AVRUPA KOM SYONU, 2006 YILI ÇALIŞMA PROGRAMINI
Transkript
AVRUPA KOM SYONU, 2006 YILI ÇALIŞMA PROGRAMINI
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI AB Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Bülteni S A Y I BU SAYIDA: Avrupa Komisyonu 2006 Yılı Çalışma Takvimi 1 AB Bütçesi 3 A R A L I K 2 0 0 5 AVRUPA KOMİSYONU, 2006 YILI ÇALIŞMA PROGRAMINI AÇIKLADI Avrupa Komisyonu, Ekim 2005 tarihinde “2006 Yılı Yasama ve Çalışma Programı”nı açıkladı. Söz konusu program, istihdam ve sosyal politika alanında şu hususlara öne çıkarmaktadır: yaşlanan nüfusun yarattığı sorunların çözümü, işçi hareketliliğini artırma, yeni bir iş sağlığı ve güvenliği stratejisinin hazırlanması ve kadın-erkek eşitliğinin teşvik edilmesi. UNICEF Raporu 6 Çalışma Süreleri Direktifi 8 İstihdama Yönelik Eğitim ve Mesleki Eğitim Bölgesel Programı 9 Hollanda İkili İşbirliği Projesi 7 Avrupa Komisyonu, 25 Ekim 2005 tarihinde “2006 Yılı Yasama ve Çalışma Programı”nı [COM(2005) 531] açıkladı. “Avrupa’nın Tam Potansiyelini Ortaya Çıkarma” olarak adlandırılan program, Avrupa’nın karşılaştığı sorunların aşikar olduğunu ve acil çözümler bulunması gerektiğini ortaya koymaktadır. Program, ayrıca küreselleşmenin yeni taleplerle birlikte fırsatlar getirdiğini ve özellikle Avrupa’nın mevcut yüksek refah düzeyinin devamı için modernleşmenin, istihdam yaratmada gerekli olduğunu ortaya koymaktadır. İstihdam açısından, büyümenin teşvik edilmesi, daha fazla ve düzgün işin yaratılması, Komisyon’un çalışmalarının odağında yer almaya devam etmekte ve program, 2006 yılının “Gözden Geçirilmiş Lizbon Büyüme ve İstihdam Stratejisi” (EU0504201F) açısından kritik bir yıl olacağını vurgulamaktadır. Bunun yanı sıra, ulusal düzeydeki gelişmelere ilişkin bir rapor, Mart 2006 tarihinde toplanacak olan Avrupa Konseyine sunulacaktır. Hareketlilik 12 Sosyal 13 İçerme Belgesi (JIM) Komisyon, nitelik ve bilginin Avrupa’nın büyümesi ve istihdam yaratmasını olanaklı kılacak anahtar değerler olduğunu belirtmesine rağmen; açığa çıkarılması gereken daha fazla potansiyel bulunduğu da vurgulamaktadır. Komisyon, “2006 Yılı Avrupa İşçilerin Hareketliliği Yılı” olması dolayısıyla coğrafi ve mesleki hareketliliğin artırılmasını planlamaktadır. Komisyon, ayrıca Avrupa Birliği’nde niteliklerin karşılıklı tanınması, aktarılması ve şeffaflığı konusunda gelişme kaydedilmesi amacıyla çalışmalar yapacaktır. Özellikle, Avrupa Nitelikleri Çerçevesi için bir tavsiye kararı da yayınlanması planlanmaktadır. Demografik Sorunlar AB Sürecinde Bakanlık Çalışma Modeli 15 Komisyon, Avrupa Birliği’nin yaşlanan nüfus ile nasıl mücadele edeceğine dair fikirleri ortaya koyarak, bu sorunun etkilerine karşı koymaya çalışacaktır. Komisyon, ayrıca bu konuda Mart 2005 tarihinde yayınlanan Yeşil Kitapta ortaya çıkan çözümlerin sentezinden oluşan Avrupa’nın demografik geleceği konusunda bir tebliğ yayınlamayı planlamaktadır. SAYFA 2 Göç “Avrupa Komisyonu 2006 Yılı Yasama ve Çalışma Programı, istihdam ve sosyal politika alanında şu hususlara öne çıkarmaktadır: yaşlanan nüfusun yarattığı sorunların çözümü, işçi hareketliliğini artırma, yeni bir iş sağlığı ve güvenliği stratejisinin hazırlanması ve kadın-erkek eşitliğinin teşvik edilmesi.” ÇALIŞMA Komisyonun bir önceliği de, yasadışı göçle mücadele ve göç akınlarının etkili şekilde yönetiminin sağlanmasıdır. Bu sebeple Komisyon, Avrupa Birliği’nin yasadışı göçe ilişkin ortak politikasının gelecekteki öncelikleri konusunda bir tebliğ yayınlamayı hedeflemektedir. Bunun dayanağı, Ocak 2005 tarihinde bu konuda Komisyon tarafından yayınlanan Yeşil Kitaptır. İş Hukukunun Modernleştirilmesi Komisyon, Yeşil Kitap aracılığıyla ortaya koyulan bugünkü eğilimler ışığında mevcut iş mevzuatının gözden geçirilmesini planlamaktadır. Bu Yeşil Kitap, geçen yılların başlıca eğilimleri ve bunun ışığında iş mevzuatının modernleştirilmesi için ne yapılması gerektiğine dair bir tartışma başlatmaya çalışmaktadır. Kadın-Erkek Eşitliğinin Teşvik Edilmesi Komisyon, eşit ve demokratik bir toplumda “büyüme, refah ve dayanışma”ya ilişkin bir tebliği yayınlamayı düşünmektedir. Bu tebliğ, kadın ve erkek eşitliğinin sağlanmasını amaçlayan Avrupa Birliği için bir yol haritası ortaya koymaktadır. İş Sağlığı ve Güvenliği Komisyon, 2007-2012 yılları için iş sağlığı ve güvenliği alanında yeni bir Avrupa Birliği stratejisine ilişkin bir tebliği yayınlanacaktır. Özellikle, mevcut AB iş sağlığı ve güvenliği politikalarının modernleştirilmesi ve güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. (AVRUPA ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ GÖZLEMEVİ – ARALIK 2005) VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SAYI 7 SAYFA AVRUPA BİRLİĞİ BÜTÇESİ Avrupa Birliği bütçesi, Birlik çerçevesinde üye ülkeler tarafından ortaklaşa belirlenen siyasi ve ekonomik hedefleri gerçekleştirmek üzere kullanılan en etkili araçlardan biridir. Birliğin uluslarüstü özelliği bütçesine de yansımaktadır. Diğer uluslararası kuruluşlardan farklı olarak Avrupa Birliği bütçesi, üye ülkelerin katkılarının yanı sıra kendine ait gelir kalemlerinden oluşmaktadır. Bütçede idari giderler için ayrılan pay % 5 gibi düşük bir düzeydedir. Bütçenin önemli bir bölümü üye ülkeler arasında ekonomik gelişmişlik farkını azaltarak ekonomik ve siyasi bütünleşmeyi kuvvetlendirmeyi amaçlayan ortak politikaların finansmanı için kullanılmaktadır. Başlangıçta gelir kalemleri sadece üye ülkelerden sağlanan transferlerden oluşan Birlik bütçesi, 1970 yılından itibaren ortak politikaların finansmanı için özkaynaklar sistemini benimsemiştir. Avrupa Birliği bütçe uygulamasında denklik ilkesi (gelir ve giderlerin birbirine denk olması), yıllık ilkesi (uygulamaların istisnalar dışında bir yıl olması) ve birlik ilkesi (bütçenin gelir ve giderlerin tümünü kapsaması) mevcuttur. Bu ilkeler ışığında Avrupa Birliği genel bir çerçeve çizmek amacı ile 7 yıllık dönemleri kapsayan bir mali perspektifle bütçenin ana hatlarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bütçe gelirleri esas olarak 4 kalemden oluşmaktadır. Üye olmayan ülkelerden ithal edilen tarım ürünlerinden alınan vergiler, Üye olmayan ülkelerle ticarette Ortak Gümrük Tarifesi’nin (OGT) uygulaması sonucu elde edilen gümrük vergileri, Üye ülkelerin topladıkları KDV vergilerinin % 1 oranındaki bölümü, Üye ülkelerin GSMH’na göre belirlenen bütçe katkı payları. Her üye ülke 2000 yılında kararlaştırılan düzenleme uyarınca GSYİH’sının en fazla yüzde 1.24’ünü AB kasasına göndermektedir. Bu düzenlemenin süresi 2006 yılında sona erdiği için yeni pazarlıklarda ağırlıklı konulardan bir ülke payları olmuştur. Sonuçta her bir ülkenin yıllık GSYİH’sının %1.045’i oranında Birlik bütçesine katkı yapması noktasında uzlaşılmıştır. Eski düzenlemeye göre en ağır mali yük Hollanda’nın üzerindeydi, Hollanda’yı İsveç ve Almanya izlemiştir. AB, vatandaşlardan vergi alamadığı ve borçlanma iznine sahip olmadığı için Avrupa Parlamentosu ve Bakanlar Konseyi’nin belirlediği yıllık harcama miktarının ötesine geçememektedir. Bu miktar, devlet ve hükümet başkanlarının mali öngörüler çerçevesinde yaptıkları ödeme vaatlerine göre belirlenmektedir. Avrupa kasasından harcamaların büyük bölümü, yani bütçenin yarısı tarım teşvikleri olarak çiftçilere gitmektedir. İstatiksel olarak bakıldığında, AB’de her çiftçi kazancının yarısını doğrudan Brüksel’den almaktadır. Tarım teşviklerinden en çok yararlanan ülke ise Fransa’dır. Fransa son zirve sonrasında tarımsal politikalar alanında reforma gitmeyi kabul etmiş olmakla birlikte, yeni düzenlemelerin 3 SAYFA 4 ne zaman ve nasıl yapılacağı konusunda henüz somut bir gelişme yoktur. AB’nin bir başka harcama kalemi yapısal fonlardır. Ekonomik olarak geri kalmış ya da sorunlu bölgeler, projeler yoluyla yıllık yaklaşık 35 milyar avro bütçeli bu fondan finanse edilmektedir. Fondan en çok yararlanan ülke İspanya’dır. Ardından Almanya gelmektedir. Almanya bu fondan, birleşmenin ardından Doğu eyaletlerinin kalkındırılmasında yararlanmaktadır. AB’ye geçtiğimiz yıl üye olan on Doğu Avrupa ülkesine yapısal yardımların beşte biri düşmektedir. Araştırma geliştirme faaliyetlerine Avrupa kasasından ayrılan yıllık kaynak ise bütçenin yaklaşık yüzde 4’üne denk gelmektedir. Son zirve esnasında yaşanan bir diğer tartışma yapısal fonlara aktarılan kaynakların azaltılması ve araştırma ve geliştirmeye ayrılan kaynakların artırılması ekseninde gelişmiştir. İngiltere AR–GE harcamalarına ayrılan kaynaklarının artırılmasını savunurken, Almanya hem birleşme sonrası Doğu Eyaletlerinde kalkınmanın finansmanı hem de komşuları Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri açısından buna karşı çıkmıştır. AB çalışanlarına ödenen paraların yanında bir başka gider, İngiltere’nin özel indiriminden kaynaklanmaktadır. İngiltere, tarım teşviklerinden diğer ülkeler gibi yararlanmadığı için Avrupa kasasına ödediği katkı payının üçte ikisini geri almaktadır. Bu da AB kasasından yılda beş milyar avronun çıkması anlamına gelmektedir. Son zirve ile İngiltere bu geri ödemeden 10 milyar avro kadar feragat etmiş durumdadır. 16 Aralık zirvesinde İngiltere’nin kendisine yapılması gereken geri ödemeler konusundaki tavizi ve ülkelerin yıllık GMSH oranlarına göre yapacakları katkı miktarı artırılmış olup; taslaktaki 848.504 milyar Avroluk AB Bütçesi, 862 milyar Avroya çıkmıştır. 2007 – 2013 Mali Perspektifine ilişkin taslağın yeni metni henüz dönem başkanı İngiltere’nin web sitesinde ve AB’nin resmi sitesinde yer almadığında 14 Aralık verileri kullanılmıştır. 2007-2013 dönemini kapsayan gelecek bütçe beş kalemden oluşacaktır. “Sürdürülebilir Kalkınma” kalemi, rekabet, Avrupa’da yaşam standartlarının birbirine uyumlu hale getirilmesi ve yapısal fonları içerecektir. (380Milyar Avro+10 Milyar Avro İngiltere’nin feragat ettiği tutar) “Doğal Kaynakların Korunması ve İşletilmesi” bölümü tarım ve çevre sektörünü kapsayacaktır. (367 Milyar Avro) “Vatandaşlık, Özgürlük, Güvenlik ve Adalet” kalemini ayrı ele alınması konuya verilen önem olarak değerlendirilmektedir. (10 milyar Avro) “Küresel Ortak Olarak AB” (50 milyar Avro)) “İdari giderler” (50 milyar Avro) ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SAYI 7 SAYFA Yeni Bütçe Dönemi ve Türkiye 2007-2013 yılları arasında Türkiye'ye yapılacak hibe niteliğindeki katılım öncesi yardımın “Küresel Ortak Olarak AB” harcama kalemi başlığından karşılanması öngörülmektedir. Yeni mali perspektif süresince ülkemizin projeler yoluyla kullanabileceği mali kaynağın toplam 6 milyar Avro civarında olması beklenmektedir. 2004-2006 yılları arasındaki 3 yıl için bu miktarın 1 milyar 50 milyon Avro olduğu dikkate alındığında önemli bir artışın sözkonusu olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, yeni mali perspektifte diğer iki aday ülkeye ayrılan tahsisatlarla karşılaştırıldığında, Türkiye’ye ayrılan miktarın oransal olarak az olduğu ortaya çıkmaktadır. Bunun arkasında yeni mali perspektifin, ülkemiz hariç, 27 üyeli Birlik göz önüne alınarak hazırlanmış olduğu hususu yatmaktadır. Türkiye’ye ve diğer aday ve potansiyel aday ülkelere yapılacak mali yardımları belirleyecek olan IPA ( Katılım Öncesi Mali Araç) Tüzüğü henüz kabul edilmediğinden rakamlar kesinleşmemiştir. Bununla birlikte tüzük taslağında tüm aday ve potansiyel aday ülkeler için yıllar itibari ile 2007-2013 dönemi için öngörülen yardımlar aşağıdaki gibidir. “Yeni mali perspektif süresince ülkemizin projeler yoluyla kullanabileceği mali kaynağın toplam 6 milyar Avro civarında 2007 Taahhütler 1486 2008 1699 2009 1806 2010 2059 2011 2389 2012 2543 2013 vd. Toplam 2671 14653 (Rakamlar 2004 yılı Avro değeri üstünden “milyon Avro” olarak yazılmıştır) olması beklenmektedir.” 5 SAYFA 6 UNICEF RAPORU: İHMAL VE İSTİSMAR EDİLEN MİLYONLARCA ÇOCUK GÖRMEZLİKTEN GELİNİYOR UNICEF, çocuk istismarı ve çocukların sosyal dışlanmasına ilişkin nedenleri ortaya koyduğu raporunda, yüz milyonlarca çocuğun sömürü ve ayrımcılık mağduru olduklarını ve bunların görmezlikten gelindiğini ifade etmektedir. “UNICEF, çocuk istismarı ve çocukların sosyal dışlanmasına ilişkin nedenleri ortaya koyduğu raporunda, yüz milyonlarca çocuğun sömürü ve ayrımcılık Raporu açıklayan UNICEF Yöneticisi Ann M. Veneman, milyonlarca çocuğun insan kaçakçılığı ve ev işlerinde zorla çalıştırılan çocukların görmezlikten gelindiklerini; sokak çocukları gibi grupların ise, insanların gözleri önünde yaşadıkları halde temel hizmetler ve sosyal korumadan mahrum olduklarını ifade etmiştir. Bu çocuklar sadece istismara maruz kalmamakta, çoğunun okulla ilişkisi bulunmamakta ve sağlık hizmetleri ile büyüme ve gelişme için gerekli olan diğer hayati öneme sahip hizmetlerden de faydalanamamaktadırlar. “Dünya Çocuklarının Durumu 2006: Görmezlikten Gelinen ve Dışlanmış” (www.unicef.org/sowc06), dünyanın en zayıf, en korumasız ve sağlıklı bir gelişim geçirme hakkını sağlamanın en zor olduğu çocuklar hakkında bir değerlendirme raporudur. Bu çocuklar, ekonomik gelişmişlik düzeyinin çok üstünde bir artış göstermektedir ve çoğu zaman kamusal ve yasal tartışmalardan istatistiklere kadar her açıdan görmezlikten gelinmektedir. mağduru olduklarını ve bunların görmezlikten gelindiğini ifade Bu konuya gerekli önemin verilmemesi durumunda; uzun dönemde milyonlarca çocuğun tüm hayatları ve ulusların geleceğinin etkilemesinin yanı sıra, ihmal ve istismar edilmiş bir çocukluk geçireceklerdir. Rapor, kendi refahı ve geleceği ile ilgili her toplumun buna müsaade etmemesi gerektiğini ileri sürmektedir. etmektedir.” Bayan Veneman, “Milenyum Gelişmişlik Hedeflerine varmanın, dünya çağında bu savunmasız çocuklara ulaşmaya bağlı olacağını” ifade etmiş ve “eğer savunmasız, sömürülen, istismara uğrayan ve muhtaç durumdaki çocukları görmezlikten gelerek bir ilerlemenin sağlanamayacağını” belirtmiştir. UNICEF geçmiş dönemler boyunca yaptığı çalışmalarla, AIDS’in, silahlı çatışmaların ve yoksulluğun çocuklar üzerinde nasıl bir tehdit oluşturduğunu ortaya koymuştur. Söz konusu rapor, ayrımcılık ve kötü yönetimlerle birlikte bu etkenlerin, çocukları nasıl sömürü ve istismar karşısında korumasız bıraktığını, onları okul, sağlık hizmeti ve diğer hayati öneme sahip hizmetlerden nasıl mahrum bıraktığını detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SAYI 7 Rapor, hayati öneme sahip hizmetlerden mahrum kalan çocukların, kendilerini koruyacak önlemler hakkında bilgi sahibi olmamalarından ve ekonomik alternatiflerinin azlığından dolayı sömürüye karşı daha savunmasız olduklarını saptamaktadır. Silahlı çatışmalara katılan çocuklar ise, sürekli olarak tecavüz ve diğer cinsel sapkınlıklarla karşı karşıya kalabilmektedirler. İşte görmezlikten gelinen, yalnız ve savunmasız çocuklar bunlardır. Cinsiyet, köken, özürlülük temellerine dayanan ayrımcılık da, çocukların dışlanmasında yol açan diğer etkenler arasındadır. Örneğin ayrımcılık yüzünden milyonlarca kız çocuğunun okula gönderilmesi engellenirken, birçoğunun da kökenleri veya yerli bir gruba mensup olmaları nedeni ile hayati öneme sahip hizmetler ile eğitim hakkını kullanmamaktadırlar. Dünyada tahminen 150 milyon engelli çocuk, ayrımcılık nedeni ile hayatını eğitim, sağlık ve yeterli beslenme olanakları olmadan sürdürmektedir. Dünya çocuklarının bugünkü durumunu ortaya koyan söz konusu rapor, mevcut durumda bu çocukların daha sağlıklı ve güvenli bir ortamda yaşamaları için ortaya koyulan çabaların ötesinde bir çaba göstermesi gerektiğini savunmaktadır. Rapor aynı zamanda, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektörün, hayırseverlerin ve basın-yayın kuruluşlarının çocukların sömürülmesini ve istismar edilmesini engelleyebilecek somut adımları hakkında da bilgi vermektedir. Toplumun her katmanındaki kuruluş ve insanların bu ve bunun gibi çabaları, çocuklar için “koruyucu bir çevre” yaratılmasına yardımcı olmaktadır. “Çocuklara zarar verenlerin, onların güvenli, sağlıklı ve onurlu bir şekilde büyüme fırsatlarını ellerinden aldığını” ifade eden Veneman, “çocukların korunduğundan emin olabilmek için istismarların, kötü muamelenin ve sömürünün gün ışığına çıkması, bunları çocuklara uygulayanların ise adalet önüne çıkarılması gerektiğine” dikkat çekmiştir. “Dünya Çocuklarının Bugünkü Durumu Raporu” UNICEF tarafından yıllık olarak yayınlanan en önemli rapordur. Bu rapor, çocukları etkileyen eğilimler konusundaki en geniş kapsamlı araştırma ve yine çocuklara ilişkin en güncel ve kapsamlı verileri içermektedir. Ayrıca bu yıl bu raporun basına duyurulduğu tarih aynı zamanda, 157 ülkede çocuklukları korumaya kendini adamış olan UNICEF’in 60. kuruluş yıl dönümüne denk gelmiştir. (UNICEF - ARALIK 2005) SAYFA 7 SAYFA 8 AVRUPA BİRLİĞİ, ÇALIŞMA SÜRELERİ KONUSUNDA UZLAŞMAYA YAKIN Avrupa Birliği Üye Ülkeleri İstihdam Bakanları, çalışma süreleri konusunda uzun süreden beri devam eden müzakerelerde 7 Aralık 2005 tarihinde düzenlenen toplantı ile önemli bir gelişme kaydetmiştir; bununla birlikte, hala aşılması gereken büyük engeller bulunmaktadır. Toplantıya başkanlık eden İngiliz Ticaret ve Endüstri Odası Başkanı Alan Johnson şunları belirtmiştir: “Birkaç yıldır bu konuda yapılan tartışmalarda elde ettiğimiz gelişmeden çok daha fazla gelişme kaydetmiş durumdayız, bununla birlikte, henüz siyasi bir anlaşmaya vardığımız söylenemez”. “Avrupa Birliği Üye Ülkeleri İstihdam Bakanları, Avrupa başkentleri, İngiltere ve diğer ülkeler tarafından kullanılan “dışarıda kalma hakkı” (opt-out) konusunda bölünmüş durumda bulunmaktadırlar. Dışarıda kalma hakkı, bu ülkelerdeki işçilerin azami 48 saatten daha fazla sürelerle çalışmasına izin vermektedir. çalışma süreleri konusunda uzun süreden beri İngiltere, işçilere büyük oranda esneklik sağladığı ve ülkenin rekabet edebilirliğini artırdığı gerekçesiyle 1993 yılındaki müzakereler sırasında dışarıda kalma hakkından vazgeçmeyi reddetmiştir. devam eden müzakerelerde, 7 Aralık 2005 tarihinde düzenlenen toplantı ile önemli bir gelişme kaydetmiştir.” Fransa ve İsveç ise, yeni önerinin haftalık çalışma sürelerinin bir yıllık dönem içerisinde hesaplanmasına izin verilmesinin işverenlere yeterli esnekliği sağlayacağı gerekçesiyle dışarıda kalma hakkına karşı çıkanların başında gelmektedirler. Bu ülkeler, ayrıca Avrupa Komisyonu’nun dışarıda kalma hakkının yedi senelik bir dönemde kaldırılmasına ilişkin önerisini de desteklemektedirler. Bu arada Avrupa Parlamentosu, daha katı bir çizgi izleyerek dışarıda kalma hakkının üç yıl içerisinde sonlandırılmasına ilişkin çalışmalar yürütmektedir. İngiltere ise, dışarıda kalma hakkına sonunda gerek duyulmayacağını ve bu hakkın ortadan kalkacağını; bununla birlikte herhangi bir süre dilimi koyulmaması gerektiğini öne sürmektedir. Öneri, 25 üye ülkenin 15’i tarafından reddedilmişti, fakat Johnson, dışarıda kalma hakkı söz konusu olduğundan dolayı bu sayının yeterli olmadığını söylemiş ve asıl anlaşmazlığın, çalışma haftasının nasıl hesaplanacağı konusunda yaşandığını belirtmiştir. Johnson şunları eklemiştir: “Çözülmesi çok zor olan husus, bazı Üye Ülkelerin çalışma haftasını bireysel temelden ziyade sözleşme temelinde hesaplamalarından kaynaklanmaktadır. Bu, bazı Üye Ülkelerde insanların iki işi bir arada yapabileceklerini ve 48 saatlik haftalık çalışma süresinin üzerine çıkabileceklerini anlamına gelmektedir.” ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SAYI 7 SAYFA Devam eden farklılıklara rağmen, diğer bir konu olan çağrı sürelerinin sınıflandırılmasına ilişkin olarak bir anlaşmaya ulaşılmasına olan ihtiyacın, Bakanlara yeni bir ivme kazandırdığı belirtilmiştir. Çağrı üzerine çalışmada çağrı süresinin haftalık çalışma süresi içinde hesaplanması gerektiğine dair son Avrupa mahkemesi kararları, çoğunlukla çağrı süresinin haftalık çalışma süresinden çıkarılmasıyla AB hukuku ihlalinde bulunan 20 üye ülke gibi bir çoğunluktan ayrılmaktadır. Johnson şunları belirtmiştir: “Çok farklı görüşleri olan iki taraf bulunmaktadır, fakat bunlar arasında bir köprü oluşturmaya çalışıyoruz. Yakında bir anlaşmaya ulaşılacağı konusunda iyimserim.” Avrupa Komisyonu İstihdamdan Sorumlu Üyesi Vladimir Spidla, 7 Aralık 2005 tarihinde sağlanan gelişmenin muazzam olduğunu ve İngiltere Başkanlığında bir anlaşmaya varılacağına dair umutlarının bulunduğunu ifade etmiştir. (EUPOLITIX – ARALIK 2005) İSTİHDAMA YÖNELİK EĞİTİM VE MESLEKİ EĞİTİM BÖLGESEL PROGRAMI 5 milyon Euro’luk bütçesiyle MEDA Bölgesinde (Cezayir, Güney Kıbrıs, Mısır, İsrail, Ürdün, Lübnan, Malta, Fas, Suriye, Filistin, Tunus ve Türkiye) düzenlenen “İstihdama Yönelik Eğitim ve Mesleki Eğitim Bölgesel Programı” (ETE Projesi), Nisan 2002 tarihinde Valensiya’da toplanan V. Yıllık Dış İşleri Bakanları Konferansında ortaya koyulan eylem planı önerilerini karşılamakta ve 2002-2004 Yılı MEDA Bölgesel Öngörü Programında belirtilen önerilerin somut sonuçlarını ortaya koymaktadır. Bu Bölgesel Öngörü Programında belirtilen öneriler şunlardır: İşsizlikle mücadele, Genç insanların işgücü piyasasına girmelerini destekleme, Eğitim kapasitelerini geliştirmede MEDA ortaklarının eğitim kurumlarına yardımcı olunması, Avrupa-Akdeniz eğitim ve mesleki eğitim kurumları arasında işbirliğinin artırılması. En iyi şartlarda bu Program için belirlenmesi ve düzenlenmesi amacıyla Avrupa Komisyonu, MEDA ortak ülkeleri ile AB Üyesi Ülkelerden gelen temsilcileri kapsayacak şekilde katılımcı bir “aşağıdan yukarı yaklaşımı” uygulamaktadır. Bu yaklaşım, Aralık 2002 ile Eylül 2003 yılları arası uygulanmıştır ve şu hususlara dayanmaktadır: Hükümetleri tarafından seçilen 12 MEDA ortağı ülke ve AB Üyesi ülkelerden gelen temsilcilerden oluşan bir çalışma grubunun oluşturulması, 9 SAYFA 10 İstihdama yönelik teknik ve mesleki eğitim alanında deneyimlerin ve iyi uygulama örneklerinin paylaşılması amacıyla konferanslar ve tematik çalışmalar düzenlenmesi, Bu alanda MEDA ülkelerinin çabalarını desteklemek amacıyla, çalışma grubu tarafından ortak çıkarlara dayalı projelerin belirlenmesi. Her MEDA ülkelerinin özellikleri göz önüne alınarak ortaya koyulan bu Bölgesel Programın oluşturulması sırasında kullanılan “aşağıdan yukarı yaklaşımı”, bazı ortak özellik ve konuların belirlenmesini sağlamıştır: Gençler ve kadınlar için büyük zorluklarla birlikte yüksek işsizlik, Demografik baskılar dolayısıyla daha da artma eğiliminde olan işgücü arz ve talebi arasındaki yapısal dengesizlikler, Küreselleşmenin artan etkisi ve serbest ticaret alanlarının gelişmesi, İşgücü piyasası hakkında yetersiz bilgi ve tepki, Gençler için istihdama yönelik teknik ve mesleki eğitimin çekiciliğinin olmaması, Devam etmekte olan reformlara rağmen istihdama yönelik teknik ve mesleki eğitimdeki zayıflıkların sürmesi, MEDA ülkeleri ile komşu ülkeler arasındaki teknolojik farklar, Kırsal alanlarda yetersiz altyapı. Bu eğilimler ve durumun ışığında istihdama yönelik teknik ve mesleki eğitim, MEDA bölgesinde rekabet, istihdam ve sosyal içermenin artırılması için temel araçlardan birisi olarak düşünülmektedir. Bölgesel Program, Avrupa Birliği ülkeleri ile MEDA ülkeleri arasında işbirliği için yapısal bir çerçeve öngörerek bu amaca katkıda bulunacaktır. Bu amaçla “İstihdama Yönelik Eğitim ve Mesleki Eğitim Bölgesel Programı” düzenlenmiştir. Program, ilke olarak 1 Ocak 2006 tarihinde uygulama aşamasına geçecektir. Bununla beraber, çalışma grubu toplantısının uygulamaya erken konmasının nedeni ilgili raporun hazırlanmış olmasıdır. Uygulama aşamasının 31 Aralık 2008 tarihinde ve nihai raporlama sürecinin ise 31 Aralık 2010 yılında bitirilmesi hedeflenmektedir. İstihdam Yönelik Eğitim ve Mesleki Eğitim Bölgesel Programının dört bileşeni bulunmaktadır: 1. 2. ÇALIŞMA VE Mesleki eğitim alanında bir Euromed Forum’un oluşturulması; Mesleki eğitim alanında bir uzman ağının oluşturulması: a. Mesleki eğitim ve işgücü piyasasında Euromed Gözlemevi kurulması, b. MEDA bölgesinde mesleki eğitim ve işgücü piyasası ile ilgili olarak karşılaştırmalı analiz imkanı verecek çalışmaların yapılması, c. Karar vericilerin ortak çıkarına olacak alanlarda tematik çalışmalar yapılması (Bu çerçevede, eğitimden işgücüne geçiş, yeterliklerin tanınması ve mesleki eğitimin kalitesi konularında rapor yazılması). SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SAYI 3. 4. 7 Gençler için bağımsız çalışma ve mikro işletmelerin kurulması: a. Gençlere bağımsız çalışma ve mikro kredi hizmeti veren kurumların güçlendirilmesi ve bir ağ oluşturması yolunda bir çalışma yapılması, b. AB ve MEDA hizmet sağlayıcıları arasında işbirliği sağlanması, c. Pilot proje uygulaması, BİT ve mesleki eğitim alanında e-öğrenmenin geliştirilmesi: a. Euromed Eğitim Merkezlerinin kurulması, b. E-Öğrenime dayalı metodoloji, müfredat ve hizmet sunumunun geliştirilmesi, c. Bu konuda pilot proje uygulaması, d. İyi örneklerin yaygınlaştırılması ve dağıtılması. Söz konusu programın ikinci bileşeninin altında karar vericilerin bilgilendirmesi hedeflenmektedir Bu çerçevede, eğitimden istihdama geçiş, yeterliklerin tanınması ve mesleki eğitimin kalitesi konularında çalışmalar yapılması öngörülmektedir. Bu çalışmalardan birisi olan eğitimden istihdama geçiş raporunun yazılmasına başlanmıştır. Söz konusu raporda, daha çok gençlerin eğitimine ve istihdama geçişine yönelik bilgiler yer almaktadır. Bu kapsamda 28 Kasım-2 Aralık 2005 tarihleri arasında Belçika’nın Antwerp kentinde düzenlenen çalışma grubu toplantısında, söz konusu rapor sunulmuş ve tartışılmıştır. Başkanlığımızdan AB Uzmanı Ali Ercan SU, taslak raporda Türkiye’de eğitimin yapısı ve özellikleri, işgücü piyasasının genel özellikleri ve gençlerin mesleki eğitim ve işgücü piyasasında karşılaştığı temel sorunlar hakkında İngilizce bir sunum yapmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte hazırlanan raporun nihai halini alması konusunda çalışmalar devam etmektedir. İstihdama Yönelik Eğitim ve Mesleki Eğitim Bölgesel Programı ile ilgili daha ayrıntılı bilgi ve yukarıda söz edilen çalışma grubu raporu, programın internet adresinden (http://www.meda-ete.net) elde edilebilir. SAYFA 11 SAYFA 12 HOLLANDA İKİLİ İŞBİRLİĞİ PROJESİ: İSTİHDAMDA CİNSİYET EŞİTLİĞİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ Hollanda İstihdam ve Sosyal İşler Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasındaki iki taraflı bir anlaşma çerçevesinde oluşturulan “İstihdamda Cinsiyet Eşitliğini Güçlendirmek” başlıklı ve 12 ay sürecek proje ile Hollanda’da cinsiyet eşitliği ve kayıt dışı istihdam ile ilgili hukuki ve uygulamadaki durum hakkında fikir sahibi olunması ve Türkiye’de uygun yasal ve idari önlemlerin alınması için gerekli bilginin edinilmesi amaçlanan ve bu kapsamda Türkiye’de Hollandalı uzmanlarca verilecek eğitimlerle eşgüdümlü biçimde Hollanda’ya çalışma ziyaretlerinde bulunulması ve konu ile ilgili bir pilot denetimin yürütülmesi planlanan “İstihdamda Cinsiyet Eşitliği Projesinin ikinci eğitim semineri, 1-2 Aralık 2005 tarihleri arasında Bakanlığımız AB Uzman Yardımcıları, DİYİH Uzman Yardımcıları, Sigorta Müfettiş Yardımcıları ve sosyal taraf temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Seminerin ilk günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Dr. M. Cem TOKER “Türkiye’de Cinsiyet Eşitliği ve Uygulamaları”, Hollanda Sosyal İşler ve Çalışma Bakanlığı Eşitlik Birimi Başkanı Sayın Carlien SCHEELE “Hollanda’da Avrupa Sosyal Fonu Desteği İle Yapılan Başarılı Uygulamalar, Bilinçlendirme Faaliyetleri ve Kadın Özgürlüğün Destekleyen Kurumlar”, AB Komisyonu Türkiye Delegasyonu temsilcisi Sayın Zeynep AYDEMİR ise, “Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasına Yönelik Uygulamalar İçin AB Araçları ve Fonları” konularında sunum yapmış; çalıştay bölümünde kadın-erkek eşitliğinin sağlanmasına yönelik öncelikler belirlenerek katılımcılar gruplara ayrılarak, bu öncelik alanlarında proje önerileri geliştirmişlerdir. Projeler önerilerinde; öncelik alanlarına göre, hükümetin amacına, bu amacı destekleyecek ve projeyi uygulayacak kurum ve yapılara, hedef gruplara, faaliyetlere ve mali desteğin araçlarına yer verilmiştir. Seminerin ikinci gününde Hollanda’da cinsiyet eşitliği ile ilgili Bölgesel bir kurum olan Enzovoort’ta çalışan Cinsiyet Eşitliği uzmanı Sayın Hatice BÖLEK “Hollanda’da Bölgesel ve Yerel Düzeyde Cinsiyet Eşitliğinin sağlanmasına Yönelik Uygulamalar”, HAK-İŞ İletişim Uzmanı olan Sayın Osman YILDIZ ise “İletişim Stratejileri ve Cinsiyet Eşitliği Konusunda Medya İle İşbirliği” konularında sunum yapmışlardır. Sunumların ardından, birinci günde belirlenen öncelikler doğrultusunda proje teklifleri geliştiren çalışma grupları, bölgesel faaliyetler ve iletişim boyutunu da dikkate alarak, proje teklifleri üzerinde yeniden değerlendirmişlerdir. Daha sonra, çalışma gruplarının sözcüleri tarafından, projelerinde yaptıkları değişiklikler ifade edilmiştir. Seminer sonunda Proje Koordinatörleri projenin devamında yer alacak çalışmalara ilişkin genel bilgi vermiş, seminere ilişkin görüşlerini açıklamıştır. Ayrıca katılımcılar formlar aracılığıyla seminerin değerlendirmesini yapmış ve sonraki faaliyetler için önerilerini ve eleştirilerini sunmuşÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SAYI 7 ORTAK (SOSYAL) İÇERME BELGESİ (JIM) AB Sosyal Dışlanma ile Mücadele Stratejisi temel olarak toplumdaki dezavantajlı grupları (işsizler, eğitimsizler veya yeterli eğitim alamayanlar, evsizler, özürlüler, madde bağımlıları, kadınlar, çocuklar, yaşlılar vb.) kapsayan ve bu grupları projeler vasıtasıyla topluma entegre etmeyi hedefleyen bir yumuşak hukuk (soft law) yoludur. Stratejinin alt başlıkları istihdam, gelir dağılımı ve parasal yoksulluk, eğitim, konut, sağlık ve ulaşım politikaları, emeklilik sistemi dahil olmak üzere sosyal güvenlik sistemi, sosyal hizmet ve sosyal yardım politikalarıdır. 1997 Amsterdam Antlaşmasının sosyal dışlanma ile mücadele konusuna bir Avrupa boyutu kazandıran 137. maddesi ile bağlantılı olarak Mart 2000 Lizbon Zirvesinde, zirvede belirlenen hedeflere ulaşmak için “ilk olarak, yoksulluk ve sosyal dışlanma ile mücadelede üye ülkelerin çabalarını desteklemek ve ikinci olarak sosyal içermeye daha fazla olanak sağlayan bir Avrupa kurmak” hedefleri belirlenmiştir. Aralık 2000’de, Nice Avrupa Konseyinde yoksulluk ve sosyal dışlanma ile mücadelede önemli hedefler belirlenmiş ve izleyen süreçte sosyal dışlanma ile mücadelede gerekli önlemleri almak üzere, AB üyesi ülkelerin uzmanlarından oluşan bir “Sosyal Koruma Komitesi” kurulmuştur. 2001 yılı sosyal içerme stratejisinin kuruluşunun dönüm noktasıdır; Sosyal Koruma Komitesi ve Komisyon, Avrupa İstihdam Stratejisinde yaptığı gibi, bir dizi hedef belirlemiş ve bu hedeflerin uygulanması için yine Ulusal İstihdam Planına benzer olarak, üye devletlerden temel politikaları içeren yıllık Ulusal Sosyal Koruma Raporu (NAPs/incl-National Action Report /Social Inclusion) hazırlamalarını istemiştir. Bu çerçevede, ilk raporlar 2001 yılında hazırlanmış ve 2002 yılında Komisyon tarafından da onaylanarak üye devletleri bağlayan temel bir belge olarak yürürlüğe girmiştir. Ülke stratejileri, Aralık 2000 tarihinde Nice Avrupa Konseyinde kabul edilen yoksulluk ve sosyal dışlanma hakkındaki 4 ortak hedefe dayanan bir çerçevede kurulmuştur. İlk hedef istihdama katılım ve herkesin kaynaklara, haklara, mallara ve hizmetlere katılımının kolaylaştırılmasıdır. İkinci hedef, sosyal dışlanma riskinin önlenmesidir. Üçüncü hedef, en korunmasız gruplara yardım etmektir. Dördüncü hedef ise, ilgili tüm tarafların seferber edilmesidir. Üye ülkelerin bu dört objektifin her birine dengeli bir şekilde yaklaşmaları, çabalarını geliştirmek istedikleri alanlara yoğunlaşmaları gerekmektedir. Ayrıca, kadın ve erkek arasındaki muamele eşitliğinin her bir faaliyete entegre edilmesi gerekmektedir. Yoksulluk ve sosyal dışlanmayla etkili mücadele etmek için mali araçların seferber edilmesi konusunda, yeni üye devletler ve aday ülkeler, özellikle Ortak İçerme Belgelerinin (JIM) izlenmesi önlemleri konusundaki çabaları, AB yapısal fonları ve katılım öncesi yardımları tarafından desteklenmektedir. Üye olunduktan sonra, yapısal fonlar özellikle Avrupa Sosyal Fonu, istihdam ve insan kaynaklarını geliştirme ile ilgili alanlarda sosyal içermeyi geliştirmek için yeni üye devletlerin desteklenmesinde önemli bir role sahip olacaktır. Sosyal içermenin geliştirilmesi hedefi Ulusal Kalkınma Planlarına da yansıtılacaktır. SAYFA 13 SAYFA 14 Malumları olduğu üzere JIM, sekiz bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ekonomik ve işgücü piyasası arka planı, ikinci bölümde sosyal durum (nüfus eğilimleri, gelir farklılıkları, yoksulluk ve yaşam koşulları, işsizlik, göç, sosyal yardım, sosyal güvenlik, sosyal hizmetler konut, sağlık, eğitim dezavantajlı gruplar gibi) açıklanmaktadır. Üçüncü bölümde temel sorun alanları belirlenmekte, dördüncü bölümde ise politika önerileri ele alınmaktadır. Burada temel politikalar ile bunların yürütülmesinden sorumlu kurumlar belirlenmekte, mevcut durumun zayıflıkları ve güçlü yönleri vurgulanarak önemli önceliklerin kısa bir değerlendirmesini içeren “yapılması gerekenler” sıralanmaktadır. Beşinci bölümde yoksulluk ve sosyal dışlanma ile mücadelede gerçekleştirilen tüm faaliyetlerde kadın-erkek eşitliğinin teşvik edilmesi üzerinde yoğunlaşılmakta, altıncı bölümde istatistik sistemleri ve göstergeleri incelenmekte, sosyal veri tabanlarının incelenmesi ve Eurostat tarafından belirlenenler göstergelerle (özellikle İşgücü Anketi, Laeken Göstergeleri ve SILC-Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verileri) ulusal verilerin karşılaştırılabilirliği değerlendirilmektedir. Yedinci bölümde sosyal içermeye verilebilecek potansiyel mali destek AB Komisyonu tarafından belirlenmekte ve belgeye eklenmektedir. Sekizinci ve son bölümde ise, sosyal dışlanma ve yoksulluk alanında Türkiye’nin öncelikleri Komisyon ile ortaklaşa olarak belirlenecek ve bu öncelikler bağlayıcı nitelikte olacaktır. Ülkemizin sosyal dışlanma ile mücadele stratejisini belirlenmesinin ilk aşaması olan Ortak İçerme Belgesinin hazırlanması çalışmaları Bakanlığımız koordinasyonunda, 3 Aralık 2004 tarihinde Ankara’da düzenlenen seminer ile başlatılmış olup kamu kurumları, sosyal taraflar, üniversiteler, uluslararası örgütler ve STK’ların dahil olduğu yaklaşık 60 kurum ve kuruluşla işbirliği içinde sürdürülmektedir. Belgenin ekonomik ve sosyal alanda mevcut durumu yansıtan 1 ve 2 nci bölümlerinin taslak metni Mayıs ayı içinde tamamlanarak Komisyona iletilmiş; 30 Haziran - 1 Temmuz 2005 tarihlerinde düzenlenen geniş katılımlı bir seminer ile de tüm tarafların görüşlerine açılmıştır. Temel sorun alanlarının ele alındığı üçüncü bölüm ve ilgili alanlardaki kurumların faaliyetleri, mevcut politikalar ve ulaşılması gereken hedeflerin belirlenmesine yönelik dördüncü bölümün yazım çalışmaları Eylül ayında başlatılmış; bu çerçevede, her bir konu başlığında ilgili kamu kurumlarının temsilcilerinin de katılımıyla çalışma grupları oluşturulmuştur. Söz konusu bölümler için hazırlanan taslak metin Kasım ayı içerisinde tamamlanarak Komisyona iletilmiş olup 8-9 Aralık 2005 tarihlerinde düzenlenen bir seminer ile tüm tarafların görüşlerine açılmıştır. Sürecin devamında, Ocak ayı sonuna kadar gerek Komisyonun gerekse diğer tarafların katkıları doğrultusunda belgenin ilk dört bölümünün taslak metinleri gözden geçirilerek güncellenecek; ayrıca kadın-erkek ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI SAYI 7 SAYFA eşitliğine yönelik beşinci bölüm ve istatistik sisteminin ele alınacağı altıncı bölüm ilgili kurumların katkılarıyla hazırlanacaktır. Mali desteklere ilişkin yedinci bölüm Avrupa Komisyonu tarafından; sonuç bölümü olan sekizinci bölüm ise Komisyon ve Türkiye tarafından ortak olarak hazırlanacaktır. BAKANLIĞIMIZ AB MÜZAKERE SÜRECİ İÇİN YENİ BİR ÇALIŞMA MODELİ BENİMSEDİ Ekim 2005 tarihinde gerçekleştirilen Hükümetlerarası Konferans’da, Türkiye ile AB arasında müzakerelerin resmen başlatılması ile tam üyelik hedefi yolunda çok önemli bir eşik aşılmıştır. Bakanlığımız, bu yeni süreci en etkili bir biçimde yürütecek ve yönetecek bir şekilde gerekli çalışmaları yürütmektedir. Bu yeni sürecin gerektirdiği esnek ve dinamik bir “çalışma modeli” tüm Bakanlık merkez ve bağlı kuruluşlarımızın görüşleri alındıktan sonra Bakanlık makamının onayı ile yürürlüğe girmiştir. Anılan çalışma modeline göre Başkanlığımızda tesis edilen Çalışma Grupları ve İcracı birimlerde oluşturulan Eş Çalışma Grupları, yeni sürece uygun bir biçimde eğitim faaliyetlerine başlamıştır. Anılan Gruplar, yoğun bir biçimde çalışarak Bakanlığımızın sorumluluk alanına giren ve tarama toplantıları devam eden fasıllara gerekli bilgi ve veri akışını sağlamışlardır. Bakanlığımızın doğrudan ve dolaylı olarak sorumlu olduğu müktesebat fasıllarının 2005 yılı tarama takvimi aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir: Sıra Tanıtıcı Tarama Tarihi Faslın Adı 1 26 Ekim 2005 Eğitim ve Kültür 2 21-22 Kasım 2005 Yerleşme Hakkı ve Hizmet Sunma Serbestisi Sermayenin Serbest Dolaşımı 3 25 Kasım 2005 Ayrıntılı Tarama Tarihi 16 Kasım 2005 19-20 Aralık 2005 22 Aralık 2005 20 Ekim 2005 tarihinden itibaren başlamış olan “Taramalar ” ve daha sonra yürütülecek “Müzakere”lere hazırlıklı olmak için, Bakanlığımızın doğrudan veya dolaylı olarak sorumlu bulunduğu müzakere başlıkları tespit edilerek, oluşturulan “etkili çalışma modeli” hayata geçirilmiştir. 15 SAYFA 16 ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI AB MÜZAKERE (KATILIM) SÜRECİ ÇALIŞMA MODELİ SAYIN BAKAN Tüm Sürecin Siyasi Sorumluluğu MÜSTEŞAR + AB DAİMİ TEMAS NOKTASI (Müsteşar Yrd.) Müsteşarımız v e AB Daimi Tema s Nokta sı ola n Müsteşar Ya rdımcımız mo delin etkin olara k işletilmesinde ilk elden sorumludur. AB KATILIM SÜRECİ İLETİŞİM KOMİTESİ AB Daimi Temas Noktası, AB Koordinasyon Dairesi Başkanı ile Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinin yer aldığı bir Komite vasıtasıyla Bakanlığımızın dahil olduğu müktesebat fasıllarında yapmış olduğumuz mevzuat değişiklikleri ve uygulamalar hakkında kamuoyu periyodik aralıklarla bilgilendirilecektir. AB KATILIM SÜRECİ YÖNLENDİRME KOMİTESİ A B Tema s Nok tas ı ile t üm me rk ez v e bağ lı ku ru luş A m ir le r in in y er a ld ığ ı b ir Kom ite. Bu ko m ite d e M ü za ke r e Fa s lı ile ilg is i o lan Bir im A m ir le r i ilk e lde tanıt ıc ı ta rama v e ayrın tılı t arama la r ön ces i v e son ras ında; d iğ er zama n larda is e ge r ek li o lan d ur um la rda Ça lış ma G ru p lar ın ın somu t rapo r la r ın ı gö rü şe re k yön len d ir e ce kt ir. AB KOORDİNASYON DAİRESİ ÇALIŞMA GRUPLARI Baka nlığ ımızı d oğru dan v e dolay lı o lara k ilgile nd iren tü m fas ılla rda ö ze llik le A B m ükt e se batın ı, uygu lama s ın ı, müza k er e ç e r çev e be lg es i, ka t ılım o rtak lığ ı b e lge s i, u lu sa l prog ram , ile rle m e rapo ru v e d iğe r b ilg i v e be lg e le r e dayalı o lara k tak ip etm ek , Da imi Te mas Nok tas ı, Yön len d ir me Ko m it es i ve İ cra c ı Bir im lerd ek i Eş Ça lışma Gr up lar ına g er ek li tü m b ilg i ak ış ın ı s ağla mak üze r e s ür ek li o la rak ça lışa n pla tform . İCRACI BİRİMLER EŞ ÇALIŞMA GRUPLARI K en d i ko nu la r ıy la ilgili fa s ıllarda ö ze llik le u lusa l me v zuat ım ızın son d ur um u, uygu la maya iliş k in b ilg ile r , p roj e le r, yasa ta sar ıla r ı ha kk ın da b ilg i v er me k ü ze r e sü r ek li ça lış an b ir p lat for m o la cakt ır. Ö ze llik le ta n ıtıc ı v e ay r ınt ılı tara ma ön c es i, top la nt ıla ra kat ılac ak h eye te ve Yö n le nd irm e Ko mit es ine g er ek li b ilgile r i içe re n s unu m lar yap mak v e r apo r ha zırlama k ü ze r e ça lışma la r ya par ve g e re kt iğ in de AB Da ire s i Ça lış ma G ru p lar ıy la b ir likte top la nt ılar yapa r. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI AVRUPA BİRLİĞİ KOORDİNASYON DAİRESİ BAŞKANLIĞI İnönü Bulvarı No: 42 06100 Emek/ANKARA Telefon: 0 (312) 212 56 12 Faks: 0 (312) 212 11 48 E-posta: [email protected] ab.calisma.gov.tr ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI
Benzer belgeler
16-30 NİSAN 2006 İKV Bülteni`ne ulaşmak için tıklayınız.
katmanındaki kuruluş ve insanların bu ve bunun gibi çabaları, çocuklar için
“koruyucu bir çevre” yaratılmasına yardımcı olmaktadır.
“Çocuklara zarar verenlerin, onların güvenli, sağlıklı ve onurlu ...