Yönetim Planı - 13.Bölge Müdürlüğü
Transkript
Yönetim Planı - 13.Bölge Müdürlüğü
T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğü Erzurum Şube Müdürlüğü ÇAT Yaban Hayatı Geliştirme Sahası YÖNETİM VE GELİŞME PLANI Mart, 2012 1 ÇAT YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI YÖNETİM ve GELİŞME PLANI Mart, 2012 - ERZURUM Erzurum, Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın Yönetim ve Gelişme Planı, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi, Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü arasında, 07.09.2011 tarihinde karşılıklı olarak imzalanan protokol çerçevesinde birlikte yapılmıştır. T.C. Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğü Erzurum Şube Müdürlüğü Telefon : 0442.2336822 Belgegeçer : 0442.2352433 E - Posta : [email protected] Web: www.erzurum-cevreorman.gov.tr T.C Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü Telefon : 0462.3772824 Belgegeçer : 0462.3257499 E - Posta: [email protected] Web : www.orman.ktu.edu.tr * Bu planın herhangi bir kısmı, tablolar, haritalar ve fotoğraflar kurumdan izin alınmadan yayınlanamaz. 2 ÇAT Yaban Hayatı Geliştirme Sahası YÖNETİM VE GELİŞME PLANI Mart, 2012 - Erzurum 3 ÖNSÖZ 4 TEŞEKKÜR Bu Yönetim ve Gelişme Planının hazırlanmasında, Orman ve Su İşleri Bakanı Sn. Prof. Dr. Veysel EROĞLU’na, Sn. Müsteşar Prof. Dr. Lütfi AKCA’ya, plan çalışmasının yürütülmesi ve tamamlanmasındaki katkılarından dolayı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Sn. Ahmet ÖZYANIK’a, plan çalışmasının başlatılması ve yürütülmesinden dolayı önceki Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürü Sn. Yaşar DOSTBİL’e, çalışmanın her aşamasındaki katkılarından dolayı Avcılık ve Avlak Yönetimi Dairesi Başkanı Sn. Cemal AKCAN’a, Yaban Hayatı Dairesi Başkanı Sn. Nurettin TAŞ’a planın yapımında her türlü desteği sağlayan ve katkıda bulunan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 13. Bölge Müdürü Sn. Murat HASPOLATLI’ya, Erzurum Şube Müdürü Sn. Mustafa ŞENTÜRK’e, Avcılık ve Yaban Hayatı Şube Müdürü Tekin MEMİŞOĞLU’na, Doğa Koruma ve Sulak Alanlar Şube Müdürü Sn. Mesut KARASU’ya, İdari ve Mali İşler Şube Müdürü Sn. Murat YEŞİL’e, mülga İl Çevre ve Orman Müdürü Sn. Muammer TORAMAN’a, mülga Erzurum Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürü Sn. Mustafa KILIÇ’a, Çat Kaymakamı Sn. Levent YAZICI’ya, Çat Belediye Başkanı Sn. Şibli SAYDIN’a, Çat İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Feridun KARAKAYA’ya, proje çalışmalarında işbirliği ve yardımlarını esirgemeyen diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ve alandaki köy muhtarları başta olmak üzere bütün vatandaşlara Planlama Ekibi olarak teşekkür ederiz. PLANLAMA EKİBİ Şağdan BAŞKAYA (Doç. Dr.) Planlama Ekip Lideri Yaban Hayvanları (Fauna) Uzmanı Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü, Trabzon Ebubekir GÜNDOĞDU (Y.Doç. Dr.) Yaban Hayvanları (Fauna) Uzmanı Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü, Trabzon Ebru BAŞKAYA (Orman Yük. Müh.) Orman Yüksek Mühendisi KTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü, Yaban Hayatı Ekol. ve Yön. Doktora Öğrencisi, Trabzon Alptuğ SARİ (Arş. Gör.) Orman Yüksek Mühendisi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü, Trabzon Ahmet ARPACIK (Arş. Gör.) Orman Mühendisi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü, Trabzon 5 KATKI SAĞLAYANLAR Bilimsel Katkı Sağlayanlar Salih TERZİOĞLU (Prof. Dr.) Flora ve Vejetasyon Uzmanı KTÜ, Orman Fakültesi Orman Müh. Bölümü, Trabzon Mehmet KOCABAŞ (Y.Doç. Dr.) Su Ürünleri Mühendisi KTÜ, Orman Fak. Yaban Hayatı Eko.Yön. Bölümü, Trabzon Raif KANDEMİR (Y.Doç. Dr.) Jeolog Gümüşhane Üniversitesi, Müh.Fak. Jeoloji Müh. Bölümü Mevlüt ÖZBEN (Y.Doç. Dr.) Sosyolog Atatürk Üniversitesi, Edebiyat Fak. Sosyoloji Böl., Erzurum Uzay KARAHALİL (Y.Doç. Dr.) Coğrafi Bilgi Sistemleri Uzmanı KTÜ, Orman Fakültesi, Orman Müh. Bölümü, Trabzon Diğer Katkı Sağlayanlar Murat HASPOLATLI DKMP Genel Müdürlüğü, 13. Bölge Müdürü, Erzurum Mustafa ŞENTÜRK DKMPGM, 13. Bölge Müd., Erzurum Şube Müdürü Muammer TORAMAN Mülga Erzurum İl Çevre ve Orman Müdürü Mustafa KILIÇ Mülga Erzurum DKMP Şube Müdürü Tekin MEMİŞOĞLU Erzurum Şube Müd., Avcılık ve Yaban Hayatı Şube Müdürü Mesut KARASU Erzurum Şube Müd., Doğa Koruma ve Sulak Alanlar Şube Müdürü Murat YEŞİL Erzurum Şube Müd., İdari ve Mali İşler Şube Müdürü Levent YAZICI Çat Kaymakamı Şibli SAYDIN Çat Belediye Başkanı Feridun KARAKAYA Çat İlçe Jandarma Komutanı, Jandarma Yüzbaşı Saim KAYA Çat, Has Karakolu, Jandarma Üsteğmen Merih İŞMEN Çat, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Emniyet Amiri Osman SAYIN Çat, İlçe Milli Eğitim Müdürü Hüseyin ARSLAN Çat, İlçe Cumhuriyet YİBO Yurdalan PALA DSİ 8. Bölge Müdürlüğü, İnşaat Mühendisi Hayati AYIK DSİ 8. Bölge Müdürlüğü, Çevre Mühendisi Asuman Şenel ÖZKAN Çat, Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müd., Ziraat Müh. Dilek ERYÜCEL Çat, Gıda Tarım ve Hayvancılık İlçe Müd., Ziraat Yük.Müh. Muhsin AKTAŞ Ağaköy Muhtarı Ali KURNAZ Karaca Köyü Muhtarı Zülküf RAZI Babaderesi Köyü Muhtarı Eyüp YILDIZ Köseler Köyü Muhtarı Veli KILIÇ Bağlıca Köyü Muhtarı İlyas HUYLU Kumaşlı Köyü Muhtarı Veysel IŞIK Bardakçı Köyü Muhtarı Cemal DEĞDAŞ Kurbanlı Köyü Muhtarı Hacı Mustafa ÖZEN Bozyazı Köyü Muhtarı Mustafa YAŞA Mollaömer Köyü Muhtarı Hüseyin GERGİLİ Çayırtepe Köyü Muhtarı Özkan AYDIN Muratçayırı Köyü Muhtarı Sait ALİHAN Çirişli Köyü Muhtarı Yakup IŞIK Parmaksız Köyü Muhtarı Haydar SÖNMEZ Elmapınar Köyü Muhtarı Özcan YUCA Saltaş Köyü Muhtarı Ertunç HAMARAT Göbekören Köyü Muhtarı Mehmet YILDIZTAŞ Sarıkaşık Köyü Muhtarı Abdullah VARCAN Gökçeşeyh Köyü Muhtarı Ahmet YENİ Sobeçayırı Köyü Muhtarı Zülküf MİROĞULLARI Gölköy Köyü Muhtarı Sıtkı AKGÜL Soğukpınar Köyü Muhtarı Mehmet GÜNEŞ Işkınlı Köyü Muhtarı Enver H. ÖMEROĞLU Şeyhhasan Köyü Muhtarı Ali Ekber KILIÇ Kaplıca Köyü Muhtarı Hasbi AKGÜL Tuzlataşı Köyü Muhtarı M.Hanifi KAZAR Karabey Köyü Muhtarı Turgut KURT Tuzluca Mah. Muhtarı Zeki GÜLMEZ Tuzluca Mahallesi Azası Erdal GÖZE Söbeçayırı köyü 1. Azası Mehmet ÇETİNKAYA Kaplıca Köyü Azası Erdal İLİŞ Söbeçayırı köyü 2. Azası Adını burada yazamadığımız, arazi çalışmalarımız ve kamu kurum ve kuruluşlarını ziyaretlerimiz sırasında yardımlarını esirgemeyen birçok kişi ile halkın katılımı toplantılarına iştirak eden ve isimleri ekteki katılımcılar listesinde sunulan kişilere de ayrıca teşekkür ederiz. 6 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ ................................................................................................................................. 4 TEŞEKKÜR ......................................................................................................................... 5 PLANLAMA EKİBİ ........................................................................................................... 5 KATKI SAĞLAYANLAR .................................................................................................. 6 İÇİNDEKİLER .................................................................................................................... 7 ŞEKİLLER DİZİNİ............................................................................................................. 9 TABLOLAR DİZİNİ......................................................................................................... 11 KULLANILAN KISALTMALAR ................................................................................... 12 1. KORUNAN ALANIN TANIMLANMASI .................................................................. 13 1.1. Genel Bilgiler ........................................................................................................... 13 1.1.1. Sahanın Tarihçesi .............................................................................................. 13 1.1.2. Coğrafi Konumu ................................................................................................ 13 1.1.3. İdari Durum ve Yasal Yetkiler .......................................................................... 18 1.1.4. Yönetim Kaynakları ve Altyapısı ...................................................................... 20 1.1.5. İlgi Grupları (Paydaşlar) .................................................................................... 20 1.1.6. Arazi Mülkiyeti ve Kullanım Hakları ................................................................ 25 1.2. Fiziksel Özellikler .................................................................................................... 27 1.2.1. Toprak ve Yerşekilleri ....................................................................................... 27 1.2.2. Hidroloji ............................................................................................................ 29 1.2.3. Jeoloji ve Jeomorfoloji ...................................................................................... 29 1.2.4. İklim .................................................................................................................. 32 1.3. Ekolojik Özellikler ................................................................................................... 34 1.3.1. Biyocoğrafya ..................................................................................................... 34 1.3.2. Ekosistemler ve Habitatlar ................................................................................ 35 1.3.3. Flora ve Vejetasyon ........................................................................................... 39 1.3.4. Yaban Hayvanları (Fauna) ................................................................................ 46 1.3.5. Hedef Tür........................................................................................................... 65 1.3.5.1. Çengel boynuzlu dağ keçisi (Rupicapra rupicapra) .................................... 65 1.3.5.1.1. Sistematikteki Yeri .............................................................................. 65 1.3.5.1.2. Morfolojisi ve Anatomisi .................................................................... 69 1.3.5.1.2.1. Vücut Yapısı ................................................................................. 69 1.3.5.1.2.2. Post Rengi ve Kıl Yapısı .............................................................. 70 1.3.5.1.2.3. Boynuz Yapısı ve Boynuzlardan Yaş Tespiti ............................... 70 1.3.5.1.2.4. Diş Yapısı ..................................................................................... 76 1.3.5.1.2.5. Cinsiyetler Arasındaki Morfolojik Farklar ................................... 76 1.3.5.1.2. Yayılışı ................................................................................................ 77 1.3.5.1.2.1. Dünyadaki Yayılışı ....................................................................... 77 1.3.5.1.2.2. Türkiye'deki Yayılışı .................................................................... 79 1.3.5.1.3. Paleontolojisi ....................................................................................... 81 1.3.5.1.4. Sosyal Organizasyon ve Ekolojisi ....................................................... 84 1.3.5.1.5. Anatomik Uyum .................................................................................. 88 1.3.5.1.6. Habitat Kullanımı ................................................................................ 89 1.3.5.1.7. Grup Büyüklükleri ............................................................................... 92 1.3.5.1.8. Hastalıkları ......................................................................................... 94 1.3.5.2. Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi Sayımları ..................................................... 96 1.3.5.3. Sayımlarda Kullanılan Yöntem .................................................................. 97 1.4. Sosyo-Kültürel Yapı ................................................................................................. 97 1.4.1. Nüfus ................................................................................................................. 97 7 1.4.2. Kültürel Değerler ............................................................................................. 103 1.4.3. Tarihi ve Arkeolojik Değerler ......................................................................... 103 1.5. Sosyo-Ekonomik Yapı........................................................................................ 104 1.5.1. Doğal Kaynak Kullanımı ve Geçim Kaynakları ............................................. 104 1.5.2. Rekreasyon ve Turizm ..................................................................................... 105 1.5.3. Altyapı ve Gelişim ........................................................................................... 105 1.5.4. Bölgeye Yönelik Projeler ................................................................................ 106 2. DEĞERLENDİRME ................................................................................................... 107 2.1. Korunan Alanın Sahip Olduğu Değerler ................................................................ 107 2.2. Koruma Hedefleri ................................................................................................... 108 2.3. Tehdit, Sorun Analizi ............................................................................................. 110 3. PLANLAMA ................................................................................................................ 112 3.1. Yönetim Stratejisi .................................................................................................. 112 3.2. Vizyon .................................................................................................................... 112 3.3. Bölgeleme .............................................................................................................. 114 3.3.1. YHGS’de Genel Prensipler ............................................................................. 116 3.3.2. YHGS’lerde Ekolojik Tedbirler ...................................................................... 118 3.3.3. Hassas Koruma Bölgesi (HKB)....................................................................... 119 3.3.4. Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi ..................................................................... 121 3.3.5. Kontrollü Kullanım Bölgesi (KKB) ................................................................ 124 3.4. Programlar, Hedefler ve Stratejik Eylem Planı ...................................................... 125 3.5. İzleme Programı ..................................................................................................... 134 3.6. Değerlendirme ve Planın Aktüel Duruma Uyarlanması ......................................... 135 4. KAYNAKLAR ............................................................................................................ 136 EKLER ............................................................................................................................. 145 8 ŞEKİLLER DİZİNİ Şekil 1. Çat YHGS’nin coğrafi konumu ............................................................................. 13 Şekil 2. Çat YHGS’nin genel konumu ................................................................................ 14 Şekil 3. Çat YHGS’nin koordinat sistemine göre sınırları .................................................. 15 Şekil 4. Çat YHGS’nin coğrafi konumu ve köyleri ............................................................ 16 Şekil 5. Saha içinde ve civarında bulunan köyler ve bu köylere bağlı mahalleler .............. 17 Şekil 6. Çat YHGS yükselti haritası .................................................................................... 17 Şekil 7. Sahanın uydu (Google Earth) fotoğrafı .................................................................. 18 Şekil 8. Çat YHGS’nin idari sorumluluk sıralaması ........................................................... 19 Şekil 9. Çat YHGS arazi kullanım durumu haritası ............................................................ 27 Şekil 10. Sahanın Türkiye’nin toprak tipleri haritasındaki yeri ve Çat YHGS toprak haritası ...... 28 Şekil 11. Sahanın, Türkiye’nin tektonik birliklerindeki konumu (A) ve jeoloji haritası (B) ......... 31 Şekil 12. Çat YHGS’nin, Türkiye makro iklim tipleri içerisindeki yeri ............................. 33 Şekil 13. Çat YHGS’nin, Türkiye’nin yıllık yağış haritasındaki yeri ................................. 33 Şekil 14. Sahanın, Flora Bölgeleri içindeki konumu .......................................................... 35 Şekil 15. Çat YHGS’nin Ekosistem tipleri haritası ............................................................. 36 Şekil 16. Sahanın EUNIS - Avrupa Doğa Bilgi Sitemi’ne göre Habitat haritası ................ 38 Şekil 17. Bern listesinde yer alan Typha shuttleworthii ...................................................... 42 Şekil 18. Plato (a) ve Dağ bozkırlarından (b) görünümler .................................................. 43 Şekil 19. Uzun boylu (a) ve antropojen bozkır (b) alanlarından görünümler ..................... 44 Şekil 20. Sahanın yamaç arazileri ve dere içlerindeki orman formasyonu ......................... 45 Şekil 21. Sahadaki nemli dere vejetasyonundan bazı görünümler ...................................... 45 Şekil 22. Sahada balık örneklemesi ve yakalanan doğal alabalık örneği ............................ 61 Şekil 23. Caprinae alt familyasına ait cinslerin yaklaşık vücut ölçüleri ............................. 66 Şekil 24. R.r. caucasica (A) ve R.r.asiatica’nın (B) kafatası ve boynuz örnekleri............ 68 Şekil 25. Çengel boynuzlu dağ keçisinin genel görünümü (Foto: Ş. Başkaya) .................. 69 Şekil 26. Çengel boynuzlu dağ keçisinin post görünümleri (Foto: Ş. Başkaya) ................. 71 Şekil 27. Çengel boynuzlu dağ keçisinde boynuz şekli görünümleri.................................. 72 Şekil 28. Çengel boynuzlu dağ keçisinde boynuz şekli ...................................................... 72 Şekil 29. Çengel boynuzlu dağ keçisinde boynuz boyuna kesiti ........................................ 73 Şekil 30. R.r.rupicapra'da boynuzun öz kısmının gelişimi ................................................. 73 Şekil 31. Çengel boynuzlu dağ keçisinde boynuz büyümesi .............................................. 75 Şekil 32. Çengel boynuzlu dağ keçisinde diş gelişimi ........................................................ 76 9 Şekil 33. Çengel boynuzlu dağ keçisinin dünyadaki doğal yayılışı .................................... 77 Şekil 34. Çengel boynuzlu dağ keçisinin dünyadaki sonradan yerleştirildiği yerler .......... 78 Şekil 35. Turan (1984)’a göre Çengel boynuzlu dağ keçisinin Türkiye'deki yayılışı ......... 80 Şekil 36. Kumerloeve (1967)'ye göre Çengel boynuzlu dağ keçisinin Türkiye'deki yayılışı ........ 80 Şekil 37. Lovari (1984)'ye göre Çengel boynuzlu dağ keçisinin Türkiye'deki yayılışı ...... 80 Şekil 38. Çengel boynuzlu dağ keçisi’nin ataları ................................................................ 81 Şekil 39. Çengel boynuzlu dağ keçisi'ne ait Batı Avrupa'da fosil bulunan yerler .............. 83 Şekil 40. Rupicapra'nın tarih boyunca dünya üzerindeki göçü .......................................... 85 Şekil 41. Çengel boynuzlu dağ keçisinin habitat seçimini etkileyen faktörler ................... 91 Şekil 42. Çat YHGS bölgeleme haritası ............................................................................ 115 10 TABLOLAR DİZİNİ Tablo 1. Sahanın, GCS European 1950 koordinat sistemine göre sınırları ........................ 14 Tablo 3. Sahanın ilgi gruplarını değerlendirme tablosu ..................................................... 21 Tablo 4. Çat YHGS arazi kullanım durumu ....................................................................... 26 Tablo 5. Tercan istasyonuna ait iklim verileri .................................................................... 33 Tablo 6. Avrupa Doğa Bilgi Sitemi (EUNIS)’ne Göre Habitatlar...................................... 38 Tablo 7. Sahanın memeli yaban hayvanları ve koruma durumları (Başkaya, 2011). ......... 47 Tablo 8. Sahanın kuş türleri ve koruma durumları (Başkaya, 2011) ................................. 48 Tablo 9. Sahanın sürüngenleri ve koruma durumları (Başkaya, 2011). ............................ 53 Tablo 10. Sahanın ikiyaşamlıları ve koruma durumları (Başkaya, 2011). ........................ 53 Tablo 11. Caprinae alt familyasına ait cins ve türler .......................................................... 65 Tablo 12. Çengel boynuzlu dağ keçisinin alttürlerinin dünyada yayılış gösterdiği ülkeler ve birey sayıları ........................................................................................................................ 78 Tablo 13. Çengel boynuzlu dağ keçisinin dünyadaki sonradan yerleştirildiği ülkeler ....... 78 Tablo 14. Çengel boynuzlu dağ keçisine ait fosil bulunan yerler ve fosillerin ait oldukları çağlar ................................................................................................................................... 83 Tablo 15. Sahanın içinde ve civarındaki köyler ve bu köylerin nüfusları (TÜİK, 2011) ... 98 Tablo 16. Sahanın içinde ve civarındaki köylerde eğitim durumu (TÜİK, 2010) .............. 99 Tablo 17. Tehdit analizi .................................................................................................... 110 Tablo 18. Yönetim planı uygulama stratejisinin genel görünümü .................................... 113 Tablo 19. YHGS bölgeleme alanlarının büyüklüğü ......................................................... 115 Tablo 20. İzleme programı................................................................................................ 135 11 KULLANILAN KISALTMALAR 1. AÜ Atatürk Üniversitesi 2. DKMPGM Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 3. DSİ Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 4. HES Hidroelektrik Santrali 5. HKB Hassas Koruma Bölgesi 6. KKB Kontrollü Kullanım Bölgesi 7. KTK Köy Tüzel Kişiliği 8. KTÜ Karadeniz Teknik Üniversitesi 9. MKB Mutlak Koruma Bölgesi 10. OGM Orman Genel Müdürlüğü 11. ORKÖY Orman ve Köy İlişkileri Dairesi Başkanlığı 12. SKB Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi 13. STK Sivil Toplum Kuruluşları 14. TEİAŞ 16. WWF Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı Dünya Doğayı Koruma Vakfı 17. YHGS Yaban Hayatı Geliştirme Sahası 15. TEMA 12 1. KORUNAN ALANIN TANIMLANMASI 1.1. Genel Bilgiler 1.1.1. Sahanın Tarihçesi Erzurum ilinde, Çat ilçe sınırları içerisinde kalan alan, özellikle nesli azalan türlerimizden Çengel boynuzlu dağ keçisi (Rupicapra rupicapra)’nın korunması için, 1981 yılında Av Koruma ve Üretme Sahası olarak ilan edilmiştir. Bu tarihten 24 yıl sonra, 63215 ha büyüklüğünde bu alan, Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ismiyle Bakanlar Kurulunun, 2005/9453 sayılı kararı ile tescil edilerek 07.09.2005 tarih ve 25929 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 1.1.2. Coğrafi Konumu Çat YHGS’nin Yönetim ve Gelişme Planının hazırlanması çalışmaları sırasında, sahanın sınırları arazideki doğal hatlara oturtularak alanı yeniden hesaplandığında, 62551,62 ha olarak ölçülmüştür. Ön Etüt Raporu ekindeki haritada 63215 ha olan alan ile planlama sırasında hesaplanan alan arasındaki 663,38 hektarlık fark, Coğrafi Bilgi Sistemleri teknolojsi ile alanın daha doğru olarak hesaplanmasından kaynaklanmaktadır. Şekil 1. Çat YHGS’nin coğrafi konumu 13 Toplam 62551,62 ha büyüklüğündeki, Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının büyük kısmı (59384,1 ha) Erzurum ili Çat ilçesi mülki hudutları içerisinde kalmakla beraber, alan kuzeybatısında Erzincan ili Tercan (367,7 ha) ve güneyinde Bingöl ili Karlıova ve Yedisu ilçelerinin mülki hudutları içerisine de kısmen (2799,8 ha) girmektedir (Şekil 1 ve 2). Dolayısı ile alanın yaklaşık % 95’lik büyük kısmı Erzurum ili sınırları içinde kalırken, % 4,4’ü Bingöl ili, % 0,6’sı ise Erzincan ili sınırları içerisinde yer almaktadır. Saha, Erzurum şehir merkezine kuş uçuşu yaklaşık 47 km mesafededir. Şekil 2. Çat YHGS’nin genel konumu Toplam yüzölçümü 63215 ha hektar olan Çat YHGS’nin, GCS European 1950 koordinat sistemine göre sınırlarından geçen grid çizgileri aşağıda görülmektedir (Tablo 1, Şekil 3). Tablo 1. Sahanın, GCS European 1950 koordinat sistemine göre sınırları GCS_European_1950 (ED_1950_UTM zon 37N) koordinat sistemine göre Yön X Y Kuzey 661316 4388824 Güney 662185 4367706 Doğu 680599 4380391 Batı 641556 4369736 14 Şekil 3. Çat YHGS’nin koordinat sistemine göre sınırları Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın Sınırları Doğusu; Çat ilçe merkezinin güneyinden başlayıp Sivrikale tepe ve Kurtalikellesi tepeden 2608 metreden geçerek 3057 metrede Şakşak tepeden devam ederek 2629 metrede Karakaş tepede son bulmaktadır. Batısı; Yıkılhan mahallesinden başlayarak, 2461 metrede Oymataş tepeden geçerek Kadı ve Gedo tepelerinden devam ederek 2758 metrede Kapıaçmaz dağından geçerek 2883 metrede Büyükçavuşlu tepesinde son bulmaktadır. Güneyi; Söbeçayırı’nın güneyinden başlayarak Şehit tepe ve Alacakar tepelerinden devam ederek 2600 metrede Kaşıkçı yaylasında son bulmaktadır. Kuzeyi: Çat ilçe merkezi Tuzluca mahallesinin güneyinden başlayarak Bozyazı ve Göbekören köylerinin kuzeyinden geçerek Muratçayırının batısında Yıkılhan mahallesinde son bulmaktadır. YHGS’nin içinde veya yakın çevresinde 28 adet köy yerleşimi bulunmaktadır (Şekil 4 ve 5). Çat YHGS’nin en düşük yükseltiye sahip yeri 2027 metre ile Yonca Tepe, en yüksek yeri ise 3057 metre ile Şakşak tepe’dir (Şekil 6 ve 7). 15 Şekil 4. Çat YHGS’nin coğrafi konumu ve köyleri 16 Şekil 5. Saha içinde ve civarında bulunan köyler ve bu köylere bağlı mahalleler Şekil 6. Çat YHGS yükselti haritası 17 Şekil 7. Sahanın uydu (Google Earth) fotoğrafı 1.1.3. İdari Durum ve Yasal Yetkiler Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın idari sorumluluğu, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 13. Bölge Müdürlüğü, Erzurum, Erzincan ve Bingöl Şube Müdürlüklerine aittir (Şekil 8). Saha içerisindeki ormanlık alanlar OGM (Orman Genel Müdürlüğü)’ne bağlı Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü, Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü, Erzurum Orman İşletme Müdürlüğü, Erzincan Orman İşletme Müdürlüğü, Bingöl Orman İşletme Müdürlüğü, Erzurum Merkez Orman İşletme Şefliği, Tercan Orman İşletme Şefliği, Kiğı Orman İşletme Şefliği, Ilıca Orman İşletme Şefliği tarafından yasal mevzuat çerçevesinde yönetilmekte, korunmakta ve orman amenajman planları doğrultusunda işletilmektedir. Erzurum Valiliği, devletin temsilcisi olarak tüm bakanlıkları temsil etmektedir. Pek çok kamu hizmeti çeşitli bakanlıkların il müdürlükleri veya bölge müdürlükleri kanalı ile sahaya götürülmektedir. Bu kurumlar genel olarak Erzurum Valiliği’ne bağlıdır ve valiliğin koordinasyonu doğrultusunda yatırım planlarını yapmakta ve uygulamaktadırlar. 18 Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğü Erzurum, Erzincan, Bingöl Şube Müdürlükleri Şekil 8. Çat YHGS’nin idari sorumluluk sıralaması İl Özel İdareleri 5302 sayılı yasaya göre; il sınırları içinde sağlık, tarım, sanayi ve ticaret; ilin çevre düzeni plânı, bayındırlık ve iskan, toprağın korunması, erozyonun önlenmesi, sosyal hizmet ve yardımlar, yoksullara mikro kredi verilmesi, çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları; ilk ve orta öğretim kurumlarının arsa temini, binalarının yapım, bakım ve onarımı ile v.b. diğer topumsal ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik işleri yapmakla yükümlüdür. Ayrıca, belediye sınırları dışında da imar, yol, su, kanalizasyon, katı atık, 19 çevre, acil yardım ve kurtarma, kültür, turizm, gençlik ve spor, orman köylerinin desteklenmesi, ağaçlandırma, park ve bahçe tesisine yönelik hizmetleri yapmakla da yükümlüdür. Bu nedenle Erzurum İl Özel İdaresi YHGS ve çevresindeki köylere kamu hizmeti götürülmesinde en etkin kuruluştur. Sahanın Erzincan ve Bingöl illerinde kalan kısımları genelde ziraat – iskan alanları dışındaki dağlık alanlardır. Çat İlçe Kaymakamlığı, anılan hizmetlerin nerelerde verileceğinin saptanması, hizmetlerin programlanması ve yapılan işlerin denetimi ile yükümlüdür. Köy Tüzel Kişiliklerinin önemli görevleri arasında; kırsal yerleşmelerde halkın toplumsal gelişiminin sağlanması, kamu düzeninin tesisi, esenlik ve güvenliğin sağlanması bulunmaktadır. 1.1.4. Yönetim Kaynakları ve Altyapısı Personel ve Ekipman Saha, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na bağlı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 13. Bölge Müdürlüğü’nün Erzurum, Erzincan ve Bingöl Şube Müdürlüklerinin idari sorumluluğundadır. Erzurum Şube Müdürlüğü, sahanın neredeyse tamamına yakınından sorumludur. Sahayla, Erzurum Şube Müdürlüğü bünyesindeki Nenehatun Milli Parkı Mühendisliği ilgilenmektedir. Erzurum Şube Müdürlüğü bünyesinde 4 mühendis, 4 muhafaza memuru ve 6 işçi mevcuttur. Erzurum Şube Müdürlüğü’nün sahada kullanabileceği teknik malzemeler; 3 adet teleskop, 2 adet GPS, 5 adet dürbün, 1 adet fotoğraf makinası ve 1 adet video kameradır. Araçlar eski model olup, av koruma ve kontrol çalışmalarında yetersiz kalmaktadır. Mevcut dürbün ve fotoğraf makineleri oldukça basit ve yetersiz özelliktedirler. Ayrıca, muhafaza memuru ve ara eleman eksikliği mevcuttur. 1.1.5. İlgi Grupları (Paydaşlar) YHGS ile ilgili tüm ilgi grupları tespit edilerek, alanla olan ilgileri, alandan faydalanma şekilleri ve alana olan olumlu ve/veya olumsuz etkileri tespit edilmiştir (Tablo 3). Katılımcı planlama yaklaşımının önemli bir basamağı olan ilgi grupları analizi sonucu belirlenen ilgi grupları ile toplantılar düzenlenilerek planlama sürecine katılımları sağlanmıştır. 20 Tablo 2. Sahanın ilgi gruplarını değerlendirme tablosu İlgi Grupları (Paydaşlar) Valilik Üniversiteler (KTÜ, Atatürk Üniv, Bingöl Üniv., Erzincan Üniv..) İl Özel İdare Müdürlüğü Paydaşın Alandan Alanı Etkilenme Etkileme Derecesi Derecesi (+, -) (+, -) Sorunla İlişkisi Yönetimsel anlamda destek sağlamaktadır + + Alanda bilimsel araştırma yapıyor + + Alana idari ve mali destek sağlar Yönetimsel anlamda destek sağlamaktadır Yönetimsel anlamda destek sağlamaktadır + + +, - + +, - - Çat Jandarma İlçe Komutanlığı Koruma ve kontrol faaliyetlerine destek sağlar + + Çat İlçe Emniyet Amirliği Koruma ve kontrol faaliyetlerine destek sağlar Eğitim ve bilinçlendirme çalışmalarına katkı sağlar + + + + + + + + + + + + Çat Kaymakamlığı Çat Belediyesi Çat İlçe Müftülüğü Çat Tapu Sicil Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Müdürlüğü Kadastro işlerini yapmak için yetkilidir Alandaki köylerde yaşayan insanların eğitim ve Çat İlçe Milli Eğitim bilinçlendirilmesi, insanlara Müdürlüğü yeni iş becerileri kazandırılmasından sorumlu Alandaki köylerde yaşayan insanların eğitim ve Çat İlçe Halk Eğitim bilinçlendirilmesi, insanlara Müdürlüğü yeni iş becerileri kazandırılmasından sorumlu Tarım alanlarının ve meraların Erzurum İl Gıda Tarım sürdürülebilir kullanımını Hayvancılık Müdürlüğü sağlamak için yöre halkına Çat İlçe Gıda Tarım teknik ve finansal destek Hayvancılık Müdürlüğü sağlamaktadır TEİAŞ, TELEKOM Elektrik ve telefon hizmetlerinden dolayı alanda yarattığı görsel ve fiziksel kirlilik 21 + +, - Alanı neden olumsuz etkilediği YHGS içerisinde yapılacak olan telefon ve elektrik hatlarının doğaya vereceği tahribat ve rahatsızlık nedeniyle olumsuz etkilemesi Doğa Koruma Milli Parklar Genel Müdürlüğü 13. Bölge Müdürlüğü Erzurum Şube Müdürlüğü Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Erzurum Orman Bölge Müdürlüğü Elazığ Orman Bölge Müdürlüğü Alanın halen yönetiminden sorumlu Alanın halen yönetiminden sorumlu Alanın halen yönetiminden sorumlu Alandaki suların korunması ve yönetimi üzerinde söz sahibidir Ormanların iyileştirilmesi, korunması, işletilmesi konularında söz sahibidir Ormanların iyileştirilmesi, korunması, işletilmesi konularında söz sahibidir Alanda bulunan ormanların Erzurum Orman İşletme iyileştirilmesi, korunması ve Müdürlüğü işletilmesi konularında söz sahibidir Erzincan Orman İşletme Müdürlüğü Alanda bulunan ormanların iyileştirilmesi, korunması ve işletilmesi konularında söz sahibidir Bingöl Orman İşletme Müdürlüğü Alanda bulunan ormanların iyileştirilmesi, korunması ve işletilmesi konularında söz sahibidir Erzurum Merkez Orman İşletme Şefliği Alandaki ormanların iyileştirilmesi, korunması ve işletilmesi konularında söz sahibidir Tercan Orman İşletme Şefliği Alanda ormanların iyileştirilmesi, korunması ve işletilmesi konularında söz sahibidir Kiğı Orman İşletme Şefliği Alanda ormanların iyileştirilmesi, korunması ve işletilmesi konularında söz sahibidir 22 + + + + + + + + +, - +, - +, - +, - +, - +, - +, - +, - +, - +, - +, - +, - +, - +, - +, - +, - Kurum tarafından yapılacak üretim faaliyetleri Kurum tarafından yapılacak üretim faaliyetleri Kurum tarafından yapılacak üretim faaliyetleri Kurum tarafından yapılacak üretim faaliyetleri Kurum tarafından yapılacak üretim faaliyetleri Kurum tarafından yapılacak üretim faaliyetleri Kurum tarafından yapılacak üretim faaliyetleri Kurum tarafından yapılacak üretim faaliyetleri Ilıca Orman İşletme Şefliği Alanda ormanların iyileştirilmesi, korunması ve işletilmesi konularında söz sahibidir +, - +, - Havza bazında su kaynaklarının yönetimi konusunda yetkilidir + +, - Erzurum Meteoroloji İstasyon Müdürlüğü Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü İklim verileri sağlamaktadır + + Doğal ve tarihi, arkeolojik alanlar da söz sahibidir + + Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Turizm faaliyetlerinin geliştirilmesi için tanıtım faaliyetlerini yürütmektedir + + + + + + DSİ 8. Bölge Müdürlüğü Erzurum Çevre ve İmar planlarından sorumlu Şehircilik İl Müdürlüğü Orman köylülerinin ORKÖY Dairesi sürdürülebilir kalkınmalarına Başkanlığı destek sağlamaktadır Çat İlçesine bağlı; Ağaköy, Babaderesi, Bağlıca, Bardakçı, Bozyazı, Çayırtepe, Çirişli, Elmapınar, Göbekören, Gökçeşeyh, Gölköy, Işkınlı, Kaplıca, Karabey, Karaca, Alanın içinde ve civarında yaşamaları nedeniyle doğal Köseler, Kumaşlı, Kurbanlı, Mollaömer, kaynakları kullanmaları Muratçayırı, Parmaksız, Saltaş, Sarıkaşık, Sobeçayırı, Soğukpınar, Şeyhhasan, Tuzlataşı, Tuzluca Köylerinde yaşayan insanlar 23 Kurum tarafından yapılacak üretim faaliyetleri Kurum tarafından yapılması planlanan Sulama ve İçme suyu projelerin alanın su kaynaklarını olumsuz etkilemesi İnsanların doğal kaynakları bilinçsizce kullanmaları, doğayı tahrip etmeleri vb. +, - +, - Alandaki yaylacılar, otlatma yapanlar, Alanı faaliyetleri için avcılar kulübüne üye kullanıyorlar olmayan avcılar, arıcılar Alandan kekik gibi bitkiler ile mantar vb toplayanlar +, - Alandan odun dışı orman ürünü topluyorlar Alan içindeki köylerin orman Tarımsal Köy Kalkınma ürünlerinin üretimi ve satışında Kooperatifleri rol oynarlar Alanda belli bir disiplin ve Av turizmi şirketleri organizasyonda av turizmi yaptırıyorlar Çat Avcılar Kulübü ve diğer Avcı Dernekleri Sahada avlanmanın kontrollü yapılmasına ve avcıların bilinçlendirilmesine destek olur 24 +, - +, - +, - + + + + +, - +, - Otlatmanın endemik türleri tehlikeye sokması, belgesiz avcıların bilinçsizce avlanarak yaban hayvanlarının popülâsyonlarını tehlikeye sokması, arıların naklinin yaban hayvanlarının üreme ve çiftleşme zamanına denk gelmesi nedeniyle yaban hayvanlarının bu durumdan olumsuz etkilenmesi Bitkilerin bilinçsizce (sürdürülebilir olmayan) toplanması bitki türlerinin neslini tehlike altına sokmakla birlikte, yaban hayvanlarının da besin kaynakları yok edilmektedir. Avcılık konusunda yeterli eğitim verilmemesi ve bilinç düzeyinin düşük olması Ulusal (TEMA, WWFTürkiye vb) ve Yerel Sivil Toplum Kuruluşları Turizm işletmecileri Turizm acenteleri Yöre halkının bilinçlendirilmesi ve alanı sahiplenmelerine yönelik çalışmalar yaparlar Alanın ekoturizm faaliyetlerini geliştirmek istiyor Alanı turizm faaliyetlerinde daha fazla kullanmak istiyorlar + + + + + + (+) : Olumlu Etki, (-) : Olumsuz Etki 1.1.6. Arazi Mülkiyeti ve Kullanım Hakları Toplam büyüklüğü, 62551 ha hektar olan Çat YHGS sınırları içerisinde bulunan arazilerin büyük bir kısmının mülkiyeti devlete aittir. Sahanın % 97,68’ini oluşturan orman alanları (verimli-bozuk orman, taşlık ve orman toprağı olarak tanımlanan alanlar), Orman ve Su İşleri Bakanlığı OGM ve DKMP Genel Müdürlüğü teşkilatları tarafından ormancılık faaliyetleri ve yaban hayatının geliştirilmesi amaçları doğrultusunda kullanılmaktadır. Sahanın geri kalan, % 1,94’si ziraat alanı, % 0,38’i ise iskan alanıdır (Tablo 3 ve Şekil 9). YHGS ve yakın çevresinde toplam 28 adet köy yerleşimi bulunmaktadır. Bu köylerin hemen hemen tamamının geçim kaynağı hayvancılıktır. YHGS içerisinde bu kullanımlar dışında tarım arazileri bulunmaktadır. Bu alanlarda az miktarda buğday, arpa ekimi yapılmakta ise de genel olarak hayvan yemi için çayır ve ot üretimi yapılmaktadır. Bunun yanı sıra yukarıda sahanın ilgi grubu (paydaş) olarak sıralanan bütün kesimler sahayı belli zamanlarda kısmen de olsa kullanmaktadırlar. YHGS içinde arazilerin bir kısmı kabiliyetlerine uygun olarak kullanılmamaktadır. Örneğin; Sulu tarım uygulamasıyla çok daha fazla gelir sağlanabilecek tarımsal potansiyeli yüksek I. ve II. sınıf araziler kuru tarım yada çayır arazisi olarak kullanılırken mer'a olarak kullanılması gereken potansiyeli düşük VI. ve VII. sınıf araziler kuru tarım arazisi olarak kullanılmaktadır. Bu yanlış kullanma nedeniyle çiftçi bir yandan iyi tarım arazisini değerlendirip, yeterince gelir sağlayamamaktadır. Üstelik meyil ve topoğrafya itibariyle toprak aşınmasına (erozyon) çok müsait olan bu arazileri işlemek suretiyle aşınma teşvik edilmektedir. Böylece, bu yolla olan toprak kaybı artmakta, zaten verimi düşük olan bu arazilerin giderek verimsizleşmesine ve elden çıkmasına sebebiyet verilmektedir. Bu gidişe bir son vermek için, Türkiye'nin hemen her yerinde olduğu gibi, burada da bir arazi kullanma planlamasının yapılması ve arazilerin kabiliyetlerine uygun olarak planlı ve dengeli bir şekilde kullanılması gerekmektedir. 25 YHGS sınırları içerisinde bulunan arazilerin çok büyük bir kısmının mülkiyeti devlete aittir. Kamuya ait bu alanları hazine adına Orman ve Su İşleri Bakanlığı OGM ormancılık faaliyetleri şeklinde, DKMP Genel Müdürlüğü ise yaban hayatının geliştirilmesi olarak kullanmakta ve yönetmektedir. Bu alanların üzerindeki ormanlarda yapılan her türlü ormancılık faaliyetleri, 6831 sayılı orman kanunu doğrultusunda düzenlenmiş orman amenajman planları karar ve ilkeleri doğrultusunda yapılmaktadır. Ancak mevcut ve revize edilecek veya yenilenecek fonksiyonel orman amenajman planları kararları ile 4915 sayılı kara avcılığı kanunu ile ilan edilmiş olan Çat YHGS’nin yönetim ve gelişme planı kararları ile uyumlu hale getirilmesi zorunluluk olup, bu konuda ayrı bir mevzuat oluşturuluncaya kadar çalışmalar OGM ile DKMP Genel Müdürlüğü arasında yapılan 11.07.2007 tarihli ve B.18,0.DMP.03.04.480.00/356–4786 sayılı protokol çerçevesinde yapılacağı öngörülmüştür. Köyler, sahanın devlete ait kısımlarından kanunlar ve bu kanunlarla öngörülen haklardan YHGS'nin yönetim gelişme planı kararları çerçevesinde yararlanabileceklerdir. Köyler dağınık değil toplu halde bulunmakta ve çok az mahalle yerleşimine sahiptirler. Sahada tescilli mera alanı ve yayla yerleşim yeri yoktur. Kültür ve Turizm bakanlığı sorumluluğundaki doğal, arkeolojik SİT alanları yoktur. Alanda ve alan çevresinde izin irtifak hakları mevzuatı ve Maden Kanunu kapsamında alan kullanımları ve kullanım talepleri bulunmamaktadır. YHGS içerisinde bu kullanımlar dışında alabalık yetiştiriciliği, arıcılık yapılan alanlar ve otlatma alanları yer almaktadır. Bu alanların kullanımı öngörülen kurallar doğrultusunda idarenin iznine tabidir. Alan içerisinde kalan akarsuların kullanım ve tahsis hakları DSİ teşkilatına aittir. Ancak bu hakların kullanılmasında YHGS'nin ilke ve kararları önceliklidir. Tablo 3. Çat YHGS arazi kullanım durumu Arazi Tipi Yüzölçümü (Hektar) Genel Alana Oranı (%) Verimli Orman 163,24 0,26 Bozuk Orman 5133,35 8,21 OT (Orman Toprağı - Orman İçi Açıklık) 55691,88 89,03 T (Taşlık) 116,92 0,19 Su 0,24 0,00 Ziraat 1213,35 1,94 İskan 232,65 0,37 Genel Toplam 62.551* 100 ⃰ Bakanlar Kurulu Kararı ile ilan edilen alan 63.215 ha olup, bugün hesaplanan alan ile uyuşmamaktadır. Bu uyuşmazlık, sınırın oluşturulduğu tarihte yeterli teknolojik imkanların olmaması nedeniyle, alanın eski yöntemlerle hesaplanmasından kaynaklanmaktadır. 26 Şekil 9. Çat YHGS arazi kullanım durumu haritası 1.2. Fiziksel Özellikler 1.2.1. Toprak ve Yerşekilleri Erzurum İlinde iklim topografyası ve ana madde farklılıkları nedeniyle çeşitli büyük toprak grupları oluşmuştur. Bunlar; Alüvyal Topraklar, Hidromorfik Alüvyal Topraklar, Organik Topraklar, Kahverengi Orman Toprakları, Kireçli-Kireçsiz Kahverengi Orman Toprakları, Kırmızı Kestane Renkli Topraklar, Kahverengi Topraklar, Bazaltik Topraklar, Yüksek Dağ-Çayır Toprakları olmak üzere dokuz ana gruba ayrılmaktadır. Çat YHGS’nin içinde bulunduğu alanda ise bu toprak gruplarından, kahverengi topraklar, dağlık ve volkanik araziler üzerindeki kumlu ve taşlı topraklar ile ovalardaki akarsular boyunca yer alan alüviyal topraklar ön plana çıkmaktadır (Şekil 10). Kahverengi Topraklar: Bu topraklar daha çok kurak ve yarı kurak iklimlerde bulunur. Üzerlerindeki doğal bitki örtüsü kısa ot ve çalılardan ibarettir. Profillerinde çok miktarda kalsiyum bulunur. Bitki besinlerince zengindirler. Doğal drenajları iyidir. Renkleri adlarından da anlaşılacağı gibi, kahverengidir. Organik madde içerikleri ortadır. Alt toprağın altında çoğunlukla sertleşmiş kireç birikme katı yer alır. Bunun altında bir jips birikme katı bulunabilir. Bu topraklar yazın uzun periyotlar için kuru kalır. Yağışın 27 çoğunun düştüğü kış ve ilkbaharda sıcaklık düşüktür. Bu nedenle, ilkbahar ve sonbahardaki kısa periyotlar hariç, toprakta kimyasal ve biyolojik etkinlikler yavaştır. Şekil 10. Sahanın Türkiye’nin toprak tipleri haritasındaki yeri ve Çat YHGS toprak haritası Yüksek Dağ-Çayır Toprakları: Daha çok, kötü drenaj ve soğuk iklim koşullarında oluşmuş sığ ve taşlı topraklardır. İlde yaklaşık 88.000 hektar alanı kaplarlar. Genellikle, ormanın doğal üst sınırının yukarılarında taşlı, kayalı kesimler arasında bulunur. Dağların doruklarına yaklaşıldıkça, bu toprakların kapladığı alanlar azalır. Interzonal (yarı olgun) topraklardır. Bu topraklarda tam bir tabakalaşma görülmez. Doğal bitki örtüsü genellikle çayırlardır. Çayırlar arasında çiçekli bitkiler belirli bir yoğunluk 28 kazanır. Bu toprakların örttüğü alanlar yazın otlak olarak kullanılır. Ama otlatma süresi çok kısadır. Volkanik Arazilerdeki Kumlu Topraklar; Kum ve mil boyutundaki volkanik tüf ve kum gibi depoların çözünmesi ile oluşan topraklardır. %80 kum ihtiva ederler. İşlenmeleri kolaydır. Su tutmadıklarından dolayı bol sulama gerektiriler ve bu durum topraktaki besin hammaddelerinin yıkanmasına neden olur. Besin bakımından fakir ve genellikle asit topraklardır. Volkanik Arazilerdeki Taşlı Topraklar; İçerikleri %80 oranında taş ve az miktarda topraktan oluşur. Kolay havalanırlar. Bununla birlikte su tutma kapasiteleri ve besin ihtiyaçları azdır. Hidromorfik Alüvyal Topraklar: Ovalık alanlarda rastlanır. Bu toprakları oluşturan maddeler, genellikle kestane rengi ve kahverengi toprak alanlarından taşınmıştır. alüvyal oluşumlarını su etkisi altında sürdüren topraklardır. Alüvyal topraklar genellikle Akarsu vadi tabanlarında bulunur. 1.2.2. Hidroloji Çat YHGS’nin Doğu’sunda Bardak deresi ve Akveren Dere yer almaktadır. Batı’sında ise Büyükgedik dere ve Yonca Deresi bulunmaktadır. Sahanın kuzey sınırı boyunca Tuzla Çayı uzanmaktadır. Ayrıca saha içerisinde Karataş Deresi, Bağlıca Deresi, Hazaz Deresi gibi her mevsim akan sular bulunmaktadır. Bunlara ilaveten Çirişli’nin kuzeyinde küçük bir gölet bulunmaktadır. Sahada yaban hayvanları için herhangi bir su sıkıntısı yoktur. Hedef tür olan Çengel boynuzlu dağ keçisi için alan içinde bulunan ve yaz-kış akan sulu dereler hayvanın su ihtiyacını karşılamada yeterli kaynaklardır. 1.2.3. Jeoloji ve Jeomorfoloji Çalışma sahasında daha önceden MTA tarafından bölgenin stratigrafisini ortaya koymak amacıyla çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bölgenin jeolojisi ve stratigrafisi için MTA ve Tarhan (1989 ve 1991) çalışmalarından faydalanılmış ve birimlerin sahadaki litostratigrafik ve petrografik özellikleri belirlenmiştir. Yaban Hayatı Geliştirme Sahası (YHGS), Anatolid-Torid tektonik birliğinin doğu ucunda, Çat-Erzurum ilçesinin GB’sında yer almaktadır (Şekil 11A). Çalışma sahasında volkanik ve sedimanter kaya birimleri bulunmaktadır. Çalışma sahasındaki birimleri litostratigrafik olarak inceleyecek olursak, YHGS sahasının en yaşlı birimini Üst Kretase 29 yaşlı ofiyolitik kayaçlardan oluşan birimler oluşturmaktadır (Şekil 11B). Üst Kretase yaşlı ofiyolitik birimler serpantinit, gabro ve bazalttan oluşan eksikli bir ofiyolit dizilimi şeklinde veya serpantinit, harzburjit, gabro, bazalt ve kireçtaşları bloklarının piroklastik ve epiklastik bir matriks içinde yer aldığı bir melanj özelliğindedir. Bazaltlar masif ve yastık lavlar şeklinde görülürler. Harzburjitler genelde şiddetli bir şekilde serpantinleşmiş ancak yer yer küçük bantlar veya mercekler şeklinde korunmuş olup, başlıca olivin ve kromitten oluşurlar. Çat-Erzurum YHGS içerisinde Üst Kretase yaşlı bu temel üzerine kırıntılı ve kimyasal çökel kayalarından ve volkanik kayaçlardan oluşan Tersiyer yaşlı üye ve formasyonlar gelmektedir. Tersiyer yaşlı birimlerin tabanının Eosen yaşlı Kozlu Formasyonu oluşturmaktadır. Formasyon, çakıltaşı, kumtaşı, kalkarenit, marn, kiltaşı, tüfit, kireçtaşı, lav ve piroklastik kaya türlerinden oluşmaktadır. Kozlu Formasyonu farklı seviyelerde, baskın olarak, ince-orta katmanlı, bej–gri, boz renkli, yer yer marn, kumtaşı, kalkarenit ara katkılarını içeren kireçtaşlarından oluşur. Kozlu Formasyonu alttaki birimleri açısal uyumsuzlukla örtmektedir. Kozlu Formasyonu üstten uyumlu olarak Mollakulaçdere Formasyonu’na geçmektedir. Birim, Marn, kiltaşı, kumtaşı, tüflü marn, kireçtaşı, tüfit, lav, piroklastik kayaç, çamurtaşı ve evaporitten oluşur. Ayrıca yer yer bitki ve kömür kırıntıları içeren kumlu seviyeler ve kızıl-şarabi renkli ve yer yer de sarımtırak yeşil gözlenen çakıltaşı, kumtaşı ve çamurtaşı seviyeleri gözlenmektedir. Mollakulaçdere Formasyonu’ndan derlenen örneklerden çeşitli fosiller tayin edilmiş ve bu fosillere ve saha gözlemlerine dayanılarak Oligosen–Alt Miyosen yaşı verilmiştir. Birim, Adilcevaz Formasyonu tarafından uyumlu olarak üzerlenmektedir. Bu iki birim arazi çalışmaları sırasında birbirinden çok zor ayrılmışlardır. Mollakulaçdere Formasyonu üzerine uyumlu olarak Adilcevaz Formasyonu gelmektedir. Birim genel olarak resifal kireçtaşı, tüfit, kalkarenit, kumtaşı, çakıltaşı ve marn gibi kaya türlerinden oluşmaktadır. YHGS içerisinde yer alan bölgede Adilcevaz Formasyonu’na ait birimler iki ayrı üye olarak gözlenmişlerdir. Kireçtaşı Üyesi ve Jips Üyesidir. Kireçtaşı üyesi (Şekil 11B- Mk), yer yer, jips–anhidrit, çakıltaşı, kumtaşı, marn ve volkanit arakatkıları içeren, masif tabakalanmalı, resifal karakterli, killi–tüflü–çakıllı kireçtaşlarından oluşmaktadır. İncelenen kireçtaşlarında yoğun makro fosiller ve mercan kolonileri gözlenmiştir. Diğer üye ise Jips üyesidir (Şekil 11B-Me). Bu üye, yaygın jips ve anhidritlerden oluşmaktadır. Bütün bu Tersiyer çökel kayaları, Üst Miyosen-Alt Pliyosen yaşlı volkanitler tarafından örtülmektedirler. Bu volkanizmaların çıkış yeri olarak Palandöken ve Dumanlı Dağı düşünülmektedir. İncelenen volkanitler koyu-siyah renkli, kompakt, yer yer soğuma yapısı gösteren, bazalt ve 30 andezitlerden oluşmaktadırlar. YHGS içerisindeki bu volkanitlerin Palandöken’den çıkarak, akıcılıkları nedeniyle, uzaklara doğru bir lav yaygısı şekliden yayıldıkları izlenmektedir. Şekil 11. Sahanın, Türkiye’nin tektonik birliklerindeki konumu (A) ve jeoloji haritası (B) 31 İncelenen alan içerisinde özellikle Kaplıca Köyünde, üstlediği birimleri uyumsuz olarak örten, genellikle, fay zonları boyunca çıkan yeraltı su kaynaklarının çevresinde biriken çökellerden oluşan traverten oluşukları gözlenmiştir. YHGS içerisindeki mevcut nehirlerin yakın kesimlerinde eski taraçaları yüzeyleme vermektedir. Bütün bu birimler Nehirler boyunca, bazı alanlarda 1 km den geniş alanlar şeklinde gelişmiş olan (Karabey Köyü) Kuvaterner yaşlı alüvyonlar tarafından uyumsuz olarak örtülmektedirler. Bu birimlerin dışında özellikle kayaçların yüksek topoğrafyalar oluşturdukları bölümlerde çeşitli boyutlarda kayaç parçaları içeren yamaç molozları bulunmaktadır. 1.2.4. İklim Çat YHGS, Türkiye’nin Doğu Anadolu Karasal iklim tipi içerisinde yer almaktadır (Şekil 12). Karasal iklimin görüldüğü yerlerde gece ve gündüz arasındaki sıcaklık ve yıllık sıcaklık farkı çok fazladır. Kışları soğuk ve karlı, yazlar ise genellikle sıcak ve kurak geçen alanda kış aylarında sıcaklık -10, -18 derece olup, zaman zaman -35, -40 dereceyi bulmaktadır. Yörede, yazlar sıcak ve kurak geçer. Aylık ortalama sıcaklıklar bakımından en yüksek sıcaklıklar ise genelde Temmuz ve Ağustos aylarında görülmektedir. Yöredeki yaz kuraklığı, Haziran ayı itibarıyla başlayıp, Eylül - Ekim aylarına kadar sürmektedir. Kışlar soğuk ve yağışlı olup, en düşük sıcaklıklar ise Kasım, Ocak, Şubat ve Mart aylarında yaşanmaktadır. Son 10 yıla ait aylık ortalama sıcaklık verilerine göre yıllık ortalama sıcaklık değerleri 8,9 ºC olan sahada, en yüksek aylık ortalama sıcaklık 25,1 ºC ile Ağustos ayına, en düşük aylık ortalama sıcaklık ise -13,8 ºC ile Ocak ayına aittir. Bütün yıl boyunca yağışlı olan yörede, yağışın yıl içersindeki dağılımı düzensizdir ve yıllık toplam yağış miktarı kuzeyden güneye doğru azalmaktadır. Son 10 yıllık verilere bakıldığında yıllık ortalama yağış miktarı 436 mm civarındadır. Toplam güneşlenme süresi ise yılda ortalama 207 saattir (Şekil 13). 32 Şekil 12. Çat YHGS’nin, Türkiye makro iklim tipleri içerisindeki yeri Şekil 13. Çat YHGS’nin, Türkiye’nin yıllık yağış haritasındaki yeri Tablo 4. Tercan istasyonuna ait iklim verileri Aylık Ortalama Sıcaklık (°C ) Yıl 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 1 2 -4,2 -0,1 -11,8 -3,3 -2,3 -3,7 -5,9 -5,3 -8,6 -6,4 -8,4 -1,6 -6,5 -4,4 -13,8 -13,6 -5,5 1,4 0,1 2,1 3 7,5 3,6 -2,5 2,6 1,5 3,8 2,1 4,6 1,9 6 4 9,7 7,5 8 7,7 9,4 9,3 4 11,2 7,5 8,5 5 11,6 13,3 14,7 12,9 13,7 13,8 16,2 11,8 13,2 13,8 6 18,8 17,7 17,8 17,6 16,7 21 18,2 17,4 18,3 20,1 33 7 23,3 22,1 21,8 21,9 23,3 22 21,9 23,1 20,3 24 8 22,9 20,5 23 22,4 22,7 25,1 22,7 22,8 19,8 24,2 Ort, 9 18,2 17,5 16,6 17,2 16,3 16,6 18,3 17,3 15,8 20,4 10 10 11,8 11,9 11,5 8,6 11,6 12,3 11,6 12,3 11,8 11 2,9 4,8 2 2,8 3,1 3,1 2,6 5,3 4,4 5 12 -0,3 -8,7 -2,5 -9,2 -1,2 -4,6 -2,9 -6,5 2,5 1,4 10 7,92 8,73 8,02 8,26 9,31 8,71 7,6 9,33 11,5 Aylık Toplam Yağış (mm) Yıl 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 1 51,1 4,9 44,4 19,3 15,8 16,5 68,9 6,6 59,6 2 3 4 16,7 44,6 78,2 15 39,8 94,3 67 64 92,3 77,1 41,1 62,1 18,9 73,8 117,9 27 73,3 86,7 29,2 46,5 127,4 19,2 28,7 47,7 65,8 107,6 42,9 20 60,9 63,2 6 7,4 68,2 23,5 24,1 41,9 4,7 37,1 25,7 56,6 24,3 7 12,6 40,6 3,3 1,1 14,1 28,4 16,1 0,5 16,1 29,8 8 7,8 14,9 1,2 5 6 37,4 11,9 8,2 2,1 Top. 9 10 11 0,8 32,9 17,8 36,7 40,7 33,8 22,1 92,5 39,3 23,1 76,7 20,7 124,9 12 13,1 78,9 67,8 48,4 123,1 9,4 40,3 14,4 22,5 53,1 54,2 6,8 98,3 12 38,4 38,3 36 4,5 37 6,5 47,3 25,4 39,1 13,2 343,6 451,3 474,5 412,3 513,4 459,8 560,8 289,4 493,6 360,8 Aylık Toplam Güneşlenme Süresi (Saat) Yıl 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 5 86,4 29 34,5 101,3 47,2 67,4 48,3 66,2 27,5 42,2 1 117,7 111 88,6 61,2 70,6 69,2 91,6 118,4 105,3 74,5 2 128,7 150,1 88,7 81,4 101,9 114,1 125,4 117 75,3 79,3 3 194,2 138,5 134,7 193,5 148,9 171,8 171,2 161,1 144,2 171,2 4 173,2 167,6 170,2 226,3 171,1 137,7 138 163,4 199,3 177,2 5 237,9 289 268,5 226,6 236,1 289,2 225,5 249,1 262,1 260,5 6 344,4 291,2 342 330,9 269,5 362,2 328,2 316,3 234 288,8 7 345,3 345 362,1 353 356,5 338,8 349,4 382,2 325,1 353 8 324,6 325,1 325,5 332,4 310,3 320,9 311,2 283,9 344,1 330,6 9 298,2 298,2 278,1 313 279,9 287,2 323,6 259,1 243,1 294,6 Ort, 10 215,5 212,8 170,1 220,7 204,2 183,1 203,9 224,4 220,8 166,7 11 131 153,3 106 124,3 121,5 173,2 122,4 152,4 99,7 187 12 68,6 84,7 85 75,6 86,5 157,7 109 78,9 55,9 101 214,9 213,9 201,6 211,6 196,4 217,1 208,3 208,9 192,4 207 1.3. Ekolojik Özellikler 1.3.1. Biyocoğrafya Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, yaklaşık olarak 2000-3000 metre arasında değişen yükseltiler arasında, içinde köy, yayla ve kom gibi yerleşimleri de içeren, yüksek dağ ovaları, bozkırlar, yüksek dağ ormanları, kayalıklar ve yıl boyu akan dereleri bünyesinde barındıran bir coğrafik yapıya sahiptir. Toplam büyüklüğü, 62.551 ha olan YHGS’nın % 97,68’ini taşlık-kayalık araziler, verimli ve bozuk ormanlar ile orman toprağı olarak nitelendirilen ancak mera olarak kullanılan alanlar, geri kalan % 1,94’ünü ziraat alanları ve % 0,38’ini ise iskan alanları oluşturmaktadır. Bitki örtüsü, hayvan toplulukları (zoosönoz) ve ortam koşulları biyotopun bir parçası gibi değerlendirilir. Bitki toplulukları (fitosönoz) bulundukları yerin koşullarına doğrudan bağlıdır. Yeryüzündeki hayvan topluluklarının yayılışı da bitkilerin yayılışına uygunluk göstermektedir. Anadolu ve Trakya, Palearktik Bölge'nin (kabaca Orta ve Kuzey Asya+Avrupa+Kuzey Afrika) içerisinde yer aldığı için, bugünkü zoocografik bileşimi ve yapısı Palearktik faunanın bir parçası olarak görülmektedir. Çat Yaban Hayatı Geliştirme 34 Sahası zoocoğrafya bakımından değerlendirildiğinde Palearktik bölgede ve Sibirya ve soğuk step elemanlarından oluşmuş Kafkas faunasının giriş bölgesi olan Kars-Erzurum Platosu içerisinde bulunmaktadır. Saha, fitocoğrafik olarak değerlendirildiğinde, ülkemizin üç flora bölgesinden biri olan İran-Turan (Irano-Turanian) Flora Bölgesi’nin kuzeydoğu kesimlerinde ve Anadolu çaprazının doğusunda, Kare Sistemine göre ise B8 karesi içinde yer almaktadır (Şekil 14). Şekil 14. Sahanın, Flora Bölgeleri içindeki konumu Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içinde doğal olarak yayılış gösteren iletim demetli (vasküler) bitki taksonları, yapılan arazi çalışmaları ile literatür çalışmalarına dayalı olarak saptanmıştır. Alanda varlığı saptanan bitkilerin taksonomik kategorilere göre dağılımları başta Türkiye Florası olmak üzere, Rusya Florası, İran Florası ve Kafkas Florası gibi değişik ülke flora kaynaklarından ve KTÜ Orman Fakültesi Herbaryumu (KATO) başta olmak üzere gerek görülen diğer Herbaryumlardan yararlanılarak yapılmıştır. Saptanan vasküler bitki taksonlarından endemik ve ender olanların IUCN ölçütlerine göre tehlike sınıfları tespit belirlenerek Bern ve CITES kapsamında ulusal, Avrupa ve uluslararası ölçekteki koruma durumları ortaya konulmuştur. 1.3.2. Ekosistemler ve Habitatlar Bitki türleri (flora) ve yaban hayvanı türlerinin (fauna) dağılımını etkileyen etmenler abiyotik ve biyotik etmenler olarak ikiye ayrılmaktadır. Abiyotik etmenler; abiyotik maddeler (organik ve anorganik maddeler), kimatik etmenler (sıcaklık, su ve nem, ışık, pH=Hidrojen iyonu yoğunluğu, tuzluluk, kalsiyum tuzlarının yoğunluğu, toprak, 35 oksijen, hava ve su akımları) ve topoğrafik etmenlerdir. Biyotik etmenler ise; beslenme ve besin, besin piramidi ve besin zinciri ile biyolojik ilişkiler (tür içi ve türler arası ilişkiler ile tür toplulukları)’dir. Çat YHGS’deki bitki türleri (flora) ve yaban hayvanı türleri (fauna) bütün bu etmenlere bağlı olarak alanın genelini oluşturan bozkırlar, meralar, yüksek dağ ormanları ile bunun dışındaki akarsular, kayalık alanlar, orman içi açıklıklar, ziraat ve iskan alanlarına dağılmışlardır. YHGS’de, genel olarak bozkırlar (step), yüksek dağ platoları, yüksek dağ ormanları, orman içi açıklıklar ve kayalık alanlardan oluşan karasal ekosistemler hakimdir. Bunu sahanın bir diğer önemli ekosistemi olan ziraat-iskan habitatlarının oluşturduğu suni ekosistemler izlemektedir. Sahadaki bir diğer önemli ekosistem ise akarsuların oluşturduğu sucul ekosistemlerdir (Şekil 15). Şekil 15. Çat YHGS’nin Ekosistem tipleri haritası Karasal ekosistemlerin %95’den fazlasını yüksek dağ bozkırları, ormaniçi açıklıklar, kayalıklar ve ağaçlarla kaplı yüksek dağ orman alanları oluşturmaktadır. Sahanın % 2,32 kadarını ziraat-iskan habitatları, geriye kalan kısmını ise sucul habitatlar oluşturmaktadır. Ziraat-iskan alanları, genelde köylerdeki ev, ahır ve barakalar ile bunların yakınında bulunan küçük tarım alanları ile otlatma ve ot biçme yapılan büyük çayırlık 36 alanlardan ibarettir. Orman habitatının özellikleri, aşağıda, bitki türleri (flora) hakkında bilgi verilen kısımda detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Sucul ekosistemleri büyük akarsular ve yazın kuruyan küçük dereler oluşturmaktadır. Ayrıca, dağların doruklarında küçük dağ gölleri mevcuttur. YHGS’nin içinde bulunan Bardak Deresi, Akveren Dere, Büyükgedik Dere, Yonca Deresi, Karataş Deresi, Bağlıca Deresi, Hazaz Deresi gibi akarsular ve sahanın kuzey sınırı boyunca uzanan Tuzla Çayı sürekli akış halindeyken, kuru dereler yağışlarla birlikte en yüksek akımlara ulaşmakta, ardından çok cılız bir şekilde akmakta veya çoğunluğu kaynağa yakın yerlerde kurumaktadır. Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın Avrupa Birliği Doğa Bilgi Sistemi (European Nature Information System-EUNIS) Habitat Sınıflandırmasına göre habitatları sınıflandırılarak haritası ortaya konmuştur. Bu habitatların sınırlarının belirlenmesinde Küresel Konum Belirleme Cihazı (GPS) da kullanılarak yersel ölçüm ve değerlendirmelerle alansal veriler elde edilmiştir. Alansal verilerin toplanmasından sonra, uydu görüntüleri ve hava fotoğraflarının da değerlendirilmesi ile tüm alanda habitatların sınırları belirlenmiş ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yardımıyla sayısal altlıklara aktarılarak haritalama gerçekleştirilmiştir. EUNIS habitatlarının belirlenmesinde temel altlıklardan biri bitki sosyolojisi çalışmaları olup, bu verilere dayalı olarak daha önce CORINE biyotop sınıflaması ortaya konmuştur. Ancak, bu sınıflandırma bitki sosyologları-ekologlar dışındaki biyolog ve çevre korumacılar gibi diğer gruplar tarafından kolay anlaşılabilir olmadığı için birtakım diğer ekosistem parametrelerini de dikkate alarak EUNIS habitat sınıflandırması Avrupa Çevre Ajansı tarafından ortaya konmuştur. Sınıflandırma Avrupa Birliği ülkelerinin yanında Anadolu ve Kafkaslardaki ekosistemleri de kapsayacak şekilde belirlenmiştir. Bu nedenlerle, biyotopların EUNIS Habitat Sınıflandırmasına göre yapılması büyük önem ve gereklilik arz etmektedir. Yaban hayatı açısından değerlendirildiğinde; sahadaki hedef tür/türler başta olmak üzere hayvanların yıl içerisindeki değişik dönemlerde hangi habitatları hangi amaçlarla (beslenme, yuvalama, sığınma vd.) kullandıklarının ortaya konması ve bu alanların sınıflandırılmasında önem arz etmektedir. Bu amaçlar doğrultusunda, Coğrafi Bilgi Sistemleri yardımıyla alana ait habitatların sayısal altlıkları hazırlanmış ve haritalanmıştır (Şekil 16). Yapılan sınıflandırmalar sonucu, sahada toplam olarak 15 adet habitat saptanmıştır. Her bir biyotopun EUNIS Kodu ve kısaca açıklaması aşağıda tablo halinde verilmiştir (Tablo 6). Habitatlardan kimileri nokta bazlı ve/veya çok küçük alan kapladığından haritada gösterilememiştir. 37 Şekil 16. Sahanın EUNIS - Avrupa Doğa Bilgi Sitemi’ne göre Habitat haritası Tablo 5. Avrupa Doğa Bilgi Sitemi (EUNIS)’ne Göre Habitatlar Habitat Kodu C2.3 C2.5 C1.11 E1.2E E4.22 G1.11 G1.7A2 G1.7C9 G1.926 X13 X16 I1.3 J1.3 J1.2 J4.2 Habitat Açıklaması Akarsular Kuru Dereler Daimi Oligotrofik Göller, Göletler ve Havuzlar İran-Turan Stepleri Likenli zirve kayalıkları Alüvyon Söğüt ormanları İran-Turan Stepik Meşe Ormanları Doğu Asya Doğal Meyve Ağacı (Kuşburnu, Alıç vd.) Step Ormanı Anadolu Titrek Kavak Ormanları Çok Seyrek Yapraklı Ormanlar Çok seyrek karışık yapraklı -İğne yapraklı karışık ormanları Tarlalar Toplu kullanım yapıları (hastane, okul, cami) Köy-İskan alanları Yol ağları 38 1.3.3. Flora ve Vejetasyon Flora ve vejetasyonun tespitine yönelik yürütülen çalışmalarla, çalışma alanındaki bitki taksonlarının belirlenmesi ve planlamalara katkıda bulunacak bitkisel biyolojik çeşitlilik ve kaynak değerleri konusunda bilgi üretmek, alanın florasına yönelik tehditleri belirlemek, gelecek çalışmalara yön verecek veri setlerin oluşturulması ve çalışılan alanda gerekli izleme çalışmaları için altlık oluşturulmasına katkı sağlanacaktır. Sahanın floristik yapısının ortaya konabilmesi için toplanan bitki örneklerinin temiz ve kusursuz olmasına, üzerlerinde bitkinin tanınmasına yardımcı olabilecek vejetatif (yaprak, tomurcuk v.b.) ve/veya generatif (meyve, çiçek vb) organların bulunmasına, ayrıca otsu bitkilerin rizom, kormus ve yumru gibi toprak altı kısımlarının da bulunmasına dikkat edilmiştir. YHGS planlama çalışmaları sırasında sahada bitki türleri ile ilgili olarak yapılan çalışmalarda 68 familyaya ait, alttür ve varyeteleri dahil, 255 adet vasküler bitki taksonu tespit edilmiştir. Saptanabilen bu bitkilerden 2 adeti endemik, 2 adeti de ender (nadir) bitki taksonu olup bunlar aşağıda ayrıca verilmiştir. Saptanabilen bitki taksonları familyalarının alfabetik sırasına göre listelenmiştir. Sahanın Florası: Arazi çalışmaları kapsamında toplanan ve teşhisleri yapılan bitkiler ile literatürden elde edilen bilgilere dayalı olarak belirlenen 252 adet bitki taksonu floristik liste halinde ekte verilmiştir. Sahadaki endemik (*) ve ender (**) bitkilerin IUCN’e göre tehlike durumları: *Astragalus fumosus *Astragalus campylosema campylosema **Rhychocorys orientalis **Leonurus cardiaca Astragalus fumosus (Endemik-LC) - LC (Düşük Riskli) - LC (Düşük Riskli) - VU (Duyarlı) - VU (Duyarlı) Astragalus campylosema (Endemik-LC) 39 Leonurus cardiaca (Ender-VU) Rhnchocorys orientalis (Ender-VU) Campanula glomerata Spiraea crenata Papaver orientale Echium russicum Gladiolus kotschyanus Rosa pimpinellifolia Fritillaria caucasica Allium aucheri 40 Populus tremula Amelanchier rotundifolia Berberis vulgaris Scutellaria orientalis Adonis aestivalis Cruciata taurica Pulicaria dysenterica Glaucium grandiflorum Origanum rotundifolium Lamium amplexicaule Morina persica 41 Hyoscyamus reticulatus CITES kapsamındaki bitki taksonları: Cephelanthera longifolia, Dactylorhiza euxina var. euxina, Limodorum abortivum, Orchis coriophora, Fritillaria caucasica, Allium aucheri ve Iris iberica ssp. elegantissima. Bern listesinde yer alan bitki taksonu Bern Listesinde yer alan bitki türü olarak sadece Typha shuttleworthii (Şekil 17) tespit edilmiştir. Sulak alanlarda yayılış gösteren bu tür için sahada olabilecek en önemli tehdit bu alanların tarımsal ve diğer amaçlar için kullanılma çabaları sonucu alanın kurutulmasıyla oluşacak alan kayıplarıdır. Şekil 17. Bern listesinde yer alan Typha shuttleworthii Sahadaki Tıbbi-Aromatik Bitkiler: Achillea millefolium ssp. millefolium Achillea wilhelmsii Anthemis cretica ssp. albida Artemisia absinthium Bellis perennis Helichrysum pallasii Tripleurospermum oreades Taraxacum buttleri Tussilago farfara Betula litwinowii Betula pendula Cornus mas Dianthus crinitus Dianthus calocephalus Viburnum lantana Juniperus communis var. saxatilis Ephedra major Equisetum arvense Fumaria officinalis Fumaria vaiilantii Quercus infectoria ssp. boissieri Ribes orientale Gentiana sptemfida Lamium amplexicaule Gentiana verna Hypericum hyssopifolium Hypericum perforatum Crocus kotschyanus Juglans regia Lythrum salicaria Allium aucheri Muscari neglectum Colchicum szovitsii Dactylorhiza euxina Orchis coriophora Teucrium chamaedrys Sideritis montana ssp. montana Stachys annuna Origanum rotundifolium Thymus pubescens Mentha longifolia Salvia syriaca Salvia staminea Salvia nemorosa Salvia verticillata Malva sylvestris Primula elatior Primula veris Rumex acetosella Prunus spinosa Prunus divaricata Rubus caesius Rubus idaeus Rubus discolor Alchemilla pseudocartalinica Rosa canina Rosa pimpinellifolia Crataegus orientalis Galium verum Datura stramonium Hyoscyamus reticulatus Urtica urens Celtis glabrata Valeriana alliarifolia Valeriana sisymbriifolia 42 Bitki Örtüsü (Vejetasyon) Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında yayılış gösteren başlıca vejetasyon tipleri; Bozkır (Step), Orman ve Nemli Dere Vejetasyonu’dur. Bu vejetasyon tiplerinin her birinin belirgin bitkileri şunlardır: 1. Bozkır (Step) Vejetasyonu Bu vejetasyon tipi Doğu Anadolu Bölgesi’nin geniş platolarında ve dağ yamaçlarında yayılış gösteren bir vejetasyon tipidir. Daha çok volkanik platolar üzerinde yayılış gösteren tipi “Plato Bozkırları”, dağların yamaçlarında yayılış göstereni ise “Dağ Bozkırları” olarak adlandırılmakta olup, sahada bu iki bozkır tipine de bolca rastlanmaktadır (Şekil 18; a,b). Sahanın yanıbaşındaki Palandöken Dağları taban arazisi ve yamaçlarındaki bu vejetasyon tipinde vejetasyon süresini karların erimesi ve Sonbahar aylarında düşen kar belirlemektedir. Karasal iklim koşulları, yüksek rakımı nedeniyle vejetasyon periyodunun oldukça kısa olduğu bir vejetasyon tipidir. Geven (Astragalus spp.-Leguminosae), Kekik (Thymus spp.-Labiatae), Galium spp.(Rubiaceae) ve Poa spp.(Poaceae) taksonlarının bitki sosyolojisi bakımından anlamlı topluluklar meydana getirdiği bu alanlar yaklaşık Haziran ayında güçlü bir yeşillikle kendini hissettirir. a b Şekil 18. Plato (a) ve Dağ bozkırlarından (b) görünümler Diğer yandan, özellikle karasal iklim koşullarının çok hakim olduğu, yazların kısa ve diğer alanlara oranla serin geçtiği alanlarda “Uzun Boylu Bozkır” (Şekil 19; a) olarak adlandırılan bir bitki örtüsü gelişir. Uzun boylu bitkilerin yer aldığı bu bozkır tipi özellikle otlatma ve yayla hayvancılığı bakımından önemli bir potansiyele sahiptir. Özellikle yoğun biçilen çayırlar olarak çevrelenmiş alanlarda da yoğun biç me yapılarak ot faydalanması söz konusudur. Sahada bu bozkır alanlarında saptanan başlıca bitki taksonları; Echium 43 vulgare (Boraginaceae), Galium verum (Rubiaceae), Eryngium campestre (Umbelliferae), Cichorium intybus (Asteraceae), Anthemis tinctoria (Asteraceae), Achillea biebersteinii (Asteraceae), Mentha longifolia (Labiatae), Dactylis glomerata (Poaceae)’dır. Kurak Orman niteliğindeki ormanların tahribi sonucu kapalılığın tamamen bozulduğu alanlarda kimi bozkır elemanlarının alanda yoğunlaştığı, ancak gerek tür bileşimi ve gerekse örtüşü bakımından çoğu zaman dikkat çekici olan ve tahribata dayalı “Antropojen Bozkır” (Şekil 19; b) alanları yayılış gösterir. a Şekil 19. Uzun boylu (a) ve antropojen bozkır (b) alanlarından görünümler 2. Orman Vejetasyonu Saha ve yakın çevresindeki ormanlar yaklaşık 1000–2000 metreler arasında yayılış yapan ve çoğunlukla da meşe (Quercus infectoria, Q. petreae, Q. macranthera ssp. syspirensis) taksonları ve bunlara zaman zaman karışan diğer yapraklı türler (Betula litwinowii, Betula pendula, Acer platanoides, Acer hyrcanum, Populus tremula) ile Ardıç (Juniperus foetidissima) taksonlarından oluşmaktadır. Yer yer antropojen etkilere maruz alanlarda yoğun olarak Juniperus communis’un yaygın olduğu alanlar ve kapalılığı oldukça bozuk çalı halindeki odunsu taksonlardan oluşan çalılık alanlar söz konusudur. Bu alanları oluşturan türlerin ağaç türleri olmasına rağmen optimum boyuna ulaşamadıkları, çalı formunda bir fizyonomi sergiledikleri görülmektedir. Özellikle meşe ormanları gerek küçük ve büyük baş hayvanlar için yem olarak tercih edilmesi, gerekse de yerel halkın yapacak-yakacak odun ihtiyacını karşılaması bakımından geçmişte sahip olduğu canlılığını kaybedip, önemli ölçüde tahribe uğramışlardır. Bu meşelere ilave olarak yer yer Titrek Kavak (Populus tremula) ve Tüylü Huş (Betula litwinowii) türlerinin hakim ve küçük yamalar halinde meşcereler oluşturabildikleri görülür. Yer yer ana dereler ve kısmen nemli 44 b ve diğer alanlara oranla biraz daha korunaklı ve karasal iklim özelliklerinin hakim olmadığı yan dereler boyunca küçük gruplar halinde ormanlık alanlara rastlamak mümkündür (Şekil 20). Şekil 20. Sahanın yamaç arazileri ve dere içlerindeki orman formasyonu 3. Nemli Dere Vejetasyonu Sahada özellikle Sarıkaşık-Karabey, Saltaş-Karabey ile Tuzlarası-Çirişli-KöselerParmaksız-Bardakçı Köyleri güzergahlarında akan dereler boyunca yer yer yayılış gösteren Yalancı İğde (Hippophae rhamnoides) ile Söğüt türlerinin hâkimiyetindeki vejetasyon tipidir (Şekil 21). Başlıca Söğüt türleri; Salix fragilis, Salix armenorossica, Salix triandra ssp. triandra ve Salix elbursensis’tir. Derelerin yıl içindeki düzensiz akışı ve zaman zaman yan derelerden gelen rusubat nedeniyle bu vejetasyon tipi belirgin otsu türler bakımından iyi temsil edilememektedir. Bir başka deyimle bu vejetasyon tipi orman altı flora elemanları bakımından fakirdir. Şekil 21. Sahadaki nemli dere vejetasyonundan bazı görünümler 45 1.3.4. Yaban Hayvanları (Fauna) Çat YHGS hedef türü Çengel boynuzlu dağ keçisi (Rupicapra rupicapra) olan, av ve yaban hayvanları ile yaban hayatının korunduğu, geliştirildiği ve gerektiğinde özel avlanma plânı çerçevesinde avlanmanın yapılabildiği bir sahadır. Türkiye’de yaşayan 160’ın üzerindeki memeli türünden, en az 55 adedinin saha ve civarında yaşadığı bilinmektedir. Alan ve civarında yaşayan memeli yaban hayvanlarından en önemlileri Çengel boynuzlu dağ keçisi başta olmak üzere, Yaban keçisi, Karaca, Yaban domuzu, Yaban tavşanı, Ayı, Kurt, Tilki, Vaşak, Yaban kedisi ve Su samuru’dur. Alan ve civarında en dikkat çekici memeli türlerin başında Pars gelmektedir. Pars, birçok avcı tarafından Erzincan-Kemah, Tunceli-Pülümür, Bingöl-Kiğı yörelerinde görülmüş ve 5-10 yıllık süre içinde vurulmuş bir türdür. Pars, halen sahanın batı kesimlerinin komşu olduğu Erzincan ve Tunceli ili sınırları içerindeki dağlık alanlarda yaşama olasılığı çok yüksek olan bir türdür. Ülke genelinde yaşayan, 460’ın üzerindeki kuş türünden ise en az 249 adedinin alan ve civarında yaşadığı bilinmektedir. Birçok kuş türüne ev sahipliği yapan alanda en dikkat çeken türler; gündüz ve gece yırtıcıları ile akarsu boylarındaki sucul ortmalarda yaşayan su kuşlarıdır. Ayrıca alanda toplam 11 adet tatlı su balığının yaşadığı arazi çalışmaları ile yerinde tespit edilmiştir. Bunlardan; Kahverengi (Doğal) alabalık, Sarıbalık, Tatlısu kolyozu, Bıyıklı ve Tatlısu kefali en bilinen türlerdir. Sahada aynı zamanda, Tosbağa, Benekli kaplumbağa, Bozkır keleri, Kaya kertenkelesi, Sarı yılan, Uysal yılan, Koca engerek, Küçük Semender, Gece kurbağası, Ağaç Kurbağası ve Şeritli kurbağa gibi en az 22 adet sürüngen ve 4 adet de amfibi türü yaşamaktadır. Bu çalışma için, Çat YHGS’ında kapsamlı arazi çalışmaları yürütülmüştür. Bunun yanı sıra literatür taranarak alan ve civarında yaşaması olası türler tespit edilmiştir. Gerek bizzat alan ve civarında gerçekleştirilen arazi çalışmaları ve gerekse literatür çalışmalarının sonucunda alanda yaşadığı tespit edilen memeli, kuş, balık, sürüngen ve amfibi türleri ve bu türlerin IUCN, Bern, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve CITES’a göre durumları listeler halinde sunulmuştur. 46 Memeliler Tablo 6. Sahanın memeli yaban hayvanları ve koruma durumları (Başkaya, 2011). MEMELİ YABAN HAYVANLARI Türkçe Adı Bilimsel Adı OSB IUCN BERN CITES Gözlem / Literatür Kirpi Sivriburunlu bahçefaresi Sivriburunlu tarla faresi Nalburunlu büyükyarasa Nalburunlu küçükyarasa Akdeniz nalburunluyarasası Nalburunluyarasa Küçük sakallı yarasa Farekulaklı büyükyarasa Farekulaklı küçükyarasa Cüce yarasa Pürtüklü yarasa Savi'nin cüce yarasası Genişkanatlı yarasa Kahverengi uzunkulaklı yarasa Uzunkanatlı yarasa Kuyruklu yarasa Yaban tavşanı Kafkas sincabı Tarla sincabı Araptavşanı Susıçanı Kar faresi Doğu tarla faresi Tarla faresi Cüce avurtlak Avurtlak Çöl sıçanı Kayalık orman faresi Orman faresi Sarıboyunlu orman faresi Siyah ev faresi Evsıçanı Göçmen sıçan Körfare Körfare Körfare Güney körfaresi Kurt Tilki Ayı Gelincik Büyük gelincik (Kakım) Alaca sansar Erinaceus concolor Crocidura suaveolens Crocidura leucodon Rhinolophus ferrumequinum Rhinolophus hipposideros Rhinolophus euryale Rhinolophus mehelyi Myotis mystacinus Myotis myotis Myotis blythii Pipistrellus pipistrellus Pipistrellus nathusii Hypsugo savii Eptesicus serotinus Plecotus auritus Miniopterus schreibersii Tadarida teniotis Lepus europaeus Sciurus anomalus Spermophilus xanthoprymnus Allactaga williamsi Arvicola terrestris Chionomys nivalis Microtus socialis Microtus epiroticus Cricetulus migratorius Mesocricetus brandti Meriones tristrami Apodemus mystacinus Apodemus sylvaticus Apodemus flavicollis Mus domesticus Rattus rattus Rattus norvegicus Spalax leucodon Spalax leucodon nehringi Spalax leucodon cilicicus Dryomys nitedula Canis lupus Vulpes vulpes Ursus arctos Mustela nivalis Mustela erminea Vormela peregusna KA ── ── KA KA KA KA KA KA KA ── KA KA KA KA KA KA AH KA KA KA ── ── ── LC LC LC LC LC NT VU LC LC LC LC LC LC LC LC NT LC LC LC NT LC LC LC LC LC LC NT LC LC LC LC LC LC LC DD DD DD LC LC LC LC LC LC VU ── KA ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── EK II EK III EK II ── ── ── G L L G L L L L L G G L L L L L L G G G G L L L L L L L L L G G G G G L L G G G G G G G 47 ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── KA KA AH KA ── ── KA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── KA KKA/TR ── KKA/TR KA KA ── Kaya sansarı Porsuk Su samuru Yaban kedisi Vaşak Karakulak Pars Yaban domuzu Karaca Çengelboynuzlu dağ keçisi Yaban keçisi Martes foina Meles meles Lutra lutra Felis silvestris Lynx lynx Caracal caracal Panthera pardus Sus scrofa Capreolus capreolus Rupicapra rupicapra Capra aegagrus AH ── KA KA KA KA KA AH AH AH AH LC LC NT LC LC LC NT LC LC LC VU KA KA KKA KA KA ── KKA ── KA KA KKA/TR EK III ── EK I EK II EK II EK II EK I ── ── ── ── G G G L G L L G G G G Kuşlar Tablo 7. Sahanın kuş türleri ve koruma durumları (Başkaya, 2011) KUŞLAR Bilimsel Adı Küçük batağan Kızıl boyunlu batağan Balaban Küçük balaban Gece balıkçılı Alaca balıkçıl Sığır balıkçılı Küçük ak balıkçıl Büyük ak balıkçıl Gri balıkçıl Erguvani balıkçıl Kara leylek Leylek Sakarca Boz kaz Angıt Suna Fiyu Boz ördek Çamurcun Yeşilbaş Kılkuyruk Çıkrıkçın Kaşıkgaga Macar ördeği Elmabaş patka Pasbaş patka Tepeli patka Arı şahini Kara çaylak Kızıl çaylak Ak kuyruklu kartal Sakallı akbaba Türkçe Adı OSB TD IUCN BERN CITES Tachybaptus ruficollis Podiceps grisegena Botaurus stellaris Ixobrychus minutus Nycticorax nycticorax Ardeola ralloides Bubulcus ibis Egretta garzetta Casmerodius albus (E. alba) Ardea cinerea Ardea purpurea Ciconia nigra Ciconia ciconia Anser albifrons Anser anser Tadorna ferruginea Tadorna tadorna Anas penelope Anas strepera Anas crecca Anas platyrhynchos Anas acuta Anas querquedula Anas clypeata Netta rufina Aythya ferina Aythya nyroca Aythya fuligula Pernis apivorus Milvus migrans Milvus milvus Haliaeetus albicilla Gypaetus barbatus KA KA KA KA KA KA KA KA KA ── KA KA KA ── ── KA KA ── ── ── ── ── ── ── ── ── KA ── KA KA KA KA KA A.3.1 A.3 A.2 A.2 A.3.1 A.3 A.2 A.3.1 A.3 A.3.1 A.2 A.3 A.3.1 B.5 A.4 A.4 A.3.1 A.5 A.4 A.5 A.5 A.5 A.4 A.4 A.5 A.5 A.3 A.5 A.3 A.3 A.1.2 A.1.2 A.1.2 LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC NT LC LC LC NT LC LC KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA KKA KKA KKA KA KA KKA / TR KKA / TR KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KKA KKA KKA KKA KKA ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── EK II ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── EK II EK II EK II EK I EK II 48 Gözlem / Literatür G G G G G G G G G G G G G L G G G G G G G G G G G G G G G G G G G Küçük akbaba Kızıl akbaba Kara akbaba Yılan kartalı Saz delicesi Gökçe delice Bozkır delicesi Çayır delicesi Çakır Atmaca Yaz atmacası Şahin Kızıl şahin Küçük orman kartalı Büyük orman kartalı Bozkır kartalı Şah kartal Kaya kartalı Küçük kartal Tavşancıl Balık kartalı Küçük kerkenez Kerkenez Aladoğan Boz doğan Delice doğan Bıyıklı doğan Ulu doğan Gökdoğan Urkeklik Kınalı keklik Çilkeklik Bıldırcın Sukılavuzu Benekli suyelvesi Bataklık suyelvesi Küçük suyelvesi Bıldırcınkılavuzu Sutavuğu Sakarmeke Turna Telli turna Mezgeldek Toy Poyrazkuşu Uzunbacak Kocagöz Bataklıkkırlangıcı Kara kanatlı bataklıkkırlangıcı Halkalı küçük cılıbıt Halkalı cılıbıt Akça cılıbıt Mahmuzlu kızkuşu Kızkuşu Küçük kumkuşu Neophron percnopterus Gyps fulvus Aegypius monachus Circaetus gallicus Circus aeruginosus Circus cyaneus Circus macrourus Circus pygargus Accipiter gentilis Accipiter nisus Accipiter brevipes Buteo buteo Buteo rufinus Aquila pomarina Aquila clanga Aquila nipalensis Aquila heliaca Aquila chrysaetos Hieraaetus pennatus Hieraaetus fasciatus Pandion haliaetus Falco naumanni Falco tinnunculus Falco vespertinus Falco columbarius Falco subbuteo Falco biarmicus Falco cherrug Falco peregrinus Tetraogallus caspius Alectoris chukar Perdix perdix Coturnix coturnix Rallus aquaticus Porzana porzana Porzana parva Porzana pusilla Crex crex Gallinula chloropus Fulica atra Grus grus G. virgo (Anthropoides virgo) Tetrax tetrax Otis tarda Haematopus ostralegus Himantopus himantopus Burhinus oedicnemus Glareola pratincola Glareola nordmanni Charadrius dubius Charadrius hiaticula Charadrius alexandrinus Vanellus spinosus Vanellus vanellus Calidris minuta 49 KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA ── ── ── ── KA KA KA KA ── ── KA KA KA KA ── KA KA KA KA KA KA KA KA ── KA A.3 A.2 A.2 A.4 A.3 A.1.2 A.1.2 A.1.2 A.1.2 A.3 A.2 A.3 A.3 A.3 B.1.2 A.1.2 A.1.2 A.1.2 A.3 A.1.2 A.1.2 A.2 A.2 B.3 B.1.2 A.3.1 A.2 A.1.2 A.1.2 A.1.2 A.2 A.2 A.3 A.3 A.2 A.1.2 A.1.2 A.1.2 A.3.1 A.5 A.3 A.2 A.2 A.2 A.3 A.3 A.2 A.3 A.2 A.3 B.3 A.4 A.3 A.5 B.5 EN LC NT LC LC LC NT LC LC LC LC LC LC LC VU LC VU LC LC LC LC VU LC NT LC LC LC VU LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC NT VU LC LC LC LC NT LC LC LC LC LC LC KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA KA KA KA KA KKA KKA KKA KKA KA KA KKA KKA KA KKA KA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA KKA EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK I EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK I EK I ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── EK II EK II EK II EK II ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G L L G G L G G G G G L G G Sarı bacaklı kumkuşu Kara karınlı kumkuşu Döğüşkenkuş Küçük suçulluğu Suçulluğu Büyük suçulluğu Çulluk Çamurçulluğu Kervançulluğu Kara kızılbacak Kızılbacak Yeşilbacak Yeşil düdükçün Dere düdükçünü Karabaş martı Küçük gümüş martı Gümüş martı Gülen sumru Sumru Küçük sumru Ak kanatlı sumru Bağırtlak Kaya güvercini Gökçe güvercin Tahtalı Üveyik Guguk Peçeli baykuş İshakkuşu Puhu Kukumav Alaca baykuş Kulaklı orman baykuşu Kır baykuşu Çobanaldatan Ebabil Ak karınlı ebabil Yalıçapkını Arıkuşu Gökkuzgun İbibik Yeşil ağaçkakan Orman ağaçkakanı Alaca ağaçkakan Ortanca ağaçkakan Küçük ağaçkakan Boğmaklı toygar Küçük boğmaklı toygar Bozkır toygarı Çorak toygarı Tepeli toygar Orman toygarı Tarlakuşu Kulaklı toygar Kum kırlangıcı Calidris temminckii Calidris alpina Philomachus pugnax Lymnocryptes minimus Gallinago gallinago Gallinago media Scolopax rusticola Limosa limosa Numenius arquata Tringa erythropus Tringa totanus Tringa nebularia Tringa ochropus Actitis hypoleucos Larus ridibundus Larus canus Larus cachinnans Sterna nilotica Sterna hirundo Sterna albifrons Chlidonias leucopterus Pterocles orientalis Columba livia Columba oenas Columba palumbus Streptopelia turtur Cuculus canorus Tyto alba Otus scops Bubo bubo Athene noctua Strix aluco Asio otus Asio flammeus Caprimulgus europaeus Apus apus Tachymarptis melba Alcedo atthis Merops apiaster Coracias garrulus Upupa epops Picus viridis Dendrocopos major Dendrocopos syriacus Dendrocopos medius Dendrocopos minor Melanocorypha calandra Melanocorypha bimaculata Calandrella brachydactyla Calandrella rufescens Galerida cristata Lullula arborea Alauda arvensis Eremophila alpestris Riparia riparia KA KA ── ── ── KA ── ── ── ── ── ── KA KA ── ── ── KA KA KA KA ── ── ── ── ── KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA ── ── ── KA KA 50 B.3 B.5 B.4 B.1.2 B.3.1 A.3 B.3 B.4 B.3 B.4 A.4 B.3.1 B.2 A.3 A.5 B.2 A.4 A.4 A.3 A.3.1 A.4 A.3 A.5 A.3.1 A.4 A.3.1 A.2 A.1.2 A.2 A.1.2 A.2 A.2 A.2 A.1.2 A.1.2 A.3.1 A.3.1 A.2 A.3.1 A.2 A.2 A.2 A.3 A.2 A.1.2 A.1.2 A.5 A.3 A.3 A.3 A.3 A.3 A.4 A.3.1 A.5 LC LC LC LC LC NT LC NT NT LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC NT LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC KKA KKA KA KA KA KKA / TR KA KA KA KA KA KA KKA KKA KA KA KA KKA KKA KKA KKA KKA / TR KA KA ── KA KA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA KKA KKA KA KA KA KKA KKA ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── EK II EK II EK II EK II EK II EK II EK II ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── L G G G G G G G G G G L G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G Kaya kırlangıcı Kır kırlangıcı Ev kırlangıcı Kır incirkuşu Ağaç incirkuşu Çayır incirkuşu Dağ incirkuşu Sarı kuyruksallayan Dağ kuyruksallayanı Ak kuyruksallayan Derekuşu Çıtkuşu Dağbülbülü Sürmeli dağbülbülü Büyük dağbülbülü Çalı bülbülü Kızılgerdan Bülbül Mavigerdan Taş bülbülü Kara kızılkuyruk Kızılkuyruk Çayır taşkuşu Taşkuşu Boz kuyrukkakan Kuyrukkakan Kara kulaklı kuyrukkakan Ak sırtlı kuyrukkakan Kızılca kuyrukkakan Taşkızılı Gökardıç Boğmaklı ardıç Karatavuk Tarla ardıcı Öter ardıç Kızıl ardıç Ökse ardıcı Kamışbülbülü Bataklık kamışçını Bıyıklı kamışçın Kındıra kamışçını Çalı kamışçını Saz kamışçını Büyük kamışçın Ak mukallit Pembe göğüslü ötleğen Ak gözlü ötleğen Küçük akgerdan Akgerdan Kara başlı ötleğen Ardıç bülbülü Çıvgın Çalıkuşu Alaca sinekkapan Uzun kuyruklu baştankara Hirundo rupestris Hirundo rustica Delichon urbicum Anthus campestris Anthus trivialis Anthus pratensis Anthus spinoletta Motacilla flava Motacilla cinerea Motacilla alba Cinclus cinclus Troglodytes troglodytes Prunella modularis Prunella ocularis Prunella collaris Erythropygia galactotes Erithacus rubecula Luscinia megarhynchos Luscinia svecica Irania gutturalis Phoenicurus ochruros Phoenicurus phoenicurus Saxicola rubetra Saxicola torquatus Oenanthe isabellina Oenanthe oenanthe Oenanthe hispanica Oenanthe finschii Oenanthe xanthoprymna Monticola saxatilis Monticola solitarius Turdus torquatus Turdus merula Turdus pilaris Turdus philomelos Turdus iliacus Turdus viscivorus Cettia cetti Locustella luscinioides Acrocephalus melanopogon Acrocephalus schoenobaenus Acrocephalus palustris Acrocephalus scirpaceus Acrocephalus arundinaceus Hippolais pallida Sylvia mystacea Sylvia hortensis Sylvia curruca Sylvia communis Sylvia atricapilla Phylloscopus nitudus Phylloscopus collybita Regulus regulus Ficedula semitorquata Aegithalos caudatus 51 KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA ── KA KA KA ── ── ── ── ── KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA KA ── A.5 A.5 A.3 A.2 A.3 A.3 A.3 A.3.1 A.2 A.3.1 A.1.2 A.1.2 A.1.2 A.2 A.1.2 A.3 A.3 A.2 A.2 A.1.2 A.2 A.3 A.3 A.3 A.3 A.3 A.2 A.1.2 A.2 A.1.2 A.1.2 A.1.2 A.3 B.2 A.2 B.2 A.2 A.2 A.2 A.2 A.2 A.3 A.2 A.3 A.3 A.2 A.2 A.2 A.3 A.2 A.2 A.3.1 A.1.2 A.3 A.2 LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC NT LC KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA KA KKA KKA KA KA KA KA KA KA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── G G G G G G G G G G G G G G G L G G G G G G G G L G G G G G G G G G G G G G G L G G G G G L G G G G G G G G G Ak yanaklı baştankara Çam baştankarası Mavi baştankara Büyük baştankara Anadolu sıvacısı Sıvacı Büyük kaya sıvacısı Kaya sıvacısı Duvar tırmaşıkkuşu Çulhakuşu Sarıasma Kızıl sırtlı örümcekkuşu Kara alınlı örümcekkuşu Büyük örümcekkuşu Maskeli örümcekkuşu Alakarga Saksağan Sarı gagalı dağ kargası Kırmızı gagalı dağ kargası Küçük karga Ekin kargası Sis kargası Kuzgun Sığırcık Alasığırcık Serçe Ağaç serçesi Kaya serçesi Kar serçesi İspinoz Dağ ispinozu Kara iskete Küçük iskete Florya Saka Kara başlı iskete Ketenkuşu Sarı gagalı ketenkuşu Çaprazgaga Alamecek Çütre Şakrak Kocabaş Alaca çinte Sarı çinte Kaya çintesi Boz çinte Kirazkuşu Bataklık çintesi Kara başlı çinte Tarla çintesi Parus lugubris Parus ater Parus caeruleus Parus major Sitta krueperi Sitta europaea Sitta tephronota Sitta neumayer Tichodroma muraria Remiz pendulinus Oriolus oriolus Lanius collurio Lanius minor Lanius excubitor Lanius nubicus Garrulus glandarius Pica pica Pyrrhocorax graculus Pyrrhocorax pyrrhocorax Corvus monedula Corvus frugilegus Corvus cornix Corvus corax Sturnus vulgaris Sturnus roseus Passer domesticus Passer montanus Petronia petronia Montifringilla nivalis Fringilla coelebs Fringilla montifringilla Serinus pusillus Serinus serinus Carduelis chloris Carduelis carduelis Carduelis spinus Carduelis cannabina Carduelis flavirostris Loxia curvirostra Rhodopechys sanguineus Carpodacus erythrinus Pyrrhula pyrrhula Coccothraustes coccothraustes Plectrophenax nivalis Emberiza citrinella Emberiza cia Emberiza cineracea Emberiza hortulana Emberiza schoeniclus Emberiza melanocephala Miliaria calandra 52 KA KA KA KA KA KA KA KA ── ── KA KA KA KA KA ── ── KA KA ── ── ── ── ── KA ── ── KA KA ── ── KA KA KA KA KA KA KA KA ── KA ── KA KA KA KA KA ── KA KA ── A.2 A.3 A.2 A.3.1 A.2 A.3 A.2 A.2 A.2 A.2 A.2 A.3 A.3 A.1.2 A.2 A.3.1 A.5 A.3 A.3 A.5 A.5 A.5 A.5 A.5 A.4 A.5 A.3 A.3 A.2 A.4 A.3 A.3 A.3 A.3 A.3.1 A.3 A.3 A.3 A.3 A.3 A.2 A.2 A.3 A.3 A.2 A.2 A.2 A.3 A.3 A.4 A.4 LC LC LC LC NT LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC LC NT LC LC LC LC KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA KKA KKA KKA KKA KKA ── ── KKA KKA ── ── ── KA ── KKA ── KA KKA KKA KA KA KA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KKA KA KKA KA KKA KKA KKA KKA KKA KA KKA KKA KA ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── G G G G G G L G G L G G G L G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G G L L G G G L G G Sürüngenler Tablo 8. Sahanın sürüngenleri ve koruma durumları (Başkaya, 2011). SÜRÜNGENLER Türkçe Adı Bilimsel Adı OSB IUCN Yaygın tosbağa Benekli kaplumbağa Geniş parmaklı keler Dikenli Keler Bozkır Keleri Kaya Kertenkelesi Kaya Kertenkelesi Kayseri Kertenkelesi Cüce Kertenkele Büyük Yeşil Kertenkele Tarla Kertenkelesi Oluklu Kertenkele Kör Yılan Mahmuzlu Yılan İnce Yılan Kırmızı Yılan Uysal Yılan Kafkas Yılanı Sarı Yılan Yarı Sucul Yılan Su Yılanı Koca Engerek Testudo graeca Emys orbicularis Hemidactylus turcicus Agama stellio (Laudakia stellio) Trapelus ruderata Lacerta saxicola (Darevskia saxicola) Lacerta valentini (Darevskia valentini) Apathya cappadocica (L. cappadocica) Parvilacerta parva (Lacerta parva) Lacerta trilineata Ophisops elegans Ophisaurus apodus (Pseudopus apodus) Typhlops vermicularis Eryx jaculus Coluber najadum Dolichophis schmidti (Coluber schmidti) Eirenis modestus Elaphe hohenackeri Elaphe quatuorlineata Natrix natrix Natrix tessellata Vipera lebetina (Macrovipera deserti) KA KA KA KA KA ── KA KA KA ── KA KA KA KA KA KA ── KA KA KA KA KA VU KKA/TR LR/NT KKA LC KA ── KA ── KA LC KA LC KA LC KA LC KKA LC KA ── KA ── KA ── KA ── KA LC KA LC KA LC KA ── KA NT KKA LC KA LC KA NT KKA BERN CITES EK II ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── ── EK II ── ── ── ── ── ── ── ── Gözlem / Literatür G G L L L G L L L L L L L G G L G L L G G L İkiyaşamlılar Tablo 9. Sahanın ikiyaşamlıları ve koruma durumları (Başkaya, 2011). AMFİBİLER Türkçe Adı Bilimsel Adı Gece kurbağası Pseudepidalea viridis (Bufo viridis) ── LC KKA ── Gözlem / Literatür G Ağaç kurbağası Hyla arborea ── LC KKA ── G Ova kurbağası Pelophylax ridibundus (Rana ridibunda) ── LC KA ── G Şeritli kurbağa Rana camerani ── LC KA ── L OSB 53 IUCN BERN CITES AÇIKLAMALAR : OSB Orman ve Su İşleri Bakanlığınca Koruma Altına Alınan Türler (KA : Koruma Altında) IUCN'e Göre Tehlike Durumu EN : Nesli Tehlike Altında VU : Hassas Durumda, Narin, Zarar Görebilir IUCN NT : Tehlike Altına Girmeye Yakın LC : En Az Endişe Veren, En Düşük Riske Sahip Avrupanın Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarını Koruma Sözleşmesine Göre Koruma Durumu KA : Koruma Altında BERN KKA : Kesin Koruma Altında KKA/TR : Türkiye'nin İtiraz Ettiği, Kesin Koruma Altına Alınamayacak Olan Tür Nesli Tehlikede Olan Yabani Hayvan ve Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşmeye Göre Durumu Ek I : Nesli Yokolma Tehdidi Altındaki Türler, Sadece İstisnai Durumlarda Ticaretine İzin CITES Verilebilen Türler Ek II : Nesilleri Mutlak Yok Olma Tehlikesi Altında Olmamakla Birlikte, Nesillerini Tehlikeye Sokacak Kullanımları Engellemek İçin Kontrollü Ticarete Konu Türler Gözlem/ Sahadaki varlığı bizzat gözlenen (G) veya Literatüre göre sahada var olduğu belirtilen (L) türler Literatür TD Türkiye'deki Tehlike Durumu (Kiziroğlu, İ., 2008) A : Türkiye'de Kuluçkaya Yatan, Yerli veya Yaz Göçmeni Türler A.1.0 : Doğal Yaşam Ortamlarında Yok Olmuş Türler (IUCN'e göre, Dünya'da Nesli Tükenmiş, EX : Extinct) A.1.1 : Doğal Populasyonları Şu Anda Tükenmiş veya En Az Son Onbeş - Yirmibeş Yıldan Beri Doğal Yaşam Ortamlarında Görülemeyen, Kafes vd Yapay Ortamlarda Yaşayan Türler (IUCN'e göre, Doğada Tükenmiş, EW : Extinct in Wild) A.1.2 : Yaşadığı Bölgede 1 Birey - 10 Çift (20 Birey) ile Temsil Edilen Türler (IUCN'e göre, Vahim Durumda, Aşırı Tehlike Altında, CR : Critically Endangered) A.2 : Yaşadığı Bölgede 11 - 25 Çift (22-50 Birey) ile Temsil Edilen Türler (IUCN'e göre, Tehlike Altında, EN : Endangered) A.3 : Yaşadığı Bölgede 26 - 250 Çift (52-500 Birey) ile Temsil Edilen Türler (IUCN'e göre, Hassas, Narin, Zarar Görebilir, VU : Vulnerable) A.3.1 : Yaşadığı Bölgede 251 - 500 Çift (502-1000 Birey) ile Temsil Edilen ve Populasyonları Azalan Türler (IUCN'e göre, D : Declining) A.4 : Yaşadığı Bölgede 501 - 5000 Çift (1002-10000 Birey) ile Temsil Edilen ve Populasyonlarında Lokal Bir Azalma Olan Türler (IUCN'e göre, Tehlike Altına Girmeye Yakın, NT (Near Threatened) R (Rare) A.5 : Gözlenen Populasyonlarında Henüz Azalma ve Tükenme Tehdidi Olmayan Türler (IUCN'e göre, En Az Endişe Veren, En Düşük Riske Sahip, LC : Least Concern) A.6 : Hakkında Yeterli Veri Bulunmayan, Rastlantısal Türler (IUCN'e göre, Yetersiz Veri Bulunan, DD : Data Deficient) A.7 : Hakkında Güvenilir Veri Bulunmadığı İçin Değerlendirme Yapılamayan Türler (IUCN'e göre, Değerlendirilmemiş, NE : Not Evaluated) B : Kış Ziyaretçisi veya Transit Göçmen Türler B.1.0 : Daha Önceleri Türkiye'de Kışlayan Ancak Bugün Yok Olmuş Olan Türler (IUCN'e göre, Dünya'da Nesli Tükenmiş, EX : Extinct) B.1.1 : Doğal Populasyonları Şu Anda Tükenmiş veya En Az Son Onbeş - Yirmibeş Yıldan Beri Doğal Yaşam Ortamlarında Görülemeyen, Kafes vd Yapay Ortamlarda Yaşayan Türler (IUCN'e göre, Doğada Tükenmiş, EW : Extinct in Wild) B.1.2 : Yaşadığı Bölgede 1 Birey - 10 Çift (20 Birey) ile Temsil Edilen Türler (IUCN'e göre, Vahim Durumda, Aşırı Tehlike Altında, CR : Critically Endangered) B.2 : Yaşadığı Bölgede 11 - 25 Çift (22-50 Birey) ile Temsil Edilen Türler (IUCN'e göre, Tehlike Altında, EN : Endangered) B.3 : Yaşadığı Bölgede 26 - 250 Çift (52-500 Birey) ile Temsil Edilen Türler (IUCN'e göre, Hassas, Narin, Zarar Görebilir, VU : Vulnerable) B.3.1 : Yaşadığı Bölgede 251 - 500 Çift (502-1000 Birey) ile Temsil Edilen ve Populasyonları Azalan Türler (IUCN'e göre, D : Declining) B.4 : Yaşadığı Bölgede 501 - 5000 Çift (1002-10000 Birey) ile Temsil Edilen ve Populasyonlarında Lokal Bir Azalma Olan Türler (IUCN'e göre, Tehlike Altına Girmeye Yakın, NT (Near Threatened) R (Rare) B.5 : Gözlenen Populasyonlarında Henüz Azalma ve Tükenme Tehdidi Olmayan Türler (IUCN'e göre, En Az Endişe Veren, En Düşük Riske Sahip, LC : Least Concern) B.6 : Hakkında Yeterli Veri Bulunmayan, Rastlantısal Türler (IUCN'e göre, Yetersiz Veri Bulunan, DD : Data Deficient) B.7 : Hakkında Güvenilir Veri Bulunmadığı İçin Değerlendirme Yapılamayan Türler (IUCN'e göre, Değerlendirilmemiş, NE : Not Evaluated) 54 Çat YHGS’deki Yaban Hayvanlarından (Fauna) Bazıları (Fotoğraflar: Şağdan Başkaya) Çengel boynuzlu dağ keçisi Çengel boynuzlu dağ keçisi Çengel boynuzlu dağ keçisi (juzaphoto.com) Yaban keçisi Yaban keçisi Yaban keçisi 55 Karaca Yaban domuzu Ayı Kurt Yaban tavşanı Kirpi Orman faresi Sincap 56 Altın Kartal Altın Kartal Beyaz akbaba Kara akbaba Yılan kartalı Kızıl çaylak 57 Kızıl şahin Atmaca Delice doğan Puhu Halkalı küçük cılıbıt Yeşilbaş ördek (erkek ve dişi) Angıt Saksağan 58 Gri balıkçıl Kızılkuyruk Çütre Anadolu sıvacısı Guguk kuşu Keten kuşu Kırlangıç Kız kuşu 59 Küçük karga Gök kuzgun Gece kurbağası Küçük engerek Uysal yılan Benekli kaplumbağa Balıklar Erzurum İli Çat ilçesi de “Erzurum-Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahası” (YHGS) sınırlarında Haziran - Kasım 2011 tarihleri arasında yerinde örneklemeler yapılmıştır. Çat Deresi ve kolları üzerinde 5 farklı istasyondan balık örnekleri alınmıştır. Balık örneklerini yakalamak amacıyla elektroşok cihazı kullanılmıştır (Şekil 22). 60 Şekil 22. Sahada balık örneklemesi ve yakalanan doğal alabalık örneği Saha sınırları içerisindeki akarsulardan temin edilen 11 balık türü aşağıda verilmiştir. 1- Kahverengi alabalık (Doğal alabalık) (Salmo trutta): Kahverengi alabalıklar, Dünya’da en iyi tanınan balık türlerinden birisidir. Hızlı akan sulardan, göllere ve denizlere kadar, diğer balık türlerine göre çok farklı ve oldukça zor coğrafik koşullarda yaşarlar. Kahverengi alabalıklar uzunca ve yanlardan biraz basık bir vücuda sahiptir. Kuyruk, hızlı akan ve kaynağa yakın sularda yaşayanlarda çatallı, diğerlerinde düzdür. Kahverengi alabalık genel olarak oldukça fazla büyüyebilir. Vücudun şekli ve büyüklüğü ise balığın cinsiyetine ve yaşama ortamına göre büyük değişiklik gösterir. Kaynağa yakın hızlı akan sulardaki alabalıklar nispeten daha küçüktür. Özellikle denize (Salmo trutta labrax, Salmo trutta caspius) ve göllere göçenlerinin (Salmo trutta lacustris, Salmo trutta abanticus) büyüklüğü 140 cm boy ve 50 kg’dan fazla ağırlığa kadar ulaşabilir. Hızlı akan kaynaklarda yaşayanları ise (Salmo trutta fario) maksimum 2,3–3,2 kg ağırlığa kadar büyüyebilir. Genel olarak aynı yaştaki erkek ve dişi kahverengi alabalıklardan dişi olanlar daha büyüktür. Deniz ve göl sistemlerinin aksine, kahverengi alabalıklar çok küçük sularda ve uygun olmayan koşullarda da yaşamlarını sürdürebilmektedirler ve bu stoklar yavaş büyüme hızına sahiptir. Su kaynağı nispeten daha düzgün ve sakin aktığı aşağı kısımlarında yaşayanlara göre daha küçük boydadırlar. 2- Sarıbalık (Capoeta sp.): Capoeta cinsi Anadolu’da çok geniş bir yayılış göstermektedir. İç sularda hem ticari avcılıkta hem de olta balıkçılığında önemli bir türdür. Capoeta türlerinin bireyleri derelerin yukarı bölgelerindeki alabalık zonlarına kadar dağılım gösterdikleri gibi, çok daha aşağı yaşayabilmektedirler. 61 kesimlerde ve ılık sularda da En fazla 36 cm boy ve 1 kg ağırlığa kadar ulaşabilir. Ortalama olarak 15-20 cm, boyda olurlar. Eti lezzetli ve ekonomik önemi olan bir balıktır. Ülkemizde üreme zamanları Nisan-Temmuz arasıdır. İyi büyürler ve yüksek adaptasyon kabiliyetlerine sahiptirler. 3- Tatlısu kolyozu (Chalcalburnus chalcoides): Gümüş balığı olarak da adlandırılmaktadır. Boyu küçük olup, en fazla 30-40 cm kadardır. Akarsu ve göllerin parlak yüzeylerini tercih ederler. Göllerde yaşayan populasyonları, Mayıs ile Temmuz ayları arasında, yumurtalarını bırakmak üzere göllere dökülen akarsulara göç ederler. 4- Bıyıklı balık (Barbus plebejus): Bu tür, 80 santim uzunluğa ve 11 kilo ağırlığa kadar büyüyebilirler. Bıyıklı balık, tipik bir dip balığıdır ve dibi çakıl taşları ya da kum ile örtülü olan çok akıntılı akarsuları tercih eder. Çok yavaş büyürler ve etleri çok yumuşaktır. Etleri çok lezzetli olmasına rağmen çok fazla sayıda küçük kılçıkları bulunmaktadır. Bundan dolayı yerken rahatsızlık verebilmektedir. Ancak olta balıkçılığında önemli yer tutmaktadır. Üremeleri Mayıs ve Haziran aylarında olur. Bu dönemlerde güzel görünüşlü olan havyarları ve karın etleri zehirlidir. 5- Tatlısu kefali (Squalis cephalus): Yavaş akan akarsular, nehirlerin zemini çakıllı yerleri ve göllerde yaşayan tatlı su kefalinin küçükleri sürüler halinde kenar bölgelerde, büyükleri ise serbest sularda gezerler. 1500 m yüksekliklere kadar bulunabilmektedir. Akarsuları seven bu balıklar, durgun ve berrak suyu bulunan göl ve göletlerde de bulunmaktadır. Ortalama uzunluk 30-50 cm, ortalama ağırlık ise 0,5-1 kg’dır. En çok 80 cm boya, ağırlıkları ise 4 kg’a kadar ulaşabilir. Çevik ve ürkek bir balıktır. Yumurtlama mevsimi Nisan – Haziran ayları arasına rastlar. Taze olarak tüketilir. Bölgesel olarak ekonomik önemi vardır. 6- Noktalı inci balığı (Alburnus bipunctatus): Boyları ortalama 15-20 cm dir. Çok nadir 25 cm boylardaki bireylere rastlanır. Üremeleri Nisan-Haziran aylarında olur. Yapışkan olan yumurtalarını nehirlerin giriş veya çıkışındaki kıyıların kumluklarına, taşlara ya da su bitkilerine bırakır. 7- Vantuzlu balık (Glyptothorax sp.): Vücudun alt tarafında balığın yere yapışmasını sağlayan vantuz vardır. Tutunma vantuzu üzerinde tüberkül şeklinde kabarcık bulunursa bu balık Glyptothorax’dır. Ortalama boyları 10-12 cm kadardır. Maksimum 15 cm boya ulaşabilir. Ülkemizde 2 türü doğal olarak akarsularımızda bulunur. Anadolu'nun özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgelerine özgü bir türdür. Hızlı akan derelerin akıntılı kısımlarında kayalara kendilerini vantuzları sayesinde tutturarak yaşarlar. 62 8-Çöpçü balığı (Orthrias panthera anhorae): Genellikle hızlı akan sularda yaşayan küçük vücutlu balıklardır. Kayalara tutunarak yaşarlar. Bu tür, genellikle temiz ve serin olan nehir ve çayların bilhassa yavaş akan çakıllı-kumlu zeminlerinde yaşarsa da, bazen göllerin fazla derin olmayan kıyı zonlarında da bulunur. Gececi özellikte olup gündüzleri daima taşlar altında gizlenen ve sedenter olarak yaşayan bir zemin balığıdır. Temiz suları tercih etmekle beraber, kirliliğe karşı da çok dayanıklı olduğundan, oksijenin eser halde bulunduğu ortamlarda bile uzun süre yaşayabilir. Vücut uzunluğu en fazla 8-9 cm kadardır. Yumurtlama dönemi Mayıs-Temmuz aylarında olur. 9- İnci balığı (Alburnus filippii): Boyları en fazla 15-16 cm kadardır. Vücut rengi sırtta gri-esmer, karın tarafında ise gümüşi- beyazdır. 10- Karaburun (Chondrostoma regium): Boyları 25 cm kadardır. Vücut rengi sırtta yeşilimsi kahverengi olup, ışıkta mavimsi yansımalar gösterir. 11- Ak Balık (Leuciscus lepidus): Akarsu ve göllerde yayılış gösterir. Boyları 2530 cm ve ağırlıkları 2-3 kg kadardır. Su bitkileri, küçük omurgasızlar hayvanlar ve balık yavrularını yem olarak tüketirler. Vücut rengi açık olduğundan halk tarafından da ak balık olarak adlandırılmıştır. Balıkçılar tarafından avlanılmakta ve eti tüketilmektedir. Sahada yakalanan Doğal alabalık örnekleri Sarı balık Tatlısu kolyozu Bıyıklı balık Tatlısu kefali Noktalı inci balığı Vantuzlu balık 63 Çöpçü balığı İnci balığı Karaburun balığı Ak balık Salmo trutta türü için IUCN listesinde düşük seviyede nesli tehlike altındaki tür olarak listelenmiş olmasına rağmen buradaki türün bu türün alt türü olan Salmo trutta macrostigma olduğu ve nesli tehlike altında olan türler sınıfına dahil olduğu ve ülkemiz stokları çok fazla sömürülmüştür. Aynı şekilde Bıyıklı balık (Barbus plebejus) nesli tehlike altında olan türler sınıfına dahil olduğu bildirilmektedir. Glyptothorax sp. bazı türleri farklı seviyede nesli tehlike altındaki tür olarak sınıflandırılmıştır. Capoeta sp. bazı türleri için IUCN listesinde nesli tehlike altında olan türler olarak verilmekle birlikte buradaki türün Capoeta capoeta türü olduğu düşünülmektedir. Cyprinid balıklardan olan Tatlısu kolyozu (Chalcalburnus chalcoides), Tatlısu kefali (Squalis cephalus ), Noktalı İn balığı (Alburnus bipunctatus), İnci balığı (Alburnus filippii), Karaburun (Chondrostoma regium), Ak balık (Leuciscus lepidus) ve Cobidae’lerden Çöpçü balığı (Orthrias panthera anhorae) nesli tehlike altında olmayan türler olarak bildirilmektedir. Ancak belirtilen bu türlerle ilgili daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Av sirkülerlerinde ilgili türlerle alakalı olarak üreme dönemlerini kapsayacak şekilde avcılık faaliyetleri yasaklanmıştır. 64 1.3.5. Hedef Tür 1.3.5.1. Çengel boynuzlu dağ keçisi (Rupicapra rupicapra) 1.3.5.1.1. Sistematikteki Yeri YHGS’nin hedef türünü oluşturan Çengel boynuzlu dağ keçisi [Rupicapra rupicapra (L., 1758)]'nin sistematikteki yeri için, cins düzeyine kadar, Grizimeks (1977), tür ve alttür düzeyinde ise Lovari (1987) ve Masini ve Lovari (1988) esas alınmıştır. Rupicapra cinsinin günümüzde, iki türü ve bu türlere ait 10 alt türünün varolduğu kabul edilmektedir. Sınıf Takım Alt Takım Familya Alt Familya Cins : Mammalia : Artiodactyla : Ruminantia : Bovidae : Caprinae : Rupicapra Tür : rupicapra Alt Tür : rupicapra, asiatica, caucasica, cartusiana, tatrica, carpatica, balcanica Tür : pyrenaica Alt Tür : pyrenaica, parva, ornata Rupicapra cinsinin dahil olduğu, Caprinae altfamilyasına ait günümüzde 11 cins bulunmaktadır. Bu cinslere ait türler Tablo 11’de, yaklaşık vücut ölçüleri ise Şekil 23’de görülmektedir. Tablo 10. Caprinae alt familyasına ait cins ve türler Cins Nemorhaedus Capricornis Oreamnos Rupicapra Ovibos Budorcas Ammotragus Pseudois Hemitragus Capra Ovis Tür oral sumatraensis crispus americanus rupicapra pyrenaica moschatus taxicolor lervia nayaur jemlahicus hylocrius jayakeri aegagrus ibex falconeri pyrenaica cylindricornis hircus canadensis dalli nivicola ammon orientalis aries 65 Rupicapra türleri, dağda yaşayan, orta boyutlu ungulatalar olup, Güney Avrupa, Balkanlar ve Yakın Doğu'nun orta ve yüksek dağlık bölgelerinin çoğunda yayılış göstermektedir. Yayılış alanının kuzeydoğusunda yaklaşık 491500 bireyinin (Rupicapra rupicapra) ve güneybatısında ise 46350 bireyinin (Rupicapra pyrenaica) bulunduğu tahmin edilmektedir. Çengel boynuzlu dağ keçisi, kayalık dağlardaki yaşama çok iyi uyum sağlamıştır ve çok soğuk-yağışlı bölgelerde çok iyi gelişme göstermektedir. Şekil 23. Caprinae alt familyasına ait cinslerin yaklaşık vücut ölçüleri (A: Nemorhaedus, B: Capricornis sumatraensis, C: Capra aegagrus, D: Ammotragus lervia, E: Rupicapra rupicapra, F: Capra falconeri, G: Hemitragus jemlahicus, H: Budorcas taxicolor, J: Oreamnos americanus, K: Ovis ammon ammon, L: Ovibos moschatus. 66 Lydekker (1913), bütün Çengel boynuzlu dağ keçisi alt türlerini R.rupicapra türüne ait olarak göstermiştir, ancak Camerano (1914), Çengel boynuzlu dağ keçilerini üç ayrı tür olarak tanımlamıştır. Bunlar, R.rupicapra, R.pyrenaica ve R.ornata türleridir. Couturier (1938) ve Dolan (1963) sadece R.rupicapra türü ile bu türe ait on farklı alttür olarak kabul etmiştir. Lovari (1987) ise Çengel boynuzlu dağ keçisi (Rupicapra) cinsini günümüzde genel olarak kabul gören R.rupicapra türüne ait yedi alt tür ve R.pyrenaica türüne ait üç alttür olarak tanımlamıştır. Bunlar, R.pyrenaica türüne ait olan R. p. parva (Cabrera 1911), R. p. pyrenaica (Bonaparte 1845), R, p. ornata (Neumann 1899) ve R.rupicapra türüne ait R. r.cartusiana Couturier 1938, R. r. rupicapra (Linneaus 1758), R. r. tatrica Blahout 1971, R. r. carpatica Couturier 1938, R. r. balcanica Bolkay 1925, R.. r. caucasica (Lydekker 1910), R. r. asiatica (Lydekker 1908). Bununla birikte son yıllardaki bulgular, Fransa-İberya'da ve İtalya yarımadasında bulunan Çengel boynuzlu dağ keçilerinin şaşılacak derecede birbirine benzediklerini göstermiştir. Buralarda yayılış gösteren Çengel boynuzlu dağ keçileri, R.pyrenaica türü altında toplanmaktadır. Bununla birlikte, elektroforetik bulgular, Kantabriya ve Pireneler'in Çengel boynuzlu dağ keçilerinin genetik olarak birbirine benzediklerini göstermiştir. Fernandez-Lopez ve Garcia-Gonzalez (1986), boynuz ve kafatası ölçülerindeki küçük bazı farklara rağmen buradaki Çengel boynuzlu dağ keçilerini bir alttür (R.p.pyrenaica)'de toplamaktadırlar. Bu durum, Couturier (1938)'in önerisini de desteklemektedir. Lovari ve Scala (1984), R.r.caucasica ve R.r.asiatica'yı, asiatica adı altında birleştirmek için nedenlerin varolduğunu ortaya koymuşlardır R.r.asiatica'nın postu koyu duman kahverengindedir. R.r.caucasica'nın postu ise açık benekli kahverengi, ancak R.r.rupicapra'ya göre daha açık renklidir. R.r.caucasica'nın postu kışın koyu kahverengi bir renk alır. Koyu göz bandı, asiatica'da yukarı ve aşağı doğru kesin sınırlı iken, caucasica'da bilinmemektedir. Boyun lekeleri asiatica'da çok küçük sarı-beyaz renkte iken caucasica'da yukarı doğru beyaz, aşağı doğru açık sarı renktedir. Kuyruk rengi asiatica'da koyu kahverengi, caucasica'da ise siyah'tır. Boynuzlar asiatica'da birçok alttürdekinden küçük, ince, az paralel ve biraz açılmakta, çengeller iyi gelişmiş ve az dikey vaziyette iken, caucasica'da ise asiatica'dakinden daha küçük ve kalın olup, düşey ve daha bir az açıklığa sahiptirler (Şekil 24). 67 Şekil 24. R.r. caucasica (A) ve R.r.asiatica’nın (B) kafatası ve boynuz örnekleri Couturier (1938), R.r.caucasica'yı boynuz ve kafatası karakteristiklerinden dolayı farklı bir alttür olarak tanımlamıştır. Boynuz ölçümlerine göre yapılan bir çalışmada, Türkiye'den elde edilen 13 çift erkek ve 10 dişi asiatica boynuzunun, literatür ölçümleri ve müzelerden elde edilen 12 adet erkek caucasica boynuzu ile karşılaştırılarak, bu alttürler arasında fark olmadığı sonucuna varılmıştır. Bu sonuç, Camerano (1916) ve Kumerloeve (1975)'nin caucasica'nın asiatica ile grup oluşturabileceğine ilişkin hipotezlerini desteklemektedir. Heptner et al. (1966), geçmişte Kuzeydoğu Anadolu'da ayrı bir alttür olarak yaşamış olan R.r.caucasica'nın muhtemelen R.r.asiatica ile birleştiğini ileri sürmüştür. Bu iddia esas olarak R.r.asiatica'nın şimdiki yaşadığı alanın kuzeydoğusunda, Küçük Kafkaslar'daki Çengel boynuzlu dağ keçisi populasyonlarına aittir. Küçük Kafkaslar için R.r.asiatica'ya ait çok az kafatası materyali bulunmasına rağmen, sistematik açıdan çok önemli görülen Büyük Kafkaslar'ın Çengel boynuzlu dağ keçisine ait kafatası materyalleri ile henüz karşılaştırılmamıştırlar. R.r.caucasica'nın Borçka yöresinde belgelenmiş varlığı yanında 20. yüzyılın başlarında Artvin civarında bulunduğuna dair bilgiye rastlandığı belirtilmektedir. R.r.caucasica'nın boynuz ölçülerinin ortalama değerleri, R.r.asiatica'nın 68 ortalama boynuz ölçülerinden oldukça küçüktür. R.r.caucasica'nın boynuz ve kafatası ölçümlerinin analizi sonucunda cinsiyetler arasında yüksek oranda morfolojik farklar bulunduğu tespit edilmiştir. R.r.asiatica'nın erkeklerinde boynuzların taban kısımları dişilerinkinden daha kalındır. R.r.asiatica'nın boynuzları genellikle R.r.parva, R.r.pyrenaica ve R.r.caucasica hariç, diğer bütün alttürlerinkinden daha kısadır. 1.3.5.1.2. Morfolojisi ve Anatomisi 1.3.5.1.2.1. Vücut Yapısı Genel olarak vücut yüksekliği 70-80 cm, uzunluğu 120-130 cm, ağırlığı 35-50 kg ve kuyruk uzunluğu da 6-10 cm'dir (Şekil 25). Şekil 25. Çengel boynuzlu dağ keçisinin genel görünümü (Foto: Ş. Başkaya) 69 Boyunları ve ayakları ince ve uzundur. Gözleri oldukça büyüktür. Boynuzlar 22-30 cm uzunluğunda olup alından dik olarak çıkar. Hem erkek, hem de dişilerinde boynuz bulunmaktadır. Ayak tabanlarında bulunan yastıklar nedeniyle en sarp kayalardan dahi sıçrayarak, hareket edebilirler. 1.3.5.1.2.2. Post Rengi ve Kıl Yapısı Post rengi, yazın açık soluk kahverengi, kışın ise çok koyu siyaha yakın kahverengidir. Sırtlarında, omuz başından kuyruğa kadar siyah bir şerit uzanır. Yüzün, alından aşağı kısmı açık renklidir. Ağız kenarından gözün arkasına kadar, yanakta genişçe siyah bir bant vardır. Kulak altı ve göğüse kadar olan boyun altı kısmı, açık renklidir. Genellikle sık ve kısa kıllıdır (Şekil 26). Diğer Bovidae ve Cervidae'lerde olduğu gibi örtü kılları uzunca ve uzunlamasınadır. Bu kıllara, dalgalı iç kıllar ve çok ince pamuk kılları katılır. Uzun kıllar ve iç kılların uç kısımları sivridir. Bu kıllar hayvanın örtü kıllarını oluşturmaktadırlar. Pamuk kılları ise kendi içlerinde yuvarlanmışlardır. Kışın uzun kıllar ortalama 100 mm, en fazla 300 mm uzunluğunda olabilir ve dip kısımları 100-140 mikron kalınlığındadır. Bu kılların dip kısımları yaz kıllarına göre daha kalındır. Uzun kılların çoğu siyah renkte olup, boynun ön taraflarında, omuzlarda, göğüste ve göğsün yanlarında bulunur. Ayrıca kışın bir de keçi sakalı oluşmaktadır. Postun iç kılları koyu renklerden oluşur. Dip kısımları grimsi, açık sarı ve kirli beyazdır. Erginlerde postun açık alanlarında sarımsı renktedirler. Her biri 5-10 adet refakatçi tüye sahiptir. Vücut bölgelerine göre 20-40 mm uzunluğa erişebilirler. Dip çapları 110 mikron, oval olan kesitleri ise 120x95 mikrondur. İç kılların en sık olarak bulundukları yerler, sırtın üst kısımları, göğüs, karın, omuzlar ve ayna kısımlarıdır. İnce pamuk kılları ise yazın 10-15 mikron, kışın ise 30 mikron kalınlığında olabilirler. Sadece alnın üzerinde ve boynuzların civarında bulunmazlar. 1.3.5.1.2.3. Boynuz Yapısı ve Boynuzlardan Yaş Tespiti Çengel boynuzlu dağ keçisinin hem erkek hem de dişilerinde boynuz bulunmaktadır. Tabanları birbirine yakın olan boynuzlar, alından dik olarak çıkmakta ve uçları geriye doğru çengel gibi kıvrılmaktadır (Şekil 27). Dişilerin boynuzları küt bir kıvrılma yaparken, erkeklerin boynuzları daha keskin bir kıvrılma yapmaktadır (Şekil 28). Boynuzlar siyah renkli olup, dip kısımlarının çapı 2-3 cm, çevresi ise 7 cm kadardır. Boynuzları ortalama 22-26 cm olup, nadiren 30 cm kadar olabilir (Şekil 28). 70 Şekil 26. Çengel boynuzlu dağ keçisinin post görünümleri (Foto: Ş. Başkaya) Boynuzlar dermal kemikten yapılmış bir öz kısmına ve bu özü örten keratinden yapılmış bir kılıfa sahiptirler. Boynuzlar hiçbir zaman değiştirilemezler ve sürekli büyürler. Eğer kılıf, üzerinde bulunduğu kemikten kesilerek alınırsa, kabuğun, içinin boş bir kın olduğu görülür (Şekil 29). Boynuzun iç kısmındaki öz alından gelişir (Şekil 30). Düz konik şekilde olan öz kısmı, Rupicapra rupicapra tatrica'nın erkeklerinde 70 mm, dişilerinde ise 60 mm kadardır. 71 Şekil 27. Çengel boynuzlu dağ keçisinde boynuz şekli görünümleri Şekil 28. Çengel boynuzlu dağ keçisinde boynuz şekli 72 Şekil 29. Çengel boynuzlu dağ keçisinde boynuz boyuna kesiti Şekil 30. R.r.rupicapra'da boynuzun öz kısmının gelişimi (A: 9 aylık ♂, B: 3 yaşında ♂, C: 6 yaşında ♂) Rupicapra rupicapra rupicapra'nın boynuzlarındaki yıllık uzunluk artışı üzerine yapılan bir araştırmada boynuzların sabit artış büyüklüklerine ulaşana kadar yıllık uzunluk artışının birbirine eşit olmadığı ve yıllık uzunluk artış miktarının azaldığı saptanmıştır. Diğer bir çalışmada ise yıllık uzunluk artışının, birinci veya ikinci yıl erkek ve dişilerde 73 oldukça fazla, üçüncü yıl erkeklerde önemli ölçüde az, beşinci ve takip eden yıllarda ise her iki cinsiyette de önemli ölçüde fazla olduğu tespit edilmiştir. Boynuzlardaki yıllık uzunluk artış miktarı her iki cinsiyette de bir dizi iç ve dış faktörlere bağlı olan pozitif ve negatif uyartılara bağlıdır. Bu uyartıların başlangıcı, besin kompozisyonuna, kalori değerine ve besinlerin işe yaramasına, son bulması ise hastalıkların yanı sıra dişilerde gebelik ve emzirme ile erkeklerde ise kızışma ile olmaktadır. Rupicapra rupicapra rupicapra'nın boynuz büyümesi üzerine yapılan bir diğer çalışmada ise eşeyseldimorfizm bulunduğu tespit edilmiştir. İlk üç yıl boyunca erkeklerin boynuzları, dişilerin boynuzlarından daha hızlı büyürken, beş ve daha ileri yaşlardaki dişilerin yıllık ortalama boynuz büyümelerinin aynı yaşlı erkeklerden daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca aynı çalışmada, başka bir yerden getirilerek bir sahaya yerleştirilen bireyler ile yerli bireylerin boynuz büyümeleri karşılaştırılmış ve aralarında önemli bir fark olmadığı da tespit edilmiştir. R.r.rupicapra'nın Jeseniky Dağlarındaki sonradan sahaya yerleştirilmiş populasyonlarında boynuz uzunluğu ve boynuz çevresi üzerine yapılan bir araştırmada hem boynuz uzunluğu hem de çevresinin her iki cinsiyette de morfolojik olarak farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Ayrıca, aynı çalışmada her iki cinsiyette de sol boynuzun, sağ boynuzdan daha uzun olmasına sıkça rastlanmıştır. Başka bir çalışmada ise R.r.tatrica'da ilk iki yıl erkeklerin boynuzlarındaki yıllık uzunluk artışı, dişilerinkinden daha fazla olurken, bu durumun takip eden yıllarda ortadan kalktığı tespit edilmiştir. Rupicapra rupicapra balcanica’da ise ilk iki yıl çok hızlı, daha sonra ise daha yavaş boynuz büyümesi olduğu tespit edilmiştir. Bazen boynuzun iç kısmındaki özü de içerebilen kırıklar, çengel boynuzlu dağ keçisinin kayalardan veya buzlu yüzeylerden düşmesiyle oluşur. Bu tür kırıkların, düşen taşlardan dolayı oluşacağı sanılmamaktadır. Boynuzlar, kafatasını koruyan en önemli kısımlardır. Çengel boynuzlu dağ keçisinin boynuzları her yıl belirgin bir şekilde sadece ilkbahar ve sonbahar arasında büyür. Kış aylarında ise boynuz büyümesi durmayıp sadece yavaşlamaktadır. Boynuzlardaki büyüme ömür boyunca devam eder. Boynuzlardaki büyüme halkaları keskin bir hat ile birbirinden ayrılmıştır. Ancak, yavru ile bir yaşındaki genç bireyde bu ayrılığı tespit etmek oldukça zordur (Şekil 39). Büyüme halkalarının boyu bir diğeri ile ilişkilidir. İlk çıkan boynuz parçası en uzun kısım olup, ikinci yılda büyüyen kısım nadiren daha uzun olur. Boynuzlardaki yıllık uzunluk 74 artışları arasındaki fark, birinci yaştan sonra hızla azalır. Her bir büyüme segmentinin boyu birinci yaştan sonra hızla azalır. Sadece iki, üç ve dördüncü yaş halkaları nispeten geniştir. Bundan sonraki yaş halkaları çok dar olup "milimetrik halkalar" olarak adlandırılırlar (Şekil 31). Boynuz büyüme parçaları hayvanın yaşını tespit etmede önemli göstergelerdir. Yaş tespitinde boynuz büyüme parçalarındaki uzunluk artışının gittikçe azaldığı bilinmediği takdirde birçok hatalar yapılabilmektedir. Bir yaşındaki uzunca bir boynuza sahip olan genç erkekler olduklarından daha yaşlı zannedilirler. Çünkü genellikle bu hayvanın mevcut boynuz uzunluğuna rağmen hala bu kadar genç olacağına inanmak oldukça zordur (Şekil 31). Bazı durumlarda boynuz diplerindeki "süs halkaları"nın da sayılması ile yaş yanlış hesaplanmaktadır. Şekil 31. Çengel boynuzlu dağ keçisinde boynuz büyümesi Yaş tespitinin hatasız yapılabilmesi için, ilk dört yıla ait büyüme parçaları sayılırken burada milimetrik halka olmadığı unutulmamalıdır. Örneğin, birinci yıla ait büyüme parçasının ardından boynuz dibinde milimetrik halka veya benzeri bir oluşum aranmamalıdır. Milimetrik halkaların ilk dört yıla ait halkalardan sonra oluştuğu bilinmelidir. Büyüme parçasının doğru belirlenmesi, doğru yaş tespitinin ilk aşamasıdır. Sadece tamamlanmış olan yıllar sayılmalıdır. Yavru, sıfır yaşındadır, yavru boynuz parçası bulunan genç ise bir yaşındadır. 75 Bir çengel boynuzlu dağ keçisi, kendi yaşından bir fazla boynuz büyüme parçasına sahiptir. Örneğin, bir yaşındaki bir hayvan yavru boynuz parçası ve bir yaşındaki genç bireyin büyüme parçası olmak üzere iki büyüme parçasına sahiptir. Eğer bu birey Kasım'da avlanırsa, kesinlikle yaşı 18 ay (1 yıl + 6 ay)'dır. Burada yaşı söylerken sadece tamamlanmış olan yıllar söylenir. 1.3.5.1.2.4. Diş Yapısı Doğduğu yılın yazından itibaren 5. yılın ilkbaharına kadar meydana gelen diş değişim durumu Şekil 32'de gösterilmiştir. Dişlerin değişmesi keçilerde uzun zaman devam eder. Birinci ve ikinci yılın yaz aylarında kesici dişler henüz süt dişi durumunda iken, ikinci yılın kışından itibaren bu dişlerden üçünün süt ve birinin de gerçek diş olarak oluştuğu, sonraki yıllar içersinde de gerçek kesici diş sayısının birer tane arttığı görülmektedir (Şekil 32). Dişlere bakıldığı zaman süt dişlerinin daha çok aşınmış bir durumda oldukları, gerçek dişlerin de tam ve sağlam bulundukları kolaylıkla görülür. Diş gelişimi 3,5 yılda tamamlanır. Şekil 32. Çengel boynuzlu dağ keçisinde diş gelişimi 1.3.5.1.2.5. Cinsiyetler Arasındaki Morfolojik Farklar Morfolojik olarak erkek ve dişi bireyler arasında boyut, vücut ağırlığı, kafatası, boynuz yapısı, boyun ve çene uzunlukları bakımından farklılıklar bulunmaktadır. Erkek bireyler dişilere oranla biraz daha büyük ve ağırdırlar. Almanya'nın güneyindeki Bayer Alp'lerinde yapılan bir çalışmada erkek bireylerin ortalama ağırlığı 22.8 kg (n=704), dişi bireylerin ortalama ağırlığı ise 18.0 kg (n=326) olarak belirlenmiştir. İtalya Alplerinde farklı bakılardan alınan örneklerde vücut ağırlıklarının değiştiği 76 belirlenmiştir. Buradan hareketle, klimatik ve meteorolojik faktörlerin vücut ağırlığını etkileyebileceği söylenmektedir. Erkek ve dişi bireylerin kafatası boyutlarındaki farklılıklar oldukça azdır. Rupicapra rupicapra tatrica'da yapılan bir çalışmada % 0-2 oranında bir fark saptanmıştır. Cinsiyetler arasında, boynuz boyutlarındaki fark daha belirgindir. Erkeklerin boynuzları daha uzun ve her şeyden önemlisi daha kalındır. Aynı zamanda boynuz şekilleri de farklıdır. Erkeklerde boynuz uçları tam bir yarım çengel oluşturmuştur ve kafanın arka tarafını gösterir. Dişilerde ise boynuz uçları daha açık uçlu bir çengel oluşturarak uçları aşağıya doğru, hayvanın boyun kısmına bakmaktadır. Erkeklerin boyun ve çene uzunlukları dişilerinkinden daha kısadır. 1.3.5.1.2. Yayılışı 1.3.5.1.2.1. Dünyadaki Yayılışı Çengel boynuzlu dağ keçisinin iki türü ve bu iki türe ait 10 alt türü bulunmaktadır. Bu alt türlerin doğal olarak yayılış gösterdikleri ülkeler (Şekil 33) ve birey sayıları (Tablo 12) aşağıda görülmektedir. Çengel boynuzlu dağ keçisinin sonradan yerleştirilen türleri ve yerleştirildikleri ülkeler Tablo 13 ve Şekil 34'de görülmektedir. Şekil 33. Çengel boynuzlu dağ keçisinin dünyadaki doğal yayılışı 77 Şekil 34. Çengel boynuzlu dağ keçisinin dünyadaki sonradan yerleştirildiği yerler Tablo 11. Çengel boynuzlu dağ keçisinin alttürlerinin dünyada yayılış gösterdiği ülkeler ve birey sayıları Tür R.pyrenaica Alttür Parva (Cabrera 1911) Pyrenaica (Bonaparte 1845) Ornata (Neumann 1899) R.rupicapra Birey Sayısı 46350 6000 40000 350 491500 Cartusiana Couturier 1938 100 Rupicapra (Linneaus 1758) 450000 Tatrica Blahout 1971 Carpatica Couturier 1938 900 2500 Balcanica Bolkay 1925 25000* Caucasica (Lydekker 1910) 13000 Yayılış Gösterdiği Ülkeler İspanya, Fransa, İtalya İspanya İspanya, Fransa İtalya Türkiye, Azerbaycan, Rusya, Gürcistan, Ermenistan, İtalya, Fransa, Almanya, İsviçre, Avusturya, BosnaHersek, Yugoslavya, Slovenya, Polonya, Hırvatistan, Çekoslavakya, Bulgaristan, Yunanistan, Arnavutluk, Makedonya Fransa Fransa, Almanya, İsviçre, İtalya, Avusturya, Yugoslavya, Slovenya, Hırvatistan Çekoslovakya, Polonya Romanya Yugoslavya, Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk, Yunanistan, BosnaHersek, Hırvatistan Türkiye (?), Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan, Rusya Türkiye asiatica (Lydekker 1908) Bilinmiyor Genel 537850 Toplam * R.r.balcanica'nın birey sayısı sonradan yerleştirilen R.r.rupicapra populasyonlarını ve onların Hibridlerini de içermektedir. Gerçekte, R.r.balcanica'nın birey sayısı 10000'den fazla değildir. Tablo 12. Çengel boynuzlu dağ keçisinin dünyadaki sonradan yerleştirildiği ülkeler Alttür R.rupicapra rupicapra R.rupicapra tatrica R.rupicapra balcanica Yerleştirildiği Ülkeler Fransa, Almanya, İtalya, Çekoslavakya, Karadağ, Makedonya, Yugoslavya, Yeni Zelanda Çekoslovakya Yugoslavya, Hırvatistan, Bosna-Hersek 78 Doğal yayılış alanı dışında olan Yeni Zelanda da sonradan yerleştirilen populasyonlar çok başarılı sonuçlar vermiştir. İlk olarak 1907 yılında 8 birey (2 ♂, 6 ♀) Avusturya İmparatoru tarafından Yeni Zelanda Hükümetine hediye edilmiş, 1914 yılında iki (1♂, 1♀) bireyin daha hediye edilmesiyle toplam hayvan sayısı 10'a yükselmiştir. Bir hayvanın ölmesinin ardından 9 birey kalmış ve bugün Yeni Zelanda'da bu bireylerden çoğalan binlerce çengel boynuzlu dağ keçisi bulunmaktadır. 1930 yılına kadar koruma altında tutulan hayvanlardan 1936-1965 yılları arasında hükümet tarafından 68000'den fazla hayvan vurdurulmuştur. Benzer şekilde Alsace’ye (Fransa), Kara Orman’dan 1956 yılında getirilen 7 erişkin birey ve 4 genç bireyin sayıları 1972 yılına kadar 580’e ulaşmıştır. 1.3.5.1.2.2. Türkiye'deki Yayılışı Anadolu'nun doğu ve kuzeydoğu bölgelerinde bulunmaktadır (Şekil 35). Kuzeydoğu Anadolu'da Ordu-Mesudiye'den doğuya doğru Giresun, Trabzon'un güney bölgeleri, Sümela, Zigana ve Maçka Vadileri, Kırklar Dağı, Cimil Dağı, İkizdere'nin Balıklı Havzası, Verçenik Dağı, Çamlıhemşin, Çat, Hazindağ, Tatos Dağı, Kaçkar Dağları, Altıparmak Dağları, Karçal Dağı, Mağara Dağı, Çoruh Nehri Vadileri, Gümüşhane, Bayburt, İspir, Kop Dağları, Akbaba Dağı, Erzurum'u çevreleyen dağlarda, Palandöken Dağları Baba Tepesi'nin doğu yamaçlarındaki Çamlıca Deresi civarında, ErzurumErzincan arasındaki Mutu'dan sonra gelen Sansa Boğazındaki Küçük İstasyon, Geçit ve onun yakınındaki Çörş Köyü civarında, Erzurum-Bingöl arasındaki dağlarda, BingölKelhaş Nehri civarında, Munzur Dağları’nda, Pülümür Dağı'nın doğusunda Kartaltepe ve Bahar Dağı'nda, Keşiş Dağı'nda, Tekman-Eleşkirt arasında, Kağızman-Digor arasında, Nemrut Dağı'nda, Bingöl Şeytan Dağlarında, Ağrı'nın kuzeyinde, Erciş ve Diyadin ilçelerinde, Tendürek Dağları'nda, Van civarının kuzeyindeki dağlarda, Süphan, Aladağ ve Sarıçiçek Dağlarında bulunmaktadır. Çengel boynuzlu dağ keçisinin kuzeyde; Ordu, Samsun, Sinop ve Kastamonu illerinin dağlık bölgelerinde, güneyde ise Hakkari, Van ve Bitlis arasında kalan dağlık bölgelerde de yaşadığı bildirilmektedir (Şekil 36 ve 37). Çengel boynuzlu dağ keçisinin Süphan Dağı'nda geçmişte yaşayan populasyonunun, günümüzde tükendiği belirtilmektedir. Ayrıca, İç Anadolu'da ve Torosların doğusunda bulunduğu belirtilen Çengel boynuzlu dağ keçisinin, günümüzde buralarda yaşadığına ilişkin herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. 79 Şekil 35. Turan (1984)’a göre Çengel boynuzlu dağ keçisinin Türkiye'deki yayılışı Şekil 36. Kumerloeve (1967)'ye göre Çengel boynuzlu dağ keçisinin Türkiye'deki yayılışı Şekil 37. Lovari (1984)'ye göre Çengel boynuzlu dağ keçisinin Türkiye'deki yayılışı 80 1.3.5.1.3. Paleontolojisi Kurten (1968), Rupicapra'nın orijininin bir sır olduğunu yazmıştır. Ancak, Çengel boynuzlu dağ keçisinin evriminin nasıl olduğu net bir şekilde bilinmemekle birlikte bu konuda eskiye oranla biraz daha fazla bilgi sahibiyiz. Yaşayan Rupicaprini'ler Doğu ve Güney Asya'da Nemorhaedus ve Capricornis'i, Kuzey Amerika'da Oreamnos ve Avrupa ile Küçük Asya'da Rupicapra'yı içermektedir (Şekil 38). Şekil 38. Çengel boynuzlu dağ keçisi’nin ataları 81 Avrupa ve Yakın Doğu'da, Plio-Pleistocene çağında Rupicaprini alt familyası, bugünkünden daha fazla birey ile temsil edilmekteydi. Görünüşe göre dağda yaşayan ve Caprinae'nin diğer alt familyalarına benzemeyen Rupicaprini türleri asla kurak yaşam alanlarında bulunmamışlardır. Rupicaprini türlerinin yükseltisel yaşam alanları bir kaç yüz metreden, bir kaç bin metreye kadar olan dağlık bölgelerdir. Tropikal kayalık ormanlarında da yaşayan Capricornis cinsi, çok ilkel ekolojik ve morfolojik özellikler göstermektedir. Bu cins Rupicaprini alt familyasının atalarına yakın bir plesiomorfik formu sayılabilir. Rupicaprini fosilleri, diğer Caprinae'ler ile karşılaştırıldığında çok ender bulundukları ve çok dağınık oldukları görülür. Kayalık ve dik yerleri tercih eden bu ungulataların fosil kalıntılarının bu alanlarda bulunması ve korunması mümkün değildir. Gerçekte, dağlık alanlarda aşırı erozyondan dolayı, fosil kalıntılarının karstik çukurlarda biriktiği son zamanlardan bilinmektedir. En zengin fosil kalıntıları düzlüklerde veya yüksek alanlarda bulunan Lacustrine kalıntıları ve karstik sisteme birikenler olarak bilinmektedir. Rutubetli çevrenin bol miktardaki leş yiyen hayvanları da kemikleri tahrip etmektedir. Rupicapra'nın ilk fosili orta Pleistocene'ye ait olarak Fransa'da bulunmuştur (Caune de I'Arago) (Şekil 39), (Tablo 14). Fosil kayıtları, soğuk iklim safhasında doğudan bir göçün olduğunu göstermektedir. Rupicaprini alt familyası, Miocene çağından beri, ilk olarak dünya üzerinde bulundukları Asya'dan geç Miocene - Erken Pliocene, Villafranchian ve Orta Pleistocene'de diğer kıtalara yayıldılar. Rupicapra Avrupa'ya, Oreamnos ise Kuzey Amerika'ya Orta Pleistocene'de göç etmiştir. Procamptoceras, Villafranchian çağında Rupicapra'ların atasına bilinen en yakın form olarak gözönünde bulundurulabilir. Würm buzul çağının başında birbirine yakın iki tür R.pyrenaica ve R.rupicapra, dünya üzerinde yaşamaktaydı. R.pyrenaica, İspanya Pireneleri ve Orta - Güney Apeninlerde bulunurken, R.rupicapra, Kafkaslar'dan Avrupa Alplerine kadar dağ sırası boyunca bulunmaktadır. Atalarına ait eski özelliklere daha çok sahip olan R .pyrenaica, R.rupicapra'dan daha eski bir form olarak görülmektedir. Rupicapra pyrenaica'nın bütün özellikleri Procamptoceras ve Numidocapra'da da bulunmaktadır. Rupicapra'ya en yakın form olarak sadece Orta Pleistocene'ye kadar yaşayan Procamptoceras görülmektedir. Bununla birlikte boynuz ve dişlerle ilgili bazı karakteristikler onun doğrudan bir ata olmadığını göstermekte ama yine de sadece Procamptoceras, Rupicapra'nın atası her kim ise ona en yakın form olarak bilinmektedir. 82 Birkaç paleontolojik veri Rupicapra'nın, Procamptoceras ve belki de Kuzey Afrika'nın Numidocapra'sı ile birlikte Villafranchian'da (2-1 milyon yıl önce) aynı aynı atadan geldiklerini gösterir. Şekil 39. Çengel boynuzlu dağ keçisi'ne ait Batı Avrupa'da fosil bulunan yerler (1: Nestier, 2: Malarnaud, 3: Mas d'Azil,, 4: Isturitz, 5: Aitzbitarte, 6: Papasidero, 7: Ripa Grande, 8: Brojon, 9: Principe, 10: Equi, 11: Fanciulli, 12: M. Sumbra, 13: Trou de Nutons, 14: Farkaskoi, 15: Sublyuk) Diğer yaban hayvanı türlerinin durumu da bu hipotezi desteklemektedir. Çengel boynuzlu dağ keçisi veya onun doğrudan atası Avrupa'ya geç göç eden bir tür olarak erken veya orta Pleistocene'de göç etmiş olmalıdır. Eğer bu doğru ise, Himalaya'ların batısındaki bir dağlık bölge belki de Çengel boynuzlu dağ keçisi'nin veya ona benzeyen atasının dünyaya yayılış merkezidir (Şekil 40). Rupicapra'nın Himalayaların batısındaki bazı dağlık bölgelerden sıra dağlar boyunca batıya göç ettiği, en kabul görecek hipotez olarak görülmektedir. Alternatif hipotez olan stepler boyunca göç etmeleri ise, Rupicapra'ların kayalık ve dik alanlara uyum sağlamış olmalarından dolayı kabul görmemektedir. 83 Tablo 13. Çengel boynuzlu dağ keçisine ait fosil bulunan yerler ve fosillerin ait oldukları çağlar Tür Bulunan Hayvan Kısmı (*) Bulunduğu Alan Ait Olduğu Çağ Kaynak (A) Nestier (Cent. Pyrenees) Geç Riss Clot and Marsan, 1986 Harle, 1896 Clot and Marsan, 1986 (A) La Vache (Pyrenees) Late Würm Koby, 1964 (B) Aitzbitarte iv (Cantabrics) Late Würm (W.III) Altuna, 1972 (A) Isturitz (Cantabrics) Late Würm (W.III) Altuna, 1972 R. (A) Mas d'Azil (Pyrenees)-1 Eraly Würm (?) Clot and Marsan, 1986 pyrenaica (A) Mas d'Azil (Pyrenees)-2 Late Würm Clot and Marsan, 1986 Parasidero Alessio et al., 1967 (A) Late Würm (W IV) (South. Apennines) Masini, 1985 Grotta delle Balze (Central Loreti & Masini, (B) Eraly Holocene Apennines) unpublished Ripa grande (B) Holocene Masini, 1985 (Cent. Apennines) Farkaskoi Szilaureg (Bukk (A) Early Würm Masini, unpublished Mts, Hungary) Subalyuk Barlang (A) Early Würm Janossy, 1986 (Hungary) (B) Trou de Nutons (Ardennes) Late Würm Boule, 1910 Grotta del Brojon (eastern (?) (A) Early Würm (W I) Sala, 1980 Alps) R. Grotta del Principe (Western Early Würm De Lumley-Woodyear, Rupicapra (?) (A) Alps) (W II) 1969 Masini, 1985 Grotta dei Fanciulli Late Würm Palma di Cesnola, (?) (A) (Western Alps) (W III) 1976 Grotta di Equi Early Würm Pitti & Tozzi, 1971 (?) (A) (North. Apennines) (W II ?) Masini, 1983 Monte Sumbra (B) Holocene Masini, 1983, 1985 (North. Apennines) (*) Fosili Bulunan Hayvan Kısmı = (A): İzole olmuş boynuz içi, (B): Çok iyi korunmuş kafatası veya boynuz içine sahip kafatası ön kısmı, (?): Taksonomik veya kronolojik kaynakları şüpheli. (B) Malarnaud (Cent.Pyrenees) Early Würm (W.II) 1.3.5.1.4. Sosyal Organizasyon ve Ekolojisi Çengel boynuzlu dağ keçisi, yıl boyunca iki ana yaşam alanına sahiptir. Bunlar, sıcak sezonda, dağ çayırlarının bulunduğu alpin kuşakta, predatör saldırısı sırasında sığınmak amacıyla, kayalıklardan sadece birkaç yüz metre uzakta ki alanlar ile kar yığılmayan ve böylece uygun besin kaynaklarına ulaşılabilinen, çok dik veya rüzgardan koruntulu kışlak alanlarıdır. Çengel boynuzlu dağ keçisinin, sınırlı yaşam alanına esas etkisi, özellikle karlı kışlarda bir araya toplandıkları yerlerde daha çok olmak üzere, vejetasyon üzerine olmaktadır. Boyları 1.5 m' den daha kısa bitkiler genelde daha çok zarara uğrar. 84 . Şekil 40. Rupicapra'nın tarih boyunca dünya üzerindeki göçü Ayrıca bütün çağlardaki orman yapı ve kompozisyonunu olumsuz etkiledikleri tespit edilmiştir. Çengel boynuzlu dağ keçisinin Avrupa ladini (Picea abies)’nin ağaçlandırma sahalarında yazın, kışa göre daha fazla zararlı olarak özellikle boy büyümesini olumsuz etkilediği gözlenmiştir. Gümüşi göknar (Abies alba) ve yapraklıların bulunduğu bir ormanda bu türlerin sürekliliğinin hektarda bulunan 4-5 birey tarafından olumsuz etkilendiği gözlenmiştir. Yapraklı ve ibreli ağaç türlerinin karışık olarak bulunduğu bir ormanda çamlar ve huş çok az, ladin orta dereceli, kızılağaç ve söğütler ise oldukça fazla tercih edilen türler olmuştur. Çengel boynuzlu dağ keçisi, seçici bir otçul hayvandır. Otları, dakikada ısırma oranı oldukça düşüktür (yaklaşık 25 defa) ve mevcut bitkilere bağlı olarak beslenmez. Dakikadaki, ısırma oranının düşük olması ve mevcut bitkilere bağlı olmadan beslenmesi, zamanı besin seçmeye harcadığını gösterir. Kurak sezonda dahi su içmeyen çengel boynuzlu dağ keçisi, vücudu için gerekli olan suyu yediği besinlerden karşılamaktadır. Rupicapra pyrenaica ornata, geç ilkbahar, yaz ve sonbaharda esas olarak, uzun süreli kar ile kaplı alanlarda büyüyen Festucetum-Trifolietum thalii bitki birliğini tercih etmektedir. Dişi ve genç bireylerin yerel yaz sürü büyüklüğü, tercih edilen bitki birliği ile kaplı alanın büyüklüğü ile doğrudan ilişkilidir. Üstelik aşırı populasyonların nedeni olarak çengel boynuzlu dağ keçisinin bitki seçiciliği gösterilebilir. Çengel boynuzlu dağ keçisinin, yediği bitkiler arasında bir hiyeraşi vardır. Yüksek alanlarda en çok tercih edilen bitkiler aşırı otlama ile gittikçe nadirleşir. Böylece, daha az tercih edilenlerden biri yenilir ve hatta bunlar Veratrum spp. gibi hafif 85 zehirlidir. Yenme sıklığının basitçe ortaya konulmasında, daha az tercih edilen bitkilerin sahada bulunmasına, aşırı otlamanın bir indikatörüdür. Yapılan bir çalışmada çengel boynuzlu dağ keçisi yılın bütün sezonlarında diğer vejetasyona oranla otsu bitkileri daha fazla tercih ettiği tespit edilmiştir. Bavyera Dağlarında (Federal Almanya) çengel boynuzlu dağ keçisi yıl boyunca otsuları daha fazla tercih ederken, diğer sezonların aksine kışın % 30 ibreli orman ağacı türleri, çok az yapraklı türleri tercih etmiştir. Pirin Dağlarında (Bulgaristan) yıl boyunca otsu bitkiler daha fazla tercih edilirken kışın ağaç, ağaççık ve çalı türlerinin daha fazla tercih edildiği tespit edilmiştir. Kaçkar Dağlarında (Türkiye) da yılın bütün sezonlarında otsu bitkiler daha fazla tercih edilirken, kışın ağaç, ağaççık ve çalıların tercih edilme oranının arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca bir diğer çalışmada da kışın en fazla oranda kuru ot, çalı ve eğreltilerin yaprak ve saplarını yediği tespit edilmiştir. İtalya Alplerinde de otsular yıl boyunca en fazla tercih edilirken, kışın yosun ve likenlerin tercih edilme oranlarında bir artış gözlenmiştir. Çengel boynuzlu dağ keçisinin yükseltisel hareketleri mevsimsel olarak eş zamanlıdır. Yılın sıcak sezonlarında 1500 m'nin üzerindeki yükseltilerde kalırlar, ama kışın 1100 m'den daha aşağı inerler. Bu model, populasyonun diğer bireyleri tarafından kullanılan alanlardan daha düşük yükseltilerde kalan çok yaşlı erkekler hariç bütün cinsiyet sınıfları ve yaşlar için aynıdır. Yaşlı erkekler sadece kızışma dönemi olan Kasım ayında, dişi sürülerinin bulunduğu alpin çayırlıklarına giderler. Büyük sürüler yaz ve sonbaharda şekillenirler. Kışın ise, ormanda yaşarken, sürüler dağılırlar. Kışın, nadir ve dağılmış yiyecek kaynaklarına ulaşma ve belkide predatörlerden kurtulma stratejisi, böyle bir modeli geliştirmiştir. Çengel boynuzlu dağ keçisi için tespit edilen grup büyüklükleri oldukça farklıdır; 15-30, 39, 120, 127 ve 208. Çengel boynuzlu dağ keçisi yazın güneşin doğuşuyla birlikte otlamaya başlar, güneş biraz yükselince, yani birkaç saat sonra dinlenmeye başlar. Öğlede, güneş en dik vaziyetteyken tekrar birkaç saatlik bir otlama daha yapar. Ardından yine dinlenmeye başlar. Daha sonra akşamüstü üçüncü defa otlamaya başlar ve güneş batıncaya kadar bu otlama devam eder. Geceyi ise dinlenerek geçirir. Ancak, bazı kaynaklarda ay ışığı bulunan gecelerde saat 21-22'ye kadar otlamaya devam ettikleri belirtilmektedir. Kışın ise güneşin doğuşuyla başlayan otlama daha uzun sürer. Kısa kış günlerinde öğleye kadar otladıktan sonra birkaç saatlik kısa bir dinlenmenin ardından güneş batıncaya kadar 86 otlamaya devam ederler. Temmuz-Ekim ayları arasında yapılan bir çalışmada beslenmeye ayrılan zamanın Eylül-Ekim aylarında daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Çengel boynuzlu dağ keçisi bireyleri Avusturya Alplerinde yaz ve sonbaharda ortalama 74 ha, kışın ise 60 ha alan kullanmıştır. Bazı grupların yazın ve sonbaharda kullandıkları alan, kışın kullandıkları alan ile kısmen aynı olmuştur. Yaz ve sonbahar ile kışın kullanılan alanlar arasındaki en uzun mesafe 2,7 km olmuştur. İsviçre Alplerinde her iki cinsiyetin kullandığı yıllık ortalama alan yaklaşık 300 ha olarak tespit edilmiştir. Çengel boynuzlu dağ keçisinin erkek bireylerinin Pirenelerde yıllık ortalama 30 ha alan kullandıkları tespit edilmiştir. Yeni Zelanda’da sonradan yerleştirilen bireylerin kullandıkları yıllık ortalama alan en fazla 656 ha, ortalama alan ise 341 ha olarak tespit edilmiştir. Yazın ortalama 207 ha, kışın ise ortalama 70 ha’lık alan kullanılırken, en uzun göç mesafesi 50 km ile genelde erkeklerde gözlenmiştir. Dişilerin kullandıkları yazlık ve kışlık alanlar birbirinin aynı olmuştur. Çengel boynuzlu dağ keçisinin cinsi olgunluk yaşı büyük değişiklikler göstermektedir. Avrupa Alplerinde yaşayanlar cinsi olgunluğa dört, hatta beş yaşında ulaşırken, İsviçre’de Jura Dağları’na, Kara Orman’a ve Vosges’e sonradan yerleştirilen bireylerde dişiler iki yaşında doğurmaktadırlar. Yeni Zelanda’ya yerleştirilenler ise 1,5 yaşında cinsi olgunluğa ulaşmaktadırlar. Schwab (1975) cinsi olgunluğa ulaşmış bireylerin % 40’ın altına düşmemesi gerektiğini savunurken, Tyufekchiev (1982) Pirin Dağlarında % 44 oranında cinsi olgunluğa ulaşmış hayvanların çoğalmasında olumlu bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Gebelik süresi 23 haftadır. Yeni doğan yavrular 2-3 ay aktif olarak emzirilirler. Emzirme kızışma dönemi olan Kasım-Aralık aylarına kadar devam eder. Doğumlar, Mayıs-Haziran başlarında meydana gelir. Alandaki yırtıcılardan dolayı gebe dişiler, kayalıklara kaçıp saklanarak kendilerini diğerlerinden tecrit ederler. Yavruların hayatta kalma oranı, erişkinlerden çok daha azdır. Dişiler, genellikle Kasım ayının sonlarında döllenirler. Bu aydan önce, çok yaşlı erkekler "harem" ler oluştururlar. Dişilerini haremlerinde tutmada, sadece yaşlı erkekler, fiziksel istek teknikleri ile bir çoban köpeği gibi davranarak, başarılı olurlar. Sürünün doğrudan merkez bölümüne doğru uygulanan teknikler, cinsel olgunluğa ulaşan dişilerinin büyük gruplarını etkileyebilen, deneyimli erkekler tarafından, merkezden kaçan bir dişi ile uğraşmaktan daha sıkça ve başarıyla uygulanır. Daha az başarılı erkekler ise merkezkaç tekniklerini daha fazla sayıda kullanmaktadırlar. Böylece, bu Çengel boynuzlu dağ keçileri 87 sürü oluşturma çabalarının en üst düzeye çıkarmak için daha fazla koşarlar, ama harem oluşturan yaşlı erkeklerden daha az dişi elde ederler. Erkekler, çekişmenin ilk bölümünde birbirlerini Geyiğin (Cervus elaphus) çıkardığına çok benzeyen seslerle, tehdit ederler. Eğer, rakip yaklaşırsa, ciddi bir gergin gösteri başlayabilir ve bu gösteri genellikle değişken süreli bir kovalama ile son bulur. Kovalama belki de en büyük üstünlük isteğidir. Rakipler birbirlerini tepelerden bir aşağı bir yukarı doğru, birkaç metreden, birkaç yüz metreye kadar kovalarlar. Eğer kovalayan, diğerini yakalarsa, onu boynuzuyla deşmeye uğraşır. Özellikle, eğer kovalanan bir genç ise olay onun itaati ile son bulur. Bazı durumlarda saldırılar değişebilir ve rakipler kovalayan ve kovalanan olma alternatifiyle karşılaşılabilirler. Çengel boynuzlu dağ keçileri, bir kez daha kondisyon gözden geçirmek durumunda kalabilirler. Kayalık alanlarda bir aşağıya bir yukarıya koşma isteği enerjisinin süresi, rakiplerin potansiyel tehlikelilikleri ile ilişkilendirildiği bir çalışma, genç davetsiz misafirlerin esas erkelerden önemli ölçüde daha az uzağa kovaladıklarını göstermiştir. Üstelik, kovalamalardaki değişim, yani birbirini kovalayan rakiplerin kovalamacadaki konum değiştirmesi, daha ziyade aynı yaş sınıfından bireyler söz konusu olduğunda meydana gelmektedir. Bir aşağıya bir yukarıya koşmadaki kovalama için harcanan toplam enerji miktarı eşit olarak boy ölçüşebilen rakiplerle sınırlıdır. Bireylerin, üreme kabiliyetini maksimum yapabilmek amacıyla, savunmada minimum çaba sarfetmeleri gerekmektedir. Bu da "en az çaba kanunu"dur. 1.3.5.1.5. Anatomik Uyum Çengel boynuzlu dağ keçisi, dağlık alanlara çok iyi uyum sağlamıştır. Nispeten uzun bir zaman boyunca, dakikada 200'ün üzerinde atmaya dayanabilen, aynı boyuttaki birçok memelidekinden daha kalın kalp duvarları olan bir kalbe sahiptir. Ayrıca, Çengel boynuzlu dağ keçisinin büyük akciğerleri ve olağanüstü fazla sayıda olan (12-13 milyon/ml.) kandaki alyuvar hücreleri, onun solunum ve dolaşım sisteminin, dağlarda yaşamaya çok iyi uyum sağlamasına yaramaktadır. Ayak yapısı, bu hayvanın zor arazi şartlarında, diğer ungulata türlerinin çoğundan daha büyük bir kolaylıkla hareket edebilmesini sağlar. Ayak tırnaklarının dış kenarları keskin ve serttir. Böylece hayvan kayalardan tırmanırken en küçük çıkıntılardan bile yararlanabilmektedir. Tırnak uçlarının ön kısmı hayvanın buzda hareketini kolaylaştırıcı 88 bir biçimde hafif aşağıya doğrudur. Ayak tabanları dik kayalık yüzeylerde kaymayı önleyici bir şekilde lastiğimsi, sağlam ve hafif içbükey çukurdur. Ön ayaklarının tırnak parçalarının arası, tepelerden aşağıya koşarken fren yapabilmek için 90 'nin üzerinde bir açıyla açılabilmektedir. Çengel boynuzlu dağ keçisi yaklaşık 2 m yükseğe ve en az 6 m uzağa atlayabilir ve engebeli arazide yaklaşık 50 km/saat bir hızla koşabilir. Çengel boynuzlu dağ keçisi, kayalıklar ve yüksek dağlardaki birçok koşulun üstesinden gelebilecek fiziksel özelliklere sahiptir. Çok iyi tırmanır, sıçrar ve koşar. Bunları bu amaca uygun bir vücut yapısı ile yapar. Diğer dağ ungulatalarının birçoğu veya hepsi için bu durumdan sözedilemez. Çengel boynuzlu dağ keçisi, yaban koyunu (Ovis gmelini)’ndan 10 kat daha fazla bulunduğu Mercantour Dağlarında (Fransa), yaban koyununa göre çok daha az sayıda bireyi kurt tarafından yakalanarak parçalandığı tespit edilmiştir. Yakalanan çengel boynuzlu dağ keçileri genç veya kötü şartlardaki zayıf düşmüş hayvanlar olurken, yaban koyunları ise sağlıklı ve 5-10 yaşındaki bireyler olmuştur. Bu durum, özellikle arazinin derin kar tabakası ile kaplı olduğu kış şartlarında onun zor şartlar için daha uyumlu olduğunu göstermektedir. Ayrıca, yırtıcı saldırılarına karşı savunma davranışları da yaban koyununa göre çok daha fazla gelişmiştir. Toplam 550.000'in üzerindeki ve gittikçe artan sayısı, onun biyolojik başarısının güçlü bir kanıtıdır. 1.3.5.1.6. Habitat Kullanımı Çengel boynuzlu dağ keçisi, yıl içerisinde mevsimlere göre yükseltisel olarak göçetmektedir. Çengel boynuzlu dağ keçisi, arazinin karla kaplı olmadığı dönemlerde çok belirgin bir şekilde ağaç sınırı etrafındaki veya üzerindeki yükseltileri tercih etmektedir. Arazinin karla kaplı olmadığı bu dönemlerde, alpin çayırlıklar, otlaklar, çarşaklar ve morenlerden oluşan açık vejetasyon tiplerini kullanmaktadırlar. Kışın ise dağların yarı yükseltisinin üzerinde bulunmaktadır. Arazinin karla kaplı olduğu dönemlerde ormanlar daha önemli bir hale gelmektedir. Ancak, en çok, yine açık vejetasyon tiplerini tercih etmektedirler. En çok kullandıkları orman tipi ise, kapalılığı az, orman içi açıklıklara sahip iğne yapraklı ormanlardır. Çengel boynuzlu dağ keçileri bu yükseltilerde beklenilenden daha az gözlenmektedirler. Karışık yapraklı dağ ormanlarını ise sıkça tercih etmektedirler. Çengel boynuzlu dağ keçisinin, geyik ve karaca ile birlikte, ormanlık alanlara sığırlardan daha fazla zarar verdiği belirlenmiştir. Ammergauer Dağlarındaki (Federal Almanya) ormanlara verilen zararı ortadan kaldırmak için 1300 89 m’nin altındaki yükseltilerde bulunan bütün çengel boynuzlu dağ keçilerinin öldürülmesi bile önerilmiştir. Çengel boynuzlu dağ keçileri, yılın hangi zamanında olursa olsun arazide genellikle birkaç değişik bakıda bulunmaktadırlar. Dağların doğu ve güneydoğu yönleri çok sıkça tercih edilirken, kuzey ve kuzeybatı yönleri nadiren tercih edilmektedir. Çengel boynuzlu dağ keçileri arazi karla kaplı olduğunda, dik yamaçları daha çok tercih etmektedirler. Arazinin karla kaplı olmadığı dönemlerde ise düz alanları tercih etmektedirler. Çengel boynuzlu dağ keçileri sonbaharda çok dik ve düz alanlarda aynı anda bulunmaktadırlar. Yazın ise bazı gruplar, genelde tercih edilen yükseltilerdeki dik yamaçlara benzer alanların bulunduğu düşük yükseltileri tercih etmektedirler. Çengel boynuzlu dağ keçisi habitat kullanımında, yamaç ile yüksek bir ilişki içindedir ancak kayalıklarla aralarında herhangi bir ilişki bulunmamaktadır. Çengel boynuzlu dağ keçisinin habitat kullanımını bazı faktörler etkiler. Bunlar; değişmeyen çevresel faktörler, biyotik ve abiyotik değişken çevresel faktörler ve iç faktörler olarak sınıflandırılabilir (Şekil 41). Genellikle açık alanlarda gözlenen çengel boynuzlu dağ keçilerinin son yıllarda Sessera Vadisi’ndeki (İtalya) ormanlıkları tercih oranının arttığı ve bu artışa da diğer rakip otçulların baskısı, artan av baskısı ve ormanların insanlardan uzak kışlama alanları olmasının neden olduğu tespit edilmiştir. Benzer şekilde, Abruzzo Ulusal Parkı’ndaki (İtalya) çengel boynuzlu dağ keçilerinin turist faaliyetlerinden oldukça fazla etkilendikleri ve rahatsız edildikçe otlamayı bırakıp kayalıklara kaçtıkları gözlenmiştir. Kışın ise İsviçre Alplerinde yapılan kayak sporunun çengel boynuzlu dağ keçisinin ormanlık alanda bulunmasını olumsuz etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca, ormanda yapılan kayak sporunun hayvanların ormanın belli kısımlarında yoğunlaşmasına ve ormana daha fazla zarar vermelerine sebep olduğu gözlenmiştir. Gıda ve enerji kaynağını etkileyen vejetasyon tipi, Çengel boynuzlu dağ keçisi için aşırı önemli görülmektedir. Güvenlik bakımından ise kayalıkların yakınlığı önemlidir. Güvenlikten dolayı, engebeli ve dik alanların arasına serpişmiş olan veya böyle alanlara komşu olan çayırlıklar daha önemlidirler. Bu durum, Çengel boynuzlu dağ keçilerinin vadi tabanlarındaki ve kayalıklardan uzaktaki bazı otlakları, türün klimatik toleransı içinde bulunmasına rağmen, niçin kullanmadığının da bir sebebi olabilir. 90 Değişmeyen Çevresel Faktörler • Topoğrafya • Jeoloji • İklim Değişken Çevresel Faktörler • Abiyotik Faktörler Hava Kar • Biyotik Faktörler Besin Yırtıcılar Rakipler Rahatsızlık Verenler Çengel Boynuzlu Dağ Keçisinin Habitat Kullanımı İç Faktörler • İç Rekabet • Cinsiyet ve Yaş • Psikolojik Durum Şekil 41. Çengel boynuzlu dağ keçisinin habitat seçimini etkileyen faktörler Çengel boynuzlu dağ keçileri, vejetasyon gelişimindeki mevsimsel değişikliklerden dolayı, yüksek kalitedeki vejetasyonun bulunduğu alanları tercih etmektedirler. Bundan dolayı, yazın dağların yüksek kesimlerinde bulunmaktadırlar veya alpin çalılıklarının kahverengileşmeye başladığı büyüme mevsiminin sonlarına doğru çarşak ve moren yataklarındaki yeşil vejetasyonu seçmektedirler. Çengel boynuzlu dağ keçileri, kar, diğer vejetasyon tiplerine ulaşmayı sınırlandırdığında, bazan ormanla kaplı dik alanlara ve kayalık yamaçlara gitmektedirler. Çengel boynuzlu dağ keçisi için en ideal şartlara sahip olan bir yeri karakterize edecek olursak, yazın; geniş ölçüde çok lezzetli bitkilerle kaplı alpin çayırlıklar ve yeterli topoğrafik farklılıklara sahip olan, yeni bitkilerin büyüdüğü, yama halinde arazide bulunan karların etrafındaki alanlar, gölgeli alanlar, çarşak ve moren yatakları veya kuzey bakılara sahip alanlar olmaktadır. Yeterli ölçüde engebeli alanlar, güvenlik sağlamak için arazide serpişmiş veya yakında olmalıdır. Avrupa Alpleri'ndeki beslenme alanları yükseklerde bulunduğundan, arasıra esen rüzgarlar sıcak yaz günlerinde hayvanları serinletmekte ve böceklerin verdiği rahatsızlıkları azaltmaktadır. 91 Kışın ise çengel boynuzlu dağ keçisi için ideal habitat; az kar biriken dik, kayalık yerler ve daha yüksek güneş aydınlatmasına maruz kalan bakılardaki serpişmiş vejetasyonları içermektedir. Buradaki hayvanlar, başka yerlerdeki derin kara rağmen hayatta kalmayı başarırlar. Bu yerler aşırı rüzgarlardan korunmak ve radyasyon ile enerji kaybını önlemek için biraz ağaç örtüsüne sahip olabilmektedirler. Bununla birlikte İtalya Alplerinde yapılan bir çalışmada kar ile kaplı olmak ile nufüs oranı arasında bir ilişki olmadığı da tespit edilmiştir. 1.3.5.1.7. Grup Büyüklükleri Grup büyüklüğü ve kompozisyonu, sosyal yapının önemli bir özelliğidir. Bir grupta yaşayan bireyler, yırtıcıların saldırılarına karşı ihtiyatlı olma oranlarındaki artıştan dolayı daha güvende olmaktadırlar. Ancak, sürüler optimum büyüklüğü aşarsa, yırtıcı saldırısına uğrama durumunda alarm verme avantajlarını kaybetmektedirler. Ayrıca, bir türün sosyal stratejisi habitat durumuna bağlı olarak farklılık gösterebilir. Örneğin, yalnız yaşayan türler olan Karaca (Capreolus capreolus) ve beyaz kuyruklu geyik nadir durumlarda çıktıkları açık habitatlarda sürüler halinde bulunurlar. Bazan grup büyüklükleri çok değişik sebeplere bağlı olarak değişmektedir. İberik Yarımadasının güney doğusunda Capra pyrenaica üzerine yapılan bir araştırmada, yaz aylarında dişi ve yavru gruplarının dağılarak, besin kaynaklarınca daha fakir ancak daha güvenli olan yoğun vejetasyonla kaplı gizli alanları, küçük gruplar halinde kullanmalarına, turist baskısının sebep olduğu belirlenmiştir. Farklı habitat tiplerinin kullanımının, temelde peryodik çevresel değişiklikler tarafından biçimlendirildiği Schröder (1971) tarafından ortaya konulmuştur. Bu durum, habitatın kalitesini tanımlayan güvenlik durumu ile birlikte, büyük ölçüde besin kalitesi ve varlığı ile ilgilidir. Grup büyüklüklerinin değişiminde gıda kaynaklarının dağılışının, anahtar faktör olduğu ise Elsner-Schack (1985) tarafından öne sürülmüştür. Kramer (1969) ve Berducou & Bousses (1985) gözlemleri esnasında 40 m uzaklıkta ve aynı yönde ilerleyen bireylerden oluşan bir sosyal üniteyi grup olarak tanımlamıştır. Lovari & Cosentino (1986)'da araştırmalarında grup için, Kramer'in bu tanımlamasını kullanmıştır. Garcia-Gonzalez & Cuartas (1996), İspanya Pirenelerinde, bir sosyal üniteyi grup olarak tanımlarken bireyler arasındaki uzaklığı 50 m olarak almışlardır. Clarke (1986) ise Yeni Zelanda'da bir sosyal ünitenin grup olarak tanımlanabilmesi için bireyler arasındaki uzaklığı 100 m olarak almıştır. Çengel boynuzlu dağ keçilerinin sürü büyüklükleri yıl boyunca değişmektedir. Soğuk sezon boyunca küçük olan grup büyüklükleri, sıcak sezonda büyümektedir. Yalnız 92 gezen bireyler ve küçük gruplar, yaygın olarak Şubat'tan Mayıs'a kadar görülürken, en büyük sürüler Haziran'dan Kasım'a kadar ve daha belirgin olarak Ağustos-Eylül arasında görülürler. Berducou ve Bousses (1985) çengel boynuzlu dağ keçisinin Pirene Dağlarındaki (Fransa) ortalama grup büyüklüğü Haziran-Kasım ayları arasında 11,7 olurken, en fazla 208 bireyden oluşan tek bir grup gözlenmiştir. Kramer (1969) Haziran-Ağustos ayları arasındaki grup büyüklüğünü 25,1, Kasım-Aralıktakini 21,5, en fazla ise Eylül-Ekimde 25,2 olarak; Schröder (1971) Haziran ayında 12,4, Kasım ayında 17,3, en fazla ise Ağustosta 36,7 olarak; Lovari (1984) dişi ve gençlerin ortalama grup büyüklüğünü Kasım ayında 16,7 olarak tespit edilmiştir. Bölgesel şartlara bağlı olmak üzere 100 ha’da barınabilecek hayvan sayısının 3-15 birey arasında değişebileceği. Alados (1985), açık alanlarda büyük grupların bulunmasının nedeni olarak yırtıcıları göstermiştir. Gelişmiş bir görüşe göre, açık bir habitat, grupların birleşmesine bir ormandakinden daha fazla izin verir. Yalnız gezen bireylerin çoğu ergin erkeklerdir. Aynı cinsten oluşan gruplar oldukça nadir gözlenmektedir. Erkek grupları, sadece yazın ve sonbaharda gözlenirken, dişi grupları tüm yıl boyunca eşit oranlarda gözlenmektedir. Erkek ve dişilerden oluşan gruplar, sadece dişilerden oluşan gruplara göre daha küçüktürler. Yalnız gezen erkek bireylerin sayısı kızışma sezonunda (Kasım) azalırken, karışık gruplardaki erkeklerin sayısı artmaktadır. Shank (1984), besin kalitesinin ve miktarının yaz sonlarında Bavyera Dağları'nda yükseltiye bağlı olarak arttığını ve dişiler, bir yaşındakiler ve yavrulardan oluşan grupların en yüksek yükseltilerde bulunduğunu belirtmiştir. Bunun yanında, ergin erkekler daha aşağılarda yaşam sürmektedirler. Böylece, Shank, erkeklerin en iyi beslenme alanlarından dişileri çıkaramadıklarına karar vermiştir. Bununla birlikte onun gözlemleri yaz sonları ile sınırlı olup, gıda kaynaklarının kıt ve rekabetin daha fazla olduğu kış aylarında ne olduğu bilinmemektedir. Lovari & Cosentino (1986)'na kışın aylarında da cinsiyetlerin yükseltiye göre dağılımının yaza göre daha az bir mesafe ile farklı olduğunu ortaya koymuşlardır. Ergin erkeklerin çoğu, kızışma zamanı hariç bütün yıl boyunca ormanda kalırken, dişiler, çayırlık parçalar otlanabilir hale gelir gelmez yüksek yükseltilerde bulunan alpin çayırlıkları ziyaret ederler. Yaşlı erkekler daha çok ormanlarda bulunurken, karışık sürüler alpin çayırlıkları tercih etmektedirler. Kışın her iki cinsiyet grubu da ormanda gözlenmektedir. Ancak esas 93 olarak karışık gruplar, parça halindeki çayırlıklar uygun hale geldiğinde, ağaç sınırı üzerindeki açık alanlarda gözlenirler. 1.3.5.1.8. Hastalıkları Çengel boynuzlu dağ keçisinde bakteri, virüs ve parazitlerin sebep olduğu hastalıkların yanısıra travma, tümör, doğuştan kusurluluk ve zehirlenmelere de rastlanılmaktadır. İtalya'nın Batı Alplerinde yapılan bir çalışmada Rupicapra rupicapra rupicapra'nın solunum sisteminde, Spiculocaulus austriacus, Protostrongylus rufescens, P. hobmaieri, P. rupicaprae, P. rufescens var. boevi ve Dietyocaus filaria adlı nematod türleri tespit edilmiştir. Abruzzo Ulusal Parkındaki (İtalya) Rupicapra pyrenaica ornata bireylerinin solunum sisteminde en yaygın olan nematodların Protostrongylus cinsine ait oldukları tespit edilmiştir. Slovenya'da elde edilen 1232 akciğerin 1023'ünün hastalıklı olduğu tespit edilmiştir. Bu nünumelerde, hastalığa sebep olan parazitlerden Protostrongylina larva'ya % 30, Muellerius capillaris'e % 27, Neostrongylus linearis'e % 19, Cystocaulus ocreatus'a % 12, Protostrongylus raillieti'ye % 10, Dictyocaulus filaria'ya % 1 ve Protostrongylus rufescens'e % 1 oranında rastlanılmıştır. Kuzeybatı İspanya'nın Kantabriyan Dağlarındaki Rupicapra rupicapra parva bireylerinin akciğer ve dışkılarında en fazla Neostrongylus ve ardından Muellerius cinsi nematodlar tespit edilmiştir. Yine Slovenya'nın Tatra Ulusal Parkındaki R.r.tatrica bireylerinin akciğerlerinde büyük oranda Muellerius capillaris, M. tenuispiculatus ve münferit olarak da Dictyocaulus viviparus'a rastlanmıştır. Alplerde yapılan bir araştırmada, çengel boynuzlu dağ keçisini etkileyen bir diğer önemli hastalık etmeninin uyuz böceği (Sarcoptes rupicaprae) olduğu belirlenmiştir. Uyuz hastalığı genelde 3-5 yaşındaki bireylerde görülmektedir ve salgın halini alarak birçok hayvanın ölümüne neden olmaktadır. Bu durum, 3-5 yaşlarındaki hayvanların ilk gebelik, emzirme veya kızışmadan dolayı ciddi stres altında olmalarından kaynaklanmaktadır. Rupicapra rupicapra parva üzerine yapılan bir çalışmada uyuz hastalığının erişkin erkelerde dişilerden daha fazla oranda olduğu tespit edilmiştir. Bunda, kızışma döneminde erkeklerin cinsel ilişki sırasındaki direk temasın yanısıra bu dönemde harcadıkları büyük enerjinin ardından kışa girmelerinin de etkili olduğu belirtilmektedir. Sağlıklı hayvanlar ile uyuzlu hayvanlar arasında yapılan bir karşılaştırmada diğer faktörler kadar A vitamininde, çinko ve demir metabolizmasında, böbreküstü bezi kabuğunun aktivitesinde ve besin 94 seçiminde önemli farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Sağlıklı bireylerin vucüt şartları uyuzlu bireylerden yıl boyunca çok daha iyi olmaktadır. Populasyonların korunabilmesi ve amenajmanlarının doğru bir şekilde yapılabilmesi için hastalığın izlenmesi gerekmektedir. Keratoconjunctivitis epizootic tarafından erkeklerin dişilere göre daha fazla etkilendiği tespit edilmiştir. Çengel boynuzlu dağ keçisi için bir tehlike arzetmemesine rağmen, özellikle erkekler üzerinde daha fazla etkili olarak populasyon büyüklüğünde azalmalara ve uzun dönemde üreme ve vücut şartlarında olumsuzluklara sebep olmaktadır. Populasyon yoğunluğu arttıkça bulaşıcı olan keratoconjunctivitis'ten ölen hayvanların ölüm oranlarında büyük bir artış olduğu tespit edilmiştir. Pasteurella'nın Yeni Zelanda'daki sonradan yerleştirilen bireylerde yüksek oranda yavru ölümüne sebep olduğu tespit edilmiştir. Birer bakteri türü olan, Brucella melitensis ve B.abortus'un neden olduğu sistemik Brucellosis hastalığı birkaç ay içinde öldürücü olmaktadır. Hastalık evcil hayvanlardan aynı otlağın kullanılmasıyla bulaşmaktadır. Papillomatosis genellikle bir yaşından küçük bireylerde geç kış ve ilkbaharda etkili olan bulaşıcı bir hastalıktır. Bunun yanında "körlük" de çengel boynuzlu dağ keçisinde görülen bir diğer bulaşıcı hastalık çeşididir. Ayrıca çengel boynuzlu dağ keçisinde, organik hastalıklar olan nephropathies, hepatopathies, myocardiopathies ve arteriosclerotic lesions tespit edilmiştir. İtalya'nın Batı Alplerinde kışın zor şartlardaki birçok bireyin necrotic bronchopneumonia'dan öldüğü tespit edilmiştir. Hayvanat bahçesindeki çengel boynuzlu dağ keçilerinde tespit edilen en büyük problem ilk dört haftalık yavrularda görülen Peracute septicaemia bakterisidir. Klinik belirtileri yüksek ateş ve titreyerek katılma olup, hasta hayvan birkaç saat içinde ölmektedir. Ölüm oranı %80–100 arasında değişmektedir. Yine hayvanat bahçelerindeki uygun olmayan ve yetersiz beslenme sonucunda, 6 ve 13 yaşından büyük bireylerde, düşme ve sürüden ayrılma ile sonuçlanan ve Pasteurella multicida bakterisinin sebep olduğu bir hastalık tespit edilmiştir. Ecthyma contagiosa benzeri bir virüsün sebep olduğu bir diğer hastalık ise çoğunlukla 2-3- aylık yavrularda görülmektedir. Hastalığın ilk belirtileri, dudaklardan dışarı atılan ot parçaları, ağız çevresinde kabuklaşmış ve kanlanmış kısımlar ve şişkin dudaklardır. Hayvanat bahçelerindeki bireylerde rastlanan en önemli parazit cinsleri; Ostertagia, Trichostrongylus, Haemonchus, Chabertia, Oesophagostomum, Capillaria, Trichuris ve 95 akciğer paraziti kurtlar olan Cystocaulus, Protosrongylus, Muellerius ve Neostrongylus'dur. Bunun yanında Coccidae familyasına ait Eimeria alpina, E.riedmülleri, E.rupicaprae, E.yakimoff-matschoulskyi gibi parazitler bütün yüksek dağ ungulatalarında olduğu gibi hayvanat bahçelerindeki çengel boynuzlu dağ keçilerinde de büyük bir problem olmaya devam etmektedir. Sadece parazitler çengel boynuzlu dağ keçisinin populasyonundaki bir azalmanın nedeni olamaz. Böyle bir azalmaya diğer ungulatalarla yoğun besin rekabeti gibi birçok faktör sebep olabilir. Basin Vadisindeki (Canterbury / Yeni Zelanda) yavru ölümlerine yaz ve sonbahardaki az yağışların ardından ortaya çıkan hastalıkların sebep olduğu tespit edilmiştir. Ekologlar ve Yaban Hayatı Biyologları yerli populasyonların düzenlenmesinde genellikle parazitlerin oynadığı rolü gözardı etmektedirler. Bir parazit iki yerli hayvan türünden biri için daha tahrip edici olabilir. Özellikle bir parazit, çengel boynuzlu dağ keçisinin populasyonunun azalmasında ancak ayrı ayrı ya üreme ve ölüm oranlarında veya aynı anda hem üreme hemde ölüm oranlarında etkili olabilir. Aynı otlağı paylaştıklarından dolayı, dağ ungulataları evcil hayvanlar için, evcil hayvanlar da dağ ungulataları için sürekli birer parazit kaynağıdırlar. 1.3.5.2. Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi Sayımları Sayım, genel anlamda mevcudun belirlenmesidir. Ancak, esasen yapılan sayım (envanter) çalışmaları ile yaban hayvanları ile ilgili olarak sadece onların popülasyon büyüklükleri veya yoğunlukları değil, daha birçok durumları ile ilgili bilgi elde edilmektedir. Yaban hayatında planlama çalışmasına başlamadan sayım çalışmalarına başlanılması gerekmektedir. Planlama sürecinin ardından da planı uygulayabilmek, denetleyebilmek, izleme yapabilmek veya planı yenilemek amacıyla sayımlara devam edilmesi gerekmektedir. Yani sayım işi, planlamanın omurgasını oluşturmaktadır. Plan çalışmaları başlayana kadar sahada herhangi bir sayım çalışması yapılmadığı tespit edilmiştir. Planlama çalışmaları sırasında ise sahada özellikle iz ve belirtilere dayalı dolaylı sayım çalışmaları yapılmış, köylüler ve avcılarla görüşmeler yapılmıştır. Sahada yoğun iz ve belirtilere rastlanılan alanlar genelde sahanın insandan uzak, yüksek dağlık kesimleri olmuştur. Buraların aynı zamanda köylerde ve yakın civarda yaşayan avcıların kaçak olarak Çengel boynuzlu dağ keçisi avladıkları yerler olduğu görülmüştür. 96 1.3.5.3. Sayımlarda Kullanılan Yöntem Yaban hayvanlarının sayımında birçok yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntemler, genelde, bizzat hayvanın kendisinin görülmesi ve gözlenmesi esasına dayalı olan gözlek ve sürek-bek gibi doğrudan sayım yöntemleri veya hayvana ait iz, belirti ve işaretlerin araştırılması esasına dayalı olan dolaylı sayım yöntemleri olarak ikiye ayrılır. Yöntem seçiminde, en belirleyici olan etkenlerin başında, sayımı yapılacak tür ve sayımın amacı gelmektedir. Bu çalışmada yapılan sayım (envanter) çalışmalarında sahanın özel koşulları nedeniyle, hayvana ait iz, belirti ve işaretlerin araştırılması esasına dayalı olan dolaylı sayım yöntemleri kullanılmıştır. Genelde ayak izi ve dışkı tespitine dayalı olarak yapılan gözlemlerde sahanın güney, güney doğu ve batı kesimlerinde hedef türe ait iz ve belirtilere rastlanılmıştır. 1.4. Sosyo-Kültürel Yapı 1.4.1. Nüfus YHGS içerisinde ve çevresindeki alanda, toplam 28 adet köy yerleşimi bulunmaktadır. Bu köylerden pekçoğunun yerleşimi sahanın içine girmekte bazıları ise yerleşim olarak alanın bitişiğinde yani dışında yer almaktadırlar. Bununla birlikte bu köyler, sahayı mezra ve yayla olarak kullanmaktadırlar. Sahadaki köyler; Çat ilçesine bağlı; Ağaköy, Babaderesi, Bağlıca, Bardakçı, Bozyazı, Çayırtepe, Çirişli, Elmapınar, Göbekören, Gökçeşeyh, Gölköy, Işkınlı, Kaplıca, Karabey, Karaca, Köseler, Kumaşlı, Kurbanlı, Mollaömer, Muratçayırı, Parmaksız, Saltaş, Sarıkaşık, Sobeçayırı, Soğukpınar, Şeyhhasan, Tuzlataşı ve Tuzluca köyleridir. Saha içinde 600-700 nüfuslu köylerin yanısıra 100-200 nüfuslu küçük köylerde bulunmaktadır. İlçe merkezinde, 2 yatılı ilköğretim bölge okulu, 1 çok programlı lise, 3 ikinci kademeli ilköğretim okulu ve 1 ana okulu mevcuttur. Köylerde ise; 8 adet İkinci Kademeli İlköğretim okulu ve 39 adet Birleştirilmiş Sınıflı İlköğretim Okulu mevcuttur. İlçede Okuma-Yazma Oranı % 84,5’dir. 55 okulda toplam 220 öğretmen ve 2227 Kız, 2326 Erkek olmak üzere toplam 4553 öğrenci bulunmaktadır (Tablo 15,16). 97 Tablo 14. Sahanın içinde ve civarındaki köyler ve bu köylerin nüfusları (TÜİK, 2011) Köy Aşağıçat Babaderesi Bağlıca Bardakçı Bozyazı Çayırtepe Çirişli Elmapınar Göbekören Gökçeşeyh Gölköy İşkinli Kaplıca Karabey Karaca Köseler Kumaşlı Kurbanlı Mollaömer Muratçayırı Parmaksız Saltaş Sarıkaşık Soğukpınar Söbeçayır Şeyhhasan Tuzlataşı Erkek 98 63 58 333 127 107 70 93 87 114 56 164 331 124 215 178 72 173 138 122 344 288 272 443 215 261 240 98 Kadın 109 72 53 323 134 83 80 104 77 122 51 186 322 128 185 175 52 149 154 121 314 269 294 402 245 237 242 Toplam 207 135 111 656 261 190 150 197 164 236 107 350 653 252 400 353 124 322 292 243 658 557 566 845 460 498 482 Tablo 15. Sahanın içinde ve civarındaki köylerde eğitim durumu (TÜİK, 2010) Köy Çat Merkez Aşağı Çat Babaderesi Bağlıca Bardakçı Bozyazı Çayırtepe Eğitim Düzeyi Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu 99 Erkek 95 617 406 360 70 356 89 93 2.086 0 21 28 10 4 12 2 4 81 5 26 16 8 2 2 59 4 9 24 10 1 3 2 53 16 78 94 53 5 14 3 49 312 7 32 33 24 3 12 1 6 118 8 32 23 13 Kadın 302 664 447 237 11 95 55 70 1.881 17 32 20 9 0 2 0 5 85 14 31 16 6 0 4 71 12 15 9 6 0 1 3 46 55 81 73 40 3 3 0 20 275 35 42 18 17 0 0 1 3 116 24 27 13 11 Toplam 397 1.281 853 597 81 451 144 163 3.967 17 53 48 19 4 14 2 9 166 19 57 32 14 2 6 130 16 24 33 16 1 4 5 99 71 159 167 93 8 17 3 69 587 42 74 51 41 3 12 2 9 234 32 59 36 24 Çirişli Elmapınar Göbekören Gökçeşeyh Gölköy Işkınlı Kaplıca Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen 100 4 10 2 2 94 13 20 10 11 1 3 1 59 32 26 16 13 5 1 1 9 103 6 20 28 12 0 2 1 5 74 7 31 38 17 2 6 1 3 105 2 10 13 13 1 39 18 64 27 11 2 0 0 14 136 22 85 0 2 0 3 80 25 32 9 1 0 1 3 71 49 25 5 15 0 0 0 10 104 19 13 16 11 1 0 0 4 64 22 53 23 8 1 0 1 4 112 10 15 7 7 0 39 49 94 15 1 0 1 1 5 166 67 118 4 12 2 5 174 38 52 19 12 1 4 4 130 81 51 21 28 5 1 1 19 207 25 33 44 23 1 2 1 9 138 29 84 61 25 3 6 2 7 217 12 25 20 20 1 78 67 158 42 12 2 1 1 19 302 89 203 Karabey Karaca Köseler Kumaşlı Kurbanlı Mollaömer İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Bilinmeyen 101 119 51 5 6 1 15 304 12 25 51 18 4 4 3 4 121 31 53 55 33 4 1 21 198 18 71 38 16 1 5 7 156 12 23 20 4 1 4 1 1 66 7 56 64 16 0 7 1 9 160 12 34 49 27 2 10 7 52 47 4 9 0 7 304 45 29 24 13 0 2 0 5 118 49 63 34 27 2 1 7 183 42 85 12 8 0 2 5 154 23 15 9 9 0 0 0 0 56 32 31 34 24 1 1 0 4 127 32 47 34 30 0 6 1 171 98 9 15 1 22 608 57 54 75 31 4 6 3 9 239 80 116 89 60 6 2 28 381 60 156 50 24 1 7 12 310 35 38 29 13 1 4 1 1 122 39 87 98 40 1 8 1 13 287 44 81 83 57 2 16 8 Muratçayırı Parmaksız Saltaş Sarıkaşık Soğukpınar Söbeçayır Şeyhhasan Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu 102 141 25 24 33 14 1 1 16 114 11 89 94 62 3 6 1 24 290 23 95 58 68 0 5 2 13 264 39 102 45 32 2 7 3 11 241 27 121 84 60 0 2 2 34 330 21 55 64 29 2 13 5 21 210 5 67 69 150 43 23 17 23 3 0 7 116 64 99 40 35 1 1 0 11 251 71 96 27 34 1 1 1 17 248 81 110 26 21 0 0 1 6 245 106 111 31 22 1 1 3 23 298 57 63 53 37 0 1 1 16 228 41 70 49 291 68 47 50 37 4 1 23 230 75 188 134 97 4 7 1 35 541 94 191 85 102 1 6 3 30 512 120 212 71 53 2 7 4 17 486 133 232 115 82 1 3 5 57 628 78 118 117 66 2 14 6 37 438 46 137 118 Tuzlataşı İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam Okuma yazma bilmeyen Okuma yazma bilen fakat bir okul bitirmeyen İlkokul mezunu İlköğretim mezunu Ortaokul veya dengi okul mezunu Lise veya dengi okul mezunu Yüksekokul ve üzeri Bilinmeyen Toplam 44 8 15 4 14 226 24 72 55 26 3 3 1 16 200 27 1 3 1 8 200 46 88 40 17 0 0 0 10 201 71 9 18 5 22 426 70 160 95 43 3 3 1 26 401 1.4.2. Kültürel Değerler Doğu’dan Anadolu’ya uzanan yollar üzerinde bulunan Erzurum’da, çağlar boyu yinelenen nüfus hareketleri, bir yandan yöreye yeni kültürlerin gelmesini sağlarken, bir yandan da yörede meydana gelen savaşlar sonucunda geçmiş kültürlerin ortadan kalkmasına yol açmıştır. Erzurum, çok eski tarihlerden bu yana süregelmiş tarih ve kültür katmanlarını bir arada barındırır. Selçuklu dönemi Türk - İslam kültürü, Türklerin göçebelik dönemi kültürü ve İran kültürü bunlardan en belirginleridir. Çat ilçesi ise Erzurum-Bingöl arasında, yol üzerinde bir ilçe olup, her iki ilden de kültürel olarak etkilenmiş bir yerleşim birimidir. İlçedeki önemli tarihi yapıtlar; Yavi Köyü Camii, Yarmak Köyü Camii ile Bardakçı Köyü Camii ve çeşmesidir. Erzurum yöresi, giyim kuşamda çağdaş ve geleneksel öğelerin iç içe bulunduğu bir yöredir. En çok giyilen kadın giysileri, üçetek ve bindallıdır. Üçetek, şalvarla birlikte giyilir. Kadife, kutnu gibi ağır kumaşlardan yapılan entariler, üste giyilen ceket veya yelek ve gümüş kemerler geleneksel kadın giyiminin en belirgin özellikleridir. Alındaki altınlar motifli fes, yemeni, nalın, vala, potin ve kaloç bu geleneksel giysiyi tamamlar. Geleneksel erkek giyiminin temel özelliklerini ise başlarındaki külah beyaz keçe ve etrafına sarılan sarık, kaba kırmızı kumaştan düz yelek ve göğsü bağcıklarla tutturulmuş, yakası açık siyah kazak oluşturur. 1.4.3. Tarihi ve Arkeolojik Değerler Bugüne kadar YHGS içinde ve yakın civarında çok önemli bir tarihi ve arkeolojik kalıntıya rastlanılmamıştır. Yörenin tarihine bakıldığında ise aşağıdaki süreç ortaya çıkmaktadır. 103 Çat ilçesi XVIII. Asrın başlarında Osmanlı Sipahileri tarafından ilçeye 17 km uzaklıkta bulunan Yavi Beldesi civarında kurulmuş, XIX. asrın başlarında Dersim tarafından gelen Türk Aşiretleri ile birleşmişlerdir. Birinci Dünya Savaşından sonra Kığı ilçesine bağlanmış, daha sonra coğrafi konumu sebebiyle Tercan ilçesine bağlanmıştır. Yavi Bucak Merkezi iken 1936 yılında Aşağıçat Köyü ilçe merkezi olmuş, 1939 yılında idari bağlılığı değiştirilerek Aşkale ilçesine bağlanmıştır. 1946 yılında Oyuklu Köyü adı altında Erzurum İline bağlanmıştır. 1954 yılında ise Oyuklu Köyü, Çat adı altında ilçe merkezi haline dönüştürülmüştür. İlçenin bulunduğu topraklar yüzyıllar önce çeşitli akınlara maruz kalmıştır. Anadolu’ya yönelik Türk akınları özellikle Doğu Anadolu’da yurt edinmek isteyen başta Selçuklular olmak üzere birçok Türk boyları Erzurum’a yaptıkları akınlarda ilçe topraklarına da akınlar düzenlemişlerdir. Yıllarca Rus işgalinde kalan ilçe Rusların çekilmesiyle birlikte Ermeni mezalimlerine maruz kalmış, çok sayıda insan hunharca katledilmiş, yöredeki köyler yakılmış, yıkılmıştır. 1.5. Sosyo-Ekonomik Yapı 1.5.1. Doğal Kaynak Kullanımı ve Geçim Kaynakları İlçe ekonomik yönden fazla gelişme göstermeyen ve bölgesinde en geri kalmış yöreler arasında yer almaktadır. Genelde geçim hayvancılıkla sağlanmaktadır. Hayvancılık çoğunlukla verimi düşük yerli ırk sığırlardan oluşmaktadır. İlçe ekonomisi hayvancılığa bağlı tarım ve ağırlıklı olarak hayvancılığa dayalıdır. İlçe Yüzölçümü 1386 km2’dir. Bunun 550.000 dekarı çayır-mera, 335.000 dekarı tarla, 168.000 dekarı dağlık arazi, 56.000 dekarı akarsu ve sazlıktır. Tarla arazisinin 166.000 dekarı terk edilmiş, 169.000 dekarı ise halen kullanılmaktadır. Makineli ziraat tamamen yerleşmemiştir. Tarım aile ekonomisi görünümündedir. Az miktarda buğday, arpa ekimi yapılmakta ise de genel olarak tarlalarda hayvan yemi için çayır ve ot üretimi yapılmaktadır. Pazar ekonomisi gelişmemiştir. İlçede Genelde yerli ırk olmak üzere toplam olarak 27.419 büyükbaş, 57.207 küçükbaş hayvan sayımı yapılmıştır. İlçede yerli arılı kovan sayısı 3.254’tür. Çat YHGS içerisinde, kamu ve özel mülkiyet kullanımları bulunmaktadır. Alanın yaklaşık % 97’si devlet orman alanlarından oluştuğu için alandaki kamu kullanımı çok büyük bir ağırlığa sahiptir. Özel mülkiyet kullanımları ise sahanın geri kalan % 2,32’sini oluşturan ziraat alanları ve iskan alanlarında sözkonusudur. Sahadaki orman kadastrosu 104 çalışmaları tamamlanmakta olup, bazı yerlerde vatandaşların sahiplik iddiasıyla mahkemelere itirazları yaşanmaktadır. Sahadaki kamu ve özel mülkiyetteki alanlarda ayrıca, kekik, adaçayı, kuşburnu ve çaşır gibi bitkisel odun dışı orman ürünleri toplayıcılığı ve otlatma yapılmaktadır. Çat ilçesinde herhangi bir sanayi üretimi bulunmamaktadır. İlçede özel sektör olarak, maden işletmeciliği, orman işçiliği, hayvancılık ve tarım yapılmaktadır. 1.5.2. Rekreasyon ve Turizm Saha içinde turizme ya da rekreasyona yönelik hiçbir işletme bulunmamakla beraber Erzurum-Çat yolu üzerinde, Erzurum’a 23 km uzaklıkta, Yağmurcuk köyünün sınırları içinde, Yağmurcuk Kayak Merkezi yer almaktadır. Bu alan, Erzurum-Çat yolundan 3 km içeridedir. Bu merkez Alp disiplinli serbest kayak ve yarışma uygulamaları bakımından her yönü ile önem ve öncelik taşımaktadır. Saha içerisinde herhangi bir av turizmi faaliyeti yoktur. Alanın sahip olduğu doğal kaynak değerleri olan yaban hayvanları ve bitkiler bakımından zengin tür çeşitliliğine sahip olması, av turizminde tercih edilen türleri barındırması, kültürel ve estetik güzellikleri ile doğal alanlardan hoşlanan, fotoğraf ve film çekimini seven insanların ve özellikle kalabalık şehir yaşamından sıkılan doğa severlerin, doğal alanlarda eğlenmek ve dinlenmek amacıyla tercih edeceği bir saha olmasını sağlamakta ve sahanın önemini arttırmaktadır. Bu nedenle, yakın gelecekte sahada turizm faaliyetlerinde kısmen de olsa bir artış yaşanması beklenmektedir. 1.5.3. Altyapı ve Gelişim Saha içinde ve civarında kalan köylerde arazi kadastrosu, yol, su, elektrik, telefon, okul gibi altyapı hizmetleri büyük ölçüde tamamlanmıştır. Sahanın içinde köylere giden stabilize ve yer yer asfalt yollar bulunmaktadır. Yollar boyunca yer alan yönlendirme levhalarında büyük eksikler bulunmaktadır. Köylere ulaşım çoğunlukla minibüs ve özel araçlarla sağlanmaktadır. Köy yerleşimleri genelde alanın kuzey kesimlerinde toplanmıştır. Köylerde faaliyet halinde herhangi bir sağlık birimi bulunmamaktadır. Kanalizasyon çalışması hiçbir köyde yoktur. Saha içindeki tüm yerleşim birimleri elektriğe kavuşmuştur. Hava koşullarına bağlı olarak elektrik hatlarında sık sık kesinti olmaktadır. Bu kesintiler özellikle yoğun kar 105 yağışı yaşanan yörede kışın çok fazla olmaktadır. Bunun önüne geçilebilmesi için gerekli çalışmaların yapılması gerekmektedir. Yörede pek çok yerleşim birimindeki su özellikleri yazları yetersiz durumdadır. Köyler içme suyunu orman içi su kaynaklarından sağlamaktadır. İlçede eğitim kurumları ve alt yapı inşaatları ilçenin kuruluşu ile 1954 yılında başlamıştır. Halen ilçe merkezinde 3 okul bulunmaktadır. Köylerde (biri Yavi Beldesinde olmak üzere) 9 adet 2. kademesi bulunan ilköğretim okulu, yine köylerde 37 adet 1. kademeli ilköğretim okulu, mezralarda 5 adet ilköğretim okulu olmak üzere toplam 53 adet ilköğretim okulu, 1 adet ortaöğretim okulu bulunmaktadır. İlköğretim Okullarında 91 sınıf öğretmeni, 42 branş öğretmeni, 24 vekil öğretmen, 4 ders ücreti karşılığı olmak üzere toplam 161 öğretmen, ortaöğretim okullarında toplam 15 branş öğretmeni olmak üzere ilçe genelinde toplam 176 öğretmen görev yapmaya devem etmektedir. İlçe genelinde halen 44 sınıf öğretmeni, 69 branş öğretmeni olmak üzere toplam 113 öğretmene ihtiyaç bulunmaktadır. İlçede Halk Kütüphanesi mevcuttur. Kütüphaneden genellikle öğrenciler yararlanmaktadır. İlçede yayınlanan gazete, basımevi, sinema ve tiyatro bulunmamaktadır. 1.5.4. Bölgeye Yönelik Projeler Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, ağırlıklı olarak devlet mülkiyetinde olup sahadaki projeler çoğunlukla devlet kurumlarına aittir. Sahanın önemli bir bölümünün orman olması nedeniyle Orman Genel Müdürlüğünün yatırımları ve projeleri çoğunluktadır. Orman Genel Müdürlüğü alanda ormancılık faaliyetlerine yönelik olarak orman yolları ve sanat yapıları yatırımları gerçekleştirmiştir. Bunun dışında sahadaki köy yollarının bakımı ve sahaya komşu bazı köylerinin içme suyunu, yine sahaya komşu alanlardan almaya yönelik bazı çalışmalar yürütülmektedir. Ayrıca sahanın en düşük yükseltiye sahip vadi tabanlarındaki akarsu boylarında baraj ve hidroelektrik santrali projeleri ile bazı yerlerde maden çıkarmak için resmi kurumlara başvuru hazırlıklarının varlığı bilinmekle birlikte bu konularda herhangi bir detaylı bilgi mevcut değildir. 106 2. DEĞERLENDİRME 2.1. Korunan Alanın Sahip Olduğu Değerler Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, Doğu Anadolu Bölgesinin biyolojik çeşitlilik bakımından zengin olan yüksek dağ ovaları, bozkırlar, meşe ve ardıç ormanları ile akarsuların oluşturduğu sulak alanları barındıran önemli bir alandır. Saha, sahip olduğu doğal orman alanları, yaban hayvanları, bitkiler, kültürel, estetik ve manzara değerleri bakımından önemli alandan biridir. Alanın önemli kaynak değerleri; Çengel boynuzlu dağ keçisi Yaşam Alanı (Habitatı) Biyolojik Çeşitlilik Değeri Rekreasyon Değeri Çengel boynuzlu dağ keçisi Yaşam Alanı (Habitatı) Çat YHGS, sahip olduğu özellikler itibariyle, Çengel boynuzlu dağ keçisi için uygun bir yaşam alanı (habitat) niteliğindedir. Yani, saha Çengel boynuzlu dağ keçisi için, su, besin, barınak (saklanacak ortam) ve üremeye uygun bir ortam sunmaktadır. Sahanın yarıya yakını bugün itibariyle Çengel boynuzlu dağ keçisi tarafından değişik dönemlerde kullanılmakla birlikte, insan yerleşimindeki giderek artan yoğunluk ve insan kullanımı nedeniyle yaşam alanları daralmaktadır. Saha genel olarak ormanlar, orman içi açıklıklar, yüksek dağ platoları, bozkırlar (step), kayalık alanlar ve ziraat-iskan alanlarından oluşmaktadır. Ziraat-iskan alanları sahanın çok küçük bir kısmını oluşturmasına rağmen ot biçilen ve hayvan otlatılan alanlar sahanın yarıdan fazlasını yani büyük bir kısmını içermektedir. Bununla birlikte sahanın yüksek dağlık kesimlerindeki meşe ve ardıç hakimiyetindeki doğal orman alanları, bozkırlar, kayalıklar, vadi ve dere içlerindeki zengin bitki türleri ve su kaynakları Çengel boynuzlu dağ keçisi için büyük önem taşımaktadır. Biyolojik Çeşitlilik Değeri Türkiye’de yaşayan 160’ın üzerindeki memeli türünden, en az 55 adedinin saha ve civarında yaşadığı bilinmektedir. Alan ve civarında yaşayan memeli yaban hayvanlarından en önemlileri Çengel boynuzlu dağ keçisi başta olmak üzere, Yaban keçisi, Karaca, Yaban domuzu, Yaban tavşanı, Ayı, Kurt, Tilki, Vaşak, Yaban kedisi ve Su samuru’dur. Ülke genelinde yaşayan, 460’ın üzerindeki kuş türünden ise en az 249 adedinin alan ve civarında yaşadığı bilinmektedir. Birçok kuş türüne ev sahipliği yapan alanda en dikkat çeken türler; 107 gündüz ve gece yırtıcıları ile akarsu boylarındaki sucul ortmalarda yaşayan su kuşlarıdır. Ayrıca alanda toplam 11 adet tatlı su balığının yaşadığı arazi çalışmaları ile yerinde tespit edilmiştir. Bunlardan; Kahverengi (Doğal) alabalık, Sarıbalık, Tatlısu kolyozu, Bıyıklı ve Tatlısu kefali en bilinen türlerdir. Sahada aynı zamanda, Tosbağa, Benekli kaplumbağa, Bozkır keleri, Kaya kertenkelesi, Sarı yılan, Uysal yılan, Koca engerek, Küçük Semender, Gece kurbağası, Ağaç Kurbağası ve Şeritli kurbağa gibi en az 22 adet sürüngen ve 4 adet de amfibi türü yaşamaktadır. Bitkisel türler ve komposizyonları bakımından da zenginliği ile dikkate çeken sahada, toplam 68 familyaya ait 255 adet vasküler bitki taksonu bulunmaktadır. Bu bitkilerden 2 adeti endemik, 2 adeti ise ender (nadir) bitki taksonudur. Rekreasyon Değeri Alan, yaban hayvanları ve bitkisel zenginliği, doğal ardıç ve meşe ormanları, av turizminde tercih edilen Çengel boynuzlu dağ keçisi, Yaban keçisi, Karaca, Yaban domuzu ve Ayı gibi türleri barındırması, doğal peyzajı, estetik ve manzara güzellikleri ile önemli bir sahadır. 2.2. Koruma Hedefleri Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahası, Erzurum ilinin güneybatısında, Bingöl ve Erzincan illerinin sınırına komşu olan alanda, genelde Erzurum/Çat ilçesi sınırları içinde kalmakla birlikte, kısmen Bingöl ve Erzincan illerinin sınırları içine de girmektedir. Saha, orta ve üst yükselti kuşağına sahip çok sarp olmayan dağlara, çok az miktardaki kayalık alanlara, yüksek dağlık kesimlerdeki Meşe ve Ardıç ağaçlarından oluşan doğal ormanlık alanlara, akarsu ve küçük dağ gölcüklerinden oluşan temiz su kaynaklarına ve yüksek dağ bozkırına dağılmış köy yerleşimlerine sahiptir. Alanın batı, güney ve güneydoğu kesimlerindeki dağlık alanlar hem hedef tür olan Çengel boynuzlu dağ keçisi hem de diğer yaban hayvanlarının yaşam isteklerine uygun nitelikteki alanlar içermektedir. Çengel boynuzlu dağ keçisi, çok yakın bir geçmişte, yaklaşık 50-60 yıl önce alanın önemli bir kısmını kullanabilerken, bugün bu durum insanların arazi kullanımındaki artış ve kaçak av nedeniyle hedef türün aleyhine gelişmiştir. Çengel boynuzlu dağ keçisi uzun yıllardan beri koruma altında olmasına rağmen, maalesef başta kaçak av ve yırtıcı baskısı nedenleriyle popülasyonları istenilen seviyelerin çok uzağındadır. Sahanın içerisinde ve çevresindeki bulunan 28 adet köy, köylülerin içme, kullanma ve sulama suyu ihtiyaçları, otlatma, ormandan kaçak kesim, yemlik yapraklı dal toplama, çobanlar dahil hemen herkesin sahip 108 olduğu av tüfeği ve uzun menzilli yivli tüfeklerdeki artışa kısmen bağlı olarak da artan kaçak av alandaki biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynakların üzerinde önemli baskılar oluşturmaktadır. Sahadaki biyolojik çeşitliliğinin korunması, doğal kaynak değerlerinden sürdürülebilir bir şekilde faydalanılabilmesi ve gelecek nesillere aktarılabilmesi için, bu kaynak değerleri üzerindeki tehdit ve baskıların öncelikle belirlenmesi, ardından da giderilmesine yönelik strateji ve faaliyetlerin ortaya konulması gerekmektedir. Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahası’nın mevcut statüsü gereği, koruma hedefi olarak öncelikle Çengel boynuzlu dağ keçisi’nin yaşam alanlarının korunması tespit edilmiştir. Bununla birlikte, gerçekleştirilen literatür ve arazi çalışmalarının yanı sıra, bütün ilgi gruplarının bilgi, görgü ve önerileri doğrultusunda katılımcı yaklaşımla gerçekleştirilen çalışmaların sonucunda, sahanın öncelikli koruma hedefleri aşağıda şekilde belirlenmiştir. Çat YHGS’nin öncelikli koruma hedefi; zengin yaban hayvanları ve bitki türlerini barındıran doğal yüksek dağ ormanları, bozkır alanları, yüksek dağ kayalıkları ve su kaynakları ile önemli bir Çengel boynuzlu dağ keçisi yaşam alanı (habitatı) olan alandaki, “Çengel boynuzlu dağ keçisi popülasyonlarının ve doğal yaşam ortamlarının korunması”dır. 109 2.3. Tehdit, Sorun Analizi Tablo 16. Tehdit analizi KORUMA HEDEFİ 1. Çengel boynuzlu dağ keçisi popülasyonlarının ve doğal yaşam ortamlarının korunması BASKI BASKININ KAYNAĞI ÇÖZÜM YOLLARI 1. Yoğun Kaçak avcılık 2. Sürdürülebilir koruma sisteminin yetersizliği 3. Yırtıcılar (Ayı, Kurt, Vaşak ve serbest dolaşan sahipli Köpekler) 4. Biyolojik çeşitliliği koruma önceliği olmayan ve Çengel boynuzlu dağ keçisi’nin yaşam isteklerini dikkate almayan ormancılık faaliyetleri 5. Saha içerisinde ve civarındaki ziraat ve iskan alanları (köy yerleşimleri) 6. Ormanlardan usulsüz odun hammaddesi ve yemlik yaprak yararlanmaları 7. Ormanla kaplı alanlarda ve orman içi açıklıklarda izinsiz ve plansız büyükbaş hayvan otlatılması 8. Odun dışı orman ürünlerinden yaban hayatını dikkate almadan, plansız bir şekilde faydalanılması 9. Saha içerisinde ve civarındaki yerleşim yerlerindeki yetersiz ve plansız alt yapı 10. Yaban hayatı için önemli olan orman içi su kaynaklarından plansız ve kontrolsüz bir şekilde yerleşim yerlerine içme, ev ihtiyaçları için kullanma ve sulama suyu getirilmesi ve bu şekildeki kullanımları önleyici tedbirlerin yetersizliği 11. Akarsulara atılan katı ve sıvı atıklarla 1. Biyoçeşitlilik, ormanlar ve yaban hayatının korunması konusundaki yetersiz bilinç düzeyi 2. Yöre avcılarındaki aşırı av tutkusu ve sahadaki yaban hayvanlarının kendilerine ait olduğunu düşünmeleri 3. Avlanma planının olmaması 4. Av turizmi kapsamında avlanma anlayışının yetersiz olması, 5. Avlanma araç ve gereçlerindeki (silah, dürbün, teleskop, gece görüş sistemleri, arazi araçları, vd) modern gelişme 6. Koruma ekiplerinin, yaban hayatı konusunda eğitilmiş, araç gereç bakımından donanımlı ve yeterli sayıda elemana sahip olmaması ve dolayısıyla denetimlerin yetersizliği 7. Çengel boynuzlu dağ keçisi popülasyonları üzerinde özellikle Kurt ve Vaşak önemli bir tehdit unsurudurlar 8. Çoğu zaman köylülere ait serbest dolaşan çoban köpekleri, kapı-bekçi- köpekleri veya av köpeklerinin, Çengel boynuzlu dağ keçilerini kovalayarak yaşam alanlarının önemli bir kesimini özellikle kış mevsiminde kullanmalarına engel olmaları, onları yormaları, terleterek hastalanmalarına neden olmaları, düşük yapmalarına neden olmaları, uçuruma veya yırtıcıların üzerine yani istemedikleri alanlara sürüklenmeleri 9. Sahaya ait Orman İşletme Şefliklerinin Orman Amenajman Planlarının, Ekosistem Tabanlı ve Çok Amaçlı Planlama Tekniğiyle yapılmamış olması, yani Biyolojik çeşitliliğin planlara yansıtılmamış olması, dolayısıyla halen odun üretimi öncelikli ormancılık uygulamaları yapılması 10. Köylerdeki yapılaşmanın ve altyapının plansız gelişimi 1. Saha içinde ve etkilenme bölgesindeki ilgi gruplarının , özellikle çocuk ve gençlerin doğa sevgisi, yaban hayatı, biyolojik çeşitlilik, ormanlar ve su kaynakları konularında eğitimi ve bilinçlendirilmesi 2. Avlanma planı yapılarak sürekli yenilenmesi ve popülasyon durumu uygun görülen türlerin av turizmine sunulması 3. Köy tüzel kişiliklerini de devreye sokan sistemli bir alan koruma planının yapılması ve uygulanması 4. Koruma ekiplerinin personel, araçgereç ve teknik malzeme bakımından kapasitelerini arttırarak sürdürülebilir hale getirmek 5. Yabani yırtıcıların popülasyon durumları, en azından yıllık sayım sonuçları ile sürekli kontrol edilmeli ve taşıma kapasitesinin üzerindekiler avlattırılmalıdır 6. Köylülere ait kapı-bekçi- köpekleri veya av köpeklerinin serbest dolaşmasının önüne geçilerek anında müdahale edilmeli ve çoban köpeklerinin ilk etapta çobanın gözetiminden uzaklaşmaması konusunda çobanlar eğitilmelidir 7. Yollarda ve ilgili yerlerde hız sınırı, korna çalınmaması, yüksek sesli müzik açılmaması, sahanın önemli türleri vb konularda bilgilendirmeler yapılması, 8. Yollarda gerekli yerlerde yaban hayvanı geçitleri (alt veya üst geçit, köprü, menfez) yapılmalıdır 9. Sahadaki bütün Orman İşletmelerinin Orman Amenajman Planlarının, YHGS’nin Yönetim ve Gelişme Planının kararlarına uygun bir şekilde biyolojik çeşitliliğin korunmasını dikkate alan Ekosistem Tabanlı ve Çok Amaçlı Planlama Tekniğiyle yapılması ve uygulanması 10. Saha ve etkilenme bölgesindeki yerleşim yerlerinde yapılaşmanın ve altyapının bir plan dahilinde yapılması sağlanmalı, katı ve sıvı atıkların yönetimi konusunda önlemler alınmalı 11. Hassas Koruma, Sürdürülebilir Kullanım ve Kontrollü Kullanım Bölgelerindeki su kaynaklarından içme, ev ihtiyaçları için kullanma ve sulama 110 akarsuların kirlenmesi 12. Alan içi veya civarında yapımı planlanan baraj ve HES’ler 13. Maden potansiyeli ve bu konudaki işletme beklentileri 14. Artan araç trafiği suyu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla 11. Yoksulluğun bir sonucu yararlanırken hedef tür başta olmak olarak yöre halkının birçok üzere yaban hayatının su ihtiyacı ihtiyacını karşılamak için kullandığı odunu, hem yakacak dikkate alınmalı ve suyun en az 1/3’ü doğal ortamında bırakılmalıdır ve hem de yapacak şeklinde ormandan karşılaması ve evcil 12. Yaban hayatı için önemli su büyükbaş hayvanların beslenmesi kaynaklarının belirlenmesi, su için üzeri yapraklı canlı dalları kaynaklarının eksik veya yetersizliği kesmeleri durumunda alternatif su kaynaklarının 12. Mera-otlaklarda geleneksel araştırılması, hayvanların bu olarak izinsiz ve plansız büyükbaş kaynaklardan yararlanmasının kolaylaştırılması hayvan otlatılmasının neden olduğu besin rekabeti, orman ve 13. Saha içinde kontrollü kullanım gençlik üzerinde oluşan baskı, bölgesinde veya saha civarında yapımı toprağın sıkışması ve aşınması, planlanan baraj ve HES’lerin yasalara evcil hayvanların alana sinen uygun bir şekilde ve ancak gerekli kokuları ve bulaşma riski taşıyan tedbirler alındıktan sonra, hedef türün hastalıklar önemli geçiş alanlarında, bir yerden bir yere geçişine engel olmayacak şekilde 13. Orman ve meralardan toplanan özellikle bitkisel kökenli planlanması ve yapılması (mantar, kekik, çaşır vb) odun dışı 14. Saha içindeki kontrollü kullanım orman ürünlerinin bilinçsizce ve bölgesi veya saha dışındaki ekolojik belli alanlarda yoğunlaşarak, aşırı etkilenme bölgesinde yapılma ihtimali toplanması bulunan madencilik faaliyetlerinin yasalara uygun bir şekilde ve ancak 14. Orman içi ve meralardaki suyun önemli bir kısmının içme gerekli tedbirler alındıktan sonra hedef ve ev ihtiyaçları için kullanılması türe ve yaban hayatına zarar vermeyecek alanlarda yapılması 15. Köylerde ve ilçelerde katı ve 15. Saha ve bitişik alanların otlatma sıvı atıklara karşı önlem planı yapılmalı ve uygulanmalı alınmamış olması ve genelde akarsulara atılması 16. Alandaki bütün yetkili kurum ve kuruluşların planlama ve 16. Saha içinde kontrollü uygulamalarında işbirliği ve uyum kullanım bölgesinde veya saha civarında yapımı planlanan baraj sağlanması ve HES’lerin türün bir yerden bir 17. Odun ihtiyacının yasal yollardan yere geçişine engel olabilecek elde edilmesini teşvik etmek ve potansiyele sahip olması desteklemek 17. Saha içindeki kontrollü 18. Av turizminden elde edilecek kullanım bölgesinde veya saha gelirden yöre halkının daha fazla pay dışındaki ekolojik etkilenme almasının sağlanması bölgesinde yapılabilecek 19. Sahaya uygun ekoturizm ve diğer madencilik faaliyetlerinin türün alternatif geçim kaynaklarının tespiti ve yaşam alanlarına zarar uygulanmasının teşvik edilmesi verebilecek olması ve bir yerden 20. Odun dışı orman ürünlerinin bir yere geçişine engel olabilecek üretiminin planlanması ve planların potansiyele sahip olması uygulanması Arıcılık ve iç su balıkları 18. Çoğunluğu araç sahibi olan yetiştiriciliği potansiyelinin planlanması yazlıkçıların gelmesiyle yazın ve planların uygulanması artan araç trafiği ve alanın 21. Alanda güçlü bir izleme ortasından Yedisuya uzanan işlek programının oluşturulması bir karayolu ve Çat-Karlıova Karayolu’nun alan içinde bulunması 111 3. PLANLAMA 3.1. Yönetim Stratejisi Burada, I. Bölümdeki saha ile ilgili temel veriler ve edilen bilgilerle, II. Bölümdeki alanın değerleri ile bu değerleri etkileyen sorunların ve tehditlerin değerlendirilmesi sonucu, Çat YHGS’nın sürdürülebilir ve katılımcı yönetimi için gerekli ana yaklaşımlar özetlenmektedir. Planın bu bölümündeki yönetim planı karar ve yaklaşımları, alanın statüsü var olduğu sürece geçerli olacaktır. Ancak, stratejik planlamada belirlenen faaliyetlerin yerine getirilmesi ve izlenmesi sonucunda, alandaki koruma hedeflerine ulaşıldıkça, dinamik plan yaklaşımı gereği plan yenilenebilecektir. Yönetim planının stratejik ve uygulama bileşenlerinin nasıl yapılandırıldığı aşağıda gösterilmiştir. 3.2. Vizyon Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahasında; Doğal kaynakların, öncelikle biyolojik çeşitliliği koruyarak sürdürülebilir kullanımının yapılabildiği, Çengel boynuzlu dağ keçisi popülasyonlarının olması gereken seviyelere ulaşmış olduğu, av turizmi, yaban hayatı gözlemciliği, yaban hayatı ve doğa fotoğrafçılığı, botanik gezileri gibi bilinçli ekoturizm faaliyetleri yapılan, doğaya saygılı yerli ve yabancı turistlerce tercih edilen, turizm ve ormancılıktan elde edilen gelirler ile önemli sorunlarının çözümüne katkı sağlanmış, mutlu, refah seviyesi yüksek, doğayı koruyan ve korunan alan yönetimine etkin destek veren, bilinçli insanların yaşadığı bir YABAN HAYATI GELİŞTİRME SAHASI oluşturmaktır. 112 Tablo 17. Yönetim planı uygulama stratejisinin genel görünümü Vizyon Program 1 Program 2 Program 3 vb. Hedef, Temel Mantık, Politika Hedef, Temel Mantık, Politika Hedef, Temel Mantık, Politika Hedefler 1.1. Hedefler 1.2. Hedefler 1.3. vb. Strateji, Amaçlar Strateji, Amaçlar Strateji, Amaçlar Faaliyet 1.1.1. Öncelik, başarı göstergesi ve zaman çizelgesi Faaliyet 1.1.2. Öncelik, başarı göstergesi ve zaman çizelgesi YILLIK İŞ PLANLARI Faaliyet 1.1.3. Öncelik, başarı göstergesi ve zaman çizelgesi Faaliyet 1.1.4. vb. Öncelik, başarı göstergesi ve zaman çizelgesi Bütçe ve Kaynak Planı Yönetim planını uygulamak için Teknik Ekler Raporlar, ayrıntılı teknik planlar ve açıklamalar 113 3.3. Bölgeleme YHGS’de ulusal ve uluslar arası düzeyde korunan doğal bitki türleri (flora) ve yaban hayvanı (fauna) türlerinin saptanmasına ve geliştirilmesine, bu türlerin yaşam alanlarının tespitine ve bu alanlarda iyileştirici tedbirlerin alınmasına, habitat ve ekosistem bütünlüğüne, bilimsel amaçlı faaliyetlere, yöre halkının ve ziyaretçilerin alanın koruma durumu ve kaynak değerleri ile uyumlu temel gündelik ve rekreasyonel ihtiyaçlarının karşılanmasına ve doğal kaynak kullanım biçimlerine göre bölgeleme yapılmıştır (Şekil 42). Bu bölgeleme çalışmasında genel yaklaşım, MKB’yi doğal durumunda bırakmak ve diğer bölgelerde koruma-kullanma dengesini kurarak, doğal süreçlerin kesintisiz işlemesini sağlayacak bir yaban hayatı yönetimi sistemini oluşturmaktır. YHGS’de, Küresel ölçekte korunması gereken ve / veya ülkemizin taraf olduğu sözleşmelerde korunması taahüt edilen türlerin bağımlı oldukları habitatlardan günümüze kadar hiç insan müdahalesi görmeden doğallığı muhafaza edilmiş olan alanlar Mutlak Koruma Bölgesi olarak ayrılır. Bu şekilde, mutlak korunması gerekli alanlar çekirdek alanları ifade etmektedir. Alanın ilan edilme sebebi olan hedef tür Yaban keçisinin üreme ve yavru büyütme alanları başta olmak üzere önemli yaşam alanları Mutlak Koruma Bölgesi olarak ayrılır. Sahadaki toplam 4-5 aylık arazi çalışması içeren planlama çalışmaları esnasında Mutlak Koruma Bölgesi olarak ayrılacak herhangi bir alan tespit edilememiştir. Ancak, sahada ileride yapılacak olan kapsamlı çalışmalar sonucunda, tespit edilmesi halinde Mutlak Koruma Bölgesi/Bölgeleri ayrılabilir. Sahanın, kaynak değeri ya da çekirdek zonunu oluşturan bölümü geleneksel kullanımla iç içe günümüze kadar gelebilmiş ise, hedef türlerin, habitatlarının bozulmadan gelecek nesillere intikalini sağlayacak şekilde kullanımı, zaman, faaliyet ve süreye göre kısıtlandığı kısımlar Hassas Koruma Bölgesi olarak ayrılmıştır (Tablo 19). Bu sahaların yönetim maksadı, müdahale görmüş kaynak değerlerini koruyarak ve/veya iyileştirme çalışmaları ile doğal süreçlere yaklaşmasını sağlayarak türlerin ve habitatların geleceklerini teminat altına almaktır. Tabiatı koruma amacıyla belirlenmiş kurallara göre ekonomik faaliyetlerin sürdürülmesine izin verilen, çekirdek bölge ile insani faaliyetlere açık bölgeler arasında kalan alanlar ise Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi olarak ayrılmıştır (Tablo 19). Sürdürülebilir kullanım bölgesinin maksadı, ekolojik ortam ile uyumlu sürdürülebilir doğal kaynak kullanımını sağlamaktır. 114 Şekil 42. Çat YHGS bölgeleme haritası Tablo 18. YHGS bölgeleme alanlarının büyüklüğü ÇAT YHGS BÖLGELEME BİLGİLERİ BÖLGE ADI Alanın Niteliği Orman OT (Orman Toprağı – Orman İçi Açıklık, Taşlık) Su (Göl) HASSAS KORUMA BÖLGESİ Ziraat İskan Toplam Orman OT (Orman Toprağı – Orman İçi Açıklık, Taşlık) Su (Göl) SÜRDÜRÜLEBİLİR KULLANIM BÖLGESİ Ziraat İskan Toplam Orman OT (Orman Toprağı – Orman İçi Açıklık, Taşlık) Su (Göl) KONTROLLÜ KULLANIM BÖLGESİ Ziraat İskan Toplam GENEL TOPLAM 115 Yüzölçümü (Hektar) 826,62 4233,72 2,77 5063,11 2446,96 42451,07 0,24 1172,32 232,65 46303,24 2023,01 9123,99 38,27 11185,27 62551,63 Genel Alana Oranı (%) 8,09 74,02 17,88 Sahadaki turizm ve rekreasyon alanları, yerleşim yerlerinin yer aldığı alanlar, turizm ve rekreasyon hizmetinden ziyaretçilerin faydalanmasını sağlamak ve mevcut yerleşim alanlarında planlı gelişimi sağlamak amacıyla Kontrollü Kullanım Bölgesi olarak ayrılmıştır (Tablo 19). 3.3.1. YHGS’de Genel Prensipler 1- YHGS içerinde bulunan hedef türü ve predatörlerini kapsayan envanterin İl Şube Müdürlüğünce her yıl yapılması zorunludur. 2- YHGS içerisindeki yaban hayatı kaynak değerlerinin tüm imtiyaz ve kullanım hakkı Genel Müdürlüğe aittir. Genel Müdürlüğün belirlediği esaslar dahilinde Bölge Müdürlüğünün izni olmadan YHGS kaynak değerlerini içeren her türlü reklam, film, belgesel vb. unsurlar ticari amaçlı yapılamaz. 3- YHGS içerisinde Genel Müdürlükçe belirlenmiş esaslar dahilinde, tahribata neden olmayan bilimsel amaçlarla araştırma ve izleme faaliyetlerine izin verilebilir. 4- Eğitim ve tanıtım faaliyetleri Genel Müdürlüğün belirlediği esaslar dahilinde yürütülebilir. 5- YHGS içerisinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca yürütülecek her türlü yatırım faaliyeti için Bölge Müdürlüğünün uygun görüşünün alınması zorunludur. 6- YHGS yönetim ve gelişim planında öngörülmemiş her türlü kara avcılığı faaliyetleri yasaktır. Balık avcılığı yürürlükteki mevzuat ile yönetim planı ilkeleri çerçevesinde yapılır. 7- YHGS’de yangınlara, ilgili birimlerce doğal yapının korunmasına yönelik müdahale edilir, yangın sonrasında yanan sahanın doğal haline getirilmesine Bölge Müdürlüğü ve ilgili Orman Bölge Müdürlüğü tarafından kurulacak komisyon marifeti ile karar verilir. 8- Orman teşkilatınca yapılacak ormancılık faaliyetleri fonksiyonel amenajman planları çerçevesinde yapılır. Fonksiyonel amenajman planlamasının olmaması halinde OGM ile yapılan 11/07/2007 tarihli ve B.18.0.DMP.03.04.480.00/356-4786 sayılı Protokol çerçevesinde yapılacaktır. 9- YHGS içerisinde belirtilen yerlerde, dönemlerde ve miktarlarda Bölge Müdürlüğü’nün belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde toplanmasına izin verilen bitkiler, bir plan dâhilinde toplattırılır. Toplama işleminin toplama tekniklerine uygun olması için yörede yaşayanlar arasından talep sahibi olanlar İl Şube Müdürlüğü’nce eğitilir. 116 10- Yerel halkın da katılımıyla İl Şube Müdürlüğü tarafından doğaya uygun arılık yerleri planlanır ve tesis edilir. Arılık yerleri yaban hayvanlarının olası zararlarına karşı gerekli önlemleri alacak şekilde toplu olarak düzenlenir. Planlanan arılık yerleri hariç YHGS içerisinde arılık yeri yapılamaz. Yaban hayvanı zararlarından korunmak için tedbirleri almak arı sahiplerine aittir. Yaban hayvanlarını arı kovanlarından uzaklaştırmak için Bölge Müdürlüğünce izin verilen yöntemler kullanılabilir. 11- Yönetmeliğin 11.maddesi 2. fıkrası gereği yerleşim alanları plan hükümleri dışında bırakılmıştır. 12- Alana herhangi bir yerden moloz, cüruf, çöp gibi atıklar atılamaz ve dökülemez. Ancak plan hükümleri çerçevesinde izin verilen maden işletmeciliği ile Baraj-HES inşaat işlerinde dekopaj, pasa alanları ve bu bozulmuş, tahrip olmuş alanlara ait hazırlanacak rehabilitasyon projesine Bölge Müdürlüğü tarafından uygun görülmesi halinde izin verilmelidir. 13- YHGS içerisinde özel ağaçlandırma faaliyetlerine; Ağaçlandırma projesi İl Şube Müdürlüğünce incelendikten sonra uygun görülmesi halinde izin verilebilecektir. 14- Yaban Hayatı Geliştirme Sahalarında özellikle hedef tür ve diğer türlerin yaşam alanlarında habitat bölünmesine sebep olacak yatırımlar, her türlü enerji yatırımları, maden arama ve işletme faaliyetleri, sanayi tesisleri, turistik amaçlı tesisler, enerji, su, petrol, doğalgaz, haberleşme nakil hatları ve bunlara ait yatırımlar ve tesisler, su kaynakları ile yaban hayatı ve ekosistemi etkileyecek her türlü faaliyet için en az 3 farklı üniversitenin yaban hayatı başta olmak üzere yapılacak yatırımın özeliğine göre Genel Müdürlüğün belirlediği bilim dallarında konusunda uzmanlaşmış öğretim üyelerince “Ekosistem Değerlendirme Raporu” hazırlanacaktır. Raporda, tesisin bu yaban hayatı geliştirme sahasındaki hedef tür ve diğer türlerin bu alandaki devamlılığını tehlikeye düşürmeyeceğini ve ekosistemi bozmayacağı sonucuna varılması halinde; her türlü su kullanım koşulları için Sulak Alanlar Mevzuatı, diğer kullanım koşulları için ilgili mevzuat çerçevesinde hazırlanacak taahhüt senedinde bulunan şartlar dahilinde yürütülür. Genel Müdürlük; çalışma alanı, çalışma mevsimi, çalışma şekli, kaybolan habitatın ikamesi, habitat rehabilitasyonu, hedef türlerin izlenmesi ve beslenmesi, yerel halkın bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi gibi konularda yatırımcı kişi ya da kuruluşlara ek şartlar getirilebilir. Ekosistemi etkilemeyeceği yukarda belirtildiği şekilde üniversite raporlarıyla tespit edilmiş benzer yapı ve tesislerin tümü bu kapsamda değerlendirilecektir. YHGS 117 ilanından önce göre verilen izinler, izin süresi sonuna kadar geçerlidir. İzin süresi bitiminde bu izinler yeni müracaatlar gibi değerlendirilir. 15- Yaban Hayatı Geliştirme Sahası içerisinde 5177 ve 5995 sayılı kanunlarla değişik 3213 sayılı Maden Kanunu’nun 2. Maddesinde tanımlanan 1. ve 2. Grup madenlerin arama ve işletilmesi yapılamaz. Yaban Hayatı Geliştirme Sahası ilanından önce verilmiş izinler, izin süresi sonuna kadar geçerli olup uzatılamaz. Yönetim ve Gelişme Planının yürürlüğe girdiği tarih itibariyle uzatılma aşamasında olan izinler yeni müracaatlar gibi değerlendirilir. YHGS içerisinden elde edilen ham madenlerin işlenmesi YHGS dışarısında yapılmak zorundadır. 16- Yönetim ve Gelişme Planı’nda öngörülemeyen hususlar ilgili mevzuat çerçevesinde, 4915 sayılı KAK ve planın genel prensiplerine uygun şekilde çözümlenecek, bu hususlar planın revize edilmesi sırasında tekrar değerlendirilecektir. 3.3.2. YHGS’lerde Ekolojik Tedbirler 1- Doğal olarak bozulmuş veya tahrip olmuş ekosistemlerin iyileştirilmesi için İl Şube Müdürlüğü gerekli tedbirleri alır, iyileştirmeleri sağlar. 2- YHGS içerisinde orman içi açıklıklardan v e hazine arazilerinden uygun görülenlere yaban hayvanlarının istifadesi için habitat rehabilitasyonu amacıyla yörede yetişen meyveli bitkiler dikilir veya ekilir, dikim veya ekim işlemleri Mülga Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü ile DKMP Genel Müdürlüğü arasında imzalanan 19.03.2010 tarihli protokol çerçevesinde yürütülür. Bu alanlara yabancı bitki türlerinin ekimi ve dikimi yasaktır. 3- Geleneksel tarımsal faaliyetler kontrollü bir şekilde sürdürülür. Organik ve ekolojik tarımsal faaliyetler teşvik edilir. Tarımsal zararlılardan korunmak için İl Şube Müdürlüğü koordinasyonunda ilgili kanunlar çerçevesinde biyolojik mücadele yöntemleri araştırılır. 4- Derelere ve göllere, biyolojik çeşitlilik ve gen kaynağının korunması açısından derede bulunmayan yabancı tür balığın salınması yasaktır. YHGS içerisindeki derelerde ve göllerde tespit edilen doğal balık türlerinin artırılması ve azalan derelere ve göllere salınması maksadıyla doğal balık üretim istasyonu tesis edilebilir. Anaç balıklardan üretilen balıklar, ayrı havuzlarda yetiştirilerek tekrar toplandıkları derelere salınır. 118 5- YHGS içerisinde yaban hayvanlarının beslenmesi ve barınması ortamları yeterli gelmediği takdirde gerektiğinde İl Şube Müdürlüğünce belirlenen uygun yerlere yemlikler, suluklar ve barınma yerleri yapılır. 6- YHGS içerisine hiçbir suretle sahipsiz hayvan, ev ve süs hayvanı bırakılamaz. Bırakılması durumunda Kara Avcılığı Kanunu Kapsamında yayımlanan “Av ve Yaban Hayvanlarının ve Yaşam Alanlarının Korunması, Zararlılarıyla Mücadele Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” kapsamında mücadele edilir. Sahipsiz hayvan, ev ve süs hayvanlarının YHGS içerisine bırakılmaması için yürürlükteki kanunlar çerçevesinde önlemler alınır. 3.3.3. Hassas Koruma Bölgesi (HKB) Hassas koruma bölgesinin ana amacı; Bir alanın kaynak değeri ya da çekirdek zonunu oluşturan bölümü geleneksel kullanımla iç içe günümüze kadar gelebilmiş ise, hedef türlerin, habitatlarının bozulmadan gelecek nesillere intikalini sağlayacak şekilde kullanımı, zaman, faaliyet ve süreye göre kısıtlandığı kısımlardır. Yönetim maksadı ise müdahale görmüş kaynak değerlerini koruyarak ve/veya iyileştirme çalışmaları ile doğal süreçlere yaklaşmasını sağlayarak türlerin ve habitatların geleceklerini teminat altına almaktır. Bu bölgenin alanı 5063,11 hektar olup Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının % 8,1’ini kapsamaktadır. Hassas Koruma Bölgesinde: 1- Arıcılık: Sınırlı sayıda olmak koşuluyla İl şube müdürlüğünce doğaya uygun arılık yerleri planlanır ve tesis edilir. Planlanan ve tesis edilen arılık yerleri hariç İl şube müdürlüğünden izin almak ve ağaçlara zarar vermemek koşuluyla kara kovan konulabilir. 2- Bitki Toplama: Bu bölgede bitki toplama faaliyetlerine izin verilmez. 3- Su Kullanım Koşulları: Hassas Koruma Bölgesi içerisinde kalan su kaynakları ticari olmamak kaydıyla yöre halkının içme suyu ihtiyaçlarını karşılamak üzere yapılacak su isale hatları ve yaban hayatı yaşam ortamlarını düzeltme amacı dışında alınamaz, su yataklarının yapısını değiştirecek müdahalelerde bulunulamaz. 4- Balık Üretim İstasyonları: İl Şube müdürlüğü tarafından derelerde ve göllerde tespit edilen doğal balık türlerinin artırılması, azalan derelere ve göllere salınması amacıyla doğal balık üretim istasyonu kurulabilir. Mevcut tüm balık çiftliklerinin, derelerin 119 kirlenmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla alanın gelişim amaçlarına uygun bir şekilde işlettirilmesi esastır. Var olan ticari işletmeler İl şube müdürlüğü tarafından istenilen ek önlemleri almakla sorumludurlar. Bu alanlara ticari amaçlı yeni balık çiftlikleri kurulamaz. 5- Avcılık: Bu bölge içerisinde her türlü avcılık faaliyeti yasaktır. 6- Kamu Kurumlarının Yatırımları: Korunan alan içerisinde veya yakın çevresinde yaşayan halkın ihtiyaçlarını karşılamak üzere başka bir seçenek olmaması halinde kamu hizmetleri yatırımlarına (yol, su, elektrik, telefon vb. her türlü alt ve üst yapı) ticari amaçlı olmaması kaydıyla Genel Müdürlükçe belirlenen şartlar çerçevesinde izin verilebilir. Bu izinlerde alandaki doğal yapıya ve biyolojik çeşitliliğe en az zarar verecek şekilde teknolojik imkânların kullanılması zorunludur. 7- Planlama: Bu bölge içerisinde yaban hayatı tanıtım merkezi ve bekçi kulübesi yapılabilecektir. Günübirlik kullanım alanları ve yeni yerleşim yerleri oluşturulamaz. 8- Tarım ve Hayvancılık Faaliyetleri: Tarım alanlarına ulaşım için mevcut yollar kullanılacak olup yeni yollar açılmayacaktır. Ekosisteme zarar vermeyecek geleneksel tarım uygulamaları devam ettirilecektir. Ekosisteme ve yaban hayatına zarar verecek kimyasallar, zirai ilaçlar ve gübreler kullanılmaması için İl Şube Müdürlüğünce ilgili kamu kurum ve kuruluşlarıyla temasa geçilerek gerekli önlemler alınacaktır. Ayrıca bu konuda kamuoyunun bilgilendirilip bilinçlendirilmesi sağlanacaktır. Mevcut hayvan çiftliklerinin gelişme ve yönetim planı amaçlarına uygun bir şekilde işlettirilmesi İl Şube Müdürlüğü tarafından denetlenecektir. Yeni çiftliklerin kurulması talepleri Bölge Müdürlüğünce belirlenecek esas ve usuller doğrultusunda değerlendirilecektir. 9-Mera Alanları, Subalpin/Alpin Alanlar, Otlatma: Yaban hayatı hükümlerini içeren Bölge Müdürlüğü görüşleri otlatma planını yapacak ilgili kuruma bildirilir. Nesli tehlikede endemik bitkilerin bulunduğu alanlar otlatma kapsamı dışında tutulur. Köylere ve yaylalara tahsis edilecek mera alanlarında taşıma kapasitesinin hesaplanması zorunludur. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların belirlenecek ve planlanacak mera alanları dışarısına başıboş bırakılması kesinlikle yasaktır. Ormanlık alanlarda otlatma yürürlükteki mevzuat çerçevesinde belirlenecektir. 10- Ormancılık: Alanın hedef türünün ekolojik istekleri göz önüne alınarak, yaşam alanlarını iyileştirici ve doğal peyzajı dikkate alan ekosistem tabanlı çok yönlü fonksiyonel amenajman planları doğrultusunda ormancılık faaliyetleri sürdürülür. Fonksiyonel planın 120 olmaması durumunda Yönetim ve Gelişme Planı Genel Prensiplerinin ilgili maddesi çerçevesinde yürütülecektir. Bu bölge içerisinde kalan meşcerelerde; meşcere bakımları, silvikültürel müdahaleler ve yol şebeke planında bulunan orman yollarının ve yol bakımlarının yapılması İl Şube Müdürlüğünün bilgisi ve alandan sorumlu birimi ile işbirliği içerisinde Orman İşletme Şeflikleri tarafından gerçekleştirilebilir. Şebeke planında bulunmayan yol yapımı talebi halinde Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü alınacaktır. 11- Ekoturizm: İl Şube müdürlüğü tarafından belirlenecek faaliyetler, yapılacak bir plan çerçevesinde yine İl Şube müdürlüğünce eğitilecek alan kılavuzları eşliğinde yürütülebilecektir. 12- Yaylacılık: Bu bölge içerisinde yaylacılık faaliyetleri yapılmasına izin verilmez. 13- Madencilik: Bu bölge içerisinde 5. ve 6. Grup maden haricinde madencilik arama ve işletme faaliyetleri yapılamaz. 5. ve 6. Grup madenlerin arama ve işletmesi genel prensipler 14. maddesi çerçevesinde yapılabilir. Yol yapımı talebi halinde Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü alınacaktır. 3.3.4. Sürdürülebilir Kullanım Bölgesi Tabiatı koruma amacıyla belirlenmiş kurallara göre ekonomik faaliyetlerin sürdürülmesine izin verilen, çekirdek bölge ile insani faaliyetlere açık bölgeler arasında kalan alanlar sürdürülebilir kullanım bölgesi olarak ayrılabilir. Sürdürülebilir kullanım bölgesinin maksadı, ekolojik ortam ile uyumlu sürdürülebilir doğal kaynak kullanımını sağlamaktır. Yaban Hayatı Geliştirme Sahası için belirlenmiş olan hedef türlerin korunması ve gelişimi için ayrılmış olan MKB ve HKB üzerinde baskı unsuru yaratmayacak biçimde, Yaban Hayatı Geliştirme Sahası sınırları içerisinde yöre halkının ve ziyaretçilerin alanın koruma statüsü ve değerleri ile uyumlu temel, gündelik ve rekreasyonel ihtiyaçlarının karşılanması amacı ile doğal kaynak kullanım biçimlerine (ormancılık, tarım, su kaynaklarının kullanımı, hayvancılık ve otlatma, yerleşim, yaylacılık, alan yönetimi ve rekreasyonel faaliyetleri) izin verilen alanlardır. Bu bölgenin alanı 11185,27 hektar olup, Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının % 17,8’ini kapsamaktadır. 121 Sürdürülebilir Kullanım Bölgesinde; 1- Arıcılık: İl Şube müdürlüğü tarafından doğaya uygun arılık yerleri planlanır ve tesis edilir. Planlanan ve tesis edilen arılık yerleri hariç İl Şube Müdürlüğünden izin almak ve ağaçlara zarar vermemek koşuluyla kara kovan konulabilir. 2- Bitki Toplama: Belirtilen yerlerde, dönemlerde ve miktarlarda İl Şube Müdürlüğünün belirleyeceği usul ve esaslar çerçevesinde bitki toplanılmasına izin verilebilir. 3- Su Kullanım Koşulları: Su kullanım koşulları için 3 (üç) farklı üniversitenin yaban hayatı başta olmak üzere yapılacak yatırımın özeliğine göre idarenin uygun göreceği bilim dallarında konusunda uzmanlaşmış öğretim üyelerince hazırlanacak, tesisin bu yaban hayatı geliştirme sahasındaki hedef tür ve diğer türlerin bu alandaki devamlılığını tehlikeye düşürmeyeceğini ve ekosistemi bozmayacağını belirtir ekosistem değerlendirme ve çevre düzen raporu sonucunda Sulak Alanlar Mevzuatı çerçevesinde yürütülür. 4- Balık Üretim İstasyonları: Mevcut tüm balık çiftliklerinin, derelerin kirlenmesi ve biyolojik çeşitliliğin korunması amacıyla alanın gelişim amaçlarına uygun bir şekilde işlettirilmesi esastır. Bu alanlara ticari amaçlı yeni balık çiftlikleri Bölge Müdürlüğünce belirlenecek esas ve usuller çerçevesinde kurulabilir. Var olan ticari işletmeler ile kurulacak yeni işletmeler İl Şube Müdürlüğü tarafından istenilen ek önlemleri almakla sorumludurlar. 5- Avcılık: Envanteri yapılmış, sürdürülebilir kullanıma uygun olarak belirlenen alanlarda ve sayılarda av hayvanlarının; a) Karada yaşayanlarının avcılığı, Genel Müdürlükçe onaylanan Avlanma Planı çerçevesinde, belirlenen kota sayısı kadar ve belirlenen bedellerle, b) Suda yaşayanlarının avcılığı, Su Ürünleri Sirkülerinde yasaklanan dereler hariç Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü ve izniyle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde sportif olta balıkçılığı çerçevesinde yaptırılabilir. Avcılık faaliyetlerinin gerçekleştirilmesini temin için uygun olan yerlere doğaya uygun gözlek yerleri ve bek yerleri yapılabilir. Av organizasyonu Kara Avcılığı Kanunu ve buna ilişkin yönetmelikler çerçevesinde yapılır. 6- Kamu Kurumlarının Yatırımları: Korunan alan içerisinde veya yakın çevresinde yaşayan halkın ihtiyaçlarını karşılamak üzere başka bir seçenek olmaması halinde kamu hizmetleri yatırımlarına (yol, su, elektrik, telefon vb. her türlü alt ve üst 122 yapı) ticari amaçlı olmaması kaydıyla Bölge Müdürlüğünce belirlenen şartlar çerçevesinde izin verilebilir. İzin verilmesi halinde Genel Müdürlüğe bilgi verilir. 7- Planlama: Bu bölge içerisinde yaban hayatı tanıtım merkezi, av köşkleri, bungalovlar, bekçi kulübesi, giriş kulübesi vb. yapı ve tesisler yapılabilecektir. Yeni yerleşim yerleri ve yaylalar ilgili kurumlarla işbirliği içerisinde yapılacak imar planı dahilinde sınırlı olarak yer alabilir. 8- Tarım ve Hayvancılık Faaliyetleri: Ekosisteme zarar vermeyecek tarım uygulamaları devam ettirilecektir. Ekosisteme ve yaban hayatına zarar verecek kimyasallar, zirai ilaçlar ve gübreler kullanılmaması için İl Şube müdürlüğünce ilgili kamu kurum ve kuruluşlarla temasa geçilerek gerekli önlemler alınacaktır. Ayrıca bu konuda kamuoyunun bilgilendirilip bilinçlendirilmesi sağlanacaktır. Mevcut hayvan çiftliklerinin gelişme ve yönetim planı amaçlarına uygun bir şekilde işlettiri lmesi İl Şube müdürlüğü tarafından denetlenecektir. Yeni çiftliklerin kurulması talepleri plan hükümlerine aykırı olmayacak durumlarda Bölge Müdürlüğünce değerlendirilecektir. Sonucundan Genel Müdürlüğe bilgi verilecektir. Tarım ve hayvancılığın teşviki iç in gerekli olan yapı ve tesislerin (ahır, samanlık, kümes, havuz, depo vb.) yapımına izin verilecektir. 9-Mera Alanları, Subalpin/Alpin Alanlar, Otlatma: Yaban hayatı hükümlerini içeren Genel Müdürlük görüşleri otlatma planını yapacak ilgili kuruma bildirilir. Nesli tehlikede endemik bitkilerin bulunduğu alanlar otlatma kapsamı dışında tutulur. Köylere ve yaylalara tahsis edilecek mera alanlarında taşıma kapasitesinin hesaplanması zorunludur. Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların belirlenecek ve planlanacak mera alanları dışarısına başıboş bırakılması kesinlikle yasaktır. Ormanlık alanlarda otlatma yürürlükteki mevzuat çerçevesinde belirlenecektir. 10- Ormancılık: Yönetim ve Gelişme Planı genel prensipleri çerçevesinde yürütülecektir. Şebeke planında bulunmayan yol yapımı talebi halinde Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü alınacaktır. 11- Ekoturizm: İl Şube müdürlüğü tarafından belirlenecek faaliyetler, yapılacak bir plan çerçevesinde yine İl Şube müdürlüğünce eğitilecek alan kılavuzları eşliğinde yürütülebilecektir. 12- Yaylacılık: Bu bölge içerisindeki yaylaların mevcut durumları korunarak geleneksel kullanımları ile faaliyetlerine devam etmeleri sağlanacaktır. Yaylaların kullanımı sınırları belirlenen alanlarda İl Şube müdürlüğü ve ilgili kurumlarca hazırlanacak 123 plan çerçevesinde yaban hayatına ve ekosisteme zarar vermeyecek şekilde olacaktır. Bu konuda kamuoyu bilgilendirilip bilinçlendirilecektir. 13- Madencilik: Bu bölge içerisinde Genel Prensiplerde yasaklanmış olan 1. ve 2. Grup madenler haricindeki madenlerin arama ve işletilmesi yapılabilir. Arama ve işletme faaliyetleri genel prensipler 14. madde çerçevesinde sürdürülür. Yol yapımı talebi halinde Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü alınacaktır. 3.3.5. Kontrollü Kullanım Bölgesi (KKB) Korunan alanlar içerisinde yer alan turizm ve rekreasyon alanları, yerleşim yerlerinin yer aldığı alanlar turizm ve rekreasyon hizmetlerinden ziyaretçilerin faydalanmasını sağlamak ve mevcut yerleşim alanlarında planlı gelişimi sağlamak amacıyla Kontrollü Kullanım Bölgesi olarak ayrılır. Bu bölgede yapılacak Balık üretim istasyonları, yeni yerleşim bölgeleri, turizm ve rekreasyon alanları, 3., 4., 5. ve 6. grup madenler ve enerji yatırımları için Genel Müdürlüğün belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde hareket edilir. Diğer her türlü faaliyet Bölge Müdürlüğünün uygun görüşü çerçevesinde gerçekleştirilebilir. Bu bölgenin alanı 46303,24 hektar olup, Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının % 74,1’ini kapsamaktadır. 124 3.4. Programlar, Hedefler ve Stratejik Eylem Planı Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahası için düzenlenen tehdit analizi çalışmasında sahada tespit edilen baskılar, bu baskıların kaynakları ve baskıların ortadan kaldırılmasına yönelik çözümler ortaya koyulmuştur. Bu çözümlere ulaşmak için, çözüm yollarının programlar dahilinde sınıflandırılması, önceliklendirilmesi ve öngörülen faaliyetler yardımıyla baskıların yani tehditlerin ortadan kaldırılması ve sahanın sürdürülebilir kullanımı için stratejik uygulama planı düzenlenmiştir. Programlar: 1. Koruma 2. Turizm ve Rekreasyon 3. Eğitim ve Bilinçlendirme 4. İzleme 125 PROGRAM 1. Koruma Hedef 1.1. Sahada bulunan Çengel boynuzlu dağ keçisi popülasyonlarını korumak, iyileştirmek ve geliştirmek. Politika ve Temel Mantık Sahada, özellikle yaşam alanlarındaki yoğun insan kullanımları, kaçak avcılık ve yırtıcı baskısından dolayı Çengel boynuzlu dağ keçisi popülasyonlarında ciddi boyutlarda azalma olmuştur. Doğrudan veya dolaylı insan müdahaleleri, alandaki yırtıcılar, hastalık ve rekabet unsurları gibi, Çengel boynuzlu dağ keçisi popülasyonları üzerindeki baskı oluşturan her türlü etmene karşı koruyucu ve önleyici tedbirler alınacaktır. Çengel boynuzlu dağ keçisi popülasyonları üzerine etki eden etmenler, hem doğrudan popülasyonlardaki bireyleri hedef alan kaçak av, yırtıcılar gibi etmenler, hem de Çengel boynuzlu dağ keçisi’nin yaşam alanlarının (habitat) en önemli bileşenleri olan besin kaynakları, su kaynakları, barınak alanları ile doğum ve yavru büyütme alanları üzerinde olumsuz etkilerde bulunarak popülasyonları etkileyen etmenlerdir. Sahadaki ormanlar, genelde Meşe hakimiyetinde, yer yer Ardıç ve Titrek kavak karışımlarından oluşan baltalık ormanlardan oluşmaktadır. Bu ormanlık alanlarda OGM tarafından bugüne kadar çok ciddi ormancılık faaliyetleri yürütülmemiş olmakla birlikte, kısmen de olsa yürütülen ormancılık faaliyetleri odun üretimi öncelikli olmuştur. Saha ile ilgili hiçbir Orman İşletme Şefliğindeki Orman Amenajman Planları, Ekosistem Tabanlı ve Çok Amaçlı Planlama Tekniğiyle yapılmamıştır. Yani, sahada, halen biyolojik çeşitliliğin planlara yansıtılmamış olduğu, odun üretimi öncelikli uygulamalar yapılmaktadır. Alandaki, öncelikle biyolojik çeşitliliği korumayı dikkate almayan ormancılık faaliyetleri, otlatma faaliyetleri, su kaynaklarına olan talebin artması, ahır sıvıları, mutfak ve banyo sularının doğrudan akarsulara bırakılması, yoksulluğun beraberinde getirdiği yöre halkının birçok ihtiyacını karşılamak için kullandığı odunu hem yakacak, hem de yapacak şeklinde ormandan karşılaması, özellikle bitkisel kökenli (mantar, kekik, çaşır vb.) odun dışı orman ürünlerinin bilinçsizce ve belli alanlarda yoğunlaşarak aşırı toplanması ve bu nedenlerin her birinde önemli bir paya sahip olan biyolojik çeşitliliğin korunması konusundaki yetersiz bilinç düzeyi, alanın biyolojik çeşitliliği ve Çengel boynuzlu dağ keçisi yaşam alanları üzerine olumsuz etkiler yapmaktadır. Saha ve etkilenme bölgesindeki Çengel boynuzlu dağ keçisi popülasyonlarını tehdit eden unsurlarla etkin mücadele edilecek, koruma sistemi güçlendirilecek ve avlanma planı yapılacaktır. Etkin bir koruma sistemi kurulup, sürdürülebilir bir av sistemi oluşturulduktan 126 sonra, sayımlar ve gözlemlerle popülasyonları sürekli izlenen Çengel boynuzlu dağ keçisi’nin sahadaki devamlılığı daha kolay sağlanacaktır. Bunun yanısıra, sahadaki bütün Orman İşletmelerinin Orman Amenajman Planlarının, YHGS’nin gelişme ve yönetim planının kararlarına uygun bir şekilde biyolojik çeşitliliği dikkate alan yani Ekosistem Tabanlı ve Çok Amaçlı Planlama Tekniğiyle yapılması, odun dışı orman ürünlerinin planlı ve sürdürülebilir kullanımının sağlanması, saha ve bitişik alanların otlatma planının yapılması ve uygulanması, odun ihtiyacının yasal yollardan elde edilmesinin teşvik edilmesi ve desteklenmesi, alternatif enerji kaynaklarının teşvik edilmesi ve desteklemesi, saha ve etkilenme bölgesindeki yerleşim yerlerinin altyapılarının tamamlanması, katı ve sıvı atıkların yönetimi konusunda önlemler alınması, su kaynaklarından doğal dengeyi gözeterek yararlanılması ile Çengel boynuzlu dağ keçisi’nin yaşam ortamlarının korunması ve bu alanlardan sürdürülebilir yararlanma STRATEJİ – AMAÇ - FAALİYET Başarı Göstergesi Öncelik sağlanacaktır. Strateji 1.1.1. Çengel boynuzlu dağ keçisi popülasyonları üzerindeki doğrudan insan ve yırtıcı hayvan baskısına karşı tedbirler almak Amaç 1. Saha ve etkilenme bölgesinde sürdürülebilir bir koruma sistemi kurmak, kaçak avcılığı önlemek ve sürdürülebilir planlı avcılık yapılmasını sağlamak Faaliyet 1.1. Koruma ekiplerinin kapasitelerini personel, araç-gereç ve teknik malzeme 1 Kaçak avın bakımından arttırarak sürdürülebilir hale ortadan getirmek Faaliyet 1.2. Köy tüzel kişiliklerini de devreye kalkması veya azalması, sokan sistemli bir alan koruma planının 1 yapılması ve uygulanması Avlanma planı Faaliyet 1.3. Avlanma planı yapılarak sürekli yapılması yenilenmesi ve popülasyon durumu uygun 1 görülen türlerin av turizmine sunulması Amaç 2. Çengel boynuzlu dağ keçisi’nin yabani yırtıcılarını sürekli kontrol altında tutmak Faaliyet 2.1. Yabani yırtıcıların popülasyon Yırtıcı durumlarını, sayım sonuçları ile sürekli kontrol baskısında 2 etmek ve taşıma kapasitesinin üzerindekileri azalma avlatmak Amaç 3. Sahada sahipli veya sahipsiz köpeklerin insansız bir şekilde serbest dolaşmasına müsaade etmemek Faaliyet 3.1. Köylülere ait kapı-bekçiköpekleri veya av köpeklerinin serbest Yırtıcı baskısında dolaşmasına anında müdahale edilerek bu 3 azalma durumun önüne geçilmesi ve çoban köpeklerinin ilk etapta çobanın gözetiminden 127 Y1 Y2 Y3 Y4 Y5 2012 2013 2014 2015 2016 * * * * * * * * * * * * * * * * * * * Sorumlu Birim Erzurum Şube Müdürlüğü, Jandarma Komutanlıkları, Emniyet Müdürlükleri, Muhtarlıklar, Orman Bölge Müdürlüğü, Avcı Dernekleri uzaklaşmaması konusunda çobanları eğitmek Strateji 1.1.2. Alandaki ormancılık faaliyetlerini, öncelikle biyolojik çeşitliliğin korunması ve Çengel boynuzlu dağ keçisi habitatlarının güçlendirilmesi temelinde yürütmek Amaç 1. Sahadaki bütün Orman Amenajman Planlarının, YHGS Yönetim ve Gelişim Planı ilkeleri doğrultusunda biyolojik çeşitliliğin korunmasını dikkate alan Ekosistem Tabanlı ve Çok Amaçlı Planlama Tekniğiyle yenilenmesini sağlamak ve uygulamak Faaliyet 1.1. Sahadaki bütün Orman İşletmelerinin Orman Amenajman Planlarının, YHGS’nın Yönetim ve Gelişme Planının Biyolojik kararlarına uygun bir şekilde biyolojik çeşitliliği çeşitliliğin korunmasını dikkate alan Ekosistem dikkate alan Tabanlı ve Çok Amaçlı Planlama Tekniğiyle ormancılık yapılması uygulamaları Faaliyet 1.2. Ormanların iyileştirilmesi ve yenilenmesi için gerekli ormancılık faaliyetlerini hızla yapmak Strateji 1.1.3. Odun dışı orman ürünlerinin üretimini planlamak, uygulamak ve yönetmek Amaç 1.Odun dışı orman ürünlerinin planlı ve sürdürülebilir kullanımını sağlamak Alan ve Faaliyet 1.1. Odun dışı orman ürünlerinden özellikle arıcılık ve iç su balıkları yetiştiriciliği civarında bal ve balık potansiyelinin planlanması ve planların üretiminde uygulanması 1 * * * * * 1 * * * * * 2 * Erzurum Şube Müdürlüğü, OGM-Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Orman Bölge Müdürlüğü * artış Strateji 1.1.4. Alandaki otlatma baskısını azaltmak veya ortadan kaldırmak. Amaç 1. Saha ve bitişik alanlardaki büyükbaş Sahadaki hayvan otlatmacılığının sadece Hassas Koruma, hayvanların Otlatma Sürdürülebilir Kullanım ve Kontrollü Kullanım Bölgesindeki uygun alanlarda planlı bir şekilde Planına uygun otlatılması yapılmasını sağlamak. Faaliyet 1.1. Saha ve bitişik alanların otlatma planının yapılması ve uygulanması Amaç 2. Ahır hayvancılığını başlatmak ve geliştirmek 1 * * Erzurum Şube Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü ORKÖY, İl Tarım Müdürlüğü * Erzurum Şube Müdürlüğü, – ORKÖY, İl Tarım Müdürlüğü Ahır Faaliyet 2.1. Ahır hayvancılığını teşvik etmek, hayvancılığınd 2 a artış desteklemek ve örnek çalışmalar yapmak * * * sağlanması Strateji 1.1.5. Ormanlardan usulsüz odun hammaddesi ve yemlik yaprak yararlanmalarının oluşturduğu baskıyı azaltmak veya ortadan kaldırmak Amaç 1. Oduna alternatif enerji kaynaklarını teşvik etmek, desteklemek ve bu konuda farkındalık oluşturmak Faaliyet 1.1. Çatılarda güneş enerjisinden faydalanılan ısıtma sistemleri kurmak Faaliyet 1.2. Ormanlardan yapraklı dal – yemlik yaprak kesimine karşı denetimleri artırmak ve köylerde eğitimler düzenlemek Güneş ısıtma sistemlerinin kurulması Yemlik yaprak kullanımının bitmesi 128 Erzurum Şube Müdürlüğü,, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, OGM, Ağaçlandırma Dairesi Başkanlığı, Orman Bölge Müdürlüğü 1 * * * * * 2 * * * * * Erzurum Şube Müdürlüğü – ORKÖY Erzurum Şube Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü Strateji 1.1.6. Sahada arazi kullanım planı yapmak ve yerleşim yerlerindeki plansız gelişmeleri önlemek Amaç 1. Sahanın tamamında koruma ve kullanma dengesi göztilerek arazi kullanım planı yaparak buna uygun şekilde yerleşim yerlerindeki yapılaşmanın ve altyapının bir plan dahilinde ve yaşam alanı kayıplarına yol açmayacak şekilde yapılmasını sağlamak Arazi kullanım Faaliyet 1.1. Saha ve etkilenme bölgesindeki yerleşim yerlerinde yapılaşmanın ve altyapının planına uygun, altyapısı bir plan dahilinde yapılmasını sağlamak 3 mevcut planlı Strateji 1.1.7. Altyapı yetersizliğinden kaynaklanan kirlilik ve sahaya atılan her türlü atıkların önüne geçmek Amaç 1. Sahada, yaban hayatı için önemli olan su kaynaklarının kirletilmemesi ve biyolojik çeşitliliğin korunmasını sağlamak ve farkındalık oluşturmak Faaliyet 1.1. Katı ve sıvı her türlü atıkların yönetimi konusunda önlemler alarak, katı atık toplama sistemi kurmak ve foseptik çukuru kullanımını yaygınlaştırmak yerleşim yerleri Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vd ilgili Bakanlıklar, Üniversiteler, Kaymakamlıklar, Muhtarlıklar Atıkların toplanması ve foseptik çukurlarının artması Erzurum Şube Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, Kaymakamlıklar, Muhtarlıklar 3 * * * * * * * * * * Strateji 1.1.8. Sahadaki su ve maden kaynaklarından yararlanılması gereken durumlarda, hedef tür yaban hayatının isteklerini azami bir şekilde koruyacak şekilde yararlanmak Amaç 1. Sahadaki su kaynaklarından YHGS Yönetim ve Gelişme Planı ilkeleri doğrultusunda, koruma kullanma dengesini gözeten bir şekilde faydalanmak Faaliyet 1.1. Hassas Koruma, Sürdürülebilir Kullanım ve Kontrollü Kullanım Bölgelerindeki su kaynaklarından içme, ev ihtiyaçları için kullanma ve sulama suyu ihtiyaçlarını karşılamak gibi değişik amaçlarla yararlanırken, hedef tür başta olmak üzere yaban hayatının su ihtiyacı dikkate alınmalı ve akarsuyun yıllık ortalama debisinin en az 1/3’ü doğal ortamında bırakılmalıdır Faaliyet 1.2. Yaban hayatı için önemli su kaynaklarını belirlemek, su kaynaklarının eksik veya yetersizliği durumunda alternatif su kaynaklarını araştırmak, hayvanların bu kaynaklardan yararlanmasını kolaylaştırmak Faaliyet 1.3. Sahanın kontrollü kullanım bölgesinde veya sahaya bitişik alanlarda yapımı planlanan baraj ve HES’ler ile madencilik faaliyetlerinin türün önemli geçiş alanlarında bir yerden bir yere geçişini engellemeyecek şekilde planlanması, ayrıca sahaya bitişik alanlarda yapımı planlanan baraj ve HES’ler ile madencilik faaliyetlerinin ise tür için önem Sahadaki akarsu ve diğer bütün su kaynaklarının yıllık ortalama debisinin en az 1/3’ünün doğal ortamında bırakılması Yaban hayvanlarının su ihtiyacının giderilmesi Baraj-HES ve madencilik faaliyetlerinin hedef tür ve diğer yaban hayvanlarının yaşamına ve özellikle geçişlerine 129 1 2 1 * * * * * * * Erzurum Şube Müdürlüğü, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, Valilik, DSİ * Erzurum Şube Müdürlüğü, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü * Erzurum Şube Müdürlüğü, DSİ, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, Karayolları Gen. Müd., Üniversiteler * * * arzeden alanların dışında yapılması gerekir engel olmaması Strateji 1.1.9. Sahadaki Çengel boynuzlu dağ keçisi başta olmak üzere bütün türlerin, ölüm, yaralanma, ürkme, korkma, kaçma veya yaklaşma ve alışmasına neden olan insan kaynaklı rahatsızlıkları en aza indirmek Amaç 1. Sahadaki yolların inşaası ve kullanımını düzenleyerek, sürücü ve yayaların yaban hayatına zarar vermemesini sağlayacak tedbirler almak Faaliyet 1.1. Alanda, özellikle şehirlerarası asfalt yollar üzerinde, gerekli yerlerde yaban hayvanı geçitleri (alt veya üst geçit, köprü, Hayvanların 2 menfez) yapılmalı, karayolları yaban uğradığı hayvanlarının geçişine uygun şekilde rahatsızlıkta düzenlenmelidir azalma Faaliyet 1.2. Yol kenarlarında ve dikkat çekici yerlerde yola çıkabilecek Çengel boynuzlu dağ Hayvan ölüm ve keçisi, Yaban keçisi, Karaca ve Kurbağa gibi yaralanmaları türlerle ilgili uyarıcı, hız sınırlandırıcı veya yla sonuçlanan 3 durulması gerektiğini gösteren, korna kazalarda çalınmaması, yüksek sesli müzik açılmaması, azalma sahanın önemli türleri, yaban hayvanlarıyla insanların etkileşimleri vb konularda uyarıcı ve bilgilendirici levhalar yerleştirmek Amaç 2. Alanda yaşayan yerel halk ve alanı ziyaret eden avcılar dahil bütün ekoturistlerin yaban hayatına zarar vermeyecek şekilde alan kullanmalarını sağlayacak tedbirler almak Faaliyet 2.1. Saha ve etkileşim alanında Hayvanların sürekli eğitim ve bilinçlendirme çalışmaları uğradığı 1 rahatsızlıkta yapmak, saha bekçiliği yapan kişileri sürekli azalma eğitmek * * * * * * * * * * * Erzurum Şube Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, Valilik Erzurum Şube Müdürlüğü * * Erzurum Şube Müdürlüğü PROGRAM 2. Turizm ve Rekreasyon Hedef 2.1. Çat Yaban Hayatı Geliştirme Sahasının zengin av turizmi ve doğa turizmi yani ekoturizm potansiyelinden, koruma kullanma ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilir turizm fırsatları oluşturmak. Politika ve Temel Mantık Alanın sahip olduğu doğal yaban hayvanları ve bitkisel zenginliği, Çengel boynuzlu dağ keçisi, Yaban keçisi, Karaca, Ayı ve Yaban domuzu gibi av turizminde tercih edilen türleri barındırması, kültürel ve estetik güzellikleri ile trofe avcılarının, fotoğraf ve film çekiminden hoşlanan insanların ve özellikle kalabalık şehir yaşamından sıkılan doğa severlerin, doğal alanlarda eğlenme ve dinlenmek amacıyla tercih edeceği bir saha olmasını sağlamakta ve sahanın önemini arttırmaktadır. Bu nedenle, yakın gelecekte sahada artan turizm talebine cevap verebilecek dengeli ve sürdürülebilir turizm fırsatları yaratmak ve turizm faaliyetlerini denetim altına almak hedeflenmektedir. 130 Strateji 2.1.1. Sahadaki ekoturizm faaliyetlerinin sürdürülebilir olmasını sağlamak. Amaç 1. Sahada yapılan av turizmini ve yakın gelecekte yapılabilecek yaban hayvanları başta olmak üzere diğer bütün doğal kaynak değerlerine yönelik ekoturizm türlerini planlamak, geliştirmek ve denetim altına almak. Faaliyet 1.1. Sahanın turizm potansiyeli ve taşıma kapasitesi belirlenerek, ekoturizm planı yapılmalı Faaliyet 1.2. Av turizminden elde edilen gelirden yöre halkının daha fazla pay almasını sağlamak Faaliyet 1.3. Sahadaki sulak alanlar ve yüksek dağ kesimlerinde yürüyüş güzergahları belirlenmeli, yaban hayvanları gözlem turları, fotosafari gibi doğa gözlem turları planlamak ve düzenlenmek Faaliyet 1.4. Bütün ziyaretçiler için, sahada uyulması gereken kurallar listesi hazırlanıp, sahaya giren her ziyaretçinin bu listelerden elde etmesi ve bu kurallara uymasının sağlanması Faaliyet 1.5. Sahanın güneyindeki Alacakar Tepe (2766 m), doğusundaki Şakşak Tepe (3057 m), batısındaki Karataş Tepe (2712 m) ve kuzeybatısındaki Beyazdağ Tepe (2618 m) civarında av turizminde av kulübesi, ekoturizmde ikmal ve gözlem yeri olarak da yararlanılabilecek koruma kulübeleri yapılması Başarı Göstergesi Öncelik STRATEJİ – AMAÇ - FAALİYET Y1 Y2 Y3 Y4 Y5 2012 2013 2014 2015 2016 Ekoturizm planının yapılması 1 * * Köylülerin av turizmini desteklemesi 1 * * Doğa gözlem turları düzenlenmesi 1 Doğaya uygun ekoturizm turları düzenlenmesi 1 Koruma kulübelerinin yapılması 2 * * Sorumlu Birim Erzurum Şube Müdürlüğü, OGM-Odun Dışı Ürün ve Hizmetler Dairesi Başkanlığı, Valilik, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü * * * DKMPGM, * Erzurum Şube Müdürlüğü, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü * Erzurum Şube Müdürlüğü, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü * * Erzurum Şube Müdürlüğü PROGRAM 3. Eğitim ve Bilinçlendirme Hedef 3.1. Bütün ilgi gruplarında Çat YHGS’nın korunmasına ve yönetimine katkıda bulunabilecek bir doğa koruma bilincinin oluşturulmasını sağlamak. STRATEJİ – AMAÇ - FAALİYET Başarı Göstergesi Strateji 3.1.1. Çat YHGS’ndaki bütün ilgi Katılım oranı gruplarının doğa koruma ve yaban hayatı yüksek, konusundaki bilinç düzeyini artırmak. sonuçları test edilebilen Amaç 1. Saha içerisinde ve etkilenme başarılı bölgesinde bulunan avcılara yaban hayatı, 131 Öncelik Politika ve Temel Mantık Bütün ilgi gruplarının doğa koruma, biyolojik çeşitlilik, yaban hayatı ve su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir kullanımı konularında eğitimleri sağlanarak alanın daha iyi korunması hedeflenmektedir. Y1 Y2 Y3 Y4 Y5 2012 2013 2014 2015 2016 Sorumlu Birim biyolojik çeşitlilik ve yasal avcılığın yararları konusunda eğitim vermek ve bilgilendirmek. Faaliyet 1.1. Her yıl en az bir defa avcılara yaban hayatı, biyolojik çeşitlilik ve yasal avcılığın yararları konusunda eğitim vermek ve bilgilendirmek amacıyla toplantılar düzenlemek Amaç 2. Saha içerisinde ve etkilenme bölgesinde yaşayan ilköğretim çağındaki çocuklar başta olmak üzere, yöre halkına, doğa koruma, yaban hayatı ve doğal kaynaklar konusunda eğitim vermek ve bilgilendirmek Faaliyet 2.1. Saha ve etkilenme bölgesindeki okullar ve köylerde görsel ve basılı materyaller kullanarak yılda en az bir defa eğitim vermek Amaç 3. Saha ile ilgili bütün yetkili kurum ve kuruluşları sahanın önemi, kaynak değerleri ve sürdürülebilir kullanımı hakkında belirgin ve ortak bir anlayışa sahip olmalarını sağlamak Faaliyet 3.1. Saha ile ilgili bütün yetkili kurum ve kuruluşların özellikle yöneticilerine yılda en az bir defa eğitim ve bilinçlendirme toplantıları düzenlemek Amaç 4. Sahada doğa koruma ve sürdürülebilir kullanım konusundaki bilinci geliştirmek amacıyla, doğrudan ilgili kurumlarda, kurumsal kapasiteyi arttırmak Faaliyet 4.1. İlgili kurum ve kuruluşların uygun ve yeterli sayıda personel, modern teknik araç ve malzeme ile donatılmasına ilave olarak bütün personelin yılda bir kez hizmet içi eğitime tabi tutulması Strateji 3.1.2. Alandaki otlatma baskısını ortadan kaldırmak veya en aza indirmek. Amaç 1. Planlı otlatma ve ahır hayvancılığı konusunda yöre halkının bilinç düzeyini arttırmak. Faaliyet 1.1. İl Tarım Müdürlüğü yetkilileri vasıtasıyla örnek çalışmaları görsel ve basılı malzeme ile toplantılar düzenleyerek halka anlatmak Strateji 3.1.3. Ormanlardan usulsüz odun hammaddesi, yemlik yaprak ve odun dışı orman ürünlerinden yararlanmalarının oluşturduğu baskıyı azaltmak veya ortadan kaldırmak. Amaç 1. Oduna alternatif enerji kaynaklarını teşvik etmek ve desteklemek. Faaliyet 1.1. Özellikle çatılarda güneş enerjisinden faydalanılan ısıtma sistemleri hakkında köylerde eğitim toplantıları düzenlemek eğitim toplantıları düzenlemek 1 İlgili bütün yöneticilere eğitim vermek * * * 1 * * * * * 1 * * * * * Erzurum Şube Müdürlüğü 1 Planlı otlatma ve ahır hayvancılığın da artış 1 Yemlik yaprak kullanımında azalış veya ortadan kalkması 1 132 * Erzurum Şube Müdürlüğü, İlçe Milli Eğitim Müdürlükleri, Muhtarlıklar İlgili bütün personele eğitim vermek Amaç 2. Kaçak kesim ve yemlik yaprak yararlanmalarının önlenmesi için yöre halkına * Erzurum Şube Müdürlüğü, Halk Eğitim Merkezi Müdürlükleri, Avcılık Kulüpleri * * DKMP Genel Müdürlüğü, Erzurum Şube Müdürlüğü * Erzurum Şube Müdürlüğü, İl Tarım Müdürlüğü * * * * * Erzurum Şube Müdürlüğü – ORKÖY eğitim vermek ve bilgilendirmek Faaliyet 2.1. Kaçak kesimlerin zararları ve yemlik yaprak olarak sadece ormanlar için zararlı Ökse otu (Viscum album) gibi türlerin ağaçlardan mekanik yolla alınabileceği konusunda köylüye eğitim vermek Amaç 3. Odun dışı orman ürünlerinden yararlanırken dikkat edilmesi gereken hususlarda yöre halkına eğitim vermek ve bilgilendirmek. Faaliyet 3.1. Odun dışı orman ürünlerinden faydalanma sahadaki yaban hayatının ihtiyaçlarını gözeterek, nereden ne kadar faydalanılacağı planlanmalı ve köylülere bu konuda eğitim verilmeli Strateji 3.1.4. Sahadaki Çengel boynuzlu dağ keçisi ve diğer biyolojik zenginliklerle ilgili gerekli her türlü bilimsel çalışmanın yapılmasını sağlamak Amaç 1. Sahadaki Çengel boynuzlu dağ keçisinin ekolojisi ve biyolojisi ile ilgili araştırmaları teşvik etmek ve desteklemek. Faaliyet 1.1. Hedef türle ilgili olarak, TÜBİTAK, Üniversiteler ve Araştırma Kurumları ve STK’lar tarafından daha çok araştırma yapılması için ilgili yerlerle iletişime geçmek, teşvik ve destek sağlamak Amaç 2. Sahadaki bitkiler (flora) ve yaban hayvanları (fauna) ile ilgili araştırmaları desteklemek Faaliyet 2.1. TÜBİTAK, Üniversiteler ve Araştırma Kurumları, STK’lar tarafından saha ve civarında bitkiler ve yaban hayvanları ile ilgili araştırma yapılması için ilgili yerlerle iletişime geçmek, teşvik ve destek sağlamak Ormandan sadece zararlı türlerin kesilmesi Planlı faydalanmanın sağlanması Araştırma sonuç raporları, Yayınlar, Video-Film materyalleri Araştırma sonuç raporları, Yayınlar, Video-Film materyalleri 1 2 1 1 * * * * * * * * * * * * * * * * * Erzurum Şube Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü * Erzurum Şube Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü * DKMPG Müdürlüğü, Erzurum Şube Müdürlüğü * DKMPG Müdürlüğü, Erzurum Şube Müdürlüğü PROGRAM 4. İzleme Hedef 4.1. Birbirinden değişik düzeylerde yani tür, popülasyon, ekosistem ve genel alan düzeylerinde, öncelikle sahanın hedef türü olan Çengel boynuzlu dağ keçisi’nin popülasyonlarını, önemli yaşam alanlarını, ekosistemleri, orman içi su kaynaklarını ve bütün alanı izlemeyi sağlayacak mekanizmaları kurmak. Politika ve Temel Mantık STRATEJİ – AMAÇ - FAALİYET Başarı Göstergesi Strateji 4.1.1. Çengel boynuzlu dağ keçisi ve diğer öncelikli türleri izlemek Öncelik Hedef türün yaşadığı ekosistemin durumu ile hedef türün popülasyonunun izlenmesi, bu hususlarda yapılan çalışmaların değerlendirilmesinden sonra anında, etkin ve uygulanabilir kararlar alınmasını sağlamaktır. Y1 Y2 Y3 Y4 Y5 2012 2013 2014 2015 2016 Sorumlu Birim Erzurum Şube Müdürlüğü 133 Amaç 1. Çengel boynuzlu dağ keçisi başta olmak üzere, Karaca, Ayı, Vaşak, Kurt, Turna, Toy, Dağ alası gibi öncelikli türlerin, tür ve popülasyon düzeyinde izlenmesini ve bunun sonucunda etkin ve uygulanabilir kararlar alınmasını sağlamak. Faaliyet 1.1. Yılda en az iki defa; Çengel boynuzlu dağ keçisi’nin çiftleşme dönemi ve yavrulama dönemi sonrası sayımlar ve sürekli gözlemler yapılmalıdır Strateji 4.1.2. Sahadaki önemli yaşam alanlarını ve yaban hayatı için önemli orman içi su kaynaklarını izlemek Amaç 1. Sahadaki önemli yaşam alanlarındaki ve su kaynaklarındaki değişimlerin ve kirliliğin ortaya konulması ve bunun sonucunda etkin ve uygulanabilir kararlar alınmasını sağlamak. Faaliyet 1.1. Arazi gözlemleri, harita, hava fotoğrafı ve uydu görüntüleri yardımıyla her yılın sonunda yaşam alanları ve su kaynaklarındaki değişimler belirlenmelidir Strateji 4.1.3. YHGS’nın mera, kayalık, orman, orman içi açıklıklar ve ziraat-iskan alanlarından oluşan bütün alanlarının genel durumunu ortaya koymak Amaç 1. Sahanın genel gidişatının izlenmesini ve bunun sonucunda etkin ve uygulanabilir kararlar alınmasını sağlamak Faaliyet 1.1. Arazi gözlemleri, harita, hava fotoğrafı ve uydu görüntüleri yardımıyla her yılın sonunda YHGS’deki bütün alanlarının genel durumundaki değişimler belirlenmelidir Sayım ve gözlemlerin yapılması Her yılın sonunda değişimlerin belirlenmesi Her yılın sonunda değişimlerin belirlenmesi 1 * * * * * Erzurum Şube Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü, DSİ 2 * * * * * Erzurum Şube Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü 2 * * * * * 3.5. İzleme Programı Planlama alanı için belirlenen koruma hedeflerine ulaşmak amacıyla yapılacak olan faaliyetleri ve alanla ilgili her türlü değişimi izleyebilmek, sorunlara zamanında müdahale edebilmek, uygulama planını yenileyebilmek amacıyla aşağıdaki izleme programı hazırlanmıştır (Tablo 20). Programda belirtilen çalışmaların zamanında ve kurallara uygun yapılması ve uzman bir kişi tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir. Şimdilik sahada az sayıda Çengel boynuzlu dağ keçisi bulunduğundan dolayı, türün sahaya vermiş olduğu zararın izlenmesine ve bu şekilde bilgi sahibi olmaya uygun bir durum söz konusu değildir. Ancak, populasyon durumu istenilen seviyelere çıktığı zaman Çengel boynuzlu dağ keçisi’nin yaşam alanına ve diğer türlere verebilecek olduğu zararın da izlenmesi gerekmektedir. Ayrıca, alanın yüksek yol yoğunluğuna sahip kesimlerinde popülasyon durumu istenilen seviyelere ulaştığında ortaya çıkabilecek olan otomobillerle 134 çarpışma durumunun da izlenmesi gerekecektir. Yine benzer şekilde ileride izlenmesi gerekebilecek olan bir diğer durum ise Çengel boynuzlu dağ keçisi ile sahadaki diğer otçulların rekabeti olacaktır. Çengel boynuzlu dağ keçilerin hastalık durumları ise bu gibi sahalarda izlenmesi gereken önemli bir durum olup, yakından gözlem ve hatta yakalayarak örnek almayı ve müdahaleyi gerektirmektedir. Yapılan sayım ve gözlemlerde veya av turizmi sırasında avlanan bireylerde veteriner müdahalesi gerektirecek boyutta bir hastalık şüphesi sözkonusu ise gereken müdahaleler zaman geçirmeden yapılmalıdır. Tablo 19. İzleme programı İzlenecek obje İzleme yöntemi Tür ve populasyon izlemeyle ilgili gözlek ve sürek-bek gibi doğrudan sayım Çengel yöntemleri veya boynuzlu dağ hayvana ait iz, belirti keçisi ve ve işaretler ile örnek popülasyonları, alanlarda hektarda özellikle yeni verdiği zararın doğanların araştırılması esasına hayatta kalma dayalı olan dolaylı başarısı, sayım yöntemleri cinsiyet ve gözlem teknikleri, oranları, Avcı ve rehberlerin yavru/dişi, gözlemleri ve avlanma erkek/dişi. kayıtları, bilinçli köylülerin gözlemleri, bilimsel araştırmalar (Habitat – Hızlı değerlendirme, Uzaktan algılama, Ekosistem – Alan) Coğrafi Bilgi Çengel Sistemleri, boynuzlu dağ Eski kayıtlarla keçisi Yaşam yapılacak kıyaslamalar, Alanları bilimsel araştırmalar (habitat), Ekosistemler ve genel alan (Tür – Popülasyon) İhtiyaç duyulan malzeme İzleme zamanı Sorumluluk Yılda en az iki defa; çiftleşme dönemi ve yavrulama dönemi sonrası sayımlar ve sürekli gözlemler yapılmalıdır Dürbün, Erzurum, Erzincan ve teleskop, Bingöl Şube GPS, çadır, Müdürlükleri, bot, yağmurluk, Her yılın sonunda en az bir defa yapılmalıdır Lisanslı GIS programı, Orman Amenajman Planları, Uydu görüntüeri, GPS Başarı göstergesi Alanı temsil edebilecek boyutta sayımların yapılması Erzurum, Erzincan ve İzleme ve Bingöl Şube kıyaslamaların Müdürlükleri, yapılması Sahadaki Orman İşletme Şeflikleri 3.6. Değerlendirme ve Planın Aktüel Duruma Uyarlanması Yönetim ve Gelişim Planının tamamının gözden geçirilmesi, değerlendirilmesi ve yenilenmesi, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın taşra teşkilatı olan Erzurum, Erzincan ve Bingöl Şube Müdürlükleri tarafından yapılacaktır. Uygulama planı her beş yılda bir yenilenecektir. Yönetim ve Gelişim Planının acil durumlar dışında her 10 yılda bir genel olarak yenilenmesi (revizyon) uygun olacaktır. 135 4. KAYNAKLAR Alados, C.L., 1985. Distribution and Status of the Spanish Ibex (Capra pyrenaica Schinz), The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire, 204-211. Alados, C.L., 1985. Group Size and Composition of the Spanish Ibex (Capra pyrenaica) in the Sierras of Cazorla and Segura, The Biology and Manag. of Mountain Ungulates, Edit. by S. Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire, 134-147. Albayrak, İ., Aşan, N., Pamukoğlu, N. 1999. Bibliography of Turkish Bats (Mammalia: Chiroptera). J. of the Institue of Science and Technology. Gazi Univ., 12 (4): 1095-1106. Albayrak, İ., Pamukoğlu, N., Aşan, N. 1997. Bibliyography of Turkish Carnivores (Mammalia: Carnivora). Commun. Ac. Sci. Univ. Ankara, 15(1/2C): 1-20. Albayrak, İ., Pamukoğlu, N., Aşan, N. 1998. Bibliography of Turkish Insectivores (Mammalia: Insectivora). Journal of the Institue of Science and Technology. Gazi Univ., 11(4): 863-873. Alkan, B., 1965. Türkiye'nin Bitki Zararlısı Çift Tırnaklı Hayvanlar (Mammalia: Artiodactyla) Faunası Üzerinde İlk Araştırmalar, Ankara Üniversitesi, Ziraat Fak. Yıllığı, 15/3. Alp, A., Kara, C., Büyükçapar, H. M ve Bülbül, O., 2005. Age, Growth and Condition of Capoeta capoeta angorae Hanko, 1924 from the Upper Water Systems of the River Ceyhan, Turkey. Turk J. Vet. Anim. Sci. 29, 665-676 p. Anonim, 1988. Game Animals and Distributions. Rebuplic of Turkey Ministry of Agriculture Forestry and Rural Affairs. 16, Ankara. Anonim, 2005. Türkiye’de Av ve Yaban Hayatı. T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 56, Ankara. Anonim, 2006. Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı (2007-2013), TC Resmi Gazete, Sayı: 26215, 100 s, Ankara. Anonim, 2008. Erzurum İli 2008 Yılı İl Çevre Durum Raporu. Erzurum İl Çevre ve Orman Müdürlüğü. Anonim, 2011. 2011-2012 Av Dönemi Merkez Av Komisyonu Kararı, Çevre ve Orman Bakanlığı, TC Resmi Gazete, Sayı: 27968, Ankara. Anonim, 2011. Adrese Dayalı Nüfus Kayıtları. Türkiye İstatistik Kurumu. Anonim, 2011. Erzurum ili meteorolojik verileri. Trabzon Meteoroloji Bölge Müdürlüğü. Anonim, Le Chamois et L'İsard, Office National de La Chasse, Poncet S.A. Imprimeurs-Espace Comboire-38130 Echirolles, 1992. Anonim, 2003. Oregon’s Elk Management Plan. Oregon Dep. of Fish and Wildlife, 58 p. Anonim, 2005. New Hampshire Big Game Plan. Species Management Goals and Objectives (20062015), 21 p. Anonim, 2007. Elk Management Plan. Arizona Game and Fish Department, 37 p. Anonim, 2007. Game Management Plan (July 2009-June 2015). Washington Department of Fish and Wildlife. 136 p. Anonim, 2007. Wildlife 2012. The Arizona Game and Fish Department’s Strategic Plan for the years 2007 – 2012. 24 p. Anonim, 1974. Chamois in the High Country, New Zealand Forest Research Institute: What's New in Forest Research, Vol. 9, 1-4. Anonim, 1978. How far Do Chamois Range ? New Zealand Forest Research Institute: What's New in Forest Research, Vol. 60, 1-4. Anonim, 1977. Grizimeks Tierleben, Enzyklopadie Des Tierreiches, Saugetiere IV, Grizimek, B., Band 13, Kindler Verlag, Zürich. Anşin, R., 1980. Doğu Karadeniz Bölgesi Florası ve Asal Vejetasyon Tiplerinin Floristik İçerikleri, Doçentlik Tezi, KTÜ Orman Fakültesi, Trabzon. Anşin, R., Okatan, A., ve Özkan, Z. C., 1994. Doğu Karadeniz Bölgesinin önemli yan ürün veren odunsu ve otsu bitkileri, TÜBİTAK TOAG Proje No: 903, 1-157. Aparicio, E., Garcia-Bertou, E., Araguas, R., M., Martinez§, P. ve Garcia-Marin, J., L., 2005. Body pigmentation pattern to assess introgression by hatchery stocks in native Salmo trutta from Mediterraniean streams. Journal of fish biology, 67, 931–949. Aras M.,S., Bircan, R. ve Aras, N., M., 1995. Genel Su Ürünleri ve Balık Üretimi Esasları, Atatürk Ünv. Zir. Fak. Ders Yay. No: 17 Arın, C., 1949. Dağ Keçisi, Av ve Deniz Sporları, 14. Cilt, 40-41. Balbo, T., Lanfranchi, P., Rossi, L., 1985. Parasitological and Pathological Observations on the Chamois in the Western Alps, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edit. by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. 136 Ballesteros, F., Benito, J.L., Gonzalez-Quiros, P., 1997. Effects of Sex and Age Over the Mange Appearance in the Cantabrian Chamois (Rupicapra pyrenaica parva), International Union of Game Biologists, XXIII th Congress Wildlife Management and Land Use in Open Landscapes, September 1-6, Lyon-France. Barbehenn, K.R., 1969. Host-parasite Relationships and Species Diversity in Mammals: an Hypothesis, Biotropica, 1, 29-35. Başkaya, Ş., 2000. Çengel Boynuzlu Dağ keçisi Rupicapra rupicapra (L.)’nın Doğu Karadeniz Dağlarındaki Yayılışı, Grup Büyüklükleri ve Habitat Kullanımı. K.T.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, 121, Trabzon. Başkaya, Ş., Başkaya, E., Bilgili, E. and Gülci, S., 2008. “Population Status and Principal Threats for the Large Carnivores in Alpine, Turkey”. 82nd Annual Meeting of the German Society of Mammalogy (Deutsche Gesellschaft für Säugetierkunde e.V.), September 14-17, Vienna, Austria. Başkaya, Ş., Terzioğlu, S., 1998. Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi (Rupicapra rupicapra L.)'nin Kaçkar Dağlarındaki Besin Tercihi, XIV. Ulusal Biyoloji Kongresi, Bildiri ve Poster Özetleri, 7-10 Eylül 1998, Samsun, 171. Bauer, J.J., 1987. Factors determining the onset of sexual maturity in New Zealand Chamois (Rupicapra rupicapra L.), Z. Säugetierkunde, 52, 116-125. Bauer, J.J., 1985. Fecundity Pattern of Stable and Colonising Chamois Populations of New Zealand and Europe, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. Bauer, J.J., Gossow, H., 1978. Zur Populationsdynamik der Gemse in Neuseeland, 3rd Int. Gamswild Symp., Mayrhofen, Tirol, 63-74. Berducou, C., Bousses, P., 1985. Social Grouping Patterns of a Dense Population of Chamois in the Western Pyrenees National Park, France, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire, 166-175. Bertram, B.C.R., 1978. Living in Groups: Predatorsand Prey, edit by J.B. Krebs & N.B. Davis, Behavioural Ecology, Blackwell, London, pp.64-69. Bircan, R. ve Ağırağaç, C. 1995. Altınkaya BarajGölü Tatlısu Kefalinin (Leuciscus cephalus L., 1758) Üreme Biyolojisi. Doğu Anadolu Bölgesi II. Su Ürünleri Sempozyumu, 14-16 Haziran 1995, Erzurum. Blahout, M., 1971. Zur Taxonomie der Population von Rupicapra rupicapra (Linné, 1785) in der Hohen Tatra, Zoologické listy, 21 (2) 115-132. Bodenmann, A., 1967. Eiberle, K., The Effects of Chamois Browsing in the Aletsch Forest, Schweiz. Z. Forstw, 118 (7), 461-470. Bogutskaya, N., G., 1994. A description of Leuciscus lepidus (HECKEL, 1843) with comments on Leuciscus and leuciscine - aspinine relationships. Ann.Naturhist. Mus. Wien. 96B, 559-620 p. Bouchner, M., 2000. Animal Tracks. Silverdale Books, 264, Leicester. Braun-Blanquet, J., 1964. Pflanzensoziologie, Grundzüge der Vegetationskunde Dritte Auflage. Springer-Verlag, New York. Cancrini, G., Lori, A., Rossi, L., Fico, R., 1985. Occurence of Pulmonary and Gastrointestinal Nematodes in the Abruzzo Chamois, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edit. by S. Lovari, Vol.I, C.Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. Capurro, A.F., Gatto, M., Tosi, G., 1997. Delayed and Inverse Density Dependence in a Chamois Population of the Italian Alps, Ecography, 20 (1), 37-47. Caughley, G., 1970. Population Statistics of Chamois, Mammalia, 34, 194-199. Cederna, A., Lovari, S., 1985. The Impact of Tourism on Chamois Feeding Activities in an Area of the Abruzzo National Park, Italy, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edit. by S. Lovari, Vol. I, C.Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. Clarke, C.M.H., 1986. Chamois Movements and Habitat Use in the Avoca River Area, Canterbury, New Zealand, New Zealand Journal of Zoology, Vol. 13, 175-198. Clarke, C.M.H., Frampton, C.M., 1991. Structural-Changes in an Apparentyly Stable Chamois Population in Basin Creek, Canterbury, New-Zealand, New-Zealand Journal of Zoology, 18/3, 233-241. Clarke, C.M.H., Henderson, R.J., 1984. Home Range Size and Utilization by Female Chamois in the Southern Alps, N.Zealand, Acta Zool. Fenn. 171, 287-291. Clutton-Brock, T.H., Albon, S.D., 1979. The Roaring of Red Deer and the Evolution of Honest Advertisement, Behaviour 69, 145-170. Çanakçıoğlu, H., 1987. Orman Zoolojisi. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Yayın No: 383, 624, İstanbul. Çanakçıoğlu, H., Mol, T., 1983. Yaban Hayvanları Bilgisi Ders Notları, İstanbul, 75 s. 137 Çanakçıoğlu, H., ve Mol, T., 1996. Yaban Hayvanları Bilgisi. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Yayın No:440, 550, İstanbul. Çelik, O., 1987. Anadolu’da (Küçük Asya’da) Avcılığın Tarihi. Uluslararası Sempozyum, Türkiye ve Balkan Ülkelerinde Yaban Hayatı, 16-20 Eylül, 7-33, İstanbul-Turkey. Çelikkale, M., S., Düzgüneş, E. ve Okumuş, İ., 1999. Türkiye Su Ürünleri Sektörü: Potansiyeli, Mevcut Durumu, Sorunları ve Çözüm Önerileri, İstanbul Ticaret Odası, Yayın No: 1999-2, İstanbul. Davis, P.H., 1965-1988. Flora of Turkey and East Aegean Islands. Edinburgh at the University Pres, Volume I, 567, Great Britain. Davis, P.H., Harper, P.C., Hedge, I.C., 1971. Distibution Patterns in with Particular Reference to Endemism, Plantlife and South-West Asia. Published by the Botanical Society of Edinburgh, Great Britain. Demirsoy, A., 1992. Yaşamın Temel Kuralları, Omurgalılar/Amniyota (Sürüngenler, Kuşlar, Memeliler), Cilt-III/ Kısım-II. Birinci Baskı, Yay. No: 92-06-4.0057. Ankara, 942 s. Demirsoy, A., 1996. Genel ve Türkiye Zoocoğrafyası "Hayvan Zoocoğrafyası", I. Baskı, Meteksan A.Ş., Ankara. Demirsoy, A., 1996. Türkiye Omurgalıları-Memeliler. Çevre Bakanlığı: Proje No: 90 K 1000: 90. Demirsoy, A., 1997. Türkiye Omurgalıları, Memeliler. Meteksan Yayınevi, 1-292, Ankara. Demirsoy, A., 1992. Yaşamın Temel Kuralları, Omurgalılar/Amniyota (Sürüngenler, Kuşlar ve Memeliler), I. Baskı, Meteksan A.Ş., Ankara. Diez-Baños, P., et al., 1990. Broncho-Pulmonary Helminths of Chamois (Rupicapra rupicapra parva) Captured in N.W. Spain Assessment from First Stage Larvae in Faeces and Lungs, Ann. Parasitol. Hum. Comp., 65/2, 74-79. DKMPG, 2005. Türkiye’de Av ve Yaban Hayatı. T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, 56, Ankara. Egglishaw, H., J. ve Shackley, P., E., 1977. Growth, survival and production of juvenile salmon and trout in a Scottish stream, Journal of Fish Biology, 11, 647–672. Ekim, T., Koyuncu, M., Vural, M., Duman, H., Aytaç, Z. ve Adigüzel, N., 2000. Türkiye bitkileri kırmızı kitabı (Pteridophyta ve Spermatophyta), Türkiye Tabiatı Koruma Derneği ve 100. Yıl Üniversitesi yayınları, Ankara. Ellerman, J. R., Morrison-Scott, T. C. S., 1966. Chaeclist of Palaerctic and Indian Mammals, British Museum Natural History, London, 411-418. Elsner-Schack, I. Von., 1985. Seasonal Changes in the Size of Chamois Groups in the Ammergauer Mountains, Bavaria, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by S. Lovari, Vol. I, C.Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire, 148-153. Eraslan, İ., 1971. Orman Amenajmanı. İ.Ü. Orman Fakültesi Yayınları, 1945/169, İstanbul. Erençin, Z., 1977. Av Hayvanları ve Av, I. Baskı, Ankara Üniversitesi Veteriner Fak. Yayınları No: 338, Ankara. Eric B. & William R., 2002. Wildlife Ecology and Management. 5th Edition, ISBN 013066250X, 634 pages. Erkan, F., 1987. Türkiye’de Nesli Tükenmekte Olan Av ve Yaban Hayvanlarının Korunmasında Milli Parkların Rolü ve Önemi. Uluslararası Sempozyum, Türkiye ve Balkan Ülkelerinde Yaban Hayatı, 16-20 Eylül 1987, 141-153, İstanbul-Turkey. Fahy, E., 1978. Variation in some biological characteristics of British sea trout, Salmo trutta L., Journal of Fish Biology, 13, 123-138. Fandos, P., 1989. Vigal, C.R., Fernandez-Lopez, M., Weight estimation of Spanish ibex, Capra pyrenaica, and Chamois, Rupicapra rupicapra (Mammalia, Bovidae), Z. Säugetierkunde 54, 239242. Ferrari, C., Rossi, G., 1985. Preliminary Observations on the Summer Diet of the Abruzzo Chamois (R. rupicapra ornata), The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edit. by S. Lovari, Vol. I, C.Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire, 85-92. Garcia–Gonzalez, R., Cuartas, P., 1996. Trophic Utilization of a Montane/Subalpine Forest by Chamois (Rupicapra pyrenica) in the Central Pyrenees, Forest Ecology and Management, 88, 15 – 23. Garin-Bastullji, B., et al., 1990. Isolation of Brucella melitensis Biovar-3 from a Chamois (Rupicapra rupicapra) in the Southern French Alps, Journal of Wildlife Diseases, 26, 116-117. Gastellu, J., et al., 1997. Pathological Features of A Case of Systemic Brucellosis Due to Brucella melitensis Biovar-3 in A Chamois (Rupicapra rupicapra), IUGB Wildlife Management and Land Use In Open Landscapes, Sept. 1-6, Lyon. 138 Gauthier, D., Hars, J., Rossi, L., 1997. Brucellosis in Free Ranging Chamois (Rupicapra rupicapra) and its Relationships with Domestic Breeding, IUGB Wildlife Management and Land Use In Open Landscapes, Sept. 1-6, Lyon. Geist, V., 1985. On Evolutionary Patterns in the Caprinae with Commets on the Punctuated Mode of Evolution, Gradualism and a General Model of Mammalian, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. Geist, V., 1974. On the Relationship of Ecology and Behaviour in the Evolution of Ungulates: Theoretical Considerations, The Behaviour of Ungulates and its Relation to Management, edit by V.Geist & F. Walter, IUCN Pub., 235-246. Geldiay, R. ve Balık, S., 1996. Türkiye Tatlı Su Balıkları, Ege Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi Yayın No: 46. Ders Kitabı. Dizin No: 16, Ege Üniversitesi Basımevi, Bornova, İzmir. Geldiay, R., 1968, Kazdağı Silsilesi Derelerinde Yaşayan Alabalık (Salmo trutta L.) Populasyonları Hakkında, VI. Milli Türk Biologi Kongresi Tebliğler, 65-77. Genov, P., Massei, G., Gancev, R., 1990. Distribution and Numbers of Chamois Rupicapra rupicapra balcanica in Bulgaria, Zeitschrift fuer Jagdwissenschaft, 36 (1), 1-8. Gonzalez, G., 1985. Seasonal Fluctuations in the Spatial Distribution of Chamois and Moufflons on the Carlit Massif, Pyrenees, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by S. Lovari, Vol. I, C.Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. González-Quirós, P., Ballesteros, F., Benito, J.L., 1997. Temporary Evolution and Spatial Spread of Sarcoptic Mange in the Cantabrian Chamois, IUGB Wildlife Management and Land Use In Open Landscapes, Sept. 1-6, Lyon. Gossow, H., 1978. Krukenwachstumsmuster als Weiser in der Gamswild-bewirtschaftung, 3rd Int. Gamswild Symp., Mayrhofen, Tirol, 206-219. Gruber, F., 1994. Die Veränderung von Rot- und Gamswildverbreitung und der Abschußtendenzen von 1983-1993, Forstschutz Aktuell, Nr. 15, 6 - 9. Gruschwitz, V., 1962. Analyse Einer Dreijahresstrecke Oberbayrischen Gamswildes, Z. Jagdwiss, 8, 137-148. Hamilton, W.D., 1971. Geometry for the Selfish Herd, J, Theor. Biol., 31, 295-311. Hamr, J., 1984. Home Range Sizes and Determinant Factors in Habitat Use and Activity of the Chamois (Rupicapra rupicapra) in the Tyrolean Alps, Austria, Ph.D. Thesis, Leopold-Franzens Universitat, Innsbruck, Austria. Hamr, J., 1984. Home Range Sizes of Male Chamois (Rupicapra rupicapra) in the Tyrolean Alps, Austria, Acta Zoologica Fennica, 171, 293-296. Hamr, J., 1985. Seasonal Home Range Size and Utilization by Female Chamois (R. Rupicapra) in Northern Tyrol, Austria, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire, 106-116. Heinzel, H., Fitter, R., ve J. Parslow. 1992. Birds of Britain and Europe with North Africa and The Middle East. Heinzel, H., R. Fitter, a.J. Parslow, 1979. The Birds of Britain and Europe with N.Africa and the Middle East. Collins St. James’s Place, London. 320 p. Henderson, R.J., Clarke, C.M.H., 1986. Physical Size, Condition and Demography of Chamois (Rupicapra rupicapra L.) in the Avoca River Region, Canterbury, New Zealand, New-Zealand Journal of Zoology, 13, 65-73. Herrero, J., Garin, I., Garcia-Serrano, A., Garcia–Gonzalez, R., 1996. Habitat Use in a Rupicapra pyrenaica pyrenaica Forest Population, Forest Ecology and Management, 88, 25-29. Hrabe, V., Koubek, P., 1982. Craniometric Characteristics of the Introduced Population of Chamois (Rupicapra rupicapra) in the Jeseniky Mts. Folia Zoologica, 31(3), 227-241. Hrabe, V., Koubek, P., 1984. Craniometrical Charecteristics of Rupicapra rupicapra tatrica (Mamm., Bovidae), Folia Zoologica, 33 (1), 73-84 Hrabe, V., Koubek, P., 1983. Horns of the Chamois R. rupicapra rupicapra from the Jeseniky Mountains (Czeckhoslovakia), Folia Zool., 32 (1), 23. Hrabe, V., Koubek, P., 1985. Notes on the Taxonomy of the Tatra Chamois (Rupicapra rupicapra tatrica Blahout), The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. Hrabe, V., Weber., P., Koubek, P., 1986. The Morphometrical Characteristics and the Dynamics of Horn Growth in Rupicapra rupicapra carpatica (Mamm., Bovidae), Folia Zoologica, 35 (1), 4354. Huş, S., 1963. Av Hayvanları Bilgisi. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Yayın No: 91, 300, İstanbul. 139 Huş, S., 1974. Av Hayvanları ve Avcılık, İ.Ü. Orman Fak. Yayınları, I. Cilt, II. Baskı, Kutulmuş Matbaası, Yayın No: 202, İstanbul, 406 s. Huş, S., Göksel, E., 1981. Türkiye Av Hayvanlarının Yayılış Yerleri, İ.Ü. Orman Fakültesi Dergisi, 31, 68-81. Ingold, P., Marbacher, H., 1991. Dominance Relationships and competition for resources among chamois Rupicapra rupicapra rupicapra in female social groups., Z. Säugetierkunde 56, 88-93. Jarman, P.J., 1974. The Social Organization of Antelope in Relation to Their Ecology, Behaviour, 48, 215-267. Jonsson, L. 1993. Birds of Europe with North Africa and The Middle East. Princeton University Press New Jersey, p 559. Jullien, J.M., Loison, A., Pepin, G., 1997. Combined Effects of Keratoconjunctivitis Epizootic and of Management on the Population Dynamic of A Chamois Population, IUGB Wildlife Management and Land Use In Open Landscapes, Sept. 1-6, Lyon-France, I, 22. Kara, C. ve Alp, A., 2007. Capoeta capoeta angorae Hanko, 1924’nın Ceyhan Nehir Sistemi’nde Dağılımı ve bazı morfometrik özellikleri. Türk Sucul Yaşam Dergisi, say. 3-5: s 65-76 Kara, C. ve Solak, K., 2004. Sır Baraj Gölü(Kahramanmaraş)’nde Yaşayan Tatlısu Kefali (Leuciscus cephalus L, 1758)’nin Büyüme Özellikleri. KSÜ Fen ve Mühendislik Dergisi, 7(2)-2004. Kasparek, M., 1992. Die Vögel der Türkei, Firsth edition, Max Kasparek Verlag, Heidelberg, Germany, 128 pp. Kaya, M.A., 1996. Türkiye'de Yaşayan Bovidae (Mammalia: Artiodactyla) Türlerinin Yayılış Alanları ve Taksonomik Durumları, Selcuk Üniv. Araştırma Fonu 93/059 No'lu Proje Raporu, Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Bölümü, Konya. Kefelioğlu, H., 1996. Türkiye Omurgalılar Tür Listesi. ISBN, 975:403-545. Kence, A., Bilgin, C., 1996. Türkiye Omurgalılar Tür Listesi. Nurol Matbaacılık, 183, Ankara. Kence, A., Özüt, D., Balkız, Ö., 2002. Armenian Mouflon Survey in Eastern Turkey and Nakhticevan. Caprinae News, Canada. Kence, A., Tarhan, M.S., 1997. Wild Sheep and Goats and Their Relatives, Status Survey and Conservation Action Plan for Caprinae, IUCN/SSC Caprinae Specialist Group, IUCN, Gland, Switzerland and Cambridge, UK, 134-138. Kirwan, G.M., Martins, R.P., Eken, G. and Davidson P., 1998. A checklist of the birds of Turkey. Sandgrouse, Ornithological Society of the Middle East, Supplement 1, 32 pp. Kiziroğlu, İ., 1989. Türkiye Kuşları, I. Baskı, OGM Eğitim Dairesi Başkanlığı Yayın ve Tanıtma Şube Müdürlüğü, Ankara, 314 s. Kiziroğlu, İ., 2008. Türkiye Kuşları Kırmızı Listesi (Red Data Book for Birds of Türkiye), Desen Matbaası, Ankara, 148 s. Knaus, W., Schröder, W., 1975. Das Gamswild, Paul Parey, Hamburg. Kocabaş, M., 2009. Türkiye doğal alabalık (Salmo trutta) Ekotiplerinin Kültür Şartlarında Büyüme Performansı ve Morfolojik Özelliklerinin Karşılaştırılması. Doktora Tezi. Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Trabzon. Koubek, P., Hrabe, V., 1983. Dynamics of Horn Growt in the Jeseniky Mts. Population of Chamois Rupicapra rupicapra rupicapra (CSSR), Folia Zoologica, 32 (2), 97-107. Koubek, P., Hrabe, V., 1984. Morphometrical Characteristics and Horn Growth Dynamics in Rupicapra rupicapra tatrica (Mammalia, Bovidae), Folia Zoologica, 33 (4), 289-302. Koubek, P., Hrabe, V., 1983. Craniometrical Charateristics of Rupicapra rupicapra caucasica, Folia Zoologica, 32 (3), 213-214. Koubek, P., Hrabé, V., Horáková, M., 1989. Postnatal Development of the Skull of Rupicapra rupicapra rupicapra (Mamm., Bovidae), Folia Zoologica, 38-1, 31-44. Kozená, I., 1986. Further Data on the Winter Diet of the Chamois, Rupicapra rupicapra rupicapra, in the Jeseniky Mountains, Folia Zool.-35 (3), 207-214. König, E., 1971. The Effects of Chamois Browsing on Height Growth of Norway Spruce (Picea excelsa) Union Internationole des Biologistes du Gibier Xe Congrès, Paris, 293-300. Krämer, A., 1969. "Lebensbezirke und Ortsveränderungen Markierter Gemsen im Augsmatthorngebiet, Schweiz", Z.F. Säugetierk., 34, 311-315. Krämer, A., 1969. Soziale Organisation und Sozialverhalten Einer Gemspopulation (R. Rupicapra L.) der Alpen, Z. Tierpsychol, 26, 889-964. Kumerloeve, H., 1978. Türkiye’nin Memeli Hayvanları. İÜ Orman Fak. Dergisi, 28(1B): 178-204. Kumerloeve, H., 1986. Bibliographie der Säugetiere und Vögel der Türkei (Rezente Fauna). Bonner Zoologisches Momographie, Nr. 21, 1-132. Kumerloeve, H., 1975. Die Säugetiere (Mammalia) der Türkei - Die Säugetiere (Mammalia) Syriens und der Libanon, Zool. Staatssamml, 18, I, München. 140 Kumerloeve, H., 1967. Zur Verbreitung Kleinasiatischer Raub- und Huftiere Sowie Einiger Grossnager, Säugetierkundlische Mitteilungen, 15, 337-405. Kurten, B., 1968. "Pleistocene Mammals of Europe" Weidenfeld & Nicolson, London. Kurtonur, C., Özkan, B., Albayrak, İ., Kıvanç, E., Kefelioğlu, H., 1996. Memeliler “Türkiye Omurgalılar Tür Listesi”. DPT-TBAG Nurol Matb. 1-183, Ankara. Kuru, M., 2004. Türkiye İçsu balıklarının son sistematik durumu. G.Ü. Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, 24, 3, 1–21. Küçük, F., Turan, D., Şahin, C. ve Gülle, İ., 2009. Capoeta mauricii n. sp., a new species of Cyprinid fish from Lake Beyşehir, Turkey. Zoology in the Middle East 47, 2009: 71–82. ISSN 0939-7140 Kasparek Verlag, Heidelberg. Lambert, R.E., Bathgate, J.L., 1977. Determination of the Plane of Nutrition of Chamois, Proc. N.Z. Ecol. Soc., 24, 48-56. Lequette, B., Hovard, T., Poulle, M.L., 1997. Chamois (Rupicapra rupicapra) and Mouflon (Ovis gmelini) Vigilance Behaviour in the Presence of A Predator the Wolf (Canis lupus), IUGB Wildlife Management and Land Use In Open Landscapes, Sept. 1-6, Lyon, Vol. 15, 1149-1159. Lipetz, W.E., Bekoff, M., 1882. Group Size and Vigilance in Pronghorns, Z. Tierpsychol., 58, 203-216. Liss, B.M., 1988. The Influence of Grazing Cattle and Game on Regeneration, Ground Vegetation and Soil in the Mixed Montane Forest of the E. Bavarian Alps, Forsliche – Forshungsberichte, 87, 209. Locati, M., Lovari, S., 1991. Clues for Dominance in Female Chamois: Age, Weight, or Horn Size ? Agressive Behavior, Vol. 17, 11-15. Loison, A., Gaillard, J.M., Houssin, H., 1994. New Insight on Survivorship of Female Chamois (Rupicapra rupicapra) From Observation of Marked Animals, Canadian Journal of Zoology, 72 (4), 591-597. Lovari, S., Cosentino, R., 1980. Herd Structure and Social Behavior of the Abruzzian Chamois (Rupicapra rupicapra ornata Neumann, 1899), Sixth Meeting of the İtalian Society for the Study of Animal Behavior, Parma, September 2-3, 1979, Monitore Zool. İtal. (N.S.) 14, 89-118. Lovari, S., Cosentino, R., 1986. Seasonal Habitat Selection and Group Size of the Abruzzo Chamois (Rupicapra pyrenaica ornata), Bollettino di Zoologia, 53, 73-78. Lovari, S., 1987. Evalutionary Aspects of the Biology of Chamois, Rupicapra ssp. (Boidae, Caprinae), The Biology and Management of Capricornis and Related Mountain Antelopes, Vol. 1, 51-61. Lovari, S., 1984. Herding Strategies of Male Abruzzo Chamois on Rut, Acta Zoologica Fennica, 172, 9192. Lovari, S., Locati, M., 1991. Temporal Relationships, Transitions and Structure of the Behavioural Repertoire in Male Apennine Chamois During the Rut, Behaviour, 119/1-2, 77-103. Lovari, S., Rosto, C., 1985. Feeding Rate and Social Stress of Female Chamois Foraging in a Group, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire, 102-105. Lovari, S., Scala, C., 1984. Revision of Rupicapra Genus, IV. Horn Biometrics of Rupicapra rupicapra asiatica and its Relevance to the Taxonomic Position of R. r. caucasica, Zeitschrift für Säugetierkunde, 49, 246-253. Lovari, S., Scala., C., 1980. Revision of Rupicapra Genus I. A Statistical Re-Evalution of Couturier's Data on the Morphometry of Six Chamois Subspecies, Bolletino di Zoologia, 47, 113-124. Lovari, S., 1988. The Behavioural Biology of the Apennine Chamois [Rupicapra pyrenaica ornata (Neumann, 1899)] A Review, International Council for Game and Wildlife Conservation Symposium on Chamois, 25/26.X.1988, Ljubljana, 91-107. Lydekker, R., 1913. Catalogue of the Ungulate Mammals in the British Museum (Natural History), Vol.1. Printed by Order of the Trustees of the British Museum, London. Macdonald, D.W. and Barret, P., 1993. Collins Field Guide Mammals of Britain & Europe, Harper Collins, ISBN 0 00 2197790, London. Masini, F., Lovari, S., 1988. Systematics, Phylogenetic Relationships and Dispersal of the Chamois (Rupicapra ssp), Quaternary Research, 30, 339-349. Massei, G., Randi, E., Genov, P., 1994. The dynamics of the Horn Growth in Bulgarian Chamois Rupicapra rupicapra balcanica, Acta Theriologica, 39 (2), 195-199. Mayer, H., Steinhauser, A., Browse Selection by Chamois, Allg. Forstztg., 78 (2), 1967, 21-26. McDonald, L, L., 2000. Quantitative Methods in Wildlife Monitoring. Workshop Wildlife MonitoringRecent Developments in Techniques and Applications, 3-4 February, Swiss Federal Institute, Switzerland. Mezzera, M., Largiadér, C.R. ve Sholl, A., 1997. Discrimination of native and introduced brown trout in the river Doubs (Rhone drainage) by number and shabe of parr Marks. Journal of Fish Biology, 50, 672–677. 141 Miller, C., 1985. The Impact of Mange on Chamois in Bavaria, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. Nascetti, G., Lovari, S., Lanfranchi, P., Berducou, C., Mattiucci., S., Rossi, L., Bullini, L., 1985. Revision of Rupicapra Genus, III. Electrophoretic Studies Demonstrating Species Distinction of Chamois Populations of the Alps from those of the Apennines and Pyrenees, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire, 56-62. Niethammer, G., 1957. Alte Gamsgeisß mit breiten "Jahresring", Z. Jagdwiss., 3, 87-88. Nowak, R.M., 1993. Walker’s Mammals of the World, Vol. 5, Ronald M. Nowak, London. Oğurlu, İ. 2001. Yaban Hayatı Ekolojisi. Süleyman Demirel Üniversitesi Orman Fakültesi Yayınları, Orman Fakültesi Yayın No:4, SDÜ Yayın No:19, 296, Isparta. Oğurlu, İ., 2003. Yaban Hayatında Envanter. T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü Av ve Yaban Hayatı Dairesi Başkanlığı Yayınları, 208, Ankara. Pachlatko, T., Nievergelt, B., 1985. Time Budgeting, Range Use Pattern and Relationships within Groups of Individually Marked Chamois, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. Pekelharing C.J., Reynolds R.N., 1984. Distribution and abundance of browsing mammals in the Westland National Park New-Zealand in 1978 and some observations on their impact on the vegetation, New Zealand Journal of Forestry Science 13 (3), 247-265. Pemberton, J.M., King, P.W., Lovari, S., Bauchau, V., 1989. Genetic variation in the Alpine Chamois, with special reference to the subspecies Rupicapra rupicapra cartusiana Couturier, 1938, Z. Säugetierkunde 54, 243-250. Perle, A., Hamr, J., 1985. Food Habits of Chamois (Rupicapra rupicapra L.) in Northern Tyrol, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. Perrone, A. and Bassano, B., 1997. Body Weight Changes in Alpine Chamois, IUGB Wildlife Management and Land Use In Open Landscapes, Sept. 1-6, Lyon-France. Pflieger, R., 1978. Gewicht und Schadelmabe der Vogesengams, 3rd Int. Gamswild Symp., Mayrhofen, Tirol, 167-181. Pirselimoğlu, H., 1990. Avcılıkta 40 Yıl, I. Cilt, I. Baskı, Hilal Matbaacılık Koll. Şti., İstanbul. Porter, R.F., Christensen, S. ve Schiermacker-Hansen, P., 2009. Arazi Rehberi – Türkiye ve Ortadoğu’nun Kuşları (Arazi Rehberi). Doğa Derneği, Uzerler Matbaası, Ankara, 455 s. Poulle, M.L., Hovard, T., Lequette, B., 1997. Wolf Predation on Chamois and Moufflon in the Mercantour Mountains, IUGB Wildlife Management and Land Use In Open Landscapes, Sept. 16, Lyon, Vol 15. Quaglino, A., Motta, R., Currado, I., 1988. Beziehung Gamswild-Wald Im Oberen Sesseratal Provinz Vercelli-N.W. Italien): Neue Bewirtscahfttungs-probleme, Conseil International de la Chasse et de la Conservation du Gibier, Gamswild Symposium, 25/26.X.1988, Ljubljana, Vol. 1, 161-183. Roselaar, C.S. 1995. Songbirds of Turkey (Taxonomy-morphology-distribution): An atlas of biodiversity of Turkish passerine birds. Haarlem – Netherlands and East Sussex – UK, 240 p. Rottler, G., 1985. Chamois: A Problem of Current Interest-Distribution, Density, Regulation, Allgemeine-Forstzeitung, 96 (3), 69-70. Sägesser, V.H., Krapp, F., 1986. Handbuch der Saugetiere Europas, Niethammer, J. & F. Krapp, Bd. 2/II Paarhufer, Aula, Wiesbaden. Salzmann, H.C., 1977. Some Results of the Breeding Biology of Chamois in the Jura Mountains Switzerland, Zeitschrift fuer Säeugetierkunde 42 (3), 180-189. Sarı, M., 1991. Farklı Habitatlarda Yaşayan Tatlı su Kolyoz Balığının (Chalcalburnus chalcoides, Guldentaedt, 1772)’nin Bazı Biyo-Ekolojik Özelliklerinin Araştırılması. (Yüksek Lisans Tezi) Atatürk Ünv. Fen Bilimleri Enstitüsü Su Ürünleri Ana Bilim Dalı, Erzurum. 46 s. Scamoni, A., 1963. Einführung in Die Praktische. Vegetationskunde Jena, Germany. Schmidrig, R., Ingold, P., Effects of Hanggliders on the Behaviour of Chamois (Rupicapra rupicapra) Symposium "Ongules/Ungulates 91" 2-6 Septembre, Toulouse – France. Schröder, W., 1977. Distribution and Food Selection of Chamois and Red Deer, Forstwissenschaftliches – Centralblatt, 96 (2), 94-99. Schröder, W., Elsner-Schack, I. Von., 1985. Correct Age Determination in Chamois, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. 142 Schröder, W., Kofler, H., 1985. Do Parasites Play an Important Role in Competition Between Ibex and Chamois ? The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. Schröder, W., 1985. Management of Mountain Ungulates, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, Dover-New Hampshire. Schröder, W., Masburg, I.E. Von der, 1982. Chamois (Rupicapra rupicapra) and Mountain Forest: suggestions for hunting chamios in the Ammergau Mountains, Forstwissenschaftliches – Centralblatt, 101: 2, 80-92. Schröder, W., 1971. Untersuchungen zur Ökologie des Gamswildes (Rupicapra rupicapra L.) in einem Vorkommen der Alpen, Z.F. Jagdwiss, 17, 113-168, 197-235. Schwab, P., 1975. Gamswildnege Nach Gesichtspunkfen, Schweiz. Jagdzeitung, 3. Serez, M., 1981. Geyik, Alageyik, Karaca, Yaban Koyunu ve Yaban Keçilerinde Yaş Tayini Yöntemi (Age Determination Methods on the Red Deer, Follow Deer, Roe Deer, Ibexes and Mouflons) , KTÜ Orman Fakültesi Dergisi, 1, 4, 214-219. Shank, C.C., 1984. Inter-and Intra-Sexual Segregation of Chamois (Rupicapra rupicapra) by Altitude and Habitat During Summer, Zeitschrift Für Säugetierkunde, 50, 117-125. Siegfried, W.R., 1980. Vigilance and Group Size in Springbok, Madoqua, 12, 151-154. Stahel, V. J., 1983. Tourismus-Wald und Wild, Die Pulverschneefahrer und Was Sie Heraufbeschwören, Forstarchiv, 54/6, 207-213. Stefancikova, A., 1994. Lung Nematodes of Chamois in the Low Tatra National Park, Slovakia, Journal of Helminthology, 68/4, 347-351. Tarhan, M.S., 1986. Av Koruma ve Bakım Çalışmaları, Milli Parklar ve Yaban Hayatı Semineri, Muğla, 270-393. Tarhan, N., 1989, Hınıs-Varto (Erzurum-Muş) dolayının jeolojisi ve petrolojisi, Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 209 s. 61 Tarhan, N., 1991a, Hınıs-Varto-Karlıova (Erzurum-Muş-Bingöl) dolayının jeolojisi ve petrolojisi, MTA raporu, 9428. Tataruch, F., 1985. On the Nutrition of Chamois, Proceedings of Int. Symp. On Infections Keratoconjunctivitis of Chamois (Rupicapra rupicapra) Held at Vercelli, Italy, 30 Nov. To 2 dec., 1982, Edit by Balbo, T., Lanfranchi, P., Meneguz, P.G., Rossi, L.S., 153-158. Tataruch, F., Steineck, T., Onderscheka, K., 1985. Investigations on the Metabolism of Chamois Suffering from Sarcoptic Mange, The Biology and Manag. of Mountain Ungulates, Edit. by S.Lovari, Vol.I, C.Helm, London, Sydney, Dover, New Hampshire. Temizer, A., 1991. Elazığ, Erzincan ve Bingöl Yörelerinde Bulunan Yabani Dağ Keçilerinin Capra aegagrus, Rupicapra rupicapra (Mammalia; Artiodactyla)’nın Yayılışları, Morfolojik ve Ekolojik Özellikleri. Doktora Tezi, Fırat Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Elazığ. Terzioğlu, S., Başkent, E. Z., Başkaya, Ş., Çoşkunçelebi, K., Ayaz, H, Kocabaş M., Yalçınalp, E. ve Çolak, Z., 2010. Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi Karasal Biyolojik Çeşitliliğin Tespiti Projesi. T.C. Çevre ve Orman Bakanlığı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı. Ankara. s. 318, (Sonuç raporu). Thévenon, E., 1997. Isard: Chamois Pyrénéen Au Pays des Libres Isards, Science & Nature - Le Magazine De L'Environnement, 3, 62-67. Tosi, G., Rinetti, L., Zilio, A., Romano Cassani M.S., Cagnolaro, L., 1987. Preliminary Analysis of the population of Chamois Rupicapra rupicapra L. in the Northern Luino Area Varese Province Italy, Mammalia. Atti della Sociate Italiana di Scienze Naturali e del Museo Civico di storia Naturale di Milano, 128 (3-4), 265-284. Turan, N., 1984. Türkiye’nin Av ve Yaban Hayvanları-Memeliler, T.C. Orman Bakanlığı, 87, Ankara. Turan, N., 1987a. Türkiye’nin Büyük Av Hayvanları ve Sorunları. Uluslararası Sempozyum, Türkiye ve Balkan Ülkelerinde Yaban Hayatı, 16-20 Eylül, İstanbul, 61-83, Turkey. Turan, N., 1987b. Antalya-Termesos Yaban Keçisi (Capra aegagrus aegagrus L.) Populasyonunun Gelişimi, Bugünkü Durumu ve Sorunları. Uluslararası Sempozyum, Türkiye ve Balkan Ülkelerinde Yaban Hayatı, 16-20 Eylül, İstanbul, 83-105, Turkey. Tümgelir, L., Çubuk, H., Çınar, Ş., Özkök, R., Küçükkara, R., Ceylan, M., Erol, K.G. ve Çetinkaya, S., 2007. Beyşehir Gölü’ndeki Tatlısu Kefali (Leuciscus lepidus HECKEL, 1843) Populasyonunun Büyüme Özellikleri. Tyufekchiev, A., 1975. Pactиteдhи Bидobe, Изпoлзybahи 3a Xpaha Ot Лиbиte Koзи (Rupicapra rupicapra L.) B. Paйoha Ha Пиpиh Плahиha (Çengel Boynuzlu Dağ Keçisinin Pirin Dağlarında Yediği Bitki Türleri), Гopckoctoпahcka Hayka, Гoл, XII, No.6, Coфия, 72-84. 143 Tyufekchiev, A., 1981. Paзпpoctpahehиe Ha Лиbata Koзa (Rupicapra rupicapra L.) B. Paйoha Ha Пиpиh Плahиha (Çengel Boynuzlu Dağ Keçisinin Pirin Dağlarındaki Yayılışı), Гopckoctoпahcka Hayka, Kh, 4, 50-55. Tyufekchiev, A., 1982. Пoдob И Bъзpactob Cъctab Ha Лиbиte Koзи B Пиpиh Плahиha (Çengel Boynuzlu Dağ Keçisinin Pirin Dağlarındaki Üreme ve Yaş İlişkileri), Гopckoctoпahcka Hayka, Kh, 3, 63-68. Tyufekchiev, A., 1978. Пpoyчbahe Bъpxy Лиbata Koзa (Rupicapra rupicapra L.) B Paйoha Ha Пиpиh Плahиha (Çengel Boynuzlu Dağ Keçisi Üzerine Pirin Dağlarında Araştırmalar), Abtopeepat, Ha Диceptиauия 3a Пpиcbждaha Hayчha Cteneh “Kahдидat Ha Ceлckoctпahckиte Haykи” Coия, 1-33. Underwood, R., 1982. Vigilance Behaviour in Grazing African Antelopes, Behaviour, 79, 81-108. Üstay, A.H. 1990., Hunting in Turkey, İstanbul. Valenza, F., Julini, M., Cornaglia, E., Beccaria, E., 1976. Sulla Broncopolmonite Necrotica dei Camosci, Ann. Fac. Med. Vet. di Torino, 27, 70-85. Vine, I., 1971. Risk of Visual Detection and Pursuit by a Predator and the Selective Advantage of Flocking Behaviour, J. Theor. Biol., 30, 405-422. Waechter, A., 1976. Notes on the Mammals of Alsace France, Part 1 Ungulates Mammalia 40 (2), 339342. Walker, E.P., 1993. Mammals of the World, The John Hopkins University Press., Baltimore and London. Wiesner, H., 1985. Problems in the Management of Chamois in Captivity, The Biology and Management of Mountain Ungulates, Edited by Sandro Lovari, Vol. I, Croom Helm, London, Sydney, DoverNew Hampshire. William L.G., Richy J.H. and John F.L., 1999. Monitoring Biodiversity: Quantification and Interpretation. United States Department of Agriculture, Forest Service, Pacific Northwest Research Station General Technical Report, 32 p. Yaltırık, F., 1993a, Dendroloji I- Gymnospermae. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Yayın No:386, 320, İstanbul. Yaltırık, F., 1993b, Dendroloji II- Angiospermae. İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Yayın No:420, 256, İstanbul. Yaltırık, F., Efe, A., 1989. Otsu Bitkiler Sistematiği. İ.Ü. Fen Bilimleri Enstitüsü Yayınları, İ.Ü. Yayın No:3568, 512, İstanbul. URL 1. http://top-topics.thefullwiki.org/Glyptothorax URL 2. http://en.wikipedia.org/wiki/Alburnus_filippii URL 2. http://tr.wikipedia.org/wiki/Turkiye_kemikli_baliklar_listesi URL 4. http://en.wikipedia.org/wiki/Glyptothorax URL 5. http://animaldiversity.ummz.umich.edu/site/accounts/classification/Salmonidae URL 6. http://www.iucnredlist.org/apps/redlist/search URL 7. http://www.kkgm.gov.tr/sirkuler/37-2.html 144 EKLER Sahanın Floristik Listesi: Bitki Adı ACERACEAE Acer hyrcanum Acer platanoides ALISMATACEAE Alisma plantago-aquatica ASTERACEAE (COMPOSITAE) Achillea millefolium ssp. millefolium Achillea wilhelmsii Anthemis cretica ssp. albida Artemisia absinthium Bellis perennis Carduus natans Centaurea aggregata Centaurea triumfetti Centaurea depressa Cirsium simplex Cirsium arvense ssp. vestitum Crepis pulchra ssp. pulchra Echinops pungens var. pungens Helichrysum pallasii Inula helenium Jurinea consanguinea Lapsana communis ssp. grandiflora Solidago virgaurea ssp. alpestris Senecio vernalis Tripleurospermum oreades Onopordum acanthium Tragopogon coloratus Pilosella hoppeana ssp. pilisquama Pulicaria dysenterica Scorzonera cana var. cana Sonchus asper ssp. galucescens Taraxacum buttleri Tussilago farfara Xanthium strumarium ssp. strumarium BUTOMACEAE Butomus umbellatus BRASSICACEAE (CRUCIFERAE) Thlaspi arvense Bunias orientalis Alyssum minus Draba bruniifolia ssp. bruniifolia BORAGINACEAE Anchuza azurea var. azurea Arnebia densiflora Echium russicum Myosotis stricta Onosma sericeum BETULACEAE (CORYLACEAE) Türkçe Adı Endemik Ender IUCN Bern CITES Gözlem / Literatür Akçaağaç Çınar Yapraklı Akçaağaç - - - - - Gözlem Gözlem Su Sinirotu - - - - - Gözlem Civan Perçemi - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Literatür Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Literatür Gözlem Peygamber Çiçeği Köy Göçerten Kanarya Otu Papatya Karahindiba Öksürük Otu Pıtrak Engerek Otu Unutma Beni Emzik Otu 145 Corylus avellana var. avellana Betula litwinowii Betula pendula CYPERACEAE Eleocharis palustris Schoenoplectus lacustris ssp. lacustris Carex otrubae Carex vesicaria CUSCUTACEAE Cuscuta europaea CRASSULACEAE Sedum spurium Sedum sempervivoides Sedum album CORNACEAE Cornus mas CONVOLVULACEAE Convolvulus lineatus Calystegia sepium ssp. sepium CHENOPODIACEAE Chenopodium foliosum Chenopodium album album var. album CARYOPHYLLACEAE Arenaria gypsophiloides Cerastium gnaphalodes Dianthus crinitus var. crinitus Dianthus calocephalus Silene saxatilis Silene compacta CAMPANULACEAE Campanula glomerata ssp. hispida Campanula stevenii ssp. stevenii Asyneuma rigidum ssp. rigidum CAPRIFOLIACEAE Viburnum lantana Lonicera caucasica ssp. caucasica CUPRESSACEAE Juniperus communis var. saxatilis Juniperus foetidissima DIPSACACEAE Dipsacus laciniatus Cephalaria procera Scabiosa columbaria ssp. columbaria ELAEAGNACEAE Hippophae rhamnoides EPHEDRACEAE Ephedra major EQUISETACEAE Equisetum arvense EUPHORBIACEAE Euphorbia chamaesyce Euphorbia macroclada Euphorbia herniarifolia FUMARIACEAE Fumaria officinalis Fumaria vaiilantii Adi Fındık Tüylü Huş Siğilli Huş - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Cin Saçı - - - - - Gözlem Dam Koruğu - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Kızılcık - - - - - Gözlem Sarmaşık Deniz Sarmaşığı - - - - - Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Çan Çiçeği - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Tüylü Kartopu Kafkas Hanımelisi - - - - - Gözlem Gözlem Adi Ardıç Kokulu Ardıç - - - - - Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Yalancı İğde - - - - - Gözlem Deniz Üzümü - - - - - Gözlem At Kuyruğu - - - - - Gözlem Sütleğen Sütleğen Sütleğen - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Şahtere Otu Şahtere Otu - - - - - Gözlem Gözlem 146 FAGACEAE Quercus macranthera ssp. syspirensis Quercus infectoria ssp. boissieri GROSSULARIACEAE Ribes orientale GERANIACEAE Geranium tuberosum ssp. tuberosum GENTIANACEAE Gentiana sptemfida Gentiana verna HYPERICACEAE (GUTTIFERAE) Hypericum hyssopifolium Hypericum perforatum IRIDACEAE Iris iberica ssp. elegantissima Gladiolus kotschyanus Gladiolus atroviolaceus Crocus kotschyanus ssp. suworowianus JUNCAGINACEAE Triglochin maritima JUNCACEAE Luzula spicata JUGLANDACEAE Juglans regia LYTHRACEAE Lythrum salicaria LILIACEAE Allium aucheri Fritillaria caucasica Scilla siberica Muscari neglectum Tulipa armena var. armena Gagea villosa var. villosa Colchicum szovitsii FABACEAE (LEGUMINOSAE) Astragalus cicer Astragalus fumosus Astragalus pseudoutriger Astragalus microcephalus Astragalus campylosema ssp. campylosema Vicia cracca ssp. stenophylla Lathyrus incurvus Ononis spinosa ssp. leiosperma Trifolium pratense var. pratense Trifolium arvense var. arvense Melilotus alba Melilotus officinalis Medicago lupulina Lotus corniculatus var. corniculatus Antylis vulneraria Coronilla varia ssp. varia Hedysarum hedysaroides LAMIACEAE (LABIATAE) Leonurus cardiaca Teucrium chamaedrys İspir Meşesi Mazı Meşesi - - - - - Gözlem Gözlem Bektaşi Üzümü - - - - - Gözlem Turna Gagası - - - - - Gözlem Centiyan Centiyan - - - - - Gözlem Gözlem Sarı Kantaron Binbirdelik Otu - - - - - Gözlem Gözlem Süsen Kılıç Otu Kılıç Otu Çiğdem - - - - x - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem - - - - - Gözlem Adi Ceviz - - - - - Gözlem Yakı Otu - - - - - Gözlem Soğan Ters Lale Mavi Yıldız Arap Sümbülü Lale - - - - x x x - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem x - - LC - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem x - LC - - Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Literatür Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Literatür Gözlem Gözlem - x - VU - - - Gözlem Gözlem Acı Çiğdem Geven Fiğ Mürdümük Üçgül Üçgül Beyaz Eşek Yoncası Sarı Eşek Yoncası Gazal Boynuzu Kısamahmut Otu 147 Sideritis montana ssp. montana Stachys annuna ssp. annua Nepeta racemosa Prunella vulgaris Origanum rotundifolium Scutellaria orientalis Thymus pubescens var. pubescens Mentha longifolia Salvia syriaca Salvia staminea Salvia verticillata ssp. amasiaca Lamium amplexicaule MALVACEAE Malva sylvestris MORINACEAE Morina persica ORCHIDACEAE Cephelanthera longifolia Dactylorhiza euxina var. euxina Limodorum abortivum Orchis coriophora OROBANCHACEAE Orobanche lutea PAEONIACEAE Paeonia mascula ssp. mascula PRIMULACEAE Androsace albana Primula algida Primula elatior ssp. pallasii Primula veris ssp. macrocalyx POACEAE (GRAMINEAEA) Agrostis gigantea Alopecurus vaginatus Bromus japonicus ssp. japonicus Dactylis glomerata ssp. hispanica Echinochloa crus-galli Elymus nodosus Festuca drymeja Festuca valesiaca Lolium perene Phalaris arundinacea Poa trivialis Stipa arabica POLYGONACEAE Oxyria digyna Polygonum lapathifolium Polygonum alpinum Polygonum convolvulus Rumex acetosella Rumex alpinus POLYGALACEAE Polygala major Polygala papilionaceae POTAMOGETONACEAE Potamegoton nodosus PLUMBAGINACEAE Kekik Nane Adaçayı Adaçayı Adaçayı Ballıbaba - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Ebegümeci - - - - - Gözlem - - - - - Gözlem Orkide - - - - x x x x Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Canavar Otu - - - - - Gözlem Ayı Gülü - - - - - Gözlem Çuha Çiçeği Çuha Çiçeği Anahtar Çiçeği - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Literatür - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Mercanköşk Salep Tavus Otu Kelp Kuyruğu Domuz Ayrığı Çayır Yumağı İngiliz Çimi Çoban Değneği Kuzukulağı Kuzukulağı 148 Acantholimon acerosum var. acerosum PAPAVRACEAE Glaucium grandiflorum Papaver orientale var. orientale ROSACEAE Padus avium Prunus spinosa ssp. dasyphylla Prunus divaricata Amygdalus fenzliana Filipendula ulmaria Filipendula vulgaris Rubus caesius Rubus idaeus Rubus discolor Spiraea crenata Potentilla anserina ssp. anserina Sibbaldia parviflora var. parviflora Geum coccineum Agrimonia repens Sanguisorba officinalis Alchemilla pseudocartalinica Rosa canina Rosa pimpinellifolia Cotoneaster integerrimus Crataegus orientalis var. orientalis Alchemilla erythropoda Sorbus umbellata var. cretica Sorbus torminalis var. torminalis Pyrus elaeagnifolia ssp. kotschyana Amelanchier rotundifolia RHAMNACEAE Paliurus spina-christi Rhamnus pallasii RESEDACEAE Reseda lutea var. lutea RANUNCULACEAE Delphinium albiflorum Consolida orientalis Anemone albana Clematis orientalis Adonis aestivalis ssp. aestivalis Ranunculus kotschyi Ranunculus arvensis RUBIACEAE Asperula arvensis Galium verum ssp. verum Cruciata taurica SALICACEAE Salix fragilis Salix armenorossica Salix triandra ssp. triandra Salix elbursensis Populus tremula Populus nigra ssp. nigra Populus usbekisatanica ssp. usbekistanica cv. “Afghanica” SPARGANIACEAE - - - - - Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Literatür Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Literatür Gözlem Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Kuşburnu Siyah Meyveli Kuşburnu Taş Elması Doğu Alıcı Fındık Otu Üvez Akçağaç Yapraklı Üvez Ahlat - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Karaçalı Cehri - - - - - Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Titrek Kavak Kara Kavak - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Asya Servi Kavağı - - - - - Gözlem Gelincik Yaban Kirazı Yaban Eriği Yaban Eriği Böğürtlen Ahududu Keçi Sakalı Beşparmak Otu Hezaren Yabani Asma Düğün Çiçeği Yoğurt Otu Gevrek Söğüt 149 Sparganum erectum ssp. microcarpum SOLANACEAE Datura stramonium Hyoscyamus reticulatus SCROPHULARIACEAE Euphrasia pectinata Melampyrum arvense var. arvense Odontites aucheri Pedicularis caucasica Pedicularis comosa ssp. sibthorpii Rhinanthus angustifolius ssp. grandiflorus Rhychocorys orientalis Scrophularia orientalis Verbascum oreophilum var. oreophilum Veronica gentianoides Veronica pusilla var. pusilla SAXIFRAGACEAE Saxfraga exarata ssp. adenophora SANTALACEAE Thesium arvense TAMARICACEAE Myricaria germanica Tamarix smyrnensis TYPHAEACEAE Typha shuttleworthii THYMELAEACEAE Daphne oleoides APIACEAE (UMBELLIFERAE) Chamaesciadium acaule Torilis leptophylla Astrantia maxima Anthriscus nemorosa Pimpinella saxifraga Oenanthe silaifolia URTICACEAE Urtica urens Parietaria judaica ULMACEAE Ulmus minor ssp. minor Celtis glabrata VALERIANACEAE Valeriana alliarifolia Valeriana sisymbriifolia Centranthus longiflorus ssp. longiflorus Valerianella cymbicarpa ZYGOPHYLLACEAE Peganum harmala - - - - - Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Literatür - - - - - Gözlem - x - VU - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem - - - - - Literatür - - - - - Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem - - - x - Gözlem - - - - - Gözlem - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem Isırgan - - - - - Literatür Gözlem Ova Karaağacı Çitlenbik - - - - - Gözlem Gözlem Kediotu Kediotu - - - - - Gözlem Gözlem Gözlem Gözlem - - - - - Gözlem Tatula Banotu Sığır Kuyruğu Ilgın Daphne 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176
Benzer belgeler
KARABÜK FAUNA RAPORU
İdari ve Mali İşler Şube Müdürü Sn. Murat YEŞİL’e, mülga İl Çevre ve Orman Müdürü
Sn. Muammer TORAMAN’a, mülga Erzurum Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube
Müdürü Sn. Mustafa KILIÇ’a, Çat Kaymakamı Sn...
Çiru (TibeT AnTilobu)
Orman Fakültesi
Yaban Hayatı Ekolojisi ve Yönetimi Bölümü
Telefon : 0462.3772824
Belgegeçer : 0462.3257499
E - Posta: [email protected]
Web : www.orman.ktu.edu.tr
* Bu planın herhangi bir kısmı, t...