağlı olarak başlayan ishaller ve sıvı ve elektrolit eksiklikleri dengelenebilmekte ve buna bağlı gelişebilecek komplikasyonlar kontrol altına alınabilmektedir. ANTIDIUM; NaCl ve KCl’e ilave olarak içerdiği 2 güvenlik önlemi Clay(Kaolin) ve Probiyotik (Enterecoccus faecium) ile gıda ishallerine karşı kullanılabilmektedir. Buzağılarda özellikle beslenme ishallerine karşı bağırsaklarda devamlılığın sağlanması, sıvı dengesinin sağlanması ve bağırsakta oluşan toksinlerin emilebilmesi için hazırlanmış olan bu yem katkıları su veya süt ile beraber verilebilir. Mikrobik ishallerde bu tür ürünler antibiyotik tedavisine destek olarak kullanılırlar. REHYDRAVIT : Rehydravit vücut sıvılarında homeostaz için gerekli elektrolitleri, basit şekerler gibi kullanıma hazır enerji kaynaklarını ve bazikleştiren ajanları içerir. İshal ve nakil stresi gibi vücutta bulunan elektrolitleri olumsuz etkileyen şartlarda destek amacıyla kullanılır. Sütten Kesme: - Buzağı 3 gün üst üste en az 1 kg Buzağı Başlangıç yemi tüketince ve doğum ağırlığının iki katına ulaşınca verilen süt miktarı yarıya indirilir veya tek öğün süte geçilir. Bir hafta on gün içinde 1,5 kg buzağı başlangıç yemi tüketen buzağı tamamen sütten kesilir. Tamamen sütten kesmeden yaklaşık on gün önce yem ile birlikte kaba yem asılarak verilir ve işkembenin mekanik uyarılması sağlanır Sütten Kesmede Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar Şunlardır: - Buzağının en az 1-1,5 kg buzağı başlangıç yemi tüketiyor olması, - Buzağının genel durumunun iyi olması, - İklim şartlarının uygunluğu - Sürüde hastalık olmaması - Ekonomik durum. Sütten Kesim Sonrasında Besleme : Göreceli olarak sıkıntılı dönemin atlatılmış olması dolayısıyla buzağıya 3 aylık oluncaya kadar Buzağı Başlangıç Yemi ve 3 aydan 6. aya kadar da Buzağı Büyütme Yemi ile birlikte mümkün olduğunca kaliteli kaba yem verilmeye başlanmalıdır. Dikkat edilmesi gereken en önemli noktalardan birisi de 3.aydan itibaren meme bezlerinin oluşmaya başlayacağıdır. Bu nedenle dişi buzağılar 1 yaşına kadar yağlandırılmadan büyütülmelidir. 6 aylık olduklarında günde ortalama 3 kg kadar buzağı büyütme yemini tüketiyor olmaları sağlanmalıdır. Sulu çayır otları ile mısır silajı verilmesine 6 aylıktan sonra başlanabilir. Düvelere bu yaşta rumen kapasiteleri yüksek olduğundan tohumlanana kadar mısır silajı gibi yüksek enerjili kaba yemler yağlanmayı önlemek amacıyla serbest olarak verilmemelidir. İlk tohumlamaya kadar verilecek kaba yem miktarı kaba yem kalitesine bağlı olarak toplam tüketilecek kuru maddenin %40-80’i arasında ve toplam rasyonun protein oranı da en az % 15 olmalıdır. ‘Çiftliğim AgroMarket Teknik Ekibi’
Benzer belgeler
Buzağı Bakımı ve Besleme
gösterir. Buzağının bağışıklık maddelerini sindirebilme yeteneği de aynı şekilde değişime
uğrar. Yapılan çalışmalara göre ilk 24 saat içerisinde 6-8 litre ve üzeri kolostrum içen
buzağıların hastal...
OKU
haftalık ve en geç sütten kesilmeden 10 gün önce sadece lif uyarımını sağlayan ve aşırı
lezzetli olmayan hasıl, sap gibi kaba yemler buzağı önüne asılarak hayvana verilmelidir.
Sütten kesildikten s...
Yayın No.1: Barınaklar (Prof.Dr.Numan AKMAN)
haftalık ve en geç sütten kesilmeden 10 gün önce sadece lif uyarımını sağlayan ve aşırı
lezzetli olmayan hasıl, sap gibi kaba yemler buzağı önüne asılarak hayvana verilmelidir.
Sütten kesildikten s...