SÖZEL BÖLÜM DGS
Transkript
SÖZEL BÖLÜM DGS
DGS SÖZEL BÖLÜM Sınavın bu bölümünden alacağınız standart puan, Sözel DGS Puanınızın (DGS-SÖZ) hesaplanmasında 3; Eşit Ağırlıklı DGS Puanınızın (DGS-EA) hesaplanmasında 1,8; Sayısal DGS Puanınızın (DGS-SAY) hesaplanmasında 0,6 katsayısı ile çarpılacaktır. BU BÖLÜMDE CEVAPLAYACAĞINIZ TOPLAM SORU SAYISI 80'DİR. 4) İskender, kimilerine göre Doğu ve Batı medeniyetlerini birleştirmek için, soylu bir düşün peşinden giden büyük bir ……… kimilerine göre de ……… bir zalimdi 1.– 5. sorularda, cümle veya parçadaki boşluğu anlam bakımından en uygun biçimde tamamlayan seçeneği bulunuz. A) B) C) D) E) 1) Şiir, en ulusal sanat dalıdır; çünkü bir ulusu başka uluslar gibi ……….. kolay olduğu halde; başka uluslar gibi ……….. kolay değildir. A) B) C) D) E) biçimlendirebilmek – değiştirebilmek bir çizgiye getirmek – geçmişi unutturmak yenileyebilmek – başkalaştırabilmek etkileyebilmek – yola getirebilmek düşündürebilmek – hissettirebilmek lider – suç işleyen insan – masumları öldürmüş kahraman – kana susamış komutan – yanlışlıklar yapan asker – savaştan zevk alan 5) Yapıtlarımın başarılı sayılmasının anahtarı ……… sarsılmaz inancımdır; en yeteneksizimizin bile kendisini tanıyıp ………. iddia etmemdir. A) 2) Geleneği olduğu gibi yapıtına taşıyan sanatçının ……. yoktur. Geleneği olduğu gibi yinelemek başka, ondan ……. başka şeydir. A) B) C) D) E) B) C) D) ileriye dönük çabası – hiç yüz vermemek başkalarını aşma niyeti – köşe bucak kaçmak yaratıcılıkla ilgisi – yararlanıp sentez yapmak bildiği pek bir şey – ondan hiç söz etmemek sanatla uğraşma amacı – bir şeyler beklemek E) 6. – 10. sorularda, sırasıyla okunduğunda, numaralanmış cümlelerden hangisinin parçanın anlam bütünlüğünü bozduğunu bulunuz. 3) Tanrı …….. bizi mutsuz kılan her şeyi değiştirmemiz için zaman tanıyor bize. Oysa biz her gün böyle bir şeyin bize bağışlandığını görmezden geliyoruz; ……... yarına da öylece kalacağını sanıyoruz. A) B) C) D) E) 6) (I) Reçelin tarihteki yeri, insanlığın yiyecek tarihi kadar eskidir. (II) Önceleri meyvelerden güzel kokular elde etmek için onları kaynatan insanlar, meyvelerin bu sayede uzun süre korunabildiğini fark etmişler. (III) Reçelin dünyaya Orta Doğu’dan yayıldığı tartışılmaz bir gerçektir. (IV) 16. yüzyılda İspanya kaşifleri Batı Hindistan topraklarında meyvelerin tatlı biçimde nasıl uzun süre korunduğunu görürler. (V) İspanya’ya, oradan bütün Avrupa’ya yayılan reçele İngilizce’de pıhtılaştırmak anlamına gelen “jelly” adını verirler. güneşi her gün yeniden doğdurarak – bugünün düne benzediği gibi hepimizi ayrı ayrı düşünerek – bütün düşüncelerimizin yeryüzünü kontrol altında tutarak – yaşadığımız kötü olayların bizi görsel bir çevrede yaşatarak – çevremizdeki bizi seven insanların insanların hepsini farklı yaratarak – yakaladığımız büyük başarıların A) TASARI YAYINLARI herkesin her şeyi yapabileceğine olan – içinde değerli bir şey bulabileceğini başarılı olacağımı bilen – eser verebileceğimi kendime olan – iyi yazılar yazacağımı insanlara olan – başkalarına yardım etmek için elinden geleni yapacağımı başkalarına olan – başkalarına yardım etmek için elinden geleni yapacağını 14 I. B) II. C) III. D) IV. E) V. 7) (I) İnsanlık tarihi, insanın serüvenini yansıtan ve içinde birçok üstün kişinin boy gösterdiği bir yazıttır. (II) Bu üstün bilgeler, üstünlüklerini insanların yararına yaptıkları büyük işlerle kanıtlamışlardır. (III) İnsanların bu kişiler hakkında verdiği ortak yargı hepsinin birer dahi olduğudur. (IV) İnsanlar zor günlerde sıkıntıya düştüklerinde hep bunlar gibi kendilerini kurtaracak birini ararlar. (V) Dahilik de öyle ufak tefek buluşlarla fikirlerle elde edilebilecek bir unvan değildir. A) I. B) II. C) III. D) IV. 11. – 14. sorularda, çıkarılabilecek kesin yargının hangisi olduğunu bulunuz. 11) Sınavı kazandıktan sonra ailemle güzel bir tatile çıkacağız. A) B) C) D) E) E) V. 8) (I) Tevfik Fikret, okuldaki klasik edebiyat öğreniminin tesirinde kalarak bu edebiyatı örnek tutan denemelerle şiire başlamış. (II) Okuldaki Fransızca ve Fransız edebiyatı öğreniminin tesiriyle Batı edebiyatından haberdar olmuştur. (III) Şairin eski Türk şiirinin zevkinden kurtulup Batı şiirine yönelmesi Recaizade Ekrem'in Galatasaray’da edebiyat öğretmeni olmasıyla başlayan bir süreçtir. (IV) Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonraysa memurluk hayatına başlamış, şiire devam etmiştir. (V) Ekrem'in tesiri onun edebi hayatının en kuvvetli çizgisi olmuştur. A) I. B) II. C) III. D) IV. 12) Ressam arkadaşımın benim için yaptığı bu tablo aldığım hediyeler içinde en güzeliydi. A) B) C) D) E) E) V. 9) (I) Satranç tahtası üzerinde sekiz sütun ve sekiz sıra vardır. (II) Sütun ve sıralardaki kareler sırasıyla bir açık ve bir koyu renklidir. (III) Bunlar siyah ve beyaz olarak tanımlanır. (IV) Açık ve koyu renk olan karelere yerleştirilen taşlardan beyazları bir oyuncu, siyahları ise öbürü alır. (V) Satranç tahtasında çaprazlamasına uzanan aynı renkteki karelere de çapraz denir. A) I. B) II. C) III. D) IV. A) B) E) V. D) E) 10) (I) 1370'te yapımına başlanan Bastille, aslında bir hapishane olarak değil, Paris'i saldırılara karşı koruyacak bir kale olarak düşünülmüştür. (II) Fransa'da ulusal bayram olarak kabul edilen 14 Temmuz günü tüm öğrencilerin ve çalışanların ülke çapında düzenlenen şenliklere katıldığı bir gündür. (III) Bu şenlikler 1789 yılının 14 Temmuz günü Paris halkının çirkin görünüşlü taş Bastille Hapishanesi'ni ele geçirişini kutlamak için düzenlenir. (IV) Bastille, 24 metre genişliğinde bir hendekle çevrili yüksek surları, 30 metrelik sekiz kulesi ve 70'i aşkın hücresiyle dev bir yapıydı. (V) Birçok tutsak yaşamlarının tümünü bu karanlık hücrelerde geçirmiştir. I. B) II. C) III. D) IV. Ressam arkadaşım daha önce de bir tablo yapmıştı. Özel bir gün olduğu için hediyeler aldım. Ressam arkadaşım çok düşünceli ve incedir. Aldığım diğer hediyeler de güzeldi. Picasso gibi bir arkadaşım var. 13) Türkiye Cumhuriyeti'nin makus talihini ancak ve ancak zihni aydınlık, fikri aydınlık, idealist gençler değiştirecektir. C) A) Sınavı kazanabilmek için çok çalıştım. Ailem heyecanla sınavı kazanmamı bekliyor Tatil yerini henüz kararlaştırmış değiliz. Güzel bir tatili hak ediyorum. Henüz sınavı kazanmış değilim ama ümitliyim. Kaderimizi değiştirecek herkese minnettarız. Genci, yaşlısı kötü talihini değiştirmek için uğraşmalıdır. Aydınlık fikirlerle, idealist olmak değişim için yeterlidir. Türkiye Cumhuriyeti çoğunlukla gençlerden oluşmaktadır. Aydın kafa yapısı ve idealizm değişim için gerekli koşullardandır. 14) Gardrobum kıyafetlerle dolu olduğu halde hiç kıyafetim yokmuşçasına, deli gibi alışveriş yapıyorum. A) B) C) D) E) E) V. 15 Yeterli sayıda kıyafetim yok. Giyecek yığınla kıyafetim var. Daha geniş bir gardrop almanın zamanı geldi. Alışveriş benim yaşam stilimdir. Ucuzluk olduğu için dayanamayıp bir şeyler alıyorum. 2010 TÜRKİYE GENELİ DENEME SINAVI (A) – 3 18) I. ulu önderimiz II. milli basının yanı sıra III. ilişkilerini aralıksız sürdürmüştür. IV. milli mücadele boyunca V. yabancı basınla da 15. – 17. sorularda, numaralanmış cümlelerin anlamılı bir bütün oluşturabilmesi için hangilerinin birbiriyle yer değiştirmesi gerektiğini bulunuz. Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur? 15) (I) İstanbul'a metro yapılmasıyla ilgili çalışmalar 1800'lü yılların sonlarına rastlar. (II) 1868'de başlayan inşaat devletin yoğun çabalarıyla hızlanır. (III) Tüm bu çabalar sonucunda proje 1871'e gelindiğinde tamamlanır ve şehir dünyanın ikinci metrosuna kavuşur. (IV) Neredeyse bine yakın işçinin çalıştığı inşaat büyük bir hızla devam eder. (V) Başlangıç olarak işçi sayısı yeterli görülür fakat sonradan artırılır. A) B) C) D) E) A) I I ile III II ile IV II ile V III ile V IV ile V E) V B) II C) III D) IV E) V 20) I. kapısına kul olur II. kapamış olan kişi III. düşünemeyen, özgürce düşünemediği için de IV. bu kavramları savunanların V. kendini kavramların kafesine Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur? I – IV II – IV I–V III – IV III – V A) I B) II C) III D) IV E) V 21) I. birbiri ardına ürün vermeleriyle II. yazarların III. yaygınlaşıp gelişmiş, okur bulmuştur IV. köye yöneliş hareketi, köy kökenli V. 1950'lerde edebiyatımızda görülen 17) (I) Bu puanla Türkiye, projeye katılan ülkeler içinde Uruguay ve Tayland'dan farklı olmayan bir performans sergilemiştir. (II) Kore, Kanada, Avustralya sıralamada bu ülkeyi takip etmektedir. (III) En alt sırada 375 puanla Tunus bulunmaktadır. (IV) Türkiye'nin okuma alanındaki ortalaması ise 441 puandır. (V) Okuma alanında ülkeler arasında en yüksek başarı puanına sahip ülke 543 puanla Finlandiya'dır. Bu sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi üçüncü olur? A) I I – IV I – II II – IV III – V I–V TASARI YAYINLARI D) IV Yukarıdaki sözler anlamlı ve kurallı bir cümle oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan ikinci olur? 16) (I) İngilizlerin önemli özelliklerinden biri onlardaki endüstri ruhudur. (II) Bu sonucun elde edilmesinde insanların el ve zihin çalışmalarının büyük yardımı olmuştur. (III) Milletin gelişmesi, fertlerin serbest enerjisinin bir sonucudur. (IV) Bu ruh İngiliz İmparatorluğu'nun endüstriyel büyüklüğünün temellerini atmıştır. (V) Yine bu ruh milletin hayali prensibini şekillendirmekle kalmayıp onun kurtarıcısı ve yardımcısı da olmuştur. A) B) C) D) E) C) III 19) I. saygı kurallarına yöresel yorumlar II. getiren özel bir dildir III. toplum kesimlerinin tavandan IV. argo hangi ulusta olursa olsun V. tabana indikçe kabalaşan A) I A) B) C) D) E) B) II 16 B) II C) III D) IV E) V 25) Aşağıdaki cümlelerin kazanma" anlamı vardır? 22) Çürük kanıt çürük anıta benzer; ne kadar büyük törenle açılırsa açılsın, çökmeye mahkumdur. Aşağıdakilerden hangisi bu cümlede anlatılmak istenene anlamca en yakındır? A) B) C) D) E) A) Layık olmayan kişiler için dikilen anıtların hiçbir değeri yoktur. Temeli sağlam atılmayan düşüncelerin insana yararı olmaz. Çürük yapılan yapıtların çökmesi kaçınılmazdır. Gerçeğe dayanmayan belgeler ne kadar ustaca sunulsa da inandırıcı olmaz. Düşüncelerin hayata geçmesi uygulanmasına bağlıdır. B) C) D) E) 23) En uzun yaşayanlar, en çok yaşayanlar değil hayatını belli idealler uğruna yönlendiren, onun semeresini görenlerdir. Yukarıdaki cümleye anlamca en yakın cümle hangisidir? A) B) C) D) E) B) C) D) E) "beceri Yakında hizmete açılacak olan 200 yataklı hastanemiz, salt mahallemize değil, öteki yerleşim yerlerine de hizmet sunacak. Aranan dosya ve belgelerin kolayca bulunabilmesi için okulumuzda, bunların günü gününe kaydedildiği bir arşiv oluşturuldu. Mahallemizde çöplerin zamanında alınması, cadde ve sokakların süpürülmesi işleri titizlikle yerine getiriliyor. Okulumuzun öğrencilerinden bir bölümü, mahallemizdeki boş alanları ağaçlandırarak fidan dikmeyi de öğrendi. Mahallemizde kurulan tiyatro topluluğunun sunduğu kültürel ve sanatsal etlinlikleri bugüne dek beş yüz bin kişi izledi. 26) Yeterince emek harcamayıp zihninizdeki tarlayı sürmezseniz hiçbir işte başarılı olamazsınız. Bu cümlede geçen "zihnindeki tarlayı sürmek" sözüyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? İnsan hayatı hiçbir zaman ideallerini gerçekleştirecek kadar uzun olamaz. Son teknolojik gelişmeler insan ömrünü uzatacak, onun daha verimli geçmesini sağlayacaktır. Hayatın uzunluğu kişiden kişiye değişmektedir. Uzun yaşamak için amaçlarımız için savaşmalı, çabalarımızın karşılığını almalıyız. Uzun yaşayanlar gelecekte iyi anılamazlar. A) B) C) D) E) Ne istediğini bilmek Farklı türlerde ürünler ortaya koymak Hatalarını düzeltmeye çalışmak Belleğine işlerlik kazandırarak onu geliştirmek Yitirdiği saygınlığı yeniden kazanmak 27) I. Sürekli uyardım; ama gel gelelim dinletemedim. II. Her istediğini yapacağım; yeter ki ders çalışsın. III. O halde işe başlamadan, ölçüp biçmek gerek. IV. Burada iş bulamaz; çünkü ona güvenemeyiz. V. Emekliler de iş istiyor; ne var ki ortalıkta hiç iş yok. 24) Üstün insan, konuşmadan önce harekete geçer ve sonra yaptığı hareketlere göre konuşur. Bu cümleyle aşağıdaki cümlelerden hangisi anlamca örtüşmez? A) hangisinde Bu cümlede altı çizili sözcüklerin hangisi aynı anlamdadır? Nitelikli insan yapamayacağı işleri de konuşarak başkalarının fark etmesini sağlar. Konuşmak kolay, konuştuklarını yapmış olmak olgun insanlara mahsustur. Bir insanın değerini anlamak için sözüyle yaptığını karşılaştırmak gerekir. Bir insanın değeri konuştuklarını yaşıyorsa artar. Üstün insan yapmadığı şeyi konuşmaz. A) B) C) D) E) 17 I–V I – II II – IV III – IV IV – V 2010 TÜRKİYE GENELİ DENEME SINAVI (A) – 3 32) (I) Albert Einstein’ın tek uğraşının fizik olmadığını, felsefe ile ilgili eserleri de bulunduğunu biliyoruz. (II) Einstein’ın hayranlık duyduğu insanların başında ünlü felsefeci – düşünür Bertrand Russel’ın geldiği de eserlerinden anlaşılıyor. (III) Einstein, “Fikirler ve Tercihler” adlı eserinde, Russel hakkında düşünürken felsefe alanındaki deneyimsizliğini fark ettiğini ve kendisini fizikle sınırlandırdığını söylüyor. (IV) Yine de kitabına bakarak Albert Einstein’ın bu sözleriyle gayet alçak gönüllü davrandığını söyleyebiliriz. (V) Çünkü, Einstein’ın kendisini dünyadan ve yaşanan güncel sorunlardan soyutlamadığını gösteren örnekler vardır. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde yazarın yorumuna yer verilmiştir? 28) Onun yapıtlarının akıp gidiveren bir dili var. Kişiler, olaylar katmer katmer açılıyor okurun önünde. Okur, güçlü bir dil dünyasında olduğunu anlıyor. Hem de nefes alan, nefes veren bir dil dünyası. Bu parçadaki altı çizili cümleyle belirtilmek istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) Anlatılanların derin anlamlar içerdiği Dilin zenginliğinden yararlanıldığı Her tür okura seslenildiği Etkileyici bir dil kullanıldığı Bilgilendirip öğretme amacı güdüldüğü A) I 29) (I) Kars'ın tarihi Paleolitik Döneme kadar uzanıyor. (II) Alt Paleolitik Dönemde Kars ve çevresindeki mağaralarda yaşayan, avcılık ve bitki toplayıcılığıyla yaşamını sürdüren insanların izlerine rastlanıyor.(III) Bu izler, Kars'ın dünyanın en eski kültürlerinden birine beşiklik ettiğini gösteriyor. (IV) Doğaya hükmetme becerisini kazanan insanlar burada yaşamlarını tarımla uğraşarak sürdürdüler. (V) Daha sonra alet yapımında bakır madenini kullanmaya başladılar. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde bir çıkarım yapılmıştır? A) I B) II C) III D) IV B) C) D) E) E) V A) I Ailenin, toplumun sağlıklı bir unsuru olabilmesi kadınla ilişkilidir. Çocuklar, gereksinim duydukları terbiyeyi evde annelerinden alırlar. Sağlıklı toplumların oluşabilmesi için evi kadın yönetmelidir. Ailenin sağlıklı olabilmesi kadına bağlıdır. Babanın çocukların eğitiminde rolü yoktur. 31) (I) Türk mutfağının dünyanın en iyi mutfakları arasında olduğunu biliyoruz. (II) Onu oluşturan öğeler, Orta Asya bozkırlarındaki göçebe yaşamından süzülerek günümüze gelmiş. (III) Türk mutfağı, Osmanlı sarayında en seçkin örneklerine ulaşmış, muhteşem bir mutfak. (IV) Zengin ve eski tarih boyunca, çok farklı kültürlerden etkilenmiş ve onları etkisi altına almış. (V) Kültürler bileşkesi olan varlığını sürdürüyor. (VI) Pizzalara, hamburgerlere karşın yaşamaya devam ediyor. Bu parçada Türk mutfağına “Kültürler bileşkesi” denmesinin nedeni kaçıncı cümlede açıklanmaktadır? TASARI YAYINLARI C) III D) IV E) V B) II C) III D) IV E) V B) II C) III D) IV E) V 35) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "olasılık" anlamı vardır? A) B) C) D) E) B) II D) IV 34) (I) Aralık ayı ortasında bir gündü. (II) Bir televizyon kanalında yayınlanan "Sözün Büyüsü" programı için M. Şerif Onaran aradı. (III) Ölümünün 45. yıl dönümü nedeniyle Ziya Osman Saba için bir anma programı yapacakmış. (IV) Beni bu değerli şairin çizgisinde görüyorlarmış da ondan. (V) Ayrıca yakında çıkacak kitabımla ilgili de konuşacaklarmış. Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerden hangisi kanıtlanabilirlik açısından diğerlerinden farklıdır? A) I A) I C) III 33) (I) Bugün onlarla ilgili hiçbir şey anımsamasak da gençken okuduğumuz klasik kitaplar bizi bir yönüyle etkilemiştir. (II) Aynı kitabı yetişkinlik çağımızda yeniden okuduğumuzda unuttuğumuz yönlerini yeniden hatırlarız. (III) Çünkü klasik yapıtların kendini unutturma, buna karşılık tohumunu bırakma gibi özel bir gücü vardır. (IV) Yapıtın klasikleşmesini sağlayan özelliği de budur. (V) Bu nedenle olgunluk çağındaki herkesin, gençliğinde okuduğu kimi yapıtları yeniden okuması yerinde olur. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisinde bir öneri vardır? 30) “Kadın evi yönetebilirse, çocuklara gerekli terbiye ve eğitim verilebilirse aile, toplumun en sağlıklı unsuru haline gelir ve bu ailelerden de sağlıklı toplum meydana gelir.” Bu cümleye dayanarak aşağıdaki sonuçlardan hangisine ulaşılamaz? A) B) II E) V 18 Tut ki seni sevdiğini herkese anlattı, ne yaparsın? Eğer bana çok kırgınsa özür dilemem fayda etmez. Yıllar sonra belki çıkıp gelmiştir seni görmek için. Elimde avcumda ne varsa bırakıp gidebilirim istersen. Aldatmak aldanmaktır oysa, bilmez bunu çoğu kişi. 39) Kaleden Van Gölü'nü ve şehrini seyretmenin tadını şehrin başka hiçbir yerinde bulamazsınız. Göl ve şehir ayağınızın altında. Bir tarafta masmavi Van Gölü, bir tarafta yemyeşil Van... Biz kaleyi geçerken, bir yandan yağmur yağıyor ve arkasından şehri çepeçevre saran iki gökkuşağı çıkıyor. Bu parçada yazarın Van Kalesi ile ilgili hangi izlenimine yer verilmemiştir? 36) (I) Antik Çağ’da suyun çeşme ve oluklardan durmaksızın akıtıldığı biliniyor. (II) Ancak suyun zor bulunan, tükenebilir bir kaynak olduğu da bir gerçek. (III) Bu nedenle ihtiyaca göre ve kontrollü kullanılması gerekir. (IV) İşte musluklar bu zorunluluktan doğmuştur. (V) Suyun aktığı oluk bölümünde bir vana görevi yapan, istendiğinde açılıp, istendiğinde kapatılabilen dikine bir burmalı çubuk, musluğun temelini oluşturur. Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır? A) B) C) D) E) A) B) C) D) E) I. cümlede bir durumla ilgili eskiye ilişkin açıklayıcı bilgi veriliyor. II. cümlede bir saptama yapılıyor III. cümlede önceki cümlede belirtilenin sonucu ortaya çıkıyor. IV. cümlede bir açıklama yapılacağı belirtiliyor. V. cümlede musluğun yapısıyla ilgili bilgi veriliyor. 40) İsmail Acar'ın Ayasofya Müzesi'nde açtığı " Ayasofya ve Sanal İzdüşümler" resim sergisini 40 bin kişi gezmiş. Bir sergi için olağanüstü bir rakam. Ziyaretçi sayısının yüksekliğinde, ressam İsmail Acar'ın eserlerinin yanısıra, tarihi mekanın rolünü de hatırlatalım. Rakamın içinde Türkler ve yabancılar var. Eğer bu sergi bir başka galeride açılsaydı, sayının düşüklüğüne şaşar ve üzülürdünüz. Doğru mekanda, doğru zamanda, doğru eserlerle bir serginin gerçekleşmesi, bizim tarihi mekanlara yeniden önem vermemiz konusunda sanatsal bir uyarıdır. Bu parçada aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz? 37) (I) Kültür diliyle süslü dili birbirine karıştırıyorlar.(II) Oysa kültür dili, yani hikayeyi, romanı röportajdan ayıran dil, bol sıfat ve güzel benzetmelerden oluşur. (III) Onda önemli olan, söylenmeyenin söylenenden çıkarılmasıdır. (IV) Stendhal’in ünlü romanında Julien’in kapıdan çıkarken dönüp pencereye baktığının belirtilmesi Renal’e duyduğu aşkı ifade etmeye yeterli oluyor. (V) Kültür dili okura bir şeyi keşfettirme keyfini hissettirmeli A) B) C) Bu paragrafın yazarının kültür dilinde aradığı özellik hangi iki cümlede söylenmiştir? D) E) A) I - IV B) II - III C) III - IV D) III - V E) IV - V E) Açılan sergiyi beklenenin üstünde kişinin ziyaret ettiği Sergiye özellikle yabancıların ilgi gösterdiği Bir serginin açılışında zamanın ve yerin doğru seçilmesi gerektiği Tarihi mekanlara önem vermemizin bir zorunluluk olduğu Serginin Ayasofya Müzesi’nde açılmasının ziyaretçi sayısını arttırdığı 41) Nesin, çoğunlukla halktan kişileri konu edinir. Anlatısında olaydır ön planda olan. Kişiler bu örgüye uygun biçimde verilir. Yapıtlarında kişi ve tema zenginliği vardır. Bunlarla birlikte etkileyici bir dil evreni de kurmuştur. Özellikle öykülerinde yer yer halkın konuştuğu dile başvurması, toplumun değişik kesimlerinden anlattığı insanların dünyalarıyla gelen bir özellik taşır. Kullandığı bu dil, gerçekliklerini yansıttığı kişilerin dünyasını, psikolojik yapısını sergileyen bir üslup özelliğine dönüşür onun anlatısında. Bu parçada Nesin'le ilgili aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir? 38) Malazgirt Savaşı'nın başlamasına saatler kala elli bin kişilik ordusu bulunan Alparslan'ın yanına gözcülerinden biri gelir ve "Efendim, iki yüz bin kişilik bir Bizans ordusu bize doğru yaklaşıyor." der. Alparslan hiç istifini bozmaz ve "Biz de onlara doğru yaklaşıyoruz." cevabını verir. Bu parçada asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) Kaleden Van Gölü'nün seyrine doyum olmadığına. Kalenin, gölü ve şehri, ayaklar altına serdiğine Kaleden Van'ın yemyeşil göründüğüne Kaleden Van'ın geceleri güzel göründüğüne Yağmurun ardından beliren gökkuşağının kaleden göründüğüne Korkunun ecele faydası yoktur. Alparslan kahraman ve cesur bir hükümdardır. Ne olursa olsun tedbir elden bırakılmamalıdır. İnsan hangi şartlarda olursa olsun kendine güvenmelidir. Akıl, en önemli silahtır. A) B) C) D) E) 19 Olayı ön planda tutan bir anlatımı tercih ettiğine Yapıtlarının kahraman sayısı ve tema yönüyle zengin olduğuna Toplumun değişik kesimlerinden seçtiği kişileri anlattığına Kahramanlarının psikolojik yapılarını yansıtan bir dil kullandığına Güldürerek eğitmeyi amaçlayan bir anlatımının bulunduğuna 2010 TÜRKİYE GENELİ DENEME SINAVI (A) – 3 42) Mısırlılar Nil Nehri kıyısında kentler kurarken bugünkü Irak'ta, Dicle ve Fırat Nehirlerinin arasındaki bölgede bir başka kent uygarlığı gelişiyordu. Mezopotamya olarak bilinen bu bölgede yayılan kültür Sümer kültürüydü. Sümerlerde kentler kerpiç yapılardan oluşuyordu. Daha sonra, kerpici fırınlarda pişirme yöntemi kullanılmaya başlanınca daha sert ve dayanıklı yapı malzemeleri ortaya çıktı. Bu parçada Sümerlerle ilgili olarak aşağıdakilerin hangisine değinilmemiştir? A) B) C) D) E) 45) Geçen ay Avusturya'daydım. Avusturya'nın doğu ve batı uçları arasında, 1.400 km'lik bir seyahatim oldu. 1.400 km'lik yol üzerinde nadasa bırakılmış bazı tarlalar dışında, iki karış bir toprak parçası göremedim. Her taraf yeşil, yeşil yine yeşildi. Ormansız bir tek Avusturya dağı yoktu. Bütün Avusturya dağları, ormanları kendilerine baş tacı yapmışlardı. Peki ya Urfa dağları? Sadece Urfa dağları mı? Yurdumuzun ya diğer dağları? Urfa etrafında dumanlı dağlar yok. Çünkü Urfa dağları çırılçıplak. Bu çıplaklık, bir uçak penceresinden daha dehşetli görünüyor. Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez? Yaşadıkları, Mezopotamya adı verilen yerin konumuna Tarihe en önemli katkılarının ne olduğuna Kentlerinde inşa ettikleri yapıların kimi özelliklerine Onlarla aynı dönemde yaşayan bir başka topluluğa Zamanla daha sağlam yapı malzemesi üretmeye başladıklarına A) B) C) D) E) 43) (I) Bu adanın ekonomik gelişmesinde öne çıkan sektörlerin başında turizm, tarım ve el işi sanatçılığı geliyor. (II) Turizm çalışmaları 20. yy.’ın başında başlamış. (III) 1960’ların ilk yıllarında uluslar arası havaalanının yapılmasıyla bir hayli hareketlenmiş. (IV) Bundan sonra turizme yönelik yatırımlara önem verilmiş. (V) Büyük ve lüks oteller yapılmaya başlanmış. Parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde, sözü edilen adada turizmin hız kazanmasına öncülük eden bir etkenden söz edilmektedir? A) I B) II C) III D) IV 46) Tigran Honentz tarafından 1215 yılında yaptırılan Gregor Kilisesi, Ani şehrinin Arpa Çay'a bakan yamacında yer alıyor. Barok üslupta, merkezi planlı kilisenin çatısı çadır biçimli, buradan da üzeri külah biçiminde örtülü bir kule yükseliyor. Saçak altlarını, sütun ve kemerleri çepeçevre kartal ve gül, sağır kemerlerin aralarını sülün, tavşan, ejder, tavuskuşu gibi hayvan kabartmaları süslüyor. Kilisenin içindeki tüm fresklerin Erken Bizans ya da Bizans etkisindeki sanatçılar tarafından yapıldığı anlaşılıyor. Batı yönüne bakan kapıdan girildiğinde, solda yarım iki kemer arasında ise Araplara ait renkli resimler görülüyor. Bu parçada Gregor Kilisesi'yle ilgili olarak aşağıdaki sorulardan hangisinin cevabı yoktur? E) V 44) Bu akşam televizyonda bir röportaj vardı. Devletin en üst mevkilerinde görevli birisi hızını alamadı, devletin bilim adamlarına, sanatçılara ne kadar önem verdiğini anlattı durdu. İnanmak isterdim doğrusu. Ama bilim adamı ve sanatçıya değer veren bir toplum olduğumuzu iddia edebilir miyiz gerçekten? Sanatçıya bir meczup gözüyle bakarız. Bilim adamı da bize göre köşesine çekilmiş, kendi halinde bir insandır. Oysa sanatın ve bilimin hayatın ta kendisi olduğunu; bazen iyi, bazen acı ve kötü derslerden öğreniriz. Son deprem felaketi; bilime ancak başımız sıkıştığında, o da günlük kaygılarla hayatımızda yer verdiğimizi göstermedi mi? Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerin hangisi söylenemez? A) B) C) D) E) Tartışmacı bir anlatım kullanılmıştır. Bir görüşün yanlışlığı dile getirilmiştir. Savunulan düşünceyi kanıtlama gidilmiştir. Örneklendirmeden yararlanılmıştır. Anlatıma beğeni duygusu katılmıştır. TASARI YAYINLARI Karşılaştırmadan yararlanılmıştır. Karşıt durumlar ortaya konmuştur. Betimleyici öğeler kullanılmıştır. Kanıtlanabilir bilgilere yer verilmiştir. Bir düşünce örneklerle açıklanmıştır. A) B) C) D) E) yoluna 20 Ne gibi özellikleri vardır? Nerededir? Sütun ve kemerlerinde hangi motifler kullanılmıştır? İçindeki freskler hangi dönemi yansıtır? Kim tarafından ve hangi tarihte yapılmıştır? 47. – 48. soruları cevaplayınız. aşağıdaki parçaya 50) Bu parçada anlatılanlarla ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? göre A) Orhun Yazıtları Türk edebiyatının ilk yazılı örnekleri olarak Göktürkler tarafından taşlar üzerine yazılarak bırakılmış eserlerdir. Bu dikili taşlara Göktürkler Bengü diyorlardı. Bengü taş, ebedi taş, abide demektir. Bu abideler, bugün Orhun abideleri diye anılmaktadır. Bunun sebebi, bengü taşların Kuzeydoğu Moğolistan'da Koşu Çaydam Gölü civarında, Orhun adlı ırmağın eski yatağının yakınına dikilmiş olmasıdır. 47) Bu parçada Göktürk metinleriyle vurgulanmak istenen hangisidir? A) B) C) D) E) ilgili B) C) D) E) 51. – 53. soruları cevaplayınız. asıl B) C) D) E) Türk edebiyatının en eski yazılı eserlerini vermişlerdir. Kullandıkları alfabe kendilerine özgüdür. Yazıtlara Orhun Abideleri adını vermişlerdir. Uygurlar'a örnek olacak işlere imza atmışlardır. Bengü taş denmesinin nedeni yazıtların coğrafi konumudur. 49. – 50. soruları cevaplayınız. aşağıdaki parçaya aşağıdaki göre A) Betimleme B) Öyküleme C) Kanıt Gösterme D) Tanık gösterme E) Benzerliklerden yararlanma 49) Bu parçaya göre kent planlamasıyla ilgili olarak mimariden beklenen aşağıdakilerden hangisidir? 52) Parçada bahsedilen Ferit hangisine değinilmemiştir? B) C) D) E) göre 51) Bu parçada anlatımı geliştirme yollarından hangisi ağır basmaktadır? Kent planlaması yapılırken geçmişi bilen ve geleceği görebilen bir bakış açısına sahip olmak gerekir. Geçmişe dönük yüz, kimliksizleşmenin önünü kesecek, geleceğe dönük yüz ise donukluğu engelleyecektir. Bu bakış açısı, konut yapımında geçmişle uyumsuz yapılaşmaya, zemine uymayan binalar yapılmasına engel olacaktır. Böylece doğayla bütünleşecek, çevreyle uyum sağlayacak türden mimarlık ürünleri geliştirilmiş olacaktır. A) parçaya Ferit, gözlerinde hayat ışığı olan, umut dolu bir çocukluk arkadaşımdı. Futbola olan aşkı bitmek tükenmek bilmezdi. Sabahtan akşama kadar TRT 3’ün verdiği tüm maçları hiç bıkmadan izlerdi. Tam 6 farklı kramponu vardı Ferit’in. Onlara her gittiğimde bir yırtık ayakkabılarımı düşünür bir de onun kramponlarına, rengarenk formalarına bakardım. “Biri benim olsa keşke.” diye geçirirdim içimden. Mahallede maç yapacağımız zaman hepimiz toplanır, hazırlıklarımızı yapar, evlerin ortasında “tarla” dediğimiz boş alanda oyuncu seçerdik. Ferit gelmeden hiçbir maça başlamazdık. Beklerdik en iyi oyuncumuzu. Ferit formasını giyer, ayakkabılarının bağcıklarını bağlardı. Ve sonra gelirdi babasının kucağında. Her zamanki yerine oturur bizi izlerdi; bir bize bir de engelli ayaklarına bakarak. Bulunduğu coğrafya Türk edebiyatı için önemi Bilimsel önemi Türklerin kullandığı alfabe Göktürkler için önemi 48) Göktürkler'le ilgili hangisine değinilmiştir? A) Kimliksizleşmenin önünün alınması geçmişe dönük yüzle sağlanır. Geçmişle uyumsuz yapılaşma olmamalıdır. Zeminle uyumu olmayan binaların yapımı engellenmelidir. Çevreyle uyumlu bir mimarlık anlayışı benimsenmelidir. Doğayla bütünleşmek için geçmiş bırakılmalıdır. A) B) C) Eski yapılarda kullanılan malzemeyi yenilerde kullanmak Deneyimli kişilerin görüşlerinden yararlanarak yenileri izlemek Gereksinimlerin modern yapılarla karşılanabilmesine özen göstermek Eski yapı özelliklerinin korunduğu, çağın ihtiyaçlarına uygun yapılar ortaya koymak Tarihi yapıların geleceğe kalmasını sağlamak D) E) 21 karakteriyle ilgili Futbola hayranlığı ileri boyutlardadır. Arkadaşlarının maçlarını izlemeyi sevmektedir. Bedensel engelli olduğu için arkadaşlarını görüp üzülmektedir. Hayata sımsıkı sarılmıştır. Arkadaşlarının maçlarını sürekli onun için hazırladıkları yerde izlemektedir. 2010 TÜRKİYE GENELİ DENEME SINAVI (A) – 3 53) Parçanın yazarıyla ilgili hangisi söylenemez? A) B) C) D) E) 56. – 57. soruları cevaplayınız. Ferit’in sahip olduklarına imrenmektedir. Mahalle maçlarında oynamaktadır. Maça başlamak için Ferit’in gelmesini beklemektedir. Arkadaşının içinde bulunduğu duruma aşırı üzülmektedir. Ferit’in bir kanalın tüm maçlarını izlediğine şahit olmuştur. 54. – 55. soruları cevaplayınız. aşağıdaki parçaya aşağıdaki parçaya göre Girdiğin her sınavdan, giriştiğin her işten yüksek bir puan, üstün bir başarı elde edebilirsin. Önce sakin ol ve kendine güven. Yapabileceklerinin farkında ol ve sana güvenen, inanan insanları düşün. Yapamayacak olsan sanırım sevdiklerinden biri bunu sana söylerdi. İnsanoğlu istedikten sonra yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Şu an üstünde ne var? Bir tişört ya da bir kazak, bir pantolon ya da etek… Ve yalnızca dakikalar içinde milyonlarca ipin birbirine geçmesi sonucu oluşturulmuş. Bu bir insanın mahareti. Ya bu soruyu işaretlemek için kullanacağın kaleme taktığın uç? Kömürü ne hale getirmişler değil mi? Eğer seninle aynı yapıya sahip bir insan bunları yapabiliyorsa sanırım sen içinde olduğun her sınavın hakkından kolayca gelebilirsin. Hadi bakalım ver şu soruların hakkını! göre Artık dünyanın geçmişinden bıkmış, bezmiş, içten kopan bir çığlık fırlayışıyla önümüzdeki açıklığa atılmıştık. Uzaklara ulaşmak, yetişmek, açık ufka, özgürlüğe doğru, özgürlüğün yaşadığı yerde yaşamak için gidiyorduk. Kayık çılgın bir sevinçle çırpınarak, martı gibi havalanarak, mavi göklerin eşsiz güzelliğine atılmayı, orada kaybolup rüzgar olmayı diliyordu. Yolculuğumuz gayet güzel başlamış ve hepimizin içini neşe kaplamıştı. Sevmediğimiz, bıktığımız bir dünyadan bambaşka, muhteşem bir yaşantıya doğru hızla yol alıyorduk. İçimizde şüpheler olsa da hiçbir yerin yaşadığımız dünya kadar kötü olamayacağını çok iyi biliyorduk. Martı ve dalgaların sesleri arasında eşsiz bir manzaraya doğru ilerliyorduk. 56) Bu parçaya dayanarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) B) C) D) E) İnsan, bir şeyi elde etmek için önce istemeli ve kendine güvenmelidir. Her zorluğun üstesinden gelinebilmesi yalnızca kendimize bağlıdır. Özgüven ve şansımız yardımıyla her şeyi halledebiliriz. Kapasitemizin farkında olursak başarıya doğru bir adım atmış oluruz. Kömürü uç haline, ipi giysi haline getirebiliyorsak sıradan bir sınavı kolayca kazanabiliriz. 54) Bu parçanın anlatımında hangisi yoktur? A) B) C) D) E) Çeşitli duyulara seslenme Kişileştirmelerden yararlanma Öznel cümleler kullanma Betimleyici ögelerden faydalanma Nesnel cümlelere yer verme 57) Bu parçanın yazarıyla ilgili hangisi söylenemez? A) B) C) D) E) 55) Parçanın yazarıyla ilgili hangisi söylenemez? A) B) C) D) E) Gidecekleri dünyayla ilgili şüpheleri vardır. Özgürlüğüne, bağımsızlığına düşkündür. Bulunduğu dünyada yaşamaktan bıkmıştır. Şüphelerine rağmen geldiği dünyadan daha kötü bir yer olabileceğinden emindir. Bir yolculuk yapmaktadır. TASARI YAYINLARI 22 Özgüveni tam bir insandır. İnsanın her işin üstesinden gelebileceğine inanmaktadır. İstemek ve kendine güvenmek kavramlarının faydalı olduğunu düşünmektedir. İnsanların günümüzde kendilerine hiç güvenmediğini düşünmektedir. Başarının insanın kendi ellerinde olduğunu savunmaktadır. 58. – 59. soruları cevaplayınız. aşağıdaki parçaya göre 60. – 61. soruları cevaplayınız. Aynı tabloyu dikkatle inceleyen birkaç kişiye ne gördüklerini sorsanız, büyük bir olasılıkla, farklı şeyler söyleyeceklerdir. Bir dağın tepesinde bulunan ayrı ressamlardan, aşağıdaki vadiyi resme aktarmalarını isterseniz, ortaya çıkacak tablolar da aynı olmayacaktır. B) C) D) E) parçaya göre Tarımda kullanılan ve yoğun ürün almayı hedefleyen yöntemler yalnızca çevreyi değil, insan sağlığını da büyük ölçüde etkiliyor. Sanayileşmenin getirdiği imkanlarla tabiata, dolayısıyla tarımsal ve hayvansal üretime müdahalede bulunan Batı toplumu, tabiata verdiği zararın karşılığını çok kısa bir sürede aldı. Sanayi devriminden bu yana 6 milyon kimyasal madde bulundu. Bilim adamlarına göre, bugün insanlar kimyasal maddelerin oluşturduğu bir okyanus içinde yaşamak zorunda. Zira yaygın olarak kullanılan kimyasal maddelerden 2 milyona yakını tarımsal mücadelede kullanılıyor. Tarımda kullanılan suni gübrelerin ve kimyasal ilaçların etkisi kendini asit yağmurları, çevre zehirlenmeleri şeklinde gösterirken, tarımla uğraşan yüzlerce insan bu maddelerin sebep olduğu zehirlenmeler yüzünden hayatını kaybediyor. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan araştırmalara göre her yıl 30 milyona yakın insan tarım ilaçlarından zehirlenirken 80 bin kişi bu yüzden hayatını kaybediyor. 58) Aşağıdakilerden hangisi bu parçada söylenenleri destekleyen bir örnektir? A) aşağıdaki İnsanın bir tabloyu her gördüğünde, tablonun farklı bir yönünü keşfetmesi Bir şiiri okuyan bir insanın, şiirden kendi deneyimlerine ve birikimlerine göre farklı anlamlar çıkarması Resim ya da diğer görsel sanatlarda çalışanların birbirlerinden farklı yaklaşımlarda eser vermesi Bir sanatçının aynı eseri ikinci defa yapmaya kalktığında farklılıkların bulunması Bir okuyucunun okuduklarından beklentilerinin zamanla artması 60) Bu parçada tarımda kullanılan kimyasal maddelerin hangi yönü vurgulanmaktadır? A) B) C) D) E) Daha yoğun ürün almayı sağladığı Batı toplumunda daha yaygın kullanılması Çevreye ve insan sağlığına verdiği zararlar Sanayi devriminden beri yaygınlaşması Çoğunlukla tarımsal mücadelede kullanılması 59) Bu parçada hangisi vurgulanmaktadır? A) B) C) D) E) İnsanların tabiata ve nesnelere bakışının farklı olduğu Ressamların eserlerinde kişiliklerini yansıttıkları Bir eserin güzelliğinin kişiye göre değişebileceği Ressamların birbirlerinden tamamen farklı eserler ortaya koyabileceği Her ressamın kendine özgü bir fikir dünyasının olduğu 61) Bu parçaya göre, kimyasal maddelerin tarımda kullanılmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) 23 Sanayi devriminin yeni tamamlanmış olması Tarım alanlarının verimini azaltması Dünya Sağlık Örgütü’nün bu konu üzerinde araştırmalar yapması Doğal ilaçlamanın daha yüksek maliyetlere neden olması Doğal tarımın düşük verimli olması 2010 TÜRKİYE GENELİ DENEME SINAVI (A) – 3 62. – 63. soruları cevaplayınız. aşağıdaki parçaya göre 64. – 65. soruları cevaplayınız. aşağıdaki parçaya göre Bir bilim dalı olarak arkeolojinin geçmişi çok eski değildir. Büyük çaplı ilk kazılar 18. yüzyılda, eski Pompei ve Herculaneum kentlerinde yapıldı. Bu kentlerin ortaya çıkarılması, eski Roma kentleri konusunda yeni bilgilere ulaşılmasını da sağladı. Aynı yüzyılda İngiliz John Frere, taştan yapılmış aletle soyu tükenmiş bazı hayvanların kemiklerini bir arada buldu. Frere, bu aletleri yapmış olan insanlar ile soyu tükenmiş hayvanların aynı dönemde yaşadıklarını gösterdi. Eski Mısır yazısı olan hiyeroglif 1822’de arkeoloji için bir dönüm noktası oldu. Hiyeroglifin çözülmesinde kilit rol oynayan Rosetta Taşı’nda aynı sözcükler hem hiyeroglif hem de Eski Yunan yazısı ve başka bir tür Mısır yazısıyla yinelenmişti. Bu gelişme, çok sayıda arkeoloğun Mısır’a ilgi göstermesine yol açtı. Yapılan kazılarla Eski Mısır’daki yaşama ilişkin yeni bilgilere ulaşıldı. Ben kelaynağım. Kimileri çirkin bir kuş olduğumu söyler. Sanırım tüylerimin güneşte nasıl parladığını görmedi bunu söyleyenler. Aldırmıyorum güzelliğime, çirkinliğime. Benim derdim bambaşka. Ailem dünyadan silinip yok olmak üzere. Bir zamanlar Asya’da, Afrika’da, Avrupa’da sayılamayacak kadar çok akrabam vardı. Oysa bugün, 2000’li yıllarda sayım 50-60 kadar kaldı. Evet, yakın akrabalarımdan bir grup Fas’ta yaşıyor. Onlara kimse zarar vermiyormuş. Ben ve ailem ise yazları Türkiye’nin Fırat nehri kıyısındaki bir kasabada, Urfa’nın Birecik bölgesinde yaşıyoruz. Daha doğrusu ölmemeye, yok olmamaya çalışıyoruz. Doğa bilinci taşıyan herkesten koruma ve şefkat bekliyoruz. “Bir kuştan ne olacak ki?” demeyin. Bugün bir kuş gidecek, yarınsa bütün kuşlar… 62) Bu parçadan, arkeolojiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir? 64) Bu parçanın son cümlesiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) A) İlk kazıların 18. yüzyılda yapıldığı Başka alanlardaki uzmanların da kazılara katıldığı İngiliz arkeologların ilk büyük kazıları yaptıkları Hiyerogliflerin çözülmesinin, arkeologların Mısır’a olan ilgilerini arttırdığı Rosetta Taşı’nın Eski Mısır’daki yaşama dair bilgiler taşıdığı B) C) D) E) Doğa sevgisi, insanlara çocukluktan başlayarak verilmelidir. Doğa bilinci yerleşmedikçe kuş türlerinin tükenmesi kaçınılmazdır. Hayvan sevgisini yaşatmak aydınların görevidir. Doğayı korumak yalnızca kuş sevgisiyle sınırlanamaz. Kuşların korunması, doğanın doğal dengesinin bir ölçüsüdür. 65) Bu parçadan kelaynaklarla ilgili aşağıdakilerin hangisi çıkarılamaz? 63) Bu parçaya göre, aşağıdakilerden hangisi Rosetta Taşı’nın arkeoloji için bir dönüm noktası olmasının nedenidir? A) B) A) B) C) D) E) Hem hiyeroglif, hem Eski Yunan hem de başka bir tür Mısır yazısıyla yazılan aynı sözcükleri içermesi Hem arkeologlar hem de yazı uzmanlarının ortak bir çalışması sonucunda çözülmesi Eski Mısır’daki yaşama ait pek çok yeni bilgiyi taşıması Arkeologların Mısır’a olan ilgilerini arttırması ve bunun sonucunda pek çok yeni kazının yapılması 19. yüzyılda yapılmış olan en kapsamlı ve ayrıntılı arkeolojik çalışma sonucunda ortaya çıkmış olması TASARI YAYINLARI C) D) E) 24 Kelaynakların çirkin bir kuş gibi görülmesi yanıltıcıdır. Kelaynaklar, sessizce yok olmaya doğru gitmektedir. Sayısı azalan hayvanlara daha çok özen gösterilmelidir. Canlıların korunması için doğal denge korunmalıdır. Kelaynakların bir kısmı Fas’ta yaşamaktadır. 66.– 68. soruları cevaplayınız. aşağıdaki parçaya 68) Bu parçaya göre, aşağıdakilerden hangisi viral hastalıkların, güç tedavi edilebilen hastalıklardan olmasının nedenlerinden biridir? göre A) Virüs, canlı hücreleri enfekte edebilen mikroskobik taneciktir. Virüsler ancak bir konak hücreyi enfekte ederek çoğalabilirler. Virüslerin incelendiği bilim dalına viroloji denir; bu dalın bilim insanlarıda virologlardır. Virüsler birçok insan hastalığına neden olurlar; bunlara AIDS, grip ve kuduz örnek verilebilir. Bu tür hastalıkların tedavisi zordur; çünkü antibiyotikler virüslere etki etmezler ve bilinen antiviral ilaç sayısı oldukça azdır. Viral hastalıkları engellemenin en iyi yolu, bağışıklık geliştirmeye yarayan aşıdır. Virüslerin canlı olup olmadığı uzun yıllardan beri tartışılagelmiştir. Hayat tanımının genel kabul görmüş olan tüm kıstaslarını karşılamadığı için çoğu virolog onları cansız sayar. Konak hücreleri dışında çoğalamadıklarından, zorunlu hücre içi parazitlerine benzerler; ama parazitlerden farklı olarak virüsler gerçek organizma sayılmazlar. Diğer farklılıkların yanı sıra, virüslerin hücre zarı ve kendi metabolizmaları yoktur. Canlı sayılan bazı organizmalar da virüsler gibi hem canlı hem de cansızların özelliklerine sahip olduklarından bu konuda kesin bir yanıt bulmak zordur. B) C) D) E) 69.– 70. soruları cevaplayınız. D) E) aşağıdaki parçaya göre Benzin fiyatlarının hızla yükselmesi yüzünden otomobillerin satış oranının düşmesi, otomobil üreten firmaları farklı arayışlara yöneltti. Bunun sonucunda, üstü açık olduğu için olumsuz hava koşullarından sürücüyü ve yolcuyu koruyamaması, iki teker üzerinde durmanın trafikte zor olması nedeniyle pek rağbet görmeyen motosikletler, teknolojideki gelişmeler sayesinde radikal değişimlere uğradı. Üstü ve yanları koruyucu panellerle kapatılan ve üç tekerlekli hale getirilen motosikletler, büyük otomobil markalarının adı altında piyasaya çıkıyor ve yakıt açısından daha ekonomik olmaları nedeniyle otomobillere tercih ediliyor. 66) Bu parçadan virüsle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz? A) B) C) Bağışıklık geliştirmeye yarayan aşıların cansız varlıklar üzerinde etkisiz olması Bu tür hastalıklar üzerinde yeterince çalışılamaması Bilim adamlarının bu hastalıkların tanısını koymakta zorlandıkları Bilinen antiviral ilaç sayısının az olması Virüslerin mikroskobik tanecikler olması 69) Bu parçaya göre, aşağıdakilerden hangisi, üç tekerlekli motosikletlere talebin artmasını sağlayan etkenlerden biridir? Birçok insan hastalığına neden olduklarına Canlı sayılan bazı organizmalara benzediğine Çoğalabilmek için bir konak hücreye ihtiyaç duyduklarına Konak hücre dışında çoğalmadıklarına Parazitler gibi onların da gerçek bir organizma sayılmadıklarına A) B) C) D) E) Üretim maliyetinin düşmesi Aksesuar bakımından zenginleştirilmesi Büyük otomobil markalarının adı altında piyasaya çıkması Trafikte daha hızlı ilerleyebilmesi Olumsuz hava koşullarından daha az etkilenmesi 70) Aşağıdakilerden hangisi, bu parçada sözü edilen neden – sonuç ilişkilerinden biri değildir? 67) Bu parçaya göre, aşağıdakilerden hangisi virüslerin cansız sayılmasındaki nedenlerden biri değildir? A) B) A) B) C) D) E) Hayat tanımının genel kabul görmüş tüm kıstaslarını karşılamamaları Konak hücre dışında çoğalamamaları Cansızların özelliklerine sahip olmaları Bir çok insan hastalığına sebep olan bir yapılarının bulunması. Kendi metabolizmalarının olmaması C) D) E) 25 Benzin fiyatlarının yükselmesi – otomobil satışlarının düşmesi Motosikletlerin yapısının değişmesi – motosiklete talebin artması Üç tekerlekli motosikletlerin satışının artması – otomobil üreticilerinin yeni stratejiler geliştirmesi Otomobil satışlarının düşmesi – otomobil üreticilerinin farklı arayışlara yönelmesi Motosikletlerin daha kullanışlı ve koruyucu hale getirilmesi – Motosikletlerin otomobillere tercih edilmesi 2010 TÜRKİYE GENELİ DENEME SINAVI (A) – 3 71.– 73. soruları cevaplayınız. aşağıdaki parçaya 74.– 77. soruları cevaplayınız. göre Melek, Nükhet, Ozan, Öznur, ve Pınar aynı gün Bakırköy otobüs durağından ayrılarak Güneşli, Taksim, Başakşehir, Eminönü ve Beylikdüzü yönüne hareket eden 5 farklı otobüse biniyorlar. Bindikleri otobüslerle ilgili bilinenler şunlardır: 74) Deniz isimli yolcu kaçıncı sıradaki dolmuşla hangi semte gitmiştir? Başakşehir’e, Melek’i Güneşli’ye, Nükhet’i Eminönü’ne, Ozan’ı Beylikdüzü’ne, Pınar’ı Başakşehir’e, Ozan’ı A) B) C) D) E) Öznur – Ozan Melek – Nükhet – Ozan Melek – Nükhet – Pınar Nükhet – Pınar – Öznur Ozan – Nükhet A) B) C) D) E) 73) Melek’in Öznur’dan hemen sonra hareket ettiği biliniyorsa hangisi kesinlikle doğrudur? C) D) E) Deniz – Adana Deniz – Antalya Betülsu – Ankara Ersin – Ankara Ersin – İzmir 76) Aşağıdakilerin hangisinde dolmuşların gittikleri semtler hareket sıralarına uygun olarak verilmiştir? Melek, Güneşli otobüsüne binmiştir. Ozan, Beylikdüzü otobüsünden sonra hareket etmiştir. 2. sırada Eminönü otobüsü vardır. Öznur’la Ozan’ın otobüsleri arasında 1 otobüs vardır. Son kalkan otobüs Beylikdüzü otobüsü değildir. TASARI YAYINLARI 1. dolmuşla Sarıyer’e 2. dolmuşla Sarıyer’e 4. dolmuşla Taksim’e 2. dolmuşla Taksim’e 4. dolmuşla Sarıyer ya da Taksim’e 75) 3. dolmuşa binen yolcu kimdir ve hangi şehirden gelmiştir? 72) Hangi yolcuların bindikleri otobüs kesin olarak bilinemez? A) B) göre Adana’dan gelen Deniz Eminönü ya da Bakırköy’e gitmemiştir. Levent’e giden Ceren 1. veya 3. sırada değildir. Taksim’e giden Antalya yolcusu 4. dolmuşa binmiştir. Trabzon’dan gelip ilk dolmuşa binen kişi Eminönü’ne giden Ersin değildir. 2. dolmuşla Sarıyer’e giden kişi İzmir yolcusu olan Ersin değildir. 71) 4. sırada hareket eden otobüs nereye, kimi götürmüştür? A) B) C) D) E) parçaya Aynı gün ve saatte Trabzon, Antalya, Ankara, İzmir ve Adana’dan gelen uçaklardan inen Ahmet, Betülsu, Ceren, Deniz ve Ersin Eminönü, Sarıyer, Bakırköy, Taksim ve Levent’e gitmek için dolmuşlara biniyorlar. Bu kişilerin geldikleri şehirler, gittikleri yerler ve sıralarıyla ilgili şunlar bilinmektedir: Tek erkek yolcu 3. sırada hareket eden Eminönü’ne giden otobüste değildir. 2. ve 5. sırada hareket eden otobüsteki yolcular bayandır. Taksim’e giden otobüs, ilk kalkan otobüstür ve yolcusu Öznur’dur. Başakşehir otobüsü Güneşli’den sonra ve Beylikdüzü’nden önce hareket etmiştir. A) B) C) D) E) aşağıdaki A) B) C) D) E) 26 Bakırköy – Eminönü – Sarıyer – Taksim – Levent Bakırköy – Taksim – Levent – Sarıyer – Eminönü Bakırköy – Sarıyer – Eminönü – Levent – Taksim Bakırköy – Sarıyer – Eminönü – Taksim – Levent Bakırköy – Eminönü – Levent – Taksim – Sarıyer 80) Yukarıdaki bilgilere göre, aşağıdakilerden hangisinde Gözde’nin bilet alabileceği gösteriler birlikte verilmiştir? 77) Aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlıştır? A) B) C) D) E) Betülsu Taksim’e gitmiş olabilir. Eğer Ahmet Taksim’e gitmişse, Trabzon’dan gelen Betülsu’dur. İzmir’den gelen 3. dolmuşa binmiştir. Ahmet, Bakırköy’e gitmiş olabilir. Ankara’dan gelen, İzmir’den gelenden daha önce taksiye binmiştir. 78.– 80. soruları cevaplayınız. aşağıdaki parçaya A) B) C) D) E) Modern dans – Tiyatro Modern dans – Konser Modern dans – Bale Bale – Tiyatro Tiyatro – Konser göre Hande, Mert, Tunç, Berk, Melda, Gözde, Oğuz ve İrem üniversitenin düzenlemiş olduğu bir festivale katılmak istiyorlar. Festivalde Modern Dans, Bale, Tiyatro ve Konser gösterileri yer almaktadır. Festivalle ilgili aşağıdaki bilgiler yer almaktadır. - Her gösteriye iki kişi bilet almıştır. Mert, konsere bilet almıştır. Tunç ve Melda aynı gösteriye bilet almışlardır. Hande ve İrem farklı gösterilerden bilet almışlardır. Bale gösterisine bilet alanlar erkektir. 78) Bu bilgilere göre, aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur? A) B) C) D) E) Hande ve Oğuz farklı gösterilere bilet almışlardır. Hande, tiyatro için bilet almıştır. Berk, konser için bilet almıştır. İrem ve Gözde aynı gösteri için bilet almışlardır. Tunç, modern dans için bilet almıştır. 79) Yukarıdaki bilgilere göre, İrem tiyatro için bilet aldıysa aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur? A) B) C) D) E) Gözde, modern dans için bilet almıştır. Hande, konser için bilet almıştır. Tunç, tiyatro için bilet almıştır. Gözde, konser için bilet almıştır. Oğuz, modern dans için bilet almıştır. 27 2010 TÜRKİYE GENELİ DENEME SINAVI (A) – 3