Kuyucuoğlu, “Kafalarda cevapsız sorular var”
Transkript
Kuyucuoğlu, “Kafalarda cevapsız sorular var”
l Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Mahmut Özer’den görevi devralan Çamsarı, Başkanlığı bir yıl yürütecek. 2’de Ahmet Çamsarı ÜÜ HAFTALIK BAĞIMSIZ SİYASİ GAZETE Kuyucuoğlu, “Kafalarda cevapsız sorular var” l Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini vurgulayan CHP Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu, “Yaşanan darbe girişiminin birçok yönü var. İnsanların kafasında cevaplarını bulamadıkları çok soru var” dedi. www.mersintercuman.com l Türkiye’nin bugünlere adım adım yaklaştığını vurgulayan Kuyucuoğlu, “Türkiye daha önceden yalnızlaşmıştı. Tüm komşularıyla, AB ile, Rusya ile, Amerika ile ilişkilerimiz bozuktu. Öyle lafla dünya lideriyim demekle bu işler olmuyor” diye konuştu. Perakende Satış Fiyatı : 1 TL 8 AĞUSTOS 2016 Sayı : 662 l OHAL ile ilgili olarak CHP’nin endişelerini dile getiren Kuyucuoğlu, “Şimdi bunlar, tüm bu yapılanmayı temizleyeceğiz diye yola çıktılar. Tamam bu yapılsın ama, kurunun yanında yaş yanmasın. Bizim tek endişemiz bu. Suçlular cezalandırılsın ama eziyette yapılmasın. Bu uygulandığı Serdal takdirde bır Kuyucuoğlu sıkıntı yaşanmayacaktır” şeklinde konuştu. ÜÜ Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’na Çamsarı getirildi 5’te Kocamaz, “Mersin’i en son MHP terk eder” Ankara’ya gidişini fırsat bilen çıkarcıların, sanki kendisinin Mersin’den kaçmış gibi yanlış bilgilendirme yaptığının altını çizen Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, “Şunu herkes iyi bilmelidir ki bu ülkeyi, bu şehri en son Milliyetçi Hareket terk eder. Bizim demokrasiden ayrılmamız, Cumhuriyeti göz ardı etmemiz düşünülemez bile” şeklinde konuştu. Ülkenin sigortasıyız Darbe girişimi sonrasında başlatılan operasyonlar çerçevesinde, adının ısrarla örgüt ile ilişkilendirilmeye çalışıldığının altını çizen Kocamaz, “Biz bu ülkenin sigortasıyız. Biz ölürsek Türkiye ölür. Biz kendimize ‘Bozkurt’ diyoruz, ‘Ülkücü’ diyoruz. Bozkurt’un tüyü dökülse de huyu değişmez” diye konuştu. Alnımın akıyla geldim Demokrasi düşmanı bir takım gruplar tarafından, sosyal medyada insanların kafasını karıştırmaya yönelik paylaşımlar yapıldığını söyleyen Kocamaz, “İhanet şebekeleri, Burhanettin Kocamaz’ın bir an evvel görevden alınması için kafa karıştırmaya çalışıyorlar. Ben bu günlere alnımın akıyla geldim” dedi. MHP’de öleceğiz Operasyonlar sonrasında ‘MHP’ye sığındı’ şeklinde yorum yapanlara sert çıkan Kocamaz, “Ey cahil, biz MHP’de doğduk, bugüne kadar MHP’de olduk ve MHP’de de öleceğiz. Orası bizim yuvamız. Biz geçmişte neysek, bugünde oyuz” diyerek, MHP’li belediye başkanlarının toplantısı için Ankara’da olduğunun bilgisini verdi. 6’da ÜÜ l CHP Mersin Milletvekili Hüseyin Çamak, Genel Sağlık Sigortası primi adı altında işsiz vatandaşların borçlandırılması uygulamasının kaldırılmasını talep etti. 4’de Bakan Ağbal’dan Vergi affı ile ilgili önemli açıklamalar Ağbal, “Vergi cezalarını tamamen kaldırıyoruz.” 4’de ÜÜ EKAV, Anaokulu ihalesine çıkıyor Mahiye Morgül Melike Zafer Gürgen M.Emin Aydınbaş Şinasi Şirin Gülsen Metin Midemizi Bulandırmayın Milli Eğitimde ‘Yeni Sistem’ Ne Getirecek? Kabak İken Kavak Olma Arzusu Darbe Süreci Bitmedi Rehavet Olursa Tehlike Olur... Sorunlar, Tek Tip Kıyafet İçine Saklanarak Çözülemez 7’de 6’da 2’de 5’de 4’de Av.Ersin Parlat Diyanet Evleri 2’de Nisan 2016’da imzalanan protokol çerçevesinde 11 okulun bahçesine yapılacak anaokulları için ihale 10 Ağustos’ta gerçekleştirilecek. 8’de ÜÜ ÜÜ Abdi Satıroğlu 3’de Vergi rekortmenleri 2’de açıklandı ÜÜ ÜÜ Hüseyin Çamak 7’de Mut ve Erdemli’de sulama borusu dağıtıldı. 3’de ÜÜ Çamak, “Adeta Çakacak, “Fahri konsoloslar ülkelerine gerçekleri anlatmalı” görev yapan çeşitli ülkelerin fahri konsolosları, devlete ve milvatandaşlık Mersin’de lete olan desteklerini iletmek için Vali Özdemir Çakacak’ı ziyaret ettiler. aidatı isteniyor” Büyükşehir’den çiftçiye destek 2 8 AĞUSTOS 2016 M.Emin Aydınbaş [email protected] 15 Temmuz meş'um Darbe teşebbüsü üzerinden bir hafta geçti. Ama hala yapılan tutuklamalar ve soruşturmalar dan ortalığa dökülen bilgiler tüm Türkiyeyi hayretten hayrete ve şoktan şoka sokuyor. Adeta duygusal kapasitemiz aşırı yüklenmekten dumura uğrayacak. Herkes uçurumun kenarından döndüğümüzü ve büyük bir tehlikeyi atlattığımızı konuşuyor. Acaba öyle mi? Başlıkta Türkiyenin karşılaştığı darbeyi bir süreç olarak olarak ifade ettim. Biliyorsunuz 28 Şubat postmodern darbesi de hep "süreç" olarak anıla gelmiştir. Çağımızda darbeler de başı ve sonu olan planlanmış uygulanmış bitmiş fenomenler değildir. Refah yol hükümeti devrilip Ecevit Başbakanlığında kurulan 25. Hükümetin katıldığı 28 Ocak 1999 tarihli ilk MGK toplantısında zamanın GenelKurmay Başkanı Kıvrıkoğlu aynen şunları söylemişti; "Bu 10 senedir, 20 senedir, 100 senedir veya 500 senedir. O nedenle 28 Şubat defteri, irtica devam ettikçe asla kapanmamalıdır diye düşünüyoruz" Bu ifade kamuoyuna "28 Şubat gerekirse bin yıl sürer". şeklinde yansımıştı. Evet, Milli irade 28 Şubat uygulamalarına İlk seçimde AK Partiyi tek başına iktidar yapmak sureti ile cevap verdi… Fakat 28 Şubat sürecinin arkasındaki üst akıl "tamam bu iş bitti kaybettik" deyip köşesine çekildi mi? Eğer öyle düşünüyorsanız, AK Partiyi kapatma davasını, 28 Nisan emuhtırasını, 17-25 Aralık sürecini, Gezi kalkışmasını, 7-8 Ekimde Kobani gerekçesiyle yapılan katliamı, 19 Ocak 2014 MİT Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı’na Çamsarı getirildi Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı'na Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı getirildi. Prof. Dr. Çamsarı, Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer'den devralacağı görevi bir yıl yürütecek. Prof. Dr. Ahmet Çamsarı, Ankara’da gerçekleşen Üniversitelerarası Kurul Toplantısı’na ilk kez başkanlık yaptı. Prof. Dr. Çamsarı, üniversitelerin eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetlerini koordine etmek, uygulamaları değerlendirmek, Yükseköğretim Kuruluna ve üniversitelere önerilerde bulunmak, teşkilat ve kadro yönünden ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) kararları doğrultusunda üniversitelerin öğretim üyesi ihtiyacını karşılayacak önlemleri teklif etmek, üniversitelerin tümünü ilgilendiren eğitim-öğretim, bilimsel araştırma ve yayım faaliyetleri ile ilgili yönetmelikleri hazırlamak veya görüş bildirmek, doktora ile ilgili esasları tespit etmek ve yurt dışında yapılan doktoraları, doçentlik ve profesörlük unvanlarını değerlendirmek gibi görev ve hizmetleri yönetecek. Darbe Süreci Bitmedi TIR'ları baskınını, 14 Temmuz 2015 te PKKnın ateşkes sürecini bitirdiğini açıklaması kısa süre içinde 10 terör örgütünün Türkiyeye karşı savaşta birleştiğini ilan etmesini, nereye koyacağız? Detaylara inilirse bu liste daha çok uzayabilir. Sürecin adını açıkça koyalım "100 yıl erteleme ile SEVR'i uygulama saldırısı" Bunları bir süreç bütünlüğü içinde ele alıp değerlendiremezsek, hangi düşmanla karşı karşıya olduğumuzu doğru olarak teşhis edemeyiz. Nefesimizi ufkumuzu enerjimizi dikkatimizi ona göre uzun soluklu olarak donatmak zorundayız. 28 Şubat sürecine o dönemde bir milletvekili olarak içeriden maruz kaldım. RP olarak en büyük zaafımız bu tür saldırılar karşısında ne yapacağımıza ilişkin hiçbir fikrimiz planımız öngörümüz olmaması idi Gündemi biz belirleyemiyorduk. Tabiri caiz ise olayların öznesi değil nesnesiydik, maruz kalanıydık. Bir adım sonra başımıza ne geleceğini, buna karşı ne yapabileceğimizi bilemiyorduk. Evet Milletimiz o eşsiz sağduyusu ve iradesine sahip çıkma içgüdüsüyle, bu saldırıları bu güne kadar etkisizleştirmeyi bildi. Fakat ben hala o "üst akıl" diye adlandırdığımız heyulanın bir adım önüne geçebildiğimiz kanaatinde değilim. 15 Temmuz darbe girişimi, bu süreçte yaşanan şaşkınlık, istihbarat zafiyetleri bunun en büyük belirtisidir. Evet eskiye göre çok daha donanımlıyız daha tecrübeliyiz. Ama bunun analizini stratejisini hazırlayacak muhtemel saldırı senaryolarına göre atılacak adımları planlayacak lider kadrolardır, Genel kurmaydır. Yoksa her zaman Halkımızın iradesine sahip çıkma kararlılığına, şehadete koşmasına mı yaslanacağız. Daha iki yıl öncesine kadar gözümüzün önünde TSK hiyeyarşisini alt üst eden Balyoz komplosunu Türkiyeyi yöneten kadrolar dahil yiyip yutmadık mı? Açılan boşluktan Ordunun en kılcal damarlarına kadar FETÖ örgütünün sızdığını farkedebildik mi? Bunlar Pensilvanyadaki bir meczubun kapasitesinin çok ama çok üstünde bir aklın strateji ve planlamanın ürünüdür. Meydanlarda demokrasi nöbeti tutan fedakar mazlum milletim bayram yapmayın endişelenin Zira ben de endişeliyim. Endişeli ve müteyakkız olmak zorundayız. Bundan birkaç ay öncesine kadar "Türkiye Suriyeleşebilir mi?" diye sorulsa "Hadi oradan kardeşim saçmalama" derdim. Ama şimdi açık ve yakın tehdit görüyorum. Süreç devam ediyor. Bundan sonraki hamlenin ne olacağını önceden muhtemel senaryolar üzerinden planlayıp savunma stratejileri hazılramak zorundayız. Mesele sadece dışarıdaki açık düşman olsa işimiz kolay. Bir atasözümüz var "işbirlikçi hain içerden olunca kapı kilit tutmaz" diye. Bu iç düşmanı tasfiye ederken bile çok köklü olduğunu varsaydığımız bütün devlet kurumları TSK dan Güvenlik ve İstihbarat teşkilatına Yargıya, Bürokrasiye, Eğitime kadar bütün kurumlarımız hasar görecek. Çünkü bağrımıza saplanmış okun temrenini çıkarma operasyonu yapmak zorundayız. Suriye sınırımızda bu zafiyetten istifade edip bir oldu bitti ile PKK devleti kurulursa ne yapacağız? Bundan sonraki hamlenin "iç savaş başlatmak" olacağı yönünde sezgilerim var. Buna teşne olan bir PKK belası zaten var Buna İŞİD'i de katın . İçerdeki hainlerin de bunlara destek olabilecek kadar gözü dönmüş olduğunu da hesaba katın. Bunun için Türkiyemizde yeteri kadar nefret biriktirdik. Sadece bir kıvılcıma bakıyor. Bunu devlet büyüklerine yapılacak suikastlerle, faili meçhullerle, kutuplaşmiş toplum kesimlerini birbirine düşürecek "Sivas-Başbağlar" türü provokasyonlar ile tetiklemeye çalışacaklar. Düşmanın ve içerdeki işbirlikçilerinin bunu yapacak kapasiteleri var. '80 sonrasını bir hatırlayacak olursanız karanlık odakların bir hayli deneyim sahibi olduklarını görebilirsiniz. Bu ortamda bir Cumhurbaşkanı Başdanışmanı çıkıp "Halka kendini savunması için pompalı ruhsatı almayı kolaylaştıracağız" diyebiliyor. Bu kin ve nefreti ve kutuplaşmayı daha da tırmandıracak en büyük yanlış idam cezasının tekrar getirilmesi olacaktır. Halkımızdaki gerilim ve heyecan fırtınası dindiğinde bunun doğru bir yaklaşım olmadığına ikna olacaktır. Merak etmeyin AB ve Avrupa Konseyini, NATO yu gündeme getirmeyeceğim. Türkiye tarihine bir bakın idamlar hangi sorunumuza çözüm getirmiş; İstiklal Mahkemelerinin idamları mı, İskilipli Atıf Hoca mı? Dersin Katliamları mı ,Seyit Rıza mı, Şeyh Said mi, Adnan Menderes, Polatkan, Zorlu idamları mı,? Deniz Gezmiş Hüseyin İnan, Yusuf Aslan mı? 12 Eylül darbesinde bir sağdan bir soldan hesabıyla asılan 50 gencecik fidan mı.? Hangisi bu ülkenin yaralarının sarılmasını sağladı.Tam tersi toplumumuzdaki yarılmaları bilenmeleri artırdı. İş birlikçi ve darbeci hainler mevcut hukuk sistemimizi öngördüğü en ağır cezalara çarptırılmasında yüzde 90 insanımız hemfikir. Bunda ayrılık yok. Fakat acilen yerine getirilmesi gereken en önemli hamle Lider kadrolarımızın, siyasi parti liderlerimizin Hükümetimizin, amma ve İlla Cumhurbaşkanımızın bir toplumsal uzlaşma, ortak Milli değerler etrafında birleşme hamlesi başlatması olacaktır. Zaten milletimiz bunu meydanlarda gerçekleştirdi. Geriye Liderlerimizin bu fırsatı provokasyonlar başlamadan değerlendirmesi kaliyor. Vergi rekortmenleri açıklandı Mersin Vergi Dairesi Başkanı Adem Güngör, Mersin'in vergi rekortmenlerini yaptığı yazılı açıklamayla kamuoyuna duyurdu. Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi'nde ilk 100'e giren kişi ve kurumların listesini yayınlayan Güngör, 2015 yılı vergilendirme dönemine ilişkin Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi'nin verilme süresinin 31 Mart 2016, Kurumlar Vergisi Beyannamesi'nin verilme süresinin ise 2 Mayıs 2016 günü sona erdiğini anımsattı. Mersin Vergi Dairesi Başkanlığı'na bağlı vergi dairelerine 2015 yılı için 56 bin 888 mükellef tarafından yıllık gelir vergisi beyannamesi verildiğini belirten Güngör, "Verilen beyannamelerden yıllık gelir vergisi beyannamesi ile 688 milyon 178 bin 461 TL matrah beyan edilmiş ve bu tutar üzerinden 160 milyon 591 bin 415 TL gelir vergisi tahakkuk ettirilmiştir. Mersin genelinde gelir vergisi matrah toplamında bir önceki döneme göre yüzde 42,21, tahakkuk eden gelir vergisi toplamında ise yüzde 40,98 oranında artış meydana gelmiştir" dedi. Kurumlar vergisinde ise 2015 yılı için 12 bin 335 mükellef tarafından beyanname verildiğini bildiren Güngör, "Verilen kurumlar vergisi beyannameleri ile 1 milyar 162 milyon 733 bin 596 TL kurumlar vergisi matrahı beyan edilmiş ve bu tutar üzerinden 231 milyon 310 bin 108 TL kurumlar vergisi tahakkuk ettirilmiştir. Mersin genelinde 2015 vergilendirme dönemine ilişkin beyan edilen kurumlar vergisi matrah toplamında bir önceki döneme göre yüzde 9,12, tahakkuk eden kurumlar vergisi toplamında ise yüzde 11,18 oranında artış meydana gelmiştir" ifadelerini kullandı. Vergi Dairesi Başkanı Güngör, gerekli hassasiyeti gösterip, vergisini sürekli ödeyen ve yatırımları ile istihdam sağlayarak katkıda bulunan, il genelinde ödedikleri vergilerle ilk 100'e giren mükellefler başta olmak üzere tüm mükelleflere teşekkür etti. Adem Güngör'ün açıkladığı ilk 100 kişilik listeye göre, Kurumlar Vergisi'nde 43 milyon 433 bin 654 lira vergi beyanında bulunan MIP, 8 milyon 686 bin 730 liralık vergiyle Mersin'in vergi rekortmeni oldu. Kurumlar Vergisi'nde ikinci sırada 36 milyon 336 bin 226 lira matrah ve 7 milyon 267 bin 245 lira tahakkuk eden vergiyle CMA CGM Adem South Turkey Gemi AcenteGüngör liği A.Ş. yer alırken, Mersin Denizcilik Faaliyetleri ve Ticaret A.Ş ise 34 milyon 563 bin 243 lira matrah ve 6 milyon 912 bin 648 lira tahakkuk eden vergi ile üçüncü oldu. Öte yandan, Gelir Vergisi şampiyonu ise 6 milyon 951 bin 409 lira matrah ve 2 milyon 425 bin 83 lira ile bu yıl da yine son yılların öne çıkan ismi İskenderBotros oldu. Mişel Şaşati de 4 milyon 930 bin 169 lira matrah ve 1 milyon 717 bin 649 lira tahakkuk eden vergi ile Gelir Vergisi ikincisi oldu. Listede üçüncü sıradaki mükellef ise isminin açıklanmasını istemedi. Halkla Beraber... Halk İçin !!! Av.Ersin Parlat 0.537.445 53 94 Diyanet Evleri Geçen gün Mersin’de ilk defa Diyanet Evine gitmek istedim. Ancak yerini bilmediğim için bazı kişilere sordum. Yerini bilen çıkmadı. Sorduğum kişilerden bir tanesi: - Mersin’de öyle bir yer yok. Olsa bile bizleri oraya almazlar, dedi. - Neden, diye sordum. - Şu anda din adamlarımız, bizim bulunduğumuz ortamlara gelmiyorlar. Öyle olunca Diyanet Evlerine de bizleri almazlar, dedi. Zaten şu anda da öyle bir yer yok. Çok şaşırdım. Bundan üç-dört yıl önce ben böyle yerlerin açılması gerektiğini düşünmüştüm. Çünkü aklım erdiğinden beri Orduevleri var. 12 Eylül 1980’den sonra da Polis Evleri ve Öğretmen Evleri açıldı. Çok da iyi oldu. Şu ana kadar olumsuz bir durumlarını duymadım. Son yıllarda Öğretmen Evleri halka da açıldı. Önceleri sadece öğretmenlere hizmet veriyordu. Şimdi daha iyi oldu. Sorun yok. Diyanet Evleri açılması gerektiğini bundan birkaç yıl önce düşündüm. Aynı öğretmen evleri gibi. Yurt genelinde tüm il ve ilçe merkezlerinde açılmalı. Pek çok yerde de bundan söz ettim. Peki, Ankara’daki etkili ve yetkili kişiler neden bunu düşünmezler? Halkımız, din adamlarımızla aynı ortamda oturup sohbet etse kötü mü olur? Din adamlarımızın bir yerleri eksilir mi? Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk, tv’lerdeki açık oturumlara katıldığında kendisine soru soran yurttaşları, doğduğuna pişman edercesine tersliyordu. Ben de onun bu tutumunu bir türlü kabullenemezdim. Derken, bundan iki yıl önceki Ramazan ayında tv’de emekli müftü Necmettin Nursaçan’ı tanıdım. Nur yüzlü, tatlı dilli, hoş bir din adamı. İzleyenlerin yönelttiği en aptalca soruları bile çok sakin ve büyük bir sabırla cevaplandırıyor. İzleyenlerin ellerinde telefon, karşılarında televizyon ve televizyonda da Necmettin Nursaçan var. Bütün sorulara ince ince cevap veriyor. Artık kendilerinin okuma yazma bilmelerine gerek yok. Evlerinde herhangi bir kitap bulunmasına gerek yok. Artık herşey çok kolay. Oysa Yaşar Nuri Öztürk öyle mi? - Ben bu konuyu bundan on yıl önce falan kitabımın filan sayfasında yazmıştım. Açın okuyun, diyordu. Ben de ona çok kızıyordum. Neden soran insanları rezil ediyor, diye. Şimdi düşünüyorum da az bile yapıyormuş. Oysa N.Nursaçan öyle mi; en aptalca soruları sabırla cevaplandırıyor. İnsanların yorulmalarına, düşünmelerine hiç gerek yok. Sıkıysa cevaplamasın. Tv kanalı, Necmettin Hoca’yı kapının önüne koyar hemen. Din adamlarımız halen Mekke ve Medine’den dışarıya çıkamadılar. Türkiye’ye gelemediler. 2016 yılına da gelemediler. Hala 622 yılında yaşıyorlar. Sanki günümüzde hiç birşey olmuyor. Bu toplum yaşamıyor. Eğer bir gün Diyanet Evleri açılırsa ve halka da açık olursa belki o zaman din adamlarımız Arap yarımadasından ve 622 yılından çıkıp, Türkiye’ye ve 2016 yılına gelebilirler. Bunların gerçekleşmesi için dua edelim. Sağ olursak o günleri de görürüz. Eğer Diyanet Evleri halka açık olursa, din adamlarımıza çok sorumuz olacak. Yaşar Nuri Hoca nur içinde yat! Sana kızmış olduğum için beni affet! Esen kalın! 3 8 AĞUSTOS 2016 MTOSB heyeti toplandı Abdi Satıroğlu Mersin Valisi Çakacak başkanlığında toplanan Müteşebbis Heyeti’nin genel konusu darbe girişimioldu. 0.506. 443 37 30 [email protected] Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi (MTSOB) Müteşebbis Heyeti Temmuz ayı olağan toplantısı Vali Özdemir Çakacak başkanlığında gerçekleştirildi. Valilik Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, MTOSB Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Tekli ve müteşebbis heyeti üyeleri katıldı. Toplantı öncesinde Milletimizin dik ve vakur duruşuyla kısa sürede püskürtülen ancak etkileri halen hissedilen darbe girişimi ile ilgili açıklamalarda bulunan Vali Çakacak, atlatılan bu badirenin ülkemizde şimdiye kadar yaşanmamışların yaşanmasına neden olduğunu ifade ederek “Türkiye çok darbeler gördü, ama böylesini hiç görmedi. Çünkü bu hain girişim darbenin de ötesindeydi. Bu girişimde gözü dönmüş teröristler, Milli İrade’nin temsilcilerinin bulunduğu ve tüm halkımızın temsil makamı olan meclisimizi dahi hedef aldılar. Vatandaşlarımızın vergileriyle alınan araçlarla, yine kendi insanlarımızı vurdular” diye konuştu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın darbe teşebbüsünün hemen başında telefon ile canlı yayına bağlanarak söz konusu olayın bir kalkışma olduğunu açıklaması ve halkımızı meydanlara davet etmesinin darbenin püskürtülmesi açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Vali Çakacak, “Sayın Cumhur- Kent merkezinde denetimler arttı Editör’den İki Satır başkanımızın dirayetli duruşu sayesinde etnik yapısı ve siyasi görüşü ne olursa olsun toplumun her kesiminden vatandaşımız bu çağrıyla sokaklara inmiş ve demokrasimize sahip çıkmıştır” şeklinde konuştu. Milletimizin bu olay sırasında son derece sağduyulu davrandığının altını çizen Vali Çakacak, “Bizim Milletimiz yanlış yönlendirilmelere kolay kolay kanmaz. Milyonların sahada olduğu bir gecede herhangi bir olumsuzluğun yaşanmaması, Milletimizin ne kadar asil bir Millet olduğunu apaçık bir şekilde ortaya koymuştur. O kara gecede Milli İrade’ye canı pahasına sahip çıkan Milletimizle ne kadar gurur duysak azdır. Darbenin de ötesinde Milletimizi kırdırmaya, ülkemizde iç savaş çıkarmaya, vatanımızın parçalanmasına ve işgaline yönelik olan bu girişimde Çanakkale ruhu bir kez daha tezahür etmiştir” ifadelerini kullandı. Toplantıda bir önceki ay alınan yönetim kurulu kararları gözden geçirildikten sonra, Haziran ayı gelir- gider tablosu incelenip onaylandı. Mut ve Erdemli’de sulama borusu dağıtıldı Büyükşehir’den çiftçiye destek Dağıtılan sulama boruları ile üreticiler, yaklaşık 8 bin 560 dekar araziyi sulama ve tarıma elverişli hale getirme imkanına sahip oldu. Akdeniz Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, sokak ve kaldırımları işgal eden esnaflara yönelik denetimlerini sürdürüyor. Ekipler, son olarak Kuvva-i Milliye Caddesi ve Silifke Caddesi ile vatandaşların yoğun olarak ziyaret ettiği iş merkezlerinin girişlerinde denetim yaptı. Eksik belgeleri olduğu tespit edilen esnafları, belgeleri en kısa sürede tamamlamaları yönünde uyaran Zabıta Müdürlüğü ekipleri, sokak ve kaldırımların üzerine konulan işyerlerine ait tabela, tezgâh, masa, sandalye ve sehpaları kaldırmalarını istedi, ekipler; kaldırım ve koridorlarda yürüyüşü güçleştiren bu malzemeleri yer yer kendi elleriyle kaldırıp işyerlerinin kapısına bıraktı. Esnafla sohbet eden Müdürlük yetkilileri, amaçlarının ceza keserek onları zor durumda bırakmak olmadığını, ancak yurttaşların güvenliğini ve esenliğini tehdit eden her türlü işgal ve olumsuzluğu ortadan kaldırmakla görevli olduklarının altını çizdi. Mersin Büyükşehir Belediyesi, kırsalda üretimi artırarak çiftçinin kalkınmasına katkı sağlamak amacıyla üreticilerin yanında olmaya ve kaliteli tarım yapılabilmesi için üreticiye her türlü desteği sağlamaya devam ediyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Erdemli ve Mut ilçesinde devam eden sulama borusu dağıtımı ile suyun, sulama yapılacak bölgeye daha hızlı, engelsiz ve kayıpsız bir şekilde ulaşımı sağlanıyor. Üreticiler daha fazla tarımsal ürünü daha iyi kalitede ve daha az su kullanarak üretme imkanı buluyor. Erdemli ilçesine bağlı Çiriş, Kızılen, Küstüllü, Elvanlı, Hacıhalilarpaç Mahalleleri ve Mut ilçesine bağlı Esençay, Kelceköy ve Yıldız Mahallelerinde çapları 100 mm, 125 mm, 150 mm, 250 mm, 400 mm ve 450 mm olmak üzere toplam 24 bin 380 metre sulama borusu dağıtıldı. Dağıtılan sulama boruları ile üreticiler yaklaşık 8 bin 560 dekar araziyi sulama ve tarıma elverişli hale getirme imkânı buldu. Dağıtılan sulama borularının yanı sıra yapılan tespit ve ölçümler sonucu ile üreticiye sulama havuzu desteği de sağlayan Mersin Büyükşehir Belediyesi, Tarsus ilçesi Çiriştepe Mahallesi’nde bölge halkının ihtiyaçlarını karşılayacak 11 x 15 x 1,5 m boyutlarında ve 231 m3 kapasiteye sahip sulama havuzunun yapımını tamamladı. Ayrıca Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilerin hasat ettikleri ürünleri, yükleme ve boşaltma esnasında yaşadıkları sıkıntıları gidermek ve insan gücünden tasarruf etmek amacıyla Erdemli ilçesi Çerçili Mahallesi’nde kurulan Sebze Meyve Yükleme ve Boşaltma Rampası, Erdemlili üreticilerin hizmetine sunuldu. Sokaklar kilit parke Bilim Sanat Merkezi’nde sona yaklaşıldı ile yenileniyor Toroslar Belediyesi’nin ilçe sınırları içerisindeki mahallelerde sürdürdüğü yol yapım, asfalt ve kilit parke kaldırım çalışmaları hızla devam ediyor. Köy ve beldelerden mahalleye dönüşen yerleşim yerlerinin yanı sıra merkez mahallelerde de tespit ettiği kaldırım eksiklerini giderme noktasında büyük mesafe kat eden Toroslar Belediyesi, Tozkoparan Mahallesi’nde kilit parke kaldırım çalışmalarını gerçekleştiriyor. 87058, 87060, 87061, 87063, 87065 ve 87067 numaralı sokaklarda 1300 metre kaldırım çalışması yapan Fen İşleri Müdürlüğü ekipleri, bir yandan da tahrip olmuş kaldırımları da onararak yeniliyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Toroslar Belediye Başkanı Hamit Tuna, vatandaşların yılın her mevsiminde tüm hizmetlerden rahatça yararlanabilmesi için çaba harcadıklarını belirtti. Yaz aylarına girilmesiyle birlikte asfalt, kaldırım, yol açım ve düzenleme çalışmalarına daha da ağırlık verdiklerini kaydeden Başkan Hamit Tuna, vatandaşlardan gelen talep ve istekleri de dinleyerek aciliyet sırasına göre çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı. Başkan Tuna, 6360 sayılı Büyükşehir yasası ile ilçe sınırları genişleyen Toroslar’da tüm eksiklikleri tespit ettiklerinin bilgisini vererek, vatandaşlardan hizmet konusunda biraz sabırlı olmalarını ve imkanları ölçüsünde tüm mahallelerde hizmetlerin aksamadan yerine getirileceğine dikkat çekti. Yenişehir Belediye’sinin önemli projeleri arasında yer alan Bilim Sanat Merkezi inşaat çalışmasında sona yaklaşıldı. Eylül ayı sonuna kadar bitirilerek yeni eğitim ve öğretim yılında hizmete girmesi planlanan Bilim Sanat Merkezi’nin yüzde 80’i tamamlanmış durumda. Kuşkusuz eğitim her işin başıdır. Her türlü sosyal ve kültürel gelişmenin temeli eğitimdir. Bu itibarla bizler ne kadar çağdaş tekniklerle eğitim verirsek, yavrularımızı donanımlı olarak geleceğe hazırlarsak ülkemizin de geleceği o denli parlak olacaktır, diyen Yenişehir Belediye Başkan’ı İbrahim Genç; Şu an peyzaj ve çevre düzenleme çalışmaları devam eden bu projeyi çok kısa bir süre içerisinde eğitimin hizmetine sunacağız, dedi. Kocavilayet Mahallesi 2927 sokak üzerinde 6 bin metre kare alan üzerine kurulan ve 3 bin 200 metre kare kapalı inşaat alanı bulunan Bilim Sanat Merkezi’nde, çeşitli bilim ve sanat eğitimlerinin verileceği derslikler, laboratuvarlar, müzik, resim ve fen salonlarının yanı sıra drama salonu, oyun salonu, çalışma odaları, kütüphane ile idari ve teknik birimler bulunacaktır. Projenin bahçe kısmında ise peyzaj alanları, açık otopark, ve tören alanın bulunduğu geniş bir çevre düzenlemesi olacak. Midemizi Bulandırmayın Darbe girişiminin gerçekleştiği günden beri, ortalık birbirini suçlayan, kazık atanlarla dolu. Tam manasıyla kim dost kim düşman belli değil. Herkes birbirinin kuyusunu kazmakla meşgul. Suçlu-suçsuz birbirine karıştı. Öyle bir hale geldik ki, yan komşumuza, yıllardır alışveriş ettiğimiz bakkala bile şüpheyle bakar olduk. Bu işin sonu nereye varır, Allah bilir. Ancak gidişatın iyi olmadığı ortada. Elhamdülillah Müslümanız. Söz konusu dinimiz olduğunda, hiç birimiz laf söyletmeyiz. Bu yapılanların ardından, insanların tavırları yanlışları da beraberinde getiriyor. Şimdi her namaz kılana FETÖ’cü diyebilir miyiz? Mümkün değil. O halde, sapla samanı doğru bir şekilde ayırt etmek lazım. Darbe girişimi öncesinden de, Mersin Büyükşehir Belediyesi üzerinde bir takım oyunlar oynanmaya çalışılıyordu. Son gelişmelerin ardından bu ayyuka çıktı. Hemen hemen aklınıza gelen her kurum ve kuruluşta olduğu gibi, burada da bir takım isimler soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Yargı süreci sonunda kimin suçlu kimin suçsuz olduğu ortaya çıkacak elbette. Ancak yaşanan gelişmelerin sonucunu beklemeden, ortalığı karıştıranlara ne demeli. Son 10 gündür, ısrarlı bir şekilde sürdürülen ‘Burhanettin Kocamaz’ aleyhtarlığı, sıkıntı yarattı. Sosyal medyada, Belediyenin adı geçen her ortamda ‘açığa’ alınması ile ilgili bir takım paylaşımlar yapılıyor. Tek taraflı ... Yanlı.... Elde bilgi varsa, belge varsa gidilecek adres bellidir. Cumhuriyet Savcılığa başvurursun, ilgili mercilerde gereken neyse yaparlar. Sadece lafla, içi boş ithamlarla suyu bulandırarak ne elde edilmek isteniyor? Delinin biri kuyuya bir taş atıyor, değil 40, 400 akıllı çıkaramıyor. ‘Kaçtı’ dediler. ‘FETÖ’cü dediler. ‘Bu işlerin arkasında o var’ dediler. Ne olsa dediler. Sonuç; kaçtı dedikleri isim, arkasında binlerce insanla Taş Bina’da halka seslendi. ‘Buradayım’ dedi. Artık zaman ‘birlik’ zamanıysa; Zaman ‘beraberlik’ zamanıysa... Kuyu kazmayı bırakıp, bina yapmaya başlamanın da zamanıdır. Gereksiz şeylerle, aslı astarı olmayan, içi boş ithamlarla milletin midesini bulandırmanın kimseye faydası yok. Saygılarımla... 4 8 AĞUSTOS 2016 Sorunlar, Tek Tip Kıyafet İçine Saklanarak Çözülemez Farklı Pencereden Gülsen Metin [email protected] Uzmanlar, çocuklarda görülen davranış problemini analiz ederken ‘kök’ probleme inmeye çalışır. ‘Yansıyan’ problemlerle uğraşmazlar. Anne babalar ise çocuklarında gördükleri problemlerin temeline inmek yerine, problemin dışa yansıyan kısmını ortadan kaldırmaya çalıştıkları için, çocukları ile her dönemde yeni ve enteresan sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Mesela, tırnaklarını yiyen bir çocuğun ebeveyni, bu problemi ortadan kaldırmak için kimi zaman çocuğun tırnaklarına acı biber sürer, kimi zaman parmaklarına yara bandı yapıştırır, kimi zaman da kızar, azarlar ve böylece çocuğun tırnak yemesinin önüne geçmeye çalışır. Bu yöntemler bazen işe yaramış gibi görünse de tırnak yemeyi bırakan çocukta bir süre sonra alt ıslatma veya tikler görülmeye başlayabilir. Bu defa ebeveyn çocuktaki bu problemleri yok etme gayretine girmişken, hiç beklenmedik bir anda okulda yeni bir sorun patlak verir: “Çocuğunuz arkadaşları ile kavga ediyor, derslerini hiç dinlemiyor.” İşte ebeveynler çoğu defa böylesi bir kısır döngünün içine girdiklerini fark ettiklerinde artık bir uzman desteğine ihtiyaç duyduklarına inanır. Uzmanlar ise böylesi problemlerle karşılaştıklarında, mesela, tırnak yemeyi bir problem olarak görmez. Alt ıslatma da bir problem değildir aslında. Veya çocukta görülen tikler de bir uzman için asıl problem değildir. Bunların her biri ‘yansıyan’ problemdir ve çocuğun “duygu dünyası”nda var olan bir “kök” problemin habercisidir. Eğer uzman, bu haberciyi ortadan kaldırmaya çalışırsa, o zaman kökte yatan asıl probleme ulaşamaz. Tırnak yemek bir habercidir ve bir çocuğun duygu dünyasına derinleşen uzman, çoğu defa tırnak yeme davranışının kökeninde çocuğun kendisini yetişkinlerin yanında ‘güçsüz, yetersiz, değersiz’ hissetmesin yattığına erişebilir. Böylece uzman, aslında kökte yatan bu ‘yetersizlik’ hissi ile mücadele eder, çocuğa yetersizlik hissi veren yetişkinleri daha duyarlı hâle getirirse, tırnak yeme olarak dışarıya yansıyan problemin de kendiliğinden ortadan kalktığı görülür. Bütün bunları neden söyledim… Geçen günlerde okullardaki tek tip kıyafet uygulaması kaldırıldı, kıyafet serbestisi getirildi. Ben de geçen haftaki yazımda “Ülkemiz çocuklarının üzerindeki deli gömleği nihayet çıkartıldı” diyerek bu durumun çocuk dünyasına nasıl olumlu yansıyacağını işlemiştim. Ancak gelen maillerden gördüm ki ebeveynler ve yöneticiler okullarda kıyafet serbestisi getirilmesinden dolayı endişe- li… Kimi ebeveyn “Kıyafet serbestliği ile çocuklar okula her gün başka kıyafetle gitmek için birbiriyle yarışacaktır” derken, kimi yönetici, “Fakir çocuklar eski ve yıpranmış kıyafetlerle okulda mahcup duruma düşecek” diyor… Bir başka ebeveyn marka tutkunu olan çocuklarının kendilerini nasıl da zora sokacağının endişesini yaşıyor. Ve daha onlarca endişeli mail. Her ne kadar bazı ebeveynler kıyafet serbestliğine böyle baksa da ben bir uzman olarak bu endişelerin temelinde, anne-babaların çocuklarındaki kök problemlerin üzerini ‘okul önlüğü’ ile örtmeye çalıştıklarını üzülerek görüyorum. Bir çocuk marka bağımlısı ise marka bağımlılığı bir ‘kök’ problem değildir, bu ‘yansıyan’ bir problemdir. Ebeveynler kıyafet serbestisi ile marka bağımlılığının daha da üst seviyeye çıkacağını düşündüğü çocuğunun bu durumunu tek tip okul kıyafetiyle örtmek yerine, korkusuzca problemin Çamak, “Adeta vatandaşlık aidatı isteniyor” Çamak, vatandaşlar tarafından ‘İşsiz Evlat Vergisi’ olarak tanımlanan yeni uygulamadan kaynaklanan sıkıntıları meclis gündemine taşıdı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Dr. Hüseyin Çamak, işsiz vatandaşların Genel Sağlık Sigortası primi adı altında borçlandırılması uygulamasının kaldırılması için hükümete çağrıda bulundu. Çamak, işsizlerden adeta vatandaşlık aidatı istendiğini belirtti ve sorunun borç erteleme ya da taksitlendirmeyle çözülemeyeceğini vurguladı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Dr. Hüseyin Çamak, milyonlarca işsizi ve ailesini mağdur eden, vatandaşlarca ‘İşsiz Evlat Vergisi’ olarak tanımlanan zorunlu Genel Sağlık Sigortası (GSS) primlerinden dolayı yaşanan sıkıntıları meclis gündemine taşıdı. Hükümetin, 25 yaş altındakilerin zorunlu Genel Sağlık Sigortası borçlarının silinmesine karar verdiğini ancak 25 yaş üstündeki on binlerce işsizin borçlarının silinmediğini kaydeden Hüseyin Çamak, bu borçların tutarının milyonlarca liraya ulaştığını, zaten işsiz olan, geliri olmayan vatandaşlara yeni yükler getirildiğini vurguladı. Çamak, “GSS mağdurlarının sosyal medyadaki tepkilerinin ortak bir noktası var. ‘Gelsinler, neyimiz varsa alsınlar ama yine Kırsalda yol çalışmaları sürüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin merkez ve kırsal bölgelere yönelik yol yapım, bakım ve onarım çalışmaları devam ediyor. Demirışık-Değirmençay mahalleleri arasında yürütülen yol genişletme bakım ve onarım çalışmaları tamamlanırken, Mezitli Bozön, Fındıkpınarı-Arslanköy (Durnaz yolu) mahallelerinde yol genişletme, bakım ve onarım çalışmaları devam ediyor. Asfalt çalışmaları ise Çamlıyayla Sebil, Erdemli Kösbucağı ve Silifke İmamuşağı-Tokmar mahallerinde tamamlandı. Mersin Büyükşehir Belediyesi kentin birçok noktasında kaldırım tamirat çalışmalarını da tüm hızıyla sürdürüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından 2016 yılının ilk 6 aylık dönemi içerisinde kırsalda 77,1 km 1. kat asfalt sathi kaplama ve 32,05 km 2. kat asfalt sathi kaplama çalışması yapıldı. Ayrıca 14.371,13 ton sıcak asfalt yama çalışması tamamlanarak, yollar kullanıma açıldı. Stabilize malzemeli 437,85 km yol bakım ve onarım çalışmaları tamamlanırken, 85,1 km yol genişletme, bakım ve onarım çalışması yapıldı. 94,6 km serme, sulama, sıkıştırma çalışmalarının yanı sıra 2.175,15 km greyderli yol banket bakım uygulamaları da tamamlandı. Öte yandan Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından farklı ebat ve ölçülerde 1997 adet büz boru üretildi. de böylesi adaletsiz bir borcu ödeyemeyiz’ diyorlar. İşsizlere âdeta vatandaşlık aidatı olarak kesilen bu borcu erteleyerek, yapılandırarak, taksitlendirerek veya faizlerini silerek bu sorun çözülemez. İktidar böylesi bir havadan borçlandırma uygulamasını neden tamamen ortadan kaldırmayı düşünmüyor” diye konuştu. CHP Mersin Milletvekili Dr. Hüseyin Çamak, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yabancı ülkelere gönderilen doktora öğrencilerinin, burs faizlerinde indirim taleplerini de meclis gündemine taşıdı. Hüseyin Çamak Çamak, yurtiçi burslarına uygulanan faiz affının yurtdışı doktora öğrencilerine de uygulanması gerektiğini söyledi. Çamak, benzer uygulamaların 2011 ve 2014 yılında yapıldığını vurguladı. Çevreyi kirletenlere acımadılar Mezitli Belediyesinin bu yaz meclis kararı ile uygulamaya başladığı çevreyi kirletenlere ve özellikle yerlere çekirdek kabuğu atanlara ceza kesimlerine başladı. Vatandaşlara çevrenin temiz tutulmasına ilişkin bir süredir sözlü uyarılarda bulunan Mezitli Belediyesi Zabıta Müdürlüğü; akşam gerçekleşen operasyonda Mezitli Belediyesi ilçe sınırları içinde bulunan sahil boyunca denetim gerçekleştirildi. Akşam geç saatlerde başlayan denetim süresince, Zabıta Müdürlüğüne bağlı ekiplerimiz çevre temizliğine önem vermeyen vatandaşlara cezai işlem uyguladı. Zabıta ekipleri Kabahatler Kanunun 5326 sayılı kanunca 41/1 maddesi Çevre Kirletme Yasası gereğince özellikle yerlere çekirdek kabuğu atanlara ise 35 TL para cezası uygulayan ekiplerimiz, denetimlerine yaz mevsimi bitene kadar devam edecek. Zabıta ekiplerinin gerçekleştirdiği uygulamalar sırasında bir seyyar satıcıya da Kabahatler kanunun 5326 sayılı kanunu 32. maddesi gereğince Emre Aykırı davranıştan da 319 TL para cezası da kesildi. Sahil temizliği konusunda gerçekleştirilen operasyonla ilgili kısa bir bilgi veren Mezitli Belediyesi Zabıta Müdürü Attila Bal; “Daha temiz bir çevre ve Mezitli için bu uygularımız devam edecektir. Vatandaşlarımızdan çok olumlu tepkiler aldık. Özellikle Suriye kökenli vatandaşlarımız dil konusunda yetersizlik yaşasa da biz onlara da bu cezayı uyguladık. Sahillerde Zabıta ekiplerimiz sürekli denetim gerçekleştirmektedir. Dileyen derininde neler yatıyor diye durup düşünmesi pedagojik olarak daha sağlıklı olur. Veya bir fakir çocuğu tek tip kıyafet içinde ‘gizlemek’ yerine, o çocuğun bu hali, o okuldaki ebeveyni harekete geçirmeli ‘sağ elin verdiğini sol el görmemeli’ düsturu ve el birliğiyle o çocuğun kök problemini çözme gayretine girilmelidir. Evet, endişeler yersiz değil, ancak tırnak yiyen çocuğun sorunu tırnağına bant yapıştırarak çözülemeyeceği gibi, her gün yeni bir kıyafet isteyen çocuğun sorunu da tek tip kıyafetle çözülmez. Kıyafet serbestisi ebeveynlere ve yöneticilere çocuklardaki kök problemlerin görünmesi ve çözümü için bir fırsat verecek. Bu fırsatı kazanca dönüştürmek lazım... Sayın Adem GÜNEŞ’in 10 Aralık 2012 tarihli Aksiyon Haftalık Haber Dergisi yazısıdır. Bu haftaki mutluluk sırlarımız sevgili yeğenim Onat Kaan KINDAN’dan… Rehberiniz hayalleriniz olsun…☺ Mutlu olmak için; • İyilik yapmalı, • Yaşlılara yardım etmeli, • Doğaya zarar vermemeli… Bakan Ağbal’dan Vergi affı ile ilgili önemli açıklamalar Maliye Bakanı Naci Ağbal Genel Kurul’da görüşülen “Kamu Alacaklarının Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Tasarısı”, yani vergi affı düzenlemesi hakkında açıklamalar yaptı. Maliye Bakanı Ağbal vergi affı düzenlemesiyle ilgili yaptığı açıklamada affın KYK borçlarından Emlak Vergisi borçlarına kadar birçok borçluyu ilgilendirdiğini ifade etti. Ağbal, GSS konusunda da gelir testi yaptırma çağrısında bulundu. Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın açıklamasında öne çıkan başlıklak şöyle: Naci Ağbal “Vergi cezalarını tamamen kaldırıyoruz, 6,3 milyon vatandaşımız bu kanundan yararlanacak. Yeniden yapılandırma kanunu ile vatandaşların vergi daireleri ile olan davalarını ortadan kaldırmayı da amaçlıyoruz. Varlık barışı düzenlemesi önümüzdeki dönemde Türkiye'ye önemli bir kaynak getirecek bir düzenleme. Vatandaşlara pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkanı tanıyacağız. Vatandaşların kamuya olan borçlarını kolaylıkla ödemesi imkanı temin ediyoruz. Vergi cezalarını tamamen kaldırıyoruz, gecikme faizi ve gecikme zammı tahsilinden vazgeçiyoruz. 6,3 milyon vatandaşımız bu kanun hükümlerinden yararlanacak. 6,3 milyon borçlu içinde 3,9 milyon vatandaşımızın borcu MTV'den geliyor. 3,9 milyon mükellefin borcu 1000 TL'nin altında. Öğrenim kredisi borçları kanun kapsamında ödenebilecek. Belediyeye ait olan borçlar da yapılandırılacak. Emlak Vergisi borçları, Çevre Temizlik Vergisi borçları var. Bunlar bildiğimiz borçlar. Belediyelere Emlak Vergisi, Çevre Temizlik Vergisi borçları olanlar yararlanabilecek. 50 TL ve altı borçlar siliniyor Borç var ama çok düşük mesela 50 TL. Bu tutar 50 TL altındaysa biz bu borçları siliyoruz. Yani 29 milyon dosyada borç silinecek. Kanun kapsamındaki alacaklar büyük oranda bin TL altında. 2011 yılından önceki dönemlere ait borçlarından mutlaka vatandaşlarımız kurtulacak. 1.2 milyar liralık bir kamu alacağından vazgeçiyoruz. 5 yıl süre için faiz alınmayacak vatandaşlarımızda büromuzu arayarak şikayetlerini dile getirebilirler” dedi. Yeni bir kültür kazandıracağız Çevre temizliği denetimleri ile ilgili açıklama yapan Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan; “Belediyemize bağlı Zabıta ekiplerimizin akşam gerçekleştirdiği operasyonla ilgili bugün gerek şahsıma gerek belediyemize olsun birçok teşekkür mesajı aldık. Göreve geldiğim ilk günden beri her zaman temiz bir çevre bilincini önemsedim. Akşam gerçekleşen denetimlerde bazı vatandaşlarımıza cezalar kesildi, elbette bizler ceza kesme taraftarı değiliz ama temiz bir kent için bu uygulamayı meclis kararı ile gerçekleştiriyoruz. Bu şekilde Mezitli'de yeni bir kültür kazandıracağız. Çöpünü çöp tenekesine atanlara, plajları temiz tutanlara ve yerlere çekirdek kabuğu atmayan duyarlı vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Tüm uyarılarımıza karşın çevreyi kirletenleri tespit ederek cezai işlem uygulamaya devam edeceğiz.'” ifadelerini kullandı. Tarımsal amaçlı kooperatiflerin Tarım Bakanlığından aldığı kredi var. Bakanlığa olan borçlarını kanun kapsamında yeniden yapılandırabilecekler. Bir kere 5 yıllık taksitlendirme ve yılda 1 kez ödeme kolaylığı getirdik. 5 yıllık süre içinde herhangi bir faiz almayacağız. Kendi üyelerinden alacakları var. Benim kooperatife borcum var. Kanundan yararlanabilecek miyim? Evet yararlanabileceksiniz. OSB'ler için de yeniden yapılandırma geliyor. Orman köylüleri için de 5 yıl taksitlendirme, yılda 1 kez ödeme kolaylığı ve faiz uygulanmadan borç ödeme kolaylığı getirdik. Geniş toplum kesimleri için meslek örgütü üyelerimizin meslek kuruluşlarına olan borçlarımızı yeniden yapılandırıyoruz. Yeniden yapılandırma kanun çerçevesinde sosyal güvenlik kurumuna olan borçlar da önemli bir nokta. 3 milyon işveren var borcu olan. Bunların 57.4 milyar lira borcu var. Toplam GSS ile 67 milyar lira ediyor. Bu prim borçları da yapılandırılıyor. Bu kapsamda sigorta, işsizlik sigortası, emeklilik, genel sağlık sigortası, idari para cezaları yer alıyor. Gelir testini yaptırın GSS olan ve henüz gelir testi yaptırmayan vatandaşlarımıza bu kanun çerçevesinde farklı seçenekler sunuyoruz. Kanun yayınlandıktan sonra ay başından yani eylül ayından itibaren 4 aylık süre içinde gelir testine başvururlarsa asgari ücretin 1/3'ünden az çıkarsa bütün sağlık sigortası primlerini sileceğiz. Gelir testini yaptırın. Devlet olarak biz sizin bütün sağlık harcamalarınızı karşılıyoruz. Müracat yapılmayınca daha yüksek bir gelir aldığını düşünerek primi yüksek sayıyoruz. Geliri asgari ücretin 1/3'ünden daha yüksek tam GSS ödemek zorunda değil. 5 8 AĞUSTOS 2016 Kuyucuoğlu, “Kafalarda cevapsız sorular var” Kuyucuoğlu, CHP’nin Genel Merkez ve İl Teşkilatı düzeyinde hukukçulardan oluşan bir komisyon kurduğunu belirterek, “OHAL çerçevesinde mağdur olduğunu, kendisine hata yapıldığını düşünen vatandaşlarımızın bu komisyonlara başvurmalarını istiyoruz” dedi. Mersin Tercüman Özel Haber Bağ-Kur’unu yatırıp, primini öderken onlar elleri ceplerinde, dükkanlarını açıp masanın başına oturdular. Böyle olunca da bizim esnafımız rekabet edemez hale geldi. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu, yaşanan son gelişmeleri değerlendirmek ve nezaket ziyaretinde bulunmak amacıyla Gazetemiz Genel Yayın Yönetmeni Abdi Satıroğlu’nu ziyaret etti. Türkiye’nin önemli bir dönemden geçtiğini, yaşanan darbe girişimi sonrası insanların kafasında cevaplanamayan çok sorular oluştuğunu vurgulayan Kuyucuoğlu, parti olarak bir takım endişelerinin bulunduğunu söyledi. Kıpırdayacak halleri kalmamış Kuyucuoğlu, “Şimdi bunlar, tüm bu yapılanmayı temizleyeceğiz diye yola çıktılar. 10 sene beraber bir yolda yürüdüler. Bu yüzden de birbirlerini iyi tanıyorlar. Bu açıdan baktığımızda da, araştırma yaptıkça bir ucunun kendilerine dokunduğunu görüp, daha çok kinleniyorlar. Bakıyorsunuz Ak Partili milletvekilinin kardeşi darbeci, Cumhurbaşkanı’nın özel yaveri darbeci, Genelkurmay Başkanı’nın özel kalemi dar- Alınan insanların yerine getirilenlere dikkat edilmeli. O koltuğa alakasız birini getirmek, uygun olmayan birini atamak var olan yanlışı katlayarak devam ettirmek olacaktır. beci. İç içeler yani. Kıpırdayacak, adım atacak halleri kalmamış. Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bizim endişemiz bu temizlik harekatı esnasında kurunun yanında yaş’ın yanmaması. Sürecin cadı avına dönüşmemesi. OHAL’e karşı çıktık OHAL kanunu meclise getirildiğinde de, parti olarak herşeyin hukuk çerçevesi içerisinde yapılması gerektiğini defalarca söyledik. Elbette suçlular cezalandırılsın, ama eziyette yapılmasın. Parti olarak OHAL’e karşı Türkiye yalnızlaştı CHP Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu, Genel Yayın Yönetmenimiz Abdi Satıroğlu’na yaşanan son gelişmeleri değerlendirdi. Müdürü ile de görüşüp, herşeyin hukuk çerçevesi içerisinde yürütülmesinden yana olduğumuzu ifade ettik. Elbette bu noktada herkese önemli görevler düşüyor. Bizler de milletvekili olarak, gelen şikayetleri iyi araştırmak durumundayız. Zira geldiğimiz noktada kimin ne olduğu çokta belli değil. Gelen her şikayeti, anlamadan dinlemeden ortaya atmakta, şu noktada doğru bir hareket değil. Bu çerçevede Genel Merkez nezdinde ve İl Teşkilatı nezdinde, hukukçulardan oluşan bir komisyon kurduk. Gerçekten mağdur olanların oraya başvurmalarını istiyoruz. Komisyondaki hukukçularımız, gerçekten mağduriyete uğrayanların işlerini takip etmelerini amaçlıyoruz. Kayda girmeyenler var Darbe teşebbüsünden önce de ülke olarak sıkıntılar yaşıyorduk. Hem ekonomik açıdan, hem siyaseten bir çok sıkıntı yaşanıyordu. Özellikle Suriye ağırlıklı yabancıların Türkiye’ye göç etmesi nedeniyle birçok sıkıntı ile karşı karşıya kaldık. Ülkemize gelen Suriyeli sayısı ile ilgili de büyük bir sıkıntı var. Devlet, elindeki verilerle bu sayının 3 milyon olduğunu söylüyor. Ama bu rakamlarda gerçekçi değil. Çünkü kayıtsız çok kişi var. O döneme bakacak olursak, sınır Şimdi bu yapılanma her yere girmiş, her kademede görev almış. Öyle bir şey ki, elle tutulur gözle görülür bir şey de değil. Böyle bir durumda kin ile hareket ederseniz, birçok insanın canını boş yere yakarsınız. Bu anlamda çok dikkatli adım atmakta fayda var. İtidalli davranmak en doğrusu... çıktık. Çünkü OHAL kapsamında yasa çıkarmıyorsun. Kanun Hükmünde Kararname ile herşeyi yapıyorsun. Burada yaşanan sıkıtı da bu. OHAL’de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi askıya alınır. Avukatın bile tutuklu ile, gözaltındaki insan ile görüşme hakkı yok. 30 gün gözaltı yetkisi var. Binlerce insan açığa alındı. Bunlar önce bir açığa alalım, sonra bakarız mantığındalar. Normal şartlarda, bu Kanun Hükmünde Kararname’ye karşı yürütmeyi durdurmak için mahkemeye gitme hakkın var. Ama OHAL kapsamında, hukuki olarak hakkını arayamıyorsun. Bu hakkın elinden alınıyor. İşte bu yüzden OHAL’e karşıyız. Kimin ne olduğu belli değil Bu noktada Vali ile de, Emniyet şın çıkması ve bu sığınmacıların ülkemize gelmesi ile birlikte bu bu tabir- Türkiye son dönemde, ciddi bir şekilde dünyada yalnızlaşmıştı. İsrail ile ilişkiler kötü, Suriye ile neredeyse savaşa girecek. Irak’la bozuk, Rusya’yla bozuk, AB ile insan hakları meselesinden bozuk, Amerika ile bir iyi bir kötü, İran’la zaten hiç iyi olmadık. Kısacası herkesle düşman olduk, dostumuz kalmadı ve böylelikle yalnızlaştık. Hükümet bunu görünce ilk olarak İsrail’e döndü. Mavi Marmara olayı sonrasında İsrail’den özür beklenirken, neredeyse biz özür diler hale geldik. Gazze’ye ambargonun kaldırılması falan hepsinden bir anda vazgeçildi. O dönemde çekilen onca Kurum ve kuruluşların başındakilere süre veriliyor, 3-5 gün içinde FETÖ’cülerin listesinin çıkartılması isteniyor. 4 bin 5 bin kişinin bulunduğu yerlerde 5 günde kimi, nasıl ayıklayacaksınız? Bunlar doğru davranışlar değil. Korku ile, endişe ile hareket ediyorlar çünkü neyin nerede olduğunu kendileri de bilmiyor. Böyle olunca da herkesi sorgusuz sualsiz görevden alıyorlar. Bu çok yanlış. lerle tanıştık. Tabii ki bu 3 milyon insanın içerisinde, adı-adresi belli olmayanların içinde teröristi de var, tamamen masum sivil vatandaşı da. Avrupa samimi değil İşin bir başka boyutu ise, Avrupa’nın sığınmacılar konusunda samimi davranmaması. Tamamen çıkarcı bir yaklaşım içindeler. Zaten aldığı rakam çok az. Türkiye 3 milyon sığınmacı almışken, toplamda Avrupa’nın aldığı sayı 1 milyon bile değil. Aldıklarına da vatandaşlık vermiyorlar, göçmen statüsünde tutuyorlar. Şimdi bilindiği gibi geri iade anlaşması yapıldı. 3 milyar Euro para verilecek. Bu iade de bizden alacakları rakam daha bin’e ulaşmadı. Anlaşma gereğince bize geri gönderdiği gibi, bizden de sığınmacı alması gerekiyor. Ancak baktığınızda bize gelen var ama, bizden kimseyi almıyorlar. Komik komik tavırlar söz konusu. Bakın aldık diye 3-5 kişiyi gösteriyorlar. 3 milyon kişinin arasında 5 kişiyi alsan ne olur, almasan ne olur. Sorun rafa kaldırıldı eziyet bir kenara bırakıldı. Gittiler tamam biz bu işi kapattık, dediler. Sorun halledildi. Sonra döndüler Rusya’ya. Önce uçağı biz düşürdük dediler, emri biz verdik dediler. Sonra lafı döndürdüler, özür dilediler. Hatta tazminatta verecekler. Şimdi yavaş yavaş Suriye’de de Esad’la anlaşma yoluna gidecekler. Mısır’a da heyet gönderdiler. Tüm bu geri adım atmalarının sebebi, yalnızlaşmaları. Aslında bu kırılma Arap baharı ile başladı. Sonrasında Mısır ile bozulan ilişkiler ve devamında Suriye politakısnda, Amerika politikasını değiştirmesine karşın, bizimkiler değiştirmeyince biz bu noktalara geldik. Dünya Lideri sözle olmuyor O dönemde bir tarafta da Rusya ardı ve onlarla olan ilişkilerin bozulmaya doğru gidileceği görünüyordu. Çünkü karşı taraf savaşa aktif olarak katılmış. Dolayısıyla burada Amerika geri adım attı ve politikasını değiştirdi. Ancak bizim hükümetimiz yanlış Darbe girişimi öncesinde bilindiği Koskoca üniversite hocalarını al gibi bu sığınmacıların vatandaşlığa içeri, yıprat, ez. Aynı şekilde asaçıldı ve herkes elini kolunu sallayaalınması konusu gündemdeydi. rak kimlikli-kimliksiz, kayıtlı-kayıtsız keri yıprat. Sonra geç karşısına Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ülke yurda girdi. Girenlerde bir yerde top- bu kadar büyük rakamda sığınmacıyı ‘kusura bakma’ de. Askere de ki lanmadı, ülkenin dört bir yanına vatandaşı yapmaz. Vatandaşlığın ‘git vatanı savun’. Böyle bir şey dağıldı. Şimdi bu dağılan insanlarda, kuralları vardır, nasıl olacağına ilişkin olamaz. gittikleri yerlerde Valiliğe gidip yarbelirlenmiş ilkeleri vardır. Bu konu dım alma, sığınma gibi bir talepte çok iyi irdelenip, tartışılarak sonuçlanbulunduklarında kayda giriyorlar. dırılmalıdır. Bu da Türkiye’nin başınBunların arasında böyle bir talepte da ciddi bir sorun olarak duruyor. politikada ısrar edip, Suriye’deki iç bulunmayanlarda oluyor, dolayısıyla savaşı da körükleyince tüm ilişkiler da onlar kayda girmiyorlar. Ekonomiyi de etkiliyorlar bozuldu. Ve sürdürülen yanlış politiBir dönem Suriyeliler ucuz iş gücü kalar yüzünden, ekonomik anlamda Teröristi de var, da büyük sıkıntıya girdik. olarak düşünülüyordu. Sigortasız, Yani öyle ben dünya lideriyim masumu da çok düşük yevmiyelerle çalıştırılan demekle bu işler olmuyor. DünyadaBu gelenlerin arasında terörle insanlardı. Şimdi bir kısmı işveren ki süper güçler belli. Sen arkanda bağlantılı olanlarının da olduğunu, ne oldu. Ancak, başta Hükümetin bu ekonomik anlamda, dünyayı etkileyazık ki yaşadığımız acı olaylarda hep sığınmacılara tolerans gösterilmesi birlikte gördük. Türkiye Cumhuriyeti ile ilgili olarak ilgili merciilere talimat- yebilecek bir güce sahipsen, ancak o Devleti tarihinde, Osmanlı dönemi lar verdi. İş yapsınlar, çalışsınlar diye. zaman çıkıp dünya lideriyim diyebilirsin. ‘Ben büyük destek alıyorum’, de dahil bizler canlı bomba tabiri ile Zaten bu noktada da haksız bir ‘ben dünya lideriyim’ demekle bu karşılaşmamıştık. Bomba yüklü araç- rekabet ortamı oluşturulmuş oldu. işler olmuyor. ları da tanımıyorduk. Suriye’de sava- Benim esnafım vergisini verirken, Benim Düşüncem Şinasi Şirin [email protected] Rehavet Olursa Tehlike Olur... Bu güne kadar hafife alınan; her insan, her gurup, her ifade ve her tehdit hafife alındığı için, bu gün hem Allah’tan hem de milletten (haşa) af dilemek zorunda kalınıyor. Henüz hiçbir tehlike geçmiş değil, daha yeni başlıyor denebilir. 14 Ağustos tehditlerini hafife almamak lazım. Bunlar, gözü dönmüş caniler. Milletine, inanç kardeşine, kendi kanına, kendi canına mermi sıkacak, bomba yağdıracak kadar hem de. Bu yüzden “su uyur, düşman uyumaz” atasözünü unutmamak lazım. Bu nedenle, yarın yapılacak (Pazar günü) mitinge; siyasi görüşü, inancı, etnik kökeni ne olursa olsun, Türkiye’nin bütünlüğüne inanan, Atatürk İlkeri ve devrimlerine inanan, Cumhuriyete, demokrasiye ve laik sistemin bir teminat olduğuna inanan her insan, her görüş ve her S.T.K.lar o meydanda olmuştur inşallah. Siyasi liderler Kürsüye el ele çıkmıştır, kucaklaşmıştır, milletine birlik beraberlik çağrısı yapmıştır. Başka çaresi, başka çıkış yolu yok. Fakat; Cumhurun başına düşen de “Benim dediğim olur, benim fikirlerimin etrafında toplanırsanız olur” deyip de inatlaşmamalı. Bu inadın nelere mal olduğunu hep birlikte görmekteyiz. Madem Cumhurun başı, madem başkomutansın, o zaman öyle davranmalı, öyle tavır takınmalısın. Şeyh Edebali’nin Osman Bey’e nasihatlerini hatırla; “AcizIik bize, yanıIgı bize; hoş görmek sana. GeçimsizIikIer, çatışmaIar, uyumsuzIukIar, anIaşmazIıkIar bize; adaIet sana. CahiI iIe dost oIma: iIim biImez, irfan biImez, söz biImez; üzüIürsün. Sen seni biI; ömrünce bu yeter sana. UkaIayIa dost oIma: çok konuşur, boş konuşur, kem konuşur; üzüIürsün. Aç gözIü iIe dost oIma: ikram biImez, kuraI biImez, doymak biImez; üzüIürsün, Kimsenin umudunu kırma. Öfken ve nefsin bir oIup akIını yener, daima sabırIı, sebatIı ve iradene sahip oIasın. Geçmişini biImeyen, geIeceğini de biIemez. Üç kişiye acı; cahiIIer arasındaki aIime, zenginken fakir düşene, hatırIı iken itibarını kaybedene. SuçIamak bize; katIanmak sana. HaI biI, ahvaI biI, gönüI biI. YaInızIık korkanadır. Toprağın ekim zamanını biIen çiftçi başkasına danışmaz. YaInız başına kaIsa da! Yeter ki toprağın tavda oIduğunu biIebiIsin. Sana yükünü taşıyacak güç , ayağını sürçtürmeyecek akıI ve kaIp versin. Mert oI, yürekIi oI.” Bu ülkenin birliği beraberliği için, kim neyi yapması gerekiyor ise onu yapsın. Rehavete düşürmeyin milleti, rehavet olursa tehlike de olur. !!! Millet görevini yaptı, emaneti salimen size teslim etti. Sıra sizde emaneti devralın ve onu EBEDİYEN Muhafaze ve müdafayı el birliği, gönül birliği içinde yapın. Yoksa bu Millet, zamanı gelince hesabını sormasını bilir. 6 8 AĞUSTOS 2016 Yaşam Gemisi Melike Zafer Gürgen [email protected] :) Ulu bir kavak ağacının yanında bir kabak filizi boy göstermiş. Bahar ilerledikçe bitki; kavak ağacına sarılarak yükselmeye başlamış. Yağmurların ve güneşin etkisiyle müthiş bir hızla büyümüş ve neredeyse kavak ağacı ile aynı boya gelmiş. Kabak İken Kavak Olma Arzusu Bir gün dayanamayıp sormuş kavağa: - Sen kaç ayda bu hale geldin ağaç? - On yılda, demiş kavak. - On yılda mı? Diye gülmüş ve çiçeklerini sallamış kabak. - Ben neredeyse iki ayda seninle aynı boya geldim bak! - Doğru, demiş kavak… doğru… Sonrasında; Günler günleri kovalamış ve sonbaharın ilk rüzgârları başladığında kabak üşümeye sonra yap- raklarını düşürmeye, soğuklar arttıkça da aşağıya doğru inmeye başlamış. Sormuş endişeyle kavağa: - Neler oluyor bana ağaç? - Ölüyorsun, demiş kavak. - Niçin? - Benim on yılda geldiğim yere, iki ayda gelmeye çalıştığın için. ..... Özünden fazlaca ders çıkarabileceğimiz bu hikayeyi defalarca paylaşmış olabilirim sizlerle… Paylaşmaktan vazgeçebileceğimi zannetmediklerimdendir bu hikaye… Çıkarabildiğimiz en net kıssadan hisse; Emek harcamadan, sırtını başkalarına dayamak sureti ile gelinen noktanın başarı sayılmayacağıdır. Biliriz ki kolay kazanılan kolay kaybedilmektedir. Zamanın doğal akışı ile uyumlu, emek ve alın teri ile ulaşılan nokta en güzel başarıdır. Uyumunu reddeden ,kendini kendinden başka göstermek isteyen varlığın sonu hep hüsrandır. Hikaye de kabağın kabak oldu- ğunu kabullenmeyip de kavaklığa merak salması ve kabak iken kavak olma arzusunun kısa sürede ölümü ile sonuçlandığı ve bu süreçte kendi özünde ne olduğunu bilmeden yaşadığı, yaşamın anlam farkındalığına erişemediği gibi… Kendini keşfedip de ; olduğu hali ile kabul eden ve özünün yapabileceği tüm performansları sergilemekten çekinmeden yaşayan ,başarılı olduğu alanı keşfeden ve bu yolda ilerleyen insandan mutlu bir kimse varmıdır ki mesela?........ Mutlulukla kalmak dileğiyle… Sevgiyle... Kocamaz, “Mersin’i en son MHP terk eder” Başkan Kocamaz, yaşanan zorlu süreçte demokrasiye, Cumhuriyeti ve Mersin’e sahip çıkan Mersin halkına teşekkür etti. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, demokrasiye sahip çıkan Mersinlilerle bir araya geldi. Taş Bina önünde toplanan vatandaşlara hitap eden Başkan Kocamaz, gündemi değerlendirerek, ‘Demokrasi ve beraberlik’ mesajı verdi. MHP Mersin Milletvekili Baki Şimşek, Gülnar Belediye Başkanı Ahmet Günel, Tarsus Belediye Başkanı Şevket Can, Anamur Belediye Başkanı Mehmet Türe, Mut Belediye Başkanı Nebi Yılmaz, Erdemli Belediye Başkanı Mükerrem Tollu, Çamlıyayla Belediye Başkanı İsmail Tepebağlı ile birlikte vatandaşlara seslenen Başkan Kocamaz, ülkenin yaşadığı zorlu süreçte demokrasiye, cumhuriyete ve Mersin’e sahip çıkan Mersin halkına teşekkür etti. Hainler amacına ulaşamayacak 15 Temmuz gecesi yaşanan darbe girişimini değerlendirerek sözlerine başlayan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, “Maalesef 15 Temmuz gecesi yıllardır bu ülkede yapılanan, sinsice yerleşen bir terör örgütü FETÖ ile ülkemiz karşı karşıya geldi. Ordumuzun içerisine gizlenen bu hainler, maalesef 15 Temmuz gecesi ülkemizi kaos ortamına dönüştürüp, demokrasinin kalesi TBMM’ye polise ve halkımıza saldırdılar, maalesef yüzlerce insanımız hayatını kaybetti. Ama 15 Temmuz dosta, düşmana, herkese bir şey öğretti. Artık bu ülkede ihtilal dönemleri bitmiştir. Bu ülkede hiç kimse demokrasiyi askıya alamayacaktır. Bu millet bu şekilde bayrağına, devletine ve demokrasiye sahip çıktığı sürece, bu ülkeyi parçalamak isteyen hainler hiçbir zaman amacına ulaşamayacaktır” dedi. 15 Temmuz gecesi ve sonrasında Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve milliyetçilerin duruşunun belli olduğunun ve ilk tepkiyi veren siyasi grup olduklarının atını çizen Başkan Kocamaz, milliyetçilerin demokrasiye sahip çıkacaklarını ve ülkede birlik, beraberlik ortamının sağlanması konusunda üzerlerine düşeni yapacaklarını ifade etti. Terörün her türlüsünü lanetliyoruz Başkan Kocamaz, “15 Temmuz akşamı ülkemin geçmişten bu yana sigortası olan Milliyetçi Hareketin lideri Sayın Dr. Devlet Bahçeli bu ihtilalin önlenmesi hususunda ilk çıkışı yapmıştır. Sayın Genel Başkanımız daha hiçbir siyesi partinin genel başkanı açıklama yapmadan, Sayın Cumhurbaşkanını arayarak demokrasinin yanında olduklarını ifade edip desteğini bildirmiştir. İnşallah bundan sonra tüm milletimizle birlikte siyasi parti genel başkanları, bu partiye, bu ülkeye gönülden bağlı vatandaşlarımız üzerine düşeni yapar ve bu ülkede birlik ve beraberlik içerisinde yaşamaya devam ederiz. Yıllardır ‘Terörün her türlüsünü lanetliyoruz’ demiştik, bugün de FETÖ terör örgütünü hep birlikte lanetliyoruz” şeklinde konuştu. “Sonuna Kadar Demokrasi, Sonsuza Kadar Cumhuriyet” MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli başkanlığında Salı günü yapılan MHP Grup Toplantısı’na katıldıklarını ifade eden Başkan Kocamaz, basında yer alan asılsız haberler ile yanlış algı oluşturanlara da yanıt vererek konuşmasında, “Salı günü partimizin grup toplantısı vardı. Ayrı- ca Belediyemizle ilgili takip edeceğimiz işler nedeniyle Ankara’daydık. Sayın Genel Başkanımızın konuşmalarını dinlemek üzere tüm Çukurova’daki MHP’li belediye başkanlarımızla grup toplantısına katıldık. Ankara’ya gidişimizi fırsat bilen, maalesef bizim hata yapmamamızı bekleyen bir grup muhalif basın, adeta biz Mersin’den kaçmışız gibi insanlarımızı yanlış bilgilendirmeye kalktı. Şunu herkes bilmediler ki bu ülkeyi, bu şehri en son Milliyetçi Hareketçiler terk eder. Çünkü biz yıllardır bu ülkenin bekası için can veriyoruz, kan veriyoruz ve demokrasi mücadelesi veriyoruz. Dolayısıyla demokrasiden ayrılmamız, cumhuriyeti göz ardı etmemiz düşünülemez, onun için diyorum ki ‘Sonuna Kadar Demokrasi, Sonsuza Kadar Cumhuriyet” ifadelerine yer verdi. İnsanlar bir şekilde yargılanır ve ceza almadan suçlu ilan edilemez. Bazı çalışma arkadaşlarımız şu anda gözaltına alınmıştır. Biz devletimizin polisine güveniyoruz. Sorgular mutlaka yapılacaktır. Bağımsız adliyemize güveniyoruz. Çünkü bir ülkede adaleti ortadan kaldırırsanız, o ülkede huzuru tesis etmek kolay olamaz. Dolayısıyla birlikte çalıştığımız bu arkadaşlarımız sorgulanacak ve cevapları verecekler, neticede doğrular ortaya çıkacaktır. Şu bilinsin ki Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde hiçbir haine yer verilmemiştir. Arkadaşlarımızın sorguları bittikten sonra suçsuzlukları ispatlanırsa görevlerine devam edecekler. Yargılama sonucunu bekleyeceğiz. Bu arkadaşlarımız mutlaka hesaplarını verip, suçsuz oldukları halde tekrar aramıza dönecekler” şeklinde konuştu. “Biz Devletimize Güveniyoruz” “Bugünlere Alnımın Akıyla Geldim” Mersin Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına yapılan FETÖ operasyonu ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, devletin polisine ve bağımsız mahkemelere güvendiklerini ifade ederek, süreç sonunda doğruların ortaya çıkacağını söyledi. Başkan Kocamaz, “Biz dün Ankara’dayken operasyon başlatıldı. Tabi hukukta suçsuzluk karinesi vardır. Demokrasi düşmanı bir takım gruplar tarafından sosyal medyada insanların kafalarını karıştırmaya yönelik paylaşımlar yapıldığını söyleyen Başkan Kocamaz, “Bu süreci fırsat bilen bazı demokrasi düşmanları, ihanet şebekeleri Burhanettin Kocamaz’ın bir an evvel görevden alınması ile ilgili sosyal medyada insanlarımızın kafalarını karıştırmaya çalışıyorlar. Ben 62 yaşındayım, 23 yıldır Tarsus ve Mersin’de hemşehrilerime hizmet vermeye çalışıyorum, ben bu günlere alnımın akıyla geldim” dedi. “Bozkurt’un Tüyü Dökülse de Huyu Değişmez” Ülkücülerin bu ülkenin sigortası olduğunu, milletini, bayrağını ve vatanını seven bu insanların ülkenin bölünmesine ve kaos ortamına müsaade etmeyecek kesim olduğunu sözlerine ekleyen Başkan Kocamaz, konuşmasının devamında, “Biz bu ülkenin sigortasıyız. Biz ölürsek Türkiye ölür. Bazıları bizi kendilerine benzetmeye çalışıyor. Oysa biz bu camiada doğduk, büyük milletimize hizmet ediyoruz. İnşallah Cenab-ı Allah ömrümüzü sonlandırınca da bu camiayla birlikte kara toprağa gireceğiz. Biz kendimize ‘Bozkurt’ diyoruz, ‘Ülkücü’ diyoruz. O bizi kendilerinden zannedenler, bu ülkede kaos çıkaracağımızı zannedenler bir kere daha hatırlasınlar, biz bu ülkenin sigortasıyız. Bozkurt’un tüyü dökülse de huyu değişmez. Biz Türk milliyetçisiyiz. Doğudan batıya, kuzeyden güneye bu topraklar üzerinde yaşayan herkes Türk milletinin eşit bir vatandaşıdır” ifadelerini kullandı. Türkeş sayesinde bugün beraberiz Son olarak basında ve sosyal medyada yer alan ‘Başkan Kocamaz MHP’ye sığındı’ haberleri hakkında konuşan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, “Birileri ‘Başkan Kocamaz MHP’ye sığındı’ demiş. Ey cahil, biz MHP’de doğduk, bugüne kadar MHP’de olduk, olacağız ve MHP’de öleceğiz. Orası bizim yuvamız, MHP bizim yuvamız. Sizler fitne, fesat ve dedikoduyla bizi yuvamızdan ayırmak düşüncesindeyseniz yanılıyorsunuz. Biz geçmişte neysek, dün neysek bugün oyuz, Allah’ın izniyle yarın da o olacağız. Ölümsüz liderimiz Alparslan Türkeş’e de şükranlarımı sunuyor, Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyorum. Onun sayesinde bugün Türkiye ayakta. Bu ülkeyi 80 öncesi kaos döneminde bölüp parçalamak isteyen hainler fırsat bulsalardı, belki bugün bir araya gelemezdik. Türkiye’nin en büyük sigortası Alparslan Türkeş’in sayesinde bugün beraberiz, hala da beraberiz. Demokrasiye ve kentimize sahip çıktığınız için Sayın Milletvekilimiz ve ilçe belediye başkanlarımızla birlikte sizlere teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu. 7 8 AĞUSTOS 2016 Haberin başlığı; “Öğrenciler sevinecek! Ders saatleri azalıyor.” Siz bunun ne demek olduğunu bir de velilere sorun. Eski bakanlardan Hüseyin Çelik 16.11.2005’de ekranlarda “Desantralizasyona geçiyoruz” demişti. Yani “Merkezi dağıtmaya geçiyoruz” demişti. Ben de 2006’da Otopsi yayınlarında basılan “Milli Eğitimde Emperyalist Kuşatma” kitabımda o konuşmayı aynen yazdım. (Arama motoruna yazarsanız karşınıza gelir.) Milli Eğitimi dağıtma işi demek ki bitmemiş. Ders konuları azaltılmıştı, daha da azalacak, bir de öğrencinin okulda kalacağı eğitim saati azalacak. Sebebi belli; veli sertifika toplamaya piyasaya çıkacak. Sertifikalı eğitim piyasası kuracaklar. Tansu Çiller’den beri bütün hükümetler bununla görevlidir. Tansu Hanım nerde diye soranlara söyleyeyim, aynı göreviyle başbakan danışmanı olarak bugüne kadar devam etti. 2017-2018’de yaşayacağımız eğitim depremine velileri hazırlamak için manşet şöyle: “MEB, Avrupa Birliği, OECD ülkeleri ile ABD ve Japonya müfredatlarını inceledi. Bu ülkelerdeki müfredatlara yönelik inceleme yapılarak bir rapor hazırlandı.” En iyi eğitim programı Finlandiya’daydı hani. O zaman soralım; neden oradan model almadınız? Almazlar, çünkü Finlandiya bizim 1968 müfredatımıza devam ediyor, biz terk ettik, batıyoruz. Bizimkiler emperyalist Dünya Bankasının OECD ülkelerine dayattığı programı aldılar. Tansu Çiller 1995’de o programa tamam demişti. Bir de bu hatunun imzaladığı hizmetlerin serbest dolaşım anlaşması GATS var ki, onun belasını yakında yabancıları devlet dairelerinde memur olarak gördüğümüzde yaşayacağız. İlahiyat mezunu kızımızın yerine Endonezyalı kız girecek Kuran dersine. Camiye imam da, İngilizce öğretmeni de, her eleman dışarıdan gelebilecek. Artık Katolik İmam mı olur, Protestan Arapça öğretmeni mi olur, her yerde misyonerlik kol gezer. Milli Eğitimde ‘Yeni Sistem’ Ne Getirecek? 2004’de Hüseyin Çelik matematik dersinden havuz hesaplarını kaldırırken gazetelere “havuz hesaplarının ne gereği var” diye manşet attırdı. Havuzun dibi geometridir, içi sudur, buna mühendislik temel bilgisi denir, diye az çığlık atmadım. Geldik, 2016’da YGS’de Geometri sorusu çözen tek evladımız yok. Mühendislik Fakültesinde Trigonometri cetvellerini arayan benim Mayana internet kitaplığımda buluyor. Desantralizasyonu başlatan Çelik’in Talim Terbiyesinin başı Ziya Selçuk da bakanla paralel çalışıyordu, paralelcilerle çalıştığını söyleyenler de vardı, aynı günlerde SPAN adlı Amerikan eğitim tekelinin adamlarını Ankara’da ağırlıyordu. TRT Eğitim Kanalına çıkıp öğretmenlere ve velilere SPAN’cılardan aldığı “Az olan iyidir” dersleri veriyordu. Ata ata tuta tuta uyuta uyuta yola devam ediyorlar. 2005’den beri bütün konuları çaktırmadan birer ikişer budadılar, parçaladılar, konular birbirini desteklemez oldu. İlkokul boyunca çocuklar insan resimleriyle kes-yapıştır oynatılıyor. Suyun litre ile ölçüleceğini öğrenmeden 8.yıl bitiyor. Dilbilgisi görmeden ortaokul, pergel cetvel iletki kullanmadan lise bitiyor. Ve şimdi, 2005’de ilkokula başlayan nesil bu haldeyken, daha beteri 2018 programına bizi hazırlıyorlar. Yeni parçacı sistemde dersler gruplanacak, aileler bilmiyor. Ana dersler (Türkçe, Matematik, Fen Bilgisi ve Sosyal Bilgiler) okulda, diğer dersler parçalı seçmeli kurslar haline piyasada görülecek. 2004 Kasım ayı Tebliğler Dergisinde bu seçmeli derslerin adları şöyleydi: Resim, Müzik, Beden Eğitimi, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Bilgisayar, Yabancı Dil. Bunlardan başka eklenmiş Kültürel değerler dersi ve kulüp faaliyetleri geliyor. Seçmeli dersler de kendi içinde parçalanarak aynı sınıfta okuyan iki kardeş bile aynı derslerle eğitim görmemiş olacak. Yani sadece eğitimde birlik parçalanmıyor, aynı zamanda çocukla- rımız kendi aralarında defalarca parçalanıyor. Seçmeli dersler okul dışında isteğe bağlı olarak alınacak ve ayrıca çocuğun katıldığı her türlü sosyal ve kültürel etkinlik karnesine “sosyal puan” olarak eklenecek. Hatta Türkçe dersinden bile geçer notu olmayan çocuk topladığı sertifika notlarıyla sınıf geçebilecek. Puan toplama başladı bile. Bu sene yapılan Polifonik Korolar Şenliğinde (Haziran 2016) basılan kitapçıkta korolarda görev alan çocukların adları vardı ve veliler çocuğuna sosyal etkilik puanı getirsin diye bu kitapçığı satın aldılar. Yani isterse çocuk Kuran yaz okuluna gitsin, bunlar yakında puan olacak. Ancak sormanızı beklerim, yaz okulunda çocuğa verilen bilginin eğitsel denkliği nasıl olacak? Parayı veren sertifikayı alır puanı toplar; budur Amerikan eğitim sistemi. Lise mezunu olursun ama ülkeni haritada gösteremezsin. Bizimkiler 1995’den beri bunu örnek aldılar. Müzik ve Resim (Güzel Sanatlar) liseleri de Spor liseleri de piyasada diğer meslek liseleriyle birlikte kendi öğretmenini kendisi temin edecek!!! Buna “eğitimde devrim” dediler. Dahası, özel şirketler kendi ihtiyacı olan insan kaynağını kendi açtığı özel okulda eğitecek ve ona iş verecek! Bu yol devlet kurumlarını ve konservatuarları kapatır. Kültür Bakanlığı, TRT radyoları, opera bale senfoniler, vd. Yani merkezi devlet lağvolur. Desantralizasyon budur. Yeni sistemde teknik meslek liseleri satılacak, anlatmayayım. “Meslek lisesi, memleket meselesi” demişti ünlü bir şirket patronu. Orta kısımları 28 Şubatla kapatılmıştı. Müfredatları modül sistemle paramparça edildi. Şimdi piyasaya devredilerek buhar olacaklar; çünkü çok şey bilmesinler, yabancılar gelsin bu işleri yapsınlar, bizimkiler tornavida tutsun yeter, artık daha az şey bilsinler... Bakan İsmet Yılmaz cumhurbaşkanımızın yurt dışı gezilerine katılırken kendisinden duymamız gereken bu tür açıklamaları MEB müsteşarı Yusuf Tekin’den duyuyoruz. Bunun da bir anlamı olsa gerek. Bu arada kitapları daha da hafifletmenin gerekçesini öğretmenin üzerine attılar, bu şekilde rol yüklemeye de bravo doğrusu. http://www.haber7.com/egitim/haber/2035 576-ogrencilere-mujde-ders-saatleri-azalacak Öğretmenler eleştirdi biz de değiştiriyoruz, diyorlar. Oysa İlkokul öğretmeni şunu diyordu; “Resimlere bak bak dur, okuyup anlatacak konu yok, dersler boş geçiyor. Kitaplarda bilgi yok, abuk sabuk resimler, ürkütücü masallar, biz de ne anlatacağımızı şaşırdık.” Açtığım davalardan biliyorum, pornosundan kâbus görmeye kadar, mide bulandırmaktan baş döndürmeye kadar, kitapların içeriğinde her türlü çöplük var. Şimdi bu kitaplarda çok konu varmış, hafifletilecekmiş... İyi yalan. Hani bir bakan vardı, “Okullar olmasa Milli Eğitim ne güzel yönetilir” demişti de alay etmiştik. Hayaldi gerçek oldu. Bitiriyorlar, az kaldı. 2023 de devlet de yok okul da yok. ........ Çocuk Koruma Kanunu açısından yeni müfredat: Yeni sistemde, daha fazla çocuk okul dışına atılacak; Yeni sistemde, yoksul-zengin sınıf ayrımı keskinleşecek. (ABD halkı bu acımasız eğitimin sonuçlarını son günlerde yaşıyor.) Yeni sistemde; büyük bir kesim tamamen okul dışında eğitimsiz kalacak. Yeni sistemde; eğitim alabilenler bile daha düşük seviyede eğitilecek. Yeni sistemde; eğitimde fırsat eşitliği tamamen ortadan kalkacak. Yeni sistemde; eğitimde birlik tamamen ortadan kalkacak. Yeni sistemde; okul saatinde sokaklarda çocuklar dolaşacak. Başkent Mektubu Mahiye Morgül [email protected] www.mahiye.net Yeni sistemde; yeni nesil suç işlemeye açık hale gelecek. Yeni sistemde; parasız Eğitim Hakkı ortadan kalkacak. Yeni sistemde, düne kadar beraber eşit sanat-spor eğitimi alan çocuklardan bir bölümü artık bu derslerden mahrum bırakılacağından, sanata ve sanatçıya, spora ve sporcuya karşı nefret duyanlar çoğalacak. Yeni sistemde; sanat eğitimi alamayan çocukları muhtemel suçlu çocuklar olarak göreceğiz. Yeni sistemde; kamucu eğitim şemsiyesiyle korumaya almadığımız çocukları hapishanelerde göreceğiz. Yeni sistemde; Çocuk Koruma Kanunu da yok olacaktır. Kanuna aykırı bir eğitim sistemi olamaz. Aksi halde bu kanun bu topluma fazla gelir ve kanunu kaldırmak zorunda kalırsınız, hatta ÇKK’na hukuki zemin oluşturan mevcut kamucu sosyal anayasayı da kaldırmanız gerekir. Ki; hazin gidişat çocuklarına anayasal düzlemde sahip çıkamayan bir devlet olma yönündedir. Ve... Yeni sistemde; Eğitim dışına itilen her çocuk istismara açık hale geleceğinden, TBMM Çocuk İstismarı Komisyonu da lağvedilecektir. Bu komisyonda çalışan özellikle bayan milletvekillerine bu yönde uyarı iletisi göndermenizi rica ediyorum. Ancak e-postaya bakmıyorlar, bizzat telefon etmenizi ya da ziyaret etmenizi öneriyorum. ....... Son söz: Çocuklarımızı sahipsiz bırakmayalım. Her çocuk hepimizindir. Oğuzlu atasözü: “Çocuklarını korumayan devlet çöker.” Çakacak, “Fahri konsoloslar ülkelerine gerçekleri anlatmalı” konuşan Vali Çakacak, konsolosların devleTollu, ‘Yol medeniyettir’ Toplantıda te ve millete yapılmak istenenlerin ülkelerine doğru anlatmaları gerektiğini söyledi. Erdemli Belediyesi tarafından sürdürülen yol çalışmalarını Erdemli Belediye Başkanı Mükerrem Tollu, yerinde inceleyerek, çalışmalar hakkında bilgi aldı. Büyükşehir yasasıyla köy statüsünden ayrılıp Erdemli Belediyesine bağlanan Kayacı Mahallesinde bulunan Küllühayat mevkii yolunda bulunan yol çalışmasını yakından takip eden Belediye Başkanı tollu, bu yolun yıllardır bu bölgenin kanayan bir yarası olduğunu vurgulayarak, Erdemli Belediyesi olarak program dâhilinde bu tür sorunları tek tek çözdüklerinin altını çizdi. Erdemli’nin her mahallesinde yol çalışması yaptıklarının altını çizen Başkan Tollu, bundan sonraki süreçte bu çalışmaların artarak ve hızlanarak devam edeceğini müjdeledi. Geçen süre içerisinde zamanın bir kısmını hazırlık safahatı olarak geçirdiklerini ifade eden Tollu, tüm hazırlıkların tamamlandığını ve şu an hızlıca asfalt ve parke yol çalışmalarını sürdürdüklerini vurguladı. Eş zamanlı olarak 5-6 ayrı noktada asfalt ve 3-4 noktada da parke yol çalışması yaptıklarını kaydeden Tollu, kısa bir süre sonra Erdemli’nin yol probleminin kalmayacağını iddia etti. Mersin Valisi Özdemir Çakacak, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından devlete ve millete desteklerini iletmek üzere ziyarete gelen fahri konsoloslardan, darbe girişimiyle Türkiye'de yapılmak istenenleri ve gerçekleri temsil ettikleri ülkelere anlatmalarını istedi. Mersin'de görev yapan çeşitli ülkelerin fahri konsolosları, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında devlete ve millete olan desteklerini iletmek üzere Vali Çakacak'ı makamında ziyaret ettiler. Ziyarette, 15 Temmuz gecesi Türkiye'nin ve milletin çok önemli bir badireyi atlattığının altını çizen Çakacak, "Ülkemiz son dönemlerde hak ve özgürlükler anlamında çok büyük yol kat etmiştir. Dolayısıyla gerçekleştirilen bu hain girişimle cennet vatanımızı bölmek, parçalamak, iç savaş yoluyla yönetilemez hale getirip işgal etmek amaçlanmıştır. Sayın Cumhurbaşkanımızın bütün vatandaşlarımızı meydanlara davet etmesi, aziz milletimizin bu davete anında icabet ederek, hangi düşünceden olursa olsun 79 milyon insanımızın meydanlara akması, tanklara, zırhlı araçlara ve silahlı teröristlere karşı sadece ellerindeki Türk bayraklarıyla dur demesi, ülkemizin bu büyük badireyi çok kısa sürede atlatmasını sağlamıştır. Ellerinde Türk bayraklarıyla tanklara, tüfeklere dur diyerek adeta yeni bir destan yazan aziz milletimiz her şeyin en güzeline layıktır. Bu durum Türk Milleti'nin ne kadar asil ve onurlu bir millet olduğunun, sağduyusunun ve vakur duruşunun da en somut göstergesidir" dedi. Yerel Süreli Yayın Kuruluş Tarihi : 25.03.2002 Sayı : 662 8 AĞUSTOS 2016 Sahibi ve Genel Yayın Yönetmeni Abdi Satıroğlu Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ayşegül Satıroğlu Hukuk Danışmanı : Av.Erhan Karapınar (0324) 232 60 90 Hukuk Danışmanı : Av.Hakan Zafer (0324) 336 24 42 Fahri konsoloslara temsil ettikleri ülkelere gerçeklerin anlatılması noktasında büyük görevler düştüğünü de belirten Çakacak, "Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı olarak ülkemizin birliğinin, beraberliğinin ve demokrasimizin devamı için yapılması gerekenleri el birliği içerisinde sürdürmekteyiz. Fahri konsolos olarak sizler ayrıca temsil ettiğiniz ülkelere, devletimize ve milletimize yapılmaya çalışılanları anlatmak ve gerçekleri görmelerini sağlamak gibi ikinci bir görevi de üstlenmektesiniz" diye konuştu. Türkiye Fahri Konsoloslar Birliği İl Başkanı ve Arnavutluk Fahri Konsolosu Levent Dölek ise "Demokrasimize, milli irademize ve bütünlüğümüze karşı geçekleştirilen darbe girişimini şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Aynı zamanda bu kalkışma harekatı süresince vatanının, milletinin, bayrağının ve ülkesinin geleceğini savunmak üzere canını feda eden şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyor, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Bundan sonra da milletin bütünlüğünün, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin seçilmiş hükümetinin koşulsuz olarak yanında olacağımızı belirtmek istiyoruz. Ülkemizin bu zorlu süreçten güçlenerek çıkacağından kuşku duymuyoruz" şeklinde konuştu. İdare Yeri : Kiremithane Mah. İstiklal Cad. Atlas Apt. No:87 Kat:1 No:4 Akdeniz / MERSİN (Özgür Çocuk Parkı - Atlıhan Oteli karşısı) Tel : 0.506. 443 37 30 E-mail : [email protected] Web Site : www.mersintercuman.com Ofset Hazırlık : Mersin Tercüman Gazetesi Baskı : Yükselişim Basın Yayın Matbaa Gazetecilik San.Tic.Ltd.Şti Tesisleri / MERSİN Mersin Tercüman Basın Meslek İlkelerine Uyar. Sözleşmesi olmayan yazar ve çizerlere ücret ödenmez. Yazılar kaynak gösterilerek kullanılabilir. Köşe yazarlarının görüşleri, gazetenin genel görüşü değildir. İLAN FİYATLARI Siyah beyaz tam sayfa : 1.400 TL Siyah beyaz yarım sayfa: 700 TL Siyah beyaz çeyrek sayfa 350 TL Renkli tam sayfa : 2.800 TL Renkli beyaz yarım sayfa: 1.400 TL Renkli çeyrek sayfa 700 TL st/cm siyah-beyaz: 3 TL st/cm renkli: 6 TL Ticari reklamlar pazarlığa tabidir. EKAV, Anaokulu ihalesine çıkıyor Nisan 2016’da imzalanan protokol çerçevesinde 11 okulun bahçesine yapılacak anaokulları için ihale 10 Ağustos’ta gerçekleştirilecek. Eğitim Müdürü Adem Şimşek de Mersin Ticaret ve Sanayi Odası katıldı. (MTSO) Eğitim ve Kalınma Vakfı, Toplantının başında 15 Temmuz geçen Nisan ayında imzalanan prodarbe girişimini nefretle kınadıklarını tokol çerçevesinde 11 okulun bahbelirten Kiper, yaşanan süreçte çesine yapacağı anaokullarının hayatlarını kaybeden vatandaşları da inşaatına başlıyor. saygıyla andıklarını söySosyal Hizmetler ledi. İlkokulu bahçesine Kiper, “Bu girişim yapılacak ilk anaokuluiçerisinde yer alanların nun ihalesi 10 Ağusve bağlantılı olanların en tos'ta gerçekleştirilecek kısa zamanda adalet ve okul 45 günde önünde hızlı bir şekilde tamamlanacak. İlk okul yargılanacaklarına ve vakıf üyelerinin, diğersuçlulara gereken cezaleri ise hayırseverlerin ların verileceğine inanıbağışlarıyla yapılacak. yoruz” dedi. MTSO Eğitim ve Kalkınma Vakfı Başkanı İbrahim Kiper, Vakıf Dosya bedeli 250 TL Yönetim Kurulu Üyeleri Akdeniz ilçesinde İbrahim Kiper ile birlikte düzenlediği büyük bir anaokulu açığı basın toplantısında, olduğunu öğrendikleri merkez Akdeniz ilçesinde eğitim anda harekete geçtiklerini dile getiveren ilkokul ve ortaokulların bahçe- ren Kiper, bu çerçevede Mersin Vali sine yaptıracakları anaokullarının Özdemir Çakacak ve İl Milli Eğitim inşaat sürecinin başladığını açıkladı. Müdürü Adem Koca ile 11 Nisan MTSO Meclis Salonu'nda gerçekleş- 2016 tarihinde 11 ilkokul ve ortatirilen toplantıya, Akdeniz İlçe Milli okulun bahçesine 2, 3 ve 4 derslikli prefabrik anaokulları yaptırmak için protokol imzaladıklarını anımsattı. Projeleri ve dosyaları hazırladıklarını aktaran Kiper, “Okulların inşaatı sırasında Mersin ilindeki hayırsever yurttaşlarımızdan malzeme veya maddi bağışlar almaya ve bu bağışçılarımızın isimlerini okullarımıza vererek yaşatmaya gayret göstereceğiz. Umuyoruz ki, Mersin'deki hayırsever yurttaşlarımız bizi yalnız bırakmayacaktır. Okulların projeleri ve teknik şartnameleri, ihale şartnamesi MTSO 4. katta Eğitim ve Kalkınma Vakfı bürosundan temin edilecektir. İhale şeffaf olarak denetlenebilir şekilde yeterliliği olan herkese açıktır. Yapılacak olan inşaatın teknik kontrollük işleri Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü teknik elemanlarınca yürütülecektir. İhale MTSO Eğitim ve Kalkınma Vakfı tarafından yapılacaktır. Tüm ödemeler vakıf tarafından bağış ya da nakit olarak yapılacaktır. İhale dosya bedeli 250 TL'dir” diye konuştu. “45 gün içinde tamamlanacak” Anaokulu inşaatını 2016-2017 öğretim yılına yetişecek şekilde tamamlayacaklarını ifade eden Kiper, bunun için taleplilerden okul inşaatını 45 gün içerisinde tamamlamalarını isteyeceklerini vurguladı. İhaleye katılacak firmaların 5 Ağustos 2016 günü saat 16.00'ya kadar ihale dosyasını alabileceklerini kaydeden Kiper, “İlk ihale Sosyal Hizmetler İlkokulu bahçesine yapılacak anaokulu için olacaktır. Zarflar 10 Ağustos 2016 tarihinde basın huzurunda açılacaktır. İnşaata beklemeden başlanılacaktır” ifadelerini kullandı. “Hayırseverlerin isimleri okullara verilecek” İhalenin vakıf üyelerinden bağışla yürütüleceğine işaret eden Kiper, işe başlamak için ilk bağışı da 100 lirayla vakfın yapacağını söyledi. Tüm vakıf üyelerini, ilgili hesaba bağış yapmaya davet eden Kiper, diğer okullar ise hayırsever vatandaşların bağışlarıyla yaptırılacağı bilgisini verdi. Okula veya sınıfa bağış miktarına göre bağış yapanların isimlerinin verileceğini belirten Kiper, “İhale açık usulde teklif alma yolu ile yapılacaktır. Teklifler 9 Ağustos 2016 tarih ve saat 16.00'ya kadar verilecektir. Bu ihalede fiyat farkı verilmeyecektir. Ortak girişimler ihaleye teklif veremeyecektir” diyerek, anaokullarının hayırlı olması diledi. En güzel yatırım insana yapılandır Akdeniz İlçe Milli Eğitim Müdürü Şimşek ise Eğitim ve Kalkınma Vakfı yönetimine teşekkür etti. İlçede, okul öncesi eğitime yönelik vatandaştan çok yüksek bir talep olduğunu ifade eden Şimşek, “Bu noktada anaokulu ihtiyacımızı vakıf ile paylaştığımızda yardımcı oldular. 11 okul az bir okul değil. Ayrıca, bu hayırseverlere örnek olması bakımından da çok önemli. Yapılacak en güzel yatırım insana yapılan yatırımdır ve paylaştıkça varlıkları artar. Projemizin hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu. ‘Dilerim çocukların hep Neşet Amcası olurum’ ‘Mutlu Çocuklar Mutlu Mezitli’ projesinin ikincisinin tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Mezitli Belediyesinin geçen yıl başlattığı “Mutlu Çocuklar Mutlu Mezitli” projesinin ikincisinin tanıtım toplantısı gerçekleşti. “Mutlu Çocuklar Mutlu Mezitli'” projesi üç genç sosyolog olan Eda Sümeyye Ünsal, İlknur Gülçür ve Ayça Avuloğlu tarafından düzenlenen programlarla çocukların yaz dönemini daha verimli geçirmeleri hedefleniyor. Program süresincee çocuklar tiyatro, dans, spoa ve kültürel bir çok etkinlik ile çocukların sosyalleşmesi düşünülüyor. 427 Ağustos tarihleri arasında gerçekleşecek olan “Mutlu Çocuklar Mutlu Mezitli” projesi tanıtım toplantısına Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan ve aileleriyle birlikte gelen çocuklar katıldı. Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan proje ile ilgili şu açıklamaları yaptı; “Geçen yılın devamı olarak bu yıl da “Mutlu Çocuklar Mutlu Mezitli” projesinin ikincisini gerçekleştiriyoruz. Bizim tüm yaptıklarımız belediye hizmetlerinin hepsinde ortak noktamız insanlara yönelik olmasıdır. En zor olan insanları mutlu etmektir, bizde göreve gelirken dedik ki en büyük hedefimiz “Mutlu Mezitli”yi yaratmak fikrini benimsemek. Sosyolog arkadaşlarımız bu konuda çaba gösterip, çocuklarımız daha sağlıklı ve mutlu olsunlar diye bu projede emek sarf edip kendi kişisel zamanlarından fedakarlık ediyorlar. Çocuklarımız eve kapanıp tel- evizyon izlemek, bilgisayarda oynamak, ellerinde tablet veya telefonla uğraşmak yerine sosyal aktiviteler gerçekleştirerek yaz dönemlerinde mutlu anıları olsun istiyoruz. Sporla ve sanatsal çalışmalarla herkesin ilgilenmesini istiyoruz. Mezitli'de baya bir yol katettik, bazen bisiklet ile gerçekleştirdiğim turlarda çocuklar bana '”Neşet Amca merhaba” diyorlar. İşte o zaman rahatlıyorum ve mutlu oluyorum. Umarım hep sizlerin Neşet Amcası olurum. Tekrardan katılan çocuklarımıza,onları bizlere güvenerek emanet eden ailelerine ve bu projeyi organize eden genç sosyolog arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. Mersina Halk oyunları Prag’dan ödülle döndü sini daha ekledi. Festival sonrası Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan'ı makamında ziyaret eden Mersina Halk Oyunları Topluluğu, kazandıkları birincilik sertifikasını Başkan Tarhan'a takdim etti. Konu ile ilgili görüşlerini açık- Mezitli Belediyesi Mersina Halk oyunları topluluğu Çek Cumhuriyetini başkenti Prag'da 14-17 Temmuz tarihleri arasında düzenlenen IFDF “Zlate Barvy Prahy” Praque-Czech Republic festivalinden ödül ile döndü. Prag'da düzenlenen festivale yaklaşık 9 ülke katıldı. Türkiye'den ise 2 ekibin katıldığı organizasyona Mersina Halk Oyunları damga vurdu. Katıldıkları organizasyonda hem ülkemizi hem de Mezitli'yi tanıtan ekip, halk oyunlarında birincilik elde ederek başarılarına bir yeni- layan Mezitli Belediye Başkanı Neşet Tarhan; '”Son dönemlerde ülkemizde yaşanan üzücü olayların arasında bizleri en iyi şekilde temsil eden Mersina Halk Oyunları ekibine teşekkürlerimi ilettim. Böylesi güzel çalışmalarımız ilçemizin ve ülkemizin tanıtılmasında büyük katkı sağlamaktadır. Bizler de kültürel değerlerimizin güçlenmesi adına katkı sağlayan bu tarz etkinliklerimize desteklerimizi her fırsatta devam ettireceğiz” şeklinde konuştu.
Benzer belgeler
4 - Mersin Tercüman
Operasyonlar sonrasında ‘MHP’ye sığındı’
şeklinde yorum yapanlara sert çıkan Kocamaz, “Ey cahil, biz MHP’de doğduk, bugüne kadar MHP’de olduk ve MHP’de de öleceğiz. Orası bizim yuvamız. Biz geçmişt...