İndir - Global Ports Holding
Transkript
İndir - Global Ports Holding
GLOBAL LİMAN İŞLETMELERİ LİMANLARI Ege Ports – Kuşadası Yolcu Limanı, dünyanın en önemli arkeolojik mirasları arasında yer alan ve Türkiye’nin üçüncü en çok ziyaret edilen sit alanı Efes’e açılan kapıdır. Ege Ports, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen limanıdır. TRUVA EFES Güzel bir yarımada üzerine kurulu Bodrum ya da bugünlerde daha çok anıldığı haliyle “yeni St. Tropez”, gerek Türk gerekse yabancı turistler için Türkiye’nin en çekici kıyı kentlerinden biridir. Bodrum, dünyaca ünlü Aziz Peter Kalesi, beyaz boyalı, mor begonvillerle süslü evlerden oluşan köyleri ve kilometrelerce uzunluktaki kumsalları ve su sporları için ideal alanlarıyla beklentilerin çok ötesine geçmektedir. APOLLON TAPINAĞI AFRODİSİAS YİVLİ MİNARE FETHİYE KRAL MEZARLARI Antalya ilinin en batı noktası olan Kemer çıkışında yer alan Port Akdeniz, yüksek standartta karayolları ile Alanya, Mersin, Konya, Akşehir, Afyon, Burdur, Denizli gibi önemli sanayi ve turizm merkezlerine bağlanır. Liman, yüksek iç/dış yolcu kapasitesine sahip Antalya Havaalanı ile birlikte, bölgenin önemli bir ulaşım merkezi haline gelmesinde tamamlayıcı bir rol oynanır. ASPENDOS TİYATROSU HİTİT KABARTMALARI KIZ KALESİ 70’li Yıllarda Kuşadası Limanı Stella Solaris gemisi Kuşadası Limanı’nda Kısmet Otel ve fonda Kuşadası Limanı. Güvercin Ada ve Kuşadası Limanı. Atatürk Bulvarı ve Kuşadası Limanı Kuşadası Liman inşaatı Güvercin Ada’ya ulaşan yolun inşaası Günümüzde Kuşadası Limanı Kuşadası Limanı ve Güvercin Ada Kuşadası Limanı Antik Scala Nuova’dan Modern Ege Ports’a Global Liman İşletmeleri A.Ş Editör Nurten Erk Tosuner - Global Liman İşletmeleri A.Ş. Yayına Hazırlayan Global Liman İşletmeleri A.Ş. Tasarım ve Uygulama UV İletişim Tanıtım Reklamcılık Baskı Bilgi Matbaa Deposite İş Merkezi A5 Blok 4. Kat No: 405 İkitelli OSB Başakşehir İstanbul Tel: 0212 407 04 20 / Faks: 0212 407 05 52 [email protected] www.bilgimatbaa.com ISBN Matbaa tarafından belirlenecektir. 1. Baskı Haziran 2013 - Baskı adeti: 500 Bu kitabın her türlü yayın hakları saklıdır. Kitap içinde yer alan metinler ve fotoğraflar Global Liman İşletmeleri A.Ş.’ın izni olmadan kullanılamaz. Kitabın tamamı veya bir bölümü ilgili kişilerden izin alınmadan fotokopi dahil optik, elektronik yada mekanik herhangi bir yol ile kopyalanamaz, çoğaltılamaz, basılamaz yayımlanamaz. Kuşadası Limanı Antik Scala Nuova’danModern Ege Ports’a İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM: KRUVAZİYER SEKTÖRÜNE GENEL BİR BAKIŞ Kruvaziyer Turizminin Doğuşu Günümüzde Kruvaziyer Sektörü Türkiye ve Kruvaziyer Sektörü Global Liman İşletmeleri ve Kruvaziyer Sektörü 30 32 38 54 64 2. BÖLÜM: GLOBAL LİMAN İŞLETMELERİ Kuruluş Serüveni ve Global Liman İşletmeleri’nden Portreler On Yıllık Serüven 68 70 78 3. BÖLÜM: EGE PORTS - KUŞADASI YOLCU LİMANI Kuşadası Limanı’nın Tarihçesi Kuşadası Limanı ile İlgili Teknik Bilgiler Özelleştirme Sonrası Kuşadası Limanı Güvenlik ve Emniyet ve Uluslararası Kalite Standartları Kuşadası Yolcu Limanı’nın Ödülleri, Adaylıkları ve Sosyal Etkinlikleri Basında Kuşadası Limanı Yabancı Kaptanların Gözüyle Kuşadası Yolcu Limanı 82 84 85 86 98 99 102 114 4. BÖLÜM: KUŞADASI: BİR ŞEHRİN TARİHİ VE TURİZMİ Bir Liman Şehrinin Doğuşu Kuşadası’nda İlk Türkler Seyyahların Kaleminden Kuşadası Kuşadası: Efes Antik Şehrine Açılan Kapı Kaynakça 122 124 126 128 139 141 Gregory Michael KIEZ ) 8 (1961 - ÖNSÖZ Gregory Michael Kiez, Global Yatırım Holding bünyesinde faaliyet gösteren , Ege Ports – Kuşadası Yönetim Kurulu Başkanı, Port Akdeniz – Antalya Yönetim Kurulu Başkan Vekili, Global Liman İşletmeciliği A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve Global Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı. Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan sınıflandırmada en ileri seviye olarak kabul edilen ve glioblastoma multiforma (GBM) adı verilen beyin kanseri ile 2009’dan beri mücadele eden Ege Ports Yönetim Kurulu Başkanı Gregory Michael Kiez 2012 yılında sonsuzluğa uğurlandı.. Gregory Michael Kiez, yaşamı boyunca eğitime önem verdi ve gerek Global Liman İşletmeleri gerekse de Türk limanlarının yüksek standartlarda sektörel eğitim almış insan gücüne sahip olabilmesi adına çalışmalar gerçekleştirdi. Kanada doğumlu olan ve 20 yıl Türkiye’de yaşayan Gregory Michael Kiez’in, 2004 yılında Miami’de düzenlenen Deniz Ticaret Kongresi’nde “Güvenlik Kirliliği” konu başlıklı panelde yapmış olduğu konuşma, bugün Türkiye’de bulunan limanların gelişmesi adına atılmış olan temellerin mihenk taşı konumundadır. Türkiye, hızla büyüyen ekonomisi, stratejik konumu ve tüm dünya tarafından kabul edilen kanıtlanmış gücüyle artık dünyanın yeni yükselen değeri ve örnek alınan modellerinin başında yer alıyor. Stratejik konumu ve üç tarafının denizlerle çevrili olması, özellikle son yıllarda turizm ve dış ticaret alanında deniz taşımacılığındaki talep artışının temelini oluşturuyor. Global Liman İşletmeleri olarak Temmuz 2003 itibarıyla, Türkiye’de işletmesini yaptığımız limanları dünya arenasında gurur kaynağımız olarak görme hayalimiz, bugün çok farklı alanlarda kazandığımız ödüller ve üstlendiğimiz sorumluluklarla bizlere ve Türkiye’ye geri dönüyor, yüzümüzü güldürüyor. Gurur kaynaklarımızın başında gelen ve özelleştirilen ilk liman olan Kuşadası Limanı, Global Liman İşletmeleri olarak bizim için gözbebeğimiz kadar değerli. Dünyanın odak noktası olan tarihi zenginliklerimize ulaşmak için en önemli kapı olan Kuşadası Limanı, yarattığı istihdam, turizm geliri, Kuşadası’na kattığı değerlerle ülke turizmine ve tanıtımına sağladığı katkıyla hepimizi onurlandırıyor. Felsefemiz, birçok dünya limanından önde olan profesyonel bakış açımız ve yüksek standartlarımız sayesinde dünya devleri tarafından uzun süredir ilk sıralarda tercih edilmekteyiz. Global Liman İşletmeleri olarak, liman işletmeciliğinin her alanında sektöre başarılı profesyoneller sağlamayı ve Türkiye’nin yükselen değerlerinden birisi olan liman işletmeciliği konusunda yüksek standartlarda eğitim almış, donanımlı gençleri yetiştirmeyi hedefliyoruz. ** 123 ** Adnan Menderes Üniversitesi Kuşadası Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksekokulu Gregory M. Kiez Uygulamalı ve Teorik Dersliklerinin açılış töreni konuşma metininden alıntı yapılmıştır (Ekim 2011). 1. BÖLÜM KRUVAZİYER SEKTÖRÜNE GENEL BİR BAKIŞ KRUVAZİYER TURİZMİNİN DOĞUŞU Yazarlara İlham Veren Sektör Setland Journal gazetesinin ilk baskısında ilginç bir reklam yer aldı. ‘Turistlere’ başlığını taşıyan ilan ‘hayali’ bir kruvaziyer turu öneriyordu. İskoçya’daki Stromness’ten yola çıkıp İzlanda ve Faroe adalarını geçerek kış ortasında yaz güneşini hissetmenin tadını hayal ettiren bu reklam nedeniyle, gazetenin kurucusu Arthur Anderson’un kruvaziyerin babası olduğu söylenir. Kısa süre sonra kruvaziyer sadece Atlantik’i geçmek için kullanılan bir ulaşım aracı olmaktan çıktı. İnsanlar kruvaziyeri artık keyifli vakit geçirecekleri bir eğlence aracı olarak da görmeye başladı. Charles Dickens gibi dünyaca ünlü yazarlar, gemileri sadece bir yere gitmek için değil, seyahat etmenin heyecanını ve keyfini tatmak için tercih ettiklerini dile getiriyordu. Hatta gemi yolculukları bazı ünlü yazarların kitaplarına bile ilham verir hale geldi. Mark Twain’in 1869 yılında yayımlanan ‘The Innocents Aboard’ kitabının konusu P&O’nun Tagus adlı gemisinin 1843’te Londra’dan Karadeniz’e yaptığı seferdi. Bu ilandan sadece 2 yıl sonra, Arthur Anderson ortağı Brodie Wilcox ile Peninsular Steam Navigation Company’yi (P&O) kurdu. P&O, sonrasında günümüzün en büyük gemi firmalarından biri oldu. 1920’lerde Kruvaziyer Seyahati Üst sınıfın vazgeçilmezi Eski ve Yeni Dünya Arası İlk Gemi Seferi Dünyanın en tehlikeli okyanusu olan Kuzey Atlantik seferlerini Samuel Cunard başlattı. Cunard, buhar güçlü, Britannia adlı gemiyle 4 Temmuz 1840’ta Liverpool Limanı’ndan Halifax Limanı’na ilk okyanus aşırı seferi gerçekleştirdi. 1840 yılından bu yana da her yıl bir Cunard gemisi eski ve yeni dünya arasında transatlantik hattı seferi yapıyor. Charles Dickens Mark Twain Kruvaziyer seyahati, 1920’li yıllarda üst tabaka için ‘mutlaka yapılması gereken şeyler’ sıralamasında, ilk sıralarda yer almaya başladı. Görkemli ve konforlu bir ortamda, üstelik eğlenerek seyahat etmek, kruvaziyeri kısa sürede ‘üst sınıfın vazgeçilmezi’ yaptı. Gemiler, yolcuları ve eşyalarını dünyanın her yerine ulaştırmakla kalmıyor, son derece geniş bir yelpazede yiyecek-içecek imkanı sunuyor, rahatlatıyor ve eğlendiriyordu. Günler alan gemi seyahatlerinde üst sınıf yolculara özel hizmetkârları da eşlik ediyordu. Gemi seyahati, üst sınıfın vazgeçilmez ulaşım ve eğlence araçlarından biri olma özelliğini günümüzde de koruyor. ABD’de İçki Yasağıyla Kruvaziyer Turizminin Öne Çıkması 1919-1933 yılları arasında, Amerika Birleşik Devletleri’nde alkolün satılması, üretilmesi ve taşınması yasaktı. ABD’deki yasaklı dönem, kruvaziyer sektörünün gelişmesinde büyük rol oynadı. Çünkü, denizde birkaç mil yol aldıktan sonra, istenildiği kadar alkol tüketilebiliyordu. Bu yüzden 3-4 günlük ucuz ‘alkol banyosu’ kruvaziyerleri, New York’ta kısa sürede yaygınlaştı. Moda haline gelen bu kısa alkol turları, gemi firmalarının en önemli kâr kaynağına dönüştü. Aynı yıllarda İngiltere, Fransa, Almanya ve ABD’nin birbiri ardına; lüks, zarif, konforlu gemiler inşa etmesiyle dünyadaki kruvaziyer firmaları arasında ciddi bir rekabet başladı. Her ülke, daha büyük ve en iyi gemiyi inşaa etmek için yarışıyordu. O zamanlar, kalite uzun bacalarla ölçülüyordu. ‘Bir geminin bacası ne kadar uzunsa, o gemi o kadar iyidir’ görüşü hakimdi. Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 33 Kruvaziyer İçin Özel Olarak İnşaa Edilen İlk Gemi: Ocean Monarch Gerçek anlamda kruvaziyer turizmine yönelik olarak tasarlanan ilk gemi Ocean Monarch oldu. Ocean Monarch, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Furnes Withy & Company Ltd. tarafından ABD’de inşaa edildi. Gemi ilk seferini 1951’de New York’tan Bermuda’ya yaptı. O güne dek görülmemiş tasarım özellikleri ve görkemli görünümüyle dikkat çeken Ocean Monarch, US Academy of Designing tarafından altın madalya ile ödüllendirildi. Banyolu İlk Gemi Cunard firmasının 1948’de tasarladığı Caronia ise tüm zamanların en ünlü gemilerden biridir. Gemi, zamanının en büyüğü olarak gösterilen dev bir bacaya sahipti. Caronia, yaz aylarında transatlantik hizmeti vermek, yılın geri kalan dönemlerinde ise uzun ve pahalı seyahatler için tasarlanmıştı. Gövdesindeki yeşil gölgeler yüzünden ‘Yeşil Tanrıça’ ve yolcularının kimliğini yansıtmasıyla da ‘Milyoner Gemisi’ olarak bilinen gemideki bütün kamaralarda özel banyo bulunuyordu. Bu özellik, o dönem için paranın satın alabileceği ‘gerçek bir lüks’ olarak görülüyordu. Havacılık ile Kruvaziyerin Yarışı Haziran 1958’de ilk jetin, Atlantik Okyanusu üzerinden uçması, Amerika ve Avrupa arasındaki gemi seyahatinin kaderini olumsuz etkiledi. 1958, Kuzey Atlantik’i denizyoluyla geçenlerin sayısının havayoluyla geçenlerden daha fazla olduğu son yıl oldu. 1960’lara kadar Atlantik’i gemiyle geçmek daha ucuzdu ve 100’ün üzerinde gemi vardı. Ancak, Boeing 747’nin uçuşlara başlamasıyla dengeler tamamen değişti. 1962 yılında 1 milyondan fazla yolcu Kuzey Atlantik’i gemiyle geçerken, 1970’de bu sayı 250 bine kadar düştü. Jetlerin bu başarısı, en ünlü gemilerin bile sulardan çekilmesine neden oldu, bu yüzden birçok gemi firması battı. Ayakta kalmayı başarabilenler, Transatlantik seyahatini güneye çekerek, Karayip güneşinden yararlanma girişiminde bulundu. Karayipler, böylece çok çekici bir destinasyona dönüştü. Bu durum küçük gemilerin de inşa edilmesinin önünü açtı. Sadece kruvaziyer amaçlı ve içinde daha çok özellik barındıran ve Karayipler’in küçük limanlarına yanaşabilecek boyutta gemiler yapılmaya başlandı. Bu gelişmeler üzerine kruvaziyer şirketleri, New York’tan güneye uzun bir yol kat etmek yerine Florida’yı kendilerine üs seçti. Genel merkezlerini Florida’da kuran şirketler, yakıt tüketimi ve zaman kaybını önledi. Böylece, kruvaziyer sektörü bir anlamda yeniden doğdu. Kaliforniya, Meksika Körfezi’ne giden kruvaziyer turlarının, Kanada’nın batısında bulunan Vankuver ise Alaska yaz kruvaziyerlerinin en önemli merkezi haline geldi. Bir sonraki adım, yolcuları kruvaziyer destinasyonlarına havayoluyla ulaştırmak oldu. Böylece, kruvaziyer şirketleri ile havayolu şirketleri arasında uyumlu bir ilişki başladı. Bunun sonucunda da ilerleyen yıllarda, her şey dahil, uçak, kruvaziyer ve otel paketleri ortaya çıktı. 1970’lerde kruvaziyer sektörü hızla büyüdü. Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 35 Asla Batmaz Gemi: Titanic Yolcu gemisi denince akla ilk gelen zamanının en büyük ve en lüks buharlı yolcu gemisi olan Titanic’tir. ‘Asla batmaz’ denilen Titanic, ilk seferine İngiltere’nin Southampton Limanı’ndan New York’a doğru 10 Nisan 1912’de çıktı. Ancak 14 Nisan’da 23:39’da Titanic, büyük bir buzdağına çarptı ve 15 Nisan sabahı sulara gömüldü. Geminin gözcüsü Frederic Fleet, geminin ön tarafında tam olarak seçilemeyen büyük bir buzdağını son anda fark etmişti. Gemideki iletişimsizlikten kaynaklanan nedenlerle buzdağına çarptığı öne sürülen Titanic’te 1.514 yolcu hayatını kaybetti. Dünya savaşları haricinde en büyük deniz felaketlerinden biri olarak tarihe geçen bu trajik olay, Titanic’i dünyanın en çok tanınan gemisi haline getirdi. Kitap ve filmlere konu olan geminin enkazının 1985 yılında bulunması, Titanic’e ilgiyi yeniden canlandırdı. Batmasının üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen, Titanic hâlâ bir efsane olma özelliğini koruyor. Titanic 2 Projesi 100 yıl önce batan Titanic’in, günümüzde hâlâ ilgi odağı olması bazı yatırımcılara ilham vermeye devam ediyor. Avustralyalı işadamı Profesör Clive Palmer, tüm zorluklara rağmen efsane gemi Titanic’i geri getirmeye kararlı. ‘Titanic 2’ adı verilecek yeni gemi Titanic’in birebir kopyası olacak. 400 milyon pound’a mal olması beklenen ve 2016 yılında denize açılması planlanan gemi için şimdiden rezervasyonlar başladı. Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 37 GÜNÜMÜZDE KRUVAZİYER SEKTÖRÜ Bugün kruvaziyer seyahati, sadece emekli insanlara değil, her yaş ve sosyo-ekonomik düzeyden gelen insanlara hitap eden bir sektör haline geldi. Kruvaziyer artık sadece bir gemi işi değil, aynı zamanda turizm ve eğlence sektörüdür. Krize Rağmen Sürekli Büyüyen Bir Sektör Dünyanın önde gelen kruvaziyer kuruluşu Cruise Lines Association’a (CLIA) göre, tüm krizlere rağmen küresel seyahat endüstrisinin en yüksek hızla büyüyen sektörü kruvaziyer oldu. 19902012 arasındaki dönemde kruvaziyer sektörü yıllık yüzde 7.7 bileşik büyüme sağladı. 2011’de yapılan CLIA araştırmasına göre, 1990’dan bu yana, toplam 191 milyonu aşan kruvaziyer yolcusunun yüzde 68’i son 10 yılda kazanıldı. Gemilerde Büyüme Trendi Daha fazla aktivite ve etkinliği yolcularına sunmak, aynı zamanda yolcu başı maliyetlerini düşürmek isteyen kruvaziyer gemileri giderek büyüdü. 1996 yılında Carnival Destiny ile başlayan trend, bugün de devam ediyor. 100 bin grostonun üzerinde ve bazıları tayfa hariç 6 bin yolcu kapasiteli gemileri bulunan 9 firma, günümüzde de ‘Ne kadar büyük, o kadar iyi’ görüşünü destekliyor. YILLARA GÖRE KRUVAZİYER YOLCU SAYISI yolcu (milyon) 15.1 15.9 16.2 17.6 18.8 19.2 20.3 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 • Kruvaziyer seyahatine çıkan yolcuların yüzde • Yolcuların yüzde 82 94 ’ü deneyimlerinden son derece memnun kalmış. ’si 2 yıl içinde tekrar kruvaziyer tatiline çıkmak istediklerini belirtmiş. • Dünyada otellerin yıllık ortalama doluluk kapasiteleri yüzde 35 ’ken, kruvaziyer gemilerinin doluluk oranı yüzde • Kruvaziyer gemilerinin en popüler destinasyonu Karayipler’dir. Hemen arkasından Akdeniz 100 ’dür. gelir. • Dünyadaki kruvaziyer yolcularının yaklaşık yarısı turlarına Florida limanlarından başlar. (Miami, Port Canaveral ve Fort Lauderdale Limanları.) • Kruvaziyer turları 3 günle başlayıp tüm yıl sürebilir. En çok tercih edilen turlar ise 7 günlüktür. Parkları ve caddeleriyle her biri adeta yüzen birer şehir. Her bir gemi, 6296 yolcu kapasiteli ve 2164 personel kapasitelidir. Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 39 Oasis Of The Seas Allure Of The Seas Royal Caribbean’ın Oasis of the Seas ve Allure of the Seas gemileri 148 metrekare + 81 metrekare balkon Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 41 Riviera Marina Oceania Cruises’un Marina ve Riviera gemileri 186 metre Queen Mary 2 Cunard’ın Queen Mary 2 gemisi 209 metre Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 43 Yolcu Gemilerinde Neler Var? YILLARA GÖRE KRUVAZİYER GEMİ SAYILARI VE KAPASİTELERİ 1998 1999 2000 2001 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 gemi adedi 220 230 237 242 222 245 248 255 282 294 294 277 281 270 284 ortalama yolcu kapasitesi 842 875 917 958 1.071 1.101 1.155 1.179 1.149 1.180 1.266 1.348 1.414 1.497 1.501 9,60% 5,70% 3,30% 3,30% 7,10% 10,00% 0,90% 9,10% 6,60% 5,70% 3,40% 6,10% 1,40% 7,40% % önceki yıla göre kapasite değişimi Modern kruvaziyer gemileri, artık sadece bir ulaşım aracı değil, kendi başına bir eğlence kaynağı olarak görülüyor. Bu yüzden, günden güne büyüyen yolcu gemileri, daha geniş ve lüks kabinler, dünya mutfaklarından oluşan restoran seçenekleri sunuyor. Ayrıca, bar, alışveriş, eğlence, spor gibi birçok aktivite seçeneğini de içinde barındırıyor. Kruvaziyeri Çekici Yapan Avantajlar Neler? • Her sabah yeni bir limanda uyanmak. • Birçok ülkeye gidilmesine rağmen bir defa bavul açmak. • Bir seyahatte, birbirinden farklı birçok etkinliği bir arada bulmak. • Tatilin bütçesinin önceden belli olması nedeniyle seyahat sonunda sürpriz yaşamamak. 1998 Sevgililer Günü’nde, 5000 Modern gemilerde artık yüzme havuzları, spor salonu, kuaför, kuru temizleme, kayıp eşya bürosu, posta servisi, sinema salonu, fotoğrafçı, kütüphane, kumarhane gibi mekânlar yer alıyor. Uluslararası telefonlaşma, ilk yardım, çocuk bakımı, masaj, sağlık, dini hizmetler gibi bir tatilden beklenebileceğinden çok daha fazlasını yolcularına sunuyor. Hatta bu gemilerde artık dağ tırmanışı, buz pateni, golf, dalış, düğün seremonileri gibi değişik aktiviteleri de bulmak mümkün. çift Princess Cruises gemisinde evlilik yeminlerini yeniledi. Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 45 KRUVAZİYER SEYAHATİNE EN ÇOK HANGİ ÜLKELERİN VATANDAŞLARI ÇIKIYOR? (%) 2011 KÜRESEL KRUVAZİYER TURİZMİ YOLCU KAYNAĞI AVRUPA AMERİKA AVRUPA ÜLKELERİNİN PAZAR PAYI (YOLCU SAYISI) Diğer Ülkeler 2.91 (%14) 30 ABD 10.76 (%52) Kanada 0.76 (%4) 52 Birleşik Kırallık Almanya İtalya İspanya Fransa 1.700.000 1.388.000 923.000 703.000 441.000 İskandinavya Benelüks İsviçre Avusturya Diğer AB Ülkeleri 259.000 159.000 121.000 104.000 382.000 (%28) (%4) (%22) (%3) (%15) (%2) (%11) (%2) (%7) (%6) Avrupa 6.18 (%30) 2011 Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 47 Avrupa’da Gemi Üretimi 2012 – 2016 YILLARI ARASI PLANLANAN GEMİ İNŞAALARI HANGİ ÜLKE VATANDAŞLARI EN ÇOK KRUVAZİYER SEYAHATİNE ÇIKIYOR? Yapıldığı Ülke İTALYA ALMANYA FRANSA FİNLANDİYA TOPLAM Gemi Adedi Maliyet (milyon euro) 10 8 3 1 22 4.618 4.753 1.458 411 12.400 Toplam Maliyet Payı (%) 41.1 42.2 13 3.7 100 Avrupa, 40 yılı aşkın süredir, gemi inşaasında lider. İtalya, Almanya, Fransa ve Finlandiya’daki tersaneler, pazarın en önemli tedarikçileri. 2012-2016 yılları arasında, Avrupa’da yapılacak bütün gemilerden bu tersaneler sorumlu. Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 49 KRUVAZİYER SEKTÖRÜNÜN SAĞLADIĞI İSTİHDAM Kruvaziyer Sektörünün Ekonomiye Yansıması Kruvaziyer yolcuları ve mürettebatının toplam harcamaları 2011’de 2010 yılına göre yüzde 10.7 oranında artış göstererek, 3.4 milyar euroya ulaştı. Bu, kruvaziyer sektörünün yarattığı toplam harcamanın yüzde 23’ü gibi önemli bir bölümünü oluşturuyor. Üstelik kruvaziyer yolcuları normal bir turiste göre daha fazla harcama yapıyor. Normal bir turist günde ortalama 37 euro harcıyor. Avrupa limanlarına uğrayan gemideki bir transit kruvaziyer yolcu, her bir liman başına ortalama 99 euro bırakıyor. 2011’de sayıları yaklaşık 14.3 milyonu bulan gemi mürettebatının her bir limandaki ortalama harcama tutarı ise 21.10 euro civarında. 2011 KRUVAZİYER SEKTÖRÜNÜN EKONOMİYE KATKISI (MİLYAR € ) Eğlence / Hizmet Ticaret 28.064 16.126 %5 Üretim 71.719 %9 %23 Gemi İnşaası Değeri 3.84 %26 Diğer Sektörler Kruvaziyer Şirketi Harcamaları 40.104 6.36 %13 %42 Gemi Firmaları 56.959 Transportasyon ve Altyapı %18 41.314 %13 Yolcu ve Mürettebat Harcamaları 3.44 Finansman ve İşletme %23 61.214 1.32 %19 Kruvaziyer sektörü 2011 yılında, Avrupa’da toplam istihdam yarattı. Kruvaziyer Çalışanları Maaşları %9 315,500 kişiye Kruvaziyer sektörü 2011 yılında Avrupa’da direk harcama yaratmıştır. 15 milyar euro Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 51 ANA KRUVAZİYER DESTİNASYONLARI VE PAZAR PAYLARI (%) Yeni Destinasyonlar Yıllar önce sadece ulaşım amaçlı başlayan, zamanla Karayip Turları’nı kapsayan kruvaziyer sektörü, günümüzde global bir sektör hâline gelerek, dünyaya yayıldı. Karayipler’den sonra Avrupa, özellikle Akdeniz kruvaziyer sektörü için çok cazip bir bölge durumuna geldi. Sektördeki payını her yıl artıran Akdeniz Bölgesi’nin parlayan yıldızlarından biri de Türkiye. Bu trendi takip eden gemi firmaları, Yunan Adaları turlarına artık Türkiye’yi de ekliyor. Karayipler/Bahamalar Akdeniz* Kuzey/Batı Avrupa Asya/Pasifik Alaska Güney Amerika Meksika Avusturalya Kanarya Adaları Transatlantik Bermuda Kanada Hint Okyanusu / Kızıl Deniz Hawaii Panama Kanalı Afrika Dünya Turu Antartika İç Sular 2008 2009 2010 2011 2012 39.9 39.5 40.7 40.4 39.3 21.5 20.9 20.0 21.0 20.9 5.8 6.3 7.3 8.3 8.2 6.7 6.0 7.1 5.8 6.0 6.1 5.6 4.5 4.5 4.4 2.4 4.6 4.6 4.9 3.8 7.3 6.3 5.2 3.8 3.0 3.0 1.6 2.0 2.1 1.9 2.4 1.8 1.8 1.6 1.8 1.8 1.6 1.6 1.6 2.0 1.4 1.6 1.5 1.6 1.5 1.4 0.6 1.0 1.0 1.3 1.4 1.4 1.2 1.0 1.1 1.2 0.8 1.0 0.9 1.2 1.0 0.1 0.4 0.3 0.4 0.4 0.1 0.1 0.1 0.1 0.1 0.2 0.1 0.2 0.1 0.1 0.5 0.1 0.1 0.1 0.2 * Türkiye bu pazara dahildir. Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 53 TÜRKİYE VE KRUVAZİYER SEKTÖRÜ TÜRKİYE’DE YILLARA GÖRE GELEN KRUVAZİYER YOLCU SAYISI Türkiye, giderek daha popüler bir kruvaziyer destinasyonu haline geliyor. Dünyanın önde gelen kruvaziyer kuruluşu Cruise Lines Association (CLIA) tarafından 2011’de yapılan araştırmaya göre, lüks kruvaziyer müşterilerinin yüzde 14’ünün tercih ettikleri destinasyon Yunan Adaları ve Türkiye. Dünyanın lider 2 kruvaziyer firması Carnival Corporation ve Royal Caribbean Cruises Ltd.’in Avrupa çıkışlı turları da günden güne artıyor. T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan alınan bilgiler de Türkiye’nin giderek daha popüler bir kruvaziyer destinasyonu olduğunu gösteriyor. 2012’de Türkiye’ye kruvaziyer ile gelen yolcu sayısı, Türkiye’ye gelen toplam turist sayısının yüzde 6.5’ine ulaştı. 2003’te Türkiye’ye 887 gemiyle toplam 582 bin yolcu gelirken, 2012’de bu rakam 1.592 gemi ve 2 milyon 100 bin yolcuya yükseldi. 9 yıl gibi kısa bir zamanda Türkiye’ye gelen gemi sayısında yüzde 82, yolcu sayısında yüzde 270 oranında artış yaşandı. yolcu (milyon) 0.5 0.7 0.6 0.8 1 1.4 1.67 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 1.58 2009 1.68 2.2 2.07 2010 2011 2012 Türkiye’nin kruvaziyer sektörü için artan popülaritesi, Akdeniz havzasındaki destinasyonlara yakınlığı, kültürel zenginliği ve egzotik bir ülke olarak algılanmasına bağlanıyor. 2012 yılında 32 milyon turisti ağırlayan Türkiye, günümüzde Akdeniz’in en popüler ülkelerinden biri. Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 55 Bartın Limanı Sefer Sayısı: 2 Gelen Yolcu Sayısı: 208 İstanbul Limanı Sefer Sayısı: 420 Gelen Yolcu Sayısı: 627.897 Çanakkale Limanı Sefer Sayısı: 23 Gelen Yolcu Sayısı: 4,371 Sinop Limanı Sefer Sayısı: 9 Gelen Yolcu Sayısı: 4,088 Samsun Limanı Sefer Sayısı: 3 Gelen Yolcu Sayısı: 208 Trabzon Limanı Sefer Sayısı: 13 Gelen Yolcu Sayısı: 6,267 2011 TÜRKİYE’DE BULUNAN KRUVAZİYER LİMANLARI Mudanya Limanı Sefer Sayısı: 5 Gelen Yolcu Sayısı: 922 Dikili Limanı 34 17,485 Sefer Sayısı: Gelen Yolcu Sayısı: İzmir Limanı 262 493,533 Sefer Sayısı: Gelen Yolcu Sayısı: Çeşme Limanı Sefer Sayısı: 1 Gelen Yolcu Sayısı: 89 Kuşadası Yolcu Limanı Sefer Sayısı: Gelen Yolcu Sayısı: 574 662.792 Bodrum Yolcu Limanı Sefer Sayısı: Gelen Yolcu Sayısı: Alanya Limanı Kemer Limanı Sefer Sayısı: 0 Gelen Yolcu Sayısı: 0 82 45.914 Sefer Sayısı: Gelen Yolcu Sayısı: 19 22.324 Datça Limanı Sefer Sayısı: 3 Gelen Yolcu Sayısı: 1,041 Güllük Limanı Sefer Sayısı: 3 Gelen Yolcu Sayısı: 1,692 Marmaris Limanı Sefer Sayısı: 84 Gelen Yolcu Sayısı: 170.021 Fethiye Limanı Sefer Sayısı: 5 Gelen Yolcu Sayısı: 1,975 Göcek Limanı Sefer Sayısı: 7 Gelen Yolcu Sayısı: 1,216 Antalya Yolcu Limanı Sefer Sayısı: Gelen Yolcu Sayısı: Kaş Limanı 3 507 Sefer Sayısı: Gelen Yolcu Sayısı: 77 139.795 İskenderun Limanı Sefer Sayısı: 5 Gelen Yolcu Sayısı: 1,308 Taşucu Limanı Sefer Sayısı: 4 Gelen Yolcu Sayısı: 805 Mersin Limanı Sefer Sayısı: 3 Gelen Yolcu Sayısı: 416 Global Liman İşletmeleri’ne Ait Limanlar 2011 TÜRKİYE ANA LİMANLARI VE KRUVAZİYER TRAFİĞİ Ulaştırma Bakanlığı’na göre, 2012 yılında Türkiye’de hizmet veren 22 limanın içindeki en popüler olan 3 liman Kuşadası, İstanbul ve İzmir. 2012’de Türkiye’ye gelen toplam gemilerin yüzde 70’ini ve yolcuların yüzde 85’ini bu 3 liman ağırladı. Türkiye’nin en önde gelen limanı, ilk anda İstanbul olarak düşünülse de gerçek böyle değil. Ulaştırma Bakanlığı verilerine göre, 2011’de 574 kruvaziyer gemisi ve 662 bin 792 yolcuyu ağırlayan Ege Ports – Kuşadası Yolcu Limanı, Türkiye’nin birinci limanı oldu. Kuşadası İstanbul İzmir Marmaris Bodrum Antalya Dikili Çanakkale Alanya Trabzon Sinop Fethiye Güllük İskenderun Göcek gemi sefer sayısı (toplam 1645) gemi sefer sayısına göre pazar payı (%) 574 35 420 26 262 16 84 5 86 5 77 5 34 2 23 1 19 1 13 1 9 1 5 0 3 0 5 0 7 0 Datça Mudanya Taşucu Kaş Mersin Samsun Bartın Çeşme Kemer Tuzla gemi sefer sayısı (toplam 1645) gemi sefer sayısına göre pazar payı (%) 3 0 5 0 4 0 3 0 3 0 3 0 2 0 1 0 0 0 0 0 Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 59 Türkiye’nin Önde Gelen Destinasyonları Antalya Alanya Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, 2011 yılında Türkiye’ye gelen turistlerin yaklaşık yüzde 35’ini Antalya ağırladı. Her yıl 11 milyonun üzerinde turisti ağırlayan Antalya, Türkiye’nin turizm başkenti olarak görülüyor. El değmemiş yeşillikleri, gümüş rengi sahilleri ve 630 kilometreye sığdırılmış 647 mavi bayraklı plaja sahip Antalya, kruvaziyer turizmi için de Akdeniz’in en önemli limanlarından birine sahip. 10 yıl öncesine kadar sakin bir kıyı kasabası olan Alanya, günümüzde geniş plajları ve sadece deniz yoluyla ulaşılan mağaraları ile popüler destinasyonlar arasında yer alıyor. 13. Yüzyıl’dan kalma kale duvarları, sarnıç, bazilikaları ve tarihi tersanesi de yabancı turistleri Alanya’ya çekiyor. Akdeniz sahilinde, Antalya’da yer alan Port Akdeniz Antalya Yolcu Limanı, popüler ve sık ziyaret edilen plajlara, otellere ve golf tesislerine yakınlığı ile öne çıkıyor. Perge, Aspendos ve Sagalassos gibi antik şehirler dâhil, önemli arkeolojik yerlere de yakın olması Antalya’yı turizm açısından cazip hale getiriyor. Ayrıca, Port Akdeniz, 3 gemi firmasıyla sürdürdüğü operasyonlar sayesinde de bölgenin en önemli indi-bindi limanı olma özelliği taşıyor. En popüler yerler: Perge, Aspendos, Side, Sillyon, Hıdırlık Kulesi, Hadrian Kapısı, Kaleiçi, Kesik Minare, Yivli Minare, Antalya Müzesi, Olimpos, Sagalassos, Aya Nikola Kilisesi, Burdur Arkeoloji Müzesi, Manavgat, Kurşunlu ve Düden Şelaleleri. Bodrum Yarımada üzerine kurulu Bodrum, gerek Türk gerekse yabancı turistler için Türkiye’nin en çekici kıyı kentlerinden birisidir. Dünyaca ünlü Aziz Peter Kalesi, beyaz boyalı, mor begonvillerle süslü evlerden oluşan köyleri ve kilometrelerce uzunluktaki kumsalları ve su sporları için ideal alanlarına sahip Bodrum, her yıl yüzbinlerce turisti ağırlıyor. En popüler yerler: Bodrum Kalesi, Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, Mozole, Antik Tiyatro, Knidos, Mindos, Euromos, Şehir Merkezi. En popüler yerler: Tersane, Alanya Kalesi, Şehir Merkezi İstanbul İstanbul, Akdeniz’i Karadeniz’e bağlayan ve Avrupa’yı Asya’dan ayıran çok önemli bir destinasyondur. İstanbul, ‘Doğuya açılan kapı’ olarak da bilinir. Tarihi M.Ö. 5. Yüzyıl’a Bizans İmparatorluğu’na kadar dayanan şehir, Bizans ve Osmanlı İmparatorlukları’ndan miras kalan tarihi zenginliğinin yanı sıra modern ve geleneksel kültürü bir arada barındırır. Uygun bir altyapıya kavuşturulması durumunda Avrupa’nın en popüler limanlarından biri olan Pire Limanı’na rakip olabilecek bir kapasiteye sahiptir. Popüler yerler: Topkapı Sarayı, Aya Sofya, Sultanahmet Camii, Kapalı Çarşı, Süleymaniye Camii, Mısır Çarşısı, Türk ve İslâm Eserleri Müzesi. Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 61 Kuşadası Marmaris Dünyanın en önemli tarihi miraslarından biri ve Türkiye’nin en çok ziyaret edilen üçüncü sit alanı Efes Antik Kent’in yanında bulunan Kuşadası, eşsiz dünya mirasına açılan bir kapıdır. Dünyanın en önemli sit alanlarından biri olan ve yılda 1.8 milyon kişinin ziyaret ettiği Pompei ile yarışan Efes, yılda 1.6 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. Önemli hac alanları arasında yer alan Meryem Ana’nın Evi’nin de Kuşadası’na çok yakın olması, bölgenin önemini artırıyor. Marmaris Limanı, günümüzde Türkiye’nin önemli limanlarından biridir. Eski bir balıkçı kasabası olan Marmaris’in tarihi M.Ö. 3000’li yıllara dayanır. Marmaris Limanı, tarihi kalesi ve çarşısı, Atatürk Caddesi ve kıyı şeridiyle dikkat çeken Marmaris’le bütünleşmiştir. Kuşadası, Ege kıyılarının en tarihi ve en canlı tatil kasabalarından biri olmasının yanı sıra, Türkiye’nin en çok ziyaret edilen kruvaziyer limanına da sahiptir. Türkiye’nin en popüler kruvaziyer destinasyonu Kuşadası’dır. Limanın hemen yanında bulunan mağaza ve kafelerle çevrili sahil şeridi, eski şehir duvarları içindeki tarihi çarşısı, evleri ve camiinin yanısıra, karadan bir set ile gidilen Güvercin Adası ve eşsiz plajlar, Kuşadası’nın çekiciliğini artırmaktadır. En popüler yerler: Loryma, Dalyan Nehri, Kaunos, Şehir Merkezi. İzmir Türkiye’nin üçüncü en büyük şehri ve önemli limanlarından biri olan İzmir’in tarihi, M.Ö. 5. Yüzyıl’a dayanır. Türkiye’nin ikinci büyük tarihi çarşısına ve sahil boyunca uzanan muhteşem kumsallara sahip olan İzmir, önemli turizm bölgelerinden biridir. En popüler yerler: Agora, İzmir Arkeoloji Müzesi, Kordon, Kemeraltı. En popüler yerler: Efes Antik Kenti, Meryem Ana’nın evi, Aziz John Bazilikası, Efes Müzesi, Artemis Tapınağı, Priene, Şirince Köyü, Milet, Didim, şehir merkezi. Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 63 GLOBAL LİMAN İŞLETMELERİ VE KRUVAZİYER SEKTÖRÜ Nisan 2004’te kurulan Global Liman İşletmeleri; portföyündeki önde gelen 3 kruvaziyer ve ticaret limanının işletmecisi olarak Türkiye’deki yegâne liman grubu ve operatörüdür. 2003’ten bu yana, Global Liman Grubu, her biri güçlü piyasa talebi temelleri ile ayrıcalıklı hinterland erişimi sunan, Türkiye’de stratejik konumlandırılan limanlardan oluşan bir portföy geliştirdi. Efes’e Açılan Kapı Lüks Kruvaziyer Destinasyonuna Erişim Türk Rivierası’na ve Türkiye Sanayisinin Merkezine Giriş Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 65 Global Liman İşletmelerinin Avrupa’daki Yeri Avrupa’nın İlk 30 Limanı Global Liman İşletmeleri, 2011’de portföyündeki limanlara gelen 848 bin 618 yolcu ile Akdeniz limanları sıralamasında 9. sıraya yerleşmiştir. Avrupa’da bulunan 51 kruvaziyer firmasından 42’sine hizmet veren Global Liman İşletmeleri, bu alanda yaklaşık yüzde 84 pazar payına sahip. 2012’de toplamda 112 farklı gemiye hizmet veren Global Liman İşletmeleri, 683 gemi seferi ve limanlarında ağırladığı 777 bin 791 yolcuyla Türkiye pazarının yüzde 40’ını elinde bulunduruyor. yolcu sayısı 2011 yolcu sayısı 2011 yolcu sayısı 2011 GLİ Limanları Barselona Civitavecchia Venedik Pire Palma de Mallorca Napoli Livorno Dubrovnik 1. 2. 3. 4. 5. 6. 7. 8. 1,175,330 1,154,750 970,550 899,660 İstanbul Malaga Korfu Funchal Tenerife 18. 19. 20. 21. 22. 587,780 566,740 543,200 540,180 2.500.000 2,402,900 1,806,000 1,566,500 9. Santorini Savona 10. 11. 848,501 842,000 757,140 Kuşadası Katakolon Mikonos Tunis (La Goulette) 12. 13. 14. 15. 16. 744,350 737,000 720,000 714,100 681,550 Cenova Marsilya 17. 662.792 608,800 Rodos Nis-Vilfranş Korsika Bari Valensiya Girit Valletta Messina Las Palmas 23. 24. 25. 26. 27. 28. 29. 30. 31. 529,000 478,480 477,680 451,350 447,540 444,600 438,540 469,040 395,800 Türkiye Kruvaziyer Sektörü / Kruvaziyer Turizminin Doğuşu / 67 2. BÖLÜM GLOBAL LİMAN İŞLETMELERİ KURULUŞ SERÜVENİ VE GLOBAL LİMAN İŞLETMELERİ’NDEN PORTRELER Erol GÖKER Global Menkul Değerler Yönetim Kurulu Başkanı Global Yatırım Holding A.Ş. Başkan Vekili 1979 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu. Lisansüstü eğitimine aynı üniversitenin Ekonomi Bölümü’nde devam etti. 1979-1984 yılları arasında Maliye Bakanlığı’nda Hesap Uzmanı olarak görev yaptı. 1984-1988 arasında Sermaye Piyasası Kurulu’nda (SPK) denetçi olarak çalıştı. Kariyerine özel sektörde devam etme kararı aldıktan sonra, 1988-1990 yılları arasında Net Holding’de Sermaye Piyasası ve Denetim Koordinatörü olarak görev yaptı. 1990 yılında kurucusu olduğu Global Menkul Değerler’de Genel Müdür olarak çalışmaya başladı. Halen aynı şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve Global Yatırım Holding A.Ş. Başkan Vekilliği görevlerini sürdürüyor. Erol Göker’in Gözünden GLİ’nin Başarı Öyküsü Erol Göker, Global Liman İşletmeleri’nin 2004 yılında kurulmasından bugüne geldiği noktayı, 3 kruvaziyer ve ticaret limanı işletmecisine dönüşmesine kadar yaşananları şöyle anlatıyor: “1990’lı yılların başıydı. Henüz ciddi turizm hareketi yoktu. Türkiye’de kruvaziyer turizmi de çok ilkeldi. Sadece birkaç Yunan gemisi Türkiye’ye rutin turlar yapıyordu. O zamanlar biz büyük bir turizm holdinginde çalışıyorduk. ‘Acaba Türkiye’de turizm gelişmeye nerden başlayacak?’ diye düşünüyorduk. Dünyada en hızlı gelişen sektörlerden biri kruvaziyer turizmiydi. Yaptığımız araştırmalar sonucunda turizm sektörünün geleceğinin kruvaziyerde olduğunu tespit ettik. Türkiye’deki geleneksel kruvaziyer turizmi Yunan gemilerinin İstanbul ve Kuşadası’na seferleri şeklindeydi. Yunanistan’da ise denizcilikte çok gelişmişti.” Liman İşletmeciliğine Yılların Emeği “Bu durum bizi turizme eleştirel açıdan bakmaya sevk etti. Türkiye’nin sahip olduğu limanların işletilmesinin gerekli olduğunu düşündük. Ben uzun yıllar bu işe emek verdim. O yıllarda Türkiye’de özelleştirme gündemde olan bir konu değildi. Dönemin hükümetlerine Türkiye’ye daha fazla turist getirmenin en kestirme ve en kârlı yolunun kruvaziyer olduğunu anlattık. Çünkü, kruvaziyer turizmiyle gelen turistler, hem zengin hem de ülke için az maliyetli… Havaalanı yapmanıza, güvenlik sağlamanıza gerek yok. Üstelik, getirisi maksimum düzeyde. Dünyanın trendi de hızla bu yönde ilerliyor. Kuşadası özelleştirmeye açılsın diye uzun yıllar çok uğraştık.” Yolumuz Ortağımız Erkunt Öner İle Kesişti “Global Yatırım Holding’i kurduktan sonra da bunun takipçisi olmayı sürdürdük. 2000’li yıllara kadar Türkiye’yi buna hazırladık ve büyük ölçüde ikna ettik. Denizcilik konusundaki ilk özel- leştirme, Kuşadası’nın özelleştirilmesi büyük bir çığır açtı. Devletin bu kararının ardından biz de bunu nasıl kurabileceğimize ve işletebileceğimize dair araştırmalara başladık. Bu süreçte yolumuz, Türkiye’deki turizmi kuran ve doyeni sayılacak kadar turizme ve özellikle kruvaizyer sektörünün doyeni sayılacak Erkunt Öner ile kesişti. Erkunt Öner Tura Turizm acentesini 1966 yılında kurmuştur ve sadece Türkiye’ye gelen yabancı turistlere hizmet vermemiştir, aynı zamanda Türk’lerin yurt dışında tatil yapabilmesi için çok alternatif sunmuştur. Limanlarımızın bugünkü haline gelmesinde Erkunt Öner ve Global Liman İşletmeleri Pazarlama Direktörü Figen Ayan’ın katkıları çok büyük. Aynı dönemde dünyada da kruvaziyer sektörü konsültasyona gitti. Carnival Corporation ve Royal Caribbean Cruises Ltd. kruvaziyer turizmi bünyesinde topladı. Bu daha sonra ikisi arasında rekabete dönüştü. İlk kez, 1990’li yıllarda Miami’deki turizm fuarına gittik. O güne kadar Türkiye’nin adı turizm sektöründe duyulmamıştı. Dünyadaki birçok turizm limanının içinde Türkiye’deki limanlar yoktu.” Kuşadası Limanı / Global Liman İşletmeleri / 71 Royal Caribbean Cruises Ltd. İle İlk Temas İstanbul’un Daha İyi Pazarlanması Gerekiyor “Bu durum, bizi de bu şirketlerden biriyle ortaklık yapmaya sevk etti. Royal Caribbean Cruises Ltd. ile ilk temasları Miami’de Seatrade Cruise Shipping fuarında kurduk. Türkiye’nin büyük potansiyelini ve turizm alanında gelişebilecek gücünü anlattık. Amerikalı turizm şirketleri de bu fuarda tekrar Avrupa turizm sektörüne dönmeyi tartışıyorlardı. 1970’lerdeki bir uçak kaçırma olayının ardından kruvaziyer şirketleri Avrupa’ya seferlerini azaltmıştı. Bu dönüşüm konusunda kararsızlardı biz de yeni bir model önerdik: “Türkiye, kruvaziyer turizmini daha da geliştirebilir, ama bunun için İstanbul’u daha iyi pazarlanması gerekiyor. Gerek Zeytinburnu Limanı, gerekse Haydarpaşa Limanı kruvaziyer turizminde kullanılabilir. Bizim Salıpazarı Projesi de burada etkin rol oynayabilir. İstanbul’un Tarihi Yarımada bölümü gerçek bir turizm şehrine dönüştürülebilirse, kruvaziyer sayesinde turizm gelirlerini katlayabilir. ‘Gelin limanı beraber işletelim, dev gemilerinizin seferlerini arttırın.’ “İstanbul ve Kuşadası’nın en uygun limanlar olabileceğini anlattık. Onları davet ettik ve birlikte Türkiye’nin bazı yerlerini gezdik. İlmik ilmik dokuduğumuz bu sürecin ardından 3 ortak olarak ihaleye girdik ve ikinci olduk. Birinciliği kazanan şirket, ihalenin şartlarını yerine getirmeyince ihale bize kaldı. Şirket kurma sürecinde Akfen’i dördüncü ortak olarak aldık. Başlangıçta Global Liman İşletmesi ayrı, Kuşadası ayrı bir liman işletmesi olacaktı. Daha sonraki yılda ortaklık yapısını değiştirdik ve bütün hisselerimizi Global Yatırım Holding’e devrettik. Böylece, Royal Carib- bean Cruises Ltd. ve Global Yatırım Holding ortak oldu.” Kuşadası’nın Fiziki Şartlarını İyileştirdik “İlk aldığımızda Kuşadası Limanı son derece kötüydü. İlk olarak limanın fiziki şartlarını ve güvenlik sistemini iyileştirmek için hızla yatırım yapmaya başladık. Alışveriş merkezini, terminal binasını yaptık. Bu süreçte aldığımız en iyi karar Royal Caribbean Cruises Ltd.’i ortak almak oldu. Onlar da sözlerini tuttu ve Türkiye’ye seferleri artırdı. 2003 yıllarında 6 sefer yaparken, şu anda sadece Kuşadası limanına 100 sefer üzeri yapmakta. Kruvaziyer turizmi, açtığımız yolda ilerledi ve gelişti. Kuşadası Limanı’nın kapasitesinin dolmasıyla önce İzmir Limanı, ardından Antalya ve Bodrum limanları bu alanda gelişme gösterdi. İkinci yılımızda Antalya Limanı’nı da kruvaziyer limanına dönüştürdük. Royal Caribbean’ın internet sitesinde yıllardır Kuşadası’nı ana liman olarak görürüz. Bu da stratejimizin doğruluğunu kanıtlıyor. Royal Caribbean Cruises Ltd. ile olan ortaklığımızın 10 yıldan fazladır başarıyla yürümesi de başarılı bir model kurduğumuzu gösteriyor.” Türkiye’nin Avrupa’daki “hub” limanı (indi bindi limanı) ve Karadeniz’e açılan bir kapı olması İstanbul’u, kruvaziyerde dünyanın en önemli turizm merkezine dönüştürebilir. İstanbul’un böyle bir potansiyeli hep vardı. 1990’lı yıllarda yaptığımız araştırmalar da bu yöndeydi. İstanbul’un Türkiye’nin finans merkezi olduğunu da düşünürsek dünyanın en önemli metropollerinden biri olma şansı çok büyük.” Liman Güvenliğini İlk Biz Vurguladık “Kruvaziyer turizminde öncü ve lider bir şirket olduğumuz için mutluyuz. Dünya kruvaziyer yönetimi stratejisine de önemli katkılarımız oldu. Gemi sahibi şirket ve organizasyonları limanlara yönelttik. Bizden önce böyle bir durum söz konusu değildi. Artık tur şirketlerinin muhtelif merkezlerde kendi limanları var. Hem Karayipler’de hem Uzakdoğu’da rakip şirketler hızla kendilerine liman almaya başladı. Güvenlik konseptini de dünyada ilk biz ortaya koyduk. Liman güvenliğinin önemine dikkat çektik. Böylece dünyadaki iş modelini değiştirdik ve örnek olduk. Bu da, globalleşmenin bir parçası. Kuşadası’nda kurduğumuz Scala Nuova Alışveriş Merkezi Türkiye’de eğlence sektörüne yönelik olarak limanla bağlantılı iş modellerini de dünyaya ihraç ettik. Uygun şartlar olduğunda bu iş modelimizi başka ülkelerde de uygulayabileceğimiz fırsat arayışı içindeyiz. Dünya kruvaziyer turizmine pek çok katkı yapan ve başarılı sonuçlar alan bir şirket olarak, diğer ülkelerde de faaliyetlerimizin olmasını arzu ediyoruz.” Limanın Ortasındaki Dev Türk Bayrağı “Geçmişte limana gelen gemiler Kuşadası’nı Yunan adası diye tanıtırmış. Yunan gemileri geldiğinde Türk bayraklarını indirirmiş. Biz, bu acı tabloyu değiştirdik. Limanın ortasındaki büyük Türk bayrağını da o günlerin anısına diktik.” Kuşadası Limanı / Global Liman İşletmeleri / 73 Mehmet KUTMAN Mehmet Kutman’in Gözünden Denizcilik Sektörü ve Türk Limanları Global Yatırım Holding A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı “17. Yüzyıl’a kadar, birçok mal, sadece deniz yoluyla taşınıyordu. Sanayi Devrimi’yle birlikte dünya pazarlarına yönelik üretime başlandı. Bu da büyük gemilerin yapılmasını gerektirdi. Cumhuriyet Türkiye’si 1923’te 35 bin grostonluk bir filo devralmıştı. Filo, 10 yılda yaklaşık 3 kat artarak 99 bin 500 grostona çıktı. 1960 yılında Paris’te doğdu. Babasının hakim olması nedeniyle ilkokulu Ankara’da Lecole de L’Ambassade Française’de okudu. 1968’de İstanbul St Josef Lisesi’ni kazanınca ailesi de İstanbul’a taşındı. 1973’te bu okulu başarıyla bitirdi ve Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni kazandı. Eğitim hayatının yanı sıra iş hayatını da yakından tanımak için Zihni Denizcilik Şirketi’nde İhracat ve Gemi Broker’lığı yaptı. 1977’de üniversiteden mezun olduktan sonra Amerika’ya gitti. Teksas Üniversitesi’nde MBA programını tamamladıktan sonra 1982’de Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak Philio Bush & Associates of London’da çalışmaya başladı. 1984’te Dallas’da Sexton Inc. şirketinde Başkan Yardımcısı olarak görev aldı. 1987’de North Carolina National Bank’ta çalışmaya başladı. 1989’da Türkiye’ye döndü ve Net Holding’de Proje Müdürü olarak çalışmaya başladı. 1980’den sonra ekonomisini dışa açmak isteyen Türkiye’de de deniz taşımacılığı hızla gelişmeye başladı. Türk Deniz Ticaret Filosu 1980’de 1,7 milyon groston iken, 1984’te 3,8 milyon grostona yükseldi. Hava yoluna göre 14 kat, kara yoluna göre 7, demir yoluna göre de 3,5 kat daha ucuz olması da deniz taşımacılığına ilgiyi artırdı. O yıllarda gelişmekte olan Türk Borsa’sına ilgi duymaya başladı. 1990’da Net Holding ortaklığı olan Global Menkul Değerler Anonim Şirketi’ni kurdu ve halen sürdürmekte olduğu Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlendi. Global Menkul Değerler A.Ş. yabancı sermayenin Türk sermaye piyasalarına girmesinde büyük rol oynadı. Anadolu Endüstri Holding bünyesindeki Efes İçecek Grubu’nun yabancı yatırımcılara satılmasında büyük başarı sağladı. Bu şirketteki Yönetim Kurulu Üyeliği’nin yanı sıra Alarko Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.’de Yönetim Kurulu Üyeliği de yaptı. TÜSİAD üyesi olan Mehmet Kutman, kurulmasına katkıda bulunduğu ‘Finans Kulüp’te Yönetim Kurulu Üyeliği görevini de yürüttü. Boğaziçi Üniversitesi’nden BA (Onur) ve Texas Üniversitesi’nden MBA derecelerine sahip olan Kutman, şirketin kurucu ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı. Kutman, Fransızca ve İngilizce biliyor. payı yüzde 87. Kabotaj Hakkı diye tanımlanan iç taşımacılığın, ulaştırma sektörü içindeki payı ise yük taşımacılığında yüzde 5, yolcu taşımacılığında yüzde 0,3’tür.” Port Akdeniz - Antalya Limanı Asya krizinin atlatılmasından sonra canlanan ticareti sayesinde, dünya taşımacılık hizmetleri de yüzde 6 artarak, 330 milyar dolara ulaştı. Taşımacılık hizmetleri, bugün dünya hizmet ihracı içinde yüzde 23 gibi önemli bir paya sahip. Türkiye’nin dış ticaret taşımacılığında, deniz yolunun Yükümüzü Yabancı Bayraklı Gemiler Taşıyor “Türkiye’nin dış ticaret taşımacılığının yüzde 69’u yabancı bayraklı, yüzde 31’i Türk bayraklı gemiler tarafından yapılıyor. Yabancı bayraklı gemilerin taşıdığı 78,2 milyon ton yük karşılığında, her yıl 2,5 milyar dolar navlun dışarıya transfer ediliyor. Dünyada ve Türkiye’deki genel taşımacılık rakamları karşılaştırıldığında, Türkiye’nin 300 milyar dolarlık toplamdan sadece yüzde 1 pay aldığı görülüyor. Komşumuz Yunanistan ise yılda 60 milyar dolar kazanarak toplamdan yüzde 17’sini alıyor. Yani, bu konuda Türkiye’den 17 kat daha başarılı. Dünyada da son yıllarda Çin, deniz taşımacılığında söz sahibi olmak istiyor. Hatta pazarın yüzde 10’unu kontrol etmeyi hedefliyor. Bu amaçla Pire Limanı’na ortak oldu. Türkiye’de Pire Limanı’na rakip olabilecek yer ise Çandarlı Limanı’dır.” Kuşadası Limanı / Global Liman İşletmeleri / 75 Karadeniz Demiryoluyla Akdeniz’e Bağlanmalı Türkiye’de Liman İşletmeciliğinin Önemli Bir Bölümü İzmir “Türkiye, gemi taşımacılığında hedefi, iki aşamada ele alabilir. İlk aşamada, 5 yıl içinde bu pay yüzde 5’e ve yılda 15 milyar dolara çıkarılmalı. İkinci aşamada ise yüzde 10 pay ve yılda 30 milyar dolara yükseltilmeli. Gemi taşımacılığı, aynı zamanda bir ülkenin gelişmişlik göstergelerinden biridir. Türkiye bu konuda elini çabuk tutmalı. İlk etapta, Karadeniz’in demiryolu ağıyla Akdeniz’e bağlanması gerekir.” “Türkiye’de liman işletmeciliği özel sektöre devredildikten sonra, çok şanslı bir konuma geldi. Özelleştirilmeyen sadece İzmir Limanı kaldı. Türkiye’de liman işletmeciliğinin önemli bir bölümü İzmir ve Derince’den geçiyor. Kruvaziyer Limanlarına İhtiyaç Var “Limanları ikiye ayırmak gerekir. Birincisi konteyner taşıyan normal limanlar, diğeri kruvaziyer limanları. Kruvaziyer Limancılığı, çok farklı bir sektördür. Dünyada genellikle kruvaziyer limanları, kruvaziyer şirketlerine aittir. Dünyada zaten 2 büyük kruvaziyer şirketi var. Biri, Carnival Corporation, diğeri Royal Caribbean Cruises Ltd.’dir. Royal Caribbean da bizim Kuşadası Limanı’ndaki ortağımızdır. Ailemin Bir Kolu Armatör “Benim ailemin bir kolu armatör… 1960’lardan beri bu dünyanın içinde olan bir aileye mensubum. Sektöre yeni giren yatırımcılarla deniz ulaşımındaki yerimiz, günden güne ilerleyecektir.” İstanbul’da bir kruvaziyer limanına ihtiyaç olduğu kesin. Salıpazarı limanı, Haydarpaşa limanı, Z Port… Bunların üçü de İstanbul için gerekli. Özellikle Z Port, çok doğru bir projedir.” Limanların Dönüşümdeki Rolü İstanbul’a 1 Milyon Turist Gelebilir “Bugün kruvaziyerle Türkiye’ye gelen turistlerin büyük bir çoğunluğu Barcelona ya da Roma’ya ulaşmak için Civitavecchia limanından yola çıkıyor. İstanbul bir ‘turn around’ (indi-bindi) limanı olabilir. Biz, bunu Antalya’da başarabildik. 20 bin olan yolcu sayısını 200 bine çıkardık. Bu rakamı, önümüzdeki 2 yılda 400 bine çıkarmayı hedefliyoruz. İstanbul’a gelen turistin gece otelde konaklayıp ertesi gün gemiye binmesini sağlayacak bir ortam oluşturulursa İstanbul’a yılda en az bir milyon turist gelebilir.” Port Akdeniz - Antalya Limanı Ege Ports - Kuşadası Yolcu Limanı “Türkiye, bugün çok şanslı bir konumda. Ortadoğu’da ve Afrika’da birçok sorun yaşanıyor. Çevremizde adeta bir yangın var, ancak, yangından korkmamak gerek çünkü en güçlü ağaçlar, yangından sonra yetişir. Dünyada büyüme hızını yakalayacak olan yerler Afrika ve Ortadoğu’dur. Türk limanlarının, Türk yatırımcılarının bu değişimdeki, dönüşümdeki rolü çok yüksek.”” Kuşadası Limanı / Global Liman İşletmeleri / 77 ON YILLIK SERÜVEN Arpak DEMİRCAN Güray AKYÜZ Genel Müdür Yardımcısı Global Liman İşletmeleri Klavuz Kaptan - Ege Ports “Uluslararası ödüllerle taçlandırılan limanımızı ziyaret eden binlerce kaptanın, limanımızın ‘dünya limanı haline geldiğini’ söylemelerinden büyük onur ve mutluluk duymaktayım.” “Mayıs 2005’te Ege Ports’a demir attığım gün, hayatımın rotasının muhteşem bir şekilde değişeceğini bilebilir miydim?” “2004 yılında tanıştığım ‘kruvaziyer’ kelimesinin, hayatımın bu denli geniş bir kısmını kaplayacağını düşünemezdim. Yeni limanları portföyümüze katmak için, sürekli seyahat ve toplantıların beni beklediğini tahmin edemezdim. “ Vira vira, yeni limanlara doğru.“ Eşber OKAYER “Kesin olan şey şu ki, nice fırtınalar atlattık biz bu denizde ama her zaman en güvenilir limanımız oldu Ege Ports.” Kuşadası Yolcu Limanı alındı. Global Liman İşletmeleri kuruldu 2005 Kuşadası Terminal Binası ve Scala Nouva Alışveriş Merkezi’nin kapıları açıldı Özkan YAVAŞER İdari Personel - Ege Ports Scala Nuova Alışveriş Merkezi Müdürü Port Akdeniz - Antalya Limanı’na ortak olundu. Servis Personeli - Ege Ports “Turizm Bakanı’mızın katılımı ve Anadolu Ateşi Grubu’nun eşsiz dans gösterisi ile unutulmaz anlar yaşadığım, dünyanın en büyük gemilerinden ”Emerald Princess’in” 2007 yılında limanımıza ilk yolcularıyla gelişinde, şirketimizin ve bu sektörün Türkiye için önemini çok daha iyi anladım.” “9 yıldır çalıştığım bu otopark, tüm gemilerin operasyonunun kalbidir. Çok kısa sürede 20 bin yolcunun sorunsuz bir şekilde Efes’e giden yoludur.” İbrahim UZUN 2006 Füsun ÖZKAN İdari Personel - Ege Ports “Kuşadası ekonomisinin kruvaziyer turizmi üzerine kurulu olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Kuşadası, dünya kruvaziyer pazarında son derece popüler. Kuşadası’na sürekli olarak artan bir talep var. Limanı işleten kuruluş olarak bizlerin bu konuda çok tecrübeli olması ve şirketimizin yeni yatırımlarla büyümeyi ilke edinmesi de Kuşadası’nın gelecekte çok daha popüler olmasını sağlayacak.” “Kuşadası Ege Ports Limanı’nda çalıştığım süre boyunca gördüklerim, duyduklarım, yaşadıklarım bir kitap olurdu. Bugün bu kitap gerçek oldu.” 2004 Aykut YILMAZ Genel Müdür Ege Ports - Kuşadası Yolcu Limanı Bodrum Yolcu Limanı Mali İşler Müdürü Global Liman İşletmeleri Liman Hizmetleri Müdürü Ege Ports – Bodrum Yolcu Limanı 2003 Aziz GÜNGÖR Ferdağ ILDIR “Gün doğarken başlayan bir operasyonun ardından, gelen turistlerin alışveriş keyfi başlar Kuşadası çarşılarında ve Scala Nuova’da. Kuyumcu, halıcı ve hediyelik eşya dükkanları derken zamanın geçmesini umursamadan Kuşadası’nın keyfini çıkarır binlerce turist.” 2007 Kruvaziyer sektörünün önde gelen kuruluşlarından olan Kruvaziyer Hatları Uluslararası Birliği’ne (CLIA), Medcruise ve Avrupa Kruvaziyer Konseyi’ne (ECC) üye olundu. Yavuz OGÜN Güvenlik Müdürü ve PFSO Ege Ports “ABD’ de düzenlenen Uluslararası Kruvaziyer İşletmecileri Birliği Liderlik Forumu Konferansı’nda Ege Ports tarafından işletilen Kuşadası Limanı’mızın ‘Dünyanın En İyi Emniyet ve Güvenlik Hizmeti’ sunan limanı ilan edilmesi, iş hayatımın en anlamlı ve en güzel olayıydı. Limanımızın ve departmanımın bu şekilde kabul görmesi bana büyük bir onur verdi.” 2008 Bodrum Yolcu Limanı’nın %60’ı alındı. Erkan ÖZTUNALI Kruvaziyer Operasyon Sorumlusu Port Akdeniz – Antalya Limanı Mali İşler Şefi - Ege Ports ”Hemen gel işe başla’ denilmesiyle, dünyaya açılan bir şirketin kuruluşunda, gelişiminde ve büyüme sürecinde bulundum. Emek verdiğim bu şirketin bir parçası olduğum için gurur ve mutluluk duyuyorum.” “Ülke turizminde önemli bir yeri olan Bodrum için gemilerin yanabileceği bir liman yıllarca özlem duyulan bir konuydu. Gemilerle gelen yolcuların limanımızın yanı sıra Bodrum esnafına da verdiği katkı tartışılmaz. Dolayısı ile gemiyle gelen yolculardaki artış aynı oranda önce Bodrum, sonra da ülkemiz için hem ekonomik hem de tanıtım anlamında katkı sağlayacaktır.” Ezgi AKMENEK Nur GEÇER Selma TAŞKIRAN Muhasebe Şefi Bodrum Yolcu Limanı “Limanımıza gelen kaptanlara ‘hoşgeldiniz’ demek amacı ile ‘bridge’ denilen kaptan köşküne ilk çıktığım günlerde kafamda oluşan kaptan imajı değişip zamanla bir kaptan olmanın çok daha fazlasını gerektirdiğini anladım. Bu ailenin bir üyesi olmaktan gurur ve mutluluk duyuyorum.” Eslin MALKİ Avukat Global Liman İşletmeleri Pazarlama Uzmanı Global Liman İşletmeleri “Mesleğimin bu kadar keyifli hale gelmesinin kaynağıdır Kuşadası, Bodrum ve Antalya Limanları.” “İş seyahatlerimize kruvaziyer gemileri ile çıkmasak da, dünyanın önde gelen limanlarını görüp vizyonumu genişlettiğim ve bu limanlar arasında Ege ve Akdeniz’de lider konumda bulunan Global Liman Ailesi’nin bir parçası olduğum için çok mutluyum.” Serkan TORUM Klavuz Kaptan Bodrum Yolcu Limanı “Limanımıza günü birlik gelen küçük geminin, herhalde Bodrum’u çok sevdiğinden, gemi kalkışından tam bir gün sonra limana çıkagelmesi beni çok şaşırtmıştı.” 2009 Dünyanın en büyük gemisi Navigator of the Seas Türkiye’de ilk defa Kuşadası Limanı’na geldi. 2010 2011 Port Akdeniz – Antalya Limanı’nın %100’ü alındı. Ege Ports – Kuşadası Yolcu Limanı ve Bodrum Yolcu Limanı rıhtım uzatması gerçekleşti. 2012 Medcruise Yönetim Kurulu’na katılındı ve FCCA’e üye olundu. 2013 Ege Ports – Kuşadası Yolcu Limanı’nda 5 milyonuncu yolcunun gelişi coşkuyla kutlandı. 3. BÖLÜM EGE PORTS KUŞADASI LİMANI KUŞADASI LİMANI’NIN TARİHÇESİ Günümüzde Akdeniz’in en önemli kruvaziyer limanlarından biri olan Kuşadası Limanı, 1960’larda inşa edildi. 1973 yılında hizmete açılan Kuşadası, tarihi ve doğal zenginlikleriyle öne çıkarak önemli bir liman haline geldi. Efes, Artemis Tapınağı, Meryem Ana Evi, St. John Bazilikası, Priene, Miletus, Didim, Claros gibi pek çok tarihi ve kutsal mekana olan yakınlığı, Kuşadası’nın turizmle erken tanışmasını sağladı. Kuşadası’nın sahip olduğu tüm bu zenginlikler, limana yanaşmak isteyen yolcu ve ro-ro gemilerinin sayısını artırınca, ikinci bir iskeleye ihtiyaç doğdu. 1990’da yapımına başlanan ikinci iskele, bir yıl sonra hizmete alındı. Ancak bu yeterli olmadı. Zaman içinde artan gemi trafiğini karşılamak için birinci iskele 25 metre, ikinci iskele 50 metre uzatıldı. Temmuz 2003’te özelleştirilen Kuşadası Limanı, Ege Liman İşletmeleri A.Ş. (Ege Ports) tarafından işletilmeye başlandı. KUŞADASI LİMANI İLE İLGİLİ TEKNİK BİLGİLER 1 S Ç: 19 m 33 m Toplam İskele 2 Rıhtım: 78 U: 387 m S Ç: 11 m 35 m S Ç: 19 m Uzunluğu 413 m min. S Ç: 9 m maks. S Ç: 19 m S Ç: 11 m G: 13,7 m 3 Rıhtım: 5 -6 U: 331 m min. S Ç: 9 m maks. S Ç: 19 m S Ç: 6 m U: 26 m S Ç: 3,5 m S Ç: 18 m Rıhtım :3 U: 253 -4 m 31 m S Ç: 18 m U: 140 m min. S Ç : maks. S 9 m Ç: 18 m Rıhtım : U: 300 1-2 m min. S Ç maks. : 9 m S Ç: 18 m U: Uzunluk S Ç: Su Çekimi G: Genişlik 14,3 m 1 2 13,9 m 14,3 m 3 13,9 m Sürekli büyüyen gemi trendini yakalamak ve yoğun gemi trafiğini karşılayabilmek için Haziran 2011’de Kuşadası Limanı’ndaki iki iskele de uzatıldı. Bu uzatma çalışmalarında dolfen tekniği kullanıldı.* *Gemilerin bağlandığı ya da yaslandığı kara ile bağlantısı olmayan deniz yapılarıdır. Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 85 ÖZELLEŞTİRME SONRASI KUŞADASI LİMANI Özelleştirmenin Trafiğe Pozitif Etkileri 2004 – 2011 KUŞADASI LİMANI YOLCU TRAFİĞİ 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 Kruvaziyer Sefer Sayısı 347 444 499 613 646 616 536 574 Kruvaziyer Yolcu Sayısı 215,094 295,219 368,696 466,639 557,515 568,179 491,796 662,792 Feribot Sefer Sayısı 738 711 675 682 685 714 680 606 Feribot Yolcu Sayısı 59,711 64,122 56,253 76,190 68,921 67,839 62,811 61,929 Toplam Sefer Sayısı 1085 274,805 1155 359,341 1174 424,949 1295 542,829 1331 626,436 1330 636,018 1216 554,607 1180 724,721 Toplam Yolcu Sayısı 2003 yılında özelleştirilmesinden sonra Kuşadası Limanı’nın hem limanda hem de çevresinde büyük çaplı iyileştirme ve geliştirme yapıldı. Yapılan bu çalışmaların sonucunda liman, yolculara ve gemilere daha iyi hizmet veren, bütün ihtiyaçlarını daha kolay karşılayarak rahat etmelerini sağlayan yeni bir yapıya kavuştu. 2004 Yilinda Ege Ports’un işletmeye başladiği Kuşadası Limanı’nın kruvaziyer yolcu sayısı 2011 yılına kadar yüzde 208 arttı. Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 87 Özelleştirmenin Kuşadası Limanı’nın Alt Yapısına Pozitif Etkileri Özelleştirmeden sonra Kuşadası Limanı’na Yolcu Terminal Binası 10 yılda 26 milyon dolar toplam yatırım yapıldı. Bu da limana her yıl ortalama, 3 milyon 250 bin dolar lık yatırım yapıldığını gösteriyor. Doğrudan ve dolaylı toplam istihdam ise 1000 kişi civarında. Limanda 2004 yılında uluslararası standartlarda, Türkiye’nin en modern yolcu terminali inşa edildi. Terminalde, ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşları için yeni çalışma mekanları oluşturuldu. Polis Teşkilatı, Gümrük Müdürlüğü, Gümrük Muhafaza Müdürlüğü, Liman Başkanlığı, Hudut ve Sahiller Sağlık Müdürlüğü, Maliye gibi ilgili kuruluşlara ayrılan çalışma mekanları son teknolojiyle donatıldı. Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 89 Yıl 2003... Yıl 2013 Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 91 Scala Nuova Alışveriş Merkezi Kuşadası Limanı, uluslararası standartlarda modern yolcu terminalinin ardından, 2005’te modern bir alışveriş ve eğlence merkezine kavuştu. Hem Kuşadası halkını limanla bütünleştirmek, eğlence ve alışveriş ihtiyacını karşılamak, hem de gemi yolcularının ihtiyaçlarına cevap vermek amacıyla Scala Nuova Alışveriş ve Eğlence Merkezi inşa edildi. Ege Ports, yüzyıllar önce Cenevizliler’in Yeni İskele olarak kullandığı Kuşadası’nın tarihteki adını yaşatmak ve geçmişini hatırlatmak için eğlence ve alışveriş merkezine ‘Scala Nuova’ ismini verdi. Geleneksel ve modern mimarı çizgilerin uyumlu şekilde harmanlandığı sosyal, eğlence ve alışveriş merkezi Scala Nuova, bugün bölgenin en önemli buluşma noktası. Kuşadası’nda yaşayan halkın yanısıra, şehirde konaklayan yerli ve yabancı turistlere, yazlıkçılara, çevre il ve ilçelerden gelen misafirlere de hizmet veriyor. Kuşadası’nın 12 ay açık ilk sosyal, eğlence ve alışveriş merkezi olan Scala Nuova, 45 ünlü Türk ve dünya markasını Kuşadası ile buluşturuyor. 6 bin metrekare alan üzerine kurulu Scala Nuova, 4 bin 500 metrekare kiralanabilir alana sahip. Açıldığı günden beri Kuşadası’nın cazibe merkezi olan Scala Nuova, yılda ortalama 1.7 milyon ziyaretçi çekiyor. Scala Nuova sosyal tesislerinde, doğrudan ve dolaylı toplam 500 personel, 12 ay boyunca istihdam ediliyor. Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 93 GÜVENLİK, EMNİYET VE ULUSLARARASI KALİTE STANDARTLARI KUŞADASI LİMANI’NIN ÖDÜLLERİ ADAYLIKLARI VE SOSYAL ETKİNLİKLERİ Dünya Çapında Ödül Getiren Güvenlik Hizmetleri Altın Çıpa Ödülü Lloyd’s List: Yılın Kruvaziyer Terminali ABD’de yaşanan 11 Eylül 2001 saldırıları sonrasında Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), dünya deniz ticaretinde Uluslararası Liman Tesisi ve Gemi Güvenliği Kodu’nu (ISPS Code) zorunlu tuttu. Bu kodu Türkiye’den ilk kez 2004’te Kuşadası Limanı aldı. Böylece, uluslararası gemilerin düzenli sefer yapması güvence altına alınmış oldu. Dünya Gazetesi Perşembe Rotası, Türk İş Gazetesi ile Deniz Haber Ajansı’nın Temmuz 2007’de düzenlediği ‘Altın Çıpa’ Türk Denizcilik Başarı Ödülleri’nde, Kuşadası Yolcu Limanı Ege Ports, 9 kategoride birinci seçildi. Ege Ports, ‘Kruvaziyer Limanları’ kategorinde, 499 adayı geride bırakarak oy birliği ile bu ödüle layık görüldü. Ege Ports, 2008 Türk Taşımacılık Ödülleri Lloyd Listesinde ‘Yılın Kruvaziyer Terminali’ ödülünü aldı. Kuşadası Limanı, güvenlikte geliştirdiği uygulamaları ve son teknolojiyi kullanan altyapısıyla, dünya kruvaziyer endüstrisinin de dikkatini çekti. Ege Ports Kuşadası Limanı, güvenlik hizmetlerindeki başarısı nedeniyle Uluslararası Kruvaziyer İşletmecileri Birliği (CLIA) tarafından 2007’de ABD’de ‘Dünyanın En İyi Güvenlik Ve Emniyet Hizmetlerini Sunan Yolcu Limanı’ ilan edildi. Uluslararası Kalite Standartları ve Kalite Yönetimi Ege Ports - Kuşadası Limanı, 2004’te Uluslararası Kalite Standartı Organizasyonu’nun (ISO) tanıdığı Uluslararası Kalite Akreditasyon Kuruluşu Moody International gözetiminde, • ISO EN 9001 - Kalite Yönetim Sistemi • ISO 14001 – Çevre Yönetimi Standardı • OHSAS - ISO 18001 - Mesleki Sağlık ve Güvenliği Standardı belgelerini aldı. Liman, artık her yıl uluslararası kuruluşlar tarafından kalite standartları denetimlerine tabii tutuluyor. Skalite 2007 Kalite Ödülü Merkezi İspanya’da bulunan Skal International tarafından düzenlenen ‘Turizmde Kalite – 10. Skalite 2007 Ödülleri’ çerçevesinde Kuşadası Limanı – Ege Ports, ‘Liman İşletmeciliği’ kategorisinde ödüllendirildi. 1932’de kurulan, dünyanın farklı ülkelerindeki turizmcileri bir çatı altına toplayan Skal International, turizm sektöründe verilen hizmetin kalitesini yükseltmek amacıyla her yıl Skalite Ödülleri’ni veriyor. Skalite Ödülleri, kalitenin kurumlara bir yönetim felsefesi olarak yerleşmesi gerektiğini vurgulamaya çalışıyor. Dünyanın En İyi Güvenlik Hizmetlerini Sunan Limanı Uluslararası Kruvaziyer İşletmecileri Birliği’nin (CLIA) düzenlediği ‘Geleceği İnşa Etmek, Vizyon Paylaşmak’ temasını taşıyan Liderlik Forumu 2007 Konferansı ABD’nin Miami kentinde yapıldı. Konuşmacı olarak davet edilen Ege Ports – Kuşadası Limanı konferansın sonunda ‘Dünyanın En İyi Güvenlik Hizmetlerini Sunan Limanı’ ilan edildi. Ödüller Lloyd’s Cruise Magazine: Sektörün En Hızlı Büyüyen Limanı Sektörün önemli yayınlarından Lloyd’s Cruise Magazine, dünya kruvaziyer otoriteleri arasında yapmış olduğu anket sonucunda Ege Ports – Kuşadası Yolcu Limanı’nı ‘Sektörün En Hızlı Büyüyen Limanı’ ilan etti. World Travel Awards: Avrupa’nın Lider Kruvaziyer Limanı’na Finalist Ekim 2010’da, Ege Ports Dünya Seyahat Ödülleri tarafından ‘Avrupa’nın Lider Kruvaziyer Limanı’ kategorisinde finalist oldu. World Travel Awards: En İyi Yolcu Limanı’na Finalist Dünya Seyahat Grubu – World Travel Group tarafından düzenlenen ‘Dünya Seyahat Ödülleri’nde Ege Ports–Kuşadası Limanı, ‘2010 ve 2011 Yılının En İyi Yolcu Limanı’ kategorisinde finale kaldı. Global Liman İşletmeleri (GLİ); modern tesislere ve kaliteli hizmete sahip limanlarını Ege ve Akdeniz kruvaziyer pazarında önemli destinasyonlar arasına sokmayı başardı. Ege Ports – Kuşadası Limanı, kaliteli hizmet, etkin tanıtım, başarılı pazarlama çalışmaları sonucunda bugün ulusal ve uluslararası limanlar için bir model oldu. Bu özelliği ile bir çok kez ödüllendirildi ve referans gösterildi. Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 95 Sosyal Etkinlikler Florida International University Business College Ziyareti ABD’nin Florida Eyaleti’ndeki Florida International University Business College’dan 41 öğrenci ve 3 öğretim görevlisi Temmuz 2009’da Kuşadası Limanı’nı ziyaret etti. Miami Limanı başta olmak üzere çok sayıda marina ve kruvaziyer limanının bulunduğu Florida’dan gelen öğrenciler, limanın işletmesi, gelirlerin artırılması, güvenlik, ziyaretçi sayısı ve gemilerin ağırlanması gibi konularda bilgi aldı. Monaco Ticaret Odası: Doğu Akdeniz’in En İyi Yönetilen Limanı Ege Ports, uluslararası başarıları ve hizmet kalitesiyle Monaco Ticaret Odası’nın da dikkatini çekti. 2008’de Ege Ports, bölgede inşa edilmesi planlanan bir kruvaziyer limanı fizibilite çalışması için davet edildi. Monaco Ticaret Odası ve liman yetkilileriyle tecrübelerini paylaşan Ege Ports – Kuşadası Limanı, yaptığı sunumun ardından, ‘Doğu Akdeniz’in En İyi Yönetilen Limanı’ ilan edildi. Ocak 2008’de, Monaco Liman Başkanlığı ve Monaco Kruvaziyer Hizmetleri Birliği’nin (Association Monégasque des Services ‘a la Croisière) düzenlediği Kruvaziyer Konferansı’nda Ege Ports, Kuşadası Kruvaziyer Limanı’nın iş modelini anlattı. Endonezya Turizm Bakanlığı: Mükemmel Liman Yönetiminin Önemi 2009 yılında Endonezya Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kuşadası Limanı’nın başarısını anlatmak üzere Ege Ports’u davet etti. Endonezya Ulaştırma Bakanlığı’yla Endonezya Denizcilik İşletmeciliği’nin (Pelindo) ev sahipliğinde gerçekleşen ve uluslararası kruvaziyer yayınlarının da hazır bulunduğu konferansta, Ege Ports konuşmacı olarak yer aldı. ‘Mükemmel Liman Yönetiminin Önemi’ başlığı altında ‘Başarılı Akdeniz Limanları’nın Nasıl Yönetildiği’ konusunda Ege Ports örneğiyle yapılan sunumda, Kuşadası Limanı’nın işletmesi, güvenlik hizmetleri, pazarlama aktiviteleri ve kısa sürede yakaladığı başarılar anlatıldı. ADÜ-Adnan Menderes Üniversitesi’ne bağlı Kuşadası Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu binası Kuşadası’na kazandırıldı. Ege Ports, faaliyet gösterdiği kente ve sosyal çevresine karşı ‘Sosyal ve Toplumsal Sorumluluk’ projeleri kapsamında ADÜ - Adnan Menderes Üniversitesi Kuşadası Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik Yüksek Okulu binasının yapımını üstlendi. Yaklaşık 2 milyon dolara mal olan okul, 2009’da 1.200 öğrencisi ile eğitim–öğretime başladı. Erzincan’da Yurt Erzincan’ın Refahiye ilçesinde İl Özel İdaresi ve Erzincan Üniversitesi’ne bağışlanmak üzere, Kız-Erkek Öğrenci Yurdu yapımı gerçekleştirildi. 100 yatak kapasiteli yurt, 1 milyon 850 bin dolara mal oldu. Okullara Destek • Pakize Kamil Çağlayan ve Kuşadası İlköğretim okullarına aynı anda 20 öğrencinin eğitim alabileceği tam teçhizatlı 2 sınıf yapıldı. • Kuşadası Anadolu Meslek Lisesi’nin ihtiyacı olan eğitim teçhizatları temin edildi. • İbrahim Zeki Engin İlköğretim Okulu’na tam teçhizatlı Fen Laboratuarı kuruldu. • 2006-2009 yıllarında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi işbirliğiyle Kuşadası Zihinsel ve Bedensel Engelliler Derneği’ne sağlık desteği verildi. Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 97 Sponsorluklar UNICEF’E Sponsorluk Sokak Basketbolu Turnuvaları Kuşadası Genç İşadamları Derneği’nin organize ettiği UNICEF Mevlana 800’üncü Yıl kutlamalarının sponsoru oldu. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda gençlere yönelik spor etkinlikleri düzenlendi. Son 5 yıldır geleneksel hale gelen ‘Sokak Basketbolu’ turnuvalarının ilki Ege Ports tarafından gerçekleştirildi. Kuşadası Ticaret Odası ile İşbirliği Kuşadası Ticaret Odası tarafından düzenlenen Kardeş Şehirler Etkinlikleri’ne 40 bin dolar mali destek sağlandı. Uluslararası Üyelikler Global Liman İşletmeleri (GLİ), sektörün önde gelen uluslararası kuruluşlarına üye olan GLİ, ayrıca Akdeniz Limanlar Birliği’nde (MedCruise) Yönetim Kurulu Üyesi. TURMEPA ile İşbirliği 2003 yılından itibaren TURMEPA–Deniz Temiz Derneği etkinliklerine destek verildi. Ulusal Ege Ralli’sine Sponsorluk • CLIA (Cruise Lines International Association–Uluslararası Kruvaziyer İşletmecileri Birliği) 2007’de gerçekleştirilen Ulusal Ege Rallisi’ne Cosponsor ve Mekan Sponsoru olarak destek verildi. Üç gün devam eden yarışlar, ulusal televizyonlarda canlı yayımlandı. Yarışları izlemek üzere yaklaşık 5 bin kişi çevre il ve ilçelerden Kuşadası’na geldi. • ECC (European Cruise Council – Avrupa Kruvaziyer Konseyi) Gençlik Moto Spor Kulübüne Sponsorluk Kuşadası’nda kurulan ve Ege Bölgesi’nden katılımlarla 1000 üyeye ulaşan Gençlik Moto Spor Kulübü’ne her yıl mekan sponsorluğu yapılıyor ve lojistik destek sağlanıyor. • MedCruise (Akdeniz Limanlar Birliği) Scala Nuova etkinlikleri ile Kuşadası’na canlılık kattı Ramazan Ayı–Yaz Etkinlikleri kapsamında Scala Nuova Sosyal Tesisleri’nde tüm Kuşadası Halkına açık ‘Geleneksel Ramazan Eğlenceleri’ yapıldı. Halka açık ‘Balık Tutma Yarışmaları’ düzenlendi. Liman ile Kuşadalıları bir araya getiren bu etkinliklere, iki sezonda 10 binden fazla kişi katıldı. ‘Anneler Günü’, ‘Babalar Günü’, ‘Sevgililer Günü’, ‘23 Nisan Çocuk Etkinlikleri’, ‘19 Mayıs Gençlik Bayramı’ etkinlikleri düzenlendi. • FCCA (Florida – Caribbean Cruise Association - Florida – Karayipler Kruvaziyer Kuruluşu) Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 99 Medcruise – Akdeniz Limanlar Birliği Cruise Lines International Association, Inc. (CLIA) – Uluslararası Kruvaziyer İşletmecileri Birliği 11 Haziran 1996’da Roma’da kurulan Akdeniz Limanlar Birliği (MedCruise), toplam 100 liman ve 20 ülkeyi temsil eden 70 üyeden oluşuyor. Birlik, Akdeniz çanağının yanısıra Karadeniz, Kızıldeniz ve Yakın Atlantik’te olmak üzere 100’den fazla limanı temsil ediyor. Birliğe, aynı zamanda gemi / liman acentaları, turizm kuruluşları ve diğer birlikler de ortak üye. Kruvaziyerlerin çıkarlarını korumak amacıyla 1975 yılında kurulan Uluslararası Kruvaziyer İşletmecileri Birliği (CLIA), 2006’da Uluslararası Kruvaziyer Firmaları Konseyi (ICCL) ile birleşti. Kâr amacı gütmeyen CLIA, Kuzey Amerika’nın en büyük kruvaziyer birliğidir. Üyeleri arasında, gemi firmaları, 100 yönetici üye ve 14 binden fazla seyahat acentası bulunuyor. Denetim politikaları oluşturma sürecine katılan CLIA, aynı zamanda güvenli ve sağlıklı bir kruvaziyer sektörü için gerekli önlemlerin alınmasında rol oynuyor. MedCruise’un misyonu, Akdeniz çanağı ve çevresindeki bölgelerdeki kruvaziyer endüstrisini desteklemek ve tanıtmaktır. Birlik, sosyal ağ ve profesyonel gelişim fırsatlarıyla üyelerinin kruvaziyer sektöründeki büyümesinden yararlanmasını hedefliyor. Teşvik ettiği yasalar ve uygulamalarla, kruvaziyerlere sağlıklı ve güvenli bir ortam sağlamayı hedefliyor. Ayrıca seyahat acentası üyelerini bilgilendirmeyi, eğitmeyi, kruvaziyer deneyiminin çekiciliğini ve ekonomik uygunluğunu anlatmayı amaçlıyor. GLİ Pazarlama Direktörü Figen Ayan, birliğin 13 Ekim 2011 tarihinde Fransa’nın Montpellier şehrinde gerçekleşen toplantısında MedCruise Yönetim Kurulu Üyesi seçildi. European Cruıse Council (ECC) – Avrupa Kruvaziyer Konseyi 2004 yılında kurulan Avrupa Kruvaziyer Konseyi (ECC), Avrupa’da faaliyet gösteren sektörün önde gelen kruvaziyer firmalarını temsil ediyor. Üyeleri arasında 30 kruvaziyer firması ve 34 ortak üye bulunuyor. Avrupa Komisyonu, Parlamentosu ve Bakanlık Konseyi ve Avrupa Deniz Emniyeti Ajansı ile yakın işbirliği içinde bulunan ECC, Avrupa’daki gemi operatörlerinin çıkarlarını korumayı amaçlıyor. Ayrıca Cruise Baltic, Cruise Europe, Cruise Norway ve MedCruise gibi bölgesel kuruluşlar ile yakından çalışarak kruvaziyer turizmini daha geniş bir kitleye tanıtmayı ve Avrupa kruvaziyer turizminin yayılmasını hedefliyor. Üyeleri arasında, AIDA Cruises, Thomson Cruises, TUI Cruises, Holland America Line, Royal Caribbean International ve Princess Cruises gibi sektörün önde gelen gemi firmaları yer alıyor. CLIA’nın üyeleri: Amawaterways, American Cruise Lines, Avalon Waterways, Azmara Club Cruises, Carnival Cruise Lines, Celebrity Cruises, Costa Cruises, Crystal Cruises, Cunard Line, Disney Cruise Line, Holland America Line, Hurtigruten, Louis Cruises, MSC Cruises, Norwegian Cruise Line, Ocenia Cruises, Paul Gaugin Cruises, Pearl Seas Cruises, Princess Cruises, Regent Seven Seas Cruises, Royal Caribbean International, Seabourn Cruise Line, SeaDream Yacht Club, Silversea Cruises, Uniworld Boutique River Cruise Collection ve Windstar Cruises. Florida - Caribbean Cruise Associaiton (FCCA) – Florida – Karayipler Kruvaziyer Birliği 1972’de kurulan ve kâr amacı gütmeyen FCCA, bünyesinde Florida, Karayipler ve Latin Amerika sularında toplam 100 gemisi bulunan, 14 kruvaziyer firmasını bulunduruyor. Amacı, turizmin gelişmesi, limanlar, tur operasyonları, güvenlik ve kruvaziyer sektörü ile ilgili diğer konular hakkında tartışma platformu yaratmak. Sektörle ilgili genel bir anlayış oluşmasını teşvik eden FCCA, kruvaziyer destinasyonlarıyla işbirliği yapar ve aynı zamanda ilgili diğer sektörlerle verimli ilişkiler geliştirir. Birlik, kruvaziyer yolcu sayısını artırmak, gemi firmaları ve çalışanlarının harcamalarını yükseltmek amacıyla hükümetler, limanlar, sektörün tüm kuruluşlarıyla birlikte çalışır. FCCA’in üyeleri: AIDA Cruises, Azamara Club Cruises, Carnival Cruise Lines, Celebrity Cruises, Costa Cruise Lines, Cunard Line Ltd., Disney Cruise Line, Holland America Line, MSC Cruises (USA) Inc., Norwegian Cruise Line, P&O Cruises, Princess Cruises, Royal Caribbean International ve The Yacht of Seabourn. Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 101 BASINDA KUŞADASI LİMANI Ege Ports - Kuşadası Yolcu Limanı 2012 yılında toplam 336 kez yerel, ulusal ve uluslararası basında haber olmuştur Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 103 Basında Kuşadası Limanı Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 105 Basında Kuşadası Limanı Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 107 Basında Kuşadası Limanı Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 109 Basında Kuşadası Limanı Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 111 Basında Kuşadası Limanı Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 113 YABANCI KAPTANLARIN GÖZÜYLE KUŞADASI YOLCU LİMANI Gemi Firması: Holland America Line Gemi Adı: Rotterdam Yıl: 2006 Gemi Firması: Oceania Cruises Gemi Adı: Nautica Yıl: 2006 Gemi Firması: Princess Cruises Gemi Adı: Grand Princess Yıl: 2006 Gemi Firması: Emerald Princess Gemi Adı: Princess Cruises Yıl: 2007 Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 115 Yabancı Kaptanların Gözüyle Kuşadası Yolcu Limanı Gemi Adı: TCG Akar, Zafer, Gaziantep, Gökçeada Donanması Yıl: 2008 Gemi Firması: Windstar Cruises Gemi Adı: Wind Spirit Yıl: 2008 Gemi Firması: Royal Caribbean International Gemi Adı: Navigator of the Seas Yıl: 2008 Gemi Firması: Celebrity Cruises Gemi Adı: Celebrity Solstice Yıl: 2009 Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 117 Yabancı Kaptanların Gözüyle Kuşadası Yolcu Limanı Gemi Firması: Holland America Line Gemi Adı: Noordam Yıl: 2009 Gemi Firması: Cunard Line Gemi Adı: Queen Victoria Yıl: 2010 Gemi Firması: Royal Caribbean International Gemi Adı: Serenade of the Seas Yıl: 2012 Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 119 Aziz GÜNGÖR Ege Ports - Kuşadası Yolcu Limanı & Bodrum Yolcu Limanı Genel Müdürü Çok Üzüldük... Bizi başarıya götüren, tüm ilkeleri borçlu olduğumuz kurucumuz Sayın Gregory Michael Kiez’i, 2012 yılında genç yaşta, sonsuzluğa uğurladık. Çok Şaşırdık... 2008’de İspanyol ‘Sky Wonder’ gemisi, 3 buhar tribününden ikisinin devre dışı kalması sonucu limanda karaya oturdu ve 1 haftalık çalışma sonucunda hasar görmeden kurtarıldı. Çok Gururlandık... 2007’de Uluslararası Kruvaziyer İşletmecileri Birliği’nden (CLIA) ‘Dünyanın En İyi Güvenlik ve Emniyet Hizmetleri Veren Limanı’ ödülünü aldık. Çok Endişelendik... Çok Sıkıldık... 2011’de Kuşadası’na yanaşan bir gemi için bomba ihbarı yapıldı. Gemi limanımızdan ayrıldıktan sonra Rodos Limanı’na yanaşana kadar heyecanımız sona ermedi. İhbar asılsızdı. 2009’da Meksika’da ortaya çıkan ve dünyayı kasıp kavuran domuz gribi nedeniyle limanda olağanüstü önlemler almak zorunda kaldık. Aynı yıl 70 bin Meksikalı yolcuyu misafir ettik. Çok Heyecanlandık... Çok Eğlendik... 2010’da Avustralyalı bir kadın yolcu, geminin üst güvertesinden intihara kalkıştı. Saatler süren ikna ve uğraşlardan sonra gemi personeli müdahale ederek yolcuyu kurtardı. Eğlenmeye de devam ediyoruz, çünkü yaptığımız işi çok seviyoruz. Çok Sevindik... 2008’de kardeş limanımız oldu. Global Ports Ailesine katılan Bodrum Yolcu Limanı’nı, Ege Ports Ekibi olarak tüm deneyimlerimizi ve çabalarımızı ortaya koyarak, sıfırdan 3 ayda hizmete açtık. Kuşadası Limanı / Ege Ports - Kuşadası Limanı / 121 4. BÖLÜM KUŞADASI: BİR ŞEHRİN TARİHİ VE TURİZMİ BİR LİMAN ŞEHRİNİN DOĞUŞU Kuşadası Körfezi ve yakın çevresi, ilkçağlardan itibaren çeşitli uygarlıklara ev sahipliği yapan, bir kültür ve sanat merkezidir. Körfeze M.Ö. 3000’den M.Ö. 11’inci Yüzyıl’a kadar sırasıyla Hititler, Karyalılar, Lelegler ve lyonyalı’lar hakim olur. M.Ö 11’inci Yüzyıl’da, lon yerleşim bölgesi geniş bir alana yayılarak tüm Kuşadası Körfezi’ni içine alır. Ion kentlerinin ilk kurucusunun, göçün önderi Atina Kralı Kodros’un oğlu Androklos olduğu ifade edilir. Androklos, aynı zamanda Ephesos kentinin de kurucusudur. Kuşadası’nın bulunduğu bölge, Ion için çok önemliydi. Körfezin başında Efes, Mykale Yarımadası’nın ayağında Modern Canlı Ovası’nda da (Güzelçamlı), lonia Birliği’nin federal kutsal merkezi Panionion yer alır. Bu iki merkez arasında da, bugünkü Kuşadası ilçesi sınırları içinde kalan ve Efes şehrine bağlı Pygela, Marathesion (Kuşadası), Anaea (Soğucak) ile Çanlı yakınında bir Karia yerleşim yeri olan Melia (Güzelçamlı) vardır. Tarihiçi Heredot, kitabında bölgeyi şöyle tanımlar: “lonlar, kentlerini yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurmuşlar. Ne daha kuzeydeki bölgeler, ne de daha güneyde kalanlar lyonya ile bir tutulamaz. Hatta ne doğusu ve ne de batısı… Kimisi soğuk ve ıslak, kimisi sıcak ve kurak olur.” M.Ö. 5’inci Yüzyıl’da, Pers’lerin egemenliği altında bulunan Kuşadası ve havalisi, Mykale Savaşı’ndan sonra Atina’nın koruyuculuğu altında bağımsızlığını ilan eder. Kuşadası ve havalisi, M.Ö. 334’te Makedonya Krallığı’na, İskender’in ölümünden sonra da Asya Krallığı’na bağlanır. Efes ve civarı (Kuşadası) M.Ö. 190’a kadar Roma, M.Ö.133’e kadar Bergama Krallığı’nın hakimiyeti altında kalır. Bölge, M.Ö. 64’te Ermeniler’in eline geçer. M.S. 395’te, Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla, Kuşadası ve havalisi, Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu’nun egemenliğine girer. Bu dönemde, Kuşadası’nı da içine alan bölgede büyük depremler yaşanır. Söz konusu depremler Efes kentinin yoksullaşmasına yol açarken, Kaystros’un (Küçük Menderes nehri) denizi doldurması nedeniyle de Efes Limanı eski önemini kaybeder. Efes halkı 9’uncu Yüzyıl’da, 2 kilometre daha içeride bulunan St. Jean Kilisesi’nin etrafında yeni bir kent oluşturmaya başlar. Ticaret yolu da, Efes’ten Doğu Roma İmparatorluğu’nun başkenti Konstantinapolis’e (İstanbul) kayar. Ancak, özellikle batı ile ticari ilişkisi olan Efesli tüccarlar, yakınlarda bir liman arayışına girerler. Kısa süre sonra, o günkü adıyla Maratheson olan bugünkü Kuşadası’nı seçer ve adını Yeni Şehir (Neapolis) koyarlar. Bataklığa dönüşen Efes’te yaşayan halkın bir bölümü, St. Jean Kilisesi etrafına, bir bölümü de Neapolis’e (Yeni Şehir’e) taşınır. Şehir Pilavtepe eteklerinde, Andızkulesi denilen yerde kurulur. Bizanslılar’a ait bu kıyılara bir müddet sonra Venedik ve Cenevizliler, ekonomik bakımdan egemen olur. Ulaşım güçlükleri yüzünden Kuşadası, Andızkulesi mevkiinden taşınır ve bugünkü yerinde Yeni İskele (Scala Nuova) adı ile kurulur. Böylece, Kuşadası’nda parlak ve canlı günler başlar. • Tarihçi Heredot, Kuşadası’nda bulunan yöreyi şöyle tanımlar: “lonlar, kentlerini yeryüzünde bildiğimiz en güzel gökyüzü altında ve en güzel iklimde kurmuşlardır.” • Kuşadası’nın doğuşu ve gelişimi Efes Antik Şehrin limanı yok olmasıyla olmuştur. • Ege Ports’un içindeki alışveriş merkezine Kuşadası’nın antik isminden esinlenerek Yeni İskele anlamına gelen Scala Nuova adı verilmiştir. Kuşadası Limanı / Kuşadası: Bir Şehrin Tarihi ve Turizmi / 125 KUŞADASI’NDA İLK TÜRKLER 1071 Malazgirt Meydan Savaşı’ndan sonra, Selçuklu Devleti, Ege Denizi kıyılarına kadar ilerler. Aynı dönemde İznik’ten başka yerlerde de Türk Beylikleri vardır. Çaka Bey tarafından tahminen 1081’de İzmir’de kurulan ilk Türk Beyliği bunlardan biridir. İzmir’i ele geçiren Çaka Bey, ilk iş bir donanma inşa ettirir. Tecrübeli bir mürettebat toplayarak, Bizans’ın elindeki kıyı Ege şehir ve adaları fetheder. Sisam Adası ve hemen karşısında bugünkü Kuşadası’nın bulunduğu bölge de fethedilen yerler arasındadır. 1097’de Çaka Bey, Bizans’ın da kışkırmasıyla damadı İznik Beyi Kılıç Arslan tarafından öldürülür. Hemen sonra da Bizans İmparatoru, Çaka Bey’in hakimiyetindeki yerleri geri alır. Ege Denizi’nde Türk hakimiyeti, Çaka Bey’den 200 yıl sonra, Umur Bey tarafından yeniden sağlanır. 13’üncü Yüzyıl’ın sonuna doğru, Konya Selçuk Sultanı III. Giyasettin Keyhüsrev döneminde Menteşe Beyliği’nin kurucusu Emir Menteşe, Aydın’ı uzun ve şiddetli bir kuşatmadan sonra zapt eder. Büyük Menderes’ten itibaren Tire ve Efes -Ayasuluğ-Selçuk- ile Kuşadası havalisinin yönetimi, Emir Menteşe’nin damadı Sasa Bey’e verilir. Ancak, 1310’da Aydınoğlu Mübarizüddin Mehmet Bey, bölgeyi savaşarak Sasa Bey’den alır, büyük oğlu Hızır Bey’e verir. 1334’te, Mübarizüddin Mehmet Bey’in vefatı üzerine Aydınoğulları Beyliği’nin başına oğlu Gazi Umur Bey getirilir. Umur Bey’in şehit düşmesinden sonra yerine kardeşi Hızır Bey geçer. Hızır Bey’in 1365’te vefatından sonra da, en küçük kardeş İsa Bey, Aydınoğulları Beyliği’ne hükümdar olur. Ayasuluğ ve çevresinin 1413’te, Yıldırım Beyazıd’ın oğlu, Çelebi Sultan Mehmed zamanında, Osmanlı idaresine geçtiği tahmin ediliyor. 1426’da Çelebi Sultan Mehmed’in oğlu II. Murat, Kuşadası ve havalisini tamamıyla Osmanlı Devleti’ne bağlar. Surlarla çevrili şehre, o zamanlar ancak üç kapıdan girilebilirdi. Bu kapılardan biri, bugünkü Barbaros Hayrettin Paşa Caddesi ile Kahramanlar Caddesi’ni birbirinden ayırır. Üst kısmı emniyete hizmet veren bir birimdir. Diğer iki kapıdan ise bugüne iz kalmamıştır. Osmanlı İmparatorluğu’nun hakimiyetine geçtikten sonra, sahil kenti olmasına rağmen Kuşadası ve yakın çevresinde, önemli bir askeri olay yaşanmaz. Bölge halkı, 1918’deki İtalyan ve sonrasında Yunan işgaline kadar geçen 500 yıl içinde, dışardan bir saldırı yaşamaz. Bu istikrar, Kuşadası’nın sosyal ve ekonomik hayatına da yansır. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, Osmanlı İmparatorluğu topraklarının paylaşılması gündeme geldiğinde, Kuşadası da nasibini alır. 8 Mayıs 1919’da İtalyan Rec Inaelona Zırhlısı, Amiral Ciano komutasında Kuşadası’na gelir. Gemi mürettebatı, bir hafta boyunca şehre girip çıkar, fakat şehri işgal etmez. Yunanistan’ın İzmir’i işgalinden bir gün önce, 14 Mayıs 1919’da İtalya 150 kişilik bir müfrezeyle Kuşadası’nı resmen işgal eder. Halkın büyük kısmı, şehri terk ederek gemilerle Güllük Limanı’na, oradan da Milas, Muğla gibi iç bölgelere çekilir. İşgal kuvvetlerinin kendi aralarında yaptıkları pazarlık sonucu, 19 Nisan 1922’de İtalyanlar, Kuşadası’nı boşaltır. 2 gün sonra, 21 Nisan 1922’de Kuşadası’nı Yunanlılar işgal eder. Kuşadası halkı, Mahmut Esat Bozkurt başkanlığındaki çetelerle, Yunan karakollarına gece baskınları yapar. 7 Eylül 1922’de, düşman Kuşadası’ndan tamamen çıkarılır. Burada yaşayan ve savaştan sonra ülkeyi terkeden Rumlar’ın malları, mübadele ile Yunanistan’dan ve adalardan gelen Türkler’e verilir. Kuşadası Limanı / Kuşadası: Bir Şehrin Tarihi ve Turizmi / 127 SEYYAHLARIN KALEMİNDEN KUŞADASI Evliya Çelebi 1671’de Kuşadası’na gelen Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde Evsaf-ı Kal’a-i Dar-ül Mürgan yani Kuşadası Şehri ile ilgili aşağıdaki satırları yazar: Piri Reis Ünlü denizci Piri Reis, eserinde Kuşadası sahilini şöyle anlatır: “Göksu Kesri önleri iyi demir yeridir. Kesrinin gündoğusu tarafından Ilıca önünde bir adacık vardır. O adacığın günbatısı küçük gemiler için iyi yatak yeridir. Karayel ve yıldız, poyraz sahilden eser. Eğer Kuşadası’na gidilirse ada ile Anadolu kıyısı ortasına yatıp adaya kalamar çıkarırlar. Kuşadası’ndan çıkıp Akyörük’e giderken bir taş vardır. Ona dikkat etmek lazım. Akyörük önleri sığdır. Buradan korsan kayıkları eksik olmaz. Vesselam.” 15’inci Yüzyıl Kuşadası: Buradan korsan kayıkları eksik olmaz. “Voyvodası hakimdir. İkinci hakim, gümrük eminidir. Üçüncü hakim, 150 akçe şerif hasıdır. Yeniçeri Serdarı 100 neferle dizdarı vardır. Kalesi, deniz kenarında dörtgen şeklindedir. Etrafında hendeği yoktur. Duvarı 15 arşındır ve 3 büyük kapısı vardır, Öküz Mehmet Paşa Vakfı muazzam bir gümrük emini evi vardır. Yüzlerce hücreli büyük handır. Avlunun ortasında büyük bir havuz, çeşmeleri, yukarıda mescitler vardır. Hanın duvarları mazgallıdır. Kuşatmada mazgal deliklerinden cenk kale içinde üç mahalle 180 kiremitli evdir. Yolları kaldırımdır. 200 dükkânı, 1 hamamı, 1 hanı, 7 çeşmesi, 7 mektebi, 1 medresesi, 1 camisi vardır. Kubbesi kurşunludur. Avlusunun dört tarafı medresedir. Bu kalenin varoşu, kalenin kıble ve güneyindedir. Bayırlar üzerinde bağlı bahçeli konaklardır, 9 mahalle, 9 mihraptır. Bilhassa, varoş kapısından taşrada Ulu Yol üzerinde Hanımiyye Camii’nin tarihidir. Hazreti Hacce Hadice hamm-ı Ali-nüvaz Mabedül, bade bünyad eyleyüb cay-ı niyaz Hasbeten lillah yapdı barekallah zadiya Arifane oku tarih pak kılup beş vakt namaz (sene: 1068 MS 1658) Bundan başka Kadı Camii mescitler, 4 medrese, 1 hamam, aşağı kale önünde 1 han, birkaç çeşme vardır. Suları çok lezzetlidir. Su ve havası güzeldir. Delikanlıları Cezayir elbisesi giyer. Bahadır yiğitleri olur. Kadınları çeşitli Prankana çuka ferace giyer. Namuslu kimselerdir. Üzümü, incir kurusu, kögteri, susamı, fıstığı, sanavberi, çam fıstığı, bademi, dünya yüzünde yoktur. Limanı 500 parça gemi alır, güzel demir tutan limandır. Bu limanda bir küçük adacık vardır. Bir yalçınkaya üzerinde yuvarlak sağlam kaleciği vardır. Etrafı yüz adımdır. Dizdarı, -kale komutanı- kırk neferleri, 10 balyemez topu vardır. Kuşadası’nın bu mendirek kalesidir. Kuşadası denilmesinin sebebi, her sene bu adaya yüz binlerce kuşun gelmesindendir. Tılsımlı bir adadır. Buradan da dostlarla vedalaşıp yirmi bahadır alıp kayalık yollardan hareket ettik.” Evliya Çelebi’nin 17’nci Yüzyıl’ın son çeyreğine doğru (1671) Kuşadası Limanı’nın 500 kadırgalık olduğu ifadesi biraz abartılı gibi görünse de limanın etkinliği konusunda bir fikir vermektedir. 17’nci Yüzyıl Kuşadası: Limanı 500 parça gemi alır. Kuşadası Limanı / Kuşadası: Bir Şehrin Tarihi ve Turizmi / 129 Jean Baptiste Tavernier Jean Baptiste Tavernier, 1605’te Paris’te doğan bir Fransız tüccarı. Tavernier, 1631 ile 1663 arasında Ortadoğu’ya 6 seyahat gerçekleştirir. Bu seyahatler sırasında Anadolu’nun çok çeşitli köşelerine uğrar. Etrafına önyargı ve kalıplarla baksa bile Türkler’i, Kürtler’i, Ermeniler’i, Rumlar’ı, Yahudiler’i ve Süryaniler’i anlatır. Jean Baptiste Tavernier’nin Les Six Voyages adlı yapıtı, 1676’da yayımlanışından 330 yıl sonra, Stefanos Yerasimos’un yazdığı giriş ve notlarla Türkçe’ye çevrildi. Tavernier’in Sakız Adası’nın ticaretinden söz ederken yazdıklarından Kuşadası’nın 1566’dan bu yana Türkler’in elinde bulunan Sakız’ın önüne geçtiğini anlıyoruz: “Kuşadası’ndaki viskonsül gibi yapabileceği pek bir şey yok. Çünkü adaya uğrayan ticaret gemilerinin buraya boşaltacağı veya buradan yükleyecekleri mal yok.” Yine Tavernier’e göre, bu dönemde Kuşadası’nda havyar ticareti çok önemliydi ve çok gelişmişti. Tavernier, İran’dan dönüşünde İzmir’den atla 1,5 gün mesafede bulunan Efes’e hareket etmiş ve sonra Kuşadası’na geçmiştir. 17’nci Yüzyıl Kuşadası: Burada çok gelişken havyar ticareti yapılıyor “Efes’ten ayrılıp 2 mil uzaklıktaki Kuşadası’na gittik. Yolun yarısında üze- rinde birçok Rum kayığının dolaştığı ve mersin balığı avladığı çayı gördük. Bu çay (Küçük Menderes, Caistre) Kuşadası’na dökülüyordu. Rumlar da avladıkları bu balığın havyar dedikleri yumurtalarını alıp çok ince bağırsakların içerisine doldurarak bisküvilerimizin büyüklüğünde bir tür sucuk yapıyorlar. Doldurdukları bu bağırsakları duman üzerine tutarak tütsülüyorlar, yemek istedikleri zaman da parça parça kesiyorlar. Rumlar bu balığı ve ‘sectie’ dedikleri ve kanı olmayan bir başka balığı, çok sıkı uyguladıkları oruç zamanında yiyor. Ayrıca, burada çok gelişken havyar ticareti yapılıyor. Kuşadası, daha önce de sözünü ettiğim gibi büyük bir liman. Akşam saat yediye doğru buraya vardık. Buranın yöneticisi, Türkler’de görmeye pek alışık olmadığımız bir incelikle bizleri karşıladı ve mükemmel ağırladı. Ayrıca viskonsül de bizi çok iyi karşıladı ve bize yiyeceklerin yanı sıra, Kuşadası’nın meşhur karpuzundan birer dilim ikram etti. Akşam yeniçerilerden bir tanesi bizim uşaklardan biriyle tartışmış ve uşaktan kötü tavır görmüş. Yeniçeri de ertesi sabah uşağı efendisine şikayet etmiş. Fakat ondan beklediği ilgiyi görmeyen yeniçeri de sabah erkenden bizden ayrılıp grubun tümünden intikam almayı planlamış. Sabah serinliğinde Kuşadası’ndan ayrıldık.” Angelico Maria Müller Hristiyan din adamı, seyyah Angelico Maria Müller, Doğu’ya yaptığı yolculuğu sırasında, 1726 sonbaharında deniz yoluyla İstanbul’dan İzmir’e, İzmir’den Aleksandria’ya (İskenderiye - Mısır) giderken Kuşadası (Scala Nuova) sahillerinden geçer. Müller, seyahatnamesinde bu bölgeyle ilgili ilginç bilgiler aktarır: “Şehir (İzmir) ulus zengini. Bugün 80 bin Türk, 2 bin Yunan ve Ermeni, bir o kadar da Musevi bulunuyordu. Türkler’in 20 camisi, Museviler’in 7 sinagogu ve okulu, Yunanlılar’ın 2, Ermeniler’in 1 ve biz Latinler’in 3 kilisesi vardı. Tüm uluslarımızın burada konsoloslukları ve temsilcilikleri var. Fransız Konsolosu’na saygı ve takdirle bakılıyor, yalnızca kendi halkı değil, Türkler de kendisine büyük saygı gösteriyor. Bu Fransız Konsolosu’nun altında iki de Viskonsül bulunuyor. Bunlardan biri Scio Adası (Khios veya Sakız Adası), diğeri Scala Nuova’da görevli. Scala Nuova, Epheso’dan 2 mil uzaklıkta bir liman ve artık eskisi gibi Fransız mallarının karaya çıkartılmasına hizmet etmiyor, sadece müşterilik hizmetleri verip, Fransız gemilerinin dinlenmesini sağlıyor.” 18’inci Yüzyıl Kuşadası: Fransız gemilerinin dinlenme limanı. Kuşadası Limanı / Kuşadası: Bir Şehrin Tarihi ve Turizmi / 131 Johannes Aegidius Van Egmond van de Nijenburg & John Heyman bu binanın, Aziz Paul döneminden daha sonra yapılan modern bir bina olması kuvvetle muhtemeldir. Kuşadası’na gelen gezginler arasında, Kuşadası hakkında en ayrıntılı gözlemler, Van Egmond ve Heyman ikilisine aittir. İkili, Kuşadası’na 1721 yılında gelir. Van Egmond - Heyman ikilisi Kuşadası’nı şöyle anlatır: Yola devam ederken sağ tarafımızda Cayster Nehri (Küçük Menderes) ile bu nehrin içinden aktığı şirin vadinin görüntüsü bize eşlik ediyordu. Vadinin her iki tarafında, denize doğru uzanan bir dağ silsilesi vardı. Böylece etrafı dağlarla çevrelenmiş Efes’in denize bakan açık kısmından ilerlemeye devam ediyorduk. […] 15 Nisan “Nisan’ın 15’inde tekrar Efes’ten ayrılarak düzen içinde Scala Nuova’ya doğru yola koyulduk. Efes antik kentinin harabelerini geçtikten sonra çok geniş ve çok hoş bir karayoluna çıktık. Rotamızı denize göre belirtiyorduk. Sol tarafımızda Diana Tapınağı’nın kalıntıları uzanıyordu. Bir zamanlar bu tapınağın olduğu toprakların artık bir göl olduğuna inanmak güç. Tapınak, küçük bir tümseğin üzerine yapılmış kare şeklinde bir yapı. Buraya Aziz Paul’ün hapishanesi de denir. Aziz Paul, Efes’teki vaazlarıyla güçlü bir taraftar kitlesi kazanır. Bu durum, Diana Tapınağı’nı ziyarete gelenlerden para kazanan gümüşçü Demetrius’un taraftarının azalmasına ve gelirinin düşmesine neden olur. Bunun üzerine Demetrius, Aziz Paul’ü suçlar ve onu hapse attırır. Aziz Paul, bu tapınaktaki hücrede bir süre yattığı için buraya ‘Aziz Paul’ün Hücresi’ denilir. Ancak gördüğümüz Bu adanın korsanlardan kaçan insanların ilk yerleştiği ve şehrin kökeninin dayandığı bir yer olduğu rivayet ediliyor. Ancak anakaranın daha güvenli bir yer olduğu hissedildikten sonra, şehrin inşasına başlandığını düşünüyorum. Şehir üçgene benzeyen bir şekilde ve üç ana parça olarak yerleşmiş. Birinci parçası, doğuda yer alan şehrin dış mahallesi, ikinci parçası, etrafı yüksek surlarla çevrili bir kale içinde yer alan çarşı kısmı, üçüncüsü şehrin batı kısmına yayılmış, savunması ve surları olmayan asıl şehir. Buranın antik Efes’in liman kenti olduğu zamanlardan kalma ünlü Panormous Limanı olma olasılığı yüksek. Cayster Nehri’nin denize döküldüğü vadinin uç noktasında, bazı saray veya ev kalıntısı olduğunu tahmin ettiğim harabeler gördüm. Buranın eskiden Pigella adıyla anılan kasaba olduğunu sanıyorum. Ancak diğer yandan da Pigella’nın Scala Nuova’ya daha yakın bir yerde olduğunu düşünüyorum. […] Scala Nuova, Türkler’in deyişiyle ‘Kuşadası’ aslında modern bir kasaba. Yüz yıldan daha eski bir yerleşim yeri olduğunu sanmıyorum. Şehirde adeta bir amfi tiyatro tarzında yerleşim var. Şehir, iki veya üç leagueiden daha uzak olmayan Sisam Adası’na bakan bir tepenin yamacına kurulmuş. Şehir, küçük bir koyun içinde. Yakınında önceden tahkim edilmiş ve içine eski çağlarda kale yapılmış bir ada -veya buna kayalık demek daha doğru olacak- bulunuyor. Bu üçüncü bölüm, yavaş yavaş yükselen bir dağın yamacına kurulmuş. Burası şehrin en hoş ve eğlenceli bölgesi kabul edilebilir. Yani şehir küçük tepecikleri ve ovasının her tarafı bağlar ve mısır tarlaları ile süslenmiş, karşısında Sisam Adası olan bir yer. Şehrin kurulduğu batıdaki dağ çok dik, bu yamacın bittiği nokta, denize bitişik durumda. Şehrin kurulduğu körfezin en doğusunda ise yüksekçe tepelerden oluşan bir dağ zinciri Sisam’a doğru uzanıyor. Bu çıkıntının büyük olasılıkla Trogillium çıkıntısı olduğunu sanıyorum. 18’inci Yüzyıl Kuşadası: Scala Nuova, Türkler’in deyişiyle ‘Kuşadası’ bize güvende olduğumuzu hissettirdi. Scala Nuova’da 6 Türk camisi var. Her caminin birer minaresi bulunuyor. Bazılarının küçük kuleleri var. Burada St. George’a ithaf edilmiş, Rumlar’a ait bir de Katedral yer alıyor. Bu mabedin girişine yakın bir noktada, at üstündeki bir adamı gösteren kabartma bir rölyef bulunuyor. Rölyefte, at üzerindeki adam, sağ eliyle arkasında atın sağrısında oturan diğer adama ekmek sunarken betimlenmiş. Ancak rölyefin altındaki Yunanca kitabe silindiği için çok zor okunuyor. Şehirde bazı ticari faaliyetler eskiden beri Fransızlar tarafından yapılıyor. Hatta bunlara ait her çeşit işletme halen faaliyette. Kısa bir süre önce depremler ve yangınlar Smyrna’yı mahvettiğinde, Fransızlar bazı hammaddeleri Smyrna yerine buradan temin etmeye başlamış ve şehrin ticari faaliyetlerinde Scala Nuova ön plana çıkmış. Ancak daha önceden bahsettiğimiz gibi ticaret gemilerine güvenilir bir liman yapmak için gerekli olan uygun alan Scala Nuova tam olarak bulunamamıştı. Dağlık arazinin denizle birleştiği yerlerin genelde kayalık oluşu, ticaret gemileri için güvenilir bir sığınak yapımına engel oluyordu. Şehirde ilk ziyaret yerimiz hamam oldu. Güzelce yıkandık. Daha sonra şehrin yöneticisi Kuşakizade Veli Ağa’ya götürüldük. Onu makamında ziyaret ettik. Bizi içtenlik ve samimiyetle ağırladı. Kahve ve tütün ikram etti. Bize güvende olduğumuzu hissettirdi. […] 18 Nisan Rum-Ortodoks Başpiskoposu ile görüştük. Kendisini son derece iyi yetiştirmiş, kültürlü bir adamdı. Bize tatlı ve yanında kahve ikram etti. Sisam’ın mükemmel misket üzümü şarabından içirdi. Başpiskopos aynı zamanda Efes Piskoposu unvanına sahipti. Bu unvanla sadece Kuşadası’ndaki fakir Hristiyanlar üzerinde değil, aynı zamanda Sisam’daki Ortodokslar üzerinde de güçlü bir etkisi vardı. Eski piskoposlara özgü azametin hiçbir kalıntısı onda yoktu. Bizi, uzun Ankara ipeğinden yapılmış cüppesi ile karşıladı. Cübbesinde büyükçe bir yırtık olduğunun farkına vardım. Bize kiliseyi gezdirmekten memnuniyet duyacağını söyledi. Kilisenin hem içi hem dışı mütevazı yapılmış, pek gösterişi olmayan basit bir yapıydı. Teras olarak kullanılan çatı katı vardı. Başpiskopos, bize şehirde 300 civarında Rum’un yaşadığını söyledi. […] Gezimizi büyük bir memnuniyet içerisinde tamamlayarak sahile uzak bir yoldan verimli arazileri ve tepelerin muhteşem görüntülerini geride bırakarak Scala Nuova’ya geri döndük. Bazı zamanlar atlarımızla nehir boylarında gezintiler yaptık. Scala Nuova’daki bir hanın mermer fıskiyeli havuzunun kitabesinde Yunanca yazıların bulunduğu bir kitabeye rastladım.” Kuşadası Limanı / Kuşadası: Bir Şehrin Tarihi ve Turizmi / 133 John Galt 1779-1839 yılları arasında yaşayan İskoçyalı John Galt; öykü, roman, oyun yazarı, şair ve coğrafyacı. Denizci bir babanın oğlu. Erken yaşlarda başlayan seyahat tutkusunun ilk basamağı, Avrupa ülkeleri olur. Bu seyahatleri esnasında İngiliz şair Lord Byron ile tanışması, hayatının dönüm noktasıdır. Lord Byron ile birlikte 1809-1811 yılları arasında Akdeniz ülkelerini gezer. Bu gezilerini, Letters from the Levant, Voyages and Travels in the Years 1809, 1810 and 1811, Containing Observations On Gibraltar, Sardinia, Sicily, Malta, Scrigo and Turkey adlı gezi kitapları ile Earthquake adlı romanında anlatır. Letters from the Levant Levantenden Mektuplar 18’inci Yüzyıl Kuşadası: Rumlar, Türklerle bir arada olmaktan hoşnut. “Scalanova’ya yaklaşan yol üzerindeki tarlalar düzenli olarak ekilmişti. Bir yarım adaya doğru yokuş aşağı giden uzun bir yolla Scala Nuova’ya gidiliyordu. Uzaktan görüldüğü kadarıyla denize doğru inen dik bir dağın denizle buluştuğu noktanın az ötesinde denizin içinde ve şehrin karşısında küçük bir ada bulunuyordu. Adanın üzerinde kare şeklinde bir kule vardı. Bu kalenin denize karşı savunma amacıyla yapılmış olduğu anlaşı- lıyordu. Kara tarafında ise şehri çepeçevre surlar çevrelemişti. Surların bir noktasında içeri açılan bir ana giriş kapısı bulunmaktadır. Kapıda muhafızlar surların içindeki kente girenleri kontrol altında tutmaktadır. Kalenin bir köşesinde mermerden yapılmış büyükçe bir aslan heykeli bulunmaktadır. [...]. Scala Nuova’da 20 bin civarında insan ikamet ediyor. Bunun sayılabilen 5 bini Rum, 100’ü Ermeni, 200’ü Yahudi, geri kalanı Müslümanlardan oluşuyor. Kentteki St.George’a (Aya Yorgo) ithafen kurulmuş olan katedral, bölgede ilk kurulan Efes Kilisesi’nin halefi kabul ediliyor ve Ortodoks kilise hiyerarşisinde eşitler arasında üçüncü sırada kilise olarak görülüyor. Katedralin içini gezdiğim sırada, bir cenaze getirdiler. Tabuttaki mevtanın yüzü açıktı. Tertemiz beyaz elbiseler giydirilmiş genç bir papaz elinde konik bir mumla cenazenin önünde yürüyordu. Sonradan öğrendiğimize göre, baş matemli kabul edilen bu şahıs elindeki mumla ölen adamın öteki dünyadaki yolunu aydınlatıyormuş. Bir diğer papaz da izleyiciler arasında mum dağıtıyordu. Benim bu törene katılmam papazlardan birinde karşı konulmaz bir rahatsızlık yarattı. Bir gözlük çıkardı ve burnunun üzerine koydu. Hiçbir şey söylemeden tekrar topluluğa döndü ve tören devam etti. Ölünün naaşı kabrine taşınırken, karısı ve törene katılan diğer kadınlar ölene karşı son görevlerini yapıyordu. […] Scala Nuova’nın hâlâ antik Neapolis olduğuna dair yanlış inanış devam etmektedir. Benim gördüğüm şu anki Scala Nuova’nın 300 yaşında olduğunu söyleyebiliriz. Neapolis harabeleri ise yarımadanın diğer tarafında hâlâ görünür halde. Scala Nuova Türk ve Rum bölgesi olarak iki ana bölüme ayrılmış. Her ne olursa olsun kendine özgü bütün sonuçlarıyla burası Türkler’indir. Çünkü Türkler medeni ve çalışkandır. Rumlar da başka biriyle yaşamaktansa Türklerle bir arada olmaktan hoşnutturlar. Kent, Türkler tarafından çok iyi ve güzel şekilde inşa edilmiş. Şehrin ana caddelerinden birinde hoş bir şekilde gölgelik veren ağaçlar ve bunların paralelinde tertemiz suyu akan bir dere bulunuyor. Türkler her zaman suyun iyi olduğu yerlerde yerleşimlerini kurmuşlardır. Halk arasındaki anlatıma göre, bol su kaynaklarının bulunduğu bu yere ilk yerleşim yerlerini kurmuşlar. Bölgenin şu anki yöneticisinin zeki, liyakatli ve adil bir adam özelliklerini karakterinde bulundurduğu için hem Hıristiyanların rahatı hem de ülkenin genel refahını kısmen de olsa ona borçlu olduklarını söylüyorlar.” Joseph de Tournefort Fransız Kralı’nın talimatıyla, Kraliyet Danışmanı Joseph de Tournefort, Doğu gezisi esnasında yazdığı seyahatnamenin (Relation d’un Voyage du Levant, Fait par Ordre du Roy) 27 Ocak 1702 tarihli bölümünde, Evliya Çelebi’den 31 yıl sonra Kuşadası’nı şöyle anlatır: Fransız Kralı’nın talimatıyla, Kraliyet Danışmanı Joseph de Tournefort, Doğu gezisi esnasında yazdığı seyahatnamenin (Relation d’un Voyage du Levant, Fait par Ordre du Roy) 27 Ocak 1702 tarihli bölümünde, Evliya Çelebi’den 31 yıl sonra Kuşadası’nı şöyle anlatır: “Efes kenti, bütün kardeşlerini ve Müslüman prensleri yenen I. Mehmet’in eline geçti. I. Mehmet İmparatorluğun (Osmanlı) mutlak hakimiydi. O tarihten itibaren Efes, Türkler’in elinde bulunuyordu, ancak ticari yaşam İzmir’e ve Scala Nuova’ya (Kuşadası) taşındı. Efes’ten 27 Ocak’ta hareket ettik. İstikamet, Türkler’in Kuşada, Yunanlılar’ın Scala Nuova dedikleri yerdi. İtalyanca bu isim beldeye muhtemelen Franklar tarafından Efes’in yok edilmesinden sonra verilmişti. Bu isim değişikliğinin hoş tarafı, Miletliler’in koyduğu Neapolis isminin tekrarı olmasıydı. Sağanak hâlinde yağan yağmura rağmen üç saatte Kuşada’ya vardık. Efes Tapınağı’nın yanına geldiğimizde, güneye, daha sonra da güney batıya dönünce deniz kıyısına ulaşırsınız. Buradan solu takiben, Saint Paul Hapishanesi’nin bulunduğu dağın eteklerinde, Caystre Deresi ile birleşen bataklığı sağınıza alın. Bu yol, yılan gibi kıvrılarak denizle birleşen nehir yüzünden, yer yer, bir hayli daralıyor. Yöredeki ılgın ağacı ve kaktüsler arasında yolu bulmak bir hayli zordur. Tırmanış, güneybatıda, sağınızda kalan bir tepede sona erer. Burada, Scala Nuova yolu başlar. Bir süre sonra, denizin ilk göründüğü yerden bakıldığında, uzakta, denize doğru bir hayli ilerleyen Scala Nuova Burnu görülür. Scala Nuova’dan iki kilometre önce, Efes’e su taşıdığı söylenen bir aqueduc (su kemeri) vardır. Tepeleri takip ederek şehre doğru uzanan duvarların izi görülmekle birlikte, su yolunun kemerlerinden hiçbiri ayakta kalmamış. Scala Nuova’ya giden yollar, etrafındaki bağlar sayesinde hoş bir görüntü arz eder. Kırmızı ve beyaz şarabın yanı sıra kuru üzüm ve maroken (deri) ticareti yapılır. Scala Nuova iyi inşa edilmiş güzel bir kent. Yollarının döşemesi iyi. Evlerin çatıları, bizim taşra evlerimiz gibi oluklu kiremitlerle kaplı. Kare şeklindeki şehir merkezi, Hıristiyanların inşa ettiği şekliyle duruyor. Kaleiçi’nde sadece Türkler ve Museviler yaşar. Yunanlılar ve Ermeniler sur dışında yaşar. Bu şehirde birçok eski mermer bulunur. Yunanlılar’a ait Saint George Kilisesi, limanı kuşatan dağın yamacında. Karşısındaki kayalığın üzerinde, yaklaşık 20 askeri barındıran bir kale var. Scala Nuova bir askeri liman. Batıya ve Mistral rüzgarına açık. Bu kentte, yaklaşık 1000 Türk, 600 Rum, 10 Musevi ve 60 Ermeni ailesi yaşıyor. Rumlar’a ait Saint George Kilisesi, Musevilerin de bir sinagogu vardır. Ermeniler’in kilisesi yok. Müslümanların camileri ise küçük. Şehri ve yakın çevresini yaklaşık 100 yeniçeri koruyor. Ticaret fazla gelişmiş değil, çünkü buğday ve baklagiller dışında, İzmir’e gönderilmek üzere yükleme yapılması yasak. Şehirde bir Kadı, bir Defterdar ve bir de Serdar görev yapıyor. Kuşadası’ndan Tire ve Güzelhisar’a (Aydın) bir günde, Menderes üzerindeki meşhur Magnesia’ya ise Milet’ten bir buçuk günde gidiyor.” 18’inci Yüzyıl Kuşadası: Scalanova iyi inşa edilmiş güzel bir kent. Kuşadası Limanı / Kuşadası: Bir Şehrin Tarihi ve Turizmi / 135 Richard Chandler 1764-1765 yıllarında Anadolu’yu dolaşan İngiliz Seyyah Richard Chandler, Kuşadası’nı da ziyaret eder ve gözlemlerini ‘Travels in Asia Minör‘ adlı eserine yansıtır: “Ayasuluk’ta 4 gün kaldıktan sonra, 3 saat mesafede bulunan Neapolis, Scala Nuova’ya gitmek üzere sabah 7.30’da kalktık ve eşekli rehberimizle yola koyulduk. Ova, son yağmurlardan balçık ve çamur ile kaplanmıştı. Tarlalarda; mısır, pamuk, susam ve tütün yetiştiriliyordu. Ancak pek çok yer bataklıktı, sazlık ve kamışlarla kaplıydı, hayvan sürüleri ve develer bunlarla besleniyordu. Bir saat sonra ovayı geride bırakıp Corissus geçidine geldik. Geçidin sonunda sol tarafımızda şehir surları, dağın yamacında erişilmez, çok dik ve sarp bir yerde idi. Dağda geçitle deniz arasında aynı şekilde surun izleri vardı. Biz gelmeden önce bu güzel vadiyi Türkler mezarlık olarak kullanıyordu. Az ötede Arvisia Köyü vardı. Harap su kemerle- rinin yanından geçen yol çok taşlı ve bozuktu. Kayaların rehberliğinde, Cayster Dağı’ndan deniz manzarası ile Efes Ovası’nın sınırına ve dağın sonunda, ıslak bir geçitten aşağıya indik. Ortygia mevkii dağ ve nehirlerle işaretlenmişti, bulmakta fazla zorlanmadık. Efes’ten bu ikinci gelişimizde (Nisan 1765) manzara daha iyi idi. Scala Nuova’ya giden bu alt yol, çadır kurduğumuz gymnasiumdan başlayarak ovanın sonundan, deniz kıyısını takip ediyordu. Scala Nuova’yı gördüğümüz yere, önceki gelişimizden daha çabuk geldik, dikkate değer bir şeye rastlamadan Phygela yakınında küçük yıkık duvarın yanından geçen yola saptık. Güneye doğru, tepenin üzerinde küçük Pygela veya Phygela yerleşim yerini geçtik. Burada Agememnon tarafından bir Diana Mabedi’nin kurulduğu rivayet edilir. Savaştan geri dönerken buraya uğramış ve kürek çekerken sakatlanan adamlarından bazılarını burada bırakmış. Phygela, Dioscorides, şarapları ile meşhurdu ve onun arazisi şimdi üzüm bağları ile yemyeşil. Efes’in kuruluşu ile ilgili hikayelerde tanrıçanın yardımından bahsedilir. Yerel bir efsane, Latona’nın, Tanrıçayı çok güzel çeşitli ağaçların ve özellikle selvi ağaçlarının bulunduğu koruluktan, Efes’e yakın kıyılardan, denizden Ortygia’dan getirdiğini söyler. Bu yer kutsal işaretlerle dolu. Yıllık kutsal toplantılar, çok gösterişli eğlenceler ve resmi, dini kurban törenleri yine burada yapılmış. Efsaneye göre Curetes, Solmissos Dağı üzerinde durarak dikkatleri Juno üzerinden saptırmak için onları lafa tutmuş ve belki de Cenchrius, kıvrılarak akan nehri koşarak geçmişti. Memleketin yüzü insan vücudu gibi zamanla tahrip olur. Sadece, Diana’nın doğum yeri ve kutsallığı değil koruluk ve süslü binalar artık görünmüyordu, şüphelendim belki de Karadeniz’in altında kalmıştı, Arvisis (Arvalya) Köyü’nün bulunduğu vadi Ortygia idi. Çok güzel bitkilerle süslü ve küçük bir limanı olan yapay ada üzerinde deniz kıyısında bulunan Damianus’un evi bu bölgedeydi. Şimdi bunların hiçbiri görünmüyor. 18’inci Yüzyıl Kuşadası: Liman küçük deniz araçları ile dolu idi. 10 yıl süren Truva savaşları sırasında, hem yorgun düşen askerleri dinlendirmek, hem de savaş gemilerinin onarılması için Kuşadası’ndaki Pigale şehri kuruldu. Scala Nuova bir koyda bulunuyor, tepenin yamaçlarında evler birbirinin üstünde yükseliyor. Minarelerle ince uzun selviler birbirine karışıyor. Yürüdüğümüz cadde kurutulmaya bırakılmış canlı kırmızı boyalı keçi dertleriyle doluydu. Antik tabuttan yapılmış bir çeşme, sarnıç olarak kullanılıyordu. Liman küçük deniz araçları ile dolu idi. Martılarla dolu kayalık adacık üzerinde XIV. veya XV. yüzyıllarda Türkler tarafından inşa edilmiş eski bir kale vardı. Deniz kıyısında büyük ve iyi bir kervansaray vardı ki dönüşümüzde geceyi orada geçirdik. Ayasuluk’dan hareketimizden 3.5 saat sonra, sabah 11.00’de Scala Nova’ya vardık. Adamlarımız ihtiyaçlarımızı tedarik ederken, biz de kahvemizi içtik. Saat 12’ye 20 kala tekrar dağa tırmanmaya başladık, su kemerlerini terk ederken, yolumuz deniz boyunca devam ediyordu. Sağ tarafımızda bozuk şoseyi geçtik şehir çok güzel görünüyordu tepeler Cornea adı verilen üzüm bağları ile kaplıydı. Bakımlı bir ova -Karaova- aşağımızda bulunuyordu. Bu ova, denizle ve Mycale Dağı ile sınırlıydı. Trogilium (Dip burun) adlı dağlık burun Samos’un kuzey burnuna kadar uzanıyordu ve adanın dağlık burnu Posidium ile aralarında sadece 7 stadia (Eski bir Roma uzunluk ölçüsü birimi. 1 stadia 600 ayak olup 177.6 metreye eşit) vardı. Önümüzde yüksek dağlar bulunuyordu. Sağımızda Mycale, solumuzda da şaraplarıyla ünlü Pactyas ve Messogis dağlarının son bölümleri yer alıyordu. Yol bozuktu. İleri doğru yürüdüğümüzde yol genişledi ve sağımızda bir dere vardı. İlerlerken önümüzde bir camii ve selvi ağaçları gördük. On dakika sonra ova üzerine kurulmuş Suki (Söke) Köyü’ne geldik. Burada duvarları çamurdan yapılmış bir kervansaraya yerleştirildik...” Güzelçamlı’da Milli Park’ın içinde bulunan Kale Tepe, 12 Ion şehrinin oluşturduğu Panionion Birliği’nin ve antik çağın en önemli kehanetlerin bulunduğu merkezdi Güvercin Ada’ın güneyinde halen deniz altında Kuşadası’nın ilk yerleşim kalıntıları mevcut. Kuşadası Limanı / Kuşadası: Bir Şehrin Tarihi ve Turizmi / 137 KUŞADASI: EFES ANTİK ŞEHRİNE AÇILAN KAPI Göran Schildt İsveçli gezgin yazar Göran, Venedik’ten başlayan Beyrut’ta sona eren seyahati sırasında, 1954 yılında Kuşadası’na da uğrar. Göran, Das Meer des İkaros (İkaros’un Denizi) adlı eserinde o dönemin Kuşadası’nı ve yakın çevresini bir balıkçı köyü görüntüsü çizerek anlatır: “Şimdiki hedefimiz, Akdeniz’in en eski kenti ve Romalılar zamanında Asya’nın resmi başkenti onurunu taşımış bir kent olan Efes’ti. Bu kıyıdaki diğer birkaç ticaret kenti gibi, Efes de oldukça içerdeki korumalı bir liman koyunda kurulmuş. Bir ırmak vadisi verimli toprak, liman da yakın doğuya açılmak için olanak veriyordu. Ancak, İzmir ve Elea gibi, Efes de bu faydaların bir gün zarara dönüşeceğini öğrenecekti. Geçen yüzyıllarla birlikte ırmak deltası o denli büyümüş ki, Efes Koyu denizle ilişkisi kalmayan bir lagüne dönüşmüş. Ardında da binlerce yıl yaşayan bu kenti suskunluğa bürüyen bataklık, sivrisinek ve sıtma gelmiş. Kent bugün denizcilerin ulaşamayacağı kadar içerde bulunuyor. Deniz haritasında yanaşabileceğimiz bir yer bulduk. Şövalyelerin ve İngiliz haritacıların Scala Nuova dediği, yerli halkının ise Kuşadası diye adlandırdığı bir köydü burası. […] Eski dönemlerde bir liman kenti olmasına rağmen günümüzde Efes Antik Kenti, Ege Ports–Kuşadası Yolcu Limanı ve Ege kıyısından karaya doğru yaklaşık 10 kilometre içeride yer alıyor. Geçtiğimiz 2000 yıl içerisinde, Büyük Menderes Nehri deltasından gelen alüvyonlar Türkiye’nin kıyı şeridini batıya doğru genişletince kıyı şehri olan Efes, denize kıyısı olmayan bir şehir haline geldi. Kuşadası, yelkenli gemiciliğin başlangıcından beri gerekli her yetkilinin bulunduğu canlı bir liman. Ama nedense bugün deniz trafiği tamamen durmuştu. Bize öyle geldi ki sağlık memurları yıllarca masa başında Defne’nin gelmesini beklemişlerdi sanki. Yatın gümrük işlemleri uzun bir zamanda, merasimle yapıldı. Bunlara karşın sahildeki Turist Gazinosu adlı restoranı gördüğümüzde, Kuşadası’nın çağa açık bir yer olduğu kanısı uyandı. Garsonlardan biri, bize motorlu makarayı kayıkla karaya almamız için yardım ederken, kıyıya toplanmış olan köy çocukları heyecan dolu gözlerle bizi izliyordu. Kuşadası’yla, Efes’in devamı olan Selçuk adlı Türk köyünün arası 18 kilometreydi. Dağlardan sonra yer yer de bataklık olan, bir zamanlar Efesliler’in savaş ve ticaret gemilerinin sallandığı ova göründü. Sonra verimli bir araziden geçtik. Yol kıyıları tümden sazlıktı. Bazen modern bir yük taşıma, bazen de sallanarak giden bir deve kervanına rastlıyorduk. Daha ovadayken insanı bir bataklık kokusu sarıyor ve bu koku giderek Efes kalıntıları arasındaki bir gezintiyle birleşiyordu. Nasıl ki bir kilisedeki solgun çiçeklerin kokusu giderek ölüm kokusuna dönüşüyorsa, Efes’te sadece taze akarsu değil, yaşamın kendisi de durgunlaşıyor.” Efes arkeolojik kalıntıları Akdeniz’in en mükemmel geleneksel kalıntıları arasında yer alıyor ve antik çağın harikaları arasında kabul edilerek Pompeii (İtalya) ve Büyük Petra Tapınağı (Ürdün) ile kıyaslanıyor. 20’nci Yüzyıl Kuşadası: Gerekli her yetkilinin bulunduğu canlı bir liman Kuşadası’na sadece 20 dakika uzaklıkta olan Efes, görkemli mermer kütüphane ve zamanında 25 bin kişiyi mermer oturaklarda ağırlayan muhteşem antik tiyatrosuyla ziyaretçilerine tarihi yeniden yaşatıyor. Şehrin en zengin erkeklerinin günlerini sohbet ederek ve dedikodu yaparak geçirdiği Roma hamamları da Efes’in cazip mekanları arasında yerini alıyor. Efes’i ziyaret edenler, bu antik şehrin sokaklarında yürürken adeta zamanda yolculuk yapıyor. Kuşadası Limanı / Kuşadası: Bir Şehrin Tarihi ve Turizmi / 139 KAYNAKÇA 1. Bölüm 32-38 32 34 36 37 38 40 41 Kruvaziyer Turizminin Doğuşu: Douglas Ward, Complete Guide to Cruising & Cruise Ships, Berlitz 2013 Kruvaziyer Turizminin Doğuşu (Görseller): http://www.digitalpostercollection.com/travel/seafaring/cunard-line Caronia (Görsel): http://7seasvessels.com/wp-content/uploads/2012/03/The-ship-Caronia-in-Wellington-Harbour.jpg Asla Batmaz Gemi Titanic (Fotoğraf): http://img3.etsystatic.com/005/1/6488923/il_fullxfull.404206875_i48s.jpg Asla Batmaz Gemi Titanic (Fotoğraf): http://ssheltonimages.com/img/3c/3c3/The_Sinking_of_the_Titanic_A_Timeline.jpg Krize Rağmen Sürekli Büyüyen Bir Sektör: Cruise Industry News, Annual Report, 2012 Oasis Of The Sea (Fotoğraflar): http://cruises.about.com/od/oasisoftheseas/tp/Oasis_of_the_Seas_Tour.htm Allure Of The Sea (Fotoğraf): http://en.wikipedia.org/wiki/File:Allure_of_the_Seas,_Pernon_telakka,_Turku,_23.10.2010_(5).JPG http://boardingarea.com/blogs/mjontravel/2011/10/26/allure-of-the-seas-day-3/ 42 Marina (Fotoğraflar):http://www.relevantsearchscotland.co.uk/ships/marina.html http://cruises.about.com/od/Marina/ss/Oceania-Cruises-Marina-Lounges_3.htm 42 43 Riviera (Fotoğraflar): http://www.cruisemates.com/riviera-reviews Queen Mary 2 (Fotoğraflar):http://www.jwtravels.com/wp-content/uploads/2010/07/QM2-03.01.2011-to-13.01.2011-094.jpg http://thediscerningtravelers.com/2011/09/29/the-queen-mary-2-cross-another-one-off-the-bucket-list/ 46-53 ‘Hangi Ülke Vatandaşları En Çok Kruvaziyer Seyahatine Çıkıyor?’ , ‘Avrupada Gemi üretimi’ , ‘Kruvaziyer Sektörünün Ekonomiye Yansıması’ ‘Kruvaziyer sektörünün sağladığı istihdam’: European Cruise Council, The Cruise Industry, 2012 edition • 19’uncu Yüzyıl’da Efes’in sadece yüzde 18’i ortaya çıkarılmıştır. Kalanı gelecekteki nesiller için yeni keşfedilmeyi bekleyen arkeolojik harikalardır. • Efes Antik Tiyatrosu’nda Sting, Diana Ross, Elton John ve Ray Charles gibi dünyaca ünlü sanatçılar konser verdi. • Efes Antik şehrinin altın çağında, kentte 250 bin kişi yaşıyordu. Bu, Kuşadası’nın bugünkü nüfusunun 2.5 katı. • Dünyanın en ünlü antik şehirlerinden olan Pompeii (İtalya), günümüzde 1.8 milyon ziyaretçi çekerken Efes 1.6 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. • 2006 yılında Efes antik kentin içinde bulunan ve 1957’den beri süren kazılar sonucunda, Yamaç Evler bölümü ziyarete açıldı. 53 54-59 67 Ana Kruvaziyer Destinasyonları ve Pazar Payları: G.P. Wild International, Cruise Industry Statistical Review 2010-11, Eylül 2011 Türkiye ve Kruvaziyer Sektörü (İstatistikler): Ulaştırma Bakanlığı İstatistik Bölümü Avrupa’nın ilk 30 limanı: G.P. Wild International, Cruise Industry Statistical Review 2010-11, Eylül 2011 1. bölüm; 26, 29, 30, 35, 39, 48, 52, 60, 61 ve 63.’üncü sayfalardaki görseller Shutterstock© tarafından temin edilmiştir. 1. bölüm; 33.üncü sayfalardaki görseller iStock© tarafından temin edilmiştir. Kuşadası Limanı / Kuşadası: Bir Şehrin Tarihi ve Turizmi / 141 2. Bölüm 4. Bölüm 74 - 77 126 129 130 131 133 134 135 136 137 138 128-140 Mehmet Kutman’ın gözünden Denizcilik sektörü ve Türk Limanları: Global Yatırım Holding ve Global Liman İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Mehmet Kutman Bloomberg HT Konuğu : 09.Mayıs.2011 2. bölüm; 72, 73 ve 77.nci sayfalardaki görseller shutterstock© tarafından temin edilmiştir. 3. Bölüm 98 100 101 Ramazan Ayı Yaz Eğlenceleri (Fotoğraf): http://www.kusadasigazete.com/wp-content/uploads/2012/08/DSC0732.jpg Uluslararası Üyelikler (Fotoğraf): http://www.chipandco.com/disney-dream-arrives-in-port-canaveral-sparks-new-jobs-2-19429/ Uluslararası Üyelikler (Fotoğraf): http://onlyhdwallpapers.com/watercraft/ships-caribbean-cruise-ship-sea-desktop-hd-wallpaper-1030424/ Kuşadası’nda İlk Türkler (Görsel): http://www.focusdergisi.com.tr/tarih/00437/imperiaflex_0_0_0.jpg.php Evliya Çelebi (Görsel): http://www.itusozluk.com/gorseller/evliya+%E7elebi/191007 Jean Baptiste Tavernier (Görsel): http://www.sil.si.edu/digitalcollections/hst/scientific-identity/fullsize/SIL14-T001-03a.jpg Angelico Maria Müller (Görsel): http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/b/ba/Fra_Angelico_052.jpg Johannes Aegidius Van Egmond van de Nijenburg & John Heyman (Görsel): http://en.wikipedia.org/wiki/File:Vali_de_Scalanova_proche_de_smyrne_(Relation_d_un_voyage_du_Levant).jpg John Galt (Görsel): http://www.eco99international.com/sites/default/files/users/nathan/john_galt_portrait.jpg Joseph de Tournefort (Görsel): http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/6/61/Tournefort_Joseph_Pitton_de_1656-1708.jpg Richard Chandler (Görsel): http://nacionalismocriollo.files.wordpress.com/2013/04/trojan-horse.jpg Richard Chandler (Görsel): http://www.bgatelye.com/?_escaped_fragment_=g%C3%BCvercin-ada-ku%C5%9Fadas%C4%B1/zoom/c1han/imaged7 Göran Schildt (Görsel): http://ecx.images-amazon.com/images/I/91f%2B1ERoErL._SL1500_.jpg Seyyahların Kaleminden Kuşadası (Yazılar): Angelico Maria Müler; İzmir 1726 - Seyahatname, Almanca’dan Çeviren Ayla Sevim Uhri, Tepekule Kitaplığı Yayınları, İzmir 1992. İsmet Parmaksızoğlu; Hazırlayan, Evliya Çelebi / Seyahatname, Kültür Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara 1983. Hüdai Ülker; Berlin, Gurbetçi Mektubu, Ada’nın Sesi Gazetesi, S. 101-102, Kuşadası 1987. İlhan Pınar; Hacılar, Seyyahlar, Misyonerler ve İzmir, Yabancıların Gözüyle Osmanlı Döneminde İzmir 1608-1918, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Kitaplığı, İzmir 2001. Jean Baptiste Tavernier; Çeviri: Teoman Tunçdoğan, Tavernier Seyahatnamesi, Kitap Yayınevi, İstanbul 2010. Serap Yılmaz; Doğu Akdeniz Ticaretinde Kuşadası’nın Yeri, XVII-X1X. Yüzyıllar, Geçmişten Geleceğe Kuşadası Sempozyumu, Kuşadası 2004. Sedat Onar; Johannes Aegidius Van Egmond van de Nijenburg ve John Heyman’ın Kuşadası İzlenimleri, Kuşadası Yerel Tarih, S. 27, Nisan 2011. Sedat Onar; Letters From The Levant, John Galt’ın Kuşadası İzlenimleri, Kuşadası Yerel Tarih, S. 29, Haziran 2011. Joseph de Tournefort; Tournefort Seyahatnamesi, Editör: Stefanos Yerasimos, Kitap Tasarımı: Yetkin Başarır, Kitap Yayınevi, İstanbul 2005. Aktaran: Ali Ergül; Pygela Anea Marathesion Neapolis Saca Nuoava Nea Efesea Kuşadası, İleveli 2. Basım, Yeniyol Matbaası, İzmir 2007. Richard Chandler; Travels İn Asia Minör, Aktaran: Ali Ergül; Pygela Anea Marathesion Neapolis Saca Nuoava Nea Efesea Kuşadası, İleveli 2. Basım, Yeniyol Matbaası, İzmir 2007.
Benzer belgeler
Dosya İndir - Fethiye Ticaret Odası
standartlarda sektörel eğitim almış insan gücüne sahip olabilmesi
adına çalışmalar gerçekleştirdi.
Kanada doğumlu olan ve 20 yıl Türkiye’de yaşayan Gregory Michael
Kiez’in, 2004 yılında Miami’de dü...