Full Text - International Journal of Languages Education and Teaching
Transkript
Full Text - International Journal of Languages Education and Teaching
International Journal of Languages’ Education and Teaching ISSN: 2198 – 4999, Mannheim – GERMANY UDES 2015 p. 1273-1288 WRITING, VOCABULARY AND SYNTACTIC PROBLEMS OF FRENCH AND GERMAN PRESERVICE TEACHERS DURING THE DEVELOPMENT OF THOSE SKILLS FRANSIZCA VE ALMANCA ÖĞRETMEN ADAYLARININ YAZMA BECERİSİ GELİŞİMİNDE KARŞILAŞTIKLARI SÖZCÜKBİLİMSEL, YAZIM BİLGİSEL VE SÖZDİZİMSEL SORUNLAR 1 Hanife Nalan GENÇ 2 & Adnan OFLAZ3 ABSTRACT In this study, especially the writing of the encounter in the language learning process of the French and German teachers in development issues and causes are determined. After writing skills in English as a second language students learning French and German in particular is making a number of errors linguistically. These errors sözcükbilimsel, spelling and syntax are gaining intensity in the informational field. Fluent in the emergence of error (in Turkish) and the first foreign language (English) has effect. Students are making errors caused by interference from other languages they know while learning the target language. Each group of students in the study were learning English as a first foreign language. Almost all of the departments on the basis of their scores in English placed studied at least one year of training at the end of the preparatory classes have made the transition to undergraduate education. Language education in a preparatory class is focused on the acquisition of basic language skills, while the first and second year undergraduate stage weight reading, writing, listening and understanding as shows progress towards strengthening the achievements of the four basic language skills. French, although the difference in the meaning of the root word similarities in English and German language, negative for German learners can make a positive impact for French learners. From this perspective, this study compared two different types of students in the department of an error, partnerships and has tried to determine differences in error. English native speakers of the target language and the effects on students learning French or German was investigated in student learning as much intensity as quantitative win. First-class skills fall and spring semesters of the undergraduate program in the writing area is located at the beginning of the course lessons that most of the problems encountered mentioned the French and German teachers. Students fix their mistakes in grammatical terms, classifying and grouping To order covered 2014-2015 academic year in the fall semester located Writing Skills I course for 14 weeks given to students according to the course syllabus homework papers were examined. French, German, English and Turkish, syntactic, spelling types of informational and error method to sözcükbilimsel seen by examining the comparative point of view, the causes and incidence rates were determined. In order to overcome these types of errors detected tutorial and students made some suggestions. Key Words: French, German, Native Language, Writing Error, Linguistic İnterference, Grammar. ÖZET Bu çalışmada Fransızca ve Almanca öğretmen adaylarının dil öğrenim sürecinde özellikle yazma becerisini geliştirmede karşılaştıkları sorunlar ve nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır. İngilizce’den sonra ikinci yabancı dil olarak Fransızca ve Almanca’yı öğrenen öğrenciler yazma becerilerinde sıklıkla dilbilgisel açıdan bir takım hatalar yapmaktadır. Bu hatalar ağırlıkla sözcükbilimsel, yazım bilgisel ve sözdizimsel alanlarda yoğunluk kazanmaktadır. Hataların ortaya çıkmasında ana dil (Türkçe) ve birinci yabancı dilin (İngilizce) etkileri bulunmaktadır. Öğrenciler hedef dili öğrenirken bildikleri diğer dillerden kaynaklanan girişim hataları yapmaktadır. Çalışmadaki her iki öğrenci grubu birinci yabancı dil olarak İngilizce öğrenmişlerdir. Öğrenim gördükleri anabilim dallarına neredeyse tamamı İngilizce puanları esas alınarak yerleştirilmiş, hazırlık sınıflarında en az bir yıllık eğitim sonunda lisans eğitimine geçiş yapmışlardır. Hazırlık sınıfındaki dil eğitimi temel dil becerilerinin edinilmesi üzerinde yoğunlaşmakta, lisans aşamasının birinci ve ikinci yılında ise ağırlıkla okuma, yazma, dinleme ve anlama olarak dört temel dil becerisinin kazanımının güçlendirilmesi yönünde gelişim göstermektedir. Fransızca, İngilizce ve Almanca dillerinde sözcük köklerinde benzerlik olmasına karşın anlamlardaki farklılık, Almanca öğrenenler için olumsuz, Fransızca öğrenenler için olumlu bir etki yapabilmektedir. Bu açıdan çalışmada bu iki farklı anabilim dallarındaki öğrencilerin hata türleri karşılaştırılmış, hatalardaki ortaklıklar ve farklılıklar saptanmaya çalışılmıştır. Anadilin ve İngilizcenin hedef dile olan etkileri Almanca öğrenen öğrencilerde mi yoksa Fransızca öğrenen öğrencilerde mi daha yoğunluk kazandığı niceliksel olarak araştırılmıştır. Lisans programının birinci sınıf güz ve bahar yarıyılında yer alan yazma becerileri dersi Fransızca ve Almanca öğretmen adaylarının belirtilen sorunlarının en fazla karşılaşıldığı derslerin başında yer almaktadır. Öğrencilerin dilbilgisel bağlamda yaptıkları hataları saptamak, sınıflandırmak ve gruplandırmak amacıyla 2014-2015 öğretim yılı güz yarıyılında yer alan Yazma Becerileri I dersi kapsamında 14 hafta boyunca bu dersin izlencesi uyarınca öğrencilere verilen ödev kâğıtları incelenmiştir. Fransızca, Almanca, İngilizce ve Türkçenin sözdizimsel, yazım bilgisel ve sözcükbilimsel açıdan karşılaştırmalı yöntem ile incelenmesiyle görülen hata türleri, nedenleri ve sıklık oranları saptanmıştır. Saptanan bu hata türlerinin giderilmesine yönelik olarak öğreticilere ve öğrencilere bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Fransızca, Almanca, anadil, yazma becerisi, hata, dillerarası girişim, dilbilgisi. Bu çalışma Nevşehir Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi tarafından düzenlenen “1. Uluslararası Dil Eğitimi ve Öğretimi Sempozyumu’nda” sözlü bildiri olarak sunulmuştur. 2 Prof. Dr., Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Fransız Dili Eğitimi Anabilim Dalı. e-posta: [email protected] 3 Arş. Gör., Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı. e-posta: [email protected] 1 1274 Hanife Nalan GENÇ & Adnan OFLAZ 1. GİRİŞ Anlama ve anlatma aracı olan dil bildirişimin temelidir. “Dil, sözlü ve yazılı olarak iletişimde kullandığımız, doğduğumuzda hazır bularak edinmeye başladığımız, doğrudan doğruya insana özgü, çok güçlü, büyülü bir düzendir; düşünme ve düşünüleni aktarma dizgesidir.” (Aksan, 1999: 13). İnsanın içinde bulunduğu dünyayı anlaması ve/veya anlamlandırması dil sayesinde olanaklı olabilmiştir. Yakın çevresini dil ile algılayan, duygu ve düşüncelerini paylaşan birey, değişen dünya ile daha fazla bilgi ve kaynağa ulaşma arzusu taşımaya başlamıştır. Bu süreçte anadil dışında bir başka dil bilme de doğal bir gereksinim haline gelmiştir. Yabancı dil bilmek aynı zamanda bir başka kültürle bütünleşmek ve bir anlamda bilgi ve beceri kazanmaktır. Gelişen teknoloji ve değişen dünya koşulları insanların yabancı dil bilme isteğini artırmıştır. Bu istek kendini daha iyi tanımak, dış dünyaya açılmak, farklı kültürleri öğrenmek olarak açımlanabilir. Yabancı dil öğretimi/öğrenimi okuma, yazma, konuşma ve dinleme olmak üzere dört beceriyi kapsar. Bu beceriler kendi içinde anlamaya yönelik (Rezeptive Fertigkeiten) ‘dinleme’ ve ‘okuma’ becerileri, üretime yönelik (Produktive Fretigkeiten) ‘konuşma’ ve ‘yazma’ becerileri olarak iki kısma ayrılır (Steinig; Huneke: 2002). Bu temel becerilerden biri olan yazma becerisi duygu, düşünce, tasarı, gözlem, yorum ve isteklerin dil kurallarına göre yazı ile ifade ediliş biçimi olarak değerlendirilebilir. Dil kuralları ve yazma kavramlarını ön plana çıkartan bu değerlendirmede dikkat çeken iki başat öğe dilbilgisi ve onunla eşgüdümle gelişim göstermesi beklenen sözcükbilgisi, yazım bilgisi ve sözdiziminin olabildiğince kurallara uygun biçimde kullanılmasıdır. Dil öğretiminin temel becerileri arasında doğrudan yer almayan dilbilgisi dil öğretiminin gerçekleştirilmesinde bir araç olarak kullanılır. “Dil bilgisi (gramer), bir dilin anatomisidir, genleri o dilin gramerinde saklıdır.” (Demir, 2009: 61). Dil öğretiminin temelini oluşturan dilsel yapıların kazanımının etkin, doğru ve işlevsel kullanılması gereği tartışılmazdır. Dil yapılarının anlamını doğrudan etkileyen dilbilgisi kuralları yalnızca dilin kurallarınca öğretimini gerçekleştirmeyi amaçlamaz, aynı zamanda ses, sözcük, tümce bağlamında anlamı etkileyen durumları da kavratmayı amaçlar. Belirttiğimiz gibi dil bilgisi öğretiminin gerekçeleri farklılıklar içerse de dile ilişkin yanlışları azaltma ve yazma becerisini geliştirmesi (Üstten, 2004: 16-18) amaçlanan en temel hedeftir. Zaman ve kipleri, kişi eklerini öğrenememiş birinin yabancı dilde konuşma ve yazma becerilerini geliştirmesi beklenemez. Bu açıdan doğru düşünmeyi geliştiren dilbilgisi özellikle konuşma ve yazma eğitiminde yardımcı ve destekleyici bir çalışma alanı oluşturur. Aslında dilbilgisi öğretimindeki temel amaç anadilin mantığına göre koşullanmış bir algıyla yabancı dil öğrenmeye yönelen bireyin öğrenilen yabancı dil mantığına yönlendirilmesini sağlayabilmektir. Banguoğlu’na göre “dili iyi kullanma (bon usage) sanatını öğreten” (1990: 19) dilbilgisi çalışmaları bu nedenle gerek dil eğitimi, gerekse filoloji alanıyla iç içedir. Yabancı dil öğrenme dilin gizli yönlerini keşfetmedir bir bakıma. Bu keşifte de dilbilgisi anahtar sözcük görevini üstlenir. Dili ses, şekil ve tümce bağlamında inceleyip kurallaştıran dilbilgisi, anlama ve anlatma becerilerini geliştirme amacına hizmet eder. Dil becerilerinin edinilip doğru ve etkin kullanılmasında bir amaç olan dilbilgisi dil kullanma ve beceri alışkanlıklarını gerçekleştirmeyi hedefler. Dil becerilerinin kazanılmasına, yapılan yanlışların azaltılmasına, etkin bir iletişim kurma ve en önemlisi bilişsel gelişime katkıda bulunması yönüyle dili doğru öğrenme ve International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 Fransızca ve Almanca Öğretmen Adaylarının Yazma Becerisi Gelişimde Karşılaştıkları Sözcükbilimsel, Yazım Bilgisel ve Sözdizimsel Sorunlar 1275 kullanmada dilbilgisinin önemi tartışmasızdır. Ancak dilbilgisi genel yargının aksine kuralları ezberletmeyi değil, sezdirimsel olarak kavratmayı ön görür. Dil öğretimini teorik bilgilerle sınırlayan böylesi bir yaklaşımda dili oluşturan birimlerle anlam ilişkisi kuralamayacağından dilin anlatım gücünü yitirmesi kaçınılmaz olacaktır. Yabancı Diller Bölümü’nde öğrenim gören öğrencilerin dil öğrenme ve/veya kullanımında karşılaştıkları en temel dilsel sorunlardan biri sözlü ve yazılı anlatım becerilerini yeterince geliştirememiş olmalarıdır. Bilindiği üzere bu iki temel beceri dilin etkin biçimde kullanımını koşullar. Özellikle İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı dışında kalan diğer yabancı dil bölümlerinde karşılaşılan en temel sıkıntı bu bölümlere gelen öğrencilerin daha önceki öğrenim yaşamlarında öğrenim görecekleri ve/veya gördükleri bölümün dili ile ya kısmen ya da hiç karşılaşmamış olmalarıdır. Bu sıkıntı Almanca bölümünü tercih edenlerde öğrencilerin bir kısmının Almanya’da yaşamış ya da doğmuş olmaları nedeniyle nispeten azken, Fransızca bölümü öğrencileri için aşılması güç bir engel halini almaktadır. Fransız Dili Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinin büyük bir kısmı daha önce Fransızca bilgileri olmaması nedeniyle hazırlık sınıflarında öğrenim görmektedirler. Eğitim Fakültesi Yabancı Diller Bölümü lisans eğitimini, ilk iki yıl yabancı dil öğrenme, son iki yıl ise öğretme yönünde vermektedir. Öğrencilerin temel dil bilgilerini edindikleri hazırlık sınıflarında verilen dil eğitimi ne yazık ki hedefini tam olarak gerçekleştirememekte ve lisans düzeyine geçişte tamamlanamamış olan dil becerilerine ait eksiklikler lisans öğretiminin neredeyse tüm yıllarına taşınmakta ve izleyen yıllarda tam anlamıyla giderilememektedir. Bir başka sorun Fransızca’nın özellikle de İngilizce karşısındaki konumundan kaynaklanmaktadır. Zira birinci yabancı dil olarak İngilizce ikinci veya üçüncü dil olarak öğrenilen Fransızca’ya girişim hatalarını da beraberinde getirmektedir. “Kaynak dil ile hedef dil arasındaki benzerlikler ve farklılıkların etkileri iki dil için de olumlu ve olumsuz sonuçları olan aktarımlar olarak algılanmıştır” (Özçelik, 2012: 115). Bu aktarımlar öğrenilen dili olumlu veya olumsuz yönde etkileyebilmektedir. “Edinilmiş dilin söz dizimsel, dil bilgisel, ses bilgisel, biçim bilimsel özellikleri hedef dile aktarılırken bu benzerlikler (Ähnlichkeiten) öğrenmede kolaylaştırıcı etkide bulunuyorsa olumlu aktarıma (Facilation), diller arasında zıtlıklar ise (Kontraste) olumsuz aktarıma (Interferenz) sebep olabilmektedir. Girişim olarak adlandırılan Interferenz dil içi ve diller arası olmak üzere ikiye ayrılır” (Köhler, 1975: 10). Fransız Dili Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerin sözcük düzeyindeki girişim hatalarına example/exemple fr., responser/répondre fr., verb/verbe fr., adjective/adjectif fr., part-time/mitemps fr., un person/une personne fr., family/famille fr., language/langue fr., computer/ordinateur fr., problem/ problème fr. örnek verilebilir. Yabancı dilin öğrenilmesi sürecinde öğrenci anadilinden yardım alarak, edinmiş olduğu temel dil bilgisi sistemiyle hedef dili öğrenmeye çalışır, bazı yapıları aktarır, benzerlileri arar ve kullanmaya çalışır. “Bu süreçte öğrencinin ana diline başvurması ana dilin önemine işarettir. Birey düşünmeyi ve çevresini algılayıp anlamlandırmayı ana dilinde yapmaktadır” (Arak, 2006: 206). Dil öğrencisi yabancı dil öğrenme sürecinde büyük oranda anadilden destek alarak bilgilerini güçlendirmektedir. “Yabancı dilin öğrenilmesi için kuşkusuz en önemli yardımcı araç yabancı dilin kendisidir. Bu sırada ana dil onun en önemli yardımcısıdır” (Butzkamm, 1989). Bu, dil kuramcıları ve eğitimcilerinin ortak görüşe sahip oldukları bir durumdur. International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 1276 Hanife Nalan GENÇ & Adnan OFLAZ Fransızca’nın orta öğretimde ikinci yabancı dil olarak okutulduğu okulların sayısal oranı Almanca’ya göre düşüktür. Fransız dilinin kendi özelliklerinden değil, okul yöneticilerinin tutumlarının belirleyici olduğu ikinci yabancı dil derslerinin programda yer alması konusu da Fransızca’nın orta öğretimde neredeyse tümüyle izlek dışı kalması sonucunu doğurmuştur. Ortaöğretim aşamasında karşılaşılan bu tip sorunlar yükseköğretimde Fransızca eğitim yapan dil programlarının (dil-edebiyat, mütercim-tercümanlık, dil eğitimi) tümünde daha da artmakta ve öğrencilerin aşması gereken büyük bir engel olarak algılanmaktadır. Bu durum Fransızca öğrenenlerin karşılaştıkları öğrenme güçlükleri konusunu gündeme getirmektedir. Öğrencilerin öğrenme güçlüğü çektiği derslerin başında sözlü ve yazılı anlatma becerisine dayalı dersler gelmektedir. Bu çalışmada öğrencilerin yazılı anlatım derslerinde karşılaştıkları temel sorunlar, yaptıkları hatalar ve bu hataların sınıflandırılması üzerinde durulmuştur. Öğrencilerin yazma çalışmalarında yaptıkları hataların büyük oranda dilbilgisi kaynaklı olduğu düşünülürse, öğrencilerin yazma becerilerinde karşılaştıkları sorunları bu alanla ilişkili bir bakışla incelenmenin uygun olacağı kanısına varılabilir. “Kullandığımız dile ait yanlışlar da ancak dil bilgisi kurallarıyla karşılaştırılırsa belirlenir ve düzeltilebilir.” (Barın; Demir, 2008: 4). Yazma becerilerinde ortaya çıkan hataların düzeltilmesi dilbilgisinin doğru ve etkin biçimde kullanılmasına bağlıdır. Bunda da hedef dili öğrenmede ana dile ait yaklaşım ve kullanım alışkanlıkları etkin olmaktadır. Öğrenenin dili kullanma alışkanlıkları büyük oranda daha önceki öğrenme deneyimlerine ve kimi kullanım biçimlerine yatkınlıklarına bağlı olarak dilsel etkinliklerdeki yetilerinde belirleyici bir etken olarak ortaya çıkmaktadır. Çalışmamızda yazma becerilerinin gelişimde doğrudan ilgili olan dilbilgisel ulamları ana başlıklar olarak ele aldık ve sınıflandırmaya çalıştık. Ad ve ada ait kavram ve öğelerin kullanımına ilişkin saptamalar üzerinde durduk. Bu kavrama ilişkin nitelikler biçimsel, anlamsal ve işlevsel bakımdan betimlenmiş ve örneklendirilmiştir. Bir diğer eylem türleri ve bunların temel özelliklerini içeren örnekler üzerine yapılandırılabilir. Eylemlerle ilgili seçilen örneklerde zaman ve kip kullanımları bakımından değerlendirilmiş, değişmez sözcükler ilgeçler ve belirteçlerin kullanımlarından örnekler seçilmiştir. Bir başka inceleme alanında ise tümce türleri, değişik tümce bağlaçları ve ilgeçleri üzerinde durulmuştur. Buna benzer dilbilgisel ulamlar çerçevesinde örnekler seçilmiş ve kullanımlarıyla ilgili yapılan yanlışlıklar saptanmıştır. Bu hataların ortaya konulması “…belirmiş olabilecek pürüzlerin düzeltilmesi ve aksaklıkların onarılması bakımından düşünülebilir.” (Başkan, 2006: 153). Almanca’ya göre Fransızca’nın sesbilimsel özellikleri seslerin söyleniş özelliklerindeki farklılıkları dikkate almayı gerektirir. Fransızca’nın sesbirimleri ve sesletim özelliklerinin iyi özümsenmiş olması yazma becerilerine de katkı sağlayacaktır. Örneğin sözcüğün hiçbir zaman başında veya ortasında yer almayan à ilgecinin voilà, au-delà, déjà, là gibi belirtecin üzerinde bulunduğunu bilmeyen bir öğrenci bu sesin sesletiminde yanlışlık yapabilecektir. Buna benzer sesletim kurallarına ilişkin temel niteliklerin ayırdında olmayan öğrenciler yazma becerilerinin pekiştirilmesinde dikte çalışmalarında zorlanabilirler. Böylesi sesbilimsel özellikler yazma becerisi söz konusunu olduğunda kesinlikle bilinmesi gerekli temel yapılardandır. International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 Fransızca ve Almanca Öğretmen Adaylarının Yazma Becerisi Gelişimde Karşılaştıkları Sözcükbilimsel, Yazım Bilgisel ve Sözdizimsel Sorunlar 1277 2. YÖNTEM 2.1. Amaç Çalışmamızı, yazılı dilde oldukça önemli bir yere sahip olan dilbilgisi üzerine temellendirdik. Gerek Fransızca, gerekse Almanca öğretmen adaylarının dilbilgisini doğru ve eksiksiz kullanmada karşılaştıkları kimi güçlükleri ve bu güçlüklerin daha önce bilinen birinci yabancı dil İngilizce ile olan ilişkisini araştırılmıştır. Karşılaştırmalı bir inceleme çalışmasıyla Fransızca ve Almanca öğretmen adaylarının en sık yanlış yaptıkları konuları belirlenmeye çalışılmıştır. Bu yolla Fransızca ve Almanca dilbilgisi ulamlarının öğretiminde dikkate alınması gereken öğretim yöntem ve yaklaşımların neler olduğu/olabileceğini konusunda saptamada bulunulmuştur. 2.2. Evren Araştırmanın evrenini, 2014-2015 öğretim yılında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yabancı Diller Bölümü Fransız ve Alman Dili Eğitimi Anabilim Dallarının birinci sınıfında okuyan öğrenciler oluşturmaktadır. 2.3. Ödevlerin Değerlendirilmesi Bu çalışmada Yabancı Diller Eğitimi Bölümü Fransız Dili Eğitimi Anabilim Dalı’nda öğrenim gören birinci sınıf öğrencilerine FRA 105 Fransızca Yazma I (303) dersinde 14 hafta boyunca verilen ödev ve kompozisyonlar, Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı’nda ise ağırlıklı olarak birinci sınıf olmak üzere birinci ve ikinci sınıf öğrencilerden alınan kompozisyonlar incelenmiş ve görülen hatalar sınıflandırılmıştır. Dersin öğrenme çıktıları, amacı ve izlencesine göre hazırlanmış ödevlerin değerlendirilmesinde öğrencilerin özellikle Fransızca ve Almanca dilbilgisi kurallarına ve ulamlarına ait yapmış oldukları yanlışlar incelenmiştir. Her hafta verilen yazma konusuna göre sınıflandırdığımız ödev kâğıtlarında öğrencilerin en sık yaptıkları yanlış türlerinin neler olduğu düzenli olarak aldığımız notlarla bulgulanmıştır. Ayrıca bu derslerde öğrencilerden sıkça gelen sorular, ders işlenirken yapılan saptama ve gözlemler de dikkate alınmıştır. Öğrencilerin yazma becerileri dersinde en fazla güçlük yaşadıkları konular Fransızca ve Almanca dilbilgisinin kendi nitelikleri kapsamında önem sırasına göre sıralanmışlardır. 3. BULGU VE YORUMLAR Fransız ve Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinin yazma becerileri dersinde dilbilgisel açıdan karşılaştıkları sorunlar ve yaptıkları hatalar özellikle sözcükbilimsel, biçimbilimsel, yazım bilgisel ve sözdizimsel alanlarda yoğunluk kazanmaktadır. Yapılan bu hatalar aşağıda yer aldığı biçimde sınıflandırılabilir. 3.1. Sesbilimsel Hatalar Fransız abecesinde 26 sesbirim olmasına karşın 39 ses vardır. Bu da seslerin söyleniş özelliklerinde farklılıklar oluşturur. International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 1278 Hanife Nalan GENÇ & Adnan OFLAZ Sonu -ais, -ois, -eux ve -eur ile biten ad veya ön adların dişil biçimleri yapılırken bu seslerin sonuna -e eklendiğinde s harfi “z” olarak sesletilir. Örneğin français (franse) şeklinde sesletilirken française sözcüğü (fransez) biçiminde sesletilir. Yine benzer biçimde observer sözcüğü (observe) şeklinde sesletilirken öğrencilerin büyük bir kısmı bu sözcüğü (obzerve) olarak sesletmektedirler. Almanca ve İngilizce aynı dil ailesinden gelmekte ve bu dillerde yazılış, sesletim ve anlam açısından birbirine benzeyen sözcükler bulunmaktadır (der Vater - father, der Sohn- son gibi…). Bu benzerlikler sözcüklerin yazımında ve sesletiminde bazı hatalara sebep olmaktadır. İlk öğrenilen yabancı dil olan İngilizceden aktarım yapılması sebebiyle bu hatalar dillerarası (interlinguale) girişim hatalarına bir örnektir. Öğrencilerin bu alanda yaptıkları hatalara aşağıdaki örnekler verilebilir: “Family” - “die Familie”, “alcohol” - “der Alkohol”, “Mouse” -“die Maus”, “long” - “lang”, number- die Nummer, house, das Haus 3.1.2. Söyleyişte Ulama (liaison) Fransızca’da kişi adılları ile eylem arasında ulama zorunludur. Bu Fransızca’nın dilsel yapısının söyleyişte dikkate alınması gereken önemli bir niteliğidir. Ils_ont un chat. (Onların bir kedisi vardır). Ils ont’un söylenişi ‘ilzon’ biçiminde yapılır. 3.1.3. Yazıda Ulama (élision) Fransızca’da bir ünlünün veya okunmayan h’nin önünde a, e, ve t sesbirimleri düşmesi durumudur. Ağırlıkla le ve la tanımlığıyla ilgili kurallarda bu hata yapılmaktadır. L’humanité, l’armoire, l’homme, l’achat gibi… *Le apartement de mon oncle. (1). (L’apartement de mon oncle) (2). (Amcamın dairesi) (3). 3.1.4. Yazmada hece bölmesi (dépoupage des mots) Sözcüklerdeki hece sayısını dikkate almayı gerektiren hece bölmesi Fransızca’da kimi kurallara göre gerçekleşir. Örneğin chou-fleur sözcüğündeki iki ünlü ‘ou’ bölünmez. 3.1.5. Noktalama (ponctuation) Tüm dillerde noktalama işaretlerinin doğru biçimde kullanılması kuşkusuz anlamı değiştirdiği için önemlidir. Örneğin, tümcede bir öğeyi vurgulamak için virgül kullanılabilir. Nous, nous sommes venus vous voir hier soir. (Biz, dün akşam sizi görmeye geldik). 3.1.6. Accent Fransız dilinin öğretimi ve öğreniminde çok önemli olan accent kullanımı, öğrencilerin kimi zaman genel kullanım eğilimleri kimi zaman anadilleri ve bildikleri birinci yabancı dil olan İngilizce’de böyle bir durumun olmamasından kaynaklanan pek çok nedenden ötürü sık hata yaptıkları bir konudur. Accent kullanımı yazılışları aynı olan sözcükleri ayırt etmeye yaradığı gibi seslerin nasıl okunması gerektiğini vurgulaması bakımından bilinmesi gereken son derece önemli bir kuraldır. International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 Fransızca ve Almanca Öğretmen Adaylarının Yazma Becerisi Gelişimde Karşılaştıkları Sözcükbilimsel, Yazım Bilgisel ve Sözdizimsel Sorunlar 1279 Örneğin, Ekrem a une jolie maison. (Ekrem’in sevimli bir evi var) Burada ‘a’ avoir fiilinin şimdiki zamandaki çekimini gösterirken Ekrem veut aller à son pays natal. (Ekrem memleketine gitmek istiyor) tümcesinde ‘à’ bir ilgeç olarak kullanılmıştır. 3.2. Adlarla İlgili Hatalar Fransızca’da özel ad ve bileşik adlarla ilgili yapılan hatalar çoğunluktadır. Örneğin, La Langue Française (Fransız Dili), un chef-d’oeuvre (başyapıt). 3.2.1. Adlarda Tür (genre) Fransızca’da Türkçe ve İngilizce’den farklı olarak adlar eril (masculin) ve dişil (féminin) olmak üzere iki gruba ayrılır. Almanca’da ise isimler eril (maskulin), dişil (feminin) ve cinsiyetsiz (neutral) olmak üzere üç gruba ayrılır. Bütün isimler der, die ve das tanımlıkları ile kullanılır. Fransızcada sözcüğün cinsinin belirlenmesinin bazı kuralları olmasına karşın bu kuralların genellenememesi ve istisna taşıyan özelliklerinin olmasından dolayı öğrenciler için öğrenmeyi engelleyen bir güçlük olarak değerlendirilebilir. Tür ayrımı konusunu tanımlık (article fr., der Artikel alm.) ve sıfatların (adjectif fr., das Adjektiv alm.) kullanımıyla ilgili kural belirleyici kılar. Eril tanımlıklar Fransızca’da ‘un, le’, Almanca’da ‘der’ tanımlığı ile dişil tanımlıklar ise Fransızca’da ‘une, la’, Almanca’da ise ‘die’ tanımlığıyla kullanılır. Örneğin, Fransızca’da aile veya hanedanları betimleyen özel isimler her zaman eril olarak kullanılır. Les Toprak, Les Dupont gibi… 3.2.2. Adlarda Sayı (nombre fr., Nomen alm.) Fransızca’da eğer ad tek bir varlığı gösteriyorsa tekil (singulier) birden çok varlığı gösteriyorsa da çoğuldur (pluriel). Fransızca’da adı veya önadı çoğul yapmanın genel kuralı tekil olan sözcüğün sonuna -s takısı getirilmesidir. Bu kuralları genelleştirme eğiliminde olan öğrenciler tüm adları aynı kurala göre çoğul hale dönüştür(ebil)mektedirler. Oysa Fransızca’da sonu -au, -eau, -eu ile biten tekil olan adların çoğul biçimlerine -x eklenerek ulaşılır. Un cheveu (saç) des cheveux (saçlar). Türkçe’de çoğul yapma kuralı sözcüğün sonuna (-ler, -lar) eklenerek yapılırken, Fransızca’da bu kural karmaşık olması nedeniyle öğrenme güçlüğü yaratmaktadır. Almanca öğrenimde adlarda sayı konusunda öğrenciler önceden öğrenilmiş dilin kurallarının genelleştirilmesi hatası yapmaktadırlar. Öğrenciler İngilizcede isimlerin çoğul hal eklerinde kullanılan -s ve -es son eklerini Almanca isimlerin çoğul hallerinde de kullanmakta ve bu kullanım İngilizce kaynaklı diller arası girişim hatasına (interlinguale interferenzfehler) sebep olmaktadır. Diğer yandan ise diliçi girişim hatası (intralinguale interferenzfehler) olarak, öğrencilerin Almanca isimlerin sonuna çoğunlukla -en ve -n eklerini yazdıkları görülmektedir. *Die Vaters denken…, Die Soldats versuchten…, Die Büchern, Die Tischen… -Die Vӓter Denken…, Die Soldaten versuchten…, Die Bücher…, Die Tische… 3.3. Tamlayanlar (Déterminants) Adlara eşlik eden tamlayanlar onları bazı özellikleri yönünden nitelerler. *Partir en les vacances International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 1280 Hanife Nalan GENÇ & Adnan OFLAZ (Partir en vacances) (Tatile çıkmak) ilgeçle kurulan iki öğeli yerlerdeki tamlayanın önünde tamlayan kullanılmaz. *Son collègue et sa femme. (Son collègue et femme) (Meslektaşı ve karısı) Bir bağlaçla iki ad aynı kişiyi ya da nesneyi belirtirse tamlayan tekrar edilmez. 3.3.1 Tamlayan ile Adın Uyumu Fransızcada tamlayanlar bağlantılı oldukları ad ile gerek tür, gerekse sayı bakımından ilişkili biçimde kullanılır. *Mon sœur est belle. (Mon eril ve tekil bir adı niteler. Oysa sœur sözcüğü dişil ve tekildir.) Bu yüzden tümcenin doğru kullanımı ‘Ma sœur est belle’ olmalıdır. 3.3.2. Tamlayan Türleri 3.4. Tanımlıklar (articles) Fransızca’da tanımlık, iyelik sıfatları, sayı sıfatları, gösterme sıfatları gibi pek çok tamlayan türü vardır. Fransızca’da ad öbeğinin zorunlu öğesi olan tanımlık belirli (article défini), belirsiz (article indéfini) ve parçasal (article partitif) olmak üzere üç türe ayrılır. Adı niteleyen tanımlıklar o adın eril, dişil (masculin-féminin), tekil ya da çoğul (singulier-pluriel) oluşuna göre değişir. Türkçe ve İngilizce’de böyle bir ayrımın olmaması Fransızca ya da Almanca öğrenenler için başlangıçta bir sorun olarak algılanmakta ve bu dillerden sonra Fransızca ya da Almanca’yı öğrenenler için hata yapılan konuların başında gelmektedir. Tanımlıkların kullanımında karşılaşılan güçlükler öğrencilerin pek çok hata yapmasına sebep olabilmektedir. *Une cravate de mon frère örneğinde olduğu gibi yanlış tanımlık kullanılabilmekte ya da öğrenciler tanımlık kullanmamaktadır. *Petite fille est sortie en dehors (La petite fille est sortie ) (Küçük kız dışarı çıktı) denilmesi gerekir. *L’oncle du mon cousin est gentil. (L’oncle de mon cousin est gentil) (Kuzenimin amcası kibardır) örneğinde oluğu gibi fazla tanımlık kullanma söz konusu olmaktadır. Tanımlıklarda yapılan bir başka hata da öğrencilerin anadillerinde iyelik sıfat kullanımını Fransızcada tanımlık yerine aynı dil mantığı gibi algılayarak yanlış yapmalarıdır. *Les garçons se lavent leurs mains et leur visage. (Les garçons se lavent les mains et le visage.) (Küçük oğlan çocuklar ellerini ve yüzlerini yıkamaktadırlar). ►Tanımlıklarla ilgili yapılan bir başka hata da bileşik tanımlık (article contracté) kullanımındaki yanlışlıklardır. *Les enfants sont allés à le musée. (Les enfants sont allés au musée) (Çocuklar müzeye gittiler). *Les livres de les enfants sont bleus (Les livres des enfants sont bleus.) (Çocukların kitapları mavidir). ►Tanımlıklarla ilgili yapılan bir başka yanlışlık da olumsuz yapma kurallarıyla ilgili olandır. -Vous avez de la viande? -*Non, je n’ai pas de la viande. (Je n’ai pas de viande) -Vous avez une vase? -* Non, je n’ai pas une vase. (Je n’ai pas de vase) International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 Fransızca ve Almanca Öğretmen Adaylarının Yazma Becerisi Gelişimde Karşılaştıkları Sözcükbilimsel, Yazım Bilgisel ve Sözdizimsel Sorunlar 1281 Almanca öğrenen öğrenciler tanımlık kullanımlarında daha önce birinci yabancı dil olarak öğrendikleri İngilizcede kullanılan ‘the’ ve belirsiz tanımlıklar olan ‘a’ ve ‘an’ ‘in’ kullanımını Almanca’ya aktarmaktadırlar. İngilizce’de isimler ‘the’ tanımlığı ile kullanılır: The women, the car, the house… Araştırmada öğrencilerin Almanca isimleri çoğunlukla bir tanımlık ile kullanmaya çalıştıkları (das) görülmüştür. Ayrıca ‘ein’-‘eine’ belirsiz tanımlıklarında ise tanımlıklarını isimlerin hepsi için ‘ein’ tanımlığını kullanmaktadırlar. *“Das Geselle”, “das Eleganz”, “das Brunnen”, “die Cousin”, *Ein Geselle”, “Ein Eleganz”, “Ein Brunnen”, “Ein Cousin ►Fransızca’da dolaysız tümleç adılları geniş zamanda kullanıldığı durumlarda geçmiş zaman uyumu yapılır. Ancak geçmiş zaman yardımcı fiilileri ‘être’ ve ‘avoir’ geçmiş zaman biçiminde kullanan öğrencilerde eksik kurallaştırma yapmaları söz konusu olabilmektedir. Örneğin, -Vous avez vues les catalogues de Hatemoğlu pour l’hiver 2015? (Hatemoğlu’nun 2015 kış kataloglarını gördünüz mü? -Oui, nous les avons vues. (Evet, onları gördük). ►Dönüşlü ve işteş kişi adıllarının kullanımında özellikle de dönüşlü fiillerin adıllarında yanlış kullanımlar yapılabilmektedir. Örneğin, *Je se lave (Je me lave) (yıkanıyorum). 3.5. Adı Niteleyen Öğelerde Yapılan Hatalar Ad sıfatla, ad tamlaması ve ilgi adıllarıyla pek çok şekilde nitelenmiş olarak kullanılabilir. Sıfatların çoğul yapılma kuralları da tıpkı adların yapılmasındaki gibidir. -al ile biten niteleme sıfatları -aux eki getirilerek çoğul yapıldıkları halde banal, fatal, naval gibi sözcükler bu kurala uymaz ve sonlarına -s getirilerek çoğul yapılırlar. Almanca’da ise belirli tanımlıkla kullanıldığında sıfatın sonuna -e takısı, belirsiz tanımlıklarla yapılan sıfat tamlamalarında -er, -es, -e takıları gelir. Ancak öğrencilerin belirsiz artikel (ein) ile yapılan sıfat tamlamalarında bu takıları getirmedikleri görülmektedir. *Er war ein reich Mann… *Ich bin ein fleissig Student… 3.5.1. Niteleme Sıfatları Herhangi bir tür adının renk, boy, ağırlık gibi özellikleriyle nitelenmesine verilen ad olan niteleme sıfatları adın türüne göre eril, dişil veya çoğul biçimde kullanılabilir. Fransızca’da sıfatların dişillerinde belli kurallar söz konusudur. Genellikle eril sıfatın sonekine göre dişile dönüştürme biçimleri belli kurallara bağlıdır. Ancak bazı sıfatlar kendilerinden sonra bir ünlü veya okunmayan h ile başlayan bir ad geldiğinde farklı biçimde gösterilir. Örneğin, vieux (eril, tekil) → vieil (eril, tekil) → vieille (dişil, tekil) International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 1282 Hanife Nalan GENÇ & Adnan OFLAZ beau (eril, tekil) → bel (eril, tekil) → belle (dişil, tekil) nouveau (eril, tekil) → nouvel (eril, tekil) → nouvelle (dişil, tekil) fou (eril, tekil) → fol (eril, tekil) → folle (dişil, tekil) Sıfatlar Almanca’da addan önce (das rote Buch), Fransızcada ise genellikle addan sonra yer alırlar. Ancak her zaman geçerli ve genellenebilen bir kural değildir. Fransızca’da sıfat adın önünde veya arkasında kullanılabilir. Genellikle birden çok heceli sıfatlar adın arkasında kullanılırken, kimi sıfatlar adın önünde bulunabilirler. Sıfatların kullanıldıkları yere göre anlamlarında değişiklik olabilir. C’est un grand homme burada grand sıfatı ‘tanınan, bilinen, ünlü’ anlamındayken, C’est un homme grand tümcesinde sıfat addan sonra kullanılmasıyla fiziksel bir özellik bildirir ve ‘uzun boylu’ anlamına karşılık gelir. Türkçe ve Fransızca’da sıfatların kullanımı da değişkenlik gösterir. Fransızca’da sıfat kullanımı tümcenin tüm öğelerini etkileyip, değiştirebilirken, Türkçe’de adlar dışında tümcede bir değişiklik olmaz. 3.5.2. Ad Tamlaması Fransızca’da ad, kendisinden sonra sıklıkla ‘de’ ilgece eklenen bir ad veya eylem aracılığıyla ad tamlamasına dönüşebilir. Ad tanımlaması genellikle ‘de’ ilgeciyle yapılır ancak kimi zaman da ‘à’, ‘en’, ‘pour’ ilgeçleri de kullanılabilir. Almancada ise ‘von’ ilgeci kullanılır (der Roman von Orhan Pamuk). Ayrıca adın tanımlığının in halinde kullanımıyla da ad tamlaması yapılmaktadır (die Tasche der Frau, die Ehefrau des Mannes). Fransızca’da ad tamlamalarında genellikle ‘de’ veya ‘à’ ilgecinin kullanılması çeşitli yanlışlıklara sebep olmaktadır. Bazı durumlarda ilgeç une tasse à café (kahve fincanı) gibi yapılış amacını belirten bir nitelik kazanırken, une tasse de café (bir fincan kahve) içeriği belirtebilir. Bunun dışında; * Un nid d’oiseau (kuş yuvası) (Un nid de l’oiseau) (kuşun yuvası) şeklinde olabilen bir yanlış kullanıma da yol açabilir. (Kıran, 1987: 16). ‘De’ ve ‘à’ ilgeçlerinin yanlış kullanılması genellikle article contracté (kaynaştırma) kuralıyla karıştırılabilmektedir. Örnek : * La déclaration de le détenu n’était pas convaincant. (La déclaration du détenu n’était pas convaincante.) (Tutuklunun beyanı inandırıcı değildi). Ad tamlaması konusunda Fransızca ve Türkçe farklılık taşımaktadır. Türkçe’de ad tamlaması tamlayan-tamlanan (kapı-nın anahtar-ı) olarak yapılırken, Fransızca’da tam tersine bir özellik taşır. Fransızca’da tamlanan-tamlayan (la clé de la porte) biçiminde ifade edilir. 3.6. İlgi Adılları (pronom relatif) İlgi Adılları (pronom relatif) ile ana tümceye bağlanan tümceler, her zaman bir ilgi adılı ile başlar. İlgi adılları basit (qui, que, où, dont) veya bileşik (auquel, duquel, avec lequel vb.) olarak kullanılır. *La femme qui nous parlons est venue me voir. (La femme de qui / dont / de laquelle nous parlons est venue me voir). (Kendisinden söz ettiğimiz kadın beni görmeye geldi). *La fille dont j’en parle s’apelle Ela. (La fille dont je parle s’apelle Ela). (Kendisinden söz ettiğim kızın ismi Ela’dır.) Bu tümceden dont ilgi adılı ile en kullanılması yanlıştır. Tümcedeki ‘en’ kullanımı fazlalıktır. International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 Fransızca ve Almanca Öğretmen Adaylarının Yazma Becerisi Gelişimde Karşılaştıkları Sözcükbilimsel, Yazım Bilgisel ve Sözdizimsel Sorunlar 1283 4.1. Eylemle İlgili Hatalar Tümcenin en önemli kurucusu olan eylem Fransızca’da kişiye (personne), zamana (temps), görünüşe (aspect), kipe (mode) ve çatıya (voix) göre değişiklik gösterir. Fransızcada birinci grup eylemlere -er, ikinci grup -ir, üçüncü ve düzensiz grup eylemlerde -re, -ire, -oir ekleri getirilir. Fransızca’da eylemler ya tek başlarına yani gerçek anlamda, ya yardımcı eylemler (être ve avoir), ya da yarı yardımcı eylem olarak kullanılırlar. Emprunter (ödünçlemek) ve prêter (ödünç vermek) eylemleri Fransızcada her ikisi de ‘à’ ilgeciyle kullanılırken Türkçe’de -dan ya da yönelme durumuna karşılık gelir. Mon ami emprunte plusieurs meubles à son voisin. (Arkadaşım komşusundan pek çok mobilya ödünç aldı.) Mon ami prête plusieurs meubles à son voisin. (Arkadaşım komşusuna pek çok mobilya ödünç veriyor) Manquer (özlemek) Türkçe’den farklı olarak özlenen kişi ya da durum tümcenin öznesi konumundadır. Almanca’da bazı eylemler adın -i hali ile (begleiten, haben, loben, brauchen) veya -e haliyle (gehören, helfen, gefallen) kullanılmaktadır. Eylemlerin birleşim değeri adın -e veya -i halini gerektirmektedir. Öğrenciler kullanılan eylemin Türkçe’deki karşılığından aktarım yaparak yanlış eylem kullanmaktadırlar. *Er sieht mir an. -Er sieht mich an. *Das kind braucht der Mutter. -Das Kind braucht die Mutter. *Der alte Mann fragte ihm etwas. Der alte Mann fragte. 4.1.1. Dönüşlü Eylemler (forme pronominale fr., reflexive verben alm.) Fransızca’da adıl dönüşlü eylem önünde “se” adılı olarak kullanılır. Bu adıl kişilere göre me, te, se, nous şeklinde kullanılmakta ve bu kullanımda kimi yanlışlıklar yapılmaktadır. Bazı eylemler “se” adılı kullanılmadan tümcede yer alırlarsa anlamları da değişir. Örneğin, se promener (gezmek); promener (dolaştırmak) anlamına gelir. Almanca’da ise dönüşlü eylemlerin kullanımında öğrenciler eylemlerin önüne dönüşlü zamiri (das Reflexivpronomen) koymak suretiyle bazı yanlışlar yapmaktadır: * Denn bei mir er sich fühlt gut …- denn er fühlt sich bei mir gut. * Der Sommer kommt, deshalb er sich freut… -der Sommer kommt, deshalb freut er sich. 4.1.2. Ayrılabilen Eylemlerle ilgili Hatalar Almanca’da ayrılabilen eylemlerde (vorkommen, hereinfallen, mitbringen…) ön ek tümce sonuna getirilir. Öğrenciler ayrılabilen eylem kullanımında eylemin ön ekini (prefix) tümce sonuna atmaksızın eylemle birlikte kullanarak hata yapmaktadırlar. *Der Lehrer vorliest das Buch. - der Lehrer liest das Buch vor. *Er beibringt viele Kentnisse. - er bringt viele Kenntnisse bei. 4.1.3. Kip ve Zaman Kullanımlarına Yönelik Hatalar Fransızca’da basit ve bileşik zamanlar bildirme (indicatif), koşul (conditionnel), emir (impératif), istek (subjonctif), mastar (infinitif), ortaç (participe) kipi olarak kullanılır. International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 1284 Hanife Nalan GENÇ & Adnan OFLAZ Fransızca’da fiil çekimleri, kipler, zamanlar dilbilgisi yanlışlıklarının kaynağını oluşturan sorunların başında yer alır. *Je désire que tu viens chez nous. (Je désiré que tu viennes chez nous.) (İsterim ki bize gelesin). Bu tümcede istek kipi kullanımı söz konusu olmasına karşın bildirme kipi kullanılmıştır. Bu yüzden yanlış bir kullanım olmuştur. Almanca’da ise İngilizcedeki geçmiş zaman formunda kullanılan “to have” fiili bütün fiillerle birlikte kullanılarak hatalara neden olmaktadır. Almanca’da iki tür yardımcı fiil ile “haben”, “sein” fiilleri ile geçmiş zaman formunda tümce kurulmaktadır. Almanca’da “kimi” ve “neyi” sorularına yanıt veren bütün eylemlerle, bütün dönüşlü ve işteş fiillerle, niteleme fiilleri (Modalverben) tek başına kullanıldığında ve niteleme fiilleri ve niteleme fiilleri gibi kullanılan fiiller (lassen, sehen, hören, helfen) ikinci bir fiille kullanıldığı zaman “haben” eylemi kullanılmaktadır. Ancak İngilizce’deki to have fiiliyle ilgili bilgi girişim hatasına sebep olarak “sein” yardımcı eylemi yerine “haben” yardımcı eylemi kullanılmaktadır. *Der Postbote hat aus dem Haus gegangen - der Postbote ist aus dem Haus gegangen. *Die Frau hat dünner geworden - die Frau ist dünner geworden. 4.1.4. Uyum (Accord) Yanlışları Fransızca’da sözcüklerin eril veya dişil, tekil veya çoğul oluşlarına göre tümcenin öznesi ve eyleminin kullanımında uyulması gereken kurallar vardır. Türkçe, Fransızca ve Almanca arasında ortaya çıkan en önemli fark, sözcüklerin cins ayrımının olmadığı Türkçe’ye göre Fransızca’da uyum ile ilgili birçok kuralın ve bu kurallara bağlı olarak da pek çok istisnanın olmasıdır. Bu kuralları yazma metinlerinde doğru biçimde kullanmada güçlük yaşayan öğrenciler zorlanmaktadırlar. *Les enfants était contents de nous voir. (Les enfants étaient contents de nous voir.) (Çocuklar bizi görmekten dolayı memnundular). Özne ve eylemin kullanımında bir yanlışlık yapılmıştır. Özne çoğul, eylem tekil olarak kullanılmıştır. *La pianiste était un peu ému. (La pianiste était un peu émue.). (Piyanist biraz heyecanlıydı). Piyanist dişil ve tekil bir sözcük olmasına karşın ön adla uyum yapılmamıştır. 4.2. İlgeçler (préposition fr., Präpositionen alm.) Almanca’da ilgeçler -i halinde (gegen, ohne, für…), -e halinde (aus, nach, zu…) ve -in halinde (statt, trotz, innerhalb…) kullanılmaktadır. Öğrenciler ilgeç kullanımında “-i” hali gerektiren bir ilgeç olan “gegen”i, adın “e” halindeki kişi zamiri veya isimle kullanmaktadır. *Er war immer gegen mir. -Er ist immer gegen mich. *Der Soldat geht gegen dem Feind. -Der Soldat geht gegen den Feind. Bulunma ve yönelme durumlarında kullanılan “in” ilgeci ise “an” ilgeci yerine sıkça kullanılmaktadır. *In der Haltestelle warte ich…, an der Haltestelle warte ich. *in der Decke hӓngt ein… an der Decke hӓngt … Fransızca’da öğrencilerin ilgeçlerle ilgili çok hata yapmalarının temel nedeni bu yapıların farklı dilbilgisel anlamlar yükleniyor olmalarından kaynaklanır. Örneğin parler de (bir şeyden söz etmek), être content de (memnun olmak) gibi eyleme bağlı olarak dolaylı tümleç oluşturan “de” ilgeci Mon grand-père est très apprécié de ses voisins. (Büyükbabam komşularınca çok beğenilir) edilgen çatılı bir eylemin anlamsal öznesi (complément d’agent) olarak kullanılabilir. International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 Fransızca ve Almanca Öğretmen Adaylarının Yazma Becerisi Gelişimde Karşılaştıkları Sözcükbilimsel, Yazım Bilgisel ve Sözdizimsel Sorunlar 1285 *Je n’ai acheté du pain pour le petit déjeuner. (Je n’ai pas acheté de pain pour le petit déjeuner). (Kahvaltı için ekmek almadım). Olumsuz tümcelerde kısım bildiren tanımlıklar ‘de’ olarak kullanılır. *En printemps les champs deviennent verts. (Au printemps les champs deviennent verts.) (İlkbaharda kırlar yeşerir.) Tümcede kullanılan ‘en’ ilgeci yerine printemps (ilkbahar) sözcüğe özgü olarak ‘à’ kullanılmasını gerekir. *Moi, je ne suis pas responsable à cette situation. (Moi, je ne suis pas responsable de cette situation. (Ben, bu durumdan sorumlu değilim). Burada ‘à’ ilgeci yerinde ‘de’ ilgecinin kullanılması gerekir. *Elle s’est refusé de lui parler pendant la réunion. (Elle s’est refusé à lui parler pendant la réunion). (Toplantı sırasında onunla konuşmayı red etti.) Fiilin alması gereken ilgeç ‘de’ değil ‘à’ olması gerekiği için yanlış bir kullanım söz konusu olmuştur. * Les autres sont contre à cette sujet. (Les autres sont contre ce sujet). (Diğerleri bu konuya karşıydılar). Etre contre qch. (bir şeye karşı olma) geçişli bir fiildir ve ilgeç almaz oysa hatalı olarak tümcede bir ilgeç kullanılmıştır. 4.3. Olumsuz Yapma Kuralıyla İlgili Yapılan Yanlışlıklar Fransızca olumsuz yapma kurallarının Türkçe’ye göre karmaşık bir yapıya sahip olmasından dolayı yabancı dil olarak Fransızca öğrenenleri zorlamaktadır. Özellikle ne…jamais, ne…personne, ne…rien gibi olumsuzluk bildiren belirteç kullanımında kural hataları sıkça yapılmaktadır. Öğrenciler bu biçimbirimlerini ya birbiriyle karıştırarak kullanabilmekte, ya tümcede yerlerini kavrayamamakta, ya fazlalık olarak kullanmakta ya da birini eksik olarak kullanmaktadırlar. Örnekler: *Je viens pas à la réunion. (Je ne viens pas à la réunion). (Toplantıya gelmiyorum). * je n’ai oublié pas d’aller chercher les enfants à l’école. (Je n’ai pas oublié d’aller chercher les enfants à l’école.) (Çocukları okuldan almayı unutmadım). *La pauvre petite fille n’a pas ni père ni mère. (La pauvre petite fille n’a ni père ni mère). (Zavallı küçük kızın ne annesi ne de babası var). 4.4. Tümce Türleriyle İlgili Hatalar Fransızca tümce türlerinin amaçları ve işlevlerini doğru kullanabilmek için bilinmesi gereken pek çok dilbilgisel kural ve istisnai durum vardır. Soru, olumsuz, ünlem, üsteleme gibi tümce çeşitleri kendilerine özgü çok sayıda dilbilgisi kuralına sahiptir. 4.4.1. Birleşik Tümceyle İlgili Hatalar Fransızca’da temel olarak basit ve bileşik olarak ikiye ayrılan tümce çeşitleri özellikle bileşik yapılarda farklı işlevler üstlenir. İlgi adılıyla bağlı bileşik tümceler (proposition subordonnées relatives), tamamlayıcı bağlı tümce (proposition subordonnée complétive) birbirine çok karıştırılan bir konu olmaktadır. Buna dolaylı anlatım (discours rapporté), bağlı tümceler ve aralarındaki mantıksal-zamansal ilişkileri içeren yapılar eklenebilir. Bu tümceler zaman belirten (expression du temps), sebep belirten (expression de cause), sonuç belirten International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 1286 Hanife Nalan GENÇ & Adnan OFLAZ (expression dela conséquence), amaç belirten (expression du but), karşıtlık belirten (expression d’opposition), karşılaştırma ve yoğunluk belirten (expression de la comparaison et de l’insensité), koşul ve varsayım belirten (expression de la condition et de l’hypothèse) olarak bölümlere ayrılırlar. * Si vous voulez nous voir vous venez chez nous. (Si vous voulez nous voir vous venez chez nous.) (Bizi görmek isterseniz bize gelin). Bu örnekte emir kiplerinde kişi adılı kullanılması hatası yapılmıştır). *Ma cousine est sortie se promener malgré elle est sa fatigue. (Ma cousine est sortie se promener malgré sa fatigue.) (Kuzenim yorgun olmasına karşın gezmeye çıktı). Bu tümcede malgré+isim gelmesi kuralına uyulmadığı için yanlışlık yapılmıştır. Almancada bağlaç kullanımında öğrenciler ingilizce önbilgileri sebebiyle hatalar yapmaktadır. Örneğin ‘wenn’ bağlacı (Subjunktion) kullanıldığında eylem tümce sonuna konulmaktadır. Bu tür bağlaçlarda (als, bevor, damit, ehe, indem, nachdem, sooft, kural şu şekildedir : Subjunktion + Subjekt + ….. + Finites Verb. Diğer taraftan ‘Aber’, ‘denn’, ‘doch’, ‘oder’, ‘sondern’, ‘und’ gibi bağlaçlarda (Konjunktionen) eylem tümcede özneden sonra gelmektedir. Bu bağlaçların kullanımında kural şu şekildedir: Konjunktion + Subjekt + Finites Verb + . Almanca’da bağlaç kullanımındaki bu farkı öğrenciler bazı durumlarda görememekte ve İngilizce’de bağlaç kullanımındaki bilgiler girişim hatasına neden olmaktadır. * Sie kauft viele Geschenke, weil sie hat genug Geld. - Sie kauft viele Geschenke, weil sie genug Geld hat. * Meine Freundin nimmt zu, obwohl sie isst viel Kuchen und Bonbon. - Meine Freundin nimmt zu, obwohl sie viel Kuchen und Bonbon isst. 5. SONUÇ Diller sözdizimsel, biçimbilimsel ve anlamsal açıdan incelendiğinde birbirinden farklı niteliklere sahip oldukları görülmektedir. Dilbilgisi kurallarının bilinmesi ve doğru kullanılması yazılı anlatım becerisinin öğrenimi/öğretiminde önemlidir. Özellikle Fransızca dilbilgisinin fazla kurallara sahip olması yanında çok sayıda istisna içermesi pek çok konunun öğrenimini güçleştiren bir durum yaratmaktadır. Öğrencilerin karşılaştıkları güçlükler ikinci dil olarak öğrendikleri Fransızca ve Almanca’nın özellikle yapısal, sesbirimsel ve dilbilimsel kurallar bakımından farklılık taşımasından kaynaklanmaktadır. Birinci yabancı dil olarak İngilizce’den sonra öğrendikleri bu iki yabancı dili öğrenme aşamasında da birinci dilden yaptıkları girişim hataları, sözcük bilgisi ve dilbilgisi kaynaklı olmaktadır. Fransızca’nın öğrenilmesinde özellikle sözcük ve ön adların eril ve dişil olarak ayrılması yanında tanımlıkların da aynı mantıkla bilinmesi ve kullanılması gereği temel güçlük olarak belirmektedir. Bu güçlük yaratan öğelerin öğretiminde yeni ve çağdaş öğretim yöntem ve/veya yaklaşımlarının kullanılması bir zorunluluk olarak belirmektedir. Özellikle İngilizce’den sonra öğrenilen/öğretilen Fransızca ve Almanca için karşılaştırmalı çalışmaların artırılması sorunun çözümüne yönelik arayışları etkileyecektir. Yazma becerileri derslerinde yazılı anlama ve anlatma etkinlikleri daha çok anlama düzeyinde bırakılmakta, dersin işlenişinde izlenen yöntem sıklıkla verilen konu çerçevesinde kompozisyon çalışmaları ve dikte ile desteklenmektedir. Bu kompozisyon çalışmaları belli yazma yaklaşımları ve hedeflere göre yönlendirilmediğinde çok planlı bir yazma etkinliği de belirlenememektedir. International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 Fransızca ve Almanca Öğretmen Adaylarının Yazma Becerisi Gelişimde Karşılaştıkları Sözcükbilimsel, Yazım Bilgisel ve Sözdizimsel Sorunlar 1287 İzlenceye göre ele alınacak konular hangi yazma yaklaşımına göre ele alınacaksa öğrenciler öncelikle bu yaklaşımın kuramsal çerçevesini iyi kavrayabilmelidirler. Bunu takiben yapılacak uygulama çalışmaları bir anlamda da birer pekiştireç görevi üstleneceklerdir. Kompozisyon çözümlemelerinde de görüldüğü gibi öğrenciler hem İngilizce hem de anadilin etkisiyle hatalar yapmaktadır. Dil öğrenimi sürecinde öğrencilerin yaptığı hataların farkına varması, hangi dilbilgisel alanda hata yaptıklarını görmeleri ve bunun giderilmesi için hata düzeltme alıştırmalarının yapılması, söz konusu hatalı kullanımın bir sonraki seferde oluşmamasını sağlamada faydalı olacaktır. Böyle bir uygulama öğrencinin fark etmeden yaptığı hatalı dilbilgisel kullanımların fosilleşmesini engelleyecektir. Yazma dersleri her ne kadar ağırlıkla öğrencilerin dilbilgisel bilgilerinin kullanımı üzerinde yoğunlaşsa da sözcük bilgisi, yazım, kalıplaşmış deyim ve sözler, sesbilgisi, anlam bilgisi gibi dilin ayrılmaz diğer bileşenlerini de bilmeyi, kullanmayı gerektirmektedir. Bu noktada bir başka sorun gündeme gelmektedir. O da yazma becerileri derslerinin belkemiği olan dilbilgisi öğretimi/öğreniminde kullanılan yöntemdir. Dilbilgisi derslerinde dilbilgisel ulamlar ve kuralların öğretimi bağlamdan kopuk, normatif bir yaklaşımla yapıldığında, dilbilgisel bilgiler ne yazık ki kullanıma dökülememekte ve bu da yazma etkinliklerini olumsuz yönde etkilemektedir. Öğrenci kuralı bilmekte ancak uygulamaya dökmede başarı sağlayamamaktadır. Bu da dilbilgisi öğretiminde izlenen yaklaşımın öğrenmeye değil ezberlemeye dayalı olduğu savını güçlendirmektedir. Öğrenen, bağlamdan kopuk olarak öğrendiği ya da ezberlediği dilbilgisi kurallarıyla yazma becerileri derslerinde bir bağlam (contexte fr., Kontext alm.) ve durum (situation fr., die Situation alm.) içinde karşılaştığında bocalamakta ve kuralın anlamsal boyutunu içselleştirememektedir. Bu açıdan dilbilgisi öğretiminde kazanımların, izlenen yaklaşımın özellikle yazma becerileri derslerini etkilediği açıktır. NOTLAR (1) Tümcenin solundaki *işareti, bu tümcenin dilbilgisel yönden yanlış olduğunu belirtmektedir. (2) Ayraç içindeki tümce yanlış tümcenin doğru biçimidir. (3) Tümcenin Türkçe biçimidir. KAYNAKÇA Aksan, D. (1999). Anlambilim konuları ve türkçenin anlambilimi. Ankara: Engin Yayınları. Arak, H. (2006). İkinci yabancı dil olarak almancanın öğrenilmesinde ingilizcenin ve karşılaştırmalı dilbilgisinin rolü. Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı: 21, 205-216. Banguoğlu, Tahsin. (1990). Türkçenin grameri. Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları. Barın, E., Demir, C. (2008). Türk dil bilgisi 2: biçim bilgisi (1. bs). Ankara: Öncü Kitap. Başkan, Ö. (2006). Yabancı dil öğretimi-ilkeler ve çözümler. İstanbul: Multilingual. Butzkamm, W. (1989). Psycholinguistik des fremdsprachenunterrichts. Tübingen: Francke. International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015 1288 Hanife Nalan GENÇ & Adnan OFLAZ Demir, C. (2009). türkçe dil bilgisi öğretiminin sorunları, türkçenin eğitimi ve öğretimi üzerine konuşmalar, Ankara: TDK Yayınları, 59-68. Kıran, Z. (1987). Fransızca dilbilgisi ve çeviri kılavuzu. Ankara: Onur Yayınları. Köhler, Friedlind H. (1975). Zwischensprachliche interferenzen. eine analysesyntaktischer und semantischer interferenzfehler des deutschen im russischen, Tübingen: Narr Verlag. Özçelik, N. (2012). Analyse comparative des erreurs dues aux divergences syntaxiques entre l’anglais et le français. Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Vol:41, No:2. 113-121. Steinig, W., Huneke, H-W. (2002). Deutsch als fremdsprache: eine einführung. 3., überarbeitete u. erweiterte auflage, Berlin: Erich Schmidt, 109-135. Üstten, A, U. (2004). Dil bilgisi öğretimi ile ilgili yaklaşımlar ve tartışmalar. Bilim ve Aklın Aydınlığında Eğitim Dergisi, 56,16-18. International Journal of Languages’ Education and Teaching UDES 2015
Benzer belgeler
Full Text - International Journal of Languages Education and Teaching
sınıf güz ve bahar yarıyılında yer alan yazma becerileri dersi Fransızca ve Almanca öğretmen adaylarının belirtilen sorunlarının en fazla karşılaşıldığı
derslerin başında yer almaktadır. Öğrenciler...